| ...U/Ü ve ...U/Ü | (U/Ü ile biten FaRkLaR...)
- KERVAN ile KERVANCI/LIK ile KERVAN YILDIZI ile KERVAN ÇULLUĞU
- KESELEMEK ile KESELENMEK ile KESELETMEK ile KES ile KESE ile KESİ ile KESP ile KESELİ ile KESİCİ/LİK ile KESESİZ ile KESELİLER ile KESİCİ DİŞ ile KESE KAĞIDI ile KESE ÇİÇEĞİ ile KESELİ KURT ile KESE YOĞURDU ile KESİCİ KILIÇ
- KEŞİF ile/ve/||/<>/> İŞGAL ile/ve/||/<>/> YERLEŞME ile/ve/||/<>/> SÖMÜRÜ
- KEŞİF ile KEŞİF KOLU
- SPECTRE DISCONTINU[Fr.] / UNTERBROCHENES SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KESİKLİ TAYF/SPEKTRUM
- BREAKDOWN DIODE[İng.] ile/değil/yerine/= KESİLME DİYODU
- KESİNLİK ile DOĞRULUK KONTROLÜ ile KESİN
- KESİNTİ ile DÜŞÜLDÜ ile İNDİRİLEBİLİR ile TÜMDENGELİMLİ
- KEŞİŞFOKU ile HAWAII KEŞİŞFOKU
- KEŞİŞFOKU ile KARAYİP KEŞİŞFOKU
- KESLİNÇÜ ile KERTENKELE
[<
- KESTANE/LİK ile KESTANECİ/LİK ile KESTANE RENGİ ile KESTANE DORUSU ile KESTANE FİŞEĞİ ile KESTANE KABAĞI ile KESTANE ŞEKERİ ile KESTANE KARGASI
- LINSEED[İng.] / GRAINEDELIN[Fr.] / FEINÖL, BAUMÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= KETEN TOHUMU
- KETEN ile KETEN KUŞU ile KETEN HELVA ile KETEN TOHUMU ile KETEN HELVACI
- KETEN ile KETEN ile KETEN TOHUMU
- KETENPERE[Yun. < KATO PERA] değil/yerine/= ÖTEKİ TARAFIN AŞAĞISI | KASIMPAŞA[AŞAĞI BEYOĞLU]
- KETENTOHUMU (SAREK, ZAREK, ZEREK, ZEYREK, ZERPİK, BIZIKTAN, KIRBASÇEDENE) ile KETEN TOHUMU
- KEZZAP/NİTRİK ASİT[Fr. < ACID NITRIQUE] ile/ve/||/<> ALTIN SUYU
- CHI-MESON[İng.] / MÉSON Χ[Fr.] / CHI-MESON[Alm.] ile/değil/yerine/= Kİ MEZONU
- KİBARLAŞMAK ile KİBARLAŞTIRMAK ile KİBAR/LIK ile KİBARCA ile KİBAR DÜŞKÜNÜ ile KİBAR LOKMASI ile KİBARLAR ALEMİ ile KİBARLIK DÜŞKÜNÜ ile KİBARLIK BUDALASI
- KİBAS/INCREASED İNTRACRANIAL PRESSURE SYNDROME[İng.] değil/yerine/= KAFA İÇİ BASINÇ ARTIŞI BELİRGESİ, KAFA İÇİ BASINÇ ARTIŞI SENDROMU
- KİBRİT/LİK ile KİBRİTÇİ/LİK ile KİBRİT SUYU
- KIKIRDAMAK ile KIKIRDATMAK ile KIKIRDAK ile KIKIRDAKLI ile KIKIRDAKSIZ ile KIKIRDAK DOKU ile KIKIRDAK BİLİMİ
- KIL ile KIL OTU ile KIL KURT ile KIL PAYI ile KIL BURUN ile KIL ÇADIR ile KIL KEÇİSİ ile KIL KUYRUK ile KIL YUMAĞI ile KIL DÖNMESİ ile KIL TESTERE ile KILI KILINA
- GUIDE WAVELENGTH[İng.] / FÜHRUNGSWELLENLÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= KILAVUZ DALGA BOYU
- CAPILLARY TUBE, CAPILLARY[İng.] / CAPILLAIRE[Fr.] / KAPILLARY, KAPILLARRÖH, KAPILLARE[Alm.] ile/değil/yerine/= KILCAL, KILCAL BORU
- KILCAL/LIK ile KILCAL KÖK ile KILCAL BORU ile KILCAL ETKİ ile KILCAL DAMAR
- KILIÇLAMAK ile KILIÇLAŞMAK ile KILIÇ ile KILIÇLI ile KILIÇÇI/LIK ile KILIÇ ALAYI ile KILIÇ BACAK ile KILIÇ OYUNU ile KILIÇ BALIĞI ile KILIÇ GAGALI ile KILIÇ PABUCU ile KILIÇ KUŞANMA ile KILIÇ OYUNCUSU ile KILIÇ BALIĞIGİLLER
- KILIKSIZLAŞMAK ile KILIK ile KILIKLI/LIK ile KILIKSIZ/LIK ile KILIKSIZCA ile KILIK KIYAFET ile KILIKLI KIYAFETLİ ile KILIK KIYAFET DÜŞKÜNÜ
- KİLİS ile KİLİSE ile KİLİSLİ/LİK ile KİLİSE ÇANI ile KİLİSE HUKUKU
- KİLO ile KİLODÖNGÜLÜ ile KİLOGRAM ile KİLOGRAM ile KİLOLİTRE ile KİLOMETRE ile KİLOVOLT ile KİLOVAT
- KİLO ile ÖLDÜRÜLDÜ ile KATİL ile ÖLDÜRME
- KİLYOS METEOROLOJİ İSTASYONU
- KİM OLDUĞUNU BELİRTMEMEK ile/ve/||/<>/> KİM OLDUĞUNU ANLATMA GEREKLİLİĞİ/ZORUNLULUĞU
- KİMİN, "HAKLI/HAKSIZ" OLDUĞU değil/yerine NEYİN, DOĞRU OLDUĞU
- KİMİN:
"NE OLDUĞU" ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< NE OLACAĞI
- KIMMERIDGIYAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= KİMMERİDGİYAN EPOKU
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- KİMYA ile KİMYACA ile KİMYACI/LIK ile KİMYASAL/LIK ile KİMYA GÖÇÜMÜ ile KİMYASAL SAVAŞ ile KİMYASAL SİLAH ile KİMYA DOĞRULUMU ile KİMYASAL TEDAVİ
- KİMYON ile KİMYONİ ile KİMYONLU ile KİMYON RENGİ
- KINAMAK ile KINALAMAK ile KINALANMAK ile KIN ile KINA ile KINALI ile KINASIZ/LIK ile KIN KANAT ile KINA AĞACI ile KINA GECESİ ile KINA ÇİÇEĞİ ile KINALI KUZU ile KINALI BAMYA ile KINALI KEKLİK ile KIN KANATLILAR ile KINALI YAPINCAK ile KINA ÇİÇEĞİGİLLER
- KINIK BOYU ile/ve KAYI BOYU ile/ve BAYAT BOYU
- DEMODULATOR[İng.] / DÉMODULATEUR[Fr.] / DEMODULATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KİP ÇÖZÜCÜ
- KIPIK/LIK ile KIPIK GÖZLÜ
- MODULATION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE MODULATION[Fr.] ile/değil/yerine/= KİPLEME ÇARPANI/FAKTÖRÜ
- KIPP GENERATOR[İng.] ile/değil/yerine/= KİPP JENERATÖRÜ
- CHIRAL CARBON ATOM[İng.] ile/değil/yerine/= KİRAL KARBON ATOMU
- KİRAZ KUŞU ile KİRAZ KUŞU
- KIRBAÇLAMAK ile KIRBAÇLANMAK ile KIRBAÇLATMAK ile KIRBA ile KIRBAÇ ile KIRBAÇ KURDU ile KIRBAÇ KURTLARI
- KIRCHHOFF'S FORMULA[İng.] / FORMULE DE KIRCHHOFF[Fr.] / KIRCHHOFFS FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KİRCHHOFF FORMÜLÜ
- KİRDEŞ ile/ve/||/<> KOMŞU
[<
- KİREÇ KLORÜRÜ ile KİREÇ KAYMAĞI
- MILK OF LIME[İng.] / LAIT DE CHAUX[Fr.] / KALKMÜHL[Alm.] ile/değil/yerine/= KİREÇ SÜTÜ
- KİREÇBURNU METEOROLOJİ İSTASYONU
- KİREÇLEMEK ile KİREÇLENMEK ile KİREÇLEŞMEK ile KİREÇSİZLEŞTİRMEK ile KİREÇ/LİK ile KİREÇLİ/LİK ile KİREÇÇİ/LİK ile KİREÇSİZ ile KİREÇ SUYU ile KİREÇ TAŞI ile KİREÇ OCAĞI ile KİREÇ KUYUSU ile KİREÇ KAYMAĞI ile KİREÇSİZLENME ile KİREÇ FABRİKASI
- KIRIKLAMAK ile KIRIK/LIK ile KIRIKÇI/LIK ile KIRIK DÖLÜ ile KIRIK HAVA ile KIRIK DÖKÜK/LÜK ile KIRIK ÇİZGİ
- KIRILGANLIĞIN GÜCÜ ve/||/<> UTANCI DİNLEMEK
- DIODE À CLAQUAGE[Fr.] ile/değil/yerine/= KIRILMA DİYODU
- DURCHBRUCHDIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRILMA/KESİLME DİYOTU
- KIRILMAMA NOKTASINDAKİ KİŞİ İÇİN SÖYLENİLECEK OLAN:
[ya] KALPSİZ ile/ya da GÜÇLÜ
- DIFFRACTION SPECTRUM[İng.] / SPECTRE DE DIFFRACTION[Fr.] / BEUGUNGSSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRINIM TAYFI/SPEKTRUMU
- KIRKAĞAÇ ile KIRKAĞAÇ KAVUNU
- KIRLANGIÇ ile KIRLANGIÇ OTU ile KIRLANGIÇ BALIĞI ile KIRLANGIÇ DÖNÜMÜ ile KIRLANGIÇ FIRTINASI ile KIRLANGIÇ BALIĞIGİLLER
- KIŞ UYKUSUNA YATAN ile KIŞ UYKUSUNA YATMAK ile KIŞ UYKUSU ile KIŞ UYKUSU
- KIŞ ile KIŞ GÜNÜ ile KIŞ DÖNEMİ ile KIŞ KAYITI ile KIŞ UYKUSU ile KIŞ KIYAMET ile KIŞ ÇORBASI ile KIŞ DÖNENCESİ
- KISA KOLLU ile KISA, KISA KOLLU ile OMUZ ALTI ile KOLSUZ
- KISA KUYRUK ile KISA KUYRUKLU
- KISA/LIK ile KISACA ile KIS KIS ile KISA FAR ile KISA ÜNLÜ ile KISA DALGA ile KISA DEVRE ile KISA MESAJ ile KISA ÇİZGİ ile KISA KAFALI ile KISA MESAFE ile KISA VADELİ ile KISA YOLDAN ile KISA ÖMÜRLÜ/LÜK ile KISA ÜNLÜLÜ ile KISA GÖRÜŞLÜ/LÜK
- KISALTMAK ile PERDE ile PERDE KALDIRICI ile PERDE ÇUBUĞU
- KİŞİ:
"BÜYÜK" ile/ve/||/<> AKILLI ile/ve/||/<> GÜÇLÜ
- KİŞİ/İNSAN:
UYKU ve/||/<> UYANIKLIK ve/||/<> BEN'İN DENEYİMİ/FARKINDALIĞI
- KİŞİ, KİŞİNİN:
"KURDU" değil YURDU/AYNASI
- KİŞİ, KİŞİNİN KURDUDUR[HOMO HOMINUS LUPUS]:
"THOMAS HOBBES'UN SÖZÜ" değil PLAUTUS'UN SÖZÜ[ASINARIA'da]
- KİŞİ, KÖTÜ değil İŞİ(PARA DURUMU), KÖTÜ
- KİŞİ:
MUTLU ve/||/<>/> KARARLI ve/||/<>/> ONURLU ve/||/<>/> "BÜYÜK" ve/||/<>/> SAYGIN ve/||/<>/> İNSAN
- KİŞİ UYUMU ile ...
- KİŞİ ve/||/<>/> GÖZGÜ/AYNA ve/||/<>/> YAZI
İlk aynamız, öteki aynasında yani anne ve başka kişilerle olan ilişkilerinde, paylaşım ve iletişimlerimizdedir.
İkincisi, doğada ya da cam/ayna, metal, kamera gibi nesnelerdeki yansımalarındadır.
Üçüncüsü ise yazı aynasındadır, yazdıklarımızın ve yazabileceklerimizin yansımasındadır.
Yazma eylemi, ilk ikisi gibi dolaylı olmayıp doğrudan, kişinin kendini, zihnini ve yaşamını karşısına koyup gözlemlemesini ve düzenlemesini sağlayan, yaşamın gelişine ya da kendi "haz ve keyfî kararlarına" düş(ür)meyebileceği eylem ve tutumdur.
Yaparak, eyleyerek ve "Yaptığını yaz, yazdığını yap!" ilkesiyle ancak yazarak, kendine hizmet etmekle herkese, insanlığa hizmet etmiş ve yaşama katılmış olur.
Bir'e hizmet, bin'e hizmet;
bin'e hizmet, bir'e hizmettir.
-------------------------------------------
Kişi, ne yaparsa
kendi yapar, kendine yapar. )
- KİŞİLER:
YANLIŞ <> KÖTÜ ile/değil/yerine/||/></<> İYİ<> DOĞRU
- KİŞİLERDE:
(")KÖTÜ(") ile/değil/yerine/>< (")İYİ(")
Sahip olmak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Olmak.
[Simgesi]
Yılan. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Elif. [ | ]
[Sıfatı]
Yalancı. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Dürüst.
[Hak(k)'a karşı]
Başkaldırır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Boyun eğer.
[Haksızlığa karşı]
Boyun eğer. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Başkaldırır.
[Öteki ile ilişkisi]
Sömürür. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< "Öteki" diye biri yoktur.
[Etkisi]
Korku salar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Ümidi yayar.
[Duygusal durumu]
Korkak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sevecen.
[Görünüşü]
Her kılıfa girebilir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Gülümser. :)
[İletişimde]
Yargılar ve suçlar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Anlar ve eğitir.
[Toplumsal etkisi]
Köleleştirir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Özgürleştirir.
[İş/hizmet karşısında]
Sorumluluk almaz. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sorumluluk alır.
[Başarı yolunda]
Sonuç odaklıdır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Süreç odaklıdır.
[Uygarlığa katkısı]
Aydınlığı karartır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Karanlığı aydınlatır. )
- KİŞİLERİN/İNSANIN GÜCÜ ile/ve/||/<>/< SÖZCÜKLERİN GÜCÜ
- KİŞİLİK BOZUKLUĞU ile/değil/yerine KİŞİLİK ÖRGÜTLENMESİ
- KİŞİLİK BOZUKLUĞU ile KİŞİLİK YARILMASI
- KİŞİNİN, ...:
"DELİSİ" ile/ve/||/<> "NANKÖRÜ"
- KİŞİNİN:
İÇİNİN(ZİHNİNİN) "BOŞLUĞU" ve/||/<>/>/< DIŞIN/DIŞARIDAKİLERİN "ÖNEMİ"
- KİŞİ:
KONUŞTUĞU ile/ve/değil/fakat/||/<>/< SUSTUĞU
- KİŞİNİN, ...:
"MİZAH GÜCÜ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< "AKIL GÜCÜ"
- KİŞİNİN:
SESSİZLİĞİ ile SUSKUNLUĞU
- KİŞİNİN/İNSANIN ÖYKÜSÜ ve/<> İSÂ'NIN ÖYKÜSÜ
- KISIR DÖNGÜ = DEVR-İ BATIL, FASİT DAİRE = CERCLE VICIEUX[Fr.] = ZIRKELBEWEIS[Alm.] = CIRCULUS VITIOSUS[Lat.]
- KISIR DÖNGÜ ile/||/<> SARMAL
- KISIR DÖNGÜ ile/değil YAYILMA
- KISIRLAŞMAK ile KISIRLAŞTIRMAK ile KISIR/LIK ile KISIR DÖNGÜ
- KİŞİSEL MÜLK ile/ve/değil/yerine VAKIF MÜLKÜ
- KİŞİSEL VERİLERİN:
KORUNMASI HUKUKU ile/ve/||/<>/< İŞLENMESİNDEKİ İLKELER
- KİŞİYE ÖZEL ile/ve/değil/||/<>/< KİŞİYE ÖZGÜ
- KISMEN "DOĞRU" ile/ve/||/<>/> ABARTI
- KISMEN "DOĞRU" ile/ve/||/<> ÇARPITMA
- KITA KOLU ile KUTUP BAĞLANMASI
- KİTAPLAŞMAK ile KİTAPLAŞTIRMAK ile KİTAPLAŞTIRABİLMEK ile KİTAP/LIK ile KİTAPLI/LIK ile KİTAPÇA ile KİTAPÇI/LIK ile KİTAPSIZ/LIK ile KİTAPLICA ile KİTAP CEBİ ile KİTAP EHLİ ile KİTAPSIZCA ile KİTAP FUARI ile KİTAP KURDU ile KİTAP DOLABI ile KİTAP SARAYI ile KİTAP AÇACAĞI ile KİTAP DÜŞKÜNÜ ile KİTAPLIK BİLİMİ ile KİTAP DÜŞKÜNLÜĞÜ ile KİTAPLIK BİLİMCİ
- KIVRIMLI ile/ve/değil BOĞUMLU
- KIYAFET ile KIYAFETLİ ile KIYAFETSİZ/LİK ile KIYAFET BALOSU ile KIYAFET DÜŞKÜNÜ
- KIYAM[Ar.] ile/||/<> KIRAAT[Ar.] ile/||/<> RÜKÛ[Ar.] ile/||/<> SECDE/SÜCÛD[Ar.]
- KIYAM ve/<> RÜKÛ ve/<> SECDE
- KIYAMET ile KIYAMET GÜNÜ
- KIYAMET ile KIYAMET GÜNÜ ile KIYAMET ALAMETİ
- KIZ ile KIZ KUŞU ile KIZ KIZAN ile KIZ BAŞINA ile KIZ BÖCEĞİ ile KIZ KARDEŞ ile KIZ KİLİMİ ile KIZ KURUSU ile KIZ TAVLASI ile KIZA KÖPÜRE ile KIZ BÖCEKLERİ
- KIZDIRMAK ile SIKINTI ile SİNİRLİ ile SİNİR BOZUCU
- KIZIL GERDANLI DALGIÇKUŞU ile KARA GERDANLI DALGIÇKUŞU
- KIZILCIK ile KIZILCIK REÇELİ ile KIZILCIK ŞURUBU ile KIZILCIK ŞERBETİ ile KIZILCIK TARHANASI
- KIZILGERDAN = | NAR BÜLBÜLÜ = KINALI = GÖĞSÜ KINALI |[yerel]
- KJELDAHL FLASK[İng.] ile/değil/yerine/= KJELDAHL BALONU
- KLEIN PARADOX[İng.] / PARADOXE DE KLEIN[Fr.] / KLEIN-PARADOXON[Alm.] ile/değil/yerine/= KLEİN PARADOKSU
- KLON SEÇİLİMİ ile/||/<> KLON EKSPANSİYONU
- KLORLAMAK ile KLORLANMAK ile KLOR ile KLORLU ile KLOR HİDRAT ile KLOR HİDRİK ASİT
- CHLORINE WATER[İng.] / EAU DE CHLORE[Fr.] / CHLOR WASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORLU SU
- KMY/BONE MINERAL DENSITY[İng.] değil/yerine/= KEMİK MINERAL YOĞUNLUĞU
- COBALT BLUE; KING'S BLUE[İng.] / BLEU DE COBALT, BLEU ROYAL[Fr.] / KOBALTBLAU, KÖNIGSBLAU[Alm.] ile/değil/yerine/= KOBALT MAVİSİ
- KOÇ ile KOÇU ile KOÇ YİĞİT ile KOÇ KATIMI ile KOÇ BURUNLU ile KOÇ YUMURTASI ile KOÇ KATIMI FIRTINASI
- KOÇ ile SAKIZ KOÇU
- KOCAKARI/LIK ile KOCAKARI İLACI ile KOCAKARI MASALI ile KOCAKARI SOĞUĞU
- KOCATAŞ BARBAROS İLKÖĞRETİM OKULU
- KOÇBAŞI ile KOÇBOYNUZU
- KOD ile KOD KİTABI ile KOD MESAFESİ ile KOD ÖĞESİ ile KOD DELİKLERİ ile KOD SETİ ile KOD DEĞERİ ile KOD VEKTÖRÜ ile KOD SÖZCÜĞÜ ile KODLAR
- KOĞUŞ[Azr.] = AĞAÇ KAVUĞU[Tr.]
- KÖK ile ÇİFT KÖKLÜ
- KÖK ile KÖK SAP ile KÖK HÜCRE ile KÖK KURDU ile KÖK SAPLI ile KÖK ÖRNEK ile KÖK BOYASI ile KÖK MANTAR ile KÖK BİLGİSİ ile KÖK İŞARETİ ile KÖK KAPLAMA ile KÖK KIRMIZISI ile KÖK BACAKLILAR ile KÖK DOĞRAYICISI
- KÖK ile/ve/||/<> KÖKSÜ ile/ve/||/<> KÖKSÜZ
- KÖKSÜ ile KÖKSÜZ/LÜK
- ODEUR, ODOR[İng.] / ODEUR[Fr.] / GERUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= KOKU
- KOKU ile/ve/||/<>/< ÖLÇÜ DÜZENLERİ
Japon Koku (石) Ölçü Düzeni
Temel Ölçü Birimleri ve Dönüşümleri
| Birim Adı | Japonca | Kanji | Koku Cinsinden | Litre | Pirinç (kg) |
|---|---|---|---|---|---|
| Koku | こく | 石 | 1 | 180.39 L | ~150/125 kg |
| To (Tō) | と | 斗 | 0.1 (1/10) | 18.039 L | ~15 kg |
| Shō | しょう | 升 | 0.01 (1/100) | 1.8039 L | ~1.5 kg |
| Gō | ごう | 合 | 0.001 (1/1000) | 0.18039 L | ~0.15 kg |
| Shaku | しゃく | 勺 | 0.0001 (1/10000) | 0.018039 L | ~0.015 kg |
| Sai | さい | 才 | 0.00001 (1/100000) | 0.0018039 L | ~0.0015 kg |
Samuray Maaş Düzeni (Kokudaka)
| Samuray Rütbesi | Yıllık Maaş (Koku) | Pirinç Karşılığı | Tarihsel Önem |
|---|---|---|---|
| Daimyō (Büyük Lord) | 10,000+ 石 | 1,500,000+ kg | Bağımsız han yöneticisi |
| Hatamoto (Doğrudan Vassal) | 100 - 9,999 石 | 15,000 - 1,499,850 kg | Shogun'a doğrudan bağlı samuray |
| Gokenin (Alt Vassal) | < 100 石 | < 15,000 kg | Düşük rütbeli samuray |
| Ashigaru (Yaya Asker) | 30 - 50 石 | 4,500 - 7,500 kg | Hafif silahlı piyade |
Modern Sake Üretiminde Kullanım
| Üretim Aşaması | Ölçü Birimi | Modern Karşılık | Açıklama |
|---|---|---|---|
| Pirinç Alımı | 俵 (Hyō/Tawara) | 60 kg/torba | 1 koku = 2.5 tawara |
| Sake Üretim Kapasitesi | 石 (Koku) | 180 litre | Büyük sakaguralar yıllık 10,000+ koku üretir |
| Perakende Satış | 升 (Shō) | 1.8 litre | Standart "isshōbin" (一升瓶) şişesi |
| Restoran Servisi | 合 (Gō) | 180 ml | Tek kişilik sake |
| Masu (Ahşap Kap) | 1 合 | 180 ml | Geleneksel sake içme kabı |
Vergi Düzeni ve Ekonomik Kullanım
| Dönem | Vergi Türü | Ölçü Sistemi | Detaylar |
|---|---|---|---|
| Edo Dönemi (1603 - 1868) | Nengu (年貢) | Koku bazlı | Köylüler ürettikleri pirincin %40 - 60'ını koku olarak vergi verirdi |
| Meiji Restorasyonu (1868) | Chiso Kaisei (地租改正) | Koku > Yen geçişi | Arazi vergisi pirinç yerine para ile ödenmeye başlandı |
| Modern Japonya | Sake Vergisi | Kilolitre bazlı | 1 koku = 0.18039 kilolitre olarak hesaplanır |
| Tarımsal Sübvansiyon | Gentan Seisaku | Hektar/Ton | Koku düzeni terk edildi, metrik düzen kullanılıyor |
- Kokudaka Düzeni: Edo döneminde bir han'ın (feodal bölge) zenginliği ve gücü, yıllık pirinç üretimi koku cinsinden ölçülürdü.
- Modern Kullanım: Günümüzde koku birimi resmi olarak kullanılmasa da sake endüstrisi, tarih, ekonomi, tarım ve sake üretimi gibi alanlarda ve geleneksel şölenlerde hâlâ ölçüt olarak kullanılır.
- 1 Gō Pirinç: Bir yetişkinin bir öğünlük pirinç gereksinimi olarak kabul edilirdi.
- Sake Üretim Oranı: 1 koku pirinçten yaklaşık 0.4 koku (72 litre) premium sake üretilebilir.
Tarihsel Han'ların Kokudaka Değerleri
| Han Adı | Kokudaka | Modern İl | Önem |
|---|---|---|---|
| Kaga Han | 1,025,000 石 | Ishikawa | En zengin han |
| Satsuma Han | 770,000 石 | Kagoshima | Meiji Restorasyonu'nda önemli rol |
| Owari Han | 619,500 石 | Aichi | Tokugawa ailesinin üç ana kolu |
| Sendai Han | 620,000 石 | Miyagi | Kuzeydoğu Japonya'nın en güçlü hanı |
- KOKULANMAK ile KOKULANDIRMAK ile KOK ile KOKA ile KOKU ile KOKUCU/LUK ile KOKULU ile KOKUSUZ/LUK ile KOK KÖMÜRÜ ile KOKULU KİRAZ ile KOKULU SABUN ile KOKU TEDAVİSİ ile KOKU ALMA DUYUSU ile KOKU ALMA ORGANI ile KOKULU ÇAYIR OTU
- KOLAY ile KOLAY SANDALYE ile KOLAY DİNLEME ile KOLAY PARA ile KOLAY TEMPOLU ile TOPLANMASI KOLAY ile GEÇMESİ KOLAY ile TAKLİT EDİLMESİ KOLAY AMA ZOR
- KOLAYCA ile KOLAYCA PİŞİRİLİR ile KOLAYCA SİNDİRİLEBİLİR ile KOLAYCA BULUNDU ile KOLAYCA ELDE EDİLEBİLİR ile KOLAYCA KIRGIN ile KOLAYCA DAMGALANMIŞ ile KOLAYCA ANLAŞILDI ile KOLAYLIK
- KOLAYLAŞTIRICI ARABULUCU ile/ve/<> DEĞERLENDİRİCİ ARABULUCU
- KOLESTEROL ile KOLESTEROLLÜ ile KOLESTEROLSÜZ
- KOLLU ile KOLLUK ile KOLLUK KUVVETİ
- KOLON ile SÜTUNLU ile SÜTUNSUZ
- KOLORDU ile CESETLER ile CESET BENZERİ ile SIHHİYE GÖREVLİSİ
- KOLSU ile KOLSUZ ile KOLSU AYAKLILAR
- KOLTUKLAMAK ile KOLTUKLANMAK ile KOLTUK/LUK ile KOLTUKLU ile KOLTUKÇU/LUK ile KOLTUK ALTI ile KOLTUK GÖZÜ ile KOLTUK KAPISI ile KOLTUK TAKIMI ile KOLTUK DEĞNEĞİ ile KOLTUK DÜŞKÜNÜ ile KOLTUK KAVGASI ile KOLTUK MEYHANESİ ile KOLTUK DÜŞKÜNLÜĞÜ
- KOMBİNEZON ile KOMBİNEZONLU ile KOMBİNEZONSUZ
- COMPLEX FORMATION[İng.] / KOMPLEX BILDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KOMPLEKS OLUŞUMU
- KÖMÜR ile KÖMÜR TOZU ile KÖMÜR DALI ile KÖMÜR MADENİ ile KÖMÜR MADENCİSİ ile KÖMÜR MADENCİLİĞİ
- KÖMÜR ile KÖMÜR TOZU ile KÖMÜR KOŞUSU
- KÖMÜRLEŞMEK ile KÖMÜRLEŞTİRMEK ile KÖMÜRLEŞTİRİLMEK ile KÖMÜR/LÜK ile KÖMÜRCÜ/LÜK ile KÖMÜRLÜ ile KÖMÜRSÜZ/LÜK ile KÖMÜR KALEM
- KOMUT ile/değil/yerine SORGU
- KONABİLMEK ile KONAKLAMAK ile KONAKLATMAK ile KONAKLAYABİLMEK ile KONAK/LIK ile KONAKÇI/LIK ile KONA GÖÇE ile KONAK YAVRUSU
- KONAK ile ŞATO[Fr. CHATEAU]
- KONDANSASYON POLİMERİZASYONU ile KATILMA POLİMERİZASYONU
- KONDANSÖR değil/yerine/= YOĞUŞTURUCU
- KONDISYONEL/CONDİTIONAL[İng.] değil/yerine/= KOŞULLU
- KONDURMAK ile KONDURABİLMEK ile KONDURUVERMEK ile KONDU ile KONDUCU/LUK
- KONFOR ile KONFORLU ile KONFORSUZ/LUK ile KONFORMİST ile KONFORMİZM
- KONİK/CONIC değil/yerine/= SÜĞÜRÜ
- KONKLAV ile PAPA SEÇİM KURULU
- KONKORDAN/CONCORDANT[İng.] değil/yerine/= UYUMLU
- KONNEKTİF DOKU/CONNECTIVE TISSUE[İng.] değil/yerine/= BAĞ DOKUSU
- KONSER SALONU değil/yerine/= DİNLETEY
- KONSÜLTASYON değil/yerine/= TANI GÖRÜŞÜMÜ
- KONTÖR/LÜK ile KONTÖRLÜ ile KONTÖRLÜ TELEFON
- KONTROL ile KONTROL BLOĞU ile KONTROL KARTI ile KONTROL DEVRESİ ile KONTROL BİLGİSAYARI ile KONTROL MASASI ile KONTROL AKIŞI ile KONTROL IZGARASI ile KONTROL TUŞU ile KONTROL DİLİ ile KONTROL PANELİ ile KONTROL PORTU ile KONTROL ÇUBUĞU ile KONTROL DEPOSU ile KONTROL YAPISI ile KONTROL ÜNİTESİ ile KONTROL KELİMESİ ile DENETLEYİCİ ile KONTROL ETMEK
- KONTROL ile MALİYET KONTROLÜ
- KONU ile/ve/değil/||/<>/< DURUM
- KONU ile/ve YÜKLEM ile/ve KESİNLİK/BURHAN
- KONUNUN ÖZÜNÜ KAÇIRMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
KISIR DÖNGÜ ile/ve/||/<> İLGİSİZ AMAÇ ile/ve/||/<> İLGİSİZ SONUÇ ile/ve/||/<> İDDİAYI ZAYIFLATMA ile/ve/||/<> KONUYU SAPTIRMA
- KONUŞ ve/||/<>/> EĞLEN ve/||/<>/> TARTIŞ ve/||/<>/> KORU
- KONUŞMA ile KONUŞMACI/LIK ile KONUŞMA DİLİ ile KONUŞMA ENGELLİ ile KONUŞMA GÜÇLÜĞÜ ile KONUŞMA KORKUSU ile KONUŞMA MERKEZİ ile KONUŞMA ÇİZGİSİ ile KONUŞMA BOZUKLUĞU ile KONUŞMA YETERSİZLİĞİ
- KONUŞU ile KONUŞUR ile KONUŞUŞ ile KONUŞUCU/LUK ile KONUŞUMLUK
- KOORDİNASYON AKSİYOMU ile/ve/||/<> BAĞLANTI BELİTİ
- KOORDİNE değil/yerine/= EŞGÜDÜMLÜ
- KOORDİNE[Fr. < COORDINNE] değil/yerine/= EŞGÜDÜMLÜ
- KÖPEKLEMEK ile KÖPEKLENMEK ile KÖPEKLEŞMEK ile KÖPEK/LİK ile KÖPEKLİ ile KÖPEKSİZ ile KÖPEK DİŞİ ile KÖPEK SOYU ile KÖPEK ÜZÜMÜ ile KÖPEK BALIĞI ile KÖPEK SOĞANI ile KÖPEK BALIKLARI ile KÖPEK SARIMSAĞI
- KOPKOYU
- KÖPRÜ ile AĞAÇ KÖPRÜ
- KÖPRÜ ile ASMA KÖPRÜ
- KÖPRÜ ile CHOLUTECA KÖPRÜSÜ
[Honduras, fırtına ve kasırgalarıyla ünlü bir bölge. 1996 yılında, Choluteca ırmağı üzerinde yeni bir köprü inşâ etmeye karar verdiklerinde şiddetli hava koşullarına dayanmasını amaçladılar. Bir Japon firmasıyla antlaşma yapıldı ve onlar da çok sertleşebilen doğal güçlere dayanacak biçimde tasarlanmış sağlam bir köprü inşâ etti. Günümüzün tasarım ve mühendislik harikası olan yeni Choluteca köprüsü, 1998'de halkın hizmetine açıldı. Bireyler, ırmağın bir kıyısından öteki kıyısına geçerken yeni köprüye hayran kalmadan edemedi. Choluteca'nın gurur ve mutluluğuydu. O yılın Ekim ayında, "Mitch Kasırgası", Honduras'ı vurdu. Dört günde, -normalde altı aylık yağışa eşit olan- 190 santimetreküp yağmur yağdı. Her yerde yıkım oluştu. Choluteca ırmağı yükseldi ve tüm bölgeyi su bastı. Yedi bin kişi yaşamını kaybetti. Honduras'taki tüm köprüler, Yeni Choluteca köprüsü dışında yıkılmıştı. Bir sorun vardı. Köprü, olduğu gibi dururken, ona varan ve ondan çıkan yollar yok olmuştu. Önceden burada yol olduğuna gösterren en ufak bir belirti bile kalmamıştı ve hepsi bu kadar da değildi. Yaşanan taşkın, Choluteca ırmağını, yatağını değiştirmeye zorlamıştı. Yeni bir kanal yaratmıştı ve ırmak, artık köprünün altından değil yanından akıyordu. Sonuç itibarı ile köprü, kasırgaya dayanacak kadar sağlamdı ama hiçbir yere ulaşmayan bir köprü durumuna gelmişti. Dünya daha önce düşünemeyeceğimiz biçimlerde değişiyor. Ve Choluteca Köprüsü, çevremiz değiştikçe bize -kariyerimize, işimize, yaşamımıza- neler olabileceğinin harika bir örneği...] )
)- KÖPRÜ ile KÖPRÜ İNŞAATI ile KÖPRÜ KAZIĞI ile KÖPRÜ
- KÖPRÜLENMEK ile KÖPRÜ ile KÖPRÜCÜ/LÜK ile KÖPRÜLÜ ile KÖPRÜ YOL ile KÖPRÜLEME ile KÖPRÜ ÜSTÜ ile KÖPRÜLEME AMELİYATI
- FOAM, LATHER[İng.] / MOUSSE[Fr.] / SCHALE, KRUSTE[Alm.] ile/değil/yerine/= KÖPÜK, SABUN KÖPÜĞÜ
- KÖPÜRMEK ile KÖPÜLEMEK ile KÖPÜKLENMEK ile KÖPÜREBİLMEK ile KÖPÜK ile KÖPÜKLÜ ile KÖPÜKSÜZ
- KORDON ile KORDON BÜKÜCÜ ile KABLOLU ile KABLOSUZ ile KORDON BENZERİ ile KORDONLAR
- KORDON ile KORDONE ile KORDON BOYU
- KORKU ENERJİSİ" değil KORKU
- KORKU ve ÜZÜNTÜ değil/yerine/>< BİREŞİM(TEVHİD)
- KORKU ile/ve/||/<>/> AĞRI ile/ve/||/<>/> GERGİNLİK
- KORKU ile ANLAYIŞ EKSİKLİĞİ
- KORKU ile/ve/<> BÂTIL İNANÇ
- KORKU ve/> BERRAKLIK ve/> ERK(GÜÇ) ve/> YAŞLILIK
Görüşmelerimiz sırasında, ... tutarlı bir biçimde, "bilgi kişisi" sözcüklerini kullanıyor ya da bu kavrama göndermeler yapıyordu. Ama bununla ne demek istediğini hiç açıklamamıştı. Bunu, ona sordum.
"Bilgi kişisi, öğrenimin zorluklarına katlanmayı göze almış kişidir," diye yanıtladı. "Acele etmeden, bocalamadan, erk ve bilgi gizlerinin sökülmesi, çözülmesi yolunda, gidebileceği son aşamaya varmış olan bir kişidir."
"Her isteyen, bilgi kişisi olabilir mi?"
"Hayır, herkes olamaz."
"Bilgi kişisi olmak için insan ne yapmalıdır öyleyse?"
"Dört doğal düşmanına meydan okuyup onları yenmelidir."
"O dört düşmanını yenen bir kişi, bilgi kişisi olur mu?"
"Evet. Ancak, dört düşmanının her birini yenebilen kişiye, 'bilgi kişisi' denir."
"Bu düşmanları yenen herkes, 'bilgi kişisi' olur mu?"
"Hepsini yenen herkes, 'bilgi kişisi' olur."
"Bu düşmanlarla savaşıma geçmeden önce, yapılması gereken başka şeyler yok mudur?"
"Yoktur. Her isteyen, bilgi kişisi, olmayı deneyebilir ama çok azı gerçekten başarır bu işi -doğal bir şey bu-. Bilgi kişisi olma yolunda karşılaşılan düşmanlar, gerçekten korkunç şeylerdir; çoğu kişi, yenik düşer onlara."
"Nasıl düşmanlar bunlar, ... ?
Düşmanlar konusunda konuşmak istemedi. Bu konuyu anlamam için daha çok zaman olduğunu söyledi. Sözü değiştirmemek amacıyla benim bir bilgi kişisi olup olamayacağımı sordum. Bunu kimsenin kestiremeyeceğini bildirdi. Ama bir bilgi kişisi olup olamayacağımı gösteren herhangi bir ipucu bulunup bulunmadığını ısrarla sorunca, bunun, o dört düşmanla savaşımımın sonucuna bağlı olduğunu -onları yenebiliyor muyum yoksa onlara yeniliyor muyum- ama o savaşımın sonucunu şimdiden bilmesinin olanaksızlığını belirtti.
"Savaşımın sonucunu görebilmek için büyü yapmak ya da fala bakmak olanaklı mıdır?" diye sordum. Hiçkimsenin, ne araç kullanırsa kullansın, bu savaşımın sonucunu önceden bilemeyeceğini, kesin bir dille anlattı. Neden olarak da bilgi kişisi olmanın, geçici bir şey olduğunu gösterdi. Bu noktayı açıklamasını istediğimde, yanıtı şöyle oldu:
"Bilgi kişisi olmak sürekli değildir! Bir kişi, tam olarak bilgi insanı olamaz. Ancak, çok kısa bir an için olunuverir. Dört düşmanı yendikten sonra!"
"Söylesene, nasıl düşmanlar bunlar?"
Yanıt vermedi. Yine üsteledim ama konuyu değiştirdi ve başka şeyler anlatmaya başladı.
( Ertesi gün... )
Gitmeye hazırlanıyorken, birden, bilgi kişinin düşmanlarını yine sormak geldi içimden. Uzun süre uzakta kalacağımı, söyleyeceklerini yazarsam, bu konuları düşünme fırsatını bulabileceğimi anlatarak onu ikna etmeye çalıştım.
Bir süre, ikircikli, bekledi; sonra konuşmaya başladı:
"Bir kişi, öğrenmeye başlayınca, amaçlarının neler olduğunu kesin olarak bilmez. Başka bir niyeti vardır, amaçları belirgin değildir. Hiçbir zaman gerçekleşemeyecek ödüller ummaktadır. Çünkü, öğrenmenin "zorluklarını" bilmiyordur henüz."
"Yavaş yavaş öğrenmeye başlar -önceleri azar azar, sonra da büyük parçalar halinde-. Çok geçmeden, düşünceleri çatışır. Öğrendiği şey, umduğu, düşlediği gibi çıkmamıştır; bu durum, onu korkutur. Öğrenim, hiç de beklendiği gibi olmamıştır. Öğreniminin her adımı, yepyeni görevler yükler kişiye; kişinin korkuları, acımasızca birikir, baş kaldırır. Bir savaş alanına döner yaşamı.
"İşte, doğal düşmanların birincisiyle böyle karşılaşılır: Korkuyla! Yenmesi güç, hain, korkunç bir düşmandır korku. Tüm yol boyunca saklanır, ummadığın yerlerde, sinsi sinsi bekler seni. Eğer, onu karşında gördüğün zaman, kaçmaya başlarsan, unut artık bilgiye ulaşmayı."
"Korkup kaçan kişiye ne olur?"
"Bir şey olmaz. Ama öğrenemez bir daha. Korkusunu göğüslemesi, korkusuna karşın, öğrenme yolunda, bir adım daha ilerlemeyi göze alması gerekir. Bir adım daha, bir adım daha. Korkuyla dolmalı... Evet! Ama korksa da ilerlemeyi sürdürmeli, durmamalı! Bu işin yöntemi böyledir! Bu birinci düşmanın, pes edeceği bir an gelecektir. Kişiye, güven gelir. Niyeti daha da güçlenir. Öğrenmeyi, öyle korkutucu bir şey gibi görmez artık."
"Bu sevinçli an gelince, birinci doğal düşmanını yendiğini çok iyi bilir kişi."
"Hemen mi olur bu, yoksa, azar azar mı?
"Azar azar olur ama korkusunun kaybolması çabuk olur. Birdenbire olur."
"Ama yeni bir şeyler gelirse başına, yine korkmaz mı kişi?"
"Hayır. Korkusunu, bir kez yitirmeyegörsün. Kişi, artık yaşamında korku nedir bilmez. Korkunun yerini, zihin berraklığı alır -korkuyu silen bir zihin berraklığı-. Artık, o kişi, ne istediğini biliyordur; o isteklerini nasıl doyuracağını da biliyordur. Yeni öğrenimleri kazanmak için adımlarını nasıl atması gerektiğini sezer; her şey apaçık çıkmıştır ortaya. Artık, hiçbir şey saklı değildir bu kişiden."
"Bu da, ikinci düşmanın karşısına çıkarır onu: Berraklık! Ulaşılması, o denli zor olan zihin berraklığı, korkuyu kovar ama kör eder insanı aynı zamanda."
"Kişinin, kendinden kuşku duymasına yol açar, istediği şeyi yapabileceği inancını verir ona. Çünkü, o kişi, artık, herşeyi apaçık görebilmektedir. Berraklığın yüreklendirdiği kişi, bir türlü durmak bilmez. Ama büyük bir hata yapmaktadır. Bu işin, bir eksik yanı vardır. Kişi, kendini bu sözde erke bırakırsa, ikinci düşmanına boyun eğmiş sayılır. Ve öğrenme diye bir şey kalmaz. Sabırlı olması gereken yerde aceleci olacak ya da acele edilmesi gereken yerde sabırlı olmayı yeğleyecektir. Zaman gelecek, artık, yeni bir şey öğrenme yetisini yitirecektir."
"Bu tür bir yenilgiye uğrayan kişiye ne olur? Ölür mü?"
"Hayır, ölmez. İkinci düşmanı, bu kişinin, bir bilgi insanı olma çabasını kösteklemiştir; artık, bu kişi, bilgi insanı olmayı istemek yerine, devingen, kıvrak bir savaşçı olmayı yeğleyebilir. Ya da soytarı olmayı. Ne var ki, kendine pek pahalıya mal olan o berraklık, hiçbir zaman karanlığa ve korkuya dönüşmeyecektir. Yaşam boyunca, her şeyi açıkça görecektir ama yeni bir şey öğrenemeyecektir, öğrenme özlemi çekmeyecektir."
"Ama yenilmemek için yapabileceği bir şey yok mudur?"
"Korkuyu nasıl aşmışsa yine öyle yapmalıdır. Berraklığa, meydan okumalıdır. Elde ettiği berraklığı, önünü daha iyi görüp yeni adımlarını ona göre atmak için kullanmalıdır. En önemlisi de, berraklığının, bir yanlışlık sonucu ortaya çıktığını düşünmelidir. Ve öyle bir an gelecektir ki, bu berraklığın, gözleri önündeki bir noktadan başka bir şey olmadığını anlayacaktır. Böylece, ikinci düşmanını da yenmiş olacaktır. Artık, hiçbir şeyin, ona zarar veremeyeceği bir yere ulaşacaktır. Bu, bir hata olmayacaktır. Bu, gerçek bir erk(güç) olacaktır."
"Bu yere ulaşınca, ardından koştuğu erke, sonunda kavuştuğunu bilecektir. Ne isterse yapar artık bu erkle. Dostu, onun buyruğundadır artık. Ne isterse, yasa odur. Çevresinde ne varsa görmektedir. Ne var ki, üçüncü düşman dikiliverir karşısına: Erk!
"Düşmanların en güçlüsüdür erk. En doğal şey, ona boyun eğmektir. Öyle ya... O kişinin buyruğunda değil midir erk!? Buyurur; kimi sakıncaları göze ala ala, kendi yasalarını, kendi yapar. Çünkü, buyruk ondadır."
"Bu durumdaki biri, yaklaşmakta olan üçüncü düşmanın, pek farkına varmaz. Bir bakmışsın, birdenbire, haberi bile olmadan yitivermiş savaşımı. Düşmanı, onu, kıyıcı, tutarsız bir adam haline getirivermiş..."
"Erkini yitirir mi?"
"Hayır, berraklığını da erkini de hiçbir zaman yitirmez."
"Bilgi kişinindan farkı nedir, öyleyse?"
"Kendi erkine yenilen bir kişi, onu, doğru dürüst yönlendiremeden ölür gider. Yazgısının üstüne, yük gibi biner erki. Böyle biri, kendini yönetemez ve bilmez erkini, ne zaman ya da nasıl kullanması gerektiğini."
"Bu düşmanlardan birine yenilirsen, bu kesin bir yenilgi mi demektir?"
"Evet, kesin yenilgi olur bu. Bu düşmanlardan biri, insanı yenmeyegörsün, artık yapılabilecek bir şey kalmaz."
"Örneğin, erke yenilen bir kişi, yanlışını görerek, durumu düzeltebilir mi?"
"Düzeltemez. Bir kere yenilmeyegörsün, işi bitmiştir artık."
"Ya geçiciyse erke aldanması; ya erki teperse zamanında?"
"Savaşım sürüyor sayılır o durumda. Hâlâ 'bilgi insanı' olmaya çalışıyor demektir bu. Artık, hiç çabalamıyorsa, kendini koyuverirse yenilmiş olur bu kişi ancak."
"Ama bir insan yıllarca korkuya yenik düşebilir ve sonunda korkusunu yenebilir."
"Hayır, doğru değildir bu. Korkuya kapılırsan, korkuyu yenemezsin; çünkü, öğrenmekten ürküyorsundur, öğrenmek için çaba göstermiyorsundur. Ama korkusunun içinde yıllar boyunca sürdürürse öğrenme çabasını, ola ki, korkusunu yenebilir. Çünkü, kendini, korkuya tümüyle bırakmamıştır."
"Üçüncü düşmanı nasıl yeneriz?"
"Ona karşı çıkarak. Bile bile... Kendimizin olmadığını kavrayarak. Tüm öğrendiklerimizi, dikkatle ve inançla kullanarak, sürekli olarak sınırlarımızı zorlamayarak... Kendimizi denetleme durumunda, berraklığın ve erkin, hatalardan da kötü olduğunu görebilirsek, her şeyi denetimimiz altında bulundurduğumuz bir noktaya erişebiliriz. İşte, o noktada, erkimizi nasıl ve ne zaman kullanabileceğimizi biliriz. Üçüncü düşmanı böylece yenmiş oluruz."
"Bu da kişiyi, öğrenim yolculuğunun sonuna getirir. Bir de ne görürsün! Sonuncu düşman, karşına dikilmiş durmaktadır: Yaşlılık! Düşmanların en acımasızıdır bu. Hiçbir zaman, tümüyle yenemeyeceğimiz bir düşman... Sürekli olarak savaşıp uzak tutmaya çalışmaktan başka yapılacak bir şey yoktur."
"İşte, bu dönemde, kişi, hiçbir şeyden korkmaz; zihni berraktır, sabırsız değildir -tüm erkleri denetimi altındadır-. Ne var ki, bu dönem, aynı zamanda, boyun eğmeyen bir dinlenme isteğinin ortaya çıktığı bir dönemdir. Bir yere uzanmak, unutmak isteğine bırakırsa kendini; yorulur yorulmaz, sürdürdüğü çabayı bırakırsa, son olanağını kaybetmiş olur. Titrek, yaşlı bir yaratık durumuna sokuverir onu düşmanı. Çekilme arzusu, tüm berraklığını, erkini ve bilgisini bastırır."
"Ama kişi, silkinir de yorgunluğundan sıyrılır, yaşamının gereklerini sürdürürse, bu son yenilmez düşmanıyla savaşımda bir an bile olsa başarılı olursa, işte o zaman 'bilgi insanı' olmuş demektir. Berraklığın, erkin ve bilginin egemen olduğu bu an, yeterlidir onun için." )
- KORKU ile/ve/<>/değil ÇARESİZLİK
(1996'dan beri)