| K... |

- KADEM ve/<> HATEM

- KADEM[Ar.] ile KADEM[Ar.]

( Kıdem, derece. İLE Yarım arşın uzunluğunda bir ölçü. | Mimari arşının yarısı kadardır ve 12 parmak uzunluğundadır.[Hafriyatlarda kullanılırdı] | Ayak. )

- KADEMELEMEK ile KADEMELENMEK ile KADEMELENDİRMEK ile KADEM ile KADEME ile KADEMLİ ile KADEMELİ ile KADEMSİZ/LİK ile KADEMESİZ ile KADEME KADEME ile KADEME İLERLEMESİ

- KADEMELİ ile KADEMELİ ÇÜRÜME ile KADEMELİ KAYBOLMA ile GİTGİDE ile KADEMELİ OLMA ile MEZUN OLMAK ile MEZUN ile KADEMELİ VERGİ ile MEZUN

- KADEMELİ ile SINIFLANDIRMA

- KADER-KISMET

- KADER:
TESÂDÜF
değil YEĞLEME/TERCİH

- KADER ile/ve/değil/||/<>/< AKIBET

- KADER ile/ve BUYRUK

- KADER ve/değil/yerine/||/<>/>/< EYLEM


- KADER ile/ve/<> FITRAT

- KADER ile KADERCİ/LİK ile KADERSİZ/LİK ile KADER BİRLİĞİ ile KADER ÇİZGİSİ

- KADER ile KADERLER

- KADER ile/ve/||/<> KARMA

( ... ile/ve/||/<> )
( Karma ve Kader kavramlarını, kapsamlı bir biçimde anlamak ve görmek üzere "My name is Earl" dizisini baştan sona izlemenizi öneririz... )

- KADER ile KEDER

- KADER ile/ve RASTLANTI/TESADÜF

- KADER[Ar.] ile TAKDÎR[Ar.]

- KADER ile/değil TARİH

- KADER ile/değil YAZGI

- KADER ile/değil YAZGI/"ALINYAZISI"


- KADERDEN KAÇMAK değil BİR KADERDEN, BAŞKA BİR KADERE GİTMEK/GEÇMEK

- KADÎ/KADI/KAZI[Ar. < KAZÂ | çoğ. KUZÂT]["ka" uzun okunur] ile KADİH[Ar. < KADH]["ka" uzun okunur]

( Yapan, yerine getiren. İLE Kötüleyici, zemmedici. )

- KADI ile/ve/||/<> KÂTİP

( Yargıç. İLE/VE/||/<> Yazıcı ya da sekreter. )

- KADI ile/||/<> KAZASKER/SADIR

( Osmanlı Devleti'nde, Tanzimat Dönemi'ne kadar her türlü davâya, Tanzimat Dönemi ile Medeni Kanun'un kabulü arasındaki dönemde ise evlenme, boşanma, nafaka davalarına bakan mahkeme başkanı. İLE/||/<> Yargı düzeninde Şeyhülislam'dan sonra gelen en yüksek görevliye verilen san. | İlmiye sınıfının yüksek derecesinde bulunan devlet görevlisi. )

- KÂDI ile MÜÇTEHİT[Ar.]

( Tanzimata kadar her türlü davaya, Tanzimat ile Medeni Kanun arasındaki dönemde ise yalnız evlenme, boşanma, nafaka, miras davalarına bakan mahkemelerin başkanları. İLE Ayet ve hadislere dayanarak yargıya varan, karar veren din düşünürü. )

- KADI ile/||/<> TAHT KADISI

( ... İLE/||/<> İstanbul'un sorunları ile ilgilenen, ticaret, sanat, iaşe denetimlerini yapan, aynı zamanda başkentin en büyük yargıcı olan ilmiye mensubu. )

- KADİFE/VELUR[Fr.] ile/ve ÇATMA

( Yüzeyi belirli uzunlukta bırakılmış, ham madde lifleriyle kaplı, parlak, yumuşak kumaş. İLE Bir tür döşemelik kumaş. )

- KADİFE/VELUR[Fr.] ile PELÜŞ[Fr.]

( ... İLE Bir yüzü uzun tüylü, yumuşak ve parlak, kadifeye benzer bir kumaş türü. )

- KADİFELEŞMEK ile KADİFELEŞTİRMEK ile KADİFE/LİK ile KADİFE ELLİ ile KADİFE DEVRİM ile KADİFE ÇİÇEĞİ

- KADIKÖY İSKELE CAMİSİ ile KADIKÖY CAMİSİ / OSMANAĞA CAMİSİ

( Kadıköy (Mustafa III) İskele Camisi. İLE Söğütlüçeşme Caddesi'nde iskele tarafında, çarşı önündedir. )
( 1741'de, Sultan III. Mustafa tarafından. İLE 1713'te, Bâbüssaâde Ağası Osman Ağa tarafından. [1813'te ve 1880'de yangın sonrası onarılmıştır.] )

- KADIKÖY ile KADIKÖY TAŞI

- KÂDI/LIK ile/değil NAİB/LİK

- KADÎM BİLGELİK:
DOLAYLI
değil DOĞRUDAN

- KADÎM BİLGELİK:
TOPLUMSAL
değil BİREYSEL

- KADÎM BİLGELİK ile/ve/<> KADÎM GELENEK

( ... İLE/VE/<> Kadîm Gelenek, hiçbir kültürün, milletin ve/ya da egemenliği altında değildir! Evrenseldir ve bu geleneğe ulaşmak, hünerdir. )

- KADÎM[Ar. < KIDEM | çoğ. KUDEMÂ]["ka" uzun okunur] ile KADİM[Ar. < KADEM]["ka" uzun okunur]

( Eski. | Öncesini bilir kimse bulunmayan, öncesi bilinmeyen şey. | Başlangıcı olmayan, öteden beri varolan. | Eski zaman. İLE Ayak basan, varan/ulaşan. )

- KADÎM MATEMATİK'TE, ÜÇ SORUNSAL:
TESLÎS-İ ZÂVİYE
ile/ve TADÎF-İ MEZBAH ile/ve TERBİ'-İ DÂİRE

( * Dar açının çizimle/geometrik olarak üç eşit parçaya bölünmesi. İLE/VE
* Küpün iki katının alınması. İLE/VE
* Dairenin kareleştirilmesi. )
( Daha geniş bilgi için burayı tıklayınız... )

- KADÎM SANAT değil KADÎM KÜLTÜRLERİN SANATI

( Tiyatro[< değişim] )

- KADÎM ile/ve ATİK

- KADÎM değil/yerine/= ESKİL


- KADÎM ile/ve/||/<>/< HÂDİM

- KADÎM ile HÂDÎS

( Başlangıcı ve sonu olmayan. İLE Oluşta olan. )

- KADÎM ve/<> KABUL

- KADİM ile KADİMİ ile KADİM DOST

- KADÎM ve/<> ŞİMDİ

( Bugüne, şu AN'a (da) etki ediyorsa, kadîmdir. )

- KADÎM-İ ZÂTÎ ile/ve KADÎM-İ ZAMANÎ

- KADÎM'İN KIDEMİ/KEŞFİ(KEŞF-İ KADÎM) ile/ve/||/<> CEDÎD'İN VAADİ(/VÂZ-I CEDÎD)

( Geçmişte. İLE/VE Gelecekte. )
( Klasik geleneklerde esas olan. İLE/VE Modern zamanlarda ve arayışlarda. )
( Geçmiş dönemlerde, tarihin oluşması[tekâmülü], geçmiş üzerine/üzerindendi. )
( MA el-MÂHÛD )

- KADIN

( PARTHENOS )

- KADIN DOĞUM değil KADIN, DOĞUM

- KADIN DOKTOR ile/ve/değil/||/<> KADIN DOKTORU


- KADIN ve ERKEK:
EŞİT
ile/ve/değil/||/<>/>/<

( Eşitlik, ancak hak ve koşullar/olanaklar itibariyle, tüze ve tıpta geçerli olmak üzere, hâkim ve hekim önünde söz konusudur.

Hiçkimse de kimseyle kıyaslanamaz ve ölçülendirilemezdir. Kadın ve erkek "farkı/ayrımı" ise anlamsız bir genelleme sonucunda oluşan gereksiz, yersiz, karşılıksız, anlamsız ve boş bir "çabadır"/zorlamadır. )

- KADIN/ERKEK GÖVDESİ/BEDENİ" değil/yerine/< DİŞİL/ERİL GÖVDE/BEDEN

- KADIN OLMAK değil/yerine ÖNCE ADAM/İNSAN OLMAK SONRA KADIN OLMAK

( Ayrımlar yerine bütünlük üzerine düşünülerek yapılanmak gerek! )

- KADIN, ...:
..., SEVMEDİĞİ KİŞİYE[ERKEK/KADIN] ...
ile/><
..., SEVDİĞİ KİŞİ[ERKEK/KADIN] İÇİN ...

( ... hiç acımaz. İLE/>< ... kendine hiç acımaz. )

- KADIN değil/yerine DİŞİ/L

( Erkek, dişi sorulmaz, muhabbetin dilinde,
Hakkın yarattığı her şey yerli yerinde.
Nazarımızda kadın, erkek farkı yok.
Noksanlıkla senin görüşlerinde. )

- KADIN ile/değil KADINLIK/KADINLAR

( MER'A ile/değil NİSÂ )

- KADIN ile KARI

( HÜRRE: Cariye(eme) ya da esir olmayan kadın. )

- KADIN ile/ve/||/<>/> MÜCEVHER ile/ve/||/<>/> ERKEK ile/ve/||/<>/> KADIN

( Birbirini tüketen döngü. )

- KADININ/ERKEĞİN ... değil KİŞİNİN YANLIŞLARI/YALANLARI([OLUMLU/OLUMSUZ] ÖZELLİKLERİ)

( "Erkeğin ya da kadının" olarak yanlış ve kötü/ye kullanılan (olumlu/olumsuz) "özellikler/i" ve genellemenin yanlışlığını taşı(t)mamak, farkındalık açısından öncelikli bir ayrımdır. )

- KADIN-IN ... ile KÂDI'NIN ...


- KADINLAR ve/ne yazık ki/||/<>/> ÖLDÜRÜLEN KADINLAR :( ((((((

( Anıt Sayaç :( (((((( )

- KADINLARIN:
KORUNMASI
ile/yerine/değil ANLAŞILMASI/EĞİTİLMESİ

- KADINLARIN SEÇME VE SEÇİLME HAKKI:
BELEDİYE SEÇİMLERİ/NDE
ile/ve/||/<>/> MILLETVEKİLLİĞİ/NDE

( 03 Nisan 1930 İLE/VE/||/<>/> 05 Aralık 1934 )

- KADINLAŞMAK ile KADINLAŞTIRMAK ile KADI/LIK ile KADIN/LIK ile KADINCA ile KADINLI/LIK ile KADINSAL/LIK ile KADINSIZ/LIK ile KADIN AVCISI ile KADIN BAŞINA ile KADIN KADINA ile KADIN BERBERİ ile KADIN TERZİSİ ile KADIN HAREKETİ ile KADIN KADINCIK ile KADIN TİCARETİ ile KADINLAR HAMAMI ile KADINLI ERKEKLİ ile KADIN HASTALIKLARI

- KADIN/LIK ile/ve/||/<>/> ANNE/LİK

( Bebek doğurabilme olanağı. | Kendini doğurabilme olanağı ve olasılığı. İLE/VE/||/<>/> Bebeği doğurup bakabilme, yetiştirebilme. | Bebeğinden ve kendinden doğabilme, kendini gerçekleştirme. )

- KADINSI ile KADINLIK ile FEMİNİZM ile KADINLAŞTIRMAK

- KADINSILAŞMAK ile KADINSI/LIK

- KADİR CONKER YALISI

( Yenimahalle Pazarbaşı Karakütük Caddesi üzerinde bulunan bu yalı önceleri iki katlı ahşap bir evdi. Evi satan alan Kadir Conker eski evi yıkarak yalıya dönüştürdü. Yalı zarafeti ile görülmeye değer yalılardan biridir. )

- KADİR GECESİ ile/ve/değil/<> KADİR-KIYMET BİLDİĞİN GECE

- KADİR-KIYMET (BİLME(ME)K)


- KADÎR[Ar. < KUDRET] ile KADİR["ka" uzun okunur] ile KADR[Ar.]

( Tükenmez kudret sahibi olan Allah.[Allah'ın adlarından] İLE Güçlü, kuvvetli, kudretli, kudret sahibi. | Allah. İLE Değer, itibar. | Onur, şeref, haysiyet, meziyet. | Derece, rütbe. | Yıldızları, parlaklık derecelerine göre birbirinden ayırdetmek için yapılan sınıflandırmada her dereceden biri.[Birinci kadirden(en parlak) altıncı kadire kadar olan yıldızlar gözle görülebilir; teleskobun kuvveti arttıkça daha küçük kadirdeki yıldızları görmek olanaklıdır.][Güneşin parlaklığı sıfırıncı kadirdendir.] )

- KADİR ile/ve/||/<> HIZIR

- KADİR ile KADİRİ/LİK ile KADİRLİ ile KADİR GECESİ

- KADÎR[Ar.] ile KAVÎ[Ar.]

- KÂDİR ile/ve MÂLİK

- KÂDİR[Ar.] ile MUKÎT[Ar.]

- KÂDİR[Ar.] ile MÜTEMEKKİN[Ar.]

- KADÎR[Ar.] ile RABB[Ar.]

- KADIRGA ile BAŞTARDE/BASTARDA[İt.]

( ... İLE Osmanlı donanmasında kullanılan, kadırga türünden bir savaş gemisi. )

- KADIRGA ile KADIRGA BALIĞI


- KADIRGA ile/ve/<> KALYON

( Hem yelken, hem de kürekle yol alan, özellikle Akdeniz'de kullanılmış bir savaş gemisi. İLE/VE/<> Yelkenle ve kürekle yol alan savaş gemilerinin en büyüğü olan yelkenli gemi. )

- KADİRŞİNAS[Ar. + Fars.] değil/yerine/= DEĞERBİLİR

- KADİRŞİNAS/LIK değil/yerine/= DEĞERBİLİR(LİK)/İYİLİKBİLİR(LİK)

- KADÎRUN 'ALEYHİ[Ar.] ile KADÎRUN 'ALÂ Fİ'LİHÎ[Ar.]

- KADIZÂDE MEHMET EFENDİ ile/değil KADIZÂDE AHMET EFENDİ

- Kadını DİNLE!!!

- SUBCADMIUM NEUTRONS[İng.] / NEUTRONS SOUS-CADMIUM[Fr.] / SUBKADMIUM-NEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KADMİYUM ALTI NÖTRONLAR

- CADMIUM ACETATE[İng.] / ACETATE DE CADMIUM[Fr.] / CADMIUM ACETAT[Alm.] ile/değil/yerine/= KADMİYUM ASETAT

- CADMIUM BROMIDE[İng.] / BROMURE DE CADMIUM[Fr.] / CADMIUMBROMID[Alm.] ile/değil/yerine/= KADMİYUM BROMÜR

- KADMIUMZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= KADMİYUM GÖZESİ/HÜCRESİ


- CADMIUM HYDROXIDE[İng.] / HYDROXYDE DE CADMIUM[Fr.] / CADMIUM HYDROXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= KADMİYUM HİDROKSİT

- IODURE DE CADMIUM[Fr.] / CADMIUM JODID[Alm.] ile/değil/yerine/= KADMİYUM İYODÜR

- CADMIUM CUTOFF ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE COUPURE DU CADMIUM[Fr.] / KADMIUM-ABSCHALTENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KADMİYUM KESME ENERJİSİ

- CADMIUM RED[İng.] / ROUGE DE CADMIUM[Fr.] / CADMIUM ROT[Alm.] ile/değil/yerine/= KADMİYUM KIRMIZISI

- CADMIUM CHLORIDE[İng.] ile/değil/yerine/= KADMİYUM KLORAT

- CADMIUM CHLORIDE HYDRATE[İng.] ile/değil/yerine/= KADMİYUM KLORÜR HİDRAT

- CHLORURE DE CADMIUM[Fr.] / KADAVERIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KADMİYUM KLORÜR

- CADMIUM NITRATE[İng.] / NITRATE DE CADMIUM[Fr.] / CADMIUMNITRAT[Alm.] ile/değil/yerine/= KADMİYUM NİTRAT

- CADMIUM OXIDE[İng.] / OXYDE DE CADMIUM[Fr.] / CADMIUM OXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= KADMİYUM OKSİT

- CADMIUM RATIO[İng.] / KADMIUMVERHÄLTNIS[Alm.] ile/değil/yerine/= KADMİYUM ORANI


- CADMIUM CELL[İng.] / CELLULE DE CADMIUM[Fr.] ile/değil/yerine/= KADMİYUM PİLİ

- XADMIUM SULFATE[İng.] / SULFATE DE CADMIUM[Fr.] / CADMIUMSULFAT[Alm.] ile/değil/yerine/= KADMİYUM SÜLFAT

- CADMIUM SULPHIDE[İng.] / SULFURE DE CADMIUM[Fr.] / CADMIUMSULFID[Alm.] ile/değil/yerine/= KADMİYUM SÜLFÜR

- CADMIUM TELLURIDE[İng.] ile/değil/yerine/= KADMİYUM TELLÜRÜR

- CADMIUM TUNGSTATE[İng.] / TUNGSTATE DE CADMIUM[Fr.] / CADMIUM WOLFRAMAT[Alm.] ile/değil/yerine/= KADMİYUM TUNGSTAT

- EPICADMIUM NEUTRONS[İng.] / NEUTRONS ÉPICADMIUM[Fr.] ile/değil/yerine/= KADMİYUM ÜSTÜ NÖTRONLAR

- CADMIUM[İng.] / CADMIUM[Fr.] / CADMIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KADMİYUM

- KADMİYUM ile KADMİYUMLU

- CADOXEN[İng.] ile/değil/yerine/= KADOKSEN

- KADR


- KADR ile/ve KADER/KADAR ile/ve KADER

( Parlaklık. İLE/VE Ölçü. | Ölçüsünde, derecesinde. | Büyüklüğünde, genişliğinde. | Dek. | Gibi. | Denli. | Süre belirten bir söz. | Miktarda, derecede. | Bir sayıdan sonra geldiğinde, kesinlikle belirli olmayan bir niceliği belirten söz. İLE/VE Özgürlük. )

- KADRAJ[Fr. CADRAGE] değil/yerine/= DÖRDEN | ÇERÇEVEYE ALMAK

( Sinema ve fotoğrafçılıkta, görüntüyü, çerçeve içine alma. )

- KADRAN/QUADRANT[İng.] değil/yerine/= DÖRTTE BİR

- KADRAN ile KADRANLI

- KADRAN değil/yerine/= ÖLÇEK

- ZIFFERBLATT[Alm.] ile/değil/yerine/= KADRAN

- KADRAN[Fr. < CADRAN] ile/ve/||/<> KADRAJ[Fr. < CADRAGE]

( Saat, pusula vb. araçlarda, üzerinde yazı, rakam ya da başka işaretler bulunan düzlem. | Ölçek. İLE/VE/||/<> Sinema ve fotoğrafçılıkta, görüntüyü, çerçeve içine alma. )

- KADRO[İt. QUADRO] ile KADRO[İt. QUADRO]

( Bir kamu kuruluşunun, bir işletmenin, denetim ya da yönlendirme işlerini gerçekleştirenler ve bunların taşıdığı ödev, yetki ve sorumlulukların hepsi. | Bir işte görev alan kişi ya da kişiler, ekip. | Bu kişi ve sorumlulukları sayı, nitelik ve aşamalarıyla gösteren çizelge. | Bu çizelgedeki yer. İLE Bisiklet ve motosiklette, iskeleti oluşturan metal bölüm. )

- KADROLAŞMAK ile KADROLANDIRMAK ile KADROLAŞTIRMAK ile KADRO ile KADROCU/LUK ile KADROLU/LUK ile KADROSUZ/LUK

- KADROLU ile SÖZLEŞMELİ


- KADÜK[Fr. < CADUC] değil/yerine/= DEĞERİNİ/ÖNEMİNİ YİTİRMİŞ, GEÇERLİLİĞİ KALMAMIŞ, ESKİMİŞ

- KAF/CUFF[İng.] değil/yerine/= SARGAN

- KAF (DAĞI) ve/<> ANKA (KUŞU)

( İnsan beyni/zihni. VE Yeğleme/tercih.[kılma/kılamama | yapma/yapamama] )

- KAF "DAĞI" ile/değil BUZ DAĞI

- KAF DAĞI ile/ya da/||/<> ÇİLE

( Kaf dağına mı çıksam?
Bir ömür, çile mi çeksem? )
( )

- KAF[Ar.] ile KÂF[Ar., Fars.] ile Kaf[Ar.] ile KÂF[Ar.]

( Osmanlı abecesinin yirmidördüncü harfidir.[ebced hesabında 100 sayısının karşılığıdır.] İLE kef harfinin başka bir okunuşu. İLE Masallarda, zümrüd-i anka kuşunun yaşadığı söylenilegelen dağ. | [Doğu budunları/kavimleri kozmolojisinde] Arz'ın etrafını çepeçevre kuşatan dağın adı. İLE Yaran/yarıcı. )

- KAFA/BAŞ ve/<> AYAK

( Serin tutulmalı. VE/<> Sıcak tutulmalı. )
( Kafa, tüm gövdenin 1/8'i oranındadır. [Altın Oran!] )
( Kopan bir kafanın bilincinin ne kadar süre yerinde kaldığını (kalıyorsa) sınamak olanaksızdır. En iyi tahminle 5 ila 13 saniye arasında olduğudur. )
( Akılsız başın cezasını, ayaklar çeker. )
( SEDİR AĞACI: Kafatası. )
( )

- KAFA DURUŞU ile İNATÇI

- KAFA KARIŞTIRIYOR değil (BİLMEDİĞİMDEN) KAFAM KARIŞIYOR

- KAFA SESİ ile/ve/||/<> FALSETTO[İt.]


- KAFA TUTMAK ile/ve/||/<> DİKLENMEK/EFELENMEK

- KAFA ile BAŞ AĞRISI ile BAŞ VE AĞIZ ile BAŞ UŞAK ile BAŞ AŞÇI ile BAŞÖRTÜSÜ ile BAŞ DAMAT ile BAŞ YARGIÇ ile BAŞ METRESİ ile RAHİM BAŞI ile KAFA PARÇASI ile KAFA PİMİ ile MERKEZ ile KAFA DESTEĞİ ile KAFA TIRAŞI ile KAFA DURAK ile KAFA TAŞI ile KAFA YOLU ile KAFA YELİ/RÜZGÂRI ile KAFA İŞİ

- KAFA/KELLE[Fars.] değil/yerine/= BAŞ

- KAFA ile KAFACA ile KAFALI/LIK ile KAFASIZ/LIK ile KAFALICA ile KAFA SESİ ile KAFASIZCA ile KAFA DENGİ ile KAFA İŞÇİSİ ile KAFA KAĞIDI ile KAFA KOÇANI ile KAFA ÇIKIŞI

- KAFADAN ATMAK ile UYDURMAK

- KAFADAN ile KAFADAN KONTAK/LIK ile KAFADAN BACAKLILAR ile KAFADAN GAYRİMÜSELLAH

- KAFADÂR[Ar. + Fars.] değil/yerine/= İYİ/YAKIN ARKADAŞ

( Görüş ve anlayışları birbirine uyan kişilerden her biri, kafadaş, kafa dengi. )

- KAFAM KARIŞTI ile/ve/değil/yerine BİLMİYORUM

- KAFAMIZIN KARIŞMASI ile/ve/değil/||/<>/< EZBERİMİZİN BOZULMASI

- KAFANI/KIÇINI KAŞIYAMAMAK ile SIRTINDAN/KIÇINDAN TER AKMASI


- KAFANIN BASMAMASI ile/ve/||/<>/< KAPASİTE(Sİ)NİN YETMEMESİ

- KAFANIN" ÇALIŞMA(MA)SI ile/ve/değil/||/<>/< ÇIKARLARININ/ÖNCELİKLERİNİN BİLİNMEMESİ/UYMAMASI

- KAFANIN ÇALIŞMASI ile/ve/değil/+/||/<>/> KAFANIN ÇALIŞTIRILMASI

( Zekâ. İLE/VE/DEĞİL/+/||/<>/> Akıl. )

- KAFANIN KARIŞMASI değil ZİHNİN BULANIKLAŞMASI

- KAFASI BOŞ/LUK ile KAFASI İYİ ile KAFASI KÜFLÜ ile KAFASI KIYAK ile KAFASI KONTAK ile KAFASI TEMBEL ile KAFASI ÇATLAK ile KAFASI BULUTLU ile KAFASI DUMANLI ile KAFASI ÖRÜMCEKLİ

- KAFASI KARIŞIK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİLMİYOR

- KAFASI KARIŞMAK ile KAFASI KARIŞMIŞ ile KAFA KARIŞTIRICI ile BİLİNÇ BULANIKLIĞI, KONFÜZYON

- KAFASINI KESMEK ile KAFASI KESİLMİŞ ile KAFA KESMEK

- KAFATASI/OMURGA YARALANMALARINDA:
SAÇLI DERİDE
ile/ve/||/<> KAFATASI/BEYİN ile/ve/||/<> YÜZ ile/ve/||/<> OMURGA

( Saç derisi kafatası yüzeyi üzerinde kolaylıkla yer değiştirebilir ve herhangi bir darbe sonucu kolayca ayrılabilir. Bu durumda çok fazla miktarda kanama olur, bu nedenle öncelikle kanamanın durdurulması gereklidir. İLE/VE/||/<> Kafatası kırıklarında beyin zedelenmesi, kemiğin kırılmasından daha önemlidir. Bu nedenle, beyin hasarı bulguları değerlendirilmelidir. İLE/VE/||/<> Ağız ve burun yaralanmalarında solunum ciddi biçimde etkilenebilir ve duyu organları zarar görebilir. Bir yüz yaralanması sonucunda burun, çene kemiği kemiklerinde yaralanma görülebilir. İLE/VE/||/<> En çok zarar gören bölge bel ve boyun bölgesidir ve çok ağrılıdır. Kazalarda en çok boyun etkilenir. )
( [Kafatası ve omurga yaralanmalarının nedenlerinde]
- Yüksek bir yerden düşmek.
- Baş ve gövde yaralanması.
- Otomobil ya da motosiklet kazaları.
- Spor ve iş kazaları.
- Yıkıntı altında kalmak. )
( [Kafatası ve omurga yaralanmalarında belirtiler]
- Bilinç düzeyinde değişmeler, bellek değişiklikleri ya da bellek kaybı.
- Başta, boyunda ve sırtta ağrı.
- Elde ve parmaklarda karıncalanma ya da duyu kaybı.
- Gövdenin herhangi bir yerinde, tam ya da kısmî hareket kaybı.
- Baş ya da bel kemiğinde biçim bozukluğu.
- Burun ve kulaktan, beyin omurilik sıvısı ve kan gelmesi.
- Baş, boyun ve sırtta dış kanama.
- Sarsıntı.
- Denge kaybı.
- Kulak ve göz çevresinde morluk. )
( [Kafatası ve omurga yaralanmalarında ilkyardım]
- Bilinç kontrolü yapılır,yaşam bulguları değerlendirilir.
- Hemen tıbbî yardım istenir[112].
- Bilinci açıksa hareket etmemesi sağlanır.
- Tehlike söz konusu ise düz pozisyonda sürüklenir.
- Baş-boyun-gövde ekseni bozulmamalıdır.
- Sarsıntıya maruz kalmaması gerekir.
- Bilgiler kaydedilmeli ve gelen ekibe bildirilmelidir.
- Asla yalnız bırakılmamalıdır. )

- KAFATASI ile/ve/||/<>/> FRENOLOJİ

( ... İLE/VE/||/<>/> Kafatası bilimi. )

- KAFATASI ile KAFATASÇI/LIK

- KAFATASI = SCULL, CRANIUM[İng.] = LE CRÂNE[Fr.] = SCHÄDEL[Alm.] = TESCHIO[İt.] = CRANEO[İsp.] = CALVA[Lat.] = TO KRANION[Yun.] = CUMCUME(T)[Ar.] = KÂSEH-İ SER[Fars.] = SCHEDEL[Felm.]

- KAFATASI ile SÜTÜR/SUTURE[İng.]

( Kafatası kemiklerinin dikişe benzer ek yerleri. )

- KAFATASININ DIŞ ZARI ile KALP DIŞ ZARI

- KAFATASININ DIŞ ZARI ile KEMİK DIŞ ZARI

- KAFAYI ÇALIŞTIRMAK ve MESAFEYİ KORUMAK

- KAFAYI:
SAĞA SOLA SALLAMAK
ile AŞAĞI YUKARI SALLAMAK

- KAFAYI YEMİŞ ile BALATAYI SIYIRMIŞ

- KAFAYLA İLGİLİ ile KAFADANBACAKLI ile SEFALOTORAKS

- CAFFEINE[İng.] / CAFÉINE[Fr.] / KOFFEIN, COFFEIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KAFEİN


- KAFEİN ile KAFEİNLİ ile KAFEİNSİZ

- KAFES değil/yerine/= KISLAK

- KAFESİN İÇİNDEN ÇIKMAK değil KAFESİ, İÇİNDEN ÇIKARMAK

- KAFESLEMEK ile KAFE ile KAFES ile KAFESLİ ile KAFESÇİ/LİK ile KAFES TELİ

- KAFESLİ ile KAFES İŞİ

- KÂFFE/Sİ[Ar.] değil/yerine/= TÜMÜ, HEPSİ, TAMAMI

- KAFFIR[İng.] / CAFRE[Fr.] ile/değil/yerine/= KAFFİR

- KÂFİ değil/yerine/= YETERLİ

- KÂFİ değil/yerine/= YETERLİ

- KÂFİL[Ar. < KEFÂLET] ile KÂFİR[Ar. < KÜFR, KÜFRÂN(:
örten, setr eden) | çoğ. KÂFİRÛN, KEFERE, KÜFFÂR]
ile KAFR[Ar. çoğ. KUFÂR]

( Üstüne alan, kefâlet eden. | Ödeyen, kefil olan. İLE Hakk'ı tanımayan/bilmeyen. | Allah'ın varlığına ve birliğine inanmayan. | Küfreden/küfredici. | İyilik bilmeyen, nankör. | [mecaz] Zeki, becerikli, kurnaz, yaman, cana yakın, sevimli. İLE Susuz, otsuz, ıssız çöl. )

- KÂFİLE[Ar.] değil/yerine/= TOPLULUK

- KAFİLE değil/yerine/= YOLCUBİRLİK

- KÂFİR ile FÂSIK

( Farzlara inanmayan. İLE Farzları tembellikle yerine getirmeyen. | Allah'ın emirlerini tanımayan, sapkın, günah işleyen, fesatçı, kötülük eden. )

- KÂFİR ile GAFİL

- KÂFİR ile HERETİK

- KÂFİR ile KÂFİR

( GURBETTE OLDUĞUNU BİLMEYEN | KARA )

- KÂFİR ile MÜLHİD[< LÂHD]

( ... İLE Allah'ı inkâr eden, tanrısız, dinsiz. )

- KAFIRIN[İng.] ile/değil/yerine/= KAFİRİN

- KAFİRLEŞMEK ile KAFİ ile KAFİR/LİK

- KAFİRLİK

( Simgeleri, put edinmek. )

- KAFİYE ile KAFİYELİ ile KAFİYESİZ/LİK

- KÂFİYE değil/yerine/= UYAK

- KAFKASLAR'DA YAŞLAR:
0-40
ile/ve 40-70 ile/ve 70-110 ile/ve 110 - >

( Çocuk. İLE/VE Delikanlı. İLE/VE Olgun. İLE/VE Yaşlı/ihtiyar. )
( Özellikle cirit oyunlarında uygulanır. )

- KAFKASYA ile KAFKASYA ile KAFKAS

- KAFKASYA'DA:
KISLOVODSK
ile/ve MINERALNIY VODO

( Sıcak su. İLE/VE Mineral su. )

- | KAFTAN ve CÜBBE | ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HIRKA

( | Sultan'da. VE Yargıç'ta. | İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Derviş'te. )

- KAFTAN ile/ve/değil/||/<> HİLAT

( ... İLE/VE/DEĞİL/||/<> Sultanların, gönül almak, ödüllendirmek için birine giydirdikleri değerli kumaştan yapılmış kaftan. )

- KAFTAN ile HİL'AT[çoğ. HİLA']

- KAFTAN ile KAFTANCI/LIK

- KÂFÛR

( Uzakdoğu'da yetişen, bir çeşit taflandan elde edilen ve hekimlikte kullanılan, beyaz ve yarı saydam, kolaylıkla parçalanan, ıtırı güçlü bir nesne. )

- CAMPHOR[İng.] / CAMPHRE[Fr.] / KAMPFER[Alm.] ile/değil/yerine/= KAFUR

- KAFUR ile KAFUR AĞACI

- KAFUR ile KAFURAT ile KÂFUR

- KÂĞIDIMIZ KIRIK, KALEMİMİZ ..." değil KÂĞIDIMIZ, KIRIK KALEMİMİZ ...

- KÂGİR/KÂRGİR[Fars.] değil/yerine/= TAŞ YA DA TUĞLADAN YAPILAN YAPI

- KÂĞIT BALIĞI ile/||/<> KAYIŞ BALIĞI

( ... İLE/||/<> Kâğıt balığıgillerden, Kuzey Avrupa denizleriyle Akdeniz'in derinliklerinde yaşayan kemikli bir balık. )

- KÂĞIT BOYAMADA:
KINA
ile/ve/||/<> CEVİZ KABUĞU ile/ve/||/<> SOĞAN KABUĞU

( XV. yy.'da uygulanan boyama teknikleri ve araçları. )

- KÂĞIT:
DOĞU'DA
ile/ve/||/<>/> BATI'DA

( M.Ö. 100 - M.S. 650 arasında Semerkand'da. İLE/VE/||/<>/> XIII. yy.'dan sonra Avrupa'da. )

- KÂĞIT EV ile/<> KUMDAN KALE

- PAPER CHROMATOGRAPHY[İng.] / PAPIER CHORMATOGRAPHIE[Fr.] / PAPIER CHROMATOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KAĞIT KROMATOGRAFİSİ


- KÂĞIT:
PAPİRÜS
ile/ve/||/<> BAĞDÂDÎ ile/ve/||/<> SEMERKANDÎ ile/ve/||/<> HİNDÎ

- KÂĞIT PARA:
HÜKÜMDARIN BORCU
ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< HALKIN BORCU

- KÂĞIT PARA:
KÂĞITTAN
değil PAMUKTAN

( 1950'den önce, kenevir ve ağaç kabuğu kullanılarak yapılırdı. )

- KÂĞIT PARANIN BASIMI ile/ve MADENÎ PARANIN BASIMI

( Merkez Bankası tarafından. İLE/VE Maliye Bakanlığı tarafından. )

- KÂĞIT PARAYLA ÖDEME ile/ve MADENÎ PARAYLA ÖDEME

- KÂĞIT ve/> KARTON
ile/ve/||/<>
ET ve/> TIRNAK

- KÂĞIT YAPIMI ile/||/<> PAPİRÜS

( Çinliler kağıdı MS 105te icat etti İLE Mısırlılar papirüs kullanıyordu. )
( Cai Lun tarafından 105 yılında keşfedildi/formüle edildi. (50-121) (Ülke: Çin) (Alan: Mühendislik) (Önemli katkıları: Kağıt yapımı prosesi) )

- KÂĞIT ile ABADİ[Fars.]

( ... İLE Kalınca ve açık saman renginde, yarı mat bir kâğıt türü. )

- KÂĞIT ile AYDINGER[< EIDINGER özel adından]

( ... İLE Parlak yüzeyli, saydam, mimarlıkta çizim için kullanılan özel bir kâğıt. )

- KÂĞIT ile/>< ÇELİK YÜNÜ

(
Özellik Kâğıdın Yanması Çelik Yününün Yanması
Kimyasal Süreç
  • Kâğıt, çoğunlukla selülozdan [C6H10O5]n oluşur.
  • Selüloz, oksijenle [O2] tepkimeye girerek karbondioksit [CO2] ve su [H2O] oluşturur.
  • Temel yanma tepkimesi: C6H10O5 + 6 O2 → 6 CO2 + 5 H2O + enerji
  • Çelik yünü esas olarak demirden [Fe] oluşur.
  • Demir, oksijenle [O2] tepkimeye girerek demir(III) oksit [Fe2O3] oluşturur.
  • Temel yanma tepkimesi: 4 Fe + 3 O2 → 2 Fe2O3 + enerji
Yanma Ürünleri Karbondioksit [CO2] ve su [H2O] Demir[III] oksit [Fe2O3]
Kütle Değişimi
  • Kâğıdın kütlesi azalır çünkü karbon ve hidrojen gaz biçiminde atmosfere salınır.
  • Az oranda kül kalır, bu da yanmamış mineral nesnelerden oluşur.
  • Çelik yününün kütlesi artar çünkü demir, havadaki oksijenle birleşerek daha ağır bir bileşik [demir oksit] oluşturur.
Karşılaştırma
  • Reaksiyon: Selüloz [organik nesne] yanar.
  • Ürünler: CO2 ve H2O.
  • Kütle Değişimi: Kütle azalır, çünkü karbon ve hidrojen, gaz biçiminde atmosfere salınır. Küçük oranda kül kalır.
  • Reaksiyon: Demir [metal] oksitlenir.
  • Ürünler: Fe2O3 [demir(III) oksit].
  • Kütle Değişimi: Kütle artar, çünkü demir, oksijenle birleşerek daha ağır bir bileşik oluşturur.
)

- KÂĞIT ve/||/<>/> GAZETE ve/||/<>/> ROMAN

( [olmasaydı, ...] Kapitalizm olmazdı. VE/||/<>/> Ulus olmazdı. VE/||/<>/> Birey olmazdı. )

- KAĞIT" değil KÂĞIT

- KÂĞIT ve/||/<>/> KİTAP

( Gibi sessiz. VE/||/<>/> Gibi dolu. [olmayı yeğle(yebil)menin önemi/önceliği] )

- KÂĞIT ile KONÇİNA[Yun.]

( ... İLE İkiliden altılıya kadar olan oyun kâğıtları. )

- KÂĞIT ile KUŞEKÂĞIDI/PAPYEKUŞE[Fr. < COUCHE]

( ... İLE Kalın, ağır gramajlı parlak, düzgün, pürüzsüz, kaygan bir tür kâğıt. )

- PAPIER[İng.] / PAPIER[Fr.] / PAPIER[Alm.] ile/değil/yerine/= KAĞIT

- KÂĞIT ile PAPİRÜS[Yun. < Lat.]

( Hiçbir kağıt parçası, 7 kezden fazla ikiye katlanamaz. )
( ... İLE Papirüsgillerden, Nil kıyılarında yetişen bir bitki. | Eski Mısır'lıların, papirüs saplarından yaptığı kâğıt. | Bu kâğıda yazılmış el yazması. )

- KÂĞIT ile PELÜR[Fr.]

( ... İLE Daktiloda, yazıyı çoğaltmak için kullanılan için kâğıt. )

- KAĞITLAMAK ile KAĞITLANMAK ile KAĞIT/LIK ile KAĞITLI ile KAĞITÇI/LIK ile KAĞIT DUTU ile KAĞIT PARA ile KAĞIT AĞACI ile KAĞIT OYUNU ile KAĞIT TORBA ile KAĞIT BALIĞI ile KAĞIT KEBABI ile KAĞIT HELVACI ile KAĞIT HELVASI ile KAĞIT BALIĞIGİLLER

- KAĞITTA:
A0
ile/ve/<>/>/< A1 ile/ve/<>/>/< A2 ile/ve/<>/>/< A3 ile/ve/<>/>/< A4 ile/ve/<>/>/< A5

( [kapladığı alan] 1 m² İLE/VE/<>/>/< 1 m²'nin yarısı. [1/2] İLE/VE/<>/>/< 1 m²'nin dörtte biri [1/4] ]İLE/VE/<>/>/< 1 m²'nin sekizde biri. [1/8] İLE/VE/<>/>/< 1 m²'nin onaltıda biri. [1/16] İLE/VE/<>/>/< 1 m²'nin otuzikide biri. [1/32] )

- KÂĞITTA:
TERBİYECİ
ile/ve/||/<>/> AHERCİ ile/ve/||/<>/> BOYAYICI ile/ve/||/<>/> TAMİRCİ

( [bkz.]
Kâğıtlar ve Su Damgaları - Süheyl Ünver - Türk Tarih Kurumu, Belleten
XVIII. ve XIX. yy.'da, Türkiye'de Kâğıt - Osman Ersoy (Prof.) - Ankara, 1963 )

- KAĞIZ[Azr.] = KÂĞIT[Tr.]

- KAĞNI MESCİDİ

( Sultanahmet'tedir. )

- KAĞNI ile KAĞNI MAZISI ile KAĞNI ARABASI

- KAĞŞAK = ESKİMİŞ, GEVŞEMİŞ, DAĞILMAYA YÜZ TUTMUŞ (EŞYA, YAPI)

- KAĞŞAMAK ile KAĞŞAK

- KAGU ile/ve/<> BENZERİ

( Yeni Kaledonya'da. İLE/VE/<> Yeni Zelanda'da. )
( Uçamayan, kocaman bir kuş. Kanatlarını kullanarak ağaçlara tırmanabiliyor. )

- KÂH[Fars.] ile KÂH[Fars.]

( Saman, saman çöpü. İLE Köşk, kasr | Yüksek bina. | Bir göz/tek oda. )