| K... |
- KENDİMLE OYNUYORUM değil KENDİ KENDİME OYNUYORUM
- KENDİN OLABİLMEK ve/||/<>/> KENDİN KALABİLMEK
- [ne yazık ki]
"KENDİNDE":
!AYRICALIK/ÖNCELİK ("ARAMAK"/"BULMAK") ile !"ÖLÜMSÜZLÜK" ZANNETMEK ile !EGEMENLİK "KURMAK"
- KENDİNDE DÜŞÜNCE ile/ve KENDİ İÇİN DÜŞÜNCE ile/ve KENDİNDE KENDİ İÇİN DÜŞÜNCE
- KENDİNDE KALMAK ile/ve KENDİNİ SÜRDÜRMEK
- KENDİNDE, KENDİNİ BİLMEK ile/ve KENDİNE, HESABINI VERMEK
- KENDİNDE ŞEY = BİZATİHİ ŞEY = THING IN ITSELF[İng.] = CHOSE EN SOI[Fr.] = DING AN SICH[Alm.]
- KENDİNDE ŞEY ile/ve/||/<>/> KENDİ BAŞINA/"İÇİN" ŞEY ile/ve/||/<>/> KENDİYLE BİRLİKTE ŞEY
| Ölçüt | DING AN SICH (Kendinde Şey) |
DING AN FÜR SICH (Kendi Başına/"için" Şey) |
|---|---|---|
| Temel Tanım | Bilinçten ve algıdan bağımsız olarak var olan şey | Bir bilinç için, zihnin koşulları altında beliren şey |
| Felsefî Alan | Ontoloji (varlık düzlemi) | Epistemoloji (bilgi düzlemi) |
| Bilinebilirlik | Bilinemez; bilgi konusu yapılamaz | Bilinebilir; insan bilgisinin konusudur |
| Bilinçle İlişki | Bilinçten tamamen bağımsızdır | Bilinçle zorunlu ilişki içindedir |
| Mekân ve Zaman | Geçerli değildir | Mekân ve zaman biçimleriyle kurulur |
| Zihnin Kategorileri | Uygulanamaz | Uygulanır (nedensellik, birlik, çokluk vb.) |
| Fenomen / Numen İlişkisi | Numen ile ilişkilidir | Fenomen alanına karşılık gelir |
| İşlevi | Bilginin sınırını belirler | Bilginin olanaklı olduğu alanı oluşturur |
| Aralarındaki İlişki | Görünüşün kaynağıdır fakat erişilemez | Kaynağı bilinemez olan görünüş biçimidir |
| Yaygın Yanlış Anlama | "Gizli bir olgu sanılması" | "Gerçekliğin kendi sanılması" |
| Kant'taki Etkisi | Eleştirel felsefenin sınır kavramı | Arı usun bilgi alanı |
- KENDİNDE ŞEY ile/ve KENDİ İÇİN ŞEY
- KENDİNDE:
"TANRI'YI BULMAK" değil TANRISALLIĞI BULMAK
- KENDİNDE (VARLIK/ŞEY) ile/ve/||/<>/+ KENDİ İÇİN (VARLIK/ŞEY) ile KENDİNDE VE KENDİ İÇİN VARLIK
- KENDİNDE/SENDE VARSA ile/ve KENDİNDE/SENDE YOKSA
- | KENDİNDE ile/ve/+ KENDİ İÇİN | ile/ve/+/||/<>/> KENDİNDE VE KENDİ İÇİN
- KENDİNDE = BİZATİHİ = IN-ITSELF[İng.] = EN SOI[Fr.] = AN SICH[Alm.] = IN SE[Lat.] = KATH'HAUTO[Yun.]
- KENDİNDE ile GİYDİRİLMİŞ
- KENDİNDE ile/ve/||/<> İÇİNDE
- KENDİNDE ile/ve/>/değil KENDİNDEN
- KENDİNDE/LİK ile/ve/||/<> KALICI/LIK
- KENDİNDE/LİK ile/ve/||/<> KENDİLİĞİNDEN/LİK
- KENDİNDEN EMİN OLDUĞUN İÇİN İSTEMEK değil/yerine ALLAH'TAN EMİN OLARAK İSTEMEK
- KENDİNDEN EMİN OLMAK ile/ve/değil KAYNAĞINDAN EMİN OLMAK
- KENDİNDEN KAÇMAK ile/değil/yerine/||/<>/< KENDİNİ KOVALAMAK/TANIMAK
- KENDİNDEN ile/ve/değil/||/<>/< KENDİLİĞİNDEN
- KENDİNE BENZERLİK ile/||/<> SİMETRİ
- KENDİNE BİRİNİ BULMA ARAYIŞI/ÇABASI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KENDİNİ BULMA ARAYIŞI/ÇABASI
- KENDİNE DÖNÜŞTÜRMEK ile/değil/yerine KENDİNİ DÖNÜŞTÜRMEK
- FIRSAT VERMEK:
KENDİNE ve/||/<>/> ÖTEKİLERE ve/||/<>/> YAŞAMA ve/||/<>/> GELECEĞE
- KENDİNE GÖRE KISMET ile/ve AYRI KISMET
- KENDİNE GÖRE ile ÖZGÜN
- KENDİNE "HAK GÖRMEK" ile/>< ÖTEKİNE "ÇOK GÖRMEK"
- KENDİNE HAS ile KENDİNE ÖZGÜ ile KENDİNE MAHSUS
- KENDİNE İYİ BAK! yerine KENDİNE İYİ BAKMAYA DEVAM ET![CHAT'TE:
K İ B D E]
- [ne yazık ki]
KENDİNE KARŞI OLMA ile/ve/değil/||/<>/< ANLAMSIZLIK
- KENDİNE KARŞIN KENDİ ile KENDİ AMA YİNE DE KENDİ
- KENDİNE MAL ETME/TEMELLÜK[Ar.] ile/ve/||/<>/< BENZEŞME
- KENDİNE ODAKLANMAK ile/ve/<> HAKK'A YÖNELMEK
- KENDİNE OLAN ÖZGÜVEN değil ÖZGÜVEN (ya da KENDİNE OLAN GÜVEN)
- KENDİNE ÖZEL değil KENDİNE ÖZGÜ
- KENDİNE ÖZGÜN değil KENDİNE ÖZGÜ ya da ÖZGÜN
- KENDİNE SAHİP ÇIKMAK ile/ve/||/< ÇOCUKLUKTAN ÇIKMAK
- KENDİNE SAKLAMAK / KENDİNDE SAKLI TUTMAK ile/ve/değil/yerine İÇİNDE TUTMAK
- KENDİNE SAYGI ve/hem de/=/||/<>/> BAŞKASINA SAYGI
- KENDİNE SÖYLEYEBİLDİĞİN ile/ve KENDİNE (BİLE) SÖYLEYEMEDİĞİN
- KENDİNE YAPILAN ile EŞİNE/ÇOCUĞUNA YAPILAN
- KENDİNE YAPILMASINI İSTEMEDİĞİNİ BAŞKASINA YAPMA!
ve/||/<>/>
BAŞKASINA (DA) YAPILMASINI İSTEMEDİĞİNİ KENDİNE (DE) YAPMA!
- KENDİNE YET(E)MEMEK ile/ve/değil/yerine KABUĞUNA SIĞ(A)MAMAK
- KENDİNE YONTMAK değil/yerine KENDİNİ YONTMAK
- KENDİNİ ...:
"AKLAMAK" ile/değil/yerine/>< YOKLAMAK
- KENDİNİ ANIMSAMAK ile KENDİNİ BİLMEK
- KENDİNİ ANIMSAMAK ile/ve/<> KENDİNİ BİLMEK
- KENDİNİ ANLATMAK ile/ve/değil/yerine (DİNLEYENE/ANLAMAK İSTEYENE) YARDIMCI OLMAK
- KENDİNİ ARAMAK ile/ve/<>/> KALICILIĞINI YAKALAMAK
- KENDİNİ AŞ!(MAK) ile/ve/değil/fakat/||/<>/< HADDİNİ AŞMA!(MAK)
- KENDİNİ AŞMAK ile/ve KENDİNDEN UZAKLAŞABİLMEK
- KENDİNİ AVUTMAK ile KENDİNİ KANDIRMAK
- KENDİNİ AZIMSAMAK değil/yerine/>< KENDİNİ ANIMSAMAK
- KENDİNİ, BAŞKALARINDAN KORUMAK ile/ve/değil/yerine BAŞKALARINI, KENDİNDEN KORUMAK
- KENDİNİ, BAŞKALARINDAN KORUMAK ile/ve/<>/değil BAŞKALARINI, KENDİNDEN KORUMAK
- KENDİNİ BEĞENME ile KENDİNE YETERLİK
- KENDİNİ BEĞENMİŞ/LİK ile/ve/<>/değil "BURNU HAVADA/LIK"
"Kirpiği ok" dedikçe,
Pek mi burnun büyüdü,
"Senin gibisi yok!" dedikçe? )
- KENDİNİ BİL(EBİL)MEK:
ALIRKEN ile/ve/değil VERİRKEN
- KENDİNİ BİLME BİLGİSİ ile/ve/değil/yerine HAKİKAT BİLGİSİ
- KENDİNİ BİLMEK ile/ve BAŞKALARINI BİLMEK
El yahşî, biz yaman )
- KENDİNİ BİLMEK ile/ve DOĞA AYNASINDA KENDİNİ BİLMEK
- KENDİNİ BİLMEK ve/> GÖZYAŞINI SİLMEK
- KENDİNİ BİLMEK ve/= KENDİN OLMAK/OLABİLMEK
- KENDİNİ BİLMEK ile/ve/||/<> KENDİNDEKİNİ, KENDİNDE BİLMEK
- KENDİNİ BİLMEK ile/ve KENDİNİ, KENDİNDE BİLMEK
Earnestness is a precondition to self-realisation.
Earnestness precondition is not perfection.
Virtues and powers come vs. realisation, not before.
You cannot ask a valid question about yourself, because you do not know whom you are asking about.
Know yourself as you are.
You know so many things about yourself, but the knower you do not know.
Before you can know anything directly, non-verbally, you must know the knower.
To know that you are neither in the body nor in the mind, though aware of both, is already self-knowledge.
You can only know your self by being yourself.
When you know what you are, you also are what you know. )
- KENDİNİ BİLMEK ile/ve KENDİNİ TANIMAK
- KENDİNİ BİLMEK ile/ve/değil/||/<> KENDİNİ TANIMAK
SORARLAR, SENDEN SENİ
ARARLAR, SENDE SENİ
BULMAZLARSA, SENDE SENİ
PATLATIRLAR ENSENİ ENSENİ )
To go beyond yourself, you must know yourself.
Self-realisation is not an acquisition. It is more of the nature of understanding.
It is only your mind that prevents self-knowledge.
By self-knowledge means, full knowledge of what you are not.
Unless you know yourself well, how can you know another?
By knowing myself what exactly do I come to know? All that you are not.
Learn to know yourself and you will discover wonders.
The more you know yourself the less you are afraid.
Watch yourself ceaselessly and the unconscious will flow into the conscious without any special effort on your part.
To know what you are you must first investigate and know what you are not.
You must begin in yourself, with yourself - this is the inexorable law.
Absolute truth, love selflessness are the decisive factors in self-realisation.
A quiet mind is essential for right perception, which again is required for self-realisation.
Only self-knowledge can help you. )
"Gnothi seafton! Kai gnou ruzon ola ta mistria ton theon kai tou simpantos"
ΓNΩΘI ΣAYTON KAI ΘEΛEIΣ ΓNΩPIZOYN OΛA TA MYΣTHPIA TΩN ΘEΩN KAI TOY ΣYMΠANTOΣ
DELPH'teki Apollon Tapınağı'nda[Atina - Yunanistan],
Mâbed'den, Dışarı Çıkarken Okunabilen, Kapının Üstünde Yazan Yazı
[Ancak, doğayı, fizik ve kimyayı, matematiği tanırsan/anlarsan, evreni, tüm gizemleri ve kendini tanıyabilirsin.] )
- KENDİNİ BİLMEMEK ile/ve/değil DENSİZLİK
- KENDİNİ BİLMEYİŞ/BULMAYIŞ:
> DÜŞMAN BULMAK ve/ya da/yoksa da DÜŞMAN YARATMAK
- KENDİNİ/BİRİNİ "DEĞERLENDİRİRKEN":
SAHİP OLMADIKLARI(N) İLE ile/ve/değil/yerine/||/<> SAHİP OLDUKLARI/N İLE NELER YAPTIĞI(N)/YAPABİLDİĞİ(N)
- KENDİNİ EŞELE! ve KENDİNE SAKLA!
- KENDİNİ FEDÂ ETMEK ile/değil FEDÂKÂR OLMAK
- KENDİNİ GELİŞTİRMEK ve KABINI GENİŞLETMEK/DERİNLEŞTİRMEK
- KENDİNİ GELİŞTİRMEK ile/ve/<>/> KENDİNİ YETKİNLEŞTİRMEK
- KENDİNİ GELİŞTİRMEK ve/||/<>/> KUŞAĞINI YETİŞTİRMEK
- KENDİNİ GELİŞTİRMEK ile/ve/<> UNUTMAK
- KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME:
GEREKSİNİMİ ile/ve/||/<>/> EĞİLİMİ
- KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME:
GEREKSİNİMİ ile/ve/||/<>/> EĞİLİMİ
- KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME GEREKSİNİMİ ile/ve/||/<>/> ONAYLANMA GEREKSİNİMİ
- KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME ile/ve/||/<>/> DİNGİNLİK
- KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME ile/ve/||/<> KENDİNE YETERLİK
- KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME ile/ve/> KENDİNİ, BAŞKASINDA GERÇEKLEŞTİRME
- KENDİNİ:
GERÇEKLEŞTİRME ile/ve/değil/||/<>/< BOŞLAMAMA/AZIMSAMAMA
- KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME ile/ve/||/<>/>/< SORUNLARINI ÇÖZEBİLME
- KENDİNİ "GERÇEKLEŞTİRMEK" ile/ve/|| KENDİNİ "AŞMAK"
Gereksinimler sıradüzenini(piramidini) aşağı doğru kökleştirebilmek. )
- KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRMEK ve/<>/>/< KENDİNİ GENÇLEŞTİRMEK
- KENDİNİ HAKLI ÇIKARAN >< DÜRÜST
- KENDİNİ HERKESTEN "ÜSTÜN GÖRMEK" ile/değil/yerine YALNIZLIĞINI KABUL ETMİŞ OLMAK
- KENDİNİ İSPAT (ETME ÇABASI) ile/değil/yerine KONUYU/DURUMU İSPAT
- KENDİNİ KAÇINMA değil KAÇINMA
- KENDİNİ:
KANDIRMAK ile/ve/||/<>/> KAPTIRMAK
- KENDİNİ "KASMAK" ile/değil KENDİNİ KISMAK
- KENDİNİ:
KEŞFETMEK ve/||/<>/> GELİŞTİRMEK ve/||/<>/> YÖNETMEK ve/||/<>/> GERÇEKLEŞTİRMEK
- KENDİNİ KORUMA ile/ve/<>/değil VAROLUŞUNU SÜRDÜRME
- KENDİNİ:
KÖTÜ HİSSETTİĞİNDE ile/ve/<> İYİ HİSSETTİĞİNDE
- KENDİNİ "KÜÇÜMSEME" ile/ve/=/||/<>/< ÖVÜNME
- KENDİNİ KURTARAN VELİ/VELÂYET ile/ve BAŞKALARINI KURTARAN VELİ/VELÂYET
- KENDİNİ, NESNE KILMAK değil KENDİNİ KEŞFETMEK
See yourself in all that lives and your behaviour will express your vision.
The more you discover, the more there remains to discover.
What do I discover? You discover that there is nothing to discover.
There is neither violence nor non-violence in self-discovery.
Liberation is but the freedom to discover.
Keep your mind silent and you shall discover.
Abandon all desires, keep your mind silent and you shall discover.
Discover your mistake and be free of fear.
You are just yourself.
You need not correct yourself - only set right your idea of yourself. )
- KENDİNİ ... OLARAK:
TANIŞTIRMIŞ değil TANITMIŞ
- KENDİNİ ÖVEN ile/değil/yerine/>< KENDİNİ BİLEN
- KENDİNİ SAKINMAK ve/<> DAYANMAK
- KENDİNİ SAKLAMAK >< KIZMAK
- KENDİNİ/HALİNİ SIRLAMAK ile/ve/<> İLMİNİ SIRLAMAK
- KENDİNİ
- KENDİNİ TANI[Yun. < GNOTHI SEAUTONU(ΓΝΩ͂ΘΙ ΣΕΑΥΤΌΝ)] ile/ve/||/<>/> KENDİNLE İLGİLEN / KENDİNE ÖZEN GÖSTER[Yun. < EPIMELEIA HEAUTOU(ἘΠΙΜΈΛΕΙΑ ἙΑΥΤΟΥ͂)]
| Başlık | Gnōthi seautonu (γνῶθι σεαυτόν) |
Epimeleia heautou (ἐπιμέλεια ἑαυτοῦ) |
|---|---|---|
| Temel anlam | Kendini tanı | Kendinle ilgilen / kendine özen göster |
| Kavramsal tür | Bilişsel ilke | Uygulamalı ilke |
| Odak noktası | Kendini tanıma, sınırları/nı fark etmek | Kendiliği dönüştürme ve biçimlendirmek |
| Yönelim | İçgörü ve farkındalık | Eylem, alışkanlık ve yaşam düzeni |
| Amaç | Ne olmadığını ve sonra ne olduğunu bilmek | Daha nitelikli bir yaşam sürdürmek üzere düzenleyici çaba ve tutumda bulunmak |
| Süreklilik | Anlık ya da dönemsel olabilir | Sürekli ve disiplinli bir süreçtir |
| Antik felsefedeki yeri | Yaşam temeli olarak simgesel | Temel/öncelikli değer |
| Birbiriyle ilişkisi | "Epimeleia heautou"nun içinde yer alır | "Gnōthi seautonu"yu olanaklı kılan çerçevedir |
| Örnek | “Öfkeli olduğumu fark ettim.” | “'Öfkemi' denetleyebilmek üzere düşünce ve yaklaşım biçimimi değiştirmeyi yeğliyorum.” |
- KENDİNİ TANI = RECOGNIZE YOURSELF[İng.] = GNOTHI SEAUTONU
- KENDİNİ TANIMA ile/ve/<> KENDİNİ TAMAMLAMA
- KENDİNİ TANIMA ile/ve/<> KENDİNİ TANIMLAMA
- KENDİNİ
- KENDİNİ TANIMAK ve/<> HİZMET ETMEK
- KENDİNİ TANIMAK ve/||/<>/>/< İÇİNE DÖNMEK
- TANIMAK:
KENDİNİ ile/ve/değil/yerine/||/<> KENDİNDEKİNİ
- KENDİNİ TANIMAK KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRMEK
- KENDİNİ TANIMAK ile/ve/<> KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRMEK
GEREKSİNİMLER SIRADÜZENİ
Maslow'un Piramidi'nde en üst noktada (5. basamak) "Kendini Gerçekleştirme" vardır.Dördüncü basamak, "Değer, başarı, kendine saygı"dır.
Üçüncü basamak, "Ait olma ve sevgi"dir.
İkinci basamak, "Emniyet, güven, düzen ve değişmezlik"tir.
Birinci (en alt) basamak, "Açlık, susuzluk ve eşeyselliğin fizyolojik doyumu"dur.
Bir alt basamaktaki gereksinim karşılanmadan, kişinin bir üstteki değere gereksinim duyması ve gerçekleştirmesi olanaklı değildir. Bazıları varmış gibi görünse de gerektiği biçimde ve tam değildir.
Maslow, kendini gerçekleştirmiş ve kendini tanıyan kişilerde 16 ortak özellik gözlemlemiştir. Bunlar:
1- Gerçeğin bilinebilecek yönlerini, doğru olarak algılar.
2- Bilenemeyecek olanların bilinemeyeceğini, doğru olarak algılar.
3- Gerçeği olduğu gibi kabul eder.
4- Kendisini olduğu gibi kabul eder.
5- Başkalarını olduğu gibi kabul eder.
6- Yaşamın getirdiği olayları tam anlamıyla yaşayarak tadını çıkarma eğilimindedir.
7- Kendiliğinden hareket eder.
8- Yaratıcı bir biçimde davranabilir.
9- Kendine ve yaşama gülebilir.
10- İnsanlığa değer verir ve onun sorunlarını ciddiye alır.
11- Son derece yakın ve derin birkaç dostu vardır.
12- Yaşamı bir çocuğun gözü ve kalbiyle görüp yaşayabilir.
13- Gerektiğinde çok çalışır ve sorumluluğunun farkındadır.
14- Dürüsttür.
15- Çevresinin farkındadır, sürekli çevresini araştırır ve yeni şeyler dener.
16- Savunucu değildir!
)
- KENDİNİ TANIMAK ile/ve/> KENDİNİ İNŞÂ ETMEK
- KENDİNİ TANIMAK ile/ve/> KENDİNİ KONUMLANDIRMAK
Her ne ararsan Kendinde Ara! )
- KENDİNİ TANIMAK ile/ve/<>
- KENDİNİ "TANIMLAMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KENDİNİ TANIMAK
- KENDİNİ UNUTMAK ile/ve KENDİNİ ADAMAK
- KENDİNİ "UNUTMAK" ile/ve "KENDİNİ VERMEK"
- KENDİNİ/ZİHNİNİ:
(")UYUŞTURMAK(") ile/değil/yerine/>< MEŞGUL ETMEK
- KENDİNİ "UYUTMAK" ile/ve/<> KENDİNİ UNUTMAK
- KENDİNİ YETİŞTİRME ile/ve/||/<> KENDİNİ GELİŞTİRME
- [ne yazık ki]
KENDİNİ YETKİN GÖRMEK/GÖREN" ile/ve/||/<>/> AHKÂM KESMEK/KESEN
- KENDİNİ:
"YÜCELTEN" değil/yerine/>< ALÇALTAN
- KENDİN(İZ)E İYİ BAKIN(/BAKMAYA DEVAM EDİN) ve/||/<>/> HOŞÇA KAL/IN
- BARIŞ:
KENDİNLE ve/||/<> DÜNYAYLA
Kendinde, dünyayla barışmayan, kendiyle barışamaz. )
- KENDİNLE KALMAK ile KENDİNE KALMAK
- KENDİR ile ÜSTÜPÜ[Yun.]
- KENDİSİ AÇISINDAN değil KENDİ AÇISINDAN
- KENDİSİNDEN / KENDİSİNİ" değil KENDİNDEN / KENDİNİ
- KENDİYLE:
BAĞDAŞMA ile/ve/||/<>/> BARIŞMA
- KENDİYLE:
DOLAN ile/ve/||/<> DOYAN
- KENDİYLE OYNAMAK ile/ve/değil/||/<> KENDİ KENDİNE OYNAMAK
- KENDÜ ile KENDÜK[Kençek]
[<
- KENETLEMEK ile KENETLENMEK ile KENETLENEBİLMEK ile KENE ile KENEF ile KENET ile KENELER ile KENETLİ ile KENE GÖZ ile KENE OTU ile KENE AĞACI ile KENET MİLİ
- HEMPSEED OIL[İng.] ile/değil/yerine/= KENEVİR YAĞI
- HEMP[İng.] / VHANVR[Fr.] / HANF[Alm.] ile/değil/yerine/= KENEVİR
- KENEVİR ile KENEVİRCİ/LİK ile KENEVİR YAĞI ile KENEVİR HELVASI
- KENG ile KENGES ile KENGEŞ
[<
- KENGEL/KENGER[Fars.] = EŞEK DİKENİ
- KENGEL ile KENGEL SAKIZI
- KENGER ile KENGER SAKIZI
- KENGER[Fars.]/KENGEL/EŞEK DİKENİ/YABANİ ENGİNAR ile/||/<> AKANTUS/AKANTHUS/ACANTHUS
- KENGERLER(SÜMERLER) ile/ve KHMERLER ile/ve KHOİSANLAR
- KENNARD PACKET[İng.] / PAQUET DE KENNARD[Fr.] / KENNARD-PAKET[Alm.] ile/değil/yerine/= KENNARD PAKETİ
- KENNELY-HEAVISIDE LAYER[İng.] ile/değil/yerine/= KENNELY TABAKASI
- KENPE[Kençek] ile ...
[<
- KENT/ŞEHİR EFSANELERİ ile/ve/||/<> İKİNCİ EL KAYNAK/LİTERATÜR
- KENT/ŞEHİR[Ar.] yerine/değil BALIK
- KENTET[Fr. < QUINTETTE] değil/yerine/= BEŞLİ
- KENTİN DIŞI ile KENT MERKEZİNİN DIŞI
- KENTİN, KİŞİYE/TOPLUMA ETKİSİ/KATKISI ile/ve/değil/||/<>/>/< KİŞİNİN/TOPLUMUN, KENTE KATKISI/ETKİSİ
- KENTLEŞMEK ile KENTLİLEŞMEK ile KENT ile KENTLİ/LİK ile KENTÇİ/LİK ile KENTSEL/LİK ile KENT SOYLU/LUK ile KENT EFSANESİ ile KENTLER ARASI ile KENTSEL DÖNÜŞÜM
- KENTSEL "ÖTELEME" ile/değil/yerine/||/<>/< KENTSEL DÖNÜŞÜM
- AT:
KENTTE değil/yerine TAŞRADA
- KENTTE YAŞAMAK ile/ve/değil/yerine KENTLİ OLMAK
- KENZ[< KÜNÛZ] ile HAZÎNE, DEFÎNE, YERALTINDA BULUNAN DEĞERLİ EŞYÂ
- KEOPS ile KEFREN ile MİKORİNOS
(1996'dan beri)