Bugün[07 Nisan 2026]
itibarı ile 9.664 başlık/FaRk ile birlikte,
9.664 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(38/40)


- SULH ile/ve/<> İSLÂM

( Barış. [Ötekindeki kaynakla buluşma.] İLE/VE/<> Barış. [Kendinde/ki, kaynakla buluşma.] )


- SULTAN TÜRBELERİ:
BURSA'DA ile/ve ŞAM'DA ile/ve İSTANBUL'DA

( 6 ile/ve 1 ile/ve 29 )


- SULTAN ile İDDİASI OLAN SULTAN

( ... İLE Astronomiye önem veren, rasathane kurduran. )


- SULTAN ile/ve/||/<> İMAM


- SUMAK'TA:
TÜRK ile/ve İRAN ile/ve RUS


- SUR ile/ve İÇ KALE


- SÜRAHİ ile İBRİK

( ... İLE Su ve sulu şeyler koymaya yarayan, kulplu, emzikli kap. )


- SÜREÇ ile/ve İÇERİK

( PROCESS vs./and CONTENT )


- SÜREÇ ile/ve İZ

( PROCESS vs./and TRACK )


- SÜREÇ ile/ve/||/<>/> SERENCÂM[Fars.] ile/ve/||/<>/> İNSİCÂM[Ar.]

( Aralarında birlik olan, belirli bir düzen ya da zaman içinde tekrarlanan, ilerleyen, gelişen olay ve hareketler dizisi. İLE/VE/||/<>/> Bir işin sonu. | Başına gelen. | Olay/vak'a. İLE/VE/||/<>/> Düzgünlük, tutarlık, bağdaşım. )


- SÜREĞEN BÖBREK SAYRILIĞI ile/||/<> İVEĞEN BÖBREK YETMEZLİĞİ

( Böbrek fonksiyonlarının yavaş yavaş kaybı. İLE/||/<> Böbrek fonksiyonlarının ani kaybı. )


- SÜREĞEN BRONŞİT ile/||/<> İVEĞEN BRONŞİT

( Uzun süreli bronş yangısı. İLE/||/<> Kısa süreli bronş yangısı. )


- SÜREĞEN HEPATİT ile/||/<> İVEĞEN HEPATİT

( Uzun süreli karaciğer yangısı. İLE/||/<> Kısa süreli karaciğer yangısı. )


- SÜREĞEN/KRONİK[Fr.] ile/||/<> İVEĞEN//AKUT[Fr./İng. < Lat.]

( Üzerinden zaman geçmiş sayrılık. İLE/||/<> İlerlemiş sayrılık. )

( Kısa süreli ve ani başlangıçlı sayrılıkları tanımlar. İLE/||/<> Uzun süreli ve yavaş ilerleyen sayrılıkları tanımlar. )

( MÜZMİN[< ZAMAN] ile/||/<> HAD )

( CHRONIQUE avec/||/<> ... )


- SÜREĞEN PANKREATİT ile/||/<> İVEĞEN PANKREATİT

( Pankreasın uzun süreli yangılanması ve kalıcı hasar. İLE/||/<> Pankreasın ani yangılanması ve kısa süreli belirtilarla ilişkili bir durum. )


- SÜREĞEN SİNÜZİT ile/||/<> İVEĞEN SİNÜZİT

( Uzun süreli sinüs yangısı. İLE/||/<> Kısa süreli sinüs yangısı. )


- SÜREKLİ EMEK ve/||/<>/= İNSANLIK


- SÜREKLİ/LİK ile/ve İLERİYE DÖNÜK/LÜK

( CONTINUITY vs./and ... )


- SÜREKLİLİK ile/ve/değil/||/<> İLERLEME


- SÜREKLİLİK ve İZLEM/STRATEJİ

( CONTINUITY and STRATEGY )


- SÜREKLİLİKTE:
ARDIŞIKLIK ile/ve/||/<>/> TEMAS ile/ve/||/<>/> İÇ İÇELİK


- SURİNAM(HOLLANDA GUYANASI) ile/ve/<> FRANSIZ GUYANASI ile/ve/<> İNGİLİZ GUYANASI


- SURİYE ile/ve/||/<>/>< IRAK (REKABETİ)


- SÜRTÜNME ve/||/<>/> ISI


- INVISCID FLUID[İng.] ile/değil/yerine/= SÜRTÜNMESİZ AKIŞKAN


- SÜSLEME ve/||/<>/> İÇ KAPAK SÜSLEMESİ

( ... VE/||/<>/> XVI. ve XVII. yy.'da, sanatların zirvesiydi. )


- SUSMA HAKKI ve/||/<> ÂDİL YARGILANMA HAKKI ve/||/<> KENDİNE YÜKLENİLEN SUÇU ÖĞRENME HAKKI ve/||/<> SAVUNMA HAKKI ve/||/<> İFADE SERBESTLİĞİ ve/||/<> MASUMİYET GÖSTERGESİ ve/||/<> SİLAHLARIN EŞİTLİĞİ ve/||/<> AVUKAT YARDIMI ve/||/<> AYDINLATMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ ve/||/<> HUKUK DEVLETİ İLKESİ


- SU'ÛD[Ar.] ile İRTİFÂ'[Ar.]


- SU'ÛD[Ar.] ile İS'ÂD[Ar.]


- ŞUUR ile İŞRAK(AYDINLANMA)

( EŞ'AR[< ŞUUR]: Sızıntı. )


- TAABBÜD[< ABD] ile İBÂDET ETME, KULLUK ETME; TAPMA, TAPINMA


- TAALLÜM[< İLM] ile/ve/<> İLİM

( Öğrenme, öğrenilme, okuyarak, ders alarak öğrenme, elde etme. İLE/VE/<> ... )

( Gerekli fakat yeterli değildir. İLE/VE/<> ... )


- TABİAT ile/ve/||/<> İTİMAT


- TABİÎ Kİ DE/İYİ Kİ DE değil TABİÎ Kİ/İYİ Kİ


- TABİR/İTİBAR ile İBÂRE


- TAÇ KAPI/LAR ile/ve İMPARATOR KAPISI / ALTIN KAPI

( ... İLE/VE Yedikule'nin iç tarafındadır. )


- TÂC ile/değil İSTEFAN


- TA'DÂD[Ar. < ADET] (ETMEK)[Ar.] ile/ve/||/<> İHYÂ'[Ar. < HAYÂT] (ETMEK)[Ar.]

( Sayma, sayı. | Birer birer söyleme, sayıp dökme, sayım. İLE/VE/||/<> Diriltme, diriltilme, canlandırma. | Can verircesine iyilik etme, lütfetme. | Yeniden güçlendirme. | Uyandırma, canlandırma, tazelik verme. )


- TADPOLE değil/yerine/= İRİBAŞ

( Kurbağanın yumurtadan yeni çıkmış kurtçuğu. )


- TAFSİL ile/ve İCMÂL


- TAHAKKUK ile/ve İLKE

( REALIZATION vs./and PRINCIPLE )


- TAHAYYÜL[Ar. < HAYAL] (ETMEK) değil/yerine/= İMGELEM (İMGELEMEK)


- TAHLİYE[Ar.] ile ITLÂK[Ar.]


- TAHVÎF[Ar.] ile İNZÂR[Ar.]


- TAKILMA ile/ve TIKANMA ile/ve TUTUKLUK | ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İKİLEM


- TAKINTI ile/değil/yerine İLKELİLİK


- TAKİP ETMEK ile/yerine/değil İÇİNDE (PARÇASI) OLMAK


- TAKİP ETMEK değil/yerine/= İZLEMLEMEK


- TAKİP değil/yerine/= İZLEM


- TAKİP değil/yerine/= İZLEM


- TAKLİT ile/ve/<> İTAAT


- TAKSÎM'DE:
AKLÎ ile/ve İSTİKRAÎ


- TAKSON[İng. TAXON] ile/||/<> COPE'UN ÖZELLEŞMEME YASASI[İng. COPES RULE OF THE UNSPECIALIZED] ile/||/<> DIŞ GRUP[İng. OUTGROUP] ile/||/<> EPİTET[İng. SPECIFIC EPITHET] ile/||/<> EVRİMSEL BİYOLOJİ[İng. EVOLUTIONARY BIOLOGY] ile/||/<> İKİLİ ADLANDIRMA[İng. BINOMIAL NOMENCLATURE] ile/||/<> TAKSONOMİ[İng. TAXONOMY] ile/||/<> ÜÇLÜ ADLANDIRMA[İng. TRINOMIAL NOMENCLATURE]

( Taksonomide, organizma gruplarının her birine verilen addır. Çoğulu taksa (İng: taxa) olarak bilinir. @@ Yeni büyük takson ile ilişkili evrimsel yeniliklerin atalarının genel özelliklerine benzemesi, özelleşmesinden daha muhtemeldir. Yani evrimsel süreç bu yasaya göre özelleşme için çaba sarf etmez farklılaşmalar zaman içinde olur. @@ Bir filogenetik analizde, diğer taksonlardan daha önce türleşen, farklılaşan, evrimleşen öbeğe verilen addır. Hominidlerin evrimi analiz edilecek olursa, hilobatlar ve gibonlar dış grup olacaklardır. @@ Taksonomi biliminde, türleri isimlendirmek için kullanılan ikili adlandırmanın ikinci kelimesi. Türü tanımlayan kelimedir ve cins isminden sonra gelir. Örneğin, Homo sapiens türü için "sapiens" epitet addır. @@ Canlılar arasındaki genetik çeşitliliği, türlerin hangi atalardan türediklerini ve evrimsel süreçte geçirdikleri biyolojik değişimleri inceleyen bilim dalı. Bu alanda çalışan bilim insanlarına "evrimsel biyolog" denir. Evrimsel biyoloji doğrudan bireylerin hayatları boyunca geçirdikleri değişimlere odaklanmaz, popülasyonların nesiller boyunca geçirdiği süreçleri inceler. Biyolojinin bir alt dalı olmakla beraber popülasyon genetiği, moleküler evrim, taksonomi, evrimsel ekoloji ve evrimsel tıp gibi birçok alt dalı bulunmaktadır. @@ Taksonomi biliminde, tür adlarının iki kelimeden oluşacak biçimde gösterilmesi. Carl Linnaeus tarafından geliştirilmiştir. İsimlendirmelerde ilk kelime cins adını ifade ederken, ikinci kelime ise epitet ismini ifade eder. İki kelimenin birleşimi tür adını verir. Örneğin, günümüzde nesli devam eden tek insan türü olan Homo sapiens için "Homo", cins ismi iken; "sapiens" ise epitet ismidir. "Homo sapiens" kullanımı ise türü temsil eder. İkili adlandırmaya akademik kaynaklarda ve çeşitli taksonomi yazılarında "binomial nomenklatür" de denmektedir. @@ Geniş anlamda sınıflandırma bilimi. Daha ayrıntılı bir tanımlama ise; yaşayan ve yok olmuş organizmaların sınıflandırılması-yani biyolojik sınıflandırma. Terim, Yunanca taxis ("düzenleme") ve nomos ("kanun") türemiştir. @@ Taksonomi biliminde, alttürleri ve alttür altı taksonları ifade etmek için kullanılan bir isimlendirme biçimi. Örneğin, Panthera pardus pardus alttürü bu biçimde ifade edilmiştir. Üçlü adlandırmaya, akademik kaynaklarda ve bazı taksonomi yazılarında "trinomial nomenklatür" de denmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- TALEB[Ar.] ile İKTİZÂ'[Ar.]


- TALEB[Ar.] ile İLTİMÂS[Ar.]


- TALEB-İ CÂH ile ÎTİBAR, MAKAM

( ÎTİBAR, MAKAM )


- TALEP ETMEK yerine İSPAT-I VÜCUD ETMEK


- TALEP (ETMEK) değil/yerine/= İSTEM (İSTEMLEMEK/İSTEMEK)


- TALEP/TÂLİP değil/yerine/= İSTEK/İSTEYEN


- TALEPNÂME[Ar.] değil/yerine/= İSTEMBELGE


- TÂLİ değil/yerine/= İKİNCİL


- TÂLÎ değil/yerine/= İKİNCİL


- TÂLİP değil/yerine/= İSTEMCİ/İSTEKLİ


- TÂLİP değil/yerine/= İSTEYEN


- TAM ALGI = İDRAK-İ DAKİK = APPERCEPTION[İng., Fr., Alm.] = PERCIPERE[Lat.]


- TAM TARİFE/İSKONTOSUZ/TENZİLATSIZ değil/yerine/= İNDİRİMSİZ


- TAMAH[Ar. TAMA] ile/değil/yerine İSTEK

( Açgözlülük. | Bir şeyi gönülden ve/ya da zihinden geçirerek netleştirmeden düşünmek, hayal etmek. İLE Tanımlı, net, bir nebze daha bilişsel karşılığı olan düşünüş. )


- TAMPON BÖLGE ile/ve/||/<>/> İLERİ KARAKOL


- TANDIR[Ar. < TENNÛR | TENÂHÎR] ile İSTANBUL TANDIRI

( Pişirmek ve ısınmak üzere. İLE Isınmak üzere. )

( Yere çukur kazılarak yapılan bir fırın türü. | Bazı yerlerde, kışın ayakları ısıtmak amacıyla alçak bir masanın altına mangal konulup üstüne yorgan örtülerek yapılan düzen. İLE ... )


- TANIKLIK ile/ve/||/<> İÇ TANIKLIK ile/ve/||/<> GELİŞTİRİCİ TANIKLIK


- TANIM ile/ve/<> İSPAT/İSBAT

( DEFINITION vs./and/<> TO PROVE )


- TANIT = İSPAT = PROOF[İng.] = PREUVE[Fr.] = BEWEIS[Alm.] = PROBARE[Lat.] = PRUEBA[İsp.]


- TANRI ile İLKE

( TANRI: Dünyanın estetik tutarlılığının ölçüsü.[WHITEHEAD] )


- TANRIBİLİM = İLÂHİYAT = THEOLOGY[İng.] = THÉOLOGIE[Fr.] = THEOLOGIE[Alm.] = TEOLOGIA[İsp.]


- TANZANİT ile/||/<> IOLİT

( Mavi ve mor tonlarında bir zoisit türü. İLE/||/<> Mavi-mor renklerde bir kordiyerit türü. )


- TANZİMAT FERMANI ile/ve/||/<>/> ISLÂHAT FERMANI

( 03 Kasım 1839 İLE/VE/||/<>/> 18 Şubat 1856 )


- TAPINILAN değil İNŞÂ EDİLEN

( Beden, Allah'ın melekutunu miras almayacaktır. )


- TAPMAK:
GENELLEME ve/ya da/<> İNDİRGEME ve/ya da/<> ÖZDEŞLEŞTİRME


- TARİH:
"GÜÇLÜLER" değil İYİLER

( Tarih, "güçlüleri" değil iyileri yazar. )


- TARİH-FELSEFE İLİŞKİSİNDE:
I. AŞAMA ile/ve/<> II. AŞAMA ile/ve/<> III. AŞAMA

( Aristoteles - İbn Sînâ'cı aşama. İLE/VE/<> Fahrettin Râzî - İbn Haldun'cu aşama. İLE/VE/<> Kant - Dilthey aşaması. )


- TARİH ile "İLERLEMECİ TARİH"


- TARİH ve/||/<>/< İNSAN/LIK

( Tarihin öznesi, insanlıktır. )


- TARİHİN TEKRARINDA:
BİRİNCİSİ ile/ve/||/<>/> İKİNCİSİ

( Trajedi. İLE/VE/||/<>/> Komedi. )


- TARTIŞMASIZ ile İDRAR KAÇIRMA ile İDRARINI TUTAMAYAN

( INCONTESTABLE vs. INCONTINENCE vs. INCONTINENT )

( غيرقابل بحث ile ناپرهيزکاري ile ناپرهيزکار )

( GHYRAGHABEL BAHS ile ناپرهيزکاري ile ناپرهيزکار )


- TARUMAR[Fars. < TARMÂR] değil/yerine/>< İMÂR

( Dağınık, karışık, perişan. DEĞİL/YERİNE/>< Yapılandırma, oluşturma. )


- TASARIMSAL AKIL ile İMGESEL AKIL ile DÜŞÜNSEL/ANALİTİK/İNDİRGEYİCİ AKIL


- TASARIM/SAL ile/ve/||/<> İMGE/SEL


- TASARRUF ile/ve İHTİYÂR


- TASAVVUF:
DENEYİM ve/<> ZEVK ve/<> İRFAN


- TASAVVUF ve/<> İNSAN

( Kim ahlâkını temizlerse, o insandır. )

( Akılla her şey bilinir de insan bilinmez. )

( BATI'DA: İnsan(/ben) sanatın tanrısı. VE/<> ( Kişinin varlığını, mahiyetini tarif edebilecek hiçbir örnek yoktur. )

( ... ve AHSEN-İ TAKVÎM: En güzel nizâm, tertip, şekil ve sûret. )

( SİN: İNSAN = 60 | ÂDEM - HAVVÂ = 60 )

( PHILON )


- TASAVVUF ile/ve İŞRAK


- TASAVVUR(KAVRAM) ile/ve/||/<> TASDİK(YARGI) ile/ve/||/<>/< İHTİYÂR ve İRÂDE

( Yargısız kavram. İLE/VE/||/<> Yargı ile birlikte bulunan kavram. Yargı/hüküm içermesi gereken kavram/tasavvur. İLE/VE/||/<>/< ... )

( Kavram. İLE/VE/||/<> Önerme + Çıkarım. İLE/VE/||/<>/< ... )

( NEDİR? - HANGİ? ile/ve/||/<> HEL - LİME ile/ve/||/<>/< ... )

( MA - EYYU ile/ve/||/<> -MIDIR? - NİÇİN? ile/ve/||/<>/< ... )

( - Felsefecilere(hukemaya) göre Tasavvur:
* Çıplak/salt/yargısız tasavvur[Tasavvur-ı sazic]
* Yargıyla birlikte bulunan tasavvur[Tasavvur mea hükm(in)]

- Kelâmcılara(mütekellime) göre Tasavvur:
Tasavvurat-ı Selâse + Hüküm = Kaziye = Tasdik )


- TASDİKİN MUKÂBİLİ ile/ve İLMİN MURÂDİFİ


- TASHİH ile/ve/||/<>/> ISLAH


- TASHİHTE:
DÜZELTME ile/ve/değil İYİLEŞTİRME


- TATİL GÜNÜ değil/yerine İSTİNSAH GÜNÜ


- TATMİN ve/||/<> İKNÂ ve/||/<> RIZÂ


- TAVSİYE ve/> İSTİŞÂRE


- SPECTRAL IRRADIANCE[İng.] / IRRADIANCE SPECTRALE[Fr.] ile/değil/yerine/= TAYFSAL IŞINIM


- TAZAMMUN[Ar.] (ETMEK) değil/yerine/= İÇERMEK | İÇLEM


- TAZAMMUN değil/yerine/= İÇLEM


- TEALİMİYYÛN ile/ve/||/<> TABİÎYYÛN ile/ve/||/<> İŞRAKİYYÛN ile/ve/||/<> MENAZİRÛN

( Matematikçiler. İLE/VE/||/<> Fizikçiler. İLE/VE/||/<> Aydınlanmacılar. İLE/VE/||/<> İbn Heysem'ciler. )


- TEBDÎL[Ar.] ile İBTÂL[Ar.]


- TEBDÎL[Ar.] ile İTYÂN Bİ-GAYRİHİ[Ar.]


- TEBYİZ[< BEYAZ] ile İSTİNSAH

( Temize çekmek. İLE Çoğaltmak. )


- TECRÎD[< Ar. CERED | çoğ. TECRÎDÂT] ile/< İNTİZÂ[< Ar. NEZ]

( Maddî olandan arındırmak. | Soymak/soyutlamak. İLE/< Dış-dünyada, bir nesnede gizilgüç[bilkuvve/potansiyel] olarak bulunan bir özelliği, zihnin soyutlayarak yetkin örnek[ideal-form] haline getirmesi. | Ayıklamak. )

( Soyma, soyulma. | Ayırma, bir tarafta tutma. | Herşeyden el-ayak çekme. | Soyutlama. | Yalıtma. | Bir şairin kendini soyut bir kişilik, yani ayrı bir kişi sayarak ona hitab etmesi. | Noktasız harflerden oluşan sözcüklerle tümce ya da mısra yapma. İLE/< Çekip koparma, koparıp alma. )

( İntizâ olmadan, tecrîd olmaz. )

( Without the extraction, there cannot be the abstraction. )

( ABSTRACTION vs./< EXTRACTION )


- TECRİT ile/ve/||/<> İNZİVÂ


- TECVİZ[Ar.] değil/yerine/= İZİN VERME

( Yapılmasını uygun bulma. )


- TEDBİR ile/ve/||/<>/< İHTİYÂR


- TEDBİR[Ar. < DÜBÛR] ile İHTİYÂT

( Bir şeyi elde edecek ya da önleyecek yol, çare. | Kul irâdesi. İLE İleriyi düşünerek/görerek davranma. | Sakınma. | Yedek. )


- TEDBİR ve/||/<> İTİDAL ve/||/<> CESÂRET


- [ne yazık ki]
TEDBİRSİZ TEVEKKÜL ile/ve/||/<> İCRAATSIZ DUA ile/ve/||/<> SÜFLÎ İNZİVÂ


- TEFEKKÜR ve/> İSTİ'DÂD


- TEFEKKÜR ile TEZEKKÜR ile TEFAKKUH ile İTTİKA ile İSTİMA' ile YAKÎN


- TEFRİKA değil/yerine/= İKİLİK


- TEHDİT değil/yerine/>< İKNA


- TEHEVVÜR[Ar. < HEVR] değil/yerine/= İLERİ ÖFKE/GAZAP, ÖFKELENME, KÖPÜRME


- TE'HÎR ile İHALETÜKE

( Zorunlu(/luklar) olarak(/içinde). İLE Keyfî. )


- TEK EL ve/değil/yerine/||/<>/> İKİ EL

( 'in, nesi var? VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> 'in sesi var! )


- TEK ELİNİ KALDIRMAK ile İKİ ELİNİ BİRDEN KALDIRMAK

( "Durumu" kabul etmek. İLE "Durumu" kabul etmemek. )


- TEK İPLİK ile İKİ İPLİK ile ÜÇ İPLİK


- TEK KULLANIMLIK ile TEK KULLANIMLIK ile İMHA ETMEK ile EĞİLİM ile TASARRUFLAR ile MÜLKSÜZLEŞTİRİLMİŞ ile MÜLKSÜZLEŞTİRME ile TASARRUF

( DISPOSABILITY vs. DISPOSABLE vs. DISPOSAL vs. DISPOSITION vs. DISPOSITIONS vs. DISPOSSESSED vs. DISPOSSESSION vs. DISPOSURE )

( مصرفي ile قابل عرضه ile درمعرض گذاري ile دراختيار ile طينت ile غلق ile طبع ile مشرب ile شيمه ile شيم ile محروم ile سلب مالکيت ile عرضه داشت )

( MASRAFY ile GHABEL ARZEH ile DARMARZ GOZARY ile DARAKHTYAR ile TYNAT ile غلق ile TAB ile MOSHARB ile شيمه ile SHYM ile MAHROM ile SALAB MALKYT ile ARZEH DASHT )


- MONOCHROMATIC INTERFERENCE[İng.] / INTERFÉRENCE MONOCHROMATIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= TEK RENKLİ GİRİŞİM


- TEK TEK ŞEYLERİ BİLMEK ile/ve İKİ ŞEYİ (NİSPETSİZ) BİLMEK ile/ve İKİ ŞEY ARASINDAKİ İLİŞKİYİ BİLMEK ile/ve "...DIR" TASDİĞİNİ BİLMEK


- TEK TEK ŞEYLERİ BİLMEK ile/ve İKİ ŞEYİ (NİSPETSİZ) BİLMEK ile/ve İKİ ŞEY ARASINDAKİ İLİŞKİYİ BİLMEK ile/ve "...DIR" TASDİĞİNİ BİLMEK


- TEK ile/ve/<>/değil İLK VE SON

( [not] UNIQUE vs./and/<>/but THE FIRST AND THE LAST )


- TEK ile/ve/değil İLK VE SON


- TEKÇİLİK ile İKİCİLİK


- TEKÇİLİK ile İNDİRGEMECİLİK


- TEKERLEME ile İNDİRGEME


- TEKİRDAĞ'DA:
RODOSÇUK ile/ve BANADOS ile/ve İNECİK


- TEKLÎF[Ar.] ile İBTİLÂ'[Ar.]


- TEKNOLOJİ ve/<> FELSEFE ve/<> İDEOLOJİ ve/<> SANAT

( [Nesneleri ve olanakları] [Daha da] Yararlı kılar. VE/<> Açıklar. VE/<> Değiştirir. VE/<> Yeniden yaratır. )


- TEKRAR ile/ve/||/<> İDDİA


- TEKRAR ile/ve/<> ISRAR

( REPETITION vs. INSISTENCE )


- TEKRARLAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< İRDELEMEK


- TEKRÎS/İNİSİYASYON ile/ve İNÂBE/T

( Temele taş koyma. | Tanrı'ya vakfetme, takdîs. | İthaf. İLE/VE Günahlara tövbe edip Hakk yoluna dönme. | Bir mürşide başvurup, tarikata girme. )


- TEKVİNÎ ÖNERME ile/ve TEKLİFÎ ÖNERME ile/ve İHBARÎ ÖNERME ile/ve TEVİLÎ ÖNERME ile/ve İNŞAÎ ÖNERME


- TELÂŞ (ETMEK) değil/yerine/= İVİŞ/LENMEK


- TELÂŞE NÂZIRI değil/yerine/= İVİŞ BAKANI


- TEMA[İt.]/THEMA[İng.] değil/yerine/= ANA DÜŞÜNCE, İZLEK

( Bir sanat yapıtında, işlenilen, geliştirilen ana düşünce. )


- TEMÂSÜL ile/>< İHTİLÂF

( Benzeme, benzeyiş.[MÜŞÂBEHET] | Kesirsiz bölme, kabul etme. İLE Anlaşmazlık. )


- TEMBELLİK ile/ve/<>/değil İŞ BEĞENMEMEZLİK


- TEMEL BÜYÜKLÜKLER:
KÜTLE ile/ve/||/<> IŞIK ile/ve/||/<> SICAKLIK ile/ve/||/<> AKIM ile/ve/||/<>
MOL ile/ve/||/<> UZUNLUK ile/ve/||/<> ZAMAN


- ELEMENTARY INTERACTIONS[İng.] / INTERACTIONS ÉLÉMENTAIRES[Fr.] / ELEMENTARWECHSELWIRKUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TEMEL ETKİLEŞMELER


- TEMENNÎ[Ar.] ile İRÂDE[Ar.]


- TEMKÎN[Ar.] ile İKDÂR[Ar.]


- TEMPERATURE-SENSITIVE MUTATIONS[İng.] değil/yerine/= ISIYA DUYARLI MUTASYONLAR

( Ekspresyonu sıcaklığa bağlı olan mutasyonlar. Himalaya tavşanının soğuğa maruz kalan kısımlarındaki tüylerin beyazdan siyaha dönmesi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- TEMSİL ile İFADE

( REPRESENTING vs. EXPRESSION )


- YARGITAY/TEMYÎZ[< MEYZ] ile İSTÎNÂF

( Ayırma, ayrılma, seçme, seçilme. | İyiyi, kötüden ayırt etme. İLE Yeniden başlama. | Bidâyet mahkemesi tarafından verilen kararın, bir üst mahkemeye başvurarak kaldırılmasını isteme. | Sözün başlangıcı, söz başı. )

( Yasa yolunda, üst mahkeme, hukuka aykırı olan kararı, sadece bozar, kendi yeniden yargılama yaparak karar veremez. İLE Yasa yolu incelemesi sonunda, hukuka aykırı bulunan yerel mahkeme kararı yerine üst mahkemece, yeniden yargılama yapılarak yeni bir karar verilir. )


- TENÂSUH[< NESH] ile İTTİHAD[< VAHDET] ile HULÛL

( ... İLE Bir olma, birleşme, aynı düşüncede olma, birlik. İLE Gelip çatma. | Girme. )


- TENBİH ile/ve İKAZ


- TENEZZÜL ETME(ME)K ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İTİBAR ETME(ME)K


- TENHA[Fars. :Yalnız.] değil/yerine/= ISSIZ/ÜCRA[< UCRA], KALABALIK OLMAYAN | YALNIZ, TEK


- TENHİYE[Ar.] ile İZÂLE[Ar.]


- TENOR[İt.] değil/yerine/= İNCE SES


- TEPECİK, STIGMA = İSTİGMA = STIGMATE


- TEPİ = İÇTEPİ

( Bir işi yapmak, harekete geçmek için duyulan ve bireyin engelleyemeyeceği kadar güçlü istek, itki. )


- INITIAL RATE OF A REACTION[İng.] ile/değil/yerine/= TEPKİMENİN İLK HIZI


- TEPKİSELLİK ile/değil/yerine İKNÂ


- TEPKİSELLİK ile/ve/değil/yerine İNANDIKLARINDAN VAZGEÇMEMEK


- TERAKKİPERVER[Ar. + Fars.] değil/yerine/= İLERİCİ


- TERBİYESİZLİK ile/ve/değil/<> İNAT


- TERCİH ile/ve/||/<> İHTİYÂR ile/ve/||/<> MUHTAR


- TEREDDÜT[Ar.] ETMEK değil/yerine/= İKİRCİKLENMEK/DURAKSAMAK/VARGISIZ KALMAK


- TEREDDÜT/ŞÜPHE değil/yerine/= İKİRCİK/DURAKSAMA/VARGISIZLIK


- TERENNÜM:
LAFZÎ ile/ve/||/<>/> İKÂÎ


- TERK ETMEK ile/ve/değil/yerine İLİŞKİDE OLMAK

( [not] ABANDONMENT/FORSAKE/RENOUNCE/LEAVE vs./and/but TO BE RELATED
TO BE RELATED vs./and ABANDONMENT/FORSAKE/RENOUNCE/LEAVE )


- TERMİK[Fr.] değil/yerine/= ISIL

( Isıl. | Isının üretilmesini, iletilmesini ve kullanılmasını inceleyen fizik dalı. )


- TERMİK değil/yerine/= ISIL


- TERMODİNAMİK ile/ve/||/<> ISI AKTARIMI

( Enerji ve iş arasındaki ilişkiyi inceleyen bilim dalı. İLE/VE/||/<> Isının bir yerden başka bir yere geçişini inceleyen bilim dalı. )


- TERMODİNAMİK/THERMICS değil/yerine/= ISILDEVİNGİ


- THERMOSET[İng.] / THERMODURCISSANT[Fr.] / IN WÄRME AUSHÄRTEND, WÄRMEHÄRTBAR, HITZEHÄRTBAR[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOSET


- TERMOSTAT[Fr.]/THERMOSTATE[İng.] değil/yerine/= ISIDENETİR/SICAKLIKDENETİR


- TERMOTERAPİ değil/yerine/= ISI SAĞALTIMI


- TERS AÇI ile İÇ TERS AÇI

( ... İLE İki koşut doğruyu kasan üçüncü bir doğrunun iki yanında ve koşutların içinde altlı üstlü ortaya çıkan dört açıdan her biri. )


- INVERSE NETWORK[İng.] / UMGEKEHRTES NETZWERK[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS AĞ


- INVERSE CURRENT[İng.] / COURANT INVERSE[Fr.] / UMKEHRSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS AKIM


- INVERSE SYMMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= TERS BAKIŞIM


- INVERSE BETA DECAY[İng.] / DÉCROISSANCE BÊTA INVERSE[Fr.] / INVERSER BETA-ZERFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS BETA BOZUNUMU


- TERS ÇEVİRMEK ile TERS ÇEVRİLMİŞ ile İNVERTÖR

( INVERT vs. INVERTED vs. INVERTER )

( قلب عبارت ile وارو کردن ile سخن واژگون ile وارونه کردن ile سوء تعبير ile واگردانيدن ile نگون کردن ile بالعکس کردن ile وارو ile برگشته ile نگون ile مقلوب ile وارونه ile نگونسار ile بر گرداننده ile وارونگر )

( GHALAB EBART ile VARO KARDAN ile SOKHAN VAJGON ile VARONEH KARDAN ile سوء تعبير ile VAGARDANYDAN ile NEGON KARDAN ile BALAX KARDAN ile وارو ile BARGASHTEH ile NEGON ile MOGHLUB ile وارونه ile NEGONSAR ile BAR GARDANANDEH ile VARONGAR )


- INVERSE COMPTON SCATTERING[İng.] / DIFFUSION COMPTON INVERSE[Fr.] / INVERSE COMPTON-STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS COMPTON SAÇILMASI


- INVERSE CHANGE[İng.] / ÉCHANGE INVERSE[Fr.] ile/değil/yerine/= TERS DEĞİŞİM


- INVERSE UMWANDLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS DÖNÜŞÜM


- INVERSE ELECTRODE CURRENT[İng.] / COURANT INVERSE D'ÉLECTRODE[Fr.] / UMKEHR-ELEKTRODENSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS ELEKTROT AKIMI


- RECIPROCAL IMPEDANCE[İng.] / IMPÉDANCE RÉCIPROQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= TERS EMPEDANS


- INVERSE EFFECT[İng.] / EFFET INVERSE[Fr.] / UMGEKEHRTER EFFEKT, UMKEHREFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS ETKİ


- INVERSE VOLTAGE[İng.] / TENSION INVERSE[Fr.] / INVERSES-POTENTIAL, SPERRSPANNUNG, UMGEKEHRTE SPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS GERİLİM


- INVERSE SQUARE LAW[İng.] / LOI DU CARRÉ INVERSE[Fr.] / QUADRATISCHES ENTFERNUNGSGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS KARE YASASI


- MAKÛSEN MÜTENASİP[Osm.] / INVERSELY PROPORTIONAL[İng.] / TERS ORANTILI[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS ORANTILI


- INVERSE PIEZOELECTRIC EFFECT[İng.] / EFFET PIÉZOÉLECTRIQUE INVERSE[Fr.] / INVERSER PIEZOEFFEKT, INVERSER PIEZOELEKTRISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS PİEZO ELEKTRİK ETKİ


- INVERSE TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE INVERSE[Fr.] / UMGEKEHRTE TEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS SICAKLIK


- SYMÉTRIE INVERSE[Fr.] / INVERSE SYMMETRIE, UMGEKEHRTE SYMMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS SİMETRİ


- INVERSE STARK EFFECT[İng.] / EFFET STARK INVERSE[Fr.] / UMGEKEHRTER STARK-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS STARK ETKİSİ


- INVERSE VECTOR[İng.] / VECTEUR RÉCIPROQUE[Fr.] / UMGEKEHRTER VEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS VEKTÖR


- INVERSE DIRECTION[İng.] / DIRECTION INVERSE[Fr.] / UMGEKEHRTE RICHTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS YÖN


- INVERSE ZEEMAN EFFECT[İng.] / EFFET ZEEMAN INVERSE[Fr.] / INVERSER ZEEMAN-EFFEKT, UMGEKEHRTER ZEEMAN-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS ZEEMAN ETKİSİ


- TERS ile/değil/yerine İLKELİ


- IRREVERSIBLE REACTION[İng.] / RÉACTION IRRÉVERSIBLE[Fr.] / NICHTUMKEHRBARE REAKTION, UNUMKEHRBARE REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= TERSİNMEZ/DÖNDÜRÜLEMEZ TEPKİME, VOLTAMETRİ


- IRREVERSIBLE CELL[İng.] ile/değil/yerine/= TERSİNMEZ GÖZE/HÜCRE (VOLTAMETRİ)


- TESADÜF ile İSÂBET

( SUDFE ile ... )

( COINCIDENCE vs. HIT )

( HASARD avec ... )


- TEŞBÎH[< ŞİBH](/BENZETME) ile/ve/< İSTİÂRE ile/ve/< MECÂZ[< CEVÂZ] ile/ve/< MECÂZ-I MÜRSEL(/DÜZ DEĞİŞMECE) ile/ve/< TÂ'RÎZ[< ARZ] ile/ve/< TEŞHÎS[< ŞAHS] VE İNTÂK[< NUTK]

( Ortak nitelikleri bulunan nesne ya da kavramlar arasında benzerlik kurma sanatı. İLE/VE Bir sözcüğü kendi anlamı dışında kullanarak, bir şeyi benzediği başka şeylerin adıyla anma sanatı. İLE/VE Sözcükleri gerçek anlamları dışında kullanma sanatı. İLE/VE Bir sözcüğü, benzetme amacı gütmeden, başka bir sözcük yerine kullanma sanatı. [iki nesne/kavram arasında çok çeşitli ilişkiler kurulmasıyla] İLE/VE Bir sözü, hem gerçek, hem de mecâzî anlamıyla kullanma sanatı. [Söylenilen sözün gerçek anlamından bir sonuç çıksa da geçerli olan mecâzî anlamıdır][alay, sitem, şaka gibi kullanımlarda] İLE/VE Birini eleştirme, küçük düşürme ya da alay etmek amacıyla söylenilmek istenileni tam tersi bir anlamda bir sözle, incelikle ve lâtîfeyle[espriyle] anlatma sanatı. İLE/VE Teşhis, cansız varolanları ya da hayvanları kişileştirme sanatı. [FABL] | İntak, nesneleri konuşturma sanatı. )


- TESELLİDE:
DÜNYA ile İSLÂM ile İMAN ile İHSAN


- TESHİN[Ar.] değil/yerine/= ISITMA


- TESLİMİYET ile/ve İMAN


- TESLİMİYET ile/ve İNSAF


- TESPİT ile İLERİ SÜRMEK

( TO DETERMINE vs. TO PUT/BRING FORWARD )


- TESPİT ile/ve/değil/||/<>/< İTİRAF


- SAWTOOTH PULSE[İng.] / IMPULSION EN DENTS DE SCIE[Fr.] / SÄGEZAHNIMPULS[Alm.] ile/değil/yerine/= TESTERE DİŞİ DARBE


- TEŞVİK ETMEK değil/yerine/= İTEVLEMEK


- TEŞVİK ETMEK ile TÜMEVARIM ile İNDÜKSİYON BOBİNİ

( INDUCE vs. INDUCTION vs. INDUCTION COIL )

( تحريک شدن ile اغوا کردن ile استقراء کردن ile استقراء ile القاء ile بوبين رمکورف )

( TAHARYK SHODAN ile EGHAVA KARDAN ile ESTEGHARA KARDAN ile ESTEGHARA ile ELGHA ile BOUBYNE RAMKOORF )


- TEŞVİK/KÂR değil/yerine/= İTEV/Cİ


- TESVİYE[< SEVÎ]:
TEK ŞEY ÜZERİNDE ile İKİ ŞEY ARASINDA ile ÇOK ŞEY ÜZERİNDE

( Doğrultma, kusursuz yapma, düzleme. İLE Hilâfa çözüm, iki ortağın rızâlaşması, dengeleme. İLE Düzenleme, dengeleme. )


- TESVİYE[< SEVÎ] ile İSTİVÂ'[< SEVÂ]

( Doğrultma, kusursuz yapma, düzleme. İLE Birden çok şeyin birbirine eşit ve denk olması. | Düz olma, düzlük. | Kaplama, örtme. | Ortada ve tam bir derecede bulunma. | Mevlevî sikkesinin tam ortasına gelmek üzere önden arkaya doğru çekilen iki parmak eninde yeşil çuha. )


- TETKİK ETMEK değil/yerine/= İNCELEMEK


- TETKİK değil/yerine/= İNCELEME


- TETKİKAT değil/yerine/= İNCELEMELER


- TEVBE ile İ'TİZÂR

( Tövbe, işlenmiş bir günah ya da suçun bir daha işlenmeyeceğine dair verilen söz. | Kulun, sahf bir kalple Hakk'a yönelmesi, tekrar günah işlememeye ahd etmesi. İLE Özür dileme, bir şeyin, kendinden uzaklaştırılması. )


- TEVECCÜHÜNÜZ değil/yerine/= İYİ GÖRÜŞÜNÜZ


- TEVEKKÜL ve/||/<> İHLÂS


- TEVEKKÜL ile/ve/<> İTİMAT


- TEV'EM[Ar.] ile İKİZ | EŞ, BENZER

( İKİZ )

( EŞ, BENZER )


- TEVHİD:
DIŞARI DOĞRU değil İÇERİ DOĞRU


- TEVHİD ve/<> İLİM ve/<> TERBİYE ve/<> EDEB


- TEVHÎD ile/ve/<> İTTİHÂD


- TEVİL ve İLİM


- TEVİL ile İSTİNBÂT


- TEVRİYE'DE:
YALIN[MÜCERRET] ile/<> TERBİYE EDİLMİŞ[MÜREŞŞAH] ile/<> AÇIKLANMIŞ[MÜBEYYEN] ile/<> HAZIRLANMIŞ[MÜHEYYÎ] ile/<> ÎHÂM-I KABÎH

( [beyitte] Sözcüğün, uzak anlamıyla kullanıldığını gösterir bir ipucu bulunmayan. İLE/<> Sözcüğün, yakın anlamıyla ilgili bir ipucu bulunan. İLE/<> Sözcüğün, uzak anlamıyla ilgili bir ipucu bulunan. İLE/<> Tevriyeye konu olan sözcüğün, başka sözler yardımıyla anlaşılması. İLE Sözcük, müstehcen bir anlam içeriyorsa. )


- TEYEMMÜM[Ar.] ile İRÂDE[Ar.]


- TEZGÂH[Fars. < DESTGÂH] ile ISDAR/ISTAR

( Genellikle dükkânlarda satıcıların önündeki uzun masa. | Kahve, meyhane vb.nde müşterilerin üzerinde yiyip içtikleri uzun masa ya da büfe. | Üzerinde genellikle el ya da küçük makinelerle iş görülen yapım aracı. | Tersane. | Genellikle yasal olmayan bir işi yapmak için tutulan uygunsuz yol. İLE Halı, kilim dokunan tezgâh. )


- TEZYÎF[Ar. < ZEYF] ile/ve/||/<> İSTİHFAF[Ar.]

( Değersiz gösterme. | Alay etme. İLE/VE/||/<> Küçümseme, hor görme, tahkir. )


- THETA ÇÖZÜCÜ ile/||/<> İYİ ÇÖZÜCÜ

( Theta Χ = 0.5 ideal, iyi Χ < 0.5 genişleme. )

( Formül: Flory İLE excluded volume )


- THIN :/yerine İNCE


- THROUGH :/yerine İÇİNDEN, BOYUNCA


- TIA/TRANSIENT İSCHEMIC ATTACK TRANSIENT[İng.] değil/yerine/= İSKEMIK ATAK, GEÇİCİ YETERSİZ KANLANMA ATAĞI


- TİCARET:
T ile/ve/||/<> İ ile/ve/||/<> C ile/ve/||/<> A ile/ve/||/<> R ile/ve/||/<> E ile/ve/||/<> T

( Tecrübe/deneyim. İLE/VE/||/<> İtibar/saygınlık. İLE/VE/||/<> Cesaret. İLE/VE/||/<> Risk. İLE/VE/||/<> Emek. İLE/VE/||/<> Tedbir. )


- TICKET vs. INVITATION


- TİKEL/LER ile/ve/||/<> NİTELİK/LER ile/ve/||/<> İLİŞKİ/LER


- TIKINMAK ve/> IKINMAK

( Tıkınırsanız, ıkınırsınız. )


- TİLKİ ile İNARİ TİLKİSİ


- TİN:
DUYARLILIK ile/ve/||/<> HAYAL GÜCÜ ile/ve/||/<> İRÂDE


- TİN ile İÇGÜDÜ

( SPIRIT vs. INSTINCT )

( JINGSHEN ile BENNENG )

( ... ile İNSİYAK/SEVK-İ TABİİ )


- TİNER[İng. < THINNER] değil/yerine/= İNCELTİCİ


- TYPE II BIAS[İng.] değil/yerine/= İKINCİ TÜR YANLILIK


- TIPTA:
GENEL CERRAHİ ile/ve/||/<> İÇ(DAHİLİYE) ile/ve/||/<> KADIN-DOĞUM ile/ve/||/<> ÇOCUK HASTALIKLARI


- TİRE ile/değil İLÂ


- TİTREME ile ISPAZMOZ[Yun.]

( ... İLE Aşırı titreme, kasılma. )


- TİTREMEK/ÜRPERMEK ile İFİLDEMEK

( ... İLE Hafifçe titremek. )


- TİZ[Fars.] değil/yerine/= İNCE, KESKİN (SES)


- TOEFL ile IELTS

( TOEFL ile IELTS sınavı arasındaki en önemli fark, bu sınavların yapılış amaçlarıdır. TOEFL sınavının amacı, sınava giren kişinin konuşma dili İngilizce olan üniversitelere girebilmek için yeterli derecede İngilizce konuşma, yazma, okuma ve anlama becerilerine sahip olup olmadığını belirlemektir. Sorulan sorular, okuma ve dinleme materyallerinin hepsi üniversite seviyesine yönelik olarak düzenlenmiştir.

IELTS sınavında ise Akademik IELTS dediğimiz üniversite adaylarına hitap eden sınavın yanında Genel IELTS denilen bir sınav türü daha vardır. Genel IELTS sınavına ise İngilizce konuşulan bir ülkeye göç etmek ya da orada çalışmak isteyen kişiler girer. Ana dili İngilizce olmayan kişileri işe almak isteyen şirketler, bu kişilerin İngilizceyi konuşup anlayabildiğinden emin olmak isterler ve bu nedenle işe girmek isteyenlerin bir sınavdan geçmesi gerekir. Bunun yanında Avustralya ve Kanada'ya göç edebilmek için bu sınavdan geçmek zorunludur.

İki sınav arasındaki başka bir fark da sınavların içeriğidir. TOEFL sınavı, Kuzey Amerika aksanına sahip olan konuşmacı ve dinleyiciler baz alınarak oluşturulmuştur. Konuşma bölümünde Kuzey Amerika'nın yerlisi olan konuşmacılar yer alır. Sorular ve üslup da Kuzey Amerika İngilizcesine göre düzenlenir. Diğer yandan, IELST sınavı çeşitli aksan ve durumları içinde barındıracak biçimde oluşturulur. Sadece Kuzey Amerika İngilizcesinin konuşulmak zorunda olmadığı bu sınav, sınava giren pek çok kişi için avantaj oluşturur.

IELTS SINAV YAPISI

IELTS sınavına giren kişilerin konuşma, okuma, yazma ve dinlemeden oluşan dört bölümü tamamlaması gerekir. En yüksek skor 9'dur ve kişinin her alanda kendini yeterince ifade edebildiğini belirtir. Dinleme ve konuşma bölümleri Akademik ve Genel IELTS sınavlarının ikisinde de aynıyken okuma ve yazma bölümleri farklılık gösterir. Sınav süresi 2 saat ve 45 dakikadır. Dinleme, okuma ve yazma bölümleri aynı gün içinde ara vermeden tamamlanmalıdır. Konuşma bölümü ise sınavdan bir hafta önce ya da sonra tamamlanabilir.

TOEFL SINAV YAPISI

TOEFL sınavı internet üzerinden ya da sınav merkezlerinde yapılabilir. İnternet üzerinden yapılan sımavlarda aday okuma, yazma, konuşma ve yazma bölümlerini dört saat içerisinde tamamlamak zorundadır. Her bölümün belirli bir süresi vardır. Sınav merkezlerinde yapılan sınavlar da benzer yapıdadır. Bu tür sınavlarda da benzer beceriler farklı bir biçimde sınanır.

İnternet üzerinde yapılan TOEFL sınavında en yüksek skor 120 iken en düşük skor da sıfırdır (0). Kağıt üzerinde yapılan sınavlarda ise skor değerleri 310 ile 577 arasındadır. Her bölüm ayrı ayrı puanlanırken yazma bölümü final skoruna eklenmez. TOEFL ve IELTS sınavları önemli farklar içerse de ikisi de kişinin yeterli derecede İngiliz dilini bilip bilmediğini belirlemede son derece faydalıdır. Hangi sınavı almanız gerektiğine karar veremiyorsanız, gitmek istediğiniz okul ya da şirketle iletişim kurarak onların hangi sınavı tercih ettiklerini öğrenebilirsiniz. )