Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 17.938 başlık/FaRk ile birlikte,
17.938 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(36/73)


- ISTAKOZ/LUK ile ISTAKOZLAR ile ISTAKOZ AĞI


- İSTANBUL EVİ ile RAKOCZY EVİ

( ... İLE Tekirdağ'da. )


- İstanbul Tarih.com


- İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ (İTÜ) SPOR KULÜBÜ :

( İTÜ Spor Kulübü 1930 yılında Gümüşsuyu kampüsünde kuruldu. Önceleri voleybol dalında faaliyet gösterdi. Sonraları basketbol dalına ağırlık vermeye başladı. Gümüşsuyu kampüsü içindeki kapalı spor salonu 1970 yıllarına kadar Türkiye'nin en büyük ikinci spor salonu idi. İTÜ de tesis alanında büyük atılımlar yapıldı. Tenis kortları, halı saha, sağlıklı yaşam merkezi, kapalı spor salonu, kapalı yüzme havuzu gibi tesislere sahip oldu. İTÜ basketbol takımı uzun yıllar Türkiye'nin sayılı kulüplerinden biri olarak Türkiye liglerinde başarı ile yer aldı. Halen ikinci ligde mücadele etmekte olup Türk Milli basketbol takımına Kemal Erdenay, Erman Kunter, Levent Topsakal ve Harun Erdenay gibi yıldız basketbolcular kazandırdı. )


- İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ (İTÜ) :

( İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İstanbul'da 1773 yılında Hühendishane - i – Berrî - i Hümayun adile kurulmuş, dünyanın en eski 5. üniversitesidir. Bünyesinde 13 fakülte, 37 bölüm ve 5 enstitü bulunmaktadır. Üniversitenin ilk binası Haliç'te idi. Sonraları Maçka, Taşkışla, Gümüşsuyu, Maslak ve Tuzla'daki kampüslerinde eğitim vermeğe başlamıştır. İTÜ de 14.000 lisans ve 6.000 lisansüstü öğrenci ve 2.200 öğretim görevlisi bulunmaktadır. İTÜ'nin yönetim merkezi Maslak kampüsü içindedir. İTÜ; Mühendishane - i Berrî - i Hümayun, Hendese - i Mülkiye Yüksek Mühendis Okulu, Teknik Üniversite olarak isim değişikliklerine uğradı. 1944'te İstanbul yüksek Mühendis Mektebi'nin ismi İstanbul Teknik Üniversitesi olarak değiştirildi. İTÜ bünyesinde Bilgisayar ve Bilişim Fakültesi, Denizcilik Fakültesi, Elektrik Elektronik Fakültesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Gemi İnşaatı ve Deniz Bilimleri Fakültesi, İnşaat Fakültesi, Kimya ve Metalurji Fakültesi, Maden Fakültesi, Makine Fakültesi, Mimarlık Fakültesi, Tekstil ve Teknolojileri ve Tasarım Fakültesi ve Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi bulunmaktadır. İTÜ bünyesinde ayrıca; Avrasya ve Yer Bilimleri Enstitüsü, Bilişim Enstitüsü, Enerji Enstitüsü, Fen Bilimleri Enstitüsü ve Sosyal Bilimler Enstitüsü bulunmaktadır. )


- İSTANBUL ile/ve/||/<> (ÜSKÜDAR/LI) HOCA ALİ RIZA EFENDİ

( )


- İSTANBUL'UN ADLARI ve ŞANLARI

( BYZAS, BUZIS, BYSE, BYSANTE [İlk adlarından.] )

( BYZANTION [Byzas'ın kenti.][Roma dönemine kadar kullanılmıştır.] )

( ANTONEIA, ANTHUSA, DEUTERA ROME [Roma'lıların kullanımı.] )

( KONSTANTINOPOLIS [Uzun süre bu adla tanımlanmıştır.] )

( TSARIGRA [İmparator kenti.][Slav kaynaklarında.] ( MIKLEGARD [İmparator Mikhael?in kenti.][Vikingler'de.] )

( TEKFURİYE, ZAVEGOROD [Rus'ların kullanımı.] [TEKFUR: Bizans hudud valisi] )

( VİZENDOVAR [Macar'ların kullanımı.] )

( KANATORYA/KANATURİYE [Polonya'lıların kullanımı.] )

( AYLANA [Çek'lerin kullanımı.] )

( KONSTANTİNAPOL [Avusturya'lıların kullanımı.][Nemçe] )

( HERAKLİYAN [İsveç'lilerin kullanımı.] )

( İSTEFANYA, İSTEFANİYE [Hollanda'lıların kullanımı.] )

( AGRANDONE [Frank'ların kullanımı.] )

( YAĞFURİYE, POZANTİYAM, KONSTANTİNİYE [Frenk'lerin kullanımı.] )

( KOSTİYE, KOSTİN [Portekiz'lilerin kullanımı.] )

( MAKEDONYA [Latin'lerin kullanımı.] )

( KONSTANTİNİYYE-İ KÜBRA [Arap'ların kullanımı.] )

( KAYSER-İ ZEMİN[Yeryüzü imparatoru] [Fars'ların/Acem'lerin kullanımı.] )

( TAHT-I RUM [Hint'lerin kullanımı.] )

( ÇAKDURYAN, ÇAKDURKAN [Moğol'ların kullanımı.] )

( SAKALYA [Tatar'ların kullanımı.] )

( VİZENDOVİNA [Ermeni'lerin kullanımı.] )

( YANKOVİÇE, ALEKSANDRA [Süryani'lerin kullanımı.] )

( PÜZANT [Ermeni'lerin kullanımı.] )

( ÂSİTÂNE [Osmanlı'larda!] )

( ÂSİTÂNE-İ SAADET[Sultan Sarayı] )

( DÂR-ÜL HİLÂFE[Halife'nin evi] )

( DÂRÜ'S SALTANA[Saltanat'ın evi] )

( DERGÂH-I SELÂTİN[Sultanlar kapısı] )

( DERSAADET, DERALİYE )

( MAHRÛSE: Türklere göre, İstanbul'un Büyük Kent anlamına gelen bir adı. )

( MAHRÛSE-İ KONSTANTİNİYE: Konstantiniye Büyük Kenti. )

( İSTİMBOLİ [Verilen adlardan biri.] )

( KONSTANTİNİYYEBULİN [Verilen adlardan biri.] )

( POZANTİYAM [Verilen adlardan biri.] )

( SÜDDE-İ SALTANAT Saltanatın Eşiği. [Verilen adlardan biri.] )

( İstanbul, en çok adı olan şehirdir. )

( UÇ-OĞ-BOLUĞ: İstanbul'un kadîm dönemlerinde, "Cennet Şehir" anlamına gelen, ön-Türkçe adı. )

( GULGULE-İ RÛM
TANTANA-İ RÛM
VEVELE-İ RÛM
DEBDEBE-İ RÛM
GALEBE-İ RÛM )

( : EIS TIN POLIN, ISTINPOLIN: Kentte, kent içinde, kent içi. )


- İSTANBUL'UN İLKLERİ

( )


- İSTATİKSEL YASA ile/ve/||/<> ÇOK BÜYÜK SAYILAR YASASI


- STATISTICAL INDEPENDENCE[İng.] / INDÉPENDANCE STATISTIQUE[Fr.] / STATISTISCHE UNABHÄNGIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= İSTATİSTİKSEL BAĞIMSIZLIK


- İSTATİSTİKSEL HATA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
YETERSİZ ÖRNEK ile/ve/||/<> TEMSİL ETMEYEN ÖRNEK ile/ve/||/<> YANLIŞ BENZETME ile/ve/||/<> YOK SAYMA ile/ve/||/<> SÜMEN ALTI ile/ve/||/<> KUMARBAZ

( FALLACY OF INSUFFICIENT SAMPLE vs./and/||/<> UNREPRESENTATIVE SAMPLE vs./and/||/<> FALSE ANALOGY vs./and/||/<> SLOTHFUL INDUCTION vs./and/||/<> FALLACY OF SLANTING vs./and/||/<> GAMBLER'S FALLACY )


- İSTEDİĞİMİZ ŞEY:
OLURSA ile OLMAZSA

( 1 hayır. İLE 1000 hayır. )


- İSTEK ve/<>/|| YOL


- İSTİB'ÂD[Ar. < BU'D] ile İSTİ'BÂD[Ar.]

( Uzaksama, uzak görme, olasılık vermeme. İLE ... )


- İSTÎCÂL[Ar.] ile İSTİ'CÂL[Ar. < ACEL] ile İSTÎCÂR[Ar. < ECR]

( Sonraya bırakılmasını, te'cîl edilmesini isteme. İLE Acele etme, tez olmasını isteme, çabuklaştırma. İLE Kira ile tutma, kiralama. )


- İSTİDÂ'[Ar.] ile İSTÎDÂ'[Ar. < VEDÂ] ile İSTİD'Â'[Ar. < DUA] ile İSTİDÂA/İSTİZÂA[Ar. < ZİYA]

( El uzatma. İLE Birinin yanına bırakma, bir şeyi saklamak üzere birine emanet etme. İLE Yalvararak isteme. | Dilekçe, istidâ. İLE Aydınlanma, ışıklanma, ziyalanma. )


- İSTİ'DÂD ile HAL

( Küpün içinde ne varsa, dışarı da o sızar. )


- İSTİDÂD-I SÂİD[Ar.] ile İSTİDÂD-I YED[Ar.]

( Bileğin alışması. İLE Elin alışması. )


- İSTİFÂ[Ar.] (ETMEK) değil/yerine/= İŞBIRAKI, İŞİ/GÖREVİ BIRAKMAK, İŞTEN/GÖREVDEN AYRILMAK


- ISTIFÂ'[< SAFVET] ile/ve/< İSTİ'FA'[< AFV]

( Bir şeyin hâlisini, temizini seçip alma. | Ayıklama. | Seçme, seçkinlik. İLE/VE Affını isteme. | Bir işten, kendi isteğiyle çekilme. )


- İSTÎFÂ'[Ar. < VEFÂ] ile İSTİ'FÂ'[Ar. < AFV] ile İSTİFHÂM[Ar. < FEHM | çoğ. İSTİFHÂMÂT] ile İSTİHFÂ'[Ar.]

( Tamamıyla alma/alınma, ödetilme. İLE Affını isteme. | Bir işten kendi isteğiyle çekilme. İLE Sorma, anlama. Anlamak, öğrenmek için sorma. İLE Saklanma, gizlenme. )


- İSTİHÂB/ISTIHÂB ile İSTİHÂB ile İSTİHÂB/İŞTİHÂB ile İSTÎÂB[< VAB]

( Saklama, gizleme. | Dostluk kurma. | Konuşma, musâheb etme. İLE Hibe ve armağan olarak isteme. Bağış olarak arzulama. İLE Ağarma, beyazlama, kırlaşma. İLE İçine alma, sığdırma. | Kaplamak, toplamak, tamam etmek. | Tutulmak, zapteylemek. )


- İSTÎHÂL[Ar. < EHL] ile İSTÎHÂR[Ar.]

( Bir şeye uygun/lâyık/ehil olma. İLE Geri kalma/bırakılma. )


- İSTİKÂMET[Ar.] değil/yerine/= YÖN, DOĞRULTU


- İSTİ'LÂM[< İLM] -ile

( YAZI İLE BİLGİ İSTEME | BİLGİ İSTEME )


- İSTİMÂ'[Ar.] ile İSTİMÂ'[Ar. < SEM | çoğ. İSTİMÂÂT]

( Birinin ziyaretine gitme. İLE Dinleme/dinlenilme, duymalar/işitme. | Dinleyip kabul etme. | Kulak verip dinleme. )


- ISTIRAP ÇEKTİĞİMİZDE ve/||/<> KORKTUĞUMUZDA ve/||/<> BAZI ŞEYLER, YOLUNDA GİTMEDİĞİNDE

( Kendimize kızmayalım. VE/||/<> Kendimizi aşağılamayalım. VE/||/<> Kendimizi suçlamayalım. )


- ISTIRAP [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]


- ISTIRAP VERİCİ OLAN:
"KİM OLMADIĞIMIZ" değil KİM OLAMADIĞIMIZ


- ISTIRAP VERİCİ ile ÖLÜMÜNE ACI ÇEKEN

( AGONIZING vs. AGONIZING TO DEATH )

( رنجآور ile سوزناک ile جان کندن )

( RANJEAVAR ile SUZNAK ile JAN KANDAN )


- İSTİ'SÂB[Ar.] ile İSTİS'ÂB[Ar. < SA'B]

( İğrenme. İLE Güç sayma, bir şeyin zor gelmesi. )


- İSTİS'ÂL[Ar. < SUÂL] ile İSTÎSÂL[Ar. < ASL] ile İSTİSHÂL[Ar. < SEHL]

( Soruşturma. İLE Kökünden koparıp çıkarma/çıkarılma, kökünü kurutma. | Bir urun çıkarılması. İLE Kolay sayma/görme. )


- İSTİŞÂRE[< ŞÛRÂ | çoğ. İSTİŞÂRÂT] ile TEÂTÎ[< ATÂ]


- İSTİSMÂR[Ar. < SEMERE] ile/ve/<>/değil SÛ-İ İSTİ'MÂL[Ar. < AMEL | çoğ. İSTİ'MÂLÂT]

( )

( İşletme, yararlanma. | Sömürme. İLE/VE/<>/DEĞİL Kötü/yersiz/yolsuz kullanma. )


- İSTİ'TÂF[Ar. < ATF | çoğ. İSTİ'TÂFÂT] ile İSTÎTÂF[Ar.]

( Yardım ve merhamet dileme. İLE Kaplama. )


- İSTİVÂ'[Ar. < SEVÂ] ile İSTİ'FÂ'[Ar. < AFV] ile İŞTİFÂ'[Ar.]

( Birden çok şeyin birbirine eşit ve denk olması. | Düz olma, düzlük. | Kaplama, örtme. | Ortada ve tam bir derecede bulunma. | Mevlevî sikkesinin tam ortasına gelmek üzere önden arkaya doğru çekilen iki parmak eninde yeşil çuha. İLE Affını isteme. | Bir işten kendi isteğiyle çekilme. İLE İyi olma, şifâ bulma. )


- İSTİ'ZÂR[Ar. < ÖZR] ile İSTİZHÂR[Ar. < ZAHR]

( Bağışlamasını isteme, af/özür dileme. İLE Dayanma, güvenme, arka verme. | Yardım isteme, arka/zâhir olmasını isteme. )


- İSYAN ile/değil/yerine YAS


- İSYANDA:
BAŞ EDEMEME ile/ve/değil/||/<>/< ALT EDEMEME


- İŞYERİNE, ÖZELLİKLE EVE YENİ GELMİŞ EŞİNİZE/BİRİNE GİRER GİRMEZ BİRŞEY SÖYLEMEK ile/yerine 5-10 DAKİKA SONRA SÖYLEMEK


- İT(") ve/||/<>/> (")BİT(")

( İtle yatan, bitle kalkar. )


- İT ve/||/<>/> BİT

( ile yatan. VE/||/<>/> ile kalkar. )


- IT :/yerine O, ONU (CANSIZ/ HAYVAN)


- İTÂ ÂMİRİ değil/yerine/= ÖDEME YETKİLİSİ


- İ'TÂ'[Ar.] ile İNFÂK[Ar.]


- ÎTÂ'[Ar.] ile İ'TÂ'/ÎTÂ[Ar. < ATÂ]

( Kafiyenin bir anlamda olarak aynen tekrarı. İLE Verme/verilme, ödeme. )


- İTA ile İTAP ile İTA EMRİ ile İTA AMİRİ


- ÎTÂD[Ar.] ile İTÂD[Ar. < ATÂ]

( Kazık çakma. İLE Süt sağarken ineğin ayağına geçirilen ip. )


- İTAP[Ar.] ile AZAR, PAPARA, SAPARTA, ZILGIT[< ZIL yansıma sesine GIT eki ile]

( Paylama, azarlama. İLE Korkutma, çıkışma, gözdağı, azarlama. )


- İTÂT[Ar.] ile İTÂAT[Ar. < TAV]

( Düşmanlık, zıtlık. İLE Boyun eğme, dinleme, alınan emre göre davranma. )


- İTE KAKA (İLERLEMEK)


- İTEBİLMEK ile İTEKLEMEK ile İTE KAKA


- Temelde olanın ne olduğuna iyi bak da ona göre sağlam KONUŞ!!!


- [ne yazık ki]
İTHAM ile İMÂ


- İTİ, AN; ÇOMAĞI HAZIRLA!" ile/değil/yerine "İYİ KİŞİ, SÖZÜNÜN ÜZERİNE GELİR"


- İTİBAREN ile HAKKINDA ile YUKARIDAN ile HER YERDEN ile ARKADAN ile HER KÖŞEDEN ile İÇERİDEN ile BUNDAN SONRA ile O ANDAN İTİBAREN ile YÖNÜNDEN ile ORTASINDAN ile ORTASINDAN ile ÇOK ESKİ ZAMANLARDAN BERİ ile ZAMAN ZAMAN ile NEREDEN

( FROM vs. FROM ABOUT vs. FROM ABOVE vs. FROM ALL OVER vs. FROM BEHIND vs. FROM EVERY CORNER vs. FROM INSIDE vs. FROM NOW ON vs. FROM THAT TIME ON vs. FROM THE DIRECTION OF vs. FROM THE MIDDLE vs. FROM THE MIDDLE OF vs. FROM TIME IMMEMORIAL vs. FROM TIME TO TIME vs. FROM WHERE )

( از سوي ile از ile از روي ile از حدود ile از سراسر ile از پس ile از گوشه و کنار ile از داخل ile از اين پس ile از آن پس ile از آن به بعد ile از جانب ile از وسط ile از عهد دقيانوس ile بوقت و بيوقت ile از کجا )

( AZ SOY ile AZ ile AZ ROY ile AZ HADUD ile AZ SARASAR ile AZ PES ile AZ GUSHEH VE KONAR ile AZ DAKHAL ile AZ AYNE PES ile AZ AN PES ile AZ AN BAH BAD ile AZ JANAB ile AZ VAST ile AZ EAD DAGHYANOS ile بوقت و بيوقت ile AZ KOJA )


- PROPELLANT GAS[İng.] ile/değil/yerine/= İTİCİ GAZ


- DRIVING FORCE[İng.] ile/değil/yerine/= İTİCİ GÜÇ


- İ'TİDÂD[Ar. < ADD] ile İ'TİDÂD[Ar.]

( Sayma, iddet çekme. | Nazlanma. | Gururlanma. İLE Bir şeyi kol üzerine alma. | Yardım isteme. )


- İ'TİDÂL[< ADL] ile Î'TİZÂL[< AZL]

( Denge, ölçülülük. İLE Yalnızlığı yeğleyip bir köşeye çekilme, uzlet etme. | İşi terketme. | Topluluktan/cemâatten ayrılma. )


- İ'TİKAL["ka" uzun okunur] ile İ'TİKÂL[Ar.] ile İ'TİKÂL[Ar. < EKL | çoğ. İ'TİKÂLÂT]

( Devenin dizini büküp bağlama. | Güreşte sarmaya getirip yıkma. | Sağmak için koyunun ayaklarını iki bacağı arasına alma. İLE Zorlaşma, müşkilleşme. İLE Kemirerek yeme. | Yaranın gövdeyi sarması/yemesi. | Deniz dalgalarının, karaları döverek aşındırması/oyması.[EROZYON, İng. EROSION, Fr. ÉROSION] )


- İTİLMEK ile İTİŞMEK ile İTİŞTİRMEK ile İTİ ile İTİŞ ile İTİŞ KAKIŞ


- İT(İL)MEK ile/ve KAK(IL)MAK


- İTİMÂD[Ar. < AMD] ve/> İ'TİKAD[Ar. < AKD]

( Dayanma, güvenme. | Güven, emniyet. VE/> Düğümlenip kalma, bir şeye bağlanma. | İnanma, gönülden onaylayarak inanma. )


- İ'TİZÂL[Ar. < AZL] ile İ'TİZÂR[Ar. < ÖZR | çoğ. İ'TİZÂRÂT]

( Bir tarafa çekilme. | İşten çekilme. | Ehl-i sünnet'ten Vâsıl b. Atâ'nın kurduğu mu'tezile mezhebi. | Takımdan ayrılma. İLE Özür dileme. )


- İMPULSE[İng.] / DARBE[Osm.] / IMPULSION[Fr./İng.] ile/değil/yerine/= İTKİ


- ITO INTEGRAL ile/||/<> STRATONOVİCH INTEGRAL

( Ito sol nokta, Stratonovich orta nokta. )

( Formül: Left point İLE midpoint )


- ITO ile/||/<> STRATONOVICH ile/||/<> SKOROHOD ile/||/<> STOKASTİK KALKÜLÜS

( Stokastik integral tanımları. )

( Formül: dX_t = μdt + σdW_t )


- İTS/PHARMACEUTICAL TRACKING SYSTEM[İng.] değil/yerine/= İLAÇ TAKİP DÜZENİ


- ITS :/yerine ONUN (CANSIZ/HAYVAN)


- İTTİÂS[Ar.] ile İTTİÂZ[Ar. < VA'Z]

( Öldürme, helâk etme. İLE Öğüt/nasihat dinleme. )


- İTTİHÂD[< VAHDET] değil/yerine/= BİR OLMA, BİRLEŞME, BİRLİK | AYNI OLMA, AYNI ANLAMI TAŞIMA | ALLAH VARLIĞINDA YOK OLMAK


- İTTİHÂZ[< AHZ] değil/yerine/= EDİNME, EDİNİLME | KABUL ETME | SAYMA, SAYGI DUYMA


- İTTİSÂ'[Ar. < VUS] ile İTTİSÂH[Ar.]

( Bollaşma, genişleme. | Bolluk, genişlik. | Kaplam.[felsefe] İLE Kirlenme, paslanma. )


- İTTİSAF[Ar. < VASF] ve/< URÛZ[Ar. < ARZ]

( Nitelenme. VE ... )


- İTÜ AYAZAĞA KAMPÜSÜ :

( İTÜ Ayazağıa kampüsü, 1981'de Reşitpaşa Mahallesi sınırları içinde inşâ edidi. Kamphüste rektörlük ve yönetim birimlerinin yanı sıra 8 fakülte ve 4 enstitü var. Bunların dışında 4 öğrenci yurdu, Mustafa İnan Merkez Kütüphanesi, Beden Eğitimi Bölümü, Kültür ve Sanat Birliği. Spor Birliği ve 75. Yıl Öğrenci Sosyal Merkezi hizmet vermektedir. )


- İ-TÜ ÜNİVERSİTESİ değil İTÜ ÜNİVERSİTESİ


- IUPAC[Alm.] ile/değil/yerine/= IUPAC INTERNATİONAL UNİON OF PURE AND APPLİED CHEMİSTRY


- IUPAC[Fr.] ile/değil/yerine/= IUPAC: INTERNATİONAL UNİON OF PURE AND APPLİED CHEMİSTRY


- IUPAC: INTERNATIONAL UNION OF PURE AND APPLIED CHEMISTRY[İng.] ile/değil/yerine/= IUPAC: ULUSLARARASI SAF VE UYGULAMALI KİMYA DERNEĞİ


- İV/İNTRAVENÖZ/İNTRAVENOUS[İng.] değil/yerine/= TOPLARDAMAR İÇİ


- IVF ile/ve/||/<>/> IVG

( IN VITRO FERTILIZATION vs./and/||/<>/> IN VITRO GAMETOGENESIS )


- Vır-vır konuşma! Biraz ara ver öyle KONUŞ!!!


- IVUS/İNTRAVASKÜLER ULTRASONOGRAFİ INTRAVASCULAR ULTRASONOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= DAMAR İÇİ ULTRASONOGRAFİ


- Ya ... ile belirsiz olanı belirlemeden KONUŞ!!! -ile


- İYELİK EKİ -ile

( POSSESSIVE CASE )


- İYELİK ile İYELİK EKİ ile İYELİKLİ TAMLAMA


- İYİ AHLÂK ve DOĞRU DÜŞÜNME


- İYİ AKŞAMLAR ile İYİ GECELER


- İyi anladıktan KONUŞ!!!


- İYİ ANLAMAK ile/ve/||/<>/< YALIN ANLATABİLMEK

( Yalın anlatamıyorsak, yeterince / iyi anlamamışız demektir. )

( If we cannot explain simply, we don't understand it enough well. )


- İYİ BİR İNSAN" değil İYİ BİRİ / İYİ BİR KİŞİ/BİREY/ŞAHIS[Ar. < ŞAHS]/FERT[Fars. < FERD]


- İYİ BİR YÖNETİCİ OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İYİ BİR KİŞİ OLMAK

( AKIL ve/<> ADÂLET ve/<> SİYASET ve/<> DOĞRULUK ve/<> AHLAK BİLGİ

İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/<

ADÂLET DAİRESİ
)


- İyi DİNLE!!!


- İyi DİNLE!!!


- İyi dinle sonra KONUŞ!!!


- İyi düşün ve KONUŞ!!! -ve


- İYİ EĞİTİM ile/ve/||/<>/< İYİ ÖĞRETMEN/EĞİTİMCİ

( Bazı şeyleri (yüksek oranda) değiştirebilir. İLE/VE/||/<>/< Herşeyi (tamamen) değiştirebilir. )


- İYİ EŞ ile İYİ NİYET

( GOODWIFE vs. GOODWILL )

( کدبانوي خانه ile سر قفلي )

( KADBANOY KHANEH ile SAR GHFELY )


- İYİ "ETMEK" ile/değil İYİLEŞTİRMEK


- İYİ GİYİNMELİ!


- İYİ (GÖRÜNMEK) ile/ve/değil/||/<>/< BAKIMLI (OLMAK)


- İYİ HEKİM ile/ve/||/<>/> USTA HEKİM

( Hastalığı iyileştirir. İLE/VE/||/<>/> Hastayı iyileştirir. )


- İYİ HİSSETMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İYİCE HİSSETMEK


- İYİ İŞ ve/||/<>/>/< USTA


- İYİ KİŞİ ile/ve/||/<>/> BİLGELİK


- İyi KONUŞ!!!


- İYİ-KÖTÜ (BİR ŞEYLER YAPMAK)


- İYİ KULLANMAK ile/ve/||/<> YARARLANMAK


- İYİ NİYET ile/ve/değil/||/<>/>/< ADÂLET


- İYİ NİYET(Lİ YAKLAŞIM) ile/ve/<>/değil/yerine ÇÖZÜMCÜ (VE YAPICI) YAKLAŞIM

( İyi niyet, bir şeyleri çözmekte/aşmakta yeterli değildir/olmayabilir. )


- İYİ NİYETLİ ile/ve/< YUFKAYÜREKLİ/RAKÎK[Ar. < RİKKAT]


- İYİ NİYETLİLİK ile/ve/<> ANLAYIŞ GÖSTERMEK


- İYİ NİYETLİ/LİK ile ENAYİ/LİK


- İYİ OLMAK ile/ve/değil ADAM OLMAK/OLABİLMEK

( Ne yaptıklarımızla/yapabileceklerimizle orantılıdır/biçimlenir. İLE/VE/DEĞİL Ne yapmadıklarımızla/yapmayabileceklerimizle orantılıdır/biçimlenir. )

( Koşulları çeşitlidir. İLE/VE/DEĞİL Koşulları belirlidir. )

( Yorum/değer ve değerlendirmelere göre değişebilir. İLE/VE/DEĞİL Yorum gerektirmeyecek kadar sabit ve ortaktır. )

( Her zaman ve her koşulda kişi ve çevresi için iyi olmayabilir. İLE/VE/DEĞİL Her zaman ve her koşulda iyidir/gereklidir. )

( Bazen, bazı artıları ya da eksileri olabilir. İLE/VE/DEĞİL Çok büyük oranda olumludur. )

( Herkes için geçerli olabilir fakat yeterli değildir/olmayabilir. İLE/VE/DEĞİL Herşeyde geçerli ve yeterlidir. )

( Her türlü noktaya/konuma ulaşılabilir belki fakat adam olamadıktan sonra hiçbir anlamı/değeri kalmayacaktır. ["Vali olmuşsun fakat adam olamamışsın!" öyküsü] )


- İYİ OLMAK ile/ve/değil/=/||/<>/< ÂDİL OLMAK


- İYİ OLMAK ile/ve/değil/||/<>/< ÂDİL OLMAK


- İYİ OYNAYAN/LAR ile/değil/yerine/>< İYİ OLAN/LAR


- İYİ YAŞAMAK değil/yerine UYGUN OLMAK


- İYİ ile/ve/<>/> DAHA İYİ ile/ve/<>/> EN İYİ

( İnanırsak. İLE/VE/<>/> Sabredersek. İLE/VE/<>/> Vazgeçmezsek. )


- İYİ ile/ve DOĞRU ile/ve GÜZEL

( Duyu ve duygu. İLE/VE Düşünce. İLE/VE Duyu ve duygu ve düşünce. )

( Davranış. İLE/VE Düşünce. İLE/VE Bütünlük. )

( GOOD LINE BEAUTIFUL )


- İYİ ile/ve ETKİLİ

( İyilik yapmaya başlamadan önce yapılması gereken, kötülük yapmayı bırakmaktır. )

( İyi olanı yapmakta yavaş davranan kişinin aklı kötülükteki zevke dalar. )

( İyiliğinize inanılmasını istiyorsanız, ondan hiç bahsetmeyin. )

( İyilik, ahlâktan kötülük çıktıktan sonra gelir. )

( İyiyi murad edenler memnun olacaktır, kötüyü murad edenler lâyıkını bulacaktır. )

( Ceasing to do evil precedes beginning to do good. )

( GOOD vs./and EFFECTIVE )


- İYİ ile/ve/<> GÜZEL

( Ayrıntıdır/ayrıntılardadır. İLE/VE/<> Bütündür/bütünlüktedir. | İyilerin biraradalığı/toplamıdır. )

( GOOD vs./and/<> BEAUTIFUL )


- İYİ = HAYIR = GOOD[İng.] = BIEN[Fr.] = GUT[Alm.] = BONUS[Lat.] = AGATHOS[Yun.] = BUENO/NA[İsp.]


- İYİ ile İNCE KETEN ile İNCE İPEK ile İNCELİK ile PARA CEZALARI ile İNCE EĞİRME ile İNCELİK

( FINE vs. FINE LINEN vs. FINE SILK vs. FINENESS vs. FINES vs. FINESPUN vs. FINESSE )

( غرامت ile لطيف ile جريمه دادن ile خوش ile فاخر ile جريمه ile مستظرف ile جريمه کردن ile قصب ile ديبا ile لطايف ile جرائم ile نازک رشته ile زيرکي بکار بردن ile نکته بيني )

( GHARAMET ile لطيف ile JARYMAH DADAN ile KHOSH ile FAKHAR ile JARYMAH ile MOSTAZARF ile JARYMAH KARDAN ile GHSAB ile DYBA ile لطايف ile JARAEM ile NAZAK RASHTEH ile ZYRAKY BEKAR BARDAN ile NEKTEH BEYNEY )


- İYİ ile İYİ DAVRANIŞ ile GÜLE GÜLE ile İYİ KARAKTER ile İYİ İŞ ile İYİ DOSTUM ile AFERİN ile İYİ ŞANS ile SAĞLIK ile İYİ NİYET ile İYİ GÖRÜNÜMLÜ ile İYİ ŞANSLAR ile İYİ YÖNETİM ile İYİ DOĞA ile İYİ HUYLU ile İYİ HABER ile İYİ ALAMET ile İYİ KİŞİLİK ile KALİTELİ ile İYİ HUYLU ile İYİ ANLAYIŞ ile İYİ NİYET ile İYİ YAZI ile İYİLİK ile MAL

( GOOD vs. GOOD BEHAVIOR vs. GOOD BYE vs. GOOD CHARACTER vs. GOOD DEED vs. GOOD FELLOW vs. GOOD FOR YOU vs. GOOD FORTUNE vs. GOOD HEALTH vs. GOOD INTENTION vs. GOOD LOOKING vs. GOOD LUCK vs. GOOD MANAGEMENT vs. GOOD NATURE vs. GOOD NATURED vs. GOOD NEWS vs. GOOD OMEN vs. GOOD PERSONALITY vs. GOOD QUALITY vs. GOOD TEMPERED vs. GOOD UNDERSTANDING vs. GOOD WILL vs. GOOD WRITING vs. GOODNESS vs. GOODS )

( نيکو ile نيک ile معتبر ile خوب ile ثواب ile ارجمند ile سليم ile مستطاب ile خوب سيرت ile حسنه ile طيب ile موجه ile محموله ile مال منقول ile نکو ile فره ile حسن اخلاق ile سفربخير ile مرحمت شما زياد ile حسن خلق ile طيبت ile صالحه ile هم پياله ile دستخوش ile خوش اقبالي ile صحت ile تندر ستي ile خوش قلبي ile نيکخواهي ile خوش نما ile نيک منظر ile خوش منظر ile نيک اختري ile خجستگي ile نيک بختي ile حسن خوب ile اداره خوب ile خوشخويي ile خوش خلقي ile خوش جنس ile خوش طينت ile خوش منش ile نيک سرشت ile خوش فطرت ile خوشخو ile نيکو سرشت ile نيک نهاد ile خوش نهاد ile نويد ile نبيد ile شگون ile مروآ ile با شخصيت ile مرغوبيت ile خوش اخلاق ile حسن تفاهم ile انشاء روان ile نيکمردي ile نيکي ile خوبي ile نکويي ile صلاح ile نيکويي ile مرسوله ile بساط ile امتعه ile اجناس ile متاع ile کالا ile اموال ile مالالتجاره )

( NEYKO ile NEYK ile MOTABAR ile KHOB ile SAVAB ile ERJAMAND ile سليم ile MOSTATAB ile KHOB SYRAT ile HASNEH ile طيب ile MOJEH ile MAHMOLEH ile MAL MONAGHOL ile NEKO ile FAREH ile HASAN AKHLAGH ile سفربخير ile MARAHMAT SHMA ZYAD ile HASAN KHALGH ile طيبت ile SALEHEH ile NPAM PEYALEH ile DASTEKHOSH ile KHOSH EQBALY ile SAHAT ile تندر ستي ile KHOSH GHALABY ile NEYKEKHAHY ile KHOSH NAMA ile NEYK MONAZAR ile KHOSH MONAZAR ile نيک اختري ile KHJASTGY ile نيک بختي ile HASAN KHOB ile EDAREH KHOB ile خوشخويي ile KHOSH KHALGHY ile KHOSH JENS ile KHOSH TYNAT ile KHOSH MONASH ile NEYK SARSHT ile KHOSH FETRAT ile KHOSHKHO ile NEYKO SARSHT ile NEYK NEHAD ile KHOSH NEHAD ile NOYD ile نبيد ile SHGON ile مروآ ile BA SHKHSYT ile MORGHUBYT ile KHOSH AKHLAGH ile HASAN TAFANPAM ile ENSHA RAVAN ile نيکمردي ile NEYKY ile KHOBY ile نکويي ile SALAH ile نيکويي ile MORSOLEH ile BESAT ile EMTAAH ile AJENAS ile METAE ile KALA ile AMVAL ile MALALTEJAREH )


- İYİ ile İYİ GÜN ile İYİ HAL ile İYİ KÖTÜ ile İYİ HUYLU/LUK ile İYİ NİYET ile İYİ KALPLİ/LİK ile İYİ NİYETLİ/LİK ile İYİ YÜREKLİ/LİK ile İYİ GÜN DOSTU ile İYİ HAL BELGESİ


- İYİ ile/ve/değil/yerine/<> İYİLİK İÇEREN


- İYİ ile/ve KESİN

( GOOD vs./and DEFINITE )


- İYİ ile/ve/değil KÖTÜNÜN İYİSİ


- İYİ ile/değil MAĞDUR


- İYİ ile/ve/değil/yerine OLUMLU


- İYİ ile/değil TAMAM


- İYİ ile YARARLI

( GOOD vs. USEFUL/BENEFICIAL )


- İYİ/GÜZEL DİLEKLER [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- İYİ-KÖTÜ AYRIMI YAPMAK/TELKİN ETMEK değil/yerine (SADECE) NE OLMADIĞINI BELİRTME (ÇABASI)


- İYİLEŞMEK ile/ve/değil/||/<>/< (DAHA) İYİ HİSSETMEK

( Kişiler, çoğunlukla, psikoloğa/psikiyatriste, iyileşmeye değil "(daha) iyi hissetmek" üzere giderler. )


- İYİLİK EDENİN GÖREVİ ve/||/<> İYİLİK GÖRENİN GÖREVİ

( İyiliğini unutmak. VE/||/<> İyilik edeni unutmamak. )


- İYİLİK:
NESNEL ile/ve/||/<> ÖZNEL


- İYİLİK:
SÖZ İLE ve/||/<> VERMEK İLE ve/||/<> DÜŞÜNCE İLE

( Güven oluşturur. VE/||/<> Sevgi oluşturur. VE/||/<> Derinlik oluşturur. )


- İYİLİK (YAPMAK):
"HERKESE ANLATILAN/ANLATIRSAK" ile/değil/yerine/||/<>/< HİÇKİMSEYE SÖYLEMESEK DE KENDİMİZ ANIMSIYORSAK ile/değil/yerine/||/<>/< KENDİMİZ BİLE UNUTMUŞSAK

( Ne vazgeçmek, ne de vazgeçmekten vazgeçmek. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Vazgeçmek. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Vazgeçmekten, vazgeçmek. )

( Kibir, kabalık. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Alçakgönüllülük, tevâzu. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Yokluk bilinci, mahviyet. )


- İYİLİK YAPMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> İYİ OLMAK


- İYİ/LİK ve/||/<>/< AŞKIN/LIK


- İYİLİK ile UYGUN ile OLUMLU CEVAP ile OLUMLU SÖZ ile TERCİH EDİLEN ile İYİLİK

( FAVOR vs. FAVORABLE vs. FAVORABLE ANSWER vs. FAVORABLE MENTION vs. FAVORED vs. FAVORS )

( لطف ile احسان ile مرحمت ile لطف کردن ile تفضيل ile عنايت کردن ile تفضيل کردن ile مرقومه ile مساعد ile مناسب ile جواب مساعد ile ذکر خير ile نظر کرده ile مراحم )

( LOTF ile EHSAN ile MARAHMAT ile LOTF KARDAN ile تفضيل ile ANAYT KARDAN ile TAFAZYLE KARDAN ile MARGHOUMEH ile MOSAED ile MENASB ile JAVAB MOSAED ile ZEKAR KHYR ile NAZAR KARDEH ile MARAHAM )


- İYİ/YETERİNCE DÜŞÜNMEK ile/ve/||/<>/>/< İSABETLİ KARAR VERMEK


- ION CURRENT[İng.] / COURANT D'ION[Fr.] / IONENSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON AKIMI


- ION-ACOUSTIC WAVE[İng.] / ONDE IONO-ACOUSTIQUE[Fr.] / IONENAKTUSISCHE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON-AKUSTİK DALGASI


- ION IMPLANTATION[İng.] / IMPLANTATION IONIQUE[Fr.] / IONEN-EINFALLZUNG, IONENIMPLANTATION[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON AŞILAMA


- ION SPOT[İng.] / TACHE IONIQUE[Fr.] / IONENPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON BENEĞİ


- ION PAIR[İng.] / PAIRE D'IONS[Fr.] / IONENPAAR[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON ÇİFTİ


- ION DETECTOR[İng.] ile/değil/yerine/= İYON DEDEKTÖRÜ


- ION EXCHANGER[İng.] / IONENAUSTAUSCHER[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON DEĞİŞTİRİCİ


- ION EXCHANGE CHROMATOGRAPHY[İng.] / IONENAUSTAUSCH CHROMATOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON DEĞİŞTİRME KROMATOGRAFİSİ


- ION EXCHANGE[İng.] / ÉCHANGES D'IONS[Fr.] / IONENAUSTAUSCH[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON DEĞİŞTİRME


- ION EXCLUSION CHROMATOGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= İYON DIŞLAMA KROMATOGRAFİSİ


- ION EXCLUSION[İng.] / EXCLUSION D'IONS[Fr.] / IONENAUSSCHUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON DIŞLAMA


- ION ACCELERATOR[İng.] / ACCÉLÉRATEUR D'ION[Fr.] / IONENBESCHLEUNIGER[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON HIZLANDIRICISI


- ION SOURCE[İng.] / SOURCE D'IONS[Fr.] / IONENQUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON KAYNAĞI


- ION CHROMATOGRAPHY[İng.] / IONEN CHROMATOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON KROMATOGRAFİSİ


- ION LASER[İng.] / LASER À IONS[Fr.] / IONENLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON LAZERİ


- ION PUMP[İng.] / POMPE À IONS[Fr.] / IONENPUMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON POMPASI


- ION SCATTERING SPECTROSCOPY[İng.] ile/değil/yerine/= İYON SAÇILIM SPEKTROSKOPİSİ


- ION TRAP[İng.] / PIÈGE À IONS[Fr.] / IONENFALLE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON TUZAĞI


- ION DENSITY[İng.] / DENSITÉ IONIQUE[Fr.] / IONENDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON YOĞUNLUĞU


- ION[İng.] / ION[Fr.] / ION[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON


- IONIC BOND[İng.] / IONISCHE BINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONİK BAĞ, İYONİK BAĞ


- İYONİK BAĞ ile/ve/||/<> KOVALENT BAĞ

( İki atom arasında elektron aktarımı/alışverişi ile oluşan bağlar. İLE/VE/||/<> Elektron paylaşımıyla oluşan bağlar. )

( vs./and/||/<> COVALENT BOND )


- İYONİK BAĞ ile/||/<> KOVALENT BAĞ

( İyonik elektron transferi, kovalent elektron paylaşımıdır )

( Formül: NaCl İLE H₂O )


- IONISCHER RADIUS[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONİK ÇAP


- İYONİK GÜÇ ile/||/<> MOLARİTE

( İyonik güç I = ½Σcᵢzᵢ² yük etkisi İLE molarite toplam. )

( Formül: Elektrostatik İLE kütle )


- İYONİK İLE KOVALENT İLE METALİK İLE VAN DER WAALS ile/||/<> KİMYASAL BAĞ TÜRLERİ

( Atomları bir arada tutan dört temel bağ türü. )

( Formül: E = kq₁q₂/r )

( Johannes van der Waals tarafından 1873 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1837-1923) (Ülke: Hollanda) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Van der Waals kuvvetleri, gerçek gaz denklemi) (Nobel: 1910) )


- İYONİK İLE KOVALENT İLE METALİK İLE VAN DER WAALS ile/||/<> KİMYASAL BAĞLAR

( Atomlar arası bağ türleri. )

( Formül: ΔEN > 1.7 iyonik )

( Johannes van der Waals tarafından 1873 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1837-1923) (Ülke: Hollanda) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Van der Waals kuvvetleri, gerçek gaz denklemi) (Nobel: 1910) )


- İYONİK İLE MOLEKÜLER İLE NETWORK İLE METALİK ile/||/<> KRİSTAL TÜRLERİ

( Katıların yapısal sınıflandırması. )

( Formül: Madelung sabiti (iyonik) )


- IONIC GEL[İng.] ile/değil/yerine/= İYONİK JEL


- İYONİZASYON İLE UYARILMA İLE TEMEL HAL ile/||/<> ATOMİK ENERJİ DURUMLARI

( Atomların farklı enerji seviyeleri. )

( Formül: E_ion = 13.6 eV (H) )


- RAYONNEMENT NON IONISANT[Fr.] / NICHTIONISIERENDE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONLAŞTIRICI OLMAYAN IŞINIM


- IODINE-131[İng.] / JOD-131[Alm.] ile/değil/yerine/= İYOT-131


- IODINE PENTOXIDE[İng.] / JOD PENTAOXIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYOT PENTAOKSİT


- IODINE[İng.] / IODE[Fr.] / JOD[Alm.] ile/değil/yerine/= İYOT


- İYOT ile İYOTLU ile İYOTLAMA ile İYOTLU TUZ


- İYS/CONTENT MANAGEMENT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= İÇERİK YÖNETİN DÜZENİ


- İZ BIRAKAN FİLMLER:
SİNAN CANAN ve/||/<> MUSTAFA CAN

( )


- İZ-TUZ (BIRAKMAMAK)


- İZ, MAHİR (İST. 1895 - 1974) :

( Öğretmen, edebiyatçı. Soyadı gibi iz bırakan biri öğretmen! 59 yıl öğretmenlik yaptı ve binlerce öğrencinin yetişmesine katkı sağladı. Boğaziçi hayranı idi. Bilhassa Emirgan Çınaraltı onun için yaşam merkeziydi. Yaz mevsiminde geceleri edebiyatçı dostları Yahya Kemal Halis Erginer ve Faruk Nafiz Çamlıbel ve diğer dostları ile bir araya gelerek sabahlara kadar devam ed en sohbetleri, meraklı olanlar sessizce izlerlerdi. Anılarını "Yılların İzi" adlı kitabı ile yayımladı. )


- İZ ve/<> GÖZ

( Tarlada izi olmayanın, hasatta gözü ol(a)maz. )

( TRACE/TRACK and/<> EYE )


- İZ ile YARA İZİ

( NEDBE[Ar.], SCAR[İng.] )


- İZ ve/||/<>/> YÜZ

( Tarlada izin olsun ki harmanda yüzün olsun. )

( TRACE/TRACK and/||/<>/> FACE/SURFACE )


- İZÂ'[Ar.] ile ÎZÂ'[Ar.] ile İZÂA/İZÂAT[Ar.] ile İZÂA/İZÂAT[Ar. < ZIYÂ]

( Sıra, hizâ. İLE İyiliğe karşı iyilik etme. | Kedere, mihnete uğratma. | Korkma. İLE Açığa vurma. İLE Kaybetme, zâyi etme. )


- IZA[Ar.] ile IZÂA[Ar.]

( Öğüt, vaız, nasîhat. İLE Kaybetme, mahvetme, edilme. )


- İZALE [< ZEVAL] değil/yerine/= GİDERME, GİDERİLME; YOK ETME


- İZ'ÂN değil/yerine/= ANLAYIŞ, KAVRAYIŞ, AKIL | SÖZ DİNLEME | TERBİYE, EDEP


- Zaten diyerek, her işine gelene/gelmeyene bağlamadan KONUŞ!!!


- IZGARA ile IZGARA ile IZGARA İŞİ

( GRILL vs. GRILLED vs. GRILLWORK )

( منقل ile بريان کردن ile بريان شدن ile بريان ile سبد سازي )

( MONAGHAL ile BARYAN KARDAN ile BARYAN SHODAN ile BARYAN ile SABAD SAZY )


- İZİ ile YIL
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Gelecek yıldan sonraki yıl. İLE ... )


- İZİN VERMEK ile "GÖZ YUMMAK"


- İZİN VERMEK ile/ve GÖZ YUMMAK


- İZİN VERMEK ile "HOŞ GÖRMEK"


- İZİN VERMEK ile/ve/değil SÖZ VERMEK


- İZİN VERMEK ile ZAMANA İZİN VER ile İZİN VERİLEBİLİR ile İZİN VERİLEN EYLEMLER ile ÖDENEK

( ALLOW vs. ALLOW TIME vs. ALLOWABLE vs. ALLOWABLE ACTS vs. ALLOWANCE )

( جيز شمردن ile اذن دادن ile اجازه دادن ile اختيار دادن ile گذاردن ile راه دادن ile رخصت دادن ile روا داشتن ile جيز دانستن ile امان دادن ile مجاز ile جيز ile مباحات ile فوقالعاده ile مدد معاش ile خرجي ile فوقالعاده دادن )

( JYZ SHMARDAN ile EZN DADAN ile EJAZEH DADAN ile AKHTYAR DADAN ile GOZARDAN ile RAH DADAN ile RAKHAST DADAN ile RAVA DASHTAN ile JYZ DANSTAN ile EMAN DADAN ile MOJAZ ile جيز ile MOBAHAT ile FOGHALEADEH ile مدد معاش ile خرجي ile FOGHALEADEH DADAN )


- İZLEM/STRATEJİ(K)[Fr. < Yun. STRATOS: Ordu. | AGO: Gütmek.] ile/ve/<> TAKTİK

( Üst kuram, kuram kurma kuramı. İLE/VE Stratejinin uygulanması. )

( STRATEGY vs./and TACTICS )


- İZLENİLESİ:
OYUNCULAR ve/||/<>/> TÜM FİLMLERİ

( CHARLIE CHAPLIN

ANTHONY HOPKINS

ROBERT DE NIRO

ŞENER ŞEN

KEMAL SUNAL

AL PACINO

MORGAN FREEMAN

TOM HANKS

JIM CARREY

EDDIE MURPHY

JACK NICHOLSON

MEL GIBSON

DENZEL WASHINGTON

STEVEN SEAGAL )


- İZLENİLESİ:
SUÇ ile/ve/değil/||/<>/< YANILGI

( MALICE (1993)

BÜYÜK HESAPLAŞMA (HEAT) (1995)

YEDİ (SEVEN) (1995)

YATAĞIMDAKİ DÜŞMAN (SLEEPING WITH THE ENEMY) (1991)

YETER (ENOUGH) (2002)

CASINO (1995)

ÖZGÜN KIYIMLAR (RIGHTEOUS KILL) (2008)

KIRILMA NOKTASI (POINT BREAK) (1991)

SIKI DOSTLAR (GOOD FELLAS) (1990)

RUANDA OTELİ (HOTEL RWANDA) (2004)

KUZULARIN SESSİZLİĞİ (THE SILENCE OF THE LAMBS) (1991)

CEHENNEM SİLAHI (LETHAL WEAPON) II, III, IV (1989, 1992, 1998)

AĞILI SARMAŞIK (POISON IVY) (1992)

OCEAN'S ELEVEN | TWELVE | THIRTEEN (2001, 2004, 2007)

HIZ TUZAĞI (SPEED) (1994)

AZINLIK RAPORU (MINORITY REPORT) (2002)

OLAĞAN ŞÜPHELİLER (USUAL SUSPECTS) (1995)

KÖPEKLERİN GÜNÜ (DOG DAY AFTERNOON) (1975)

KÖSTEBEK (THE DEPARTED) (2006)

SIKIYSA YAKALA (CATCH ME IF YOU CAN) (2002)

YANILTICI (THE ILLUSIONIST) (2006)

SİHİRBAZLAR ÇETESİ (NOW YOU SEE ME) I, II (2013, 2016)

AVUNTU (SOLACE) (2016)

ZOR ÖLÜM (DIE HARD) I, II, III (1988, 1990, 1995)

96 SAAT (TAKEN) (2009)

KURDA TUZAK (ENTRAPMENT) (1999)

KAYA (THE ROCK) (1996)

DEVLET DÜŞMANI (ENEMY OF THE STATE) (1998)

PERSON OF INTEREST (dizi) (2011)





YANILGI (bireysel/toplumsal)

FARELER VE İNSANLAR (OF MICE AND MEN) (1992)

YEDİ (SEVEN) (1995)

İHANET (THE EDGE) (1996)

ŞEYTANIN AVUKATI (DEVIL'S ADVOCATE) (1997)

KARDEŞ GİBİYDİLER (SLEEPERS) (1996)

YEŞİL YOL (GREEN MILE) (1999)

KÖRLÜK (BLINDNESS) (2008)

JOKER (2019)

CAN DOSTUM (THE INTOUCHABLES)(2011)

BALİNANIN SIRTINDA (WHALE RIDER) (2002)

BABAM VE OĞLUM (2005)

GÖNÜL YARASI (2005)

BÜLBÜLÜ ÖLDÜRMEK (1962)

RUANDA OTELİ (HOTEL RWANDA) (2004)

ŞARLO DİKTATÖR (1940)

KAÇAK (FUGITIVE) (1993) )


- TRACER GAS[İng.] ile/değil/yerine/= İZLEYİCİ GAZ


- ...İZM ile İNDİRGEMECİLİK


- İZN[Ar.] ile İBÂHA[Ar.]


- ISO-[İng.] / ISO-[Fr.] / ISO-[Alm.] ile/değil/yerine/= İZO-


- İZOBAR değil/yerine/= EŞBASINÇ


- İZOBARİK ile/||/<> İZOKORİK ile/||/<> İZOTERMAL ile/||/<> ADYABATİK ile/||/<> TERMODİNAMİK SÜREÇLER

( Sabit parametreli hal değişimleri. )

( Formül: PV^γ = sabit (adyabatik) )


- ISOÉLECTRIQUE[Fr.] / ISOELEKTRISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOELEKTRİK


- İZOMETRİ İLE SİMİLİTUDE İLE KONFORMAL ile/||/<> GEOMETRİK DÖNÜŞÜMLER

( Farklı özellik koruyan dönüşümler. )

( Formül: d(f(x) ilef(y)) = d(x iley) )


- İZOTERMAL İLE İZOBARİK İLE İZOKORİK İLE ADYABATİK ile/||/<> TERMODİNAMİK SÜREÇLER

( Sabit sıcaklık, basınç, hacim ve ısı alışverişsiz süreçlerdir. )

( Formül: PVᵞ = sabit )


- ANALYSE PAR DILUTION ISOTOPIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= İZOTOP SEYRELTME ÇÖZÜMLEMESİ


- İZOVELOSITE/ISOVELOCITY[İng.] değil/yerine/= EŞ HIZ


- IZZ[Ar.] ile ŞEREF[Ar.]


- 'İZZ[Ar.] ile ŞEREF[Ar.]


- JABORANDI OIL[İng.] / EXTRAPOLIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= JABORANDİ YAĞI


- JABOTY FAT[İng.] ile/değil/yerine/= JABOTİ YAĞI


- JACK NOCHOLSON ile JACK STRAW ile JACKSON ile KRİKO ile KUTUDAKİ JACK ile HER İŞİN USTASI ile ÇAKAL ile JACKSTAY

( JACK NOCHOLSON vs. JACK STRAW vs. JACKSON vs. JACK vs. JACK IN THE BOX vs. JACK OF ALL TRADES vs. JACKAL vs. JACKSTAY )

( جک زدن ile جک ile علي ورجه ile جک نيکولسن ile هر کاره ile جک استراو ile شغال ile جکسون ile بند تير )

( JAK ZADAN ile JAK ile ALY VARJEH ile جک نيکولسن ile NPAR KAREH ile JAK ESTERAV ile SHGHAL ile JAKSON ile BAND TYR )


- JAMES TEA[İng.] ile/değil/yerine/= JAMES ÇAYI


- JANDARMA ÖZEL HAREKAT(JÖH) ile/ve/||/<> POLİS ÖZEL HAREKAT(PÖH)


- JAPONCA'DA (KANJİ):
AĞAÇ ile/ve/||/<>/> KİTAP/KÖK ile/ve/||/<>/> KORU ile/ve/||/<>/> ORMAN

( ile ile ile )


- JAVEL WATER[İng.] / EAU DE JAVEL[Fr.] ile/değil/yerine/= JAVEL SUYU


- JAY BARNET ile ALAKARGA

( JAY BARNET vs. JAY )

( زاغ کبود ile جي بارنت )

( ZAGH KABUD ile جي بارنت )


- JEITA MAĞARALARI'NIN KEŞFİ:
1836 ile/ve/<> 1958

( Alt katı. İLE/VE/<> Üst katı.
[Beyrut'un başkentine 20 km. mesafede]
[Dünyanın 8 m.lik en uzun sarkıtı da bu mağaradadır.] )

( 6.2 km. İLE/VE/<> 9 km. )


- GEL[İng.] / GEL[Fr.] / GEL[Alm.] ile/değil/yerine/= JEL, DONMA


- GEL PERMEATION CHROMATOGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= JEL GEÇİRGENLİK KROMATOGRAFİSİ


- GELATION[İng.] ile/değil/yerine/= JEL OLUŞUMU


- JEL ile JELLEŞME

( GEL vs. GELLING )

( ژل ile بسته شدگي )

( ZHEL ile BASTEH SHODEGY )


- AKÜ:
JEL ile/ve/||/<> KURU


- -GEN[İng.] ile/değil/yerine/= -JEN


- GENERATOR GAS[İng.] ile/değil/yerine/= JENERATÖR GAZI


- JEOBİYOLOJİ ile/ve/<> JEOBOTANİK

( Canlı maddenin evrimini inceleyen bilim dalı. İLE/VE/<> Bitkilerin dağılımını inceleyen bilim. )


- JEOPOLİTİK ile/ve/||/<> JEOEKONOMİK ile/ve/||/<> TEOPOLİTİK ile/ve/||/<> TEOEKONOMİK ile/ve/||/<> HİDROPOLİTİK ile/ve/||/<> HİDROEKONOMİK


- JET[İng.] / JET[Fr.] / DÜSE, DÜSENSTRAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= JET/CET, PÜSKÜRTME


- JET LAG[İng.] değil/yerine/= BOYLAM AŞMA SERSEMLİĞİ


- JET :/yerine JET


- JET ile JET MOTORU ile JET YAKITI ile JET YORGUNLUĞU


- JET ile JET MOTORU ile SAVAŞ UÇAĞI ile İSKELE

( JET vs. JET ENGINE vs. JET FIGHTER vs. JETTY )

( مهر سياه ile کهرباي سياه ile سنگ موسي ile جت ile جريان سريع ile موتور پرتابي ile شکاري بمب افکن ile اسکله )

( MANPAR SYAH ile KONPARBAY SYAH ile SANG MOSY ile JAT ile جريان سريع ile MOTOR PORTABY ile SHKARY BAMB AFKAN ile ESKELEH )


- JEW :/yerine YAHUDİ


- JIG[İng.] / GIGUE[Fr.] / GIGUE[Alm.] ile/değil/yerine/= JİG


- JÎK -ile

( YAĞMUR DAMLASI )


- JİK ile/ve KAR TANESİ

( Yağmur damlası. İLE/VE ... )

( ... vs./and SNOWFLAKE )


- JIM CROW YASALARI ile NÜRNBERG YASALARI


- JİM ile JİMMY

( JIM vs. JIMMY )

( جيم ile چابک دست )

( جيم ile CHABAK DAST )


- JIT/JUST-IN-TIME[İng.] değil/yerine/= TAM ZAMANINDA


- JOB :/yerine İŞ


- JOHANN GOTTLIEB FICHTE ve/||/<> WILHELM von HUMBOLDT

( 19 Mayıs 1762 - 27 Ocak 1814 ve/||/<> 22 Haziran 1767 - 08 Nisan 1835 )

( İlk üniversitenin kurulması için baskın, etkin ve üstün çaba gösterenler.[1809 - Berlin] )


- JOHN BELL ile/ve/||/<>/< DAVID BOHM ile/ve/||/<>/< EPR

( 1963 ile/ve/||/<>/< 1950 ile/ve/||/<>/< 1935 )


- JOHN LOCKE ile/ve/||/<>/> ALEXANDER VON HUMBOLDT ile/ve/||/<>/> MARTIN HEIDEGGER ile/ve/||/<>/> FERDINAND DE SAUSSURE ile/ve/||/<>/> LUDWIG WITTGENSTEIN ile/ve/||/<>/> JACQUES DERRIDA

( 29 Ağustos 1632 - 28 Ekim 1704 İLE/VE/||/<>/> 14 Eylül 1769 - 06 Mayıs 1859 İLE/VE/||/<>/> 26 Eylül 1889 - 26 Mayıs 1976 İLE/VE/||/<>/> 26 Kasım 1857 - 22 Şubat 1913 İLE/VE/||/<>/> 26 Nisan 1889 - 29 Nisan 1951 İLE/VE/||/<>/> 15 Temmuz 1930 - 09 Ekim 2004 )


- JOHN VON NEUMANN /

( 28 Aralık 1903 - 08 Şubat 1957 )