Bugün[03 Temmuz 2026]
itibarı ile 26.343 başlık/FaRk ile birlikte,
26.343 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(32/107)


- FACTORING[İng.] ile/||/<> ALACAKLANDIRMA

( alacaklandırma Vadeli satış yapan firmaların her türlü mal ve hizmet satışından doğan haklarının alacaklandırıcı adı verilen finansal kuruluşlara devredilmesi işlemi uluslararası alacaklandırma )

( FACTORING )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FACTORY/FACTORY OWNER, MANUFACTURER[İng.] değil/yerine/= FABBRICA[İt. < FABBRICA] değil/yerine/= FABRIKA[İt. < FABBRICA]

( İşgücü kullanılarak, makine veya teknik yöntemlerle aramalların başka bir mal hâline dönüştürüldüğü mekân. < İtal fabbrica. )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FACTORY OWNER, MANUFACTURER[İng.] ile/||/<> FABRİKATÖR[Fr. < FABRICATEUR]

( Fabrika sahibi ya da işleticisi )

( FACTORY OWNER, MANUFACTURER )

( FABRICATEUR )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FACTORY PRICE[İng.] ile/||/<> FABRİKA FİYATI

( Fabrika çıkışında mala ödenen bedel )

( FACTORY PRICE )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FACTUAL[İng.] ile/||/<> OLGUSAL

( Olguya olgusal durumlara ilişkin olan )

( FACTUAL )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FACULE[Fr.] ile/||/<> FAKÜL[Fr. < FACULE]

( güneş yüzünde parlak nokta astronomi )

( FACULE )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FACULTY[İng.] değil/yerine/= FACULTÉ/FACULE[Fr. < FACULTÉ] değil/yerine/= FAKÜLTE[Fr. < FACULTÉ]

( Bir üniversitenin, öğrenim alanı ya da uzmanlık konusu bakımından ayrılmış kollarından her biri. )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAÇUNA[İt. < FACCINA] ile/||/<> ...

( halatın örselenecek yerine tel veya sicimle yapılan sargı İtal fascina serving of a rope fascia bandage wrapper cover )

( FACCINA | *FASCINA )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAĞFUR[Fars. < FAGFŪR] ile/||/<> ...

( imparatorlarına verilen san de yapılmış kâse tabak vazo gibi porselen eşya faġfūr the general name of the emperors of China the porcelain of China )

( FAĠFŪR )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAĞFUR ile FAĞFURİ

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAĞFURÎ | PORCELAINE[Fr. < PORCELAINE] ile/||/<> PORSELEN ile/||/<> PORSELEN[Fr. < PORCELAINE]

( Arıkilden yapılmış ve saydam bir mine ile kaplanmış çömlekçi işi Kaolin feldspat ve kuvarsın birlikte pişirilmesiyle yapılan ak yarı saydam yoğun ve su geçirmez özdek kimya keramos kil kil kap Topraktan kap yapma sanatı a porselen çini )

( CHINA | PORCELAIN )

( PORCELLAINE | PORCELAINE )

( PORZELLAN )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAHİŞ/LİK ile FAHİŞE/LİK

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAHIZ ile/||/<> UYLUK

( Bacağın kalçadan diz eklemine dek uzanan üst bölümü Küçük su arkı Yağcılar Yalvaç Isparta biyoloji uvluk uyluk ustuk diz uluk Eski Türkçede udluk olarak geçer Orta Türkçede udluk kol kemiğinin kalın yeri biçimi kullanılır Eski Türkçe ud uy sığır kökünden geldiği yolundaki görüş tartışmaya açıktır Türkçe ub uv uz us utanç utanma kökünden çıktığı yönündeki sav büsbütün yanlıştır )

( THIGH )

( CUISSE )

( OBERSCHENKEL )

( UVLUK[Tkm.]~UYLUK[Tkm.]~USTUK[Şor.]~ULUK[Yak.] )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAHM-I HAŞEBÎ | ODUN KÖMÜRÜ ile/||/<> ODUN KÖMÜRÜ

( Bitkisel ya da hayvansal kökenli özdeklerin tam yanmaması sonunda oluşan biçimsiz karbon Renk gidermede ve gazları yüze tutmada kullanılır coğrafya kimya )

( CHARCOAL )

( CHARBON DE BOIS )

( HOLZKOHLE )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAHM-I HAYVÂNÎ | HAYVAN KÖMÜRÜ ile/||/<> HAYVAN KÖMÜRÜ

( Hayvan kemiği ve kanının tam olarak yakılmaması sonucu üretilen kalsiyum fosfatça zengin ağılı gazları tutmada renk gidermekte kullanılan kömür kimya )

( ANIMAL CHARCOAL )

( CHARBON DES NOIR ANIMAL | NOIR ANIMAL )

( KNOCHENKOHLE )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAHRENHEIT[Alm.] ile/||/<> FAHRENHAYT[(FAHRENHEIT ÖZEL ADINDAN)]

( fizik )

( FAHRENHEIT )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAHRİ ile/||/<> HONORARY[İng.] ile/||/<> HONORAIRE[Fr.] ile/||/<> KARŞILIKSIZ

( Bir görevin karşılığında ücret alınmaksızın yapılması )

( HONORARY )

( HONORAIRE )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAHRİ/LİK ile FAHRİ KONSOLOS

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAHRİYE[Ar. < FAHRİYYE] ile/||/<> ...

( Divan edebiyatı terimi Bir şairin kendini övmek için yazdığı koşuk )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAİK | AŞKIN ile/||/<> AŞKIN

( Olgusal ya da görgül bilgiler sınırını aşan 1 Bir düzeyin ötesine yükselen verilmiş bir sınırı aşan 2 Üstün olan insanlık düzeyinin üstüne çıkan Tanrı 3 Göz önüne alınan alanın dışına çıkan özellikle bilinci aşan bilincin dışına çıkan 4 Kantta Olabilecek her türlü deneyin sınırını aşan insan bilincini aşan 5 Doğayı gerçekliği aşan doğaüstü duyuüstü Karşıtı içkin )

( TRANSCENDENT )

( TRANSCENDANT )

( TRANSZENDENT )

( TRANSCENDENS )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAIL[İng.] ile/||/<> BAŞARISIZ OLMAK

( FAIL )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAİL/LİK ile FAİLİ MEÇHUL

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAILLITE/BANQUEROUTE, FAILLITE/FAILLI[Fr.] değil/yerine/= BANKRUPTCY, FAILURE/BANKRUPT[İng.] değil/yerine/= BATKI

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAILURE[İng.] ile/||/<> BAŞARISIZLIK

( FAILURE )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAINT, SYNCOPE[İng.] ile/||/<> BAYILMA

( Kalp yemezliği ve damar anormallikleri nedeniyle beyin kan akımının yetersizliği sonucu bilincin ani ve geçici kaybı sinkop senkop )

( FAINT, SYNCOPE )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAIR[İng.] ile/||/<> FUAR[Fr. < FOIRE]

( Yurtiçi ya da dışı ticareti geliştirmek amacıyla düzenlenen ve yerli ve veya yabancı firmaların mallarının belli süreler içinde sergilendiği büyük ticari merkez )

( FAIR )

( FOIRE )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAIR[İng.] ile/||/<> PANAYIR[Yun.]

( Belli zamanlarda ve genellikle küçük yerleşim birimlerinde kurulan sergi özelliği de taşıyan yerel nitelikteki pazar R πανηγύρι ayin tören alay panayır pazar Bulgarca panaír Türkçeden alınmıştır )

( FAIR )

( ΠΑΝΗΓΎΡΙ / πανηγύρι )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAİRE LA BORDURE[Fr.] ile/||/<> KIYILAMA

( Öteki yarışçıların yele karşı kendi kuytusunda yarışmalarını engelmemek için yelin estiği yönün karşısındaki kıyıdan koşuyu sürdürme )

( FAIRE LA BORDURE )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAIRY, FAIRY PLAY, FAIRY SCENE[İng.] ile/||/<> FÉERIE[Fr.] ile/||/<> MÄRCHENSTÜCK, ZAUBERSTÜCK, AUSSTATUNGSSTÜCK[Alm.] ile/||/<> PERİ OYUNU

( Halk efsaneleri ile peri masallarının olağandışı dünyasını göz kamaştırıcı ve büyüleyici donatımla sağlayan gerçekliği yansıtmaya yönelik imgesel öğelerle bezenmiş oyun biçimi )

( FAIRY, FAIRY PLAY, FAIRY SCENE )

( FÉERIE )

( MÄRCHENSTÜCK, ZAUBERSTÜCK, AUSSTATUNGSSTÜCK )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAIRY TALE[İng.] ile/||/<> CONTE DE FÉES[Fr.] ile/||/<> FEENMÄRCHEN[Alm.] ile/||/<> PERİ MASALI

( Önceleri yoksul ve umutsuz bir durumda iken doğaüstü güçlerin yardımıyla mutluluğa ve iyi günlere erişen genellikle bir genç kız ya da delikanlının çevresinde oluşan olayları kapsayan güldürüsü az masal türü )

( FAIRY TALE )

( CONTE DE FÉES )

( FEENMÄRCHEN )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAİZ ile/||/<> FAİZ[Ar. < FÂʾİZ]

( matematik 1 Üretim faktörlerinden sermayenin getirisi 2 Fon istem ve sunumunun karşılaşması sonucu oluşmuş fon fiyatı )

( INTEREST )

( INTÉRÊT )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAİZ ile/||/<> INTEREST[İng.] ile/||/<> INTÉRÊT[Fr.] ile/||/<> ÜREM

( Ödünç verdiği paradan ötürü alacaklının borçludan sağlayacağı gelir )

( INTEREST )

( INTÉRÊT )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FÂİZ-İ MÜREKKEB | BİLEŞİK FAİZ ile/||/<> BİLEŞİK FAİZ

( matematik Dönem sonunda elde edilen faiz tutarının anaparanın üzerine eklenmesiyle oluşan yeni tutar üzerinden faiz hesaplanması faize faiz yürütülmesi )

( COMPOUND INTEREST | IMPROPER FRACTION | FRACTION | DECIMAL FRACTION )

( INTÉRÊT COMPOSÉ | FRACTION COMPOSÉE | FRACTION | FRACTION DÉCIMALE )

( UNECHTER BRUCH | BRUCH | DEZIMALBRUCH )

( INTERESSE COMPOSTO )

( ΑΝΑΤΟΚΙΣΜΌΣ / ανατοκισμός )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FÂİZ-İ MÜREKKEB | BİLEŞİK FAİZ ile/||/<> BİLEŞİK KESİR ile/||/<> KESİR ile/||/<> ONDALIK KESİR

( (matematik) @@ Dönem sonunda elde edilen faiz tutarının, anaparanın üzerine eklenmesiyle oluşan yeni tutar üzerinden faiz hesaplanması, faize faiz yürütülmesi. )

( COMPOUND INTEREST | IMPROPER FRACTION | FRACTION | DECIMAL FRACTION~IMPROPER FRACTION~FRACTION~DECIMAL FRACTION )

( INTÉRÊT COMPOSÉ | FRACTION COMPOSÉE | FRACTION | FRACTION DÉCIMALE~FRACTION COMPOSÉE | FRACTION IMPROPRE~FRACTION~FRACTION DÉCIMALE )

( UNECHTER BRUCH | BRUCH | DEZIMALBRUCH~UNECHTER BRUCH~BRUCH~DEZIMALBRUCH )

( INTERESSE COMPOSTO~FRAZIONE IMPROPRIA~FRAZIONE~FRAZIONE DECIMALE )

( ΑΝΑΤΟΚΙΣΜΌΣ / ανατοκισμός~ΚΑΤΑΧΡΗΣΤΙΚΌ ΚΛΆΣΜΑ / καταχρηστικό κλάσμα~ΚΛΆΣΜΑ / κλάσμα~ΔΕΚΑΔΙΚΌ ΚΛΆΣΜΑ / δεκαδικό κλάσμα )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAİZLENDİRMEK ile FAİZ ile FAİZCİ/LİK ile FAİZLİ ile FAİZSİZ ile FAİZ HADDİ ile FAİZ ORANI ile FAİZ FİYATI

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAKİRLEŞMEK ile FAKİRLEŞTİRMEK ile FAKİR/LİK ile FAKİRCE ile FAKİRİZM ile FAKİR CEVHER ile FAKİR FUKARA

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAKRÜD-DEM | KANSIZLIK | ANEMİ ile/||/<> ANEMİ ile/||/<> KANSIZLIK

( kansızlık kansızlık Çeşitli nedenlere bağlı olarak kanda eritrosit sayısının azalması hemoglobin ve hematokrit değerinin normalin altına düşmesiyle belirgin durum kansızlık Kandaki alyuvar sayısı veya hemoglobin miktarının normal değerlerin altına düşmesiyle belirgin bir sendrom kansızlık En önemli belirtileri mukoza konjunktiva ve deride solgunlukla birlikte dolaşım ve solunum sistemiyle ilgili bozukluklardır biyoloji zooloji Alyuvar sayısının normalden az olması Anemi Anemi Anemi )

( ANEMIA )

( ANÉMIE )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAKR-ÜD-DEM | KANSIZLIK ile/||/<> KANSIZLIK

( biyoloji zooloji Alyuvar sayısının normalden az olması Anemi Anemi Anemi )

( ANEMIA, BLOODLESSNESS | ANEMIA )

( ANÉMIE | ANÉMIA )

( ANÄMIE, BLUTARMUT )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAKSİMİLE, KOPYA | TIPKIBASIM ile/||/<> TIPKIBASIM

( Bir yazının ya da bir kitabın sayfa sayfa olduğu gibi fotoğrafı alınarak yapılan basımı basımcılık Bir yazının fotoğrafından kalıp çıkarılarak yapılan aynı basımı )

( FACSIMILE )

( FAC-SIMILÉ )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAKSLAMAK ile FAKSLATMAK ile FAK ile FAKR ile FAKS ile FAK FUK FONU

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAKTİTİF ile/||/<> ETTİRGENLİK EKİ

( ettirgenlik eki ettirgen )

( FACTITIF )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAKTÖR | ETKEN ile/||/<> ETKEN ile/||/<> ETKEN YÜKÜ

( 1 Değişimin olası nedeni olarak bir deneyde incelenen nicelik 2 Çokdeğişkenli çözümlemede gözlenmiş olasılıksal değişkenlerin bir işlevi ay etken yükü Karmaşık bir yapı içinde örgütlenmiş olan oluşumların temel bileşenleri sayılan ve çeşitli ölçerlerle elde edilen ölçümlerin aralarında bağıntılı olmasını sağladığı tasarlanan ana öğelerden her biri etken çözümlemesi genel uygulayım Uygulayımsal bir işlemin sonuçlanmasına katkıda bulunan öğelerden her biri Etki yapıcı belirleyici gücü olan Bir olayın oluşumunu etkileyen değişkenlerden her biri kimya 1 Bir sonucun ortaya çıkmasına yol açanların her biri 2 Birden fazla sayıda aracın bir araya gelerek bir ürünün oluşmasını sağlaması etmen )

( FACTOR )

( FACTEUR | AGENT )

( FAKTOR )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAKTÖR ile/||/<> ÜRETİM FAKTÖRLERİ

( üretim faktörleri 1 Biyolojik iklimsel besinsel vb olabilen ve bir etki yapan herhangi bir ajan 2 Bir biyokimyasal olayda görev yapan henüz tamamıyla tanımlanmamış bir madde ya da etken Çoğunlukla tanımlandıktan sonra da kullanılmaya devam edilir ya da ayrıca isimlendirilir İstatistiksel çalışmalarda kategorik ve nitel özelliğe sahip değişken 1 Hayvan beslemede bir vitamin mineral veya diğer bir besin maddesi veya besin maddesi olmayan genellikle hayvanın büyümesi veya döl verimi üzerine etkili olan tanımlanmış veya henüz tanımlanmamış bulunan madde 2 İstatistiksel çalışmalarda kategorik değişken ve nitel özelliğe sahip değişken etmen )

( FACTOR )

( FACTEUR )

( FAKTOR )

( FACERE: YAPMAK )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAKÜLTE ile FAKÜLTELİ

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAL | BAKI ile/||/<> BAKI ile/||/<> HAVA BAKISI

( Uzak bir yerde ya da gelecekte oluşacak olayları önceden saptayarak gerekli önlemleri almak amacıyla yetenekli ya da yeteneksiz kişi ve toplulukların büyüsel dinsel simgesel eylemlerden yararlanarak yaptıkları kökenleri tarihin temeline dayanan sözde haber verme işi hava bakısı horoz bakısı un bakısı tuz bakısı dölüt örtüsü bakısı Her yörede özellikle dağlık yörelerde bir yamacın güneş ışınlarına güneye ya da kuzeye karşı konumunu belirleyen ve bu nedenle doğal koşullarını saptayan durumu coğrafya )

( DIVINATION | ASPECT )

( DIVINATION | EXPOSITION "TOPOGRAPHIQUE" | EXPOSITION )

( DIVINATION, WAHRSAGEREI | EXPOSITION “LAGE EINES HANGES" )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAL ile FAL TAŞI

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FALAKA[Ar. < FALAKA] ile/||/<> ...

( 1 Arabayı atların çekme kayışlarına bağlamakta kullanılan tahta araç İlyaslı Uşak Ortayazı Senirkent Isparta Sarıköy Beyşehir Konya Yenikent Aksaray Bor Niğde 2 At düverinde zincirle aygırı ata bağlamağa yarayan ağaç ve demirden yapılmış bölüm Yurtbeyi Çankaya Ankara 3 Çift süren hayvanın koşumlarını pulluğa bağlayan araç Kemalpaşa İzmir )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FALAKA ile FALAKACI ile FALAKALI ile FALAKASIZ

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FALAKACI ile/||/<> ...

( Kola çıkan sadrazamın İstanbul kadısının yeniçeri ağasının ya da sekbanbaşının yanında bulunan ve suçlu bulunanları falakaya yatıran görevli )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FALAN ile FALANJ ile FALANCA ile FALANJİST ile FALAN FİLAN ile FALAN FISTIK ile FALAN FESTEKİZ ile FALAN FEŞMEKAN

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FALANJ ile/||/<> FALANJ[Fr. < PHALANGE]

( 1 Eski Yunanlılarda özellikle Makedonya yayalarının çekirdeğini oluşturan mızraklı alay 2 Kimi ülkelerde yarı askerî siyasal örgütlere verilen ad İspanya ulusal falanjı gibi parmak kemiği parmak kemiği )

( PHALANX )

( PHALANGE )

( PHALANX )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FALÇATA ile FALÇATALI ile FALÇATASIZ

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FALEZ | YALI YAR ile/||/<> YALI YAR

( Deniz kıyısında dik çeperli kayalık düz duvar gibi yükselen kayalık Yüksek kıyılarda dalga aşındırmasıyla oluşan ve aşınma sürdükçe karanın içine doğru gerileyen diklik yar )

( SEA CLIFF | CLIFF )

( FALAISE LITTORLE | FALAISE )

( KÜSTENKLIFF | KLIFF )

( FALESIA )

( ΘΑΛΆΣΣΙΟΣ ΓΚΡΕΜΌΣ / θαλάσσιος γκρεμός )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FALEZ | YALI YAR ile/||/<> YAR

( Deniz kıyısında dik çeperli kayalık (düz duvar gibi yükselen kayalık.) @@ Yüksek kıyılarda dalga aşındırmasıyla oluşan ve aşınma sürdükçe karanın içine doğru gerileyen diklik. @@ bk. yar. )

( SEA CLIFF | CLIFF~CLIFF )

( FALAISE LITTORLE | FALAISE~FALAISE )

( KÜSTENKLIFF | KLIFF~KLIFF )

( FALESIA~DIRUPO )

( ΘΑΛΆΣΣΙΟΣ ΓΚΡΕΜΌΣ / θαλάσσιος γκρεμός~ΓΚΡΕΜΌΣ / γκρεμός )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FALL IN TO LINE[İng.] ile/||/<> ANTRETEN[Alm.] ile/||/<> DİZİLİŞ

( Bir grubun alıştırmalar için yanaşık düzene girmesi )

( FALL IN TO LINE )

( ANTRETEN )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FALLOP BORUSU ile/||/<> FALLOP BORUSU

( biyoloji Memelilerde ovaryumdan dökülen yumurtaları uterusa taşıyan bir çift kanal Ovulasyonda içine yumurtalar bırakılır ve yumurta sperm tarafından burada döllenir Ovidukt )

( FALLOPIAN TUBE )

( TROMPE DE FALLOPE )

( FALLOPISCHE KANÄLE )

( OVUM: YUMURTA; DUCERE: YÖNELTMEK )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FALLOP BORUSU ile/||/<> FALLOP TÜPÜ | YUMURTA KANALI

( Yumurta kanalı. )

( FALLOP TUBE | OVIDUCT~OVIDUCT )

( TROMPE DE FALLOPE~TROMPE DE FALLOPE )

( ...~TUBA UTERINA )

( EILEITER~EILEITER )

( TUBA DI FALLOPPIO~TUBA DI FALLOPPIO )

( ΣΆΛΠΙΓΓΑ / σάλπιγγα~ΣΆΛΠΙΓΓΑ / σάλπιγγα )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FALLOP TUBE[İng.] ile/||/<> FALLOP BORUSU | YUMURTA KANALI

( Yumurta kanalı )

( FALLOP TUBE | OVIDUCT )

( TROMPE DE FALLOPE )

( EILEITER )

( TUBA DI FALLOPPIO )

( ΣΆΛΠΙΓΓΑ / σάλπιγγα )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FALLOP TÜPÜ ile FALLOP BORUSU

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FALSIFICATIONISM[İng.] ile/||/<> YANLIŞLAMACILIK

( FALSIFICATIONISM )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FALSO ile FALSOLU ile FALSOSUZ/LUK

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FALYA[İt. < FALIA] ile/||/<> ...

( eskiden topları ateşlemek için ağız otunun konulduğu delik İtal Venedik fala leak )

( FALIA | FALA )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FALYANOS[Yun.] ile/||/<> YUNUS BALIĞININ İRİ BİR TÜRÜ

( yunus balığının iri bir türü R φάλιανος )

( ΦΆΛΙΑΝΟΣ / φάλιανος )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAN ile FANİ/LİK ile FANİ DÜNYA

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FANATİKLEŞMEK ile FANATİK/LİK

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FANGRİ[Yun.] ile/||/<> MERCAN TÜRÜNDEN BİR BALIK

( mercan türünden bir balık R φαγγρί )

( ΦΑΓΓΡΊ / φαγγρί )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FANTAISIE[Fr.] ile/||/<> FANTEZİ[Fr. < FANTAISIE]

( Gerçeğin ve olanağın dışında olarak hayalin serbest işlemesi ve böylece meydana getirilen eser FANTEZİCİ Fantasque Fantaisiste FANTEZİCİLİK Fantastique FANTEZİLİ Fantasque Fantaisiste )

( FANTAISIE )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FANTAZYA ile FANTAZYALI

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FANTEZİ ile FANTEZİST

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FANTİ[Yun.] ile/||/<> OYUN KÂĞITLARINDA OĞLAN, BACAK, VALE

( oyun kâğıtlarında oğlan bacak vale )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FANUS ile FANUSLU

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FANYA[Yun.] ile/||/<> İRİ GÖZLÜ BALIK AĞI

( iri gözlü balık ağı R φανιά widemeshed side of a net difana )

( ΦΑΝΙΆ / φανιά )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FARAD[İng.] ile/||/<> FARAD[Fr.] ile/||/<> FARAD[Alm.] ile/||/<> FARAD[(İNGILIZ FIZIKÇI FARADAY ÖZEL ADINDAN)]

( Uluslararası birim dizgesinde sığa birimi iki yaprağı arasına bir voltluk bir gerilim uygulandığı zaman 1 coulombluk yük alabilen bir sığacın sığası )

( FARAD )

( FARAD )

( FARAD )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FARAZİ ile/||/<> HYPOTHETICAL[İng.] ile/||/<> VARSAYIMSAL | SAYILGILI

( sayılgılı )

( HYPOTHETICAL )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FARAZÎ ile/||/<> HYPOTHÉTIQUE[Fr.] ile/||/<> VARSAYIMLI

( matematik )

( HYPOTHÉTIQUE )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FARAZİYE, HİPOTEZ | VARSAYIM ile/||/<> VARSAYIM

( Usbilimsel sonuçlar çıkarmak üzere dayanak olarak öne sürülen önerme ya da önermeler takımı Kanıtlanmadan geçici ya da kalıcı olarak benimsenen önerme Olgular arasında nedensonuç ilişkisi kuran ve gözlem yoluyla sınanacak olan öngörü Suppositio ile eşanlamlı hypothesis alta konan temel ilke öndayanak koşul varsayım hypo alt altta thesis koyum 1 Matematikte ve mantıksal çıkarımlarda Mantıksal sonuçlar çıkarmak üzere öndayanak olarak öne sürülen önerme ya da önermeler birliği 2 Deneysel bilimlerde Belli bilgilere olanak sağlamak bağlantıları anlaşılır kılmak olayları açıklamak üzere geçici olarak konmuş bilimsel öneri olayları geçici bir açıklama biçimi ama ancak deneyle yöntemli bir biçimde denetlendikten sonra geçerliliği kabul edilebilir 3 Düşünmenin temellendirilmesi olarak varsayım düşünmenin herhangi bir konuda ileri sürdüğü bir savı tanıtlamak üzere koyduğu öndayanak Bu anlamda Yeni Kantçılardan Cohen ve Natorpta düşünmenin temel ilkesi temel yöntemidir matematik )

( HYPOTHESIS (PL. HYPOTHESES) | HYPOTHESIS | HYPOTHESIS, ASSUMPTION | ASSUMPTION )

( HYPOTHÈSE | HYPOTHESE, SUPPOSITION | HYPOTHÉSE )

( HYPOTHESE, VORAUSSETZUNG, ANNAHTNE | HYPOTHESE | VORAUSSETZUNG, ANNAHME )

( SUPPOSI-TIO )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FARAZİYE | VARSAYIM | HİPOTEZ ile/||/<> HİPOTEZ ile/||/<> VARSAYIM

( varsayım matematik önsav varsayım Araştırmanın başlangıcında henüz doğruluğu veya yanlışlığı kestirilemeyen bir öneri veya ön beklenti Usbilimsel sonuçlar çıkarmak üzere dayanak olarak öne sürülen önerme ya da önermeler takımı Kanıtlanmadan geçici ya da kalıcı olarak benimsenen önerme Olgular arasında nedensonuç ilişkisi kuran ve gözlem yoluyla sınanacak olan öngörü Suppositio ile eşanlamlı hypothesis alta konan temel ilke öndayanak koşul varsayım hypo alt altta thesis koyum 1 Matematikte ve mantıksal çıkarımlarda Mantıksal sonuçlar çıkarmak üzere öndayanak olarak öne sürülen önerme ya da önermeler birliği 2 Deneysel bilimlerde Belli bilgilere olanak sağlamak bağlantıları anlaşılır kılmak olayları açıklamak üzere geçici olarak konmuş bilimsel öneri olayları geçici bir açıklama biçimi ama ancak deneyle yöntemli bir biçimde denetlendikten sonra geçerliliği kabul edilebilir 3 Düşünmenin temellendirilmesi olarak varsayım düşünmenin herhangi bir konuda ileri sürdüğü bir savı tanıtlamak üzere koyduğu öndayanak Bu anlamda Yeni Kantçılardan Cohen ve Natorpta düşünmenin temel ilkesi temel yöntemidir matematik )

( HYPOTHESIS | POSTULATE )

( HYPOTHÈSE | POSTULATE )

( POSTULATE )

( IPOTESI )

( ΥΠΌΘΕΣΗ / υπόθεση )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FARAZİYE | VARSAYIM | HİPOTEZ ile/||/<> POSTULAT | VARSAYIM

( bk. varsayım @@ (matematik) @@ bk. önsav @@ bk. varsayım. @@ Araştırmanın başlangıcında henüz doğruluğu veya yanlışlığı kestirilemeyen bir öneri veya ön beklenti. @@ @@Usbilimsel sonuçlar çıkarmak üzere dayanak olarak öne sürülen önerme ya da önermeler takımı. @@ Kanıtlanmadan geçici ya da kalıcı olarak benimsenen önerme. @@ Olgular arasında neden-sonuç ilişkisi kuran ve gözlem yoluyla sınanacak olan öngörü. @@ (Lat. Suppositio ile eşanlamlı)(Yun. hypothesis=alta konan, temel, ilke, öndayanak, koşul, varsayım < hypo = alt, altta; thesis = koyum) : 1. (Matematikte ve mantıksal çıkarımlarda) Mantıksal sonuçlar çıkarmak üzere öndayanak olarak öne sürülen önerme ya da önermeler birliği. 2. (Deneysel bilimlerde) Belli bilgilere olanak sağlamak, bağlantıları anlaşılır kılmak, olayları açıklamak üzere geçici olarak konmuş bilimsel öneri; olayları geçici bir açıklama biçimi; ama ancak deneyle yöntemli bir biçimde denetlendikten sonra geçerliliği kabul edilebilir. 3. Düşünmenin temellendirilmesi olarak varsayım: düşünmenin, herhangi bir konuda ileri sürdüğü bir savı tanıtlamak üzere koyduğu öndayanak. (Bu anlamda Yeni Kantçılardan Cohen ve Natorp'ta düşünmenin temel ilkesi, temel yöntemidir.) @@ (matematik) @@ (...) @@ @@ )

( HYPOTHESIS | POSTULATE~POSTULATE )

( HYPOTHÈSE | POSTULATE~POSTULATE | POSTULAT )

( ...~POSTULATUM )

( POSTULATE~POSTULATE )

( IPOTESI~POSTULATO )

( ΥΠΌΘΕΣΗ / υπόθεση~ΑΊΤΗΜΑ / αίτημα )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FARBA ile FARBALI ile FARBASIZ

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FARE ile/||/<> FARE[Ar. < FÂRE]

( Memeliler Mammalia sınıfının kemiriciler Rodentia takımından sıçanımsılara Myomorpha mensup memelilerin genel adı )

( MOUSE )

( SOURIS )

( MAUS )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAREKUYRUĞU ile/||/<> ...

( 1 Anahtar deliği gibi küçük delikler açmakta kullanılan ince testere Yalvaç Isparta Maraş Aksaray Niğde 2 Çilingirlikte kullanılan ince ve yuvarlak eğe Senirkent Isparta )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FARFARA/LIK ile FARFARACI/LIK

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FARIL[İng. < FURL] ile/||/<> ...

( balık ağlarının alt ve üst yanlarına geçirilen keçi kılından yapılmış ip Kökenini bilmiyoruz )

( FURL )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FARIMAK ile FARKLILAŞMAK ile FARKSIZLAŞMAK ile FARKLILAŞTIRMAK ile FAR ile FARE ile FARK ile FARS ile FARZ ile FARKLI/LIK ile FARSÇA ile FARKSIZ/LIK ile FARE OTU ile FARKLICA ile FARKSIZCA ile FART FURT ile FARE DELİĞİ

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FARK ile/||/<> FARK[Ar. < FARK]

( matematik 1 Taşınır değerler borsasında piyasa yapıcı tarafından belirlenen alış ve satış fiyatları arasındaki fark 2 Kredi faizlerinde geri ödeme riskine göre belirlenen faiz farkı )

( SPREAD )

( DIFFÉRENCE )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FARK-I SAAT ile/||/<> DIFFÉRENCE HORAIRE[Fr.] ile/||/<> SAAT FARKI

( astronomi )

( DIFFÉRENCE HORAIRE )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FARKLILAŞMA | AYRIMLAŞMA ile/||/<> AYRIMLAŞMA

( Genel nitelikteki davranış ya da görevlerin daha özel ve ayrışık biçimlere dönüşmesi Belli insan öbeklerinin yasalara toplumsal baskılara ya da törelere uyularak birbirlerinden ayrı yerlerde yaşamaya yanlızlığa itilmeleri olgusu Olay nesne ve özelliklerin belli ölçülere göre birbirinden ayrılması ya da bir yapının yataylığına ya da düşeyliğine alt bölümlere ya da kesimlere ayrılması Yanyana bulunan aynı veya yakın değerde iki sesten birinin öbüründen değerce uzaklaşması Aşçının Ahçı olması gibi özgeleme )

( DIFFERENTIATION | SEGREGATION )

( SEGRÉGATION | DIFFÉRENCIATION )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FARMER[İng.] ile/||/<> ÇİFTÇİ

( Geçimini toprağı ekerek sağlayan kimse )

( FARMER )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FARMING/FARMER[İng.] değil/yerine/= AGRICULTURE[Fr.] değil/yerine/= ACKERBAU[Alm.] değil/yerine/= ÇIFTÇILIK

( Toplayıcılık ve avcılıktan geliştiği sanılan, genellikle hayvancılıkla birlikte yapılan ekonomi biçimi. )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FARS ile/||/<> FARS[Fr. < FARCE]

( İlkel yalınç güldürme öğelerinden yararlanan kimi kez inanırlığın sınırını aşan gülümsemekle yetinmeyip güldürmeyi erek edinen hafif komik oyun Örn Ortaçağda Maitre Pathelin Güldürü öğesi hareketlerden ve nüktelerden çıkan oyun düşünceden çok göze ve duyulara yönelir Vurgu kişiyi karikatürleştirerek ve olayları abartarak elde edilir )

( FARCE )

( FARCE )

( FARCE | POSSE, SCHWANK )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FARS-İ ASGAR, KİTAT-ÜL-FERES | TAY ile/||/<> TAY

( Bir takımyıldızın adı astronomi )

( EQUULEUS, EQU (EQUULEI), COLT )

( PETIT CHEVAL | PETIT-CHEVAL )

( PFERDCHEN, KLEINES PFERD )

( EQUULEUS )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FARZ | SAYILTI ile/||/<> SAYILTI

( Doğruluğu kanıtsız varsayılan önerme Bir kanıtlama ya da geçerleme sürecinde usavurma zincirini tamamlamak üzere kimi halkaları doğru ya da geçerli sayma )

( ASSUMPTION | HYPOTHESIS (PL. HYPOTHESES )

( SUPPOSITION | HYPOTHÈSE )

( VORAUSSETZUNG, ANNAHME | HYPOTHESE, VORAUSSETZUNG, ANNAHTNE )

( ASSUMPTIO | SUPPOSI-TIO )

( ASSUNZIONE )

( ΥΠΌΘΕΣΗ / υπόθεση )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FARZ | SAYILTI ile/||/<> VARSAYIM

( Doğruluğu kanıtsız varsayılan önerme. @@ Bir kanıtlama ya da geçerleme sürecinde usavurma zincirini tamamlamak üzere kimi halkaları doğru ya da geçerli sayma. )

( ASSUMPTION | HYPOTHESIS (PL. HYPOTHESES~HYPOTHESIS (PL. HYPOTHESES) | HYPOTHESIS | HYPOTHESIS, ASSUMPTION | ASSUMPTION )

( SUPPOSITION | HYPOTHÈSE~HYPOTHÈSE | HYPOTHESE, SUPPOSITION | HYPOTHÉSE )

( ASSUMPTIO | SUPPOSI-TIO~SUPPOSI-TIO )

( VORAUSSETZUNG, ANNAHME | HYPOTHESE, VORAUSSETZUNG, ANNAHTNE~HYPOTHESE, VORAUSSETZUNG, ANNAHTNE | HYPOTHESE | VORAUSSETZUNG, ANNAHME )

( ASSUNZIONE~IPOTESI )

( ΥΠΌΘΕΣΗ / υπόθεση~ΥΠΌΘΕΣΗ / υπόθεση )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FARZETMEK | VARSAYMAK ile/||/<> VARSAYMAK

( matematik )

( ASSUME )

( SUPPOSER )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FASET GÖZ | PETEK GÖZ ile/||/<> PETEK GÖZ

( Eklembacaklı hayvanlarda görülen ve birçok ommatidyumun bir araya gelmesiyle meydana gelen bir göz tipi bileşik göz )

( COMPOUND EYE )

( OEIL COMPOSÉ )

( FACETTENAUGE )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FASET ile/||/<> ORTAK GÖRÜNÜ

( ortak görünü facies yüz Böcek gözünün saydam kat bölgesi Böcek gözünün saydam tabaka bölgesi Böcek gözünün petek benzeri saydam kat bölgesi Küçük yüz )

( FACET )

( FACETTE )

( FACETTE )

( FACIES | FACIES: YÜZ )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FASHION[İng.] ile/||/<> MODE, FAÇON[Fr.] ile/||/<> MODE[Alm.] ile/||/<> MODA[İt. < MODA]

( Göreneğe bakarak daha kısa süreli olan çabuk değişebilen öykünme yoluyla yayılan geçici davranış giyim ve yaşama biçimi )

( FASHION )

( MODE, FAÇON )

( MODE )

( MODA )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FASIL | ALT BÖLÜM ile/||/<> ALT BÖLÜM

( Yazmalarda bölüm içinde yer alan küçük ayırımlardan her biri Canlı organizmaların sistematik sınıflandırılmasında bölümle sınıf arasında yer alan taksonomik bir grup alt filum subfilum )

( SUBPHYLUM )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FASIL ile/||/<> FASIL[Ar. < FAṢL]

( Ort O 1 Orta oyununa başlamadan önce saz takımının çaldığı köçek havası ve curcuna 2 Orta Oyununun ikinci bölümü Bu bölümde taklitler yer alır Oyunun asıl bölümü budur 3 Osmanlı ve Arap tiyatrosunda oyunun perde bölümü 1 Öykülere başlamadan önce yapılan sazlı başlangıç 2 Saz ozanlarının bir araya gelerek yaptıkları müzikli ve koşuklu toplantı 3 Karagöz oyununda muhavere den sonra başlayan asıl oyun Türk gölge oyununda konunun ya da öykünün bulunduğu kesim Bu kesimde Hacivat ile Karagözden başka oyunun çeşitli tipleri bir konunun kapsamı içinde ortaya çıkarlar Âşıkların öykü tekniğinde başlangıç bölümü )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FASIL ile FASILA ile FASILALI ile FASILASIZ ile FASIL HEYETİ

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FASILA | ARALIK ile/||/<> ARALIK ile/||/<> DENKLEŞME

( Düzyazıda bölümlerin koşukta dizelerin son sözcükleri denkleşme Gerçek eksen üzerindeki dışbükey küme a açık aralık kapalı aralık yanaçık aralık Toplu cimnastiklerde biri birinin ardı sıra durarak dizilenleri ayıran derinliğine açıklık Bir ölçme aracının simgelediği ölçüm sürekliliği üzerindeki ardıl birimler arasındaki uzaklık 1 İki üşek arasında bir kıvılcım ya da yay atlamasının oluşabileceği uzaklık 2 Bir mıknatıssal çevrimin iki parçasını ayıran hava aralığı 3 Belirli iki değer arasındaki bölge fizik ara matematik Bir işlemin belli bir amaca göre yapılabileceği işlem değişkenlerinin iki sınır arası Aralıkların uyaklı değil de ölçülü oluşları Her tarzı latif her hulku kerim Âleme camı sefa sunduğu dem bana felek Bir kadeh sunmadı kim vermeye bir türlü kesel Latif le kerim felekle kesel uyaklı değil ölçülüdür aralık Tikel ya da tam denge koşulu denkleşim )

( INTERVAL | DISTANCE | GAP, INTERVAL | RANGE; INTERVAL | GAP )

( INTERVALLE | DISTANCE | ESPACE, INTERVALLE | RANGÉE )

( INTERVALL | ABSTAND | SPALTE | REIHE )

( INTERVALLUM )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FASILA | KESİNTİ ile/||/<> KESİNTİ

( Sinema Bir filmde yapımcı ya da yönetmenin isteği dışında genellikle denetleme sonucu bazen de dağıtımcı ya da oynatımcılarca yapılan budama Oyunun içinde yazar ve yönetmenin isteği dışında dramaturg ya da yönetmen tarafından yapılan kesme Bir süreç ya da oluşumun sürekli olmaktan çıkması durumu )

( CATS | INTERMISSION )

( COUPE, COUPURE )

( ÜBERSPRINGEN )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FASİLE | FAMİLYA[İt. < FAMİGLİA] ile/||/<> FİLUM ile/||/<> TAKSONOMİ

( (Lat. familia = ev halkı) Canlıların sınıflandırılmasında kullanılan bir terim olup benzer cinslerin meydana getirdiği bir birlik anlatır. @@ (botanik, jeoloji) @@ Canlıların sınıflandırılmasında benzer cinslerin meydana getirdiği birlik anlamında kulandan bir terim. Canidae: Köpekgiller familyası gibi. @@ Aile. @@ İlgili cinslerden oluşan biyolojik grup. @@ Halk ağızlarında 'karı, eş' olarak da kullanılır. < İtal famiglia. )

( FAMILY | PHYLUM | TAXONOMY~PHYLUM | FILUM~TAXONOMY )

( FAMILLE | TAXONOMIE~EMBRANCHEMENT~TAXONOMIE )

( FAMILIA | FAMILIA: EV HALKI | PHYLUM~PHYLUM~... )

( FAMILIE | STAMM | TAXONOMIE~STAMM~TAXONOMIE )

( FAMIGLIA~PHYLUM~TASSONOMIA )

( ΟΙΚΟΓΈΝΕΙΑ / οικογένεια~ΣΥΝΟΜΟΤΑΞΊΑ / συνομοταξία~ΤΑΞΙΝΟΜΊΑ / ταξινομία )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FASİLE ile/||/<> FAMİLYA ile/||/<> FAMİLYA[İt. < FAMIGLIA]

( familia ev halkı Canlıların sınıflandırılmasında kullanılan bir terim olup benzer cinslerin meydana getirdiği bir birlik anlatır botanik jeoloji Canlıların sınıflandırılmasında benzer cinslerin meydana getirdiği birlik anlamında kulandan bir terim Canidae Köpekgiller familyası gibi Aile İlgili cinslerden oluşan biyolojik grup Halk ağızlarında karı eş olarak da kullanılır İtal famiglia )

( FAMILY | PHYLUM | TAXONOMY )

( FAMILLE | TAXONOMIE )

( FAMILIE | STAMM | TAXONOMIE )

( FAMILIA | FAMILIA: EV HALKI | PHYLUM )

( FAMIGLIA )

( ΟΙΚΟΓΈΝΕΙΑ / οικογένεια )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAŞİSTLEŞMEK ile FAŞİSTLEŞTİRMEK ile FAŞİST/LİK

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FASİT DAİRE ile/||/<> YOKSULLUK KISIR DÖNGÜSÜ

( yoksulluk kısır döngüsü )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FASİT/LİK ile FASİT DAİRE

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FASKA[Yun.] ile/||/<> ...

( kundak çocuklarının beline zıbının üzerinden sarılan geniş sargı Dilimizde paska olarak da geçer Dar bir çevrede baska bel korsesi olarak kullanılır Tietzeye göre 158 Sırpça paskadan alınmıştır Yazar paska biçiminin kuşak olarak kullanılan pâs sözünden geldiğini yazmıştır )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FASON ÜRETİM ile/||/<> FASON ÜRETİM

( Bir firmanın bir malın tamamını ya da bir bölümünü anlaştığı başka bir firmaya belirlenen ölçütlere uygun biçimde ürettirmesi Ruhsatlı yem fabrikalarında ticari olarak gerçek ve tüzel kişilerce norm veya standartlara uygun yem ürettirme biçimi fason üretim fason üretim )

( FASON PRODUCTION )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FASON ile FASONE ile FASON MAL ile FASON İMALAT ile FASON ÜRETİM

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAST FOOD[İng.] ile/||/<> FAST FOOD[İng. < FAST FOOD]

( Hazır yemek )

( FAST FOOD )

( RESTAURATION RAPIDE )

( SCHNELLIMBISS )

( CIBO VELOCE )

( ΓΡΉΓΟΡΟ ΦΑΓΗΤΌ / γρήγορο φαγητό )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAST FOOD[İng.] ile/||/<> HAZIR YEMEK

( Hazır yemek. )

( FAST FOOD~FAST FOOD )

( RESTAURATION RAPIDE~RESTAURATION RAPIDE )

( SCHNELLIMBISS~FERTIGGERICHT )

( CIBO VELOCE~CIBO PRONTO )

( ΓΡΉΓΟΡΟ ΦΑΓΗΤΌ / γρήγορο φαγητό~ΈΤΟΙΜΟ ΦΑΓΗΤΌ / έτοιμο φαγητό )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAST FOOD[İng.] ile/||/<> HAZIR YEMEK

( Ev yemeğine alternatif teşkil eden çabuk hazırlanan ve servisi yapılan uygun fiyatta yiyecek fast food )

( FAST FOOD )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FASULYE ile/||/<> FASULYE[Yun.]

( botanik tarım Baklagiller Leguminosae familyasından beyaz pembe ya da mor çiçekli meyveleri legümen tipte taze ve kuru sebze olarak yenen bir yıllık otsu tırmanıcı bir bitki Türkçede fasulya olarak da geçer R φασούλια fasulye Skoka göre Sırpça pasulj sözü Rumcadan alınmıştır )

( BEAN )

( HARICOT COMMUN | HARICOT )

( BOHNE )

( PHASEOLUS VULGARIS )

( ΦΑΣΟΎΛΙΑ / φασούλια )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FASULYE ile FASULYE PİYAZI ile FASULYE PİLAKİSİ

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FATHOM[İng.] ile/||/<> KULAÇ

( Gerilerek açılmış iki kolun parmak uçları arasındaki uzaklık )

( FATHOM )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FATIGUE[İng.] ile/||/<> FATIGUE[Fr.] ile/||/<> ERMÜDUNG[Alm.] ile/||/<> YORULMA

( FATIGUE )

( FATIGUE )

( ERMÜDUNG )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FATİH[Ar. < FÂTİḤ] ile/||/<> FETİH ile/||/<> FETİHNAME

( İslam devletlerinde bir ülkeyi ya da bir kenti düşmandan alan komutan ve hükümdara verilen yüceltme sanı: Mısır fatihi, Revan fatihi gibi. 2. İstanbul'u Türklere kazandıran Osmanlı padişahı II. Sultan Mehmet'in sanı. )

( CONQUEROR | CONQUEST~CONQUEST~... )

( CONQUEREUR | CONQUÊTE~CONQUÊTE~... )

( VICTOR~...~... )

( EROBERER | EROBERUNG~EROBERUNG~... )

( CONQUISTATORE~CONQUISTA~... )

( ΚΑΤΑΚΤΗΤΉΣ / κατακτητής~ΚΑΤΆΚΤΗΣΗ / κατάκτηση~... )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FATİH ile FATİHA

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FATTEN[İng.] ile/||/<> SEMİRTME

( Hayvanın besi döneminin sonuna doğru yağ biriktirmesine yetecek kadar yoğun bir biçimde beslenmesi tavlama )

( FATTEN )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FATTENED[İng.] ile/||/<> SEMİRME

( Hayvanın beslenmesiyle kas ve yağ dokusunun artırılarak besili semiz olması )

( FATTENED | FATTEN )

( ENGRAISSEMENT )

( MÄSTUNG )

( INGRASSO )

( ΠΆΧΥΝΣΗ / πάχυνση )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FATURALAMAK ile FATURALATMAK ile FATURALANDIRMAK ile FATURA ile FATURALI ile FATURASIZ/LIK ile FATURALI HAT ile FATURASIZ HAT ile FATURALI YAŞAM

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAUL ile FAULLÜ ile FAULSÜZ

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAUNA ile/||/<> FAUNA[Lat.]

( Bir ülke bölge özel bir çevre ya da devreye has tüm hayvanlar Belirli bir coğrafi alanda bulunan hayvan türlerinin tümü Hayvanların yaşadığı bölge )

( FAUNA | FLORA )

( FAUNE | FLORA )

( FAUNA | FLORA )

( FAUNUS: ORMANLAR ILÂHI | FLOS: ÇIÇEK )

( FAUNA )

( ΠΑΝΊΔΑ / πανίδα )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAUNA[Lat.] ile/||/<> FLORA

( Bir ülke, bölge, özel bir çevre ya da devreye has tüm hayvanlar. @@ Belirli bir coğrafi alanda bulunan hayvan türlerinin tümü. @@ Hayvanların yaşadığı bölge. )

( FAUNA | FLORA~FLORA )

( FAUNE | FLORA~FLORA )

( FAUNUS: ORMANLAR ILÂHI | FLOS: ÇIÇEK~FLOS: ÇIÇEK )

( FAUNA | FLORA~FLORA )

( FAUNA~FLORA )

( ΠΑΝΊΔΑ / πανίδα~ΧΛΩΡΊΔΑ / χλωρίδα )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAVA[Yun.] ile/||/<> BAKLA EZMESİ

( bakla ezmesi R φάβα Saubohne Saubohnenbrei )

( ΦΆΒΑ / φάβα )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAVORİ/LİK ile FAVORİLİ ile FAVORİSİZ

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAX[İng.] ile/||/<> BELGEÇLEMEK

( FAX )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAYANS ile FAYANSÇI/LIK

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAYDA ile/||/<> UTILITY[İng.] ile/||/<> YARARLILIK

( Bir gözlem ya da ölçme aracının kullanılma ve yararlanmaya elverişlilik düzeyi )

( UTILITY )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAYDALANILMAK ile FAYDALANDIRILMAK

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAYDALANMAK ile FAYDALANDIRMAK ile FAYDALANABİLMEK ile FAYDA ile FAYDACI/LIK ile FAYDALI/LIK ile FAYDASIZ/LIK ile FAYDASIZCA

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAYTON[Fr. < PHAÉTON] ile/||/<> ...

( tek körüklü dört tekerlekli genellikle çift atlı binek arabası Türkçede payton olarak da kullanılır phaéton )

( PHAÉTON )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAYTON ile FAYTONCU/LUK

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAZ | EVRE ile/||/<> EVRE

( Sinema TV Aynı yinelenimdeki dönemsel iki devinimin birbirine göre durumunu saptayan özellik İki devinim aynı anda dönemsel devinimin aynı noktasında bulunuyorlarsa aynı evrededirler evrede Ses dalgalarının elektrik salınımlarının evresinden de söz edilebilir Tekrarlı olaylarda bir dönüm içindeki her bir nokta konum ya da durum Örnek Ayın evreleri ilkdördün dolunay vb Bir değişen yıldızın minimum evresi Zaman ya da uzay içerisinde sıralanmış bir dizinin dönüm noktalan arasındaki aralık 1 Dengedeki bir dizge içinde başka bölümlerden fiziksel ayrılıklar gösteren ve kesin yüzeylerle sınırlanmış tektürel yapılı bölge 2Gözİem süresinde bir elektriksel dalganın sıfırdan en büyük değere dek aldığı bağıl değer Bir oluşum ya da süreç içinde birbirini izleyen değişik görünüşlü durumlardan her biri fizik kimya Birbiri ardınca gelen değişikliklerde özdeğin biryapımlı kesiksiz durumu katı evre sıvı evre vb 1 Özdeğin tektürel kesiksiz durusu katı evre sıvı evre vb 2 Dalga işlevinin bir noktasının aynı yere hangi zamanda geleceğini gösterir açı Sabnamlı bir olayın yinelenimleri boyunca içinde bulunduğu aşamaları niteleyen açısal nicelik Isıl işlem ve yüzey işlemelerinde ardışık olarak görülen durumlardan her biri Bir hastalığın veya işlemin çeşitli durum veya safhalarından her biri faz )

( PHASE | STAGE )

( PHASE )

( PHASE )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAZ ile FAZ KALEMİ

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAZİLET ile FAZİLETLİ/LİK ile FAZİLETSİZ/LİK

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAZİLET ile/||/<> VIRTUE[İng.] ile/||/<> VERTU[Fr.] ile/||/<> VIRTUS[Lat.] ile/||/<> TUGEND[Alm.] ile/||/<> ERDEM

( 1 İstencin ahlaksal iyiye yönelmesi 2 İnsanın tinsel ve ruhsal yetkinliği Felsefe tarihi boyunca erdem kavramına değişik anlamlar verilmiştir Filozofların ahlak öğretileri genellikle erdeme ahlaksal iyiye verdikleri anlamla birbirinden ayrılırlar Plütondan beri temel erdemler olarak şunlar sayılır bilgelik yiğitlik doğruluk ölçülülük Türkçe er kökünden türetilmiş bir isim Köken bilimi bakımından nitelikler özellikle yiğitlik ve daha yaygın olarak iyilik fazilet iyi nitelikler broader anlamında kullanılır ve aynı zamanda uluslarla ilgili kavramlara geçer Uygurcada aynı zamanda göçüşmeli métathétique edrem olarak da kullanılır Erken çağda aslen yeterlilik verimlilik yetenek olarak Moğolcaya geçmiştir Daha sonra bilgelik anlamında kullanılmıştır Tuvacada kullanılan ertem hiç kuşkusuz bilgi bilim için Moğolcadan geri alınmış bir biçimdir Güneybatıda erdem erden fazilet mükemmellik biçimi doğrudan doğruya eski bir kalıntıdır Doerfer II 451 Eski Türkçede alpı erdemi yiğitlik mertlik olarak geçer Eski yazılı kaynaklarda erdem sık sık kullanılır Eski Kırgızcada erdem ve er erdem yaygın olarak kullanılır 11 yüzyılda Hakani dilinde erdem al adab wal manqaba değerler erdem olarak çevirilmiştir ancak alḥilm wal ilm bilgelik çevirisi de istisnai olarak geçer Kutadgu Biligde erdem değer erdem bildirir karşıtı da mün kusur suç olarak geçer 14 yüzyılda Harezmde erdem erlik yiğitlik mertlik anlamlarında kullanılır 14 yüzyılda erdem fazilet diye geçer 14 ve 15 yüzyıllarda Osmanlıcada erlik erdemi erkekçe erdemler ve erdem askeri yetenek maharet kullanılır Erdemin etimolojik açıklamasını Thomsene borçluyuz Thomsen Latince vir er kökünün virtus Fransızca vortu türevinden örneklenerek erdemin er kökünden geldiğini açıklamıştır Doerfer TMEN II 3132 Thomsenin açıklamasından söz etmiştir Buna karşılık Räsänen V 47a eski ve yeni diyalektlerde geçen biçim ve verileri gözden geçirmiştir Ayrıca Çuvaşça yoluyla erdemin érdem olarak Macarcaya geçtiğini de eklemiştir Son olarak semantik bakımdan Latince vir virtus biçimini vermiştir Macarca érdem biçimini Ligeti de değerlendirmiştir TörK 30 )

( VIRTUE )

( VERTU )

( TUGEND )

( VIRTUS )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAZLA KIYMET | ARTIK DEĞER ile/||/<> ARTIK DEĞER

( İyesinin hiçbir katkısı emeği olmaksızın kamunun etkinlikleri sonucunda bir toprak parçasının ya da taşınmazın değerindeki artış Marksist kuramda emeğin değişken sermayenin üzerinde üretime kattığı ve kapitalistin el koyduğu değer diğer bir deyişle iktisadi artığın kaynağı emeğin yarattığı değerin karşılığını alamadığı kısmı net ürün )

( INCREMENTAL VALUE | SURPLUS VALUE )

( PLUS-VALUE FONCIÈRE )

( WERTSTEIGERUNG, WERTZUWACHS VON GRÜNDSTÜCKEN )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAZLA MESAİ ile/||/<> FAZLA ÇALIŞMA

( fazla çalışma )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FAZLALAŞMAK ile FAZLALAŞTIRMAK ile FAZLA/LIK ile FAZLACA

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FE ile/||/<> FE

( FE | FIXED EFFECTS )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FEAR[İng.] ile/||/<> KORKU

( Gerçek ya da beklenen bir tehlike ile yoğun bir acı karşısında uyanan ve coşku beniz sararması ağız kuruması yürek ve solunum hızlanması gibi belirtileri olan ya da daha karmaşık fizyolojik değişmelerle kendini gösteren duygu )

( FEAR )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FEASIBILITY[İng.] ile/||/<> OLURLUK

( FEASIBILITY )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FECİ ile FECİR

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FECİ ile/||/<> TRAGIC[İng.] ile/||/<> TRAGIQUE[Fr.] ile/||/<> TRAGISCH[Alm.] ile/||/<> ACIKLI

( 1 Dar anlamıyla tiyatroda tragedyanın belirleyici yanı temel özelliği ye felsefi özü 2 Bir oyun içinde acıklı görünümü sağlıyan gelişim 3 Genel anlamı içinde toplumsal gelişmede bireytoplum çelişkilerinin anlatımı olan estetik ulamı )

( TRAGIC )

( TRAGIQUE )

( TRAGISCH )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FÉCULE[Fr.] ile/||/<> FEKÜL[Fr. < FÉCULE]

( kimya )

( FÉCULE )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FECUTA SPP.[Lat.] ile/||/<> ÇAYIR OTU

( Yumak otu )

( FECUTA SPP. )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FEDA ile FEDAİ/LİK ile FEDAİCE

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FEDAKAR/LIK ile FEDAKARCA

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FEDERALLEŞMEK ile FEDERAL ile FEDERALİST ile FEDERALİZM

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FEDERATION[İng.] ile/||/<> FEDERASYON[Fr. < FÉDÉRATION]

( 1 Savunma ve dış politika alanında dayanışma amacıyla birden fazla devletin bir birlik devleti içinde birleşmesi 2 Aynı alandaki çeşitli kuruluşları bir arada toplayan dayanışma birliği )

( FEDERATION )

( FÉDÉRATION )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FEDERE ile FEDERASYON

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FEEDBACK[İng.] ile/||/<> DÖNÜT

( FEEDBACK )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FEEDBACK[İng.] ile/||/<> GERİ BİLDİRİM

( Başa tepki )

( FEEDBACK )

( RÉTROACTION )

( RÜCKMELDUNG )

( RETROAZIONE )

( ΑΝΑΤΡΟΦΟΔΌΤΗΣΗ / ανατροφοδότηση )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FEEDBACK[İng.] ile/||/<> GERİ TEPME

( Başa tepki )

( FEEDBACK )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FEEDER[İng.] ile/||/<> ALIMENTEUR, DISTRIBUTEUR[Fr.] ile/||/<> AUFGABEVORRICHTUNG, VERTEILER[Alm.] ile/||/<> BESLEYİCİ

( FEEDER )

( ALIMENTEUR, DISTRIBUTEUR )

( AUFGABEVORRICHTUNG, VERTEILER )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FEEDER[İng.] ile/||/<> BESİ HAYVANI

( Kesim ağırlığına ulaşıncaya kadar beslenilmek amacıyla satın alınan genç çiftlik hayvanı )

( FEEDER )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FEHAMET ile FEHAMETLİ

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FEHM ETMEK | KAVRAMAK ile/||/<> KAVRAMA ile/||/<> KAVRAMAK

( 1 Karşılaşılan sorunları yeni durumları ve düşünceleri zihinde oluşturmak 2 Düşünmek 3 Anlamak birleştirme otomobil 1 Motor anamili ile hız kutusunu birbirine bağlayıp ayıran motordan gelen devinimi sarsıntısız olarak öteki aktarma öğelerine ileten düzen 2 Bu düzeni işletmeye yarayan ayaklık I gavrama II Bodur ekini kesme Güllüce Gümüşhacıköy Amasya Orakla biçmek Amasya yakalamak )

( CONCEIVE | CLUTCH, CLUTCH PEDAL )

( CONCEVOIR | DÉBRAYAGE, EMBRAYAGE )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FEINT/DESIGNATUM[İng.] değil/yerine/= FEINTE/DESIGNATUM[Fr.] değil/yerine/= DESIGNATUM[Alm.] değil/yerine/= GÖSTERICI

( Sinema Sinema filmlerini görüntülüğe yansıtarak izlenmesini sağlayan aygıt. (Göstericiler, film boylarına göre, 8 mm'den 70 mm'liklere kadar değişir; ancak hepsinin ortak özelliği, alıcının çözümlediği devinimin bireşimini gerçekleştirerek bu devinimi doğal biçimiyle vermektir. Bir göstericinin başlıca bölümleri şunlardır: Göstericide kullanılacak filmin takıldığı verici makara bölümü ile bu filmin gösterim sırasında sarıldığı alıcı makara; filmin aralı devinimini sağlayan düzenek; filmin bu aralı devinim sırasında önünde durakladığı pencere ve bu duraklama sırasında düzenli aralıklarla ışık kaynağı ile film arasına girerek ışığı açıp kapayan örtücü; filmin, ses bölümünde düzgün devinimini sağlayan düzenek; ses bölümü (okuma bölümü); gösterici ışıtacı (ışık kaynağı); gösterici merceği). @@ bk. gösterici birim. @@ Sinema filmi, slayt, fotoğraf camı vb. ile saptanan görüntüleri duvara ya da beyazperdeye büyüterek yansıtan aygıtlara verilen genel ad. @@ 1. bilişim: Bir bilgisayarda, yürütülen işlemin sonuçlarını bildiren ya da basıp veren çıkış birimi. 2. sinema: Sinema filmlerinin beyazperde üzerine yansıtılmasını sağlayan aygıt. @@ Oyun alanındaki gergi üzerine görüntüleri yansıtan aygıt. )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FEINT[İng.] ile/||/<> FEINTE[Fr.] ile/||/<> GÖSTERİŞ

( Doğrudan doğruya ya da bir çelgiden sonra tepki yaratmak amacıyla savut ucunu ileriye doğru uzatma )

( FEINT )

( FEINTE )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FEK | ALT ÇENE ile/||/<> ALT ÇENE ile/||/<> ÇENE

( Ağzın alt kısmını oluşturan ve konuşma sırasında ağzın rahatlıkla hareketini sağlayan organ çene Azerbaycan Türkçesi alt çänä Türkmen Türkçesi aşakı eňek Gagauz Türkçesi alt çena Özbek Türkçesi pastiki cağ Uygur Türkçesi astinqi iňäk Tatar Türkçesi askı teş kaznası Başkurt Türkçesi aşqı yaňaq tüp çene Krç Malk tüp cayak süyek Nogay Türkçesi tömengî yak Kazak Türkçesi tömeňgi jak astıngıjak Kırgız Türkçesi astınkı caak Alt altığı taak altındagı taak söögi Hakas Türkçesi altmdagı naah söögî Tuva Türkçesi aldu çaak söögü segel Türkçesi altıngı naak söögü Rusça nijnyaya çelyust 1 Omurgalı hayvanlarda kemik ya da kıkırdak ile desteklenen dişleri taşıyan ve ağızın açılıp kapanmasını sağlayan yapı 2 Omurgasız hayvanlarda buna benzeyen yapı I Keçe üzerine süsleme yapılan renkli keçe parçası Yalvaç Isparta II 1 Kapı dilinin oturduğu köşeli demir İlyaslı Uşak 2 Saban demirinin takıldığı ökçe bölümü Aşağıdinek Şarkikaraağaç Isparta III Koyun çanı Adalıkuzu Güdül Ankara 2 Kapı dilinin oturduğu köşeli demir İlyaslı Uşak 3 Saban demirinin takıldığı ökçe bölümü Aşağıdinek Şarkikaraağaç Isparta biyoloji biyoloji 1 Omurgalılarda kemik ya da kıkırdak ile desteklenen dişleri taşıyan ve ağzın açılıp kapanmasını sağlayan yapı 2 Omurgasızlarda bu görevi taşıyan benzer yapı Omurgalılarda kemik veya kıkırdakla desteklenen dişleri taşıyan ve ağzın açılıp kapanmasını sağlayan yapı Ağız boşluğunun alt ve üst kısmında diş ve dudaklarla çevrilmiş bulunan ve konuşma sırasında ağzın rahatlıkla hareketini sağlayan organ Çenenin alt kesimi alt çene üst kesimi de üst çene diye adlandırılır Azerbaycan Türkçesi çänä Türkmen Türkçesi enek Gagauz Türkçesi çenä Özbek Türkçesi cağ Uygur Türkçesi iňäk Tatar Türkçesi kaznalık teş kaznası iyäk Başkurt Türkçesi yaňaq çene yayak süyek Krç Malk cayak süyek Nogay Türkçesi yak Kazak Türkçesi jak Kırgız Türkçesi caak Alt aldığı taak altıgı taak Hakas Türkçesi naah söögî Tuva Türkçesi segel Türkçesi naak söögü Rusça çelyust Ağzın üst kısmını oluşturan ve konuşma sırasında ağzın rahatlıkla hareketini sağlayan organ çene Az çǝnǝ Hal çana çene Yaygın bir inanca göre Farsçadan alınmıştır çāna çana the lower jawbone the chin Türkçede çeneye eŋek adı verilirdi Bu ad bugün daha çok yerel ağızlarda enek ve eğek olarak kalmıştır Buna karşılık çağdaş diyalektlerde eŋek yaygın olarak kullanılır Diyalektlerde çeneye birtakım adlar daha verilir alkım Türkmenler eŋek adını da kullanırlar alkım Karakalpaklar iyek adını da kullanırlar Bundan başka çeneye buğak adını da verirler Blk cayak cayak süyek Balkarlar sakal tüb adını da kullanırlar yak Alt saŋat Tel saŋıt sıŋax yanax Leksika da čäŋä sözü üzerinde durmuştur Leksika yazarlarına göre Budagovun çene sözünün Farsçadan alıntı olduğuna ilişkin görüşü büyük bir olasılıkla yanlıştır Bu yeni Farsça sözün İran kökenli değildir Halaççadaki čana biçimi ise ŋ n damaksılaşması nedeniyle Farsçadan geri alıntıdır Yakutçadaki ekleşmiş säŋijä biçimini de gözden geçiren Leksika yazarları bu sözün dış biçimsel paralelliklerinin henüz saptanamadığını da dile getirmişlerdir Bununla birlikte Oğuzca čayna čeyne çiğnemek ile çene sözünün Anadolu ağızlarında kullanılışı sırasında görülen čeyne çene biçiminin karşılaştırılması gereğini ortaya koymuşlardır Dilimizde kullanılan organ adlarının öz Türkçe köklerden geldiğini biliyoruz Türkçe ağız avurt ayak boğaz boyun burun göz kulak gibi O bakımdan çenenin Farsça bir alıntı olarak görülmesi çarpıcı ve düşündürücüdür Farsça çāna çana biçimlerinin etimolojisini ise bilmiyoruz Benim görüşüme göre Türkçede çeneye verilen eŋek adı çeyne çiğnemek fiilinin baskısı altında çeŋe çene biçimini almıştır contamination )

( ÇĀNA )

( ÇƎNƎ[Az.]~ALKIM[Kklp.]~YAK[Nog.]~SAŊAT[Alt.]~SAŊIT[Tel.]~SIŊAX[Yak.]~YANAX[Çuv.] )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FEK ile/||/<> ÇENE ile/||/<> ÇENE[Fars. < ÇÂNE]

( 1 Omurgalı hayvanlarda kemik ya da kıkırdak ile desteklenen dişleri taşıyan ve ağızın açılıp kapanmasını sağlayan yapı 2 Omurgasız hayvanlarda buna benzeyen yapı I Keçe üzerine süsleme yapılan renkli keçe parçası Yalvaç Isparta II 1 Kapı dilinin oturduğu köşeli demir İlyaslı Uşak 2 Saban demirinin takıldığı ökçe bölümü Aşağıdinek Şarkikaraağaç Isparta III Koyun çanı Adalıkuzu Güdül Ankara 2 Kapı dilinin oturduğu köşeli demir İlyaslı Uşak 3 Saban demirinin takıldığı ökçe bölümü Aşağıdinek Şarkikaraağaç Isparta biyoloji biyoloji 1 Omurgalılarda kemik ya da kıkırdak ile desteklenen dişleri taşıyan ve ağzın açılıp kapanmasını sağlayan yapı 2 Omurgasızlarda bu görevi taşıyan benzer yapı Omurgalılarda kemik veya kıkırdakla desteklenen dişleri taşıyan ve ağzın açılıp kapanmasını sağlayan yapı Ağız boşluğunun alt ve üst kısmında diş ve dudaklarla çevrilmiş bulunan ve konuşma sırasında ağzın rahatlıkla hareketini sağlayan organ Çenenin alt kesimi alt çene üst kesimi de üst çene diye adlandırılır Azerbaycan Türkçesi çänä Türkmen Türkçesi enek Gagauz Türkçesi çenä Özbek Türkçesi cağ Uygur Türkçesi iňäk Tatar Türkçesi kaznalık teş kaznası iyäk Başkurt Türkçesi yaňaq çene yayak süyek Krç Malk cayak süyek Nogay Türkçesi yak Kazak Türkçesi jak Kırgız Türkçesi caak Alt aldığı taak altıgı taak Hakas Türkçesi naah söögî Tuva Türkçesi segel Türkçesi naak söögü Rusça çelyust Ağzın üst kısmını oluşturan ve konuşma sırasında ağzın rahatlıkla hareketini sağlayan organ çene Az çǝnǝ Hal çana çene Yaygın bir inanca göre Farsçadan alınmıştır çāna çana the lower jawbone the chin Türkçede çeneye eŋek adı verilirdi Bu ad bugün daha çok yerel ağızlarda enek ve eğek olarak kalmıştır Buna karşılık çağdaş diyalektlerde eŋek yaygın olarak kullanılır Diyalektlerde çeneye birtakım adlar daha verilir alkım Türkmenler eŋek adını da kullanırlar alkım Karakalpaklar iyek adını da kullanırlar Bundan başka çeneye buğak adını da verirler Blk cayak cayak süyek Balkarlar sakal tüb adını da kullanırlar yak Alt saŋat Tel saŋıt sıŋax yanax Leksika da čäŋä sözü üzerinde durmuştur Leksika yazarlarına göre Budagovun çene sözünün Farsçadan alıntı olduğuna ilişkin görüşü büyük bir olasılıkla yanlıştır Bu yeni Farsça sözün İran kökenli değildir Halaççadaki čana biçimi ise ŋ n damaksılaşması nedeniyle Farsçadan geri alıntıdır Yakutçadaki ekleşmiş säŋijä biçimini de gözden geçiren Leksika yazarları bu sözün dış biçimsel paralelliklerinin henüz saptanamadığını da dile getirmişlerdir Bununla birlikte Oğuzca čayna čeyne çiğnemek ile çene sözünün Anadolu ağızlarında kullanılışı sırasında görülen čeyne çene biçiminin karşılaştırılması gereğini ortaya koymuşlardır Dilimizde kullanılan organ adlarının öz Türkçe köklerden geldiğini biliyoruz Türkçe ağız avurt ayak boğaz boyun burun göz kulak gibi O bakımdan çenenin Farsça bir alıntı olarak görülmesi çarpıcı ve düşündürücüdür Farsça çāna çana biçimlerinin etimolojisini ise bilmiyoruz Benim görüşüme göre Türkçede çeneye verilen eŋek adı çeyne çiğnemek fiilinin baskısı altında çeŋe çene biçimini almıştır contamination )

( JAW )

( MÂCHOIRE | MAXILLA )

( KIEFER )

( ÇĀNA )

( ÇƎNƎ[Az.]~ALKIM[Kklp.]~YAK[Nog.]~SAŊAT[Alt.]~SAŊIT[Tel.]~SIŊAX[Yak.]~YANAX[Çuv.] )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FEK ile FEKE

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FEKÇE | ÇENEK ile/||/<> ÇENEK

( biyoloji botanik Tohumlu bitkilerin tohumlarının çimlenmesiyle oluşan embriyonun ilk yaprağı veya yaprakları kotiledon )

( COTYLEDON )

( MANDIBULE | COTYLÉDON )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FEL[İng.] ile/||/<> FEL

( anat Safra )

( FEL )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FEL ile FELÇ ile FELÇLİ/LİK

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FELAKET | YIKIM ile/||/<> YIKIM

( Oyunun sonlarında ortaya çıkan durum Tragedyada kahramanın yok olmasını komedyada ise entrikanın çözülmesini gerektiren olay Bir sahne eserinde çözülüşü tamamlıyan acıklı olgu Tragedyada oyunun sonlarına doğru kahramanın yok oluşunu komedyada ise dolantının çözümlenmesini ortaya çıkaran olay Bir metal parçanın çatlama yarılma kırılma ya da kopmaya uğrayarak iş görmeme durumuna düşmesi olayı yıkım )

( CATASTROPHE | FAILURE | DISASTER )

( CATASTROPHE )

( KATASTROPHE )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FELAKET ile FELAKETLİ

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FELÇ | PARALİZİ[Fr. < PARALYSIE] ile/||/<> ...

( PARALYSIE )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FELÇ ile/||/<> FELÇ[Ar. < FELC]

( Vücudun bir bölümünde veya tamamında hareket ve hissetmenin kalkması inme nüzul paraliz Bir kas veya kas grubunu uyaran sinir merkezlerinin veya sinir liflerinin tahrip olması sonucu iskelet kaslarının kısmen veya tamamen kontraksiyon yapamaması durumu paraliz flasid paralizis strok hlk inme Tam veya yarı felç olarak ayrıldığı gibi kasların tonusuna göre gevşek ve spastik sinir tahribatının bulunduğu yere göre perifer ve sentral felç olan ekstremitelerin sayısına göre mono hemi ve tetraparez veya pleji olarak ayrılır Felç )

( PARALYSIS )

( PARALYSIS )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FELD-MARÉCHAL[Fr.] ile/||/<> FELDMAREŞAL[Fr.]

( Alman Avusturya İngiliz ve İsveç askerî hiyerarşisinde en yüksek rütbe Daha sonraları feldmareşal olan Colmor van der Goltz Paşa nın Attila İlhan Batının Deli Gömleği 288 Feldmareşal Prenses Werdenberg soprano Perihan Yelli Selim İleri Saz Caz Düğün Varyete 167 )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FELEK[Ar. < FELEK] ile/||/<> ...

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FELEMENK ile FELEMENKLİ ile FELEMENKÇE

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FELLOW-SCHOOL[İng.] ile/||/<> ÉCOLE JUMELÉ[Fr.] ile/||/<> KARDEŞ OKUL

( Bir okulun toplumsal ve kültürel bakımdan yardımı gereksediğinden ötürü seçtiği ve türlü konularda özdeksel ve tinsel yardımda bulunduğu okul )

( FELLOW-SCHOOL )

( ÉCOLE JUMELÉ )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FELSEFE[Ar. < FELSEFE] ile/||/<> FİZİKÖTESİ

( 1. Gerçeğin (realitenin) tümünü, özdek ve yaşam ile ilgili türlü belirtileri neden, ilke ve erekler bakımından inceleme amacı taşıyan düşünce etkinliği. 2. Bilgi, kavram, inanç ve kuramların çözümlenmesi ve eleştirilmesinde açıklık arayan düşünme yöntemi. 3. Bir kimsenin kişisel davranış ve düşüncelerine kılavuzluk yapmaya yarayan toplu ve tutarlı görüş. 4. Genel olarak mantık, ahlak, estetik, fizikötesi ve bilgi kuramı gibi dallardan oluşan geniş bilim alanı. 5- Liselerimizde okutulan ve felsefe düşünüşünün niteliği, felsefe sorunları, bilginin gelişmesi, ahlak sorunları, sanat ile felsefe arasındaki ilişkiler gibi konuları kapsayan ders. @@ (Yun. philosophia < philia - sevgi, sophia - bilgi, bilgelik) Bilgi, bilgelik sevgisi. // Varolanların varlığı, anlamı ve nedeni üzerine sorularla ortaya çıkmış. Önceleri dinin ve söylencelerin yanıtladığı bu sorular, eleştirel bir düşüncenin ve gözlemenin konusu yapılınca felsefe doğmuştur. Philosophos sözcüğü ilkin Herakleitos'ta görülüyor (Herakleides Pontikos, bu sözcüğü ilkin Phyhagoras'ın kendisi için kullandığını söylerse de güvenilir bir kaynak değil); ama philosophia terimi kesin anlamını Platon ve Aristoteles felsefesinde kazanmıştır. Platon'a göre felsefe, doğruya varmak, var olanı bilmek için düşüncenin yöntemli bir çalışmasıdır. Aristoteles'te felsefe, var olanın ilk temellerini ve ilkelerini araştıran bilimdir, kısaca: ilkeler bilimidir. Sonradan felsefe değişik anlamlar kazanmıştır: 1. Bilimlerin anası olarak felsefe: a. Nesnelerin temeline inmek üzere yapılan bilimsel araştırmada kımıldatıcı, yönetici güç. b. Bilimlerin ön ve temel bilimi. 2. (Özellikle 19. yüzyılın ortalarından beri) Tek tek bilimsel araştırmaları bilimsel araçlarla bütünleyen ve yetkinteştiren çabalar: a. Tüm bir evren tablosuna varmak üzere bilimler arasında bağlantı kurma. b. Bilimsel bilginin ilkeleri, varsayımları ve yöntemleri üzerine eleştirel düşünme, c. Bilimsel araştırmalarla insan yaşamı arasında bağlantı kurma. 3. Kendine özgü araştırma yöntemleri geliştiren bilimsel-kavramsal düşüncenin kuşatıcı, bağımsız, kendine özgü biçimi: çözümleme, eytişim, özbetimlemesi (görüngübilim- fenomenoloji), yorumsama (hermeneutik), varoluşu uyandırma (varoluşçuluk) vb. 4. Bütün bilimsel bilgileri aşma olarak: a. Karşıtlar içinde birliğe varma (Alman idealizmi), b. Kuramsal olarak artık temellendirilemeyen, usdışı (irrasyonel) olan, kişisel yaşantıların ve yaşamın derinliklerinden çıkan değerlere ve değerler düzenine varma (yaşama felsefesi), c. Varoluşun özgürlüğü ve tarihselliği temelinden kalkarak koşulsuz olana, salt olana varma (varoluşçu felsefe). Felsefe iki temel bölüme ayrılır: 1. Sistematik felsefe: Bunun da temel dalları: fizikötesi ya da varlıkbilim (ontoloji), mantık, bilgi öğretisi, ahlak felsefesi (ethik) ve estetik (sanat felsefesi); ayrıca bunlara ek olarak tarih felsefesi, kültür felsefesi, toplum felsefesi, dil felsefesi, hukuk felsefesi, din felsefesi, doğa felsefesi vb. dallar. 2. Felsefe tarihi: a. Filozofların yaşam ve öğretilerinin tarihi, b.Felsefeyi ve felsefe yapıtlarını çağların ve toplumların kültürel, toplumsal bağlantıları içinde kavramaya ve ortaya sermeye çalışan düşünce tarihi, c. Felsefe sorunlarırin tarihi, d. Tarih dönemlerine göre ayrılmış felsefe tarihi e. Felsefe akımlarını ele alan felsefe tarihi vb. )

( PHILOSOPHY | METAPHYSICS~METAPHYSICS )

( PHILOSOPHIE | MÉTAPHYSIQUE~MÉTAPHYSIQUE )

( PHILOSOPHIA~... )

( PHILOSOPHIE | METAPHYSIK~METAPHYSIK )

( FILOSOFIA~METAFISICA )

( ΦΙΛΟΣΟΦΊΑ / φιλοσοφία~ΜΕΤΑΦΥΣΙΚΉ / μεταφυσική )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FELSEFE ile/||/<> FELSEFE[Ar. < FELSEFE]

( 1 Gerçeğin realitenin tümünü özdek ve yaşam ile ilgili türlü belirtileri neden ilke ve erekler bakımından inceleme amacı taşıyan düşünce etkinliği 2 Bilgi kavram inanç ve kuramların çözümlenmesi ve eleştirilmesinde açıklık arayan düşünme yöntemi 3 Bir kimsenin kişisel davranış ve düşüncelerine kılavuzluk yapmaya yarayan toplu ve tutarlı görüş 4 Genel olarak mantık ahlak estetik fizikötesi ve bilgi kuramı gibi dallardan oluşan geniş bilim alanı 5 Liselerimizde okutulan ve felsefe düşünüşünün niteliği felsefe sorunları bilginin gelişmesi ahlak sorunları sanat ile felsefe arasındaki ilişkiler gibi konuları kapsayan ders philosophia philia sevgi sophia bilgi bilgelik Bilgi bilgelik sevgisi Varolanların varlığı anlamı ve nedeni üzerine sorularla ortaya çıkmış Önceleri dinin ve söylencelerin yanıtladığı bu sorular eleştirel bir düşüncenin ve gözlemenin konusu yapılınca felsefe doğmuştur Philosophos sözcüğü ilkin Herakleitosta görülüyor Herakleides Pontikos bu sözcüğü ilkin Phyhagorasın kendisi için kullandığını söylerse de güvenilir bir kaynak değil ama philosophia terimi kesin anlamını Platon ve Aristoteles felsefesinde kazanmıştır Platona göre felsefe doğruya varmak var olanı bilmek için düşüncenin yöntemli bir çalışmasıdır Aristoteleste felsefe var olanın ilk temellerini ve ilkelerini araştıran bilimdir kısaca ilkeler bilimidir Sonradan felsefe değişik anlamlar kazanmıştır 1 Bilimlerin anası olarak felsefe a Nesnelerin temeline inmek üzere yapılan bilimsel araştırmada kımıldatıcı yönetici güç b Bilimlerin ön ve temel bilimi 2 Özellikle 19 yüzyılın ortalarından beri Tek tek bilimsel araştırmaları bilimsel araçlarla bütünleyen ve yetkinteştiren çabalar a Tüm bir evren tablosuna varmak üzere bilimler arasında bağlantı kurma b Bilimsel bilginin ilkeleri varsayımları ve yöntemleri üzerine eleştirel düşünme c Bilimsel araştırmalarla insan yaşamı arasında bağlantı kurma 3 Kendine özgü araştırma yöntemleri geliştiren bilimselkavramsal düşüncenin kuşatıcı bağımsız kendine özgü biçimi çözümleme eytişim özbetimlemesi görüngübilim fenomenoloji yorumsama hermeneutik varoluşu uyandırma varoluşçuluk vb 4 Bütün bilimsel bilgileri aşma olarak a Karşıtlar içinde birliğe varma Alman idealizmi b Kuramsal olarak artık temellendirilemeyen usdışı irrasyonel olan kişisel yaşantıların ve yaşamın derinliklerinden çıkan değerlere ve değerler düzenine varma yaşama felsefesi c Varoluşun özgürlüğü ve tarihselliği temelinden kalkarak koşulsuz olana salt olana varma varoluşçu felsefe Felsefe iki temel bölüme ayrılır 1 Sistematik felsefe Bunun da temel dalları fizikötesi ya da varlıkbilim ontoloji mantık bilgi öğretisi ahlak felsefesi ethik ve estetik sanat felsefesi ayrıca bunlara ek olarak tarih felsefesi kültür felsefesi toplum felsefesi dil felsefesi hukuk felsefesi din felsefesi doğa felsefesi vb dallar 2 Felsefe tarihi a Filozofların yaşam ve öğretilerinin tarihi b Felsefeyi ve felsefe yapıtlarını çağların ve toplumların kültürel toplumsal bağlantıları içinde kavramaya ve ortaya sermeye çalışan düşünce tarihi c Felsefe sorunlarırin tarihi d Tarih dönemlerine göre ayrılmış felsefe tarihi e Felsefe akımlarını ele alan felsefe tarihi vb )

( PHILOSOPHY | METAPHYSICS )

( PHILOSOPHIE | MÉTAPHYSIQUE )

( PHILOSOPHIE | METAPHYSIK )

( PHILOSOPHIA )

( FILOSOFIA )

( ΦΙΛΟΣΟΦΊΑ / φιλοσοφία )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FELSEFE ile FELSEFECİ/LİK

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FELSEFE-İ DİNİYE ile/||/<> PHİLOSOPHİE DE LA RELİGİON[Fr.] ile/||/<> RELIGIONSPHILOSOPHIE[Alm.] ile/||/<> DİN FELSEFESİ

( Dinin ilkelerinin özünü ve anlamını temellendirmeyi amaçlayan felsefe dalı )

( PHILOSOPHIE DE LA RELIGION )

( RELIGIONSPHILOSOPHIE )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FEMINISATION[İng.] ile/||/<> DİŞİLEŞTİRME

( Balığa erken gelişme evresinde dişilik hormonlarının verilmesiyle cinsiyetin doğrudan değiştirilmesi )

( FEMINISATION )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FENALAŞMAK ile FENALAŞTIRMAK ile FEN ile FENA/LIK ile FENT ile FEN BİLİMİ ile FENA HALDE ile FENA KALPLİ/LİK ile FEN BİLİMLERİ

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FENER BALIĞI ile/||/<> FENER BALIĞI

( Lophius piscatorius Kemiklibalıklar Teleostei takımının fenerbalığıgiller Lophiidae familyasından bir balık türü Uzunluğu 30150 cm Denizin dibine kendisini gömer ve çok büyük olan ağzının çevresindeki ve başının üstündeki uzantılar ile yakınındaki küçük balıkları avlar Avrupa kıyılarında yaşar Myctophum coeruleum Kemiklibalıklar Teleostei takımının fenerbalığıgiller Myctophidae familyasından bir balık türü Vücudunun üzerinde sayısız ışık verme organları vardır Tropik derin denizlerde yaşar Kemikli balıklar Teleostei takımının fener balığıgiller Lophiidae familyasından 30150 cm kadar uzunlukta denizin dibine kendini gömen ve ağzının çevresindeki ve başının üstündeki uzantılar ile yakınındaki küçük balıkları avlayan Avrupa kıyılarında yaşayan bir tür Kemikli balıklardan fener balığıgiller Lophiidae familyasından 150 cm kadar uzunlukta olabilen denizin dibine kendini gömen ve ağzının çevresindeki ve başının üstündeki uzantılarla yakınındaki küçük balıkları avlayan Avrupa ve ülkemiz denizlerinde yaşayan bir tür )

( ANGLER | LANTERNFISH )

( BAUDROIE | POISSON ABYSSAL )

( SEETEUFEL )

( LOPHIUS PISCATORIUS )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FENER BALIĞIGİLLER ile/||/<> FENER BALIĞIGİLLER

( Balıklar Pisces sınıfının kemikli balıklar Teleostei takımının ayakçıklılar Pediculati alt takımından vücutları basık ve derileri çıplak ağızları çok büyük Atlantik Pasifik ve Okyanuslarının derinlerinde yaşayan türleri olan bir familya Kemikli balıklardan vücutları basık ve derileri çıplak ağızları çok büyük Atlantik Pasifik ve okyanuslarının derinlerinde yaşayan türleri olan bir familya )

( ANGLERS )

( LOPHIE )

( ANGLERFISCHE )

( LOPHIIDAE, LOPHIUS: FENER BALIĞI | LOPHIIDAE )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FENER ile/||/<> FENER[Yun.]

( a Sinema Türkiyede Sinemaların önyüzlerinin büyük bölümünü kapsayacak boydaki ası Mimarlık Kimi yapıların kubbe ve damlarında içeriye ışık vermek için yapılmış çevresi pencereli bacaya benzeyen üstü kapalı bölüm a dam penceresi 1 Değirmenlerde üst taşın baltacığma bağlı olan ve buğdayın taşlar arasına dökülmesini sağlayan kafes biçiminde bir araç 2 Saat çarklarının bir ucunda bulunan kalın dişli Bursa Eski meddahların tuğlarının dibine yaydıkları örtü üzerine koydukları fener Bu fenerin öykü sırasında yanması gerekirdi Fenerini yakmış olan meddah böylece öyküye başlayacağını belirtmiş olurdu R φανάρι R Bizans φανάριον light lantern lighthouse )

( ΦΑΝΆΡΙ | ΦΑΝΆΡΙΟΝ / φανάρι | φανάριον )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FENER ile FENERCİ/LİK ile FENERLİ ile FENERSİZ ile FENER ALAYI ile FENER BALIĞI ile FENERLİ BURGU ile FENER BALIĞIGİLLER

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FENNİ ile FENNİ MUAYENE

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FENOLOJİ ile/||/<> FENOLOJİ[Fr. < PHÉNOLOGIE]

( phainein gözükmek logos bilim Çiçek açma göç üreme gibi iklime ve çevre koşullarına bağlı periyodik biyolojik olayların kaydı ve incelenmesi Çiçek açma üreme göç gibi iklime ve çevre koşullarına bağlı periyodik biyolojik olayların incelenmesi ve kaydı )

( PHENOLOGY )

( PHÉNOLOGIE )

( PHENOLOGIE )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FENOMEN ile FENOMENİST ile FENOMENİZM

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FENOMENOLOJİ[Fr. < PHÉNOMÉNOLOGIE] ile/||/<> GÖRÜNGÜBİLİM

( görüngübilim )

( PHÉNOMÉNOLOGIE )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FEODALİTE[Fr. < FÉODALITÉ] ile/||/<> FEODAL SİSTEM

( feodal sistem )

( FÉODALITÉ )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FEODAL/LİK ile FEODALİZM

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FER ile FERİ ile FERT ile FERZ ile FERÇ ile FERACE/LİK ile FERACELİ ile FERACESİZ

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FERACE[Ar. < FERÂCE] ile/||/<> ...

( 1 Osmanlı ülkelerinde kadınların çarşaftan önce sokakta giydikleri üstlük 2 1848 den sonra ilmiye sınıfının giydiği bol yenli uzun giysi )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FERAGAT ile FERAGATLİ

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FERAGAT ile/||/<> RÉNONCIATION[Fr.] ile/||/<> VAZGEÇME

( RÉNONCIATION )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FERAHLAMAK ile FERAHLANMAK ile FERAHLATMAK ile FERAHLANDIRMAK ile FERAH/LIK ile FERAHİ ile FERAH FAHUR ile FERAH FERAH

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FERASET ile FERASETLİ ile FERASETSİZ/LİK

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FERBİYONİYE | SÜTLEĞENGİLLER ile/||/<> SÜTLEĞENGİLLER

( botanik Yaprakları basit almaşlı nadiren karşılıklı dizili kapçık tipte meyveleri olan bir ya da iki evcikli tohumları üzerinde genellikle karunkula denilen yapı bulunan ülkemizde 5 cinsle temsil edilen bir iki ya da çok yıllık otsu ya da çalımsı yapıda genellikle sütlü bitkiler )

( SPURGE FAMILY )

( EUPHORBIACÉES )

( EUPHORBIACEAE )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FERÇ[Ar. < FERC] ile/||/<> EŞEY DELİĞİ

( anat Eşey deliği )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FERC | VULVA[Lat.] ile/||/<> FERÇ

( (biyoloji) @@ 1. Memelilerde dişinin dış genital bölgesi. 2. İplik solucanlarında (Nematoda) ovaryumun dış açıklığı. @@ anat. Eşey deliği. @@ )

( VULVA~VULVA )

( VULVE~VULVE )

( VULVA: VULVA~VULVA )

( VULVA~VULVA )

( VULVA~VULVA )

( ΑΙΔΟΊΟ / αιδοίο~ΑΙΔΟΊΟ / αιδοίο )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FERC | VULVA ile/||/<> VULVA ile/||/<> VULVA[Lat.]

( biyoloji 1 Memelilerde dişinin dış genital bölgesi 2 İplik solucanlarında Nematoda ovaryumun dış açıklığı anat Eşey deliği )

( VULVA )

( VULVE )

( VULVA )

( VULVA: VULVA )

( VULVA )

( ΑΙΔΟΊΟ / αιδοίο )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FERDANİYE, FERDİYETÇİLİK | BİREYCİLİK ile/||/<> BİREYCİLİK

( 1 Toplum yaşayışında temel amacın bireylerin başarı ve mutlulukları olduğu düşüncesini ileri süren öğreti 2 Toplumun bireylere ve kümelere geniş bir özgürlük tanıdığında gelişeceğine ve mutluluğa kavuşacağına inanan toplumbilim görüşü 3 Bütün değerlerin hak ve ödevlerin kaynağı olarak bireyi kabul eden ahlak görüşü 1 Genel olarak a Bütüne genele değil de bireye tek olana üstünlük tanıyan görüş b Bireyin kendine dayanması eğilimi 2 Fizikötesi açısından a Yalnızca tek olanın bireyin bağımsız gerçekliği olduğunu b Gerçekte yalnız bireylerin bulunduğunu tümel terimlerin gerçeklikte hiç bir karşılığı olmadığını savunan öğreti 3 Yöntembilim açısından Tarihsel ve toplumsal olayların açıklanmasını bireysel ruhbilime dayandıran görüş 4 Gelenekçiliğin karşıtı olarak Kurulu düzene eleştirmeden uyma yerine bireylerin toplumda her türlü kurum inanç kanı ve eylem üzerinde tartışıp bunları yargılamaları gerektiğini savunan görüş düşünce bağımsızlığı 5 Toplumun kendi başına bir ereği olmadığı gibi kendini kuran bireylerin üstünde bir ereğe araç da olmadığını savunan görüş Bu görüşe göre toplumsal kurumların ereği a bireylerin mutluluğu b bireylerin yetkinliği olmalıdır böylece bireyin ereğine erişmesi için toplum ve devlet yardımcı araç olacaktır 6 Kişiliğin ve kişisel sorumluluğun kaldırılamıyacağını dile getiren görüş 7 Yaşamın özellikle toplumsal yaşamın tek kişiler üzerine kurulduğunu ileri süren ve bu tek kişileri özce aynı türden ve eşit haklı olarak kabul eden öğreti aydınlanma felsefesi 8 Başkalarıyla karşılaştırılmayan niteliksel özelliği ve bir kezliği içinde bireyin kendi değeri üzerindeki kanı Shaftesbury Herder 9 Seçkin bireycilik Bütün bireyleri eşit görmeyip kimi bireylere özel koşulları ve özel nitelikleri dolayısıyle ayrı bir yer veren görüş Nietzsche 10 Ekonomik yaşamla ilgili bireycilik Her bireyin özgür olarak kendi ölçülerine göre kendi ekonomik işlerini düzenleyebileceğini savunan görüş Laissezfaire Bırakınız yapsınlar ilkesi Bireylerin kendi çıkarlarını en çoklaştıracak şekilde davrandığında toplumsal yararın en çoğa çıkacağını ileri süren görüş 1 Bireyin haklarını savunan 1 Bireycilikten yana olan bireycilik bireycilik )

( INDIVIDUALISM )

( INDIVIDUALISME )

( INDIVIDUALISMUS )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FERDİ ile/||/<> INDIVIDUAL[İng.] ile/||/<> INDIVIDUEL[Fr.] ile/||/<> INDIVIDUELL[Alm.] ile/||/<> BİREYSEL

( Bireye ilişkin bireye bağlı olan )

( INDIVIDUAL )

( INDIVIDUEL )

( INDIVIDUELL )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FERDİLEŞME | BİREYLEŞME ile/||/<> BİREYLEŞME

( Bütünün parçalarından birisinin büyüyüp gelişerek belirgin ve bağımsız bir duruma gelmesi 1 Türsel bir örneğin bir bireyde gerçekleşmesi Ör Mehmette insan örneğinin gerçekleşmesi 2 Bağımsız kişiliğe varan gelişme süreci Bireyleşme ilkesi Bir bireyi aynı türün bütün öteki bireylerinden ayırmayı gerçekleştiren ilke bireyin varoluşunu gerçekleştiren ilke )

( INDIVIDUALIZATION | INDIVIDUATION )

( INDIVIDUATION )

( INDIVIDUATION )

( INDIVIDUATIO )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FERDİLEŞTİRME | BİREYSELLEŞTİRME ile/||/<> BİREYSELLEŞTİRME ile/||/<> BİREYSELLEŞTİRMEK

( Bir kimseyi başkalarından ayıran özelliklerin öğrenme ve olgunlaşma süreci içinde geliştirilmesi 1 Bireysel duruma getirme eylemi 2 Ancak ortaklaşa ve genel olarak var olan şeyi bireylere uygulama ve yayma 3 İnsanların doğal toplumsal ve tarihsel gelişmesinden kendine özgü olan şeylerin özelliklerin bireysel olanın çekilip çıkarılması 4 Genelleştirmenin karşıtı olarak bireyselleştirme Doğa bilimindeki genelleştirmeye karşı tarih bilimindeki bireyselleştirici yöntem tarihçinin konularını bireysel özelliği kendine özgülüğü içinde ele alması Bir şeyi ayrı olarak bireysel olarak göz önüne almak )

( INDIVIDUALISATION | INDIVIDUALIZATION )

( INDIVIDUALISATION | INDIVIDUALISER )

( INDIVIDUALISIERUNG | INDIVIDUALISIEREN )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FERDİ/LİK ile FERDİ KAZA SİGORTASI

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FERDİYET | BİREYSELLİK ile/||/<> BİREYSELLİK

( Bir canlıyı benzerlerinden ayıran özelliklerin tümü 1 Birey olma olgusu 2 Bir bireyin biricik ve kendine özgü oluşu 3 Bir insanı başkalarından ayıran ona kişilik veren şey 4 Kendini sıradan bir insan olmaktan kurtarmış olma durumu )

( INDIVIDUALITY )

( INDIVIDUALITÉ )

( INDIVIDUALITAET )

( INDIVIDUALITAS )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FERDİYET ile FERDİYETÇİ/LİK

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FERESİYE | ATGİLLER ile/||/<> ATGİLLER

( zooloji Memeliler Mammalia sınıfının toynaklılar Ungulata üst takımının tek parmaklılar Perissodactyla takımından vücut yapılan ince ve çevik orta parmakları çok gelişmiş diğer parmakları küçülmüş ve kaybolmuş vücutları kıllarla kaplı bacakları uzun otçul türleri olan bir familya Zoolojik sınıflandırma içerisinde at eşek katır zebra gibi tek tırnaklı türlerin bulunduğu familyaya verilen genel ad ekuide )

( HORSES | HINNY )

( ÉQUIDÉS | CHEVAUX | BARDOT )

( PFERDE | MAULESEL )

( EQUIDAE | EQUIDAE, EQUUS: AT | EQUUS HINNUS )

( EQUIDI )

( ΙΠΠΟΕΙΔΉ / ιπποειδή )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FERESİYE | ATGİLLER ile/||/<> BARDO

( (zooloji) @@ Memeliler (Mammalia) sınıfının, toynaklılar (Ungulata) üst takımının, tek parmaklılar (Perissodactyla) takımından, vücut yapılan ince ve çevik, orta parmakları çok gelişmiş, diğer parmakları küçülmüş ve kaybolmuş, vücutları kıllarla kaplı, bacakları uzun, otçul türleri olan bir familya. @@ Zoolojik sınıflandırma içerisinde at, eşek, katır, zebra gibi tek tırnaklı türlerin bulunduğu familyaya verilen genel ad, ekuide. )

( HORSES | HINNY~HINNY | (İNG. HINNY )

( ÉQUIDÉS | CHEVAUX | BARDOT~BARDOT | BARDEAU )

( EQUIDAE | EQUIDAE, EQUUS: AT | EQUUS HINNUS~EQUUS HINNUS )

( PFERDE | MAULESEL~MAULESEL )

( EQUIDI~BARDOTTO )

( ΙΠΠΟΕΙΔΉ / ιπποειδή~ΓΊΝΝΟΣ / γίννος )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FERESÜL MA | SU AYGIRIGİLLER ile/||/<> SU AYGIRIGİLLER

( Memeliler Mammalia sınıfının çift parmaklılar Artiodactyla takımının geviş getirmeyenler Nonruminantia alt takımından başları ve vücutları çok iri ayakları 4 parmaklı ağızları çok büyük kesici ve köpek dişleri olan su altında uzun süre kalan türleri olan bir familya Memeliler sınıfının çift parmaklılar Artiodactyla takımının geviş getirmeyenler Nonruminantia alt takımından başları ve vücutları çok iri ayakları 4 parmaklı ağızları çok büyük kesici ve köpek dişleri olan su altında uzun süre kalan türleri olan bir familya hipopotamgiller Su aygırıgiller )

( HIPPOPOTAMS )

( HIPPOPOTAMES )

( FLUSSPFERDE )

( HIPPOPOTAMIDAE, HIPPOPOTAMUS: SU AYGIRI | HIPPOPOTAMIDAE )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FERFAHİYE ile/||/<> PORTULACACÉES[Fr.] ile/||/<> PRIMULACEAE[Lat.] ile/||/<> SEMİZOTUGİLLER

( botanik )

( PORTULACACÉES )

( PRIMULACEAE )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FERİ, ÇOĞ., TEFERRUAT | TEFERRUAT | AYRINTI ile/||/<> AYRINTI

( 1 Tiyatro parçasındaki ana düşünceye yardımcı olan sözcük tümce ya da eşya 2 Ayrıntı Referruat 3 Dekorun küçük bir parçası Yazın ve sanat yapıtlarında bir bütünün ufak parçaları Resim Heykel Mimarlık Resim heykel ya da mimarlık yapıtlarında yer alan parçalardan her biri Bir tablonun heykelin ya da mimarlık yapıtının açıklanması için yalnız bir parçasını gösteren büyütülmüş resim kitap resmi 1 Tiyatro oyununda ana düşünceyi pekiştirici sözcük tümce ya da eşya 2 Dekorun küçük bir parçası )

( DETAIL )

( DÉTAIL | DETAIL )

( EINZELHEIT )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FERİ FİİL | EYLEMSİ ile/||/<> EYLEMSİ

( Derleme fiilimsi şahıssız fiil sıygası fiilsi Olumsuzu yapılan tümleç alan fakat eylem çekimine girmemiş bulunan sözcük Eve gitmek gitmemek kitap okumak okumamak güler yüz gülmez okur okumaz seven sevmeyen severek sevmeyerek sevince sevmeyince seve seve sevmeye sevmeye vb çekimsiz fiil )

( VERBALIA )

( QUASI-PROPOSITION )

( INFINITIVUM PARTICIPIUM GERUNDIUM )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FERİH ile FERİH FAHUR

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FERİK[Ar. < FERİK] ile/||/<> PİLİÇ

( piliç Yerel ağızlarda firik biçimi de geçer Dar bir çevrede verik varik olarak da kullanılır Az fǝrik Bläsinge göre AL 3 Ermeniceden alınmıştır varek Hühnchen junge Henne Kürtçede firik poulet olarak kullanılır Kürtçe firikin poulet yanında qui nest pas encore mûre anlamına geldiği göze çarpıyor Bu anlamıyla Kürtçe firik Türkçede olgunlaşmaya başlayan tahıl ve çerez olarak yenen tahıl kavurgası olarak kullanılan firikten başka bir şey olamaz Olgunlaşmaya başlayan tahıla verilen firik adının Arapçadan geldiğini biliyoruz Tietze 299 167 Bläsingin açıklaması karşısında ferik firik biçimlerinin ağızlarda geçen perik pirik bilik pilik gibi sözlerle birleştirilmesinin yanlış olduğu açıklık kazanmıştır Eren TDAY 1960 354 167 )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FERİK/LİK ile FERİK ELMASI

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FERMA ile FERMAN ile FERMANLI ile FERMANLI DELİ

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FERMAN[Fars. < FERMÂN] ile/||/<> ...

( Osmanlı devletinde padişahın verdiği uyulması gerekli hükümleri taşıyan yazılı buyruk )

( FIRMAN )

( FIRMAN )

( FERMAN )

( FIRMANO )

( ΦΙΡΜΆΝΙ / φιρμάνι )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FERMAN[Fars. < FERMÂN] ile/||/<> FERMANLI

( Osmanlı devletinde padişahın verdiği, uyulması gerekli hükümleri taşıyan yazılı buyruk. )

( FIRMAN~... )

( FIRMAN~... )

( FERMAN~... )

( FIRMANO~... )

( ΦΙΡΜΆΝΙ / φιρμάνι~... )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FERMANLI ile/||/<> ...

( Hükümete karşı gelmek suçuyle aranan ve cezalandırılması için hakkında padişah buyruğu çıkan kimse )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FERMENE[İt. < PARAMANO] ile/||/<> İŞLEMELİ YELEK

( işlemeli yelek Yerel ağızlarda fermele fermile biçimleri de kullanılır R φέρμελι gestickte Weste Bulgarca Sırpça Arnavutça Rumence gibi Balkan dillerinde de geçer Škaljić Turc 280 Skok Slavia 15 346 256 EtRj 1 512 )

( PARAMANO )

( ΦΈΡΜΕΛΙ / φέρμελι )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FERMENE ile FERMENECİ/LİK ile FERMENELİ

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FERMETURE[Fr.] ile/||/<> KAPALILIK

( Kapalı denilen seslerin hali )

( FERMETURE )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FERMICATION[İng.] ile/||/<> KARINCALANMA

( Kimi ruh hastalıklarında kişinin gerçek olmadığı halde derisi üstünde karınca ve benzeri böcekler geziyormuş duygusuna kapılması )

( FERMICATION )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FERMUAR ile FERMUARCI/LIK

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FERS | FERES | AT ile/||/<> AYGIR ile/||/<> KISRAK

( (Equus caballus): Tek-parmaklılar (Perissodactyla) takımının atgiller (Equidae) takımsından bir memeli türü. Küçük başlı ve kısa kulaklıdır. Uzun kıllardan yapılmış yele ve kuyruğu vardır. Geniş bir tırnakla çevrilmiş oları üçüncü parmağının ucu ile yere basar. Asya ve Avrupa yaban atlarından evciIleştirilmiştir. Bütün dünyaya yayılmıştır. Erkeğine aygır, dişisine kısrak denir. Birçok ırkları vardır. @@ (zooloji) @@ Binme, yük çekme kadar, sirklerde gösteri hayvanlarının, başında gelen, toynaklıların tek parmaklı altakımından olan hayvan. @@ Tek parmaklılar (Perissodactyla) takımının, atgiller (Equidae) familyasından, küçük başlı ve kısa kulaklı, uzun kıllı yele ve kuyruğu olan, geniş bir tırnakla çevrilmiş olan üçüncü parmağının ucu ile yere basan, bütün dünyaya yayılmış, erkeğine aygır, dişisine kısrak denilen bir tür. @@ Zoolojik sınıflandırmada Equidae ailesinin equus cinsinden olan at türüne verilen genel ad, hippos. @@ Eski ve yeni bütün diyalektlerde at olarak geçer. Türkmencede de at biçimi kullanılır. -Az at. -Hal hat. Başındaki h- ikincil bir sestir. -Kzk at. -Krg at. -Özb åt. -Yak at. -Çuv ut. Çuvaşçada a'ların u'ya çevrilmesi eski bir kuraldır. Örn. Türkçe kan ~ Çuvaşça yun; Türkçe kanat ~ Çuvaşça śunat; Türkçe altmış ~ Çuvaşça utmăl. Türkçeden komşu dillere de geçmiştir. bk. Doerfer: TMEN 413. Macarların ata verdikleri ló adı eski bir Türk dilinden kalma bir alıntıdır. Bu adın Eski Türkçe ulağ'dan geldiği anlaşılıyor (Ligeti: TörK 139-141, 237-238). Rusçada ata verilen lošad' adının da Türk diyalektlerinden alındığını biliyoruz. Bu adın Rusçada kon' sözünün yerine geçtiği göze çarpıyor. Bu yolda daha çok bilgi almak için bk. G. F. Odintsov: İz istorii gipologičeskoj leksiki v russkom jazyke. Moskva 1980. Moğolcada 'at' olarak morin biçimi kullanılır. Moğolca morin de Rusçaya merin olarak geçmiştir. bk. yunt. Eski Türkçede ata yunt (yont) adı da verilirdi. Çağdaş diyalektlerde yılkı sözü de kullanılır. bk. yılkı. || Eski ve yeni bütün diyalektlerde at olarak geçer. Türkmencede de at biçimi kullanılır. -Az at. -Hal hat. Başındaki h- ikincil bir sestir. -Kzk at. -Krg at. -Özb åt. -Yak at. -Çuv ut. Çuvaşçada a'ların u'ya çevrilmesi eski bir kuraldır. Örn. Türkçe kan ~ Çuvaşça yun; Türkçe kanat ~ Çuvaşça śunat; Türkçe altmış ~ Çuvaşça utmăl. Türkçeden komşu dillere de geçmiştir. bk. Doerfer: TMEN 413. Macarların ata verdikleri ló adı eski bir Türk dilinden kalma bir alıntıdır. Bu adın Eski Türkçe ulağ'dan geldiği anlaşılıyor (Ligeti: TörK 139-141, 237-238). Rusçada ata verilen lošad' adının da Türk diyalektlerinden alındığını biliyoruz. Bu adın Rusçada kon' sözünün yerine geçtiği göze çarpıyor. Bu yolda daha çok bilgi almak için bk. G. F. Odintsov: İz istorii gipologičeskoj leksiki v russkom jazyke. Moskva 1980. Moğolcada 'at' olarak morin biçimi kullanılır. Moğolca morin de Rusçaya merin olarak geçmiştir. bk. yunt. Eski Türkçede ata yunt (yont) adı da verilirdi. Çağdaş diyalektlerde yılkı sözü de kullanılır. bk. yılkı. )

( HORSE | STALLION | MARE~STALLION~MARE )

( CHEVAL | ÉTALON | JUMENT~ÉTALON~JUMENT )

( EQUUS CABALLUS~ADMISSARIUS~EQUA )

( PFERD | HENGST | STUTE~HENGST~STUTE )

( CAVALLO~STALLONE~CAVALLA )

( ΆΛΟΓΟ / άλογο~ΕΠΙΒΉΤΟΡΑΣ / επιβήτορας~ΦΟΡΆΔΑ / φοράδα )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FERS | FERES ile/||/<> AT

( Equus caballus Tekparmaklılar Perissodactyla takımının atgiller Equidae takımsından bir memeli türü Küçük başlı ve kısa kulaklıdır Uzun kıllardan yapılmış yele ve kuyruğu vardır Geniş bir tırnakla çevrilmiş oları üçüncü parmağının ucu ile yere basar Asya ve Avrupa yaban atlarından evciIleştirilmiştir Bütün dünyaya yayılmıştır Erkeğine aygır dişisine kısrak denir Birçok ırkları vardır zooloji Binme yük çekme kadar sirklerde gösteri hayvanlarının başında gelen toynaklıların tek parmaklı altakımından olan hayvan Tek parmaklılar Perissodactyla takımının atgiller Equidae familyasından küçük başlı ve kısa kulaklı uzun kıllı yele ve kuyruğu olan geniş bir tırnakla çevrilmiş olan üçüncü parmağının ucu ile yere basan bütün dünyaya yayılmış erkeğine aygır dişisine kısrak denilen bir tür Zoolojik sınıflandırmada Equidae ailesinin equus cinsinden olan at türüne verilen genel ad hippos Eski ve yeni bütün diyalektlerde at olarak geçer Türkmencede de at biçimi kullanılır Az at Hal hat Başındaki h ikincil bir sestir at at åt at ut Çuvaşçada aların uya çevrilmesi eski bir kuraldır Örn Türkçe kan Çuvaşça yun Türkçe kanat Çuvaşça śunat Türkçe altmış Çuvaşça utmăl Türkçeden komşu dillere de geçmiştir Doerfer TMEN 413 Macarların ata verdikleri ló adı eski bir Türk dilinden kalma bir alıntıdır Bu adın Eski Türkçe ulağdan geldiği anlaşılıyor Ligeti TörK 139141 237238 Rusçada ata verilen lošad adının da Türk diyalektlerinden alındığını biliyoruz Bu adın Rusçada kon sözünün yerine geçtiği göze çarpıyor Bu yolda daha çok bilgi almak için G F Odintsov İz istorii gipologičeskoj leksiki v russkom jazyke Moskva 1980 Moğolcada at olarak morin biçimi kullanılır Moğolca morin de Rusçaya merin olarak geçmiştir yunt Eski Türkçede ata yunt yont adı da verilirdi Çağdaş diyalektlerde yılkı sözü de kullanılır yılkı Eski ve yeni bütün diyalektlerde at olarak geçer Türkmencede de at biçimi kullanılır Az at Hal hat Başındaki h ikincil bir sestir at at åt at ut Çuvaşçada aların uya çevrilmesi eski bir kuraldır Örn Türkçe kan Çuvaşça yun Türkçe kanat Çuvaşça śunat Türkçe altmış Çuvaşça utmăl Türkçeden komşu dillere de geçmiştir Doerfer TMEN 413 Macarların ata verdikleri ló adı eski bir Türk dilinden kalma bir alıntıdır Bu adın Eski Türkçe ulağdan geldiği anlaşılıyor Ligeti TörK 139141 237238 Rusçada ata verilen lošad adının da Türk diyalektlerinden alındığını biliyoruz Bu adın Rusçada kon sözünün yerine geçtiği göze çarpıyor Bu yolda daha çok bilgi almak için G F Odintsov İz istorii gipologičeskoj leksiki v russkom jazyke Moskva 1980 Moğolcada at olarak morin biçimi kullanılır Moğolca morin de Rusçaya merin olarak geçmiştir yunt Eski Türkçede ata yunt yont adı da verilirdi Çağdaş diyalektlerde yılkı sözü de kullanılır yılkı )

( HORSE | STALLION | MARE )

( CHEVAL | ÉTALON | JUMENT )

( PFERD | HENGST | STUTE )

( EQUUS CABALLUS )

( CAVALLO )

( ΆΛΟΓΟ / άλογο )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FERSAH[Ar. < FERSAH] ile/||/<> ...

( Eskiden kullanılan yaklaşık olarak beş km tutan bir uzunluk ölçeği )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FERSAH/LIK ile FERSAH FERSAH

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FERSİZLEŞMEK ile FERSİZ/LİK

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FERT ADEDİ | TEK SAYI ile/||/<> TEK SAYI

( İkiye kalansız bölünmeyen tümsayı Karşılaştırınız ikil sayı matematik )

( ODD NUMBER )

( NOMBRE IMPAIR )

( UNGERADE ZAHL )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FERT | BİREY ile/||/<> BİREY

( İnsan topluluklarını oluşturan insanların benzer yanlarını kendinde taşımakla birlikte kendine özgü ayırıcı özellikleri de bulunan tek canlıya verilen ad 1 Belirli bir tür içinde kimi özellikleriyle öbürlerinden ayrılan ve bölünmez bir bütünlüğü olan varlık 2Bir toplumu oluşturan birimlere verilen ad Bir evrenin öğesi olan nesne bir adın gösterdiği nesne Anl gösterilen değişken değeri Krş özbirey anlamdaş fert Bir grup canlının yapı ve görevleri bakımından tek bir varlık olan tek bir organizması tür meydana getiren ve aralarında çiftleşebilen organizmaların herbiri indiviuum bölünmeyen dividere bölünmek atomon bölünmeyen kendi içinde bölünmez olan 1Kendine özgülüğünü yitirmeden bölünemeyen tek varlık Genel olarak her var olan bir birey olabiliceği gibi bağımsız bir kişi olan insan da bir bireydir 2 Mantıkta Bir türün kapsamı içine giren somut varlık Cins içinde bir çok türler vardır her türde de her birinin kendine özgü nitelikleri olan belirsiz sayıda birey bulunur botanik zooloji Bir grup canlının yapı ve görevleri bakımından tek bir varlık olan tek bir organizması tür meydana getiren ve çiftleşebilen organizmaların her biri Fert )

( INDIVIDUAL | INDIVIDUALIZATION | INDIVIDUALITY )

( INDIVIDU | INDIVIDUÉL | INDIVIDUEL | INDIVIDUATION | INDIVIDUALITÉ )

( INDIVIDUUM | EINZELWESEN | INDIVIDUATION | INDIVIDUALITAET )

( INDIVIUUM | INDIVIDUATIO | INDIVIDUALITAS )

( INDIVIDUO )

( ΆΤΟΜΟ / άτομο )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FERT | BİREY ile/||/<> BİREYLEŞME ile/||/<> BİREYSELLİK

( İnsan topluluklarını oluşturan, insanların benzer yanlarını kendinde taşımakla birlikte kendine özgü ayırıcı özellikleri de bulunan tek canlıya verilen ad. @@ 1. Belirli bir tür içinde kimi özellikleriyle öbürlerinden ayrılan ve bölünmez bir bütünlüğü olan varlık. 2-Bir toplumu oluşturan birimlere verilen ad. @@ Bir evrenin öğesi olan nesne; bir adın gösterdiği nesne. || Anl. gösterilen, değişken değeri. Krş.. özbirey. @@ (anlamdaş. fert): Bir grup canlının, yapı ve görevleri bakımından tek bir varlık olan tek bir organizması; tür meydana getiren ve aralarında çiftleşebilen organizmaların herbiri. @@ (Lat. indiviuum, = bölünmeyen < dividere = bölünmek)(Yun. a-tomon = bölünmeyen kendi içinde bölünmez olan] 1-Kendine özgülüğünü yitirmeden bölünemeyen 'tek' varlık. // Genel olarak her var olan bir birey olabiliceği gibi, bağımsız bir kişi olan insan da bir bireydir. 2-(Mantıkta) Bir türün kapsamı içine giren somut varlık. // Cins içinde bir çok türler vardır, her türde de her birinin kendine özgü nitelikleri olan belirsiz sayıda birey bulunur. @@ (botanik, zooloji) @@ Bir grup canlının yapı ve görevleri bakımından tek bir varlık olan tek bir organizması; tür meydana getiren ve çiftleşebilen organizmaların her biri. Fert. )

( INDIVIDUAL | INDIVIDUALIZATION | INDIVIDUALITY~INDIVIDUALIZATION | INDIVIDUATION~INDIVIDUALITY )

( INDIVIDU | INDIVIDUÉL | INDIVIDUEL | INDIVIDUATION | INDIVIDUALITÉ~INDIVIDUATION~INDIVIDUALITÉ )

( INDIVIUUM | INDIVIDUATIO | INDIVIDUALITAS~INDIVIDUATIO~INDIVIDUALITAS )

( INDIVIDUUM | EINZELWESEN | INDIVIDUATION | INDIVIDUALITAET~INDIVIDUATION~INDIVIDUALITAET )

( INDIVIDUO~INDIVIDUAZIONE~INDIVIDUALITÀ )

( ΆΤΟΜΟ / άτομο~ΕΞΑΤΟΜΊΚΕΥΣΗ / εξατομίκευση~ΑΤΟΜΙΚΌΤΗΤΑ / ατομικότητα )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FERT ile/||/<> MÜCERRET ile/||/<> MÜFRET ile/||/<> MÜHMEL | TEKÇE

( bk. tekçe. @@ bk. birey @@ (Divan edebiyatı terimi) Müfredin başka bir adı. @@ bk. birey )

( INDIVIDUAL~ABSTRACT~SINGULAR~NEGLECTED )

( INDIVIDU~ABSTRAIT~SINGULIER~NÉGLIGÉ )

( INDIVIDUUM~ABSTRACTUS~SINGULARIS~NEGLECTUS )

( INDIVIDUUM~ABSTRAKT~SINGULAR~VERNACHLÄSSIGT )

( INDIVIDUO~ASTRATTO~SINGOLARE~TRASCURATO )

( ΆΤΟΜΟ / άτομο~ΑΦΗΡΗΜΈΝΟΣ / αφηρημένος~ΕΝΙΚΌΣ / ενικός~ΠΑΡΑΜΕΛΗΜΈΝΟΣ / παραμελημένος )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FERT ile/||/<> TEKÇE

( tekçe birey Divan edebiyatı terimi Müfredin başka bir adı birey )

( INDIVIDUAL )

( INDIVIDU )

( INDIVIDUUM )

( INDIVIDUUM )

( INDIVIDUO )

( ΆΤΟΜΟ / άτομο )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FERTILITY[İng.] değil/yerine/= FERTILITÉ/FERTILE[Fr.] değil/yerine/= FRUCHTBARKEIT[Alm.] değil/yerine/= BITEKLÎK

( Toprağın, doğal koşullar altında iyi ürün elde edilmesine olanak veren fiziksel ve kimyasal nitelikleri. )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FERYAT ile FERYAT FİGAN

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FES[(FAS YER ADINDAN)] ile/||/<> ...

( Fas kentinde yapılmış olup buradan yayılan kırmızı renkte keçeden bir başlık )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FES ile FES RENGİ

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FESAT/LIK ile FESATÇI/LIK ile FESAT KUMKUMASI

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FESHETMEK ile FESHEDİLMEK ile FESHEDEBİLMEK

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FESİH ile/||/<> DISSOLUTION[İng.] ile/||/<> DISSOLUTION[Fr.] ile/||/<> DAĞITMA

( DISSOLUTION )

( DISSOLUTION )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FESL | DALDIRMA ile/||/<> DALDIRMA

( tarım Bir parçayı işlem için sıvı bir ortama sokma )

( DIPPING; IMMERSION | IMMERSION )

( MARCOTTAGE | IMMERSION )

( IMMERSION )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FESLEĞEN[Yun.] ile/||/<> ...

( Akdeniz ülkelerinde yetişen yaprakları güzel kokulu bir yıllık ve otsu bir bitki Ocimum basilicum Arapça yoluyla Rumca βασιλικόνdan geldiği anlaşılıyor )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FESLEĞEN ile FESLEĞENLİ ile FESLEĞENSİZ

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FESTİVAL, SİNEMA FESTİVALİ, FİLM FESTİVALİ, | FESTİVAL, TELEVİZYON FESTİVALİ | ŞENLİK ile/||/<> ŞENLİK

( Sinema 1 Çeşitli filmlerin topluca oynatılması değerlendirilmesi ödüllendirilmesi biçiminde düzenlenen ulusal ya da uluslararası film gösterisi TV 2 Çeşitli televizyon izlencelerinin topluca gösterilmesi değerlendirilmesi ödüllendirilmesi biçiminde düzenlenen gösteri festival Bir toplumun kendini her tür kötü dış ve iç etkenlerden korumak bol ürün elde etmek barış ve güvence içinde yaşamak amacıyla bir mevsimden ötekine bir yaşam çağından sonrakine ve toplumsal bir yaşantıdan başka bir yaşantıya geçme ya da tarihsel dinsel söylensel olay kişi varlık ve yüce varlıkları anma sırasında topluca yemek yiyerek oynayarak bağırarak iş görerek yaptığı geleneksel eğlenim türü büyü din söylen Her çeşit taşıt araçlarına kapalı bir yolda kurallarına göre saptanan sayıda dönülerek koşulan ve seyircilerinden para alınan dönülü yarış gösterileri Çeşitli oyunların ve sanat ürünlerinin halk Önünde belli bir düzen ve sıra içinde topluca değerlendirilmesi ve sonunda ödül verilmesi ile ortaya çıkan gösteriler kümesi Bazı şenlikler ödülsüzdür )

( 1. FILM FESTIVAL, 2. TELEVISION FESTIVAL | FESTIVAL )

( 1. FESTIVAL (DU FILM, DE CINÉMA), 2. FESTIVAL DE TÉLÉVISION | FÊTE | KERMESSE | FESTIVAL )

( 1. FILMFESTSPIELE, 2. FERNSEHFESTSPIELE | FESTIVAL, FEST | FESTSPIEL )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FESTSCHRIFT[İng.] ile/||/<> ARMAĞAN

( 1 Bir kişiye duyulan saygıyı belirtmek üzere çok kez o kişinin çalıştığı daldaki uzmanlarca ya da öğrencilerince oluşturulan kitap 2 Kurum ya da kuruluşların önemli yıldönümlerinde tanınmış yazarların katkılarıyle oluşturulan kitap Kırımda armagal olarak kullanılır Az armağan hediye bahşiş pay Kâşgarlı Mahmuda göre Oğuzcada armağan ve yarmağan olarak geçer Oğuzca yarmağan biçiminin başındaki y sonradan türemiştir Eski Kıpçakçada da armağan biçimi kullanılır Kökünü bilmiyoruz Koroglının Farsçadan alındığı yolundaki savı yanlıştır ST 2 1975 65 Suriye Arapçasına da geçmiştir HalasiKun AO 5 21 Doerfere göre TMEN 465 Türkçeden Farsçaya armaġān olarak geçmiştir Bulgarca Sırpça gibi Balkan dillerinde de armagan biçimi kullanılır )

( FESTSCHRIFT )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- FETHA | ÜSTÜN ile/||/<> ÜSTÜN

( Yapılarda kullanılan uzun ağaç Dutlu Esnemez Eskişehir Eski yazımızda kısa a ve e yi gösteren hareke Sami dillerde açınık değerinde olmak üzere abanıkların altına veya üstüne konulan işaretlere denir Eski yazıda harf şeklinde olanaçınıklara Harekei harfiye ve Hurufu imlâ denirdi Üstün Esre ötrü Cezim )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )