S ve Ş ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 15.013 başlık/FaRk ile birlikte,
15.013 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(23/61)
- SAĞDIK ile/değil SADIK
- SAĞDUYU ve/<> DENGE
- SAĞDUYU ile DUYARLILIK
( AKL-I/HİSS-İ SELÎM ile HASSASİYET )
- SAĞDUYU = HASSE-İ SELİME = GOOD SENSE[İng.] = BON SENS[Fr.] = GESUNDER VERSTAND[Alm.]
- SAĞDUYU ile SAĞDUYULU/LUK
- SAĞDUYU ile/ve/||/<> SAĞGÖRÜ
( Doğru, akla uygun yargılar verme yeteneği. | Doğru ile yanlışı birbirinden ayırma ve doğru yargılama gücü. İLE/VE/||/<> Gerçekleri, yanılmadan görebilme yeteneği. )
- SAĞGÖRÜ ile SAĞGÖRÜLÜ/LÜK ile SAĞGÖRÜSÜZ/LÜK
- SAĞI ile/ve GUANO[İsp. < Peru dilinden]
( Kuş gübresi. İLE/VE Denizkuşu gübresi. )
- SAĞILMAK ile SAĞIRLAŞMAK ile SAĞI ile SAĞIM/LIK ile SAĞIN ile SAĞIR/LIK ile SAĞIMLI ile SAĞIR KEF ile SAĞIR NUN ile SAĞIR KAPI ile SAĞIR RENK ile SAĞIR DUVAR ile SAĞIR YILAN ile SAĞIR DİLSİZ ile SAĞIR PUSULA ile SAĞIR PENCERE ile SAĞIM MAKİNESİ ile SAĞIN BİLİMLER ile SAĞIR MİKROFON
- SAĞIN BİLİMLER/EXACT SCIENCES[İng.] ile ...
( Denetlenebilir ölçü ve hesaplara dayanan bilimler. Dar anlamda matematik. )
- SAĞIN = SAHİH = EXACT[İng., Fr.] = EXAKT[Alm.] = EXIGERE[Lat.] = EXACTO/TA[İsp.]
( Doğruluk kuralına uygun olan. | Sözün, anlatılmak istenilene tam karşılık olması, tam uygun düşmesi niteliği. )
- SAĞIN/EXACT[İng.] ile ...
( Doğruluk kuralına uygun olan. | Sözün anlatılmak istenene tam karşılık olması, tam uygun düşmesi niteliği, sahih. )
- SAĞIR/İŞİTMEZ ile/ve/ya da DİLSİZ ile/ve/ya da SAĞIR VE DİLSİZ
( Kimse duymak istemeyenler kadar sağır olamaz. )
( EBSEM[Ar.]: Dilsiz, susmuş. )
( SAMEM[Ar.]: Sağırlık. )
( Telefonu ilk bulan Alexander Graham Bell, eşi ve annesiyle -ikisinin de sağır olmasından dolayı- hiçbir zaman telefonda konuşamadı. )
( ATREŞ ile/ve AHRAS )
( KÜND-GÜŞ: Sağır. [ KERİ: Sağırlık.] ile/ve ... )
( DEAF vs. DUMB or DEAF-MUTE )
- SAĞÎR/SAGİR[Ar.] ile/değil/||/<>/> SAĞIR[Ar.]
( Küçük, ufak. | Ergenlik çağına gelmemiş, bülûğa ermemiş, velî ya da vasîye muhtaç çocuk. | Ayırt edemeyen. | Zelil ve aşağılık kişi. İLE/DEĞİL/||/<>/> Duymayan. )
- SAĞIR ile SAĞIR ile SAĞIRLIK
( DEAF vs. DEAFEN vs. DEAFNESS )
( ناشنوا ile اصم ile کر ile صم ile کر کردن ile ناشنوايي )
( NASHNAVA ile اصم ile KAR ile SAM ile KAR KARDAN ile NASHNAVAYY )
- SAĞÎR ile/||/<> SAĞİRE
( Küçük yaşta erkek. İLE/||/<> Küçük yaşta kadın. )
- SAĞIR(") ile ŞAİR
( Sağırın uydurduğunu, şair uyduramaz. )
- SÜSLEME!:
"SAĞIRA" ve/||/<> "KÖRE"
( Sözünü. VE/||/<> Yüzünü. )
( Yorma dilini. VE/||/<> Süsleme sözlerini.
[Köre yormam dilimi, sağıra süslemem sözlerimi.] )
- SAGİTAL EKSEN/SAGITTAL AXIS[İng.] değil/yerine/= ÖN-ARKA EKSEN
- SAGİTTARİUS A* (SGR A*) ile/||/<> M87 KARA DELİĞİ
( Sgr A* Samanyolu merkezinde 4 milyon güneş kütlesi İLE M87 kara deliği 6,5 milyar güneş kütlesidir. Sgr A* 26 bin ışık yılı uzakta İLE M87 55 milyon ışık yılı uzaktır. İki kara delik EHT tarafından görüntülendi İLE süper kütleli kara deliklerin kanıtıdır. )
( Andrea Ghez tarafından 2020 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1965-) (Ülke: ABD) (Alan: Astronomi) (Önemli katkıları: Samanyolu merkezindeki süper kütleli kara delik (Sgr A*) gözlemi, Nobel Ödülü (2020)) )
- Sağını-Solunu gör de KONUŞ!!!
- SAĞLAK ile SOLAK
( AMBIDEXTRUS: İki elini de kullanabilme. )
( ... ile AHLEF )
- SAĞLAM ZİHİN ve/||/<>/>/< SAĞLAM GÖVDE
( Sağlam anlık[zihin], sağlam gövdede bulunur. VE/||/<>/>/< Sağlam gövde, sağlam anlıkta[zihinde] bulunur. )
- SAĞLAM, CEMİL (...) :
( Bir dönem Yenimahalle muhtarı olarak görev yaptı. )
- SAĞLAMA ile/ve EMİNLİK
( PROOF vs./and TO BE SURE )
- SAĞLAMA ile/ve ONAY
( PROOF vs./and APPROVAL )
- SAĞLAMA ile SAĞLAMA
( Bir işin olması için gerekli durumu, koşulları hazırlamak. | Elde etmek, sahip olmak. | [mat.] Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. İLE Yolun sağ yanına geçmek. )
- SAĞLAMA ile/ve/||/<> UYGULAMA
- SAĞLAMAK ile "BECERMEK"
- SAĞLAMAK ile/ve GERÇEKLEŞTİRMEK
( TO OBTAIN vs./and TO REALIZE )
- SAĞLAMAK ile/değil KURMAK
- SAĞLAMAK ile ÖNAYAK OLMAK
- SAĞLAMAK ile SAĞLANMAK ile SAĞLATMAK ile SAĞLAMLAMAK ile SAĞLAMLAŞMAK ile SAĞLATTIRMAK ile SAĞLANABİLMEK ile SAĞLAYABİLMEK ile SAĞLAMLAŞTIRMAK ile SAĞLAMLAŞTIRILMAK ile SAĞLAM/LIK ile SAĞLAMCA ile SAĞLAMCI/LIK ile SAĞLAM PARA
- ... SAĞLAMAK ile ... SUNMAK
- SAĞLAMAK ile/ve/değil SUNMAK
- SAĞLAMLAŞTIRMA ile/ve/||/<> PEKİŞTİRME
- SAĞLAMLAŞTIRMAK ile SAĞLAMLAŞTIRMA
( ENTRENCH vs. ENTRENCHMENT )
( درسنگرقراردادن ile سنگرسنگي ile سنگربندي )
( DARSANGARGHARARDADAN ile سنگرسنگي ile SANGARBANDY )
- SAĞLAMLIK AÇMAZI ile/ve/||/<> GEÇERLİLİK AÇMAZI ile/ve/||/<> YALANCI AÇMAZI ile/ve/||/<> CURRY AÇMAZI
- SAĞLAM/LIK ile/ve/<> ESTETİK
( STRENGTH vs./and/<> AESTHETICS )
- SAĞLAM/LIK ile/ve GEÇERLİ/LİK
( "COOL/NESS" vs./and VALID/ITY )
- SAĞLAM/LIK ile/ve/<> KALICI/LIK
( STRENGTH vs./and/<> PERMANENT/LASTING )
- SAĞLIK BAKANLIĞI TARABYA AİLE SAĞLIĞI MERKEZİ :
( Tarabya Caddesi bayırı üzerindedir. )
- SAĞLIK ENFORMASYON SİSTEMLERİ/HEALTHCARE INFORMATION SYSTEMS[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLİŞİM DÜZENİ (BİLİM DALI)
- HEALTH PHYSICS[İng.] / PHYSIQUE SANITAIRE[Fr.] / GESUNDHEITSPYSIK, STRAHLENSCHUTZPHYSIK[Alm.] ile/değil/yerine/= SAĞLIK FİZİĞİ
- SAĞLIK:
"HİZMET" ile/ve/değil/||/<>/< HAK
- SAĞLIK İDARESİ ile SAĞLIK BAKANI ile SAĞLIK ile SAĞLIK DURUMU ile SAĞLIKLI ile SAĞLIKLI
( HEALTH CARE ADMINISTRATION vs. HEALTH MINISTER vs. HEALTH vs. HEALTH CONDITION vs. HEALTHFUL vs. HEALTHY )
( سلامتي ile سلامت ile تندرستي ile بنيه ile مزاج ile اداره خدمات بهداشتي ile حالت مزاجي ile وزيربهداشت ile وزير بهداشت ile صحت بخش ile تند رست ile تندرست ile سالم ile صحيح ile خوش بنيه ile سر دماغ )
( SALAMETY ile SALAMET ile TANDRESTY ile BANYYEH ile MOZAJ ile EDAREH KHODAMAT BACPEHDASHTY ile حالت مزاجي ile VEZYRABACPEHDASHT ile VEZYR BACPEHDASHT ile SAHAT BAKHSH ile TAND RAST ile TANDREST ile SALAM ile SAHYHE ile KHOSH BANYYEH ile SAR DAMAGH )
- SAĞLIK TOPU ile/ve/||/<>/> SEPET[BASKET]/EL TOPU
- SAĞLIK ile/ve GÜÇ/KUDRET
( 
)
( HEALTH vs./and POWER )
- SAĞLIK = HEALTH[İng.] = SANTÉ[Fr.] = GESUNDHEIT[Alm.] = SALUTE[İt.] = SALUD[İsp.]
- SAĞLIK ve/> ONGUNLUK/SAADET/MUT
( Sağlık olmazsa saadet olamaz. )
( ASKLEPIOS )
- SAĞLIK ve/||/<>/< SÜREKLİLİK
- SAĞLIK ></ne yazık ki YARIMLIK
( ... >< Sakat ve sağlıksız olma durumu. | Kasık fıtığı. | Paranın yarısı. )
- SAĞLIK ve/||/<>/> YOLCULUK SAĞLIĞI
- SAĞLIKLI/SAĞLIKSIZ ... değil/yerine ORANTILI/ORANTISIZ ...
- SAĞLIKLI YAŞAM YÜRÜYÜŞ PARKURU :
( Kireçburnu - Tarabya ve Kireçburnu –Kefeliköy arasındaki sahil boyu sağlıklı yaşam ve yürüyüş parkuru Boğaziçi'nin en iyi parkurlarından biridir. Bu parkur Yeniköy'den Sarıyer Orduevine kadar gitmektedir. )
- SAĞLIKLI" ile/ve/değil/||/<> YETERLİ
- SAĞLI-SOLLU
- SAĞMAK ile SAĞMAL/LIK ile SAĞMAL İNEK
- SAĞRI ile/ve/||/<> SAĞRI KEMİĞİ
( Memeli hayvanlarda, bel ile kuyruk arasındaki dolgun ve yuvarlakça bölüm. İLE/VE/||/<> Belkemiği ile kuyruksokumu kemiği arasındaki kemik. )
- SAĞRI ile SAĞRI KEMİĞİ
- SAĞ-SALİM (GİTMEK, ULAŞMAK, DÖNMEK)
- SAĞTÖRE ile SAĞTÖRESEL
- SAGU = AĞIT = MERSİYE
( İslâm'dan önce. = Halk yazınında. = Divan yazınında. )
- SAGU ile SAGUCU/LUK
- SAGUNA ile ...
( Üç "guna"(Rajas, Tamas, Sattva) ile tezahür etmiş hal. En yüce Mutlak'ın, Advaita Vedanta'nın tarifi mümkün olmayan Mutlak'ından farklı olarak, sevgi, merhamet vb. niteliklere bürünmüş olarak betimlenmesi. )
- SAĞYA değil SAĞA
- ŞAH AKORD ile/ve ŞAH ÂHENK
- ŞAH MAT değil/yerine/= HAN DÜŞER
- SAH/SAHÂ[Ar.] ile SAH/SAHH[Ar. < SIHHAT]
( Cömertlik, elaçıklığı. İLE "doğrudur, yanlışsızdır" anlamına, resmî yazılara konulan bir işaret. )
- SAH/SAK SUBARAKNOİT HEMORAJİ/SUBARACHNOID HEMORRHAGE[İng.] değil/yerine/= SUBARAKNOİT KANAMA
- ŞAH değil/yerine/></< AH
( Mazlumun "AH"ı; indirir, "ŞAH"ı. )
- SAH[Ar.] ile/değil/yerine İMLEÇ
( Bir şeyin doğru olduğunu belirtmek için yapılan im. )
- ŞAH[Fars.] ile ŞAH
( İran ya da Afgan hükümdarı. | Satranç oyununda, her yönde tek hane gidebilen en önemli taş. | Alevilik, Bektaşilik'te, Pîr. | Benzerlerine oranla en üstün, en güzel, en iyi. İLE Atın, ön ayaklarını yerden keserek arka ayakları üstünde ayakta durması. )
- ŞAH ile ŞAH MAT ile ŞAH BEYİT ile ŞAH DAMARI
- ŞAH ile/ve VEZİR ile/ve FİL ile/ve AT ile/ve KALE/ROK ile/ve PİYON[Fr. < Lat.]
( ... ile/ve FERZ/FERZÎN/FERZÂNE/FERZEND[Fars.] ile/ve PÎL ile/ve ... ile/ve RUH ile/ve PİYÂDE, BEYDÂK[Ar.] )
( KING vs. QUEEN vs. BISHOP vs. KNIGHT vs. ROOK vs. PAWN )
- SAHA IONIZATION[İng.] / IONISATION DE SAHA[Fr.] / SAHA-IONISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= SAHA İYONLAŞMASI
- SÂHA[Ar.]/SEKTÖR[Fr.] ile BÖLÜM/KESİM/ALAN
( SECTOR vs. ZONE/AREA )
- SAHA değil SÂHA
- SAHÂ'[Ar.] ile SÂHA[Ar. çoğ. SÂH, SÂHÂT]
( Cömertlik, elaçıklığı. İLE Alan, meydan, avlu. )
- ŞAHAB/ŞİHÂB[Ar.]/METEOR(İT) değil/yerine/= GÖKTAŞI
( Havayuvarı içinde oluşan sıcaklık değişmeleri, yel, yıldırım, yağmur, dolu gibi olaylara verilen ad. | Akanyıldız. )
- SAHÂBE/ASHAB ile/ve/> TÂBİİN ile/ve/> TEBE-İ TÂBİÎN
( Hz. Muhammed'in döneminde yaşamış ve onu görmüş olanlar. İLE/VE/> Hz. Muhammed'i görmüş olanları görenler. İLE/VE/> Hz. Muhammed'i görmüş olanları görenleri görenler. )
- SAHABE ile SAHABET ile SAHABETÇİ
- SAHÂBE ile SELEF-İ SÂLİHİN
- SAHÂBE-İ KİRÂM ile/ve/||/<>/>/ ASHÂB-I SUFFÂ
( Kendilerine, sohbet ikram edilenler. İLE/VE/||/<>/> Sohbet ikram edilenlerin sohbetine, özel ve kapalı olarak katılanlar. )
( Zâhirî. İLE/VE/||/<>/> Bâtınî. )
( 40 kişi. İLE/VE/||/<>/> 360 kişi. )
( İlim geleneği. İLE/VE/||/<>/> Mürşîd geleneği. )
- SAHAF < SAHHAF
- SAHAFLAR ÇARŞISI < FESÇİLER ÇARŞISI
- SAHAK MESROP ERMENİ İLKOKULU :
( Yenimahalle Dalyan Sokaktaki Ermeni Sahap Mesrop Ermeni İlkokulu uzun yıllar eğitim verdi. Ermeni cemaat azalınca okulda öğrenim ve eğitim verilemez oldu. Okul kapalı durumdadır. Okul binası ahşap olup tarihi niteliktedir. )
- SAHAN ile ŞAHAN[< ŞAHİN]
( Tencere. İLE [Fars.] Şahlar, sultanlar/padişahlar. | Şahin. )
- SAHAN[Ar.] değil/yerine/= TENCERE
- ŞÂHÂNE ile ...
( Padişah'ın kullandığı herşey bu adla birlikte kullanılırdı. [Padişah'ın "Minder-i Şâhânesi" gibi.] )
- ŞAHANE değil/yerine/= ÇOK GÜZEL, EŞSİZ, GÖRKEMLİ
- SAHANLIK değil/yerine/= DÜZLÜK/DÜZALAN
- SAHANLIK ile SAHANLIK
( Yapılarda ve bazı taşıtlarda, kapı önünde, merdiven başlarında ya da ortasında olan geniş yer. İLE Tencerenin aldığı miktar kadar olan. )
- SAHAN/LIK ile SAHANLIK BUZULU
- ŞAHAP[Ar. < ŞİHÂB] değil/yerine/= AĞMA/AKAN YILDIZ
- SAHARÎ[Ar.] ile SAHÂRÎ[Ar. < SAHRÂ]
( Kaya ile ilgili, kaya cinsinden. İLE Çöller, sahrâlar, kırlar. )
- SAHÂVET[Ar.] değil/yerine/= EL AÇIKLIĞI
( CÖMERTLİK, EL AÇIKLIĞI )
- SAHB[Ar.] ile SAHB[Ar. < SÂHİB]
( Gürültü, patırtı etme. İLE Yakın dostlar, sahipler. )
- ŞÂH-DÂR ile ...
( Dallı boynuzu olan hayvan. )
- ŞAHESER[Ar.] değil/yerine/= BAŞYAPIT
- SAHÎ[Ar.] ile SÂHÎ[Ar. < SEHV]
( Cömert, eliaçık. İLE Yanılan, hata işleyen. )
- SAHİB[< SAHB] ile SAİB
( Sahip[mâlik]. | Bir vasfı olan[hâiz]. | Koruyan[hâmî]. | Bir iş yapmış olan. | Sürekli sohbette bulunan. | Hak yolunu göstermek isteyen mürşid. )
- SÂHİB[Ar.] ile KARÎN[Ar.]
- SAHİBİ OLMAK ile/değil/yerine PARÇASI OLMAK
- SAHİBİ değil EMÂNETÇİSİ
- SAHİBİNDEN değil EMÂNETÇİSİNDEN
- SAHİBİNE SORULMADAN/İZİN ALINMADAN KİŞİLERİN (ÖZEL) EŞYALARINA DOKUNULMAZ!
- SAHİBİSİ" değil SAHİBİ
- SAHİBİYİM ile/yerine (BU/ŞU/BURASI) BANA AİT
- SAHİCİ ile/ve/||/<>/< SAHİH[Ar. < SIHHAT]
( Sahte olmayan, gerçek, yapma karşıtı. İLE/VE/||/<>/< Sağlıklı olmak, gerçek olmak. )
- SAHİCİ/LİK ile/ve/||/<>/> SAMİMİ/LİK
- ŞAHİD:
ÂYET ve HADİS ve İNSAN
- ŞÂHİD[Ar.] ile HÂZIR[Ar.]
- ŞÂHİD[Ar.] ile MÜŞÂHİD[Ar.]
- ŞÂHİD[Ar. < ŞEHÂDET | çoğ. ŞEVÂHİD] ile ŞÂHİD[Fars.]
( Tanık. | Senet yerine geçecek biçimde büyük bir yapıttan ya da kişiden alınan örnek. İLE Sevgili. | Güzel. )
- SAHÎFE[Ar.] ile DEFTER[Ar.]
- SAHİFE ile/ve TOMAR[Yun.] ile/ve KİTAP
( ... İLE/VE Dürülerek, boru biçimi verilmiş kâğıt. İLE/VE ... )
- SAHİFE[Ar.] değil/yerine/= YAPRAK
- SAHİH (OLAN) ile/ve/||/<>/> SALİH (OLAN)
( Bilinmeli. @@ Uygulanmalı. )
- SAHİH[Ar.]["SAİH" değil!] değil/yerine/= DOĞRU
- SAHİH ile/ve SÂDIK
- SAHİH ile SAKÎM
- SAHİH ile/ve SARİH
( Bahs'te. İLE/VE Keşf'te. )
- SAHÎK[Ar.] ile SÂHİK[Ar.]
( Uzak. | Çok karışık anlaşılmaz söz. İLE Ezip döven. )
- ŞÂHİKA[Ar.] ile FERİŞTAH[Fars. FİRİŞTE]
( Doruk, zirve. | En üst derece. İLE En iyi, en üstün. )
- SAHİL "KENARI" değil SAHİL
- SAHİL PARKI :
( İstinye Mahallesindedir. 1.034,93 m²'lik bir alanı kapsar, 185,93 m²'lik yeşil alanı, 46,59 m²'lik çocuk oyun alanı ve park içinde 442 m²'lik tesisi bulunmaktadır. )
- SAHİL ile/ve/değil EŞİK
- SAHİL[Ar.] değil/yerine/= KIYI/YAKA/YALI
- SAHİL ile KIYI ile KIYI ŞERİDİ ile KIYIYA DOĞRU ile KIYIYA DOĞRU
( COAST vs. COASTAL vs. COASTLINE vs. COASTWARD vs. COASTWARDS )
( کنار دريا ile درياکنار ile کرانه ile ساحل ile ساحل دريا ile سرازير رفتن ile ساحلي ile درياکناري ile خط ساحل ile درامتداد ساحل )
( KONAR DARYA ile DARYAKENAR ile KARANEH ile SAHEL ile SAHEL DARYA ile SARAZYR RAFTAN ile SAHELY ile DARYAKENARY ile KHAT SAHEL ile DARAMOTEDAD SAHEL )
- SAHİL ile PLAJLAR
( BEACH vs. BEACHES )
( شن زار ile ساحل ile درياکنار ile کنار دريا ile سواحل )
( SHEN ZAR ile SAHEL ile DARYAKENAR ile KONAR DARYA ile SAVAHEL )
- SAHİL ile SAHİL BOYU ile SAHİL SEYRİ ile SAHİL KORUMA ile SAHİL ŞERİDİ ile SAHİL KORDONU ile SAHİL ÇİZGİSİ ile SAHİL DEVRİYESİ
- SÂHİL[Ar.] ile SAHÎL[Ar.] ile SÂHİL[Ar.]
( Kişneyici, kişneyen. İLE At kişnemesi. İLE Deniz/ırmak/göl kenarı, kıyı, yalı. )
- SAHİLEŞMEK ile SAHİLEŞTİRMEK ile SAH ile SAHA ile SAHİ ile SAHN ile SAHACA ile SAHİCİ/LİK ile SAHA AMİRİ ile SAHA AVANTAJI ile SAHA KOMİSERİ
- SAHÎN[Ar. < SUHÛNET] ile SAHÎN[Ar. < SİHAN]
( Sıcak, kızgın, ısınmış. İLE Kalın. | Sık. | Katı, pek. )
- ŞAHİN, ÖZCAN (SARIYER, 1938) :
( Serbest meslek sahibidir. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )
- ŞAHİN ile ARI ŞAHİNİ
( ... İLE Yerde, şahinden daha fazla zaman geçirir. )
( ... İLE Ormanlarda, özellikle ibreli ormanlarda yuva yaparlar. )
( ... vs. HONEY BUZZARD )
( ... cum PERNIS APIVORUS )
- ŞAHİN ile BAYAĞI ARI ŞAHİNİ
( ... cum PERNIS APIVORUS )
- ŞAHİN ile/değil BAYSUNGUR
( ... İLE/DEĞİL Şahin cinsinden, yırtıcı bir kuş. )
- ŞAHİN ile BEYAZ ŞAHİN
( ... İLE Tamamen beyaz değillerdir. [Sadece tüylerinin bir bölümü beyazdır.] )
- ŞAHİN ile BOZKIR ŞAHİNİ
- ŞAHİN ile GALAPAGOS ŞAHİNİ
- ŞAHİN ile KIZIL KUYRUKLU ŞAHİN
( İlgili yazı ve ayrıntıları için burayı tıklayınız... )
( ... cum BUTEO JAMAICENSIS )
- ŞAHİN ile KIZIL ŞAHİN
( ... İLE Şahinden biraz daha büyük, uzun kanatlı ve uzun kuyrukludur. )
( ... İLE Ovalar, bozkır, dağlar ve benzer açık arazilerde yaşarlar. )
( ... vs. LONG-LEGGED BUZZARD )
( ... cum BUTEO RUFINUS )
- ŞAHİN ile LAÇİN
( ... İLE Atmaca, doğan. | Çıkılması güç, kayalık yer. )
- SAHIN/SAHN[Ar.] değil/yerine/= NAMAZ KILMA YERİ
- ŞAHİN ile PAÇALI ŞAHİN
( ... İLE Sesi şahinde pes ve gürdür. )
( ... İLE Tundra, açık araziler, turbalıklar, kumullar ve bataklıklarda ürerler. )
( ... vs. ROUGH-LEGGED BUZZARD )
( ... cum BUTEO LAGUPUS )
- ŞAHİN ile ŞAHİN AVCISI
( FALCON vs. FALCONER )
( شاهين ile سوله ile بازبان ile بازدار )
( SHAHYNE ile SOLEH ile BAZBAN ile BAZDAR )
- ŞAHİN ile SEYYAR SATICILIK
( HAWK vs. HAWKING )
( بابازشکار کردن ile جار کشيدن ile جار ile دوره گردي کردن ile دورهگردي )
( BABAZESHKAR KARDAN ile JAR KESHYDAN ile جار ile DOREH GARDY KARDAN ile DOREHGARDY )
- ŞAHİNÇİFTÇİ, ERMAN (YALOVA, 1987) :
( Rumelikavaklıdır. Sarıyer Spor Kulübü altyapısında oynamış ve başarılı olarak profesyonel takım karosuna alındı. Sarıyer'de 7 sezon (2004 - 2011) profesyonel takım kadrosunda bulunmuş ve bu süre içinde 84 lig, 5 Türkiye Kupası olmak üzere 89 resmi ve ayrıca 32 özel maçla birlikte 121 lacivert beyazlı formayı giydi. R. Kavağı Spor Kulübü, G. Saray, Sarıyer, Van B.Ş. Belediye, Ofspor, Pazarspor, Kızılcabölükspor, Sultanbeyli Belediye, Arsin Spor ve Artvin Hopa Spor kulüplerinde oynadı. )
- ŞAHİNLEŞMEK ile ŞAHİN ile ŞAHİNCİ/LİK ile ŞAHİNLER ile ŞAHİN BAKIŞLI
- ŞAHİNYAN\'IN YALISI :
( Yehimahalle Karakütük Caddesi üzerinde idi. Bu muhteşem tarihi yalı sahip değiştirdikten sonra yıkılıp yerine beton bina yapıldı. )
- SAHİP ÇIKMAK ile/ve/değil PAYLAŞAMAMAK
- SAHİP ÇIKMAK ile SAVUNMAK
( TO CLAIM vs. TO DEFEND )
- SAHİP/MÂLİK[Ar.] değil/yerine/= İYE
- SAHİP OLMA ile/ve/değil SAHİP OLDUĞUNU SÜREKLİ KILMAK
- SAHİP OLMADIĞIN ŞEY/DEĞER/OLANAK/KOŞUL ve BULUNMADIĞIN YER
( Vazgeçemeyiz. VE Terk edemeyiz. )
- SAHİP OLMAK ile AİT OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİRLİKTE VE BÜTÜN OLMAK
- SAHİP OLMAK ile EDİNMEK
( Biri olmadan ötekine sahip olamazsınız. )
( Algıladığınız hiçbir şey sizin değildir. )
( Gerçekten sahip olduğunuzu kaybedemezsiniz. )
( TO HAVE vs. TO GET
You cannot have one without the other.
Nothing you perceive is your own.
What you truly have you cannot lose. )
- SAHİP OLMAK ile/ve/<> HAKİM OLMAK
( OWNERSHIP vs./and/<> ABLE TO DOMINATE )
- SAHİP OLMAK ile/değil KENDİNDE VAR (OLDUĞUNU BİLMEK/ANIMSAMAK)
- SAHİP OLMAK ile/yerine KURUCU(SU) OLMAK
( OWNER vs. FOUNDER
FOUNDER instead of OWNER )
- SAHİP OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< LÂYIK OLMAK
- SAHİP OLMAK ile/ve/değil/yerine/ya da/||/<> OLMAK
( Erich Fromm'un, "Sahip Olmak ya da Olmak" adlı kitabını da okumanızı salık veririz. )
- SAHİP OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> SAHİP ÇIKMAK
- SAHİP OLMAK ile/ve/fakat/||/<>/< SAHİP OLDUĞUMUZLA VE/YA DA SAHİP OLMAKLA PERDELENMEMEK
- SAHİP OLMAK ile/değil/yerine ŞAHİT OLMAK
- SAHİP OLMAK ile/ve/değil/||/<>/< SATIN ALMAK
- SAHİP OLMAK ve/||/>/< TERK EDEBİLMEK
( Ancak, sahip olunabilen, terk edilebilir. )
( Önemli[öncelikli] olan, en çok şeye sahip olmak değil en az şeye gereksinim duymaktır. )
( Bir şeye sahip olmak istiyorsan, onu, zihninden, dilinden ve gönlünden çıkarmalısın! )
( İstediğiniz bazı şeylere sahip olamamak, mutluluğun bir parçasıdır. )
( OWNERSHIP and/> ABLE TO LEAVE )
- SAHİP OLMAK ve TERK EDEBİLMEK
( Ancak sahip olunabilen terk edilebilir. )
- SAHİP OLMAK ile/ve TÜKETMEK
( TO HAVE vs./and TO CONSUME )
- SAHİP değil/yerine/= İYE
- SAHİPLENME ile/değil/yerine/< AİDİYET
( Kentte. İLE/DEĞİL/YERİNE/< Köyde, doğada. )
- SAHİPLENME ile/ve/değil/||/<> KIŞKIRTMA/AJİTASYON
- SAHİPLENME ile/ve/||/<> KOLLAMA
- SAHİPLENME ile/ve/||/<> SÜREKLİ KILMA ile/ve/||/<> BİRİKTİRME
- SAHİPLENMEK ile/yerine SAHİP ÇIKMAK
( TO POSSESS vs. TO CLAIM
TO CLAIM instead of TO POSSESS )
- SAHİPLENMEK ile SAHİPLENDİRMEK ile SAHİPLENEBİLMEK ile SAHİP/LİK ile SAHİPLİ/LİK ile SAHİPSİZ/LİK
- SAHİPLENMEK ile/değil/yerine SEVMEK/SEVGİ
( Sevgi özgür bırakıcıdır, olmalıdır! Sahiplenmeden! )
( [not] TO CLAIM vs./but TO LOVE / THE LOVE
TO LOVE / THE LOVE instead of TO CLAIM )
- SÂHİR[Ar. < SİHR] ile SÂHİR[Ar. < SEHER] ile SÂHİR[Ar. < SAHR]
( Büyücü. | Büyüleyici etki yaratan güzel. İLE Gece uyumayan, uykusuz. İLE Maskaralık eden. )
- SÂHİRE ile ...
( YERYÜZÜ, UYANIK GÖZ VE GÖZLERE SERAP GÖRÜNEN YERYÜZÜ )
- SAHÎRE[Ar.] ile SÂHİRE[Ar. çoğ. SÂHİRÂT, SEVÂHİR]
( Yeryüzü. İLE Büyücü. )
- ŞAHIS ŞİRKETİ ile/ve LİMİTED ŞİRKET
- ŞAHIS ZAMİRİ/ADILI ile/ve İŞARET ZAMİRİ/ADILI
- ŞAHIS[Ar.] değil/yerine/= KİŞİ/BİREY
- ŞAHIS ile ŞAHIS EKİ ile ŞAHIS ZAMİRİ
- ŞAHIS[Ar. ŞAHS] ile ŞÂHIS
( Kimse, kişi. İLE Sırık. )
- ŞAHIS ile/ve/||/<>/> TEŞAHHUS
( Kimse, kişi. | Bir insanın görünen biçimi. İLE/VE/||/<>/> Şahıs biçimine girme, cisimlenme. | Kendini belirli etme, ayrılarak belirme, ortaya çıkma. )
- TANIK/ŞAHİT ile/ve/değil GÖZLEMCİ
- ŞÂHİT ile/ve/||/<> NOTER
- ŞAHİT ile/değil ŞAYET
- ŞÂHİT ile/<> ŞEHÎT
( Dünyaya gelerek. İLE/VE/||/<>/> Dünyadan giderek. )
( İzleyerek yaşayan. İLE/VE/||/<>/> Katılarak, deneyimleyerek yaşayan. )
( Sahip olan. İLE/VE/||/<>/> Olan. )
- ŞÂHİT/ŞÂHİD[Ar.]["ŞAİT" değil!] değil/yerine/= TANIK
- ŞAHİT/LİK ile ŞAHİTLİ/LİK ile ŞAHİTSİZ/LİK
- ŞAHKÜL" değil ŞÂKÜL
- ŞAHLANMAK ile ŞAHLANDIRMAK ile ŞAHLANABİLMEK
- ŞAHMERDAN ile ŞAHMERDANCI/LIK
- SAHN[Ar.] ile SAHN[Ar.] ile SAHN[Ar.]
( Sıcaklık, hararet. İLE Avlu. | Evin ortasındaki açıklık. | Oyuk, boşluk, boş yer. | Orta, meydan, aralık; cami ve medreselerde toplanmaya yönelik üstü kubbeli, örtülü yer. | Büyük kâse. | Sahan. | Sahne. | Zil. | Kulağın dış boşluğu. İLE Kırma. )
- SAHNÂN/SAHANÂN/SUHNÂN[Ar.] ile SAHNÂN[Ar.]
( Sıcak gün. | Sıcak, kızgın. İLE Çifte zil. )
- SAHNE ALMAK değil/yerine SAHNEYE ÇIKMAK
- SAHNE ÇALMAK ile/değil ÖNEMİNE BİNAEN
- SAHNE TOZU YUTMAK ile/ve/||/<> MÜREKKEP YALAMAK
- SAHNE ile/değil/yerine ESAS
- SAHNE ile/<> KONDÜVİT/KONDÜİT[Fr. < CONDUITE]
( ... VE/||/<> Tiyatroda sahneye çıkma sırası gelen kişileri uyarmakla görevli kişi. )
- SAHNE ve/||/<>/>/< KULİS[fFr. < COULISSE]
( İzleyicilerin kolayca görebilmeleri için genellikle yerden belirli bir ölçüde yüksek yapılan, oyun, müzik vb. gösteri yapmaya uygun yer, oyunluk. | Görüntü. | Tanık olunan, gözlenen olay. | Bir konu ya da çalışma çevresi, çalışma dalı. | Bir oyun ya da filmin başlıca bölümlerinden her biri. VE/||/<>/>/< Sahnenin gerisinde ve yanlarında bulunan bölüm. | Borsa dışında alışveriş yeri. | Bir amaca ulaşabilmek için ilgili kişiler arasında özel çalışma yapılan yer. | Bir işin, bir hareketin gizli hazırlık konuşması. )
- SAHNE[Ar. < Yun.] ile/ve/||/<> PARTER[Fr.]
( ... İLE/VE/||/<> Tiyatro, sinema gibi yerlerde, sahnenin bulunduğu ilk kata ve burada bulunan koltuklara verilen ad. )
- SAHNE ile RAMP[Fr.]
( Tiyatro sahnesinde izleyiciye en yakın yer. )
- SAHNE ile ŞANO[İt. SCENA]
( ... İLE Tiyatro sahnesi. )
- SAHNE[Ar. < Yun.] değil/yerine/= KÖRÜNÇ/GÖRÜNÇ, SEKİ
- SAHNELEME ve/||/<>/> YAZMA
- SAHNELEMEK ile SAHNELENMEK ile SAHNELETMEK ile SAHNELEYEBİLMEK ile SAHNE ile SAHNE DENGESİ ile SAHNE SANATLARI
- SAHN-İ ÇEMEN ile SAHN-İ GÜLŞEN ile SAHN-İ LÂLE-ZÂR
( Bahçenin ortası. İLE Gül bahçesinin ortası. İLE Lâle bahçesinin ortası. )
- SAHN-İ SEMÂN/Î ile ...
( İBTİDÂ-Yİ HÂRİC VE İBTİDÂ-Yİ DAHİL KISIMLARINDAN SONRA GELEN | SEKİZ MEDRESE MEYDANI | FÂTİH MEDRESESİ, FÂTİH CAMİİ'NİN İKİ TARAFINDAKİ KÂRGİR VE KURŞUNLU SEKİZ MEDRESE | İLMİYE MEDRESE TEDRÎSÂTINDA BİR DERECE )
- ŞAHNİŞİN ile ŞAHNİŞİNLİ
- SAHR[Ar.] ile SAHR/SUHÛR[Ar. < SAHRE]
( Kaya. İLE Büyük taşlar, kayalar, maden kütleleri. )
- SAHRA ÇÖLÜ ile ÇÖL
( Yılda sadece 25 mm. yağış alır. İLE Yılda 254 mm.'den az yağış alan yer. )
( Dünya yüzeyinin 3'te 1'i, çöllerden oluşmaktadır. )
( Sahra Çölü, en büyük çöldür. [Amerika Birleşik Devletleri'nin yüzölçümü kadardır.] İLE ... )
( ... ile KAFR, BÂDİYE, BEDÂVET, BEVBÂT, FEYFÂ', MERVAHA[çoğ. MERÂVÎH: Ova, çöl. | Her tarafından rüzgâr esen yer.], TÎH[Çöl. | Mısır ile Şam arasında, Sînâ Dağı'nın bulunduğu yarımadada bir çölün adı.]
KAFR[çoğ. KUFÂR]: Susuz, otsuz, ıssız çöl. )
( ... ile DEŞT, BEYÂBÂN )
- SAHRA[Ar.] değil/yerine/= ÇÖL
- SAHRA değil/yerine/= KIR
- SAHRA[Ar.] değil/yerine/= KIR | ÇÖL
- SAHRA ile SAHRA TOPU
- ŞAHREM ŞAHREM (AYRILMAK)
( Parçalanmış, yarılmış olarak. )
- SAHRUBAN ile ...
( KERVAN BAŞI )
- ŞAH-RUH:
Aynı anda, şah ve kale tehdidi. -ve
- ŞAHS/ŞAHIS/FERT/FERD/INDIVIDU değil/yerine/= BİREY
- ŞAHS[Ar.] ile ÂL[Ar.]
- ŞAHS[Ar.] ile CÜSSE[Ar.]
- ŞAHS[Ar.] ile ŞEBAH[Ar.]
- ŞAHS[Ar.] ile TALEL[Ar.]
- ŞAHSEN ile/ve/||/<> BİZZAT
- ŞAHSEN[Ar.] değil/yerine/= KİŞİSEL OLARAK
- ŞAHSİ (HAKLAR) değil/yerine/= KİŞİSEL (ÜLEVLER)
- ŞAHSÎ[Ar.] değil/yerine/= KİŞİSEL
- ŞAHSİLEŞTİRMEK ile ŞAHSİ-LEŞ-TİRMEK
- ŞAHSINA MÜNHASIR değil/yerine/= KENDİNE ÖZGÜ
- ŞAHSİYET (HAKLARI) değil/yerine/= KİŞİLİK (ÜLEVLERİ)
- ŞAHSİYET ile ŞAHSİYETLİ/LİK ile ŞAHSİYETSİZ/LİK
- ŞAHSİYET(Lİ/SİZ) değil/yerine/= KİŞİLİK(Lİ/SİZ)
- ŞAHSİYE ile TABİYE
- ŞAHSULTAN ÇEŞMESİ ile ŞAHSULTAN SEBİLİ
( İkisi de Eyüp'te, Zal Mahmud Paşa Camisi yakınında, Şah Sultan Camisi yanındadır. )
( İkisi de 1800'de, Sultan III. Mustafa'nın kızı Şahsultan tarafından yaptırılmıştır. )
- SAHTE BİLİM ile/değil/yerine/>< BİLİM
- KENDİLİK:
SAHTE ile/değil/yerine/>< GERÇEK
- SAHTE KENDİLİK ile/ve/||/<> TAM NESNE-TAM KENDİLİK
- SAHTE PARA ile/değil/yerine/>< GERÇEK PARA
- SAHTE değil/yerine/= DÜZME/DÜZMECE
- SAHTE ile/ve/değil/||/<>/> GEÇERSİZ
- SAHTE ile/değil/yerine GEÇİCİ
- SAHTE ile KURGU
( FAKE vs. FICTION )
- SAHTE ile SAHTE
( FAKE vs. FAKE ADULTRATED )
( وانمودي ile جازده ile غيرواقعي ile جعل ile کاذب ile فرمايشي ile قلابي ile بزک کرده ile جا زدن ile جا زده )
( VANEMUDY ile JAZDEH ile GHYRAVAGHEY ile JAL ile KAZEB ile فرمايشي ile GHALABY ile BOZAK KARDEH ile JA ZADAN ile JA ZADEH )
(1996'dan beri)