Bilim'deki FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 12.114 başlık/FaRk ile birlikte,
12.114 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(10/50)
- BURAYA/KONUŞMAYA/KONUYA TEŞRİF ETTİ değil BURAYI TEŞRİF ETTİ(ŞEREFLENDİRDİ/ONURLANDIRDI)
- BUSTROFEDON[İng. BOUSTROPHEDON < Yun. βουστροφηδόν]:
GERÇEK ile/ve/||/<> SÖZDE ile/ve/||/<> YİNELEYEN
(
Antik Yunanca kökenli bu terim, yazının öküzün tarlayı sürerken izlediği yol gibi her satırda yön değiştirmesi anlamına gelir. Tıpkı bir öküzün saban ile tarlayı sürerken her sıranın sonunda dönüp ters yönde devam etmesi gibi, metin de satır sonlarında yön değiştirir. Bustrofedon, antik dönemde yaygın olarak kullanılan çift yönlü bir yazı düzenidir. Özellikle MÖ VIII. - VI. yüzyıllar arasında Yunan, Etrüsk, Sabaean ve Safaitic gibi çeşitli dillerde kullanılmıştır. Modern yazı sistemlerinden farklı olarak, okuyucunun gözünün satır sonundan başa dönmesi gerekmez; bu da okuma sürecini daha akıcı duruma getirir. Klasik ve en yaygın bustrofedon türü. Satır yönü her satırda değişir ve yazaçlar, yatay olarak aynalı (mirrored) yazılır. Girit adasındaki en önemli Yunan hukuk yazıtı İtalya'daki antik Etrüsk mezar taşları Almanca "Schlangenschrift" (Yılan Yazısı) olarak da bilinir. Yazaçlar, aynalı değil 180° döndürülerek (baş aşağı) yazılır. Etrüsk serpantin bustrofedon örneği Adriyatik kıyısı yazıtları Metin aşağıdan yukarıya doğru ilerler ve her satır 180° döndürülür. Tableti fiziksel olarak çevirmek gerekebilir. Paskalya Adası'nın gizemli yazı düzeni Eski Macar çomak yazıtları
Ders: Elde edemediğimiz şeyleri küçümsemek, kendimizi kandırmaktan başka bir şey değildir.
Sözde bustrofedonda yazaçlar aynalı değil 180° döndürülmüş olarak yazılır (baş aşağı).
Okumaya sol alt köşeden başlanır. Her satırdan sonra tablet 180° çevrilir.
Antik Yunan'ın en kapsamlı hukuk metni. 12 sütundan oluşan bu yazıt, aile hukuku, mülkiyet ve kölelik konularını düzenler. Bustrofedon yazımın en iyi korunmuş örneğidir.
Hitit İmparatorluğu'nun yazı düzeni. Hayvan ve insan figürleri içeren hiyerogliflerde, figürlerin baktığı yön okuma yönünü belirler. Kesintisiz yineleyen bustrofedon kullanılır.
Hâlâ çözülememiş gizemli bir yazı düzeni. Okuyucu tableti her satırdan sonra 180° çevirir. Dünyada bilinen tek ters bustrofedon örneğidir.
Etrüsk dilinin en uzun yazıtlarından biri. Serpantin bustrofedon (Schlangenschrift) kullanır - yazaçlar, aynalı değil baş aşağı döndürülmüştür.
Saba Krallığı'nın yazı düzeni. Güney Arap abecesi kullanılır. Anıtsal yazıtlarda bustrofedon yeğlenmiştir.
Göçebe Arap kabilelerinin bıraktığı binlerce kaya yazıtı. Yazı yönü tutarsız olabilir - bazen bustrofedon, bazen tek yönlü.
Latince "sinister" (sol) sözcüğünden. İbranice, Arapça, Farsça gibi dillerde kullanılır. Tek yönlü, tutarlı sağdan sola yazım. Latince "dexter" (sağ) sözcüğünden. Latince, Türkçe, İngilizce gibi dillerde kullanılır. Modern Batı dillerinin standardı. Yazaçların hem yatay, hem de dikey olarak hizalandığı yazı stili. Her yazaç, bir ızgara gözesine yerleştirilir. Antik Yunan anıtlarında yaygındır. Metnin tamamının aynalı yazıldığı sistem. Leonardo da Vinci'nin defterlerinde görülür. Bustrofedondan farklı olarak yön değiştirmez. Metnin merkezden dışa ya da dıştan merkeze doğru spiral biçiminde ilerlediği yazım. Bazı antik diskler ve mühürlerde görülür. Çince, Japonca ve Korece'nin geleneksel yazım yönü. Sütunlar sağdan sola sıralanır. Modern kullanımda yatay da yaygın.BUSTROFEDON
Köken ve Tanım
βουστροφηδόν (boustrophēdón)
Bustrofedon Türleri
Gerçek Bustrofedon
TRUE
Gortyn Yasaları
Etrüsk Yazıtları
Sözde Bustrofedon
FALSE / SCHLANGENSCHRIFT
Capua Steli
Sabellik Yazıtları
Ters Bustrofedon
REVERSE
Rongorongo
Macar Rovás
Karşılaştırma
Özellik
Gerçek (True)
Sözde (False)
Ters (Reverse)
Yineleyen (Recursive/Iterating)
Satır Yönü Değişimi
* Her satırda
* Her satırda
* Her satırda
* Kesintisiz
Yazaç/Harf Dönüşümü
Yatay aynalama (mirror)
180° rotasyon (invert)
180° rotasyon
Türe göre değişir
Okuma Ekseni
Yatay zigzag
Yatay zigzag
Dikey zigzag (↑)
Yatay sürekli
Tablet Çevirme
X Gerekmez
X Gerekmez
* Gerekli (180°)
X Gerekmez
Paragraf Kesintisi
Olabilir (yön sıfırlanır)
Olabilir
Nadir
X Yok (sürekli)
Başlangıç Noktası
Sol üst köşe
Sol üst köşe
Sol alt köşe
Sol üst köşe
Yerine Ad
-
Schlangenschrift, Serpentine
-
Continuous Boustrophedon
Yaygınlık
En yaygın
Nadir
Çok nadir
Uzun metinlerde
Önemli Örnek
Gortyn Yasaları
Capua Steli
Rongorongo
Luwi Hiyeroglifleri
Bustrofedon Örnekleri
Tilki ve Üzüm - Ezop Masalı
GERÇEK BUSTROFEDON
Kaplumbağa ve Tavşan
SÖZDE BUSTROFEDON (Schlangenschrift)
Rongorongo Stili — Ters Bustrofedon
TERS BUSTROFEDON
Tarihsel Metin Örnekleri
Gortyn Yasaları
Luwi Hiyeroglifleri
Rongorongo Tabletleri
Capua Etrüsk Steli
Sabaean Yazıtları
Safaitic Yazıtları
İlişkili Yazı Yönü Kavramları
Sinistrograd
Dekstrograd
Stoichedon
Ayna Yazısı
Spiral Yazı
Dikey Yazı
Dijital Araçlar ve Kaynaklar
Araç / Kaynak
Tür
Açıklama
Bağlantı
dCode Boustrophedon
Çevrimiçi Dönüştürücü
Metni bustrofedon formatına dönüştürür. Hem aynalama hem de ters çevirme seçenekleri sunar.
dcode.fr
TextFixer Reverse Text
Metin Ters Çevirici
Metni ters çevirir ve aynalar. Bustrofedon oluşturmak için kullanılabilir.
textfixer.com
Unicode Bidirectional Algorithm
Teknik Standart
Unicode'un çift yönlü metin işleme standardı. RTL ve LTR karışık metinler için.
unicode.org
Wikipedia - Boustrophedon
Ansiklopedi
Kapsamlı tarihsel bilgi, örnekler ve referanslar.
wikipedia.org
Omniglot Writing Systems
Referans Sitesi
Dünya yazı düzenleri ansiklopedisi. Bustrofedon kullanan diller hakkında bilgi.
omniglot.com
Unicode Denetim Karakterleri
Karakter
Unicode
İsim
Kullanım
U+200F
Right-to-Left Mark (RLM)
Metnin sağdan sola yönünü zorlar
U+200E
Left-to-Right Mark (LRM)
Metnin soldan sağa yönünü zorlar
U+202E
Right-to-Left Override (RLO)
Tüm sonraki karakterleri RTL yapar
U+202D
Left-to-Right Override (LRO)
Tüm sonraki karakterleri LTR yapar
U+202C
Pop Directional Formatting (PDF)
Yön geçersiz kılmasını sonlandırır
Aynalı Yazaç
(
| Bölüm | Açıklama |
|---|---|
| Tanım | Satırların bir sağa bir sola; yani öküzün tarlayı sürerken izlediği yol gibi gidiş-geliş yönünde düzenlendiği eski yazı biçimi. |
| Köken |
Yunanca boustrophēdón (βουστροφηδόν) → bous (öküz) + strophē (dönüş) + -dón (zarf eki). Anlamı: “Öküz gibi dönerek (yazarak)”. |
| Yazım Yönü |
Bir satır sağdan sola, sonraki satır soldan sağa ilerler. Sağdan sola giden satırlarda çoğunlukla harfler de ayna yönünde yazılır. |
| Görsel Mantık | Yazı bir yılan gibi kıvrılarak ilerler. Satır sonuna gelindiğinde yeni satır ters yönden devam eder. |
| Kullanıldığı Dönemler |
MÖ 7–5. yüzyıllar arasında Arkaik Yunan yazıtları. Ayrıca bazı Ege ve Anadolu yazılarında: Luwi, Likya, Karya. Etrüsk yazıtlarında sınırlı örnekler. Runik yazmalarda ender örnekler. |
| Bustrofedon Türleri |
1. Gerçek bustrofedon: Satır yönü değişir, yazaçlar da aynalanır. 2. Sözde/rotasyonlu bustrofedon: Satır yönü değişir fakat yazaçlar, aynalanmaz. 3. Yineleyen/rekursif bustrofedon: Satır içi yön okları ya da simgeler kullanılır. |
| Teknik İşlevler |
Satır başına dönme gereksinimini azaltır; yazıcı için hız ve ergonomi sağlar. Taş yazıtlar ve blok yazım için özellikle uygulanabilirdi. |
| Modern Kullanım |
Kodlama ve matematikte zigzag tarama algoritmaları. QR ve optik dizilerde bustrofedon tarama mantığı. Steganografi ve veri dizilimlerinde “bustrofedon pattern” olarak geçer. |
| Somut Eski Örnekler |
Gortyn Yasası (Girit, MÖ V. yy) - en ünlü bustrofedon metinlerden biri. Eski Yunan stel ve taş yazıtlarının büyük bölümü (özellikle Arkaik dönem). Etrüsk ayna yazımlı mezar yazıtları. |
| ... | Günümüzde doğal dillerde kullanılmaz; tarihsel ve teknik bir yazım düzeni olarak incelenir. |
- [BU/ŞU/O] ANLAMI:
"TAHSİL ETMEK" ile/ve/||/<>/>/< ZEVK ETMEK
- BU/ŞU/O SÖZ/DÜŞÜNCE/DAVRANIŞ:
DOĞRU MU? ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLANAKLI MI?
- BÜTİRAT ile/||/<> ASETAT
( Bütirat 4 karbonlu KZYA İLE asetat 2 karbonlu KZYA'dır. Bütirat kolonositlerin ana enerji kaynağı İLE asetat karaciğerde metabolize edilir. İkisi de mikrobiyota tarafından üretilir. )
- BÜTÜN BUNLAR değil BUNLARIN HEPSİ/TÜMÜ
- BÜTÜN:
PARÇALARIN BİRARADALIĞI ile/ve/||/<> BAŞLANGICI, ORTASI VE SONU OLAN
- BÜTÜN ile/||/<>/= BÜTÜN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Herhangi bir şeyin güvenilir ve sağlam olanı. İLE/||/<>/= Parçaların biraradalığı. )
- BÜTÜN ile/ve/<> BÜTÜNSEL
( ... cum MILVUS MIGRANS )
- BÜTÜN ile/ve DÜZEN/SİSTEM
- BÜTÜN ile/ve/||/<> GÖRÜNMEYEN
- BÜTÜN ile/ve/değil/<> PARÇA
( Bir kavramın, bireylerinin toplamı, bütünü vermez. )
( Bütün, parçaların toplamından daha fazla birşeydir. )
( ZIRNIK[Fars. < ZIRNÎH]: Sıçanotu, arsenik madeni ile kükürt karışığı bir madde. | Herhangi bir şeyin en küçük, önemsiz ve işe yaramaz parçası. )
( PIECE vs./and ENTIRE/WHOLE )
( ... ile/ve/değil/<> BERH: Parça, az şey, hisse, nasip. | Su birikintisi. | Şimşek. | Yaş odunun yanarken çıkardığı yaşlık. | Balık. )
( HOLON ile MEROS )
- BÜTÜN ile/değil/yerine TÜM
( Parçası bulunur. İLE/DEĞİL/YERİNE Parçası bulunmaz. )
( Nitelikse. İLE/DEĞİL/YERİNE Nicelikse. )
( Tekse. İLE/DEĞİL/YERİNE Çoksa. )
( Bütün, ("Parçaların biraradalığı", "Bütünlük", "Entegrasyon/Integration/Integrity") anlamını taşıyan bir sözcüktür.
Tüm ise, (ingilizce "Whole/All") ile karşılık bulur. Parça parça olsa da, çeşitli oranlarda eksiklikler de olsa istisnasız ve ayırımsız, tamamıyla/tümüyle kapsamadır.
Bütün elmalar, bütün insanlar, bütün arabalar, bütün kitaplar, olmaz! Parçalarının ayrı ayrı kullanılma durumu olmayanlar için gereksiz/yersiz/fazladan bir sözcüktür "bütün".
Bir saksıdaki çiçeğin tüm yaprakları söz konusuysa, "bütün yapraklar" denildiğinde, --her sözcüğün, kendi anlamını taşıdığı bilgisiyle--, ucu sararmış/kırılmış, bir parçası kopmuş yapraklar devredışı bırakılmış olur, ki biz tamamını, hepsini demek istiyoruzdur.
"Bütün parçalar" diyemeyeceğimiz ve
"Bütünden Gelim/Bütüne Varım" olamayacağı gibi! )
- BÜTÜNCÜL ile/ve/||/<> BÜTÜNLEŞİK
- BÜTÜNLENME ile/ve/||/<> TAMLANMA
( )
- BÜTÜN/LÜK(ĞÜNDE) ile/ve/||/<> BAĞLAM(INDA)
- BÜTÜN/LÜK ile/ve/||/<> DİZGESEL/LİK
- BÜTÜN/LÜK ve/||/<> GÜVENİLİR/LİK
- BÜTÜNLÜK ile/ve/değil/||/<>/< GÜZELLİK
- BÜTÜNLÜK ve/<> IŞILTI
- BÜTÜNSEL ile BÜTÜNLÜKLÜ
- BÜYÜCÜLER ile/ve/<> ARA VAROLAN/LAR
( Evrenin, "büyücülerden" ve "ara varolanlardan" temizlenmesini, kelâm sağlamıştır. )
- BÜYÜCÜ/LÜK" / "SİHİRBAZ/LIK" /"KÂHİN/KEHÂNET" ile/değil YANILTICI/LIK / İLÜZYON/İST
- BÜYÜK BURUN/LULUK ve/||/<>/> BURNUNUN DİBİNDEKİ FIRSATLARI/GERÇEKLERİ GÖREMEME
- BÜYÜK DEVLET BAŞKANLARI ile/<> BÜYÜK BİLGİNLER
( Bilginlerle düşüp kalkanlar. İLE/<> Devlet başkanlarıyla düşüp kalkmayanlar. )
- BÜYÜK DÜŞÜNÜRLER ile EN BÜYÜK DÜŞÜNÜRLER
( [yanlışlarını] Bilirler. İLE Bilirler fakat "kabul etmezler". )
- (BÜYÜK) "ÖYKÜ/HİKÂYE" değil SÜREÇ
- BÜYÜK PATLAMA ve/||/<>/> SİMETRİ KIRILMASI ve/||/<>/> KÜTLE
- BÜYÜK RESİM ile/ve/||/<> BÜTÜNCÜL BAKIŞ
- BÜYÜK ŞEYLER ile/ve/değil/yerine KÜÇÜK ŞEYLER
( Yok olur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Sürekli[bâki] kalır. )
- BÜYÜK YANLIŞLARIN/HATALARIN/SUÇLARIN:
"NEDENİ" ile/ve/<>/> BEDELİ
- BÜYÜK YERİN ile/ve/değil/yerine/||/>< KÜÇÜK YERİN
( Küçük konuşmacısı [olmak]. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/>< Büyük konuşmacısı [olmak]. )
- BÜYÜK ZEKÂ ve/<> BÜYÜK SORUNLARI
( ...VE/<> Kusursuzluk arayışı/çabası/tutkusu/hayranlığı/beklentisi. )
- BÜYÜK ile/||/<> PATLAMA
( Big Bang kuramı ve kozmik mikrodalga arka plan )
( George Gamow tarafından 1948 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1904-1968) (Ülke: Rusya-ABD) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Büyük patlama teorisi, kuantum tünelleme) )
- BÜYÜK/LÜK ile/ve/değil BÜTÜN/LÜK
( Parçalar arasındadır. DEĞİL Küçüğü olmayan büyük(lük)tür. )
( Büyük, küçülebilendir. )
( Büyüğün büyüklüğü, küçüğünü düşünmesindedir, sevmesindedir. )
( Ne kadar seviyor ve düşünüyorsa o kadar büyüktür. )
( Kişi, maneviyatta büyümezse, isterse 500 yıl yaşasın, yine çocuktur. )
( Yaşayanın değil düşünenin ve anlayanın yaşı büyüktür. )
( Büyük, küçüğü sevmeye memurdur. )
- [ne yazık ki]
BÜYÜK SORUN/YANILSAMA:
"ACI ÇEKMEMEK" ve/||/<>/>/< "KENDİMİZİ KANDIRMAK" / KANDIRDIĞIMIZI/KANDIRABİLECEĞİMİZİ ZANNETMEK
- BÜYÜME" ile/ve/değil/yerine HAREKET
- BÜYÜTMEK ile/ve/değil/||/<>/< YETİŞTİRMEK
( Gövdeyi. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Zihni. )
( Bitkiyi/hayvanı/beşeri(kişiyi). İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< İnsanı/kişiliği. )
- BUZULLAR İÇİN İLK TÜRK TEMSİLCİ: ONUR SABRİ DURAK
( İTÜ Denizcilik Fakültesi öğretim görevlisi Onur Sabri Durak[Dr.], Antarktik Antlaşmalar Sekretaryası'nda Türkiye’yi temsil eden ilk biliminsanı olarak göreve başladı...[10 Ocak 2017] [devamı için burayı tıklayınız...] )
- C BANDI ile C BANTLAMA/KONSTİTUTİF HETEROKROMATİN
( Genellikle meteoroloji radarlarında kullanılan 3,75 ila 7,5 GHz dalga boyu arasındaki elektromanyetik tayftaki frekans aralığı. İLE Kromozomların genellikle sentromerik bölgeler ile heterokromatin yapı içeren öteki bölgelerin boyanmasında görevli, türlerin kromozomal olarak tanılanmasında, türler arasındaki genomik yakınlık derecelerinin belirlenmesinde, polimorfizm ve çeşitli kromozom mutasyonları çalışmaları ile karyotip çözümlemesinde en çok kullanılan boyama tekniği. )
( C-BAND vs. C BANDING/CENTROMERIC BANDING )
( BANDE C avec COLORATION DES BANDES C/MARQUAGE DES BANDES C )
( C-BAND mit C BANDERUNG )
- C-H ACTIVATION ile/||/<> TRADITIONAL FUNCTIONALIZATION
( C-H activation doğrudan C-H bağını aktive ederken İLE traditional functionalization fonksiyonel grup dönüşümü yapar )
( Formül: Directed metallation )
- C ile C
( Türk abecesinin üçüncü harfi. | Sınıflama ve sıralamalarda, maddelerin sırası harfle gösterildiğinde, üçüncü maddenin başına getirilen. | Nota imlerini harflerle gösterme yönteminde, "do" sesini gösterir. | Romen rakamlarında, 100 sayısını gösterir. İLE Karbon'un simgesi. | Elektrik sığasının simgesi. )
- TARİHLENDİRME YÖNTEMLERİNDE:
C14 ile/||/<> AMS-C14 ile/||/<> TERMOLÜMİNESANS[İng. THERMOLUMINESCENCE] ile/||/<> OSL ile/||/<> DENDROKRONOLOJİ ile/||/<> ARKEOMANYETİK ile/||/<> XRF
( Arkeolojik buluntu yaş tayini. )
( Formül: t = -ln(N/N₀)/λ )
(
Arkeolojik Tarihlendirme Yöntemleri
Tarihlendirme yöntemleri, arkeolojik buluntuların ve jeolojik materyallerin yaşını bilimsel olarak belirlememizi sağlar. Modern arkeoloji, birden fazla yöntemi birlikte kullanarak en güvenilir sonuçlara ulaşır.
Temel Tarihlendirme Yöntemleri Karşılaştırması
| Yöntem | Materyal | Yaş Aralığı | Hassasiyet | Geliştirme Yılı | Durum |
|---|---|---|---|---|---|
| C14 (Radyokarbon) | Organik maddeler (kemik, odun, kömür) | 50.000 yıla kadar | ±20-25 yıl | 1946-1949 | Yaygın Kullanımda |
| AMS-C14 | Organik maddeler (çok küçük örnekler) | 50.000 yıla kadar | ±20-25 yıl | 1980'ler | En Gelişmiş |
| Termolüminesans (TL) | Seramik, tuğla, yanmış toprak | 100-500.000 yıl | ±5-10% | 1950-1960'lar | Kullanımda |
| OSL | Seramik, sediment, harç | 100-400.000 yıl | ±5-10% | 1984 | En Gelişmiş |
| Dendrokronoloji | Ağaç kalıntıları | 10.000+ yıl | ±1 yıl | 1900'ler başı | En Hassas |
| Arkeomanyetik | Yanmış kil, fırın, ocak | 2.000+ yıl | ±25-50 yıl | 1960'lar | Kullanımda |
En Gelişmiş Modern Yöntemler (2025)
AMS Radyokarbon Tarihlendirme
Avantajları:
- Klasik C14'ten 1000 kat daha küçük örneklerle çalışır (20-500 mg)
- Ölçüm süresi çok kısa (10-15 dakika)
- ±20-25 yıl hassasiyet
- C14/C12 izotop oranını direkt ölçer
OSL (Optically Stimulated Luminescence)
Avantajları:
- TL'den daha etkili ve güvenilir
- Tahribatsız teknik - çoklu okumalar mümkün
- Organik materyal gerektirmez
- 1-100 saniyelik güneş ışığı saat sıfırlama için yeter
- İzotop ölçümü değildir - radyasyon etkisini ölçer
İzotop Ölçümü ve İlişkisi
| Yöntem/Analiz | İzotop Kullanır mı? | Ölçülen Şey | Amaç |
|---|---|---|---|
| C14 / AMS-C14 | Evet (C14/C12) | İzotop oranı | Tarihlendirme |
| TL / OSL | Hayır | Işık emisyonu | Tarihlendirme |
| XRF | Hayır | Element kompozisyonu | Malzeme analizi (tarihlendirme değil) |
| Karbon İzotop Analizi (C13/C12) | Evet (C13/C12) | Kararlı izotop oranı | Diyet belirleme |
| Stronsiyum İzotop Analizi (Sr87/Sr86) | Evet (Sr87/Sr86) | Kararlı izotop oranı | Göç paternleri |
| Azot İzotop Analizi (N15/N14) | Evet (N15/N14) | Kararlı izotop oranı | Protein kaynağı |
Hangi Yöntem Ne Zaman Kullanılır?
| Materyal Türü | Önerilen Yöntem | Alternatif |
|---|---|---|
| Kemik, diş | AMS-C14 | İzotop analizi (diyet/göç için) |
| Odun, kömür | AMS-C14 | Dendrokronoloji |
| Seramik, tuğla | OSL | TL |
| Harç, sıva | OSL | - |
| Fırın, ocak | Arkeomanyetik | TL/OSL |
| Jeolojik sediment | OSL | - |
| Ağaç halkaları mevcut | Dendrokronoloji | C14 (çapraz kontrol) |
| Metal objeler | XRF (yaş değil köken) | Kontekst tarihlendirme |
Önemli Notlar
İzotop Ölçümü İki Türlüdür:
1. Radyoaktif İzotop Analizi: Kararsız izotopların bozunmasını kullanır (C14 gibi) - Tarihlendirme için
2. Kararlı İzotop Analizi: Bozunmayan izotopların oranlarını ölçer (C13, N15, Sr87 gibi) - Diyet, göç, iklim için
Modern Yaklaşım:
Günümüzde çoklu yöntem kombinasyonu kullanılır. Aynı buluntu farklı yöntemlerle tarihlenerek sonuçlar çapraz kontrol edilir. Örneğin: Aynı katmandan alınan kömür AMS-C14 ile, seramik OSL ile tarihlenir.
Önemli: XRF bir tarihlendirme yöntemi değildir - sadece element analizi yapar. TL ve OSL izotop ölçmez, radyasyon etkisini ölçer. Sadece C14 gerçek bir izotop ölçüm yöntemidir.
- C3 BİTKİLER ile/||/<> C4 BİTKİLER
( C3 normal fotosentez, C4 sıcak-kuru adaptasyon )
( Formül: RuBisCO (C3) İLE PEP karboksilaz (C4) )
- C3 İLE C4 İLE CAM ile/||/<> FOTOSENTEZ TİPLERİ
( Farklı karbon fiksasyon yolları. )
( Formül: CO2 + RuBP → 2 × 3PG )
- C3 İLE C4 İLE CAM ile/||/<> FOTOSENTEZ YOLAKLARI
( Farklı karbon fiksasyon stratejileri. )
( Formül: CO2 + RuBP → 2 PGA )
- ÇABA/GAYRET[Ar.] ile/ve/||/<>/< REKABET
- ÇABA ile CABA
( Herhangi bir işi yapmak için ortaya konulan güç, zorlu, sürekli çalışma. İLE Bir şey ödemeden, para vermeden alınan şey. | Ek olarak. )
- ÇABA ile/ve/||/<>/> GİRİŞİM
- ÇABA ile/ve İYİ NİYET
- ÇABA/GAYRET[Ar.] ile/ve/||/<> ÖZEN
- ÇABALAMAK ile/ve/<> DEBELENMEK
- ÇABUK ile/değil/yerine BİLENMİŞ
- ÇAĞ ile/ve DÖNEM
( AGE vs./and PERIOD )
- ÇAĞDAŞ ve/||/<>/< AĞDAŞ
- ÇAĞDAŞLIK:
TARİHSEL ile/değil DÜŞÜNSEL
- C-AĞIRLIKLI ...:
SES/GÜRÜLTÜ DÜZEYİ ile SES MARUZİYET DÜZEYİ
( Özellikle motor gürültüsü, makine gürültüsü, patlama sesi gibi gürültülerin ölçümünde kullanılan, 30-10.000 Hz arasını tekdüze ağırlıklandırmanın yapıldığı, desibel ölçeğinde ifade edildiğinde dBC etiketinin kullanıldığı gürültü düzeyi. İLE Deneğin maruz kaldığı gürültünün nicel ölçümlerinde C-ağırlıklandırma eğrisinin kullanılması. )
( C-WEIGHTED LEVEL/SOUND LEVEL vs. C-WEIGHTED SOUND EXPOSURE LEVEL (LCE) )
( NIVEAU DE PRESSION AOUSTIQUE PONDÉRÉE EN dB (C) | NIVEAU AOUSTIQUE PONDÉRÉE C avec EXPOSITION SONORE (LCE) )
( C-BEWERTETER SCHALLPEGEL mit C-BEWERTETER ABGESTRAHLTER SCHALLPEGEL )
- ÇAĞIRMAK ile/ve/değil/||/<>/< ÇAĞRIŞTIRMAK
- ÇAĞRIŞIM ile/ve/||/<>/> AKTARIM
- ÇAĞRIŞIM ile/ve/<> BAĞLAM
- ÇAĞRIŞIM ile/ve/değil/yerine/>/</||/>< KAVRAM
- ÇAĞRIŞIM ile/ve/değil/||/<>/< KOŞULLANMA
- ÇAĞRIŞTIRMA ile/ve/<> DÜŞÜNDÜRME
- CÂHİL ile/değil/yerine/||/>/>< ÂLİM ve ÂRİF
( "Keser atar." İLE/DEĞİL/YERİNE/>/>< Temkinli/ihtiyatlı konuşur. )
( [Her sözünde] Kendini aklar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>/>< Kendini yoklar. )
( Kişiyi, hedef yapar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>/>< Kişiye hitap eder. )
( "Cahil" dediğimizde, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir.
Yoksa, okumuş olanlardan, en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okuma bilmeyenlerden de hakikati gören, gerçek âlimler çıkabilir. )
( [Hatasını gösterdiğinde ...] Küfür ve hakaret eder. İLE/DEĞİL/YERİNE/>/>< Teşekkür eder. )
( (Kendi) "Sonuçlar"/ı ile hareket eder. İLE/DEĞİL/YERİNE/>/>< Süreçleri bilir ve takip eder. VE Hem süreç, hem sonuç birliği ve bütünlüğüyle hareket eder. )
( Bilmeyenle/câhille oturup pekmez yiyeceğine, bilenle oturup kuru ekmek ye. )
- CÂHİL ile/ve/ne yazık ki/||/<>/< GÂFİL
( Sen'i bilmeyen. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/< Ben'i bilmeyen. )
( Bilmediğini bilir. Bilmediğini kabul eder. Bu kabul, öğrenmeye yatkın kılabilir, en azından bilene saygı göstermeyi sağlayabilir. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/< Bilmediğini asla kabul etmez. Asla öğrenmeye yatkın değildir ve bilene saygı göstermez. )
( Şaşırabilme becerisini henüz yitirmeyen. Merak edebilir, soru sorabilir, eğitilebilme olanağı taşıyabilir. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/< Şaşırmaz, düşüncelerini sorgulamaz, hatalı olabileceğini kabul etmez, eğitime gereksinim duymaz. )
( Bilenlerin yanında eziktir, bilenin konumunu/yetkisini kabul eder ve genellikle bu konuma/yetkiliye pek de sorgulamadan bakar. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/< Kendi, tek başına yetkidir. Başkalarının yetkisinden, özellikle de bilenlerin yetki ve konumundan nefret eder. )
( Henüz gerçeklikten kopuk değildir. Gerçeği bilmese de sezgisel olarak gerçeğe yakındır. Gerçekle arasında köprü kurabilme becerisini yitirmemiştir. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/< Gerçeklikten tamamen kopmuştur. Kendi hayal dünyasında, safsata ile örülmüş yüksek duvarların ardında yaşar. Gerçeğe ulaşmak için gerekli tüm bağları reddeder. )
( Uyanabilir, uyandırılabilir. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/< Uyandırılamaz. )
- CAHİL ile/ve KABA
( Kişiyi/cahili, bilgili ya da bilgisizliğinden değil yaklaşımından tanırsınız/anlarsınız! )
( Erkeğin okumuşu Kâdı, kadının okumuşu cadı olurmuş. )
( IGNORANT vs./and RUDE
You recognize the person/ignorant by his/her approach but also not by knowledge, nor ignorance. )
- CAHİL ile/ve/||/<> "PİSLİK"
- CAHİLİN, CEHALETİNE SUSMASI ile/= ÂLİMİN, İLMİNİ SAKLAMASI
( İkisi de kabul edilebilir ve doğru değildir! )
- CAHİLLER ile ZEKİLER
( Kendilerini, mükemmel görmeye eğilimlilerdir. İLE Yeteneklerini, hafife almaya eğilimlilerdir. )
- CÂHİZ[Ar.] ile CAHİZ/CAFİZ[Ar.]
( Cesaretli, gözüpek. İLE Katılar için kullanılan hacim ölçüsü. )
- CALABİ-YAU MANİFOLDU ile/||/<> KÄHLER MANİFOLDU
( Calabi-Yau manifoldu özel metrik özelliklerine sahipken İLE Kähler manifoldu genel kompleks yapı taşır )
( Formül: Ricci-flat metric )
- ÇALINTI ile/değil ALINTI
- ÇALIŞARAK ÇALIŞMAMAK ile/ve/||/<> ÇALIŞMAYARAK ÇALIŞMAK
- ÇALIŞMA ile/ve/||/<>/< ELE ALMA
- ÇALIŞMAK ile/ve/değil/||/<>/< AKILLICA ÇALIŞMAK
(
)
- ÇALIŞMAK/ÇALIŞAN ve/||/<>/> SESSİZ/LİK
( Çalışanın sesi çıkmaz. )
- ÇALIŞMALARI:
YÜRÜTMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> SÜRDÜRMEK
- ÇALIŞMAMAK değil/yerine/>< (B)AĞ KURMAK
( [not] NOT WORKING but NETWORKING
NETWORKING instead of NOT WORKING )
- ÇALIŞMAYA ALIŞMAK ile/ve/||/<>/> ALIŞMAYA ÇALIŞMAK
( Okulda. İLE/VE/||/<> Yaşamda. )
- ÇALIŞMAYA ÇALIŞMAK:
ÇALIŞMAK ile/ve/||/<>/< ÇALIŞMAK
( Yapılan ya da yapılması beklenilen iş. @@ Emek, çaba. )
- CAM GEÇİŞ SICAKLIĞI ile/||/<> ERİME SICAKLIĞI
( Tg amorf sertleşme, Tm kristal erime. )
( Formül: Tg < Tm )
- CAMBRİAN İLE K-T İLE PERMİAN ile/||/<> KİTLESEL YOK OLUŞLAR
( Jeolojik tarihte büyük krizler. )
( Formül: Iridium spike: Asteroid impact )
- CÂMİ ve/||/<> MÂNİ
( [SÖZÜN] Her bir sözcüğünü/parçası(nı)/ferdi(ni)[efrâdı/nı]. VE/||/<> Yabancı/dışta olanları/nı.[ağyârı/nı] )
( Tanımdaki/ifadedeki gereklilik kuralı: Parçalarını bulunduran, dışındakilere engel olan. [Efrâdını câmi, ağyarını mâni.] )
- CAN ve/||/<>/>/< KAN
- CAN ve/=/||/<>/>/< VAR OLUŞUN SÜREKLİLİĞİ
- ÇANAK ÇÖMLEKSİZ NEOLİTİK A ile/||/<> ÇANAK ÇÖMLEKSİZ NEOLİTİK B
( Çanak Çömleksiz Neolitik A (PPNA) ilk yerleşim İLE Çanak Çömleksiz Neolitik B (PPNB) gelişmiş tarımdır. PPNA MÖ 9500-8700 İLE PPNB MÖ 8700-6500 dönemidir. Göbeklitepe PPNA İLE Çatalhöyük PPNB dönemine aittir. )
- CANAVAR" ile/değil/yerine CANI VAR
- CAN-I GÖNÜL (-DEN SEVMEK/YAPMAK) -ile/ve/||/<>
- CANINI ÇIKARMAK ile/değil/yerine/>< TADINI ÇIKARMAK
- CANLANDIRMA ile/ve/||/<> ZENGİNLEŞTİRME ile/ve/||/<> DERİNLEŞTİRME
( Özellikle de görselde... )
- CANLI ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< BİLİNÇLİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< BİLİNCİNİN BİLİNCİNDE OLAN/OLABİLEN
( Uyurken. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< "Uyurgezer". İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Uyanıkken. )
( Bitki. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Hayvan. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< İnsan. )
- CANLI ile/ve HAREKETLİ/HAREKET EDEBİLEN
( ALIVE vs./and ACTIVE )
- CANLI ile ORGANİZMA
- CANTOR PARADOKSU ile/||/<> SONSUZLUK KAVRAMI
( Cantor paradoksu tüm kümelerin kümesi paradoksu İLE sonsuzluk kavramı farklı büyüklükteki sonsuzlukları içerir. Cantor bazı sonsuzların ötekinden büyük olduğunu gösterdi İLE bu sezgiye aykırı ama matematiksel olarak tutarlıdır. )
( Georg Cantor tarafından 1897 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1845-1918) (Ülke: Almanya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Küme teorisi, sonsuzluk kavramı) )
- ÇAPRAZ BAĞLANMA ile/||/<> DAL OLUŞUMU
( Çapraz bağ 3D ağ termoset, dal yan zincir termoplastik. )
( Formül: Network İLE branched )
- ÇAPSIZ/LIK ile/ve/||/<> (")KİFÂYETSİZ MUHTERİS(") (OLMA)
- CAR-T İLE GENE DRİVE İLE BASE EDİTOR ile/||/<> GEN TERAPİLERİ
( İleri gen modifikasyon uygulamaları. )
( Formül: CAR = scFv + CD3ζ )
- CAR-T İLE TCR-T İLE NK-CAR ile/||/<> MÜHENDİSLİK İMMÜNOTERAPİ
( Tasarlanmış immün hücreler. )
( Formül: scFv-CD3ζ-CD28 )
- ÇÂRE[Fars.] ile/ve/||/<> DEVÂ[Ar.]
- ÇARESİZLİK ile/ve/||/<>/>/< HİÇBİR ŞEY YAPAMAMA
- ÇARK ile/ve/||/<> DİŞLİ
- CARLESON THEOREM ile/||/<> HUNT THEOREM
( Carleson L² konverjans, Hunt L^p konverjans p>1. )
( Formül: L² convergence İLE L^p convergence )
- CARMİCHAEL SAYI ile/||/<> PSÖDOASAL
( Carmichael tüm tabanlar için, psödoasal belirli taban için. )
( Formül: Composite strong İLE weak )
- CARNOT ÇEVRİMİ ile/||/<> OTTO ÇEVRİMİ
( Carnot ideal kuramk, Otto benzinli motor çevrimi )
( Formül: η_Carnot = 1 - T_c/T_h İLE η_Otto = 1 - 1/r^(γ-1) )
( Sadi Carnot tarafından 1824 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1796-1832) (Ülke: Fransa) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Carnot çevrimi, termodinamik) )
- CARNOT ÇEVRİMİ ile/||/<> OTTO ÇEVRİMİ (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( Carnot ideal ısı makinesi, Otto benzinli motor çevrimidir )
( Formül: η=1-Tc/Th )
( Sadi Carnot tarafından 1824 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1796-1832) (Ülke: Fransa) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Carnot çevrimi, termodinamik) )
- CARNOT İLE OTTO İLE DİESEL İLE BRAYTON ile/||/<> TERMODİNAMİK ÇEVRİMLER
( Farklı ısı makinelerinin ideal çevrimleri. )
( Formül: η = 1 - Tc/Th )
( Sadi Carnot tarafından 1824 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1796-1832) (Ülke: Fransa) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Carnot çevrimi, termodinamik) )
- CARNOT VERİMİ ile/||/<> GERÇEK VERİM
( Carnot ideal maksimum, gerçek kayıplar sürtünme. )
( Formül: η = 1-T_c/T_h teorik )
( Sadi Carnot tarafından 1824 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1796-1832) (Ülke: Fransa) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Carnot çevrimi, termodinamik) )
- ÇARPAN ile/değil/yerine/||/<>/< DEĞİŞKEN
( vs./and/||/<>/but/< VARIABLE
VARIABLE instead of MULTIPLIER )
- ÇARPICI ile ÇARPITICI
- ÇARPICI ile/ve/||/<> SARSICI
- ÇARPILAN ile/ve/<> ÇARPAN ile/ve/<> ÇARPIM
( 12 ile/ve/<>/x 8 ile/ve/<>/= 96 )
- ÇARPIŞAN ile/değil ÇAKIŞAN
- ÇARPİŞMA ile/||/<> ÇARPİŞMA FREKANSİ
( )
( Bilinmiyor tarafından keşfedildi/formüle edildi. )
- ÇARPIŞMAK ile/ve/değil/yerine/>< TARTIŞMAK
- ÇARPITMAK ile GERİYE YANSITMA
( TO DISTORT/PERVERT vs. TO REFLECT BACK | WHIGGISM )
- ÇARPITMAK ile SAPTIRMAK
- ÇARPMA İKİLİĞİ ile ÇEKİM İKİLİĞİ
- ÇARPMADA:
1. ÖBEK(GRUP) ile/ve/||/<>/> 2. ÖBEK(GRUP) ile/ve/||/<>/> 3. ÖBEK(GRUP) ile/ve/||/<>/> ...
( 2-9 arasındakiler. İLE/VE/||/<>/> 11-99 arasındakiler. İLE/VE/||/<>/> 101 ile 999 arasındakiler. İLE/VE/||/<>/> ... )
- ÇARPMADA/BÖLMEDE:
2, 3, 4, 6, 7, 8 ile/ve/||/<> 5, 9, 11
- ÇARPTIRILMIŞ ile/değil ÇARPITILMIŞ
- ÇARPTIRMAK ile/değil ÇARPITMAK
- CASİMİR ETKİSİ ile/||/<> VAN DER WAALS KUVVETİ
( Casimir etkisi vakum dalgalanmalarından kaynaklanan kuvvetken, Van der Waals moleküler elektrik dipol etkileşimidir )
( Formül: F ∝ 1/d⁴ )
( Hendrik Casimir tarafından 1948 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- CASİMİR İLE LAMB İLE AHARONOV-BOHM ile/||/<> KUANTUM VAKUM ETKİLERİ
( Boş uzayın kuantum etkileri. )
( Formül: F_Casimir = -ℏcπ²/240d⁴ )
( Georg Ohm tarafından 1827 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1789-1854) (Ülke: Almanya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Ohm yasası, elektrik direnci) )
- CASSCF ile/||/<> MRCI
( CAS aktif uzay tam, MRCI çok referanslı CI. )
( Formül: Statik İLE dinamik korelasyon )
- ÇATAL ile/ve/||/<> MAKAS
- CATALAN ile/||/<> STIRLING ile/||/<> BELL ile/||/<> FIBONACCI ile/||/<> KOMBİNATORYAL SAYILAR
( Önemli sayı dizileri. )
( Formül: Cn = 1 ile1 ile2 ile5 ile14 ile42 ile... )
- ÇATALHÖYÜK DUVAR RESİMLERİ ile/||/<> MAĞARA RESİMLERİ
( Çatalhöyük duvar resimleri yerleşim içi sanat İLE mağara resimleri doğal mekanda sanattır. Çatalhöyük günlük yaşam sahneleri İLE mağara resimleri av hayvanları gösterir. İki sanat toplumsal yapı İLE farklı zihinsel dünyaları yansıtır. )
( Ian Hodder tarafından 1993 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1948-) (Ülke: İngiltere) (Alan: Arkeoloji) (Önemli katkıları: Çatalhöyük kazıları, post-işlemeci arkeoloji, sembolik ve bilişsel arkeoloji yaklaşımları) )
- ÇATALHÖYÜK YERLEŞİM DÜZENİ ile/||/<> MODERN KENT PLANI
( Çatalhöyük bitişik evler damdan giriş İLE modern kent sokak ve kapı girişlidir. Çatalhöyük toplulukçu düzen İLE modern kent bireyci planlama gösterir. Hodder Çatalhöyük'te sosyal eşitlik İLE hiyerarşik olmayan yapı buldu. )
( Ian Hodder tarafından 1993 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1948-) (Ülke: İngiltere) (Alan: Arkeoloji) (Önemli katkıları: Çatalhöyük kazıları, post-işlemeci arkeoloji, sembolik ve bilişsel arkeoloji yaklaşımları) )
- ÇATALLANMA ile/ve/||/<> GARİP AÇI
- ÇATI" ile/ve/||/<> "ŞEMSİYE"
- ÇATIŞKI ile/ve/<> ÇALKANTI
- ÇATIŞKI ile/ve/||/<> GERİLİM
- ÇATIŞMA değil/yerine/>< ÇALIŞMA
- ÇATIŞMA ile/ve/<> DİDİŞME
- ÇATIŞMA ile/değil/yerine FARK
- ÇATIŞMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KESİŞME
- ÇATIŞMA ile "TAKIŞMA"
- ÇATIŞMA değil/yerine/>< UZLAŞMA
- ÇATIŞMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< ÇALIŞMAK
- ÇATIŞMA ile/ve/||/<>/> ÇEKİŞME
- CAUCHY İLE D'ALEMBERT İLE RAABE ile/||/<> YAKINSAKLIK TESTLERİ
( Serilerin yakınsaklığını belirleyen testler. )
( Formül: lim |aₙ₊₁/aₙ| < 1 )
- CAUCHY SAYISI = HOOKE SAYISI
( Sıkıştırılabilir akış incelemelerinde kullanılan, akışkanın yoğunluğuyla hızının karesinin çarpımının, hacmine oranına eşit, boyutsuz bir sayı. )
- CAUCHY-RİEMANN ile/||/<> LAPLACE EŞİTLİĞİ/EQUATION
( C-R ∂u/∂x=∂v/∂y koşul, Laplace ∂²u=0. )
( Formül: Analyticity condition İLE harmonic )
( Pierre-Simon Laplace tarafından 1799 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- CAUSAL SET THEORY ile/||/<> KONTİNUUM UZAY
( Causal set theory uzayın diskret yapısını öngörürken İLE kontinuum uzay sürekliliği varsayar )
( Formül: Poisson dağılımı )
- CAYLEY-HAMILTON ile/||/<> MINIMAL POLYNOMIAL
( C-H karakteristik polinom sıfır, minimal en küçük sıfır. )
( Formül: Characteristic İLE minimal degree )
- CAZİB ile/ve/<> MUZİB
- CBS LİMİT ile/||/<> BASİS SET HATASI
( CBS complete basis sonsuz, BSSE süperpozisyon hatası. )
( Formül: Ekstrapole İLE CP düzeltme )
- CCD ile/||/<> CMOS
( CCD seri okuma yüksek kalite İLE CMOS paralel hızlı düşük güç. )
( Formül: Charge transfer İLE APS )
- CDK ile/||/<> SİKLİN
( CDK katalitik alt birim İLE siklin düzenleyici. )
( Formül: Kinaz İLE aktivatör )
- CDNA ile/||/<> GENOMİK DNA
( cDNA mRNA kopyası intron yok, genomik tüm DNA. )
( Formül: Coding İLE complete DNA )
- CDW İLE SDW İLE PDW İLE FFLO ile/||/<> EGZOTİK DÜZENLER
( Alışılmadık elektron düzenleri. )
( Formül: Δ(r) ~ cos(Q·r) )
- CE ile/||/<> PAGE
( CE kapiler elektroforez otomasyon İLE PAGE jel manuel. )
( Formül: Kapiler İLE jel )
- CEBEL/LEŞME değil CEDEL/LEŞME
( TARTIŞMA, SERT MÜNÂKAŞA | KAVGA )
- CEBİR ile/||/<> ALGORİTMA
( Cebir ilminin kurulması ve algoritma kavramı )
( Harezmi tarafından 820 yılında keşfedildi/formüle edildi. (780-850) (Ülke: Harezm) (Alan: matematik) (Önemli katkıları: Cebir ve algoritma, Hint rakamları, astronomi tabloları) )
- CEBİR ile/||/<> GEOMETRİ
( Cebirsel denklemlerin geometrik çözümleri )
( Ömer Hayyam tarafından 1070 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1048-1131) (Ülke: İran) (Alan: matematik) (Önemli katkıları: Cebir çalışmaları, takvim reformu, Rubaiyat) )
- CEBR/İCBAR/MECBUR ile HÜKÜM[/HÜKM]/MAHKUM
- CEDEL ile/değil/yerine/<> BURHAN
( Bir bilginin, yanlışları göstermesi. İLE/DEĞİL/YERİNE/<> Savını temellendirmek. )
- CEDEL-İ MAHBÛBE ve CEDEL-İ MAZMÛNE ile/ve/||/<>/> CEDEL-İ MAHMÛD ve CEDEL-İ MAZMÛNE
(
Cedel Türleri: Mahmûd – Mezmûm / Mahbûbe – Mazmûne
1. Mahmûd ve Mezmûm Cedel
Mahmûd ve Mezmûm ayrımı, tartışmanın ya da söylemin amacına ilişkindir. Bu ayrımda ölçüt, tanımın biçimi değil tartışmaya girilme niyetidir.
Mahmûd cedel, hakikati ortaya çıkarmayı hedefler. Kişi, kendi görüşünün yanlış olabileceğini baştan kabul eder. Amaç, galip gelmek değil doğruya yaklaşmaktır. Delil istemek, karşı delili dikkate almak ve gerekirse geri adım atmak, bu türün temel özellikleridir.
Örnekler:
- “Yanılıyor olabilirim. Verileri birlikte inceleyelim.”
- “Eğer söylediğin doğruysa düşüncemi değiştiririm.”
- “Önemli olan, kimin kazandığı değil neyin doğru olduğu.”
Mezmûm cedel, hakikati değil galibiyeti amaçlar. Konu ikincildir; asıl hedef, öteki kişiyi/kişileri susturmak, itibarsızlaştırmak ya da üstünlük kurmaktır. Bu türde otoriteye dayanma, çoğunluğu referans verme, niyet okuma ve kişisel saldırı yaygındır.
Örnekler:
- “Ben, senden büyüğüm. Tartışma bitmiştir.”
- “Bu konuda konuşacak yetkinliğin yok.”
- “Bizi eleştirenlerin niyeti belirli.”
2. Mahbûbe ve Mazmûne Cedel
Mahbûbe ve Mazmûne ayrımı, tanımın nasıl kurulduğuyla ilgilidir. Burada, niyet değil dilsel sunum biçimi belirleyicidir.
Cedel-i Mahbûbe, açık öncüllere dayanır. Konuşan kişi, hangi varsayımlardan hareket ettiğini gizlemez. Dinleyici, iddianın dayandığı kabulleri açıkça görür.
Örnekler:
- “Adâlet, herkes için önemlidir.”
- “Güvenlik önemlidir; bu yasa gerçekten buna hizmet ediyor mu?”
- “Emeğe saygı değerlidir. Bu davranış, buna uyuyor mu?”
Cedel-i Mazmûne, örtük öncüllerle kurulur. Asıl iddia, doğrudan söylenmez; imâ edilir. Dinleyici, boşlukları kendi doldurmaya yönlendirilir. Bu nedenle, yanlış çıkarıma açık bir yapı taşır.
Örnekler:
- “Bazı kararların kimlere yaradığı açık.”
- “Bu işin sonunun nereye varacağını biliyorsun.”
- “Bazı kişiler, böyle davranır, sonra şaşırır.”
3. Türlerin Birlikte Görünümü
Bu iki ayrım, birbirinden bağımsızdır. Mahbûbe olmak, zorunlu olarak Mahmûd olmak anlamına gelmez; Mazmûne olmak da doğrudan Mezmûm sayılmaz.
-
Mahbûbe + Mahmûd:
Açık öncüllerle, hakikati arayan ideal tartışma biçimi.
Örnek: “Güvenlik önemli; bu yasa, gerçekten buna hizmet ediyor mu?” -
Mahbûbe + Mezmûm:
Tanım açık olsa bile amaç, baskı kurmaktır.
Örnek: “Herkes bunu kabul eder. İtiraz eden, bilgisizdir.” -
Mazmûne + Mahmûd:
Kırıcı olmamak için dolaylı anlatım kullanılır; niyet samimidir.
Örnek: “Bu yaklaşımın uzun vâdeli etkilerini düşünmek gerekir.” -
Mazmûne + Mezmûm:
İmâ yoluyla suçlama ve itibarsızlaştırma yapılır.
Örnek: “Bu yasaya karşı çıkanların niyeti mâlum.”
Sonuç itibarı ile ...
Mahmûd ve Mezmûm ayrımı, tartışmanın niyetini;
Mahbûbe ve Mazmûne ayrımı ise tanımın biçimini açıklar.
Bir söylemin sağlıklı ya da sorunlu oluşu,
ne söylendiğinden çok,
nasıl söylendiğiyle ilgilidir.
- CEHÂLET ile/ve CESÂRET
( Cesaret, akıldan gelirse cesârettir. Bilgisizlikten gelirse cehalettir. )
( IGNORANCE vs./and COURAGE )
- CEHÂLET ve/||/<>/< CEVELE
( Düzensiz ilişki. VE/||/<>/< Dolaşmak.
[Yaşamı, anlamsız, amaçsız ya da dirimsel sürdürmek.] )
- CEHÂLET ve/> RED
( Cahilin reddi/inkârı, ne kadar hızlı ve uzunsa o kadar cahildir. )
- CEHL ile/||/<>/< CEHL-İ BASİT ile/||/<>/< CEHL-İ MÜREKKEB ile/||/<>/< CEHL-İ MİK'AB[KÜP] ile/||/<>/< CEHL-İ MURABBÂ, TAKLİT
( Bir şeyi mutlak olarak bilmemek.
İLE/||/<>/<
Bilmemek. Bilmediğini bilmek.
İLE/||/<>/<
Bilmemek. Bilmediğini bilmemek. [Olgu ve olaya uygun olmayan kesin inanç.]
İLE/||/<>/<
Bilmemek. Bilmediğini bilmemek fakat bildiğini iddia etmek. ["Bildiğinin" ya da bildiğini varsaydığının, yanlışının, en doğru/kesin olduğunu iddia etmek.]
İLE/||/<>/<
Ötekinin iddiasını/sözünü delilsiz/kanıtsız kabul etmek. )
( ... İLE/VE Tek boyutlu. İLE/VE İki boyutlu. İLE/VE Üç boyutlu. İLE/VE Dört boyutlu. )
( [Felsefe'de] BEBGAİYYE[Ar.]/PSITTACISME[Fr.]: Papağanlık. )
( Sadece bir iyi vardır, bilgi; sadece bir kötü vardır, cehalet. )
( TÂC MÂRİFET TÂCIDIR, SANMA GAYRI TÂC OLA
TAKLİT İLE TOK OLAN, HAKİKATTE AC OLA )
(
)
( Anlayanlar(those who get it) <> Anlayıp da anlamamış gibi yapanlar(those who get it do not get it) <> Anlamayanlar(those who do not get it)
-----------------------------------------------------
Anlayanlar(those who get it) <> Anlayıp, anlaşılacak hiçbir şey olmadığı gerçeğini görenler(those who get it but realise there is nothing to get) <> Anlaşılacak bir şey olmadığı gerçeğini görenler(those who realise there is nothing to get)
----------------------------------------------------
Anlamayanlar(those who get it) <> Anlamayıp, anlaşılacak hiçbir şey olmadığı gerçeğini görenler(those who do not get it and realise there is nothing to get) <> Anlaşılacak bir şey olmadığı gerçeğini görenler(those who realise there is nothing to get)
-----------------------------------------------------
Karmakarışık durumda olanlar/hiçbir nasibi ol(a)mayanlar(those who are very confused) )
( O ki, bilmiyor ama biliyor bilmediğini;
çocuktur, onu eğitin/yetiştirin.
O ki, bilmiyor ama bilmiyor bilmediğini;
cahildir, ondan uzakça durun.
O ki, biliyor ama bilmiyor bildiğini;
(belki) uykudadır, onu uyandırın.
O ki, biliyor ama biliyor bildiğini;
bilge kişidir, onu izleyin. )
- CEHL >< HİLM
- CEHL-İ BASİT ile CEHL-İ MÜREKKEB
( Bilmediğini bilen. İLE Bilmediğini bilmeyen. )
( Şekk. İLE Eş-şekk. )
( O ki, bilmiyor ama biliyor bilmediğini; çocuktur, onu eğitin/yetiştirin. O ki, bilmiyor ama bilmiyor bilmediğini; cahildir, ondan uzakça durun. O ki, biliyor ama bilmiyor bildiğini; (belki) uykudadır, onu uyandırın. O ki, biliyor ama biliyor bildiğini; bilge kişidir, onu izleyin. )
- ÇEKİLGİ/İNZİVA ile/ve/değil/yerine/||/<> OYALANMA
- ÇEKİM ile/ve YANILSAMA
- ÇEKİNCE ile/ve/||/<>/< BELİRSİZLİK
- ÇEKİNGEN ile ÇEKİNİK ile ÇEKKİN
( Herşeyden çekinme huy olan, ürkek, sıkılgan. İLE Birkaç kuşak sonra ortaya çıkan ve o zamana kadar aradaki döllerde gizli kalan soyaçekim nitelikleri için kullanılır. [ÇEKİNİK GEN] İLE Elini çekmiş, ilgisiz. )
- ÇEKİRDEK ile/ve/<> ÇEKİRDECİK
( Evli meyvelerin içinde, bir ya da birden çok bulunan, çoğu sert bir kabukla kaplı tohum. | Yenmek için satılan kabak çekirdği. | Bir gözenin merkezini oluşturan nesnecik. | Atom çekirdeği. | 5 santigrama eşit olan, kuyumculukta kullanılan ağırlık ölçüsü. | Bir şeyin temelini oluşturan öz, nüve. İLE Göze çekirdeğinin içinde, tek ya da birden çok bulunan, yuvarlak nesne. )
- ÇEKİRDEK ile/||/<> ÇEKİRDEKÇİK
( Çekirdek DNA içerir, çekirdekçik rRNA üretir )
( Formül: Nükleus İLE nükleolus )
- ÇEKİRDEK ile/||/<> DEFORMASYON
( Deforme çekirdek modeli ve dönen çekirdekler )
( Aage Bohr tarafından 1952 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1922-2009) (Ülke: Danimarka) (Alan: fizik) (Önemli katkıları: Atom çekirdeğinin kollektif ve parçacık hareketleri modeli) (Nobel: 1975) )
- ÇEKİRDEK ile/||/<> MODEL
( Atomik çekirdeğin kollektif modeli )
( Aage Bohr tarafından 1952 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1922-2009) (Ülke: Danimarka) (Alan: fizik) (Önemli katkıları: Atom çekirdeğinin kollektif ve parçacık hareketleri modeli) (Nobel: 1975) )
- ÇEKİRDEK ile/||/<> SİTOPLAZMA
( Çekirdek DNA içerir İLE sitoplazma göze sıvısı )
( Formül: Kromatin İLE Organeller + sıvı )
- ÇEKİŞME değil/yerine/>< UYUM
- CELCIUS ile/=/||/<> FAHRENHEIT ile/=/||/<> KELVIN
( °C = 1 ile/=/||/<> °C x 1.8 + 32 ile/=/||/<> °C + 273.15 )
( 100 °C ile/=/||/<> 212 °F ile/=/||/<> 373 K [Suyun kaynama noktası]
0 °C ile/=/||/<> 32 °F ile/=/||/<> 273 K [Suyun donma noktası]
-78 °C ile/=/||/<> -109 °F ile/=/||/<> 195 K [Karbondioksitin donma noktası]
-183 °C ile/=/||/<> -298 °F ile/=/||/<> 90 K [Oksijenin donma noktası]
-196 °C ile/=/||/<> -321 °F ile/=/||/<> 77 K [Azotun donma noktası]
-273 °C ile/=/||/<> -460 °F ile/=/||/<> 0 K [Mutlak sıfır noktası] )
(
)
( 1 Celsius [°C] = 274.15 kelvin [K]
1 Fahrenheit [°F] = 255.9277777778 kelvin [K]
1 Rankine [°R] = 0.5555555556 kelvin [K]
1 Reaumur [°r] = 274.4 kelvin [K] )
- CELESÂT-I ÂTÎ değil/yerine/= GELECEK OTURUMLAR
- ÇELİK ÜRETİMİ (WOOTZ) ile/||/<> AVRUPA ÇELİK ÜRETİMİ
( Hint Wootz çeliği yüksek karbonlu çelik İLE Avrupa çeliği sonradan geliştirildi. )
( Hint Demirciler tarafından -300 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- ÇELİŞİK OLAN ile/ve/değil/||/<>/< ÇELİŞİK GÖRÜNEN
- ÇELİŞKİ ile/||/<> AÇMAZ
- ÇELİŞKİ ile/ve/değil/||/<>/< ANA ÇELİŞKİ
- ÇELİŞKİ ve/||/<> BÜTÜNÜN PARÇASI
- ÇELİŞKİ ile/değil/< DAYANÇ/SABIR
- ÇELİŞKİ ile/ve/değil/yerine EYTİŞİM
( CONTRADICTION vs. DIALECTIC )
- ÇELİŞKİ ile/ve/||/<> İKİRCİK
- ÇELİŞKİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İLİŞKİ
( [not] CONTRADICTION vs./and/but/||/<>/< RELATION
RELATION instead of CONTRADICTION )
- ÇELİŞKİ ile/değil/yerine/>< İLİŞKİ
- [ne yazık ki]
ÇELİŞKİ ile/ve/||/<> KISIR DÖNGÜ
- ÇELİŞKİ ile/ve/||/<> TUTARSIZLIK
- ÇELİŞKİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< UYUMSUZLUK
- ÇELİŞKİLİ ile/ve/<> ÇEKİCİ/CÂZİBELİ
- ÇELİŞKİYE/ÇATIŞKIYA İŞARET (ETMEK) ile/ve/değil/<> SERZENİŞ
- ÇELİŞME/ÇELİŞKİ = TENAKUZ = CONTRADICTION[İng., Fr.] = WIDERSPRUCH[Alm.] = CONTRADICTIO[Lat.] = CONTRADECIR[İsp.]
- CELLULAR İLE MOLECULAR İLE SYSTEMİC İLE EVOLUTİONARY ile/||/<> YAŞLANMA KURAMLERİ
( Yaşlanmanın farklı seviyeleri. )
( Formül: Hayflick limit ~50 )
- DİKKATİNİ:
"ÇELMEK" değil ÇEKMEK
- CELSIUS DERECESİ ile/ve/<> CELSIUS SICAKLIK ÖLÇEĞİ
( Sıcaklık aralığı ya da farkının, 1 kelvin'e ve Celsius ölçeğindeki sıcaklık aralığının 1/100'üne eşit sıcaklık birimi. [simgesi: °C] İLE/VE/<> Normal koşullarda, suyun donma sıcaklığını 0 derece ve kaynama sıcaklığını da 100 derece kabul eden ve kelvin olarak mutlak sıcaklığa, °C = °T-273.15 ile bağlı olan ölçek. )
- CELSİUS ile/||/<> FAHRENHEİT
( Celsius suyun donma-kaynama 0-100 İLE Fahrenheit 32-212 )
( Formül: °C = (°F - 32) × 5/9 )
( Anders Celsius tarafından 1742 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- ÇEMBER ile DAİRE
( ... İLE Bir noktaya eşit uzaklıktaki noktaların toplamı. )
( CIRCUMFERENCE vs. CIRCLE )
- CEMİYETÇİ BAKIŞ/ANLAYIŞ ile/ve/<> STRATEJİK BAKIŞ/ANLAYIŞ ile/ve/<> FARKLI BAKIŞ/ANLAYIŞ
- CENTRAL ANGLE ile/||/<> INSCRİBED ANGLE
( Central merkez köşeli, inscribed çember üzeri köşeli. )
( Formül: Center vertex İLE circle vertex )
- CENTRAL İLE PERİPHERAL İLE IMMUNE PRİVİLEGE ile/||/<> İMMÜN TOLERANS
( Oto-reaktivite kontrol mekanizmaları. )
( Formül: Negatif seleksiyon )
- ÇEPER(") ile/ve/değil/||/<>/< BAĞLAM
- ÇERÇEVE ile/ve EREK
- ÇERÇEVE ile/ve/||/<> KAPSAM
- ÇERÇEVELENDİRME ve/||/<>/> TANITILABİLİRLİK
- CERN'DEKİ ALGILAYICILAR/DEDEKTÖRLER/PRELIMINERY:
CMS / ATLAS
( Normal atmosfer basıncında, ısınma ısısı 15 °C'lik suyunkine eşit olan bir cismin, bir gramının sıcaklığını 10 °C yükseltmek için gerekli ısı miktarına eşit olan ısı birimi, ısın. | Besinlerin, dokular içinde yanarak vücudun sıcaklık ve enerjisini sağlama değerlerini gösteren ölçü. )
- CESÂRET:
DEVAM EDEBİLME GÜCÜ ile/ve/değil/||/<>/< HİÇ GÜCÜMÜZ KALMADIĞINDA, DEVAM EDEBİLMEK
- CESARET ETMEK değil/yerine/= GÖZE ALMAK
- CESÂRET:
KORKUNUN YOKLUĞU ile/ve/değil/+/||/<>/< BENCİLLİĞİN BULUNMAMASI
- CESÂRET:
"SEÇTİKLERİMİZ" değil VAZGEÇTİKLERİMİZ
- CESÂRET ve/||/<>/> BASİRET ve/||/<>/> FERÂSET ve/||/<>/> HAYRET ve/||/<>/> HİKMET ve/||/<>/> MERHAMET
- CESARET ile/ve/||/<> KALB(İN ATMASI)
( Var mı aşka? İLE/VE/||/<> Çarpıyor bir başka. )
( Var mı aşka? İLE/VE/||/<> Çarpıyor bir başka. )
- CESÂRET ile/ve/||/<>/> OLASILIK/RİSK/MUHÂTARA[Ar. < HATAR]
( Almaya cesâret edemediğimiz riskleri alanlar, yaşamak istediğimiz yaşamı yaşar. )
( COURAGE vs./and/||/<>/> RISK )
- CESÂRET ile/değil/ne yazık ki SAYGISIZLIK
- CESÂRET ile/ve/||/<>/>/< TESLİMİYET
- CESARETLEN(DİR)MEK değil/yerine/= YÜREKLEN(DİR)MEK
- ÇEŞİT ile TÜR
( KIND vs. TYPE )
- CESUR ÖNDERİN ANLATACAĞI:
"BAŞARI/SIZLIK" değil/yerine/< GELİŞİM
- ÇETELE[Yun.] ile/||/<>/> DİZİN/FİHRİST[Fars.] / LİSTE/İNDEKS/ENDEKS[İng.]
( Çizilerek ya da oyularak açılan kertik. | Esnafın, uzunlamasına ikiye bölüp üzerine kertikler çenterek hesap tuttuğu ağaç dalı. İLE Bir betiğin ya da derginin, kişi, konu, yer adı vb. bakımından içindekileri yer numarasıyla belirten ve yapıtın arkasında yer alan abecesel sıralama. | Belirli bir konuda çıkan betik ve dergideki yazılarla ilişkiyi sağlayan ve ayrı bir betik ya da süreli yayın biçiminde çıkan yapıt. | Kütüphane, belge vb. için düzenlenen belirli bir bilginin ya da belgenin bulunduğu yeri gösteren düzenli sıralama. )
- ÇETREFİLLİ ile NETAMELİ ile TUMTURAKLI[Fars.]
( Karışıklığı dolayısıyla anlaşılması ya da sonuca bağlanması güç. | Yapı ve ses kurallarına aykırı kullanılan dil. | Sarp, engelli ve engebeli yer. İLE Gizli bir tehlikesi olduğu sanılan, tekin olmayan. | Başına sık sık kaza gelen. İLE Gösterişli. | Anlama bir şey katmayan, bir anlam bildirmeyen ancak kulağa hoş gelen. )
- ÇETREFİLLİ/LİK ile/ve/||/<> ÇATALLI/LIK
- CEVDET-İ RAVİYE ve/||/<> KUVVET-İ AZİME
( Düşünme gücü/yetisi. VE/||/<> Yapma gücü/yetisi. )
- CEVHER ve ARAZ ile/ve/değil/||/<>/> ZÂT ve SIFAT
( Nesnede/cisimde. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> İnsanda. )
- CEVHER[Ar.]/GEVHER[Fars.] ile/ve/||/<>/> CÜRÛF[Ar.]
( Bir şeyin özü. | Töz. | Mücevher. İLE/VE/||/<>/> Maden posası, dışık. Erimiş malzemelerin yüzeyindeki safsızlık. )
- ÇEVİRİ ile/ve/<> AKTARIM
- ÇEVİRİ ile/ve/değil/||/<> UYARLAMA
- ÇEVİRİDEN OKUMAK ile/ve/değil/yerine İLK KAYNAKTAN OKUMAK
- ÇEVİRMEK ile/ve/değil/||/<>/< DÖNÜŞTÜRMEK
- ÇEVİRMEK ile/değil GEÇİRMEK
- ÇEVRE ile/||/<> ALAN
( Çevre kenar toplamı İLE alan iç bölge ölçüsüdür )
( Formül: 1D ölçü İLE 2D ölçü )
- ÇEVRE ile/ve/||/<> BAĞLAM
- ÇEVRE ile/ve ÇERÇEVE
( SURROUNDINGS vs./and FRAME )
- ÇEVREMİZDEKİ KİŞİLERİ BİZ SEÇİYORUZ" ile/ve/değil/önce/||/<>/< ÇEVRESİNDEKİLERİ KİŞİNİN KENDİ YEĞLİYOR/SEÇİYOR
- CFC ile/||/<> HCFC
( CFC tam halojenli yasak İLE HCFC H içerir geçiş. )
( Formül: ODP yüksek İLE düşük )
- CFL KOŞULU ile/||/<> VON NEUMANN KARARLILIK
( CFL Courant sayısı c·Δt/Δx < 1, von Neumann spektral analiz. )
( Formül: Fiziksel İLE matematiksel )
- CFT İLE ADS/CFT İLE HOLOGRAPHY ile/||/<> DUALİTE VE YAZIŞMALAR
( Farklı kuramlar arası ilişkiler. )
( Formül: Z_CFT = Z_gravity )
- CHAİN RULE ile/||/<> PRODUCT RULE
( Chain bileşik fonksiyon, product çarpım fonksiyon. )
( Formül: Composition İLE product )
- CHANDRASEKHAR LİMİTİ ile/||/<> TOLMAN-OPPENHEİMER LİMİTİ
( Chandrasekhar beyaz cüce ~1.4M☉, TOV nötron yıldızı ~2-3M☉. )
( Formül: 1.4M☉ İLE 2-3M☉ )
- CHANGE ve/||/<>/> CHANCE
( Değişim. VE/||/<>/> Kazanma olanakları/olasılıkları. )
- CHAOS THEORY ile/||/<> LİNEAR DYNAMICS
( Chaos theory deterministik ama öngörülemeyen sistemleri incelerken İLE linear dynamics basit lineer davranış gösterir )
( Formül: Lyapunov exponent )
- CHAPERONE ile/||/<> PROTEASE
( Chaperone protein katlanmasına yardım ederken İLE protease protein parçalanmasını sağlar )
( Formül: HSP70 )
- ÇEPTIR/CHAPTER[İng.] değil/yerine/= BÖLÜM
- CHARACTERİSTİC CLASS ile/||/<> CHERN CLASS
( Characteristic bundle invariant, Chern kompleks bundle. )
( Formül: General bundle İLE complex bundle )
- CHARGE TRANSFER ile/||/<> D-D GEÇİŞİ
( CT yoğun 10⁴ LMCT/MLCT, d-d zayıf 10-100 Laporte. )
( Formül: İzinli İLE yasak )
- CHATGPT ile/ve/değil/yerine/||/<>/> TURGPT
( [Dil Desteği]
Çok sayıda dilde, metin anlama ve üretme yeteneğine sahip bir yapıdır. Ancak, özellikle İngilizce odaklıdır.[Öteki dillerdeki etkililiği, İngilizce kadar yüksek olmayabilir.]
İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>
Özellikle Türkçe dilinde üstün performans gösteren ve Türkçe içerik oluşturmak ve anlamak için odaklandırılmış bir yapıdır. )
( [Eğitim verileri ve kaynaklar]
Çok sayıda İngilizce metin kaynağından eğitilmiştir ve İngilizce'ye odaklanır.[Öteki dillerdeki veri kaynaklarına da erişimi vardır.]
İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>
Özellikle Türkçe içeriklerden eğitilmiş ve Türkçe'deki metinleri daha iyi anlayabilen ve yansıtabilen bir yapıdır. )
( [Türkçe kültür ve aktarım anlayışı]
Türk kültürü ve tanımları konusunda sınırlı bilgiye sahip olabilir ve bu nedenle Türkçe içerikleri daha az doğru biçimde işleyebilir.
İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>
Türk kültürünü ve tanımlarını daha iyi anlar ve bu nedenle Türkçe metinleri daha iyi işleyebilir. )
( [Uygulama Alanları]
Genel sohbet, metin oluşturma, soru-yanıt uygulamaları, metin tabanlı oyunlar ve daha fazlası gibi geniş bir uygulama yelpazesi için kullanılabilir.
İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>
Özellikle Türkçe içeriğe sahip web siteleri, müşteri hizmetleri botları, özel Türkçe metin oluşturma görevleri ve Türkçe'deki çeşitli uygulamalar için daha uygundur. )
- CHEBYSHEV İLE MARKOV İLE HOEFFDİNG ile/||/<> KONSANTRASYON EŞİTSİZLİKLERİ
( Olasılık sınırları veren eşitsizlikler. )
( Formül: P(|X-μ| ≥ kσ) ≤ 1/k² )
( Andrey Markov tarafından 1906 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1856-1922) (Ülke: Rusya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Markov zincirleri, stokastik süreçler) )
- CHELAT İLE MAKROSİKLİK İLE KRİPTAND ile/||/<> LİGAND TÜRLERİ
( Çok dişli ligand sınıfları. )
( Formül: K_chelat >> K_monodentate )
- CHEMICAL BIOLOGY ile/||/<> BIOCHEMISTRY
( Chemical biology kimyasal araçlarla biyolojik sistem incelerken İLE biochemistry doğal biyomoleküllerin kimyasını inceler )
( Formül: Chemical probe )
- CHEMICAL GENETICS ile/||/<> CLASSICAL GENETICS
( Chemical genetics küçük moleküllerle gen fonksiyonu incelerken İLE classical genetics genetik manipülasyonla gen fonksiyonu inceler )
( Formül: Small molecule inhibitor )
- CHEMICAL İLE ION İLE NUCLEAR ile/||/<> ROKET İTKİ SİSTEMLERİ
( Uzay aracı tahrik teknolojileri. )
( Formül: Isp = ve/g₀ )
- CHEMILÜMİNESANS ile/||/<> BİOLÜMİNESANS
( Chemi kimyasal reaksiyon, bio enzim kaynaklı ışık. )
( Formül: Luminol İLE lusiferin )
Bilgilerin örgün birliği.
Bilim, nesneler karşısında yöntemli bilgidir.
Bilim, gerçeğin edebiyatıdır.
Bilim, bize geleceği vaad eder.
Bilim, yalnızca doğanın matematiksel davranışını ortaya koyan yasalardan oluşur.
Bilim bir hayal değildir, fakat onun bize vermediği şeyleri başka bir yerde bulacağımızı sanmak hayaldir.
Bilimin en önemli özelliği doğanın içinde kalmaktır.
Dış etkiler üstüne giriştiği mantık-deney işlemler bütünü.
"Ne tür bir bilgi gereklidir?" sorusunun yanıtı ancak "Bilimsel bilgi"de çözülecektir.
İnsan ancak bilimsel bilgi yoluyla nesne, olay ve olgulara egemen olmayı başarmaktadır.
Bilimsel ol ve bekle!
Gerçek bilim, her şeyin üstünde şüphe etmeyi ve cahil olmayı öğretir.
Evren matematiksel yapıdadır. Bilimin konusu olan doğa, matematiksel niteliklere sahip, bölünmez küçük parçacıklar olan atomlardan yapılmıştır. Doğada meydana gelen tüm değişiklikler, bu atomların birleşmesi, ayrılması ve hareketlerinden oluşur.
Hiçbir bilim, o bilimi yaparkenki araçları sorgulamaz.
Her bilim cevherin bir sunumunu inceler.
İlmin başı soğandan acı, sonu baldan tatlıdır.
İlmin yarısı aşk, yarısı okumaktır.
İlim sohbetle olur, kitaptan bilgi devşirilir.
Dili bilimden ayrı düşünmek veya bilimi dilden ayrı düşünebilmek olanaksızdır.
Sosyoloji en fazla metodu içeren, fakat en az çözümü olan bilimdir.
Matematik, doğanın sırlarını açacak tek anahtar olacaktır.
Terimlerle yapılmaya çalışılan bilim, ancak o terimi bilenler arasında yapılabilir.
İlim kesb ile rütbe-i rif'at arzu-yı muhal imiş ancak
Aşk imiş ne var âlemde ilim bir kıyl u kal imiş ancak
YANILGI
Greater Idaho Falls Bilim Fuarı'nda, bir lise öğrencisi, yöre insanlarını hazırladığı Projeyi imzalamaya davet etti. Delikanlı, "dihydrogen monokside" adlı maddenin kullanımının tümüyle yasaklanmasını, mümkün olmadığı takdirde çok sıkı kontrolünü istiyordu. Maddenin zararlarını, duvarlara astığı afişle açıklıyordu:
1- Yoğun terlemelere ve kusmalara sebep olabilir.
2- Doğaya büyük zararlar veren asit yağmurlarının ana unsurudur.
3- Gaz haline geçmiş hali, çok ciddi yanıklara sebep olabilir.
4- Kazara solunması, ciğerlere dolması ölüme yol açar.
5- Erozyona yol açar.
6- Otomobil frenlerinin etkinliğini azaltır.
7- Ölümcül kanser tümörlerinin hepsinin içinde bulunmuştur.
Bir saat içinde tam 50 bilim fuarı meraklısı insan delikanlının kampanya açtığı standı ziyaret etti. 43 kişi, yasaklama isteğini şiddetle desteklediler. 6 kişi kararsız kaldı. Sadece bir kişi yasaklanması istenen "dihydrogenmonokside" in H2O, yani hayatın can damarı "Su" olduğunu söyledi. Delikanlının bu projesi "Ne kadar kolay aldatılabiliyoruz" yarışmasının birincisi ilân edildi!...
Delikanlı, "Amacım, kolayca saptırılmış, saçma bilimsel cümleciklerle insanların nasıl yanlış koşullandırılabildiklerini göstermek istedim" dedi.
KAÇ SAAT ÇALIŞIYORSUN?
Seksen yaşını aşmış bir akademisyenin, odasındaki duvarda fotoğrafı asılı duran hocası ile arasında geçen bir konuşma, belki de başarısının sırrını, başka bir deyişle ilmin görkeminin sırrını veriyordu:
"Günde kaç saat çalışıyorsun?"
Vereceği rakamın etkisinden emin olan akademisyen, ikirciksiz şöyle der:
"Onyedi saat Hocam!"
Yüzünü ekşiten hocası,
"Günde onyedi saat çalışarak âlim olamazsın!"
diye karşılık verince şaşıran akademisyen:
"Peki Hocam! Âlim olmam için günde kaç saat çalışmam gerekiyor?" diye sorar.
Hocası'nın yanıtı ilginç, bir o kadar da çarpıcıdır:
"Benim hocam günde 26 saat çalışırdı;
ben ancak 25 saat çalışabiliyorum;
senin de âlim olmak için günde en az 24 saat çalışman gerek!"
(1996'dan beri)