PSİKOLOJİ'de (PSYCHOLOGY)
- CONSIDER vs. CONTEMPLATE vs. MEDITATE vs. PONDER vs. RUMINATE vs. THINK
- CONSIOUSNESS vs./and PARADIGM
- COŞKU ile/ve/değil/||/<>/< DÜŞ
- COŞKU ve ŞİMDİ/LEŞTİRME
- COSMOLOGY vs. TEOLOGY vs. HUMAN
- COŞUNTU/HEYECAN ve/||/<>/< OLASILIK/İHTİMAL
- ÇÖZÜM:<br> AKLI ÖRTMEMEK ve/||/<> VİCDANINI KARARTMAMAK ve/||/<> ATÂLETE/MİSKİNLİĞE DÜŞ(ÜR)MEMEK
- ÇÖZÜMLEME ile/ve/||/<>/> TRANSAKSİYONEL ÇÖZÜMLEME
- ÇÖZÜMSÜZ ÇATIŞKI = TESAVİ-İ NAKİZEYN = ANTINOMY[İng.] = ANTINOMIE[Fr.] = ANTINOMIE[Alm.] = ANTI-NOMIA[Yun.]
- ÇÜMELİ[Çigil] ile <br> [< <a href="https://www.FaRkLaR.net/divanlugatturk" target="_blank">Divân-ü Lugât-it-Türk</a>]
- CÜNÛN ile/ve/||/<>/> FÜNÛN ile/ve/||/<>/> SÜKÛN
- CÜRET ile/değil/yerine CESÂRET
- DAĞ FARESİ ile ÇAYIR FARESİ
)Mauna Kea (Hawaii) 10.200 m.
Everest (Nepal) 8848 m.
K2 (Kaşmir) 8611 m.
Kangchenjunga (Nepal) 8600 m.
Makalu (Nepal) 8481 m.
Dhaulagiri (Nepal) 8172 m.
Nanga Parbat (Kaşmir) 8126 m.
Annapurna (Nepal) 8078 m.
Gasherbrum (Kaşmir) 8068 m.
Gosainthan (Tibet) 8013 m. )
- DAĞILMAK değil/yerine/>< DALMAK
- DAĞILMIŞLIK ile/ve/değil/yerine BOĞULMUŞLUK
- DAHA AZ DÜŞÜN! ile/ve/<> DAHA ÇOK DÜŞÜN!
- DAHA ÇOK SEVEN ile/ve/||/<>/< DAHA AZ SEVEN
- DAHA İYİ DUYMAK/DİNLEMEK ile/ve/||/<>/> BAĞ KURMAK
- DAHA İYİ OLAN ile/ve/||/<> DAHA İYİ HİSSETTİREN
- DAHA/EN) KORKUNÇ/VAHİM OLAN:<br> SOKAKTAKİ KARGAŞA ile/değil DİLDEKİ KARMAŞA
[Sevgi kadar değerli bir duygunun nesi, nasıl korkunç olabilir? O sevgimizin yoğunluğunun o kişiyi kendimizden kaçırma olasılığının artırması ve ölümünün duyulmasından dolayı her an için geçerli ve etkisi yüksek olan çok korkutucu bir durumdur.] )
- DAHA ÖZEL ALGILA/YORUMLA! ile/ve/<> DAHA GENEL DÜŞÜN
- DAHA SONRA AKLIMA GELMEZ değil DAHA SONRA AKLIMA GELMEZSE/GELMEYEBİLİR
- DÂHİYÂNE ile/ve/||/<>/> ÂHİYÂNE
- DAHİYÂNE[Ar.] değil/yerine/= ÖKECE
- DAİR[Ar.] ile/değil DAHİL[Ar.]
- DAL ile DAL ile DAL ile DAL ile DAL ile DAL ile DAL ile DAL
- DALGALANMA ile/ve ÇALKALANMA
- DALGI/GAFLET ile/ve/||/<> HADSİZLİK
- DALGI/GAFLET ile YANLIŞ(HATÂ) ile YANILGI/SAPKI/SAPINÇ/DALÂLET
- DALGIN ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/>/< DALYARAK
- DALGIN/LIK ile/ve/||/<> DURGUN/LUK
- DALGIN/LIK" ile/değil HIRSIZ/LIK
- DALINÇ/İSTİĞRAK ile KONSANTRASYON
- DALINI KIRMAMAK ve/||/<> GÜVENİNİ KIRMAMAK
- DALLAMA ile/||/<> ANDAVALLI[Yun.]
- [ne yazık ki]<br> DALLAMA/LIK ile/ve/||/<>/> DALYARAK/LIK
- DAMARDAN" değil/yerine DOĞRUDAN
- HOŞLAŞMAM/AK değil ...'DAN (PEK/HİÇ) HOŞLANMAM/HOŞLANMIYORUM
- DANIŞAN ve/||/<>/> CO-TERAPİST ve/||/<>/> OTOTERAPİST
- DANIŞMAN ile/ve/||/<> DANIŞAN
- DANIŞMAN ile/ve/değil/||/<>/< DANIŞILAN
- DARGIN/LIK ile/ve KIRGIN/LIK
- DARILMAK ile/değil/yerine/>< SARILMAK
- DARLIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< FERAHLIK
- DAVÂ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< MÂNÂ
- PSİKANALİZDE:<br> DAVID RAPAPORT ile/ve/||/<> MERTON GILL
- DAVRANIM(CONDUCT) BOZUKLUĞU ile/ve ANTİSOSYAL KİŞİLİK BOZUKLUĞU
- DAVRANIŞ/TUTUM ile/ve/değil/yerine/||/>< DÜŞÜNMEK
- DAVRANIŞ = BEHAVIOUR[İng.] = COMPORTEMENT[Fr.] = VERHALTEN[Alm.] = COMPORTARSE[İsp.]
- DAVRANIŞ ile/ve İSTİKRARLI DAVRANIŞ
- DAVRANIŞ ile/ve/<> KURTARICI DAVRANIŞ
- DAVRANIŞ ile/ve/||/<> ÖRÜNTÜ
We can change our attitude. )
- DAVRANIŞ ve TUTUMLAR'DA
- DAVRANIŞLARIMIZ:<br> "İYİ/KÖTÜ" ile/ve/değil/||/<> GÜÇLÜ/ZAYIF
- DAVRANIŞSAL YAKLAŞIM ile/ve/||/<> BİLİŞSEL YAKLAŞIM
- DAYAK YEMEKTEN:<br> KORKMAK ile/ve/değil/<> KENDİNE YEDİREMEMEK
- DAYAMAK ile/ve/||/<> "DAYAMAK" ile/ve/||/<> DAYATMAK
- DAYAN(AMA)MAK" ile "KALDIR(AMA)MAK
- Dayanamayacakların için önceden düşün ve KONUŞ!!!
- DAYANÇ/SABIR:<br> EMEK/ÇABA ve/+/||/<>/> SÜREKLİLİK
- DAYANIKLILIK ve/||/<> GÖNÜL FERAHLIĞI ve/||/<> MERHAMET ve/||/<> SABIR
- DAYANMA:<br> AÇLIĞA ile/ve/||/<>/> SUSUZLUĞA ile/ve/||/<>/> HAVASIZLIĞA
- DAYANMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BIRAKMAK
- DAYATMA ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< BASKI
- DAYATMA değil/yerine/>< DAYANIŞMA
- [ne yazık ki]<br> DAYATMA ve/||/+/<>/> ZORBALIK
- DAYATMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÇÖZÜMSÜZ/ÇARESİZ OLMAK/KALMAK
- [ne yazık ki]<br> DAYATMAK ile/ve/değil/||/<>/< KANDIRMAK
- DAYATMAK ile/ve/değil/||/<>/< YÜKLEMEK
- DAYATMAK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< ZORLAMAK
- DECISION vs./and APPROVAL/ACKNOWLEDGEMENT
- DEDİKODU/GIYBET[Ar.] ile/değil/yerine ELEŞTİRİ/TENKİD[Ar.]
- [ne yazık ki]<br> DEDİKODU ile/ve/değil/||/<>/>/< İFTİRA
- DEFATEN[Ar. DEF-AT[çoğ.] + Fars. -EN] ile/değil DEFAATLE[Ar. DEFA-AT[çoğ.] + Tr. İLE]
- DEFEYANS[İng. < DEFEASANCE] değil/yerine/= BAYILMA, BAYGINLIK
- DEFİSİT/DEFICIT[İng.] değil/yerine/= EKSİKLİK
- DEĞER DÜŞÜKLÜĞÜ ve/< KOLAYLIK
- DEĞER DÜŞÜRÜCÜ/LÜK ile/değil DÜŞ/HAYAL KIRIKLIĞI
- DEĞER "YARGISI" ile/değil/yerine/>< DEĞER BİLGİSİ
- DEĞER ile ANLAM ile KARŞILIK
- DEĞER ile/ve/<> BAĞIL DEĞER
- DEĞER ile/ve/<>/= GEREKSİNİM
- DEĞER = KIYMET = VALUE, WORTH[İng.] = VALEUR[Fr.] = WERT[Alm.] = VALOR[Lat., İsp.]
- DEĞER ile/ve/<> KULLANIM DEĞERİ
- DEĞER ile/ve/<>/< KULLANIM DEĞERİ ile/ve/<>/< PAYLAŞIM DEĞERİ ile/ve/<>/< DEĞİŞİM/SOYUT DEĞERİ ile/ve/<>/< ÜRETİM DEĞERİ ile/ve/<>/< ARTI DEĞERİ
- DEĞER = MERIT[İng.] = MÉRITE[Fr.] = VERDIENST[Alm.] = MERITUS[Lat.]
- DEĞERİ OLMAYAN ile/ve/değil DEĞERİNİ ÖLÇME OLANAĞI BULUNMAYAN
- DEĞERİ, ÜCRETİ yerine EDERİ
- DEĞER/İNİ BİLMEK:<br> SAHİP OLMADAN ÖNCE ile SAHİP İKEN ile KAYBETTİKTEN SONRA
)
)
)
)- DEĞERİNİ BİLMEK ile ELİNDE TUTMAYA ÇALIŞMAK
Kırlangıç, bir adama âşık olmuş.
Penceresinin önüne konmuş, tüm cesâretini toplamış, tüylerini kabartmış, güzel durduğuna iknâ olduktan sonra...
Küçük, sevimli gagasıyla cama vurmuş.
Tık... tık... tık...
Adam, cama bakmış. Ama içeride kendi işleriyle ugraşıyormuş. Bir meşgulmüş, bir meşgulmüş! Kimmiş, onu işinden alıkoyan?
Minik bir kırlangıç!
Heyecanlı kırlangıç, telâşını bastırmaya çalışarak, deriiin bir soluk almış, şirin gagasını açmış, sözcükler dökülmeye başlamış:
- Hey adam! Ben seni seviyorum. Nedenini, niçinini sorma. Uzun zamandır, seni izliyorum. Bugün, cesâret buldum konuşmaya. Lütfen, pencereyi aç ve beni içeri al. Birlikte yaşayalım.
Adam birden parlamış.
- Yok daha neler?
- Durduk yerde sen de nereden çıktın şimdi? Olmaz alamam! demiş.
Gerekçesi de sersemceymiş:
- Sen kuşsun! Hiç kuş insana aşık olur mu?
Kırlangıç mahçup olmuş. Başını önüne eğmiş. Ama pes etmemiş, bir süre sonra tekrar pencereye gelmiş, gülümseyerek bir kez daha şansını denemiş:
- Adam, adam! Haydi aç artık şu pencereni. Al beni içeri! Ben, sana dost olurum. Hiç canını sıkmam.
Adam, kararlı; adam, ısrarlı:
- "Yok, yok ben seni içeri alamam" demiş. Biraz da kabaymış, sözü kısa kesmiş:
- "İşim gücüm var, git başımdan!"
Aradan bir zaman geçmiş. Kırlangıç, son kez adamın penceresine gitmiş:
- "Bak! Soğuklar da başladı, üşüyorum dışarıda. Aç şu pencereyi, al beni içeri! Yoksa, sıcak yerlere göç etmek zorunda kalırım. Çünkü, ben ancak sıcakta yaşarım. Pişman olmazsın, seni eğlendiririm. Birlikte yemek yeriz, bak hem sen de yalnızsın! Yalnızlığını paylaşırım..." demiş.
Bazıları, gerçekleri duymayı sevmezmiş. Adam, bu yalnızlık sorununa içerlemiş. Pek bir sinirlenmiş.
- "Ben, yalnızlığımdan memnunum!" demiş... Kuştan, onu rahat bırakmasını istemiş. Düpedüz kovmuş. Kırlangıç, son denemesinden de başarısızlıkla çıkınca, başını önüne eğmiş, çekip gitmiş.
Yine aradan zaman geçmiş. Adam, önce düşünmüş, sonra itiraf etmiş:
- "Hay benim akılsız başım" demiş.
- "Ne kadar aptallık ettim! Beklenmedik bir anda karşıma çıkan bir dostluk fırsatını teptim. Niye onun teklifini kabul etmedim ki? Şimdi böyle kös kös oturacağıma, zevkli vakit geçirirdik birlikte."
Pişman olmuş olmasına ama iş işten geçmiş. Yine de kendini rahatlatmayı ihmal etmemiş:
- "Sıcaklar başlayınca, kırlangıcım nasıl olsa yine gelir. Ben de onu içeri alır, mutlu bir yaşam sürerim."
Ve çok uzunca bir süre, sıcakların gelmesini beklemiş. Gözü yollardaymış. Yaz gelmiş, başka kırlangıçlar gelmiş. Ama... Onunki hiç görünmemiş!
Yazın sonuna kadar penceresi açık beklemiş ama boşuna. Kırlangıç, yokmuş!
Gelen başka kırlangıçlara sormuş ama gören olmamış. Sonunda, danışmak ve bilgi almak için bir bilge kişiye gitmiş.
Olanları anlatmış. Bilge kişi, gözlerini adama dikmiş ve demiş ki:
- "Kırlangıçların yaşamı, altı aydır..."
* * * * *
Yaşamda bazı fırsatlar vardır, yalnızca bir kez elimize geçer ve değerlendiremezsek uçup gider.
Yaşamda bazı kişiler vardır, sadece bir kez karşımıza çıkar, değerini bilemezsek kaçıp gider. Ve asla geri gelmezler. )
- DEĞERLENDİRME YAPMAK ve/için/< HAKİKATLERİ BİLMEK
- DEĞERLENDİRME ile/ve/> ANLAMLANDIRMA
- DEĞERLENDİRME ile DEĞER-LENDİRME
- DEĞERLENDİRME ile HESAPLAMA
- DEĞERLENDİRME ile NİTELENDİRME
- DEĞERLER [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
- DEĞER/LER ile/ve/<> KAVRAM/LAR
- DEĞERLERİ BELİRLEMEK değil/yerine/< DEĞERLERİN, BİZİM İÇİN DEĞERİ
- DEĞERLERİMİZİ, ÇÖP DURUMUNA DÜŞÜRMEK değil/yerine ÇÖPLERİMİZİ, DEĞER DURUMUNA ÇIKARMAK
- DEĞERLİ OLAN BİR ŞEYİ/ŞEYLERİ SEVMEK ile/ve/<>/değil/yerine DEĞERİ SEVMEK
- DEĞERLİ OLDUĞUNDAN ÖNEMLİ ile/değil/yerine ÖNEMLİ OLDUĞUNDAN DEĞERLİ
- DEĞERLİ TAŞ/CEVHER ile/ve/<> GANG[Alm.]
- DEĞERLİ/LİK / DEĞERSİZ/LİK ile/ve/değil/yerine/<> GEÇERLİ/LİK / GEÇERSİZ/LİK
- DEĞERLİLİK ile/ve/||/<> YARATICILIK
- DEĞERSİZ ile YALIN/BASİT
- DEĞERSİZ/"KÜÇÜK" GÖRMEK ile/değil UZAK(LAŞMIŞ) OLMAK
- DEĞERSİZLEŞİR ile/ve/||/<> YOLDA KALIR ile/ve/||/<> YALNIZLAŞIR ile/ve/||/<> TÜKENİR ile/ve/||/<> BİLGİSİZ SAYILIR
- [ne yazık ki]<br> DEĞERSİZLEŞTİRME ile/ve/||/<> AŞAĞILAMA ile/ve/||/<> SUÇLAMA
- DEĞERSİZLİK ile/değil/sadece REDDEDİLMEK
- DEĞİŞEREK DEVAM ETMEK ile/ve/||/<>/> DEVAM EDEREK DEĞİŞMEK
- DEĞİŞİM:<br> KIRILINCA ile/ve/||/<> KANDIRILINCA ile/ve/||/<> ÇOK FAZLA ŞEY ÖĞRENİNCE ile/ve/||/<> ÂŞIK OLUNCA ile/ve/||/<> ZORDA/ZORUNDA KALINCA
- DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM:<br> ZORLUKTA VE ZORLANDIĞIMIZDA ile/ve/||/<> YETERİNCE GÖRDÜĞÜMÜZDE ile/ve/||/<> İSTEYECEK KADAR ÖĞRENDİĞİMİZDE ile/ve/||/<> YAPABİLECEK KADAR ALDIĞIMIZDA
- DEĞİŞİM ile/ve/||/<>/>/< AÇILIM
- DEĞİŞİM ile/ve/> ANLAM KAZANMAK
- DEĞİŞİM ile/ve/||/<>/> DENETİM
- DEĞİŞİMDE:<br> KATILAŞMIŞLIK değil/yerine AKILLANMIŞLIK
- DEĞİŞKEN ile/ve/değil/||/<>/< OLASILIK
- DEĞİŞKEN/PARAMETRE ile/ve/||/<> ETMEN/FAKTÖR
- DEĞİŞMEMEK ile/değil/yerine/||/<> KORUNMAK
- DÉJÀ VU[Fr./İng.] değil/yerine/= SANKİ GÖRDÜM SANISI
- DEKADANS[Fr., İng. < DECADENCE] değil/yerine/= ÇÖKÜŞ, GERİLEME
- D<U>E</U>LÂLET ile D<U>A</U>LÂLET
- DELİ OLMAK ile/ve/değil/||/<>/< ZIRVA BULABİLMEK
- DELİ ile/değil/yerine/<>/>< AKILLI
- DELİ ile/değil/yerine "AKLI DALGALI"
- DELİ" ile/ve/değil/yerine/||/<> "DERİN"
Defter-ü-divâna sığmaz söz gelir, dîvâneden!
[ Bâyezîd-i Bistâmî, bir tımarhanenin önünden talebeleriyle birlikte geçiyormuş.
Onlara ders vermek üzere hekime sorar:
"Sen akıl hastalıklarına çare buluyorsun, günah derdine de bir çâre var mı?"
Hekim, başını kaşıya dursun,
bir deli yanıt verir:
"İstiğfar kökünü tövbe yaprağıyla karıştırmalı,
gönül havanına koyup tevhid tokmağıyla dövmeli,
insaf eleğinden eleyip gözyaşıyla hamur etmeli,
aşk ateşinde pişirip muhabbet balıyla karıştırmalı
ve kanaat kaşığıyla da gece gündüz yemeli!"
Delinin bu sözü bittikten sonra, Bâyezid-i Bistâmi şöyle der:
"Ârifim ben!" diye hiçbir kimseye ta'n etme sen,
Defter-ü-divâna sığmaz söz gelir, dîvâneden!] )
Defîneye mâlik vîrâneler var )
- DELİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DOLU
- DELİ[< TELÜ < TİLVE] ile/değil MECZUB
- DELİCE ile/ve/değil/||/<>/< ÇOCUKÇA
- DELİCİ/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/</>< VERİCİ/LİK
- DELİ/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİLGİLİ/LİK
- DELİ/LİK ile/ve/değil/||/></ne yazık ki BİLGİSİZ/LİK / CAHİL/LİK
- DELİ/LİK ile ÇILGIN/LIK
- DELİ/LİK ile ÇILGIN/LIK
- DELİLİK ile/değil/yerine GÜVENİLİR "DELİLİK"
- DELİLİK ile/ve/değil İNANÇ/İMAN
Veli, başkasını ihyâ eden. )
- DELİRMEK ile/ve/||/<> BELİRMEK
- DELİRTME değil/yerine/>< BELİRTME
- DELİSİ OLMAK ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> NANKÖRÜ OLMAK
- DELİSİ OLMAK/OLAN ile/değil/yerine DÜŞKÜN
- DELUSION OF REFERENCE[İng.] değil/yerine/= REFERANS SANRISI
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HEZEYAN[Ar.]/DELÜZYON/DELUSION[İng.] değil/yerine/= SANRI
- DEMİR ve/||/<> TÂV[Fars.]
- DEMİRDEN KORKAN, TRENE BİNMESİN/BİNMEZ ile ALIŞMAMIŞ GÖTTE, DON DURMAZ
- DEMORALİZE OLMAK/ETMEK değil/yerine/= ÖZCÜL GÜCÜNÜ YİTİRMEK/BOZMAK
- ÖZGÜRLEŞMEK:<br> ...DAN ile/ve/||/<>/> ... İÇİN ile/ve/||/<>/> KENDİNDEN
- DENEMEK > TAKLİT ETMEK değil/yerine/></>/<> DÜŞÜNMEK
- DENETİMLİ SİNİRCE/NEVROZ ile DENETİMSİZ SİNİRCE/NEVROZ ile ÇILDIRI/PSİKOZ
- DENETLEMEK ile/ve/||/<>/> DENGELEMEK
- DENEYİM YAŞAYAN BENLİK ile/ve/<> GÖZLEMLEYEN BENLİK
The false self must be abandoned before the real self can be found.
Watch over your thoughts, feelings, words and actions. )
- DENEYİM: <br>YAŞLANARAK değil YAŞAYARAK
- DENEYİM ile/ve/||/<> DENEYİMLENİLEN
- DENEYİM ile/değil/yerine/> ÜMİT
- DENEYİM ile/ve/değil/||/<>/< YÖNTEM
- DENEYİM ile/ve/||/<> ZİHİNSEL/OLGUSAL DENEYİM
- DENEYİME AÇIK/LIK ile/ve/<> DIŞADÖNÜK/LÜK
- DENEYİMLENİLEBİLECEK OLANIN "İSTENİLMESİ/BEKLENİLMESİ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DENEYİMLEMEKTE OLUNAN
- DENEYİMLEYEN ile/ve/||/<> DENEYİMLEME BAĞI ile/ve/||/<> DENEYİMLENİLEN
- ÖĞRENME:<br> DENEYSEL ile/ve/||/<> ZİHİNSEL
- DENGE ile/ve/||/<> JİROSKOP/GYROSCOPE[İng.]
- DENGESİZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DALGALI
- MİZAÇ:<br> DENGESİZ ile/ve DENGELİ
- DENGESİZ ile/değil DENGİ(/N/M) DEĞİL
- DENİZ ile/ve/||/<> TER ile/ve/||/<> GÖZYAŞI
- DENSİZ/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< HEVESLİ/LİK
- DENSİZ/LİK ile/ve/<> PATAVATSIZ/LIK
- DEPERSONALIZATION[İng.] değil/yerine/= DEPERSONALİZASYON
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DEPRESİF ile MELANKOLİK
- DEPRESSION vs./and DISTRESS/BOREDOM
- DEPRESYON[Fr. < DÉPRESSION] değil/yerine/= BUNALIM. | ÇÖKÜNTÜ
- DEPRESYON[İng. DEPRESSION] ile/||/<> LOBOTOMİ[İng. LOBOTOMY] ile/||/<> MÜZİK TERAPİSİ[İng. MUSIC THERAPY] ile/||/<> PSİKOTERAPİ[İng. PSYCHOTHERAPY] ile/||/<> SEROTONİN
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DEPRESYON/KRİZ değil/yerine/= BUNALIM, ÇÖKÜNTÜ
- DEPRESYON ile MELANKOLİ ile HİSTERİ/K["İSTERİK" değil!]
- DEPRESYON ile MUTSUZ OLMA
- DEPRESYON ile/ve/değil/||/<>/< STRES
- DERDE DEVÂ ile/ve/değil DERDE TESELLİ
- [ne yazık ki]<br> DERDİ DÜNYA OLAN/IN ve/||/<>/> DÜNYA KADAR DERDİ OLAN/OLUR
- DERDİN DERMANI(NA) ile KALBİN FERMANI(NIN YETME[ME]Sİ)
- DERDİNE:<br> TÂLİP ile/ve/||/<>/> TÂLİM
- DERECE ile//ve/||/<>/> AÇILIM
- DERECE ile/ve DEĞER/LENDİRME
- DERİMİZİN "RENGİ" değil/yerine DEĞERLERİMİZİN RENGİ
- DERİN BİR SOLUK ve/||/<> DERİN BİR ŞÜKÜR
- DERİN DÜŞÜNME ve/<> TAHAMMÜL
- DERİN DÜŞÜNMEK(TEFEKKÜR) ile/ve UYUMAK
- DERİN UYKU ile/||/<>/< ANILARIN YOKLUĞU
- DERİN/YOĞUN/GENİŞ DÜŞÜN(E)MEMEK ile/değil/<> BİLGİSİZLİK/DÜŞÜNCESİZLİK
- DERİNLEŞME ile/ve/||/<> KALICILAŞMA
- DERİNLEŞTİRME ile/ve/||/<> DUYARLILAŞTIRMA
- DERLEYİP TOPARLAMA ile/ve/<> ANIMSATMA
(1996'dan beri)