I ve İ ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 8.234 başlık/FaRk ile birlikte,
8.234 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(9/34)
- İÇKİN/LİK ile/ve/değil BAŞAT/LIK
- İÇKİYLE SARHOŞ/LUK ile/değil/yerine AŞK İLE SARHOŞ/LUK
( Biri, iki gösterir. İLE/DEĞİL/YERİNE İkiyi [çeşitliliği/herşeyi], bir gösterir. )
- İCL[Ar.] ile İCL[Ar.]
( Boyun tutukluğu, ağrısı. İLE Eril buzağı, dana. )
- İÇLEM = TAZAMMUN = COMPREHENSION[İng.] = COMPRÉHENSION[Fr.] = INHALT[Alm.] = COMPREHENSIO[Lat.]
- İÇLENMEK ile/ve BOZULMAK
- İÇLENMEK ile İÇLENDİRMEK
- İÇLİ-DIŞLI (OLMAK)
- İÇLİ/LİK ile İÇLİK ile İÇLİ DIŞLI/LIK ile İÇLİ KÖFTE
- İCMÂ'[< CEM]:
TOPLAMA, BİRARAYA GETİRME -<
- İCMA ile İCMAL
- İCMÂ[Ar.] ile/ve/||/<> İTTİFAK[Ar.]
- İCMÂ ile/ve/II TEVÂTÜR
( Fıkıh'ta. İLE/VE/II Hadis'te. )
- İÇMEK ile ÇAY İÇMEK ile İÇİLEBİLİR ile İÇİCİ ile İÇME ile ÇEŞME ile İÇME YERİ ile İÇME SUYU ile İÇECEKLER
( DRINK vs. DRINK TEA vs. DRINKABLE vs. DRINKER vs. DRINKING vs. DRINKING FOUNTAIN vs. DRINKING PLACE vs. DRINKING WATER vs. DRINKS )
( نوش کردن ile رفع عطش کردن ile ميگساري کردن ile خوردن ile آشاميدن ile نوشيدني ile نوشابه ile آشاميدني ile نوشيدن ile گساردن ile مشروب خوردن ile سر کشيدن ile چاي نوشيدن ile چاي خوردن ile مشروب ile نوشنده ile شارب ile آشامنده ile مشروب خور ile خوار ile ميخواره ile مشروبخوار ile شرب ile آبخوري ile مشرب ile سقا خانه ile آب مشروب ile اشربه )
( NOSH KARDAN ile RAF ATSH KARDAN ile MYGOSARY KARDAN ile KHORDAN ile ASHAMYDAN ile NOSHYDANY ile NOSHABEH ile ASHAMYDANY ile NOSHYDAN ile گساردن ile MOSHROB KHORDAN ile SAR KESHYDAN ile CHAY NOSHYDAN ile CHAY KHORDAN ile MOSHROB ile NOSHANDEH ile SHARB ile ASHAMANDEH ile MOSHROB KHOR ile KHAR ile ميخواره ile MOSHROBEKHAR ile SHARB ile ABKHORY ile MOSHARB ile SAGHA KHANEH ile AB MOSHROB ile اشربه )
- İÇMEK ile İÇMECE ile İÇME SUYU
- ICO[INITIAL COIN OFFERING] ile/>< IPO[INITIAL PUBLIC OFFERING]
- ICP-MS İLE ICP-OES İLE XRF İLE NAA ile/||/<> ELEMENT ANALİZİ
( Element tayini spektroskopi yöntemleri. )
( Formül: m/z izotop oranı )
- ICP-MS ile/||/<> AAS
( ICP-MS çoklu element ppb İLE AAS tek element ppm. )
( Formül: Plazma İLE alev )
- İCRÂ HEYETİ değil/yerine/= YÜRÜTME KURULU
- İCRÂ KUVVETİ değil/yerine/= YÜRÜTME GÜCÜ
- İCRA ile İCRACI/LIK ile İCRA VEKİLİ ile İCRA KUVVETİ
- İCRÂ ve/> İHYÂ
- İCRÂ ile/ve/||/<> İNFAZ
- İCRA ile/ve TERENNÜM[Ar.]
( Seslendirilmek üzere belirlenmiş şarkıyı/şarkıları söylemek, icra etmek. İLE/VE Güzel ve alçak sesle şarkı söyleme. )
- İCRÂ[Ar.] değil/yerine/= YÜRÜTME
- İCRAAT ile İCRAATÇI/LIK
- İCRAAT[Ar.] değil/yerine/= İŞ YAPMA; UYGULAMALAR
- İCRÂCI ile BESTELEYEN/BESTECİ/BESTE-KÂR[Fars.]/KOMPOZİTÖR/COMPOSITEUR[Fr.]
- İCRACI ile DÜZENLEYİCİ(KOMPOZİTÖR)
- İCRA/CI ile/ve/<> SANAT/ÇI
- İCRÂÎ KURUL ile/ve/||/<>/< İSTİŞÂRÎ KURUL
- İÇRE ile İÇREK/LİK
- İÇREK = BÂTINÎ = ESOTERIC[İng.] = ÉSOTÉRIQUE[Fr.] = ESOTERISCH[Alm.] = ESO[Yun.]
- İÇSEL FUKARALIK ile/ve/<> EN BÜYÜĞÜN SAHİPLENİLMESİ
( INNER POVERTY vs./and/<> TO CLAIM THE BIGGEST )
- İÇSEL TARİH ile/ve/||/<> DIŞSAL TARİH
- İÇSEL" ve/||/<> DÜŞÜNSEL
- İÇSEL ile İÇKİN
- İÇSELLEŞTİRME ile/||/<> BENİMSEME
- İÇSELLEŞTİRME ve/||/<> COŞKU
- İÇSELLEŞTİRME ve/+/||/<>/> İŞSELLEŞTİRME
- İÇSELLEŞTİRME ile/ve/||/<> "İYİ-KÖTÜ" BİRLEŞTİRMESİ
- İÇSELLEŞTİRME ile/ve/||/<>/> KAVRAMA/KAVRAMSALLAŞTIRMA
- İÇSELLEŞTİRME ile/ve/||/<>/>/< KAYNAĞINA YÖNELME/KAYNAĞINDAN YARARLANMA
- İÇSELLEŞTİRME ile/ve/||/<>/> NORMALLEŞTİRME
- İÇSELLEŞTİRME ile/ve/<> ÖZDEŞLEŞTİRME
- İÇSELLEŞTİRME ile ÖZÜMSEME
- İÇSELLEŞTİRME ile/ve SAHİP ÇIKMAK
- İÇSELLEŞTİRME ile/> SÜREKLİLİK/SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK
- İÇSELLEŞTİRME ile/ve YAŞAMA YANSITMA
( INTERNALIZATION vs./and PROJECTION TO THE LIFE )
- İÇSELLEŞTİRMEK ile İÇSEL/LİK
- İÇSELLEŞTİRMEK ile/değil (İYİ) ANLAMAK
- İÇSELLEŞTİRMEK ile/>< KURTULMAK
- İÇSEL/LİK ile/ve/||/<> İLKESEL/LİK
- İÇSELLİK ile/ve KENDİLİK
( INNERNESS vs./and SELFNESS )
- ICT/INFORMATION AND COMMUNICATION TECHNOLOGY[İng.] değil/yerine/= BİLGİ VE İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİ
- İÇTEN BOZULUŞ ile/ve DIŞTAN BOZULUŞ
( INNER CORRUPTION/SPOIL vs./and OUTER CORRUPTION/SPOIL )
- İÇTEN İÇE (ÜZÜLMEK)
- [ne yazık ki]
İÇTEN PAZARLIKLI ile ÇIKARCI
- İÇTEN PAZARLIKLI ile İKİYÜZLÜ
- İÇTENLİK (SIDK)
- İÇTEN/LİK ile İÇTENSİZ/LİK ile İÇTEN İÇE ile İÇTENLİKLİ ile İÇTENLİKSİZ/LİK ile İÇTEN EVLİLİK ile İÇTEN PAZARLIKLI/LIK
- İÇTENPAZARLIK/ÇI ile/ve/||/<> YALAN/CI
- İÇTEPİ ile İÇGÜDÜ
( Toplumda(kilerde)n. İLE Doğadan. )
( ... vs. INSTINCT )
- İCTEZE'E[Ar.] ile BİH[Ar.] ile İKTEFÂ BİH[Ar.]
- İCTİBÂ ile/ve/<> HİDÂYET
( Seçme. | Toplama. İLE/VE/<> Doğru yol. | Hakk yoluna erişme. )
- İCTİBÂ ile/ve/||/<>/> İSTİFÂ ile/ve/||/<>/> İHTAR ile/ve/||/<>/> İSTİNÂD
( Seçme. | Toplama. İLE/VE/||/<>/> Affını isteme. | Bir işten kendi isteğiyle çekilme. İLE/VE/||/<>/> Anımsatma. | Dikkatini çekme, tenbih. İLE/VE/||/<>/> Dayanma. | Güvenme. | Senet, delil, hüccet sayma. )
- İCTİHÂD[< CEHD]/İÇTİHAT ve İSTİNBÂT
( Nefsin, güç tüketerek bir şey elde etmesi. | Gücü, kuvveti yettiği kadar çalışma. | Fıkıh'ta, yed-i tûlâ sahibi, büyük din âlimlerinin, Kur'ân-ı Kerîm ve Ahâdis-i Nebevviye'ye dayanarak ortaya koydukları şer'î düstur. | Birinin, bir şeyden, anlam ve hüküm çıkararak, o iş hakkındaki düşüncesi, görüşü. İLE Bir söz ya da işten, gizli bir anlam çıkarma. Açık olmayarak, dolayısıyla, zımnen anlama. )
- İCTİHÂD:
I. DÖNEM/DEVİR ile/ve/||/<>/> II. DÖNEM/DEVİR ile/ve/||/<>/> III. DÖNEM/DEVİR
- İCTİHÂD ile EMSAL
- İCTİHAD ile FIKIH
( Dil + Anlam. Büyük din âlimlerinin Kur'ân-ı Kerim ve Hadis-i Nebeviyye'ye dayanarak vazettikleri karar. İLE -Fetva, -Mezhep, -Kanun, -Yargı )
- İCTİHAD ile İSTİDLÂL
- İCTİHÂD[Ar.] ile KIYAS[Ar.]
- İCTİHAD >< TAHKÎK
- İÇTİHAT, İÇTİHÂD["İŞTİYAT" değil!] değil/yerine/= GÖRÜŞ; ANLAYIŞ/KAVRAYIŞ
( Görüş, özel görüş, anlayış, kavrayış. | Yasada ya da örf ve âdet tüzesinde uygulanacak kuralın açıkça ve ikirciksiz olarak bulunmadığı konularda, yargıcın ya da tüzecinin düşüncelerinden doğan sonuç. )
- İÇTİHAT ile HUKUK
( JURISPRUDENCE vs. JURISPRUNTIAL )
( فقه ile فقهي )
( FAGHEH ile FAGHEHY )
- İÇTİHAT değil/yerine/= ÖZGÖRÜ
- İÇTİMA/İNİKAT değil/yerine/= TOPLANMA/TOPLANTI
( Toplanma, toplantı. | Askerlerin, silahlı ve donatılı olarak toplanmaları. | [gökbilim] Kavuşum. )
- İÇTİMA ile İÇTİMAİ/LİK
- İÇTİMA değil/yerine/= KAVUŞUM
- İCTİMA-İ NAKİZEYN ile İRTİFÂ-İ NAKİZEYN
- İCTİMÂ-İ ŞERÂİT ve/||/<> İMTİNÂ-İ MEVÂNİ
( Koşulların, biraraya gelmesi. VE/||/<> Engellerin, ortadan kalkması. )
- İÇTİMAİYAT ile İÇTİMAİYATÇI
- İCTİMÂÎ/YYE[Ar.] değil/yerine/= TOPLUMSAL
- İCTİNÂB[Ar.] ile İMTİNÂ[Ar. < MEN]
( Sakınma, çekinme, uzaklaşma. İLE Çekinme, geri durma. | Olanaksızlık, olamayış. )
- İCTİNÂB/İHTİYAT[Ar.] değil/yerine/= SAKINMA, ÇEKİNME, UZAKLAŞMA
- İCTİRÂ'[Ar. < CÜR'ET] ile İCTİRÂ'[Ar. < CÜR'A] ile İCTİRÂH[Ar.]
( Yeltenme, cesâret etme, cür'et etme. İLE Suyu birden içme.[soluk almadan] İLE El emeği karşılığından kazanılan para ile geçinme. )
- İCTİVÂ'[Ar.] ile İCTİVÂR[Ar.]
( İğrenme, tiksinme. İLE Civar, komşu olma, muhit yapma. )
- ICU/İNTENSIVE CARE UNİT[İng.] değil/yerine/= YOĞUN BAKIM ÜNİTESİ, YOĞUN BAKIM BİRİMİ
- ÎD[çoğ. A'YÂD] değil/yerine/= BAYRAM
- İD değil/yerine/= ALTBENLİK
- İD ile/ve/||/<> EGO ile/ve/||/<> SÜPER EGO
- İDÂD[Ar.] ile İDÂD/İDED[Ar.] ile İDÂD[Ar. < ADD]
( Sayı, hesap. İLE Zor, kuvvet; zafer, üstünlük. İLE Hazırlama/hazırlanılma, geliştirme/geliştirilme. )
- İDÂDE[Ar.] ile İDÂDE[Ar.]
( Usturlabın sırtı üzerine konulmuş, mihver ya da meyil etrafında dönen bir nişan cetveli olup, yıldızların yüksekliğini ölçmeye yarar. İLE Kol bağı. )
- İDAM" ETMEK/ETTİRMEK ile/değil/yerine/>< İDAME ETMEK/ETTİRMEK
- İDAM değil/yerine ADÂLET
( [not] DEATH PENALTY but JUSTICE
JUSTICE instead of DEATH PENALTY )
- İDÂM[Ar.] ile İ'DÂM[Ar. < ADEM]
( Katık, ekmeğe katık edilen şey. İLE Bir kimsenin yasa/yargı gereği ölümü. )
- [ne yazık ki]
İDAM ile/ve/değil/<> İTHAM
- İDAM/LIK ile İDAME ile İDAM CEZASI ile İDAM SEHPASI
- İDANTİK/IDENTICAL[İng.] değil/yerine/= ÖZDEŞ
- İDARE ETMEK ile/değil/yerine ÇÖZÜM BULMAK
- İDARE ETMEK ile/ve/<> OYALAMAK
- "İDARE ETMEK" ile YETİNMEK
- İDARE ETMEK değil/yerine/= YETMEK
- İDÂRE[Ar.] ETMEK değil/yerine/= YÖNETMEK/YÖNETİM
- İDARE ile İDARECE ile İDARECİ/LİK ile İDARELİ/LİK ile İDARESİZ/LİK ile İDARE AMİRİ ile İDARE HUKUKU ile İDARE KANDİLİ ile İDARE LAMBASI ile İDARE MECLİSİ
- İDARE değil/yerine/= YÖNETİM
- İDAREİ HUSUSİYYE[Ar.] değil/yerine/= İL ÖZEL YÖNETİMİ
- İDAREİMASLAHAT ile İDAREİMASLAHATÇI/LIK ile İDAREİMASLAHAT POLİTİKASI
- İDÂRÎ KOLLUK ile/ve/<> ADLÎ KOLLUK
( ... İLE/VE/<> Uzmanlık gerektirir. )
- İDARİ ile İDARİ BÜTÇE
- İDÂRÎ ile İRÂDÎ
( Yönetimsel. İLE Yapma bilgisi/isteği. )
- İDARİ değil/yerine/= YÖNETSEL
- İDDİA ETMEK/EDİLEN ile/değil/yerine İLERİ SÜRMEK/SÜRÜLEN
- [ne yazık ki]
"İDDİA (ETMEK)" ile/ve/değil/||/<>/>/< (")MASTÜRBASYON(")
- İDDİA ETMEK" değil "ÖNE SÜRMEK"
- İDDİA ETMEK ile/ve/değil/yerine/fakat/<> SÖYLEMEK
( Edilemez. İLE/VE/FAKAT/<>/DEĞİL/YERİNE Söylenilebilir. )
- İDDİA (ETMEK) ile TAAHHÜT (ETMEK)
- İDDİA MAKAMI değil/yerine/= SAVCILIK ORUNU
- İDDİA ile/ve/değil/||/<>/< AVUNTU
- İDDİA ile/ve BENCİLLİK
( Bencillik, parçanın adına ve bütünün zararına, açgözlülük etmek, ele geçirmek, biriktirmek demektir. )
( Tüm çatışmaların kökeninde "ben" ve "benim" fikirleri yatar. )
( Sadece kendi ötenize, egonuzdan öteye uzanmalısınız, o zaman onu bulacaksınız. )
( Bencillik, ıstırabın nedenidir. )
( Kendinin, gövde ve zihin olmadığını bilen bir kişi, bencil olamaz, çünkü bencillik nedeni olabilecek bir şeye sahip değildir. )
( Tek kötülük, budalalık ve bencilliktir. )
( Bencillik merkezi yok olduğu zaman, tüm haz arzusu ve ıstırap korkusu biter. )
( ASSERTION vs./and EGO
To be selfish means to covet, acquire, accumulate on behalf of the part against the whole.
The ideas of 'me' and 'mine' are at the root of all conflict.
You have only to reach out beyond yourself, and you will find it.
Selfishness is the cause of suffering.
A man who knows that he is neither body nor mind cannot be selfish, for he has nothing to be selfish for.
Stupidity and selfishness are the only evil.
When the center of selfishness is no longer, all desires for pleasure and fear of pain cease. )
- İDDİA ile/ve/<> CİDDİYET
( ASSERTION vs./and/<> SERIOUSNESS )
- İDDİA ile/ve/değil ÇIKIŞ NOKTASI
- İDDİA ile/değil/yerine DAVET
- İDDİA ile DAYANAK
( İddiaya itiraz edilmez! Ancak "delil"lerine edilebilir. )
( UMDE: Dayanılacak, güvenilecek şey/kişi/yer, destek. | İlke. | Herkesin güvendiği kişi. )
( CLAIM vs. BASE )
- İDDİA ile/değil/yerine DAYANAKÇA
- İDDİA ile/ve/||/<>/> GEREKÇE
( ASSERTION vs./and/||/<>/> JUSTIFICATION )
- İDDİA ile/ve/değil/yerine GÖRÜŞ
( [not] CLAIM vs./and/but OPINION
OPINION instead of CLAIM )
- İDDİA ile/değil/yerine HAKİKAT
- İDDİA ile HEVES
( Yüksek zihinlerin iddiası, düşük zihinlerin hevesi olur. )
- İDDİA ile/değil/yerine İBÂDET
- İDDİA ile İDDİA ETMEK
( ALLEGATION vs. ALLEGE )
( ادعا ile دليل آوردن )
( EDEA ile DELYLE AVARDAN )
- İDDİA ile İDDİADA İDDİA
( Kesin iddia, tutsaklık demektir. )
( Olmadığınız şey olduğunuzu iddia etmekte ve aslında olduğunuz şey olduğunuzu da inkâr etmektesiniz. )
( ASSERTION vs. TO INSIST
Assertion is bondage.
You assert yourself to be what you are not and deny yourself to be what you are. )
( FORDERUNG mit ... )
- İDDİA ile İDDİALI
( ASSERTION vs. ASSERTIVE )
( تقرير ile ادعا کننده )
( تقرير ile EDEA KONANDEH )
- İDDİA ile/ve/değil İMÂ
( [not] ASSERTION vs./and/but ALLUSION/IMPLICATION )
- İDDİA ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> İNANÇ
- İDDİA ile/ve/değil/<> İNAT
- İDDİA ve/> İSPAT
( İddia ettin mi, ispat isterler. )
( HALLAC-I MANSUR )
- İDDİA" ile KANAAT
- İDDİA ile KESİNLİK
- İDDİA değil/yerine NEŞE
- [ne yazık ki]
İDDİA ile/ve/||/<>/< ÖFKE
- İDDİA ile/değil OLGU
- İDDİA ile/ve/değil/yerine ÖNESÜRÜM
- İDDİA ile/değil/yerine/> ÖZGÜVEN
( Özgüven oluşunca/oluşursa, "iddia" sonlanır. )
- İDDİA ile/değil/yerine SALİH AMEL
- İDDİÂ["İDDA/A" değil!] değil/yerine/= SAV
- İDDİA ile/değil SÖYLEM
- İDDİA ile SUÇLAMA
( CLAIM vs. BLAME/ACCUSATION )
- İDDİA ile TALEP EDİLEBİLİR ile DAVACI ile İDDİALAR
( CLAIM vs. CLAIMABLE vs. CLAIMANT vs. CLAIMS )
( داعيه ile طلب ile مدعا ile مطالبه ile ادعاء ile مدعي شدن ile دعوي کردن ile ادعا کردن ile ادعا شدن ile مدعي بودن ile ادعا ile قابل مطالبه ile مدعي ile ادعا کار ile مطالبه کننده ile مطالبات ile دعاوي )
( DAYYEH ile TALAB ile MADOA ile MOTALEBEH ile ادعاء ile MADY SHODAN ile DOUY KARDAN ile EDEA KARDAN ile EDEA SHODAN ile MADY BODAN ile EDEA ile GHABEL MOTALEBEH ile MADY ile EDEA KAR ile MOTALEBEH KONANDEH ile MOTALBAT ile DOAVY )
- İDDİA ile VARSAYIM
- İDDİA ile YÂDES/T[< Fars. YÂD DÂŞ][LÂDES değil!]
( ... İLE Bellekte/hatırda tutulan şey. )
- İDDİACI OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İDDİALI OLMAK
- İDDİALAŞMAK ile İDDİA ile İDDİACI/LIK ile İDDİALI/LIK ile İDDİASIZ/LIK ile İDDİALICA ile İDDİASIZCA ile İDDİA MAKAMI
- İDDİALI DEĞİL değil İDDİA ETMİYOR
- İDDİALI OLMAK ile/yerine/değil ÇABA(SINI) GÖSTERMEK
( Başarı, ancak yorulmaksızın doğru çabaları göstererek kazanılır. )
( İyi huyluluğun etkisi, alçakgönüllü ve sıralı çabalarla elde edilen kalıcı durumlarda görünür. )
( [not] TO BE ASSERTIVE vs./but TO MAKE AN EFFORT
TO MAKE AN EFFORT instead of TO BE ASSERTIVE )
- İDDİALI ile ÖNEMLİ
- İDDİALI ile/ve YETERLİ
( PRETENTIOUS vs./and ENOUGH )
- İDDİALI ile/ve YETKİN
- İDDİANÂME değil/yerine/= SAVBELGE/SAVCA/SAVLIK/SAVYAZI
- İDDİANÂME[Ar.] değil/yerine/= SAVCA
( Savcılığın soruşturma sonunda elde ettiği kanıtları ve savlarını içinde toplamış olduğu, mahkemede okuduğu yazı. )
- [ne yazık ki]
"İDDİAYA GİRMEK" ile/ve/||/<> "İDDİA ETMEK"
- İDE ile İDEA
- İDE ile IDEEFIXE
- İDEA:
RASYONEL ile/ve/||/<> ESTETİK
- IDEA vs. THOUGHT
- IDEA vs. TO APPEAR
- IDEA :/yerine FİKİR
- IDEA ile/ve FORM
- İDEA ile/ve/<>/> İDEAL
( Soyut tümel. İLE/VE/<>/> Somut tümel. )
- İDEA ile/ve/||/<> İMGE
( Kişide. İLE/VE/||/<> Düşünmek isteyenlerde. )
- İDEAL ÇÖZELTİ ile/||/<> GERÇEK ÇÖZELTİ
( İdeal Raoult yasasına uyar, gerçek sapmalar gösterir )
( Formül: ΔHkarışma=0 İLE ΔH≠0 )
- İDEAL GAZ ile/>< GERÇEK GAZ
( İdeal gaz yasalarına uyan gaz. İLE/>< İdeal gaz yasalarına tam olarak uymayan gaz. )
- İDEAL GAZ ile/||/<> GERÇEK GAZ
( İdeal gaz PV=nRT İLE gerçek gaz Van der Waals denklemi )
( Formül: PV = nRT (ideal) İLE (P + a/V²)(V - b) = nRT (Van der Waals) )
- İDEAL İLE ASAL İDEAL İLE MAKSİMAL İDEAL ile/||/<> HALKA İDEALLERİ
( Halkalardaki özel alt kümeler. )
( Formül: R/I cisim ⇔ I maksimal )
- İDEAL İLE GERÇEK İLE VAN DER WAALS ile/||/<> GAZ DAVRANIŞLARI
( Gazların farklı koşullardaki davranış modelleri. )
( Formül: (P + a/V²)(V - b) = RT )
( Johannes van der Waals tarafından 1873 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1837-1923) (Ülke: Hollanda) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Van der Waals kuvvetleri, gerçek gaz denklemi) (Nobel: 1910) )
- İDEAL İLE REEL İLE VAN DER WAALS ile/||/<> GAZ YASALARI
( Gaz davranışı modelleri. )
( Formül: (P + a/V²)(V - b) = RT )
( Johannes van der Waals tarafından 1873 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1837-1923) (Ülke: Hollanda) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Van der Waals kuvvetleri, gerçek gaz denklemi) (Nobel: 1910) )
- İDEAL OLAN ile/ve GERÇEK OLAN
( Değişmeyen. İLE/VE Değişen. )
( İdeal olanlar içeriksizdir. )
- İDEAL OLAN ile/ve GERÇEK OLAN
- İDEAL OLAN değil/yerine UYGUN/LUK
- İDEAL değil/yerine/= DÜŞÜNSEL
- İDEAL ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GEREKLİLİK
- IDEAL :/yerine İDEAL
- İDEAL ile İDEALİZM ile İDEALİST ile İDEALİST ile İDEALİZE ETMEK
( IDEAL vs. IDEALISM vs. IDEALIST vs. IDEALISTIC vs. IDEALIZE )
( معنوي ile آرمان ile دلخواه ile کمال مطلوب ile ايدال ile ايدآل ile ايدهآل ile هدف زندگي ile معنويت ile خيال انديشي ile آرزو پرور ile ايدآليست ile آرماني ile آرمان گراي ile دلخواهسازي )
( MANOY ile ARMAN ile DELKHAH ile KAMAL MOTLUB ile AYDAL ile ايدآل ile AYDANGMAL ile CPEHDAF ZANDEGY ile MANOYT ile KHYAL ANDYSHY ile AREZO PROR ile AYDEALYSET ile ARMANY ile ARMAN GERAY ile DELKHAHOSAZY )
- İDEAL ile/ve MİSYON
( IDEAL vs./and MISSION )
- İDEAL yerine ÜLKÜ
- İDEAL ile/değil/yerine ÜLKÜ
- İDEALAR, 4 ŞEY VERİR...
( * ŞEYİN NE OLDUĞUNU
* ŞEYİN NİÇİN ÖYLE OLDUĞU/OLMADIĞINI
* ÖYLE OLAN ŞEYDEKİ OLUŞ VE BOZULUŞU
* BİRLİK VE ÇOKLUK DÜŞÜNCESİNİ )
- İDEALAR ile/||/<> GÖLGELER
( Platon un mağara alegorisi )
( Platon tarafından -380 yılında keşfedildi/formüle edildi. (-428--348) (Ülke: Antik Yunan) (Alan: Felsefe, Matematik) (Önemli katkıları: İdealar teorisi, Akademi kurucusu) )
- İDEA/LAR ile/ve/<> KATEGORİ/LER ile/ve/<> AYÂN-I SÂBİTE/LER
( Platon. İLE/VE/<> Aristoteles. İLE/VE/<> İbn Arabi. )
- İDEALİST" OLMAK değil/yerine İLKELİ OLMAK / HAYIR DİYEBİLME GÜCÜ
- İDEALİST" ile ÜTOPYACI
- İDEALİZASYON/IDEALIZATION[İng.] değil/yerine/= ÜLKÜLEŞTİRME
- İDEALİZM = MEFKÛRECİLİK, İFTİKÂRİYE = IDEALISM[İng.] = IDÉALISME[Fr.] = IDEALISMUS[Alm.]
- İDEALİZM ile REALİZM
( Gerçekliğin temelde zihinsel ya da ideallerden oluştuğunu savunan felsefi görüş. İLE Gerçekliğin zihinden bağımsız ve nesnel olduğunu savunan felsefi görüş. )
- İDEALLEŞTİRMEK ile İDEAL/LİK ile İDEALİST ile İDEALİZM ile İDEALSİZ/LİK
- ... İDEASI" ile/değil ... İDDİASI
- İDEFİKS değil/yerine/= SAPLANTI
- Demek ki ile her inancına ve kişisel sonuçlarına bağlamadan KONUŞ!!! -ile/ve
- IDENTIFICATION :/yerine KİMLİK TESPİTİ
- IDENTIFIKASYON/IDENTIFICATION[İng.] değil/yerine/= TANIMLAMA | ÖZDEŞLEŞTİRME
- İDENTİFİKASYON ile İDENTİK ile İDENTİTE
( Kimliklendirme, tanımlama, özdeşleme. İLE Özdeş. İLE Kimlik, özdeşlik. )
- IDENTIFY :/yerine TANIMLAMAK
- IDENTITY vs. PERSONALITY
- IDENTITY :/yerine KİMLİK
- IDEO- ile/||/<> IDIO- ile/||/<> LOG-/-LOGIA/-LOGO-/-LOGY-/-OLOGY ile/||/<> AUT-/AUTO-
( Düşünce, fikir. İLE/||/<> Kendiliğinden oluşan, kendine özgü, ayrı, değişik. İLE/||/<> Düşünce, konuşma, sözcük, mantık, doktrin, öğreti, sav, bilim. İLE/||/<> Kendi, aynı, kendi kendine, kendine ait, öz [otoimmün: Bağışıklık sisteminin kendi gözelerine saldırması]. )
- IDEO- ile/||/<> IDIO- ile/||/<> LOG-/-LOGIA/-LOGO-/-LOGY-/-OLOGY ile/||/<> AUT-/AUTO-
( Düşünce, fikir. İLE/||/<> Kendiliğinden oluşan, kendine özgü, ayrı, değişik. İLE/||/<> Düşünce, konuşma, sözcük, mantık, doktrin, öğreti, sav, bilim. İLE/||/<> Kendi, aynı, kendi kendine, kendine ait, öz [otoimmün: Bağışıklık sisteminin kendi gözelerine saldırması]. )
- İDEOGRAFİ(K)/LOGOGRAFİ(K) değil/yerine/= DÜŞÜNYAZIM(SAL)/İMLEKYAZIM(SAL)
- İDEOGRAM ile PİKTOGRAM
( Trafik işaretleri gibi. İLE Tuvaletleri gösteren simgeler gibi. )
- İDEOGRAM/LOGOGRAM değil/yerine/= DÜŞÜNYAZI/İMLEKYAZI
- İDEOLOG değil/yerine/= DÜŞÜNGÜMEN
- İDEOLOJİ KAYIRMACILIĞINDA:
SİYASAL ile/ve/||/<> SIRADÜZENSEL(HİYEROKRATİK)
- İDEOLOJİ değil/yerine/= DÜŞÜNGÜ
- İDEOLOJİ = İLM-İ SUVER-İ AKLİYE, FİKRİYAT, İLM-İ TASAVVUR = IDEOLOGY[İng.] = IDÉOLOGIE[Fr.] = IDEOLOGIE[Alm.] = IDEOLOGÍA[İsp.]
- İDEOLOJİ değil/yerine/= ÖĞRETİ
- İDEOLOJİDE ile/ve/değil/yerine TİNDE
( Destek. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Zevk ediş. )
- İDEOLOJİK TAVIR ile SONUÇ ODAKLILIK
- İDEOLOJİK değil/yerine/= DÜŞÜNGÜSEL
- İDİ ile İDİ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Efendi [seyyid, mevlâ]. İLE Geçmiş zaman eki. )
- İDİL BULGARLI -ile
( İlk Türkî devlet. )
- İDİL ile İDİL
( IDYL vs. IDYLL )
( قصيده کوتاه )
( GHSYDAH KOTAH )
- İDİL ile/= VOLGA
( Tatarlar'ın dilinde. İLE/= Ruslar'ın dilinde. )
( Avrupa'nın en uzun ırmağıdır. )
- IDIODYNAMICS değil/yerine/= ÖZGÜDEVİNİM
- İDİOPATİ değil/yerine/= ÖZGÜSAYRILIK
- İDİŞ[YAGMA/TUKSI/YEMEK/OĞUZ/ARGU] ile TAS
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Kadeh. İLE Her türlü çanak, kap. )
- IDISI-DIDISI(YLA) (ANLATMAK)
- İDİYOPATİK/IDIOPATHIC[İng.] değil/yerine/= NEDENİ BİLİNMEYEN
- İD(İ)(Y)OPATİK ile İD(İ)(Y)OSENKRAZİ ile İDİ(Y)OT
( Nedeni bilinmeyen. İLE Özgün duyarlık. İLE Geri anlaklı/zekâlı. )
- İDİYOSENKRAZİ/IDIOSYNCRACY[İng.] değil/yerine/= ÖZGÜN DUYARLIK
- İDLÂL değil/yerine/= NAZ ETME, NAZLANMA | AŞIRI DERECEDE NAZLANMA
- İDMÂN değil/yerine/= ALIŞTIRMA
- İDMAN ile İDMANCI ile İDMANLI/LIK ile İDMANSIZ/LIK
- İDOL ile İDOL TAPINAĞI ile PUTA TAPAN ile PUTLAŞTIRMAK
( IDOL vs. IDOL TEMPLE vs. IDOL WORSHIPPER vs. IDOLIZE )
( لاف زن ile صنم ile بت ile معبود ile بتخانه ile بت پرست ile صنم قرار دادن )
( LAF ZAN ile SANAM ile BAT ile MOBUD ile BATKHANEH ile BAT PAREST ile SANAM GHARAR DADAN )
- İDOL ile/ve/||/<>/> İLÂH
- İDOLA -ile
- İDOLA = SANEM[Ar.] = PUT[Fars.] = IDOL[İng.] = IDOLE[Fr.] = IDOL[Alm.] = EIDOLON[Yun.] = ÍDOLO[İsp.]
- İDRÂK[< DERK] ile ANLAYIŞ, AKIL ERDİRME | YETİŞME, ERİŞME | OLGUNLAŞMA | [fels. ALGI]
( ANLAYIŞ, AKIL ERDİRME | YETİŞME, ERİŞME | OLGUNLAŞMA | [fels. ALGI] )
- İDRAK:
DERK ile/ve/<> EDREKE
( Kovayı, suya atıp su almak. İLE/VE/<> Koşarak ulaşıp elde etmek. )
- İDRAK (ETMEK/EDEMEMEK) ile/ve/||/<>/> İZAH (ETMEK/EDEMEMEK)
- İDRAK[Ar.] değil/yerine/= ALIMLAMA
- İDRAK ve/<> GAYRET
- İDRAK >< HAYRET
- İDRAK ile İDRAKSİZ/LİK
- İDRÂK[Ar.] ile İHSÂS[Ar.]
- İDRAK ve/||/<> İHYÂ
- İDRAK ile/ve İLİM
- İDRAK ve/||/<>/> İNŞÂ
- İDRAK ve/=/||/<>/>/< İTİBÂR
- İDRAK ile/ve/> NİYET
- İDRAK ile/ve/= TASAVVUR
- İDRÂK[Ar.] ile VİCDÂN[Ar.]
- İDRAK-İ HİSSÎ ve/ İDRAK-İ HAYALÎ ve/ İDRAK-İ VEHMÎ ve/ İDRAK-İ AKLÎ
( * HUZUR-I MADDE | İKTİNAF-I MADDÎ | CÜZÎ ve ... ve ... ve ... )
(1996'dan beri)