Bugün[04 Ocak 2026]
itibarı ile 8.234 başlık/FaRk ile birlikte,
8.234 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(12/34)


- İKİNCİL/ESAS OLMAYAN ÖRGENLER = A'ZÂ-İ REDÎFE = ORGANES ACCESSOIRES


- İKİNCİL ile İKİNCİL GRUP


- İKİNCİLLER ile/ve/<> ÇEŞİTLİLİK


- İKİNCİLLEŞTİRME ile/ve/<> TARİHSELLENDİRME


- İKİNDİ VAKTİ, ASR-I SÂBIK/EVVEL/SÂNÎ [ASR -ile

( Zaman, yüzyıl.] )

( Gün, 2 ikindi zamanı/vakti arasıdır. )


- İKİNDİ ile İKİNDİ EZANI ile İKİNDİ VAKTİ ile İKİNDİ NAMAZI ile İKİNDİ ZAMANI


- IKINMAK ile IKINDIRMAK ile IKINABİLMEK ile IKINA SIKINA ile IKINA TIKINA


- IK/IQ ile HIÇKIRIK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Soğuk su içilip hemen sonrasında ekmek yenildiğinde ortaya çıkan hıçkırık. İLE ... )


- İKİRCİK/TEREDDÜT[Ar. < REDD] ile TEMKÎN[Ar. < MEKÂNET]

( Kararsızlık. İLE Yerleşme, yer tutma, mekânlanma.| Ağırbaşlılık. | İhtiyat, tedbir. | Televvünden kurtulup huzur ve sükûna mazhar olmuş kişi, kendini yalnızca Hakk yoluna adamış olan kişi. )


- İKİRCİK ile/ve/||/<> ÇATIŞMA


- İKİRCİK ile ÇEKİNCE

( HESITATION vs. DRAWBACK/AVOID )


- İKİRCİK ile/ve GÜVENSİZLİK

( HESITATION vs./and DISTRUSTFULNESS )


- İKİRCİK ile İKİRİM

( TEREDDÜT ile/ve KARARSIZLIK )

( HESITATION vs./and INDECISION )


- İKİRCİK ile/ve TARTIŞMA


- İKİRCİKLENMEK ile İKİRCİK/LİK ile İKİRCİKLİ/LİK


- İKİRCİK(TEREDDÜT) ile/değil DÜŞÜNÜYOR OLMAK


- İKİRCİM/LİK ile İKİRCİMLİ


- İKİŞER İKİŞER ile TEKRAR TEKRAR


- İKİŞER ile İKİŞERLİ


- İKİSİ BİRDEN ile HER İKİSİ DE ile RAHATSIZ ETMEK ile RAHATSIZ EDİCİ ile CAN SIKICI

( BOTH vs. BOTH OF vs. BOTHER vs. BOTHERING vs. BOTHERSOME )

( هم ile هر دو ile هردوي ile هر دوي ile جفت ile آزار دادن ile ايذاء ile زحمت دادن ile دردسر دادن ile آزار کردن ile سر خوردن ile آسوده نگذاشتن ile اذيت کردن ile رنجاندن ile ناراحت کردن ile درد سر دادن ile مزاحم شدن ile مايه زحمت ile بيحوصله کردن ile مصدع شدن ile اذيت کننده ile سرخوري ile پر دردسر ile آزار دهنده )

( NPAM ile NPAR DO ile NPARDOY ile هر دوي ile JOFT ile AZAR DADAN ile ايذاء ile ZAHMAT DADAN ile DARDASAR DADAN ile AZAR KARDAN ile SAR KHORDAN ile ASOODEH NAGOZASHTAN ile AZYT KARDAN ile RANJANDAN ile NARAHAT KARDAN ile DARD SAR DADAN ile MOZAHAM SHODAN ile MAYYEH ZAHMAT ile BEYHOSELEH KARDAN ile MOSAD SHODAN ile AZYT KONANDEH ile سرخوري ile PAR DARDASAR ile AZAR DAHANDEH )


- İKİSİ DE İKİZ değil İKİZLER


- İKİSİ DE ile/ve/değil/yerine İKİSİ BİRLİKTE


- İKİSİNİN/ONLARIN ...:
"GÖNÜLLERİ" BİR değil GÖNLÜ BİR

( "Gönül", her kişide ayrı ayrı olarak "düşünülen/kabul edilen/zannedilen" değil iki kişinin ya da kişilerin ortak alanda bulunmasının ve buluşmasının karşılığıdır. )


- İKİYE BÖLMEK ile İKİYE BÖLÜNMÜŞ ile İKİYE BÖLME ile İKİYE BÖLÜNMÜŞ ile AÇIORTAY

( BISECT vs. BISECTED vs. BISECTION vs. BISECTIONAL vs. BISECTOR )

( دو بخش کردن ile دونيم کردن ile دونيم ile دو نيم ile تنصيف ile دو نيمي ile نيمساز ile منصف )

( DO BAKHSH KARDAN ile DONYM KARDAN ile دونيم ile DO NEYM ile تنصيف ile DO NEYMY ile NEYMOSAZ ile MANSEF )


- İKİYE YARIK YAPRAK = VARAK-I SÜNÂÎYÜ'Ş-ŞUKÛK = FEUILLE BIFIDE


- İKİYE YARIK YAPRAK = VARAK-I ZÛŞIKKAYN = FEUILLE BIFIDE


- İKİYÜZLÜLÜK ile/ve/değil/yerine ÇELİŞKİ

( CONTRADICTION instead fo RİYÂ )

( [not] RİYÂ vs./and/but CONTRADICTION )


- İKİYÜZLÜLÜK ile/ve/>/değil/yerine GÖSTERİŞ BUDALALIĞI


- İKİYÜZLÜLÜK ile/değil İKİ/ÇİFT KİMLİKLİLİK


- İKİYÜZLÜLÜK ile İKİYÜZLÜ ile İKİYÜZLÜ ile İKİYÜZLÜ BİR ŞEKİLDE

( HYPOCRISY vs. HYPOCRITE vs. HYPOCRITICAL vs. HYPOCRITICALLY )

( تلبيس ile زرق ile رياکاري ile نفاق ile ريا ile منافقت ile دورويي ile سالوس ile تدليس ile رياکار ile زرق فروش ile آرياکار ile متصنع ile دورو ile رياکارانه ile ريائي ile باريا )

( تلبيس ile ZARGH ile رياکاري ile NAFAGH ile RYA ile منافقت ile دورويي ile SALOS ile TADELYS ile رياکار ile ZARGH FOROSH ile ARYAKAR ile متصنع ile دورو ile رياکارانه ile ريائي ile باريا )


- İKİYÜZLÜLÜK ile/değil İRFÂN


- İKİYÜZLÜ/LÜK ile/ve/değil/||/<>/>/< KORKAK/LIK


- İKİZ ile/ve/değil ÇİFT


- İKİZKENAR ile İKİZKENAR YAMUK ile İKİZKENAR ÜÇGEN


- İKİZLER PARADOKSU ile/||/<> SAAT PARADOKSU

( Uzay yolculuğu yapan ikiz genç kalır, ivmelenme asimetri yaratır. )

( Formül: Δτ = ∫√(1-v²/c²)dt )


- İKİZLER('İ)/TEV'EM[Ar.]


- İKLEMEK/İRKLEMEK ile İRPEMEK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Çiğnemek. İLE Doğramak, parçalara ayırmak. )


- İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ETKİLERİ ile BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK

( Dünyanın ortalama sıcaklığının ve hava modellerinin uzun vadede değişmesi. İLE Bu değişimler, biyolojik çeşitlilik üzerinde birçok olumsuz etkiye sahiptir ve birçok türün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasına neden olmakta. )


- İKLİM HARİTASI ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ANAKARA/KITA HARİTASI

( LEVAMİ'U'N NUR - KÂTİP ÇELEBİ )


- İKLİM KRİZİ değil İKLİMİN NEDEN OLDUĞU KRİZ/LER


- İKLİM ile/ve/||/<> BİSİKLET

( Erkan Karavelioğlu'nun çalışmasını okumak için burayı tıklayınız... )


- İKLİM ile İKLİM ile İKLİMBİLİM

( CLIMATE vs. CLIMATIC vs. CLIMATOLOGY )

( اقليم ile آب و هوا ile آب وهوا ile اوجي ile اقليم شناسي )

( EGLYM ile AB VE NPAVA ile AB VAHAVA ile اوجي ile EGLYM SHENASY )


- İKLİM ile İKLİMLEME ile İKLİM BİLİMİ ile İKLİM BİLİMCİ ile İKLİMLEME CİHAZI


- İKLİME AYKIRI ile DORUK NOKTASI ile ANTİKLİNAL

( ANTICLIMACTIC vs. ANTICLIMAX vs. ANTICLINE )

( پاداوجي ile پاداوج ile تاقديس )

( پاداوجي ile پاداوج ile تاقديس )


- IKMÂ'[Ar.] ile IKMÂH[Ar.]

( Birini aşağılama. | Gelen birini geriye döndürme. İLE Kibir ve azametle kafa tutma. )


- İKMAL ile İKMAL İMTİHANI


- İKNA EDİCİ değil/yerine/= İŞANDIRMACI


- İKNA EDİCİ ile TATLILIKLA KANDIRMA

( COAX vs. COAXING )

( چرب زباني کردن ile ريشخند کردن ile ريشخند )

( CHARB ZABANY KARDAN ile RYSHKHAND KARDAN ile ريشخند )


- İKNA ETMEK ile İKNA EDİLMİŞ ile İKNA EDİCİ ile İNANDIRICI

( CONVINCE vs. CONVINCED vs. CONVINCER vs. CONVINCING )

( قانع کردن ile متقاعد کردن ile معتقد ile متقاعد ile مجاب ile متقاعد کننده ile قانع کننده )

( GHANE KARDAN ile MOTEGAED KARDAN ile MOTAGHAD ile MOTEGAED ile MOJAB ile MOTEGAED KONANDEH ile GHANE KONANDEH )


- İKNA ETMEK değil/yerine/= İŞANDIRMAK


- İKNA OLMAK değil/yerine/= İŞANMAK


- İKNA OLMA(MA)K ile "AKLINA YATMA(MA)K"

( Kişileri kandırmak, kandırılmış olduklarına ikna etmekten daha kolaydır. )


- İKNA ile/ve İNSAF

( PERSUASION vs./and JUSTICE/MERCY )


- İKNA ile İTİRAZ


- İKNÂ ile/ve/||/<>/> KÂNİ

( Bir konuda birinin inanmasını sağlama, inandırma, kandırma. İLE/VE/||/<>/> Kanmış, inanmış. )


- İKON ile İDOL/PUT


- İKON ile İKONA


- İKONA/LAR ile KOKONA/LAR


- İKONALARDA:
HZ. MERYEM ve HZ. MERYEM'İN YANINDAKİ

( Kilisenin kime ithâf edildiğini gösterir. )


- İKONOKLAZMA ile İKONOKLAST

( ICONOCLASM vs. ICONOCLAST )

( بت شکني ile بت شکن )

( BAT SHKANY ile BAT SHKAN )


- Konuşa konuşa anlaşmak için KONUŞ!!!


- İKRÂ'[Ar.] ile İKRÂ'[Ar.] ile İKRÂH[Ar. < KERH]

( Kiraya verme/verilme. İLE Okutma. İLE Birine, zorla iş yaptırma. | İğrenme, tiksinme. )


- İKRÂ ile/ve/değil/||/<> VAHİY


- İKRAH[Ar.] ETMEK değil/yerine/= İĞRENMEK/TİKSİNMEK


- İKRAH[< KERH] -ile

( BİRİNE ZORLA İŞ YAPTIRMA | İĞRENME, TİKSİNME (DVESA [Sansk.]) )


- İKRAM (ETMEK) değil/yerine/= SUNUNÇ/LAMAK


- İKRÂM[< KEREM | çoğ. İKRÂMÂT] ve/||/<>/>/< İNÂM[< NİMET | çoğ. İNÂMÂT]

( Saygı gösterme, hürmet. | Ağırlama. | Bir şeyi, armağan olarak verme. | Hesap dışı yapılan indirim. VE/||/<>/>/< İyilik etme, nimet verme. | Yeniçerilerin aylıklarına yapılan zam. )


- İKRAM ile/ve BAĞIŞ

( VÂHİB[Ar. < VEHB]: Hibe eden, bağış yapan kişi. )

( MEVHİBE: Bahşiş, ihsan, bağış. )

( MEVHÛB[Ar. < VEHB]: Bağışlanan mal. )


- İKRAM ile İKRAMCI/LIK


- İKRAM ile/ve İNAM


- İKRAM ile/ve İNFÂK

( Birey. İLE/VE Aydın. )


- İKRAM ile/ve KABAHAT


- İKRAMİYE ile İKRAMİYELİ ile İKRAMİYESİZ


- İKRAMİYE değil/yerine/= SUNUNÇLUK


- İKRAR ve/<>/</> İMAN


- [ne] İKRAR ne de İNKÂR


- İKRÂR[Ar.] ile İ'TİRÂF[Ar.]


- İKRAR ile/ve/||/<> İTİRAF


- İKRAR ve TEKRİS


- İKSÂ'[< KİSVET]:
GİYDİRME, GİYDİRİLME -<


- İKSÂ'[Ar.] ile İKSÂ'[Ar.]

( Kasveti sıkıntı verme/verilme. İLE Giydirme/giydirilme. )


- İKSÂ'[< KİSVET(KİSVE değil!)] ile İKSÂ'

( Giydirme, giydirilme. İLE Kasvet, sıkıntı ver[il]me. )


- İKSÂM[Ar.] ile İKSÂM[Ar.]

( Yemin etme, and içme, kasem. İLE Kökünü kırma, hepsinin silinip süpürülmesi. | Çok mal alma/biriktirme. )


- İKSÂR[Ar.] ile İKSÂR[Ar. < KESRET]

( Bir şeyi yapmak elinde iken, savsaklayıp yapmama. İLE Çoğaltma/çoğaltılma, artırma. )


- İKTAM - İstanbul Şehri Kültür Tarihi Araştırmaları Merkezi


- İKTER/JAUNDICE[İng.] değil/yerine/= SARILIK


- İKTER/US ile İKTERİK ile İKTERUS NEONATORUM

( Sarılık. İLE Sarılıklı. İLE Yenidoğan sarılığı. )


- İKTİBÂS[Ar.] ile/ve/<> İKRAZ[Ar.]

( Ödünç alma. | Alıntı. İLE/VE/<> Borç ya da ödünç verme. )


- İKTİBÂS ve/< İNTIBAK[Ar. < TIBK: Tıpkı, aynı. | çoğ. İNTIBÂKAT]

( Alıntı, uygunluk gerektirir. )

( Teşbihte, hata olmamalı/olmaz! )


- İKTİBÂS[Ar.] ile/ve/<> İSTİKRAZ[Ar.]

( Ödünç alma. | Alıntı. İLE/VE/<> Ödünç alma, borçlanma. )


- İKTİBÂS ile İSTİMLÂK[< MİLK]

( Ödünç alma. | Bir sözcüğü, tümceyi ya da bunların anlamlarını, olduğu gibi alma/aktarma. İLE Bir yeri satın alma, mülk alma. | Kamulaştırma. Devletin, genelin yararına olarak bir şeyi sahibinden satın alması. )


- İKTİBÂS ve MEHAZ[< AHZ | çoğ. MEÂHİZ]

( Ödünç alma. | Bir sözcüğü, tümceyi ya da bunların anlamlarını, olduğu gibi alma/aktarma. VE Bir şeyin alındığı, çıkarıldığı yer; kaynak. [Bir yapıt yazılırken başvurulan.] )


- İKTİBÂS ile/değil/yerine TAHSİL


- İKTİBÂS ile/ve/<> TAKLİT


- İKTİDÂ'[< KIDVE]:
TÂBÎ OLMA, UYMA -<


- İKTİDÂ ile İRTİDÂD

( Uyma, tâbî olma. İLE İslâm dinini bırakarak başka bir dini kabul etme. )


- İKTİDAR PARTİSİ değil/yerine/= ERK BİRELİ


- İKTİDAR ile/||/<> BİLGİ

( İktidar-bilgi ilişkisi )

( Michel Foucault tarafından 1975 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1926-1984) (Ülke: Fransa) (Alan: Felsefe) (Önemli katkıları: İktidar-bilgi ilişkisi, diskur analizi) )


- İKTİDAR[Ar.] değil/yerine/= ERK


- İKTİDÂR ile/ve İHTİYÂR


- İKTİDAR değil/yerine İTİBAR


- İKTİDAR ile/ve/||/<>/> KAVGA


- İKTİDARDA KALMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İTİBARDA KALMAK


- İKTİDARSIZLAŞMAK ile İKTİDARSIZLAŞTIRMAK ile İKTİDAR ile İKTİDARLI/LIK ile İKTİDARSIZ/LIK ile İKTİDARSIZCA


- İKTİDARSIZLIK ile İKTİDARSIZLIK ile İKTİDARSIZ

( IMPOTENCE vs. IMPOTENCY vs. IMPOTENT )

( سستي کمر ile عنن ile ضعف جنسي ile عنانت ile عنين ile اکار ile سست کمر )

( SOSTY KAMAR ile عنن ile ضعف جنسي ile عنانت ile عنين ile اکار ile SOST KAMAR )


- İKTİFÂ' (ETMEK) ile/ve/<> KÂFÎ

( İkisi de, [< KİFÂYET] kökünden gelmektedir. )


- İKTİFA'[Ar. < KİFÂYET] değil/yerine/= YETİNME


- İKTİHÂL[Ar.] ile İKTİHÂL[Ar.]

( Saçın/sakalın ağarması, kır düşme. | Yaşlanma, kocama. İLE Sürme çekme. )


- İKTİNÂ'[Ar.] ile İKTİNÂ'[Ar.] ile İKTİNÂH[Ar. < KÜNH] ile İKTİNÂF[Ar.]

( Gizlenme, saklanma. İLE Çalışarak kazanma. | Meslek tutma, uyma. | Biriktirme, yığma. İLE Kökünü, aslını, künhünü anlama. İLE Bir şeyin etrafını kuşatmak. )


- İKTİRÂ'[Ar.] ile İKTİRÂ'[Ar. < KİRÂ]

( Kur'a atma, atışma, seçme. İLE Kirâ ile tutma, kiralama. )


- İKTİRÂB[Ar.] ile İKTİRÂB[Ar. < KURB]

( Korkulu, gamlı, kederli buluşma. İLE Yaklaşma, yanaşma. )


- İKTİRÂNÎ[Ar. < KARN] ile İZÂFÎ


- İKTİRÂS[Ar.] ile İKTİRÂZ[Ar. < KARZ]

( Kederli olma. | Bir işe/şeye önem verme. İLE Borç alma. )


- İKTİSÂ[Ar.] ile İKTİSÂ'[Ar. < KİSVET]

( Biriktirme/biriktirilme. İLE Giyme/giyinme. )


- İKTİSÂB[< KESB] değil/yerine/= KAZANMA, EDİNME


- İKTİSABÎ MÜRÛR-U ZAMAN değil/yerine/= KAZANDIRICI YILLANMA


- İKTİSÂD[< KASD] değil/yerine/= AŞIRI GİTMEME, DAVRANMAMA | TUTUM | BİRİKTİRME, ARTIRMA | EKONOMİ (AMELDE/EYLEMDE İTİDÂL/DENGE)


- İKTİSÂD[Ar. < KASD] ile İHTİSÂD[Ar.]

( Aşırı gitmeme/davranmama. | Tutum, tutma. | Biriktirme, artırma. | Ekonomi. İLE Biçme, biçilme. )


- İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ değil/yerine/= GEÇİMGE VE YÖNETİM BİLİMLERİ ALANDALI


- İKTİSADİ DEVLET TEŞEKKÜLÜ değil/yerine/= GENERKİL GEÇİMGE KURULUŞU


- İKTİSAP ETMEK değil/yerine/= KAZANMAK/EDİNMEK


- İKTİSÂR/KASR[Ar.] ile HAZF[Ar.]


- İKTİSAR ile İKTİSAD ile İSTİKSA

( Başlangıç. İLE Orta. İLE İleri. )


- İKTİSÂR[Ar.] ile İKTİSÂR[Ar. < KASR]

( Kırma, kesretme. İLE Sözü uzatmama. )


- İKTİSÂR[< KASR] ile/ve/> İKTİSÂT[< KASD] ile/ve/> İSTİKRÂ

( Başlangıç. İLE/VE/> Orta. İLE/VE/> İleri. )


- İKTİSÂS[Ar.] ile İKTİSÂS[Ar.]

( İzinden, ardından gitme. | Kısas isteme ya da etme. | Öykü, kıssa söyleme. İLE Çekip koparma/koparılma. )


- İKTİSAT/İKTİSADİ[Ar.]/EKONOMİ/K[İng. < ECONOMY] değil/yerine/= GEÇİMGE/GEÇİMSEL


- İKTİSAT[Ar.] ile/ve/değil/||/<>/< İHTİSAS[Ar.]


- İKTİSAT ile İKTİSATLI/LIK ile İKTİSATÇI/LIK ile İKTİSATSIZ/LIK


- İKTİVÂ'[Ar.] ile İKTİVÂ'[Ar.]

( Dağlama/dağlanma, kızgın demirle, cehennem taşıyla gövdenin bir yerine dağ vurma. İLE Güçlenme. )


- İKTİYÂD[Ar.] ile İKTİYÂD[Ar., Fars.]

( Tutup götürme/götürülme. İLE Hile, dalavere yapma. )


- İKTİYÂL -ile

( Ölçü ile, ölçek ile ölçme. )


- İKTİZÂ[Ar. < KAZÂ] ile/ve/<> İKTİFÂ[Ar. < KİFÂYET]

( Gerekli olma, gerekme. İLE/VE/<> Yetinme. | Kanma. )


- İKTİZÂ ile/ve/||/<> TAHYİR ile/ve/||/<> VAZI


- İKTİZÂZ[Ar.] ile/ne yazık ki !İKTİZÂZ[Ar.]

( Cildin bozulması. İLE/NE YAZIK Kİ Irza geçme. )


- İL -ile

( ORDA'YA TABİ OLAN, GETİRDİKLERİNİ KABUL EDENLER ] BARIŞ İÇİNDE YAŞAYAN KABİLELER )


- İL MUKAH:
AY TANRISI > ALLAH


- İL[Azr.] = YIL[Tr.]


- İL[Azr.] = YIL[Tr.]


- İLA/HUMAN LEUKOCYTE ANTIGEN[İng.] değil/yerine/= İNSAN AKYUVAR ANTİJENİ, İNSAN LÖKOSIT ANTİJENİ


- İ'LÂ[< ULÜVV] -ile

( YÜKSELTME, YÜCELTME | ŞÖHRETİNİ ARTIRMA )


- İLÂ[Ar.] ile ÎLÂ'[Ar.] ile İ'LÂ[Ar. < ULÜVV] ile ÎLÂ'[Ar.]

( ...ye (kadar), ... dek. İLE Yemin etme. İLE Yükseltme, yükseltilme, yüceltilme; şöhretini artırma. İLE Çok istekli kılma. )


- İLÂ[Ar.] ile ÎLÂ'[Ar.] ile ÎLÂ'[Ar.] ile İ'LÂ[Ar. < ULÜVV]

( ...ye kadar, ...dek/değin. İLE Yemin etme. | Kocanın eşine yaklaşmaması için yemin etmesi. | Sıkıntı ve derde uğrama. İLE Çok istekli kılma, harîs etme. İLE Yükseltme/yükseltilme, yüceltme/yüceltilme. | Şan ve şöhretini artırma. )


- İLAÇ İLE ENZİM İLE SUBSTRAT İLE İNHİBİTÖR İLE AGONİST İLE ANTAGONİST ile/||/<> FARMAKOLOJİ TEMELERİ

( İlaç-reseptör etkileşimlerinin temel kavramları. )

( Formül: Km = [S] at Vmax/2 )


- İLAÇ TOLERANSI/DRUG TOLERANCE[İng.] değil/yerine/= İLAÇ DOZ YETERSİZLİĞİ


- İLÂÇ[Ar.] ile/ve/değil/yerine/<>/< BESİN

( Besininiz, ilâcınız; ilâcınız, besininiz olsun! )


- İLAÇ ile/ve/=/||/<> BETİK

( Adını bilmek, yetmez. )


- İLÂÇ değil/yerine/= EM


- ÎLÂC[Ar.] ile İLÂC[Ar.]

( Girdirme, içeri sokma. İLE İlâç, derde devâ olan şey. | Çare, tedbir. )


- İLÂÇ[Ar.] ile/ve/<> İNANÇ

( Bir yere kadar. İLE/VE/<> Her yere kadar. )


- İLAÇ ile/ve/||/<>/> KODEKS

( ... İLE/VE/||/<>/> Tedavi edici etkisi kesin olarak kabul edilen ilaçların formüllerini, fiziksel ve kimyasal özelliklerini, tanınma etkileşimlerini, saflık kontrollerini, ölçü belirlemelerini ve saklama koşullarını içeren resmî kuruluş tarafından onaylı başvuru kaynağı. )


- İLAÇ[Ar.] değil PASTİL[Fr.]

( ... DEĞİL Ağızda eritilmek üzere yapılmış şekerli ilaç tableti. )


- İLAÇ ile UYUŞTURUCU BAĞIMLISI ile UYUŞTURUCU EVİ ile UYUŞTURUCU

( DRUG vs. DRUG ADDICT vs. DRUG HOUSE vs. DRUGS )

( دوا زدن ile دوا دادن ile دارو خوراندن ile دارو ile دوا ile شيره اي ile شيره کش ile ترياکي ile حشيشي ile شيره خانه ile مواد مخدر )

( DAVA ZADAN ile DAVA DADAN ile DARO KHORANDAN ile DARO ile دوا ile SHYRAH AY ile SHYRAH KESH ile ترياکي ile حشيشي ile SHYRAH KHANEH ile MOVAD MOKHODAR )


- İLÂÇ/I YEMEK değil İLÂÇ/I YUTMAK


- İLÂCIN:
ETKİN DOZU ile/ve/<> DEVAM DOZU


- İLÂCIN ETKİSİ ile/ve/< HEKİMİN ETKİSİ

( Bazen [ya da çoğunlukla], ilâçtan çok hekimin iyileştirici etkisi/telkini daha fazladır. )


- İLAÇLAMAK ile İLAHLAŞMAK ile İLAÇLANMAK ile İLAHLAŞTIRMAK ile İLA ile İLAH ile İLAM ile İLAN ile İLAÇ/LIK ile İLANCI/LIK ile İLAÇLI ile İLAÇSIZ/LIK ile İLAN PANOSU ile İLAÇ BİLİMİ ile İLAN TAHTASI


- İLAÇLARDA:
AĞRIYI/ETKİYİ/SORUNU ...
"ENGELLEMEK" ile/ve/değil/||/<>/< AZALTMAK


- İ'LÂF[Ar. < ALEF] ile ÎLÂF[Ar. < ÜLFET]

( Hayvana yem verme/yedirme. İLE Alıştırma/alıştırılma, ülfet etme/ettirilme. )


- Laga-luga etmeden düzgün KONUŞ!!!


- İLÂH ile/ve/değil ALLAH

( Bütünlük içindeki bir parçaya bağlanmak. İLE/VE/DEĞİL Bütünlüğe bağlı. )


- İLÂH ve/ CİRİM ve/ CİSİM ve/ İNSAN

( TANRI ve TANRISAL ve DÖRT UNSUR ve İNSAN )


- İLÂH ile/ve/<> İLÂÇ


- İLÂH[Ar. çoğ. ÂLİHE] ile ÎLÂH[Ar.]

( Tanrı, mitolojide tanrı. İLE Ve başkaları/benzerleri. vb. | ilâ-âhirihi'nin kısaltması. )


- İLÂH[Ar.] ile MA'BÛD Bİ HAKKIN[Ar.]


- İLÂH ve/||/<>/= ZAN


- İLÂHİ ÂLEMLER


- İLÂHİ:
ARAPÇA ile/ve/<> ŞUUL

( Güfte ve bestesi Arapça olan ilâhiler. İLE/VE/<> Bestesi Arapça, güftesi[sözleri] Türkçe olan ilâhiler. )


- İLÂHÎ HİKMET ile/ve İLÂHÎ AŞK ile/ve İLÂHÎ KUDRET

( İrfanî. İLE/VE/||/<> Mistik. İLE/VE/||/<> Ezoterik. )

( Düzenli. İLE/VE/||/<> Düzensiz. İLE/VE/||/<> Düzenli. )

( Ne'liksiz, niteliksiz, muhattabsızdır ilâhî aşk. )

( ... İLE/VE/||/<> Cemâl ve celâl'i bir bilmek/görmek. İLE/VE/||/<> ... )


- İLÂHÎ MELANKOLİ ile AKLÎ MELANKOLİ ile HAYALÎ MELANKOLİ

( MELANCHOLIA MENTIS vs. MELANCHOLIA RATIONIS vs. MELANCHOLIA IMAGINATIONIS )


- İLÂHÎ SÛRET -ile

( Seni, sana bildiren biçim. )


- YASALAR/KANUNLAR:
"İLÂHÎ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/⊇/< BEŞERÎ/İNSANİ

( (Olan ve olması gereken...
Belirli ve yaygın bir kesime. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/⊇/< [ne iyi ki] Herkese. )

(Çoğunluk/yaygın/baskın olmasına karşın olmaması gereken...
Herkese. İLE/VE/||/<> [ne yazık ki] Belirli bir kesime. )


- İLÂHÎ[Ar.] ile İLÂHÎ[Ar.]

( Allah/tanrı ile ilgili. Tanrısal. | Münâcât. İLE "Allah'ım!", "Ey Allah!". "Bu ne hal", "ne tuhaf". )


- İLAHİ ile İLAHİ KİTABI ile İLAHİ KİTABI

( HYMN vs. HYMNAL vs. HYMNBOOK )

( سرودروحاني ile سرود خواندن ile سرودي ile سرودنامه )

( SORODROHANY ile SORUD KHANDAN ile SORUDY ile SORODNAMEH )


- İLÂHÎ ile/ve METAFİZİK

( İlâh. İLE/VE Felek. )

( Sınırsız. İLE/VE Sınırsıza yakın fakat sınırlı. )

( KÜRSÎ: ATLAS FELEĞİ )

( SİPİHR, GERDÛN: FELEK )


- İLÂHÎ ile/ve MUTLAK

( Mutlak, deneyimlenemez, çünkü o, deneyim alanı ötesindedir. )

( Deneyimi olanaklı kılan Mutlak'tır. Onu gerçektleştiren ise Öz Varolan'dır [zâttır]. )

( Mutlak, deneyimlenebilir olan her şeyi içerir, fakat deneyimleyen olmazsa onlar hiçbir şey demektir. )

( Sizi sizin ötenizdeki mutlak'a götürecek olan yine kendi içinizdeki mutlak'tır. )

( DIVINE vs./and ABSOLUTE
There can be no experience of the Absolute as it is beyond all experience.
That which makes the experience possible is the Absolute. That which makes it actual is the Self.
The Absolute contains everything experienceable, but without the experience they are as nothing.
It is the absolute in you that takes you to the absolute beyond you. )

( SHEN ile/ve ... )


- İLÂHİ ile/ve NEFES


- İLÂHİ ile NEVBE

( ... İLE Bayramlarda ve kandillerde, dergâhlarda, halîle, kudüm, mazhar çalınarak ilâhî okuhması. )


- İLÂHİ ile/ve NUTUK

( ... İLE Konusu sınırlıdır. Bektâşilik'te görülür. )

( ... İLE Tarikata yeni giren dervişlere yol göstermek ve tarikat âdâbını öğretmek için tasavvuf ulularınca söylenen şiir. )


- İLÂHİ ile/ve OLMAZSA OLMAZ

( DIVINE vs./and IF NOT HAPPENS NOTHING HAPPENS )


- İLÂHİ ile/ve OLMAZSA OLMAZ


- İLÂHİ ile USUL-İ İLÂHİ

( ... İLE Devran öncesi okunan ilâhi. )


- İLÂHİ[sansk. BHAJAN] ile ŞUUL(ŞUĞL)

( Sözleri Türkçe olan ilâhi. İLE Sözleri Arapça olan ilâhi. )


- İLAHİYAT ile İLAHİYATÇI/LIK


- İLAHİYAT ile/ve/||/<> MİSTİSİZM


- İLÂHİYAT-I MAHZ ile/ve İLÂHİYAT-I AKLÎ


- ILA/İLİ/CEYHUN/AMUDERYA ile ILAL[HAKANİ/HAQANİ]
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- İLÂLLÂH ile/ve ALÂLLÂH ile/ve BİLLÂH ile/ve HÂNİLLÂH ile/ve FİLLÂH ile/ve MAÂLLAH ile/ve LİLLÂH

( Allah'a. İLE/VE Allah üzerine. İLE/VE Allah ile. İLE/VE Allah'tan. İLE/VE Allah'ta. İLE/VE Allah'la. İLE/VE Allah için. )


- İ'LÂM[Ar. < ELEM] ile İ'LÂM[Ar. < İLM] ile ÎLÂM[Ar.]

( Elem/keder verme. İLE Bildirme/bildirilme, anlatma. | Bir davanın, mahkemece nasıl bir yargı ve karara bağlandığını gösteren resmi belge. İLE Düğün yemeği. )


- I'LÂM[Ar.] ile İHBÂR[Ar.]


- İLÂM[Ar.] değil/yerine/= YARGI BELGESİ


- İLÂN[Ar.]/ANONS[Fr. < ANNONCE] değil/yerine/= DUYURU/DUYURMAK/DUYUT

( Söz ve yazı yoluyla verilen kısa haber. )

( ANONSE[Fr.]: Bildirilmiş, ilân edilmiş. )


- İLÂN ile REKLÂM


- İLÂN ile DUYURU


- İLAN değil/yerine/= DUYURU


- İLÂN[Ar.] ile/ve/||/<>/> İCAP/İCAB[Ar.]


- İLÂN ile İLÂM

( Duyuru. | Açıkça bildirme/duyurma. İLE Bildirme, anlatma. | Bir davanın, mahkemece nasıl bir hükme bağlandığını gösteren resmi belge. )


- İLÂN[Ar.] ile İ'LÂN[Ar. < ALEN | çoğ. İ'LÂNÂT]

( Meydana çıkarma, açığa vurma, yayma. İLE Açığa vurma, meydana çıkarma, belirli etme. | Yayma, yaymak için gazeteye verme. | Gazetelerde bu yolda ya da reklâm için yazılmış yazı. )


- İLÂN ve/||/<>/> İSTİLÂB

( Açığa çıkarma. VE/||/<>/> Kapma, kaparak alma, alınma. )


- İLÂN[Ar.] ile/ve/||/<>/> KABUL[Ar.]


- İLÂN ile/ve/||/<> TEBLİĞ


- İLAN[Azr.] = YILAN[Tr.]


- İLAN[Azr.] = YILAN[Tr.]


- İLÂN-I AŞK ile YOLUNDA YÜRÜMEK


- İLÂVE (ETMEK) değil/yerine/= EK/KATKI, ULAMA


- İLÂVE ETMEK değil/yerine/= EKLEMEK/KATMAK/KATKI/ULAMAK


- İLAVE ÜCRET ile/ve/<> FARK ÜCRETİ ile/ve/<> MUAYENE ÜCRETİ

( İlaç ve muayene üzerinden alınan ücret. İLE/VE/<> "Otelcilik hizmetleri." İLE/VE/<> ... )


- İLAVE ile İLAVELİ


- İLÂVETEN[Ar. + Fars.] değil/yerine/= EK OLARAK/EK YOLUYLA/EKLEYEREK


- İLBÂS -ile

( ALIKOYMA, DURDURMA )


- İLBÂS[< LİBS]:
GİYDİR(İL)ME | ÖRTME, ÖRTÜLME [bkz. İKSÂ] -<


- İLBÂS[Ar.] ile İLBÂS[Ar. < LİBS]

( Alıkoyma, durdurma. İLE Giydirme/giydirilme, örtme/örtülme. )


- İLBAY/VALİ[Ar.]/SATRAP[Fars.] ile/ve İLÇEBAY/İLÇEBAŞ/KAYMAKAM[Ar.]

( VALİ[< VELİ: Koruyup kollayan.] ile/ve ... )

( TEKFUR[Bizans döneminde] ile/ve ... )

( [Slav] VOYVODA ile/ve ... )

( EMİR ile/ve ... )

( ÂRENG ile/ve ... )


- İLCAM[Ar.] değil/yerine/= GEMLEMEK, DİZGİNLEMEK


- İLÇE TARIM MÜDÜRLÜĞÜ :

( Büyükdere'de Çayırbaşı Caddesi üzerinde bulunmaktadır. )


- İLÇE ile İLÇELİ


- İLE BİRLİKTE ile/ve/değil/||/<>/< İLE BİR


- ... İLE SINIRLI OLDUĞUNU:
DİLE GETİRMEK ile/ve/||/<> ANIMSATMAK


- ... İLE ile ... İÇİNDE


- İLE ile/ve/yerine ÜZERİNE

( WITH vs./and ON/ONTO
ON/ONTO vs./and WITH )


- İLE yerine/değil VE


- ... İLE BAŞ ETMEK ile MÜCADELE ETMEK


- ... İLE BURUN BURUNA GELMEK ile KIÇ KIÇA YATMAK


- İL/EL:
ORDA + KUN + BUDUN


- İLELEBET ile/değil KIYÂMETE KADAR


- İLELEBET[Ar.] değil/yerine/= SÜRGİT


- İLENÇ/BEDDUA ile/ve/değil/||/<> İĞRENÇ


- İLENÇ ile İLENÇLİ ile İLENÇSİZ


- İLENÇ/BED-DUA[Fars.] -ile

( Başkasına yönelik olumsuz/kötü söz, inkisar. )


- İLENÇ/BEDDUA ile/yerine DUA

( Beddua edenlerin sözü dinlenmez. )

( Zayıf "kişi(lik)ler". İLE/YERİNE Sabırlı kişiler. )

( CURSE/MALEDICTION vs. PRAYER
PRAYER instead of CURSE/MALEDICTION )


- ILENÇ/İLENÇ ile YAKINMA
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Belirli bir konuya özgü görüşünün hatalı olduğu anlaşıldığında, salık veren kişiye yöneltilen yakınma. İLE ... )


- İLENMEK ile İLETMEK ile İLERLEMEK ile İLETİLMEK ile İLERLETMEK ile İLETEBİLMEK ile İLERLETEBİLMEK ile İLERLEYEBİLMEK ile İLE ile İLEK


- İLERİ "DÖNELİK" değil İLERİ DÖNÜK/YÖNELİK


- İLERİ FARK ile/||/<> MERKEZİ FARK

( İleri f(x+h)-f(x), merkezi f(x+h)-f(x-h) daha hassas. )

( Formül: O(h) İLE O(h²) )


- İLERİ GELENLER ile SAYGIN ile İTİBAR

( DIGNITARIES vs. DIGNITARY vs. DIGNITY )

( رجال ile عالي مقام ile ابهت ile وقار ile شرف ile شان ile رفعت ile جاه ile شرافت ile طمانينه ile متانت ile مسند )

( RAJAL ile ALY MOGHAM ile ABEHT ile VAGHAR ile SHARF ile SHAN ile RAFAT ile JAH ile SHARAFT ile طمانينه ile METANT ile MOSAND )


- İLERİ-GERİ (KONUŞMAK)


- İLERİ GİDEBİLMEK ve/||/<>/< GERİ GİDEBİLMEK


- İLERİ GİTME! ve/||/<> GERİDE KALMA!

( [vururlar] Başına. VE/||/<> Kıçına. )


- İLERİ GÖRÜŞLÜ ile İLERİ GÖRÜŞLÜLÜK

( FARSIGHTED vs. FARSIGHTEDNESS )

( انسان دوربين ile دور انديشي )

( ENSAN DORBYNE ile DOR ANDYSHY )


- İLERİ SÜRME = İDDİA = ASSERTION[İng., Fr.] = BEHAUPTUNG[Alm.] = ASSERTIO < ASSERERE[Lat.]


- İLERİ SÜRME ile KABUL ETME


- İLERİ SÜRÜM ile/ve/değil OLAN


- İLERİ SÜRÜM ile/ve/değil ÖNGÖRÜ


- İLERİ ile GERİ


- İLERİ ile GERİ


- İLERİ ile İLERİCİ/LİK ile İLERİ UÇ ile İLERİ GERİ ile İLERİ GELEN ile İLERİ GÖRÜŞ ile İLERİ VİTES ile İLERİ GÖRÜŞLÜ/LÜK ile İLERİ KARAKOL ile İLERİ TEKNOLOJİ ile İLERİ GÖZETLEYİCİ/LİK ile İLERİ UÇ OYUNCUSU


- İLERİ ile İLETİCİ ile YÖNLENDİRME ile FORVET ile ÖN UYARI

( FORWARD vs. FORWARDER vs. FORWARDING vs. FORWARDS vs. FORWARNING )

( بسوي جلو ile گاراژدار ile ايصال ile ارسال ile به پيش ile برحذر دارنده )

( BESOY JELO ile GARAZHDAR ile ايصال ile ARSAL ile BAH PEYSH ile BARHAZR DARANDEH )


- İLERİ ile/ve/değil KAPSAYICI


- İLERİCİ/LİK ile/ve/<> GENİŞ BAKIŞLI/LIK


- İLERİCİ/LİK ile/ve/||/<>/< ÖZGÜRLÜKÇÜ/LÜK