TARİH (HISTORY)
- İLÂN[Ar.]/ANONS[Fr. < ANNONCE] değil/yerine/= DUYURU/DUYURMAK/DUYUT
- İLÂN[Ar.] ile/ve/||/<>/> İCAP/İCAB[Ar.]
- İLÂN[Ar.] ile/ve/||/<>/> KABUL[Ar.]
- İLE BİRLİKTE ile/ve/değil/||/<>/< İLE BİR
- ... İLE BAŞ ETMEK ile MÜCADELE ETMEK
- İLELEBET[Ar.] değil/yerine/= SÜRGİT
- ILENÇ/İLENÇ ile YAKINMA
[<
- İLERİ "DÖNELİK" değil İLERİ DÖNÜK/YÖNELİK
- İLERİ GİDEBİLMEK ve/||/<>/< GERİ GİDEBİLMEK
- İLERİ GİTME! ve/||/<> GERİDE KALMA!
- İLERİ:
SUNMAK ile/ve/||/<> SÜRMEK
- İLERİ SÜRME = İDDİA = ASSERTION[İng., Fr.] = BEHAUPTUNG[Alm.] = ASSERTIO < ASSERERE[Lat.]
- İLERİ ile/ve/değil KAPSAYICI
- İLERİCİ/LİK ile/ve/<> GENİŞ BAKIŞLI/LIK
- İLERİCİ/LİK ile/ve/||/<>/< ÖZGÜRLÜKÇÜ/LÜK
- İLERİYE SÜRMEK değil İLERİ SÜRMEK
- İLERLE(T)ME ile/ve/||/<> GENİŞLE(T)ME
- İLERLEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SÜRDÜRMEK
- İLERLEYİCİ/LİK ile/ve/||/<> YENİLİKÇİ/LİK
- İLETİŞİM KURAMADIK" ile/değil/||/<>/> ANLAŞAMADIK
- İLETİŞİM ile/ve/||/<>/>/< ULAŞIM ile/ve/||/<>/>/< ENERJİ
- İLGİ UYANDIRMAK ile/ve CAZİBE YARATMAK/OLUŞTURMAK
- İLGİ ile/||/<>/> BİLGİ ile/||/<>/> FARKINDALIK
- İLGİLENDİRİR ile BAĞLAR
- İLGİLENDİRMEK ile/ve/||/<> IRGALAMAK
- İLGİLEN(DİR)MEMEK ile/ve/değil/||/<>/>/< BAKMAMAK/DUYMAMAK (-YI YEĞLEMEK)
- İLGİLENME ile/ve/||/<> İLİŞKİLENME
- İLGİNÇ (OLAN) ile ESRARENGİZ (OLAN)
- İLGİNİN:
"KABARMASI" ile/ve/değil/yerine ARTMASI
- İLGİSİZ/LİK ile/ve/||/<> UZAK/LIK
Çâre bulunmaz bilirim yâreme,
Baksa tabibân-ı cihân çâreme,
Çare bulunmaz bilirim yâreme
Kast ediyor tîr-i müjen cânıma,
Gözlerin en son girecek kanıma,
Şerh edemem halimi cânânıma
Çare bulunmaz bilirim yâreme
)
- İLHÂK[Ar.] ile İŞGÂL[Ar. < ŞUGL]
- İLHAM ile İGVA/İĞVÂ'[< GAVÂYE]
- İLİŞKİ:
EMEK ile/ve/değil/||/<>/< ÖZEN
- İLİŞKİ:
KESİŞİMSEL ile/ve/değil/yerine/||/<> GEÇİŞLİ
- İLİŞKİLENDİRMEK ile/ve/değil/yerine/<>/> AN'A GETİRMEK
- İLİŞKİLEN(DİR)MEK ile/ve/||/<>/> DOKUMAK
- İLİŞKİ/Lİ ile/ve/değil/||/<>/< SIRA/LI
- İLİŞKİSEL/LİK ile/ve/||/<>/> İÇKİN/LİK
- İLİŞKİYİ:
YÜRÜYÜŞ GİBİ SÜRDÜRMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DANS GİBİ SÜRDÜRMEK
- İLK ARACIN GELİŞTİRİLMESİ ile/ve/<>/> İLK ARAÇ > YAZI ile/ve/<>/> YAZI > MATBAA ile/ve/<>/> MATBAA > BİLGİSAYAR ile/ve/<>/> BİLGİSAYAR > İNTERNET ile/ve/<>/> İNTERNET > BLOK ZİNCİR
- İLK "BASAMAĞINI" ATTI değil İLK ADIMINI ATTI
- İLK BATIK (TİCARİ) GEMİ : ULUBURUN
- İLK BİR HAFTA ile/değil/||/<> BİRİNCİ HAFTA
- İLK DENİZALTI (MODELİ) ile/ve/||/<>/> OSMANLI'DA DENİZALTI
- İLK DİL ile/ve EVRENSEL DİL
- İLK NEDEN ile/ve/||/<>/> YÖNELİM
- İLK ile/ve/değil BİLİNEN/BİLİNEBİLEN İLK
- İLK ile/ve/değil/||/<>/> ÖNCÜ
- İLKE ile/ve/||/<>/>/< ARKE ile/ve/||/<>/>/< ERKE
- İLKECE BİLİNÇLİ ile/ve/||/<> İLKECE BİLİNÇSİZ
- İLKEL ile/ve/değil/||/<> BİRİNCİL
- İLKEL = İPTİDAİ = PRIMITIVE[İng.] = PRIMITIF[Fr.] = PRIMITIV[Alm.] = PRIMITIVUS < PRIMUS[Lat.] = PRIMITIVO[İsp.]
- İLKE/LER ile/ve/<> KAVRAM/LAR
- İLKE/Lİ/LİK ile/ve/<> İŞLEV/SEL/LİK
- İLKEL/LİK değil/yerine/>< İLKELİ/LİK
)- İLKEL/LİK ile/ve/||/<> OLANAKSIZ/LIK
- İLKENİN:
GERÇEKLEŞTİRİLMESİ ile/ve/değil/||/<>/> DÜZENLEYİCİLİĞİ
- İLKESELLİK ve/||/<>/< ZORUNLULUK
- İLKESİZLİK ile/ve/= DÜŞÜNCESİZLİK
- ILLUSTRE ile/ve CARDINALE ile/ve REGALE ile/ve CURIALE
Kılavuz ve kural işlevi gören dil. İLE/VE
Ulusal bir hükümdarlığın sarayında yer almaya lâyık dil. İLE/VE
Hükümetin, yargının, bilgeliğin dili. )
- İLMEK İLMEK (İŞLEMEK/DOKUMAK)
- İLM-İ HEY'E(T) ile/= İLM-İ FELEK ile/= İLM-İ NÜCÛM/İLM el-NÜCÛM ile/= İLM-İ AHKÂM ile/= İLM-İ el-MİKAT
- İLM-İ MEDENİYE(T) ile/ve/||/<> İLM-İ SİYÂSE(T)
- İLTİFAT ile/ve/||/<>/>/< İTİBAR
- İLTİSÂK[Ar. < LÜSÛK] ile İRTİBÂT[Ar. < RABT]
- İLTİSAKLI[Ar.] değil/yerine/= İLİŞKİLİ
- İLÜSTRASYON ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SANAT
- İLÜZYON değil/yerine GÖZBAĞI
- İMAM('ın yap(ma)tığı) ile CEMAAT('in yapma(ma)sı gerekenler)
* İmam bayram namazlarındaki tekbirleri yapmazsa, cemaat de yapmaz.
* İmam dört rekatlı namazın ikinci rekatinde oturmazsa cemaat de oturmaz.
* İmam secde ayeti okuyup secde etmezse cemaat de etmez.
* İmam secde-i sehiv etmezse cemaat de etmez. )
- İMAN
Her ne kadar dinsel ve İslâmî bir terim olarak yerleşmişse de
her alanda/olguda kullanılabilir/kullanılabilmelidir.
( "Güneşin doğuşu" gibi doğadaki, bir şeyin "3 ya da 4 bacağı ile sürekli[dış etkenler devrede olmadan!] dik durabilmesi" gibi fizikteki ve
bilimdeki çeşitli kesinliklerde ve günlük yaşamdaki birçok olguda kullanılabilmesi olanaklı bir sözcüktür/terimdir. ) )
- İMAN ETTİM ve/||/<>/> TESLİM OLDUM
- İMAN:
İTİMAT ile/ve/||/<> KANAAT
- YAPI/İMAR:
"BARIŞI" ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> "AFFI"
- İMDAT[< İMDAD]/İSTİMDÂT[Ar. < MEDED/MEDD] değil/yerine/= YARDIM İSTEME
- İMGE:
CANLANDIRAN ile/ve/||/<>/< "CANLI"
- İMGE = HAYAL = IMAGE[İng., Fr.] = BILD, VORSTELLUNG[Alm.] = IMAGEN[İsp.]
- İMGE/LEME ile/ve/||/<> NESNE TAKLİDİ
- İMGELEM = MUHAYYİLE = IMAGINATION[İng., Fr.] = EINBILDUNGSKRAFT[Alm.] = IMAGINATIO[Lat.] = PHANTASIA[Yun.] = IMAGINACIÓN[İsp.]
- İMGESEL DÖNEM ile/ve/||/<>/> SİMGESEL DÜZEN
- İMGESEL ile/ve/||/<>/> SEZGİSEL ile/ve/||/<>/> KAVRAMSAL
- İMLÂ[Ar. MELV] ile/ve/||/<> İMLÂ[Ar. < MEL]
- IMMORAL/ITY[Fr./İng.] değil/yerine/= TÖRETANIMAZ/LIK
- İMPARATOR[İt. < IMPARATORE] değil/yerine/= İLHAN
- İMPARATOR ile/||/<> KAYSER[Ar. < KAYSAR]
- İMPARATORİÇELİK değil/yerine/= İLHATUN/LUK
- İMPARATORLUK ile/değil BÜYÜK KRALLIK
- İMPARATORLUK ile EMPERYALİZM
- İMTİHAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İMKÂN
- İMTİNÂ[Ar.] ile İSTİNKÂF[Ar.]
- İMTİNÂ-İ ÂDÎ ile/ve/<> İMTİNÂ-İ HAKİKÎ
- | "İNANAN" ile/ve/>< "KUŞKULANAN" |
değil/yerine/>
BAKMAYI BİLEN
- İNANÇ ile/ve/değil/yerine "BAKIŞ/GÖRÜŞ"
- İNANÇ ile/ve/değil/||/<> DAVRANIŞ
İnanç, düşüncenin pekişmiş/yoğunlaşmış hali, iman da inancın pekişmiş/yoğunlaşmış halidir. )
- İNANÇ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İNSANLIK
)- İNANÇ ile/ve/||/<> KÖK İNANÇ / ŞEMA
- İNANÇ ile/ve/değil/||/<>/< KURUNTU/VEHİM
- İNANÇ ile/değil/yerine/>< MANTIK
- İNANÇ ile/ve/değil/||/<>/< VARSAYIM
- İNANÇ" ile/ve/değil/||/<>/< "YORUM"
- İNANCI" değil/yerine ... DÜŞÜNCE VE İNANCI
- İNANÇLAR ile/ve/||/<> TEMEL İNANÇLAR
- İNANÇ/SIZLIK ile/ve/||/<> KUŞKU/ŞÜPHE
- İNANÇ"TA:
KATI "AKILCILIK" ile/||/<> "İMANCILIK" |
ile/değil/yerine/><
ELEŞTİRİCİ AKILCILIK
- İNANDIĞINI BİLMEK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/></< BİLDİĞİNE İNANMAK
- İNANDIRMAK ile/ve/||/<> İKNÂ (ETMEK)
- İNANILACAK (OLAN) ile/ve ALKIŞLANILACAK (OLAN)
- İNANIR ile/ve/<> ÖFKELİ İNANIR
- İNANMA ile/ve/değil/||/<>/>/< BIKMA
- İNANMADAN AİT OLMAK" ile/değil AİT OLMADAN İNANMAK
- İNANMAK/İNANÇ" ile/ve/değil/yerine/||/<> ÖNGÖRMEK/ÖNGÖRÜ/TAHMİN
- İNANMAK" ile/değil/yerine/>< ANLAMAK
- İNANMAK ile/ve/||/<> İKNA OLMAK
- İNANMAK ile/ve/değil/||/<>/< KABUL ETMEK
- İNANMAK ile "KAPTIRMAK"
- İNANMAK ile/ve/||/<> "YEMEK"/"YUTMAK"
- İNAT ETMEK ile/ve/||/<> PES ETMEMEK ile/ve/||/<> VAZGEÇMEMEK
- İNAT[Ar.] değil/yerine/= DİRETİ
- [ne yazık ki]
İNAT ile/ve/||/<>/>< KAYITSIZLIK
- İNAT/ÇI ile/ve/||/<> İNAK/ÇI
- İNCE "ELEYİP" SIK DOKUMAK değil İNCE EĞİRİP SIK DOKUMAK
- İNCELEMEK ile/ve/||/<>/>/< ARAŞTIRMAK ile/ve/||/<>/>/< SORGULAMAK
- İNCELEMEK ile İNCE ELEMEK
- İNCELEMEK ile/ve KURCALAMAK
- İNCELİK ile/ve/||/<>/> İYİLİK
- İNCELME ile/ve/||/<>/> KESKİNLEŞME ile/ve/||/<>/> YETKİNLEŞME
- İNCELTME (SİMGESİ) ile/ve/||/<>/< İNCELİK
- İNCİR ile YABANİNCİRİ
- İNCİTMEMEK ile/ve/||/<>/> İNCİNMEMEK
- INÇKIR ile/||/<> İNÇKİR ile/||/<> INGRAN/İNGREN
- İNDİRGEME ile/||/<> EŞLEŞTİRME
- İNDİRGEME = İRCA = REDUCTION[İng.] = RÉDUCTION[Fr.] = REDUKTION[Alm.] = REDUCTIO[Lat.] = REDUCCION[İsp.]
- [NE YAZIK Kİ]
İNDİRGEME ile/ve/||/<> SINIRLAMA/KISITLAMA
- İNDİRGEME ile/ve YAPAY/KABA "BAĞLANTI/LANDIRMA"
- [ne yazık ki]
İNDİRGEME ile/ve/değil/||/<> YOK SAYMA
- İNDİRGEMECİLİK ile/ve/||/<> GEREKİRCİLİK ile/ve/||/<> NESNELLİK
- İNDİRGEMEK" ile/değil/yerine/>< DAYANDIRMAK
- İNDİRGEMEK ile/ve/<> "DÜŞÜRMEK"
- İNDİRGEMEK" ile/ve/değil/ne yazık ki "DÜŞÜRMEK"
- İNDİRGEMEK ile/ve/||/<> EN AZINDAN
- İNDİRGEMEK ile/değil İNDİRMEK
- İNDİRGEMEK ile/ve/<>/> KALIPLAŞ(TIR)MAK
- İNDİRGEMEK" ile/değil/yerine SINIFLANDIRMA/TASNİF
- İNDİRGEMEK ile/ve/değil/||/<>/< SOYUTLAMAK
- İNDİRGEMEK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YALINLAŞTIRMAK/YALINLIK
- İNDİRGEMEK ile/değil/yerine YORUM/LAMAK
- İNEKSİZ KALMAK ile/değil/yerine/>< İNEĞİ KAZANMAK
)- İNFİAL değil/yerine/= KIZGINLIK/ÖFKE
- İngilizce'de Sıklıkla Yanlış Söylenilen 100 Sözcük ve Deyimler
Tüm ise, (ingilizce "Whole/All") ile karşılık bulur. Parça parça olsa da, çeşitli oranlarda eksiklikler de olsa istisnasız ve ayırımsız, tamamıyla/tümüyle kapsamadır.
Bütün elmalar, bütün bireyler, bütün arabalar, bütün kitaplar, bütün örnekler, bütün ayrıntılar, bütün parçalar olmaz! Parçalarının ayrı ayrı kullanılma durumu olmayanlar için gereksiz/yersiz/fazladan bir sözcüktür "bütün".
Bir saksıdaki çiçeğin tüm yaprakları söz konusuysa, "bütün yapraklar" dendiğinde, --her sözcüğün, kendi anlamını taşıdığı bilgisiyle--, ucu sararmış/kırılmış, bir parçası kopmuş yapraklar devredışı bırakılmış olur, ki biz tamamını, hepsini demek istiyoruzdur.
Fransızca'da "sans" ve "cent" sözcükleri "san" diye okunur. Fransızca'yı iyi bilmeyen birinin/birilerinin zamanında "sans numero"yu numarasız ["sans" = -sız] değil de 100 olarak zannetmiş olmasından kaynaklanmıştır tuvaletlere yüz numara denmesi. II. Dünya Savaşı sonrası da Amerikan kültürü ve deyimleri bizi çok etkilediğinden dolayı bu iki sıfır da kalktı onun yerine -"çok değerli bir tanımmış gibi"- WC kullanıldı. )
- İNHİTÂT[Ar.] ile/||/<> İNZİLÂL[Ar. < ZELÎL]
- İNİŞ >< ÇIKIŞ ile/ve/||/<> GİDİŞ >< GELİŞ
- İN'İSÂM[Ar.] ile/değil/yerine/>< İN'İSÂR[Ar.]
- İNKÂR ETMEK ile ANLAMAK
- İNKÂR:
KABUL ETMEMEK ile/değil/||/<> KARŞI GELMEK/ÇIKMAK
- İNKÂR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İNSAN
- İNKÂR[Ar.] ile/ve/||/<>/> İSYAN[Ar.]
- İNKÂRCI/LIK ile/ve/değil/||/<>/< KUŞKUCU/LUK
- İNKİLAP[Ar. < KELB] ile/değil İNKILÂP[Ar. < KALB]
- İNKITÂ[Ar.] ile KESİLME, ARASI KESİLME, TÜKENME, BİTME
- İNŞAALLAH ile/ve/<> MAAŞALLAH ile/ve/<> DUR BAKALIM
- İNŞAAT YÜKSEK MÜHENDİSİ değil YÜKSEK İNŞAAT MÜHENDİSİ
- İNSAN:
DÜNYANIN ve/||/<> TOPRAĞIN TUZU
)- İNSAN:
"ET/KEMİK" ile/ve/değil/||/<>/< ALGI
- İNSAN GELİŞİMİ KURAMCILARINDA:
MARGARET MAHLER ile/ve/||/<> JOHN BOWLBY ile/ve/||/<> SIGMUND FREUD ile/ve/||/<> ERIK ERIKSON ile/ve/||/<> JEAN PIAGET ile/ve/||/<> DANIEL STERN
- İNSAN/KİŞİ:
DOĞA ve/<> TARİH
- İNSAN OLANLARIN DÜŞÜNEBİLİYOR OLMASI ile/değil DÜŞÜNEBİLEN HERKESİN, İNSAN OLMASI
- İNSAN:
SOĞUKTA ile/ve/değil/>< (")KARANLIKTA(")
- İNSAN[Ar.]/ZÂT[Ar.] =/||/<>/< GÖZBEBEĞİ
- İNSAN ile/ve/||/<>/< MAYMUN/SÜRÜNGEN/BALIK
)
- İNSANA/KİŞİYE SIĞABİLEN/SIĞAMAYAN ve/=/||/<> EVRENE SIĞABİLEN/SIĞAMAYAN
- İNSANBİLİM'DE:
FARKLILAŞMA ile BİREYLEŞME
- İNSANCILIK = HUMANISM[İng.] = HUMANISME[Fr.] = HUMANISMUS[Alm.] = HUMANUS[Lat.]
- İNSANDAN/KİŞİ(LER)DEN:
"KONUŞMAK" değil SÖZ ETMEK/BAHSETMEK
- İNSANI İNSAN YAPAN" değil KİŞİYİ, İNSAN YAPAN ...DIR
- İNSANÎ KONULAR/DURUMLAR/OLAYLAR:
AŞILMASI GEREKEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ANLAŞILMASI GEREKEN
- İNSANİ YETKİNLİK ve/||/<>/> SİYASET
- İNSANI/KİŞİLERİ MAKİNELEŞTİRMEK ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> MAKİNELERİ İNSANLAŞTIRMAK
- İNSANIN İNSAN OLMASI ile/ve/||/<> BİREYİN/KİŞİNİN İNSAN OLMASI
- İNSAN(")LAR(") ile/değil/< KİŞİ/LER / BİREY/LER
"İnsanlar doğayı kirletiyor." tümcesi, 8 milyarın tamamının doğayı kirlettiğini yansıtır ya da varsayarken,
"Kişiler, doğayı kirletiyor." tümcesi, belirli bireylerin ya da topluluğun doğayı kirlettiğini tam olarak ya da daha yetkin ve doygun tanımlar.
Bu nedenle, anlamın doğru biçimde aktarılabilmesi için nasıl kullanıldığına olabildiğince özen göstermek gerekir. )
- İNSANLAŞMA:
KARADA ile/ve/değil/||/<>/>/< DENİZDE
- İNSANLAŞMA ve/||/<>/>/< "DERTLİLİK"
- İNSANLIĞI "KURTARMA" "İSTEĞİ" ile/değil/ne yazık ki/>< "İNSANLIĞA HÜKMETME İSTEĞİ"
- İNSANLIĞIN:
KARDEŞLİĞİ ve/||/<> BİRLİĞİ ve/||/<> ÖZGÜRLÜĞÜ
- İNSANLIK DURUMU(") ile/değil/ne yazık ki/>< ÖNYARGI
- İNSAN/LIK:
MAĞARADAN ve/||/<>/> MARS'A GİDEN VE SÜRECİ
- İNSANSI(HOMİNİD) ile/ve/||/<>/> İNSAN(HOMİNİN)
HOMİNİD ve HOMİNİN
İnsanın Evrimsel Sınıflandırması: Kapsamlı Çözümleme ve Karşılaştırma
Temel Tanımlar
- Goril
- Orangutan
- Şempanze
- Bonobo
- İnsan (Homo sapiens)
- Tüm fosil ataları
- Modern insan (Homo sapiens)
- Australopithecus türleri
- Neandertal
- Denisovan
- Homo erectus, Homo habilis
- İnsanın tüm doğrudan ataları
Taksonomi
Ayrıntılı Karşılaştırma
| Özellik | HOMİNİD (Hominidae) | HOMİNİN (Hominini) |
|---|---|---|
| Taksonomik Seviye | Aile | Kabile |
| Kapsam | Tüm büyük maymunlar + İnsan | Sadece insan |
| Üye Sayısı | ~15 - 20 yaşayan tür | Bir yaşayan tür (Homo sapiens) |
| Evrimsel Ayrılma | ~15 - 20 milyon yıl önce | ~7 milyon yıl önce |
| Coğrafi Dağılım | Afrika, Asya (doğal); Dünya geneli (insan) | Afrika kökeni; dünya geneli (bugün) |
| Yürüyüş Biçimi | Çeşitli (Knuckle-walking, bipedal, arboreal) | İki ayak üzerinde (Bipedal) |
| Beyin Oylumu | 300 - 1400 cc arası | 400 - 1400 cc (evrim boyunca artış) |
| Âlet Kullanımı | Basit (bazı türlerde) | Gelişmiş ve düzenli |
| Toplumsal Yapı | Değişken toplumsal öbekler | Karmaşık toplumsal organizasyon |
| İletişim | Sesler, jestler, yüz ifadeleri | Gelişmiş dil yeteneği |
Evrimsel Zaman Çizelgesi
Ayırt Edici Özellikler
Homininlere Özgü Özellikler
- Bipedalizm: Dik yürüme yeteneği
- Büyük beyin: Gövde oranına göre büyük beyin oylumu
- Küçük köpek dişleri: İndirgenmiş köpek dişler
- Âlet yapımı: Düzenli âlet üretimi ve kullanımı
- Dil yeteneği: Karmaşık iletişim düzeneği
- Ateş kullanımı: Denetimli ateş yönetimi
- Simgesel düşünce: Sanat ve kültür
Tüm Hominidlerde Ortak
- Kuyruksuzluk: Kuyruk yokluğu
- Büyük gövde: Görece iri gövde yapısı
- Uzun kollar: Daldan dala atlama yeteneği
- Gelişmiş görme: Derinlik algısı
- Toplumsal yaşam: Topluluk olarak yaşama
- Uzun yaşam: Yavaş gelişim ve uzun yaşam
- Sorun çözme: Temel bilişsel yetenekler
Önemli Fosil Örnekleri
| Tür Adı | Sınıflandırma | Yaş (MYÖ) | Önemli Özellikler | Bulunma Yeri |
|---|---|---|---|---|
| Sahelanthropus tchadensis | Hominin | 7 | En eski olası hominin, bipedal? | Çad |
| Australopithecus afarensis | Hominin | 3.9 - 2.9 | "Lucy" fosili, kesin bipedal | Etiyopya |
| Homo habilis | Hominin | 2.8 - 1.5 | İlk Homo, âlet yapıcı | Tanzanya |
| Homo erectus | Hominin | 1.9 - 0.1 | Afrika dışına göç, ateş kullanımı | Afrika, Asya |
| Homo neanderthalensis | Hominin | 0.4 - 0.04 | Avrupa'ya uyum, kültürel gelişim | Avrupa, Batı Asya |
| Homo sapiens | Hominin (Yaşayan) | 0.3 - Günümüz | Modern insan, gelişmiş kültür | Dünya geneli |
| Gigantopithecus | Hominid | 2 - 0.3 | Dev maymun, soyu tükenmiş | Asya |
Terminolojinin Tarihsel Gelişimi
Eski Kullanım (1990 öncesi)
- Hominid: Sadece insan ve ataları
- Pongid: Büyük maymunlar (goriller, şempanzeler, orangutanlar)
- İnsan ve maymunlar ayrı aileler olarak görülürdü
Modern Kullanım (1990 sonrası)
- Hominid: Tüm büyük maymunlar + insan
- Hominin: Sadece insan soyu
- DNA çözümlemeleri, insanın büyük maymunlarla yakın akraba olduğunu gösterdi
- Filogenetik sınıflandırma düzenine geçiş
Moleküler çalışmalar, insanın şempanzelerle gorillere orangutanlardan daha yakın akraba olduğunu kanıtladı. Bu nedenle, taksonomik sınıflandırma, evrimsel ilişkileri yansıtacak biçimde güncellendi.
Özet ve Anahtar Noktalar
Anımsanması Gereken Ana Noktalar:
- Her hominin, bir hominiddir, ancak her hominid, bir hominin değildir.
- Hominid = Aile düzeyi (büyük maymunlar + insan)
- Hominin = Kabile düzeyi (sadece insan soyu)
- Homininler, yaklaşık 7 milyon yıl önce şempanzelerden ayrıldı.
- İki ayak üzerinde yürüme(bipedalizm), homininlerin ayırt edici özelliğidir.
- Günümüzde, Homo sapiens, hominin soyunun tek yaşayan üyesidir.
- Modern veri ve terimlerle DNA kanıtlarına dayanarak güncellenmiştir.
(1996'dan beri)