( Birçok hayvan türünün hem erkek hem de dişi bireylerinde bulunan cinsiyet belirleyici kromozom. XY ve X0 cinsiyet belirleyici kromozom sistemlerinin bir parçası. İnsanlarda; kadınlarda iki adet erkeklerde ise bir adet bulunur. Özel bir kromozom olmakla birlikte 1890 yılında Hermann Henking tarafından keşfedilmiş. @@ X kromozomuna bağlı resesif kalıtımdır. Anormal nükleikasit metabolizması; kanda ve dokularda ürik asit birikmesine sebep olur. Zihinsel gerilik, palsi (felç), dudak ve parmak mutilasyonu (bireyin dudaklarını/parmaklarını ısırarak,eliyle koparması). Bu hastalık HPRT'ı (hipoksantin-guanin fosforibosil transferaz) kodlayan gendeki bir mutasyondan meydana gelir. @@ X kromozomundaki genlerin kalıtım şekline denir. @@ İngilizce X inactive-specific transcript kelimelerinin kısaltmasıdır. Plesentalı memelilerin X kromozomu üzerindeki bir RNA genidir. Bu gen X inaktivasyonunda baş aktördür.X inaktivasyonu, dişi memeli gözelerinde iki adet bulunan X kromozomlarından birinin inaktive edilmesi işlemidir. Böylece, sadece bir X kromozomuna sahip erkeklerle, iki X kromozomuna sahip dişiler arasındaki X kromozomu dengesi sağlanmış olur.
( X-ışınlarının kristal yapı analizinde kullanımı )
( William Henry Bragg tarafından 1913 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1862-1942) (Ülke: İngiltere) (Alan: fizik) (Önemli katkıları: X-ışını kristalografisi, Bragg yasası, kristal yapı analizi) (Nobel: 1915) )
( Wilhelm Röntgen tarafından 1895 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1845-1923) (Ülke: Almanya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: X ışınlarının keşfi) (Nobel: 1901) )
( Memelilerle yaklaşık 350 milyon yıl önce ortak bir ata bulunduran bir amfibi (kurbağa). MHC'nin her üç bölgesinin birbiriyle bağlantılı olduğu en eski tür. Yumurtaları çok büyüktür ve döllenmeden önce bile önden-arkaya oryantasyonuna sahiptir.
( "Kseno", Yunancada "yabancı" anlamına gelir; "transplantasyon" ise "aktarma" demektir. Farklı tür hayvanlar arasında yapılan, başarı şansı en az olan doku naklidir.
( Yalancı paradoksu "Bu tümce yanlıştır" önermesi İLE doğruluk paradoksu öz-göndergeli tümcelerin paradoksudur. Yalancı paradoksu doğruysa yanlış, yanlışsa doğru İLE bu klasik mantık için sorun yaratır. Tarski doğruluğun meta-dilde tanımlanması gerektiğini gösterdi. )
( Alfred Tarski tarafından 1936 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1901-1983) (Ülke: Polonya/ABD) (Alan: Matematik, Mantık) (Önemli katkıları: Semantik doğruluk teorisi, model teorisi, biçimsel dillerde doğruluk tanımı) )
( Balıklarda ve kuyruklu sürüngenlerde vücudun yan tarafında çukurlar ya da kanallar biçiminde görülen bir duyu gözeleri sistemidir. Bu organlar muhtemelen avlanan balıkların ve gruplarının sudaki hareketlerinden oluşan, alçak frekanslı titreşimleri algılarlar.Aşağıdaki görselde bir köpek balığına ait yanal çizgi duyu organı görülmektedir. @@ Beynin iki yarım küresinin (hemisfer) birbirinden farklı işlevleri gerçekleştirmek amacıyla özelleşmesi.
( Karl Popper tarafından 1934 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1902-1994) (Ülke: Avusturya-İngiltere) (Alan: Bilim Felsefesi) (Önemli katkıları: Yanlışlanabilirlik ilkesi) )
( İnsan zekâsını taklit eden bilgisayar düzenleri geliştirme bilimi. İLE Biyolojik verileri çözümlemek ve yorumlamak için bilgisayar bilimi ve istatistiksel yöntemleri kullanan bir bilim dalı. Bu iki dalın kesiştiği noktada, biyolojik verilerden yeni bilgiler ve keşifler elde etmek için yapay zekâ algoritmaları kullanılmaktadır. )
( Claude Lévi-Strauss tarafından 1958 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1908-2009) (Ülke: Fransa) (Alan: Antropoloji) (Önemli katkıları: Yapısalcılık) )
( Canlı organizmaya verilen radyoaktif maddenin, yarısının ortamdan atılması için geçen süre. İLE Bir radyoaktif maddenin, etkinliğinin yarı değerine düşmesi için geçen süre. Yarı ömür 10¹5 yıldan [vanadyum] 10¯¹6 saniyeye [berilyum] kadar değişir. )
( ... İLE Bir radyoaktif madde miktarının, başlangıç değerinin yarısına düşmesi için geçen ve T1/2 = In2 / λ ile verilen süre. [Burada, λ, bozulma sabitidir.] )
( Yarımburgaz 400 bin yıllık Homo erectus izleri İLE Karain 50 bin yıllık Homo sapiens barınağıdır. Yarımburgaz Alt Paleolitik İLE Karain Orta-Üst Paleolitik katmanlar içerir. İki mağara Anadolu prehistoryası İLE iki farklı insan türünün varlığını gösterir. )
( Mehmet Özdoğan tarafından 1986 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1947-) (Ülke: Türkiye) (Alan: Arkeoloji, Prehistorya) (Önemli katkıları: Yarımburgaz Mağarası kazıları, Neolitik Çağ Anadolu araştırmaları, kültürel difüzyon çalışmaları) )
( Evrim Ağacı'nın farklı dalları arasında, yani farklı türler arasında, özellikle virüsler ya da bakteriler sebebiyle genetik materyalin taşınmasıdır. Genetik çeşitliliğe önemli katkılar sağlar. Farklı türler arasındaki gen alışverişine denir. @@ Başka türlerin genleri kendilerine bulaşmış olan organizmalar. Genler, türler arasında yatay gen transferi ile, virüsler aracılığıyla taşınabilir. Aynı zamanda laboratuvar ortamında transgenik türler yaratılabilmekte. @@ İki organizma arasındaki yatay gen transferinin homologluk sonucuna zenolog denir. Bu gen alışverişi canlılara yeni özellikler kazandırabileceği gibi genelde zenologlar iki canlıda da aynı fonksiyona sahiptir.
( ... İLE 1- Nüfusun daha önce maruz kalmadığı bir hastalığın ortaya çıkışı. | 2- Hastalığa neden olan etmenin kişilere bulaşması ve tehlikeli bir hastalığa yol açması. | 3- Hastalık etmeninin kişiler arasında kolayca ve devamlı olarak yayılması. )
( Protein-Protein ve Protein-DNA etkileşimlerini açığa çıkarmak üzerine proteinlerin fiziksel etkileşimlerini kullanan moleküler biyoloji tekniğidir. Varyasyonları zamanla geliştirilse de ilk orijinal teknik Stanley Fields ve Ok-Kyu Sing tarafından 1989'da geliştirilmiştir. Sistem transkripsiyon faktörünün yukarı akış aktivasyon genine bağlanıp aşağı akış haberci genini aktive etmesini kullanır. Transkripsiyon faktörünün DNA’ya bağlanma bölgesi (DBD) yukarı akış aktivasyon sekansına bağlanır ve aktivasyon bölgesi (AD) transkripsiyonun aktivasyonundan sorumludur.
( Yapay bir kromozom olmakta olup 100 kb (baz çifti) den 3000 kb'ye kadar DNA parçalarını klonlamakta kullanılır. Maya DNA'sı kullanılarak üretildiği için ismi maya yapay kromozomudur.
( İçelim! İLE/VE/||/<> Yiyelim!
[O kadar çok ve uzun süre çiğneyelim ki, lokmamız, katı değil sıvı duruma gelene gelsin ve yediğimiz şeyi yutma ve ancak içmiş olalım! İçtiklerimizi de, yavaş yavaş, çiğniyormuş gibi yutalım!] )
( Yenilenebilir enerji kaynakları, doğal yollarla yenilenebilen ve tükenmeyen enerji kaynaklarıdır[güneş enerjisi, yel enerjisi]. İLE Kömür, petrol ve doğalgaz gibi yeraltında bulunan ve sınırlı miktarda olan enerji kaynakları. )
( Bir mutasyonun sabitlenmesidir. Var olan bir alelin yerini bir başkasının almasını da kapsar. @@ Kol ya da bacağın, vücudun orta düşey eksenine doğru yer değiştirmesini sağlayan kaslara verilen addır. "Yakınlaştırıcı kas" olarak da isimlendirilmektedir. @@ Vücudun dik durduğu, her bir kolun vücudun yanına doğru asılı olduğu, avuç içlerinin açık ve dışarıya baktığı, bacakların ve altındaki üyelerin düz ve öne baktığı duruş planıdır. Anatomik pozisyon, vücudun ve organlarının vücut pozisyonuna bağlı olarak göreli biçimde yer değiştirmesi mümkün olduğu için kullanılan bir standarttır. @@ Prokaryotlardaki 3 taşıma sisteminden biri. (Diğer ikisi; ABC Taşıma sistemi ve Grup Yer Değiştirme) Sadece zar boyunca uzanan proteinlerden oluşur.E. coli'de laktoz; lak permaz ile taşınır. @@ DNA ya da RNA da iki pürin ya da pirimidin bazı arasındaki yer değiştirme. Dönüşüm mutasyonu tipi yer değiştirme transversiyon tipi yer değiştirmeden daha yaygındır. @@ Bir pürin bazının pirimidin bazıyla ya da tam tersi yer değiştirmesiyle oluşan mutasyondur.
( Al-Biruni tarafından 1030 yılında keşfedildi/formüle edildi. (973-1048) (Ülke: İslam Dünyası) (Alan: Astronomi, Matematik, Coğrafya) (Önemli katkıları: Trigonometri, Dünya çapı hesaplaması) )
( Latincede adultus sözcüğünden köken alan bu sözcük, insanların genellikle cinsel üreme yaşına gelmesiyle edindikleri yaş durumuna işaret eder. Yetişkin, erişkin olarak kullanılır. Psikolojide ise, doğru zamanda, doğru biçimde davranmanın öğrenildiği zamana denk gelir. @@ Yetişkin hayvanlarda yavruluk özelliklerinin korunması durumu. @@ Gelişim biyolojisi alanında çalışılan bir konudur. Gençlerde görülen özelliklerin yetişkinlerde de değişmeden görülmesidir. @@ Pluripotent kök gözeler, bölünerek kendini yenileme ve erken dönem embriyonun üç birincil germ göze katmanının hepsine ve dolayısıyla yetişkin vücudunun tüm gözelerine dönüşme kapasitesine sahip (plasenta gibi ekstra-embriyonik dokular hariç). Embriyonik kök gözeler ve uyarılmış pluripotent kök gözeler pluripotent kök gözelerdir.
( Güneş yılının hassas hesabı: 365 gün 5 saat 46 dakika 24 saniye )
( Battani tarafından 900 yılında keşfedildi/formüle edildi. (858-929) (Ülke: Harran) (Alan: matematik) (Önemli katkıları: Trigonometrik tablolar, güneş yılı hesabı, astronomi) )
( Yıldız kütleli kara delik 3-100 güneş kütlesi İLE süper kütleli kara delik milyon-milyar güneş kütlesidir. Yıldız kütleli yıldız çöküşü İLE süper kütleli galaksi merkezi oluşumudur. Samanyolu merkezinde Sgr A* 4 milyon güneş kütleli süper kütleli kara deliktir. )
( Andrea Ghez tarafından 2020 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1965-) (Ülke: ABD) (Alan: Astronomi) (Önemli katkıları: Samanyolu merkezindeki süper kütleli kara delik (Sgr A*) gözlemi, Nobel Ödülü (2020)) )
( Ulug Bey tarafından 1437 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1394-1449) (Ülke: Semerkant) (Alan: matematik) (Önemli katkıları: Zij-i Cedid yıldız kataloğu, Semerkant Rasathanesi) )
( Yoğunluk, diğer adıyla özkütle, belirli sıcaklık ve basınç koşullarında birim hacimdeki madde miktarıdır. Madde için ayırt edici bir özelliktir. SI birimi kg/m3'tür.
p
p ya da
d
d harfi ile gösterilir. @@ Ozmotik basıncı göze içi ile aynı olan çözeltilere verilen addır. Bir hayvan gözesi izotonik bir ortama konulduğunda plazmolize ya da hemolize uğramaz. Çünkü göze içi ve göze dışı yoğunluklar eşit olduğundan gözenin su dengesi bozulmamış olur. @@ Piroklastik akıntı, yüksek yoğunluklu bir sıcak, parçalanmış katı madde ve genişleyen gaz karışımıdır. Saatte 100 kilometreden (saatte 60 mil) daha yüksek hızlara ve 200° ile 700° Santigrat (392° ile 1292° Fahrenheit) arasındaki sıcaklıklara ulaşan piroklastik akıntılar, tüm volkanik tehlikeler arasında en ölümcül olanı kabul edilir. @@ Tıbbi bir tedavide terapötik konsantrasyondan ya da minimum dozdan daha düşük ilaç miktarları ya da bunlarla ilgili kullanılan terim. Bir ilacın ya da tedavinin önerilen tedavi aralığının altında bir dozda ya da yoğunlukta kullanılması. @@ Tıp ve farmakoloji alanında kullanılan terim. Bir ilacın ya da tedavinin önerilen tedavi aralığının üstünde bir dozda ya da yoğunlukta kullanılması.
( "Yok"tan var olmaz/çıkmaz! Önce "yok", olamaz! "Yok"tan, var'a öncelik olamaz! VE/FAKAT/ANCAK Var'ın olmamasına yok diyebiliriz. Ancak, var'dan, yok'a öncelik-sonralık ilişkisi kurulabilir. )
( Yumurta, biyolojide, dişi üreme gözesi. Botanikte, yumurta bazen makrogamet olarak da adlandırılır. @@ 1. Aynı türe ait olmasına karşın bireylerin genlerinin farklı olmasıdır. Homo sapiens (modern insan) türünde, tek yumurta ikizleri haricindeki her birey birbiriyle alojeniktir. @@ Sürüngenlerde, kuşlarda ve memelilerde dölütü (embriyoyu) saran ve içinde amniyon sıvısı bulunan zardır. Karada yumurtlayan hayvanların tümünün yumurtasında da bulunan amniyon, balıkların ve kurbağagillerin yumurtalarında yoktur. "Amniyos" olarak da bilinir. @@ Kuluçkadan sonra yumurtadan yeni çıkan bir kuşun, örneğin ördeğin, çevresinde ilk yürüyen nesneyi takip etmeye başlaması ve bu nesneye bağlanmasıdır. @@ Bazı böcek ve kurbağa gibi canlıların, yumurtadan çıktıktan sonraki gelişme evrelerinde yapısal ve fiziksel değişikliğe uğrayarak atalarına benzer hale gelmeleri olayına denir. Aynı tür içerisinde, morfolojik, fizyolojik ve anatomik olarak birbirinden tamamen farklı yapılara dönüşmesi olarak da tanımlanabilir. En bilinen örneği, tırtılın belirli bir süre sonra önce koza (pupa) haline, sonra ise kozanın farklılaşarak kelebeğe dönüşmesidir. @@ Başkalaşım geçiren hayvanların yaşamlarının ilk evresi. Bu evre, yumurtadan çıktıktan sonra pupa evresine geçinceye kadar olan dönemi kapsar. Larvalar cinsel gelişimini tamamlamamış genç hayvanlar. Kelebeklerde larvalar "tırtıl" adını alırlar.
( Yumurtalıklar dişi gonadlarıdır - başlıca dişi üreme organlarıdır. Bu bezlerin üç önemli fonksiyonu vardır: hormon salgılamak, yumurtaları korumak ve muhtemel döllenme için yumurta üretmek. İnsanlarda dişiler genellikle iki yumurtalıkla birlikte doğarlar. Ergenlik öncesi, yumurtalıklar sadece uzun doku demetleridir. Dişi olgunlaştıkça, yumurtalıkları da olgunlaşır. Olgun yumurtalıklar bir üzüm büyüklüğündedir. @@ Gelen duyusal verileri organize ederek anlamlaştırma sürecidir. Bu süreç sonucunda oluşan anlamlı ürüne algı denir. @@ Dişi ve erkek haploid gametlerinin diploid bir zigot oluşturmak için birleşmesidir. @@ Follikül stimüle edici hormon, gonadotropik hormonlardan biridir (diğeri LH'dır). Her ikisi de hipofiz bezi tarafından kan dolaşımına salınır. Folikül stimüle edici hormon, pubertal gelişim ve kadınlarda yumurtalıklarının, erkeklerde testislerinin gelişmi ve işlevi için gerekli hormonlardan biridir. @@ Genlik, bir dalganın periyodik hareketinde, dalganın tepe noktasından çukur noktasına olan uzaklığının yarısıdır. Genlik, yaylarda telin boyuna, gerginliğine, kesitine, cinsine bağlı olarak değişir. @@ Gamet üreten bir üreme bezi (yumurtalık ya da testis gibi).
( Balıklarda ve yüzen memelilerde, karın ve göğüste çift, sırt ve kuyrukta tek olarak bulunan, hareketi ve dengeyi sağlayan örgenler. İLE Suda iyi yüzen kişi ya da hayvan. )
( Einstein'ın görelilik kuramıne göre zaman ve uzay birbirinden bağımsız değildir İLE uzay-zaman sürekliliği oluşturur )
( Albert Einstein tarafından 1905 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1879-1955) (Ülke: Almanya/ABD) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Görelilik teorisi, fotoelektrik etki) (Nobel: 1921) )