- ALTIN ZEHİRLİ OK KURBAĞASI ile ALTIN KURBAĞA
( bkz. 22307 İLE 1966'da, bilimkişilerince tanımlanmış bir kurbağadır. Soyu tükenmeden önce Kosta Rika'nın, Monteverdi ormanlarında sıklıkla bulunurlardı. Ne yazık ki, 1989'dan beri hiçbir yerde görülememiştir.[Yiyecek azlığı ve iklim değişikliklerinden dolayı yok oldukları düşünülüyor.] Bunlar da çok zehirli kurbağalardandı. )
- ALTIN ZEHİRLİ OK KURBAĞASI ile KARA AYAKLI OK KURBAĞASI
( Dünyanın en zehirli kurbağası. İLE Dünyanın ikinci en zehirli kurbağası. )
( Adını, zehirlerini kamışçıkların ucundaki oklara bulayan yerliler vermiştir. [Şişe kapağı kadar ölçüdeki zehirle 10 kişiyi/insanı ya da 20.000 fareyi öldürebilecek kadar zehirlidir] )
( Kimi zaman nane yeşili, kimi zaman sarıdır. İLE Parlak turuncu ya da sarı renkte bir gövdesi, deniz mavisi bacakları vardır. )
( Keşfeden, Kaptan James Cochrane. [1823] İLE ... )
( APOSEMATİZM: Uyarı işareti. [Kurbağa ne kadar güzelse o kadar tehlikelidir.] )
- ALTIN ZEHİRLİ OK KURBAĞASI ile SEMENDER[Fars. < Yun.]/SALAMANDRA[Fr.]
( ... İLE Kurbağagillerin kuyruklu takımından bir hayvan. | Ateşte yaşar [ateşte yanmadığına hatta ateşi söndürdüğüne inanılan] bir masal hayvanı. )
- ALTINKUM DZ. K. ÖZEL EĞT. MRK. TESİSLERİ
( Rumelikavak Mahallesinde Altınkum ile Karataş mevkii arasındadır. Tesis askeriyeye ait olup, herkese açık değildir. Tesis içinde oteli, restaurantı, plajı ve piknik alanı bulunmaktadır. Halka açık değildir. Özel Eğitim Komutanlığı emrindedir. )
- ALTIPLANO ile LA PAZ
( ... İLE Bolivya'nın başkenti La Paz, Altiplano'dan 434 m. düşük rakımda kurulmuş olması nedeniyle, soğuk dağ rüzgârlarına karşı nispeten daha korunaklıdır. )
( ... İLE Güney Amerika'nın, güneşe en yakın kenti ve dünyanın en yüksek başkentidir. )
( ... İLE Yüksek rakım nedeniyle, La Paz'a giden turistler halsizlik çekmektelerdir.[La Paz'a gidip de, yükseltinin yarattığı hastalıktan dolayı ölen diplomatların gömüldüğü bir "Büyükelçi Mezarlığı" da varmış.] )
( ... İLE Deniz seviyesinden yükseklik, kentin bir bölümünde 4000 m.'ye yakın, öbür bölümünde ise 3200 m. kadar. Yani, aradaki fark yaklaşık 1 km. Bu yüzden, sıcaklık ve bitki örtüsünde olduğu kadar, ekonomik ve toplumsal etkinliklerde de büyük farklar görülüyor. Düşük gelirli ailelerin yaşadığı mahalleler ve sanayi bölgesi, yüksek kesimlerde; orta halli ailelerin yerleşim bölgeleri ise daha alçak olan kesimde yer alıyor. Ama arada ters bir orantı var. Zenginlik arttıkça, "aşağılar" tercih ediliyor. La Paz'da, "yukarıdakiler"in sayısı, "aşağıdakiler"den çok fazla. Yani yoksulluk, "zirve"ye ulaşmış durumda. )
- Altına-Üstüne bak da KONUŞ!!!
- ALUMINIUM AMMONIUM SULPHATE, AMMONIUM ALUM[İng.] / SULFATE DOUBLE D'ALUMINIUM ET D'AMMONIUM[Fr.] / ALUMINIUMAMMONIUM-SULPHAT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALÜMİNYUM AMONYUM SÜLFAT
- AM[Ar.] ile ÂM[Ar. çoğ. A'VÂM] ile AMM[Ar. çoğ. AMMÂT] ile ÂMM[Ar. < UMÛM] ile HAMM[Ar.] ile HAM[Ar.]
( Sevgi. | İstek, istemek, istenilen. | Dişillik örgeni, vajina. İLE Yıl, sene. İLE Amca. İLE Genel/umûmî, herkese ait. İLE Şiddetli hararet. )
- AM :/yerine SABAH
- ÂM[Ar.] ile SENE[Ar.]
- AMAÇ ile/ve/değil/||/<>/< US/AKIL
- AMAGAT VOLUME UNIT[İng.] / UNITÉ DE VOLUME D'AMAGAT[Fr.] / AMAGATSCHE VOLUMENEINHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= AMAGAT OYLUM/HACİM BİRİMİ
- AMAGAT DENSITY UNIT[İng.] / UNITÉ DE DENSITÉ D'AMAGAT[Fr.] / AMAGAT-DICHTEINHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= AMAGAT YOĞUNLUK BİRİMİ
- ÂMÂL[< EMEL]
( ÜMİTLER, DİLEKLER, İSTEKLER )
- AMATÖR ile AZ ANLAYAN
- Âmel et ve KONUŞ!!!
- AMORA[İt.] değil/yerine/= "YELKEN AÇ!" UYARISI/BUYRUĞU
- AMORE ve/||/<>/< MORE ve/||/<>/< ORE ve/||/<>/< RE
( Sevgi/Aşk. VE/||/<>/< Ahlâk. VE/||/<>/< Söz. VE/||/<>/< Eylem. )
- AMPLITUDE MODULATION (AM)
( Genlik modülasyonu, taşıyıcı dalganın genliğini, ses gibi iletilecek sinyallerin genliğine ve sıklığına uygun olarak değiştirme. )
- AN be AN SUS!!!
-
- ÂN ve MEKÂN ile/ve/||/<> ZAMAN ve ZEMİN
-
- AN/ŞİMDİ ile/ve/= GELECEK
- AN-[İng.] değil/yerine/= AN-
( Olumsuzluk anlamı katan bir ön ektir. Örneğin "Analjezik", "acısızlaştırıcı" anlamına gelir ve ağrı kesici ilaçlar için kullanılır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. >
evrimagaci.org/sozluk ] )
- AN[Ar.] ile ÂN[Ar.]
( -dan, -den. [ANH, ANHÂ] İLE En kısa süre. )
- ÂN[Fars.] ile -ÂN[Fars.]
( Güzellik çekimi/câzibesi, alım. | Şu, bu. İLE Çoğul edatı. [ŞÂH-AN: Şahlar] | Sıfat edatı. [HİRAS-ÂN: Şahlar] | Sözcüğü zarf yapan. [GÛY-AN: Söyleyerek] )
- AN ile AN ile AN
( Zamanın bölünemeyecek kadar kısa bir bölümü. Kıpı, lahza, dem. İLE İki tarla arasındaki sınır. İLE Canlının, duygu ve davranışlar dışındaki süreç ve etkinliklerinin bütünlüğü.[An bulanıklığı/yorgunluğu.] )
- AN ile/ve/||/<>/> ANI
- ÂN ile ÂN-I DAİM
( ... İLE Güneş. )
- TİN/AN ile/ve/||/<> ANLAK ile/ve/||/<> ANLIK ile/ve/||/<> US
( RUH ile/ve/||/<> ZEKÂ ile/ve/||/<> ZİHİN ile/ve/||/<> AKIL )
( Akıl;
* Sınır tayin eder;
* Kendine rakip kabul etmez;
* Buyurucudur )
( Akıl yönetimindeki zihin, düşünceyi verir. )
( Ayna güneşi çekmek için hiçbir şey yapamaz. O sadece parlaklığını koruyabilir. Zihin de hazır olur olmaz güneş onun içinde parlar. )
( Karmaşamız(teşevvüş), yalnızca zihnimizdedir. )
( Berrak bir zihin ve temiz bir kalp için çaba gösterin. )
( Duygu ve düşünceyi olağan koşullarda ayırd edemeyiz, ancak akıl bunu sağlar. )
( Zekâ, özgürlüğe açılan kapıdır ve uyanık dikkat, zekânın anasıdır. )
( Zekâ, bilme gücünün, zihindeki yansımasıdır. )
( Zekâ, doğruluk, Hürmüz'ün; cehalet, yalan ise Ehrimen'in sıfatlarıdır. )
( Our confusion is only in our mind.
Seek a clear mind and a clean heart. )
( ... İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> Türevsel bir yeti/meleke olarak müdrike. İLE/VE/||/<> Çıkarım yetisi/melekesi olarak akıl.[bkz. KANT] )
- ÂN ve/||/<>/> CÂN ve/||/<>/> CANÂN ve/||/<>/> CİHÂN
- AN ile DÖNEM
- AN ile/ve/değil EŞİK
- ÂN ile/<> ESNÂ
( En kısa zaman birimi. İLE/<> Ara, aralı, vakit, sıra. )
- AN/LAHZA değil/yerine/= KIPI/KIRPIM
- AN ile/ve NOKTA
( Tek başlarına tanımlanamayan fakat tüm tanımların başlangıcılardır. )
( Kuşatılamaz, kavranamaz, tutulamazlar. )
- AN ve/<> VAKİT ve/<> ZAMAN
- ÂN ile/ve ZAMAN
( LÂM ile/ve CİM )
- ANA ÇELİŞKİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ANA UC
- Ana nüsha, aynen kopye edilmelidir. Satır satır, ana nüshaya uygun olarak bu istinsah işi yapılmalıdır. ve/> Sonra ana nüsha öteki nüshalarla yaprak yaprak kontrol edilmeli, farklılıklar çıkarılmalıdır.
- ANALOG[Fr. < ANALOGUE] değil/yerine/= BENZER, EŞ
- AN-/ANA- ile/||/<> AN- ile/||/<> ANO-
( Olmaksızın, değil. İLE/||/<> Yukarı, geriye doğru, yeniden, aşırı fazla. İLE/||/<> Yukarı, yukarı doğru, üst. )
- ANANE ile/ve/||/<>/>/< AN İLLÂH
- AND :/yerine VE
- ANDOKARDİT[Fr.] değil/yerine/= İÇ YÜREK ZARI YANGISI
- ÂNESTU Bİ BASARÎ[Ar.] ile AHSESTU Bİ BASARÎ[Ar.]
- ANG ile/||/<> ANG[Oğuz] ile/||/<> AP ile/||/<> APANG
[<
( Bir kuş. İLE Hayır, yok. İLE Hayır, değil. İLE Eğer. )
- ANGSTRÖM[< A. Joneas Angström]
- ÂN-I DAİM ile/ve/değil/<>/< ÂN-I MUHAYYEL
- AN-I DAİM ile/ve HAKİKAT
- ANI ile/ve/değil/||/<>/< AN('IN DENEYİMİ/FARKINDALIĞI)
- ANIMSAMA ile/ve/||/<> ŞİMDİ\'YE/ŞU AN\'A GETİRME
- ANIMSA(YA)BİLMEDE:
ÖNCELİK ve/||/<> YOĞUNLUK ve/||/<> PEKİŞTİRME
- ANISOTROPY CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE L'ANISOTROPIE[Fr.] / ANISOTROPIE-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ANİZOTROPİ SABİTİ
- ANLADIN MI? ile/değil/yerine ANLATABİLDİM Mİ?
- ANLAM BİLİMİ ile DİL BİLİMİ ile YAZIN/EDEBİYAT BİLİMİ ile GÖK BİLİMİ ile HALK BİLİMİ ile İŞ BİLİMİ ile TOPLUM BİLİMİ ile TOPRAK BİLİMİ ile YER BİLİMİ/ARZİYAT
( İlim, gücümüz; iman, kılıcımız; sükût da delinmez zırhımız olsun! )
- ANLAMAYI:
"UZATMAK" değil BİR AN ÖNCE/EN KISA SÜREDE
- ANLATMAK ile/ve/değil/yerine DEĞİLLE(TTİR)ME
( Anlamasını sağla(t)mak. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Kavramasını sağla(t)mak. )
( Yok. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Var değil. )
- [hem] ANLA(YA)MAMAK ile/ve/<>/değil/hem de KABUL ETMEMEK/EDEMEMEK
- ANLA(YA)MAMAK ile/ve/değil KABULLEN(E)MEMEK
- Anlayışlı ol ve KONUŞ!!!
- PROMPT NEUTRON FRACTION[İng.] / FRACTION DE NEUTRONS PROMPTS[Fr.] / PROMPT-NEUTRONEN-ANTEIL[Alm.] ile/değil/yerine/= ANLIK NÖTRON KESRİ
- ANNE ve/||/<>/+ BABA ve/||/<>/> ÇOCUK
( ... ve/||/<>/+ ... ve/||/<>/> Sonuç. )
- ANNELERİN/BABALARIN EN BÜYÜK KORKUSU ile/ve/<> ENGELLİ ANNELERİNİN/BABALARININ EN BÜYÜK KORKUSU
( Çocuklarının ölmesi. İLE/VE/<> Çocuklarından önce ölmek. )
- ANOT[Fr. < ANODE] değil/yerine/= ARTI UÇ
- ANODE CORROSION EFFECT[İng.] / EFFET DE CORROSION ANODIQUE[Fr.] / ANODENABNUTZUNGSEFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT AŞINMA ETKİSİ
- ANODE FALL[İng.] / CHUTE DE L'ANODE[Fr.] / ANODENFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT DÜŞÜŞÜ/DÜŞÜMÜ
- ANODE LOAD[İng.] / CHARGE DE L'ANODE[Fr.] / ANODENLADUNG, ANODENLAST[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT YÜKÜ
- ARTI UC/ANOT[Fr. < ANODE] ile/ve/||/<>/>< EKSİ UC/KATOT[Fr. < CATHODE] ile/ve/||/<>/>< ANTİKATOT[Fr. < ANTICATHODE]
( Redoks tepkimelerinde, yükseltgenmenin gerçekleştiği elektrottur. Katot'un tersi olarak tanımlanabilecek, artılığı ve eksiliği duruma göre değişen iletken uc. Elektroliz tepkimesinde, anot artı ucta olur. İLE/VE/||/<>/>< İndirgenmenin gerçekleştiği elektrottur. Anot'un antisi olarak tanımlanabilecek, pozitifliği ve negatifliği duruma göre değişen iletken uctur. Devreden akım geçirmesi için dış etkiye gerek yoksa, katot, eksi uc olur. Galvanizli olan kimyasal pil reaksiyonunda ise katot, artı yüklü olur. Katot, bir elektrokimyasal hücrede, indirgenmenin meydana geldiği elektrottur. Bir elektrolizde, Hidrojen'in de açığa çıkmasını önlemek için kullanılır. Eksi uc ya da Negatif yüklü elektrot anlamını taşır. Devreden akım geçirmesi için dış etkiye gerek yoksa, katot eksi uc olur. Galvanizli olan kimyasal pil reaksiyonunda ise katot artı yüklü olur. Katot, daha çok, sıvı ve gazlar üzerinden akım iletilen düzenlerde negatif elektrottur. Elektron tüplerinde ya da lambalarda, ısıtılarak elektron yayan eleman ve elektroliz düzenlerinde bataryanın negatif kutbunun bağlandığı elektrot, katot adını alır. Elektronlar bu elektrot sayesinde sisteme girer. Elektron tüplerinde ve gazlı deşarj lambalarında kullanılan katotlar, soğuk ve sıcak (termoiyonik) olmak üzere iki bölümde incelenebilir. İLE/VE/||/<>/>< Basıncı azaltılmış bir elektrik boşalma tüpünde, katot ışınlarını durdurmak için tüp içerisinde katot karşısına yerleştirilen genellikle metal yaprak. )
( Elektronların çıktığı elektrot. İLE/VE/||/<>/>< Elektronların girdiği elektrot. İLE/VE/||/<>/>< X-ışını tüplerinde elektronların hedef aldığı elektrot. )
- ANT-/ANTİ- ile/||/<> ANTRİ- ile/||/<> OB- ile/||/<> RE- ile/||/<> DE- ile/||/<> DİS- ile/||/<> ANT- ile/||/<> NON-
( -e karşı, karşıt, yerine, zıt. [antibiyotik: Bakterilere karşı kullanılan ilaç.] İLE/||/<> Karşıt, önünde, üzerinde, -e doğru, karşıt yönde. İLE/||/<> Geri, geride, tekrar, karşıt, yeniden. İLE/||/<> -e karşı, karşıt, zıt. İLE/||/<> -den uzakta, bütünü ile, aşağı, kopmuş, yoğunlaşma, bitme, ayrılma, karşıt, ters, bozma, olumsuz, sakin, eksik, yoksun, aşağı, ayrı, değişik. İLE/||/<> Ayrılma, karşıt, ters, bozma, olumsuz, eksik, yoksun değil. İLE/||/<> Bir şeyden türeyen, bir şeyden çıkan. İLE/||/<> Değil, hayır, olmayan, olumsuz. )
- ANTERİOR/ANTERIORIİng.] değil/yerine/= ÖN | ÖNDE
- Antlaşmazlıkları unut ve SUS!!!
- ANVEAN" değil ÂNBEÂN
( Gittikçe, yavaş yavaş. )
- ANXIOUS ABOUT vs. ANXIOUS FOR vs. ANXIOUS TO
- AOI/AREA OF INTEREST[İng.] değil/yerine/= İLGİ ALANI
- AP/ANGINA/ANJINA PEKTORIS[İng.] değil/yerine/= GÖĞÜS AĞRISI (KALP)
- AP ile/||/<> TEJAS ile/||/<> VAYU ile/||/<> PİTHİRİ
( Su. @@ Ateş. @@ Hava. @@ Toprak. )
- APERİTİF[Fr.]["APERATİF/APERETİF" değil!] değil/yerine/= ÖN İÇECEK/YİYECEK
- APHL/ASSOCIATION OF PUBLIC HEALTH LABORATORIES[İng.] değil/yerine/= TOPLUM SAĞLIĞI LABORATUVARLARI DERNEĞİ
- APİKAL/APICAL[İng.] değil/yerine/= TEPE, UC (İLİŞKİLİ)
- (not APPROVE [/TO]) APPROVE OF
- APTAL/LIK ile MERHAMET/Lİ
- APUKURYA[Yun.] değil/yerine/= ET PERHİZİ
( Et yenilmeyen dönem. )
- aq bull.[Lat. < AQUA BULLİENS] değil/yerine/= KAYNAR SU
- aq. dest.[Lat. < AQUA DESTILLATA] değil/yerine/= ARI SU
- aq. ferv.[Lat. < AQUA FERVENS] değil/yerine/= SICAK SU
- AR-GE/R&D RESEARCH AND DEVELOPMENT[İng.] değil/yerine/= ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME
- AR ile/ve/||/<>/> VR ile/ve/||/<>/> MR
- ARA DURAK İÇİN:
...'YA GİDİYOR MU? değil 'DAN GEÇİYOR MU?
- INTERFACE[İng.] / INTERFACE, SURFACE DE CONTACT[Fr.] / PHASENGRENZFLÄCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= ARA YÜZ/EY
- ARABA ile ARABA KAZASI ile ARABA MOTORU ile ARABA İMALATI ile ARABA SÜRMEK ile ARABA KOLTUĞU ile TAŞIYICI ile TAŞIYICI GÜVERCİN ile TAŞIYICI SİSTEM ile TAŞIYICI DALGA ile TAŞIMAK ile NEWCASTLE'A KÖMÜR TAŞIMAK ile MAL TAŞIMAK ile DEVAM ET ile OMUZDA TAŞIMAK ile GERÇEKLEŞTİRMEK
- ARAÇ [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]
- ARAÇLARDAN İNERKEN VE KAPILARINI AÇARKEN:
SOLDAN ile/ve/değil/yerine SAĞDAN
( Araç yolcularının, inecekleri zaman, sol kapıyı değil sağ kapıyı kullanmalarına özen gösterelim.
Sürücülerin de özellikle bisikletliler, motorsikletliler ve hatta yayaları düşünerek, aniden çıkış yapmamaları gerektiğini her zaman için anımsatalım ve birbirimizi uyaralım. Aniden açılan kapılar yüzünden yaşanılan gereksiz ve büyük kazaları, bilinçli ve dikkatli davranarak önlemek olanaklıdır. Lütfen araçtan ani çıkışlar yapmadan ayna kullanarak kapıları açalım! )
- ARA/DA ile/||/<> ARALIK/TA
- ARAM UT ile/= ARAM UT
[<
( Uygur ülkesinin yakınındaki bir Türk kavmi. İLE Bir yer adı. )
- RESEARCH REACTOR[İng.] / RÉACTEUR DE RECHERCHE[Fr.] / FORSCHUNGSREAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ARAŞTIRMA TEPKİLEŞİMİ/REAKTÖRÜ
- ARDIÇ OTU ile AYRIK OTU ile BEŞPARMAK OTU ile BOĞAN OTU ile CANAVAR OTU ile ÇOREK OTU ile DALAK OTU ile DELİCE OTU(RYE GRASS) ile EĞRELTİ OTU[Lat. NEPHRODIUM FILIX MAS] ile ENGEREK OTU ile GEYİK OTU ile GÜZELAVRATOTU[Lat. ATROPA BELLADONNA] ile İDRİS OTU ile KANARYA OTU ile KELEBEK OTU ile KENE OTU/HİNT YAĞI AĞACI ile KÜSTÜM OTU ile MELEK OTU ile MERCAN OTU ile NEVRUZ OTU ile ÖKSE OTU ile PİSİPİSİ OTU ile TAŞKIRAN OTU ile YÜKSÜK OTU[Lat. DIGITALIS PURPUREA] ile ACI OT ile SÜTLÜ OT
- AREOMETRE[Yun. ARAIOS: Sulu, az koyu. | METRON: Ölçü.] değil/yerine/= SIVIÖLÇER
( Bir sıvının, özgül ağırlığını ölçmeye yarayan aygıt. )
- ARIN(DIR)MA'DA:
| SU İLE / ATEŞ İLE / SIYIRARAK |
ile/değil/yerine/<>/>/<
DÜŞÜNCE/ZİHİN İLE
- ARINMA ve/> AKTARMA ve/> ULAŞMA
( KATARSIS ve/> PARODESIS ve/> EPOPTEIA )
- ARISTO VE İBNİ SİNÂ VE IMMANUEL KANT ile/ve ARISTO VE İBNİ SİNÂ VE KUTBUTTİN RÂZÎ VE IMMANUEL KANT
- ARK değil/yerine/= SU YOLU
- ARKA TEKER ile/ve/değil/||/<>/> ÖN TEKER
( Ön teker nereye giderse, arka teker de oraya gider. )
- ARK/KANAL değil/yerine/= SU YOLU
- ARMADİLLO ile ÜÇ KEMERLİ ARMADİLLO
( ... İLE Top gibi yuvarlanabilen tek türdür. )
- ARRIVE AT vs. ARRIVE IN
- ARŞ ile/ve EL
( El ayası, Arş-u Rahman'dan büyüktür. )
- ARŞİMET BURGUSU/VİDASI değil/yerine/= SU BURGUSU/VİDASI
( Eskiden kullanılan, su yükseltme düzeni. [Bir ucu suya daldırılan eğik bir borunun, içindeki burgu döndükçe, suyu yükseltir.] )
- ARŞ-ÜR RAHMAN
( BEYİN )
( AKL-I KÜLL'E ERİŞEN İNSANIN ZEKÂ YÜKSEKLİĞİDİR [bkz. SAHİB-İ ZAMAN] )
- ART DAMAK ile ART ile ARTI ile ART ODA ile ARTI UÇ ile ART ALAN ile ART ARDA ile ARTI GÜÇ ile ART AVURT ile ART BÖLGE ile ART ELDEN ile ART NİYET ile ART TEKER ile ARTI PARA ile ARTI SAYI ile ART DÜŞÜNCE ile ART NİYETLİ/LİK ile ART YETİŞİM ile ART ZAMANLI/LIK ile ART AVURT ÜNSÜZÜ ile ART DAMAK ÜNSÜZÜ ile ART ZAMANLI DİL BİLİMİ
- RESIDUAL CURRENT STATE[İng.] / SITUATION DU COURANT RÉSIDUEL[Fr.] / RESTSTROMZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTIK AKIM DURUMU
- ŞUÂ-İ ZÂİDE[Osm.] / RESIDUAL RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT RÉSIDUEL[Fr.] / RESTSTRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTIK IŞIN/IM / IŞINLAR
- RESIDUAL REACTIVITY[İng.] / RÉACTIVITÉ EN EXCÈS[Fr.] ile/değil/yerine/= ARTIK TEPKİNLİK
- (not AS A CONCLUSION) IN CONCLUSION
- AŞ "ERME" değil AŞ YERME
- AŞ ve EŞ ve/||/<>/>/< İŞ
( Gövdesinde erişkinliğine ulaşanlar[bülûğa erenler], eşini;
akılda erişkinliğe ulaşanlar, aslını aramaya başlar. )
- AS IF vs. LIKE
- AS vs. LIKE
- AŞ ile AŞ
( Yemek. İLE Geçmenin, aşmanın buyruk kipi. )
- ÂS[Ar.] ile ÂS[Ar.]
( Mersin ağacı. İLE Değirmen. | Kakum denilen bir hayvan. )
- AŞ ile AŞ DAMI ile AŞ OCAĞI
- AS- ile AS ile AS ile As
( Ast sıfatının kısaltılmışı. Eklendiği sözcüğün, daha aşağı derecelisini anlatan, yeni sözcükler türetmeye yarayan ön ek. İLE Kutup gelinciği. Sansargillerden, yazın esmer kırmızı, kışın beyaz renkli, etçil bir hayvan. Kakım, ermin. [Lat. MUSTELA ERMINEA] İLE İskambil kâğıtlarında, bir. | Bir işte, başta gelen. [Assolist] İLE Arsenik'in simgesi. )
- AŞ ve/<>/|| AŞK
- AŞ ile/ve/||/<>/< BAŞ
( Azıcık. İLE/VE/||/<>/> Ağrısız. )
( Yazın, başı pişmeyenin; kışın, aşı pişmez. )
- AŞ ile/ve/||/<> BAŞ
- AS ile/ve/||/<> ES
( Asmak, sallandırmak, uzatmak[yukarıdan aşağı]. İLE/VE/||/<> Uzatmak[yana], germek. )
- AS :/yerine GİBİ
- AS ile/değil HAS
- AŞ[Azr.] = PİLAV[Tr.]
- AŞ yerine TAAM
- ÂŞ[Fars.] değil/yerine/= YEMEK
( Muharrem ayında pişirilen aşure. )
( Yemek, öyle yenilmeli ki, biz onu yemeliyiz. O, bizi yememeli. | Lokma. )
- AŞAĞI GÖRME ya da YUKARI GÖRME | ile/ve/değil/yerine EŞ GÖRME
- A'SAM ile A'SÂM-ÜL YÜMNÂ
( Ön ayakları beyaz olan at, geyik ya da koyun. İLE Sağ ayağı beyaz olan at, geyik ya da koyun. )
- ASAMSKRİTA[Sansk.](WU-WEİ[Çince])
( Geçici olana dair olmayan. Neden-sonuç ilişkisine maruz olmayan. Doğumsuzluk ve ölümsüzlük dünyası. )
- ASAN, ÜNAL PROF. DR. (1946)
( İ.Ü. Orman Fakültesinden Orman Mühendisi olarak mezun oldu (1971). Gazi Üniversitesi, Matematik - İstatistik Bölümünde Yüksek Lisans yaptı. Asistan olarak girdiği İ.Ü. Orman Mühendisliği Amenajman Anabilim Dalında 1983'te doktora yaparak Orman Amenajmanı doktoru unvanını aldı. Bu Anabilim Dalında 1987'de doçent ve 1993'te profesör oldu. Kazdağı Göknarı ve Ormanların Hasılat ve Amenajman Esasları Üzerine Araştırmalar isimli kitapları bulunuyor. Ayrıca çeşitli mesleki ve bilimsel dergilerde yayınlanan pek çok makalesi bulunmaktadır. )
- ASEKSÜEL ile/ve/değil/||/<>/< "AZ SEKSÜEL"
( Çeşitli neden ya da koşullarla. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Çeşitli olanaksızlıklarla ya da ilişkide/evlilikte. )
- ASGARİ ÜCRET[Ar.] değil/yerine/= EN DÜŞÜK ÖDENÇ
- ASGARİ/MİNİMAL/MİNİMUM değil/yerine/= EN ALT
- ÂŞIKLAR ARASINDA:
VE ile/değil/yerine İLE
( Bireysellik. İLE/DEĞİL/YERİNE Birliktelik. )
( Batı'da. İLE/DEĞİL/YERİNE Doğu'da. )
( Romeo ve Juliet. İLE/DEĞİL/YERİNE Leylâ ile Mecnun. )
- ASYMMETRICAL BREAKDOWN CURRENT[İng.] / COURANT DE RUPTURE ASYMÉTRIQUE[Fr.] / ASYMMETRISCHER DURCHBRUCHSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= ASİMETRİK KESİLME AKIMI
- ASİNERJİ/ASYNERGY[İng.] değil/yerine/= EŞ ETKİMESİZLİK
- ASİNERJİ değil/yerine/= EŞ ETKİMESİZLİK
- OVERCURRENT[İng.] / COURANT EXCESSIF, COURANT DE SURCHARGE, SUPERCOURANT[Fr.] / ÜBERSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞIRI AKIM
- SUPERCOOLING[İng.] / SURFUSION, SURFRIGÉRATION[Fr.] / UNTERKÜHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞIRI SOĞU(T)MA
- AŞIRILAŞMAK ile AŞIRILABİLMEK ile AŞIRILAŞTIRMAK ile AŞIRI/LIK ile AŞIRIŞ ile AŞIRICI/LIK ile AŞIRI UÇ ile AŞIRI YÜK ile AŞIRI AKIM ile AŞIRI BESİ ile AŞIRI DUYU ile AŞIRI DOYMA ile AŞIRI ERİME ile AŞIRI ETKİN/LİK ile AŞIRI BELLEM ile AŞIRI TAŞIRI ile AŞIRI GERİLİM ile AŞIRI DUYARLIK ile AŞIRI ŞİDDETLİ FIRTINA
- AŞIRI/LIK ile UC
- AŞK [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]
- (not ASK TO SOMEONE) ASK SOMEONE
- AŞK ve/<> AF
- AŞK ile/ve/değil/||/<> VAJİNA/AM
( "Aşk" denen şu illet, hep peşinde millet... Gel de idâre et. )
- AŞKTA:
AKLINA GELİR diye AKLIN/IN BAŞINDAN GİTMESİ
- ASSERTION vs. TO INSIST
- ASSOCIATED PRESS ile İLİŞKİLENDİRİLEBİLİR ile İŞ ARKADAŞI ile DOÇENT ile BİRLEŞMİŞ ile DERNEK ile FİKİRLERİN BİRLEŞİMİ ile İLİŞKİSEL ile DERNEKLER ile ÇAĞRIŞIMSAL ile İLİŞKİSEL DEĞİŞKEN
- AT ARABASI ile LEŞ
- AT BUNLARI DIŞARI:
BAŞKALARINI değil KENDİNİ
( Kendinde bulunan farklı/çeşitli "zihinleri/kişileri", kendi kulağını tutarak dışarı atmak. )
- AT:
"BÜYÜK" değil ŞİŞMİŞ/ŞİŞİRİLMİŞ
( İnsan, atla olan ilk ilişki dönemlerinde, bugünkü fiziksel özelliklerine sahip değildi. [Zamanla, kişiler tarafından şişirilmiş/büyütülmüşlerdir.] )
- AT ÇEŞMESİ
( Sarıyer Şehit Mithat Caddesi (Eski Yeni Yol) üzerinde, Yalçınkaya Sokağı başındadır. Çeşmenin ne zaman ve kim tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir. Kitabesinde "Bu çeşmeden akan su suların en hasıdır/Rahmet olsun geçmişine Fırıncı Abbas'ın hayratıdır (1947)" yazısı bulunmaktadır. Çeşme yerinde vardı ama onarımını yaptıran fırıncı Abbas Okumuşoğlu, kendisi yapmış gibi kitabeye kayıt düşmüş! Bu çeşmeye At Çeşmesi denilmesinin nedeni, pazara giden hayvanların sulanması, su ihtiyaçlarının karşılanması için yalak yanında uzun bir beton yalak olmasıdır. Bu yalak zamanla kaldırıldı. Bu çeşmede Sarıyer belediyesi tarafından 2008'de tekrar onarıldı. )
- AT:
GEYİK ve KAYIK ve HÖYÜK
( Önden bakınca. VE Yandan bakınca. VE Arkadan bakınca. )
- AT:
GÜÇLÜ ile/ve/değil DAYANIKSIZ
- AT:
HİÇKİMSENİN ve/<> HERKESİN(BİNENİN)
- AT vs. IN
- AT IRKI değil AT
( 1850 öncesinde, "at/ın soyu" diye bir olgu yoktu. )
- AT İZİ ile "İT İZİ"
- HORSESHOE MAGNET[İng.] / AIMANT EN FER DU CHEVAL[Fr.] / HUFEISENMAGNET[Alm.] ile/değil/yerine/= AT NALI MIKNATIS/I
- AT, O "ADAMI"! ve/||/<>/> AT, O ADIMI!
- AT OUTSIDE vs. FAR AWAY
- AT:
SEÇEN ve/<> SEÇİLEN
( O, bizi seçer. VE/<> Biz, onu seçeriz. )
- AT SİNEĞİ ile CIZ SİNEĞİ ile ÇEÇE SİNEĞİ ile ET SİNEĞİ ile EV SİNEĞİ/KARASİNEK[Lat. STOMOXYS CALCITRANS] ile MEYVE SİNEĞİ ile SIĞIR SİNEĞİ ile SİRKE SİNEĞİ[Lat. DROSOPHILA] ile SU SİNEĞİ ile UYUZ SİNEĞİ
( Çiftkanatlılardan, uzunluğu 8 mm. kadar olan, kanatları büyük ve küt, at, sığır, domuzların bacak, kuyruk aralarında yaşayan, eklembacaklı bir sinek türü. İLE Kişiye, uyku aşılayan sinek. İLE ... İLE ... İLE Uzaya çıkmış ilk hayvan. İLE ... İLE ... İLE ... İLE ... )
- AT THE BEGINNING vs. IN THE BEGINNING
- HORSE OIL[İng.] / PFERDE ÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= AT YAĞI
- AT:
YAKALANAN değil GELEN
- AT YARIŞI ile BİNİCİLİK
- AT :/yerine -DE, -DA
- AT ile/ve/<> AD
- AT ile AKHAL TEKE ATLARI
- AT ile ALABABACAK AT
- AT ile ALABACAK
( ... İLE Ayağında sekil olan at, eşek vb. | Ara bozucu, dönek, uğursuz kişi. )
- AT ile ALACALI AT
- AT ile AŞKAR/EŞKAR[Ar.]
( ... İLE Koyu kırmızı doru[gövdesi kızıl, ayakları ve yelesi kara] at. Battal Gazi'nin atının adıdır. Aşkar Devzâde denilen bu at çok yetenekliymiş. )
- AT ile AT DONU ile AT SİNEĞİ ile AT ARABASI ile AT CAMBAZI ile AT GÖZLÜĞÜ ile AT HIRSIZI ile AT MEYDANI ile AT BAKICISI ile AT GÖZLÜKLÜ/LÜK ile AT KESTANESİ ile AT BAKICILIĞI ile AT KESTANESİGİLLER
- AT ile AT ile At
( Atma, fırlatma, gönderme kökü, eylemi ve buyruğu. İLE Atgillerden, binme, yük çekme, taşıma vb. hizmetlerde kullanılan, tek tırnaklı hayvan, beygir, düldül. | Satrançta, her yönde siyahtan beyaza ve beyazdan siyaha bir hane atlayarak L biçiminde hareket eden taş. İLE Astatin'in simgesi. )
- AT ile BEYDÂH/BİDAH[Fars.]
( ... İLE Sert başlı, haşarı at. )
- AT ile/ve/değil/yerine/||/<> BİSİKLET
- AT ile/ve COB, TEVSEN
- AT ile DAV/ZEBRA
( Gebelik süreleri 330-335 gündür. İLE Gebelik süreleri 345 gündür. )
(

ile

)
( Zebraların çizgileri, ölümcül hastalıklar taşıyan at sineklerinin üzerlerine konmasını engeller. )
- AT ile/ve/||/<>/> DEVE ile/ve/||/<>/> FİL
( Attan büyük deve, deveden büyük fil var. )
- AT ile DRUGU/TÜRK ATI
( İlk İslâm devrinde Türk-atı(Esb-i Türk) ünlüydü. )
( Türk at kültürü ile birlikte, iğdiş, yağız, ulak, yam, yamçı, yılkı sözcükleri Arapça'ya ve Farsça'ya geçmiştir. )
- AT ile DÜLDÜL[Ar.]
( ... ile Hz. Muhammed'in, Ester cinsi, dişil katırı. )
- AT ile EDHEM
( ... İLE Karayağız at. )
- AT[Fars.] ile EŞEK/AFRİKA EŞEĞİ ile KATIR
( At ve eşek kendi neslinin devamı olan hayvanlardır. Hem kendi içlerinde, hem de at ile eşek arasındaki farkları bilmek gerekir.
Katır ise, at ile eşeğin çiftleştirilmesi ile oluşan bir hayvandır. Üçü de geviş getirmeyenler[non rumminants] sınıfındadır. )
( Gebelik süreleri 330-335 gündür. İLE Gebelik süreleri 348-377 gündür. İLE ... )
( Atlarda safra kesesi yoktur. )
( Eşeklerin kulakları, atlarınkinden çok daha uzundur. )
( FERESİYYE: Atgiller. )
( AKRAH: Alnı beyaz at. )
( BELAK: Ayakları alacalı at. )
( BÛR[Fars.]/KÜMEYT[Ar..]: Doru, kızıla çalar at. [KÜRÂN, KÜREND, KÜRENG[Fars.]: Kırmızı/al renkli at.] )
( EBREŞ: Sisli, alaca benekli at. )
( GARRÂ': Alnında beyaz bir lekesi, akıtması olan at vs. )
( SABÂH-ÜL-HAYR: Bazı atların alnında bulunan beyaz leke. [beyazlık alnından burnunun üstüne kadar uzarsa buna "akıtma" denilir.] )
( HACÎL[Ar.]/ŞİKÂL[Fars.]: Üç ayağı beyaz[sekili] olan at. )
( HANEB[Ar.]: Atın arka ayaklarının ortasında bulunan dirsek gibi dışarı çıkık bölümü. )
( İŞKİL/İŞKÎL[Fars.]: Önden sağ ve arkadan sol ayağı beyaz olan at.[Araplarca hiç makbul sayılmaz] )
( KARAKUŞ: Atların ayağında görülen bir hastalık. )
( MEŞBÛB[Ar. çoğ. MEŞÂBÎB]: İki ayağı beyaz olan at. )
( MEŞKÛL[Ar.]: Bileklerine kadar üç ayağı beyaz olan at. )
( NEVEND/E[Fars.]: Hızlı giden at. )
( ESB-İ YELE[Fars.]: Koşucu at. )
( PÂLÂ/PÂLÂD/PÂLÂDE/PÂLÂY[Fars.]: Yedek at. )
( PULÂD-REG[Fars.]: Sert damarlı, dayanıklı at. )
( PÂY-İ SEMEND: At ayağı. )
( RÜMMÂNÎ[Ar.]: Kır ile doru arasında bir donu olan at. )
( SABÂ-REFTÂR[Ar., Fars.]: Rüzgâr gibi hafif ve çabuk giden. )
( SARÎH[Ar. çoğ. SARÂİH]: Safkan Arap atı. )
( SEBBAK[Ar.]: Yüğrük[İyi yürüyen/koşan. | Çalışkan. | Çevik, güçlü.] at. )
( SEMEND[Fars.]: Kula[: al ile kır arası] at. | Çevik ve güzel at. )
( ŞU'LE[Fars. çoğ. ŞUAL]: Atlarda beyaz tüylerden oluşan benekler. )
( TAHCÎL[< Ar. HACLE]: Atların ayağında beyaz siğil bulunması. )
( TEKÂVER[Fars.]: Koşucu, seğirtici at. | ESB-İ TEKÂVER: Koşu atı. )
( URNE[Ar.]: Bıcılgan hastalığı.[atların topuklarına yakın yerlerin iltihaplanması] )
( ÜSTÛR[Fars.]: Davar, at ve katır gibi dört ayaklı hayvan. )
( VERD, VERD-İ AĞBES[Ar.]: Doru at. | Hz. Muhammed'in yedi atından birinin adı. )
( YA'FUR[Ar. | çoğ. YAÂFİR]: Hz. Muhammed'in Hayber Vak'ası'nda ganîmet olarak aldığı bir eşeğin adı. )
( HEDÎR[Ar.] / ŞÎHE[Fars.]: At kişnemesi. )
( NEHÂK/NEHÎK/NÜHÂK[< NEHK]: Eşek anırtısı. )
( 6000 - 8000 yıl önce, Türkistan'da evcileştirilmişlerdir. İLE 6000 yıl önce, Etiyopya ve Somali'de evcileştirilmişlerdir. İLE ... )
( Eşek, şehveti simgeler. )
( HERGELE[Fars. | çoğ. HERÂGİ]: Eşek sürüsü. | Binek ve taşıta alışmamış huysuz hayvan. )
( PÂDE[Fars.]: Eşek ve sığır sürüsü. )
( [Ermenice] ... ile AVANAK ile ... )
( Süleymaniye Kütüphanesi'nde, incelenmeyi bekleyen 57 adet yazma bulunmaktadır. )
( * SAKARYA: ATATÜRK'ün atı/nın adı.
* HAYYAM: Halife Abdülmecid'in atı/nın adı.
* DERVİŞ: Enver Paşa'nın atı/nın adı.
* MARENGO: Napolyon'un atı/nın adı.
* BUKEFALOS / ÖKÜZ KAFA: İskender'in atı/nın adı.
* İNKİTATUS(SENATÖ): Kaligu'nın atı/nın adı. )
( RAHVAN: Koşarken bir yandaki iki bacağını aynı anda atan at. )
( ÇAVAA[Batı Moğolistan Tsengel Tuvaları'nda]: 1 yaşındaki at. )