I ve İ ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 9.664 başlık/FaRk ile birlikte,
9.664 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(11/40)
- İDDİA ile HEVES
( Yüksek zihinlerin iddiası, düşük zihinlerin hevesi olur. )
- İDDİA ile/değil/yerine İBÂDET
- İDDİA ile İDDİA ETMEK
( ALLEGATION vs. ALLEGE )
( ادعا ile دليل آوردن )
( EDEA ile DELYLE AVARDAN )
- İDDİA ile İDDİADA İDDİA
( Kesin iddia, tutsaklık demektir. )
( Olmadığınız şey olduğunuzu iddia etmekte ve aslında olduğunuz şey olduğunuzu da inkâr etmektesiniz. )
( ASSERTION vs. TO INSIST
Assertion is bondage.
You assert yourself to be what you are not and deny yourself to be what you are. )
( FORDERUNG mit ... )
- İDDİA ile İDDİALI
( ASSERTION vs. ASSERTIVE )
( تقرير ile ادعا کننده )
( تقرير ile EDEA KONANDEH )
- İDDİA ile/ve/değil İMÂ
( [not] ASSERTION vs./and/but ALLUSION/IMPLICATION )
- İDDİA ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> İNANÇ
- İDDİA ile/ve/değil/<> İNAT
- İDDİA ve/> İSPAT
( İddia ettin mi, ispat isterler. )
( HALLAC-I MANSUR )
- İDDİA" ile KANAAT
- İDDİA ile KESİNLİK
- İDDİA değil/yerine NEŞE
- [ne yazık ki]
İDDİA ile/ve/||/<>/< ÖFKE
- İDDİA ile/değil OLGU
- İDDİA ile/ve/değil/yerine ÖNESÜRÜM
- İDDİA ile/değil/yerine/> ÖZGÜVEN
( Özgüven oluşunca/oluşursa, "iddia" sonlanır. )
- İDDİA ile/değil/yerine SALİH AMEL
- İDDİÂ["İDDA/A" değil!] değil/yerine/= SAV
- İDDİA ile/değil SÖYLEM
- İDDİA ile SUÇLAMA
( CLAIM vs. BLAME/ACCUSATION )
- İDDİA ile TALEP EDİLEBİLİR ile DAVACI ile İDDİALAR
( CLAIM vs. CLAIMABLE vs. CLAIMANT vs. CLAIMS )
( داعيه ile طلب ile مدعا ile مطالبه ile ادعاء ile مدعي شدن ile دعوي کردن ile ادعا کردن ile ادعا شدن ile مدعي بودن ile ادعا ile قابل مطالبه ile مدعي ile ادعا کار ile مطالبه کننده ile مطالبات ile دعاوي )
( DAYYEH ile TALAB ile MADOA ile MOTALEBEH ile ادعاء ile MADY SHODAN ile DOUY KARDAN ile EDEA KARDAN ile EDEA SHODAN ile MADY BODAN ile EDEA ile GHABEL MOTALEBEH ile MADY ile EDEA KAR ile MOTALEBEH KONANDEH ile MOTALBAT ile DOAVY )
- İDDİA ile VARSAYIM
- İDDİA ile YÂDES/T[< Fars. YÂD DÂŞ][LÂDES değil!]
( ... İLE Bellekte/hatırda tutulan şey. )
- İDDİACI OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İDDİALI OLMAK
- İDDİALAŞMAK ile İDDİA ile İDDİACI/LIK ile İDDİALI/LIK ile İDDİASIZ/LIK ile İDDİALICA ile İDDİASIZCA ile İDDİA MAKAMI
- İDDİALI DEĞİL değil İDDİA ETMİYOR
- İDDİALI OLMAK ile/yerine/değil ÇABA(SINI) GÖSTERMEK
( Başarı, ancak yorulmaksızın doğru çabaları göstererek kazanılır. )
( İyi huyluluğun etkisi, alçakgönüllü ve sıralı çabalarla elde edilen kalıcı durumlarda görünür. )
( [not] TO BE ASSERTIVE vs./but TO MAKE AN EFFORT
TO MAKE AN EFFORT instead of TO BE ASSERTIVE )
- İDDİALI ile ÖNEMLİ
- İDDİALI ile/ve YETERLİ
( PRETENTIOUS vs./and ENOUGH )
- İDDİALI ile/ve YETKİN
- İDDİANÂME değil/yerine/= SAVBELGE/SAVCA/SAVLIK/SAVYAZI
- İDDİANÂME[Ar.] değil/yerine/= SAVCA
( Savcılığın soruşturma sonunda elde ettiği kanıtları ve savlarını içinde toplamış olduğu, mahkemede okuduğu yazı. )
- [ne yazık ki]
"İDDİAYA GİRMEK" ile/ve/||/<> "İDDİA ETMEK"
- İDE ile İDEA
- İDE ile IDEEFIXE
- İDEA:
RASYONEL ile/ve/||/<> ESTETİK
- IDEA vs. THOUGHT
- IDEA vs. TO APPEAR
- IDEA :/yerine FİKİR
- IDEA ile/ve FORM
- İDEA ile/ve/<>/> İDEAL
( Soyut tümel. İLE/VE/<>/> Somut tümel. )
- İDEA ile/ve/||/<> İMGE
( Kişide. İLE/VE/||/<> Düşünmek isteyenlerde. )
- FLUIDE IDÉAL[Fr.] / IDEALE FLÜSSIGKEIT, IDEALFLÜSSIG[Alm.] ile/değil/yerine/= İDEAL AKIŞKAN
- İDEAL ÇÖZELTİ ile/||/<> GERÇEK ÇÖZELTİ
( İdeal Raoult yasasına uyar, gerçek sapmalar gösterir )
( Formül: ΔHkarışma=0 İLE ΔH≠0 )
- DIÉLECTRIQUE IDÉAL[Fr.] / IDEALES DIELEKTRIKUM[Alm.] ile/değil/yerine/= İDEAL DİELEKTRİK
- ÉQUATION DU GAZ PARFAIT[Fr.] / IDEALE GASGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İDEAL GAZ DENKLEMİ
- IDEAL GAS LAW[İng.] / LOI GAZ PARFAIT[Fr.] / IDEALE GAS GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= İDEAL GAZ YASASI/KANUNU
- İDEAL GAZ ile/>< GERÇEK GAZ
( İdeal gaz yasalarına uyan gaz. İLE/>< İdeal gaz yasalarına tam olarak uymayan gaz. )
- İDEAL GAZ ile/||/<> GERÇEK GAZ
( İdeal gaz PV=nRT İLE gerçek gaz Van der Waals denklemi )
( Formül: PV = nRT (ideal) İLE (P + a/V²)(V - b) = nRT (Van der Waals) )
- IDEAL GAS[İng.] / GAZ PARFAIT[Fr.] / IDEALE GAS[Alm.] ile/değil/yerine/= İDEAL GAZ
- İDEAL İLE ASAL İDEAL İLE MAKSİMAL İDEAL ile/||/<> HALKA İDEALLERİ
( Halkalardaki özel alt kümeler. )
( Formül: R/I cisim ⇔ I maksimal )
- İDEAL İLE GERÇEK İLE VAN DER WAALS ile/||/<> GAZ DAVRANIŞLARI
( Gazların farklı koşullardaki davranış modelleri. )
( Formül: (P + a/V²)(V - b) = RT )
( Johannes van der Waals tarafından 1873 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1837-1923) (Ülke: Hollanda) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Van der Waals kuvvetleri, gerçek gaz denklemi) (Nobel: 1910) )
- İDEAL İLE REEL İLE VAN DER WAALS ile/||/<> GAZ YASALARI
( Gaz davranışı modelleri. )
( Formül: (P + a/V²)(V - b) = RT )
( Johannes van der Waals tarafından 1873 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1837-1923) (Ülke: Hollanda) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Van der Waals kuvvetleri, gerçek gaz denklemi) (Nobel: 1910) )
- INDUCTANCE IDÉALE[Fr.] / IDEALE INDUKTIVITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= İDEAL İNDÜKTANS
- HAS BİLLUR[Osm.] / CRISTAL IDÉAL[Fr.] / IDEALER KRISTALL, IDEALES KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= İDEAL KRİSTAL
- İDEAL OLAN ile/ve GERÇEK OLAN
( Değişmeyen. İLE/VE Değişen. )
( İdeal olanlar içeriksizdir. )
- İDEAL OLAN ile/ve GERÇEK OLAN
- İDEAL OLAN değil/yerine UYGUN/LUK
- IDEALES VAKUUM[Alm.] ile/değil/yerine/= İDEAL VAKUM
- İDEAL değil/yerine/= DÜŞÜNSEL
- İDEAL ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GEREKLİLİK
- IDEAL :/yerine İDEAL
- İDEAL ile İDEALİZM ile İDEALİST ile İDEALİST ile İDEALİZE ETMEK
( IDEAL vs. IDEALISM vs. IDEALIST vs. IDEALISTIC vs. IDEALIZE )
( معنوي ile آرمان ile دلخواه ile کمال مطلوب ile ايدال ile ايدآل ile ايدهآل ile هدف زندگي ile معنويت ile خيال انديشي ile آرزو پرور ile ايدآليست ile آرماني ile آرمان گراي ile دلخواهسازي )
( MANOY ile ARMAN ile DELKHAH ile KAMAL MOTLUB ile AYDAL ile ايدآل ile AYDANGMAL ile CPEHDAF ZANDEGY ile MANOYT ile KHYAL ANDYSHY ile AREZO PROR ile AYDEALYSET ile ARMANY ile ARMAN GERAY ile DELKHAHOSAZY )
- İDEAL ile/ve MİSYON
( IDEAL vs./and MISSION )
- İDEAL yerine ÜLKÜ
- İDEAL ile/değil/yerine ÜLKÜ
- İDEALAR, 4 ŞEY VERİR...
( * ŞEYİN NE OLDUĞUNU
* ŞEYİN NİÇİN ÖYLE OLDUĞU/OLMADIĞINI
* ÖYLE OLAN ŞEYDEKİ OLUŞ VE BOZULUŞU
* BİRLİK VE ÇOKLUK DÜŞÜNCESİNİ )
- İDEALAR ile/||/<> GÖLGELER
( Platon un mağara alegorisi )
( Platon tarafından -380 yılında keşfedildi/formüle edildi. (-428--348) (Ülke: Antik Yunan) (Alan: Felsefe, Matematik) (Önemli katkıları: İdealar teorisi, Akademi kurucusu) )
- İDEA/LAR ile/ve/<> KATEGORİ/LER ile/ve/<> AYÂN-I SÂBİTE/LER
( Platon. İLE/VE/<> Aristoteles. İLE/VE/<> İbn Arabi. )
- İDEALİST" OLMAK değil/yerine İLKELİ OLMAK / HAYIR DİYEBİLME GÜCÜ
- İDEALİST" ile ÜTOPYACI
- İDEALİZASYON/IDEALIZATION[İng.] değil/yerine/= ÜLKÜLEŞTİRME
- İDEALİZM[Fr. < IDÉALISME] değil/yerine/= ÜLKÜCÜLÜK
- İDEALİZM = MEFKÛRECİLİK, İFTİKÂRİYE = IDEALISM[İng.] = IDÉALISME[Fr.] = IDEALISMUS[Alm.]
- İDEALİZM ile REALİZM
( Gerçekliğin temelde zihinsel ya da ideallerden oluştuğunu savunan felsefi görüş. İLE Gerçekliğin zihinden bağımsız ve nesnel olduğunu savunan felsefi görüş. )
- İDEALLEŞTİRMEK ile İDEAL/LİK ile İDEALİST ile İDEALİZM ile İDEALSİZ/LİK
- ... İDEASI" ile/değil ... İDDİASI
- İDEFİKS değil/yerine/= SAPLANTI
- Demek ki ile her inancına ve kişisel sonuçlarına bağlamadan KONUŞ!!! -ile/ve
- IDENTIFICATION :/yerine KİMLİK TESPİTİ
- IDENTIFIKASYON/IDENTIFICATION[İng.] değil/yerine/= TANIMLAMA | ÖZDEŞLEŞTİRME
- İDENTİFİKASYON ile İDENTİK ile İDENTİTE
( Kimliklendirme, tanımlama, özdeşleme. İLE Özdeş. İLE Kimlik, özdeşlik. )
- IDENTIFY :/yerine TANIMLAMAK
- IDENTITY BY DESCENT (IBD)[İng.] değil/yerine/= KÖKENE DAYALI KİMLİK (İBD)
( Kökenlerinin izi sürüldüğünde ortak bir ataya varan aleller. IBD, ebeveynden aynı alelin kalıtılması olayı.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- IDENTITY vs. PERSONALITY
- IDENTITY :/yerine KİMLİK
- IDEO- ile/||/<> IDIO- ile/||/<> LOG-/-LOGIA/-LOGO-/-LOGY-/-OLOGY ile/||/<> AUT-/AUTO-
( Düşünce, fikir. İLE/||/<> Kendiliğinden oluşan, kendine özgü, ayrı, değişik. İLE/||/<> Düşünce, konuşma, sözcük, mantık, doktrin, öğreti, sav, bilim. İLE/||/<> Kendi, aynı, kendi kendine, kendine ait, öz [otoimmün: Bağışıklık sisteminin kendi gözelerine saldırması]. )
- IDEO- ile/||/<> IDIO- ile/||/<> LOG-/-LOGIA/-LOGO-/-LOGY-/-OLOGY ile/||/<> AUT-/AUTO-
( Düşünce, fikir. İLE/||/<> Kendiliğinden oluşan, kendine özgü, ayrı, değişik. İLE/||/<> Düşünce, konuşma, sözcük, mantık, doktrin, öğreti, sav, bilim. İLE/||/<> Kendi, aynı, kendi kendine, kendine ait, öz [otoimmün: Bağışıklık sisteminin kendi gözelerine saldırması]. )
- İDEOGRAFİ(K)/LOGOGRAFİ(K) değil/yerine/= DÜŞÜNYAZIM(SAL)/İMLEKYAZIM(SAL)
- İDEOGRAM ile PİKTOGRAM
( Trafik işaretleri gibi. İLE Tuvaletleri gösteren simgeler gibi. )
- İDEOGRAM/LOGOGRAM değil/yerine/= DÜŞÜNYAZI/İMLEKYAZI
- İDEOLOG değil/yerine/= DÜŞÜNGÜMEN
- İDEOLOJİ KAYIRMACILIĞINDA:
SİYASAL ile/ve/||/<> SIRADÜZENSEL(HİYEROKRATİK)
- İDEOLOJİ değil/yerine/= DÜŞÜNGÜ
- İDEOLOJİ = İLM-İ SUVER-İ AKLİYE, FİKRİYAT, İLM-İ TASAVVUR = IDEOLOGY[İng.] = IDÉOLOGIE[Fr.] = IDEOLOGIE[Alm.] = IDEOLOGÍA[İsp.]
- İDEOLOJİ değil/yerine/= ÖĞRETİ
- İDEOLOJİDE ile/ve/değil/yerine TİNDE
( Destek. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Zevk ediş. )
- İDEOLOJİK[Fr. < IDÉOLOGIQUE] değil/yerine/= İDEOLOJİ İLE İLGİLİ
- İDEOLOJİK TAVIR ile SONUÇ ODAKLILIK
- İDEOLOJİK değil/yerine/= DÜŞÜNGÜSEL
- İDİ ile İDİ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Efendi [seyyid, mevlâ]. İLE Geçmiş zaman eki. )
- İDİL BULGARLI -ile
( İlk Türkî devlet. )
- İDİL ile İDİL
( IDYL vs. IDYLL )
( قصيده کوتاه )
( GHSYDAH KOTAH )
- İDİL ile/= VOLGA
( Tatarlar'ın dilinde. İLE/= Ruslar'ın dilinde. )
( Avrupa'nın en uzun ırmağıdır. )
- -IDIO[İng.] ile/değil/yerine/= -İDİO
- IDIOBLAST[İng.] ile/değil/yerine/= İDİOBLAST
- IDIODYNAMICS değil/yerine/= ÖZGÜDEVİNİM
- IDIOPATHIC[İng.] değil/yerine/= İDİOPATİK
( Kendiliğinden ortaya çıkan ya da bilinen bir nedeni olmayan herhangi bir durum ya da hastalığa ait ya da bu hastalıkla ilgili; başka bir hastalığın sonucu olmayan bir durum ya da hastalığa ait ya da bu hastalıkla ilgili.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- İDİOPATİ değil/yerine/= ÖZGÜSAYRILIK
- IDIOSYNCRASY[İng.] ile/değil/yerine/= İDİOSENKRAZİ
- İDİŞ[YAGMA/TUKSI/YEMEK/OĞUZ/ARGU] ile TAS
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Kadeh. İLE Her türlü çanak, kap. )
- IDISI-DIDISI(YLA) (ANLATMAK)
- IDITE, IDITOL[İng.] ile/değil/yerine/= İDİTOL
- İDİYOPATİK/IDIOPATHIC[İng.] değil/yerine/= NEDENİ BİLİNMEYEN
- İD(İ)(Y)OPATİK ile İD(İ)(Y)OSENKRAZİ ile İDİ(Y)OT
( Nedeni bilinmeyen. İLE Özgün duyarlık. İLE Geri anlaklı/zekâlı. )
- İDİYOSENKRAZİ/IDIOSYNCRACY[İng.] değil/yerine/= ÖZGÜN DUYARLIK
- İDLÂL değil/yerine/= NAZ ETME, NAZLANMA | AŞIRI DERECEDE NAZLANMA
- İDMÂN değil/yerine/= ALIŞTIRMA
- İDMAN ile İDMANCI ile İDMANLI/LIK ile İDMANSIZ/LIK
- IDODIPHENYL[İng.] ile/değil/yerine/= İDODİFENİL
- IDOGEN[İng.] ile/değil/yerine/= İDOJEN
- İDOL ile İDOL TAPINAĞI ile PUTA TAPAN ile PUTLAŞTIRMAK
( IDOL vs. IDOL TEMPLE vs. IDOL WORSHIPPER vs. IDOLIZE )
( لاف زن ile صنم ile بت ile معبود ile بتخانه ile بت پرست ile صنم قرار دادن )
( LAF ZAN ile SANAM ile BAT ile MOBUD ile BATKHANEH ile BAT PAREST ile SANAM GHARAR DADAN )
- İDOL ile/ve/||/<>/> İLÂH
- İDOLA -ile
- İDOLA = SANEM[Ar.] = PUT[Fars.] = IDOL[İng.] = IDOLE[Fr.] = IDOL[Alm.] = EIDOLON[Yun.] = ÍDOLO[İsp.]
- IDONIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= İDONİK ASİT
- IDOSACCHARIDE ACID[İng.] / IDOZUCKERSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= İDOSAKKARİK ASİT
- IDIOSYNKRASIE[Alm.] ile/değil/yerine/= İDOSİNKRAZİ
- IDOSE[İng.] / IDOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= İDOZ
- İDRÂK[< DERK] ile ANLAYIŞ, AKIL ERDİRME | YETİŞME, ERİŞME | OLGUNLAŞMA | [fels. ALGI]
( ANLAYIŞ, AKIL ERDİRME | YETİŞME, ERİŞME | OLGUNLAŞMA | [fels. ALGI] )
- İDRAK:
DERK ile/ve/<> EDREKE
( Kovayı, suya atıp su almak. İLE/VE/<> Koşarak ulaşıp elde etmek. )
- İDRAK (ETMEK/EDEMEMEK) ile/ve/||/<>/> İZAH (ETMEK/EDEMEMEK)
- İDRAK[Ar.] değil/yerine/= ALIMLAMA
- İDRAK ve/<> GAYRET
- İDRAK >< HAYRET
- IDRAK[İng.] değil/yerine/= İDRAK
( Algı. Dış dünyanın uyarısı ile meydana gelen biyofizikokimyasal etkilerin zihinsel yorumudur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- İDRAK ile İDRAKSİZ/LİK
- İDRÂK[Ar.] ile İHSÂS[Ar.]
- İDRAK ve/||/<> İHYÂ
- İDRAK ile/ve İLİM
- İDRAK ve/||/<>/> İNŞÂ
- İDRAK ve/=/||/<>/>/< İTİBÂR
- İDRAK ile/ve/> NİYET
- İDRAK ile/ve/= TASAVVUR
- İDRÂK[Ar.] ile VİCDÂN[Ar.]
- İDRAK-İ HİSSÎ ve/ İDRAK-İ HAYALÎ ve/ İDRAK-İ VEHMÎ ve/ İDRAK-İ AKLÎ
( * HUZUR-I MADDE | İKTİNAF-I MADDÎ | CÜZÎ ve ... ve ... ve ... )
- İDRÂK-İ NAMÜTENAHİ -ile
( SONSUZ ANLAYIŞ )
- İDRAR YOLLARI HASTALIKLARI ile/ve/||/<> "İDRAK YOLLARI HASTALIKLARI"
( Gövdede. İLE/VE/||/<> Zihinde. )
- İDRAR ile İDRAR YOLU ile İDRAR ZORU ile İDRAR KESESİ ile İDRAR TORBASI
- İDRÂR[Ar.] değil/yerine/= SİDİK
( OURON )
- İDRARINI TUTAMAMA ile KITA ile KITASAL ile BEKLENMEDİK DURUM ile SÜREKLİ ile SÜREKLİ ile SÜREKLİ ile DEVAM ETMEK ile DEVAM ile DEVAM ETTİRİCİ ile DEVAM ETMEK ile DEVAM ETTİ ile DEVAM EDİYOR ile SÜREKLİLİK ile SÜREKLİ ile SÜREKLİ FORM ile SÜREKLİ KAĞIT ile SÜREKLİ GEÇMİŞ ile SÜREKLİ ile SÜREKLİ ile SÜREKLİLİK
( CONTINENCE vs. CONTINENT vs. CONTINENTAL vs. CONTINGENCY vs. CONTINOUS vs. CONTINUAL vs. CONTINUALLY vs. CONTINUATE vs. CONTINUATION vs. CONTINUATOR vs. CONTINUE vs. CONTINUED vs. CONTINUING vs. CONTINUITY vs. CONTINUOUS vs. CONTINUOUS FORM vs. CONTINUOUS PAPER vs. CONTINUOUS PAST vs. CONTINUOUSE vs. CONTINUOUSLY vs. CONTINUUM )
( پرهيزگاري ile قاره ile اقليم ile پرهيزگار ile بري ile اقليمي ile احتمال وقوع ile پي در پي ile مدام ile مداوم ile همواره ile عليالتوالي ile مستمرا ile متصلا ile سريع الاتصال ile ادامه ile پيگيري ile عقبه ile دنباله ile ادامه دهنده ile استمرار داشتن ile ادامه داشتن ile بکاري ادامه دادن ile ادامه يافتن ile ادامه دادن ile مستدام ile دنباله دار ile برقرار ile تسلسل ile پيوستگي ile لاينقطع ile پي درپي ile بيوقفه ile پياپي ile استمراري ile ورقه پيوسته ile کاغذ پيوسته ile ماضي استمراري ile بدون وقفه ile همچنان ile دمادم ile دم بدم ile پيوسته ile بطور پيوسته ile پي اندر پي ile عليالدوام ile زنجيره )
( پرهيزگاري ile GHAREH ile EGLYM ile PAREHYZEGAR ile BARY ile EGLYMY ile EHTAMAL VAGHU ile PEY DAR PEY ile MADAM ile MADAVAM ile NPAMVAREH ile عليالتوالي ile MOSTMARA ile متصلا ile سريع الاتصال ile EDAMEH ile PEYGYRY ile AGHABEH ile DANBALEH ile EDAMEH DAHANDEH ile ESTMARAR DASHTAN ile EDAMEH DASHTAN ile BEKARY EDAMEH DADAN ile EDAMEH YAFTAN ile EDAMEH DADAN ile MOSTEDAM ile DANBALEH DAR ile BARGHARAR ile تسلسل ile PEYVASTGY ile لاينقطع ile PEY DARPY ile بيوقفه ile PEYOPY ile استمراري ile VARGHEH PEYVASTEH ile KAGHZ PEYVASTEH ile ماضي استمراري ile BEDON VAQFEH ile NPAMCHENAN ile DAMADAM ile DAM BADAM ile PEYVASTEH ile BETOR PEYVASTEH ile پي اندر پي ile عليالدوام ile ZANJYRAH )
- IDRIALENE[İng.] ile/değil/yerine/= İDRİALEN
- IDRYL[İng.] ile/değil/yerine/= İDRİL
- İDRİS OTU ile İDRİS AĞACI
- IDUK/IDUQ ile IDUK TAG/IDUQ TAG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Kutsanmış herhangi bir şey. İLE Geçit vermeyen ve uzayıp giden dağ. )
- IE :/yerine YANİ
- IEEE/THE INSTITUTE OF ELECTRICAL AND ELECTRONICS ENGINEERS[İng.] değil/yerine/= ELEKTRİK VE ELEKTRONİK MÜHENDISLERİ ENSTİTÜSÜ
- IETF/INTERNET ENGINEERING TASK FORCE[İng.] değil/yerine/= INTERNET MÜHENDISLİĞİ GÖREV GRUBU
- IF-THEN LOOPS[İng.] değil/yerine/= EĞER-İSE DÖNGÜLERİ
- IF :/yerine EĞER
- ÎFÂ[< VEFÂ] ile/ve/<> İCRÂ[< CEREYÂN | çoğ. İCRÂÂT]
( Ödeme, yerine getirme. | Bir işi yapma. | İş görme. İLE/VE/<> Akıtma, akıtılma. | Yapma, yerine getirme, bir işi yürütme. | Bir müzik parçasını çalarak gösterme. | Borçlunun, alacaklıya karşı ödemekle yükümlü bulunduğu bir şeyi, adlî bir oluşum aracılığıyla elde etme. )
- İFÂ[Ar. < VEFÂ] ile/ve EDÂ'
( Bir işi yerine getirme. İLE/VE Yerine getirme. | Ödemek. )
- İFÂ[Ar. < VEFÂ] ile/ve İS'ÂF
( Bir işi yerine getirme. İLE/VE Birinin isteğini kabul edip yerine getirme. )
- İFÂ[< VEFÂ] değil/yerine/= YERİNE GETİRME | BİR İŞİ YAPMA | İŞ GÖRME
- İFADE (EDİLEBİLEN) ile/ve/||/<>/>/< İŞARET (EDİLEBİLEN)
- İFADE EDİLEMEZ ile İFADESİZ ile ANLAMSIZLIK
( INEXPRESSIBLE vs. INEXPRESSIVE vs. INEXPRESSIVENESS )
( نا گفتني ile غيرقابل بيان ile نرساننده مقصود ile بي حالت ile نارسائي )
( NA GOFTANY ile GHYRAGHABEL BEYAN ile NARSANANDEH MOGHSUD ile BEY HALT ile NARSAYEY )
- İFADE ETMEK ile DİLE GETİRMEK
- İFADE ETMEK ile ŞÜPHEYİ DİLE GETİRMEK ile İLGİ GÖSTERMEK ile SEVİNCİNİ İFADE ETMEK ile GÖRÜŞ BELİRTMEK ile SÜRPRİZ İFADE ETMEK ile İFADE EDİLDİ ile İFADE ETME ile SÜRPRİZ İFADE ETMEK ile İFADE ile ANLAMLI ile İFADE GÜCÜ ile OTOBAN
( EXPRESS vs. EXPRESS DOUBT vs. EXPRESS INTEREST vs. EXPRESS JOY vs. EXPRESS OPINION vs. EXPRESS SURPRISE vs. EXPRESSED vs. EXPRESSING vs. EXPRESSING SURPRISE vs. EXPRESSION vs. EXPRESSIVE vs. EXPRESSIVENESS vs. EXPRESSWAY )
( ابراز داشتن ile اظهار کردن ile ابراز کردن ile افاده کردن ile بيان داشتن ile اظهارکردن ile ابراز ترديد کردن ile ابراز علاقه کردن ile ابراز شادماني کردن ile نظر دادن ile تعجب کردن ile اظهار شده ile افاده ile مستعجب ile عبارت ile بيان ile حالت ile ابراز ile پک و پوز ile اصطلاح ile اظهار ile گويا ile اشارهکننده ile رسائي ile تند راه )
( EBRAZ DASHTAN ile EZEHAR KARDAN ile EBRAZ KARDAN ile AFADEH KARDAN ile BEYAN DASHTAN ile EZEHARKARDAN ile EBRAZ TARDYD KARDAN ile EBRAZ ALAGHEH KARDAN ile EBRAZ SHADMANY KARDAN ile NAZAR DADAN ile TAJAB KARDAN ile EZEHAR SHODEH ile AFADEH ile مستعجب ile EBART ile BEYAN ile HALT ile EBRAZ ile PAK VE POZ ile ESTALAH ile EZEHAR ile GOYA ile ESHARECKONANDEH ile رسائي ile TAND RAH )
- İFADE HAKKI ve/||/<>/>/< ÖTEKİ HAKLAR
- İFADE[Ar.] değil/yerine/= DEYİŞ/SÖYLEYİŞ
- İFADE değil/yerine/= DIŞAVURUM
- İFADE ile/ve/||/<>/> EDEBİ İFADE
- İFÂDE ile/ve/<> İBÂRE
- İFADE ve/<> İÇGÖRÜ
- İFADE ile/ve/değil İDDİA
( [not] EXPRESSION vs./and/but ASSERTION )
- İFÂDE ile İFŞÂ
- İFÂDE ile/ve/||/<>/> İSTİFÂDE
- İFADEDE:
KARIŞMA(MA)K ile AÇMA(MA)K
- İFADELENDİRMEK ile İFADE ile İFADELİ ile İFADESİZ/LİK
- İFÂKAT[Ar. < FEVK] -ile
( Hastalıktan kalkma, iyiliğe dönme. )
- İFDÂL[Ar.] ile TEFADDUL[Ar.]
- İFFET ile CEZALANDIRICI
( CHASTIESEMENT vs. CHASTISER )
( توبيخ ile مواخذه )
( TOBYKH ile MOVAKHAZZEH )
- İFFET ile İFFETLİ/LİK ile İFFETSİZ/LİK
- İFFET = UT = CHASTITY[İng.] = CHASTETÉ[Fr.] = KEUSCHHEIT[Alm.] = CASTITAS[Lat.]
- İFFETLİ ile İFFETLİ KADIN ile CEZALANDIRMAK ile İFFET
( CHASTE vs. CHASTE WOMAN vs. CHASTISE vs. CHASTITY )
( عفيف ile طاهر ile مخدر ile پاکدامن ile غانيه ile مواخذه کردن ile مودب کردن ile توبيخ و ملامت کردن ile تاديب کردن ile پاکدامني ile عفاف ile عفت )
( AFYFE ile TANPAR ile MOKHODAR ile PAKDAMAN ile غانيه ile MOVAKHAZZEH KARDAN ile MOODAB KARDAN ile TOBYKH VE MOLAMET KARDAN ile TADYBE KARDAN ile PAKDAMANY ile EFAF ile AFAT )
- İFHÂM[Ar. < FUHÛM] ile İFHÂM[Ar. < FEHM]
( Ağız açtırmama, susturma. İLE Anlatma/anlatılma, bildirme/bildirilme. )
- İFK[Ar.] ile KEZİB[Ar.]
- İFKÂR[Ar.] ile İHBÂL[Ar.]
- İFLÂ[Ar.] ile İFLÂH[Ar.]
( Memeden ayırma, sütten kesme. İLE Kutlu, başarılı olma. | Kötü bir durumdan kurtulup iyi bir duruma girme, felâh bulma, selâmete çıkma. )
- İFLÂH (OLMA[MA]K) ile İSLÂH (OLMA[MA]K)
- İFLÂS ETMEK ile/ve DİBİ/Nİ BULMAK
- İFLAS ETMİŞ ile İFLAS
( BANKRUPT vs. BANKRUPTCY )
( ورشکست ile اعسار ile افلاس ile ورشکستگي )
( VARSHKAST ile ASAR ile افلاس ile VARSHKASTGY )
- İFLÂS[Ar.] ile/değil/yerine/>< İFLÂH[Ar.]
( Borçlarını ödeyemediği mahkeme kararı ile tespit ve ilân olunan iş adamının durumu. | Yenilgiye uğrama, değerini yitirme. | İşlevini ya da görevini yapamama. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kutlu, başarılı olma. | Kötü bir durumdan kurtulup iyi bir duruma girme, felâh bulma, selâmete çıkma. )
- İFLAS ile İFLAS DAVASI ile İFLAS MASASI
- İFLAS ile İFLAS ETMİŞ
( INSOLVENCY vs. INSOLVENT )
( اعسار ile معسر )
( ASAR ile MASAR )
- İFLÂS[Ar.] ile/değil/yerine/>< İHLÂS[Ar.]
- İFNÂ'[< FENÂ] -ile
( TÜKETME, BİTİRME, YOK ETME | YERSİZ SARFETME )
- İFNÂ / İCBÂR değil/yerine İKNÂ
- İFNÂ ile/değil/yerine İCBAR ile/değil/yerine İKNÂ
- İFNÂ ile/ve/değil/yerine İHYÂ
- İFRÂD >< TEFRÎT değil/yerine İTİDAL
( Tek olarak söyleme, müfred. | Ayırma. | Tek başına hacca gitme. | Aşırı gitme, aşırılık. >< Tersine aşırılık, ortalamanın çok altında kalma.
DEĞİL/YERİNE
Denge, ölçülülük. | Aşırı olmama durumu, ılımlılık. | İnce oranlarda karışım. )
- İFRAĞ[Ar.] değil/yerine BOŞALTIM
( Bir şeyi, başka bir biçime çevirme. | Boşaltım. DEĞİL/YERİNE ... )
- İFRAT/TEFRİT ve/> TENKİT" değil/ne yazık ki/||/<>/< İFRAT ve/>< TEFRİT
- İFRAT ile İFRAT TEFRİT ile İFRAT DERECEDE
- İFRÂZ ile/||/<> MUKÂTAA
( Parçalara ayırma. İLE/||/<> Bir bütünün, bölümlere ayrılması ve kesim olarak belirlenmesi. [Osmanlı toprak sisteminde ya da devlete ait gelir kalemlerinin belirli bölümlere ayrılması. Daha sonra bu bölümler, belirli bir ücret karşılığında kiraya verilirdi.][Aynı zamanda bağ, bahçe, arsa durumuna getirilen ekim toprağı için verilen vergi için de kullanılırdı.]. )
- İFRİTLEŞMEK ile İFRİT
- IFS İLE L-SYSTEMS İLE CELLULAR AUTOMATA ile/||/<> FRAKTAL ÜRETİM
( Fraktal oluşturma yöntemleri. )
( Formül: F → F+F--F+F )
- İFŞÂ ETMEK ile AFİŞE ETMEK
( İÇERİK[sanatta]: Yapıtın ifşâ ettiği fakat afişe etmediği. Sezdirdiği fakat göstermediği. )
- İFŞÂ[Ar.] ile/||/<> DEŞİFRE[Fr. < DÉCHIFFRÉ]
( Gizli bir şeyi açığa çıkarma, yayma. İLE Çözülmüş, açıklanmış. )
- İFŞÂ[Ar.] ile/değil İFÂ[Ar.]
- İFŞÂ ile/||/<> İFTİRA
( Gizli bir şeyi açığa çıkarma, yayma. İLE/||/<> Birine kasıtlı ve asılsız suç yükleme. )
( Başkası tarafından, dışarıdan. İLE/||/<> Kendinden, içeriden. )
- İFŞÂ ile İMÂ
( Gizli bir şeyi yayma, ortaya dökme, açığa vurma. İLE İşaret. | İşaretle/dolaylı anlatma. )
- İFŞÂ ile/ve/<> KEŞF
( Varoluş. İLE/VE/<> Şuur. )
( Yukarıdan aşağı.[İNZAL] İLE/VE/<> Aşağıdan yukarı.[URÛC] )
- İFŞÂ ile VAHİY
- İFSÂD[< FESAD] değil/yerine/= BOZMA, FESÂDÂ UĞRATMA/UĞRATILMA
- İFSÂH[Ar. < FASÂHET] ile İFSÂH[Ar. < FÜSHAT] ile İFSÂH[Ar. < FESH]
( Açık ve düzgün söz söyleme. İLE Açma, genişletme. İLE Unutma, akıldan çıkarma, ihmal etme. )
- İFŞALAMAK değil İFŞA ETMEK
- İFTÂ'[Ar. < FETVÂ] ile İFTÂH[Ar. < FETH]
( Fetvâ verme, bir işi fetvâ ile halletme. İLE Açma, fethetme. )
- İFTA ile İFTAR/LIK ile İFTAR TOPU ile İFTAR VAKTİ ile İFTAR TABAĞI ile İFTAR YEMEĞİ ile İFTAR ZAMANI ile İFTAR SOFRASI
- İFTÂR[< FITR] ||/<>/> İSRAF |
ile/değil/yerine/><
ORUÇ
( "Kaptırıp koyvermek." İLE/DEĞİL/YERİNE Kendini tutmak. )
- İFTAR KÖŞKÜ ile İFTARİYE KÖŞKÜ
( Dolmabahçe Sarayı arkasındaydı. [Şimdi yerinde yoktur.] İLE Topkapı Sarayı'nda, Bağdat Köşkü'nün yanındadır. )
( ... İLE ŞAHNİŞİN[< Fars.]: Çıkıntılı ve kapalı balkon. )
( 1741'de, I. Mahmud tarafından. İLE 1640'ta, Sultan İbrahim Han tarafından. )
- İFTARA YAKINKEN ile/ve SON RÜKÛ VE SECDE ile/ve İHRAM
( Allah'a en yakın olunan anlar/zamanlar. )
- İFTERÂ[Ar.] ile İHTELAKA[Ar.]
- İFTİÂL[Ar.] ile İFTİÂL[Ar.]
( İş edinme, iş yapma. | [Ar. dilbilgisinde] Beş harfli sözcüklerin birinci bâbı, iftiâl bâbı. İLE Fala bakma, fal tutma. )
- İFTİDA'[Ar. < FİDYE] ile İFTİDÂH/İFTİZÂH[Ar. < FADÂHAT/FAZÂHAT]
( Fidye vererek kölelikten kurtulma. İLE Kırma, kırıp ufalama. | Rezil/maskara olma. )
- İFTİDA'[Ar. < FİDYE] ile/ve/||/<> TALAK[Ar.]
( [evliliğin sona ermesi] Kadının, kocasını boşaması. İLE/VE/||/<> Evliliğin sona ermesi. Erkeğin, karısını boşaması. )
- İFTİHÂR (ETMEK)/MEMNUNİYET değil/yerine/= KIVANÇ (DUYMAK)/ÖVÜNÇ, ÖĞÜNMEK
- İFTİHAR ile İFTİHAR LİSTESİ
- İFTİKÂL[Ar.] ile İFTİKAR["ka" uzun okunur]
( Fazla çalışma, bir işte çok emek harcama. İLE Fakirlik gösterme. | Büyük/çok gereksinimi olma. | Alçakgönüllülük. )
- İFTİRA ile/ve/||/<> ÇAMUR ATMAK
- İFTİRA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İDDİA
- [ne yazık ki]
!İFTİRA ile !İFK
( Birine, aslı olmayan bir suç yükleme. İLE Bir suçu, birine yükleme. )
- İFTİRA ile İFTİRACI/LIK
- BÜHTÂN ile KARA ÇALMA/KARALAMA, YALAN
( YALAN, İFTİRA )
- İFTİRA ile/ve KARALAMA/KARAMA/KARA ÇALMAK/KARA SÜRMEK
( !TAKVÎL[çoğ. TAKVÎLÂT], İSNÂD[çoğ. İSNÂDÂT] ile/ve ... )
- İFTİRA ile KARALAMAK
( DEFAMATION vs. DEFAME )
( هتاکي ile سعايت ile بدنام سازي ile بدنام کردن ile بهتان زدن ile هتاکي کردن ile افترا زدن )
( هتاکي ile سعايت ile BADNAM SAZY ile BADNAM KARDAN ile BACPETAN ZADAN ile CPETAKY KARDAN ile AFTARA ZADAN )
- İFTİRA ile/ve/değil/||/<> YANLIŞ ANLAŞILMA
- İFTİRACI ile İFTİRA
( CALUMNIOUS vs. CALUMNY )
( رسوا کننده ile مفتري ile تهمت زننده ile افترا ile بهتان ile بهتان افترا )
( RASVA KONANDEH ile مفتري ile TAHAMAT ZANANDEH ile AFTARA ile BACPETAN ile BACPETAN AFTARA )
- İFTİRÂS[Ar.] ile İFTİRÂZ[Ar. < FARZ]
( Yırtıp paralama, zorla yere yıkma. İLE Gerekli sayma, farz kılma. )
- İFTİTÂH TEKBİRİ ile/ve/<> İSTİFTÂH TEKBİRİ ile/ve/<> TAHRİME TEKBİRİ ile/ve/<> TEŞRÎK TEKBİRİ
( Namaza başlarken alınan ilk tekbir. İLE/VE/<> Namaza başlarken alınan ilk tekbir. İLE/VE/<> İhrama girmek gibi yapılmaması gerekenlerin başladığı tekbir. İLE/VE/<> Arefe Günü, Sabah namazı ile başlayıp Kurban Bayramı'nın 4. günü ikindi namazına kadar, namazların farzını kılıp selâm verdikten sonra ara vermeden, yerinden kalkmadan, dünya kelâmı konuşmadan yerine getirilir ve vaciptir. )
( ... İLE/VE/<> ... İLE/VE/<> Allah-u Ekber[Allah sözü farzdır, Ekber sözü vacib'tir. El kaldırıp kulağa götürmek ise sünnettir.] İLE/VE/<> Vaciptir. )
( "ALLAHÜ EKBER(ALLAH ULULARIN ULUSUDUR)", "ALLAHÜ EKBER, ALLAHÜ EKBER, LÂİLÂHE İLL'ALLAHÜ V'ALLAHÜ EKBER, ALLAHÜ EKBER VE Lİ-LLÂH-İL HAMD" )
- IG/IMMÜNGLOBÜLIN IMMUNOGLOBULIN[İng.] değil/yerine/=
- İĞ ile İĞ YAĞI ile İĞ AĞACI ile İĞ İPLİK
- İĞ ile İĞİPLİK
( Pamuk gibi şeyleri eğirmekte kullanılan, ortası şişkin, iki ucu sivri ve bunlardan biri, çoğu kez çengelli ağaç araç, eğirmen, kirmen. | Araba okunun ekseni. | Değirmen taşının ortasında bulunan ve üstündeki üst taşa geçen demir eksen. | İğiplik. İLE Mitoz bölünme sırasında oluşan, iğ biçimindeki uzantı. )
- İG ile İRİG/İDRİG[Argu] ile İRİG ile İRİG ile İRİG ile İRİNG ile İRİNÇÜ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Sayrılık. İLE Katı olan herhangi bir şey. İLE Çürümüş herhangi bir nesne. İLE Sadık ve becerikli. İLE Uyuz olmuş birinin kafası.[yara kabukları nedeniyle] İLE iririg. İrin, cerahat. İLE Günah. )
- İĞAĞACI ile İĞDE
( Anayurdu, Asya'nın dağlık bölgeleri olan, bazı türlerinde yaprakları kışın dökülen, odunu, tornacılık ve kaplamacılıkta kullanılan, kömürü ile karakalem resim yapılan küçük bir ağaç. İLE İğdegillerin örnek bitkisi olan bir ağaç. | Bu ağacın, zeytin biçiminde, kabuğu kırmızıya çalan, sarı renkte, beyaz unlu, tadı mayhoş yemişi. )
( EVONYMUS cum ELAEAGNUS )
- IGAMID[İng.] ile/değil/yerine/= İGAMİT
- İĞBİRAR[Ar.] değil/yerine/= GÜCENME
- İĞDE -ile
( SÜZEN )
- İĞDE ile/ve ÇİLA
( ... İLE/VE Büyük, kurutulmuş iğde. [Urumçi] )
(1996'dan beri)