TARİH (HISTORY)
- KLASİK ile/ve/değil/yerine KADÎM
- KLASİK ile KLASİSİZM[Fr. < CLASSICISME]
- KLAS/MAN[Fr. < CLASSE/MENT] değil/yerine/= BÖLÜM
- KLİŞE[Fr. < CLICHÉ] değil/yerine/= BASMAKALIP SÖZ / TANIKLIK
- KLİŞE ile YARGI/HÜKÜM
- KNOW-HOW ile/ve/değil/||/<>/< DATABASE
- KOALİSYON[Fr./İng. < COALITION] değil/yerine/= ORTAKLIK, ORTAK YÖNETİM
- KOFALMAK ile/ve/||/<>/> KOFALAK
- KÖFTEHOR[Fars. < KUFTE HAR] değil/yerine/= ÇENESİ DÜŞÜK | ŞARLATAN | ÇAPKIN
- KÖHNE[Fars. < KOHNE] ile/ve/||/<> METRUK[Ar.]
- KOJİKİ ile/ve/||/<>/> NİNŞOKİ
- KÖK ile KÖK ile KÖM ile KÖK ile KÖKŞİN
[<
- KOKART[Fr. < COCARDE] değil/yerine/= SİMGE
- KÖKEN ile/ve/değil/||/<>/< KAYNAK
- KÖKEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/> OLUŞUM
- KOKOROZ ile KOKOROZLANMAK
- KÖKSÜZ/LÜK ile/ve/||/<>/> BÖLÜNMÜŞ/LÜK
- KÖKTENCİLİK ile/ve/||/<> REÇETECİLİK
- KOKU ile/ve/||/<>/< ÖLÇÜ DÜZENLERİ
Japon Koku (石) Ölçü Düzeni
Temel Ölçü Birimleri ve Dönüşümleri
| Birim Adı | Japonca | Kanji | Koku Cinsinden | Litre | Pirinç (kg) |
|---|---|---|---|---|---|
| Koku | こく | 石 | 1 | 180.39 L | ~150/125 kg |
| To (Tō) | と | 斗 | 0.1 (1/10) | 18.039 L | ~15 kg |
| Shō | しょう | 升 | 0.01 (1/100) | 1.8039 L | ~1.5 kg |
| Gō | ごう | 合 | 0.001 (1/1000) | 0.18039 L | ~0.15 kg |
| Shaku | しゃく | 勺 | 0.0001 (1/10000) | 0.018039 L | ~0.015 kg |
| Sai | さい | 才 | 0.00001 (1/100000) | 0.0018039 L | ~0.0015 kg |
Samuray Maaş Düzeni (Kokudaka)
| Samuray Rütbesi | Yıllık Maaş (Koku) | Pirinç Karşılığı | Tarihsel Önem |
|---|---|---|---|
| Daimyō (Büyük Lord) | 10,000+ 石 | 1,500,000+ kg | Bağımsız han yöneticisi |
| Hatamoto (Doğrudan Vassal) | 100 - 9,999 石 | 15,000 - 1,499,850 kg | Shogun'a doğrudan bağlı samuray |
| Gokenin (Alt Vassal) | < 100 石 | < 15,000 kg | Düşük rütbeli samuray |
| Ashigaru (Yaya Asker) | 30 - 50 石 | 4,500 - 7,500 kg | Hafif silahlı piyade |
Modern Sake Üretiminde Kullanım
| Üretim Aşaması | Ölçü Birimi | Modern Karşılık | Açıklama |
|---|---|---|---|
| Pirinç Alımı | 俵 (Hyō/Tawara) | 60 kg/torba | 1 koku = 2.5 tawara |
| Sake Üretim Kapasitesi | 石 (Koku) | 180 litre | Büyük sakaguralar yıllık 10,000+ koku üretir |
| Perakende Satış | 升 (Shō) | 1.8 litre | Standart "isshōbin" (一升瓶) şişesi |
| Restoran Servisi | 合 (Gō) | 180 ml | Tek kişilik sake |
| Masu (Ahşap Kap) | 1 合 | 180 ml | Geleneksel sake içme kabı |
Vergi Düzeni ve Ekonomik Kullanım
| Dönem | Vergi Türü | Ölçü Sistemi | Detaylar |
|---|---|---|---|
| Edo Dönemi (1603 - 1868) | Nengu (年貢) | Koku bazlı | Köylüler ürettikleri pirincin %40 - 60'ını koku olarak vergi verirdi |
| Meiji Restorasyonu (1868) | Chiso Kaisei (地租改正) | Koku > Yen geçişi | Arazi vergisi pirinç yerine para ile ödenmeye başlandı |
| Modern Japonya | Sake Vergisi | Kilolitre bazlı | 1 koku = 0.18039 kilolitre olarak hesaplanır |
| Tarımsal Sübvansiyon | Gentan Seisaku | Hektar/Ton | Koku düzeni terk edildi, metrik düzen kullanılıyor |
- Kokudaka Düzeni: Edo döneminde bir han'ın (feodal bölge) zenginliği ve gücü, yıllık pirinç üretimi koku cinsinden ölçülürdü.
- Modern Kullanım: Günümüzde koku birimi resmi olarak kullanılmasa da sake endüstrisi, tarih, ekonomi, tarım ve sake üretimi gibi alanlarda ve geleneksel şölenlerde hâlâ ölçüt olarak kullanılır.
- 1 Gō Pirinç: Bir yetişkinin bir öğünlük pirinç gereksinimi olarak kabul edilirdi.
- Sake Üretim Oranı: 1 koku pirinçten yaklaşık 0.4 koku (72 litre) premium sake üretilebilir.
Tarihsel Han'ların Kokudaka Değerleri
| Han Adı | Kokudaka | Modern İl | Önem |
|---|---|---|---|
| Kaga Han | 1,025,000 石 | Ishikawa | En zengin han |
| Satsuma Han | 770,000 石 | Kagoshima | Meiji Restorasyonu'nda önemli rol |
| Owari Han | 619,500 石 | Aichi | Tokugawa ailesinin üç ana kolu |
| Sendai Han | 620,000 石 | Miyagi | Kuzeydoğu Japonya'nın en güçlü hanı |
- KOLAY OLDUĞUNDAN YAPMAMAK
ile/ve/değil/yerine/||/<>/<
(YETERİNCE)
(B)İLGİLENMEDİĞİNDEN/ANLAMADIĞINDAN YAPMAMAK/ERTELEMEK
- KOLAY OLMAYAN:
UYUYANI UYANDIRMAK değil UYUMA TAKLİDİ YAPANI UYANDIRMAK
- KOLAYLAŞTIRICI/LIK ile/ve/||/<>/> VARSILLAŞTIRICI/LIK
- KOLAY/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DOĞRUDAN/LIK
- KÖLE ile SERF[Lat.]
- KÖLELEŞTİRENLER:
"SEVİLME İSTEĞİ/BEKLENTİSİ" ve/||/<>/> "BEĞENİLME İSTEĞİ/BEKLENTİSİ" ve/||/<>/> "TAKDİR EDİLME İSTEĞİ/BEKLENTİSİ"
- [ne yazık ki]
!KÖLEMEN ile !KARAVAŞ
- KOLONİZASYON/COLONIZATION[İng.] değil/yerine/= ÖZDEŞ KÜMELENME
- KOLONİZASYON ile/||/<> MANDA
- KOMEDİ[İng. < COMEDY] değil/yerine/= GÜLDÜRÜ
- KOMİK ile/ve/değil "İNANILMAZ"
- KOMİK ile/ve/değil/||/<>/> SAÇMA
- KOMİK ile/ve/değil/||/<>/> YAZIK
- KOMİTA[Lat. < Sırpça] ile KOMİTE[Fr. < COMITÉ]
- KOMPLİKASYON/İHTİLAT değil/yerine/= KARMAŞIKLIK
- KOMPLİKE[Fr. < COMPLIQUE] yerine KARMAŞIK
- KOMPLO KURAMI ile/değil/yerine TEORİ/KURAM
- KOMPLO/TERTİP[Ar.] değil/yerine/= KURMACA
- KOMPRADOR[Fr. < COMPRADOR] değil/yerine/= İŞBİRLİKÇİ
- KONAR GÖÇER/LİK ile/ve/||/<> YÜZER GEZER/LİK
- KONDİSYON[Fr./ing. < CONDITION]/ŞART[Ar.] değil/yerine/= KOŞUL
- KONFERANS[Fr./İng. < CONFERENCE] değil/yerine/= KONUŞMA/KONUŞTAY
- KONFOR ile/ve/değil/||/<>/< ASGARİ ARAÇ
- KONJEKTÖR değil KONJONKTÖR
- KONKUR[Fr. < CONCOURS] değil/yerine/= YARIŞMA
- KONSANTRASYON/CONCENTRATION[İng.] değil/yerine/= GÖZEÇLENME/YOĞUNLAŞMA/DERİŞİM
- KONSEPT[İng. < CONCEPT] değil/yerine/= KAVRAM
- KONT[Fr. < COMTE] ile KONTES[Fr. < COMTESSE]
- KONT[Fr.] ile/ve/<> MARKİ[Fr. < Cerm.] ile/ve/<> DÜK[Fr.]
- KONT ile VİKONT[Fr.]
- KONTEKS/T değil/yerine/= BAĞLAM
- KONU EDİNİYOR ile/ve/değil/||/<>/< KONU EDİYOR
- KONU OLMAKTAN:
ÇIKARMAK ile/ve/||/<>/> DÜŞÜRMEK
- KONU ile/ve/değil/||/<>/< DURUM
- KONUK ile/değil/||/<> KONAK/ÇI
- KONU/KAVRAM/DURUM:
TARTIŞILABİLİR ile/ve/değil/yerine/< TARTIŞILMAYA DEĞER
- KONUM:
MATEMATİK(SALTIK/MUTLAK)
ile/ve/||/<>
ÖZEL(GÖRELİ)
- KONUNUN ÖZÜNÜ KAÇIRMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
KISIR DÖNGÜ ile/ve/||/<> İLGİSİZ AMAÇ ile/ve/||/<> İLGİSİZ SONUÇ ile/ve/||/<> İDDİAYI ZAYIFLATMA ile/ve/||/<> KONUYU SAPTIRMA
- KONUŞLAN(DIR)MAK ile/değil KONUMLAN(DIR)MAK
- KONUŞLANIYOR ile/değil KONUŞULUYOR
- KONUŞMAK:
"AĞIZLA" ve/değil/||/<>/< AKILLA
- KONUŞMAK:
DİK ile/ve/||/<> TERS
- KONUŞMAK İÇİN SIRA/ZAMAN BEKLEMEK değil/yerine/>< ÖTEKİNİ DİNLEMEK
- KONUŞMAK ile/ve/değil/||/<> DEĞİNMEK
- KONUŞMAYA DEĞER KİŞİLERLE KONUŞMAMAK ile/ve/<> KONUŞMAYA DEĞMEZ KİŞİLERLE KONUŞMAK
- KONUŞTUĞU(MUZ)/KONUŞULAN SÖZCÜKLER/KELİMELER" değil KULLANDIĞI(MIZ)/KULLLANILAN SÖZCÜKLER/KELİMELER
- KONUSU OLMAK ile PARÇASI OLMAK
- KONUYU:
"DEĞİŞELİM" değil DEĞİŞTİRELİM
- KONUYU/SORUNU ...:
"ELE ALMAK" ile/ve/||/<> "MASAYA YATIRMAK"
- KONUYU:
YÜKSELTME ile/ve/||/<> DERİNLEŞTİRME
- KONUYU/"SORUNU" ELE ALMA:
ZAMANSAL/TARİHSEL ile/ve/||/<>/< KONU/SORUN İÇİNDE
- KONVANSİYONEL[İng. < CONVENTIONAL | Fr. < CONVENTIONNEL] değil/yerine/= GELENEKSEL | ALIŞILMIŞ
- KOORDİNE[Fr. < COORDINNE] değil/yerine/= EŞGÜDÜMLÜ
- KOPARMAK ile/ve/değil/||/<>/< YOLMAK
- KOPERNİK:
"MODERN ASTRONOMİNİN İLKİ" değil
ANTİK EVREN ANLAYIŞININ, SON TEMSİLCİSİ
- KOPMA:
(")İNCELDİĞİ(") YERDEN ile/değil/ne yazık ki "İNCİNDİĞİ/MİZ / İNCİTTİĞİ/MİZ" YERDEN
- KOPMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KIRILMA
- KOPMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< UZAKLAŞMAK
- KÖPRÜ ile CHOLUTECA KÖPRÜSÜ
[Honduras, fırtına ve kasırgalarıyla ünlü bir bölge. 1996 yılında, Choluteca ırmağı üzerinde yeni bir köprü inşâ etmeye karar verdiklerinde şiddetli hava koşullarına dayanmasını amaçladılar. Bir Japon firmasıyla antlaşma yapıldı ve onlar da çok sertleşebilen doğal güçlere dayanacak biçimde tasarlanmış sağlam bir köprü inşâ etti. Günümüzün tasarım ve mühendislik harikası olan yeni Choluteca köprüsü, 1998'de halkın hizmetine açıldı. Bireyler, ırmağın bir kıyısından öteki kıyısına geçerken yeni köprüye hayran kalmadan edemedi. Choluteca'nın gurur ve mutluluğuydu. O yılın Ekim ayında, "Mitch Kasırgası", Honduras'ı vurdu. Dört günde, -normalde altı aylık yağışa eşit olan- 190 santimetreküp yağmur yağdı. Her yerde yıkım oluştu. Choluteca ırmağı yükseldi ve tüm bölgeyi su bastı. Yedi bin kişi yaşamını kaybetti. Honduras'taki tüm köprüler, Yeni Choluteca köprüsü dışında yıkılmıştı. Bir sorun vardı. Köprü, olduğu gibi dururken, ona varan ve ondan çıkan yollar yok olmuştu. Önceden burada yol olduğuna gösterren en ufak bir belirti bile kalmamıştı ve hepsi bu kadar da değildi. Yaşanan taşkın, Choluteca ırmağını, yatağını değiştirmeye zorlamıştı. Yeni bir kanal yaratmıştı ve ırmak, artık köprünün altından değil yanından akıyordu. Sonuç itibarı ile köprü, kasırgaya dayanacak kadar sağlamdı ama hiçbir yere ulaşmayan bir köprü durumuna gelmişti. Dünya daha önce düşünemeyeceğimiz biçimlerde değişiyor. Ve Choluteca Köprüsü, çevremiz değiştikçe bize -kariyerimize, işimize, yaşamımıza- neler olabileceğinin harika bir örneği...] )
)- KOPUK/LUK ile/ BOŞ/BOŞLUK
- KOPUŞ ile/ve/değil/yerine/||/<>/> GİT-GEL
- KOPUŞ ile/ve/||/<> SÜREKLİLİK
- KÖR GÖZE PARMAK ile/ve/||/<> AVA GİDERKEN AVLANMAK ile/ve/||/<> CİN OLMADAN, ADAM ÇARPMAK ile/ve/||/<> DİMYAT'A, PİRİNCE GİDERKEN, ELDEKİ BULGURDAN OLMAK
- KOR ile KOR[< KOYAR]
- KORELASYON[Fr. < CORRELATION]["KOLERASYON" değil!] değil/yerine/= BAĞINTI
- KORKAĞIN "KILICI" ile/değil/yerine/>< CESURUN BAKIŞI
- KORKAK/LAR ile/ve/değil/yerine KAÇAN/LAR
- KORKAN ile/değil/yerine/>< GÜVENEN
- KORKMAK ile/ve "NE DER/LER?" [DÜŞÜNCESİ]
- KORKMAK ile/değil/yerine ONUN SEVİYESİNE İNMEMEK/DÜŞMEMEK
- KORKMAK ile/ve/değil/||/<>/< UTANMAK
- [ne yazık ki]
KORKMAZ ile/ve/||/<> UTANMAZ
- KORKU + BİLGİSİZLİK = NEFRET
- KORKU[PHOBOS] ile/ve/<> DEHŞET[DEIMOS]
- KORKU ile/ve/||/<> KIZMA/ÖFKE ile/ve/||/<> ÜZÜNTÜ/ÜZÜLME ile/ve/||/<> UTANMA/UTANÇ[>< AÇGÖZLÜLÜK] ile/ve/||/<> İĞRENME/TİKSİNTİ | ile/ve/||/<> SEVİNÇ(NEŞE)/COŞKU ile/ve/||/<> ŞAŞIRMA/ŞAŞKINLIK/HAYRET
)
)- KORKU ile/ve/değil/yerine TARİH BİLİNCİ
- KORKULACAK OLAN:
BİZİMLE AYNI DÜŞÜNCEDE OLMAYANLAR ile/değil/yerine AYNI DÜŞÜNCEDE OLMAYIP BUNU SÖYLEME CESÂRETİNDE OLMAYANLAR
- KORKULACAK OLAN:
KİŞİNİN KAZANDIĞI PARA değil "PARANIN KAZANDIĞI KİŞİ"
- KORKUNÇ/MÜHEVVİL[Ar. < HEVL] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İLGİNÇ
- KORKUYA DAYALI "SAYGI" ile/değil/yerine SAYGI
- KÖR/LÜK ile/ve/değil/||/<>/< DİKKATSİZ/LİK / ÖZENSİZ/LİK
- KORTE[İt. < CORTE]/FLÖRT[Fr./İng. < FLIRT] değil/yerine/= ÂŞIKTAŞLIK
- KÖŞE ile/ve/değil/yerine/>< GEZİ
- KÖSTEK değil/yerine/>< DESTEK
- KOTA KİNABALU ile/ve/<> KİNABALU MİLLİ PARKI
[Dünyanın en büyük çiçeği olarak kabul edilen, "Rafflesia Arnoldii"nin çapı 91 cm., kalınlığı 1.9 cm., ağırlığı ise 7 kg.] )
Kinabalu Dağı'nın zirvesinde çok iri bir inci ve onu sahiplenen bir ejderha varmış. Bu incinin ünü, sınırları aşıp Çin İmparatoru'nun kulağına kadar ulaşmış. İnciye sahip olma hırsıyla yanıp tutuşan imparator, inciyi kendine getirmesi için bir prensini bu dağa göndermiş.
Prens, henüz dağa çıkmadan, dağın eteğindeki bir köyde, güzel bir yerli kıza âşık olmuş ve onunla evlenmiş. Bir çocukları da olmuş.
Daha sonra görevini anımsayıp dağa çıkan ve ejderhaya görünmeden inciyi almayı başaran prens, Çin'e dönmek üzere bir gemiyle yola çıkmış. Ancak, yolda korsanlara yakalanan prens, hem canını kaybetmiş, hem de inciyi.
Bu olay, eşinin köyünde de duyulunca, yabancıları sevmeyen köy halkı, prensin dul eşiyle alay etmeye, aşağılamaya başlamış. Prensin güzel eşi, bu aşağılamalara daha fazla dayanamayarak, çocuğuyla birlikte kutsal dağın tepesinden aşağı atlamış.
Bu olaydan sonra da, bu kutsal dağa, "Kota Kinabalu" yani "Çinli'nin dul eşi" denilmiş. )
- KÖTÜ NİYET ("VAR") ile/değil/yerine/>< İYİ NİYET (YOK)
- KÖTÜ NİYETLİ/LİK ile/ve/değil/||/<>/< APTAL/LIK
- KÖTÜ ile/ve/||/<> DANDİK["DANDİKTEN" DEĞİL!)
- KÖTÜ ile/ve/değil/||/<>/< TEHLİKELİ
- [ne yazık ki]
KÖTÜ KULLANIM ile/ve/||/<>/> KÖTÜYE KULLANIM
- [ne yazık ki]
!KÖTÜLEME ile/ve/değil/||/<> !"YAKIŞTIRMA"
- KÖTÜLEMEK ile/değil/yerine NE OLDUĞUNU BELİRTMEK
- [ne yazık ki]
KÖTÜLERİN, "BASKISI" ile/değil/||/<> İYİLERİN, KAYITSIZLIĞI
- KAYGILAN/MAK / KORK/MAK:
KÖTÜLÜK EDENDEN VE ETTİĞİNDEN
ile/ve/değil/yerine/daha çok/||/<>/<
İYİLİK EDENDEN VE ETTİĞİNDEN
- KÖTÜLÜK ETME! ve/<> KUYU KAZMA!
- KÖTÜLÜK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İYİ OLANIN YOKLUĞU
- KÖTÜ/LÜK ile/ve/değil KISKANÇ/LIK / HASUT[Ar.]
- KÖTÜLÜKLERLE "YÜKSELMEK" değil/yerine/><
İYİLİKLERLE "KAYBETMEK"
- KÖTÜ/LÜK(TE) ile/ve/değil/yerine/>< İYİ/LİK(TE)
- KÖTÜMSER/LİK >< İYİMSER/LİK ile/değil/yerine/>< GERÇEKÇİ/LİK
- [ne yazık ki]
KÖTÜMSERLİK = BEDBİNLİK = PESSIMISM[İng.] = PESSIMISME[Fr.] = PESSIMISMUS[Alm.] = PESSIMUS[Lat.]
- KÖTÜMSER/LİK ile/ve/değil/||/<>/< DUYGUSAL/LIK
- KÖTÜMSERLİK değil/yerine/>< KONUŞABİLMEK
- [ne yazık ki]
KÖTÜMSERLİK:
ÇÖZÜM ARAMAMAK ve/||/<>/< ÇÖZÜMÜN BİR PARÇASI OLMAMAK
- KÖTÜYÜ, DOĞRUDAN GÖSTERMEK/ANLATMAK ile/ve/değil/yerine KÖTÜYÜ, DAHA KÖTÜSÜNÜ GÖSTEREREK GÖSTERMEK/ANLATMAK
- KÖY ENSTİTÜLERİ ile/ve/<> HALK EVLERİ
- KÖYLÜ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KÖY KÖKENLİ
- KOYUN ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< OYUN
- KÖZ ile/||/<> KÖZETLİG ile/||/<> KÖZNGÜ
[<
- KRAL[Sırpça]/DESPOT ile/değil/yerine/>< DEVLET ADAMI
- KRAL / KRALİÇE ile/ve/||/<>/> PRENS / PRENSES ile/ve/||/<>/> ARŞİDÜK/ARŞİDÜKA / ARŞİDÜŞES ile/ve/||/<>/> DÜK / DÜŞES ile/ve/||/<>/> KONT[Fr. < COMTE] ile/ve/||/<>/> VOYVODA ile/ve/||/<>/> VİKONT[Fr. < VICOMTE] ile/ve/||/<>/> BARON[Fr.] / BARONES ile/ve/||/<>/> ŞÖVALYE[Fr. < CHEVALIER] ile/ve/||/<>/> SÖR/SIR / DAME
En yüksek devlet otoritesini, kalıtım ya da soylularca seçilme yoluyla elinde bulunduran hükümdar. İLE/VE/||/<>/> Hükümdar ailesinden olan erkeklere verilen san. İLE/VE/||/<>/> Özellikle Habsburg hanedanının (Avusturya - Macaristan) erkek üyeleri için kullanılan bir san. İLE/VE/||/<>/> Büyük ve önemli bir toprak parçasını yöneten yüksek rütbeli soylu. | Bazı devletlerde prensten sonra gelen en yüksek soyluluk gösteren san. İLE/VE/||/<>/> Roma imparatorunun danışman olarak seçtiği kişi. | Derebeyi. | Erkekler için kullanılan bir "soyluluk" sanı. İLE/VE/||/<> Orta ve Doğu Avrupa'da, özellikle Balkanlar'da ve Polonya-Litvanya'da kullanılan bir askeri önder ya da yönetici sanı. İLE/VE/||/<>/> Belirli bölgeleri yöneten soyluluk sanı. İLE/VE/||/<>/> Küçük toprak sahibi ve yerel bir yönetici olabilir.[En düşük soyluluk sanlarından biri] İLE/VE/||/<>/> Eski Roma'da üç sınıftan ikincisinin üyesi olan yurttaş. | Orta Çağ Avrupası'nda özel eğitimle yetişmiş, belirli ülküler taşıyan, soylu, atlı savaşçı ve genellikle askeri hizmetler için kullanılan san.[Soylulukta en alt seviyededir.] | Derebeylik düzeninde soyluluk sanlarının en alt basamağı. | Günümüzde Fransız hükûmetinin verdiği şeref belgesi ve nişanı. İLE/VE/||/<>/> Bir kişiye şövalyelik sanı verildiğinde kullanılır. [Genellikle önemli hizmetleri ya da başarıları olan kişilere verilir.] )
- KRAL OLMAK ile/değil/yerine/>< BABA OLMAK
- KRAL ile RACA[Hintçe]
- KRAL(IN SÖZÜ) ile/ve/||/<> OZAN(IN SÖZÜ) ile/ve/||/<> KÂHİN(İN SÖZÜ)
- KRATER[Fr. < CRATÈRE] ile KRİTER[Fr. < CRITÈRE]
- KREASYON[Fr./İng. < CREATION] değil/yerine/= YARATI/YARATMA
- KREATÖR[Fr./İng. < CREATOR] değil/yerine/= YARATICI
- KRETASE[Fr. < CRETACE] değil/yerine/= İKİNCİ ÇAĞIN SON DÖNEMİ
- KRİMİNAL değil/yerine/= SUÇLA İLGİLİ
- KRİPTO[Fr. < CRYPTO] ile KRİPTO[Fr. < CRYPTO]
- KRİPTOLOJİ[Fr. < CRYPTOLOGIE] ile/ve/||/<>/> KRİPTOLOG[Fr. < CRYPTOLOGUE]
- RİSK YÖNETİMİ ile/ve/||/<>/> KRİZ YÖNETİMİ
- KRİZ ile/ve/||/<>/> "FABRİKA AYARLARI"NA DÖNÜŞ
- KRONOLOJİ[Fr. < Yun.] değil/yerine/= ZAMANDİZİN/OĞURBİLİM/OĞURDİZİN
- KÜ ile KÜÇ ile KÜÇ ile KÜÇ
[<
- KUBBET-üs-SAHRA ve/<> MESCİD-İ AKSÂ
- KÜÇÜK GÖRMEK ile/ve/<> KÜÇÜK DÜŞÜRMEK
- [ne yazık ki]
KÜÇÜK HESAP ile/ve/||/<>/>/< BİLGİSİZLİK
- [ne yazık ki]
!"KÜÇÜMSEMEK" ile/ve/||/<>/> KÜÇÜMSEDİĞİNE GEREKSİNİM DUYMAK/MUHTAÇ KALMAK
- KÜÇÜMSEMEK ile ÖNEMSEMEK/ÖNEMSEMEMEK
- KÜFÜR ETMEK/EDEN/ŞATİM[Ar. < ŞETM] ile/değil/yerine/>< ŞÜKÜR ETMEK/EDEN
- KÜFÜR[Ar. KÜFR] ile/ve/||/<> HİCÂB[Ar.]
- [ne yazık ki]
KÜFÜR ile/ve/değil/||/<> İNKÂR
- KÜL OLMAK" ile/ve/||/<> "GÜL OLMAK"
- KULLANAN ile/ve/değil/||/<>/< KULLANMIŞ
- [ne yazık ki]
KULLANILMAYAN METİN/KİTAP ||/<>/> MEZAR
- KULLANIM DEĞERİ ile/ve/<> DEĞİŞİM DEĞERİ ile/ve/<> SİMGESEL/GÖSTERİM DEĞERİ
- KULLANIM DEĞERİ ile/ve/<> UYGULANIM DEĞERİ
- KULLANIM/SAL ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İŞLEV/SEL
- KÜLLİYE ile CÜZZİYE(İSNAD'A BAĞLI)(NİCELİĞE/KEMMİYET'E GÖRE)
- KÜLLİYEN[Ar.] değil/yerine/= TAMAMEN, TÜMÜYLE
- KÜLT ile/değil/yerine/<> KÜLTÜR
- KÜLTÜR EKONOMİSİ ve/||/<> KÜLTÜR POLİTİKASI ve/||/<> KÜLTÜR YÖNETİMİ
- KÜLTÜR:
İÇGÜDÜ ve/>/+ İÇTEPİ ve/>/+ DÜŞÜNCE ve/>/+ İNANÇ
- KÜLTÜR:
İNANÇ ile/ve/> DEĞER ile/ve/> KURAL ile/ve/> YASA
- KÜLTÜR:
KÂĞIT ÜZERİNE ile/ve/||/<>/< KÂĞIT DIŞINDAKİ NESNELERLE
- KÜLTÜR ORTAKLIĞI ve/||/<> ORTAMI
- KÜLTÜR YAPITI ile/ve/||/<>/< BARBARLIK YAPITI
- KÜLTÜR ile/ve/||/<> GELİŞİM ODAKLI DEĞERLER KÜLTÜRÜ
- EKİN, ÖZGEN, "KÜLTÜR" = HARS = CULTURE[İng., Fr.] = KULTUR[Alm.] = CULTURA < COLERE:BAKMAK, ÖZENMEK[Lat.] = CULTURA[İsp.]
- KÜLTÜR ile/ve/değil/yerine İNSANLIK/İNSANLIĞIN KÜLTÜRÜ
- KÜLTÜR ve/||/<> TUTKU/COŞKU
- KÜLTÜREL GELENEK ile/ve FELSEFÎ GELENEK
- KÜLTÜREL GELENEK ile/ve/<> FELSEFÎ GELENEK
- KÜLTÜREL KOŞULLANMIŞLIKLAR ile/değil/yerine KÜLTÜREL COŞKULAR
- | (")KÜLTÜRLÜ(") ya da (")HOCA(") |
ile/değil/yerine/<>/>
BİLGE
İLE/DEĞİL/YERİNE/<>/>
Hem öğrenmeyi seven, hem de öğretmeyi seven. )
- KUMANDA[Fr. < COMMANDE] ile KUMANDA[Fr. < COMMANDE]
- KÜME ile/||/<> TOPLULUK/... TOPLULUĞU
- KÜN/KEVN[Ar.] ile/ve/||/<>/> AYN/TAAYYÜN[Ar.]
- KUPA ile/ve/||/<>/> MAÇA ile/ve/||/<>/> KARO ile/ve/||/<>/> SİNEK
Her rengin, onüç olması, bir mevsimde, onüç haftanın olmasına karşılık gelir.
Her rengin kartlarının değerini topladığımızda 91 eder. [1 + 2 + 3 + 4 + 5 + 6 + 7 + 8 + 9 + 10(Vale) + 11(Dam/kız) + 12(Rua/Papaz) + 13 = 91] (Bu da bir mevsimdeki gün sayılarını simgeler.) Yılda dört mevsim olduğundan, 91 x 4 = 364 gün olarak bir yıla karşılık gelir.
İki "Joker"den biri, yılı tamamlar.[364 + 1] İkinci "Joker" de dört yılda bir gelen "artık yıl"ın gün sayısını tamamlar.
Her mevsim, Rua/Papaz ile simgelenir. Mevsim değişikliğini de "As" sağlar. )
)- KURAL GÜDÜMLÜ YAPI İLKESİ ile ...
- KURAL ile/ve/||/<>/>/< GEREKSİNİM/İ
- KURAL ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KURUL
- KURALCILIKTA:
AKILSIZLAŞMA >< ROBOTLAŞMA
- KURALI KOYANIN DÜZENİ" değil/yerine KURALLARA DAYALI DÜZEN
- KURAM ile/ve/değil/||/<>/< ANLATI
- KURAM ile/ve/değil/||/<> YAKLAŞIM
(1996'dan beri)