ÜÇ YAZAÇLILAR

- RUBIDIUM-STRONTIUM DATING[İng.] / DATATION PAR LE RUBIDIUM-STRONTIUM[Fr.] / RUBIDIUM-STRONTIUM-DATIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RUBİDYUM-STRONSİYUM YAŞ TAYİNİ

- RUBU[Ar.] değil/yerine/= DÖRTTE BİR

- RUB-UL MÜCEYYEB ile RUB-UL MUKANTAR ile USTURLAB

( Sinüs'ün dörtte biri. İLE ... İLE ... )
( ... İLE ... İLE İlk kez M.Ö. II. yy.'da Hipark tarafından bulunumuş ve Batlamyus tarafından kullanılmıştır. Bu alet ile yıldızların Arz'dan uzaklıkları ölçülürdü. Üstüne gökyüzü haritası çizilmiş hilâlî daire biçiminde bir tahtadan ibarettir. Akrep ya da ankebût denilen bir ibresi vardır. Bu ibre, ucuna fındık büyüklüğünde taş bağlanmış bir ipten ibarettir. Yıldızların seyri bu ip ile gösterilir, ölçümler bunun üzerinden ortaya çıkar. Kenarlarda da açılar, milyem ve grat hesapları yazılıdır. Halen astronomlar ve denizciler, geliştirilmiş usturlap kullanır. )

- RUBY İLE HENE İLE CO2 İLE FİBER ile/||/<> LAZER TÜRLERİ

( Farklı ortam ve mekanizmalara sahip lazerler. )
( Formül: P = hνN/t )

- RÜÇHAN HAKKI ile YASAL ÖNCELİK HAKKI

- RUCÛ'[Ar.] ile FEY'[Ar.]

- RUH:
"BİLİNEMEYEN"
ile/ve/değil/||/<>/< GÖRÜNEMEYEN

- RUH = EMİR

( Rüzgâr. = Emir. )

- RUH ile HATI

( Hayvansal Ruh. )

- RUH ve/||/<> KELÂM/SÖZ

( RUH: Hâle bürünmüş kelâm/söz. )

- RÛH[Ar.] ile MÜHCE[Ar.] ile NEFS[Ar.] ile ZÂT[Ar.]

- RUH/RÜZGÂR ile/yerine/değil NEFS

( RUH/GEIST: Bütünlüğün ilkesi. | Görünmeyenin, etkisi üzerinden bilinmesi. )

- RUH" değil ÖZBİLİNÇ

- RÛH[Ar.] ile RUH[Ar.]

( Can, nefes. | Canlılık, duygu/his. | En önemli nokta, öz. | İspirto gibi uçucu gaz. | Melek, cin, hayali varolan. | Türk müziğinde en az beş-altı yüzyıllık bir mürekkep makam.[Zamanımıza kalmış bir örneği bulunmamaktadır.] İLE Yanak, yüz/çehre. | Anka kuşu. | Anka kuşuna adına verilen satranç taşlarından biri. | Dizgin. | Taç. | Taraf, yön. | Hasırotu. )

- RUH ile RUHİ ile RUH GÖÇÜ ile RUH BİLİMİ ile RUH HEKİMİ ile RUH ÖLÇÜMÜ ile RUH BİLGİNİ ile RUH BİLİMCİ/LİK ile RUH DOKTORU ile RUH HASTASI ile RUH SAĞLIĞI ile RUH BİLİMSEL ile RUH HASTALIĞI ile RUH HEKİMLİĞİ ile RUH KARMAŞASI

- RUH ve/=/|| SEVGİ

( Sevdiğimiz, Azrail'imizdir. )

- RÛH-ULLAH ile ...

( MÜSLÜMANLAR TARAFINDAN HZ. ÎSA İÇİN KULLANILAN BİR SÖZ )

- RUJ[Fr.] değil/yerine/= DUDAK BOYASI

- RUJ[Fr. < ROUGE] ile DUDAK KREMİ

- RUKİYE SABİHA SULTAN (İST. ORTAKÖY 1894 – 1971)

( Kısaca Sabiha Sultan olarak bilinir. Sabiha Sultan Osmanlı Devletinin son Padişahı Sultan VI. Mehmet Vahdettin'in kızıdır. Rukiye Sabiha Sultan1894'te Ortaköy doğdu. Saraylarda büyüdü. Padişahın kızı olması nedeni ile o günün şartlarında iyi bir hayat yaşadı ama devam etmedi bu yaşamı. R. Sabiha Sultan'ı Mustafa Kemal Atatürk'e yakıştırdılar. Hatta pek çok kişi Atatürk'ün R. Sabiha Sultan'ı istediğini yazar ve ilave ederler. Mustafa Kemal Padişah'a damat olmak ve için R. Sabiha Sultan'ı eş almak istiyor... Oysa Saray çevresi R. Sabiha Sultan'ı Mustafa Kemal'e yakıştırırlar. Öyle ya Padişah kızı sıradan insanla evlenir mi? Ona münasip bir eş bulmak gerek. Bu düşüncelerle Mustafa Kemal'i uygun görürler ve durumu Mustafa Kemal'e anlatırlar. Mustafa Kemal "Buluşalım, konuşalım" der. Bu imkânsızdır. Hiç Padişah kızı taliplisi ile her hangi bir yerde görüşür mü? Bu düpedüz öneriyi reddetmek demektir. Yıllar sonra Sabiha Sultan'a durum sorulduğunda "Evet böyle bir görüşme olması istendi ama ben Ömer Faruk Efendi'yi seviyordum" der. Ömer Faruk Efendi, son Osmanlı Halifesi Abdülmecit Efendi'nin oğludur. Bu kişi ile evlendirilir. Cumhuriyet'in kurulması ve Osmanlı Hanedanı mensuplarının sürgüne gönderilmesi üzerine 1924 yılında yurtdışına gitti. İsviçre ve Fransa da bir süre kaldıktan sonra Mısır'a geçti. R. Sabiha Sultan 1948'de Mısır'da iken eşi Ömer Faruk Efendi'den boşandı. 1952'de Osmanlı hanedanı kadınlarının yurda gelebileceği yasasından yararlanarak yurda döndü ve Yeniköy'deki yalısına yerleşti. 1971 yılına kadar burada yaşadı ve son nefesini Yeniköy'de verdi. Aşiyan mezarlığına defnedildi. )

- RÜKÜŞ[Ar. < RUKŞE] ile ŞILLIK[Erm.] ile ŞIRFINTI ile ŞUH[Fars.] ile ÂŞÜFTE/ÂŞİFTE[< Fars.]/KOKOT[Fr. < COCOTTE] ile ÇİRKEF[Fars. < ÇİRK-ÂB: Pis/bulanık su.] ile FETTÂN[Ar. < FİTNE] ile KALTAK[Yun.] ile ÖKSE[Yun.] ile SÜRTÜK

( Gülünç bir biçimde giyinip süslenen kadın. İLE Aşırı ve bayağı biçimde süslenip boyanmış kadın.
[(Rusça) "SULUGA: Hizmetkâr, uşak." ya da (Tatarca) "ŞILGA: Hizmetçi kadın, cariye." sözcüğünden geldiği de iddia ediliyormuş"] İLE Seviyesi düşük, bayağı kadın. İLE Hareketlerinde serbest. | Neşeli, şen ve oynak. | Açık saçık, utanması olmayan. İLE Çıldırırcasına seven, bu yüzden perîşan bir halde, azgın ve baştan çıkmış deli gibi olan, iffetsiz kadın. İLE İğrenç ve bulaşkan. İLE Fitne ve fesâda teşvik eden, fenâlık yapan, ayartan. | Oynak kadın. | Câzibeli, gönül alıcı. İLE İffetsiz, namussuz kadın. İLE Erkekleri kendine bağlamasını bilen çok alımlı kadın. İLE Vaktini çok gezerek geçiren, evinde oturmayan kadın. | Aynı anda birden fazla kişiyle gönül eğlendiren kadın. | "Hayat kadını", fahişe. )

- RULE vs. LAW

- RULO TOP ile DEKATÜR TOP

- RUM ile/ve/=/||/<> BALAMA

( Orta oyununda Rum tipi. | Karagöz, matiz ve külhanbeyi tipleri tarafından yabancı ülkelerin tiplerine seslenirken kullanılan söz. )

- RUM ile RUMİ ile RUMELİLİ/LİK ile RUM ATEŞİ ile RUMİ TAKVİM

- RUMELİFENER RAMAZAN AĞA CAMİİ

( Rumelifener mahallesinde (Eskiden köy), Limanın üst ksmında yer alan bu cami 1815 yılında Ramazan Ağa isimli bir kişi tarafından yaptırılmıştır. )

- RUMELİKAVAĞI ALTINKUM D. K. ÖZEL EĞT. MRK. PİKNİK YERİNDEKİ DOĞU ÇINARI

( Piknik alanı içinde ve denize yakın yerdedir. Boyu 16.50 m, göğüs çevresi 6,20 m. taban çevresi 10,10 m ve yaşı 420'dir (2009 itibariyle). )

- RUN :/yerine KOŞMAK

- RUS ELMASLARI/ALTINLARI değil YAKUTİSTAN ELMASLARI/ALTINLARI

( "Rus" elmaslarının %99'u, altınlarının %20'si, Yakutistan'dan çıkarılır. )

- RUS ile/değil ÇUVAŞ

( ... İLE/DEĞİL Rusya'da, Volga ırmağı kıyısında yaşayan, Türk halklarından olan kişi. | Çuvaşlara özgü olan. )

- RUS ile RUS RULETİ ile RUS SALATASI

- RÛŞEN-DİL ile ...

( GÖNLÜ AYDIN )

- RUSSIAN :/yerine RUS

- RÜSTİK[Fr. < Lat.] değil/yerine/= KÖY EVİ

( Köy evi ya da köy görünüşü veren. )

- RUSYA'NIN EN BÜYÜK BOTANİK BAHÇESİ ile ...

( TROPİK PARK )

- RUTUBET[Ar.]/NEM[Fars.] değil/yerine/= KALIKBUĞ/SUBUĞ/Çİ[dvnlgttrk]

- RÜÛS[Ar. < RE'S] ile RÜZZ[Ar.]

( Başlar. | Sadrazam'ın verebileceği küçük rütbeler için verilen resmî yazı. | İlmiye, âlimler/ulemâ derecelerinden biri.[Medrese öğrenimini tamamlayıp mülâzim olanlar, yedi yıllık mülâzemet süresini de tamamladıktan sonra Şeyhülislâm'ın bulunduğu yeterlik/rüûs sınavına girerken, kazananlar müderris tayin olunurdu.] İLE Pirinç.[ERZ] )

- RÛ/Y[Fars.] ile RÛY[Fars.] ile -RÛ[Fars.]

( Yüz, çehre. İLE Tunç. İLE "biten, olan" anlamlarına gelerek birleşik sözcükler yapar.[HOD-RÛ: Kendiliğinden.] )

- RÜYA değil/yerine/= DÜŞ

- RÜYÂ değil/yerine/= DÜŞ


- RÜYA ile/ve/<> MİT

( Bireysel. İLE/VE/<> Toplumsal. )
( Bireysel mitlerdir. İLE/VE/<> Ortak rüyalardır. )

- RÜZGÂR[Fars. :Çağ.] değil/yerine/= YEL

- RVAD/RIGHT VENTRICULAR ASSIST DEVICE[İng.] değil/yerine/= SAĞ KARINCIK DESTEK AYGITI, SAĞ VENTRİKÜL DESTEK AYGITI

- RZK >/<> ZKR >/<> KZR

( RIZK > ZİKİR > KAZÛRÂT [~] )
( Doğadan kişiye/hayvana. > Kişide/hayvanda. <> Doğaya. )
( Gıda > Sindirim/işleme[Besin/posa] <> Dışkı/gübre-toprak/su-gıda )

- S ile 5 <> Z ile 2

- S İLE P İLE D İLE F İLE G İLE H İLE İ ile/||/<> ORBİTAL TÜRLERİ

( Atomik orbitallerin açısal momentum kuantum sayısına göre sınıflandırılması. )
( Formül: 2(2l+1) elektron kapasitesi )

- s. op. s.[Lat. < SO OPUS SIT] değil/yerine/= GEREKTİĞİNDE, GEREK GÖRÜLÜRSE

- SÂ' ile SÂ' ile SAA/SİA[Ar. < VÜS'AT] ile -SÂ[Fars.] ile -SÂ/Y[Fars.]

( S harfinin Arapça adı. İLE Bin dirhemlik bir hubûbat ölçeği. İLE Genişlik, bolluk. | Güç, takat. İLE Benzetme edatı olan "âsâ"nın hafifletilmişi.[ANBER-SÂ: Anber gibi. | GAYR-SÂ: Gayır gibi.] İLE "süren/sürücü" anlamlarıyla birleşik sözcükler yapar.[CEBHE-SÂ: Yüz süren. | CEBÎN-SÂ/Y: Alın süren.] )

- ŞAAŞA/LI ile ŞAH ŞAHA/LI

- SAAT GEÇ OLDU/OLMUŞ" değil GEÇ OLDU/OLMUŞ


- CLOCKWISE[İng.] / DANS LE SENS DES AIGUILLES D'UNE MONTRE[Fr.] / IN DER RICHTUNG DES UHRZEIGERS, IM UHRZEIGERSINN[Alm.] ile/değil/yerine/= SAAT YÖNÜ

- SAAT ile SAAT DAİRESİ ile KUM SAATİ ile SAAT İBRESİ ile SAATLİK ile SAAT

- SAAT'TE:
GEÇİYOR, GEÇTİ
ile VAR, KALDI

( Saat başından, 30 olana kadarki geçen tüm zaman, 5/10/15(ya da çeyrek)/20/25 "geçiyor, geçti" olarak tanımlanır. İLE
30'dan sonraki, saat sonuna/öteki saat başına kadarki zaman, 25/20/15(ya da çeyrek)/10/5 "var, kaldı" olarak tanımlanır. 30'dan sonrakiler için kesinlikle 35/40/45/50/55 geçiyor gibi bir tanım kullanılmaz, olmaz!
Ayıptır, küçük düşürür. Dikkatsiz, amatör, bilgisiz ve bilinçsiz imajı oluşturur etrafta. )

- ŞA'B[çoğ. ŞUÛB] ile ŞÂB/ŞÂBB[Ar. < ŞEBÂB | çoğ. ŞÜBBÂN] ile ŞÂB[Fars.]

( Cemaat, taife, kabile. | Kızıldeniz'den çıkarılan dallı budaklı taşlar. | Bölünmüş, parçalanmış şey. | Kafatasındaki çatlaklık. İLE Genç, delikanlı; yiğit. İLE Şap. )

- SABATİER İLE LANGMUİR-HİNSHELWOOD İLE ELEY-RİDEAL ile/||/<> KATALİZ MEKANİZMALARI

( Heterojen kataliz reaksiyon yolları. )
( Formül: r = kθAθB (L-H) )

- KANÛN-İ ZEVÂYÂ-İ SÂBİTE[Osm.] / LAW OF CONSTANT ANGLES[İng.] / LOI DES ANGLES CONSTANTS[Fr.] ile/değil/yerine/= SABİT AÇILAR YASASI/KANUNU

- CONSTANT BOILING HCL[İng.] ile/değil/yerine/= SABİT KAYNAYAN HCL

- BASE LOAD CONSUMPTION[İng.] / CONSOMMATION EN RUBAN[Fr.] / BANDVERBRAUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= SABİT YÜK TÜKETİMİ

- SABİT ile/ve TEK

- SABİTLEMEK ile SABİTLEŞMEK ile SABİTLEŞTİRMEK ile SABİTLEŞEBİLMEK ile SABİTLEŞTİRİLMEK ile SABİ ile SABİT/LİK ile SABİT KUR ile SABİT FİKİR ile SABİT KALEM ile SABİT FİKİRLİ/LİK ile SABİT POLİNOM


- Sabır için SUS!!!

- Sabır törpüsü olmamak için SUS!!!

- SABUN ile BUZ

- SABUN ve KİL

- SABUNLAMAK ile SABUNLANMAK ile SABUNLAŞMAK ile SABUNLAŞTIRMAK ile SABUN/LUK ile SABUNCU/LUK ile SABUNLU ile SABUNSUZ ile SABUN OTU ile SABUN TAŞI ile SABUN TOZU ile SABUN AĞACI ile SABUN BALIĞI

- SAÇ-BAŞ (DARMADAĞIN)

- SAÇ BOYAMADA:
9
ve/> ÜSTÜ

( Saç boyama sayısı, 1 yılda, 9 ve üzeri sayıda ise kanser riski büyük oranda artmaktadır. )

- SAÇ/SAKAL/KIYAFET DÜZELTMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HUY DÜZELTMEK

- SAÇ EKİMİNDE:
FUT
ile/değil/yerine/> FUE

- SAÇ EKİMİNDE:
MİKROMOTOR
ile FUE İĞNESİ

( )

- SAÇ:
JÖLELİ
ile/ve/değil/yerine ISLAK

- SAÇ RENGİ AÇMADA:
SOMBRE
ile/değil/||/<> OMBRE

( En fazla 4 ton açık renk yeğlenebilir. İLE Saçın doğal tonundan 7 ton daha açık renkler yeğlenebilir.[Saçların doğal rengi fark etmeksizin çok farklı tonda uygulanabilmektedir.] )

- SAÇ SAÇA ile BAŞ BAŞA

- SAÇ ile AHCEN

( Kıvırcık saç. )

- SAÇ ile A'SAC

( ... İLE Saçı, alnı üzerine dökülmüş. )

- SAÇ ile BELİK/BÖLÜK

( ... İLE Saç örgüsü. | Saç örgüsünün omuzlardan aşağı uzanan bölümü. )

- SAÇ ile BİR TUTAM SAÇ

- SAÇ ile/ve KIL

( Kafa derisinde bulunan deri uzantısı/artığı. İLE/VE Gövdede bulunan deri uzantısı/artığı. )
( MÜCA'AD[< CA'D]: Kıvırcık, kıvrılmış, lülelenmiş saç. )
( GİSÛY-İ MÜFETTEL: Örülmüş saç. )
( ÇEVGÂN-I SÜNBÜL: Sevgilinin saçı. )

- SAÇ ile/<> LEPİSKA[Leipzig kentinin adından]

( ... İLE/<> Uzun, sarı ve yumuşak saç. )

- SAÇ ile/değil POSTİŞ[İt.]

( ... İLE/DEĞİL Kadınların, genellikle başlarının arkasına taktıkları ek saç. )

- SAÇ ile SAÇ DÖKÜLMESİ ile SAÇ AYIRICI ile SAÇ TELİ ile SAÇ KESİMİ ile TÜYSÜZ ile SAÇ KURDU

- SAÇ ile/değil SAC ile/değil SAÇ

( Baş derisini kaplayan kıllar. İLE Yassı demir çelik ürünü. | Bu nesneden yapılmış dışbükey pişirme aracı. | Sactan yapılmış olan. İLE Kuyrukluyıldız çekirdeğini saran, ışıklı gazyuvarı. )

- SAC ile SAÇ ile SAÇ KREMİ ile SAC BÖREĞİ ile SAC EKMEĞİ ile SAC KEBABI ile SAÇ ÖRGÜSÜ ile SAC KAVURMASI

- SAÇ ile/||/<> SEÇ

( Gelişigüzel ayırmak[dağılmışlar arasından]. İLE/||/<> Beğenip ayırmak[derilmişler arasından]. )

- SAÇ ile/ve/<> TIRNAK

( Saç ve tırnaklar ölümden sonra uzamazlar! [Ölümde gövde su kaybettiğinden dolayı deri sıkılaşır, bu da saç ve tırnağın uzadığı yanılgısına neden olur.] )
( "Saç, sefadan; tırnak, cefadan uzar." )
( Baş derisini kaplayan kıllar. İLE İnsanda ve çoğu omurgalı hayvanda parmak uclarının dış bölümünü örten boynuzsu tabaka. | Kanca gibi araçların kıvrık yeri. | Gemi demirinin ucundaki yassı parça. | Ciltçilikte tek yaprakları büküp cildi birleştirebilmek için bir yanında bırakılan şerit durumundaki kenar. | Heykel dökümünde, kalıp parçalarının birleştirilmesinde kolaylık sağlamak amacı ile yapılan dişlerin her biri. | Kanun çalmakta kullanılan mızrap. | Tenekecilerin delik açmak için kullandığı alet, keski. | Tırnak işareti. )

- SAÇ ile ZAÇ[Ar.]

( ... İLE Kükürtle demir bileşimlerinden biri. )

- SAÇALAMAK ile SAÇABİLMEK ile SAÇALANMAK ile SAÇAKLANMAK ile SAÇAK ile SAÇAKLI ile SAÇAK KÖK ile SAÇAK BULUT

- SAÇI KEL değil KAFASI KEL

- SAÇLARDA:
GÜR
ile YOĞUN

- SAÇMA(SAPAN) ile KELALÂKA


- SAÇ-SAKAL (BİRBİRİNE KARIŞMIŞ)

( Bakımsızlığı, özensizliği betimler. )

- SÂD/SÂDD[Ar. < SEDD] ile SÂD ile SA'D ile SAD ile SAD[Fars.]

( Kapayan, örten. | Aksu, göz perdesi. İLE Göz ağrısı/hastalığı. İLE Kutluluk. | Uğur. | Kutlu, uğurlu.[SA'D-ÜD-DÎN/SÂDETTİN: Dini uğurlu, kutlu kılan.] İLE Osmanlı ve Arap abecesinin onyedinci harfidir.[ebced hesabında 90 sayısının karşılığıdır] İLE Yüz/100. )

- ŞÂD[Fars.] değil/yerine/= NEŞELİ, SEVİNÇLİ

- ŞAD ile ŞAT

- SAD :/yerine ÜZGÜN

- SADÂ ve/<> EDÂ

- SADÂKAT ile/değil/yerine SAF BAKIŞ

- SADAKAYI:
SAKAT DİLENCİYE VERMEK
ile/ve/değil/||/<>/< YOKSUL FİLOZOFA VER(E)MEMEK

( Bir gün, kötürüm ya da kör olmaktan korktuklarından, "gözünden/gördüklerinden akıllı" olmalarından dolayı. İLE Gün gelip de, felsefenin içinde olacaklarını düşünememekten dolayı. )

- SADASHIVA ile/||/<> SAT-SANG ile/||/<> SADANUBHAVA

( Sürekli güzellik, sürekli refah. @@ Doğru ve bilge kimselerle beraberlik. @@ Ebedi Gerçeğin deneyimi. )

- SAD-CHİT ile ...

( Evrensel potansiyelin, aşkın(transandantal) durumu. )

- SADDLE-NODE İLE HOPF İLE PİTCHFORK İLE TRANSCRİTİCAL ile/||/<> BİFURKASYON TÜRLERİ

( Parametre değişiminde davranış değişimi. )
( Formül: ẋ = μ ± x² (saddle-node) )

- SÂDE[Fars.]/SÂF[Ar.] değil/yerine/= ARI/YALIN

- SADECE ..., SADECE ..., SADECE ... (DEĞİL) değil/yerine/= TEK BİR ŞEY (DEĞİL)

- SADECE ... ile/||/<> BİR TEK ...

- SADECE ve/<> HER ZAMAN

- SADECE/SIRF ile "DAHA ÇOK"

- SADEFE[Ar.]/SCALE[İng.]/ÉCAILLE[Fr.] ile PUL

( Balık pulu. )

- SADELEŞME ile ÖZE DÖNÜŞ

- SADELEŞMEK ile SADELEŞTİRMEK ile SADELEŞEBİLMEK ile SADELEŞTİRİLMEK ile SADE/LİK ile SADET ile SADECE ile SADE KEK ile SADE KAHVE ile SADE BİRİMLER BÖLÜĞÜ

- SADRAZAM TORUNU değil SADRAZAM'IN SOL TAŞAĞI


- PURE VISCOSITY[İng.] / VISCOSITÉ PURE[Fr.] ile/değil/yerine/= SAF AĞDALILIK

- PURE GERMANIUM DETECTOR[İng.] / DÉTECTEUR AU GERMANIUM PUR[Fr.] / REINSTGERMANIUMDETEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SAF GERMANYUM DEDEKTÖRÜ

- SAF HAKİKAT ile/ve/<> EBEDÎ ÖZ

- SAF İLE UYGULAMALI ile/||/<> MATEMATİK İKİLİĞİ

( Kuramk ve pratik matematik. )
( Formül: Teori ↔ Uygulama )

- SAF KÜLTÜR TEKNİĞİ ile/||/<> KARIŞIK KÜLTÜR

( Saf kültür tek tür mikroorganizma içerir İLE karışık kültür birden fazla tür içerir. Koch agar plak yöntemi ile saf kültür elde etti İLE bu sayede bakterileri tek tek inceledi. Saf kültür bakteriyolojinin temel tekniğidir. )
( Robert Koch tarafından 1881 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1843-1910) (Ülke: Almanya) (Alan: Mikrobiyoloji) (Önemli katkıları: Bakteriyel hastalık teorisi, Koch postülatları, bakteriyel kültür teknikleri) )

- SAF OLMAYAN ile KİRLİLİK

- SAF SU ile ÇOK SAF SU/İLETKENLİK SUYU

( ... İLE Öz iletkenliği 18°C'de ve vakumda 4x10¯7; OHM¹ cm¹ olan çok saf su. )

- SAF/TEMİZ":
ÇOCUKLAR
ve/||/<> ŞEHİTLER

- SAF ile/ve/||/<> A PRIORI

( Ampirik deneyimden gelmeyen. İLE/VE/||/<> Ampirik deneyim ile birlikte geçerli/var/kaim olsa da evrensel ve zorunlu olan. )

- SAF ile/ve/||/<> ALIK


- SAF ile/ve ANLAMLI

- SAF ile DEĞERSİZ

( Kişiler, kendini ya da başkalarını beslerken, saf ve anlamlıyla, değersizi birbirinden ayırd etmeyi bilmelidir. )

- SAF ile/ve/< SADE[Fars. < SÂZEC]

( Bir maddenin, kavramın ve/ya da ...'nın kendi özünden/doğasından uzaklaşmadığı kadar ve dışarıdan etkilenmediği derecede bulunduğu hal. İLE/VE
Bir maddenin ve/ya da kavramın etkilendiği dış faktörlerin olabildiğince alt seviyede/kıvamda tutulup, fazlalılığa/aşırılığa/lükse gitmeme/kaçmama hali. )
( Sadelikten şaşmamak doğrudur. )
( Saflaşın, dikkatli ve uyanık olun, hazır bulunun. )
( Be pure, be alert, keep ready. )

- SAF ..." ile/ve/<> "SADECE ..."

- SAF ile/ve/değil/yerine/||/<> SÂDIK

- SAF[Ar. < SAFF] ile SÂF[Ar. < SAF]

( Sıra. İLE İçine başka şeyler karışmamış olan, katışıksız, doğal, halis, has, öz, som. | Çevresinde olup bitenleri anlayamayan, kurnazlığa aklı ermeyen, zekâ ve kavrayıştan yoksun olduğundan, kolay kandırılabilen kişi, avanak, bön, safderun, safdil. | İyi niyetli, art niyetsiz. )

- SAF[Osm.] ile/değil/yerine/= SAF

- SAF ile/ve/değil/||/<> SAFA YATAN

- SAF ile SAFİ ile SAF SU ile SAF DIŞI/LIK

- SAF ... değil SALT ...


- ŞAFAK[Ar. < ŞEFAK] değil/yerine/= TAN

( Güneş doğmadan az önce beliren aydınlık. )

- SAFF[Ar. çoğ. SUFÛF] ile SÂF[Ar.]

( Dizi, sıra. İLE Sade, arı, katıksız. | Kurnazlığa aklı ermeyen, kolaylıkla aldatılabilen. )

- SAFHA[Ar.]/MERHALE[Ar. < RİHLET]/FAZ[Fr. < Yun.] değil/yerine/= EVRE/AŞAMA

( Bir olayda, birbiri ardınca görülen ve/ya da beliren, gelişen değişik durumların her biri. | Menzil, konak, aşama. | İki menzil, konak arası. | Bir günlük yol. )

- SAFHINI BELİRLEMEK/BİLMEK ile/ve SAF OLMAK/KALMAK

- SAFİR değil/yerine GÖKYAKUT

( Mavi renkli, değerli bir korindon türü. )

- SÂFİYET (AHLÂKI) ile/ve/> İRFANİYET (AHLÂKI) ile/ve/> AŞK (AHLÂKI)

( Saflaşmadıkça, kapı/lar açılmaz. )

- SAF/LAŞTIRILMIŞ AKIL ile/ve/= NİYET ile/ve/= KALP

- SAF/LIK ile/ve/değil İYİ HUYLU/LUK

- SAF/LIK ile/ve/değil İYİ NİYETLİ/LİK

- SAF/LIK ile KATIŞIKSIZ/LIK, KATIKSIZLIK


- SAFLIK ile SAF

- SAFLIK ile SAF

- BILE SALTS[İng.] / SEL BILIAIRE[Fr.] / GALLEN SALZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SAFRA TUZLARI

- SÂF/SAFF[Ar. çoğ. SUFÛF] ile SÂF/SÂFÎ[Ar. < SAFÂ, SAFVET] ile SAFH[Ar.]

( Dizi, sıra, camide cemaatin sırası. İLE Temiz, katkısız, karışık olmayan, halis. | Bön, kolay aldanabilen, kurnazlığa aklı ermeyen. İLE Yüz çevirme. | Affetme, suç bağışlama.[AFV] )

- SAĞ AKCİĞER ile/ve SOL AKCİĞER

( 3 bölüm[lob] vardır.[üst-orta-alt] İLE/VE 2 bölüm[lob] vardır.[üst-alt] )

- SAĞ/SOL BEYİN değil SAĞ/SOL YARIMKÜRE

- RIGHT-HAND RULE[İng.] / RÈGLE DE LA MAIN DROITE[Fr.] / DREIFINGERREGEL (RECHTE HAND), RECHTGÄNGIGE REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SAĞ EL KURALI

- RIGHT-HAND POLARIZATION[İng.] / POLARISATION DROITE[Fr.] ile/değil/yerine/= SAĞ EL KUTUPLANMASI

- RIGHT-HAND HELICITY[İng.] / HÉLICITÉ DROITE[Fr.] / RECHTER HELICITY[Alm.] ile/değil/yerine/= SAĞ EL SARMALLIĞI

- RECHTGÄNGIGE POLARISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= SAĞ ELLİ KUTUPLANMA


- RECHTGÄNGIGE SPIRALE[Alm.] ile/değil/yerine/= SAĞ ELLİ SARMAL

- OMUZ:
SAĞ
ile/ve/<> SOL

( Kişinin, %80'inin sağ omuzu, sol omuzundan düşüktür. İLE/VE/<> Kişinin, %20'sinin de sol omuzu, sağ omuzundan düşüktür. )

- SAĞ SALİM değil/yerine/= SAĞ SAĞLAM/SAĞ ESEN/ESENLİKLE

- SAĞ-SOL

- SAĞ ile ...

( ULVİYYET | YEMÎN )

- SAĞ ile/ve/||/<>/> SELÂMET

( Sen. İLE/VE/||/<>/> Ben. )

- SAĞ ile/ve SOL

( Kalbin olduğu taraf soldur. )

- SAĞ ile ZAĞ/KILAĞI

( ... İLE Taş üzerinde bilenen bir kesici aracın, keskin yüzüne yapışan ve aracın iyi kesebilmesi için yağlanmış yumuşak taşla kaldırılması gereken çok ince çelik parçaları. )

- SAĞALTIM/TERAPİ:
TEK KİŞİLİK
ile/ve/||/<> İKİ KİŞİLİK

- SAĞDUYU = HASSE-İ SELİME = GOOD SENSE[İng.] = BON SENS[Fr.] = GESUNDER VERSTAND[Alm.]


- SAĞILMAK ile SAĞIRLAŞMAK ile SAĞI ile SAĞIM/LIK ile SAĞIN ile SAĞIR/LIK ile SAĞIMLI ile SAĞIR KEF ile SAĞIR NUN ile SAĞIR KAPI ile SAĞIR RENK ile SAĞIR DUVAR ile SAĞIR YILAN ile SAĞIR DİLSİZ ile SAĞIR PUSULA ile SAĞIR PENCERE ile SAĞIM MAKİNESİ ile SAĞIN BİLİMLER ile SAĞIR MİKROFON

- SAGİTTARİUS A* (SGR A*) ile/||/<> M87 KARA DELİĞİ

( Sgr A* Samanyolu merkezinde 4 milyon güneş kütlesi İLE M87 kara deliği 6,5 milyar güneş kütlesidir. Sgr A* 26 bin ışık yılı uzakta İLE M87 55 milyon ışık yılı uzaktır. İki kara delik EHT tarafından görüntülendi İLE süper kütleli kara deliklerin kanıtıdır. )
( Andrea Ghez tarafından 2020 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1965-) (Ülke: ABD) (Alan: Astronomi) (Önemli katkıları: Samanyolu merkezindeki süper kütleli kara delik (Sgr A*) gözlemi, Nobel Ödülü (2020)) )

- Sağını-Solunu gör de KONUŞ!!!

- SAĞLIK:
"HİZMET"
ile/ve/değil/||/<>/< HAK

- SAĞLIK TOPU ile/ve/||/<>/> SEPET[BASKET]/EL TOPU

- SAĞLIK ile/ve GÜÇ/KUDRET

( image

image )

- SAĞLIK ve/> ONGUNLUK/SAADET/MUT

( Sağlık olmazsa saadet olamaz. )
( ASKLEPIOS )

- ŞAH AKORD ile/ve ŞAH ÂHENK

- ŞAH MAT değil/yerine/= HAN DÜŞER

- SAH/SAHÂ[Ar.] ile SAH/SAHH[Ar. < SIHHAT]

( Cömertlik, elaçıklığı. İLE "doğrudur, yanlışsızdır" anlamına, resmî yazılara konulan bir işaret. )

- SAH/SAK SUBARAKNOİT HEMORAJİ/SUBARACHNOID HEMORRHAGE[İng.] değil/yerine/= SUBARAKNOİT KANAMA

- ŞAH değil/yerine/></< AH

( Mazlumun "AH"ı; indirir, "ŞAH"ı. )

- SAH[Ar.] ile/değil/yerine İMLEÇ

( Bir şeyin doğru olduğunu belirtmek için yapılan im. )

- ŞAH[Fars.] ile ŞAH

( İran ya da Afgan hükümdarı. | Satranç oyununda, her yönde tek hane gidebilen en önemli taş. | Alevilik, Bektaşilik'te, Pîr. | Benzerlerine oranla en üstün, en güzel, en iyi. İLE Atın, ön ayaklarını yerden keserek arka ayakları üstünde ayakta durması. )

- ŞAH ile ŞAH MAT ile ŞAH BEYİT ile ŞAH DAMARI

- ŞAH ile/ve VEZİR ile/ve FİL ile/ve AT ile/ve KALE/ROK ile/ve PİYON[Fr. < Lat.]

( ... ile/ve FERZ/FERZÎN/FERZÂNE/FERZEND[Fars.] ile/ve PÎL ile/ve ... ile/ve RUH ile/ve PİYÂDE, BEYDÂK[Ar.] )

- ŞAHANE değil/yerine/= ÇOK GÜZEL, EŞSİZ, GÖRKEMLİ

- ŞÂH-DÂR ile ...

( Dallı boynuzu olan hayvan. )

- ŞAHESER[Ar.] değil/yerine/= BAŞYAPIT

- SAHİBİYİM ile/yerine (BU/ŞU/BURASI) BANA AİT


- SAHİLEŞMEK ile SAHİLEŞTİRMEK ile SAH ile SAHA ile SAHİ ile SAHN ile SAHACA ile SAHİCİ/LİK ile SAHA AMİRİ ile SAHA AVANTAJI ile SAHA KOMİSERİ

- ŞAHİN ile ARI ŞAHİNİ

( ... İLE Yerde, şahinden daha fazla zaman geçirir. )
( ... İLE Ormanlarda, özellikle ibreli ormanlarda yuva yaparlar. )

- SAHİP/MÂLİK[Ar.] değil/yerine/= İYE

- SAHİP OLMADIĞIN ŞEY/DEĞER/OLANAK/KOŞUL ve BULUNMADIĞIN YER

( Vazgeçemeyiz. VE Terk edemeyiz. )

- SAHİP OLMAK ile AİT OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİRLİKTE VE BÜTÜN OLMAK

- SAHİP OLMAK ile/değil KENDİNDE VAR (OLDUĞUNU BİLMEK/ANIMSAMAK)

- SAHİP değil/yerine/= İYE

- ŞAHIS ile ŞAHIS EKİ ile ŞAHIS ZAMİRİ

- SAHN-İ ÇEMEN ile SAHN-İ GÜLŞEN ile SAHN-İ LÂLE-ZÂR

( Bahçenin ortası. İLE Gül bahçesinin ortası. İLE Lâle bahçesinin ortası. )

- SAHRA ÇÖLÜ ile ÇÖL

( Yılda sadece 25 mm. yağış alır. İLE Yılda 254 mm.'den az yağış alan yer. )
( Dünya yüzeyinin 3'te 1'i, çöllerden oluşmaktadır. )
( Sahra Çölü, en büyük çöldür. [Amerika Birleşik Devletleri'nin yüzölçümü kadardır.] İLE ... )

- SAHRA[Ar.] değil/yerine/= ÇÖL

- SAHRA değil/yerine/= KIR

- SAHRA[Ar.] değil/yerine/= KIR | ÇÖL

- ŞAH-RUH:
Aynı anda, şah ve kale tehdidi.

- ŞAHSULTAN ÇEŞMESİ ile ŞAHSULTAN SEBİLİ

( İkisi de Eyüp'te, Zal Mahmud Paşa Camisi yakınında, Şah Sultan Camisi yanındadır. )
( İkisi de 1800'de, Sultan III. Mustafa'nın kızı Şahsultan tarafından yaptırılmıştır. )

- SAHTE KENDİLİK ile/ve/||/<> TAM NESNE-TAM KENDİLİK

- SAHTEKÂR ile DÜRÜST OLMAYAN BİR ŞEKİLDE ile SAHTEKÂRLIK ile ŞEREFSİZLİK ile ONURSUZ ile ONURSUZCA

- SÂİB[Ar.] ile SÂİB[Ar. < SEVÂB] ile SÂİB[Ar. < SE'B] ile SAİB[Ar.] ile SAHİB[Ar.]

( Bir yerle, bir şeyle ilişiği olmayan. İLE Yanlışsız, doğru, yanlışlık yapmayan. | Amaca, hedefe uygun. | Hedefe doğru ulaşan. İLE Yağmur getiren bora[İt. < Yun.][: genellikle arkasından yağmur getiren sert ve geçici rüzgâr/yel.]. İLE Çarmıha germek. İLE Sahip[mâlik]. | Bir vasfı olan[hâiz]. | Koruyan[hâmî]. | Bir iş yapmış olan. | Sürekli sohbette bulunan. | Hak yolunu göstermek isteyen mürşid. )

- FEU DE SAINT-ELME[Fr.] ile/değil/yerine/= SAİNT ELMO KIVILCIMI

- ŞAİR NİGAR HANIM (İST. 1862 - 1918)

( Rumelihisar'da oturmuştur. Edebiyatçı olup zamanının önemli hanım şairlerindendir. Edebiyat toplantılarının evde yapılmasını başlatan öncü bir şairdir. )

- SAÎR[Ar.] ile SÂİR[Ar. < SEYR] ile ŞÂİR[Ar. < Şİ'R]

( Ateş, alevli ateş. | Tamu, cehennem. İLE Harekette olan, yürüyen, seyir eden. | Bir şeyden kalan başka şey. | Geçen, dolaşan. | Başka, öteki/diğer, gayri. İLE Ozan, şiir yazan/yazarı. )

- ŞAÎR[Ar.] ile ŞÂİR[Ar. < Şİ'R | çoğ. ŞÂİRÂN, ŞUARÂ]

( Arpa. İLE Şair, ozan. )

- SAİT İBRAHİM ESİ /F. SELMAN KABİBAY YALISI

( Yeniköy Tarabya Yolu üzerindedir. 1885 yılında inşâ edilmiştir. )

- SÂK[Ar. çoğ. SİKAN, SÛK] ile SAK/SAKK[Ar. çoğ. SİKÂK, SUKÛK]

( Baldır, incik. | [botanikte] Sap. | [geom.] Kenar. İLE Şer'î mahkemeden verilen îlâm, berat, kadı hücceti ve bunun gibi yazılardaki tabirler, deyimler. | Vesîkalar. )

- SAK, AHMET (SARIYER, 1939 - 2005)

( Balık ticareti yapıyordu. Sarıyer Balık Satıcıları Derneği Kurucu Başkanı olarak uzun yıllar görev yaptı. Üyesi olduğu Sarıyer Spor Kulübünde bir dönem (1990 - 1991) Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı. Sarıyer S.K. nün Kulübün Divan Kurulu Üyesidir. )

- SAK/SAC[İng.] değil/yerine/= KESE

- SAK ile SAĞ ile SAKA/LIK ile SAKE ile SAKİ ile SAKO ile SAKALI ile SAĞ İÇ ile SAĞ BEK ile SAĞ HAF ile SAĞ KOL ile SAĞ AÇIK/LIK ile SAĞ ESEN ile SAĞ PARA ile SAKA KUŞU ile SAĞ KANAT ile SAĞ SALİM ile SAĞ ŞERİT ile SAĞ SELAMET ile SAĞ ÇIKARMA ile SAĞ EĞİLİMLİ/LİK

- SAK ile SAK[Ar.]

( Uyanık, gözü açık. | Uykusu hafif. İLE Sap. )

- ŞAK ile ŞAKK[Ar.]

( Eni geniş bir şeyle vurulduğunda çıkan ses. İLE Yarma, yarılma. | Yarık, çatlak. )

- SAKALEYN ile YER VE GÖK MELEĞİ


- SAKARLAŞMAK ile SAKAR/LIK ile SAKARCA ile SAKAR OTU ile SAKAR MEKE

- SÂKİ[Ar.] ile SANKİ[Tr. SAN + Fars. Kİ]

- ŞAKIMAK ile ŞAKALAŞMAK ile ŞAKALAŞABİLMEK ile ŞAK ile ŞAKA ile ŞAKİ/LİK ile ŞAKACI/LIK ile ŞAKALI ile ŞAKULİ ile ŞAK ŞAK ile ŞAKASIZ ile ŞAKA MAKA ile ŞAKA YOLLU

- SAKINAN GÖZE ÇÖP BATAR değil SAKINILAN GÖZE ÇÖP BATAR

- SAKINAN GÖZE ÇÖP BATAR değil SAKINILAN GÖZE ÇÖP BATAR

- SAKINCA/BEYİS GÖR(ME)MEK ile/ve/||/<> İMTİNA ETME(ME)K

- SAKIP SABANCI MÜZESİ (SSM)

( Emirgan'da, ana cadde üzerinde olup deniz cephelidir. Atlı Köşk olarak bilinen bina ve müştemilatı Sabancı Ailesi tarafından müze olarak düzenlenmesi için Sabancı Üniversitesine verildi. Yapılan çalışmalar sonucunda müzede gerekli düzenleme yapılarak 2002'de ziyarete açıldı. 2005'te ise büyük yenilikler sonucunda Uluslar arası müzelerden biri haline getirildi. Müze çok zengin hat koleksiyonuna sahiptir. Müzede, sergi, konferans, gösteri, konser gibi etkinlikler yapılmaktadır. Müzede çok yönlü müzecilik hizmeti verilmektedir. )

- SÂKİ-Yİ ŞEB ile ...

( Mehtap, ayışığı. )

- SAKIZ ile KARDEŞKANI

( ... İLE Kardeşkanı ağacından alınan, hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan, koyu renkte bir sakız. )

- SAKLAMAK ile SAKLAN VE ARA ile TAMAMEN GİZLE ile SAKLANMAK


- SAKO[İt. < Yun.] değil/yerine/= ÜSTLÜK

( Paltoya benzer bir tür üstlük. )

- ŞAKŞAK ile ŞAK ŞAK

( Çoğunlukla hokkabazların kullandıkları, hafifçe vurulduğunda hızla vurulmuş gibi "şak" diye ses çıkaran tahta maşa. İLE Eller birbirine vurulduğunda çıkan ses. )

- SAL YAYLASI ve POKUT YAYLASI

- ŞAL ile LAHURİ[Ar. Batı Pakistan'da, Lahor kentinin adından]

( ... İLE Lahor'da yapılan, bir tür şal, Lahor şalı. )

- SAL ile/ve/||/<> ŞAL

- SAL'[Ar.] ile SÂL[Ar.]

( Baş tepesinin dazlaklığı/kılsızlığı. İLE Yıl/sene. )