PSİKOLOJİ'de (PSYCHOLOGY)

- İHSAN FAZLIOĞLU BETİKLERİNDE:
KENDİLİK
ile/ve/||/<> KİMLİK

- İHSAS ile/ve AKIL

( MAHSUSAT ve MAKULÂT )

- İHSAS[Ar.] değil/yerine/= DUYUM

- İHTÂ'[Ar.] ile İHTÂR[Ar. < HUTÛR | çoğ. İHTÂRÂT]

( Hataya düşürme/düşürülme. | Yanılma/yanıltılma. İLE Anımsatma. | Dikkatini çekme, tenbih. )

- İHTİFÂL[Ar.] ile İNFİÂL[Ar. < Fİ'L | çoğ. İNFİÂLÂT]

( Büyük kalabalıkla yapılan anma töreni. İLE Gücenme, darılma. )

- İHTİLÂC[Ar.] değil/yerine/= ÇARPINTI | ÇIRPINMA | SEĞİRME

- İHTİLAÇ ile İHTİYAÇ

( Çırpınma. İLE Gereksinim. )

- İHTİMAM ile/ve/||/<>/< İHTİYÂR

- İHTİRAS ile İTİRAZ

- İHTİRÂS değil/yerine/= TUTKU


- İHTİYAÇ HALİNDE[Ar.] değil/yerine/= GEREK OLDUĞUNDA

- İHTİYÂR[Ar.] ile/ve/||/<> İSTİMSÂK[Ar.]

( "Hayır!" deme bilgisi/becerisi, isteği. İLE/VE/||/<> Kendini/nefsini tutma. )

- İHTİYÂR ile/ve/||/<> ÖLÇÜLÜLÜK ile/ve/||/<> EMEK

( Kişiler arasında bu üçü dışında hiçbir ayrım yapamayız, yapmamak gerekir. )

- İHTİYÂR ile/ve/||/<>/> SABIR

- İHTİYÂR ile/ve/||/<>/>/< TAKDİR

- İHTİYÂREN[Ar.] ile/ve/||/<> İHTİYÂRÎ[Ar.]

( Olumsuzdan, yanlıştan, zararlıddan, kötüden uzak durarak, zihnini/dilini/gözünü/elini/belini çekerek. İLE/VE/||/<> Reddetmeyi ve "Hayır!" demeyi yeğleyerek.["Evet!" demekten, istenç/irâdeden(yapma isteğinden/bilgisinden) önce olarak.] )

- İHTİYÂR/İRÂDE ile/ve/değil/||/<> TASARRUF

- İHTİYATÎ TEDBİR değil/yerine/= SAKINTIL ÖNLEM

- İHTİYAT/Î[Ar.] değil/yerine/= SAKINTI/L

- İKAL ile/ve/||/<> AKIL

( İçten. İLE/VE/||/<> Dıştan. )

- İKİ) AYAK > (İKİ) EL ile/ve/||/<>/> İFFET[Ar. < ŞEHVET] ile/ve/||/<>/> ŞECAAT[Ar. < ÖFKE]

( ... İLE/VE/<>/> Kendini (")savunur/korur("). İLE/VE/<>/> Haksızlığa gösterilen öfke. [Hakk'ı savunur/korur.] )
( ... İLE/VE/<>/> Temizlik. | Namus. İLE/VE/<>/> Yiğitlik, yüreklilik, koçaklık. )

- İKİ AYRI ŞEYİN BULUŞMASI ile/ve/değil VAROLANIN ALGILANMASI

- İKİ BİLİM:
REKLAMCILIK
ile/ve/||/<>/> FİZİK

- [ne yazık ki]
İKİ BÜYÜK YANLIŞ(IMIZ):
DÜŞÜNMEDEN HAREKET ETMEK
ve/||/<> HİÇ HAREKET ETMEDEN, SADECE/BOŞ BOŞ "DÜŞÜNMEK"

- İKİ (EN BÜYÜK) "ENGEL"/TEHDİT ile/ve/||/<> İKİ (EN BÜYÜK) "ENGEL"/TEHDİT

( Önce, Kadın; Sonra, Ölüm. İLE/VE/||/<> Önce, Kadın; Sonra, Ölüm. )
( Erkek için. İLE/VE/||/<> Kadın için. )

- İKİ İÇ NEDEN ile/ve/||/<>/> İKİ DIŞ NEDEN

( Varoluşu kaplayan ilk neden. İLE/VE/||/<>/> ... )

- [ne yazık ki]
2 x 2 = 4 "ETMESİN"
ile/ve/||/<>/> 2 x 2 = 5 "ETSİN"
("DİLEĞİ/BEKLENTİSİ")

- İKİ KİŞİ ARASINDAKİ İYİLİK KURALLARI:
BİRİNİN
ve/||/<> ÖTEKİNİN

( Verdiğini, hemen unutması. VE/||/<> Aldığını, hiç unutmaması. )

- İKİ SORUN:
ADÂLETSİZLİK
ile/ve/||/<> ANLAMSIZLIK

( Tüze(hukuk) ile sağlanmaya/çözülmeye çalışılmaktadır fakat hukuka ulaşılamamıştır. İLE/VE/||/<> Sanat ile giderilmeye çalışılmaktadır fakat ne yazık ki, sanat, kişilere ulaşamamıştır. )

- [ne yazık ki]
İKİ YANLIŞ!:
SUSULACAK YERDE, KONUŞMAK
ve/||/<> KONUŞULACAK YERDE, SUSMAK


- İKİ YIL ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ALTMIŞ YIL

( Konuşabilmek için gerekli zaman. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Susabilmek ve susabilmeyi anlayabilmek için geçen [ya da bu kadar uzun sürmeyebilecek] zaman. )

- İKİLEM ile/ve/||/<> İKİRCİK

- İKİLİK ile İKİYÜZLÜLÜK

- İKİLİK ile/ve/||/<> YANILSAMA

- İKİNCİ BİR SÖZ ile/ve/||/<> BAŞKA BİR SÖZ ile/ve/||/<> AYKIRI BİR SÖZ

- DÜŞÜNMEK:
İKİNCİL
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİRİNCİL

- İKİNCİ/L EL(LER)DEN ÖĞRENMEK ve/||/=/<>/> ÖĞRENMEMEK

- İKİRCİK ile/ve/||/<> ÇATIŞMA

- İKİRCİK ile ÇEKİNCE

- İKİRCİK ile/ve GÜVENSİZLİK


- İKİRCİK(TEREDDÜT) ile/değil DÜŞÜNÜYOR OLMAK

- İKİSİNİN/ONLARIN ...:
"GÖNÜLLERİ" BİR
değil GÖNLÜ BİR

( "Gönül", her kişide ayrı ayrı olarak "düşünülen/kabul edilen/zannedilen" değil iki kişinin ya da kişilerin ortak alanda bulunmasının ve buluşmasının karşılığıdır. )

- İKİYÜZLÜLÜK ile/ve/değil/yerine ÇELİŞKİ

( CONTRADICTION instead fo RİYÂ )

- İKİYÜZLÜLÜK ile/değil İKİ/ÇİFT KİMLİKLİLİK

- İKNÂ ETME "ÇABASI" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İDDİA ETMEK

- İKRAH[Ar.] ETMEK değil/yerine/= İĞRENMEK/TİKSİNMEK

- İKRAH[Ar. < KERH] ile/ve/||/<>/> KERİH[Ar.]

( Birine zorla iş yaptırmak. | İğrenmek, tiksinmek. @@ İğrenç, çirkin. | Pis kokan. )

- İKSÂ'[< KİSVET(KİSVE değil!)] ile İKSÂ'

( Giydirme, giydirilme. İLE Kasvet, sıkıntı ver[il]me. )

- İKTİDARDA KALMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İTİBARDA KALMAK

- İLAÇ[İng. MEDICATION] ile/||/<> FARMAKOPE[İng. PHARMACOPOEIA] ile/||/<> KAPSÜL[İng. CAPSUL] ile/||/<> PLASEBO

( Bir ya da daha fazla aktif ve/veya aktif olmayan bileşen içeren dozaj formu. İlaçlar; tablet, kapsül, sıvı ve krem olmak üzere birçok dozaj biçiminde üretilir. Ağız yoluyla, damar içine infüzyonla ya da kulağa ya da göze damlatılan damlalar gibi farklı şekillerde kullanılabilir. Aktif bileşen içeren form; bir hastalığın ya da anormal durumun semptomlarını önlemek, teşhis etmek, tedavi etmek ya da hafifletmek için kullanılır. @@ İlaçları ya da diğer farmakolojik maddeleri, özellikle bunların kullanımını, hazırlanmasını ve düzenlenmesini açıklayan resmî kitap. @@ Hücreyi saran, yoğun ve sıkı yapıda protein ya da polisakkarit. @@ Hiçbir kimyasal ve biyolojik etkisi olmayan, hastaya ilaç olduğu söylenerek verilen maddelerdir, amaç hasta üstünde deneyi yapılan ilaca psikolojik kontrol öbeği oluşturmaktır. Plasebo, etkisi farmakolojik olarak etkisiz bir ilacın telkine dayalı bir etki ortaya çıkarma halidir. İlaç vücuda ağız, burun ya da enjeksiyon yolu ile verilebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- İLAÇLARDA:
AĞRIYI/ETKİYİ/SORUNU ...
"ENGELLEMEK"
ile/ve/değil/||/<>/< AZALTMAK

- İLÂHÎ MELANKOLİ ile AKLÎ MELANKOLİ ile HAYALÎ MELANKOLİ

- İLCAM[Ar.] değil/yerine/= GEMLEMEK, DİZGİNLEMEK

- ... İLE SINIRLI OLDUĞUNU:
DİLE GETİRMEK
ile/ve/||/<> ANIMSATMAK

- İLENÇ/BEDDUA ile/ve/değil/||/<> İĞRENÇ

- İLERİ GİTME! ve/||/<> GERİDE KALMA!

( [vururlar] Başına. VE/||/<> Kıçına. )

- İLERLEME/TERAKKİ ve/||/<>/< TAKLİT

( Taklit, ilerlemenin/terakkinin motorudur. )

- İLERLEME = TERAKKİ = PROGRESS[İng.] = PROGRÈS[Fr.] = FORTSCHRITT[Alm.] = PROGRESSUS < GRESSUS:YÜRÜME, ADIM. PRO:ÖNDE, İLERİYE[Lat.] = PROGRESO[İsp.]

- BELLEK:
İLETİŞİMSEL
ile/ve/||/<> KÜLTÜREL

- [ne yazık ki]
İLETİŞİMSİZLİK:
"ANLAMSIZ KIRGINLIKLAR"
ve/||/<> "BEKLENTİ" ve/||/<> "ZAMAN KAYBI"


- İLETKEN ile/değil/yerine/||/></< YALITKAN

( Elektrik akımını kolayca geçiren nesne. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/></< Elektrik akımını geçirmeyen nesne. )

- İLGİ ile/ve/<> SEMPATİ

- İLGİ ile/ve/<> ZEKÂ

( Zekâ, özgürlüğe açılan kapıdır ve uyanık dikkat, zekânın anasıdır. )
( Intelligence is the door to freedom and alert attention is the mother of intelligence. )

- İLGİLEN(DİR)MEMEK ile/ve/değil/||/<>/>/< BAKMAMAK/DUYMAMAK (-YI YEĞLEMEK)

- İLGİLENME ile/ve/||/<> İLİŞKİLENME

- İLGİNİN:
"KABARMASI"
ile/ve/değil/yerine ARTMASI

- İLGİSİZ/LİK ile/ve/||/<> UZAK/LIK

( Olmaz ilâç sîne-i sad pâreme
Çâre bulunmaz bilirim yâreme,
Baksa tabibân-ı cihân çâreme,
Çare bulunmaz bilirim yâreme

Kast ediyor tîr-i müjen cânıma,
Gözlerin en son girecek kanıma,
Şerh edemem halimi cânânıma
Çare bulunmaz bilirim yâreme
)
( MÜFTEİLÜN MÜFTEİLÜN FAİLÜN [RECEZ-İ MÜSEDDES-İ MUTFİ-İ MEKŞUF] )

- İLHAM ile DEHÂ

- İLHAM ile İGVA/İĞVÂ'[< GAVÂYE]

( ... İLE Azdırma, azdırılma, baştan çıkarma, baştan çıkarılma, yolunu şaşırtma, ayartmak. )

- İLHAM ile İLHAN

( Esin. | Allah tarafından peygamberlerin ve seçkin kulların gönlüne verilen ilahi düşünce. İLE imparator. | İran Moğollarında hükümdarın unvanı. )

- İLHÂM/AT ile VESVESE

- İLİM-İRFAN ve FİKİR-FELSEFE ve GÜZEL SANATLAR

- ILIMLI ile/ve DENGELİ

- ILIMLILIK = TEMPERANCE[İng.] = TEMPÉRANCE[Fr.] = MÄßIGHEIT[Alm.] = TEMPERANTIA[Lat.]

- İLİŞKİ:
MESAFELİ
ile/ya da/||/<> YÜZEYSEL

- İLİŞKİ ile/ve BAĞLANTI

- İLİŞKİ ile/ve GEÇİŞ

( Geride kalanı unutmadan ilerlemek olanaklı değildir. )

- İLİŞKİ ile/değil İLİŞKİ DIŞI İLİŞKİ

- İLİŞKİDE/SEVGİDE/AŞKTA:
TUTTURGAÇ/ATAŞ
ile/ve/değil/yerine/||/<> DELGEÇ/ZIMBA

- İLİŞKİDE/EVLİLİKTE:
İKİ KİŞİNİN "BİR KİŞİ OLMASI" (VE BEKLENTİSİ)
ile/değil/yerine/>< BİR KİŞİNİN İKİ KİŞİ OLABİLMESİ


- İLİŞKİLERİN:
AÇIK ANLAMLARI
ile/ve/||/<> ÖRTÜK ANLAMLARI

- İLİŞKİ/Lİ ile/ve/değil/||/<>/< SIRA/LI

- İLİŞKİSEL/LİK ile/ve/||/<>/> İÇKİN/LİK

- İLK BÜYÜK KAYIP

- İLK DIŞARIDA YATMA/UYUMA

- İLK ERGİNLEŞME ile/ve/||/<>/> İKİNCİ ERGİNLEŞME ile/ve/||/<>/> ERGENLİK ile/ve/||/<>/> ERİŞKİNLİK ile/ve/||/<>/> YETİŞKİNLİK ile/ve/||/<>/> OLGUNLUK

( 4 yaşında. İLE/VE/||/<>/> 9 yaşında. İLE/VE/||/<>/> 13-15 yaşında. İLE/VE/||/<>/> 18-21 arasında. İLE/VE/||/<>/> 21-24 sonrasında. İLE/VE/||/<>/> 40 yaşından sonra. )

- İLK) FIRSAT/TA ile/ve/||/<> (İLK) BOŞLUK/TA

- İLK KORKU[PRIMAL FEAR] ile/ve/||/<>/> UNBREAKABLE ile/ve/||/<>/> SPLIT ile/ve/||/<>/> GLASS

( Dört filmi de sırasıyla izlemenizi salık veririz... )
( | )

- İLK:
ÖZÜR DİLEYEN
ve/<>/|| AFFEDEN ve/<>/|| UNUTAN

( En cesurdur. VE/<>/|| En güçlüdür. VE/<>/|| En mutludur. )

- İLKECE BİLİNÇLİ:
GERÇEK
ile/ve/||/<> OLANAKLI

( )

- İLKECE BİLİNÇLİ ile/ve/||/<> İLKECE BİLİNÇSİZ

( )

- İLKEL ile/ve/değil/||/<> BİRİNCİL

- İLKELER:
BİLGİDE
ile/ve/=/||/<> OLGUSALLIKTA

- İLKESEL/İLKEYİ DÜŞÜNMEK/KONUŞMAK ile/ve İLKEYLE DÜŞÜNMEK/KONUŞMAK

( Anlayışı konuşmak, aklı anlamak. İLE/VE Şeyi, olayı anlamak. )
( Varlıksal. İLE/VE Varoluşsal. )

- İLKESİZLİK ile/ve/= DÜŞÜNCESİZLİK

- ILLUSORY SUPERIORITY[İng.] değil/yerine/= ASILSIZ ÜSTÜNLÜK

( Kişinin kendi özelliklerini ve becerilerini diğerlerinden üstün görmesi olarak bilinen bir tür bilişsel taraflılık. Özellikle zeka ya da bir testi yapabilme yeteneği gibi istenilen kişisel özelliklere sahip olmak söz konusu olduğunda etkisi görülür. Sosyal psikoloji tarafından incelenen pozitif illüzyonlardan birisidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- İLM-İ ZÂHİR ile/ve/<> İLM-İ BÂTIN ile/ve/<> İLM-İ LEDÜN

( İlimler üç bölüktür.
- Sülûk yoluyla elde edilen ilim.
- Keşfe dayanan ilim.
- Sırra bağlı ilim.[Hiçbir biçimde belirtilmez.] )
( Ledün ilmi, bilineni unutma ilmidir. )
( Ledün ilmi, öğrenmek değil unutma ilmidir. )
( Bildiklerimizi unıta unuta, ilimsiz bir ilim zuhur eder. )
( Bilip unutacağız, sıra kendimize gelecek. Kendimizi de, önce bileceğiz, sonra unutacağız. )
( Bugünkü Cennet-i İrfâna dahil olsalar uşşak,
Yarınki va'dolan hûri veyâ gılmanı neylerler... )
( Su. İLE/VE/<> Saf su gibidir. )
( Su. İLE/VE/<> Süt. )

- İLTİFAT[Ar. < LÜTÛF[çoğ.] < LÂTİF(< L-T-F)(< LETÂFET)] ile/ve/||/<> TALTİF[Ar. < LÜTÛF < T-L-F]

( Sözel ya da duygusal bir övgü ve ilgi gösterme biçimi. | Birine güler yüz gösterme, hatırını sorma, tatlı davranma. | İlgi gösterme, rağbet etme. | Söz söylerken, daha çok etki sağlamak için beklenmedik bir anda sözü, konu ile çok yakından ilgili birine ya da bir şeye yöneltme. | Yüzünü çevirerek bakma. İLE/VE/||/<> Daha çok, somut bir ödül ya da onurlandırma anlamı taşır. | Birini ödüllendirmek, takdir etmek. Birine lütûf ve ikramda bulunmak. | Yumuşatma, güzelleştirme. | | İyi ve güzel davranarak gönül almak. | Birini nişan, madalya, aylık artırma vb. şeylerle ödüllendirme. )
( Kişiye/kişilere, (beklentisiz/karşılık beklemeksizin ve incelerek) gülümsemek/tebessüm, yüz/bakış, dans, müzik, ses, şiir, ince sözcük, selen/sedâ ve/ya da soluk/nefes(konuşma/yanıt) ikram etmek... )

- İLTİFAT ve/+/||/<>/> CESÂRET VERMEK

- İLTİMAS ile ŞEFAAT ile İSAR ile TAFDİL[< FADL]

( Haksız yere, yasa ve kurallara uymaksızın kayırma, arka çıkma. | Birine herhangi bir konuda öncelik ve ayrıcalık tanıma. İLE Birinin suçunun bağışlanması ya da dileğinin yerine getirilmesi için o kişiyle Tanrı arasında, peygamberin yaptığı aracılık. İLE İkram; bahşiş. | Cömertlikle verme. | Dökme, saçma, serpme. | Kişinin, kendi, gereksinim duymasına karşın bahşiş vermesi. | Seçme. İLE Birini, ötekilerden üstün tutma. | En üstünlük. )

- İLÜZYON[İng. ILLUSION] ile/||/<> TARİHİN-SONU İLÜZYONU[İng. END-OF-HISTORY ILLUSION]

( Algılanan ilişkilerle gerçekte olan ilişkilerin birbirine uymamasıdır.Kısa algılanan bir çizgi, gerçekte algılama alanında bulunan diğer çizgilerle aynı uzunlukta olabilir. @@ Tarihin Sonu İlüzyonu psikolojik bir ilüzyondur. Her yaştan insanın, kişisel olarak geliştiğini ve ileriki zamanlarda ciddi ölçüde büyümeyeceğini ya da olgunlaşmayacağını düşünmesidir. Bakış açılarının geliştiğini görseler de, kişiler bakış açılarının ileride aşağı yukarı aynı kalmasını bekleyecekler.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- İLÜZYON değil/yerine GÖZBAĞI

- IMAGINARY vs. IMAGINATIVE

- İMAN ile/ve/<> AKIL

( Bir elinden, bir eline. İLE/VE/<> ... )

- İMAN ile/ve BÂTIL İNANÇ/İ'TİKAD

( BÂTIL[Ar. < BUTLÂN]: Boş, beyhude, yalan; çürük. )

- İMGE:
CANLANDIRAN
ile/ve/||/<>/< "CANLI"

- İMGE = HAYAL = IMAGE[İng., Fr.] = BILD, VORSTELLUNG[Alm.] = IMAGEN[İsp.]

- İMGE/LEME ile/ve/||/<> NESNE TAKLİDİ

- İMGELEM = MUHAYYİLE = IMAGINATION[İng., Fr.] = EINBILDUNGSKRAFT[Alm.] = IMAGINATIO[Lat.] = PHANTASIA[Yun.] = IMAGINACIÓN[İsp.]

- İMGELEMEK ile/ve DOĞALLIK


- İMGELERDEN ARINMA ve/> SAF BİLİNÇ > MÂBED

- İMGESEL DÖNEM ile/ve/||/<>/> SİMGESEL DÜZEN

( )

- IMPORTANT vs. PRECIOUS

- IMPRESSIVE vs./and DETERMINER

- IMPROVEMENT vs. CONTINUITY

- İMPULS[İng. < IMPULSE] değil/yerine/= UYARIM/UYARAN

- IMPULSE and/||/<>/> AFFECT and/||/<>/> COGNITIVE

- İMRENMEK ile/ve/||/<>/> İÇ ÇEKMEK

- İMRENMEK ile/ve TELÂHHUZ[Ar.]

( ... İLE/VE İmrenerek ağzın sulanması. )

- İMTİNA[Ar.] ile İMTİSAL[Ar. < MİSL]

( Kaçınma, sakınma, çekinme. İLE Gerekeni yapma. | Bir örneğe göre davranma, uyma, benzemeye çalışma. | Alınan buyruğa tümüyle uyma. [İNKIYÂD] )

- İMTİNÂ[Ar.] ile İSTİNKÂF[Ar.]

( Çekinme. İLE Çekinme, geri durma, sakınma. )

- İNAN ile İMAN

- İNANÇ/İNANDIRILMA ile KOŞULLANMA/KOŞULLANDIRILMA

- İNANÇ ile/ve/değil/yerine "BAKIŞ/GÖRÜŞ"

- İNANÇ ile/ve/değil/||/<> DAVRANIŞ

( Seni, daha iyi bir insan yapan, "inançların" değil davranışlarındır. )

- İNANÇ ile DEĞER

- İNANÇ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İNSANLIK

( Sadece kişiyi ilgilendiriyor. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Herkesi ilgilendiriyor. )
( )

- İNANÇ ile/ve/||/<> KÖK İNANÇ / ŞEMA

- İNANÇ ile/değil/yerine/>< MANTIK

- İNANÇ ile/ve/<> SEVGİ ile/ve/<> BİLGİ

( Toplumsal yönetimde, kişiler üzerinde oynanan alanlar. )

- İNANCI" değil/yerine ... DÜŞÜNCE VE İNANCI

- İNANÇLAR ile/ve/||/<> TEMEL İNANÇLAR

- İNANDIĞINI BİLMEK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/></< BİLDİĞİNE İNANMAK

- İNANDIRMAK ile/ve/||/<> İKNÂ (ETMEK)

- İNANIR ile/ve/<> ÖFKELİ İNANIR

- İNANMA ile/ve/değil/||/<>/>/< BIKMA

- İNANMA +/+/+ BİLME +/+/+ DÜŞÜNME +/+/+ GÜZELLİK

( Din. + Bilim. + Felsefe. + Estetik. )

- İNANMADAN AİT OLMAK" ile/değil AİT OLMADAN İNANMAK

- İNANMAK/İNANÇ" ile/ve/değil/yerine/||/<> ÖNGÖRMEK/ÖNGÖRÜ/TAHMİN

- İNANMAK ile/ve/||/<> İKNA OLMAK


- İNANMAK ile/ve/değil/||/<>/< KABUL ETMEK

- İNANMAK ile "KAPTIRMAK"

- İNANMAK ve/<> ÜMİT ETMEK

- İNANMAYI BAŞARMAK ile/ve/değil/||/<> BAŞARMAYA İNANMAK

- İNANMIŞ ile DELİ

- İNAT ETMEK ile/ve/||/<> PES ETMEMEK ile/ve/||/<> VAZGEÇMEMEK

- İNAT[Ar.] değil/yerine/= DİRETİ

- İNAT değil/yerine/>< İNCELİK

( İnat gördüğümüzde, ince/lâtif olalım.
[Keskin kılıç, yumuşak ipliği kesmez.] )

- İNAT değil/yerine/>< İNSAF

- [ne yazık ki]
İNAT
ile/ve/||/<>/>< KAYITSIZLIK


- İNATÇI/ANUT[Ar.] değil/yerine/= DİRETEK/DİRETKEN

- İNAT/ÇI ile/ve/||/<> İNAK/ÇI

- INAUGURATE vs. INITIATE vs. INSTIGATE vs. PROMPT vs. SPARK vs. TRIGGER

- İNCİNMEK ve/||/<>/> GELİŞMEK

- İNCİNMEMEK ve/||/<>/< AFFETMEK

- INCITEMENT vs. PROVOKE

- İNCİTME! ve/||/<>/> İNCİNME!

( Hz. Musa. VE/||/<>/> Hz. İsa. )
( İlk dersimiz. VE/||/<>/> Son dersimiz. )

- İNCİTMEK/İNCİNMEK ile/ve ZEDELEMEK/ZEDELENMEK

- INÇKIR ile/||/<> İNÇKİR ile/||/<> INGRAN/İNGREN

( Ağlamak[hıçkıra hıçkıra]. İLE/||/<> Ağlamak[ince sesle]. İLE Ağlamak[dertli olarak, gizli gizli ağlamak, inlemek] )

- INCOME vs. INCREMENT vs. PROFIT vs. REVENUE


- INCREMENT OF PRODUCTION vs./and SEARCH/LOOK FOR QUALITY

- İNDİRGEME ile/ve/değil/yerine/>< DAYANDIRMA

- İNDİRGEME ile EŞDEĞER TUTMA/"GÖRME"

- İNDİRGEME ile/ve YAPAY/KABA "BAĞLANTI/LANDIRMA"

- [ne yazık ki]
İNDİRGEME
ile/ve/değil/||/<> YOK SAYMA

- İNDİRGEMECİLİK >< ÇEŞİTLİLİK

- İNDİRGEMEK ile/ve/<>/> KALIPLAŞ(TIR)MAK

- [ne yazık ki]
İNDİRGEMEK
ile/ve/ya da/||/<>/>< REDDETMEK / YOK SAYMAK

( Üçünü de yapmadan düşünmek ve hareket etmek gerekmektedir. )

- INFANTUS ile PUER

( Konuşamayan çocuk, bebek, bala. İLE Konuşan çocuk. )
( İki yaşındaki çocuk, ortalama 50 kadar sözcük bilir.
Üç yaşındayken çocuğun bildiği sözcük sayısı 1.000 civarındadır. Beş yaşındaki bir çocuk 2.000 kadar sözcük bilir.
19 aylık çocuğun 5-10 civarındaki iki sözcüklük tümce kullanımının, 20 aylıkken 25, 21 aylıkken 50, 22 aylıkken 75, 23 aylıkken 150, 24 aylıkken 1425, 25 aylıkken 2425 olduğu ortaya çıkmıştır.
[Braine - 1963] )

- İNFİAL değil/yerine/= KIZGINLIK/ÖFKE


- İNFİLÂK ile/değil/||/<> İNTİHAR

( Nesnelerde. İLE/DEĞİL/||/<> İnsanda. )

- İNHİMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> BAĞIMLILIK

( Bir şeye, aşırı düşkünlük gösterme, kapılma. İLE/VE/||/<>/> ... )

- İNHİMAK[Ar.] ile İPTİLÂ[Ar.]

( Bir şeye, aşırı düşkünlük gösterme, kapılma. İLE Düşkünlük, tiryakilik. )

- İNHİSÂR[Ar. < HASR] ile İNKİSAR[Ar. < KESR]

( Bir malın yapımının yalnızca bir kuruluşun elinde bulunduğu durum. | Devletin herhangi bir üretim alanını elinde tutması, satışı tek elden yönetmesi ve fiyata hâkim olması durumu. | Bir kişi ya da kuruluşun herhangi bir alanda kazandığı büyük güç. İLE Kırılma. | Gücenme. | İlenme, ilenç. )

- İNHİTÂT[Ar.] ile/||/<> İNZİLÂL[Ar. < ZELÎL]

( Son bulma, yıkılıp dağılma. | Güçten düşme, yaşlanma, inginlik. İLE Hor görme, aşağı tutma, aşağılama. )

- İNİM İNİM (İNLEMEK)

- İNİŞ >< ÇIKIŞ ile/ve/||/<> GİDİŞ >< GELİŞ

- İN'İSÂB[Ar.]/INNERVATION[İng./Fr.] değil/yerine/= SİNİRLERİ GÜÇLENDİRME | SİNİRLERİN GÖVDEDEKİ DAĞILIŞI

- İN'İSÂM[Ar.] ile/değil/yerine/>< İN'İSÂR[Ar.]

( Sıkılma. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Koruma. )

- Niye ki? diyerek, hazırcı değil önce kendin düşün de ona göre KONUŞ!!!


- İNKÂR ETMEK ile ANLAMAK

- İNKÂR:
KABUL ETMEMEK
ile/değil/||/<> KARŞI GELMEK/ÇIKMAK

- İNKÂR ile/ve/||/<>/> "AKILSALLAŞTIRMA"

- İNKÂR[Ar.] ile/ve/||/<>/> İSYAN[Ar.]

- İNKÂRCI/LIK ile/ve/değil/||/<>/< KUŞKUCU/LUK

- INNOCENT vs. PROTECTED

- İNSÂF[Ar.] ile İNSÂF[Ar. < NISF]

( Yaprak yaprak, lîme lîme olma, dağılma. İLE Merhamete, vicdana ya da mantığa dayanan adâlet. | Ortalama davranış. )

- İNSAF/LI değil/yerine/= DUYUŞ/LU

- İNSAN ANLIĞI/ZEKÂSI ile/değil/||/<>/> KİŞİNİN ANLIĞI/ZEKÂSI (ya da ANLIK/ZEKÂ)

- İNSAN:
DİRİMSEL(BİYO)
ve/||/<> ANLIKSAL/ZİHİNSEL(PSİKO) ve/||/<> TOPLUMSAL(SOSYAL) VAROLAN


- İNSAN:
DÜNYANIN
ve/||/<> TOPRAĞIN TUZU

( image )

- İNSAN FELSEFESİNDE:
FİZİK ÖTESİ/METAFİZİK
ve/<> VARLIKBİLİM/ONTOLOJİ ve/<> BİLGİBİLİM/EPİSTEMOLOJİ ve/<> ZİHİNBİLİM/PSİKOLOJİ ve/<> TOPLUMBİLİM/SOSYOLOJİ

- İNSAN GELİŞİMİ KURAMCILARINDA:
MARGARET MAHLER
ile/ve/||/<> JOHN BOWLBY ile/ve/||/<> SIGMUND FREUD ile/ve/||/<> ERIK ERIKSON ile/ve/||/<> JEAN PIAGET ile/ve/||/<> DANIEL STERN

- İNSAN KAYNAKLI YARALANMA/TRAVMALARDA:
KAZAYLA OLANLAR
ile/ve/ne yazık ki/||/<> KASITLI/AMAÇLI OLANLAR

( )

- İNSAN/KİŞİ:
KENDİ OLAN
ile/ve/||/<> ARASINDA (SIKIŞIP) KALAN ile/ve/||/<> ÂŞIK OLAN

- İNSAN/KİŞİ ve/<>/= BİLİNÇ/FARKINDALIK

( İNSAN: Varolmayanın, varlaştırılma süreci. )

- İNSAN ile/ve/||/<> İSYAN

- İNSANA/KİŞİYE SIĞABİLEN/SIĞAMAYAN ve/=/||/<> EVRENE SIĞABİLEN/SIĞAMAYAN

( Evren. VE/=/||/<> İnsan. )

- İNSANDAN/KİŞİ(LER)DEN:
"KONUŞMAK"
değil SÖZ ETMEK/BAHSETMEK

- İNSANÎ KONULAR/DURUMLAR/OLAYLAR:
AŞILMASI GEREKEN
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ANLAŞILMASI GEREKEN


- İNSANİ YETKİNLİK ve/||/<>/> SİYASET

- İNSANIM, UNUTABİLİRİM" değil ANLIK/ZİHİN BU! UNUTULABİLİR/BOŞLANABİLİR

- İNSAN'IN/KİŞİNİN DÜŞÜNMESİ ile/ve TANRI'NIN DÜŞÜNMESİ

( [mâhiyetçe değil derece olarak!] Bilkuvve'den bilfiil'e doğru. İLE/VE Bilfiil. )

- İNSANIN İNSAN OLMASI ile/ve/||/<> BİREYİN/KİŞİNİN İNSAN OLMASI

- İNSANIN/KİŞİNİN:
SÖZÜ
ile/ve BAKIŞI ile/ve SUSMASI

( )
( Gerek yok, her sözü, lâf ile beyâna
Bir bakış, bin söz eder, bakıştan anlayana... )
( Hikmet olmalı. İLE/VE İbret olmalı. İLE/VE Ders olmalı. )

- İNSANLAR KIRK YILLIK EŞLERİNİ BOŞUYOR" değil BAZI KİŞİLER, KIRK YILLIK EŞİNİ BOŞUYOR/BOŞAYABİLİYOR

- İNSANLAŞMA ve/||/<>/>/< "DERTLİLİK"

- İNSANLIK DURUMU(") ile/değil/ne yazık ki/>< ÖNYARGI

- [ne yazık ki]
İNSANLIK SUÇLARI:
SOYKIRIM
ile/ve/||/<> İŞKENCE/ŞİDDET ile/ve/||/<> TERÖR ile/ve/||/<> NEFRET/DÜŞMANLIK ile/ve/||/<> IRKÇILIK ile/ve/||/<> KÖLELEŞTİRME ile/ve/||/<> İNSAN KAÇAKÇILIĞI ile/ve/||/<> ORGAN TİCARETİ ile/ve/||/<> BAĞIMLILAŞTIRMA

( * Kasten öldürme
* Kasten yaralama
* İşkence, eziyet ya da köleleştirme
* Kişiyi, özgürlüğünden yoksun kılma
* Bilimsel deneylere tâbi kılma
* Eşeysel saldırıda bulunma, çocukların eşeysel istismarı
* Zorla gebe bırakma
* Zorla fuhşa sevketme )

- İNSANLIKTA, GELİŞİMİNDE VE (NESNEYİ/DÜŞÜNCEYİ) KAVRAMADA ...:
BAŞ PARMAĞIN GELİŞİMİ/KULLANIMI
ve/||/<> ÇENENİN ÜÇÜNCÜ(İLERİ-GERİ) HAREKETİ (VE GÜCÜ/YETİSİ)


- INSISTENCE vs. COMPULSION

- İNSİYÂK[Ar.] değil/yerine/= İÇGÜDÜ | ARDI SIRA GİTME | BİR GÜCÜN ETKİSİYLE ÇEKİLİP GİTME

- İNSOMNİ/INSOMNIA[İng.] değil/yerine/= UYKUSUZLUK, UYUYAMA, UYKU YİTİMİ, UYKU ZORU

- INTEREST vs./and REACTION

- INTERPRETATION/COMMENT vs. EXCESSIVE INTERPRETATION/COMMENT

- INTERPRETATION/COMMENT vs. SPECULATION

- İNTIBÂ ile/ve/||/<> İTİBAR

- İNTİBAK[Ar.]/ENTEGRASYON[İng. < INTEGRATION] değil/yerine/= ÖLÇÜDEŞLİK/ÖLÇÜ UYUM, UYUM

- İNTİHAR/MÜNTEHİR[: İntihar eden.] ile/değil ÖTANAZİ["ÖTENAZİ" değil!]

- İNTİHAR TEŞEBBÜSÜ değil/yerine/= ÖZKIYIM GİRİŞİMİ


- İNTİHAR[Ar.] ile/değil/yerine/>< İFTİHAR[Ar.]

- ÖZKIYIM/İNTİHAR[Ar.] ile/ve/değil/||/<> ÖLÜM ORUCU

- İNTİHAR[Ar.]["İNTAHAR" değil!]/SUİSİT[İng. < SUICIDE] değil/yerine/= ÖZKIYIM

- İNTİKAM ile/değil/yerine ADÂLET

- İNTİKAM ile/değil/yerine ADÂLET

( "Öfke", "kıskançlık" ve "nefret" "kaynaklıdır". İLE/DEĞİL/YERİNE Gücünü, sevgiden alır. )

- İNTİKAM değil/yerine/>< AFFETMEK

( En etkili/büyük intikam, affetmektir. )

- İNTİKAM değil/yerine/= ÖÇ

- INTUITION vs. INSTINCT

( SEZGİ ile/ve İÇGÜDÜ )

- INTUITION vs. INSTINCT vs. INSIGHT vs. INKLING

- İP ile TARAZ/DARAZ

( ... İLE Taramak. | Düz ve parlak bir kumaşın üzerinde bulunan tel tel iplik. Dokumanın taraktan geçirilirken kopan ipliklerinden oluşan kabartılar. | (Saç için) Dağınık, biçim verilmemiş, kabarık. | Taraz sözcüğü Anadolu halk ağzında daraz biçiminde de söylenir. Bu sözcüğün kökünde daralmak, sıkılmak, dağılmak, kopmak, üşümekten tüyleri dikilmek vb. anlamlar vardır. )

- IQ(") ile/değil AMK

- IQ[AYKÜU] değil/yerine ZEKÂ

- İRADE ile BİLİNÇ

- İRÂDE[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/> İDÂRE[Ar.]

- İRÂDE ile/ve/||/<> İDRAK

- İRÂDE ile/ve/||/<>/> İFÂDE

- İRÂDE ile/ve/||/<> İSTİDÂD

- İRÂDE ile/ve/||/<> KERÂHET

- İRÂDE ile/ve/||/<> KOL/BACAK ile/ve/||/<> AYAKKABI

( Üçü de kişiden önce değil sonra gelir. Soğan gibi düşünürsek üçü de üst değil alt katmanıdır. )

- İRÂDE ile/ve/değil/||/<>/< RIZÂ


- İRÂDE ile/ve/<> ŞEHVET ile/ve/<> TAMAH

( Varoluş ve sürdürme isteği. İLE/VE/<> Dürtü ve/ya da "güdü"ler aracılığıyla isteme. İLE/VE/<> İstemenin aşırılıkları. Açgözlülük, hırs. )

- İRÂDEDE:
KADERİYE
ile/ve/değil/||/>< CEBRİYE

- İRÂDEMIZİ "GELİŞTİRMEK" değil İHTİYÂRIMIZI DEVREDE TUTMAK

- İR/ER ile İR
[<

( Delik açmak için kullanılan sivri uçlu bir araç. İLE Utanma bildiren bir ilgeç. )

- İR/IRRA = UTANÇ
[<

- İRİTE[Fr. < IRRITÉ] değil/yerine/= SİNİRLENDİRME, RAHATSIZ ETME | AŞINDIRMA(TAHRİŞ), KAŞINDIRMA

- İRKİLME ile/ve ÜRPERME

( Gövdede. İLE/VE Zihinde. )
( Gövdeyi korur. İLE/VE Zihni korur. )

- İRONİ > ALAY ALIŞKANLIĞI

- İRŞÂD:
İLİM ÖĞRETMEK
değil UYKUDAN UYANDIRMAK

- İRTİKAS[Ar. < RAKS]["ka" uzun okunur] ile İRTİKÂS[Ar.] ile İRTİKAŞ["ka" uzun okunur] ile İRTİKÂZ[Ar. < REKZ] ile İRTİKÂZ[Ar.]

( Salıntı, salınım. İLE Başaşağı yuvarlanma. İLE Savaşta askerlerin birbirine karışması. İLE Saplanıp yerinde durma, dikilme. | Bağlanma. | Nabzın atması, seğirme. İLE Iztırap duyma. | Gebelikte çocuğun karında hareket etmesi. )