Bugün[13 Temmuz 2026]
itibarı ile 29.658 başlık/FaRk ile birlikte,
29.658 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(40/120)


- ETİMOLOG[Fr. < ÉTYMOLOGUE] ile/değil/yerine/= KÖKEN BİLİMCİ


- ETİMOLOG[Fr. < ÉTYMOLOGUE] ile/değil/yerine/=/||/<> KÖKEN BİLİMCİ


- ETIMOLOGY[İng.] ile/||/<> ETYMOLOGIE[Fr.] ile/||/<> ETYMOLOGIE, WORTGESCHICHTE[Alm.] ile/||/<> KÖKEN BİLİMİ

( Bir kelimenin hangi köke dayandığını ilk hangi kavramı taşıdığını zaman içinde gösterdiği gelişmeleri vb konuları inceleyen dal köken bilimi etimoloji Bir dildeki kelimelerin şekil yapıları ile anlamları arasında bağlantı kuran o kelimelerin yapı ve anlamlarını kökenlerine doğru izleyerek ilk defa hangi köklere dayandıklarını hangi kavramları yansıttıklarını ve zaman içinde hangi evrelerden geçerek ne gibi gelişmeler gösterdiklerini inceleyen ve köken bilgisi ile ilgili diğer konuları araştıran dil bilimi dalı )


- ETİMOLOJİ[Fr. < ÉTYMOLOGIE] ile/değil/yerine/= KÖKEN BİLİMİ


- ETİMOLOJİ[Fr. < ÉTYMOLOGIE] ile/değil/yerine/=/||/<> KÖKEN BİLİMİ


- ETİMOLOJİK[Fr. < ÉTYMOLOGIQUE] ile/değil/yerine/= KÖKEN BİLİMSEL


- ETİMOLOJİK[Fr. < ÉTYMOLOGIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> KÖKEN BİLİMSEL


- ÉTIQUETTE DE SPIN[Fr.] ile/değil/yerine/= SPİN ETİKETİ


- ETİQUETTE[Fr. < ÉTIQUETTE] ile/değil/yerine/=/||/<> ETİKET

( Bir malın tür miktar fiyat vb nitelikleri ya da kitap defter vb şeylerin kime ait olduğunu belirtmek için üzerlerine konulan küçük kâğıt kimlik Toplum içindeki davranışlarda izlenecek yol )


- ETİYOLOJİ[Fr. < ÉTIOLOGIE] ile/değil/yerine/=/||/<> NEDEN BİLİMİ


- ETİYOLOJİK[Fr. < ÉTIOLOGIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> NEDEN BİLİMSEL


- ETKEN | İLAÇ | ARAÇ | AGENT[Fr. < AGENT] ile/||/<> AJAN ile/||/<> İKTİSADİ KARAR BİRİMİ

( iktisadi karar birimi Hastalık oluşturan ya da hastalığı yayan herhangi bir etken aracı Bulaşıcı mikroorganizmaları ya da organizma üzerinde etkili olabilecek kimyasal maddeleri tanımlamak için kullanılan terim )

( AGENT )

( AGENT )


- ETKEN/ETMEN = ÂMİL = FACTOR[İng., İsp.] = FACTEUR[Fr.] = FAKTOR[Alm.]


- ETKER NEDEN = EFFICIENT CAUSE[İng.] = CAUSE EFFICIENTE[Fr.] = WIRKENDE URSACHE[Alm.] = CAUSA EFFICIENS[Lat.]


- ETKİ = ESER, TESİR = EFFECT[İng.] = EFFET[Fr.] = WIRKUNG, EFFEKT[Alm.] = EFFECTUS[Lat.] = EFECTO[İsp.]


- ETKİLENMEK = AFFECT[İng.] = AFFECTER[Fr.] = AFFIZIEREN[Alm.] = AFFICERE[Lat.]


- ETKİLEYİCİLİK/KARİZMA[Fr. < CHARISME] ile/||/<> ETKİLEYİCİ/KARİZMATİK[Fr. < CHARISMATIQUE]


- ETKİLİ | EFEKTİF ile/||/<> EFEKTİF ile/||/<> NAKİT

( nakit Elde tutulan ve ödemelerde anında kullanılabilen para )

( LIQUIDITY | CASH )

( EFFECTIF )

( BARGELD )

( CONTANTE )

( ΜΕΤΡΗΤΆ / μετρητά )


- ETKİLİ | EFEKTİF ile/||/<> LİKİDİTE ile/||/<> NAKİT | NAKİT

( bk. nakit @@ @@Elde tutulan ve ödemelerde anında kullanılabilen para. @@ )

( LIQUIDITY | CASH~LIQUIDITY~CASH )

( EFFECTIF~LIQUIDITÉ~ESPÈCES )

( BARGELD~LIQUIDITÄT~BARGELD )

( CONTANTE~LIQUIDITÀ~CONTANTI )

( ΜΕΤΡΗΤΆ / μετρητά~ΡΕΥΣΤΌΤΗΤΑ / ρευστότητα~ΜΕΤΡΗΤΆ / μετρητά )


- ETKİLİ/PATETİK[Fr. < PATHÉTIQUE] ile/||/<> ETKİLİLİK/MÜESSİRİYET[Ar. < MUʾES̱S̱İRİYYET]


- ETKİN = FAAL = ACTIVE[İng.] = ACTIF[Fr.] = AKTIV[Alm.] = ACTIVO[İsp.]


- ETKİNLİK/AKTİVİTE[Fr. < ACTIVITÉ] ile/||/<> ETKİNCİLİK/AKTİVİZM[Fr. < ACTIVISME]


- ETKİNLİK = FAALİYET, FAİLİYET = ACTIVITY[İng.] = ACTIVITÉ[Fr.] = AKTIVITÄT, TÄTIGKEIT[Alm.] = ACTIVIDAD[İsp.]


- ETKİSİZ | YÜKSÜZ | YANSIZ | NÖTR ile/||/<> NÖTR ile/||/<> NÖTR[Fr. < NEUTRE]

( pHsı 7 0 olan ne asit ne de baz olan madde 1 Elektrik yükü olmayan 2 Kimyada ne asit ne de alkali tepkisi göstermeyen )

( NEUTRAL )

( NEUTRALE | NEUTRE )

( NEUTRAL )

( NEUTER: HIÇBIRI )


- ETLİ MEYVE ile/||/<> ETLİ YEMİŞ

( etli yemiş Perikarpı kalın etli ve su bakımından zengin meyve )

( SUCCULENT FRUIT )

( FRUIT SUCCULENTE )

( SUKKULENT FRUCHT )


- ETMEN = ÅMİL = AGENT[İng., Fr.] = AGENS, DAS WIRKENDE[Alm.] = AGENS[Lat.] = AGENTE[İsp.]


- ETNİK/ETHNİQUE[Fr. < ETHNIQUE] ile/||/<> ETNOGRAF/ETHNOGRAPHE[Fr. < ETHNOGRAPHE]

( Kavimle ilgili budunsal kavmî Bir sosyal grubun her türlü ırk dil ya da kültür özelliğine ait olan )


- ETNİSİTE[Fr. < ETHNICITÉ] ile/değil/yerine/=/||/<> ETNİKLİK


- ETNOGRAFİK[Fr. < ETHNOGRAPHIQUE] ile/değil/yerine/= ETNOGRAFYA İLE İLGİLİ


- ETNOGRAFYA/ETNOGRAFYA[Yun. < ] ile/||/<> ETNOGRAFİK/ETHNOGRAPHİQUE[Fr. < ETHNOGRAPHIQUE]

( Kavimleri karşılaştırarak inceleyen kültür oluşumlarını araştıran bilim budun betimi kavmiyat )


- ETNOLOG[Fr. < ETHNOLOGUE] ile/değil/yerine/= IRK BİLİMCİ


- ETNOLOG[Fr. < ETHNOLOGUE] ile/değil/yerine/=/||/<> IRK BİLİMCİ


- ETNOLOJİ[Fr. < ETHNOLOGIE] ile/değil/yerine/= IRK BİLİMİ


- ETNOLOJİ[Fr. < ETHNOLOGIE] ile/değil/yerine/=/||/<> IRK BİLİMİ


- ETNOLOJİ ile/||/<> BUDUNBİLİM

( budunbilim ethnos millet logos bilim Farklı insan ırkları dağılımı ilişkileri ve faaliyetleri ile uğraşan bilim dalı )

( ETHNOLOGY )

( ETHNOLOGIE )

( ETHNOLOGIE )


- ETNOLOJİK[Fr. < ETHNOLOGIQUE] ile/değil/yerine/= IRK BİLİMSEL


- ETNOLOJİK[Fr. < ETHNOLOGIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> IRK BİLİMSEL


- ÉTOILE DOUBLE[Fr.] ile/||/<> ÇİFT YILDIZ

( astronomi )

( ÉTOILE DOUBLE )


- ETOLE[Fr. < ÉTOLE] ile/değil/yerine/=/||/<> ETOL

( Genellikle kürkten gösterişli kumaşlardan ya da yün örgüden yapılmış omuz atkısı )


- ETOLOJİ ile/||/<> DAVRANIŞ BİLİMİ

( davranış bilimi Canlıların davranışlarını inceleyen bilim dalı İç ve dış uyarıların etkisiyle oluşan hayvan davranışlarını ve davranış sistemlerini inceleyen ve onları çözümlemeye çalışan karşılaştırmalı hayvan davranışları bilimi )

( ETHOLOGY | GERONTOLOGY | NEUROLOGY | ONCOLOGY )

( ÉTHOLOGIE | GÉRONTOLOGIE | NEUROLOGIE )

( GERONTOLOGIE | NEUROLOGIE )

( ETHOLOGIA )

( ETOLOGIA )

( ΗΘΟΛΟΓΊΑ / ηθολογία )


- ETOLOJİ ile/||/<> GERONTOLOJİ ile/||/<> NÖROLOJİ ile/||/<> ONKOLOJİ | DAVRANIŞ BİLİMİ

( bk. davranış bilimi @@ Canlıların davranışlarını inceleyen bilim dalı. @@ İç ve dış uyarıların etkisiyle oluşan hayvan davranışlarını ve davranış sistemlerini inceleyen ve onları çözümlemeye çalışan karşılaştırmalı hayvan davranışları bilimi. )

( ETHOLOGY | GERONTOLOGY | NEUROLOGY | ONCOLOGY~GERONTOLOGY~NEUROLOGY~ONCOLOGY )

( ÉTHOLOGIE | GÉRONTOLOGIE | NEUROLOGIE~GÉRONTOLOGIE~NEUROLOGIE~ONCOLOGIE )

( ETHOLOGIA~...~...~... )

( GERONTOLOGIE | NEUROLOGIE~GERONTOLOGIE~NEUROLOGIE~ONKOLOGIE )

( ETOLOGIA~GERONTOLOGIA~NEUROLOGIA~ONCOLOGIA )

( ΗΘΟΛΟΓΊΑ / ηθολογία~ΓΕΡΟΝΤΟΛΟΓΊΑ / γεροντολογία~ΝΕΥΡΟΛΟΓΊΑ / νευρολογία~ΟΓΚΟΛΟΓΊΑ / ογκολογία )


- ETOLOJİK/ETHOLOGİQUE[Fr. < ÉTHOLOGIQUE] ile/||/<> HELMİNTOLOJİK/HELMİNTHOLOGİQUE[Fr. < HELMINTHOLOGIQUE] ile/||/<> HİDROBİYOLOJİK/HYDROBİOLOGİQUE[Fr. < HYDROBIOLOGIQUE] ile/||/<> MİKOLOJİK/MYCOLOGİQUE[Fr. < MYCOLOGIQUE] ile/||/<> MİKROBİYOLOJİK/MİCROBİOLOGİQUE[Fr. < MICROBIOLOGIQUE] ile/||/<> RADYOBİYOLOJİK/RADİOBİOLOGİQUE[Fr. < RADIOBIOLOGIQUE] ile/||/<> VİROLOJİK/VİROLOGİQUE[Fr. < VIROLOGIQUE]

( Etoloji ile ilgili )


- ETRAF ile/||/<> ETRAF[Ar. < EṬRÂF]

( Ön ve ard bacaklar kanat kol ya da bacaklar Kanat kol ya da bacaklar )

( LIMB )

( MEMBRE )

( GLIEDMASSEN )


- ETRİER[Fr. < ÉTRIER] ile/değil/yerine/=/||/<> ETRİYE

( Dikme kiriş bağlantılarında direnci sağlayan sargı )


- ETTİFAKI ÂRA ile/||/<> UNANIMITÉ[Fr.] ile/||/<> OY BİRLİĞİ

( UNANIMITÉ )


- ETTINGSHAUSEN COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT D'ETTINGSHAUSEN[Fr.] / ETTINGSHAUSEN KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ETTİNGSHAUSEN KATSAYISI


- ETTINGSHAUSEN EFFECT[İng.] / EFFET ETTINGSHAUSEN[Fr.] / ETTINGSHAUSEN EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ETTİNGSHAUSEN ETKİSİ


- ETTINGSHAUSEN-NERNST COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT D'ETTINGSHAUSEN-NERNST[Fr.] / ETTINGSHAUSEN-NERNST-KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ETTİNGSHAUSEN-NERNST KATSAYISI


- ETTINGSHAUSEN-NERNST EFFECT[İng.] / EFFET ETTINGSHAUSEN-NERNST[Fr.] / ETTINGSHAUSEN NERNST EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ETTİNGSHAUSEN-NERNST ETKİSİ


- ETUDE[Fr. < ÉTUDE] ile/değil/yerine/=/||/<> ETÜT

( etüt odası Herhangi bir konuda yapılan inceleme araştırma ön çalışma Belli bir konuyu inceleyen araştıran eser ya da yazı Öğrencilerin bir belletmenin gözetimi denetimi altında ders çalışmaları mütalaa müzakere )


- ÉTUDE/PROSPECTEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= PROSPECTOR[İng.] ile/değil/yerine/= PROSPEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ARAŞTIRI

( Herhangi bir konu üzerinde kişilerce ya da bir kurulca kimi gerçekleri ortaya çıkarmak ereğiyle, hazırlanan inceleme. )


- ETÜT/ETÜD[Fr. < ETUDE] ile/değil/yerine/= ÇALIŞMA

( Herhangi bir konuda yapılan inceleme, araştırma. | Ön çalışma. | Belirli bir konuyu inceleyen, araştıran yapıt ya da yazı. | Öğrencilerin, bir belletmenin gözetimi, denetimi altında ders çalışması, mütalaa, müzakere. )


- ETÜV ile/||/<> ETÜV[Fr. < ÉTUVE]

( kimya İnkübasyonun yapıldığı ve sıcaklığı ayarlanabilen amaca göre soğutmalı karbondioksitli vakumlu gibi farklı tipleri olabilen aygıt inkübatör İç kabin sıcaklığı mikroorganizmanın optimal üreme sıcaklığına ayarlanarak mikroorganizmanın üretildiği laboratuvar cihazı inkübatör )

( INCUBATOR )

( ÉTUVE )


- ETUVE[Fr. < ÉTUVE] ile/değil/yerine/=/||/<> ETÜV

( Yiyecekleri nesneleri yüksek ısıyla sterilize ve dezenfekte etmekte kullanılan kapalı araç Türlü eşyaları kurutmakta ya da temizlemekte kullanılan araç Mikropların üretilmesinde uygun sıcaklığı sağlayan kapalı araç )


- ETYEMEZ | OTOBUR | VEJETARYEN ile/||/<> VEJETARYEN ile/||/<> VEJETARYEN[Fr. < VÉGÉTARIEN]

( Hayvansal kaynaklı gıdaları tüketmeyen insan )

( VEGETARIAN )

( VÉGÉTARIEN )


- EUCALYPTUS[Fr. < EUCALYPTUS] ile/değil/yerine/=/||/<> OKALİPTUS

( Mersingillerden asıl yurdu Avustralya olan boyu metreyi aşabilen toprağın suyunu çekerek yerin bataklık duruma gelmesini önleyen sert ve reçineli odunu bina yapımında ve yakacak olarak kullanılan beyaz sarı ya da kırmızı çiçekli her zaman yeşil bir ağaç sıtma ağacı Eucalyptus globulus )


- EUDİOMETRE[Fr. < EUDIOMÈTRE] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖDYOMETRE

( Kimyasal tepkimelerde gazların hacim değişmelerini ölçmeye yarayan araç )


- EUGLENE[Fr. < EUGLÈNE] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖGLENA

( Tatlı sularda yaşayan kamçı biçimindeki uzantısı ile hareket eden mekik biçimindeki bir hücreli )


- EULER'S ANGLES[İng.] / ANGLES D'EULER[Fr.] / EULERSCHE WINKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= EULER AÇILARI


- EULER'S COORDINATES[İng.] / COORDONNÉES D'EULER[Fr.] / EULERSCHE KOORDINATEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EULER KOORDİNATLARI


- EULER'S CORRELATION[İng.] / CORRÉLATION D'EULER[Fr.] / EULERSCHE KORRELATION[Alm.] ile/değil/yerine/= EULER BAĞINTISI


- EULER'S EQUATIONS[İng.] / ÉQUATIONS D'EULER[Fr.] ile/değil/yerine/= EULER DENKLEMLERİ


- EUPHONIE[Fr.] ile/||/<> AKIŞMA

( Bir sıraya gelen ses hece ya da kelimelerin birbirleriyle uyuşarak kulağa hoş ve dile kolay bir tüm meydana getirmesi Bir kelimedeki ses ve hecelere dayanan akışmaya İÇ AKIŞMA Eu interne kelimelere dayanana DIŞ AKIŞMA E externe ou de la phrase denir AKIŞMALI AKIŞMALIK Euphonique )

( EUPHONIE )


- EUROPEAN AVOCET[İng.] ile/||/<> AVOCETTE À TÊTE NOIRE[Fr.] ile/||/<> RECURVIROSTRA AVOCETTA[Lat.] ile/||/<> SÄBELSCHNÄBLER[Alm.] ile/||/<> KILIÇ GAGALI

( Yağmur kuşları Charadriiformes takımının yağmur kuşugiller Charadriidae familyasından 43 cm kadar uzunlukta çok ince ve uzun bir gagası olan tüyleri ak kanatları kara Kuzey Avrupa ve Asyada yaşayan güneye göç eden bir tür )

( EUROPEAN AVOCET )

( AVOCETTE À TÊTE NOIRE )

( SÄBELSCHNÄBLER )

( RECURVIROSTRA AVOCETTA )


- EUROPİUM[Fr. < EUROPIUM] ile/değil/yerine/=/||/<> EVROPİYUM

( Atom numarası atom ağırlığı olan yalnız tuzları ve bir tek oksidi bulunan parlak gri renkte bir element simgesi Eu )


- EUROPIUM[Fr.] ile/||/<> EVROPİYUM[Fr. < EUROPIUM]

( kimya )

( EUROPIUM )


- EUTECTIC ALLOY, EUROPIUM[İng.] / EUROPIUM[Fr./Alm.] ile/değil/yerine/= ÖTEKTİK ALAŞIM, EVROPİYUM, ÖROPYUM


- EUTHANASIA[İng.] ile/||/<> ÖTANAZİ[Fr. < EUTHANASIE]

( Tedavisi mümkün olmayan hastalıklarda canlıyı ağrı ve acı vermeden öldürme uyutma )

( EUTHANASIA )

( EUTHANASIE )


- EV EKONOMİSİ ile/||/<> EV EKONOMİSİ

( 1 Üniversitelerde ve yüksek okullarda kimi öğrencileri ev yönetimi alanında yetiştirmek ve kimi öğrencileri de öğretmenlik kurum yöneticiliği beslenme uzmanlığı gibi görevlere hazırlamak amacıyla yapılan öğretim 2 Besin giyim barınma ve insan ilişkileri ile ilgili sorunlarını çözmede gençlere ve yetişkinlere yardım etmeyi ön planda tutan ve öğretim konularının düzenlenmesinde biyoloji fizik ve toplumsal bilimlerden yararlanan bilgi dalı Çocuk bakımı dikiş satın alma yemek pişirme gibi evin yönetimine ilişkin işlerin tümünü kapsayan bilim dalı )

( HOME ECONOMICS | HOME ECONOMY )

( ÉCONOMIE FAMILIALE | ÉCONOMIE INTÉRIEURE )


- EV SİNEĞİ ile/||/<> KARASİNEK

( karasinek Musca domestica Böcekler İnseeta sınıfının ikikanatlılar Diptera takımından bir eklembacaklı türü Külrengidir İnsanlardan ve hayvanlardan ter emer Bütün dünyaya yayılmıştır Larvaları kokmuş maddeler üzerinde ve pislik yığınlarında bulunur Dizanteri ve tifo etkenlerini taşır Böcekler Insecta sınıfının iki kanatlılar Diptera takımından bütün dünyaya yayılmış kül rengi insanlardan ve hayvanlardan ter emen larvaları kokmuş maddeler üzerinde ve pislik yığınlarında bulunan dizanteri ve tifo etkenlerini taşıyan bir eklem bacaklı türü Evlerde yaygın olarak bulunan tifo kolera dizanteri şarbon tetanos veba cüzzam trahom ensefalit etkenlerini piyojen bakterileri protozoa kistlerini ve helmint yumurtalarını mekanik olarak taşıyan ve larvaları miyazise neden olabilen sinek türü pislik sineği Musca domestica Koyu külrenginde olup sulu özellikle şekerli maddeleri ve sıcağı seven bildiğimiz ev sineği oda sineği evcil sinek zooloji Eklem bacaklı hayvanlardan böcekler Insecta sınıfının iki kanatlılar Diptera takımından görünüşü ev sineğine benzeyen insanların ve evcil hayvanların kanını emen bir tür )

( HOUSEFLY | HOUSE FLY | FLY | FLIES )

( COUSIN COMMUN | MOUCHE DOMESTIQUE | MOUCHE | MOUCHES )

( GEMEINE STUBENFLIEGE | STUBENFLIEGE | FLIEGE | FLIEGEN )

( MUSCA DOMESTICA | MUSCA | MUSCIDAE )

( MOSCA DOMESTICA )

( ΚΟΙΝΉ ΜΎΓΑ / κοινή μύγα )


- EV SİNEĞİ ile/||/<> KARASİNEK ile/||/<> SİNEK ile/||/<> SİNEKLER | KARASİNEK

( bk. karasinek. @@ (Musca domestica) Böcekler (İnseeta) sınıfının ikikanatlılar (Diptera) takımından bir eklembacaklı türü. Külrengidir. İnsanlardan ve hayvanlardan ter emer. Bütün dünyaya yayılmıştır. Larvaları kokmuş maddeler üzerinde ve pislik yığınlarında bulunur. Dizanteri ve tifo etkenlerini taşır. @@ Böcekler (Insecta) sınıfının, iki kanatlılar (Diptera) takımından, bütün dünyaya yayılmış, kül rengi, insanlardan ve hayvanlardan ter emen, larvaları kokmuş maddeler üzerinde ve pislik yığınlarında bulunan, dizanteri ve tifo etkenlerini taşıyan bir eklem bacaklı türü. @@ Evlerde yaygın olarak bulunan tifo, kolera, dizanteri, şarbon, tetanos, veba, cüzzam, trahom, ensefalit etkenlerini, piyojen bakterileri, protozoa kistlerini ve helmint yumurtalarını mekanik olarak taşıyan ve larvaları miyazise neden olabilen sinek türü, pislik sineği, Musca domestica. @@Koyu külrenginde olup, sulu, özellikle şekerli maddeleri ve sıcağı seven, bildiğimiz ev sineği; oda sineği, evcil sinek. @@ (zooloji) @@ Eklem bacaklı hayvanlardan, böcekler (Insecta) sınıfının, iki kanatlılar (Diptera) takımından, görünüşü ev sineğine benzeyen, insanların ve evcil hayvanların kanını emen bir tür. )

( HOUSEFLY | HOUSE FLY | FLY | FLIES~HOUSE FLY | STABLEFLY~FLY~FLIES )

( COUSIN COMMUN | MOUCHE DOMESTIQUE | MOUCHE | MOUCHES~MOUCHE DOMESTIQUE | MOUCHE PIQUANTE~MOUCHE~MOUCHES )

( MUSCA DOMESTICA | MUSCA | MUSCIDAE~MUSCA DOMESTICA | STOMOXYS CALCITRANS~MUSCA~MUSCIDAE | DIPTERA )

( GEMEINE STUBENFLIEGE | STUBENFLIEGE | FLIEGE | FLIEGEN~STUBENFLIEGE | GEMEINE STECHFLIEGE~FLIEGE~FLIEGEN )

( MOSCA DOMESTICA~MOSCA DOMESTICA~MOSCA~MOSCHE )

( ΚΟΙΝΉ ΜΎΓΑ / κοινή μύγα~ΚΟΙΝΉ ΜΎΓΑ / κοινή μύγα~ΜΎΓΑ / μύγα~ΜΎΓΕΣ / μύγες )


- EVAPORATION PROCESS[İng.] / PROCESSUS D'ÉVAPORATION[Fr.] / VERDAMPFUNGSPROZESS[Alm.] ile/değil/yerine/= BUHARLAŞMA SÜRECİ


- EVAPORATÖR, BUHARLAŞTIRICI | BUĞULAŞTIRICI ile/||/<> BUĞULAŞTIRICI

( 1 genel uygulayım a Suyu buğu durumuna getirmek için kullanılan araç b Buğu durumuna getiren buğulaştırma niteliğinde olan 2 işleyim Meyve sebze sularının sıcak hava akımı yoluyla çekilmesini Sağlayan araç 3 döşem Soğutma sıvısını buğu durumuna getirecek çevresindeki ısınmayı önleyen büklümlü boru 4 işleyim Sıcak bir ürünün birdenbire basınçla genleşmesine buğulaşmasına yarayan araç )

( EVAPORATOR | VAPORIZER )

( ÉVAPORATEUR | EVAPOREUR )

( VERDAMPFER )


- EVASE[Fr. < ÉVASÉ] ile/değil/yerine/=/||/<> EVAZE

( Etek ucuna doğru genişleyen giysi )


- EVC-İ ARZ | YERÖTE ile/||/<> YERÖTE

( Yer çevresinde dolanan bir uydunun yörüngesi üzerinde Yere en uzak nokta astronomi )

( APOGEE )

( APOGÉE )

( APOGEUM )


- EVC-İ ŞEMS | GÜNÖTE ile/||/<> GÜNÖTE

( Yer yörüngesinin Güneşe en uzak noktası Gezegenlerin yörüngeleri üzerindeki devinimleri sırasında güneşe en uzak oldukları yer astronomi )

( APHELION )

( APHÉLIE | FR. APHÉLIE )

( APHEL, APHELIUM | APHEL )


- EVCİK ile/||/<> EVCİK

( Bazı halkalıkurtların ve yumuşakçamsıların vücutlarını muhafaza eden CaCO3 ya da kutikuladan oluşmuş kalın bir kabuk evcük 1 Bazı halkalı solucanların ve yumuşakçamsıların vücutlarını koruyan kalsiyum karbonat ya da kutikuladan oluşmuş kalın kabuk 2 Bazı bir hücrelilerde hücreyi koruyan yapı )

( PROTECTIVE CASE )

( COQUILLE )

( GEHÂUSE | GEHÄUSE )


- EVDEMONİST[Fr. < EUDÉMONISTE] ile/değil/yerine/= MUTÇU


- EVDEMONİST[Fr. < EUDÉMONISTE] ile/değil/yerine/=/||/<> MUTÇU


- EVDEMONİZM[Fr. < EUDÉMONISME] ile/değil/yerine/= MUTÇULUK


- EVDEMONİZM[Fr. < EUDÉMONISME] ile/değil/yerine/=/||/<> MUTÇULUK


- EVE-İ BALÂ ile/||/<> PASSAGE SUPÉRIEUR (CULMINATION)[Fr.] ile/||/<> ÜST GEÇİŞ

( astronomi )

( PASSAGE SUPÉRIEUR (CULMINATION) )


- EVE'S CONSTANT[İng.] / CONSTANTE D'EVE[Fr.] / EVE-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= EVE SABİTİ


- EVEN NUMBER[İng.] ile/||/<> NOMBRE BINARIE[Fr.] ile/||/<> BINÄR, ZWEIZAHLIG[Alm.] ile/||/<> ÇİFT SAYI

( 2 ile bölünebilen tam sayı Daha açık bir anlatımla k bir tam sayı olmak üzere 2k biçiminde bir sayı )

( EVEN NUMBER )

( NOMBRE BINARIE )

( BINÄR, ZWEIZAHLIG )


- EVEN TOED UNGULATES[İng.] ile/||/<> ARTIODACTYLES[Fr.] ile/||/<> ARTIODACTYLA[Lat.] ile/||/<> PAARHUFER[Alm.] ile/||/<> ÇİFT PARMAKLILAR

( artios çift daktylos parmak Memeliler Mammalia sınıfının etenliler Placentalia alt sınıfının toynaklılar Ungulata üst takımından ön ve art ayakları 2 ya da 4 olmak üzere daima çift sayıda parmak taşıyan başparmakları körelmiş geviş getirenler Ruminantia ve geviş getirmeyenler Nonruminantia olmak üzere iki alt takımı olan bir takım )

( EVEN TOED UNGULATES )

( ARTIODACTYLES )

( PAARHUFER )

( ARTIODACTYLA )


- EVEN-EVEN NUCLEUS[İng.] / NOYAU PAIR-PAIR[Fr.] / GERADE-GERADE-KERN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT-ÇİFT ÇEKİRDEK


- EVET = YES[İng.] = OUI[Fr.] = JA[Alm.] = SI[İt.] = SÍ[İsp.]


- EVETLEME, OLUMLAMA = İCAP, TASDİK = AFFIRMATION[İng., Fr.] = BEJAHUNG[Alm.] = AFFIRMATIO[Lat.] = AFIRMACIÓN[İsp.]


- EVİER[Fr. < ÉVIER] ile/değil/yerine/=/||/<> EVİYE

( eviye sifonu Mutfakta musluk altında bulaşık yıkamaya yarayan tekne )


- EVIL EYE[İng.] ile/||/<> MAUVAIS OEIL[Fr.] ile/||/<> BÖSER BLICK[Alm.] ile/||/<> NAZAR

( İnsanı nazardan kötü gözden koruduğuna inanılan ve bu amaçla daha çok çocukların omuzbaşlarına ve gömleklerinin yakalarına dikilen camdan yapılma göz biçimindeki boncuk a nazar Belli kimselerde bulunduğuna inanılan insanlara özellikle çocuklara evcil hayvanlara eve mala mülke hatta cansız nesnelere de zarar veren bakışla dışarı fırlayan çarpıcı ve öldürücü güç )


- EVİRME/EVİRTİM/YANSIMA = AKİS/İNİKÂS/İFRAĞ = CONVERSION[İng., Fr.] = KONVERSION[Alm.] = CONVERSIO[Lat.]


- EVİYE-İ NAKLİYE ile/||/<> VAISSEAUX CONDUCTEURS[Fr.] ile/||/<> İLETKEN DAMARLAR

( botanik )

( VAISSEAUX CONDUCTEURS )


- EVÎYE-İ ŞÂRİYE | KILCAL DAMAR ile/||/<> KILCAL DAMAR

( biyoloji 1 Dokularda toplardamar ve atardamar arasındaki bağlantıyı sağlayan ve duvarlarından doku sıvısına madde geçebilen endotelyum hücreleriyle kaplı 79 çapında 0 2510m boyunda kan damarları Somatik pencereli diyaframlı sinüzoidal tipleri görülür 2 Vücuttaki kan lenf safra damarları arasındaki çok ince duvarları olan damarlar 3 Toprakta suyun tutulduğu aralıklar Kapiler damar Kanla dokular arasındaki madde alışverişini sağlayan duvar yapısı tunika intimadan oluşan ve düz kas hücreleri bulunmayan kan damarı vaz kapillare kapiller damar Yapısında yassı endotel hücreleri bazal lamina ve perisitler yer alır )

( CAPILLARY VESSEL | CAPILLARY )

( CAPULLAIRE VAISSEAU | CAPILLAIRE VAISSEAU )

( HAARGEFÄSSE )

( CAPILLUS: SAÇ )


- EVJEN METHOD[İng.] / MÉTHODE D'EVJEN[Fr.] / EVJEN-METHODE, EVJENSCHES VERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= EVJEN YÖNTEMİ


- EVOLÜSYON[Fr. < EVOLUTION] ile/değil/yerine/= GELİŞME


- EVOLÜSYON[Fr. < ÉVOLUTION] ile/değil/yerine/=/||/<> GELİŞME


- EVRAK-I MÜTEAKİBE ile/||/<> FEUILLESALTERNATIVES[Fr.] ile/||/<> ALMAŞIK YAPRAKLAR

( botanik )

( FEUILLESALTERNATIVES )


- EVRÂK-I MÜTEKABİLE ile/||/<> FEUILLES OPPOSÉES[Fr.] ile/||/<> KARŞILIKLI YAPRAKLAR

( botanik )

( FEUILLES OPPOSÉES )


- EVREN = KÂİNAT = COSMOS[İng., Fr.] = KOSMOS[Alm.] = KOSMOS[Yun.]

( VAROLANLARIN HEPSİ | OLANLAR | AYALTI DÜNYA [olarak kabul edilirdi] )


- EVRENBİLİM = KEVNİYAT = COSMOLOGY[İng.] = COSMOLOGIE[Fr.] = KOSMOLOGIE[Alm.] = COSMOLOGIA[Lat.] = KOSMOLOGIA[Yun.]


- EVRENDOĞUM = KİYANİYAT, TEŞEKKÜL-İ ÂLEM = COSMOGONY[İng.] = COSMOGONIE[Fr.] = KOSMOGONIE[Alm.] = KOSMO-GONIA[Yun.]


- EVRENSEL | ÜNİVERSAL[Fr. < UNIVERSAL] ile/||/<> ...

( UNIVERSAL )


- EVRENSEL/ÂLEMŞÜMUL[Ar. < ʿĀLEM + ŞUMŪL] ile/||/<> EVRENSEL/CİHANŞÜMUL[Fars. < CİHĀN + Ar. ŞUMŪL] ile/||/<> EVRENSEL/ÜNİVERSAL[Fr. < UNIVERSAL]


- EVRENSEL = UNIVERSAL[İng., Alm.] = GÉNÉRALE[Fr.] = UNIVERSALIS[Lat.]


- EVRİM = TEKÂMÜL = EVOLUTION[İng.] = ÉVOLUTION[Fr.] = ENTWICKLUNG, EVOLUTION[Alm.] = EVOLUTIO[Lat.] = EVOLUCIÓN[İsp.]


- EVYE" değil EVİYE[Fr. < &EACUTE;VIER]


- EWALD METHOD[İng.] / MÉTHODE D'EWALD[Fr.] / EWALD/SCHE METHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= EWALD YÖNTEMİ


- EWALD SPHERE[İng.] / SPHÈRE D'EWALD[Fr.] / EWALDSCHE KUGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= EWALD KÜRESİ


- EWALD-KORNFELD METHOD[İng.] / MÉTHODE D'EWALD-KORNFELD[Fr.] / EWALD-KORNFELD-METHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= EWALD-KORNFELD YÖNTEMİ


- EWING THEORY OF FERROMAGNETISM[İng.] / THÉORIE DU FERROMAGNÉTISME D'EWING[Fr.] / EWING-FERROMAGNETISMUS-THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= EWİNG FERROMANYETİZMA KURAMI


- EXAGÉRÉ[Fr.] ile/||/<> ABARTMALI

( Bir niteliği doğal ölçüsünün dışında gösteren )

( EXAGÉRÉ )


- EXCANTRIC[İng.] ile/||/<> EKSANTRİK[Fr. < EXCENTRIQUE]

( Dış merkezli merkez dışı olan )

( EXCANTRIC )

( EXCENTRIQUE )


- EXCELLENCE[Fr. < EXCELLENCE] ile/değil/yerine/=/||/<> EKSELANS

( Bakanlık ve elçilikten başlayarak cumhurbaşkanlığına kadar yükselen yüksek makam sahibi yabancılara verilen şeref ünvanı Bu ünvanı taşıyan kimse )


- EXCEPTIONAL OR CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT OU EXCLUSIF[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZEL VEYA DEVRESİ


- EXCHANGE RATE[İng.] ile/||/<> KUR[Fr. < COUR | FR. < COURS]

( Bir birim yabancı paranın ulusal para cinsinden fiyatı )

( EXCHANGE RATE )

( COUR | COURS )


- EXCITATION ANODE[İng.] / ANODE DE L'EXCITATION[Fr.] / ERREGERANODE[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARMA ANODU


- EXCITATION BAND[İng.] / BANDE DE L'EXCITATION[Fr.] / ANREGUNGSBAND[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARMA BANDI


- EXCITATION ENERGY[İng.] / ÉNERGIE D'EXCITATION[Fr.] / ANREGUNGSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARMA ENERJİSİ


- EXCITATION FUNCTION[İng.] / FONCTION D'EXCITATION[Fr.] / ERREGUNGSFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARMA İŞLEVİ/FONKSİYONU


- EXCITATION POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL D'EXCITATION[Fr.] / ERREGUNGSPOTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARMA POTANSİYELİ


- EXCITATION SPECTRUM[İng.] / SPECTRE D'EXCITATION[Fr.] / ERREGUNGSSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARMA TAYFI/SPEKTRUMU


- EXCITED ENERGY LEVEL[İng.] / NIVEAU D'ÉNERGIE EXCITÉ[Fr.] / ANGEREGTES ENERGIENIVEAU[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARILMIŞ ENERJİ DÜZEYİ


- EXCITED STATE EFFECT[İng.] / EFFET D'ÉTAT EXCITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= UYARILMIŞ DURUM ETKİSİ


- EXCITON[İng.] / EXCITON[Fr.] / EXZITON, EXCITON[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİTON


- EXCITRON[Fr.] / EXCITRON[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİTRON


- EXCLUSION PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE D'EXCLUSION[Fr.] / AUSSCHLIESSUNGSPRINZIP, AUSSERUNGSPRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= DIŞ(AR)LAMA İLKESİ


- EXCOMMUNICATE[İng.] ile/||/<> EXCOMMUNIER[Fr.] ile/||/<> BANNEN[Alm.] ile/||/<> AFOROZ ETMEK

( Bir Hıristiyanı kilise topluluğundan çıkarmak )

( EXCOMMUNICATE )

( EXCOMMUNIER )

( BANNEN )


- EXCOMMUNICATION[İng.] ile/||/<> EXCOMMUNICATION[Fr.] ile/||/<> BANN, VERFLUCHUNG[Alm.] ile/||/<> AFOROZ[Yun.]

( Kilisece verilen Hıristiyan toplumundan kovulma cezası R Ἀφορίζω kilise üyelik haklarından yoksun bırakma )

( EXCOMMUNICATION | EXCOMMUNICATE )

( EXCOMMUNICATION | EXCOMMUNIER )

( BANN, VERFLUCHUNG | BANNEN )

( EXCOMMUNICATIO )

( SCOMUNICA )

( ἈΦΟΡΊΖΩ / ἀφορίζω )


- EXHAUST TUBE[İng.] ile/||/<> QUEUSOT)[Fr.] ile/||/<> PUMPROHR (PUMPSTENGEL)[Alm.] ile/||/<> BOŞALTMA BORUSU

( Lambanın havasını boşaltmaya ve gaz doldurmaya yarayan ampulün içiyle bağlantılı cam boru )

( EXHAUST TUBE )

( QUEUSOT) )

( PUMPROHR (PUMPSTENGEL) )


- EXHIBIT[İng.] ile/||/<> EXPLOITER[Fr.] ile/||/<> VORFÜHREN[Alm.] ile/||/<> OYNATMAK

( Sinema Bir filmin izleyicilere gösterilmesi işi )

( EXHIBIT )

( EXPLOITER )

( VORFÜHREN )


- EXHIBITION/EXHIBITOR[İng.] ile/değil/yerine/= EXPLOITATION/EXPLOITANT (DE SALLE), PROPRIÉTAIRE DE SALLE[Fr.] ile/değil/yerine/= VORFÜHRUNG/FILMTHEATERBESITZER, KINOTHEATERBESITZER, LICHTSPIELTHEATERBESITZER, FILMTHEATER-MANAGER, LICHTSPIELTHEATER-GESCHÄFTSFÜHRER[Alm.] ile/değil/yerine/= OYNATIM

( Sinema Sinema işleyiminin, filmlerin izleyicilere gösterilmesiyle uğraşan kolu. )


- EXIGER[Fr.] ile/||/<> YERİNİ SEVMEK

( tarım )

( EXIGER )


- EXISTENCE/EXISTENTIAL[İng.] ile/değil/yerine/= EXISTENCE/EXISTENTIEL[Fr.] ile/değil/yerine/= EXISTENTIA[Lat.] ile/değil/yerine/= DASEIN, EXISTENZ/EXISTENZIELL[Alm.] ile/değil/yerine/= VAROLUŞÇULUK

( W. Dünya Savaşı sonunda Fransız yazarı J.P.Sartre'ın yaydığı yazın ve felsefe çığırı. (Bu düşünce çığırı, varoluşu temel sorun olarak benimser; insanın hiç bir ussal nedenlilikle temellendirilmeyen dünya ile çatışması üzerinde durur ve elindeki biricik değerin özgürlük olduğunu ileri sürer.) @@ Çağımızın bir felsefe akımı. Varoluşçu felsefe düşüncesini temel olarak alan bütün düşünsel uğraşılara verilen ad. Danimarkalı düşünür Kierkegaard'ın büyük ölçüde başlattığı, aynı zamanda felsefenin öteden beri ele aldığı sorunları kökten yenilemeye çalışan, günümüz Avrupa'sının bir çok düşünürünün yaşattığı akım. // Varoluş felsefesinde, varlık sorunu insan olma sorunuyle bir bağlantı içine getirilir; bunun yanında felsefe yapmanın kaynağı olarak insan, varoluşu, sonluluğu, zamana bağlı oluşu ve tarihselliği içinde, yeni bir düşünme tutumu ile ele alınır; özellikle insan varoluşunun anlamı söz konusudur. Varoluşçuluk dünyada bulunan insan varoluşundan kalkarak onu kendine yabancılaşmadan kurtarmayı ister; özgürlüğü içinde insanın varoluşu ve insanın kendini gerçekleştirmesi söz konusudur bu felsefede. 1. Günümüz Fransa'sında bir felsefe-edebiyat akımı olarak biçim almıştır. Başlıca temsilcisi J. P. Sartre'a göre: 'Varoluş özden önce gelir.' ve her bir kimseye bir öz kazandırmayı sağlayacak özgürlükle özdeştir; 'İnsan ne ise o değildir, ne olmuşsa odur.' İnsan kendini kendi yapar, daha önce kazandığı bazı belirlenimlerin elverdiği ölçüde kendine biçim verir, kendini oluşturur. (Fransa'da başka temsilcileri: À. Camus, Merlaeu Ponty, Simone de Beauvoir); Hıristiyan varoluşçuluğun başlıca temsilcisi: Gabriel Marcel. 2-Almanya'daki başlıca temsilcileri: Martin Heidegger ve Karl Jaspers. Heidegger'e göre 'İnsanın özü varoluşundadır.' yani 'dünyada-olma' sındadır. Yalnızca insan 'gerçek varoluş'tur. Çünkü yalnız insan varolanın (kendisinin) sınırlarını aşıp varlığa adım atabilir. Yalnız insan varolan olarak kalmaz, kendini var olan olarak anlayabilir; bütün öteki şeyleri anlayabilmesinin temeli de budur. Böyle olunca -> varlıkbilim bütün öteki bilimlerin dayanağıdır; Heidegger ağırlık özeği ahlak felsefesi ve -> insanbilim ile ilgili sorunlar olan her varoluşçu felsefenin karşısına bilinçli olarak bir varoluşçu varlıkbilim koymak ister; böylece varlığı varoluşta arayarak felsefenin temel sorunu olan varlık felsefesine dönmüş olur. Varlığın (Sein) araştırılması gereken yer varoluştur (Existenz). İnsanın özü varoluşunda olduğuna göre, varoluştan kalkarak varlık sorusu yeniden düzenlenmelidir. Ancak Heidegger bir varlıkbilim değil de, yalnızca ilerideki evrensel varlıkbilime olanak sağlayacak bir hazırlık olmak üzere bir 'temel varlıkbilim' (Fundamentalontologie) kurmak ister. Varoluş (Existenz) de Heidegger'e göre: İnsanın varlık sorusunu sormakla doğrudan doğruya bir bağlantı kurduğu kendi varlığıdır. Buna karşılık Jaspers, her varlıkbilimde, varoluşsal olanın bir katılaşması ve yozlaşması tehlikesini görür; onun yöntemi varoluşu açma, aydınlığa çıkarma (-> varoluş aydınlanması) yöntemidir; ama, kendi felsefesinin salt bir varoluş felsefesi olduğunu ileri sürmekle birlikte, kendisi de bilincin ötesine geçen (transsendens) bir fizikötesine yönelişiyle varoluş felsefesinin dışına çıkar.@@bk. varoluşçuluk )


- EXISTENTIAL[İng.] ile/||/<> EXISTENTIEL[Fr.] ile/||/<> EXISTENZIELL[Alm.] ile/||/<> VAROLUŞSAL

( Varoluşa ilişkin Varoluş felsefesinin kavramı olarak yalnız var olmayla açığa çıkarılan yalnız var olmada kavranan ve yaşanılan insanın kendi varoluşunu kavramasına ilişkin anlayış )

( EXISTENTIAL )

( EXISTENTIEL )

( EXISTENZIELL )


- EXOERGIC COLLISION[İng.] / COLLISION EXOÉNERGÉTIQUE[Fr.] / EXOERGER STOSS, EXOERGICZUSAMMENSTOSS[Alm.] ile/değil/yerine/= DIŞA DÖNÜK ÇARPIŞMA


- EXORDE[Fr.] ile/||/<> SÖZ BAŞI

( Söz sanatı terimi Bir söylevin başında dinleyicilerin ilgisini çekmek konu hakkında onlara bir fikir vermek gibi maksatlarla söylenen cümleler )

( EXORDE )


- EXOSPHÈRE[Fr.] / EXOSPHÄRE[Alm.] ile/değil/yerine/= EKZOSFER


- EXOTHERMIC[İng.] / EXOTHERMIQUE[Fr.] / EXOTHERM[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI VEREN, EKZOTERMİK


- EXOTIC[İng.] ile/||/<> EGZOTİK[Fr. < EXOTIQUE]

( İçinde bulunduğu yörede doğal olarak bulunmayan ya da yetiştirilmeyen organizma ya da tür )

( EXOTIC )

( EXOTIQUE )


- EXOTIQUE[Fr.] ile/||/<> YABANCIL

( Uzak yabancı ülke insanlarının törelerini geleneklerini yöresel görünüşlerini ele alan yapıt )

( EXOTIQUE )


- EXOTIQUE/EXOTISME/SAUVAGE[Fr.] ile/değil/yerine/= ALIENATION/EXOTIC/EXOTISM[İng.] ile/değil/yerine/= EXOTISCH/EXOTISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= YABANCI

( Bulunduğu yere başka bir yerden getirilmiş, taşınmış kayaç ya da maden. @@ (jeoloji, coğrafya) )


- EXOTISME[Fr.] ile/||/<> YABANCILLIK

( Bir yapıtta yabancı ve uzak ülkelerle ilgili olayları kişileri yöresel görünüşleri yansıtma )

( EXOTISME )


- EXPANSION APPARENTE[Fr.] / SCHEINBARE EXPANSION[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNÜR GENLEŞME


- EXPANSION ISENTROPIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= İZANTROPİK GENLEŞME


- EXPANSION ISOTHERME[Fr.] / ISOTHERME AUSDEHNUNG, ISOTHERME EXPANSION[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOTERMAL GENLEŞME


- EXPANSION OF GAS[İng.] / EXPANSION DES GAZ[Fr.] / GASAUSDEHNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZLARIN GENLEŞMESİ


- EXPANSION OF LIQUIDS[İng.] / EXPANSION DES LIQUIDES[Fr.] / FLÜSSIGKEITSAUSDEHNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVILARIN GENLEŞMESİ


- EXPANSION SUPERFICIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜZEYCE GENLEŞME


- EXPÉRIENCE DE CRITICALITÉ[Fr.] / KRITIKALITÄTSEXPERIMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİKLİK DENEYİ


- EXPERIMENT[İng.] / EXPÉRIMENTONS[Fr.] / EXOTHERMISCHE REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= DENEY


- EXPERT[İng.] ile/||/<> EHLİHİBRE[Ar. < EHL + HİBRE]

( Bilirkişi )

( EXPERT )

( EXPERT )

( SACHVERSTÄNDIGER )

( PERITO )

( ΠΡΑΓΜΑΤΟΓΝΏΜΟΝΑΣ / πραγματογνώμονας )


- EXPERTİSE[Fr. < EXPERTISE] ile/değil/yerine/=/||/<> EKSPERTİZ

( Bilirkişi tarafından yapılan inceleme )


- EXPONENTIAL ASSEMBLY[İng.] / ASSEMBLAGE EXPONENTIELLE[Fr.] / EXPONENTIALSYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜSTEL SİSTEM


- EXPONENTIAL EXPERIMENT[İng.] / EXPÉRIENCE EXPONENTIELLE[Fr.] / EXPONENTIALEXPERIMENT, EXPONENTIALVERSUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜSTEL DENEY


- EXPONENTIAL WAVE[İng.] / ONDE EXPONENTIELLE[Fr.] / EXPONENTIALWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜSTEL DALGA


- EXPONENTIAL[İng.] / EXPONENTIELLE[Fr.] / EXPLOSION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜSTEL


- EXPOSANT CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE HOCHZAHL, KRITISCHER EXPONENT[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK ÜS


- EXPOSE[Fr. < EXPOSÉ] ile/değil/yerine/=/||/<> EKSPOZE

( Sergilemek gözler önüne sürmek anlamındaki ekspoze etmek birleşik fiilinde geçen bir söz )


- EXPOSITION RADIANTE[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞINIM MARUZİYETİ


- EXPOSURE FACTOR[İng.] / FACTEUR D'EXPOSITION[Fr.] / BELICHTUNGFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINLAMA FAKTÖRÜ


- EXPOSURE[İng.] / EXPOSITION[Fr.] / BELICHTUNG, STRAHLENBELASTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINLAMA, MARUZ BIRAKMA


- EXPRESS[Fr. < EXPRESS] ile/değil/yerine/=/||/<> EKSPRES

( ekspres yol Yalnız belirli duraklarda duran tren otobüs ya da gemi Çabuk yapılan )


- EXPRESSION[Fr.] ile/||/<> İFADE[Ar. < İFÂDE]

( matematik )

( EXPRESSION )


- EXPRESSIONISME[Fr.] ile/||/<> ANLATIMCILIK

( İzlenimciliğe tepki olarak doğan dış dünyanın insan üzerindeki etkisini belirtmeyi bir yana bırakarak dış dünyanın gösterimini sanatçının duyarlığına uydurmaya çalışan sanat ve yazın akımı )

( EXPRESSIONISME )


- EXPRESSIONISME/EXPRESSIF[Fr.] ile/değil/yerine/= ANLATIM

( Sinema/TV. Bir sinema ya da televizyon yapıtının belli bir kavram, düşünce ya da duyguyu görüntüler ve sesler yardımıyla ortaya koymada başvurduğu yol; görüntü ve sesleri kullanırken bunların sağladığı çeşitli olanaklardan yararlanma biçimi. @@ Söz, deyim, çizim, müzik ve benzeri yollarla duygu ve düşünceleri dile getirme. @@ 1. Tasarlanan düşünceleri sözlü ya da yazılı olarak ortaya koyma. 2. İlgili sözcükleri ve sözcük öbeklerini vurgularına önem vererek iletişimi tam sağlayacak biçimde okuma ya da konuşma. @@ Bir düşünceyi, bir duyguyu, bir tasarıyı, bir konuyu sözle ya da yazı ile bildirme. @@ Ölçek sınarı oluşturmak üzere ve belli bir ölçüm boyutunun değişik düzeylerini dile getirmek amacıyla seçilmiş olumlu ya da olumsuz deyiş ya da bildirim. @@ Sanat yapıtlarında ruhsal yaşantının dile gelmesi. @@ Bir düşünce ya da duyguyu bildirmek üzere kullanılan yargılı ya da yargısız sözcük ya da sözcükler dizisi. @@ )


- EXTENDED FAMILY[İng.] ile/||/<> FAMILLE LARGE[Fr.] ile/||/<> GROSSE FAMILIE[Alm.] ile/||/<> BÜYÜK AİLE

( büyük aile Büyükbaba ve büyük anne ile evli oğullarının bunların karılarının ve çocuklarının birlikte oluşturdukları aynı zamanda geniş aile diye de adlandırılan toplumsal ve ekonomik birlik )


- EXTERNAL EAR, AURICLE[İng.] ile/||/<> OREILLE EXTERNE[Fr.] ile/||/<> AUSSERE OHR[Alm.] ile/||/<> DIŞ KULAK

( Memelilerde kulağın ses dalgalarını alan kulak kepçesi ile dış kulak yolundan oluşan kulak zarı ile orta kulağa bağlanan bölgesi )

( EXTERNAL EAR, AURICLE )

( OREILLE EXTERNE )

( AUSSERE OHR )


- EXTINCTION CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE LÖSCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK SÖNÜM


- EXTINCTION EXPONENTIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÜSTEL SÖNÜM


- EXTINCTION OPTIQUE[Fr.] / OPTISCHES LÖSCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK SÖNÜM/SÖNDÜRME


- EXTINCTION[İng.] ile/||/<> EXTINCTION[Fr.] ile/||/<> EXTINKTION[Alm.] ile/||/<> KÖRLENME

( Bir ortamdan geçen ışığın azalmış olması )

( EXTINCTION )

( EXTINCTION )

( EXTINKTION )


- EXTRA[Fr. < EXTRA] ile/değil/yerine/=/||/<> EKSTRA

( En iyi üstün nitelikli Fazladan alışılan ve gerekenden başka ek olarak )


- EXTRA[İng.] ile/||/<> EKSTRA[Fr. < EXTRA]

( anat Haricinde dışında fazladan olarak )

( EXTRA )

( EXTRA )


- EXTRACT[İng.] / EXTRAIT[Fr.] / EXTRACT, ESSENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZÜT


- EXTRACTION PAR SOLVANT[Fr.] / LÖSUNGSMITTEL EXTRAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜCÜ EKSTRAKSİYONU


- EXTRACTION[İng.] / EXTRACTION[Fr.] / EXSICCATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZÜTLEME


- EXTRAFORT[Fr. < EXTRA-FORT] ile/değil/yerine/=/||/<> EKSTRAFOR

( Giysilerin etek kol yaka parçalarına perdelerin ucuna geçirilen seyrek dokunmuş keten şerit )


- EXTRAORDINARY WAVE[İng.] / ONDE EXTRAORDINAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= OLAĞAN DIŞI DALGA


- EXTRAPOLATION[Fr.] / EXTRAPOLATION[Alm.] ile/değil/yerine/= DIŞDEĞERLEME


- EXTRASYSTOLE[Fr. < EXTRASYSTOLE] ile/değil/yerine/=/||/<> EKSTRASİSTOL

( Yürekte normal dışı bir odaktan kaynaklanan ve beklenen zamandan önce ortaya çıkan atma )


- EXTREMUM[İng.] / EXTREMUM[Fr.] / EXTREMUM[Alm.] ile/değil/yerine/= UÇ DEĞERLER


- EXTRINSIC PHOTOCONDUCTIVITY[İng.] / PHOTOCONDUCTIVITÉ EXTRINSÈQUE[Fr.] / STÖRSTELLEN-PHOTOLEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKILI FOTOİLETKENLİK


- EXTRINSIC PHOTOEMISSION[İng.] / PHOTOÉMISSION EXTRINSÈQUE[Fr.] / STÖRSTELLEN-PHOTOEMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKILI FOTO SALIM/YAYINI


- EXTRINSIC SEMICONDUCTOR[İng.] / SEMI-CONDUCTEUR DOPÉ[Fr.] / STÖRSTELLENHALBLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKILI YARI İLETKEN


- EYE ROAST[İng.] ile/||/<> KONTRFİLE[Fr. < CONTRE-FILET]

( Büyükbaş hayvanlarda belin üst kısmında boydan boya sakrum kemiğinin ortalarına kadar uzanan ve omurlara yapışık kaslardan elde edilen kemiksiz et )

( EYE ROAST )

( CONTRE-FILET )


- EYEPIECE, OCULAR[İng.] / OCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= GÖZ MERCEĞİ


- EYLEM GİZİL GÜCÜ | AKSİYON POTANSİYELİ ile/||/<> AKSİYON POTANSİYELİ

( Uyarılan kas ya da sinir hücrelerinin plazma zarlarında meydana gelen istirahat potansiyelini 70 mV dan 30 mV a çeviren sinir impulsunun kolayca ölçülen bir işlevi Bir sinir ya da kas lifinde etkinlik sırasında meydana gelen ve birbirini izleyen depolarizasyon repolarizasyon ve sükûn dönemlerinden oluşan elektriksel değişiklik )

( ACTION POTENTIAL )

( POTENTIEL D'ACTION )

( AKTIONSPOTENTIAL )

( ACTIVUS: FAAL; POTENS: GÜÇLÜ )


- EYLEM = FİİL = ACTION, ACTIVITY[İng.] = ACTION[Fr.] = AKTION, HANDLUNG[Alm.] = ACTION[Lat.] = ACCIÓN[İsp.]


- EYLEME = ACT, OPERATE[İng.] = AGIR[Fr.] = HANDELN[Alm.] = AGERE[Lat.] = OBRAR[İsp.]


- EYRING EQUATION[İng.] / ÉQUATION D'EYRING[Fr.] / EYRING-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EYRİNG DENKLEMİ


- EYRING THEORY[İng.] / THÉORIE D'EYRING[Fr.] / EYRING-THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= EYRİNG KURAMI


- EYTİŞİM = FENN-İ MÜNAZARA, İLMİ- CEDEL, İLM-İ HİLAF Ü CEDEL = DIALECTIC[İng.] = DIALECTIQUE[Fr.] = DIALEKTIK[Alm.] = DIALEKTIKE[Yun.] = DIALECTO[İsp.]


- EZGİ/MELODİ[Fr. < MÉLODIE] ile/||/<> EZGİLİ/MELODİK[Fr. < MÉLODIQUE]


- EZGİ/NAĞME[Ar.]/MELODİ[Fr. < MÉLODIE] ile/ve/||/<> ARA NAĞME

( Güzel, uyumlu ses. | Birinin yalandan ve nazlanarak söylediği söz. İLE Şarkı, türkü, köçekçe vb. küçük güfteli bestelerde, güftenin iki kıtası arasına ya da başına, sonuna da gelebilen, sözsüz çalınan parça. | Sık sık söylenilen söz ya da açılan sorun. )


- EZME ile/||/<> EZME

( Çatmadan doğru dürtüşe geçmek için karşı namlunun esnek bölümünü apansız bastırma ya da yana itme Karşısındakini uzun süre güreşemez duruma sokma Vurarak ya da üzerlerinden bir ağırlık geçirerek yüzey çıkıntılarını giderme işlemi Yem parçacıklarının biçimi ve ya da irilikleri gerektiğinde kıvama getirilmek ya da tavlanmak suretiyle merdaneler arasından geçirilerek düz yassı partiküller durumuna getirilmesi )

( PRESSURE | PEENING | ROLLING )

( PRESSION )


- EZMİNE-İ KADİME-İ HAYAT ile/||/<> PALÉOZOIQUE[Fr.] ile/||/<> PALEOZOİK[Fr. < PALÉOZOÏQUE]

( jeoloji )

( PALÉOZOIQUE | PALÉOZOÏQUE )


- EZOTERİK[Fr. < ÉESOTÉRIQUE] ile/değil/yerine/= İÇREK


- EZOTERİK[Fr. < ÉSOTÉRIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> İÇREK (EZOTERİK ÖĞRETİ, EZOTERİK ÖRGÜT, EZOTERİK SEMBOL)


- EZOTERİZM[Fr. < ÉSOTÉRISME] ile/değil/yerine/=/||/<> İÇREKLİK


- F CENTERS[İng.] / CENTRES-F[Fr.] ile/değil/yerine/= F MERKEZLERİ


- F-BAND[İng.] / BANDE-F[Fr.] / F-BAND[Alm.] ile/değil/yerine/= F BANDI


- F-NUMBER[İng.] / NOMBRE F[Fr.] / F-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= F SAYISI


- FAAL | ETKİN ile/||/<> ETKİN

( Eylem ve etkinlikleri başlatıp harekete geçiren ve bunu sürdüren 1 Bir başkasına etki yapabilen 2 Kimyasal tepkimelere girmeye ya da fiziksel etkiler bırakmaya yatkın olan özdek kimya metalbilim Kimyasal tepkimelere kolayca girebilen özdek özdekcik vb 1 Eylemde bulunan 2 Etki yapan Karşıtı edilgin Tepkileşimlerde etkinliği önde gelen kimya Kimyasal tepkimelere kolayca giren )

( ACTIVE | AFFECTIVE, ACTIVE | EFFECTIVE | ACTIVITY )

( ACTIF | ACTIVITÉ )

( EFFEKTIV | AKTIV | AKTIV, WIRKSAM | AKTIF | EFFIZIENZ )

( ACTIVUS )

( ATTIVO )

( ΕΝΕΡΓΌΣ / ενεργός )


- FAAL | ETKİN ile/||/<> ETKİNLİK

( Eylem ve etkinlikleri başlatıp harekete geçiren ve bunu sürdüren. @@ 1. Bir başkasına etki yapabilen. 2. Kimyasal tepkimelere girmeye ya da fiziksel etkiler bırakmaya yatkın olan (özdek). @@ kimya, metalbilim: Kimyasal tepkimelere kolayca girebilen (özdek, özdekcik vb.). @@ 1. Eylemde bulunan. 2. Etki yapan. Karşıtı bk. edilgin @@ Tepkileşimlerde etkinliği önde gelen. @@ (kimya) @@ Kimyasal tepkimelere kolayca giren. @@ @@ )

( ACTIVE | AFFECTIVE, ACTIVE | EFFECTIVE | ACTIVITY~ACTIVITY | EFFICIENCY | ACTIVITY / AKTIFLIK | PENETRANCE | ACTIVITY, EFFICACY )

( ACTIF | ACTIVITÉ~ACTIVITÉ | PÉNÉNTRANCE, FRÉQUENCE DE MANIFESTATION )

( ACTIVUS~... )

( EFFEKTIV | AKTIV | AKTIV, WIRKSAM | AKTIF | EFFIZIENZ~EFFIZIENZ | AKTIVITÄT | AKTIVITÄT, TÄTIGKEIT | WIRKSAMKEIT | PENETRANZ, MANIFESTATIONSHÄUFIGKEIT )

( ATTIVO~ATTIVITÀ )

( ΕΝΕΡΓΌΣ / ενεργός~ΔΡΑΣΤΗΡΙΌΤΗΤΑ / δραστηριότητα )


- FAAL KULMA, HAREKETLENDİRME[Osm.] / ACTIVATION[İng.] / ACTIVATION[Fr.] / AKTIVIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİNLEŞTİRME/AKTİFLEŞTİRME


- FAAL MEKTEP | ETKİN OKUL ile/||/<> ETKİN ÖĞRETİM

( 1. Eğitim ve öğretim etkinliklerinin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi konularında öğrencilere geniş çapta katılma olanağı sağlayan okul. 2. Program, yöntem ve insan ilişkileri bakımından işe ve etkinliğe önem veren okul. )

( ACTIVE SCHOOL | ACTIVE TEACHING~ACTIVE TEACHING )

( ÉCOLE ACTIVE | ENSEIGNEMENT ACTIF~ENSEIGNEMENT ACTIF )

( ARBEITSSCHULE~AKTIVER UNTERRICHT )

( SCUOLA ATTIVA~INSEGNAMENTO ATTIVO )

( ΕΝΕΡΓΌ ΣΧΟΛΕΊΟ / ενεργό σχολείο~ΕΝΕΡΓΗΤΙΚΉ ΔΙΔΑΣΚΑΛΊΑ / ενεργητική διδασκαλία )


- FAAL MEKTEP ile/||/<> ACTIVE SCHOOL[İng.] ile/||/<> ÉCOLE ACTIVE[Fr.] ile/||/<> ETKİN OKUL

( 1 Eğitim ve öğretim etkinliklerinin planlanması uygulanması ve değerlendirilmesi konularında öğrencilere geniş çapta katılma olanağı sağlayan okul 2 Program yöntem ve insan ilişkileri bakımından işe ve etkinliğe önem veren okul )

( ACTIVE SCHOOL | ACTIVE TEACHING )

( ÉCOLE ACTIVE | ENSEIGNEMENT ACTIF )

( ARBEITSSCHULE )

( SCUOLA ATTIVA )

( ΕΝΕΡΓΌ ΣΧΟΛΕΊΟ / ενεργό σχολείο )


- FAAL TEDRİS ile/||/<> ACTIVE TEACHING[İng.] ile/||/<> ENSEIGNEMENT ACTIF[Fr.] ile/||/<> ETKİN ÖĞRETİM

( Ele alınan bir sorunun çözümünde geleneksel derslik yöntemlerinden yaralanmak yerine ilgili birkaç bilgi alanında araştırma deneme ve inceleme yapmaya önem veren öğretim )

( ACTIVE TEACHING )

( ENSEIGNEMENT ACTIF )


- FAAL[Osm.] / ACTIVE[İng./Fr.] / AKTIF, REAKTIONSFÄHIG[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİN/AKTİF


- FAALİYET | ETKİNLİK ile/||/<> ETKİNLİK

( Bir canlının içinde geçen ya da kendisinin giriştiği çalışma durumu Çocukların kendi amaç ve gereksinmelerine uygun geldiği için isteyerek katıldıkları herhangi bir öğrenme durumu etkin kestirici 1 Gaz karışımında ya da sıvı çözeltide bulunan bir özdeğin etkin derişimi 2 Bir ışınetkin özdekte birim zamandaki parçalanma sayısı kimya 1 Bir özdecik öğecik ya da yükünün erke ve işlemi etkileme yönünden daha güçlü daha elverişli olması durumu 2 Kimyasal gerilimi logaritmik hız ve büyüklük olarak veren nicelik 1 Eylem gücü etki gücü 2 Eylemde bulunanın etkin olanın niteliği 3 Etkide bulunmak için yapılan atılım Eylemden ayrılığı eylemin daha somut oluşudur Bir ışımetkin çekirdeğin içinde oluşan çekirdeksel bozunumların birim zamana düşen sayısı ışımetkinlik kimya Enaz çaba ya da maliyet ile ençok sonuç elde etme kapasitesi iktisadi etkinlik teknik etkinlik Bir radyonüklid içinde dt zaman aralığında oluşan nükleer dönüşüm sayısına dN denilse dNnin dtye bölümü A A dN dt Bir genin ya da gen kombinasyonunun fenotipte kendini gösterme sıklığı Etkinlik sahip olduğu genotipi fenotipinde gösteren bireylerin populasyondaki oranıyla tanımlanır 1 Etkin olma durumu bazı etkileri oluşturma yeteneği 2 İlaç ya da zehirli maddelerin vücuda alındıktan sonra etkisini gösterme durumu aktivite 3 İlaç molekülünün almaçları uyarma ya da baskılama yeteneğinin bir ölçüsü etkinlik )

( ACTIVITY | EFFICIENCY | ACTIVITY / AKTIFLIK | PENETRANCE | ACTIVITY, EFFICACY )

( ACTIVITÉ | PÉNÉNTRANCE, FRÉQUENCE DE MANIFESTATION )

( EFFIZIENZ | AKTIVITÄT | AKTIVITÄT, TÄTIGKEIT | WIRKSAMKEIT | PENETRANZ, MANIFESTATIONSHÄUFIGKEIT )


- FAALİYET VESİKASI | ÇALIŞMA BELGESİ ile/||/<> ÇALIŞMA BELGESİ

( İşçiye ve gemi adamına işinden ayrılması nedeni ile işverence düzenlenerek verilen ve bıraktığı işin türü süresi ve işçinin ücretini gösteren belge İşinden ayrılan işçiye işveren tarafından verilen işçinin çalıştığı işin çeşidini ve çalışma süresini gösteren belge bonservis )

( LABOUR PAPER | CLEARANCE CARD, WORK'S CERTIFICATE, CERTIFICATE OF WORK )

( PAPIER DE TRAVAIL )


- FAÂLİYET-İ BÜRKÂNİYE | YANARDAĞ PÜSKÜRMESİ ile/||/<> YANARDAĞ PÜSKÜRMESİ

( Yanardağın patlaması lav ve tüten çıkarması gibi görülebilen olayların tümü Yerin iç kesiminden gelen katı sıvı ve gaz durumdaki kızgın özdeklerin bir yanardağ ağzından yeryüzüne çıkması )

( VOLCANIC ACTIVITY | ERUPTION | VOLCANIC ERUPTION )

( ACTIVITÉ VOLCANIQUE | ÉRUPTION | EXPLOSION VOLCANIQUE )

( VULKANISCHE TÖTIGKEIT | VULKANAUSBRUCH | AUSBRUCHSERSCHEINUNG )


- FAALİYET[Ar.]/AKTİVİTE[Fr. < ACTIVITE | İng. < ACTIVITY] ile/değil/yerine/= ETKİNLİK | EYLEM


- FABAGELLE[Fr.] ile/||/<> ZYGOPHILLUM FABAGO[Lat.] ile/||/<> YABANİ KİMYON

( botanik )

( FABAGELLE )

( ZYGOPHILLUM FABAGO )


- FABLE[Fr. < FABLE] ile/değil/yerine/=/||/<> FABL

( Kahramanları çoklukla hayvanlardan seçilen sonunda ders verme amacı güden genellikle manzum hikâye öykünce )


- FABRİCATİON[Fr. < FABRICATION] ile/değil/yerine/=/||/<> FABRİKASYON

( Fabrikada üretilerek tüketime hazır duruma getirilen madde Pek değeri olmayan herhangi bir özellik taşımayan ürün )


- FABRİKA | ÜRETİMLİK ile/||/<> ÜRETİMLİK

( İşleyimselleştirilmiş bir üretim süreci içinde üretilen bir nesnenin yapıldığı araç ve gereçlerin topluca bulunduğu işlenmemiş özdekler için ayrı yerleri bulunan yapı işleyim İşlenmemiş ya da yarı işlenmiş özdeklerin makine araç aygıt vb işlenerek tüketime sunulduğu kuruluş )

( FACTORY )

( FABRIQUE )

( FABRIK )


- FABRİKATÖR[Fr. < FABRICATEUR] ile/değil/yerine/= FABRİKACI


- FABRİKATÖR[Fr. < FABRICATEUR] ile/değil/yerine/=/||/<> FABRİKACI


- FABRY-PEROT INTERFEROMETER[İng.] / INTERFÉROMÈTRE DE FABRY-PEROT[Fr.] / FABRY-PEROT-INTERFEROMETER, FABRY-PEROT-INTERFERENZSPEKTROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= FABRY-PEROT GİRİŞİMÖLÇERİ


- FACE EACH OTHER[İng.] ile/||/<> FACE À FACE[Fr.] ile/||/<> GEGENSTELLUNG[Alm.] ile/||/<> YÜZ YÜZE

( Alıştırmalarda eşlerin birbirine yüzleri dönük durması )

( FACE EACH OTHER )

( FACE À FACE )

( GEGENSTELLUNG )


- FACETTE[Fr. < FACETTE] ile/değil/yerine/=/||/<> FASET

( Baskı işlerinde harf ve satırları formada tutmak ve sıkmak için kullanılan kama Dişin ön yüzüne estetik amaçla yapılan kaplama )


- FACIA, TRAGÉDIE[Fr.] ile/||/<> TRAJEDİ[Fr. < TRAGÉDIE]

( Konusunu efsanelerden ya da tarihten alan heyecan verici sahne koşuğu ki insan oğlunun hırslarını ve kavgalarını gösterir ve çoğu felâketli sonuçlarla bağlanır )

( FACIA, TRAGÉDIE | TRAGÉDIE )


- FAÇON[Fr. < FAÇON] ile/değil/yerine/=/||/<> FASON

( fason imalat fason mal fason üretim kesim Malzemesi marka sahibi tarafından karşılanarak başka bir firmaya yaptırılan mal fason mal Kaçak olarak yapılan taklit ürün )


- FAÇONNE[Fr. < FAÇONNÉ] ile/değil/yerine/=/||/<> FASONE

( Çözgü ya da atkının kumaş yüzeyi üzerinde kendiliğinden bir desen oluşturduğu her tür kumaş Bu tür kumaşları oluşturan desen örneği )


- FACTEUR D'ATTÉNUATION[Fr.] ile/değil/yerine/= ZAYIFLAMA FAKTÖRÜ


- FACTEUR D'ÉCRAN DE GRILLE[Fr.] / SCHIRMGITTERFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= EKRAN IZGARASI FAKTÖRÜ


- FACTEUR DE BOBINAGE[Fr.] ile/değil/yerine/= SARGI FAKTÖRÜ


- FACTEUR DE DÉMAGNÉTISATION[Fr.] ile/değil/yerine/= MIKNATISLIĞI GİDERME FAKTÖRÜ


- FACTEUR DE DISSIPATION[Fr.] / DISIPATION-FAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILMA/DAĞILIM FAKTÖRÜ


- FACTEUR DE PERTE DIÉLECTRIQUE[Fr.] / DIELEKTRISCHE VERLUSTFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK KAYIP ETMENİ/FAKTÖRÜ


- FACTEUR DE PUISSANCE DIÉLECTRIQUE[Fr.] / DIELEKTRISCHE LEISTUNGSFAKTOR/POTENZFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK GÜÇ ETMENİ/FAKTÖRÜ


- FACTEUR RÉACTIF[Fr.] ile/değil/yerine/= REAKTİF FAKTÖR


- FACTEURS DE QUALITÉ DU RAYONNEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞIN KALİTE FAKTÖRLERİ


- FACTOR[İng.] ile/||/<> ALACAKLANDIRICI

( alacaklandırıcı Vadeli satış yapan firmaların her türlü mal ve hizmet satışından doğan haklarını devralan finansal kuruluş )

( FACTOR | FACTORING )

( AFFACTURAGE )

( FACTORING )

( FACTOR )

( ΠΡΆΚΤΟΡΑΣ ΑΠΑΙΤΉΣΕΩΝ / πράκτορας απαιτήσεων )


- FACTOR[İng.] ile/||/<> FACTORİNG | ALACAKLANDIRICI

( bk. alacaklandırıcı@@Vadeli satış yapan firmaların her türlü mal ve hizmet satışından doğan haklarını devralan finansal kuruluş. )

( FACTOR | FACTORING~FACTORING )

( AFFACTURAGE~AFFACTURAGE )

( FACTORING~FACTORING )

( FACTOR~FACTORING )

( ΠΡΆΚΤΟΡΑΣ ΑΠΑΙΤΉΣΕΩΝ / πράκτορας απαιτήσεων~ΦΆΚΤΟΡΙΝΓΚ / φάκτορινγκ )


- FACTORY OWNER, MANUFACTURER[İng.] ile/||/<> FABRİKATÖR[Fr. < FABRICATEUR]

( Fabrika sahibi ya da işleticisi )

( FACTORY OWNER, MANUFACTURER )

( FABRICATEUR )


- FACULE[Fr.] ile/||/<> FAKÜL[Fr. < FACULE]

( güneş yüzünde parlak nokta astronomi )

( FACULE )


- FACULTE[Fr. < FACULTÉ] ile/değil/yerine/=/||/<> FAKÜLTE

( Bir üniversitenin öğrenim alanı ya da uzmanlık konusu bakımından ayrılmış kollarından her biri medrese )


- FACULTY[İng.] ile/değil/yerine/= FACULTÉ/FACULE[Fr. < FACULTÉ] ile/değil/yerine/= FAKÜLTE[Fr. < FACULTÉ]

( Bir üniversitenin, öğrenim alanı ya da uzmanlık konusu bakımından ayrılmış kollarından her biri. )


- FAĞFURÎ | PORCELAINE[Fr. < PORCELAINE] ile/||/<> PORSELEN ile/||/<> PORSELEN[Fr. < PORCELAINE]

( Arıkilden yapılmış ve saydam bir mine ile kaplanmış çömlekçi işi Kaolin feldspat ve kuvarsın birlikte pişirilmesiyle yapılan ak yarı saydam yoğun ve su geçirmez özdek kimya keramos kil kil kap Topraktan kap yapma sanatı a porselen çini )

( CHINA | PORCELAIN )

( PORCELLAINE | PORCELAINE )

( PORZELLAN )


- FAGOSİT[Fr. < PHAGOCYTE] ile/değil/yerine/= YUTAR GÖZE


- FAGOSİT[Fr. < PHAGOCYTE] ile/değil/yerine/=/||/<> YUTAR HÜCRE


- FAGOSİTOZ[Fr. < PHAGOCYTOSE] ile/değil/yerine/= GÖZE YUTARLIĞI


- FAGOSİTOZ[Fr. < PHAGOCYTOSE] ile/değil/yerine/=/||/<> HÜCRE YUTARLIĞI


- FAHIZ ile/||/<> UYLUK

( Bacağın kalçadan diz eklemine dek uzanan üst bölümü Küçük su arkı Yağcılar Yalvaç Isparta biyoloji uvluk uyluk ustuk diz uluk Eski Türkçede udluk olarak geçer Orta Türkçede udluk kol kemiğinin kalın yeri biçimi kullanılır Eski Türkçe ud uy sığır kökünden geldiği yolundaki görüş tartışmaya açıktır Türkçe ub uv uz us utanç utanma kökünden çıktığı yönündeki sav büsbütün yanlıştır )

( THIGH )

( CUISSE )

( OBERSCHENKEL )

( UVLUK[Tkm.]~UYLUK[Tkm.]~USTUK[Şor.]~ULUK[Yak.] )


- FAHM-I HAŞEBÎ | ODUN KÖMÜRÜ ile/||/<> ODUN KÖMÜRÜ

( Bitkisel ya da hayvansal kökenli özdeklerin tam yanmaması sonunda oluşan biçimsiz karbon Renk gidermede ve gazları yüze tutmada kullanılır coğrafya kimya )

( CHARCOAL )

( CHARBON DE BOIS )

( HOLZKOHLE )


- FAHM-I HAYVÂNÎ | HAYVAN KÖMÜRÜ ile/||/<> HAYVAN KÖMÜRÜ

( Hayvan kemiği ve kanının tam olarak yakılmaması sonucu üretilen kalsiyum fosfatça zengin ağılı gazları tutmada renk gidermekte kullanılan kömür kimya )

( ANIMAL CHARCOAL )

( CHARBON DES NOIR ANIMAL | NOIR ANIMAL )

( KNOCHENKOHLE )


- FAHRENHEIT SCALE[İng.] / ÉCHELLE FAHRENHEIT[Fr.] / FAHRENHEITSKALE, FAHRENHEIT-SKALE[Alm.] ile/değil/yerine/= FAHRENHEİT ÖLÇEĞİ


- FAHRENHEIT TEMPERATURE SCALE[İng.] / ÉCHELLE DE TEMPÉRATURE FAHRENHEIT[Fr.] ile/değil/yerine/= FAHRENHEİT SICAKLIK ÖLÇEĞİ