Üç(3) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 17.938 başlık/FaRk ile birlikte,
17.938 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(55/73)
- RÜYA ile/ve/<> MİT
( Bireysel. İLE/VE/<> Toplumsal. )
( Bireysel mitlerdir. İLE/VE/<> Ortak rüyalardır. )
- RÜ'YET ile ...
( GÖRME, BAKMA, GÖRÜLME, GÖRÜŞ | İDARE ETME, ÇEVİRME, YÖNETME | ARAŞTIRMA )
- YEL/RÜZGÂR ile/ve/<> ATEŞ
- YEL/RÜZGÂR ile BELÎL[Ar.]
( ... İLE Yağmurlu, serin rüzgâr. | Islanmış şey. )
- RÜZGÂR ile FÖN
- YEL/RÜZGÂR[Ar.] ile SAM/BÂRİH[Ar. çoğ. BEVÂRİH]
( ... İLE Çölden esen yel, samyeli. | Sıcak ve şiddetli yel. )
- RÜZGÂR[Fars. :Çağ.] değil/yerine/= YEL
- RVAD/RIGHT VENTRICULAR ASSIST DEVICE[İng.] değil/yerine/= SAĞ KARINCIK DESTEK AYGITI, SAĞ VENTRİKÜL DESTEK AYGITI
- RZK >/<> ZKR >/<> KZR
( RIZK > ZİKİR > KAZÛRÂT [~] )
( Doğadan kişiye/hayvana. > Kişide/hayvanda. <> Doğaya. )
( Gıda > Sindirim/işleme[Besin/posa] <> Dışkı/gübre-toprak/su-gıda )
- S ile 5 <> Z ile 2
- S İLE P İLE D İLE F İLE G İLE H İLE İ ile/||/<> ORBİTAL TÜRLERİ
( Atomik orbitallerin açısal momentum kuantum sayısına göre sınıflandırılması. )
( Formül: 2(2l+1) elektron kapasitesi )
- s. op. s.[Lat. < SO OPUS SIT] değil/yerine/= GEREKTİĞİNDE, GEREK GÖRÜLÜRSE
- SÂ' ile SÂ' ile SAA/SİA[Ar. < VÜS'AT] ile -SÂ[Fars.] ile -SÂ/Y[Fars.]
( S harfinin Arapça adı. İLE Bin dirhemlik bir hubûbat ölçeği. İLE Genişlik, bolluk. | Güç, takat. İLE Benzetme edatı olan "âsâ"nın hafifletilmişi.[ANBER-SÂ: Anber gibi. | GAYR-SÂ: Gayır gibi.] İLE "süren/sürücü" anlamlarıyla birleşik sözcükler yapar.[CEBHE-SÂ: Yüz süren. | CEBÎN-SÂ/Y: Alın süren.] )
- ŞAAŞA/LI ile ŞAH ŞAHA/LI
- SAAT GEÇ OLDU/OLMUŞ" değil GEÇ OLDU/OLMUŞ
- CLOCKWISE[İng.] / DANS LE SENS DES AIGUILLES D'UNE MONTRE[Fr.] / IN DER RICHTUNG DES UHRZEIGERS, IM UHRZEIGERSINN[Alm.] ile/değil/yerine/= SAAT YÖNÜ
- SAAT ile SAAT DAİRESİ ile KUM SAATİ ile SAAT İBRESİ ile SAATLİK ile SAAT
( HOUR vs. HOUR CIRCLE vs. HOUR GLASS vs. HOUR HAND vs. HOURLY vs. HOURS )
( مدت کم ile ساعت ile ساعته ile نصف النهار ile ساعت ريگي ile ساعت شمار ile ساعتي ile ساعات )
( MADAT KAM ile SAAT ile SAATEH ile نصف النهار ile SAAT RYGY ile SAAT SHMAR ile SAATY ile SAEAT )
- SAAT'TE:
GEÇİYOR, GEÇTİ ile VAR, KALDI
( Saat başından, 30 olana kadarki geçen tüm zaman, 5/10/15(ya da çeyrek)/20/25 "geçiyor, geçti" olarak tanımlanır. İLE 30'dan sonraki, saat sonuna/öteki saat başına kadarki zaman, 25/20/15(ya da çeyrek)/10/5 "var, kaldı" olarak tanımlanır. 30'dan sonrakiler için kesinlikle 35/40/45/50/55 geçiyor gibi bir tanım kullanılmaz, olmaz! Ayıptır, küçük düşürür. Dikkatsiz, amatör, bilgisiz ve bilinçsiz imajı oluşturur etrafta. )
- ŞA'B[çoğ. ŞUÛB] ile ŞÂB/ŞÂBB[Ar. < ŞEBÂB | çoğ. ŞÜBBÂN] ile ŞÂB[Fars.]
( Cemaat, taife, kabile. | Kızıldeniz'den çıkarılan dallı budaklı taşlar. | Bölünmüş, parçalanmış şey. | Kafatasındaki çatlaklık. İLE Genç, delikanlı; yiğit. İLE Şap. )
- SABATİER İLE LANGMUİR-HİNSHELWOOD İLE ELEY-RİDEAL ile/||/<> KATALİZ MEKANİZMALARI
( Heterojen kataliz reaksiyon yolları. )
( Formül: r = kθAθB (L-H) )
- KANÛN-İ ZEVÂYÂ-İ SÂBİTE[Osm.] / LAW OF CONSTANT ANGLES[İng.] / LOI DES ANGLES CONSTANTS[Fr.] ile/değil/yerine/= SABİT AÇILAR YASASI/KANUNU
- CONSTANT BOILING HCL[İng.] ile/değil/yerine/= SABİT KAYNAYAN HCL
- BASE LOAD CONSUMPTION[İng.] / CONSOMMATION EN RUBAN[Fr.] / BANDVERBRAUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= SABİT YÜK TÜKETİMİ
- SABİT ile/ve TEK
( FIXED vs./and UNIQUE )
- SABİTLEMEK ile SABİTLEŞMEK ile SABİTLEŞTİRMEK ile SABİTLEŞEBİLMEK ile SABİTLEŞTİRİLMEK ile SABİ ile SABİT/LİK ile SABİT KUR ile SABİT FİKİR ile SABİT KALEM ile SABİT FİKİRLİ/LİK ile SABİT POLİNOM
- Sabır için SUS!!!
- Sabır törpüsü olmamak için SUS!!!
- SABUN ile BUZ
( SOAP vs. ICE )
- SABUN ve KİL
- SABUNLAMAK ile SABUNLANMAK ile SABUNLAŞMAK ile SABUNLAŞTIRMAK ile SABUN/LUK ile SABUNCU/LUK ile SABUNLU ile SABUNSUZ ile SABUN OTU ile SABUN TAŞI ile SABUN TOZU ile SABUN AĞACI ile SABUN BALIĞI
- SAÇ-BAŞ (DARMADAĞIN)
- SAÇ BOYAMADA:
9 ve/> ÜSTÜ
( Saç boyama sayısı, 1 yılda, 9 ve üzeri sayıda ise kanser riski büyük oranda artmaktadır. )
- SAÇ/SAKAL/KIYAFET DÜZELTMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HUY DÜZELTMEK
- SAÇ EKİMİNDE:
FUT ile/değil/yerine/> FUE
- SAÇ EKİMİNDE:
MİKROMOTOR ile FUE İĞNESİ
( )
- SAÇ:
JÖLELİ ile/ve/değil/yerine ISLAK
- SAÇ RENGİ AÇMADA:
SOMBRE ile/değil/||/<> OMBRE
( En fazla 4 ton açık renk yeğlenebilir. İLE Saçın doğal tonundan 7 ton daha açık renkler yeğlenebilir.[Saçların doğal rengi fark etmeksizin çok farklı tonda uygulanabilmektedir.] )
- SAÇ SAÇA ile BAŞ BAŞA
- SAÇ ile AHCEN
( Kıvırcık saç. )
- SAÇ ile A'SAC
( ... İLE Saçı, alnı üzerine dökülmüş. )
- SAÇ ile BELİK/BÖLÜK
( ... İLE Saç örgüsü. | Saç örgüsünün omuzlardan aşağı uzanan bölümü. )
- SAÇ ile BİR TUTAM SAÇ
( HAIR vs. STRAND )
- SAÇ ile/ve KIL
( Kafa derisinde bulunan deri uzantısı/artığı. İLE/VE Gövdede bulunan deri uzantısı/artığı. )
( MÜCA'AD[< CA'D]: Kıvırcık, kıvrılmış, lülelenmiş saç. )
( GİSÛY-İ MÜFETTEL: Örülmüş saç. )
( ÇEVGÂN-I SÜNBÜL: Sevgilinin saçı. )
( HAIR/TRICHO vs./and A HAIR OF HAIR )
- SAÇ ile/<> LEPİSKA[Leipzig kentinin adından]
( ... İLE/<> Uzun, sarı ve yumuşak saç. )
- SAÇ ile/değil POSTİŞ[İt.]
( ... İLE/DEĞİL Kadınların, genellikle başlarının arkasına taktıkları ek saç. )
- SAÇ ile SAÇ DÖKÜLMESİ ile SAÇ AYIRICI ile SAÇ TELİ ile SAÇ KESİMİ ile TÜYSÜZ ile SAÇ KURDU
( HAIR vs. HAIR LOSS vs. HAIR SPLITTER vs. HAIR STRAND vs. HAIRCUT vs. HAIRLESS vs. HAIRWORM )
( مو ile گيسو ile گيس ile شعر ile موي سر ile زلف ile طاسي سر ile مو شکاف ile تار مو ile موچيني ile بيمو ile بي مو ile کم مو ile بي کرک ile بدون کرک ile پيوک )
( MO ile GYSO ile گيس ile SHER ile MOY SAR ile ZELF ile TASY SAR ile MO SHKAF ile TAR MO ile MOOCHYNEY ile بيمو ile BEY MO ile KAM MO ile BEY KARK ile BEDON KARK ile PEYVAK )
- SAÇ ile/değil SAC ile/değil SAÇ
( Baş derisini kaplayan kıllar. İLE Yassı demir çelik ürünü. | Bu nesneden yapılmış dışbükey pişirme aracı. | Sactan yapılmış olan. İLE Kuyrukluyıldız çekirdeğini saran, ışıklı gazyuvarı. )
- SAC ile SAÇ ile SAÇ KREMİ ile SAC BÖREĞİ ile SAC EKMEĞİ ile SAC KEBABI ile SAÇ ÖRGÜSÜ ile SAC KAVURMASI
- SAÇ ile/||/<> SEÇ
( Gelişigüzel ayırmak[dağılmışlar arasından]. İLE/||/<> Beğenip ayırmak[derilmişler arasından]. )
- SAÇ ile/ve/<> TIRNAK
( Saç ve tırnaklar ölümden sonra uzamazlar! [Ölümde gövde su kaybettiğinden dolayı deri sıkılaşır, bu da saç ve tırnağın uzadığı yanılgısına neden olur.] )
( "Saç, sefadan; tırnak, cefadan uzar." )
( Baş derisini kaplayan kıllar. İLE İnsanda ve çoğu omurgalı hayvanda parmak uclarının dış bölümünü örten boynuzsu tabaka. | Kanca gibi araçların kıvrık yeri. | Gemi demirinin ucundaki yassı parça. | Ciltçilikte tek yaprakları büküp cildi birleştirebilmek için bir yanında bırakılan şerit durumundaki kenar. | Heykel dökümünde, kalıp parçalarının birleştirilmesinde kolaylık sağlamak amacı ile yapılan dişlerin her biri. | Kanun çalmakta kullanılan mızrap. | Tenekecilerin delik açmak için kullandığı alet, keski. | Tırnak işareti. )
( ŞA'R ile/ve/<> ZIFR )
- SAÇ ile ZAÇ[Ar.]
( ... İLE Kükürtle demir bileşimlerinden biri. )
- SAÇALAMAK ile SAÇABİLMEK ile SAÇALANMAK ile SAÇAKLANMAK ile SAÇAK ile SAÇAKLI ile SAÇAK KÖK ile SAÇAK BULUT
- SAÇI KEL değil KAFASI KEL
- SAÇLARDA:
GÜR ile YOĞUN
- SAÇMA(SAPAN) ile KELALÂKA
- SAÇ-SAKAL (BİRBİRİNE KARIŞMIŞ)
( Bakımsızlığı, özensizliği betimler. )
- SÂD/SÂDD[Ar. < SEDD] ile SÂD ile SA'D ile SAD ile SAD[Fars.]
( Kapayan, örten. | Aksu, göz perdesi. İLE Göz ağrısı/hastalığı. İLE Kutluluk. | Uğur. | Kutlu, uğurlu.[SA'D-ÜD-DÎN/SÂDETTİN: Dini uğurlu, kutlu kılan.] İLE Osmanlı ve Arap abecesinin onyedinci harfidir.[ebced hesabında 90 sayısının karşılığıdır] İLE Yüz/100. )
- ŞÂD[Fars.] değil/yerine/= NEŞELİ, SEVİNÇLİ
- ŞAD ile ŞAT
- SAD :/yerine ÜZGÜN
- SADÂ ve/<> EDÂ
- SADÂKAT ile/değil/yerine SAF BAKIŞ
- SADAKAYI:
SAKAT DİLENCİYE VERMEK ile/ve/değil/||/<>/< YOKSUL FİLOZOFA VER(E)MEMEK
( Bir gün, kötürüm ya da kör olmaktan korktuklarından, "gözünden/gördüklerinden akıllı" olmalarından dolayı. İLE Gün gelip de, felsefenin içinde olacaklarını düşünememekten dolayı. )
- SADASHIVA ile/||/<> SAT-SANG ile/||/<> SADANUBHAVA
( Sürekli güzellik, sürekli refah. @@ Doğru ve bilge kimselerle beraberlik. @@ Ebedi Gerçeğin deneyimi. )
- SAD-CHİT ile ...
( Evrensel potansiyelin, aşkın(transandantal) durumu. )
- SADDLE-NODE İLE HOPF İLE PİTCHFORK İLE TRANSCRİTİCAL ile/||/<> BİFURKASYON TÜRLERİ
( Parametre değişiminde davranış değişimi. )
( Formül: ẋ = μ ± x² (saddle-node) )
- SÂDE[Fars.]/SÂF[Ar.] değil/yerine/= ARI/YALIN
- SADECE ..., SADECE ..., SADECE ... (DEĞİL) değil/yerine/= TEK BİR ŞEY (DEĞİL)
- SADECE ... ile/||/<> BİR TEK ...
- SADECE ve/<> HER ZAMAN
( ONLY vs./<> ALWAYS/FOREVER )
- SADECE/SIRF ile "DAHA ÇOK"
( ONLY/MERE/SHEER vs. "MOSTLY" )
- SADEFE[Ar.]/SCALE[İng.]/ÉCAILLE[Fr.] ile PUL
( Balık pulu. )
- SADELEŞME ile ÖZE DÖNÜŞ
- SADELEŞMEK ile SADELEŞTİRMEK ile SADELEŞEBİLMEK ile SADELEŞTİRİLMEK ile SADE/LİK ile SADET ile SADECE ile SADE KEK ile SADE KAHVE ile SADE BİRİMLER BÖLÜĞÜ
- SADRAZAM TORUNU değil SADRAZAM'IN SOL TAŞAĞI
- PURE VISCOSITY[İng.] / VISCOSITÉ PURE[Fr.] ile/değil/yerine/= SAF AĞDALILIK
- PURE GERMANIUM DETECTOR[İng.] / DÉTECTEUR AU GERMANIUM PUR[Fr.] / REINSTGERMANIUMDETEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SAF GERMANYUM DEDEKTÖRÜ
- SAF HAKİKAT ile/ve/<> EBEDÎ ÖZ
- SAF İLE UYGULAMALI ile/||/<> MATEMATİK İKİLİĞİ
( Kuramk ve pratik matematik. )
( Formül: Teori ↔ Uygulama )
- SAF KÜLTÜR TEKNİĞİ ile/||/<> KARIŞIK KÜLTÜR
( Saf kültür tek tür mikroorganizma içerir İLE karışık kültür birden fazla tür içerir. Koch agar plak yöntemi ile saf kültür elde etti İLE bu sayede bakterileri tek tek inceledi. Saf kültür bakteriyolojinin temel tekniğidir. )
( Robert Koch tarafından 1881 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1843-1910) (Ülke: Almanya) (Alan: Mikrobiyoloji) (Önemli katkıları: Bakteriyel hastalık teorisi, Koch postülatları, bakteriyel kültür teknikleri) )
- SAF OLMAYAN ile KİRLİLİK
( IMPURE vs. IMPURITY )
( ناپاک ile پلشت ile ژيژ ile غير خالس ile ناسره ile ناخالص ile ناصاف ile ناخالصي ile نجاست ile ناپاکي )
( NAPAK ile POLSHT ile ZHYZH ile غير خالس ile NASAREH ile NAKHALES ile NASAF ile NAKHALESY ile NAJAST ile ناپاکي )
- SAF SU ile ÇOK SAF SU/İLETKENLİK SUYU
( ... İLE Öz iletkenliği 18°C'de ve vakumda 4x10¯7; OHM¹ cm¹ olan çok saf su. )
- SAF/TEMİZ":
ÇOCUKLAR ve/||/<> ŞEHİTLER
- SAF ile/ve/||/<> A PRIORI
( Ampirik deneyimden gelmeyen. İLE/VE/||/<> Ampirik deneyim ile birlikte geçerli/var/kaim olsa da evrensel ve zorunlu olan. )
- SAF ile/ve/||/<> ALIK
- SAF ile/ve ANLAMLI
( PURE vs. MEANINGFUL )
- SAF ile DEĞERSİZ
( Kişiler, kendini ya da başkalarını beslerken, saf ve anlamlıyla, değersizi birbirinden ayırd etmeyi bilmelidir. )
( PURE vs. WORTHLESS )
- SAF ile/ve/< SADE[Fars. < SÂZEC]
( Bir maddenin, kavramın ve/ya da ...'nın kendi özünden/doğasından uzaklaşmadığı kadar ve dışarıdan etkilenmediği derecede bulunduğu hal. İLE/VE Bir maddenin ve/ya da kavramın etkilendiği dış faktörlerin olabildiğince alt seviyede/kıvamda tutulup, fazlalılığa/aşırılığa/lükse gitmeme/kaçmama hali. )
( Sadelikten şaşmamak doğrudur. )
( Saflaşın, dikkatli ve uyanık olun, hazır bulunun. )
( Be pure, be alert, keep ready. )
( PURE vs./and SIMPLE )
- SAF ..." ile/ve/<> "SADECE ..."
- SAF[Ar. < SAFF] ile SÂF[Ar. < SAF]
( Sıra. İLE İçine başka şeyler karışmamış olan, katışıksız, doğal, halis, has, öz, som. | Çevresinde olup bitenleri anlayamayan, kurnazlığa aklı ermeyen, zekâ ve kavrayıştan yoksun olduğundan, kolay kandırılabilen kişi, avanak, bön, safderun, safdil. | İyi niyetli, art niyetsiz. )
- SAF[Osm.] ile/değil/yerine/= SAF
- SAF ile/ve/değil/||/<> SAFA YATAN
- SAF ile SAFİ ile SAF SU ile SAF DIŞI/LIK
- SAF ... değil SALT ...
- ŞAFAK[Ar. < ŞEFAK] değil/yerine/= TAN
( Güneş doğmadan az önce beliren aydınlık. )
- SAFF[Ar. çoğ. SUFÛF] ile SÂF[Ar.]
( Dizi, sıra. İLE Sade, arı, katıksız. | Kurnazlığa aklı ermeyen, kolaylıkla aldatılabilen. )
- SAFHA[Ar.]/MERHALE[Ar. < RİHLET]/FAZ[Fr. < Yun.] değil/yerine/= EVRE/AŞAMA
( Bir olayda, birbiri ardınca görülen ve/ya da beliren, gelişen değişik durumların her biri. | Menzil, konak, aşama. | İki menzil, konak arası. | Bir günlük yol. )
- SAFHINI BELİRLEMEK/BİLMEK ile/ve SAF OLMAK/KALMAK
- SAFİR değil/yerine GÖKYAKUT
( Mavi renkli, değerli bir korindon türü. )
- SÂFİYET (AHLÂKI) ile/ve/> İRFANİYET (AHLÂKI) ile/ve/> AŞK (AHLÂKI)
( Saflaşmadıkça, kapı/lar açılmaz. )
( MORALS OF PURITY vs./and MORALS OF WISDOM vs./and MORALS OF LOVE )
- SAF/LAŞTIRILMIŞ AKIL ile/ve/= NİYET ile/ve/= KALP
( PURIFIED REASON vs./and INTENTION = HEART )
- SAF/LIK ile/ve/değil İYİ HUYLU/LUK
( EUETHEIU ile/ve/değil ... )
- SAF/LIK ile/ve/değil İYİ NİYETLİ/LİK
- SAF/LIK ile KATIŞIKSIZ/LIK, KATIKSIZLIK
( PURE vs. UNADULTERATED )
- SAFLIK ile SAF
( CREDULITY vs. CREDULOUS )
( ساده لوحي ile زودباوري ile زودباور ile ساده لوح )
( SADEH LOHY ile ZUDBAVARY ile ZUDBAVAR ile SADEH LOH )
- SAFLIK ile SAF
( GULLIBILITY vs. GULLIBLE )
( گول خوري ile زود باوري ile فريب خوري ile گولخور ile ساده لوح )
( GOL KHORY ile ZUD BAVARY ile FARYBE KHORY ile GOLKHOR ile SADEH LOH )
- BILE SALTS[İng.] / SEL BILIAIRE[Fr.] / GALLEN SALZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SAFRA TUZLARI
- SÂF/SAFF[Ar. çoğ. SUFÛF] ile SÂF/SÂFÎ[Ar. < SAFÂ, SAFVET] ile SAFH[Ar.]
( Dizi, sıra, camide cemaatin sırası. İLE Temiz, katkısız, karışık olmayan, halis. | Bön, kolay aldanabilen, kurnazlığa aklı ermeyen. İLE Yüz çevirme. | Affetme, suç bağışlama.[AFV] )
- SAĞ AKCİĞER ile/ve SOL AKCİĞER
( 3 bölüm[lob] vardır.[üst-orta-alt] İLE/VE 2 bölüm[lob] vardır.[üst-alt] )
- SAĞ/SOL BEYİN değil SAĞ/SOL YARIMKÜRE
- RIGHT-HAND RULE[İng.] / RÈGLE DE LA MAIN DROITE[Fr.] / DREIFINGERREGEL (RECHTE HAND), RECHTGÄNGIGE REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SAĞ EL KURALI
- RIGHT-HAND POLARIZATION[İng.] / POLARISATION DROITE[Fr.] ile/değil/yerine/= SAĞ EL KUTUPLANMASI
- RIGHT-HAND HELICITY[İng.] / HÉLICITÉ DROITE[Fr.] / RECHTER HELICITY[Alm.] ile/değil/yerine/= SAĞ EL SARMALLIĞI
- RECHTGÄNGIGE POLARISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= SAĞ ELLİ KUTUPLANMA
- RECHTGÄNGIGE SPIRALE[Alm.] ile/değil/yerine/= SAĞ ELLİ SARMAL
- OMUZ:
SAĞ ile/ve/<> SOL
( Kişinin, %80'inin sağ omuzu, sol omuzundan düşüktür. İLE/VE/<> Kişinin, %20'sinin de sol omuzu, sağ omuzundan düşüktür. )
- SAĞ SALİM değil/yerine/= SAĞ SAĞLAM/SAĞ ESEN/ESENLİKLE
- SAĞ-SOL
- SAĞ ile ...
( ULVİYYET | YEMÎN )
- SAĞ ile/ve/||/<>/> SELÂMET
( Sen. İLE/VE/||/<>/> Ben. )
- SAĞ ile/ve SOL
( Kalbin olduğu taraf soldur. )
( REST ile/ve ÇEP )
( Arkadan biri ittiğinde ilk atılan adım/ayak, hangi tarafta daha yoğun/öncelikli olduğunuzun göstergesi olabilir. [özellikle snowboard'ta]
RIGHT vs./and LEFT )
- SAĞ ile ZAĞ/KILAĞI
( ... İLE Taş üzerinde bilenen bir kesici aracın, keskin yüzüne yapışan ve aracın iyi kesebilmesi için yağlanmış yumuşak taşla kaldırılması gereken çok ince çelik parçaları. )
- SAĞALTIM/TERAPİ:
TEK KİŞİLİK ile/ve/||/<> İKİ KİŞİLİK
- SAĞDUYU = HASSE-İ SELİME = GOOD SENSE[İng.] = BON SENS[Fr.] = GESUNDER VERSTAND[Alm.]
- SAĞILMAK ile SAĞIRLAŞMAK ile SAĞI ile SAĞIM/LIK ile SAĞIN ile SAĞIR/LIK ile SAĞIMLI ile SAĞIR KEF ile SAĞIR NUN ile SAĞIR KAPI ile SAĞIR RENK ile SAĞIR DUVAR ile SAĞIR YILAN ile SAĞIR DİLSİZ ile SAĞIR PUSULA ile SAĞIR PENCERE ile SAĞIM MAKİNESİ ile SAĞIN BİLİMLER ile SAĞIR MİKROFON
- SAGİTTARİUS A* (SGR A*) ile/||/<> M87 KARA DELİĞİ
( Sgr A* Samanyolu merkezinde 4 milyon güneş kütlesi İLE M87 kara deliği 6,5 milyar güneş kütlesidir. Sgr A* 26 bin ışık yılı uzakta İLE M87 55 milyon ışık yılı uzaktır. İki kara delik EHT tarafından görüntülendi İLE süper kütleli kara deliklerin kanıtıdır. )
( Andrea Ghez tarafından 2020 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1965-) (Ülke: ABD) (Alan: Astronomi) (Önemli katkıları: Samanyolu merkezindeki süper kütleli kara delik (Sgr A*) gözlemi, Nobel Ödülü (2020)) )
- Sağını-Solunu gör de KONUŞ!!!
- SAĞLIK:
"HİZMET" ile/ve/değil/||/<>/< HAK
- SAĞLIK TOPU ile/ve/||/<>/> SEPET[BASKET]/EL TOPU
- SAĞLIK ile/ve GÜÇ/KUDRET
( 
)
( HEALTH vs./and POWER )
- SAĞLIK ve/> ONGUNLUK/SAADET/MUT
( Sağlık olmazsa saadet olamaz. )
( ASKLEPIOS )
- ŞAH AKORD ile/ve ŞAH ÂHENK
- ŞAH MAT değil/yerine/= HAN DÜŞER
- SAH/SAHÂ[Ar.] ile SAH/SAHH[Ar. < SIHHAT]
( Cömertlik, elaçıklığı. İLE "doğrudur, yanlışsızdır" anlamına, resmî yazılara konulan bir işaret. )
- SAH/SAK SUBARAKNOİT HEMORAJİ/SUBARACHNOID HEMORRHAGE[İng.] değil/yerine/= SUBARAKNOİT KANAMA
- ŞAH değil/yerine/></< AH
( Mazlumun "AH"ı; indirir, "ŞAH"ı. )
- SAH[Ar.] ile/değil/yerine İMLEÇ
( Bir şeyin doğru olduğunu belirtmek için yapılan im. )
- ŞAH[Fars.] ile ŞAH
( İran ya da Afgan hükümdarı. | Satranç oyununda, her yönde tek hane gidebilen en önemli taş. | Alevilik, Bektaşilik'te, Pîr. | Benzerlerine oranla en üstün, en güzel, en iyi. İLE Atın, ön ayaklarını yerden keserek arka ayakları üstünde ayakta durması. )
- ŞAH ile ŞAH MAT ile ŞAH BEYİT ile ŞAH DAMARI
- ŞAH ile/ve VEZİR ile/ve FİL ile/ve AT ile/ve KALE/ROK ile/ve PİYON[Fr. < Lat.]
( ... ile/ve FERZ/FERZÎN/FERZÂNE/FERZEND[Fars.] ile/ve PÎL ile/ve ... ile/ve RUH ile/ve PİYÂDE, BEYDÂK[Ar.] )
( KING vs. QUEEN vs. BISHOP vs. KNIGHT vs. ROOK vs. PAWN )
- ŞAHANE değil/yerine/= ÇOK GÜZEL, EŞSİZ, GÖRKEMLİ
- ŞÂH-DÂR ile ...
( Dallı boynuzu olan hayvan. )
- ŞAHESER[Ar.] değil/yerine/= BAŞYAPIT
- SAHİBİYİM ile/yerine (BU/ŞU/BURASI) BANA AİT
- SAHİLEŞMEK ile SAHİLEŞTİRMEK ile SAH ile SAHA ile SAHİ ile SAHN ile SAHACA ile SAHİCİ/LİK ile SAHA AMİRİ ile SAHA AVANTAJI ile SAHA KOMİSERİ
- ŞAHİN ile ARI ŞAHİNİ
( ... İLE Yerde, şahinden daha fazla zaman geçirir. )
( ... İLE Ormanlarda, özellikle ibreli ormanlarda yuva yaparlar. )
( ... vs. HONEY BUZZARD )
( ... cum PERNIS APIVORUS )
- SAHİP/MÂLİK[Ar.] değil/yerine/= İYE
- SAHİP OLMADIĞIN ŞEY/DEĞER/OLANAK/KOŞUL ve BULUNMADIĞIN YER
( Vazgeçemeyiz. VE Terk edemeyiz. )
- SAHİP OLMAK ile AİT OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİRLİKTE VE BÜTÜN OLMAK
- SAHİP OLMAK ile/değil KENDİNDE VAR (OLDUĞUNU BİLMEK/ANIMSAMAK)
- SAHİP değil/yerine/= İYE
- ŞAHIS ile ŞAHIS EKİ ile ŞAHIS ZAMİRİ
- SAHN-İ ÇEMEN ile SAHN-İ GÜLŞEN ile SAHN-İ LÂLE-ZÂR
( Bahçenin ortası. İLE Gül bahçesinin ortası. İLE Lâle bahçesinin ortası. )
- SAHRA ÇÖLÜ ile ÇÖL
( Yılda sadece 25 mm. yağış alır. İLE Yılda 254 mm.'den az yağış alan yer. )
( Dünya yüzeyinin 3'te 1'i, çöllerden oluşmaktadır. )
( Sahra Çölü, en büyük çöldür. [Amerika Birleşik Devletleri'nin yüzölçümü kadardır.] İLE ... )
( ... ile KAFR, BÂDİYE, BEDÂVET, BEVBÂT, FEYFÂ', MERVAHA[çoğ. MERÂVÎH: Ova, çöl. | Her tarafından rüzgâr esen yer.], TÎH[Çöl. | Mısır ile Şam arasında, Sînâ Dağı'nın bulunduğu yarımadada bir çölün adı.]
KAFR[çoğ. KUFÂR]: Susuz, otsuz, ıssız çöl. )
( ... ile DEŞT, BEYÂBÂN )
- SAHRA[Ar.] değil/yerine/= ÇÖL
- SAHRA değil/yerine/= KIR
- SAHRA[Ar.] değil/yerine/= KIR | ÇÖL
- ŞAH-RUH:
Aynı anda, şah ve kale tehdidi. -ve
- ŞAHSULTAN ÇEŞMESİ ile ŞAHSULTAN SEBİLİ
( İkisi de Eyüp'te, Zal Mahmud Paşa Camisi yakınında, Şah Sultan Camisi yanındadır. )
( İkisi de 1800'de, Sultan III. Mustafa'nın kızı Şahsultan tarafından yaptırılmıştır. )
- SAHTE KENDİLİK ile/ve/||/<> TAM NESNE-TAM KENDİLİK
- SAHTEKÂR ile DÜRÜST OLMAYAN BİR ŞEKİLDE ile SAHTEKÂRLIK ile ŞEREFSİZLİK ile ONURSUZ ile ONURSUZCA
( DISHONEST vs. DISHONESTLY vs. DISHONESTY vs. DISHONOR vs. DISHONORABLE vs. DISHONORABLY )
( متقلب ile کج معامله ile بدحساب ile تقلبآميز ile نادرست ile رند ile بي صداقت ile بي صراحت ile بدمعامله ile بي ذات ile فاقد امانت ile بي ديانت ile رندانه ile رندي ile عدم امانت ile رجز ile نادرستي ile ننگين کردن ile بي شرف ile بيشرفانه )
( MOTEGHALAB ile KAJ MOAMLEH ile بدحساب ile تقلبآميز ile NADREST ile RAND ile BEY SADEQT ile BEY SARAHAT ile بدمعامله ile BEY ZAT ile FAGHAD EMANT ile BEY DYENT ile RANDANEH ile رندي ile ADAM EMANT ile RAJZ ile NADRESTY ile NANGYNE KARDAN ile BEY SHARF ile بيشرفانه )
- SÂİB[Ar.] ile SÂİB[Ar. < SEVÂB] ile SÂİB[Ar. < SE'B] ile SAİB[Ar.] ile SAHİB[Ar.]
( Bir yerle, bir şeyle ilişiği olmayan. İLE Yanlışsız, doğru, yanlışlık yapmayan. | Amaca, hedefe uygun. | Hedefe doğru ulaşan. İLE Yağmur getiren bora[İt. < Yun.][: genellikle arkasından yağmur getiren sert ve geçici rüzgâr/yel.]. İLE Çarmıha germek. İLE Sahip[mâlik]. | Bir vasfı olan[hâiz]. | Koruyan[hâmî]. | Bir iş yapmış olan. | Sürekli sohbette bulunan. | Hak yolunu göstermek isteyen mürşid. )
- FEU DE SAINT-ELME[Fr.] ile/değil/yerine/= SAİNT ELMO KIVILCIMI
- ŞAİR NİGAR HANIM (İST. 1862 - 1918) :
( Rumelihisar'da oturmuştur. Edebiyatçı olup zamanının önemli hanım şairlerindendir. Edebiyat toplantılarının evde yapılmasını başlatan öncü bir şairdir. )
- SAÎR[Ar.] ile SÂİR[Ar. < SEYR] ile ŞÂİR[Ar. < Şİ'R]
( Ateş, alevli ateş. | Tamu, cehennem. İLE Harekette olan, yürüyen, seyir eden. | Bir şeyden kalan başka şey. | Geçen, dolaşan. | Başka, öteki/diğer, gayri. İLE Ozan, şiir yazan/yazarı. )
- ŞAÎR[Ar.] ile ŞÂİR[Ar. < Şİ'R | çoğ. ŞÂİRÂN, ŞUARÂ]
( Arpa. İLE Şair, ozan. )
- SAİT İBRAHİM ESİ /F. SELMAN KABİBAY YALISI :
( Yeniköy Tarabya Yolu üzerindedir. 1885 yılında inşâ edilmiştir. )
- SÂK[Ar. çoğ. SİKAN, SÛK] ile SAK/SAKK[Ar. çoğ. SİKÂK, SUKÛK]
( Baldır, incik. | [botanikte] Sap. | [geom.] Kenar. İLE Şer'î mahkemeden verilen îlâm, berat, kadı hücceti ve bunun gibi yazılardaki tabirler, deyimler. | Vesîkalar. )
- SAK, AHMET (SARIYER, 1939 - 2005) :
( Balık ticareti yapıyordu. Sarıyer Balık Satıcıları Derneği Kurucu Başkanı olarak uzun yıllar görev yaptı. Üyesi olduğu Sarıyer Spor Kulübünde bir dönem (1990 - 1991) Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı. Sarıyer S.K. nün Kulübün Divan Kurulu Üyesidir. )
- SAK/SAC[İng.] değil/yerine/= KESE
- SAK ile SAĞ ile SAKA/LIK ile SAKE ile SAKİ ile SAKO ile SAKALI ile SAĞ İÇ ile SAĞ BEK ile SAĞ HAF ile SAĞ KOL ile SAĞ AÇIK/LIK ile SAĞ ESEN ile SAĞ PARA ile SAKA KUŞU ile SAĞ KANAT ile SAĞ SALİM ile SAĞ ŞERİT ile SAĞ SELAMET ile SAĞ ÇIKARMA ile SAĞ EĞİLİMLİ/LİK
- SAK ile SAK[Ar.]
( Uyanık, gözü açık. | Uykusu hafif. İLE Sap. )
- ŞAK ile ŞAKK[Ar.]
( Eni geniş bir şeyle vurulduğunda çıkan ses. İLE Yarma, yarılma. | Yarık, çatlak. )
- SAKALEYN ile YER VE GÖK MELEĞİ
( )
- SAKARLAŞMAK ile SAKAR/LIK ile SAKARCA ile SAKAR OTU ile SAKAR MEKE
- ŞAKIMAK ile ŞAKALAŞMAK ile ŞAKALAŞABİLMEK ile ŞAK ile ŞAKA ile ŞAKİ/LİK ile ŞAKACI/LIK ile ŞAKALI ile ŞAKULİ ile ŞAK ŞAK ile ŞAKASIZ ile ŞAKA MAKA ile ŞAKA YOLLU
- SAKINAN GÖZE ÇÖP BATAR değil SAKINILAN GÖZE ÇÖP BATAR
- SAKINAN GÖZE ÇÖP BATAR değil SAKINILAN GÖZE ÇÖP BATAR
- SAKINCA/BEYİS GÖR(ME)MEK ile/ve/||/<> İMTİNA ETME(ME)K
- SAKIP SABANCI MÜZESİ (SSM) :
( Emirgan'da, ana cadde üzerinde olup deniz cephelidir. Atlı Köşk olarak bilinen bina ve müştemilatı Sabancı Ailesi tarafından müze olarak düzenlenmesi için Sabancı Üniversitesine verildi. Yapılan çalışmalar sonucunda müzede gerekli düzenleme yapılarak 2002'de ziyarete açıldı. 2005'te ise büyük yenilikler sonucunda Uluslar arası müzelerden biri haline getirildi. Müze çok zengin hat koleksiyonuna sahiptir. Müzede, sergi, konferans, gösteri, konser gibi etkinlikler yapılmaktadır. Müzede çok yönlü müzecilik hizmeti verilmektedir. )
- SÂKİ-Yİ ŞEB ile ...
( Mehtap, ayışığı. )
- SAKIZ ile KARDEŞKANI
( ... İLE Kardeşkanı ağacından alınan, hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan, koyu renkte bir sakız. )
- SAKLAMAK ile SAKLAN VE ARA ile TAMAMEN GİZLE ile SAKLANMAK
( HIDE vs. HIDE AND SEEK vs. HIDE COMPLETLY vs. HIDE OUT )
( از ديده ربودن ile نهان داشتن ile مخفي نگاه داشتن ile مخفي کردن ile مخفي شدن ile مستور کردن ile چرم ile پنهانشدن ile مستور داشتن ile مستور شدن ile نهفتن ile اخفاء کردن ile پنهان شدن ile نهان کردن ile پنهان کردن ile پناه دادن ile روي نشان ندادن ile بلانهپناه بردن ile پناه يافتن ile غايب موشک ile کاملا پنهان کردن ile مخفيگاه )
( AZ DYDAH RABUDAN ile NEYAN DASHTAN ile MOKHOFY NEGAH DASHTAN ile MOKHOFY KARDAN ile MOKHOFY SHODAN ile MOSTOR KARDAN ile CHARAM ile PANEYANESHODAN ile MOSTOR DASHTAN ile MOSTOR SHODAN ile NAOFTAN ile AKHAFA KARDAN ile PANEYAN SHODAN ile NEYAN KARDAN ile PANEYAN KARDAN ile PENAH DADAN ile ROY NESHAN NADADAN ile BELANEHAPENAH BARDAN ile PENAH YAFTAN ile GHAYBE MOOSHK ile KAMELA PANEYAN KARDAN ile MOKHOFYGAH )
- SAKO[İt. < Yun.] değil/yerine/= ÜSTLÜK
( Paltoya benzer bir tür üstlük. )
- ŞAKŞAK ile ŞAK ŞAK
( Çoğunlukla hokkabazların kullandıkları, hafifçe vurulduğunda hızla vurulmuş gibi "şak" diye ses çıkaran tahta maşa. İLE Eller birbirine vurulduğunda çıkan ses. )
- SAL YAYLASI ve POKUT YAYLASI
- ŞAL ile LAHURİ[Ar. Batı Pakistan'da, Lahor kentinin adından]
( ... İLE Lahor'da yapılan, bir tür şal, Lahor şalı. )
- SAL'[Ar.] ile SÂL[Ar.]
( Baş tepesinin dazlaklığı/kılsızlığı. İLE Yıl/sene. )
- SAL ile/ve/||/<> ŞAL
- ŞAL ile ŞALE ile ŞALİ ile ŞALT ile ŞAL KUŞAK ile ŞAL ÖRNEĞİ ile ŞALT BİNASI
- SAL ile SALT ile SALI ile SALTÇI/LIK ile SALT NEM ile SAL YARIŞI ile SALT DEĞER ile SALT SIFIR ile SALT SICAKLIK ile SALT ÇOĞUNLUK
- SALAK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SAF
- SALAMURA[İt.] değil/yerine/= TUZLU SUDA TUTULMUŞ
- SALATALIK ile/||/=/<> DİN KABAK
( ... İLE Kütahya'daki adı. )
- SALÂVAT:
DUA BAŞINDA ile/ve DUA SONUNDA
( Allah'a niyazın yükselmesi için, duanın kabulü için. İLE/VE Hz. Muhammed'in dualarına ilhak olması ve duanın tashihi için. )
- SALEPÇİOĞLU, MUSTAFA (İST. 1960) :
( İETT Kulübünden transfer edildi ve iki sezon (1980 - 1982) Sarıyer S.K. de tescilli kaldı. Bu süre içinde 38 lig, 3 kupa olmak üzere 41 resmi ve ayrıca 16 özel maçla birlikte toplam olarak 57 maçta oynadı. Lig maçlarında 5 ve özel maçlarda 1 olmak üzere takımına 6 gol kazandırdı. Malatyaspor'a transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. Sarıyer Spor Kulübü üyesi olup, 2017/2018 sezonunda yönetim kuruluna seçildi ve genel kaptan olarak görev yaptı. )
- SALES vs./and MARKETING )
( To serve the ready product. vs./AND To prepare the unprepared product to sale. )
- ŞALGAM ile ALABAŞ/ALMAN ŞALGAMI/GULUMBRA/KOLORABİ/YER LAHANASI
( Turpgillerden, yumru köklü bir bitki. İLE Turpgillerden, şalgama benzeyen bir bitki. )
( BRASSICA RAPA cum BRASSICA OLERACEA GONGYLODES )
- SALLAMA ile SALLAMA ÇAY
- SALMAN, DR. MEHMET G. (İST. 1946) :
( İ.Ü.Çapa Tıp Fakültesinden mezun oldu. Şişli Etfal Hastanesinde ihtisasını yaptı ve aynı yerde çalıştı. Bilahare Sarıyer İsmail Akgün Devlet Hastanesinde Başhekim olarak görev yaptıktan sonra İstanbul İl Sağlam Müdürü olarak çalıştı. Güreş ve Boks Federasyonlarının sağlık kurullarında bulundu. Boks ve Güreş Milli takımlar doktorluğu yaptı. İstanbul Hıfzı Sıhha Kurulu üyeliği de yaptı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 7 dönem yönetim kurulu üyesi ve 15 yıldan fazla kulüp doktoru olarak görev yaptı. Sarıyer İsmail Akgün Devlet Hastanesi Başhekimliği görevini uzun süre yaptıktan sonra emekli oldu. )
- SÂL-NÂME[Fars.] ile ...
( Yıllık. [Belirli konulara dair yıldan yıla çıkarılan dergi/kitap] | Cep takvimi. )
- SALSA ile BACHATA ile MAMBO ile MERENGUE ile SAMBA ile RUMBA ile CHA CHA CHA ile PASO DOBLE ile JIVE
( Dünyanın her yerinde bilinen Salsa, Avrupa'da, Karayipler'de, özellikle Küba ve Porto Riko'da, Orta Amerika'da, Panama, Guatemala ve New York'un Latin kolonilerinde çok gelişir. Elektrikli çalgıların da kullanıldığı Salsa danslarında, Afrika kökenli vurmalı çalgılar ve bakır üflemeli sazlar büyük rol oynar. Salsa'da, şarkılar her zaman İspanyolca olup şarkıların başlıca işlevi, dans figürlerine eşlik etmektir. Dünyanın belirli bölgelerinde, belirgin olarak ötekilerden ayrılan Salsa stilleri vardır. Birbirinden farklı figürlere sahip olan Salsa'nın tarzları, aynı dansın farklı yaklaşımları ve felsefeleri olarak kabul edilebilir.
İLE
1980'lerde, Dominik Cumhuriyeti'nde, turizmin gelişmesi ve ülkenin dünyaya açılması sonucu popülerliği artan Bachata, içinde aşk, tutku gibi duyguları yansıtan romantik şarkılarla yapılan bir dans türüdür. Bachata, ayrıca, ülkemizde Salsa'dan sonra en çok yeğlenen, yakın eşli bir danstır.
İLE
Küba'da ortaya çıkan Mambo, Kuzey Amerika'daki, Swing ve Rock gibi türlerden etkilenerek günümüzde yapılan biçimini alır. Erkek dansçının sol ayakla başladığı ve ağırlık merkezini ise kalça olarak belirlediği bu dans türü, en yaygın biçimde Küba'da karşımıza çıkar. 1950'li yıllarda, Avrupa tarafından da tanınan Mambo, kıtaları aşan bir dans olarak tüm dünyaya yayılır.
İLE
Dominik Cumhuriyeti'nin yerel dansı olan Merengue, özellikle küçük ve kalabalık dans salonlarına karşı oynanan bir dans türüdür. Oldukça hareketli figürler içeren Merengue, öğrenilmesi kolay, doğaçlamaya açık bir "eğlence" dansı olarak da bilinir. Çiftlerle değil bir çember biçiminde uygulanan Merengue, hızlı ayak hareketleri, omuzların silkilmesi ve kıvrak kalça hareketleri, bu dansın ana yapısını oluşturur.
İLE
Samba, Brezilya'nın Rio kentinde düzenlenen karnavallarda, kutlama ve eğlenceyi temsil eden dans olarak bilinir. Brezilya müziğine ait kuvvetli bir davulun da yer aldığı, özgün bir müziğe sahip olan Samba, Rio Karnavalı'ndaki dansçıların, gösterişli giysileriyle gösteriye dönüşür. Karnavallarda yapılan bu tip Samba, daha gelişmiş bir biçim olan Uluslararası Samba'dan farklıdır. Samba, Rio Karnavalı'nda, kişisel olarak uygulansa da uluslararası gösterilerde eşli olarak uygulanır.
İLE
Yavaş tempolu, zor bir Latin Amerikan dansı olan Rumba, dans eden çiftler arasındaki tutkuyu hareketlere yansıtır. Aşkın dansı olarak da nitelendirilen rumbada, dansın tutkusunun ve etkisinin büyük bölümü, müzikteki ezgilerde yaşam bulur. Rumba'yı, kusursuz olarak uygulamak için müziğe ve teknik ayrıntılara bağlılık gerekir. Bu ayrıntılar da dansçılardaki güçlü bir denge ve bilek, diz ve kalça koordinasyonu sonucunda ortaya çıkar.
İLE
Amerika'da, 1950'li yıllarda, Mambo ve Rumba'nın birleşiminden doğarak ortaya çıkan Cha Cha Cha, neşeli ritmleri ve müzikleriyle zamanla tüm dünyaya yayılan bir dans türü olur ve Uluslararası Latin Amerikan Dansları'nın vazgeçilmezlerinden sayılır. Canlı, dinamik, hızlı hareketler içeren Cha Cha Cha; neşeli, sevinçli, yerinde duramayanların dansı olarak adlandırılır.
İLE
Kökleri İspanya'ya uzanan "Paso Doble", "iki adım" anlamına gelir. Temiz ve canlı hareketler gerektiren Paso Doble'nin ruhunu seyirciye aktarabilmek için yavaş ve sakin hareketlerden kaçınmak gerekir. Latin dansları arasında en son öğrenilen Paso Doble'de, doğaçlama figürler yoktur, önceden belirlenmiş bir koreografiyi gerektirir.
İLE
Temelinde akrobatik hareketler barındıran bu dans türü, İkinci Dünya Savaşı süresince, Amerika'dan İngiltere'ye yayılır ve ilk olarak 1944 yılında, Londra'lı bir dans öğretmeni olan Victor Silvester tarafından "Jive" olarak adlandırılır. Canlı ve enerjik olmanın yanısıra, zarif bir görünüm de gerektiren bir Latin Amerikan dansı olan Jive, oldukça hareketli figürler içerir. )
- SALT = SIRF, SAF, MAHZ = PURE[İng.] = PUR[Fr.] = REIN[Alm.] = PURUS[Lat.] = PURO[İsp.]
- SALT :/yerine TUZ
- SALTIK İSTENÇ ile/ve/||/<> BEN
- SALTIK TİN:
SANAT ile/ve/||/<> DİN ile/ve/||/<> FELSEFE
- SALUTATION/GREETING vs./and LOVE
- SALYA[Ar. < Yun.]/RÎK[Ar.] ile TÜKÜRÜK
( Ağızdan sızan tükürük. İLE Tükürük bezlerinin, ağza akan salgısı. )
( MEL'UB: Salyalı ağız. )
( SALIVA vs. SPITTLE )
- SALYANGOZ ile DEV AFRİKA SALYANGOZU
- SAM İLE LB İLE LBL ile/||/<> YÜZEY MODİFİKASYON
( Kontrollü yüzey kaplama teknikleri. )
( Formül: Alkanetiyol-Au SAM )
- ŞÂM[Ar. < ŞÂME] ile ŞÂM[Fars.]
( [gövdede] Benler. İLE Akşam. )
- ŞÂM U SEHER[Fars.] değil/yerine/= AKŞAM-SABAH
- ŞÂM[Fars.] ile ...
( Akşam. )
- SAM ile/||/<> LB FİLM
( SAM kendiliğinden tek tabaka tiol-Au, LB transfer çok. )
( Formül: Spontan İLE mekanik )
- SÂM[çoğ. SILÂB][Fars.] ile Sâm[Fars.]
( Gökkuşağı, eleğimsağma. İLE Hz. Nuh'un oğlu.[Semitik kavimler, bu nesildendir] )
- ŞAM ile ŞAM ile ŞAM GÜLÜ
( DAMASCENE vs. DAMASCUS vs. DAMASCUS ROSE )
( شامي ile دمشقي ile زرنشان کردن ile دمشق ile شام ile گل مهمدي ile گل محمدي )
( SHAMY ile دمشقي ile ZARNESHAN KARDAN ile DAMSHGH ile SHAM ile GOL MACPEHMADY ile GOL MAHMADY )
- ŞAM değil ŞAM-I ŞERÎF
- SAM ile SAMİ ile SAM YELİ
- ŞAMA ile ŞAMALI ile ŞAM FISTIĞI
- ŞAMANDIRA[Yun.] değil/yerine/= YÜZENEK/YÜZERTOP
( Halkalarına tekne bağlamak için limanda demirlenmiş olan, içi boş, her yanı kapalı, çoğunlukla metalden yapılan fıçı vb., yüzer top. | Denizde yol göstermeye, bir tehlikeyi ya da geçiş yolunu haber vermeye yarayan yüzer nesne. | Kapama düzenini sağlayan, metal ya DA plastikten yapılmış, suda yüzen top. | Kandilde, fitili tutmak için yağda yüzen, telli mantar düzeneği. )
- ŞAMANİZM ile/||/<> ORGANİZE DİN
( Şamanizm bireysel aracılık İLE organize din kurumsal yapıdır. Şamanizm avcı-toplayıcı İLE organize din tarımsal toplumların dinidir. Göbeklitepe ritüel alanı şamanizm İLE organize din arasında geçiş olabilir. )
- ŞAMANLAR'IN SEVDİĞİ RENKLER:
AÇIK MAVİ ve SÜT MAVİSİ ve ALTIN SARISI ve FİLİZ YEŞİLİ ve LEYLAK
- ŞÂME[Ar. çoğ. ŞÂM, ŞÂMÂT] ile ŞÂME[Ar.]
( [gövdede] Ben. İLE Akşam. )
- [not] SAME vs. SIMILAR
- ŞÂM-GÂH/ŞÂM-GEH[Fars.] ile ...
( Akşam vakti. )
- ŞÂM-I İSRÂ[Fars.] ile ...
( Mi'râc gecesi. )
- ŞAN[Ar.] ile ŞAN[Fr. < CHANT]
( Ün. | Gösteriş, gösterişlilik. İLE İnsan gırtlağından makamla çıkan ve perde ayrımlarıyla çeşitli duyumlar uyandıran ses dizisi. | Ünleme, ses çıkarma eğitimi. )
- ŞAN ile ŞANO ile ŞANS ile ŞANSLI/LIK ile ŞANSSIZ/LIK ile ŞANS OYUNU
- SANA (DA) BİR ŞEY SÖYLENİLMİYOR değil/yerine NE SÖYLEYECEĞİNİ (İYİ) BİLMEK
( Ne söylediğini ve haddini iyi bilirsen beklemediğin tepkiler de almazsın. )
- Sana söylüyorum SUS!!!
- SANAL DİN ile/değil/yerine DİN
( Onun/onların "dini". İLE/DEĞİL/YERİNE Senin olan/sa! )
- SANAL GERÇEKLİK'TE:
NESNE'NİN YİTİRİLMESİ ile/ve ÖZNE'NİN YİTİRİLMESİ
- IMAGINARY CHARGE[İng.] ile/değil/yerine/= SANAL YÜK
- SANAT YAPITININ:
İFŞÂ ETTİĞİ ile/ve/değil AFİŞE ETMEDİĞİ (ŞEY/LER)
( BAYKUŞ: Güzel sanatların simgesi. | Sanatın yaratıcısı. )
( AS THAT WHICH A WORKS BETRAYS BUT DOES NOT PARADE :ON ART )
- Sanat için SUS!!!
- SANAT:
İÇTEN DIŞA ile/ve/değil/||/<>/< DIŞTAN İÇE
- Sanat olarak SUS!!!
- SANAT[Ar. < SUN] ile ...
( Yapmak, üretmek. | İlâhî olarak üretilmiş olan. )
- SANAT = ART[İng., Fr.] = KUNST[Alm.] = ARS[Lat.] = TEKHNE[Yun.] = ARTE[İsp.]
- SANAT ve/> DİN
( ... VE/> Sanatın doruğu. )
- SANAT ile/ve/||/<> SANA AİT
- SANATÇI ve/||/<> DÖNEM/ÇAĞ
( Sanatçı, kendi çağının çocuğudur. )
- SANATIN OLUŞMASINDA:
ÇOK KİŞİ ile/ve/değil TEK KİŞİ
- SANATLAŞMAK ile SANAT ile SANATLI ile SANATÇI/LIK ile SANATSAL/LIK ile SANATSIZ/LIK ile SANAT ERİ ile SANAT ADAMI ile SANAT ESERİ ile SANAT FİLMİ ile SANAT OKULU ile SANAT DÜNYASI ile SANAT DANIŞMANI ile SANAT ENSTİTÜSÜ ile SANAT DANIŞMANLIĞI
- SANAT/SAL ve/||/<>/= TİN/SEL
( SANAT: Saltık tin alanı. )
- SANAYİ ve DİL BİRLİĞİ
- SANCIMAK ile SANCILANMAK ile SANCI ile SANCILI ile SANCISIZ ile SANCI OTU
- SANÇMAK ile SANADURMAK ile SAN ile SANA ile SANI ile SANSASYON
- SAND :/yerine KUM
- SANDAL ile/ve DAK
( ... İLE/VE Ganj Nehri'nde kullanılan sandal. )
(1996'dan beri)