( Phascolomys ursinus Keseliler Marsupialia takımının vombatgiller Phascolomyidae familyasından bir memeli türü Uzunluğu 1 m kadardır Sırtı koyu renkli karnı beyazdır Yuvarlak kulakları vardır Eti yenir Tasmanyada yaşar Keseli memeliler Marsupialia takirninin vombatgiller Phascolomyidae familyasından 1 m kadar uzunlukta sırtı koyu renkli karnı beyaz yuvarlak kulakları olan Tazmanyada yaşayan bir tür )
( John von Neumann tarafından 1945 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1903-1957) (Ülke: Macaristan/ABD) (Alan: Matematik, Bilgisayar) (Önemli katkıları: Oyun teorisi, bilgisayar mimarisi) )
( Hayvanın bir bölgesine muayene amacıyla elle veya bir perküsyon çekici yardımıyla hafif ve art arda darbeler vurarak bu vuruşların meydana getirdiği ses titreşimlerinin niteliğine göre o bölgedeki organların ve dokuların kıvamı hakkında fikir edinmeye yarayan bir muayene yöntemi )
( biyoloji zooloji vurum Ventrikül sistolünde fırlatılan kanın önündeki kan kitlesine bir basınç yapması sonucu damar çeperi genişlemesi ve bu genişlemenin bir basınç dalgası durumunda bütün atardamar sistemi boyunca iletilmesi nabız dalgası sfigmus )
( Yılan, kuş ve güve gibi bazı canlı gruplarında bulunan cinsiyet belirleyici kromozomlardır. Bu türlerin dişi bireyleri WZ dizilimine, erkekleri ise ZZ dizilimine sahiptir. Dolayısıyla bu türlerde cinsiyeti dişi birey tayin etmektedir.
( Zayıf çekirdek kuvvetini taşıyan, elektrik yüklü (artı ya da eksi) ağır parçacıktır; beta bozunumunda bir kuark türünü ötekine çevirir. @@ Zayıf kuvvetin yüksüz taşıyıcısıdır; yük değiştirmeden etkileşim sağlar, W ile birlikte elektrozayıf kuvveti kurar. @@ Higgs alanıyla etkileşim yoluyla öteki parçacıklara kütle kazandıran, spinsiz (skaler) bozondur; 2012'de CERN'de bulundu. İlk ikisi kuvvet taşır, üçüncüsü kütlenin kaynağıdır. )
( Zayıf kuvveti taşıyan ağır parçacıklardır (yaklaşık 80-90 GeV); kütleli oldukları için menzilleri çok kısadır. @@ Elektromanyetik kuvveti taşıyan kütlesiz parçacıktır; kütlesiz olduğundan menzili sonsuzdur. İlki ağır ve kısa menzilli, ikincisi kütlesiz ve sonsuz menzillidir; elektrozayıf kuramda ikisi ortak kökenden ayrışır. )
( Bir popülasyon içinde bulunan alt popülasyonlardaki alel frekansının dağılımından ötürü, popülasyon genelinde heterozigotluğun nesiller içinde azalmasına denir. 1928 yılında Sten Wahlund keşfetmiştir.
( Bir protein solüsyonunda aranan bir proteinin olup olmadığını ve varsa ne kadar olduğunu belirlemekte kullanılan yöntemdir. Elektroforezle ayırt edilen proteinler bir zara gönderilir ve daha sonra etiketli antikorlar kullanmak gibi bir takım yöntemlerle proteinler görselleştirilir. Özellikle HIV (+) bulunan örneklerin doğrulanmasında başvurulur.
( Frank Wilcoxon tarafından 1945 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1892-1965) (Ülke: İrlanda-ABD) (Alan: İstatistik) (Önemli katkıları: Wilcoxon testleri, parametrik olmayan istatistik) )
( Bir türün doğadaki tipik, alışılagelmiş, yaygın fenotipidir. Tükettiğimiz, yapay seçilim ile üretilen, genetik müdahalelerden geçen muzdan farklı olarak gerçekte muzun yabani tipi çok sayıda sert tohumlara sahiptir.
( Zayıf etkileşen ağır parçacık; karanlık maddenin en çok araştırılan adayıdır, olağan maddeyle yalnızca zayıf kuvvet ve kütle çekimiyle etkileşir. @@ Karanlık madde açığını, sönük yıldızlar ve karadelikler gibi görünmez sıradan cisimlerle açıklamaya çalışan adaydır. @@ Çok hafif, çok zayıf etkileşen varsayımsal bir parçacıktır; hem karanlık madde hem başka bir kuram sorununu çözmek için önerilmiştir. Üçü karanlık maddeye dair başlıca adaylardır: yeni ağır parçacık, sıradan sönük cisim, yeni hafif parçacık. )
( Dalga fonksiyonunun yavaş değiştiği durumlarda kuantum problemine yarı-klasik yaklaşık çözüm veren yöntemdir; tünelleme olasılığı hesabında kullanılır. @@ Etkileşimi küçük bir bozulma sayıp saçılmayı ardışık düzeltmelerle hesaplayan yaklaşımdır; saçılma kuramının temelidir. @@ Çok-elektronlu sistemde her elektronu, ötekilerin ortalama alanında hareket ediyormuş gibi ele alan yaklaşımdır. Üçü de tam çözülemeyen kuantum problemlerine ayrı yaklaşık yöntemlerdir: yarı-klasik, bozulma ve ortalama-alan. )
( Bir antikodonun üçüncü bazının mRNA'daki kodonlarda birden fazla bazı tanıyarak eşleşme bakımından esneklik sağlamasıdır. Wobble hipotezine göre, bir baz, birden fazla baz ile hidrojen köprüsü yapabilir. Watson-Crick eşleşmesine uymaz. Kinetik açıdan ve daha hızlı protein sentezi yapılması açısından avantajlıdır. mRNA'da lösini simgeleyen CUA ve CUG kodonları yerine antikodonda sadece GAU kodonunun oluşması bu hipoteze güzel bir örnektir. @@ Doğadaki 20 aminoasitten biridir, proteinlerin yapısına katılır.
( Birçok hayvan türünün hem erkek hem de dişi bireylerinde bulunan cinsiyet belirleyici kromozom. XY ve X0 cinsiyet belirleyici kromozom sistemlerinin bir parçası. İnsanlarda; kadınlarda iki adet erkeklerde ise bir adet bulunur. Özel bir kromozom olmakla birlikte 1890 yılında Hermann Henking tarafından keşfedilmiş. @@ X kromozomuna bağlı resesif kalıtımdır. Anormal nükleikasit metabolizması; kanda ve dokularda ürik asit birikmesine sebep olur. Zihinsel gerilik, palsi (felç), dudak ve parmak mutilasyonu (bireyin dudaklarını/parmaklarını ısırarak,eliyle koparması). Bu hastalık HPRT'ı (hipoksantin-guanin fosforibosil transferaz) kodlayan gendeki bir mutasyondan meydana gelir. @@ X kromozomundaki genlerin kalıtım şekline denir. @@ İngilizce X inactive-specific transcript kelimelerinin kısaltmasıdır. Plesentalı memelilerin X kromozomu üzerindeki bir RNA genidir. Bu gen X inaktivasyonunda baş aktördür.X inaktivasyonu, dişi memeli gözelerinde iki adet bulunan X kromozomlarından birinin inaktive edilmesi işlemidir. Böylece, sadece bir X kromozomuna sahip erkeklerle, iki X kromozomuna sahip dişiler arasındaki X kromozomu dengesi sağlanmış olur.
( X-ışınının dokulardan farklı geçmesiyle, kemik gibi yoğun yapıların iki boyutlu gölge görüntüsünü veren yöntemdir. @@ Çok sayıda X-ışını kesitini bilgisayarla birleştirerek üç boyutlu görüntü kuran yöntemdir. @@ Güçlü manyetik alan ve radyo dalgalarıyla, dokulardaki hidrojen çekirdeklerinden yumuşak dokuların ayrıntılı görüntüsünü veren, ışıma kullanmayan yöntemdir. @@ Vücuda verilen radyoaktif izleyicinin yaydığı ışımadan, dokuların işlevini (metabolizmayı) görüntüleyen yöntemdir. İlk ikisi X-ışınıyla yapıyı, üçüncüsü manyetik alanla yumuşak dokuyu, dördüncüsü ışımayla işlevi gösterir. )
( X-ışınlarının kristal yapı analizinde kullanımı )
( William Henry Bragg tarafından 1913 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1862-1942) (Ülke: İngiltere) (Alan: fizik) (Önemli katkıları: X-ışını kristalografisi, Bragg yasası, kristal yapı analizi) (Nobel: 1915) )
( Wilhelm Röntgen tarafından 1895 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1845-1923) (Ülke: Almanya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: X ışınlarının keşfi) (Nobel: 1901) )
( Memelilerle yaklaşık 350 milyon yıl önce ortak bir ata bulunduran bir amfibi (kurbağa). MHC'nin her üç bölgesinin birbiriyle bağlantılı olduğu en eski tür. Yumurtaları çok büyüktür ve döllenmeden önce bile önden-arkaya oryantasyonuna sahiptir.
( "Kseno", Yunancada "yabancı" anlamına gelir; "transplantasyon" ise "aktarma" demektir. Farklı tür hayvanlar arasında yapılan, başarı şansı en az olan doku naklidir.
( botanik Patlıcangiller Solanaceae familyasından 2 m kadar boylanabilen tırmanıcı çok yıllık tabanda odunsu meyveleri 710 mm boyunda olgunlaşınca kırmızı renkte zehirli bir bitki )
( Sus scrofa Çiftparmaklılar Artiodactyla takımının domuzgiller Suidae familyasından bir memeli türü Uzunluğu 150 kuyruğu 25 cm Kuvvetli vücutlu ve kısa bacaklıdır Kaba olan tüyleri külrengindedir Köpek dişleri dışa doğru uzamıştır Evcil domuzun atasıdır Avrupa Kuzey Afrika ve Batı Asyada ormanlık ve bataklık yerlerde toplu halde yaşar zooloji Çift parmaklılar Artiodactyla takımının domuzgiller Suidae familyasından 150 cm kadar uzunlukta 25 cm kadar kuyruğu olan kuvvetli vücutlu ve kısa bacaklı tüyleri kül rengi köpek dişleri dışa doğru uzamış evcil domuzun atası olarak kabul edilen Avrupa Kuzey Afrika ve Batı Asyada ormanlık ve bataklık yerlerde toplu hâlde yaşayan bir tür )
( Anser anser Kazsılar Anseriformes takımının ördekgiller Anatidae familyasından bir kuş türü Uzunluğu 80 cm Kazların en büyüğüdür Tüyleri beyaz kahve ve külrengi karışıktır Gagası kavun içi renkde olur Ayakları et rengindedir Orta ve Kuzey Asya Orta Kuzey Avrupada yaşar zooloji boz kaz )
( yeşilbaş yeşil baş ördek karşılık yaban ördeği Anas platyrhynchos Kazsılar Anseriformes takımının ördekgiller Anatidae familyasından bir kuş türü Uzunluğu 52 cm Yüzen ördeklerin en büyüğüdür Erkeğin başı yeşil olur Tüyleri mavi beyaz kara kahverengi karışıktır Ayakları kırmızıdır Palearktik bölge ve Kuzey Amerikada yaşar )
( Cuniculus cuniculus Kemiriciler Rodentia takımının tavşangiller Leporidae familyasından bir memeli türü Uzunluğu 4045 cm Yer altında kazdığı inlerde yaşar Akdeniz bölgesi memleketlerinde bulunur Kemiriciler Rodentia takımının tavşangiller Leporidae familyasından 4045 cm kadar uzunlukta yer altında kazdığı inlerde yaşayan Akdeniz etrafındaki ülkelerde yaşayan bir memeli türü )
( Genel formülü RCOOH olan uzun organik asit Hidrokarbon zincirleri doymuş ya da doymamış olabilen hücrenin yakıt deposu olan depo lipitlerinin ve hücre zarlarındaki lipitlerin yapısına giren kimyasal maddeler Hidrokarbon zincirleri doymuş veya doymamış olabilen sadece karbon hidrojen ve oksijen elementlerini içeren gliserin ile birleşerek yağları oluşturan genel formülü RCOOH olan organik asit )
( yağ gözesi lipos yağ kytos boşluk hücre Yağ dokusunda bulunan ya beyaz yağ dokusundaki gibi büyük bir yağ damlası içeren ya da esmer yağ dokusundaki gibi çok sayıda küçük yağ granülleri içeren hücre Adiposit liposit Yağ dokusunda bulunan beyaz yağ dokusundaki gibi büyük bir yağ damlası içeren veya esmer yağ dokusundaki gibi çok sayıda küçük yağ granüllerini içeren hücre adiposit liposit anat Kökenini mezenkim hücrelerinden alan yağ üretimi ve depolanması için özelleşmiş bir bağ dokusu hücresi liposit Adipositler kan yoluyla karaciğerden gelen lipoprotein yapısındaki maddeleri enzimler aracılığıyla trigliseritlere dönüştürerek depo ederler Beyaz yağ dokusu hücresine adipositus uniguttularis esmer yağ dokusu hücrelerine ise adipositus multiguttularis adı verilir )
( Alkol eter kloroform benzen gibi organik çözücülerde çözünen suda çözünmeyen yağ veya yağa benzer maddelerle karakterize olan heterojen bir grup Başlıca karbon ve hidrojen atomlarından oluşan suda çözünmeyen ancak eter kloroform ve aseton gibi organik çözücülerde çözünebilen organik maddeler )
( Yağlı güreşlere başlarken gövdeye zeytinyağı sürme Yağ dokusu hücrelerinin dışında kalan diğer hücrelerde kimyasal olarak lipit olarak adlandırılan saf veya saf olmayan yağların birikmesi adipozis steatozis )
( Yabanıl olanı bugün Tibet Pamir ve Karakurumun yüksek yaylalarında yaşayan evcili göçebe hayatı süren Tibetliler Türkler ve Moğollar tarafından kullanılan ekonomik değeri yüksek uzun tüylü bir sığır türü a mandası da denmektedir Tibet sığırı tibetöküzü Çift parmaklılar Artiodactyla takımından Kuzey Tibet çöllerinde 5000 m yükseklikteki alanlarda yaşayan 90 cm kadar boynuzu olan vücutları kıllı bir memeli türü Tibet te ve Orta Asya nın Himalaya bölgesinde bulunan uzun kaba tüylü vahşi tipleri kahverengi veya siyah evcil tipleri beyaz da olabilen boynuzlu sığır yak Bos grunniens Tib gyag Eski çağlardan başlayarak Türk yurtlarında yaşadığını biliyoruz Orta Türkçede kotuz diye adlandırılmıştır Evcilleşmiş yaka Özbekler kotaz Kazaklar kodas adını verirler Kırgızlar topoz topos biçimini kullanırlar Türkçede hotoz biçimini almıştır Azeri alanında yotaz pompons des pantoufles ou des bonnets olarak kullanılır Türkçe kaytaz biçimi düşündürücüdür Çağdaş diyalektlerin bir bölümünde yak olarak sarlık adı geçer Räsänen V 404b Türk diyalektlerinde yaka verilen adları Bazin Altheim Arm 213221 değerlendirmiştir )
( Bir hücrelilerin Protozoa kamçılılar Flagellata sınıfının dibinde kasılabilen bir yaka ile çevrili kamçıları olan bir familya Bir hücrelilerin Protozoa kamçılılar Flagellata sınıfının dibinde kasılabilen bir yakayla çevrili kamçıları olan bir familya )
( Göğüs ve sırt ağrılarına karşı kullanılan sütle yapılmış döğülmuş arpa lapası Aşağıdinek Şarkikaraağaç Isparta Çeşitli etkin maddelerin içine bal mumu reçine terementi esansı gibi maddeler de katılabilen katı veya yarıkatı yapışkan kitlelerin pamuk keten kumaş üzerine yayılmasıyla elde edilen ve vücudun çeşitli bölgelerine dışarıdan yapıştırılarak uygulanan bir ilaç biçimi )
( Ortası kenarlarından kalın (dışbükey) mercektir; paralel ışınları odakta bir noktada toplar, odak uzaklığı pozitiftir (f > 0). Cisim uzaktayken gerçek ve ters, odak içindeyken sanal ve düz görüntü verir; büyüteç örnektir. @@ Ortası kenarlarından ince (içbükey) mercektir; paralel ışınları dağıtır, uzantıları odakta birleşir, odak uzaklığı negatiftir (f < 0). Her zaman sanal, düz ve küçük görüntü verir; miyop gözlükleri örnektir. )
( Köpek yiyeceği Gıranışık Bilecik 1 Köpekler ve sığırlar için hazırlanan sulu biçimde tüketilen öğütülmüş tahıllar veya kepeğin sıcak suda haşlanmasıyla yapılan hayvan çorbası 2 hlk Yele Ağızlarda da yal olarak geçer Az yal köpeğe verilen sulu yiyecek yal köpek için hazırlanan yiyecek Yansımalı onomatopéique bir biçim olan yalga ve yala fiilinin kökündeki yal ile bağlantılı olabileceği dile getirilmiştir Çağatayca yalın sıcaktan köpeğin dilini dışarı çıkarması ile yalıg bulaşık suyu kelimeleriyle de ilgi kurulmaya çalışılmıştır )
( botanik Baklagiller Legüminosae familyasından 25 m kadar boylanabilen yol kenarlarında süs bitkisi olarak kullanılan beyaz çiçekli çiçekleri kabızlığa karşı yatıştırıcı ve safra artıncı olarak kullanılan bir ağaç türü Beyaz salkım )
( Yalancı paradoksu "Bu tümce yanlıştır" önermesi İLE doğruluk paradoksu öz-göndergeli tümcelerin paradoksudur. Yalancı paradoksu doğruysa yanlış, yanlışsa doğru İLE bu klasik mantık için sorun yaratır. Tarski doğruluğun meta-dilde tanımlanması gerektiğini gösterdi. )
( Alfred Tarski tarafından 1936 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1901-1983) (Ülke: Polonya/ABD) (Alan: Matematik, Mantık) (Önemli katkıları: Semantik doğruluk teorisi, model teorisi, biçimsel dillerde doğruluk tanımı) )
( zooloji Gökkuzgunumsular Coraciiformes takımının yalıçapkınıgiller Alcedinidae familyasından 17 cm kadar uzunlukta sırtı mavi ve yeşil karnı pas renginde nehir ve göl kenarlarında kışın deniz kenarlarında yaşayan yurdumuzda her mevsim görülen küçük balık yengeç ve böceklerle beslenen suda yaşayan böcek larvalarını yiyen sindirilmeyen besinleri ise yumak hâlinde dışarı atan bir kuş türü )
( Üretim süreci sonunda teknik nedenlerle ana ürün ile beraber ortaya çıkan ürün ya da ürünler ana ürün Temel ürüne ek olarak üretilen ikinci derecedeki ürün veya ürünler )
( makara yanağı Yüzün yanları omurgasız hayvanlarda başın yanları Yüzün ve başın yanları Balıklarda gözle preoperkul arasında kalan bölge anat Bukka mala )
( Balıklarda ve kuyruklu sürüngenlerde vücudun yan tarafında çukurlar ya da kanallar biçiminde görülen bir duyu gözeleri sistemidir. Bu organlar muhtemelen avlanan balıkların ve gruplarının sudaki hareketlerinden oluşan, alçak frekanslı titreşimleri algılarlar.Aşağıdaki görselde bir köpek balığına ait yanal çizgi duyu organı görülmektedir. @@ Beynin iki yarım küresinin (hemisfer) birbirinden farklı işlevleri gerçekleştirmek amacıyla özelleşmesi.
( Karl Popper tarafından 1934 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1902-1994) (Ülke: Avusturya-İngiltere) (Alan: Bilim Felsefesi) (Önemli katkıları: Yanlışlanabilirlik ilkesi) )
( İnsan zekâsını taklit eden bilgisayar düzenleri geliştirme bilimi. İLE Biyolojik verileri çözümlemek ve yorumlamak için bilgisayar bilimi ve istatistiksel yöntemleri kullanan bir bilim dalı. Bu iki dalın kesiştiği noktada, biyolojik verilerden yeni bilgiler ve keşifler elde etmek için yapay zekâ algoritmaları kullanılmaktadır. )
( Claude Lévi-Strauss tarafından 1958 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1908-2009) (Ülke: Fransa) (Alan: Antropoloji) (Önemli katkıları: Yapısalcılık) )
( İki dalganın tepe tepeye, çukur çukura çakışıp birbirini güçlendirmesidir; genlik artar, parlak ya da gür bölge oluşur. @@ İki dalganın tepe ile çukurun çakışıp birbirini sönümlemesidir; genlik azalır, karanlık ya da sessiz bölge oluşur. İkisi girişimin zıt sonuçlarıdır ve dalgaların faz farkına bağlıdır. )
( 1 Herhangi bir gen eklenmiş plâzmidin ya da sadece plâzmidin bakteri maya ya da diğer bir canlı hücre içerisine aktarılması olayı Serbest DNA nın bir bakteriden diğerine aktarılması 1 Bir hücreye dışarıdan bir DNA nın girişi ve hücrenin yeni bir fenotipinin elde edilmesi 2 Kanserle ilişkili olan veya hücrelerin kanser hücrelerine dönüşmesine neden olan morfolojik değişiklikler )
( Echeneis naucrates Kemiklibalıklar Teleostei takımının yapışkanbalğıgiller Echeneidae familyasından bir balık türü Uzunluğu 90 cm Başındaki tutunma safihası ile köpek balığı gibi büyük balıklara ve gemilere tutunur ve kendisini taşıtır Sırtı açık karnı koyudur Eti yenir Kemikli balıklar Teleostei takımının yapışkan balığıgiller Echeneidae familyasından 90 cm kadar uzunlukta başındaki tutunma safihası ile büyük balıklara ve gemilere tutunarak dolaşan bir tür Kemikli balıklardan yapışkan balığıgiller Echeneidae familyasından 90 cm kadar uzunlukta olabilen başındaki tutunma vantuzuyla büyük balıklara ve gemilere tutunarak dolaşan bir tür )
( Deri veya mukoza üzerinde gelişerek altındaki dokuları da etkileyen açık yara ulkus Deri veya mukozada yüzeyel nekroz ve doku kaybı sonucu dokunun bazal zarı da dâhil epitelinde oluşan yerel doku kaybıyla belirgin yangı ve kanserlere bağlı olarak oluşan açık yara ulkus karha hlk ekele )
( Düğme deliği Güdül Ankara Yumuşak dokuları oluşturan ögelerin kesici yaralayıcı veya bunlara benzer araç veya gereçlerle birbirinden ayrılması Ateşli silah yarası ısırık yarası septik ve aseptik yara gibi değişik yara tipleri vardır )
( Canlı organizmaya verilen radyoaktif maddenin, yarısının ortamdan atılması için geçen süre. İLE Bir radyoaktif maddenin, etkinliğinin yarı değerine düşmesi için geçen süre. Yarı ömür 10¹5 yıldan [vanadyum] 10¯¹6 saniyeye [berilyum] kadar değişir. )
( Kararsız çekirdeklerin yarısının bozunması için geçen süredir; her yarı ömürde kalan madde yarıya iner. @@ Tek bir çekirdeğin bozunmadan önce beklenen ortalama yaşam süresidir. İkisi aynı bozunma hızını betimler; ortalama ömür, yarı ömrün yaklaşık 1,44 katıdır. )
( hemi yarım pteryx kanat Eklem bacaklı hayvanlardan gerçek eklem bacaklılar Euarthropoda alt dalının böcekler Insecta sınıfının hortumlu böcekler Rhynchota takımından çoğunlukla yassı vücutlu ön kanatları dipten başlayarak yandan çoğu sertleşmiş son tarafları zar hâlinde art kanatları da zar biçiminde nimf ve erginlerinde integümentte genel olarak çok pis kokan bezler bulunan çoğu karada bazısı suda yaşayan kan ve bitki öz suyu emerek beslenen bir alt takım Süne Eurygaster integriceps kımıl Aelia rostrata tahtakurusu Cimex lectularius su akrebi Nepa cinerea iyi bilinen türleridir Hemiptera Eklem bacaklı hayvanlardan gerçek eklem bacaklılar Euarthropoda alt şubesinin böcekler Insecta sınıfının çoğu karada bazısı suda yaşayan bir takımı )
( ... İLE Bir radyoaktif madde miktarının, başlangıç değerinin yarısına düşmesi için geçen ve T1/2 = In2 / λ ile verilen süre. [Burada, λ, bozulma sabitidir.] )
( Yarımburgaz 400 bin yıllık Homo erectus izleri İLE Karain 50 bin yıllık Homo sapiens barınağıdır. Yarımburgaz Alt Paleolitik İLE Karain Orta-Üst Paleolitik katmanlar içerir. İki mağara Anadolu prehistoryası İLE iki farklı insan türünün varlığını gösterir. )
( Mehmet Özdoğan tarafından 1986 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1947-) (Ülke: Türkiye) (Alan: Arkeoloji, Prehistorya) (Önemli katkıları: Yarımburgaz Mağarası kazıları, Neolitik Çağ Anadolu araştırmaları, kültürel difüzyon çalışmaları) )
( botanik Zeytingiller Oleaceae familyasından beyaz ya da sarı çiçekli çalı ya da tırmanıcı Jasminum cinsinin türlerine verilen ad Beyaz yasemin J officinale ve sarı yasemin J friticans bilinen en yaygın türleridir )
( Döllenme ile ölüm arasında yayılan gelişme ve büyüme aşamaları Organizmanın belirli ömrünü tamamlaması Aşırı doygun bir katı çözeltinin dengeli duruma geçerken çökelme yaratması olayı )
( brangchia solungaç Çok hücrelilerden Metazoa birincil ağızlılar Protostomia filumunun yumuşakçalar Mollusca dalından yassı iki yanlı bakışımlı manto denen bir örtü içinde bulunan ve bu örtünün salgıladığı iki parçalı kabuğun art uçlan hayvanın sırt tarafında bağlı olan bariz bir başları bulunmayan karın bölgesinde kaslı bir ayak bulunabilen yanlarda safiha biçiminde iki solungaç bulunan ayrı eşeyli ya da er dişi çoğu denizlerde bazısı tatlı sularda yaşayan türleri için alan bir sınıf Midye Mytilus ırmak midyesi Unio göl midyesi Anadonta tarak Pecten istiridye Ostrea üç köşeli midye Dreissensia ırmak inci midyesi Margaritana margaritifera deniz inci midyesi Meleagrina margaritifera iyi bilinen tür ve cinsleridir Midyeler Yumuşakçalar Mollusca filumundan yassı iki yanlı bakışımlı manto denen bir örtü içinde bulunan ve bu örtünün salgıladığı iki parçalı kabuğun arka uçları hayvanın sırt tarafında bağlı olan bariz bir başları bulunmayan karın bölgesinde kaslı bir ayak bulunabilen yanlarda plaka biçiminde iki solungaç bulunan çoğu denizlerde bazısı tatlı sularda yaşayan türleri içine alan bir sınıf )
( Evrim Ağacı'nın farklı dalları arasında, yani farklı türler arasında, özellikle virüsler ya da bakteriler sebebiyle genetik materyalin taşınmasıdır. Genetik çeşitliliğe önemli katkılar sağlar. Farklı türler arasındaki gen alışverişine denir. @@ Başka türlerin genleri kendilerine bulaşmış olan organizmalar. Genler, türler arasında yatay gen transferi ile, virüsler aracılığıyla taşınabilir. Aynı zamanda laboratuvar ortamında transgenik türler yaratılabilmekte. @@ İki organizma arasındaki yatay gen transferinin homologluk sonucuna zenolog denir. Bu gen alışverişi canlılara yeni özellikler kazandırabileceği gibi genelde zenologlar iki canlıda da aynı fonksiyona sahiptir.