Fransızca karşılıkları olan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 29.658 başlık/FaRk ile birlikte,
29.658 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(10/120)
- ANTOFİL[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇİÇEKSEVER
- ANTOFİL[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇİÇEKSEVER
- ANTOLOJİ[Fr. < ANTHOLOGIE] ile/değil/yerine/= SEÇKİ
- ANTOLOJİ[Fr. < ANTHOLOGIE] ile/değil/yerine/=/||/<> SEÇKİ
- ANTOLOJİK[Fr. < ANTHOLOGIQUE] ile/değil/yerine/= SEÇKİ İLE İLGİLİ
- ANTONİM[Fr.] ile/değil/yerine/= KARŞIT ANLAMLI
- ANTRAKOZ[Fr.] ile/değil/yerine/= AKCİĞERLERİN VE BRONŞLARIN KÖMÜR TANECİKLERİYLE DOLMASI
- ANTRAKOZ[Fr.] ile/>< ANTRASİT[Fr.]
( Akciğerlerin, bronşların kömür tanecikleriyle dolması. İLE Bir çeşit taş kömürü. | Birkaç rengin karışımından oluşan renk. )
- ANTRAKT | ARA ile/||/<> ARA
( Sinema Sinemalarda gösterim başlarında ya da ortalarında verilen ara iki kılıçoyuncusu arasında bulunması gereken en elverişli açıklık Bir ayaktopu oyununun 45er dakikalık iki dönemi arasında oyunculara verilen 15 dakikalık dinlenme süresi Takımların oyun arasında aldıkları birer dakikalık dinlenme ve yönelge alma süresi Bir takım bütün bir oyun süresince ancak dört ara alabilir Bu ara dakikaları oyun süresinin dışında kalır Bir oyunda dinlenme süresi Toplu cimnastik dizilmelerinde sıradakilerin birbirlerinden yanlamasına olan uzaklıkları Bir görüşmede yanıtlayıcının yorulduğu ya da ilgisinin dağıldığı durumlarda uyanıklığı sağlamak üzere sorulamayı geçici olarak durdurma ya da çeşitlendirme yoğulum İki odayı bağlıyan koridor Kandilli Bozüyük Bilecik aralık Tiyatro gösterisi sırasında seyircilerin dinlenmesi için verilen ara orta )
( INTERVAL, (ABD) INTERMISSION | DISTANCE | HALF-TIME | TIME-OUT | INTERVAL | INTERVAL | PAUSE | INTERVAL, INTERMISSION )
( ENTR'ACTE | DISTANCE | INTERVALLE | ENTRACTE )
( PAUSE | ZWISCHENRAUM )
- ANTRAKT[Fr. < ENTRACTE] ile/değil/yerine/= ARA
- ANTRAKT[Fr. < ENTRACTE] ile/değil/yerine/=/||/<> ARA
- ANTRASİT/ANTHRACİTE[Fr. < ANTHRACITE] ile/||/<> LİNYİT/LİGNİTE[Fr. < LIGNITE]
( Güçlükle tutuşan koku duman çıkarmadan büyük bir ısı vererek yanan bir taş kömürü türü Bu taş kömürünün koyu gri siyaha çalan rengi )
- ANTRASİT ile/||/<> PARLAK KÖMÜR
( parlak kömür Karbon içeriği 90dan çok ısıl değeri 6500 kcal kg dolayında olan sert parlak kırılgan en yaşlı kömür türü coğrafya jeoloji kimya )
( ANTHRACITE )
( ANTHRACITE )
( ANTRAZIT )
- ANTRE[Fr. < ENTRÉE] ile/değil/yerine/=/||/<> GİRİŞ
- ANTRE[Fr. < ENTREE] ile/değil/yerine/= GİRİŞ, HOL | BAŞLANGIÇ YEMEĞİ | GİRİN, BUYRUN
- ANTRENMAN | ÇALIŞMA | ÇALIŞMA ile/||/<> ÇALIŞMA ile/||/<> ÇALIŞMAK
( Sinema TV Belirli bir düzenin belirli bir güçle işletilmesine dayanan araçlarda bu düzenin devinime geçmesi Oyuncuların ayaktopu oyununda gerekli olan kıvamı elde etmek ve korumak için gövdeleriyle ya da topla yaptıkları devinimler Bünyesindeki suyun azalması ya da çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi Emekçinin düşünsel ya da bedensel gücünü bir mal ya da hizmet üretim sürecinde kullanması emek Çalışmanın yapısı yapılan ölçümlerin seçimi ve onların sıklıkları dâhil verilerin toplanması olarak özetlenebilen bir çalışma tasarımının istatistiksel yönü )
( DRIVE, MOTION, MOVEMENT | TRAINING | WORKING, PRODUCTIVE WORK | RUN | WORK | STUDY )
( MARCHE )
( ANTRIEB | TRAINING | ARBEITEN DES HOLZES )
- ANTRENMAN/ENTRAİNEMENT[Fr. < ENTRAÏNEMENT] ile/||/<> İDMAN/İDMAN[Ar. < İDMĀN]
( antrenman maçı antrenman sahası antrenman yeleği idman Herhangi bir konuda yapılan hazırlık )
- ANTRENÖR | ÇALIŞTIRICI ile/||/<> ÇALIŞTIRICI
( Yumrukoyuncusunu yetiştiren karşılaşmasını yaptıran ilk tedavisini yapan çalıştıran besinini düzenleyen disiplinini sağlayan kişi Oyuncuları çalıştıran kendilerine gerekli beden kıvamını ve oyun bilgisini edindiren kişi Güreş öğreneceklere güreş oyunlarını öğreten yeteneklerinin gelişmesini sağlayan ve karşılaşmalara hazırlayan kişi Orkestra yönetmeninin yönlendirmesi sınırları içinde kalma koşuluyla bir orkestrayı ya da koroyu çalıştıran kişi çalıştırıcı )
( TRAINER | RÉPÉTITEUR, REHEARSAL CONDUCTOR | ASSISTING REFEREE | MANAGER )
( RÉPÉTITEUR | RÉGISSEUR | OPÉRATEUR )
( TRAINER | REPETITOR | HELFER, SEKUNDANT | MANAGER )
( EXERCITOR )
( ALLENATORE )
( ΠΡΟΠΟΝΗΤΉΣ / προπονητής )
- ANTRENÖR | ÇALIŞTIRICI ile/||/<> YARDIMCI ile/||/<> YÖNETİCİ
( Yumrukoyuncusunu yetiştiren, karşılaşmasını yaptıran, ilk tedavisini yapan, çalıştıran, besinini düzenleyen, disiplinini sağlayan kişi. @@ Oyuncuları çalıştıran, kendilerine gerekli beden kıvamını ve oyun bilgisini edindiren kişi. @@ Güreş öğreneceklere güreş oyunlarını öğreten, yeteneklerinin gelişmesini sağlayan ve karşılaşmalara hazırlayan kişi. @@ Orkestra yönetmeninin yönlendirmesi sınırları içinde kalma koşuluyla bir orkestrayı ya da koroyu çalıştıran kişi.@@bk. çalıştırıcı. )
( TRAINER | RÉPÉTITEUR, REHEARSAL CONDUCTOR | ASSISTING REFEREE | MANAGER~ASSISTING REFEREE | ASSISTANT DIRECTOR, ASSISTANT PRODUCER | AUXILIARY~MANAGER | OPERATOR | EXECUTIVE | ACTING MANAGER, ADMINISTRATIVE DIRECTOR, GENERAL MANAGER )
( RÉPÉTITEUR | RÉGISSEUR | OPÉRATEUR~RÉGISSEUR | AUXILIAIRE~OPÉRATEUR | DIRIGEANT | DIRECTEUR ADMINISTRATIF )
( EXERCITOR~...~... )
( TRAINER | REPETITOR | HELFER, SEKUNDANT | MANAGER~HELFER, SEKUNDANT | ASSISTENT~MANAGER | OPERATOR | VERWALTUNGSDIREKTOR, GESCHÄFTSFÜHRER )
( ALLENATORE~ASSISTENTE~DIRIGENTE )
( ΠΡΟΠΟΝΗΤΉΣ / προπονητής~ΒΟΗΘΌΣ / βοηθός~ΔΙΕΥΘΥΝΤΉΣ / διευθυντής )
- ANTRENÖR[Fr. < ENTRAÎNEUR] ile/değil/yerine/= ÇALIŞTIRICI
- ANTRENÖR[Fr. < ENTRAÎNEUR] ile/değil/yerine/= ÇALIŞTIRICI
- ANTRENÖR[Fr. < ENTRAÎNEUR] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇALIŞTIRICI (BAŞANTRENÖR)
- ANTRİKOT/ENTRECOTE[Fr. < ENTRECÔTE] ile/||/<> BİFTEK/BİFTECK[Fr. < BIFTECK] ile/||/<> BONFİLE/BON FİLET[Fr. < BON FILET] ile/||/<> FİLETO/FİLETTO[İt. < FILETTO] ile/||/<> KONTRFİLE/CONTREFİLET[Fr. < CONTRE-FILET]
( Sığırın iki kürek kemiği arasından çıkartılan kemiğinden sıyrılmış pirzolalık et parçası )
- ANTRIT[Fr.] ile/değil/yerine/= MİDE YANGISI
- ANTROK/ENTROQUE[Fr. < ENTROQUE] ile/||/<> FOSİL/FOSSİLE[Fr. < FOSSILE] ile/||/<> PETRİFİKASYON/PETRİFİCATİON[Fr. < PÉTRIFICATION] ile/||/<> ODONTOLİT/ODONTOLİTE[Fr. < ODONTOLITE]
( Triyas devri katmanlarında bulunan derisi dikenlilerden denizlalelerinin saplarını oluşturan kalsiyum karbonat birleşimli fosil )
- ANTROPO-[Yun.] ile/ve/||/<> ANTROPOLOJİ[Yun.] ile/ve/||/<> ANTROPOLOJİK[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOLOG[Yun.]
( "İnsan" anlamı katan ön ek. İLE/VE/||/<> İnsanın kaynağını, geleneklerini ve ırkları inceleyen bilim insanbilim. İLE/VE/||/<> İnsanbilim ile ilgili. İLE/VE/||/<> İnsanbilim uzmanı. )
- ANTROPO(-)[Yun.] ile/ve/||/<> ANTROPOBİYOLOJİ[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOCOĞRAFYA[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOFAJ[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOFİL[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOGRAFİ[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOİT[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOKİMYA[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOKLIMATOLOJİ[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOKRASİ[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOLOG[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOLOJİ/K[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOMETRİ[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOMORFİZM[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOMORFOLOJİ[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPONOZ[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOPLASTİ[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOSANTRİK[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOSANTRİZM[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOTEKNİK[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOZOİK[Fr.]
( İnsan. | İnsan anlamı katan ön ek. @@ Zaman içinde kişilerde görülen dirimbilimsel farklılığın ve çeşitliliğin incelenmesi. @@ İnsan topluluklarının yeryüzündeki dağılımını inceleyen coğrafya dalı. @@ Yamyam. @@ İnsanın yaşadığı yerde yaşayan hayvan ve bitkiler. @@ İnsan ırklarının özelliklerini ve yeryüzündeki dağılımlarını inceleyen bilim dalı. @@ İnsana çok benzeyen/benzetilen maymun türü. @@ ... @@ İklimin, insan üzerindeki etkilerini inceleyen bilim. @@ Sayrılıkların sürecine şiddetle etkide bulunma gereğine inanan sağaltım öğretisi. @@ İnsanbilim uzmanı. @@ İnsanın kaynağını, geleneklerini ve ırkları inceleyen bilim, insanbilim. | İnsanbilimle ilgili. @@ İnsan organizmasının ölçülmesi için kullanılan ölçüm tekniklerinin tümü. @@ İnsan biçimcilik. @@ İnsan gövdesinin biçimini inceleyen bilim dalı. @@ İnsana özgü bulaşıcı sayrılık. @@ Fosil insan iskeletinden yola çıkarak anatomik yapılarını yeniden kurma yöntemi. @@ Felsefede, insanı, evrenin (")yaratılma nedeni(") sayan. @@ İnsanı, evrenin merkezi kabul eden öğreti. @@ Bir ya da daha çok işlemcinin çalıştığı kumanda ve yönlendirme düzenlerinde insanla makine arasında kurulabilecek en iyi dengeyi sağlamayı amaçlayan bilim. @@ İnsanın belirmesi ve yayılmasını niteleyen dönem. )
- ANTROPOCOĞRAFYA[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOGRAFİ[Fr.]
( İnsan topuluklarının yeryüzündeki dağılımını inceleyen coğrafya dalı. İLE/VE/||/<> İnsan ırklarının özelliklerini ve yeryüzündeki dağılımlarını inceleyen insanbilim kolu. )
- ANTROPOFİL[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOİT[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOFAJ[Fr.]
( İnsanın yaşadığı yerde yaşayan hayvanlar ve bitkiler. İLE/VE/||/<> İnsana çok benzeyen maymun türü. İLE/VE/||/<> Yamyam. )
- ANTROPOİT[Fr. < ANTHROPOÏDE] ile/değil/yerine/= İNSANSI
- ANTROPOİT[Fr. < ANTHROPOÏDE] ile/değil/yerine/=/||/<> İNSANSI
- ANTROPOKİMYA[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOLİMATOLOJİ[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOMETRİ[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOPLASTİ[Fr.]
( İnsan gövdesindeki dokuları ve sıvıları inceleyen kimya kolu. İLE/VE/||/<> İklimin insan üzerindeki etkilerini inceleyen bilim. İLE/VE/||/<> İnsan organizmasının ölçülmesi için kullanılan ölçüm tekniklerinin tümü. İLE/VE/||/<> Fosil insanların iskeletinden yola çıkarak anatomik yapılarını yeniden kurma yöntemi. )
- ANTROPOKRASİ[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPONOZ[Fr.]
( Sayrılıkların sürecine şiddetle müdahale etme gereğine inanan tedavi öğretisi. İLE/VE/||/<> İnsana özgü bulaşıcı hastalık. )
- ANTROPOLOG/ANTHROPOLOGUE[Fr. < ANTHROPOLOGUE] ile/||/<> ANTROPOLOJİ/ANTHROPOLOGİE[Fr. < ANTHROPOLOGIE] ile/||/<> ANTROPOLOJİK/ANTHROPOLOGİQUE[Fr. < ANTHROPOLOGIQUE]
( sosyal antropolog İnsan bilimi uzmanı insan bilimci )
- ANTROPOLOJİ ile/||/<> ETNOLOJİ | İNSANBİLİM
( bk. insanbilim. @@ bk. insanbilim @@ (Yun. anthropos: insan; logos: bilim) İnsanın yeryüzüne gelmesinden bugüne kadar gelişmesini inceleyen bilim dalı. )
( ANTROPOLOGY | ETHNOLOGY~ETHNOLOGY )
( ANTHROPOLOGIE | ETHNOLOGIE~ETHNOLOGIE )
( ANTHROPOLOGIE | ETHNOLOGIE~ETHNOLOGIE )
( ANTROPOLOGIA~ETNOLOGIA )
( ΑΝΘΡΩΠΟΛΟΓΊΑ / ανθρωπολογία~ΕΘΝΟΛΟΓΊΑ / εθνολογία )
- ANTROPOLOJİ ile/||/<> İNSANBİLİM
( insanbilim insanbilim anthropos insan logos bilim İnsanın yeryüzüne gelmesinden bugüne kadar gelişmesini inceleyen bilim dalı )
( ANTROPOLOGY | ETHNOLOGY )
( ANTHROPOLOGIE | ETHNOLOGIE )
( ANTHROPOLOGIE | ETHNOLOGIE )
( ANTROPOLOGIA )
( ΑΝΘΡΩΠΟΛΟΓΊΑ / ανθρωπολογία )
- ANTROPOMORFİST[Fr. < ANTHROPOMORPHISTE] ile/değil/yerine/= İNSAN BİÇİMCİ
- ANTROPOMORFİST[Fr. < ANTHROPOMORPHISTE] ile/değil/yerine/=/||/<> İNSAN BİÇİMCİ
- ANTROPOMORFİZM[Fr. < ANTHROPOMORPHISME] ile/değil/yerine/= İNSAN BİÇİMCİLİK
- ANTROPOMORFİZM[Fr. < ANTHROPOMORPHISME] ile/değil/yerine/=/||/<> İNSAN BİÇİMCİLİK
- ANTROPOMORFİZM[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOMORFOLOJİ/ANTROMORFOLOJİ[Fr.]
( İnsan biçimcilik. İLE/VE/||/<> İnsan gövdesinin biçimini inceleyen bilim dalı. )
- ANTROPOMORFİZM ile/||/<> İNSANBİÇİMCİLİK
( insanbiçimcilik insanbiçimcilik İnsanbiçimcilik )
( ANTHROPOMORPHISME )
- ANTROPONİM[Fr. < ANTHROPONYMIE] ile/değil/yerine/= KİŞİ ADI
- ANTROPOSANTRİK[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOSANTRİZM[Fr.]
( Felsefede insanı, evrenin yaratılma nedeni sayan. İLE/VE/||/<> İnsanı evrenin merkezi kabul eden öğreti. )
- ANTROPOSANTRİST[Fr. < ANTHROPOCENTRISTE] ile/değil/yerine/= İNSANMERKEZCİ
- ANTROPOSANTRİST[Fr. < ANTHROPOCENTRISTE] ile/değil/yerine/=/||/<> İNSANMERKEZCİ
- ANTROPOSANTRİZM[Fr. < ANTHROPOCENTRISME] ile/değil/yerine/= İNSANMERKEZCİLİK
- ANTROPOSANTRİZM[Fr. < ANTHROPOCENTRISME] ile/değil/yerine/=/||/<> İNSANMERKEZCİLİK
- ANTROPOZOİK[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOTEKNİK[Fr.]
( İnsanın belirmesi ve yaygınlaşmasını niteleyen dönem. İLE/VE/||/<> Bir ya da daha çok işlemcinin çalıştığı kumanda ve yönlendirme düzenlerinde insanla makine arasında kurulabilecek en iyi dengeyi sağlamayı amaçlayan bilim. )
- ANTUSİYAZM[Fr./İNG. < ENTHUSIASM] ile/değil/yerine/= COŞKU, COŞKUNLUK, AŞIRI HAYRANLIK
- ANÜRİ[Fr./İng. ANURIE] ile İŞEYEMEME, SİDİK YOKLUĞU
( Böbreklerden sidiğin süzülememesi. | Sidik oluşturamama biçiminde ağır bir böbrek rahatsızlığı belirtisi. )
- ANURİE[Fr. < ANURIE] ile/değil/yerine/=/||/<> ANÜRİ
( Günlük idrar miktarının normal değerlerin çok altında olması ile kendini gösteren ağır bir böbrek hastalığı belirtisi )
- ANÜS YÜZGECİ ile/||/<> ANÜS YÜZGECİ
( Balıklarda anüs bölgesinde tek halde bulunan yüzgeç Balıklarda anüsle kuyruk arasında yer alan genellikle bir nadiren iki tane olabilen yüzgeç Balıklarda anüsle kuyruk bölgesi arasında yer alan genellikle bir nadiren iki tane olabilen yüzgeç )
( ANAL FIN )
( NAGEOIRE ANALE | ANAL AILERON, NAGEOIRE ANALE )
( AFTERFLOSSE | ANALFLOSSE, AFTERFLOSSE )
( ANUS: ANÜS )
- ANUS[Fr. < ANUS] ile/değil/yerine/=/||/<> ANÜS
( anüs yüzgeci Sindirim sisteminin sonunda bulunan ve dışkının atılmasına yarayan çıkış deliği büzük göt makat sofra şerç )
- ANYON | EKSİN ile/||/<> EKSİN
( Elektrikle ayrışımda ve pillerde anoda göç eden eksi yüklü yükün Örn SO42 Cl fizik kimya Artıuca giden eksi elektrikle yüklü yükün ya da kök Eksi yüklü özdecik yükünü ekzin Ekzin )
( ANION | EXINE, EXTINE )
( ANION )
( ANION | ANION, NEGATIVES ION )
- ANYON MUBADELESİ[Osm.] / ANION EXCHANGE[İng.] / ÉCHANGE D'ANIONS[Fr.] / ANION AUSTAUSCH[Alm.] ile/değil/yerine/= ANYON DEĞİŞİMİ
- ANYON[Fr. < ANION] ile/değil/yerine/= EKSİN
( Negatif elektrikle yüklü iyon. )
- ANYON[Fr. < ANİON] >< KATYON
( (kimya) @@ Eksi elektrik yükü taşıyan atom ya da atom grubu. @@ (Yun. ana: yukarı; ienai: gitmek) Anot ya da pozitif kutba göç eden negatif yüklü iyon. @@ Eksi yüklü iyon. @@ Anot veye pozitif kutba göç eden negatif yüklü iyon. @@ Anot ya da pozitif kutba göç eden negatif yüklü iyon. )
( ANION | CATION~CATION )
( ANION | CATHION~CATHION | CATION )
( ANION | KATION~KATION )
( ANIONE~CATIONE )
( ΑΝΙΌΝ / ανιόν~ΚΑΤΙΌΝ / κατιόν )
- ANYON[Osm.] / ANION[İng.] / ANION[Fr.] / ANION[Alm.] ile/değil/yerine/= ANYON
- ANYON ile/||/<> ANYON[Fr. < ANION]
( kimya Eksi elektrik yükü taşıyan atom ya da atom grubu ana yukarı ienai gitmek Anot ya da pozitif kutba göç eden negatif yüklü iyon Eksi yüklü iyon Anot veye pozitif kutba göç eden negatif yüklü iyon Anot ya da pozitif kutba göç eden negatif yüklü iyon )
( ANION | CATION )
( ANION | CATHION )
( ANION | KATION )
( ANIONE )
( ΑΝΙΌΝ / ανιόν )
- AORT[Fr. < AORTE] ile/değil/yerine/= ANA ATARDAMAR
- AORT[Fr. < AORTE] ile/değil/yerine/=/||/<> ANA ATARDAMAR
- APAÇIK/LIK = SELFEVIDENCE/SELFEVIDENT[İng.] = ÉVIDENCE/ÉVIDENT[Fr.] = OFFENKUNDIG/OFENKUNDIGKEIT[Alm.] = EVIDENZA[İt.] = EVIDENCIA[İsp.] = EVIDENTA, PERSPICUITAS[Lat.] = ANERGEIA[Yun.] = BEDEHA(T)/BEDİHÎ, BEYYİN[Ar.] = HODPEYDÂ[Fars.] = KLAARBLIJKELIJK/HEID[Felm.]
- APANDİS[Fr. < APPENDICE]/APPENDIX[İng.] ile/||/<>/> APANDİSİT[Fr. < APPENDICITE]
( Kör bağırsağın ince bir parmak gibi olan son bölümü. | Ek, kör ek. İLE/||/<>/> Körbağırsak eki yangısı. )
- APANDİS/APPENDİCE[Fr. < APPENDICE] ile/||/<> APANDİSİT/APPENDİCİTE[Fr. < APPENDICITE]
( İnce bağırsakla kalın bağırsağın birleşme yerindeki kör bağırsağın ince bir parmak gibi olan son bölümü )
- APANDİSİT[Fr. < APPENDICITE] ile/değil/yerine/= APANDİSİN YANGILANMASI
- APARAT[Alm. APPARAT] ile/||/<> APAREY[Fr.]
( Birbirine bağlı ya da ekli olarak işleyen araçların oluşturduğu bütün. Araçlar takımı. İLE/||/<> Aparatı oluşturan araçların her biri. )
- APARKAT/UPPERCUT[İng. < UPPERCUT] ile/||/<> KROŞE/CROCHET[Fr. < CROCHET]
( Boksta bükük kolla aşağıdan yukarıya doğru çeneye atılan yumruk )
- APART[Fr.] ile/||/<> APARTMAN[Fr.]
( Ayrı ayrı. İLE/||/<> Her katında bir ya da birkaç daire bulunan çok katlı bina. )
- APARTE[Fr.] ile/||/<> APAR[Fr.]
( Sahnedeki oyuncunun kendi kendine konuşması. İLE/||/<> Bir tiyatro oyuncusunun, izleyicilerin duyacağı biçimde sanki öteki oyuncular duymuyormuş gibi konuşması ya da düşüncesini/davranışını izleyiciye açıklaması. )
- APARTMAN/APPARTEMENT[Fr. < APPARTEMENT] ile/||/<> BUNGALOV/BUNGALOW[Fr. < BUNGALOW] ile/||/<> ŞALE/CHALET[Fr. < CHALET] ile/||/<> VİLLA/VİLLA[İt. < VILLA]
( Birkaç katlı ve her katında bir ya da birkaç daire bulunan yapı )
- APAŞ[Fr. < APACHE] ile/değil/yerine/= HAYTA
- APAŞ[Fr. < APACHE] ile/değil/yerine/=/||/<> KÜLHANBEYİ
- APASTRON[İng.] ile/||/<> APOASTRE[Fr.] ile/||/<> APASTRON[Alm.] ile/||/<> ENÖTE
( Çifyıldızlarda yoldaşın başyıldıza göre çizdiği bağıl yörüngenin başyıldıza en yakın noktası ya da her bir üyenin kendi yörüngelerinin kütle merkezine en yakın noktası )
( APASTRON )
( APOASTRE )
( APASTRON )
- APATİT/APATİTE[Fr. < APATITE] ile/||/<> PEGANİT/PEGANİTE[Fr. < PÉGANITE] ile/||/<> PLANERİT/PLANERİTE[Fr. < PLANÉRITE] ile/||/<> TAMANİT/TAMANİTE[Fr. < TAMANITE]
( Doğada bulunan içinde flor ya da klor olan doğal kalsiyum fosfat )
- APATİT ile/||/<> APATİT[Fr. < APATITE]
( Kayaç yapıcı mineral Ca5 F Cl OH PO4 3 metalimsi olmayan parıltı renksiz akyeşil çizgi ak sertlik 5 yoğunluk 3 163 22 hekzagonal jeoloji )
( APATITE )
( APATITE )
( APATIT )
- APATİTE[Fr. < APATITE] ile/değil/yerine/=/||/<> APATİT
( Doğada bulunan içinde flor ya da klor olan doğal kalsiyum fosfat )
- APEPSİ[Fr.] ile/değil/yerine/= KÖTÜ MİDE SİNDİRİMİ
- APERİTİF[Fr. < APÉRITIF] ile/değil/yerine/=/||/<> APERİTİF
( ön içki Yemek öncesinde yenen çerez vb yiyecek )
- APERİTİF[Fr.]["APERATİF/APERETİF" değil!] ile/değil/yerine/= ÖN İÇECEK/YİYECEK
- APERITIF[İng.] ile/||/<> APERİTİF[Fr. < APÉRITIF]
( Aparatif )
( APERITIF )
( APÉRITIF )
- APERİTİF/APERİTİF[Fr. < APÉRITIF] ile/||/<> APSENT/ABSİNTHE[Fr. < ABSINTHE] ile/||/<> BİRA/BİRRA[İt. < BIRRA] ile/||/<> BOL/BOL[Fr. < BOL] ile/||/<> KOKTEYL/COCKTAİL[İng. < COCKTAIL] ile/||/<> MARTİNİ/MARTİNİ[İt. < MARTINI] ile/||/<> MASTİKA/MASTİKA[Yun. < ] ile/||/<> KÜRASO/CURAÇAO[Fr. < CURAÇAO] ile/||/<> PASTİS/PASTİS[Fr. < PASTIS]
( ön içki Yemek öncesinde yenen çerez vb yiyecek )
- APERTOMETRE[Fr.] ile/||/<> APERTURA[İt.]
( Açıklık ölçer. İLE/||/<> Yırtmaç. )
- APERTURE[İng.] / OUVERTURE[Fr.] / APERTUR, BLENDENÖFFNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇIKLIK
- APHRODISIAC[İng.] ile/||/<> AFRODİZYAK[Fr. < APHRODISIAQUE]
( Cinsel gücü artırıcı )
( APHRODISIAC )
( APHRODISIAQUE )
- APHRODİSİAQUE[Fr. < APHRODISIAQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> AFRODİZYAK
( Cinsel duyguları ya da isteği uyaran ya da artıran madde )
- APHTHA[İng.] ile/||/<> AFT[Fr. < APHTE]
( Ağız ve dudak mukozasında görülen küçük içi grimsi sıvıyla dolu ağrılı yara ya da şişlik )
( APHTHA )
( APHTE )
- APJOHN'S FORMULA[İng.] / FORMULE D'APJOHN[Fr.] / APJOHN-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= APJOHN FORMÜLÜ
- APLİK[Fr. < APPLIQUE] ile APLİKE[Fr. < APPLIQUÉ]
( Duvar şamdanı, duvar lambası. İLE Düz ya da desenli bir kumaştan kesilmiş desenlerin bir başka kumaşı süsleme yöntemi ya da kumaşa işlenmiş durumu. )
- APLİK/APPLİQUE[Fr. < APPLIQUE] ile/||/<> LAMBADER/LAMPADAİRE[Fr. < LAMPADAIRE]
( Duvara asılarak sabitlenmiş genellikle şamdana benzer biçimde olan lamba )
- APOCALYPTİQUE[Fr. < APOCALYPTIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> APOKALİPTİK
( Anlaşılmaz kapalı karanlık söz ya da yazı )
- APOCHROMATIC[İng.] / APOCHROMATIQUE[Fr.] / APOCHROMATIK[Alm.] ile/değil/yerine/= APOKROMATİK
- APOCOPE[İng.] ile/||/<> APOCOPE[Fr.] ile/||/<> APOKOPE[Alm.] ile/||/<> SON SES DÜŞMESİ
( Kelimede son ses durumunda olan sesin düşmesi olayı serbest serbes çift çif katarakt katarak güveyi güvey kapıg kapı tarıglag tarla yaylag yayla gibi )
( APOCOPE )
( APOCOPE )
( APOKOPE )
- APOCRYPHE[Fr. < APOCRYPHE] ile/değil/yerine/=/||/<> APOKRİF
( Doğruluğuna güvenilmez söz ya da yazı )
- APOKALİPTİK[Fr. < APOCALYPTIQUE] ile/||/<> APOKRİF[Fr. < APOCRYPHE]
( Anlaşılmaz, karışık. İLE/||/<> Doğruluğuna güvenilmez söz, yazı. )
- APOLET[Fr. < ÉPAULETTE] ile/değil/yerine/= OMUZLUK
( Subaylarda rütbeyi göstermek için üniformaların omuzlarına takılan işaretli parça. | Giysilerin omuzlarına süs olarak takılan parça. )
- APOLET[Fr. < ÉPAULETTE] ile/||/<> ...
( subaylarda rütbeyi göstermek için omuzlara takılan işaret épaulette épaul omuz Türkçede ispalet de apolet olarak geçer )
( ÉPAULETTE )
- APOLİTİQUE[Fr. < APOLITIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> APOLİTİK
( Siyasi görüş ve olaylardan habersiz ya da onlara kayıtsız kalan )
- APOPLEKSİ[Fr.]/APOPLEXIA[İng.] ile/||/<> APOPLEKTİK[Fr.]
( Aniden gelen şiddetli koma durumu, beyin felci. | Kanagan. İLE/||/<> Beyin felcine uğramış kişi. )
- APOR[Fr.] ile/değil/yerine/= ANAMAL/SERMAYE
( Kaynakları itibariyle bir şirkete konulan her türlü sermaye. )
- APOSIOPÈSE OU RÉTICENCE/CONCOURANT[Fr.] ile/değil/yerine/= KESIŞIM
( 1. E kümesinin A, ,B altkümeleri için, (...)kümesi. Simgesi : (...)Anlamdaş. arakesit. 2. E kümesinin altkümelerinden oluşan bir (...)takımı için, (...)kümesi. Simgesi :Anlamdaş. Ara kesit. @@ ( ) Anl. ara kesit. @@ (...) @@ )
- APOSTERİORİ[Fr. < A POSTERIORI] ile/değil/yerine/=/||/<> SONSAL
- APOSTILB[İng.] / APOSTILB[Fr.] / APOSTILB[Alm.] ile/değil/yerine/= APOSTİLB
- APOSTLE[İng.] ile/||/<> APÔTRE[Fr.] ile/||/<> APOSTEL[Alm.] ile/||/<> HAVARİ[Ar. < HAVÂRİ]
( İnanç ve öğütlerini yaymak için İsa Peygamberin görevlendirdiği 12 kişiden her biri )
( APOSTLE )
( APÔTRE )
( APOSTEL )
- APOSTROF[Fr. < APOSTROPHE < Yun.] ile/değil/yerine/= KESME (İMİ)
- APOSTROF[Fr. < APOSTROPHE] ile/değil/yerine/= KESME İŞARETİ
- APOSTROF[Fr. < APOSTROPHE] ile/değil/yerine/=/||/<> KESME İŞARETİ
- APOSTROPHE[Fr.] ile/||/<> APOSTROF[Fr. < APOSTROPHE]
( Yazıda bir kelimeden bir sesin ya da bir öğenin düştüğünü gösteren virgül şeklindeki işaret ki bu başka görevlerle de kullanılmaktadır )
( APOSTROPHE )
- APOTEOS[Fr.] ile/değil/yerine/= ULULAMA
( Birine karşı gösterilen aşırı ululama, tanrısama. )
- APOTR[Fr. < APÔTRE] ile/değil/yerine/=/||/<> HAVARİ
- APOTR[Fr. < APÔTRE] ile/değil/yerine/= YARDIMCI, KORUYUCU, HAVARİ
- APOTR[Fr.]/APOSTLE[İng. Havari. | Misyoner.] ile/||/<>/> APOSTOLİK[Fr.]
( Havari. İLE/||/<> Papalıktan yayılma. | Havariler ile ilgili. )
- APPAREIL À QUATRE-COUCHE[Fr.] ile/değil/yerine/= DÖRT TABAKALI AYGIT/CİHAZ
- APPAREIL DE LANDSBERG[Fr.] ile/değil/yerine/= LANDSERGER AYGITI
- APPAREİL DE PROJECTİON[Fr.] ile/||/<> PROJEKSİYON MAKİNESİ
( fizik )
( APPAREIL DE PROJECTION )
- APPAREİL[Fr. < APPAREIL] ile/değil/yerine/=/||/<> APAREY
( Çeşitli parçalardan meydana gelen alet cihaz )
- APPAREILS MONITEUR DE LA RADIATION[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞIN İZLEME AYGITLARI/CİHAZLARI
- APPARENT MAGNITUDE[İng.] / MAGNITUDE APPARENTE[Fr.] / SCHEINBARE GRÖSSE[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNÜR BÜYÜKLÜK
- APPARIEMENT DE L'IMPÉDANCE[Fr.] / IMPEDANZANPASSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS DENKLEŞMESİ
- APPARTEMENT[Fr. < APPARTEMENT] ile/değil/yerine/=/||/<> APARTMAN
( Birkaç katlı ve her katında bir ya da birkaç daire bulunan yapı )
- APPEAL[İng.] ile/||/<> APPEL[Fr.] ile/||/<> ABSPRUNG[Alm.] ile/||/<> ATILIM
( Sıçramaya girerken atılım hareketi )
( APPEAL )
( APPEL )
( ABSPRUNG )
- APPEL[Fr. < APPEL] ile/değil/yerine/=/||/<> APEL
( Anonim ortaklıklarda sermaye artırımı için yapılan ödeme çağrısı )
- APPENDİCE[Fr. < APPENDICE] ile/değil/yerine/=/||/<> APANDİS
( İnce bağırsakla kalın bağırsağın birleşme yerindeki kör bağırsağın ince bir parmak gibi olan son bölümü )
- APPENDİCİTE[Fr. < APPENDICITE] ile/değil/yerine/=/||/<> APANDİSİT
( Apandisin iltihaplanmasıyla oluşan enfeksiyon )
- APPLICABILITY[İng.] ile/||/<> APPLICABILITÉ[Fr.] ile/||/<> ANWENDBARKEIT[Alm.] ile/||/<> UYGULANABİLME
( Örn 3 ile bölünebilen bir doğal sayıdır birli yüklemi 6 sayısına uygulanabilir çünkü 6 sayısı bu yüklemin kaplamı olan 0 3 6 9 3n kümesinin bir öğesidir )
( APPLICABILITY )
( APPLICABILITÉ )
( ANWENDBARKEIT )
- APPLİCATİON[Fr. < APPLICATION] ile/değil/yerine/=/||/<> APLİKASYON
( uygulama Bir kumaş üzerine başka bir kumaş parçası ya da bir dantel dikilerek yapılan süs Eldeki haritaya göre arazi üzerinde bir parseli kazıklarla belirtme Kimyasal terbiye işlemlerinde kimyasal maddeleri içeren çözeltinin tekstil ürününe düzgün bir şekilde aktarılması işlemi )
- APPLİQUE[Fr. < APPLIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> APLİK
( Duvara asılarak sabitlenmiş genellikle şamdana benzer biçimde olan lamba )
- APPLİQUE[Fr. < APPLIQUÉ] ile/değil/yerine/=/||/<> APLİKE
( Çeşitli şekillerde kesilmiş kumaş parçalarının başka bir kumaş üzerine zikzak sarma vb yöntemlerle dikilmesi )
- APPORTE[Fr. < APPORTE] ile/değil/yerine/=/||/<> APORT
( Avın ya da kendisine gösterilen şeyin üzerine atılıp getirmesi için köpeğe söylenen komut sözü )
- APPRENTİCE[Fr. < APPRENTICE] ile/değil/yerine/=/||/<> APRANTİ
( At yarışlarında elliden az yarış kazanmış deneyimi jokeylere göre daha az olan genç binici )
- APPRENTICE[İng.] ile/||/<> APRANTİ[Fr. < APPRENTICE]
( At yarışlarında 50 den az yarış kazanmış deneyimi jokeylere göre daha az genç binici )
( APPRENTICE )
( APPRENTICE )
- APPRET[Fr. < APPRÊT] ile/değil/yerine/=/||/<> APRE
( Kumaş ya da derinin cilalanması Dokumacılıkta boyacılıkta cila olarak kullanılan madde )
- APPROACH DU CHAMP CENTRALE[Fr.] / ZENTRALFELDNÄHERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MERKEZÎ ALAN YAKLAŞIMI
- APPROACH[İng.] ile/||/<> COURSE D'ÉLAN[Fr.] ile/||/<> ANLAUF[Alm.] ile/||/<> GELİŞME KOŞUSU
( Atma ya da atlamalardan önce en iyi aşamayı elde edebilmek amacıyla yarışçının gelişme alanında hız kazanmak için yaptığı koşu )
( APPROACH )
( COURSE D'ÉLAN )
( ANLAUF )
( INCURSUS )
( RINCORSA )
( ΦΌΡΑ / φόρα )
- APRAKSİ[Fr. < APRAXIE] ile/değil/yerine/= BECERİ YİTİMİ
- APRAKSİ[Fr. < APRAXIE] ile/değil/yerine/=/||/<> BECERİ YİTİMİ
- APRE | DÜZGÜN ile/||/<> DÜZGÜN
( dokumacılık dericilik boyacılık 1 Düzgünleme sırasında kullanılan özdeklere verilen ad 2 Dokumaya sertlik vermek için kullanılan özdek Eşit aralıklı tekrarlamadan doğan taylam taylam matematik )
( SMOOTH )
( APRE | RYTHME RÉGULIER, ÉGAL OU UNIFORME | RÉGULIER )
- APREMİDİ[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖĞLE SONRASI GİYSİSİ
- APRİORİ[Fr. < À PRIORI] ile/değil/yerine/= ÖNSEL
- APRİORİ[Fr. < À PRIORI] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖNSEL
- APSE[Fr. < ABCÈS] ile/değil/yerine/= ÇIBAN
- APSE[Fr. < ABCES] ile/||/<> YARA, ÇIBAN/YARA[Azr.]/ZAKHM[Fars.]/JARA[Kazak.]/WOUND[İng.]
( ABSCESS vs. WOUND )
- APSE/ABCES[Fr. < ABCÈS] ile/||/<> FLEGMON/PHLEGMON[Fr. < PHLEGMON]
( Genellikle bakterilerle ilgili bir enfeksiyonun neden olduğu ağrılı irin birikintisi )
- APSİS[Fr. ABSCISSE < Lat.]/KOORDİNAT[Fr.] ile APSİS[Lat.]/APSİT[Yun. APSİS, İDOS: Daire, tonoz.]
( Yönlü bir eksen üzerinde, bir noktanın, başlangıç noktasına olan uzaklığının cebirsel değeri. | Bir düzlem içinde bir noktanın yerini belirlemeye yarayan koordinatlardan yatay olanı. | Bir noktanın uzaydaki yerini belirlemeye yaraya ana çizgilerden yatay olanı. İLE Kiliselerde, koronun arkasında bulunan ve camilerine mihrap kısmının karşılığı olan, yarım daire ya da yarım çokgen biçiminde, çoğu tonozlo örtülü bölüm. [Apsitler, çoğu zaman apsidiyollerle çevrili olurlar. Roma'lılar, yapı dışına taşan yarın daire biçimindeki gözlere, absida derlerdi. Bazilikaların uclarında bir absida bulunurdu. Kiliselerdeki apsitlerin kökeni budur.] )
- APSİS/ABSCİSSE[Fr. < ABSCISSE] ile/||/<> KOORDİNAT/COORDİNAT[Fr. < COORDINAT] ile/||/<> ORDİNAT/ORDİNATE[İng. < ORDINATE]
( Düzlemdeki bir noktayı belirten sıralı ikilinin birinci bileşeni koordinat )
- APTAL/LIK[Ar.] ile BUDALA/LIK[Ar.]/KAŞALOT[Fr.][argo]
( Zekâsı pek gelişmemiş, zekâ yoksunu, alık. İLE Zekâca geri olan, alık. | Ahmak, bön. | Bir şeye aşırı düşkün. )
- APTAL ile/değil/||/<> ARİYERE[Fr.]
( ... İLE/DEĞİL/||/<> Zekâ nedeniyle eğitim ve öğretim bakımından gelişmemiş kişi. )
- APTERİKS[Fr. < APTÉRYX] ile/değil/yerine/= KİVİ
- APTERİKS[Fr. < APTÉRYX] ile/değil/yerine/=/||/<> KİVİ
- AQUA REGIA[İng.] / EAU RÈGLE[Fr.] / KÖNIGSWASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= KRAL SUYU
- AQUAMARINE[İng.] / AIQEMARINE[Fr.] / AQUMARIN[Alm.] ile/değil/yerine/= AKVAMARİN
- AQUARELLE[Fr. < AQUARELLE] ile/değil/yerine/=/||/<> AKVAREL
( Sulu boya resim )
- AQUARİUM[Fr. < AQUARIUM] ile/değil/yerine/=/||/<> AKVARYUM
( Tatlı ya da tuzlu su hayvanlarının ve su bitkilerinin yapay bir ortamda beslendiği ve yetiştirildiği cam su kabı )
- AQUARIUM[İng.] ile/||/<> AKVARYUM[Fr. < AQUARIUM]
( Tatlı su ya da deniz canlılarını doğal ortamlarının dışında yaşatmak ya da çoğaltmak için kullanılan değişik yapı ve biçimlerde kap ya da gereçler )
( AQUARIUM )
( AQUARIUM )
- AQUEDUCT[İng.] ile/||/<> AQUEDUC[Fr.] ile/||/<> AQUÆ DUCTUS[Lat.] ile/||/<> WASSERLEITUNG[Alm.] ile/||/<> SU KEMERİ
( Mimarlık Üzerinde su yolu bulunan kemerli köprü )
( AQUEDUCT )
( AQUEDUC )
( WASSERLEITUNG )
( AQUÆ DUCTUS )
- AR[Fr. < Lat.] ile AR ile Ar
( Tarım alanları için yüz metrekare değerinde yüzey ölçü birimi. [Bir ar, kenarı on metre olan bir karenin alanıdır.] | Sanat. İLE Utanma, utanç duyma. İLE [kimya] Argon'un simgesi. )
- AR/ARE[Fr. < ARE] ile/||/<> HEKTAR/HECTARE[Fr. < HECTARE] ile/||/<> SANTİAR/CENTİARE[Fr. < CENTIARE]
( m değerinde yüzey ölçü birimi )
- ARABA ile LANDO/LANDON[Fr.]
( ... İLE Dört tekerlekli, içinde dingillere paralel olarak düzenlenmiş, karşılıklı iki oturma sırası bulunan binek arabası. )
- ARABESQUE[Fr. < ARABESQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> ARABESK
( arabesk müzik Köyden kente göç eden toplulukların geleneksel yaşam tarzından çağdaş yaşam tarzına geçiş evresini yansıtan kültür sanat vb Arap müziğine ait icra anlayışının Türk müziğine uygulanmasıyla oluşmuş söz ağırlıklı müzik girişik bezeme Bu tarz süslemelerle bezenmiş olan )
- ARABESQUE[Fr. < ARABESQUE] ile/||/<> ARABESK ile/||/<> ARABESK[Fr. < ARABESQUE]
( Bal Dansçının bir ayağı üzerinde durup bir bacağını bir kolunu arkaya öbür kolunu öne uzatmasıyla ortaya çıkan duruş Bu duruşun çeşitleri vardır Klasik dansın temel hareketlerinden biridir Bir bacak üzerinde dururken öbür bacak geriye doğru doksan dereceden az olmamak üzere kaldırılır Kollardan biri öne doğru uzatılır avuç içleri yere doğrudur dirsekler ise hafif büküktür Çeşitli arabesk biçimleri vardır )
( ARABESQUE )
( ARABESQUE )
( ARABESK )
- ARABESQUE[İng.] ile/||/<> ARABESQUE[Fr.] ile/||/<> ARABESKE[Alm.] ile/||/<> GİRİŞİK BEZEME
( Süsleme Birbiri içine girip çıkan doğru eğri yaprak ve dalların meydana getirdiği bir çeşit süsleme )
( ARABESQUE )
( ARABESQUE )
( ARABESKE )
- ARABIC NUMERALS[İng.] ile/||/<> NOMBRE ARABIQUE[Fr.] ile/||/<> ARABISCHE ZIFFER[Alm.] ile/||/<> ARAP RAKAMLARI
( Arap kökenli olan ve dünyaya Arabistandan yayılmış olan 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 rakamları )
( ARABIC NUMERALS )
( NOMBRE ARABIQUE )
( ARABISCHE ZIFFER )
- ARABİSTE[Fr. < ARABISTE] ile/değil/yerine/=/||/<> ARABİST
( Arap dili ve edebiyatıyla uğraşan kimse )
- ARABİSTİQUE[Fr. < ARABISTIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> ARABİSTİK
( Arap dili ve kültürü araştırmaları )
- ARABİZASYON[Fr. < ARABISATION] ile/değil/yerine/= ARAPLAŞTIRMA
- ARABİZASYON[Fr. < ARABISATION] ile/değil/yerine/=/||/<> ARAPLAŞTIRMA | ARAPÇALAŞTIRMA
( Araplaştırma Arapçalaştırma )
- ARAÇ = VASITA = MEANS, VEHICLE[İng.] = MOYEN[Fr.] = MITTEL[Alm.] = MEZZO[İt.] = MEDIO[İsp.] = VIA, RATIO[Lat.] = (HO) POROS[Yun.] = VESÎLE, VÂSİTA[Ar.] = VESÎLE[Fars.] = MIDDELEN[Felm.]
- ARACISIZ | DOĞRUDAN DOĞRUYA/DİREKT[Fr. < DIRECT] ile/||/<> ARAÇSIZ | DOLAYSIZ | ARACISIZ/BİLAVASITA[Ar. < BİLĀVĀSİṬA] ile/||/<> ŞAHSEN | DOĞRUDAN DOĞRUYA/BİZZAT[Ar. < Bİ'Ẕ-ẔĀT]
( aracısız Doğru olarak hiçbir yerde durmadan doğrudan doğruya )
- ARAGONİT[Fr. < ARAGONITE] -
( Beyaz, yeşil, mavimsi gri renkte billurlaşmış bir kalsiyum karbonat türü. )
- ARAGONİT/ARAGONİTE[Fr. < ARAGONITE] ile/||/<> KALSİT/CALCİTE[Fr. < CALCITE] ile/||/<> PİZOLİT/PİSOLİTHE[Fr. < PISOLITHE]
( Beyaz yeşil mavimsi gri renkte billurlaşmış bir kalsiyum karbonat türü )
- ARAGONİT ile/||/<> ARAGONİT[Fr. < ARAGONITE]
( Mineral CaCO3 metalimsi olmayan parıltı ak yeşil mavimsi gri kırmızımsı sarı çizgi ak sertlik 3 44 yoğunluk 2 95 jeoloji )
( ARAGONITE )
( ARAGONITE )
( ARAGONIT )
- ARAGONİTE[Fr. < ARAGONITE] ile/değil/yerine/=/||/<> ARAGONİT
( Beyaz yeşil mavimsi gri renkte billurlaşmış bir kalsiyum karbonat türü )
- ARALAMA | ARALAMAK ile/||/<> ARALAMA
( Bileşik gibi birbirine bağlı olarak kullanılan iki kelime arasına başka kelime sokma ki ayrıklamanın bir çeşididir Her ne ki yerine her ne şey ki demek gibi )
( TMÈSE )
- ARAMA ile/||/<> ARAMAK
( Bir öğeler kümesinin belirtilen bir özelliği taşıyan bir ya da birden çok öğenin bulunması amacıyla incelenmesi çağırmak )
( SEARCH, SEEK | SEARCH | SEEK )
( RECHERCHE )
- ARAMAK = SEARCH/SEEK/LOOK FOR[İng.] = CHERCHER[Fr.] = SUCHEN[Alm.] = CERCARE[İt.] = BUSCAR[İsp.]
- ARANJE[Fr.] ile/ve/||/<>/> ARANJMAN[Fr.] ile/ve/||/<>/> ARANJÖR[Fr.]
( Derlenmiş, düzenlenmiş. İLE/VE/||/<> Belirli bir yönteme göre yerleştirme, düzenleme. İLE/VE/||/<> Düzenlemeci. )
- ARANJMAN[Fr. < ARRANGEMENT] ile/değil/yerine/= DÜZENLEME
- ARANJMAN[Fr. < ARRANGEMENT] ile/değil/yerine/=/||/<> DÜZENLEME
- ARANJMAN[Fr./İng. < ARRANGEMENT] ile/değil/yerine/= DÜZENLEME
- ARANJÖR[Fr. < ARRANGEUR] ile/değil/yerine/= DÜZENLEYİCİ
- ARANJÖR[Fr. < ARRANGEUR] ile/değil/yerine/=/||/<> DÜZENLEYİCİ
- ARAP ATI ile/||/<> ...
( ARABIAN HORSE )
( CHEVAL ARABE )
( ARABERPFERD )
( CAVALLO ARABO )
( ΑΡΑΒΙΚΌ ΆΛΟΓΟ / αραβικό άλογο )
- ARAP TAVŞANI ile/||/<> ARAP TAVŞANI
( Jaculus jaculus Kemiriciler Rodentia takımının Araptavşanıgiller Jaculidae familyasından bir memeli türü Uzunluğu 20 kuyruğu 22 cm İsmine karşın sıçrayan bir sıçandır Kuzey Afrika ve Arabistanda tahıl kemirerek yaşar zooloji Kemiriciler Rodentia takımının Arap tavşanıgiller Jaculidae familyasından 20 cm kadar uzunlukta 22 cm kadar kuyruğu olan Kuzey Afrika ve Arabistanda tahıllarla beslenen bir tür )
( JERBOA )
( GERBOISE )
( WÜSTENSPRINGMAUS )
( JACULUS JACULUS )
- ARAP/ARAB[Ar. < ʿARAB] ile/||/<> ARİ/ARİ[Ar. < ĀRĪ] ile/||/<> ARNAVUT/ARNAVUT[Yun. < ] ile/||/<> FARS/FARS[Ar. < FĀRS] ile/||/<> GÜRCÜ/GURCİ[Fars. < GURCĪ] ile/||/<> ÇEK/TCHEQUE[Fr. < TCHÈQUE] ile/||/<> HIRVAT/HIRVAT[BULGARCA] ile/||/<> JAPON/JAPON[Fr. < JAPON] ile/||/<> TACİK/TACİK[Fars. < TĀCİK]
( Arap alfabesi Arap atı Arap harfleri Arap rakamları Arap tavşanı Arap zamkı Orta Doğu ile Kuzey Afrika nın büyük bir bölümünde yaşayan halktan ya da bu halkın soyundan olan kimse Bu kimselere özgü olan zenci )
- ARAR ile/||/<> JUNIPER[İng.] ile/||/<> GENIÈVRE[Fr.] ile/||/<> JUNIPERUS[Lat.] ile/||/<> WACHOLDER[Alm.] ile/||/<> ARDIÇ
( Servigiller Cupressaceae familyasından kışın yapraklarını dökmeyen bazı türlerinden katran elde edilen ağaççık ya da çalımsı bitkiler Ağızlarda arcıt olarak da geçer Bu biçimin göçüşme métathèse sonunda oluştuğu açıktır Az ardıç artış artış Tel artış YUyg ardaç Türki artiş Juniperus excelsa artış urtăş Eski Türkçeden başlayarak geçer Orta Türkçede artuç biçimi kullanılır Çağdaş diyalektlerde ardıç yerine arça biçiminin yaygın olarak kullanıldığı göze çarpıyor arça arşa arşa arça arça Alt arçın Kuğ arcın arcan arçı das Beräuchern um böse Geister zu verjagen Gegenstand Birkenrinde u ähnl mit dem man beräuchert Bütün bu biçimlerin Moğolcadan geçtiği anlaşılıyor Kałużyński ME 24 Tacikçe arça biçimi Özbekçe bir alıntıdır Doerfer TLT 26 Farsça ardic juniper Türkçeden alınmıştır Doerfer TMEN 448 Egorov ÊS 276 ardıçı Farsça ardac biçimiyle karşılaştırmıştır Daha sonra Sevortyan ÊSTJa 1974 173174 da ardıçı Farsça ardic ardac biçimleriyle karşılaştırmıştır Ancak Vullersin ardicin İranca kökenli bir söz olduğuna kuşku ile baktığını da saklamamıştır Sevortyan Budagovun ardıçı Farsçadan getirdiğini de bildirmiştir Sevortyan Yudahin Arm 2 33 36 Dmitrieva ST 2 1975 23 da Farsçadan alındığını dile getirmiştir Yayınlarda ardıçın Moğolcadan geldiği de ara sıra seslendirilmiştir Ramstedt JSFOu 28 21 KWb 15a arçanın ari reinigen kökünden geldiğini yazmış Moğolca ariğun rein yanında Türkçe Tatarca artış ve Kazakça arşa biçimlerini de saymıştır Onun bu tezini Brockelmann OGM 24 a benimsemiş artuçu Reinigungsmittel olarak Türkçe ç ekiyle yapılmış bir türev olarak değerlendirmiştir Doerfer TMEN 448 Ramstedtin tezini doğrulayan birtakım Moğol halk geleneklerinden söz etmişse de bu teze karşı çıkmıştır Ona göre arı reinigen kökünden yola çıkıldığında arça artuç vb biçimlerine varılamaz Türkçede fiil köklerinden isim türevleri yapımında kullanılan ça ekinin geçmediğini belirten Doerfer Türkçe art kökünden yola çıkılarak artuç das wuchernde Gewächs türevinin elde edilebileceğini ortaya koymuştur Ona göre artuçak küçültmesi yoluyla artıçak orta hece düşmesiyle artçak arçak biçimi ortaya çıkmıştır Arça biçimi arçaktan kalan yeni bir türevdir Halk geleneğinde belli bir rol oynamış olan bu sözün tabulaştırılması da doğaldır O açıdan artuçtan ses kurallarına uyan değişiklikler beklenemez Paralel biçimlerin çokluğu bu teze tanık olarak gösterilebilir Ancak arçanın Türk diyalektlerinde ilk olarak Moğol çağından sonra geçtiği de göz ardı edilemez Buna göre bu sözün köken bakımından Moğolca olması da olanaksız değildir Buna karşılık artuç ardıç Türkçe bir türevdir Doerfere göre arçanın artuç ile birleştirilip birleştirilemeyeceği açık bir sorun olarak kalıyor Çağdaş Türk diyalektlerinde yaşayan arça biçimine gelince Sevortyana göre ÊSTJa 1974 182183 arça biçimi bir tür servi olarak kullanılan ard kökünden ça ekiyle kurulmuş bir türevdir Sevortyan Ramstedtin Brockelmannın Räsänenin ve Doerferin arça ve ardıç biçimlerine ilişkin açıklamalarını da özet olarak vermiştir Son olarak arçanın Moğol diyalektlerinde yaygın biçimde geçtiğini de sözlendirmiştir Türkçe ardıç Rusçaya ardyš ve artyš olarak arça ise arča ve aršan olarak geçmiştir Vasmer REW 1 85 92 Yaşayan diyalektlerde kullanılan arçanın Moğolcadan kalma bir alıntı olduğu yolundaki sav bilimsel yayınlarda büyük bir yaygınlık kazanmıştır Anadolu ağızlarında ardıç yanında andız anduz adı da geçer Ağızların bir bölümünde özellikle Akdeniz ağızlarında andız servi ağacı anlamını da almıştır Kıbrıs ağzında da andız servi ağacı olarak geçer )
( JUNIPER )
( GENIÈVRE )
( WACHOLDER )
( JUNIPERUS )
- ARARBULUR | DEDEKTÖR ile/||/<> DEDEKTÖR ile/||/<> DEDEKTÖR[Fr. < DÉTECTEUR]
( 1 Gaz kromatografisi kolonundan çıkan maddeler içinde organik maddelerin varlığını algılayan cihaz 2 Verilen örnekte radyasyon varlığını algılayan cihaz Özellikle ineklerde börkenekte yabancı cisim aramalarında kullanılan madenî cisim arama cihazı ferreskop Optik akustik ya da hem optik hem akustik özellikte olanları mevcuttur )
( DETECTOR )
( DÉTECTEUR )
( DEDEKTOR )
( FERROSKOP )
- ARAŞİT[Fr. < ARACHIDE] ile/değil/yerine/=/||/<> YER FISTIĞI
- ARAŞTIRMA FİLMİ ile/||/<> ARAŞTIRMA FİLMİ
( Sinema Herhangi bir bilimsel araştırmada alıcının bir araştırma aracı olarak kullanılması sonunda elde edilen film Herhangi bir bilimsel araştırmanın yapılışını bu araştırmada baş vurulan yöntemleri ve elde edilen sonuçları olduğu gibi yansıtan film bilimsel film )
( RECORD FILM, RESEARCH FILM | RECORD FILM | DOCUMENTARY FILM, DOCUMENTARY, FACT FILM, NON-FICIION FILM )
( FILM DE RECHERCHE | FILM DOCUMENTAIRE, DOCUMENTAIRE )
( FORSC-HUNGSFILM | DOKUMENTARFILM, DOKUMENTARISCHER FILM, TATSACHENFILM )
( FILM DI RICERCA )
( ΤΑΙΝΊΑ ΈΡΕΥΝΑΣ / ταινία έρευνας )
- ARAŞTIRMA FİLMİ ile/||/<> BELGESEL FİLM
( Sinema Herhangi bir bilimsel araştırmada, alıcının bir araştırma aracı olarak kullanılması sonunda elde edilen film. @@ Herhangi bir bilimsel araştırmanın yapılışını, bu araştırmada baş vurulan yöntemleri ve elde edilen sonuçları olduğu gibi yansıtan film. bk. bilimsel film. )
( RECORD FILM, RESEARCH FILM | RECORD FILM | DOCUMENTARY FILM, DOCUMENTARY, FACT FILM, NON-FICIION FILM~DOCUMENTARY FILM, DOCUMENTARY, FACT FILM, NON-FICIION FILM | DOCUMENTARY FILM )
( FILM DE RECHERCHE | FILM DOCUMENTAIRE, DOCUMENTAIRE~FILM DOCUMENTAIRE, DOCUMENTAIRE )
( FORSC-HUNGSFILM | DOKUMENTARFILM, DOKUMENTARISCHER FILM, TATSACHENFILM~DOKUMENTARFILM, DOKUMENTARISCHER FILM, TATSACHENFILM, "NONFICTIONFILM" )
( FILM DI RICERCA~FILM DOCUMENTARIO )
( ΤΑΙΝΊΑ ΈΡΕΥΝΑΣ / ταινία έρευνας~ΝΤΟΚΙΜΑΝΤΈΡ / ντοκιμαντέρ )
- ARAYI UMUMİYE MÜRACAAT ile/||/<> PLÉBISCITE, RÉFÉRENDUM[Fr.] ile/||/<> HALKOYU
( PLÉBISCITE, RÉFÉRENDUM )
- ARAZ | BELİRTİ ile/||/<> BELİRTİ
( Canlıda düzgülü olmayan durumların geliştiğini belli eden ipucu Gözlem yoluyla elde edilen ve bir bilgiye götürebilecek ipucu biyoloji Hasta hayvanların genel durumunda ya da organlarında klinik muayenelerle veteriner hekim tarafından saptanabilen ve normal hayvanlarda görülmesi olağan sayılmayan anatomik fizik şimik ve işlevsel değişiklikler araz bulgu beldek )
( SYMPTOM | INDICATION | SIGN )
( SYMPTÔME )
- ARAZ | İLİNEK ile/||/<> İLİNEK
( Bir nesnenin ikincil ve öze ilişkin olmayan özelliği accidens rastlantısal olan çıka gelen 1 Bir nesneye zorunlu olarak bağlı olmayan onun özünde bulunmayan rastlantı ile olan nitelik PlatonAristoteles açımlayıcısı Yeni Platoncu Porphyrios Eisagogé adlı yapıtında ilineği şöyle tanımlar Konu özne değişmeksizin ortaya çıkabilen ya da yok olabilen şey Bu tanım sonradan bütün mantıkçılarca kabul edilmiştir İlinekler iki türlüdür Ayrılır ve ayrılmaz ilinekler Ör Uyumak insan için ayrılır bir ilinektir Kara renkli olmaksa zenci için ayrılmaz bir ilinektir 2 Aristoteleste Bir konuya bağlı olan ve o konu olmadan kendisi var olamayan şey kendi başına var olamayan bir taşıyıcıyı bir tözü gerektiren şey tözün niteliği Ör Aklık nesneden bağımsız olarak var olamaz Karşıtı ve bağlılaşık kavramı töz )
( ACCIDENT )
( ACCIDENT )
( AKZIDENZ )
( ACCIDENS )
- ARÂZ | SYNDROME[Fr. < SYNDROME] ile/||/<> SENDROM ile/||/<> SENDROM[Fr. < SYNDROME]
( syn ile dromein koşmak Bir hastalığı karakterize eden ve aynı anda ortaya çıkan belirtiler Bir hastalıkta görülen semptomların tümü Belli bir hastalığa ait klinik belirtilerin tümü )
( SYNDROME )
( SYNDROME )
( SYNDROM )
( SYNDROME )
- ARAZ[Ar. < ARAŻ] ile/||/<> SENDROM
( (Yun. syn: beraber; dromein: koşmak) Bir arada görülen ve özel bir durumu ya da hastalığı anlatan durum. @@ Belirti. )
( SYNDROME | SYMPTOM~SYNDROME )
( SYMPTÔME~SYNDROME )
( SYNDROME~SYNDROME )
( SYNDROM~SYNDROM )
( SINTOMO~SINDROME )
( ΣΎΜΠΤΩΜΑ / σύμπτωμα~ΣΎΝΔΡΟΜΟ / σύνδρομο )
- ÂRAZ[Ar.]/SEMPTOM[Fr. < Yun.]/SYMPTOM[İng.] ile/ve/değil/yerine/=/||/<> BELİRTİ
( Sayrının duyumsadığı ve tanımladığı rahatsızlıklar. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/=/||/<> Hekimin gözlemlediği ve ölçtüğü sayrılık göstergeleri. )
- ARAZ ile/||/<> ARAZ[Ar. < ʿARAZ]
( syn beraber dromein koşmak Bir arada görülen ve özel bir durumu ya da hastalığı anlatan durum Belirti )
( SYNDROME | SYMPTOM )
( SYMPTÔME )
( SYNDROM )
( SYNDROME )
( SINTOMO )
( ΣΎΜΠΤΩΜΑ / σύμπτωμα )
- ARAZBAR[Ar. < ARAŻ + FARS. < BÂR] ile/||/<> ARNAVUT
( (Ort. O.): Konuşma. )
( ALBANIAN~ALBANIAN )
( ALBANAIS~ALBANAIS )
( ...~ALBANUS )
( ALBANER~ALBANER )
( ...~ALBANESE )
( ...~ΑΛΒΑΝΌΣ / αλβανός )
- ARAZBAR[Ar. < ʿARAZ + FARS. < BÂR] ile/||/<> (ORT. O.): KONUŞMA
( Ort O Konuşma )
( ALBANIAN )
( ALBANAIS )
( ALBANER )
- ARAZİ ile/||/<> ACCIDENTAL[İng.] ile/||/<> ACCIDENTEL[Fr.] ile/||/<> AKZIDENTELL[Alm.] ile/||/<> İLİNEKSEL
( 1 Değişen rastlantısal olan ilinekle ilgili olan özle ilgili olmayan Karşıtı özle ilgili essentiel 2 Bir şeye bağlı olan bağımsız olmayan Karşıtı tözle ilgili substantiell )
( ACCIDENTAL )
( ACCIDENTEL )
( AKZIDENTELL )
- ARAZİ ile/||/<> TERRE[Fr.] ile/||/<> TOPRAK
( TERRE )
- ARAZÎ ile/||/<> TERRITOIRE[Fr.] ile/||/<> ÜLKE
( TERRITOIRE )
- ARAZÖZ[Fr. < ARROSEUSE]["AROZÖZ" değil!] ile/değil/yerine/= YOLSULAR
( Yolları ve yol kenarlarındaki yeşillikleri sulamakta kullanılan motorlu araç. )
- ARBALET[Fr. < ARBALÈTE] ile/değil/yerine/= KUNDAKLI, TETİKLİ YAY
- ARBALETE[Fr. < ARBALÈTE] ile/değil/yerine/=/||/<> ARBALET
( Kundaklı tetikli yay )
- ARBİTRAJ[Fr. < ARBITRAGE] ile/değil/yerine/= ARA KAZANÇ
- ARBİTRAJ[Fr. < ARBITRAGE] ile/değil/yerine/= ARA KAZANÇ
- ARBİTRAJ[Fr. < ARBITRAGE] ile/değil/yerine/=/||/<> ARA KAZANÇ
- ARBİTRAJ[Fr. < ARBITRAGE] ile/||/<> ARAKAZANÇ
( arakazanç )
( ARBITRAGE )
- ARBORETUM[Fr. < ARBORETUM] ile/değil/yerine/=/||/<> AĞAÇ PARKI
- ARC CATHODE[İng.] / CATHODE D'ARC[Fr.] / BOGENKATHODEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ARK KATODU
- ARC DE DÉCHARGE[Fr.] ile/||/<> HAFİFLETME KEMERİ
( Mimarlık Kapı ya da pencere üst kirişlerine binen duvar ağırlığını azaltmak için bu kirişler üstündeki duvara örülmüş içi dolu kemer Boşaltma kemeri de denir )
( ARC DE DÉCHARGE )
- ARC DISTANCE[İng.] / DISTANCE D'ARC[Fr.] ile/değil/yerine/= ARK UZAKLIĞI
- ARC FURNACE[İng.] / FOUR ELECTRIQUE D'ARC[Fr.] / LICHTBOGEN OFEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ARK FIRINI
- ARC LAMP[İng.] / ARC LAMPE[Fr.] / BOGENLAMPE, LICHTBOGENLAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= ARK LAMBASI
- ARC LIGHT[İng.] / LUMIÈRE D'ARC[Fr.] ile/değil/yerine/= ARK IŞIĞI
- ARC SPECTRUM[İng.] / SPECTRE D'ARC[Fr.] / BOGENSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= ARK TAYFI/SPEKTRUMU
- ARC VOLTAGE[İng.] / TENSION D'ARC[Fr.] / BOGENSPANNUNG, LICHTBOGENSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ARK GERİLİMİ
- ARC-DROP[İng.] / CHUTE D'ARC[Fr.] ile/değil/yerine/= ARK DÜŞÜŞÜ/DÜŞÜMÜ
- ARCHAİQUE[Fr. < ARCHAÏQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> ARKAİK
( Güzel sanatlarda klasik çağ öncesinden kalan eskicil )
- ARCHAISM[İng.] ile/||/<> ARCHAISME[Fr.] ile/||/<> ARKAISMUS[Alm.] ile/||/<> ESKİCİLİK ile/||/<> ARCHAISMUS[Alm.] ile/||/<> ESKİLİK
( Eskiye bağlılık artık kullanılıştan düşmüş olan eski kelimeleri ya da kelimelerin eski biçimlerini kullanma kalıntı kelimeleri kullanma ve eskilik eski kelime Eskiden kalma yazı ve konuşma dilinde artık kullanılıştan düşmüş olan dilin daha eski ya da tarihî devirlerine ait kelime deyim ve şekiller adaklı sözlü ağu ağı zehir demirî demir rengi patlıcanî patlıcan rengi portakalî portalak rengi gendüzi kendisi gözgü ayna ıldız yıldız ogrı hırsız urmak vurmak sayrı hasta akıl kulağına okumak aklına getirmek hatırına düşürmek vb Ayrıca eski kelime )
( ARCHAISM )
( ARCHAISME )
( ARKAISMUS )
- ARCHAİSME[Fr. < ARCHAÏSME] ile/değil/yerine/=/||/<> ARKAİZM
( Kullanıldığı çağdan daha eski bir çağa ait biçimin yapının özelliği Sanatta varılan olgunluk aşamasından sonra o sanat dalının erken dönemlerine dönüş çabasında bulunma Modern dille yazılmış bir metinde geçmişi daha somut canlandırabilmek amacıyla eskimiş kelime ya da deyimlerden yararlanma )
- ARCHEEN[Fr. < ARCHÉEN] ile/değil/yerine/=/||/<> ARKEEN
( Kambriyumlardan önce oluşan en eski yer katı )
- ARCHÉEN[Fr.] ile/||/<> ARKEEN[Fr. < ARCHÉEN]
( jeoloji )
( ARCHÉEN )
- ARCHEGONE[Fr. < ARCHÉGONE] ile/değil/yerine/=/||/<> ARKEGON
( Eğrelti otlarında bütün kara yosunlarında bazı su yosunlarında ve açık tohumlularda görülen dişilik organı )
- ARCHEOPTERYX[Fr. < ARCHÉOPTÉRYX] ile/değil/yerine/=/||/<> ARKEOPTERİKS
( Hem kuş hem sürüngen özellikleri gösteren bir hayvan fosili )
- ARCHET[Fr. < ARCHET] ile/değil/yerine/=/||/<> ARŞE
( Tren troleybüs tramvay vb elektrikle işleyen taşıtlarda telden elektrik akımı almaya yarayan yukarıya doğru uzanmış demir yay Keman yayı )
- ARCHETYPE[İng.] ile/||/<> ARCHETYPE[Fr.] ile/||/<> ARCHETYPUS[Alm.] ile/||/<> ARKETİP[Fr. < ARCHÉTYPE]
( archaios eski typos örnek Bir tür ya da türler grubunun varsayılan atasal tipi Arkitip )
( ARCHETYPE )
( ARCHETYPE | ARCHÉTYPE )
( ARCHETYPUS )
- ARCHİDUC[Fr. < ARCHIDUC] ile/değil/yerine/=/||/<> ARŞİDÜK
( Avusturya da imparator ailesi prenslerine verilen ünvan )
- ARCHİDUCHESSE[Fr. < ARCHIDUCHESSE] ile/değil/yerine/=/||/<> ARŞİDÜŞES
( Arşidükün karısı ya da kızı Avusturya hanedanında prenses )
- ARCHIMEDEAN SOLID[İng.] / SOLIDES D'ARCHIMÈDE[Fr.] / ARCHIMEDISCHER FESTKÖRPER[Alm.] ile/değil/yerine/= ARŞİMET/ARCHİMEDES KATILARI
- ARCHIMEDES NUMBER[İng.] / NOMBRE D'ARCHIMÈDE[Fr.] / ARCHIMEDISCHE ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= ARŞİMET/ARCHİMEDES SAYISI
- ARCHIMEDES' LAW[İng.] / LOI D'ARCHIMÈDE[Fr.] ile/değil/yerine/= ARŞİMET/ARCHİMEDES YASASI
- ARCHIMEDES' PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE D'ARCHIMÈDE[Fr.] / ARCHIMEDISCHES PRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= ARŞİMET/ARCHİMEDES İLKESİ
- ARCHITECTE[Fr.] ile/||/<> ARCHITECTUS[Lat.] ile/||/<> BAUMEISTER[Alm.] ile/||/<> MİMAR[Ar. < MİʿMÂR]
( Mimarlık Yapıların tasarını yapan ve uygulayan sanat adamı )
( ARCHITECTE )
( BAUMEISTER )
( ARCHITECTUS )
- ARCHITECTE/ARCHITECTURE[Fr.] ile/değil/yerine/= ARCHITECTUS/ARCHITECTURA[Lat.] ile/değil/yerine/= BAUMEISTER/BAUKUNST[Alm.] ile/değil/yerine/= ARCHITECTURE[İng.] ile/değil/yerine/= MIMARBAŞI
( Osmanlı sarayında, resmî binaların onarımı ve yapımı işleriyle uğraşan mimarların başı. )
- ARCHİVES[Fr. < ARCHIVES] ile/değil/yerine/=/||/<> ARŞİV
( e arşiv elektronik arşiv Belge ya da yazıların saklandığı yer belgelik )
- ARCING CONTACT[İng.] / CONTACT À ARC[Fr.] / ABBRENNKONTAKT, ABREISSKONTAKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ARK KONTAĞI
- ARCTİQUE[Fr. < ARCTIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> ARKTİK
( Kuzey Kutbu ve çevresindeki bölgeyle ilgili Kuzey Kutbu yakınında olan )
- ARDA ile/||/<> BAGET[Fr. < BAGUETTE]
( İşaret olarak yere dikilen çubuk. Uzun değnek. | Maden üzerine kazıma yapmak ve çıkrıkta çevrilen şeyleri yontmak için kullanılan çelik kalem. | Ardıl. @@ İnce kısa değnek. | Bateri çalmaya yarayan ince, kısa çubuk. | Tıraşlanmış, dikdörtgen biçiminde değerli taş. | Düşük gramajlı ince, uzun ekmek. | Çorabı gergin tutmak ve düşmesini engellemek için kullanılan sert lastik. )
- ARDEOLA RALLOIDES[Fr.] ile/||/<> ALACABALIKÇIL
( zooloji )
( ARDEOLA RALLOIDES )
- ARDEOLA RALLOIDES/CRÉDITEURE[Fr.] ile/değil/yerine/= CREDITOR, OBLIGEE[İng.] ile/değil/yerine/= ALACALI
( Değişik ve düzensiz renkte lekeleri ya da benekleri olan. @@ Çeşitli renk ve desenlerle örtülü yün heybe (Küplü -Bilecik). )
- ARDIÇ KUŞU ile/||/<> ARDIÇ KUŞU
( Turdus pilaris Ötücükuşlar Passeriformes takımının karatavukgiller Turdidae familyasından bir kuş türü Uzunluğu 26 cm Sırtı kahverengi karnı ak kuyruğu kara olur Avrupa ve Asyada ormanlarda yaşar zooloji tarla kuşu )
( FIELDGARE )
( GRIVE LITORNE | GRIVE )
( WACHOLDERDROSSEL )
( TURDUS PILARIS )
- ARDIL SORUN | KARMAŞIKLIK | KOMPLİKASYON[Fr. < COMPLİCATİON] ile/||/<> SEKEL
( Bir hastalığın devamı sırasında oluşan başka patolojik olaylar ya da hastalıklar. @@ @@ )
( COMPLICATION | SEQUELA~SEQUELA )
( COMPLICATION~SÉQUELLE )
( ...~SEQUELA )
( KOMPLIKATION~SPÄTFOLGE )
( COMPLICAZIONE~SEQUELA )
( ΕΠΙΠΛΟΚΉ / επιπλοκή~ΕΠΑΚΌΛΟΥΘΟ / επακόλουθο )
- ARDIL SORUN | KARMAŞIKLIK | KOMPLİKASYON ile/||/<> KOMPLİKASYON ile/||/<> KOMPLİKASYON[Fr. < COMPLICATION]
( Bir hastalığın devamı sırasında oluşan başka patolojik olaylar ya da hastalıklar )
( COMPLICATION | SEQUELA )
( COMPLICATION )
( KOMPLIKATION )
( COMPLICAZIONE )
( ΕΠΙΠΛΟΚΉ / επιπλοκή )
- ARDRAMATİK[Fr.] ile/değil/yerine/= TİYATRO SANATI
- ARDUVAZ[Fr. < ARDOISE] ile/değil/yerine/= KAYAĞAN TAŞ
- ARDUVAZ[Fr. < ARDOISE] ile/değil/yerine/=/||/<> KAYAĞAN TAŞ
- ARDUVAZ[Fr. < ARDOISE] ile/değil/yerine/= KAYAĞAN TAŞ, kayrak
- ARDUVAZ ile/||/<> DAMTAŞI
( damtaşı kaygantaş )
( ARDOISE )
- ARE[Fr. < ARE] ile/değil/yerine/=/||/<> AR
( m değerinde yüzey ölçü birimi )
(1996'dan beri)