I ve İ ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 12.484 başlık/FaRk ile birlikte,
12.484 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(42/51)
- İZZET BAYSAL HUZUREVİ :
( Bolulu İşadamı ve hayırsever İzzet Baysal tarafından yaptırıldı ve 1992'de hizmete açıldı. İstanbul Valiliğince yönetilen huzurevinde 63 yaş üstü ihtiyaç sahiplerine ve düşkünlere hizmet verilmektedir. )
- İZZET ile İZZET-İ NEFS ile İZZETİYET
( SAYGI/HÜRMET | DEĞER/KIYMET | KUVVET, KUDRET | YÜCE, YÜCELİK, ULULUK ile ONUR/ŞEREF, HAYSİYET ile VARLIK )
- İZZET[Ar. < ʿİZZET] ile/değil/yerine/=/||/<> ULULUK (İZZETİNEFİS, İZZETÜİKBAL, İZZETÜİKRAM, NEFİS İZZETİ)
- İZZET-İ NEFİS ile/||/<> ONUR ile/||/<> ONUR[Fr. < HONNEUR]
( Mc Dougau Öz varlığını güzelleştirip yüceltme duygusu İnsanın duyan düşünen ve özgür bir varlık olarak taşıdığı değer insan olarak insanın değeri Kanta göre onurlu bir varlık olması dolayısıyle insan hiç bir zaman bir araç olarak kullanılmamalıdır honneur )
( SELF-REGARD | DIGNITY )
( DIGNITÉ (HUMAINE) | HONNEUR )
( WÜRDE, MENSCHENWÜRDE )
( DIGNITAS )
- İZZETNEFS[Ar. < ʿİZZET + NEFS] ile/değil/yerine/=/||/<> İZZETİNEFİS
( öz saygı Kişinin kendine verdiği değer )
- İZZETÜİKBAL[Ar. < ʿİZZET + İḲBĀL] ile/değil/yerine/=/||/<> SAYGINLIK
- İZZETÜİKRAM[Ar. < ʿİZZET + İKRĀM] ile/değil/yerine/=/||/<> AĞIRLAMA
- ı ile i
- JAMES COOK'UN:
I. YOLCULUĞU ile/ve/||/<>/> II. YOLCULUĞU ile/ve/||/<>/> III. YOLCULUĞU)
( Ağustos 1768 - Temmuz 1771 ile/ve/||/<>/> 1772 - 1775 ile/ve/||/<>/> 1776 - 1780 )
( )
- JAUNE INDIEN[Fr.] ile/||/<> INDISCHGELB[Alm.] ile/||/<> HİNT SARISI
( Resim Mango yaprakları ile beslenmiş ineklerin sidiğinden elde edilen bir çeşit sarı boya Kehribar sarısına yakın özellikle yağlıboya resimde kullanılan boya )
( JAUNE INDIEN )
( INDISCHGELB )
- JET ile JET MOTORU ile SAVAŞ UÇAĞI ile İSKELE
( JET vs. JET ENGINE vs. JET FIGHTER vs. JETTY )
( مهر سياه ile کهرباي سياه ile سنگ موسي ile جت ile جريان سريع ile موتور پرتابي ile شکاري بمب افکن ile اسکله )
( MANPAR SYAH ile KONPARBAY SYAH ile SANG MOSY ile JAT ile جريان سريع ile MOTOR PORTABY ile SHKARY BAMB AFKAN ile ESKELEH )
- JOB :/yerine İŞ
- JÜPON[Fr. < JUPON] ile/değil/yerine/=/||/<> İÇ ETEK
- KABAK ile İTHIYARI/ACIHIYAR/ACIELMA/EBUCEHİLKARPUZU
( ... İLE Kabakgillerden, elma büyüklüğündeki meyvesi çok acı ve iç sürdürücü bir bitki. )
( ... cum CITRULLUS COLOCYNTHIS )
- KABARCIK ile İSİLİK/ISIRGIN
( PUSTULE vs. PRICKLY HEAT )
- KABUL ile/ve/değil/<> İÇSELLEŞTİRME
- KABUL ile/ve İNANCA
( ACCEPTANCE vs./and ASSURANCE )
- KABUL ile/ve/||/<>/>/< İTİBAR
( ... İLE/VE/||/<>/>/< Saygı gösterme. | Önem verme. | Onur/şeref, haysiyet. | Bir şeyin, gerçek değil kararlaştırılan değeri. | İbret alma. | [ticaret] Söz ya da imzanın değeri. [İng./Fr. CREDIT] | Değer. )
- İTİRAF ile/ve/değil/||/<>/< KABUL
( [not] CONFESS vs./and/but/||/<>/< ACCEPTANCE )
- LEAKAGE INDUCTANCE[İng.] / INDUCTANCE DE FUITE[Fr.] ile/değil/yerine/= KAÇAK İNDÜKTANSI
- KAÇAN SEÇİLİM ile/||/<> İYİ GEN
( Kaçan Fisher pozitif geribildirim, iyi gen kalite. )
( Formül: Arbitrary İLE quality )
- KAÇIRMAK ile "ISKALAMAK" ile "ES GEÇMEK"
- KAÇMAK ile TEHLİKEDEN KAÇMAK ile KAÇIŞ MEKANİZMASI ile İLE KAÇMAK ile KAÇIŞ ile KAÇIŞ TEKERLEĞİ ile KAÇIŞ
( ESCAPE vs. ESCAPE DANGER vs. ESCAPE MECHANISM vs. ESCAPE WITH vs. ESCAPEMENT vs. ESCAPEMENT WHEEL vs. ESCAPING )
( رهايي يافتن ile گريز ile فرار ile از دست گريختن ile متواري شدن ile در رفتن ile فرار کردن ile فرار دادن ile گريختن ile در رفتآن ile جان بدر بردن ile رستن ile از خطر جستن ile وسيله فرار ile طفره وتعلل ile دربردن ile مزاج گوي ile چرخ دنگ )
( RAYAAYY YAFTAN ile GARYZ ile FARAR ile AZ DAST GARYKHTAN ile MOTVARY SHODAN ile DAR RAFTAN ile FARAR KARDAN ile FARAR DADAN ile GARYKHTAN ile DAR RAFATAN ile JAN BADAR BARDAN ile رستن ile AZ KHATAR JASTAN ile VESYLAH FARAR ile TAFAREH VOTALAL ile DARBARDAN ile MOZAJ GOY ile CHARKH DANG )
- ... KADARIYLA ile/ve/değil ... İTİBARİYLE
- KADİT | KADÎD | KADİD | İSKELET ile/||/<> İSKELET ile/||/<> İSKELET[Fr. < SQUELETTE]
( Heykel 1 Heykel yapımında kilin içine konulan tel ve demirden yapılmış betiye uygun çatkı skeletos sert Geniş anlamda herhangi bir hayvanın destek görevi olan ve vücudu korumaya yarayan sert parçasının tümü omurgalı hayvanların iç organları koruyan ve destekleyen kemik ve azçok kıkırdaklı bir çatı yapısı biyoloji zooloji Bir hayvanın destek görevi olan ve vücudu korumaya yarayan sert parçasının tümü omurgalı hayvanların iç organlarını koruyan ve destekleyen kemik ve az çok kıkırdaklı bir çatı yapısı Omurgalı hayvanların iç organlarını koruyan ve destekleyen kemik ve az çok kıkırdaklı bir çatı yapısı çatı )
( SKELETON )
( ARMATURE | SQUELETTE )
( GERIPPE | SKELETT, GERIPPE )
- IODURE DE CADMIUM[Fr.] / CADMIUM JODID[Alm.] ile/değil/yerine/= KADMİYUM İYODÜR
- KAFA DURUŞU ile İNATÇI
( HEADSTALL vs. HEADSTRONG )
( افسار ile خودسر ile مطلق العنان )
( AFSAR ile KHODSAR ile مطلق العنان )
- KAFADÂR[Ar. + Fars.] ile/değil/yerine/= İYİ/YAKIN ARKADAŞ
( Görüş ve anlayışları birbirine uyan kişilerden her biri, kafadaş, kafa dengi. )
- KAFTANCI ile/||/<> İLERİ GELENLERİN KONAKLARINDAKİ İÇAĞALARIN BAŞI
( İleri gelenlerin konaklarındaki içağaların başı )
- KÂĞIT[Fars. < KĀĠAẔ] ile/değil/yerine/=/||/<> İSKAMBİL KÂĞIDI | MENKUL KIYMETLER | KÂĞIT PARA
( kâğıt ağacı kâğıt balığı kâğıt bıçağı kâğıt dutu kâğıt helvası kâğıt kebabı kâğıt oyunu kâğıt para kâğıt torba abadi kâğıt atık kâğıt değerli kâğıt kaba kâğıt mumlu kâğıt müsveddelik kâğıt odunlu kâğıt odunsuz kâğıt üçkâğıt yağlı kâğıt zamklı kâğıt aşı kâğıdı bakkal kâğıdı borsa kâğıdı boş kâğıdı celp kâğıdı cevap kâğıdı çağrı kâğıdı çimento kâğıdı daktilo kâğıdı duvar kâğıdı el işi kâğıdı esericedit kâğıdı filtre kâğıdı folyo kâğıdı fon kâğıdı hüsnühâl kâğıdı ikametgâh kâğıdı imza kâğıdı iskambil kâğıdı kafa kâğıdı karbon kâğıdı kaymak kâğıdı kese kâğıdı kopya kâğıdı kraft kâğıdı krepon kâğıdı kurutma kâğıdı kuşe kâğıdı matris kâğıdı mazeret kâğıdı mulaj kâğıdı nüfus kâğıdı oy kâğıdı oyun kâğıdı ölüm kâğıdı parşömen kâğıdı pergament kâğıdı pişirme kâğıdı saman kâğıdı sevk kâğıdı sigara kâğıdı süzgeç kâğıdı süzme kâğıdı teksir kâğıdı temiz kâğıdı turnusol kâğıdı tuvalet kâğıdı uçurtma kâğıdı vizite kâğıdı yan kâğıdı yazı kâğıdı yazılı kâğıdı zımpara kâğıdı Hamur durumuna getirilmiş türlü bitkisel maddelerden yapılan yazı yazmaya baskı yapmaya bir şey sarmaya yarayan kuru ince yaprak Bu yapraktan yapılmış Üzerine yazı yazılmış bu tür malzeme Yazılı sınav kâğıdı iskambil kâğıdı Belge ve doküman Menkul kıymetler borsasında işlem gören tahvil hisse senedi gibi mali değeri olan senet menkul kıymetler kâğıt para )
- KAKMA ile İÇ KATMAN
( INLAY vs. INLAYER )
( گوهر نشان کردن ile خاتم کاري کردن ile خاتم کار )
( GOUSAR NESHAN KARDAN ile KHATAM KARY KARDAN ile KHATAM KAR )
- KALAALLİTLER ile/ve İNUVİALUİTLER ile/ve İNUPİATLAR, YUPİGETLER, YUPLİTLER, ALUTİİTLER ile/ve YUPİKLER[:
Gerçek kişi]
( Grönland'daki eskimolar. İLE/VE Kanada'daki eskimolar. İLE/VE Alaska'daki eskimolar. İLE/VE Alaska'nın güneybatısında ve Sibirya'daki eskimolar.[İnuit sözünün ne olduğunu bilmezler.] )
- KALBEN[Ar. < ḲALBEN] ile/değil/yerine/=/||/<> İÇTEN
- KALBÎ[Ar. < ḲALBĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> İÇTEN
- KALDIRMAK ile/değil/yerine İYİLEŞTİRME
- KALICI ile SIZDIRMAZLIK ile İZİN VERİLMEZLİK ile İZİN VERİLEMEZ
( IMPERMANENT vs. IMPERMEABILITY vs. IMPERMISSIBILITY vs. IMPERMISSIBLE )
( نا پايدار ile نفوذ ناپذيري ile نشت ناپذيري ile عدم جواز ile غير مجازي ile غير مجاز )
( NA PAYDAR ile NOFUZ NAPAZYRY ile NESHT NAPAZYRY ile ADAM JAVAZ ile غير مجازي ile غير مجاز )
- KALIN A ile İNCE A ile UZUN A
( Adam, akıl, ak, sakın, taka.
İLE
Lâla, lâstik, hâl, hâlbuki, lâf, lâkırdı, lâle, lâl, kâse, lânet, lâzım, kâzım, dükkân, kâtip, Hakkâri, zekâ, helâl, hattâ, sıhhât.
[Lâla, Lâtif lâleli lâmbasını, lâcivert lâke lâvabodan, nâzik ve nâdide Şefkâte verdi.]
İLE
Nâne, nâdir, nâme, câhil, câhit, sâdık, sâbit, kâtil, nâzik, târih, mâvi, hatâ, nâmus, mütevâzı, nâmert, âfet, gâye.
[Kısa okunacak sözcükler: Bakiye, yarın, hayır demokrasi, laik, hakem, sait, rakip, fakir, tarikat] )
( ALIŞTIRMA: "Aptallar, abdalın ibadethanesinde, aptallıklarını, abdallardan ayrımlaştırırken, adlarının anlamsızlaştırılmasını anlamlandıramadı." )
( - Hâkim hakem, yarın, rakiplerimizle demokrasi ve laiklik dersine devam edecek.
- Nalan, nahoş namesiyle hakemlere, nane verdi.
- Cahit'in kâsesine, Nadir’in kâtibi, kağıt koyuyordu.
- Halit, Sait’e, "Hayır!" diyemedi. )
- KALIN O ile İNCE O
( Ot, ova, ocak, ordu, orman, ortak, bando, solo, fono, foto, biblo. İLE Lokomotif, Lodos, Gol, Lokanta, Londra, Psikolog, Sosyolog, Alkol, Mentol, Meteoroloji. )
( Lobutları, loş locasında notalayan normal lort, losyoncusunun lokantasında, nohutları, lokumlarla karıştırdı. )
( - Londra yolundaki loş evlerde, nohut, noksan lokmadır.
- Alkolik lort, lokantanın locasında, lokumları, lokma lokma yuttu.
- Hollanda’da, psikolog olan lokomotifçi, orduda, bandocu oldu.
- Doğramacı oğlu, doğduğu zaman, doğru, yoğurtçuya koşmuş. )
- KALIN U ile İNCE (UZUN) U
( Uçak, ucuz, uçurum, uykucu, ufak, kutu.
İLE
Rûya, rûzgar, hûlya, gûya, lûtfen, lûgat, mahkûm, sükûnet, hükûmet.
)
- KALIN/LIK / KABA/LIK değil/yerine/>< İNCE/LİK
( Kişinin, kırılma nedeni. >< Herşeyin kırıldığı nokta. )
- KALINTI ile/ve/değil/||/<> İZ
- [ya] KALMAK ile/değil/yerine/ya da İLERLEMEK
- KALORİ[Lat. < CALERE] ile/değil/yerine/= ISIN
( Bir kilogram suyun sıcaklığını, bir derece yükseltmek için gereken ısı miktarı. Normal atmosfer basıncında, ısınma ısısı 15 °C'lik suyunkine eşit olan bir nesnenin, bir gramının sıcaklığını 10 °C yükseltmek için gerekli ısı miktarına eşit olan ısı birimi. | Besinlerin, dokular içinde yanarak gövdenin sıcaklık ve enerjisini sağlama değerlerini gösteren ölçü. )
- KALORİ | ISIN ile/||/<> ISIN
( ısın fizik Bir kilogram suyun sıcaklığını bir derece yükseltmek için gereken ısı niceliğine eşit olan ısı birimi 1 kg arı suyun sıcaklığını 1 C yükseltmek için gereken ısı tutan Buna ısıl erke birimi de denir Kalori )
- KALÖRİFER/KARALÜFER" değil ISITAŞIR/KALORİFER
- KALORİMETRE[Fr. < CALORIMÈTRE] ile/değil/yerine/=/||/<> ISIÖLÇER
- KALORİMETRE | ISIÖLÇER ile/||/<> ISIÖLÇER
( Sıcaklık değişimlerini ölçerek bir dizgeye verilen erkenin ısı eşdeğerini dolaylı yoldan bulmaya yarayan aygıt fizik kimya Nesnelerin herhangi bir etkiyle aldığı ya da saldığı ısıyı ölçmeyen yarayan araç Alınıp verilen ısı niceliğini ölçen aygıt Isıl erke alışvenişini ölçmeye yarayan aygıt fizik Bir sıvı ya da bir gazın ısıl genleşme özelliklerine dayanan ve özellikle düşük sıcaklıktaki yağ yunaklarında sıcaklık ölçmek için kullanılan araç )
( CALORIMETER | THERMOMETER )
( CALORIMÈTRE | THERMOMÈTRE )
( KALORIMETER | HEIZWERTMESSER | THERMOMETER )
( CALORIMETRO )
( ΘΕΡΜΙΔΌΜΕΤΡΟ / θερμιδόμετρο )
- KALORİMETRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIÖLÇER
( Nesnelerin ısınma ısısını ölçmeye yarayan aygıt. )
- KALORİMETRİ[Fr. < CALORIMÉTRIE] ile/değil/yerine/=/||/<> ISI ÖLÇÜMÜ
- KALORİMETRİ[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIÖLÇÜM
- KALP HASTALIKLARININ NEDENİ:
KAN YAĞLARI değil İNSÜLİN DİRENCİ
( ahmetrasimkucukusta.com/2017/07/15/yazilar/tip-yazilari/kolesterol/kalp-krizi-ve-felclerin-sebebi-insulin-direncidir
www.haberx.com/post/301969/kalp-hastaliklarinin-sebebi-kan-yaglari-degil-insulin-direncidir )
(
)
- CALCIUM IODIDE[İng.] / IODURE DE CALCIUM[Fr.] / CALCIUMJODID[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİYUM İYODÜR, KALSİYUM İYODÜR
- KAN ile/ve İLİK
( BLOOD vs./and BONE MARROW )
- KANAATBAHŞ ile/değil/yerine/= İNANDIRICI
- KANAL İNCE AYARI | İNCE AYAR ile/||/<> İNCE AYAR
( TV Oluk seçiminden sonra devreler arasındaki uyuşumu sağlamak istenilen yayacı kusursuz olarak alabilmek için yapılan ayar duruma göre iktisat politikası Küçük genlikli reaktiflik değişimlerini düzeltmek amacıyla yapılan ayarlama )
( FINE TUNING | FINE CONTROL )
( RÉGLAGE FIN, ACCORD FIN, SYNTONISATION PRÉCISE | PILOTAGE )
( FEINABSTIMMUNG, SCHARFABSTIMMUNG | FEINSTEUERUNG )
- KANAMALAR:
DIŞ ile/ve/||/<> İÇ ile/ve/||/<> DELİKLERDEN[doğal] ile/ve/||/<> ATAR DAMAR ile/ve/||/<> TOPLAR DAMAR ile/ve/||/<> KILCAL DAMAR
( [Burun Kanaması]
- Hasta/yaralı sakinleştirilir, oturtulur.
- Başı hafifçe öne eğilir.
- Burun kanatları, 5 dk. süre ile sıkılır.
- Uzman bir doktora gitmesi sağlanır.
)
( [Kulak Kanaması]
- Hasta/yaralı, sakinleştirilir.
- Kanama hafifse kulak, temiz bir bezle temizlenir.
- Kanama ciddi ise kulağı tıkamadan temiz bir bezle kapanır.
- Bilinci yerindeyse hareket ettirmeden sırtüstü yatırılır, bilinçsiz ise kanayan kulak üzerine yan yatırılır.
- Kulak kanaması, kan kusma, anüs, üreme organlarından gelen kanamalarda hasta/yaralı, kanama örnekleri ile uzman doktora sevk edilir.
)
- KANCUR ile/||/<> İZMARİT BALIĞININ KÜÇÜĞÜ
( izmarit balığının küçüğü Yerel olarak gancur biçimi de kullanılır Kökenini bilmiyoruz Georgacas FT kancur üzerinde durmamıştır )
- KANDİLİSA/CANDELİZZA[İt. < CANDELIZZA] ile/||/<> İSTİNGA/STRİNGA[İt. < STRINGA] ile/||/<> İSTRALYA/STRAGLİO[İt. < STRAGLIO] ile/||/<> YOMA/YOMA[Yun. < ] ile/||/<> PALAMAR/PALAMAR[Yun. < ] ile/||/<> SALMASTRA/SALMASTRA[İt. < SALMASTRA] ile/||/<> SALVO/SALVO[İt. < SALVO] ile/||/<> SARDUN/SARDUN[Yun. < ] ile/||/<> RODA/RODA[İt. < RODA] ile/||/<> SAVLA/SAGOLA[İt. < SAGOLA] ile/||/<> SELVİÇE/SERVİZİ[İt. < SERVIZI] ile/||/<> PERMEÇE/PERMEÇE[Yun. < ] ile/||/<> SAVLO/SAVLO[İt. < SAVLO]
( Yelkenleri yerlerine çekmekte kullanılan halatların genel adı )
- KANDIR(IL)MAK ile/ve/değil/yerine İKNA ETMEK/EDİLMEK
- KANDIRMAK ile/değil/yerine İSTEDİKLERİNİ/BEKLEDİKLERİNİ VERMEK
- KANIKSAMAK ile/ve/||/<>/> ÖZÜMSEMEK ile/ve/||/<>/> İÇSELLEŞTİRMEK
- KANIT/DELİL ile/ve İTİRAZ
( Hem filozofların, hem kelâmcıların birbirine yönelik yaptığı. )
( DELİL: Burhanın zihinde olması. (İNNE/İNNİ) )
( Kendiyle başka bir şeye işaret eden. İLE/>< ... )
( PROOF vs./and OBJECTION )
- KANIT ile/ve İSPAT
( Fizik'te. İLE/VE Matematik'te. )
( EVIDENCE vs./and PROOF )
- KANITLAMAK ile/ve/||/<>/> İKNÂ ETMEK
- KANITLAMAK ile İNANDIRMAK
( TO PROVE vs. TO PERSUADE )
- KANMAK/KANDIRMAK ile/ve/değil/yerine/<>/> İKNA (OLMAK/ETMEK)
- KANTAT[Fr. < CANTATE] ile/değil/yerine İLÂHÎ
( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Kahramanlık ve din konularında yazılıp bestelenen şiir ya da bu şiirin orkestra eşliğindeki tek ya da çok sesli bestesi. )
- KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN'IN CENAZE NAMAZI:
BELGRAD ve İSTANBUL
- KAPASİTANS ile/||/<> İNDÜKTANS
( Bir kapasitörün, belirli bir gerilimde ne kadar yük depolayabileceğinin ölçüsüdür (C = Q/V); enerjiyi elektrik alanında tutar. @@ Bir bobinin, akım değişimine karşı ne kadar gerilim indüklediğinin ölçüsüdür; enerjiyi manyetik alanda tutar. İlki yük/gerilim, ikincisi indüklenen gerilim/akım değişimi ilişkisini betimler. )
( Formül: C = ε₀A/d ~ L = μ₀n²V )
- KAPASİTÖR ile/||/<> İNDÜKTÖR
( Enerjiyi elektrik alanında, ayrılmış yükler olarak depolayan elemandır; gerilimdeki ani değişime direnir, doğru akımı bir süre sonra geçirmez. Q = C·V, depolanan enerji ½CV². @@ Enerjiyi manyetik alanda, akımın kendisinde depolayan elemandır; akımdaki ani değişime direnir (Lenz yasası), doğru akımı serbestçe geçirir. Enerji ½LI²; ikisi bir arada salınım (LC) devresi kurar. )
( Formül: C=Q/V ~ L=Φ/I )
- KAPASİTÖR ile/||/<> İNDÜKTÖR ile/||/<> DİRENÇ
( Enerjiyi elektrik alanında depolayan pasif elemandır; gerilim değişimine karşı çıkar, yüksek frekansı kolay geçirir (Q = CV). @@ Enerjiyi manyetik alanda depolayan pasif elemandır; akım değişimine karşı çıkar, düşük frekansı kolay geçirir. @@ Elektrik enerjisini ısıya çeviren, akımı sınırlayan pasif elemandır; enerji depolamaz, frekanstan bağımsız davranır (V = IR). İlk ikisi enerji depolar ve frekansa duyarlıdır, üçüncüsü harcar. )
( Formül: Z = R + j(ωL - 1/ωC) )
- KAPİTALİZM:
ÜRÜN TEMELLİ değil "İMGE ODAKLI"
- KAPLUMBAĞA ile İKİ BAŞLI KAPLUMBAĞA
- KAPLUMBAĞA ile İKİ KUYRUKLU KAPLUMBAĞA
- KAPSAM ile İSTİAP
( ... İLE İçine alma, içine sığdırma. )
- [ne]
([ne yazık ki] [ya]) "KÂR" ne de/ya da İNKÂR
- KARA ile TOPRAK REFORMLARI ile ARAZİ VERGİSİ ile İNDİ ile ARAZİ MÜLKİYETİ ile KARAYA YAKLAŞMA ile ARAZİ SAHİBİ ile İNİŞ ile İNİŞ TAKIMI ile İNİŞ YERİ ile TOPRAKSIZ ile DÖNÜM NOKTASI ile TOPRAKLAR ile MANZARA ile PEYZAJCI ile TOPRAK KAYMASI ile TOPRAK ADAMI ile KARAYA DOĞRU
( LAND vs. LAND REFORMS vs. LAND TAX vs. LANDED vs. LANDED PROPERTY vs. LANDFALL vs. LANDHOLDER vs. LANDING vs. LANDING GEAR vs. LANDING PLACE vs. LANDLESS vs. LANDMARK vs. LANDS vs. LANDSCAPE vs. LANDSCAPIST vs. LANDSLIDE vs. LANDSMAN vs. LANDWARD )
( نشستن ile به خشکي آمدن ile خاک ile بزمين نشستن ile بر زمين نشستن ile پياده کردن ile سرزمين ile ارض ile ديار ile زمين ile فرود آمدن ile به زمين نشستن ile فرود آوردن ile اصلاحات ارضي ile ماليات بر اراضي ile وابسته بزمين ile زمين دار ile فرود آمده ile عقار ile ريزش زمين ile صاحب ملک ile فرودگاه هواپيما ile پاگردان ile پاگردپله ها ile فرود ile عراده هواپيما ile مسقط ile بدون زمين ile واقعه برجسته ile اراضي ile چشم انداز ile دورنماساز ile ريزش کوه ile ريزش خاک ile هم ميهن ile ملوان ساده ile بسوي زمين )
( NESHASTAN ile BAH KHSHKY AMADAN ile KHAK ile BOZMYNE NESHASTAN ile BAR ZAMYNE NESHASTAN ile PEYADEH KARDAN ile SARZAMYNE ile ERZ ile DYAR ile ZAMYNE ile FORUD AMADAN ile BAH ZAMYNE NESHASTAN ile FORUD AVARDAN ile ESLAHAT ERZY ile MALYAT BAR ARAZY ile VABASTEH BOZMYNE ile ZAMYNE DAR ile FORUD AMODEH ile عقار ile RYZESH ZAMYNE ile SAHEB MOLK ile FORODEGAH NPAVAPYMA ile PAGARDAN ile PAGARDPALEH CPEHA ile FORUD ile ARADEH NPAVAPYMA ile MOSAGHAT ile BEDON ZAMYNE ile VAGHEH BARJASTEH ile ARAZY ile CHESHAM ANDAZ ile DORNEMASAZ ile RYZESH KUH ile RYZESH KHAK ile NPAM MYNPAN ile MALVAN SADEH ile BESOY ZAMYNE )
- KARAKOL ile/ve/||/<>/> İLERİ KARAKOL
- KARAKTER[İng. < CHARACTER] ile/değil/yerine/= İMCETÜR
- KARAKTERİSTİK ile/değil/yerine/= IRASAL
- KARAKTERİZE (ETMEK) ile/değil/yerine/= IRALANMIŞ / IRALAMAK
- KARAR VERME[İng. DECISION-MAKING] ile/||/<> İNSULAR KORTEKS[İng. INSULAR CORTEX]
( Algılanan uyaranı değerlendirip uygun bir davranışsal tepki seçme. Karar verme süreci basit olabilir ya da sorun çözme gibi karmaşık bilişsel süreçleri içerebilir. @@ "Reil Adası" olarak da adlandırılan insular korteks beynin her iki yarım küresinde lateral sulkusun derinliklerinde katlanmış olarak bulunur, insanlarda duyusal işlemeden üst düzey bilişe kadar çeşitli işlevleri vardır. Araştırma bulgularına göre bu yapı otonom ve motor kontrol, risk tahmini, karar verme, bedensel ve öz farkındalık, empati gibi karmaşık sosyal işlevlerde de önemli bir yer tutar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- KARAR VERMEK ile/ve İZİN VERMEK
( TO DECIDE vs./and TO GIVE PERMISSION )
- KARAR[Ar.] ile/||/<> İTİDAL[Ar.]
- İSTİKRAR NAZARİYESİ[Osm.] / STEADY STATE THEORY[İng.] / THÉORIE DE L'ÉTAT STATIONNAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= KARARLI DURUM KURAMI
- İSTİKRÂR[Osm.] / STABILITY[İng.] / STABILITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= KARARLILIK
- İSTİKRARSİZ MUVÂZENE[Osm.] / UNSTABLE EQUILIBRIUM[İng.] / ÉQUILIBRE INSTABLE[Fr.] / INSTABILES GLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARARSIZ DENGE
- LABILE, UNSTABLE[İng.] / INSTABLE, LABILE[Fr.] / LABIL, KARARSIZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KARARSIZ
- KARARSIZLIK ile/||/<> INDECISION[İng.] ile/||/<> ÇEKİMSERLİK
( Bir yanıtlayıcının belli bir konuda olumlu ya da olumsuz bir tutumunun bulunmaması ya da bir tutum belirtmemesi )
( INDECISION )
- INSTABILITY[İng.] / INSTABILITÉ[Fr.] / INSTABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARARSIZLIK
- KARDELEN ile/||/<> İSTANBUL KARDELENİ
- KARDEŞ ile/değil/yerine ARKADAŞ ile/değil/yerine İHVAN
- KARDEŞ/KARDAŞ ile İKİZ
- KARDİYAK KAS ile/||/<> İSKELET KASI
( Kardiyak çizgili istemsiz, iskelet çizgili istekli. )
( Formül: Involuntary İLE voluntary striated )
- KARIN ile İĞRENÇ
( ABDOMINAL vs. ABDOMINOUS )
( وريدهي شکمي ile بطني ile ماهيان بطني ile شکمي ile شکم گنده )
( VARYDAHY SHKAMY ile BETANY ile MAHYAN BETANY ile SHKAMY ile SHKAM GANDEH )
- KARINCAYİYEN ile İPEKSİ KARINCAYİYEN
- İHTİLAT[Osm.] / MIXTION[Fr.] / MISCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KARIŞMA
- KARIŞMAK ile/ve İÇİNE GİRMEK
( TO MIX vs./and GET INSIDE )
- IMMISCIBLE[İng.] / NON MISCIBLE[Fr.] / KARIŞMAYAN[Alm.] ile/değil/yerine/= KARIŞMAYAN
- KARIŞTIRMAK ile İÇ İÇE GEÇİRMEK
- KARIŞTIRMAK ile/ve İLİŞ(TİR)MEK
( TO CONFUSE vs./and TO FASTEN/ATTACH )
- KARIŞTIRMAK ile/ve İNCELEMEK
( TO CONFUSE vs./and TO RESEARCH )
- KARİZMA ile/ve İTİBAR
- KARMAŞA/SI" ile/ve/değil/yerine/< İLİŞKİ/Sİ
- ARŞILAŞMALARDA/BULUŞMALARDA/KÜLTÜRLERDE:
HİÇ ÖPÜŞMEMEK ile İKİ KEZ ile ÜÇ KEZ ile DÖRT KEZ YANAKTAN ÖPÜŞMEK
- KARŞILIK ile/ve/değil/<> IŞILTI
- MUTUAL IMPEDANCE[İng.] / IMPÉDANCE MUTUELLE[Fr.] / GEGENSEITIGE IMPEDANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞILIKLI EMPEDANS
- MUTUAL INDUCTION[İng.] / INDUCTION MUTUELLE[Fr.] / GEGENSEITIGE INDUKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞILIKLI İNDÜKLEME
- MUTUAL INDUCTANCE[İng.] / INDUCTANCE MUTUELLE[Fr.] / GEGENINDUKTÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞILIKLI İNDÜKTANS
- DÜŞMAN:
KARŞINDAKİ ile/ve/değil/||/<> "YANINDAKİ" ile/ve/değil/||/<> "İÇİNDEKİ"
( Elindeki kılıçla. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Arkasına sakladığı hançerle. )
- KASABA ile/değil/yerine/= İLÇE
- KAŞALOT | İSPERMEÇET BALİNASI ile/||/<> İSPERMEÇET BALİNASI
( anlamdaş kaşalot Physeter calodon Balinalar Cetacea takımının ispermeçetbalinasıgiller Physeteridae familyasından bir memeli türü Erkeğin uzunluğu 18 m Başında ispermeçet ve yağ depo ettiği büyük bir boşluk vardır Sırtı karamsı karnı külrengiak olur Boğazı bir insan yutacak kadar geniştir Bütün okyanuslarda raslanır zooloji Balinalar Cetacea takımının ispermeçet balinasıgiller Physeteridae familyasından erkeğinin uzunluğu 18 m kadar başında ispermeçet ve yağ depo ettiği büyük bir boşluk bulunan sıra kara karnı kül rengi ak boğazı bir insan yutacak kadar geniş olan bütün okyanuslarda yaşayan bir tür Kaşalot Balinalar Cetacea takımının ispermeçet balinasıgiller Physeteridae familyasından erkeğinin uzunluğu 18 m kadar olabilen başında ispermeçet ve yağ depo ettiği büyük bir boşluk bulunan sırtı siyah karnı gri veya beyaz boğazı bir insanı yutacak kadar geniş olan bütün okyanuslarda yaşayan bir tür kaşalot )
( SPERM WHALE )
( CACHALOT | CACHALOT, PHYSÉTÈRE )
( POTTWAL )
( PHYSETER CATODON )
( CAPODOGLIO )
( ΦΥΣΗΤΉΡΑΣ / φυσητήρας )
- KAŞALOT ile/||/<> İSPERMEÇET BALİNASI
( ispermeçet balinası ispermeçet balinası İspermeçet balinası anlamdaş kaşalot Physeter calodon Balinalar Cetacea takımının ispermeçetbalinasıgiller Physeteridae familyasından bir memeli türü Erkeğin uzunluğu 18 m Başında ispermeçet ve yağ depo ettiği büyük bir boşluk vardır Sırtı karamsı karnı külrengiak olur Boğazı bir insan yutacak kadar geniştir Bütün okyanuslarda raslanır zooloji Balinalar Cetacea takımının ispermeçet balinasıgiller Physeteridae familyasından erkeğinin uzunluğu 18 m kadar başında ispermeçet ve yağ depo ettiği büyük bir boşluk bulunan sıra kara karnı kül rengi ak boğazı bir insan yutacak kadar geniş olan bütün okyanuslarda yaşayan bir tür Kaşalot Balinalar Cetacea takımının ispermeçet balinasıgiller Physeteridae familyasından erkeğinin uzunluğu 18 m kadar olabilen başında ispermeçet ve yağ depo ettiği büyük bir boşluk bulunan sırtı siyah karnı gri veya beyaz boğazı bir insanı yutacak kadar geniş olan bütün okyanuslarda yaşayan bir tür kaşalot )
( CACHALOT )
( PHYSETER CATODON )
- KASTEN/KASTİ/MAHSUS ile/değil/yerine/= İSTEYEREK/İSTENEREK/BİLEREK/AMAÇLI/AMAÇLICA
- KASVETLİ ile/değil/yerine/= İÇSIKAN
- KATALİZÖR ile/>< İNHİBİTOR
( Tepkime hızını artıran nesne. İLE/>< Tepkime hızını azaltan nesne. )
- KATALİZÖR ile/||/<> İNHİBİTÖR
( Katalizör hızlandırır, inhibitör yavaşlatır )
( Formül: Ea düşürür İLE Ea artırır )
- KATI/LIK" ile/ve/değil ISRAR/CI/LIK
- KATILIM ve/||/<>/< İLGİ
- KATILIM ile/ve İZLENİM
( PARTICIPATION vs./and IMPRESSION )
- KATILMAK ile/ve/değil İMAN ETMEK
- KÂTİP ile/||/<> DERK[İng.] ile/||/<> EMPLOYÉ DE BUREAU[Fr.] ile/||/<> İŞYAR
( İşyerlerinde çalıştırılan ve çoğunlukla yazı işleriyle uğraşan kişi )
( DERK )
( EMPLOYÉ DE BUREAU )
- KATİYETSİZLİK ile/||/<> INCERTITUDE[İng.] ile/||/<> KESİNSİZLİK
( Tümevarımcı bilimlerde öndeyi ve kestirimlerin olgulara uygun düşme ya da gerçekleşme olasılığının düşüklüğü )
( INCERTITUDE )
- IMPURITY[İng.] ile/değil/yerine/= KATKISIZLIK
- KATMAK ile DAHİL ile İÇERMEK
( INCLUDE vs. INCLUDED vs. INCLUDING )
( گنجاندن ile مشمول کردن ile متضمنبودن ile عبارتنداز ile شامل کردن ile بهحساب آوردن ile دربر گرفتن ile دربر داشتن ile در بر گرفتن ile شامل بودن ile در بر داشتن ile عبارتند ile فرا گرفتن ile حاوي بودن ile مشمول ile انضمام ile منجمله ile از جمله ile متضمن ile مشتمل ile شامل )
( GONJANDAN ile MOSHMOL KARDAN ile MOTAZMONBUDAN ile EBARTANDAZ ile SHAMEL KARDAN ile BACPEHHSAB AVARDAN ile DARBAR GARAFTAN ile DARBAR DASHTAN ile DAR BAR GARAFTAN ile SHAMEL BODAN ile DAR BAR DASHTAN ile EBARTAND ile FARA GARAFTAN ile HAVY BODAN ile MOSHMOL ile ENZEMAM ile منجمله ile AZ JOMLEH ile MOTAZMAN ile MOSHTAMEL ile SHAMEL )
- CATHODIC INHIBITORS[İng.] / INHIBITEURS CATHODIQUES[Fr.] / KATHODISCHE INHIBITOREN[Alm.] ile/değil/yerine/= KATODİK İNHİBİTÖR
- KAVRAM OLGUSU ile/ve İÇ OLGULAR
( FACT OF CONCEPT vs./and INNER FACTS )
- KAVRAM ile İMGE
( İlke. İLE Eylem. )
- KAVRAM ile/ve/<> İMGE
( )
( CONCEPT vs./and/<> IMAGE )
- KAVRAM ve/||/<> SİMGE ve/||/<> İÇ DENEYİM
- KAVRAMAK ile/ve İNANMAK
( COMPREHENSION vs./and TO BELIEVE )
- KAVRAMLARDA:
HAKÎKÎ ile/ve İTİBÂRÎ ile/ve VEHMÎ
- KAVRAMLARIN TRANSANDANTAL ANALİTİĞİ ile/ve/||/<> İLKELERİN TRANSANDANTAL ANALİTİĞİ
- KAYDEDİCİ = İMLEÇ
- KAYGI BOZUKLUĞU ve/||/<> İMGE
- KAYGI ile ENDİŞELİ ile İLİŞKİN ile HEPSİYLE İLGİLİ ile KONSER ile UYUMLU
( CONCERN vs. CONCERNED vs. CONCERNING vs. CONCERNING ALL vs. CONCERT vs. CONCERTED )
( مربوط بودن ile پروا ile علاقهمند ile راجع به ile راجعبه ile اعم ile هم آهنگي ile کنسرت ile هم نوا )
( MARBUT BODAN ile PARVA ile ALAGHESMAND ile RAJE BAH ile راجعبه ile AM ile NPAM AHANGY ile KONSARAT ile NPAM NAVA )
- KAYGI ile İŞKİLLENMEK/VESVESE[Ar.]
- KAYGI ile/değil İSTEK
- KAYGIYLA "BAŞA ÇIKMADA":
"SUÇLAYICI/LIK" ile/ve/||/<> "YATIŞTIRICI/LIK / KAÇINMA" ile/ve/||/<> İLGİSİZ/LİK || PATAVATSIZLIK ile/ve/||/<> "AŞIRI MANTIKLI/LIK" ile/ve/||/<> UYUMLU/LUK
- KAYIK ile İMAMİIN "KAYIĞI"/TABUT
- KAYISI ile/ve İRİBİTİRGEN
- INDIFFERENT EQUILIBRIUM[İng.] / ÉQUILIBRE INDIFFÉRENT[Fr.] ile/değil/yerine/= KAYITSIZ DENGE
- KAYITSIZLIK ile/ve/değil/yerine İLGİLENMEMEK
( BÎ-GÂNE: Kayıtsız, ilgisiz. )
- KAYITSIZLIK ile/değil İZLEME / SEYRETME
- KAYNAK ile/ve/||/<> İLKE
( vs./and/||/<> PRINCIPLE )
- KAYNARCA ile/||/<> ILICA
( ılıca )
- KAYRA = İNÂYET = GRACE[İng.] = GRÂCE[Fr.] = GNADE[Alm.] = GRATIA[Lat.] = KHARIS[Yun.] = GRACIA[İsp.]
- KAZA[Ar. < ḲAŻĀʾ] ile/değil/yerine/=/||/<> İLÇE | YARGI
( kaza dairesi kaza kırım kaza kurşunu ferdî kaza sigortası görünmez kaza zincirleme kaza iş kazası tren kazası İstem dışı veya ihmal tedbirsizlik ve dikkatsizlik dolayısıyla bir kimsenin bir nesnenin veya bir aracın zarara uğraması ilçe Allah tarafından ezelde tayin edilen kaderin gerçekleşmesi Vaktinde kılınmayan namazı veya tutulmayan orucu sonradan yerine getirme yargı Kadılık görevi )
- KAZA ile/değil/yerine/= İLÇE
- KAZÂ ile/ve/<>/> TESÂDÜF ile/ve/<>/> İSTİKRAR
( 1 kere olursa. İLE/VE/<>/> 2 kere olursa. İLE/VE/<>/> 3. kez olursa. )
- KAZANILMIŞ YETİLER ile/ve İŞLETİLEBİLİR YETİLER ile/ve GELİŞTİRİLEBİLİR YETİLER
( OBTAINED FACULTIES vs./and OPERATABLE FACULTIES vs./and IMPROVABLE FACULTIES )
- KEFAL ile İNCİ KEFALİ
( ... İLE Sadece Van Gölü'nde yaşar/bulunur. )
( )
- KEFEN ile ÎZÂR
( ... İLE Kefende, iç gömlek. )
- KEFF[Ar.] ile İHCÂM[Ar.]
- KEHANET ile İLAHİ ile İLAHİ LÜTUF ile İLAHİ AŞK ile İLAHİ GÜÇ ile İLAHİ İRADE
( DIVINATION vs. DIVINE vs. DIVINE GRACE vs. DIVINE LOVE vs. DIVINE POWER vs. DIVINE WILL )
( تفال ile کهانت ile غيبگويي ile اللهي ile خدايي ile غيبگوئي کردن ile يزداني ile کبرياء ile وجداني ile رحماني ile سبحاني ile رباني ile الهي ile لدني ile توفق الهي ile عشق الاهي ile فروهر ile مشيت الهي )
( TAFAL ile KEYANT ile غيبگويي ile OLLAHY ile KHODAYY ile GHYBEGOIY KARDAN ile YZADANY ile کبرياء ile VAJDANY ile RAHMANY ile SOBHANY ile رباني ile ALEHY ile لدني ile TOFEGH ALEHY ile ESH ALAHY ile FARVEAR ile MOSHYT ALEHY )
- KEHF ile/||/<> İN ile/||/<> İN[Ar. < İNS]
( Karst bölgelerinde yeraltı sularının eritme etkisiyle oluşmuş türlü büyüklüklerde yeraltı boşlukları kovuk mağara hlk 1 Koyun pisliği 2 Yaban hayvanlarının yuva edindikleri kovuk hīn Başındaki h ikincil bir sestir in in in iyin iyn in īn yĕnĕ Başındaki y sonradan türemiştir Eski Türkçeden başlayarak kullanılır Orta Türkçede īn yin olarak geçer Kâşgarlı Mahmudun verdiği yin biçiminin başındaki y de ikincil bir sestir Çuvaşça yĕnĕ biçimindeki y gibi Orta Türkçede yin Ana Türkçeden kalma bir biçim olsaydı Çuvaşçada yĕnĕ yerine śĕnĕ olarak geçmesi gerekirdi Eski Kıpçakçada da in biçimi kullanılır hīn Başındaki h ikincil bir sestir in in in iyin iyn in īn yĕnĕ Başındaki y sonradan türemiştir Eski Türkçeden başlayarak kullanılır Orta Türkçede īn yin olarak geçer Kâşgarlı Mahmudun verdiği yin biçiminin başındaki y de ikincil bir sestir Çuvaşça yĕnĕ biçimindeki y gibi Orta Türkçede yin Ana Türkçeden kalma bir biçim olsaydı Çuvaşçada yĕnĕ yerine śĕnĕ olarak geçmesi gerekirdi Eski Kıpçakçada da in biçimi kullanılır )
( CAVE | KARST PIT )
( GROTTE | AVEN, ABÎME )
( HÖHLE | NATURSCHACHT, ERDLACH )
( CAVERNA )
( GROTTA )
( ΣΠΉΛΑΙΟ / σπήλαιο )
( HĪN[Tkm.]~IN[Nog.]~IN[Kzk.]~IN[Kklp.]~IYIN[Krg.]~IYN[Krg.]~IN[Özb.]~ĪN[Yak.]~YĔNĔ[Çuv.] )
- KEHLE ile/||/<> BİT ile/||/<> İKİL
( ikil Bitler takımına bağlı böceklerin genel adı Yarımkanatlılar kınkanatlılar ve eşkanatlıların birçoğu ısırıcı bitler takımı türlerininse tümü için için yine bit terimi kullanılır köpek biti buydaybiti yaprakbiti bitler baş biti giyim biti kasık biti v b ikil Az bit bit biyt biyt bit Alt Tel Kuğ Koy Küer bit pıt bıt bıt pıytă Eski Türkçeden başlayarak bit biçiminde kullanılır Orta Türkçede bit olarak geçer Eski Kıpçakçada da bit biçimi göze çarpar )
( LOUSE | BIT (“IKILI SAYI” ANLAMINDAKI )
( POU )
( LAUS )
( PEDICULUS )
( BIT[Az.]~BIT[Tkm.]~BIYT[Nog.]~BIYT[Kklp.]~BIT[Krg.]~PIT[Soy.]~BIT[Tuv.]~BIT[Yak.]~PIYTĂ[Çuv.] )
- KEKİK ile İZMİR KEKİĞİ
( THYME cum OREGANO )
- KELÂM ve FIKIH ve İRFAN
- KELÂM ve İNSAN
( Kelâm, kelâm oluşu bakımından tektir. Bölünme kelâmda değil konuşulan şeydedir. Emir, yasaklama, haber verme ve istemek kelâmda tektir. )
( [İbn. Arabî, Fütuhât-ı Mekkiye] )
- KELÂM ve/<> İRFAN
- KELÂM ile/ve/<> İRFAN ile/ve/<> BURHAN
- KELÂMCILAR ile/ve/||/<> SÛFÎLER ile/ve/||/<> İŞRÂKİLER ile/ve/||/<> MUHAKKİKLER
- KELÂM'IN:
İHMÂLİ değil/yerine/>< İMÂLİ
( Kelâmın imâli, ihmâlinden evlâdır. )
( Kelâmın imâli, mümkün olmaz ise ihmâl olunur. / Kelâm, imâl olunmazsa, ihmâl olunur. )
- KELEME ile/||/<> İKİ YIL SÜRÜLMEMİŞ, BOŞ TARLA
( iki yıl sürülmemiş boş tarla Yerel olarak gelemiye kelemiye gelemge gibi birtakım yan biçimler de geçer R καλαμιὰ Halm Stoppel Ağızlarda gelemiye biçiminin gelemgeye çevrildiği göze çarpıyor Yerel ağızlarda buna benzer örnekler geçer Örn çile durumundaki ipliği yumak yapmak veya masuraya sarmak için kullanılan araca verilen elemye adının da ağızlarda elemgeye çevrildiğini biliyoruz gelembe Bulgarca kelemè Türkçeden alınmıştır BER 2 321 Türkçe kelemenin kökenine ilişkin açıklama yanlıştır )
( ΚΑΛΑΜΙᾺ / καλαμιὰ )
- KELTLER ile/ve İTALİKLER ile/ve GERMENLER
- KEMAL ile/ve/||/<>/> İHSAN
- KEMİK ve/||/<> FREN ve/||/<> İNSAF
- KEMİK ile/ve/<> İLİK
( AZM ile/ve/<> MAĞZ/MUHH[çoğ. MİHÂH] )
( BONE vs./and/<> BONE MARROW )
- KEMOPREVANTİF/CHEMOPREVENTIVE[İng.] ile/değil/yerine/= İLAÇLA ÖNLER
- KEMOPROFİLAKSİ/CHEMOPROPHYLAXIS[İng.] ile/değil/yerine/= İLAÇLA KORUMA
- KEMOTERAPİ/CHEMOTHERAPY[İng.] ile/değil/yerine/= İLAÇLA KANSER SAĞALTIMI | İLAÇLA SAĞALTIM
- KEMOTERAPİ ile/||/<> RADYOTERAPİ ile/||/<> İMMÜNOTERAPİ
( Başlıca kanser tedavi yaklaşımları. )
( Formül: PD-1/PD-L1 blokajı )
- KENDİ BAŞINA DİL ile İNSAN DİLİ
- KENDİ DIŞINDAKİ DÜNYAYI: BİLMEYEN >< BİLEN ile İÇ DÜNYASINI: BİLMEYEN >< BİLEN
( Câhil. >< Âlim. İLE Gâfil. >< Ârif. )
- KENDİ HAKKIN ile/ve/değil/yerine/||/<> KİŞİ(İNSAN) HAKLARI
- KENDİ İŞİNİ YAPTIRMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İŞİNİ KOLAYLAŞTIRMAK
- KENDİ KENDİNE) HÜKÜM VERMEK değil/yerine İSTİŞÂRE
- KENDİLİĞİNDEN/LİK ile İSTER-İSTEMEZ
( ... ile ÇARNAÇAR )
- KENDİNDE = BİZATİHİ = IN-ITSELF[İng.] = EN SOI[Fr.] = AN SICH[Alm.] = IN SE[Lat.] = KATH'HAUTO[Yun.]
- KENDİNDE ile/ve/||/<> İÇİNDE
- KENDİ/NDE ile/ve İÇİ/NDE
( İç gerçeğinizin çabası süresiz olarak sizinledir. )
( İçe yönelin ve öteye geçin. )
( İçsel serüveni bir yaşam biçimi olarak kabul etmedikçe, sizin için keşif olanaklı değildir. )
( Kurtuluş için gereksiniminiz olan, hemen ulaşacağınız yerdedir. )
( SELF/ONSELF vs./and INSELF
The grace of your inner reality is timelessly vs. you.
Go within, go beyond.
Unless you accept inner adventure as a way of life, discovery will not come to you.
What you need for salvation is already within your reach. )
- KENDİNE SAKLAMAK / KENDİNDE SAKLI TUTMAK ile/ve/değil/yerine İÇİNDE TUTMAK
- KENDİNİ:
KÖTÜ HİSSETTİĞİNDE ile/ve/<> İYİ HİSSETTİĞİNDE
( Daha özel algıla/yorumla! İLE/VE/<> Daha genel düşün! )
- KENDİNİ/HALİNİ SIRLAMAK ile/ve/<> İLMİNİ SIRLAMAK
- KENDİNİ TANIMAK ve/||/<>/>/< İÇİNE DÖNMEK
- KENT/ŞEHİR EFSANELERİ ile/ve/||/<> İKİNCİ EL KAYNAK/LİTERATÜR
- KERÂMET ile/ve İSTİDRÂC[< DERECE]
( İki ayak üzerinde durabilmek, en büyük kerâmettir. )
( Kerem, bağış. | İkram, ağırlama. | Ermiş kişilerin, velîlerin gösterdiklerine inanılan, doğaüstü, şaşkınlık uyandırıcı davranış ya da durum. | Ermişçesine yapılan iş, hareket ya da söylenilen söz/düşünce. | Olağanüstü durum. İLE Derece derece çıkarmak ya da indirmek. | Fâsık ya da kâfir olduğu halde, birinin gösterdiği harika. )
- KERÂMET ve/||/<>/< İSTİKÂMET
( En büyük kerâmet, istikâmet üzere olmaktır. )
- KEREM ve/<> İNFÂK
- KERHEN ile/değil/yerine/= İĞRENEREK/TİKSİNEREK
- KERHEN ile/değil/yerine/= İSTEMEYEREK/GÖNÜLSÜZCE
- KERMEN | HİSAR ile/||/<> HİSAR ile/||/<> İÇKALE
( içkale Mimarlık Eskiden kent ve kasabaların yüksek yerlerine yapılan surlar ve kulelerle çevrili kale )
( STRONGHOLD )
( FOSTERESSE )
( BEFESTIGUNG, FESTUNG )
- KEŞF ile İCÂD ile İNŞÂ
- KEŞİDECİ | İŞLEMCİ ile/||/<> İŞLEMCİ
( Ödek çek gibi tecimsel belgitleri işleme koyan kişi 1 keşideci 2 processor İşlem yapan kişi )
( DRAWER | PROCESSOR )
( TIREUR )
- KEŞİF ile/||/<> INVENTION[İng.] ile/||/<> INVENTION[Fr.] ile/||/<> ENTDECKUNG[Alm.] ile/||/<> AÇIM
( Varolup da bilinmeyen bir şeyi ortaya çıkarma )
( INVENTION )
( INVENTION )
( ENTDECKUNG )
- KEŞİF ile/ve/||/<>/> İŞGAL ile/ve/||/<>/> YERLEŞME ile/ve/||/<>/> SÖMÜRÜ
- KEŞİF(/KAŞİF) ile İCAT(/MUCİT)
- BREAKDOWN IMPEDANCE[İng.] / IMPÉDANCE DE COUPURE[Fr.] / DURCHBRUCHIMPEDANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KESİLME EMPEDANSI
- KESİLMİŞ VE BEKLETİLMİŞ KARPUZ/KAVUN'UN KESİK YÜZEYİNİ:
BIÇAKLA TARAMAK ya da İNCECİK KESEREK SUNMAK!
- KESİMDE:
BIÇAK İLE ile/değil/yerine İP İLE
- KATİYET MÜŞÎRİ[Osm.] / PRECISION INDEX[İng.] / INDICE DE PRÉCISION[Fr.] / GENAUIGKEITSINDEX, PRÄZISIONSINDEX[Alm.] ile/değil/yerine/= KESİNLİK İNDİSİ
- KESİNTİ ile DÜŞÜLDÜ ile İNDİRİLEBİLİR ile TÜMDENGELİMLİ
( DEDUCT vs. DEDUCTED vs. DEDUCTIBLE vs. DEDUCTIVE )
( وضع کردن ile کاسته ile ماليات پذير ile استدلالي )
( VAZE KARDAN ile KASTEH ile MALYAT PAZYR ile ESTEDELALY )
- KEŞİŞ ile İNZİVA YERİ
( HERMIT vs. HERMITAGE )
( منزوي ile صومعه نشين ile تارک دنيا ile کهبد ile جاي انزوا )
( MANZOY ile SOME NESHYNE ile TARK DANYA ile کهبد ile JAY ENZVA )
- KEŞKE ile İNŞAALLAH
- KEŞKE ... ile İYİ Kİ ...
( Geçmiş zamanın olumsuzu. İLE Geçmiş zamanın olumlusu. )
( LEYTE ile ... )
( "I WISH ..." vs. "LUCKILY ..."
Negative of the past. WITH Positive of the past. )
- KEŞKE/LER(İMİZ) (İLE) değil/yerine/>< İYİLİK/LER(İMİZ) (İLE)
( Tükenirsin ve tüketirsin. DEĞİL/YERİNE/>< Güçlenirsin ve güçlendirirsin. )
- KESMEK ile KESİLMİŞ VE KURUTULMUŞ ile KES VE KURUT ile ELMAS KESTİ ile SAÇ KESMEK ile KESMEK ile İKİYE BÖLDÜM ile KATMANLAR HALİNDE KESİLMİŞ ile PARÇALARA AYIRMAK ile AYIRMAK ile KESMEK
( CUT vs. CUT AND DRIED vs. CUT AND DRY vs. CUT DIAMOND vs. CUT HAIR vs. CUT IN vs. CUT IN HALF vs. CUT INTO LAYERS vs. CUT INTO PIECES vs. CUT OFF vs. CUT OUT )
( جر ile گسيختگي ile گسستگي ile برش ile شکاف ile جراحت ile بريدگي ile دريدگي ile شکافتن ile مقطع ile خراش ile بريدن ile شکافدار ile گسيخته ile تراش دار ile بريده ile تکه کردن ile پاره کردن ile گسسته ile تراشه کردن ile قطعه کردن ile تراش دادن ile شکافته ile پارهکردن ile تقطيع کردن ile تقطيع ile شسته وروفته ile الماس تراشيده ile مو زدن ile چاک خورده ile شقه کردن ile ورقه ورقه کردن ile قطعه قطعه کردن ile ريزريز کردن ile قطع کردن ile منقطع ساختن ile بريده شده ile منقطع کردن ile منقطع ile برش دادن ile قطع جريان )
( JAR ile GOSYKHTGY ile گسستگي ile BARSH ile SHKAF ile JARAHAT ile BARYDEGY ile دريدگي ile SHKAFTAN ile MOGHATE ile KHARASH ile BARYDAN ile SHKAFDAR ile GOSYKHTEH ile TARASH DAR ile BARYDAH ile TAKEH KARDAN ile PAREH KARDAN ile GOSESTEH ile TARASHEH KARDAN ile GHATE KARDAN ile TARASH DADAN ile SHKAFTEH ile PARECKARDAN ile TAGHATYE KARDAN ile تقطيع ile SHASTEH VARVAFTEH ile OLMAS TARASHYDAH ile MO ZADAN ile CHAK KHORDEH ile SHGHEH KARDAN ile VARGHEH VARGHEH KARDAN ile GHATE GHATE KARDAN ile RYZARYZ KARDAN ile GHATE KARDAN ile MONAGHATE SAKHTAN ile BARYDAH SHODEH ile MONAGHATE KARDAN ile MONAGHATE ile BARSH DADAN ile قطع جريان )
- KEŞŞÂF[Ar.] ile/değil/yerine/= İZCİ
- KETEBE ile/ve SEVVEDE ile/ve NESEHA ile/ve HARRERE ile/ve NEMEKA ile/ve RAKAME ile/ve NAKALE ile/ve ZEBERE ile/ve SATARE ile/ve İSTİRAHE
- KEYFÎ ile/değil/yerine/= İSTEĞE BAĞLI
- KEYFİ ile/||/<> İSTEĞE BAĞLI
( isteğe bağlı )
- KEYFÎ ile/değil/yerine/= İSTEĞİL
- KEYFÎ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İTİBARÎ
( Tüm ayrımlar, itibârîdir fakat keyfidir anlamına gelmez! )
- [ne yazık ki]
KEYİF EHLİ ile/ve İŞİNE GELDİĞİ GİBİ YAŞAYAN
- KİBÂR[< KEBÎR] ile/değil/yerine/= İNCE/TAYLAN/KOSTAK
( Zarif, kibar, nazik, çalımlı, güzel giyinmiş, yakışıklı. | Yiğit, kabadayı, yürekli. | Büyükler, ulular. )
- KICK WITH THE INSTEP[İng.] ile/||/<> İÇ VURUŞ
( Ayağın içi ile topa yapılan vuruş )
( KICK WITH THE INSTEP )
- CHEMICAL INDICATOR[İng.] / INDICATEUR DE CHIMIQUE[Fr.] / CHEMISCHER INDIKATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KİMYASAL İNDİKATÖR
- CHEMICAL INERTNESS[İng.] / INERTIE CHIMIQUE[Fr.] / CHEMISCHE TRAGHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KİMYASAL İNERTLİK
- KİN ile/ve/||/<> İNTİKAM
- KİNÂYE ÇEŞİTLERİNDE [YAZINDA/EDEBİYATTA]:
MUGÂLATA-İ MANEVİYE ile TEVRİYE ile İSTİHDÂM ile TEVCÎH ile TA'RÎZ ile REMZ
( ... İLE Örtmek, merâmı gizlemek. | [edebiyatta] Nükte yapmak amacıyla birkaç anlamı olan bir sözcüğün, en uzak anlamını kastederek kullanma sanatı.[Anlam sanatlarındandır ve telvîn'in bir bölümüdür.] İLE Hizmet ettirme. | Birden fazla anlamı olan bir sözcüğün, her anlamını, anlama uygun düşecek biçimde kullanma sanatı. [Sözcüğün, mecâz ve gerçek anlamı, başka sözcüklerin etkisiyle kullanım alanına çıkar. Çoğu zaman, aynı sözcüğün yerine özne biçimi kullanılır. Sözcüğün iki anlamı da kendileriyle ilgili yönde ele alınır.] İLE ... İLE "Taş atma." Birini, küçük düşürmek ve onunla alay etmek amacıyla, söylenecek sözü, tam tersi olan bir söz ile nükte yaparak anlatma sanatı. | Zarif bir biçimde, ifadenin yönünü değiştirerek sitemde bulunmak. ["Ne kadar da cömert davranıyorsunuz..."] [Bu sanatta, söz söylenilen kişi, karşılık vermekten yoksun bırakılır.][Kinâye sözcüğe, ta'rîz ise anlama dayandırılır.] İLE ... )
- KİNAYE ile/değil/yerine/= İMLEME
- KİNÂYE ile/ve/değil/yerine/<>/>/< İNCELİK
- KİNÂYE ile İSTİNBÂT[Ar. < NEBT]
( ... İLE Bir söz ya da işten, gizli bir anlam çıkarma. Açık olmayarak, dolaylı anlama. )
- KİPLİK:
SORUN BELİRTEN ÖNERME ve/||/<> İDDİA EDİLEN ve/||/<> İTİRAZ GÖTÜRMEZ OLAN/APAÇIK
- KİRAZ ile İDRİSAAĞACI/MAHLEP[Ar.]
( Gülgillerden bir meyve ağacı. | Bu ağacın meyvesi. İLE Meyvesi hoş kokulu, hoş bir kiraz türü, kokulu kiraz. )
( PRUNUS AVIUM cum PRUNUS MAHALEB )
- TEKÂSÜR MÜŞÎRİ[Osm.] / REFRACTIVE INDEX[İng.] / INDICE DE RÉFRACTION[Fr.] / BRECHUNGSINDEX[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRILMA İNDİSİ
- İNKİTA[Osm.] / BREAKDOWN[İng.] / DURCHBRUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRILMA/KESİLME
- İNİTAF, İNKİSAR[Osm.] / REFRACTION[İng.] / RÉFRACTION, RUPTURE[Fr.] / BRECHUNG, REFRAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRILMA
- 43 YAŞINA KADAR ALKOL:
İÇMEYENİN BEYNİ ile/ne yazık ki/>< "İÇENİN" "BEYNİ"
(
)
( Alkol, yüzeye yakın kan damarları genişleyerek "sıcaklık duyusu" verir fakat gerçek bir durum değildir. Gövde iç sıcaklığını düşürür. )
- KIRMAK ile YELİ/RÜZGARI KIRMAK ile BOZULMA ile BAŞA BAŞ ile İLİŞKİLERİ KOPARMAK ile ORUCU BOZMAK ile AYRILMAK ile KIRILABİLİR ile KIRMAK ile KESİCİ ile AYRILMAK
( BREAK vs. BREAK A WIND vs. BREAK DOWN vs. BREAK EVEN vs. BREAK OFF RELATIONS vs. BREAK THE FAST vs. BREAK UP vs. BREAKABLE vs. BREAKAGE vs. BREAKER vs. BREAKUP )
( منکوب کردن ile منکسر کردن ile گسيختگي ile انقصال ile گسستگي ile نقض کردن ile گسيختن ile درهم شکستن ile شکستن ile گسلاندن ile از کار انداختن ile باد ول کردن ile تقسيم بندي کردن ile درهم شکننده ile سقوط ناگهاني ile سربه سر ile قطع مناسبت کردن ile افطار کردن ile برهم خوردگي ile شکننده ile شکستني ile شکستگي ile شکست ile کاسر ile بهم زدن )
( MANKOB KARDAN ile MANKSAR KARDAN ile GOSYKHTGY ile انقصال ile گسستگي ile NAQZ KARDAN ile گسيختن ile DAREAM SHKASTAN ile SHKASTAN ile GOSLANDAN ile AZ KAR ANDAKHTAN ile BAD VEL KARDAN ile TAQSYM BANDY KARDAN ile DAREAM SHKONANDEH ile SAGHOOT NAGEHANY ile SARBEH SAR ile GHATE MENASBAT KARDAN ile EFTAR KARDAN ile BAREAM KHORDEGY ile SHKONANDEH ile SHKASTANY ile SHKASTGY ile SHKAST ile کاسر ile BACPAM ZADAN )
- KİŞİ/İNSAN ve/<> İNSAF
- KİŞİ/KENDİ ile/ve İNSANLIK
( İnsanlık, bizden, çoluğumuzun çocuğumuzun, konu konşumuzun, milletimizin ve insanlığın yararlanmasıdır. )
- KİŞİ, KÖTÜ değil İŞİ(PARA DURUMU), KÖTÜ
- KİŞİ:
MUTLU ve/||/<>/> KARARLI ve/||/<>/> ONURLU ve/||/<>/> "BÜYÜK" ve/||/<>/> SAYGIN ve/||/<>/> İNSAN
( Sevgimiz kadar. VE/||/<>/> Bilgimiz kadar. VE/||/<>/> Ürettiğimiz kadar. VE/||/<>/> Paylaştığımız kadar. VE/||/<>/> Merhametimiz kadar. VE/||/<>/> Dürüstlüğümüz kadar. )
- KİŞİ ile/ve/||/<> İNSAN TEKİ
- KİŞİ ile/ve/<> İNSANLIK
( Kişileri, ayrı ayrı sevemeyenler, -çarpıtarak- "insanlık" kavramına "sığınırlar". )
( Seni sana emanet edemiyorsak, insanlığı nasıl emanet edelim?! )
- KİŞİ/İNSAN ile/ve/> İNSAN/LIKTA OLAN KİŞİ
( KİŞİ/İNSAN: Yolu, özgürlük; yönü, özgünlük... )
( HUMAN vs./ve/> HUMAN IN HUMANITY )
- KİŞİ:
CAN ve/||/<>/> GÜÇ ve/||/<>/> /< İKRAR ve/||/<>/> /< ADÂLET ve/||/<>/> KEMÂL
( Kişi, doğar ve can kazanır. VE/||/<> />/< Canında güç kazanır/bulur. VE/||/<> />/< Gücünü, kararlarında/ikrarında bulur. VE/||/<> /< Kararında adâletli ise, erdemli olur. VE/||/<> />Adâletinde olgunluğu/kemâli bulursa, olgun/kâmil olur. )
- KİŞİ/İNSAN:
DÜŞKÜN ile/değil/yerine/>< İÇKİN
( Gövde/haz odaklı/lık. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Akıl öncelikll/lik. )
- KİŞİ/İNSAN ve/<> İHSAN
( PERSON/HUMAN and/<> BENEVOLENCE/EXCELLENCE )
- KİŞİLER:
EKMEK GİBİ ile İLÂÇ GİBİ ile MİKROP GİBİ
( Her zaman aranır, bazen bulunur. İLE Gereksinimin olduğunda aranır, pek az bulunur. İLE Her zaman, bizi bulur. )
- KİŞİLER İÇİN:
"BİR TANESİ" değil İÇLERİNDEN BİRİ
- KİŞİLER:
YANLIŞ <> KÖTÜ ile/değil/yerine/||/></<> İYİ<> DOĞRU
( Ders bırakır. <> Deneyim bırakır. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/>< Mutluluk bırakır. <> İz bırakır. )
- KİŞİLER ile İNSANLIK
- KİŞİLERDE:
(")KÖTÜ(") ile/değil/yerine/>< (")İYİ(")
( [İlkesi]
Sahip olmak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Olmak.
[Simgesi]
Yılan. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Elif. [ | ]
[Sıfatı]
Yalancı. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Dürüst.
[Hak(k)'a karşı]
Başkaldırır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Boyun eğer.
[Haksızlığa karşı]
Boyun eğer. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Başkaldırır.
[Öteki ile ilişkisi]
Sömürür. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< "Öteki" diye biri yoktur.
[Etkisi]
Korku salar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Ümidi yayar.
[Duygusal durumu]
Korkak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sevecen.
[Görünüşü]
Her kılıfa girebilir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Gülümser. :)
[İletişimde]
Yargılar ve suçlar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Anlar ve eğitir.
[Toplumsal etkisi]
Köleleştirir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Özgürleştirir.
[İş/hizmet karşısında]
Sorumluluk almaz. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sorumluluk alır.
[Başarı yolunda]
Sonuç odaklıdır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Süreç odaklıdır.
[Uygarlığa katkısı]
Aydınlığı karartır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Karanlığı aydınlatır. )
- KİŞİLERİ, AYAKTA TUTAN:
İSKELET[Fr. < SQUELETTE] VE KASLARI ve/değil/||/<>/< İLKE VE İNANÇLARI
- KİŞİLERİ:
[ne yazık ki]
!"DENEMEK/SINAMAK" değil/yerine/>< KONUŞMAK
( "Denenilen" şeyin sonucunu "elde ettirir" belki fakat o kişiyi mutlaka ve sonsuza kadar kaybettirir. DEĞİL/YERİNE/>< Kişiyi kaybetmemek/kazanmak için özellikle de yakın olduğumuz kişileri denememek/sınamamak gerekir. Çeşitli oyunlar yaparak, tuzaklar kurarak elde edilen "bilgi/sonuç" geçersizdir. Aslolan ise her koşulda, en olumsuzu söylemek bile olsa konuşmayı yeğlemektir. )
(1996'dan beri)