İKİ(2) YAZAÇLI SÖZCÜKLER

- EN UC NOKTA:
PUNTO ARENAS

( Güney Amerika'nın en uc noktasıdır ve Şili'nin, Antartika'ya açılan kapısıdır. )

- EN UC NOKTADA ile/ve EN SON NOKTADA

- EN UC NOKTADA ile/ve EN SON NOKTADA

- EN UÇUK/LAR

- EN ÜNLÜ VE GÖRKEMLİ HASTAHANE

( BASILIAS [Kapadokya'da][369 yılında] )

- EN ÜST DEĞERDE TUTULAN BESİNLER:
ÜZÜM
ve SUSAM/SİMSİM/KÜNCÜ

- EN ÜST ve/||/= BAŞLANGIÇ

- EN ÜST ile EN SON

- EN (")ÜSTÜNLER/BÜYÜKLER("):
AHMAKLIK/HAMÂKAT ve KENDİNİ BEĞENMEK
değil/yerine AKIL ve İYİ HUY

( Yoksulluğun. VE Korkulacakların. DEĞİL/YERİNE Zenginliğin. VE Beğenileceklerin. )

- EN UZAK MESAFE

( İKİ KİŞİ ARASINDA )

- EN UZUN AĞAÇLAR

( * SEKOYA
* MENGGARIS )

- EN UZUN BİNALAR

( * SELİMİYE [267 m.] )
( * ARKEOLOJİ MÜZESİ [192 m.] )

- EN UZUN BOYLU KİŞİ/LER

( Robert Wadlow, dünyanın en uzun kişisi kaydını elinde tutuyor. İlk yaş gününde boyu 1.07 m, 13 yaşında 2.24 metre idi. 1937 yılında boyu 2.59 m.'ye ulaştı. 1940'ta, 22 yaşında öldüğünde boyu 2.72 m. idi. )
( )
( )
(

Sultan Kösen )

- EN UZUN DAĞ

( MAUNA KEA [Hawaii Adası'nda] )

- EN UZUN GEBELİK SÜRESİ

( FİL[22 ay / 600-360 gün] )
( [gün]
Asya Fili: 616
Sperm Balinası: 530
Siyah Gergedan: 450
Zürafa: 435
Deve: 390
Zebra: 375
Eşek: 365
Alpaka: 355
Deniz Aslanı: 350
Evcil At: 335
Lama: 330
Fok: 330
İnek: 285
İnsan: 270-280
Goril: 257
Elk: 245
Kanada Geyiği: 245
Kutup Ayısı: 241
Şempanze: 240
Su Aygırı: 235
Siyah Ayı: 220
Amerikan Bizonu: 217
Boz Ayı: 215
Beyaz Kuyruklu Geyik: 201
Babun: 187
Resus Maymunu: 164
Evcil Keçi: 150
Evcil Koyun: 147
Evcil Domuz: 114
Kirpi: 112
Çinçilla: 110
Aslan: 108
Kaplan: 107
Leopar: 94
Puma: 90
Su Samuru: 75
Gine Domuzu: 65
Mink: 55
Vahşi Kurt: 65
Ev Kedisi: 64
Rakun: 63
Ev Köpeği: 61
Kızıl Tilki: 52
Avrupa Minki: 50
Kanguru: 42
Dağ Gelinciği: 41
Gri Sincap: 35
Evcil Tavşan: 32
Sincap: 31
Misk Sıçanı: 29
Vombat: 27
Gerbil: 23
Sıçan: 22
Çayır Faresi: 21
Evcil Fare: 19
Hamster: 18
Amerikan Keseli Sıçanı: 12 )

- EN UZUN GÜN:
21
ve 22 HAZİRAN

- EN UZUN OT

( MOR GÖKDARI [Hindistan'da] )

- EN UZUN SÜRE ÜZERİNDE KALDIKLARIMIZ

( YATAK, SANDALYE/KOLTUK/OTURAK, AYAKKABI )

- EN UZUN SÜRE VE EN UZAĞA UÇABİLEN KUŞ

( ALBATROS )

- EN UZUN TREN:
3 km.

( Dünyanın en uzun, 3 km. uzunluktaki treni, Moritanya'nın, Adrar'daki Zuveyrat Demir Ocağı'nın cevherini okyanus kıyısına taşıyor. )

- EN UZUN YAŞAYAN/LAR:

( * BİTLİS'Lİ ZARO AĞA [1774 - 1934] [160 yıl]
( Mezarı, Eyüp Sultan mezarlığındadır.[Ziyaret edebiliriz/edebilirsek...] )
( 10 Osmanlı Sultanı, 28 Sadrazam, 3 Cumhurbaşkanı, 5 Başbakan görüp 6 savaşa katılmıştır. )

* JEANNE CALMENT [1875 - 1997] [122 yıl]

* CHRISTIAN MORTENSE [1882 - 1998] [116 yıl] )

- EN UZUN YÜZYIL:
1800
ve/||/<> 1900

- EN UZUN/LAR

( * YILAN )

- EN UZUN/YÜKSEK BAYRAK DİREĞİ:
MARDEKA MEYDANI'NDA

( Dünyanın en uzunu/yükseği olduğu iddia edilen bayrak direği, Malezya'nın başkenti Kuala Lumpur'un özgürlük meydanı olan Mardeka Meydanı'ndadır. )

- EN VAHŞİ HAYVANLAR

( * KUTUP AYISI
* KÖPEKBALIĞI
* BALİNA )

- EN YAKIN:
ÇOCUK
değil

( [özel bölgelerde sorun(çıban vs.) çıksa:] Eş bulunmuyorsa bakabilecekler. DEĞİL En rahat bakabilecek/ilgilenebilecek olan. )

- EN YAKIN MESAFE

( İKİ KİŞİ ARASINDA )

- EN YAŞLI AĞAÇLAR...

( En eskisi, 4900 yaşında... [ Burayı tıklayarak görebilirsiniz... ] )

- EN YAVAŞ HAREKET EDEN KUŞ

( HOATZİN )

- EN YAYGIN OLARAK BULUNAN NESNE: PEROVSKİT
[Magnezyum, silikon ve oksijenden oluşan bir mineraldir] [Dünyanın toplam kütlesinin yarısını oluşturur.]


- EN YÜCE:
GÜLÜMSE(MEK)!

- HÖCHSTFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= EN YÜKSEK FREKANS

- EN YÜKSEK İYİ = HAYR-İ ÂLÂ = SUMMUM BONUM[İng., Lat.] = LE SOUVERAIN BIEN[Fr.] = DAS HÖCHSTE GUT[Alm.]

- EN YÜKSEK MAKAM ve/||/<> EN YÜKSEK HÂL/DURUM

( Bilgi. VE/||/<> Sevgi. )

- EN YÜKSEK SESLİ HAYVAN

( İSPERMEÇET BALİNASI )

- EN YÜKSEK YAPI:
BURJ KHALIFA

( 830 m. | Dubai - Birleşik Arap Emirlikleri )

- EN ZARARLI/LAR

- EN ZEHİRLİ KURBAĞALAR

( 1. ALTIN ZEHİRLİ OK KURBAĞASI[PHYLLOBATES TERRIBILIS] )

- EN ZEHİRLİ/LER

( * DENİZANASI )
( * YILAN )

- EN ZOR GÖRÜLEBİLEN YER/LER

( * KAMÇATKA
* AMAZON )

- EN ile/ve/değil/<> BİRİCİK

- EN ... değil/yerine DAHA ...

( "Ya, ya da" düşüncesi/zannı/yüklemesi. DEĞİL/YERİNE "Hem, hem de | Ne, ne de" düşüncesiyle/mantığıyla. )
( Durağan. DEĞİL/YERİNE Hareketli. )
( Yapay. DEĞİL/YERİNE Doğal. )
( Sahte. DEĞİL/YERİNE Gerçek. )
( Konfor temelli/odaklı. DEĞİL/YERİNE Yaşam temelli/odaklı. )
( İnorganik. DEĞİL/YERİNE Organik. )

- EN DAM

- EN ile EN
[<

( Aşağıya doğru eğimli yer. İLE Herhangi bir şeyin genişliği. )

- EN EN

- EN ile EN AŞAĞI ile EN AZINDAN

- E ile/ve/değil EŞİK

- EN ile/ve/||/<> TAM

- E ile/ve

- EN ile UC


- EN-DAM

- ENDODERM[Fr. < ENDODERME] değil/yerine/= İÇ DERİ

- ENDOGAMİ[Fr. < ENDOGAMIE] değil/yerine/= İÇ EVLİLİK

- ENDOJEN/ENDOGENOUS[İng.] değil/yerine/= İÇ KAYNAKLI

- ENDOKRİN[Fr. < ENDOCRINE] değil/yerine/= İÇ SALGI

- ENDOKRİNOLOJİ[Fr. < ENDOCRINOLOGIE] değil/yerine/= İÇ SALGI BİLİMİ

- ENDOPLAZMİK RETİKULUM değil/yerine/= İÇ KANSIVISI AĞI/TOPAĞI

- ENDOSKOP/ENDOSCOPE[İng.] değil/yerine/= İÇ GÖREÇ

- ENDOSKOPİ/ENDOSCOPY[İng.] değil/yerine/= İÇ GÖREÇLEME

- ENDOSKOPİK ULTRASONOGRAFİ/ENDOSCOPIC ULTRASONOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= İÇ GÖREÇLEMEYLE ULTRASONOGRAFİ


- ENERGY vs./and/or CAPACITY

- DENSITÉ DE FLUX D'ÉNERGIE[Fr.] ile/değil/yerine/= ENERJİ AKISI YOĞUNLUĞU

- BANDES DE L'ÉNERGIE[Fr.] / ENERGIEBAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ BANDI/BANTLARI

- ENERGY CONVERSION EFFICIENCY[İng.] / RENDEMENT DE CONVERSION D'ÉNERGIE[Fr.] / ENERGIEUMWANDLERNUTZLEISTUNG, ENERGIEUMWANDLUNGSNUTZLEISTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ DÖNÜŞÜM VERİMİ

- CONSERVATION OF ENERGY LAW[İng.] ile/değil/yerine/= ENERJİNİN KORUNUMU YASASI

- CONSERVATION DE L'ÉNERGIE[Fr.] / ENERGIEERHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİNİN KORUNUMU

- (not ENGAGED WITH) ENGAGED TO

- BARRIER VOLTAGE[İng.] / TENSION DE BARRIÈRE[Fr.] / BARRIERSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ENGEL GERİLİMİ

- BARRIER PENETRATION[İng.] / PÉNÉTRATION DE LA BARRIÈRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ENGELİ AŞMA

- [ne yazık ki]
ENGEL OLMAYA ÇALIŞANLAR
ve/||/<>/>/< BAŞARACAĞIMIZA EN ÇOK İNANANLAR


- ENGİN, MEHMET FAHRİ EM. TUĞAMİRAL (SARIYER 1888 - 1970)

( Sarıyer'de doğdu (1888). İlk ve orta öğrenimini tamamladıktan sonra 1902'de Bahriye Mektebi İdadisine girdi. 1906'da Bahriye Sınıfına geçti 1908'de Sınıf birincisi teğmen olarak mezun oldu. Mesudiye ve Asarı Tevfik zırhlıları ve Sultaniye vapuru ile Necmi Şevket Zırhlısında görev yaptı. 1910'de öğrenim için İngiltere'ye gitti. Rauf Orbay'ın komuta ettiği gemi ile Kızıldeniz, Akdeniz ve Adriyatik hareketlerine katıldı. Başarıları nedeni ile "Hamidiye Krovazörü Madalyası" ile ödüllendirildiler. İngiltere'ye ısmarlanan savaş gemilerine almak için giden ekipte yer aldı. İngiltere gemilere el koyunca yurda dönenler arasında oldu. Çanakkale Savaşları sırasında Barbaros Zırhlısında görev yaptı. 1917'de Alman Bahriyesinde incelemelerde bulunmak üzere Almanya'ya gönderildi. Hamidiye Gemisi Komutanlığı yaptı. Bir süre Padişah Vahdettin'in yaverliğini yaptı. Bu göreve Padişah'ın İstanbul'dan kaçışına kadar devam etti. Milli mücadeleye katılmadığı iddiası ile 1923'te açığa alındı. İtirazı üzerine tekrarlanan inceleme zorunda tekrar kendisine görev verildi ve çeşitli görevler üstlendi. Yavuz Zırhlısı Komutanı oldu. Deniz Harp Akademileri Komutanlığına getirildi.1936'da başlayan Montreux çalışmalarında Türk Delegasyonunun Danışmanlığını yaptı. Marmara Üssübahri ve Kocaeli Mevki Komutanı olarak görevlendirildi 1938'de ise emekli oldu. VI ve VII. Dönem de Samsun Milletvekili olarak görev yaptı. Refik Saydam Hükümetinde Ulaştırma Bakanlığı yaptı. Yazın hayatı da olan Fahri Engin'in yazıları Yakın Tarihimizin 3 ve 4. Ciltlerinde yayınlandı. 1970'de vefât etti. Rumelihisar'daki aile kabristanında gömülüdür. )

- ENJEKTE[Fr. < INJECTÉ] değil/yerine/= İÇ İTİLMİŞ

- ENJOYMENT vs./and TO ENJOY

- ENKERE MİN-HU KEZÂ[Ar.] ile NEKAME MİN-HU KEZÂ[Ar.]

- ENS A SE

- ENTERFON[Fr. < INTERPHONE] değil/yerine/= İÇ TELEFON DONANIMI

- ENTERPRISE vs./and TO SHINE/BRIGHTEN UP

- ENTİVİ değil NE-TE-VE NTV

- ENZYME SUBSTRATE COMPLEX[İng.] ile/değil/yerine/= ENZİM SUBSTRAT KOMPLEKSİ (ES)

- EPİFİZ BEZİ[İng. PINEAL GLAND] ile/||/<> HABENULAR ÇEKİRDEKLERİ[İng. HABENULAR NUCLEI] ile/||/<> MELATONİN ile/||/<> RETİNA ile/||/<> TEKTUM[İng. TECTUM OF THE MIDBRAIN]

( Beynin arka ucunda, mercimek tanesi büyüklüğünde bir bezdir. Epifiz başlangıçta ışık duyumlu iki organ iken sonradan tek kalmıştır. Omurgalıların birçoğunda silik bir retina yapısında iken, memelilerde ise salt bir salgı yapısındadır. Epifiz bezleri salgıladığı hormon ile eşey bezlerinin vaktinden önce gelişmesini engeller. Uyku ve uyanıklık periyodunu ayarlar. Dokuz yaşından sonra işlevini kaybetmeye başlar. Melatonin denen salgı uyku düzeninde etkin rol oynar. @@ Memelilerde medial ve lateral çekirdeklerden oluşan ve dorsal diensefalonda (ara beyin) yer alan habenular çekirdekler; korku, kaygı, isteksizlik, ödül, ağrı, uyuşturucu bağımlılığı, uyku, üreme ve saldırgan davranışlar gibi durumları modüle eder. Habenular çekirdekler, nöromodülatör sistemler, özellikle dopamin ve serotonin sitemleri üzerindeki etkileri yoluyla davranışsal seçimlerde önemli rol oynar. Epifiz bezi ile gelişen bu yapının uyku benzeri durumlarda vücut hareketlerini baskılayarak enerji tüketimini en aza indirmeye yardımcı olduğu düşünülür. @@ İnsan vücudunda doğal olarak bulunan ve uyku-uyanıklık döngüsünü düzenleyen bir hormon. Bu hormon beynin hemen altında bulunan pineal bez ya da diğer adıyla epifiz bezi tarafından salgılanır. Kimyasal formülü C13H16N2O2 olan melatoninin moleküler kütlesi ise 232.278 g/mol'dür. @@ Işığa duyarlı gözelerin bulunduğu göz sinir dokusu tabakası. Beynin bir uzantısıdır ve embriyonik olarak sinir dokusundan oluşur. @@ Tektum, serebral akuadukt arkasındaki orta beyin bölgesidir. Bu bölge üst ve alt koliküllerin çekirdeklerini içerir. Üst kolikül, talamusun altında ve epifiz bezinin çevresinde bulunur, görsel bilgilerin işlenmesinde yer alır. Alt koliküller üst kolüküllerden daha küçüktür ve işitsel bilgilerin işlenmesinde rol oynar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- EPİFİZ ile OM/OMA

( Kemik ucu. İLE Kemiklerin toparlak ucu. )

- EPOPE[Fr. < Yun.]

( Destan. Konusu kahramanlık olan uzun manzume. )

- EQUIVALENT OF INTENTION vs. EQUIVALENT OF IGNORANCE

- ER İLE GOLGİ İLE LYSOSOME İLE PEROXISOME ile/||/<> HÜCRE ORGANELLERİ

( Ökaryotik hücre kompartmanları. )
( Formül: ER → Golgi → PM/Lysosome )

- ER ile ER GEÇ ile ER BEZİ ile ER KİŞİ ile ER SUYU ile ER EKMEĞİ ile ER MEYDANI

- ER[Ar.] ile ER[Ar.] ile ER[Tr.] ile Er.[kimya]

( Eğer, ise, olsa, olur ise. İLE Erken. İLE Erkek. | Aşamasız asker. | Yiğit, kahraman. | İşini iyi bilen, yetenekli. İLE Erbiyum'un simgesi. )

- ER ile ERGEN ile ERMİŞ

- ER ile SİLAHENDAZ[Ar., Fars.]

( ... İLE Gereğinde karaya çıkarılan, özellikle tüfeklerle donatılmış, deniz eri. )

- ERASLAN, PROF. DR. İSMAİL (AFYON, 1917 - 2008)

( Üniversitesi öğretim üyesi. İlkokul, ortaokul öğrenimini Afyon'da tamamladı. 1934 yılında Yüksek Ziraat Enstitüsü Orman Fakültesinden 1938'de mezun oldu. Bir yıl süren askerlik görev inden sonra 30.12.1939'da Orman Fakültesi Orman Mahsullerini Kıymetlendirme Enstitüsünde asistan olarak göreve başladı. 31.03.1947'de "Doğu Ladininin Teknik Vasıfları ve k>ulanma Yerleri Hakkında Araştırmalar" adlı doktora tezini doktor unvanını aldı. Bu doktora çalışması İ.Ü. Orman Fakültesinde hazırlanan ilk doktora çalışmasıdır. Doktora sonrası 05.01.1948 tarihinde Orman Politikası ve Orman Amenajmanı Enstitüsü asistanlığına nakledildi. 1952 yılında "Trakya ve Bilhassa Demirköy Mıntıkası Meşe Ormanlarının Amenajman Esasları Hakkında Araştırmalar" adlı doçentlik tezini hazırlayarak doçent unvanını kazandı. 21.04.1959'da Profesörlüğe yükseltildi. Asistanlığı döneminde Prof. Dr. Weber, Prof. Dr. A. Chenchin'in ve Prof. Dr. F. Heske gibi yabancı hocaların derslerini ve ders notlarını Türkçeye çevirdi. Akademik çalışmalarının yanı sıra Orman Fakültesi yönetiminde de çok çeşitli görevler üstlendi. 1966 - 1967 yıllarında Fakülte Yönetim Kurulu Üyeliği, 1972 - 1974 tarihleri arasında Dekanlık görevi yaptı ve 1959 - 1973 yolları arasında üç dönem İstanbul Üniversitesi Senatosu üyeliği görevinde bulundu. Ayrıca Ünivesitelerarası Kurul tarafından 1976 yılında Orman Eğitim Konseyi Başkanlığına seçilmiş ve bu görevini 1981 yılına kadar sürdürmüştür. Kitapları: Tensil Sahası Amenajmanı Metodunun Fransa'da ve Türkiye'de Tatbikatı ile varılan sonuçlar", "Yaş Sınıfları Uygulaması", " Orman Amenajmanı", "Umumi ve Türkiye'de Amenajman Bilgisi", "Aynı Yaşlı Ormanlarda Minimal İşletme Sınıfı Alanının Tespiti Hakkında Araştırmalar", "Belgrad Ormanının Amenajmanında Uygulanan Envanter Metotları (Abdülkadir Kalıpsız ile birlikte)", "Aynı Yaşlı Ormanlarda İç Taksimatın Yapılması Esasları ve Tekniği", "Türkiye'deki Devlet Ormanlarında İdare Amaçları Tespitinin Hukuki Teorik ve Pratik Esasları". Ayrıca pek çok bilimsel makalesi yayımlandı. )

- ERDEM, PROF. DR. REFİK (İST. 1912 - 1998)

( Üniversite öğretim üyesi. İlk ve orta öğretimini İstanbul'da tamamladı. 1931 yılında girdiği Yüksek Orman Okulundan 1934'te Yüksek Orman Mühendisi olarak mezun oldu. 1935'te Almanya'ya gönderildi ve Dresten kentinde Tharandt Yüksek Orman Okulundan mezun oldu. Aynı okulda Prof. Dr. Heinrich Prell'in yanında "Türkiye'de Çamkese Böceği Mücadelesine Esas Teşkil Etmek Üzere Temas Zehirlerinin thaumetopoea pinivora Tırtıllları Üzerindeki Tesirine Ait Araştırmalar" çalışmasına başladı. Bu sırada II. Dünya Savaşı başlayınca doktora çalışmasını yarıda bırakarak yurda döndü. 1940'da tekrar Almanya'ya gitti ve 1941'de doktora çalışmasını tamamlayarak "Doktor" unvanını aldı. 1940'da tekrar Almanya'ya gitti ve 1941'de doktora çalışmasını tamamlayarak "Doktor" unvanını aldı. Yurda döndükten sonra bir süre YZE. Orman Fakültesinde bir süre asistan olarak çalıştı ve 1941 - 1944 yılları arasında askerlik göreni yerine getirdi. Askerliğini takiben 1946'da Şef asistanlığa atandı. 1950'de hazırladığı "Türkiye'de Kestane Sebepleri ve ve Savaş İmkânları" konulu Doçentlik çalışması ile "Doçent" unvanını aldı. 10.02.2958 tarihinde profesörlüğe yükseltildi. Akademik çalışmaları yanında 1962 - 1964 arasında Orman Fakültesi Dekanlığı yaptı. Ayrıca Orman Fakültesi Yönetim Kurulu üyeliği, İ. Ü. Senato Üyeliği, Orman Entomoloji ve Koruma Kürsüsü Başkanlığı görevlerinde bulundu. )

- HARÂRET-İ TEMEYYÜ, ZEVEBAN HARARETİ[Osm.] / MELTING HEAT, HEAT OF FUSION[İng.] / CHALEUR DE LA FONTE, CHALEUR DE FUSION[Fr.] / SCHMELZWÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= ERGİME ISISI

- TO FUSE, LIQUIFY[İng.] ile/değil/yerine/= ERGİTMEK, SIVILAŞTIRMAK

- ERGOMETRİ/ERGOMETRY[İng.] değil/yerine/= İŞ ÖLÇÜMÜ

- ERGONOMİ[Fr. < ERGONOMIE] değil/yerine/= İŞ BİLİMİ

- NOKTA-İ ZEVEBAN[Osm.] / MELTING POINT[İng.] / POINT DE FUSION[Fr.] / SCHMELZPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ERİME NOKTASI

- ERINNERUNG[Alm.] ile/ve/+/||/<>/> ER-INNERUNG[Alm.]

( Anımsama. İLE/VE/+/||/<>/> İçselleştirme. )

- İZABE ETMEK[Osm.] / TO MELT[İng.] ile/değil/yerine/= ERİTMEK

- ENERGY LEVEL DIAGRAM[İng.] / DIAGRAMME DE NIVEAUX D'ÉNERGIE[Fr.] / ENERGIENIVEAUS DIAGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= ERKE/ENERJİ DÜZEYİ/SEVİYESİ/ÇİZGESİ DİYAGRAMI

- ERKEK (MİLLETİ)/KADIN (KISMI) DEĞİL Mİ, HEPSİ AYNI!(BÖYLE/ŞÖYLE) / ŞÖYLE/ŞUNU İSTER/YAPAR değil/yerine HER BİRİ AYRIDIR!

( Genellememek gerekir! Büyük yanlıştır! )

- ERKİN, KEMAL PROF. DR. (BÜYÜKADA, 1910 - 1989)

( 1930'da Galatasaray Lisesini bitirdikten sonra Fransa'da "Ecole Naitonale des Eaux et Forets" de ormancılık öğrenimi gördü. Buradan 1933 yılında mezun oldu. Münih Teknik Üniversitesinde, Ölçme Bilgisi Bölümüne devam etti ve 1935'te yurda döndü. 1937 yılına kadar Orman Genel Müdürlüğünde görev yaptı. Bu dönemde 3116 sayılı Orman Kanununun çıkarılması çalışmalarında etkin rol üstlendi ve kanunun çıkarılması sağlandı. Askerlik görevini tamamladıktan sonra Bolu'da açılmış olan "Orta Orman Mektebi" ne atandı ve okulda 1944 yılına kadar görev yaptı. 1948'de "Seben Mıntıkası Sarıçamları Üzerinde Hacım, Şekil Modu ve Genel Olarak Hasılat Araştırmaları" adlı tezi "Doktor", 1954'te "Barometrik Nivetman Çifte İstasyon Metodu" konulu tezi ile de Doçent unvanını aldı. 1960 profesörlüğe yükseltildi, 1961'de Geodezi ve Fotogrametri Kürsüsü Başkanlığına atandı. 1960 ve 1968 tarihlerinde iki kez Orman Fakültesi Dekanlığına seçildi. 1980'de emekli oldu. )

- ERKİN, PROF. DR. KEMAL (BÜYÜKADA/İST. 1910 - 1989)

( Büyükada da (İstanbul) doğdu (1910). Yenimahalle/Sarıyerlidir. Galatasaray lisesini bitirdi (1930), aynı yıl gittiği Fransa'da Nancy'da "Ecole Naitornale des Eaux et Forets" de ormancılık öğrenimi gördü, buradan 1933'te mezun oldu sonra da Almanya'ya gitti. Almanya'da Münih Teknik Üniversitesinde, Ölçme Bilgisi Bölümüne devam etti ve 1935 yılında yurda döndü. 3116 sayılı Orman Yasasının hazırlanmasına yardımcı oldu. 1938'de Bolu'da açılmış olan "Orta Orman Mektebi" ne atandı. Bu okulda 1944 yılına kadar görev yaptı."Seben Mıntıkası Sarıçamları Üzerinde Hacim. Şekil Modu ve Genel Olarak Hasılat Araştırmaları" adlı tezi ile doktor, 1954'te de "Barometrik Nivelman Çifte İstasyon Metodu" adlı tezi ile Doçent ünvanını aldı. 1960 yılında profesörlüğe yükseltildi. 1961'de Geodezi ve Fotogrametri Kürsüsüne Başkan olarak atandı. 2 dönem İ.Ü. Orman Fakültesi Dekanlığı yaptı, 1980'de emekli oldu. )

- EROS ve/||/<> LİBİDO
ile/ve/||/<>/<
TANATOS ve/||/<> DESTRUDO

( Eşeysel ve varoluş yönünde dürtü ve güdü. İLE/VE/||/<>/< Varoluşsal dürtü ve güdü. )
( SIGMUND FREUD ile/ve/||/<>/< EDOARDO WEISS )

- ERROR vs. FALLACY vs. MISTAKE(BY)

- EŞ ANLAMLAR: ARKEOZOOLOJİ[İng. ZOOARCHAEOLOGY] ile/||/<> ARKEOLOJİ[İng. ARCHAEOLOGY] ile/||/<> ZOOLOJİ[İng. ZOOLOGY]

( Arkeolojik kazılarda bulunan hayvan kemiklerini arkeolojik bir bakış açısı ile değerlendiren; arkeoloji, zooloji, antropoloji ve ekoloji ile ortak çalışmalar disiplinler arası çalışmalar yürüten bilim dalıdır. @@ Çeşitli maddi kalıntılar aracılığıyla eski insan yaşamını ve aktivitelerini inceleyen bilim sahasıdır. Kelime, köken olarak Yunancada eski şeyler anlamına gelen archaia ve bilim ya da mantık anlamına gelen logos kelimelerinden türemiştir. Bu alanda çalışmalar yapan bilim insanlarına arkeolog adı verilir. @@ Hayvanların sınıflandırılması, dağılımı, davranışı, yapıları ve görevleri ile ilgili bilim dalı.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- EŞ ANLAMLI ile EŞ KÖK ANLAMLI

( SYNONYM ile PARONYM )

- EŞ ANLAMLI ile/ve/değil YAKIN ANLAMLI

- EŞ ANLAMLI/LIK ile/ve ÇİFT ANLAMLI/LIK

- EŞ ANLAMLI/LIK ile/ve ÇOK ANLAMLI/LIK

- EŞ ANLAMLI/LIK ile/ve EŞ ZAMANLI/LIK

- EŞ ANLAMLI/LIK ile/ve/değil YAYGIN ANLAMLI/LIK


- ÄQUIVALENTPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞ DEĞER NOKTA

- EŞ-DOST(LA GÖRÜŞMEK)

- KOAXIALÜBERTRAGUNGSLEITUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞ EKSENLİ İLETİM HATTI

- INKOHÄRENTSCHE COMPTONSTREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞ FAZLI OLMAYAN COMPTON SAÇILMASI

- INKOHÄRENTES LICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞ FAZLI OLMAYAN IŞIN

- INKOHÄRENTE STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞ FAZLI OLMAYAN SAÇILMA

- EŞ GÖNDERİM ile EŞ GÖNDERİMSEL

( CO-REFERENCE vs. CO-REFERENTIAL )

- EŞ(KARI/KOCA/SEVGİLİ/FLÖRT, EHVER[Fars.], PARTNER[İng.]/KORTE[İt.]) ile İŞ

( Tümüyle övgüye değer, yüce biri ile karşılaştığınız zaman, sevginiz ve hayranlığınız, doğru davranma dürtüsü sağlar. )
( İş ve özel ilişkilerde, âdil ve dengeli kalmak için çaba gösterilmelidir. )
( KEBÛTER-İ HAREM: Ulaşılamayan sevgili. )
( Sevgilinin eşiğinde ölene şaşırılmaz, sağ kalana şaşırılır. )

- EŞ ÖZDEŞİM ile TAMAMLAYICI ÖZDEŞİM

- ÉQUIPOTENTIEL[Fr.] ile/değil/yerine/= EŞ POTANSİYELLİ


- EŞ SESLİ ile/||/<> TEK ANLAMLI ile/||/<> TEK ANLAMLILIK

( (Lat. aequivocus < aequus = eşit, özdeş; vox = ses): Ses bakımından birbirinin aynı, ancak anlamları değişik olan sözcüklerin niteliği. Çokanlamlı olan sözcükler (Ör. Kara, bağ, kaç, çalmak.) @@ Dil coğrafyasında aynı sesi kullanan bölgelere denir. @@ Azerbaycan Türkçesi: omonim; Türkmen Türkçesi: omonim; Gagauz Türkçesi: omonim; Özbek Türkçesi: omonim ~şakldöş; Uygur Türkçesi: şakildóş söz; Tatar Türkçesi: omonim ~ awazdaş süz; Başkurt Türkçesi: omonim;Kmk: omonim; Krç.-Malk.: omonim; Nogay Türkçesi: omonim; Kazak Türkçesi: omonim; Kırgız Türkçesi: omonim; Alt:: omonim ~ aydıları tüňey, t'e uçurı başka söstör; Hakas Türkçesi: omonim; Tuva Türkçesi: omonim; Şor Türkçesi: omonim; Rusça: omonim )

- GLEICHER VEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞ VEKTÖR

- ES VERMEK ile/değil/yerine VİRGÜL KOYMAK

- SYNCHROCYCLOTRON[İng.] / SYNCHROCYCLOTRON[Fr.] ile/değil/yerine/= EŞ ZAMANLI SİKLOTRON

- SIMULTANEOUS REACTION[İng.] / SIMULTAN REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞ ZAMANLI TEPKİME

- ile/ve ÇİFT

- ES değil/yerine/= DURAKLAMA

- ile/ve/<> EHİL

( İyi eş, ötekini, "çantada keklik" görmez. Başkalarıyla birlikteyken, kendine özenen ama eşiyle baş başayken yeterince özenmeyen eş, "ötekini çantada keklik" "görmeye" başlamış demektir. Ötekine karşı (bakımına, görünüşüne, duruşuna) özen göstermemek, ötekini etkilemeye ve ara sıra -yani sık sık- yeniden elde etmeye çalışmamak, ilişkinin zeminini dinamitlemekle birdir. İlişki, sürekli yenilik ve tazelikle beslenmesi gereken canlı bir varlıktır. Onu, kendi haline ya da ötekinin insafına bırakmak, güçsüz düşüp ölmesini seyretmekle birdir.

İyi eş, ilişkisini, yaşamın öteki parçalarından önde tutar. Herkesin işi, gücü, kariyeri, evi, anası, babası, tamir edilecek eşyası, ödenecek faturası var. Bunlar, kimseyi ayrıcalıklı kılmaz. Hayat memat konularını, ilişkisine dayanarak ya da sürekli sırasını kaydırarak halletmeye çalışan eş, ilişkiyi öldürür. İyi eş, yaşam konularından, ilişkisini beslemeye çalışan ve ilişkisinden güç alan eştir.

İyi eş, ötekinin gereksinimlerini anlamaya ve karşılamaya isteklidir. Kediler, çiçekler ve çocuklar gereksinimlerini önceden ifade edemezler. İfade edebildiklerinde, iş işten çoktan geçmiş olur. Bu yüzden, varolanların gereksinimleri, önceden sezilmeli ve zamanında ilgilenilmelidir. Yoksa ölürler. İyi eş; ilgi, özen, şefkat gereksinimlerini önceden sezmeye istekli ve bunların söylenmesine gerek bırakmadan karşılamaya hevesli eştir.

İyi eş, ne zaman hareket etmek, ne zaman durmak gerektiğini bilir. Bazen yaşamda ve ilişkide, bize bırakılsa asla öyle yapmayacağımız işleri yapmakla, bazen de bizim için yapılmasında hiç de sakınca olmayan ama deneyim kabımızda olmayan durumlarla karşı karşıya kalırız. Esneklik gösterip yeni koşullara uyum sağlamayla, olduğu gibi durup etrafı kendine göre biçimlendirme arasındaki çizgiyi koruyabilen eş, iyi eştir.

İyi eş, kendine değer verir. Yokluk üzerinden aşk, kendi eksiğini, ötekinin "tamlığından", tamamlamaya çalışmak demektir. Varlık üzerinden aşk ise "olmuş" bir benliği, ötekiyle birlikte daha da zenginleştirmektir. Kendilik değerini, öteki üzerinden tamamlamaya çalışan eş, bunun sonucunda, hayal kırıklığına uğrayacaktır. İlişkideki kişilerin birbirini geliştirip büyütmesi ne kadar zenginleştiriciyse, birinin, öteki üzerinden tamamlanması o kadar fakirleştiricidir. Yokluk üzerinden âşık olandan, iyi eş çıkmaz.

İyi eş, zihnindeki bir ideali değil olduğu haliyle ötekini sever. Kusursuz âşık arayan, aşksız kalacaktır. Bir süre idare etse bile her türlü idealleştirme, günün birinde hayal kırıklığı olarak dönecektir. Gerçek kişi, kusurlu, mantıksız ve fevri olabilir. Aklıyla değil duygularıyla karar verebilir. İnatçıdır ve sözünden dönmeyi beceremeyecek kadar boş gururludur. Tıpkı, sizin ve benim gibi.

İyi eş, değiştiremeyeceği şeyleri sevmeyi (ya da vazgeçmeyi) bilir. Pek çok öğretiye göre en büyük bilgelik, kişinin neyi değiştirip neyi değiştiremeyeceğini bilmesidir. Eğer eşinizin boyundan, bazı huyundan, bazı alışkanlıklarından pek de memnun değilseniz, ya bunlarla beraber olmayı öğreneceksiniz ya da bu ilişkiyi sürdürmeyeceksiniz. Buradaki öğrenme, kesinlikle tahammül etmeyle karıştırılmamalı. Tahammül, er ya da geç patlayacak bir bombadır. Eğer farklı bir şeyi sevebilme beceriniz varsa, bu becerinizden bu "değişmeyecek" özellikleri sevmeyi öğrenmekte yararların. Yok eğer bunlara tahammül etmekte olduğunuzu hissederseniz, derhal yolunuzu değiştirin. Ne dikene dokunun, ne de gülü incitin.

İyi eş, ötekine açıktır. Nasıl ki, öteki, "ideal" değil "gerçek" bir insansa, ilişkideki kişi olarak biz de ideal değiliz. Hedef bu olabilir. Çıtayı düşürmek gerekmez. Ama çıtanın bulunduğu yerle olduğumuz yer arasındaki mesafeyi iyi belirlemek ve bunu açıkça ortaya koymak, ilişkinin sürmesi için olmazsa olmaz koşuldur. Yoksa, yaşamımız "-mış gibi" oyunuyla geçer. Bu da çok enerji ve çok tahammül gerektirir. Yani er ya da geç patlar. Açıklık, pek çok stres kaynağının ve iletişim kopukluğunun kökünü kurutan, sağlam bir ilâçtır.

İyi eş, zamanı iyi geçirmek için uğraşır ve kötü zamanlara birlikte direnmeyi bilir. İyi eş, iyi zaman geçirmek ve zamanı iyi geçirmek için fırsatların, ayağına gelmesini beklemez. Fırsat yaratır. Kötü zamanlar ise, iyi eş için, birlikte öğrenme, büyüme ve güçlenme zamanlarıdır. Dahası, yaşamı ve birbirini daha iyi tanıma ve yakınlaşma fırsatlarıdır.

İyi eş, ötekinin, kendine nasıl davranmasını istiyorsa, ona, öyle davranır. Almanın, vermekten çok daha kolay olduğu bir dünyada, ötekine denk ve eşit davranmak, gerçekten ciddi çaba ister. Ama ötekinin yerine kendini koyabilmek, empati yapabilmek, önden sezebilmek; bunları isteyebilmenin, bunları elde edebilmenin -koşulu değil ama- karşılığı. İyi eş, koşul sürmeyen ama karşılığın ne olduğunu bilen eştir. )

- ES ile ESGÜ
[<

( Yırtıcı hayvanların avı olan hayvan. İLE Harman savurma işinde kullanılan sepet. )

- ile/||/<> EŞHÂS

( Onun. İLE/||/<> Şahıslar. )

- ile/ve/||/<> EŞİT

- ile EŞLİG
[<

( Arkadaş, yoldaş. İLE Samimi tavırları olan kişi. )

- ile/ve/değil/||/<>/< GİBİ

- ile/ve/>/değil KARDEŞ

( Bazı çiftlerin uzun süreli ilişkileri, zamanla daha da yakınlaşarak ve birbiriyle benzeşerek, eş durumundan kardeş durumuna doğru yönelebilmektedir. )

- ile/ve ORTAK

( Allah'a şirk, eşe şerîk koşulmaz. )

- ile/ve/değil/||/<>/< TAMAMLAYACI/TAMAMLAYAN

- NUMBER OF EQUIVALENTS[İng.] ile/değil/yerine/= EŞDEĞER GRAMSAYISI

- ... EŞEK DEĞİLSİN YA ... ile/yerine İSTER İSTEMEZ

- COAXIAL TRANSMISSION LINES[İng.] / LIGNES DE TRANSMISSION COAXIALES[Fr.] ile/değil/yerine/= EŞEKSENLİ İLETİM HATLARI

- ESER değil/yerine/= YAPIT; İZ


- DISPERSION INCOHÉRENTE DE COMPTON[Fr.] ile/değil/yerine/= EŞEVRESİZ COMPTON SAÇILMASI

- KARIN/EŞEYSEL ÖRGEN/LER:
ARKA/DA
ile/ve/değil/||/<> ÖN/DE

( Dört ayak üstündeyken/üstündeyse. İLE/VE/DEĞİL/||/<> İki ayak üstündeyken/üstündeyse. )
( Hayvanda ve insan gövdesinde. İLE/VE/DEĞİL/||/<> İnsan gövdesinde. )

- EŞHÜR-ÜL-HURUM

( İSLÂM'DAN ÖNCE, HARBİN VE ÖLÜMÜN HARAM KABUL EDİLDİĞİ ARABÎ AYLARINDAN "ZİLKA'DE, ZİLHİCCE, MUHARREM VE RECEB" AYLARI )

- THRESHOLD WAVELENGTH[İng.] / LONGUEUR D'ONDE DE SEUIL[Fr.] / SCHWELLENWELLENLÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞİK DALGA BOYU

- THRESHOLD VOLTAGE[İng.] / TENSION DE SEUIL[Fr.] / EINSATZSPANNUNG, SCHWELLENSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞİK GERİLİM

- EŞİK ve ARALIK ve ORAN ile/ve/||/<> AYIR ve YALINLAŞTIR ve ARA ÇÖZÜM (ÜRET/MEK)

- EŞİK ile/ve/||/<> AD

- ESİK/ISSIK(ISLIK)[180 km./boy - 70 km./en]

- EŞİT/LEME ile/değil/||/<>/> EŞ/LEME

- ESKAZA" değil EZKAZA[Fars. ez-(: -den) + kazâ(Ar.)]


- ESKİ HÂL, MUHAL: [YA] YENİ HÂL ya da İZMİHLÂL

- ESLÂF[< SELEF]

( SELEFLER, ÖNCEKİLER, GEÇMİŞLER )

- COUPLED FIELD VECTORS[İng.] / VECTEURS DE CHAMP COUPLÉS[Fr.] / GEKOPPELTE FELDVEKTOREN[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞLENİK ALAN VEKTÖRLERİ

- EŞ/LEŞTİRME ile ÖZDEŞ/LEŞTİRME

- EŞ/LİK ile/ve/||/<> DOLANIK/LIK

- ESMEK ile ESMERLEŞMEK ile ESMERLEŞTİRMEK ile ESMER/LİK ile ESMERCE ile ESMER UN ile ESMER KÜF ile ESMER AMBER ile ESMER ŞEKER ile ESMER BUĞDAY ile ESMER KÜFLER ile ESMER SU YOSUNLARI

- ELASTICITY COEFFICIENT, ELASTICITY MODULUS, MODULUS OF ELASTICITY[İng.] / COEFFICIENT DE L'ÉLASTICITÉ[Fr.] / ELASTIZITÄTSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ESNEKLİK KATSAYISI

- ESNEMEDE [AĞZIN EL İLE KAPANIŞINDA]:
SOL ELİN DIŞI
ile/ve/değil/yerine SAĞ ELİN AVUÇİÇİ

( Tüm genel/günlük koşullarda. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Namazda. )

- ESNEMEDE [AĞZIN EL İLE KAPANIŞINDA]:
SOL ELİN DIŞI
ile/ve/değil/yerine SAĞ ELİN AVUÇİÇİ

( Tüm genel/günlük koşullarda. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Namazda. )

- ISOCHROMATIC FRINGE PATTERN[İng.] / MODÈLE DE FRANGES ISOCHROMATIQUES[Fr.] ile/değil/yerine/= EŞRENK SAÇAK DESENİ


- ES-SELÂMÜN ALEYKÜM değil/ya da ES-SELÂM-Ü ALEYKÜM değil/ya da SELÂMÜN ALEYKÜM

- EŞ/SEVGİLİ [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]

- EŞ/SEVGİLİ [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]

- et al.[Lat. < ET ALII] değil/yerine/= VE ÖTEKİLERİ

- ET SUYU ile ERKEK KARDEŞ ile KAYINBİRADER ile KAYINBİRADER ile KARDEŞLİK ile KARDEŞÇE ile KARDEŞLER

- ET-TIRNAK ile/ve/||/<> "ET-KEMİK"

( Et, tırnaktan ayrılmaz. )

- ET "UYGARLIĞI" ile/değil/yerine ANLAM/MÂNÂ UYGARLIĞI

- ET ile/ve/değil HİKMET

- ET ve/<> KEMİK

- et[Lat.] değil/yerine/= VE


- ETC :/yerine VS., VE BENZERİ

- ET(H)İK

- ETİM (NE?) ile/ve/||/<>/> BUDUM (NE?)

- ETİMOLOJİ/Sİ ile/ve/||/<> ARKEOLOJİ/Sİ

- ETKİ ile/ve/||/<>/> İZ

- ETKİLİ POPÜLASYON BÜYÜKLÜĞÜ (NE)[İng. EFFECTIVE POPULATION SIZE] ile/||/<> GENETİK VARYASYON[İng. GENETIC VARIATION]

( Gerçek, gözlenen bir popülasyondakiyle aynı hızda genetik varyasyonu sürüklenmeye bağlı olarak yitirecek olan, rastgele çiftleşmenin var olduğu (seçilimin, mutasyonun ya da göçün olmadığı) popülasyonun ideal büyüklüğüdür. Ne ile gösterilir. @@ Genotipteki farklılıklardan ötürü popülasyon içerisindeki bireylerde oluşan farklılıklardır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- EFFECTIVE FISSION NEUTRONS[İng.] / NEUTRONS DE FISSION EFFECTIFS[Fr.] / EFFEKTIVE SPALTUNGSNEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİN BÖLÜNME NÖTRONLARI

- EFFECTIVE MULTIPLICATION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE MULTIPLICATION EFFECTIF[Fr.] / EFFEKTIVER MULTIPLIKATIONSFAKTOR/VERMEHRUNGSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİN ÇOĞALMA ETMENİ/ÇARPANI/FAKTÖRÜ

- ACTIVATION ENERGY[İng.] / AKTIVIERUNGSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİNLEŞ(TİR)ME/AKTİFLEŞ(TİR)ME ENERJİSİ

- ETRAF[< TARAF] ile UC/LAR


- ETVÂR[< TAV[I]R]

( HAL VE HAREKETLER )

- [ne yazık ki]
ET YİYENLER
ile LEŞ YİYENLER

( [Ar., Fars.] LÂHİME ile CÎFE-HÂR )
( BUGAS[Ar.]: Leş yiyen kuşlar. )
( MEYTE/MEYYİTE/CÎFE[çoğ. CİYEF][Ar.]/LÂŞE[Fars.]/CARCASS[İng.]: Hayvan leşi. )

- EU- ile/||/<> COSM-

( İyi, güzel. İLE/||/<> Kozmetik, güzellik, düzenli. )

- EUS/ENDOSCOPIC ULTRASOUND[İng.] değil/yerine/= ENDOSKOPİK ULTRASON, İÇ GÖREÇLEMEYLE ULTRASON

- EV-BARK (SAHİBİ OLMAK)

- EV HALKI değil/yerine/= EV TUYU

- EV:
HAZIRYAPIM(PREFABRİK)
ile ÇELİK

- EV İŞİ GEN ile/||/<> DOKU ÖZEL GEN

( Ev işi her hücre, doku özel doku özel. )
( Formül: Universal İLE specialized expression )

- EV [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]

- EV [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]


- EV [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]

- EV [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]

- EV SAHİBİ ile REHİN ile REHİN ALINDI ile HOSTES

- EV SİNEĞİ ile/||/<> KARASİNEK ile/||/<> SİNEK ile/||/<> SİNEKLER | KARASİNEK

( bk. karasinek. @@ (Musca domestica) Böcekler (İnseeta) sınıfının ikikanatlılar (Diptera) takımından bir eklembacaklı türü. Külrengidir. İnsanlardan ve hayvanlardan ter emer. Bütün dünyaya yayılmıştır. Larvaları kokmuş maddeler üzerinde ve pislik yığınlarında bulunur. Dizanteri ve tifo etkenlerini taşır. @@ Böcekler (Insecta) sınıfının, iki kanatlılar (Diptera) takımından, bütün dünyaya yayılmış, kül rengi, insanlardan ve hayvanlardan ter emen, larvaları kokmuş maddeler üzerinde ve pislik yığınlarında bulunan, dizanteri ve tifo etkenlerini taşıyan bir eklem bacaklı türü. @@ Evlerde yaygın olarak bulunan tifo, kolera, dizanteri, şarbon, tetanos, veba, cüzzam, trahom, ensefalit etkenlerini, piyojen bakterileri, protozoa kistlerini ve helmint yumurtalarını mekanik olarak taşıyan ve larvaları miyazise neden olabilen sinek türü, pislik sineği, Musca domestica. @@Koyu külrenginde olup, sulu, özellikle şekerli maddeleri ve sıcağı seven, bildiğimiz ev sineği; oda sineği, evcil sinek. @@ (zooloji) @@ Eklem bacaklı hayvanlardan, böcekler (Insecta) sınıfının, iki kanatlılar (Diptera) takımından, görünüşü ev sineğine benzeyen, insanların ve evcil hayvanların kanını emen bir tür. )

- EV ile/||/<> AİLE

- EV ile EV İŞİ ile EV ALTI ile EV BARK ile EV ADAMI ile EV HALKI ile EV EKMEĞİ ile EV EŞYASI ile EV HANIMI ile EV KADINI ile EV SAHİBİ ile EV SİNEĞİ ile EV YEMEĞİ ile EV GEZMESİ ile EV EKONOMİSİ ile EV HANIMLIĞI ile EV KADINLIĞI ile EV SAHİPLİĞİ

- EV ile EV SANATI ile EV MOBİLYALARI

- EV ve/||/<>/> EVRE

- EV ile/ve/<> HANAY

( ... İLE/VE/<> İki ve daha çok katlı ev. | Sofa, hol. | Avlu. )

- EV ile/ve HÂNE


- EV ile/ve/değil/||/<>/< HÜCERÂT

- EV ile/ve/değil/||/<>/< KOMŞU

( Alma. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Al. )

- EV ile/ve/||/<> KONUT

( Öncelikle "ev" ve "konut" sözcükleri ele alınmalı... Türkçe'de konut sözcüğünün kökeni olan "kon", geçici olarak bir yerde bulunmayı tanımlamaktadır. Edim olarak kon-mak biçiminde kullanılır. Eskiden atlarla bir günde alınan yola de "konak" denilirmiş. Örneğin, "buradan orası 10 konak" denildiğinde arası on gün demekmiş. "Gündüzün şer'i, gecenin hayr'ından evlâdır" denilir. Gece yolculuğu yeğlenmez ve bir yerlerde konaklamak gerekirmiş. O yüzden, geceyi geçirmek için inilen, konaklanılan yerlere de konak denilmiş. Zarif, estetik konaklar, kervansaraylar yapmış eskiler...

Ev sözcüğü, konut sözcüğünün tam tersine, kalıcılığı yani yerleşmeyi simgelemektedir. Örnek olarak, Dîvân-ı Lugâti't-Türk'te, "evlenmek" sözcüğünün karşılığı olarak "ev edinmek, yerleşmek" tanımı kullanılır. "Konut ve ev" sözcüğünün kökenlerine baktığımızda ikisinin arasında anlam bakımından çok önemli bir uçurum olduğu rahatlıkla görülebilir. İlk dikkatimizi çekmesi gereken konu şudur. Konut, bir yer üzerinde geçiciliği tanımlar, ev ise yerleşikliği tanımlamaktadır. Konut üzerinde gerçekleşen konmak eylemi herhangi bir yer üzerinde olanaklıyken, evin toprağa oturduğunu (yerleştiğini) fark etmişizdir. Yani "ev" demek, toprakla bağ demektir.

Geçiciliğin simgesi olan konutlarda anılar yoktur, konutlarda anı bulamayız. Anı yoktur, çünkü 40 - 50 yıl içinde yıkılarak yerine yenisi yapılacak beton yapılarca işgal edilmiş topraklardır. Bahçeleri de yoktur... Bağ bahçe olmadığından da çocukluk anılarımız ol(a)maz. Evde ise anılar vardır. Birliktelik vardır, komşuluk vardır, aidiyet vardır. Evde, dedeimiz ninemiz, anne ve babamızla anılarımız yaşar. Üç kuşak bir arada bulunabilir. Huzur ve heyecanımız olur...

Evde, dallarında salıncak yaptığımız ve mevsimi geldiğine meyvelerini yediğimiz doğal ağaçlar vardır. Konutlarda ise GDO'lu ürünler... Uzun bir süre raflarda bozulmadan dursun diye yapay, GDO'lu, hormonlu ve kimyasal katkılı gıdalar ancak konutlarda bulunmaktadır. Evlerin sokakları araba katliamına da uğramaz; çünkü, daracık alanda yirmi ailenin arabası park etmek zorunda değildir. Dolayısıyla evlerin sokakları/mahalleleri çocuklara aittir. Konutların mahallelerinde sokaklar arabalarca işgal edilir, egzoz dumanı da armağanı. Evlerde sadece anne baba ve çocuklar değil dede ve nineler de kendine yer bulabilir. Konutlar ise yaşlıları, dedeleri ve nineleri birlikte barındırmaya yetmez. Onlar, artık "huzur evine gönderilmek zorundadır"...

Evler, nasıl konut oldu?

Diyelim ki, on katlı bir binada 150 m² konut edindik... Bu bina da 500 m² üzerine oturtulan bir alana sahiptir. Binadaki daire sayısı ise yaklaşık yirmi dolayında. Daire başına düşen toprak miktarı en fazla 25 m² gibi görünse de gerçekte toprakla artık bağınız kalmamıştır. Hayali bir topraktır o... Zira hiçbir dairenin topraktan ve onun üzerindeki üretim gücünden, verimliliğinden ve huzurundan yararlanılması olanaklı değildir. Ailelerin toprakla bağı kesilince onları rahatlıkla her şeyi satın alan/almakta zorunda olan tüketim toplulukları durumuna getirilir. Ev üzerinde yerleştiği toprakla bütünleşir ve üretim aracı olur. Konutlar ise birer borç üretimi, yani borçlanma merkezidir. Konutları hem satın alırken, hem de üzerinde yaşamımızı sürdürmeye çalışırken bağımlı, tüketici ve hasta bireyler durumuna düşeriz. Konutlarda doğanın sunduklarından yararlanamayız. Üstelik bu konutların planlı eskitme nedeniyle "bilimsel" süresi 60 - 70 yıl. Kullanım süreleri de 40 - 50 yıldır. 40 - 50 yaş aralığında sahip olduğunuz konutlarda ortalama yirmi yıl yaşamıyoruz bile... Bize üzerinde geçici olarak konulacak kapitalist düzenin dayattığı borç üreten merkezler değil toprak ile bütünleşik gerçek evler gerek. )

- EV ile KORUGAN

( ... İLE Ağaç gövdeleriyle yapılmış ve çevresinde kazılı çukuru bulunan, korunmaya elverişli, kare biçimindeki ev. | Ateş etmeye olanak verecek biçimde hazırlanmış delik ve mazgalları bulunan yer. )

- EV ile LAGINA

( ... İLE Mali'de, menapoza girmiş kadınların yaşadığı evler. )

- EV ile MEMLEKET ile EV ARAZİSİ ile ANA KONUM ile VATAN ile EVSİZ ile EVSİZ KİŞİ ile EVSİZLİK ile SADE ile SINIF ODASI ile EVLER ile VATAN HASRETİ ile VATAN HASRETİ ile SADE ile ÇİFTLİK EVİ ile EVE DOĞRU

- EV ile/ve/değil RAB

( ... İLE/VE/DEĞİL Mısır'da. )

- EVCİMEN, BEKİR SITKI PROF. DR. (İST. 1926 - 1979)

( Büyükdereli olup, ilk ve orta öğretimini burada tamamlamış, askerlik görevini takiben 1951'de kayıt olduğu İ.Ü. Üniversitesi Orman Fakültesinden 1955'te Orman Yüksek Mühendisi olarak mezun oldu. 1956'da İ.Ü. Orman Fakültesi Ormancılık Politikası ve Amenajman Kürsüsüne asistan olarak atandı. 1961 yılında hazırladığı "Türkiye Sedir Ormanlarının Ekonomik Önemi ve Amenajman Esasları" adlı çalışması ile Doktor unvanını aldı. İngiltere ve ABD de çalışma konuları ile ilgili olarak bilimsel araştırma ve incelemelerde bulundu. 1966'da "Türkiye'deki Aynı Yaşlı Ormanların Optimal Kuruluşa Götürülmesi İmkânları Hakkında Araştırmalar" konulu tezi hazırladı ve Doçent unvanını aldı. 1973 - 1974 arasında Almanya'da Freiburg ve Göttingen Üniversitesi Orman Fakültesinde bilimsel çalışmalarda bulundu. 1976'da Profesörlük unvanını aldı, 1979'da vefât etti. )

- EVENTUALLY :/yerine EN SONUNDA

- EVERYBODY vs. ALL OF US


- EVET ile/ve/||/<>/> DEVAM ET

- EVET ile HE

- EVKAF[< VAKF]

( CÂMİ, MEDRESE, İMÂRET GİBİ HAYRÂTIN İDARESİNE AYRILAN ARAZİ, BİNA VS. | VAKIFLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ )

- EVKAT[< VAK[İ]T]

( ZAMANLAR, ÇAĞLAR )

- EVLAT EDİNMEK ile TAKMA AD BENİMSEMEK ile EVLAT EDİNME

- EVLİ YA ile EVLİYA

- PHASE TRANSFORMATION[İng.] / TRANSFORMATION DE PHASE[Fr.] ile/değil/yerine/= EVRE DÖNÜŞÜMÜ

- PHASE DIAGRAM[İng.] / DIAGRAMME DE PHASE[Fr.] / PHASENDIAGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= EVRE/FAZ DİYAGRAMI

- PHASE TRANSITION[İng.] / TRANSITION DE PHASE[Fr.] ile/değil/yerine/= EVRE GEÇİŞİ

- PHASE VELOCITY[İng.] / VITESSE DE PHASE[Fr.] ile/değil/yerine/= EVRE HIZI


- PHASE STABILITY[İng.] / STABILITÉ DE PHASE[Fr.] ile/değil/yerine/= EVRE KARARLILIĞI

- ONDE MODULÉE EN PHASE[Fr.] ile/değil/yerine/= EVRE KİPLEMELİ DALGA

- PHASE REVERSAL[İng.] / OPPOSITION DE PHASE[Fr.] ile/değil/yerine/= EVRE ZITLIĞI

- EVREN'İN İÇ YAPISI ve/<> EVREN'DE, İNSAN'IN YERİ

- EWING THEORY OF FERROMAGNETISM[İng.] / THÉORIE DU FERROMAGNÉTISME D'EWING[Fr.] / EWING-FERROMAGNETISMUS-THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= EWİNG FERROMANYETİZMA KURAMI

- EX POST FROM BEHİND[İng.] değil/yerine/= GERÇEKLEŞEN

- EX SITU ile/||/<> IN SITU ile/||/<> IUCN RED LIST ile/||/<> KORUMA STRATEJİLERİ

( Biyoçeşitlilik koruma yöntemleri. )
( Formül: CR İLE EN İLE VU kategorileri )

- EX VIVO[İng.] değil/yerine/= CANLI DIŞI