| K... |

- KÜREK ile/ve/||/<>/> FIRIN

( Düzgün. İLE/VE/||/<>/> Kızgın. )

- KÜREK ile ISIRAN

( ... İLE Teknelerdeki hamuru kazımaya yarayan araç. | Fırında, ekmek, börek çörek çevirmeye yarayan, bir tür kürek. )

- KÜREK ile KÜREKLİ ile KÜREKÇİ/LİK ile KÜREKSİZ ile KÜREK KÜREK ile KÜREK CEZASI ile KÜREK KEMİĞİ ile KÜREK AYAKLILAR

- KÜREK ile SIYIRGA

( ... İLE Harmanda, samanı, bir yere toplamaya ya da damlardan, karı küremeye yarayan araç. )

- KÜREMEK/KÜRÜMEK = KÜRELEMEK

( Kürekle atıp temizlemek. )

- KÜREMEK ile KÜRÜMEK ile KÜRELEMEK ile KÜRELENMEK ile KÜRESELLEŞMEK ile KÜRESELLEŞTİRMEK ile KÜRESELLEŞEBİLMEK ile KÜR ile KÜRE ile KÜRK ile KÜRT ile KÜRKLÜ ile KÜRKÇÜ/LÜK ile KÜRTÇE ile KÜRESEL/LİK ile KÜRE KUŞAĞI ile KÜRK BÖCEĞİ ile KÜRESEL VALF ile KÜRK HAYVANI ile KÜRESEL ÜÇGEN ile KÜRESEL ISINMA ile KÜRESEL GÖK BİLİMİ

- KUREMONA[İng.] ile/değil/yerine/= KUREMONA

- KÜRESEL AYNA ile DÜZLEM AYNA

( Işığı bir noktada toplayan ya da dağıtan eğimli ayna. İLE Işığı düz bir biçimde yansıtan düz ayna. )

- KÜRESEL AYNA ile/||/<> PARABOLİK AYNA

( Küresel ayna küresel sapma İLE parabolik ayna mükemmel odaklama. )
( Formül: R = 2f yaklaşık İLE tam )

- SPHERICAL MIRROR[İng.] / MIROIR SPHÉRIQUE[Fr.] / KUGELSPIEGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL AYNA


- EBÂD-İ KÜREVÎ[Osm.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL BOYUTLAR

- KÜREVÎ MEVC[Osm.] / SPHERICAL WAVE[İng.] / ONDE SPHÉRIQUE[Fr.] / KUGELFÖRMIGE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL DALGA

- SPHERICAL HARMONICS[İng.] / HARMONIQUES SPHÉRIQUES[Fr.] / KUGELFÖRMISCHE HARMONIKEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL HARMONİKLER

- [ne yazık ki]
KÜRESEL ISINMA
ile/ve/değil/||/<>/> KÜRESEL İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ

( KÜRESEL İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ sunumları!!!
Küresel İklim Değişimi ve Türkiye
Kuraklıkta Kriz Yönetiminden Risk Yönetimine Geçmeliyiz...
Kuraklık Kıranı Risk Yönetimi
Günümüzden 2100 Yılına Küresel İklim Değişimi
Küresel İklim Değişikliğine Uyum Stratejileri
Sel, Heyelan ve Çığ için Risk Yönetimi
Depremde İlk 72 Saat )
( Dünya genelinde ortalama sıcaklıkların artması. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> İklimde uzun süreli değişiklikler ve dalgalanmalar. )

- KUGELABSCHNITT[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL KESİT

- SPHERICAL REFRACTING SURFACE[İng.] / SURFACE RÉFRACTANTE SPHÉRIQUE[Fr.] / KUGELBRECHENDE FLÄCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL KIRICI YÜZEY

- SPHERICAL COORDINATES[İng.] / COORDONNÉES SPHÉRIQUES[Fr.] / KUGEL KOORDINATEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL KOORDİNATLAR

- ASPHERICAL MIRROR[İng.] / MIROIR ASPHÉRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL OLMAYAN AYNA

- ASPHERICAL LENS[İng.] / LENTILLE ASPHÉRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL OLMAYAN MERCEK

- SPHERICAL ABERRATION[İng.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL SAPINÇ


- KÜREVÎ İNHİRAF[Osm.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL SAPMA

- KÜREVÎ RAKKAS[Osm.] / SPHERICAL PENDULUM[İng.] / PENDULE SPHÉRIQUE[Fr.] / KUGELFÖRMIGES PENDEL, KUGELPENDEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL SARKAÇ

- SPHERICAL CAPACITOR[İng.] / CONDENSATEUR SPHÉRIQUE[Fr.] / KUGELFÖRMIGER KONDENSATOR, KUGELKONDENSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL SIĞAÇ

- KÜRESEL ile/ve/değil/||/<>/< BASKIN YEREL

- KÜRESEL ile/ve/değil DAİRESEL

- KÜRESEL ile KÜRECİK

- KÜRESELLEŞME:
[ne yazık ki]
"ULUSLARARASILAŞMANIN GENİŞLEMESİ"
ile/ve/||/<> KURUMSAL ZORBALIK

- KÜRESELLEŞME ve/||/<> YOKSULLUK

- KÜRESELLEŞMENİN ARTMASI ile/ve/değil/||/<> SINIRLARIN AZALMASI

- KÜRESELLEŞ(TİR)MEK ile/ve/değil/yerine EVRENSELLEŞ(TİR)MEK

( )

- KÜREYVE değil/yerine/= YUVAR

( Organizmadaki çeşitli sıvılarda[kan, lenf, süt] bulunan, genellikle yuvarlak ya da oval küçük cisim.[Alyuvar, akyuvar.] | Yeryuvarlağı gibi düzgün olmayan küresel biçim. )

- KÜRƏK[Azr.] = SIRT[Tr.]

- KURFORSE ile ...

( Bir paraya, hükümetçe verilen (belirtilen) değer. )

- KÜRGEK ile KÜRGEK
[<

( Sandal küreği. İLE Toprağı kazmaya ya da kar küremeye yarayan her tür kürek. )

- KURGU-BİLİM değil BİLİM-KURGU

- KURGU ile/ve/||/<> ANLATIM

- KURGU ile/ve DİLE GETİRME

( Madem ki o olaylara/durumlara elimiz bulaşmadı, öyleyse dilimizi de bulaştırmayalım. )

- KURGU ile/ve HAYAL GÜCÜ

( Olduğu haliyle görün, olduğunu hayal ettiğiniz gibi değil. )
( Şeyleri hayal ettiğiniz gibi görmek yerine, onları oldukları gibi görmeyi öğrenin. )
( See your world as it is, not as you imagine it to be.
Instead of seeing things as imagined, learn to see them as they are. )

- KURGU ile KABUL

- KURGU ile KURUNTU


- KURGU ile "MİMARİ"

- KURGU ile/ve/değil/yerine/></< OLGU

- KURGUDA:
KESMEK
ile/ve/||/<>/> YONTMAK ile/ve/||/<>/> EKLEMEK

- KURGUL ile/ve/değil/yerine SİMGESEL

- KURGULAMAK ile KURGULANMAK ile KURGU ile KURGUCU/LUK ile KURGULU ile KURGUSAL ile KURGUSUZ/LUK ile KURGU BİLİMİ

- KURGU/LAMAK ile/ve/<> VURGU/LAMAK

- KURGULU değil KURULU

- ÖYKÜSEL KENDİLİK'TE:
KURGUSAL
ile/<> TÖZSEL

( [ÖYKÜSEL KENDİLİK: Zamana yayılmış, geçmiş ve geleceğe sahip kendilik.]

Öznenin ve ötekilerin özne hakkında anlattığı öykülerden oluşan "soyut" kendilik. İLE/VE/||/<> Öznenin ve ötekilerin özne hakkında anlattığı öykülerin toplamından oluşan "gerçek" kendilik. )
( DAVID HUME: "Kendilik, anlık izlenimler demetidir. Fakat bu izlenimler demetinin bir gerçekliği yoktur."

DANIEL DENNETT: "Kendimiz hakkında anlattığımı öyküler, bizi inşâ eder. Kendilik, bu öykülerin soyut bir kesişim noktasıdır. Fakat öykülerimizin inşâ ettiği kendilik, boş bir soyutlamadır."

ile/ve/||/

RICOEUR: "Öznenin, kendi hakkında anlattığı öykülerin toplamıdır. Bu öyküler, kendi aralarında çelişki, kararsızlık ve kendini aldatmayı içerse de bütünlüklü ve gerçek bir yaşamı oluşturur." )

- KURGUSAL TARİH FELSEFESİ ile/ve ELEŞTİREL TARİH FELSEFESİ

- KURGU/SAL ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KURAM/SAL


- CURIE[İng.] / CURIE[Fr.] ile/değil/yerine/= KÜRİ

- KURIE DIAGRAM[İng.] / COURBE DE KURIE, DIAGRAMME DE KURIE[Fr.] / KURIE-DIAGRAMM, KURIE-KURVE, KURIE-PLOT[Alm.] ile/değil/yerine/= KURİE ÇİZGESİ/GRAFİĞİ

- KURIE PLOT[İng.] ile/değil/yerine/= KURİE ÇİZİMİ

- KURIE CURVE[İng.] ile/değil/yerine/= KURİE EĞRİSİ

- KÜRİN ile SEPET
[<

( İçinde sebze ve meyve taşınan sepet. İLE ... )

- CURIUM[İng.] / CURIUM[Fr.] / CURIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜRİYUM/KÜRYUM

- KÜRİYUM[Fr. < CURIUM] ile KÜRİT[Fr. < CURIDE]

( Atom numarası 96, atom ağırlığı 248 olan, aktinitlerden, plütonyum 239'un helyum çekirdekleriyle bombardımanından elde edilen radyoaktif bir öğe. [simgesi: Cm] İLE Atom numaraları, 96 - 103 arasında bulunan öğelerin genel adı. )

- KÜRK ile KÜRKLÜ ile KÜRKÇÜ ile PASLANMA ile KÜRKLÜ

- KÜRKAS[Fr. < CURCAS] değil/yerine/= HİNT FISTIĞI

( Sütleğengillerden, meyve çekirdekleri zehirli bir bitki. )

- KÜRKÇÜBAŞI MESCİDİ

( Kürkçübaşı mescidi, İstinye Çayır sokaktadır. Mescit 17. yy. başlarında yaptırıldı. Yapım tarihi bilinmeyen mescit yangın sonucu tahrip olduktan sonra yeniden inşâ edilirken tarihi özelliği de yok edildi. )

- KURMACA AÇMAZI ile/ve/||/<> TRAJEDİ AÇMAZI

- KURMACA GERÇEKLİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÜNDELİK GERÇEKLİK

- KURMACA ile DOĞAÇLAMA

- KURMACA ile DÜZMECE

- KURMACA ile KURGULAMA

( Nesne. İLE Olay. )

- KURMACA ile/||/<> ÜST KURMACA

- KURMAK ile/ve/değil DİZGELEŞTİRMEK/SİSTEMLEŞTİRMEK

- KURMAK ile/yerine DÜŞÜNMEK

( Kuruntu/vesvese ile zihne düşenler düşünme değildir! [kuruntulardan vazgeçebilmeli!] )
( Bırak, farklı düşünce/duygu kuşları başının üzerinden uçsunlar. Sen ancak başının üzerinde yuva yapmamalarını sağlayabilirsin! )

- KURMAK ile/ve/> GELİŞTİRMEK

- KURMAK ile İLETİŞİM KUR ile KURULMUŞ ile KURMAK ile KURULUŞ


- KURMAK ve/> KORUMAK

- KURMAK ile KURMAY/LIK ile KURMACA ile KURMACI/LIK ile KURMAY BAŞKANI

- ... KURMAK ile/ve/||/<>/> ... OLUŞTURMAK

- KURMAK ile ÖNCÜLÜK ETMEK

- KURMAK ile/ve/||/<> ÖRMEK

- KURMAK ile TEMEL ile TEMEL ÇALIŞMASI ile VAKIFLAR ile KURULAN ile KURUCU ile KURUCU ile KURUCU

- KURMAK ile UYDURMAK

- KURMAK ile/ve YAPILANDIRMAK

- KURMAK ile/ve YÜRÜ(T)MEK

- KURNA[Ar. < KURNE] ile/ve/||/<> ZURNA[Fars. < SURNÂY]

( Hamama gidildiğinde/gidip beğenilmeyen/beğenmeyen. İLE/VE/||/<> Düğüne gidildiğinde/gidip beğenilmeyen/beğenmeyen. )
( Hamam ve banyolarda musluk altında bulunan, içinde su biriktirilen, yuvarlak, mermer, taş ya da plastik tekne. İLE/VE/||/<> Ağaçtan yapılan, iki karış boyunda, ağız bölümü yayvan, keskin bir ses çıkaran ve çoğu zaman davulla ya da dümbelekle birlikte çalınan nefesli çalgı. )

- KURNAZ ile KURNAZ İNSANLAR

- KURNAZ ile/ve/||/<> TATLI SU KURNAZI

- KURNAZLAŞMAK ile KURNA ile KURNAZ/LIK ile KURNALI ile KURNASIZ ile KURNAZCA

- KURNAZLIK ile/değil/yerine AKIL

- KURNAZ/LIK ile/değil/=/<>/>/< APTAL/LIK

( İkisinin de hiçbir "kazanımı", kalıcı değildir/olamaz. )

- KURNAZ/LIK ile BENCİL/LİK

- KURNAZ/LIK ile/değil CERBEZE

( ... İLE/DEĞİL İyi konuşma. | Beceriklilik, girginlik. | Kurnazlık, hilekârlık. )

- KURNAZLIK ile KURNAZLIK

- KURNAZ/LIK ile SİNSİ/LİK

- KURNAZLIK ile/değil/yerine ZEKÂ/ZEKİ


- KURNAZ/LIK ile/değil/yerine ZEKİ/LİK

- KURROL'S SALT[İng.] / KURROL'S SALTZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KURROL TUZU

- KURS[Ar. < KURŞ] ile KURS[Fr.]

( Ağırşak. | Bir gök cisminin teker biçimde görülen yüzü, çörek. İLE Resmî ve özel kuruluşlarca ilgililere belirli bir konuda bilgi, beceri ve davranış kazandırmak amacıyla düzenlenen derslere dayanan ve belirli bir süresi olan eğitim etkinliği. )

- KURS değil/yerine/= ÖĞRENEK

- KURS[Fr.] değil/yerine/= ÖĞRENEK

- KURS[Fr. < COURS] değil/yerine/= ÖĞRETİ/ÖĞRENEK

- KURSAK ile KURSAKLI ile KURSAKSIZ

- KÜRSÎ ile ...

( OTURULACAK YÜKSEKÇE YER | TAHT | MAKAM, VAZİFE )

- KURSİYER[Fr. < COURSIER] değil/yerine/= KURS ÖĞRENCİSİ

- KÜRSÜ ile AMBON[Fr.]

( ... İLE İlkel bazilikaların sahnında vaaz yeri ya da kürsüsü. | Çağdaş Balkan ve Yunan kiliselerinde büyük kürsü. )

- KÜRSÜ[Ar. < KÜRSİ] değil/yerine/= KONUŞAK

- KÜRSÜ ile KÜRSÜ ŞEYHİ ile KÜRSÜ HOCASI ile KÜRSÜ BAŞKANI

- KÜRSÜ[Ar. < KÜRSÎ] ile PODYUM

- KÜRSÜ[Ar. < KÜRSÎ] değil/yerine/= SEKİ

( Kalabalığa karşı konuşma yapanların önünde bulunan yüksekçe yer. | Ana bilim dalı. | Sandalye. | Bir fakültede araştırma ve öğretim birimi, bölüm. )

- KURŞUN, GÖRKEM (SARIYER, 1989)

( Rumelikavak İlk ve ortaokulunu bitirdi. Emirgan Süper Lisesinden ve Beykent Üniversitesi Bilişim Sistemleri Bölümünden mezun oldu. CHP'sinde siyasete atıldı. Dört yıl Sarıyer İlçe Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yaptı. 2019 Yerel seçimlerinde CHP listesinden İst. B.Ş.Belediyesi Meclis ve Sarıyer Belediyesi Meclis üyesi olarak seçildi. Rumelikavak Spor Kulübü üyesi olup yönetim kurulunda bir süre görev yaptı. İst. B.Ş.B. Spor Kulübü yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Ayrıca, Sarıyer Spor Kulübü ve Trabzonspor Kulübü üyesidir. )

- KURŞUN, GÜNAL (İST. 1941)

( Rumelikavaklıdır. Sarıyer'de ve değişik kulüplerde futbol oynadı. Uzun bir süre yurtdışında çalıştıktan sonra yurda döndü. Rumelikavak Spor Kulübünde antrenörlük ve bir dönem başkan olarak görev yaptı. Rumelikavak ve Sarıyer Spor Kulübü üyesidir. )

- KURŞUN, MEHMET (RUMELİKAVAK, 1957)

( Rumelikavak ilkokulu, Sarıyer Ortaokulu ve Sultanahmet Matbaacılık okulunda okuduktan sonra İ.Ü. Edebiyat Fakültesine bir süre devam ettiyse de üniversiteyi bitirmeden iş hpayatına atıldı. İstanbul İl Spor Müdürlüğünde memur oldu ve buradan emekli oldu. SODEP te siyaset atıldı, 1984 - 1989 döneminde Sarıyer Belediye Meclis üyesi olarak görev yaptı. Rumelikavak Spor Kulübü, Rumelikavak Su Ürünleri Kooperatifi ve Sarıyer Spor Kulübü üyesidir. Yat Kaptanları Derneği ve Sualtı Federasyonunun kuruluşunu gerçekleştiren ekipte yer aldı. )

- KURŞUN ile/değil GRAFİTİ

- KURŞUN ile KURŞUN İSABETİ ile KURŞUN İZİ ile BÜLTEN ile BÜLTEN TAHTASI

- LEAD[İng.] / PLOMB[Fr.] / BLEI[Alm.] ile/değil/yerine/= KURŞUN


- KURŞUNLAMAK ile KURŞUNLANMAK ile KURŞUNLATMAK ile KURŞUNLAŞMAK ile KURŞUNİLEŞMEK ile KURŞUN ile KURŞUNİ ile KURŞUNCU/LUK ile KURŞUNLU ile KURŞUNSUZ/LUK ile KURŞUN OTU ile KURŞUN ERİMİ ile KURŞUN GRİSİ ile KURŞUN KALEM ile KURŞUN RENGİ ile KURŞUNSUZ BENZİN

- KÜRT BÖREĞİ değil KÜT BÖREK

- KURT KEMERİ

( Belgrad Ormanları içindeki kemerlerden biri olan Kurt Kemerinin diğer adı Bend Kemeridir. 1563'te yağan korkunç yağmur bir tam gün devam etmiş, meydana gelen sel felaketi Moğlava Kemeri ile Kurt Kemerini tamamen yıkmış, Güzelce Kemer ile Kovuk Kemere de hasar vermiştir. Mimar Sinan yıkılan ve büyük hasar gören kemerleri yeniden 1563/1564 yılları arasında ikna etmiştir. Yeniden inşâ edilen kemerlerden biri de Kurt Kemeridir. )

- KURT, ADNAN (İST. 1929 - 2001)

( Çeşitli firmalarda şoför olarak çalıştı. Bilahare minibüs işletmecisi olarak çalıştı. Taksim Sarıyer Minibüs hattının kurulması için çaba harcayan üç beş kişilik ekibin içinde yer aldı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 8 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Yıllarca idari yönetici olarak görev üstlendi. Kulübün Divan Kurulu üyesiydi. )

- KURT, İBRAHİM (SARIYER, 1945 - 2001)

( Sarıyerlidir. Sinema oyuncusu. Türk sinemasının vazgeçilmez figüranlarından biriydi. Güler yüzlü, güçlü, kuvvetli ve heybetli yapısı ile filmlerde kabadayı rollerini üstlenir. Her verilen rolü en iyi yapmak için çabalar durur. Vurdulu - kırdılı her filmin kötü adamı oynayan figüranlarından biriydi. Yüzlerce filmde rol aldı. Ama üç dakika ama beş dakika, hiç yüksünmedi. Oyunculuğa devam etti. )

- KURT ile AMERİKA BOZKURDU

( ... İLE ABD ve Kanada ormanlarında yaşar. )

- KURT ile ASENA

( ... İLE Dişil kurt. )

- KURT ile ETİYOPYA KURDU

- KURT ile/ve GÜRBÜZ

( ... İLE/VE Davar biçiminde kurt.[GURK: KURT, BUZ: DAVAR] )
( BİHÂK/BUHAK[Ar.]: Eril kurt. )

- KURT ile KESELİ KURT

( ... İLE Genellikle omurgalılarda, kasların içinde gelişen şerit kurtçuklarının genel adı. )

- KURT ile KIR KURDU

- KURT ile KIZIL KURT

( ... İLE Amerika'da yaşarlar. )
( Gebelik süreleri 63-70 gündür. İLE ... )

- KÜRT ile KÜRDİSTAN ile IRAK KÜRDİSTAN DEMOKRAT PARTİSİ ile KÜRTLER

- KÜRT ile KÜRT
[<

( Yay, kamçı ve değnek gibi şeylerin yapımında kullanılan bir dağ ağacı. İLE Ön Asya'da yaşayan bir topluluk ve bu topluluktan olan kişi. )

- KURT ile KURT ile KANCALI KURT

( Köpekgillerden, Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika'da yaşayan, postu gri sarı renkli, yırtıcı, etçil memeli hayvan (Canis lupus). | Bir yeri, bir şeyi iyi bilen. | İşini iyi bilen, aldanmaz, kurnaz.

İLE

Yumuşak vücutlu, uzun gövdeli, omurgasız, bacaksız, ayaksız ya da çok ilkel ayaklı küçük hayvan. | Bazı böceklere ya da bazı böcek kurtçuklarına verilen ad.

İLE

İpsiler familyasından, 10 milimetre boyunda, ağzı çift çengelli, ince bağırsakta yaşayan asalak solucan.

)

- KURT ile KURT ile KURT

( Köpekgillerden, Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika'da yaşayan, postu gri sarı renkli, yırtıcı, etçil memeli hayvan. | Bir yeri, bir şeyi iyi bilen. | İşini iyi bilen, aldanmaz, kurnaz. İLE Yumuşak ve uzun gövdeli, omurgasız, bacaksız, ayaksız ya da çok ilkel ayaklı küçük hayvan. | Bazı böceklere ya da bazı böcek kurtçuklarına verilen ad. İLE Güney gök küresinde, Akrep ile Boğa arasında bulunan takımyıldız. )
(

)

- KURT(") ile/ve/<>/> (")KUZU(")

- KURT ile MOĞOL KURDU

- KURT ile SİYAH KURT

( ... İLE Bozkurtun melanistik bir renk çeşididir. Kuzey Amerika dağlarında ve Asya'nın yüksek kesimlerinde yaşar. )

- KURT ile/ve/||/<> TEL KURDU

( ... İLE Ekin ve sebze köklerini kemirerek büyük zararlara yol açması nedeniyle tarım için çok zararlı tarla böceği kurtçuklarına verilen ad. )

- KURT ile YELELİ KURT

- KURTAĞZI ile KURTAYAĞI ile KURTBAĞRI

( Gemi ve sandallarda halatın geçmesi için teknenin kenarına tutturulmuş, açık ağız biçiminde metal parça. | Doğramanın birbirine geçen dişleri. | Çatıdaki dışa açılan küçük pencere. İLE Damarlı çiçeksizlerden, küçük yapraklarla örtülü ince bir sap görünüşünde olan bir bitki. İLE Zeytingillerden, yaprakları mızrağa benzer, çiçekleri beyaz, kokulu ve salkım durumunda olan, çit yapmakta kullanılan bir süs bitkisi. )

- KÜRTAJ ile KÜRTAJCI

- KURTARIM ile KURTARIMCI/LIK

- KURTARMA ile KURTARMACI/LIK ile KURTARMA ARACI ile KURTARMA GEMİSİ ile KURTARMA KAZISI

- KURTARMAK" ile "DOĞRULTMAK"

- KURTARMAK ile KURTARILMAK ile KURTARABİLMEK ile KURTARIVERMEK ile KURTARICI/LIK

- KURTARMAK ile TOPARLAMAK

- KURTAYAĞI ile KURTAYAĞI TOZU

- KURTBOĞAN = BOĞAN OTU

( Düğün çiçeğigillerden, özellikle kökünde akonitin adında bir zehir bulunan bitki, kurtboğan. )

- KÜRTÇE değil [Doğu Anadolu] OSMANLI TÜRKÇESİ

- KURTCEBE, LEVENT (İST. 1960)

( Üniversite hayatını tamamladıktan sonra iuş hayatna atıldı. Elmektronik yedek parçası üreten kendi işyerini başındadır. Elektronik Sanayiciler –Derneği (ESİD) Yönetim Kurulu Üyesi olup, ayrıca üyesi olduğu Sarıyer Spor Kulübünde iki dönem (1989/1990 ve 1990 - 1991) Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı. )

- KURTÇUK ve/||/<>/> KURTÇUL

( Bazı hayvanların, özellikle böceklerin yumurtadan çıktıktan sonra, krizalit ya da ergin karakterlerini kazanmadan önceki evresi. VE/||/<>/> Kurtçuklarla beslenen hayvan. )

- KURTLU ile "KURTLU"

( İçinde kurt bulunan, kurtlanmış. İLE Yerinde rahat duramayan, sürekli kıpırdanan kişi. )

- KURTLUCA/MEŞECİK/YERMEŞESİ/YERPALAMUDU/SUSARMISAĞI ile KURTMANTARI

( Ballıbabagillerden, tırmanıcı sarı çiçekleri olan, kokusu sarmısağı andıran, göl ve akarsu kıyıları gibi nemli yerlerde yetişen bir bitki. İLE Tazeyken yenebilen, olgunlaştığında, basılınca sporlar saçan, beyaz renkli, yuvarlak biçimli, bazitli bir mantar. )

- KURTPENÇESİ = KURTTIRNAĞI

( Karabuğdaygillerden, 20-50 cm. yüksekliğinde, pembe çiçekleri salkım biçiminde, sap ve kökünde bol tanen bulunan çok yıllık otsu bir bitki. )

- KURTULABİLMEK ile KURTULUVERMEK

- ESCAPING VELOCITY[İng.] / VITESSE DE LIBÉRATION[Fr.] / ENTWEICHGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KURTULMA HIZI

- Kurtulmak için SUS!!!

- KURTULMAK ile ÖZGÜRLEŞMEK

( Özgürleşme, kişinin kendi kendine empoze etmiş olduğu yanlış fikirlerden kurtulmasıdır. )
( Bir canlı varolan, kurtuluşun onun ulaşabileceği bir yerde olduğunu bir kez işitir ve anlarsa, asla unutmayacaktır. )
( Liberation is of the self from its false and self-imposed ideas.
Once a living being has heard and understood that deliverance is within his reach, he will never forget, for it is the first message from within. )

- KURTULMAK ile REDDETMEK

( Kurtulmak, reddetmekle olanaklı değildir. )
( VARESTE[Fars.]: Kurtulmuş, halas olmuş. )

- KURTULMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/></< SINAMAK

- KURTULMAK ile SIYRILMAK

- KURTULMAK ile TERK

- KURTULMAK ile/ve/||/<>/< YADSIMAK

( KURTULMAK WV< YADSIMAK )

- KURTULMUŞ, ŞENER (BELÇİKA, 1967)

( Malatyaspor'dan kaleci olarak transfer edildi ve iki sezon (1991 - 1993) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 20 lig, 1 kupa ve 4 turnuva maçı olmak üzere 25 resmi ve 10 özel maçla birlikte toplam olarak 35 maçta yer aldı. Lig maçlarında 33, turnuva maçlarında 10 olmak üzere resmi maçlarda 43 ve özel maçlarda yediği 6 golle toplam olarak 49 gol yedi. Beşiktaş'a transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )

- KURTULUŞ SAVAŞI'MIZDA:
KAĞNI
ve/||/<>/> UÇAK

( )

- KURTULUŞ ile KURTULUŞLU ile KURTULUŞSUZ

- KURTULUŞ ve/< ÖZEN/İMTİNÂ

- KURTULUŞ ve/> PAKLIK


- YIĞIN ile KÜRTÜN

( ... İLE Rüzgârın biriktirdiği kar yığını. )

- CARBON DIOXIDE SNOW, DRY ICE[İng.] / KOHLENSAURESCHNEE, TROCKENEIS[Alm.] ile/değil/yerine/= KURU BUZ

- KURU ÇİÇEK ile BAŞAK

- KURU FASULYE ve/||/<> PİLAV

- KURU FASULYE ile/< ŞİŞERKA

( ... İLE/< Yaşken toplanıp, yaş olarak saklanan fasulye. )

- DRY CELL[İng.] ile/değil/yerine/= KURU GÖZE/HÜCRE

- KURU GÜRÜLTÜ, KAVARA ile/ve KAKOFONİ

- HURMA[Fars.] ile TRABZON HURMASI/ASYA/JAPON HURMASI/TAZE HURMA/CENNET ELMASI

( Hurma ağacı. | Palmiyegillerin eski çağlardan beri Kuzey Afrika'da kültürü yapılan, yemişlerinden yararlanılan, gövdesi uzun, yaprakları büyük ve dikenli bir ağaç. | Bu ağacın tatlı meyvesi. İLE Abanozgillerden, 15 metre kadar yükselebilen büyük bir ağaç. | Bu ağacın elma büyüklüğünde, turuncu renkte, hamken kekre olan, olgunlaştığında tatlılaşan meyvesi. )

- KURU KAFA ile/=/||/<> KAFATASI

( Baş iskeleti. | Ölüm tehlikesinin simgesi olarak kullanılan baş iskeleti. | Akılsız olan. İLE/=/||/<> İnsanda ve omurgalılarda, içinde beyin bulunan, başın kemik bölümü. )

- KURU KAFA ile KURUKAFA

( Baş iskeleti. | Ölüm tehlikesinin simgesi olarak kullanılan baş iskeleti. | Akılsız olan. İLE Tırtılları patates yaprağı yiyen, alt kanatları sarı, üstü kahverengi bir tür kelebek. )

- DRY ASHING[İng.] ile/değil/yerine/= KURU KÜL ETME

- KURU KURU (DÜŞÜNMEK)

( Bir şey yapmak yerine sadece düşünerek zaman geçirmek, işe yaramamak. )

- KURU KURU "ÜZÜLMEK" / "ÜZÜLÜYORUM" DEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< YAPABİLECEĞİN BİR ŞEY/LER

( Yok. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Var. )

- KURU MEYVE ile/ve TAZE MEYVE

( KAK: Meyve kurusu, dilimlenmeden kurutulmuş meyve. )

- KURU OT ile/ve/değil/||/<>/< TAZE OT

- KURU SARIMSAK ile/ve TAZE SARIMSAK

( ... İLE/VE Yedikten sonraki ağız kokusu daha fazla olabilir. )

- KURU ile KUPKURU

- KURU ile KURU TEMİZLEMECİ ile KURU TEMİZLEME ile KURU TARIM ile KURU MALLAR ile KURU ARAZİ ile KURU DAVRANIŞLAR ile KURAK MEVSİM ile KURUMAK

- KURUÇEŞME ile KURUÇEŞME ile KURUÇEŞME

( Ortaköy - Arnavutköy arasında. İLE Üsküdar, Fıstıkağacı - Bağlarbaşı arasında. İLE Acıbadem'de, Küftüncü Sokağı başında. )

- KURUCU BAĞLILIK ile NEDENSEL BAĞLILIK


- KURUCU ETKİ ile/||/<> DARBOĞAZ ETKİSİ

( Kurucu yeni koloni, darboğaz popülasyon küçülmesidir )
( Formül: Yeni başlangıç İLE azalma )

- KURUCU ETKİ ile/||/<> POPULASYON DARBOĞAZI

( Kurucu az birey koloni, darboğaz geçici azalma. )
( Formül: Settlement İLE surviving )

- KURUCU ETKİSİ HİPOTEZİ[İng. FOUNDER EFFECT HYPOTHESIS] ile/||/<> KURUCU ETKİSİ[İng. FOUNDER EFFECT] ile/||/<> VOLKANİZMA[İng. VOLCANISM]

( Ana popülasyondan ayrılan küçük bir grubun, oluşacak yeni nesiller üzerindeki etkisini açıklamak amacıyla ortaya atılmış hipotez. Genetik sürüklenmenin özel bir biçimidir. Havai sineklerinin (Hawaiian Drosophila) birçoğu adalar için endemiktir yani bir tür sadece belirli bir adada yaşamakta. Bu endemik dağılım kurucu etkisi hipotezi ile açıklanabilmekte. Yeni bir adaya göç eden ya da adaların nehirler, volkanizma gibi etkiler sonucunda birbirinden ayrılmasıyla coğrafi izolasyona maruz kalan grup ana popülasyonun genetik çeşitliliğinin çok küçük bir kısmını taşır. Bunun sonucunda diğer türleşme mekanizmalarının da etkisiyle adaya endemik sinek türleri ortaya çıkar. Bu sineklerin türleşme sürecinde kurucu etkisinin rol oynadığı hipotezi, endemizmden farklı kanıtlarla da desteklenmiştir. Örneğin kurucu etkisi hipotezi doğruysa buradan iki önemli çıkarım yapılabilir: @@ Küçük popülasyonlarda; az miktardaki bireyin genlerinin uzun süre, fazla sayıda dölle kalıtımı. @@ Erimiş kayaçlardan oluşan magmanın yerkabuğundaki çatlaklar yoluyla yeryüzüne ulaşması hareketi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KURUCU İKTİDAR ile "KURULMUŞ İKTİDAR"

- KURUCU KLÂSİK ile BÜYÜK SENTEZ KLÂSİĞİ ile MEDENİYETLERİ YATAY/DİKEY(/HEM YATAY, HEM DİKEY) KESEN KLÂSİKLER

- [ne yazık ki]
KURUCU ŞİDDET
ile/ve/||/<>/> KORUYUCU ŞİDDET

- KURUCU/YAPICI SURETLER(ES-SUVERU'L-MUKAVVİME) ile TAMAMLAYICI SURETLER(ES-SUVERU'L-MUTEMMİME)

( Nutkiyet/düşünmenin kişinin faslı/ayrımı olması gibi. İLE ... )

- KURUCU ile/ve/||/<> BAŞLATICI

- KURUCU ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KOLAYLAŞTIRICI

- KURUCU ile/ve SAVUNUCU


- KURUCU/LUK ile/ve KALICI/LIK

- KURUCU/LUK ile/ve/||/<>/< KURGUCU/LUK

- KURUL/HEYET[Ar.]/KONSEY[Fr. < CONSEIL]/ASAMBLE[ASSEMBLEE] ile KURULTAY/KONGRE[Fr. < CONGRES]

( Bir işi yapmak, yönetmek ya da bir kurum ve kuruluşu temsil etmek için görevlendirilmiş kişilerden oluşmuş topluluk. İLE Ulusal ya da uluslararası bilimsel toplantı. | Bir kuruluşun, gündemindeki sorunları, temel konuları konuşmak ve yeni kurullar seçmek üzere belirli sürelerle ya da gerektikçe yaptığı genel toplantı. | Eski Türklerde devlet işlerinin görüşülüp karara bağlandığı meclis. )

- KURUL ile/ve/||/<> KOL

- KURUL ile/ve/yerine/değil KOORDİNASYON

- KURULAMAK ile ACEMİ

- KURUL/HEYET ile/||/<> HEYET-İ TEMSİLİYE

( ... İLE/||/<> Temsil kurulu. Sivas Kongresi sonucu oluşturulan ve Anadolu'yu temsil eden kurul. )

- KURUL/KONSEY ile/ve/||/<>/> ALT KURUL/KOMİSYON

- KURULMA ile/ve/||/<> KIRILMA

- KURULMAK ile KURULABİLMEK ile KURUL


- KURULTAY ile/||/<> KABİNE ile/||/<> KURIA

( Genel toplantı, kurul/meclis. İLE/||/<> Bakanlar kurulu. İLE/||/<> Roma'da kurul. )

- KURULU ile KURGUL

- KURULUŞ ile/ve/||/<>/> KURTULUŞ

- KURULUŞ ile KURULUŞLAR BÜTÜNÜ

- KURULUŞ ile/ve YIKILIŞ

- KÜRÛM ile/||/<> KÖM

( Bağ çubuğu. İLE/||/<> Küme, yığın. | Küçük ağıl. )

- KURUM ile/ve/değil/yerine/< KURUL

- KURUM ile KURUM ile KURUM

( Evlilik, aile, ortaklık, mülkiyet gibi köklü bir yapıyı içeren, genellikle devletle ilişkisi olan yapı ya da birlik. İLE Bacalarda biriken kalın is. İLE Kendini büyük ve önemli gösterme davranışı, büyüklenme, gösteriş, azamet, tekebbür. )

- KURUM ile/ve/||/<>/> KURUN!

- SOOT[İng.] / SUIE[Fr.] / RUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= KURUM


- KURUM ve/<> TÖREN(MERÂSİM)

( Her kurum, törenleri ile yaşa(tılı)r. )

- BLOTTING PAPER[İng.] ile/değil/yerine/= KURUMA KÂĞIDI

- KURUMLANMAK ile KURUMLAŞMAK ile KURUMLAŞTIRMAK ile KURUMSALLAŞMAK ile KURUMLANABİLMEK ile KURUMSALLAŞTIRMAK ile KURUM ile KURUMA ile KURUMLU/LUK ile KURUMSAL ile KURUMSUZ/LUK

- KURUMLU ile KURUMLU

( Kurum tutmuş olan [yer/nesne]. İLE Gururlanarak kasılan, mağrur, dikbaşlı. )

- KURUMSAL BİR KARARI(/A):
BENİMSEMEK
ile/ve/değil/yerine/||/<> UYMAK

- KURUMSAL DEVLET ile KİŞİ DEVLET

- KURUMSAL DİN ile/ve BİREYSEL DİN

- KURUMSALLAŞMA YÖNETİMİNDE/ÖNDERLİĞİNDE, ÖNDER VE ÇALIŞANLAR:
BAŞLANGIÇTA
ve/||/<>/> GEÇİŞTE ve/||/<>/> DENEYİMLİ ve/||/<>/> YETİŞMİŞ

( )

- KURUMSALLAŞMALI!

- KURUMSALLAŞTIRMAK ile KURUMSALLAŞMIŞ


- KURUNTU/YANILSAMA = VEHİM = ILLUSION[İng., Fr.] = ILLUSION, TÄUSCHUNG[Alm.] = ILLUSIO[Lat.] = DOXA[Yun.] = ILUSIÓN[İsp.] = MAYA[Sansk.]

- KURUNTU ile KURUNTUCU/LUK ile KURUNTULU/LUK ile KURUNTUSUZ/LUK

- KURUNTU ile/ve/||/<>/> TAKINTI

- KURUNTU ile/ve/değil/yerine/||/<>/< VERİ

- KURUNU ULÂ ile/ve KURUNU VUSTA ile/ve KURUNU UHRA

( İlkçağ. İLE/VE Ortaçağ. İLE/VE Sonçağ. )

- KURUŞ[Alm. < GROSCHEN] ile KURUŞ

( Liranın yüzde biri değerinde Türk parası. İLE Kurma işi, durumu. )

- İNSANLIK:
"KURUŞ" İLE
ile/değil/yerine DURUŞ İLE

- KURUŞ ile SANTİMETRE

- KURUSIKI ile KURUSIKI

( Yalnız barut doldurulmuş, çekirdeksiz tüfek ya da tabanca mermisi. | Bu mermiyi patlatan bir tür tabanca. İLE Korku. | Blöf. )

- KURUSIKI ile KURUSIKI ATICI/LIK


- KURUŞLANDIRMAK ile KURUŞ/LUK ile KURUŞ KURUŞ ile KURUŞU KURUŞUNA

- KURUTAÇ ile KURUTMAÇ

( Kurutma kabı. İLE Mürekkebi kurutmak için kullanılan kurutma kâğıdı ve bunun takılı bulunduğu araç. )

- KURUTAN ile ...

( Bir tür hayvan hastalığı. )

- KILN[İng.] / TOURAILLE, SÈCHOIR[Fr.] / DARRE, TROCKNER[Alm.] ile/değil/yerine/= KURUTMA FIRINI

- PAPIER BUVARD[Fr.] / LÖSCHPAPIER[Alm.] ile/değil/yerine/= KURUTMA KÂĞIDI