Bugün[02 Temmuz 2026]
itibarı ile 9.879 başlık/FaRk ile birlikte,
9.879 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(34/41)


- KAVRAMLARIN TRANSANDANTAL ANALİTİĞİ ile/ve/||/<> İLKELERİN TRANSANDANTAL ANALİTİĞİ


- KAYDEDİCİ = İMLEÇ


- KAYGI BOZUKLUĞU ve/||/<> İMGE


- KAYGI ile ENDİŞELİ ile İLİŞKİN ile HEPSİYLE İLGİLİ ile KONSER ile UYUMLU

( CONCERN vs. CONCERNED vs. CONCERNING vs. CONCERNING ALL vs. CONCERT vs. CONCERTED )

( مربوط بودن ile پروا ile علاقهمند ile راجع به ile راجعبه ile اعم ile هم آهنگي ile کنسرت ile هم نوا )

( MARBUT BODAN ile PARVA ile ALAGHESMAND ile RAJE BAH ile راجعبه ile AM ile NPAM AHANGY ile KONSARAT ile NPAM NAVA )


- KAYGI ile İŞKİLLENMEK/VESVESE[Ar.]


- KAYGI ile/değil İSTEK


- KAYGIYLA "BAŞA ÇIKMADA":
"SUÇLAYICI/LIK" ile/ve/||/<> "YATIŞTIRICI/LIK / KAÇINMA" ile/ve/||/<> İLGİSİZ/LİK || PATAVATSIZLIK ile/ve/||/<> "AŞIRI MANTIKLI/LIK" ile/ve/||/<> UYUMLU/LUK


- KAYIK ile İMAMİIN "KAYIĞI"/TABUT


- KAYISI ile/ve İRİBİTİRGEN


- INDIFFERENT EQUILIBRIUM[İng.] / ÉQUILIBRE INDIFFÉRENT[Fr.] ile/değil/yerine/= KAYITSIZ DENGE


- KAYITSIZLIK ile/ve/değil/yerine İLGİLENMEMEK

( BÎ-GÂNE: Kayıtsız, ilgisiz. )


- KAYITSIZLIK ile/değil İZLEME / SEYRETME


- KAYNAK ile/ve/||/<> İLKE

( vs./and/||/<> PRINCIPLE )


- KAYRA = İNÂYET = GRACE[İng.] = GRÂCE[Fr.] = GNADE[Alm.] = GRATIA[Lat.] = KHARIS[Yun.] = GRACIA[İsp.]


- KAZA değil/yerine/= İLÇE


- KAZÂ ile/ve/<>/> TESÂDÜF ile/ve/<>/> İSTİKRAR

( 1 kere olursa. İLE/VE/<>/> 2 kere olursa. İLE/VE/<>/> 3. kez olursa. )


- KAZANILMIŞ YETİLER ile/ve İŞLETİLEBİLİR YETİLER ile/ve GELİŞTİRİLEBİLİR YETİLER

( OBTAINED FACULTIES vs./and OPERATABLE FACULTIES vs./and IMPROVABLE FACULTIES )


- KEFAL ile İNCİ KEFALİ

( ... İLE Sadece Van Gölü'nde yaşar/bulunur. )

( )


- KEFEN ile ÎZÂR

( ... İLE Kefende, iç gömlek. )


- KEFF[Ar.] ile İHCÂM[Ar.]


- KEHANET ile İLAHİ ile İLAHİ LÜTUF ile İLAHİ AŞK ile İLAHİ GÜÇ ile İLAHİ İRADE

( DIVINATION vs. DIVINE vs. DIVINE GRACE vs. DIVINE LOVE vs. DIVINE POWER vs. DIVINE WILL )

( تفال ile کهانت ile غيبگويي ile اللهي ile خدايي ile غيبگوئي کردن ile يزداني ile کبرياء ile وجداني ile رحماني ile سبحاني ile رباني ile الهي ile لدني ile توفق الهي ile عشق الاهي ile فروهر ile مشيت الهي )

( TAFAL ile KEYANT ile غيبگويي ile OLLAHY ile KHODAYY ile GHYBEGOIY KARDAN ile YZADANY ile کبرياء ile VAJDANY ile RAHMANY ile SOBHANY ile رباني ile ALEHY ile لدني ile TOFEGH ALEHY ile ESH ALAHY ile FARVEAR ile MOSHYT ALEHY )


- KEKİK ile İZMİR KEKİĞİ

( THYME cum OREGANO )


- KELÂM ve FIKIH ve İRFAN


- KELÂM ve İNSAN

( Kelâm, kelâm oluşu bakımından tektir. Bölünme kelâmda değil konuşulan şeydedir. Emir, yasaklama, haber verme ve istemek kelâmda tektir. )

( [İbn. Arabî, Fütuhât-ı Mekkiye] )


- KELÂM ve/<> İRFAN


- KELÂM ile/ve/<> İRFAN ile/ve/<> BURHAN


- KELÂMCILAR ile/ve/||/<> SÛFÎLER ile/ve/||/<> İŞRÂKİLER ile/ve/||/<> MUHAKKİKLER


- KELÂM'IN:
İHMÂLİ değil/yerine/>< İMÂLİ

( Kelâmın imâli, ihmâlinden evlâdır. )

( Kelâmın imâli, mümkün olmaz ise ihmâl olunur. / Kelâm, imâl olunmazsa, ihmâl olunur. )


- KELTLER ile/ve İTALİKLER ile/ve GERMENLER


- KEMAL ile/ve/||/<>/> İHSAN


- KEMİK ve/||/<> FREN ve/||/<> İNSAF


- KEMİK ile/ve/<> İLİK

( AZM ile/ve/<> MAĞZ/MUHH[çoğ. MİHÂH] )

( BONE vs./and/<> BONE MARROW )


- KEMOPREVANTİF/CHEMOPREVENTIVE[İng.] değil/yerine/= İLAÇLA ÖNLER


- KEMOPROFİLAKSİ/CHEMOPROPHYLAXIS[İng.] değil/yerine/= İLAÇLA KORUMA


- KEMOTERAPİ/CHEMOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= İLAÇLA KANSER SAĞALTIMI | İLAÇLA SAĞALTIM


- KENDİ BAŞINA DİL ile İNSAN DİLİ


- KENDİ DIŞINDAKİ DÜNYAYI: BİLMEYEN >< BİLEN ile İÇ DÜNYASINI: BİLMEYEN >< BİLEN

( Câhil. >< Âlim. İLE Gâfil. >< Ârif. )


- KENDİ HAKKIN ile/ve/değil/yerine/||/<> KİŞİ(İNSAN) HAKLARI


- KENDİ İŞİNİ YAPTIRMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İŞİNİ KOLAYLAŞTIRMAK


- KENDİ KENDİNE) HÜKÜM VERMEK değil/yerine İSTİŞÂRE


- KENDİLİĞİNDEN/LİK ile İSTER-İSTEMEZ

( ... ile ÇARNAÇAR )


- KENDİNDE = BİZATİHİ = IN-ITSELF[İng.] = EN SOI[Fr.] = AN SICH[Alm.] = IN SE[Lat.] = KATH'HAUTO[Yun.]


- KENDİNDE ile/ve/||/<> İÇİNDE


- KENDİ/NDE ile/ve İÇİ/NDE

( İç gerçeğinizin çabası süresiz olarak sizinledir. )

( İçe yönelin ve öteye geçin. )

( İçsel serüveni bir yaşam biçimi olarak kabul etmedikçe, sizin için keşif olanaklı değildir. )

( Kurtuluş için gereksiniminiz olan, hemen ulaşacağınız yerdedir. )

( SELF/ONSELF vs./and INSELF
The grace of your inner reality is timelessly vs. you.
Go within, go beyond.
Unless you accept inner adventure as a way of life, discovery will not come to you.
What you need for salvation is already within your reach. )


- KENDİNE SAKLAMAK / KENDİNDE SAKLI TUTMAK ile/ve/değil/yerine İÇİNDE TUTMAK


- KENDİNİ:
KÖTÜ HİSSETTİĞİNDE ile/ve/<> İYİ HİSSETTİĞİNDE

( Daha özel algıla/yorumla! İLE/VE/<> Daha genel düşün! )


- KENDİNİ/HALİNİ SIRLAMAK ile/ve/<> İLMİNİ SIRLAMAK


- KENDİNİ TANIMAK ve/||/<>/>/< İÇİNE DÖNMEK


- KENT/ŞEHİR EFSANELERİ ile/ve/||/<> İKİNCİ EL KAYNAK/LİTERATÜR


- KERÂMET ile/ve İSTİDRÂC[< DERECE]

( İki ayak üzerinde durabilmek, en büyük kerâmettir. )

( Kerem, bağış. | İkram, ağırlama. | Ermiş kişilerin, velîlerin gösterdiklerine inanılan, doğaüstü, şaşkınlık uyandırıcı davranış ya da durum. | Ermişçesine yapılan iş, hareket ya da söylenilen söz/düşünce. | Olağanüstü durum. İLE Derece derece çıkarmak ya da indirmek. | Fâsık ya da kâfir olduğu halde, birinin gösterdiği harika. )


- KERÂMET ve/||/<>/< İSTİKÂMET

( En büyük kerâmet, istikâmet üzere olmaktır. )


- KEREM ve/<> İNFÂK


- KERHEN değil/yerine/= İĞRENEREK/TİKSİNEREK


- KERHEN değil/yerine/= İSTEMEYEREK/GÖNÜLSÜZCE


- KEŞF ile İCÂD ile İNŞÂ


- KEŞİF ile/ve/||/<>/> İŞGAL ile/ve/||/<>/> YERLEŞME ile/ve/||/<>/> SÖMÜRÜ


- KEŞİF(/KAŞİF) ile İCAT(/MUCİT)


- BREAKDOWN IMPEDANCE[İng.] / IMPÉDANCE DE COUPURE[Fr.] / DURCHBRUCHIMPEDANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KESİLME EMPEDANSI


- KESİLMİŞ VE BEKLETİLMİŞ KARPUZ/KAVUN'UN KESİK YÜZEYİNİ:
BIÇAKLA TARAMAK ya da İNCECİK KESEREK SUNMAK!


- KESİMDE:
BIÇAK İLE ile/değil/yerine İP İLE


- KATİYET MÜŞÎRİ[Osm.] / PRECISION INDEX[İng.] / INDICE DE PRÉCISION[Fr.] / GENAUIGKEITSINDEX, PRÄZISIONSINDEX[Alm.] ile/değil/yerine/= KESİNLİK İNDİSİ


- KESİNTİ ile DÜŞÜLDÜ ile İNDİRİLEBİLİR ile TÜMDENGELİMLİ

( DEDUCT vs. DEDUCTED vs. DEDUCTIBLE vs. DEDUCTIVE )

( وضع کردن ile کاسته ile ماليات پذير ile استدلالي )

( VAZE KARDAN ile KASTEH ile MALYAT PAZYR ile ESTEDELALY )


- KEŞİŞ ile İNZİVA YERİ

( HERMIT vs. HERMITAGE )

( منزوي ile صومعه نشين ile تارک دنيا ile کهبد ile جاي انزوا )

( MANZOY ile SOME NESHYNE ile TARK DANYA ile کهبد ile JAY ENZVA )


- KEŞKE ile İNŞAALLAH


- KEŞKE ... ile İYİ Kİ ...

( Geçmiş zamanın olumsuzu. İLE Geçmiş zamanın olumlusu. )

( LEYTE ile ... )

( "I WISH ..." vs. "LUCKILY ..."
Negative of the past. WITH Positive of the past. )


- KEŞKE/LER(İMİZ) (İLE) değil/yerine/>< İYİLİK/LER(İMİZ) (İLE)

( Tükenirsin ve tüketirsin. DEĞİL/YERİNE/>< Güçlenirsin ve güçlendirirsin. )


- KESMEK ile KESİLMİŞ VE KURUTULMUŞ ile KES VE KURUT ile ELMAS KESTİ ile SAÇ KESMEK ile KESMEK ile İKİYE BÖLDÜM ile KATMANLAR HALİNDE KESİLMİŞ ile PARÇALARA AYIRMAK ile AYIRMAK ile KESMEK

( CUT vs. CUT AND DRIED vs. CUT AND DRY vs. CUT DIAMOND vs. CUT HAIR vs. CUT IN vs. CUT IN HALF vs. CUT INTO LAYERS vs. CUT INTO PIECES vs. CUT OFF vs. CUT OUT )

( جر ile گسيختگي ile گسستگي ile برش ile شکاف ile جراحت ile بريدگي ile دريدگي ile شکافتن ile مقطع ile خراش ile بريدن ile شکافدار ile گسيخته ile تراش دار ile بريده ile تکه کردن ile پاره کردن ile گسسته ile تراشه کردن ile قطعه کردن ile تراش دادن ile شکافته ile پارهکردن ile تقطيع کردن ile تقطيع ile شسته وروفته ile الماس تراشيده ile مو زدن ile چاک خورده ile شقه کردن ile ورقه ورقه کردن ile قطعه قطعه کردن ile ريزريز کردن ile قطع کردن ile منقطع ساختن ile بريده شده ile منقطع کردن ile منقطع ile برش دادن ile قطع جريان )

( JAR ile GOSYKHTGY ile گسستگي ile BARSH ile SHKAF ile JARAHAT ile BARYDEGY ile دريدگي ile SHKAFTAN ile MOGHATE ile KHARASH ile BARYDAN ile SHKAFDAR ile GOSYKHTEH ile TARASH DAR ile BARYDAH ile TAKEH KARDAN ile PAREH KARDAN ile GOSESTEH ile TARASHEH KARDAN ile GHATE KARDAN ile TARASH DADAN ile SHKAFTEH ile PARECKARDAN ile TAGHATYE KARDAN ile تقطيع ile SHASTEH VARVAFTEH ile OLMAS TARASHYDAH ile MO ZADAN ile CHAK KHORDEH ile SHGHEH KARDAN ile VARGHEH VARGHEH KARDAN ile GHATE GHATE KARDAN ile RYZARYZ KARDAN ile GHATE KARDAN ile MONAGHATE SAKHTAN ile BARYDAH SHODEH ile MONAGHATE KARDAN ile MONAGHATE ile BARSH DADAN ile قطع جريان )


- KEŞŞÂF[Ar.] değil/yerine/= İZCİ


- KETEBE ile/ve SEVVEDE ile/ve NESEHA ile/ve HARRERE ile/ve NEMEKA ile/ve RAKAME ile/ve NAKALE ile/ve ZEBERE ile/ve SATARE ile/ve İSTİRAHE


- KEYFÎ değil/yerine/= İSTEĞE BAĞLI


- KEYFÎ değil/yerine/= İSTEĞİL


- KEYFÎ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İTİBARÎ

( Tüm ayrımlar, itibârîdir fakat keyfidir anlamına gelmez! )


- [ne yazık ki]
KEYİF EHLİ ile/ve İŞİNE GELDİĞİ GİBİ YAŞAYAN


- KİBÂR[< KEBÎR] değil/yerine/= İNCE/TAYLAN/KOSTAK

( Zarif, kibar, nazik, çalımlı, güzel giyinmiş, yakışıklı. | Yiğit, kabadayı, yürekli. | Büyükler, ulular. )


- CHEMICAL INDICATOR[İng.] / INDICATEUR DE CHIMIQUE[Fr.] / CHEMISCHER INDIKATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KİMYASAL İNDİKATÖR


- CHEMICAL INERTNESS[İng.] / INERTIE CHIMIQUE[Fr.] / CHEMISCHE TRAGHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KİMYASAL İNERTLİK


- KİN ile/ve/||/<> İNTİKAM


- KİNÂYE ÇEŞİTLERİNDE [YAZINDA/EDEBİYATTA]:
MUGÂLATA-İ MANEVİYE ile TEVRİYE ile İSTİHDÂM ile TEVCÎH ile TA'RÎZ ile REMZ

( ... İLE Örtmek, merâmı gizlemek. | [edebiyatta] Nükte yapmak amacıyla birkaç anlamı olan bir sözcüğün, en uzak anlamını kastederek kullanma sanatı.[Anlam sanatlarındandır ve telvîn'in bir bölümüdür.] İLE Hizmet ettirme. | Birden fazla anlamı olan bir sözcüğün, her anlamını, anlama uygun düşecek biçimde kullanma sanatı. [Sözcüğün, mecâz ve gerçek anlamı, başka sözcüklerin etkisiyle kullanım alanına çıkar. Çoğu zaman, aynı sözcüğün yerine özne biçimi kullanılır. Sözcüğün iki anlamı da kendileriyle ilgili yönde ele alınır.] İLE ... İLE "Taş atma." Birini, küçük düşürmek ve onunla alay etmek amacıyla, söylenecek sözü, tam tersi olan bir söz ile nükte yaparak anlatma sanatı. | Zarif bir biçimde, ifadenin yönünü değiştirerek sitemde bulunmak. ["Ne kadar da cömert davranıyorsunuz..."] [Bu sanatta, söz söylenilen kişi, karşılık vermekten yoksun bırakılır.][Kinâye sözcüğe, ta'rîz ise anlama dayandırılır.] İLE ... )


- KİNAYE değil/yerine/= İMLEME


- KİNÂYE ile/ve/değil/yerine/<>/>/< İNCELİK


- KİNÂYE ile İSTİNBÂT[Ar. < NEBT]

( ... İLE Bir söz ya da işten, gizli bir anlam çıkarma. Açık olmayarak, dolaylı anlama. )


- KİPLİK:
SORUN BELİRTEN ÖNERME ve/||/<> İDDİA EDİLEN ve/||/<> İTİRAZ GÖTÜRMEZ OLAN/APAÇIK


- KİRAZ ile İDRİSAAĞACI/MAHLEP[Ar.]

( Gülgillerden bir meyve ağacı. | Bu ağacın meyvesi. İLE Meyvesi hoş kokulu, hoş bir kiraz türü, kokulu kiraz. )

( PRUNUS AVIUM cum PRUNUS MAHALEB )


- KIRILMA İLE YANSIMA İLE GİRİŞİM İLE KIRINIM ile/||/<> IŞIK OLAYLARI

( Işığın madde ile etkileşiminde görülen dört temel optik olaydır. )

( Formül: n₁sinθ₁ = n₂sinθ₂ )


- TEKÂSÜR MÜŞÎRİ[Osm.] / REFRACTIVE INDEX[İng.] / INDICE DE RÉFRACTION[Fr.] / BRECHUNGSINDEX[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRILMA İNDİSİ


- İNKİTA[Osm.] / BREAKDOWN[İng.] / DURCHBRUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRILMA/KESİLME


- İNİTAF, İNKİSAR[Osm.] / REFRACTION[İng.] / RÉFRACTION, RUPTURE[Fr.] / BRECHUNG, REFRAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRILMA


- 43 YAŞINA KADAR ALKOL:
İÇMEYENİN BEYNİ ile/ne yazık ki/>< "İÇENİN" "BEYNİ"

( )

( Alkol, yüzeye yakın kan damarları genişleyerek "sıcaklık duyusu" verir fakat gerçek bir durum değildir. Gövde iç sıcaklığını düşürür. )


- KIRMAK ile YELİ/RÜZGARI KIRMAK ile BOZULMA ile BAŞA BAŞ ile İLİŞKİLERİ KOPARMAK ile ORUCU BOZMAK ile AYRILMAK ile KIRILABİLİR ile KIRMAK ile KESİCİ ile AYRILMAK

( BREAK vs. BREAK A WIND vs. BREAK DOWN vs. BREAK EVEN vs. BREAK OFF RELATIONS vs. BREAK THE FAST vs. BREAK UP vs. BREAKABLE vs. BREAKAGE vs. BREAKER vs. BREAKUP )

( منکوب کردن ile منکسر کردن ile گسيختگي ile انقصال ile گسستگي ile نقض کردن ile گسيختن ile درهم شکستن ile شکستن ile گسلاندن ile از کار انداختن ile باد ول کردن ile تقسيم بندي کردن ile درهم شکننده ile سقوط ناگهاني ile سربه سر ile قطع مناسبت کردن ile افطار کردن ile برهم خوردگي ile شکننده ile شکستني ile شکستگي ile شکست ile کاسر ile بهم زدن )

( MANKOB KARDAN ile MANKSAR KARDAN ile GOSYKHTGY ile انقصال ile گسستگي ile NAQZ KARDAN ile گسيختن ile DAREAM SHKASTAN ile SHKASTAN ile GOSLANDAN ile AZ KAR ANDAKHTAN ile BAD VEL KARDAN ile TAQSYM BANDY KARDAN ile DAREAM SHKONANDEH ile SAGHOOT NAGEHANY ile SARBEH SAR ile GHATE MENASBAT KARDAN ile EFTAR KARDAN ile BAREAM KHORDEGY ile SHKONANDEH ile SHKASTANY ile SHKASTGY ile SHKAST ile کاسر ile BACPAM ZADAN )


- KİŞİ/İNSAN ve/<> İNSAF


- KİŞİ/KENDİ ile/ve İNSANLIK

( İnsanlık, bizden, çoluğumuzun çocuğumuzun, konu konşumuzun, milletimizin ve insanlığın yararlanmasıdır. )


- KİŞİ, KÖTÜ değil İŞİ(PARA DURUMU), KÖTÜ


- KİŞİ:
MUTLU ve/||/<>/> KARARLI ve/||/<>/> ONURLU ve/||/<>/> "BÜYÜK" ve/||/<>/> SAYGIN ve/||/<>/> İNSAN

( Sevgimiz kadar. VE/||/<>/> Bilgimiz kadar. VE/||/<>/> Ürettiğimiz kadar. VE/||/<>/> Paylaştığımız kadar. VE/||/<>/> Merhametimiz kadar. VE/||/<>/> Dürüstlüğümüz kadar. )


- KİŞİ ile/ve/||/<> İNSAN TEKİ


- KİŞİ ile/ve/<> İNSANLIK

( Kişileri, ayrı ayrı sevemeyenler, -çarpıtarak- "insanlık" kavramına "sığınırlar". )

( Seni sana emanet edemiyorsak, insanlığı nasıl emanet edelim?! )


- KİŞİ/İNSAN ile/ve/> İNSAN/LIKTA OLAN KİŞİ

( KİŞİ/İNSAN: Yolu, özgürlük; yönü, özgünlük... )

( HUMAN vs./ve/> HUMAN IN HUMANITY )


- KİŞİ:
CAN ve/||/<>/> GÜÇ ve/||/<>/> /< İKRAR ve/||/<>/> /< ADÂLET ve/||/<>/> KEMÂL

( Kişi, doğar ve can kazanır. VE/||/<> />/< Canında güç kazanır/bulur. VE/||/<> />/< Gücünü, kararlarında/ikrarında bulur. VE/||/<> /< Kararında adâletli ise, erdemli olur. VE/||/<> />Adâletinde olgunluğu/kemâli bulursa, olgun/kâmil olur. )


- KİŞİ/İNSAN:
DÜŞKÜN ile/değil/yerine/>< İÇKİN

( Gövde/haz odaklı/lık. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Akıl öncelikll/lik. )


- KİŞİ/İNSAN ve/<> İHSAN

( PERSON/HUMAN and/<> BENEVOLENCE/EXCELLENCE )


- KİŞİLER:
EKMEK GİBİ ile İLÂÇ GİBİ ile MİKROP GİBİ

( Her zaman aranır, bazen bulunur. İLE Gereksinimin olduğunda aranır, pek az bulunur. İLE Her zaman, bizi bulur. )


- KİŞİLER İÇİN:
"BİR TANESİ" değil İÇLERİNDEN BİRİ


- KİŞİLER:
YANLIŞ <> KÖTÜ ile/değil/yerine/||/></<> İYİ<> DOĞRU

( Ders bırakır. <> Deneyim bırakır. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/>< Mutluluk bırakır. <> İz bırakır. )


- KİŞİLER ile İNSANLIK


- KİŞİLERDE:
(")KÖTÜ(") ile/değil/yerine/>< (")İYİ(")

( [İlkesi]
Sahip olmak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Olmak.

[Simgesi]
Yılan. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Elif. [ | ]

[Sıfatı]
Yalancı. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Dürüst.

[Hak(k)'a karşı]
Başkaldırır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Boyun eğer.

[Haksızlığa karşı]
Boyun eğer. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Başkaldırır.

[Öteki ile ilişkisi]
Sömürür. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< "Öteki" diye biri yoktur.

[Etkisi]
Korku salar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Ümidi yayar.

[Duygusal durumu]
Korkak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sevecen.

[Görünüşü]
Her kılıfa girebilir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Gülümser. :)

[İletişimde]
Yargılar ve suçlar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Anlar ve eğitir.

[Toplumsal etkisi]
Köleleştirir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Özgürleştirir.

[İş/hizmet karşısında]
Sorumluluk almaz. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sorumluluk alır.

[Başarı yolunda]
Sonuç odaklıdır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Süreç odaklıdır.

[Uygarlığa katkısı]
Aydınlığı karartır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Karanlığı aydınlatır. )


- KİŞİLERİ, AYAKTA TUTAN:
İSKELET[Fr. < SQUELETTE] VE KASLARI ve/değil/||/<>/< İLKE VE İNANÇLARI


- KİŞİLERİ:
[ne yazık ki]
!"DENEMEK/SINAMAK" değil/yerine/>< KONUŞMAK

( "Denenilen" şeyin sonucunu "elde ettirir" belki fakat o kişiyi mutlaka ve sonsuza kadar kaybettirir. DEĞİL/YERİNE/>< Kişiyi kaybetmemek/kazanmak için özellikle de yakın olduğumuz kişileri denememek/sınamamak gerekir. Çeşitli oyunlar yaparak, tuzaklar kurarak elde edilen "bilgi/sonuç" geçersizdir. Aslolan ise her koşulda, en olumsuzu söylemek bile olsa konuşmayı yeğlemektir. )


- KİŞİLERİ:
"OLANAK/FIRSAT OLARAK GÖRMEK" ile/değil/yerine/>< İNSAN/KENDİ OLARAK GÖRMEK


- KİŞİLERİN/İKİ KİŞİNİN:
ÖNÜNDEN/ARASINDAN GEÇMEK değil/yerine/>< ARKASINDAN GEÇMEK


- KİŞİLİK ile/ve IRA/ÖZYAPI

( PERSONALITY vs./and CHARACTER )

( ŞAHSİYET ile SECİYE )


- KİŞİNİN:
"KENDİ KENDİNE İTİRAF" değil İTİRAF (ETMESİ) (GEREKEN)


- KİŞİNİN/İNSANIN ÖYKÜSÜ ve/<> İSÂ'NIN ÖYKÜSÜ


- KİŞİSEL İSTEK ile/ve/değil/yerine İYİ İSTEK

( [not] PERSONAL REQUEST vs./and/but GOOD REQUEST
GOOD REQUEST instead of PERSONAL REQUEST )


- KİŞİSEL YÖNETİM ile/ve/<> İÇSEL YÖNETİM

( PERSONAL DEVELOPMENT vs./and/<> INNER MANAGEMENT )


- | KISKANÇLIK ile/ve ÇEKEMEMEZLİK | ile/değil/yerine İMRENMEK ile/ve KEREM

( |Benim var, onun olmasın! İLE/VE Benim yok, onun da olmasın!| İLE/DEĞİL/YERİNE Onun var, benim de olsun. İLE/VE Benim var, onun da olsun. )


- KISKANÇLIK ile/ve/değil İĞRENME


- [KISMÎ ANLAM BAKIMINDAN] SÖZ/LÂFIZ:
DELÂLET ile/ve/||/<> İŞARETLE DELÂLET ile/ve/||/<> DELÂLETLE DELÂLET ile/ve/||/<> İKTİZÂ ÜZERİNE DELÂLET

( DÂL Bİ'L-İBÂRE ile/ve/||/<> DÂL Bİ'L-İŞÂRE ile/ve/||/<> DÂL Bİ'D-DELÂLE ile/ve/||/<> DÂL Bİ'L-İKTİZÂ )


- KİTÂBET/KETEBE/MUKABELE/KUBİLE KAYDI = FERAĞ KAYDI = İSTİNSAH KAYDI

( İstinsah kayıtlarında, tarihler, yazıyla verilir.[nadiren de rakamla] )

( İstinsah kayıtları, genellikle Arapça'dır. [XI. yy.'dan sonra Farsça da görülmektedir. XIV. yy.'dan sonra çok az sayıda Türkçe olarak da görülmektedir. Bazen de ebced ile kaydedilmiştir.][bkz. İslâm İlimleri Dergisi - Esad Coşan, 2. Sayı, 55-56 s., 1975, Ankara] )


- KİTAP:
BELLEK ve/||/<> İDDİA

( Korutur. VE/||/<> Sağlatır. )


- KİTAP HEDİYE ETMEK:
EHLİNE ve İSTEKLİSİNE


- KİTAP HEDİYE ETMEK ve EHLİNE ve İSTEKLİSİNE


- KIVAM ile/ve/||/<> İSÂBET


- KIZGINLIK ile İSYAN

( ANGER vs. REBELLION )


- INFRAROTSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KIZIL ÖTESİ IŞIN


- INFRARED RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT INFRAROUGE[Fr.] ile/değil/yerine/= KIZILÖTESİ IŞINIM


- INFRARED WINDOW[İng.] / FENÊTRE INFRAROUGE[Fr.] / INFRAROTFENSTER[Alm.] ile/değil/yerine/= KIZILÖTESİ PENCERESİ


- INFRARED SPECTROPHOTOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= KIZILÖTESİ SPEKTROFOTOMETRE


- INFRARED SPECTROMETER[İng.] ile/değil/yerine/= KIZILÖTESİ SPEKTROMETRE


- INFRARED SPECTROSCOPY[İng.] ile/değil/yerine/= KIZILÖTESİ SPEKTROSKOPİSİ


- INFRA-RED[İng.] ile/değil/yerine/= KIZILÖTESİ


- KIZILÖTESİ ile/||/<> IŞIN

( Kızılötesi ışınların keşfi )

( William Herschel tarafından 1800 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1738-1822) (Ülke: Almanya-İngiltere) (Alan: Astronomi) (Önemli katkıları: Uranüs gezegeni, kızılötesi ışınlar) )


- KIZIYOR/LAR ile/ve/değil/yerine İSTEMİYOR/LAR


- PSİKANALİZ:
KLASİK ile/ve/||/<> İLİŞKİSEL


- KLESHA ile/||/<> TRİSHNA ile/||/<> İKHA

( Zincirler, kirlilikler, tutkular, duygusal psişik bulaşıklıklar. @@ Tutkular, aşırı istekler, yaşam için duyulan doyumsuzluk. @@ İstek, arzu. )


- KODON ile/||/<> İNOZİN[İng. INOSINE] ile/||/<> KODON ÖNYARGISI[İng. KODON BIAS] ile/||/<> KOZAK SEKANSI[İng. KOZAK SEQUENCE] ile/||/<> SESSİZ YER DEĞİŞTİRME[İng. SILENT SUBSTITUTION]

( Belirli bir aminoasit taşıyıcı tRNA üretimi için kullanılan, DNA'da bulunan üçlü baz dizileri. @@ tRNA (antikodon) üzerinde bulunan, kodonda adenin, timin, urasil ya da sitozinle eşleşebilen, modifikasyona uğramış nükleosit. @@ DNA dizilimi içerisindeki kodonların rastgele olmayan dağılımları. @@ Bazı viral mRNA'larda, başlatma AUG 5 'ACCAUGG 3'ü çevreleyen konsensüs dizisi. Ribozomal bağlanmayı ve dolayısıyla protein sentezini kolaylaştırır. En tutarlı konum, başlatma kodonundan (ATG) üç nükleotid önce bulunur ve neredeyse her zaman bir adenin nükleotidir. @@ Bir DNA kodonundaki bir değişikliğin amino asit çevirisinde bir değişikliğe neden olmadığı bir mutasyon.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- KOHERENT İLE İNKOHERENT İLE KISMEN KOHERENT ile/||/<> IŞIK KOHERENSI

( Işık dalgalarının faz ilişkileri. )

( Formül: γ = |⟨E₁E₂*⟩|/√(I₁I₂) )


- KÖKEN DİLLER ile/ve/<> UZLAŞIMSAL DİLLER ile/ve/<> DAVRANIŞSAL DİLLER ile/ve/<> İMGESEL DİLLER ile/ve/<> KURMACA DİLLER ile/ve/<> BİÇİMSEL DİLLER


- ODOUR INTENSITY[İng.] / INTENSITÉ DE ODEUR[Fr.] / GERUCH STÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= KOKU ŞİDDETİ


- KOKULUKİRAZ = İDRİSAĞACI = MAHLEP[Ar. < MAHLEB]

( Gülgillerden, Anadolu'nun kuzey ve doğu kesimlerinde yüksek yerlerde yetişen, boyu 10 metreye ulaşabilen bir tür ağaç. )


- KOLAYLAŞTIRMAK ile İRTİFAK HAKKI

( EASE vs. EASEMENT )

( سهولت ile آسودگي ile آساني ile ارتفاق )

( SEVVALAT ile ASOODEGY ile ASANY ile ERTAFAGH )


- KOLAY(LIKLA) SÖYLEMEK ile/ve/değil/<> İNAN(M)IYOR OLMAK


- KOLDAŞ = İŞ ARKADAŞI


- KÖLE ile/değil/<>/< İŞÇİ

( [not] SLAVE vs./but/<>/< WORKER )


- KOLEKTİF ŞİRKET değil/yerine/= İŞBİRLİKSEL ORTAKLIK


- KOLIMASYON/COLLIMATION[İng.] değil/yerine/= IŞIN YÖNLENDİRME


- KOLIMATÖR/COLLIMATOR[İng.] değil/yerine/= IŞIN YÖNLENDİRICİ


- KOMİK ile/ve/değil "İNANILMAZ"


- COMPLEX ION[İng.] / ION COMPLEXE[Fr.] / COMPLEX-ION[Alm.] ile/değil/yerine/= KOMPLEKS İYON


- KOMPLİMAN[Fr. < COMPLIMENT]/İLTİFAT[Ar.] değil/yerine/= İNCELİK

( Gönül okşayıcı, hoşa giden söz. | Koltuklama. )


- KOMPRADOR[Fr. < COMPRADOR] değil/yerine/= İŞBİRLİKÇİ


- KOMÜNİKASYON/COMMUNICATION[İng.] değil/yerine/= İLETİŞİM


- KOMÜNİKASYON değil/yerine/= İLETİŞİM


- KONDÜKTÖR ile/||/<> İZOLATÖR

( Kondüktörler elektriği iletirken, izolatörler elektriği iletmez )

( Faraday tarafından 1833 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1791-1867) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Kimya) (Önemli katkıları: Elektromanyetik indüksiyon, elektroliz) )


- KONFORMER İLE KONFİGÜRASYON İLE KONSTİTÜSYON ile/||/<> İZOMERİ TÜRLERİ

( Moleküllerin farklı düzenleme biçimleri. )

( Formül: ΔE = RT ln K )


- KONSERVE KAPAĞININ AÇILMASINDA KAPAĞI:
KENDİNE DOĞRU ÇEKMEK değil/yerine İLERİ DOĞRU İTMEK

( Çok dikkat etmek gerek. Hiç farkında olmadan elinizi kesebilirsiniz! )


- KONSTANZ ile İSTİKRAR ile DEVAMLI ile KONSTANTİNOPOLİS ile SÜREKLİ

( CONSTANCE vs. CONSTANCY vs. CONSTANT vs. CONSTANTINOPLE vs. CONSTANTLY )

( کنستانس ile استواري ile ثبات ile ثابت ile دايم ile استانبول ile دائما ile مرتبا )

( KONSTANS ile ESTAVARY ile SOBAT ile SABAT ile DAYM ile ESTANBOL ile DAEMA ile MORTABA )


- KONSTİTÜTİF ile/||/<> İNDÜKLENEBİLİR

( Konstitütif sürekli açık, indüklenebilir uyarıyla açık. )

( Formül: Always on İLE stimulus-dependent )


- KONU ve/> İDRAK ve/> MELEKE


- KONUNUN ÖZÜNÜ KAÇIRMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
KISIR DÖNGÜ ile/ve/||/<> İLGİSİZ AMAÇ ile/ve/||/<> İLGİSİZ SONUÇ ile/ve/||/<> İDDİAYI ZAYIFLATMA ile/ve/||/<> KONUYU SAPTIRMA

( BEGGING THE QUESTION vs./and/||/<> FALLACY OF IRRELEVANT PURPOSE vs./and/||/<> IRRELEVANT CONCLUSION vs./and/||/<> FALLACY OF STRAW-MAN vs./and/||/<> FALLACY OF RED HERRING )


- KONUŞMAK ile/ve İLETİŞİM

( TO TALK vs./and COMMUNICATION )


- KONVEKSİYON/CONVECTION[İng.] değil/yerine/= ISI YAYIMI/ISIYAYIM

( Devinen nesnelerle belirli nicelikte ısının taşınması olayı, iletim. )


- KONVEKTÖR değil/yerine/= ISIYAYAR

( Bir akışkanda, ısıyı her tarafa eşit olarak yaymaya yarayan aygıt. )


- KOOPERASYON/COOPERATION[İng.] değil/yerine/= İŞBİRLİĞİ


- KOOPERE/COOPERATED[İng.] değil/yerine/= İLETİŞİM KURULABİLEN, İŞBİRLİĞİ YAPABİLEN


- KOORDİNASYON BİLEŞİĞİ ile/||/<> İYONİK BİLEŞİK

( Koordinasyon merkez-ligand, iyonik katyon-anyon bağıdır )

( Formül: [Fe(CN)₆]⁴⁻ İLE NaCl )


- COORDINATION NUMBER[İng.] / INDICE DE COORDINATION[Fr.] / KOORDINATIONSZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= KOORDİNASYON SAYISI


- KOORDİNAT ile İZDÜŞÜM, KONAÇ/YERLEM


- KÖPEK YILDIZI ile KÖPEK ile KÖPEK KÜREK ile KÖPEK EĞİTMENİ ile İNATÇI ile KÖPEK

( DOG STAR vs. DOG vs. DOG PADDLE vs. DOG TRAINER vs. DOGGISH vs. DOGGY )

( سگ نر ile کلب ile سگ ile شناي سگي ile شعرا ile سگ باز ile سگ صفت ile سگ کوچولو ile سگي )

( SAG NAR ile کلب ile SAG ile SHENAY SAGY ile SHERA ile SAG BAZ ile SAG SAFT ile SAG KUCHOLO ile SAGY )


- KOPMA:
(")İNCELDİĞİ(") YERDEN ile/değil/ne yazık ki "İNCİNDİĞİ/MİZ / İNCİTTİĞİ/MİZ" YERDEN


- KOPUK ile/ve/değil/yerine/||/<> İLGİSİZ


- KOPYALAMAK ile İNDİRMEK

( COPY vs. DOWNLOAD )


- KOPYALAMAK ile KOPYA KOPYA ile İKİYÜZLÜLÜK

( DUPLICATE vs. DUPLICATE COPY vs. DUPLICITY )

( نسختين ile المثني ile نثخه المثني ile ريا )

( نسختين ile المثني ile نثخه المثني ile RYA )


- KÖR ÖLÜR, BADEM GÖZLÜ OLUR ile İYİ OLUR, ALLAH'TAN; KÖTÜ OLUR, SENDEN/ELDEN BİLİRLER


- KORDİYERİT ile/||/<> IOLİT

( Genellikle koyu mavi renkte olan bir mineral. İLE/||/<> Mavi-mor renklerde bir kordiyerit türü. )


- KORKARAK SÖYLEMEK değil/yerine İDDİALI SÖYLEMİŞ OLMAYAYIM


- KORKU(HAVF) ile HAŞYET(ALLAH'TAN KORKMA) ile İTTİKÂ ile HEYBET

( Korku peşimizi bırakmaz. Tüm çalışıp çabalamamız, ölüm korkusundan. Halbuki, korku gitmeyince Allah dostu olamayız. )

( Korkunun bir bölümü, Allah'ın "Rezzâk-ı Âlem" olduğunu anlayınca gider. )

( İhanet bitsin, kanundan da, hemcinsinden de, Allah'tan da korkmazsın. )


- KORKU ile HAVF ile İTTİKÂ

( ... İLE Sevdiğini gücendirme korkusu. İLE Sakınma, Allah'tan korkma. )


- KORKU ile/ve İHÂNET


- KORKU ile İKİRCİK

( REV', REV'A ile TEREDDÜT )

( FEAR vs. HESITATION )


- KORKU ile/ve İMAN


- KORKU ile/ve/||/<> KIZMA/ÖFKE ile/ve/||/<> ÜZÜNTÜ/ÜZÜLME ile/ve/||/<> UTANMA/UTANÇ[>< AÇGÖZLÜLÜK] ile/ve/||/<> İĞRENME/TİKSİNTİ | ile/ve/||/<> SEVİNÇ(NEŞE)/COŞKU ile/ve/||/<> ŞAŞIRMA/ŞAŞKINLIK/HAYRET

( Farklı coğrafyalarda yaşayıp farklı dilleri konuşsa da yeryüzünde yaşayan tüm bireyler, şu 6 ya da 7 duygu-durum için aynı yüz ifadesi ve mimikleri kullanıyor. )

( )

( )


- KORKUNÇ/MÜHEVVİL[Ar. < HEVL] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İLGİNÇ


- KÖRLÜK:
ZİHİNSEL ile/ve/||/<> İŞLETME ile/ve/||/<> BENCİL

( Kendi eksiklerini "görememe". İLE/VE/||/<> Şirketinde tekrarlayan yanlışlara karşı oluşan "görememe". İLE/VE/||/<> Dost eleştirisine, "niyet okuyarak", inanmamak. )


- KORNA değil/yerine IŞIK/SELEKTÖR/SİNYAL

( Yayalara korna çalınmaz! [araç sahipleri, rahat/sıcak arabalarının içinde, fren ve gaz ayaklarının altında, her türlü olanağa sahip olarak beklemeyi bilmeli/uygulamalılardır!] )

( İster bisiklet/motosiklet olsun, ister herhangi bir araç olsun, sokak aralarında ve kişilere hiçbir zaman ve koşulda korna çalınmaz!!! [özellikle görme engellilere ve yaşlılara!] )

( Kırmızı ışıkta ya da en ufak bir duraksamada çalınan kornaların gereksizliğini anlamış ve sürekli anımsıyor olmamız gerekir! [Çalınan kornanın da hiçbir şeyi değiştirmeyeceği, hızlandırmayacağını da!] )

( Kornalar otoyollarda, hızın ve gürültünün yüksek olduğu yerlerde, araçlar arasında kullanılmak üzere bir olanaktır. Ki otoyolda dahi, ışık/sinyal/selektör varken korna çalmak gereksiz/işlevsiz/anlamsızdır! )


- KORNEA[İng. CORNEA] ile/||/<> GÖZ SIVISI[İng. AQUEOUS HUMOR] ile/||/<> GÖZ SÜMÜKSEL ZARI[İng. CONJUNCTIVA] ile/||/<> İRİS[İng. IRIS]

( Gözün ön kısmını kaplayan ve yaklaşık 12 milimetre olan şeffaf zar. Kenarları dışında kan damarı içermez, ancak sinirler bulundurur ve temasa karşı oldukça hassastır. @@ Aqueous humor siliyer uzantılar tarafından, kan sıvısının süzülmesiyle oluşur. Kornea ve iris arasındaki boşluğu doldurur ince, sulu bir sıvıdır. Bu sıvı göz içi basıncını oluşturur, kornea ve lensini besler ve göze şeklini verir. @@ Göz kapaklarının iç kısmını ve göz küresinin kornea dışındaki ön kısmını örten mukozal bir yapıdır. Kısımları şöyle ayrılır; Palpebral konjuktiva göz kapaklarının iç yüzeyini kaplar, oküler (bulbar) konjuktiva da gözün ön tarafında bulunur ve forniks konjoktiva kendi üzerine kıvrılarak oluşmuş bir tabakadır. @@ Gözbebeğini çevreleyen ve göze rengini veren kaslı bölge. Lensin önünde ve korneanın arkasında bulunur. İriste bulunan kaslar, gözbebeğinin boyutunu kontrol eder ve retinaya ne kadar ışığın ulaşacağını ayarlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- KÖŞKLÜ ile/ve "İKİ KEÇELİ"

( Osmanlı'da yangın habercileri. )

( ... İLE/VE Üst kıdemli. )


- KÖSNÜ/ŞEHVET ile İŞRET


- KOŞULLU ile/ve/yerine/değil İSTEKLİ

( [not] CONDITIONAL vs./and/but WILLING
WILLING instead of CONDITIONAL )


- KOŞULSUZ/LUK ile/ve/<> İLİŞKİSİZ/LİK


- KÖTÜ GÜN/DURUM/HAL DOSTU (OLMAK) ile/ve/yerine İYİ GÜN/DURUM/HAL DOSTU (OLMAK)

( Arkadaşlıkta ve evlilikte geçerli olabilir, olmalıdır. İLE/VE/YERİNE Sevgililikte geçerli olmalıdır. )


- KÖTÜ HABER ile/ve/değil/yerine/||/<>/> İYİ HABER

( Hiçbir şey, sonsuza kadar sürmez. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Hiçbir şey, sonsuza kadar sürmez. )


- KÖTÜ "HABER" ile/ve/değil/yerine/||/<> "İYİ HABER"

( (")Hâlâ yaşıyoruz("). İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Henüz ölmedik. )


- KÖTÜ NESNE - KÖTÜ KENDİLİK ile/ve/değil/yerine/>< İYİ NESNE - İYİ KENDİLİK


- KÖTÜ NİYET ("VAR") ile/değil/yerine/>< İYİ NİYET (YOK)


- KÖTÜ NİYETLE PLAN YAPIP "KAZANMAK" ile/değil/yerine/>< İYİ NİYETLE ÜMİT EDİP KAYBETMEK


- KÖTÜ ile/ve İSTENİLMEYEN

( İyi şeylerden istemeyerek uzak kalınır, kötü şeylerden isteyerek. )


- KÖTÜ ile/ve/||/<> İYİ ile/ve/||/<> BENLİK

( İd. İLE/VE/||/<> Süper ego. İLE/VE/||/<> Ego. )

( Düşman/rakip. İLE/VE/||/<> Yardımcı. İLE/VE/||/<> Kahraman. )


- [ne yazık ki]
KÖTÜLERİN, "BASKISI" ile/değil/||/<> İYİLERİN, KAYITSIZLIĞI


- KAYGILAN/MAK / KORK/MAK:
KÖTÜLÜK EDENDEN VE ETTİĞİNDEN
ile/ve/değil/yerine/daha çok/||/<>/<
İYİLİK EDENDEN VE ETTİĞİNDEN


- KÖTÜLÜK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İYİ OLANIN YOKLUĞU


- [ne yazık ki]
"KÖTÜLÜK" değil/yerine/>< İYİLERİN ÇABASI

( Kötülüğün baskın gelmemesi için tek koşul, iyilerin, çaba göstermeleridir. )


- KÖTÜLÜKLERLE "YÜKSELMEK" değil/yerine/><
İYİLİKLERLE "KAYBETMEK"


- KÖTÜ/LÜK(TE) ile/ve/değil/yerine/>< İYİ/LİK(TE)

( Hesaplı/planlı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Hesapsız/plansız. )

( İyi, yapmak ve yaratmakla; kötü, tembellik ve işsizlikle görülür. )

( Mükemmel olmayanı mükemmel olan uğruna seve seve feda edin, o zaman iyi ve kötü tartışmaları artık hiç olmayacak. )

( Ortak iyiliği (bütünün hayrını) arzu ettiğinizde, tüm dünya sizinle birlikte arzu eder. )

( Yapmış olduğu kötülüğü daha sonra yaptığı iyilikle yenen kişi, ayın, ışığını örten bulutlardan kurtulduğu zamanki gibi, dünyaya ışık yayar. )

( Olgun kişi, iyiyi gözlemleyerek onun peşinden gider, kötüyü gözlemleyerek düzeltmeye çalışır. )

( En yüksek katta şereflendirilmenin anlamı, kişinin iyiliğe olan içten aşkının doğurduğu başarıdır. )

( Olayları iyi ve kötü diye ayırdığınız sürece, haklı olabilirsiniz. Gerçekte ise, yerine getirildiklerinde, iyi kötüye, kötü de iyiye dönüşür. )

( Kötüyü kötü görebilmeliyiz ki, iyiyi arayabilelim. )

( Her şeyi iyi görürsek, tuzağa düşeriz. )

( ARETE[Hellence]: İyilik. | Erdem, yetenek, yetkinlik, yararlılık. )

( İyi şeylerin olduğu/olabildiği/olabileceği kadar, kötü; kötü şeylerin olduğu kadar da, iyi şeylerin olduğu/olabildiği/olabileceği ve bu bağlamda da, iyi/kötü tanımının olmadığı/olamayacağı, ancak ve sadece bizim alt seviye yükleme(leri)mizle ya da indirgeme(leri)mizle söz konusu olduğunu anımsamakta yarar vardır. )

( İyi birini gördüğünüzde, onu taklit etmeye çalışın. Kötü birini gördüğünüzde, onun kusurlarını, kendinizde de arayın. )

( İyinin karşıtı, "kötü" değil ne yazık ki "düşünce/düşünme yok(sun)luğu"dur. )

( Azaltamıyorsak. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Artırabiliriz/artıralım! )

( Seçme. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Yeğleme. )

( Kazınır. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Kazanır. )

( [not] BAD/NESS vs./and/but/>< GOOD/NESS
GOOD/NESS instead of BAD/NESS )

( MAUVAIS avec/et/>< BON )

( SCHLECHT mit/und/>< GUT )

( MALUM cum/et/>< BONUM )

( MALO con/y/>< BUENO )

( CATTIVO con/e/>< BUONO )

( SEYYİ', RADİ' ile/ve/>< CEYYİD, HASEN )


- KÖTÜMSER HERMETİZM ile İYİMSER HERMETİZM


- KOYUN ile İSPANYOL


- KOYUN ile İVESİ KOYUNU

( ... İLE Genellikle Güneydoğu Anadolu'da görülen, başı kahverengi, kirli sarı ya da siyah olan, gövdesi beyaz, tüyleri kaba ve karışık olan koyun. )


- KOZMOLOJİ ile/ve/<> TEOLOJİ ile/ve/<> İNSAN

( COSMOLOGY vs./and TEOLOGY vs./and/<> HUMAN )


- KREDİBİLİTE değil/yerine/= İNANILIRLIK


- KREM ile İLÂÇ

( CREAM vs. MEDICINE )

( ... İLE DÂRÛ )


- KRETASE[Fr. < CRETACE] değil/yerine/= İKİNCİ ÇAĞIN SON DÖNEMİ

( Genellikle alt bölümü killi ve kumlu, üst bölümü tebeşir olan İkinci Çağ'ın son dönemi. )


- KRİŞLER TRİGONOMETRİSİ ile/ve/> AÇI TRİGONOMETRİSİ ile/ve/> İNTEGRAL-DİFRENSİYAL HESAP

( Nasreddin Tûsî'ye (ö. 1274) kadar, krişler trigonometrisi kullanılmış, akabinde açı trigonometrisi geliştirilmiştir. XVII. yüzyılın ikinci yarısından sonra, yavaş yavaş integral-diferansiyel hesaba geçilmiştir. )


- KSİLEM İLE FLOEM ile/||/<> İLETİM DOKULARI

( Bitkilerde taşıma sistemleri. )

( Formül: Ψ = Ψs + Ψp + Ψm )


- KÜÇÜK ZİHİN ile/değil/yerine/<>/> ORTA ZİHİN ile/değil/yerine/<>/> İLERİ ZİHİN

( Kişilerle uğraşır. İLE/DEĞİL/YERİNE Olaylarla uğraşır. İLE/DEĞİL/YERİNE Düzenle/sistemle uğraşır. )

( "Her sorunun" kendince bir yanıtı/açıklaması vardır. İLE/DEĞİL/YERİNE Deneyimlerinden öğrenir. İLE/DEĞİL/YERİNE Herşeyden ve herkesten öğrenir. )

( "Dengini" arar. İLE ... İLE/DEĞİL/YERİNE Kendini arar. )

( "İleri zihinler, kendi çağının ötesindedir, zekiler, kendine bir şeyler çıkarır ve ahmak olan da buna karşı koyar.[The great person is ahead of their time, the smart make something out of it, and the blockhead, sets themselves against it.]" )


- KÜÇÜLMEK ile/değil/yerine İNCELMEK


- KUDRET ve İRÂDE

( CAPABLE and WILL[POWER] )


- KÜFÜR ile/ve/<> İDDİA

( Küfürlerin büyük çoğunluğu aynı zamanda birer iddialardır. )


- KÜFÜR ile İGLÂZ[< GALÎZ, çoğ. İGLÂZÂT]

( ... İLE Kaba, kötü "söz" söyleme. )


- [ne yazık ki]
KÜFÜR ile/ve/değil/||/<> İNKÂR


- KÜFÜR ile LANETLİ ile LANET ile İMLEÇ

( CURSE vs. CURSED vs. CURSING vs. CURSOR )

( شتم ile دشنام ile لعنت ile ناسزا گفتن ile مباهله کردن ile فحش دادن ile دشنام دادن ile نفرين کردن ile نفرين ile رجيم ile لعين ile ملعون ile ملاعين ile مباهله ile نفرين آميز ile لعن ile مکان نما )

( SHTAM ile DASHENAM ile LANT ile NASEZA GOFTAN ile MOBANPALEH KARDAN ile FAHSH DADAN ile DASHENAM DADAN ile NAFARYNE KARDAN ile NAFARYNE ile رجيم ile لعين ile MALON ile ملاعين ile MOBANPALEH ile NAFARYNE AMYZ ile LAN ile MAKAN NAMA )


- KULAK ile/ve/<> İÇ KULAK

( ... İLE/VE/<> Kulağın işitme sinirlerinin bulunduğu bölümü. )


- KULLANILMIŞ ile/ve İKİNCİ(2.) EL


- KULLANIM/SAL ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İŞLEV/SEL


- KULLANMA ile/ve/değil/yerine İŞLEME


- KULLUK İÇİN değil İNSANLIK İÇİN/İNSANLIĞINDAN DOLAYI


- KÜLTÜR:
İÇGÜDÜ ve/>/+ İÇTEPİ ve/>/+ DÜŞÜNCE ve/>/+ İNANÇ


- KÜLTÜR ile/ve/değil/yerine İNSANLIK/İNSANLIĞIN KÜLTÜRÜ

( [not] CULTURE vs./and/but CULTURE OF HUMANITY
CULTURE OF HUMANITY instead of CULTURE )


- KUM ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< İNCİR ÇEKİRDEĞİ


- KUMAŞ ÖRME BİÇİMLERİNDE:
SÜPREM ile KAŞKORSE ile RİBANA ile İNTERLOK


- KUMAŞ ile UYDURMA ile İMALAT ile KUMAŞLAR

( FABRIC vs. FABRICATED vs. FABRICATION vs. FABRICS )

( سبک بافت ile دروغي ile دروغ نويسي ile حرف اختراعي ile منسوجات )

( SABAK BAFT ile DROGHY ile DROGH NOYSY ile HARF AKHTARAY ile MONSOJAT )


- KÜMES ile İŞBİRLİĞİ YAPMAK ile İŞBİRLİĞİ ile İŞBİRLİĞİ KONSEYİ ile KOOPERATİF ile KOOPERATİF FONU ile İŞBİRLİKÇİ

( COOP vs. COOPERATE vs. COOPERATION vs. COOPERATION COUNCIL vs. COOPERATIVE vs. COOPERATIVE FUND vs. COOPERATOR )

( قفس ile آغل گوسفند ile درقفس مج ile مشارکت کردن ile تشريک مساعي کردن ile همکاري کردن ile همياري کردن ile باهم کار کردن ile تعاون کردن ile همدستي کردن ile بهمکاري پذيرفتن ile تعاون ile مشارکت ile اشتراک ile تشريک ile همدستي ile معاضدت ile شوراي همکاري ile اشتراکي ile تعاوني ile صندوق تعاون ile همکاري کننده )

( GHAFS ile AGHEL GOSFAND ile DARGHAFS MAJ ile MOSHARKAT KARDAN ile TASHARYK MOSAEY KARDAN ile NPAMKARY KARDAN ile NPAMYARY KARDAN ile BANPAM KAR KARDAN ile TAAVAN KARDAN ile CPEHMADASTY KARDAN ile BACPAMKARY PAZYRAFTAN ile TAAVAN ile MOSHARKAT ile ESHTARAK ile TASHARYK ile CPEHMADASTY ile MOAZEDAT ile SHORAY NPAMKARY ile اشتراکي ile TAAVANY ile SANDOGH TAAVAN ile NPAMKARY KONANDEH )


- KURÂDA[Ar.] değil/yerine/= İŞE YARAMAZ, YIPRANMIŞ/ESKİMİŞ/BOZULMUŞ, CILIZ


- KURAL ile/ve İZLENCE


- KURAM ile/ve/||/<>/> İNANÇ

( ... İLE/VE/||/<>/> Kuramı, uygulamaya geçiren tek ve en önemli olgu. )


- KUR'AN-I KERÎM AHKÂMINDA:
İBÂRET-İ NASS ile/ve İŞÂRET-İ NASS ile/ve DELÂLET-İ NASS ile/ve MAZMÛN-İ NASS ile/ve İLTİZÂM-İ NASS ile/ve İKTİZÂ-İ NASS

( Her âyette, ibâret, işâret, delâlet, iltizâm, iktizâ ve tazammün bakımından çeşitli anlamlar ve hükümler vardır. )

( NASS: Anlamları açık ve meydanda olan ayet ve hadislere denilir. )


- KUR'ÂN-I KERÎM:
"MEKKE'de ve İSTANBUL'da ve MISIR'da"

( "Nâzil oldu." VE "Yazıldı." VE "Okundu." )


- KUR'AN-I KERÎM:
TEVHİD ile/ve/<> HAŞR/ÂHİRET ile/ve/<> NÜBÜVVET ile/ve/<> İBÂDET ve ADÂLET


- KURBACIK ile/ve/||/<> TUNÇ ile/ve/||/<> İĞ

( )

( Kaynak: "ANADOLU'DA KAYBOLMAKTA OLAN BİR MADDİ KÜLTÜR UNSURU: SU DEĞİRMENLERİ (BEYPAZARI ÖRNEĞİ)" - Reşide Gürses, E. Banu Karababa Taşkın )


- KURD ile İPLİCİK

( ... İLE Sığırların soluk borularına yerleşen ve arakonakçısız bulaşan, en çok 8 cm. uzunluğunda, akciğer kılkurdu. )

( ... cum DICTYOCAULUS VIVIPARUS )


- KÜREK ile ISIRAN

( ... İLE Teknelerdeki hamuru kazımaya yarayan araç. | Fırında, ekmek, börek çörek çevirmeye yarayan, bir tür kürek. )


- KURMAK ile İLETİŞİM KUR ile KURULMUŞ ile KURMAK ile KURULUŞ

( ESTABLISH vs. ESTABLISH CONTACT vs. ESTABLISHED vs. ESTABLISHING vs. ESTABLISHMENT )

( تاسيس کردن ile تاسيس نمودن ile جايگير کردن ile مسلم کردن ile بنانهادن ile برقرار داشتن ile افتتاحکردن ile داير کردن ile بستن ile برقرار کردن ile احداث کردن ile رابطه برقرار کردن ile پا برجاي ile برپا ile مکين ile تاسيس ile افتتاح ile دسته کارکنان ile استقرار ile احداث ile ساختمانان ile برقراري ile تشکيل ile جايگيري )

( TASYS KARDAN ile TASYS NEMUDAN ile JAYGYR KARDAN ile MOSLAM KARDAN ile بنانهادن ile BARGHARAR DASHTAN ile AFTETAHKARDAN ile DAYR KARDAN ile BASTAN ile BARGHARAR KARDAN ile EHDAS KARDAN ile RABETEH BARGHARAR KARDAN ile PA BARJAY ile BARPA ile مکين ile TASYS ile AFTETAH ile DASTEH KARKONAN ile ESTEGHARAR ile EHDAS ile SAKHTAMANAN ile BARGHARARY ile TASHKYLE ile جايگيري )


- KÜRT ile KÜRDİSTAN ile IRAK KÜRDİSTAN DEMOKRAT PARTİSİ ile KÜRTLER

( KURD vs. KURDISTAN vs. KURDISTAN DEMOCRATIC PARTY OF IRAQ vs. KURDS )

( کراد ile کردستان ile قاليچه کردي ile حزب دمکرات کردستان عراق ile اکراد )

( کراد ile KARDASTAN ile GHALYCHEH KARDY ile HEZB DAMKERAT KARDASTAN ARAGH ile EKRAD )


- KURUNTU/YANILSAMA = VEHİM = ILLUSION[İng., Fr.] = ILLUSION, TÄUSCHUNG[Alm.] = ILLUSIO[Lat.] = DOXA[Yun.] = ILUSIÓN[İsp.] = MAYA[Sansk.]


- KUŞ ile İSPİNOZ

( Hawaii Adaları'nda, 60 tür ispinoz bulunmaktaydı. )

( BIRD vs. CHAFFINCH )

( ... cum FRINGILLA COELEBS )


- KUŞ ile İSTİRİDYE KUŞU(AFRİKA KARA İSTİRİDYE AVCISI)


- KUŞKU ile/ve/<> İKİRCİK

( ŞÜPHE ile/ve/<> TEREDDÜD )


- KUŞKU ile/ve/<> İNKÂR

( SUSPICION vs./and/<> TO DENY | DISAVOWAL )


- KUŞKU ile/ve/değil/yerine/></<> İYİMSERLİK ve DAYANÇ/SABIR

( Hastalıkların yarısı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< İlâçların yarısı. VE/||/<> İyileşmenin ilk adımı. )


- KUŞKUCULUK/SKEPTİSİZM ile İNAKÇILIK/DOGMATİZM

( Bilginin kesinliğine kuşkuyla yaklaşan felsefi tutum. İLE Kesin ve sorgulanamaz doğruların varlığını savunan felsefi tutum. )


- KUŞKULANMA ile İŞKİLLENME[Fars.]


- KUSUR ile İLTİCA ile ARIZALI ile KUSURLULUK ile KUSURLAR

( DEFECT vs. DEFECTION vs. DEFECTIVE vs. DEFECTIVENESS vs. DEFECTS )

( عوار ile فساد ile آک ile مرتد شدن ile عيب ile نقيصه ile معيوب ساختن ile ارتداد ile نقيص ile عيبناک ile ناقص ile عيب دار ile عواريه ile معيوب ile معيوبي ile معلوليت ile نواقص ile عيوب ile نقائص )

( عوار ile FESAD ile AK ile MORTAD SHODAN ile EYBE ile NAGHYSEH ile MAYVEB SAKHTAN ile ERTEDAD ile نقيص ile EYBENAK ile NAGHS ile EYBE DAR ile عواريه ile MAYVEB ile معيوبي ile MALOOLYT ile NAVAGHS ile EYVEB ile NAQAES )


- IDEAL FLUID, PERFECT FLUID[İng.] / FLUIDE PARFAIT[Fr.] ile/değil/yerine/= KUSURSUZ AKIŞKAN