Bilim'deki FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 12.321 başlık/FaRk ile birlikte,
12.321 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(45/51)
- TEKRİR ile/değil/yerine/= YİNELEM
- TEKTİR ile/değil TEKDİR
( Tek olduğunu belirtme, kesinleştirme. İLE/DEĞİL Azarlama. )
- TEKTONİK[Fr.] ile ...
( Parçalanıp dağılmış yer katmanlarının birbiri ile olan ilgilerini araştıran yer bilimi kolu. )
- TELÂFÎ[Ar.] ile/değil/yerine/= GİDERME
- TELÂFİSİ ZOR ile/değil/yerine/= GİDERMESİ GÜÇ
- GÖRÜŞ/ANLAYIŞ/TELÂKKİ[Ar.] ile SAYMAK/ADDETMEK[Ar.]
- TELÂŞ ile/değil/yerine/>< GAİLE/UĞRAŞ
- TELA'SÜM[Ar.] ile TELÂZUM[Ar.]
( Yanıt verilecek yerde veremeyip kekeleme. | Saçmasapan yanıt verme, kemküm etme. | Dil dolaşma. İLE Birbirini gerektirme ilişkisi. )
- TELÂZUM[Ar.] ile/değil/yerine/= BİRBİRİNİ GEREKTİRME İLİŞKİSİ
- TELEF[Ar.] (ETMEK) ile/ve/||/<> HEBÂ[Ar.] (ETMEK)
( Hayvanın yok edilmesi, öldürülmesi. | Boş yere tüketme, yıpratma. İLE/VE/||/<> Hiçbir işe yaramadan yok olma, boşa gitme. )
- TELEOLOJİ[İng.] ile/değil/yerine/= EREKBİLİM
- EREKBİLİM/TELEOLOJİ ile TANRIBİLİM/TEOLOJİ
( Erekbilim. İLE Tanrıbilim. )
- TELEPATİ ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> !TLpati
( ... @@ (Düşük) Para hırsı. )
- TELEPORTATION ile/||/<> DENSE CODİNG ile/||/<> CRYPTOGRAPHY
( Dolanıklık ve klasik bilgi yardımıyla bir kübitin durumunu başka yere aktarmaktır; kübit taşınmaz, durumu taşınır. @@ Bir dolanık çift kullanarak tek bir kübitle iki klasik bit bilgi gönderebilmektir; teleportasyonun bir bakıma tersidir. @@ Dolanıklık ve ölçümün bozucu doğasını kullanarak, dinlemenin saptanabildiği güvenli anahtar paylaşımıdır. Üçü de dolanıklığı kullanan kuantum iletişim protokolleridir: durum taşıma, bilgi sıkıştırma ve güvenli haberleşme. )
( Formül: |ψ⟩AB → |ψ⟩C )
- TELESKOP ile/ve/<> FAST(Five-hundred-meter Aperture Spherical Radio Telescope)
( ... İLE/VE/<> Dünyanın en güçlü tek çanaklı radyo dedektörü. )
(
)
- TELESKOP ile/ve/<> RADYO TELESKOPU
( Dünyanın en büyük ve en duyarlı single-dish radyo teleskopu, Porto Riko'dadır. )
- TELEVİZYON (İZLEMEK)
ile/ve/değil/yerine/><
KİTAP (OKUMAK)
(
)
- TELİF ile/ve/||/<> MÂNÂ
- TELİF ile METİN
- TELÎF[Ar.] ile/ve/||/<> TASNÎF[Ar.]
( Birbiriyle ilişkisi yokmuş gibi sanılan, uzak, dağınık verileri toparlar. İLE/VE/||/<> Sınıflamak.[Var olan verileri kullanışlı duruma dönüştürür.] )
- TELKİN ile/ve/değil/||/<>/> TERCİH
- TELLERİ(MİZİ) KARDEŞ EYLEMEK ve/||/<>/> SAZI(MIZI) DÜZENLEMEK
- TELOMER ile/||/<> CENTROMERE
( Telomer kromozom ucu koruma yapısıyken İLE centromere bölünme sırasında bağlanma noktasıdır )
( Formül: TTAGGG tekrarı )
- TELOMER ile/||/<> TELOMERAZ ile/||/<> HAYFLICK
( Göze bölünme sınırları ve yaşlanma. )
( Formül: TTAGGG tekrarı )
- TEM ile/||/<> TE ile/||/<> TM
( Hem elektrik hem manyetik alanın yayılma yönüne tümüyle dik olduğu dalga kipidir; koaksiyel kabloda ve serbest uzayda ışıkta görülür. @@ Elektrik alanın yayılma yönüne dik, manyetik alanınsa bir bileşeninin yayılma yönünde olduğu kiptir; dalga kılavuzlarında görülür. @@ Manyetik alanın yayılma yönüne dik, elektrik alanınsa bir bileşeninin yayılma yönünde olduğu kiptir. Üçü, alanların yayılma yönüne göre yönelimine dayalı dalga yayılım kipleridir. )
( Formül: β² = ω²με - k²c )
- TEMA[İt.]/THEMA[İng.] ile/değil/yerine/= ANA DÜŞÜNCE, İZLEK
( Bir sanat yapıtında, işlenilen, geliştirilen ana düşünce. )
- TEMÂŞÂ[Fars.] ile MANZARA
( Bakıp izleme. | Gezme[KONTEMPLASYON, İng. CONTEMPLATION] İLE Bakılan, izlenen. )
- TEMAYÜL" (ETMEK/EDEMEMEK) ile/değil TAHAYYÜL (ETMEK/EDEMEMEK)
- TEMAYÜL ile/ve/||/<> ŞİBAK NİHALİ
( Eğilim, genel yönelme. @@ Eğilimin tek bir noktada yoğunlaşmış durumu. )
( "İlme karşı temayülü vardır." @@ "Belirli bir ilmi mevkie dair şibak nihali teşekkül etmiştir." )
- TEMAYÜL[Ar.] ile/değil TEAMÜL[Ar.]
( Eğilim/yönseme. İLE/DEĞİL Bir yerde öteden beri olagelen davranış. | Tepkime. | Uygulama/pratik. )
- TEMBEL ile/değil/yerine/>< DERTLİ
( Uyanık iken uyuyan. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Uykudayken uyanan. )
- TEMBEL değil/< HAREKETE GEÇİRİLEMEYEN
- TEMBELEMEK" değil TENBİH
- TEMBELLİK ile/değil/yerine/>< DAYANÇ/SABIR
- TEMEL BİLİM = ESAS İLİM = SCIENCE FONDAMENTALE[Fr.] = GRUNDWISSENSCHAFT[Alm.]
- TEMEL BİLİMLER ile KLİNİK BİLİMLER
- TEMEL BÜYÜKLÜKLER:
KÜTLE ile/ve/||/<> IŞIK ile/ve/||/<> SICAKLIK ile/ve/||/<> AKIM ile/ve/||/<>
MOL ile/ve/||/<> UZUNLUK ile/ve/||/<> ZAMAN
- TEMEL İLKE/LER ile/ve/değil/yerine ANAHTAR KAVRAM/LAR
( [not] "BASIC PRINCIPLE/S" vs./and/but "SWITCH/KEY CONCEPT/S"
"SWITCH/KEY CONCEPT/S" instead of "BASIC PRINCIPLE/S" )
- TEMEL ile/ve/değil BAĞLAM
- TEMEL ile/||/<> KOŞUT(PARALEL)
- TEMEL ile/ve/<>/> SÜREÇ ile/ve/<>/> (")SONUÇ(")
( Hiçbir nesne/kavram/olgu, taşıdığı/yansıttığı ada/olguya, kendine daha uygun bir ad/tanım bulunmasını olanaksızlaştıracak derecede bağlı değildir. )
( Süreci kavramadan, sonuçlar konuşulamaz!
Süreç düşünülmeden ve konuşulmadan, "sonuç"/lar konuşulamaz! )
( Sefer. İLE/VE/<>/> "Zafer". )
( Yargılama. İLE/VE/<>/> Yürütüm[infaz]. )
( Âlim ve âriflerin takibi, tutumu, ilgilendiği, odaklandığı, öncellediği. İLE/VE/<>/> Câhillerin, gençlerin, çocukların, toplumların, "güçlüler"in, yetersizlerin, eziklerin, kibirlilerin, kendini ya da başkalarını küçümseyenlerin, keyifçilerin, hazcıların, çıkarcıların, "avcı"ların, kozcuların, kumarbazların "tavrı", aradıkları, "öncelledikleri", saplandıkları, müşterisi ve bağımlısı oldukları. )
( Zihinleri/akılları devrede olanlar/tutanların ilgilendiği. İLE/VE/<>/> Duyguları ağır basanların duyarsızlığı/kayıtsızlığı. )
( Gerçekliklerle yüzleşebilenlerin ilgilendiği. İLE/VE/<>/> Beklenti(sin)de olanların uğraştığı/didiştiği. )
- TEMEL ile/ve/||/<>/> TAMAMLAYICI
- TEMEL:
"KARGAŞA/SI" değil KARMAŞA/SI
- TEMELLENDİRME ile/ve/<> DAYANDIRMA
- TEMELLENDİRME ile GEREKÇELENDİRME
( WELL-FOUNDING vs. JUSTIFING )
- TEMELLENDİRMEK ile/ve/||/<>/> DEĞERLENDİRMEK
- TEMEL/LENDİRMEK ile/ve/||/<> NEDEN/SELLEŞTİRMEK
( WELL-FOUNDING vs. CAUSALING )
- TEMELLENME ile/ve/||/<>/> AÇIĞA ÇIKMAK
- ... TEMEL/Lİ ile ... DAYANAK/LI
- TEMELLİ ... ile/ve/değil/||/<> KALICI OLARAK
- TEMELLİ ile KÖKTEN ile TOPTAN
- TEMERKÜZ[Ar. < MERKEZ] ile/değil/yerine/= MERKEZ TUTMA | TOPLANMA | BİRİKME, YIĞILMA | [kimya] DERİŞME, KOYULAŞMA
- TEMİZLEMEK ile/ve/değil/||/<>/< YALITMAK
- TEMPLATE ETKİ ile/||/<> CHELATE ETKİ
( Template metal yönlendirme, chelate entropi kararlılığı. )
( Formül: Kinetik İLE termodinamik )
- TEMPLATE SENTEZ ile/||/<> DİREKT SENTEZ
( Template metal yönlendirme, direkt serbest ligand. )
( Formül: In situ İLE izole )
- TEMPORALİTE değil GEÇİCİLİK
- TEMSİL ile/ve/||/<>/> TERSİM
- TEMSİL/İYET ile TESLİM/İYET
- TEMSİLİ GİBİ değil [sadece] TEMSİLİ ya da GİBİ
- TEMSİLLER ile/ve/||/<> TEMSİL ÇOKLUSU
- TENÂKUZ ile ZIT
( Üçüncü şıkkın olanaksızlığı vardır. İLE Üçüncü şıkkın olanaksızlığı yoktur. )
- TENASÜP[Ar.] ile/değil/yerine/= ORANLIK, ORAN/TI, UYMA, YAKIŞMA
( Aralarında uygunluk bulunma. | Birbiriyle ilgili söz ya da kavramların dizelerde toplanması sanatı. )
- TENÂZUR[Ar. < NAZAR]/SİMETRİ[Fr./İng.] ile/değil/yerine/= BAKIŞIM
- TENCERE ile/ve/||/<> PENCERE
( Eli olmamak. İLE/VE/||/<> Gözü olmamak. )
- TENEVVÜ'[Ar. < NEV | çoğ. TENEVVÜÂT] ile TENEVVÜR[Ar. < NÛR]
( Çeşitlenme, çeşitlilik. İLE Nurlanma, parlama, ışıldama. )
- TENKİDİ[Ar.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİRİLİ, ELEŞTİRMELİ
- TENKİT[Ar. < NAKT] ile TENKİT[Ar.] ile TENKİD[Ar. < NAKD | çoğ. TENKİDÂT]
( Noktalama. | Tümce içinde, noktalamaları kullanma. İLE Temizleme, fenâsını atma. İLE Bir konuya özgü yazıyı ya da yapıtı, değer bakımından gözden geçirme, eleştirme. )
( ... vs. ... vs. CRITIQUE )
( ... avec ... avec CRITIQUE )
- TENKİT ile SAPTAMA/BELİRTME
- TENSÎK[Ar. < NESAK] ile/değil/yerine/= DÜZENLEME, DÜZELTME, YOLUNA KOYMA
- TENSİP[Ar.] ile/değil/yerine/= UYGUN BULMA, YARAŞTIRMA
- TENSOR PRODUCT ile/||/<> DİRECT SUM
( Tensor product ⊗ etkileşim İLE direct sum ⊕ bağımsız. )
( Formül: Interaction İLE independence )
- TENSÖR ile/||/<> VEKTÖR
( Çok indisli, iki ya da daha çok yönü ilişkilendiren niceliktir; koordinat dönüşümünde her indis ayrı kurala göre dönüşür. Gerilme ve atalet nesnesi örnektir. @@ Tek indisli niceliktir; büyüklük ve yön taşır, dönüşümde tek kural işler. Birinci mertebeden olan biçimidir, yani ikincisi ilkinin özel bir durumudur. )
( Formül: T_ij ~ V_i )
- TENVİR[Ar.] ile/değil/yerine/= AYDINLATMA | BİLGİ VERME
- TENZİL[Ar.] ile TENZİH[Ar.]
( İndirme. İLE İndirgeme/benzetme. )
- TEOLOJİK GÜVENLİK ALANI ile/ve EPİSTEMOLOJİK GÜVENLİK ALANI ile/ve ETİK GÜVENLİK ALANI ile/ve ESTETİK GÜVENLİK ALANI
- TEOREM[Fr.] ile/ve/değil/||/<>/< TEORİ[Fr.]
( Kanıtlanabilen bilimsel önerme. | Mantıksal usa vurma ile kanıtlanan önermenin ya da özelliğin bildirimi. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Kuram. )
( Matematik ya da mantıkta, aksiyomlara ve önceki teoremlere dayanarak kesin olarak kanıtlanmış bir önerme.[Mutlak doğruluğu kanıtlandığından tartışmaya açık değildir.] İLE Bilimsel yöntemle kanıtlanmış, gözlemlerle desteklenen ve geniş bir olgular bütününü açıklayan genel bir çerçeve.[Hipotezden gelişir ve yanlışlanabilir nitelikte olmasına karşın genellikle geniş kabul görür.] )
- TEPKİ:
"ÖZGÜRLÜĞE KARŞI" değil ÖLÇÜSÜZLÜK/KEYFİYET PROPAGANDASINA KARŞI
- TEPKİ ile/ve/||/<> DİŞ GÖSTERMEK
- TEPKİ ile/değil/yerine/>< DÜŞÜNMEK
( vs./and/||/<>/but/< TO THINK
TO THINK instead of REACTION )
- TEPKİSELLİK ile/değil/yerine İKNÂ
- TEPKİSİZLİK ile/ve/değil/||/<>/< SİLAHSIZLANMA
- TERAKKİPERVER[Ar. + Fars.] ile/değil/yerine/= İLERİCİ
- TERATOLOJİ ile ...
( Ucubeleri inceleyen bilim dalı. )
- TERBİYE ETMEK:
ÇOCUKLARIMIZI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KENDİMİZİ
- TERBİYE[< RÜBÜV) ile TA'LÎM[< İLM]
( Besleyip, bütütme; Eğitim; Görgü; Alıştırma; Bedeni eğitmek. İLE Aklı eğitmek, öğrenme, öğretim. )
- TEREDDÜT[Ar.] ETMEK ile/değil/yerine/= İKİRCİKLENMEK/DURAKSAMAK/VARGISIZ KALMAK
- TEREDDÜT/D[Ar. < REDD] ile ENDÎŞE[Fars. < DÂNİŞ]
( Kararsızlık. İLE Bilgiden/bilimden uzak olma. (durumu/sonucu) [DÂNİŞ: Biliş, bilgi, ilim.] )
- TEREVVUH[Ar.] ile/değil/yerine/= BİR ŞEYDEN KOKU ALMA
- TERİM:
AD ile/ve/||/<>/> GÖNDERİMİ
- TERİM[TERMİNUS: Sınır tanrısı/putu.] ile JARGON
- TERK ile DERK
( Bırakma, ayrılma. | Vazgeçme. | Bırakma, ihmal etme. İLE Anlama, kavrama. )
- TERK ile/değil/yerine/||/<>/< TERCİH
- TERK[Ar.] ile/ve/||/<>/> TESLİM[Ar.]
- TERMİN[Alm.] ile/değil TEMRİN[Ar.]
( Belirlenmiş zaman, randevu. İLE/DEĞİL Alıştırma. )
- TERMİNOLOJİ ile AKSİYOM/ATİK
( Terimler dizgesi. | Terim bilimi. İLE Kendiliğinden apaçık ve bundan dolayı öteki önermelerin ön dayanağı sayılan temel önerme, mütearife, belit. )
- TERMO-RESPONSİVE POLİMER ile/||/<> PH-RESPONSİVE POLİMER
( Termo-responsive polimer sıcaklık değişimle davranış değiştirirken İLE pH-responsive polimer asitlik bazlık değişimle davranış değiştirir )
( Formül: LCST/UCST )
- TERMODİNAMİK ile/||/<> KİNETİK
( Bir sürecin yalnızca başlangıç ve bitiş durumlarını, enerji ve denge açısından karşılaştırıp olabilirliğini söyleyen daldır; ne kadar sürede olacağını söylemez. @@ Bir sürecin ne kadar hızlı gerçekleştiğini, hangi yoldan ve hangi engellerle ilerlediğini inceleyen daldır. İlki olur mu ve ne yönde, ikincisi ne kadar hızlı sorusunu yanıtlar; bir tepkime termodinamikçe olası olsa da kinetikçe çok yavaş olabilir. )
- TERMODİNAMİK ile/||/<> YASA
( Termodinamiğin üçüncü yasası )
( Walther Nernst tarafından 1906 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1864-1941) (Ülke: Almanya) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Nernst denklemi, termodinamik) (Nobel: 1920) )
- TERMODİNAMİK'TE:
GERİDÖNÜŞÜMSÜZLÜK ile/değil TERSİNMEZLİK
( TERMODİNAMİK: Isı enerjisi ile kinetik enerji arasındaki ilgileri ve bu konuyla ilgili olayları inceleyen fizik kolu. )
( [not] ... vs./but IRREVERSIBILITY )
- TERMOGRAVİMETRİK ANALİZ ile/||/<> DİFERANSİYEL TARAMA KALORİMETRİSİ
( Termogravimetrik analiz kütle değişimini sıcaklığa karşı ölçerken, DSC ısı akışı değişimini ölçer )
( Formül: TGA eğrisi )
- TERMOKİMYA ile/||/<> KALORİMETRE
( Bomba kalorimetre )
( Pierre Eugène Marcellin Berthelot tarafından 1881 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1827-1907) (Ülke: Fransa) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Organik sentez, termokimya) )
- TERMOPLASTİK ile/||/<> TERMOSET
( Termoplastik ısıtınca yumuşar İLE termoset sertleşir geri dönmez )
( Formül: Lineer zincirler İLE çapraz bağlı ağ )
- TERMOPLASTİK ile/||/<> TERMOSET ile/||/<> ELASTOMER
( Isıl davranışa göre polimer türleri. )
( Formül: Tg < Tkullanım < Tm )
- TERÖRİZE ETMEK ile/değil/yerine/>< TEORİZE ETMEK
- TERÖRİZM" ile/ve/değil/||/<> TÖRERİZM
( )
- TERS AÇI ile İÇ TERS AÇI
( ... İLE İki koşut doğruyu kasan üçüncü bir doğrunun iki yanında ve koşutların içinde altlı üstlü ortaya çıkan dört açıdan her biri. )
- TERS-DÜZ OLMAK/ETMEK ile ALT-ÜST OLMAK/ETMEK
- TERS ile/değil/yerine/>< DERS
( [Almaya/anlamaya ...] Kapalıysa/k "gelir", ters. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Açıksa/k alır/ız her bir durumdan ders. )
- TERS ile/değil SANKİ
- TERSİ ile/ve/değil/yerine DENGİ
- TERSİNİR SÜREÇ ile/||/<> TERSİNMEZ SÜREÇ (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( Sonsuz yavaş ilerleyen, her adımda dengede kalan, geri sarıldığında sistemi de çevresini de tam eski hâline döndüren idealleştirilmiş süreçtir; toplam entropi değişmez. Gerçekte tam ulaşılamaz, bir sınırdır. @@ Doğadaki gerçek süreçlerdir; sürtünme, ani genleşme ya da ısı akışı yüzünden toplam entropi hep artar ve süreç kendiliğinden geri dönmez. Kırılan kadehin toplanmaması, kokunun odaya yayılması örnektir. )
( Formül: ΔS=0 ~ ΔS>0 )
- TERSİNİR ile/ve/||/<> TERSİNİRLİK
( Bir olayın ortaya çıkma koşullarındaki sonsuz küçük bir değişikliğin etkisiyle herhangi bir anda yön değiştirebilen [kimyasal, fiziksel ve mekanik dönüşüm]. İLE Tersinir bir olayın özelliği. )
- TERVİÇ[Ar.] ile/değil/yerine/= BİR DÜŞÜNCEYİ TUTMA, DESTEKLEME
- TESÂDÜF ile/ve/değil DIŞLAŞMA
- KAVRAMLAR:
"TEŞBİH EDİLEN/LER" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TESBİH EDİLEN/LER
( Zihin ile bilinenler/bilinebilenler. İLE/VE/||/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Akıl ile bilinenler/bilinebilenler. )
- TEŞBİH ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KIYAS
- TEŞBİH ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TESPİT
- TESBİH[Ar.] ile/ve/||/<>/< TESPİT[Ar. < TESBİT]
- TEŞBİHTE, HATA OLMAZ/OLMAMALI! değil/yerine TEŞBİHİN, AYAĞI TOPALDIR
- TESCİL/LEMEK ile/ve/değil TASDİK/LEMEK
( Herhangi bir şeyi resmî olarak kaydetme, kütüğe geçirme. | Bir taşınmazın üzerinde bir aynî hakkın kurulması için tapu kütüğüne yapılması gerekli kayıt. İLE/VE/DEĞİL Doğrulama. | Onay, onaylama. )
- TEŞDİT[Ar.] ile/değil/yerine/= GÜÇ VERME | SAĞLAMLAŞTIRMA
- TEŞEBBÜS[Ar.] ile/değil/yerine/= GİRİŞİM | GİRİŞME
- TEŞEBBÜS ile/ve/||/<>/> TESADÜF
( Teşebbüs etmezsen, tesadüf etmez. )
- TEŞECCÜ'[Ar. < ŞECÂAT | çoğ. TEŞCÎÂT] ile TEŞECCÜR[Ar.]
( Sahte cesâret gösterme, şecî görünme. İLE Ağaçlaşma, ağaçlanma. | [kimya] Billur nesnelerin ağaç biçiminde birleşmesi. )
- TEŞEKKÜL[Ar. < ŞEKL | çoğ. TEŞEKKÜLÂT] ile TEŞEKKÜR[Ar. < ŞÜKR | çoğ. TEŞEKKÜRÂT]
( Şekillenme. | Kurulma, kuruluş, meydana geliş. | Oluşum. | Yoğrum. | Oluş. | Örgüt, topluluk. İLE Şükr etme, yapılan bir iyilikten memnun kalma ve memnun kaldığını ifade etme sözleri. )
- TEŞEKKÜR EDERİM ile/ve/||/<>/> EKSİK OLMA!
- TEŞEKKÜRÜNÜ ...:
"BİLDİRMEK" ile/ve/değil/||/<>/< BELİRTMEK
- TESE'ÜL ile SUAL/İSTEK
- TEŞHİS[Ar.] ile/değil/yerine/= TANI/TANIMLAMA
( Hastalığın ne olduğunu araştırıp ortaya koyma. Kim ve ne olduğunu anlama, tanıma, seçme. | Belirleme. | Kişileştirme. )
- TEŞHÎS[< ŞAHS | çoğ. TEŞHÎSÂT] ile TEŞHÎZ[< ŞAHZ | çoğ. TEŞHÎZÂT]
( Ayırma, seçme, fark etme, tanıma. | Hastalığın, hangi hastalık olduğunu bilme. | Eşyaya şahsiyet verme, onlara hitâb etme. İLE Sivriltme, keskinleştirme. | Bileme. | Uyandırma, kuvvet ve etkisini artırma. )
- TESİR (ETMEK) ile/ve/||/<>/> TESİS (ETMEK)
( Etki etmek. İLE/VE/||/<>/> Yapılandırmak. )
- TESİS[Ar.] (ETMEK) ile/ve/||/<> TEŞKİL[Ar.] (ETMEK)
- TEŞKİK[< ŞAKK] ile TEŞKÎK[< ŞEKK | çoğ. TEŞKÎKÂT]
( Yarma, yarılma, ikiye ayırma, parça parça yarma. İLE %50/50 olarak şüpheye düşürme/düşürülme, şüphede bırakma/bırakılma. )
- TESLİM OLMAK ile/değil/yerine/>< KAYBETMEK
- TESLİMİYET:
BOYUN EĞMEK değil ANLAMAK
- TESLİMİYET ile/ve/||/<> ADÂLET
- TESMİYE[Ar. < İSM] ile ADLANDIRMA, AD VERME/KOYMA
( AD KOYMA, ADLANDIRMA, İSİM VERME | BESMELE ÇEKME )
- TEŞNE[Fars.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÖNÜLLÜ
( Susamış. | Çok istekli. @@ ... )
- TEŞNE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< MÜSAİT (OLMA)
- TESPİT ile GENELLEME
- TESPİT ile/ve/değil/||/<>/< İTİRAF
- TESPİT ile/değil/yerine/= SAPTAMA
( [not] DETERMINATION but/= DETECTION
DETECTION instead of DETERMINATION )
- TESPİT ile/değil/yerine/= SAPTAMA
( [not] DETERMINATION but/= DETECTION
DETECTION instead of DETERMINATION )
- TESPİT ile/ve/değil/||/<>/>/< (HAKKI/NI) TESLİM
- TEŞRİFLERİNİZ" değil TEŞRİFİNİZ
- TEŞRİH ile TEŞBİH
- TEŞRÎH[Ar. < ŞERH | çoğ. TEŞRÎHÂT] ile TEŞRÎHÎ[Ar.] ile TEŞRÎ/Î(LEGISLATIVE)[Ar.]
( Açma, yayma, etraflıca şerh etme/edilme. | Dilim dilim, parça parça kesme. | Bir ölü gövdesini kesip parçalara ayırma. Otopsi. | Anatomi. | İskelet. İLE Anatomiye özgü, anatomiyle ilgili. İLE Yasa ile, yasa ile ilgili. )
- TEŞRİHHANE[Ar. + Fars.] ile DERSLİK
( Otopsi yapılan yer. | Tıp fakültelerinde anatomi dersi yapılan yer. )
- TEST ile/ve/değil/||/<>/< CHECK
- TEST ile/değil TEZ
- TESTLERDE:
POZİTİF ile/ve NEGATİF
( Bulunmuşsa/varsa. İLE/VE Bulun(a)mamışsa/yoksa. )
( Anlamlandırması/yorumlaması, beklenilen/aranılan şeyin karşılığına göre değişir. [ur/bakteri vb. için bakılmışsa pozitif çıkması olumsuzdur/kötüdür fakat gebelik, aşının tutması vb. için bakılıyorsa pozitif çıkması olumludur/iyidir.] )
( POSITIVE vs./and NEGATIVE : ON TESTS )
- TEŞVİK ETMEK ile/değil ÇANAK TUTMAK
- TEŞVİK ile/ve/<> CEVAZ
- TEŞVİK-İ MESAİ değil TEŞRİK-İ MESAİ/İŞBİRLİĞİ
- TESYÎL[Ar. < SEYL] ile TESYÎR[Ar. < SEYR]
( Sel gibi akıtma/akıtılma. | [kimya] Sert bir cismi, akıcı duruma getirme. İLE Yürütme, yürütülme. | Gönderme/gönderilme, yollama/yollanma. )
- TETABBU'[Ar. < TETABBUÂT] ile TETÂBU'[Ar. < TEBA | çoğ. TETÂBUÂT] ile TETEBBU'[< TEBA | çoğ. TETEBBUÂT]
( Tabiatlanma. İLE Aralıksız, birbiri ardından gelme. İLE Bir şeyi etraflıca tetkik etme, mahiyetini anlamaya çalışma, kapsamlı inceleme, bir şey hakkında geniş bilgi edinme. )
- TETÂBUK[Ar. < TIBK] ile/değil/yerine/= UYMA, UYGUN GELME, UYGUN DÜŞME, KARŞILIK GELMESİ
- TETİKTE" OLMAK/KALMAK ile/ve/||/<> TEYAKKUZ
- TETRAHEDRAL ile/||/<> OKTAHEDRAL ile/||/<> KARE DÜZLEM
( Metal kompleks şekilleri. )
( Formül: sp³ İLE sp³d² İLE dsp² )
- TEVÂFUK ile TEVÂRÜS
- TEVAKKİ[Ar.] ile/değil/yerine/= SAKINMA, KORUNMA, ÇEKİNME
- TEVAKKUF[Ar.] ile/değil/yerine/= DURMA, DURAKLAMA | BAĞLI/İLGİLİ OLMA
- TEVÂRÜS[Ar. < VERÂSET] ile/ve/> TEMELLÜK[Ar. < MELK/MÜLK] ile/ve/> TEMESSÜL[Ar. < MİSL] ile/ve/> TERCÜME[Ar. < TERCEME] ile/ve/> TELİF[Ar. < ÜLFET] ile/ve/> TEKELLÜM[Ar. < KELÂM]
( Birinden miras kalması, mirasa konma. | Kalıtım yoluyla birinden ötekine geçme. İLE/VE/> Kendine mâl etme. İLE/VE/> Benzeşme. | Özümleme. İLE/VE/> Çeviri. İLE/VE/> Birleştirmek. İLE/VE/> Dile getirmek, anlatmak, söylemek. )
- TEVÂZU'[Ar. < VAZ | çoğ. TEVÂZUÂT] ile TEVAZZU'[Ar.] ile TEVAZZUH/TAVAZZUH[Ar. < VUZÛH | çoğ. TETEBBUÂT]
( Alçakgönüllülük (gösterme). İLE Konulma, konuluş. İLE Açıklanma, açıklığa kavuşma, aydınlanma. )
- TEVCÎH[< VECH] ile/değil/yerine/= ÇEVİRME, YÖNELTME, DÖNDÜRME | SÖZ ATMA, BAKMA | ANLAM VERME, YORUMLAMA | RÜTBE, MEVKİ VERME
- TEVCÎH[Ar. < VECH] ile/ve/||/<> TEVDÎ[Ar. < VED]
( Çevirme, yöneltme, döndürme, söz atma, bakma, anlam verme, yorumlama, rütbe/mevki verme. İLE Bırakma, emânet etme, vedâlaşma. )
- TEVDÎ (ETMEK) ile/ve/||/<> HAVÂLE (ETMEK)
( Bırakma, emânet etme. | Vedâlaşma. İLE/VE/||/<> Bir işi bir başkasının sorumluluğuna bırakma, ısmarlama, devretme. | Banka, postane vb. aracılığıyla gönderilen para. | Postane, banka vb. aracılığıyla para gönderildiğinde gönderenle alacak olanın adları ve para miktarı yazılı kâğıt, havale kâğıdı, havalename. | Genellikle çocuklarda görülen, ateşli ya da ateşsiz olan çırpınma nöbetleri. | Bir arsayı çevirmek, kapamak için çekilen perde ya da duvar. | Yüksek ve büyük bir görünüşü olma. )
- TEVDÎ[Ar. < VED] ile/değil/yerine/= BIRAKMA, EMÂNET ETME | VEDÂLAŞMA[Ar.]
- TEVEKKELÎ[Ar.] ile/değil/yerine/= NEDENSİZ, BOŞ YERE/BOŞUNA
- TEVEKKÜL ve/||/<>/< TEVHİD
- TEVELLU'[Ar.] ile TEVELLÜH[Ar. < VELEH | çoğ. TEVELLÜHÂT]
( Sevme, aşk ve ilginin oluşması. İLE Şaşakalma. )
- TEVFİKAN[Ar.] ile/değil/yerine/= UYARAK, UYGUN OLARAK, ...'E GÖRE
- TEVHİD ile/ve/||/<> FITRAT
- TEVLİT[Ar.] ile/değil/yerine/= DOĞURMA, DOĞURTMA | NEDEN OLMA, OLUŞTURMA
- TEVSİK[Ar.] ile/değil/yerine/= BELGELEME
- TEYAKKUZ[Ar.] ile/değil/yerine/= SAKLIK/ANIKLIK/UYANIKLIK
- TEZ ile/||/<> ANTİTEZ-SENTEZ
( Diyalektik yöntem )
( Georg Wilhelm Friedrich Hegel tarafından 1807 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1770-1831) (Ülke: Almanya) (Alan: Felsefe) (Önemli katkıları: Diyalektik, mutlak idealizm) )
- SAV/TEZ ile/ve/||/<>/> | ÖNSAV/HİPOTEZ ile/ve/||/<>/> KARŞISAV/ANTİTEZ | ile/ve/||/<>/> BİREŞİM/SENTEZ
( Sav. İLE/VE/||/<>/> | Varsayım[ispatta geçici olarak kabul edilen doğrular][faraziye]. İLE/<> Karşı Sav. | İLE/VE/||/<>/> Bireşim. )
- TEZ ile SAV
( Ödev. İLE Mantıkça sıkı dokunmuş bir çıkarımlar dizisinin vargı'sıdır. )
( THESIS "AS HOMEWORK" vs. THESIS )
- TEZ ile/ve/değil/||/<> SÖYLEM
- TEZ[Fars.] ile TEZ[Fr.]
( Çabuk olan, hızlı. | Hızlı bir biçimde. İLE Sav. | Üniversitelerde öğrencilerin ya da öğretim üyelerinin hazırlayıp bazen bir sınav kurulu önünde savundukları bilimsel çalışma. )
- TEZEHHUR[Ar.] ile TEZEHHÜR[Ar. < ZEHRE | çoğ. TEZEHHÜRÂT]
( Denizin köpürüp taşması. İLE Çiçeklenme. | [kimya] Çiçeksime, tuzlanma.[Fr. EFFLORESCENCE] | Üst derinin üstünde görülen ufak ufak kabarcıklar. )
- TEZEKKÜR ile/ve/||/<>/> TEDEBBÜR
( Geçmişe yönelik. İLE/VE/||/<>/> Geleceğe yönelik. )
( İlgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )
- TG ile/||/<> TM ile/||/<> TC ile/||/<> TD
( Kritik termal geçiş noktaları. )
( Formül: Tg ~ 0.67 Tm (K) )
- TG ile/||/<> TM ile/||/<> TD
( Polimerlerin kritik sıcaklıkları. )
( Formül: Tg < Tm < Td )
- TGA ile/||/<> DSC
( TGA kütle kaybı termal İLE DSC ısı akışı faz geçişleri. )
( Formül: Δm İLE ΔH )
- TH1 ile/||/<> TH2
( Th1 hücresel bağışıklık virus İLE Th2 hümoral allerji. )
( Formül: Cell-mediated İLE humoral )
- TH1 ile/||/<> TH2 ile/||/<> TH17 ile/||/<> TREG
( CD4+ yardımcı T hücre türleri. )
( Formül: IFN-γ İLE IL-4 İLE IL-17 İLE TGF-β )
- THERMOPHILE ile/||/<> PSYCHROPHILE ile/||/<> HALOPHILE ile/||/<> ACIDOPHILE
( Ekstrem ortam organizmaları. )
( Formül: Tmax = 122°C )
- THERMOPLASTIC ile/||/<> THERMOSET ile/||/<> ELASTOMER
( Temel polimer malzeme türleri. )
( Formül: Tg < T < Tm )
- THETA ÇÖZÜCÜ ile/||/<> İYİ ÇÖZÜCÜ
( Theta Χ = 0.5 ideal, iyi Χ < 0.5 genişleme. )
( Formül: Flory İLE excluded volume )
- THETA FUNCTİON ile/||/<> ETA FUNCTİON
( Theta θ(z,τ) quasi-periodic, eta Dedekind η(τ). )
( Formül: Quasi-periodic İLE modular form )
- THING ile ENTITY
- THING vs./and/<> THINK
- THOMAS HENRY HUXLEY ile
( 04 Mayıs 1825 - 29 Haziran 1895 İLE 26 Temmuz 1894 - 22 Kasım 1963 )
- TİCARET, BİLİM VS. ile SANAT ve FELSEFE
( Ortalama akıl, yeterlidir. İLE Ortalama akıl, yetmez. )
- TIKAÇ ile/ve/değil/yerine/>< TAÇ
- TİKEL/LER ile/ve/||/<> NİTELİK/LER ile/ve/||/<> İLİŞKİ/LER
- TİLMÎZ[Ar.]["TIRMİZ" değil!] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TÂLİP[Ar. < TÂLİB]
- TIME CRYSTAL ile/||/<> SPACE CRYSTAL
( Time crystal zamanda periyodik yapı gösterirken İLE space crystal uzayda periyodik atom dizilimi gösterir )
( Formül: Temporal periodicity )
- TIME SERIES ANALYSIS ile/||/<> CROSS-SECTIONAL ANALYSİS
( Time series analysis zamana bağlı veri dizilerini incelerken İLE cross-sectional analysis belirli zamandaki gözlem kesitini inceler )
( Formül: ARIMA model )
- TİN ve/||/<>/< ŞAŞMA
( Şaşma, tin'in kapısıdır. )
- TİP I ile/||/<> II ile/||/<> III ile/||/<> IV
( Dört tip alerjik reaksiyon. )
( Formül: Histamin (Tip I) )
- TİP IA SÜPERNOVA ile/||/<> TİP II SÜPERNOVA
( Tip Ia süpernova beyaz cüce patlaması İLE Tip II süpernova kütleli yıldız çöküşüdür. Tip Ia standart mum İLE kozmolojik uzaklık ölçer. Tip Ia karbon-oksijen beyaz cüce İLE Tip II hidrojen zarfı içerir. )
- TİP-1 BULANIK ile/||/<> TİP-2 BULANIK
( Tip-1 tek üyelik derecesi, Tip-2 üyelik derecesinin kendisi de bulanık )
( Jerry Mendel tarafından 1999 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1822-1884) (Ülke: Avusturya) (Alan: Biyoloji) (Önemli katkıları: Kalıtım yasaları, modern genetiğin kurucusu) )
- TIP ile/||/<> ANATOMİ
( Kulliyyat fi-Tibb, tıp ansiklopedisi )
( İbn Rüşd (Averroes) tarafından 1162 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1126-1198) (Ülke: Endülüs) (Önemli katkıları: Aristoteles yorumları, felsefe ve tıp çalışmaları) )
- TIP ile/||/<> FELSEFE
( Tıp ve felsefeyi birleştiren bütüncül yaklaşım )
( İbn Sina (Avicenna) tarafından 1025 yılında keşfedildi/formüle edildi. (980-1037) (Ülke: İran/Buhara) (Alan: biyoloji) (Önemli katkıları: El-Kanun fi Tıb kitabı, tıp ansiklopedisi, felsefe ve mantık çalışmaları) )
- TIRNAK İÇİNE ALMAK ile/ve/||/<> PARANTEZ İÇİNE ALMAK
- TİROKSİN ile/||/<> PARATİROİD
( Tiroksin metabolizma hızı İLE paratiroid Ca dengesi. )
( Formül: Metabolism İLE calcium )
- TİSSUE ENGİNEERİNG ile/||/<> ORGAN TRANSPLANTATION
( Tissue engineering yapay doku üretimi yaparken İLE organ transplantation mevcut organ naklini yapar )
( Formül: Scaffold technology )
- [ne yazık ki]
PARA BATIRMA YANILIMINDA:
TITANIC ile/ve/||/<>/> CONCORDE
( İlgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )
( ON SUNK COST FALLACY: TITANIC and/||/<>/> CONCORDE )
- TİTİZLİK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< ÖZEN
- TİTRASYON ile/||/<> DİLÜSYON
( Titrasyon analiz İLE dilüsyon seyreltmedir )
( Formül: Analiz İLE hazırlık )
- TİTREME ile TİTREŞİM
( İHTİZÂZ ile ... )
( VIBRATION vs./and FLUCTUATION )
- TİYATRO ile/ve/||/<> KUMPANYA[İt. < COMPAGNIA]
( ... İLE/VE/||/<> Genellikle yabancı sınai, ticari ortaklık. | Tiyatro topluluğu. | Aynı görüşü paylaşan, aynı eylemi yapanlar topluluğu. )
- TLR ile/||/<> NOD ile/||/<> RIG-I
( Doğal bağışıklık sensörleri. )
( Formül: PAMP → PRR → İnflamasyon )
- TO KNOW and TO DEFINE and TO UNDERSTAND
- TOF-MS ile/||/<> QUADRUPOLE MS
( TOF uçuş zamanı geniş m/z, quadrupole süzgeç seçici. )
( Formül: Pulsed İLE sürekli )
- TOGGLE ile/||/<> OSCILLATOR ile/||/<> COUNTER
( Hücresel mantık devreleri. )
( Formül: dx/dt = α/(1+y^β) - x )
- TOHUM ile/ve/||/<>/> FİLİZ ile/ve/||/<>/> FİDAN ile/ve/||/<>/> GENÇ AĞAÇ ile/ve/||/<>/> YETİŞKIN AĞAÇ ile/ve/||/<>/> ÇİÇEK VEREN AĞAÇ ile/ve/||/<>/> MEYVE VEREN AĞAÇ ile/ve/||/<>/> KORU ile/ve/||/<>/> ORMAN
(
)
- TOHUMLA(N)MA ile/ve SPORLA(N)MA
( Çiçekliler/de. İLE/VE Çiçeksizler/de. )
- TOHUMUN:
YİTMESİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/></< BİTMESİ/YEŞERMESİ
- TOK ile/ve/||/<> PEK
( Karnın. VE/||/<> Sırtın. )
- TOKAMAK ile/||/<> STELLARATOR
( Tokamak akım sürücü toroidal İLE stellarator harici alan kararlı. )
( Formül: ITER İLE W7-X )
- TOKAMAK ile/||/<> STELLARATOR ile/||/<> ICF
( Plazmayı simit biçiminde bir manyetik alanla hapsedip füzyona zorlayan düzenektir; alanın bir bölümünü plazmadan geçen akım üretir, bu yüzden çoğunlukla darbeli çalışır. @@ Aynı hapsi, tümüyle dıştan sarılmış karmaşık burulmuş bobinlerle sağlayan düzenektir; plazma akımı gerektirmez, sürekli çalışabilir ama yapımı zordur. @@ Küçük bir yakıt hedefini güçlü lazerlerle her yandan sıkıştırıp bir an için füzyon koşuluna getiren yöntemdir. İlk ikisi manyetik hapis, üçüncüsü ani sıkıştırmadır. )
( Formül: Q = P_out/P_in > 1 )
- TÖKEZLEME ile/ve/değil/||/<>/< SÜRÇME
- TÖKEZLEMEK ile SENDELEMEK
- TÖKEZLEMEK ile TAKILMAK
- TOK/LUK ile/ve/||/<> DOYGUN/LUK
- TOKSİKOLOJİ ile/ve/||/<> TOKSİN
( Zehirle, onların organizmaya olan etkileriyle ve zehirlerin belirlenmesiyle uğraşan bilim dalı. İLE Canlı organizmalarda görülen zehir. )
- TON[Fr. TONNE] ile TON[Fr.]/ÖTÜM/TİTREM ile TON[Fr. THON COMMUN]/İSTAVRİT AZMANI/ORKİNOS/TUNNY[İng. < Lat. THUNNUS ALALUNGA]
( Bir metreküp oylumda ve +4 °C'deki arı suyun ağırlığı. | Bin kilogramlık ağırlık birimi. @@ İnsan ya da çalgı sesinin yükseklik, alçaklık derecesi. | Konuşmada, selenin kişinin "düşünce ve duygularını yansıtacak biçimde çıkması". | Bir rengin koyuluk ya da açıklık derecesi. | Ses titreşimlerinin birbirine göre yükseklik alçaklık durumu. @@ Uskumrugillerden, boyu 2,5 metre kadar olabilen bir balık. )
- TOOL/DEVICE/INSTRUMENT vs. SCIENCE
- TOP-DOWN ile/||/<> BOTTOM-UP
( İki temel nanofabrikasyon yaklaşımı. )
( Formül: Self-assembly (bottom-up) )
- TOPARLAMAK "GEREKİRSE" değil TOPARLAMAK GEREKİR Kİ
- TOPLAM ile/ve/değil AŞILMIŞ BİRLİK
- TOPLAMA ile ÇARPMA | ile/hem TOPLAMA ve/||/<>/hem de ÇARPMA
( |[tek başına] Kolay. İLE Kolay. | İLE [birlikte] [tasımla/nispeten] [ilk başta] [pek] !"Kolay değil". [gibi görünür] )
- TOPLAMA ile/||/<> ÇARPMA
( Toplama birleştirme, çarpma tekrarlı toplama )
( Formül: a+b = b+a İLE a×b = b×a )
- TOPLAMA ile/||/<> ÇIKARMA ile/||/<> ÇARPMA ile/||/<> BÖLME
( Dört işlem ve özellikleri. )
( Formül: a÷0 tanımsız )
- TOPLAMAK ile/ve/||/<> ÇIKARMAK
- TOPLANTI ile/ve OTURUM
- TOPLUM BİLİMLERİ ile FEN BİLİMLERİ
- TOPLUM BİLİMLERİ yerine TARİH / TİN / EKİN(KÜLTÜR) BİLİMLERİ
- TOPLUM ile/<> ÜLKE ile/<> EGEMENLİK
- TOPLUM ve/=/||/<>/>/< UZLAŞIM
- TOPLUMBİLİM ve KİMYA
( Durkheim, Lavosier kimyasını dikkate alarak sosyoloji bilimini kurmuştur. )
( DURKHEIM ve LAVOSIER )
- TOPLUMLARI:
BİLGİNLER/AYDINLAR AYDINLAT("A")MAZSA ne yazık ki/> ŞARLATANLAR ALDATIR
- TOPLUMSAL DIŞLA(N)MA ile/ve/||/<> KÜLTÜREL DIŞLA(N)MA
- TOPLUMSAL GÜVEN ile/ve/||/<> BİREYSEL GÜVEN
- TOPLUMSAL HİZMET ve/||/<>/= AKIL
- TOPLUMSAL İNSANBİLİM/ANTROPOLOJİ ile/ve FİZİK İNSANBİLİM/ANTROPOLOJİ
( İstanbul'da. İLE/VE Ankara'da. )
Bilgilerin örgün birliği.
Bilim, nesneler karşısında yöntemli bilgidir.
Bilim, gerçeğin edebiyatıdır.
Bilim, bize geleceği vaad eder.
Bilim, yalnızca doğanın matematiksel davranışını ortaya koyan yasalardan oluşur.
Bilim bir hayal değildir, fakat onun bize vermediği şeyleri başka bir yerde bulacağımızı sanmak hayaldir.
Bilimin en önemli özelliği doğanın içinde kalmaktır.
Dış etkiler üstüne giriştiği mantık-deney işlemler bütünü.
"Ne tür bir bilgi gereklidir?" sorusunun yanıtı ancak "Bilimsel bilgi"de çözülecektir.
İnsan ancak bilimsel bilgi yoluyla nesne, olay ve olgulara egemen olmayı başarmaktadır.
Bilimsel ol ve bekle!
Gerçek bilim, her şeyin üstünde şüphe etmeyi ve cahil olmayı öğretir.
Evren matematiksel yapıdadır. Bilimin konusu olan doğa, matematiksel niteliklere sahip, bölünmez küçük parçacıklar olan atomlardan yapılmıştır. Doğada meydana gelen tüm değişiklikler, bu atomların birleşmesi, ayrılması ve hareketlerinden oluşur.
Hiçbir bilim, o bilimi yaparkenki araçları sorgulamaz.
Her bilim cevherin bir sunumunu inceler.
İlmin başı soğandan acı, sonu baldan tatlıdır.
İlmin yarısı aşk, yarısı okumaktır.
İlim sohbetle olur, kitaptan bilgi devşirilir.
Dili bilimden ayrı düşünmek veya bilimi dilden ayrı düşünebilmek olanaksızdır.
Sosyoloji en fazla metodu içeren, fakat en az çözümü olan bilimdir.
Matematik, doğanın sırlarını açacak tek anahtar olacaktır.
Terimlerle yapılmaya çalışılan bilim, ancak o terimi bilenler arasında yapılabilir.
İlim kesb ile rütbe-i rif'at arzu-yı muhal imiş ancak
Aşk imiş ne var âlemde ilim bir kıyl u kal imiş ancak
YANILGI
Greater Idaho Falls Bilim Fuarı'nda, bir lise öğrencisi, yöre insanlarını hazırladığı Projeyi imzalamaya davet etti. Delikanlı, "dihydrogen monokside" adlı maddenin kullanımının tümüyle yasaklanmasını, mümkün olmadığı takdirde çok sıkı kontrolünü istiyordu. Maddenin zararlarını, duvarlara astığı afişle açıklıyordu:
1- Yoğun terlemelere ve kusmalara sebep olabilir.
2- Doğaya büyük zararlar veren asit yağmurlarının ana unsurudur.
3- Gaz haline geçmiş hali, çok ciddi yanıklara sebep olabilir.
4- Kazara solunması, ciğerlere dolması ölüme yol açar.
5- Erozyona yol açar.
6- Otomobil frenlerinin etkinliğini azaltır.
7- Ölümcül kanser tümörlerinin hepsinin içinde bulunmuştur.
Bir saat içinde tam 50 bilim fuarı meraklısı insan delikanlının kampanya açtığı standı ziyaret etti. 43 kişi, yasaklama isteğini şiddetle desteklediler. 6 kişi kararsız kaldı. Sadece bir kişi yasaklanması istenen "dihydrogenmonokside" in H2O, yani hayatın can damarı "Su" olduğunu söyledi. Delikanlının bu projesi "Ne kadar kolay aldatılabiliyoruz" yarışmasının birincisi ilân edildi!...
Delikanlı, "Amacım, kolayca saptırılmış, saçma bilimsel cümleciklerle insanların nasıl yanlış koşullandırılabildiklerini göstermek istedim" dedi.
KAÇ SAAT ÇALIŞIYORSUN?
Seksen yaşını aşmış bir akademisyenin, odasındaki duvarda fotoğrafı asılı duran hocası ile arasında geçen bir konuşma, belki de başarısının sırrını, başka bir deyişle ilmin görkeminin sırrını veriyordu:
"Günde kaç saat çalışıyorsun?"
Vereceği rakamın etkisinden emin olan akademisyen, ikirciksiz şöyle der:
"Onyedi saat Hocam!"
Yüzünü ekşiten hocası,
"Günde onyedi saat çalışarak âlim olamazsın!"
diye karşılık verince şaşıran akademisyen:
"Peki Hocam! Âlim olmam için günde kaç saat çalışmam gerekiyor?" diye sorar.
Hocası'nın yanıtı ilginç, bir o kadar da çarpıcıdır:
"Benim hocam günde 26 saat çalışırdı;
ben ancak 25 saat çalışabiliyorum;
senin de âlim olmak için günde en az 24 saat çalışman gerek!"
(1996'dan beri)