Bugün[07 Temmuz 2026]
itibarı ile 21.638 başlık/FaRk ile birlikte,
21.638 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(76/88)


- MÜZİSYEN ile/değil/yerine/= KÜYCÜ, KÜĞCÜ


- MUZLİM[Ar.] ile/değil/yerine/= KARANLIK | GİZLİ/BELİRSİZ


- MUZLİM[Ar. < MUẒLİM] ile/değil/yerine/=/||/<> KARANLIK | GİZLİ | UĞURSUZ

( karanlık gizli uğursuz )


- MUZLİM ile/||/<> OBSCUR[Fr.] ile/||/<> KARANLIK

( astronomi Ağızlarda garanlık garannuk garangi gibi biçimlerde de geçer Az garanlıg garaŋkı karaŋgı karaŋılık karaŋa karaŋgı karaŋgılık karangı karaŋgı karaŋgılık Tar karaŋgu Kuğ karaŋa karaŋgı xaraŋa Eski Türkçeden başlayarak kullanılır karaŋgu Orta Türkçede karaŋgu olarak geçer Eski Kıpçakçada da karangı karanı gibi birtakım biçimler göze çarpar Türkçe karanlık biçiminin lık lik luk lük ekiyle kurulduğu açıktır karaŋu luk karaŋuluk karanlık Türkçe karaŋu biçimi karanın bir türevidir Ramstedt Formenlehre 229 Räsänen MTS 108 Kałużyński ME 95 O bakımdan Poppenin karaŋunun Moğolcadan alındığı yolundaki açıklaması yanlıştır Németh Arm 337 Doerfer TMEN 1448 Ramstedt KSz 16 80 KWb 170a Moğolca qarangġu biçimini Türkçe karaŋġu karaŋı vb biçimleriyle karşılaştırmıştı Räsänene göre V 236237 Moğolca biçimler Türkçeden alınmıştır Ligeti ResAltL 110111 Türkçe ve Moğolca biçimleri karanın türevi olarak değerlendirmekle yetinmiştir Ligeti AOH 19 163 Clauson ED 662b da karaŋgunun karadan geldiğini yazmış ancak morfolojik yönden karanlık olduğunu da vurgulamıştır Brockelmann OGM 95 Kononov TSb 1975 161 ÊSTJa 1997 299300 Schönig ML 152 )

( OBSCUR )


- MYSELF :/yerine KENDİM


- NAAT ile/||/<> KASİDE

( kaside I 3 c Divan edebiyatı terimi Peygamberin vasıflarını anlatmak ve şefaatini dilemek yolunda yazılan koşuk 1 Araplardan Farslara sonra divan yazınımıza geçmiş bir övgü koşuğu 3099 koşalı olur Uyak düzeni bakımından gazele benzer İlk koşa doğuş uyaklı öteki koşaların birinci dizeleri uyaksız ikincileri doğuş ile uyaklı olur Kasidenin bölümleri a başlangıç bölümü Kasidede konusu sevgi sevgili doğa ya da önemli olaylar olan giriş bölümü b övgü bülümü es t kasit maksat medih methiye övülecek kişinin övüldüğü bölüm c övünüş es t fahriye Ozanın kendi kendini övdüğü bölüm ç tegazzül Kimi keşidelere bir gazelin katılması ya da gazelin katıldığı bölümün adı d dua Övülen kimse için dua edilen bölüm 2 Kasideyi oluşturan kimi koşalar özel terimlerle adlandırılır a doğuş es t matla 1 Gazel ve kasidelerin ilk koşası 2 Ozanın koşuklarından birine katmayıp yalnız bıraktığı uyaklı çift dize b girişlik es t girizgâh Kasidelerde başlangıç bölümünden övgü bölümüne geçişi sağlayan koşa c taç beyit Kasidelerde ozanın adını ya da takma adını taşıyan koşa ç beytütkasit kasidenin en güzel koşası d kesmelik es t makta Divan koşuğunda ozanın adını ya da takma adını taşıyan son koşa son bağlam 3 Konularına göre keşideler a tevhit Tanrının birliğine ululuğuna övgü b mürsacat Tanrıya yakarış c naat Hz Muhammete övgü d methiye Bir kimseyi ya da bir şeyi övmek için yazılan kaside A Bunlar övgü konularına göre ad alır cülusiye Padişahın tahta çıkışını konu edinen kaside suriye Düğün törenlerini konu edinen kaside ramazaniye Konusu ramazanın gelişini kutlama olan kaside bayramiye es t idiyye Konusu bayram kutlaması olan kaside muharremiye Muharrem ayında Hz Hüseyinin şehit edilmesini konu edinen kaside B Konusu mevsimler olan kasideler Bahariye sayfiye şitaiye C Başka konularda yazılan kasideler hamamiye at kasidesi es t kasidei rahşiye rahşiye av kaîidesi es t şikâriye vb 4 Kasideler uyak ve yedeklerinin son harflerine göre de adlandırılır Uyaklarına göre t kasidesi es t kasidei taiye r kasidesi es t kasidei raiye vb gibi Rediflerine göre su kasidesi adem kasidesi vb II Doğu Anadoluda kısa öykülere verilen genel ad Divan edebiyatı terimi Konusu en çok övme olan ve en az onbeş yirmi beyti bulunan uzun gazel Kısa öykü kaside I 3 kaside kaside 1 1 b kaside 1 3 d kaside I 1 ç kaside I 3 d kaside I 3 d kaside I 2 c )


- NABIZ ALINABİLEN BÖLGELER:
ŞAH DAMARI ile/ve/||/<> KOL DAMARI ile/ve/||/<> ÖN KOL DAMARI ile/ve/||/<> BACAK DAMARI

( Âdem elmasının iki yanında. İLE/VE/||/<> Kolun iç yüzü, dirseğin üstü. İLE/VE/||/<> Bileğin iç yüzü, baş parmağın üst hizası. İLE/VE/||/<> Ayak sırtının ortasında.
[Çocuk ve yetişkinlerde: Şah damarından.
Bebeklerde: Kol atardamarından.] )

( )


- NABZI/M/N ve/||/<>/> KALBİ/M/N

( [atsın, ...] Seksen. VE/||/<>/> Tek sen. )


- NAFTA ile/||/<> KUZEY AMERİKA SERBEST TİCARET BÖLGESİ

( Kuzey Amerika Serbest Ticaret Bölgesi )


- NAKIİYE | HAŞLAMLILAR ile/||/<> HAŞLAMLILAR ile/||/<> KİRPİKLİ HAŞLAMLILAR

( Vücutları devim görevini yerine getiren kirpiğimsi titrek tüyler ya da beslenme işini gören saplı çekmenlerle süslü bir gözeli bir büyük birçok minik çekirdekli hayvanlar topluluğu kirpikli haşlamlılar çekmenli haşlamlılar zooloji Knidliler )

( INFUSORIANS | CILIATES )

( INFUSOIRES | CILIÉS )

( AUFGUSSTIERCHEN | WIMPERINFUSORIEN )

( INFUSORIA | CNIDARIA | CILIUM )

( CILIATI )

( ΒΛΕΦΑΡΙΔΟΦΌΡΑ / βλεφαριδοφόρα )


- NAKIİYE | HAŞLAMLILAR ile/||/<> KİRPİKLİLER | KİRPİKLİ HAŞLAMLILAR

( Vücutları devim görevini yerine getiren kirpiğimsi titrek tüyler, ya da beslenme işini gören saplı çekmenlerle süslü, bir gözeli, bir büyük , birçok minik çekirdekli hayvanlar topluluğu. bk. kirpikli haşlamlılar, çekmenli haşlamlılar. @@ (zooloji) @@ Knidliler. )

( INFUSORIANS | CILIATES~CILIATES | CILIÂTES )

( INFUSOIRES | CILIÉS~CILIÉS )

( INFUSORIA | CNIDARIA | CILIUM~CILIUM | CILIATA | CILIATA, CILIUM: KIRPIK )

( AUFGUSSTIERCHEN | WIMPERINFUSORIEN~WIMPERINFUSORIEN )

( CILIATI~CILIATI )

( ΒΛΕΦΑΡΙΔΟΦΌΡΑ / βλεφαριδοφόρα~ΒΛΕΦΑΡΙΔΟΦΌΡΑ / βλεφαριδοφόρα )


- NAKLÎ BİLGİ ile/ve KEŞFÎ BİLGİ


- NAKŞ (ETMEK):
HARF[HRF] ile/ve/<> RAKAM[RKM] ile/ve/<> KİTAP/KETEBE[KTB]

( Üçünün de anlamı, "Kazıyarak nakşetmek"tir. )


- NANE ile/ve/<> KEKİK

( PEPPERMINT vs. THYME )

( MENTHA PIPERITA cum THYMUS VULGARIS )

( ... İLE/VE ÂVŞİN, ÂVİŞE/ÂVİŞEN )


- NARBÜLBÜLÜ/ARDIÇKUŞU(TURDUS PILARIS[Lat.], ROBIN[İng.], Avrupa ve Asya ormanlarında yaşar.) ile/ve BAYIR KUŞU ile/ve ÇALI KUŞU ile/ve ÇAMURCUN ile/ve DALGIÇ KUŞU ile/ve DEVEKUŞU ile/ve FIRTINA KUŞU ile/ve GELİNKUŞU[Lat. OTOCORIS PENCILLATUS] ile/ve İNCİRKUŞU[Lat. ANTHUS TRIVIALIS] ile/ve İSHAK KUŞU/BATAKLIKBAYKUŞU[Fars. ŞEB-ÂVÎZ][ayağından asılarak başaşağı sarkar ve öter] ile/ve KARDİNALKUŞU ile/ve KARİYAMA(Güney Amerika'da) ile/ve KAŞIK GAGA ile/ve KAŞIKCI KUŞU ile/ve KEDİKUŞU ile/ve KELAYNAK[Sadece bu üç yerde: BİRECİK-URFA, FAS, PALMİRA ÇÖLLERİ-SURİYE][Lat. GERONTICUS EREMITA]17 Şubat, Birecik'te, Kelaynak Günü'dür! ile/ve KUYRUKKAKAN[Afrika ile/ve Asya'da][Lat. SAXICOLA] ile/ve MALURUS[Avustralya'da] ile/ve MAMO[Hawaii'de] ile/ve MANAKİN[Amerika'da] ile/ve MİNO[Asya'da] ile/ve MOA ile/ve MOHO ile/ve MUHABBET KUŞU ile/ve ÖRÜMCEK KUŞU[Lat. LANIUS] ile/ve TARLA KUŞU ile/ve YAĞMUR KUŞU ile/ve ALICI KUŞ ile/ve BOĞMAKLI KUŞ ile/ve MAKARALI KUŞ ile/ve SAKSAĞAN(AK'AK[Ar.], PÎSE[Fars.], PICA PICA[Lat.]) ile/ve SAKARMEKE ile/ve SIĞIRCIK(MÜRG-İ ZÎREK/ZÎREK-SÂR, LÂLESAR[Fars.], STURNUS VULGARIS[Lat.]) ile/ve İBİBİK, ÇAVUŞ KUŞU, HÜDHÜD[çoğ. HEDÂHİD][HÛC-I HÜDHÜD:
İbibik ibiği.](EBÜRREBÎ', UPUPA EPOPS[Lat.]) ile/ve ÖZKUŞU ile/ve PAPUÇGAGA[Afrika'da] ile/ve POTU(Güney Amerika'da) ile/ve POYRAZKUŞU ile/ve SUBAKALI ile/ve TORGU ile/ve TURAKO/MUZCUL(Afrika'da yaşar.) ile/ve UZUNBACAK ile/ve ÜVEYİK(TURTLE DOVE[İng.], STREPTOPELIA TURTUR[Lat.]) ile/ve YEŞİLBAŞ

( Kolombiya'da, dünyadaki tüm ülkelerdeki kuş türlerinden daha fazla kuş türü bulunur. )


- NARSİSİZM ile/ve/||/<> KÖTÜCÜL(MALIGNANT) NARSİSİZM


- NARVEN[Fars. < NĀRVEN] ile/değil/yerine/=/||/<> KARAAĞAÇ


- NASIL BİLİRDİNİZ?:
ALLAH'A OLAN MUHABBETİYLE ve/<> İNSANA/KİŞİLERE OLAN HİZMETİYLE


- NASIL ile NE KADAR KÖTÜ ile NASIL OLUR ile NE KADARDIR ile KAÇ TANE ile KAÇ KEZ ile NE KADAR ile NE KADAR TUHAF ile NE SIKLIKTA ile NE KADAR TUHAF ile NE KADAR ŞAŞIRTICI ile NE KADAR HARİKA

( HOW vs. HOW BAD vs. HOW COME vs. HOW LONG vs. HOW MANY vs. HOW MANY TIMES vs. HOW MUCH vs. HOW ODD vs. HOW OFTEN vs. HOW STRANGE vs. HOW SURPRISING vs. HOW WONDERFUL )

( بچه وسيله ile چطور ile چگونه ile چسان ile بدا ile چندوقت ile چه تعداد ile چند ile چندبار ile چند مرتبه ile چه مقدار ile چقدر ile خدا لعنتشکند ile خدا لعنتش کند ile چندوقت يکبار ile عجبا ile بلعجب )

( BECHEH VESYLAH ile CHATUR ile CHEGONEH ile CHSAN ile بدا ile CHANDOGHT ile CHEH TAEDAD ile CHAND ile CHANDBAR ile CHAND MORTABEH ile CHEH MOGHDAR ile CHEGHODAR ile KHODA LANTESHKAND ile KHODA LANTESH KAND ile CHANDOGHT YKABAR ile AJABA ile بلعجب )


- NASİP/KISMET[Ar.] ile/değil/yerine/= KUTPAY/YAZGIPAY


- NASİP ile KISMET

( Kısmetse gelir Yemen'den, değilse gelir çenenden. )


- NASİP ile/ve KISMET

( Bu kurda, bu kuşa, bu da nasip olursa bana. )

( image

image )


- NASUA ile KOATİ


- NASYONALİZM ile/||/<>/> KONSERVATİZM ile/||/<>/> LİBERALİZM ile/||/<>/> SOSYALİZM


- NATURAL ile/||/<> YONEDA ile/||/<> KAN

( Temel kategori kuramı sonuçları. )

( Formül: Nat(Hom(A ile-) İLE F) ≅ F(A) )


- NAVLUN SÖZLEŞMESİNDE:
ISKARÇA ile/ve KIRKAMBAR ile/ve TRİPÇARTER

( Tam gemi kiralanması. İLE/VE Parça mal taşıma sözleşmesi. İLE/VE Yolculuk üzerine navlun. )


- NAZAR ve/<> KEŞF


- NAZARÎ ile/değil/yerine/= KURAMSAL

( TEORİK )


- NAZARİ[Ar. < NAẒARĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> KURAMSAL


- NAZARİYE | KURAM ile/||/<> KURAM

( 1 Düşünce alanında kalan bilgi ve bu nitelikteki bilginin bilimsel temel ve kuralları 2 Gözlem konusu olan bir sınıf olay ve ilişki üzerinde yapılan deneyler sonucu doğruluğu hemen hemen kesinleşen yöntemli açıklama Belirli bir kavrama ilişkin kurallar kendi içinde usbilimce geçerli bir kapalı dizge oluşturacak biçimde koyutlanan ve ardından kanıtlanan gerçekler Geçerli bir mantıksal dizge ile bu dizgedeki mantıkça kapalı bir önerme kümesinden oluşan dizge II Anl biçimsel kuram Krş ilksavlı kuram yalınç eşitlik kuramı kümeler kuramı yalınç öbekler kuramı biçimsel sayı kuramı sözeden kuram ilksavlandırılır kuram temel mantıklı kuram saptanır kuram kuram genleşmesi tek yapılı kuram Özdeğin araştırma sınırları içindeki tüm nitel ve nicel ilişki durum ve devinimlerinin gözlem varsayım deney ve yasalarla belirlenen bilgileri üzerine düşünsel olarak kurulan genel düzenleme Bilimsel bilgilerden türetilen ve gerçeklenmeye açık olmakla birlikte henüz gerçeklenmemiş olan bilgiler dizgesi kurmaca theoria theorein gözlemek bakmak 1 Yarar sağlamayı ya da uygulamayı amaçlamayan salt bilgi 2 Belli gerçekleri açıklama yorumlama ya da belirleme biçiminde ortaya çıkan olayları denenmemiş yalnızca düşünce ile kurulmuş temeller üzerine oturtan ama olaylara egemen olarak yeni olguları bulma yolunu gösteren bilimsel öğreti 3 Yeni bilim ve felsefede Deneyle karşıtlık içinde düşünce ile kazanılmış bilgi belli olayların ilkelerden kalkarak bilimsel olarak açıklanması ve tek tek bilgilerin genel yasalar altında toplanması kendilerinden her türlü yasalılığın ve tek tek olayların çıkarılabileceği ilkelere göre düzenlenmesi Bir sonucu ilgilendiren düşüncelerin tümü düşünce alanında kalan bilgi ve bu bilginin temel ve kuralları )

( THEORY | THEORY, FORMALIZED THEORY, THEORY WITH LOGICAL FORMALIZATION )

( THÉORIE )

( THEORIE, LEHRE | THEORIE )

( THEORIA )


- NAZARİYE[Ar. < NAẒARİYYE] ile/değil/yerine/=/||/<> KURAM


- NAZİK ile NAZİK SEKS ile KİBARLAR ile BEYEFENDİ ile CENTİLMENCE ile NEZAKET ile BEYEFENDİ

( GENTLE vs. GENTLE SEX vs. GENTLEFOLK vs. GENTLEMAN vs. GENTLEMANLY vs. GENTLENESS vs. GENTLEWOMAN )

( سليم الطبع ile معتدل ile با تربيت ile نرم ile جنس زن ile مردمان شريف ile سميو ile جنتلمن ile شخص محترم ile آقامنشانه ile آقامنش ile آقا منش ile ملايمت ile نرمي ile زن باتربيت ile زن نجيب )

( سليم الطبع ile MOTADEL ile BA TARBYT ile NARAM ile JENS ZAN ile MARDAMAN SHARYFE ile سميو ile JENTELMAN ile SHKHS MOHTARAM ile AGAMNASHANEH ile AGAMNASH ile AGA MONASH ile MOLAYMAT ile NARAMY ile ZAN BATARBYT ile ZAN NAJYBE )


- NAZIM | KOŞUK ile/||/<> KOŞUK

( Hece ve durak bakımından denk ve kendi başına bir bütün olan uyaklı söz dizisi Kaç dizeden meydana gelirse gelsin kendi başına bir tüm meydana getiren nazımlı parça Her bakımdan birbiriyle ilgili iki dizeden kurulmuş divan koşuk birimi Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi Kanunî Muhibbi Ayinesi işdir kişinin lafa bakılmaz Şahsın görünür rütbei aklı eserinde koşuk )

( POÉSIE, POÈME | POÉSIE, POÈME, CHANT )


- NAZÎRE ile KİNÂYE


- [ne] KUSURSUZ KİŞİ ne de KİŞİDE/İNSANDA KUSUR

( Seveceksen, öylece sev! Ne kusursuz insan ara, ne de insanda kusur. )

( Kusursuz olsaydık, başkalarının kusurlarını bulup çıkarmaya o kadar meraklı olmazdık. )


- NE VAROLANI ile/ve/<> KİM VAROLANI

( İnsan dışındaki herşey. İLE/VE/<> İnsan. )

( BEING OF WHAT vs./and/<> BEING OF WHO )


- NE YAPABİLİRİM?:
OLAĞAN KOŞULLARDA ve/||/<> OLUMSUZ KOŞULLARDA ve/||/<> OLUMLU KOŞULLARDA | ve/||/<> KİŞİYE YÖNELİK

( [yalın haliyle] Ne yapabilirim?.[her koşulda!] VE/||/<> Tüm olumsuz koşullara karşın ne yapabilirim? VE/||/<> Bu olanaklarla daha ne/ler yapabilirim? | VE/||/<> Senin için ne yapabilirim?[üç koşulu da ayırabilen ve anlayabilenlerin erişebileceği noktadır!] )


- [ne yazık ki]
ANLATILANLARI/SÖYLENİLENLERİ:
"BEĞENMEMEK" ve/||/<>/> KİŞİLERİ İTHAM ETMEK


- [ne yazık ki]
GÂSİB ile/ve/||/<>/> KATİL

( Zorla alan, gasbeden, gasp edici. İLE/VE/||/<>/> İnsan öldüren kişi. | Öldürücü, ölüme neden olan. )


- [ne yazık ki]
SAYGISIZ/LIK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< KAYITSIZ/LIK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/<


- NE? ile/ve KİM?

( "Ne?", doğa yasalarıyla bilinebilir. Ya "Kim?" )

( WHAT? vs./and WHO?
It's able to know "What?" by nature laws. So "Who?" )


- NECASET[Ar. < NECĀSET] ile/değil/yerine/=/||/<> KİRLİLİK | DIŞKI

( kirlilik dışkı )


- NECÂT ile/değil/yerine/= KURTULMA, KURTULUŞ


- NECAT[Ar. < NECĀT] ile/değil/yerine/=/||/<> KURTULUŞ (FİDYEİNECAT)


- NECEF TAŞI ile/||/<> KUARS

( kuars )


- NECM ile KEVKEB

( Sönüp-yanan yıldız. İLE Sürekli yanan gezegen. )


- NEDEN ile KANIT

( Tek kanıtınız kendinizsiniz. )

( REASON vs. PROOF
Your only proof is in yourself. )


- NEDEN ile/ve KENDİNİN NEDENİ

( CAUSE vs./and REASON OF THE SELF )

( ... cum/et CAUSA SUI )


- NEDEN ile/ve KENDİNİN NEDENİ

( Hiçbir şey, kendinin nedeni olamaz. )

( CAUSE vs./and CAUSE OF THE SELF )

( ... cum/et CAUSA SUI )


- NEDENSEL ile NEDENSELLİK ile NEDEN ile KAYBA NEDEN OLMAK ile SEBEP VE SONUÇ ile RAHATSIZLIĞA NEDEN OLMAK ile GECİKMEYE NEDEN OLMAK ile ZORLUK ÇIKARMAK ile ANLAŞMAZLIĞA NEDEN OLMAK ile RAHATSIZLIĞA NEDEN OLMAK ile RAHATSIZLIK NEDENİ ile RAHATSIZLIK NEDENİ ile İLİŞKİLENDİRMEYE NEDEN OLMAK ile DANS ETMEYE NEDEN OLMAK ile ÇÜRÜMEYE NEDEN OLMAK ile ORTADAN KAYBOLMASINA NEDEN OLMAK ile KAÇMASINA NEDEN OLMAK ile UÇMAYA NEDEN OLMAK ile VEBAYA NEDEN OLMAK ile GÖÇ ETMEYE NEDEN OLMAK ile GEÇMESİNE NEDEN OLMAK ile SALLANMASINA NEDEN OLMAK ile AYAKTA DURMAYA NEDEN OLMAK ile AĞLAMAYA NEDEN OLMAK ile SORUN ÇIKARMAK ile CAUSER ile NEDENLERİ ile ŞÖHRETİN NEDENLERİ ile SEBEP OLMAK ile SORUN ÇIKARMAK ile CAUSİNG TROUBLES

( CAUSAL vs. CAUSALITY vs. CAUSE vs. CAUSE A LOSS vs. CAUSE AND EFFECT vs. CAUSE ANNOYANCE vs. CAUSE DELAY vs. CAUSE DIFFICULTY vs. CAUSE DISCORD vs. CAUSE INCONVENIENCE vs. CAUSE OF ANNOYANCE vs. CAUSE OF INCONVENIENCE vs. CAUSE TO ASSOCIATE vs. CAUSE TO DANCE vs. CAUSE TO DECAY vs. CAUSE TO DISAPPEAR vs. CAUSE TO ESCAPE vs. CAUSE TO FLY vs. CAUSE TO GET PLAGUE vs. CAUSE TO MIGRATE vs. CAUSE TO PASS vs. CAUSE TO SHAKE vs. CAUSE TO STAND vs. CAUSE TO WEEP vs. CAUSE TROUBLE vs. CAUSER vs. CAUSES vs. CAUSES OF GLORY vs. CAUSING vs. CAUSING TROUBLE vs. CAUSING TROUBLES )

( سببي ile علتي ile سببيت ile عليت ile مورث ile موجد ile باعث شدن ile باعث گرديدن ile موجب شدن ile مسسب شدن ile باني شدن ile موجب ile نهضت ile به بار آوردن ile سبب ساز ile سبب ile مسبب ile سبب شدن ile سلسله جنبان ile باعث ile علت ile ضرر زدن ile علت و معلول ile کدورت ايجاد کردن ile وقفه ايجاد کردن ile باعث تاخير شدن ile پيسي بالا آوردن ile دوبهمزني کردن ile تفرقه انداختن ile مزاحمت دادن ile مزاحمت فراهم کردن ile مايهء کدورت ile اسباب ناراحتي ile محشور کردن ile محشور ساختن ile رقصاندن ile پوساندن ile ناپديد ساختن ile متواري کردن ile پراندن ile دچار طاعون کردن ile کوچانيدن ile عبور دادن ile مرتعش ساختن ile ايستاندن ile گرياندن ile سبب اختلاف شدن ile تفتين کردن ile مفسده برپا کردن ile مفسده برانگيختن ile آشوب بپا کردن ile دسته گل به آب دادن ile آشوب کردن ile ايجاد کننده ile عوامل ile علل ile مفاخر ile منتج ile تفتين ile پردردسر )

( SABEBY ile ALATY ile سببيت ile ALYT ile MOORS ile MOJED ile BAES SHODAN ile BAES GARDYDAN ile MOJEB SHODAN ile MOSASB SHODAN ile BANY SHODAN ile MOJEB ile NAHAZAT ile BAH BAR AVARDAN ile SABEB SAZ ile SABEB ile MASBEB ile SABEB SHODAN ile SALSALEH JONBAN ile BAES ile ALAT ile ZAR ZADAN ile ALAT VE MALOOL ile KODORT AYJAD KARDAN ile VAQFEH AYJAD KARDAN ile BAES TAKHYR SHODAN ile PEYSY BALA AVARDAN ile DOBEBMZANY KARDAN ile TAFARGHEH ANDAKHTAN ile MOZAHMAT DADAN ile MOZAHMAT FARANPAM KARDAN ile MAYCPEYE KODORT ile ASBAB NARAHATY ile MAHSHOR KARDAN ile MAHSHOR SAKHTAN ile رقصاندن ile POOSANDAN ile NAPADYD SAKHTAN ile MOTVARY KARDAN ile PARANDAN ile DOCHAR TAOON KARDAN ile کوچانيدن ile OBUR DADAN ile MORTEASH SAKHTAN ile AYSETANDAN ile GARYANDAN ile SABEB AKHTELAF SHODAN ile TAFTYNE KARDAN ile MOFSADEH BARPA KARDAN ile MOFSADEH BARANGYKHTAN ile ASHUB BEPA KARDAN ile DASTEH GOL BAH AB DADAN ile ASHUB KARDAN ile AYJAD KONANDEH ile AVAMEL ile ALAL ile MOFAKHAR ile MONTEJ ile تفتين ile PARDARDASAR )


- NEDENSELLİK = İLLİYET = CAUSALITY[İng.] = CAUSALITÉ[Fr.] = KAUSALITÄT[Alm.] = CAUSALITAS[Lat.]


- NEDEN/SİZ ile/ve/||/<> KOŞUL/SUZ


- NEFES NAKIŞI ve ÖMÜR KUMAŞI ile/ve/|| KAZA ve KADER MAKASI


- NEFRET ile/ve/||/<>/> KİN/BUĞZ

( Gereksiz/fazla/aşırı düşünce yönelimi. İLE/VE/||/<>/> Gereksiz/fazla/aşırı olan düşünceyi, süresiz ya da çok uzun süre sürdürme ve eyleme geçme düşüncesi ya da girişimi. )

( Nefret, çok gereksiz/fazla/anlamsız, isabetsiz ve olumsuz bir düşünceyi sürdürmek gerektirdiğinden dolayı, kimseye nefret gerektirecek kadar zaman/enerji/bellek ayırmanın gereği/anlamı/değeri ya da etkisi yoktur/olmaz/olmayacaktır! İLE/VE/||/<>/> Kimseye fakat özellikle de birinci derece yakınlara ve üzerimizde (çok/az) emeği geçenlere kin tut(a)mayacağımızı anımsamamızda, kabul etmemizde yarar vardır. )


- NEFS ile/ve/<> KAN


- NEFS ve/<> KORKU


- NEFS'ÜL EMR:
İRFÂNÎ VE KELÂMÎ ile/ve KOZMOLOJİK VE METAFİZİK ile/ve ONTOLOJİK VE MANTIK


- NEIGHBOR :/yerine KOMŞU


- NEIGHBOR[İng.] ile/||/<> KOMŞU

( Eski kaynaklarda konşu ve koŋşu olarak geçer Az gonşu goŋşı koŋsı koŋsı koŋsu Kazaklar koŋsu yanında körşi sözünü de kullanırlar koŋşu Kar konşu koşni OT konşı koşnı Kâşgarlı Mahmuda göre konşı biçimi Oğuzcadır Eski Kıpçakçada da konşı olarak geçer Türkçe konuş fiilinden ı i u ü ekiyle yapılmıştır Buna göre en eski biçimi konşıdır Sonradan konşı biçimi koŋşı koŋşu olarak yaygınlaşmıştır Türkçe koŋşu biçimi son olarak ŋnın mye çevrilmesi sonunda komşu biçimini almıştır Türkçe toŋuzun domuz biçimini alması gibi Komşu dillere de geçmiştir komšìja Srp kòmšìja kònšìja BER 2 578 Škaljić Turc 413 Tacikçe qošni Özbekçeden alınmıştır Doerfer TLT 498 Çağdaş diyalektlerin bir bölümünde komşuya körşü adı verilir körşi Tara Kûr kürşü kürşi kürşĕ kürĕş Tatarcadan geçmiştir ÊSTJa 1997 118119 Türkçe komşu konşı sözü gibi körşi de körüş görüşmek fiilinden i ü ekiyle yapılmıştır )

( NEIGHBOR )


- NEMELİYE | KARINCALAR ile/||/<> KARINCALAR

( Dişi erkek işçi gibi aralarında işbölümü yapmış bireyleriyle kendilerine özgü bir toplumsal yaşama biçimi gösteren zarkanatlı böcekler familyası Beş bine yakın türü vardır zarkanatlılar zar kanatlılar )

( ANTS )

( FOURMIS )

( AMEISEN )

( FORMICIDAE )


- NEMES:
YELE ile/ve KOBRA BAŞI ile/ve RADAR


- NEMLE | KARINCA ile/||/<> KARINCA

( Karıncalar familyasından duyargaları dirsekli çeneleri güçlü boyları birkaç milimetre olan ve oldukça kalabalık bir toplum düzeni içerisinde yaşayan zarkanatlı böceklerin genel adı Solucan arakonakçısı türleri vardır tarım zooloji )

( ANT | ANTS )

( FOURMI | FOURMIS )

( AMEISE | AMEISEN )

( FORMICA | FORMICIDAE )

( FORMICA )

( ΜΥΡΜΉΓΚΙ / μυρμήγκι )


- NEMLE | KARINCA ile/||/<> KARINCALAR

( Karıncalar familyasından, duyargaları dirsekli, çeneleri güçlü, boyları birkaç milimetre olan ve oldukça kalabalık bir toplum düzeni içerisinde yaşayan zarkanatlı böceklerin genel adı. (Solucan arakonakçısı türleri vardır.) @@ (tarım, zooloji) )

( ANT | ANTS~ANTS )

( FOURMI | FOURMIS~FOURMIS )

( FORMICA | FORMICIDAE~FORMICIDAE )

( AMEISE | AMEISEN~AMEISEN )

( FORMICA~FORMICHE )

( ΜΥΡΜΉΓΚΙ / μυρμήγκι~ΜΥΡΜΉΓΚΙΑ / μυρμήγκια )


- NEMLİ HAVA ile/ve KURU HAVA

( Deriyi yumuşatır ve gövdedeki nemi artırır. İLE/VE Gövdeyi inceltir, deriyi kurutur. )


- NEOZOİK[Fr. < NÉOZOÏQUE] ile/||/<> KENOZOİK

( kenozoik )

( NÉOZOÏQUE )


- NEPOTİZM ile PATRONAJ ile KAYIRMA


- NERELİSİN? ile/ve/> KİMLERDENSİN? VE KİMSİN?


- NERGİS[Fars.] ile KARDELEN

( Nergisgillerden, bazı türlerinde beyaz, bazılarında sarı renkte olan çiçekleri ayrı ya da bir kök sap üzerinde şemsiye durumunda, açılmadan önce bir yenle örtülü bulunan, 20-80 cm. yüksekliğinde, soğanlı bir süs bitkisi. İLE Nergisgillerden, baharda çok erken çiçek açan ve eczacılıkta kullanılan soğanlı bir bitki. )

( NARCISSUS cum GALANTHUS NIVALIS )


- NESC-İ GUDRÛFÎ ile/||/<> TISSU CARTILAGINEUX[Fr.] ile/||/<> KIKIRDAK DOKU

( zooloji )

( TISSU CARTILAGINEUX )


- NESİL[Ar.] ile/değil/yerine/= KUŞAK


- NESİL[Ar.]/BATIN/JENERASYON[İng./Fr. < GENERATION] ile/değil/yerine/= KUŞAK/GÖBEK


- NESİP, TEŞBİP | KASİDE ile/||/<> KASİDE ile/||/<> KASİDE[Ar. < KAṢİDE]

( 1 Araplardan Farslara sonra divan yazınımıza geçmiş bir övgü koşuğu 3099 koşalı olur Uyak düzeni bakımından gazele benzer İlk koşa doğuş uyaklı öteki koşaların birinci dizeleri uyaksız ikincileri doğuş ile uyaklı olur Kasidenin bölümleri a başlangıç bölümü Kasidede konusu sevgi sevgili doğa ya da önemli olaylar olan giriş bölümü b övgü bülümü es t kasit maksat medih methiye övülecek kişinin övüldüğü bölüm c övünüş es t fahriye Ozanın kendi kendini övdüğü bölüm ç tegazzül Kimi keşidelere bir gazelin katılması ya da gazelin katıldığı bölümün adı d dua Övülen kimse için dua edilen bölüm 2 Kasideyi oluşturan kimi koşalar özel terimlerle adlandırılır a doğuş es t matla 1 Gazel ve kasidelerin ilk koşası 2 Ozanın koşuklarından birine katmayıp yalnız bıraktığı uyaklı çift dize b girişlik es t girizgâh Kasidelerde başlangıç bölümünden övgü bölümüne geçişi sağlayan koşa c taç beyit Kasidelerde ozanın adını ya da takma adını taşıyan koşa ç beytütkasit kasidenin en güzel koşası d kesmelik es t makta Divan koşuğunda ozanın adını ya da takma adını taşıyan son koşa son bağlam 3 Konularına göre keşideler a tevhit Tanrının birliğine ululuğuna övgü b mürsacat Tanrıya yakarış c naat Hz Muhammete övgü d methiye Bir kimseyi ya da bir şeyi övmek için yazılan kaside A Bunlar övgü konularına göre ad alır cülusiye Padişahın tahta çıkışını konu edinen kaside suriye Düğün törenlerini konu edinen kaside ramazaniye Konusu ramazanın gelişini kutlama olan kaside bayramiye es t idiyye Konusu bayram kutlaması olan kaside muharremiye Muharrem ayında Hz Hüseyinin şehit edilmesini konu edinen kaside B Konusu mevsimler olan kasideler Bahariye sayfiye şitaiye C Başka konularda yazılan kasideler hamamiye at kasidesi es t kasidei rahşiye rahşiye av kaîidesi es t şikâriye vb 4 Kasideler uyak ve yedeklerinin son harflerine göre de adlandırılır Uyaklarına göre t kasidesi es t kasidei taiye r kasidesi es t kasidei raiye vb gibi Rediflerine göre su kasidesi adem kasidesi vb II Doğu Anadoluda kısa öykülere verilen genel ad Divan edebiyatı terimi Konusu en çok övme olan ve en az onbeş yirmi beyti bulunan uzun gazel Kısa öykü kaside I 3 kaside kaside 1 1 b kaside 1 3 d kaside I 1 ç kaside I 3 d kaside I 3 d kaside I 2 c )


- NESNE AKTARIMI ile/değil/yerine KENDİLİK AKTARIMI


- NESNE - KARANLIK NESNE - ANTİ NESNE ile/ve/<> KARANLIK ENERJİ

( %4 İLE/VE/<> %27 İLE/VE/<> %69 )

( )

( VERA RUBIN [23 Temmuz 1928 - 25 Aralık 2016]: Galaksilerin dönüş hızlarıyla ilgili çalışmaların öncüsü sayılan Amerika'lı astronom. [Galaksilerin dönüş eğrileri üzerine çalışarak, galaksilerin açısal hareketinin tahmin edilen biçimiyle gözlemlenen biçimi arasındaki tutarsızlığı ortaya çıkardı.] )

( Paul Dirac - Anti Madde[08 Ağustos 1902 - 20 Ekim 1984] )


- NESNE-KONU ile/ve KONU

( Tüm disiplinlerin nesnesi dışarıdadır. İLE/VE Sadece felsefede 'konu' kendi içindedir. )

( OBJECT-TOPIC vs./and TOPIC )


- MADDE ile/ve KARANLIK MADDE


- NESNE ile/ve/değil/yerine/<>/>< KAVRAM

( Yıkılabilen ve yıkanabilen. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/>< Yıkılamayan ve yıkanamayan. )

( vs./and/||/<>/and/but/< CONCEPT
CONCEPT instead of OBJECT )


- NESNE ile/ve/> KÜL

( [katı nesnenin] Kullanım, süreç, çeşitlilik ve değerleri. İLE/VE/> Daha sonrası olmayan, sonrasında başka hiçbir biçime/noktaya evrilemez olan son nokta/eşik. )


- NESNE ile/ve TANIM ile/ve KAVRAM

( OBJECT vs./and DEFINITION vs./and CONCEPT )


- NESNE/LER ile/ve/||/<>/> KİŞİ/LER

( Aldığın yere bırakılmalı. İLE/VE/||/<>/> Hak ettiği yerde bırakılmalı/tutulmalı. )


- NESNELERİ TANIMAK ile/ve/||/<> KENDİNİ TANIMAK

( Onları aydınlatmak. İLE/VE/||/<> Aydınlanmak. )


- NESNELERİ, YERE ...:
ATMAK ile/değil/yerine KOYMAK


- NESNEL/LİK ile/ve/||/<> KALICI/LIK


- NESNELLİKTE:
ÖLÇÜLEBİLİR/LİK ile/ve/||/<> KESTİRİLEBİLİR/LİK ile/ve/||/<> GÖZLEMLENEBİLİR/LİK


- NESNENİN BİLİNCİ ile/ve KENDİ-NİN BİLİNCİ

( CONSCIOUSNESS OF THE OBJECT vs./and CONSCIOUSNESS OF THE SELF )


- NESNENİN, DURUM DEĞİŞİMİNDE:
ERİME ile/ve/||/<>/> DONMA ile/ve/||/<>/> BUHARLAŞMA ile/ve/||/<>/> YOĞUŞMA ile/ve/||/<>/> İNCELME/SÜBLİMLEŞME ile/ve/||/<>/> KIRAĞILAŞMA

( )

( ... İLE/VE/||/<>/> ... İLE/VE/||/<>/> ... İLE/VE/||/<>/> Gaz hâlindeki bir nesnenin, ısı kaybederek sıvı durumuna gelmesi. İLE/VE/||/<>/> Bir nesnein, katı durumdan sıvı durumuna geçmeden doğrudan doğruya gaz durumuna dönüşmesi. İLE/VE/||/<>/> Su buğusunun, soğuk havalarda, yerde, bitkiler, ağaçlar ve öteki nesneler üzerinde donmasıyla oluşan ince tabaka. )


- NESNENİN DURUMLARINDA:
KATI ile/ve AMORF KATI ile/ve SIVI ile/ve GAZ ile/ve PLAZMA ile/ve SÜPER AKIŞKAN ile/ve SÜPER KATI ile/ve DEJENERE KATI ile/ve NÖTRONYUM ile/ve GÜÇLÜ SİMETRİK NESNE ile/ve ZAYIF SİMETRİK NESNE ile/ve KUARK-GLUON PLAZMA ile/ve FERMİYONİK YOĞUNLAŞTIRMA ile/ve BOSE-EINSTEIN YOĞUNLAŞTIRMASI ile/ve ACAYİP NESNE

( ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE Bir gaz boşalma tüpünde, elektron ve artı iyonları, yaklaşık olarak eşit sayıda içeren, iyonlaşmış gaz ortamı. | Güneşteki ısıl nükleer tepkimelerin oluştuğu, çok yüksek sıcaklıkta oldukça yüksek derecede iyonlanmış, maddenin dördüncü durumu olarak da tanımlanan akışkan ortam. İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... )

( )


- NESNENİN (T)ÖZÜ ve/||/<> İNSANIN (T)ÖZÜ ve/||/<> TİNİN (T)ÖZÜ

( Çekim, zorunluluk. VE/||/<> Özgürlük. VE/||/<> Eylem. )


- NESRİTAİR, UKAP | KARTAL ile/||/<> KARTAL

( Bir takımyıldızın adı astronomi )

( AQUILA, AQL (AQUILAE), EAGLE )

( AIGLE )

( AADLER )

( AQUILA )


- NET ÜCRET ile/değil/yerine/= KALANLIK


- NET ile/||/<> NET[İng.] ile/||/<> NET[Fr.] ile/||/<> KATKISIZ

( 1 Katkısız ağırlık 2 Katkısız ödeme 3 Ele geçen )

( NET )

( NET )


- NETLİK SAHASI | MEYDAN | SAHA | ALAN ile/||/<> KAFES ile/||/<> SATIR ile/||/<> TARAMA

( TV. Çerçevenin en üst satırından en alt satırına kadar yatay taramanın tümü. @@ Sinema/TV. Bir alıcı merceğinin seçik bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve enin tümü. @@ 1. Güreş karşılaşmalarının yapıldığı yer. 2. Yağlı güreşin ve karakucağın yapıldığı yüzeyi çimle kaplı toprak yer. @@ 1. Eski Roma açıkhava gösterisine özgü geniş yer (elips biçimi). 2. Seyirciler ortasında bir oyun yeri. @@ Bir tutanakta, özel bir veri türüne ayrılmış belirli bir bölge. En küçük mantıksal veri saklama birimi. @@ Birtakım güçlerin etkin oldukları yer. @@ (I) Bir ilingesel uzayda açık ve bağlantılı olan altküme. @@ (II) bk. yüzölçü. @@ Anıtların, tarih yapıtlarının, önemli yapıtasarcılık yapıtlarının çevresinde ya da yakınında, genellikle taşıt dolaşımına açık tutulmayan, herkesin oturup dinlenmesine elverişli duruma getirilmiş, dileyenlerin, gereğinde siyasal toplantılar da yapabilecekleri genişçe düzlük. @@ Bir araştırma konusu ya da sorununun taşıyıcısı olan ve belli ayrıtları bulunan gözlem birimlerinden oluşmuş araştırma evreni ya da bu evrenin içinde gözlendiği gerçek yaşam bağlamı. @@ Bir özdeğin, bir mıknatısın ya da bir elektrik yükü'nün çevresinde uyarılan kendini kuvvet etkisi ile belli eden yönleçsel, doğabilimsel nicelik. @@ (matematik) @@ (fizik) @@ 1. Roma imparatorluğu döneminde açık havada yapılan gösteriler için yapılmış geniş, çoğu kez değirmi biçimde oyun yeri. 2. Seyircilerin ortasında oyun yeri olan çevreli tiyatro'nun büyüğü. @@ Bir sirkte gösterilerin yapıldığı alan. @@ (...) @@ @@ @@ bk. etki alanı @@ Yerel ağızlarda alan ve alaŋ olarak geçer. ~ Tkm alaŋ. Türkmencede āla 'orman içi ağaçsız düzlük' biçimi de vardır. -Kzk alan. Çağdaş diyalektlerdeki yalan biçimi dikkat çekicidir: TatK yalan. -Tel yalan. ~ OT alaŋ 'düz ve açık yer'. )

( FIELD | FIELD (OF SHARPNESS), FOCAL FIELD, LIMITS OF DEFINITION | ARENA | AREA, FIELD | DOMAIN | SQUARE | RING, ARENA | AREA | RASTER, PICTURE RASTER | LINE, SCANNING LINE | SCANNING, PICTURE SCANNING, SWEEP~RASTER, PICTURE RASTER | LATTICE~LINE, SCANNING LINE | LINE~SCANNING, PICTURE SCANNING, SWEEP | SCAN, SWEEP | SCREENING | SCANNING | TRIMMING | TARAMA | SCAN | SURVEY )

( DEMI-IMAGE, TRAME | CHAMP (DE NETTETÉ), LIMITES DE NETTETÉ, ZONE DE NETTETÉ | ARENA | ZONE, CHOMPS | DOMAINE | PLACE | CHAMP | AIRE | PISTE | TRAME | LIGNE (D'ANALYSE | BALAYAGE, ANALYSE, EXPLORATION (DE L'IMAGE~TRAME | GRILLE | TREILLIS~LIGNE (D'ANALYSE)~BALAYAGE, ANALYSE (DE L'IMAGE), EXPLORATION (DE L'IMAGE) | BALAYER, ANALYSER, EXPLORER | BALAYAGE | HACGURE | METTRE AU GABARIT À COUPS DE MINES )

( DOMINIUM~...~LINEA~... )

( HALBBILD, TEILBILD | BLICKFELD | ARENA | BEREICH, GEBIET | PLATZ | FELD | MANEGE, RING | FLÄCHE | RASTER, BILD-RASTER, TEILBILD | ZEILE, ABTASTZEILE, BILDZEILE | ABTASTUNG, BILDABTASTUNG, ABLENKUNG, BILDABLENKUNG~RASTER, BILD-RASTER, TEILBILD | GITTER~ZEILE, ABTASTZEILE, BILDZEILE~ABTASTUNG, BILDABTASTUNG, ABLENKUNG, BILDABLENKUNG | ABTASTEN, ABLENKEN | ABTASTUNG | TRIMMEN )

( CAMPO~RETICOLO~LINEA~SCANSIONE )

( ΠΕΔΊΟ / πεδίο~ΠΛΈΓΜΑ / πλέγμα~ΓΡΑΜΜΉ / γραμμή~ΤΆΡΑΜΑ / τάραμα )


- NET/LİK ile KESİN/LİK

( CLEAR/NESS vs. DEFINITE/CERTAINTY )


- NEVİ ŞAHSINA MÜNHASIR ile/değil/yerine/= KENDİ TÜRÜNE ÖZGÜ


- NEWTON MEKANİĞİ ile/||/<> KUANTUM MEKANİĞİ

( Newton makro dünyayı, kuantum mikro dünyayı tanımlar )

( Formül: F=ma İLE ĤΨ=EΨ )

( Albert Einstein tarafından 1905 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1879-1955) (Ülke: Almanya/ABD) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Görelilik teorisi, fotoelektrik etki) (Nobel: 1921) )


- NEWTON ile/||/<> EYLEMSİZLİK[İng. INERTIA] ile/||/<> GRAVİTASYON[İng. GRAVITATION] ile/||/<> KÜTLEÇEKİM[İng. GRAVITY]

( Uluslararası Birimler Sistemi'nde (SI) kuvvetin birimidir. N olarak kısaltılır. Newton, 1 kilogram kütleye sahip bir cismi 1 m/s2 ivmelendirmek için gereken kuvvet biçiminde tanımlanmıştır. Adını İngiliz matematikçi, fizikçi ve filozof Isaac Newton'dan alır. @@ Cisimlerin hareket durumunu koruma eğilimidir. Cismin üzerine etki eden net kuvvet sıfır ise, durmakta olan cisim durmaya, hareket eden cisim ise aynı yönde hareket etmeye devam eder. Örneğin, hareket halindeki otobüs aniden fren yaparsa, otobüsün içindeki yolcular hareket durumunu koruma eğilimden dolayı ileri fırlayacaklardır. Newton'un birinci hareket yasasıdır. @@ Kütlesi bulunan maddelerin birbirlerine doğru ivmelenme eğilimidir, Türkçede yanıltıcı bir biçimde "kütleçekim" olarak da bilinir. Elektromanyetik kuvvet, zayıf ve güçlü nükleer kuvvet ile birlikte doğadaki dört temel kuvveti oluşturur. Gravitasyon, bu 4 kuvvet arasındaki en zayıfıdır. Cisimlerin birbirini "çektiğini" düşünen Newton, "Küleçekim Teorisi"ni ileri sürmüştür. Ancak günümzüde, cisimlerin birbirlerine doğru hareketinin bir "çekim kuvveti" nedeniyle olmadığı, gerek görecelik teorisi, gerekse de kuantum mekaniğince ortaya konulmuştur. Dolayısıyla "kütleçekim" sözcüğü hatalı bir çağrışıma neden olmaktadır. @@ Kütlesi bulunan maddelerin birbirlerine doğru ivmelenme eğilimi. Elektromanyetik kuvvet, zayıf ve güçlü nükleer kuvvet ile birlikte doğadaki dört temel kuvveti oluşturur. Kütleçekim, bu 4 kuvvet arasındaki en zayıfı. Cisimlerin birbirini "çektiğini" düşünen Newton, "Küleçekim Teorisi"ni ileri sürdü. Ancak günümüzde, cisimlerin birbirlerine doğru hareketinin bir "çekim kuvveti" nedeniyle olmadığı, gerek görecelik teorisi, gerekse de kuantum mekaniğince ortaya konuldu. Dolayısıyla "kütleçekim" sözcüğü hatalı bir çağrışıma neden olur. "Gravitasyon" olarak da bilinir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- NEY/NÂY/MİZMÂR[Ar.] [akordlarına göre]:
BOLÂHENK/NISF/NISFİYE ile/ve SÜPÜRDE ile/ve MÜSTAHSEN ile/ve KIZ NEYİ ile/ve MANSUR ile/ve ŞAH ile/ve DÂVUT

( Ney'in kendi sesi yoktur. )

( Ney'in sesi HÛ'dur. )

( Ney, ahadiyetin sesidir. )

( Ney Forum [ http://neyforum.net ] )

( Ney Derneği [ http://neyforum.biz ] )

( REED FLUTE )


- NEZÂKET ile/ve/<> KÜLTÜR

( POLITENESS vs./and/<> CULTURE )


- NEZAKETSİZ/LİK ile/değil/yerine/= KABA/LIK


- NEZİF[Ar. < NEZF] ile/değil/yerine/=/||/<> KANAMA


- NEZİF[Ar. < NEZF] ile/değil/yerine/= KANAMA

( Gövdenin herhangi bir yerinden kan akması, kan gelmesi. | Manevi acıların yeniden etkisini duyurması, depreşmesi. )


- NEZİR | ADAK ile/||/<> KURBAN | ADAK YAPMAK

( Yerine getirileceğine söz verilen böcek yutma, mum yakma, oruç tutma, besin sunma, su dökme, kurban kesme, şenlik yapma gibi adamak eylemi ya da adanılan şeylerden her biri. bk. adak yapmak, yakarı, cancılık, tapıncak. @@ Sayrılıktan sağalma, çocuk sahibi olma, evlenme, zor bir durumdan kurtulma vb. amaçlara yönelik isteklerin yerine getirilmesi için yüce varlıklara, ermişlere, tapınaklara, yatırlara, ziyaretlere adanan oruç, kurban, yiyecek, eşya vb. )

( VOW, VOTIVE OFFERING | VOW | SACRIFICE~SACRIFICE )

( VOEU, OBLATION | VOEU | SACRIFICE~SACRIFICE )

( VOTUM~SACRIFICIUM )

( GELÜBDE, GELÖBNIS | OPFER~OPFER )

( VOTO~SACRIFICIO )

( ΤΆΜΑ / τάμα~ΘΥΣΊΑ / θυσία )


- NEZLE/DUMAĞI/TUMAĞI/İNGİN/ZÜKÂM[Ar.] ile GRİP ile KORONA(CORONA)/COVID-19 ile HANTA

( NEZLE
Nedeni: Çok sayıda virüs bu hastalığa yol açabilir.
Zamanı: Yılın her zamanı. Yayılma biçimi: Burun ya da ağız yoluyla giren zerreler.
Kuluçka Süresi: İki haftaya kadar çıkabilir.
Ateş: Zaman zaman.
Üşüme: Nadiren.
Kas Ağrısı: Zaman zaman.
Boğaz Ağrısı: Hafif ve aralıklı.
Öksürme: Yaygın.
İshal: Yaygın olabilir.
Kusma: Yaygın olabilir.
Zatürree: Hiç yaygın değil.
Tedavi: Belirtilere karşı reçetesiz ilâçlar.
Önlem: Elleri dikkatle yıkamak.
İLE
GRİP
Nedeni: A ya da B grip virüsü.
Zamanı: Sonbahar ve kış sonu.
Yayılma biçimi: Burun ya da ağız yoluyla giren zerreler.
Kuluçka Süresi: İki gün.
Ateş: Genelde her zaman.
Üşüme: Yaygın.
Kas Ağrısı: Yaygın ve bazen ağır.
Boğaz Ağrısı: Acı verici ve daha inatçı.
Öksürme: Yaygın.
İshal: Yaygın değil.
Kusma: Genellikle görülmez.
Zatürree: Meydana gelebilir.
Tedavi: A... ya da R...
Önlem: Elleri dikkatle yıkamak. | Grip aşısı. )

( image )

( image )

( image )

( image )

( NEVÂZİL, SÜTÂ', ZÜKÂM ile ... ile ... )


- CUSANUS ve/||/<>/> KOPERNİK ve/||/<>/> PARASELSUS

( 1401 - 11 Ağustos 1464 VE/||/<>/> 19 Şubat 1473 - 24 Mayıs 1543 VE/||/<>/> 1493 - 24 Eylül 1541 )


- NİCEL | KANTİTATİF ile/||/<> KANTİTATİF[Fr. < QUANTITATIF]

( Niceliğe bağlı olan miktarla ilgili olan nicel )

( QUANTITATIVE )

( QUANTITATIF )


- NİCELİK = KEMİYET = QUANTITY[İng.] = QUANTITÉ[Fr.] = QUANTITÄT[Alm.] = QUANTITAS[Lat.] = POSOFEI[Yun.] = CANTIDAD[İsp.]


- NİCELİKSEL MATEMATİK ile KAVRAM MATEMATİĞİ


- NİDANA ile/||/<> KARANA ile/||/<> KAMMA PHALA

( Karma ilişkisi süreci. @@ Neden, bir sonuca şaşmaz biçimde öncülük eden ilk neden. @@ Bir aksiyonun, edimin meyvesi ya da sonucu. )


- NİHÂYET-İ AZM[Ar.] ile/değil/yerine/= KEMİK UCU

( Kemik ucu. )


- NİMBUS[Lat. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> KARA BULUT


- NİMBUS[Lat.] ile/değil/yerine/= KARA BULUT


- NÎRÂN ile/ve/<> ZÎFÂN ile/ve/<> KURBÂN

( Canını, ateşe. İLE/VE/<> Malını, misafire. İLE/VE/<> Yakınını, Allah'a. )


- NİSA[Ar. < NİSĀ] ile/değil/yerine/=/||/<> KADIN


- NİSAİYE[Ar. < NİSĀʾİYYE] ile/değil/yerine/=/||/<> KADIN HASTALIKLARI


- NİSAİYE/JİNEKOLOJİ ile/değil/yerine/= KADIN-DOĞUM SAYRILIKLARI


- NİSBÎ ile KISMÎ


- NİSPET ile KIYAS

( Hind felsefesindeki temel kavram RTA, Yol (Rota, route, road) anlamına gelmektedir. Ratio'nun kaynağı olan Ratis ise, Lâtince'de, bağ çubuklarını boylarına göre düzlemektir, denk etmektir. Eski Yunan'da, muntazam dizilmiş kolye anlamında, "cosmos", düzenli evren ("Cosmos") ile, akıl, dil, "Logos (uyumlu dil ve Akıl)", "Nomos", "Ethos" [yüce değerlere yönelme] arasındaki eşdeğerlik demektir. Japonların "Kannagara no michi"si, Arapların "Şeria"sı da aynı, doğru yol, anlamındadır. )

( RATIO vs. TO COMPARE )


- NİTEL | KALİTATİF ile/||/<> KALİTATİF[Fr. < QUALITATIF]

( Kaliteye ait niteliğe ilişkin olan )

( QUALITATIVE )

( QUALITATIF )


- NİTELEME ile/ve KAYITLANDIRMA


- NİTELİK | KALİTE[Fr. < QUALİTÉ] ile/||/<> KIRLANGIÇ ile/||/<> MAVNA ile/||/<> ŞAYKA ile/||/<> PİYADE

( Osmanlı donanmasında çektiri türünden bir savaş gemisi. @@ Bir ürünün bilinen en iyi özellikleri bünyesinde taşıması durumu. @@ )

( GALLIOT, GALLEY | QUALITY | BARGE | SMALL BOAT~SWALLOW~BARGE~...~SMALL BOAT )

( GALIOTE | QUALITÉ | HIRONDELLE~HIRONDELLE~PÉNICHE~...~CANOT )

( ...~HIRUNDO~...~SAGITTEA~... )

( GALIOT~SCHWALBE~LASTKAHN~...~BOOT )

( GALEOTTA~RONDINE~CHIATTA~...~PIATA )

( ΓΑΛΙΌΤΑ / γαλιότα~ΧΕΛΙΔΌΝΙ / χελιδόνι~ΜΑΟΎΝΑ / μαούνα~...~ΒΆΡΚΑ / βάρκα )


- NİTELİK | KALİTE ile/||/<> KALİTE ile/||/<> KALİTE[Fr. < QUALITÉ]

( Osmanlı donanmasında çektiri türünden bir savaş gemisi Bir ürünün bilinen en iyi özellikleri bünyesinde taşıması durumu )

( GALLIOT, GALLEY | QUALITY | BARGE | SMALL BOAT )

( GALIOTE | QUALITÉ | HIRONDELLE )

( GALIOT )

( GALEOTTA )

( ΓΑΛΙΌΤΑ / γαλιότα )


- NİTELİK ile KAPASİTE

( QUALITY vs. CAPACITY )


- NİTELİK ile/ve/değil KENDİLİK

( Sıfat. İLE/VE/DEĞİL Ad. )

( Siz, sadece kendinizsinizdir. )

( Adjective. VS./AND Name. )

( [not] QUALITY vs./and/but SELF )


- NİTELİK = KEYFİYET = QUALITY[İng.] = QUALITÉ[Fr.] = QUALITÄT, BESCHAFFENHEIT[Alm.] = QUALITAS[Lat.] = POIOTES[Yun.] = CALIDAD[İsp.]


- NİTELİK ile/ve KUDRET

( QUALITY vs./and CAPABLE )


- NİTELİK/Lİ ile/ve/değil/||/<>/< KAPSAM/LI


- NİYET | KAYGI/DÜŞÜNCE ile/||/<> DÜŞÜNCE | DÜŞÜN | KURUNTU/FİKİR[Ar. < FİKR] ile/||/<> KAYGI | KURUNTU | NİYET/ENDİŞE[Fars. < ENDĪŞE] ile/||/<> AMAÇ | PLAN/NİYET[Ar. < NİYYET]

( düşünce alışverişi düşünce hayatı düşünce özgürlüğü ana düşünce art düşünce asli düşünce aykırı düşünce bilimsel düşünce karşı düşünce Uzay ve zamanın ötesinde öznenin dışında kendiliğinden var olan duyularla değil yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik mütalaa fikir ide idea mülahaza Dış dünyanın insan zihnine yansıması niyet kaygı İlke yönetici sav )


- NİYET "OKUMAK" ile/ve/||/<> "KİŞİLİK ÇÖZÜMLEMESİ"


- NİYET ve/||/<>/> KARAR ve/||/<>/> UYGULAMA

( INTENTION and/||/<>/> DECISION and/||/<>/> APPLICATION )


- NİYET ile KASIT/AMD

( INTENTION vs. PURPOSE )


- NİYET ile KASTETMEK


- NİYET ile/ve KIBLE


- NİYET ile/ve KIBLE


- NİYET ile NİYET ile KASITLI ile KASITLI YAPAN ile KASITLI OLARAK ile NİYETLER

( INTENT vs. INTENTION vs. INTENTIONAL vs. INTENTIONAL DOER vs. INTENTIONALLY vs. INTENTIONS )

( مرام ile آهنگ ile منظور ile مقصود ile عزم ile منوي ile عمد ile سگال ile صرافت ile غرض ile نيت ile تعمد ile خيال ile قصد ile عمدي ile تعمدي ile متعمد ile عمدا ile تعمدا ile اغراض ile نيات )

( MARAM ile AHANG ile MANZUR ile MOGHSUD ile AZM ile MONOY ile AMAD ile SEGAL ile SARAFT ile GHARZ ile NEYT ile TAMAD ile خيال ile GHSAD ile AMADY ile تعمدي ile متعمد ile OMDA ile TAMDA ile EGHARAZ ile NEYAT )


- NİYOBYUM ile/||/<> KOLOMBİYUM

( kolombiyum Özel alaşımlar ile ostenitli paslanmaz çeliklerde kullanılan gri renkli bir metal A A 92 91 A S 41 Ö A 8 4 E S 1950 C niyobyum )

( NIOBIUM )

( NIOBIUM )

( NIOBIUM )


- NÖBET[Ar.] ile/değil/yerine/= KEŞİK


- NODÜL ile KİST

( İçi dolu kitle. İLE İçi boş kitle. )

( ŞÂMİHA: Beyinde, kemikte ve gövdenin çeşitli yerlerinde doğal olarak görülen çıkıntılar. )


- NOHUT ile/değil/||/<>/> KUDAMA/ZILK/SARMASIN/ŞIHIL/MAHŞİDE

( ... İLE/DEĞİL/||/<>/> İkiye ayrılmış nohut. )


- NOHUT ile KURU FASULYE

( CHICKPEA vs. HARICOT BEAN )

( CICER ARIETINUM cum PHASEOLUS VULGARIS )


- NOKTA ile/ve/||/<> KÜRE

( Uzaktan bakarsak. İLE/VE/||/<> Yakından bakarsak. )

( POINT vs./and/||/<> SPHERE )


- NOKTA-İ GALEYAN | KAYNAMA NOKTASI ile/||/<> KAYNAMA NOKTASI

( Bir sıvının üzerindeki basınçla o sıcaklıktaki doygun buhar basıncının denk olduğu sıcaklık Belli basınç altında sıvının buhara dönüşmeye başladığı sıcaklık Bir sıvının uçuk basıncının dış basınca eşit olduğu sıcaklık derecesi fizik Kaynamanın olduğu sıcaklık kaynama sıcaklığı da denir Bir sıvının belirli basınçta kaynamaya başladığı sıcaklık 1 Sıvıların deniz seviyesinde kaynamaya başladığı sıcaklık derecesi 2 Sıvının buhar basıncıyla atmosferik basıncın eşitlendiği sıcaklık derecesi )

( BOILING POINT )

( POINT D'EBULLITION | POINT D'ÉBULLITION | POINTS D'ÉBULLITION )

( SIEDEPUNKT | SIEDEPUNKT, KOCHPUNKT )


- NORMAL[Fr. < NORMALE] ile/değil/yerine/= KURALA UYGUN


- NÖROTRANSMİTER/NEUROTRANSMİTTER[İng.] ile/değil/yerine/= KİMYASAL SİNİR ULAĞI


- NORTH POINT[İng.] ile/||/<> POINT NORD[Fr.] ile/||/<> NORDPUNKT[Alm.] ile/||/<> KUZEY NOKTASI

( Gözeriminde kuzey doğrultusunun gökküresini deldiği nokta )

( NORTH POINT )

( POINT NORD )

( NORDPUNKT )


- NORTH :/yerine KUZEY


- NORTHERN :/yerine KUZEYLİ


- NORTH-WEST/NORTH-EAST[İng.] ile/değil/yerine/= NORD-OUEST/NORD-EST[Fr.] ile/değil/yerine/= NORDWEST/NORDOST[Alm.] ile/değil/yerine/= KUZEY

( Gözerimi düzleminde doğu- batı doğrultusuna dik, kutupyıldızının bulunduğu yandaki yön, sol eli doğuya, sağ eli batıya uzanmış bir insanın arka yönü. @@ (coğrafya, fizik, astronomi) @@ bk. boreal. @@ (astronomi) Yerel ağızlarda kuzay 'güneş görmeyen yer', guzay 'güneş almayan yer' olarak geçer. Dar bir alanda geçen kuyaz biçimi göçüşme (métathèse) sonunda oluşmuştur. ~ Az guzey 1. '(dağın, yapının vb.nin) güneş görmeyen yeri'; 2. 'şimal'. -Tkm guzay '(dağın, yapının) gölgede kalan yanı'. < kuz 'güneş görmeyen yer, gölgede kalan yer' + -ay eki. Yerel ağızlarda kullanılan kuzay (> kuzey) biçimi, dil inkılabı yıllarında kültür dilimizde 'dört ana yönden biri, şimal' olarak yerini almıştır. || Yerel ağızlarda kuzay 'güneş görmeyen yer', guzay 'güneş almayan yer' olarak geçer. Dar bir alanda geçen kuyaz biçimi göçüşme (métathèse) sonunda oluşmuştur. ~ Az guzey 1. '(dağın, yapının vb.nin) güneş görmeyen yeri'; 2. 'şimal'. -Tkm guzay '(dağın, yapının) gölgede kalan yanı'. < kuz 'güneş görmeyen yer, gölgede kalan yer' + -ay eki. Yerel ağızlarda kullanılan kuzay (> kuzey) biçimi, dil inkılabı yıllarında kültür dilimizde 'dört ana yönden biri, şimal' olarak yerini almıştır. )


- NORTHWEST WIND[İng.] ile/||/<> KARA YEL

( Kuzeybatıdan esen rüzgâr )

( NORTHWEST WIND | SOUTHEAST WIND | SOUTH WIND )

( VENT DU NORD-OUEST )

( NORDWESTWIND )

( MAESTRALE )

( ΒΟΡΕΙΟΔΥΤΙΚΌΣ ΆΝΕΜΟΣ / βορειοδυτικός άνεμος )


- NORVEÇ = KUZEY YOLU


- NOSYON[Fr. < NOTION] ile/değil/yerine/=/||/<> KAVRAM


- NOSYON[Fr./İng. < NOTION] ile/değil/yerine/= KAVRAM

( Bir şey üzerindeki gerekli bilgi, kavram. )


- NOTA ile KANTEMİR NOTASI


- NOTA ile/değil/yerine/= KÜYGE, KÜĞGE, YÜĞGE


- NOTION :/yerine KAVRAM


- NÖTR ile/ve/değil/||/<> KENDİLİĞİNDENLİK


- NÖTRİNO SALINIMI ile/||/<> KARIŞIM AÇISI

( Bir nötrinonun yol alırken bir türden (tat) ötekine dönüşmesidir; bu, nötrinoların kütlesiz olmadığının kanıtıdır. @@ Nötrinoların tat durumlarıyla kütle durumlarının ne kadar karıştığını, dolayısıyla salınımın ne kadar güçlü olacağını belirleyen parametredir. İkincisi, ilkinin büyüklüğünü yöneten niceliktir. )

( Formül: ν_e ↔ ν_μ ↔ ν_τ )


- NÖTRON YILDIZI ile/||/<> KARA DELİK ile/||/<> KUARK YILDIZI

( Büyük bir yıldızın çökmesiyle oluşan, hemen tümüyle nötronlardan oluşan aşırı yoğun cisimdir; bir çay kaşığı maddesi milyonlarca ton çeker, çökmeye nötron dejenere basıncı direnir. @@ Kütle çekiminin her şeyi, ışığı bile içine hapsettiği, olay ufkuyla çevrili bölgedir; nötron basıncının bile durduramadığı en ağır çöküntülerden doğar (R_s = 2GM/c²). @@ Nötronların bile ezilip serbest kuark maddesine dönüştüğü varsayılan ara evredir; ilk ikisinin arasında yer alır, varlığı henüz kesin doğrulanmamıştır. İlkinden üçüncüye yoğunluk artar. )

( Formül: Rs = 2GM/c² (Schwarzschild) )


- NOUS <> KOZMOS


- NUCLEAR ENERGY[İng.] ile/||/<> ÉNERGIE NUCLÉAIRE[Fr.] ile/||/<> KERNENERGIE[Alm.] ile/||/<> NÜKLEER ENERJİ

( nükleer enerji atom enerjisi Bir nükleer yakıtın kütle birimi basma açığa çıkardığı toplam enerji )


- NUCLEAR POWER STATION[İng.] ile/||/<> CENTRALE NUCLÉAIRE[Fr.] ile/||/<> KERNKRAFTWERK[Alm.] ile/||/<> NÜKLEER SANTRAL

( Isı veya elektrik enerjisini bir ya da aynı alandaki birkaç nükleer reaktörle üreten santral )

( NUCLEAR POWER STATION )

( CENTRALE NUCLÉAIRE )

( KERNKRAFTWERK )


- NUCLEAR REACTOR[İng.] ile/||/<> RÉACTEUR NUCLÉAIRE[Fr.] ile/||/<> KERNREAKTOR[Alm.] ile/||/<> NÜKLEER REAKTÖR | REAKTÖR[Fr. < RÉACTEUR]

( nükleer reaktör İçinde denetimli nükleer fisyon tepkimesi oluşturulup sürdürülebilen donanım Kısaca reaktör de denir )

( RÉACTEUR )


- NÜFUS ARTIŞI ile/||/<>/>< KİŞİ SAYISININ AZALMASI

( )

( Haritayı görmek için burayı tıklayınız... )


- NÜFUS HÜVİYET CÜZDANI ile/||/<> CERTIFICATE OF BIRD[İng.] ile/||/<> BULLETİN DE NAİSSANCE[Fr.] ile/||/<> KİMLİK BELGESİ

( Kütük yazılımına göre bir kişinin kimliğini gösteren belge )

( CERTIFICATE OF BIRD )

( BULLETIN DE NAISSANCE )


- KERNQUADRUPOLRESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜKLEER DÖRT KUTUPLU REZONANS


- KERNRELAXATION[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜKLEER DURULMA


- ÉNERGIE NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜKLEER ENERJİ


- NUCLEAR POWER PLANT[İng.] / CENTRALE DE LA PUISSANCE NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNKRAFTWERK[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜKLEER GÜÇ SANTRALİ


- KERNSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜKLEER IŞIN/IM


- KERNMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜKLEER MIKNATISLIK


- KERNMOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜKLEER MOMENT


- NUCLEAR REACTOR[İng.] / KERNREAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜKLEER REAKTÖR


- COMBUSTIBLE NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNBRENNSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜKLEER YAKIT


- NÜKTE ile KİNÂYE


- NUMUNE BAĞLARI ile/ve KAZIKLI BAĞLARI ile/ve CEVİZLİBAĞ


- NUR ile/ve KUDRET


- NUT :/yerine KURUYEMİŞ, FINDIK


- NUTHATCHES[İng.] ile/||/<> SITTÉLES[Fr.] ile/||/<> SITTIDAE[Lat.] ile/||/<> KLEIBERN[Alm.] ile/||/<> SIVACI KUŞUGİLLER

( Kuşlar Aves sınıfının ötücü kuşlar Passeriformes takımının küçük ve tıknaz yapılı gagaları düz ya da yukarı kıvrık kuyrukları kara böcek ve tanelerle beslenen sıvacı kuşu Sitta europaea büyük kaya sıvacı kuşu S tephronata küçük sıvacı kuşu S krueperi kaya sıvacı kuşu S neumayer türleri iyi bilinen bir familya )

( NUTHATCHES )

( SITTÉLES )

( KLEIBERN )

( SITTIDAE )


- O OLMAK ile/ve/değil/yerine KENDİN OLARAK, O OLMAK

( [not] BEING THAT LIKE vs./and/but BEING THAT BY SELF
BEING THAT BY SELF instead of BEING THAT LIKE )


- OBEZİTE ile/||/<> KAŞEKSİ

( Aşırı gövde yağı birikimi. İLE/||/<> Aşırı kilo kaybı ve kas erimesi. )


- OBLITERE/OBLITERATED[İng.] ile/değil/yerine/= KAPANMIŞ


- OBSCURISME/OBSCUR[Fr.] ile/değil/yerine/= KARANLIKÇILIK

( XX. yüzyıl başlarında beliren, kapalı anlatımı öngörüp okuyucunun imgesini çalıştırmayı amaç edinen sanat akımı. )


- OBSİDYEN ile/||/<> KUNZİT

( Volkanik cam. İLE/||/<> Pembe ila mor renkte bir spoddumen. )


- OBSKÜRANTİZM ile/değil/yerine/= KARARTMACILIK


- OCAK ile KUCAK ile TUZAK

( ... ile ... ile DÂM )


- OCAK ile KÜLHAN[Fars.]/CEHENNEMLİK

( ... İLE Hamamları ısıtan, hamamın altında bulunan kapalı ve geniş ocak. )

(

)


- ÖD AĞACI ile KARTAL AĞACI

( Dulaptalotugillerden, sıcak ülkelerde yetişen, tropik bölgelerde yetişen, odunu ve kabuğu hoş kokulu bir ağaç. | Tütsü. | Tesbih yapılır. İLE Dulaptal otugillerden, Hindistan'da yetişen, odunu öd ağacı gibi kokan bir ağaç. )

( AQUILLARIA AGOLIOCHIA cum ... )


- OD ile KIVILCIM

( ... ile ŞERARE[çoğ. ŞERER] )

( ÂTEŞ ile ÂYİJ, ÂYÎJEK )

( FLAME vs. SPARK )

( TEJAS ile ... )


- ÖD ve/||/<> KOLEDOK[Fr. < CHOLEDOQUE]

( Safra. VE/||/<> Safra kanalı, öd kanalı. )


- ODA ile KOĞUŞ

( ROOM vs. WARD )


- ODA ile KÖY ODASI

( ... İLE Köylülerin çeşitli toplantılar yaptığı ya da konukların köyde kalması için hazırladıkları yer. )


- ODA ile/değil/yerine/=/||/<> KÖY ODASI | DAİRE

( odabaşı oda çeşmesi oda hapsi oda hizmetçisi oda kethüdası oda müziği oda spreyi art oda başoda karanlık oda kozmik oda ön oda arz odası basınç odası bekâr odası bekleme odası beslenme odası çalışma odası çubuk odası doğum odası etüt odası halk odası hamam odası intizar odası kabul odası köy odası kumanda odası makam odası makine odası makyaj odası misafir odası müzik odası oturma odası reji odası rejisörlük odası sanayi odası sandık odası soyunma odası tecrit odası ticaret odası yatak odası yemek odası yer odası yük odası Evin veya herhangi bir yapının oturma çalışma yatma gibi işlere yarayan banyo salon giriş vb dışında kalan bir veya birden fazla çıkışı olan bölmesi göz Serbest meslek adamlarını içinde toplayan resmî birlik Yeniçeri kışlası köy odası daire )


- ODACIK | BÖLÜM | KOMPARTIMAN ile/||/<> KOMPARTIMAN ile/||/<> KOMPARTIMAN[Fr. < COMPARTIMENT]

( Biyolojik yapılarda bulunan sınırları belirlenmiş kapalı bölgeler )

( COMPARTMENTS )

( COMPARTIMENT )

( KOMPARTIMENTE )


- ODACIK ile TİCARET ODASI ile KAHYA

( CHAMBER vs. CHAMBER OF COMMERCE vs. CHAMBERLAIN )

( مجلسي ile حجره ile اتاق بازرگاني ile اطاق بازرگاني ile پرده دار ile حاجب )

( MOJALSY ile HAJREH ile OTAGH BAZORGANY ile OTAGH BAZORGANY ile PARDEH DAR ile HAJEB )


- ODAKLANMA ile/ve/<> KÜMELEME


- ODAKLANMAK ile/ve KOŞULLANMAK

( FOCUSING vs./and CONDITIONING )


- ODALI YENİÇERİLER ile/||/<> KALELERDE GÖZETÇİLİK EDEN KAPIKULU YENİÇERİLERİ

( Kalelerde gözetçilik eden kapıkulu yeniçerileri )


- ODORİMETRE[Fr. < ODORIMÈTRE] ile/değil/yerine/=/||/<> KOKUÖLÇER


- OF ŞOR[İng. < OFF SHORE] ile/değil/yerine/= KIYI BANKACILIĞI


- OFF :/yerine KAPALI, DIŞINDA


- OFF-SHORE BANKING[İng.] ile/||/<> KIYI BANKACILIĞI | DENİZAŞIRI BANKACILIĞI

( Genellikle serbest bölgelerde etkinlik gösteren ülke dışından sağlanan fonların yine ülke dışında kullandırılmasını amaçlayan ve bankacılık kesimi için düzenlenmiş her türlü yasa ve yönetmeliklerin dışında kalan bir tür serbest bankacılık denizaşırı bankacılığı )

( OFF-SHORE BANKING )


- ÖFKE(> ADRENALİN >) ve/> KALP KRİZİ

( Keskin sirke, küpüne zarar. )


- ÖFKE ile/ve/||/<>/> KAYGI

( ANGER vs./and/||/<>/> ANXIETY )


- ÖFKE ile/ve/||/<> KEDER ile/ve/||/<> ÜZÜNTÜ ile/ve/||/<> STRES ile/ve/||/<> KORKU

( Karaciğeri yorar ve hasta eder. İLE/VE/||/<> Akciğeri yorar ve hasta eder. İLE/VE/||/<> Mideyi yorar ve hasta eder. İLE/VE/||/<> Kalbi ve beyni yorar ve hasta eder. İLE/VE/||/<> Böbrekleri yorar ve hasta eder. )


- ÖĞELER ile/ve/||/<>/> KİMYASAL EVRİM ile/ve/||/<>/> DİRİMSEL(BİYOLOJİK) EVRİM

( image )

( Kimyasal evrimin, hidrojen siyanür[HCN] ve formaldehid[H2CO] gibi basit organik moleküllerin, abiyotik sentezleriyle başladığı sanılmaktadır. Bu moleküllerin oluşumuyla ilgili olası mekanizmalar bilinmektedir fakat oluşum oranları hakkında belirsizlikler bulunmaktadır. Gereken şey, reaktif olmayan atmosfer moleküllerinin, yeni moleküller oluşturmak üzere birbiriyle birleşmleri için reaktif bileşenlere ayrılmalarını sağlayacak bir enerji kaynağıdır. Şimşekler ve güneşten gelen mor ötesi ışınlar, yerin ilk zamanlarında, uygun enerji kaynağı yaratmış olabilir.

Polimerlerin, bileşenleri olan monomerlerden oluşmaları için enerji girişi gerekir. Polimerler ve öteki organik bileşikler, daha basit bileşikler olarak yalınlaştıklarında, enerji açığa çıkar.

Tüm organizmalarda, metabolik ve genetik aygıttan başka, protein ve başka polimerlerden oluşan zarlar bulunur. Bazı zarlar, hücreyi kuşatarak canlı protoplazmayı çevresindeki ortamdan ayırır; ötekiler ise iç zarlardır. Son araştırmalar, zarların sadece basit bir koruma olmadıklarını, hücrenin biyokimyasal işlemlerinin çoğunun zarlarda oluştuğunu göstermiştir. Örneğin, hücre çeperinin etkin işlevlerinden biri, çevredeki bileşenler ortamından hücre için gereken özütleme işleminin yapılması ve artık ürünlerin çevreye atılmasıyla ilgilidir. Kimyasal evrim, yaşam başlamadan önce yüksek olasılıkla ham biyolojik zarlar üretmek zorunda kalmıştır.

Hücrenin ortaya çıkmasıyla birlikte yeryüzü tarihinin kimyasal çağı sona ermiştir. Ne yazık ki, kimyasal evrim, jeolojik kayıtlarda kesin bir iz bırakmamış. Yaşamın kökenini kavrayışımız, kurama, laboratuvarda yapılan benzetim çalışmalarına ve karşılaştırmalara dayanmaktadır. )


- ÖĞELERİN/ELEMENTLERİN YAPILARI:
FİZİKİ ile/ve/||/<> KİMYEVİ

(

ADI
SİMGESİ
ATOM

NUMARASI
ATOM

AĞIRLIĞI
KAYNAMA

NOKTASI C
ERİME

NOKTASI C
YOĞUNLUĞU

9 / CM3
ERİME

NOKTASI K
KAYNAMA

NOKTASI K
OKSİDASYON

SAYISI
BRİNELL

SERTLİĞİ
AKTİNYUM
Ac
89
(227)
3200
1050
---
---
---
3
---
ALTIN
Au
79
196.967
2970
1063
19.3
1337.95
2980.15
3
---
ALÜMİNYUM
Al
13
26.9815
2450
660
2.7
932.15
2720.15
3
16
AMERİKYUM
Am
95
(223)
2607
995
11.7
---
---
---
---
ANTİMON
Sb
51
121.75
1380
630.5
6.62
903.65
1910.15
3
30
ARGON
Ar
18
39.948
185.8
189.4
1.4
---
---
---
---
ARSENİK
As
33
74.922
613
817
5.72
1088.15
886.15
3
---
ASATATİN
At
85
(210)
(337)
(302)
---
---
---
1
---
AZOT
N
7
14.0067
195.8
210
0.81
---
---
4
---
BAKIR
Cu
29
63.5
2595
1083
8.96
1356.15
2868.15
2
50
BARYUM
Ba
56
137.34
1640
714
3.5
983.15
1910.15
2
42
BERKELYUM
Bk
97
(247)
---
---
---
---
---
---
---
BERİLYUM
Be
4
9.0122
2770
1277
1.85
2477
2750.15
2
60
BİZMUT
Bi
83
208.98
1560
271.3
9.8
---
---
3
---
BOR
B
5
10.811
(2550)
(2030)
(2.34)
2303
4173.15
3
---
BROM
Br
35
79.909
58
7.2
3.12
---
---
1
---
ÇiNKO
Zn
30
65.37
906
419.5
7.14
692.65
1180.15
2
35
CiVA
Hg
80
200.59
357
38.4
13.6
234.25
629.85
2
---
CURiYUM
Cm
96
(247)
---
1340
---
---
---
3
---
DEMİR
Fe
26
55.847
3000
1536
7.86
1809.15
3343.15
2
45
DİSPROSYUM
Dy
66
162.5
2600
1407
8.27
---
---
3
---
EINSTEINYUM
Es
99
(254)
---
---
---
---
---
---
---
ERBİYUM
Er
68
167.26
2900
1497
9.05
---
---
3
---
EUROPYUM
Eu
63
151.96
1439
826
5.26
---
---
3
---
FRANSİYUM
Fr
87
(223)
(677)
(27)
---
---
---
1
---
FERMİYUM
Fm
100
(253)
---
---
---
---
---
---
---
FLOUR
F
9
18.9984
188.2
219.6
1.5
53.55
85.15
1
---
FOSFOR
P
15
30.9738
280
44.2
1.82
317.35
554.15
3
---
GADOLİNYUM
Gd
64
157.25
3000
1312
7.89
---
---
3
---
GALYUM
Ga
31
69.72
2337
29.8
5.91
---
---
3
---
GERMANYUM
Ge
32
72.59
2830
937.4
5.32
---
---
4
---
GÜMÜŞ
Ag
47
107.870
2210
960.8
10.5
1234.34
2453.15
1
20
HAFNİYUM
H
72
178.49
5400
2222
13.1
---
---
4
---
HAHNYUM
Ha
105
(262)
---
---
---
---
---
5
---
HELYUM
He
2
4.0026
268.9
269.7
0.126
---
---
---
---
HİDROJEN
H
1
1.0079
252.7
259.2
0.071
---
---
1
---
HOLMİYUM
Ho
67
164.93
2600
1461
8.80
---
---
3
---
İNDİYUM
In
53
114.82
2000
156.2
7.31
---
---
3
---
İRİDYUM
Ir
77
192.2
5300
2454
22.5
---
---
---
---
İTTERBİYUM
Yb
70
173.04
1427
824
6.98
---
---
---
---
İTRİYUM
Y
39
88.905
2927
1509
4.47
---
---
---
---
İYOD
I
53
126.904
183
113.7
4.94
---
---
1
---
KADMİNYUM
Cd
48
112.4
765
320.9
8.65
594.15
1038.15
2
35
KALAY
Sn
50
118.69
2270
231.9
7.3
2128.15
4653
4
160
KALSİYUM
Ca
20
40.08
1440
838
1.55
1123.15
1760.15
2
13
KALİFORNİYUM
Cf
98
(249)
---
---
---
---
---
3
---
KARBON
C
6
12.0115
4830
3727
2.26
3800
---
4
---
KLOR
Cl
17
35.453
34.7
101
1.56
---
---
1
---
KRİPTON
Kr
36
83.8
152
157.3
2.6
---
---
---
---
KURCHATOVVUM
Ku
104
(206)
---
---
---
---
---
4
---
KROM
Cr
24
51.996
2665
1875
7.19
2176.15
2915.15
6
70
KOBALT
Co
27
58.933
2900
1495
8.9
1765.15
3153.15
2
125
KSENON
Xe
54
131.3
108
111.9
3.06
---
---
---
---
KURŞUN
Pb
82
207.19
1725
327.4
11.4
---
---
4
---
KÜKÜRT
S
16
32.064
444.6
119
2.7
388.5
717.75
2
---
LANTAN
La
57
138.91
3470
920
6.17
---
---
3
---
LAWRENCİYUM
Lr
103
(257)
---
---
---
---
---
---
---
LİTYUM
Li
3
6.939
1330
180.5
0.53
---
---
1
---
LUTESYUM
Lu
71
174.97
3327
1652
9.84
---
---
3
---
MANGAN
Mn
25
54.938
2150
1245
7.43
1517.15
2368.15
---
---
MAGNEZYUM
Mg
12
24.312
1107
650
1.74
922.65
1393.15
2
---
MENDELEVYUM
Md
101
(256)
---
---
---
---
---
---
---
MOBİLBEN
Mo
42
95.94
5560
2610
10.2
2893.15
5073.15
---
160
NEODİM
Nd
60
144.24
(2460)
(1027)
6.77
---
---
3
---
NEON
N
10
20.183
246
248.6
1.2
---
---
---
---
NEPTUNYUM
Np
93
(257)
(3902)
637
19.5
---
---
---
---
NİKEL
Ni
28
58.71
2730
1453
8.9
1728.15
3073.15
2
70
NİOBYUM
Nb
41
92.906
3300
2468
8.4
2741.15
5173.15
5
250
NOBELYUM
No
102
(254)
---
---
---
---
---
---
---
OKSİJEN
O
8
15.9994
183
218.8
1.14
---
---
2
---
OSMİYUM
Ds
76
190.2
5500
3000
22.6
---
---
4
---
PALLADYUM
Pd
46
106.4
3980
1552
12
---
---
3
---
PLATİN
Pt
78
195.09
4530
1769
21.4
---
---
4
---
PLUTONYUM
Pu
94
(242)
3235
640
19.84
---
---
4
---
PRASEODİM
Pr
59
140.907
3127
935
6.77
---
---
3
---
PROMETYUM
Pm
61
(147)
2460
(1027)
6.77
---
---
3
---
PROTAKTİNYUM
Pa
91
231
---
1230
15.4
---
---
5
---
POLONYUM
Po
84
210
962
254
9.2
---
---
2
---
POTASYUM
K
19
39.102
760
63.7
0.86
366.35
1026.95
1
0.03
SAMARYUM
Sm
62
150.35
1900
1072
7.54
---
---
3
---
SELENYUM
Se
34
78.96
685
217
4.79
---
---
2
---
SERYUM
Ce
58
140.12
3468
795
6.67
1070.15
3743.15
3
21
SEZYUM
Cs
55
132.905
690
28.7
1.9
---
---
1
---
SİLİSYUM
Si
14
28.086
2680
1410
2.33
---
---
4
---
SKANDİYUM
Sc
21
44.956
2730
1539
3
---
---
3
---
SODYUM
Na
11
22.989
892
97.8
0.97
370.95
1163.15
1
0.07
STRONSİYUM
Sr
38
37.62
1380
768
2.6
---
---
2
---
RADON
Rn
86
(222)
61.8
71
4.4
---
---
---
---
RADYUM
Ra
88
(226)
1140
700
5
---
---
2
---
RENYUM
Re
75
186.2
5900
3180
21
2233.15
4233.15
6
110
RODYUM
Rh
45
102.905
4500
1966
12.4
---
---
3
---
RUBİDYUM
Rb
37
85.47
688
38.9
1.53
---
---
1
---
RUTENYUM
Ru
44
101.05
4900
2500
12.2
---
---
4
---
TALYUM
Tl
81
204.37
1457
303
11.85
---
---
3
---
TANTAL
Ta
73
130.948
5425
2996
16.6
3269.15
5400
5
30
TEKNESYUM
Tc
43
(98)
4877
2140
11.5
---
---
7
---
TERBİYUM
Tb
65
158.924
2800
1356
8.27
---
---
3
---
TELLUR
Te
52
127.6
989.8
449.5
6.24
---
---
2
---
TİTAN
Ti
22
4970
3260
1668
4.51
1941.15
3553.15
4
160
TULYUM
Tm
69
168.934
1727
1545
9.33
---
---
3
---
TORYUM
Th
90
232.038
3850
1750
11.7
---
---
4
---
URANYUM
U
92
238.03
3818
1132
19.07
1403.15
4203.15
5
160
VANDANYUM
B
23
50.942
3450
1900
5.1
2163.15
3653
4
260
VOLFRAM
W
74
183.85
5930
3410
6.49
3663.15
5773.15
4
250
ZİRKONYUM
Zr
40
91.22
3580
1852
6.49
2128.15
4653
4
160
)


- ÖĞRENME ile/ve/değil/yerine KOŞULLANMA

( DISCIPULUS: ÖĞRENME/LEARNING | DISCIPULA: DÜZEN TAKİBİ/MAINTAINANCE OF ORDER
[not] LEARNING vs./and/but CONDITIONING
CONDITIONING instead of LEARNING )


- ÖĞRENMEK ile/ve/<>/> "KALPTE BULMAK"


- ÖĞRENMEK ile/değil/yerine/||/<>/< KAVRAMAK


- ÖĞRENMEK ile/ve/<>/değil/yerine KEŞFETMEK

( [not] TO LEARN vs./and/<>/but TO DISCOVER
TO DISCOVER instead of TO LEARN )

( ... ile/ve/<>/değil/yerine FAXIAN )


- ÖĞRETİ/DOKTRİN ile/ve/değil/||/<>/< KURAM/TEORİ


- ÖĞRETMEK ile/ve/değil/yerine KEŞF ETTİRMEK

( [not] TO TEACH vs./and/but TO GET DISCOVER
TO GET DISCOVER instead of TO TEACH )


- ÖĞRETMEN/MUALLİM[Ar. < MUʿALLİM] ile/||/<> (KADIN) ÖĞRETMEN/MUALLİME[Ar. < MUʿALLİME]


- OHM YASASI ile/||/<> KİRCHHOFF YASALARI

( Ohm tek eleman, Kirchhoff tüm devre analizidir )

( Formül: V=IR İLE ΣI=0 ileΣV=0 )

( Georg Ohm tarafından 1827 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1789-1854) (Ülke: Almanya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Ohm yasası, elektrik direnci) )


- OHM ile/||/<> KİRCHHOFF ile/||/<> THEVENİN ile/||/<> NORTON

( Elektrik devre analizi kanunları. )

( Formül: ΣI = 0 İLE ΣV = 0 )

( Georg Ohm tarafından 1827 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1789-1854) (Ülke: Almanya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Ohm yasası, elektrik direnci) )


- OJİV | ANTİKLİNAL ile/||/<> KEMER ile/||/<> KEMER[Fars. < KEMER]

( Katmanlı kayaçlarda katmanları tepeden ters yanlara yatımlı semer biçiminde kıvrım Mimarlık İki sütun ya da ayağı birbirine üstten yarım çember basık eğri yonca yaprağı gibi biçimlerde bağlayan ve üzerine gelen duvar ağırlıklarını iki yanındaki ayaklara bindiren karnı dar tonoz bağlantı a eşeksırtı kemer yüksek kemer körkemer ikiz kemer kemergözü Yığışımlı sıklık dağılımının verdiği ve kendine özgü bir biçimi olan çizge yığışımlı dağılım Bir kıvrımın kabarık tepe yeri tekne kıvrım I 1 Düzenli odun yığını Yakaköy Akdağ Gelendost Isparta 2 Ocağın üst tahtası Afşar Gelendost Isparta II Köprü gözlerinin kemer kısmı Azot Kütahya III Misina Seyitömer Kütahya Az kǝmǝr kemer kemer kamar the middle of anything the waist loins a girdle zone belt the middle of a mountain an arch cupola dome arched bridge Räsänenin Rumcadan geldiği yolundaki açıklaması yanlıştır V 351a Arapçaya da geçmiştir Dozy Noms des vêtements 389 Az kǝmǝr kemer kemer kamar the middle of anything the waist loins a girdle zone belt the middle of a mountain an arch cupola dome arched bridge Räsänenin Rumcadan geldiği yolundaki açıklaması yanlıştır V 351a Arapçaya da geçmiştir Dozy Noms des vêtements 389 )

( ANTICLINE | BOW | OGIVE )

( ANTICLINALE | ARC | ANTICLINAL )

( ANTIKLINAL | BOGEN | ANTIKLINALE )

( ARCUS )

( KAMAR )

( KƎMƎR[Az.]~KEMER[Tkm.]~KEMER[Krg.] )


- OK AÇMAZI ile/ve/||/<> KOŞU YOLU AÇMAZI ile/ve/||/<> UZAY GEMİSİ AÇMAZI ile/ve/||/<> TANRILAR AÇMAZI


- ÖKE/DEHÂ:
DOLU ile KEŞF

( Hazır. İLE Çabayla. )


- OKSALAT < KALSİYUM OKSALAT[Fr. < Yun.]

( Billurları sidikte bulunabilen ve sidik yollarında taş yapan kalsiyum oksalatın kısa biçimi. < ... )


- OKSALİK ASİT ile/||/<> OXALSÄURE[Alm.] ile/||/<> KUZUKULAĞI ASİDİ

( kuzukulağı asidi Kimi bitkilerde bulunan ve askorbik asidin metabolizması sırasında oluşan zehirli dibazik ve kuvvetli bir organik asit HOOC COOG 2H2O Başta şeker pancarı ve yapraklarıyla diğer bitkilerde potasyum oksalat biçiminde bulunan kalsiyumu bağlayarak çözünmeyen tuzlar oluşturan antibesleme etkili bir madde Ağacın rengini açmada tutkal lekelerini çıkarmada kullanılan zehirli beyaz billursu tuz )

( OXALIC ACID )


- OKSALİK[Fr.] ile/değil/yerine/= KUZUKULAĞI ASİDİ

( Kuzukulağı gibi çoğu bitkide rastlanılan, özellikle temizleme maddesi olarak kullanılan, keskin, zehirli asit anlamında kullanılır. [HOCO-COOH] )


- KNALLGAS[İng.] / MÉLANGE TONNANT[Fr.] / KNALLGAS[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİHİDROJEN GAZI, KNALLGAZ


- KNALLGASGEBLÄSE[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN HAMILAÇ


- OKSİJEN ile/ve/||/<>/ KOKU

( "Oksijeni bilmem ama kokun şart!" )


- OKSİTLENME/OKSİDASYON ile KOROZYON


- ÖKSÜRÜK ile KURU ÖKSÜRÜK


- OKTAHEDRAL ile/||/<> TETRAHEDRAL ile/||/<> KARE DÜZLEM

( Kompleks bileşiklerin uzaysal düzenleri. )

( Formül: Δo > Δt (kristal alan) )


- OKTANT[Fr. < OCTANT] ile/||/<> KOORDİNAT ÜÇAYAKLISI

( koordinat üçayaklısı )

( OCTANT )


- OKUL[Yun. < SCHOLE] ile KONSERVATUVAR[Fr. < CONSERVATOIRE]

( ... İLE Müzik, tiyatro ve bale öğretiminin yapıldığı okul. )


- OKUMA:
EKRANDAN ile/değil/yerine KÂĞITTA

( Ekrandan okuma, kâğıt üzerinden okumaya göre %25 daha yavaştır. )


- OKUMAK ve/||/<> KONUŞMAK ve/||/<> YAZMAK

( Tamamlar. VE/||/<> Hazırlar. VE/||/<> Olgunlaştırır. )


- OKUNACAKLAR ile/ve/<> KONUŞULACAKLAR

( GOING TO READ vs. GOING TO TALK )


- OLABİLMEK ile KAPAK OLABİLİR ile KONSERVE ile KONSERVE YİYECEK ile KONSERVE FABRİKASI

( CAN vs. CAN LID vs. CANNED vs. CANNED FOOD vs. CANNERY )

( توانستن ile قوطي کنسرو ile قوطي ile درقوطي ريختن ile در قوطي ile مست باده ile کنسرو ile کنسروسازي )

( TAVANSTAN ile QOTY KONSORO ile QOTY ile DARQOTY RYKHTAN ile DAR QOTY ile MOST BADEH ile KONSORO ile KONSOROSAZY )


- OLANAK/İMKÂN ile/değil/yerine KİŞİ/İNSAN


- OLANAKLARIN/KAZANIMLARIN/SORUNLARIN:
İÇİNDE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EŞİĞİNDE
(OLMAK/OLMAMAK)


- OLANAKLILAŞTIRMA ile/ve/||/<>/> KOLAYLAŞTIRMA


- OLANAKLI/LIK ile/ve KENDİ/LİK

( POSSIBLE/POSSIBILITY vs./and SELF )


- OLANAKLILIK ile/ve KENDİNDELİK


- OLANAK/LILIK ile/ve/<> KOLAYLIK

( POSSIBILITY vs./and/<> EASINESS )


- OLANAKSIZ/LIK / OLANAKLI/LIK ve/<> KARARLI/LIK

( Aralarındaki tek fark, kararlılık derecesindedir. )


- ...:
OLARAK GÖRMEMEK ile/ve/||/<>/< KABUL ETMEMEK


- OLASI DEĞİL yerine KOLAY DEĞİL


- OLASILIK ile/||/<> KOMBİNASYON

( Olasılık ve Kombinasyon arasındaki ilişki )


- OLASILIK ile/||/<> KURAM

( Olasılık kuramınin analitik yaklaşımı )

( Pierre-Simon Laplace tarafından 1812 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1749-1827) (Ülke: Fransa) (Alan: Matematik, Astronomi) (Önemli katkıları: Laplace dönüşümü, olasılık teorisi) )


- OLASILIK ile/ve KUVVE


- OLASILIKLARA "GÜVENMEK" ile/ve/değil/yerine KENDİMİZE GÜVENMEK

( Anımsa ki, her zaman şanslı olmayabilirsin! )

( [not] TO TRUST THE CHANCE vs./and/but TO TRUST THE SELF
TO TRUST THE SELF instead of TO TRUST THE CHANCE
Remind that, you might not lucky every time! )


- OLAY ve/||/<>/< KOLAY

( Olay ortaya çıkınca, çözümü de belirsizliğe göre nispeten daha kolay olur. )


- ÖLÇEKLEME | ÇAP | KALİBRASYON ile/||/<> KALİBRASYON ile/||/<> KALİBRASYON[Fr. < CALIBRATION]

( 1 Bir ölçme aletini doğru bir biçimde işlem yapabilmesi için bir veya daha fazla standarda göre kontrol etme 2 Bir ölçü cetveline derecelendirme uygulama )

( CALIBRATION )

( CALIBRATION )


- ÖLÇÜ EKSİKLİKLERİNDE:
İMÂLE ile/ve/<> ZİHAF ile/ve/<> MED ile/ve/<> VASL(ULAMA) ile/ve/<> KASR ile/ve/<> SEKT-İ MELİH

( Kısa olan hecenin, uzun okunması. İLE/VE/<> Uzun hecenin, kısa okunması. İLE/VE/<> Bir tam sesi, birbuçuk sese yükseltmek. İLE/VE/<> Sessizle biten sözcüğün, sesliyle başlayan sözcüğe bağlanması. İLE/VE/<> Sessizle biten sözcüğün, sesliyle başlayan sözcüğe bağlanması. İLE/VE/<> Uzun heceyi, inceltmek. İLE/VE/<> Kısa hecelerin, birleşerek, uzun hece oluşturması. )

( )


- ÖLÇÜ ile/ve/||/<> KARAKUŞÎ

( ... İLE Yasa, kural, mantık ölçülerine dayanmayan. )


- MEHENK[Osm.] / CRITERION, STANDARD[İng.] / CRITÈRE[Fr.] / KRITERIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖLÇÜT