| K... |

- KAMAROT[İt. < CAMAROTO] ile HİZMET GÖREVLİSİ/HİZMETÇİ

( Gemilerde yolcuların hizmetine bakan görevli. İLE ... )

- KAMACITE[İng.] ile/değil/yerine/= KAMASİT

- KAMAŞMAK ile KAMAŞTIRMAK

- KAMBI[İng.] ile/değil/yerine/= KAMBİ

- KAMBİYO[İt. < CAMBIO] değil/yerine/= ÇAPRAZ PARA DEĞİŞ-TOKUŞU

( İki ayrı ülke parasının birbiriyle değiştirilmesi. | Herhangi bir yerdeki bir alacağın tahsili, bir borcun ödenmesi ya da bir yerden toplanan para ve para yerine geçen taşınabilir değerlerin başka bir yere aktarılması için yapılan işlemin bedeli. | Bu işlemin yapıldığı yer. )

- KAMBİYO ile KAMBİYOCU/LUK ile KAMBİYO AJANI ile KAMBİYO CİROSU ile KAMBİYO SENEDİ

- KAMBRİYEN

( Birinci Çağın ilk dönemi ve bu dönemde oluşmuş yer katmanları. )

- KAMBRİYEN ile KAMBRİYEN ÖNCESİ

- KAMBRİYUM

( En eski jeolojik tabaka. )

- KAMBRİYUM ile ARKEEN[Fr. ARCHÉEN < Yun.]

( ... İLE Kambriyumlardan önce oluşan, en eski yer katı. )

- KAMBUR ile KAMBUR

- KAMBUR ile KAMBUR

( Bel ya da göğüs kemiğinin eğrilmesi, raşitizm sonucu, sırtta ve göğüste oluşan tümsek. | Bazı hayvanların sırtındaki çıkıntı. | Gövdesinde bu tümsek bulunan kişi. | Sıkıntı, dert. İLE Yapı ya da eşyada dışarıya doğru eğrilme. | Ütü yastığı. )

- KAMBURLAŞMA değil/yerine/>< DİK/DÜZGÜN DURMA/OTURMA/YÜRÜME

- KAMBURLAŞMAK ile KAMBURLAŞTIRMAK ile KAMBUR/LUK ile KAMBURA ile KAMBUR FELEK ile KAMBUR ZAMBUR ile KAMBURA MAKİNESİ

- KAMBURLUK/KİFOZ ile/ve/||/<> DOWAGER KAMBURLUĞU

- KAMÇILAMAK ile KAMÇILANMAK ile KAMÇILATMAK ile KAMÇILAŞMAK ile KAMÇI ile KAMÇILI ile KAMÇILILAR

- KAMÇILAMAK değil/yerine TETİKLEMEK

- KAMÇILI ile KAMÇI

- KAMÇILILAR

( Haşlamlılar sınıfından, kamçı biçiminde bir örgenle hareket eden, denizlerde, tatlı sularda ya da asalak durumunda, insan ve hayvanlarda yaşayan, mikroskobik, tek hücreli hayvanlar ailesi. )

- KAMELYA[Fr. < CAMÉLIA] ile/değil KAMERİYE[İt. < CAMERILLA]/ÇARDAK[Fars. ÇAR + Ar. DAK]/ALAÇIK/GÖLGELİK

( Çingülü, japongülü. İLE/DEĞİL Tarla, bahçe vb. yerlerde ağaç dallarından örülmüş barınak. | Asma vb. bitkilerin dallarını sardırmak için direklerle yapılmış yer. )

- KAMER BALIĞI değil/yerine/= AY BALIĞI

- KAMER SUYU ÇEŞMESİ

( Kemer Kaynak Suyu Çeşmesi Bahçeköy eski belediye binasının önündedir. 1963 yılında bugünkü durumuna getirildi. )

- KAMER ile KAMERA ile KAMERİ ile KAMERSİZ ile KAMERİ AY ile KAMERİ YIL ile KAMER BALIĞI ile KAMERA ŞAKASI ile KAMERİ TAKVİM

- KAMERA[Fr.] ile KAMARA[İt.]

( Görüntüleme aracı. | Görüntülerin filme alınmasını sağlayan araç, alıcı. | Kameraman. | Bir çekime başlanırken, yönetmenin alıcıyı çalıştırmaları için verdiği buyruk. İLE Gemi Odası. | İngiltere yasama meclisi. )

- KAMERA ile/||/<> OBSCURA

( Karanlık oda prensibi )
( İbn Heysem (Alhazen) tarafından 1015 yılında keşfedildi/formüle edildi. (965-1040) (Ülke: Basra/Kahire) (Alan: fizik) (Önemli katkıları: Kitabul Menazır, optik biliminin kurucusu, bilimsel yöntem) )

- KAMERİYE ile KAMERİYELİ

- KAMET:
YASSI NAMAZININ KAMETİ
ile/ve/<> TERAVİH NAMAZI VE CUMA GECESİ[PERŞEMBE AKŞAMI] KAMETİ

( İsfehan makamında okunur. İLE/VE/<> Hüseynî makamında [Cumhur Müezzinliği'nde] okunur. [HAYYE ALE'S-SALÂH'a kadar, [bir müezzin]; HAYYE ALE'S-SALÂH'ta da, [tüm müezzinler ayakta olmak üzere] cemaatle birlikte.] )

- KAMET[Ar.] ile GAMET[Fr. < Yun.]

( Boy. | Camide, namaza kalkmak için okunan ezan. İLE Eril ya da dişil üreme gözesi. )

- KÂMET[Ar.] ile KÂMET[Ar.]

( Boy, endam.

İLE

Farz olan namazdan önce okunan iç ezan. )

- KAMET ve KIYÂMET


- CAMPHANE[İng.] / CAMPHANE[Fr.] / CAMPHAN[Alm.] ile/değil/yerine/= KAMFAN

- CAMPHENE[İng.] / CAMPHÈNE[Fr.] / CAMPHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KAMFEN, SAF NEFT YAĞI

- KAMİ ve/||/<> KAZE

( Tanrı. VE/||/<> Yel/rüzgâr. )

- KÂMİL DİN değil DİNİN KÂMİLİ/KEMÂLİ

- KAMİL İLHAN PARKI

( 1.263,33 m²'lik bir alan üzerinde olup 674,90 m²'lik yeşil alanı, 164,44 m²'lik çocuk oyun alanı ve park içinde 8,6 m²'lik bir tesis bulunmaktadır. )

- KÂMİL/MUKAYYEDÂT ile EKSİK/MUTLÂKÂT

( Vurmalı sazlar dışındaki telli ve nefesli sazlar için geçerlidir. )

- KÂMİL ile HATEM

- KÂMİL ile/ve/||/<> KÂZIM

( Olgun. İLE/VE/||/<> Öfkesini tutan/yutan. )

- KÂMİL'İN SABRI ile ÂRİF'İN SABRI ile AVAM'IN SABRI

- KAMİNETO[İt. < CAMINETTO] değil/yerine/= KÜÇÜK İSPİRTO OCAĞI


- KAMÎS

( UZUN GÖMLEK )

- KAMÎS[Ar.]

( Dölyatağını kaplayan ince deri. )

- CANE-SUGAR, SUGAR CANE, SUCROSE, SACCHAROSE[İng.] / SUCRE DE CANNE, SUCRE DE CANNE, SACCHAROSE[Fr.] / ROHRZUCKER, ZUCKERRÖHR, SACCHAROSE, SUCROSE, RÜBENZUCKER[Alm.] ile/değil/yerine/= KAMIŞ ŞEKERİ, SAKKAROZ

- KAMIŞ ile ARAROT KAMIŞI/MARANTA[bitkibilimci MARANTA'nın adından]

( Buğdaygillerden, sulak, nemli yerlerde yetişen, boğumlu, sert gövdesi olan bitkilere verilen ad. | Bu bitkiden yapılmış olan. | Erillik örgeni, penis. İLE Birçenekliler sınıfından, Antillerde ve tüm tropikal bölgelerde yetiştirilen, kökündeki yumrulardan un[ararot] çıkarılan bir kamış çeşidi. )

- KAMIŞ ile BAGAS

( ... İLE Ezilip suyu çıkarılmış, kâğıt ve yakıt yapımında kullanılan kamış. )

- KAMIŞ ile SU KAMIŞI/HASIR OTU/KOFA/KİLİZ

( Buğdaygillerden, sulak, nemli yerlerde yetişen, boğumlu, sert gövdesi olan bitkiler. | Bu bitkiden yapılmış olan. | Sıvı içecekleri, bardak ya da şişeden kolayca içmek için kullanılan ince, plastik boru, pipet. İLE ... )

- KAMIŞ/LIK ile KAMIŞLI ile KAMIŞ KALEM ile KAMIŞ KEMİĞİ

- Kamma phala, Kamma vipaka

( Bir edimin meyvesi ya da sonucu. )

- KAMP KURMAK ile KAMP YERİ

- KAMPANA[İt. CAMPANA] ile/değil/yerine/= ÇAN

( Çan. | Tekerleğin dingil üzerindeki fren mekanizması. İLE/DEĞİL/YERİNE/= İçinden sarkan tokmağının kenarlara vurmasıyla ses çıkaran, madenden araç. )

- KAMPANA ile KAMPANACI

- KAMPANYA < CAMPAGNA[İt.]

( Politika, ekonomi, kültür vb. alanlarda belirli bir süredeki etkinlik dönemi. | Tüketiciyi özendirmek için belirli sürelerde düzenlenen indirimli ya da taksitli satış. )

- KAMPANYA ile KAMPANYACI

- KAMPANYA ile KAMPANYACI/LIK

- KAMPİMETRİ/CAMPİMETRY[İng.] değil/yerine/= GÖRME ALAN ÖLÇÜMÜ

- KAMPİNG[Fr. < CAMPING] değil/yerine/= KAMP KURMA YERİ

- KAMPİNG < CAMPING[Fr./İng.]

( Kamp kurma yeri. )

- KAMPOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= KAMPOMETRE

- KAMPÜS[Fr./İng. < CAMPUS] değil/yerine/= YERLEŞKE

- KAMU

( Tüm, hep, hepsi. )

- KAMU DENETÇİ/LİĞİ/MUHTESİB(OMBUDSMAN/LIK) ile/ve/||/<> ARABULUCU/LUK

- KAMU TÜZESİ/HUKUKU ile/ve/||/<>/> DEVLETLER TÜZESİ/HUKUKU ile/ve/||/<>/> DÜNYA VATANDAŞLIĞI TÜZESİ/HUKUKU

- KAMU ile/ve/||/<>/> ÖZEL ile/ve/||/<>/> VAKIF

- KAMUFLAJ[Fr./İng. < CAMOUFLAGE] değil/yerine/= GİZLEME/ÖRTME

- KAMUFLAJ değil/yerine/= GİZLEYİ

- KAMUFLE ETMEK değil/yerine/= ALALAMAK

- KAMUFLE ETMEK değil/yerine/= GİZLEYİLEMEK

- KAMUOYU ile KAMU VİCDANI

- KÂMUS ve/<> NÂMUS

( Kâmus, namustur. )

- [KAMUSAL MAL'DA] KÖY ORTA MALLARI:
OTLAK
ile/ve/||/<> YAYLAK ile/ve/||/<> KIŞLAK ile/ve/||/<> BALTALIK


- KAMUSAL/LIK ile/ve/<> KURUMSAL/LIK

- KAMUTAY ile/ve/||/<> KURULTAY[Moğolca]

( Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin genel kurulu. İLE Ulusal ya da uluslararası bilimsel toplantı. | Bir kuruluşun, gündemindeki sorunları, temel konuları konuşmak ve yeni kurullar seçmek üzere belirli sürelerle ya da gerektikçe yaptığı genel toplantı. | Eski Türkler'de, devlet işlerinin görüşülüp karara bağlandığı kurul/meclis. )

- KAMUTAY ile/ve/||/<>/> OĞUŞLUK KAMUTAYI ile/ve/||/<>/> ULUS KAMUTAYI ile/ve/||/<>/> URAY KAMUTAYI

- KAMYON ile KAMYONCU/LUK ile KAMYONLU ile KAMYONSUZ ile KAMYON FARESİ

- KAMYON ile KAMYONET

( Motorlu büyük yük taşıtı. | Bu taşıtın taşıyabildiği miktarda olan.

İLE

Yük taşıyan küçük kamyon, pikap. )

- KAMYON ile KAPTIKAÇTI

( ... İLE Kamyonla otomobil arası motorlu yolcu taşıma aracı. | İskambille oynanan bir oyun. )

- KAMYON[Fr. CAMION] ile/ve/||/<> TANKER[Fr.]

( Motorlu, büyük yük taşıtı. | Bu taşıtın taşıyabildiği miktarda olan. İLE Petrol, benzin gibi akaryakıt ürünleriyle, sanayi ile ilgili yağ vb. sıvı nesneleri taşıyan gemi ya da kamyon. )

- KAMYONET ile KAMYONETÇİ/LİK

- KÂN(OLUŞ) ||/>
MEKÂN
ile/ve/||/<>/> DUYU ile/ve/||/<>/> DUYGU ile/ve/||/<>/> HAL ile/ve/||/<>/> MAHAL ile/ve/||/<>/> MAKAM
||/> AKIL/KAVRAM

- KÂN

( Değerli madenlerin çıkarıldığı ocak. )

- KAN ile HAYVANDA

( Başlıca, 4 kan öbeği vardır. Bunlar (A), (B), (AB) ve (0)'dır. Bunlara ek olarak, bazı alt öbekler de vardır. Ayrıca, kanda, Rh etmenleri de bulunmaktadır.

Bunlar (Rh pozitif) ve (Rh negatif) olarak adlandırılırlar. Kan naklinde, verilecek kanın ve alacak kişinin kan öbeğinin bilinmesi çok önemlidir. Yanlış kan verilmesi, ölüme dahi yol açabilir.

Bazı durumlarda (0) öbeği kan, (A), (B) ve (AB) öbeklerine verebilir. Bu bakımdan (0) öbeğine, "genel kan verici" denilir. (AB) öbeği ise her öbekten kan alabileceğinden dolayı "genel kan alıcı" olarak adlandırılır. İLE
Domuzlarda 16, ineklerde 12, köpeklerde 7, kedilerde ise 2 kan öbeği vardır. )
( KAN VERMENİN YARARLARI

Kan vermenin hiçbir zararı ya da tehlikesi olmadığı gibi, tam aksine insan sağlığına yararı vardır.

18-65 yaş arası sağlıklı her kişi, 3 ayda bir kan verebilir. Gövdede, 300-400 ml. kan eksikliğinde, bünye bunu kapatmak için derhal çalışmaya başlar. Kemik iliği, kana döktüğü hücrelerin sayısını artırır. Bir yandan, taze kan, organlara oksijen taşınmasını kolaylaştırır. Kişi, canlılık kazanır. KAN VEREN, kendi sağlığına hizmet ederken, çok daha önemlisi YAŞAM KURTARIR. )
( SIKÇA SORULAN SORULAR

* Kimler kan bağışlayabilir?
18 - 65 yaş arası önemli bir sağlık sorunu olmayan, gövde ağırlığı 50 kg.'ın üzerinde olan kişiler.

* Ne sıklıkla kan verilebiilir?
Bağışlar arasında üç ay ara olacak biçimde yılda dört kez kan bağışlanabilir.

* Kan bağışlamaya gelirken yanımda neler getirmeliyim?
Resmi kimlik belgesi yeterlidir. (Yasal zorunluluk)

* Kan bağışı ne kadar zaman alır?
Kayıt, muayene, kan verme ve ikram işlemlerinin tamamı 30 - 35 dakika sürer.

* Acı hisseder miyim?
Evet çok az ama büyük acılar yaşamaktansa küçük acılara katlanmak gerekir.

* Her bağışımda formu doldurmam gerekli mi?
Evet. Formdaki sorulara vereceğiniz samimi ve doğru yanıtlar yapılacak tüm tarama testlerinden daha değerlidir.

* Gövdemizde ne kadar kan vardır?
Erişkin bir insanda, uygun kilonun %8'i kadar kan vardır. Yaklaşık olarak, 5.000 - 6.000 ml. olarak hesaplanmaktadır.

* Ne kadar kan alınıyor?
1 ünite. (450 ml. +/- 10 ml.)

* Sarılık geçirdim, kan bağışlayabilir miyim?
B ve C tipi geçirenler hiçbir zaman kan bağışı yapamazlar.

* Kan bağışlandıktan sonra herhangi bir değişiklik hisseder miyim?
Tavsiyelere uymuş iseniz yarım saat içinde günlük etkinliklerinize dönebilirsiniz. Ancak, aşırı dikkat gerektiren; uçak pilotu, iş makinesi operatörü, sürücülük gibi mesleklerde çalışanlar ve sporcuların kan bağışladıkları gün dinlenmeleri önerilir.

* Kanım kullanılmadan önce test ediliyor mu?
Mutlaka!
HIV[AIDS], HCV[C tipi sarılık], HBV[B tipi sarılık], Frengi[Sfilis] ve kan öbeği testi her bağışta yapılır. Lütfen (herhangi bir kuşkunuz nedeniyle) test sonucunuzu öğrenmek için kan bağışlıyorsanız, bunu yapmaktan vazgeçiniz.

* Test sonuçları pozitif (+) bulunmuşsa?
Paniğe kapılmayın, bu durumda doğrulama testleriniz yapılarak kan merkezi doktoru tarafından size bilgi verilecektir.

* Kansız kalır mıyım?
Hayır, bağış öncesi yapılan test sonucu kan düzeyi düşük [anemik] kişilerden kan alınamaz.

* Kilo alır mıyım / verir miyim?
Hayır. Kan bağışının bilimsel olarak kanıtlanmış bu tür yan etkileri yoktur.

* İlâç kullanıyorum, kan bağışlayabilir miyim?
Bazı ilâçlar kan bağışı için engel oluşturabilirler, bu durum tüm ilâçlar için geçerli değildir. Lütfen kullandığınız tüm ilâçları kan merkezi doktoruna bildiriniz.

* Kan bağışlamak alışkanlık ya da bağımlılık yapar mı?
Bilimsel olarak kan bağışının bağımlılık yaptığını gösteren bir çalışma yoktur.

* Kan bağışladığım zaman, AIDS ya da herhangi bir hastalık bulaşır mı?
Kan alım işlemlerinde kullanılan iğneler tek kullanımlık ve sterildir. Bu nedenle, AIDS gibi herhangi bir hastalığın bulaşma olasılığı yoktur. )
( )

- KAN:
ACİL GEREKSİNİM
ile/ve/<>/değil SÜREKLİ GEREKSİNİM

- BLOOD ALBUMIN[İng.] / ALBUMINE DU SANG[Fr.] / BLUTALBUMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KAN ALBÜMİNİ

- KAN ve ÖRGEN BAĞIŞI

( )
( )

- KAN BİRLİĞİ ile/ve/yerine/değil CAN BİRLİĞİ

- BLOOD CORPUSCLES[İng.] / BLUT KÖRPERCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KAN GÖZESİ/HÜCRESİ

- GLOBULES SANGUINS[Fr.] ile/değil/yerine/= KAN GÖZESİ

-

- KAN MEKTUBU ile KAN ALMA

- KAN NAKLİ değil/yerine/= KAN AKTARIMI


- KAN ÖBEKLERİNDE:
0-
ile AB+

( Herkese[tüm kan öbeklerine] verebilir ve sadece kendi kan öbeğinden alabilir. İLE Herkesten[tüm kan öbeklerinden] alabilir ve sadece kendi kan öbeğine verebilir. )
( )

- KAN ÖBEKLERİNDE:
0
ile/değil BOMBAY

( ... İLE/DEĞİL 250 bin kişide bir görüldüğü tahmin edilmektedir. Beklenilenden farklı bir kan öbeğiyle olan doğumda, Bombay olabilir şüphesiyle yaklaşılabilir. Yani, çiftlerin her birinin kanı 0 öbeği olduğu durumda, çocuğun kan öbeğininin A ya da B olması pek beklenmez, ancak bu tarz bir durumda çiftlerden herhangi birinin kan öbeğinin Bombay olma olasılığı üzerinde durulabilir. )

-

- KAN TÜKÜRÜP ve/fakat/||/<>/> "KIZILCIK ŞERBETİ İÇTİM" DEMEK

- KAN, KEMAL (İST. 1929 - 1997)

( Büyükdereli olup esas ismi Nurhan Tüzünkan'dır. Cağaloğlu'ndaki Yene Lise'yi bitirdikten sonra İ. Ü. Hukuk Fakültesi ve ayrıca İstanbul Belediye Konservatuarı Tiyatro Bölümü mezunudur. Almanya'da Bavyera Devlet Fotoğrafçılık Okulu'nda okuyup mezun oldu. Lise'yi bitirdikten sonra Rusya'dan Türkiye'ye gelen rejisör Madan Espir Şup ile kameraman Madlof'un yanında asistanlık yaptı. Çok genç yaşta yönetmen ve kameraman olarak işe başladı. Almanya'dan döndükten sonra "Taş Parçası, Yılmaz Ali", ve "Kıvırcık Paşa" filmlerini sesli olarak çekti. Bu filmleri ile tiyatrocuların tekelinde olan sinemaya değişik bir boyut kazandırdı ve "Geçiş Çağı" adı verilen yeni bir dönemin başlamasında önde gelen yönetmenlerden biri oldu.1942'de "Derili Pınar" isimli filmi ilk kes sessiz olarak çekti ve daha sonra dublajla seslendirdi. Bu biçimde film yapılması ucuz olduğundan çok yaygınlaştı ve günümüze kadar devam etti. Yerli Film Yapanlar Cemiyeti'nin kurucuları arasında yer aldı ve ilk başkanı oldu. Türkiye'de ilk defa artist yarışması düzenledi ve bu yarışmalardan Ayhan Işık, Oya Sensev, Kadir Savun, Vedat Karaokçu, Mahir Özerdem, Belgin Doruk ve Sadri Alışık gibi oyuncuları Türk sinemasına kazandırdı. Sinema sanatçılarının sosyal güvenceye kavuşturulması amacı ile kurulan Film - San Vakfı'nın kurucuları arasında yer aldı ve uzun süre başkanlığını yaptı. 1944'te İstanbul Film Şirketini kurarak kendi hesabına filmler çekti. Uzun metrajlı filmler çektiği gibi kısa metrajlı ve eğitim amaçlı filmler de çekti. "Türk Sinema tarihinin geçiş dönemi" olarak kabul edilen 1940 - 1950 arasının en önemli temsilcisi, yapımcısı ve yönetmenidir. Sanat hayatı boyunca 64 filmin yönetmenliğini yaptı. 39 filmin yapımcılığını üstlendi ve 22 filmde aktör olarak rol aldı. )

- BLOOD[İng.] / SANG[Fr.] / BLUT[Alm.] ile/değil/yerine/= KAN

- KAN ile DEM-İ NİFÂS[Ar.]

( ... İLE Doğum sırasında gelen kan. )

- KAN ile/ve İLİK

- KAN ile KAN

( Gövdemizde dolaşan yaşamsal sıvı. İLE İnanmak. )

- KAN ile KAN BANKASI ile KAN KARDEŞİ ile KAN KANSERİ ile KAN HÜCRESİ ile KAN DOLAŞIMI ile KAN GRUBU ile KAN PARASI ile KAN ZEHİRLENMESİ ile KAN BASINCI ile KAN TAŞI ile KAN TESTİ ile KANA SUSAMIŞ ile KAN NAKLİ ile KAN GRUBU ile KAN DAMARI ile KAN DAMARLARI ile KANSIZ ile KAN DÖKÜLMESİ ile KAN ÇANAĞI


- KAN ile KAN DOKU

( ... İLE Plazması ve taşıdığı yuvarlar bakımından bir doku gibi görünen kan. )

- KAN ile KİRLİ KAN

( ... İLE Toplardamarların kalbe götürdüğü kan. )

- KAN ile PIHTI/PIHTILAŞMA

- KAN ile PIHTILAŞMIŞ KAN(ALAK/ALEKA[Ar.])

- KAN ile/ve/<> PLAZMA[Yun.]

( ... İLE/VE/<> Kanda alyuvarla akyuvarların içinde bulunduğu sıvı. | Elektrik yükü yansız olan gaz moleküllerinden, pozitif iyonlardan ve negatif elektronlardan oluşan akışkan. )

- KAN ile/ve/||/<>/> TEMİZ KAN

( ... İLE/VE/||/<>/> Atardamarlarda dolaşan, akciğerlerden aldığı oksijeni taşıyarak gövdenin her yanına giden kan. )

- KANAAT ile/ve/||/<> KALENDER

- KANAAT ile KANAATLİ/LİK ile KANAATSİZ/LİK ile KANAATSİZCE

- KANAAT değil/yerine/= KANI/KANIKLIK

- KANAAT ile/ve/değil/yerine KANIT


- KANÂ'AT[Ar.] ile KASD[Ar.]

- KANAAT ile/değil/yerine/||/<>/< KAVRAM

- KANAAT ile/ve/değil/yerine/||/<>/> YAKÎN

- KANAAT ile/ve/<>/değil/yerine YEĞLEME/TERCİH

- KANAATBAHŞ değil/yerine/= İNANDIRICI

- KANAATKÂR değil/yerine/= YETİNGEN

( Kazandığı ile meşgul olup, başkasının kazandığı ile meşgul olmamak. )

- KANAATKAR/KANAATLİ değil/yerine/= KANIK/YETİNGEN

- CANNABIS[İng.] ile/değil/yerine/= KANABİS, HİNT KENEVİRİ

- CANADA BALSAM[İng.] / BAUME DU CANADA[Fr.] / KANADISCHE HARZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KANADA REÇİNESİ

- KANADA ile KANADA ile KANADA

( BÜYÜK KÖY [Amerika yerlilerinin dilinde] İLE İlk Çağ'da yaşamış Hint doğa bilimci ve filozof.[Hint felsefesi tarihinde Vaisesika okulunun kurucusu olarak kabul edilen Kanada, aynı zamanda Hint bilim tarihindeki ilk fizikçilerden biri olarak da kabul edilmektedir.] İLE Kanat. )

- KANADALI ile KANADA GEYİĞİ ile KANADA KAVAĞI

- KANADI OLMAK/ÇIRPMAK ile/ve/fakat/||/<>/> UÇAMAMAK

- CANADOL[İng.] ile/değil/yerine/= KANADOL

- KANAKLAR

( Yeni Kaledonya yerli halkı. )

- CHANNEL EFFECT[İng.] / EFFET DE CANAL[Fr.] ile/değil/yerine/= KANAL ETKİSİ

- CANAL RAYS[İng.] / KANALSTRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KANAL IŞINLARI

- KANAL KAPASİTESİ İLE HATA DÜZELTME İLE SIKIŞTIRMA ile/||/<> İLETİŞİM TEOREMİ

( Shannon ın temel teoremleri. )
( Formül: C = B log₂(1 + SNR) )

- KANAL değil/yerine/= ARK/HARK

( İçinden su akıtmak için toprağı kazarak yapılan açık oluk. )

- CHANNEL[İng.] / CANAL[Fr.] ile/değil/yerine/= KANAL

- KANAL ile KANAL KAPASİTESİ ile KANAL SEÇİCİ ile KANALLAR


- KANAL ile KANALCIK

( Bazı bölgeleri sulamak, kurutmak amacıyla ya da gemilerin işlemesine elverişli, insan eliyle açılmış su yolu. | Telefon, telgraf, radyo, televizyon vb. araçlarla iletişimi sağlayan yol, hat. | Tahtanın liflerine dik yönde açılan kırlangıç kuyruğu biçimli girinti. | İçinden damar, sinir ya da bir sıvı geçen yol. | İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz.

İLE

Küçük kanal. | Bir organizmadaki küçük kanal. )

- KANAL ile KANALİKÜL ile YÖNLENDİRMEK

- KANAL ile LAĞIM[Yun.]/GERİZ/KERİZ/KEHRİZ/KARIZ[Fars.]

( ... İLE Bir yerleşim merkezinde, kirli suların akıp gitmesi için yeraltında açılmış ark. | Düşmanın kale duvarlarını yıkmak ya da düşmesi ordugâhına zarar vermek amacıyla, düşman siperlerine doğru yer altından açılan yol. )
( TURFAN KARIZLARI: Yeraltı su kanalları.
Lağım ya da yer altından giden su kanalı anlamındadır. Burada kullanılan lağım sözcüğü ilk anda bugün büyük şehirlerde kullanılan atık su yollarını çağrıştırsa da asıl anlamı yer altına açılan tünel, kanaldır. Osmanlı ordusunda, fethedilmek istenen kalelerin etrafı sarıldığında, yer altından tüneller açarak kale duvarı altına ve girişine patlayıcı yerleştirip, kale duvarlarının ya da kapısının yıkılmasını sağlayan asker grubuna "lağımcı" denirdi. "Karız" sözcüğü; kehriz, lağım ve yeraltı su yolu demektir. Suyun aktığı yeraltı kanalı anlamına gelen "teşme" olarak da geçmektedir. )
( [argo] KARIZ/KEHRİZ: Bugün Anadolu'da "keriz" olarak kullanılan bu sözcük, sebil, herkesin kullanımına açık çeşme anlamındadır. Malını mülkünü herkesin kullanmasında sakınca görmeyen, malını sebil gibi dağıtan kişiler için kullanılmaktadır. )
( KARİZÇİ: Kuyu kazan kişi. )

- KANAL ile MİDİ KANALI

( Akdeniz ve Atlantik Okyanusu'nu birbirine bağlayan, bugün dünya miras dizininde bulunan Midi Kanalı'nın inşasını 1667'de Paul Riquet adlı bir iş adamı başlattı. Kral XIV. Luis'in desteklediği, su, para ve insan gücünün uyumlu bir karışımı olan 240 km.lik bu proje ancak 1680'de tamamlanabildi. )

- KANAL ile SU KANALI

( Doğal su yolu. İLE İnsan eliyle açılmış su kanalı. )

- KANAL ile/ve TÜNEL

- KANAL ile/ve YOL

- KANALCIK ile KANALCIKLI

- KANALİZASYON ve/||/<> HAMAM ve/||/<> KÜTÜPHANE

( Kentin kirini alır götürür. VE/||/<> Gövdenin kiri temizlenir. VE/||/<> Aklın boşlukları/"tozları" alınır. )
( Pis ve atık suların özel kanallar aracılığıyla belirli merkezlerde toplanıp atılmasını sağlayan düzen, lağım döşemi. VE/||/<> Yıkanılacak yer, yunak, ısıdam. | Para karşılığında yıkanma işinin yapıldığı yer. VE/||/<> Betiklik/kitaplık. | Betik satılan dükkân, betikevi. )

- KANALİZE ETMEK/OLMAK değil/yerine/= YÖNLEMEK/YÖNLENMEK


- KANALİZE ile KANALİZASYON

- KANAMA:
YERLEŞME
ile/ve/||/<> ÂDET

( Gebe kaldıktan yaklaşık 10 - 14 gün sonra oluşan az miktarda hafif lekelenme ya da kanama olarak tanımlanır. [Bu durum, gebelikte rahim duvarına yumurtanın yerleşmesi sırasında ortaya çıkar ve genellikle uzmanlar tarafından normal karşılanır.][Döllenmiş yumurtanın rahmin iç tabakasına yapışmasıyla oluştuğu düşünülen hafif bir kanama türüdür.][Genellikle kendi kendine durur ve özel bir tedavi gerektirmez.] İLE/VE/||/<> ... )

- KANAMA ile HEMOROİD

- KANAMA ile KANAMALI

- KANAMA ile KANAYAN ile KANAYAN ile KANAMA ile KANAYAN RAHİBE

- KANAMALAR:
DIŞ
ile/ve/||/<> İÇ ile/ve/||/<> DELİKLERDEN[doğal] ile/ve/||/<> ATAR DAMAR ile/ve/||/<> TOPLAR DAMAR ile/ve/||/<> KILCAL DAMAR

( [Burun Kanaması]
- Hasta/yaralı sakinleştirilir, oturtulur.
- Başı hafifçe öne eğilir.
- Burun kanatları, 5 dk. süre ile sıkılır.
- Uzman bir doktora gitmesi sağlanır.
)
( [Kulak Kanaması]
- Hasta/yaralı, sakinleştirilir.
- Kanama hafifse kulak, temiz bir bezle temizlenir.
- Kanama ciddi ise kulağı tıkamadan temiz bir bezle kapanır.
- Bilinci yerindeyse hareket ettirmeden sırtüstü yatırılır, bilinçsiz ise kanayan kulak üzerine yan yatırılır.
- Kulak kanaması, kan kusma, anüs, üreme organlarından gelen kanamalarda hasta/yaralı, kanama örnekleri ile uzman doktora sevk edilir.
)

- KANAMALARDA, BASI/TURNİKE UYGULAMA NOKTALARI:
BOYUN
ile/ve/||/<> KÖPRÜCÜK KEMİĞİ ile/ve/||/<> KOLTUK ALTI ile/ve/||/<> PAZU ile/ve/||/<> KASIK ile/ve/||/<> UYLUK[BACAĞIN ÜST YARISI]

( [Turnike uygulamasında dikkat edilecekler...]
- Turnike uygulamasında kullanılacak malzemelerin genişliği en az 8 – 10 cm. olmalıdır.
- Turnike uygulamasında ip, tel gibi kesici malzemeler kullanılmamalıdır.
- Turnikeyi sıkmak için tahta parçası, kalem gibi malzemeler kullanılabilir.
- Turnike kanama duruncaya kadar sıkılır, kanama durduktan sonra daha fazla sıkılmaz.
- Turnike uygulanan bölgenin üzerine hiçbir şey örtülmez.
- Turnike uygulamasının yapıldığı saat bir kağıda yazılmalı ve yaralının üzerine asılmalıdır.
- Uzun süreli kanamalardaki turnike uygulamalarında, kanayan bölgeye göre 15-20 dakikada bir turnike gevşetilmelidir.
- Turnike uzvun koptuğu bölgeye en yakın olan ve deri bütünlüğünün bozulmamış olduğu bölgeye uygulanır.
- Turnike, kol ve uyluk gibi tek kemikli bölgelere uygulanır, ancak ön kol ve bacağa el ve ayağın beslenmesini bozabileceği için uygulanmaz. Uzuv kopması durumlarında, ön kol ve bacağa da turnike uygulanabilir. )
( [Boğucu Sargı (Turnike) Uygulama Tekniği]
- İlk yardımcı, eline, geniş, güçlü ve esnemeyen bir sargı alır.
- Şerit yarı uzunluğunda katlanır, uzuv, etrafına sarılır.
- Bir ucu halkadan geçirip çekilir ve iki ucu biraraya getirilir.
- Kanamayı tamamen durduracak yeterlikte sıkı bir bağ atılır.
- Sargının içinden sert nesne[kalem gibi] geçirilir ve uzva paralel konuma getirilir.
- Kanama durana kadar sert nesne döndürülür.
- Sert nesne, uzva dik konuma getirilerek sargı çözülmeyecek biçimde sabitlenir.
- Hastanın/yaralının giysisinin üzerine, adı ve turnikenin uygulandığı zaman[saat ve dakika] yazılı bir kart iğnelenir.
- Çok sayıda yaralı olduğunda, yaralının alnına rujla ya da sabit kalemle "turnike" ya da "T" harfi yazılır.
- Hasta/yaralı, pansuman ve turnikesi görülecek biçimde battaniye ile sarılır.
- Turnike, 15-20 dakika aralıklarla gevşetilir, sonra tekrar sıkılır.
)
( [Uzuv Kopması Varsa]
- Kopan parça, temiz, su geçirmez, ağzı kapalı bir plastik torbaya yerleştirilir.
- Kopan parçanın konduğu torba, buz içeren ikinci bir torbanın içine konulur.
- Kopmuş uzuv parçasının konduğu plastik torba, ağzı kapatıldıktan sonra içinde 1 ölçek suya 2 ölçek buz konulmuş ikinci bir torbaya ya da kovaya konulur. Bu biçimde, kopmuş uzuv parçasının buz ile doğrudan teması önlenmiş ve soğuk bir ortamda taşınması sağlanmış olur.
- Torba, hasta/yaralı ile aynı araca konulur, üzerine hastanın adı ve soyadı yazılır, en geç 6 saat içinde sağlık kuruluşuna gönderilir.
- Tıbbi birimler haberdar edilir[112].
)

- KANAMYCIN SULFATE[İng.] ile/değil/yerine/= KANAMİSİN SÜLFAT

- KANAMYCIN[İng.] ile/değil/yerine/= KANAMİSİN

- KANARYA MAHALLESİ ve/||/<> KUŞ ADLI SOKAKLAR

( )

- KANARYA SESİ ile/ve BÜLBÜL SESİ

( Sadece eril kanaryalar öter. İLE/VE ... )
( Telefonları ve öteki ev aletlerinin seslerini taklit edebilirler. İLE/VE Çevrelerindeki tüm sesleri belleklerine kaydederek büyük bir uyum içinde kaydettikleri tüm sesleri çıkartırlar. )

- KANARYA ile/ve

( İspinozgillerden, yeşilimsi ya da sarı tüylü, koni biçiminde küçük gagalı, ötücü kuş. [Çizgi film kahramanı Tweety, bir kanaryadır.] İLE ... )

- KANARYAÇİÇEĞİ ile KANARYAOTU

( Çan çiçeğigillerden, sarı renkli bir çiçek. İLE Çuha çiçeğigillerden, tohumları kafes kuşlarına yem olarak verilen bir bitki. )

- KANARYA/LIK ile KANARYA OTU ile KANARYA ÇİÇEĞİ

- KANAT ÖĞRENİMİNDE:
UÇUŞ(TA)/FLY
ile/ve/değil/||/<>/< YER ÇALIŞMASI/GROUND TRAINING

- KANAT TELEKLERİ ile/ve/<> KUYRUK TELEKLERİ

( El, Kol ve Kın Telekleri. İLE/VE/<> ... )

- KANAT ile/ve/değil/||/<> ANGIÇ

( ... İLE/VE/DEĞİL/||/<> Araca daha fazla yük yüklemek üzere yanlarda oluşturulan parmaklık, kanat. )

- KANAT ile/değil KANAAT

( Kuşlarda ve böceklerde uçmayı sağlayan örgen. | Balıklarda yüzgeç. | Bir uçağın havada durmasını sağlayan taşıyıcı aerodinamik güçlerin etkilediği yatay yüzey. | Kapı, pencere, dolap gibi dikine açılıp kapanan şeylerin kapağı. | Yan, taraf. | Meclis, parti vb. topluluklarda düşünce yönünden özellik gösteren taraflardan her biri. | Fırıldak biçiminde olan şeylerde kol. | Angıç. | Savaş düzenindeki ordunun iki yanından her biri, cenah. | Futbol, hentbol vb. takım oyunlarında hücum hattının sağ ve sol bölümü. İLE/DEĞİL Elindekinden hoşnut olma durumu, kanıklık, yeter bulma, yetinme, fazlasını istememe, doyum. | Kanma, inanma. | Kanış, kanı, inanç, düşünce. )

- KANAT ile SİNEKLİK ile SARKIK

- KANATA[İt. < CANETTA] ile GÜĞÜM[Yun.]

( Ağzı geniş, tek kulplu su kabı. İLE Yandan kulplu, boynu uzun, genellikle bakırdan su kabı. )

- KANATALP, SAMET (KOCAELİ, 1992)

( Orta saha elemanı olarak Bodrumspor'dan transfer edildi (2018/2019, ara transfer). Sezon sonu serbest kaldı. Takımının 10 lig maçında oynadı. 4 kez Olimpik Milli takımda yer aldı. Kocaeli, Körezspor, Çubukspor, Bakspor, A. Selçuklu (Konya), Diyarbakırspor A.Ş., Pendikspor, Tokatspor, Sivas Belediyespor, Bodrum Belediyespor ve Sarıyer kulüplerinde oynadı. )

- KANATÇIKLAR, YAN KANATLAR = CENBÎ CENÂHEYN = AILES

- KANÂTIR[Ar. < KANTARA] ile KANÂTÎR[Ar. < KANTAR]

( Taştan yapılan kemerli büyük köprüler. İLE Kantarlar. )

- KANAT/KUBBE:
S
ile/||/<> M ile/||/<> L ile/||/<> XL

( 55-75 @@ 70-95 @@ 90-110 @@ 110-125 )
( 15 kg. + PİLOT )

- KANAT/KUBBE ile/ve/||/<> ASKI İPLERİ ile/ve/||/<> TAŞIYICI KOLONLAR ile/ve/||/<> KUŞAM/HARNESS

- KANAT/KUBBEDE:
EN:
A
ile/||/<>/> B ile/||/<>/> C ile/||/<>/> D

- KANATLI MEYVE, SAMARA = SİMÂR-I MÜCENNEHA = SAMARE

- KANATLILAR ile YARIMKANATLILAR

( Böceklerin kanatlı olanlarını içine alan altsınıf. İLE Böcekler sınıfından, ön kanatların dipten başlayarak yarıdan çoğu sertleşmiş son bölümleri ve art kanatları, zar durumunda olan, tahtakurusu, bit, subiti, su akrebi, fidan biti, cırcırböceği, kırmızıböceği gibi böcekleri içine alan bir alttakım. )

- KANATMAK ile KANATILMAK ile KANATLANMAK ile KANATLANDIRMAK ile KANAT ile KANATA ile KANATLI/LIK ile KANATSIZ/LIK ile KANATLILAR ile KANATSIZLAR

- KANATTA ...:
GİRİŞ/HÜCUM KENARI/FRONT EDGE[İng.]
ile/ve/||/<>/> ÇIKIŞ/FİRAR KENARI/BACK EDGE[İng.]


- KANATTA:
MESAFE
ile/ AKROBASİ ile/ HIKE&FLY

- KANATTA/KUBBEDE:
HAVA GEÇİRMEZLİK
ile/ve/||/<> ESNEMEZLİK ile/ve/||/<> DAYANIKLILIK

- KANAVA[İt. < CANOVACCIO] değil/yerine/= TASLAK

( Kaneviçe. | Bir biçim, resim, plan ya da eserin sonradan üzerinde işlenecek olan basit biçimi, taslak. )

- KANBUR değil KAMBUR

- KANCA ile/ve/değil ÇENGEL

- KANCA ile KANCA FATURASI ile BAĞIMLI ile KANCALI BURUN ile FAHİŞE

- KANCA ile KAPÇAK

( ... İLE Uzun saplı büyük kanca. )

- KANCA[İt. < GANCIO] ile/ve KARMUK

( ... İLE/VE Büyük kanca. )

- KANCALAMAK ile KANCALANMAK ile KANCA ile KANCACI ile KANCALI ile KANCASIZ ile KANCALI İĞNE ile KANCALI KURT ile KANCA BURUNLU

- KANCALI İĞNE değil/yerine ÇENGELLİ İĞNE


- KANCIK/LIK ile KANCIKÇA

- KANÇILAR[İt. < CANCELLIERE] ile/ve/||/<> KANÇILARYA[İt. < CANCELLERIA]

( Elçiliklerde, konsolosluklarda yazı ve evrak işlerini yürüten görevli. İLE/VE/||/<> Elçilik ve konsolosluklarda yönetimle ilgili görevlilerin çalıştığı yer. )

- KANDA ile KANDAN

( Nerede. İLE Nereden. )

- CANDELA[İng.] / CANDELA[Fr.] / CANDELA[Alm.] ile/değil/yerine/= KANDELA

- KANDELA[İt. < CANDELA] = MUM[Fars.]

- KANDEMİR, M. SEMİH (SARIYER/YENİMAHALLE, 1952)

( Bir süre yurtdışında çalıştıktan sonra yurda döndü. Ticaret Odasında memuriyet hayatına başladı ve buradan emekli oldu. Sarıyer Spor Kulübü, Yenimahalle Spor Kulübü, Yenimahalle Cami Derneği ve Sarıyer yeni Merkez Cami Derneği üyesi olup, Yenimahalle Spor Kulübünde yıllarca yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )

- KANDİL ile KANDİL ile KANDİL

( İçinde sıvı bir yağ ve fitil bulunan kaptan oluşmuş aydınlatma aracı. İLE Kandil gecesi. İLE Çok sarhoş.

)

- KANDİL ve MÂHYA

( ... VE Ramazan ayında birden çok minaresi olan camilerin minareleri arasına gerilen iplere kandil ya da ampullerle yazılan yazılar, resimler. )

- KANDİLÇİÇEĞİ = CİVANPERÇEMİ/CİĞEROTU

( Bileşikgillerden, çok çeşidi olan bir kır bitkisi. )

- KANDİLLEŞMEK ile KANDİL/LİK ile KANDİLCİ/LİK ile KANDİLLİ ile KANDİLSİZ ile KANDİL GÜNÜ ile KANDİL YAĞI ile KANDİL GECESİ ile KANDİL SİMİDİ ile KANDİL ÇİÇEĞİ ile KANDİL ÇÖREĞİ ile KANDİLLİ KÜFÜR ile KANDİLLİ SELAM ile KANDİLLİ TEMENNA


- KANDİLLİ ile KANDİLLİ

( Kandili olan. İLE Çok sarhoş.

)

- KANDIRA ile KANDIRA

( Kocaeli iline bağlı ilçelerden biri. İLE Buğdaygiller familyasından, pek çok türü bulunan, çok yıllık sürüngen bitki. | Ağaç. | Ot. )

- KANDIR(IL)MAK ile/ve/değil/yerine İKNA ETMEK/EDİLMEK

- KANDIRMA ile KANDIRMACA

- KANDIRMA ile/ve/<>/> "YUTTURMA"

- KANDIRMA/CA ile/ve/değil ŞAŞIR(T)MA/CA ile/ve/değil YANILTMA/CA / YANILSAMA

- [ne yazık ki]
KANDIRMADA:
"APTAL/LIĞIMIZ"
ile/ve/değil/||/<>/< "ONUN/ONLARIN" KARAKTERSİZ/LİĞİ

( Olmuyor. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Oluyor. )

- KANDIRMAK ile ALDATMAK

- KANDIRMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ALGI OLUŞTURMAK

- KANDIRMAK ile/<> "ATLATMAK"


- KANDIRMAK/ALDATMAK ile/ve/değil AVUTMAK

- KANDIRMAK ile/ve/değil "BAŞTAN ÇIKARMAK"

- KANDIRMAK ile/ve/değil "GÖZÜNÜ BOYAMAK"

- KANDIRMAK ile/değil/yerine İSTEDİKLERİNİ/BEKLEDİKLERİNİ VERMEK

- KANDIRMAK ile/değil/yerine/>< KABUL/RÂZI ETTİRMEK

- KANDIRMAK ile KAFESLEMEK[argo]

( Kanmasını sağlamak, inandırmak, ikna etmek. | Aldatmak. | İçme, yeme isteğini karşılamak. İLE Çıkar sağlamak için birini aldatmak. )

- KANDIRMAK ile KANDIRILMAK ile KANDIRABİLMEK ile KANDIRA ile KANDIRA OTU ile KANDIRA AĞACI

- KANDIRMAK ile/değil OYALAMAK

- KANDIRMAK ile SANDIRMAK

- KANDIRMAK(YEMEK) ile/değil YANILTMAK


- KANDIRMAMALI!

- KANEBAIN[İng.] ile/değil/yerine/= KANEBAİN

- KANEPE değil/yerine/= ÇEKYAT

- KANEPE[Fr. < CANAPÉ] ile KANEPE[Fr. < CANAPÉ]

( Birkaç kişinin oturabileceği genişlikte koltuk, çekyat. İLE Genellikle çay ve kokteyller için hazırlanan, çeşitli yiyeceklerle süslenen çok küçük ekmek. )

- KANERAL[İng.] ile/değil/yerine/= KANERAL

- KANFESE

( Tespih böceği. )

- KANGAL[Yun.] ile KANGAL ile Kangal

( Tel, kurşun boru gibi uzun ve bükülebilir şeylerin halka biçiminde sarılmasıyla yapılan bağ. | Bu biçimde bükülmüş şeylerin her bir halkası. İLE Deve dikeni. | Kangal ilçesine özgü bir köpek.
İLE Sivas iline bağlı ilçelerden biri. )

- KANGALLAMAK ile KANGALLANMAK ile KANGAL ile KANGAL KÖPEĞİ

- KANGCHENJUNGA

( Dünyanın üçüncü en yüksek dağı.[8598 m.]Sıkkım'da bulunur. )

- KANGRENLEŞMEK ile KANGRENLEŞTİRMEK ile KANGREN ile KANGRENLİ


- KANGURU ile/ve/<> AĞAÇ KANGURUSU

( ... İLE Papua Yeni Gine'nin başkenti Moresby'de görülebilir. )
( Avustralya'da, 60 kanguru türü bulunmaktadır. )
( ... İLE Yavruları, 12-20 ay arasında emerek beslenirler. )

- KANGURU ile/ve BUDİ

( Avustralya'da bulunan keseli hayvan. İLE/VE Fare kangurusu. )

- KANGURU ile KISA KUYRUKLU KANGURU

( )

- KANGURU ile KIZIL KANGURU

- KANGURU ile PATAGONYA MANASI

- KANGURU ile KUOKKA/QUOKKA

( - Kanguru ailesindendir.
- Güney Batı Avustralya'da yaşarlar.
- Ağırlığı 2.5 - 5 kg., boyları ise 40 - 54 cm. arasındadır.
- Otobur ve barışçıldır. )
( image )

- KANGURU ile VALABİ, VOLARU

- KANGURULARDA:
KOŞMAK
değil/yerine SIÇRAMAK

( Sıçramaları, koşmaktan daha az enerji tüketmelerini sağlamaktadır. )

- KÂNÎ[Ar.] ile Kânî[Ar.] ile KANİ'[Ar. < KANÂAT | çoğ. KANİÛN, KANİÎN]["ka" uzun okunur]

- KANIK = TOKGÖZLÜ/KANAATKÂR


- KANIKMAK ile KANIKLANMAK ile KANIK/LIK