Türk Dil Kurumu(TDK) Sözlüğündeki FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 26.343 başlık/FaRk ile birlikte,
26.343 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(81/107)
- ROUND RUMP ROAST[İng.] ile/||/<> SOKUM
( Büyükbaş hayvanların but kısmının üst tarafından elde edilen 1 82 5 kg ağırlığında kemiksiz et )
( ROUND RUMP ROAST )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ROW BOAT[İng.] ile/||/<> SANDAL[Ar. < ṢANDAL | FR. < SANDALE | YUN.]
( Kürekle hareket ettirilen kısa boylu genişçe küçük tekne R Bizans σανδάλιου type of boat Arapça ṣandal sandal sandāl ṣandāl ve Farsça sandal gibi komşu dillere de geçmiştir İtalyancada da sándalo olarak kullanılır R Bizans σανδάλιου type of boat Arapça ṣandal sandal sandāl ṣandāl ve Farsça sandal gibi komşu dillere de geçmiştir İtalyancada da sándalo olarak kullanılır )
( ROW BOAT )
( SANDALE )
( ΣΑΝΔΆΛΙΟΥ / σανδάλιου )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ROZE ile ROZET
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RPERTUAR ile/||/<> DAĞAR ile/||/<> DAĞAR[Fars. < TAGÂR]
( I Tüyü alınmış halının ıslatıldığı havuz Uşak II 1 Çinko üzüm deposu Kemalpaşa İzmir 2 Ağız kısmı çok geniş dip tarafı çok dar iki kulplu küp Aşağıdinek Şarkikaraağaç Isparta Bir tiyatro dönemi için araştırılıp incelenen ve seçilen oyun demeti Ağızlarda tağar olarak da geçer Azeri alanında eski bir verim olarak dağar sığır derisinden yapılan torba eski bez parçalarıyla veya yünle sıkıca doldurulmuş bağlanmış meşin yastık anlamlarındadır Eski Osmanlıcada dagar tagar kap çanak küp çömlek anlamında kullanılmıştır Dankoffa göre ALT E46 Ermeniceden geçmiştir tałar takar earthen pot Ermenice tałarın Farsça taġārdan alındığı anlaşılıyor Kürtçede de tagar olarak kullanılır )
( REPERTORY )
( RÉPERTOIRE )
( SPIELPLAN )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RU ile/||/<> RİBULOZ
( ribuloz )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUA ile RUAM
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUAM[Ar. < RUʿÂM] ile/||/<> SAKAĞI
( Başta tek tırnaklılar olmak üzere, insan, köpek ve kedilerde Pseudomonas mallei tarafından oluşturulan, akut veya kronik seyirli, ölümcül, zoonotik bakteriyel enfeksiyon, malleus, mankafa, sakağı, hlk. sıraca. )
( GLANDERS~GLANDERS )
( MORVE~MORVE )
( MALLEUS~... )
( ROTZ~ROTZ )
( MORVA~MORVA )
( ΜΆΛΙΣ / μάλις~ΜΆΛΗ / μάλη )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUBA[İt. < ROBA] ile/||/<> ...
( ROBA )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUBA ile RUBAİ
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUBAİ | DÖRDÜL ile/||/<> DÖRDÜL
( Ahrep ve ahrem denilen aruz ölçüleriyle yazılan dört dizeli koşuk Birinci ikinci ve dördüncü dizeleri uyaklı olur Üçüncüleri de uyaklı olanlara dördüz denir Dördüe iki koşa dübeyt da denir Bir merhaleden güneşle derya görünür Bir merhaleden her iki dünya görünür Son merhale bir faslı hazandır ki sürer Geçmiş gelecek cümlesi rüya görünür 1 Tüm kıyıları birbirine eşit olan dikdörtgen 2 Bu dikdörtgenle içinin bileşimi Tüm kıyıları eşit ve açıları dik olan dörtgen geometride kare cebirde matematik Düzlemde dik koordinat sistemindeki doğruların ortaya çıkardığı dört bölgeden herbiri dördül )
( SQUARE | QUADRANT )
( CARRÉ | QUADRANT | QUADRIJUMEAUX, TUBERCULES )
( QUADRAT | QUADRATE | QUADRANT )
( EXQUADRA )
( QUADRATO )
( ΤΕΤΡΆΓΩΝΟ / τετράγωνο )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUBAİ | DÖRDÜL ile/||/<> DÖRDÜZ
( Ahrep ve ahrem denilen aruz ölçüleriyle yazılan dört dizeli koşuk. Birinci, ikinci ve dördüncü dizeleri uyaklı olur. Üçüncüleri de uyaklı olanlara dördüz denir. 'Dördü'e iki koşa (dübeyt) da denir. / Bir merhaleden güneşle derya görünür / Bir merhaleden her iki dünya görünür / Son merhale bir fasl-ı hazandır ki sürer / Geçmiş gelecek cümlesi rüya görünür @@ 1. Tüm kıyıları birbirine eşit olan dikdörtgen. 2. Bu dikdörtgenle içinin bileşimi. @@ Tüm kıyıları eşit ve açıları dik olan dörtgen. @@ (geometride), kare (cebirde) (matematik) @@ Düzlemde dik koordinat sistemindeki doğruların ortaya çıkardığı dört bölgeden herbiri.@@bk. dördül. )
( SQUARE | QUADRANT~QUADRUPLETS )
( CARRÉ | QUADRANT | QUADRIJUMEAUX, TUBERCULES~QUADRIJUMEAUX, TUBERCULES )
( EXQUADRA~... )
( QUADRAT | QUADRATE | QUADRANT~VIERLINGE )
( QUADRATO~QUADRIGEMINI )
( ΤΕΤΡΆΓΩΝΟ / τετράγωνο~ΤΕΤΡΆΔΥΜΑ / τετράδυμα )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUBBER TREE[İng.] ile/||/<> CAOUTCHOUC[Fr.] ile/||/<> FICUS ELASTICA[Lat.] ile/||/<> PARAKAUTSCHUKPFLANZE[Alm.] ile/||/<> LÂSTİK AĞACI
( Dutgiller Moraceae familyasından derimsi geniş yapraklı ana vatanı Asya olan ülkemizde kauçuk adıyla süs bitkisi olarak yetiştirilen gövdesinden kauçuk elde edilen ağaç formundaki bitki )
( RUBBER TREE )
( CAOUTCHOUC )
( PARAKAUTSCHUKPFLANZE )
( FICUS ELASTICA )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUBIDIUM[Fr.] ile/||/<> RUBİDYUM[Fr. < RUBIDIUM]
( kimya )
( RUBIDIUM )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RÜÇHAN HAKKI ile/||/<> ÖNCELİK HAKKI
( öncelik hakkı 1 )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RÜÇHAN | RÜÇHANİYET | ÖNCELİK ile/||/<> ÖNCELİK
( 1 Bir bilgisayara verilen görevlerin işleme konma sırasını belirlemede işletim dizgesince göz önünde tutulmak üzere tanımlanan belirteç 2 Dizgeyi oluşturan donanım birimlerinden gelen uyarıları tutarlı biçimde işleyebilmek üzere tanımlanan sıradüzen 1 Bir şeyi ötekine karşı yeğleme üstün tutma 2 Diğer nesnelerden daha üstün tutulan Paris Birliği Anlaşmasına göre bir yıllık kütüğe yazım süresi )
( PRIORITY | PRECEDENCE )
( PRIORITÉ )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RÜÇHAN, TERCİH | YEĞLEME ile/||/<> YEĞLEME ile/||/<> BİLDİRMELİK YEĞLEMELERİ
( Belli kimi ülke malları için tanınan ve en çok kayrılan ulus kuralı dışında yalnızca o ülkelere uygulanan bildirmelik indirimi bağışıklıklığı ya da nicelik kısıtlamalarının dışında tutulma gibi ayrıcalıklar a bildirmelik yeğlemeleri Sözcüklerin türeme ve çekimlerinde konuya hangilerinin daha uygun düşeceğini kestirme 1 Üstünlük kişiyi diğerinden üstün tutma 2 Birine ilişkin hakkı diğerininkinden geçerli görme )
( PREFERENCE )
( PRÉFÉRENCE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RÜÇHAN ile RÜÇHAN HAKKI
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUCTUS[Lat.] ile/||/<> GEĞİRME
( Sindirim sonunda fazlaca üretilen karbondioksit ve metan gazlarının ağızdan dışarı atılması ruktus )
( RUCTUS )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RÜCU | GERİLEME ile/||/<> GERİLEME
( Freud Canlının eriştiği gelişim düzeyine göre daha ilkel olan davranış basamaklarına doğru gitme 1 Sonuçlardan ilkelere etkilerden nedenlere ve bileşikten yalınca doğru usavurma işlemi 2 Yakın geçmişle ya da yeni olaylarla ilişkili anıların azalması 3 Gerçekliklerin ağır bastığı yetişkinler dünyasının güçlükleri karşısında çocukluk yıllarının anılarıyle dolu bir düş dünyasına kaçış 4 Yetişkinlerde çocukça davranışların yeniden başlaması 5 Etkili biçimde ayırımlar yapma yargılama ve usavurma yeteneğinin yitirilmesi )
( REGRESSION | BACKTRACKING | DEGENERATION )
( RÉGRESSION | DÉGÉNÉRATION )
( ENTARTUNG )
( DEGENERARE )
( REGRESSIONE )
( ΠΑΛΙΝΔΡΌΜΗΣΗ / παλινδρόμηση )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RÜCU | GERİLEME ile/||/<> SOYSUZLAŞMA
( (Freud) Canlının eriştiği gelişim düzeyine göre daha ilkel olan davranış basamaklarına doğru gitme. @@ 1. Sonuçlardan ilkelere, etkilerden nedenlere ve bileşikten yalınca doğru usavurma işlemi. 2.-Yakın geçmişle ya da yeni olaylarla ilişkili anıların azalması. 3. Gerçekliklerin ağır bastığı yetişkinler dünyasının güçlükleri karşısında, çocukluk yıllarının anılarıyle dolu bir düş dünyasına kaçış. 4. Yetişkinlerde çocukça davranışların yeniden başlaması. 5- Etkili biçimde ayırımlar yapma, yargılama ve usavurma yeteneğinin yitirilmesi. @@ )
( REGRESSION | BACKTRACKING | DEGENERATION~DEGENERATION )
( RÉGRESSION | DÉGÉNÉRATION~DÉGÉNÉRATION | DÉGÉNÉRESCENCE )
( DEGENERARE~DEGENERARE | DEGENERATION )
( ENTARTUNG~ENTARTUNG | ENTARTUNG, DEGENERATION )
( REGRESSIONE~DEGENERAZIONE )
( ΠΑΛΙΝΔΡΌΜΗΣΗ / παλινδρόμηση~ΕΚΦΥΛΙΣΜΌΣ / εκφυλισμός )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RÜCU | ONARMA ile/||/<> ONARMA ile/||/<> ONARMAK
( Söz sanatı terimi Söylediği bir sözü hemen reddedip onun yerine daha kuvvetli bir fikir anlatanı söyleme Makber makber değil bir türbe türbe değil bir mabet mabet değil bir küre küre değil bir feza A Hâmit botanik )
( REPAIR )
( CORRECTION OU EPANORTHOSE | RÉPARATION )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RÜCU ile/||/<> RÉTRACTION[Fr.] ile/||/<> CAYMA
( RÉTRACTION )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RÜCU ile RÜCU HAKKI
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUE[İng.] ile/||/<> RUE[Fr.] ile/||/<> RUTA[Lat.] ile/||/<> SEDEF OTU
( Turunçgiller Rutaceae familyasından sarı çiçekli çok yıllık çalımsı Ruta cinsi üyelerine verilen genel ad )
( RUE )
( RUE )
( RUTA )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUH | CAN ile/||/<> CAN[Fars. < CÂN]
( Evrensel bir halk inanışına göre tenden tam anlamıyla bağımsız olan ve ona can vererek yaşamını sağlayan bireyden geçici bir süre için ayrıldığında bayılma uyuma düş görme sayıklama ya da tutarık tutmasına dönmemek üzere ayrıldığında ise ölümüne yol açan ölümsüz güç Yaşamı oluşturan ve kimi kişilerce beden ve anlağın dışında ölmez bir bütünlük olarak tanımlanan güç )
( SOUL )
( ÂME )
( SEELE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUH | ÖZE ile/||/<> ÖZE
( Bireyin duyumsal ve ansal süreçler alanı Mikrobiyolojik ekim preparat hazırlama ve izolasyon işlemlerinde kullanılan uç tarafı yuvarlatılmış platin telden oluşan metal çubuk )
( PSYCHO | LOOP )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUH SAĞLIĞI ile/||/<> RUH SAĞLIĞI
( Kişinin yaşama uyumunda başarılı olması yaşama isteği duyması dilek ve isteklerini toplumla uzlaşacak biçimde doyurabilmesi durumu 1 Beden sağlığına koşut ve onunla yakından ilişkili olarak ruh ve zihin etkinliklerinin sağlıklı oluşu 2 Bireyin ruhsal ve zihinsel yönden çevresine uyumuyla ilgili konu ve sorunları inceleyen eğitim alanı )
( MENTAL HEALTH, MENTAL HYGIENE )
( HYGIÈNE MENTALE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUH | TİN ile/||/<> TİN ile/||/<> TİN[Ar. < ṬĮN]
( Jung Ruhun bilinçaltı ile haberleşen yönü pneuma nous soluk nefes 1 Evren ilkesi Özellikle stoa felsefesinde Evren usu evren ruhu etki yapan biçim veren canlandıran ilke 2 a Doğal yaşam ilkesinden ayrı olarak yüksek doğaüstü tanrısal ilke b Tanrının dolaysız yaratıcı etkinliği 3 Felsefeye Anaxagorasın yerleştirmiş olduğu nous Herakleitosun getirmiş olduğu logos anlamında a Dünyanın usa uygun düzen ilkesi b Zamandan bağımsız olanın zamandışı olanın zamansız olanın ilkesi c Ruhun uslu yanı Aynı zamanda logistikon 4 Yaşamdan ayrı olarak düşünme ve bilinç ilkesi Descartesta cogitatio 5 Düşünen insanın etkinliği düşünce ilkesi Özdeğe fizik etkinliğe ve içgüdüsel etkinliğe karşıt 6 Kendini içgüdülerin belirlenmişliğinden kurtaran özgür olan değerlere anlam içeriklerine kendini açan M Schelerde insanı insan yapan ilke usun yanında duygu ve isteme edimlerini de içine alır 7 Tin zaman zaman usa ratioya indirgenerek ruha karşı olan cansız yaşama düşman bir ilke olarak görülür Ludwig Klages 8 Bireysel ruh anlamına özellikle dinbilimsel anlamda tinler ya da us taşıyan ruhlar Les esprits ou âmes raisonnables Tanrılığın imgeleridirler Leibniz Tini spirituspneuma ruhtan anirhapsykhe ayırmak gerekir Ruh organik ve duyusal yaşamın ilkesiair hayvanların da ruhundan sözedilir tin ise yalnız insana özgü düşünme yetişidir Ancak Türkçede ruh sözcüğü tin yerine de kullanılagelmiştir örneğin Hıristiyanlıktaki kutsal ruh le Saint Esprit Dokuma tezgahlarmdaki ana ipler Körküler Yalvaç Isparta )
( ANIMA | SPIRIT )
( ESPRIT )
( GEIST )
( SPIRITUS )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUH ile/||/<> ESSENCE[Fr.] ile/||/<> ESANS[Fr. < ESSENCE]
( kimya )
( ESSENCE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUH ile RUHİ ile RUH GÖÇÜ ile RUH BİLİMİ ile RUH HEKİMİ ile RUH ÖLÇÜMÜ ile RUH BİLGİNİ ile RUH BİLİMCİ/LİK ile RUH DOKTORU ile RUH HASTASI ile RUH SAĞLIĞI ile RUH BİLİMSEL ile RUH HASTALIĞI ile RUH HEKİMLİĞİ ile RUH KARMAŞASI
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUHBAN/LIK ile RUHBAN SINIFI
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUHİYAT ile RUHİYATÇI/LIK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUHİYE | TİNSELCİLİK ile/||/<> TİNSELCİLİK
( Evrenin gerçeğinin tinsel nitelikte olduğunu insan ve öteki varlıkların tümünün fiziksel yapıdan ayrı ve bağımsız bir ruhsal yapısı bulunduğunu savunan görüş Spiritus tin 1 Bütün gerçekliğin özünün tin olduğunu her gerçek olanın tinsel olduğunu ve cisimsel olanın yalnızca tinsel gerçekliğin bir görünüşü olduğunu ya da salt bir tasarım olduğunu ileri süren fizikötesi öğreti 2 Descartesta Özdekten özce ayrı bir ruhun bulunduğunu öne süren görüş )
( SPIRITUALISM )
( SPIRITUALISME )
( SPIRITUALISMUS )
( SPIRITUS )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUHİYET ile/||/<> PSYCHICISM[İng.] ile/||/<> PSYCHISME[Fr.] ile/||/<> RUHSALLIK
( Ruhsal durumların tümüne verilen ad )
( PSYCHICISM )
( PSYCHISME )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUHLU ile/||/<> ...
( Konut yapımında yatay olması gereken ağaçların bu durumunu sağlamak amacıyla kullanılan cıva terazisi adı da verilen bir marangoz aracı Akdağ Gelendost Isparta )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUHSAL/LIK ile RUHSAL GERİLİM ile RUHSAL ÇÖKÜNTÜ ile RUHSAL ÇÖZÜMLEME
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUHSATLANDIRMAK ile RUHSAT ile RUHSATLI ile RUHSATSIZ/LIK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUHSUZLAŞMAK ile RUHSUZLAŞTIRMAK ile RUHSUZ/LUK ile RUHSUZCA
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RÜKÜ ile RÜKÜN ile RÜKÜŞ/LÜK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUM ATEŞİ ile/||/<> ...
( Eskiden deniz ve kara savaşlarında yangın çıkarmak için kullanılan bir araç )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUM[Ar. < RŪM] ile/||/<> ...
( 1 Eskiden Doğu Roma İmparatorluğu sınırları içinde yaşayan ve Roma yurttaşı haklarına sahip olan halk 2 Osmanlı İmparatorluğu içinde yaşayan Hellen soyundan gelme halk )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUM ile/||/<> ...
( Kar Meyhaneci doktor ya da terzi tipi )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUM ile RUMİ ile RUMELİLİ/LİK ile RUM ATEŞİ ile RUMİ TAKVİM
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUMBLING[İng.] ile/||/<> GÜMBÜRDEME
( Elektrikli kaplamadan önce metal yüzeyleri temizleme işinde uygulanan özel bir yöntem )
( RUMBLING )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUMELİLİ ile/||/<> MESTAN AĞA, HÜSMEN AĞA
( Türk gölge ve Ortaoyunlarının göçmen tipi Mestan ağa Hüsmen ağa )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUMEN ile/||/<> İŞKEMBE
( işkembe anat İşkembe Geviş getiren hayvanların 4 gözlü olan midelerinin besinin sonradan çiğnenip sindirilmek üzere saklandığı ilk gözü tarım zooloji anat Geviş getiren hayvanlarda yemlerin mikrobiyal fermantasyona uğradığı ve selüloz sindiriminin gerçekleştiği midenin en büyük bölümü birinci mide rumen işkanba the third stomach of ruminating beasts şikam karın ābā yemek Farsçada daha çok şikanba biçimi kullanılır Doerferin belirttiği gibi TMEN 488 Vullers şikanbayi yanlışlıkla Türkçe olarak vermiştir Bulgarca škembe ve Sırpça škèmbe škèmba biçimleri Türkçeden alınmıştır Škaljić Turc 591 Türkçeden Rumcaya σκεμλὲ olarak geçmiştir Andriotis EL 326 )
( IŞKANBA )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUMEX CRISPUS[Lat.] ile/||/<> LABADA[Yun.]
( Buruşuk kuzu kulağı Ağızlarda alabada ılabada ılıbada ilibada ilibade olarak geçer lòboda Atriplex Chenopodium Srp lobòda Atriplex hortense Chenopodium Türkçede bir yıllık ve otsu bir bitkiye verilen iştir ıştır Chenopodium urbicum adı da Bulgarcadan alınmıştır iştir Tzitzilis GrLw 295 Rumca λάπατο Ampfer Sauerampfer biçimiyle birleştirmiştir Macarca laboda Atriplex Rumex patientia biçimi de dillerinden alınmıştır Kniezsa SzlJsz 299 Anadolu ağızlarında labada yerine daha çok evelek efelek adı geçer efelek )
( RUMEX CRISPUS )
( LÒBODA )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUMİ[Ar. < RŪMİ] ile/||/<> ...
( Süsleme Anadolu Selçuklularının üslûplaştırdıkları filiz yaprak ve hayvan örgelerinden meydana gelmiş dolaşık süsleme )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUMLAŞMAK ile RUMLAŞTIRMAK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUMMÂN ile/||/<> POMEGRANATE[İng.] ile/||/<> GRENADE[Fr.] ile/||/<> PUNICA GRANATUM[Lat.] ile/||/<> FEUER, GRANATAPFEL[Alm.] ile/||/<> NAR
( Nargiller Punicaceae familyasından meyvesi için kültürü yapılan yan ağaçsı kırmızı çiçekli bir bitki )
( POMEGRANATE )
( GRENADE )
( FEUER, GRANATAPFEL )
( PUNICA GRANATUM )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUMMANİYE | NARGİLLER ile/||/<> NARGİLLER
( botanik Yaprakları karşılıklı ya da kümeler hâlinde basit ve stipulasız çanak yaprakları 58 loplu ve kırmızı taç yaprakları 57 parçalı çiçekleri uçta tek ya da kimoz durumlarda hermafrodit ışınsal simetrili bakka tipi meyvesi olan meyvesi için kültürü yapılan dünyada Punica cinsi ve bu cinse ait iki türle ülkemizde de nar Punica granatum türü ile temsil edilen familya )
( POMEGRANATES )
( PUNICACÉES )
( PUNICACEAE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUMPF[Alm.] ile/||/<> YONTUK
( coğrafya )
( RUMPF )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUMUZ ile RUMUZLU
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUNİK ile RUNİK YAZI
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUNNEL[İng.] ile/||/<> RIGOLE[Fr.] ile/||/<> RINNE[Alm.] ile/||/<> YARINTI
( Sel sularının ya da yüzeyi kaplarcasına akan selinti sularının oluşturduğu eğim aşağı uzanan ince az derin oluk biçimli çukurlar )
( RUNNEL )
( RIGOLE )
( RINNE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUNNER[İng.] ile/||/<> COUREUR[Fr.] ile/||/<> KOŞUCU
( Koşu dalındaki yarışlara katılan atlet )
( RUNNER )
( COUREUR )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUS ile RUS RULETİ ile RUS SALATASI
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RÜŞEYM | EMBRİYO[Fr. < EMBRYON] ile/||/<> MORULA
( Yumurtadan meydana gelen, yumurta zarı, yumurta kabuğu ile korunan ya da vücudun içinde bulunan ve gelişmenin erken evrelerinde olan genç organizma. @@ Yumurtanın döllenmesinden sonra yumurta içinde oluşan canlı. @@ anat. 1. Yumurtanın döllenmesiyle başlayıp fetal döneme kadar devam eden gelişme aşamasındaki yavru. 2. Tohumlarda üreme organı olarak bulunan ve öğütme sırasında kepekten ve nişastalı endospermden sık sık ayrılan tohumların öz kısmı, öz. @@ @@ )
( EMBRYO | EMBRYO, EMBRIO, GERM | MORULA~MORULA )
( EMBRYON | MORULA~MORULA )
( MORUM: DUT~MORUM: DUT )
( EMBRYO | MAULBEERKEIM, MORULA~MAULBEERKEIM, MORULA )
( EMBRIONE~MORULA )
( ΈΜΒΡΥΟ / έμβρυο~ΜΌΡΟΥΛΑ / μόρουλα )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RÜŞEYM | EMBRİYO ile/||/<> EMBRİYO ile/||/<> EMBRİYO[Fr. < EMBRYON]
( Yumurtadan meydana gelen yumurta zarı yumurta kabuğu ile korunan ya da vücudun içinde bulunan ve gelişmenin erken evrelerinde olan genç organizma Yumurtanın döllenmesinden sonra yumurta içinde oluşan canlı anat 1 Yumurtanın döllenmesiyle başlayıp fetal döneme kadar devam eden gelişme aşamasındaki yavru 2 Tohumlarda üreme organı olarak bulunan ve öğütme sırasında kepekten ve nişastalı endospermden sık sık ayrılan tohumların öz kısmı öz )
( EMBRYO | EMBRYO, EMBRIO, GERM | MORULA )
( EMBRYON | MORULA )
( EMBRYO | MAULBEERKEIM, MORULA )
( MORUM: DUT )
( EMBRIONE )
( ΈΜΒΡΥΟ / έμβρυο )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUSLAŞMAK ile RUSLAŞTIRMAK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RÜŞT ile/||/<> MAJORITÈ[Fr.] ile/||/<> ERGİNLİK
( MAJORITÈ )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUSTLESS[İng.] ile/||/<> RUSTFREI[Alm.] ile/||/<> PASSIZ
( 1 Paslanmamış olan 2 Pas tutmayan )
( RUSTLESS )
( RUSTFREI )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUSTY[İng.] ile/||/<> ROUILLÉ; ENROUILLÉ[Fr.] ile/||/<> ROSTIG[Alm.] ile/||/<> PASLI
( Paslanmış olan )
( RUSTY | RUSTLESS )
( ROUILLÉ; ENROUILLÉ )
( ROSTIG | RUSTFREI )
( ARRUGGINITO )
( ΣΚΟΥΡΙΑΣΜΈΝΟΣ / σκουριασμένος )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RÜSUB | ÇÖKELEK ile/||/<> ÇÖKELTME ile/||/<> ÇÖKTÜRME
( Kimyasal bir tepkime sonucunda, çözeltide çözünmediği için katı olarak ayrılan ve tanecik büyüklüğü nedeniyle dipte toplanan özdek. @@ bk. yayık altı peyniri. @@ bk. çökelti. @@ Sıvı içindeki bir tepkime sonucu, dibe çöken çözünmez özdek (deney tüpünde olduğu gibi). @@ (kimya) @@ Yağı alınmış ayranın ateşte kesilinceye kadar kaynatılması ve sonra bez torbalarda süzülmesiyle elde edilen bir süt ürünü, kesik, ekşimik, ak katık.@@bk. çökelek. @@ kimya: Çökelme sonucunda oluşan dibe çökmüş çözünmez özdek. @@ bk. çökel. @@ (biyoloji) @@ Çökelme sonucu oluşan faz ya da bileşik. @@ 1. Çözünebilir antijenle antikorun birleşmesi sonucu büyük molekül ağırlıkta komplekslerin oluşumuna bağlı olarak oluşan çökelti, presipitin. 2. Kimyasal reaksiyonun çözünmeyen ürünü, presipitat. 3. Bir örneğin santrifüjden sonra dipteki çöken kısmı, presipitat.@@1. madencilik: Elde edilecek tözün süzülme ya da çözeltiye dönüştürülmesi sırasında dibe çöken tortu, 2. kimya: bk. çökelti. @@ Büyük kerpiç. (Çarıksaray *Şarkikaraağaç -Isparta) @@ @@bk. çökel. @@ Ağızlarda çökelik (> çekelik) olarak da geçer. ~ Osm çökelik. < çök- 'çökmek' + -elek eki. Farsça (Horasan) çakalok Türkçeden alınmıştır (Monchi-zadeh: Xurāsān 81). )
( PRECIPITATE | HLK. | PRECIPITATION~PRECIPITATION | FLOCCULATION / FLOKÜLASYON~PRECIPITATION | SEDIMENTATION )
( PRÉCIPITÉ | PRÉCIPITATION~PRÉCIPITATION | PRÉCIPITER | FLOCULATION~PRÉCIPITATION )
( NIEDERSCHLAG | NIEDERSCHLAGEN | FÄLLUNG~NIEDERSCHLAGEN | AUSFLOCKUNG~FÄLLUNG )
( PRECIPITATO~PRECIPITAZIONE~SEDIMENTAZIONE )
( ΊΖΗΜΑ / ίζημα~ΚΑΘΊΖΗΣΗ / καθίζηση~ΚΑΘΊΖΗΣΗ / καθίζηση )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RÜSUB ile/||/<> ÇÖKELEK ile/||/<> ÇÖKELTİ ile/||/<> ÇÖKEL
( Kimyasal bir tepkime sonucunda çözeltide çözünmediği için katı olarak ayrılan ve tanecik büyüklüğü nedeniyle dipte toplanan özdek yayık altı peyniri çökelti Sıvı içindeki bir tepkime sonucu dibe çöken çözünmez özdek deney tüpünde olduğu gibi kimya Yağı alınmış ayranın ateşte kesilinceye kadar kaynatılması ve sonra bez torbalarda süzülmesiyle elde edilen bir süt ürünü kesik ekşimik ak katık çökelek kimya Çökelme sonucunda oluşan dibe çökmüş çözünmez özdek çökel biyoloji Çökelme sonucu oluşan faz ya da bileşik 1 Çözünebilir antijenle antikorun birleşmesi sonucu büyük molekül ağırlıkta komplekslerin oluşumuna bağlı olarak oluşan çökelti presipitin 2 Kimyasal reaksiyonun çözünmeyen ürünü presipitat 3 Bir örneğin santrifüjden sonra dipteki çöken kısmı presipitat 1 madencilik Elde edilecek tözün süzülme ya da çözeltiye dönüştürülmesi sırasında dibe çöken tortu 2 kimya çökelti Büyük kerpiç Çarıksaray Şarkikaraağaç Isparta çökel Ağızlarda çökelik çekelik olarak da geçer çökelik çök çökmek elek eki Farsça Horasan çakalok Türkçeden alınmıştır Monchizadeh Xurāsān 81 )
( PRECIPITATE | HLK. | PRECIPITATION )
( PRÉCIPITÉ | PRÉCIPITATION )
( NIEDERSCHLAG | NIEDERSCHLAGEN | FÄLLUNG )
( PRECIPITATO )
( ΊΖΗΜΑ / ίζημα )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RÜSUBÎ ile/||/<> SÉDIMENTAIRE[Fr.] ile/||/<> TORTUL
( tortusal coğrafya )
( SÉDIMENTAIRE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RÜSUMAT | GÜMRÜK ile/||/<> GÜMRÜKÇÜ | GÜMRÜK VERGİSİ
( 1. Yabancı ülkelerden gelen ve yabancı ülkelere giden mal ve yolcular için yasalarla konulmuş yargıları uygulayan, ülkeye giriş ve çıkışta malın bağımlı olduğu gümrük vergisini alan örgüt. 2. Malın yurda girişinde alınan gümrük vergisi, bk. gümrük vergisi. @@ 1. Bir ülkeye giren ya da bir ülkeden çıkan mal ve nesneler üzerinden alınan vergi. 2. Bu verginin alınması işlemiyle uğraşan örgüt. @@ 1. Eşya ve kişilerin ülke sınırlarından giriş ve çıkışlarında denetimlerinin yapıldığı ve vergilerin tahakkuk ettirildiği kamu kuruluşu. 2. bk. gümrük vergisi @@ < R (Bizans) κομμέρκιον, κουμέρκιον < Lat commercium. Türkçe yoluyla Farsçaya da geçmiştir (Doerfer: TMEN 929). )
( CUSTOMS, CUSTOMS HOUSE, CUSTOMS AUTHORITIES, CUSTOMS OFFICE | CUSTOMS, CUSTOMS AUTHORITIES, CUSTOMS HOUSE, CUSTOMS OFFICE | CUSTOMS, DUTY | CUSTOMS OFFICER, CUSTOMS AGENT~CUSTOMS OFFICER, CUSTOMS AGENT | CUSTOMS OFFICER )
( DOUANE, ADMINISTRATION DE LA DOUANE | DOUANE, ADMINISTRATION DE LA DOUANE, BUREAU DE LA DOUNAE | AGENT DE DOUANE, AGENT EN DOUANE, DOUANIER~AGENT DE DOUANE, AGENT EN DOUANE, DOUANIER | AGENT DE DOUANE, DOUANIER )
( COMMERCIUM~... )
( ZOLL~ZOLLBEAMTER )
( DOGANA~DOGANIERE )
( ΚΟΜΜΈΡΚΙΟΝ / κομμέρκιον~ΤΕΛΩΝΕΙΑΚΌΣ ΥΠΆΛΛΗΛΟΣ / τελωνειακός υπάλληλος )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RÜSUMAT ile/||/<> GÜMRÜK ile/||/<> GÜMRÜK VERGİSİ
( 1 Yabancı ülkelerden gelen ve yabancı ülkelere giden mal ve yolcular için yasalarla konulmuş yargıları uygulayan ülkeye giriş ve çıkışta malın bağımlı olduğu gümrük vergisini alan örgüt 2 Malın yurda girişinde alınan gümrük vergisi gümrük vergisi 1 Bir ülkeye giren ya da bir ülkeden çıkan mal ve nesneler üzerinden alınan vergi 2 Bu verginin alınması işlemiyle uğraşan örgüt 1 Eşya ve kişilerin ülke sınırlarından giriş ve çıkışlarında denetimlerinin yapıldığı ve vergilerin tahakkuk ettirildiği kamu kuruluşu 2 gümrük vergisi R Bizans κομμέρκιον κουμέρκιον commercium Türkçe yoluyla Farsçaya da geçmiştir Doerfer TMEN 929 )
( CUSTOMS, CUSTOMS HOUSE, CUSTOMS AUTHORITIES, CUSTOMS OFFICE | CUSTOMS, CUSTOMS AUTHORITIES, CUSTOMS HOUSE, CUSTOMS OFFICE | CUSTOMS, DUTY | CUSTOMS OFFICER, CUSTOMS AGENT )
( DOUANE, ADMINISTRATION DE LA DOUANE | DOUANE, ADMINISTRATION DE LA DOUANE, BUREAU DE LA DOUNAE | AGENT DE DOUANE, AGENT EN DOUANE, DOUANIER )
( ZOLL )
( COMMERCIUM )
( DOGANA )
( ΚΟΜΜΈΡΚΙΟΝ / κομμέρκιον )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RÜŞVET ile RÜŞVETÇİ/LİK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RÜTBE ile RÜTBELİ/LİK ile RÜTBESİZ/LİK ile RÜTBE İNDİRİMİ ile RÜTBE SIRALAMASI
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUTHÉNIUM[Fr.] ile/||/<> RUTENYUM[Fr. < RUTHÉNIUM]
( kimya )
( RUTHÉNIUM )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUTİNLEŞMEK ile RUTİN/LİK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUTÛBET | NEM ile/||/<> NEM ile/||/<> NEM[Fars. < NEM]
( Hava ya da başka bir ortam içinde su buğusu bulunma hali Havadaki su buharının niceliği Bir uçun ortamındaki su uçuğu tutan fizik kimya tarım coğrafya Gaz ortamlarının ve özellikle fırın atmosferlerinin içindeki subuğusu )
( HUMIDITY | MOISTURE )
( HUMIDITÉ )
( FEUCHTE, FEUCHTIGKEIT | FEUCHTIGKEIT )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUTUBETLENDİRİCİ ile/||/<> HUMIDIFIER, WASHER[İng.] ile/||/<> HUMIDIFICATEUR, HUMECTEUR[Fr.] ile/||/<> NEMLENDİRİCİ
( işleyim Belirli bir nokta ya da yerdeki nem oranını istenilen düzeyde tutmaya yarayan aygıt )
( HUMIDIFIER, WASHER )
( HUMIDIFICATEUR, HUMECTEUR )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUTUBETLENDİRME | NEMLENDİRME ile/||/<> NEMLENDİRME
( Sinema Filmin kuruyup gevrekleşmesini dolayısıyla kolayca kopmasını önlemek amacıyla filme azıcık ıslaklık verme Gaz ortama genellikle havayasu buharı katma )
( DAMPING | HUMIDIFICATION | HUMIDITY )
( HUMIDIFICATION | HUMECTATION, HUMIDIFICATION | HUMIDITÉ )
( DAMPFUNG, BEDAMPFUNG | ANFEUCHTUNG, BEFEUCHTUNG | FEUCHTIGKEIT )
( UMIDIFICAZIONE )
( ΎΓΡΑΝΣΗ / ύγρανση )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUTUBETLENDİRME | NEMLENDİRME ile/||/<> NEMLİLİK
( Sinema Filmin kuruyup gevrekleşmesini, dolayısıyla kolayca kopmasını önlemek amacıyla filme azıcık ıslaklık verme. @@ Gaz ortama -genellikle havaya-su buharı katma. )
( DAMPING | HUMIDIFICATION | HUMIDITY~HUMIDITY )
( HUMIDIFICATION | HUMECTATION, HUMIDIFICATION | HUMIDITÉ~HUMIDITÉ )
( DAMPFUNG, BEDAMPFUNG | ANFEUCHTUNG, BEFEUCHTUNG | FEUCHTIGKEIT~FEUCHTIGKEIT )
( UMIDIFICAZIONE~UMIDITÀ )
( ΎΓΡΑΝΣΗ / ύγρανση~ΥΓΡΑΣΊΑ / υγρασία )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUTUBETLENMEK ile RUTUBETLENDİRMEK ile RUTUBET ile RUTUBETLİ/LİK ile RUTUBETSİZ/LİK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RÜZGÂR KIRAN ile/||/<> YELKESEN
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RÜZGÂR TERAKÜMATI | BİRİKTİRME ile/||/<> BİRİKTİRME
( coğrafya Paranın değerli maden ve para olarak saklanması )
( HOARDING )
( ACCUMULATION ÉOLIENNE | THÉSAURISATION )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RÜZGÂR | YEL ile/||/<> YEL ile/||/<> RÜZGÂR
( rüzgâr coğrafya hlk Agalaksi Havayuvarında ayrımlı basınç altındaki yöreler arasında oluşan yatay yönde esiş yönü süresi ve biçimleriyle ayrımlı hava devinimi yel Az yel yel yel Bar yil cil yil cil jel cel Alt Tel yel Tar yel çel Hal yǟl śil Eski çağlardan başlayarak kullanılır Orta Türkçede yēl olarak geçer Eski Kıpçakçada da yel biçimi kullanılır Macarca szél biçimi Çuvaş özellikleri taşıyan bir Türk dilinden kalma alıntıdır Gombocz BTLw 182 Ramstedt Stellung 38 10 Macarca szélin Türkçeden geldiği yolundaki açıklamaya katılmamıştır Ona göre szél İran dillerinden alınmıştır Egorov ÊS 213 Räsänen LTS 185 V 195b Clauson ED 916917 Doerfer KhalMat 309 Macarca szélin Türkçeden geldiğini kabul etmemiştir Ona göre szél öz Macarca bir sözdür Ligeti TörK 2324 Ramstedtin görüşünü eleştirdiği gibi Doerferin savını da benimsememiştir ÊSTJa 1989 174176 Kononov GrJaTRP 92 rūzgār wind air Dilimizde eski Türkçe yelin yerini almıştır Ancak eski ve yeni diyalektlerde Türkçe yel olduğu gibi kalmıştır yel )
( VENT )
( RŪZGĀR )
( YEL[Az.]~YEL[Tkm.]~YEL[Nog.]~CIL[Tatk.]~YIL[Bşk.]~CIL[Bşk.]~JEL[Kzk.]~CEL[Krg.]~YEL[Alt.]~YEL[Tel.]~ÇEL[Şor.]~ŚIL[Çuv.] )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RÜZGÂR ile/||/<> RÜZGÂR[Fars. < RŪZGÂR]
( Havayuvarında ayrımlı basınç altındaki yöreler arasında oluşan yatay yönde esiş yönü süresi ve biçimleriyle ayrımlı hava devinimi yel rūzgār wind air Dilimizde eski Türkçe yelin yerini almıştır Ancak eski ve yeni diyalektlerde Türkçe yel olduğu gibi kalmıştır yel )
( WIND )
( VENT )
( WIND )
( RŪZGĀR )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RÜZGÂRIN TESİRİYLE OLAN ile/||/<> ÉOLIEN[Fr.] ile/||/<> RÜZGAR
( yelsel coğrafya )
( ÉOLIEN )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RÜZGÂRLIK ile/||/<> WINDBREAK[İng.] ile/||/<> PARAVENT[Fr.] ile/||/<> WINDSCHIRM[Alm.] ile/||/<> YELKIRAN
( Çabucak kurulabilen yapılabilen içindekini yelden güneşten ve her türlü kötü havadan koruyan tek yanlı ilkel barınak )
( WINDBREAK )
( PARAVENT )
( WINDSCHIRM )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUZNAME | GÜNCE ile/||/<> GÜNCE
( Günü gününe tutulan anı defteri Bu biçimde düzenlenmiş yazılı yapıt Örnekolay incelemesinde örnek birimlerin yaşam öykülerini saptamada kullanılan ve bireylerin tuttukları günü gününe yazımlara dayanan bilgi kaynağı )
( DIARY )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUZNAME[Fars. < RŪZ + NÂME] ile/||/<> RUZNAMÇE
( ruznamçe )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUZNAME ile/||/<> AGENDA[İng.] ile/||/<> ORDRE DU JOUR[Fr.] ile/||/<> GÜNDEM
( Toplantılarda görüşülecek konulara ilişkin çizelge )
( AGENDA )
( ORDRE DU JOUR )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUZNAME ile RUZNAMÇE
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- RUZNAMECİ ile/||/<> RUZNAMECİ
( Osmanlı devlet dairelerinde günlük gelir ve giderlerin ya da olayların defterini tutan görevli ruznamçeci )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- S ile/||/<> S
( 1 Serin 2 Svedberg birimi 3 Substrat 4 Kükürt 5 Hücre devrinde DNAnın sentezlendiği safha 6 Bir bakteri suşunun bir faja ya da inhibitöre duyarlılığı 7 Ribozomun küçük alt birimindeki proteinlerin simgesi 8 Entropi 9 Sfingomiyelin 1 Entropi 2 Svedberg 3 Standart sapma )
( S )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAABAN ile/||/<> PYTHON[Fr.] ile/||/<> PİTON[Fr. < PYTHON]
( zooloji )
( PYTHON )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAADET ile/||/<> HAPPINESS[İng.] ile/||/<> BONHEUR[Fr.] ile/||/<> GLÜCK[Alm.] ile/||/<> MUTLULUK
( 1 Genellikle insanların kendilerine en yüksek erek olarak koydukları değer Bilinci dolduran tam bir doygunluk durumu İstek ve eğilimlerin tam bir uyumu ve doygunluğu Değerli şeylerin bolluğu içinde alınan nesnel durum 2 Kişisel mutluluk duygusu a durum olarak b bir kezlik bir yaşantı olarak 3 Ahlak felsefesinin ana kavramlarından biri özellikle klasik eskiçağ ahlakının temel kavramı a Bireyin mutluluğu b Toplumun mutluluğu 4 Kantta mutluluk erişilmesi güç bir ülküdür bunun karşısına Kant mutluluğa layık olma değerini ulaşılabilir bir erek olarak koyar )
( HAPPINESS )
( BONHEUR )
( GLÜCK )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAADET ile SAADETLİ/LİK ile SAADETSİZ/LİK ile SAADET ASRI ile SAADET ZİNCİRİ
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAAT CAMI ile/||/<> SAAT CAMI
( Deneyliklerde çeşitli işlerde kullanılan içbükey cam tabak Laboratuvarda katı maddeleri tartmak gibi çeşitli amaçlar için kullanılan saat camına benzer cam malzeme )
( WATCH GLASS )
( VERRE DE MONTRE )
( UHRGLASSCHALE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAAT, KONTÖR, SAYICI | SAYAÇ ile/||/<> SAYAÇ
( Sinema 1 Alıcılarda ve bazı öbür sinema aygıtlarında pencere önünden kaç resim geçtiğini belirten araç 2 Sinema aygıtlarında ses aygıtlarında ne kadar film ya da kuşak kullanıldığını uzunluk çeşidinden genellikle ayak ya da metre olarak belirteç sayaç Sayma amacıyla kullanılan herhangi bir yazmaç genel uygulayım Havagazı elektrik su vb kullanımını ya da mekanik etkilenimleri ölçmeye yarayan aygıt Gelen tanecikleri tek tek sayan araç )
( 1. PICTURE COUNTER, FRAME COUNTER, 2. LENGTH COUNTER, FOOTAGE COUNTER (INDICATOR) | COUNTER )
( 1. COMPTEUR D'IMAGES, 2. COMPTEUR DE LONGUEUR (DE MÈTRES) | COMPTEUR | COMPUTEUR )
( 1. BILDZÄHLER, 2. FILMLÄNGENMESSUHR, METERZÄHLER, FUSSLÄNGEN-ZÄHLER | ZÄHLER, ZÄHLWERK )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAAT ile/||/<> SAAT
( Bir takımyıldızın adı astronomi )
( HORLOGIUM, HOR. (HORLOGII) )
( HORLOGE )
( PENDELUHR )
( HOROLOGIUM )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAAT ile/||/<> SAAT[Ar. < SÂʿAT]
( Zamanı gösteren araç Düzenli zaman aralıklarında vuruşlar üreten elektronik çevrimi Zamanuyumlu bilgisayarda her bir temel işlem saat vuruşlarına uygun biçimde gerçekleştirilir zaman )
( CLOCK )
( HORLOGE )
( UHR )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAAT/LİK ile SAATLİ ile SAATÇİ/LİK ile SAAT BAŞI ile SAAT CAMI ile SAAT CEBİ ile SAATLERCE ile SAAT AYARI ile SAAT AÇISI ile SAAT FARKI ile SAAT DİLİMİ ile SAAT KULESİ ile SAAT ÇİÇEĞİ ile SAAT DAİRESİ ile SAATLİ BOMBA ile SAATİ SAATİNE
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SABAHA ile SABAHA DOĞRU ile SABAHA KARŞI
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SABAHIN KÖRÜ ile SABAHIN KÖRÜNDE
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SABAHLAMAK ile SABAHLATMAK ile SABAHLAYABİLMEK ile SABA ile SABAH/LIK ile SABAN ile SABAHÇI/LIK ile SABAH YELİ ile SABAH AKŞAM ile SABAH EZANI ile SABAH KEYFİ ile SABAH SABAH ile SABAH VAKTİ ile SABA YELİ/RÜZGÂRI ile SABAH KOŞUSU ile SABAH NAMAZI ile SABAN BALIĞI ile SABAN DEMİRİ ile SABAN KEMİĞİ ile SABAN KULAĞI ile SABAHÇI KAHVESİ ile SABAH KAHVALTISI
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞABANLAŞMAK ile ŞABAN/LIK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞABAŞ[Fars. < ŞÂBÂŞ] ile/||/<> ...
( düğünde çalgıcı ve oyuncular için toplanan para şābāş bravo excellent money thrown about at marriages or given to singers from şād bāş be joyful )
( ŞĀBĀŞ )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SABBÂRİYE | KAKTÜSGİLLER ile/||/<> KAKTÜSGİLLER
( atlasçiçeğigiller botanik Gövde ve yapraklarında su depo eden çiçekleri genelde tek bazen kümeler hâlinde er dişi ve ışınsal simetrili ovaryum alt durumlu bakka tipi meyveleri olan kurak bölgelerde bulunan çok yıllık otsu ya da odunsu bitkiler )
( CACTACÉES )
( CACTACEAE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SABIK ile SABIKA ile SABIKALI/LIK ile SABIKASIZ/LIK ile SABIKA KAYDI
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SABIRSIZLANMAK ile SABIRSIZLANDIRMAK ile SABIR ile SABIRLI/LIK ile SABIRSIZ/LIK ile SABIR TAŞI ile SABIRSIZCA
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SABİT | DEĞİŞMEZ ile/||/<> DEĞİŞMEZ
( I Değişmeyen özdeş bir değeri koruyan herhangi bir nesnenin bu niteliğine değgin II Herhangi bir işleme giren herhangi bir değişmez değer III Bir komutta veriadıyla değil de doğrudan değişmez veri değeriyle yer alan herhangi bir işlenen Belli bir yorumda tek bir anlam kazanan im Krş değişken mantıksal değişmez özel değişmez Ancak tek bir değer alabilen değişken ya da ölçüm 1 genel uygulayım Yer biçim ya da rengini değiştirmeyen 2 matematik fizik kimya Bir denklem fiziksel yasa vb bulunup değeri değişmeyen sayı ya da simge Bir işlev uygulandığında öğeleri eş küme büklüm vb içinde kalan nicelik Değeri değişmeyen büyüklük matematik sabit )
( FIXED | CONSTANT | LITERAL | INVARIANT )
( FIXE | CONSTANTE | LITTÉRALE | CONSTANT | INVARIANT )
( KONSTANTE | NONVARIAN )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SABİT | DURAĞAN ile/||/<> DURAĞAN
( 1 a genel uygulayım Yerini değiştirmeyen aynı yerde kalan b Deney ya da uygulamayla açıklanmış tanıtlanmış c Önceden belirlenmiş düzenlenmiş 2 fizik matematik kimya değişmez 2 3 duruk 1 Özdeş yeri özdeş büyüklüğü özdeş biçimi ya da özdeş nitelikleri olan ve bunu koruyan niceliklerin özelliği )
( 1,2- FIXED, IMMOBIL, STABLE; 3- STATIC | STATIONARY | STATIC )
( 1, 2 -FIXE, IMMOBILE, SATBLE; 3- STATIQUE | STATIONNAIRE )
( FESTSTEHEND )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SABİTE | SABİT, SABİTE, GAYRİ MÜTEHAVVİL | SABİT | KATSAYI | SABİTE ile/||/<> SABİTE ile/||/<> DEĞİŞMEZ
( değişmez I Değişmeyen özdeş bir değeri koruyan herhangi bir nesnenin bu niteliğine değgin II Herhangi bir işleme giren herhangi bir değişmez değer III Bir komutta veriadıyla değil de doğrudan değişmez veri değeriyle yer alan herhangi bir işlenen Belli bir yorumda tek bir anlam kazanan im Krş değişken mantıksal değişmez özel değişmez Ancak tek bir değer alabilen değişken ya da ölçüm 1 genel uygulayım Yer biçim ya da rengini değiştirmeyen 2 matematik fizik kimya Bir denklem fiziksel yasa vb bulunup değeri değişmeyen sayı ya da simge Bir işlev uygulandığında öğeleri eş küme büklüm vb içinde kalan nicelik Değeri değişmeyen büyüklük matematik sabit )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SABİTLEMEK ile SABİTLEŞMEK ile SABİTLEŞTİRMEK ile SABİTLEŞEBİLMEK ile SABİTLEŞTİRİLMEK ile SABİ ile SABİT/LİK ile SABİT KUR ile SABİT FİKİR ile SABİT KALEM ile SABİT FİKİRLİ/LİK ile SABİT POLİNOM
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SABİTLEŞTİRME ile/||/<> DONDURMA ile/||/<> DONDURMAK ile/||/<> CONCESSION, BINDING[İng.] ile/||/<> CONCESSION[Fr.] ile/||/<> ÖDÜN
( Gümrük vergisinin uluslararası antlaşma ve görüşmeler sırasındaki düzeyde tutulması a ödün Beton Çukurören Güdül Ankara Sıcaklığı düşürerek bir sıvının katı duruma değişimini sağlamak Bir ülkenin yaptığı anlaşma ile başka ülke ya da ülkelerin mallarına uygulanacak bildirmelik yönünden tanıdığı ayrıcalık )
( BINDING, CONSOLIDATION | FREEZE | FREEZING )
( CONSOLIDATION )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SABİTLİK, STABİLİTE | STABİLİTÉ | KALIMLILIK ile/||/<> KALIMLILIK ile/||/<> DENGELİLİK
( dengelilik 2 Özdeğin ayrışma kimyasal değişme eğiliminde olmayışı Kişinin duygusal durum ve tutumunda birdenbire değişmeler göstermeme özelliği 1 fizik Bir cismin denge ya da devinim durumunu değiştirmemesi 2 kimya Özdeğin ayrışma kimyasal değişme eğiliminde olmayışı 3 metalbilim Karşılıklı çalışan güç ya da etkenler arasındaki eşitlik durumu Dengeli olma özelliği dengelilik 1 dengelilik 1 )
( STABILITY )
( STABILITÉ )
( BESTÄNDIGKEIT )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞABLON ile ŞABLONCU/LUK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SABOTAJ | BALTALAMA ile/||/<> BALTALAMA
( İşçilerce uygulanan üretimi fena bir duruma sokma âlet ve makineleri bozma üretim arttırımını durdurma amacıyla toplu halde işi bırakma gibi baltalama işlemleri Bir işbırakımı ya da iş anlaşmazlığı sırasında fabrika tesis veya donatımının bilinçli veya kasıtlı olarak bozulması yakılması yıkılması gibi eylemlerle normal çalışma koşullarının engellenmesi durumu baltalama )
( SABOTAGE )
( SABOTAGE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SABOTAJ ile SABOTAJCI/LIK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SABRETMEK ile SABREDEBİLMEK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SABUKLAMAK ile SABUKLANMA
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SABUN ile/||/<> SABUN[Ar. < ṢÂBŪN]
( kimya Temizleme çözeltilerindeki yüzey gerilimini ayarlamak için kullanılan ve köpük sağlayan özdek Karbon sayısı 6 dan fazla olan yağ asitlerinin metallerle yaptığı tuzlar )
( SOAP )
( SAVON )
( SEIFE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SABUNLAMAK ile SABUNLANMAK ile SABUNLAŞMAK ile SABUNLAŞTIRMAK ile SABUN/LUK ile SABUNCU/LUK ile SABUNLU ile SABUNSUZ ile SABUN OTU ile SABUN TAŞI ile SABUN TOZU ile SABUN AĞACI ile SABUN BALIĞI
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SABUR ile SABURA
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAÇ ile/||/<> KUYRUKLU YILDIZ SAÇI
( kuyruklu yıldız saçı 1 Kafatasının derisi üzerinde uzayan tüylere verilen özel bir ad 2 Tüy kıl Üzerinde ekmek ya da yufka pişirilen yuvarlak saç Erenköy İnönü Eskişehir 1 Kafatasının derisi üzerinde uzayan kıllara verilen özel ad 2 Tüy 3 Kıl Genellikle kalınlığı 1 cmden çok ve genişliği de 30 cm den az olmayan ince uzun metal parça Kuyruklu yıldız çekirdeğini saran ışıklı gaz yuvarı Az saç şaç çeç ses şaş şaş şaş çaç şaş sas Kzl yaç Ramstedt KSz 15 150 çaş sas as Yakutçada başındaki snin düşmesi kuraldır śüś Eski çağlardan başlayarak kullanılır Orta Türkçede saç olarak geçer Eski Kıpçakçada da saç biçimi kullanılır Diyalektlerde benzeşme assimilation yoluyla saç çaç çeç gibi birtakım biçimler ortaya çıkmıştır Az saç şaç çeç ses şaş şaş şaş çaç şaş sas Kzl yaç Ramstedt KSz 15 150 çaş sas as Yakutçada başındaki snin düşmesi kuraldır śüś Eski çağlardan başlayarak kullanılır Orta Türkçede saç olarak geçer Eski Kıpçakçada da saç biçimi kullanılır Diyalektlerde benzeşme assimilation yoluyla saç çaç çeç gibi birtakım biçimler ortaya çıkmıştır )
( HAIR | SHEET )
( CHEVEU | TÔLE )
( HAAR | BLECH )
( SAÇ[Az.]~ŞAÇ[Tkm.]~ÇEÇ[Tatk.]~SES[Bşk.]~ŞAŞ[Nog.]~ŞAŞ[Kklp.]~ŞAŞ[Kzk.]~ÇAÇ[Krg.]~ŞAŞ[Şor.]~SAS[Sag.]~ÇAŞ[Tuv.]~SAS[Hak.]~AS[Yak.]~ŚÜŚ[Çuv.] )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAC ile SAÇ ile SAÇ KREMİ ile SAC BÖREĞİ ile SAC EKMEĞİ ile SAC KEBABI ile SAÇ ÖRGÜSÜ ile SAC KAVURMASI
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAÇAK ÖPME ile/||/<> ...
( Sarayda bayramlaşma törenine katılan büyüklerin padişahın tahtından sarkıtılmış saçakları öpmesi )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAÇAK ile/||/<> SAÇAK
( Mimarlık Yapının anaduvarlarından dışarı taşan çatı bölümü I 1 Evlerde dört ana duvarın dışına sarkmış olan toprak dam bölümü Özçaltı Güdü Ankara 2 Evlerde ana duvarlar dışında kalan çatı bölümü Aşağıdinek Şarkikaraağaç Isparta II Halılardaki yün püsküller Beyköy Şarkikaraağaç Yassıören Senirkent Isparta Yeşilova Aksaray Niğde III Kadınların başlarına doladıkları siyah yün örgü örtü Gücüllü Yalvaç Isparta fizik Çerçevenin üst kenarından aşağı sarkan sınır perdesi )
( VALANCE, PÉLMET, GRAND DRAPERY )
( FRANGE | LAMBREQUIN )
( VORDACH, FRANSE | SCHÜRZE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAÇALAMAK ile SAÇABİLMEK ile SAÇALANMAK ile SAÇAKLANMAK ile SAÇAK ile SAÇAKLI ile SAÇAK KÖK ile SAÇAK BULUT
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SACAYAK ile/||/<> SACIYAK
( sacıyak )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SACCHARIN[İng.] ile/||/<> SAKARİN[Fr. < SACCHARINE]
( Besin değeri olmayan yapay tatlandırıcı )
( SACCHARIN )
( SACCHARINE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SACCHAROMETER/SACCHARIN[İng.] değil/yerine/= SAKKAROZ
( (Yun. sakkhar = şeker) Kamış şekeri. @@ bk. sükroz @@ Sükroz. )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SACCHAROMETER[İng.] ile/||/<> SAKARİMETRE[Fr. < SACCHARIMÈTRE]
( Sakkaroz ölçer )
( SACCHAROMETER )
( SACCHARIMÈTRE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SACCHAROMETER[İng.] ile/||/<> SAKKAROMETRE[Fr. < SACCHAROMÈTRE]
( Sakkaroz ölçer )
( SACCHAROMETER )
( SACCHAROMÈTRE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAÇILMAK ile SAÇIŞTIRMAK ile SAÇILABİLMEK ile SAÇILIVERMEK ile SAÇI ile SAÇIK ile SAÇIŞ
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAÇLI ile SAÇLI MEŞE ile SAÇLI SAKALLI
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAÇMAK ile SAÇMALAMAK ile SAÇMALAŞMAK ile SAÇMALAŞTIRMAK ile SAÇMALAYABİLMEK ile SAÇMACI/LIK ile SAÇMALIK ile SAÇMA SAPAN
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAÇULA[İt. < SASSOLA] ile/||/<> AĞAÇTAN YAPILMIŞ DÖKMECİ KALIBI
( ağaçtan yapılmış dökmeci kalıbı Kİtal sássola founders mold )
( SASSOLA | SÁSSOLA )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAD ile ŞAT
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞADA ile/||/<> PRAESEPE[İng.] ile/||/<> PRAESEPE[Fr.] ile/||/<> PRAESEPE[Alm.] ile/||/<> ARIKOVANI
( Yengeç takımyıldızı yöresinde bir yıldız kümesi )
( PRAESEPE )
( PRAESEPE )
( PRAESEPE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SADAK ile/||/<> ...
( içine ok konulan torba veya kutu biçiminde kılıf okluk sagadag sādag ok kuburu okluk Çağdaş Türk diyalektlerinde yaygın olarak kullanılır Ok veya ok ve yaydan başlayarak ok anlamını kazanmıştır Çağataycada sağdak ok ve sadak yayla ok atma ok kın olarak geçer Oğuzca dışındaki Türk diyalektlerinde ok çantası olarak sadak biçimi geçer Kaça sadak Tar sāγi xadak haδak sadak sadåk YUyg saγdak Alt sādak sādax sādak sadak okluk avcı çantası sadak sādax ok yayın hedefe çevrilmesi okla nişan alınması vb Ana Türkçe sler Yakutçada başta düşmüştür Sādaxta s düşmemiştir Bu nedenle sādax eski bir biçim olamaz Ok anlamında Kazakça ve Yeni Uygurca sağdak ve Çulumca sandak Ok olarak Karaçay ve Balkarcada sadak geçer Doerfere göre TMEN IV 387 s tipik Kafkasya anlamıdır Oğuzcada okluk anlamı ağırlık kazanmıştır Farsçada olduğu gibi a quiver a particular kind of quiver in which each arrow has its oven compartiment Osmanlıcada sadak okluk ok kuburu ok çantası olarak geçer Anadolu Türkçesinde de sadak sadax gibi biçimler geçer Türkmencede gnin saklandığı göze çarpar sagdak ok torbası Türkmencede sagdak halı nakışının ortasındaki küçük desen olarak da geçer Azeri alanında sadag vücudun yanına asılan kın okluk arbalet örgü zırh silah kuşanmada olarak kullanılmıştır )
( SAGADAG~SĀDAG )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SADAK ile SADAKA ile SADAKLI ile SADAKA TAŞI
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SADAKAT ile SADAKATLİ/LİK ile SADAKATSİZ/LİK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SADAKOR[İt. < SETA CRUDA] ile/||/<> ...
( düz dokunmuş açık saman renginde bir tür ipek kumaş İtalyancadan geldiği anlaşılıyor İtal seta cruda ham ipek Ancak sadakor biçimi ses yönünden açıklanmaya muhtaçtır )
( SETA CRUDA )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SADE[Fars. < SÂDE] ile/||/<> TARİH-İ MÜHMEL
( tarihi mühmel )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SADELEŞMEK ile SADELEŞTİRMEK ile SADELEŞEBİLMEK ile SADELEŞTİRİLMEK ile SADE/LİK ile SADET ile SADECE ile SADE KEK ile SADE KAHVE ile SADE BİRİMLER BÖLÜĞÜ
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SADELİK ile/||/<> SIMPLICITÉ[Fr.] ile/||/<> YALINLIK
( Açık süsten ve zorlamadan uzak kolayca anlaşılabilen anlatım )
( SIMPLICITÉ )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞADÎ ile/||/<> ACEMİ OĞLANI
( Acemi ocağı öğrencisi olan yeniçeri adayı )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SADIK/LIK ile SADIKÇA
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SADIR[Ar. < ṢADR] ile/||/<> ...
( Sözlük anlamı Bir nesnenin başlangıç bölümü göğüs 1 Düzyazıda bir fıkranın ilk tümcesi 2 Koşukta koşanın birinci dizesinin ilk yarısı Karşıtı aciz Ağızlarda sedir çiçek ve sebze fidesi biçimi de geçer satir newly sprouted seedling planted separately Ağızlarda sedir çiçek ve sebze fidesi biçimi de geçer satir newly sprouted seedling planted separately )
( SATIR )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SADISM[İng.] ile/||/<> SADİSTLİK
( Başkalarına acı çektirme yoluyla cinsel doygunluk sağlama biçiminde kendini gösteren bir tür sapıklık )
( SADISM )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SADİST/LİK ile SADİSTÇE
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SADİYYE ile/||/<> CYPÉRACÉES[Fr.] ile/||/<> CYPERACEAE[Lat.] ile/||/<> PAPİRÜSGİLLER
( botanik )
( CYPÉRACÉES )
( CYPERACEAE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SADME | SARSINTI ile/||/<> SARSINTI
( Kişide kazalarla kimi ilâç ve uyuşturucuların yarattığı fiziksel ya da coşkusal nitelikteki birdenbire gelişen karmaşık belirtiler fizik sarsı coğrafya )
( SHOCK )
( ÉBRANLEMENT | SECOUSSE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SADR | KASS | GÖĞÜS ile/||/<> GÖĞÜS
( Gövdenin boyun ile karın arasındaki ön kısmı karşılık toraks Başla karın arasında bulunan vücut bölgesi biyoloji zooloji Başla karın arasında kalan vücut bölgesi Toraks Başla karın arasında kalan vücut bölgesi toraks )
( BREAST CHEST | BREAST )
( POITRINE | THORAX )
( BRUST )
( THORAX )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SADR-I ÂLÎ, SAHİB-İ DEVLET, VEZİR-İ AZAM, ZAT-I ASAFÎ ile/||/<> GRAND VIZIR[İng.] ile/||/<> GRAND VISIR[Fr.] ile/||/<> GROSSVIZIR[Alm.] ile/||/<> SADRAZAM[Ar. < ṢADR + AʿẒAM]
( Osmanlı devletinde padişahın tam yetkili vekili ve vezirlerin en büyüğü )
( GRAND VIZIR )
( GRAND VISIR )
( GROSSVIZIR )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAF | ARI ile/||/<> ARI
( İçinde yabancı özdek bulundurmayan temiz katışıksız özdek Zarkanatlılar dizisinden birçok böceğin özellikle arılar familyasına bağlı türlerin genel adı Bir kimyasal özdeğin yabancı özdeciklerden arınmış niteliği tarım kimya Kalıntısız ve katışkısız olan )
( PURE | BEE )
( PUR | ABEILLE )
( REIN | BIENE )
( APIS )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAF ile SAFİ ile SAF SU ile SAF DIŞI/LIK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAFAK ile ŞAFAK PEMBESİ
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAFDİL/LİK ile SAFDİLLİ/LİK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SÂFE | KELLİK ile/||/<> KELLİK
( Kel mantarından ileri gelen ve vücudun kıllı bölgelerinde özellikle başta önce kabuklanmalara sonra saç dökülmelerine yol açan süreğen deri hastalığı hlk 1 Koyunlarda görülen baş uyuzu 2 Atlardaki sarkoptik uyuz )
( HONEYCOMB RINGWORM )
( TEIGNE FAVEUSE )
( ERBGRIND )
( FAVUS )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAFE-CONDUCT PASS, PASS[İng.] ile/||/<> PASAVAN[Fr. < PASSAVANT]
( Sınır boylarında yaşayanlara kısa süreler için sınırı geçebilmelerini sağlamak üzere resmi makamlarca verilen izin belgesi )
( SAFE-CONDUCT PASS, PASS )
( PASSAVANT )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAFE-İ SÂKIT-I EŞAR ile/||/<> RINGWORM[İng.] ile/||/<> TRICHOPHYTIE[Fr.] ile/||/<> TRICHOPHYTIA[Lat.] ile/||/<> GLATZFLECHTE[Alm.] ile/||/<> SAÇKIRAN
( İnsanlarla hayvanların saçkıran mantarlarından ileri gelen saç kıl ve deri hastalığı )
( RINGWORM )
( TRICHOPHYTIE )
( GLATZFLECHTE )
( TRICHOPHYTIA )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAFHA | FAZ | FAZ, SAFHA | EVRE | FAZ ile/||/<> FAZ ile/||/<> EVRE
( evre Bir dizgenin biryapımlı bir parçası ya da bölümü 1 Bir şeyin gözle görünen kısmı 2 Evre 3 Bir sistemin fiziksel kimyasal veya mekanik olarak ayrılabilme durumu 4 Elektrodiyagnostik kayıtta bir daganın en alt çizgiye ardışık olarak iki ke erişmesi arasındaki dönem Sinema TV Aynı yinelenimdeki dönemsel iki devinimin birbirine göre durumunu saptayan özellik İki devinim aynı anda dönemsel devinimin aynı noktasında bulunuyorlarsa aynı evrededirler evrede Ses dalgalarının elektrik salınımlarının evresinden de söz edilebilir Tekrarlı olaylarda bir dönüm içindeki her bir nokta konum ya da durum Örnek Ayın evreleri ilkdördün dolunay vb Bir değişen yıldızın minimum evresi Zaman ya da uzay içerisinde sıralanmış bir dizinin dönüm noktalan arasındaki aralık 1 Dengedeki bir dizge içinde başka bölümlerden fiziksel ayrılıklar gösteren ve kesin yüzeylerle sınırlanmış tektürel yapılı bölge 2Gözİem süresinde bir elektriksel dalganın sıfırdan en büyük değere dek aldığı bağıl değer Bir oluşum ya da süreç içinde birbirini izleyen değişik görünüşlü durumlardan her biri fizik kimya Birbiri ardınca gelen değişikliklerde özdeğin biryapımlı kesiksiz durumu katı evre sıvı evre vb 1 Özdeğin tektürel kesiksiz durusu katı evre sıvı evre vb 2 Dalga işlevinin bir noktasının aynı yere hangi zamanda geleceğini gösterir açı Sabnamlı bir olayın yinelenimleri boyunca içinde bulunduğu aşamaları niteleyen açısal nicelik Isıl işlem ve yüzey işlemelerinde ardışık olarak görülen durumlardan her biri Bir hastalığın veya işlemin çeşitli durum veya safhalarından her biri faz )
( PHASE )
( PHASE )
( PHASE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAFİ ile/||/<> NET[İng.] ile/||/<> NET[Fr.] ile/||/<> KATIKSIZ
( Herhangi bir ölçüden çıkarılması gerekenler çıkarıldıktan sonra kalan bölük )
( NET )
( NET )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAFÎHA | PLÂK ile/||/<> PLÂK
( plax safiha Sürüngenlerde bulunan ve vücudu dıştan örten pul biçiminde boynuzsal parçacıklar herhangi yassı bir parça plâka fizik 1 Sürüngenlerde bulunan ve vücudu dıştan örten pul biçiminde boynuzsal parçacıklar herhangi bir yassı parça 2 Birkaç virüs üreme devresi sonunda bitişik hücrelerin ölmesi veya erimesiyle hücre tabakasında meydana gelen yuvarlak ve açık renkli bölgeler )
( PLATE | PLAQUE )
( PLAQUE )
( PLATTE | PLAQUE, PHAGENLOCH )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAFİR[Fr. < SAPHIR] ile/||/<> KORENDON
( korendon )
( SAPHIR )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAFİR ile SAFİR MAVİSİ
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAFLAŞMAK ile SAFLAŞTIRMAK ile SAFLAŞTIRILMAK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAFLAŞTIRILMIŞ | ARINIK ile/||/<> ARINIK
( kimya Arınmış arı duruma gelmiş olan özdek Arınmış olan )
( PURIFIED | PURIFICATION, REFINING )
( PURIFIÉ | PURIFICATION, RAFFINAGE )
( RAFFINIEREN )
( PURIFICATO )
( ΚΑΘΑΡΙΣΜΈΝΟΣ / καθαρισμένος )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAFLAŞTIRILMIŞ | ARINIK ile/||/<> ARITIM
( kimya: Arınmış, arı duruma gelmiş olan (özdek). @@ Arınmış olan. )
( PURIFIED | PURIFICATION, REFINING~PURIFICATION, REFINING | REFINEMENT )
( PURIFIÉ | PURIFICATION, RAFFINAGE~PURIFICATION, RAFFINAGE | RAFFINEMENT )
( RAFFINIEREN~RAFFINIEREN )
( PURIFICATO~RAFFINAZIONE )
( ΚΑΘΑΡΙΣΜΈΝΟΣ / καθαρισμένος~ΔΙΎΛΙΣΗ / διύλιση )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAFLAŞTIRMA, TASFİYE | ARITMA ile/||/<> ARITMA ile/||/<> ARITMAK
( Herhangi bir özdeği birlikte bulunduğu başka özdeklerden katışkılardan ayırma işlemi arıtım Bir kimyasal özdeği yabancı özdeciklerden ayırma içlemi kimya Bir tecim kuruluşunun batması kapanması gibi nedenler üzerine sayışımların kesilmesi ve alacaklılara ortada kalan mal ve paradan paylarına düşen oranlı tutarın verilmesi Bir yapıyı kalıntı ve katışkılardan temizleme işlemi Gıda endüstrisindeki atık suların süzme yüzdürme ve çöktürme biçiminde mekanik olarak temizlenemeyen taneciklerinin kimyasal olarak çözünen ve parçalanan maddelere ayrılmasıyla dezenfeksiyon maddeleri kullanılarak bakterilerin öldürülmesi biçimindeki kimyasal ve biyolojik yöntemlerle temizlenmesi işlemi )
( PURIFICATION | CLEARANCE SALE, WINDING UP, LIQUIDATION | REFINING | WASTE WATER TREATMENT )
( DÉPURATION | PURIFICATION | PURIFIER | LIQUIDATION | RAFFINAGE )
( REINIGUNG | RAFFINIEREN | REINEGUNG )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAFLIK | ARILIK ile/||/<> ARILIK
( Bir olayın başka olayların etkileri ya da ikincil özelliklerinden yalıtılmış olma ya da bir ölçme aracının çeşitli uygulamalarında aynı boyuta ilişkin ölçümler verme özelliği kimya Yabancı özdeciklerden arınmış olma özelliği Arı barınağı olarak yapılan kulübe Y Tırtar Yalvaç Isparta )
( PURITY | PURENESS, PURITY )
( PURETÉ )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAFRA KESESİ | ÖD KESESİ ile/||/<> ÖD KESESİ
( Yuvarlak ya da armut biçiminde bir kese olup karaciğerin yanında yer alır ve öd depo eder biyoloji zooloji safra kesesi )
( GALL BLADDER )
( VÉSICULE BILIAIRE | BILIAIRE (VÉSICULE) )
( GALLENBLASE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAFRA KESESİ ile/||/<> SAFRA KESESİ
( Karaciğerden gelen safranın depolandığı armut şeklinde ya da yuvarlak kese Öd kesesi anat Karaciğerden gelen safranın depolandığı armut veya yuvarlak biçimdeki kese vezika fella )
( GALL BLADDER )
( VÉSICULE BILIAIRE )
( GALLENBLASE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAFRA | ÖD[Ar. < ŪD] ile/||/<> ÖD KANALI ile/||/<> ÖD KESESİ
( Karaciğerden salınan ve oniki-parmak bağırsağına gelerek sindirime yardım eden bir salgı. @@ (biyoloji) @@ bk. safra @@ Safra. @@ hlk. 1. Safra Kesesi. 2. Sığır. )
( BILE | BILE DUCT | GALL BLADDER~BILE DUCT~GALL BLADDER )
( BILIS | BILE | CANAL BILIAIRE | VÉSICULE BILIAIRE~CANAL BILIAIRE | BILAIAIRE (CANAL) | CANAL CHOLÉDOQUE, CHOLÉDOQUE~VÉSICULE BILIAIRE | BILIAIRE (VÉSICULE) )
( BILIS~DUCTUS BILIARIS~VESICA FELLEA )
( GALLE | GALLENGANG | GALLENBLASE~GALLENGANG~GALLENBLASE )
( BILE~DOTTO BILIARE~CISTIFELLEA )
( ΧΟΛΉ / χολή~ΧΟΛΗΦΌΡΟΣ ΠΌΡΟΣ / χοληφόρος πόρος~ΧΟΛΗΔΌΧΟΣ ΚΎΣΤΗ / χοληδόχος κύστη )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAFRA | ÖD ile/||/<> ÖD ile/||/<> ÖD[Ar. < ʿŪD]
( Karaciğerden salınan ve onikiparmak bağırsağına gelerek sindirime yardım eden bir salgı biyoloji safra Safra hlk 1 Safra Kesesi 2 Sığır )
( BILE | BILE DUCT | GALL BLADDER )
( BILIS | BILE | CANAL BILIAIRE | VÉSICULE BILIAIRE )
( GALLE | GALLENGANG | GALLENBLASE )
( BILIS )
( BILE )
( ΧΟΛΉ / χολή )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAFRA[Ar. < SAFRÂʾ | İT. < SABURRA] ile/||/<> SAFRA KESESİ
( Karaciğer hücreleri tarafindan salgılanarak safra kesesinde toplanan ve safra kanalı ile onikiparmak bağırsağına geçerek yağların sindirimine katılan, safra tuzları, hemoglobinin parçalanmasından oluşan safra pigmentleri, kolesterol, lesitin ve diğer maddeleri kapsayan salgı. Öd. @@ Karaciğer hücreleri tarafından salgılanan, safra kesesinde toplanan ve safra kanalıyla ön bağırsağa verilen, yağların sindirimine katılan safra tuzları, pigmentleri, kolesterol, lesitin ve diğer maddeleri içeren salgı, öd. @@ anat. Karaciğer hücreleri tarafından salgılanan ve ductus choledochus adı verilen kanalla onikiparmak bağırsağına dökülen, yağların sindirimine katılan, alkali özellikte, kahverengi-yeşilimsi sarı renkte salgı, öd, bilis, hlk. yaş egzama, öd suyu, fel. )
( BILE | BILIS | GALL BLADDER~GALL BLADDER )
( BILE | VÉSICULE BILIAIRE~VÉSICULE BILIAIRE )
( BILIS: ÖD~VESICA FELLEA )
( GALLE | GALLENBLASE~GALLENBLASE )
( SABURRA~CISTIFELLEA )
( ΧΟΛΉ / χολή~ΧΟΛΗΔΌΧΟΣ ΚΎΣΤΗ / χοληδόχος κύστη )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAFRA ile/||/<> ...
( karaciğerin hazmı kolaylaştırmak için onikiparmak bağırsağına salgıladığı yeşilimsi sarı renkli acı sıvı Türkçede öd ve öd salgısı da kullanılır ṣafrāᵓ öd salgısı aṣfar sapsarı )
( ṢAFRĀ )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAFRA ile/||/<> ...
( gemileri dengede tutmak için sintinelerine konulan ağırlık Türkçede sabura ve zafra biçimleri de kullanılır R Bizans σαβούρα ballast Türkçe sabura biçimi Arapçadan alınmıştır ṣābūra Azeri alanında kullanılan safra biçimi Türkçeden geçmiştir )
( ΣΑΒΟΎΡΑ / σαβούρα )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAFRA ile/||/<> SAFRA[Ar. < ṢAFRÂʾ | İT. < SABURRA]
( Karaciğer hücreleri tarafindan salgılanarak safra kesesinde toplanan ve safra kanalı ile onikiparmak bağırsağına geçerek yağların sindirimine katılan safra tuzları hemoglobinin parçalanmasından oluşan safra pigmentleri kolesterol lesitin ve diğer maddeleri kapsayan salgı Öd Karaciğer hücreleri tarafından salgılanan safra kesesinde toplanan ve safra kanalıyla ön bağırsağa verilen yağların sindirimine katılan safra tuzları pigmentleri kolesterol lesitin ve diğer maddeleri içeren salgı öd anat Karaciğer hücreleri tarafından salgılanan ve ductus choledochus adı verilen kanalla onikiparmak bağırsağına dökülen yağların sindirimine katılan alkali özellikte kahverengiyeşilimsi sarı renkte salgı öd bilis hlk yaş egzama öd suyu fel )
( BILE | BILIS | GALL BLADDER )
( BILE | VÉSICULE BILIAIRE )
( GALLE | GALLENBLASE )
( BILIS: ÖD )
( SABURRA )
( ΧΟΛΉ / χολή )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAFRA ile SAFRAN ile SAFRALI ile SAFRASIZ ile SAFRA SUYU ile SAFRA TANKI ile SAFRA KESESİ ile SAFRA YEŞİLİ
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAFSAFİYE | SÖĞÜTGİLLER ile/||/<> SÖĞÜTGİLLER
( botanik Yapraklan kılıçsı baklava dilimli kalpsi ayalı genellikle almaşlı dizilişte çiçekleri tek eşeyli ve brakteli taç yaprakları olmayan meyveleri kapsül tipi yaprak döken ağaç ya da çalı şeklindeki bitkiler )
( WILLOW FAMILY )
( SALICACÉES )
( SALICACEAE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAFSATA ile SAFSATACI/LIK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAFSATA ile/||/<> SOPHISM, SOPHISTRY[İng.] ile/||/<> SOPHISME[Fr.] ile/||/<> BİLGİCİLİK
( 1 Bir tasımda ileri sürülen ve yanlışlığı gizlenip doğru olduğu benimsetilmeye çalışılan kanıt 2 Bu nitelikte kanıtlara dayanarak yapılan yargılama )
( SOPHISM, SOPHISTRY )
( SOPHISME )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAFSIZLIK | KATIŞIKLIK ile/||/<> KATIŞIKLIK
( Bir özdeğin bir başka özdek içinde olağan nicel çözümleme yöntemleriyle belirlenemeyecek ölçüde az bulunarak arılığını bozması Katışık olma durumu )
( IMPURITY | IMPURENESS )
( IMPURETÉ )
( UNHREINHEIT )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAFUL ile/||/<> BAL TEKNESİ, KÜÇÜK TEKNE
( bal teknesi küçük tekne Kökenini bilmiyoruz Anadoluda bal teknesine laza adı da verilir laza )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAĞALMAK ile SAĞALTMAK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAĞALTICI | TERAPİST[Fr. < THÉRAPIST] ile/||/<> ...
( THÉRAPIST )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAĞALTIM | THÉRAPİE[Fr. < THÉRAPIE] ile/||/<> TERAPİ ile/||/<> TERAPİ[Fr. < THÉRAPIE]
( Tedavi )
( THERAPY )
( THÉRAPIE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAĞALTIM ile SAĞALTICI/LIK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAĞALTIM ile/||/<> SAĞALTIM
( Bir hastalığı yenecek etkenleri ve bu etkenlerin kullanılma yöntemlerini bularak hastanın sıkıntılarını giderme iyi etme işi Tedavi )
( THERAPY | TREATMENT )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAĞANAK ile/||/<> SAĞANAK
( Kısa süreli çok yeğin ve iri taneli yağmur coğrafya Türkçe sağ kökünden a nak ekiyle kurulduğu açıktır Türkçe boğ kökünden yapılmış olan boğanak gibi boğanak Rumcaya σαγανάκι olarak geçmiştir Andriotis EL 313 )
( HEAVY SHOWER )
( AVERSE | ORAGE )
( PLATZREGEN )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAĞANLAR ile/||/<> SAĞANLAR
( Cypseli kypselos sağan Omurgalı hayvanlardan kuşlar Aves sınıfının gökkuzgunumsular Coraciiformes takımının bir alttakımı Kanatları uzundur Ayakları sıçramaya ve tutunmaya elverişlidir Sağangiller Cypselidae kolibrigiller Trochilidae familyalarını içine alır kypselos sağan pous ayak forma şekil Kuşlar Aves sınıfının Gökkuzgunumsular Coraciiformes takımından kanatları uzun ayakları sıçramaya ve tutunmaya elverişli sağangiller Cypselidae Apodidae kolibrigiller Trochilidae familyalarını içine alan alt takım )
( SWIFTS )
( MARTINETS )
( SEGLERVÖGEL )
( CYPSELI, APODIFORMES )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAĞDIÇ ile/||/<> ...
( düğünde gelin veya damada kılavuzluk eden kimse Ağızlarda sadıç sadeç sağdaç yakın candan arkadaş olarak geçer Az sağdış düğün töreninde damadın veya gelinin sağında oturan ve onlara kılavuzluk eden kişi Kırım sagdıç Eski Türkçeden beri kullanılır Dîvânu LugâtitTürkte sagdıçın yalnız dost karşılığı verilmektedir Ebû Hayyânın Kitabülidrâk lilisânilEtrâkinde ise sağtuç damadın düğününde adamlara hizmet eden arkadaşı diye açıklanmaktadır Radloff türlü yazımlarını verdikten sonra sağdıcı damadın sağında yürüyerek onu geline götüren erkek ve kadın olarak tanımlamıştır İnan adaş ve sağdıç kelimelerinin en eski anlamları üzerine yazısında Kâşgarlı Mahmudun sağdıç kelimesini adaş kelimesinde olduğu gibi sadık kelimesiyle tercüme ettiğinin altını çiziyor İnana göre sağdıç kelimesinin etimolojisi karanlıktır ancak bu kelimenin büyük bir olasılıkla Oğuz boylarında adaş terimi yerine kullanılmış olduğunda da kuşku yoktur Brockelmann diç şeklini saymış bunun yalnız saγdiç treuer Fruend örneğinde geçtiğini yazmıştı Ona göre saγdiç Türkçe saγ gesund treu kökünden gelir Başka bir deyişle Brockelmann Kâşgarlı Mahmudun açıklamasını benimsemiştir Räsänen MTSde sağdıçı duç düç ekiyle yapılmış bir türev olarak değerlendirmişti Onun bu açıklamasını Doerfer de benimsemiştir Ancak Räsänen etimolojik sözlüğünde sağdıçın sonundaki dıçı Türk diyalektlerinde yaşayan ve eş arkadaş anlamına gelen duş tuş sözüyle birleştirmiştir Buna göre sağdıçın sağduştan kökenlendiği açıktır Sağduşun sonundaki şnin çye çevrilmesi doğaldır Türkçede buna benzer birçok örnek geçer Örn sütlü aşın Türkçede sütlaça dönüştüğünü görüyoruz Bunun gibi tutma aş sözü de diyalektlerde tutmaç olarak yaygınlaşmıştır Türkçe iğdiş de ağızlarda iğdiçe çevrilmiştir Clauson sözlüğünde sağdıç sözünün sa ğ kökünden geldiğini açıklıyor ancak bu sözün sonundaki dıçı bir ek olarak vermiyor Gökyay ise Uluslararası Türk Dili Kongresine verdiği bildiride Türkçenin az incelenmiş bir eki olduğunu belirttiği dıç ile yapılmış kelimeler arasında sağdıçı da saymıştır Doerfer Doğu Türkçesinde geçen saqduş biçiminin sağ tuş diye değerlendirilmişe benzediğini de saklamamıştı Saqduşun sonundaki duş tuş eski ve yeni Türk diyalektlerinde yan denk öğür benzer karşı arkadaş olarak yaygındır Doerfere göre sol yanda giden arkadaş anlamına gelen solduş biçimi bu anlayışın doğruluğunu gösterir Benim inancıma göre Doerferin sağdıçı dıç ekiyle yapılmış bir türev olarak açıklaması tartışmaya açıktır Türkçede dıç diye bir ekten söz etmek kolay değildir Bu bakımdan sağduç sağdıç sözünü yan eş arkadaş olarak kullanılan duş tuş sözüyle oluşturulmuş bir türev saymak yanlış olmaz sanırım Bu türevin birinci bölümünde sağ sözünün Kâşgarlı Mahmudun açıkladığı gibi sadık anlamına geldiği düşünülebilir Sağdıç yanında ara sıra karşılaştığımız solduç ve Derleme Sözlüğünde gelinin sol yanındaki arkadaşı olarak geçen soldiç halk etimolojisine güzel bir örnektir Bunlardan solduç biçimi daha çok Doğu Anadolu ağızlarında geçer Türkçeden Farsçaya da geçmiştir Doerfere göre Farsça sāqdūş erken dönem Azeri Türkçesindeki saγduş biçiminden alınmıştır )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAĞDIÇ/LIK ile SAĞDIÇ EMEĞİ
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAĞDUYU ile SAĞDUYULU/LUK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAGE[İng.] ile/||/<> SAUGE[Fr.] ile/||/<> SALVIA[Lat.] ile/||/<> SALBEI[Alm.] ile/||/<> ADA ÇAYI
( Ballıbabagiller Labiatae familyasına ait çok yıllık otsu yarı çalımsı beyaz mor ya da kırmızı çiçekli bitkilere verilen genel ad )
( SAGE )
( SAUGE )
( SALBEI )
( SALVIA )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAGGING[İng.] ile/||/<> FLÉCHISSANT[Fr.] ile/||/<> SENKEN[Alm.] ile/||/<> SARKMA
( Saç levha şerit çubuk gibi metal parçalarının ısıl işlem sırasında yetersiz desteklenmeden ötürü düzgünlüklerini yitirip sarkmaları olayı )
( SAGGING )
( FLÉCHISSANT )
( SENKEN )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAĞGÖRÜ ile SAĞGÖRÜLÜ/LÜK ile SAĞGÖRÜSÜZ/LÜK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAĞILMAK ile SAĞIRLAŞMAK ile SAĞI ile SAĞIM/LIK ile SAĞIN ile SAĞIR/LIK ile SAĞIMLI ile SAĞIR KEF ile SAĞIR NUN ile SAĞIR KAPI ile SAĞIR RENK ile SAĞIR DUVAR ile SAĞIR YILAN ile SAĞIR DİLSİZ ile SAĞIR PUSULA ile SAĞIR PENCERE ile SAĞIM MAKİNESİ ile SAĞIN BİLİMLER ile SAĞIR MİKROFON
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAĞIM MAKİNESİ ile/||/<> SAĞIM MAKİNESİ
( Sağım için gerekli vakumu sağlayan vakum pompası vakum etkisini sağım başlığına ulaştıran vakum hortumları memeye uygulanan vakumu belirli aralıklarla kesen pulsatör sütü emmek için 4 meme başına birer tane takılan sağım başlıkları ve sağılan sütün toplandığı süt tankından oluşan makine )
( MILKING MACHINE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAGİR ile/||/<> MINEUR[Fr.] ile/||/<> KÜÇÜK
( MINEUR )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAGİR ile/||/<> MINEUR[Fr.] ile/||/<> KÜÇÜKLÜK
( MINEUR )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAĞIR ile/||/<> SAĞIR
( Bütün düzeltmelerden sonra iyi işiten kulağında 60 desibel ya da daha çok işitme yitiği olan kişi Bütün düzeltmelere karşın işitme yitimi 70 desibelden daha çok olan eğitimöğretim çalışmalarında işitme gücünden yararlanamayan kimse Yerel ağızlarda saŋır olarak da geçer Az sağır sağır savur karakalpaklar saŋırav biçimini de kullanırlar Kûr sağır Türki sargū sağır Göçüşme métathèse sonunda oluştuğu anlaşılıyor Türki alanında saŋrağu biçimi de geçer Eski diyalektlerde geçen biçimleri Clauson ED 840841 saymıştır sıŋar a side Eski Kıpçakçada sağır saŋır ve saŋrav olarak kullanılır Eski ve yeni diyalektlerde tek olarak kullanılan saŋar sıŋardan geldiği anlaşılıyor Tel Alt saŋar eins von einem Paare Tel sıŋar einer von einem Paare unpaarig sār saŋar çiftin bir teki aŋar 1 iki yandan biri bir şeyin iki bölümünden biri bir şeyin yarısı 2 çiftin bir teki Yakutçada saŋarın başındaki s düşmüştür Clauson Teleütçe Kırgızca Kazakça Karakalpakça Tatarca Kazan Nogayca gibi çağdaş diyalektlerde yaşayan biçimlerin one of two sides one of two anything anlamına geldiğini vurgulamıştır Brockelmann OGM 140 w sıŋar yüz eine Gesichtsseite örneğini vermiştir Bu verilere göre sağırın saŋır saŋar tek kulaklı yani sağır anlamına gelen saŋır kulaklı saŋar kulaklı saŋar kulaklığ adından geldiği anlaşılıyor Bu ad doğal bir elips ellipse sonunda Türkçede sağır saŋır biçimini almıştır Çağdaş diyalektlerin bir bölümünde sağır saŋır yerine saŋgrav biçiminin geçtiği göze çarpar Blk saŋrau haŋrau başkurtçada baştaki snin hye çevrilmesi kuraldır saŋrau saŋrau Türki saŋrağu YUyg sağriğu Bu biçimlerin saŋırdan geldiği açıktır Türk diyalektlerinde buna benzer adlar yaygın olarak kullanılır Tel Alt saŋar kulak ein Ohr saŋar kös ein Auge sıŋar küzlü ein Einäugiger sıŋar kullı ein Einarmiger Koy sığar blind Bu biçimin sıŋar közli tek gözlü yani kör adından geldiği açıktır aŋar ataxtāx topal aksak aŋar xaraxtāx bir gözü kör Çağdaş diyalektlerin bir bölümünde yabancı kökenli birtakım karşılıklar kullanılır 1 Az kar sağır ker sağır kar Räsänen V 254b 2 dülöy Tel tüley dülei Vladimirtsov SrGr 287 Kałużyński ME 44 Räsänen V 504b Rassadin Zaimstvovanija 19 22 24 28 Sevortyan ÊSTJa 1980 324325 Orta Türkçede üz veya öz sağır olarak geçer Kırgızcada ez olarak saklanmıştır Clauson ED 279a Kaça Koybal ve Altay Oyrot diyalektlerinde üsker sağır olarak kullanılır Räsänen V 523a Samoyedceye de üsker olarak geçmiştir Joki Lw SS 375376 Eren TDAY 1954 32 Deny Principes 81 Bang KOsm 2 23 etimolojik yönden açık olmadığını bildirmekle yetinmiştir Clauson ED 814b sağır deaf biçimiyle hanların yaptığı sürgün avına verilen sağır adı arasında bağ kurulamayacağını dile getirdiği gibi deaf olarak kullanılan sağırın kökeninin bilinmediğini de seslendirmiştir Räsänen V 114b Tatarca çukrak taub Taubheit biçimini sağır saŋrau biçimleriyle karşılaştırmıştır Ancak sağırda V 393b çukrak biçimini vermemiştir Tenişev Şiraliev Arm 167 Ramstedt JSFOu I 7 9 )
( DEAF )
( SOURD )
( KAR )
( DÜLEI )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAGITTAIRE COMMUNE, FLÈCHE D'EAU, SAGETTE[Fr.] ile/||/<> SAGITTARIA SAGITTIFOLIA[Lat.] ile/||/<> SUOKU
( botanik )
( SAGITTAIRE COMMUNE, FLÈCHE D'EAU, SAGETTE )
( SAGITTARIA SAGITTIFOLIA )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAĞLAM PARA ile/||/<> GÜÇLÜ PARA
( güçlü para )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAĞLAMAK ile SAĞLANMAK ile SAĞLATMAK ile SAĞLAMLAMAK ile SAĞLAMLAŞMAK ile SAĞLATTIRMAK ile SAĞLANABİLMEK ile SAĞLAYABİLMEK ile SAĞLAMLAŞTIRMAK ile SAĞLAMLAŞTIRILMAK ile SAĞLAM/LIK ile SAĞLAMCA ile SAĞLAMCI/LIK ile SAĞLAM PARA
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAĞLIK ARAŞTIRMA BİLİMİ | YAYGIN HASTALIK BİLİMİ | EPİDEMİYOLOJİ ile/||/<> EPİDEMİYOLOJİ ile/||/<> EPİDEMİYOLOJİ[Fr. < ÉPIDÉMIOLOGIE]
( epi üzerinde demos vücut logos bilim Bulaşıcı hastalıkların ortaya çıkışının incelenmesi Hastalıkların nedenlerini görülüş oranlarını yayılışlarını hastalıklara karşı önlem ve korunma yollarını inceleyen bilim dalı Belirli bir hayvan veya insan popülasyonlarında hastalıkların ortaya çıkışı yayılışı bu hastalıklardan korunma ve kontrol stratejileri yaralanma ve öteki sağlıkla ilgili olayları inceleyen bilim dalı salgın hastalıklar bilimi Veteriner hekimlikte genellikle epizotiyoloji kavramı kullanılırken beşeri hekimlikte epidemiyoloji kavramı kullanılmaktadır )
( EPIDEMIOLOGY )
( ÉPIDÉMIOLOGIE )
( EPIDEMIOLOGIE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAĞLIK BİLGİSİ | HİJYEN ile/||/<> HİJYEN ile/||/<> SAĞLIK BİLGİSİ
( Sağlık bilgisi Sağlıklı bir yaşam için yapılan faaliyetlerin tümü sağlık bilgisi hıfzısıhha 1 Bireysel ve toplumsal açıdan beden sağlığının önemi üzerinde duran okulda çevrede ve ülkede beden sağlığına ilişkin olumlu ve olumsuz etmenleri inceleyen bilgi alanı 2 Sağlıklı öğrenim ve öğretim koşullarıyla ilişkili olan bilgi ve ilkelerin tümü 3 Beslenme uyuma diş bakımı vb konuları kapsayan öğrencilere beden ve ruh sağlığını koruma yollarını öğretmek amacıyla okutulan ders Sağlıklı yaşama ve sağlığı korumada gerekli yol ve kuralları gösteren bilim dalı hijyen Hijyen )
( HYGIENE )
( HYGIÈNE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAĞLIK BİLGİSİ ile/||/<> SAĞLIK BİLGİSİ
( 1 Bireysel ve toplumsal açıdan beden sağlığının önemi üzerinde duran okulda çevrede ve ülkede beden sağlığına ilişkin olumlu ve olumsuz etmenleri inceleyen bilgi alanı 2 Sağlıklı öğrenim ve öğretim koşullarıyla ilişkili olan bilgi ve ilkelerin tümü 3 Beslenme uyuma diş bakımı vb konuları kapsayan öğrencilere beden ve ruh sağlığını koruma yollarını öğretmek amacıyla okutulan ders Sağlıklı yaşama ve sağlığı korumada gerekli yol ve kuralları gösteren bilim dalı hijyen Hijyen )
( HYGIENE )
( HYGIÉNE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAĞLIKLI | HİJYENİK ile/||/<> HİJYENİK[Fr. < HYGIÉNIQUE]
( Sağlıklı olma durumu )
( HYGIENIC )
( HYGIÉNIQUE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAĞMAK ile SAĞMAL/LIK ile SAĞMAL İNEK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAĞMAL ile/||/<> SÜT VEREN, SAĞILAN
( süt veren sağılan Az sağmal Ramstedte göre KWb 317b Moğolcadan alınmıştır saġamal Şçerbak İRLTJa 112 da Moğolcadan geldiğini dile getirmiştir mal mel ekinin Moğolcada yaygın olarak kullanıldığını biliyoruz Clauson Studies 203 Ancak bu ekin Türkçede de geçtiğini görüyoruz Ağızlarda göçmel bir yere sonradan gelen kimse göç mel olarak kullanılır Özellikle Kırgızcada mal mel eki sıklıkla geçer bıçmal bütömöl kösömöl közömöl okumal sınamal tanımal ulamal o bakımdan Ramstedtin açıklaması tartışmaya açıktır Bu ek üzerine bilgi almak için Tatarintsev Vlijanie 29 )
( SAĞMAL[Az.] )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAĞRI ile SAĞRI KEMİĞİ
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAĞTÖRE ile SAĞTÖRESEL
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAGU ile SAGUCU/LUK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAH ile ŞAH MAT ile ŞAH BEYİT ile ŞAH DAMARI
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHA ARAŞTIRMASI | ALAN ARAŞTIRMASI ile/||/<> ALAN ARAŞTIRMASI
( Soru kâğıtları karşılıklı görüşme kılavuz kullanma gibi araştırma tekniklerinden de yararlanarak olguları dizgesel bir biçimde yerinde gözleme ve saptama Bir toplumsal konu ya da sorunun tek tek birimlerin gözlenmesiyle araştırılması Toplumsal olguların örnekleme yoluyla incelenmesi yöntemi )
( FIELD WORK | FIELD RESEARCH | FIELD SURVEY/AREA STUDY )
( RECHERCHE SUR PLACE )
( FELDFORSCHUNG )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHA | OYUN ALANI ile/||/<> OYUN ALANI
( Ayaktopu oyununun oynandığı uzunluğu en az 90 en çok 120 genişliği ise en az 45 en çok 90 m olan toprak ya da çimle kaplı düz yer Oyunun oynandığı yer oyunun oynandığı düzeyin tümü 1 Eğlendirici ve dinlendirici etkinlikler için genellikle okul bahçesinin bir bölümünde ayrılan uygun araç ve gereçlerle donatılan yer 2Okulda beden eğitimi çalışmalarının özellikle oyun ve spor gibi etkinliklerin yapıldığı alan Oyunun oynandığı alan ya da yükselti )
( FIELD, FIELD OF PLAY | ACTING STYLE | PLAYGROUND, PLAYFIELD | ACTING -AREA, STAGE AREA )
( AIRE DE JEU | TERRAIN DE JEU | AIRE DE JEU, PLATEAU )
( SPIELFELD | SPIELFLAECHE | SPIELFLÄCHE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHABE ile SAHABET ile SAHABETÇİ
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAHADET | TANIKLIK ile/||/<> TANIKLIK
( Bir bilgi ya da savı desteklemek üzere görgüsel ve sözlü belge verme Yargı yerinde dava konusu üzerinde sorulanları cevaplama bildiklerini söyleme )
( WITNESS | DEPOSITION )
( DÉPOSITION )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHA-İ MİKNÂTİSİYE | MANYETİK ALAN ile/||/<> MANYETİK
( (astronomi) )
( MAGNETIC~MAGNETIC )
( AIRE MAGNÉTIQUE~MAGNETIQUE )
( ...~MAGNETICUS )
( MAGNETFELD~MAGNETISCH )
( CAMPO MAGNETICO~MAGNETICO )
( ΜΑΓΝΗΤΙΚΌ ΠΕΔΊΟ / μαγνητικό πεδίο~ΜΑΓΝΗΤΙΚΌΣ / μαγνητικός )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHA-İ MİKNÂTİSİYE ile/||/<> AIRE MAGNÉTIQUE[Fr.] ile/||/<> MANYETİK ALAN
( astronomi )
( MAGNETIC )
( AIRE MAGNÉTIQUE )
( MAGNETFELD )
( CAMPO MAGNETICO )
( ΜΑΓΝΗΤΙΚΌ ΠΕΔΊΟ / μαγνητικό πεδίο )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHAN[Ar. < ṢAHN] ile/||/<> ...
( sağın 2 sahın sehen 1 Bakır ya da çinko yemek kabı Bursa Dodurga Bozüyük Bilecik Meyvebükü Güdül Ankara Yenikent Aksaray Niğde sağın 2 Senirkent Isparta sahın Beyköy Şarkikaraağaç Isparta sehen Deliilyas Şarkışla Sivas 2 Çukur tabak Küçükkabaca Uluborlu Isparta )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHANLIK ile/||/<> ...
( Mimarlık Merdivenlerin dönemeç yerlerinde ve bitimlerinde bulunan genişçe bölümlere verilen ad Aynı anlamda sahınlık terimi de kullanılır )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHAN/LIK ile SAHANLIK BUZULU
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAHAP[Ar. < ŞİHÂB] ile/||/<> ...
( Hazırlanan kalbur kasnağını delmek için kullanılan ucu sivri üç yüzlü demir araç Göçmenler Beypazarı Ankara )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAHESER | BAŞYAPIT ile/||/<> BAŞESER
( Kusursuzluğa ulaşan bir sanatla gerçekleştirilmiş yapıt; belli bir türde en üstün yapıt. )
( MASTERPIECE~MASTERPIECE )
( CHEF D'OEUVRE | CHEF - D'OEUVRE~CHEF - D'OEUVRE )
( MEISTERWERK~MEISTERWERK )
( CAPOLAVORO~CAPOLAVORO )
( ΑΡΙΣΤΟΎΡΓΗΜΑ / αριστούργημα~ΑΡΙΣΤΟΎΡΓΗΜΑ / αριστούργημα )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAHESER ile/||/<> CHEF - D'OEUVRE[Fr.] ile/||/<> BAŞESER[TR. < BAŞ + AR. < ES̱ER]
( Sanat bakımından güzelliğin doruğuna erişmiş eser )
( CHEF - D'OEUVRE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAHESER ile/||/<> CHEF D'OEUVRE[Fr.] ile/||/<> BAŞYAPIT
( Kusursuzluğa ulaşan bir sanatla gerçekleştirilmiş yapıt belli bir türde en üstün yapıt )
( MASTERPIECE )
( CHEF D'OEUVRE | CHEF - D'OEUVRE )
( MEISTERWERK )
( CAPOLAVORO )
( ΑΡΙΣΤΟΎΡΓΗΜΑ / αριστούργημα )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHİB-İ ARZ ile/||/<> TOPRAKLI
( Beylik toprağı devlet adına kullanan timar ya da zeamet sahibi )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHİH | SAĞIN ile/||/<> SAĞIN
( exigere bir şeyi tam olarak yapmak bir ölçüye göre yapmak exactus tıpatıp tamtamına yetkin tıpatıp ölçülebilen 1 Sözün anlatmak istenene tam karşılık olması tam uygun düşmesi niteliği sağın anlatım 2 Ölçünün ölçülene çok az da olsa bir ayrım bırakmaksızın tıpatıp uyması niteliği sağın ölçü 1 Kap kaçak Başkışla Karaman Konya 2 sahan 1 tam )
( EXACT )
( EXACT )
( EXAKT )
( EXIGERE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHİHLİK | ÖZGÜNLÜK ile/||/<> ÖZGÜNLÜK
( Bir incelemede kaynak olarak kullanılan belgelerin özüne ya da gerçeğe uygunluğu Bir enzimin veya reseptörün substratını veya ligantını tanıma yeteneği )
( AUTHENTICITY | SPECIFICITY )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHİL | KIYI ile/||/<> KIYI ÇİZGİSİ
( Denizlerin, yapay ve doğal göllerin kıyı çizgisi boyunca uzanan kara parçası. @@ Karanın deniz boyunca uzanan bölümü. @@ Kuşak izgesi gibi bir girişim ya da kırınım kuşağı çizgi dizgesinin sınır dalga boyu. @@ (coğrafya) @@ Kıyı çizgisi ile kıyı kenar çizgisi arasındaki alan. @@ @@bk. kıyı @@ Eski Türkçe kıdığ biçiminden geldiği anlaşılıyor. Türkçe kök fiili köken bakımından kıd- değil kıdı-'dır. Çağdaş Türk diyalektlerinde yaygın olarak geçer. Örn. Kırgızcada kıyū 'kürkün eteğine dikilen parça, bir şeyin kenarına farklı bir malzemeden veya renkten eklenen bir şerit', Nogaycada kıyuv 'elbise kenarındaki işleme, şerit' biçimleri kullanılır. Bu türevlerin iki heceli kıyı- fiilinden geldikleri açıktır. Räsänen (V 261a) eski ve yeni diyalektlerde geçen biçimleri gözden geçirmiştir. )
( SEACOAST, SEASHORE | COAST | EDGE | BORDER | COASTAL LINE~COASTAL LINE )
( LITTORAL, CÔTE DE MER, RIVAGE | CÔTE | ARÊTE~LIGNE CÔTIÈRE )
( LITUS~... )
( KÜSTE | KANTE~KÜSTENLINIE )
( COSTA~LINEA COSTIERA )
( ΑΚΤΉ / ακτή~ΑΚΤΟΓΡΑΜΜΉ / ακτογραμμή )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHİL KORDONU | KIYI DİLİ ile/||/<> KIYI DİLİ
( Kıyının bir çıkıntısından ötekine doğru uzanan ve dalganın getirmiş olduğu tortullarla doldurulmuş dar ve uzun kumsalı Bir körfezin önünü kapatan denizle küçük bir bağlantı kalsa da körfezi göl durumuna sokan kıyı oklarına göre daha geniş ve daha sürekli kum ve çakıl karışımı birikinti )
( SAN BAR, SPIT | SAND-BAR )
( FLÉCHE, CORDON LITTORAL | CORDON LITTORAL )
( NEHRUNG, HAKEN | NEHRUNG )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SÂHİL KORDONU | KIYI KORDONU ile/||/<> KIYI KORDONU
( coğrafya jeoloji )
( CORDON LITTORAL )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SÂHİL (NEHİR VEYA GÖLDE) ile/||/<> YAKA
( 1 Kayığın kenar ağacı Gençali Senirkent Isparta 2 Kağnı boyunduruğunda boyunduruğun öküzlerin ense kısımlarına gelen kısımları İspir Erzurum coğrafya 1 Yaka şekline benzer yapılar 2 Yarım kordalılarda üç kısımdan oluşan vücudun orta bölgesi Az yaxa yaka yaka yağa yağa Bar yağa jağa jağa caka Tar yaka Alt yakka Kuğ Küer yağa Koy çağa yaka sınır sağa Türkçe ynin Yakutçada sye çevrilmesi kuraldır Örn Türkçe yular da Yakutçada sulara çevrilmiştir Yakutçada sağa yanında kullanılan cağa biçimi Moğolcadan geçmiştir śuxa Eski Türkçeden başlayarak kullanılır yaka Orta Türkçede yakā olarak geçer Eski Kıpçakçada da yaka biçimi kullanılır Clausonun açıkladığı gibi ED 898a yak kökünden geldiği anlaşılıyor ÊSTJa 1989 8283 Clausonun açıklamasını gerçekçi bir yaklaşım olarak değerlendirmiştir Türkçeden Moğolcaya da geçmiştir caqa le bord lextremité le rivage les bornes la frontière limite le collet dun habit Ramstedt KSz 15 143 KWb 463464 Clauson ED 898a Ligeti MNy 56 302 s 1 not MNy 59 391 AOH 14 3839 KSİNA 83 11 TörK 156157 Şçerbak JaS 122 168 176 Macarca nyak boyun sözünün Türkçe yakadan geldiği yolundaki eski sav bilimsel yayınlarda sık sık dile getirilmiştir Son olarak Ligeti MNy 59 391 TörK 156157 Macarca nyakın Türkçe yaka biçimiyle birleştirilemeyeceğini açık olarak ortaya koymuştur O bakımdan Räsänenin Macarca nyak biçimini yakadan kalma bir alıntı olarak vermesi yanlıştır V 180a Räsänenin birtakım Tunguzca Korece ve Fince biçimleri sayması da gereksizdir Türkçeden komşu dillere geçen biçimleri Doerfer TMEN 1802 özenle toplamıştır )
( COLLAR )
( RIVE | COLLIER )
( KRAGEN )
( YAXA[Az.]~YAKA[Tkm.]~YAKA[Tatk.]~YAĞA[Bşk.]~YAĞA[Nog.]~JAĞA[Kklp.]~JAĞA[Kzk.]~CAKA[Krg.]~YAKKA[Alt.]~SAĞA[Yak.]~ŚUXA[Çuv.] )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHİL ile/||/<> KIYI
( Denizlerin yapay ve doğal göllerin kıyı çizgisi boyunca uzanan kara parçası Karanın deniz boyunca uzanan bölümü Kuşak izgesi gibi bir girişim ya da kırınım kuşağı çizgi dizgesinin sınır dalga boyu coğrafya Kıyı çizgisi ile kıyı kenar çizgisi arasındaki alan kıyı Eski Türkçe kıdığ biçiminden geldiği anlaşılıyor Türkçe kök fiili köken bakımından kıd değil kıdıdır Çağdaş Türk diyalektlerinde yaygın olarak geçer Örn Kırgızcada kıyū kürkün eteğine dikilen parça bir şeyin kenarına farklı bir malzemeden veya renkten eklenen bir şerit Nogaycada kıyuv elbise kenarındaki işleme şerit biçimleri kullanılır Bu türevlerin iki heceli kıyı fiilinden geldikleri açıktır Räsänen V 261a eski ve yeni diyalektlerde geçen biçimleri gözden geçirmiştir )
( SEACOAST, SEASHORE | COAST | EDGE | BORDER | COASTAL LINE )
( LITTORAL, CÔTE DE MER, RIVAGE | CÔTE | ARÊTE )
( KÜSTE | KANTE )
( LITUS )
( COSTA )
( ΑΚΤΉ / ακτή )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHİL ile/||/<> LITTORAL[İng.] ile/||/<> LITTORAL[Fr.] ile/||/<> KÜSTENSAUM[Alm.] ile/||/<> YALI BOYU
( Gelgitin güçlü olduğu yerlerde bu olayın etkisi altında kalan kıyının ön bölümü )
( LITTORAL )
( LITTORAL )
( KÜSTENSAUM )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHİL ile SAHİL BOYU ile SAHİL SEYRİ ile SAHİL KORUMA ile SAHİL ŞERİDİ ile SAHİL KORDONU ile SAHİL ÇİZGİSİ ile SAHİL DEVRİYESİ
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHİLEŞMEK ile SAHİLEŞTİRMEK ile SAH ile SAHA ile SAHİ ile SAHN ile SAHACA ile SAHİCİ/LİK ile SAHA AMİRİ ile SAHA AVANTAJI ile SAHA KOMİSERİ
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SÂHİLÎ ile/||/<> LITTORAL[Fr.] ile/||/<> KIYA
( kıyısal coğrafya )
( LITTORAL )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAHIM ile/||/<> YAĞ
( 1 Uzun zincirli organik asitlerin gliserinle oluşturdukları sıvı ya da katı ester 2 Sürtünmeyi azaltma görevi yapan çeşitli özdeklere verilen ad biyoloji kimya 300 C sıcaklığın altındaki ısıl işlemlerde sıvı ortam olarak kullanılan sıvı hidrokarbonlardan oluşan özdek Yağ asitlerinin gliserolle oluşturduğu bileşik Yağ asitlerinin karışık yapılı alkollerle meydana getirdiği esterler Az yağ yāğ Blk cau yağ iç cau içyağı Tar yağ Alt Tel yū sarı yū tereyağı çağ çağ Tuvalar yağa üs adını da verirler sıa yağ Türkçe ynin Yakutçada sye çevrilmesi eski bir kuraldır śu śăv yağ Uygurcadan başlayarak kullanıldığını biliyoruz Kâşgarlı Mahmudun tanıklığına göre Orta Türkçede yağ ve içyağı Oğuzca olarak geçer Orta Türkçede sağyağ ve kara yağ neft yağı adları da kullanılır Orta Türkçede bala arı yağı adı verilir Ancak Suvar Kıpçak ve Oğuzlar arı yağı yerine bal adını kullanırlar Eski Kıpçakçada da yağ olarak geçer Doerfer RO 39 2 28 tulumda yağ dövmek anlamına gelen ya kökünden geldiğini yazmıştır Ancak bu kök Türkçede yay yayıkta dövmek olarak kullanılır Türkçe yayık adı da bu kökten çıkmıştır yayık Buna göre yağın kökü olarak kabul edilen fiilin ya değil yay olduğu açık olarak anlaşılıyor O bakımdan yağın ya köküne bağlanması olanaksızdır Çağdaş diyalektlerin bir bölümünde yağ yanında may adı da kullanılır Alt Tel may yağ may yağ içyağı sarı may tereyağı toŋ may don yağı may yağ sarı may tereyağı tuŋ may don yağı may tereyağı may yağ may yağ May adının eski kaynaklarda geçmediği göze çarpıyor Buna karşılık Ugor dillerinde buna benzer bir söz kullanılır vaj tereyağı voi tereyağı Vog içyağı Çer üy yağ don yağı Mord oy voy içyağı tereyağı sıvı yağ Bu sözlerle Türk diyalektlerinde kullanılan may bay biçimi arasındaki bağlantıya gelince Eski bir inanca göre bu adlar Türk ve Ugor dillerinde saklanmış ortak kalıntılardır Buna karşılık may adının yalnız birtakım Ugor dilleriyle bağlantı kuran Türk diyalektlerinde geçtiğini göz önüne alan bir sava göre may Ugor kökenli bir alıntıdır Eski kaynaklarda yalnız yağ adının geçmesi bu sava ağırlık verebilir Kâşgarlı Mahmud yağ adı yanında üz adını saklamışsa da may adını vermemiştir Türkçe üz adı Eski Kıpçakçada da geçer Bu ad bugün yalnız Anadolu ağızlarında üz olarak ve Tuva diyalektinde üs olarak kalmıştır üz Anadolu ağızlarında bu adın bir türevi de üzlük üzlük yağ kabı olarak saklanmıştır üzlük Buna göre Eski Türkçede yağ ve üz adları yanında may bay adının da kullanıldığını düşünmek kolay değildir O bakımdan mayın bir alıntı olduğu yolundaki sav düşündürücüdür Türk diyalektlerinde kullanılan mayın Korece karşılığı da tartışılmaya muhtaçtır Yağ anlamına gelen tül sözünün yalnız Kazan Tatarcasında geçtiği anlaşılıyor yağın etimolojisine ilişkin öneriler karışıktır )
( OIL | FAT )
( HUILE | GRAISSE | GRAS, HUILE )
( ÖL )
( YAĞ[Az.]~YĀĞ[Tkm.]~YŪ[Alt.]~YŪ[Tel.]~ÇAĞ[Sag.]~ÇAĞ[Tuv.]~SIA[Yak.]~ŚU[Çuv.]~ŚĂV[Çuv.]~MAY[Kzk.]~MAY[Tatk.]~MAY[Bşk.]~MAY[Nog.]~MAY[Kklp.] )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAHİN ile/||/<> ŞAHİN[Fars. < ŞÂHİN]
( Buteo buteo Kartallar Falconiformes takımının kartalgiller Falconidae familyasından bir kuş türü Uzunluğu 5056 cm Tüyleri kırmızı beyaz kahverengi karışıktır Avrupa ve Orta Doğu Asyada orman ve çayırlarda yaşar zooloji Kuşlar Aves sınıfının kartallar Falconiformes takımından 5056 cm kadar uzunlukta kırmızı beyaz kahverengi karışık tüylü Avrupa ve Orta Doğu Asyada her çeşit ormanlarda yaşayan yurdumuzun güneyinde yalnız kışın tarla ve çayırlıklarda görülen kuzeyde ise her mevsim görülen bir tür şāhīn şāhin a royal white falcon Türkçeden Balkan dillerine de geçmiştir )
( COMMON BUZZARD | BUZZARD )
( BUSE DES STEPPES | BUSE COMMUNE | BUSE DE STEPPES )
( MÂUSEBUSSARD | BUSSARD )
( BUTEO BUTEO )
( ŞĀHĪN )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAHİNCİ ile/||/<> ...
( 1 Padişahların av şahinlerini üretip besleyen ve eğiten kişi 2 Hassa kuşbazları denilen timarlı avcılardan bir takımın adı )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAHİNCİBAŞI ile/||/<> PADİŞAHIN AV AĞALARININ BAŞI
( Padişahın av ağalarının başı )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAHİNLEŞMEK ile ŞAHİN ile ŞAHİNCİ/LİK ile ŞAHİNLER ile ŞAHİN BAKIŞLI
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHİP | İYE ile/||/<> İYE
( 1 Bir şey üzerinde iyeliği olan kişi 2 Mal iyesi iye )
( PROPRIETOR, LANDLORD | OWNER )
( PROPRIÉTAIRE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHİPLENMEK ile SAHİPLENDİRMEK ile SAHİPLENEBİLMEK ile SAHİP/LİK ile SAHİPLİ/LİK ile SAHİPSİZ/LİK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAHIS | ŞAHIS ile/||/<> KİŞİ
( Bir yazın yapıtında başından olay geçen ya da olaya karışan kimse Persona tiyatroda oyuncunun oyunu gereği yüzüne taktığı maske sonradan oyuncunun üzerine aldığı rol daha sonra da insanın öz niteliği öz çizgileri anlamını almış 1 Skolastik felsefede klasik tanımını Boethius vermiştir Ussal varlığın bölünmez tözü 2 Görüngübilimde Tinsel edimler özeği M Scheler 3 Oluşumunu özgürlüğe dayatan kendini kendisi kuran bireysel öz 4 Yaşamın gidişi içinde tek beni kuran birlik 5Kendini senin karşısında bir ben olarak yaşayan öz ya da bir sen olarak ben in karşısına çıkabilen öz 6 Başkalarına olan davranışlarında ortaya çıkan ben Jung ahlaksal kişi Sorumlu ve hesap verme yeteneği olan ben tüzel kişi Doğal kişi olmaksızın hak ve ödevlerin bağımsız taşıyıcısı sayılan kişi yasalara göre kurulmuş birlikler dernekler ortaklıklar kamusal örgütler Çekimli eylemlerde ve adıllarda konuşan dinleyen hakkında konuşulan Geldim geldim ben 1 kişi tekil gel geldin geldin sen 2 kişi tekil gelsin gelsin geldi o 3 kişi tekil geldik geldik gelelim gelelim biz I kişi çoğul gelin gelin geliniz geliniz siz 2 kişi çoğul gelsinler gelsinler geldiler geldiler onlar 3 kişi çoğul vb Konuşanın kendisinden kendisine söz söylediği kimseden veya başkasından bahsettiğine göre zamirlere ve fiillere verileri şekil ki sirasiyle BİRİNCİ KİŞİ Mütehellim Première personne İKİNCİ KİŞİ Muhatap Deuxième personne ve ÜÇÜNCÜ KİŞİ Gaip Troisième personne adını alır Az kişi erkek kişi 1 insan 2 eş koca 3 yabancı kişi kisi kisi kişi kişi Tar kişi Koy kizi Alt Tel Kuğ Küer Kaça kiji Bar kiji kiji kisi kihi Eski Türkçeden başlayarak geçer kişi Orta Türkçede kişī biçimi kullanılır Eski Kıpçakçada da kişī olarak geçer Kökenini açık olarak bilmiyoruz Ramstedt KWb 231a SKE 113 kişiyi birtakım Moğolca ve Korece biçimlerle karşılaştırmıştır Miller RónaTas Arm 135147 de Altayca bir etimoloji vermiştir )
( PERSON )
( PERSONNAGE | PERSONNE )
( PERSON )
( PERSONA )
( KIŞI[Az.]~KIŞI[Tkm.]~KIŞI[Nog.]~KISI[Kklp.]~KISI[Kzk.]~KIŞI[Krg.]~KIŞI[Özb.]~KIJI[Tuv.]~KISI[Yak.]~KIHI[Yak.] )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAHIS ZAMİRİ ile/||/<> ...
( Azerbaycan Türkçesi şäxs äväzliyi Türkmen Türkçesi aat çalışması Gagauz Türkçesi üz aderlik üz aderlii Özbek Türkçesi kişilik ólmóşi Uygur Türkçesi B kişilik almaş D säxsalmişi Tatar Türkçesi zat almaşlığı Başkurt Türkçesi zat almaşı bet orunca Krç Malk betlewçü almaş Nogay Türkçesi özlîk awıs Kazak Türkçesi jiktew esimdigi Kırgız Türkçesi caktama atatooç Alt tüzünniň solumazı Hakas Türkçesi sıray orındızı Tuva Türkçesi arınnıň at ornu Türkçesi eeçi orangu Rusça liçnoye mestoimeniye )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAHIS ile ŞAHIS EKİ ile ŞAHIS ZAMİRİ
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAHIS ile/||/<> ŞAHIS[Ar. < ŞAHṢ]
( Fiilin gösterdiği işin hangi şahıs tarafından yapıldığını belirten dil bilgisi kategorisi Kılışın konuşanın ağzından ifade bulan biçimi 1 şahıs geldim yazıyorum vb dinleyen 2 şahıs getirdin okuyacaksın vb konuşan ve dinleyen dışındaki kişi veya nesne 3 şahıs ağlamış gülüyor vb tır Azerbaycan Türkçesi säxs Türkmen Türkçesi şahs Gagauz Türkçesi üz Özbek Türkçesi şaxs Uygur Türkçesi säxs Tatar Türkçesi zat Başkurt Türkçesi zat bet Krç Malk bet Nogay Türkçesi özlîk Kazak Türkçesi jak Kırgız Türkçesi cak Alt tüzün Hakas Türkçesi sıray Tuva Türkçesi arın Türkçesi eezi Rusça litso )
( PERSON )
( PERSONNE )
( PERSON )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAHİT TEPE | TANIK TEPE ile/||/<> TANIK TEPE
( Tabakaları yatay durumunda olan aşınmadan artakalmış eski uzanış yerleriyle bağlantısı kalmamış üstü düz bir tepe coğrafya )
( OUTILER, BUTTE )
( BUTTE TÉMOIN | BUTTE-TÉMOINE )
( ZEUGENBERG )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
(1996'dan beri)