I ve İ ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 8.234 başlık/FaRk ile birlikte,
8.234 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(20/34)
- İNTİBAK ve İTTİFAK
- İNTİBAK[Ar.]/ENTEGRASYON[İng. < INTEGRATION] değil/yerine/= ÖLÇÜDEŞLİK/ÖLÇÜ UYUM, UYUM
- İNTİFA ile İNTİFA HAKKI
- İNTİFÂ'[Ar.] ile İNTİFÂ'[Ar. < NEF | çoğ. İNTİFÂAT] ile İNTİFÂH[Ar. < NEFH]
( Ortadan yok olma, aradan çıkma. İLE Yararlanma, menfaatlenme. İLE Kabarma, şişme. | Örgenlerden birinin şişmesi. )
- İNTIFÂ[Ar.] ile İNTIVÂ[Ar.]
( Sönme. İLE Sarılıp devşirilme, katlanıp sarılma, dürülme. )
- İNTİHÂ'[Ar.] ile İNTİHÂ'[Ar. < NİHÂYET]
( Yanına dayanma, yaslanma. İLE Son bulma, sona erme. | Bitme, tükenme. | Son, nihâyet. )
- İNTİHA ile İNTİHAL ile İNTİHAP ile İNTİHAR ile İNTİHAR BOMBACISI ile İNTİHAR SALDIRISI
- İNTİHÂB[Ar. < NAHB | çoğ. İNTİHÂBÂT] ile İNTİHÂB[Ar. < NEHB | çoğ. İNTİHÂBÂT]
( Seçme/seçilme. | Seçim. | En güzel. İLE Yağma ile mal alma, kapışma, talanlama. )
- İNTİHÂBAT[Ar. < İNTİHÂB] ile İNTİHÂBÂT[Ar. < İNTİHÂB]
( Seçmeler/seçilmeler. | Seçimler. İLE Yağmalar, kapışmalar, talanlamalar. )
- İNTİHÂL ile/ve/||/<>/> İNTİHÂR
( Alıntı. İLE/VE/||/<>/> Kendini öldürmek. )
- İNTİHÂL ile TEVÂRÜD
( Çalma. Edebiyatta birinin yazı ya da şiirini kendinin gibi göstermesi. İLE İki şairin birbirinden habersiz olarak aynı mısra ya da beyti söylemeleri. )
( Kasıt vardır. İLE Kasıt yoktur. )
- İNTİHAL/PLAJİRİZM değil/yerine/= ALINTI
- İNTİHAR/MÜNTEHİR[: İntihar eden.] ile/değil ÖTANAZİ["ÖTENAZİ" değil!]
- İNTİHAR TEŞEBBÜSÜ değil/yerine/= ÖZKIYIM GİRİŞİMİ
- İNTİHAR değil İRTİHAL
- ÖZKIYIM/İNTİHAR[Ar.] ile/ve/değil/||/<> ÖLÜM ORUCU
- İNTİHAR[Ar.]["İNTAHAR" değil!]/SUİSİT[İng. < SUICIDE] değil/yerine/= ÖZKIYIM
- İNTİHARÎ[Ar.]/SUİSİDAL değil/yerine/= ÖZKIYIMSAL
- İNTİHÂZ[Ar.] ile İNTİHÂZ[Ar.]
( Fırsat gözleme, fırsatı kaçırmama. İLE Hareket etme, yola çıkma. )
- İNTİKA["ka" uzun okunur] ile İNTİKAH["ka" uzun okunur]
( Bir şeyi seçme, ayırd etme. İLE Zayıf olma, nekahat gerektirme. | İyi bir haber duyup sevinme. )
- İNTİKAL[< NAKL (çoğ. İNTİKALÂT)] ile İNTİMÂ'[Ar.]
- İNTİKAL[Ar.] değil/yerine/= GEÇİNÇ | GEÇİŞ | GEÇİŞSİZ
- İNTİKAL[Ar.] ile/ve/değil/<> İŞTİRAK[Ar.]
- İNTİKAL ile/ve SEVK
- İNTİKÂL[Ar.] ile ZEVÂL[Ar.]
- İNTİKALEN["ka" uzun okunur] ile İNTİKALÎ["ka" uzun okunur]
( İntikal suretiyle. İLE İntikal ile ilgili. )
- İNTİKAM ALMAK" ile/değil/yerine/>< GÖNÜL ALMAK
- İNTİKAM ALMAK ile İNTİKAMCI ile İNTİKAM ALMAK
( AVENGE vs. AVENGER vs. AVENGING )
( دادگيري کردن ile انتقام گيرنده ile انتقام جو ile انتقام گير ile منتقم ile خونخواه ile دادگير ile انتقام گيري )
( DADEGYRY KARDAN ile ENTEGAM GYRANDEH ile انتقام جو ile ENTEGAM GYR ile MONTEGHAM ile KHONKHAH ile DADEGYR ile ENTEGAM GYRY )
- İNTİKAM ile/değil/yerine ADÂLET
( "Öfke", "kıskançlık" ve "nefret" "kaynaklıdır". İLE/DEĞİL/YERİNE Gücünü, sevgiden alır. )
- İNTİKAM ile/değil/yerine ADÂLET
- İNTİKAM değil/yerine/>< AFFETMEK
( En etkili/büyük intikam, affetmektir. )
- İNTİKAM ile/ve/değil/yerine/<> DENGE
- İNTİKAM ile İNTİKAMCI/LIK
- İNTİKAM ve/>/= KAYBETMEK
- İNTİKAM değil/yerine/= ÖÇ
- İNTİKAS["ka" uzun okunur] ile İNTİKÂS[Ar. < NÜKS] ile İNTİKÂŞ[Ar. < NAKŞ]["ka" uzun okunur] ile İNTİKAZ["ka" uzun okunur]
( Eksilme. İLE Başaşağı düşme ya da dönme. İLE Kazılma, nakşolunma. İLE Bozulma, çözülme. )
- İNTİMÂ'[Ar.] ile İNTİSÂB[Ar. < NİSBET] ile İNTİSÂB[Ar. < NASB]
( Kuşun bir yerden uçup başka bir yere konması. | Birine mensûb olma. İLE Bir kişiye mensûb olma. | Bir yere bağlanma, kapılanma. | Birinin adamı olma. İLE Dikilip durma. | Yükseğe kaldırma. | Kurala göre sözcüğün mensûb olması. )
- İNTİSÂB ETMEK ile/ve/<>/< İKRÂR ETMEK
- İNTİSÂB ile/ve İMTİSAL
( İntisâb/inisiyasyon, içsel mâbedin oluşturulmasını başlatır/sağlar. )
( VÂ-BESTE ile/ve ... )
- İNTİSÂB ile "KAPILANMAK"
( HİÇ KENDİ KENDİNE KAYNAR MI KAZAN
ÇEVRE YANIN ATEŞ EYLEMEYİNCE )
- İNTİSÂF değil/yerine/= ZAMAN, YARIYI BULMA
- İNTİSÂH[Ar. < NESH] ile İNTİSÂH[Ar.]
( Kopyasını/nüshasını/sûretini çıkarma, istinsah. İLE Verilen öğüdü tutma. )
- İNTİSÂR[Ar. < NESR] ile İNTİSÂR[Ar. < NASR] ile İNTİŞÂR[Ar.] ile İNTİZÂR[Ar. < NAZAR]
( Saçılma, dağılma. | Püskürme/püskürtme. | Aksırma. İLE Öc alma. İLE Yayılma, dağılma, neşr olunma. | Üreme. | Gizli bir şeyin ağızdan ağza yayılması. | Genelleşme. | [fizik] Ayrılma. [İng./Fr. DISPERSION] | [kimya] Dağılım, yayınma. [İng./Fr. DIFFUSION] İLE Bekleme, gözleme. | İlenme, beddua. )
- İNTİŞÂR[Ar. < NEŞR] değil/yerine/= YAYILMA, DAĞILMA | ÜREME
- İNTİYÂH[Ar.] ile İNTİZÂC[Ar.]
( Ağlama, gözyaşı dökme. İLE Çıbanın olgun duruma gelmesi. | Çok gözyaşı dökme. )
- İNTİZÂ'[Ar. < NEZ]/DISSOCIATION[İng./Fr.]:
Çekip koparma, koparıp alma. -<
- İNTİZÂ'[Ar. < NEZ]/DISSOCIATION[İng./Fr.] ile İNTİZÂH[Ar.]
( Çekip koparma, koparıp alma. İLE Dışkılama sonrası temizlenme, tahâret alma. )
- İNTİZÂÎ TECVİZ ile/ve İHTİRAÎ TECVİZ
- İNTİZAÎ ile/ve VEHMÎ
- İNTİZAM[Ar.] değil/yerine/= DÜZEN/ÇEKİDÜZEN
- İNTİZAM ile İNTİZAMLI/LIK ile İNTİZAMSIZ/LIK ile İNTİZAMLICA ile İNTİZAMSIZCA
- İNTİZÂR[Ar.] ile İMHÂL[Ar.]
- İNTİZÂR[< NAZAR] ile/ve/<> İNKİSÂR[< KESR]
( Bekleme, gözleme. | İlenme, beddua. İLE/VE/<> Kırılma. | Gücenme. | İlenme, ilenç. )
- İNTİZÂR[Ar.] ile NAZAR[Ar.]
- İNTİZÂR[Ar.] ile TERABBUS[Ar.]
- İNTİZÂR[Ar.] ile TERACCÎ[Ar.]
( Beklemek. İLE Ümit etmek. )
- INTO :/yerine İÇİNE
- İNTRAAORTİK/INTRAAORTIC[İng.] değil/yerine/= ANA ATARDAMAR İÇİ, AORT İÇİ
- İNTRAARTERİYEL/İNTRAARTERIAL[İng.] değil/yerine/= ATARDAMAR İÇİ
- İNTRADERMAL[İng.] değil/yerine/= DERİ İÇİ
- İNTRADERMAL ile İNTRADERMİK
( INTRADERMAL vs. INTRADERMIC )
( درون پوستي )
( DRON POOSTY )
- İNTRAKARDİYAK/İNTRACARDİAC[İng.] değil/yerine/= KALP İÇİ, YÜREK İÇİ
- İNTRAKORPOREYAL/İNTRACORPOREAL[İng.] değil/yerine/= GÖVDE İÇİ
- İNTRAKRANİYAL/İNTRACRANIAL[İng.] değil/yerine/= KAFA İÇİ
- İNTRAMÜRAL/İNTRAMURAL[İng.] değil/yerine/= DUVAR İÇİ
- İNTRAMÜSKÜLER/İNTRAMUSCULAR[İng.] değil/yerine/= KAS İÇİ
- İNTRANÜKLEER/İNTRANUCLEAR[İng.] değil/yerine/= ÇEKİRDEK İÇİ
- İNTRAOPERATİF/İNTRAOPERATIVE[İng.] değil/yerine/= AMELİYAT SIRASINDA
- İNTRAVENÖZ/İNTRAVENOUS[İng.] değil/yerine/= TOPLARDAMAR İÇİ
- INTRODUCE :/yerine TANITMAK
- INTRODUCER[İng.] değil/yerine/= GİRGEÇ
- INTRODUCTION :/yerine GİRİŞ
- INTROITUS[İng.] değil/yerine/= GİRİM
- İNTROJEKSİYON/INTROJECTION[İng.] değil/yerine/= İÇE ATIM
- İNTRON ile/||/<> EKZON
( Kesikli genler İLE intron ve ekzon keşfi )
( Richard J. Roberts tarafından 1977 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1943-) (Ülke: İngiltere) (Alan: Moleküler Biyoloji) (Önemli katkıları: Split genler, intronlar) (Nobel: 1993) )
- İNTROSPEKSİYON/INTROSPECTION[İng.] değil/yerine/= İÇE BAKIS¸
- İNTROVERSİYON/INTROVERSION[İng.] değil/yerine/= İÇE DÖNÜKLÜK
- INTROVERT[İng.] değil/yerine/= İÇE DÖNÜK BİREY/ÖRGEN
- İNTÜİSYONİST İLE KLASİK İLE PARAKONSİSTENT ile/||/<> MANTIK FELSEFELERİ
( Farklı mantık yaklaşımları. )
( Formül: ¬¬p ≠ p (intüisyonist) )
- INTUITION vs. DIVINE
- INTUITION vs. GUESS
- INTUITION vs. INSTINCT -ve
( SEZGİ ile/ve İÇGÜDÜ )
- INTUITION vs. INSTINCT vs. INSIGHT vs. INKLING
- İNTUİTIONİSM değil/yerine/= SEZGİCİLİK
- INUPIAQ/INUKTITUT -ile
( İnuitçe. )
- İNVAJİNASYON/INVAGINATION[İng.] değil/yerine/= İÇ İÇE GEÇME
- INVALUABLE vs. UNVALUABLE
- INVALUABLE vs. VALUABLE
- İNVASİF TÜRLER ile/||/<> ENDEMİK TÜRLER
( İnvasif türler yabancı habitata yerleşenken İLE endemik türler belirli bölgeye özgüdür )
( Formül: Ekolojik baskı )
- INVASION :/yerine İSTİLA
- İNVAZİV/INVASIVE[İng.] değil/yerine/= GİRİŞİMSEL | YAYILMACI
- İNVAZİV RADYOLOJİ/INTERVENTIONAL RADIOLOGY[İng.] değil/yerine/= GİRİŞİMSEL RADYOLOJİ
- İNVAZİV TÜR ile/||/<> NATURALİZE TÜR
( İnvaziv zararlı yabancı, naturalize uyum sağlamış. )
( Formül: Agresif İLE entegre )
- İNVAZYON/İNVASION[İng.] değil/yerine/= YAYILMA
- INVENTION vs. CATCH
- INVENTION vs. INNOVATION
- İNVERSİYON/INVERSION[İng.] değil/yerine/= TERSINE DÖNME
- INVEST :/yerine YATIRIM YAPMAK
- INVESTIGATE :/yerine ARAŞTIRMAK
- INVESTIGATION :/yerine SORUŞTURMA
- INVESTIGATOR :/yerine ARAŞTIRMACI
- INVESTMENT :/yerine YATIRIM
- INVESTOR :/yerine YATIRIMCI
- INVITE :/yerine DAVET ETMEK
- İNVOLÜSYON/İNVOLUTION[İng.] değil/yerine/= İÇE ÇEKİLME
- INVOLVE :/yerine DAHİL ETMEK
- INVOLVED :/yerine DAHİL OLAN
- INVOLVEMENT :/yerine KATILIM
- İNZÂC ile ...
( İyice pişirip kıvamını buldurma. )
- İNZÂL[Ar. < NEZR | çoğ. İNZÂLÂT] ile İNZÂR[Ar.] ile İNZÂR[Ar. < NEZF | çoğ. İNZÂRÂT] ile İNŞÂR[Ar.]
( İndirme/indirilme. | Tanrı buyruklarının peygamberlere inmesi. | Uykuda düş azması, meni boşalması. İLE Geciktirme, te'hîr etme. İLE Sonunun kötü olacağını haber vererek korkutma, uyarıda/ihtarda bulunma. İLE Ölüyü diriltme. )
- İNZÂL ile/ve/<> İRSÂL
( Nübüvvet. İLE/VE/<> Risâlet. )
- İNZAL ile MÜTEAL
( İçkin. İLE Dışta. )
- İNZÂR[Ar.] ile VASİYET[Ar.]
- İNZİBAT değil/yerine/= DÜZENERİ
- İNZİBAT/LIK ile İNZİBATİ ile İNZİBATSIZ/LIK
- İNZİVÂ'[< ZUVİYY < ZEYY] -ile
( BİR KÖŞEYE ÇEKİLME, ÇEKİLİP HİÇBİR İŞE KARIŞMAMA | DÜNYA İŞLERİNDEN VAZGEÇME )
- İNZİVÂ değil/yerine/= ÇEKİLGİ
- İNZİVA ile/ve/||/<>/> HALVET
( Yalnız, tenha kalma, tenhaya çekilme. | Halktan ayrılıp Hakk ile tenha kalmak. İLE/VE/||/<>/> Issız yerde, tenhada yalnız ya da birlikte olma/kalma. )
- İNZİVÂ ile UZLET
( MÜNZEVÎ[Ar.] / BERÇÎDE-DÂMEN[Fars.] )
( "Kendinde/n". İLE Halkta/n. )
- İNZİVAYA ÇEKİLMEK değil/yerine/= ÇEKİLGİYE GİRMEK
- IOE/INTERNET OF EVERYTHING[İng.] değil/yerine/= HER ŞEYİN INTERNETİ
- İOİDİON HALK OKULU :
( Yeniköy'deki okullardan biri de 1893/1894'te faaliyet gösteren İoidion Halk Okulu idi. Ancak kısa ömürlü oldu ve kapandı. )
- IOLİT ile/||/<> KORDİYEİT
( Mavi-mor renklerde bir kordiyerit türü. İLE/||/<> Genellikle koyu mavi renkte olan bir mineral. )
- IOLİT ile/||/<> KUNZİT
( Mavi-mor renklerde bir kordiyerit türü. İLE/||/<> Pembe ila mor renkte bir spoddumen. )
- IOLİT ile/||/<> SUGİLİT
( Mavi-mor renklerde bir kordiyerit türü. İLE/||/<> Mor renkli nadir bir mineral. )
- IOLİT ile/||/<> TURMALİN
( Mavi-mor renklerde bir kordiyerit türü. İLE/||/<> Birçok renkte bulunabilen bir taş. )
- Olur-olmaz zamanda konuşacağına gerektiğinde KONUŞ!!!
- IOM/INSTITUTE OF MEDICINE[İng.] değil/yerine/= TIP ENSTİTÜSÜ
- IOMT/INTERNET OF MEDICAL THINGS değil/yerine/= TIBBİ NESNELERİN INTERNETİ
- IOMT-SAF/INTERNET OF MEDICAL THINGS SECURITY ASSESSMENT FRAMEWORK[İng.] değil/yerine/= TIBBİ NESNELERİN INTERNETİ GÜVENLİK DEĞERLENDİRME ÇERÇEVESİ
- ION KROMATOGRAFİ ile/||/<> İYON DEĞİŞİMİ
( IC ayırma+tespit, iyon değişimi sadece ayırma. )
( Formül: Analitik İLE preparatif )
- Ona bakarsan diyerek sözü düşürmeden KONUŞ!!!
- IONIC LIQUID CATALYSIS ile/||/<> ORGANIC SOLVENT CATALYSIS
( Ionic liquid catalysis iyon sıvısı ortamında katalizken İLE organic solvent catalysis organik çözücüde kataliz yapar )
( Formül: Task-specific IL )
- IONOSPHERE değil/yerine/= YÜKÜNYUVAR
- IOT/INTERNET OF THINGS[İng.] değil/yerine/= NESNELERİN INTERNETİ
- IP/INTERNET PROTOKOL[İng.] değil/yerine/= INTERNET PROTOKOLÜ
- İP ile BENE[Fars.]
( İnce urgan, palamar, ip. )
- İP ile/ve/değil/<> ÇÖZGÜ/ARIŞ
( ... İLE/VE/DEĞİL/<> Dokumacılıkta, atkıların geçirildiği, uzunlamasına ipler. )
- İP ile FİLDEKOZ[Fr.]
( ... iLE Bir çeşit pamuk ipliği. | İskoçya ipliği denilen, ince ve sağlam pamuk ipliğinden dokunmuş olan. )
- İP ile FLOŞ[Fr.]
( ... İLE Selülozdan, yapay, parlak, bükümsüz iplik. )
- İP ile İP TORBA ile İP CAMBAZI ile İP TORBALI ile İP İSKELESİ ile İP MERDİVEN
- İP ile/ve/< İPLİK
( Divân şiirinde sevgilinin saçı ve canı iplik gibi düşünülür. )
( Dokuma maddelerinin, bükülmüş liflerinden yapılmış bağ. | [yerel/bölgesel dilde] İplik. | Asarak öldürme cezası. İLE Pamuk, keten, naylon vb. dokuma maddelerinin, uzun, ince liflerinden her biri. | Bu liflerin, birlikte bükülmüş ve çekilmiş durumu. | Fasulye gibi sebzelerin ya da bazı meyvelerin lifi. )
( ÂVEND ile/ve/< RİŞTE )
- İP ile ISKOTA
( ... İLE Büyük yelkenleri yönetmek için kullanılan ip. )
- İP ile/ve KATKÜT
( ... İLE/VE Cerrahide/ameliyatta kullanılan ip. )
- İP ile KOTONPERLE[Fr. < COTON PERLE]
( ... İLE Parlak ve kalın bir cins pamuk iplik. )
- İP ile/<> LİKRALI İP
- İP ile/ve/||/<>/> MAKROME[Fr. < MACREMÉ]
( ... İLE/VE/||/<>/> Kalın iplikle elde örülmüş iş. )
- İP ile MİSİNA[İt.]
( ... İLE Yapay ve bireşimli hammadde ile tek kat çekilmiş, değişik kalınlıkta iplik. )
- İP ile PERESE
( ... İLE Duvarcıların, doğrultu bulmakta kullandıkları çekül ipi. | Durum, derece, kerte. )
- İP ile SAVLA[İt.]
( ... İLE Gemilerde bayrakları, direğe çekmekte kullanılan ince ip. )
- İP ile/ve SİCİM
( ... İLE/VE Keten, kenevir gibi bitkilerin liflerinden yapılan ince ip. )
- İP ile/ve ŞİRÂZE[Fars.]
( ... İLE/VE Kitap ciltlerinin iki ucunda bulunan ve yaprakları düzenli tutan, ibrişimden örülmüş ince şerit. | Pehlivan kispetinin paçası. )
- İP ile TARAZ/DARAZ
( ... İLE Taramak. | Düz ve parlak bir kumaşın üzerinde bulunan tel tel iplik. Dokumanın taraktan geçirilirken kopan ipliklerinden oluşan kabartılar. | (Saç için) Dağınık, biçim verilmemiş, kabarık. | Taraz sözcüğü Anadolu halk ağzında daraz biçiminde de söylenir. Bu sözcüğün kökünde daralmak, sıkılmak, dağılmak, kopmak, üşümekten tüyleri dikilmek vb. anlamlar vardır. )
- İP ile/ve TENEF/HAYTA
( ... İLE/VE Çadır ipi. )
- İPBÜKEN, YALÇIN (İST. 1940) :
( Sarıyerli. İ.Ü. Hukuk Fakültesinden mezun oldu. İngilizce ve İtalyanca bilmektedir. Çeşitli üst düzey yöneticilik yaptı. 1970'de Koç Grubunda TOFAŞ da Personel Müdürü olarak işe başladı. 2000 Aralık ayına kadar Kofisa Trading Co. Ortadoğu Temsilciliği, Koç Holding Başkan Yardımcısı (Otomotiv), Koç Holding Koordinatör (Organizasyon ve Metot) görevlerinde bulundu. İnceleme Danışmanlık Eğitim ve Araştırma Merkezi A.Ş. Genel müdürlüğü yaptı. Galatasaray Takımında basketbol oynadı ve Genç Milli takım formasını giydi (1953 - 1960), TOFAŞ SAS Kulübünü kurdu ve Başkanlığını yaptı. Türkiye Güreş Federasyonu Başkanlığı Yaptı (1987 - 1988). Türkiye Olimpiyat Komitesi Yönetim Kurulu Üyesidir. 2002 yılından bu yana Yalın Enstitüsü Derneği Başkanıdır. )
- İPÇİ/LİK ile İPÇİK
- İPE-SAPA (GELMEZ İŞ/SÖZ/HAREKET/DAVRANIŞ)
( BÎ-SER Ü BÛN )
- İPEK MAYMUN/TAMARİN ile PEMBE MAYMUN
( SAGUINUS TAMARIN vs. LEONTOCEBUS ROSALIA )
- İPEK SUYU :
( Sarıyer Maden Mahallesi sınırları içindedir ve Çırçır mesiresinin biraz ilerisindedir. İpek restaurantın bahçesinden ve yamaçtan çıkan suyun sertlik derecesi 6'dır. )
- İPEK YOLU HASTALIĞI (BEHÇET) ile/||/<> BATI TİP BEHÇET
( İpek Yolu Behçeti Türkiye, Orta Doğu ve Uzak Doğu'da yüksek prevalans İLE Batı tip Behçet daha nadir ve hafiftir. İpek Yolu coğrafyası HLA-B51 yüksek sıklık İLE Batı populasyonları düşük HLA-B51 gösterir. Coğrafi dağılım hastalık şiddetini etkiler. )
( Hulusi Behçet tarafından 1937 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1889-1948) (Ülke: Türkiye) (Alan: Dermatoloji, İmmünoloji) (Önemli katkıları: Behçet hastalığını 1937 yılında tanımladı. Üçlü semptom kompleksini (ağız yaraları, genital yaralar, göz iltihabı) bir hastalık olarak ortaya koydu. İsmini taşıyan ilk Türk doktor.) )
- İPEK YOLU ve/||/<> İLİM YOLU
- İPEK ile/değil/yerine CUPRO
( Dünyanın ilk vegan kumaşı... Cupro )
- İPEK ile İPEKA ile İPEKLİ ile İPEKÇİ/LİK ile İPEK GÜLÜ ile İPEK MATI ile İPEK AĞACI ile İPEK BASKI ile İPEK BÖCEĞİ ile İPEK ÇİÇEĞİ ile İPEK BÖCEKÇİLİĞİ ile İPEK BÖCEĞİ KELEBEĞİ
- İPEK ile/ve KAZZ[Ar.]
( ... İLE/VE Ham ipek. )
- İPEK ile LÂS[Fars.]
( ... İLE Âdî ipek. )
- İPEKA ile İPEKAĞACI
( Altınkökü. İLE Ekvatorsu bölgelerde yetişen, kerestesi ipek görünüşünde, sarı parıltılı bir ağaç. )
( ... cum C. PROCERA )
- İPEKBÖCEĞİ ve/<> KARATABAN
( ... VE/<> İpek böceklerinde geniş çapta ölüme yol açan kelebek hastalığı. )
- İPEKÇİÇEĞİ ile İPEKAĞACI
( Semizotugillerden, güzel çiçek açan bir bitki cinsi. İLE Ekvatorsu bölgelerde yetişen, kerestesi ipek görünüşünde, sarı parıltılı bir ağaç. )
( PORTULACA GRANDIFLORA cum C. PROCERA )
- İPEK/İBRİŞİM[Fars. < EBRİŞUM] ile/ve KEMHA
- İPEKYOLU ile/ve BAHARAT YOLU
( Belh şehri, kesişim noktasıdır. )
- İPİL-İPİL -ile
( Parlak-parlak. )
- İPİN UCUNU KAÇIRMAK ile CILKINI ÇIKARMAK ile EŞEĞİN KULAĞINA(/..INA) SU KAÇIRMAK
- İPİN UCUNU KAÇIRMAK ile OKUN YAYDAN ÇIKMASI
- İPİNCE
- İPİNCE ile İPİ KIRIK ile İPİ ÇÜRÜK ile İPİL İPİL
- İP/KUMAŞ:
PAMUKTAN ile/<>/> MISIR PÜSKÜLÜNDEN ile/<>/> KAVAK AĞACI YAPRAĞINDAN
- IPL/INTENSE PULSE LIGHT[İng.] değil/yerine/= YOĞUN ATIMLI IŞIK
- İPLİK ile BUKLET
( ... İLE Bükülmüş iplik. | Bu iplikten dokunmuş giyecek. )
- İPLİK ile/ve/<> ELEMGE
( ... İLE/VE/<> Çile durumundaki ipliği yumak yapmak ya da masuraya sarmak için kullanılan ve bir eksen üzerinde dönen araç. )
- İPLİK ile KILAPTAN[Ar. KULLÂB + Fars. -dān]
( Pirinç, bakır, kalay vb. madenlerden çekilerek gümüş ve altın yaldız vurulmuş ince metal iplik. | Pamuk ipliğine sırma katılarak eğrilmiş iplik. | Bu tür iplikten yapılmış olan. )
( KULLAP/KULLAB: İplik üzerine sırma sarmaya yarar bir dolap. | Bir tür menteşe. )
- İPLİK ile PAMUKAKİ[Yun.]
( Pamuk, keten, naylon vb. dokuma maddelerinin, uzun, ince liflerinden her biri. | Bu liflerin, birlikte bükülmüş ve çekilmiş durumu. | Fasulye gibi sebzelerin ya da bazı meyvelerin lifi. İLE/VE/< Beyaz iş işlemekte kullanılan bir çeşit parlak pamuk ipliği. )
- İPLİK ile SÜYÜM
( ... İLE İğneye geçirilen, bir sap iplik. )
- İPLİKLENMEK ile İPLİK ile İPLİKÇİ/LİK ile İPLİK İPLİK ile İPLİK KURDU ile İPLİK SOLUCANLAR
- İPLİKSİ YAPRAKLAR = EVRÂK-I HAYTÎYE = FEUILLES FILIFORMES
- İPOTEK KOYMAK ile HİPOTERMAL ile HİPOTEZ ile HİPOTEZ KURMAK ile VARSAYIMSAL
( HYPOTHECATE vs. HYPOTHERMAL vs. HYPOTHESIS vs. HYPOTHESIZE vs. HYPOTHETICAL )
( رهن گذاردن ile نسبتا گرم ile نهشته ile قضيه فرضي ile فرض ile فرضيه ile برانگاشت ile بر انگاشتن ile فرضي ile نهشتي ile سوالي ile برانگاشتي )
( RAYAN GOZARDAN ile NASBETA GARAM ile NAHASHTEH ile قضيه فرضي ile FARZ ile FARZYYEH ile BARANGASHT ile BAR ENGASHTAN ile FARZY ile نهشتي ile SAVALY ile BARANGASHTY )
- İPOTEK ile TAŞINMAZ YÜKÜ
( Bir borcun ödenmesini güvence altına almak için borç ödenince ortadan kaldırmak koşuluyla borçlu tarafından belirlenecek bir taşınmaz üzerine alacaklı lehine tapuya işlenen kayıt. İLE Söz konu taşınmaz sahibini başka bir kişiye yükümlü kılar.[Söz konusu olabilmesi için tapu kütüğüne tescil koşulu bulunmaktadır.] )
- İPOTEKLEMEK ile İPOTEK ile İPOTEKLİ
- İPOTEKLİ ve/<> ÇOCUK
- İPSC İLE ESC İLE ORGANOİD ile/||/<> KÖK HÜCRE TEKNOLOJİLERİ
( Pluripotent hücre sistemleri. )
( Formül: OSKM faktörleri )
- İPSİ ile İPSİZ/LİK ile İPSİLER ile İPSİZ SAPSIZ ile İPSİ SOLUCANLAR
- İPSİLANTİ YALISI :
( Tarabya, Kefeliköy Caddesi üzerinde bulunan İpsilantı Yalısına çifte yalı da denilmekteydi. Sultan III. Selim (1789 - 1807) döneminde inşâ edilen bu yalı birkaç kez yandı. İlk defa 1818 yılı sonlarında ve son olarak 1932'de yandı. Bu yalıda çok büyük olay yaşandı. Yalı Rumların, Fenerliler denilen Tarih - i Osmani'de kayıtlı olan Eflak ve Boğdan Beyliklerinin zengin ailelerinden Alexandra İpsilantıs'in idi. Eflak ve Boğdan Beyliklerinin devlete ihanetleri görüldü. Ruslarla savaş çıkınca (1807) yalının sahibi Prens Alexandra İpsilanti Rusya'ya kaçınca yalı müsadere edildi ve Sultan III. Selim tarafından Dersaadet (İstanbul) Fransa Sefaretinin sayfiyesi olmak üzere Fransızlara verildi. İpsilanti yalısı 1923 yılında yanmış ve yerine yine yalı yapılmıştır. Bu yalı halen Marmara Üniversitesi tarafından kullanılmaktadır. )
- İPSİLATERAL/IPSILATERAL[İng.] değil/yerine/= AYNI YAN
- İPSİLER -ile
( HAYTİYYE[Ar.], NEMATODE[İng.], NÉMATODES[Fr.] )
- İPSİZ SAPSIZ
- İPTAL ETMEK ile/ve/yerine/değil ASKIYA ALMAK
- İPTAL ETMEK ile İPTAL EDİLDİ ile KÜRTAJ YAPAN ile KÜRTAJ ile KÜRTAJ NEDEN OLUYOR ile SONUÇSUZ
( ABORT vs. ABORTED vs. ABORTIFACIENT vs. ABORTION vs. ABORTION CAUSING vs. ABORTIVE )
( نارس ماندن ile سقط کردن ile ريشه نکردن ile عقيم ماندن ile ساقط ile سقط جنيني ile بچهانداز ile عدم تکامل ile سقط ile سقط جنين ile بچهاندازي ile سقطجنين ile کورتاژ ile عقيم )
( NARS MANDAN ile SAGHAT KARDAN ile RYSHEH NAKARDAN ile AGHYM MANDAN ile SAGHAT ile SAGHAT JANYNEY ile BECHEHANDAZ ile ADAM TAKAMEL ile SAGHAT ile سقط جنين ile BECHEHANDAZY ile سقطجنين ile KORTAZH ile AGHYM )
- İPTAL ETMEK ile İPTAL ile İPTAL ETMEK ile İPTAL EDİLDİ
( CANCEL vs. CANCELATION vs. CANCELLATE vs. CANCELLED )
( باطل کردن ile موقوف کردن ile لغو کردن ile باطل شدن ile باطلق ساختن ile قلم زدن ile الغا کردن ile ابطال کردن ile اقاله کردن ile ملغي کردن ile فسخکردن ile فسخ کردن ile اقاله نمودن ile خط کشيدن ile نسخ کردن ile الغا ile سوراخ سوراخ ile شبکه مانند ile ماليده ile منتفي ile ملغي ile موقوف ile منفسخ ile باطل )
( BATEL KARDAN ile MOGHOOF KARDAN ile LAGHO KARDAN ile BATEL SHODAN ile BATALGH SAKHTAN ile GHALAM ZADAN ile ELEGHA KARDAN ile EBTAL KARDAN ile EGHALEH KARDAN ile MOLGHY KARDAN ile FOSKHEKARDAN ile FOSKH KARDAN ile EGHALEH NEMUDAN ile KHAT KESHYDAN ile NASKH KARDAN ile ELEGHA ile SORAKH SORAKH ile SHABKEH MANAND ile MALYDAH ile MONTEFY ile MOLGHY ile MOGHOOF ile MONAFSOKH ile BATEL )
- İPTAL OLMAK ile ŞOKE OLMAK
- İPTAL ile/ve/||/<> İHLÂL
- İPTİDA ile İPTİDAİ/LİK ile İPTİDAİ MEKTEP
- İPTİDAİ İTİRAZ değil/yerine/= İLK KARŞIÇIKI
- İPTİDAİ[Ar.]/PRİMİTİF[Fr./İng.] değil/yerine/= İLK(S)EL
- İPUCU ile/ve/değil/||/<>/< ÇAĞRIŞIM
- İPUCU ile/ve ÖNGÖRÜ
( CLUE vs./and FORESIGHT )
- IQ(") ile/değil AMK
- IQ ile/ve/||/<> CQ ile/ve/||/<> EQ ile/ve/||/<> SQ ile/ve/||/<> KQ
( Zihinsel Bölüm[Zekâ/Gelişim][IQ: Intelligence Quotient]
İLE/VE/||/<>
İletişimsel Bölüm[Zekâ/Gelişim][CQ: Communication Quotient]
İLE/VE/||/<>
Duygusal Bölüm[Zekâ/Gelişim][EQ: Emotional Quotient]
İLE/VE/||/<>
Tinsel Bölüm[Zekâ/Gelişim][SQ: Spiritual Quotient]
İLE/VE/||/<>
Gövdesel Bölüm[Zekâ/Gelişim][KQ: Kinesthetic Quotient] )
(
)
- IQ[AYKÜU] değil/yerine ZEKÂ
- IR/INFRARED[İng.] değil/yerine/= KIZILÖTESİ
- IR SPEKTROSKOPİ ile/||/<> UV-VİS SPEKTROSKOPİ
( IR moleküler titreşimler, UV-Vis elektronik geçişler )
( Formül: 4000-400 cm⁻¹ (IR) İLE 200-800 nm (UV-Vis) )
- ÎRÂ'[Ar.] ile İ'RÂ'[Ar.] ile İR'Â[Ar.] ile İRHÂ'[Ar.]
( İyilikte bulunma. | Çakmaktan ateş çıkması/parlaması. İLE Soyma, çıplak bırakma. İLE Otlatma. )
- İRAB ile/||/<> HAREKE/SESÇİL İM ile/||/<> İŞMÂM ile/||/<> HECÂ/HECE/SESLEM
( Sözcüğün sonundaki yazacın ya da imin değişmesi. İLE/||/<> Arapça'da bir yazacın nasıl okunacağını gösteren ve fetha[üstün], kesre[esre], zamme[ötre] denilen imlerden her biri. İLE/||/<> Bir yazacın asıl sesçil imini vurgulama. İLE/||/<> Bir tek sesleme eylemiyle çıkarılan ses ya da sesler öbeği. )
- ÎRÂD (ETMEK) ile/ve/<> ZİKR (ETMEK)
- ÎRÂD (ETMEK) ile/ve/<> ZİKR (ETMEK)
- İRÂDE BEYÂNI değil/yerine/= İSTENÇ BİLDİRİMİ
- İRÂDE DIŞI ile/ve/değil İHTİYÂR DIŞI
- İRADE ile BİLİNÇ
( WILLPOWER vs. AWARENESS )
- İRÂDE[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/> İDÂRE[Ar.]
- İRÂDE ile/ve/||/<> İDRAK
- İRÂDE ile/ve/||/<>/> İFÂDE
- İHTİYÂR[Ar.] ile/ve/||/<>/> REVİYE[Ar.]
( Yapmayabilme gücü/olanağı/bilgisi/çabası/özeni. İLE/VE/||/<>/> Bir konuda uzun uzun düşünmek. )
- İRÂDE ile/ve/değil/<> İKTİDAR
- İRADE ile İRADECİ/LİK ile İRADELİ/LİK ile İRADESİZ/LİK ile İRADE DIŞI ile İRADESİZCE ile İRADE KAYBI ile İRADE BEYANI ile İRADE YİTİMİ
- İRÂDE[Ar.] ile İSÂBET[Ar.]
- İRÂDE ile/ve/||/<> İSTİDÂD
- İRÂDE[Ar.] ile KASD[Ar.]
- İRÂDE ile/ve/||/<> KERÂHET
- İRÂDE ile/ve/||/<> KOL/BACAK ile/ve/||/<> AYAKKABI
( Üçü de kişiden önce değil sonra gelir. Soğan gibi düşünürsek üçü de üst değil alt katmanıdır. )
- İRÂDE[Ar.] ile MAHABBET[Ar.]
- İRÂDE[Ar.] ile MA'NÂ[Ar.]
- İRÂDE ile MEŞİYET
- İRÂDE[Ar.] ile/ve/değil/||/<>/< RIZÂ[Ar.]
- İRÂDE ile/ve/değil/||/<>/< RIZÂ
- İRÂDE ile/ve/||/<>/> SAVAŞ
( Bireyde. İLE/VE/||/<>/> Topluluklar/toplumlar arasında. )
- İRÂDE[Ar.] ile ŞEHVET[Ar.]
- İRÂDE ile/ve/<> ŞEHVET ile/ve/<> TAMAH
( Varoluş ve sürdürme isteği. İLE/VE/<> Dürtü ve/ya da "güdü"ler aracılığıyla isteme. İLE/VE/<> İstemenin aşırılıkları. Açgözlülük, hırs. )
( CONATUS cum/et/<> APETITUS cum/et/<> CUPIDITAS )
- İRÂDE[Ar.] ile TAHARRÎ[Ar.]
- İRÂDE[Ar.] ile TAVTÎNU'N-NEFS[Ar.]
- İRÂDE[Ar.] ile TEVAHHÎ[Ar.]
- İRÂDECİLİK ile DETERMİNİZM
( Kişinin yapmayabilme gücü[ihtiyâr] ve yapabilme gücünün[irâde] özgürce olması gerektiği ve belirleyici olduğunu savunan görüş. İLE Tüm olayların önceden belirlenmiş neden-sonuç ilişkilerine bağlı olduğunu savunan görüş. )
- İRÂDEDE:
KADERİYE ile/ve/değil/||/>< CEBRİYE
- İRÂDEMIZİ "GELİŞTİRMEK" değil İHTİYÂRIMIZI DEVREDE TUTMAK
- İRÂDESİZLİK değil/yerine/= İSTENÇSİZLİK
- İRÂDEYE HÂKİM OL(A)MAMAK değil İHTİYÂRI/NI DEVREDE TUTMAK/TUT(A)(MA)MAK
- İRÂDÎ ARABULUCU/LUK ile/ve/<> YARGISAL ARABULUCU/LUK
- İRÂDÎ ERDEMLER ile GAYRİ İRÂDÎ ERDEMLER
( Varlık[Vucud]'a yönelik. İLE Varolan[Mevcud]'a yönelik. )
( Kendini bulduran. İLE Allah'ı bulduran. )
- IRAK ile IRAK ULUSAL KONFERANSI
( IRAQ vs. IRAQ NATIONAL CONFERENCE )
( عراق ile کنفرانس ملي عراق )
( ARAGH ile KONFARANS MOLY ARAGH )
- IRAK ile IRAK ULUSAL MUHAFIZLARI ile IRAKLI YETKİLİLER ile IRAKLI MUHALİF GRUPLAR
( IRAQI vs. IRAQI NATIONAL GUARD vs. IRAQI AUTHORITIES vs. IRAQI OPPOSITION GROUPS )
( عراقي ile وابسته به عراق ile مسئولان عراقي ile گارد ملي عراق ile گروه هاي مخالف عراقي )
( ARAGHY ile VABASTEH BAH ARAGH ile MASOULAN ARAGHY ile GARD MOLY ARAGH ile GARVEH CPEHAY MOKHALEF ARAGHY )
- Irâk[Ar.] ile IRAK[Ar.] ile IRÂK[Ar.]
( Ülke. | Dicle nehrinden aşağı Basra'ya kadar Şat Suyu'nun iki tarafı. İLE Uzak. İLE Türk müziğinde, aynı adla anılan ve kalın fa diyez notasını andıran perdedeki makamlardan biri.[en eski mürekkep makamlarındandır] )
- IRAK ile/yerine UZAK
- IRAKGÖRÜR/UZAKGÖRÜR/TELESKOP[Fr.]:
AYNALI ile/ve/||/<> MERCEKLİ
( Çok uzaktaki bir nesnenin gerçek görüntüsünü, içbükey bir aynadan yapılmış merceğin odak düzleminde veren ve gök bilimiyle ilgili gözlemlerde kullanılan optik aygıt, gözlemci. )
(1996'dan beri)