ÜÇ YAZAÇLILAR

- KAĞIZ[Azr.] = KÂĞIT[Tr.]

- KÂH[Fars.] ile KÂH[Fars.]

( Saman, saman çöpü. İLE Köşk, kasr | Yüksek bina. | Bir göz/tek oda. )

- KÂHİN/LİK ile/ve/||/<>/< CÂHİL/LİK

- KÄHLER İLE CALABİ-YAU İLE HYPERKÄHLER ile/||/<> KOMPLEKS GEOMETRİ

( Kompleks manifold türleri. )
( Formül: Ric = 0 (Calabi-Yau) )

- KAHRAMAN/ALP ile ERMİŞ

( Halkı için öleni, halkı yaşatır. )

- KAHRAMAN ile/ve/değil/||/<>/< BAŞ ROL

- KAHRAMANLIK ve/||/<> AŞK

( Nasıl yaşayacağım? VE/||/<> Nasıl öleceğim? )

- KAHVERENGİ ile BROWN ÜNİVERSİTESİ ile KAHVERENGİ PAS ile ESMER ŞEKER

- KÂİL[Ar. < KAVL]["KA" UZUN OKUNUR] ile/ve/değil/||/<>/< KÂL[Ar.]

( Söyleyen, diyen. | İnanmış, boyun eğmiş, aklı yatmış, râzı olmuş. @@ Söz, lâf. )

- KAK ile KAK

( Elma, armut vb. meyvelerin kurutulmuşu. İLE Zayıf ve kuru olan kişi. )

- COCOA BUTTER, THEOBROMA OIL[İng.] ile/değil/yerine/= KAKAO YAĞI

- KAKAO ile KAKAOLU ile KAKAOLU KEK

- KAKIMAK ile KAKALAMAK ile KAKALANMAK ile KAK ile KAKA

- KAKMAK ile KAKMACI/LIK ile KAKMALI ile KAKMA AŞI

- KAKOFONİ[Fr. < CACOPHONIE] değil/yerine/= SES UYUMSUZLUĞU

- KÂL

( SÖZ, LÂF )

- Kâl ehline SUS!!!

- Kâl ehliyle bol bol KONUŞ!!!

- KAL GELMESİ değil/yerine/>< KALK GELMESİ

- Kâl için DİNLE!!!


- KÂL ile HÂL

- KÂL ve/> HÂL ve/> SÜKÛT

- KÂL[Ar.]["ka" uzun okunur] ile KÂİL'[Ar.] ile KAL'[Ar.] ile KAL

( Söz, lâf. @@ Söyleyen, diyen. | İnanmış, boyun eğmiş, aklı yatmış, râzı olmuş. @@ Koparma/koparılma, sökme/sökülme, yerinden çıkarma/çıkarılma, temelinden çekip atma. @@ Bir alaşımdaki madenlerin erime derecesi farkından yararlanarak bunları birbirinden ayırma işlemi. )

- KAL ile KÂL[Ar.]

( Bir alaşımdaki madenlerin erime derecesi farkından yararlanarak bunları birbirinden ayırma işlemi. İLE Söz. )

- KALA ile/||/<> DİL ile/||/<> PARİMANA

( Zaman. @@ Mekân. @@ Boyut. )

- KALABALIK ile KÜÇÜK BİR YERE YIĞILMAK ile KALABALIK ile KALABALIKLIK

- Kalanla(rla) KONUŞ!!!

- TIN PLATING[İng.] ile/değil/yerine/= KALAY KAPLAMA

- TIN[İng.] / ÉTAIN[Fr.] / ZINN[Alm.] ile/değil/yerine/= KALAY

- KALAYCI, NECİP GÖKSEL PROF. DR. (İST. 15.05.1939)

( 1957'de Kabataş Erkek Lisesini bitirdi. 1963 - 1964 yılları arasında Çardak'ta (Denizli) hükümet tabipliği yaptı. 1967'de İstanbul Tıp Fakültesi 2. Cerrahi Kliniği'nde asistan olarak göreve başladı. 1872'de genel cerrahi uzmanı oldu. 1980'de Göğüs ve Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı'ndan ikinci uzmanlığını aldı ve aynı yıl doçent, 1989'da da profesör oldu. Amerikalı tanınmış kalp cerrahı Prof. Dr. Michael De Bakey'in yanında ihtisas yaptı. 1998 - 2000 yılları arasında Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanlığı yaptı. Türkiye'de ilk akciğer nakli ameliyatını gerçekleştirdi ve 2001'de kurulan Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı'nın başkanı oldu. 11.11.2005 günü Çapa Hastanesi otoparkında vurularak öldürüldü. Evli ve bir çocuk babası olan Prof. Dr. Necip Göksel Kalaycı, Sarıyer/Yenimahalle Pazarbaşı'nda oturuyordu. )

- İYİ DÜŞÜN!:
KALBİ
ve/||/<>/>/< KAPIYI ve/||/<>/>/< SON SÖZÜNÜ

( Kırmak yerine. VE/||/<>/>/< Çarpmak yerine. VE/||/<>/>/< Söylemeden önce. )

- Kalbin için SUS!!!

- KALÇA/PELVİS ile KIÇ/BÜZÜK(GÖT[< GÖDEN]/DÜBÜR,DÜBR/VERÂ'/MAKAT/MÂBAD/ŞERC/ANÜS/REKTUM)

( TEDBİR[< DÜBÛR]: Bir şeyi te'min edecek ya da önleyecek yol, çare. | Kul iradesi. )

- KALDIĞIMIZ YER değil/yerine KARAR KILDIĞIMIZ YER

- KALDIR(AMA)MAK ile/ve SİNDİR(EME)MEK

- KALDIRMA:
KORUMA
ile/ve/||/<> YOK ETME

- KALDIRMAK ile/değil/yerine YAY(IL)ARAK GÖSTERMEME/GÖRÜNMEME

- KÂLE ALMAMAK değil/yerine/= ÖNEMSEMEMEK/ÖNEM VERMEMEK/SÖZ ETMEYE DEĞER BULMAMAK

- KALE ÇAY BAHÇESİ

( Rumelihisarı'nda kaleye yakın ve denize cepheli bir çay bahçesidir. )

- KALE ile UZAK DUR ile KONTROL ALTINDA TUTMAK ile HABERDAR OL ile SIR OLARAK SAKLAMAK ile HABERSİZ KALMAK ile GÖZETİM ALTINDA TUTMAK ile BEKLEMEYE DEVAM ET


- KALEM İŞİ ile/||/<> ŞAM İŞİ ile/||/<> HALİÇ İŞİ

( Yapıların genellikle iç yüzeylerinin bezenmesinde kullanılan bir süsleme tekniği.[Boya, taş, ahşap yüzeyler üzerine fırça ile boyanan renkli nakışlar.] İLE/||/<> XVI. yüzyıl başında hem çini hem de keramiklerde kullanılan bir teknik.[En önemli özelliği, sırın pek parlak olmaması nedeniyle renklerin puslu görünmesidir. En karakteristik renkler, puslu bir yeşil ve mordur.] İLE/||/<> XV. yüzyıl sonunda mavi-beyaz tekniğin keramiklerde kullanılan bir uygulaması.[İnce spiral dallar üzerinde minik çiçekler, yapraklar yer alır.] )

- KALEM/LİK ile KALEMLİ ile KALEMSİZ ile KALEM İŞİ ile KALEM PİL ile KALEM BEYİ ile KALEM AŞISI ile KALEM KALEM ile KALEM KAŞLI ile KALEM ERBABI ile KALEM KUTUSU ile KALEM KÖMÜRÜ ile KALEM SAHİBİ ile KALEM AÇACAĞI ile KALEM KAVGASI ile KALEM KULAKLI ile KALEM ŞUARASI ile KALEM EFENDİSİ ile KALEM PARMAKLI ile KALEM SAVAŞÇISI

- KALİBRASYON/CALİBRATION[İng.] değil/yerine/= ÖLÇÜMLEME. | ÇAP

- PERMANENT GAS[İng.] / GAZ PERMANENT[Fr.] / PERMANENTES GAS[Alm.] ile/değil/yerine/= KALICI GAZ

- [ne yazık ki]
KALİFORNİYA SENDROMU:
HAZCILIK
ile/ve/+/||/<>/> BEN MERKEZCİLİK ile/ve/+/||/<>/> YALNIZLIK ile/ve/+/||/<>/> MUTSUZLUK

- KALIN BAĞIRSAK ile/ve/>/> GÖDEN[< GÖD/GÖT]/REKTUM

( ... İLE/VE/> Kalınbağırsağın son bölümü. )
( MAYASIL/BÂSÛR[Ar.]/HEMAROİD/HÉMORROÏDES[Fr.]: Kalın bağırsakta ve makadın etrafındaki siyah kan damarlarının şişmesinden ve bazen yangılanmasından dolayı, makadın içinde ve dışında oluşan memeler yüzünden, makattan, kan ya da cerahat gelmesi. )

- KALIN/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<> DERİN/LİK

- KALINMAK ile KALINLATMAK ile KALINLAŞMAK ile KALINLAŞTIRMAK ile KALIN/LIK ile KALINCA ile KALIN SES ile KALIN YAĞ ile KALIN KAFA ile KALIN ÜNLÜ ile KALIN SESLİ/LİK ile KALIN KAFALI/LIK ile KALIN BAĞIRSAK

- KALKER TAŞI ile/ve/||/<> KİL ile/ve/||/<> DEMİR CEVHERİ

( Çimento yapımında kullanılırlar. )

- KİREÇ TAŞI/KİLS[Ar.]/KALKER[Fr.] ile SİPOLİN[Fr. < İt.] ile KARST[Alm.]

( Kireç ocağında işlenerek kireç elde edilen, kalsiyum karbon tuzundan bileşik kayaç. İLE Katmanlarında iç içe daireler bulunan, billurlu bir kalker türü. İLE Kayaçların erimesiyle yer altı akıntıları olan, kireç taşı ve dolomit bölgesi. )

- KALKÜL/CALCULUS[İng.] değil/yerine/= TAŞ

- KALORİMETRE[Fr.] değil/yerine/= ISIÖLÇER

( Nesnelerin ısınma ısısını ölçmeye yarayan aygıt. )

- KALORİMETRİ[Fr.] değil/yerine/= ISIÖLÇÜM

- KALP GÖZÜ(FUAD, BASİRET) ile/ve GÖZ

( ... İLE/VE Can alıp, veren. [Azrail] )
( Göz açık olmalı, aklını bulunduğu yere almalı. )

- KALP HASTALIKLARININ NEDENİ:
KAN YAĞLARI
değil İNSÜLİN DİRENCİ

( )

- KALP HOŞ ile YÜREK PARÇALAYICI

- KALP (İLE) ve/||/<> DİL (İLE)

( İkrar. @@ Tekrar. )
( Dil söyler, kulak dinler...
Kalp söyler, kainat dinler... )

- KALP ve SES

( İkisini de yumuşatmak gerekiyor. )

- KALSEDON/KALKEDON TAŞI değil/yerine/= KADIKÖY TAŞI

( Genellikle mavi renkte bulunan bir taş. )

- KALSEDUAN = KADIKÖY TAŞI


- KALYONCU, BEKİR ORG. (SARIYER, 1950)

( 1972'de Kara Harp Okulundan, 1973'te Muhabere Okulundan mezun oldu. 1979 yılına kadar Kara Kuvvetleri Komutanlığının çeşitli birliklerinde değişik görevler yaptı. 1981'de Kara Harp Akademisinden Kurmay Subay olarak mezun oldu. Kara Harp Okulunda Öğrenci Bölük Komutanlığı, Kara Harp Akademisi Öğretim Üyeliği, 9. Piyade Tümen Harekat ve Eğitim Şube Müdürlüğü, Brüksel'de Uluslararası Askeri Karargah Plan Prensipler Başkanlığı, Strateji Plan Şube Karargah Subaylığı, 3. Ordu Hareket Başkanlığı Plan ve Hareket Şubesinde Plan Subaylığı ve Şube Müdürlüğü, Genel Kurmay Strateji ve Kuvvet Plan Daire Başkanlığı, NATO Strateji Şube Müdürlüğü ve Kara Harp Okulu Öğrenci Alay Komutanlığı görevlerinde bulundu. 1997'de Tuğgeneralliğe terfi etti. Genel Kurmay Elektronik Sistemler Komutanlığı ve Mons/Belçika'da Avrupa Müttefik Kuvvetleri Yüksek Karargah (Shape) Plan Hareket Daire Başkanlığı görevlerinde bulundu ve 2001'de Tümgeneralliğe terfi etti. Genelkurmay Plan Hareket Daire Başkanlığı ve Muhabere Elektronik ve Bilgi Sistemleri Okulu ve Eğitim Merkez Komutanlığı görevlerini yürüttü. 2005'te Korgeneralliğe terfi etti. Genel Kurmay Hareket Başkanlığı, 7. Kolordu Komutanlığı görevini yürütürken 2009'da Orgeneralliğe terfi etti. Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanlığı görevini takiben Jandarma Genel Komutanı oldu ve bu görevinde iken emekli olarak ordudan ayrıldı. )

- KAM' değil/yerine/= EZME, KIRMA; ZAPTETME

- KÂM[Ar.] ile/ve/değil/yerine/<>/< GAM[Ar.]

( Ağzın üstü, damak. | Meram, arzu, emel, istek. | Lezzet, zevk. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/< Tasa, kaygı, üzüntü. )

- KAM ile KÂM[Fars.]

( Şaman. İLE Zevk, mutluluk, tat. )

- KAM/ŞAMAN[Ar.] ile KAM'[Ar.] ile KÂM[Ar.]

( Şamanlığa katılan kişi. İLE Ezme, kırma, zapetme. İLE Ağzın üstü, damak. | Meram, arzu, emel, istek. | Lezzet, zevk. )

- KÂM[Fars.] ile/ve/değil/yerine/||/<> RÂM[Fars.]

( Ağzın üstü, damak. | Meram, arzu, emel, istek. | Lezzet, zevk. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Boyun eğen, kendini başkasının buyruğuna bırakan. )

- KAMBURLAŞMA değil/yerine/>< DİK/DÜZGÜN DURMA/OTURMA/YÜRÜME

- KAMER ile KAMERA ile KAMERİ ile KAMERSİZ ile KAMERİ AY ile KAMERİ YIL ile KAMER BALIĞI ile KAMERA ŞAKASI ile KAMERİ TAKVİM

- CAMPHENE[İng.] / CAMPHÈNE[Fr.] / CAMPHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KAMFEN, SAF NEFT YAĞI

- KÂMİL DİN değil DİNİN KÂMİLİ/KEMÂLİ


- KAMIŞ ile SU KAMIŞI/HASIR OTU/KOFA/KİLİZ

( Buğdaygillerden, sulak, nemli yerlerde yetişen, boğumlu, sert gövdesi olan bitkiler. | Bu bitkiden yapılmış olan. | Sıvı içecekleri, bardak ya da şişeden kolayca içmek için kullanılan ince, plastik boru, pipet. İLE ... )

- KAMPANA[İt. CAMPANA] ile/değil/yerine/= ÇAN

( Çan. | Tekerleğin dingil üzerindeki fren mekanizması. İLE/DEĞİL/YERİNE/= İçinden sarkan tokmağının kenarlara vurmasıyla ses çıkaran, madenden araç. )

- KÂN(OLUŞ) ||/>
MEKÂN
ile/ve/||/<>/> DUYU ile/ve/||/<>/> DUYGU ile/ve/||/<>/> HAL ile/ve/||/<>/> MAHAL ile/ve/||/<>/> MAKAM
||/> AKIL/KAVRAM

- KÂN

( Değerli madenlerin çıkarıldığı ocak. )

- KAN ile HAYVANDA

( Başlıca, 4 kan öbeği vardır. Bunlar (A), (B), (AB) ve (0)'dır. Bunlara ek olarak, bazı alt öbekler de vardır. Ayrıca, kanda, Rh etmenleri de bulunmaktadır.

Bunlar (Rh pozitif) ve (Rh negatif) olarak adlandırılırlar. Kan naklinde, verilecek kanın ve alacak kişinin kan öbeğinin bilinmesi çok önemlidir. Yanlış kan verilmesi, ölüme dahi yol açabilir.

Bazı durumlarda (0) öbeği kan, (A), (B) ve (AB) öbeklerine verebilir. Bu bakımdan (0) öbeğine, "genel kan verici" denilir. (AB) öbeği ise her öbekten kan alabileceğinden dolayı "genel kan alıcı" olarak adlandırılır. İLE
Domuzlarda 16, ineklerde 12, köpeklerde 7, kedilerde ise 2 kan öbeği vardır. )
( KAN VERMENİN YARARLARI

Kan vermenin hiçbir zararı ya da tehlikesi olmadığı gibi, tam aksine insan sağlığına yararı vardır.

18-65 yaş arası sağlıklı her kişi, 3 ayda bir kan verebilir. Gövdede, 300-400 ml. kan eksikliğinde, bünye bunu kapatmak için derhal çalışmaya başlar. Kemik iliği, kana döktüğü hücrelerin sayısını artırır. Bir yandan, taze kan, organlara oksijen taşınmasını kolaylaştırır. Kişi, canlılık kazanır. KAN VEREN, kendi sağlığına hizmet ederken, çok daha önemlisi YAŞAM KURTARIR. )
( SIKÇA SORULAN SORULAR

* Kimler kan bağışlayabilir?
18 - 65 yaş arası önemli bir sağlık sorunu olmayan, gövde ağırlığı 50 kg.'ın üzerinde olan kişiler.

* Ne sıklıkla kan verilebiilir?
Bağışlar arasında üç ay ara olacak biçimde yılda dört kez kan bağışlanabilir.

* Kan bağışlamaya gelirken yanımda neler getirmeliyim?
Resmi kimlik belgesi yeterlidir. (Yasal zorunluluk)

* Kan bağışı ne kadar zaman alır?
Kayıt, muayene, kan verme ve ikram işlemlerinin tamamı 30 - 35 dakika sürer.

* Acı hisseder miyim?
Evet çok az ama büyük acılar yaşamaktansa küçük acılara katlanmak gerekir.

* Her bağışımda formu doldurmam gerekli mi?
Evet. Formdaki sorulara vereceğiniz samimi ve doğru yanıtlar yapılacak tüm tarama testlerinden daha değerlidir.

* Gövdemizde ne kadar kan vardır?
Erişkin bir insanda, uygun kilonun %8'i kadar kan vardır. Yaklaşık olarak, 5.000 - 6.000 ml. olarak hesaplanmaktadır.

* Ne kadar kan alınıyor?
1 ünite. (450 ml. +/- 10 ml.)

* Sarılık geçirdim, kan bağışlayabilir miyim?
B ve C tipi geçirenler hiçbir zaman kan bağışı yapamazlar.

* Kan bağışlandıktan sonra herhangi bir değişiklik hisseder miyim?
Tavsiyelere uymuş iseniz yarım saat içinde günlük etkinliklerinize dönebilirsiniz. Ancak, aşırı dikkat gerektiren; uçak pilotu, iş makinesi operatörü, sürücülük gibi mesleklerde çalışanlar ve sporcuların kan bağışladıkları gün dinlenmeleri önerilir.

* Kanım kullanılmadan önce test ediliyor mu?
Mutlaka!
HIV[AIDS], HCV[C tipi sarılık], HBV[B tipi sarılık], Frengi[Sfilis] ve kan öbeği testi her bağışta yapılır. Lütfen (herhangi bir kuşkunuz nedeniyle) test sonucunuzu öğrenmek için kan bağışlıyorsanız, bunu yapmaktan vazgeçiniz.

* Test sonuçları pozitif (+) bulunmuşsa?
Paniğe kapılmayın, bu durumda doğrulama testleriniz yapılarak kan merkezi doktoru tarafından size bilgi verilecektir.

* Kansız kalır mıyım?
Hayır, bağış öncesi yapılan test sonucu kan düzeyi düşük [anemik] kişilerden kan alınamaz.

* Kilo alır mıyım / verir miyim?
Hayır. Kan bağışının bilimsel olarak kanıtlanmış bu tür yan etkileri yoktur.

* İlâç kullanıyorum, kan bağışlayabilir miyim?
Bazı ilâçlar kan bağışı için engel oluşturabilirler, bu durum tüm ilâçlar için geçerli değildir. Lütfen kullandığınız tüm ilâçları kan merkezi doktoruna bildiriniz.

* Kan bağışlamak alışkanlık ya da bağımlılık yapar mı?
Bilimsel olarak kan bağışının bağımlılık yaptığını gösteren bir çalışma yoktur.

* Kan bağışladığım zaman, AIDS ya da herhangi bir hastalık bulaşır mı?
Kan alım işlemlerinde kullanılan iğneler tek kullanımlık ve sterildir. Bu nedenle, AIDS gibi herhangi bir hastalığın bulaşma olasılığı yoktur. )
( )

- KAN:
ACİL GEREKSİNİM
ile/ve/<>/değil SÜREKLİ GEREKSİNİM

- BLOOD ALBUMIN[İng.] / ALBUMINE DU SANG[Fr.] / BLUTALBUMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KAN ALBÜMİNİ

- KAN ve ÖRGEN BAĞIŞI

( )
( )

- KAN BİRLİĞİ ile/ve/yerine/değil CAN BİRLİĞİ

- BLOOD CORPUSCLES[İng.] / BLUT KÖRPERCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KAN GÖZESİ/HÜCRESİ


- GLOBULES SANGUINS[Fr.] ile/değil/yerine/= KAN GÖZESİ

-

- KAN MEKTUBU ile KAN ALMA

- KAN NAKLİ değil/yerine/= KAN AKTARIMI

- KAN ÖBEKLERİNDE:
0-
ile AB+

( Herkese[tüm kan öbeklerine] verebilir ve sadece kendi kan öbeğinden alabilir. İLE Herkesten[tüm kan öbeklerinden] alabilir ve sadece kendi kan öbeğine verebilir. )
( )

- KAN ÖBEKLERİNDE:
0
ile/değil BOMBAY

( ... İLE/DEĞİL 250 bin kişide bir görüldüğü tahmin edilmektedir. Beklenilenden farklı bir kan öbeğiyle olan doğumda, Bombay olabilir şüphesiyle yaklaşılabilir. Yani, çiftlerin her birinin kanı 0 öbeği olduğu durumda, çocuğun kan öbeğininin A ya da B olması pek beklenmez, ancak bu tarz bir durumda çiftlerden herhangi birinin kan öbeğinin Bombay olma olasılığı üzerinde durulabilir. )

-

- KAN TÜKÜRÜP ve/fakat/||/<>/> "KIZILCIK ŞERBETİ İÇTİM" DEMEK

- KAN, KEMAL (İST. 1929 - 1997)

( Büyükdereli olup esas ismi Nurhan Tüzünkan'dır. Cağaloğlu'ndaki Yene Lise'yi bitirdikten sonra İ. Ü. Hukuk Fakültesi ve ayrıca İstanbul Belediye Konservatuarı Tiyatro Bölümü mezunudur. Almanya'da Bavyera Devlet Fotoğrafçılık Okulu'nda okuyup mezun oldu. Lise'yi bitirdikten sonra Rusya'dan Türkiye'ye gelen rejisör Madan Espir Şup ile kameraman Madlof'un yanında asistanlık yaptı. Çok genç yaşta yönetmen ve kameraman olarak işe başladı. Almanya'dan döndükten sonra "Taş Parçası, Yılmaz Ali", ve "Kıvırcık Paşa" filmlerini sesli olarak çekti. Bu filmleri ile tiyatrocuların tekelinde olan sinemaya değişik bir boyut kazandırdı ve "Geçiş Çağı" adı verilen yeni bir dönemin başlamasında önde gelen yönetmenlerden biri oldu.1942'de "Derili Pınar" isimli filmi ilk kes sessiz olarak çekti ve daha sonra dublajla seslendirdi. Bu biçimde film yapılması ucuz olduğundan çok yaygınlaştı ve günümüze kadar devam etti. Yerli Film Yapanlar Cemiyeti'nin kurucuları arasında yer aldı ve ilk başkanı oldu. Türkiye'de ilk defa artist yarışması düzenledi ve bu yarışmalardan Ayhan Işık, Oya Sensev, Kadir Savun, Vedat Karaokçu, Mahir Özerdem, Belgin Doruk ve Sadri Alışık gibi oyuncuları Türk sinemasına kazandırdı. Sinema sanatçılarının sosyal güvenceye kavuşturulması amacı ile kurulan Film - San Vakfı'nın kurucuları arasında yer aldı ve uzun süre başkanlığını yaptı. 1944'te İstanbul Film Şirketini kurarak kendi hesabına filmler çekti. Uzun metrajlı filmler çektiği gibi kısa metrajlı ve eğitim amaçlı filmler de çekti. "Türk Sinema tarihinin geçiş dönemi" olarak kabul edilen 1940 - 1950 arasının en önemli temsilcisi, yapımcısı ve yönetmenidir. Sanat hayatı boyunca 64 filmin yönetmenliğini yaptı. 39 filmin yapımcılığını üstlendi ve 22 filmde aktör olarak rol aldı. )

- BLOOD[İng.] / SANG[Fr.] / BLUT[Alm.] ile/değil/yerine/= KAN


- KAN ile DEM-İ NİFÂS[Ar.]

( ... İLE Doğum sırasında gelen kan. )

- KAN ile/ve İLİK

- KAN ile KAN

( Gövdemizde dolaşan yaşamsal sıvı. İLE İnanmak. )

- KAN ile KAN BANKASI ile KAN KARDEŞİ ile KAN KANSERİ ile KAN HÜCRESİ ile KAN DOLAŞIMI ile KAN GRUBU ile KAN PARASI ile KAN ZEHİRLENMESİ ile KAN BASINCI ile KAN TAŞI ile KAN TESTİ ile KANA SUSAMIŞ ile KAN NAKLİ ile KAN GRUBU ile KAN DAMARI ile KAN DAMARLARI ile KANSIZ ile KAN DÖKÜLMESİ ile KAN ÇANAĞI

- KAN ile KAN DOKU

( ... İLE Plazması ve taşıdığı yuvarlar bakımından bir doku gibi görünen kan. )

- KAN ile KİRLİ KAN

( ... İLE Toplardamarların kalbe götürdüğü kan. )

- KAN ile/||/<>/> PIHTI/PIHTILAŞMA/QAN LAXTALANMASI[Azr.]/LAKHTEYE KHUN[Fars.]/QAN UIUY[Kazak.]/BLOOD CLOTTING[İng.]

- KAN ile PIHTILAŞMIŞ KAN(ALAK/ALEKA[Ar.])

- KAN ile/ve/<> PLAZMA[Yun.]

( ... İLE/VE/<> Kanda alyuvarla akyuvarların içinde bulunduğu sıvı. | Elektrik yükü yansız olan gaz moleküllerinden, pozitif iyonlardan ve negatif elektronlardan oluşan akışkan. )

- KAN ile/ve/||/<>/> TEMİZ KAN

( ... İLE/VE/||/<>/> Atardamarlarda dolaşan, akciğerlerden aldığı oksijeni taşıyarak gövdenin her yanına giden kan. )

- KANAL KAPASİTESİ İLE HATA DÜZELTME İLE SIKIŞTIRMA ile/||/<> İLETİŞİM TEOREMİ

( Shannon ın temel teoremleri. )
( Formül: C = B log₂(1 + SNR) )

- KANAL değil/yerine/= ARK/HARK

( İçinden su akıtmak için toprağı kazarak yapılan açık oluk. )

- KANAL ile/ve YOL

- KANAMALAR:
DIŞ
ile/ve/||/<> İÇ ile/ve/||/<> DELİKLERDEN[doğal] ile/ve/||/<> ATAR DAMAR ile/ve/||/<> TOPLAR DAMAR ile/ve/||/<> KILCAL DAMAR

( [Burun Kanaması]
- Hasta/yaralı sakinleştirilir, oturtulur.
- Başı hafifçe öne eğilir.
- Burun kanatları, 5 dk. süre ile sıkılır.
- Uzman bir doktora gitmesi sağlanır.
)
( [Kulak Kanaması]
- Hasta/yaralı, sakinleştirilir.
- Kanama hafifse kulak, temiz bir bezle temizlenir.
- Kanama ciddi ise kulağı tıkamadan temiz bir bezle kapanır.
- Bilinci yerindeyse hareket ettirmeden sırtüstü yatırılır, bilinçsiz ise kanayan kulak üzerine yan yatırılır.
- Kulak kanaması, kan kusma, anüs, üreme organlarından gelen kanamalarda hasta/yaralı, kanama örnekleri ile uzman doktora sevk edilir.
)

- KANAMALARDA, BASI/TURNİKE UYGULAMA NOKTALARI:
BOYUN
ile/ve/||/<> KÖPRÜCÜK KEMİĞİ ile/ve/||/<> KOLTUK ALTI ile/ve/||/<> PAZU ile/ve/||/<> KASIK ile/ve/||/<> UYLUK[BACAĞIN ÜST YARISI]

( [Turnike uygulamasında dikkat edilecekler...]
- Turnike uygulamasında kullanılacak malzemelerin genişliği en az 8 – 10 cm. olmalıdır.
- Turnike uygulamasında ip, tel gibi kesici malzemeler kullanılmamalıdır.
- Turnikeyi sıkmak için tahta parçası, kalem gibi malzemeler kullanılabilir.
- Turnike kanama duruncaya kadar sıkılır, kanama durduktan sonra daha fazla sıkılmaz.
- Turnike uygulanan bölgenin üzerine hiçbir şey örtülmez.
- Turnike uygulamasının yapıldığı saat bir kağıda yazılmalı ve yaralının üzerine asılmalıdır.
- Uzun süreli kanamalardaki turnike uygulamalarında, kanayan bölgeye göre 15-20 dakikada bir turnike gevşetilmelidir.
- Turnike uzvun koptuğu bölgeye en yakın olan ve deri bütünlüğünün bozulmamış olduğu bölgeye uygulanır.
- Turnike, kol ve uyluk gibi tek kemikli bölgelere uygulanır, ancak ön kol ve bacağa el ve ayağın beslenmesini bozabileceği için uygulanmaz. Uzuv kopması durumlarında, ön kol ve bacağa da turnike uygulanabilir. )
( [Boğucu Sargı (Turnike) Uygulama Tekniği]
- İlk yardımcı, eline, geniş, güçlü ve esnemeyen bir sargı alır.
- Şerit yarı uzunluğunda katlanır, uzuv, etrafına sarılır.
- Bir ucu halkadan geçirip çekilir ve iki ucu biraraya getirilir.
- Kanamayı tamamen durduracak yeterlikte sıkı bir bağ atılır.
- Sargının içinden sert nesne[kalem gibi] geçirilir ve uzva paralel konuma getirilir.
- Kanama durana kadar sert nesne döndürülür.
- Sert nesne, uzva dik konuma getirilerek sargı çözülmeyecek biçimde sabitlenir.
- Hastanın/yaralının giysisinin üzerine, adı ve turnikenin uygulandığı zaman[saat ve dakika] yazılı bir kart iğnelenir.
- Çok sayıda yaralı olduğunda, yaralının alnına rujla ya da sabit kalemle "turnike" ya da "T" harfi yazılır.
- Hasta/yaralı, pansuman ve turnikesi görülecek biçimde battaniye ile sarılır.
- Turnike, 15-20 dakika aralıklarla gevşetilir, sonra tekrar sıkılır.
)
( [Uzuv Kopması Varsa]
- Kopan parça, temiz, su geçirmez, ağzı kapalı bir plastik torbaya yerleştirilir.
- Kopan parçanın konduğu torba, buz içeren ikinci bir torbanın içine konulur.
- Kopmuş uzuv parçasının konduğu plastik torba, ağzı kapatıldıktan sonra içinde 1 ölçek suya 2 ölçek buz konulmuş ikinci bir torbaya ya da kovaya konulur. Bu biçimde, kopmuş uzuv parçasının buz ile doğrudan teması önlenmiş ve soğuk bir ortamda taşınması sağlanmış olur.
- Torba, hasta/yaralı ile aynı araca konulur, üzerine hastanın adı ve soyadı yazılır, en geç 6 saat içinde sağlık kuruluşuna gönderilir.
- Tıbbi birimler haberdar edilir[112].
)

- KANARYA MAHALLESİ ve/||/<> KUŞ ADLI SOKAKLAR

( )

- KANARYA SESİ ile/ve BÜLBÜL SESİ

( Sadece eril kanaryalar öter. İLE/VE ... )
( Telefonları ve öteki ev aletlerinin seslerini taklit edebilirler. İLE/VE Çevrelerindeki tüm sesleri belleklerine kaydederek büyük bir uyum içinde kaydettikleri tüm sesleri çıkartırlar. )

- KANARYAÇİÇEĞİ ile KANARYAOTU

( Çan çiçeğigillerden, sarı renkli bir çiçek. İLE Çuha çiçeğigillerden, tohumları kafes kuşlarına yem olarak verilen bir bitki. )

- KANARYA/LIK ile KANARYA OTU ile KANARYA ÇİÇEĞİ

- KANAT ÖĞRENİMİNDE:
UÇUŞ(TA)/FLY
ile/ve/değil/||/<>/< YER ÇALIŞMASI/GROUND TRAINING


- KANATÇIKLAR, YAN KANATLAR = CENBÎ CENÂHEYN = AILES

- KANATTA:
MESAFE
ile/ AKROBASİ ile/ HIKE&FLY

- KANDELA[İt. < CANDELA] = MUM[Fars.]

- KANDİLÇİÇEĞİ = CİVANPERÇEMİ/CİĞEROTU

( Bileşikgillerden, çok çeşidi olan bir kır bitkisi. )

- KANDIRILMIŞ/LIK değil ALDANMIŞ/LIK

- KANDIRMAK ile KANDIRILMAK ile KANDIRABİLMEK ile KANDIRA ile KANDIRA OTU ile KANDIRA AĞACI

- KANITLARI:
SAKLAMAK
ile/ve ÇARPITMAK ile/ve YOK ETMEK

- KANSER[İng. CANCER] ile/||/<> GEN TERAPİSİ[İng. GENE THERAPY] ile/||/<> GENOMİK DENGESİZLİK[İng. GENOMIC IMBALANCE] ile/||/<> KARSİNOFOBİ[İng. CARCINOPHOBIA] ile/||/<> KÖK URU[İng. AGROBACTERIUM TUMEFACIENS] ile/||/<> TÜMÖR[İng. TUMOR]

( Tıpta "kötü huylu neoplazma" olarak da bilinen, kontrol dışı göze büyümesi ile karakterize edilmiş geniş bir hastalık sınıfı. Kanserli gözeler kontrol edilemez bir biçimde gelişir ve ürerler. Bu yüzden kötü huylu tümörler oluştururlar ve vücudu önce bölgesel olarak, sonrasında tamamen işgal ederler. Kanser gözelerinin, kan akışı ve lenf kanalları aracılığıyla vücudun farklı yerlerine gidebildiği bilinmektedir. Günümüzde insanda görülen 200'den fazla kanser türü olduğu bilinmektedir. @@ Bir kişinin genlerini, hastalığı tedavi etmek ya da iyileştirmek için değiştiren bir tekniktir. Bu terapinin, kanser ve diğer durumları tedavi etme yolları üzerine yapılan araştırmalar devam etmektedir. @@ Kanser oluşumundaki ilk olaydır. DNA onarımı ve göze döngüsü kontrolünde meydana gelen kusurlar nedeniyle oluşur. Genomik dengesizlik, tümörü önleyen genin mutasyon geçirerek işlevini kaybetmesiyle ya da bir genin mutasyonla yeni bir işlev kazanarak kanserli gözeler üretmesi ile meydana gelir. @@ Kanser korkusu olarak bilinen, Yunancada "yengeç" anlamına gelen καρκίνος ("karkínos") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim. @@ Dikotiledöz bitkilerde (hububat hariç tüm tarımsal ürünler) kanser benzeri bir bitki hastalığına (kron gallu) neden olan bir toprak bakterisidir. Ti plazmidini içerir. Bakterinin tümör indüksiyon kabiliyeti, plazmid aracılığıyla komşu gözelere yayılır. @@ Herhangi bir sınırlama ya da sonlanma göstermeyen, konak canlının kontrol mekanizmaları dışında hareket eden, kontrolsüz göze çoğalmasıyla ortaya çıkan anormal bir doku kitlesidir. Neoplazinin tıp dilinde olağan kullanımı “tümör”dür. Aslında tümör deyimi; Latincedeki “tumor” sözcüğünden gelmektedir. Neo= yeni; plasm= oluşum, gelişme, büyüme anlamındadır. Onkolojide neoplazmların “benign” (iyi huylu) ve “malign” (kötü huylu) olarak gruplandırılması önemlidir. Kötü huylu tümörler, kanser gözelerinin bir diğer ismidir. Her tümör, kanser demek değildir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KANSER/SİN/İZ değil/yerine (GÖVDENİZDE) BİR TÜMÖR VAR

- KANT'IN, ÖNE SÜRDÜĞÜ TEMEL VARSAYIM:
AKLÎ GÖRÜNÜN İPTALİ
ile/ve/||/<>/> MATEMATİK ZEMİNİN ORTAYA KONULMASI


- KANT'TA, TEMEL AYRIMLAR:
A PRIORI | A POSTERIORI
ile/ve/||/<> TEZÂHÜR | KENDİNDE ŞEY ile/ve/||/<> GÖRÜ | KAVRAM

- KAP-KACAK

- KAP KALAYLAMAK ile/ve/<>/değil/yerine KALP KALAYLAMAK

- KÂP PAYI:
AYARLAMAK
değil AYIRMAK

- KAP ile BADYA

( ... İLE Ağzı geniş, yayvan, büyükçe su kabı. )

- KAP ile (")ÇAP(")

- KAP ile/değil DAĞAR

( ... İLE/DEĞİL Ağzı yayvan, toprak kap. | Dağarcık. )

- KAP ile GÜLABDAN[Fars.]

( ... İLE Gülsuyu serpmek/dökmek için kullanılan, ağzı emzikli, armut biçiminde küçük kap. )

- KAP ile GÜVEÇ

( ... İLE İçinde yemek pişirilen toprak kap. | Bu kapta pişirilen yemek. )

- KAP ile HOKKA[Ar.]

( ... İLE Metal, cam ya da topraktan küçük kap. )

- KAP[Fr. < CAPE] ile KAP ile KÂP/KÂB[Ar.]

( Giysi. İLE Mahfaza. İLE Aşık kemiği. )
( Gövdeyi omuzların üstünden çepeçevre saracak biçimde yapılan bir tür üst giysisi. | Kadınların giydiği kolsuz üstlük. İLE İçi gaz, sıvı ya da katı herhangi bir nesneyi alabilen oyuk nesne. | Kap kacak. | Türlü şeylerin taşınması ya da saklanması için kullanılan torba, kılıf, çanta, sepet, sandık vb. | Kapak, cilt. İLE Aşık kemiği. )

- KAP ile KAPAKLI ile SINIRLAMA

- KAP ile KAPÇIK

( ... İLE Küçük kap. | Boş mermi kovanı. | Tahıl tanelerinde kabuk. )

- KAP ile KIRBA[Ar. < KİRBA]/KIRPA

( ... İLE İçinde su taşınılan, ağzı dar, altı geniş su kabı. | Çok su içen kişi. | Çocuklarda karın şişmesiyle beliren bir hastalık. )

- KAP ile MAHRA

( ... İLE/VE Üzüm taşımada kullanılan tahta kap. )

- KAP ile MATARA[Ar.]

( ... İLE Yolculukta kullanılan, boyna ya da bele asılı olarak taşınan su taşıma kabı. )

- KAP ile MUFLA[Fr.]

( ... İLE Nesneleri, aleve değdirmeden, ateşin etkisine uğratmak için kullanılan büyük toprak kap. )

- KAP ile SEFERTASI

- KAP ile YAĞDANLIK

( ... İLE Makine parçalarına yağ akıtmak için kullanılan, ince uzun bir borusu olan kap. )

- CLOSED CHAMBER[İng.] ile/değil/yerine/= KAPALI ODA


- KAPARİ[Yun.] değil/yerine/= GEBRE OTU

- KAPARO[İt. < CAPARRA]/BESMÂN[Fars.] ile/ve PEY/PEH[Fars.]

- KAPASİTÖR İLE İNDÜKTÖR İLE DİRENÇ ile/||/<> PASİF DEVRE ELEMANLARI

( Üç temel pasif elektrik devre elemanı. )
( Formül: Z = R + j(ωL - 1/ωC) )

- BLOCKING[İng.] ile/değil/yerine/= KAPASİTÖRLER (NOT: BU ÇEVİRİ BAĞLAM DIŞI, GENELDE "ENGELLEME/BLOKAJ" OLUR)

- KAPİTALİZM:
MAL ÜRETİMİ
ile/ve/değil/||/<>/< MÜŞTERİ ÜRETİMİ

- KAPİTALİZMDE:
KÂR
ile/değil/ne yazık ki (")ARTI DEĞER(") (SÖMÜRÜSÜ)

- KAPLAN-MEIER ile/||/<> COX ile/||/<> LOG-RANK ile/||/<> SAĞKALIM ÇÖZÜMLEMESİ

( Klinik çalışma istatistikleri. )
( Formül: S(t) = P(T>t) )

- KAPLAN ile/ne yazık ki GÜNEY ÇİN KAPLANI

( ... İLE/NE YAZIK Kİ Soyu tükenmiştir. :( (((((( )

- KAPLUMBAĞA ve/||/<> GORİL ve/||/<> FİL

( [karadaki] En yaşlı. VE/||/<> En güçlü. VE/||/<> En büyük. )

- KAPLUMBAĞA ile İKİ KUYRUKLU KAPLUMBAĞA


- KAPTAN BEY YALISI/SÜTUNLU YALI

( Sarıyer'de Mesarburnu Caddesi üzerindedir. Kaptan Bey isimli bir Ermeni tarafından 1866 yılında yaptırıldı. Ön cephede ve ana giriş kapısı önünde dört sütun olduğu için sütunlu yalı olarak da anılmaktadır. Yalı Cumhuriyetin ilk yıllarında Nemlizadeler tarafından satın alınıyor. Daha sonra da Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 25 bin liraya satın alınan yalı Sarıyer Ortaokulu olarak hizmet veriyor. Sonraları Sarıyer Lisesi, daha sonra da isim değiştirerek Sarıyer Vehbi Koç Vakfı Lisesi oldu. Son dönemde Sarıyer Akşam Meslek Lisesi ve Öğretmen evi olarak kullanılmaktadır. Başbakan A. Fethi Okyar (1880 - 1043) birkaç yıl, yaz mevsimini bu binada ikamet ederek geçirdi. Atatürk İstanbul'a geldiğinde, Sarıyer'i gelerek Ali Fethi Bey ile bu evde bir araya geldiler. )

- KAPUT/HEAD[İng.] değil/yerine/= BAŞ

- KÂR ETMEK ile ENAYİ YERİNE KOYMAK

- KÂR ETMEYE ÇALIŞMAK ile/değil/yerine/< ZARAR ETMEMEYE ÇALIŞMAK

- KÂR HADDİ değil/yerine/= KAZANÇ BUCU

- KÂR [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]

- KÂR [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]

- KİŞİ/İNSAN:
KÂR VAROLANI
ile/değil/yerine DEĞERLER VAROLANI

- KAR YAĞIŞI ile KAR FIRTINASI/TİPİ

( ... İLE Görüş mesafesini yağan kar ile 400 metrenin altına düşüren, en az 3 saat süren ve 56 km/saat hızında ya da daha şiddetli rüzgârlar ile görülen kar fırtınası. )

- KÂR değil/yerine AR


- KAR[< Ar. Soğuk.] ile/ve/değil DOLU/GIRCI/KIRCI

- KAR ile EBEBULGURU

( ... İLE Bulgur iriliğinde yağan kar. )

- KÂR ile GETİRİM/RANT[Fr.]

( ... İLE Bir mal ya da paranın, belirli bir süre içinde emek verilmeden sağladığı gelir. )

- [ne]
([ne yazık ki] [ya]) "KÂR"
ne de/ya da İNKÂR

- KÂR[Fars.] ile/ve/||/<> KÂM[Fars.]

( Alışveriş işlerinin sağladığı para kazancı. | İş. | Yarar, fayda. | Üretim etmenlerinden biri olan girişimcinin üretimden aldığı pay. | Maliyet fiyatıyla satış fiyatı arasındaki fark. İLE/VE/||/<> Ağzın üstü, damak. | Meram, arzu, emel, istek. | Lezzet, zevk. )

- KAR ile KÂR

( Kış mevsiminde yağan. İLE Kazanç. )
( Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne beyaz ve hafif billurlar biçiminde donarak düşen su buharı. @@ Alışveriş işlerinin sağladığı para kazancı. | İş. | Yarar, fayda. | Üretim etmenlerinden biri olan girişimcinin üretimden aldığı pay. | Maliyet fiyatıyla satış fiyatı arasındaki fark. )

- KAR' ile KAR' ile KA'R[çoğ. KUÛR] ile KÂR[Fars.] ile -KÂR[Fars.]

( Kapıyı çalma. İLE Hekimin, hastayı muayene ederken, ses almak üzere, bir örgene/uzva parmakla vurması. | Kapı çalma. | Su kabağı. İLE Çukur şeyin dibi, dip, son/nihayet. | Derinlik. İLE İş güç, iş. | Kazanç, temettü. | Meşguliyet; sanat. | İşleme, etki/te'sir. | Savaş. İLE "-li, -ci, eden, -edici" eklerinin karşılığıdır. Adları sıfat yapar.[HİLE-KÂR, İSYAN-KÂR, KANAAT-KÂR vb.] )

- KAR ile/ve/||/<>/> KARLIK

( Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne beyaz ve hafif billurlar biçiminde donarak düşen su buharı. İLE/VE/||/<>/> Kar kuyusu. | Dışı hasır örgüsüyle kaplı, içinde kar ya da buz koymak için bölmesi bulunan, soğutucu olarak kullanılan büyük şişe. )

- KÂR ile KAZANÇ

- KÂR değil/yerine/= KAZANÇ/YARAR


- KÂR[Azr.] = SAĞIR[Tr.]

- KÂR ile/ve SENYORAJ

- KAR ile/değil SULUSEPKEN/SEPKEN

( ... İLE/DEĞİL Yağmurla karışık yağan kar. )

- KÂR ile/ve/> TEMETTU'

- KÂR TUTUMLU OLMAK

- KÂR ile/değil/yerine/||/<>/< UZUN ERİMLİ AMAÇ

( Yaptığın/yapabileceklerinle. @@ Yapmadığın/yapmayabileceklerinle. )

- KÂR ile VOLİ[Yun.]

( ... İLE Vurgun, kazanç, kâr. )

- KÂR["KAR" degil!] ile/ve ZARAR

( Fahiş olmamak kaydıyla çeşitli koşullara göre değişebilir. İLE/VE
Neresinden dönülürse kârdır. )

- KÂR >< ZARAR

- KARA ÇAM ile KIZIL ÇAM ile YEŞİL ÇAM

( image )

- KARA ÇÖL ile/ve/<> KIZIL ÇÖL

- KARA KARA DÜŞÜNME(NSH) ile/değil/yerine DÜŞÜNME

- KARA KURBAĞASI ile DEV KARA KURBAĞASI

( ... İLE Çok zehirlilerdir. [Büyük timsahları bile zehirleyebilecek güçtedir.] )
( ... İLE Anavatanları, Orta ve Güney Amerika'dır. )
( ... İLE Avustralya'da 100 milyon dev karakurbağası yaşamaktadır. [Dev karakurbağası dışında karakurbağası türü yaşamaz.][Avustralya'ya özgü kurbağa türlerinden dört kat daha fazla yumurtlarlar.] )
( ... ile Dev Kara Kurbağası )

- KARA, HAYRİ (HAYRETTİN) (İST. 1944)

( Hasköy Spor Kulübünden transfer edildi ve dört sezon (1967 - 1971) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 121 lig, 1 amatör lig, 4 kupa olmak üzere 126 resmi ve 14 özel maçla birlikte 140 maçta Sarıyer formasını giydi. Lig maçlarında 27. amatör lig maçında 1, turnuva maçlarında 1 olmak üzere resmi maçlarda 29 ve özel maçlarda attığı 8 golle birlikte toplam olarak takımına 37 gol kazandırdı. Kocaelispor'a transfer olarak Sarıyer'den ayrıldı. )

- KARACAOT = ÇÖREK OTU

( Bir tür çöpleme. | Çörek otu. )

- KARAÇİ ile KÜÇÜK KÖY

( KÜÇÜK KÖY )

- KARACIL OMURGALILAR:
SÜRÜNGENLER
ile/ve/<> KUŞLAR ile/ve/<> MEMELİLER

- KARADENİZ ile SİYAH ile SİYAH BİR GÖRÜNÜM ile KARA SAFRA ile KARA KİTAP ile KARA KUTU ile SİYAH KAP ile SİYAH HOROZ ile KARA DELİK ile KARABORSA ile SİYAH ÇAMUR ile KARADUT ile SİYAH PEÇE ile BÖĞÜRTLEN ile YAZI TAHTASI ile KARARTMAK ile SİYAHLIK ile DEMİRCİ ile DEMİRCİLİK

- KARAGÖZ, BURHAN (İST. 1929)

( İlk ve orta öğretimini Sarıyer'de tamamladı. 1951'de İstanbul Yüksek Ekonomi ve Ticaret Okulundan mezun oldu. Türkiye İş Bankasındaki memuriyetine 1953'te müfettiş yardımcısı olarak başladı. Müfettiş olduktan sonra Mevduat Müdürlüğünde Müdür, Teftiş Kurulu Başkanlığında Başkan ve Krediler Müdürlüğünde Müdür olarak görev yaptı. 1972'de Genel Müdür Yardımcılığına, 1982'de Genel Müdürlüğe atandı ve 1988'de emekli oldu ve Türkiye İş Bankası Yönetim Kuruluna seçildi. 1996 - 2002 yılları arasında Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptı. Pek çok kuruluşta Yönetim Kurulu Üyeliği ve Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerinde bulundu. )

- KARAKEÇİ ile KARAKEÇİ/KIL KEÇİSİ

( Sazana benzer bir tatlı su balığı. İLE Rengi beyazdan siyaha kadar değişmekle beraber en çok siyah renklisi görülen yerli bir tür keçi. )

- KARAKEHRİBAR = OLTU/OKSİDİYON TAŞI

- KARAKTER[Fr., İng. < CHARACTER < Yun.]/SECİYE[Ar.] değil/yerine/= ÖZYAPI/IRA/İMCETÜR

- KARAM ile KARAM ALİ

- KARANFİL[Ar. < KARANFUL] ile KASIK OTU

( Karanfilgillerden, güzel renkli çiçekler açan bir süs bitkisi. | Mersingillerden, Molük Adaları'nda, Filipinler'de ve Hindistan'da yetişen ve yaprakları sürekli yeşil kalan bir ağaç.[Caryophyllus aromaticus] | Bu ağacın karanfil yağı elde edilen ve baharat olarak kullanılan, ağız kokusunu gideren, acımsı, koyu renkli, küçük çivi biçimindeki tomurcuğu. İLE Karanfilgillerden, saz biçiminde ince sapları olan, güzel çiçekler açan, kasık yaralarına yararlı sayılan bir bitki. )

- KARANFİL[Ar. < KARANFUL] ile TARÇIN[Fars. < DÂRÇÎN < DÂRÛ-Yİ ÇİN/DÂR-I ÇİN: Çin darısı/ağacı.]

( ... İLE Tarçın bitkisinin kökeninin, Sri Lanka olarak da bilinen Seylan Adası olduğu söylenir. Ne var ki, biz bu bitkiyi Uzakdoğu'dan, Çin ve Malezya gibi ülkelerden almışız. Aslında, bitkinin dilimizdeki adı da, tarihi bu bağa ilişkin bir ipucu verir gibi. Farsça, "dâr" sözcüğü, ağaç anlamına geliyor.[Arapça'da ev anlamına gelen "dâr" sözcüğüyle karıştırılmamalı!] "Dâr-ı Çin" yani "Çin ağacı" sözcüğü, Farsça'dan dilimize girmiş ve başındaki sessiz harf sertleşerek tarçın biçiminde söylenir olmuş.

İngilizce gibi Batı dillerinde, tarçın sözcüğünün karşılığı, "cinnamon". Bu sözcük, Latince, tarçın demek olan "cinnamomum" sözcüğünden kaynaklanıyor. Ama sözcük, Latince'ye gelinceye kadar dilden dile dolaşmış. Tıpkı, İpek Yolu tüccarlarının, mallarını taşımaları gibi, sözcük de dilden dile taşınmış. Sözcük, Latince'ye, eski Yunanca "kinnamomon"dan geçmiş. Yunanlar'sa, bu sözcüğü, İbraniler'in, "kinamom" dedikleri sözcükten alıp dillerine uyarlamışlar. Aramca, "qunimun" olarak söylenilen sözcüğün kökeniyse, Malezya'da ve Endonezya'da konuşulan Malay dili. Bu dilde, "kayu manis" sözcüğü, "tatlı odun" anlamına geliyor. )

- KARANFİLSİ KOROLLA, KARANFİL ÇİÇEĞİNDEKİ GİBİ BİR KOROLLA = TÜVEYC-İ KARANFİLÎ = COROLLE CARYOPHYLLÉE

- KARANLIK MADDE İLE KARANLIK ENERJİ İLE BARYON ile/||/<> EVREN BİLEŞENLERİ

( Evrenin üç temel bileşeni. )
( Formül: Ω_total = Ω_b + Ω_DM + Ω_Λ = 1 )

- KARANLIK ile KARANLIK ODA ile KARANLIK NOKTA

- KARANLIK ile KOYU MAVİ ile KOYU GRİ ile KARARTMAK ile KARANLIK ile KARANLIK ODA

- KARANLIK ile/değil LOŞ

( ... İLE/DEĞİL Yeterince aydınlık olmayan, yarı karanlık, az ışık alan yer. | Az ışık veren. )

- KARANLIK ve SÖZ

( İçinde, ışık vardır. [görebilen için] VE İçinde, ümit vardır. [duyabilen/dinleyen için] )

- KARAR VER! ile/ve/||/<>/> KARAR VERDİYSEN!

( Düşünüyorsan. @@ Düşünme! )

- İSTİKRAR NAZARİYESİ[Osm.] / STEADY STATE THEORY[İng.] / THÉORIE DE L'ÉTAT STATIONNAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= KARARLI DURUM KURAMI

- STEADY-STATE[İng.] ile/değil/yerine/= KARARLI HÂL, KARARLI DURUM

- STABLE STATE[İng.] / ETAT STABLE[Fr.] ile/değil/yerine/= KARARLI HAL

- KARATAŞ, NİYAZİ (İST. 1935)

( Feriköy'den transfer edildi ve dört sezon (1961 - 1965) Sarıyer forması giydi. Bu süre içinde 58 lig, 3 kupa maçı olmak üzere 61 resmi ve 22 özel maçla birlikte toplam olarak 83 maçta Sarıyer formasını giydi. Lig maçlarında 2 gol kaydetti. Hollanda'ya giderek futbol yaşamını noktaladı. )

- KARATAVUĞUN ÖTÜŞÜ ...:
SABAHA KARŞI
ile/ve/ya da/||/<> GÜN BATIMINDAN SONRA

- KARATE KUŞAKLARINDA:
BEYAZ
ile/ve/||/<>/> SARI ile/ve/||/<>/> TURUNCU ile/ve/||/<>/> YEŞİL ile/ve/||/<>/> MAVİ ile/ve/||/<>/> KAHVERENGİ(3. KYU) ile/ve/||/<>/> KAHVERENGİ(2. KYU) ile/ve/||/<>/> KAHVERENGİ(1. KYU) ile/ve/||/<>/> SİYAH (1. DAN) ile/ve/||/<>/> SİYAH (2. - 10. DAN)

- KARAUÇAK, MUHSİN (İST. 1927 - 1968)

( Galatasaray Lisesini ve İstanbul Yüksek Ticaret Okulunu bitirdikten sonra Fransa'da Ekonomik Politika dalında doktora yaptı. İş hayatında serbest ticarete atılarak başladı. Galatasaray'da ve Sarıyer'de futbol oynadı. Sarıyer Spor Kulübü yönetim kurulunda görev aldı. )

- KARAYA GUM[İng.] / GOMME DE KARAYA[Fr.] / KARAYA GUMMI[Alm.] ile/değil/yerine/= KARAYA ZAMKI


- KARAYEL ile KARAYER

( Kuzeybatı'dan esen, genellikle soğuk, bazen fırtına niteliğinde yel[>< keşişleme]. | Kuzeybatı 315°'lik yön. İLE Mezar, sin, gömüt. )

- CARBAMIDE, UREA[İng.] / VOIR UREA, CARBAMIDE[Fr.] / KARBAMID HARNSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= KARBAMİT, ÜRE, ÜRE

- KARBON AYAK İZİ ile/||/<> SU AYAK İZİ

( Karbon CO₂ emisyonu, su tatlı su tüketimi. )
( Formül: kg CO₂ İLE litre H₂O )

- KARBON İLE AZOT İLE FOSFOR ile/||/<> BİYOJEOKİMYASAL DÖNGÜLER

( Elementlerin ekosistem içi döngüleri. )
( Formül: C₆H₁₂O₆ + 6O₂ ⇌ 6CO₂ + 6H₂O )

- CARBON BLACK, LAMPBLACK[İng.] / NOIR DE FUMÉE, NOIR DE LAMPE[Fr.] / LAMPENSCHWARZ, LAMPENRUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= KARBON SİYAHI, KANDİL İSİ

- CARBURIZATION, CARBURIZING[İng.] / CÉMENTATION AU CARBONE[Fr.] / ZEMENTIEREN MIT KOHLENSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= KARBÜRLEŞTİRME

- KARDİNAL/CARDİNAL[İng.] değil/yerine/= ANA

- KARDİYAK KAS ile/||/<> İSKELET KASI

( Kardiyak çizgili istemsiz, iskelet çizgili istekli. )
( Formül: Involuntary İLE voluntary striated )

- KARDİYOJENİK ŞOK ile/||/<> HİPOVOLEMİK ŞOK

( Kalbin yeterli kan pompalayamaması sonucu oluşan şok. İLE/||/<> Kan hacminin azalması sonucu oluşan şok. )

- KARE ile/ve/||/<> KAREKÖK

( Kenarları ve açıları birbirine eşit olan dörtgen, dördül, murabba. | Bu biçimde olan. | İskambil oyunlarında aynı türden dört kâğıdın biraraya gelmesi. İLE Karesi verilen bir sayıya eşit olan sayı. )

- KARGA ile ALAKARGA/ALAKABAK/KESTANEKARGASI ile UZUN TEPELİ/DAĞ/ÇAM/STELLER ALAKARGA/SI ile KIZILCA KARGA

( ... İLE İri gövdeli, ötücü, tüyleri alacalı bir kuş türü. İLE ... İLE ... )
( )
( ALAKARGA[yerel]: Saksağan. )
(

Uzun Tepeli/Dağ/Çam/Steller Alakargası, Kuzey Amerika'ya özgü bir kuştur. )