Bugün[10 Nisan 2026]
itibarı ile 9.664 başlık/FaRk ile birlikte,
9.664 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(26/40)


- PHOTOCHEMISTRY[İng.] / PHOTOCHIMIE[Fr.] / PHOTOCHEMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞILKİMYA, FOTOKİMYA


- IŞILKÜFLER ile IŞILKÜFLÜCE

( Çeşitli türleri, insan ve hayvanlarda, asalak yaşayan tatlıbitkiler takımı. İLE Evcil hayvanlarda, özellikle sığırlarda, ışılküflerden ileri gelen ve insana da bulaşabilen ilkel mantar sayrılığı. )


- PHOTOMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞILÖLÇÜM


- PHOTOEMISSION THRESHOLD[İng.] / SEUIL DE PHOTOÉMISSION[Fr.] / PHOTOEMISSIONSSCHWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞILSALIM/FOTO SALIM EŞİĞİ


- PHOTOEMISSION[İng.] / PHOTOÉMISSION[Fr.] / PHOTOEMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞILSALIM, FOTO SALIM, FOTOEMİSYON


- IŞILTI ile IŞILTILI


- İSİM CÜMLESİ ile/ve FİİL CÜMLESİ

( İsim + İsim'den ya da İsim + Fiil'den oluşur. İLE/VE Fiil + İsim'den oluşur. )

( Örnek: Hasan kaim. İLE/VE Nasara Hasan. )

( CÜMLE: Yargı bildiren sözcükler/kelimeler bütünü. )


- İSİM[Ar. < İSM | çoğ. ESMÂ] ile/ve/||/<> SEMÂ'[Ar. < SAMÂ | SÜMÜVV | çoğ. SEMÂVÂT]/GÖK

( Yukarı kaldıran/çıkaran. İLE/VE/||/<> Kalkık. )


- İSİM değil/yerine/= AD


- İSİM ile/ve/<> CİSİM/RESİM


- İSİM ve FİİL ve HARF/EDAT

( Anlamı/mânâsı olan, zamana bitişmeyen. VE Anlamı/mânâsı olan fakat bir zamana bitişmiş. VE Tek başına anlam/mânâ ifade etmeyen isim. )


- İSİM ile/değil İŞİM


- İSİM[Ar.] ile SIFAT[Ar.]


- AD/İSİM ile/ve/||/<> ÖNAD/SIFAT ile/ve/||/<> EDİM/FİİL

( İşaret. İLE/VE/||/<> Nitelik. İLE/VE/||/<> Gerçekleşme. )


- İNŞİA[Osm.] / REYONNEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞIMA


- IŞIMA ile/ve/||/<> ISIL IŞIMA


- İSİMDEN TÜREME FİİL ile İSİMDEN TÜREME İSİM


- İŞİMİZ/UĞRAŞIMIZ/HİZMETİMİZ:
| "YIKMAK" ve/ya da "YAKMAK" İLE | değil YAPMAK İLE


- İSİMLENDİREBİLMEK ile İSİMLENDİRİVERMEK


- İSİMLENMEK ile İSİMLEŞMEK ile İSİMLENDİRMEK ile İSİMLEŞTİRMEK ile İSİM/LİK ile İSİMCİ/LİK ile İSİMLİ/LİK ile İSİMSİZ/LİK ile İSİM HALİ ile İSİM KÖKÜ ile İSİM HAKKI ile İSİM BABASI ile İSİM DURUMU ile İSİM TABANI ile İSİM ÇEKİMİ ile İSİM CÜMLESİ ile İSİM GÖVDESİ ile İSİM TAMLAMASI


- İSİMLER = ESMÂ = NOMS


- EMN-İ ŞUÂ[Osm.] ile/değil/yerine/= IŞIN GÜVENLİĞİ


- APPAREILS MONITEUR DE LA RADIATION[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞIN İZLEME AYGITLARI/CİHAZLARI


- FACTEURS DE QUALITÉ DU RAYONNEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞIN KALİTE FAKTÖRLERİ


- ACCIDENT DE LA RADIATION[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞIN KAZASI


- KAZÂ-İ ŞUÂ[Osm.] ile/değil/yerine/= İŞİN KAZASI


- CHOPPER, MEAN-LIFE[İng.] / VIE MOYENNE[Fr.] / HALBWERTZEIT, MITTLERE LEBENSDAUER[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞIN KESİCİ, ORTALAMA ÖMÜR


- STRAHLENSCHUTZ[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞIN KORUNUMU


- ŞİDDET-İ ŞUÂ[Osm.] ile/değil/yerine/= IŞIN ŞİDDETİ


- ŞUA[Osm.] / RAY[İng.] / RADIUS[Fr.] / STRAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞIN, VEKTÖR


- IŞIN ile/||/<> DOĞRU PARÇASI

( Işın tek yönlü sonsuz İLE doğru parçası iki ucu sınırlıdır )

( Formül: [A ile∞) İLE [A ileB] )


- IŞIN ile IŞINIM/IŞIMA/RADYASYON[Fr.]

( Bir ışık kaynağından çıkarak her yöne yayılıp giden ışık demeti. | Işınetkin özdeklerin saçtıkları alfa, beta, gama ışınlarından her biri. | Bir noktadan çıkıp sonsuza giden yarım doğrulardan her biri. İLE Işın ya da tanecik yayımı, radyasyon. | Uzayda yayılan bir dalgayı oluşturan öğelerin tümü. | Bir erkenin ışık demeti durumunda yayılması. | Isının, bir kaynaktan ışın ve dalga devinimi yoluyla yayılması. )

( LIGHT vs. RADIATION )


- IŞIN ile IŞINLANMA

( BEAM vs. BEAMING )

( شعاع ile پرتوه ile پرتو ile پرتودار )

( SHOA ile پرتوه ile PORTO ile PORTODAR )


- IŞIN ile ÖZIŞIN

( ... İLE Ağaç gövdesinde, yatay yönde besin iletimi yapan ve özkesitte parıltılı görünen gözeler topluluğu. )


- IŞIN = ŞUÂ' = RAYON


- TÉLESCOPE[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞINAK, TELESKOP


- İŞİNE GELDİĞİ GİBİ ile ANLADIĞI KADAR


- İŞİNE GEL(ME)ME/GELEN ile/değil/ne yazık ki/||/<>/< KOLAYINA GEL(ME)ME/GELEN


- İŞİNE GELİRSE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< UYARSA/UYUYORSA


- İŞİNE GEL(ME)MEK/GELEN ile/ve/||/<> DEĞER BİLMEZLİK


- İŞİNE GEL(ME)MEK/GELEN ile/ve/||/<> İŞİNE YARAMAK/YARAYAN ile/ve/||/<>


- İŞİNE GELMEMESİ ile/ve/<> UĞRAŞMAK İSTEMEMEK


- [ne yazık ki]
"İŞİNE GELDİĞİNDE" ile/değil/yerine/>< YERİ GELDİĞİNDE


- RADIOACTIVE RESIDUE[İng.] ile/değil/yerine/= IŞINETKİN ARTIK


- RADIOACTIVE WASTE[İng.] / DÉCHET RADIOACTIF[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞINETKİN ATIK


- RADIOACTIVE EQUILIBRIUM[İng.] ile/değil/yerine/= IŞINETKİN DENGE


- RADIOACTIVE CONCENTRATION[İng.] ile/değil/yerine/= IŞINETKİN DERİŞİM


- RADIOACTIVE SERIES[İng.] / SÉRIES RADIOACTIVES[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞINETKİN DİZİLER


- RADIOACTIVE SOURCE[İng.] / SOURCE RADIOACTIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞINETKİN KAYNAK


- SUBSTANCE RADIOACTIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞINETKİN NESNE


- RADIOÉLÉMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞINETKİN ÖĞE


- RADIOACTIVE SUBSTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= IŞINETKİN ÖZDEK


- RADIOACTIVE DECAY[İng.] / DÉSINTÉGRATION RADIOACTIVE, DÉTÉRIORATION RADIOACTIVE[Fr.] / RADIOAKTIVER ZERFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINETKİN/RADYOAKTİF BOZUNMA/BOZUNUM


- RADIOACTIVE CONTAMINATION[İng.] / CONTAMINATION RADIOACTIVE[Fr.] / RADIOAKTIVE KONTAMINATION[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINETKİN/RADYOAKTİF BULAŞMA


- RADIOACTIF[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞINETKİN, RADYOAKTİF


- RADIOACTIVE DATING METHODS[İng.] ile/değil/yerine/= IŞINETKİN YAŞ TAYİNİ YÖNTEMLERİ


- RADIOACTIVE AGE[İng.] ile/değil/yerine/= IŞINETKİN YAŞ


- RADIOACTIVE EMANATION[İng.] ile/değil/yerine/= IŞINETKİN YAYILMA


- RADIOACTIVATE[İng.] / RADIOACTIVER[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞINETKİNLEŞTİRMEK


- RADIOACTIVITY[İng.] / RADIOACTIVITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞINETKİNLİK


- ISING COUPLING[İng.] ile/değil/yerine/= ISİNG EŞLEMESİ


- COUPLAGE D'ISING[Fr.] / ISING-KOPPLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ISİNG ETKİLEŞMESİ


- ISING MODEL[İng.] / MODÈLE D'ISING[Fr.] / ISING-MODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= ISİNG ÖRNEKÇESİ/MODELİ


- İŞİ/Nİ İYİ YAPMAK ve/||/<>/> HELÂLİNDEN KAZANMAK


- STRAHLUNGSFLUSSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM AKI YOĞUNLUĞU


- RADIANT FLUX DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE FLUX RADIATIF[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞINIM AKISI YOĞUNLUĞU


- RADIANT FLUX[İng.] / FLUX RADIATIF[Fr.] / STRAHLUNGSFLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM AKISI


- SÂHA-İ İNŞÂ[Osm.] / RADIATION FIELD[İng.] / CHAMP DE LA RADIATION[Fr.] / STRAHLUNGSFELD[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM ALANI


- TAZYİK-İ İNŞÂ[Osm.] / RADIATION PRESSURE[İng.] / PRESSION DE RADIATION[Fr.] / STRAHLUNGSDRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM BASINCI


- RADIATION RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE DE RAYONNEMENT[Fr.] / STRAHLUNGSWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM DİRENCİ


- RADIATION IMPEDANCE[İng.] / IMPÉDANCE DE RAYONNEMENT[Fr.] / STRAHLUNGSIMPEDANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM EMPEDANSI


- RADIANT EXPOSURE[İng.] ile/değil/yerine/= IŞINIM ETKİLEME


- RADIATION PHYSICS[İng.] / PHYSIQUE DES RAYONNEMENTS[Fr.] / STRAHLUNGSPHYSIK[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM FİZİĞİ


- RADIOLUCENT, RADIOTRANSPARENT[İng.] / RADIOTRANSPARENT[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞINIM GEÇİRGEN


- RADIANT TRANSMITTANCE[İng.] / TRANSPARENCE RADIATIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞINIM GEÇİRGENLİĞİ


- RADIO-OPAQUE[İng.] ile/değil/yerine/= IŞINIM GEÇİRMEZ


- LUMINOSITY FACTOR[İng.] ile/değil/yerine/= IŞINIM GÜCÜ ÇARPANI


- LUMINOSITY[İng.] / STRAHLUNGSLEISTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM GÜCÜ


- RADIATION SAFETY[İng.] / SÛRETÉ RADIOLOGIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞINIM GÜVENLİĞİ


- RADIANT HEAT[İng.] / CHALEUR RADIANT[Fr.] / STRAHLUNGSWÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM ISISI


- RADIATION MONITORING INSTRUMENTS[İng.] ile/değil/yerine/= IŞINIM İZLEME AYGITLARI


- STRAHLUNGSÜBERWACHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM İZLEME


- QUALITY FACTORS OF RADIATION[İng.] ile/değil/yerine/= IŞINIM KALİTE ÇARPANLARI


- RADIATION SOURCE[İng.] / SOURCE DE RAYONNEMENT[Fr.] / STRAHLUNGSQUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM KAYNAĞI


- RADIATION ACCIDENT[İng.] / STRAHLUNGSUNFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM KAZASI


- PROTECTION CONTRE LES RAYONNEMENTS[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞINIM KORUNMASI


- RADIATION PROTECTION[İng.] ile/değil/yerine/= IŞINIM KORUNUMU


- EXPOSITION RADIANTE[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞINIM MARUZİYETİ


- STRAHLUNGSQUANTITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM NİCELİĞİ


- RADIANT QUANTITIES[İng.] / GRANDEURS RADIATIVES[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞINIM NİCELİKLERİ


- STRAHLUNGSQUALITÄTSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM NİTELİK ÇARPANI


- MİKYÂS-İ NÂR-İ İNŞÂ[Osm.] / RADIATION PYROMETER[İng.] / PYROMÈTRE À RADIATION[Fr.] / STRAHLUNGSPYROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM PİROMETRESİ


- RADIATION SCATTERING[İng.] / DISPERSION DU RAYONNEMENT[Fr.] / STRAHLUNGSSTREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM SAÇILMASI


- ÉMISSION RADIATIVE[Fr.] / STRAHLUNGSEMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM SALIMI/YAYIMI


- INTENSITÉ RADIATIVE, INTENSITÉ DE LA RADIATION[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞINIM ŞİDDETİ


- RADIATION ABSORPTION COEFFICIENT[İng.] / STRAHLUNGSABSORPTIONSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM SOĞURMA KATSAYISI


- RADIATION ATTENUATION[İng.] / ATTÉNUATION DE LA RADIATION[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞINIM SÖNÜMÜ/SÖNÜMLEMESİ


- RADIANT EFFICIENCY[İng.] / RENDEMENT RADIATIF[Fr.] / STRAHLUNGSNUTZEN[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM VERİMİ


- STRAHLUNGSEINFANG[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM YAKALANMASI


- STRAHLUNGSREFLEXION[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM YANSIMASI


- RADIANT REFLECTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= IŞINIM YANSITIRLIĞI


- RADIANT[İng.] ile/değil/yerine/= IŞINIM YAPAN


- RADIANT EMITTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= IŞINIM YAYAR


- RADIANT INTENSITY, RADIATION INTENSITY[İng.] / STRAHLUNGSINTENSITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM YEĞİNLİĞİ


- RADIANT DENSITY[İng.] / DENSITÉ RADIATIVE[Fr.] / STRAHLDICHTE, STRAHLUNGSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM YOĞUNLUĞU


- RADIATION PATH LENGTH[İng.] / PARCOURS DE RAYONNEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞINIM YOL UZUNLUĞU


- STRAHLUNGSBELASTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM YÜKÜ


- STRAHLUNGSSCHWÄCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM ZAYIFLAMASI


- IŞINIM ile/||/<> İLETİM (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Işınım boşlukta elektromanyetik, iletim temas ile transferdir )

( Formül: Q=σAT⁴ İLE Q=kAΔT/d )


- IŞINIM ile IŞINIM AKISI ile IŞINIM ALICISI ile IŞINIM BASINCI ile IŞINIM DENGESİ


- RADIANCE, RADIATION[İng.] / RADIANCE, RAYONNEMENT[Fr.] / STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM


- IŞINIMA(RADYASYON) EN DAYANIKLI CANLI(HAYVAN):
KARAFATMA değil DEINOCOCCUS RADIODURANS BAKTERİSİ

( ... DEĞİL 1.5 milyon rad'a kadar dayanabilirler. Dondurulurlarsa bu sınır, iki katına çıkar. )


- RADIATION POLYMERIZATION[İng.] / POLYMÉRISATION SOUS RAYONNEMENT[Fr.] / STRAHLUNGSPOLYMERISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIMLA POLİMERLEŞME


- RADIATIVE COLLISION[İng.] ile/değil/yerine/= IŞINIMLI ÇARPIŞMA


- RADIATIVE CORRECTION[İng.] ile/değil/yerine/= IŞINIMLI DÜZELTME


- RADIATIVE TRANSITION[İng.] / TRANSITION RADIATIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞINIMLI GEÇİŞ


- RADIANT CALORIMETER[İng.] ile/değil/yerine/= IŞINIMLI ISIÖLÇER


- RÉFLEXION RADIATIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞINIMLI YANSIMA


- STRAHLUNGSMESSGERÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIMÖLÇER


- COLLISION RADIATIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞINIMSAL ÇARPIŞMA


- CORRECTION RADIATIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞINIMSAL DÜZELTME


- CAPTURE RADIATIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞINIMSAL YAKALAMA


- RADIATIONLESS TRANSITION[İng.] / TRANSITION SANS RAYONNEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞINIMSIZ GEÇİŞ


- ISIN/KALORİ[Fr.] ile KİLOKALORİ[Fr.]

( Normal atmosfer basıncında, ısınma ısısı 15 °C'lik suyunkine eşit olan bir cismin, bir gramının sıcaklığını 10 °C yükseltmek için gerekli ısı miktarına eşit olan ısı birimi. | Besinlerin, dokular içinde yanarak gövdenin ısı ve enerjisini sağlama değerlerini gösteren ölçü. İLE Büyük kalori. )


- İŞİN/KONUNUN:
"KESİLMESİ" ile/ve/<> "BÖLÜNMESİ"


- EXPOSURE FACTOR[İng.] / FACTEUR D'EXPOSITION[Fr.] / BELICHTUNGFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINLAMA FAKTÖRÜ


- EXPOSURE[İng.] / EXPOSITION[Fr.] / BELICHTUNG, STRAHLENBELASTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINLAMA, MARUZ BIRAKMA


- IŞINLAMAK ile IŞINLANMAK ile IŞINLANDIRMAK ile IŞIN ile IŞINLI ile IŞINLILAR ile IŞIN ETKİN/LİK ile IŞIN BİLİMİ ile IŞIN BİLİMCİ ile IŞIN TEDAVİSİ


- IŞINLILAR

( Birgözeli hayvanların, kökbacaklılar sınıfına giren, protoplazmalarından, devinme ve duyu organı olarak, yalancıayak salan takım. )


- HEAT OF WARMING[İng.] / CHALEUR D'ÉCHAUFFEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= ISINMA ISISI


- ISINMA ile ISINMA ISISI ile ISINMA KOŞUSU


- ISINMA ile/ve SOĞUMA

( TESAHHUN[< SUHÛNE | çoğ. TESAHHUNÂT] ile/ve TEBERRÜD[< BERD | çoğ. TEBERRÜDÂT][: Soğuma. | Soğuk suya girme. ] )


- ISINMAK ile ISIRMAK ile ISITMAK ile ISIRILMAK ile ISITILMAK ile ISINDIRMAK ile ISINABİLMEK ile ISINIVERMEK ile ISIRABİLMEK ile ISIRIVERMEK ile ISITABİLMEK ile ISI ile ISIL ile ISIN ile ISI KUŞAK ile ISI YAYIMI ile ISI YUVARI ile ISI ÖLÇÜMÜ ile ISIL İŞLEM ile ISI TEDAVİSİ


- IŞINSAL ÇİÇEKLER = KAPİTULUMDAKİ DİLSİ KENAR ÇİÇEKLER = EZHÂR-I ŞUÂ'ÎYE = RAYONS, FLEURS RAYONNÉES, RUBANÉES, FLEURS LIGULÉES


- RADIAL DOPPLER EFFECT[İng.] / EFFET DOPPLER RADIAL[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞINSAL DOPPLER ETKİSİ


- RADIAL[İng.] / RADIAL[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞINSAL


- IŞINTI ile IŞINTI LAMBASI


- CALORIMETER[İng.] / CALORIMÉTRE, CALORIMÉTRIE[Fr.] / KALORIMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIÖLÇER, KALORİMETRE


- ISIRARAK ile KOPARARAK

( BITING vs. BREAKING OFF )


- ISIRGAN ÇORBASI ile/ve ISIRGAN YAĞLAŞI

( ... İLE/VE Mısırununu, muhallebi gibi pişirerek. [Kümbet Yaylası] )


- ISIRGAN OTU değil DALGAN(DALAYAN) OTU

( Hayvan ısırır, ot dalar. )

( Isırgangillerden, her tarafı sert tüylerle kaplı, tüyleri kırılınca, karınca asidi denilen, çok kaşındırıcı bir madde çıkaran bir ot. İLE ... )

( URTICA cum ... )


- ISIRIK ile ISIRIŞ ile ISIRICI ile ISIRIMLIK


- ISIRMA GÜCÜ EN YÜKSEK -ile

( TİMSAH )


- ISIRMA GÜCÜ'NDE:
SIRTLAN ve TİMSAH TÜRÜ KAPLUMBAĞA

( 450 kg./1000 lbs.[Bir ısırıştaki uyguladığı çene gücü, aslanınkinden daha fazladır.] VE 453 kg./1004 lbs. )

( İnsan (rekor): 0.8 MPa = 81.6 ton-kuvvet/metrekare

Alman Kurdu: 1.6 - 5.5 MPa = 163-561 ton-kuvvet/metrekare

Pitbull: 1.6 MPa = 163 ton-kuvvet/metrekare

Leopar: 2.1 MPa = 214 ton-kuvvet/metrekare

Rottweiler: 2.3 - 2.4 MPa = 240 ton-kuvvet/metrekare

Beyaz Köpekbalığı: 4.13 MPa = 421 ton-kuvvet/metrekare

Aslan: 4.76 MPa = 485 ton-kuvvet/metrekare

Sivas Kangalı: 4.92 MPa = 502 ton-kuvvet/metrekare

Mürekkepbalığı: 6.89 MPa = 703 ton-kuvvet/metrekare

Sırtlan: 6.89 MPa = 703 ton-kuvvet/metrekare

Timsah: 17.2 - 34.47 MPa = 1754-3515 ton-kuvvet/metrekare )


- ISIRMAK ile/ve/> ÇİĞNEMEK


- ISIRMAK ile/değil/yerine "DİŞLERİNİ GÖSTERMEK"


- ISIS ve/||/<> OSIRIS

( Müziğin de koruyucuları. )


- İS-/İSO- ile/||/<> ANİS-/ANİSO-

( Eşit, benzer, aynı. İLE/||/<> Benzemeyen, eşit olmayan, farklı. [anisokori: Göz bebeklerinin farklı büyüklükte olması.] )


- İşitebilmek için DİNLE!!!


- İşitebilmek için SUS!!!


- WÄRMENDE HITZE[Alm.] ile/değil/yerine/= ISITICI SICAKLIK


- HEATER[İng.] / RÉCHAUD[Fr.] / HEIZZAPPARAT[Alm.] ile/değil/yerine/= ISITICI


- ISITILAN KURBAĞA ÖYKÜSÜ değil/yerine SARI ÖKÜZ ÖYKÜSÜ

( ... DEĞİL/YERİNE Otlakların birinde bir öküz sürüsü yaşarmış. Çevredeki aslan sürüsünün de gözü öküzlerdeymiş. Ancak, öküzler saldırı anında bir araya geldiği zaman, aslanların yapılacak bir şeyi kalmazmış. Bu yüzden küçük hayvanlarla beslenmek zorunda kalan aslanlar, iyi beslenememeye başlayınca bir çare düşünmüşler. Topal aslan yanına bir iki aslanı da alarak, beyaz bayrak çekmiş ve öküz sürüsüne yanaşmış.

"SUÇ, HEP O SARI ÖKÜZ'DE..."

Öküzlerin önderi Boz Öküz ve yanındakilere tatlı dille konuşmaya başlamış:
"Saygıdeğer öküz efendiler. Bugün buraya sizden özür dilemeye geldik. Biliyorum. Bugüne kadar size zarar verdik. Ama inanın ki, bunların hiçbirini isteyerek yapmadık. Tüm suç hep o Sarı Öküz''de. Onun rengi sizinkilerden farklı ve bizim de gözümüzü kamaştırıyor, aklımızı başımızdan alıyor. Biz de barışseverliğimizi unutuyor ve saldırganlaşıyoruz. Sizle bir sorunumuz yok. Verin onu bize, siz kurtulun, yine barış içinde yaşayalım."

Boz Öküz ve heyeti, bu sözler üzerine, aralarında tartışmış ve teklifi haklı bularak, Sarı Öküz'ü vermişler aslanlara. Bir tek, Benekli Öküz karşı çıkmış ama kimseye derdini anlatamamış.

"AFERİN! SİZİ KUTLARIZ!"

Bir süre sonra, aslanlar yine aynı yöntemle gelip, bu kez Uzun Kuyruk'u istemişler:
"Gördünüz mü ne kadar barış severiz. Sizi de kararınızdan dolayı kutlarız. Ancak, şu sizin Uzun Kuyruk var ya, kuyruğunu salladıkça nereden baksak görünüyor ve aklımızı başımızdan alıyor. Size saldırmamak için kendimizi zor tutuyoruz. Oysa siz normal kuyruklusunuz. Verin onu bize, bu konuyu kapatıp, barış içinde yaşamaya devam edelim."

Boz Öküz ve heyeti, Uzun Kuyruk''u teslim etmiş, yine Benekli Öküz karşı çıkmış. Uzun Kuyruk, aslanların pençesi altında can vermiş.

"NEREDE KAYBETTİK BİZ BU SAVAŞI?"

Bu olay, sürekli tekrarlanmış, her seferinde farklı bahanelerle. Sonunda, öküzler zayıflamış, aslanlar küstahlaşmış. Artık, hiçbir bahane ileri sürmeden, doğrudan müdahale ederek, "Verin bize şunu, yoksa karışmayız" demeye başlamışlar. Birer birer aslanların pençesinde can verirken, Boz Öküz ve birkaç öküz kalmış geride. İçlerinden biri, önderlerine, "Ne oldu bize? Nerede kaybettik biz bu savaşı? Oysa, zamanında ne kadar da güçlüydük" diye sormuş.

Boz Öküz, Benekli Öküz'ün sözlerini anımsayarak, gözleri nemli... "Biz, Sarı Öküz'ü verdiğimiz gün kaybettik bu savaşı..." )


- HÖRBARKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= İŞİTİLEBİLİRLİK


- ISITIŞ ile ISITICI


- ISITMA ile/ve/<> IŞITMA

( TESHÎN[< SAHN | çoğ. TESHÎNÂT] ile ŞAVK )


- ISITMA ile SEVDİRME


- ISITMAK ile/ve/değil/yerine SICAK TUTMAK


- HEARING THRESHOLD[İng.] / SEUIL D'AUDITION[Fr.] / HÖRSCHWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= İŞİTME EŞİĞİ


- İŞİTME KESESİ/OTOSİST[Fr. < Yun.] ile İŞİTME TAŞI/OTOLİT[Fr. < Yun.]

( Suda yaşayan bazı omurgasız hayvanlarda, işitme taşını içinde bulunduran, akışkan sıvılı örgen. İLE Omurgalılarda ve bazı omurgasızlarda, denge örgeni olan iç kulakta bulunan, kalker parçacıkları. )


- İŞİTME ile İŞİTMEZLİK ile İŞİTME TAŞI ile İŞİTME KESESİ


- İŞİTMEK ile/ve DUYMAK/DİNLEMEK

( İşlevsel. İLE/VE Katılımcı. )

( TO HEAR vs./and TO LISTEN )


- İŞİTMEK ile/ve/değil EŞİK


- İŞİTMEK ile İŞİTİLMEK ile İŞİTTİRMEK ile İŞİTEBİLMEK ile İŞİTSEL ile İŞİ DUMAN ile İŞİ TIKIRINDA


- RADIANT[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞIYAN


- ISKAÇA[İt.] ile ISKARÇA[İt.]

( Yelkenli gemilerde, direklerin alt uclarının içine oturtulduğu yuva. İLE Bir limanın, gemi kalabalığı içindeki durumu. | Bir şeyi, tıka basa doldurma. )


- İŞKAL ETMEK değil/yerine/= GÜÇLEŞTİRMEK/ÇETİNLEŞTİRMEK


- İŞKAL değil/yerine/= GÜÇLEŞTİRME


- İSKAL["ka" uzun okunur] ile İSKAR[Ar.] ile İSKÂR[Ar.]

( Ağır şey yükletme/yükletilme. İLE Hor/hakir görme. İLE Sarhoş etme. )


- ISKALAMAK ile ISKA ile ISKAT ile ISKAÇA ile ISKARÇA ile ISKATÇI/LIK


- ISKALARYA[İt.] -ile

( Çivilerin, halat basamakları. )


- İSKAMBİL ile İSKAMBİL KÂĞIDI


- İSKAN (ETMEK) değil/yerine/= YURTLANDIRMAK / YURTLANMA/YERLEŞİM


- İSKAN RUHSATI[Ar.] değil/yerine/= OTURULUR BELGESİ


- İSKÂN ile/ve/||/<>/> İMÂR ile/ve/||/<>/> İNŞÂ


- İSKÂN ile/ve/||/<>/> İNŞÂ


- İSKAN ile İSKAN BELGESİ


- İSKANBİL değil İSKAMBİL[Fr. BRISCAMBILLE]


- İSKANDİNAV ile İSKANDİNAV DİLLERİ


- ISKARMOZ[İt.] ile ISKARMOZ[İt.]

( Gemilerin kaburgalarını oluşturan eğri ağaçların adı. | Kürek takmak için kayık ve sandalın yan kenarına dikine yerleştirilmiş ağaç çubuk. İLE Gövdesi yuvarlak, uzunca, pullu, burnu sivri, küçük palamut boyunda bir balık. )

( ... cum SPHYRAENA SPHYRAENA )


- İSKARPELA[Lat.] -ile

( Tahta, metal ya da taşı işlemeye yarayan, çelik araç. )


- İSKAT/ISKAT[< SUKUT | çoğ. ISKATÂT]["ka" uzun okunur] ile İSKÂT[< SÜKÛT]

( Düşürme/düşürülme. | Yok etme. | Hükümsüz bırakma. | Ölünün azapsız kalması için dağıtılan sadaka. İLE Susturma, sükût ettirme. | Tartışmada yanıt veremeyecek duruma getirme, ağzını kapattırma. | Kandırma, râzı etme. )

( ISKAT-I CENÎN: Çocuk düşürme. )


- İSKELE CADDESİ :

( Boğaziçi'nin en eski iskelelerinden birisi olan Rumelikavağı vapur iskelesinden Altınkum'a doğru giden caddede "İskele Caddesi" adı verildi. )


- İSKELE CAMİSİ ile İSKELE CAMİSİ

( Kadıköy (Mustafa III) İskele Camisi. İLE Mihrimah Sultan Camisi. [Üsküdar] )

( 1741'de, Sultan III. Mustafa tarafından. İLE Kanuni Sultan Süleyman'ın kızı Mihrimah Sultan tarafından, Mimar Sinan'a yaptırtılmıştır. [1545 - 1547] )


- İSKELE ÇEŞMESİ :

( İstinye - Yeniköy sahil yolu yapılırken mezarlık duvarı yanında olan bu çeşme taşları numaralanarak kaldırılmış ve vapur iskelesi karşısındaki yerde yeniden inşâ edilmiştir. (H.1326, M.1908) Kitabesinde şöyle yazıyor: Ve sekahüm Rabbühüm şeraben tahura (1326) 1908". )


- İSKELE RESTAURANT :

( Rumelihisarı vapur iskelesi, şehir hatları seferleri kaldırıldıktan sonra kiralandı. İskele halen aynı isimle restaurant olarak hizmet veriyor. )


- İSKELE ile BENDER[Fars. çoğ. BENÂDİR]

( ... İLE Ticaret yeri, işlek ticaret iskelesi. )


- İSKELE ile İSKELET ile İSKELE KUŞU ile İSKELE BABASI ile İSKELE ALABANDA ile İSKELET MOBİLYA ile İSKELE KELEPÇESİ


- İSKELET[İng. SKELETON] ile/||/<> İSKEMİ[İng. ISCHEMIA]

( Bir hayvanın destek görevi olan ve vücudu korumaya yarayan sert parçasının tümü; omurgalı hayvanların iç organlarını koruyan ve destekleyen kemik ve az çok kıkırdaklı bir çatı yapısı. @@ Organizmanın dokusunda ya da organında yerel olarak kan akışının azalması ya da kesilmesi tıbbi sorunu.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- İSKELET ile KEMİRDEK

( ... İLE Kuyruğun iskeleti. )


- İŞKEMBE[Fars. < ŞIKENBE] ile/ve/> BÖRKENEK ile/ve/> KIRKBAYIR/KERGÜK ile/ve/> ŞİRDEN/ŞÎRDÂN[Fars.]/KUTNE

( Geviş getirenlerin, ilk ve en büyük mide bölümü. İLE/VE/> Geviş getiren hayvanlarda ikinci mide. İLE/VE/> Geviş getiren hayvanlarda üçüncü mide. İLE/VE/> Geviş getiren hayvanlarda dördüncü mide. )

( RUMEN vs./and/> RETIKULUM vs./and/> OMASUM vs./and/> ABOMASUM )


- İŞKEMBE ile İŞKEMBECİ/LİK ile İŞKEMBELİ ile İŞKEMBESİZ ile İŞKEMBE SURATLI ile İŞKEMBE ÇORBASI


- İSKEMI/İSCHEMIA[İng.] değil/yerine/= YETERSİZ KANLANMA


- İSKEMİ ile/||/<> HİPOKSİ

( Dokulara yeterli kan akışının olmaması. İLE/||/<> Dokulara yeterli oksijenin ulaşmaması. )


- İSKEMİ ile/||/<> NEKROZ

( Dokulara yeterli kan akışının olmaması. İLE/||/<> Göze ya da dokuların ölümü. )


- İSKEMIK/İSCHEMIC[İng.] değil/yerine/= YETERSİZ KANLANAN


- İSKEMİK PERİYOT/ISCHEMIC PERIOD[İng.] değil/yerine/= YETERSİZ KANLANAN DÖNEM


- İSKEMLE/TABURE değil/yerine/= OTURAK


- İŞKENCE ile/değil/yerine CEZA


- [ne yazık ki]
!İŞKENCE ile/ve/<> !İNSANLIK DIŞI "UYGULAMA"


- İŞKENCE ile İŞKENCECİ/LİK ile İŞKENCELİ ile İŞKENCESİZ


- İSKENDER PAŞA HAMAMI :

( Yeniköy'de Köybaşı'nda bulunan bu hamamı İskender Paşa yaptırdığından bu isimle anılmaktadır. Bu hamama Yeniköy Hamamı da denilmektedir. Bir ismi de "Reisler Hamamı" dır. Çok önemli tarihi bir eser olan bu hamam, 1958 yılında yol yapım çalışmaları sırasında ortadan kaldırıldı. )


- İSKENDER[< İSKÂNDAR] KENTİ ile/ve/||/<>/> KALINTISI

( Beş. İLE/VE/||/<>/> İki. )


- İSKENDER ile ALEXANDER KURZHAKOV ile İSKENDERİYE ile İSKENDERİYE

( ALEXANDER vs. ALEXANDER KURZHAKOV vs. ALEXANDRIA vs. ALEXANDRIAN )

( سکندر ile اسکندر ile لکساندر کورژاکف ile اسکندريه ile سکندري )

( سکندر ile ESKANDER ile LEXANDER KORZHAKOF ile اسکندريه ile سکندري )


- İSKETE ile/<> BAĞRIKARA

( Serçegillerden, gagaları dişli, zararlı böcek ve kurtlarla beslenen, hoş sesli bir kuş. İLE/<> İskete kuşunun bir türü. )

( PARUS ATER cum/<> SAXICOLA TORQUATA )


- İSKETE ile ÇUHAKUŞU

( ... İLE Bir iskete türü. )

( ... cum PARUS PENDULINUS )


- İSKETE ile UZUNKUYRUK


- IŞKI ile IŞKIN


- İŞKİL/İŞKÎL[Ar. < ŞEKL] ile İŞKİL/İŞKÎL[Fars.]

( Güçlük, zorluk. İLE Şüphe, hile. | Kötü bir durumla karşılaşma sanısı, kuruntu, vesvese. | Önden sağ ve arkadan sol ayağı beyaz olan at.[Araplarca hiç makbul sayılmaz] )


- İŞKİLLENMEK ile İŞKİLLENDİRMEK ile İŞKİL ile İŞKİLLİ/LİK ile İŞKİLSİZ/LİK


- İSKİTÇE ile İSKİTLER


- İSKOÇ ile İSKOÇÇA


- İSKOÇYA < KALEDONYA


- ETEK GİYMEK:
İSKOÇYA'DA ve YEMEN'DE


- İŞKOLİK ile/değil/yerine VERİMLİ ÇALIŞAN

( )


- İSKONTO/TENZİLAT değil/yerine/= İNDİRİM


- İSKONTO ile İSKONTOLU ile İSKONTOSUZ


- İSKONTO ile İŞTİRA KREDİSİ

( [Senet sahibi ve senet ile ödeme yapan şirket] Aynı belediye sınırları içinde bulunma zorunluluğu taşır. İLE Farklı kentlerde bulunmalıdır. )


- ISKONTO[İt.]/TENZİLÂT[Ar.] değil/yerine/= İNDİRİM


- İSKORBÜT -ile

( Dişeti hastalığı. )


- İSKORBÜT[Fr. < Lat. < Rus.] ile İSKORPİT[Yun.]

( C vitamini eksikliği nedeniyle, dermansızlık, zayıflık ve dişetlerinin yangısı gibi belirtilerle kendini gösteren hastalık. İLE İskopitgillerden, iri başlı, yüzgeçlerinde yakıcı dikenleri bulunan bir balık. )

( ... cum SCORPAENA ACROFA )


- İSKORÇİNA[İt.] -ile

( Bileşikgillerden, lezzetli kökleri sebze olarak kullanılan, Akdeniz bölgesinde çokça yetiştirilen bir bitki. [Lat. SCORZONERA] )


- İŞKÜM ile TEPSİ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Hakan'ların önüne konan, büyük, çanak biçimindeki, ayakları bulunmayan tepsi. İLE ... )


- ISLAH ETMEK değil/yerine/= İYİLTMEK


- ISLAH/ISLAHATÇ[Ar.] / REFORM/İST[İng.] değil/yerine/= İYİLTİM/Cİ, İYİLEŞTİRME/İYİLEŞTİRİCİ / DEĞİŞİKLİK/DEĞİŞTİRİCİ


- ISLAH OLMAK değil/yerine/= İYİLTİLMEK


- ISLÂH[Ar.] değil/yerine/= DÜZELTME/İYİLEŞTİRME


- ISLAH ile/||/<> EHLÎLEŞTİRME


- ISLAH ile/ve/||/<> İHYÂ ile/ve/||/<> TECDİD


- ISLAHAT ile ISLAHATÇI/LIK


- ISLAHHANE değil/yerine/= İYİLTKE


- ISLAK ZEMİN ile KAYGAN ZEMİN


- ISLAK ile/ve YAŞ


- İSLÂM COĞRAFYASINDA YAYGIN TARİKATLAR:
NAKŞİBENDİYE ve KÂDİRİYE ve HALVETİYE


- İSLÂM DÜŞÜNCESİ ile/ve TÜRK DÜŞÜNCESİ


- İSLÂM FELSEFE-BİLİM TARİHİ'NDE 7 ETMEN -ile

( * BAŞLANGIÇ
* DURAKLAMASI VE ÇÖKMESİ
* DÖNEMLENDİRME
* GENEL FELSEFE-BİLİM'DEKİ YERİ
* ZİHNİYET
* FELSEFE-BİLİMİ ÜRETEN KİŞİNİN KİMLİĞİ
* GELENEK İLE TOPLUMUN İLİŞKİSİ )


- İSLÂM FELSEFESİNDE, İKİ TEMEL AYRIM

( * ASALET'ÜL VÜCUD
* ASALET'ÜL MAHİYE )


- İSLÂM HUKUKU değil İSLÂM FIKHI HUKUKU


- VAKIF:
İSLÂM HUKUKUNDA ile/ve/||/<>/> MEDENİ HUKUKTA


- İSLÂM İCTİHÂDINDA:
KAZAÎ ve/||/<> ADLÎ


- İSLÂM:
"İNANCI" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DÜŞÜNCESİ


- İSLÂM MEDENİYETİNDE
ENDÜLÜS ile/ve/||/<> KUDÜS ile/ve/||/<> MÂVERÂÜNNEHİR(KAZAKİSTAN-ÖZBEKİSTAN-TÜRKMENİSTAN)


- İSLÂM/MÜSLÜMANLIK:
TEK TANRI DİNİ değil AŞKIN TANRI DİNİ


- İSLÂM/MÜSLÜMANLIK ve/<> KAVRAMAK


- İSLÂM TASAVVUFU ile/ve KABBALAH(YAHUDİ TASAVVUFU) ile/ve GNOSTİZM(HRİSTİYAN TASAVVUFU)


- İSLÂM ile HRİSTİYANLAŞTIRILMIŞ İSLÂM


- İSLÂM ile/ve/<> İMÂN

( Dış güven/ce. İLE/VE/<> İç/öz güven/ce. )

( Toplumda. İLE/VE/<> Kendinde. )

( İnandığına teslim olma, selâmete ermek, kurtulmak. İLE/VE/<> İnancın pekişmişliği. )


- İSLÂM ve/> İMAN ve/> İHSAN

( Saygı. VE/> Sevgi. VE/> Ahlâk. )

( HZ. MUSÂ(KELİMULLAH) ve/> HZ. İSÂ ve/> HZ. MUHAMMED )


- İSLÂM[Ar.] ile ÎMÂN[Ar.] ile SALÂH[Ar.]


- İSLÂM ile İSLAM ABAD ile İSLAMİ ile İSLAM MERKEZİ ile İSLAM CUMHURİYETİ DEVRİM MUHAFIZLARI ile İRAN İSLAM CUMHURİYETİ ile İSLAM CUMHURİYETİ HABER AJANSI ile İSLAMİ ŞURA ile İSLAMİ ŞURA KONSEYİ ile İSLAM DÜNYASI ile İSLAM DEVRİMİ

( ISLAM vs. ISLAM ABAD vs. ISLAMIC vs. ISLAMIC CENTER vs. ISLAMIC REPUBLIC REVOLUTIONARY GUARDS vs. ISLAMIC REPUBLIC OF IRAN vs. ISLAMIC REPUBLIC'S NEWS AGENCY vs. ISLAMIC SHOURA vs. ISLAMIC SHOURA COUNCIL vs. ISLAMIC WORLD vs. ISLAMIC REVOLUTION )

( دين اسلام ile اسلام ile اسلام آباد ile اسلامي ile مرکز اسلامي ile جمهوري اسلامي ايران ile سپاه پاسداران ile خبرگزاري جمهوري اسلامي ile انقلاب اسلامي ile مجلس شورا ile مجلس شوراي اسلامي ile جهان اسلام )

( DYNE ESLAM ile ESLAM ile ESLAM ABAD ile ESLAMY ile MARKZ ESLAMY ile JAMEHORY ESLAMY AYRAN ile SEPAH PASDARAN ile KHBARGOZARY JAMEHORY ESLAMY ile ENGHALAB ESLAMY ile MOJALS SHORA ile MOJALS SHORAY ESLAMY ile JACPEHAN ESLAM )