Türk Dil Kurumu(TDK) Sözlüğündeki FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 31.231 başlık/FaRk ile birlikte,
31.231 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(97/126)
- SAĞLIK ARAŞTIRMA BİLİMİ | YAYGIN HASTALIK BİLİMİ | EPİDEMİYOLOJİ ile/||/<> EPİDEMİYOLOJİ ile/||/<> EPİDEMİYOLOJİ[Fr. < ÉPIDÉMIOLOGIE]
( epi üzerinde demos vücut logos bilim Bulaşıcı hastalıkların ortaya çıkışının incelenmesi Hastalıkların nedenlerini görülüş oranlarını yayılışlarını hastalıklara karşı önlem ve korunma yollarını inceleyen bilim dalı Belirli bir hayvan veya insan popülasyonlarında hastalıkların ortaya çıkışı yayılışı bu hastalıklardan korunma ve kontrol stratejileri yaralanma ve öteki sağlıkla ilgili olayları inceleyen bilim dalı salgın hastalıklar bilimi Veteriner hekimlikte genellikle epizotiyoloji kavramı kullanılırken beşeri hekimlikte epidemiyoloji kavramı kullanılmaktadır )
( EPIDEMIOLOGY )
( ÉPIDÉMIOLOGIE )
( EPIDEMIOLOGIE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAĞLIK BİLGİSİ | HİJYEN ile/||/<> HİJYEN ile/||/<> SAĞLIK BİLGİSİ
( Sağlık bilgisi Sağlıklı bir yaşam için yapılan faaliyetlerin tümü sağlık bilgisi hıfzısıhha 1 Bireysel ve toplumsal açıdan beden sağlığının önemi üzerinde duran okulda çevrede ve ülkede beden sağlığına ilişkin olumlu ve olumsuz etmenleri inceleyen bilgi alanı 2 Sağlıklı öğrenim ve öğretim koşullarıyla ilişkili olan bilgi ve ilkelerin tümü 3 Beslenme uyuma diş bakımı vb konuları kapsayan öğrencilere beden ve ruh sağlığını koruma yollarını öğretmek amacıyla okutulan ders Sağlıklı yaşama ve sağlığı korumada gerekli yol ve kuralları gösteren bilim dalı hijyen Hijyen )
( HYGIENE )
( HYGIÈNE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAĞLIK BİLGİSİ ile/||/<> SAĞLIK BİLGİSİ
( 1 Bireysel ve toplumsal açıdan beden sağlığının önemi üzerinde duran okulda çevrede ve ülkede beden sağlığına ilişkin olumlu ve olumsuz etmenleri inceleyen bilgi alanı 2 Sağlıklı öğrenim ve öğretim koşullarıyla ilişkili olan bilgi ve ilkelerin tümü 3 Beslenme uyuma diş bakımı vb konuları kapsayan öğrencilere beden ve ruh sağlığını koruma yollarını öğretmek amacıyla okutulan ders Sağlıklı yaşama ve sağlığı korumada gerekli yol ve kuralları gösteren bilim dalı hijyen Hijyen )
( HYGIENE )
( HYGIÉNE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAĞLIKLI | HİJYENİK ile/||/<> HİJYENİK[Fr. < HYGIÉNIQUE]
( Sağlıklı olma durumu )
( HYGIENIC )
( HYGIÉNIQUE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAĞMAK ile SAĞMAL/LIK ile SAĞMAL İNEK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAĞMAL ile/||/<> SÜT VEREN, SAĞILAN
( süt veren sağılan Az sağmal Ramstedte göre KWb 317b Moğolcadan alınmıştır saġamal Şçerbak İRLTJa 112 da Moğolcadan geldiğini dile getirmiştir mal mel ekinin Moğolcada yaygın olarak kullanıldığını biliyoruz Clauson Studies 203 Ancak bu ekin Türkçede de geçtiğini görüyoruz Ağızlarda göçmel bir yere sonradan gelen kimse göç mel olarak kullanılır Özellikle Kırgızcada mal mel eki sıklıkla geçer bıçmal bütömöl kösömöl közömöl okumal sınamal tanımal ulamal o bakımdan Ramstedtin açıklaması tartışmaya açıktır Bu ek üzerine bilgi almak için Tatarintsev Vlijanie 29 )
( SAĞMAL[Az.] )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAĞRI ile SAĞRI KEMİĞİ
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAĞTÖRE ile SAĞTÖRESEL
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAGU ile SAGUCU/LUK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAH ile ŞAH MAT ile ŞAH BEYİT ile ŞAH DAMARI
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHA ARAŞTIRMASI | ALAN ARAŞTIRMASI ile/||/<> ALAN ARAŞTIRMASI
( Soru kâğıtları karşılıklı görüşme kılavuz kullanma gibi araştırma tekniklerinden de yararlanarak olguları dizgesel bir biçimde yerinde gözleme ve saptama Bir toplumsal konu ya da sorunun tek tek birimlerin gözlenmesiyle araştırılması Toplumsal olguların örnekleme yoluyla incelenmesi yöntemi )
( FIELD WORK | FIELD RESEARCH | FIELD SURVEY/AREA STUDY )
( RECHERCHE SUR PLACE )
( FELDFORSCHUNG )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHA | OYUN ALANI ile/||/<> OYUN ALANI
( Ayaktopu oyununun oynandığı uzunluğu en az 90 en çok 120 genişliği ise en az 45 en çok 90 m olan toprak ya da çimle kaplı düz yer Oyunun oynandığı yer oyunun oynandığı düzeyin tümü 1 Eğlendirici ve dinlendirici etkinlikler için genellikle okul bahçesinin bir bölümünde ayrılan uygun araç ve gereçlerle donatılan yer 2Okulda beden eğitimi çalışmalarının özellikle oyun ve spor gibi etkinliklerin yapıldığı alan Oyunun oynandığı alan ya da yükselti )
( FIELD, FIELD OF PLAY | ACTING STYLE | PLAYGROUND, PLAYFIELD | ACTING -AREA, STAGE AREA )
( AIRE DE JEU | TERRAIN DE JEU | AIRE DE JEU, PLATEAU )
( SPIELFELD | SPIELFLAECHE | SPIELFLÄCHE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHABE/ASHAP[Ar. < AṢḤĀB] ile/||/<> SAHABE/ASHABIKİRAM[Ar. < AṢḤĀB + KİRĀM]
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHABE ile SAHABET ile SAHABETÇİ
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAHADET | TANIKLIK ile/||/<> TANIKLIK
( Bir bilgi ya da savı desteklemek üzere görgüsel ve sözlü belge verme Yargı yerinde dava konusu üzerinde sorulanları cevaplama bildiklerini söyleme )
( WITNESS | DEPOSITION )
( DÉPOSITION )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHA-İ MİKNÂTİSİYE | MANYETİK ALAN ile/||/<> MANYETİK
( (astronomi) )
( MAGNETIC~MAGNETIC )
( AIRE MAGNÉTIQUE~MAGNETIQUE )
( ...~MAGNETICUS )
( MAGNETFELD~MAGNETISCH )
( CAMPO MAGNETICO~MAGNETICO )
( ΜΑΓΝΗΤΙΚΌ ΠΕΔΊΟ / μαγνητικό πεδίο~ΜΑΓΝΗΤΙΚΌΣ / μαγνητικός )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHA-İ MİKNÂTİSİYE ile/||/<> AIRE MAGNÉTIQUE[Fr.] ile/||/<> MANYETİK ALAN
( astronomi )
( MAGNETIC )
( AIRE MAGNÉTIQUE )
( MAGNETFELD )
( CAMPO MAGNETICO )
( ΜΑΓΝΗΤΙΚΌ ΠΕΔΊΟ / μαγνητικό πεδίο )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHAN[Ar. < ṢAHN] ile/||/<> ...
( sağın 2 sahın sehen 1 Bakır ya da çinko yemek kabı Bursa Dodurga Bozüyük Bilecik Meyvebükü Güdül Ankara Yenikent Aksaray Niğde sağın 2 Senirkent Isparta sahın Beyköy Şarkikaraağaç Isparta sehen Deliilyas Şarkışla Sivas 2 Çukur tabak Küçükkabaca Uluborlu Isparta )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHANLIK ile/||/<> ...
( Mimarlık Merdivenlerin dönemeç yerlerinde ve bitimlerinde bulunan genişçe bölümlere verilen ad Aynı anlamda sahınlık terimi de kullanılır )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHAN/LIK ile SAHANLIK BUZULU
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAHAP[Ar. < ŞİHÂB] ile/||/<> ...
( Hazırlanan kalbur kasnağını delmek için kullanılan ucu sivri üç yüzlü demir araç Göçmenler Beypazarı Ankara )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAHAP[Ar. < ŞİHĀB] ile/||/<> AKAN YILDIZ
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAHESER | BAŞYAPIT ile/||/<> BAŞESER
( Kusursuzluğa ulaşan bir sanatla gerçekleştirilmiş yapıt; belli bir türde en üstün yapıt. )
( MASTERPIECE~MASTERPIECE )
( CHEF D'OEUVRE | CHEF - D'OEUVRE~CHEF - D'OEUVRE )
( MEISTERWERK~MEISTERWERK )
( CAPOLAVORO~CAPOLAVORO )
( ΑΡΙΣΤΟΎΡΓΗΜΑ / αριστούργημα~ΑΡΙΣΤΟΎΡΓΗΜΑ / αριστούργημα )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAHESER ile/||/<> CHEF - D'OEUVRE[Fr.] ile/||/<> BAŞESER[TR. < BAŞ + AR. < ES̱ER]
( Sanat bakımından güzelliğin doruğuna erişmiş eser )
( CHEF - D'OEUVRE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAHESER ile/||/<> CHEF D'OEUVRE[Fr.] ile/||/<> BAŞYAPIT
( Kusursuzluğa ulaşan bir sanatla gerçekleştirilmiş yapıt belli bir türde en üstün yapıt )
( MASTERPIECE )
( CHEF D'OEUVRE | CHEF - D'OEUVRE )
( MEISTERWERK )
( CAPOLAVORO )
( ΑΡΙΣΤΟΎΡΓΗΜΑ / αριστούργημα )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHİ[Ar. < ṢAḤĪḤ] ile/||/<> GERÇEKTEN
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHİB-İ ARZ ile/||/<> TOPRAKLI
( Beylik toprağı devlet adına kullanan timar ya da zeamet sahibi )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHİFE[Ar. < ṢAḤĪFE] ile/||/<> SAYFA
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHİH | SAĞIN ile/||/<> SAĞIN
( exigere bir şeyi tam olarak yapmak bir ölçüye göre yapmak exactus tıpatıp tamtamına yetkin tıpatıp ölçülebilen 1 Sözün anlatmak istenene tam karşılık olması tam uygun düşmesi niteliği sağın anlatım 2 Ölçünün ölçülene çok az da olsa bir ayrım bırakmaksızın tıpatıp uyması niteliği sağın ölçü 1 Kap kaçak Başkışla Karaman Konya 2 sahan 1 tam )
( EXACT )
( EXACT )
( EXAKT )
( EXIGERE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHİHLİK | ÖZGÜNLÜK ile/||/<> ÖZGÜNLÜK
( Bir incelemede kaynak olarak kullanılan belgelerin özüne ya da gerçeğe uygunluğu Bir enzimin veya reseptörün substratını veya ligantını tanıma yeteneği )
( AUTHENTICITY | SPECIFICITY )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHİL | KIYI ile/||/<> KIYI ÇİZGİSİ
( Denizlerin, yapay ve doğal göllerin kıyı çizgisi boyunca uzanan kara parçası. @@ Karanın deniz boyunca uzanan bölümü. @@ Kuşak izgesi gibi bir girişim ya da kırınım kuşağı çizgi dizgesinin sınır dalga boyu. @@ (coğrafya) @@ Kıyı çizgisi ile kıyı kenar çizgisi arasındaki alan. @@ @@bk. kıyı @@ Eski Türkçe kıdığ biçiminden geldiği anlaşılıyor. Türkçe kök fiili köken bakımından kıd- değil kıdı-'dır. Çağdaş Türk diyalektlerinde yaygın olarak geçer. Örn. Kırgızcada kıyū 'kürkün eteğine dikilen parça, bir şeyin kenarına farklı bir malzemeden veya renkten eklenen bir şerit', Nogaycada kıyuv 'elbise kenarındaki işleme, şerit' biçimleri kullanılır. Bu türevlerin iki heceli kıyı- fiilinden geldikleri açıktır. Räsänen (V 261a) eski ve yeni diyalektlerde geçen biçimleri gözden geçirmiştir. )
( SEACOAST, SEASHORE | COAST | EDGE | BORDER | COASTAL LINE~COASTAL LINE )
( LITTORAL, CÔTE DE MER, RIVAGE | CÔTE | ARÊTE~LIGNE CÔTIÈRE )
( LITUS~... )
( KÜSTE | KANTE~KÜSTENLINIE )
( COSTA~LINEA COSTIERA )
( ΑΚΤΉ / ακτή~ΑΚΤΟΓΡΑΜΜΉ / ακτογραμμή )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHİL KORDONU | KIYI DİLİ ile/||/<> KIYI DİLİ
( Kıyının bir çıkıntısından ötekine doğru uzanan ve dalganın getirmiş olduğu tortullarla doldurulmuş dar ve uzun kumsalı Bir körfezin önünü kapatan denizle küçük bir bağlantı kalsa da körfezi göl durumuna sokan kıyı oklarına göre daha geniş ve daha sürekli kum ve çakıl karışımı birikinti )
( SAN BAR, SPIT | SAND-BAR )
( FLÉCHE, CORDON LITTORAL | CORDON LITTORAL )
( NEHRUNG, HAKEN | NEHRUNG )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SÂHİL KORDONU | KIYI KORDONU ile/||/<> KIYI KORDONU
( coğrafya jeoloji )
( CORDON LITTORAL )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SÂHİL (NEHİR VEYA GÖLDE) ile/||/<> YAKA
( 1 Kayığın kenar ağacı Gençali Senirkent Isparta 2 Kağnı boyunduruğunda boyunduruğun öküzlerin ense kısımlarına gelen kısımları İspir Erzurum coğrafya 1 Yaka şekline benzer yapılar 2 Yarım kordalılarda üç kısımdan oluşan vücudun orta bölgesi Az yaxa yaka yaka yağa yağa Bar yağa jağa jağa caka Tar yaka Alt yakka Kuğ Küer yağa Koy çağa yaka sınır sağa Türkçe ynin Yakutçada sye çevrilmesi kuraldır Örn Türkçe yular da Yakutçada sulara çevrilmiştir Yakutçada sağa yanında kullanılan cağa biçimi Moğolcadan geçmiştir śuxa Eski Türkçeden başlayarak kullanılır yaka Orta Türkçede yakā olarak geçer Eski Kıpçakçada da yaka biçimi kullanılır Clausonun açıkladığı gibi ED 898a yak kökünden geldiği anlaşılıyor ÊSTJa 1989 8283 Clausonun açıklamasını gerçekçi bir yaklaşım olarak değerlendirmiştir Türkçeden Moğolcaya da geçmiştir caqa le bord lextremité le rivage les bornes la frontière limite le collet dun habit Ramstedt KSz 15 143 KWb 463464 Clauson ED 898a Ligeti MNy 56 302 s 1 not MNy 59 391 AOH 14 3839 KSİNA 83 11 TörK 156157 Şçerbak JaS 122 168 176 Macarca nyak boyun sözünün Türkçe yakadan geldiği yolundaki eski sav bilimsel yayınlarda sık sık dile getirilmiştir Son olarak Ligeti MNy 59 391 TörK 156157 Macarca nyakın Türkçe yaka biçimiyle birleştirilemeyeceğini açık olarak ortaya koymuştur O bakımdan Räsänenin Macarca nyak biçimini yakadan kalma bir alıntı olarak vermesi yanlıştır V 180a Räsänenin birtakım Tunguzca Korece ve Fince biçimleri sayması da gereksizdir Türkçeden komşu dillere geçen biçimleri Doerfer TMEN 1802 özenle toplamıştır )
( COLLAR )
( RIVE | COLLIER )
( KRAGEN )
( YAXA[Az.]~YAKA[Tkm.]~YAKA[Tatk.]~YAĞA[Bşk.]~YAĞA[Nog.]~JAĞA[Kklp.]~JAĞA[Kzk.]~CAKA[Krg.]~YAKKA[Alt.]~SAĞA[Yak.]~ŚUXA[Çuv.] )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHİL ile/||/<> KIYI
( Denizlerin yapay ve doğal göllerin kıyı çizgisi boyunca uzanan kara parçası Karanın deniz boyunca uzanan bölümü Kuşak izgesi gibi bir girişim ya da kırınım kuşağı çizgi dizgesinin sınır dalga boyu coğrafya Kıyı çizgisi ile kıyı kenar çizgisi arasındaki alan kıyı Eski Türkçe kıdığ biçiminden geldiği anlaşılıyor Türkçe kök fiili köken bakımından kıd değil kıdıdır Çağdaş Türk diyalektlerinde yaygın olarak geçer Örn Kırgızcada kıyū kürkün eteğine dikilen parça bir şeyin kenarına farklı bir malzemeden veya renkten eklenen bir şerit Nogaycada kıyuv elbise kenarındaki işleme şerit biçimleri kullanılır Bu türevlerin iki heceli kıyı fiilinden geldikleri açıktır Räsänen V 261a eski ve yeni diyalektlerde geçen biçimleri gözden geçirmiştir )
( SEACOAST, SEASHORE | COAST | EDGE | BORDER | COASTAL LINE )
( LITTORAL, CÔTE DE MER, RIVAGE | CÔTE | ARÊTE )
( KÜSTE | KANTE )
( LITUS )
( COSTA )
( ΑΚΤΉ / ακτή )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHİL ile/||/<> LITTORAL[İng.] ile/||/<> LITTORAL[Fr.] ile/||/<> KÜSTENSAUM[Alm.] ile/||/<> YALI BOYU
( Gelgitin güçlü olduğu yerlerde bu olayın etkisi altında kalan kıyının ön bölümü )
( LITTORAL )
( LITTORAL )
( KÜSTENSAUM )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHİL ile SAHİL BOYU ile SAHİL SEYRİ ile SAHİL KORUMA ile SAHİL ŞERİDİ ile SAHİL KORDONU ile SAHİL ÇİZGİSİ ile SAHİL DEVRİYESİ
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHİLDAR[Ar. < SĀḤİL + Fars. -DĀR] ile/||/<> KIYIDAŞ
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHİLEŞMEK ile SAHİLEŞTİRMEK ile SAH ile SAHA ile SAHİ ile SAHN ile SAHACA ile SAHİCİ/LİK ile SAHA AMİRİ ile SAHA AVANTAJI ile SAHA KOMİSERİ
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SÂHİLÎ ile/||/<> LITTORAL[Fr.] ile/||/<> KIYA
( kıyısal coğrafya )
( LITTORAL )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAHIM ile/||/<> YAĞ
( 1 Uzun zincirli organik asitlerin gliserinle oluşturdukları sıvı ya da katı ester 2 Sürtünmeyi azaltma görevi yapan çeşitli özdeklere verilen ad biyoloji kimya 300 C sıcaklığın altındaki ısıl işlemlerde sıvı ortam olarak kullanılan sıvı hidrokarbonlardan oluşan özdek Yağ asitlerinin gliserolle oluşturduğu bileşik Yağ asitlerinin karışık yapılı alkollerle meydana getirdiği esterler Az yağ yāğ Blk cau yağ iç cau içyağı Tar yağ Alt Tel yū sarı yū tereyağı çağ çağ Tuvalar yağa üs adını da verirler sıa yağ Türkçe ynin Yakutçada sye çevrilmesi eski bir kuraldır śu śăv yağ Uygurcadan başlayarak kullanıldığını biliyoruz Kâşgarlı Mahmudun tanıklığına göre Orta Türkçede yağ ve içyağı Oğuzca olarak geçer Orta Türkçede sağyağ ve kara yağ neft yağı adları da kullanılır Orta Türkçede bala arı yağı adı verilir Ancak Suvar Kıpçak ve Oğuzlar arı yağı yerine bal adını kullanırlar Eski Kıpçakçada da yağ olarak geçer Doerfer RO 39 2 28 tulumda yağ dövmek anlamına gelen ya kökünden geldiğini yazmıştır Ancak bu kök Türkçede yay yayıkta dövmek olarak kullanılır Türkçe yayık adı da bu kökten çıkmıştır yayık Buna göre yağın kökü olarak kabul edilen fiilin ya değil yay olduğu açık olarak anlaşılıyor O bakımdan yağın ya köküne bağlanması olanaksızdır Çağdaş diyalektlerin bir bölümünde yağ yanında may adı da kullanılır Alt Tel may yağ may yağ içyağı sarı may tereyağı toŋ may don yağı may yağ sarı may tereyağı tuŋ may don yağı may tereyağı may yağ may yağ May adının eski kaynaklarda geçmediği göze çarpıyor Buna karşılık Ugor dillerinde buna benzer bir söz kullanılır vaj tereyağı voi tereyağı Vog içyağı Çer üy yağ don yağı Mord oy voy içyağı tereyağı sıvı yağ Bu sözlerle Türk diyalektlerinde kullanılan may bay biçimi arasındaki bağlantıya gelince Eski bir inanca göre bu adlar Türk ve Ugor dillerinde saklanmış ortak kalıntılardır Buna karşılık may adının yalnız birtakım Ugor dilleriyle bağlantı kuran Türk diyalektlerinde geçtiğini göz önüne alan bir sava göre may Ugor kökenli bir alıntıdır Eski kaynaklarda yalnız yağ adının geçmesi bu sava ağırlık verebilir Kâşgarlı Mahmud yağ adı yanında üz adını saklamışsa da may adını vermemiştir Türkçe üz adı Eski Kıpçakçada da geçer Bu ad bugün yalnız Anadolu ağızlarında üz olarak ve Tuva diyalektinde üs olarak kalmıştır üz Anadolu ağızlarında bu adın bir türevi de üzlük üzlük yağ kabı olarak saklanmıştır üzlük Buna göre Eski Türkçede yağ ve üz adları yanında may bay adının da kullanıldığını düşünmek kolay değildir O bakımdan mayın bir alıntı olduğu yolundaki sav düşündürücüdür Türk diyalektlerinde kullanılan mayın Korece karşılığı da tartışılmaya muhtaçtır Yağ anlamına gelen tül sözünün yalnız Kazan Tatarcasında geçtiği anlaşılıyor yağın etimolojisine ilişkin öneriler karışıktır )
( OIL | FAT )
( HUILE | GRAISSE | GRAS, HUILE )
( ÖL )
( YAĞ[Az.]~YĀĞ[Tkm.]~YŪ[Alt.]~YŪ[Tel.]~ÇAĞ[Sag.]~ÇAĞ[Tuv.]~SIA[Yak.]~ŚU[Çuv.]~ŚĂV[Çuv.]~MAY[Kzk.]~MAY[Tatk.]~MAY[Bşk.]~MAY[Nog.]~MAY[Kklp.] )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAHİN ile/||/<> ŞAHİN[Fars. < ŞÂHİN]
( Buteo buteo Kartallar Falconiformes takımının kartalgiller Falconidae familyasından bir kuş türü Uzunluğu 5056 cm Tüyleri kırmızı beyaz kahverengi karışıktır Avrupa ve Orta Doğu Asyada orman ve çayırlarda yaşar zooloji Kuşlar Aves sınıfının kartallar Falconiformes takımından 5056 cm kadar uzunlukta kırmızı beyaz kahverengi karışık tüylü Avrupa ve Orta Doğu Asyada her çeşit ormanlarda yaşayan yurdumuzun güneyinde yalnız kışın tarla ve çayırlıklarda görülen kuzeyde ise her mevsim görülen bir tür şāhīn şāhin a royal white falcon Türkçeden Balkan dillerine de geçmiştir )
( COMMON BUZZARD | BUZZARD )
( BUSE DES STEPPES | BUSE COMMUNE | BUSE DE STEPPES )
( MÂUSEBUSSARD | BUSSARD )
( BUTEO BUTEO )
( ŞĀHĪN )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAHİNCİ ile/||/<> ...
( 1 Padişahların av şahinlerini üretip besleyen ve eğiten kişi 2 Hassa kuşbazları denilen timarlı avcılardan bir takımın adı )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAHİNCİBAŞI ile/||/<> PADİŞAHIN AV AĞALARININ BAŞI
( Padişahın av ağalarının başı )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAHİNLEŞMEK ile ŞAHİN ile ŞAHİNCİ/LİK ile ŞAHİNLER ile ŞAHİN BAKIŞLI
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHİP | İYE ile/||/<> İYE
( 1 Bir şey üzerinde iyeliği olan kişi 2 Mal iyesi iye )
( PROPRIETOR, LANDLORD | OWNER )
( PROPRIÉTAIRE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHİP/MALİK[Ar. < MĀLİK] ile/||/<> SAHİPLİK/MÜLKİYET[Ar. < MULKİYYET]
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHİPLENMEK ile SAHİPLENDİRMEK ile SAHİPLENEBİLMEK ile SAHİP/LİK ile SAHİPLİ/LİK ile SAHİPSİZ/LİK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAHIS | ŞAHIS ile/||/<> KİŞİ
( Bir yazın yapıtında başından olay geçen ya da olaya karışan kimse Persona tiyatroda oyuncunun oyunu gereği yüzüne taktığı maske sonradan oyuncunun üzerine aldığı rol daha sonra da insanın öz niteliği öz çizgileri anlamını almış 1 Skolastik felsefede klasik tanımını Boethius vermiştir Ussal varlığın bölünmez tözü 2 Görüngübilimde Tinsel edimler özeği M Scheler 3 Oluşumunu özgürlüğe dayatan kendini kendisi kuran bireysel öz 4 Yaşamın gidişi içinde tek beni kuran birlik 5Kendini senin karşısında bir ben olarak yaşayan öz ya da bir sen olarak ben in karşısına çıkabilen öz 6 Başkalarına olan davranışlarında ortaya çıkan ben Jung ahlaksal kişi Sorumlu ve hesap verme yeteneği olan ben tüzel kişi Doğal kişi olmaksızın hak ve ödevlerin bağımsız taşıyıcısı sayılan kişi yasalara göre kurulmuş birlikler dernekler ortaklıklar kamusal örgütler Çekimli eylemlerde ve adıllarda konuşan dinleyen hakkında konuşulan Geldim geldim ben 1 kişi tekil gel geldin geldin sen 2 kişi tekil gelsin gelsin geldi o 3 kişi tekil geldik geldik gelelim gelelim biz I kişi çoğul gelin gelin geliniz geliniz siz 2 kişi çoğul gelsinler gelsinler geldiler geldiler onlar 3 kişi çoğul vb Konuşanın kendisinden kendisine söz söylediği kimseden veya başkasından bahsettiğine göre zamirlere ve fiillere verileri şekil ki sirasiyle BİRİNCİ KİŞİ Mütehellim Première personne İKİNCİ KİŞİ Muhatap Deuxième personne ve ÜÇÜNCÜ KİŞİ Gaip Troisième personne adını alır Az kişi erkek kişi 1 insan 2 eş koca 3 yabancı kişi kisi kisi kişi kişi Tar kişi Koy kizi Alt Tel Kuğ Küer Kaça kiji Bar kiji kiji kisi kihi Eski Türkçeden başlayarak geçer kişi Orta Türkçede kişī biçimi kullanılır Eski Kıpçakçada da kişī olarak geçer Kökenini açık olarak bilmiyoruz Ramstedt KWb 231a SKE 113 kişiyi birtakım Moğolca ve Korece biçimlerle karşılaştırmıştır Miller RónaTas Arm 135147 de Altayca bir etimoloji vermiştir )
( PERSON )
( PERSONNAGE | PERSONNE )
( PERSON )
( PERSONA )
( KIŞI[Az.]~KIŞI[Tkm.]~KIŞI[Nog.]~KISI[Kklp.]~KISI[Kzk.]~KIŞI[Krg.]~KIŞI[Özb.]~KIJI[Tuv.]~KISI[Yak.]~KIHI[Yak.] )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAHIS[Ar. < ŞAḪṢ] ile/||/<> KİŞİ (ŞAHIS EKİ, ŞAHIS ZAMİRİ, HÜKMİ ŞAHIS, NEVİ ŞAHSINA MÜNHASIR)
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAHIS ZAMİRİ ile/||/<> ...
( Azerbaycan Türkçesi şäxs äväzliyi Türkmen Türkçesi aat çalışması Gagauz Türkçesi üz aderlik üz aderlii Özbek Türkçesi kişilik ólmóşi Uygur Türkçesi B kişilik almaş D säxsalmişi Tatar Türkçesi zat almaşlığı Başkurt Türkçesi zat almaşı bet orunca Krç Malk betlewçü almaş Nogay Türkçesi özlîk awıs Kazak Türkçesi jiktew esimdigi Kırgız Türkçesi caktama atatooç Alt tüzünniň solumazı Hakas Türkçesi sıray orındızı Tuva Türkçesi arınnıň at ornu Türkçesi eeçi orangu Rusça liçnoye mestoimeniye )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAHIS ile ŞAHIS EKİ ile ŞAHIS ZAMİRİ
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAHIS ile/||/<> ŞAHIS[Ar. < ŞAHṢ]
( Fiilin gösterdiği işin hangi şahıs tarafından yapıldığını belirten dil bilgisi kategorisi Kılışın konuşanın ağzından ifade bulan biçimi 1 şahıs geldim yazıyorum vb dinleyen 2 şahıs getirdin okuyacaksın vb konuşan ve dinleyen dışındaki kişi veya nesne 3 şahıs ağlamış gülüyor vb tır Azerbaycan Türkçesi säxs Türkmen Türkçesi şahs Gagauz Türkçesi üz Özbek Türkçesi şaxs Uygur Türkçesi säxs Tatar Türkçesi zat Başkurt Türkçesi zat bet Krç Malk bet Nogay Türkçesi özlîk Kazak Türkçesi jak Kırgız Türkçesi cak Alt tüzün Hakas Türkçesi sıray Tuva Türkçesi arın Türkçesi eezi Rusça litso )
( PERSON )
( PERSONNE )
( PERSON )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAHİT[Ar. < ŞĀHİD] ile/||/<> TANIK (ŞAHİT TEPE, YALANCI ŞAHİT)
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAHİT TEPE | TANIK TEPE ile/||/<> TANIK TEPE
( Tabakaları yatay durumunda olan aşınmadan artakalmış eski uzanış yerleriyle bağlantısı kalmamış üstü düz bir tepe coğrafya )
( OUTILER, BUTTE )
( BUTTE TÉMOIN | BUTTE-TÉMOINE )
( ZEUGENBERG )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAHİT ile/||/<> WITNESS[İng.] ile/||/<> TÉMOIN[Fr.] ile/||/<> TANIK
( Bir olayın gidişini gören kişi Bir olayı tanıtlamak için yargı yerine çıkan ya da bir belgit ve sözleşmenin altına yazılan tanık )
( WITNESS )
( TÉMOIN )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAHİT/LİK ile ŞAHİTLİ/LİK ile ŞAHİTSİZ/LİK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAHLANMAK ile ŞAHLANDIRMAK ile ŞAHLANABİLMEK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHLEBİYE ile/||/<> ORCHIDACÉES[Fr.] ile/||/<> SALEPGİLLER
( botanik )
( ORCHIDACÉES )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHLEP[Ar. < SAḤLEB] ile/||/<> SALEP
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAHMERDAN ile ŞAHMERDANCI/LIK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHNELEMEK ile SAHNELENMEK ile SAHNELETMEK ile SAHNELEYEBİLMEK ile SAHNE ile SAHNE DENGESİ ile SAHNE SANATLARI
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAHNİŞ[Fars. < ŞÂHNİŞ] ile/||/<> ... | CUMBA
( Mimarlık Yapıların sokak ya da avluya bakan yüzlerinde cumba gibi çıkma biçiminde ve üç yönü pencereli oda a cumba çıkma )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAHNİŞ[Fars. < ŞĀHNĪŞ] ile/||/<> ŞAHNİŞİN
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAHNİŞİN ile ŞAHNİŞİNLİ
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHRA ile/||/<> ÇÖL
( Özellikle sıcak ve ılıman iklim bölgelerinde geniş alanlar kaplayan kurak sürekli akıştan ve bitki örtüsünden yoksun günlük ve mevsimlik sıcaklık ayrımları yüksek nüfuslanma ve yerleşim olanakları çok sınırlı bölgelere verilen ad coğrafya Az çöl çöl tarla bayır dışarı çöl şöl şöl şöl çöl çöl step düzlük Alt Tel çöl step çöl şöl söl Moğolcada da çöl olarak geçer Orta da Türkçeden Moğolcaya geçmiştir Kara Hamilton Arm 91 Moğolcadan alındığı yolundaki inanç tartışmaya açıktır Türkçede kır ve kır yer de çöl olarak kullanılır Azeri alanında gır çöl anlamında kullanılmıştır Balkarlar da çöle kır veya tüz adını verirler Tatarlar kır adını ova tarla olarak kullanırlar Sibirya diyalektlerinde ise tüs çöl olarak geçer Azeri alanında bu kökten yapılmış düzǝn çöl düz yer anlamındadır düz düz yer en eki Suriye Arapçasında Türkçeden kalma bir alıntı olarak kullanılır Türkçeden Farsçaya ve Tacikçeye de geçmiştir )
( DESERT )
( DÉSERT )
( WÜSTE )
( ÇÖL[Az.]~ÇÖL[Tkm.]~ŞÖL[Nog.]~ŞÖL[Kklp.]~ŞÖL[Kzk.]~ÇÖL[Krg.]~ÇÖL[Alt.]~ÇÖL[Tel.]~ŞÖL[Şor.]~SÖL[Sag.] )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHRA ile SAHRA TOPU
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHRE | KAYAÇ ile/||/<> KAYAÇ
( Bir ya da birkaç mineralin topluluğu olup doğada büyük yerler tutan yerkabuğunun yapı gereci Yerkabuğunu katmanlar ya da yığınlar durumunda oluşturan ayrımlı bileşim ve oluşumdaki katı özdeklerin tümüne verilen genel ad )
( ROCKS | ROCH | ROCK )
( ROCHES | ROCHE | ROCHE, ROCHER )
( GESTEIN )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHRE[Ar. < ṢAḪRE] ile/||/<> KAYAÇ
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAHSİ[Ar. < ŞAḪṢĪ] ile/||/<> KİŞİSEL (GAYRİŞAHSİ)
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAHSÎ ile/||/<> PERSONAL[İng.] ile/||/<> PERSONNEL[Fr.] ile/||/<> PERSÖNLICH, PERSONAL[Alm.] ile/||/<> KİŞİSEL
( 1 Kişiye ilişkin olan 2 Tek kişiye özgü bireye ilişkin olan )
( PERSONAL )
( PERSONNEL )
( PERSÖNLICH, PERSONAL )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAHSİYET | KİŞİLİK ile/||/<> KİŞİLİK
( Kişinin işler durumdaki ruhsal bedensel ve fizyolojik özelliklerinin kendine özgü olan az çok durağan bütünlüğü 1 Bireyin toplumsal çevresi içinde karşılaştığı ve edindiği izlenimlerle oluşturduğu davranış özelliği 2 Bireyin ruhsal ve toplumsal tepkilerinin tümüne verilen ad 3 Bir kimsenin kendine göre belirgin bir özelliği olması durumu Bireyleri değişik kaynaklardan gelen ayrıtsal yanlarıyla örnekçeler içinde kümeleyen kişisel özelliklerin bileşimi 1 Kişinin özünü kuran kişiyi kişi yapan şey 2 Bireyin tinsel ve ruhsal niteliklerinin özelliklerinin toplamı hukukî kişilik )
( PERSONALITY )
( PERSONNALITÉ | PERSONALITÉ )
( PERSÖNLICHKEIT, PERSONALITAT )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAHSİYET ile/||/<> PERSONNALITÉ[Fr.] ile/||/<> KİŞİLİK
( PERSONNALITÉ )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAHSİYET ile ŞAHSİYETLİ/LİK ile ŞAHSİYETSİZ/LİK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHTE ile/||/<> NON GENUINE, FALSIFIED[İng.] ile/||/<> FALSIFIÉ, IMITÉ[Fr.] ile/||/<> DÜZMECE
( Bir değerin asıl değerden düşük ya da başka olanı )
( NON GENUINE, FALSIFIED )
( FALSIFIÉ, IMITÉ )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHTEKÂRLIK ile/||/<> FORGERY, FALSIFICATION[İng.] ile/||/<> FALSIFICATION[Fr.] ile/||/<> DÜZMECİLİK
( Belgelerde düzmecilik yoluyla değişiklik yaparak başkalarına dokuncalı olacak durumda kendisine çıkar sağlama )
( FORGERY, FALSIFICATION )
( FALSIFICATION )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHTELEMEK ile SAHTELETMEK ile SAHTE/LİK ile SAHTECİ/LİK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAHTERECİYE ile/||/<> FUMARICÉES[Fr.] ile/||/<> FUMARIACEAE[Lat.] ile/||/<> ŞAHTEREGİLLER
( botanik )
( FUMARICÉES )
( FUMARIACEAE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHTİYAN ile SAHTİYANCI/LIK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAHTUR ile/||/<> ...
( İnce donanma gemilerinden bir sınıfın adı )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAHUR/LUK ile SAHUR YEMEĞİ
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SÂÎ, BERİD | ULAK ile/||/<> ULAK
( Antik tiyatroda yer birliğini bozmamak için sahne dışında geçen ve baş olgunun akış yönünden önemli savaş sonucu ölüm v b olayları oyunun sonuna yakın bir yerde gelip anlatan kişi Haberci Resmî kâğıtları ve haberleri ivedilikle götürüp getiren görevli Antik tiyatroda yer birliğini bozmamak için sahne dışındaki önemli bir olayı anlatan kişi ulak )
( MESSENGER )
( MESSAGER )
( BOTE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞÂİBE ile/||/<> LEKE ile/||/<> LEKE[Fars. < LEKE, LEKKE]
( Bir parlak yüzeyde Ay tekeri Güneş tekeri görülen kara benek Resim Resim yüzeyi üzerinde sınırları belirli boya parçası Kentlerin düzentasarlarında oturma işleyim tecim vb işlevler için ayrılmış alanları gösteren özel renklerle belirtilmiş yerlerin her biri yeyke Kayık dümenini hareket ettirmeğe yarayan deynek dümen kolu Yenice Gelendost Isparta yeyke Gerze Sinop Metal yüzeyler üzerinde çeşitli nedenlerle oluşup yüzeyin parlaklığını ve rengini bozan donukluk Deride başka bir değişiklik olmadan kalıcı veya geçici olarak oluşan derideki renk değişiklikleri makula Az lǝkǝ laka spot stain )
( SPOT | COLOURSPOT | STAIN | MACULA )
( SPOT | TACHE )
( FLECK )
( LAKA )
( LƎKƎ[Az.] )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAİBE ile ŞAİBELİ ile ŞAİBESİZ/LİK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞÂİBE-İ ŞEMS | GÜNEŞ LEKESİ ile/||/<> GÜNEŞ LEKESİ
( Güneş yüzeyinde görülen kara benekler astronomi )
( SUNSPOT )
( TACHE SOLAIRE )
( SONNENFLECK )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAİK | GÜDÜ ile/||/<> GÜDÜ ile/||/<> MOTİV
( motiv Kişinin bilinçli olarak davranışlarının dayanağı diye gösterdiği güç 1 Genel anlamda gerek bilinçli gerek bilinçsiz olarak davranımı doğuran devamını sağlayan ve ona yön veren herhangi bir içtepi itki ve tavır 2 Organizmanın belli bir amaca göre birbirine bağlı bir dizi davranım göstermesini gerekli kılan gereksinim 3 Bir etkinlik ya da eylemin gizli nedeni 4 Kaynağı dürtüde olduğu gibi duygulanım olmayıp us olan neden Tepki ve davranışları devindiren iç ve dış etki movere kımıldatmak devindirmek 1 Bir istenç eyleminin nedeni kımıldatıcısı 2 Sanat alanında Sanat yaratmalarının kımıldatıcısı Kaynağı dürtüde olduğu gibi duygu olmayıp us olan neden )
( MOTIVE | MOTIF )
( MOTIF | MOTIVER )
( MOTIV )
( MOVERE | MOTIVUS )
( MOTIVAZIONE )
( ΚΊΝΗΤΡΟ / κίνητρο )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAİK | GÜDÜ ile/||/<> MOTİF | MOTİV
( bk. motiv. @@ Kişinin bilinçli olarak davranışlarının dayanağı diye gösterdiği güç. @@ 1. Genel anlamda gerek bilinçli, gerek bilinçsiz olarak davranımı doğuran, devamını sağlayan ve ona yön veren herhangi bir içtepi, itki ve tavır. 2. Organizmanın, belli bir amaca göre, birbirine bağlı bir dizi davranım göstermesini gerekli kılan gereksinim. 3. Bir etkinlik ya da eylemin gizli nedeni. 4. Kaynağı, dürtüde olduğu gibi, duygulanım olmayıp us olan neden. @@ Tepki ve davranışları devindiren iç ve dış etki. @@ (Lat. movere = kımıldatmak, devindirmek) : 1. Bir istenç eyleminin nedeni, kımıldatıcısı. 2. (Sanat alanında) Sanat yaratmalarının kımıldatıcısı. @@ Kaynağı, dürtüde olduğu gibi duygu olmayıp us olan neden. )
( MOTIVE | MOTIF~MOTIF )
( MOTIF | MOTIVER~MOTIF )
( MOVERE | MOTIVUS~MOTIVUS )
( MOTIV~MOTIV )
( MOTIVAZIONE~MOTIVO )
( ΚΊΝΗΤΡΟ / κίνητρο~ΜΟΤΊΒΟ / μοτίβο )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAİK | UCA | İMPULS | İTKİ ile/||/<> İTKİ
( 1 Açlık susuzluk cinsel istek gibi ancak bir etkinlikle sona eren ya da hafifleyen fizyolojik ya da ruhsal gerginlik 2 Herhangi bir güdü ya da davranımı belirleyen şey Bireysel tepkileri devindiren güç ya da etken impulsio pulsio itme in içinde karşı doğru İnsanı bir bilinç çabası gerektirmeden yaşama atılımına yönelten onu kendiliğinden eyleme iten devindiren güç beslenme itkisi üreme itkisi ayrıca güçlüklük etkisi vb uygulama alanı genişletilerek tinsel güçler için de kullanılır bilgi itkisi özgürlük itkisi Bir kuvvetin çok kısa bir süre için etkimesi durumunda kuvvetin büyüklüğü ile etki süresinin çarpımı )
( DRIVE | IMPULSE | RESPONSE )
( PULSION | IMPULSION | EXCITATION )
( IMPULS, TRIEB | IMPULS | ERREGUNG )
( IMPULSIO, PULSIO )
( PULSIONE )
( ΠΑΡΌΡΜΗΣΗ / παρόρμηση )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAİK | UCA | İMPULS | İTKİ ile/||/<> UYARIM
( 1. Açlık, susuzluk, cinsel istek gibi ancak bir etkinlikle sona eren ya da hafifleyen fizyolojik ya da ruhsal gerginlik. 2. Herhangi bir güdü ya da davranımı belirleyen şey. @@ Bireysel tepkileri devindiren güç ya da etken. @@ (Lat. impulsio < pulsio - itme; in = içinde, karşı, doğru) : İnsanı bir bilinç çabası gerektirmeden yaşama atılımına yönelten, onu kendiliğinden eyleme iten, devindiren güç (beslenme itkisi, üreme itkisi, ayrıca, güçlüklük etkisi vb.); uygulama alanı genişletilerek tinsel güçler için de kullanılır (bilgi itkisi, özgürlük itkisi). @@ Bir kuvvetin çok kısa bir süre için etkimesi durumunda, kuvvetin büyüklüğü ile etki süresinin çarpımı. )
( DRIVE | IMPULSE | RESPONSE~RESPONSE | EXCITATION )
( PULSION | IMPULSION | EXCITATION~EXCITATION )
( IMPULSIO, PULSIO~... )
( IMPULS, TRIEB | IMPULS | ERREGUNG~ERREGUNG | ANREGUNG )
( PULSIONE~ECCITAZIONE )
( ΠΑΡΌΡΜΗΣΗ / παρόρμηση~ΔΙΈΓΕΡΣΗ / διέγερση )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAİK ile SAİKA
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAİKA[Ar. < SĀʾİḲA] ile/||/<> SEBEP
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAİKA ile/||/<> YILDIRIM
( Bulutlarla yeryüzü arasında oluşan elektrik boşalması Bulutlarla Yer arasımda oluşan elektriksel boşalım fizik Anadolu ağızlarında ıldırım olarak da geçer Az ildırım Azeri alanında başındaki ynin düşmesi doğaldır yıldırım jıldırım Räsänen yıldırımı yıldıra maddesinde vermiştir Sevortyan İ 296 da Azeri alanında kullanılan ildırımı Türkçe karşılığı ile birlikte m ekiyle kurulmuş türevler arasında saymıştır ÊSTJaya göre Türkçede yıldıra yıltıra parlamak biçimi de geçer Anadolu ağızlarında ıldıra da kullanılır Ancak yıldırımın yıldır ıldır kökünden geldiği açıktır yıldır ıldır ı m eki Türkçede yıldır ıldır parlamak ışıldamak olarak geçer Anadolu ağızlarında ıldırım olarak da geçer Az ildırım Azeri alanında başındaki ynin düşmesi doğaldır yıldırım jıldırım Räsänen yıldırımı yıldıra maddesinde vermiştir Sevortyan İ 296 da Azeri alanında kullanılan ildırımı Türkçe karşılığı ile birlikte m ekiyle kurulmuş türevler arasında saymıştır ÊSTJaya göre Türkçede yıldıra yıltıra parlamak biçimi de geçer Anadolu ağızlarında ıldıra da kullanılır Ancak yıldırımın yıldır ıldır kökünden geldiği açıktır yıldır ıldır ı m eki Türkçede yıldır ıldır parlamak ışıldamak olarak geçer )
( THUNDERBOLT | LIGHTNING )
( FOUDRE )
( BLITZ )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAİKA[Ar. < ṢĀʿİḲA] ile/||/<> YILDIRIM (SİPERİSAİKA)
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAİKLENDİRME | GÜDÜLEME ile/||/<> GÜDÜLEME
( Bir güdüyü harekete geçirerek canlıyı eyleme itme Bir iş ve eyleme kalkışma ya da katılmayı ya da bir işlemde başarılı olmayı kolaylaştırıcı öğeler yoluyla sağlanan eğilim kazandırıcı ödüllendirici özendirici ve yönlendirici çaba )
( MOTIVATE | MOTIVATION | REINFORCEMENT )
( RENFORCEMENT )
( ABSTÜTZEN, VERSTÄRKEN )
( MOTIVAZIONE )
( ΠΑΡΑΚΊΝΗΣΗ / παρακίνηση )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAİKLENDİRME | GÜDÜLEME ile/||/<> PEKİŞTİRME
( Bir güdüyü harekete geçirerek canlıyı eyleme itme. @@ Bir iş ve eyleme kalkışma ya da katılmayı ya da bir işlemde başarılı olmayı kolaylaştırıcı öğeler yoluyla sağlanan eğilim kazandırıcı, ödüllendirici, özendirici ve yönlendirici çaba. )
( MOTIVATE | MOTIVATION | REINFORCEMENT~REINFORCEMENT | REINFORCE | REINFORCEMENT, STRENGTHENING )
( RENFORCEMENT~RENFORCEMENT | ÉTAYAGE, RENFORCEMENT )
( ABSTÜTZEN, VERSTÄRKEN~ABSTÜTZEN, VERSTÄRKEN )
( MOTIVAZIONE~RINFORZO )
( ΠΑΡΑΚΊΝΗΣΗ / παρακίνηση~ΕΝΊΣΧΥΣΗ / ενίσχυση )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAİKLENME ile/||/<> MOTIVATION[İng.] ile/||/<> GÜDÜLENME
( 1 Kişinin eyleminin yönünü gücünü ve öncelik sırasını belirleyen iç ya da dış bir dürtücünün etkisi ile eyleme geçmesi 2 Canlıda eyleme ya da öğrenmeye geçme isteği )
( MOTIVATION )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAINFOIN[İng.] ile/||/<> EVLİYA OTU
( Peygamber otu )
( SAINFOIN )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAİR | OZAN ile/||/<> SANATÇI
( 1. Deyişler yazarak, koşuklar dizerek duygu, imge, beğenilerimizi güzel, tatlı anlatışlarla dile getiren sanatçı. 2. (h.y.) Oğuz Türklerinin, saz ozanlarına verdikleri ad. @@ 1. Eski Oğuzlarda Oğuz destanlarını okuyan saz şairi. Ozanların Onbeşinci yüzyıla kadar Doğu Anadolu'da yaşadıkları sanılıyor. 2. Şimdi şair karşılığı olarak kullanılabilir. @@ bk. şair. @@ Sazla ya da sazsız ezgiler ve şiirler söyleyen kişi. @@ Yer adı olarak da geçer Ozan (Alucra, Akdağmadeni, Bafra, Çerkeş, Nallıhan, Refahiye vb.); Ozanlar (Ağrı, Düzce, Şanlıurfa); Ozanlı (Erzincan, Gaziantep, Şebinkarahisar); Ozancık (Çan). Ayrıca Ozanpınar (Ağrı), Ozanköy (Nallıhan), Ozansu (Bayburt), Gerede-Safranbolu yolu üzerindeki Ozan Doruğu ve Ozan Beli gibi yer adlarında da saklanmıştır. ~ Az ozan. -Tkm ozan. < oz- '(yarışmalarda) yenmek, kazanmak' + -an eki. Orta Türkçede de ozan 'âşık, saz (kopuz) çalan halk şairi' olarak geçer. Dede Korkut'ta geçtiğini biliyoruz. Yabancı araştırmacılar bu adı daha çok uzan diye okumuşlar ve türlü biçimlerde değerlendirmişlerdir. Uzan okunuşunu benimseyen yabancı Türkologlar arasında Kowalski ve Samoyloviç gibi tanınmış bilginler de vardır. Gordlevskiy (Gosudarstvo sel'dzukidov Maloj Azii, Moskova-Leningrad 1941) bu sözün Ermenice gusan'dan kalma bir alıntı olduğunu yazmıştır. Ancak Küçük Asya Selçuklu Devleti adlı Rusça eserin yaprakları arasında kalan bu açıklama ülkemizde bugüne değin hiçbir araştırıcının gözüne çarpmamıştır. Gordlevskiy, eserinde ozan sözünün Ermeniceden kalma bir alıntı olduğunu söylerken M. Fuad Köprülü'nün bu sözün kökenine ilişkin açıklamasını saymadığı gibi onun Türk edebiyatının Ermeni edebiyatına etkileri üzerine çalışmasındaki görüşlerini de göz ardı etmiştir. Köprülü, âşık edebiyatında hiçbir Ermeni (veya Hristiyan) etkisi olmadığını açık olarak ortaya koymuştur. Köprülü'ye göre Türkçe yazan Ermeni âşıklarının eserleri de tamamıyla Türk zevk ve ilhamıyla yazılmıştır. Bundan başka Ermeni âşıklarının adları ve kullandıkları çalgılar bile olduğu gibi Türklerden alınmıştır. Türkler sayıca çok ve kültürce de Ermenilerden yüksek olduklarından Ermeniler Türk kültürünü benimsemek zorunda kalmışlardır. Bu durum göz önünde tutulursa Anadolu ve Azeri alanında yaygın olarak kullanılan ozan'ın Ermenice bir alıntı olduğu kolay kolay düşünülemez. Türkmenler arasında yaşayan ozan biçimi de bu sözün Türklüğünü doğrulayan bir tanıktır. Dankoff da (ALT) ozan sözünü eserine almamıştır. Dilimizde âşıklara verilen ozan adı ilk olarak Köprülü tarafından değerlendirilmiştir. Köprülü'nün Oğuzların halk şairlerine verilen ozan adına ilişkin yazısı 1932 yılında Azerbaycan Yurtbilgisi dergisinde çıkmıştı. Bu küçük yazıyı Köprülü sonraki eserlerinde birtakım eklemelerle yayımlamıştı. Dede Korkut hikâyelerinde Oğuzların halk şairlerine verilen ozan adı, Köprülü'ye gelinceye değin esaslı bir biçimde irdelenmemiş, okunuşu bile şüpheli kalmıştı. Köprülü, Anadolu'da yaşayan biçimleri göz önüne alarak bu adın ozan diye okunması gerektiğini inandırıcı bir biçimde ortaya koymuştur. Prof. Köprülü, 'Ozan' yazısında yalnız eski ve yeni kaynaklarda verilen bilgileri gözden geçirmekle kalmayarak ayrıca ozan sözünün kökü üzerinde de durmuştu. Ozan'ın İbn Mühenna'daki 'önce gelmek, ileri geçmek' anlamlarındaki ozmak kökünden geldiğini düşünen Köprülü, koşuda birinci gelen köpeklere verilen adlardan biri olan ozgan ile 'kurtuluş' anlamındaki ozuş sözlerini bu savına tanık olarak değerlendirmişti. Nevai'nin sözünü ettiği 'ozanlara mahsus türkü' anlamındaki ozmag sözünü de bu kökene bağlayan Köprülü, Türkçe 'nehir' anlamına gelen özen sözünü de bu kökle ilgili görmüştü. Gülşehri'nin Mantıku't-Tayr çevirisinin iki yerinde kopuz çalmaktan söz ettiği sırada ozmak kelimesini kullanmasını da değerlendiren Köprülü, görüşünün 'şimdilik bir faraziyeden ibaret olduğunu' belirterek bu konudaki sözlerini şöyle sonlandırmıştı: 'Bu meseleyi halletmek, bu kelimeyi eski ve yeni bütün Türk lehçelerinde aramak, asıl, dilcilerimize düşen mühim bir vazifedir.' Prof. Köprülü'nün ozan'ın kökü üzerine bir düşünce vermek üzere saydığı bilgiler karışıktır. Bundan başka bu bilgiler birçok bakımdan düzeltilmeye açıktır. Örneğin Türk diyalektlerinde 'ırmak' olarak kullanılan özen sözü ile ozan arasında étymologique bir bağ kurulamaz, düşüncesindeyim. Eski ve yeni Türk diyalektlerinde ırmağa verilen özen adı, dilimizde 'küçük akarsu, çay' olarak kullanılan öz'ün -n ekiyle kurulmuş bir türevidir. Türkçe öz sözü bugün dilimizde kullanılmıyorsa da yerel ağızlarda yaygın olarak yaşamaktadır. Ayrıca öz, akarsu (ve yer) adlarında da saklanmıştır. Söğütözü gibi. Köprülü'nün 'Ozan' yazısını yazdığı yıllarda ozmak sözünün bütün anlamları sözlüklerde verilmemişti. Son yıllarda çıkan sözlüklerde ozan sözünün ozmak'tan geldiği yolundaki görüşü doğrulayan birtakım anlamlar ortaya çıkmıştır. Örneğin Mukaddimetü'l-edeb'de ozmak, 'geçmek, aşmak' ve 'yarışmak' olarak açıklanmıştır. Çağdaş Türk diyalektlerinde de bu anlamları doğrulayan birtakım veriler göze çarpıyor. Örnek olarak Kırgızcada, Yeni Uygurcada ve Kumukçada oz- '(önüne) geçmek, geride bırakmak, öne geçmek, ileri geçmek, aşmak' gibi anlamlara gelmektedir. Bu anlamlar ozan'ın kökü bakımından ilginçtir. Ancak oz- kökünün Türkmencedeki anlamı daha ilginç ve daha düşündürücüdür. Türkmencede ozmak '(yarışmalarda) yenmek, kazanmak' demektir. Türkmencedeki ozan sözünün varlığı da bu sözün '(yarışmalarda) yenen (kimse)' anlamına geldiğini açıkça gösteriyor. Halk şairleri arasında sık sık atışmalar, şiir yarışmaları yapıldığını biliyoruz. Bunun gibi halk yığınları içinde karşılıklı bilmece söyleşmek geleneği de çok yayılmıştır. Saz şairleri arasında gördüğümüz çalgı ile şiir söyleme yarışmalarının eski bir geçmişe çıktığı anlaşılıyor. Kâşgarlı Mahmud'un tanıklığına göre kopuz adını verdiğimiz çalgıyı çalanlar arasında yarışmalar yapılırdı. Dîvânu Lugâti't-Türk yazarı, kopuzcular arasındaki yarışmaların kopzaşmak diye adlandırıldığını bildiriyor. Anadolu ve Azeri alanında yetişen halk şairleri arasında da bu tür yarışmalar yapıldığını biliyoruz. Bu yarışmalara katılan halk şairlerine ozan adının verildiği anlaşılıyor. Bu adın '(yarışmalarda) yenmek, kazanmak' anlamına gelen ozmak kökünden çıktığı açıktır. Ozan sözünün Orta Farsçadaki kusan biçiminden gelmesi de étymologique bakımdan kabul edilemez. Yerel ağızlarda ozan yanında 'çok konuşan, geveze; güldürücü tuhaf söz söyleyen' anlamlarında kullanılan hozan ~ kozan biçimlerinin de OFar kusan biçimiyle ilgili olmayıp Türkçe ozan'ın ön sesinde h- türemesiyle ortaya çıktığı açıktır. Dilimizde buna benzer h- seslerinin varlığını sık sık gözlüyoruz. Türkçe ayva sözünün yerel ağızlarda hayva biçimini alması gibi. Dar bir alanda geçtiğini gördüğümüz kozan biçiminin başındaki k- de h-'den dönüşme bir sestir. Baştaki h-'lerin yerel ağızlarda ara sıra k-'ye dönüştüğünü gözlüyoruz. Örneğin dilimizde yün eğirmeye yarayan kirmene verdiğimiz öreke adının yurdumuzun birçok yerinde höreke olarak yaygınlaştığı gibi yerel olarak köreke biçimini de aldığı biliniyor. Buna göre dar bir alanda yaşayan 'güldürücü, tuhaf söz söyleyen' kozan sözü, yerel ağızlarda büyük bir yaygınlık kazanmış olan hozan'ın yan biçiminden başka bir şey olamaz. Redhouse bu anlamdaki اوزان sözüne 'talkative, garrulous, bragging, boastful; name of a kind of gipsies who are strolling musicians', اوزانلق sözüne de 'talkativeness, loquaciousness, boastfulness; name of a kind of gipsies who are strolling musicians' karşılıklarını vermiştir (250). Tarama Sözlüğü'ndeki ozanlık eyle-, ozanla- 'gevezelik etmek, çok söylemek, çok konuşmak' da bu anlamdaki sözün türevleridir. )
( ARTIST~ARTIST )
( POÈTE | ARTISTE~ARTISTE )
( POETA~ARTIFEX )
( KÜNSTLER~KÜNSTLER )
( POETA~ARTISTA )
( ΠΟΙΗΤΉΣ / ποιητής~ΚΑΛΛΙΤΈΧΝΗΣ / καλλιτέχνης )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAİR[Ar. < ŞÂʿİR] ile/||/<> ŞİİR
( Şiir yazan veya söyliyen sanatçı. )
( POET~POETRY )
( POÈTE | POÉSIE~POÉSIE )
( POETA~POESIS )
( DICHTER~POESIE )
( POETA~POESIA )
( ΠΟΙΗΤΉΣ / ποιητής~ΠΟΊΗΣΗ / ποίηση )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAİR ile/||/<> OZAN
( 1 Deyişler yazarak koşuklar dizerek duygu imge beğenilerimizi güzel tatlı anlatışlarla dile getiren sanatçı 2 h y Oğuz Türklerinin saz ozanlarına verdikleri ad 1 Eski Oğuzlarda Oğuz destanlarını okuyan saz şairi Ozanların Onbeşinci yüzyıla kadar Doğu Anadoluda yaşadıkları sanılıyor 2 Şimdi şair karşılığı olarak kullanılabilir şair Sazla ya da sazsız ezgiler ve şiirler söyleyen kişi Yer adı olarak da geçer Ozan Alucra Akdağmadeni Bafra Çerkeş Nallıhan Refahiye vb Ozanlar Ağrı Düzce Şanlıurfa Ozanlı Erzincan Gaziantep Şebinkarahisar Ozancık Çan Ayrıca Ozanpınar Ağrı Ozanköy Nallıhan Ozansu Bayburt GeredeSafranbolu yolu üzerindeki Ozan Doruğu ve Ozan Beli gibi yer adlarında da saklanmıştır Az ozan ozan oz yarışmalarda yenmek kazanmak an eki Orta Türkçede de ozan âşık saz kopuz çalan halk şairi olarak geçer Dede Korkutta geçtiğini biliyoruz Yabancı araştırmacılar bu adı daha çok uzan diye okumuşlar ve türlü biçimlerde değerlendirmişlerdir Uzan okunuşunu benimseyen yabancı Türkologlar arasında Kowalski ve Samoyloviç gibi tanınmış bilginler de vardır Gordlevskiy Gosudarstvo seldzukidov Maloj Azii MoskovaLeningrad 1941 bu sözün Ermenice gusandan kalma bir alıntı olduğunu yazmıştır Ancak Küçük Asya Selçuklu Devleti adlı Rusça eserin yaprakları arasında kalan bu açıklama ülkemizde bugüne değin hiçbir araştırıcının gözüne çarpmamıştır Gordlevskiy eserinde ozan sözünün Ermeniceden kalma bir alıntı olduğunu söylerken M Fuad Köprülünün bu sözün kökenine ilişkin açıklamasını saymadığı gibi onun Türk edebiyatının Ermeni edebiyatına etkileri üzerine çalışmasındaki görüşlerini de göz ardı etmiştir Köprülü âşık edebiyatında hiçbir Ermeni veya Hristiyan etkisi olmadığını açık olarak ortaya koymuştur Köprülüye göre Türkçe yazan Ermeni âşıklarının eserleri de tamamıyla Türk zevk ve ilhamıyla yazılmıştır Bundan başka Ermeni âşıklarının adları ve kullandıkları çalgılar bile olduğu gibi Türklerden alınmıştır Türkler sayıca çok ve kültürce de Ermenilerden yüksek olduklarından Ermeniler Türk kültürünü benimsemek zorunda kalmışlardır Bu durum göz önünde tutulursa Anadolu ve Azeri alanında yaygın olarak kullanılan ozanın Ermenice bir alıntı olduğu kolay kolay düşünülemez Türkmenler arasında yaşayan ozan biçimi de bu sözün Türklüğünü doğrulayan bir tanıktır Dankoff da ALT ozan sözünü eserine almamıştır Dilimizde âşıklara verilen ozan adı ilk olarak Köprülü tarafından değerlendirilmiştir Köprülünün Oğuzların halk şairlerine verilen ozan adına ilişkin yazısı 1932 yılında Azerbaycan Yurtbilgisi dergisinde çıkmıştı Bu küçük yazıyı Köprülü sonraki eserlerinde birtakım eklemelerle yayımlamıştı Dede Korkut hikâyelerinde Oğuzların halk şairlerine verilen ozan adı Köprülüye gelinceye değin esaslı bir biçimde irdelenmemiş okunuşu bile şüpheli kalmıştı Köprülü Anadoluda yaşayan biçimleri göz önüne alarak bu adın ozan diye okunması gerektiğini inandırıcı bir biçimde ortaya koymuştur Prof Köprülü Ozan yazısında yalnız eski ve yeni kaynaklarda verilen bilgileri gözden geçirmekle kalmayarak ayrıca ozan sözünün kökü üzerinde de durmuştu Ozanın İbn Mühennadaki önce gelmek ileri geçmek anlamlarındaki ozmak kökünden geldiğini düşünen Köprülü koşuda birinci gelen köpeklere verilen adlardan biri olan ozgan ile kurtuluş anlamındaki ozuş sözlerini bu savına tanık olarak değerlendirmişti Nevainin sözünü ettiği ozanlara mahsus türkü anlamındaki ozmag sözünü de bu kökene bağlayan Köprülü Türkçe nehir anlamına gelen özen sözünü de bu kökle ilgili görmüştü Gülşehrinin MantıkutTayr çevirisinin iki yerinde kopuz çalmaktan söz ettiği sırada ozmak kelimesini kullanmasını da değerlendiren Köprülü görüşünün şimdilik bir faraziyeden ibaret olduğunu belirterek bu konudaki sözlerini şöyle sonlandırmıştı Bu meseleyi halletmek bu kelimeyi eski ve yeni bütün Türk lehçelerinde aramak asıl dilcilerimize düşen mühim bir vazifedir Prof Köprülünün ozanın kökü üzerine bir düşünce vermek üzere saydığı bilgiler karışıktır Bundan başka bu bilgiler birçok bakımdan düzeltilmeye açıktır Örneğin Türk diyalektlerinde ırmak olarak kullanılan özen sözü ile ozan arasında étymologique bir bağ kurulamaz düşüncesindeyim Eski ve yeni Türk diyalektlerinde ırmağa verilen özen adı dilimizde küçük akarsu çay olarak kullanılan özün n ekiyle kurulmuş bir türevidir Türkçe öz sözü bugün dilimizde kullanılmıyorsa da yerel ağızlarda yaygın olarak yaşamaktadır Ayrıca öz akarsu ve yer adlarında da saklanmıştır Söğütözü gibi Köprülünün Ozan yazısını yazdığı yıllarda ozmak sözünün bütün anlamları sözlüklerde verilmemişti Son yıllarda çıkan sözlüklerde ozan sözünün ozmaktan geldiği yolundaki görüşü doğrulayan birtakım anlamlar ortaya çıkmıştır Örneğin Mukaddimetüledebde ozmak geçmek aşmak ve yarışmak olarak açıklanmıştır Çağdaş Türk diyalektlerinde de bu anlamları doğrulayan birtakım veriler göze çarpıyor Örnek olarak Kırgızcada Yeni Uygurcada ve Kumukçada oz önüne geçmek geride bırakmak öne geçmek ileri geçmek aşmak gibi anlamlara gelmektedir Bu anlamlar ozanın kökü bakımından ilginçtir Ancak oz kökünün Türkmencedeki anlamı daha ilginç ve daha düşündürücüdür Türkmencede ozmak yarışmalarda yenmek kazanmak demektir Türkmencedeki ozan sözünün varlığı da bu sözün yarışmalarda yenen kimse anlamına geldiğini açıkça gösteriyor Halk şairleri arasında sık sık atışmalar şiir yarışmaları yapıldığını biliyoruz Bunun gibi halk yığınları içinde karşılıklı bilmece söyleşmek geleneği de çok yayılmıştır Saz şairleri arasında gördüğümüz çalgı ile şiir söyleme yarışmalarının eski bir geçmişe çıktığı anlaşılıyor Kâşgarlı Mahmudun tanıklığına göre kopuz adını verdiğimiz çalgıyı çalanlar arasında yarışmalar yapılırdı Dîvânu LugâtitTürk yazarı kopuzcular arasındaki yarışmaların kopzaşmak diye adlandırıldığını bildiriyor Anadolu ve Azeri alanında yetişen halk şairleri arasında da bu tür yarışmalar yapıldığını biliyoruz Bu yarışmalara katılan halk şairlerine ozan adının verildiği anlaşılıyor Bu adın yarışmalarda yenmek kazanmak anlamına gelen ozmak kökünden çıktığı açıktır Ozan sözünün Orta Farsçadaki kusan biçiminden gelmesi de étymologique bakımdan kabul edilemez Yerel ağızlarda ozan yanında çok konuşan geveze güldürücü tuhaf söz söyleyen anlamlarında kullanılan hozan kozan biçimlerinin de kusan biçimiyle ilgili olmayıp Türkçe ozanın ön sesinde h türemesiyle ortaya çıktığı açıktır Dilimizde buna benzer h seslerinin varlığını sık sık gözlüyoruz Türkçe ayva sözünün yerel ağızlarda hayva biçimini alması gibi Dar bir alanda geçtiğini gördüğümüz kozan biçiminin başındaki k de hden dönüşme bir sestir Baştaki hlerin yerel ağızlarda ara sıra kye dönüştüğünü gözlüyoruz Örneğin dilimizde yün eğirmeye yarayan kirmene verdiğimiz öreke adının yurdumuzun birçok yerinde höreke olarak yaygınlaştığı gibi yerel olarak köreke biçimini de aldığı biliniyor Buna göre dar bir alanda yaşayan güldürücü tuhaf söz söyleyen kozan sözü yerel ağızlarda büyük bir yaygınlık kazanmış olan hozanın yan biçiminden başka bir şey olamaz Redhouse bu anlamdaki اوزان sözüne talkative garrulous bragging boastful name of a kind of gipsies who are strolling musicians اوزانلق sözüne de talkativeness loquaciousness boastfulness name of a kind of gipsies who are strolling musicians karşılıklarını vermiştir 250 Tarama Sözlüğündeki ozanlık eyle ozanla gevezelik etmek çok söylemek çok konuşmak da bu anlamdaki sözün türevleridir )
( ARTIST )
( POÈTE | ARTISTE )
( KÜNSTLER )
( POETA )
( POETA )
( ΠΟΙΗΤΉΣ / ποιητής )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAİRFİLMENAM[Ar. < SĀʾİR + Fİ'L-MENĀM] ile/||/<> UYURGEZER
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAİRFİLMENAM ile/||/<> SOMNAMBULISM[İng.] ile/||/<> UYURGEZERLİK
( Uyku ve benzeri durumlarda dolaşıp karmaşık devimsel eylemlere girişme )
( SOMNAMBULISM )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAİRLEŞMEK ile ŞAİR/LİK ile ŞAİRE
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAİT | ÜNLÜ ile/||/<> ÜNLÜ ile/||/<> KISA ÜNLÜ, UZUN ÜNLÜ
( Derleme sesli vokal Ağız boşluğunda bir engele çarpmadan çıkan ses o e ı i o ö u ü kısa ünlü ve uzun ünlü Ciğerlerden gelen havanın ağız kanalında herhangi bir engele uğramadan yalnız ses yolundaki daralma veya genişleme ile çeşitlenen dil ve dudakların oluşturduğu ses a e ı i o ö u ü ünlü )
( VOWEL | CONSONANT )
( VOYELLE | CONSONNE )
( VOKAL | KONSONANT, MITLAUT )
( VOCALIS )
( VOCALE )
( ΦΩΝΉΕΝ / φωνήεν )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAİT | ÜNLÜ >< ÜNSÜZ | KISA ÜNLÜ, UZUN ÜNLÜ
( (Derleme., sesli, vokal) Ağız boşluğunda bir engele çarpmadan çıkan ses: o, e, ı, i, o, ö, u, ü. (bk. kısa ünlü ve uzun ünlü) . @@ Ciğerlerden gelen havanın ağız kanalında herhangi bir engele uğramadan yalnız ses yolundaki daralma veya genişleme ile çeşitlenen, dil ve dudakların oluşturduğu ses: a, e, ı, i, o, ö, u, ü.@@bk. ünlü )
( VOWEL | CONSONANT~CONSONANT )
( VOYELLE | CONSONNE~CONSONNE )
( VOCALIS~CONSONANS )
( VOKAL | KONSONANT, MITLAUT~KONSONANT, MITLAUT )
( VOCALE~CONSONANTE )
( ΦΩΝΉΕΝ / φωνήεν~ΣΎΜΦΩΝΟ / σύμφωνο )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SÂİT-İ GAYR-I MEBSÛT | DAR ÜNLÜ ile/||/<> DAR ÜNLÜ
( Derleme kapalı ünlü kapalı vokal dar sesli dar vokal daralmış ünlü yüksek vokal Altçenenin az açılmasıyle meydana gelen ünlü ı i u ü vb Alt çenenin az açılması ve ses yolunun daralması ile boğumlanan ı i u ü ünlüleri ılık ilik uzun üzüm gibi Karşıtı geniş ünlü dür Ayrıca kapalı ünlü Azerbaycan Türkçesi dar sait gapalı sait Türkmen Türkçesi daar çekimli Gagauz Türkçesi dar vokal Özbek Türkçesi tór unli Uygur Türkçesi B tar sozuq tavuş D yuqiri sozuq tavuş Tatar Türkçesi tar suzıq yabıq suzıq yuğarı kütäreleşle suzıq Başkurt Türkçesi tar huzınqı tar sozuk Krç Malk tar açık Nogay Türkçesi tar sozık Kazak Türkçesi kısaň dawıstı Kırgız Türkçesi kuuş ündüü Alt tapçı ündü tabış Hakas Türkçesi tar ünnîg tapsag Tuva Türkçesi kızaaajık ün Türkçesi tar glasnıy ün Rusça uzkiy glasnıy )
( NARROW VOWEL | WIDE VOWEL )
( VOYELLE ÉTROITE | VOYELLE LARGE )
( ENGVOKAL | ENGER VOKAL, GESCHLOSSENER VOKAL | BREITVOKAL )
( VOCALE CHIUSA )
( ΚΛΕΙΣΤΌ ΦΩΝΉΕΝ / κλειστό φωνήεν )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SÂİT-İ GAYR-I MEBSÛT | DAR ÜNLÜ >< GENİŞ ÜNLÜ
( (Derleme., kapalı ünlü, kapalı vokal, dar sesli, dar vokal, daralmış ünlü, yüksek vokal) Altçenenin az açılmasıyle meydana gelen ünlü: ı, i, u, ü vb. @@ Alt çenenin az açılması ve ses yolunun daralması ile boğumlanan ı / i, u / ü ünlüleri: ılık, ilik, uzun, üzüm gibi. Karşıtı geniş ünlüdür. Ayrıca bk. kapalı ünlü. @@ Azerbaycan Türkçesi: dar sait ~ gapalı sait; Türkmen Türkçesi: daar çekimli; Gagauz Türkçesi: dar vokal;Özbek Türkçesi: tór unli; Uygur Türkçesi: (B.Uyg.) tar sozuq tavuş ~ (D.Uyg.) yuqiri sozuq tavuş;Tatar Türkçesi: tar suzıq ~ yabıq suzıq ~ yuğarı kütäreleşle suzıq; Başkurt Türkçesi: tar huzınqı;Kmk: tar sozuk; Krç.-Malk.: tar açık; Nogay Türkçesi: tar sozık; Kazak Türkçesi: kısaň dawıstı;Kırgız Türkçesi: kuuş ündüü; Alt:: tapçı ündü tabış; Hakas Türkçesi: tar ünnîg tapsag; Tuva Türkçesi: kı'zaaa'jık ün; Şor Türkçesi: *tar glasnıy ün; Rusça: uzkiy glasnıy )
( NARROW VOWEL | WIDE VOWEL~WIDE VOWEL | WIDE VOWEL, LOW VOWEL )
( VOYELLE ÉTROITE | VOYELLE LARGE~VOYELLE LARGE | VOYELLE LARGE, VOYELLE BASSE )
( ENGVOKAL | ENGER VOKAL, GESCHLOSSENER VOKAL | BREITVOKAL~BREITVOKAL | BREITER VOKAL, NEIDRIGER VOKAL, TIEFER VOKAL )
( VOCALE CHIUSA~VOCALE APERTA )
( ΚΛΕΙΣΤΌ ΦΩΝΉΕΝ / κλειστό φωνήεν~ΑΝΟΙΧΤΌ ΦΩΝΉΕΝ / ανοιχτό φωνήεν )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAİT-İ GAYR-İ ŞEFEVÎ | DÜZ ÜNLÜ ile/||/<> DÜZ ÜNLÜ
( Derleme düz vokal düz sesli düz sesli harf Dudakların gerilip düzleşmesiyle meydana gelen ünlü a e ı i vb Dudakların düz ve yayvan duruma getirilmesi ile boğumlanan ünlü a ı e é i ünlüleri düz ünlülerdir alım ekin incir yemek gibi Karşıtı yuvarlak ünlü dür ünlü Azerbaycan Türkçesi dodaglanmayan sait Türkmen Türkçesi doodaklanmadık çekimli düz vokal Özbek Türkçesi lablanmagan unli Uygur Türkçesi lävläşmigän sozuq tavuş Tatar Türkçesi irenläşmägän suzıq Başkurt Türkçesi irenläşmägän huzınqı erinsiz sozuk Krç Malk erinsiz açık tawuş Nogay Türkçesi aşık sozık Kazak Türkçesi ezüwlik ezüwdawıstısı Kırgız Türkçesi erindeşpegen ünsüz Alt erin çöyilbes ündü Hakas Türkçesi irîn çoh putken ünnîg tapsag Tuva Türkçesi erinpile adavas ajık ün Türkçesi erni çok püdürçatkan glasnıy Rusça negubnoy nelabializovanmy glasnıy )
( UNROUNDED VOWEL | ROUNDED VOWEL )
( VOYELLE NON-ANONDIE | VOYALLE NON-ARRONDIE | VOYELLE ARRONDIE )
( UNGERUNDETER VOKAL | GERUNDETER VOKAL )
( VOCALE NON ARROTONDATA )
( ΜΗ ΣΤΡΟΓΓΥΛΌ ΦΩΝΉΕΝ / μη στρογγυλό φωνήεν )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAİT-İ GAYR-İ ŞEFEVÎ | DÜZ ÜNLÜ >< YUVARLAK ÜNLÜ
( (Derleme.. düz vokal, düz sesli, düz sesli harf) Dudakların gerilip düzleşmesiyle meydana gelen ünlü: a, e, ı, i vb. @@ Dudakların düz ve yayvan duruma getirilmesi ile boğumlanan ünlü, a, ı, e, é, i ünlüleri düz ünlülerdir: alım, ekin, incir, yemek gibi. Karşıtı yuvarlak ünlüdür. bk. ünlü. @@ Azerbaycan Türkçesi: dodaglanmayan sait; Türkmen Türkçesi: doodaklanmadık çekimli;Gag.: düz vokal; Özbek Türkçesi: lablanmagan unli; Uygur Türkçesi: lävläşmigän sozuq tavuş;Tatar Türkçesi: irenläşmägän suzıq; Başkurt Türkçesi: irenläşmägän huzınqı; Kmk: erinsiz sozuk; Krç.-Malk.: erinsiz açık tawuş; Nogay Türkçesi: aşık sozık; Kazak Türkçesi: ezüwlik ~ ezüwdawıstısı; Kırgız Türkçesi: erindeşpegen ünsüz; Alt:: erin çöyilbes ündü; Hakas Türkçesi: irîn çoh(putken) ünnîg tapsag; Tuva Türkçesi: erin-pile adavas a'jık ün; Şor Türkçesi: *erni çok(püdürçatkan) glasnıy; Rusça: negubnoy ~ nelabializovanmy glasnıy;~ )
( UNROUNDED VOWEL | ROUNDED VOWEL~ROUNDED VOWEL | ROUNDED VOEWEL )
( VOYELLE NON-ANONDIE | VOYALLE NON-ARRONDIE | VOYELLE ARRONDIE~VOYELLE ARRONDIE )
( UNGERUNDETER VOKAL | GERUNDETER VOKAL~GERUNDETER VOKAL )
( VOCALE NON ARROTONDATA~VOCALE ARROTONDATA )
( ΜΗ ΣΤΡΟΓΓΥΛΌ ΦΩΝΉΕΝ / μη στρογγυλό φωνήεν~ΣΤΡΟΓΓΥΛΌ ΦΩΝΉΕΝ / στρογγυλό φωνήεν )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAK ile/||/<> BACAK
( Vücudun yer değiştirme olanağını sağlayan kasıktan tabana kadar olan bölümü baldır biyoloji Kalça kemeri ile ayak arasında kalan kısım hlk Sığır gövde etinde cidagonun ön tarafında kol üzerinden döş hizasına kadar uzanan kaslardan elde edilen pastırmalık et parçası veya bu parçadan yapılan pastırma bacak Farsçadan alındığı anlaşılıyor Korsch Thomsen Arm 199 Orta Farsça pāiçak Yeni Farsça pāça Füßchen pāy Fuß karşılıklarını vermiş öz Türkçe karşılığının but olduğunu da bildirmiştir Doerfer TDAY 19801981 5 hayvan ayağı olarak kullanılan Farsça pāçadan geldiğini yazmışsa da sonundaki k üzerinde durmamıştır Räsänen V 54a 377a Farsça pāyçadan yola çıkmış ancak sonundaki kyi göz ardı etmiştir Gombocz Túrán 1918 212 Kırgızca yeni terminolojiye göre Kazakça başa Unterschenkel Pfote biçimiyle karşılaştırmıştır Eski sözlüklerde bitki gövdesiolarak da kullanılır Az baldır baldır baltır Blk baltır baltır baltır baltır incik kemiği Tel paltır paldır baldır paltır paldır but baldır baldır Eski Kıpçakçada baltır olarak geçer )
( LEG )
( JAMBE )
( BEIN )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAK ile SAĞ ile SAKA/LIK ile SAKE ile SAKİ ile SAKO ile SAKALI ile SAĞ İÇ ile SAĞ BEK ile SAĞ HAF ile SAĞ KOL ile SAĞ AÇIK/LIK ile SAĞ ESEN ile SAĞ PARA ile SAKA KUŞU ile SAĞ KANAT ile SAĞ SALİM ile SAĞ ŞERİT ile SAĞ SELAMET ile SAĞ ÇIKARMA ile SAĞ EĞİLİMLİ/LİK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAK ile/||/<> ŞAK[Ar. < ŞAKK]
( Güreş donu kasnağının tam göbek altına gelen bölümü I Düvenin yukarı kalkık olan ön kısmı Gücünkaya Aksaray Beyağıl Ulukışla Niğde II Bir kilimi oluşturan iki parçadan herbiri Halkaçayır Pınarbaşı Kayseri hlk Etelerin tuzlanması işleminde tuzun etin içerisine geçmesi ve su kaybını kolaylaştırmak için et yüzeyine bıçak ucu ile yapılan kesit )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAK[Ar. < SĀḲ] ile/||/<> SAP
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAKA KUŞU ile/||/<> SAKA KUŞU
( Carduelis carduelis Ötücükuşlar Passeriformes takımının ispinozgiller Fringillidae familyasından bir kuş türü Uzunluğu 13 cm Sırtı kahverengi karnı ve kuyruğu beyaz yüzü kırmızı kanatları kara olur Avrupa Kuzey Afrika ve Sibiryada ağaçlarda yaşar zooloji )
( GOLDFINCH )
( CHARDONNORET ÉLÉGANT | CHARDONNERET COMMUN )
( STIEGLITZ )
( CARDUELIS CARDUELIS )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAKA ile/||/<> ...
( aşık oyununda elde kullanılan büyük aşık aşık oyununda elde kullanılan büyük aşık saka seçme aşık saka seçme aşık )
( SAKA[Nog.] )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAKA ile/||/<> ...
( başında ve boynunda kırmızı sarı tüyler bulunan küçük bir kuş Carduelis carduelis başında ve boynunda kırmızı sarı tüyler bulunan küçük bir kuş Carduelis carduelis Az saggaguşu saka saka kuşu Az saggaguşu saka saka kuşu )
( SAGGAGUŞU[Az.]~SAKA[Tatk.] )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAKA ile/||/<> ...
( evlere çeşmeden su taşımayı iş edinmiş olan kimse kırsal bölgelerde sulama işlerini düzenleyen ve denetleyen kimse evlere çeşmeden su taşımayı iş edinmiş olan kimse kırsal bölgelerde sulama işlerini düzenleyen ve denetleyen kimse saqqāᵓ su taşıma işini yapan sucu saqqāᵓ su taşıma işini yapan sucu )
( SAQQĀ )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAKA⁴ ile/||/<> BALIK AĞI / BALIK AĞI
( balık ağı balık ağı İtal Venedik saca de la rede verta part of the casting net or stow net İtal Venedik saca de la rede verta part of the casting net or stow net )
( SACA )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAKAF[Ar. < SAḲF] ile/||/<> ÇATI
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAKAĞI ile SAKAĞILI
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAKAK ile/||/<> ÇENE ALTI / ÇENE ALTI
( çene altı çene altı Eski kaynaklarda çenenin altındaki et gerdan olarak geçer sakak çene başlıkta çene altından geçirilerek bağlanan bağ çene bağı çene kayışı Blk sagak solungaç sagak solungaç sagak solungaç sagak çene altı sagak 1 çene altı 2 hayvanlarda döş bağı 3 küpeleri birbirine bağlayan gümüş zincir 4 başlığın çene altından bağlanan bağı Kırgızlar bu bağa sagaldırık adını da verirler Orta Türkçede sakak çene olarak geçer Eski Kıpçakçada sağak biçimi kullanılır Brockelmann OGM 64 d 72 a ve Clauson ED 807808 sakak biçiminin sakaldan ayrılamayacağını dile getirmişlerdir Clausona göre sakakın sakā kökünden geldiği anlaşılıyor Ramstedt KWb 308a Moğolca saġaġ die langen Haare hinter dem Pferdehuf od unter dem Unterkiefer des Pferdes biçimiyle birleştirmiştir Bu birleştirmeyi Räsänen V 396a de benimsemiştir Räsänen Altayca saŋat die Stelle unter dem Ohre wo der Unterkiefer anfängt die Mandeln am Halse der Unterkiefer Teleütçe saŋıt der Kiefer die Kinnlade biçimlerini de saymıştır Eski kaynaklarda çenenin altındaki et gerdan olarak geçer sakak çene başlıkta çene altından geçirilerek bağlanan bağ çene bağı çene kayışı Blk sagak solungaç sagak solungaç sagak solungaç sagak çene altı sagak 1 çene altı 2 hayvanlarda döş bağı 3 küpeleri birbirine bağlayan gümüş zincir 4 başlığın çene altından bağlanan bağı Kırgızlar bu bağa sagaldırık adını da verirler Orta Türkçede sakak çene olarak geçer Eski Kıpçakçada sağak biçimi kullanılır Brockelmann OGM 64 d 72 a ve Clauson ED 807808 sakak biçiminin sakaldan ayrılamayacağını dile getirmişlerdir Clausona göre sakakın sakā kökünden geldiği anlaşılıyor Ramstedt KWb 308a Moğolca saġaġ die langen Haare hinter dem Pferdehuf od unter dem Unterkiefer des Pferdes biçimiyle birleştirmiştir Bu birleştirmeyi Räsänen V 396a de benimsemiştir Räsänen Altayca saŋat die Stelle unter dem Ohre wo der Unterkiefer anfängt die Mandeln am Halse der Unterkiefer Teleütçe saŋıt der Kiefer die Kinnlade biçimlerini de saymıştır )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAKAL ile/||/<> ...
( erkeklerde yanak ve çenede çıkan kıllar Az saggal sakgal Blk sakal hakal sakal sakal sakal sakal Hal saqqil doerfere göre OLZ 1971 9 10 449 450 Halaççada kıl olarak kullanılan qilin analojik baskısı altında sakal sözü saqqile çevrilmiştir Alt Tel sağal sağal suxal Eski çağlardan başlayarak kullanılır sakal Orta Türkçede sakal olarak geçer Kumanca ve Kıpçakçada da sakal biçimi kullanılır Brockelmann çene olarak kullanılan sakak sözüyle karşılaştırmıştır Clauson da sakak sözüyle sakal arasındaki yakınlık üzerinde durmuştur Ligeti de l ekiyle yapılmış bir türev olarak değerlendirmiştir Moğolca saqal biçiminin Türkçeden geçtiği anlaşılıyor Macarca szakál biçimi de eski bir Türk dilinden kalma alıntıdır )
( SAGGAL[Az.]~SAKGAL[Tkm.]~HAKAL[Bşk.]~SAKAL[Nog.]~SAKAL[Kklp.]~SAKAL[Kzk.]~SAKAL[Krg.]~SAĞAL[Alt.]~SAĞAL[Tel.]~SAĞAL[Sag.]~SAĞAL[Hak.]~SUXAL[Çuv.] )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAKALLANMAK ile SAKAL ile SAKALLI/LIK ile SAKALSIZ/LIK ile SAKAL FIRÇASI ile SAKALLI KARTAL
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAKALLI ile/||/<> SAVAŞ TUTSAKLARININ YAŞLARI GEÇKİN OLANLARI
( Savaş tutsaklarının yaşları geçkin olanları )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAKAMET ile SAKAMETLİ
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAKANDIRIK ile/||/<> BOYUNDURUĞUN ALT KISMI. (İLYASLI -UŞAK)
( Boyunduruğun alt kısmı İlyaslı Uşak Orta Türkçede sakalduruk olarak geçer sakal duruk eki Türkçede sakalduruk biçimindeki l sesi nye çevrilmiştir )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAKAR MEKE ile/||/<> ...
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAKARİN ile SAKARİNLİ ile SAKARİNSİZ
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAKARLAŞMAK ile SAKAR/LIK ile SAKARCA ile SAKAR OTU ile SAKAR MEKE
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAKARYA ile SAKARYALI/LIK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAKATAT ile SAKATATÇI/LIK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAKATLAMAK ile SAKATLANMAK ile SAKAT/LIK ile SAKATÇI
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAKEYN ŞİBİH MÜNHARİF ile/||/<> TRAPÈZE ISOCÈLE[Fr.] ile/||/<> İKİZKENAR YAMUK
( matematik )
( TRAPÈZE ISOCÈLE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SÂK-I MÜLTASIK ile/||/<> TIGE ADHÉRENTE[Fr.] ile/||/<> YAPIŞICI SAP
( botanik )
( TIGE ADHÉRENTE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAKİ[Ar. < SÂKİ] ile/||/<> (ZOOLOJİ)
( zooloji )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAKİ[Ar. < ŞAḲĪ] ile/||/<> HAYDUT
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAKILDAK ile/||/<> ŞAKILDAK
( I Değirmenlerde zahirenin değirmen taşına aktarılmasına yarayan kısım Beyceli Fatsa Ordu II Kapı çıngırağı Afşar Gelendost Isparta III şakalak )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAKIMAK ile ŞAKALAŞMAK ile ŞAKALAŞABİLMEK ile ŞAK ile ŞAKA ile ŞAKİ/LİK ile ŞAKACI/LIK ile ŞAKALI ile ŞAKULİ ile ŞAK ŞAK ile ŞAKASIZ ile ŞAKA MAKA ile ŞAKA YOLLU
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SÂKİN ile/||/<> CALME[Fr.] ile/||/<> DURGUN
( coğrafya )
( CALME )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAKINIM ile SAKINIMLI ile SAKINIMSIZ
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAKİNLEMEK ile SAKİNLEŞMEK ile SAKİNLEŞTİRMEK ile SAKİNLEŞEBİLMEK ile SAKİN/LİK ile SAKİNCE ile SAKİN SAKİN
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAKİNLEŞTİRİCİ/MÜSEKKİN[Ar. < MUSEKKİN] ile/||/<> SAKİNLEŞTİRİCİ/TRANKİLİZAN[Fr. < TRANQUILLISANT]
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAKİNLEŞTİRME | SEDASYON ile/||/<> SEDASYON[Fr. < SÉDATION]
( Merkezi sinir sisteminin orta dereceli bir baskılanması olup hastanın uyanık rahat ve sakin bulunması durumu )
( SEDATION )
( SÉDATION )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAKINMA/İÇTİNAP[Ar. < İCTİNĀB] ile/||/<> SAKINMA/TAHAFFUZ[Ar. < TAḤAFFUẒ] ile/||/<> SAKINMA/TEVAKKİ[Ar. < TEVAḲḲĪ]
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAKINMA ile/||/<> SAKINMA
( Yumrukoyuncusunun korunmak için ayaklarını oynatmadan eliyle gövdesiyle sağa sola öne arkaya yaptığı hareket Birey ve toplulukların dinsel büyüsel ya da geleneksel nedenlerle kimi nesne olay ve besin ürünleriyle ilişkilerini tümüyle ya da büyük bir ölçüde kısıtlamaları din büyü addan sakınma dayısal sakınma sililiksizlik Döviz taşınır değer veya mal piyasalarında belirli bir sürenin sonunda alım ve satım işlemi yapacak gerçek veya tüzel kişileri kur faiz oranları ve fiyatlardaki dalgalanmalara karşı mevcut durumu korumak için yapılan gelecek piyasa işlemleri sakınma )
( ESCAPE | AVOIDANCE | HEDGING )
( ÉVITEMENT )
( MEIDBEWEGUNG | SCHEU )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAKINMAK ile SAKINILMAK ile SAKINDIRMAK ile SAKINABİLMEK ile SAKIN ile SAKINCA ile SAKINCALI/LIK ile SAKINCASIZ/LIK ile SAKINCALI PİYADE
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAKINTI ile SAKINTILI ile SAKINTISIZ
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAKIR ŞAKIR ile ŞAKIR ŞUKUR
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAKIRDAMAK ile ŞAKIRDATMAK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAKIRGA ile/||/<> KENE
( kene hlk Kene İnsan ve hayvanlara saldırarak kan emici ağılayıcı sokup sömürücü özelliklerinden başka çeşitli hastalıklar bulaştırmasıyle de suçlu görülen örümceğimsi eklembacaklıların genel adı sakırga kırışak yavsı İxodes ricinus Eklembacaklı hayvanlardan örümceğimsiler Arachnoidea sınıfının keneler Acarina takımından bir tür Gözleri yoktur Erginleri koyun köpek v b üzerinde asılak yaşar Kan emer 4 mm olan dişi kan emdikten sonra 12 mmye kadar şişer zooloji Eklem bacaklı hayvanlardan örümceğimsiler Arachnoidea sınıfının keneler Acarina takımından erginleri koyun köpek vb üzerinde kan emerek asalak yaşayan 4 mm kadar boyda olan dişisi kan emdikten sonra 12 mm kadar şişebilen gözleri bulunmayan bir tür Akar Acarina alt takımı Ixodida takımında Ixodoidea üst ailesinde bulunan yumuşak Argasidae ve sert İxodidae keneler olmak üzere iki ailede toplanmış ilişkili olduğu diğer akrabalarından akarlardan daha büyük olan özel ağız organelleriyle konaklarına tutunan karada yaşayan tüm omurgalılarda parazitlenen insanlarda ve hayvanlarda birçok hastalık etkenine vektörlük yapan kan emen akarlar hlk sakırga sakırtga kene kasartkı Kum kasartgı sartka sargı Orta Türkçede sakırku olarak geçer Eski Kıpçakçada sakurga biçimi kullanılır Kıpçakçada kasırtka olarak geçtiğini de biliyoruz Eski Kıpçakçada ve çağdaş Kıpçak diyalektlerinde kullanılan kasırtka kasartkı biçimlerinin göçüşme métathèse sonunda oluştuğu açıktır Türkmence sakırtga ve Şorca sartka biçimlerindeki t sonradan türemiştir Eckmann TDAY 1955 15 Bunun gibi Kıpçakça kasırtka ve Nogayca kasartkı biçimlerindeki t de ikincil bir sestir Türkçede sakırga yanında kene adı da kullanılır kene Ağızlarda gene biçimi de geçer Az gǝnǝ kene taskene kene kene kanah a tick Farsça kanah biçiminin etimolojisini bilmiyoruz Bu biçim Türk diyalektlerinden de alınmış olabilir Halaçça kana ise Farsçadan geri alınmış bir biçime benzemektedir Diyalektlerde kene yerine sakırga sakırtga ve kasartgı kasartkı gibi adlar kullanılır sakırga Daha dar bir alanda talpan Başkurtça mal gubu Balkarca mal gıbı Karaçayca kandagay tahtakurusu tahta biti Karaçayca Balkarca adları da geçer )
( KANAH )
( SAKIRTGA[Tkm.]~KASARTKI[Nog.]~SARTKA[Şor.]~SARGI[Tuv.]~GƎNƎ[Az.]~KENE[Kklp.]~TASKENE[Kklp.]~KENE[Kzk.]~KENE[Krg.] )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAKIRTI ile ŞAKIRTILI ile ŞAKIRTISIZ
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAKIT[Ar. < SÂKİṬ] ile/||/<> ...
( üvendirenin ucuna çakılan çivi nodul üvendirenin ucuna çakılan çivi nodul üvendirenin ucuna çakılan çivi nodul Yerel ağızlarda zakıt olarak da geçer Dar bir alanda zıht biçimi de kullanılır Kökenini bilmiyoruz Yerel ağızlarda zakıt olarak da geçer Dar bir alanda zıht biçimi de kullanılır Kökenini bilmiyoruz Yerel ağızlarda zakıt olarak da geçer Dar bir alanda zıht biçimi de kullanılır Kökenini bilmiyoruz )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAKIT ile/||/<> MARS[İng.] ile/||/<> MARS[Fr.] ile/||/<> MARS[Alm.] ile/||/<> MARS
( Mars Mars Uzaklık sırasında dördüncü gelen dokuz büyük gezegenden biri )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAKIZ ile/||/<> ...
( bazı ağaçların ve özellikle sakız ağacının kabuğundan sızan çiğnendiğinde yumuşayan hoş kokulu beyaz renkli reçine Az saggız sakız Türkmenler sakgıç biçimini de kullanırlar sağıs sağız hağız Başkurtçada baştaki snin hye çevrilmesi kuraldır Türkçe saman Başkurtça haman örneğinde olduğu gibi sağız sağız sakiç Doerfer TLT 238 TMEN 1249 1253 sağıs Alt Tel saŋıs Tel saŋ reçine Teleütçede saŋ biçimi yanında saŋıs olarak kullanıldığı da göze çarpıyor O bakımdan saŋ biçimi kontrole muhtaçtır Tel sağıs ıas Yakutçada baştaki s düşmüştür Türkçe sal Yakutça āl Türkçe söğüt Yakutça üöt örneklerinde olduğu gibi suxăr Çuvaşçada sondaki znin rye çevrilmesi kuraldır Türkçe sekiz Çuvaşça sakkăr örneğinde olduğu gibi Eski Türkçeden başlayarak kullanılır Orta Türkçede sağız sakız biçimleri geçer Eski Kıpçakçada da sakız olarak kullanılır Kökünü bilmiyoruz Farsça saqīç biçimi Özbekçeden alınmıştır Doerfer TMEN 1249 1253 TLT 238 Çağdaş diyalektlerin bir bölümünde reçine veya sakıza çayır şayır adı verilir Räsänen V 95a Dar bir alanda Şorca Sagayca çuk adı da reçine olarak kullanılır )
( SAGGIZ[Az.]~SAKIZ[Tkm.]~SAĞIS[Tatk.]~SAĞIZ[Tatk.]~HAĞIZ[Bşk.]~SAĞIZ[Kzk.]~SAĞIZ[Krg.]~SAKIÇ (BK[Özb.]~SAĞIS[Hak.]~SAŊIS[Alt.]~SAŊIS[Tel.]~SAŊ[Tel.]~SAĞIS[Şor.]~SAĞIS[Tel.]~IAS[Yak.]~SUXĂR[Çuv.] )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAKIZLAŞMAK ile SAKIZLAŞTIRMAK ile SAKIZ ile SAKIZCI/LIK ile SAKIZLI ile SAKIZ AĞACI ile SAKIZ BADEMİ ile SAKIZ DİKENİ ile SAKIZ KABAĞI ile SAKIZ RAKISI ile SAKIZ BAKLASI ile SAKIZ TATLISI ile SAKIZ ENGİNARI ile SAKIZ LEBLEBİSİ
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAKKAROMETRE[Fr. < SACCHAROMÈTRE] ile/||/<> SAKKAROZÖLÇER
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAKLAMA -ile/||/<>
( Bıçakla etin yüzeyine kesit yapma işlemi )
( HLK. )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAKLAMAK ile/||/<> SAKLAMAK
( Bir yazmaçta bulunan veriyi ana bellekte bir yere aktarmak gizlemek kaydetmek )
( STORE )
( RANGER EN MÉMOIRE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAKLAMAK ile SAKLANMAK ile SAKLATMAK ile SAKLANILMAK ile SAKLANABİLMEK ile SAKLANIVERMEK ile SAKLAYABİLMEK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAKLAMAK ile ŞAKLATMAK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAKLI ile SAKLIK ile SAKLI YAZI
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAKRAK KUŞU ile/||/<> ŞAKRAK KUŞU
( Pyrrhula pyrrhula Ötücükuşlar Passeriformes takımının ispinozgiller Fringillidae familyasından bir kuş türü Uzunluğu 16 5 cm Sırtı külrengi karnı kırmızı başı mavikaradır Kuzey Avrupa Kuzey Asyada ağaçlık yerlerde yaşar Kuşlar Aves sınıfının ötücü kuşlar Passeriformes takımının ispinozgiller Fringillidae familyasından 16 5 cm kadar uzunlukta sırtı kül rengi karnı kırmızı başı mavi kara Kuzey Avrupa ve Kuzey Asyada ağaçlık yerlerde yaşayan bir tür )
( BULLFINCH )
( BOUVRENIL PIVIONE )
( GIMPEL )
( PYRRHULA PYRRHULA )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAKRAMAK ile ŞAKRAK/LIK ile ŞAKRAK KUŞU
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAKSAFON ile SAKSAFONCU/LUK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAKSAĞAN ile/||/<> SAKSAĞAN
( Pica pica Ötücükuşlar Passeriformes takımının kargagiller Corvidae familyasından bir kuş türü Uzunluğu 43 em Karnı ve omuzları beyaz öteki bölgeleri parlak karadır Palearktik bölge ve Kuzey Amerikada fundalık ve bahçelerde yaşar zooloji Kuşlar Aves sınıfının ötücü kuşlar Passeriformes takımının kargagiller Corvidae familyasından 43 cm kadar uzunlukta karnı ve omuzları beyaz diğer bölgeleri parlak kara olan Palearktik bölge Kuzey Amerika ve Türkiyede fundalık ve bahçelerde yaşayan yerli bir tür Ağızlarda sakça saksağan ve kara karga ala karga olarak geçer Ağızlarda saksak da kullanılır Az sağsağan savıskan sauskan sauskan sawıskan sakızgan zaγizγån sayıskan Alt Tel saŋıskan sağıskan Şorlar saptaylak adını da kullanırlar sāskan sāksan sāsxan Eski çağlardan başlayarak kullanıldığını biliyoruz Orta Türkçede sağızgan olarak geçer Eski Kıpçakçada da sağızgan biçimi kullanılır Ramstedt NyK 42 237 KWb 354a Moğolca siġaǰaġay biçimiyle birleştirmiştir Räsänen V 396b Ramstedtin birleştirmesini vermekle yetinmiştir Räsänen V 158b Brockelmann UJb 8 261 Kâşgarlı Mahmudun verdiği biçimi sağırgan olarak almış doğal bir ses olarak değerlendirmiştir Daha sonra OGM 53 sağızganı gan ekiyle yapılmış türevler arasında saymıştır Dmitriev DAN 13 1926 68 de saksaganı gan ekiyle yapılmış bir örnek olarak vermiştir )
( MAGPIE )
( PIE BAVARDE | PIE COMMUNE )
( EUROPÂISCHE ELSTER | EUROPÄISCHE ELSTER )
( PICA PICA )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAKŞAK ile ŞAKŞAKÇI/LIK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAKSI ile/||/<> KIRIK ÇANAK. (YEŞİLKÖY *GELENDOST -ISPARTA)
( Kırık çanak Yeşilköy Gelendost Isparta Yerel ağızlarda ateş veya çöp küreği olarak da geçer Dar bir alanda kırık çanağa da saksı adı verilir Kümes hayvanlarının su içtikleri kap olarak da kullanılır Az saxsı çanak Muhammedovaya göre İİTJa 144 çağdaş Türkmencede kullanılmaz OT sasık saksı Orta Kıpçakça saksı Kökenini açık olarak bilmiyoruz Leksikaya göre 375 sağsığ sasıktan gelir ve génétique olarak sağsığ sasığ sağız kil çamur balçık adının türevi olarak açıklanabilir Yapı bakımından tirigsig topraktan kilden yapılmış tirig kil biçimine benzer ETS 564 Köken açısından büyük olasılıkla kil anlamına gelen sağız biçimine bağlıdır Bu biçim sağız toprak yağlı kil ETS 481 Kâşgarlı Mahmud Türkmence sakğız kil Uygurca seğiz kil seğiz topa lös anlamına gelir Lös killerin keramik gerecinin temelini oluştururlar Clauson EB 856 Orta Türkçe sasık biçimini hap leg saymış ve alıntılara katmıştır Radloff IV 257 ve Räsänen V 393b saksının Almanca Sachsene dayandığını ön görmüştür Osmanlı Türkçesinde Saksunya Alman porseleninin yurdu olarak ün almıştır Leksikada Saksonyada porselen üretiminin 18 yüzyılda başladığı açıklanmıştır Türk kaynaklarındaki verilere göre sağsığ sasık adı verilen çamurdan yapılma ürünlerin Saksonyada porselen ve fayans mamullerinin üretilmesinden birkaç yüzyıl önce başladığı anlaşılıyor Lezgi dilinde kullanılan saxsi kiremit ve Buduhça saxsi çanak çömlek kili kiremit Azeri Türkçesi yoluyla alınmıştır Türkçeden Balkan dillerine de geçmiştir saksíja Srp sàksija Rum sacsie Arn saksi )
( SACSIE / sacsie )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAKSI/LIK ile SAKSI TOPRAĞI
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAKÜL | ŞAKUL | ŞÂKUL ÂLETİ | ÇEKÜL ile/||/<> ÇEKÜL ile/||/<> DÜŞEY ÇİZGİ
( düşey çizgi genel uygulayım Yerçekimi doğrultusunu belirtmek için kullanılan ucuna ağırlık bağlanmış ipten oluşan araç Düşey doğrultuyu bulmak için kullanılan ucuna ağırlık asılı ip fizik matematik )
( PLUMB LINE | PLUMB BOB )
( FIL À PLOMB | PLOMB, FIL À PLOMB )
( LOTTEINE, LOTSCHNUR | SENKBLEI, SENKLOT )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAKUL[Ar. < ŞÂKŪL] ile/||/<> ...
( soğul şakül şargül şaval şavkul şavlu şavul Yapılarda duvarı düzgün örebilmek için kullanılan araç Akbaş Güdül Ankara Yenikent Aksaray Niğde soğul Amasya şakül Kemalpaşa İzmir Güzel Güdül Ankara şargül Ermenek Konya şaval Alçılı Delice Oyaca Haymana Ankara şavkul Sevdiğim Kırşehir şavlu Boyalı Güdül Ankara şavul Ilıca Ayaş Ankara )
( PLUMB LINE )
( FIL À PLOMB )
( SENKLOT )
( FILO A PIOMBO )
( ΣΤΆΘΜΗ / στάθμη )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAKUL[Ar. < ŞÂKŪL] ile/||/<> ŞAVUL
( [soğul, şakül, şargül, şaval, şavkul, şavlu, şavul] : Yapılarda duvarı düzgün örebilmek için kullanılan araç. (Akbaş *Güdül -Ankara; Yenikent *Aksaray -Niğde) [soğul] : (Amasya) [şakül] : (*Kemalpaşa -İzmir; Güzel *Güdül -Ankara) [şargül] : (*Ermenek -Konya) [şaval] : (Alçılı *Delice, Oyaca *Haymana -Ankara) [şavkul] : (Sevdiğim -Kırşehir) [şavlu] : (Boyalı *Güdül -Ankara) [şavul] : (Ilıca *Ayaş -Ankara) )
( PLUMB LINE~... )
( FIL À PLOMB~... )
( SENKLOT~... )
( FILO A PIOMBO~... )
( ΣΤΆΘΜΗ / στάθμη~... )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAKUL[Ar. < ŞĀḲŪL] ile/||/<> ÇEKÜL
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAKULETA[Yun.] ile/||/<> ...
( eski çağlarda kaval toplarıyla atılan bir şarapnel R σακουλέτα küçük torba Rumca σακουλέταnın σακκούλα küçük torba sözüyle İtalyanca sacchettonun karışması sonunda oluştuğu anlaşılıyor )
( ΣΑΚΟΥΛΈΤΑ / σακουλέτα )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAKULİ | DÜŞEY ile/||/<> DÜŞEY
( Yataya dik olan Yerçekimi doğrultusunda çevrene dik doğrultuda bulunan matematik )
( VERTICAL | PORTRAIT | HORIZONTAL | OBLIQUE )
( VERTICAL | HORIZONTAL | OBLIQUE )
( VERTIKAL, LOTRECHT, SENKRECHT | SENKRECHT | HORIZONTAL | SCHIEF, SCHRÄG )
( VERTICALIS | HORIZON, HORIZONTIS | OBLI-QUUS )
( VERTICALE )
( ΚΑΤΑΚΌΡΥΦΟΣ / κατακόρυφος )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAKULİ | DÜŞEY >< YATAY >< YATIK
( Yataya dik olan. @@ Yerçekimi doğrultusunda, çevrene dik doğrultuda bulunan. @@ (matematik) @@ @@ )
( VERTICAL | PORTRAIT | HORIZONTAL | OBLIQUE~HORIZONTAL | LANDSCAPE~OBLIQUE )
( VERTICAL | HORIZONTAL | OBLIQUE~HORIZONTAL | HORIZONTALE~OBLIQUE )
( VERTICALIS | HORIZON, HORIZONTIS | OBLI-QUUS~HORIZON, HORIZONTIS~OBLI-QUUS )
( VERTIKAL, LOTRECHT, SENKRECHT | SENKRECHT | HORIZONTAL | SCHIEF, SCHRÄG~HORIZONTAL | WAAGRECHT~SCHIEF, SCHRÄG )
( VERTICALE~ORIZZONTALE~OBLIQUO )
( ΚΑΤΑΚΌΡΥΦΟΣ / κατακόρυφος~ΟΡΙΖΌΝΤΙΟΣ / οριζόντιος~ΠΛΆΓΙΟΣ / πλάγιος )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAKULLEMEK ile ŞAKUL
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAL ile/||/<> ...
( salı I 1 Fazla ekin yükleyebilmek için arabaların iki yanına konan ağaç kanat İnköy Kütahya Dardere Bilecik Dereyalak Eskişehir Büyükdivanköyü Çorum 2 Yapı işlerinde kullanılan yanlarında tutacak kolları olan taş harç çamur vb taşınan tabla Yenikent Aksaray Niğde salı I Afşar Güdül Ankara )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAL ile/||/<> ...
( birçok kalın direk yan yana bağlanarak yapılan düz ve korkuluksuz ırmak göl veya deniz taşıtı birçok kalın direk yan yana bağlanarak yapılan düz ve korkuluksuz ırmak göl veya deniz taşıtı Yerel ağızlarda arabalara sap veya ot yüklemek için yapılan kayık gibi araca da sal adı verilir Az sal sāl sal sal sal Alt Tel sal sal hål sal tomrukları suya salma tomruk sallarını yüzdürme sal āl Yakutçada baştaki snin düşmesi kuraldır Türkçe su sub Yakutça ū Türkçe söğüt Yakutça üöt örneklerinde olduğu gibi sula OT sāl Moğolcada da sal olarak geçer Farsça sāl Türk diyalektlerinden alınmıştır Eski bir alıntı olarak Macarcada da kullanılır szál Şorcada saldam akarsular üzerinde köprü olarak kullanılan ağaç ve saltım tahta döşeme gibi türevleri de kullanılır Yerel ağızlarda arabalara sap veya ot yüklemek için yapılan kayık gibi araca da sal adı verilir Az sal sāl sal sal sal Alt Tel sal sal hål sal tomrukları suya salma tomruk sallarını yüzdürme sal āl Yakutçada baştaki snin düşmesi kuraldır Türkçe su sub Yakutça ū Türkçe söğüt Yakutça üöt örneklerinde olduğu gibi sula OT sāl Moğolcada da sal olarak geçer Farsça sāl Türk diyalektlerinden alınmıştır Eski bir alıntı olarak Macarcada da kullanılır szál Şorcada saldam akarsular üzerinde köprü olarak kullanılan ağaç ve saltım tahta döşeme gibi türevleri de kullanılır )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAL ile/||/<> KALDIRIM TAŞI / KALDIRIM TAŞI
( kaldırım taşı kaldırım taşı Az sal yassı biçimde iri taş parçası sal paving stone Az sal yassı biçimde iri taş parçası sal paving stone )
( SAL )
( SAL[Az.] )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞAL ile ŞALE ile ŞALİ ile ŞALT ile ŞAL KUŞAK ile ŞAL ÖRNEĞİ ile ŞALT BİNASI
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SAL ile SALT ile SALI ile SALTÇI/LIK ile SALT NEM ile SAL YARIŞI ile SALT DEĞER ile SALT SIFIR ile SALT SICAKLIK ile SALT ÇOĞUNLUK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALAH[Ar. < ṢALĀḤ] ile/||/<> İYİLİK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALAHİYET[Ar. < ṢALĀḤİYYET] ile/||/<> YETKİ
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALAHİYET ile SALAHİYETLİ/LİK ile SALAHİYETSİZ/LİK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALAHİYETTAR[Ar. < ṢALĀḤİYYET + Fars. -DĀR] ile/||/<> YETKİLİ
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALAK ile/||/<> ...
( Ağıl bahçesi Çukurören Boyalı Güdül İlhan Ayaş Ankara )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞALAK ile/||/<> BÜYÜMEMİŞ KARPUZ / BÜYÜMEMİŞ KARPUZ
( büyümemiş karpuz büyümemiş karpuz Anadolu ağızlarında çalak calak olarak da geçer Az şalag Kökenini bilmiyoruz Anadolu ağızlarında çalak calak olarak da geçer Az şalag Kökenini bilmiyoruz )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞALAK ile ŞALAKİ
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALAKLAŞMAK ile SALAK/LIK ile SALAKÇA
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALAMANDRE[Fr.] ile/||/<> SEMENDER[Fars. < SEMENDER]
( zooloji )
( SALAMANDRE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALAMANJE[Fr. < SALLE À MANGER] ile/||/<> YEMEK ODASI
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALAMI[İng.] ile/||/<> SALAM[İt. < SALAME]
( Geniş kalibreli kılıflarda üretilen fermente kuru sucukların genel adı İtal salame İtalyanca salame sal tuz sal sözünün bir türevidir Salam yapımı İtalyada gelişmiştir O bakımdan salame sözü de İtalyancadan birçok dile geçmiştir salami salami Salami BattistiAlessio DizEtlt 5 3314 BlochWartburg DictÉtFr4 570 Kluge EtWb21 620 )
( SALAMI )
( SALAMI )
( SALAMI )
( SAL )
( SALAME )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALAMURA ile/||/<> SALAMURA[İt. < SALAMOIARE]
( tarım Balık et peynir sebze asma yaprağı gibi çeşitli yiyeceklerin bozulmaması ve muhafaza sürelerinin uzatılması için tuzlu suda tutulması işlemi 1 Peynir et balık turşu asma yaprağı vb yiyeceklerin bozulmaması için içinde tutuldukları tuzlu su 2 Tuzlu su içinde tutulmuş yiyecek İtal Venedik salamora brine sal tuz Bütün Akdeniz dillerinde yaygın olarak kullanılır salmoura salmuera saumure İtal salamoia salāmūra salāmūl Malta salmùra Cezayir šarmūla sâlâmûra Tunus salamòra Suriye sanamòra Lübnan sanamūra R σαλαμούρα Balkan dillerinde Bulgarca Sırpça de salamura olarak geçer )
( SALĀMŪRA )
( BRINE )
( SAMURE | SAUMURE )
( SAL )
( SALMUERA )
( SALAMOIARE | SALAMORA | SALAMOIA )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALAMURA/LIK ile SALAMURACI/LIK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALAŞ[MAR. < SALAŞ] ile/||/<> ...
( sebze yemiş vb satmak için kurulmuş derme çatma dükkân tahtadan yapılmış baraka uyumsuz derme çatma kötü görünen Balkan dilleri Srp salaš blg salaš yoluyla Macarcadan alınmıştır szállás 1 logement logis 2 abri száll konmak yerleşmek Rumence săláş konak kulübe çoban kulübesi Çingene çadırı çerge de Macarcadan alınmıştır Macarca szállás Rusçaya da salaš kulübe olarak geçmiştir Tatarca ve Nogayca şalaş kulübe biçimi Rusçadan alınmıştır )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALAT ile SALATA/LIK ile SALATALI ile SALATASIZ ile SALATALIK DOLMASI
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALATA[İt.] -ile/||/<>
( 1 Genellikle bazı çiğ ot ve sebzelerle yapılan yağ limon gibi maddeler konulan yemeklerle birlikte yenen yiyecek Salata gelince yemeye başladı Ahmet Midhat Efendi Jön Türk 171 Deniz salatasıyla karnını doyurur Reşat Nuri Güntekin Eski Şeyler 192 Beyim salatasız bir lokma yemiyo Adalet Ağaoğlu Toplu Oyunlar Evcilik Oyunu Tombala Çatıdaki Çatlak 150 Ermeni icadı Kızıl Sultan tabiriyle yeni doğmuş çocukların beynini salata yapıp yercesine kan içiciliği dillere destan edilen bu mazlum tacdâr Necip Fazıl Kısakürek Sultan Vahidüddin 33 Vitamin bulunalı beri nefislerini körletip bol soğanlı domates salatasını da hor görmekten kurtuldular Nurullah Ataç Günlerin Getirdiği Sözden Söze 49 Geçen gün kahveden dönünce Yağ bitti salataya yağ yok dedi Halikarnas Balıkçısı Aganta Burina Burinata 12 Bir kutu çikolata kızarmış piliç francala salatası salam kaşar peyniri Nezihe Meriç Toplu Öyküleri 2 69 Masada ahtapot salatası radikal ve koyu kopkoyu bir söyleşi Selim İleri Ölünceye Kadar Seninim 110 Oysa ancak mantarlı tavuk mantı havuç salata fırında muhallebi sunabildim Ferit Edgü Yazmak Eylemi 117 Mezeler hazırlasam ufak ufak kızartma Amerikan salatası küçük köfte falan belki ama herifin istediği bir tas çorba Tomris Uyar Diz Boyu Papatyalar 103 Girsene dedi gir de şu semizotlarını ayıklayıver salatasını yapalım Refik Halid Karay Kadınlar Tekkesi 335 Bir saat önce içeri taşıdığı salatayı ayakta atıştırmış bulaşığını yıkamıştı Ayşe Kulin Foto Sabah Resimleri 82 Her zaman olduğu gibi salatayı Mehmet yaptı Fethi Naci Dünya Bir Gölgeliktir 22 2 Salatalık Duvarın öteki dibinde patlıcan domates soğan salata tarlası Halide Edip Adıvar Sinekli Bakkal 68 Apar topar indirip arabadan salata sepetine parmaklıklı zırhlı polis arabalarına bu adı takmıştı gençler tıkmışlardı Pınar Kür Yarın Yarın 109 Ana nedir baba nedir bilmemiş gene de sevgiyle dolu insanları seven bahçesindeki salataları domatesleri biberleri soğanları seven ağaçlarına dadanan kargaları bile Fethi Naci Yüzyılın Yüz Türk Romanı 556 )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALAVAT ile SALAVAT PARMAĞI
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALÇA[İt. < SALSA] ile/||/<> ...
( yemeklere konulmak için yapılan domates veya biber ezmesi bazı yemeklere ve en çoğu et yemeklerine domates bahar gibi şeylerle yapılan sos R σάλτσα İtal salsa )
( SALSA )
( ΣΆΛΤΣΑ / σάλτσα )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALÇALAMAK ile SALÇALANMAK ile SALÇA/LIK ile SALÇALI ile SALÇALI MAKARNA
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALDIRGAN | AGRESİF[Fr. < AGRESSIF] ile/||/<> ...
( AGRESSIF )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALDIRGANLAŞMAK ile SALDIRGAN/LIK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALDIRI/TAARRUZ[Ar. < TAʿARRUŻ] >< SAVUNMALIK/TEDAFÜİ[Ar. < TEDĀFUʿĪ]
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALDIRMA ile SALDIRMAZLIK ile SALDIRMAZLIK PAKTI ile SALDIRMAZLIK ANTLAŞMASI
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALDIRMAK ile SALDIRTMAK ile SALDIRABİLMEK ile SALDIRIVERMEK ile SALDIRTABİLMEK ile SALDIRI ile SALDIRICI/LIK ile SALDIRISIZ
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALE ON ACCOUNT[İng.] ile/||/<> KREDİLİ SATIŞ
( Belirlenen vade sonunda mal bedelinin ödenmesi biçiminde yapılan satış )
( SALE ON ACCOUNT )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALEP ile/||/<> SALEP[Ar. < SAHLEB]
( botanik Pembe renkli çiçekleri olan toprak altı yumruları toplanıp haşlandıktan sonra kurutularak toz hâline getirilip süt ile birlikte içilen Orchidaceae familyasından Orchis Ophrys ve Dactylorhiza cinsi türlerine verilen ad )
( EARLY PURPLE ORCHID, ORCHID )
( ORCHIS | ORCHIDÉE )
( ORCHIDE )
( ORCHIS, OPHRYS, DACTYLORHIZA )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALEP/LİK ile SALEPÇİ/LİK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALES CONTRACT[İng.] ile/||/<> SATIŞ SÖZLEŞMESİ ile/||/<> LETTER OF CREDIT, L/C[İng.] ile/||/<> AKREDİTİF
( Satış konusu olan malın cinsi miktarı üretim yılı fiyatı teslim şekli ve tarihi ödeme biçimi gibi bilgileri içerecek şekilde düzenlenen sözleşme akreditif öneri fatura kesin fatura Dışalımcı tarafından dışsatımcı adına bir bankaya açtırılan malın sözleşme koşullarına uygun olarak gönderildiğinde dışsatımcıya ödeme yapılacağına güvence veren miktarı ve süresi belirli bir kredi hesabı )
( SALES CONTRACT )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞALGAM ile/||/<> ŞALGAM[Fars. < ŞELGAM]
( botanik tarım Hardalgiller Brassicaceae familyasından toprak altı yumruları sebze olarak kullanılan bitkiler Turp lahanası Hardalgiller familyasından toprak altı yumruları sebze olarak kullanılan enerjice zengin lezzetli ancak köklerinde ve yapraklarında glikosinolatlar bulunan etin rengini sütün tat ve kokusunu bozabilen tiroit bezinin büyümesine yol açan bitki turp lahanası Az şalğam şalgam şalgam şalgam Eski Kıpçakçada da şalgam olarak geçer şalġam a turnip rape Çağdaş diyalektlerde şalgama benzer birtakım biçimler göze çarpar şalkan turp şalkan şalgam Şorlar şalgan biçimini de kullanırlar salgan turp Sagaylar salkan biçimini şalgam olarak da kullanırlar Tel çalkan şalgam acū çalkan turp kızıl çalkan pancar Alt çalkanaş turp Şalgam turp ve pancar anlamları arasındaki yakınlık kolaylıkla anlaşılabilir Ne var ki şalgam sözüyle çalkan şalkan biçimleri arasındaki benzerlik ses bakımından düşündürücüdür Orta Türkçede şalgama çağmur adı verilir Orta Türkçede çamğur biçimi de kullanılır Bu biçimin göçüşme métathèse sonunda oluştuğu anlaşılıyor Türkçe yağmur yağ yanında diyalektlerde kullanılan yamgur biçimi gibi Orta Türkçe çağmur anadoluda dar bir çevrede camgur olarak saklanmıştır camgur Anadolu ağızlarında şalgama verilen çelem ve şelem adıyla şalgam arasında bağ kurulabilir mi açık olarak bilmiyoruz )
( COMMON TURNIP )
( NAPOBRASSICA | NAVET | CHOU RAVE, NAVET )
( RÜBSENKOHL )
( BRASSICA NAPUS | BRASSICA OLERACEAE, NAPOBRASSICA | BRASSICA RAPA VAR. RAPA | BRASSICA RAPA, VOBRA, POLYBRA )
( ŞALĠAM )
( ŞALĞAM[Az.]~ŞALGAM[Tkm.]~ŞALGAM[Kklp.]~ŞALGAM[Krg.]~ŞALKAN[Tatk.]~ŞALKAN[Şor.]~SALGAN[Sag.]~ÇALKAN[Tel.]~ÇALKANAŞ[Alt.] )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞALGAM ile ŞALGAM SUYU
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALGILAMAK ile SALGILATMAK ile SALGINLAŞMAK ile SALGI ile SALGIN/LIK ile SALGILI ile SALGINCI/LIK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALGILAYIŞ ile SALGILAYICI
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALGIN | EPİDEMİ[Fr. < ÉPIDÉMIE] ile/||/<> ...
( ÉPIDÉMIE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALGIN ile/||/<> SALGIN
( Aynı zamanda çok büyük çapta bireyi etkileyen hastalık Epidemik Belli bir bölgede aynı anda birçok bireyde görülen hastalık epidemik )
( EPIDEMIC )
( ÉPIDÉMIQUE )
( EPIDEMISCH )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALHANE[Ar. < SALḪ + Fars. ḪĀNE] ile/||/<> KESİMEVİ
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALI ile/||/<> SALI | SAL
( I sal 2 II Tabut Afşar Güdül Ankara )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALÎBİYE | TURPGİLLER ile/||/<> TURPGİLLER
( botanik Yaprakları almaşlı dizilişte çiçekleri er dişi çanak ve taç yaprakları 4 parçalı meyveleri açılan ya da açılmayan kapsül tipinde olan ülkemizde 85 cins ve 460 kadar türle temsil edilen genellikle otsu nadiren çalımsı bitkiler Hardalgiller )
( CRUCIFERS )
( CRUCIFÈRES )
( CRICIFERAE | BRASSICACEAE, CRUCIFERAE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALİBİYE ile/||/<> HARDAL ile/||/<> HARDAL[Ar. < HARDAL]
( botanik ḫardāl moutarde Dilimizde hardal Türkçe kıcının yerine geçmiştir kıçı )
( ḪARDĀL )
( MOUTARDE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALINCAK ile SALINCAKLI ile SALINCAKÇI ile SALINCAKSIZ
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALINMAK ile SALINABİLMEK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALINOMETER[İng.] ile/||/<> SALİNOMETRE[Fr. < SALINOMETER]
( Peynir et ve turşu salamuralarında tuz NaCl konsantrasyonunu ölçen alet )
( SALINOMETER )
( SALINOMETER )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALINTI ile SALINTILI
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALİP[Ar. < ṢALĪB] ile/||/<> HAÇ (EHLİSALİP)
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALİP ile SALİPLİ ile SALİPSİZ
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALİSE[Ar. < S̱ÂLİS̱E] ile/||/<> ...
( Osmanlılarda rabiadan büyük ve saniyeden küçük askerlikteki binbaşılığa denk sivil aşama )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALİSE/LİK ile SALİSEN
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALİSİLİK ile SALİSİLİK ASİT
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALIVERMEK ile SALIVERİLMEK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALKIMAK ile SALKIM ile SALKIMLI ile SALKIM KÜPE ile SALKIM TOPU ile SALKIM AĞACI ile SALKIM BAŞAK ile SALKIM SAÇAK ile SALKIM SÖĞÜT ile SALKIM SALKIM
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞALLAK ile ŞALLAK MALLAK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALLAMA ile/||/<> SALLAMA
( Çiftekeri yol aldığı doğrultudan sağa ya da sola sürme saptırma Yasak davranışlardandır I Paldumun yan kayışları Aksaray Niğde II Halının kenarlarında görülen bir motif Taşpınar Aksaray Niğde )
( BALLAÇAGE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALLAMA ile SALLAMA ÇAY
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALLAMAK ile SALLANMAK ile SALLATMAK ile SALLANDIRMAK ile SALLANABİLMEK ile SALLAYABİLMEK ile SALLAYIVERMEK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALLANMA ile/||/<> SALLANMA
( Sinema TV Çevirim sırasında alıcının istenilenin dışında kıpırdanmasından doğan durum Bunun sonunda sallantılı bir görüntü ortaya çıkar Sallanma hareketi )
( UNSTEADINESS, CAMERA SHAKE | SWAY, ROCKING, OBLIQUE )
( INSTABILITÉ | OBLIQUE )
( UNBESTÄNDIGKEIT | SCHWINGUNG )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALLANTI ile SALLANTILI ile SALLANTISIZ
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALMA ile/||/<> SALMAK
( Köy gelirlerinin köyün zorunlu işlerini ve köydeki aylıklı görevlilerin aylıklarını karşılamaya yetmediği durumlarda 20 lirayı geçmemek üzere her aileden alınan bir tür yerel vergi Özdek öğecik vb Işın erke tanecik demetleri verip göndermek I 1 Sebze bahçesinin yollar ile su arkları arasında kalan bölümleri Işıklar Bornova İzmir 2 Bahçelerde büyük su arklarına ulaşan küçük su arkları Gücünkaya Aksaray Niğde II Hamur tatlısı Kayalık Susuz Kars )
( ASSESSMENT | EMIT )
( ÉMETTRE )
( EMITTIEREN, AUSSENDEN )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALMAK ile SALMALIK ile SALMA OMURGA ile SALMA TOMRUK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALMASTRA[İt. < SALMASTRA] ile/||/<> ...
( halat tellerinden saç gibi örülmüş olan ip İtal salmastra sennit gasket Rumcada da σαλμάστρα ve σαλαμάστρα olarak kullanılır )
( SALMASTRA )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALNÂME | ALMANAK ile/||/<> ALMANAK ile/||/<> GÖKBİLİM YILLIĞI
( gökbilim yıllığı Türlü konularda bilgi veren bir tür yıllık astronomi )
( ALMANAC | CALENDAR )
( ALMANACH | CALENDRIER )
( KALENDER )
( ALMANACCO )
( ΑΛΜΑΝΆΚ / αλμανάκ )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALNÂME | ALMANAK ile/||/<> TAKVİM | GÖKBİLİM YILLIĞI
( bk. gökbilim yıllığı. @@ Türlü konularda bilgi veren bir tür yıllık. @@ (astronomi) )
( ALMANAC | CALENDAR~CALENDAR )
( ALMANACH | CALENDRIER~CALENDRIER )
( ...~CALENDARIUM )
( KALENDER~KALENDER )
( ALMANACCO~CALENDARIO )
( ΑΛΜΑΝΆΚ / αλμανάκ~ΗΜΕΡΟΛΌΓΙΟ / ημερολόγιο )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALNAME[Fars. < SĀL + NĀME] ile/||/<> YILLIK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALON[Fr. < SALON] ile/||/<> SALON
( Sinema Sinemanın film gösterimini izleyenlere ayrılmış sıra koltuklu önde görüntülük arkada gösterim odacığı yanlarda çıkış kapıları üstte balkonları bulunan geniş yeri Biçilen ekini harman yerine taşımakta kullanılan araba Apsarı Aksaray Niğde salon İtal salóne salon Ses bakımından İtalyancadan alındığı anlaşılıyor )
( AUDITORIUM, THEATRE (ABD: THEATER) HALL )
( SALLE (DE CINÉMA, OBSCURE, DE PROJECTION) | SALON )
( SAAL, KINOSAAL )
( SALÓNE )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALON ile SALON ÇAMI ile SALON ADAMI ile SALON KADINI ile SALON ÇİÇEĞİ ile SALON BİTKİLERİ
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- ŞALOPA[İt. < SCIALUPPA] ile/||/<> ŞALUPA
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALOZ[Yun.] ile/||/<> SALAK
( salak R σαλός dumm Idiot )
( ΣΑΛΌΣ / σαλός )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALOZ[Yun. < ] ile/||/<> SALAK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALOZLAŞMAK ile SALOZ/LUK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALPA ile/||/<> SALPA
( Salpa Gömlekliler Tunicata dalının salpalar Thaliacea sınıfından bir kordalı cinsi Vücudu limon biçiminde ve saydamdır Eşeyli döl koloni halinde yaşar Gömlekliler Tunicata dalının Salpalar Thaliacea sınıfından vücutları limon biçiminde ve saydam türleri olan bir cins Sarpa )
( SALPA )
( SALPE )
( SALPA )
( SALPA | SARPA SALPA )
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
- SALPA ile SALPAK
( Açıklama ve ayrıntılarını TDK Sözlüğü [ sozluk.gov.tr ], Kubbealtı Lûgatı [ lugatim.com ] ya da tüm sözlüklerden, yerli/yabancı tüm arama kaynaklarından ve YZ uygulamalarından araştırabilir, inceleyebilirsiniz... )
(1996'dan beri)