Bugün[07 Temmuz 2026]
itibarı ile 21.638 başlık/FaRk ile birlikte,
21.638 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(72/88)


- KUTÛ'[Ar.] ile KUTU

( Kuşların göç etmesi. )


- KUTÛ'[Ar.] ile KUTÛ'[Ar.]

( Kesintiler. İLE Bir yoldan ya da sudan geçme. | Kuşların göç etmesi. )


- KUTU[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> KUTU

( kutu kutu camekânlı kutu kapalı kutu karakutu adres kutusu akıl kutusu arama kutusu batarya kutusu boya kutusu cilve kutusu ecza kutusu kalem kutusu kibrit kutusu mücevher kutusu posta kutusu sigara kutusu sorgu kutusu şikâyet kutusu vites kutusu yağ kutusu yakınma kutusu zemberek kutusu İnce tahta mukavva teneke plastik vb nden yapılmış genellikle kapaklı kap Bu kabın alabildiği miktarda olan Elektrik veya telefon tellerinin toplanıp bağlandığı kap Bir kimsede bir yerde bir şeyde iyi veya kötü bir özelliğin fazlalığını belirten bir söz )


- KUTU ile KUTU AĞACI

( BOX vs. BOX TREE )

( کارتن ile محفظه ile حعبه ile مجري ile صندوق ile جعبه ile شمشاد )

( KARTAN ile MOHFEZEH ile حعبه ile MOJRY ile SANDOGH ile JABEH ile SHMASHAD )


- KUTÛB | KUTUP ile/||/<> KUTUP ile/||/<> KUTUP[Ar. < KUṬB]

( Bir gökcisminin gökküresinin bir yıldızlar topluluğunu içine alan bir dizgenin dönme ekseninin bu cismi küreyi ya da dizgeyi deldiği iki noktadan her biri astronomi coğrafya fizik matematik Kutupsal koordinat sisteminde origin )

( POLE )

( PÔLE | POLE )

( POL )


- KUTB[çoğ. AKTÂB | KUTÛB] ile ...

( BİR GRUBUN, BİR KAVMİN BAŞI, BİR TARÎK'İN ULU'SU, [GAVS'DEN SONRA GELİR] | KUTUPLARIN KUTBU, DEVRİN KUTBU | ALLAH'IN, O KİŞİYE, TASARRUF KUDRETİ VERMİŞ OLDUĞU VELÎ )


- KUTUB ile/ve/< EBRÂR[Ar. < BERR]

( ... İLE/VE Hayır sahipleri, iyiler, dindarlar. | Kutub'dan sonra veliler arasında 300 ahyâr, 40 abdal, 7 ebrâr, 4 nakîb vardır. )

( Bu dönen dünyanın üzerinde dönmeden durmak. )


- KUTUBHANE[Ar. < KUTUB + Fars. ḪĀNE] ile/değil/yerine/=/||/<> KÜTÜPHANE

( ayaklı kütüphane dijital kütüphane e kütüphane elektronik kütüphane genel kütüphane gezici kütüphane zenginleştirilmiş kütüphane z kütüphane Kuruluş amaç ve görevine uygun kitap film plak vb her türlü kayıtlı bilgi kaynağını toplayan düzenleyen ve bilgi gereksinimi olan kullanıcının etkin biçimde hizmetine sunan kuruluş kitaplık bibliyotek kitaplık Kitap satılan dükkân kitabevi )


- KUTUCUOĞLU, HAKAN (İZMİR, 1961) :

( Altay'dan önce kiralandı sonrada transfer edildi ve üç sezon (1984 - 1987) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 92 lig, 10 kupa ve 6 turnuva maçı olmak üzere 108 resmi ve 14 özel maçla birlikte toplam olarak 122 kez Sarıyer formasını giydi. Lig maçlarında 2 gol attı. 7 kez A Milli, 1 kez Ümit Milli ve 4 kez Amatör Milli olmak üzere toplam olarak 12 kez milli takım forması giydi. Karşıyaka Spor Kulübüne transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. Katıldığı kursları bitirerek antrenör ve teknik direktör lisansı aldı. )


- KÜTÜK ile/ve/değil/yerine/||/<>/></< FİDE/FİDAN

( Büyük ve "güçlü". İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>

( Cansızdır. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>


- KÜTÜK ile (")KÜTÜK(")

( Kalın ağaç gövdesi. | Kesilmiş ağaç gövdesi. | Kesimden sonra ağaç gövdesinin toprakta kalan bölümü. | Asma fidanı. | Kütük demir. İLE Resmî kayıt defteri. | Nüfus kütüğü. | Birarada işlenen ve birbiriyle ilgili olan kayıtların tümü. | Görgüsüz, kaba kişi. )


- KÜTÜK ile KÜTÜK DOUX

( BILLET vs. BILLET DOUX )

( ورقه جيره ile يادداشت مختصر ile يادداشت عاشقانه )

( VARGHEH JYRAH ile YADDASHT MOKHTASR ile YADDASHT ASHGHANEH )


- KÜTÜK ile/değil/yerine/=/||/<> NÜFUS KÜTÜĞÜ | KÜTÜK DEMİR

( kütük demir cehennem kütüğü inebolukütüğü nüfus kütüğü seçmen kütüğü soy kütüğü tapu kütüğü yarma kütüğü Kalın ağaç gövdesi Kesilmiş ağaç gövdesi Kesimden sonra ağaç gövdesinin toprakta kalan bölümü Üzüm teveğinin gövdesi Resmî kayıt defteri nüfus kütüğü Birbirleriyle ilgili olan verilerin tümü Verilerin işlemci içinde yazıldığı yer kütük demir Görgüsüz kaba kimse Kum odun kömür vb taşımakta kullanılan hafif tekne Osmanlı da kullanılan mavnadan küçük altı nispeten düz başı kalkık ve içeriye bükük sığ sularda ve çıkarma işlerinde kullanılan tek kürekli yelkenli gemi )


- KÜTÜK ile/değil/||/<>/> ODUN

( Kalın ağaç gövdesi. | Kesilmiş ağaç gövdesi. | Kesimden sonra ağaç gövdesinin toprakta kalan bölümü. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Yakılmak için kesilmiş, parçalanmış ağaç. | Bitkilerde besi suyunu ileten damarlarla bunlara eşlik eden özek doku ve liflerden oluşan, aynı zamanda bitkiye destek görevi yapan nesne. )


- KÜTÜKLEŞMEK ile KÜTÜK/LÜK ile KÜTÜK DEMİR


- KÜTÜKLÜK ile/||/<> FİŞEKLİK. (YENİKENT *AKSARAY -NİĞDE)

( Fişeklik Yenikent Aksaray Niğde )


- TENSION DE POLARISATION[Fr.] ile/değil/yerine/= KUTULAMA GERİLİMİ


- KUTULAMAK ile KUTULANMAK ile KUT ile KUTU ile KUTUCU/LUK ile KUTULU ile KUTU KUTU ile KUTULU TELEFON


- TIRNAK:
KUTUP AYISINDA ile BOZ AYIDA ile KARA AYIDA


- ZIRKUMPOLARISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUP ÇEVRESİ KUTUPLANMASI


- RÉSISTANCE DE POLARISATION[Fr.] ile/değil/yerine/= KUTUP DİRENCİ


- KUTUP IŞIKLARI[İng. AURORA] ile/||/<> KUZEY IŞIKLARI[İng. AURORA BOREALIS]

( Güneş'ten gelen yüklü parçacıkların Dünya'nın atmosferiyle etkileşime girmesi sonucu oluşan doğal ışıklardır. Aurora borealis ve aurora australis olmak üzere iki çeşittir. @@ Kutup ışıklarının Kuzey Kutbu üzerinde gerçekleştiğinde aldığı addır. Alaska, Kanada ve Norveç önemli gözlem noktalarıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- KUTUP IŞIKLARINDA:
KIRMIZI VE YEŞİL ile/ve MAVİ

( Oksijenden. İLE/VE Azottan. )


- KUTUP TİLKİSİ ile KUTUP AYISI


- KUTUP | UÇ ile/||/<> UÇ

( Sinema TV 1 Bir elektrik bağlantısının yapıldığı nokta 2 Akımın bir aygıta giriş ve çıkış noktası Sinema TV 1 Önde bir cismin ya da bir kişinin yalnız bir parçasının göründüğü çekim 2 Açı karşı açı yapılırken kişilerden birinin ya da her birinin omzundan sırayla öbürünün görünmesi Bir veri iletişim ortamında veri girişçıkışını sağlayan donanım birimi ya da donanım birimleri topluluğu Türk devletlerinde genel olarak sınır ya da sınır boylarındaki eyalet ve sancaklara verilen ad Budaklarından temizlenmiş kesik ağaç Yenikent Aksaray Isparta son matematik )

( TERMINAL | REVERSE SHOT, OVER-THE-SHOULDER | MARCH )

( BORNE | AMORCE, PLAN SUR L'ÉPAULE PROFIL PERDU | MARCHE | EXTRÉMITÉ )

( POL, KLEMME, ANSCHLUSSKLEMME | ÜBER-DIE-SCHUFTER-EINSTEL-LUNG | MARK )

( MARGO )


- KUTUP YILDIZI ile/ve "KUYRUKLU YILDIZ"

( DEMİRKAZIK ile/ve KOMET )

( POLARIS vs./and COMET )


- KUTUP ile/ve/değil EŞİK


- KUTUB[Osm.] / POLE[İng.] / PÔLE[Fr.] / POL[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUP


- KUTUP ile KUTUP ENGEL

( ... İLE Bir pilde elektromotor kuvveti düşüren polarma olayına karşı gelmek ve elektrik akımının durmasını önlemek için kullanılan kimyasal nesnelerden her biri. )


- KUTUP ile/değil/yerine/= UC


- KUTUP ile/değil/yerine/= UCAY


- KÜTÜPHANE | KİTABEVİ ile/||/<> KİTABEVİ

( Kitap satılan yer Kitap satışı kimi zaman da kitap yayını yapan yer )

( BOOKSTORE, BOOKSHOP, LIBRARY )

( LIBRAIRIE )


- KÜTÜPHANE ile/ve/değil/||/<> EŞEKLİ KÜTÜPHANE

( Mustafa Güzelgöz - Videoyu izlemek için burayı tıklayınız... )


- KÜTÜPHANE ile KÜTÜPHANECİ/LİK


- POLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPLAMA


- POLARISABILITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= KUTUPLANABİLİRLİK


- POLARIZABILITY[İng.] ile/değil/yerine/= KUTUPLANIRLIK


- CEREYAN-İ TAKATTUB[Osm.] / POLARIZATION CURRENT[İng.] / COURANT DE POLARISATION[Fr.] / POLARISATIONSSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPLANMA AKIMI


- POLARIZATION PLANE[İng.] / PLAN DE POLARISATION[Fr.] / POLARISATIONSEBENE[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPLANMA DÜZLEMİ


- POLARISATIONSFOLIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPLANMA FOLYOSU


- ZÂİL-İ İSTİKTÂB[Osm.] / DEPOLARIZER[İng.] / DÉPOLARISEUR, DÉPOLARISANT[Fr.] / DEPOLARISATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPLANMA GİDERİCİ, DEPOLARİZÖR


- DEPOLARISATION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE DÉPOLARISATION[Fr.] / DEPOLARISATIONSFAKTOR, DEPOLARISIERUNGSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPLANMA GİDERME ETMENİ/ÇARPANI/FAKTÖRÜ


- İZÂLE-İ İSTİKTÂB[Osm.] / DEPOLARISATION[İng.] / DÉPOLARISATION[Fr.] / DEPOLARISATION, DEPOLARISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPLANMA GİDERME


- PILE À POLARISATION[Fr.] ile/değil/yerine/= KUTUPLANMA PİLİ


- POLARIZATION[İng.] / POLARISATION[Fr.] / POLARISATION, POLARISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPLANMA, POLARİZASYON


- POLARIZATION POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL DE POLARISATION[Fr.] / POLARISATIONSPOTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPLANMA POTANSİYELİ


- POLARISATIONSFILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPLANMA SÜZGECİ


- KUTUPLANMAK ile KUTUPLAŞMAK ile KUTUPLAŞTIRMAK ile KUTUP ile KUTUPSAL/LIK ile KUTUP ENGEL ile KUTUP İKLİMİ ile KUTUP BOZKIRI ile KUTUP YILDIZI


- POLARIMETER[İng.] / POLARIMÈTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= KUTUPLANMAÖLÇER


- POLARIZED WAVE[İng.] / ONDE POLARISÉE[Fr.] / POLARISIERTE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPLANMIŞ DALGA


- POLARIZED LIGHT[İng.] / LUMIÈRE POLARISÉE[Fr.] / POLARISIERTES LICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPLANMIŞ IŞIK


- POLARIZED RAY[İng.] / POLARISIERTER STRAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPLANMIŞ IŞIN


- POLARIZED ION BEAM[İng.] / FAISCEAU D'IONS POLARISÉS[Fr.] ile/değil/yerine/= KUTUPLANMIŞ İYON DEMETİ


- POLARIZED ION SOURCE[İng.] / SOURCE D'IONS POLARISÉS[Fr.] ile/değil/yerine/= KUTUPLANMIŞ İYON KAYNAĞI


- POLARIZED NEUTRONS[İng.] / NEUTRONS POLARISÉS[Fr.] / POLARISIERTE NEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPLANMIŞ NÖTRONLAR


- KUTUPLAŞMA | POLARİZASYON ile/||/<> POLARİZASYON[Fr. < POLARISATION]

( Uyarılabilir hücre zarında değişebilen elektriksel potansiyel farkının varlığı )

( POLARISATION )

( POLARISATION )


- KUTUPLAŞMA ile/ve/||/<>/> ÇOKLU BÖLÜNME


- KUTUPLAŞMA ile KAMPLAŞMA


- KUTUPLAŞMA değil/yerine KUCAKLAŞMA


- KUTUPLAŞMAK ile/değil/yerine/< HESAPLAŞMAK


- KUTUPLAŞMAK ile/değil/yerine/>< ORTAKLAŞMAK


- POLARIZING FILTER[İng.] / FILTRE POLARISANT[Fr.] ile/değil/yerine/= KUTUPLAYICI SÜZGEÇ


- POLARIZER[İng.] / POLARISANT[Fr.] / POLARISATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPLAYICI


- KUTBİYET TESÎRİ[Osm.] / POLARITY EFFECT[İng.] / EFFET DE POLARITÉ[Fr.] / POLARITÄTSEFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPLULUK ETKİSİ


- KUTUPLULUK | POLARİTE ile/||/<> POLARİTE ile/||/<> KUTUPLULUK

( kutupluluk Bir moleküldeki elektronların düzensiz dağılımı )

( POLARITY )

( POLARITÉ )


- KUTBİYET[Osm.] / POLARITY[İng.] / POLARITÉ[Fr.] / POLARITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPLULUK, POLARLIK


- KUTUPLU/POLAR BAĞ ile/>< KUTUPSUZ/APOLAR BAĞ

( Elektronların eşit olmayan biçimde paylaşıldığı kovalent bağ. İLE/>< Elektronların eşit biçimde paylaşıldığı kovalent bağ. )


- POLARIMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPÖLÇER


- EBÂD-İ KUTBÎ[Osm.] ile/değil/yerine/= KUTUPSAL BOYUTLAR


- DIPOLE RELAXATION[İng.] / RELAXATION DIPOLAIRE[Fr.] / DIPOLENTSPANNUNG, DIPOLRELAXATION[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPSAL DURULMA, DİPOL GEVŞEMESİ


- POLARISCOPE[Fr.] ile/değil/yerine/= KUTUPSAL GÖZLER


- DIPOLE RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DIPOLAIRE[Fr.] / DIPOLSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPSAL IŞINIM/DİPOL IŞINIMI


- POLAR COORDINATES[İng.] / COORDONNÉES POLAIRES[Fr.] / POLARKOORDINATEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPSAL KOORDİNATLAR


- POLARISCOPE[İng.] ile/değil/yerine/= KUTUPSALGÖZER


- UNPOLARE BINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPSUZ BAĞ


- KUTUPSUZ/LUK ile TEK KUTUPLU/LUK


- KUTUPYILDIZI ile/||/<> POLESTAR[İng.] ile/||/<> ÉTOILE POLAIRE[Fr.] ile/||/<> POLARSTERN[Alm.] ile/||/<> DEMİRKAZIK

( Aşağı yukarı gökekseni üzerinde bulunması nedeniyle kuzeyi belirleyen yerini değiştirmeyen Küçükayı takımından bir yıldız )

( POLESTAR )

( ÉTOILE POLAIRE )

( POLARSTERN )


- KUTUR[Ar.]/DİYAGONAL[Fr./İng. < DIAGONAL/E] ile/değil/yerine/= KÖŞEGEN

( Bir çokgende ardışık olmayan ya da çok yüzlüde aynı düzlem üzerinde bulunmayan iki köşe arasına çekilen çizgi. )


- KUTUR | DİYAGONAL | KUTR-I ZU KESÎR-ÜL-ADLÂ | KUTR-I ZU KESÎR-ÜL-ADLÂ | KÖŞEGEN ile/||/<> KÖŞEGEN

( TV Almaçların görüntülük boyunu belirtmekte temel alınan öğe 1 Bir çokgende bitişik olmayan iki köşeyi birleştiren doğru parçası 2 Bir çok yüzlüde aynı yüzde bulunmayan iki köşeyi birleştiren doğru parçası 3 Bir A kümesi için altkümesi Simgesi Bir çokgende ardışık olmayan iki köşeyi birleştiren çizgi matematik matematik )

( DIAGONAL )

( DIAGONALE )

( DIAGONALE, BILDSCHIRMDIAGONALE | DIAGONALE )

( DIAGONALIS )


- KUTUR | FERİ FİİL | FERİ FİİL | ORTAÇ ile/||/<> ORTAÇ

( I Bilişimsel dilbilimde eylemden çekim yoluyla türetilen sıfat ya da ad gibi kullanılan sözcük türü II Bilgi erişimde derlemdeki belgeleri kümelemede kullanılan ve kavramsal konumu bakımından kümenin ortası niteliği taşıyacağı hesaplandığı için tüm kümeyi göstermek üzere varsayılan bir belge vektörü Bir yamukta koşut olmayan kıyıların orta noktalarını birleştiren doğru Bir değer dağılımında değerlerin yarısının kendisinden büyük yarısının daha küçük olduğu değer Derleme sıfatfiil Tümleç alabilen ad ve sıfat gibi kullanılan eylemsi Hiç tanıdığım tanıdığım kalmadı tanıdık tanıdık insan susamış susamış çocuk susayan susayan işçi adı batası batası odam akar akar su dinmez dinmez ağrı akacak akacak kan vb Fiil kökünden yapılan ve fiil gibi zaman bildirerek nesne alabildiği için fiil ve isimle ortak sayılan kelime İstanbula akşamları kalkan tren gibi )

( PARTICIPLE | CENTROID | MIDLINE | MEDIAN )

( PARTICIPE | CENTROIDE | MÉDIANE | MÉDIAN )

( MITTELLINIE | MITTELLINIE, SEITENHALBIERENDE | PARTIZIP, PARTICIPIUM )


- KÜTÜR KÜTÜR (YEMEK)


- KUTUR | SEHİM | OK ile/||/<> OK ile/||/<> ÇAP

( Çap astronomi matematik 1 Bir çemberde özekten geçen dilemsel bir kiriş 2 Bu kirişin uzunluğu 3 Bir toparda özekten geçen bir doğrunun toparın içinde kalan parçası ya da bu doğru parçasının uzunluğu 4 X d ölçevli uzayının bir A altkümesi için eküs sayısı Simgesi d A 1 genel uygulayım Yuvgusal küresel cisimlerin genişliği 2 matematik Bir çemberin özeğinden geçerek iki noktasını birleştiren doğru 3 fotoğrafçılık Kesilecek tıpkıçekimlerin üstüne konulan cam ya da madenden yapılmış yaprak Bir çemberin özeğinden geçen bir doğrunun çemberi kestiği iki nokta arasındaki uzaklık matematik Uç noktaları dairenin çevresi üzerinde bulunan ve çemberin merkezinden geçen doğru parçası Çap Çap Çap Çap čap measure )

( FLÈCHE )

( SAGITTA )

( Č )


- KUTUR ile/değil/yerine/= ÇAP


- KUTUR ile/||/<> ÇAP

( 1 Bir çemberde özekten geçen dilemsel bir kiriş 2 Bu kirişin uzunluğu 3 Bir toparda özekten geçen bir doğrunun toparın içinde kalan parçası ya da bu doğru parçasının uzunluğu 4 X d ölçevli uzayının bir A altkümesi için eküs sayısı Simgesi d A 1 genel uygulayım Yuvgusal küresel cisimlerin genişliği 2 matematik Bir çemberin özeğinden geçerek iki noktasını birleştiren doğru 3 fotoğrafçılık Kesilecek tıpkıçekimlerin üstüne konulan cam ya da madenden yapılmış yaprak Bir çemberin özeğinden geçen bir doğrunun çemberi kestiği iki nokta arasındaki uzaklık matematik Uç noktaları dairenin çevresi üzerinde bulunan ve çemberin merkezinden geçen doğru parçası Çap Çap Çap Çap čap measure )

( DIAMETER )

( DIAMÈTRE )

( DURCHMESSER, DIAMETER | DURCHMESSER )

( DIAMETRUS )

( Č )


- KÜTÜRDEMEK ile KÜTÜRDETMEK


- KUUD[Ar. < ḲUʿŪD] ile/değil/yerine/=/||/<> KUUT

( Namazın oturularak kılınan kısmı oturma )


- KÜUL | ALKOL ile/||/<> ALKOL ile/||/<> ALKOL[Fr. < ALCOOL]

( kimya Doymuş karbon atomuna bağlı hidroksil grubu içeren bileşikler Hidroksil gruplarına sahip hidrokarbon yapısında organik bileşik grubu Yapısında primer alkol özelliğinde renksiz uçucu ve tutuşabilir bir alkiloksit bulunan CH3 CH2 OH formülüyle gösterilen damıtılmış sıvı )

( ALCOHOL )

( ALCOOL )

( ALKOHOL )


- KÜUL | İSPİRTO ile/||/<> İSPİRTO[İt. < SPIRITO]

( İçilmemesi amacıyla içine uygun katkılar eklenmiş etil alkolün halk dilindeki adı alkol kimya )

( SPIRIT )

( ESPRIT DE VIN | ESPRIT DE VIN, ALCOOL ÉTHYLIQUE )

( SPIRITUS )

( SPIRITO )


- KUVÂ[çoğ. KUVVET]:
KUVÂ-YI TABİİYE ile/ve KUVÂ-YI HAYVÂNİYE ile/ve KUVÂ-YI NEFSÂNİYE


- KUVÂDİYE | SIÇANGİLLER ile/||/<> SIÇANGİLLER

( Muridae mus sıçan Omurgalı hayvanlardan memeliler Mammalia sınıfının kemiriciler Rodentia takımının yalındişliler Simplicidentata alttakımının sıçanımsımar Myomorpha bölümüne giren bir familyası Kara ve su hayatına uymuşlar ve bütün dünyaya yayılmışlardır Hem besin maddeleri hem de ev eşyaları için çok zararlıdırlar ve hastalık taşırlar Çok çabuk ürerler Çok türü vardır Toprak sıçanı Microtus agrestis tarla sıçanı M arvalis cüce sıçan Micromys minutus tarla cüce sıçanı M agravius ev sıçanı Mus musculus orman sıçanı M sylvaticus ev kemesi Rattus rattus göçmen keme R norvegicus su sıçanı Arvicola schermen hamster Cricetus cricetus pirinç hamsteri Cricetulus phaeus Bizam sıçanı Fiber zibethicus lemming Lemmus lemmus dikenli sıçan Acomys cahirinus Afrika cırlak sıçanı Cricetomys gambianus iyi bilinen türleridir zooloji Memeliler Mammalia sınıfının kemiriciler Rodentia takımının yalın dişligiller Simplicidentata alt takımından sıçanımsılar Myomorpha bölümünden kara ve su hayatına uyum gösteren hem besin maddeleri hem de ev eşyaları için çok zararlı hastalık taşıyan çok çabuk üreyen türleri olan bir familya )

( OLD WORLD RATS AND MICE: | OLD WORLD RATS AND MICE )

( MURIDÉS )

( MAUSARTIGE )

( MURIDAE | MURIDAE, MUS: SIÇAN )


- KUVÂDİYYE[Ar.] ile SIÇANGİLLER

( Sıçangiller. )


- KUVAMİLLİYYE[Ar. < ḲUVĀ + MİLLİYYE] ile/değil/yerine/=/||/<> KUVAYIMİLLİYE

( Birinci Dünya Savaşı ndan sonra Yunanların İzmir i işgal etmeleri ve Anadolu da ilerlemeleri üzerine kurulan ve onlara karşı savaşan millî teşkilat )


- KUVANTUM KİMYASI ile/||/<> KLASİK KİMYA

( Kuantum mekaniği prensiplerine dayanan kimyasal süreçleri inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Klasik fizik prensiplerine dayanan kimyasal süreçleri inceleyen bilim dalı. )


- KUVANTUM KURAMI değil/yerine KUVANTUM MEKANİĞİ

( )

( )

( )


- KUVANTUM MEKANİĞİ ile/ve/||/<> KUVANTUM TÜNELLEME


- KUVANTUM MEKANİĞİ/NDE:
[NESNE + ...] ÖLÇÜM ile/ve/||/<> SIRALI ÖLÇÜMLER ile/ve/||/<> BAĞLAMSALLIK


- OPÉRATEUR DE LA MÉCANIQUE QUANTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KUVANTUM MEKANİK İŞLEMCİSİ


- KUVANTUM NOKTALARI ile/||/<> KUVANTUM KÜMELERİ

( Kuvantum noktalarının kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Kuvantum kümelerinin kimyasını inceleyen bilim dalı. )


- KUVANTUM NOKTALARI ile/||/<> NANO TÜPLER

( Kuantum noktalarının kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Nanotüplerin kimyasını inceleyen bilim dalı. )


- NOMBRE QUANTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KUVANTUM SAYISI


- KUVANTUM ile/ve/||/<> FEYNMAN PATH İNTEGRALİ

( h = 6.626070040 x 10-³4 J s

h > 0 olduğunda: Klasik mekanik, yeniden kurulur.

^x = 0 ise ^p > ~ olur. Konumu biliyor isek momentumu ya da başka bir tanım ile hızı, sonsuz olur.[<> Işık hızının "saltık/mutlak"lığı ve bu sonuç ilişkisi] )

( Newton-Leibniz tarafından 1665 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- KUVANTUM ile "KELEBEK ETKİSİ"


- KUVANTUM ile/ve/||/<>/> SİCİM KURAMLARI


- KUVANTUMDA:
JOHN STEWART BELL ve/||/<> BELL EŞİTSİZLİKLERİ


- KUVANTUMDA:
KUVANTUMLANMA ile DALGA-PARÇACIK İKİLİĞİ ile TÜNELLEME ile SÜPERPOZİSYON ile KUVANTUM GİRİŞİMİ ile DOLAŞIKLIK


- KUVANTUM'DA:
PARİS "ÇEVRESİ"/YORUMU ile/ve/>< KOPENHAG "ÇEVRESİ"/YORUMU


- QUARTZ CRYSTAL[İng.] / CRISTAL DE QUARTZ[Fr.] / QUARZKRISTAL[Alm.] ile/değil/yerine/= KUVARS KRİSTALİ


- QUARTZ LAMP[İng.] / LAMPE À QUARTZ[Fr.] / QUARZLAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= KUVARS LAMBA


- OSCILLATEUR À QUARTZ[Fr.] / QUARZOSZILLATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KUVARS OSİLATÖR


- QUARTZ RESONATOR[İng.] / RÉSONATEUR À QUARTZ[Fr.] / QUARZRESONATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KUVARS REZONATÖRÜ


- QUARTZ OSCILLATOR[İng.] ile/değil/yerine/= KUVARS SALINGACI


- QUARTZ THERMOMETER[İng.] / THERMOMÈTRE À QUARTZ[Fr.] ile/değil/yerine/= KUVARS SICAKLIKÖLÇER


- QUARZTHERMOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= KUVARS TERMOMETRE


- KUVARS ile/||/<> KUVARS[Alm. < QUARZ]

( Sinema TV Kırılcaları çok yüksek yinelenimlere erişen basınç elektriği üretebilen arı silis Hızlı sıcaklık değişmelerine ve asit etkisine dayanıklı deneylik aygıtların yapımında kullanılan renksiz ya da ak doğal silis örütü jeoloji )

( QUARTZ )

( QUARTZ )

( QUARTZ | QUARZ )


- KUVARS ile KUVARSLI ile KUVARSSIZ


- KUVARS[Alm. < QUARZ] ile MOR YAKUT/AMETİST[Fr. < AMETHYSTE]

( Türlü silislerin genel adı. | Billurlaşmış silisin doğada çok yaygın bir türü. İLE Süs taşı olarak kullanılan, mor renkte bir kuvars türü. )


- QUARTZ[İng.] / QUARTZ, CRISTAL DE ROCHE[Fr.] / QUARTZ, BERGKRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= KUVARS


- KUVARS[Alm. < QUARZ] ile YILDIZTAŞI

( ... İLE İçinde, ışık altında parlayan mika tanecikleri bulunan, sarı esmer renkte bir kuvars türü. )


- KUVARSİT[Fr. < QUARTZITE] ile/değil/yerine/=/||/<> KUM TAŞI


- KUVARSİT[Fr. < QUARTZITE] ile/değil/yerine/= KUM TAŞI

( Kum tanelerinin kaynaşmasıyla oluşmuş bir tür tortul kayaç, kuvarsit. )


- KUVERTÜR[Fr. < COUVERTURE] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖRTÜ


- KÜVET[Fr. < CUVETTE] ile JAKUZİ[< Jacuzzi]

( İçinde bazı şeyler ya da el yıkanan kap. | Banyoda içinde yıkanılan tekne. İLE Sağlık havuzu. )


- KÜVET ile/||/<> TEKNE

( Sinema 1 Film açındırmasında kullanılan içine açındırmaç konulup film daldırılan kap 2 Sürekli açındırma aygıtında çeşitli açındırma eriyiklerini taşıyan yan yana dizilmiş bu çeşit kaplardan her biri Yerkabuğunda oluşan basıklık Katmanlı kayaçların tekne biçiminde yukarı doğru konkav bir yapısı Katmanlar teknenin içine doğru eğiktir Bir kıvrımın çukur alçak yeri kemer 1 Ağacı derin oyarak yapılan hamur yoğurma kabı Yenikent Aksaray Isparta Kemalpaşa İzmir Salman Akkuş Ordu Esat Çiftliği Terme Samsun 2 İçinde nohut ıslatılan tahta leblebici sandığı Güdül Ankara 3 Su değirmenlerinde içine öğütülecek buğday ya da bulgur konulan kap Bünyan Kayseri coğrafya zooloji tekne I tekne II Çözelti kullanan işlemlerde içine çözeltileri koymaya yarayan plastik ya da metal kap Az tǝknǝ Blk tegene Krç tegene tegana tegene büyük ağaç kap Kazaklar tegene yanında tegeş sözünü de kullanırlar tigene takana OT tekne Eski Kıpçakçada tegene olarak geçer Kıpçakça tekne to carve cut to cut out to split fiili teknenin kökeni açısından üzerinde durulmaya değer Macarca tekno eski bir Türk dilinden alınmıştır Ligeti TörK 88 Kökenini bilmiyoruz Çağdaş diyalektlerin büyük bir bölümünde tekneye kersen adı verilir kersen Clauson ED 484a eski çağlardan kalma bir alıntı olabileceğini dile getirmiştir HalasiKun AEMAe I 164 tekenek biçimini saymıştır )

( TANK, APRON TANK | BASIN | SYNKLINE | SYNCLINE | TANK )

( CUVE | BASSIN | SYNCLINALE | SYNCLINAL | CARPACE | TANK )

( TANK, GEFASS, TROG, KÜVETTE | BECKEN | SYNKLINAL | BECKEN, BEZIRK | MULDE, SYNKLINALE | BEHÄLTER; BOTTICH )

( TƎKNƎ[Az.]~TEGANA[Özb.]~TEGENE[Kzk.]~TIGENE[Tatk.]~TAKANA[Çuv.] )


- KÜVEZ/KÜWEZ ile KUVÖZ/KÜVÖZ[Fr. < COUVEUSE]["KÜVEZ" değil!]
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Mağrur, kibirli kişi. İLE Erken doğan ya da zayıf doğmuş bebeklerin belirli bir döneme kadar içine yerleştirildiği araç. )


- KÜVLÜK/KÜWLÜK ile KÜVRÜG/KÜWRÜG
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Kilden yapılmış ufak misketler.[Kurumadan önce ya da kuruduktan sonra yuvarlanarak oynanır.] İLE Kös. )


- KUVÖZ[Fr. < COUVEUSE] ile/değil/yerine/= YAŞANAK


- KUVÖZ/INCUBATOR[İng.] ile/değil/yerine/= YAŞANAK


- KÜVÜK/KÜWÜK ile KÜVÜK[Oğuz]
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Eril [hayvan]. İLE Saman. )


- KUVVE, MELEKE | YETİ ile/||/<> YETİ ile/||/<> ZİHİN YETİLERİ

( Geleneksel olarak bellek usavurma algılama ya da imgeleme gibi insanın doğuştan gelen zihin güçlerinden herhangi biri a zihin yetileri Anlak angı gibi üst ansal işlevselliklerin birbirinden ayrılabilen işlemleri ya da alt öğeleri İnsanda bulunan bir şeyi yapabilme gücü bilgi yetisi isteme yetisi düşünme yetisi )

( FACULTY | INTELLIGENCE )

( FACULTÉ | INTELLIGENCE )

( VERMÖGEN )

( FACULTAS )

( FACOLTÀ )

( ΙΚΑΝΌΤΗΤΑ / ικανότητα )


- KUVVE, MELEKE | YETİ ile/||/<> ZEKÂ | ZİHİN YETİLERİ

( Geleneksel olarak bellek, usavurma, algılama ya da imgeleme gibi insanın doğuştan gelen zihin güçlerinden herhangi biri. a. bk. zihin yetileri. @@ Anlak, angı gibi üst ansal işlevselliklerin birbirinden ayrılabilen işlemleri ya da alt öğeleri. @@ İnsanda bulunan bir şeyi yapabilme gücü (bilgi yetisi, isteme yetisi, düşünme yetisi). )

( FACULTY | INTELLIGENCE~INTELLIGENCE )

( FACULTÉ | INTELLIGENCE~INTELLIGENCE )

( FACULTAS~INTELLIGENTIA )

( VERMÖGEN~INTELLIGENZ )

( FACOLTÀ~INTELLIGENZA )

( ΙΚΑΝΌΤΗΤΑ / ικανότητα~ΝΟΗΜΟΣΎΝΗ / νοημοσύνη )


- KUVVE | POTANSİYEL ile/||/<> POTANSİYEL ile/||/<> POTANSİYEL[Fr. < POTENTIEL]

( 1 Durum ya da konuma bağlı eylem yeteneği 2 Toprak ya da bir yüksekten sonsuz uzaklık gibi ölçünlere göre belirlenen ve elektrik ya da mıknatıssal olan yeğinliğinin bir uzaklık boyunca eski tümleviyle verilen bağıl nicelik gizli )

( POTENTIAL )

( POTENTIEL )

( POTENTIAL )


- KUVVE ile/ve/||/<> FİİL


- KUVVE[Ar. < ḲUVVE] ile/değil/yerine/=/||/<> KUVVE

( Düşünce niyet Bir devletin silahlı kuvvetlerinin durumu veya gücü yeti )


- KUVVE-İ ÂKILE ile KUVVE-İ ÂMİLE


- KUVVE-İ ANİL MERKEZ | MERKEZKAÇ KUVVET ile/||/<> MERKEZKAÇ KUVVET

( Merkezden dışarı doğru yönelmiş kuvvet fizik )

( CENTRIFUGAL FORCE )

( FORCE CENTRIFUGE )

( ZENTRIFUGALKRAF )


- KUVVE-İ GAZABİYYE ile/ve KUVVE-İ ŞEHVİYE


- KUVVE-İ HÂFIZA ile/ve/<> KUVVE-İ ZÂKİRE


- KUVVE-İ HAYATİYE | YAŞAMA GÜCÜ ile/||/<> YAŞAMA GÜCÜ

( 1 Dirimselci öğretilerce yaşamı sürdürmenin en temelli nedeni olarak kabul edilen ilke Drieschde entelekhia 2 Canlılık Bir işletmedeki ölen hayvan sayısının aylık altı aylık yıllık vb belirli bir sürede toplam hayvan sayısına oranının yüzde ifadesi )

( LIVEABILITY )

( FORCE VITALE )

( LEBENSKRAFT )


- KUVVE-İ İNBATİYE ile/||/<> VÉGÉTATION[Fr.] ile/||/<> BİTELGE

( botanik )

( VÉGÉTATION )


- KUVVE-İ LÂSIKA | LÜZUCET | AKIŞMAZLIK | VİSKOZİTE ile/||/<> VİSKOZİTE ile/||/<> YAPIŞKANLIK

( yapışkanlık Bir sıvının akıcılığa karşı gösterdiği direncin ölçüsü Akıcılık derecesi Bir sıvı ya da gaz kütlesinin içinde bulunan cismin devimini engelleme özelliği fizik kimya Akıcılık derecesi )

( VISCOSITY )

( VISCOSITÉ )

( VISKOZITÄT )

( VISCOSITÀ )

( ΙΞΏΔΕΣ / ιξώδες )


- KUVVE-İ LÂSIKA | LÜZUCET | AKIŞMAZLIK | VİSKOZİTE ile/||/<> YAPIŞKANLIK | YAPIŞKANLIK

( bk. yapışkanlık. @@ Bir sıvının akıcılığa karşı gösterdiği direncin ölçüsü. @@ Akıcılık derecesi. @@ @@Bir sıvı ya da gaz kütlesinin, içinde bulunan cismin devimini engelleme özelliği. @@ (fizik) @@ (kimya) @@ Akıcılık derecesi. )

( VISCOSITY~VISCOSITY )

( VISCOSITÉ~VISCOSITÉ | ADHÉSION | VISCOCITÉ )

( VISKOZITÄT~VISKOZITÄT )

( VISCOSITÀ~VISCOSITÀ )

( ΙΞΏΔΕΣ / ιξώδες~ΙΞΏΔΕΣ / ιξώδες )


- KUVVE-İ MUHASSILA | BİLEŞKE ile/||/<> BİLEŞKE

( Bir noktaya etkiyen büyüklük ve yönleri ayrı çeşitli kuvvetlerin net etkisini gösteren belli yön ve büyüklükteki yöney Aynı olay üzerinde çeşitli güçlerin bileşik etkisi fizik matematik Bir cisme uygulanan birkaç kuvvetin toplam etkisine denk olan tek kuvvet fizik )

( RESULTANT | COMPOSED, COMPOSITE EFFECT )

( RÉSULTANT | RÉSULTANTE )

( RESULTAT )


- KUVVE-İ:
MUVALLİDA ile/ve/||/<>/> MUTEVELLİDA


- PAIR OF FORCES[İng.] / PAIRE DE FORCES[Fr.] / KRÄFTEPAAR[Alm.] ile/değil/yerine/= KUVVET ÇİFTİ


- KRAFTLINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KUVVET ÇİZGİSİ


- MOMENT ARM OF FORCE[İng.] / BRAS DE LEVIER[Fr.] ile/değil/yerine/= KUVVET KOLU


- KUVVET/KUDRET ile/ve İSTÎDÂD

( İki uca da açık olan. İLE/VE Birinde kararlılık. )


- MOMENT OF FORCE[İng.] / MOMENT D'UNE FORCE[Fr.] / KRAFTMOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= KUVVET MOMENTİ


- KUVVET MOMENTİ ile/||/<> TORQUE[İng.] ile/||/<> COUPLE DE TORSİON[Fr.] ile/||/<> DREHKRAFT[Alm.] ile/||/<> BURU

( 1 Teğetsel bir kuvvetin bir nesneyi bir nokta çevresinde dönmeye zorlayan etkisi 2 Kuvvet öle etkidiği kuvvet kolunun çarpımı )

( TORQUE )

( COUPLE DE TORSION )

( DREHKRAFT )


- FORCE CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE LA FORCE[Fr.] / KRAFTKONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= KUVVET SABİTİ


- KUVVET ile/ve/||/<> AĞIRLIK


- KUVVET ve/<> AYRIŞMA

( Uclar arasındaki enerjetik, çelişik yapı. VE/<> ... )


- KUVVET[Ar. < ḲUVVET] ile/değil/yerine/=/||/<> BASKI | NÜFUZ | GÜÇ | ÜS: 2X2X2=23 DENKLEMİNDE, 3 SAYISI 2'NİN KUVVETİNİ GÖSTERİR

( kuvvet çifti kuvvet komutanları kuvvet macunu kuvvetölçer acı kuvvet çeneye kuvvet gramkuvvet kaba kuvvet kara kuvvet kilogramkuvvet merkezkaç kuvvet teşrii kuvvet zırhlı kuvvet zinde kuvvet adezyon kuvveti icra kuvveti kolluk kuvveti teşri kuvveti yasama kuvveti var kuvvetiyle bindirilmiş kuvvetler deniz kuvvetleri hava kuvvetleri ihtiyat kuvvetleri kara kuvvetleri Fiziksel güç tüvan baskı nüfuz Dayanıklı olma durumu Bir ülkenin silahlı gücü güç I Durgunluğu harekete veya hareketi durgun bir duruma çeviren etken direnci kıran veya direnç doğuran özellik üs I x x denkleminde sayısı nin kuvvetini gösterir )


- KUVVET ile/ve CEMÂL


- GÜÇ/KUVVET ile DİRÂYET[İNCELİK, FARKINDALIK, YETENEK]


- KUVVET ile/||/<> ENERJİ

( Kuvvet hareketi değiştiren etki İLE enerji iş yapabilme yeteneğidir )

( F=ma İLE E=1/2mv² )

( Gottfried Leibniz | 1695 | 17. Yüzyıl | Vis viva (yaşayan kuvvet) kavramı (1646 - 1716) (Ülke: Almanya) (Alan: Matematik, Felsefe) (Önemli katkıları: Kalkülüs, monadoloji) )


- KUVVET ile/||/<> ENERJİ

( Kuvvet hareketi değiştiren etki İLE enerji iş yapabilme yeteneğidir )

( Formül: F=ma İLE E=1/2mv² )

( Gottfried Leibniz tarafından 1695 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1646-1716) (Ülke: Almanya) (Alan: Matematik, Felsefe) (Önemli katkıları: Kalkülüs, monadoloji) )


- KUVVET ile/ve/<> GRAMKUVVET/GRAMAĞIRLIK

( ... İLE/VE/<> Bir gram kütleye, 45° enlemindeki deniz yüzeyinde, Yer'in uyguladığı kuvvet. )


- KUVVET ile GÜÇ


- KUVVET ile/ve KUDRET


- KUVVET ile/||/<> KUVVET[Ar. < KUVVET]

( Sinema TV Bir cismin durma ya da devinim durumunu değiştiren dış etken SI birimi newtondur Bir cismin durgunluk ya da devinim durumunu değiştirebilen yönleçsel nitelikli etki anlamdaş gürelik matematik fizik )

( FORCE )

( FORCE )

( KRAFT )


- KUVVET[Ar.] ile METÂNET[Ar.]


- KUVVET ile/||/<> POWER[İng.] ile/||/<> SCHAERFE[Alm.] ile/||/<> GÜÇ

( İstatistiksel sınamalar İstatistiksel bir sınamada karşıt önsav doğru olduğunda sıfır önsavını geri çevirme olasılığı İkinci tür yanılgı olasılığı en küçük olduğu zaman güç en büyük değeri alır )

( POWER )

( SCHAERFE )


- KUVVET[Ar.] ile ŞEHÂMET[Ar.]


- KUVVET[Ar.] ile ŞİDDET[Ar.]


- MOMENTARM DER KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= KUVVETİN MOMENT KOLU


- KUVVETLE MUHTEMEL ile/değil/yerine/= YÜKSEK OLASILIKLA


- KUVVETLENDİRİŞ ile KUVVETLENDİRİCİ


- KUVVETLENMEK ile KUVVETLENDİRMEK ile KUVVETLENEBİLMEK ile KUVVE ile KUVVET ile KUVVETLİ/LİK ile KUVVETSİZ/LİK ile KUVVETLİCE ile KUVVETSİZCE ile KUVVET ÇİFTİ ile KUVVET MACUNU ile KUVVETLİ YEL/RÜZGAR ile KUVVET KOMUTANLARI


- KUVVETLER AYRILIĞI ve/> AŞILMIŞ BİRLİK


- KUVVETLER AYRILIĞI değil/yerine KUVVETLER AYRILIĞI VE BİRLİĞİ


- KUVVETLER AYRILIĞI ile/ve/<>/|| KUVVETLER BİRLİĞİ


- KUVVET/LER ve/<> BÜTÜN/LÜK


- STRONG ACIDS AND BASES[İng.] ile/değil/yerine/= KUVVETLİ ASİT VE BAZLAR


- KUVVETLİ ASİT ile/||/<> ZAYIF ASİT

( Kuvvetli tam iyonlaşır, zayıf kısmen iyonlaşır )

( Formül: HCl İLE CH₃COOH )

( John Dalton tarafından 1803 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1766-1844) (Ülke: İngiltere) (Alan: Kimya, Fizik) (Önemli katkıları: Dalton atom teorisi, Dalton yasası) )


- STRONG ELECTROLYTE[İng.] ile/değil/yerine/= KUVVETLİ ELEKTROLİT


- STRONG INTERACTION[İng.] ile/değil/yerine/= KUVVETLİ ETKİLEŞME


- KUY[Fars. < KŪY] ile/değil/yerine/=/||/<> KÖY

( köy ağası köyaltı köy bağlısı köy ekmeği köygöçüren köy ihtiyar heyeti köy ihtiyar meclisi köy imamı köy korucusu köy meydanı köy muhtarı köy odası köy oyunu köy öğretmeni köy romanı köy türküsü köy yeri köy yumurtası tahtalıköy balıkçı köyü dağ köyü orman köyü tatil köyü Belediye teşkilatına sahip olmayan ortak veya özel malları bulunan nüfusu iki binden aşağı olan genellikle tarımsal alanda çalışılan konutları ve öteki yapıları bu hayata uygun yerleşim birimi köylük yer köy yeri karye Böyle bir yerleşim biriminde oturan halkın bütünü )


- KÜYE ile GÜVE
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Güve.[Keçe ya da keçeye benzeyen şeyleri yiyen böcek.] İLE ... )


- KÜYEYS | KESECİK ile/||/<> KESECİK

( sacculus 1 İçkulakta zar boşluğun ortasında bulunan küçük bir kese olup kıvrık bir zarla salyangoz kanalına bağlanır 2 yuva zooloji biyoloji biyoloji 1 Hücrelerde genellikle içinde bir sıvı bulunan ufak boşluklar 2 İç kulakta zar boşluğun ortasında bulunan ve kıvrık bir zarla salyangoz kanalına bağlanan küçük kese Sakkül )

( SACCULE )

( SACCULUS | SACCULE | VÉSICULE )

( GEHÖRSÂCKCHEN | GEHÖRSÄCKCHEN )

( SACCULUS | SACCULUS: KÜÇÜK KESE )


- KUYRUĞU DİK TUTMAK" ile/değil "OMURGALI" DURMAK/DAVRANMAK


- KUYRUK KEMİĞİ ile/<> KUYRUK SOKUMU

( Omurganın alt ucunda bulunan, kuyruk sokumu kemiği ile eklemlenen, önden arkaya doğru yassı, üçgen biçiminde kemik. İLE/VE/||/<> İnsanda omurganın alt ucunun bitim yeri. )


- KUYRUK SALLAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÖZ KIRPMAK


- KUYRUK SOKUMU KEMİĞİ ile/||/<> KUYRUK SOKUMU KEMİĞİ

( karşılık sakrum sacer kutsal Omurganın son parçası olup genel olarak birkaç omurun birleşmesiyle meydana gelir Genel olarak birkaç omurun birleşmesi ile meydana gelen ve kalça kemerini taşıyan omurganın son parçası Sakrum kemiği Hayvan türlerine göre sayıları üç ila beş arasında değişen kuyruk sokumu omurlarının birleşmesiyle oluşan kemik kutsal kemik sakrum os sakrum koksigis sağrı kemiği )

( SACRUM )

( KREUZBEIN,OSSACRUM | OS SACRUM )

( KREUZBEIN )

( SACER | SACER: KUTSAL | OS SACRUM )


- KUYRUK UCU BEYAZ ÇAKAL ile/||/<> ALTIN RENGİ ÇAKAL ile/||/<> MAVİ TÜYLÜ ÇAKAL ile/||/<> KARA SIRTLI ÇAKAL ile/||/<> ÇİZGİLİ ÇAKAL

( Orta Afrika'da yaşar. İLE/||/<> Kuzey Afrika'da, Hindistan'da ve çeşitli kıtalarda görülürler. İLE/||/<> Afrika'da yaşar. İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... )

( Herbiri kendine ait 30 km.lik bir bölgede avlanırlar. )

( Görme ve işitme kapasiteleri çok yüksek olduğundan avın kokusunu 1 km. öteden alabilirler. )

( Yılda 500-1500 kadar kemirgen avlarlar. )

( Avlanmanın yanısıra çöplerden de yararlanırlar. )

( Genellikle aile olarak yaşar ve avlanırlar. )

( Avlarının %35'i leştir. )

( 6 yıldan uzun yaşayanı pek yoktur. )

( Haklarında çok fazla efsane yazılmıştır. )

( ... cum CANIS AUREUS cum ... cum CANIS MESOMELAS cum CANIS ADUSTUS )


- KUYRUK ile KUYRUKLU ile KUYRUKSUZ ile KUYRUK YAĞI ile KUYRUKLULAR ile KUYRUK ACISI ile KUYRUKSUZLAR ile KUYRUK KEMİĞİ ile KUYRUK SOKUMU ile KUYRUKLU YALAN ile KUYRUKLU PİYANO ile KUYRUKLU YILDIZ ile KUYRUKLU KELEBEK ile KUYRUKLU KURBAĞA ile KUYRUK SOKUMU KEMİĞİ ile KUYRUKLU YILDIZ BAŞI ile KUYRUKLU YILDIZ SAÇI ile KUYRUKLU YILDIZ ÇEKİRDEĞİ


- KUYRUK ile/yerine SIRA

( QUEU vs. TURN
TURN instead of QUEU )


- KUYRUKKAKAN ile/||/<> KUYRUKKAKAN

( Oenanthe oenanthe Ötücükuşlar Passeriformes takımının karatavukgiller Turdidae familyasından bir kuş türü Uzunluğu 15 cm Karnı beyaz sırtı erkekde külrengi dişide kahverengidir Palearktik bölgede kayalık yerlerde yaşar zooloji Kuşlar Aves sınıfının ötücü kuşlar Passeriformes takımının ardıç kuşugiller Turdidae familyasından 15 cm kadar uzunlukta karnı beyaz sırtı erkekte kül rengi dişide kahverengi olan Palearktik bölgede kayalık yerlerde yaşayan Türkiyenin tamamında yazın kuluçkaya yatan böcek örümcek ve kırkayaklarla beslenen göçmen bir tür )

( WHEATEAR )

( TRAQUET MOTTEUX | TRAQUET MOTTEUX, OENANTHE )

( STEINSCHMÂTZER | STEINSCHMÄTZER )

( OENANTHE OENANTHE )


- KUYRUKLU KELEBEK ile/||/<> KUYRUKLU KELEBEK

( Tırtıl evresinde çeşitli tarım bitkilerine özellikle turunçgillere büyük zararlar veren sarı kanatlı kelebek Papillio machaon Eklembacaklı hayvanlardan böcekler İnsecta sınıfının pulkanatlılar Lepidoptera takımından bir tür Uzunluğu 45 cm Sarıkaramavi renkli olan kanatlarının ard uçları kuyruk gibi uzamıştır zooloji Eklem bacaklı hayvanlardan böcekler Insecta sınıfının pul kanatlılar Lepidoptera takımından 45 cm kadar uzunlukta sarı kara mavi olan kanatlarının art uçları kuyruk gibi uzamış bir tür )

( SWALLOWTAIL | SWALLOW-TAIL | SWALLOW TAIL )

( PAPILLON GRAND PORTE-QUEUE | MACHAON )

( SCHWALBENSCHWANZ )

( PAPILIO MACHAON | PAPILLIO MACHAON )


- KUYRUKLU YILDIZDA:
İYON KUYRUĞU ile/ve/||/<> TOZ KUYRUĞU


- KUYRUKLU YILDIZLAR ile/ve/||/<> NÖTRON YILDIZLARI ile/ve/||/<> MAVİ SÜPER DEV YILDIZLARI


- KUYRUKSALLAYAN ile/||/<> AK KUYRUKSALLAYAN

( ak kuyruksallayan )


- KUYRUKSALLAYANGİLLER ile/||/<> KUYRUKSALLAYANGİLLER

( Motacillidae motacilla kuyruksallayan Omurgalı hayvanlardan kuşlar Aves sınıfının ötücükuşlar Passeriformes takımının özötücüler Oscines üstfamilyasına giren bir familyası Vücutları kuyrukları ve gagaları uzun olup ince yapılıdırlar Göçederler Ak kuyruksallayan Motocilla alba dağ kuyruksallayanı M cinerea sarı çobanaldatan M flava kır incir kuşu Anthus campestris kızılgerdanlı incir kuşu A cervinus çayır incir kuşu A pratensis mahmuzlu incir kuşu A richardi su incir kuşu A spinolette ağaç incir kuşu A trivialis türleri iyi bilinirler Kuşlar Aves sınıfının ötücü kuşlar Passeriformes takımının öz ötücüler Oscines üst familyasından vücutları kuyrukları ve gagaları uzun ince yapılı kuyruk boyu vücut uzunluğunun 1 3ünden daha fazla olan göç eden türlere sahip bir familya Ak kuyruksallayan Motacilla alba sarı kuyruksallayan M flava kır incir kuşu Anthus campestris çayır incir kuşu A pratensis mahmuzlu incir kuşu A novaeseelandiae dağ incir kuşu A spinoletta ağaç incir kuşu A trivialis türleri iyi bilinirler )

( WAGTAILS )

( BERGERONETTES | BERGÉRONETTES )

( STELZEN )

( MOTACILLA | MOTACILLIDAE )


- KUYRUKSOKUMU KEMİĞİ ile ...

( UCA, PÖÇ, SACRUM )


- KUYTU ile/ve/<> İZBE[Rusça]

( ... İLE/VE/<> Basık, loş, nemli yer. )


- KUYTU ile KUYTULUK

( Issız, sessiz ve göze çarpmayan, tenha yer. | Uğrak olmayan, içerlek, sapa yer. | Güneş ışığı ya da rüzgâr almayan yer. İLE Kuytu olma durumu. | Kuytu, sessiz yer. )


- KUYU SOKAK :

( Büyükdere mahallesi sokaklarından biridir. Sokak üzerinde birkaç kuyu bulunduğu gibi evlerin bahçelerinde de kuyu bulunduğu için sokağa "Kuyu Sokak" ismi verilmiştir. )


- KUYU ile ARTEZYEN[Fr. < ARTÉSIEN]

( Su katmanına varıncaya kadar derinliğine kazılan, genellikle silindir biçiminde, çevresine duvar örülen, suyundan yararlanılan çukur. | Toprağa kazılan derince çukur. | İçinden çıkılamayan durum ya da yer. | Yer altındaki iş yerlerine ulaşmak için açılmış ve kesit boyutları derinliğine oranla sınırlı, düşey ya da düşeye yakın bağlantı yolu. İLE Burgu ile delinerek açılan ve suyu yükseğe fışkırtan kuyu. )


- KUYU ile BİRBÂS[Ar.]

( ... İLE Derin kuyu. )


- KUYU ile DÜDEN

( ... İLE Kireçli bölgelerde, kirecin erimesi ya da yeraltındaki kartlı bir çukur tavanının çökmesiyle oluşan doğal kuyu. )


- KUYU ile GAYYA[Ar.]

( ... İLE Cehennemde bulunduğu varsayılan bir kuyunun ya da derenin adı. )


- KUYU ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İP

( Derin olan, kuyu değil kısa olan, iptir. )


- KUYU ile KAK

( ... İLE Ağaç ve kaya kovuklarındaki su birikintisi. | Su birikmiş çukur. )


- KUYU ile/ve KAYNAK/KÜZ


- KUYU ile/değil KÖR KUYU

( ... İLE/DEĞİL Suyu kurumuş, su çıkmayan, susuz kuyu. )


- KUYU ile/||/<> KUYU

( Yeraltı suyundan yararlanmak üzere insan eliyle açılmış genellikle çember biçiminde az çok derin çukur guyi Derinliği 67 m çapı 1 5 m buğday saklama kuyusu Yurtbeyi Çankaya Ankara guyi Kırçiçeği Susuz Kars coğrafya Az guyu su petrol gaz vb çıkarmak için silindir biçiminde kazılmış çukur kuyı kuyı Karakalpakçada kuyı yanında kudık olarak da kullanılır Kırgızcada da kuduk olarak geçer Eski Türkçe ve Orta Türkçede kuδug Orta Kıpçakçada kuyu ve kuyı olarak kullanılmıştır Çağdaş diyalektlerde kullanılan kuduk biçimi göze çarpıcı ve düşündürücü bir biçim gibi gözükmektedir Bu biçimin yabancı bir dilden alındığı anlaşılıyor Gombocz BTLw 144 kuduk biçimlerinin d dolayısıyla yabancı bir dilden Moğolcadan alındığını öne sürmüştü Diyalektlerde d yerine y ve z seslerinin geçmesi gerekirdi Macarca kút Brunnen biçimini Munkácsi UgFüz 5 105 ÁKE 386 Türk dillerinden kalma bir alıntı olarak açıklamıştı Bu açıklamaya Gombocz NyK 35 275 KSz 13 33 BTLw 144 da katılmıştı Bilimsel yayınlarda döne döne tekrarlanan bu birleştirmenin yanlış olduğu ortaya çıkmıştır TESz Ligeti TörK 85 118 Rӓsӓnen V 296297 Macarca kút biçimini vermemiştir Clausona göre ED 598b kuyu something which pours out water özünde a well olarak kuδ dökmek kökünden kalma bir türevdir Erken çağlarda Moğolcaya kuduk olarak geçmiştir Diyalektlerin bir bölümünde geçen kuduk biçimi Moğolcadan kalma bir geri alıntıdır reborrowing Ramstedt KWb 194b Moğolca quduğu Türkçe kuyu biçimiyle karşılaştırmıştır Ona göre kuduk Moğolcadan alınmıştır Rӓsӓnen V 296297 kuδ giessen Son olarak Berta JoT 2 2 180 da kuyu biçimini qud gieβen kökünün bir türevi olarak açıklamıştır )

( WELL )

( PUIT )

( BRUNNEN )

( GUYU[Az.]~KUYI[Tkm.]~KUYI[Kklp.] )


- KUYU ile KUYUM ile KUYUCU/LUK ile KUYUMCU/LUK ile KUYU SUYU ile KUYU ANASI ile KUYU KEBABI ile KUYU TOPUĞU ile KUYU FINDIĞI ile KUYU BİLEZİĞİ ile KUYUMCU TERAZİSİ


- KUYU ve SARKAÇ


- KUYU ile TİLMA

( ... İLE İlk kuyunun başı. )


- KUYÛD ile/||/<> KUYÛD-I KADÎME ile/||/<> TERKÎN ile/||/<> TASDİKLİ YOKLAMA DEFTERİ

( Kayıtlar. İLE/||/<> Eski Kayıtlar. İLE/||/<> Silme, kayıttan düşürme. İLE/||/<> Tasdik edilmiş defter.[Yoklama memurları, ihtiyar heyetleri ve idare kurullarınca] | İl ve ilçe idare heyetlerinin tasdikinden geçmemiş, tahakkuk ettirilen tapu harçları tahsil yönüne gidilmemiş ve Defterhane'ye gönderilmemiş yoklama esas defterleridir. Hukuki kıymeti yoktur. Ancak isbat vesikası mahiyetindedir. )


- KUYUDAT = KAYITLAR


- KUYUDAT[Ar. < ḲUYŪDĀT] ile/değil/yerine/=/||/<> KUYUDAT

( Resmî defterdeki kayıtlar Bu kayıtların tutulduğu defterler )


- KUYULU PARKI :

( Poligon Mahallesindedir. 320,00 m²'lik bir alan üzerindedir. 80,00 m²'lik yeşil alanı, 75,00 m²'lik çocuk oyun alanı, 60,00 m²'lik de spor alanı bulunmaktadır. )


- KUYUMCU ile SARRÂF

( ... İLE Mesleği, kâğıt ve metal paraları birbiriyle değiştirmek, tahvil alışverişi yapmak olan kişi. )

( ZERGER ile ... )

( JEWELLER vs. GOLD DEALER )


- KUYUNUN:
DERİN OLMASI ile/ve/değil/||/<>/< DOLU OLMASI


- KUYUNUN DERİNLİĞİ değil İPİN KISALIĞI


- KUZ ile/||/<> GÖLGEDE KALAN (YAN)

( gölgede kalan yan Ağızlarda guz güneş almayan yer olarak kullanılır Eski Türkçede kuz olarak geçer Orta Türkçede kuz güneş görmeyen yer gölgede kalan yer olarak kullanılır Eski Kıpçakçada da kuz biçimi geçer Deny Boisacq Arm 295312 kuytu gün ışığı almayan yer ve kuytak çukur kuytu yer biçimleriyle birleştirmiştir Onun Türkçe kuzdaki znin yye çevrilmesini eski Türkçe δden yola çıkarak açıklaması düşündürücüdür Denynin Türkçe yaz printemps aslen été ve yay biçimlerini de tanık olarak vermesi ilginçtir Kırgızca kuz derin yar dağ eteklerinde kenarları dik yarık deprem sonunda oluşmuş yarık yanında kullanılan kuy veya kurguy veya cerguy biçimi de çarpıcı bir örnektir Türkçede buna benzer birçok örnek vardır Kazakçada kuz sarp kaya kaya olarak kullanılır )


- KÛZ[Ar.] ile KÛZ[Ar.]

( Bardak. | Tas, çanak. İLE Kanbur. )


- KÜZEÇ ile/||/<>/> KÜZEÇLİK ile/||/<>/> KÜZEÇLİG
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Testi, ibrik. İLE/VE/||/<>/> Çömlek yapılacak kil.[KÜZEÇLİK TİTİG] İLE/VE/||/<>/> Bu kile sahip olan kişi. )


- KUZEN[Fr. < COUSIN] ile/değil/yerine/= ERKEK YEĞEN


- KUZEN ile KUZEN ALMAN

( COUSIN vs. COUSIN GERMAN )

( عمه زاده ile دختر عمه ile عموزاده ile دختر دائي ile دختر خاله ile دختر عمو ile پسر عمه ile پسرعم ile پسر عمو ile پسر خاله ile پسر دائي )

( AMEH ZADEH ile DOKHTAR AMEH ile AMOZADEH ile DOKHTAR DAYEY ile DOKHTAR KHALEH ile DOKHTAR AMO ile PASAR AMEH ile PASARAM ile PASAR AMO ile PASAR KHALEH ile PASAR DAYEY )


- KUZEN ile KUZUM


- KUZEY DENİZİNDE:
KOTZEBUE KOYU ile/ve/||/<> ÇUKÇİ DENİZİ ile/ve/||/<> DE LONG BOĞAZI ile/ve/||/<> DOĞU SİBİRYA DENİZİ ile/ve/||/<> LAPTEV BOĞAZI ile/ve/||/<> BOURHAYA KÖRFEZİ ile/ve/||/<> LAPTEV DENİZİ ile/ve/||/<> OLENEKSKİY KÖFREZİ ile/ve/||/<> KATANSKİY KÖRFEZİ ile/ve/||/<> VİLKİTSİ BOĞAZI ile/ve/||/<> YENİSEY KÖRFEZİ ile/ve/||/<> KARA DENİZİ ile/ve/||/<> BAYDARATSKAYA KÖRFEZİ ile/ve/||/<> KARA BOĞAZI ile/ve/||/<> ÇEYŞSKAYA KOYU ile/ve/||/<> BEYAZ DENİZİ ile/ve/||/<> ONEGA KÖRFEZİ ile/ve/||/<> KANDELAŞKA KÖRFEZİ ile/ve/||/<> DİVİNA KOYU ile/ve/||/<> BARENTS DENİZİ ile/ve/||/<> GRÖNLAND DENİZİ ile/ve/||/<> NORVEÇ DENİZİ ile/ve/||/<> KUZEY DENİZİ ile/ve/||/<> DANZİNG KÖRFEZİ ile/ve/||/<> RİGA KÖRFEZİ ile/ve/||/<> FİNLANDİYA KÖRFEZİ ile/ve/||/<> BOTNİ KÖRFEZİ ile/ve/||/<> DANİMARKA BOĞAZI ile/ve/||/<> DAVIS BOĞAZI ile/ve/||/<> BALTIK DENİZİ ile/ve/||/<> LABRADOR DENİZİ ile/ve/||/<> BAFFIN DENİZİ ile/ve/||/<> BAFFIN KÖRFEZİ ile/ve/||/<> SMITH KÖRFEZİ ile/ve/||/<> NARES BOĞAZI ile/ve/||/<> LANCASTER BOĞAZI ile/ve/||/<> ARKTİK KOYU ile/ve/||/<> PR. REGENT BOĞAZI ile/ve/||/<> BOOTHIA KÖRFEZİ ile/ve/||/<> FOXE ÇANAĞI ile/ve/||/<> FOXE KANALI ile/ve/||/<> REPULSE KOYU ile/ve/||/<> CORAL LİMANI ile/ve/||/<> JAMES KOYU ile/ve/||/<> HUDSON BOĞAZI ile/ve/||/<> UNGAVA KÖRFEZİ ile/ve/||/<> FROBISHER KOYU ile/ve/||/<> CUMBERLAND KÖRFEZİ ile/ve/||/<> HOME KÖRFEZİ ile/ve/||/<> JONES BOĞAZI ile/ve/||/<> PEARY KANALI ile/ve/||/<> BARROW BOĞAZI ile/ve/||/<> FRANKLIN BOĞAZI ile/ve/||/<> VISCOUT MELVILLE BOĞAZI ile/ve/||/<> Mc CLURE BOĞAZI ile/ve/||/<> McCLINTOK KANALI ile/ve/||/<> KRALİÇE MAUD KÖRFEZİ ile/ve/||/<> CORONATION KÖRFEZİ ile/ve/||/<> PR. ALBERT KOYU ile/ve/||/<> AMUNDSEN BOĞAZI ile/ve/||/<> GALLER PRENSİ BOĞAZI ile/ve/||/<> BEAUFORT DENİZİ ile/ve/||/<> PRODHOE KOYU ile/ve/||/<> KOTZEBUE KOYU ile/ve/||/<> NORTON KOYU


- KUZEY-GÜNEY ile ALT-ÜST

( Yön. İLE Konum. )


- KUZEY KUTBU ile/ve GÜNEY KUTBU

( Düzlük değildir. Tepeler ve engebeler bulunur. İLE/VE Düzlüktür. )

( Antarktika'da kaydedilmiş en soğuk derece -89,2°C'dir. )

( Güneş sistemindeki en düşük sıcaklık Neptün'ün uydularından Triton'un yüzeyinde -235°C'dir. [Voyager II, 1989] )


- KUZEY KUTUP IŞIKLARI ile/ve/<> GÜNEY KUTUP IŞIKLARI

( NORTHERN LIGHTS vs./and/<> SOUTHERN LIGHTS )

( AURORA BOREALIS cum/et/<> AURORA AUSTRALIS )


- KUZEY/ŞİMAL[Ar. < ŞİMĀL] ile/||/<> KUZEY/ŞİMAL[Ar. < ŞİMĀL]


- KUZEY YARIMKÜREDE GECELERİ GÖKYÜZÜNDE GÖRÜLEN RENKLİ IŞIKLAR GÜNEY YARIMKÜREDE GECELERİ GÖKYÜZÜNDE GÖRÜLEN RENKLİ IŞIKLAR

( BERÎK, ZİYÂ': Işık, parıltı, aydınlık. )

( PERTEV: Işık, parlaklık, yalım. )

( AURORA AUSTRALIS vs. AURORA BOREALIS )


- KUZEY YEMEN('LİLER) ile/ve/<> GÜNEY YEMEN('LİLER)

( [1990 öncesinde] İslâm'a sıkı sıkıya bağlıydı. İLE/VE/<> İlk ve belki de son Marksist bir Arap ülkesiydi. )

( Kuzey ve Güney Yemen'in sınırında bulunan bölgenin adı Dala'dır. )


- KUZEY YERUCU/ANTARTIC ile/değil/yerine/= GÜNEY YERUCU


- KUZEY YERUCU/ARKTİK[Yun./İng.] ile GÜNEY YERUCU/ANTARTİKA

( Kuzey. İLE Güney. )

( ... İLE Hava, -93 °C'ye kadar düşebilir. )

( ARCTIC vs. ANTARCTICA
North. VS. South. )


- KUZEY ile/ve GÜNEY/KÜNEY

( Ekvatorun üstü. İLE/VE Ekvatorun altı. )

( ŞİMAL ile/ve CENUP )

( NORTH vs./and SOUTH )


- KUZEY ile KUZEYLİ ile KUZEY KÜRE ile KUZEY KUTBU ile KUZEY NOKTASI ile KUZEY YILDIZI


- KUZGUN ile GÖKKUZGUN

( ... İLE Gökkuzgunumsular takımının, gökkuzgungiller ailesinden, başı, kanatları mavi, boynu ve karnı yeşil göçücü kuş. )

( ... cum CORACIAS GARRULUS )


- KUZGUN ile/||/<> KARA KARGA

( kara karga karakarga gökkuzgun Yerel ağızlarda guzgun kuzgun yırtıcı bir kuş biçimi de geçer Eski ve yeni diyalektlerde yaygın olarak geçer Az guzğun kuzgın Blk kuzgun kuzgın kuzgın kuzgun Alt Tel Oyr kuskun Orta Türkçede kuzgun olarak geçer Kıpçak sözlüklerinde de kuzgun biçimi kullanılır Brockelmanna göre UJb 8 261 kuzgun adı kuzgunun çıkardığı sesten gelir Kuş adları arasında doğal seslerin büyük bir yer tuttuğunu biliyoruz Örn saksağan adı da doğal bir sesten gelir saksağan Daha sonra Brockelmann OGM 62 kuzgunu gun ekiyle kurulmuş türevler arasında saymıştır Kırgızca koŋkarga ekin kargası dil uzmanlarının gözünden kaçmıştır Denyye göre kuz gölgede kalan yan kökünden ve gun ekinden türetilmiştir Ancak bu ekin salt fiil köklerine getirildiği bir gerçektir Deny Grammaire 571 Bununla birlikte seyrek olarak isim köklerine getirildiği de görülür Deny Boisacque Arm 312 Rӓsӓnen UAJ 36 395 V 305 Leksikada kuzgunun geçmediği göze çarpıyor Bulgarcaya kozgun olarak geçmiştir BER 2 524 )


- KUZGUN ile KUZGUNİ ile KUZGUNİ SİYAH


- KUZGUNCUK ile Kuzguncuk

( Hapishane kapılarındaki demir kafesli pencere. İLE Üsküdar'da bir semt. )


- KUZGUNİ[Tr. < KUZGUN + Ar. -Ī] ile/değil/yerine/=/||/<> KUZGUNİ

( kuzguni siyah Çok koyu kara )


- KUZİN[Fr. < COUSINE] ile/değil/yerine/= KIZ YEĞEN


- KUZİN[Fr. < COUSINE] ile/değil/yerine/= KIZ YEĞEN


- KUZİN ile KUZİNE


- KUZİNE[İt. < CUSINA] ile/||/<> ...

( gemi mutfağı yemek pişirmeye yarayan fırınlı demir ocak İtal Venedik cusina caboose İtalyancada cucina olarak kullanılır Akdeniz dillerinde yaygın olarak geçer cozinha cocina cuisine Arap dillerinde de kullanılır )

( CUISINE )

( COCINA )

( CUSINA )


- KUZU DİŞİ = SÜT DİŞİ

( İlk çıkan, geçici dişler. | İleri yaşlarda çıkan diş. )


- KUZU KESTANESİ/LİDYA ELMASI ile AT KESTANESİ ile HİNT KESTANESİ

( TOPUR: Kestanenin dikenli dış kabuğu. )

( "Lidya Elması" olarak Lidya Uygarlığı'ndan öğrendiğimiz kestane, doyurucu olduğundan, Batı Anadolu'da koloniler kuran eski Yunanlıların en önemli yiyeceklerindendi. Yunanistan'ın kireçli toprağını sevmeyen Lidya Elması, uzun uğraşlardan sonra Teselya Yarımadası'ndaki Kastania bölgesinde yetiştirilebildi ve Avrupa'ya açıldı. Romalılar, aldığı yerin adını verip Kastania demiş ve Anadolu'daki Roma yönetiminde adı bu biçimde yerleşmiştir. İLE XVI. yüzyıldan beri hasta atların sağaltımında kullanıldığından bu adı almıştır. İLE ... )

( ... ile BİRNÎS ile ... )

( ... cum AESCULUS HIPPOCASTANUM cum ... )


- KUZU KUZU ile/ve SS / S.KE S.KE


- KUZU ile EKDİ/İKTE

( ... İLE Öksüz kuzu. | Anası ölüp de başka bir koyuna alıştırılan ya da elde beslenilen kuzu. )


- KÜZÜK ile KÜZÜK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Bir dokuma tezgâhında üst çözgülerin alt çözgülerden ayrılmasını sağlayan düğümlenmiş iplikler. İLE Süslü bir kumaş ya da benzerlerini dokuyan kişi. )


- KUZUKULAĞI = EKŞİKULAK

( Karabuğdaygillerden, nemli yerlerde yetişen, yaprakları salata olarak kullanılan, çiçekleri iki evcikli ve kırmızımtırak bir bitki. )

( RUMEX ACETOSA )


- KUZUKULAĞI ile KUZUKULAĞI ASİDİ


- KUZULAMA ile/||/<> KUZULAMAK

( tarım Koyunda doğurma )

( LAMBING )

( AGNELER )