ÜÇ YAZAÇLILAR

- NEM ile BAĞIL NEM

( ... İLE Bir m³ hava içinde bulunan su buharı ağırlığının, aynı koşullardaki havanın doymuş su buharının ağırlığına oranı. )

- NEM <> GAM

( Duvarı yıkar. <> İnsanı yıkar/bitirir[/öldürür]. )

- NEM ile GÖNEN

( ... İLE Ekilecek toprağın sulandırılması. | Nem, rutubet. | Nemli toprak. )

- NEM ile NEM/NEYİM

- NEM ile ÖL/HÖL

( ... İLE Toprağın nemi, yaşlık. )

- RUTÛBET[Osm.] / HUMIDITY[İng.] / HUMIDITÉ[Fr.] / FEUCHTE, FEUCHTIGKEIT, FETTSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= NEM

- NEMALANMAK ile NEMALANDIRMAK ile NEM ile NEMA ile NEMF ile NEME GEREK ile NEME LAZIM ile NEME GEREKÇİ/LİK ile NEME LAZIMCI/LIK ile NEME YÖNELİM

- NEMEK[Fars.] ile TUZ

( TUZ )

- NEMLİ ile NEMLENDİRİCİ ile NEM

- NEMLİ ile NEMLENDİRMEK ile SÖNÜMLEMEK ile NEM


- NEM[Fars.]/RUTUBET[Ar.] değil/yerine/= YAŞLIK

( Havada bulunan su buharı. | Hafif ıslaklık. )

- NEODYMIUM GLASS LASER[İng.] / LASER AU VERRE AU NÉODYME[Fr.] / NEODYMGLASLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= NEODİMYUM CAM LAZERİ

- NEO-KLASİK (TÜRK) ile/||/<> NEO-KLASİSİZM

( XIX. yüzyıl sonları ve XX. yüzyıl başlarında bir sanat akımı. Eski Türk ve İslâm sanatından alınmış mimari ve süsleme öğelerinin kullanılması ile ortaya çıkan ilk ulusal akım. İLE/||/<> XVIII. yüzyılın ikinci yarısında Almanya'da ortaya çıkan, ancak Fransa'da daha çok uygulanma olanağı bulan ve antikiteden esinlenerek klasik formlara dönüşü amaçlayan sanat anlayışı ve üslûbu. )

- NEON LAMP[İng.] / LAMPE AU NÉON[Fr.] / NEONLAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= NEON LAMBASI

- NEON[İng.] / NÉON[Fr.] / NEON[Alm.] ile/değil/yerine/= NEON

- [ne yazık ki]
| NEPOTİZM[< NEPHEW] ile/ve/||/<> KRONİZM[< CRONY] |
ile/ve/||/<>
TRİBALİZM

( | Akraba/"yeğen" kayırmacılığı. İLE/VE/||/<> Uzun süren arkadaşlık, hemşehricilik kayırmacılığı. | İLE/VE/||/<> Aşiretçilik/kabilecilik. )

- NERNST ZERO OF POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL ZÉRO DE NERNST[Fr.] / NERNST-NULLPOTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= NERNST SIFIR POTANSİYELİ

- NEROLI OIL[İng.] ile/değil/yerine/= NEROLİ YAĞI

- NES'[Ar.] ile NEZ'[Ar.]

( "Eşhür-ül-Hurum"un muayyen vaktini geçirme. İLE Bir şeyi yerinden koparma, sökme. | Kaldırma, yok etme. | Bozma. | Halkı birbirine düşürme. )

- NESEB/SOY değil/yerine/>< NİSBET


- NESNE İLE MORFİZMA İLE FUNKTOR ile/||/<> KATEGORİ TEMEL KAVRAMLARI

( Kategori kuramınin yapı taşları. )
( Formül: F: C → D )

- NESNE ile/ve/> KÜL

( [katı nesnenin] Kullanım, süreç, çeşitlilik ve değerleri. İLE/VE/> Daha sonrası olmayan, sonrasında başka hiçbir biçime/noktaya evrilemez olan son nokta/eşik. )

- NESNEL = AFAKİ, ŞEY'Î = OBJECTIVE[İng.] = OBJECTIF[Fr.] = OBJEKTIV[Alm.]

- MATERIALIZATION[İng.] / MATÉRIALISATION[Fr.] / MATERIALISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= NESNELEŞME

- NESNELEŞTİRME ile/yerine NE İSE NE'LEŞTİRME(O'LAŞTIRMA)

- NESNEL/LİK ile/ve/değil/||/<>/>/< BİLİMSEL/LİK

- NESNEL/LİK ile/ve/||/<> KALICI/LIK

- NESNEL/OBJEKTİF DUYGULAR ile/ve PAY ALMA/KATILMA DUYGULARI ile/ve DURUM (İÇERİKSİZ) DUYGULARI

- NESNENİN DURUMLARINDA:
KATI
ile/ve AMORF KATI ile/ve SIVI ile/ve GAZ ile/ve PLAZMA ile/ve SÜPER AKIŞKAN ile/ve SÜPER KATI ile/ve DEJENERE KATI ile/ve NÖTRONYUM ile/ve GÜÇLÜ SİMETRİK NESNE ile/ve ZAYIF SİMETRİK NESNE ile/ve KUARK-GLUON PLAZMA ile/ve FERMİYONİK YOĞUNLAŞTIRMA ile/ve BOSE-EINSTEIN YOĞUNLAŞTIRMASI ile/ve ACAYİP NESNE

( ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE Bir gaz boşalma tüpünde, elektron ve artı iyonları, yaklaşık olarak eşit sayıda içeren, iyonlaşmış gaz ortamı. | Güneşteki ısıl nükleer tepkimelerin oluştuğu, çok yüksek sıcaklıkta oldukça yüksek derecede iyonlanmış, maddenin dördüncü durumu olarak da tanımlanan akışkan ortam. İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... )
( )

- NESNENİN (T)ÖZÜ ve/||/<> İNSANIN (T)ÖZÜ ve/||/<> TİNİN (T)ÖZÜ

( Çekim, zorunluluk. VE/||/<> Özgürlük. VE/||/<> Eylem. )

- ANNIHILATION DES MATERIALS[Alm.] ile/değil/yerine/= NESNENİN YOK OLUŞU

- [ne yazık ki]
[ne] "SÖZ DİNLEMEK"
ile/ve/ne de/||/<>/< RİCÂ TANIMAK

- NET/KESİN/EMİN) BİLGİ SUNMAK ile (")MÜDAHALE (ETMEK)(")

- NET ÜCRET değil/yerine/= KALANLIK

- NET :/yerine AĞ, NET

- NET[Fr.] ile NET[İng. < LET]

( Tüm çizgileri belirgin olan, gözün tüm ayrıntılarıyla algılanan, iyi görünen. | İyi duyulan ses. | Kesintilerden sonra geri kalan miktarda olan, safi. | Açık seçik olan, anlaşılmaz yanı bulunmayan. İLE Tenis, masa tenisi gibi oyunlarda servis atışlarında topun karşı sahaya geçerken fileye değdiğini belirtmek için kullanılan bir söz. )

- NET ile SONSAL

- NET ile TEMİZ

- NETİCELENMEK ile NETİCELEŞMEK ile NETİCELENDİRMEK ile NET ile NETİCE ile NET RESİM ile NET ÜCRET ile NETİCESİZ/LİK

- NET/LİK / NETLEŞTİRMEK ile BELİRGİN/LİK / BELİRGİNLEŞTİRMEK

( Güneş parlarken hemen hemen görünmez. )

- NET/LİK ile KESİN/LİK

- NETWORK İLE FLUX İLE CONSTRAİNT ile/||/<> METABOLİK MODELLEME

( Gözesel metabolizma modellemesi. )
( Formül: Sv = 0 (steady state) )

- NEUMANN'S LAW[İng.] / LOI DE NEUMANN[Fr.] / NEUMANNSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= NEUMANN YASASI

- NEURAL NETWORK POTENTIAL ile/||/<> GRAPH NEURAL NETWORK ile/||/<> VAE ile/||/<> ML KİMYA

( Makine öğrenmesi kimya uygulamaları. )
( Formül: E = NN(R) )

- NEUTRAL İLE NEARLY NEUTRAL İLE SELECTİON ile/||/<> MOLEKÜLER EVRİM

( Evrim kuramları. )
( Formül: Ne·s )

- NEV-BAHÂR ile YENİ BAHAR

( Türk müziğinin en az altı yüzyıllık bir mürekkep makamıdır. [Zamanımızda bir örneği kalmamıştır.] )

- NEV[Ar.] ile NEV'[Ar. çoğ. ENVÂ']

( Yeni. | Yeni, son zamanlarda çıkmış. | Taze, körpe. İLE Çeşit, tür. | Cins. | Sınıf. )

- NEV ile NEVA ile NEVİ ŞAHSINA MÜNHASIR

- NEVÂÎ[Fars.] ile Nevâî[Ali Şîr-][Fars.]

( Makam, uyum ve nasip ile ilgili. İLE [1441-1501]. )

- NEV-CİVÂN[Fars.] ile NEV-BAHAR[Fars.]

( Her an canlı. | Genç delikanlı. İLE İlkbahar. )

- NEV-İ HAKİKÎ(NEV'UL ENVÂ) ile NEV-İ İZÂFÎ

- NEVÎ[Ar. < NEV] ile NEV'Î[Fars.] ile Nev'î[Ar.]

( Türü/nevi ile, çeşitle, cinsle, sınıfla ilgili. İLE Yenilik. İLE Müderrislik, kadılık, kazaskerlik görevlerinde bulunmuştur. Divânı, edebi risaleleri ve bazı ilmi eserleri vardır.[1533 - 1599] )

- NEVRÂ[Ar. < NEVR] ile NEV-RÂH[Fars.]

( Parlak. İLE Yeni yolcu, ilk olarak yolculuğa çıkan. | Yeni yol. )

- NEV-RÛZ[Fars.] ile ...

( Yeni gün. )

- NEVRUZ ile NEVRUZ OTU ile NEVRUZ BAYRAMI

- NEW AGE[İng.] değil/yerine/= ÇAĞCIL MÜZİK

- NEW WORLD MONKEYS[İng.] değil/yerine/= YENİ DÜNYA MAYMUNLARI

( Yeni Dünya Maymunları geniş aralıklı burun deliklerine sahiptir ve Merkez ile Güney Amerika`da yaşarlar. Ayrıca Yeni Dünya Maymunları 55 milyon yıl önce Eski Dünya Maymunları ile ortak bir atadan ayrılmıştır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- NEW :/yerine YENİ

- NEW vs./and STRANGE

- [not] NEWS vs./and/also INFORMATION


- NEWTONIAN SPEED OF SOUND[İng.] / VITESSE DU SON NEWTONIENNE[Fr.] / NEWTONSCHE SCHALLGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON SES HIZI

- NEWTON'S LAW OF COOLING[İng.] / NEWTONSCHES ABKÜHLUNGSGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON SOĞUMA YASASI

- NEWTON YASALARI İLE LAGRANGE İLE HAMİLTON ile/||/<> KLASİK MEKANİK FORMÜLASYONLARI

( Klasik mekaniğin üç farklı matematiksel ifadesi. )
( Formül: S = ∫L dt )
( Isaac Newton tarafından 1687 yılında keşfedildi/formüle edildi. )

- LOI DU REFROIDISSEMENT DE NEWTON[Fr.] ile/değil/yerine/= NEWTON'IN SOĞUMA YASASI

- LOI DE LA GRAVITATION DE NEWTON[Fr.] ile/değil/yerine/= NEWTON'UN EVRENSEL ÇEKİM YASASI

- NEY "ÇALMAK" değil NEY ÜFLEMEK

( Ney dışındaki sazlar için "çalmak" sözü kullanılır fakat Ney için durum tamamen farklıdır. Ney çalınmaz, üflenir. Ney, insanı/hali çalar. )

- NEY "SESİ" değil NEY SEDÂSI

( Ney dışındaki tüm müzik aletlerinin sesi olur diye kabul edilir fakat Ney'in, sesi değil sadâsı olur.

SADÂ/SEDÂ ([Tr. SELEN] [İng. VOICE]) sözcükleri de, insan sesine verilen addır ve öteki tüm seslerden ayrılır.

Ayrıca, "Ney çalmak" değil "Ney üflemek" diye ifade edilir.

Bu biçimde geçmelerinin nedeni de, öteki müzik aletlerini kişinin çalmasıdır. Tüm müzik aletlerinden ses çıkarılmış olur fakat ney üflendiğinde ise Ney'den değil üfleyenden yani insandan sadâ çıkmaktadır. Çıkan "ses" de, sadece Ney aracılğıyla, kişinin sadâsı ve halidir.

En önemli kaynaklardan biri olarak, Hz. Mevlânâ'nın, Mesnevî-i Mânevî'sinin ilk 18 beytinden yararlanılabilir. )

- NEY ile/ve ÂDEM VE HAVVA

( 60 İLE/VE 45 + 15 )

- NEY ile/ve/> DUDUK

- NEY ile GİRİFT[Fars.]

( ... İLE Birbirinin içine girip karışmış, girişik, çapraşık. | [eski güzel yazı sanatında] Boş yer bırakmayacak biçimde, iç içe istif edilmiş yazı. | Türk müziğinde kullanılmış, neye benzeyen bir çalgı. )

- NEY ve/<> İNSAN

( Tüm müzik aletlerini, insan çalar fakat sadece ney, insanı/kişiyi ve kişiden çalar. )

- NEY ile LAVTA

- NEY ile/ve MISKAL[Ar.]/MÛSÎKÂR[Fars.]["ka" uzun okunur]

( MÛSÎKÂR KUŞU: Gagasındaki deliklerden çıkan uyumlu sesten. )
( ... İLE/VE Mizmar çeşidinden sıra, kalem, düdük, kaval. Dervişlere özel bir saz. | Rüzgâr estikçe, gagasındaki deliklerden türlü türlü ses çıkardığından dolayı, "mûsikî" sözünün de bundan alındığı söylenilegelen bir kuş. | Adı anonim bir Edvâr-ı İlm-i Musıkî'de geçen makam. )

- NEY/NEYDEN" değil NE

- NEY ile/değil NEYÇE

( ... İLE/DEĞİL Küçük ney. | Dokumacıların kullandığı küçük kamış. )

- Neyden dinlersen dinle ama DİNLE!!!

- NEYİ KAYBETTİK? değil/yerine BAŞKALARI, BİR ŞEYLERİ İNŞÂ ETTİ, ETMEYE DEVAM EDİYOR

( )

- Neyi, nasıl ve ne zaman söyleyeceğini bilmediğin için SUS!!!

- NEY/NÂY/MİZMÂR[Ar.] [akordlarına göre]:
BOLÂHENK/NISF/NISFİYE
ile/ve SÜPÜRDE ile/ve MÜSTAHSEN ile/ve KIZ NEYİ ile/ve MANSUR ile/ve ŞAH ile/ve DÂVUT

( Ney'in kendi sesi yoktur. )
( Ney'in sesi HÛ'dur. )
( Ney, ahadiyetin sesidir. )
( Ney Forum [ http://neyforum.net ] )
( Ney Derneği [ http://neyforum.biz ] )
( REED FLUTE )

- Neyse ki! de, SUS!!!


- NEYSE Kİ ... ile/ve/değil/yerine/||/<>/< (NE) İYİ Kİ ...

- NEZ'[Ar.] ile NEZ'[Ar.]

( Bozma, halkı birbirine düşürme. İLE Bir şeyi yerinden koparma, sökme. | Kaldırma, yok etme. | Can çekişme. )

- NEZÂFET ile TEMİZLİK, PÂKLIK | TAM SAĞLIK VE SELÂMET

( TEMİZLİK, PÂKLIK | TAM SAĞLIK VE SELÂMET )

- NEZDİNDE ile/ve/||/<>/< ADDETMEK

( Yanında, huzurunda, gözetiminde. İLE/VE/||/<>/< Saymak. )

- NEZLE ile NEZLELİ ile NEZLE OTU

- NEZLE ile/||/<> SAMAN NEZLESİ/HAY FEVER

- NƏĞMƏ[Azr.] = ŞARKI[Tr.]

- NFT:
EMANETE DAYALI OLAN
ile EMANETE DAYALI OLMAYAN

( )

- NGS İLE SANGER İLE NANOPORE ile/||/<> DNA DİZİLEME TEKNOLOJİLERİ

( Farklı nesil dizileme yöntemleri. )
( Formül: Okuma uzunluğu: Sanger < NGS < Nanopore )

- NHS/NATIONAL HEALTH SERVICE[İng.] değil/yerine/= ULUSAL SAĞLIK SERVİSİ (INGILTERE)


- NICE :/yerine HOŞ

- NİCELİKLER ile YER/MEKÂN

( [zıtlık/zıddı] Yoktur. İLE Vardır. )

- NİE değil NİYE?

- NIELS HENRIK DAVID BOHR ve/||/<> MAX BORN

( 07 Ekim 1885 - 18 Kasım 1962 ve/||/<> 11 Aralık 1882 - 05 Ocak 1970 )

- NİGÂH-BÂN değil/yerine/= GÖZCÜ, BEKÇİ

- NIH/NATIONAL INSTİTUTES OF HEALTH[İng.] değil/yerine/= ULUSAL SAĞLIK ENSTİTÜLERİ (ABD)

- -NİH[Fars.] ile -NİH[Fars.]

( Kent, belde. İLE "koyan" anlamıyla birleşik sözcükler yapar.[KADEM-NİH: Ayak koyan, ayak basan.] )

- NİHAÎ HEDEF değil/yerine/= SON KESİN EREK

- NİHAL, ŞÜKUFE (İST. 1896 - 1973)

( Edebiyatçı Yazar olup, Rumelihisar'lıdır. İstanbul'da doğdu. Babasının memuriyeti nedeniyle çocukluğu değişik yerlerde geçti. Seçkin okullarda okuyarak çok iyi eğitim aldı. Küçük yaştan itibaren memleket sorunları ile ilgilenmeye başladı. İlk evliliğini 1912 yılında Mithat Sadullah (Sander) ile yaptı. Oğlu dünyaya geldikten kısa bir süre sonra eşinden ayrıldı. İttihat Terakki yönetiminin kadınlara tanıdığı özel haktan yararlanarak öğretim süreci üç yıl olan Darülfünun edebiyat bölümüne kaydoldu. Kısa bir süre sonra aynı sınıfta okuyan arkadaşı Ahmet Hamdi (Başar) ile ikinci evliliğini yaptı. Kadınlara daha çok sosyal haklar verilmesi için başlatılan harekete öncülük etti. Kadınlar Fırkasının (Parti) kurulmasını sağladı. Akabinde hala faaliyetine devam eden Türk Kadınlar Birliği'ni kurdu. Şiirlerini hece ölçüsü ile yazdı. Yıldızlar ve Gölgeler (Aruz Ölçüsü, 1919), Hazan Rüzgârları (1927), Gayya (1930), Yakut Kayalar (1931), Su (1933), Sıla Yolları (1935), Sabah Kuşları (1943), Yerden Göğe (1960) isimlerini taşıyan 8 şiir kitabı yayınlandı. Ayrıca ölümünden sonra oğlu Nejat Sander tarafından "Şükufe Nihal/Şiirler (1975); Renksiz İstırap (1928), Yakut Kayalar (1931), Çöl Güneşi (1933) Yalnız Dönüyorum (1938) ve Domaniç Dağlarının Yolcusu (1946), Çölde Sabah Oluyor ve Vatanım İçin (1955) isimlerini taşıyan 7 romanı ve Tevekkülün Cezası (1928), Gezi Notları ve Finlandiye (1935) isimlerini taşıyan üç öyküsü yayınlandı. Şiirleri ve makaleleri; Türk Kadını, Haftalık Gazete, Yeni Mecmua, Hayat, Sus, Dergâh Kadın Yolu, Tan, Çınaraltı, Kadın Gazetesi ve Türk Yurdu gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Bilhassa kadın hakları ile ilgili büyük uğraş verdi, makaleler yazdı. 1962'de geçirdiği trafik kazasını takiben felç oldu ve uzun süre huzurevinde kaldıktan sonra 1973'te vefât etti. )

- NİHÂYE/T:
Son, uc. | Son derece.


- NİHÂYET-İ AZM[Ar.] değil/yerine/= KEMİK UCU

( Kemik ucu. )

- NİKAP[Ar. NİKAB]/PEÇE[İt. PEZZA] ile/||/<> BURKA/BÜRKA[Ar. BURKU]/PÜRGÜ/YAŞMAK ile/||/<> DUVAK[TR. < DUĞ+AK: KÜÇÜK. < TUĞ: ÖRTÜ, KAPAK.][BULGARCA VE SIRPÇA'YA DA GEÇMİŞTİR.]

( Kadınların sokakta çoğunlukla gözü dışında ve bazen tüm yüzünü örttüğü ince siyah örtü. @@ Kadınların sokakta yüzünü tamamen örttüğü ince siyah örtü. @@ Gelinlerin başına tutturulup yüzünü örtecek biçimde aşağı sarkıtılan kumaş ya da tülden bol ve bir ya da birkaç kat örtü. | Yeni doğmuş çocukların yüzüne örtülen, genellikle yeşil ince örtü. | Bazı bebeklerin doğduğu zaman başını çevreleyen zar. )

- NICKEL-CADMIUM-BATTERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= NİKEL-KADMİYUM PİL

- NILE BLUE[İng.] / NIL BLAU[Alm.] ile/değil/yerine/= NİL MAVİSİ

- Nîl ile NÎL[Ar.]

( Mısır'da geçen, Akdeniz'e dökülen ünlü ırmak. İLE Çivit otu. )

- NİL ve/<> VICTORIA

( Dünyanın en uzun ırmağı.[6400 km.] VE/<> Dünyanın en büyük ikinci gölüdür.[Marmara Denizi'nden 5 kat daha büyüktür.] )

- NIM/NONİNVAZİV MONİTORİZASYON NONİNVASIVE MONİTORING[İng.] değil/yerine/= GİRİŞİMSEL OLMAYAN İZLEÇLEME

- NÎM[Fars.] ile NÎM[Fars.]

( Makam. İLE Yarı, yarım, buçuk. )

- NÎM-İ CEHL[Fars.] ile NÎM-İ CEHL[Fars.]

( Usûl. İLE Yarım bakış. )

- ...'NIN(BEKLEMENİN/DÜŞÜNMENİN VB.):
"ÂLEMİ" YOK!
değil GEREĞİ YOK!


- NIN "DOKUNMA/SI" ile/ve/yerine ...NIN ETKİ ETME/Sİ

- -NIN EKİ ve -DIR EKİ

- ...NIN GERÇEKLEŞMESİ ile/değil ... NIN YAŞANMASI

- ...NIN KISA TARİHİ:
...NIN KISA OLMASI
ile/ve/||/<> ...NIN TARİHİNİN KISACA ANLATILMASI

- ...'NIN:
TANIMI
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BAĞLI OLDUĞU/OLABİLECEĞİ YER

- ... NIN ÂLEMİ YOK ile ...NIN GEREĞİ YOK

- NİRVANA[Sansk.](NİBBAHA[Pali])(SATORİ[ZEN, Jap.]) ile NİRVANE ile NİRVANİ ile ...

( Aydınlanma. (ZEN'de, Satori) Yaşam ışığının nihai eriyişi ve sönüşü. Maddeden kurtuluş, En Yüce Ruh (Brahman) ve yeniden birleşme. Budist summum bonumilkesi. En son Gerçeklik. Saltık Hakikat. Aydınlandıkları zaman, yanıltıcı egolarının bilinciyle sınırlı olmayan bir duruma giren kişilerin son durumu. Bağımlılıklardan, tutkulardan, yanılsamalardan kurtulup, uyanıp aydınlanma sonucu ulaşılan iç suskunluk, iç barış. (Tasavvuf'ta ile ABCDEF
( İşrak) İLE Bağımsızlığa, iç özgürlüğe ulaşmış kişi. İLE Nirvana'yı arayan. )

- NİŞ/NICHE[İng.] değil/yerine/= OYUK

- NİŞ ile HABİTAT

( Bir organizmanın ekodüzendeki rolü. İLE Bir organizmanın yaşadığı çevre. )

- NİŞ ile/||/<> HABİTAT

( Niş ekolojik rol İLE habitat yaşam yeridir )
( Formül: İşlev İLE yer )

- NİŞ ile/||/<> MÜCEVHER ile/||/<> YAŞAM/HAYAT AĞACI

( Duvarda küçük ölçüde ve düzgün girinti. İLE/||/<> Kıymetli taşlarla bezenmiş. İLE/||/<> İpek ve İslâm öncesi süsleme sanatlarında ve benzeri ağaçlar.[Cenneti simgeleyen resimlerde ya da süslemelerde bakışım ekseni olarak çokça görülür.] )

- NÎŞ[Fars.] ile NİŞ[Fr./İng. < NICHE]

( İğne[arı, akrep gibi böceklerde]. | Zehir, ağı. | Diken. İLE Duvar içinde bırakılan oyuk. )
( Niş pazarlama, pazardaki hizmetlerdeki boşlukların doldurulması amacı ile yapılmaktadır. Bu pazarlama çeşidinde herkese hizmet verilmemektedir. Daha küçük bir grup niş pazarlamadan yararlanabilmektedir. Niş pazarlama, hedefindeki kişilerin isteği doğrultusunda sürekli bir biçimde yenilikler yapmak zorundadır.

Niş Pazarlama, İngilizce'de Niche marketing adı ile anılmaktadır. Bu pazarın belirli başlı özellikleri bulunur.

- Niş pazarlama, küçük kitleleri hedef almış olan bir pazarlama yöntemi olarak karşımıza çıkar.
- Niş pazarlama, yönteminde maliyetin üzerine ciddi bir kâr konulmaktadır. Bu nedenle de önemli oranlarda kâr elde etmek olanaklıdır.
- Niş pazarlamada, üretim ve pazarlama oldukça düşüktür. Ancak kazanılan paralar oldukça tatmin edicidir.
- Niş pazarlamada, müşteri gereksinimine göre ürün üretilmektedir.
- Niş pazarlama, kitlesi küçük olması nedeni ile pazarlama iletişimine ayrılan para oldukça azdır.
- Niş pazarlama yapılırken, üretimin özgün olması ve üretimi yapan şirketin alanında uzman olması oldukça önemlidir.
- Tüketici güvenini kazanmak ve tüketiciyi memnun etmek, niş pazarlamada çok daha kolay bir biçimde yapılabilmektedir.

Niş Ürün, Niş Parfüm, Niş Pazar ve Niş Boyut Ne Anlama Gelir?

Niş pazarlamada üretilen niş ürünlerin herhangi bir alternatifinin bulunmaması oldukça önemli bir konudur. Niş pazarlama stratejilerinde hedef kitle oldukça küçük olmaktadır. Bazı kişiler tarafından bu pazar türünde rekabet olmadığı düşünülebilir. Ancak niş pazarlamadaki rekabet oldukça fazladır.

Niş pazarlama, yapmak oldukça dar bir bölgede pazarlama yapmak demektir. Bunun yanında bu dar bölgede pek çok rekabet eden şirket olması da olanaklıdır. )

- NİSA ile NİSAİ ile NİSAN ile NİSAP ile NİSAN BİR ile NİSAN YAĞMURU ile NİSAN BİR ŞAKASI

- NİŞAN ile/||/<> URA

( ... İLE/VE/||/<> Sınır nişanı. )

- NISF[Ar.]/NİM[Fars.] ile/ve/||/<>/> ADL/ADÂLET

( Bir şeyin yarısı. İLE/VE/||/<>/> Hakkın/payın doğru dağıtılması, ait olduğu yere/kişiye teslim edilmesi. )

- NISF-I KUTUR değil/yerine/= YARIÇAP

- NISIF/NISF | YARIM >< TAM

- NİSPET ile NİSPETLİ ile NİSPETÇİ/LİK ile NİSPETSİZ/LİK ile NİSPET EKİ

- NISQ İLE FAULT-TOLERANT İLE ANALOG İLE DİGİTAL ile/||/<> KUANTUM BİLGİSAYAR ÇAĞLARI

( Kuantum hesaplama evreleri. )
( Formül: ~1000 logical qubits )

- NIT[Fr.] / NIT[Alm.] ile/değil/yerine/= NİT


- NİTELİK ile/ve DOZ

- Nitelikli soru sorabilmek için SUS!!!

- NİV/NONİNVAZİV VENTILASYON NONİNVASIVE VENTILATION[İng.] değil/yerine/= GİRİŞİMSEL OLMAYAN SOLUTMA

- Niye? diye sormuyorsan SUS!!!

- Niye? diye soruyorsan SUS!!!

- NİYET ile KASIT/AMD

- NİYET ile/ve YÖN

- NİZÂ'[< NEZ] ile/değil/yerine/>< NİZÂM[NAZAME]

( Bilgi, güce tâbi olursa/tutulursa. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Güç, bilgiye tâbi olursa/tutulursa. )
( Çekişme, kavga. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< İncileri, ipe dizmek. )

- NİZÂSIZ VE FÂSILASIZ değil/yerine/= ÇEKİŞMESİZ VE ARASIZ

- NLP/NATUREL LANGUAGE PROCESS[İng.] değil/yerine/= DOĞAL DİL İŞLEME


- NLP ile NLP

( NEURO LINGUISTIC PROGRAMMING vs. NATURAL LANGUAGE PROGRESS )

- NMR İLE IR İLE UV-VİS İLE MS ile/||/<> ANALİTİK SPEKTROSKOPİ

( Molekül karakterizasyon teknikleri. )
( Formül: ΔE = hν )

- NMR/NUCLEAR MAGNETIC RESONANCE[İng.] değil/yerine/= NÜKLEER MANYETİK REZONANS

- NMR/NUCLEAR MAGNETIC RESONANCE[İng.] değil/yerine/= NÜKLEER MANYETİK REZONANS

- NMR SPEKTROSKOPİ ile/||/<> MASS SPEKTROSKOPİ

( NMR manyetik çekirdek rezonansı, MS kütle/yük oranı )
( Formül: δ (ppm) kimyasal kayma İLE m/z oranı )

- NMR ile/||/<> EPR

( NMR çekirdek spin ¹H ¹³C İLE EPR elektron spin radikaller. )
( Formül: MHz İLE GHz )

- NMR ile/||/<> ESR

( NMR çekirdek spin İLE ESR elektron spin rezonansıdır )
( Formül: Çekirdek İLE elektron )

- [not] NO TALKING vs. TO TALK IN RIGHT PLACE/APPROPRIATE/REASONABLE

- NOBLE GAS[İng.] değil/yerine/= SOY GAZ

( Periyodik tablonun 8A grubunda bulunan ve kararlı yapılarından dolayı tepkimeye girmeyen elementler. Helyum, neon, argon, kripton, ksenon ve radon bu sınıfa aittirler. "Asal gaz" da denmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- NOBODY :/yerine HİÇKİMSE


- NOD/NODE[İng.] değil/yerine/= DÜĞÜM

- NOD :/yerine BAŞINI SALLAMAK

- NOKTA İLE DOĞRU İLE DÜZLEM İLE UZAY İLE HİPERUZAY ile/||/<> BOYUT HİYERARŞİSİ

( 0-boyuttan n-boyuta geometrik nesnelerin boyut sıralamasıdır. )
( Formül: ℝ⁰ ⊂ ℝ¹ ⊂ ℝ² ⊂ ℝ³ ⊂ ℝⁿ )

- NOKTA İLE DOĞRU İLE DÜZLEM İLE UZAY ile/||/<> GEOMETRİK BOYUTLAR

( Temel geometrik nesneler. )
( Formül: dim = 0 İLE 1 İLE 2 İLE 3 )

- POINT CHARGE[İng.] / CHARGE POINTE[Fr.] ile/değil/yerine/= NOKTA YÜK

- NOKTA değil/yerine/= DIĞ, DURA, | YER

- NOKTA ve/||/<> DÜZLEM ve/||/<> NESNE/ŞEY

( Biraradalığı vermezler. )

- NOKTA ile/ve SÖZ

- NOKTASAL İLE DÜZGÜN İLE L² ile/||/<> YAKINSAKLIK TÜRLERİ

( İşlev dizilerinin farklı yakınsaklık modları. )
( Formül: ||fₙ - f||∞ → 0 )

- PUNKTFÖRMIGE LADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= NOKTASAL YÜK


- NOM ile DİN
[<

- NON-REM UYKU/NON-REM SLEEP[İng.] değil/yerine/= REM DIŞI UYKU

- non rep./non repetat.[Lat. < NON REPETATUR] değil/yerine/= YİNELENMESİN, TEKRAR EDİLMESİN

- NON- ile DİS-

( ... olmayan, ... dışı. İLE Bozuk, kötü, güç. )

- NON-DEFEATABILITY[İng.] değil/yerine/= SARSILMAZLIK

( Sarsılmazlık, Lehrer ve Paxson’un ‘Bilgi: Sarsılmaz Gerekçelendirilmiş Doğru İnanç’ makalesinde ele aldıkları, bilginin dördüncü koşulu ifade etmektedir. Buna göre temel olmayan inançların gerekçelendirilmesi için, sarsılmaz olması koşulu eklenmelidir. Şu halde bilgi, sarsılmaz gerekçelendirilmiş doğru inanç olarak tanımlanmaktadır. Lehrer ve Paxson’a göre, gerekçelendirme tek başına bilgiyi oluşturmak için yeterli bir koşul değildir. Çünkü Gettier örneklerinde de görüldüğü gibi gerekçelendirilen ancak yanlış olan inançlar oluşturmak olanaklıdır. Sarsılmazlık koşulu ise bu noktada kullanılır. Nitekim sarsılmazlık koşulu, yalnızca temel olmayan inançlardan bilginin meydana gelmesi için gereklidir. Bunun nedeni ise temel inançların kendinden gerekçeli olmaları bakımından başka bir inanç tarafından gerekçelendirmeye gereksinim duymamaları, dolayısıyla da sarsılamaz olmalarıdır. O halde temel olmayan inançların bilgi haline gelmesi şu üç koşul ile mümkün olmaktadır: İnancın doğru olması, öznenin inancın doğruluğuna inanması ve öznenin, bu inancın gerekçesi olarak başka bir ifadeye sahip olması durumunda söz konusu başka ifadenin bu gerekçelendirmeyi sarsmaması gerekmektedir. Bir inancın sarsılabilir olması ise şu koşulların gerçekleşmesiyle olanaklıdır: Örneğin p ve q ifadelerinin birleşimi, S’nin h inancının gerekçeleyicileri olmaları bakımından gerekçelendirmeyi sağlamazsa; S, q inancının yanlış olduğunu gerekçelendirmişse; q’nun mantıksal sonucu olan c ifadesi ile p ifadesi, S’nin h inancını gerekçelendiremiyorsa; bu gerekçelendirememe sonucunda S, c’ye inanmanın yanlış olduğunu tam olarak gerekçelendirmişse. Başka bir ifadeyle epistemik öznenin herhangi bir temel olmayan inancının sarsılabilir olması demek, söz konusu temel olmayan inancı gerekçelendirmek için kullanılan ifadelerin gerekçelendirmeyi sağlayamaması ve öznenin, bu ifadelerin yanlış olduğunu gerekçelendirmesi demektir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- NONEXISTENT/THERE IS NOT vs. NONEXISTENCE

- NON-PAROUS vs. NON-POROUS

- CIRCUIT NI[Fr.] / NOR-SCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= NOR DEVRESİ

- NOR :/yerine NE DE

- NOR-[İng.] / NOR-[Alm.] ile/değil/yerine/= NOR-


- DAĞILIMLAR:
NORMAL
ile/||/<> BİNOM ile/||/<> POISSON ile/||/<> ÜSTEL ile/||/<> GAMMA ile/||/<> BETA ile/||/<> OLASILIK

( İstatistikte sıkça kullanılan altı temel olasılık dağılımı. )
( Formül: f(x) = (1/σ√2π)e^(-(x-μ)²/2σ²) )

- NORMAL GÜÇ ile/ve/||/<> SÜRTÜNME GÜCÜ

( Bir yüzeyin, nesneye uyguladığı dik güç. İLE/VE/||/<> İki yüzey arasında harekete karşı oluşan güç. )

- NORMOTANSİF/NORMOTENSIVE[İng.] değil/yerine/= NORMAL KAN BASINCI (İLİŞKİLİ)

- NÖRONLARDA:
DOĞUMDA
ile İKİ AYLIKKEN ile ALTI YAŞINDA ile 14 - 60 YAŞ ARASINDA

- NOSTALJİ[NOST: Eve dönüş. | ALGIA: Özlem/hasret.] değil/yerine/= YURTSAMA

( Sıla/memleket özlemi. Vatan özleminin hastalık haline gelişi. )

- NOT (ABLE TO) DETERMINE FROM OUT vs./and NOT (ABLE TO) DETERMINE BY ITSELF

- [not] NOT ABLE TO KNOW/AGNOSTIC vs. UNKNOWN/INDEFINITE

- NOT ABLE TO TEACH vs./and NOT ABLE TO ADVICE vs./and NOT ABLE TO ADVISE

- NOT ALMAK ile "NOT DÜŞMEK"

- NOT BIRAKMAK yerine NOT İLETMEK


- NOT DEFINITION vs. NO DEFINITION

- CIRCUIT NON[Fr.] / NOT-SCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= NOT DEVRESİ

- NOT vs. EVEN NOT

- NOT vs. NON-BEING

- NOT TO ACCEPT vs. NOT TO WITHSTAND

- NOT TO BE IN APPROPRIATE vs. NOT ENOUGH AS MUCH AS TO BE IN APPROPRIATE

- NOT TO GIVE PLACE TO vs. INCOHERENCY/INCONSISTENCY

- (NOT) TO INTEREST vs. NEARNESS/STRANGENESS

- [not] (NOT) TO KNOW vs. (NOT) TO REMEMBER

- [not] (NOT) TO UNDERSTAND vs. (NOT) TO ACCEPT


- [not] NOT TO UNDERSTAND vs./and LAZINESS/INDOLENCE

- NOT TO USE vs. TO DENY

- NOT TRUE vs. LIE

- NOT vs. UN

- NOT :/yerine DEĞİL

- NOT[Azr.] = NOTA[Tr.]

- NOT = NOTE[İng.] = SCOLIE[Fr.] = ANMERKUNG[Alm.] = SCHOLIUM[Lat.]

- NOTALAMAK ile NOT ile NOTA

- NOTE :/yerine NOT, NOT ALMAK

- NOTHING :/yerine HİÇBİR ŞEY


- NOTHINGNESS vs. NON-BEING

- [not] NOTHINGNESS vs./and/ = maybe/also/or INTEGRITY

( HİÇLİK ile/ve/=/değil/yerine/belki/hem de/ya da BÜTÜNLÜK )

- NEUTRALE LADUNG, NEUTRALLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTR YÜK

- NÖTR ile BOŞ

- NEUTRONENFLUSSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON AKI YOĞUNLUĞU

- NEUTRON MULTIPLICATION[İng.] / MULTIPLICATION DES NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENVERVIELFACHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON ÇOĞALMASI

- NEUTRON DIFFUSION[İng.] / DIFFUSION DES NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENDIFFUSION[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON DİFÜZYONU

- NEUTRON DIFFRACTION METHOD[İng.] / MÉTHODE DE DIFFRACTION DES NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENBEUGUNGSMETHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON KIRINIMI YÖNTEMİ

- NEUTRON DIFFRACTION[İng.] / DIFFRACTION DES NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENBEUGUNG, NEUTRONENDIFFRAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON KIRINIMI

- NEUTRON CAPTURE[İng.] / CAPTURE NEUTRON[Fr.] / EINFANGEN VON NEUTRONEN, NEUTRONENEINFANG[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YAKALAMA/YAKALANMASI


- NEUTRON REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION DES NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENREFLEXION[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YANSIMASI

- NEUTRON AGE[İng.] / NEUTRONENALTER[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YAŞI

- NÖTRON YILDIZI İLE KARA DELİK İLE KUARK YILDIZI ile/||/<> EGZOTİK GÖK CADLERİ

( Aşırı yoğun astrofizik nesneler. )
( Formül: Rs = 2GM/c² (Schwarzschild) )

- NOW :/yerine ŞİMDİ

- BEC[Fr.] / DÜSE[Alm.] ile/değil/yerine/= NOZÜL

- TRANSISTOR NPN[Fr.] / NPN-TRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= NPN TRANSİSTÖR

- n.p.o.[Lat. < NULLA PER OS] değil/yerine/= AĞIZDAN HİÇBİR ŞEY ALINMAYACAK

- NSH değil/yerine PSH

- NTSC ile PAL

- NÜFÛZ ETMEK değil/yerine/= İÇEGEÇMEK/İÇİNE İŞLEMEK


- NUH'UN ÇOCUKLARI:
SÂM/SHEM[İng./İbr. ŞEM]
ile/ve/||/<>/> HÂM ile/ve/||/<>/> YÂFES / JAPHETH[İng.] / YEFET/YAFET[İbr.]

( Ad/isim, ün/şöhret. [Semitik < Shem] İLE/VE/||/<>/> Sıcak/karanlık/yanık tenli.[Ham'ın "soyunun", "siyah ırk"ı temsil ettiği "iddiası", bazı Batı'lı sömürgeci yaklaşımlarda çarpıtılarak kullanılmıştır.] İLE/VE/||/<>/> Genişlemek/yayılmak. )

- NUHNEVİDEN KALMA (ÂDETLER) değil NUH NEBÎ(PEYGAMBER)'DEN GELEN

- NÛK[Fars.] ile/ve TOMŞUK

( Kuş gagası. İLE/VE Kuşların kıvrık gagası. )