Bugün[08 Nisan 2026]
itibarı ile 4.367 başlık/FaRk ile birlikte,
4.367 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(8/19)


- FENOMENİZM[Fr. < PHÉNOMÉNISME] değil/yerine/= GÖRÜNGÜCÜLÜK


- FENOMENOLOJİ[Fr. < PHÉNOMÉNOLOGIE] değil/yerine/= GÖRÜNGÜ BİLİMİ


- FENOMENOLOJİK[Fr. < PHÉNOMÉNOLOGIQUE] değil/yerine/= GÖRÜNGÜ BİLİMSEL


- FENOTİP[İng. PHENOTYPE] ile/||/<> ALBİNİZM[İng. ALBINISM] ile/||/<> BOMBAY FENOTİPİ[İng. BOMBAY PHENOTYPE] ile/||/<> BULMER ETKİSİ[İng. BULMER EFFECT] ile/||/<> CİNSEL ÇİFTBİÇİMLİLİK[İng. SEXUAL DIMORPHISM]

( Dışyapı. Genetik ve çevresel etkenlerin yarattığı özelliklerin canlının dış görünüşündeki yansımasıdır. Fenotip çoğunlukla genler tarafından belirlenir; ancak bazı koşullarda diğer etkenler, fenotipin genotipe yüzde yüz uymasını engelleyebilir (bkz: hipomorfizm). Fenotip, zaman içinde değişebilir. Birden çok genle kontrol edilen özelliklerin fenotipleri de karmaşıklık gösterir. Genlerin durumuna göre çeşitlilik gösteren fenotip sınıflarına pleiotropik fenotip adı verilir. Biyolojik sınıflandırmanın ilkel aşamasında kullanılan sınıflandırma yöntemi, canlıların görünüşleri; yani fenotipleri üzerine kurulmuştu. Ancak genetik biliminin gelişmesi sonucunda moleküler düzeyde sınıflandırmaya geçilmiştir. Ortak fenotipe sahip canlılar, her zaman evrimsel olarak ortak atadan gelmezler. Yakınsak evrim, fenotiplerin birbirine benzemesini doğurabilir. Modern genetik terminolojisinde, herhangi bir mutasyonun yarattığı değişime de mutant fenotip adı verilir. @@ Deri, saç ve gözlerdeki pigment eksikliğinden kaynaklanan ve kalıtsal bir hastalık. Bu özelliklere sahip kişilere albino denir. Albinizm geni resesif olduğu için fenotip sadece homozigot çekinik durumlarda gözlenir. Albinoların güneşe duyarlı deri ve gözleri vardır. Bu kişilerde göz ve deri kanseri oluşumu daha muhtemeldir. @@ ABO kan öbeği antijen sistemini etkileyen nadir bir durum. Bu fenotipi gösteren bireylerin genotipleri ifade edilememiş A ya da B allelerini bulunduruyor. Fakat kırmızı kan gözeleri bu antijeni göstermiyor, kan grupları O görünüyor. @@ Seçilim sürdükçe genetik çeşitlilik azalır, çünkü çeşitlilik doğa tarafından seçilip azaltılır. Bu azalma ebeveynlerin populasyona göre fenotip çeşitlilik miktarı ile doğru orantılıdır. Çeşitliliği artışı ise genetik mekanizmalar aracılığıyla sağlanır. @@ Bir popülasyon ya da tür içerisindeki bireylerin erkekleri ile dişileri arasındaki fenotipik özelliklerin farklılık göstermesi durumudur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FENOTİP değil/yerine/= DIŞYAPI


- FENOTİP ile/||/<> GENOTİP

( Fenotip görünür özellik İLE genotip genetik yapı. )

( Formül: Observable İLE genetic )


- FENOTİP/İK / PHENOTYP/IC[İng.] değil/yerine/= DIŞ GÖRÜNÜM/SEL


- FENOTİPİK PLASTİCİTY ile/||/<> GENETİK ADAPTASYON

( Fenotipik plasticity çevre değişimine karşı anlık yanıtken İLE genetik adaptasyon nesiller arası değişimdir )

( Formül: Norm reaksiyonu )


- FEODAL[Fr. < FÉODAL] değil/yerine/= DEREBEYLİKLE İLGİLİ


- FEODAL ile FEODALİZM ile FEODALİTE

( FEUDAL vs. FEUDALISM vs. FEUDALITY )

( ملوک الطوايفي ile ملوک الطوافي ile تيولي ile تيول )

( MOLOK OLTAVAYFEY ile MOLOK OLTAVAFY ile TYVELY ile TYVEL )


- FEODAL < VIEH[Alm.][:
Mal = Davar]


- FEODALİTE A[Fr. < FÉODALITÉ] değil/yerine/= DEREBEYLİK


- FEODALİTE değil/yerine/= DEREBEYLİK


- FEODALİZM[Fr. < FÉODALISME] değil/yerine/= DEREBEYLİK DÜZENİ


- FEODAL/İZM değil/yerine/= DEREBEYCİ/LİK


- FEODALİZM ile/ve/||/<>/> FEDERALİZM


- FEODAL/LİK ile FEODALİZM


- FER[Ar.] ile/ve/||/<>/> FER'İ[Ar.] ile/ve/||/<>/> FERİH[Ar. < FERAH]

( Dal, budak. İLE/VE/||/<>/> Asıla değil fer'e ait olan, ayrıntılarla ilgili, ayrıntı niteliğinde olan. | İkinci dereceden. İLE/VE/||/<>/> Neşeli, sevinçli[< sevinmek]. )


- FER ile FERİ ile FERT ile FERZ ile FERÇ ile FERACE/LİK ile FERACELİ ile FERACESİZ


- FER'[Ar. çoğ. FÜRÛ/FÜRÛAT] ile FERR[Ar.] ile FER[Ar.] ile FER[Fars.]

( Dal, budak. | Tomurcuk. Bir kökten, bir asıldan ayrılan kolların her biri, asıl olmayan, şûbe. | Bir aslın sonucu. | İkinci derecede önemli olan. İLE Kaçma, firâr. [KERR Ü FERR: Saldırma ve çekilme.("KELLİ-FELLİ" değil KERLİ-FERLİ!)] İLE Türk mûsikîsinde on altı zamanlı, on iki vuruşlu, donanımdan sonra 16/4 biçiminde yazılıp gösterilen bir büyük usûl. İLE Parlaklık, aydınlık, nur [özellikle göz için kullanılır]. | Zîynet, süs, bezek. | Kuvvet, nüfuz, iktidar. )


- FERÂCE ile TENNÛRE

( =KİSÂ=HIRKA=ABÂ=HULLE=BÜRDE=FERACÂ ile =KAMÎS=GÖMLEK=ENTÂRİ )

( ... İLE Mevlevî dervişlerinin, semâ âyini sırasında giydikleri geniş eteklik. )


- FERÂĞ[Ar.] ile FERÂG[Ar.]

( Vazgeçme, bırakıp terk etme. | Bir mülkün tasarruf, sahip olma hakkını başkasına terk etme. | Dinlenme, istirahat. | Hiçbir işle meşgul olmama, rahat etme. İLE Serin rüzgâr. )


- FERÂĞ ile/||/<> VEFÂEN FERÂĞ ile/||/<> MERHÛN ile/||/<> GAYR-İ MENKÛL ile/||/<> MEVRÛS MAL ile/||/<> İNTİFÂ ile/||/<> MERİYET/MERİYYET ile/||/<> SÜBÛT-I-ŞERİ

( Satış[Bir mülkün tasarruf, sahip, olma hakkını başkasına terk etme. | Arazi yasasında ise mîrî ya da vakıf arazisinin yararlanma hakkının satışı. İLE/||/<> Taşınmaz mal rehni. İLE/||/<> Rehnedilen mal. İLE/||/<> Taşınmaz mal. İLE/||/<> Miras yolu ile edinilen mal. İLE/||/<> Yararlanma, kullanma. İLE/||/<> Yürürlük. İLE/||/<> Şer'i esaslara göre sabit olan haklar. )


- FERÂGAT AHLÂKI ile/ve/değil/yerine ANNELİK AHLÂKI

( [not] MORALS OF ABNEGATION vs./and/but MORALS OF MOTHER
MORALS OF MOTHER instead of MORALS OF ABNEGATION )


- FERÂGAT AHLÂKI > AŞK AHLÂKI


- FERAGAT ETMEK ile FERAGAT ile FERAGAT EDEN

( ABNEGATE vs. ABNEGATION vs. ABNEGATOR )

( بخود حرام کردن ile کف نفس ile منکر )

( BAKHOD HARAM KARDAN ile KOF NAFS ile MANKER )


- FERÂGAT ETMEK ile ÖDÜN VERMEK


- FERÂGAT ve DÖNÜŞÜM


- FERÂGAT değil/yerine/= ELÇEKİ


- FERAGAT ile FERAGATLİ


- FERÂGAT ve/> İŞTİYÂK ve/> AŞK


- FERÂGAT(BEZL) ile TERK

( Canına kıymazsan, seyahat etme! )

( ABNEGATION vs. ABANDONMENT )


- FERÂGAT ile/ve/<> TESLİMİYET


- FERAGAT ile VAZGEÇMEK

( ABJURATION vs. ABJURE )

( ارتداد ile عهد شکني ile سوگند شکني ile نقض عهد ile رافضي شدن )

( ERTEDAD ile EAD SHKANY ile SOGAND SHKANY ile NAQZ EAD ile RAFAZY SHODAN )


- FERAH -ile

( Kuş yavrusu. )


- FERAH FAHUR/FERİH FAHUR[Fars.] ile/ve/||/<>/> FERAH-DEST[Fars.]

( Rahat rahat, geniş geniş, ferah ferah. @@ Eli açık, cömert. )


- FERAH FEZA (OTURMAK)


- FERAH PARK SİNEMASI :

( Sarıyer Mesarburnu Caddesi üzerindeydi. Bülbül Sokağını Sarıyer'e doğru geçtikten sonra ilk binanın yanında bulunan geniş bir alan üzerinde 1934 yılında Sinemacı Enver Şimşek tarafından açıldı. Uzun yıllar yazlık sinema olarak hizmet verdi. Kapalı sinema olan Gezi Sinemasının açılması ile 1960'lı yıllarda Ferah Sineması da tarihe karıştı. )


- FERAH PARK :

( Ferahevler Mahallesindedir. 1.120,00 m²'lik bir alan üzerinde kuruldu. 660,00 m²'lik yeşil alanı, 150,00 m²'lik çocuk oyun alanı bulunmaktadır. )


- FERAH[Ar.] ile FERÂH[Fars.]

( Gönül açıklığı, sevinç, sevinme. İLE Bol, geniş, yayvan, açık. | İç açan, aydınlık. )


- FERAH ile REFAH


- FERAH[Ar.] ile SÜRÛR[Ar.]


- FERAHEVLER CAMİİ :

( Ferah Evler camilerinden biri olup, kaymakamlığın karşısındadır. )


- FERAHEVLER MERKEZ CAMİİ :

( Yavuz Sultan Mahallesindeki merkez camidir ve tarihi bir özelliği yoktur. )


- FERAHEVLER SAĞLIK BİRİMİ :

( Yavuz Sultan Mahallesinde Sarıyer Sağlık Grup Başkanlığına bağlı olarak sağlık hizmeti vermektedir. )


- FERAHFEZA[Ar. + Fars.] ile FERAHNAK[Ar. + Fars.]

( Türk müziğinde, yegâh perdesinde karar kılan makamlardan biri. İLE Türk müziğinde, bir birleşik makam. )


- FERAHLAMAK ile FERAHLANMAK ile FERAHLATMAK ile FERAHLANDIRMAK ile FERAH/LIK ile FERAHİ ile FERAH FAHUR ile FERAH FERAH


- FERAHLAMAK değil/yerine/= İNÇLEMEK


- FERAHLATMA ve/<> KOLAY(LIK)(ÂSÂN[Fars.])


- FERAHLATMAK değil/yerine/= İNÇLETMEK


- FERAH/LIK değil/yerine/= İNÇ/LİK


- FERÂMÛŞ[Fars.] ile FERÂMÜŞ[Fars.]

( Unutma, hatırdan çıkma. İLE Ferâmûş'un hafifletilmişi. )


- FERÂSE ile FERÂŞE/PERVÂNE[Fars.]/USKUR[< İng.]

( Kısrak. İLE Geceleri, ışığın etrafında dönen küçük kelebek. Fırıldak. | Çark. | Haberci, kılavuz. | Şems-i Tebrizi. )


- FERÂSET ile/ve ÂGÂH ile/ve ZİKİR

( Gözün uyanıklığı. İLE/VE Kulağın uyanıklığı. İLE/VE Kalbin uyanıklığı. )


- FERÂSET/FİRÂSET[Ar.] ile FERÂŞET[Ar.]

( Anlayışlılık, çabuk seziş. | Binicilik, at yetiştirme bilgisi. | Yiğitlik, mertlik. İLE Kâbe süpürücüsünün hizmeti. )


- FERASET ile FERASETLİ ile FERASETSİZ/LİK


- FERÂSET[< FERES] ile/ve/||/<>/> SALÂT

( 1. ile/ve/||/<>/> 2. )


- FERÂSET[Ar. < FERES(Çok hızlı giden at)] değil/yerine/= SEZGİ/SEZİ/SEZİŞ/ANLAYIŞ

( ZEKÂNIN İNCELMİŞ VE HIZLANMIŞI | EDEB'İN KALBE İNİŞİ | ANLAYIŞTA ÖNE GEÇME | ZEKÂNIN GÖVDEYİ KONTROL ALTINA ALMIŞ ŞEKLİ. (AKIL-ZEKÂ-FERASET) [AYNI ŞEYİN DEĞİŞİK MERTEBELERDE ALDIĞI ADLAR] )


- FERC[Ar. çoğ. FÜRÛC] ile FEREC[Ar.]

( Aralık, yarık, çatlak. | Dişilik örgeni, avret, utyeri, edep yeri. İLE Gam, tasa ve sıkıntıdan kurtulma. Kederden, darlıktan sonra gelen sevinç, teselli. | Zafer. )


- FERÇ/FERC[Ar.] ile/değil FECR[Ar.]

( Dişillerde üreme örgeninin dış bölümü. İLE/DEĞİL Güneş doğmadan önce ortalığın ağarmaya başladığı vakit, tan vakti. | Güneş doğmadan önce gün doğusunda görülen aydınlık, tan kızıllığı. )


- FERDÂ[Fars.] ile FERDÂSI[Fars.]


- FERDA[Fars.] ile FERDE

( Gelecek zaman, yarın. İLE Küçük denk, top. )


- FERDÎ HİKMET[Ar.] değil/yerine/= BİREYSEL BİLGELİK/AYDINLANMA/UYANIŞ/ARINMA


- FERDİ TAYFUR ile FERDİ TAYFUR

( 1904 - 21 Mart 1958 İLE 15 Kasım 1945 - )

( Selenlendirme sanatçısı. İLE Yorumcu. )


- FERDÎ değil/yerine/= BİREYSEL/KİŞİSEL


- FERDİ/LİK ile FERDİ KAZA SİGORTASI


- FERDINAND DE SAUSSURE


- FERDİYET ile FERDİYETÇİ/LİK


- FERDİYET-İ SELÂSE:
ZÂT ve/||/<>/> İHTİYÂR/İRÂDE ve/||/<>/> SÖZ/EYLEM


- FERES[Ar. çoğ. EFRÂS] ile FERES[Ar.]

( At, beygir. İLE Oyun. | [satrançta] at. )


- FERFECİ


- FERFORJE[Fr. < FER FORGÉ] değil/yerine/= DÖKME DEMİR

( Kapılara, pencerelere ya da evlerin iç bölümlerine süsleme amacıyla yapılıp takılan dövme demir. )


- FERHÂL[Fars.] -ile

( Kıvırcık ve dolaşık olmayan uzun saç. )


- FERHAT[Ar.] ile FERHÂD[Ar.]

( Sevinç, neşe. İLE Ferhâd ve Şîrîn adıyla ünlü olan eski bir öykünün erkek kahramanı olup Şîrîn'in âşıkıdır. )


- FER-İ TÂLÎ değil/yerine/= SÜRGÜN

( Bitkinin dibinden süren filiz. )


- FERÎD[Ar. < FERD] ile FERÎD[Fars.]

( Tek, eşsiz, eşi olmayan. Tasım/kıyas kabul etmez, ölçüsüz. Üstün. İLE Avcı kuş. | Donmuş, katılaşmış şey. )


- FERÎD/E[Ar.] ile FERÎDE[Ar.]

( Tek, eşsiz, eşi olmayan. Tasım/kıyas kabul etmez, ölçüsüz. Üstün. İLE Kendi oyuyla hareket eden, kibirli, gururlu. )


- FERİH ile FERİH FAHUR


- FERİH[Ar.] ile SÜRÛR

( Çok sevinçli, neşeli. İLE Neşe. )


- FERÎK[Ar.] ile FERÎK[Ar.]

( Askerî kolordu komutanı, korgeneral[birinci ferîk], tümgeneral[ikinci ferîk]. | İnsan topluluğu, cemâat. İLE Buğday tanesinin olgunu, öğütülecek duruma gelmişi. )


- FERİK[Fars.] ile FERİK[Ar.]

( Hayvanların, civcivlikten çıkmış yavruları. | Gevrek bir elma türü. İLE Tümgeneral ya da Korgeneral. )


- FERİK[Fars.] ile PALAZ

( Hayvanların, civcivlikten çıkmış yavruları. İLE Kaz, ördek, güvercin gibi bazı kuş yavrularının, civcivlikten sonraki durumu. )


- FERÎKAN["ka" uzun okunur] ile FERÎKAYN[Ar.]

( Topluluklar. İLE İki askerî fırka, iki taraf. )


- FERİK/LİK ile FERİK ELMASI


- FERİSİLER ile SADDUKİLER ile ESSENİLER

( Ferisiler, Tanrı'ya inanır, ruhları, melekleri ve peygamberleri kabul eder ve peygamberlerin gösterdiği yolda yaşamayı, şeriatı savunurdu. Saddukiler, Tanrı'ya inanır, ancak, melekleri kabul etmez, peygamberlere ayrıcalık tanımaz, ruhlara ve ölümden sonra yaşama inanmazdı. Esseniler, ezoterik olanlardı. Yerleşim bölgelerinin uzağında özel tapınaklarda mistik deneyimlerle uğraşırdı. Bunlar daha çok Lut Gölü ve Mısır İskenderiyesi civarında örgütlenmişti. İsa'nın, Esseniler'den olduğu ileri sürülmektedir. )


- FERİŞTAH[Fars. < FİRİŞTE] değil/yerine/= UZMAN / EN YETKİLİ


- FERİT PAŞA ile DAMAT FERİT PAŞA


- FERİYE SARAYLARI -ile

( Feriye ve Kabataş Erkek Lisesi. [Beşiktaş - Ortaköy arasındadır.] )


- FERKADÂN[Ar.] -ile

( Kuzey kutbuna yakın iki yıldızın adı. )


- FERMÂ[Fars.] ile FERMÂN[Fars.]

( Buyuran, emreden, âmir. | Süren. İLE Buyruk, emir. | Sultan tarafından verilen yazılı emir, berat, buyrultu. )


- FERMA ile FERMAN ile FERMANLI ile FERMANLI DELİ


- FERMAN ile/ve FETVÂ


- FERMAN ile/değil MENŞÛR

( ... İLE/DEĞİL Vezirlik ya da mareşallik rütbesi için çıkarılan ferman. )


- FERMAN ile/değil MENŞÛR

( ... İLE/DEĞİL Vezirlik ya da mareşallik rütbesi için çıkarılan ferman. )


- FERMAN ile/||/<> PERVANE

( Buyruk, emir. İLE/||/<> Selçuklularda ve İlhanlılarda has, zeamet, tımar ile ilgili olarak verilen ferman. )


- FERMAN[Fars.] ile/ve/||/<> TEVKİ[Ar.]

( ... İLE/VE/||/<> Sultan fermanlarına çekilen tuğra. | Bu tuğrayı taşıyan ferman. )


- FERMAN ile/ve/değil TOMAR


- FERMAN[Fars.] değil/yerine/= YARLIK/BUYRUK


- FERMANTASYON (PASTEUR) ile/||/<> KİMYASAL REAKSİYON KURAMSİ

( Pasteur fermantasyonun canlı mikroorganizmalar tarafından gerçekleştiğini İLE kimyacılar fermantasyonun sadece kimyasal reaksiyon olduğunu savunmuştu. Pasteur maya hücrelerinin canlı olduğunu İLE fermantasyonun biyolojik bir süreç olduğunu kanıtladı. )

( Louis Pasteur tarafından 1857 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1822-1895) (Ülke: Fransa) (Alan: Biyoloji, Kimya) (Önemli katkıları: Mikrop teorisi, pastörizasyon, aşı geliştirme (kuduz, şarbon), spontan üreme teorisini çürüttü, fermantasyon süreçlerini açıkladı, antisepsi kavramını tıbba kazandırdı) )


- FERMANTASYON[Fr. < FÉRMANTATION] değil/yerine/= MAYALANMA


- FERMANTASYON/FERMENTATION[İng.] değil/yerine/= MAYALANMA


- FERMANTASYON (SÜT) ile/||/<> BOZULMA (SÜT)

( Fermantasyon yararlı bakterilerin kontrollü üremesi İLE bozulma istenmeyen mikroorganizmaların üremesidir. Fermantasyon yoğurt ve peynir üretir İLE bozulma gıdayı kullanılamaz hale getirir. Pasteur fermantasyonu kontrol etmeyi öğretti İLE gıda endüstrisini dönüştürdü. )

( Louis Pasteur tarafından 1857 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1822-1895) (Ülke: Fransa) (Alan: Biyoloji, Kimya) (Önemli katkıları: Mikrop teorisi, pastörizasyon, aşı geliştirme (kuduz, şarbon), spontan üreme teorisini çürüttü, fermantasyon süreçlerini açıkladı, antisepsi kavramını tıbba kazandırdı) )


- FERMANTASYON[Fr.]/TAHAMMÜR[Ar.] değil/yerine/= MAYALANMA

( Organik maddelerin bazı mikroorganizmalarca salgılanan enzimlerin etkisiyle uğradığı değişiklik. | Sıvı ya da hamur durumunda bulunan organik maddelerin, kendiliğinden kabarıp köpürerek gaz çıkarması durumu. )


- FERMAR değil FERMUAR


- FERMAT İLE MERSENNE İLE FİBONACCİ ile/||/<> ÖZEL SAYI DİZİLERİ

( Matematiksel öneme sahip sayı dizileri. )

( Formül: φ = (1+√5)/2 )


- FERMAT İLE MERSENNE İLE SOPHİE GERMAİN ile/||/<> ÖZEL ASAL SAYILAR

( Farklı özellikteki asal türleri. )

( Formül: M₈₂₅₈₉₉₃₃ = 2^82589933 - 1 )


- FERMAT PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE DE FERMAT[Fr.] / FERMATSCHES PRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMAT İLKESİ


- FERMAT KÜÇÜK TEOREM ile/||/<> WİLSON TEOREMİ

( Fermat a^(p-1)≡1 mod p, Wilson (p-1)!≡-1 mod p. )

( Formül: Modüler aritmetik )

( Pierre de Fermat tarafından 1640 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- FERMAT PRINCIPLE[İng.] değil/yerine/= FERMAT PRENSİBİ

( Geometrik optiğin bazı esas kanunları, bircins ortamda ışığın doğru yolla yayılması, iki ortamın sınırında ışığın kırılması ve ışığın yüzey sınırından yansıması eskiden beri bilinen bir gerçektir. Fakat ortamın kırılma indisi sabit kalmayıp sürekli değiştiğinde, ortamda ışığın nasıl yayılacağı açıklanamıyordu. Bunun cevabı 17. yüzyılda Fransız fizikçi Fermat tarafından verilmiştir. Fermat, ışık bir noktadan diğerine bu iki nokta arasında mümkün olan en kısa olanı seçerek yayılır prensibini ortaya koymuştur. Bu prensip, en küçük zaman prensibi ya da en kısa yol prensibi olarak da bilinir. Fermat prensibini tüm yüzeyler için genişleterek iki madde halinde verebiliriz:

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FERMAT SAYISI ile/||/<> MERSENNE SAYISI

( Fermat 2^(2^n)+1, Mersenne 2^p-1 formunda )

( Formül: F_n = 2^(2^n)+1 İLE M_p = 2^p-1 )

( Pierre de Fermat tarafından 1640 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1607-1665) (Ülke: Fransa) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Sayılar teorisi, Fermat'nın son teoremi) )


- FERMEJÜP[Fr. < FERMÉJUP] değil/yerine/= ÇITÇIT


- FERMENE ile FERMENECİ/LİK ile FERMENELİ


- FERMENT[Fr. < FERMENT] değil/yerine/= MAYA


- FERMENT[İng.] / FERMENT[Fr.] / FELD[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMENT


- FERMENT ile FERMENTASYON

( Maya. İLE Mayalanma. )


- FERMENT[İng.] değil/yerine/= MAYA


- ZYMOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMENTASYON ÖLÇER


- FERMENTASYON ile/||/<> AEROBİK SOLUNUM

( Fermentasyon oksigensiz ATP üretimiyken İLE aerobik solunum oksigenli ATP üretimidir )

( Formül: Laktat fermentasyonu )


- FERMENTASYON ile GLİKOLİZ

( Oksijensiz ortamda enerji üretimi. İLE Glikozun pirüvata dönüştüğü enerji üretim süreci. )


- FERMENTASYON ile RESPİRASYON

( Oksijensiz ortamda enerji üretimi. İLE Oksijenli ortamda enerji üretimi. )


- FERMENTE ETMEK ile FERMANTASYON ile FERMENTATİF ile FERMENTE EDİLMİŞ

( FERMENT vs. FERMENTATION vs. FERMENTATIVE vs. FERMENTED )

( ترش کردن ile تخمير شدن ile مخمر کردن ile مخمر شدن ile ماده تخمير ile تخمير کردن ile ترش شدن ile تخمير ile تخميري ile مخمره ile مخمر ile مرخم )

( TARSH KARDAN ile TAKHAMYR SHODAN ile MOKHMAR KARDAN ile MOKHMAR SHODAN ile MADEH TAKHAMYR ile TAKHAMYR KARDAN ile TARSH SHODAN ile TAKHAMYR ile تخميري ile مخمره ile MOKHMAR ile MORKHAM )


- FERMENTE GIDALAR ile/||/<> PROBİYOTİK TAKVİYELER

( Fermente gıdalar doğal probiyotik kaynakları İLE probiyotik takviyeler standardize edilmiş ürünlerdir. Fermente gıdalar ek besin değeri sağlar İLE takviyeler spesifik suşlar içerir. )

( Élie Metchnikoff tarafından 1907 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1845-1916) (Ülke: Rusya/Fransa) (Alan: İmmünoloji, Mikrobiyoloji) (Önemli katkıları: Probiyotik kavramı, fermente süt ürünlerinin sağlık faydaları, fagositoz teorisi) )


- FERMI'S GOLDEN RULES[İng.] / RÈGLES D'OR DE FERMI[Fr.] / FERMI-GOLDENE-REGELN/REGELUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ ALTIN KURALLARI


- FERMI BETA DECAY THEORY[İng.] / THÉORIE DE LA DÉSINTÉGRATION BÊTA DE FERMI[Fr.] / FERMI-BETAZERFALLSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ BETA BOZUNUMU KURAMI


- FERMI HOLE[İng.] ile/değil/yerine/= FERMİ BOŞLUĞU


- FERMI DISTRIBUTION[İng.] / DISTRIBUTION DE FERMI[Fr.] / FERMI-DISTRIBUTION/VERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ DAĞILIMI


- TROU DE FERMI[Fr.] / FERMI-LOCH[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ DELİĞİ


- FERMI-DIRAC DISTRIBUTION FUNCTION[İng.] / FONCTION DE DISTRIBUTION DE FERMI-DIRAC[Fr.] / FERMI-DIRAC-VERTEILUNGSFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ-DİRAC DAĞILIM İŞLEVİ/FONKSİYONU


- FERMI-DIRAC STATISTICS[İng.] / STATISTIQUE DE FERMI-DIRAC[Fr.] / FERMI-DIRAC-STATISTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ-DİRAC İSTATİSTİĞİ


- FERMI-DIRAC-SOMMERFELDSCHES GESCHWINDIGKEITSVERTEILUNGSGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ DİRAC SOMMERFELD HIZ DAĞILIMI YASASI


- FERMI-DIAGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ DİYAGRAMI


- FERMI LEVEL[İng.] / NIVEAU DE FERMI[Fr.] / FERMI-NIVEAU[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ DÜZEYİ


- FERMI-KURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ EĞRİSİ


- FERMI ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE FERMI[Fr.] / FERMI-ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ ENERJİSİ


- FERMI GAS[İng.] / GAZ DE FERMI[Fr.] / FERMI-GAS[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ GAZI


- FERMI TRANSITION[İng.] / TRANSITION DE FERMI[Fr.] / FERMI-ÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ GEÇİŞİ


- FERMI-PLOT[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ GRAFİĞİ


- FERMI STATISTICS[İng.] / STATISTIQUE DE FERMI[Fr.] / FERMI-STATISTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ İSTATİSTİĞİ


- FERMI SPHERE[İng.] / SPHÈRE DE FERMI[Fr.] / FERMI-KUGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ KÜRESİ


- FERMI RESONANCE[İng.] / RÉSONANCE DE FERMI[Fr.] / FERMI-RESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ REZONANSI


- FERMI CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE FERMI[Fr.] / FERMI-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ SABİTİ


- FERMI SELECTION RULES[İng.] / RÈGLES DE SÉLECTION DE FERMI[Fr.] / FERMI-AUSWAHLREGELN[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ SEÇİM KURALLARI


- FERMİ SEVİYESİ ile/||/<> VAKUM SEVİYESİ

( Fermi %50 dolu olasılık, vakum serbest elektron enerjisidir. )

( Formül: E_F kimyasal potansiyel )


- FERMI TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE DE FERMI[Fr.] / FERMI-TEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ SICAKLIĞI


- FERMİ SIVISI İLE LUTTİNGER SIVISI İLE NON-FERMİ ile/||/<> ELEKTRON SIVILARI

( Çok elektron sistemlerinin davranışı. )

( Formül: τ ∝ T⁻² (Fermi) )


- FERMI LIQUID[İng.] / LIQUIDE DE FERMI[Fr.] / FERMI-FLÜSSIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ SIVISI


- FERMI AGE THEORY[İng.] / THÉORIE DE L'ÂGE DE FERMI[Fr.] / FERMI-ALTERSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ YAŞ KURAMI


- FERMI SURFACE[İng.] / SURFACE DE FERMI[Fr.] / FERMI-OBERFLÄCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ YÜZEYİ


- FERMI[İng.] / FERMI[Fr.] / FERMI[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ


- FERMION FIELD[İng.] / CHAMP DE FERMION[Fr.] / FERMIONENFELD/FERMIONSFELD[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİYON ALANI


- FERMİYON ile/||/<> BOZON

( Fermiyonlar yarım spinli Pauli uyan İLE bozonlar tam spinli Bose-Einstein istatistiği. )

( Formül: s = n/2 İLE s = n )

( Albert Einstein tarafından 1905 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- FERMION[İng.] / FERMION[Fr.] / FERMION[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİYON


- FERMIUM[İng.] / FERMIUM[Fr.] / FERMIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİYUM


- FERMUAR ile FERMUARCI/LIK


- FERRAKAHÛ[Ar.] ile BESSEHÛ[Ar.]


- FERRANTI EFFECT[İng.] / EFFET FERRANTI[Fr.] / FERRANTISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= FERRANTİ ETKİSİ


- FERRI-[İng.] ile/değil/yerine/= FERRİ | DEMİR(III)


- FERRİ-/FERRO- ile/||/<> SİDER-SİDERO-

( Demir, demirli. İLE/||/<> Demir. )


- FERRIMAGNETISM[İng.] / FERRIMAGNÉTISME[Fr.] / FERRIMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= FERRİMANYETİZMA


- FERRO-[İng.] ile/değil/yerine/= FERRO | DEMİR(II)


- FERRODIELEKTRIKUM[Alm.] ile/değil/yerine/= FERRODİELEKTRİK


- FERROELECTRIC DOMAIN[İng.] / DOMAINE FERROÉLECTRIQUE[Fr.] / FERROELEKTRISCHER BEREICH[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROELEKTRİK BÖLGE/BÖLÜT


- FERROELECTRIC HYSTERESIS LOOP[İng.] ile/değil/yerine/= FERROELEKTRİK ERESİM ÇEVRİMİ


- FERROELECTRIC MATERIAL[İng.] ile/değil/yerine/= FERROELEKTRİK GEREÇ


- BOUCLE D'HYSTÉRÉSISSE FERROELECTRIQUE[Fr.] / FERROELEKTRISCHE HYSTERESESCHLEIFE[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROELEKTRİK HİSTEREZİS ÇEVRİMİ


- FERROELEKTRISCHE HYSTERESEKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROELEKTRİK HİSTEREZİS EĞRİSİ


- FERROELEKTRİK İLE PİEZOELEKTRİK İLE PİROELEKTRİK ile/||/<> ELEKTRİK ÖZELLİKLER

( Katıların özel elektrik davranışları. )

( Formül: d₃₃ piezoelektrik katsayı )


- FERROELECTRIC SHUTTER[İng.] ile/değil/yerine/= FERROELEKTRİK KAPAĞI


- OBTURATEUR FERROÉLECTRIQUE[Fr.] / FERROELEKTRISCHER VERSCHLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROELEKTRİK KESİCİ


- FERROELECTRIC CRYSTAL[İng.] / CRISTAL FERROÉLECTRIQUE[Fr.] / FERROELEKTRISCHER KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROELEKTRİK KRİSTAL


- MATÉRIAU FERROÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= FERROELEKTRİK MALZEME


- FERROELEKTRISCHES MATERIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROELEKTRİK NESNE


- FERROELECTRIC SUBSTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= FERROELEKTRİK ÖZDEK


- FERROELECTRIC[İng.] / FERROÉLECTRIQUE[Fr.] / FERROELEKTRIK[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROELEKTRİK


- FERROELECTRICITY[İng.] / FERROÉLECTRICITÉ[Fr.] / FERROELEKTRIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROELEKTRİKLİK


- FERROCHROMIUM[İng.] / FERROCHÔME[Fr.] / FERMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROKROM


- FERROMANGANESE[İng.] / FERROMANGANÈSE[Fr.] / FERROCHROM[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROMANGAN


- FERROMAGNETIC DOMAIN[İng.] / DOMAINE FERROMAGNÉTIQUE[Fr.] / FERROMAGNETISCHE DOMÄNE, FERROMAGNETISCHER BEREICH[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROMANYETİK BÖLGE/BÖLÜT


- FERROMAGNETIC MATERIAL[İng.] ile/değil/yerine/= FERROMANYETİK GEREÇ


- FERROMAGNETIC CRYSTAL[İng.] / CRISTAL FERROMAGNÉTIQUE[Fr.] / FERROMAGNETISCHER KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROMANYETİK KRİSTAL


- MATÉRIAU FERROMAGNÉTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= FERROMANYETİK MALZEME


- FERROMAGNETISCHES MATERIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROMANYETİK NESNE


- FERROMAGNETIC SUBSTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= FERROMANYETİK ÖZDEK


- FERROMAGNETIC, FERROMAGNETICS[İng.] / FERROMAGNÉTIQUE[Fr.] / FERROMAGNETIK[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROMANYETİK


- FERROMAGNETISM[İng.] / FERROMAGNÉTISME[Fr.] ile/değil/yerine/= FERROMANYETİZMA


- FERROMOLYBDENUM[İng.] ile/değil/yerine/= FERROMOLİBDEN


- FERROMANGAN, EISENMANGAN[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROMOLİDBEN


- FERROMOLYBDÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= FERROMOLYBDÈNE


- FERRON[İng.] ile/değil/yerine/= FERRONİ


- FERRONICKEL[İng.] / FERRONICKEL[Fr.] / FERROMOLYBDÄN[Alm.] ile/değil/yerine/= FERRONİKEL


- FERRUM[İng.] değil/yerine/= DEMİR


- FERSAH FERSAH (UZAKTA OLMAK)


- FERSAH FERSAH değil/yerine/= KAT KAT


- FERSAH[Ar.]/FERSENG[Fars.] ile -FERSÂ[Fars.]

( Çeşitli mesafelere karşılık gelen değerde bulunan bir uzunluk ölçüsü. | Üç millik bir deniz mesafesi. İLE İki askerî fırka, iki taraf. )


- FERSAH/LIK ile FERSAH FERSAH


- FERSİZLEŞMEK ile FERSİZ/LİK


- FERSUDE[Fars.] değil/yerine/= ESKİMİŞ, YIPRANMIŞ, AŞINMIŞ


- FERTİL ile FERTİLİZASYON

( Döllenebilen, dölleyebilen. İLE Döllenme, dölleme. )


- FÉRY RADIATION PYROMETER[İng.] / PYROMÈTRE À RADIATION DE FÉRY[Fr.] / FÉRY-STRAHLUNGSPYROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= FÉRY IŞINIM PİROMETRESİ


- FERYÂD-FİGÂN (ETMEK)


- Feryâdı DİNLE!!!


- FERYAT[Fars.]/SAYHA[Ar.]/VAVEYLA[Ar.] değil/yerine/= ÇIĞLIK/HAYKIRMA


- FERYAT ile FERYAT FİGAN


- FERYAT/FERYÂD ETMEK değil/yerine/= HAYKIRMAK


- FERYAT/FERYÂD değil/yerine/= HAYKIRIŞ


- FERZ[Fars.]:
Vezir'in yerine geçen taş. -yerine


- FERZÂNE ile FERZÂNE

( Hâkim, bilgili, filozof kişi. İLE Nefsânî bağlantılardan sıyrılmış olan derviş. )


- FES ÇEŞİTLERİ ile/ve KAVUK ÇEŞİTLERİ

( * AZİZİYE * HAMİDİYE * MECİDİYE ile/ve ... )


- FE'S[Ar. çoğ. FÜÛS] ile FES[Ar. < FAS]

( İki yüzlü balta. İLE Şapka yerine kullanılan, kırmızı, kalın çuhadan yapılmış, tepesinde püskülü olan, silindir biçiminde başlık. )


- FES ile FES RENGİ


- FES[< Fas] ile/değil FESH

( Şapka yerine kullanılan, kırmızı, kalın çuhadan yapılmış, tepesinde püskülü olan, silindir biçiminde başlık. İLE/DEĞİL Verilmiş bir yargıyı/kararı, bozma, kaldırma. | Dağıtma, dağıtılma, kapatma. )


- FES ve/||/<> PÜSKÜL

( Dönüşümü, kalbi(tekallübü) simgeler. Kırmızıdır. VE Saçağı tek değildir, çok saçaklıdır. Tek kişiye değil herkese yönelik olduğunu ifade eder. )


- FESAD ile/||/<> FENÂ


- FESÂD[Ar.] ile GAYY[Ar.]


- FESÂD[Ar.] ile KABÎH[Ar.]


- FESAHAT(FASİH) ile BELAĞAT(BELİĞ)


- FESÂHÂT değil FASÂHÂT

( Hoş ve açık konuşma, uzdillilik, iyi söz söyleme becerisi. )


- FESAHAT[Ar.] ile/ve/||/<> FETAHAT[Ar.] ile/ve/||/<> FETAKAT

( Dilin açıklığı. İLE/VE/||/<> Birinin kapıyı/kutuyu vb. açması. İLE/VE/||/<> Bir nesnenin gevşeyip açılması. )


- FESAT[Ar.] KARIŞTIRMAK değil/yerine/= DOLAN KATMAK


- FESAT ile PARANOYAK

( İçi fesat olanın işi kesat olur. )


- FESAT/LIK ile FESATÇI/LIK ile FESAT KUMKUMASI


- FESHETMEK ile FESHEDİLMEK ile FESHEDEBİLMEK


- FESİH[Ar.] değil/yerine/= DAĞIL


- FESİH ile/||/<> İLGÂ[Ar. < LAĞV] ile/||/<> TASFİYE[Ar. < SAFVET/SAFÂ: Saf, duru olmak.]

( Verilmiş bir yargıyı kaldırma, bozma. | Dağıtma, dağıtılma, lağıv. İLE Bir şeyin varlığını ortadan kaldırma. İLE Arıtma/arıtım/arıtılma, ayıklama, temizleme, saflaştırma/saflaştırılma. | Bir kuruluşun iflâsı ya da kapanması sonunda hesaplarının kapatılıp kalan maddî varlığın, mal ve paranın alacaklılara dağıtılması. | Bir kuruluşta işçi ve memur çıkarma. | Görevine son verme. )


- FESLEĞEN ile FESLEĞENLİ ile FESLEĞENSİZ


- FESLEĞEN ile YERFESLEĞENİ

( ... İLE Sütleğengillerden, otsu ya da odunsu, sürüngen gövdeli bitki. )

( OCIMUM BASILICUM cum MERCURIALIS )


- FESLERDE:
MAHMUDÎ ile/ve/<> MECÎDÎ ile/ve/<> AZİZÎ ile/ve/<> HAMİDÎ


- OSCILLATEUR DE FESSENDEN[Fr.] / FESSENDEN-OSZILLATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= FESSENDEN OSİLATÖRÜ


- FESSENDEN OSCILLATOR[İng.] ile/değil/yerine/= FESSENDEN SALINGACI


- FESTİVAL[İng.] değil/değil/yerine/= ŞENLİK/ŞÖLEN


- FESTİVAL ile ŞENLİKLER ile ŞENLİK

( FESTIVAL vs. FESTIVITIES vs. FESTIVITY )

( جشنواره ile عيدي ile عيد ile اعياد ile بزم ile جشن و سرور )

( JASHNAVAREH ile EYDY ile عيد ile AYAD ile BOZM ile JASHEN VE SARVAR )


- FESTİVAL ile/değil TURNUVA


- FETÂ[çoğ. FİTYÂN] -ile

( GENÇ, DELİKANLI, YİĞİT, MERT | CÖMERT, ELİ AÇIK | PUT KIRICI )


- FETÂ[Ar. çoğ. FİTYÂN] ile FETHA[çoğ. FETEHÂT]

( Genç, delikanlı, yiğit, mert. | Cömert. Eli açık. İLE Arapça sözcüklerin üzerine konulan üstün işareti. | Delik. )


- FETAL ALKOL BELİRGESİ/SENDROMU ile/||/<> FETAL ALKOL SPEKTRUM BOZUKLUKLARI

( Anne karnında alkol maruziyeti sonucu gelişimsel bozukluklar. İLE/||/<> Anne karnında alkol maruziyeti sonucu ortaya çıkan çeşitli fiziksel ve zihinsel bozukluklar grubu. )


- FETAL ALKOL BELİRGESİ/SENDROMU ile/||/<> DOWN BELİRGESİ/SENDROMU

( Gebelik sırasında alkol tüketimi sonucu bebekte gelişimsel bozukluklar. İLE/||/<> Genetik bir kromozom bozukluğu ve zihinsel gerilik. )


- FETAL DİSTRES ile/||/<> PRETERM DOĞUM

( Fetüsün oksijen yetersizliği nedeniyle sıkıntıya girmesi. İLE/||/<> Gebeliğin 37. haftasından önce gerçekleşen doğum. )


- FETAL DİSTRES ile/||/<> PRETERM DOĞUM

( Bebekte oksijen yetersizliği nedeniyle sıkıntı belirtileri. İLE/||/<> Gebeliğin 37. haftasından önce doğumun gerçekleşmesi. )


- FETAL/FÖTAL ile FETUS/FÖTUS/FÖTÜS

( Dölüt [ile ilgili]. İLE Dölüt. )


- FETCH vs. BRING


- FETHA ile/ve/<> KESRE/ESRE/HAFZ ile/ve/<> HEMZE ile/ve/<> ÖTRE/ZAMME ile/ve/<> ŞEDDE/TEŞDÎD ile/ve/<> TENVÎN ile/ve/<> NASB ile/ve/<> REF ile/ve/<> İLLET ile/ve/<> MEDD/E ile/ve/<> MEDD-İ LÎN ile/ve/<> LÎN ile/ve/<> VAV-I ATIFA

( a ya da e [düz ve geniş ünlü] okutan üstün imi. İLE/VE/||/<> ı ya da i [düz ve dar ünlü] okutan im. İLE/VE/||/<> Elif, vav, ye, he üzerine konan işaret - gırtlak vuruşu; elifin adı. İLE/VE/||/<> o, ö, u, ü [yuvarlak ünlü] okutan ötre imi. İLE/VE/||/<> Bir yazacı çift okutan ve şedde denilen im. İLE/VE/||/<> Sözcüğün sonunu, nun gibi okutmak üzere konan iki üstün[-en], iki esre[­-in], iki ötre[-ün]. İLE/VE/||/<> Yazacın etha'lıymış gibi a ya da e'yle okunması. İLE/VE/||/<> Bir sözcüğü zammeli[ötre - yuvarlak ünlülü (o, ö, u, ü)] okuma. İLE/VE/||/<> Çeker harfleri[matres lectionis] elif, vav, ye yazaçlarından biri. İLE/VE/||/<> elif, vav, y e'yi çekerek uzatma. İLE/VE/||/<> vav ile ye sesçil imsiz[harekesiz] olup kendinden önceki yazaç üstün imi almışsa medd-i lîn olur. İLE/VE/||/<> Yumuşatarak çekme. İLE/VE/||/<> Atıf vavı. Bağlaç. Arapça ya da Farsça iki sözcüğü birbirine bağlarken, ilk sözcük ünsüzle bitmişse bu yazacı ü gibi okutur [ilim ve irfan~ilm ü irfan], ünlüyle bitmişse iki sözcüğü bağlayan vav, vü biçiminde okunur [kaza ve kader / kaza vü kader]. )


- FETHETMEK ile FETHEDİLDİ ile FATİH ile FETİH

( CONQUER vs. CONQUERED vs. CONQUEROR vs. CONQUEST )

( فتح کردن ile تسخير کردن ile مسخر کردن ile مفتوح ile مسخر ile غالب ile فاتح ile ظافر ile تسخير )

( FATH KARDAN ile TASKHYR KARDAN ile MOSKHAR KARDAN ile MOFTOH ile MOSKHAR ile GHALEB ile FATEH ile ظافر ile TASKHYR )


- FETHETMEK ile FETHETTİRMEK ile FETHEDEBİLMEK


- FETİD ile FETOR

( Kokuşuk. İLE Kötü koku. )


- FETİH:
İŞGAL değil AÇMA


- FETİH ile/||/<> FÜTUHAT ile/||/<> FETİHNÂME[İng. MESSAGE ANNOUNCING A CONQUEST | FR. MESSAGEM DE COMQUETE | ALM. BERICH (M) ÜBER EINE EROBERUNG] ile/||/<> FATİH

( Bir kenti ya da ülkeyi savaşarak alma. İLE/||/<> Fetihler, zaferler. İLE/||/<> Savaşlar sonunda kazanılan zaferleri, bir yerin alındığını müjdelemek için hükümdarların, fethedilen yerleri, komşu hükümdarlara, yabancı devlet adamlarına, hanlara, prenslere/şehzâdelere ve valilere bildirmek üzere yazılan resmi mektup. İLE/||/<> Fetheden, İslâm devletlerinde bir ülkeyi ya da kenti savaşarak alan hükümdar ya da komutana verilen san. )


- FETİH ile İSTİLÂ

( Ruhun kalbe sahip olması. İLE Nefsin kalbe sahip olması. )


- FETİŞ ile FETİŞİST ile FETİŞİZM


- FETİŞ ile TAPMA/TAPINMA, TAPINCAK

( FETISH vs. TO ADORE/WORSHIP )

( ... cum DEVOTIO )


- FETK[Ar.] ile FASL[Ar.]