Fransızca karşılıkları olan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 29.657 başlık/FaRk ile birlikte,
29.657 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(94/120)
- REFLEKTÖR | YANSITAÇ ile/||/<> YANSITAÇ
( Sinema TV Işığı yansıtmakta kullanılan çeşitli boy ve biçimde yüzeyler yansıtıcı 1 Işığı ısıyı ve sesi yansıtan araç anlamdaş ayna 2 Çekirdek tepkileşimliklerinde ılıncıkları çekirdek fırını içine geri çeviren özdek katmanı )
( REFLECTOR (SCREEN), SILVER SCREEN | REFLECTOR )
( RÉFLECTEUR, ÉCRAN RÉFLECTEUR | RÉFLECTEUR )
( REFLEKTOR, SPIEGEL, HOHLSPIEGEL, AUFHELLSCHIRM, SILBERSCHIRM, SCHEINWERFER | REFLEKTOR )
- REFLEKTÖR | YANSITICI ile/||/<> YANSITICI
( TV YagiUda dalgalığında çiftucayın ardında yer alıp gelen dalgaları bunun üzerine yansıtan parça Başlıca yansıma olayından yararlanarak bir ışık kaynağının ışık akısının uzaysal dağılışını değiştirmeye yarayan nesne 1 aydınlatma optik Yansımadan yararlanarak bir ışık akısının uzaysal dağılışım değiştirmeye yarayan nesne 2 sinema televizyon Işığı yansıtmakta kullanılan çeşitli boy ve biçimde yüzeylere verilen genel ad Koruyucu zırhın iç bölümünü saran ve nükleer tepkime sırasında kaçan nötronların geriye dönerek yeniden tepkimeye girmesini sağlayan donanım Nötronların geriye dönme olasılığı albedo ile belirtilir )
( REFLECTOR )
( RÉFLECTEUR )
( REFLEKTOR )
- REFLEKTÖR[Fr. < RÉFLECTEUR] ile/değil/yerine/=/||/<> YANSITICI
- REFLEKTÖR[Fr.]/REFLECTOR[İng.]/KATAFOT[Fr. < CATAPHOTE] ile/değil/yerine/= YANSITAÇ/YANSITICI
( Yansımadan yararlanarak bir ışık aksının uzaydaki dağılışını değiştirmeye yarayan nesne. | Işığı yansıtmakta kullanılan, çeşitli boy ve biçimdeki yüzeyler. )
( KATAFOT[Fr. < CATAPHOTE]: Dışarıdan gelen bir ışığın etkisiyle geceleyin ışıklı görünen reflektör. )
- REFLET[Fr. < REFLET] ile/değil/yerine/=/||/<> RÖFLE
( Saç renginin beş altı ton açığını kullanarak saça istenilen kalınlık ve sıklıkta parça parça yapılan renk uygulaması )
- REFLET[Fr.] ile/||/<> RÖFLE[Fr.]
( Saçın değişik tonlarda boyanması Röfleli saçları iri uzun küpeleriyle kadınlar şampanya içiyorlar Adalet Ağaoğlu Gece Hayatım 155 )
- REFLEXE[Fr. < RÉFLEXE] ile/değil/yerine/=/||/<> REFLEKS
( refleks yayı şartlı refleks şartsız refleks Dıştan gelen bir uyarım sonucu doğan hareket salgı gibi iç tepkilere yol açan irade dışı sinir etkinliği tepke Dıştan ya da içten gelen bir uyarım sonucunda organizmada tepkilere yol açan istemsiz hareket yansı tepke )
- RÉFLEXION RADIATIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞINIMLI YANSIMA
- RÉFLEXION TOTALE[Fr.] ile/değil/yerine/= TÜMEL YANSIMA
- REFLUX[Fr. < REFLUX] ile/değil/yerine/=/||/<> REFLÜ
( Bir vücut sıvısının normalin aksi yönde akması Mide içeriğinin normalin dışında bir biçimde mideden yemek borusuna doğru geri kaçması )
- REFLUX[İng.] / REFLUX[Fr.] / RUCKFLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= GERİ DÖNDÜRME
- REFORM[Fr. < RÉFORME] ile/||/<> DÜZELTİM
( düzeltim )
( RÉFORME )
- REFORM[Fr. < RÉFORME] ile/değil/yerine/= DÜZELTME
- REFORM[Fr. < RÉFORME] ile/değil/yerine/=/||/<> DÜZELTME
- REFORMİST[Fr. < RÉFORMISTE] ile/değil/yerine/= DÜZELTMECİ
- REFORMİST[Fr. < RÉFORMISTE] ile/değil/yerine/=/||/<> DÜZELTMECİ
- REFRACTED WAVE[İng.] / ONDE RÉFRACTÉE[Fr.] / BRECHUNGENWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRILAN DALGA
- REFRACTING TELESCOPE[İng.] / TÉLESCOPE À RÉFRACTION[Fr.] / REFRAKTOR (LINSENFERNROHR)[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRILMALI TELESKOP
- REFRACTION ANGLE[İng.] / ANGLE DE LA RÉFRACTION[Fr.] / BRECHENDER WINKEL, BRECHUNGSWINKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRILMA AÇISI
- REFRACTION LOSS[İng.] / PERTE PAR RÉFRACTION[Fr.] / REFRAKTIONSVERLUST[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRILMA KAYBI
- REFRACTOMETER[İng.] / RÉFRACTOMÈTRE[Fr.] / REFRAKTOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRILMAÖLÇER
- RÉFRACTOMÈTRE D'ANGLE CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHES WINKELREFRAKTOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK AÇI KIRILMAÖLÇERİ
- REFRAKSİYON | KIRILIM ile/||/<> KIRILIM
( Işık demetinin yönünün çarptığı ya da içine girdiği ortamca değiştirilmesi Bir ışık ışınının ya da bir takımmıknatıssal dalganın bir ortamdan ötekine geçtiğinde doğrultusunu değiştirmesi )
( REFRACTION )
( REFRACTION | RÉFRACTION )
( REFRAKTION | BRECHUNG )
- REFÜJ[Fr. < REFUGE] ile/değil/yerine/= ORTA KALDIRIM
- REFÜJ[Fr. < REFUGE] ile/değil/yerine/=/||/<> ORTA KALDIRIM
- REGARD[Fr. < REGARD] ile/değil/yerine/=/||/<> RÖGAR
( Kanalizasyona inmek bakım ve onarım yapmak üzere yol düzeyinde kapağı bulunan özel baca )
- RÉGÉNÉRATION D'IMPULSION[Fr.] ile/değil/yerine/= DARBENİN YENİLENMESİ
- REGENERATION[İng.] / RÉGÉNÉRATION[Fr.] / REGENERIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YENİLEME
- REGGE POLE[İng.] / PÔLE DE REGGE[Fr.] / REGGE-POL[Alm.] ile/değil/yerine/= REGGE KUTBU
- REGİE[Fr. < RÉGIE] ile/değil/yerine/=/||/<> REJİ
( reji asistanı reji kolcusu reji masası reji odası Sinema tiyatro radyo ve televizyon oyunlarında oyunu yönetme Tekel idaresi )
- REGIONAL BOARDING SCHOOL[İng.] ile/||/<> INTERNAT RÉGIONAL[Fr.] ile/||/<> YATILI BÖLGE OKULU
( Öğrenim çağındaki okulsuz köy çocuklarına ilk ve ortaokul eğitimi sağlayan parasız yatılı okul )
( REGIONAL BOARDING SCHOOL )
( INTERNAT RÉGIONAL )
- RÈGLE A CALCUL[Fr.] ile/||/<> HESAP CETVELİ
( matematik )
( RÈGLE A CALCUL )
- RÈGLE D'ADSORPTION DE GIBBS[Fr.] ile/değil/yerine/= GİBBS YÜZEYE TUTUNMA KURALI
- RÈGLE DE JURIN[Fr.] / JURIN-REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= JURİN KURALI
- RÈGLE DE NERNST-THOMPSON[Fr.] ile/değil/yerine/= NERNST-THOMPSON KURALI
- RÈGLE DE PERSISTANCE DE LANDÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= LANDÉ KALICILIK KURALI
- RÉGLISSE GLABRE[Fr.] ile/||/<> GLYCYRR-GLYCRRHIZA GLABRA[Lat.] ile/||/<> MEYAN KÖKÜ
( botanik )
( RÉGLISSE GLABRE )
( GLYCYRR-GLYCRRHIZA GLABRA )
- REGNAULT EXPERIMENT[İng.] / EXPÉRIENCE DE REGNAULT[Fr.] / REGNAULT-EXPERIMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= REGNAULT DENEYİ
- REGRESSİON[Fr. < RÉGRESSION] ile/değil/yerine/=/||/<> REGRESYON
( İki ya da daha çok değişken arasında doğrusal bir ilişki olup olmadığının bulunması ve bu doğrusal ilişkinin bir doğrusal denklemle nasıl ifade edildiğinin gösterilmesi )
- REGULAR REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION RÉGULIÈRE[Fr.] ile/değil/yerine/= DÜZGÜN YANSIMA
- REGULARITY/COORDINATION/COORDINATES[İng.] ile/değil/yerine/= COORDINATION/COORDONNÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= KOORDINATION/KOORDINATEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜZENLEME
( Bir müzik parçasını yeni bir düzen içinde yeniden kurma, işleme. @@ Sinema/TV. 1. Görünge kurallarına dayanılarak, varlıkları ve nesneleri uzayda en uygun biçimde yerleştirme yoluyla görüntüye derinlik kazandırma çabası. 2. İşlikteki ışık kaynaklarının, görünçlüğün gereklerine, oyuncuların ve alıcının devinimlerine göre yer, yön, yeğinlik bakımından hazırlanması. @@ Güreş karşılaşmalarını düzenleyip yapılmalarını sağlama. @@ Öğeleri, belirlenmiş kurallara göre yerleştirmek. @@ bk. devşirim. @@ bk. ölçüleme. @@ Tecimde verimli çalışmayı sağlamak amacıyla işlerin düzene konulması. @@ @@ @@ 1. Ayarlama, bir olayın seyir ya da gelişimini kontrol altında tutma. 2. Biyolojide organizmanın değişen koşullara bağlı olarak uyum göstermesi. )
- REGÜLASYON[Fr. < RÉGULATION] ile/değil/yerine/=/||/<> AYARLAMA | DÜZENLEME
( ayarlama düzenleme )
- REGÜLASYON[Fr./İng. < REGULATION]/REGÜLE ETMEK ile/değil/yerine/= DÜZENLEMEK, AYARLAMAK
- REGÜLATÖR | DÜZENLEYİCİ ile/||/<> DÜZENLEYİCİ
( 1 genel uygulayım Bir makinenin görevini istenilen ölçüde tutup ayarlayan aygıt 2 elektrik Akım gerilim sıksayı ivme güç basınç verdi Vb çalışma öğesini değişmez kılan ya da belirli bir yasaya göre değiştiren aygıt 3 bayındırlık Su alma birimlerindeki su düzeyini yatak verdisini değişmez kılmak için akaklar üzerine kurulan yapı 4 otomobil Bir motorun dönme hızını sınırlamaya yarayan aygıt 5 fizik Dinamonun verdiği akımın gerilim ve gücünü bataryanın gereksinimine göre sağlayan düzen 6 tarım Pulluklarda sapan demirini kaldırmaya ya da indirmeye yarayan düzen gerilim düzenleci Sahne yetkilisinin yardımcısı Çalışmalarda ve gösteriler sırasında oyun düzeni ile saptanmış işleri oyuncuların girişlerini müzik ışıklama repliklerini dekor değişimini perdenin açılıp kapanmasını denetler Aynı zamanda gerektiğinde sahne gerisinden uygulayım işliklerine ve giysiliklere bağlantı kurmakla görevlendirilir )
( REGULATOR | ASSISTANT STAGE-MANAGER | EDITOR )
( RÉGULATEUR | RÉGISSEUR DE LA SCÈNE, CONDUITE )
( REGLER | INSPIZIENT )
- REGÜLATÖR[Fr. < RÉGULATEUR] ile/değil/yerine/=/||/<> AYARLAYICI | DÜZENLEYİCİ
( ayarlayıcı düzenleyici )
- REGÜLATÖR[Fr./İng.] ile/değil/yerine/= DÜZENLEYİCİ, AYARLAYICI
- REGULATOR[İng.] / RÉGULATEUR[Fr.] / REGULATOR, REGLER[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜZENLEYİCİ
- REHABİLİTASYON[Fr. < RÉHABILITATION] ile/değil/yerine/=/||/<> İYİLEŞTİRME
- REHABİLİTE[Fr. < RÉHABILITE] ile/değil/yerine/=/||/<> İYİLEŞTİRME
- REHBERLİK | KILAVUZLUK ile/||/<> KILAVUZLUK
( Kişiye özellikle okul çalışmalarında ya da işinde kendisine en çok yarar olanak sağlayabilecek etkinlikleri seçmesinde yardımcı olup yol gösterme 1 Bireyleri ilgi anıklık ve yeteneklerine en uygun etkinliklere yöneltmek amacıyla uzmanlarca yapılan düzenli ve sürekli yardım 2 Öğrencilerin bağımsız birer kişilik kazanmalarını amaç edinen düzenli ve sürekli yol gösterme etkinliği )
( GUIDANCE )
( ORIENTATION )
- REHEARSAL[İng.] ile/||/<> RÉPÉTITION[Fr.] ile/||/<> PROBE[Alm.] ile/||/<> PROVA[İt. < PROVA]
( Bir oyunu düzenli ve disiplinli bir yolda ortaya çıkarabilmek için yapılan ön çalışma Sırasına göre okuma tonlama sahne teknik dekor kostüm ve genel provalar vardır İtal prova trial test )
( REHEARSAL )
( RÉPÉTITION )
( PROBE )
( PROVA )
- REHİN | TUTU ile/||/<> TUTU
( Alınan borç para karşılığı alacaklıya verilen değerli nesnenin tutulu durumu ipotek )
( PLEDGE )
( GAGE, NANTISSEMENT )
- REHİN[Ar. < REHN]/İPOTEK[Fr. < HYPOTHEQUE] ile/değil/yerine/= TUTU
( Borcun ödeneceğine ilişkin borçlunun alacaklıya bir taşınmazı güvence olarak göstermesi. )
- REHİN ile/||/<> GAGE[İng.] ile/||/<> GAGE[Fr.] ile/||/<> TUTU
( GAGE )
( GAGE )
- REIMER'S REACTION[İng.] / RÉACTION DE REIMER[Fr.] / REIMER REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= REİMER TEPKİMESİ/REAKSİYONU
- REINDEER[İng.] ile/||/<> RENNE[Fr.] ile/||/<> RANGIFER TARANDUS[Lat.] ile/||/<> RENNTIER[Alm.] ile/||/<> REN GEYİĞİ
( Çift parmaklılar Artiodactyla takımının geyikgiller Cervidae familyasından 200 cm kadar uzunlukta 110 cm kadar yükseklikte hem dişisinde hem de erkeğinde boynuz bulunan gerdanı yeleli bir tür )
( REINDEER )
( RENNE )
( RENNTIER )
( RANGIFER TARANDUS )
- REINDEER[İng.] ile/||/<> RENNE[Fr.] ile/||/<> RENNTIER[Alm.] ile/||/<> REN GEYİĞİ
( Rangifer tarandus Çiftparmaklılar Artiodactyla takımının geyikgiller Cervidae familyasından bir memeli türü Uzunluğu 200 yüksekliği 110 cm Hem dişi hem erkek boynuzludur Gerdanı yelelidir Eski ve Yeni Dünyanın Arktik bölgelerinde yaşar )
( REINDEER )
( RENNE )
( RENNTIER )
( RENNA )
( ΤΆΡΑΝΔΟΣ / τάρανδος )
- REJENERASYON | YENİLEME ile/||/<> YENİLEME ile/||/<> YENİLEMEK
( Bir süreçte kullanılan etkinliğini yitirmiş özdekleri nitel özelliklerini yeniden kazandırıp etkinleştirerek sürece katma kentbilim Bir kentin ya da bir yapının belirli bölümlerini yenileştirerek koruma 1 İki kişi arasında borcun alacaklının kabulü ile üçüncü kişiye aktarılması 2 Eski borç yerine yeni bir borç koyarak eski borcu kaldırma )
( REGENERATION | NOVATION | REFRESH )
( RÉGÉNÉRATION | RÉNOVATION | RENOUVELLEMENT )
( REGENERIERUNG )
- REJİ | YÖNETİM ile/||/<> YÖNETİM
( Sinema 1 Bir filmin çevrilişinde tutulan yol 2 Bir yönetmenin filmi gerçekleştirirkenki çalışmalarının tümü bu çalışmaların kendine özgü niteliği TV 3 Bir televizyon izlencesinin gerçekleştirilmesinde tutulan yol 4 Bir yönetmenin izlenceyi gerçekleştirirkenki çalışmalarının tümü bu çalışmaların kendine özgü niteliği Bir girişime ilişkin işleri belirli bir anlayış içinde yürütme )
( DIRECTION | MANAGEMENT | 1-2. DIRECTOR, FILM DIRECTOR, 3. DIRECTOR, TELEVISION DIRECTOR, PROGRAMME DIRECTOR )
( 1-2. RÉALISATION, MISE EN SCÈNE, 3-4. MISE EN SCÈNE, RÉGIE | ADMINISTRATION | 1-2. RÉALISATEUR, METTEUR EN SCÈNE, 3. RÉALISATEUR, METTEUR EN SCÈNE, METTEUR EN ONDE, CHEF D'ÉMISSION, CHEF TECHNIQUE DE PRODUCTION )
( 1-2. REGIE, FILMREGIE, SPIELLEITUNG, INSZENIERUNG, 3-4. REGIE, FERNSEHREGIE, BILDFÜHRUNG | 1-2. REGISSEUR, FILMREGISSEUR, REALISATOR, SPIELLEITER, 3. REGISSEUR, FERNSEHREGISSEUR, BILDREGISSEUR, FERMEHDIREK-TOR, FERNSEHPROGRAMMDIREKTOR, PROGRAMMDIREKTOR, STELVE TRENDER FERNSEHDIREKTOR )
( REGIA )
( ΣΚΗΝΟΘΕΣΊΑ / σκηνοθεσία )
- REJİ | YÖNETİM ile/||/<> YÖNETMEN
( Sinema 1. Bir filmin çevrilişinde tutulan yol. 2. Bir yönetmenin filmi gerçekleştirirkenki çalışmalarının tümü; bu çalışmaların kendine özgü niteliği. TV. 3. Bir televizyon izlencesinin gerçekleştirilmesinde tutulan yol. 4. Bir yönetmenin izlenceyi gerçekleştirirkenki çalışmalarının tümü; bu çalışmaların kendine özgü niteliği. @@ Bir girişime ilişkin işleri belirli bir anlayış içinde yürütme. @@ )
( DIRECTION | MANAGEMENT | 1-2. DIRECTOR, FILM DIRECTOR, 3. DIRECTOR, TELEVISION DIRECTOR, PROGRAMME DIRECTOR~1-2. DIRECTOR, FILM DIRECTOR, 3. DIRECTOR (OF TELEVISION, OF PROGRAMMES, OF TELEVISION PROGRAMMES), TELEVISION DIRECTOR, PROGRAMME (ABD: PROGRAM) DIRECTOR | DIRECTOR, PRINCIPAL, HEADMASTER (HEADMISTRESS) | DIRECTOR | PRODUCER, DIRECTOR )
( 1-2. RÉALISATION, MISE EN SCÈNE, 3-4. MISE EN SCÈNE, RÉGIE | ADMINISTRATION | 1-2. RÉALISATEUR, METTEUR EN SCÈNE, 3. RÉALISATEUR, METTEUR EN SCÈNE, METTEUR EN ONDE, CHEF D'ÉMISSION, CHEF TECHNIQUE DE PRODUCTION~1-2. RÉALISATEUR(-TRICÉ) (DE CINÉMA), METTEUR EN SCÈNE (DE CINÉMA), 3. RÉALISATEUR (DE TÉLÉVISION), METTEUR EN SCÈNE (DE TÉLÉVISION), METTEUR EN ONDE, CHEF D'ÉMISSION, CHEF TECHNIQUE DE PRODUCTION | DIRECTEUR (DIRECTRICE), PROVISEUR | DIRECTEUR | METTEUR EN SCÈ )
( 1-2. REGIE, FILMREGIE, SPIELLEITUNG, INSZENIERUNG, 3-4. REGIE, FERNSEHREGIE, BILDFÜHRUNG | 1-2. REGISSEUR, FILMREGISSEUR, REALISATOR, SPIELLEITER, 3. REGISSEUR, FERNSEHREGISSEUR, BILDREGISSEUR, FERMEHDIREK-TOR, FERNSEHPROGRAMMDIREKTOR, PROGRAMMDIREKTOR, STELVE TRENDER FERNSEHDIREKTOR~1-2. REGISSEUR, FILMREGISSEUR, REALISATOR, SPIELLEITER, 3. REGISSEUR, FERNSEHREGISSEUR, BILDREGISSEUR, FERMEHDIREK-TOR, FERNSEHPROGRAMMDIREKTOR, PROGRAMMDIREKTOR, STELVE TRENDER FERNSEHDIREKTOR | REGISSEUR, SPIELLEITER )
( REGIA~REGISTA )
( ΣΚΗΝΟΘΕΣΊΑ / σκηνοθεσία~ΣΚΗΝΟΘΈΤΗΣ / σκηνοθέτης )
- REJİM[Fr. < RÉGIME] ile/değil/yerine/=/||/<> DÜZEN | DİYET
( açık rejim kapalı rejim gıda rejimi düzen diyet Bir devletin yönetim biçimi Akarsu debisinin yıl boyunca gösterdiği değişikliklerin tümü )
- REJİM/REGIMEN[İng.]/REGIME[Fr.] ile/değil/yerine/= DİYET | UYGULAMA BİÇİMİ, YÖNETME, YÖNETİDÜZEN
( Yönetme, düzenleme biçimi. | Düzen. | Bir devletin yönetim biçimi. )
- REJİSÖR[Fr. < RÉGISSEUR] ile/değil/yerine/=/||/<> YÖNETMEN (BAŞREJİSÖR)
- REKABET ile/||/<> COMPETITION[İng.] ile/||/<> CONCURRENCE[Fr.] ile/||/<> YARIŞIM
( 1 Kendi mallarının satışını kolaylaştırma ve hızlandırma başkalarına ilişkin malların satışını da yavaşlatma ve engelleme amacıyla tecimci ve yapımcılar arasında uygulanan yarışım 2 Aynı düzeyde aynı tür mallar arasında satışı yoğunlaştırma ve karşıtına ilişkin malların satışını engelleme amacıyla malın satış koşulları ve özelliğiyle niteliğinde daha olumlu sonuçlar sağlayarak çabalarda bulunma )
( COMPETITION )
( CONCURRENCE )
- REKABET ile/||/<> REKABET[Ar. < REKÂBET]
( Herhangi bir etkinlik alanında ayrı ayrı kişi ya da gruplar arasında sürdürülen üstün olma mücadelesi Belli bir hayat kaynağı için iki organizma ya da iki populasyon arasında süren mücadele Belli bir hayat kaynağı için iki organizma ya da iki popülasyon arasında süren mücadele )
( COMPETITION )
( CONCOURS )
( WETTBEWERB )
- REKLAM, FİLM REKLAMI, İLAN, FİLM İLANI, | REKLAM PROGRAMI, TELEVİZYON REKLAMI | TANITI ile/||/<> TANITI
( Sinema 1 Bir filmin izleyicisini çoğaltmak amacıyla çeşitli yollardan gazete tanıtısı radyo tanıtısı el tanıtısı vb yararlanılarak yapılan duyurular TV 2 Televizyon yoluyla yapılan tanıtı bu tanıtı için hazırlanmış izlence Bir yapıttan alınan ya da kalan parça Seyircinin bir tiyatronun oynadığı yapıta ilgisini sağlamak amacıyla duvar duyurusu gazete radyo ve televizyon gibi iletişim araçlarıyla yapıtı tanıtma işi )
( 1. PUBLICITY, ADVERTISEMENT, ADVERTISING, 2. TELEVISION ADVERTISING {ADVERTISEMENT) | ADVERTISING, PUBLICITY )
( 1. PUBLICITÉ (DE LANCEMENT), 2. PUBLICITÉ (À LA TÉLÉVISION), ÉMISSION COMPENSÉE | FRAGMENT | PUBLICITÉ )
( 1. REKLAME, WERBUNG, ANZEIGENWERBUNG, STARTWERBUNG, PUBLIZITÄT, 2. FERNSEHREKLAME, FERNSEHWERBUNG, WERBEFERNSEHEN | ANZEIGE )
- REKLAM[Fr. < RÉCLAME] ile/değil/yerine/= TANITI
( Bir şeyi topluma tanıtmak, beğendirmek ve böylelikle sürümünü sağlamak için denenilen her türlü yol. | Bu amaç için kullanılan yazı, görsel, film vb. )
- REKLÂM = ADVERTISEMENT[İng.] = RÉCLAME[Fr.] = ANZEIGE/REKLAME[Alm.] = PUBBLICITÀ[İt.] = ANUNCIO[İsp.]
- REKLAM ile/||/<> REKLAM[Fr. < RÉCLAME]
( Bir oyuna çok seyircinin gelmesi için afiş radyo ve gazetede kısa haber vermeler ve rejisörlerle konuşmalar gibi baş vurulan çeşitli yollar Tanıtma Tüketicilerin zevk ve tercihlerini etkileyerek kendi malına yönelik istemi artırmak amacıyla firmanın yaptığı satış artırıcı etkinliklerden biri ikna edici reklam bilgi verici reklam )
( PUBLICITY | ADVERTISING | ADVERTISEMENT )
( PUBLICITÉ | RÉCLAME )
( PUBLIZITAET )
- REKLAMCI | TANITICI ile/||/<> TANITICI
( Sinema TV Sinema ya da televizyon için tanıtı hazırlayan kimse )
( PUBLICITY MANAGER (AGENT) | IDENTIFIER )
( PUBLICITAIRE )
( REKLAMECHEF, REKLAMEFACHMANN, WERBELEITER, WERBEFACHMANN )
- REKONSTRÜKSİYON[Fr. < RECONSTRUCTION] ile/değil/yerine/=/||/<> YENİDEN KURMA
- REKOR/RECORD[Fr. < RECORD] ile/||/<> REKORTMEN/RECORDMAN[Fr. < RECORDMAN]
( Bir spor dalında erişilmiş derecelerin en üstünü Daha önce elde edilmemiş olan sonucu aşan yeni sonuç )
- REKRİSTALİZASYON; YENİDEN KRİSTALLEŞME ile/||/<> RECRYSTALLISATION[İng.] ile/||/<> RECRISTALLISATION[Fr.] ile/||/<> UMFRISTALLISATION[Alm.] ile/||/<> FİLİZLENME
( Soğuk işlenmiş metallerin içdüzeyinden çekirdeklenmebüyüme yoluyla gerilimsiz tanelerin oluşması olayı birinci filizlenme diye de bilinir )
( RECRYSTALLISATION )
( RECRISTALLISATION )
( UMFRISTALLISATION )
- REKTİFİKASYON, REKTİFİYE | DOĞRULTMA ile/||/<> DOĞRULTMA
( 1 metalbilim Sıvı ortamlı fırın ve yunakların zamanla bozulan ortamlarının bileşimini yeniden doğru işleyebilir duruma getirmek için yapılan denetim ve kimyasal özdekleri katma işlemi 2 elektrik Dalgalı akımı doğru akıma ya da doğru akımı dalgalı akıma çevirme Sıvı ortamlı fırın ve yunakların uygulamalarla bozulan ortamlarının bileşimini yeniden doğru ve çalışır duruma getirmek için yapılan denetim ve kimyasal özdekleri katım işlemi )
( 1- RECTIFICATION; 2- STRAIGHTENING, REDRESSING | RECTIFICATION )
( 1 -RECTIFICATION; 2- REDRESSEMENT, REDRESSAGE | RECTIFICATION )
( REKTIFIKATION )
- REKTİFİYE[Fr. < RECTIFIER] ile/değil/yerine/= MOTOR YENİLEME
- REKTİFİYE[Fr. < RECTIFIER] ile/değil/yerine/=/||/<> MOTOR YENİLEME
- RELAIS DE PHASE[Fr.] / PHASENRELAIS[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ RÖLESİ
- RELAIS DIFFÉRENTIEL[Fr.] / DIFFERENTIAL-RELAIS[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL RÖLE
- RELAİS[Fr. < RELAIS] ile/değil/yerine/=/||/<> RÖLE
( Bir cismin ya da bir gücün biçimini değiştirmeye yarayan alet değiştirgeç konvertisör )
- RELANCE[Fr. < RELANCE] ile/değil/yerine/=/||/<> RÖLANS
( Konken poker vb oyunlarda ortaya sürülmüş olan parayı artırmak için söylenen söz )
- RELATİF | BAĞIL ile/||/<> BAĞIL
( kimya Varlığı bir başka özdeğin varlığına bağlı olan salt olmayan özdek Özdeş türden başka bir şeyle karşılaştırılarak ölçülen ya da değerlendirilen nicelik fizik kimya )
( DEPENDENT, CONDITIONAL | RELATIVE )
( RELATIF )
( RELATIV )
- RELATION DE HAGEN-RUBENS[Fr.] / HAGEN-RUBENS-BEZIEHUNG, HAGEN-RUBENS-RELATION[Alm.] ile/değil/yerine/= HAGEN-RUBENS BAĞINTISI
- RELATIVE BIOLOGICAL EFFICIENCY[İng.] / EFFICACITÉ BIOLOGIQUE RELATIVE[Fr.] / RELATIVE BIOLOGISCHE WIRKSAMKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL BİYOLOJİK ETKİNLİK
- RELATIVE ELECTRIC PERMEABILITY[İng.] / PERMÉABILITÉ ÉLECTRIQUE RELATIVE[Fr.] / RELATIVE ELEKTRISCHE DURCHLÄSSIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL ELEKTRİK GEÇİRGENLİK
- RELATIVE MAGNETIC PERMEABILITY[İng.] / PERMÉABILITÉ MAGNÉTIQUE RELATIVE[Fr.] / RELATIVE MAGNETISCHE DURCHLÄSSIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL MANYETİK GEÇİRGENLİK
- RELATIVE STOPPING POWER[İng.] / POUVOIR D'ARRÊT RELATIF[Fr.] / RELATIVES BREMSVERMÖGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL DURDURMA GÜCÜ
- RELATIVISME[Fr.] ile/değil/yerine/= GÖRECİLİK
- RELATIVISTIC MASS[İng.] / MASSE RELATIVISTE[Fr.] / RELATIVISTISCHE MASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRELİ KÜTLE
- RELATIVITY[İng.] ile/||/<> RELATIVITÉ[Fr.] ile/||/<> RELATIVITÄT[Alm.] ile/||/<> GÖRELİLİK
( görelilik 1 Göreli olma durumu 2 Sınırlı bir geçerlilik )
- RELAXATION SPIN-RÉSEAU[Fr.] ile/değil/yerine/= SPİN-ÖRGÜ DURULMASI
- RELAXATION TIME[İng.] / TEMPS DE RELAXATION[Fr.] ile/değil/yerine/= DURULMA SÜRESİ
- RELAY[İng.] / RELAIS[Fr.] / RELAIS[Alm.] ile/değil/yerine/= RÖLE
- RELAY[İng.] ile/||/<> COURSE DE RELAİS[Fr.] ile/||/<> STAFFELLÄUFE[Alm.] ile/||/<> BAYRAK YARIŞI
( Bayrak sopasını aktarma alanında elden ele geçirme yoluyla aşamalı olarak her atletçe bir bölümü koşulan takım yarışı )
( RELAY )
( COURSE DE RELAIS )
( STAFFELLÄUFE )
- RELAY[İng.] ile/||/<> RÖLE[Fr. < RELAIS]
( RELAY )
( RELAIS )
- RELEVE[Fr. < RELEVÉ] ile/değil/yerine/=/||/<> RÖLÖVE
( Eski bir sanat eserinin bir yapının çizilerek ya da boyanarak hazırlanan kopyası Bir yapının bütün boyutlarını ölçerek plan kesit ve görünüşünü yeniden çıkarma )
- RELIEF[Fr.] ile/||/<> SİVRİLTME
( Bir kelime ya da bir söz üzerine dikkati çekmek için onun üzerinde durma ya da yerini değiştirme onu tekrar etme gibi yollara baş vurulması )
( RELIEF )
- RELIGION[İng.] ile/||/<> RELIGION[Fr.] ile/||/<> RELIGION[Alm.] ile/||/<> DÎN | İLKEL DİN
( Görünen görünmeyen doğaüstü güç nesne ya da varlığa inanma nedeniyle doğmuş olan ve bireylerin gerek birbirleriyle gerek çevreleriyle ilişkilerini birtakım kutsal uygulama ve davranışlarla düzenleyen sağlayan evrensel olgu ilkel din halk dini arınma kurban sakınma büyü tören kutyasak muska )
( RELIGION )
( RELIGION )
( RELIGION )
( RELIGIO )
( RELIGIONE )
( ΘΡΗΣΚΕΊΑ / θρησκεία )
- RELİQUARY[Fr. < RELIQUARY] ile/değil/yerine/=/||/<> RÖLİKER
( Röliklerin saklandığı ya da korunduğu cam metal mermer ahşap vb malzemeden yapılmış özel kutu )
- RELİQUE[Fr. < RELIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> RÖLİK
( Hristiyanlıkta Hz İsa aziz ve azizelerle ilişkili ya da onlardan geriye kalan giysi eşya ya da kemik parçası )
- RELIQUE[Fr.] ile/||/<> RÖLİK[Fr.]
( 1 Bir ermişten kalan anmalık kutsal kalıntı madalyonlara ya da kutulara kumaşlara ya da röliklere de imge sıkıştırılmıştır Enis Batur Başkalaşımlar 311 2 Anısına çok önem verilen ve dikkatle saklanılan şey )
- RELUCTANCE[İng.] / RÉLUCTANCE[Fr.] / MAGNETISCHER WIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK DİRENÇ
- RELUCTIVITY[İng.] / RÉLUCTIVITÉ, RÉSISTIVITÉ MAGNÉTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= MANYETİK DİRENÇLİLİK
- RELÜKTİVİTE | ÇEKİNGENLİK ile/||/<> ÇEKİNGENLİK
( Çoğu kimsenin ürkeklik duymadığı durumlar karşısında hafif korku ve ürkeklik duyma durumu Mıknatıssal geçirgenliğin tersi )
( TIMIDITY | RELUCTIVITY )
( RÉLUCTIVITÊ )
- REM[İng.] / REM[Fr.] / REM[Alm.] ile/değil/yerine/= REM
- REMANENCE[İng.] / RÉMANENCE[Fr.] ile/değil/yerine/= KALICI MIKNATISLANMA
- REMARQUE[Fr.] ile/||/<> İHTAR[Ar. < İHṬÂR]
( matematik )
( REMARQUE )
- REMBOURSEMENT[Fr. < REMBOURSEMENT] ile/değil/yerine/=/||/<> RAMBURSMAN
( geri ödeme Ödeme emrini vermesi gereken bankanın talimatına göre akreditif bedelini ödeyen aracı banka )
- REMİZCİLİK | SİMGECİLİK ile/||/<> SİMGECİLİK
( Freud Bilinçaltında baskıya alınmış olan duygu ve dileklerin kılık değiştirerek bilinç alanına çıkma durumu 1 İnsan usunun ancak simgeleri bildiğini ileri süren felsefe öğretisi 2 Ruh çözümlemesi kuramına göre baskı altında tutulan bir düşüncenin bir isteğin olumsuz bir yaşantıyla ilgili bir anının anlaşılmasın da simgelerden yararlanma Sanat yapıtının değerini gerçeğin olduğu gibi aktarılmasında değil duygu ve düşüncelerin imge ve biçimlerin uygunluk içinde düzenlenişinde gören sözcüklerin müzik ve imge değerine dayanılarak en anlatılmaz duygu ayrımlarının bile sezdirilebileceğini savunan yazın ve sanat akımı Resim Heykel Avrupa sanatında gerçekçilik ve izlenimciliğe karşı çıkan ve düşünceyi simgelerle anlatmayı deneyen sanat görüşü a simge 1 Anlatım aracı olarak simgeleri kullanma 2 Sanat alanında Doğalcılığa karşı çıkıp doğrudan doğruya nesnel olarak verilmiş olanı aşarak aşkın olanı duyusal olmayanı sonsuz olanı gizemli olanı dile getirmeye ve betimlemeye çalışan akım Doğrudan doğruya sözle anlatılamıyan derin duygu ve heyecanları simgeli symbolique ifadelerle ve bu ifadelerde kullanılan kelimelerin müziğiyle telkin etmeğe çalışan sanat çığırı simgecilik )
( SYMBOLISM )
( SYMBOLISME | SYBOLISME )
( SYMBOLISMUS )
- REMİZLENDİRME, SEMBOLİZM ile/||/<> SYMBOLISM[İng.] ile/||/<> SYMBOLISME[Fr.] ile/||/<> SYMBOLISMUS[Alm.] ile/||/<> SİMGELEME
( Uzbilimde anlatım aracı olarak simgeleri kullanma )
( SYMBOLISM )
( SYMBOLISME )
( SYMBOLISMUS )
- REML | KUM ile/||/<> KUM ÇÖLÜ ile/||/<> KUMUL
( Çimentolanmamış, çapı en çok 1 mm. olan taş parçacıkları ya da mineral taneleri. @@ (jeoloji) @@ @@ Parçacıklarının 0.02-2 mm büyüklüğünde olduğu toprak tipi. @@ Püskürtmeli temizleme işlemlerinde kullanılan, silikadan silisyum karbüre dek metal olmayan kum biçimindeki tüm aşındırıcıların adı. @@ Ağızlarda gum olarak da geçer. ~ Az gum. -Tkm gum 1. 'toprak'; 2. 'kum'. -Blk kum. -Krg kum. -Nog kum. -Kklp kum. -Kzk kum. -Özb kum. -Sal kum. -Alt, Tel, Kuğ, Şor, Sag, Koy, Kaça, Küer kum. Eski Türkçeden başlayarak kullanılır (kum). Orta Türkçede kum (Çiğilce) olarak geçer. Eski Kıpçakçada da kum biçimi kullanılır. Etimolojisini bilmiyoruz (Ligeti: TörK 80). Türkçeden Farsça, Tatça, Tacikçe, Kürtçe gibi komşu dillere de geçmiştir (Doerfer: TMEN 1525; TLT 483). Kalmıkça xum da Türkçeden alınmıştır (Ramstedt: KWb 196b). Macarca homok biçiminin de Türkçe kum'a bağlı olduğu anlaşılıyor (Gombocz: BTLw 97). Ancak Macarca homok biçiminin ses açısından birtakım sorunları olduğu açıktır. Ligeti (NyK 49: 200-214) Macarca homok'un başındaki h-'yi ayrıntılarıyla irdelemiştir. Daha sonra Ligeti (TörK 153-155) homok'un Türkçe kum biçimiyle bağlı olduğunu dile getirmiş ancak kum'un Macarca homok'un kökeni sayılamayacağını vurgulamıştır. Moğolca qumaki 'sable fin, grains de sable; poussière d'eau' karşılığı Macarca homok biçimiyle ilgili birtakım sorunların ortaya çıkmasına yol açmıştır. Ligeti, Türk diyalektlerinde kullanılan kumak (> kubak) biçimlerinin Moğolcadan alındığını da belirtmiştir: Alt, Tel, Şor kumak. -Kzk kumak. -Tub, Kuğ kubak. -Yak kumax. Kałużyński'nin, Yakutça biçimin Moğolcadan geçtiğinden söz etmediği göze çarpıyor (ME). Ramstedt ve Poppe, Türkçe ve Moğolca biçimler arasında eski çağlara çıkan bir yakınlık aramışlardı. Doerfer (TMEN 1525) bu görüşü geri çevirmeyi denemişse de Ligeti'ye göre ortaya koyduğu tanıklar çürüktür. )
( SAND | SANDY DESERT | DUNE~SANDY DESERT~DUNE )
( SABLE | DÉSERT DE SABLE | DUNE~DÉSERT DE SABLE~DUNE )
( ARENA~...~CUMULUS )
( SAND | SANDWÜSTE | DÜNE~SANDWÜSTE~DÜNE )
( SABBIA~DESERTO SABBIOSO~DUNA )
( ΆΜΜΟΣ / άμμος~ΑΜΜΏΔΗΣ ΈΡΗΜΟΣ / αμμώδης έρημος~ΚΟΥΜΟΎΛΑ / κουμούλα )
- REML ile/||/<> KUM
( Çimentolanmamış çapı en çok 1 mm olan taş parçacıkları ya da mineral taneleri jeoloji Parçacıklarının 0 022 mm büyüklüğünde olduğu toprak tipi Püskürtmeli temizleme işlemlerinde kullanılan silikadan silisyum karbüre dek metal olmayan kum biçimindeki tüm aşındırıcıların adı Ağızlarda gum olarak da geçer Az gum gum 1 toprak 2 kum Blk kum kum kum kum kum kum Sal kum Alt Tel Kuğ Koy Kaça Küer kum Eski Türkçeden başlayarak kullanılır kum Orta Türkçede kum Çiğilce olarak geçer Eski Kıpçakçada da kum biçimi kullanılır Etimolojisini bilmiyoruz Ligeti TörK 80 Türkçeden Farsça Tatça Tacikçe Kürtçe gibi komşu dillere de geçmiştir Doerfer TMEN 1525 TLT 483 Kalmıkça xum da Türkçeden alınmıştır Ramstedt KWb 196b Macarca homok biçiminin de Türkçe kuma bağlı olduğu anlaşılıyor Gombocz BTLw 97 Ancak Macarca homok biçiminin ses açısından birtakım sorunları olduğu açıktır Ligeti NyK 49 200214 Macarca homokun başındaki hyi ayrıntılarıyla irdelemiştir Daha sonra Ligeti TörK 153155 homokun Türkçe kum biçimiyle bağlı olduğunu dile getirmiş ancak kumun Macarca homokun kökeni sayılamayacağını vurgulamıştır Moğolca qumaki sable fin grains de sable poussière deau karşılığı Macarca homok biçimiyle ilgili birtakım sorunların ortaya çıkmasına yol açmıştır Ligeti Türk diyalektlerinde kullanılan kumak kubak biçimlerinin Moğolcadan alındığını da belirtmiştir Alt Tel kumak kumak Tub Kuğ kubak kumax Kałużyńskinin Yakutça biçimin Moğolcadan geçtiğinden söz etmediği göze çarpıyor ME Ramstedt ve Poppe Türkçe ve Moğolca biçimler arasında eski çağlara çıkan bir yakınlık aramışlardı Doerfer TMEN 1525 bu görüşü geri çevirmeyi denemişse de Ligetiye göre ortaya koyduğu tanıklar çürüktür )
( SAND | SANDY DESERT | DUNE )
( SABLE | DÉSERT DE SABLE | DUNE )
( SAND | SANDWÜSTE | DÜNE )
( ARENA )
( SABBIA )
( ΆΜΜΟΣ / άμμος )
- REMORQUE[Fr. < REMORQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> RÖMORK
( Başka bir taşıt tarafından çekilen motorsuz taşıt )
- REMORQUEUR[Fr. < REMORQUEUR] ile/değil/yerine/=/||/<> RÖMORKÖR
( Yedeğinde özellikle deniz taşıtı götüren taşıt )
- RENAİSSANCE[Fr. < RENAISSANCE] ile/değil/yerine/=/||/<> RÖNESANS
( XV yüzyıldan başlayarak İtalya da ve daha sonra diğer Avrupa ülkelerinde hümanizmin etkisiyle ortaya çıkan klasik İlk Çağ kültür ve sanatına dayanarak gelişen bilim ve sanat akımı uyanış )
- RENDE ile/||/<> RABOT[Fr.] ile/||/<> HOBEL[Alm.] ile/||/<> RENDE[Fars. < RENDE]
( Düz ya da eğmeçli ağaç yüzeylerini düzeltmek ve biçimlendirmek amacı ile kullanılan araç Ağaçtan ince talaşı kesme etkisi ile çıkarır Az rǝndǝ rende irende randa randa a joiners plane Bulgarca rendé ve Sırpça erènde erènda irènde irènda rènde rènda biçimleri Türkçeden geçmiştir )
( RABOT )
( HOBEL )
( RANDA )
( RƎNDƎ[Az.]~RENDE[Tkm.]~IRENDE[Krg.]~RANDA[Özb.] )
- RENDEZVOUS[Fr. < RENDEZ-VOUS] ile/değil/yerine/=/||/<> RANDEVU
( randevuevi Belli bir saatte belli bir yerde iki ya da daha çok kişi arasında kararlaştırılan buluşma termin )
- RENK KÖRLÜĞÜ/AKROMATOPSİ[Fr. < ACHROMATOPSIE] ile/||/<> RENK KÖRLÜĞÜ/DALTONİZM[Fr. < DALTONISME]
- RENKÖLÇER/KOLORİMETRE[Fr. < COLORIMÈTRE] ile/||/<> RENK ÖLÇME/KOLORİMETRİ[Fr. < COLORIMÉTRIE]
- RENKSİZ ile/||/<> RENKSİZ
( renkölçümsel anlamda 1 Birincil bir ışık kaynağı için eş erkeli ışınım rengi x y z 1 3 2 Nesneler için aydınlatma kaynağının rengi renksemez 3 Renk değişikliği yapmayan ışığı renklerine ayırmadan kıran akromatik akromatoz tekrenk )
( ACHROMATIC (IN ACCEPTED COLORIMÉTRIE SENSE) | ACHROMATIC )
( ACHROMATIQUE (SENS COLORIMÉTRIQUE) )
( UNBUNT (IM FARBMETRISCH VEREINBARTEN SINNE) )
- RENOUÉE[Fr.] ile/||/<> ÇOBANDEĞNEĞİ
( botanik )
( RENOUÉE )
- RENOVASYON[Fr. < RÉNOVATION] ile/değil/yerine/=/||/<> ONARIM
- RENTABILITY[İng.] ile/||/<> RANTABİLİTE[Fr. < RENTABILITÉ]
( Belli bir dönemde elde edilen kârın o dönemde işletmede kullanılan sermayeye oranı )
( RENTABILITY )
( RENTABILITÉ )
- RENTABLE[Fr. < RENTABLE] ile/değil/yerine/=/||/<> RANTABL
( Gelir getiren kâr sağlayan verimli getirimli )
- RENTIER[İng.] ile/||/<> RANTİYE[Fr. < RENTIER]
( Üretime katkısı olmadan kira ve faiz geliri elde ederek yaşamını sürdüren kişi )
( RENTIER )
( RENTIER )
- REOMÜR[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIÖLÇER
( Suyun buz tutması 0 °C, kaynaması 80 °C gösterilen ve ikisi arası seksen parçaya bölünerek elde edilen ısıçölçer. )
- REORGANİZASYON[Fr. < RÉORGANISATION] ile/değil/yerine/=/||/<> YENİDEN DÜZENLEME
- RÉPARTITION DU COURANT[Fr.] ile/değil/yerine/= AKIM DAĞILIMI
- REPERTORY[İng.] ile/||/<> RÉPERTOIRE[Fr.] ile/||/<> SPIELPLAN[Alm.] ile/||/<> REPERTUVAR[Fr. < RÉPERTOIRE]
( Oyun planının incelenmiş seçilmiş o dönem oynamaya elverişli görülüp oynanış için hazırlanmış oyun listesi Oyun çizelgesi )
( REPERTORY )
( RÉPERTOIRE )
( SPIELPLAN )
- REPERTUAR[Fr.] ile/değil/yerine/= SÖZ/EZGİLER DAĞARCIĞI
( Bir tiyatro kurulunun oynamak için seçip hazırlamış olduğu oyunların dizini. | Bir oyuncunun ezberlediği ve oynadığı rollerin dizini. | Bir müzik topluluğunun ya da sanatçının hazırlamış olduğu parçalar. )
- REPERTUVAR[Fr. < RÉPERTOIRE] ile/değil/yerine/=/||/<> BİRİKİM | DAĞARCIK
( Sanatçının söylemek üzere çalışıp hazırlandığı şarkı ya da türkü listesi birikim Bir tiyatro kurulunun oynamak için seçip hazırlamış olduğu oyunların listesi Bir oyuncunun ezberlediği ve oynadığı rollerin listesi dağarcık )
- RÉPÉTITEUR, ARCHITECTE[Fr.] ile/||/<> BAUGESELLE, GESELLE[Alm.] ile/||/<> KALFA[Ar. < HALİFE]
( Mimarlık Mimarların çizdikleri tasarları ustalara uygulattıran kişi ḫalīfa Bulgarca kàlfa Türkçeden alınmıştır BER 2 177 )
( ḪALĪFA )
( RÉPÉTITEUR, ARCHITECTE )
( BAUGESELLE, GESELLE )
- REPLENISHMENT[İng.] ile/||/<> RÉGÉNÉRATION[Fr.] ile/||/<> REGENERIERUNG, REGENERATION, ENTWICKLERREGENERIERUNG[Alm.] ile/||/<> TAZELEME
( Sinema Bir açındırma aygıtında kullanılan açındırmacın yerine yenisini koyma )
( REPLENISHMENT )
( RÉGÉNÉRATION )
( REGENERIERUNG, REGENERATION, ENTWICKLERREGENERIERUNG )
- REPLİK | SON SÖZ ile/||/<> SON SÖZ ile/||/<> EPILOG[İng.] ile/||/<> EPILOGUE[Fr.] ile/||/<> SCHLUSSWORT[Alm.] ile/||/<> EPİLOG
( epilog 1 Oyuncunun sözü karşısındakine bırakırken söylediği son söz ya da sözler 2 Oyunda karşısındakinin sözüne uygun karşılığı verme Karşılık Son söz bağlak Oyunun bitiminden sonra oyuncuların birinin seyircilere yönelttiği ve oyunu bağlayan konuşma Örn Brechtin Sezuanın iyi İnsanı ndaki son söz )
( CUE )
( RÉPLIQUE )
( STICHWORT )
- REPLİK[Fr.] ile/değil/yerine/= SON SÖZ
( Oyuncunun sözü karşısındakine bırakırken söyleyeceği son söz. | Oyunda, karşısındakinin sözüne gerekli karşılığı verme. )
- REPLİQUE[Fr. < RÉPLIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> REPLİK
( Oyuncunun sözü karşısındakine bırakırken söyleyeceği son söz Diğer oyuncunun sözüne göre verilmesi gereken karşılık )
- RÉPLIQUE[Fr.] ile/||/<> REPLİK[Fr. < RÉPLIQUE]
( 1 Oyuncunun sözü karşısındakine bırakırken söyleyeceği son söz 2 Oyunda karşısındakinin sözüne gerekli karşılığı verme )
( RÉPLIQUE )
- RÉPLIQUE/HONORAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= HONORARY[İng.] ile/değil/yerine/= KARŞILIK
( Divan yazınındaki 'nazire' karşılığı kullanılan bir terim. @@ Tornada bulunan bakırı kalıba almağa yarayan ağaç araç. (-Maraş) @@ 1. İnanca. 2. Kâğıt para karşılığı değerli maden. 3. Herhangi bir nesnenin karşılığı olan para. @@ İktisadi karar birimleri tarafından istenen ya da gereksinim duyulan paranın verilmesi, ödeneğin ya da malların sağlanması. @@ )
- REPORTAGE[Fr. < REPORTAGE] ile/değil/yerine/=/||/<> RÖPORTAJ
( Bir ya da birden çok kimseye bir konu üzerinde sorular sorarak bilgi almak ve fikrini öğrenmek amacıyla yazılmış gazete ya da dergi yazısı Radyo ve televizyon habercisinin bir ya da birden çok kimseye bir konu üzerinde sorular sorarak bilgi almak ve fikrini öğrenmek amacıyla hazırladığı program mülakat )
- REPORTEUR[Fr. < REPORTEUR] ile/değil/yerine/=/||/<> RÖPORTÖR
( Röportaj yapan kimse )
- REPRECIPITATION, DOUBLE PRECIPITATION[İng.] / DOUBLE PRÉCIPITATION[Fr.] / DOPPELT NIEDERSCHLAG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT ÇÖKTÜRME, YENİDEN ÇÖKTÜRME
- REPRODÜKSİYON[Fr. < REPRODUCTION] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇOĞALTMA
- REPRODÜKTÖR | MÜLTİPLİKATÖR | ÇOĞALTICI ile/||/<> ÇOĞALTICI
( Bir delikli kart destesini okuyup kartların birer benzerini delen makine basımcılık Resim yazı tablo afiş vb basıp çoğaltma işinde kullanılan aygıt Bir etkiyi artırmaya yarayan aygıt )
( REPRODUCER | MULTIPLIER | DUPLICATOR | REPLICATOR )
( REPRODUCTRICE DE CARTES, DUPLICATRICE DE CARTES | REPRODUCTEUR | MULTIPLICATEUR )
( VERVIELFACHER )
- REPÜLSİYON | DEFETMEK | İTME ile/||/<> İTME ile/||/<> İTMEK
( Kol ya da öteki vücut bölümlerini gerici kas gücü ile çalıştırarak bir direnci uzaklaştırma İki molekül ya da taneciği birbirinden uzaklaştıran kuvvet itelemek fizik Doğum sırasında pelvis önünde boşluk oluşturmak amacıyla yavrunun tamamının ya da bir kısmının döl yatağı içine itilmesi repulsiyon )
( PUSHING | REPULSION | REPULTION, RETROPULTION )
( POUSSÉE | RÉPULSION | REPOUSSER )
( SCHIEBEN | ABSTOSSUNG )
- RÉREAU CUBIQUE À FACES CENTRÉES[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜZEY MERKEZLİ KÜREK YAPI
- RES | BAŞ ile/||/<> BAŞ
( Yağlı güreşte ve karakucakta en büyük boy 1 Deyişin konu ve uyağının ne olduğunu belirten doğuş un halk edebiyatındaki adı 2 Başlangıç Beyni ve duyu organlarını taşıyan vücut parçası Kephale İnsan vücudunun ağız duygu organları ve beyni içine alan üst bölgesi herhangi bir hayvanın bu kesime karşıt oları bölgesi biyoloji zooloji 1 İnsan vücudunun ağız duygu organları ve beyni içine alan en ön bölgesi 2 Herhangi bir hayvanın bu bölgeye karşılık olan yapısı Sefal kafa 3 Bakteriyofajlarda ikozahedral şekilli DNA içeren kısmı 4 Miyozinin bir parçası Fosfolipitlerin yağ asitleri içermeyen kısmı 5 Spermlerde haploit çekirdeğin bulunduğu kısmı Dövme ya da darçıkım işleminde dövme ya da itme işini gören kolun ucu İnsan vücudunun üst hayvan vücudunun ön ucu sefalika )
( HEAD | RAM | (ANAT CEPHALICA )
( TÊTE | MOUTON )
( KOPF | RAMME )
- RESEARCH REACTOR[İng.] / RÉACTEUR DE RECHERCHE[Fr.] / FORSCHUNGSREAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ARAŞTIRMA TEPKİLEŞİMİ/REAKTÖRÜ
- RESECTİON[Fr. < RÉSECTION] ile/değil/yerine/=/||/<> REZEKSİYON
( Sağlam kısımları korumak ve gerekiyorsa o kısımların bağlantısını yeniden kurmak suretiyle bir organın bir parçasını kesip çıkarmak için yapılan cerrahi müdahale )
- RESEPSİYON[Fr. < RÉCEPTION] ile/değil/yerine/=/||/<> KABUL TÖRENİ | KABUL YERİ
( Kabul kabul etme kabul töreni kabul yeri Kabul yerinde çalışan kimselerin tümü )
- RESEPTÖR[Fr. < RÉCEPTEUR] ile/değil/yerine/= ALMAÇ
- RESEPTÖR[Fr. < RÉCEPTEUR] ile/değil/yerine/=/||/<> ALMAÇ
- RESERVE[Fr. < RÉSERVE] ile/değil/yerine/=/||/<> REZERV
( Saklanmış biriktirilmiş şey Yedek ihtiyat Yatağında ya da havzasında bulunduğu hesaplanan henüz işletilmemiş kömür demir petrol vb çekince )
- RESERVOİR[Fr. < RÉSERVOIR] ile/değil/yerine/=/||/<> REZERVUAR
( Tuvaletlerin her kullanıştan sonra temizlenmesi amacıyla gerekli olan suyun elle çekilerek ya da otomatik olarak boşaldığı küçük su deposu )
- RESESİF[Fr. < RÉCESSI] ile/değil/yerine/= ÇEKİNİK
- RESESİF[Fr. < RÉCESSIF]/RECESSIVE[İng.] ile/değil/yerine/= ÇEKİNİK
- RESESİF[Fr. < RÉCESSIF] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇEKİNİK
- RESESYON[Fr. < RECÉSSION] ile/değil/yerine/= DURGUNLUK
- RESESYON[Fr. < RECÉSSION] ile/değil/yerine/=/||/<> DURGUNLUK
- RESİDENCE[Fr. < RÉSIDENCE] ile/değil/yerine/=/||/<> REZİDANS
( Yüksek devlet görevlileri elçiler vb nin oturmalarına ayrılan konut saray konut )
- RÉSIDU ALPHA-ACTIF[Fr.] ile/değil/yerine/= ALFA ETKİN ATIK
- RESIDUAL CURRENT STATE[İng.] / SITUATION DU COURANT RÉSIDUEL[Fr.] / RESTSTROMZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTIK AKIM DURUMU
- RESIDUAL HEAT[İng.] / CHALEUR RÉSIDUELLE[Fr.] / RESTWÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTIK ISI
- RESIDUAL IONIZATION[İng.] / IONISATION RÉSIDUELLE[Fr.] / RESTIONISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTIK İYONLAŞMA
- RESIDUAL REACTIVITY[İng.] / RÉACTIVITÉ EN EXCÈS[Fr.] ile/değil/yerine/= ARTIK TEPKİNLİK
- RÉSILIATION/ECTHLIPSE[Fr.] ile/değil/yerine/= KALDIRILMA
- RESİM VE SESİN TEVAZÜNÜ, SES İLE HAREKETİ BİRBİRİNE RAPTETME (UYDURMA), SENKRONİZASYON, | SENKRONİZASYON | EŞLEME ile/||/<> EŞLEME ile/||/<> EŞLEMEK
( Sinema 1 Görüntü ile ses kuşakları arasında gerekli bağı anlatır genel terim 2 Ses ile resmin ya film üzerindeki yerleri ya da bunların görüntülük üzerinde işitilme ve görülme zamanlarıyla ilgili durum 3 Bir sesin ilgili olduğu resimle uyuşumunu sağlama görüntü ile sesin birlikte düzgün olarak gitmesi durumu TV 4 Eşleme imleri yardımıyla alıcı ışıtacındaki tarama ile almaç ışıtacındaki tarama arasında tam bir uyuşum sağlama senkronizasyon Bir sözcüğü bir kavramı eşdeğerleriyle açıklama Atatürk yurdumuzun kurtarıcısı 19 Mayıs 1919da Samsuna çıkmıştı sinema Görüntü ile sesin birlikte düzgün olarak gitmesi durumu görüntüyle ses kuşakları arasında bu uyumun sağlanması işlemi Aynı anda ortaya çıkarma zamanca uyuşturma Bir oyun çalışmasının son evresinde oyunculuk dekor giysi ışıklama ses ve görüntü etmenleri gibi tüm öğelerin uyum içinde geliştirilmesi için yapılan çok yönlü bireşim çalışması )
( 1-3. SYNCHRONIZATION, SYNC, SYNCING (UP), PICTURE AND SOUND SYNCHRONIZATION, SINK (A.). 4. SYNCHRONIZATION | SYNCHRONISATION | SYNCHRONIZATION | MAP | COUPLING )
( SYNCHRONISATION | APPOSITION )
( 1-3. SYNCHRONISATION, 4. SYNCHRONISATION, SYNCHRONISIERUNG | SYNCHRONISIERUNG )
- RESİM/KALEM ile FÜZEN[Fr.]
( ... İLE Resim çizerken kullanılan, taflan çubuklarından yapılan kalem, kömür kalem. | Bu kalemle yapılmış resim. )
- RESİM ile DAĞLAMA RESMİ/PİROGRAVÜR[Fr.]
( ... İLE Ağaç üzerine, kızgın demirle yapılan bir tür resim, yakma resim. )
- RESİM ile PEYZAJ[Fr.]
( ... İLE Kır resmi. | Bahçe düzenleme işi. )
- RESİM ile/ve/<> PİTORESK[Fr.]
( ... İLE/VE/<> Durumu ve görünüşü, resim konusu olmaya değer görünüş. )
- RESIN[İng.] / RÉSINE[Fr.] / HARZ[Alm.] ile/değil/yerine/= REÇİNE
- RÉSISTANCE D'ENTRÉE DIFFÉRENTIELLE[Fr.] / DIFFERENTIALEINGANGWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL GİRİŞ DİRENCİ/EMPEDANSI
- RÉSISTANCE DE POLARISATION[Fr.] ile/değil/yerine/= KUTUP DİRENCİ
- RESISTANCE FURNACE[İng.] ile/||/<> FOUR À RÉSISTANCE[Fr.] ile/||/<> WIDERSTANDSOFEN[Alm.] ile/||/<> ELEKTRİKLİ FIRIN
( Tuğla ya da başka dayanıklı gereçlerin yuvalarına yerleştirilmiş sarmal dirençlerden oluşan ve elektrik erkesinin ısıya dönüşümü ile yüksek sıcaklık sağlayan aygıt )
( RESISTANCE FURNACE | ELECTRICAL FURNACE )
( FOUR À RÉSISTANCE | FOURNEAU ÉLECTRIQUE )
( WIDERSTANDSOFEN | ELEKTRISCHER OFEN )
( FORNO ELETTRICO )
( ΗΛΕΚΤΡΙΚΌΣ ΚΛΊΒΑΝΟΣ / ηλεκτρικός κλίβανος )
- RESISTANCE REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION D'IMPÉDANCE[Fr.] / WIDERSTANDSREFLEXION[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRENÇ YANSIMASI
- RÉSISTANCE THERMIQUE DE CONTACT[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL TEMAS DİRENCİ
- RÉSISTIVITÉ DE MASSE[Fr.] ile/değil/yerine/= KÜTLESEL DİRENÇ
- RÉSISTIVITÉ SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZ DİRENÇLİLİK
- RÉSISTIVITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= DİRENÇLİLİK
- REŞİT ile/||/<> MAJEUR[İng.] ile/||/<> MAJEUR[Fr.] ile/||/<> ERGİN
( MAJEUR )
( MAJEUR )
- RESİTAL[Fr. < RÉCITAL ] ile/değil/yerine/= DİNLETİ
- RESMÎ DİL ile/||/<> RESMİ DÎL
( (Derleme., devlet dili) Bir ülkede kanunla kabul edilen dil: Türkiye'nin resmi dili Türkçedir. )
( OFFICIAL LANGUAGE~OFFICIAL LANGUAGE )
( LANGUE OFFICIELLE~LANGUE OFFICIELLE )
( OFFIZIELLE SPRACHE~OFFIZIELLE SPRACHE )
( LINGUA UFFICIALE~LINGUA UFFICIALE )
( ΕΠΊΣΗΜΗ ΓΛΏΣΣΑ / επίσημη γλώσσα~ΕΠΊΣΗΜΗ ΓΛΏΣΣΑ / επίσημη γλώσσα )
- RESOLÜSYON[Fr. < RÉSOLUTION] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇÖZÜNÜRLÜK
- RESOLVING POWER[İng.] / POUVOIR DE RÉSOLUTION[Fr.] / ENTROPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRMA GÜCÜ, RS
- RESONANCE BRIDGE[İng.] / PONT DE RÉSONANCE[Fr.] / RESONANZBRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= REZONANS KÖPRÜSÜ
- RÉSONANCE DE SPIN ÉLECTRONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON SPİN REZONANSI
- RÉSONANCE DOUBLE NUCLÉAIRE-ÉLECTRONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON-ÇEKİRDEK ÇİFT REZONANSI
- RESONANCE LAMP[İng.] / LAMPE À RÉSONANCE[Fr.] / RESONANZLAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= REZONANS LAMBASI
- RESONANCE NEUTRONS[İng.] / NEUTRONS DE RÉSONANCE[Fr.] / RESONANZNEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= REZONANS NÖTRONLARI
- RESONANCE PARTICLE[İng.] / PARTICULE DE RÉSONANCE[Fr.] / RESONANSTEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= REZONANS PARÇACIĞI
- RESONANCE SCATTERING[İng.] / DISPERSION DE RÉSONANCE[Fr.] / RESONANZSTREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= REZONANS SAÇILMASI
- RESONANCE VIBRATION[İng.] / VIBRATION DE RÉSONANCE[Fr.] ile/değil/yerine/= REZONANS TİTREŞİMİ
- RESONANCE[Fr. < RÉSONANCE] ile/değil/yerine/=/||/<> REZONANS
( manyetik rezonans görüntüleme Düzgün itmelerin etkisiyle bir salınım genliğinin artışı titreşim )
- RESPONSE[İng.] ile/||/<> RÉPONSE, COMPERTEMENT REPUNDANT[Fr.] ile/||/<> REIZANTWORT, ANTWORTREAKTION[Alm.] ile/||/<> CEVAP[Ar. < CEVÂB]
( 1 Bir uyartı sonucu olarak bir hücre ya da organizmanın hareket salgılama gibi faaliyeti 2 Çevredeki değişikliklere göre bir organizmanın davranışı )
( RESPONSE )
( RÉPONSE, COMPERTEMENT REPUNDANT )
( REIZANTWORT, ANTWORTREAKTION )
- RESSAM ile/||/<> ANIMATOR, CARTOON FILM ARTIST, CARTOON FILM DESIGNER[İng.] ile/||/<> ANIMATEUR(-TRICE), CHEF ANIMATEUR(-TRICE)[Fr.] ile/||/<> TRICKFILMZEICHNER, HAUPTPHASENZEICHNER, TRICKZEICHNER, PHASENTRICKZEICHNER, PHASENZEICHNER, ZEICHNER[Alm.] ile/||/<> CANLANDIRICI
( Sinema Bir canlıresim ya da çizem filmi için devinimliliği sağlayan resimleri gerçekleştiren sanatçı )
( ANIMATOR, CARTOON FILM ARTIST, CARTOON FILM DESIGNER )
( ANIMATEUR(-TRICE), CHEF ANIMATEUR(-TRICE) )
( TRICKFILMZEICHNER, HAUPTPHASENZEICHNER, TRICKZEICHNER, PHASENTRICKZEICHNER, PHASENZEICHNER, ZEICHNER )
- RESSAM ile/||/<> RESSAM
( Bir takımyıldızın adı astronomi )
( PICTOR, PIC (PICTORIS) )
( CHEVALET DU PEINTRE | PEINTRE )
( MALER, MALERSTAFFELEI )
( PICTOR )
- REST DENSITY[İng.] / DENSITÉ AU REPOS[Fr.] / RUHEDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= DURGUN YOĞUNLUK
- REST MASS ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE MASSE AU REPOS[Fr.] / RUHEENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DURGUN KÜTLE ENERJİSİ
- REST MASS[İng.] / MASSE AU REPOS[Fr.] / RUHEMASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= DURGUN KÜTLE
- REST POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL DE REPOS[Fr.] / RUHEPOTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= DURGUN POTANSİYEL
- RESTAGING[İng.] ile/||/<> REPRISE[Fr.] ile/||/<> WIEDERAUFNAHME[Alm.] ile/||/<> TEKRARLAMA
( Bir oyunu düzeltmek ereğiyle yeniden ele alarak çalışma yeniden alma )
( RESTAGING )
( REPRISE )
( WIEDERAUFNAHME )
- RESTAURE[Fr. < RESTAURÉ] ile/değil/yerine/=/||/<> RESTORE
( Eski ve değerli bir yapıyı onarıp eski durumuna getirmek anlamındaki restore etmek birleşik fiilinde geçen bir söz )
- RESTE[Fr. < RESTE] ile/değil/yerine/=/||/<> REST
( Pokerde bir oyuncunun önündeki paranın tümü Karşı çıkış )
- RESTING[İng.] ile/||/<> APPUI[Fr.] ile/||/<> STÜTZ[Alm.] ile/||/<> DAYANMA
( Vücut ağırlığının gergin ya da bükülü kollar üzerine dayalı ve askıda bulunduğu durum )
( RESTING )
( APPUI )
( STÜTZ )
- RESTİTÜSYON[Fr. < RESTITUTION] ile/değil/yerine/=/||/<> YENİDEN TASARIMLAMA
- RESTITUTION[Fr.] ile/||/<> ONULMA
( botanik )
( RESTITUTION )
- RESTORAN[Fr. < RESTAURANT] ile/değil/yerine/=/||/<> LOKANTA
- RESTORASYON[Fr. < RESTAURATION] ile/değil/yerine/=/||/<> YENİLEME
- RESTORING FORCE[İng.] / FORCE DE RAPPEL[Fr.] / RÜCKSTELLKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= GERİ ÇAĞIRICI KUVVET
- RESULTANT VECTOR[İng.] / VECTEUR RÉSULTANT[Fr.] / RESULTIERENDER VEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BİLEŞKE VEKTÖR
- RETARDED FIELDS[İng.] / CHAMPS RETARDÉS[Fr.] / VERZÖGERTE FELDER[Alm.] ile/değil/yerine/= GECİKMİŞ ALANLAR
- RETARDED POTENTIALS[İng.] / POTENTIELS RETARDÉS[Fr.] / VERZÖGERTE POTENTIALE[Alm.] ile/değil/yerine/= GECİKMİŞ POTANSİYELLER
- RETARDER (SE-) | GECİKME ile/||/<> GECİKME ile/||/<> GECİKMEK
( Zaman dizileri Birlikte düşünülen iki olay ya da değerler arasında zaman açısından görülen ayrım Eksi ivme kazanma hızın düşüş hızı astronomi Herhangi bir olayın gerçekleştiği an ile o olaya ilişkin verilerin sağlanması algılanması yasama ve yürütme işlemlerinin gerçekleştirilmesi arasında geçen zaman veri gecikmesi algılama gecikmesi yasama gecikmesi yürütme gecikmesi geride olma )
( LAG | RETARDATION | LAG, TIME LAG | DELAY )
( RETARDATION )
( VERZÖGERUNG )
- RETOUCHE[Fr. < RETOUCHE] ile/değil/yerine/=/||/<> RÖTUŞ
( Fotoğrafçılıkta resimleri basmadan önce negatif üzerinde düzeltme işi Düzeltmek amacıyla yapılan değiştirme )
- RETROSPEKTİF[Fr. < RÉTROSPECTIVE] ile/değil/yerine/=/||/<> DÜNDEN BUGÜNE
- REVAKİYE ile/||/<> STOICISM[İng.] ile/||/<> STOICISME[Fr.] ile/||/<> STOIZISMUS[Alm.] ile/||/<> STOACILIK
( Usun egemenliğini doğaya uygun yaşamayı ruhun sarsılmazlığını duyumsamazlığı ve dünya yurttaşlığı ülküsünü erek olarak koyan Kıbrıslı Zenonun İ Ö 4 yüzyıl kurduğu felsefe okulu Zenon okulunu Atinada stoa Poikilede resimlerle süslü direkli bir galeri açtığından stoa Yunancada direkli galeri demektir okul bu adı almıştır )
( STOICISM )
( STOICISME )
( STOIZISMUS )
- REVÂKİYUN ile/ve/değil/yerine MEŞŞAİYUN[Ar.]/PERİPATETİZM[Fr. < Yun.]
( Belirli ve kapalı bir ortamda aktarımda/paylaşımda bulunanlar. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Yürüyerek ve açık havada aktarımda/paylaşımda bulunanlar. )
( Platon ve Aristoteles uygulaması. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Sokrates uygulaması/tutumu. )
- REVALÜASYON[Fr. < RÉVALUATION] ile/değil/yerine/=/||/<> DEĞER KATMA
- REVALUATION[İng.] ile/||/<> REVALÜASYON ile/||/<> DEVALUATION[İng.] ile/||/<> DEVALÜASYON
( Sabit kur rejiminde resmi kurun düşürülmesi yani ulusal paranın diğer ulusal paralar karşısında değerinin artırılması devalüasyon değer kazanma 1 Sabit kur rejiminde resmi kurun yükseltilmesi yani ulusal paranın diğer ulusal paralar karşısında değerinin düşürülmesi değer yitirme 1 revalüasyon )
( REVALUATION )
( RÉVALUATION )
- REVANCHE[Fr. < REVANCHE] ile/değil/yerine/=/||/<> RÖVANŞ
( Sporda ya da oyunda yenilmiş olanın aynı rakiple oynadığı ikinci oyun )
- REVERENCE[Fr. < RÉVÉRENCE] ile/değil/yerine/=/||/<> REVERANS
( Selam ya da teşekkür için eğilerek ya da dizleri kırarak yapılan hareket )
- REVERENCE[İng.] ile/||/<> RÉVÉRENCE[Fr.] ile/||/<> REVERENZ[Alm.] ile/||/<> SELAMLAMA
( Saygıyı belirtmek için bel bükme ve diz kırma )
( REVERENCE )
( RÉVÉRENCE )
( REVERENZ )
- REVERSE OSMOSIS[İng.] / REVERSE OSMOSIS[Fr.] / TERS OSMOZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS OSMOZ
- REVERSİBİLİTE | TERSİNİRLİK ile/||/<> TERSİNİRLİK
( Bir sürecin sonsuz küçük denge durumlarında bulunarak yürütüldüğü varsayılan ve gerçekte süreci çok yavaş ya da yarı durgun yürütmekle yaklaşılabilen düşünsel işlem Her adımda ısıldevingen dengede bulunma dolayısıyla dengenin iki yanına da kolayca gidebilecek durumda olma ters yönelme )
( REVERSIBILITY )
( RÉVERSIBILITÉ )
( UMKEHRBARKEIT | REVERSIBILITÄT )
- RÉVERSIBILITÉ[Fr.] / TERSINIRLIK[Alm.] ile/değil/yerine/= TERSİNİRLİK
- REVERSİBL | TERSİNİR ile/||/<> TERSİNÎR
( Tam ters doğrultuta da gelişebilen ya da işleyebilen. )
( REVERSIBLE~REVERSIBLE )
( RÉVERSIBLE~RÉVERSIBLE )
( UMKEHRBAR~REVERSIBEL )
( REVERSIBILE~REVERSIBILE )
( ΑΝΤΙΣΤΡΕΠΤΌΣ / αντιστρεπτός~ΑΝΤΙΣΤΡΕΠΤΌΣ / αντιστρεπτός )
- REVERSİBL ile/||/<> REVERSIBLE[İng.] ile/||/<> RÉVERSIBLE[Fr.] ile/||/<> UMKEHRBAR[Alm.] ile/||/<> TERSİNİR
( Tam ters doğrultuta da gelişebilen ya da işleyebilen )
( REVERSIBLE )
( RÉVERSIBLE )
( UMKEHRBAR )
( REVERSIBILE )
( ΑΝΤΙΣΤΡΕΠΤΌΣ / αντιστρεπτός )
- REVERSIBLE ENGINE[İng.] / MACHINE RÉVERSIBLE[Fr.] / UMKEHRBARE MASCHINE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERSİNİR MAKİNE
- REVERSIBLE PENDULUM[İng.] / PENDULE RÉVERSIBLE[Fr.] / UMKEHRBARES PENDEL[Alm.] ile/değil/yerine/= TERSİNİR SARKAÇ
- REVİSE[Fr. < RÉVISÉ] ile/değil/yerine/=/||/<> REVİZE
( Düzeltmek yenilemek anlamındaki revize etmek birleşik fiilinde geçen bir söz )
- REVİSİON[Fr. < RÉVISION] ile/değil/yerine/=/||/<> REVİZYON
( Yeniden gözden geçirip düzeltme )
- REVİZYONCU/REVİZYONİST[Fr. < RÉVISIONNISTE] ile/||/<> REVİZYONCULUK/REVİZYONİZM[Fr. < RÉVISIONNISME]
- REVİZYONİST[Fr. < RÉVISIONNISTE] ile/||/<> GÖZDENGEÇİRİCİ
( gözdengeçirici )
( RÉVISIONNISTE )
- REVİZYONİST[Fr. < RÉVISIONNISTE] ile/değil/yerine/=/||/<> REVİZYONCU
- REVİZYONİZM[Fr. < RÉVISIONNISME] ile/||/<> GÖZDENGEÇİRİCİLİK
( gözdengeçiricilik )
( RÉVISIONNISME )
- REVİZYONİZM[Fr. < RÉVISIONNISME] ile/değil/yerine/=/||/<> REVİZYONCULUK
- REVOLVER[Fr. < REVOLVER] ile/değil/yerine/= ALTIPATLAR
( Fişek koymaya yarayan bölümü silindir biçiminde ve namlu gerisinde olan, tek parçadan oluşmuş, altı tane fişek alan tabanca. )
- REVOLVER[Fr. < REVOLVER] ile/değil/yerine/=/||/<> ALTIPATLAR
- REVOLVER[İng.] ile/||/<> REVOLVER[Fr. < REVOLVER]
( Işık mikroskoplarının objektiflerinin oluşturduğu disk biçimindeki parça Ağızlarda tabanca anlamında kullanılan lüvelver löver lüver liver livor vb bu adın bozulmuş biçimleridir revolver Fransızca yoluyla Türkçeye geçmiştir )
( REVOLVER )
( REVOLVER )
- REVOLVING STAGE[İng.] ile/||/<> SCÈNE TOURNANTE[Fr.] ile/||/<> DREHBÜHNE[Alm.] ile/||/<> DÖNER SAHNE
( Ekseni çevresinde dönen sahne türü )
( REVOLVING STAGE )
( SCÈNE TOURNANTE )
( DREHBÜHNE )
- REVÜ[Fr.] ile/değil/yerine/= DANS GÖSTERİSİ
( Çeşitli dans ve oyunlardan oluşmuş, zengin görünümlü sahne gösterisi. )
- REVÜ ile/||/<> REVÜ[Fr. < REVUE]
( Konu bakımından sıkı bir bütünlüğü olmayan birbirlerine gevşekçe bağlanmış tablo ya da skeçlerden kurulu kimi eğlendirici kimi de alaycı taşlayıcı özellikte bir gösteri Revü bir Fransız türüdür Konu açısından sıkı bir bütünlüğü olmayan birbirlerine gevşekçe bağlanmış kendi başlarına anlamları olan tablo ezgi tekli konuşma kısa oyun dans ve karşılıklı konuşmalardan oluşan kimi eğlendirici kimi taşlayıcı bir gösteri biçimi )
( REVUE, SHOW | REVUE )
( REVUE | REVUE À GRAND SPECTACLE )
( REVUE | REVUE, AUSSTATTUNGSSTÜCK )
- REVUE[Fr. < REVUE] ile/değil/yerine/=/||/<> REVÜ
( Çeşitli dans ve oyunlardan oluşmuş zengin görünümlü sahne gösterisi )
- REYNOLDS LAW[İng.] / LOI DE REYNOLDS[Fr.] ile/değil/yerine/= REYNOLDS YASASI
- REYNOLDS NUMBER[İng.] / NOMBRE DE REYNOLDS[Fr.] / REYNOLDS-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= REYNOLDS SAYISI
- REZERVASYON[Fr. < RÉSERVATION] ile/değil/yerine/=/||/<> AYIRTMA
- REZİDANS[Fr.] ile/değil/yerine/= KONUT
( Yüksek devlet görevlileri, elçiler vb.'nin oturmalarına ayrılan konut. İLE ... )
(1996'dan beri)