Bugün[08 Temmuz 2026]
itibarı ile 51.246 başlık/FaRk ile birlikte,
51.246 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(47/206)


- DENEYÜSTÜCÜLÜK/MÜTEALİYE[Ar. < MUTEʿĀLİYE] ile/||/<> DENEYÜSTÜ/TRANSANDANTAL[Fr. < TRANSCENDANTAL] ile/||/<> DENEYÜSTÜCÜLÜK/TRANSANDANTALİZM[Fr. < TRANSCENDANTALISME]

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENGE | BALANCE[Fr. < BALANCE] ile/||/<> BALANS ile/||/<> AKTİF PARA KASASI

( 1 Bankacılık işlemlerinde günlük aktif ve pasif hesapları dengesi 2 aktif para kasası )

( BALANCE )

( BALANCE )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENGE FİYATI ile/||/<> DENGE KALASI ile/||/<> DENGE TAŞI ile/||/<> İÇ DENGE ile/||/<> KARARLI DENGE ile/||/<> KARARSIZ DENGE ile/||/<> TOPLUMSAL DENGE ile/||/<> ARZ TALEP DENGESİ ile/||/<> BORÇLULUK DENGESİ ile/||/<> BÜTÇE DENGESİ ile/||/<> ELEKTROLİT DENGESİ ile/||/<> IŞINIM DENGESİ ile/||/<> SAHNE DENGESİ

( Bir nesnenin veya bir insanın devrilmeden durma hâli muvazene balans İstekler ile yetilerin ölçülü bir şekilde bağdaşmasından ortaya çıkan uyum Siyasi güçlerin yetkilerin birbirini sınırlayacak biçimde dağıtılması Ekonomik hayatın uyumlu düzeni Birbirini ortadan kaldıran güçlerin sonucu olan durma hâli )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENGE TAŞI ile/||/<> DENGE TAŞI

( anlamdaş statolit otolit statos sabit lithos taş ous kulak Denge taşlı kese içersinde bulunan salgı maddesi kum ya da CaCO3 tanecikleri gibi yapılar statos sabit lithos taş ous kulak İç kulakta denge taşlı kese içinde bulunan salgı maddesi kum ya da kalsiyum karbonat tanecikleri gibi yapılar Statolit otolit İç kulakta bir kese içinde bulunan salgı maddesi kum veya kalsiyum karbonat tanecikleri gibi olan yapılar otolit statolit )

( STATOLITH,OTOLITH | STATOLITH, OTOLITH )

( STATOLITHE, OTOLITHE )

( GLEICHGEWICHTSSTEINCHEN | GLEICHGEWISCHTSSTEINCHEN )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENGELEMEK ile DENGELENMEK ile DENGESİZLEŞMEK ile DENGELENEBİLMEK ile DENGELEYEBİLMEK ile DENGESİZLEŞTİRMEK ile DENGESİZLEŞEBİLMEK ile DENGESİZLEŞTİRİLMEK ile DENGE/LİK ile DENGECİ/LİK ile DENGELİ/LİK ile DENGESİZ/LİK ile DENGELİCE ile DENGE TAŞI ile DENGESİZCE ile DENGE FİYATI ile DENGE KALASI ile DENGELİ BESLENME ile DENGESİZ BESLENME

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENGELİ BESLENME >< DENGESİZ BESLENME

( Organizmanın gereksinimi olan enerjiyle birlikte, diğer besin ögelerinin de dengeli ve yeterli bir biçimde alınması durumu. )

( BALANCED NUTRITION | UNBALANCED NUTRITION~UNBALANCED NUTRITION )

( ALIMENTATION ÉQUILIBRÉE~ALIMENTATION DÉSÉQUILIBRÉE )

( AUSGEWOGENE ERNÄHRUNG~UNAUSGEWOGENE ERNÄHRUNG )

( ALIMENTAZIONE EQUILIBRATA~ALIMENTAZIONE SQUILIBRATA )

( ΙΣΟΡΡΟΠΗΜΈΝΗ ΔΙΑΤΡΟΦΉ / ισορροπημένη διατροφή~ΑΝΙΣΌΡΡΟΠΗ ΔΙΑΤΡΟΦΉ / ανισόρροπη διατροφή )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENGELİ | ÖLÇÜLÜ/MUVAZENELİ >< DENGESİZ | ÖLÇÜSÜZ/MUVAZENESİZ

( dengeli ölçülü )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENGESİZLİK ile/||/<> MUVAZENESİZLİK

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENGUE[Fr. < DENGUE] ile/değil/yerine/=/||/<> DANG

( Başta kaslarda ve oynaklarda ağrılar yapan vücutta kızıl lekeler gösteren ateşli ve salgın bir hastalık )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENİ[Ar. < DENĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> DENİ

( Alçak kötü kişiliksiz kimse )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENİM[İng. < DENIM] ile/değil/yerine/=/||/<> DENİM

( Kot vb yapımında kullanılan bir tür pamuklu kumaş )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENİZ AKINTISI ile/||/<> DENİZ ALASI ile/||/<> DENİZALTI ile/||/<> DENİZ ALTI ile/||/<> DENİZANASI ile/||/<> DENİZASLANI ile/||/<> DENİZAŞIRI ile/||/<> DENİZ ATAŞESİ ile/||/<> DENİZATI ile/||/<> DENİZAYGIRI ile/||/<> DENİZAYISI ile/||/<> DENİZ AYNASI ile/||/<> DENİZ BANYOSU ile/||/<> DENİZ BASMASI ile/||/<> DENİZ BİLİMİ ile/||/<> DENİZ BİRLİĞİ ile/||/<> DENİZ BOYU ile/||/<> DENİZ BUZU ile/||/<> DENİZÇAKISI ile/||/<> DENİZ ÇULLUĞU ile/||/<> DENİZ DEPREMİ ile/||/<> DENİZ FENERİ ile/||/<> DENİZ GEÇİŞİ ile/||/<> DENİZGERGEDANI ile/||/<> DENİZGÜLÜ ile/||/<> DENİZGÜZELİ ile/||/<> DENİZ HAMAMI ile/||/<> DENİZ HARİTASI ile/||/<> DENİZ HIRSIZI ile/||/<> DENİZHIYARI ile/||/<> DENİZ HUKUKU ile/||/<> DENİZISIRGANLARI ile/||/<> DENİZİBİĞİ ile/||/<> DENİZİĞNESİ ile/||/<> DENİZ İKLİMİ ile/||/<> DENİZİNEĞİ ile/||/<> DENİZ KABUĞU ile/||/<> DENİZKADAYIFI ile/||/<> DENİZ KAPLUMBAĞASI ile/||/<> DENİZ KAZI ile/||/<> DENİZKEDİSİ ile/||/<> DENİZKESTANESİ ile/||/<> DENİZ KIRLANGICI ile/||/<> DENİZKIZI ile/||/<> DENİZ KIZI ile/||/<> DENİZKOZALAĞI ile/||/<> DENİZKÖPÜĞÜ ile/||/<> DENİZKULAĞI ile/||/<> DENİZ KULAĞI ile/||/<> DENİZ KURDU ile/||/<> DENİZ KUVVETLERİ ile/||/<> DENİZLALESİ ile/||/<> DENİZLEYLAĞI ile/||/<> DENİZ MARULU ile/||/<> DENİZ MAVİSİ ile/||/<> DENİZMAYMUNU ile/||/<> DENİZ MENEKŞESİ ile/||/<> DENİZ MİLİ ile/||/<> DENİZ MOTORU ile/||/<> DENİZ OTOBÜSÜ ile/||/<> DENİZ ÖRDEĞİ ile/||/<> DENİZÖRÜMCEĞİ ile/||/<> DENİZPALAMUDU ile/||/<> DENİZPATLICANI ile/||/<> DENİZPELİDİ ile/||/<> DENİZPIRASASI ile/||/<> DENİZ PİYADESİ ile/||/<> DENİZ REZENESİ ile/||/<> DENİZ SALYASI ile/||/<> DENİZ SARMAŞIĞI ile/||/<> DENİZ SEVİYESİ ile/||/<> DENİZ SUYU ile/||/<> DENİZŞAKAYIĞI ile/||/<> DENİZTARAĞI ile/||/<> DENİZ TAVŞANCILI ile/||/<> DENİZTAVŞANI ile/||/<> DENİZ TERESİ ile/||/<> DENİZTİLKİSİ ile/||/<> DENİZ TURNASI ile/||/<> DENİZ TUTMASI ile/||/<> DENİZ UÇAĞI ile/||/<> DENİZ ÜSSÜ ile/||/<> DENİZÜZÜMÜ ile/||/<> DENİZ YELİ ile/||/<> DENİZ YILANI ile/||/<> DENİZYILDIZI ile/||/<> DENİZ YOLU ile/||/<> DENİZ YOSUNU ile/||/<> DENİZ YÜKSEKLİĞİ ile/||/<> DENİZZAMBAĞI ile/||/<> AÇIK DENİZ ile/||/<> AKDENİZ HUMMASI ile/||/<> AKDENİZ MAVİSİ ile/||/<> ANA DENİZ ile/||/<> ARA DENİZ ile/||/<> BULAŞIK DENİZ ile/||/<> DÂHİLÎ DENİZ ile/||/<> İÇ DENİZ ile/||/<> İNİK DENİZ ile/||/<> KABARIK DENİZ ile/||/<> ÖLÜ DENİZ

( Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan birbiriyle bağlantılı tuzlu su kütlesi bahir derya Bu su kütlesinin belirli bir parçası bahir derya Aydaki düzlükler Geniş alan Bol çok yoğun olarak bulunan )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENİZ ALASI ile/||/<> DENİZ ALASI

( Salma trutta Kemiklibalıklar Teleostei takımının alabalıkgiller Salmonidae familyasından blr balık türü Denizde yaşar ve tatlı sulara göç eder Kuzey denizlerinde bulunur Deniz alabalığı )

( BLACK SEA TROUT )

( TRUITE DE LA MER NOIR )

( SCHWARZMEERFORELLE )

( SALMO TRUTTA LABRAX )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENİZ BİLİMİ ile/||/<> ANA DENİZ BİLİMİ

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENİZ BİRLİĞİ ile/||/<> BAHRİYE BİRLİĞİ

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENİZ KAPLUMBAĞALARI ile/||/<> DENİZ KAPLUMBAĞALARI

( khelone kaplumbağa eidos şekil Sürüngenler Reptilia sınıfının kaplumbağalar Testudinata takımından boynunu kısmen geriye çekebilen ayakları yüzgeç biçiminde iyi yüzen türleri olan bir takım Sürüngenler Reptilia sınıfının kaplumbağalar Testudinata takımından boynunu kısmen geriye çekebilen ayakları yüzgeç biçiminde iyi yüzen türleri olan bir alt takım )

( TURTLES )

( CHÉLONIIDES )

( SEESCHILDKRÖTEN )

( CHELONIIDEA | CHELONIDEA )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENİZ KIRLANGICI ile/||/<> DENİZ KIRLANGICI

( Sterna hirundo Yağmurkuşları Charadriiformes takımının denizkırlangıcıgiller Sternidae familyasından bir kuş türü Tüyleri kara ak külrengi karışıktır Gaga ve ayakları kırmızıdır Palearktik bölge ve Kuzey Amerikada göl ırmak ve deniz kıyılarında yaşar Göçeder Yağmur kuşları Charadriiformes takımının deniz kırlangıcıgiller Sternidae familyasından tüyleri kara ak kül rengi karışık gaga ve ayakları kırmızı Palearktik bölge ve Kuzey Amerikada göl ırmak ve deniz kıyılarında yaşayan göçmen bir tür )

( COMMON TERN )

( STERNE PIERRE-GARIN | STERNE PIERRE GARIN )

( SEESCHWALBE )

( STERNA HIRUNDO )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENİZ ÖRDEĞİ ile/||/<> KARA ÖRDEK

( kara ördek )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENİZ TERESİ ile/||/<> DENİZ OTU

( deniz otu )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENİZ YOLU ULAŞIMI ile/||/<> HAVA ULAŞIMI ile/||/<> HAVA YOLU ULAŞIMI

( Ulaşmak işi Köyler şehirler ülkeler arasında bir yerden bir yere gidiş geliş münakale muvasala Bir şeyi bir yerden başka bir yere aktarma )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENİZ ZELZELESİ ile/||/<> SEAQUAKE[İng.] ile/||/<> SÉISME SOUS-MARIN[Fr.] ile/||/<> SEEBEBEN[Alm.] ile/||/<> DENİZ DEPREMİ

( Ocağı deniz dibinin altında olan çoğunlukla karada duyulmayıp gemilerde duyulan deprem )

( SEAQUAKE )

( SÉISME SOUS-MARIN )

( SEEBEBEN )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENİZALTI ile DENİZALTICI/LIK

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENİZANASI ile/||/<> DENİZANASI

( Sölenterlerden knidliler Cnidaria filumunun gerçek medüzler Scyphozoa sınıfından saydam bir yapısı olan sürüler hâlinde Avrupa ve Türkiye denizlerinde yaşayan bir tür Haşlamlılar Cnidaria şubesinden hem polip hem de medüz tipi olan bütün denizlerde dağılış gösteren çapı 40 cm olabilen ters dönmüş kâse biçiminde saydam görünüşlü bir tür )

( JELLY FISH )

( MÉDUSE )

( OHRENQUALLE )

( AURELIA AURITA )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENİZATI ile/||/<> DENİZATI

( Kemikli balıklar Teleostei takımının deniziğnesigiller Syngnathidae familyasından 1018 cm kadar uzunlukta bir tür Denizaygırı Kemikli balıklardan deniz iğnesigiller Syngnathidae familyasından 18 cm kadar uzunlukta olabilen bir tür denizatı )

( SEAHORSE )

( HIPPOCAMPE )

( SEEPFERDCHEN )

( HIPPOCAMPUS HIPPOCAMPUS )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENİZAYISI ile/||/<> (ZOOLOJİ)

( zooloji )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENİZGÜLÜ | DENİZGÜLLERİ ile/||/<> DENİZKEDİSİ | DENİZMAYMUNU ile/||/<> DENİZŞAKAYIĞI | DENİZŞAKAYIKLARI ile/||/<> DENİZ REZENESİ | DENİZİBİĞİ | DENİZ TERESİ

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENİZGÜLÜ ile/||/<> DENİZGÜLÜ

( Sölenterlerden knidliler Cnidaria filumunun mercanlar Anthozoa sınıfından dokunaçları oldukça kısa kırmızı mavi yeşil renkli yalnız yaşayan türleri içine alan bir cins Sölenterlerden knidliler Cnidaria şubesinden mercanlar Anthozoa sınıfından dokunaçları oldukça kısa kırmızı mavi yeşil renkli ve yalnız yaşayan türleri içine alan bir cins )

( SEA ANEMONE )

( ACTINIE )

( SEEROSE )

( ACTINIA )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENİZHIYARLARI ile/||/<> DENİZHIYARLARI

( holothourion bir tip su polibi eidos biçim Sölomlu hayvanlardan ikincil ağızlılar Deuterostomia filumunun derisi dikenliler Echinodermata alt filumundan vücutları az çok uzun ve yuvarlak iskeletleri azalmış ağız ve amis karşılıklı iki uçta bulunan ve ağız çevresinde dokunaçları olan denizlerin sığ yerlerinde yaşayan türleri olan bir sınıf Bayağı denizhıyarı Holothuria tubulosa türü yaygındır Sölomlu hayvanlardan ikincil ağızlılar Deuterostomia şubesinin derisi dikenliler Echinodermata şubesinde vücutları az çok uzun ve yuvarlak iskeletleri azalmış ağız ve anüs karşılıklı iki uçta bulunan ve ağız çevresinde dokunaçları olan denizlerin sığ yerlerinde yaşayan türleri olan bir sınıf )

( SEA CUCUMBERS )

( HOLOTHURIDES )

( SEEWALZEN )

( HOLOTHUROIDEA )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENİZHIYARLARI ile/||/<> HOLOTÜRİTLER

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENİZİĞNESİ ile/||/<> DENİZİĞNESİ

( zooloji Kemikli balıklar Teleostei takımının deniziğnesigiller Syngnathidae familyasından 3045 cm kadar uzunlukta kuzey denizlerinde ve Akdenizde yaşayan yakın bir akrabası Apolyont Gölünde bulunan erkeği karın kıvrımından yapılmış bir kese içinde taşıdığı yumurtalara bakan bir tür Kemikli balıklardan deniziğnesigiller Syngnathidae familyasından 45 cm kadar uzunlukta olabilen kuzey denizlerinde ve Akdeniz de yaşayan yakın bir akrabası Apolyont Gölü nde bulunan erkeği karın kıvrımından yapılmış bir kese içinde taşıdığı yumurtalara bakan bir tür )

( BIG PIPEFISH )

( ALGUILLE TROMPETTE VIPÉRE DE MER | SYNGNATHE AGUILLE )

( GROSSE SEENADEL )

( SYNGNATHUS ACUS )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENİZİNEĞİ ile/||/<> DENİZİNEĞİ

( zooloji Denizinekleri Sirenia takımının denizineğigiller Hydrodamalidae familyasından 610 m kadar uzunlukta bir tür Deniz inekleri Sirenia takımının denizineğigiller Hydrodamalidae familyasında yer alan ve 10 m kadar uzunlukta olabilen bir tür )

( STELLER'S SEA COW )

( VACHE MARINE )

( SEEKUH )

( HYDRODAMALIS GIGAS | HYDRODAMALIS GIGAS )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENİZKEDİSİ ile/||/<> DENİZKEDİSİ

( zooloji Tüm başlılar Holocephali takımının denizkedisigiller Chimaeridae familyasından 1 m kadar uzunlukta ağzı karın tarafında yüzgeçsiz ve iplik gibi bir kuyruğu olan çiftleşip yumurtlayan bir tür Tümbaşlılar Holocephali alt sınıfının denizkedileri Chimaeridae familyasından 1 m kadar uzunlukta olabilen ağzı karın tarafında yüzgeçsiz ve iplik gibi kuyruğu olan çiftleşip yumurtlayan bir tür )

( RABBIT FISH )

( CHIMÉRE MONSTRUEUSE | CHIMÈRE )

( GROSSE SEEKATZE )

( CHIMAERA MONSTROSA | CHIMAERA MONSTROSA )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENİZLALELERİ ile/||/<> SAÇYILDIZLARI ile/||/<> DENİZLEYLAKLARI ile/||/<> DENİZZAMBAKLARI

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENİZŞAKAYIĞI ile/||/<> DENİZŞAKAYIĞI

( Sölenterler Coelenterata alt bölümünden knidliler Cnidaria fîlumunun mercanlar Anthozoa sınıfından çok sayıda uzun dokunaçları bulunan Akdenizde yaşayan türleri içine alan bir cins Knidliler Cnidaria şubesinin mercanlar Anthozoa sınıfından çok sayıda uzun dokunaçları bulunan bir cins anemon Denizşakayığı )

( SEA ANEMON )

( ANÉMONE DE MER )

( SEEANEMONEN )

( ANEMONIA )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENİZTAVŞANI ile/||/<> DENİZTAVŞANI

( zooloji Karından ayaklılar Gastropoda sınıfının arttan solungaçlılar Opisthobranchia takımından kabuğu küçük ve içerde dokunaçları kulak biçiminde olan bir yumuşakça cinsi Karından ayaklılar Gastropoda sınıfının arttan solungaçlılar Opisthobranchia takımından kabuğu küçük ve içerde dokunaçları kulak biçiminde olan bir yumuşakça cinsi )

( SEA HARE )

( SEIGNEUR, MOLLET | LIÈVRE DE MER )

( SEEHASE )

( CYCLOPTERUS LUMPUS | APLYSIA )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENK BÜTÇE ile/||/<> DENK KÜME ile/||/<> KAFA DENGİ

( Ağırlık bakımından eşit olan 0 80175 gram olan ağırlık ölçü birimi Nitelik yönünden birbirine eşit olan uygun olan bedel )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENKLEM ile DENKLEMLER SİSTEMİ

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENKLEMEK ile DENKLENMEK ile DENKLEŞMEK ile DENKLEŞTİRMEK ile DENKLEŞTİRİLMEK ile DENKLEŞTİRİLEBİLMEK ile DENK/LİK ile DENKÇİ/LİK ile DENK KÜME

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENKLEMLER SİSTEMİ ile/||/<> DİFERANSİYEL DENKLEM ile/||/<> DOĞRUSAL DENKLEM ile/||/<> İNTEGRAL DENKLEMİ

( İçinde yer alan bazı niceliklere ancak uygun bir değer verildiği zaman sağlanabilen eşitlik muadele Bir yanında olaya giren çeşitli maddelerin formülleri öteki yanında da tepkime sonucu oluşan yeni maddelerin formülleri bulunan eşitlik )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENKLEŞTİREBİLMEK ile DENKLEŞTİRİVERMEK

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENKLİK | EŞLİK ile/||/<> EŞLİK

( Anlamdaş denklik )

( EQUIVALENCE | CONGRUENCE | PARITY )

( ÉQUIVALENCE | CONGRUENCE )

( ÄQUIVALENZ, GLEICHWERTIGKEIT | KONGRUENZ )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENKLİK/TEADÜL[Ar. < TEʿĀDUL] ile/||/<> DENKLİK/AKREDİTASYON[Fr. < ACCREDITATION]

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENLİ/LİK ile DENLİ DENSİZ

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DÉNOUEMENT, EVÉNEMENT[Fr.] ile/||/<> ÇÖZÜLÜŞ

( Bir edebiyat eserinde düğüm noktasının çözülmesini sağlıyan son kısım )

( DÉNOUEMENT, EVÉNEMENT )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENSİMETRE[Fr. < DÈNSIMÈTRE] ile/değil/yerine/=/||/<> DENSİMETRE

( Bitkilerin dış kısımları ile toprak üzerinde kapladıkları alanı çeşitli büyüklüklerdeki halkalar yardımı ile ölçen bir alet )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENSİZLENMEK ile DENSİZLEŞMEK ile DENSİZLEŞEBİLMEK ile DENSİZ/LİK ile DENSİZCE

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENTAL PLAQUE[İng.] ile/||/<> PLAQUE DENTAIRE[Fr.] ile/||/<> ZAHNPLATTE[Alm.] ile/||/<> DİŞ PLÂĞI

( Dişlere yapışan bakteriler dekstran ve artıklardan oluşan tabaka )

( DENTAL PLAQUE | TOOTH STONE, TARTAR, DENTAL CALCULUS )

( PLAQUE DENTAIRE )

( ZAHNPLATTE )

( PLACCA DENTALE )

( ΟΔΟΝΤΙΚΉ ΠΛΆΚΑ / οδοντική πλάκα )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENTELLE[Fr. < DENTELLE] ile/değil/yerine/=/||/<> DANTEL

( dantel ağacı Her türlü iplikle örülen veya bir kumaşın kenarına işlenen türlü biçimde ince ve ağ görünümünde örgü tentene Posta pullarının kenarlarındaki girintili çıkıntılı bölüm )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENTİN/DENTİNE[İng. < DENTINE] ile/||/<> ODONTATROFİ/ODONTATROPHİE[Fr. < ODONTATROPHIE] ile/||/<> ODONTEKTOMİ/ODONTECTOMY[İng. < ODONTECTOMY] ile/||/<> ODONTİT/ODONTİTİS[İng. < ODONTITIS] ile/||/<> ODONTOBLAST/ODONTOBLASTE[Fr. < ODONTOBLASTE] ile/||/<> ODONTOGLİF/ODONTOGLYPHE[Fr. < ODONTOGLYPHE] ile/||/<> ODONTOGRAFİ/ODOTOGRAPHİ[Fr. < ODOTOGRAPHI] ile/||/<> ODONTOİT/ODONTOİDE[Fr. < ODONTOĪDE] ile/||/<> ODONTOJEN/ODONTOGENE[Fr. < ODONTOGÈNE] ile/||/<> ODONTOJENEZ/ODONTOGENESE[Fr. < ODONTOGENÈSE] ile/||/<> ODONTOJENİK/ODONTOGENİQUE[Fr. < ODONTOGÈNIQUE] ile/||/<> ODONTOKLAST/ODONTOCLASTE[Fr. < ODONTOCLASTE] ile/||/<> ODONTOKLAZİ/ODONTOCLASİE[Fr. < ODONTOCLASIE] ile/||/<> ODONTOKSİ/ODONTOXİE[Fr. < ODONTOXIE] ile/||/<> ODONTOLİZ/ODONTOLYSE[Fr. < ODONTOLYSE] ile/||/<> ODONTOLOG/ODONTOLOGİE[Fr. < ODONTOLOGIE] ile/||/<> ODONTOLOJİ/ODONTOLOGİE[Fr. < ODONTOLOGIE] ile/||/<> ODONTOLOKSİ/ODONTOLOXİA[İng. < ODONTOLOXIA] ile/||/<> ODONTOM/ODONTOME[Fr. < ODONTOME] ile/||/<> ODONTONOZOLOJİ/ODONTONOSOLOGİE[Fr. < ODONTONOSOLOGIE] ile/||/<> ODONTOPATİ/ODONTOPATHY[Fr. < ODONTOPATHY] ile/||/<> ODONTORAJİ/ODONTORRAGİE[Fr. < ODONTORRAGIE] ile/||/<> ODONTOSİ/ODONTOCİA[İng. < ODONTOCIA] ile/||/<> ODONTOTERAPİ/ODONTOTHERAPİE[Fr. < ODONTOTHÉRAPIE] ile/||/<> ODONTOTOMİ/ODONTOTOMİE[Fr. < ODONTOTOMIE] ile/||/<> ODONTOTRİPİ/ODONTOTRYPY[İng. < ODONTOTRYPY]

( Dişin kemiğe benzer yapıdaki temel tabakası )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENTİN ile/||/<> DİŞ ÖZÜ

( diş özü I Kollagen ve kalsiyum tuzlarından yapılmış omurgalı hayvanların dişinin içteki sert kısım Dişin taç kısmında mine kök kısmında çimento ile örtülüdür 2 Plâkoyit pulun bir kısmı 1 Kollajen ve kalsiyum tuzlarından oluşan diş veya pul yapısında bulunabilen sert madde 2 Plakoit pulun bir kısmı anat Dişin en iç kısmında diş pulpasını çevreleyen kollajen iplikler ve kalsiyum tuzlarını içeren sert kısım fildişi katmanı anlamdaş dentin dens diş Dişde diş kemiği lle çevrili ve kan damarlariyle sinirlerin bulunduğu duygulu bölge zooloji Dişin dentin ile çevrili kan damarları ve sinirlerin bulunduğu gevşek bağ dokusundan oluşan en iç kısmı Pulpa )

( DENTIN | DENTINE | DENTALE PULP )

( DÉNTINE | PULPE DENTAIRE )

( DENTIN | ZAHNHÖHLE )

( DENS: DIŞ )

( DENTINA )

( ΟΔΟΝΤΊΝΗ / οδοντίνη )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENTİN ile/||/<> DİŞ ÖZÜ | DİŞ ÖZÜ

( bk. diş özü @@ I.Kollagen ve kalsiyum tuzlarından yapılmış, omurgalı hayvanların dişinin içteki sert kısım. Dişin taç kısmında mine, kök kısmında çimento ile örtülüdür. 2. Plâkoyit pulun bir kısmı. @@ 1. Kollajen ve kalsiyum tuzlarından oluşan, diş veya pul yapısında bulunabilen sert madde. 2. Plakoit pulun bir kısmı. @@ anat. Dişin en iç kısmında diş pulpasını çevreleyen, kollajen iplikler ve kalsiyum tuzlarını içeren sert kısım, fildişi katmanı.@@(anlamdaş. dentin), (Lat. dens = diş) Dişde, diş kemiği lle çevrili ve kan damarlariyle sinirlerin bulunduğu duygulu bölge. @@ (zooloji) @@ Dişin dentin ile çevrili, kan damarları ve sinirlerin bulunduğu gevşek bağ dokusundan oluşan en iç kısmı. Pulpa. )

( DENTIN | DENTINE | DENTALE PULP~DENTALE PULP )

( DÉNTINE | PULPE DENTAIRE~PULPE DENTAIRE )

( DENS: DIŞ~... )

( DENTIN | ZAHNHÖHLE~ZAHNHÖHLE | ZAHNHÖHLE, ZAHNMARK )

( DENTINA~POLPA DENTARIA )

( ΟΔΟΝΤΊΝΗ / οδοντίνη~ΟΔΟΝΤΙΚΌΣ ΠΟΛΤΌΣ / οδοντικός πολτός )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENTİNE[İng. < DENTINE] ile/değil/yerine/=/||/<> DENTİN

( Dişin kemiğe benzer yapıdaki temel tabakası )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENYO[ÇING. < DENILO'DAN] ile/||/<> ...

( Ort O Deli anlamına gelen özel terim )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DENYO[ÇİNGENECE DENİLO'DAN] ile/değil/yerine/=/||/<> DENYO

( Günü gününe sözü sözüne uymayan dengesiz kimse )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEODORANT[Fr. < DÉODORANT] ile/değil/yerine/=/||/<> DEODORANT

( Vücudun belli bölgelerinden hoş olmayan kokuların çıkmaması için sıkılarak kullanılan güzel kokulu madde )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEONTOLOJİ[Fr. < DÉONTOLOGIE] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖDEV BİLİMİ

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEONTOLOJİK[Fr. < DÉONTOLOGIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖDEV BİLİMSEL

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEPAR[Fr. < DÉPART] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇIKIŞ

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEPARTMAN[Fr. < DÉPARTEMENT] ile/değil/yerine/=/||/<> BÖLÜM

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEPLACEMENT[Fr. < DÉPLACEMENT] ile/değil/yerine/=/||/<> DEPLASMAN

( dış saha Belirli bir durumda yüzen geminin teknesinin taşırdığı suyun ton olarak hacmi )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEPLASE[Fr. < DEPLASÉ] ile/değil/yerine/=/||/<> DEPLASE

( Yerini değiştirmek anlamındaki deplase etmek yeri değişmek anlamındaki deplase olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEPLASMAN ile/||/<> DEĞİŞTİRMECE

( değiştirmece Yer değiştirme yerinden oynama yerinden çıkarılma )

( DIPLACEMENT )

( DÉPLACEMENT )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEPLETION[İng.] ile/||/<> ABBAISEMENT[Fr.] ile/||/<> ERSCHÖPFUNG[Alm.] ile/||/<> TÜKENME

( DEPLETION )

( ABBAISEMENT )

( ERSCHÖPFUNG )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEPLETION[İng.] ile/||/<> APPAUVRISSEMENT[Fr.] ile/||/<> VERARMUNG[Alm.] ile/||/<> FAKİRLEŞME

( Zenginleştirme işlemi sürecinde işlem dışında kalan elementlerin izotop sayısındaki azalma )

( DEPLETION )

( APPAUVRISSEMENT )

( VERARMUNG )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEPLOYMENT[İng.] ile/||/<> KONUŞLANDIRMA

( DEPLOYMENT )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEPO[Fr. < DÉPÔT] ile/||/<> DEPOLAMA ile/||/<> STOK

( Ticari malların stoklanması ve korunması amacıyla kullanılan yer. @@ bk. yardımcı bellek @@ ~ Az depo 'vagon ve lokomotiflerin beklemesi ve tamiri için yapılmış özel yer'. < Fr dépôt 'ambar'. -Dilimizde debboy olarak da geçer. bk. debboy. )

( WAREHOUSE, STOREHOUSE, STOCKROOM | STORAGE | STOCK~STORAGE | STORE~STOCK | INVENTORY )

( DÉPÔT~STOCKAGE~STOCK )

( LAGER~LAGERUNG~BESTAND )

( DEPOSITO~IMMAGAZZINAMENTO~SCORTA )

( ΑΠΟΘΉΚΗ / αποθήκη~ΑΠΟΘΉΚΕΥΣΗ / αποθήκευση~ΑΠΌΘΕΜΑ / απόθεμα )

( DEPO[Az.] )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEPO, KORUMA DEPOSU, FİLM DEPOSU | KORUNAK ile/||/<> KORUNAK

( Sinema TV Filmin yanıcı çabuk bozulma özelliği göz önüne alınarak çeşitli güvenlik önlemleri uygulanan film saklamaya yarayan özel yapı Çeşitli şeylerin korunup saklandığı kapalı yer )

( STORAGE VAULT, LIBRARY VAULT, FILM VAULT, VAULT | DOCK, STORE )

( DÉPÔT, BLOCKHAUS POUR FILM, CASEMATE | MAGASIN )

( BLOCKHAUS, FILMBLOCKHAUS, FILMTRESOR, SAGERHAUS, DEPOT, GEWÖLBE | SPEICHER, LAGERHAUS )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEPO | REZERVUAR ile/||/<> REZERVUAR ile/||/<> REZERVUAR[Fr. < RÉSERVOIR]

( 1 İnsan evcil hayvanlar ve balıklar için enfeksiyöz olan ajanları doğada barındıran canlı veya cansız varlıklar 2 Bir şeyin biriktiği özellikle suların toplandığı veya gerektiğinde kullanılmak üzere konulduğu yer İnsan ve evcil hayvanlar için enfeksiyon kaynağı olarak görev yapan enfeksiyöz ajanı doğada barındıran canlı veya seyrek olarak cansız şey )

( RESERVOIR )

( RÉSERVOIR )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEPO ile/||/<> DEPO[Fr. < DÉPÔT]

( Ticari malların stoklanması ve korunması amacıyla kullanılan yer yardımcı bellek Az depo vagon ve lokomotiflerin beklemesi ve tamiri için yapılmış özel yer dépôt ambar Dilimizde debboy olarak da geçer debboy )

( WAREHOUSE, STOREHOUSE, STOCKROOM | STORAGE | STOCK )

( DÉPÔT )

( LAGER )

( DEPOSITO )

( ΑΠΟΘΉΚΗ / αποθήκη )

( DEPO[Az.] )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEPOLAMA ile/||/<> DEPOLAMAK

( Malın tüketici veya bir başka üreticiye ulaşmasına kadar üretici firmada bulundurulması depoya yerleştirilmesi ve korunması süreci Ham yarı mamul ve mamul gıda maddeleriyle katkı maddesi yan ürünler gıda ambalajları ve materyallerinin tüketime sunulmadan veya işlemeye tabi tutulmadan önce doğal yapılarını bozmayacak koşullarda tekniğine uygun olarak saklanması depolama depolama )

( STORAGE | STORE )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEPOLAMAK ile DEPOLANMAK ile DEPOLATMAK ile DEPOLANABİLMEK ile DEPOLAYABİLMEK ile DEPO ile DEPOCU/LUK

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEPOLİTİSATİON[Fr. < DÉPOLITISATION] ile/değil/yerine/=/||/<> DEPOLİTİZASYON

( Grup kurum veya eylemin siyasal niteliğini yitirmesi )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEPOLİTİZASYON/DEPOLİTİSATİON[Fr. < DÉPOLITISATION] ile/||/<> APOLİTİK/APOLİTİQUE[Fr. < APOLITIQUE]

( Grup kurum veya eylemin siyasal niteliğini yitirmesi )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEPOSIT[İng.] ile/||/<> MEVDUAT ile/||/<> TIME DEPOSIT[İng.] ile/||/<> VADELİ MEVDUAT

( Güvende tutmak veya faiz geliri elde etmek amacıyla banka veya benzeri kuruluşlara yatırılan para vadeli mevduat vadesiz mevduat Belirli bir faiz geliri elde etmek amacıyla belirli bir süre sonunda çekmek üzere yatırılan mevduat )

( DEPOSIT )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEPOSİTO[İt. < DEPOSITO] ile/değil/yerine/=/||/<> DEPOZİTO

( güvence akçesi Kabıyla birlikte satılan bir malın kabı için alınan ve kap geri getirildiğinde alıcıya verilen para )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEPOSITOR[İng.] ile/||/<> MUDİ[Ar. < MŪDİʿ]

( Banka veya finansal aracı kurumda mevduat hesabı bulunan gerçek veya tüzel kişi )

( DEPOSITOR )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEPOT[Fr. < DÉPÔT] ile/değil/yerine/=/||/<> DEPO

( aygır deposu mühimmat deposu soğuk hava deposu su deposu yakıt deposu Korunmak saklanmak veya gerektiğinde kullanılmak için bir şeyin konulduğu yer ardiye hazne Bir malın toptan satıldığı ve çokça bulunduğu yer Ordu mallarının saklandığı bakımlarının yapıldığı yer debboy )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEPOZİSYON | BIRAKIM ile/||/<> BIRAKIM

( metalbilim Örtme kaplama işlemi ile bir metal yüzey üzerine başka bir metal ya da alaşımını bırakma olayı Söz sanatı terimi İddiasında birçok bakımdan haklı olduğunu göstermek için bu bakımların birini veya bir kısmını ötekilere geçmek üzere bir kenara bırakma Hadi onu görmedi diyelim sesini de mi duymadı gibi Durduruma konu olan bir değerin kullanılabilir hale gelmesi için yapılan işlem durdurum Örtme ya da kaplama işlemi ile bir metal yüzey üzerine başka bir metali ya da alaşımı bırakma olayı )

( DEPOSITION | DEBLOCKAGE )

( DÉPOSITION | CONCESSION )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEPOZİT[İt. < DEPOSITO] ile/değil/yerine/=/||/<> GÜVENCE AKÇESİ

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEPOZİT ile DEPOZİTO ile DEPOZİTOLU ile DEPOZİTOSUZ

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEPOZİTO[İt. < DEPOSITO] ile/||/<> ...

( bir taahhüt sırasında yatırılan güvence veya bağlanma parası İtal deposito )

( DEPOSITO )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEPREM BİLİMCİ/SİSMOLOG[Fr. < SISMOLOGUE] ile/||/<> DEPREM BİLİMİ/SİSMOLOJİ[Fr. < SISMOLOGIE]

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEPREM BİLİMİ ile/||/<> DEPREM BÖLGESİ ile/||/<> DEPREMÇİZER ile/||/<> DEPREM KONTEYNERİ ile/||/<> DEPREM KUŞAĞI ile/||/<> DEPREM MERKEZİ ile/||/<> DEPREM OCAĞI ile/||/<> DEPREM ODAĞI ile/||/<> DEPREM ORTASI ile/||/<> DEPREMÖLÇER ile/||/<> DEPREMYAZAR ile/||/<> ARTÇI DEPREM ile/||/<> EŞ DEPREM ile/||/<> DENİZ DEPREMİ

( Yer kabuğundaki hareketlerin meydana getirdiği enerjinin boşalması sonucunda oluşan sarsıntı yer sarsıntısı hareket zelzele )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEPREM MERKEZİ/HİPOSANTIR[Fr. < HYPOCENTRE] ile/||/<> DEPREM ORTASI/EPİSANTIR[Fr. < ÉPICENTRE]

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEPREM MERKEZİ ile/||/<> DEPREM OCAĞI ile/||/<> DEPREM ODAĞI

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEPREM MERKEZİ ile/||/<> DEPREM ODAĞI

( Depremin olduğu ve yayıldığı yer. )

( EPICENTRE~EARTHQUAKE FOCUS )

( EPICENTRE | FOYER DU SÉISME~FOYER DU SÉISME )

( EPIZENTRUM~ERDBEBENHERD )

( EPICENTRO~IPOCENTRO )

( ΕΠΊΚΕΝΤΡΟ / επίκεντρο~ΕΣΤΊΑ ΣΕΙΣΜΟΎ / εστία σεισμού )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEPREM ile DEPREMSİZ/LİK ile DEPREM OCAĞI ile DEPREM BİLİMİ ile DEPREM KUŞAĞI ile DEPREM ORTASI ile DEPREM BİLİMCİ ile DEPREM BÖLGESİ ile DEPREM MERKEZİ ile DEPREM BİLİMSEL ile DEPREM KONTEYNERİ

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEPREM ile/||/<> YER SARSINTISI

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEPREMZEDE[Tr. < DEPREM + Fars. -ZEDE] ile/değil/yerine/=/||/<> DEPREMZEDE

( Depremde zarar görmüş kimse )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEPRENMEK ile DEPRENEBİLMEK

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEPREŞME | NÜKS ile/||/<> NÜKS[Ar. < NUKS]

( Hastalık belirtisinin yeniden görülmesi vücudun başka bir yerinde de belirmesi )

( RECURRENCE )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEPREŞMEK ile DEPREŞTİRMEK ile DEPREŞEBİLMEK ile DEPREŞİVERMEK

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEPRESSİF[Fr. < DÉPRESSIF] ile/değil/yerine/=/||/<> DEPRESİF

( manik depresif Ruhsal çöküntü içinde bulunan )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEPRESYON[Fr. < DÉPRESSION] ile/değil/yerine/=/||/<> BUNALIM | ÇÖKÜNTÜ

( bunalım çöküntü )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERAKAB[Fars. < DER + Ar. ʿAḲAB] ile/değil/yerine/=/||/<> DERAKAP

( Hemen arkasından çabucak )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERBEDER[Fars. < DERBEDER] ile/||/<> ...

( Acıklı yalvarıcı türkülere uygulanan bir ezgi )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERBEDER[Fars. < DERBEDER] ile/değil/yerine/=/||/<> DERBEDER

( Yaşayışı ve davranışı düzensiz kimse )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERBEDERCE ile/||/<> DERBEDERCESİNE

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERBEDER/LİK ile DERBEDERCE

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERBEND[Fars. < DERBEND] ile/değil/yerine/=/||/<> DERBENT

( geçit Sınırlarda bulunan küçük kale )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERBENT | BOĞAZ ile/||/<> KÖRFEZ | BOYUN

( 1. İki denizi birbirine bağlayan, biçimleri, uzunluk ve genişlikleri, üzerindeki akıntı düzenleri gibi özellikleriyle ayrımlı dar su geçidi; 2. Dağlık yörelerde komşu iki koyağı birbirine bağlayan ya da genç koyakların kimi kesimlerinde görülen çok dar, dik ve kayalık yamaçlı geçitler, bk. boyun. @@ (I) Tahta ev. (*İkizdere -Rize) @@ (II) Kundura ile mestlerin ön kısımlarında bulunan deri parçası. (*Senirkent -Isparta) @@ (III) Değirmenlerde ağaç çarkın ortasındaki delik. (Köprü *Şarkikaraağaç -Isparta) @@ (IV) bk. boğazbağı @@ (zooloji) @@ (coğrafya) @@ İki denizi veya bir denizle okyanusu birbirine bağlayan dar geçitler. @@ Konuşma cihazının gırtlak ile dil kökü ve geniz boşluğu arasında kalan ve konuşma sırasında içinden geçen seslere türlü renkler veren boru parçası biçimindeki kısmı. @@ Azerbaycan Türkçesi: boğaz; Türkmen Türkçesi: bogaz; Gagauz Türkçesi: buaz; Özbek Türkçesi: boğiz; Uygur Türkçesi: boğuz;Tatar Türkçesi: bugaz ~ tamaq; Başkurt Türkçesi: boğaz; Kmk: tamak; Krç.-Malk.: bogurdak ~tamak; Nogay Türkçesi: tamak; Kazak Türkçesi: kömey; Kırgız Türkçesi: kekirtek; Alt:: tamak; Hakas Türkçesi: tamah; Tuva Türkçesi: poosaa; Şor Türkçesi: tabak; Rusça: gortan'@@TV. Almaç ışıtacının koni biçimindeki bölümünden sonra gelen ve tarayıcı demetin oluşmasını sağlayan; artıuç, elektron topu, Wenhelt borusunun yer aldığı ince bir boruyu andıran bölümü. @@ Genç dağlık kümelerde, dorukları birbirinden ayıran, yüksek ve kimileri ulaşıma elverişli olmayan geçitler. @@ Bir hayvanın baş ve gövdesini birleştiren bölge. @@ (biyoloji, zooloji, coğrafya) @@ Bir hayvanın baş ve gövdesini birleştiren bölge. @@ 1. Baş ve gövdeyi birleştiren kısım. 2. Birçok sestod da skoleksle strobila arasında halkalanmanın olmadığı kısım.@@bk. boyun. @@ ~ Az boğaz. -Tkm boğaz. -Nog boğaz. -Sart boğaz. -TatK buğaz. -Tar boğuz. -Çuv pır. Çuvaşçada -z'nin -r'ye çevrilmesi kuraldır. Egorov'un açıkladığı gibi (ÊS 173) Çuvaşça pır'ın păvăr > pur (> pır) duraklarından geçtiği anlaşılıyor. Eski Türkçeden başlayarak kullanılır (boğuz). Orta Türkçede boğuz olarak geçer. Eski Kıpçakçada boğaz biçimi göze çarpar. Türkçe boğ- kökünden geldiği açıktır: boğ- + - (u, a)zeki (Németh: NyK 47: 84; Csoma Arm 73; Brockelmann: OGM 120. §; Ligeti: VJa 3, 1971, 32; ResAltL 113; Räsänen: LTS 115-116; MTS 143; V 78b). Doerfer (TMEN 792) boğaz ~ boğuz'un boğ- kökünden geldiği yolundaki savlara katılmamış, özellikle -z ekinin ikili organ adlarında geçtiğini göz önünde tutarak boğaz (ve ağız) gibi türevlere ilişkin açıklamaları eleştirmiştir. bk. Doerfer: KhalMat 295. Ramstedt (KWb 54a; Lautlehre 113) ve Poppe (Lautlehre 21) Türkçe boğaz ~ boğuz'u Moğolca biçimlerle karşılaştırmışlardır. Clauson, sözlüğünün 'Suffixes' bölümünde boğuz'un sonundaki -z'yi bir 'ending' olarak vermiştir. bk. Şçerbak: JaS 108/71, 185. Clauson (ED 322) Türk diyalektlerinde boğaz'ın 'gebe, yüklü' anlamında kullanıldığını dile getirmiş, 'boğaz' ve 'gebe' anlamları arasındaki bağlantının açık olmadığını yazmıştır. Räsänen (V 78b) 'boğaz' ve 'gebe' olarak kullanılan biçimleri bir maddede toplamış ancak anlam bakımından bir açıklama yapmamıştır. bk. Şçerbak: JaS 108/70,175. Sevortyan (ÊSTJa 1978, 167-169) boğaz'a ilişkin belli başlı görüşleri değerlendirmiştir. bk. Miller: ResAltL 161. Doerfer (TMEN 792) ve Sevortyan komşu dillerde kullanılan belli başlı biçimleri gözden geçirmişlerdir. @@~ Az boyun. -Tkm boyun. -TatK muyın. -Bşk muyın. -Nog moyın. -Krg moyun. -Hal bōyan. -Kzk moyın. -Kklp moyın. -Tuv, Şor moyun. -Yak moy, mōy, moyun. -Çuv măy. Eski Türkçeden başlayarak kullanılır (boyın). Orta Türkçede boyın biçimi geçer. Eski Kıpçakçada boyun olarak kullanılır. Türkçe boy kökünden geldiği açıktır: boy (< *boń) + (-)n eki. Räsänen (LTS 207; V 80a) *boŋ́, *moŋ́ biçiminden yola çıkmıştır. Róna-Tas (ChuvSt 139) boyun (> moyun)'un boń kökünden çıktığını dile getirmiştir. Türkçe boyun biçimindeki -n eki bilimsel yayınlarda sıklıkla açıklanmıştır. Németh (KCsA 3: 109) bu yolda birtakım örnekler saymıştır. Bu örnekler arasında boyun (<: boy) türevi de göze çarpar. Doerfer (TMEN 652) -n ekinin burun, taban, bıkın, karın, erin, alın, yağrın, yelin gibi birtakım organ adlarında kullanıldığını açıklamıştır. Doerfer örnek olarak boyun türevini de vermiştir. Son olarak Doerfer (KhalMat 295) boyun'un etimolojisi üzerinde durmuştur. Diyalektlerde boyun yanında geçen moyun biçimi benzeşme (assimilation) yoluyla oluşmuştur. )

( 1 - STRAIT, 2 - GORGE | STRAIT | PHARYNX | GULF~GULF )

( 1 - DÉTROIT, 2 - GORGE | GORGE | DÉTROIT, GORGE | PHARYNX | GOLFE~GOLFE )

( FRETUM~SINUS )

( 1 - MEERESSTRASSE, 2 - SCHLUCHT | PHARYNX | GOLF~GOLF )

( STRETTO~GOLFO )

( ΣΤΕΝΌ / στενό~ΚΌΡΦΟΣ / κόρφος )

( BOĞAZ[Az.]~BOĞAZ[Tkm.]~BOĞAZ[Nog.]~BUĞAZ[Tatk.]~PIR[Çuv.]~BOYUN[Tkm.]~MUYIN[Tatk.]~MUYIN[Bşk.]~MOYIN[Nog.]~MOYUN[Krg.]~MOYIN[Kzk.]~MOYIN[Kklp.]~MOYUN[Tuv.]~MOYUN[Şor.]~MOY[Yak.]~MŌY[Yak.]~MOYUN[Yak.]~MĂY[Çuv.] )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERBENT[Fars. < DERBEND] ile/||/<> DERBENTÇİ

( 1. Uç boylarında bulunan küçük kale. 2. Dağ geçitlerinde kurulan karakol ya da karakol binası. 3. İki dağ arasındaki geçit yeri, boğaz. @@ Yerel ağızlarda devrent 'dar geçit, boğaz' olarak geçer. Bu biçimin göçüşme sonunda oluştuğu açıktır. Yer adlarında Derbent (ve Devrent) olarak saklanmıştır. ~ Az dǝrbǝnd 'dağlarda dar geçit, dere'. < Far darband 'a narrow and diffucult pass through mountains'. || Yerel ağızlarda devrent 'dar geçit, boğaz' olarak geçer. Bu biçimin göçüşme sonunda oluştuğu açıktır. Yer adlarında Derbent (ve Devrent) olarak saklanmıştır. ~ Az dǝrbǝnd 'dağlarda dar geçit, dere'. < Far darband 'a narrow and diffucult pass through mountains'. )

( GUARD, DEFILE, PASS~PASS GUARD )

( DÉFILÉ, FORT, CORPS DE GARDE (DANS UNE DÉFILÉ)~GARDIEN DE DÉFILÉ )

( ENGPASS, WACHPOSTEN, FESTUNG, WACHTHAUS~PASSWÄCHTER )

( VALICO~GUARDIANO DEL PASSO )

( ΟΡΕΙΝΌ ΠΈΡΑΣΜΑ / ορεινό πέρασμα~ΦΎΛΑΚΑΣ ΟΡΕΙΝΉΣ ΔΙΆΒΑΣΗΣ / φύλακας ορεινής διάβασης )

( DARBAND )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERBENT ile/||/<> BOĞAZ ile/||/<> BOYUN

( 1 İki denizi birbirine bağlayan biçimleri uzunluk ve genişlikleri üzerindeki akıntı düzenleri gibi özellikleriyle ayrımlı dar su geçidi 2 Dağlık yörelerde komşu iki koyağı birbirine bağlayan ya da genç koyakların kimi kesimlerinde görülen çok dar dik ve kayalık yamaçlı geçitler boyun I Tahta ev İkizdere Rize II Kundura ile mestlerin ön kısımlarında bulunan deri parçası Senirkent Isparta III Değirmenlerde ağaç çarkın ortasındaki delik Köprü Şarkikaraağaç Isparta IV boğazbağı zooloji coğrafya İki denizi veya bir denizle okyanusu birbirine bağlayan dar geçitler Konuşma cihazının gırtlak ile dil kökü ve geniz boşluğu arasında kalan ve konuşma sırasında içinden geçen seslere türlü renkler veren boru parçası biçimindeki kısmı Azerbaycan Türkçesi boğaz Türkmen Türkçesi bogaz Gagauz Türkçesi buaz Özbek Türkçesi boğiz Uygur Türkçesi boğuz Tatar Türkçesi bugaz tamaq Başkurt Türkçesi boğaz tamak Krç Malk bogurdak tamak Nogay Türkçesi tamak Kazak Türkçesi kömey Kırgız Türkçesi kekirtek Alt tamak Hakas Türkçesi tamah Tuva Türkçesi poosaa Türkçesi tabak Rusça gortan TV Almaç ışıtacının koni biçimindeki bölümünden sonra gelen ve tarayıcı demetin oluşmasını sağlayan artıuç elektron topu Wenhelt borusunun yer aldığı ince bir boruyu andıran bölümü Genç dağlık kümelerde dorukları birbirinden ayıran yüksek ve kimileri ulaşıma elverişli olmayan geçitler Bir hayvanın baş ve gövdesini birleştiren bölge biyoloji zooloji coğrafya Bir hayvanın baş ve gövdesini birleştiren bölge 1 Baş ve gövdeyi birleştiren kısım 2 Birçok sestod da skoleksle strobila arasında halkalanmanın olmadığı kısım boyun Az boğaz boğaz boğaz Sart boğaz buğaz Tar boğuz pır Çuvaşçada znin rye çevrilmesi kuraldır Egorovun açıkladığı gibi ÊS 173 Çuvaşça pırın păvăr pur pır duraklarından geçtiği anlaşılıyor Eski Türkçeden başlayarak kullanılır boğuz Orta Türkçede boğuz olarak geçer Eski Kıpçakçada boğaz biçimi göze çarpar Türkçe boğ kökünden geldiği açıktır boğ u a zeki Németh NyK 47 84 Csoma Arm 73 Brockelmann OGM 120 Ligeti VJa 3 1971 32 ResAltL 113 Räsänen LTS 115116 MTS 143 V 78b Doerfer TMEN 792 boğaz boğuzun boğ kökünden geldiği yolundaki savlara katılmamış özellikle z ekinin ikili organ adlarında geçtiğini göz önünde tutarak boğaz ve ağız gibi türevlere ilişkin açıklamaları eleştirmiştir Doerfer KhalMat 295 Ramstedt KWb 54a Lautlehre 113 ve Poppe Lautlehre 21 Türkçe boğaz boğuzu Moğolca biçimlerle karşılaştırmışlardır Clauson sözlüğünün Suffixes bölümünde boğuzun sonundaki zyi bir ending olarak vermiştir Şçerbak JaS 108 71 185 Clauson ED 322 Türk diyalektlerinde boğazın gebe yüklü anlamında kullanıldığını dile getirmiş boğaz ve gebe anlamları arasındaki bağlantının açık olmadığını yazmıştır Räsänen V 78b boğaz ve gebe olarak kullanılan biçimleri bir maddede toplamış ancak anlam bakımından bir açıklama yapmamıştır Şçerbak JaS 108 70 175 Sevortyan ÊSTJa 1978 167169 boğaza ilişkin belli başlı görüşleri değerlendirmiştir Miller ResAltL 161 Doerfer TMEN 792 ve Sevortyan komşu dillerde kullanılan belli başlı biçimleri gözden geçirmişlerdir Az boyun boyun muyın muyın moyın moyun Hal bōyan moyın moyın moyun moy mōy moyun măy Eski Türkçeden başlayarak kullanılır boyın Orta Türkçede boyın biçimi geçer Eski Kıpçakçada boyun olarak kullanılır Türkçe boy kökünden geldiği açıktır boy boń n eki Räsänen LTS 207 V 80a boŋ moŋ biçiminden yola çıkmıştır RónaTas ChuvSt 139 boyun moyun un boń kökünden çıktığını dile getirmiştir Türkçe boyun biçimindeki n eki bilimsel yayınlarda sıklıkla açıklanmıştır Németh KCsA 3 109 bu yolda birtakım örnekler saymıştır Bu örnekler arasında boyun boy türevi de göze çarpar Doerfer TMEN 652 n ekinin burun taban bıkın karın erin alın yağrın yelin gibi birtakım organ adlarında kullanıldığını açıklamıştır Doerfer örnek olarak boyun türevini de vermiştir Son olarak Doerfer KhalMat 295 boyunun etimolojisi üzerinde durmuştur Diyalektlerde boyun yanında geçen moyun biçimi benzeşme assimilation yoluyla oluşmuştur )

( 1 - STRAIT, 2 - GORGE | STRAIT | PHARYNX | GULF )

( 1 - DÉTROIT, 2 - GORGE | GORGE | DÉTROIT, GORGE | PHARYNX | GOLFE )

( 1 - MEERESSTRASSE, 2 - SCHLUCHT | PHARYNX | GOLF )

( FRETUM )

( STRETTO )

( ΣΤΕΝΌ / στενό )

( BOĞAZ[Az.]~BOĞAZ[Tkm.]~BOĞAZ[Nog.]~BUĞAZ[Tatk.]~PIR[Çuv.]~BOYUN[Tkm.]~MUYIN[Tatk.]~MUYIN[Bşk.]~MOYIN[Nog.]~MOYUN[Krg.]~MOYIN[Kzk.]~MOYIN[Kklp.]~MOYUN[Tuv.]~MOYUN[Şor.]~MOY[Yak.]~MŌY[Yak.]~MOYUN[Yak.]~MĂY[Çuv.] )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERBENT ile DERBENTÇİ/LİK

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERBY[İng. < DERBY] ile/değil/yerine/=/||/<> DERBİ

( Aynı şehrin takımları arasında oynanan oyun Büyük takımlar arasında oynanan oyun Yılda bir kez yapılan üç yaşına gelmiş atların katıldığı yarış )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERC[Ar. < DERC] ile/değil/yerine/=/||/<> DERÇ

( dercetmek Bir araya getirme kaydetme )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERCETMEK[Ar. < DERC + Tr. ETMEK] ile/değil/yerine/=/||/<> DERCETMEK

( Bir araya getirmek )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERCEYB[Fars. < DER + Ar. CEYB] ile/değil/yerine/=/||/<> DERCEP

( Hakkı olmayan parayı veya malı zimmetine geçirme )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERDEST[Fars. < DERDEST] ile/değil/yerine/=/||/<> DERDEST

( Aranan birini veya kaçma ihtimali bulunan kişiyi yakalama ele geçirme Görülmekte olan )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERE ile/||/<> DERE

( Boyu beslenme teknesi ve aşırı taşkın dışında taşıdığı su niceliği ile en küçük akarsu çay Genellikle yazın kuruyan küçük akarsu )

( BROOK | STREAM )

( RUISSEAU )

( BACH )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEREBEYİ ile/||/<> DEREBEYİ

( 1 Topraklarını derebeylik düzenine göre yöneten kimse 2 Osmanlılarda önceleri devlet memuru iken sonraları kendi başına buyruk kesilerek XVII yüzyıl sonlarından bu yana Anadoluda devlet gücüne karşı gelen ailelere verilen ad Ortaçağda derebeylik sisteminde üzerinde yaşayan insanlarla birlikte toprağın sahibi olan şatolarda oturan silahlı askerler besleyen asilzade derebeylik )

( FEUDAL CHIEF | FEUDAL LORD | FEUDALISM | SEIGNEUR | ARISTOCRAT, NOBLEMAN )

( SEIGNEUR FÉODAL | FÉODALITÉ | SEIGNEUR | ARISTOCRATE, NOBLE )

( FEUDALHERR | FEUDALISMUS, LEHNSWESEN | SEIGNEUR | ADLIGE, ARISTOKRAT )

( SIGNORE FEUDALE )

( ΦΕΟΥΔΆΡΧΗΣ / φεουδάρχης )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEREBEYİ ile DEREBEYLİK

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEREBEYİ ile/||/<> DEREBEYLİK ile/||/<> SENYÖR ile/||/<> SOYLU

( 1. Topraklarını derebeylik düzenine göre yöneten kimse. 2. Osmanlılarda önceleri devlet memuru iken sonraları kendi başına buyruk kesilerek XVII. yüzyıl sonlarından bu yana Anadolu'da devlet gücüne karşı gelen ailelere verilen ad. @@ Ortaçağda derebeylik sisteminde; üzerinde yaşayan insanlarla birlikte toprağın sahibi olan, şatolarda oturan, silahlı askerler besleyen asilzade. krş. derebeylik )

( FEUDAL CHIEF | FEUDAL LORD | FEUDALISM | SEIGNEUR | ARISTOCRAT, NOBLEMAN~FEUDALISM | MANORIAL SYSTEM, MANORIALISM, SEIGNEURIALISM, SERFDOM SYSTEM~SEIGNEUR~ARISTOCRAT, NOBLEMAN | ARISTOCRAT )

( SEIGNEUR FÉODAL | FÉODALITÉ | SEIGNEUR | ARISTOCRATE, NOBLE~FÉODALITÉ~SEIGNEUR~ARISTOCRATE, NOBLE )

( ...~...~DOMINUS~NOBILIS )

( FEUDALHERR | FEUDALISMUS, LEHNSWESEN | SEIGNEUR | ADLIGE, ARISTOKRAT~FEUDALISMUS, LEHNSWESEN~SEIGNEUR~ADLIGE, ARISTOKRAT )

( SIGNORE FEUDALE~FEUDALESIMO~SIGNORE~NOBILE )

( ΦΕΟΥΔΆΡΧΗΣ / φεουδάρχης~ΦΕΟΥΔΑΡΧΊΑ / φεουδαρχία~ΆΡΧΟΝΤΑΣ / άρχοντας~ΕΥΓΕΝΉΣ / ευγενής )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEREBEYİ ile/||/<> DEREOTU ile/||/<> DERE TEPE ile/||/<> DERE YATAĞI ile/||/<> KURU DERE

( Çaydan küçük yazın kuruyan veya suyu azalan küçük akarsu İki dağ veya tepe sırtı arasındaki uzun çukur Damlarda yağmur sularını toplayarak oluğa veren çinko veya kiremit yol )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEREBEYLİK ile/||/<> DEREBEYLİK

( Özellikle batı Avrupada toprağı ve üzerinde yaşayan köylüleri tek bir kimsenin malı sayan Orta siyasal düzeni Üzerinde yaşayanlarla birlikte toprakların derebeyine ait olduğu elde edilen ürünün bir kısmının kendisine verildiği buna karşılık onun da toprağı üzerinde yaşayan insanların güvenliğini sağladığı ortaçağdaki toprak düzeni derebeyi )

( FEUDALISM | MANORIAL SYSTEM, MANORIALISM, SEIGNEURIALISM, SERFDOM SYSTEM )

( FÉODALITÉ )

( FEUDALISMUS, LEHNSWESEN )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEREBEYLİK ile/||/<> FEODALLİK

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERECE[Ar. < DERECE] ile/değil/yerine/=/||/<> AŞAMA | KADAR | ATEŞÖLÇER

( derece derece bir derece ifrat derecede arz derecesi donma derecesi en üstünlük derecesi eşitlik derecesi karşılaştırma derecesi polimerleşme derecesi tavlama derecesi tul derecesi üstünlük derecesi yakınlık derecesi aşama kadar Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri ateşölçer Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi Başarı gösterme )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERECE ile/||/<> DEGREE[İng.] ile/||/<> DEGRÉ[Fr.] ile/||/<> DEGREDUS[Lat.] ile/||/<> GRAD, WINKELGRAD, BOGENGRAD[Alm.] ile/||/<> KERTE[İt. < QUARTA]

( 1 Birim çemberde tüm yayı gören özeksel açının üç yüz altmışta biri 2 Bir çokterimlide bilinmeyenin üstlerinden en büyüğü 3 Bir türetik denklemde en yüksek kerteli türevin üstü İtal quarta point rhumb Akdeniz dillerinde yaygın olarak kullanılır quarta cuarta quart İtal quarta Malta quarta R κάρτα κάρτο )

( DEGREE )

( DEGRÉ | QUART )

( GRAD, WINKELGRAD, BOGENGRAD )

( DEGREDUS )

( CUARTA )

( QUARTA )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERECE-İ MUSAVAT | EŞİTLİK DERECESİ ile/||/<> EŞİTLİK DERECESİ ile/||/<> ÜSTÜNLÜK DERECESİ

( Gibi veya kadar ilgeçleriyle kavramların karşılaştırılıp eşit ölçüde gösterilmesi Ahmet kadar Ali de çalıştı Ahmet kadar çalışkan çocuk yoktur Ayşe kadar saf kız bulunmaz Dağ gibi adam devrildi gitti Uçak yıldırım gibi gidiyor vb üstünlük derecesi Anlam dereceleri Sıfat ve zarflar ile belirtilen kavramların kişilerde ve nesnelerde nitelik ve nicelik bakımından eşit derecede bulunduğunu göstermek üzere başvurulan karşılaştırma yolu Türkçenin tarihî ve yaşayan bir kısım kollarında eşitlik derecesi için ÇA eki ile teg tek dek edatları kullanılmıştır ET kanıñ subça yügürti süñüküñ tagça yattı kanın su gibi aktı kemiklerin dağlar kadar yığıldı tofragça toprak gibi mençe benim gibi Karh yıgaç teg agaç gibi ağaç kadar anıñ dek onun gibi vb Türkiye Türkçesinde nitelik gösteren eşitlik derecesi için gibi nicelik miktar gösteren eşitlik derecesi için de kadar edatı kullanılmaktadır Etrafında Filiz gibi güzel bir kız görmedi Senin gibi olamam Nazan Ayşe kadar becerikli değildir Onun kadar cömert insan az bulunur vb En pek belirteçleriyle sıfat veya başka belirteçlerin kavram bakımından üstün dereceye ulaştırılması Hayatta en hakikî mürşit ilimdir En güzel çocuk sendin Çocuklarca en çok sevilen hayvan kedi veya köpekmiş Bu konuda söylenecek pek çok söz var vb Anlam dereceleri Sıfatlardaki niteliğin bir şahıs veya nesnede en üst derecede bulunduğunu göstermek üzere başvurulan ve sıfat tamlaması önüne en pek gibi zarfların getirilmesi ile kurulan karşılaştırma derecesi Bilmezsiniz uykuları ne kadar hafiftir en küçük bir çıtırtı bile onları uyandırır A H Tanpınar Abdullah Efendinin Rüyaları s 93 Ormanın bu en boş en kuytu parçasında dünyayı hatırlatan insanı ölüme yaklaştıran gönlüne üzüntüler veren bir hâl bir tesir vardı R H Karay Memleket Hikâyeleri s 88 Fakat beni mazur gör Ben kendimi ilâhların en merhametlisine vakfettim Y K Karaosmanoğlu Erenlerin Bağından s 39 Pek yakında size müjdeli bir haber getireceğimi unutmayın vb )

( EQUATIVE DEGREE | COMPARATIVE | SUPERLATIVE )

( DEGRÉ D'ÉQUATIF | DEGRÉ D’ÉQUATIF | COMPARATIF | SUPERLATIF )

( ÄQUATIVE GRADE | KOMPARATIV, MEHRSTUFE | SUPERLATIV, MEISTSTUFE )

( GRADO DI UGUAGLIANZA )

( ΒΑΘΜΌΣ ΙΣΌΤΗΤΑΣ / βαθμός ισότητας )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERECE-İ MUSAVAT | EŞİTLİK DERECESİ ile/||/<> KARŞILAŞTIRMA DERECESİ ile/||/<> ÜSTÜNLÜK DERECESİ | ÜSTÜNLÜK DERECESİ

( Gibi veya kadar ilgeçleriyle kavramların karşılaştırılıp eşit ölçüde gösterilmesi: Ahmet kadar Ali de çalıştı; Ahmet kadar çalışkan çocuk yoktur; Ayşe kadar saf kız bulunmaz; Dağ gibi adam devrildi gitti; Uçak yıldırım gibi gidiyor vb. (bk. üstünlük derecesi) . @@ bk. Anlam dereceleri. @@ Sıfat ve zarflar ile belirtilen kavramların kişilerde ve nesnelerde, nitelik ve nicelik bakımından eşit derecede bulunduğunu göstermek üzere başvurulan karşılaştırma yolu. Türkçenin tarihî ve yaşayan bir kısım kollarında eşitlik derecesi için +ÇA eki ile teg, tek, dek edatları kullanılmıştır: ET. kanıñ subça yügürti, süñüküñ tagça yattı 'kanın su gibi aktı, kemiklerin dağlar kadar yığıldı'. Çağ. tofragça 'toprak gibi', Tkm., mençe 'benim gibi'; Karh. yıgaç teg 'agaç gibi, ağaç kadar' Çağ. anıñ dek 'onun gibi' vb. Türkiye Türkçesinde nitelik gösteren eşitlik derecesi için gibi, nicelik 'miktar' gösteren eşitlik derecesi için de kadar edatı kullanılmaktadır: Etrafında Filiz gibi güzel bir kız görmedi. Senin gibi olamam. Nazan, Ayşe kadar becerikli değildir. Onun kadar cömert insan az bulunur vb.@@En, pek belirteçleriyle, sıfat veya başka belirteçlerin kavram bakımından üstün dereceye ulaştırılması: Hayatta en hakikî mürşit ilimdir; En güzel çocuk sendin; Çocuklarca en çok sevilen hayvan, kedi veya köpekmiş; Bu konuda söylenecek pek çok söz var vb. @@ bk. Anlam dereceleri. @@ Sıfatlardaki niteliğin bir şahıs veya nesnede en üst derecede bulunduğunu göstermek üzere başvurulan ve sıfat tamlaması önüne en, pek gibi zarfların getirilmesi ile kurulan karşılaştırma derecesi: Bilmezsiniz, uykuları ne kadar hafiftir; en küçük bir çıtırtı bile onları uyandırır (A. H. Tanpınar, Abdullah Efendinin Rüyaları s. 93). Ormanın bu en boş, en kuytu parçasında dünyayı hatırlatan insanı ölüme yaklaştıran, gönlüne üzüntüler veren bir hâl, bir tesir vardı (R. H. Karay, Memleket Hikâyeleri s. 88). Fakat beni mazur gör. Ben kendimi ilâhların en merhametlisine vakfettim (Y. K. Karaosmanoğlu, Erenlerin Bağından, s. 39). Pek yakında size müjdeli bir haber getireceğimi unutmayın vb. )

( EQUATIVE DEGREE | COMPARATIVE | SUPERLATIVE~COMPARATIVE~SUPERLATIVE )

( DEGRÉ D'ÉQUATIF | DEGRÉ D’ÉQUATIF | COMPARATIF | SUPERLATIF~COMPARATIF~SUPERLATIF )

( ...~COMPARATIVUS~SUPERLATIVUS )

( ÄQUATIVE GRADE | KOMPARATIV, MEHRSTUFE | SUPERLATIV, MEISTSTUFE~KOMPARATIV, MEHRSTUFE~SUPERLATIV, MEISTSTUFE )

( GRADO DI UGUAGLIANZA~COMPARATIVO~SUPERLATIVO )

( ΒΑΘΜΌΣ ΙΣΌΤΗΤΑΣ / βαθμός ισότητας~ΣΥΓΚΡΙΤΙΚΌΣ ΒΑΘΜΌΣ / συγκριτικός βαθμός~ΥΠΕΡΘΕΤΙΚΌΣ / υπερθετικός )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERECE-İ TAFDİL, MÜBALAĞA | ÜSTÜNLÜK DERECESİ ile/||/<> ÜSTÜNLÜK DERECESİ

( En pek belirteçleriyle sıfat veya başka belirteçlerin kavram bakımından üstün dereceye ulaştırılması Hayatta en hakikî mürşit ilimdir En güzel çocuk sendin Çocuklarca en çok sevilen hayvan kedi veya köpekmiş Bu konuda söylenecek pek çok söz var vb Anlam dereceleri Sıfatlardaki niteliğin bir şahıs veya nesnede en üst derecede bulunduğunu göstermek üzere başvurulan ve sıfat tamlaması önüne en pek gibi zarfların getirilmesi ile kurulan karşılaştırma derecesi Bilmezsiniz uykuları ne kadar hafiftir en küçük bir çıtırtı bile onları uyandırır A H Tanpınar Abdullah Efendinin Rüyaları s 93 Ormanın bu en boş en kuytu parçasında dünyayı hatırlatan insanı ölüme yaklaştıran gönlüne üzüntüler veren bir hâl bir tesir vardı R H Karay Memleket Hikâyeleri s 88 Fakat beni mazur gör Ben kendimi ilâhların en merhametlisine vakfettim Y K Karaosmanoğlu Erenlerin Bağından s 39 Pek yakında size müjdeli bir haber getireceğimi unutmayın vb )

( SUPERLATIVE )

( SUPERLATIF )

( SUPERLATIV, MEISTSTUFE )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERECE-İ TAFDİL, MUKAYESE | KARŞILAŞTIRMA DERECESİ ile/||/<> KARŞILAŞTIRMA DERECESİ

( Daha çok fazla ziyade gibi sözcüklerle kavramların karşılaştırılıp üst derecede gösterilmesi Ondan daha güzel çocuk görmedim Daha uygun fiyat bulunmaz Aliden daha çalışkan öğrenci yok Bu iş senden fazla beni üzüyor Oğlundan ziyade kızını düşünür vb Sıfatlarda ve zarflarda birbiri ile yapılan karşılaştırmaların nitelik ve nicelik bakımından eşitlik üstünlük ve en üstünlük derecelerinde olması Karşılaştırma derecesi sıfat ve zarfların önüne getirilen gibi kadar denli daha çok ziyade fazla en pek gibi kelimelerle karşılanır Arı kadar çalışkan bir oğlunuz var Ayşe Nazlıdan daha düzenli bir kızdır Sen bu işi onlardan daha iyi başarabilirsin Kardeşin burada benden çok yoruluyor Verdiğin emek bundan fazla gelir getirmez Arkadaşların en yaşlısı toplantıya başkanlık edebilir Funda pek uslu bir çocuktur vb Karşılaştırma derecesi eşitlik üstünlük ve en üstünlük olmak üzere üçe ayrılır karşılaştırma sıfatı karşılaştırma zarfı )

( COMPARATIVE )

( COMPARATIF )

( KOMPARATIV, MEHRSTUFE )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERECE-İ VÜSAT, UVERTÜR | AÇIKLIK ile/||/<> AÇIKLIK

( Sinema TV Alıcının önünde yer alan mercekten geçerek film üzerine düşen ışık niceliğini düzenleyen delik Irakgörür fotoğraf makinesi gibi optik araçlarda ağız çapı ışığın girebildiği deliğin çapı Sözün yazının kolayca anlaşılır olma niteliği Bir maddenin üzerine düşen ışığın az ya da çok bir oranını geçirdiği ya da yaydığı izleniminin doğmasına bağlı görsel duyulanma vergisi Not Bu vergi bir ışıkölçümsel büyüklük olan ışıklılık çarpanının yaklaşık ruhduyumsal psikosansoriyel karşılığıdır Bir kavram anlatım ya da bir ölçümün kolayca kavranabilirliği Bir kavram ya da anlatımın açıkça anlaşılır ve kavranır olması 1 genel uygulayım Bir delik ağzının genişliği 2 fizik Irakgörür fotoğraf makinesi gibi optik araçların ağız çapı ışık deliğinin çapı 3 sinema Alıcının önünde bulunup mercekten geçerek film üzerine düşen ışığın niceliğini düzenleyen delik Sözün veya yazının ne demek istediği hemen anlaşılacak derecede yerinde kelimelerden meydana gelmiş bulunma hali Bu halde bulunan söze veya yazıya AÇIK Vazıh clair denir güney açısı Derleme aralık Ünlü veya ünsüzün meydana gelişinde boğumlanma nokta veya bölgesinin çeşitli ağızlara göre değişip yayılması Marul marul bayan bayan yarın yârın elli elli vb Yumurta kabuğundaki mikropil kemik veya zarsı yapılardaki küçük delikler gibi herhangi bir açıklık Foramen Açık denilen seslerin hali Yumurta kabuğundaki mikropil kemik veya zarsı yapılardaki küçük delikçikler foramen Ünlülerin oluşmasında iki çene arasındaki açıklık ünlülerin oluşma koşulları bakımından taşıdıkları açık olma özelliği Ünlüleri açıklık bakımından a e o ö u ü ı i biçiminde sıralamak mümkündür a ve e ünlüleri açıklık bakımından ı ve i ünlüleri ile aynı sıraya konamaz ve genişleme ünlü genişlemesi Azerbaycan Türkçesi genälmä Türkmen Türkçesi galış Gagauz Türkçesi üüseklik derecä Özbek Türkçesi kotariliş tilin keňlik Uygur Türkçesi eçiliş Tatar Türkçesi kütäreleş Başkurt Türkçesi kütäreleş tilni göterilişi Krç Malk açıklık Nogay Türkçesi köterîlîs Kazak Türkçesi asiluw köterilüw Kırgız Türkçesi kötörülüü Alt ködüriliş ködürim Hakas Türkçesi ködîrîm Tuva Türkçesi aastıňajıtınarı Türkçesi ködürüm Rusça podyom )

( APERTURE, LENS APERTURE (OPENING) | APERTURE | LIGHTNESS | CLARITY | EXPLICITNESS | APERTURE, OPENING | FORAMEN | OPENING | IRIS )

( OUVERTURE (D'OBJECTIF, MÉCANIQUE, UTILE) | OVVERTURE | CLARTÉ, LEUCIE | OUVERTURE | CLARETÉ | APERTURE | FORAMÈNE | IRIS )

( APERTUR, ÖFFNUNG, BLENDENÖFFNUNG | ÖFFNUNG | HELLIGKEIT EINER KÖRPERFARBE | ÖFFNUNGSGRAD | İRIS )

( FORAMEN: AÇIKLIK | IRIS: GÖK KUŞAĞI )

( APERTURA )

( ΔΙΆΦΡΑΓΜΑ / διάφραγμα )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERECE-İ VÜSAT, UVERTÜR | AÇIKLIK ile/||/<> İRİS

( Sinema/TV. Alıcının önünde yer alan, mercekten geçerek film üzerine düşen ışık niceliğini düzenleyen delik. @@ Irakgörür fotoğraf makinesi gibi optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği deliğin çapı. @@ Sözün, yazının kolayca anlaşılır olma niteliği. @@ Bir maddenin, üzerine düşen ışığın az ya da çok bir oranını geçirdiği ya da yaydığı izleniminin doğmasına bağlı görsel duyulanma vergisi. Not: Bu vergi, bir ışıkölçümsel büyüklük olan 'ışıklılık çarpanı'nın yaklaşık ruhduyumsal (psikosansoriyel) karşılığıdır. @@ Bir kavram, anlatım ya da bir ölçümün kolayca kavranabilirliği. @@ Bir kavram ya da anlatımın açıkça anlaşılır ve kavranır olması. @@ 1. genel uygulayım: Bir delik ağzının genişliği. 2. fizik: Irakgörür, fotoğraf makinesi gibi optik araçların ağız çapı; ışık deliğinin çapı. 3. sinema: Alıcının önünde bulunup mercekten geçerek film üzerine düşen ışığın niceliğini düzenleyen delik. @@ Sözün veya yazının ne demek istediği hemen anlaşılacak derecede yerinde kelimelerden meydana gelmiş bulunma hali. Bu halde bulunan söze veya yazıya AÇIK (Vazıh, clair) denir. @@ bk. güney açısı. @@ (Derleme. aralık) Ünlü veya ünsüzün meydana gelişinde boğumlanma nokta veya bölgesinin çeşitli ağızlara göre değişip yayılması: Marul (marul) , bayan (bayan) , yarın (yârın) , elli (elli) vb. @@ Yumurta kabuğundaki mikropil, kemik veya zarsı yapılardaki küçük delikler gibi herhangi bir açıklık. Foramen. @@ Açık denilen seslerin hali. @@ Yumurta kabuğundaki mikropil, kemik veya zarsı yapılardaki küçük delikçikler, foramen. @@ Ünlülerin oluşmasında iki çene arasındaki açıklık, ünlülerin oluşma koşulları bakımından taşıdıkları açık olma özelliği. Ünlüleri açıklık bakımından a, e, o, ö, u, ü, ı, i biçiminde sıralamak mümkündür; a ve e ünlüleri açıklık bakımından ı ve i ünlüleri ile aynı sıraya konamaz. bk. ve krş. genişleme, ünlü genişlemesi. @@ Azerbaycan Türkçesi: genälmä; Türkmen Türkçesi: galış; Gagauz Türkçesi: üüseklik ~ derecä; Özbek Türkçesi: kotariliş (tilin) ~ keňlik; Uygur Türkçesi: eçiliş; Tatar Türkçesi: kütäreleş; Başkurt Türkçesi: kütäreleş; Kmk: (tilni)göterilişi; Krç.-Malk.: açıklık; Nogay Türkçesi: köterîlîs; Kazak Türkçesi: asiluw ~ köterilüw;Kırgız Türkçesi: kötörülüü; Alt:: ködüriliş ~ ködürim; Hakas Türkçesi: ködîrîm; Tuva Türkçesi: aastıňa'jıtınarı; Şor Türkçesi: *ködürüm; Rusça: pod'yom @@ )

( APERTURE, LENS APERTURE (OPENING) | APERTURE | LIGHTNESS | CLARITY | EXPLICITNESS | APERTURE, OPENING | FORAMEN | OPENING | IRIS~IRIS )

( OUVERTURE (D'OBJECTIF, MÉCANIQUE, UTILE) | OVVERTURE | CLARTÉ, LEUCIE | OUVERTURE | CLARETÉ | APERTURE | FORAMÈNE | IRIS~IRIS )

( FORAMEN: AÇIKLIK | IRIS: GÖK KUŞAĞI~IRIS: GÖK KUŞAĞI )

( APERTUR, ÖFFNUNG, BLENDENÖFFNUNG | ÖFFNUNG | HELLIGKEIT EINER KÖRPERFARBE | ÖFFNUNGSGRAD | İRIS~İRIS | REGENBOGENHAUT | IRIS, REGENBOGENHAUT )

( APERTURA~IRIDE )

( ΔΙΆΦΡΑΓΜΑ / διάφραγμα~ΊΡΙΔΑ / ίριδα )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEREKE[Ar. < DEREKE] ile/değil/yerine/=/||/<> DEREKE

( Aşağı derece )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEREOTU ile/||/<> DEREOTU

( botanik Maydanozgiller Umbelliferae familyasından yaprak ve dalları salata ve yemeklere koku ve lezzet verici olarak kullanılan meyveleri gaz söktürücü olan 60 cm kadar boyda sarı çiçekli tek yıllık otsu bitki Börek otu tarhana otu Meyveleri yatıştırıcı sindirimi kolaylaştırıcı ve mide bağırsak gazlarını önleyici olarak kullanılan maydonozgiller familyasından bir bitki tere otu durak otu )

( DILL, ANET, DILL SEED | CORIANDER | PARSLEY | UMBELLIFEROUS | FENNEL )

( ANETH, ANET | FENOUIL PUANT, ANETH, FENOUIL BATARD | CORIANDRE | PERSIL COMMUN | OMBELLIFÈRES | FENOUIL COMMUN )

( GARTENDILL, DILL FENCHEL | KORIONDER | PETERSILIE | FENCHEL )

( ANETHUS GRAVEOLENS | ANETHUM GRAVEOLENS | CORIANDRUM SATIVUM | PETROSELINUM CRISPUM | UMBELLIFERA | FOENICULUM OFFICINALE )

( ANETO )

( ΆΝΗΘΟΣ / άνηθος )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEREOTU ile/||/<> KİŞNİŞ ile/||/<> MAYDANOZ ile/||/<> MAYDANOZGİLLER ile/||/<> REZENE

( (botanik) @@ Maydanozgiller (Umbelliferae) familyasından, yaprak ve dalları, salata ve yemeklere koku ve lezzet verici olarak kullanılan, meyveleri gaz söktürücü olan, 60 cm kadar boyda, sarı çiçekli, tek yıllık, otsu bitki. Börek otu, tarhana otu. @@ Meyveleri yatıştırıcı, sindirimi kolaylaştırıcı ve mide bağırsak gazlarını önleyici olarak kullanılan maydonozgiller familyasından bir bitki, tere otu, durak otu. )

( DILL, ANET, DILL SEED | CORIANDER | PARSLEY | UMBELLIFEROUS | FENNEL~CORIANDER~PARSLEY~UMBELLIFEROUS~FENNEL )

( ANETH, ANET | FENOUIL PUANT, ANETH, FENOUIL BATARD | CORIANDRE | PERSIL COMMUN | OMBELLIFÈRES | FENOUIL COMMUN~CORIANDRE~PERSIL COMMUN | PERSIL~OMBELLIFÈRES~FENOUIL COMMUN | FENOVIL )

( ANETHUS GRAVEOLENS | ANETHUM GRAVEOLENS | CORIANDRUM SATIVUM | PETROSELINUM CRISPUM | UMBELLIFERA | FOENICULUM OFFICINALE~CORIANDRUM SATIVUM~PETROSELINUM CRISPUM~UMBELLIFERA | UMBELLIFERAE, APIACEAE~FOENICULUM OFFICINALE | FOENICULUM VULGÄRE | FOENICULUM VULGARE )

( GARTENDILL, DILL FENCHEL | KORIONDER | PETERSILIE | FENCHEL~KORIONDER~PETERSILIE~DOLDENBLÜTLER~FENCHEL )

( ANETO~CORIANDOLO~PREZZEMOLO~OMBRELLIFERE~FINOCCHIO )

( ΆΝΗΘΟΣ / άνηθος~ΚΌΛΙΑΝΔΡΟΣ / κόλιανδρος~ΜΑΚΕΔΟΝΗ͂ΣΙ / μακεδονῆσι~ΣΚΙΑΔΑΝΘΉ / σκιαδανθή~ΜΆΡΑΘΟ / μάραθο )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERGÂH, ÂSİTÂNE | TEKKE ile/||/<> TEKKE ile/||/<> TEKKE YAZINI

( Eskiden tarikat erlerinin toplanıp tören yaptıkları yer Burada aynı zamanda saz ve koşuk öğrenimi de yapılırdı tekke yazını Tarikattan olanların barındıkları ibadet ve törenler yaptıkları bina )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERGÂH ile/||/<> DERGÂH[Fars. < DERGÂH]

( Eskiden tarikattan olanların toplandıkları yer Dergâhta tarikat ilkeleri öğretildiği gibi saz koşuk eğitimi ve öğretimi de yapılırdı Mimarlık Dervişlerin toplandıkları ve ayin yaptıkları yer yapı a büyük tekke )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERGÂH[Fars. < DERGĀH] ile/değil/yerine/=/||/<> TEKKE | HUZUR

( tekke huzur )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERGİ ile DERGİCİ/LİK

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERHÂL[Fars. < DER + Ar. ḤĀL] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇABUCAK

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERHATIR[Fars. < DER + Ar. ḪĀṬİR] ile/değil/yerine/=/||/<> ANIMSAMA

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERİ ALTI ile/||/<> ALT DERİ ile/||/<> DIŞ DERİ ile/||/<> İÇ DERİ ile/||/<> ORTA DERİ ile/||/<> ÜST DERİ ile/||/<> DANA DERİSİ ile/||/<> DOMUZ DERİSİ ile/||/<> KAPLAN DERİSİ ile/||/<> TIRNAK DERİSİ ile/||/<> YILAN DERİSİ

( İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy kıl veya pulla kaplı tabaka Bu tabakadan yapılmış İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERİN DONDURUCU ile/||/<> DONDURAÇ

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERİN UYKU ile/||/<> AĞIR UYKU ile/||/<> DALUYKU ile/||/<> DELİKSİZ UYKU ile/||/<> TAŞ UYKUSU

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERİN ile/||/<> ...

( Yayla evciği kurma tahtası Kızılca Bor Niğde )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERİN ile/değil/yerine/=/||/<> YOĞUN | AYRINTILI | DİP

( derin bakış derin derin derin devlet derin dondurucu derin soğutma derin soğutucu derin uyku uykusu derin Dibi yüzeyinden veya ağzından uzak olan Yüzeyden içeri inen Kendi türünde çok gelişmiş en ileri durumda olan yoğun Uzun süren ayrıntılı İçten gelen dip )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERİNDEN ile DERİNDEN DERİNE

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERİNLEMESİNE ile/||/<> DERİNLİĞİNE

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERİNLETMEK ile DERİNLEŞMEK ile DERİNLEŞTİRMEK ile DERİNLEŞEBİLMEK ile DERİNLEŞTİRİLMEK ile DERİNLEŞTİRİLEBİLMEK ile DERİN/LİK ile DERİNCE ile DERİN UYKU ile DERİNLİKLİ ile DERİN DERİN ile DERİNLİKSİZ ile DERİN DEVLET ile DERİN SOĞUTMA ile DERİN SOĞUTUCU ile DERİN DONDURUCU ile DERİNLİK ÖLÇÜMÜ ile DERİNLİK KAYAÇLARI

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERİNLİK KAYAÇLARI ile/||/<> DERİNLİKÖLÇER ile/||/<> DERİNLİK ÖLÇÜMÜ ile/||/<> KOROZYON DERİNLİĞİ

( Bir şeyin dip tarafının yüzeye ağza olan uzaklığı Bir cismin en ve boy dışındaki üçüncü boyutu Bulunulan yere göre uzakta olan yer Bir konunun veya durumun özü En duyarlı nokta Karanlık bilinmeyen dönem Yanaşık veya dağınık düzende bulunan bir birliğin en ileride olan kısmının başından en geride bulunan kısmının sonuna kadar olan uzaklık Borsada az sayıda hisse senedinin el değiştirmesi )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERİNLİKÖLÇER/BATİMETRE[Fr. < BATHYMÈTRE] ile/||/<> DERİNLİK ÖLÇÜMÜ/BATİMETRİ[Fr. < BATHYMÉTRIE]

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERİNTİ ile/||/<> TOPLANTI / GÜRUH

( toplantı güruh derin toplanmak ti eki Türkçe dernek de derinmekten gelen bir türevdir dernek )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERİNTİ ile/değil/yerine/=/||/<> TOPLANTI | GÜRUH

( toplantı Gelişigüzel toplanmış eşya güruh )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERİŞİK/MÜTEMERKİZ[Ar. < MUTEMERKİZ] ile/||/<> YOĞUNLAŞTIRMA/TEKSİF[Ar. < TEKS̱ĪF]

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERİŞMEK ile DERİŞTİRMEK

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERİVASYON | TÜREV | DERİVASYON ile/||/<> DERİVASYON ile/||/<> DERİVASYON[Fr. < DÉRIVATION]

( Vücutta bir yöndeki sıvı ve kanı diğer yöne kaydırma çekme Kan alma idrar söktürücü terletici ve ishal yapıcı ilaçlarla gerçekleştirilir )

( DERIVATION )

( DÉRIVATION )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERİVATİON[Fr. < DÉRIVATION] ile/değil/yerine/=/||/<> DERİVASYON

( Irmak vb nin yatağını değiştirme )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERK[Ar. < DERK] ile/değil/yerine/=/||/<> ANLAMA

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERKENAR[Fars. < DERKENĀR] ile/değil/yerine/=/||/<> DERKENAR

( Sayfa kenarına kaydedilen yazı çıkma )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERLEM ile/||/<> BÜTÜNCE

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERLEME ile DERLEMECİ/LİK

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERLEMEK ile DERLENMEK ile DERLETMEK ile DERLETİLMEK ile DERLENDİRMEK ile DERLENEBİLMEK ile DERLEYEBİLMEK ile DERLEYİVERMEK ile DERLEM ile DERLEMCİ/LİK

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERLEYİCİLİK ile/||/<> DERLEMECİLİK

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERLEYİŞ ile DERLEYİCİ/LİK

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERMAN[Fars. < DERMĀN] ile/değil/yerine/=/||/<> DERMAN

( takat Bir hastalığı iyileştiren ilaç Bir sorundan kurtulmayı sağlayan çözüm )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERMANSIZLAŞMAK ile DERMAN ile DERMANSIZ/LIK ile DERMANSIZCA

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERMATİTE[Fr. < DERMATITE] ile/değil/yerine/=/||/<> DERMATİT

( Deride görülen her çeşit iltihaplı hastalık )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERMATITIS[Lat.] ile/||/<> DERMATİT[Fr. < DERMATITE] | DERI ILTIHABI

( Deri iltihabı )

( DERMATITE )

( DERMATITIS )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERMATOLOG[Fr. < DERMATOLOGUE] ile/değil/yerine/=/||/<> CİLDİYECİ

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERMATOLOGİQUE[Fr. < DERMATOLOGIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> DERMATOLOJİK

( Dermatoloji ile ilgili )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERMATOLOGY[İng.] ile/||/<> DERMATOLOJİ[Fr. < DERMATOLOGIE]

( Deri hastalıklarını inceleyen bilim dalı )

( DERMATOLOGY )

( DERMATOLOGIE )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERMATOLOJİ[Fr. < DERMATOLOGIE] ile/değil/yerine/=/||/<> CİLDİYE

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERMEK ile DERME ÇATMA/LIK

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERMİYAN[Fars. < DERMİYĀN] ile/değil/yerine/=/||/<> DERMEYAN

( Ortada ortaya konmuş )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERMOCOSMETİQUE[Fr. < DERMOCOSMÉTIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> DERMOKOZMETİK

( Belirli cilt problemlerinin düzeltilmesinde veya cildin korunmasında yaşlılık belirtileri gibi sorunların önlenmesinde veya hafifletilmesinde kullanılan krem losyon tonik serum jel köpük maske vb ürünlere verilen genel ad )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERNEK ile/||/<> DERİ

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERNEKEVİ ile/||/<> DÜĞÜN DERNEK ile/||/<> GİZLİ DERNEK

( Belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek için kurulan yasal topluluk cemiyet deri II Belli amaçlar için bir araya gelme toplanma deri II )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERNEKLEŞMEK ile DERNEK ile DERNEKÇİ/LİK

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEROGASYON[Fr. < DEROGATION] ile/değil/yerine/=/||/<> AYRIKLIK

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERPİŞ[Fars. < DERPĪŞ] ile/değil/yerine/=/||/<> DERPİŞ

( Öngörme göz önünde tutma aklından geçirme )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERRACE[Ar. < DERRĀCE] ile/değil/yerine/=/||/<> BİSİKLET

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERS[Ar. < DERS] ile/değil/yerine/=/||/<> DERS

( dersbaşı ders dışı dershane dersiam ders içi ders notu ders programı ders yılı ek ders seçimlik ders seçmeli ders tek ders imtihanı tek ders sınavı üç ders imtihanı üç ders sınavı yardımcı ders hayat dersi Öğretmenin öğrenciye belirli bir sürede verdiği bilgi Bu bilgi aktarımı için ayrılan süre Öğrencinin öğrenmek zorunda olduğu bilgi Bir olayın bellekte bıraktığı öğretici iz )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERS/DERS[Ar. < DERS] ile/||/<> DERSHANE/DERSHANE[Ar. < DERS + Fars. ḪĀNE] ile/||/<> DERSİAM/DERSAMM[Ar. < DERS + ʿĀMM]

( dersbaşı ders dışı dershane dersiam ders içi ders notu ders programı ders yılı ek ders seçimlik ders seçmeli ders tek ders imtihanı tek ders sınavı üç ders imtihanı üç ders sınavı yardımcı ders hayat dersi Öğretmenin öğrenciye belirli bir sürede verdiği bilgi Bu bilgi aktarımı için ayrılan süre Öğrencinin öğrenmek zorunda olduğu bilgi Bir olayın bellekte bıraktığı öğretici iz )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERSAMM[Ar. < DERS + ʿĀMM] ile/değil/yerine/=/||/<> DERSİAM

( Osmanlılar döneminde müderrislerin camilerde verdikleri ders Bu dersi veren müderrislerin ünvanı )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERSHANE[Ar. < DERS + Fars. ḪĀNE] ile/değil/yerine/=/||/<> DERSHANE

( derslik Öğrencilere okul dışında para ile ders veren özel kuruluş )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERSHANE ile/||/<> CLASSROOM, LECTURE-ROOM[İng.] ile/||/<> SALLE DE CLASSE[Fr.] ile/||/<> DERSLİK

( Öğrencilerin bir öğretmenin gözetimi altında anlatma tartışma küme çalışması gibi yollarla ve çok kez türlü eğitim araç ve gereçlerinden de yararlanarak içinde ders gördükleri yer )

( CLASSROOM, LECTURE-ROOM )

( SALLE DE CLASSE )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERSHANE ile DERSHANECİ/LİK

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERSİAM[Ar. < DERS + ʿÂMM] ile/||/<> ...

( Osmanlılarda özel bir sınavla dersiâmlık aşamasını kazanmış hocalarca camilerde medrese öğrencilerine ve başka dinleyicilere verilen ders )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERT[Fars. < DERD] ile/değil/yerine/=/||/<> ÜZÜNTÜ | HASTALIK | UR | SIKINTI

( dert babası dert küpü dert ortağı dert sahibi boğaz derdi geçim derdi başı dertte üzüntü hastalık ur Sızlanma ile karışık dilek Yapılmak istenen şey sıkıntı )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERUHTE[Fars. < DER + Ar. ʿUHDE] ile/değil/yerine/=/||/<> ÜSTLENME

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERUN ile DERUNİ

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERUN[Fars. < DERŪN] ile/değil/yerine/=/||/<> İÇ (SAFDERUN)

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERUNİ[Fars. < DERŪN + Ar. -Ī] ile/değil/yerine/=/||/<> DERUNİ

( İçle ilgili özünlü )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERVİŞ[Fars. < DERVĪŞ] ile/değil/yerine/=/||/<> DERVİŞ

( Bir tarikata girmiş onun kurallarına ve törelerine bağlı kimse torlak Yoksulluğu çilekeşliği benimsemiş kimse Alçak gönüllü ve her şeyi hoş gören kimse Kırlangıç balığının küçüğü )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERVİŞ/DERVİŞ[Fars. < DERVĪŞ] ile/||/<> MÜRİT/MURİD[Ar. < MURĪD] ile/||/<> SALİK/SALİK[Ar. < SĀLİK]

( Bir tarikata girmiş onun kurallarına ve törelerine bağlı kimse torlak Yoksulluğu çilekeşliği benimsemiş kimse Alçak gönüllü ve her şeyi hoş gören kimse Kırlangıç balığının küçüğü )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERVİŞANE[Fars. < DERVĪŞĀNE] ile/değil/yerine/=/||/<> DERVİŞÇE

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERVİŞ/LİK ile DERVİŞÇE

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERYA ile/||/<> ...

( araba ve kağnılarda buğday sapı ot vb taşınırken düşmemesi için arabanın yan kanatlarına çakılan dikine ağaçlar Ağızlarda deyra olarak da geçer R ἀντηρὶϛ Holzstütze yer ἀντήρι Holzstange zum Stützen von Ästen Türkçe derya biçimi Rumca sözün çokluk biçiminden alınmıştır )

( ἈΝΤΗΡῚϚ / ἀντηρὶϛ )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERYA ile/||/<> ...

( deniz eskimiş bilgili kimse eskimiş bir şeyin bol olduğu yer Az dǝrya 1 deniz 2 çokluk bolluk benzetmelerde deryā ırmak derya akarsu nehir dariya deniz büyük ırmak darıya ırmak deryå nehir YUyg deriya nehir daryā deniz )

( DARYĀ )

( DƎRYA[Az.]~DERYĀ[Tkm.]~DERYA[Tatk.]~DARIYA[Kzk.]~DARIYA[Krg.]~DERYÅ[Özb.] )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERYA[Fars. < DERYĀ] ile/değil/yerine/=/||/<> DERYA

( deryadil kaptanıderya lebiderya çamur deryası deniz Bilgili kimse Bir şeyin bol olduğu yer )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERYADİL[Fars. < DERYĀ + DİL] ile/değil/yerine/=/||/<> DERYADİL

( Her şeyi hoş gören çok sabırlı )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERZ[Ar. < DERZ] ile/değil/yerine/=/||/<> DERZ

( Duvar taşlarının veya tuğlalarının harçla doldurulup üzerinden mala çekilerek düzeltilen aralığı Duvarda taş veya tuğla aralıklarını harçla doldurup üzerinden mala çekme işi Fayans seramik mermer vb ile kaplanmış yüzeylerin ince aralıklarını dolduran madde )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DERZİ[Fars. < DERZĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> TERZİ

( terzihane terzi kuşu kumaşlı terzi kumaşsız terzi tüccar terzi erkek terzisi kadın terzisi Giysi biçip diken kimse dikici dikişçi Giysi biçilip dikilen yer terzi dükkânı terzihane )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEŞAL | PANÇ[İng. < PUNCH] ile/||/<> ...

( PUNCH )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEŞARJ | BOŞALMA ile/||/<> BOŞALMA

( Sinema TV 1 Bir yoğunlaçta biriken elektrik yükünün bir dış devreye verilmesi 2 Bir pilde biriken kimyasal erkenin elektrik erkesine dönüşmesi Biriktirilmiş erkenin dizgeden dışarıya kaçışı elektrik Elektrik yükü olarak tüketilme ya da başka bir iletkene aktarılma kimya )

( DISCHARGE, ELECTRICAL DISCHARGE | DISCHARGE )

( DÉCHARGE (ÉLECTRIQUE) | DÉCHARGE )

( EELEKTRISCHE ENTLADUNG | ENTLASSUNG )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEŞARJ[Fr. < DÉCHARGE] ile/değil/yerine/=/||/<> BOŞALMA | RAHATLAMA

( boşalma rahatlama )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DESAVANTAGE[Fr. < DÉSAVANTAGE] ile/değil/yerine/=/||/<> DEZAVANTAJ

( Avantajlı olmama durumu )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DESCRIPTIVE VERB[İng.] ile/||/<> VERBE DESCRIPTIF[Fr.] ile/||/<> DESKRIPTIV VERB[Alm.] ile/||/<> TASVİR FİİLİ

( tasvir fiili Zarffiil biçimindeki bir esas fiille bu esas fiildeki oluş ve kılışı tasvir niteliği taşıyan bir yardımcı fiilin özel bir anlam oluşturacak biçimde birleşip kaynaşmasından oluşmuş birleşik fiil Bunlar abil ama yeterlik a dur süreklilik I ver tezlik A yaz yaklaşma gösteren tasvir fiillleridir Hayal kurmak hülyalara dalmak için bunlardan daha uygun beşikler bulunamazdı A Ş Hisar Boğaziçi Mehtapları s 69 İkide bir tattığımız bu âbıhayat olmasa nasıl yaşayabilirdik A Ş Hisar göst e s 216 Daha o gün denizden vapurdan otomobilden başlayarak Nebile sonu gelmeyen bir heyecan alemine girivermişti R H Karay Memleket Hikâyeleri Ayşenin Talii s 149 Asıl garibi bu mucizenin bir çırpıda olup bitivermesiydi A H Tanpınar Huzur s 136 Yaşamaktan usanıverdim bu gün apansız Kemal Tahir Esir Şehrin İnsanları s 73 İşte böyle elsiz ayaksız kimsiz kimsesiz yüce dağlar başında kurdun kuşun arasında cinin perinin içinde kalakaldım Y Kemal Ortadirek s 139 Selim bu kelle götürmek sözüyle ölümü hatırlayıp ölüm korkusuna düştü Suratını buz gibi ecel teri bürümüş yüreği ürküntüden yarılayazmıştı K Tahir Yol Ayrımı s 340 vb )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEŞELEMEK ile DEŞEBİLMEK

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DESEN/DESSİN[Fr. < DESSIN] ile/||/<> DESİNATÖR/DESSİNATEUR[Fr. < DESSINATEUR]

( Tahta çini kumaş kâğıt vb yüzeylerin üzerine yapılan çizim Tahta çini kumaş kâğıt vb yüzeylerin üzerinde varlıkları nesneleri belirli çizgilerle gösterme tasvir etme Görsel bir etki yaratmak amacıyla yapılmış çizgi resimlerin hepsi Desen yapma sanatı )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DESENLEMEK ile DESEN ile DESENCİ/LİK ile DESENLİ ile DESENSİZ ile DESENLİ KAPLAMA

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DESENTIZITATION[İng.] ile/||/<> DUYARSIZLAŞMA

( Genellikle in vitro agonist uygulaması sonucu bir saniyeden birkaç saate kadar değişen kısa bir süre içinde hedef hücrelerin cevap verirliğinin azalması desentizasyon )

( DESENTIZITATION )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DESİGNER[İng. < DESIGNER] ile/değil/yerine/=/||/<> DESİGNER

( tasarımcı )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DESİGRAM[Fr. < DÉCİGRAMME] ile/||/<> DESİLİTRE ile/||/<> DESİMETRE

( (matematik) )

( DECIGRAM~DECILITRE~DECIMETRE )

( DÉCIGRAMME | DÉCILITRE | DÉCIMÈTRE~DÉCILITRE~DÉCIMÈTRE )

( DEZIGRAMM~DEZILITER~DEZIMETER )

( DECIGRAMMO~DECILITRO~DECIMETRO )

( ΔΕΚΑΤΌΓΡΑΜΜΟ / δεκατόγραμμο~ΔΕΚΑΤΌΛΙΤΡΟ / δεκατόλιτρο~ΔΕΚΑΤΌΜΕΤΡΟ / δεκατόμετρο )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DESİKATÖR[Fr. < DESSICCATEUR] ile/değil/yerine/=/||/<> KURUTMA KABI

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DESİKATÖR | KURUTMA KABI ile/||/<> KURUTMA KABI

( İçinde nemçeker bir kimyasal özdek bulunan ve kimi özdekleri kurutmak ya da nemlenmelerini önlemek için kullanılan kapaklı cam kap kurutaç kimya kurutma kabı )

( DESSICATOR )

( DESSICATEUR )

( EXSIKATOR )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DESİKATÖR ile/||/<> DESİKATÖR[Fr. < DESSICCATEUR]

( Örneklerden suyun çekilmesi ve maddenin kuru hâlde kalması için içinde nem alıcı madde bulunan sıkı kapanan kap Örneklerden suyun çekilmesi ve maddenin kuru halde kalması için nem alıcı madde bulunan sıkı kapanan kap 1 Nem tutucu olarak içine kalsiyum klorür konulan ve kurutma dolabında kurutulan örneklerin havanın nemini almadan soğuması için kullanılan kapaklı cam kap 2 Kurutma cihazı )

( DESICATOR | DESICCATOR )

( DESSICCATEUR )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DESİL | AŞERE | ONLUK ile/||/<> ONLUK

( Sinema TV 10 kW gücünde akkor ışıldak Bir diziyi oluşturan gözlemleri on eşit parçaya ayıran dokuz konumsal değer çeyreklik ortanca matematik )

( 10 KW, TENNER | DECILE )

( PROJECTEUR 10 KW | DIZAINE )

( 10 KW-SCHEINWERFER )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DESİLİTRE/DECİLİTRE[Fr. < DÉCILITRE] ile/||/<> DEKALİTRE/DECALİTRE[Fr. < DÉCALITRE] ile/||/<> GALON/GALLON[İng. < GALLON] ile/||/<> HEKTOLİTRE/HECTOLİTRE[Fr. < HECTOLITRE] ile/||/<> LİTRE/LİTRE[Yun. < ] ile/||/<> SANTİLİTRE/CENTİLİTRE[Fr. < CENTILITRE]

( Bir litrenin onda biri hacminde bir ölçü birimi )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEŞİLMEK ile DEŞİLEBİLMEK

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DESİMAL[Fr. < DÉCIMAL] ile/değil/yerine/=/||/<> ONDALIK SİSTEM

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DESİMETRE/DECİMETRE[Fr. < DÉCIMÈTRE] ile/||/<> DEKAMETRE/DECAMETRE[Fr. < DÉCAMÈTRE] ile/||/<> FERSAH/FERSAH[Ar. < FERSAḪ] ile/||/<> HALEBİ/HALEBİ[Ar. < ḤALEBĪ] ile/||/<> HEKTOMETRE/HEKTOMETRE[Fr. < HEKTOMÈTRE] ile/||/<> ENDAZE/ENDAZE[Fars. < ENDĀZE] ile/||/<> İNÇ/İNCH[İng. < INCH] ile/||/<> KİLOMETRE/KİLOMETRE[Fr. < KILOMÈTRE] ile/||/<> METRE/METRE[Fr. < MÈTRE] ile/||/<> LİGA/LİGA[İt. < LIGA] ile/||/<> YARDA/İARDA[İt. < IARDA] ile/||/<> SANTİMETRE/CENTİMETRE[Fr. < CENTIMÈTRE] ile/||/<> URUP/RUB[Ar. < RUBʿ] ile/||/<> NANOMETRE/NANOMETRE[İng. < NANOMÈTRE]

( çift desimetre Bir metrenin onda biri uzunluğunda bir ölçü birimi )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DESİNFECTANT[Fr. < DÉSINFECTANT] ile/değil/yerine/=/||/<> DEZENFEKTAN

( Canlı ve cansız yüzeylerde hastalık yapma özelliği olan bakteri virüs vb mikroorganizmaları kırma özelliği olan madde Canlı ve cansız yüzeylerde hastalık yapma özelliği olan bakteri virüs vb mikroorganizmaları kırma özelliği olan kimyasal madde )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DESİNFECTE[Fr. < DÉSINFECTÉ] ile/değil/yerine/=/||/<> DEZENFEKTE

( Hastalık yapma özelliği olan mikroorganizmalardan temizlenmiş olan )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DÉSINFECTER[Fr.] ile/||/<> DEZENFEKTE ETMEK

( kimya )

( DÉSINFECTER )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DESİNFECTİON[Fr. < DÉSINFECTION] ile/değil/yerine/=/||/<> DEZENFEKSİYON

( Canlı ve cansız yüzeylerde hastalık yapma özelliği olan bakteri virüs vb mikroorganizmaların kimyasal maddeler kullanılarak etkisizleştirilmesi veya yok edilmesi işlemi )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DESİSE | ALA ile/||/<> ALA ile/||/<> HALK ALASI

( Dinleyenleri eğlendirmek amacıyla düzenlenen içi kurnazlık ve dalaverelerle dolu olan bir tür düzmece anlatı halk alası masal öykü Avcıların gizlenme kümelerinin önüne gerdikleri örtü Kızılağaç Gedikli Çatak Gökmenler Saimbeyli Adana 1 Kanat şeklinde uzamış bir yapı 2 Baklagiller familyasına ait türlerin çiçek kısımlarından biri 3 Bazı meyve ya da tohumların rüzgârla dağılmasını sağlayan zarsı uzantı 4 Kemik üzerindeki kanat benzeri uzantı anat Kanat )

( TRICK | ALA, WING | ALA )

( FRAUDE | AILE )

( SCHWANK | FLÜGEL )

( ALA: KANAT )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DESİSE[Ar. < DESĪSE] ile/değil/yerine/=/||/<> ENTRİKA

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DESİSTER/DECİSTERE[Fr. < DÉCISTÈRE] ile/||/<> DEKASTER/DECASTERE[Fr. < DÉCASTÈRE] ile/||/<> STER/STERE[Fr. < STÈRE]

( Bir sterin onda biri )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DESKERE[Fars. < DESKERE] ile/değil/yerine/=/||/<> TESKERE

( sedye Özellikle yapılarda malzeme taşımak için kullanılan dört kollu ve iki kişinin taşıdığı tahta araç )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DESKRİPTİF[Fr. < DESCRIPTIF] ile/değil/yerine/=/||/<> BETİMLEMELİ

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DESKTOP[İng.] ile/||/<> MASAÜSTÜ

( DESKTOP )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DESORPSİYON ile/||/<> DESORPTION[İng.] ile/||/<> DÉSORPTION[Fr.] ile/||/<> DESORPTION[Alm.] ile/||/<> KOYUVERME

( Başka bir özdeğin yüzeyinde ya da içinde yoğun olarak tutunan bir özdeğin salıverilmesi Soğurum ve yüzerimin karşıtı )

( DESORPTION )

( DÉSORPTION )

( DESORPTION )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DESPOT/DESPOTE[Fr. < DESPOTE] ile/||/<> DİKTATÖR/DİCTATEUR[Fr. < DICTATEUR]

( Bir ülkeyi zora ve baskıya dayanarak yöneten kimse Her istediğini ve dilediğini yaptırmak isteyen kimse tiran zorba )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DESPOT[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> DESPOT

( Ortodoks Rumların din başkanları )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DESPOT[İng.] ile/||/<> DESPOTE[Fr.] ile/||/<> GEWALTHERRSCHER, DESPOT[Alm.] ile/||/<> DESPOT[Fr. < DESPOTE | YUN.]

( 1 Bir ülkeyi zora ve baskıya dayanarak yöneten kişi 2 Rum ortodokslarının dinsel başkanları metropolit karşılığı )

( DESPOT )

( DESPOTE )

( GEWALTHERRSCHER, DESPOT )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DESPOTÇA/DESPOTİK[Fr. < DESPOTIQUE] ile/||/<> DESPOTLUK/DESPOTİZM[Fr. < DESPOTISME]

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DESPOTE[Fr. < DESPOTE] ile/değil/yerine/=/||/<> DESPOT

( Bir ülkeyi zora ve baskıya dayanarak yöneten kimse Her istediğini ve dilediğini yaptırmak isteyen kimse tiran zorba )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DESPOTİK[Fr. < DESPOTIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> DESPOTÇA

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DESPOTİZM[Fr. < DESPOTISME] ile/değil/yerine/=/||/<> DESPOTLUK

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DESPOTLAŞMAK ile DESPOTLAŞABİLMEK ile DESPOT/LUK ile DESPOTÇA ile DESPOTİZM

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DESPOTYA[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> DESPOTYA

( Eskiden Balkanlarda müstakil prenslik )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DESSAME | KAPAKÇIK ile/||/<> KAPAKÇIK

( Bir kanal ya da damarı kapayarak içindeki sıvının yalnız bir yönden akmasını sağlayan ve geri dönmesine engel olan herhangi bir yapı bak İkili kapakçık üçlü kapakçık kapacık Kan veya bazı sıvı maddelerin bir yönde geçmesine izin veren fakat geri dönmesini engelleyen herhangi bir yapı Valf )

( VALVE )

( VALVULE | VALVE )

( KLAPPE )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DESSAS[Ar. < DESSĀS] ile/değil/yerine/=/||/<> DÜZENBAZ

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DESSİN[Fr. < DESSIN] ile/değil/yerine/=/||/<> DESEN

( Tahta çini kumaş kâğıt vb yüzeylerin üzerine yapılan çizim Tahta çini kumaş kâğıt vb yüzeylerin üzerinde varlıkları nesneleri belirli çizgilerle gösterme tasvir etme Görsel bir etki yaratmak amacıyla yapılmış çizgi resimlerin hepsi Desen yapma sanatı )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DESSİNATEUR[Fr. < DESSINATEUR] ile/değil/yerine/=/||/<> DESİNATÖR

( Mesleği desen yapmak olan kimse Endüstri mimarlık vb nde desen yapan kimse )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DEST[Fars. < DEST] ile/değil/yerine/=/||/<> EL (DESTİİZDİVAÇ)

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DESTAN[Fars. < DESTĀN] ile/değil/yerine/=/||/<> DESTAN

( dillere destan Tarih öncesi tanrı tanrıça yarı tanrı ve kahramanlarla ilgili olağanüstü olayları konu alan şiir epope Bir kahramanlık hikâyesini veya bir olayı anlatan koşma biçiminde ölçüsü on bir hece olan halk şiiri Çağdaş Türk edebiyatında biçim ve içerik yönünden geleneksel destanlardan ayrılık gösteren uzun kahramanlık şiiri )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DESTANCI ile/||/<> ...

( Destan söyleyen ya da anlatan sanatçı )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DESTANİ[Fars. < DESTĀN + Ar. -Ī] ile/değil/yerine/=/||/<> DESTANSI

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DESTANLAŞMAK ile DESTANLAŞTIRMAK ile DESTANLAŞABİLMEK ile DESTANLAŞTIRILMAK ile DESTAN/LIK ile DESTANİ ile DESTANCI/LIK ile DESTANLI ile DESTANSAL ile DESTANSIZ

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DESTANSI/DESTANİ[Fars. < DESTĀN + Ar. -Ī] ile/||/<> DESTANSI/EPİK[Fr. < ÉPIQUE] ile/||/<> DESTANSI/LEJANDER[Fr. < LÉGENDAIRE] ile/||/<> DESTAN/EPOPE[Fr. < ÉPOPÉE]

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DESTANSI | DESTANIMSI ile/||/<> DESTELEYİCİ | DESTECİ ile/||/<> DESTELEYİCİLİK | DESTECİLİK

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DESTAR[Fars. < DESTÂR] ile/||/<> SARIK

( sarık Ağızlarda daha çok dastar başörtüsü sofra bezi yünden dokunmuş ince küçük kilim ekmeği ekmeklik hamuru korumak için örtülen örtü olarak geçer Az dǝstar sarık çalma tastar sarık kadınların saçlarını örtmek üzere başlarına sardıkları tülbent dastār a sash or fine muslin cloth wrapped round the turban a handker chief napkin a towel an apron )

( DASTĀR )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DESTAR ile DESTARİ ile DESTARLI

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DESTAR[Fars. < DESTĀR] ile/değil/yerine/=/||/<> SARIK | ÖRTÜ

( sarık örtü )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DESTARİ/DESTARİ[Fars. < DESTĀR + Ar. -Ī] ile/||/<> DALYASAN/TAYLESAN[Ar. < TAYLESĀN]

( Sarıkla ilgili Sarık yapan kimse )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )


- DESTARİ[Fars. < DESTĀR + Ar. -Ī] ile/değil/yerine/=/||/<> DESTARİ

( Sarıkla ilgili Sarık yapan kimse )

( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )