Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 17.938 başlık/FaRk ile birlikte,
17.938 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(34/73)


- İLK ÖĞE -ile

( IMMEDIATE CONSTITUENT )


- İLK ÖĞRETMEN


- İLK OKUL


- İLK OKULDAN/DERSTEN KAÇMA


- İLK OKUMA-YAZMA


- İLK OLARAK ile İLK ile BAŞLANGIÇ ​​KOŞULU ile BAŞ HARFLER ile BAŞLATMAK ile BAŞLATMA ile GİRİŞİM ile BAŞLATICI

( INITIALLY vs. INITIAL vs. INITIAL CONDITION vs. INITIALS vs. INITIATE vs. INITIATION vs. INITIATIVE vs. INITIATORY )

( پاراف کردن ile ابتدايي ile بدبدوي ile آغازي ile وضعيت آغازي ile ابتدا ile پاراف ile بنياد نهادن ile ابتکار کردن ile ابتکار داشتن ile راهاندازي ile ابتکار ile پيشقدمي ile قوه ابتکار ile ابداع ile دخولي )

( PARAF KARDAN ile EBTEDAYY ile بدبدوي ile AGHAZY ile VAZEYT AGHAZY ile EBTEDA ile PARAF ile BANYAD NEHADAN ile EBTEKAR KARDAN ile EBTEKAR DASHTAN ile RANPANANDAZY ile EBTEKAR ile پيشقدمي ile GHOOH EBTEKAR ile EBDA ile دخولي )


- İLK ÖNEMSENMEME


- İLK OPERA


- İLK ÖPÜCÜK


- İLK "ORKESTRA"YI KURAN:
HZ. DAVUD

( Neyzen. [Davudî ney]
Teşbih geleneğindendir. )


- İLK OSMANLI MEZARLIĞI -ile

( ANADOLU HİSARI'nda )


- İLK OSMANLI SARAYI -ile

( BEY SARAYI )


- İLK:
ÖZÜR DİLEYEN ve/<>/|| AFFEDEN ve/<>/|| UNUTAN

( En cesurdur. VE/<>/|| En güçlüdür. VE/<>/|| En mutludur. )


- İLK PARA (KAZANMA)


- İLK PARASIZLIK


- İLK PARAŞÜT VE KRAVAT:
HIRVATLAR

( Otuz Yıl[1618 - 1648] Savaşları'na katılan Hırvat askerler, Fransız'lardan boyunalarına bağladıkları atkılarla ayırt edilince Fransızlar, bu boyun bağına "Cravate" demişler. Kravat sözcüğünün kökeni de buradan geliyor. )


- İLK PARÇACIKLAR ile/ve/> İLK YILDIZLAR

( Kuantum Sıçramasından: 400.000 yıl sonra/sı. İLE/VE/> 400 milyon yıl sonra/sı. )


- İLK PİL (VOLTA)

( 1799 )


- İLK PİŞMANLIK


- İLK PORNO


- İLK SARAY


- İLK SARHOŞLUK


- İLK SATIŞ


- İLK ŞEHİR


- İLK SELÂM


- İLK SEMTİ


- İLK SEVİŞME


- İLK SİNEMA


- İLK SINIF


- İLK SİPARİŞ


- İLK SIRA ARKADAŞI


- İLK SOHBET


- İLK SÖZ


- İLK SÖZLER ile SONRAKİ SÖZLER


- İLK SU SAATİ -ile

( M.Ö. 1397 )


- İLK SÛRE


- İLK TANIŞMA


- İLK TANIŞTIĞIMIZ GÜN değil TANIŞTIĞIMIZ GÜN


- İLK TELEVİZYON İZLEYEMEME


- İLK TELYAZI/TELGRAF


- İLK TİYATRO


- İLK TİYATRO VE OPERA


- İLK TOKAT


- İLK TÜY/KIL


- İLK UÇAK


- İLK UÇURTMA


- İLK UÇUŞ


- İLK VAROLAN ile/ve/<> İLK NEDEN


- İLK YANGIN KULELERİ -ile


- İLK YAPI -ile

( FATİH CAMİİ )


- İLK YAPI TÜRÜ -ile

( Kale ve ribat. )


- İLK YARATIM


- İLK YARDIMDA, AĞIZ/BOĞAZ DENETİMİ/KONTROLÜ:
ÇOCUKTA ile/ve/||/<> BEBEKTE

( İşaret parmağıyla. İLE/VE/||/<> Serçe parmağıyla. )


- İLK YARDIMDA ARAÇ ÖNLEM ARALIĞI:
KENT İÇİNDE ile/ve/||/<> TEM'DE

( 50 m. İLE/VE/||/<> 100 m. )


- İLK YARDIMDA "ABC":
HAVA YOLUNUN AÇIK TUTULMASI ve/||/<>/> SOLUNUMUN SAĞLANMASI ve/||/<>/> KAN DOLAŞIMININ DÜZENİ

( ABC
AIRWAY and/||/<>/> BREATHING and/||/<>/> CIRCULATION )


- İLK YARDIMDA ÖNCELİKLER:
HASTANIN DURUMU ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLAY YERİ GÜVENLİĞİ

( Önce kendi güvenliğimiz, sonra çevrenin/trafiğin vs. güvenliği ve daha sonra hastanın güvenliği. )


- İLK YARDIMDA ÖNCELİKLİLER:
YETİŞKİNDE ile ÇOCUKTA/BEBEKTE

( Kalbin çalışmasını sağlamak.[Yetişkinde: Çift el ile. | Çocukta: Tek el ile.] İLE Solunumunu sağlamak. )


- İLK YARDIMDA [SIRASIYLA]:
HASTAYI HAREKET ETTİRMEMEK
ve/||/<>/>
YİYECEK-İÇECEK VERMEMEK
ve/||/<>/>
ÜSTÜNÜ ÖRTMEK
ve/||/<>/>
TIBBÎ YARDIM ÇAĞIRMA[112]
ve/||/<>/>
2-3 DAKİKADA BİR SOLUNUMU KONTROL ETMEK


- İLK YARDIMDA:
SOLUK VERME ve/||/<>/> KALP MASAJI

( İki kere. VE/||/<>/> Otuz kere.[Kalp çalışıncaya kadar, tıbbî yardım gelene kadar ve yalnızsak, yoruluncaya kadar] )


- İLK YARDIMIN TEMELİ(KBK):
KORUMA ile/ve/||/<>/> BİLDİRME ile/ve/||/<>/> KURTARMA


- İLK YASA/KÂNUN

( Yılın ilk ve son ayları. )


- İLK YAZI


- İLK YEMEK


- İLK YOLCULUK


- İLK ile/ve/değil BİLİNEN/BİLİNEBİLEN İLK


- İLK ile EN ESKİ/YAŞLI

( THE FIRST vs. THE OLDEST )


- İLK ile/ve/değil EŞİK


- İLK ile/değil İLKSEL


- İLK ile/ve/||/<> KÖK

( FIRST/INITIAL vs./and/||/<> ROOT )


- İLK ile ÖN

( THE FIRST vs. FRONT )


- İLK ile ÖNCELİKLİ

( FIRST vs. PRIMARY )


- İLK ile/ve/değil/||/<>/> ÖNCÜ


- İLK ile/ve TEK

( FIRST vs./and UNIQUE )


- İLK ile (ve) TEK

( FIRST vs./(and) UNIQUE )


- İLKBAHAR ile/ve YAZ ile/ve SONBAHAR/GÜZ/KÜZ[dvnlgttrk] ile/ve KIŞ


- İLKE ve/||/<>/= ÜST SOYUTLAMA


- İLKEL ve/<> İLK EL


- İLKİN AĞIZLILAR ile/ve/değil/||/<>/> İKİNCİL AĞIZLILAR

( Bilateria öbeğinden çokhücrelilerin ayrıldığı iki alt öbekten biridir. Embriyonik gelişim sırasında blastopor, tüm yaşam boyunca ağız olarak kalırken, öteki öbek olan ikincil ağızlılarda anüse dönüşür; ağız başka yerde oluşur. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Hayvanlar âleminin üst şubesidir. Protostomia'ya girmeyen hayvanları kapsayan ve alt âlem olan Eumetazoa'nın Bilateria dalının bir taksonudur. )

( PROTOSTOMIA cum/et/||/<>/> DEUTROSTOMIA/DEUTEROSTOMES )


- İLKOKUL değil İLKÖĞRETİM (OKULU)


- İLK/ORTA/LİSE/ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİ OLMAK:
BİRİNCİ SINIFTA değil İKİNCİ SINIFTA


- ILL vs. SICK


- ILL :/yerine HASTA


- İLM -ile

( OKUYARAK ÖĞRENİLEN BİLGİ, NAZARÎ BİLGİ | BİLME, BİLİŞ, BİR ŞEYİN DOĞRUSUNU BİLME | SIFÂT-I KEMÂLİYE )


- İLM-EL-EDDÂN ile/ve/||/<> İLM-EL-LEDÜN

( Gövdenin/bedenin bilgisi. İLE/VE/||/<> Allah bilgisi. )


- İLM el-YAKÎN ile AYN el-YAKÎN ile HAKK el-YAKÎN

( Okuyarak/duyarak eminlik/kesinlik. İLE Görerek eminlik/kesinlik. İLE Hakk'la, bizzat yaşayarak eminlik/kesinlik. )


- ILM/İLM[Ar.] ile MA'RİFET[Ar.]


- ILM/İLM[Ar.] ile RESH[Ar.]


- ILM/İLM[Ar.] ile RÜ'YET[Ar.]


- ILM/İLM[Ar.] ile ŞEHÂDET[Ar.]


- ILM/İLM[Ar.] ile ŞU'ÛR[Ar.]


- ILM/İLM[Ar.] ile TAKLÎD[Ar.]


- ILM/İLM[Ar.] ile TEBYÎN[Ar.]


- ILM/İLM[Ar.] ile/ve/||/<>/> YAKÎN[Ar.]


- ILM/İLM[Ar.] ile/>< ZANN[Ar.]


- ILM/İLM[Ar.] ile ZİKR[Ar.]


- 'ILM[Ar.] ile İDRÂK[Ar.]


- 'ILM[Ar.] ile İ'TİKÂD[Ar.]


- İLM'EL YAKÎN ile/ve AYN'EL YAKÎN ile/ve HAKK'EL YAKÎN

( AVAM ile/ve EBRAR ile/ve MUKARREBÎN )

( TOWARD GOD vs./and WITH GOD vs./and IN GOD
BODILY/INTIMATE KNOWING vs./and BODILY/INTIMATE RECOGNITION vs./and BODILY/INTIMATE EXPERIENCING )

( TIZHI ile/ve TIREN ile/ve TIYAN )


- İLM'EL YAKÎN ile AYN'EL YAKÎN ile HAKK'EL YAKÎN

( Okuyarak/duyarak eminlik. İLE Görerek eminlik. İLE Hakk'la, bizzat yaşayarak eminlik. )


- İLMEN YAKÎN değil İLM EL-YAKÎN


- İLM-İ ÂLÂ/EVVEL ile/ve İLM-İ EVSAD ile/ve İLM-İ EDNÂ

( İLM-İ İLÂHÎ ile/ve İLM-İ RİYÂZÎ ile/ve İLM-İ TABİİ )

( Metafizik. İLE/VE Matematik. İLE/VE Fizik. )


- İLM-İ CEFR(/CİFR) ile İLM-İ REML ile İLM-İ VEFK


- İLM-İ EDVÂR[Ar.] -ile

( Mûsikî ilmi. )


- İLM-İ HEY'E(T) ile/= İLM-İ FELEK ile/= İLM-İ NÜCÛM/İLM el-NÜCÛM ile/= İLM-İ AHKÂM ile/= İLM-İ el-MİKAT

( ... İLE/= İLM-İ MİKAT'ta: Şemsedin Halili VE Muhammed Konevi. )


- İLM-İ HUDÛRÎ ile/ve/<> İLM-İ HUSÛLÎ

( Bilen ile bilinenin aynı olduğu ilim. İLE/VE/<> Bilen ile bilinenin ayrı olduğu ilim. )

( Hazır/huzur olan. İLE/VE/<> Edinilen. Hasıl olan. )

( Sûfi'nin bilgisi. İLE/VE/<> Âlim'in bilgisi. )

( Ancak husûlî ilim ikiye ayrılır. )


- İLM-İ İLÂHÎ ile/ve İLM-İ A'LÂ

( Hem hariçte, hem zihinde, maddeden ârî olan ilimler. )


- İLM-İ KELÂM ve İLM-İ FIKIH ve İLM-İ HÂL

( İman ve itikadı anlatan geniş ve derin ilim.[Bu ilmi anlatan kitaplara AKÂİD de denilir.] VE Gövde ile yapılacak ahkâm-ı islâmiye'yi bildiren ilim ve kitapları. VE Halk için, tahsili olmayanlar için yazılmış olan ve herkesin bilmesi, inanması ve yapması gereken kelâm, ahlâk ve fıkıh bilgilerini kısaca ve açıkça anlatan ilim ve kitapları. )

( SCIENCE OF THEOLOGY and SCIENCE OF JURISPRUDENCE and RELIGIOUS KNOWLEDGE )

( SCIENCE OF THEOLOGY and SCIENCE OF JURISPRUDENCE and RELIGIOUS KNOWLEDGE )


- İLM-İ LEDÜN -ile

( ALLAH'IN SIRLARINA AİT MANEVİ BİLGİ, GAYB İLMİ )


- İLM-İ MEDENİYE(T) ile/ve/||/<> İLM-İ SİYÂSE(T)


- İLM-İ NAHV ile İLM-İ MAHV


- İlm-i Siyâse(t) ile KONUŞ!!! -ile


- İLM-İ SİYASET ile/ve İRFAN


- İLM-İ TEDBİR-İ MÜLK ile/ve/||/<> İLM-İ TEDBİR-İ MENZİL


- İLMÎ TEVHÎD ile/ve/değil/yerine HÂL TEVHÎDİ

( Ham. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Olgun. )

( Tevhidi anlayan, mağaradan çıkar. )

( Evvelâ hâl gerek, neylesin ilim. )


- İLM-İ VÜCÛD ile/ve İLM-İ MEVCÛD ile/ve İLM-İ MADDÎ

( Varlık bilimi. İLE/VE Varolan bilimi. İLE/VE Maddelerin/şeylerin bilimi. )


- İLM-İ ZÂHİR ile/ve İLM-İ BÂTIN

( İlmi- Zâhir ve Bâtın'ın çok çeşitleri vardır: İlm-i imân, ilm-i İslâm, ilm-i ihsan, ilm-i ikân, ilm-i tövbe, ilm-i zühd, ilm-i takva, ilm-i ihlâs, ilm-i mârifet-i nefs, ilm-i mârifet-i dil, ilm-i tezkiye-yi nefs, ilm-i tezkiye-yi dil, ilm-i hitab, ilm-i nidâ, ilm-i kelâm, ilm-i mükâşefe, ilm-i tevhîd, ilm-i tecelli-i zât, ilm-i tecelli-i sıfat, ilm-i makamât, ilm-i ahvâl, ilm-i kurb, ilm-i vusûl, ilm-i fenâ, ilm-i bekâ, ilm-i sekr. )

( Her ilmin kendine göre perdeleri vardır. )


- İLM-İ ZÂHİR ile/ve/<> İLM-İ BÂTIN ile/ve/<> İLM-İ LEDÜN

( İlimler üç bölüktür.
- Sülûk yoluyla elde edilen ilim.
- Keşfe dayanan ilim.
- Sırra bağlı ilim.[Hiçbir biçimde belirtilmez.] )

( Ledün ilmi, bilineni unutma ilmidir. )

( Ledün ilmi, öğrenmek değil unutma ilmidir. )

( Bildiklerimizi unıta unuta, ilimsiz bir ilim zuhur eder. )

( Bilip unutacağız, sıra kendimize gelecek. Kendimizi de, önce bileceğiz, sonra unutacağız. )

( Bugünkü Cennet-i İrfâna dahil olsalar uşşak, Yarınki va'dolan hûri veyâ gılmanı neylerler... )

( Su. İLE/VE/<> Saf su gibidir. )

( Su. İLE/VE/<> Süt. )


- İLMİHAL =/< İLM-İ HÂL


- İLO -ile

( Erkeğin eşine yanaşmaması için yemin etmesi. )


- ILR/İMPLANTABLE LOOP RECORDER[İng.] değil/yerine/= YÜREK İÇİ DÖNGÜ KAYDEDICİ


- İLTİSAK ile İLTİSAKİ ile İLTİSAKİ DİL


- İLÜZYON değil/yerine GÖZBAĞI


- İM/İNTRAMÜSKÜLER İNTRAMUSCULAR[İng.] değil/yerine/= KAS İÇİ


- İMA EDİLEN ile İMA ETMEK ile İMA ETMEK

( IMPLIED vs. IMPLY vs. IMPLYING )

( ضمني ile مضمر ile مقدر ile ضمنا فهماندن ile تلويحا گفتن ile معني بخشيدن ile معني دادن ile تلويح )

( ZAMANY ile مضمر ile MOGHODAR ile ZAMNA FANPAMANDAN ile TELOYHA GOFTAN ile MANY BAKHSHYDAN ile MANY DADAN ile تلويح )


- ÎMÂ' ile ATIF


- ÎMÂ'[Ar.] ile İ'MÂ[Ar.] ile İMÂ'[Ar. < EMEN]

( İşaret. | İşaretle/dolaylı anlatma. İLE Kör etme/edilme. İLE Cariyeler. )


- İMA ile İMAJ ile İMAL ile İMAM/LIK ile İMAN ile İMAR ile İMANLI/LIK ile İMARCI/LIK ile İMANSIZ/LIK ile İMANLICA ile İMANSIZCA ile İMAM NİKAHI ile İMAN SAHİBİ ile İMAM NİKAHLI ile İMAN TAHTASI


- İMÂ ile/ve/||/<> KİNÂYE


- İMA ile KİNAYELİ

( ALLUSION vs. ALLUSIVE )

( تلميح ile کنيه ile اشاره ile کنيهي )

( تلميح ile کنيه ile ESHAREH ile کنيهي )


- IMAGO DEI ile/ve/||/<>/> IMAGO HUMANI


- İMALI ile İMA

( INSINUATING vs. INSINUATION )

( ريشخند کننده ile دخول تدريجي ile خود جاکني )

( RYSHKHAND KONANDEH ile دخول تدريجي ile KHOD JAKONY )


- İMAM ile İMAM ALİ RAHMANEV

( IMAM vs. IMAM ALI RAHMANEV )

( امام ile امام علي رحمانف )

( EMAM ile امام علي رحمانف )


- İMÂN ile/ve DİN

( Din mülkle, mülk orduyla, ordu malla, mal ülkenin imarıyla, ülkenin imarı, yönetilenlere adâletle sağlanır. )

( Din: Fıtratını bozmamak üzere konulmuş düzen. )

( İman, düşünce ve inancın pekişmişliği anlamına gelir. Her kavram, olgu için geçerli olabilir ve kullanılabilir. Din ve/ya da dine bağlı bir kavram değildir. )

( Güvenilir olmak. İLE/VE İhlâs. )

( FAITH vs. RELIGION )


- İM'ÂN[Ar. < MAAN] ile ÎMÂN[Ar. < EMN]

( Bir işte çok ileri varma, çok dikkatli olma. | İnceden inceye araştırma. İLE İnancın pekişmişliği, emin olma. | İslâm dinini kabul etme. )


- IMAP ile POP3

( )


- STILL POT, STILL BODY[İng.] / CORPS D'ALAMBIC[Fr.] / DESTILLERKESSEL, DESTILLIERKOLBEN[Alm.] ile/değil/yerine/= İMBİK


- I/ME vs. I AM


- İMGELERDEN ARINMA ve/> SAF BİLİNÇ > MÂBED


- İMLÂ[Ar. MELV] ile/ve/||/<> İMLÂ[Ar. < MEL]

( Yazım (kuralları).[< Söyleyip yazdırmak.] | Bir yapıtı ya da bir ezgiyi notaya alıp yazma. İLE/VE/||/<> [boşluğu/çukuru] Doldurmak. )


- IMMANUEL KANT'IN, ÜÇ KİTABI:
SAF AKLIN ELEŞTİRİSİ ile PRATİK AKLIN KRİTİĞİ ile YARGI GÜCÜNÜN ELEŞTİRİSİ

( Doğru ile yanlışı inceler. İLE İyi ile kötüyü inceler. İLE [Bir bölümünde] Güzel, çirkin ve yüceyi inceler. )


- IMMANUEL KANT'TA:
"ARI USUN ELEŞTİRİSİ" ÖNCESİ ile "ARI USUN ELEŞTİRİSİ" SONRASI


- IMMIGRATION :/yerine GÖÇ


- IMMORAL/ITY[Fr./İng.] değil/yerine/= TÖRETANIMAZ/LIK

( Daha üstün saydığı bir töre adına geçerli töreyi tanımayan. | Töre kurallarına aykırı olan. )


- IMMÜNOTERAPİ/IMMUNOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= AŞI TEDAVİSİ, BAĞIŞIKLIK SAĞALTIMI


- İMPARATOR/LUK ile İMPARATORİÇE/LİK ile İMPARATOR OTU


- İMPARATORLUK ile İMPARATORLUK İYİLİKLERİ ile EMPERYALİZM ile EMPERYALİST ile EMPERYALİST ile TEHLİKE ile BUYURGAN ile BUYURGAN BİR ŞEKİLDE

( IMPERIAL vs. IMPERIAL FAVORS vs. IMPERIALISM vs. IMPERIALIST vs. IMPERIALISTIC vs. IMPERIL vs. IMPERIOUS vs. IMPERIOUSLY )

( امپراتوري ile همايوني ile شاهنشاهي ile همايون ile سلطنتي ile مراحم ملوکانه ile امپرياليسم ile استعمار طلبي ile امپرياليست ile بهره جويانه ile استعمار گراي ile درخطر انداختن ile اماره ile آمرانه )

( EMPERATORY ile همايوني ile SHANESHAHY ile CPEHMAYVAN ile SALTANTY ile MARAHAM MOLOKANEH ile EMPERYALYSAM ile ESTEMAR TALABY ile EMPERYALYSET ile BACPAREH JOYANEH ile ESTEMAR GERAY ile DARKHATAR ANDAKHTAN ile EMAREH ile AMRANEH )


- IMPLICATION :/yerine İMA, SONUÇ


- IMPLY :/yerine İMA ETMEK


- IMPORTANT vs./and SERIOUS


- IMPRESSIVE vs./and DETERMINER


- İMPRESYON/IMPRESSION[İng.] değil/yerine/= İZLENİM | ÇÖKÜNTÜ, | BASI İZİ


- İMPULS İLE MOMENTUM İLE AÇISAL MOMENTUM İLE TORK ile/||/<> HAREKET BÜYÜKLÜKLERİ

( Doğrusal ve dönel hareketin temel nicelikleri. )

( Formül: J = Δp İLE τ = dL/dt )


- İMPULS İLE MOMENTUM İLE AÇISAL MOMENTUM ile/||/<> HAREKET BÜYÜKLÜKLERİ

( Korunum yasalarıyla ilişkili nicelikler. )

( Formül: J = ∫F dt = Δp )


- (not IN AVERAGE) ON AVERAGE


- IN BACK OF vs. IN THE BACK OF


- IN CASE OF vs. IN THE CASE OF


- in d[Lat. < IN DIES] değil/yerine/= HER GÜN


- IN FUTURE vs. IN THE FUTURE


- İN/MAĞARA ile SON GOONG

( ... İLE Vietnam'da bulunan, dünyanın en büyük mağarası, başkent Hanoi'den 450 kilometre uzaklıkta, Phon Nhake Bang Doğal Yaşam Parkı'nın içinde yer alıyor. Mağaranın genişliği, yaklaşık olarak 146 kilometre. Son Goong, Vietnam dilinde, "Dağı ve ırmağı olan mağara" anlamına geliyor. )


- [IN] ONE DAY vs. [IN] SAME DAY


- (not IN THAT/THIS MOMENT) AT THAT/THIS MOMENT


- IN THE BALANCE vs. ON BALANCE


- IN THE ESSENCE vs. AT THE BEHIND OF vs. BELOW


- IN THE NAME OF ... vs. FOR/TO ...


- IN THE TERM OF CHANGE vs./and NOT IN THE TERM OF CHANGE


- İN ile/ve/değil/||/<> AY İNİ

( )


- İNÂ'[Ar. < EVÂNÎ] ile İ'NÂ[Ar.] ile ÎNÂ'[Ar.] ile ÎNÂ'[Ar.]

( Kap kacak. İLE Zahmete uğratma. İLE Yemiş toplama zamanının gelmesi. İLE Geciktirme, alıkoyma. )


- INACCESSİBLE İLE MEASURABLE İLE WOODİN ile/||/<> BÜYÜK KARDİNALLER

( Set kuramı büyük sonsuzluklar. )

( Formül: Con(ZFC + LC) )


- İNAN, NEJAT (İST. 1956) :

( Giresunspor'dan transfer edildi ve dört sezon (1976 - 1977 ve 1078 - 1981) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 27 lig, 2 B takımlar ligi, 2 kupa maçı olmak üzere 31 resmi ve ayrıca 33 özel maçla birlikte toplam olarak 64 maçta Sarıyer forması giydi. Lig maçlarında 2 ve özel maçlarda 8 gol kaydetti. )


- İNAN = İMAN = FAITH[İng.] = FOI[Fr.] = GLAUBE[Alm.] = FIDES[Lat.] = FE[İsp.]


- İNANÇ ile/ve/||/<> KÖK İNANÇ / ŞEMA


- İNANILMAZ BİR ŞEY/İŞ YAPMAMIZ ile/değil/yerine YAPTIĞIMIZ ŞEYİ/İŞİ, İNANILMAZ BİR BİÇİMDE YAPMAMIZ


- İNANMADAN AİT OLMAK" ile/değil AİT OLMADAN İNANMAK

( [not] "BELONG WITHOUT BELIEVE" vs./but BELIEVE WITHOUT BELONG )


- ÎNÂS[Ar. < ÜNSÂ] ile ÎNÂS[Ar. < ÜNS]

( Bayanlar. İLE Alıştırma/alıştırılma. | Görme, bilme. )


- İNAT ETMEK ile/ve/||/<> PES ETMEMEK ile/ve/||/<> VAZGEÇMEMEK


- INCH[İng.] / ZOLL[Alm.] ile/değil/yerine/= İNÇ


- İNÇ ile SANTİM SANTİM

( INCH vs. INCH BY INCH )

( اينچ ile وجب بوجب )

( AYNACH ile VOJAB BOJEB )


- İNCE DERİ, ZAR = ZAR = MEMBRANE


- İNCE "ELEYİP" SIK DOKUMAK değil İNCE EĞİRİP SIK DOKUMAK


- İNCE ÜNLÜ/RAKİK/RİKKAT ile/||/<> KALIN ÜNLÜ/İŞBA ile/||/<> KALIN ÜNLÜYE EĞME/İŞBA ile/||/<> REF ile/||/<> ÜNLÜ ALAN ile/||/<> ÜNLÜ ALMAYAN ile/||/<> ÜNLÜLENME

( Ağız boşluğunun ön bölümünde oluşan ünlüler (e, i, d, ü). | Yuvarlama. İLE/||/<> Ağız boşluğunun art bölümünde oluşan ünlüler (a, ı, o, u). İLE/||/<> Vezin gerektirdiğinden, sözcüğe bir yazaç ekleyerek ya da yazacı eğerek uzatmak. İLE/||/<> Bir sözcüğü zammeli[ötre - yuvarlak ünlülü (o, ö, u, ü)] okuma. İLE/||/<> Sesçil imlerden birini alan yazaç. İLE/||/<> Sesçil im almamış yazaç. İLE/||/<> Vezinde söz konusu olan ünsüzler ve ünlüler dışında olan, okunuşta veznin içine katılan ve anlamı değiştiren bir dizi ünlünün eklenmesi. )


- İNCE ile/ve ÜST

( SUBTLE vs./and TOP )


- İNCEDEN İNCEYE (LAF SOKMAK, ARAŞTIRMAK)


- ^ İNCELTME İMİ(olarak kullanım) ile/ve UZATMA İMİ(olarak kullanım)
değil
DÜZELTME İMİ(olarak kullanım)


- İNCİR ile LOP İNCİR

( ... İLE İri ve yumuşak bir tür incir. )


- İNCİR ile MISIR/FRENK, HİNT, KİLİS, PABUÇ İNCİRİ / DİKENLİ İNCİR / BABUTSA / KAYNANADİLİ / KÜREKYEMİŞİ


- INCONGRUOUS vs. "FAR"


- [not] INCONSISTENT ASSERTION vs. ASSERTION IN OUTSTANDING


- INCREMENT OF PRODUCTION vs./and SEARCH/LOOK FOR QUALITY


- 'INDE[Ar.] ile MA'A[Ar.]


- İNDEKS VAKA/INDEX CASE[İng.] değil/yerine/= İLK GÖSTERGE OLGU


- INDEPENDENCE vs./and SOLIDARITY


- İNDİFÂ[< DEF (çoğ. İNDİFÂÂT)] -ile

( MÜNDEFİ OLMA, ORTADAN KALKMA | YER YER BAŞGÖSTERME | PÜSKÜRME )


- INDIGO RED[İng.] / INDIRUBIN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİGO KIRMIZISI


- INDIGOLD DYE[İng.] / INDIGOLD FARBE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİGOLD BOYA


- [ne yazık ki]
İNDİRGEME ile/ve/değil/||/<> YOK SAYMA


- [ne yazık ki]
İNDİRGEMEK ile/ve/ya da/||/<>/>< REDDETMEK / YOK SAYMAK

( Üçünü de yapmadan düşünmek ve hareket etmek gerekmektedir. )


- REDUCED EQUATION OF STATE[İng.] / ÉQUATION D'ÉTAT RÉDUITE[Fr.] / REDUZIERTE ZUSTANDSGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ HAL DENKLEMİ


- İNDÜKLENEN PLURİPOTENT HÜCRE ile/||/<> EMBRİYONİK KÖK HÜCRE

( iPSC yetişkin hücrelerden programlanarak elde edilirken, ES hücreleri embriyo kaynaklıdır )

( Formül: Yamanaka faktörleri )


- İNDÜKSİYON İLE DETERMİNASYON İLE DİFERANSİYASYON ile/||/<> GÖZE KADERİ

( Göze tipinin belirlenmesi aşamaları. )

( Formül: Pluripotent → Unipotent )


- Ne peki? diye anlaşılması çok basit olanı karmaşıklaştırmadan KONUŞ!!!


- Ne var ki? diyerek, saf görünümlü kurnaz olmadan KONUŞ!!!


- Ne var? diyerek, ahmaklık etmeden KONUŞ!!!


- İNE- ile/||/<> İNO-

( Fibröz doku ile ilgili. İLE/||/<> Fibröz doku ile ilgili. )


- BLANKETING[İng.] / INERTAGE[Fr.] / INTERISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İNERT GAZ KORUMASI


- İNFÂL[Ar.] ile İNFİÂL[Ar. < Fİ'L]

( Ganimetten mal ayırıp verme. İLE Gücenme, darılma. | Edilgi. )


- [not] INFERENCE vs. (ONLY) THINKING


- (not INFERIOR THAN) INFERIOR TO


- INFİLTRASYON/INFILTRATION[İng.] değil/yerine/= İÇE SIZMA


- INFLATION İLE DARK ENERGY İLE DARK MATTER İLE BARYOGENESİS ile/||/<> KOZMOLOJİK PROBLEMLER

( Evrenin çözülmemiş gizemleri. )

( Formül: w = P/ρ = -1 (DE) )


- INFLOW[İng.] değil/yerine/= İÇE AKIŞ | GİRİŞ


- INFORM vs./and INVITATION


- INFORMATION vs./and IDEA


- INFORMATION vs./and PAIN


- İNFRA- ile İNTRO- ile İZO- [EŞ İZOKORİ] ile JUKSTA-

( Alt, altında, -ötesi. İLE İç, içine. İLE Eş büyüklük [gözbebeği]. İLE Bitişik. )


- İNFRASES İLE SES İLE ULTRASES ile/||/<> SES FREKANS ARALIKLARI

( İnsan kulağının duyma aralığı ve ötesi. )

( Formül: f = 20-20000 Hz (insan) )


- İNFRASOUND İLE İŞİTİLEBİLİR İLE ULTRASOUND ile/||/<> SES FREKANS BANTLARI

( Ses dalgası frekans aralıkları. )

( Formül: f = v/λ )


- İNGİLİZ ATI ile ARAP ATI

( Kısa mesafe koşucusu. İLE Uzun mesafe koşucusu. )

( ... İLE/< Lumbar vertebrasında bir kemik eksiktir. Diş yapısı farklıdır. )

( ... ile ESB-İ TÂZÎ )


- İNGİLİZ SERVİSİ ile FRANSIZ SERVİSİ ile RUS SERVİSİ ile AMERİKAN SERVİSİ

( Uluslararası dört çeşit servis yöntemi vardır: * İNGİLİZ SERVİSİ: Misafirin sağ tarafından önüne koyulan sıcak ve boş yemek tabağına, garson tarafından fayansta, mutfaktan alınan yemek misafirin solundan, maşa ile yapılır. İLE * FRANSIZ SERVİSİ: Mutfaktan fayansta getirilen yemek misafirin solundan maşa vasıtasıyla kendi tabağına yaptığı servis biçimidir. İLE * RUS SERVİS: Servant servisi olup, mutfaktan getirilen yemekler misafir masasının yanındaki hazırlık masasında garson tarafından tabaklara konularak misafirin solundan yaptığı servis biçimidir. İLE * AMERİKAN SERVİSİ: Tabak servisi olup, yiyecekler ve garnitürleri mutfakta hazırlanarak tabakta getirilir. Ve misafirin uygun olan tarafından servis yapılır. Bu servis otellerin lobilerinde, kafeteryalarında, snack barlarında yapılır. Özelliği bir kurala bağlı olmamasıdır. )


- İNGİLİZ ile İNGİLİZCE ile İNGİLİZ İPİ ile İNGİLİZ TUZU ile İNGİLİZ SİCİMİ ile İNGİLİZ ANAHTARI ile İNGİLİZ SİYASETİ ile İNGİLİZ İNGİLİZCESİ


- inhal.[Lat. < INHALETUR] değil/yerine/= SOLUKLA İÇERİ ÇEK


- [not] INHERITANCE vs. DEPOSIT


- İNİ ile KARDEŞ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Yaşça küçük kardeş. İLE ... )


- İNİ = KAYINBİRADER


- İN'İKÂS[< AKS (çoğ. İN'İKÂSÂT)] -ile

( MAĞLUP OLMA | YANSIMA | YANKI )


- İNİLMEK ile İNİ ile İNİK ile İNİŞ ile İNİŞLİ ile İNİM İNİM ile İNİK DENİZ ile İNİŞ AŞAĞI ile İNİŞ ÇIKIŞ ile İNİŞ TAKIMLARI ile İNİŞLİ YOKUŞLU ile İNİŞLİ ÇIKIŞLI


- INITIAL :/yerine İLK


- Niye ki? diyerek, hazırcı değil önce kendin düşün de ona göre KONUŞ!!!


- inj./inject.[Lat. < INJECTIO, INJICIATUR] değil/yerine/= ENJEKSİYON, ENJEKTE EDİNİZ


- İNKITÂ[Ar.] ile KESİLME, ARASI KESİLME, TÜKENME, BİTME

( KESİLME; ARASI KESİLME )


- İNKOMPLET/INCOMPLETE[İng.] değil/yerine/= TAM OLMAYAN | TAMAMLANMAMIŞ


- İNKORPORASYON/INCORPORATION[İng.] değil/yerine/= İÇE KATIM


- İNNATE İLE LEARNED İLE IMPRİNTING ile/||/<> DAVRANIŞ TÜRLERİ

( Hayvan davranış kategorileri. )

( Formül: Critical period )


- İNORGANİK ile İNORGANİK ÖGE ile İNORGANİK KİMYA


- INR/INTERNATIONAL NORMALIZED RATIO[İng.] değil/yerine/= ULUSLARARASI NORMALLEŞTİRİLMİŞ ORAN


- İNS Ü CİN -ile

( HERŞEY )


- İNŞA EDİLMİŞ ile YERLEŞİK ile YERLEŞİK ÇEK ile DAHİLİ RAF

( BUILT vs. BUILT IN vs. BUILT IN CHECK vs. BUILT IN SHELF )

( ساخته شده ile بناکننده ile توکار ile جاسازي شده ile مقابله توکار ile رف )

( SAKHTEH SHODEH ile BENAKONANDEH ile TOKAR ile JASAZY SHODEH ile MOGHABLEH TOKAR ile RAF )


- İNŞA ETMEK ile KİLDEN BİR DUVAR İNŞA ET ile BİR YUVA İNŞA ETMEK ile İNŞAATÇI ile BİNA ile YAPI TAŞI ile BİNA İNŞAATI ile BİNA CEPHESİ ile BİNALAR

( BUILD vs. BUILD A CLAY WALL vs. BUILD A NEST vs. BUILDER vs. BUILDING vs. BUILDING BLOCK vs. BUILDING CONSTRUCTION vs. BUILDING FRONT vs. BUILDINGS )

( بنا کردن ile بنايي کردن ile بناکردن ile ساخت ile چينهکشيدن ile آشيان بستن ile بساز و بفروش ile اعياني ile ساختماني ile ساختمان ile عمارت ile ديسمان ile بنا ile بنا کنده ile کنده ساخت ile ساختمان سازي ile جلو عمارت ile ابنيه ile عمارات ile مستحدثات )

( BENA KARDAN ile BENAYY KARDAN ile BENAKARDAN ile SAKHT ile CHYNEKKESHYDAN ile ASHYAN BASTAN ile BESAZ VE BEFROSH ile اعياني ile SAKHTAMANY ile SAKHTAMAN ile AMART ile ديسمان ile BENA ile BENA KANDEH ile KANDEH SAKHT ile SAKHTAMAN SAZY ile JELO AMART ile EBNYYEH ile عمارات ile MOSTAHDESAT )


- İNŞAALLAH ile/ve/<> MAAŞALLAH ile/ve/<> DUR BAKALIM

( Türk "felsefesi". )


- İNŞAAT CİHAD ile KISITLAMA ile DARALMA ile YORUMLANABİLİR ile İNŞA ETMEK ile BİR DUVAR İNŞA ET ile YAPI ile İNŞAAT SEKTÖRÜ ile İNŞAAT MALZEMELERİ ile İNŞAAT KELİMESİ ile İNŞAAT İŞİ ile YAPICI

( CONSTRUCTION JAHAD vs. CONSTRAINT vs. CONSTRICTION vs. CONSTRUABLE vs. CONSTRUCT vs. CONSTRUCT A WALL vs. CONSTRUCTION vs. CONSTRUCTION INDUSTRY vs. CONSTRUCTION MATERIALS vs. CONSTRUCTION WORD vs. CONSTRUCTION WORK vs. CONSTRUCTIVE )

( جبر ile تنگي ile تنگ شدگي ile قبض مزاج ile قابل تجزيه ile بر پا کردن ile تيغه کردن ile تيغه کشيدن ile سازندگي ile ساخت و ساز ile صنعت ساختمان ile جهاد سازندگي ile مصالح ساختماني ile بنايي ile بناي ile سازنده )

( JABAR ile TANGY ile TANG SHODEGY ile GHABZ MOZAJ ile GHABEL TAJZYYEH ile BAR PA KARDAN ile TYGHEH KARDAN ile TYGHEH KESHYDAN ile SAZANDEGY ile SAKHT VE SAZ ile SANAT SAKHTAMAN ile JACPEHAD SAZANDEGY ile MOSALEH SAKHTAMANY ile BENAYY ile BENAY ile SAZANDEH )


- İNSAN BİLİMLERİ ile/ve FEN BİLİMLERİ


- İNSAN:
DİRİMSEL(BİYO) ve/||/<> ANLIKSAL/ZİHİNSEL(PSİKO) ve/||/<> TOPLUMSAL(SOSYAL) VAROLAN


- İNSAN:
DÜNYANIN ve/||/<> TOPRAĞIN TUZU

( image )


- BİREYSEL BAŞVURUDA:
İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ(AİHM)
ile/ve/değil/önce/||/<>/<
ANAYASA MAHKEMESİ(AYM)

( )


- İNSAN:
İRÂDE SAHİBİ ile/ve/değil/||/<>/< (TEK) İHTİYÂR SAHİBİ


- İNSAN/KİŞİ:
[ya] KULAKTAN İHYÂ OLUR/YAŞAM BULUR ya da KULAKTAN İFNÂ/İMHÂ/YOK OLUR


- İnsan ile KONUŞ!!! -ile


- İNSAN:
"YOK" VAROLAN ile/ve/=/değil "YOK OLAMAZ" VAROLAN


- İNSAN ve/<> ACZ

( Kişinin kaderi, aczdir. )


- İNSAN ve/<> DOĞA["DOA" değil!]

( Doğa, senin herşeyindir. Herşey, senin doğandır! )

( Kişi, doğayla arasındaki derin samimiyeti yitirdiğinde, tapınaklar, önemli bir duruma geçer. )


- İNSAN[Ar.]/ZÂT[Ar.] =/||/<>/< GÖZBEBEĞİ