S ve Ş ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 15.269 başlık/FaRk ile birlikte,
15.269 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(32/62)
- SEÇİM/SAYLAMA ile/ve/değil/yerine/<>/> YEĞLEME/TERCİH
( Üç ya da üzeri seçenek içinde varılan karar verme eylemi. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/> İki ayrı seçeneğe indirdikten sonra varılan karar verme eylemi. )
( İçten ve hassas kişilerce değeri bilinen alçakgönüllü/mütevazı armağanlar gibi, kişinin seçimleri de içinden gelen sesin çizdiği yol doğrultusunda olacaktır. )
( ŞIKK[Ar.]: İkiye bölünmüş şeyin her parçası. | Bir işin iki yönünden her biri. )
( PRODUCTUM: Yeğlenilen, tercih edilen. )
( Hayvanlarda ve insanda. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/> İnsanda. )
( [not] TO CHOOSE vs./and/but/<>/> TO PREFER
TO PREFER instead of TO CHOOSE )
( ... ile/ve/değil/yerine/<>/> PROTIMO )
- SEÇİM ile/ve KATILIM
( TO CHOOSE vs./and PARTICIPATION )
- SEÇİM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< STRATEJİ
- SECİYE ile ...
( HUY, TABİAT, KARAKTER )
- SECİYE ile SECİYELİ ile SECİYESİZ/LİK
- SEÇKİN ile/ve/değil/yerine ÖNCÜ
- SEÇKİN" ile/||/<> "SEÇİLMİŞ"
- SEÇKİNLEŞMEK ile SEÇKİ ile SEÇKİN/LİK ile SEÇKİNCİ/LİK
- SEÇME ile/ve GÖZARDI ETME
( TO CHOOSE vs./and TO IGNORE )
- SEÇME ile İŞİTSEL
( AUDITION vs. AUDITIVE )
( استماع ile قدرت استماع ile آزميش هنرپيشه ile سامعه ile سماعي ile سمعي )
( ESTEMA ile GHODRAT ESTEMA ile AZMYSH NPANNARPYSHEH ile SAMEH ile سماعي ile SAMY )
- SEÇME ... ile/değil SEÇMELİ ...
- SEÇMECİLİK, EKLEKTİZM = İNTİHÂBİYE, İSTİFÂÎYE = ECLECTICISM[İng.] = AUSERWÄHLUNGSLEHRE, EKLEKTIZISMUS[Alm.] = ECLECTISME[Fr.] = ELIGENTIA[Lat.] = EKLEKTISMOS[Yun.] = ECLECTISMO[İt.]
- SEÇMECİLİK ile/ve/<> İNDİRGEMECİLİK
- SEÇMEK ile/ve AYIRMAK
( TO CHOOSE vs./and TO DETACH )
- SEÇMEK ile BİR YARGIÇ SEÇ ile SEÇİCİ ile SEÇME
( CHOOSE vs. CHOOSE A JUDGE vs. CHOOSER vs. CHOOSING )
( گزيدن ile پسنديدن ile انتخاب کردن ile اختيار کردن ile بر گزيدن ile پيشه کردن ile حکم قرار دادن ile انتخاب کننده ile گزينگر ile گزيننده ile اتخاذ )
( GOZYDAN ile PASANDYDAN ile ENTEKHAB KARDAN ile AKHTYAR KARDAN ile BAR GOZYDAN ile PEYSHEH KARDAN ile HOKAM GHARAR DADAN ile ENTEKHAB KONANDEH ile GOZYNEGAR ile GOZYNANDEH ile ETEKHAZ )
- SEÇMEK ile SEÇMELİ YEMEK ile SEÇMESİZ YEMEK ile SEÇMEN/LİK ile SEÇMECE ile SEÇMECİ/LİK ile SEÇMELİ ile SEÇME HAKKI ile SEÇMELİ DERS ile SEÇMEN KÜTÜĞÜ ile SEÇMEN LİSTESİ
- SEÇMEK/SEÇİLMİŞ ile/ve/değil AYIKLAMAK/AYIKLANMIŞ
( [not] TO CHOOSE vs./and/but TO SORT )
- SEÇMEK/YEĞLEMEK VE SONRASINDA GÖRMEK/DENEMEK ile/ve/değil/yerine GÖRMEK/DENEMEK VE SONRASINDA SEÇMEK/YEĞLEMEK
( [not] TO CHOOSE/PREFER AND THEN TO SEE/TRY vs./and/but TO SEE/TRY AND THEN TO CHOOSE/PREFER
TO SEE/TRY AND THEN TO CHOOSE/PREFER instead of TO CHOOSE/PREFER AND THEN TO SEE/TRY )
- SEÇMEN ile SEÇİM ile SEÇİM KARTI ile SEÇMEN
( ELECTOR vs. ELECTORAL vs. ELECTORAL CARD vs. ELECTORATE )
( منتخب ile انتخاباتي ile تعرفه انتخاباتي ile گزينگرگان )
( MONTEKHAB ile ENTEKHABATY ile TARAFEH ENTEKHABATY ile GOZYNEGARGAN )
- SECOND :/yerine İKİNCİ, SANİYE
- SECRET :/yerine SIR
- SECRETARY :/yerine SEKRETER
- SECRET/HIDDEN vs. COVERED
- -SECT ile/||/<> TME- ile/||/<> -TOME ile/||/<> -TOMY
( Kesmek. İLE/||/<> Kesmek. İLE/||/<> Kesici araç, kesilen bölüm, kesi. İLE/||/<> Kesme işlemi. )
- SECTION :/yerine BÖLÜM
- SEÇTİRMEK ile SEÇTİRTMEK ile SEÇTİREBİLMEK
- SECTOR ile/||/<> SEGMENT
( Sector pasta dilimi İLE segment çembersel bölge. )
( Formül: Pie slice İLE circular region )
- SECTOR :/yerine SEKTÖR
- SECURE :/yerine GÜVENLİ
- SECURITY vs./and DEPOSIT/ENTRUST
( EMNİYET ile/ve EMÂNET )
- SECURİTY[İng.] değil/yerine/= GÜVENLİK
- SECURITY :/yerine GÜVENLİK
- SEDÂ[Ar.] ile/ve/||/<>/> NİDÂ[Ar.]
- SEDÂ[Ar.] ile/ve/||/<> SÂDE[Fars.]
- SEDA ile SEDALI/LIK ile SEDASIZ/LIK ile SEDALI ÜNSÜZ ile SEDASIZ ÜNSÜZ
- SEDÂ ile/ve/||/<>/> SEDÂ-Yİ PESÎN
( İnsan sesi. İLE/VE/||/<>/> En son sedâ/selen. )
- ŞEDARABAN
( Klasik Türk müziğinde bir şet makam. )
- SEDÂ/SÂDÂ (ÇIKARMAK):
DİŞLERİN ISLIKLI SESİ YOLUYLA ile/ve DİLİN HAREKET ETTİRİLMESİ YOLUYLA ile/ve DAMAĞIN BÜZÜLMESİ YOLUYLA ile/ve DUDAKLARIN BİRBİRİNE BASTIRILMASI YOLUYLA ile/ve BURUNDAN SOLUMA YOLUYLA
- SEDASYON/SEDATION[İng.] değil/yerine/= SAKINLEŞTİRME
- SEDATİF/SEDATIVE[İng.] değil/yerine/= SAKINLEŞTİRICİ
- SEDAY, HALUK (İST. 1957) :
( Rizespor'dan transfer edildi ve iki sezon (1979 - 1981) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 21 lig, 2 kupa ve 17 özel maç olmak üzere 40 maçta oynadı. Takımına 2 gol kazandırdı. Urfaspor'a transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )
- ŞEDD ile ...
( SIKI BAĞLAMAK | BOYUN ATKISI, KUŞAK | TASVİR )
- ŞEDDADİ[Ar.]
( Çok büyük ve sağlam yapı. )
- ŞEDDÂDÎ BİNA değil/yerine/= GÖKDELEN
- ŞEDDE[Ar.] ile İM
( Arap yazısında, iki kez okunması gereken ünsüzün üstüne konulan im. )
- ŞEDDELEMEK ile ŞEDDELENMEK ile ŞEDDE ile ŞEDDELİ ile ŞEDDELİ EŞEK
- SEDEF HASTALIĞI ile ...
( Bulaşıcı değildir! | Güneş, tedavide yararlı olabilir fakat fazlası artırır. | Sigara da artırır. )
- SEDEF KABUKLULAR ile SERT KABUKLULAR
( Salyangoz, istiridye gibi. İLE Kitin kaplı böcekler. [Hamam böceği, bok böceği gibi.] )
- SEDEF ile/||/<> EGZAMA
( Deride kalın, kırmızı ve pullu plaklar ile ilişkili bir bağışıklık sayrılığı. İLE/||/<> Deride kızarıklık, kaşıntılı, kırmızı kabarcıklar ve yangılı döküntüler. )
- SEDEF ile İNCİ
( MOTHER OF PEARL vs. PEARL )
- SEDEF ile SEDEFLİ ile SEDEFÇİ/LİK ile SEDEF OTU ile SEDEF KAKMA ile SEDEF KAKMALI ile SEDEFLİ KALKER ile SEDEF HASTALIĞI ile SEDEF OTUGİLLER
- SEDEFOTU
( Sedefotugillerden, keskin kokulu, sarı çiçekli ve tıpta kullanılan bir ağaççık. )
( RUTA )
- SEDEFSİ ile SEDEFSİ BULUT
- SEDÎD[Ar. < SEDÂD] ile SEDÎD[Ar.] ile ŞEDÎD[Ar.]
( Doğru, hak. İLE [anatomide] Kapak. İLE Yeğin, şiddetli. )
- SEDÎL[Ar. çoğ. SEDÂİL] ile SEDÎR[Ar. < SADR]
( Askı, perde, zar, örtü. İLE Odanın baş tarafına konulan döşenmiş kerevet. | Karyola. )
- SEDİMANTASYON/SEDİMENTATION[İng.] değil/yerine/= ÇÖKME | TORTULAŞMA
- SEDİMANT/ASYON değil/yerine/= ÇÖKELÖLÇÜM/ÇÖKELME/TORTULLANMA/TORTULAŞMA
- SEDİMENT[İng.] değil/yerine/= ÇÖKELTİ, | TORTU
- SEDİMENTASYON | SEDİMENTOLOJİ[Fr./İng./Alm.] ile TORTULAŞMA | TORTUBİLİM
( Tortu oluşması, çökelme. | Pıhtılaşması önlenmiş kanda, alyuvarların dibe çökme hızının ölçülmesiyle yapılan, bir tür kan gözlemi. | Tortulaşma. )
- SEDİR[Fr. < CEDRE] ile AKSEDİR
( Kozaklılardan, çiçekleri sarı ya da açık yeşil renkli, boyu 40 metre kadar olabilen ve kerestesi yapı işlerinde kullanılan bir orman ağacı. İLE Kaplaması mobilyacılıkta kullanılan, açık kahverengi öz odunlu olan bir ağaç. )
( CEDRUS cum THUYA OCCIDENTALIST )
- SEDİR ile KATRANAĞACI
( Kozalaklılardan, boyu kırk metre kadar olabilen ve kerestesi yapı işlerinde kullanılan bir orman ağacı. İLE Lübnan ve Toroslar'da yetişen bir sedir türü. )
( CEDRUS cum CEDRUS LIBANI )
- SEDİR[Ar. < ŞADR] ile SEDİR/DAĞSERVİSİ
( Kol koyacak yeri olmayan, arkalıksız, üstü minderli ve yastıklı olabilen kerevet, divan. İLE Kozalaklılardan, boyu 40 m. kadar olabilen ve kerestesi, yapı işlerinde kullanılan bir orman ağacı. )
- SEDİR ile SEDİRLİ
- SEDİR ile SEKİ
- SEDN[Ar. çoğ. SEDÂİL] ile SEDN[Ar.]
( Puthane. | Tapınak. İLE Gövde örgenlerinin anormal biçimde gelişmesi. )
- SEDYE[İt.] değil/yerine/= KATLANABİLİR YATAK
- SEDYE-İ ZÜ-Z-ZAFÎR[Ar.] ile ...
( Toynaklılar. )
- SEDYE/LİK ile SEDYECİ/LİK
- SEE vs. LOOK
- SEE :/yerine GÖRMEK
- SEEBECK EFFECT[İng.] / EFFET SEEBECK[Fr.] / SEEBECK-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= SEEBECK ETKİSİ
- SEEBECK COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE SEEBECK[Fr.] / SEEBECK-KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SEEBECK KATSAYISI
- SEED :/yerine TOHUM
- SEEK vs. LOOK FOR
- SEEK :/yerine ARAMAK, İSTEMEK
- SEEM :/yerine GÖRÜNMEK
- (not SEE/SAW A DREAM) HAVE A DREAM
- ŞEF[Fr. CHEF] değil/yerine/= UNGAN/ÖNDER
- ŞEF ile BAŞ DENETÇİ ile BAŞ MÜHENDİS ile BAŞ TÜCCAR ile SADIKLARIN ŞEFİ ile BAŞ SEKRETER ile ESAS OLARAK ile ŞEFLER
( CHIEF vs. CHIEF AUDITOR vs. CHIEF ENGINEER vs. CHIEF MERCHANT vs. CHIEF OF THE FAITHFUL vs. CHIEF SECRETARY vs. CHIEFLY vs. CHIEFS )
( عمده ile باشي ile فرمانده ile فحل ile نقيب ile امير ile سالار ile سر مميز ile سرمهندس ile عمدتالتجار ile اميرالمومنين ile دبيرل ile بطور عمده ile به طور عمده ile مشايخ )
( AMADEH ile BASHY ile FARMANDEH ile FAHL ile نقيب ile AMYR ile SALAR ile سر مميز ile SARMEHANDES ile عمدتالتجار ile AMYRALMOMENYNE ile DABYREL ile BETOR AMADEH ile BAH TUR AMADEH ile MOSHAYKH )
- ŞEF[İng./Fr.] ile/ve/||/<>/> YÖNETİCİ/MÜDÜR[Ar.]
( CHIEF vs./and/||/<>/> MANAGER )
( DUÇE con ... )
- ŞEF ile ŞEF GARSON/LUK
- SEFÂ ile/ve/||/<>/></< CEFÂ/ÜZGÜ
( Vefâ yoktur. İLE/VE/||/<>/< Bekâ yoktur. )
( Gönül rahatlığı, rahatlık, kaygısız ve sakin olma. | Eğlence, zevk, neşe. İLE/VE/||/<>/< Büyük sıkıntı, eziyet. )
( (")Saçın uzamasına.(") İLE/VE/||/<>/>< (")Tırnağın uzamasına.(") )
- SEFÂ ve/||/<>/> SEFÂLET
- SEFA ile SEFALI ile SEFASIZ ile SEFA PEZEVENGİ
- ŞEFÂAT[Ar.] değil/yerine/= BAĞIŞLAMA
- ŞEFAAT ile ŞEFAATLİ ile ŞEFAATÇİ/LİK
- SEFAHAT değil/yerine/= EĞLENCE/UÇARILIK
- SEFAHAT ile SEFAHATLE ile SEFAHAT ile SEFAHAT
( DEBAUCH vs. DEBAUCHEDLY vs. DEBAUCHEE vs. DEBAUCHERY )
( الواطي کردن ile هرزه کردن ile اهل فسق ile هرزه ile فسق ile هرزگي ile الواطي )
( ALVATY KARDAN ile NPARZEH KARDAN ile اهل فسق ile NPARZEH ile FESGH ile NPARZGY ile الواطي )
- ŞEF(A)KAT ile ...
( ESİRGEYEREK SEVME )
- SEFÂLET ile/ve/değil İÇ SEFÂLET
- SEFÂLET[Ar.] değil/yerine/= YOKSULLUK
- SEFALJİ ile/||/<> MİGREN
( Baş ağrısı. İLE/||/<> Şiddetli baş ağrıları ve öteki belirtilerle ilişkili bir nörolojik sayrılık. )
- SEFARET SOKAK :
( Büyükdere Mahallesi sokaklarından biridir. Büyükdere'de Rusya ve İspanya Sefareti yazlık binaları bulunuyordu. Bu nedenle İspanyol Sefaret binası yanındaki sokağa "Sefaret Sokak" ismi verilmiştir. )
- ŞEFE[Ar.] ile ...
( Dudak. | Su içmek. )
- SEFER[Ar. çoğ. ESFÂR] ile SEFER[Ar. çoğ. ESFÂR]
( Arabî ayların ikincisi.[yılbaşının Muharrem olması itibariyle] İLE Yolculuk. | Savaşa gitme. | Savaş. | Askerin savaş durumunda ya da savaşa hazır bulunması durumu. | Kere, kez, defa. | Üç gün, üç gece süren yolculuk. | En az üç gün ve üç gecelik bir yere gitmek üzere, bulunulan yer sınırından çıkmak. | Kalbiyle hak rızasına yürüyen. | Gönlün, Allah'a yönelişi. )
- SEFER ile/||/<> IRAKEYN
( ... İLE/||/<> İki koldan sefere çıkma. )
- SEFER değil/yerine/= KEZ
- SEFER ile/ve SEFERÂN
( Arabî ayların ikincisi.[yılbaşının Muharrem olması itibariyle] İLE Muharrem ve Sefer ayları. )
- SEFERBER/LİK değil/yerine/= ELBİR/LİK
- SEFER/LİK ile SEFERİ ile SEFERLİ ile SEFER TASI ile SEFERİ HAL ile SEFERİ DURUM
- SEFERTUHÛ[Ar.] ile KENENTUHÛ[Ar.]
- ŞEFFAF[Ar.] ile SAYDAM
- ŞEFFAF[Ar.]/TRANSPARAN[İng.] yerine SAYDAM
- ŞEFFAFLAŞMAK ile ŞEFFAFLAŞTIRMAK ile ŞEFFAFLAŞTIRILMAK ile ŞEFFAF/LIK
- ŞEFFAFLIK ile REKLÂM
- SEFÎH değil/yerine/>< SÂLİK
- SEFÎH[Ar.] değil/yerine/= UÇARI
( Zevk ve eğlenceye düşkün, parasını israf eden. | Ele, avuca sığmaz. | İrâdesine hâkim olamayan, ihtiyârını devrede tutamayan. )
- ŞEFÎK[Ar.] ile RAKÎK[Ar.]
- ŞEFİK[Ar.] değil/yerine/= SEVECEN
- SEFİL ile SEFÎH
- SEFİL ile SEFİR
- SEFİL/LİK ile SEFİLCE
- SEFİNE ile/ve KEŞKÜL(ÇUVAL)
( Muhtelif eserler, notlar, kayıtlar. İLE/VE Muhtelif bilgiler. )
- SEFİR/SEFÂRET değil/yerine/= ELÇİ/LİK
- SEFİR/LİK ile SEFİRE
- ŞEFKÂT ve NEZÂKET :
SAĞIRIN DA DUYABİLDİĞİ ve/||/<> KÖRÜN DE GÖREBİLDİĞİ
- ŞEFKÂT VE NEZÂKET:
GÜÇSÜZLÜK VE ÜMİTSİZLİK değil KUVVET VE METÂNET
- ŞEFKÂT ile ACIMAK
- ŞEFKÂT ile/ve AŞK
( İnsan ne kadar şefkatli ise o kadar diridir. )
( Şefkat benliğin arkasındadır. Benlik gitmeyince şefkat meydana çıkmaz. )
( ŞEFKÂT: İmbikten geçirilmiş aşk. )
- ŞEFKÂT ve/=/||/<> BAKIM/ÖZEN(İHTİMAM)
- ŞEFKÂT ve/||/<>/>< CELÂL
( Beslemek/bakmak fakat yaptıklarını anlamasını beklememek. VE/||/<>/>< (bazı şeyleri) Anlamasını sağlamak fakat beslenip beslenmemesine bakmayarak. )
- ŞEFKÂT ve DOĞRULUK/DÜRÜSTLÜK[Fars.] ve İYİLİK
( Eskiden papağanlara ezberletilen üç söz!
* ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL!
* DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL!
* İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! )
- ŞEFKÂT ile/ve/<> KARŞILIKLI (KOŞULSUZ) SEVGİ
( Verili. İLE/VE/<> Kendi oluşturacağımız. )
( Birinci/l Sevgi. İLE/VE/<> İkinci/l Sevgi. )
( Anne sevgisi. İLE/VE/<> Senin/sizin sevgin/iz [çevrendekilerle]. )
( FEYZ-İ AKDES ile/ve/<> FEYZ-İ MUKADDES )
- ŞEFKÂT ve/> KEMÂL
( Şefkatimiz tüm âlemi kaplamadıkça olgunluğa/kemâle eremeyiz. )
- ŞEFKÂT ile MERHAMET
( COMPASSION vs. MERCY )
( CHARITÉ avec ... )
( CARITAS cum ... )
- ŞEFKAT ile ŞEFKATLİ/LİK ile ŞEFKATSİZ/LİK
- ŞEFKÂT >< ŞEHVET
- ŞEFKÂT değil/yerine/= SEVECENLİK
- ŞEFKÂT ile/ve YARDIMSEVERLİK
( Şefkat, kişinin eline verilmiş sevgidir. )
( Eskiden papağanlara ezberletilen üç söz!
* ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL!
* DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL!
* İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! )
- ŞEFKÂTLİ/MÜŞFİK[Ar.] değil/yerine/= SEVECEN
- ŞEFKÂTLÜ ile ...
( Babalar hakkında kullanılan unvan. )
- ŞEFLİK ile/||/<> DEVLET
( Şeflik kişisel otorite İLE devlet kurumsal otoritedir. Şeflik Neolitik İLE devlet Bronz Çağı'nda ortaya çıktı. Çatalhöyük şeflik öncesi İLE eşitlikçi yapı gösterir. )
- ŞEFTALİ ile DENİZ ŞEFTALİSİ
- ŞEFTALİ ile/ve DURAKLI
- ŞEFTALİ ile ETŞEFTALİSİ
( ... İLE Eti, çekirdeğinden ayrılmayan bir şeftali türü. )
( ... cum P.p. DURACINA )
- ŞEFTALİ ile KAYISI ile NEKTAR
( BERKUK: Şeftali, kayısı, zerdâli. )
( Gülgillerden, ılıman bölgelerde yetişen, çiçekleri pembe renkli bir ağaç. | Bu ağacın tatlı ve sulu meyvesi. İLE ... İLE ... )
( HAVH ile MIŞMIŞ ile ... )
( PEACH and APRICOT vs. NECTAR )
( PRUNUS PERSICA et PRUNUS ARMENIACA cum ... )
- ŞEFTALİ ile KIZMEMESİ
( ... İLE Bir tür şeftali. )
- ŞEFTALİ ile ŞEFTALİ KOMPOSTOSU
- SEGA ile NINTENDO
- ŞEGAF["ga" uzun okunur] ile ŞEGAF[Ar.]
( Kalp zarı. İLE Delicesine sevme. )
- SEGÂH[Fars.]
( Türk müziğinde, si perdesi ve bu perdedeki makam. )
- SEGÂH TEKBİR ve SALAT-I ÜMMİYE
( BUHÛRÎ-ZÂDE MUSTAFA ITRÎ )
- SEGAH ile SEGAH PERDESİ
- SEĞİRDİM ile SEĞİRDİM YOLU
- SEĞİRDİM ile SEĞİRME
( Yaya koşusu. | Top atıldığında, kundağın geri tepmesi. | Değirmene su veren oluğun eğimi. İLE Hafif kımıldama ve daha çok, gövdenin bir yerinde, deri ile birlikte derinin hemen altındaki kasların hafifçe oynaması. )
- SEĞİRME ile TİTREME
( İRTİKÂZ[< REKZ]: Nabzın atması, seğirme. )
( İHTİLÂC-I AYN: Göz seğirmesi. )
( * Başın üst kısmının seğrimesi iyi bir makam ve mevkiden haber verir.
* Başın yan tarafının seğrimesi sağı ve solu hayırlı eyler.
* Alnın seğrimesi sağda ise eğlence, solda ise habere işarettir.
* Kaşın seğrimesi sağ-sol her yer dostlukla dolar.
* Kaşın ortası seğrirse sağı zevk ve solu kederdir.
* Dil seğrirse sağı hüzün, solu coşkunluktur.
* Gözün dışı seğrirse sağda kötüleme, solda ziynettir.
* Gözbebeğinin seğrimesi sağ gözde olursa sıkıntı, solda sevinçtir.
* Göz kuyruğunun seğrimesinde sağ göz için sevinç, solda maldır.
* Gözün altı seğrirse, sağdaki iyiliğe, soldaki mevkiye alâmettir.
* Yanağın seğrimesi sağda olursa hayır, solda olursa mala işarettir.
* Burundaki seğrime sağ tarafta kahır, sol taraftaki mevkiye işarettir.
* Dudağın üst kısmındaki seğrime sağda olursa rızk, solda şenliktir.
* Dudağın uç kısmının seğrimesi sağda zarar, solda esenliktir.
* Dudak altının seğrimesi sağda ve solda sürekli güzellik alâmetidir.
* Seğriyen çene sağda eğlence, solda güzellik işaretidir.
* Kulağın seğrimesi sağda ve solda güzel habere işarettir.
* Boğazın seğrimesi sağda mala, solda üzüntüye delildir.
* Arka omuzların seğrimesi sağda olursa hüzün, solda olursa keder alâmetidir.
* Kol pazularının seğrimesi sağda olursa rızık, solda olursa mala çıkar.
* Bilek seğrirse sağda ve solda iyi habere işarettir.
* Kolların seğrimesi sağda kötüleme, solda ayıptır.
* Elin bilekleri seğrirse sağda mala, solda meşakkate delildir.
* Elin sırtı seğrirse sağdaki üzüntüye soldaki şerefe alâmettir.
* Avucun seğrimesi ikisinde de rızık ve mala işarettir.
* Başparmak seğrimesi sağda yük, solda üzüntüdür.
* Şehadet parmağı titreyip seğrirse sağ ve solda yeni sebeplere çıkar.
* Orta parmak seğrimesi sağda olursa üzüntü, solda olursa neşedir.
* Serçe parmak seğrimesi sağda makam ve solda gam işaretidir.
* Yüzük parmağının seğrimesi solda hayır, sağda mal işaretidir.
* Göğüs seğrimesi sağda hüzün, solda sevinç olur.
* Meme seğrimesi sağda makam, solda sevinç alâmetidir.
* Karnın seğrimesi sağda kavuşma, solda neşedir.
* Göbek seğrimesi sağda üzüntü, solda esenliktir.
* Böğür seğrimesi sağda mevki, solda rızık alâmetidir.
* Oyluğun seğrimesi sağda güzellik, solda oğul işaretidir.
* Kasık seğrimesi sağda olursa cima'(çiftleşme), solda yolculuktur.
* Husyelerin(testis) seğrimesi sağda çocuk doğumuna, solda kedere işarettir.
* Makatın seğrimesi solda yol, sağda mal işaretidir.
* Baldır seğrimesi sağda olursa eğlence, solda yolculuk işaretidir.
* Diz seğrimesi sağda üzüntü, solda sevinç alâmetidir.
* Bacak seğrimesinden sağda mal, solda mevki görünür.
* Sırtın ortasının seğrimesi sağda yol, solda erzak işaretidir.
* Karın arkasının seğrimesi sağda mal, solda ayrılık alâmetidir.
* Topuğun seğrimesi sağda mal ve solda yolculuk alâmetidir.
* Ayak arkasının seğrimesi sağda hüzün, solda esenliğe çıkar.
* Elin kemiğinin seğrimesi sağda yolculuk, solda mal demektir.
* Avuç seğrirse sağda yola, solda şeref kazanmaya delildir.
* Başparmak seğrimesi sağda mal, solda murada çıkar.
* İkinci parmak seğrimesi sağda ve solda iyi haberdir.
* Orta parmaklar seğrirse sağda ve solda çekişmeye sebep olur.
* Yüzük parmağı seğrirse sağda çekişme, solda sevinç vardır.
* Küçük parmak seğrirse sağda ve solda rızık ve mal demektir. )
- SEĞİRMEK ile SEĞİRTMEK
- SEĞİRTMEK ile "KOŞTURMAK"
- SEGMENT[İng.]["SEKMENT" değil!] değil/yerine/= BÖLÜM | KESİT | PARÇA
- PARÇA/SEGMENT[İng.] ile/ve/değil/||/<> SEKME/TAB[İng.]
( Bölüm. | Kesit. | Parça. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Bölüm. )
- SEGMENTAL[İng.] değil/yerine/= BÖLÜMLÜ
- SEGMENTASYON/SEGMENTATION[İng.] değil/yerine/= BÖLÜMLEME
- SEGRÈ CHART[İng.] / TABLEAU DE SEGRÈ[Fr.] ile/değil/yerine/= SEGRÈ ÇİZELGESİ
- SEGRÈ-DIAGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= SEGRÈ DİYAGRAMI
- SEGRÎ[Fars.] ile ...
( Sağrı, hayvanın beli ile kuyruğu arasındaki dolgunca yer. )
- ŞEH = ŞAH
- ŞEHÂBEDDİN SÜHREVERDÎ ile/ve ÖMER SÜHREVERDÎ ["SÜHERVERDİ" değil!]
- ŞEHÂDET ÂLEMİ ile/ve GAYB ÂLEMİ
- ŞEHÂDET/ŞEHİT ile/ve SIDDIKİYET/SIDDIK
( Kesbî. İLE/VE Vehbî. [Allah seçer.] )
( Bir an kendini/canını fedâ eden. İLE/VE Her an, nefis cihadında Allah'a kendini kul eden. )
- ŞEHÂDET["ŞAADET" değil!] ile ŞAHÂDET
( Tanıklık etmek, şahitlik etmek. | Bir şeyin doğruluğuna inanmak. | Delâlet, alâmet, işaret. | Gözle görülen şeyler. İLE Sevgili. | Güzel. )
- ŞEHÂDET ile/ve ŞEFAAT
- ŞEHADET ile ŞEHADET PARMAĞI
- ŞEHÂDET ile/||/<> TASDİK
- SEHAKKULİ, DAVİT (...) :
( Büyükderelidir. Türkiye'de eğitim gören İran asıllı bir Ermeni. Ulusal Kurtuluş Savaşında Boğazlardan geçişleri kontrol için görev yapan İngiliz ve Yunanlılara tercüman olarak görevlendirildi. Ancak Türkiye'de büyüyüp, Türkiye'de eğitim aldığı için büyük Türk dostu idi. Bu nedenle Anadolu'ya silah, cephane ve insan kaçıranlara devamlı yardımcı oldu. Millicileri yakalanmaktan korudu ve kurtardı. Ancak zaferden sonra yoktan yere şikayet edilince Boğaziçi'nden takalarla Anadolu'ya silah ve cephane kaçıran Milliciler tarafından Bulgaristan'a kaçırıldı. Epey bir süre burada kaldıktan sonra suçsuz olduğu ve aslında Milli Mücadele için çalıştığı anlaşılınca Türkiye'ye dönmesine izin verildi. 1949 yılında Türkiye'ye gelince Fransızca öğretmenliği ve seyyar fotoğrafçılık yaparak hayatını kazandı. )
- ŞEHÂMET[Ar.] ile CEZÂLET[Ar.]
- SEHER ve/||/<> BAHAR
( Gecenin sonu/sonrası. VE/||/<> Kışın sonu/sonrası. )
- SEHER[Ar. çoğ. ESHÂR] ile SEHER[Ar.]
( Tan yeri ağarmadan biraz önceki zaman. İLE Uykusuzluk, gece uyumama hastalığı. )
- SEHER ile SEHER YELİ ile SEHER VAKTİ
- SEHER ile SEHER-İ ÂMME
- SEHER[Ar.] değil/yerine/= TAN AĞARTISI
( TAN YERİ AĞARMADAN BİRAZ ÖNCEKİ ZAMAN )
- SEHER-GÂH[Fars.] ile SUBH-GÂH[Fars.]
- ŞEHÎD ile ...
( DİN YA DA YÜKSEK BİR ÜLKÜ UĞRUNDA ÖLEN KİMSE, SAVAŞTA ÖLEN | ALLAH YOLUNDA CAN VEREN | ÖLMEMİŞ OLDUKLARINA ŞEHÂDET EDİLEN )
- ŞEHİK ve ZEFİR
( Soluk Alma. VE Soluk Verme. )
- SEHİM/SEHM[Ar.] değil/yerine/= PAY
( Pay/hisse karşılığı/bedeli. | Pay. | Yüksek çelik binaların tepesinin sürekli olarak sağa sola yaylanması. )
- SEHİM/SEHM[Ar. çoğ. SİHÂM/ESHAM] ile SEHM[Fars.]
( Ok. | Yay. | Aksiyon, hisse bedeli. | Pay, hisse, kısım. | [tomruklarda] Eğrilik payı. İLE Korku, dehşet. )
- SEHİM/SEHM ile/||/<> TEZYÎD
( Hisse, pay. İLE/||/<> Artırma. )
- ŞEHİR/YOL BİSİKLETİ ile/ve DAĞ BİSİKLETİ ile/ve YOKUŞ AŞAĞI(DOWNHILL) BİSİKLETİ ile/ve SABİT(FIX) BİSİKLET ile/ve YARIŞ(SPOR) BİSİKLETİ
- TOWN GAS, COAL GAS[İng.] / GAZ DE VILLE[Fr.] ile/değil/yerine/= ŞEHİR GAZI, KÖMÜR GAZI
- ŞEHİR [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]
- ŞEHİR [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]
- ŞEHİR [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
- ŞEHİR [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
- ŞEHİR ve/> ARTI DEĞER
- ŞEHİR ile BELEDİYE MECLİSİ ile ŞEHİR SAKİNİ
( CITY vs. CITY COUNCIL vs. CITY DWELLER )
( شهر ile شهري ile انجمن شهر ile شوراي شهر ile شهرنشين )
( SHEHAR ile SHEHARY ile ENJAMAN SHEHAR ile SHORAY SHEHAR ile SHEHARNESHYNE )
- ŞEHİR ile/ve/<> ÇÖL
( Hz. İshak. İLE/VE/<> Hz. İsmail. )
- ŞEHİR ile/değil EYALET
- ŞEHİR değil/yerine/= İL
- ŞEHİR ile/ve/<> İNSAN-I KÂMİL
- ŞEHİR/MEDİNE[Ar.] değil/yerine/= KENT[< KAND]
( Kişinin katıldığı, hayatı tüm yönleriyle yaşadığını hissedebildiği yer. | Konutların, araçların birarada bulunduğu yer. )
( YATUK )
( POLİS )
( BURG/BURJUVA )
( TEMEDDÜN: Kentleşme. )
( SEMERKAND: Semer'in kenti. )
( )
( ŞÂR )
- ŞEHİR ve/<> MEDENİYET
- ŞEHİR ile/ve/||/<> ŞİİR
- ŞEHİR ile/ve/<>/< TANRI
- ŞEHİRLEŞMEK ile ŞEHİRLİLEŞMEK ile ŞEHİRLEŞTİRMEK ile ŞEHİRLİLEŞTİRMEK ile ŞEHİR ile ŞEHİRCİ/LİK ile ŞEHİRLİ/LİK ile ŞEHİR TURU ile ŞEHİR KULÜBÜ ile ŞEHİR HATLARI ile ŞEHİR MERKEZİ ile ŞEHİR REHBERİ ile ŞEHİR EFSANESİ ile ŞEHİRLER ARASI ile ŞEHİR COĞRAFYASI
- ŞEHİT KOM. ER. TANER YILDIZ DENİZER VE GÜRCAN DEMİRTAŞ ARKADAYLIK PARKI :
( Kısırkaya Mahallesindedir. 385,39 m²'lik bir alanı kapsamakta olup, 70,00 m²'lik yeşil alanı, 90,76 m²'lik çocuk oyun alanı bulunmaktadır. )
- ŞEHİT MİTHAT CADDESİ :
( Sarıyer Merkez Mahallesinin en önemli ve geniş caddesi olup 1950'li yıllarda cadde yapıldı. İsmi Yeni Sular Caddesiydi. Güneydoğuda görev yapan Asteğmen Mithat yılmaz, PKK tarafından şehit edilince, caddenin ismi "Şehit Mithat Yılmaz Caddesi" olarak değiştirildi. )
- ŞEHİT MİTHAT YILMAZ CADDESİ (YENİ YOL) :
( Hacı Ömer (Kumsal) meydanından başlayan cadde Mezarlıkları geçtikten sonra sona erer. Sarıyer deresinin üzeri kapandıktan sonra kapanan kısım Aralık suyu önündeki ışıklardan yukarıya doğru bu caddeye ek yapılınca cadde Sarıyer'in en uzun caddesi oldu. Eskiden Yeni yol olan ismi Sarıyerli gençlerden Astğ. Mithat Yılmaz'ın PKK baskınında şehit olması üzerine değiştirilerek "Şehit Mithat Yılmaz Caddesi" adını aldı. )
- ŞEHİT ÖĞRETMENLER PARKI :
( Ferahevler Mahallesinde Kaymakamlık Bahçesi'ndedir. 423,00 m²'lik bir alanı kapsar, 300,00 m²'lik yeşil alanı bulunmaktadır. )
- ŞEHİT P. UZM. ÇVŞ. TUNAHAN KARTAL PARKI :
( Kocataş Mahallesindedir. 869,51 m²'lik bir alan üzerinde olup, 452,14 m²'lik bir yeşil alanı, 113,46 m² çocuk oyun alanı bulunmaktadır. )
- ŞEHİT POLİS M. EMİN KEPÇE PARKI :
( Cumhuriyet Mahallesindedir. 549,97 m²'lik bir alanı kapsamaktadır. 127,90 m²'lik yeşil alanı, 61,29 m²'lik çocuk oyun alanı ve 16,92 m²lik bir tesisi vardır. )
- ŞEHİT POLİS ZEKERİYA YURDAKUL PARKI :
( Pınar Mahallesinde olup, 392,00 m²'lik bir alanı kapsar, 236,00 m²'lik yeşil alanı, 96,00 m²'lik çocuk oyun alanı ve 60,00 m²'lik de spor alanı bulunmaktadır. )
- ŞEHİT ÜSTEĞMEN ALİ BÜYÜKDİCLE İLKÖĞRETİM OKULU :
( Şehit Üsteğmen Ali Büyükdicle İlköğretim Okulu 1978'de Vakıf Bahçe İlk Okulu olarak ahşap binada eğitim ve öğretime başladı. Bina yeterli olmayınca okula yeni derslikler ilave edildi ve ismi de 1986/1987 ders yılında Şehit Üsteğmen Ali Büyükdicle İlk Okulu olarak değiştirildi. )
- ŞEHİT ile/ve/||/<>/< GAZİ
( Nurlu. İLE/VE/||/<>/< Onurlu. )
( Toplum ve hizmet için canından vazgeçen. İLE/VE/||/<>/< Toplum ve hizmet için yola çıkan. )
- ŞEHİTLİK DERGÂHI :
( Rumelihisarında Şehitlik mevkiindedi. Son şeyhi Şeyh Mahmut Efendi olup Nakşibent tarikatı mensubudur. )
- ŞEHİTLİK MEZARLIĞI :
( Rumelihisarı'nın üst kısımlarında Boğaziçi Üniversitesine yakın bir yerdedir. Şehitlik mezarlığına Nafi Baba Mezarlığı'da denilmektedir. Bu mezarlık da ortadan kaldırıldı. )
- ŞEHİTLİK MEZARLIĞI :
( Uskumruköy Mezarlığının bir adı da "Şehitlik" tir. Halk arasında Şehitlik Mezarlığı denilmektedir. Kilyos yoluna girişte soldadır. Kırım Savaşı (1856) sırasında yaralanan askerlerin, Kilyos kalesine getirilerek tedavi edilmeleri sırasında şehit olanların bu mezarlıkta gömülmeleri nedeniyle bu mezarlık "Şehitlik" adını almıştır. )
- ŞEHİTLİK TEPESİ :
( Rumelihisarı'nda bulunan iki tepeden biridir. Şehit Tepesine bu adın verilmesine neden Rumelihisar kalesinin inşasına mani olmak isteyen bir Bizans müfrezesi ile çarpışan Osmanlı müfrezesinden şehit olan askerlerin burada gömülmesidir. Buraya Şehitlik de denilmektedir. )
- ŞEHİTLİK :
( Bahçeköy, Neşet Suyu piknik yerindedir. Piknik yerinde yapılan kazılarda meydana çıkan şehitlik ve mezar taşında şöyle yazmaktadır: Hassa Nizamiye VI. Alayının III. Taburunun V. Bölüğünde II. Onbaşının III. Neferi Karahisan Yusuf Bin Veli: Ömrün uzun ede Sultanı Azizin Mevla/Bendeganı ola muaffak ala/Geldi Karaburuna mesele - i Sabıkada/Düvel - i müttefika askeri doldu hercai/Askeri hassa dahi geldi sene 71/Burada etti vefât on üçü hükmen şüeda/Gaip olmuş idi bilinmez iken asan heman/Buldu meşhetlerini yaptı Franko Paşa/Vüzeradan mutassafuri Cebelü Lübnan'a/İmmeti klaı cibali fahri vatandır hakka/Pek güzel oldu müsella şüheda makberesi/Okuyup makberine ervahına kıl hayır dua/Sırrı yaz cevheri tarih bu makama layık/Hayr ile kıldı Franko Paşa 1287/Hassa redif VI Alay neferatından Alaiyeli Ahmet/Alayı meskur nefaratından Alaiyeli Süleyman/Alayiyeli meskur nefaratından Mehmet/Alayi meskur nefaratından alaiyeli Mehmet/Alayı meskur nefaratından Alaiyeli Mehmet/Hassa redif VI. Alay nefaratından Alaiyeli Ali/Alayi meskur nefaratından Milaslı Süleyman/Alayi meskur nefaratından Alaiyeli Mehmet/Alayi meskur nefaratından Alaiyeli Abdullah/Alayi meskur nefaratından Alaiyeli Mehmet/Alayi meskur nefaratından Alaiyeli Abdurrahnman. - /Ketebehu elmevlevi Zeki Dede Gufurele". )
- ŞEHİT/MARTYR değil/yerine/= KUTTANIK
- SEHİV[Ar.] değil/yerine/= HATA
( Unutma nedeniyle yapılan hata ve sonucu bakımından, çok önemli olmayan yanlışlık.[Akla geldiğinde telâfisi de yapılmak üzere.] )
( Bizden hatâ, Hakk'tan atâ'. )
- ŞEHNAME ile ŞEHNAMECİ/LİK
- ŞEHNÂZ[Fars.] ile ŞEHNÂZ[Fars.]
( Makam. İLE Kişi/ye. )
- SEHPA[Fars. < SE-PA: Üç ayak.] ile MASA[Yun.]
- ŞEHR[Ar. çoğ. EŞHÜR, ŞÜHÛR ile ...
( Aylar.] )
- ŞEHR[çoğ. EŞHÜR, ŞÜHÛR] ile ŞEHÎR[Ar. < ŞÖHRET] ile ŞEHİR/ŞEHR[Fars.]
( Yeni ay, hilâl. | Otuz günlük zaman. İLE Ünlü, namlı, şöhret. İLE Kent, il, büyük belde. )
- ŞEHREMİNİ ile ŞEHREMÂNETİ
( Belediye başkanı. İLE Belediye, yerel yönetim. | Belediyeciliğin, ilk biçimi. )
- ŞEHRÎ/ŞEHRİYYE[Ar.] ile ŞEHRÎ[Ar.]
( Aylık, ayla ilgili. İLE Şehirli. | İstanbul'lu, İstanbul'da doğup büyüme. | İnce, kibar. )
- ŞEHRÎR[Fars.] ile ...
( Takvim. | İran'da 6. ayın adı. | Her İran ayının 4. günü. )
- ŞEHRİYE:
ARPA ile/ve/||/<> TEL ile/ve/||/<> ÇİÇEK
- ŞEHRİYE[Ar. ŞARİYE] ile MAKARNA[İt. MACCHERONE | İng. PASTA]
( Çorba ve pilavda kullanılan, türlü biçimlerde kesilerek kurutulmuş buğday unu hamuru. İLE İrmik ya unla hazırlanmış türlü biçimlerdeki kuru hamur. | Bu hamurdan yapılan yemek. | İtalyan Lireti. )
- ŞEHRİYE ile ŞEHRİYE PİLAVI ile ŞEHRİYE ÇORBASI
- SEHV[Ar.] ile GAFLET[Ar.]
- SEHV[Ar.] ile İĞMÂ'[Ar.]
- SEHV değil/yerine/= YANLIŞ, HATA | YANILMA
- SEHVEN[Ar.] değil/yerine/= YANLIŞLIK/LA
( YANLIŞLIKLA, BİLMEYEREK )
- ŞEHVET ile ...
( AŞIRI İSTEK | MADDEYE OLAN BAĞIMLILIK | NEFİS )
- ŞEHVET ile/ve/değil/yerine/<> AŞK
( Tüm canlılar arasında. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Kişiden/insandan, her şeye yönelik. )
( Herkes, dur der! İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Herkes, kabul eder. )
- ŞEHVET ile CARİYE
( CONCUPISCENCE vs. CONCUPISCIBLE )
( نفس اماره ile هوس انگيز )
( NAFS EMAREH ile TEOOS ENGYZ )
- ŞEHVET ile CİMRİLİK
( Maddeye olan bağımlılık. İLE Elisıkılık, Elindekikini sakınma/paylaşmama. )
( İnsanı mağlup eden her arzu şehvettir. )
( ŞEHVET: Nefsin aldığı tüm paylar. )
( ŞEHVET: Allah'ın varlığını bildiğin halde kendi varoluşunu gözardı edememek. )
- ŞEHVET ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> FAHİŞ/FUHUŞ
- ŞEHVET ile/ve/||/<>/> GULMET
( Maddeye olan bağımlılık. | Anımsamak - imgelemek - ummak/beklentide olmak. İLE/VE/||/<>/> Şehvet fazlalığı. )
- ŞEHVET[Ar.] ile/||/<> HARÂRET[Ar.]
- ŞEHVET ve/> İFFET/UT
- ŞEHVET ile/ve İFRAT/İFRÂD
- ŞEHVET[Ar.]/LİBİDO değil/yerine/= KÖSNÜ
( Eşeysel enerji. )
- ŞEHVET[Ar.] ile LEZZET[Ar.]
- ŞEHVET ile ŞEHVETLİ/LİK ile ŞEHVETSİZ/LİK
- ŞEHVET ve ŞİDDET
- ŞEHVET ile/ve/<> ŞÖHRET
( Gençlikteki kölelik/esâret. İLE/VE/<> Yaşlılıktaki kölelik/esâret. )
- ŞEHVET ile/ve/<>/>/>< ŞEFKÂT
( [ile] Doğarız. İLE/VE/||/<>/>/>< Büyütülürüz. )
- ŞEHVETLİ ile ŞEHVETLİ BİR ŞEKİLDE
( LASCIVIOUS vs. LASCIVIOUSLY )
( شهوت انگيز ile افسار گسيخته )
( SHESOT ENGYZ ile AFSAR GOSYKHTEH )
- ŞEHVETTEN ile/ve/değil/yerine AŞKTAN
( Beşer doğulur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE İnsan olunur. )
( Geçici. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Kalıcı. )
( Beşeri aşk. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Kendi. | Tüm yetkin olanlar. )
( Mülkiyet. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Özgürlük. )
- ŞEHZÂDEBAŞI CAMİİ değil ŞEHZÂDE CAMİİ
- ŞEHZÂDE[Fars.] ile/ne yazık ki/||/<> ŞEYHZÂDE
( Sultan çocuğu. [eril] İLE Şeyh çocuğu. )
- SEI İLE CEI İLE DENDRİTE ile/||/<> BATARYA ARAYÜZ KİMYASI
( Elektrot-elektrolit arayüz olayları. )
( Formül: Li⁺ + e⁻ + C₆ → LiC₆ )
- SEIDEL-SUMMIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SEİDEL TOPLAMI
- SEIDEL SUMS[İng.] / SOMMES DE SEIDEL[Fr.] ile/değil/yerine/= SEİDEL TOPLAMLARI
- ŞEİME/ŞEYİME değil ŞEHÎME
- SEISMOGRAPH[İng.] değil/yerine/= SİSMOGRAF
( Depremlerin ölçümünde kullanılan ve yer hareketlerini büyüklükleri, zamanları ve merkezleri ile birlikte sürekli olarak kaydeden cihazdır. Sismograflar, ilk olarak depremleri tespit etmek için tasarlanmış olsalar da başka amaçlar için de kullanılmaktadır. Bunlardan bazıları petrol arama çalışmaları, volkanik aktivitenin izlenmesi ve yerkabuğunun araştırılmasına yönelik çalışmalardır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SEIZE :/yerine EL KOYMAK, YAKALAMAK
- ŞEK/ŞEKK ile/ve/||/<> ŞIK/ŞIKK
( İkircik. %50-50. İLE/VE/||/<> İkiye bölünmüş şeyin bir parçası. | Bir işin, iki yönünden her biri. | Seçenek. )
(1996'dan beri)