Fransızca karşılıkları olan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 29.657 başlık/FaRk ile birlikte,
29.657 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(60/120)
- KANTAT[Fr. < CANTATE] ile/değil/yerine İLÂHÎ
( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Kahramanlık ve din konularında yazılıp bestelenen şiir ya da bu şiirin orkestra eşliğindeki tek ya da çok sesli bestesi. )
- KANTAT/CANTATE[Fr. < CANTATE] ile/||/<> ORATORYO/ORATORİO[Fr. < ORATORIO] ile/||/<> RAPSODİ/RHAPSODİE[Fr. < RHAPSODIE] ile/||/<> SENFONİ/SYMPHONİE[Fr. < SYMPHONIE] ile/||/<> SENFONİK/SYMPHONİQUE[Fr. < SYMPHONIQUE] ile/||/<> SERENAT/SERENADE[Fr. < SÉRÉNADE] ile/||/<> PRELÜT/PRELUDE[Fr. < PRÉLUDE] ile/||/<> SONAT/SONATE[Fr. < SONATE] ile/||/<> SÜİT/SUİTE[Fr. < SUITE]
( Kahramanlık ve din konularında yazılıp bestelenen şiir ya da bu şiirin orkestra eşliğindeki tek ya da çok sesli bestesi )
- KANTİN[Fr. < CANTINE] -/
( Kışla, fabrika, okul vb. yerlerde yiyecek ve içecek maddelerinin satıldığı yer. | Bu gibi kurumlarda işletilen ve yalnız o kuruma bağlı kimselerin yemek yediği lokanta. )
- KANTİTATİF, KEMMİ | NİCEL ile/||/<> NİCEL
( Niceliğe sayısal hesaplamaya ilişkin Niceliklerle ilgili sayısal hesaplara ilişkin )
( QUANTITATIVE | QUALITATIVE )
( QUANTITATIF | QUALITATIF )
( QUANTITATIVE | MENGENMÄSSIG | QUALITATIV )
( QUANTITATIVO )
( ΠΟΣΟΤΙΚΌΣ / ποσοτικός )
- KANTİTATİF, KEMMİ | NİCEL >< NİTEL
( Niceliğe, sayısal hesaplamaya ilişkin. @@ Niceliklerle ilgili; sayısal hesaplara ilişkin. )
( QUANTITATIVE | QUALITATIVE~QUALITATIVE )
( QUANTITATIF | QUALITATIF~QUALITATIF )
( QUANTITATIVE | MENGENMÄSSIG | QUALITATIV~QUALITATIV )
( QUANTITATIVO~QUALITATIVO )
( ΠΟΣΟΤΙΚΌΣ / ποσοτικός~ΠΟΙΟΤΙΚΌΣ / ποιοτικός )
- KANTİTATİF[Fr. < QUANTITATIF] ile/değil/yerine/=/||/<> NİCEL
- KANTİTE[Fr. < QUANTITÉ] ile/değil/yerine/=/||/<> NİCELİK
- KANTON[Fr. < CANTON] ile/değil/yerine/= BÖLGE
( İsviçre Konfederasyonu'nu oluşturan devletlerden her biri. )
- KANUN | YASA ile/||/<> YASA
( Bilimsel araştırmanın gözlem varsayım ve deneyimden sonra kurulan basamağı olarak doğa olaylarının zorunlu oluşum ve gelişimini belirleyici nedensel ilişkiyi açıklayan kural ve genelleştirmeler Her bağlamda geçerli olan ve çıkarımları geçerlendiği için belli bir güvenirlik düzeyine ulaşmış nedensel ilişkiler genellik 1 Olaylar arasında düzenli bir bağıntıyı saptayan ve bir şeyin zorunlu olduğunu dile getiren genel önerme Olayların gidişinde olağandışına yer vermeyen değişmezlik ve zorunluluk gösteren kural doğa yasası 2 Değişmezlik ve zorunluluk niteliği taşımayan ancak bir yükümlülüğü içeren özgür bir istence dayalı kural gereklilik yasası Bu tür yasa a Hukukta Toplumda bireyler arası ilişkileri düzenlemek amacıyla devletçe konmuş yönerge ve kurallar b Ahlakta Törelerle ilgili davranışları düzenleyici buyruklar ve yönergeler bir davranışın nasıl olması gerektiğini ne yapmak gerektiğini gösteren kurallar 3Düşüncenin mantıksal bir değeri olması için uyulması zorunlu olan temel belitler mantık kuralları düşünme yasaları )
( LAW )
( LOI )
( GESETZ )
( LEX )
- KANÛN-İ HAMÛLE-İ BERKİYE[Osm.] / CHARGE LAW[İng.] / LOI DE LA CHARGE[Fr.] / LADUNGSGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜK YASASI/KANUNU
- KANÛN-İ ZEVÂYÂ-İ SÂBİTE[Osm.] / LAW OF CONSTANT ANGLES[İng.] / LOI DES ANGLES CONSTANTS[Fr.] ile/değil/yerine/= SABİT AÇILAR YASASI/KANUNU
- KANUN, KAİDE ile/||/<> CANON[İng.] ile/||/<> CANON[Fr.] ile/||/<> KANON[Alm.] ile/||/<> KANON[Fr. < CANON]
( Belli bir alanda geçerli olan kural ve ilkelerin toplamı )
( CANON )
( CANON )
( KANON )
- KANUN ile/||/<> KANUN[Ar. < KÂNŪN]
( Doğa olaylarının oluş nedenlerini ortaya koyan ve gelecekteki olayları önceden kestirme olanağı veren bağıntı Newton kanunu Kepler kanunları Askerlerin sıkı düzenini korumakla görevli olan er fizik )
( LAW )
( LOI )
( GESETZ )
- KANYAK[Fr. < COGNAC] ile/değil/yerine/=/||/<> KONYAK
- KANYON[Fr. < CANYON] ile/||/<> KAPIZ
( kapız )
( CANYON )
( CANYON )
( CAÑON )
( CANYON )
( ΦΑΡΆΓΓΙ / φαράγγι )
- KANYON[Fr. < CANYON] ile/||/<> KAPUZ | KAPIZ
( bk. kapız. )
( CANYON~GORGE )
( CANYON~GORGE )
( CAÑON~SCHLUCHT )
( CANYON~GOLA )
( ΦΑΡΆΓΓΙ / φαράγγι~ΦΑΡΆΓΓΙ / φαράγγι )
- KAOLİN[Fr. < KAOLIN] ile/değil/yerine/=/||/<> ARI KİL
- KAOLIN[İng.] / KAOLIN[Fr.] / KAOLIN, PORZELLANENDE[Alm.] ile/değil/yerine/= KAOLİN
- KAOLİN ile/||/<> ARI KİL
( arı kil arı kil jeoloji Beyaz kil Porselen yapmakta kullanılan bir tür ak ve gevrek kil kaolin Uluslararası bir söz olarak İngilizce kaolin Fransızca kaolin caolin Almanca Kaolin gibi dillerde kullanılır Kuzey de yüksek dağ anlamındaki Kaoling adından alınmıştır Bu dağ porselen yapımında kullanılan ak kil yatakları bakımından zengindir Cins adı olarak Fransızca yoluyla yayılmıştır Türkçe kaolin biçiminin de Fransızcadan alındığı anlaşılıyor )
( CAOLIN, KAOLINE )
( KAOLIN )
- KAOLİNİTE[Fr. < KAOLINITE] ile/değil/yerine/=/||/<> KAOLİNİT
( Arı kilin temel maddesini oluşturan hidratlı bentonit )
- KAOLINITE[İng.] / KAOLINITE[Fr.] / KAOLINIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KAOLİNİT
- KAOS[Yun.] ile KOMPLEKS[Fr./İng.]
( Uçurum. | "Karmaşa". İLE Karmaşık. )
- KAOS = CHAOS[İng., Fr., Alm.] = KHAOS:UÇURUM[Yun.] = CAOS[İsp.]
- KAP[Fr. < CAPE] ile KAP ile KÂP/KÂB[Ar.]
( Giysi. İLE Mahfaza. İLE Aşık kemiği. )
( Gövdeyi omuzların üstünden çepeçevre saracak biçimde yapılan bir tür üst giysisi. | Kadınların giydiği kolsuz üstlük. İLE İçi gaz, sıvı ya da katı herhangi bir nesneyi alabilen oyuk nesne. | Kap kacak. | Türlü şeylerin taşınması ya da saklanması için kullanılan torba, kılıf, çanta, sepet, sandık vb. | Kapak, cilt. İLE Aşık kemiği. )
- KAP ile MUFLA[Fr.]
( ... İLE Nesneleri, aleve değdirmeden, ateşin etkisine uğratmak için kullanılan büyük toprak kap. )
- KAPAK | VALF ile/||/<> VALF ile/||/<> KAPAKÇIK
( kapakçık Bir kanal ya da damarı kapayarak içindeki sıvının yalnız bir yönden akmasını sağlayan ve geri dönmesine engel olan herhangi bir yapı bak İkili kapakçık üçlü kapakçık kapacık Kan ya da bazı sıvı maddelerin bir yönde geçmesine izin veren fakat geri dönmesini engelleyen herhangi bir yapı Valf )
( VALVE )
- KAPAK ile/||/<> KAPAK
( 1 Mobilyada bazı bölümleri kapatan eleman 2 Zıvanada iki dış yan parça 3 Tomruğun dışından çıkan bir yüzü düz öbür yüzü eğmeçli tahta Tahtadan yapılmış eski bir savaş gemisi kapacık matematik hlk Sığır budunun dış yüzünde kenar ve dilme parçaları arasında sağrıdan dize kadar dikine uzanan bölgenin kaslarını içeren pastırmalık et parçası ya da bu parçadan yapılan pastırma )
( COVER PAGE )
( CALOTTE )
- KAPALI ALAN KORKUSU | KLOSTROFOBİ[Fr. < CLAUSTROPHOBIE] ile/||/<> ...
( CLAUSTROPHOBIE )
- KAPALI BÖLGE ile/||/<> KAPALI BÖLGE
( Düzlemde açık ve bağlantılı olan bir kümeye kendisinin sınır noktaları eklendiğinde elde edilen küme içe akışlı bölge )
( CLOSED REGION )
( RÉGION FERMÉE )
( ABGESCHLOSSEN BEREICH, ABGESCHLOSSENES GEBIET )
- KAPALI GİŞE ile/||/<> KAPALI GİŞE
( Sinema Herhangi bir gösterimin bütün biletlerinin satıldığını anlatır terim Bütün biletlerin satılmış olduğunu bildiren terim Bütün biletlerin satılmış olduğunu bildiren deyim )
( HOUSE FULL, (ABD) FULL HOUSE | HOUSE FULL | FULL HOUSE )
( COMPLET )
( AUSVERKAUFT )
- KAPANIŞ ile/||/<> KAPANIŞ
( Krş mantıksal kapanış tümel kapanış yöneten deyim kapanışı 1 Eski tartıbilimde Bir dönünün öncekilerden daha kısa olan son dizesi ya da son üyesi 2 Söz sanatında Bir dönemin son tümcesi Ses yolunun kapanma derecesi )
( CLOSURE | CLOSEDOWN )
( CLÔTURE | CLAUSULE | FERMETURE )
- KAPANTI ile/||/<> KAPANTI
( Patlayıcı ünsüzün meydana gelişinden önceki boğumlanma noktasının kapanması Kap kat top örneklerinde olduğu gibi Kapantılı abanıkların çıkışında patlamadan önce ses yolunun kapanması )
( STOP )
( OCCLUSSION | OCCLUSION )
( VERSCHLUSS )
- KAPASİTE | SİA | SIĞA ile/||/<> SIĞA
( Herhangi bir tiyatro alanı ya da salonunun alabileceği seyirci sayısını gösteren kavram Kapasite Bir veri saklama ortamının alabileceği sözcük ya da damga sayısı Genel olarak herhangi bir dizgenin işyükünün üst sınırı bellek sığası Toplumbilimde başlıca ölçüm konularından biri olan ve bireyin belli bir alandaki öğrenme ve yetişme olanaklarının sınırını gösteren yeti fizik Birim gerilimde bir nesneye sığabilen elektrik yükü niceliği Birim gerilimde bir nesneye sığabilen kıvıl yük niceliği Bir iletkenin yük sığdırım olanağı iletkenler ve yalıtkanlar dizgesinin erkil birimi başına sığdırabildiği yük tutarı birimi faraddır fizik 1 Herhangi bir tiyatro alanının ya da salonunun alabileceği seyirci sayısını gösteren kavram 2 Birim gerilimde bir nesneye sığabilen elektrik yükü niteliği )
( CAPACITY | CAPACITY, CAPACITANCE | 1. SEATING CAPACITY, 2. CAPACITY )
( CAPACITÉ | 1. CAPACITÉ DE LA SALLE, 2. CAPACITÉ )
( KAPASITAET | FASSUNGSKRAFT, KAPAZITÄT | KAPAZITÄT | 1. FASSUNGSVERMÖGEN, 2.KAPASITÄT )
- KAPASİTE[Fr./İng. CAPACITY] ile/değil/yerine/= SIĞA/YETENEK/YETİ
( Bir kondansatörün, elektrik yığma sınırı. )
( Bir şeyi içine alma, sığdırma sınırı, kapsama gücü, sığa. | Belirli bir alana sığabilecek kişi ya da nesne sayısı. | Bir işletmenin üretim miktarı. | Bir kondansatörün elektrik yığma sınırı, sığa. | Anlama, kavrama yeteneği. )
- KAPİLER | KILCAL ile/||/<> KILCAL
( Damar gibi küçük yarıçaplı boru biyoloji fizik )
( CAPILLARY )
( CAPILLAIRE )
( KAPILLAR )
- KAPİTAL[Fr. < CAPITAL] ile/değil/yerine/= SERMAYE
- KAPİTAL[Fr. < CAPITAL] ile/değil/yerine/=/||/<> SERMAYE
- KAPİTAL ile/||/<> CAPITAL[İng.] ile/||/<> SERMAYE
( sermaye Sığır başı 1 Belli bir bedel karşılığı üretim sürecinde üretim faktörlerinden biri olarak yer alan birden çok dönemde kullanılan emeğin verimliliğini artıran ve kendisi de üretilmiş olan her türlü araç gereç 2 Gelir yaratma yeteneğine sahip ulusal ya da uluslararası düzeyde her türlü mali ya da fiziksel varlık )
( CAPITAL )
( CAPITALIS )
- KAPİTALİST[Fr. < CAPITALISTE] ile/değil/yerine/= ANAMALCI
- KAPİTALİST[Fr. < CAPITALISTE] ile/değil/yerine/=/||/<> SERMAYECİ
- KAPİTALİZM[Fr. < CAPITALISME] ile/değil/yerine/= ANAMALCILIK
- KAPİTALİZM[Fr. < CAPITALISME] ile/||/<> KAPİTALİST SİSTEM
( kapitalist sistem )
( CAPITALISME )
- KAPİTALİZM[Fr. < CAPITALISME] ile/değil/yerine/=/||/<> SERMAYECİLİK
- KAPİTÜLASYON[Fr./İng.]/İMTİYAZ[Ar.] AYRICALIK
( Bir ülkede yurttaşların zararına olarak yabancılara verilen ayrıcalık hakları. | [belirli koşullarla] Teslim olma, teslimiyet, silahları bırakma. | Teslim antlaşması, teslim koşullarını içeren belge. | Özet, hulâsa. )
- KAPLAMA ile/||/<> KAPLAMAK
( Kalınlığı 5 mm den az ince ağaç levha Kaplama adı verilen ince ağaç levhaları değişik yöntemlerle hazırlanan tablalara yapıştırma eylemi Genellikle elektriksel yöntemlerle metal yüzeylerini bir başka metal ya da alaşımla örtme Metallerin yüzeylerini genellikle elektriksel yöntemlerle bir başka metal ile kaplama işlemi )
( PLATING )
( FEUILLE DE PLACAGE | PLAQUER | PLACAGE )
( FURNIER | FURNIEREN | PLATTIERUNG )
- KAPLAMA ile KURON[Fr. < COURONNE]
( ... İLE Korumak için diş üzerine geçirilen metal kaplama. )
- KAPLAN ile/||/<> KAPLAN
( Felis tigris Etçiller Carnivora takımının kedigiller Felidae familyasından bir memeli türü Uzunluğu kuyruğu ile beraber 225260 cm Tarçın renkii olup enine kara çizgilidir Kuyruğu püskülsüzdür Asyada yaşar zooloji Etçiller Carnivora takımının kedigiller Felidae familyasından 225260 cm kadar uzunlukta tarçın renkli ve enine kara çizgileri bulunan kuyruğu püskülsüz Asyada yaşayan bir tür aslan arslan )
( TIGER )
( TIGRE )
( KÖNIGSTIGER )
( FELIS TIGRIS | FELIS TIGRIS, PANTHERA TIGRIS )
- KAPLICA ile/||/<> KAPLICA
( Yerin derin katmanlarından gelen sıcak içinde sağlığa yararlı erimiş özdekler ve gazlar bulunan suların çıktığı kaynak ılıca kaplıca kaplı ılıca Türkçede yaygın olarak kullanılan kaplıca biçiminin haploloji haplologie sonunda oluştuğu anlaşılıyor kaplı ılıca kaplılıca kaplıca )
( THERMAL SPRING )
( SOURCE THERMALE )
( THERMALQUELLE )
- KAPNİCİTE[Fr. < KAPNICITE] ile/değil/yerine/=/||/<> KAPNİSİT
( Hidratlı doğal alüminyum fosfat )
- KAPORTA[İt. < BOCCAPORTA] ile/ve/||/<> KAROSER[Fr. < CARROSSERIE] ile/ve/||/<> TAMPON[Fr. < TAMPON]
( Otomobilde, kaput ya da ön kapak. | Motorlu taşıtları örten, genellikle sacdan yapılmış dış bölüm. | Gemi içinin aydınlanması ve hava alması amacıyla güvertede açılmış bulunan camekânlı yer. | Kişinin yüz, giysi, ayakkabı vb.nden oluşan dış görünümü. İLE/VE/||/<> Otomobilde, mekanizmayı oluşturan motor, makine, tekerlek, şasi vb. bölümlerin dışında kalan, görünen dış bölüm. İLE/VE/||/<> Bir deliği kapamaya yarayan, herhangi bir nesneden yapılmış büyük tıkaç. | Bir darbenin şiddetini azaltmaya yarayan, içi yumuşak nesneyle dolu şey. | Çarpışmaların etkisini azaltmak için vagonların, otomobillerin ön ve arkalarında bulunan donanım. | Kanı silmek, durdurmak için kullanılan gazlı bez yumağı ya da sterilize edilmiş pamuklu özel parça. | Bir darbenin, çatışmanın şiddetini azaltan etken. )
- KAPORTA/BOCCAPORTA[İt. < BOCCAPORTA] ile/||/<> KAROSER/CARROSSERİE[Fr. < CARROSSERIE]
( kaporta kafesi Otomobilde kaput ya da ön kapak Motorlu taşıtları örten genellikle sacdan yapılmış dış bölüm Gemi içinin aydınlanması ve hava alması amacıyla güvertede açılmış bulunan camekânlı yer Kişinin yüz giysi ayakkabı vb nden oluşan dış görünümü )
- KAPRİS[Fr./İng. CAPRICE] ile GURUR
( Geçici, düşüncesizce, değişken istek. | Huysuzluk. İLE Kendini beğenme, büyüklenme, benlik, kibir. | Övünme. Kurum, çalım. )
( CAPRICE/WHIM vs. PRIDE )
- KAPSAM = ŞÜMUL = EXTENTION[İng., Fr.] = UMFANG, EXTENTION[Alm.] = EXTENTIO[Lat.] = EXTENSIÓN[İsp.]
- KAPSÜL | HAVZA, HUFRE | KES | ÇANAK ile/||/<> KARPUZ
( Lambanın altına yerleştirilen, kupa biçimindeki yayıcı, kırıcı ya da yansıtıcı. @@ Sıvıları buharlaştırmak için kullanılan, genellikle porselenden yapılmış kap. @@ Çevresine göre alçakta kalmış, genellikle tekne biçiminde yer. @@ Kıl çadır direklerinin uç kısımlarına geçirilen içi oyulmuş tahtalar. (Garip *Senirkent -Isparta) @@ (coğrafya) @@ (botanik) @@ ~ Az çanag 1. 'içi oyularak ağaçtan yapılan kap'; 2. 'gövde: gǝmi çanağı'; 3. 'leğen kemiği'. -Tkm çānak 'kap'. -Blk çın ayak 'kâse'. -Kzk şını ayak 'eine Porzelanschale'. -Nog şın ayak 'kâse'. -Tel çınayak (veya çına) 'die Teetasse'. Doerfer'e göre (TMEN 1125) çan 'a cup' + -(a)k küçültme ekiyle yapılmıştır. Ş. Tekin (1997: 171) ise kelimenin Çince çan 'a cup for wine' + -(a)k küçültme ekinden oluştuğunu ileri sürmüştür. Räsänen'e göre (V 111b) çın 'Çin' ve ayak 'kâse' sözlerinin birleşmesiyle yapılmıştır. Kırgızca ve Kazakça sabayak (< saba ayak), Tatarca saplayak ve Kazakça saptıyak (< saplı ayak), Özbekçe çinoëk ve benzeri veriler birleşik kelime yapımında ayak 'kadeh' sözünün kullanıldığını göstermektedir: < çan + ayak. )
( BOWL | CAPSULE | BASIN | GLOBE~GLOBE | WATER MELON )
( COUPE | CAPSULE | CUVETTE | CALICE | GLOBE~GLOBE | PASTÈQUE, MELON D'EAU | MELON D'EAU )
( CITRULLUS VULGARIS~CITRULLUS VULGARIS | CITRILLUS LANATUS )
( LEUCHTENSCHALE | WANNE | LEUCHTENGLOCKE~LEUCHTENGLOCKE | WASSERMELONE )
( SCODELLA~ANGURIA )
( ΓΑΒΆΘΑ / γαβάθα~ΚΑΡΠΟΎΖΙ / καρπούζι )
( ÇANAG[Az.]~ÇĀNAK[Tkm.]~ŞINI AYAK[Kzk.]~ŞIN AYAK[Nog.]~ÇINAYAK[Tel.] )
- KAPSÜL | HAVZA, HUFRE | KES ile/||/<> ÇANAK
( Lambanın altına yerleştirilen kupa biçimindeki yayıcı kırıcı ya da yansıtıcı Sıvıları buharlaştırmak için kullanılan genellikle porselenden yapılmış kap Çevresine göre alçakta kalmış genellikle tekne biçiminde yer Kıl çadır direklerinin uç kısımlarına geçirilen içi oyulmuş tahtalar Garip Senirkent Isparta coğrafya botanik Az çanag 1 içi oyularak ağaçtan yapılan kap 2 gövde gǝmi çanağı 3 leğen kemiği çānak kap Blk çın ayak kâse şını ayak eine Porzelanschale şın ayak kâse Tel çınayak ya da çına die Teetasse Doerfere göre TMEN 1125 çan a cup a k küçültme ekiyle yapılmıştır Ş Tekin 1997 171 ise kelimenin Çince çan a cup for wine a k küçültme ekinden oluştuğunu ileri sürmüştür Räsänene göre V 111b çın ve ayak kâse sözlerinin birleşmesiyle yapılmıştır Kırgızca ve Kazakça sabayak saba ayak Tatarca saplayak ve Kazakça saptıyak saplı ayak Özbekçe çinoëk ve benzeri veriler birleşik kelime yapımında ayak kadeh sözünün kullanıldığını göstermektedir çan ayak )
( BOWL | CAPSULE | BASIN | GLOBE )
( COUPE | CAPSULE | CUVETTE | CALICE | GLOBE )
( LEUCHTENSCHALE | WANNE | LEUCHTENGLOCKE )
( CITRULLUS VULGARIS )
( SCODELLA )
( ΓΑΒΆΘΑ / γαβάθα )
( ÇANAG[Az.]~ÇĀNAK[Tkm.]~ŞINI AYAK[Kzk.]~ŞIN AYAK[Nog.]~ÇINAYAK[Tel.] )
- KAPSÜL | KAPÇIK ile/||/<> KAPÇIK
( 1 kimya Kimi özdekleri eritmek sıvıları buğulaştırmak için kullanılan yarım yuvar biçiminde ateşe dayanıklı kap 2 fizik a Değişmez dalgalardaki karın ve düğümleri ayırt etmeye yarayan üzeri kauçuk bir zarla örtülü maden kutucuk b Ses deneylerinde kullanılan ses borusundan küçük bir zarla ayrılan içi gazlı küçük kutu Mermi kovanı Yenikent Aksaray Niğde Tahıl kapçığı )
( CAPSULE | CAP, DETONATOR | HUSK )
( CAPSULE | AMORCE, DÉTONATEUR )
( SPRENGKAPSEL, ZÜNDER )
- KAPSÜL[Fr. < CAPSULE] -/
( Ateşli silahlarda, horozun ya da iğnenin çarpmasıyla ateş alan, bir tür özel barutla dolu, küçük, yuvarlak metal parça. | Bazı ilaçların, kolay yutulmak üzere içine konulduğu, ilacın yapısını etkilemeyen jelatinden kap. | Laboratuvarlarda kullanılan yarım küre biçimindeki kap. | Raflı mobilyalarda rafları taşımak için yan tablalara açılan deliklere çakılan ortası delik ve silindir biçimli metal ya da plastik araç.| Oturma mobilyalarının, masa, sehpa vb. eşyaların ayaklarının altına çakılan, genellikle üç tırnaklı ya da ortadan çivili, tepesi bombeli, kalın sacdan pres yapılarak elde edilen araç. | Bazı bitkilerde tohumları içinde taşıyan kuru kabuk. | Bir örgeni ya da yapıyı çevreleyen kese biçiminde zar. | Oyuncak tabancalarda kullanılan, şerit biçiminde iki kâğıt tabaka arasına konmuş patlayıcı madde. | Şişe kapağı. )
- KAPUÇİN[Fr. < CAPUCINE] ile/değil/yerine/=/||/<> LATİN ÇİÇEĞİ
- KAPÜŞON[Fr. < CAPUCHON] ile/değil/yerine/=/||/<> BAŞLIK
- KAPUT[Fr. < CAPUTE] ile KAPUT
( Asker paltosu.| Otomobil, kamyon vb. motorlu taşıtlarda motoru örten açılır kapanır biçimdeki kapak. | Prezervatif. İLE İskambilde el vermeden yenme. | Kötü, bozuk, işe yaramaz. )
- KÂR | KAZANÇ ile/||/<> KAZANÇ
( Sinema TV Bir elektronik dizgede ya da bu dizgenin yükselteç gibi bir bölümündeki im gücünde artış Genellikle çıkış gücünün giriş gücüne desibel oranıyla belirtilir 1 Bir elektrik akını ya da geriliminin yükseltim oranı 2 Telsiz iletişiminde akımmıknatıssal dalgaların gücünü yükseltme oranı 1 Tecimsel bir işlem sonucu elde olunan kazanç 2 Girişimciye ürem kira genel giderler işçilik ve benzeri ödemeler çıkarıldıktan sonra kalanı 3 Girişimle sağlanan değer artışı gelir )
( GAIN | PROFIT | 1. AMPLIFIER, 2, SOUND AMPLIFIER, AUDIO AMPLIFIER | AMPLIFICATION )
( GAIN | PROFIT, BÉNÉFICE | 1. AMPLIFICATEUR, 2. AMPLIFICATEUR (DE SON | AMPLIFICATION )
( VERSTÄRKUNG, SIGNALVERSTÄRKUNG, GEWINN | GEWINN | 1. VERSTÄRKER, 2. TONVERSTÄRKER, NIEDERFREQUENZVERSTÄRKER | VERSTÄRKUNG )
( GUADAGNO )
( ΚΈΡΔΟΣ / κέρδος )
- KÂR | KAZANÇ ile/||/<> YÜKSELTEÇ ile/||/<> YÜKSELTME
( Sinema/TV. Bir elektronik dizgede ya da bu dizgenin yükselteç gibi bir bölümündeki im gücünde artış. (Genellikle çıkış gücünün, giriş gücüne desibel oranıyla belirtilir). @@ 1. Bir elektrik akını ya da geriliminin yükseltim oranı. 2. Telsiz iletişiminde akımmıknatıssal dalgaların gücünü yükseltme oranı. @@ 1. Tecimsel bir işlem sonucu elde olunan kazanç. 2. Girişimciye ürem, kira, genel giderler, işçilik ve benzeri ödemeler çıkarıldıktan sonra kalanı. 3. Girişimle sağlanan değer artışı. @@ bk. gelir )
( GAIN | PROFIT | 1. AMPLIFIER, 2, SOUND AMPLIFIER, AUDIO AMPLIFIER | AMPLIFICATION~1. AMPLIFIER, 2, SOUND AMPLIFIER, AUDIO AMPLIFIER | AMPLIFIER~AMPLIFICATION | UPGRADE | PROMOTE | RAISE )
( GAIN | PROFIT, BÉNÉFICE | 1. AMPLIFICATEUR, 2. AMPLIFICATEUR (DE SON | AMPLIFICATION~1. AMPLIFICATEUR, 2. AMPLIFICATEUR (DE SON) | AMPLIFICATEUR~AMPLIFICATION | ÉLEVER )
( VERSTÄRKUNG, SIGNALVERSTÄRKUNG, GEWINN | GEWINN | 1. VERSTÄRKER, 2. TONVERSTÄRKER, NIEDERFREQUENZVERSTÄRKER | VERSTÄRKUNG~1. VERSTÄRKER, 2. TONVERSTÄRKER, NIEDERFREQUENZVERSTÄRKER | VERSTÄRKER~VERSTÄRKUNG )
( GUADAGNO~AMPLIFICATORE~AMPLIFICAZIONE )
( ΚΈΡΔΟΣ / κέρδος~ΕΝΙΣΧΥΤΉΣ / ενισχυτής~ΕΝΊΣΧΥΣΗ / ενίσχυση )
- KAR-I NÂYÂB ile/||/<> ABYSSE[Fr.] ile/||/<> ABİS[Fr. < ABYSSE]
( coğrafya )
( ABYSSE )
- KÂR/KAR[Fars. < KĀR] ile/||/<> RANTABL/RENTABLE[Fr. < RENTABLE]
( kâr haddi kârıkadim kâr marjı kâr merkezi kâr payı kâr paylaşımı her hâlükârda akıl kârı Alışveriş işlerinin sağladığı para kazancı getiri yarar Üretim faktörlerinden biri olan girişimcinin üretimden aldığı pay Maliyet fiyatıyla satış fiyatı arasındaki fark ticaret )
- KÂR ile GETİRİM/RANT[Fr.]
( ... İLE Bir mal ya da paranın, belirli bir süre içinde emek verilmeden sağladığı gelir. )
- KARA KAPLUMBAĞASI ile BATAKLIK KAPLUMBAĞASI ile TATLISU KAPLUMBAĞASI ile DENİZ KAPLUMBAĞASI
( Bilinen, 200'den fazla çeşidi bulunmaktadır. Türkiye'de, 10 kaplumbağa türü bulunmaktadır. )
( ... İLE ... İLE ... İLE Türkiye'deki yuvalama kumsalları: Türkiye'nin Akdeniz kıyılarında belirlenmiş ve resmî olarak kabul edilmiş 21 yuvalama kumsalı bulunuyor. Bu kumsallar, Batı'dan Doğu'ya şöyle sıralanmaktadır: Ekincik, Dalyan, Dalaman, Fethiye (Muğla), Patara, Kale, Kumluca, Çıralı, Tekirova, Belek, Kızılot, Demirtaş, Gazipaşa (Antalya), Anamur, Göksu Deltası, Alata, Kazanlı, Davultepe (Mersin), Akyatan, Yumurtalık (Adana) ve Samandağ (Hatay). )
( [yaşam alanları] Dağlık, ormanlık hatta çöl ortamlarında bile rastlanmaktadır. İLE ... İLE Karadan, su yaşamına geçen hayvanlardandır. Tropikal ve alt tropikal iklim bölgelerinde yaşarlar. İLE Hem karada, hem de suda yaşarlar. Dünyanın orta bölgelerinde, tropikal bölgelerine yakın denizlerinde, açık okyanuslarda, kıyı habitatları özellikle tropikal ve ılıman bölgelerde, Hint Okyanusu, Atlantik Okyanusu, Pasifik Okyanusu, Karayipler ve Akdeniz'de yaşarlar. )
( [yaşam süreleri] ... İLE ... İLE ... İLE 25-50 yıldır. )
( ... İLE ... İLE ... İLE Dünya denizlerinde yaşayan yedi deniz kaplumbağası türü:[Dermochelys coriacea, Eretmochelys imbricata, Lepidochelys kempii, Lepidochelys olivacea, Chelonia mydas, Caretta caretta, Natator depressus] )
( Ayaklarında, beş parmak bulunmaktadır. Çiftleşmeyi kolaylaştırabilmek için karın alt kabuğu, erillerde daha güçlü ve içe doğru çöküktür. Erillerin, ön bacak tırnaklarından biri, dişiyi çiftleşme sırasında kavrayabilmek üzere daha uzundur. İLE ... İLE Parmakları arasında yarım perde biçimlenmiştir. Ayakları ve sırt kabukları biraz daha küçülmüş, uzamış ve yüzmeye uygun bir duruma gelmiştir.[Fırat kaplumbağasında, kabuk, tam sertleşmemiş bir yapı gösterir.] İLE Ayakları, yüzmeye uygun palet benzeri biçim almıştır. Tırnaklardan bir ya da ikisi kalmıştır. Kabukları, kayık benzeri, uzun bir biçim almış, baş ve ön ayakların bulunduğu yerden, kabuk, daha geri çekilmiştir. )
( Kaplumbağalar, kıçlarından da soluk alabilirler. )
( SELÂHİF[< SULHAFÂT, SULAHFÂT ]: Kaplumbağalar. )
( TURTLE vs. TORTOISE vs. ... )
( SULHAFÂH | TURÂBİYYE ile ... ile ... )
( TESTUDO avec ... avec ... )
- KARA SEVDA | HÜZÜN/MELANKOLİ[Fr. < MÉLANCOLIE] ile/||/<> KARA SEVDA | KURUNTU/MALİHÜLYA[Ar. < MĀLİḪULYĀ]
( kara sevda hüzün )
- KARA SULARI ile/||/<> KARA SULARI
( Denizin alçak suları sınırının altında düzensiz ve kara düzlükleri derinliğinden daha derin olan deniz kuşağı 1 Karadan belirli bir uzaklığa kadar olan sular 2 Bir devletin denizlerindeki sınırlarını ölçümleyen belirli bir alan )
( CONTINENTAL BORDERLAND | TERRITORIAL WATERS )
( BORDURE CONTINENTALE | MER TERRITORIALE )
( RANDLICHE TEILE DES KONTINENTES )
- KARA YEL ile/||/<> KEŞİŞLEME ile/||/<> KIBLE
( Kuzeybatıdan esen rüzgâr. )
( NORTHWEST WIND | SOUTHEAST WIND | SOUTH WIND~SOUTHEAST WIND~SOUTH WIND )
( VENT DU NORD-OUEST~SIROCCO~VENT DU SUD )
( ...~...~AUSTER )
( NORDWESTWIND~SÜDOSTWIND~SÜDWIND )
( MAESTRALE~SCIROCCO~AUSTRO )
( ΒΟΡΕΙΟΔΥΤΙΚΌΣ ΆΝΕΜΟΣ / βορειοδυτικός άνεμος~ΣΙΡΌΚΟΣ / σιρόκος~ΝΌΤΙΟΣ ΆΝΕΜΟΣ / νότιος άνεμος )
- KARAARDIÇ ile/||/<> KARAARDIÇ
( botanik Servigiller Cupressaceae familyasından yerde yatık pulsu yapraklı ülkemizde Karadeniz ve Akdeniz bölgeleri ile kısmen İç Anadolu bölgesinde yetişen çalı şeklinde bir bitki türü Sabin ardıcı juniper )
( SABIN, SAVIN )
( SABINE | SABINE, GENÉVRIER SABINE )
( SADEWACHOLDER, SABINBAUM )
( JUNIPERUS SABINA )
- KARABATAK ile/||/<> KARABATAK
( 1 Bir çeşit ok 2 Mehter yöntemlerinden birinin adı Phalacrocorax carbo Leyleksiler Ciconiiformes takımının karabatakgiller Phalacrocoracidae familyasından bir kuş türü Uzunluğu 36 cm Bütün tüyleri karadır Avrupa Asya Afrika Avustralya ve Kuzey Amerikanın deniz ırmak göl kenarlarında toplu halde yaşar zooloji Kuşlar Aves sınıfının kürek ayaklılar Pelecaniformes takımının karabatakgiller Phalacrocoracidae familyasından Avrupa Asya Afrika Avustralya ve Kuzey Amerikanın deniz ırmak göl kenarlarında toplu hâlde yaşayan 36 cm kadar boyda bütün tüyleri kara olan bir tür Kuşlar Aves sınıfının kürek ayaklılar Pelecaniformes takımının karabatakgiller Phalacrocoracidae familyasından Avrupa Asya Afrika Avustralya ve Kuzey Amerikanın deniz ırmak göl kenarlarında toplu biçimde yaşayan 36 cm olabilen tüyleri siyah bir tür )
( COMMON CORMORANT | CORMORANT )
( CORMORAN NOIR | CORMORAN D'EUROPE | GRAND CORMORAN )
( KORMORAN )
( PHALACROCORAX CARBO )
- KARABATAKGİLLER ile/||/<> KARABATAKGİLLER
( Phalacrocoracidae phalacrocorax karabatak Omurgalı hayvanlardan kuşlar Aves sınıfının leyleksiler Ciconiiformes takımının kürekayaklılar Steganopodes alttakımına giren bir familyası Gagaları sivri olup çengel uçludur Karabatak Phalacrocorax carbo tepeli karabatak Ph aristotelis yılan kuşu Anhinga rufa türleri iyi bilinir zooloji Kuşlar Aves sınıfının kürek ayaklılar Pelecaniformes takımından gagaları sivri ve çengel uçlu türleri olan bir familya Karabatak Phalacrocorax carbo küçük karabatak P pygmeus tepeli karabatak P aristotelis türleri iyi bilinir )
( CORMORANTS AND SHAGS )
( PHALACROCORACIDÉS )
( SCHARBEN )
( PHALACROCORAX | PHALACROCORACIDAE )
- KARABİBER ile/||/<> KARABİBER
( botanik Karabibergiller Piperaceae familyasından tırmanıcı çiçekleri genellikle er dişi tohumları olgunlaşmadan önce toplanıp ezilerek karabiber olgunlaştıktan sonra toplanıp soyularak beyaz biber elde edilen baharat olarak kullanılan Güney Doğu Asyada yayılış gösteren uzun tırmanıcı bitkiler )
( PEPPER PLANT, BLACK PEPPER )
( POIVRIER NOIR | POIVRE | PIPÉRACÉES )
( PFEFER )
( PIPER NIGRUM | PIPERACEAE )
( PEPE NERO )
( ΜΑΎΡΟ ΠΙΠΈΡΙ / μαύρο πιπέρι )
- KARABİBER ile/||/<> KARABİBERGİLLER
( (botanik) @@ Karabibergiller (Piperaceae) familyasından, tırmanıcı, çiçekleri genellikle er dişi, tohumları olgunlaşmadan önce toplanıp ezilerek karabiber, olgunlaştıktan sonra toplanıp soyularak beyaz biber elde edilen, baharat olarak kullanılan, Güney Doğu Asya'da yayılış gösteren uzun, tırmanıcı bitkiler. )
( PEPPER PLANT, BLACK PEPPER~PEPPER FAMILY )
( POIVRIER NOIR | POIVRE | PIPÉRACÉES~PIPÉRACÉES )
( PIPER NIGRUM | PIPERACEAE~PIPERACEAE )
( PFEFER~PFEFFERGEWÄCHSE )
( PEPE NERO~PIPERACEE )
( ΜΑΎΡΟ ΠΙΠΈΡΙ / μαύρο πιπέρι~ΠΙΠΕΡΟΕΙΔΉ / πιπεροειδή )
- KARABURUN ile/||/<> KARABURUN
( Chondrostoma nasus Kemiklibalıklar Teleostei takımının sazangiller Cyprinidae familyasından bir balık türü Uzunluğu 50 cm Yırtıcıdır Avrupa sularında yaşar Kemikli balıklar Teleostei takımının sazangiller Cyprinidae familyasından 50 cm kadar uzunlukta yırtıcı Avrupa sularında yaşayan bir tür Kemikli balıklardan sazangiller Cyprinidae familyasından 50 cm kadar uzunlukta olabilen yırtıcı bir tatlı su formu kababurun Karaburun )
( BLACK-NOSED DACE | BLACK NOSED DACE )
( NASE )
( NÂSLING | NÄSLING )
( CHONDROSTOMA NASUS )
- KARACA ile/||/<> KARACA
( Capreolus capreolus Çiftparmaklılar Artiodactyla takımının geyikgiller Cervidae familyasından bir memeli türü Uzunluğu 120 cm Yazın kırmızımsı kışın külrengimsi olur Yalnız erkekde bulunan boynuzlar dik silindir biçimde ve ucu dallıdır Avrupa ve Güney Batı Asyada yaşar zooloji Çift parmaklılar Artiodactyla takımının geyikgiller Cervidae familyasından 120 cm kadar uzunlukta yazın kırmızımsı kışın kül rengimsi erkeklerinde dik silindir şeklinde ucu dallı boynuzlar bulunan Avrupa ve Asyada yaşayan bir tür Eski kaynaklarda karıca kolun dirsekle omuz arasındaki bölümü olarak geçer Türk diyalektlerinde kullanılan karı kökünden geldiği açıktır garı koyun ve keçi gibi hayvanların dizinden tırnağına kadar olan bölümü incik karı kolun dirsekle omuz arasındaki bölümü omuz Alt Tel karı kolun üst bölümü xur eski bir uzunluk ölçüsü Orta Türkçede de karı dirsekle bilek arasındaki bölüm eski bir ölçü olarak geçer ca ekiyle yapılmış bir türev olan karıca sonradan karaca biçimini almıştır Türkçe oma homa kalça kemiği uyluk kemiği ve büyük kemik yanında kullanılan omaca ve omaça biçimleri de ca ça ekiyle yapılmıştır Bunun gibi kalçanın da ça ekiyle yapılmış bir türev olduğu anlaşılıyor kalça )
( ROE DEER )
( CHEVREUIL | CAPREOLUS CAPREOLUS )
( REH | REEH )
( CAPREOLUS CAPREOLUS )
- KARACİĞER YANGISI | HEPATİT ile/||/<> HEPATİT[Fr. < HÉPATITE]
( Karaciğer iltihabı )
( HEPATITIS )
( HÉPATITE )
- KARAGHIOZ[İng.] ile/||/<> KARAGHEUSE[Fr.] ile/||/<> KARAGÖS[Alm.] ile/||/<> KARAGÖZ
( 1 Türk gölge oyununun iki eksen kişisinden biri Dışadönük içi dışı bir olduğundan başka gözükmeyen yoksul bir halk tipidir Halkın sağduyusunu ve törelerini yansıtır Hacivatı dolandırmak gibi küçük kusurlar onda hoş görülür çünkü o ortağı tarafından daha büyük ölçüde dolandırıldığının farkındadır Dürüst ve açıksözlüdür Sürekli geçim derdinde olan Karagöz ekmek parası için sevmediği ve beceremediği işleri yapmak zorunda kalır Cesur ve gözüpektir Dilencilik yapmaz emeği karşılığı para kazanmak ister Parası olduğunda gönlü yüce eli açıktır Çabuk kanan çocuksu bir iyimserliği vardır Tecimden hiç anlamaz Gerçekçidir hayal kurmaktan hiç hoşlanmaz Her kalıba giremediği dalkavuk ve çıkarcı olmadığı için kapılar yüzüne kapanır Ama onun bu dürüstlüğünden hoşlanan mert kişiler de vardır örnek Tuzsuz Deli Bekir ya da Matiz onun toksözlülüğünden ve yiğitliğinden hoşlandıkları için başkaları arasından yalnızca onu bağışlarlar Hacivat ile aralarında sürekli bir işçiişveren ilişkisi görülür 2 Adını baş oyun kişisi Karagözden alan Türk gölge oyunu )
( KARAGHIOZ )
( KARAGHEUSE )
( KARAGÖS )
- KARAKAVAK ile/||/<> KARAKAVAK
( Hava kurusu yaklaşık olarak 0 45 gr cm3 ağırlığında esmer beyaz renkli kavak ağacı botanik )
( PEUPLIER NOIR )
( SCHWARZPAPPEL )
( POPULUS NIGRA )
- KARAKTER | DAMGA ile/||/<> DAMGA
( Verinin düzenlenmesi denetlenmesi ya da gösterimi için kullanılan ve üzerinde uzlaşıma varılmış öğeler kümesinin bir üyesi Yazaçları sayıları noktalama imlerini ya da başka simgeleri belirten damgalar genellikle veri ortamları üzerinde fiziksel durumlar ya da bitişken çizgiciklerin birbirlerinden değişik birleşimleriyle biçimlenirler 1 Bir kümenin öğelerini belirlemek sıralamak ya da birbirlerinden ayırt etmek amacıyla öğelerin üst ya da alt köşelerine konulan imlerden her biri 2 Bir küme üzerindeki yapıyı belirlemek amacıyla bir ilintiden çıkarılan sayı 3 G öbeğinin bir H altöbeği için G H sol ya da HG sağ eşkümeler uzayının sayal sayısı Simgesi G H I Semerlerin arkasındaki renkli keçe süs Yalvaç Isparta II 1 Çeç damga mühürü Akçaşar Yalvaç Isparta 2 Yapıcılarını belirtmek için keser kazma vb başlarına vurulan hayvan biçimli damga Yalvaç Isparta Sarmalaç üzerine malın özelliğini göstermek amacıyla ve kızgın bir demirle vurulan im )
( CHARACTER | INDEX (PL. INDEXES, INDICES) | BRAND )
( CARACTÉRE | INDICE | MARQUE )
( INDEX, ZEIGER )
- KARAKTER[Fr., İng. < CHARACTER < Yun.]/SECİYE[Ar.] ile/değil/yerine/= ÖZYAPI/IRA/İMCETÜR
- KARAKTER = SECİYE, HASİSA = CHARACTER[İng.] = CARACTÈRE[Fr.] = CHARAKTER[Alm.] = KHARAKTER < KHARASSEIN[Yun.] = CARÂCTER[İsp.]
- KARAKTERİSTİK | SECİYE | BELİRTKE ile/||/<> BELİRTKE
( 1 Bir yapıtı ve yazarını tanıtmak amacıyla yazılan önsöz 2 Bir yapıt ya da konu üzerine verilen kısa bilgi I A bir dolam olmak üzere varsa her için na 0 koşulunu sağlayan n artı tümsayılarının en küçüğü ya da böyle hiçbir n artı tümsayısı yoksa 0 sayısı II tümsayısal parça Bir nesneyi benzerlerinden ayırt eden temel özellik anlamdaş ıra belirtke )
( CHARACTERISTIC | CLIARACTER )
( NOTICE | CARACTÉRISTIQUE | CARACTÈRE )
( CHARAKTERISTIK | KENNZIFFER, CHARAKTERISTIK | CHARAKTER )
- KARAKTERİSTİK ile/||/<> CHARACTERISTIC[İng.] ile/||/<> CARACTÉRISTIQUE[Fr.] ile/||/<> EIGENTÜMLICH[Alm.] ile/||/<> ÖZGÜ
( Bir özdek ya da işlemin özelliklerine ilişkin )
( CHARACTERISTIC )
( CARACTÉRISTIQUE )
( EIGENTÜMLICH )
- KARAMBOL[Fr. < CARAMBOLE < İsp. CARAMBOLA] ile KARGAŞA
( Bilardo oyununda isteka ile vurulan bilyenin öbürlerine dokunması. | Çarpışma, birbirine çarpma. | Karışıklık, karmaşa. İLE Kışkırtma ve karışıklık yoluyla toplumda ortaya çıkan düzen bozukluğu. | Kalabalık, düzensizlik vb.nin yol açtığı karışıklık. )
- KARAMSAR/LIK ile/ve KÖTÜMSER/LİK ile/ve OLUMSUZ/LUK (NEGATİF/LİK)
( BEDBÎN )
( PESSIMISTE )
( PESSIMIST )
- KARANFİL ile/||/<> KARANFİL[Ar. < KARANFUL]
( botanik Caryophyllaceae familyasından ülkemizde doğal olarak yetişen 67 türü bulunan bazılarının kültürü yapılan bir ya da çok yıllık otsu bitkiler )
( DIANTHUS )
( GIROFLIER )
( DIANTHUS CARYAPHYLLUS | DIANTHUS )
- KARANFÎLİYE | KARANFİLGİLLER ile/||/<> KARANFİLGİLLER
( botanik botanik )
( GIROFLÉE | CARYOPHYLLACÉES )
( CARYOPHYLLACEAE )
- KARANLIK ODA ile/||/<> KARANLIK ODA
( Sinema Fotoğrafçılık ve sinemacılıkta üzerinde gizli görüntü bulunan duyarkatın bozulmadan işlenebilmesi için kullanılan ışık sızmaz oda Plak ve filmlerin yıkandığı ışıksız kapalı oda )
( DARK ROOM )
( CHAMBRE NOIRE, CABINET NOIRE | CHAMBRE NOIRE, CABINET NOIR )
( DUNKELKAMMER, DUNKELRAUM | DUNKELKAMMER )
- KARAR (İDARE) ile/||/<> DÉCISION[Fr.] ile/||/<> KARAR
( DÉCISION )
- KARAR = DECISION[İng.] = DÉCISION[Fr.] = ENTSCHEIDUNG[Alm.] = DECISIÓN[İsp.]
- KARAR ile/||/<> KARAR[Ar. < KARÂR]
( 1 Aralarında bir seçme yapma zorunluluğu olan olanaklardan birini seçme edimi ve bu edimin sonucu 2 Kişinin yaşamın önemli ayrıç noktalarında içine düştüğü gerilim ve bunun sonucu yapılan seçme )
( DECISION )
( DÉCISION )
( ENTSCHEIDUNG )
- KARARLI | STABİL ile/||/<> STABİL ile/||/<> STABİL[Fr. < STABLE]
( STABLE )
- KARARLI MÜREKKEP[Osm.] / STABLE COMPOUND[İng.] / COMPOSE STABLE[Fr.] ile/değil/yerine/= KARARLI BİLEŞİK
- KARARLI ile/||/<> STATIONNAIRE[Fr.] ile/||/<> DURAKLI
( fizik )
( STATIONNAIRE )
- KARARSIZLIK ile/||/<> KARARSIZLIK
( karasız denge halinde olma )
( INSTABILITY )
( INSTABILITÉ )
( INSTABILITÄT )
- KARARTMAK | AZALTMAK ile/||/<> AZALTMA ile/||/<> AZALTMAK
( Sinema TV Azaltıcı yardımıyla ışık yeğinliğini azaltma işini gerçekleştirmek 1 Giderleri azaltma 2 Vergileri indirme ya da tümü ile silme 3 Görevli kadrolarını bir yerden alıp bir başka yere verme ya da bir yerden alıp bölüm giderlerinde arttırım sağlamak üzere dondurma Bir paradan belirli bir bölümünü indirmek suresinden önce geri verilen bir paranın indiriminden yapılan düşüm )
( DIM | ABATEMENT | DEDUCT | DECREASE )
( BAISSER (LES LUMIÈRES), GRADUER (LES LUMIÈRES) | DIMINUTION | DÉDUIRE )
( ABBLENDEN, HERUNGTERREGELN, VERDUNKELN )
- KARASAKIZ ile/||/<> YERSAKIZI
( yersakızı jeoloji tarım )
( BITUME )
- KARASU | GLOKOM ile/||/<> GLOKOM[Fr. < GLAUCOME]
( Göz sıvısının üretimindeki artıştan ya da yeterince uzaklaştırılamamasından kaynaklanan göz içi basıncında uzun süren artışıyla belirgin göz sinirinin zedelenmesine ve görme bozukluğuna neden olabilen patofizyolojik değişim karasu )
( GLAUCOMA )
( GLAUCOME )
- KARATAVUK ile/||/<> KARATAVUK
( Turdus merula Ötücükuşlar Passeriformes takımının karatavukgiller Turdidae familyasından bir kuş türü Uzunluğu 25 cm Erkeği kara dişisi kahverengidir Palearktik bölgede orman fundalık ve bahçelerde yaşar zooloji Kuşlar Aves sınıfının ötücü kuşlar Passeriformes takımının ardıç kuşugiller Turdidae familyasından uzunluğu yaklaşık 25 cm kadar erkeği kara dişisi kahverengi olan Palearktik bölgede orman fundalık ve bahçelerde yaşayan meyvelerle beslenen Türkiyede yerli bir kuş türü )
( BLACKBIRD | BLACK BIRD | THRUSHES )
( MERLE NOIR | MERLE COMMUN | TURDIDÉS )
( AMSEL | EIGENTLICHE DROSSELN )
( TURDUS MERULA | TURDUS )
( MERLO )
( ΚΌΤΣΥΦΑΣ / κότσυφας )
- KARATAVUK ile/||/<> KARATAVUKGİLLER
( (Turdus merula): Ötücü-kuşlar (Passeriformes) takımının karatavukgiller (Turdidae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 25 cm. Erkeği kara, dişisi kahverengidir. Palearktik bölgede orman, fundalık ve bahçelerde yaşar. @@ (zooloji) @@ Kuşlar (Aves) sınıfının, ötücü kuşlar (Passeriformes) takımının, ardıç kuşugiller (Turdidae) familyasından, uzunluğu yaklaşık 25 cm kadar, erkeği kara, dişisi kahverengi olan, Palearktik bölgede orman, fundalık ve bahçelerde yaşayan, meyvelerle beslenen Türkiye'de yerli bir kuş türü. )
( BLACKBIRD | BLACK BIRD | THRUSHES~THRUSHES )
( MERLE NOIR | MERLE COMMUN | TURDIDÉS~TURDIDÉS )
( TURDUS MERULA | TURDUS~TURDUS | TURDIDAE )
( AMSEL | EIGENTLICHE DROSSELN~EIGENTLICHE DROSSELN )
( MERLO~TURDIDI )
( ΚΌΤΣΥΦΑΣ / κότσυφας~ΚΊΧΛΕΣ / κίχλες )
- KARATAVUKGİLLER ile/||/<> KARATAVUKGİLLER
( anlamdaş ardıçkuşugiller Turdidae turdus ardıç kuşu Omurgalı hayvanlardan kuşlar Aves sınıfının ötücükuşlar Passeriformes takımının özötücüler Oscines üstfamilyasının bir familyası Oldukça iri yapılı kuşlardır Çok yaygındırlar Gagaları hafifçe yay gibidir Göçücüdürler Karatavuk Turdus merula ardıç kuşu T pilaris pasrengi ardıç kuşu T musicus kolyeli ardıç kuşu T torquatus ökse ardıcı T viscicorus kaya ardıcı Monticola saxatilis gök ardıç M solitarius kuyrukkakan Oenanthe oenanthe karakulaklı kuyrukkakan O hispanica vınlayan kuyrukkakan Saxicola rubetra takırdayan kuyrukkakan S torquata bahçe kızılkuyruğu Phoenicurus phoenicurus ev kızılkuyruğu Ph ochruros bülbül Luscinia megarhynchos ardıç bülbülü luscinia buğdaycıl bülbül L svecica cyanecula nar bülbülü Erithacus rubecula en iyi bilinen türleridir zooloji ardıç kuşugiller )
( THRUSHES )
( TURDIDÉS )
( EIGENTLICHE DROSSELN )
( TURDUS | TURDIDAE )
- KARAVAN[Fr. < CARAVANE] ile KARAVANA[İt. < CAROVANA]
( Bir otomobilin arkasına takılan, hem taşıt hem konut olarak kullanılan üstü kapalı araç. İLE Genellikle orduda yemek dağıtımında kullanılan büyük metal kap. | Bu kaptan dağıtılan yemek. | İnce, yassı elmas. | Atış taliminde hedef tahtasını bile vuramama. )
- KARAVAN/CARAVANE[Fr. < CARAVANE] ile/||/<> RÖMORK/REMORQUE[Fr. < REMORQUE] ile/||/<> TREYLER/TRAİLER[İng. < TRAILER]
( Bir otomobilin arkasına takılan ya da hem taşıt hem konut olarak kullanılan üstü kapalı ev özelliğinde araç )
- KARAYA GUM[İng.] / GOMME DE KARAYA[Fr.] / KARAYA GUMMI[Alm.] ile/değil/yerine/= KARAYA ZAMKI
- KARAYEMİŞ ile/||/<> KARAYEMİŞ
( botanik Gülgiller Rosaceae familyasından yaprakları basit koyu yeşil ve derimsi mor ya da siyahımsı meyveleri yenen her dem yeşil bitki Taflan kocayemiş Laz yemişi )
( CHERRY LAUREL )
( LAURIER-CERISE | LAURIER CERISE )
( LORBEERKIRSCHE )
( LAUROCERASUS OFFICINALIS )
- KARBOKSİLİK[Fr. < CARBOXYLIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> KARBOKSİLLİ
- KARBON[Fr. < CARBONE] ile KARBOKSİL[Fr. < CARBOXYLE]
( Atom numarası 6, atom ağırlığı 12 olan, doğada elmas, grafit gibi billurlaşmış ya da maden kömürü, linyit, antrasit gibi biçimsiz olarak bulunan, canlı varolanların aslını oluşturan ve yandıktan sonra kömür durumuna geçen öğe.[simgesi C] İLE Organik asit öbeğinde bulunan, -COOH formülündeki tek değerli kökler. )
( İlgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )
- KARBON[Fr. < CARBONE] ile KARBONİT[Fr. < CARBONITE]
( Atom numarası 6, atom ağırlığı 12 olan, doğada elmas, grafit gibi billurlaşmış ya da maden kömürü, linyit, antrasit gibi biçimsiz olarak bulunan, canlı varolanların aslını oluşturan ve yandıktan sonra kömür durumuna geçen öğe.[simgesi C] İLE Karbon öbeğinden, yalın nesne. )
- KARBON/CARBONE[Fr. < CARBONE] ile/||/<> KARBONİK/CARBONİQUE[Fr. < CARBONIQUE] ile/||/<> KARBONİL/CARBONİLE[Fr. < CARBONILE] ile/||/<> KARBONİT/CARBONİTE[Fr. < CARBONITE] ile/||/<> KARBÜR/CARBURE[Fr. < CARBURE] ile/||/<> KARPİT/CARBİDE[İng. < CARBIDE]
( karbondioksit karbon dönemi karbonhidrat karbon kâğıdı karbonmonoksit Atom numarası atom ağırlığı olan doğada elmas grafit gibi billurlaşmış ya da maden kömürü linyit antrasit gibi şekilsiz olarak bulunan canlı varlıkların aslını oluşturan ve yandıktan sonra kömür durumuna geçen element simgesi C )
- KARBON ile GRAFİT[Fr. < Yun.]
( Atom numarası 6, atomsal kütlesi 12.01115, yoğunluğu 3.52 g/cm³, ergime derecesi 3500 °C, kaynama derecesi 4800 °C, elmazs, kömür ve grafit olarak serbestçe bulunan ve organik bileşiklerin ana elementini oluşturan, ısı ve elektriği oldukça iyi ileten, atomları, karbonda kristal yapının büyük bir sertlik kazanmasına yol açan, eşit aralıkta ve dört yüzlü, grafitte düzgün altıgen kafesler oluşturarak üst üste katmanlar biçiminde dizilmiş olan, duruma göre elektroartı ya da elektroeksi olabilen, doğal karbonun %98.9'unu oluşturan 12 kütle numaralı kararlı izotopu, tam olarak 12 birimlik atomik kütlesiyle en son atomsal kütle birimi [bağıl çekirdeksi kütle birimi] olarak, radyoaktif da denilen 14 kütle numaralı doğal radyoaktif izotopu, yayınladığı 156keV enerjili beta [β"] ışınları ve 5780 yıl yarılanma süresiyle, yaş belirlemede ve fotosentezde, karbonun metabolik yolunun açıklanmasında kullanılan, periyodik cetvelin dördüncü sütununda yer alan ametal. [Simgesi: C]
İLE
Kurşunkalem ve bazı aygıt parçalarının yapımında kullanılan, yumuşak, kolaylıkla toz durumuna gelebilen, gri siyah renkli, yapay olarak billurlaşabilen, bir çeşit doğal karbon. )
( CARBON vs. GRAFIT )
( LE CARBONE avec GRAFIT )
( KOHLENSTOFF mit ... )
- KARBON ile KARBONİFER[Fr. < CARBONIFÈRE]
( ... İLE Karbon dönemi. )
- KARBON ile PENTAN[Fr.]
( ... İLE Formülü, C5H12 olan doymuş hidrokarbon. )
- KARBONDİOKSİT[Fr. < CARBONDIOXYDE] ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> NİTRÖZ OKSİT
( Renksiz, kokusuz, yoğunluğu 152,0 °C'de ve 36 atmosfer basıncında kolayca sıvılaşan ekşimsi tatta bir gaz.[CO2] İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/> Karbondioksitten, 300 kat daha zararlı sera gazı. )
- KARBONDİOKSİT/CARBONDİOXYDE[Fr. < CARBONDIOXYDE] ile/||/<> KARBONMONOKSİT/CARBONE MONOOXYDE[Fr. < CARBONE MONOOXYDE]
( Renksiz kokusuz yoğunluğu C de ve atmosfer basıncında kolayca sıvılaşan ekşimsi tatta bir gaz CO )
- KARBONDİOKSİT ile/||/<> KARBONDİOKSİT[Fr. < CARBONDIOXYDE]
( Kimyasal formülü CO2 olan kutupsuz renksiz kokusuz suda az çözünen sulu ortamda kolayca karbonik asit oluşturan bir gaz Karbonun oksidasyonuyla oluşan kokusuz ve renksiz bir gaz Karbondioksit dokularda oluşur ve akciğerlerden atılır CO2 ve karbonatlar vücuttaki doku ve sıvılarda nötraliteyi devam ettirmeyi sağlar )
( CARBON DIOXIDE | CARBONDIOXIDE )
( DIOXYDE DE CARBONE | CARBONDIOXYDE )
( KOHLENDIOXID )
- KARBONİFER[Fr. < CARBONIFÈRE] ile/değil/yerine/=/||/<> KARBON DÖNEMİ
- KARBONİL[Fr. < CARBONILE] ile KETON[Fr. < CETON]
( Birleşme değeri 2 olan karbonmonoksit. İLE Karbonil grubuna iki alkil kökünün bağlanmasıyla türeyen birleşik. )
- KARBONMONOKSİT ile/ve/||/<>/> KARBONİL[Fr. < CARBONILE]
( 0,97 yoğunluğunda, renksiz, kokusuz, zehirleyici bir gaz. [Bol miktarda ısı açığa çıkararak mavi bir alevle yanar ve hava ile birleşerek birçok uygulama alanı olan patlayıcı bir karışım oluşturur.] [simgesi CO]. İLE/VE/||/<>/> Birleşme değeri 2 olan karbonmonoksit. )
- KARBÜR[Fr. < CARBURE] ile KOHENİT[Fr. < COHENITE]
( Karbonun başka bir öğeyle birleşmesinden oluşan nesne. İLE Gök taşlarında bulunan demir, nikel ve kobalt karbür. )
- KARBÜRİZASYON | KARBONLAMA ile/||/<> KARBONLAMA
( 1 Çelik yapımında olduğu gibi karbonun erimiş metallerde Çözündürülmesi 2 Bir gazın içine hidrokarbon katılması Martensit dönüşümüyle sertleştirmek ereğiyle ostenitleme bölgesi sıcaklıklarında karbonlu ya da karbonlayıcı ortamlardaki yayınım yoluyla çeliğin bileşimindeki karbonu artırmak için yapılan ısıl işlem )
( CARBURIZATION, CARBURIZING | CARBURIZING )
( CARBURATION | CÉMENTATION PAR LE CARBONE )
( ZEMENTIEREN MIT KOHLENSTOFF | EINSATZHÄRTUNG )
- KARDELEN ile/||/<> KARDELEN
( botanik Amaryllidaceae familyasından beyaz çiçekli erken ilkbaharda hemen kardan sonra ya da karın üzerinde çiçek açan çiçekleri geriye doğru sarkık süs bitkisi olarak da kullanılan Toroslar ve Karadeniz dağlarında yaygın olarak bulunan soğanlı otsu bitkiler Öksüzoğlan aktaş akbardak karga soğanı )
( SNOWDROP )
( PERCE-NEIGE, GALANTHE DES NEIGES | PERCENEIGE )
( SCHNEEGLÖCKCHEN )
( GALANTHUS NIVALIS | GALANTHUS )
- KARDEŞLENME ile/||/<> KARDEŞLENME
( tarım )
( TALLAGE )
- KARDİNAL KUŞU ile/||/<> KARDİNAL KUŞU
( Cardinalis cardinalis Ötücükuşlar Passeriformes takımının ispinozgiller Fringillidae familyasından bir kuş türü Uzunluğu 20 cm Kuzey Amerikada yaşar zooloji Ötücü kuşlar Passeriformes takımının ispinozgiller Fringillidae familyasından 20 cm kadar uzunlukta Kuzey Amerikada yaşayan bir tür )
( CARDINAL )
( CARDINAL POUPRE | CARDINAL HUPPÉ )
( KARDINAL )
( CARDINALIS CARDINALIS )
- KARDİYOGRAF[Fr. < CARDIOGRAPHE] ile/değil/yerine/=/||/<> ELEKTROKARDİYOGRAF
- KARDİYOGRAFİ[Fr. < CARDIOGRAPHIE] ile/değil/yerine/=/||/<> ELEKTROKARDİYOGRAFİ
- KARDİYOGRAM[Fr. < CARDIOGRAMME] ile/değil/yerine/=/||/<> ELEKTROKARDİYOGRAM
- KARE[Fr. < CARRÉ] ile/değil/yerine/= DÖRDÜL
- KARGA[İt. < CARGA] ile/||/<> KARTAL ile/||/<> YAĞMUR KUŞU ile/||/<> YILAN
( Dünyanın yaratılışını ve insanların oluşumunu konu edinen ilkel efsanelerde önemli rol oynadığına inanılan; masallarda, halk inanmalarında gelecekten haber verici olarak nitelenen; ötüşünden, uçuşundan, bir yere konuşundan kötülük ya da iyilik getireceği çıkarılan kuş. @@ Tavana tutturulmuş tütün asma çengeli. (Öveçler *Kırkağaç -Manisa) @@ Ağızlarda garga olarak geçer. ~ Az garga. -Tkm garga. -TatK karga. -Bşk karga. -Nog karga 'karga; kuzgun'. -Kklp garga 'karga; kuzgun'. -Kzk karga. -Krg karga. -Tel, Alt, Şor, Koy, Kaça, Küer karga. -Özb karga. -Tar karga. Tarançılar kāğa (kara kāğa) biçimini de kullanırlar. -Tuv kārgan. Eski Türkçeden başlayarak kullanılır. Özünde 'karga' olarak geçer. Ancak gök karga ve kuzgun gibi kuşlara da karga adı verilir. Orta Türkçede de karga olarak geçer. Eski Kıpçakçada da karga biçimi kullanılır. Türkçe karga adının, karganın çıkardığı sesten geldiği açıktır (Bang: KOsm 2: 22; Brockelmann: UJb 8: 261). Garipov (Slovoobrazovanije 87) -ga ekiyle kurulduğunu bildirmekle yetinmiştir. Yabancı dillerde de kargaya buna benzer adlar verilir. Örn. Tibetçe kaka, kā-ka adı da karganın sesinden gelir (Uray: AOH 4: 209). bk. Clauson: TDAY 1966, 7. Bilimsel yayınlarda sık sık Moğolca keriye biçimiyle birleştirildiği göze çarpar (bk. Bazin-Hamilton: Uray Arm 17). Ancak Ramstedt (KWb 226b) Moğolca keriye'yi Türkçe karga biçimiyle birleştirmemiştir. Türkçeden komşu dillere de geçmiştir: Blg garga (BER 1: 231); Rus karga (Vasmer: REW 2: 196). Anadolu ağızlarında alacakarga, karakarga, küçük karga, çeltik kargası, kestane kargası gibi karga türleri geçer. )
( CROW | EAGLE | PLOVER | SNAKE~AQUILA, AQL (AQUILAE), EAGLE~PLOVER | GOLDEN PLOVER~SERPENS, SER (SERPENTIS), SERPENT )
( CORBEAU | AIGLE | PLUVIER | SERPENT~AIGLE~PLUVIER | GRAVELOT~SERPENT )
( CHARADRIUS FLUVIALIS~AQUILA~CHARADRIUS FLUVIALIS~SERPENS )
( RABE | ADLER | REGENVOGEL | SCHLANGE~AADLER~REGENVOGEL | GOLDREGENPFEIFER~SCHLANGE )
( CARGA~AQUILA~PIVIERE~SERPENTE )
( ΚΟΥΡΟΎΝΑ / κουρούνα~ΑΕΤΌΣ / αετός~ΒΡΟΧΟΠΟΎΛΙ / βροχοπούλι~ΦΊΔΙ / φίδι )
- KARGA ile/||/<> KARGA
( Bir takımyıldızın adı astronomi )
( CORVUS,'CRV (CORVI), CROW )
( CORBEAU )
( ROBE )
( CORVUS )
- KARGA ile/||/<> KARGA[İt. < CARGA]
( Dünyanın yaratılışını ve insanların oluşumunu konu edinen ilkel efsanelerde önemli rol oynadığına inanılan masallarda halk inanmalarında gelecekten haber verici olarak nitelenen ötüşünden uçuşundan bir yere konuşundan kötülük ya da iyilik getireceği çıkarılan kuş Tavana tutturulmuş tütün asma çengeli Öveçler Kırkağaç Manisa Ağızlarda garga olarak geçer Az garga garga karga karga karga karga kuzgun garga karga kuzgun karga karga Tel Alt Koy Kaça Küer karga karga Tar karga Tarançılar kāğa kara kāğa biçimini de kullanırlar kārgan Eski Türkçeden başlayarak kullanılır Özünde karga olarak geçer Ancak gök karga ve kuzgun gibi kuşlara da karga adı verilir Orta Türkçede de karga olarak geçer Eski Kıpçakçada da karga biçimi kullanılır Türkçe karga adının karganın çıkardığı sesten geldiği açıktır Bang KOsm 2 22 Brockelmann UJb 8 261 Garipov Slovoobrazovanije 87 ga ekiyle kurulduğunu bildirmekle yetinmiştir Yabancı dillerde de kargaya buna benzer adlar verilir Örn Tibetçe kaka kāka adı da karganın sesinden gelir Uray AOH 4 209 Clauson TDAY 1966 7 Bilimsel yayınlarda sık sık Moğolca keriye biçimiyle birleştirildiği göze çarpar BazinHamilton Uray Arm 17 Ancak Ramstedt KWb 226b Moğolca keriyeyi Türkçe karga biçimiyle birleştirmemiştir Türkçeden komşu dillere de geçmiştir garga BER 1 231 karga Vasmer REW 2 196 Anadolu ağızlarında alacakarga karakarga küçük karga çeltik kargası kestane kargası gibi karga türleri geçer )
( CROW | EAGLE | PLOVER | SNAKE )
( CORBEAU | AIGLE | PLUVIER | SERPENT )
( RABE | ADLER | REGENVOGEL | SCHLANGE )
( CHARADRIUS FLUVIALIS )
( CARGA )
( ΚΟΥΡΟΎΝΑ / κουρούνα )
- KARGAGİLLER ile/||/<> KARGAGİLLER
( Corvidae corvus karga Omurgalı hayvanlardan kuşlar Aves sınıfının ötücükuşlar Passeriformes takımının özötücüler Oscines üstfamilyasından bir familyası İri yapılı kuşlar olup dipleri kıllı olan kuvvetli ve kalın bir gagaları büyük ve kuvvetli ayakları vardır Toplu halde yaşarlar Bazıları göçücüdür 200 kadar türü vardır Kara karga Corvus corax leş kargası C cornix ekin kargası C frugilegus kestane kargası Garrulus glandarius küçük karga Coloeus monedula köknar kargası Nucifraga caryocatactes sarıgagalı dağ kargası Pyrrhocorax graculus kırmızıgagalı dağ kargası P pyrrhocorax saksağan Pica pica türleri iyi bilinir zooloji Kuşlar Aves sınıfının ötücü kuşlar Passeriformes takımından yaklaşık 200 kadar türü olan iri yapılı kaide kısmı kıllı kuvvetli ve kalın bir gagaya sahip büyük ve kuvvetli ayakları olan toplu hâlde yaşayan ve bazı türleri göçücü olan bir familya Alakarga Garrulus glandarius saksağan Pica pica ekin kargası Corvus frugilegus kuzgun C corax leş kargası C cornix kızıl gagalı dağ kargası Pyrrhocorax pyrrhocorax en iyi bilinen türleridir )
( CROWS )
( CORBEAUX | CORVIDÉS )
( RABENVÖGEL )
( CORVUS | CORVIDAE )
- KARGO[Fr./İng. < CARGO] ile/değil/yerine/= YÜK
- KARGO/CARGO[İng. < CARGO] ile/||/<> MÜNAKALE/MUNAKALE[Ar. < MUNĀḲALE] ile/||/<> NAKLİYE/NAKLİYYE[Ar. < NAḲLİYYE] ile/||/<> TRANSPORT/TRANSPORT[Fr. < TRANSPORT] ile/||/<> VESAİTİNAKLİYE/VESAİTNAKLİYYE[Ar. < VESĀʾİṬ + NAḲLİYYE]
( kargo alım belgesi kargo paketi kargo pantolon Uçak gemi vb bir taşıtla taşınan eşya yük Yük taşıyan uçak gemi kamyon vb Bir yerden bir yere yük ya da posta taşıyan şirket Bu şirketin taşıdığı yük ya da posta kargo paketi )
- KARİ | OKUR ile/||/<> OKUYUCU
( Gazete, dergi ya da yazın türlerinden herhangi birini okuyan okuyucu. )
( READER~READER )
( LECTEUR~LECTEUR )
( LECTOR~LECTOR )
( LESER~LESER )
( LETTORE~LETTORE )
( ΑΝΑΓΝΏΣΤΗΣ / αναγνώστης~ΑΝΑΓΝΏΣΤΗΣ / αναγνώστης )
- KARİ ile/||/<> OKUR
( Gazete dergi ya da yazın türlerinden herhangi birini okuyan okuyucu )
( READER )
( LECTEUR )
( LESER )
( LECTOR )
( LETTORE )
( ΑΝΑΓΝΏΣΤΗΣ / αναγνώστης )
- KARİKATÜR[Fr. < CARICATURE] ile/değil/yerine/= DÜŞÜNÇİZİ
- KARİKATÜR/CARİCATURE[Fr. < CARICATURE] ile/||/<> KARİKATÜRİZE/CARİCATURİSE[Fr. < CARICATURISÉ]
( İnsan ve toplumla ilgili her tür olayı konu alarak abartılı bir biçimde veren düşündürücü ve güldürücü resim Beceriksizce yapılmış şey taslak )
- KARİKATÜRİST[Fr. < CARICATURISTE] ile/değil/yerine/=/||/<> KARİKATÜRCÜ
- KARIN ZARI YANGISI | PERİTONİT ile/||/<> PERİTONİT[Fr. < PÉRITONITE]
( Periton iltihabı )
( PÉRITONITE )
( PERITONITIS )
- KARIN ZARI/PERİTON[Fr. < PÉRITOINE] ile/||/<> KARIN ZARI YANGISI/PERİTONİT[Fr. < PÉRITONITE]
- KARİNA ile/||/<> KARİNA[İt. < CARENA]
( 1 Kuşların gemi omurgası biçiminde olan göğüs kemiği çıkıntısı 2 Bazı kemiklerin çıkıntılı parçası 1 Kuşların gemi omurgası biçiminde olan göğüs kemiği çıkıntısı 2 Bazı kemiklerin çıkıntılı parçası Gemi omurgası biöimindeki yapı anat 1 Omurga 2 Gemi omurgası R καρῆνα karina yoluyla Latinceden alınmıştır Latince carina Akdeniz dillerinde carena ve carina olarak geçer Kuzey İtalyada carina yerine carena biçimi yaygın olarak kullanılır Batı Akdeniz dillerinde eski carina biçiminin yaygın olarak yerini carena almıştır Türkçeden Bulgarcaya da geçmiştir BER 2 247 )
( KEEL | CARINA )
( BRÉCHET )
( CARINA | CARINA )
( CARINA | CARINA: OMURGA ŞEKLINDE )
( CARENA )
( ΚΑΡΗ͂ΝΑ / καρῆνα )
- KARİNALILAR ile/||/<> KARİNALILAR
( Carinatae carinatus karinalı Omurgalı hayvanlardan kuşlar Aves sınıfının hemen bütün kuşları içine alan büyük bir bölümü Hepsi karinalıdır Dalgıçkuşları Colymbiformes penguenler Sphenisciformes fırtınakuşları Tubinares leyleksiler Ciconiiformes kazsılar Anseriformes kartallar Falconiformes tinamular Tinamiformes tavuksular Galliformes bataklıkkuşları Grallae yağmurkuşları Charadriiformes guguksular Cuculiformes gökkuzgunumsular Coraciiformes ötücükuşlar Passeriformes takımlarını içine alır zooloji Omurgah hayvanlardan kuşlar Aves sınıfının hemen hemen bütün kuşları içine alan büyük bir bölümü Hepsi karinalıdır Dalgıç kuşları Gaviiformes penguenler Sphenisciformes fırtına kuşları Procellariiformes leyleksiler Ciconiiformes kazsılar Anseriformes kartallar Falconiformes tinamular Tinamiformes tavuksular Galliformes bataklık kuşları Grallae yağmur kuşları Charadriiformes guguksular Cuculiformes gökkuzgunumsular Coraciiformes ötücü kuşlar Passeriformes takımlarını içine alır )
( CARINATED BIRDS )
( CARINATES )
( KIELBRUSTVÖGEL )
( CARINATUS | CARMATAE | CARINATAE, CARINATUS: KARINALI )
- KARINCA HÂMIZI | FORMİK ASİT ile/||/<> FORMİK ASİT ile/||/<> KARINCA ASİDİ
( karınca asidi Karıncalarda ve bazı bitkilerde bulunan organik bir asit Karınca asidi Karıncalarda ve bazı bitkilerde bulunan organik bir asit karınca asidi formik asit Formik asit )
( FORMIC ACID )
( ACIDE FORMIQUE )
( FORMISCHSÄURE )
- KARINCAYİYENGİLLER ile/||/<> KARINCAYİYENGİLLER
( Echidnidae ekhidne canavar Omurgalı hayvanlardan memeliler Mammalia sınıfının tek delikliler Monotremata takımına giren bir familyası Vücutları kirpi gibi dikenli olup ağızları boru biçiminde uzamıştır Dillerini solucan gibi dışarı uzatabilirler Dişleri yoktur Karınca yerler Karıncayiyen Echidna aculeata en iyi bilinen türüdür Myrmecophagidae myrmecophaga karıncayiyen Omurgalı hayvanlardan memeliler Mammalia sınıfının dişsizler Edentata takımına giren bir familyası Yalnız karınca yiyerek beslendikleri için ağızları bu işe elverişli olmak üzere uzamıştır Dilleri de uzun olup karıncaları yalamaya yarar Dişleri yoktur Vücutları uzun kıllıdır Güney Amerikada yaşarlar Büyük karıncayiyen Myrmecophaga tridactyla cüce karıncayiyen Cyclopes didactylus tamandua Tamandua tetradactyla iyi bilinen türleridir zooloji zooloji Memeliler Mammalia sınıfının dişsizler Edentata takımından yalnız karınca yiyerek beslendikleri için ağızları bunu sağlayacak şekilde gelişmiş dilleri uzun ve karınca yalamaya elverişli dişleri olmayan vücutları uzun kıllı Güney Amerikada yaşayan büyük karıncayiyen Myrmecophaga tridactyla cüce karıncayiyen Cyclopes didactylus tamandua Tamandua tetradactyla türleri iyi bilinen bir familya Memeliler Mammalia sınıfının tek delikliler Monotremata takımından vücutları kirpi gibi dikenli ağızları boru biçiminde uzanmış dillerini solucan gibi dışarı uzatabilen dişleri bulunmayan karıncayiyen Echidna aculeata türü iyi bilinen karıncalarla beslenen bir familya )
( ECHIDNAS | NEW WORLD ANT-EATERS | NEW WORLD ANT EATERS )
( ÉCHIDNÉS | MYRMÉCOPHAGIDÉS | ÉCHIDNIDÉS )
( AMEISENIGEL | AMEISENFRESSER )
( MYRMECOPHAGA | MYRMECOPHAGIDAE | MYRMECOPHAGIDAE, MYRMECOPHAGA: KARINCAYIYEN | ECHIDNIDAE )
- KARINDAN AYAKLILAR ile/||/<> KARINDAN AYAKLILAR
( gastros mide pous ayak Çok hücrelilerin Metazoa birincil ağızlılar Protostomia filumunun yumuşakçalar Mollusca dalından çıplak ya da çoğunlukla bir eksen çevresinde konimsi bir biçimde kıvrılmış bir parçalı bir kabukla örtülü vücutlu başta dokunaçlar üzerinde gözleri ağızlarında dişli dil radula bulunan Kambriyumdan beri fosillerine rastlanan önden solungaçlılar Prosobranchia arttan solungaçlılar Opisthobranchia akciğerli salyangozlar Pulmonata gibi takımları olan geniş bir sınıf Salyangozlar Yumuşakçalar Mollusca şubesinden çıplak ya da çoğunlukla bir eksen çevresinde konimsi bir biçimde kıvrılmış parçalı bir kabukla örtülü bir sınıf salyangozlar )
( SNAILS )
( GASTÉROPODES )
( SCHNECKEN )
( GASTROPODA )
- KARIŞIK = CONFUSED[İng.] = CONFUS[Fr.] = UNKLAR[Alm.] = CONFUSUS[Lat.]
- KARIŞIKLIK = CONFUSION, DISORDER[İng.] = CONFUSION[Fr.] = WERWIRRUNG[Alm.] = CONFUSIO[Lat.]
- KARİYER[Fr. < CARRIÈRE] ile KARİYER[İng. < CARRIER]
( Bir meslekte zaman ve çalışmayla elde edilen aşama, başarı ve uzmanlık. İLE Donanımı çok güvenli, polis ya da asker taşıma aracı. )
- KARİZMA[Fr. < CHARISME] ile/değil/yerine/= ETKİLEYİCİLİK
- KARİZMA[Fr. < CHARISME] ile/değil/yerine/=/||/<> ETKİLEYİCİLİK
- KARİZMATİK[Fr. < CHARISMATIQUE] ile/değil/yerine/= ETKİLEYİCİ
- KARİZMATİK[Fr. < CHARISMATIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> ETKİLEYİCİ
- KARKAS ile/||/<> KARKAS[Fr. < CARCASSE]
( Mimarlık Demirli betonla yapılmış yapı Gövde et )
( CARCASE, CARCASS )
( CARCASSE )
- KARL FISCHER REAGENT[İng.] / RÉACTIF DE KARL FISCHER[Fr.] / KARL FISCHER REAGENT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARL FİSCHER BELİRTİCİ/REAKTİFİ
- KARLI RESİM, KARLI GÖRÜNTÜ, KAR, KARLAMA ile/||/<> PICTURE NOISE, VIDEO NOISE, GRAIN, SNOW(-ING)[İng.] ile/||/<> BRUIT VIDÉO, NEIGE, "SNOWING"[Fr.] ile/||/<> BILDRAUSCHEN, SCHNEE, "SNOWING"[Alm.] ile/||/<> KARLANMA
( TV Bir televizyon resminde elektriksel düzensizlikten doğan resmin her yanında titreşen noktacıklar biçiminde kendini gösteren düzensizlik arttıkça resmin kar tipisini andırmasına yol açan aksaklık Karlanma genellikle ses aygıtlarında plakçalarlarda radyolardaki dip gürültüsünün resimdeki karşılığıdır )
( PICTURE NOISE, VIDEO NOISE, GRAIN, SNOW(-ING) )
( BRUIT VIDÉO, NEIGE, "SNOWING" )
( BILDRAUSCHEN, SCHNEE, "SNOWING" )
- KÂRLILIK ile/||/<> KÂRLILIK
( 1 Değerlerin birbirine oranı 2 Bir işletmenin kârlılığı ya da ürettiği mal ve hizmetlerin yüksek ederle satılabilmesi ya da üretim ve satış niceliklerinin artırılması buna karşılık üretim tümdeğerlerinin düşürülmesi 1 Bir işletme ya da yatırım projesinin kâr elde etme kapasitesi ya da potansiyeli rantabilite 2 kâr oranı 1 )
( PROFITABILITY )
( PROFITABLE )
- KARMA EKONOMİ ile/||/<> KARMA EKONOMİ
( Özel kesimin yanında kamu kesiminin de yer aldığı ekonomik düzen Piyasa başarısızlıklarının yaşandığı özel durumlarda hükümetin iktisadi etkinliklerin işleyişine müdahale ettiği piyasa ekonomisi türü güdümlü ekonomi piyasa ekonomisi serbest piyasa ekonomisi )
( MIXED ECONOMY )
( ÉCONOMIE MIXTE )
( MISCHWIRTSCHAFT )
- KARMAŞIK | KOMPLEKS ile/||/<> KOMPLEKS[Fr. < COMPLEXE]
( COMPLEXE )
- KARMAŞIK | KOMPLİKE[Fr. < COMPLIQUÉ] ile/||/<> ...
( COMPLIQUÉ )
- KARNAS, MUKARNAS | İSTALAKTİT | MUKATTARA-İ FEVKANİYE | SARKIT ile/||/<> SARKIT ile/||/<> DAMLATAŞI
( damlataşı Mimarlık stalazein damlamak Mimarlıkta sarkıt biçimi süs örgesi Karst bölgelerinde mağaraların tavanından aşağıya doğru direk biçiminde uzanan kireçli oluşuklar dikit jeoloji )
( STALACTITE )
( STALACTITE, STALAGMITE | STALACTITE )
( TROPFSTEIN | STALAKTIT )
- KARNAVAL[Fr./İng. < CARNAVAL] ile FESTİVAL[Fr./İng. < FESTIVAL]
( Hristiyanların, belirli dönemlerde renkli, komik ve şaşırtıcı kılıklara girerek yaptığı şenlik ve eğlence dönemi. | Bu dönemde yapılan eğlence. | Şenlik. | İnsan kurban edilen tören. İLE Dönemi, yapıldığı çevre, katılanların sayısı ya da niteliği programla belirtilen ve özel önemi olan sanat gösterisi. | Belirli bir sanat dalında oyun ve filmlerin sunulması ve gösterilmesi sonunda ödül, derece verilmesi biçiminde düzenlenen ulusal ya da uluslararası gösteri dizisi, şenlik. | Bir bölgenin en ünlü ürünü için yapılan gösteri, şenlik. | Düzensiz toplantı, curcuna. )
- KARNE[Fr. < CARNET] ile/değil/yerine/= BELGE
( Öğrencilere dönem sonlarında okul yönetimleri tarafından verilen ve her dersin başarı durumu ile devam, sağlık, yetenek ve genel gidiş durumlarını gösteren belge. | Kişilerin bir haktan yararlanmaları için bir kuruluş tarafından verilen belge. )
- KARNE/CARNET[Fr. < CARNET] ile/||/<> TEŞEKKÜRNAME/TEŞEKKURNAME[Ar. < TEŞEKKUR + Fars. NĀME]
( çalışma karnesi sağlık karnesi İlk ve ortaöğretim öğrencilerine dönem sonlarında okul yönetimleri tarafından verilen ve her dersin başarı durumu ile devam sağlık yetenek ve genel gidiş durumlarını gösteren belge Kişilerin bir haktan yararlanmaları için bir kuruluş tarafından verilen belge )
- KARNÎN | KERATİN ile/||/<> KERATİN ile/||/<> KERATİN[Fr. < KÉRATINE]
( keras boynuz Boynuz maddesi tırnak boynuz kıl gibi üstderi ürünü olan yapıları meydana getiren proteinli bir madde biyoloji 1 Boynuz maddesi tırnak boynuz kıl gibi üst deri ürünü olan yapıları meydana getiren bir protein 2 Hücre sitoplâzmasındaki ara filâmentlerden biri Tırnak saç boynuz gibi üst deri ürünü olan yapılarda bulunan suda çözünmeyen sert madde Deri boynuz tırnak ve kıl gibi epidermis eklerinin ya da boynuzsu dokuların ana maddesini oluşturan ipliksi proteinlerin genel adı )
( KERATIN )
( KÉRATINE )
( HORNSUBSTANZ | HORNSUBSTANG )
( KERATIN )
- KARO[Fr.]/ORYA[İt.] ile KARO[Fr.]
( Oyun kâğıtlarının küçük, kırmızı, baklava biçiminde olanı. İLE Betondan, dört köşe döşeme taşı. )
- KAROT ile/||/<> HAVUÇ ile/||/<> HAVUÇ[Fars. < HEVİC]
( botanik tarım Maydanozgiller Umbelliferae familyasından taç yaprakları beyaz pembemsi ya da sarı renkli meyveleri kanatlı fındık şizokarp tipi olan bir ya da iki yıllık otsu bitkiler Maydonozgiller familyasından taç yaprakları beyaz pembemsi ya da sarı renkli kök yemler arasında yer alan karotence zengin şekerin yanında nişasta da tek ya da iki yıllık otsu bitki Ağızlarda yeregeçen pürçüklü olarak da adlandırılır Bundan başka ağızlarda keşir biçimi de havuç olarak geçer Bu biçimin de Farsçadan alındığı anlaşılıyor Farsça gazar havīc Anadolu ağızlarında teper otu teber otu tepel otu adı da kullanılır Orta Türkçede havuca kıçı adı verilir Balkarcada bıxı Nogaycada pıxı adları kullanılır )
( CORE | CARROT )
( CAROTTE )
( BOHRKERN | ECHTE MÖHRE, KARROTTEN )
( DAUCUS CAROTTA | DAUCUS CAROTA )
( HAVĪC )
- KARPUZ ile/||/<> KARPUZ[Fars. < HARBŪZ]
( Lambayı korumaya ışığını yaymaya dağıtmaya ya da ışığının rengini değiştirmeye yarayan saydam ya da yayıcı maddeden yapılmış kılıf Bir halı türü Yağcılar Tokmacık Yalvaç Isparta botanik tarım Kabakgiller Cucurbitaceae familyasından alt durumlu ovaryumdan gelişen bakka tipi meyveleri olan sürünücü gövdeli tek yıllık otsu bir bitki Az garpız garpız karbız Blk xarbız garbız karbız karbıs xarbuz arbuz arbuz arpus Rusçadan alınmıştır xarbuz xarbuza xarbūza a watermelon Başındaki x sesi Türkçede kye çevrilmiştir Farsça xāyagīna xāygīna Türkçe kaygana örneğinde olduğu gibi Farsçada kavuna verilen xarbuz adının Türk diyalektlerinde karpuz olarak kullanılması çarpıcıdır Çağdaş diyalektlerde dar bir alanda geçen arbuz biçimi açıklanmaya muhtaçtır Bu biçim Rusçaya arbuz olarak geçmiştir Bu biçimin başındaki k ya da x sesinin düştüğü göze çarpıyor Eski bir sava göre Türk diyalektlerinde kullanılan arbuz biçimi Moğolcadan alınmıştır Buna karşılık bu biçimin Kıpçakça bir kalıntı olduğu yolundaki inanç bilim çevrelerinde büyük bir ağırlık kazanmıştır Çağdaş diyalektlerde karpuza tarbuz adı da verilir tarbız Kırgızlar darbız biçimini de kullanırlar Türki tarbuz YUyg tarvuz Bu ad Moğolcada da tarbus olarak geçer Bu adların da Farsçadan geldiği açıktır tarbuz tarbuza a watermelon Hindî alanında xarbūza ve tarbūza ya da tarbūz biçimleri kullanılır Tibetçede de tarbaz biçimi geçer Farsça tarbuz tarbuza biçiminin karbuz adından benzeşme assimilation yoluyla çıktığı yönündeki sav yanlıştır Tekrarlanan ünsüzlerin geçmediği bir sözde benzeşmeden söz edilemez Buna karşılık tarbuz tarbuza adının Sanskrit kökeninden geldiği yolundaki sav düşündürücüdür Sanskrit trapusa trapuṣa Farsçada karpuza hinduvāna adı da verilir Bu ad hıyar olarak da kullanılır Türkçeden Balkan dillerine de geçmiştir karpúz Srp kàrpuz R καρπούζι BER 2 252253 Skok EtRj 2 53 Andriotis EL 150 )
( GLOBE | WATER MELON )
( GLOBE | PASTÈQUE, MELON D'EAU | MELON D'EAU )
( LEUCHTENGLOCKE | WASSERMELONE )
( CITRULLUS VULGARIS | CITRILLUS LANATUS )
( XARBUZ )
( GARPIZ[Az.]~GARPIZ[Tkm.]~KARBIZ[Nog.]~GARBIZ[Kklp.]~KARBIZ[Kzk.]~KARBIS[Tatk.]~XARBUZ[Kmk.]~ARBUZ[Hak.]~ARBUZ[Tuv.]~ARPUS[Çuv.] )
- KARSAK ile/||/<> KARSAK
( Vulpes corsak Etçiller Carnivora takımının köpekgiller Canidae familyasından bir memeli türü Uzunluğu 52 kuyruğu 30 cm Asyada yaşar zooloji Etçiller Carnivora takımının köpekgiller Canidae familyasından 52 cm kadar uzunlukta 30 cm kadar uzunlukta kuyruklu Asyada yaşayan bir tür garsak bozkır tilkisi karsak karsak karhak karsak karsak tülkü bozkır tilkisi Kırgızlar karsaŋ biçimini de kullanırlar Orta Türkçede karsak bozkır tilkisi olarak kullanılır Eski Kıpçakçada da karsak olarak geçer Çağdaş diyalektlerde karsak yanında kırsa biçimi de göze çarpar kırsa kırza kırsa Bu biçimlerin Moğolcadan alındığı açıktır Ligeti AOH 21 129 TörK 44 Kałużyński Mongolische Elemente in der jakutischen Sprache adlı eserinde bu biçimi saymamıştır Brockelmanna göre UJb 8 261 karsak adı karsağın çıkardığı sesten gelir Türkçeden Farsçaya geçmiştir Rusçada da korsak olarak kullanılır Ruslar arasında Korsakov soy adında saklanmıştır Almanca Korsak Fransızca corsac gibi dillerde de kullanılır Kartsag Macaristan Kumanlardan kalma bir yer adıdır )
( CORSAC FOX )
( RENARD CORSAC | CORSAC, KARAGAN )
( STEPPENFUCHS )
( CANIS CORSAC | VULPES CORSA )
( GARSAK[Tkm.]~KARSAK[Nog.]~KARSAK[Kklp.]~KARHAK[Bşk.]~KARSAK: KARSAK TÜLKÜ[Krg.]~KIRZA[Tuv.]~KIRSA[Yak.] )
- KARŞI CİNSEL | HETEROSEKSÜEL[Fr. < HÉTÉROSEXUEL] ile/||/<> ...
( HÉTÉROSEXUEL )
- KARŞILIKLI = MÜTEKABİL = RECIPROCAL[İng.] = RÉCIPROQUE[Fr.] = REZIPROK[Alm.]
- KARŞIT ANLAMLI ile/||/<> KARŞIT ANLAMLI
( Anlamları birbirine aykırı olan sözcüklerden her biri Akkara çalışkantembel Anlamları birbirine karşıt olan sözcükler Aşağı yukarı ileri geri siyah beyaz ak kara dar geniş büyük küçük irili ufaklı vb Beyaz ile kara gece ile gündüz karşıt anlamlı kelimelerdir Anlamları bakımından birbirine karşıt olan birbirine zıt anlam taşıyan kelimeler acı tatlı az çok alçak yüksek ağır hafif aşağı yukarı büyük küçük düz eğri iyi kötü ileri geri eğri doğru irili ufaklı güzelli çirkinli ucuz pahalı zor kolay şişman zayıf vb Karşıtı eş anlamlıdır )
( ANTONYM | EROTIC )
( ANTONYME | ÉROTIQUE )
( ANTONYM, GEGENSÄTZLICHES WORT | ANTONYM, GEGENSATZLICHES WORT )
( CONTRARIO )
( ΑΝΤΏΝΥΜΟ / αντώνυμο )
- KARŞIT ANLAMLI ile/||/<> KÖSNÜL
( Anlamları birbirine aykırı olan sözcüklerden her biri: Ak-kara, çalışkan-tembel. @@ Anlamları birbirine karşıt olan sözcükler: Aşağı/yukarı, ileri/geri, siyah/ beyaz, ak/kara, dar/geniş, büyük/küçük, irili/ufaklı vb. @@ Beyaz ile kara, gece ile gündüz karşıt anlamlı kelimelerdir. @@ Anlamları bakımından birbirine karşıt olan; birbirine zıt anlam taşıyan (kelimeler): acı / tatlı, az / çok, alçak / yüksek, ağır / hafif, aşağı / yukarı, büyük / küçük, düz / eğri, iyi / kötü, ileri / geri, eğri / doğru, irili / ufaklı, güzelli / çirkinli, ucuz / pahalı, zor / kolay, şişman / zayıf vb. Karşıtı eş anlamlı'dır. )
( ANTONYM | EROTIC~EROTIC )
( ANTONYME | ÉROTIQUE~ÉROTIQUE )
( ANTONYM, GEGENSÄTZLICHES WORT | ANTONYM, GEGENSATZLICHES WORT~EROTISCH )
( CONTRARIO~EROTICO )
( ΑΝΤΏΝΥΜΟ / αντώνυμο~ΕΡΩΤΙΚΌΣ / ερωτικός )
- KARŞIT ETKİN | ANTAGONİST ile/||/<> ANTAGONİST ile/||/<> ANTAGONİST[Fr. < ANTAGONISTE]
( Oyun kahramanı ile çatışan karşı yanı tutan kişi Karşıt kişi antagonistes karşıt Karşıt olarak hareket eden 2 Kasların kasılmasında iten ve çeken kasların birbirine karşıt hareketi 1 Karşıt olarak hareket eden kasların kasılmasında iten ve çeken kasların birbirine karşıt hareketi 2 Bir hormonun nörotransmitterin ya da ilâcın etkisine zıt etki yapan herhangi bir madde 1 Bir ilacın hormonun ya da nörotransmitterin etkisine zıt etki yapan herhangi bir madde 2 Karşıt olarak hareket eden kasların kasılmasında iten ve çeken kasların bir birine karşıt hareketi 1 Karşıt olarak hareket eden kasların kasılmasında iten ve çeken kasların birbirine karşıt hareketi 2 Bir hormon nörotransmitter ya da ilacın etkisine zıt etki yapan herhangi bir madde )
( ANTAGONIST )
( ANTAGONISTE )
( GEGENSPIELER | ANTAGONISTEN | ANTAGONIST )
- KARŞIT ETKİNLİK | ANTAGONİSME[Fr. < ANTAGONISME] ile/||/<> ANTAGONİZMA ile/||/<> ANTAGONİZMA[Fr. < ANTAGONISME]
( 1 Bazı mikroorganizmalar üredikleri ortama saldıkları birtakım eriyebilir maddelerin ya doğrudan ya da dolaylı etkileriyle diğer mikroorganizmaların üremelerine gelişmelerine engel olabilmesi ya da öldürebilmesi 2 Bir ilacın diğerinin etkisini engellemesi ya da meydana gelen etkiyi azaltması olayı )
( ANTAGONISM | NEUTRALIZATION )
( ANTAGONISME )
( ANTAGONISMUS )
( ANTAGONISMO )
( ΑΝΤΑΓΩΝΙΣΜΌΣ / ανταγωνισμός )
- KARŞIT ETKİNLİK | ANTAGONİZMA[Fr. < ANTAGONİSME] ile/||/<> NÖTRALİZASYON
( 1. Bazı mikroorganizmalar üredikleri ortama saldıkları birtakım eriyebilir maddelerin ya doğrudan ya da dolaylı etkileriyle diğer mikroorganizmaların üremelerine, gelişmelerine engel olabilmesi ya da öldürebilmesi. 2. Bir ilacın diğerinin etkisini engellemesi ya da meydana gelen etkiyi azaltması olayı. @@ )
( ANTAGONISM | NEUTRALIZATION~NEUTRALIZATION )
( ANTAGONISME~NEUTRALISATION )
( ANTAGONISMUS~NEUTRALISATION )
( ANTAGONISMO~NEUTRALIZZAZIONE )
( ΑΝΤΑΓΩΝΙΣΜΌΣ / ανταγωνισμός~ΕΞΟΥΔΕΤΈΡΩΣΗ / εξουδετέρωση )
- KARŞIT = ZIT = CONTRARY[İng.] = CONTRAIRE[Fr.] = KONTRÄR[Alm.] = CONTRARIUS[Lat.] = CONTRARIO/RIA, OPUESTO/TA[İsp.]
- KARŞITLIK = TEZAT, ZIDDİYET = CONTRARIÉTÉ[Fr.] = GEGENSATZ[Alm.] = CONTRARIETAS[Lat.]
- KARST/KARST[Alm. < KARST] ile/||/<> KARSTİK/KARSTİQUE[Fr. < KARSTIQUE] ile/||/<> MAĞARA/MAGARE[Ar. < MAĠĀRE]
( Kayaçların erimesiyle yer altı akıntıları olan kireç taşı ve dolomit bölgesi )
- KARSTİQUE[Fr. < KARSTIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> KARSTİK
( Karst özelliği taşıyan karst ile ilgili )
- KART[Fr. < CARTE] ile/değil/yerine/=/||/<> KARTPOSTAL | İSKAMBİL KÂĞIDI
( açık kart ek kart hamilikart kırmızı kart manyetik kart sanal kart sarı kart serbest kart sim kart temassız kart yeşil kart adres kartı banka kartı basın kartı duhuliye kartı ekran kartı giriş kartı kimlik kartı kredi kartı nakit kartı ödeme kartı özel gün kartı posta kartı tanıtma kartı tebrik kartı telefon kartı uçuş kartı varlık kartı yaka kartı ziyaretçi kartı Düzgün kesilmiş ince karton parçası Bir kimsenin kimliğini gösteren kutlamalarda ya da kendini tanıtmada kullanılan çoğunlukla beyaz küçük ince karton parçası kartvizit kartpostal Bazı yerlere girmek ya da bazı şeylerden yararlanmak için verilen kimliği belirten belge iskambil kâğıdı Fotoğrafçılıkta x santimetre boyutlarındaki resim Telefonlara takılan iletişimi sağlamak için gerekli bilgilerin yüklendiği parçacık Genellikle parasal işlemlerde çok amaçlı olarak kullanılan manyetik özelliği olan plastik nesne )
- KART[Fr. < CARTE] ile KARTPOSTAL[Fr. < CARTE POSTALE]
( ... İLE Genellikle dikdörtgen biçiminde ince kartondan yapılmış, bir yüzü resimli, zarflı ya da zarfsız gönderilen posta kartı. )
- KART ile KART[Fr. < CARTE]
( Gençliği ve körpeliği kalmamış. [>< KÖRPE] İLE Düzgün kesilmiş ince karton parçası. | Birinin kimliğini gösteren, kutlamalarda ya da kendini tanıtmada kullanılan, çoğunlukla beyaz, küçük, ince karton parçası, kartvizit. | Kartpostal. | Bazı yerlere girmek ya da bazı şeylerden yararlanmak için verilen, kimliği belirten belge. | Oyun kâğıdı. | 9x12 santimetre boyutlarındaki baskılı fotoğraf kâğıdı. | Telefonlara takılan, iletişimi sağlamak için gerekli bilgilerin yüklendiği parçacık. | Genellikle parasal işlemlerde çok amaçlı olarak kullanılan manyetik özelliği olan plastik nesne. )
- KARTAL ile/||/<> KARTAL
( İlkellerin efsanelerinde inanmalarında dinsel yaşamlarında ve sanatlarında doğaüstü ve tanrısal güçlerle donatılmış olarak nitelendirilen türlü olayların habercisi olduğuna inanılan ve totem hayvanları arasında önemli bir yeri bulunan kuş zooloji )
( EAGLE )
( AIGLE )
( ADLER )
- KARTALGİLLER ile/||/<> KARTALGİLLER
( Falconidae falco doğan Omurgalı hayvanlardan kuşlar Aves sınıfının kartallar Falconiformes takımının gündüzyırtıcıları Accipitres alttakımına giren bir familyası Büyüklükleri çeşitli olan kuvvetli ve yarık gagalı kuşlardır Çok yaygındırlar Çok türü vardır Kaya kartalı Aquila chrysaetus Kanada kartalı A canadensis büyük bağırgan kartal A clanga küçük bağırgan kartal A pomarina şah kartal A heliaca yılan kartalı Circaêtus gallicus kızıl doğan Circus aeruginosus gök doğan C cyaneus bozkır doğanı C macrourus çayır doğanı C pygargus doğan Falco peregrinus küçük doğan F minor delice doğan F subbuteo kerkenez F tinnunculus küçük kerkenez F naumanni kuzu kartalı Gypaetus barbatus akkuyruklu kartal Haliaêtus albicilla cüce kartal Hieraaêtus pennatus atmaca kartalı H fasciatus kızıl çaylak Milvus milvus kara çaylak M migrans Mısır çaylağı M aegyptius şahin Buteo buteo kızıl şahin B rufinus paçalı şahin B lagopus atmaca Accipiter nisus çakır kuşu A gentilis arı şahini Pernis apivorus iyi bilinirler zooloji Kuşlar Aves sınıfının kartallar Falconiformes takımının gündüz yırtıcıları Accipitres alt takımından yarık gagalı çeşitli büyüklükte ve kuvvetli kuşları içine alan bir familya )
( FALCONS | DIURNAL BIRDS OF PREY )
( FALCONIDÉS | RAPACES DIURNES )
( FALKENVÖGEL | RAUBVÖGEL )
( FALCO | FALCONIDAE | FALCONIDAE, FALCO: DOFAN | FALCO, FORMIS )
( FALCONIDI )
( ΓΕΡΑΚΊΔΕΣ / γερακίδες )
- KARTALGİLLER ile/||/<> KARTALLAR
( (Falconidae, (Lat. falco = doğan): Omurgalı hayvanlardan kuşlar (Aves) sınıfının kartallar (Falconiformes) takımının gündüz-yırtıcıları (Accipitres) alt-takımına giren bir familyası. Büyüklükleri çeşitli olan kuvvetli ve yarık gagalı kuşlardır. Çok yaygındırlar. Çok türü vardır. Kaya kartalı (Aquila chrysaetus), Kanada kartalı (A. canadensis), büyük bağırgan kartal (A. clanga), küçük bağırgan kartal (A. pomarina), şah kartal (A. heliaca), yılan kartalı (Circaêtus gallicus), kızıl doğan (Circus aeruginosus), gök doğan (C. cyaneus), bozkır doğanı (C. macrourus), çayır doğanı (C. pygargus), doğan (Falco peregrinus), küçük doğan (F. minor), delice doğan (F. subbuteo), kerkenez (F. tinnunculus), küçük kerkenez (F. naumanni), kuzu kartalı (Gypaetus barbatus), ak-kuyruklu kartal (Haliaêtus albicilla), cüce kartal (Hieraaêtus pennatus), atmaca kartalı (H. fasciatus), kızıl çaylak (Milvus milvus), kara çaylak (M. migrans), Mısır çaylağı (M. aegyptius), şahin (Buteo buteo), kızıl şahin (B. rufinus), paçalı şahin (B. lagopus), atmaca (Accipiter nisus), çakır kuşu (A. gentilis), arı şahini (Pernis apivorus) iyi bilinirler. @@ (zooloji) @@ Kuşlar (Aves) sınıfının, kartallar (Falconiformes) takımının, gündüz yırtıcıları (Accipitres) alt takımından, yarık gagalı, çeşitli büyüklükte ve kuvvetli kuşları içine alan bir familya. )
( FALCONS | DIURNAL BIRDS OF PREY~DIURNAL BIRDS OF PREY )
( FALCONIDÉS | RAPACES DIURNES~RAPACES DIURNES )
( FALCO | FALCONIDAE | FALCONIDAE, FALCO: DOFAN | FALCO, FORMIS~FALCO,FORMIS | FALCONIFORMES, FALCO: DOĞAN; FORMIS: ŞEKIL, BIÇIM )
( FALKENVÖGEL | RAUBVÖGEL~RAUBVÖGEL )
( FALCONIDI~RAPACI DIURNI )
( ΓΕΡΑΚΊΔΕΣ / γερακίδες~ΗΜΕΡΌΒΙΑ ΑΡΠΑΚΤΙΚΆ / ημερόβια αρπακτικά )
- KARTALLAR ile/||/<> KARTALLAR
( Falconiformes falco doğan formis biçim Omurgalı hayvanlardan kuşlar Aves sınıfının karinalılar Carinatae bölümüne giren bir takım Et yiyen kara kuşlarıdır Gagaları çengellidir Yenidünyakuşları Cathartae ve gündüzyırtıcıiarı Accipitres olmak üzere 2 alttakımı vardır Kuşlar Aves sınıfının karinalılar Carinatae bölümünden et yiyen gagaları çengelli Yeni Dünya kuşları Cathartae ve gündüz yırtıcıları Accipitres olmak üzere iki alt takımı bulunan bir takım )
( DIURNAL BIRDS OF PREY )
( RAPACES DIURNES )
( RAUBVÖGEL )
( FALCO,FORMIS | FALCONIFORMES, FALCO: DOĞAN; FORMIS: ŞEKIL, BIÇIM )
- KARTEL[Fr. < CARTEL] ile KARTEL[Fr./İt. < CARTEL]
( Gemilerde içlerine içme suyu konulan, ortası basık, küçük fıçı. İLE Tekelci sermaye piyasasında, birtakım ticaret ya da üretim kuruluşlarının, genellikle kazanma ya da başka kuruluşlara karşı tutunabilme vb. amaçlarla aralarında kurdukları dayanışma birliği. )
- KARTELA[İt. < CARTELLA] ile KARTOTEK[Fr. < CARTOTHÈQUE]
( Tombala vb. oyunlarda sayıların yazılı olduğu kart. | Boya, kumaş, halı vb. ürünlerin çeşitlerini küçük parçalar hâlinde gösteren dizin. | Tuluat tiyatrosunun kapısına asılan tabela. İLE Kartlar üstüne işlenmiş bilgilerin düzenli bir dizgeye göre derlenmesi. | Bu biçimde derlenmiş kartların saklandığı kutu, dolap vb. )
- KARTEZYEN[Fr. < CARTÉSIEN] ile/değil/yerine/=/||/<> DEKARTÇI
- KARTEZYENİZM[Fr. < CARTÉSIANISME] ile/değil/yerine/=/||/<> DEKARTÇILIK
- KARTOGRAF[Fr. < CARTOGRAPHE] ile/||/<> HARİTACI
( haritacı )
( CARTOGRAPHE )
- KARTOGRAF[Fr. < CARTOGRAPHE] ile/değil/yerine/=/||/<> HARİTACI
- KARTOGRAFİ[Fr. < CARTOGRAPHIE] ile/değil/yerine/=/||/<> HARİTACILIK
- KARTON[Fr. < CARTON] ile/||/<> PASPARTU[Fr. < PASSE-PARTOUT]
( Güçlendirilmiş kâğıt. İLE/||/<> Çerçeve biçiminde kesilmiş, ortası boş mukavva/karton. | Sergilenmek üzere hazırlanan fotoğraf ya da tablonun kenarlarında fon kâğıdı ile oluşturulan, çerçeve ile konu arasındaki boşluk. | Gidiş yönü, yol ve yolculuğun yapılacağı koşullar hakkında verileri kapsayan, özellikle seyahat acenteleri tarafından verilen tren bileti. )
- KARTONPİYER/CARTONPİERRE[Fr. < CARTON-PIERRE] ile/||/<> SÖVE[Fr. < SEUIL]
( Çoğunlukla duvar ve tavan ara kesitleriyle tavan göbeklerinde süsleme amacıyla kullanılan sertleştirilmiş alçı )
- KARTOTEKS[Fr. < CARTOTÉQUES] ile/değil/yerine/=/||/<> KARTOTEK
- KARTUŞ[Fr. < CARTOUCHE] ile/ve/||/<>/> TONER[İng.]
( Sıvı mürekkebi ısıtarak püskürtme işlemiyle. İLE/||/<>/> Mürekkebi toz biçiminde baskıya hazırlayarak. )
- KARTVİZİT[Fr. < CARTE DE VISITE] ile/değil/yerine/= KART
- KARTVİZİT[Fr. < CARTE DE VISITE] ile/değil/yerine/=/||/<> KART
- KARYE | KARİYE | KÖY ile/||/<> KASABA | KÖYLÜ
( Birbirleriyle akraba olan ya da olmayan birden çok ailenin bir araya gelerek tarım yapmaya ya da hayvan yetiştirmeye elverişli yerey parçasının bir köşesinde kurdukları, alan ve sokaklar çevresinde toplanan küçük ya da büyük, dağınık ya da toplu yapılarla, bunların eklentilerinden oluşan evrensel ve geleneksel yerleşme yeri. bk. köylü, köy topluluğu, akraba. @@ Yönetim durumu, toplumsal ve ekonomik özellikleri ya da nüfus yoğunluğu yönünden kentten ayırt edilen, genellikle tarımsal uğraşıda bulunmak gibi işlevlerle ayrımlaşan ve belirlenen, konutları ve öteki yapıları bu yaşamı yansıtan yerleşme birimi. @@ Belli bir adı, okul, cami, muhtarlık vb. toplumsal ve dinsel kuruluşları, komşu köyden ayrıldığı sınırları, tarla, otlak ve korusu bulunan, halkının yaşamı aşağı yukarı tümüyle toprağa bağlı olan yerleşim biçimi. @@ (coğrafya) @@Konukseverlik, gelenekçilik, yazgıcılık, toprağa bağlılık, doğaya bağımlılık, yeniliğe isteksizlik, okuma yazma yetersizliği vb. özellikleri olan, köyde yaşayan kimse. bk. köy, köylü sınıfı. @@ Ağızlarda köv, köğ olarak da geçer. < EFar kūy 'sokak, mahalle, geçit'. || Ağızlarda köv, köğ olarak da geçer. < EFar kūy 'sokak, mahalle, geçit'. )
( VILLAGE | PEASANT, FELLOW VILLAGER | SMALL TOWN, MARKET TOWN~SMALL TOWN, MARKET TOWN | SMALL "MARKET" TOWN )
( VILLAGE | PAYSAN, VILLAGEOIS, CHAMPÊTRE | BOURG~BOURG )
( PAGUS~OPPIDUM )
( DORF | DÖRFLER, DORF BEWOHNER, BAUER | MARKT-FLECKEN~MARKT-FLECKEN | "MARK" FLECKEN )
( VILLAGGIO~CITTADINA )
( ΧΩΡΙΌ / χωριό~ΚΩΜΌΠΟΛΗ / κωμόπολη )
( KŪY )
- KARYE | KARİYE ile/||/<> KÖY ile/||/<> PEASANT, FELLOW VILLAGER[İng.] ile/||/<> PAYSAN, VILLAGEOIS, CHAMPÊTRE[Fr.] ile/||/<> DÖRFLER, DORF BEWOHNER, BAUER[Alm.] ile/||/<> KÖYLÜ
( Birbirleriyle akraba olan ya da olmayan birden çok ailenin bir araya gelerek tarım yapmaya ya da hayvan yetiştirmeye elverişli yerey parçasının bir köşesinde kurdukları alan ve sokaklar çevresinde toplanan küçük ya da büyük dağınık ya da toplu yapılarla bunların eklentilerinden oluşan evrensel ve geleneksel yerleşme yeri köylü köy topluluğu akraba Yönetim durumu toplumsal ve ekonomik özellikleri ya da nüfus yoğunluğu yönünden kentten ayırt edilen genellikle tarımsal uğraşıda bulunmak gibi işlevlerle ayrımlaşan ve belirlenen konutları ve öteki yapıları bu yaşamı yansıtan yerleşme birimi Belli bir adı okul cami muhtarlık vb toplumsal ve dinsel kuruluşları komşu köyden ayrıldığı sınırları tarla otlak ve korusu bulunan halkının yaşamı aşağı yukarı tümüyle toprağa bağlı olan yerleşim biçimi coğrafya Konukseverlik gelenekçilik yazgıcılık toprağa bağlılık doğaya bağımlılık yeniliğe isteksizlik okuma yazma yetersizliği vb özellikleri olan köyde yaşayan kimse köy köylü sınıfı Ağızlarda köv köğ olarak da geçer kūy sokak mahalle geçit Ağızlarda köv köğ olarak da geçer kūy sokak mahalle geçit )
( VILLAGE | PEASANT, FELLOW VILLAGER | SMALL TOWN, MARKET TOWN )
( VILLAGE | PAYSAN, VILLAGEOIS, CHAMPÊTRE | BOURG )
( DORF | DÖRFLER, DORF BEWOHNER, BAUER | MARKT-FLECKEN )
( PAGUS )
( VILLAGGIO )
( ΧΩΡΙΌ / χωριό )
( KŪY )
- KARYOKİNEZ ile/||/<> EŞEYLİ BÖLÜNME
( eşeyli bölünme Mitoz Mitoz bölünmede çekirdekte ortaya çıkan değişikliklerin tümü )
( KARYOKINESIS )
( CARYOCINÉSE | CARYOCINÈSE )
- KARZ ile/||/<> PRÊT[Fr.] ile/||/<> ÖDÜNÇ
( PRÊT )
- KAŞ | ÖRTÜ ile/||/<> ÖRTÜ
( Sinema 1 Duyarkatın yalnız bir bölümünün etkilenmesini sağlamak birtakım özel etkiler elde etmek için alıcının merceği önüne takılan çeşitli biçimlerdeki saydamsız cisimler 2 Pencere boyunu değiştirmek için alıcı gösterici basım aygıtı penceresine takılan parça TV 3 Görüntü üzerinde çeşitli biçimler elde etmek üzere alıcı önüne takılan parça Büyük boyutlu bir kayaç kütlesinin yatık kıvrılma ya da bindirme ile başka kayaçların üzerine sürülmesi Başka bir damgalar örüntüsündeki kesimlerin alıkonulması ya da atılmasını sağlamak üzere kullanılan bir damgalar örüntüsü X kümesinin bir A altkümesi için bileşimi A yı örten kümeler takımı I Yatak Kadıobası Güdül Ankara II Hamudun üzerindeki deri Senirkent Isparta Amasya çevresi Bor Niğde jeoloji I Örtme işlemi sonucu oluşan ve metal yüzeyi saran kat II Örtme işleminde ısıl işlem yunaklarının sıvı yüzeyine örtülen özdek Girdi olarak verilen gereç veri ya da imleri belirtilmiş ölçütlere göre ayıran herhangi bir aygıt ya da dizge örtü )
( MASK, MAT(T, TE), VIGNETTE | NAPPE | MASK | COVERING, COVER | OVERBURDEN | COATING; COAT | COVERING )
( CACHE, VIGNETTE, MASQUE | NAPPE | MASQUE | RÉCOUVREMENT | TERRAIN DE RECOUVREMENT | COUCHE )
( KASCH, CASH, "CACHE", MASKE, VIGNETTE | DECKBLATT, DECKE, ÜBERSCHIEBUNGSMASSE | ÜBERDECKUNG | DECKGEBIRGE | ÜBERZUG )
- KAS TUTULMASI | KRAMP ile/||/<> KRAMP[Fr. < CRAMPE]
( Bir grup kasın ya da yalnız bir kısım ya da bunun bazı liflerinin istem dışı az çok sürekli ağrılı ve düzensiz kasılması )
( CRAMP )
( CRAMPE )
- KASA ile/||/<> KASA[İt. < CASSA]
( 1 50 m uzunluk 1 10 m yükseklik ve 0 50 m genişliğinde alttan başlayarak 30 25 20 15 10 cm yükseklikteki beş parçasıyla yüksekliği ayarlanabilen bir atlama aracı Mimarlık Duvarda kapı ve pencere için bırakılmış boşluklara ilk yerleştirilen tahta çerçeve Avcılık aletlerinde kol ağlarının çekme halatların ve ağların birbirine birleştirilmelerinde kullanılan fırdöndü ya da düğüm atılarak oluşturulan üçgenimsi yapılar )
( BOX | CROW-FOOT )
( PLINT )
( KASTEN )
( CASSA )
- KASAB-I SÜKKER | ŞEKER KAMIŞI ile/||/<> ŞEKER KAMIŞI
( botanik botanik Buğdaygiller Gramineae Poaceae familyasından 35 m kadar boyda bitki öz suyunda yüksek miktarda sakkaroz bulunan Adana ve civarında kültürü yapılan çok yıllık bir bitki Buğdaygiller familyasından 35 metre kadar boyu olan bitki öz suyunda yüksek miktarda sakkaroz bulunan şeker üretimi için kültürü yapılan ancak ülkemizde tarımı yapılmayan çiftlik hayvanlarının beslenmesinde yan ürünü olan melasın yaygın olarak kullanıldığı çok yıllık bir bitki )
( SUGAR CANE )
( CANNE È SUCRE | CANNE À SUCRE | CANNE À SUCRE, CANNAMELE )
( ZUCKERROHR )
( SACCHARUM OFFICINARUM )
- KASABA ile/||/<> CHAUME[Fr.] ile/||/<> KAMIŞSI
( botanik )
( CHAUME )
- KASABA ile/||/<> KASABA[Ar. < KAṢABA]
( Ülkemizde nüfusu 2000 ile 20 000 arasında değişmekle birlikte İngilterede 5 000 öteki ülkelerde de değişik niceliklerde olan bir bölüm kent işgörülerini kamuya sağladığı halde kırsal özelliklerini henüz yitirmemiş bulunan küçük yerleşim yeri Nüfus sayısı ve yaşam koşulları ile köyle kent arası ancak kente daha çok yaklaşan yerleşme özeği )
( SMALL TOWN, MARKET TOWN | SMALL "MARKET" TOWN )
( BOURG )
( MARKT-FLECKEN | "MARK" FLECKEN )
- KAŞAĞI ile/||/<> KAŞAĞI
( kaşavu Atların sırtını temizlemekte kullanılan araç Kemalpaşa İzmir Yenikent Aksaray Niğde kaşavu Ağın Elâzığ tarım Az gaşov gaşav kaşau kaşa kaşı ğu eki Sırpça kašàgija biçimi Türkçeden geçmiştir )
( ÉTRILLE )
( GAŞOV[Az.]~GAŞAV[Tkm.]~KAŞAU[Tatk.] )
- KAŞALOT | İSPERMEÇET BALİNASI ile/||/<> İSPERMEÇET BALİNASI
( anlamdaş kaşalot Physeter calodon Balinalar Cetacea takımının ispermeçetbalinasıgiller Physeteridae familyasından bir memeli türü Erkeğin uzunluğu 18 m Başında ispermeçet ve yağ depo ettiği büyük bir boşluk vardır Sırtı karamsı karnı külrengiak olur Boğazı bir insan yutacak kadar geniştir Bütün okyanuslarda raslanır zooloji Balinalar Cetacea takımının ispermeçet balinasıgiller Physeteridae familyasından erkeğinin uzunluğu 18 m kadar başında ispermeçet ve yağ depo ettiği büyük bir boşluk bulunan sıra kara karnı kül rengi ak boğazı bir insan yutacak kadar geniş olan bütün okyanuslarda yaşayan bir tür Kaşalot Balinalar Cetacea takımının ispermeçet balinasıgiller Physeteridae familyasından erkeğinin uzunluğu 18 m kadar olabilen başında ispermeçet ve yağ depo ettiği büyük bir boşluk bulunan sırtı siyah karnı gri ya da beyaz boğazı bir insanı yutacak kadar geniş olan bütün okyanuslarda yaşayan bir tür kaşalot )
( SPERM WHALE )
( CACHALOT | CACHALOT, PHYSÉTÈRE )
( POTTWAL )
( PHYSETER CATODON )
( CAPODOGLIO )
( ΦΥΣΗΤΉΡΑΣ / φυσητήρας )
- KAŞALOT | İSPERMEÇET BALİNASI ile/||/<> KAŞALOT
( (anlamdaş. kaşalot, Physeter calodon): Balinalar (Cetacea) takımının ispermeçet-balinasıgiller (Physeteridae) familyasından bir memeli türü. Erkeğin uzunluğu 18 m. Başında ispermeçet ve yağ depo ettiği büyük bir boşluk vardır. Sırtı karamsı, karnı külrengi-ak olur. Boğazı bir insan yutacak kadar geniştir. Bütün okyanuslarda raslanır. @@ (zooloji) @@ Balinalar (Cetacea) takımının, ispermeçet balinasıgiller (Physeteridae) familyasından, erkeğinin uzunluğu 18 m kadar, başında ispermeçet ve yağ depo ettiği büyük bir boşluk bulunan, sıra kara, karnı kül rengi, ak, boğazı bir insan yutacak kadar geniş olan, bütün okyanuslarda yaşayan bir tür. Kaşalot. @@ Balinalar (Cetacea) takımının ispermeçet balinasıgiller (Physeteridae) familyasından, erkeğinin uzunluğu 18 m kadar olabilen, başında ispermeçet ve yağ depo ettiği büyük bir boşluk bulunan, sırtı siyah, karnı gri ya da beyaz, boğazı bir insanı yutacak kadar geniş olan, bütün okyanuslarda yaşayan bir tür, kaşalot. )
( SPERM WHALE~SPERM WHALE )
( CACHALOT | CACHALOT, PHYSÉTÈRE~CACHALOT )
( PHYSETER CATODON~PHYSETER CATODON )
( POTTWAL~POTTWAL )
( CAPODOGLIO~CAPODOGLIO )
( ΦΥΣΗΤΉΡΑΣ / φυσητήρας~ΦΥΣΗΤΉΡΑΣ / φυσητήρας )
- KAŞALOT ile/||/<> İSPERMEÇET BALİNASI
( ispermeçet balinası ispermeçet balinası İspermeçet balinası anlamdaş kaşalot Physeter calodon Balinalar Cetacea takımının ispermeçetbalinasıgiller Physeteridae familyasından bir memeli türü Erkeğin uzunluğu 18 m Başında ispermeçet ve yağ depo ettiği büyük bir boşluk vardır Sırtı karamsı karnı külrengiak olur Boğazı bir insan yutacak kadar geniştir Bütün okyanuslarda raslanır zooloji Balinalar Cetacea takımının ispermeçet balinasıgiller Physeteridae familyasından erkeğinin uzunluğu 18 m kadar başında ispermeçet ve yağ depo ettiği büyük bir boşluk bulunan sıra kara karnı kül rengi ak boğazı bir insan yutacak kadar geniş olan bütün okyanuslarda yaşayan bir tür Kaşalot Balinalar Cetacea takımının ispermeçet balinasıgiller Physeteridae familyasından erkeğinin uzunluğu 18 m kadar olabilen başında ispermeçet ve yağ depo ettiği büyük bir boşluk bulunan sırtı siyah karnı gri ya da beyaz boğazı bir insanı yutacak kadar geniş olan bütün okyanuslarda yaşayan bir tür kaşalot )
( CACHALOT )
( PHYSETER CATODON )
- KAŞAR ile/||/<> ...
( koyun sütünden yapılan genellikle tekerlek biçiminde sarımtırak yağlı bir peynir argo oyunda açık göz kurnaz olan kimse Rumenceden alındığı anlaşılıyor caşurı kaşar peyniri Tietze RO 38 280 kaşerin Rumenceden geldiğini bildirmekle yetinmiş Rumence karşılığını vermemiştir )
( KASHKAVAL )
( KACHKAVAL )
( KASCHKAWAL )
( CACIOCAVALLO )
( ΚΑΣΈΡΙ / κασέρι )
- KAŞAR ile/||/<> KAŞKAVAL
( 'koyun sütünden yapılan, genellikle tekerlek biçiminde, sarımtırak, yağlı bir peynir' / argo 'oyunda açık göz, kurnaz olan kimse' @@ Rumenceden alındığı anlaşılıyor: caşurı 'kaşar peyniri'. Tietze (RO 38: 280) kaşer'in Rumenceden geldiğini bildirmekle yetinmiş, Rumence karşılığını vermemiştir. )
( KASHKAVAL~KASHKAVAL )
( KACHKAVAL~KACHKAVAL )
( KASCHKAWAL~KASCHKAVAL )
( CACIOCAVALLO~CACCIOCAVALLA | CACIOCAVALLO )
( ΚΑΣΈΡΙ / κασέρι~ΚΑΣΚΑΒΆΛΙ / κασκαβάλι )
- KAŞE[Fr. < CACHET] ile/değil/yerine/= DAMGA, MÜHÜR
- KAŞE[Fr. < CACHET] ile KAŞE
( Damga, mühür. | Belirlenmiş sürelerde çalışanlara ödenen ücret. | Toz ilaçların içine konulduğu, yutulmaya uygun, güllaçtan küçük kap. İLE Kalın, kışlık bir tür kumaş. )
- KASET, | KASET, SES KASETİ | VİDEO KASET | KUTUCUK ile/||/<> KUTUCUK
( Sinema 1 Alıcı ya da göstericiye doğrudan doğruya takılmak üzere önceden hazırlanmış belli uzunluktaki filmi taşıyan üzerindeki çeşitli girinti çıkıntılarla özdevinimli alıcıların ışıklama düzenini kendi kendine ayarlayabilen ufak ışık geçirmez kutu film kutucuğu Sinema TV 2 İçinde mıknatıslı ses kuşağının sağa ya da sola sarılmasını sağlayan alıcı ve verici eksen ya da makarası olan ufak boy ses aygıtlarına kolayca takılıp çıkarılan ses saptanmış olarak piyasaya hazır sürülenleri de bulunan ufak kutu ses kutucuğu TV 3 Kutucuklu televizyonda kutucuklu görüntü aygıtında kullanılan içinde mıknatıslı görüntü kuşağı bulunan ufak kutu televizyon kutucuğu bilişim Şeridin dağılmadan kullanılmasını sağlamak ereğiyle içinde sarımlık bulunan mıknatıslı kutu 2 radyoculuk Ses ve görüntülerin saptanmasına üretilmesine yarayan şeritli kutu fizik kartuş )
( 1. CASSETTE, FILM CASSETTE, CARTRIDGE, FILM CARTRIDGE, MOVIE-BOX, 2. CASSETTE, TAPE CASSETTE (CARTRIDGE, CAPSULE), CARTRIDGE, CAPSULE, 3. VIDEO-CASSETTE, VIDEO TAPE CASSETTE (CARTRIDGE) )
( 1. CASSETTE, CINÉ-CASSETTE, 2. CASSETTE (MAGNÉTIQUE), MINI | CASSETTE, 3. VIDÉO-CASSETTE | CASSETTE | CAPSULE )
( 1. KASSETTE, FILMKASSETTE, FILMLADEKASSETTE, 2. KASSETTE, BUNDKASSETTE, TONKASSETTE, TONBANDKASSETTE, 3. FERNSEHKASSETTE, MAGNETBILDKASSETTE, VIDEOKASSETTE, VIDEOBANDKASSETTE, VIDEO-RECORDER-KASSETTE, )
- KASET[Fr. < CASSETTE]/CD[İng. < COMPACT DISC] / ALBÜM[Fr.] yerine UZUNÇALAR
( İçinde, görüntü ve seslerin kaydedildiği, gerektiğinde yeniden kullanılmasını sağlayan bir manyetik şeridin bulunduğu küçük kutu. / Fotoğraf, pul vb.ni dizip saklamaya yarayan bir defter türü. | Herhangi bir konu ile ilgili kısa açıklamalar verilerek resimler basılmış olan kitap. | Uzunçalar. YERİNE ... )
- KAŞIK ile KASTANYET[Fr.]/KASTANUELAS[İsp.]/CATERERS/PALILLOS ile CROTALUM
( ... İLE ... İLE Eski Yunanistan ve antik Roma'da. )
- KASILIKALIM | KATALEPSİ ile/||/<> KATALEPSİ[Fr. < CATALEPSIE]
( İskelet kaslarının tonusunun azalması sonucu canlının kendine uygulanan duruş değişikliğini ya da kol ve bacaklara uygulanan pozisyon değişikliğini aynen muhafaza etmesiyle belirgin somatik plastisite durumu )
( CATALEPSY )
( CATALEPSIE )
- KASILMA | KONTRAKSİYON ile/||/<> KONTRAKSİYON ile/||/<> KASILMA
( kasılma 1 Kasılma 2 Hacimce küçülme ya da büzüşme 3 Kasılma nedeniyle organ duvarlarının birbirine yaklaşması Bir kasın telin vb nin görev sırasında kısalması Kontraksiyon Bir kasın uyarılması sonucu ince ipliklerin kalın iplikler üzerinde kaymasıyla meydana gelen kas boyundaki kısalma İzotonik izometrik ve tetanik kasılma tipleri vardır kontraksiyon )
( CONTRACTION )
( CONTRACTION )
- KASILMA ile/||/<> KASILMA
( Bir kasın telin vb nin görev sırasında kısalması Kontraksiyon Bir kasın uyarılması sonucu ince ipliklerin kalın iplikler üzerinde kaymasıyla meydana gelen kas boyundaki kısalma İzotonik izometrik ve tetanik kasılma tipleri vardır kontraksiyon )
( CONTRACTION )
( CONTRACTION )
( CONTRACTION )
( CUM: BIRLIKTE; THAHERE: ÇEKMEK )
- KASIM-I MÜŞTEREK ile/||/<> DIVISEUR COMMUN[Fr.] ile/||/<> ORTAK BÖLEN
( ortak tam bölen matematik )
( DIVISEUR COMMUN )
- KASIMPATI ile/||/<> KASIMPATI
( botanik Papatyagiller Compositae familyasından çiçekleri pembemsi renkte park ve bahçelerde süs bitkisi olarak kullanılan tek yıllık otsu bitkiler )
( CHRYSANTHEMUM, WHITE WEED, OX EYE DAISYS )
( CHRYSANTHÈME | GRANDE MARGUERITE, MATRICAIRE, CHRYSANTHÈME )
( RIESENMARGERITE, GÄNSEWUCHERBLUME, GOLDFEDERWUCHERBLUME )
( CHRYSANTEMUM | CHRYSANTHEMUM PARTHENIUM, CHRYSANTHEMUM LEUCANTHEMUM )
- KASINMA ile KASINÇ/KRAMP[Fr. < CRAMPE]
( Kasılıp kalmak. | Büyüklenmek, kibirlenmek, kendini beğenmek. İLE Bir ya da birkaç kasın istem dışı, ağrılı ve geçici olarak kasılması. )
- KASIRGA ile SİKLON KASIRGA[Fr. < Yun.] ile VORTEKS[İng. < VORTEX] ile DENİZ ETKİSİ KAR(DEK)
( ... İLE Atmosferde bir alçak basınç alanı çevresinde, hızla dönen rüzgârların oluşturduğu, şiddetli fırtına. İLE Kuzey Yarım Kürede, saat yönünün tersine dairesel hareketle kendi ekseni etrafında dönen hava akımı. İLE ... )
- KASİS[Fr. < CASSIS] ile ÇUKUR/TÜMSEK
( Kara yolunda oluşmuş çukurlar ve tümsekler. | Yollarda araçların hızını düşürmek için yapılan, türlü biçimlerde tümsek. | Bir yolun doğrultusunu dik kesen bir yandan öbür yana geçen ark. )
- KAŞKOL[Fr. < CACHE-COL] ile/değil/yerine/= BOYUN ATKISI
- KASOLİTE[Fr. < KASOLITE] ile/değil/yerine/=/||/<> KAZOLİT
( Hidratlı doğal kurşun ve uranyum silikat )
- KAST | SOY ile/||/<> SOY ile/||/<> ALTBÖLÜK
( Birkaç altbölükten oluşmuş aşamalı toplumsal denetleme düzeni altbölük sınıf altkültür Cins )
( CASTE | GENUS )
( CASTE )
( KASTE )
- KAST[Ar. < KASD] ile/ve/değil KAST[Fr. < CASTE]
( Amaç, istek, maksat. | Öldürmeyi, yaralamayı ya da zarar vermeyi isteme, kötü niyet. İLE Ayrıcalıklar bakımından yukarıdan aşağıya doğru kesin ölçülerle sınırlanmış bulunan, en koyu biçimiyle Hindistan'da görülen toplumsal sınıfların her biri. )
- KAST[Ar. < KASD] ile KAST[İng. < CAST][Fr. < CASTE]
( Amaç, istek. @@ Ayrıcalıklar bakımından yukarıdan aşağı doğru kesin ölçülerle sınırlanmış bulunan, en koyu biçimiyle Hindistan'da görülen toplumsal sınıfların her biri. )
- KAST ile/||/<> KAST[Fr. < CASTE]
( Hindistanda uğraşları babadan oğula geçen aynı geleneğe bağlı olan ve başkalarına kapalı tutulan insan toplulukları sınıf )
( CASTE )
( CASTE )
( KASTE )
( CASTUS )
- KASTANYET[Fr. < CASTAGNETTE] ile/||/<> ...
( parmaklara takılarak çalınan bir tür zil castagnette )
( CASTAGNETTE )
- KASTOR[Fr. < CASTOR] ile/||/<> KUNDUZGİLLER
( kunduzgiller )
( CASTOR )
- KAT-I ZÂİDÎ | HİPERBOLİK ile/||/<> HİPERBOLİK[Fr. < HYPERBOLIQUE]
( matematik Hiperbol ya da hiperbolik fonksiyonlarla ilgili olan )
( HYPERBOLIC )
( HYPERBOLIQUE )
( HYPERBOLISCHE )
- KATABOLİZMA[Fr. < CATABOLISME] ile/değil/yerine/=/||/<> YADIMLAMA
- KATAKULLİ[Fr. < FAİT ACCOMPLİ'DEN] ile/||/<> KATAKOFTİ | AĞ KILIFI
( Ağ kılıfı. @@ Fransızca fait accompli 'oldubitti, olup bitti' sözünden kalma bir biçim olduğu düşünülebilir. Ancak katakulli yanında katakofti 'uydurma, asılsız, yalan söz' (argo) biçimi de göz önünde tutulmaya değer bir sözdür. bk. katakofti. Türkçeden Bulgarcaya katikùlja olarak geçmiştir. Arnavutçada katikule olarak kullanılır. )
( CODEND~... )
( FAIT ACCOMPLI~... )
( STEERT~... )
( SACCO DELLA RETE~... )
( ΣΆΚΟΣ ΔΙΧΤΥΟΎ / σάκος διχτυού~... )
- KATALEPSİ/CATALEPSİE[Fr. < CATALEPSIE] ile/||/<> KATALEPTİK/CATALEPTİQUE[Fr. < CATALEPTIQUE]
( İradenin yitimi dış etkilere karşı duygunluğun ortadan kalkması ve hareket organlarına verilen herhangi bir durumun olduğu gibi sürüp gitmesiyle beliren sendrom )
- KATALİTİK/CATALYTİQUE[Fr. < CATALYTIQUE] ile/||/<> KATALİZ/CATALYSE[Fr. < CATALYSE] ile/||/<> KATALİZÖR/CATALYSEUR[Fr. < CATALYSEUR]
( katalitik soba Katalizle ilgili kataliz niteliğinde olan katalitik soba )
- KATALİZ | KOLAYLAŞTIRMA ile/||/<> KOLAYLAŞTIRMA
( Küme çözümleme yordamlarında gözlemcinin özgür tartışmalar kendiliğindenli ilişkilerin örtük anlamlarını açığa çıkarma ve sorunları ya da ilişki düğümlenmelerini çözümleme de üstlendiği yardım ve ayrıştırma işi Üstün tutma benimseyerek koruma kişiye yapılacak işlemde kolaylık gösterme )
( CATALYSIS | FAVOUR )
( FAVORISER )
- KATALİZ | TEZLEŞTİRME ile/||/<> TEZLEŞTİRME
( Bir özdeğin bir kimyasal tepkimenin hızını genellikle artırarak etkilemesi kimya Kimi özdeklerin kimyasal tepkimeleri hızlandırması Tezgenler kullanarak tepkime hızını artırma )
( CATALYSIS )
( CATALYSE )
( KATALYSE )
- KATALİZ[Fr. < CATALYSE] ile/||/<> KONSANTRASYON
( (kimya) @@ Katalist varlığı ile bir reaksiyonun hızlandırılması olayı. @@ Katalizör katımı ile, bir kimyasal tepkime hızının değişimi olayı. @@ Katalizör varlığıyla bir tepkimenin hızının değiştirilmesi olayı. @@ Bir maddenin kimyasal bir tepkimede hiçbir değişmeye uğramadan, başka maddelerin bileşimi üzerine etki ederek tepkimenin oluşmasını ya da hızının değişmesini sağlaması. )
( CATALYSIS | CONCENTRATION~CONCENTRATION )
( CATALYSE~CONCENTRATION )
( KATALYSE~KONZENTRATION )
( CATALISI~CONCENTRAZIONE )
( ΚΑΤΆΛΥΣΗ / κατάλυση~ΣΥΓΚΈΝΤΡΩΣΗ / συγκέντρωση )
- KATALİZ/ÖR[Fr. < CATALYSE/UR] ile/değil/yerine/= TEZGEN
( Kimyasal tepkimenin olmasını ya da hızının değişmesini molekül yapısını değiştirmeden sağlayan, katalitik etkiye yol açan nesne. )
( KATALİZ: Bir nesnenin kimyasal bir tepkimede hiçbir değişmeye uğramadan tepkimenin olmasını ya da hızının değişmesini sağlayan etkisi. )
- KATALİZ ile/||/<> KATALİZ[Fr. < CATALYSE]
( kimya Katalist varlığı ile bir reaksiyonun hızlandırılması olayı Katalizör katımı ile bir kimyasal tepkime hızının değişimi olayı Katalizör varlığıyla bir tepkimenin hızının değiştirilmesi olayı Bir maddenin kimyasal bir tepkimede hiçbir değişmeye uğramadan başka maddelerin bileşimi üzerine etki ederek tepkimenin oluşmasını ya da hızının değişmesini sağlaması )
( CATALYSIS | CONCENTRATION )
( CATALYSE )
( KATALYSE )
( CATALISI )
( ΚΑΤΆΛΥΣΗ / κατάλυση )
- KATALİZÖR ile/||/<> KATALİZÖR[Fr. < CATALYSEUR]
( Kataliz olayını yapan ve kendisi değişime uğramayan özdek Kimyasal tepkimenin olmasını ya da hızının değişmesini sağlayan katalitik etkiye yol açan madde katalist Kimyasal bir reaksiyonun gerçekleşmesi için gerekli olan aktivasyon enerjisini düşürerek reaksiyonun daha hızlı oluşmasını sağlayan ama kendisi bu reaksiyondan etkilenmeden çıkan ve çok kez aynı reaksiyonu katalizleyebilen organik ya da inorganik moleküller )
( CATALYST; CATALYZER | CATALYZER )
( CATALYSEUR )
( KATALYSATOR )
- KATALOG[Fr./İng. CATALOGUE] ile/ve/=/||/<> FİHRİST[Fars.]
( Kitaplıktaki kitapları ya da belirli bir daldaki gereçleri, nitelikleri bakımından tanıtmak, arandıklarında bulunmalarını sağlamak amacıyla, yer numaraları belirtilerek hazırlanmış kitap, defter ya da fişten oluşan bütün. | Kitabevi, yayınevi, kurum vb. kuruluşların yayınlarını, ürettikleri malları, nesneleri tanıtan, gösteren dizin ya da kitap. İLE/VE/=/||/<> İçindekiler. | Abecesel sıralamalar için kullanılan, kenarında tüm harflerin yer aldığı not defteri. )
- KATALOG ile/||/<> GÖKBİLİM KATALOĞU
( gökbilim kataloğu 1 Kitaplıktaki bütün gereçleri kaynakçasal kimlikleri ve konuları bakımından tanıtmak arandıklarında bulunmalarını sağlamak üzere yer numaraları da belirtilerek hazırlanmış kitap defter demet ya da fişten oluşan bütün a kitap katalog defter katalog demet katalog fiş katalog 2 Kitabevi yayınevi kurum vb kuruluşların yayınlarını gösterir liste ya da kitap )
( CATALOG (CATALOGUE) | CATALOG )
( CATALOGUE )
(1996'dan beri)