Bugün[01 Nisan 2026]
itibarı ile 8.570 başlık/FaRk ile birlikte,
8.570 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(15/36)


- GEKOPPELTE OSZILLATOREN[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞLENİK OSİLATÖRLER


- GEL[İng.] / GEL[Fr.] / GEL[Alm.] ile/değil/yerine/= JEL, DONMA


- GELGER-NUTTALSCHE BEZIEHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GEİGER NUTTAL BAĞINTISI


- GÉLIFICATION[Fr.] / GALLERTEBILDUNG, GELBILDUNG, GELIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PELTELEŞME


- GELİNCİK ile SANSAR


- GELİŞİM = DEVELOPMENT[İng.] = DÉVELOPPEMENT[Fr.] = ENTWICKLUNG[Alm.] = SVILUPPO[İt.] = DESARROLLO[İsp.]


- GELL-MANN RELATION[İng.] / RELATION DE GELL-MANN[Fr.] / GEIGER-MANNSCHE BEZIEHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GELL-MANN BAĞINTISI


- GELL-MANN-NISHIJIMA-ENTWURF, GELL-MANN-NISHIJIMA-VEREINBARUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GELL MANN NİSHİJİMA SEMASİ


- GELL-MANN-OKUBO MASS FORMULA[İng.] / FORMULE DE MASSE DE GELL-MANN-OKUBO[Fr.] / GELL-MANN-OKUBO-MASSENFORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= GELL-MANN-OKUBO KÜTLE FORMÜLÜ


- GELÖST WERDEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZÜLMEK


- GELÖST[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZÜNÜMÜŞ


- GELÖSTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZÜNEN


- GELÜHLÄMPENBELEUCHTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKKOR IŞIMA


- GEMEINSCHAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPLULUK


- GEMİ ile YÜK GEMİSİ/ŞİLEP[Alm. SCHLEPP]

( ... İLE Yük gemisi. )


- GENEL = UMUMÎ = GENERAL[İng., İsp.] = GÉNÉRAL[Fr.] = ALLGEMEIN[Alm.] = GENERALIS[Lat.]


- GENELLEŞTİRME = TAMİM = GENERALIZATION[İng.] = GÉNÉRALISATION[Fr.] = GENERALISATION[Alm.] = GENERALIS[Lat.]


- GENERALISIERTE KOORDINATEN[Alm.] ile/değil/yerine/= GENELLEŞTİRİLMİŞ BOĞALTAR


- GENERALIZED COORDINATES[İng.] / COORDONNÉES GÉNÉRALISÉES[Fr.] / VERALLGEMEINERTE KOORDINATEN[Alm.] ile/değil/yerine/= GENELLEŞTİRİLMİŞ KOORDİNATLAR


- GENERALIZED FORCE[İng.] / GENERALISIERTE KRAFT, VERALLGEMEINERTE KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= GENELLEŞTİRİLMİŞ KUVVET


- GENERALIZED VELOCITY[İng.] / GENERALISIERTE GESCHWINDIGKEIT, VERALLGEMEINERTE GESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= GENELLEŞTİRİLMİŞ HIZ


- GÉNÉRATEUR À FAISCEAU D'ÉLECTRONS[Fr.] / ELEKTRONENSTRAHLGENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON DEMETİ ÜRETECİ


- GÉNÉRATEUR D'IMPULSIONS ÉLECTRIQUES[Fr.] / ELEKTRISCHER IMPULSGENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK DARBE ÜRETECİ


- GÉNÉRATEUR DE PHASE[Fr.] / PHASENGENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ ÜRETECİ


- GENETİK[Alm./İng.] değil/yerine/= KALITIMBİLİM

( Kalıtım bilimi.| Genlerle ilgili, genlerin belirlediği, genlerle geçen. | Genlerle ilgili, kalıtımla ilgili. )


- GEOMETRIC DISTRIBUTION[İng.] / DISTRIBUTION GÉOMÉTRIQUE[Fr.] / GEOMETRISCHE VERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GEOMETRİK DAĞILIM


- GEOMETRIC MOMENT OF INERTIA[İng.] / MOMENT D'INERTIE GÉOMÉTRIQUE[Fr.] / GEOMETRISCHEN TRÄGHEITSMOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= GEOMETRİK EYLEMSİZLİK MOMENTİ


- GEOMETRIC SHADOW[İng.] / OMBRE GÉOMÉTRIQUE[Fr.] / GEOMETERISCHER SCHATTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= GEOMETRİK GÖLGE


- GEOMETRICAL OPTICS[İng.] / OPTIQUE GÉOMÉTRIQUE[Fr.] / GEOMETRISCHE OPTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= GEOMETRİK OPTİK


- GEOMETRICAL SIMILARITY[İng.] / SIMILITUDE GÉOMÉTRIQUE[Fr.] / GEOMETRISCHE ÄHNLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= GEOMETRİK BENZERLİK


- GERÇEK/LİK ile/ve HAKİKAT[Ar.]

( Çok. İLE/VE Tek. )

( Varoluş. İLE/VE Varlık. | İlke. )

( Bilimde. İLE/VE Felsefede. )

( ... İLE/VE Var'ı var, yok'u yok olarak bilmektir. )

( ... İLE/VE Varoluşu kişinin iradesine bağlı olmayan. )

( Sürekli değişen, değişmeye mahkum olan. / Olup da bitmeye yönelmiş olan. İLE/VE Ebedî olan. Üstündeki örtü [peçe/lethia(Yun. > alethia)] kaldırılıp altındaki biçimin ortaya çıkması. )

( Beklenmeyen ve tahmin edilemez olan, gerçektir. )

( Saf, karışımsız ve bağımsız olan gerçektir. )

( Gerçek, en yüce mutluluktur. )

( Gerçekten söz etmek bile mutluluktur. )

( Gerçek, kavranamaz olandır. )

( Gerçek olan, sürekli sözsüzdür. )

( Gerçek, gerçek-olmayanda gerçeği görür. )

( Sahte olanlar gittiğinde, geride kalan, gerçek olandır. )

( Geçicilik, gerçekdışılığın en iyi kanıtıdır. )

( Gerçek, herhangi bir amaca hizmet edemez. )

( Gerçek, herkes için her zaman geçerlidir. )

( Gerçek, bilen ve bilinen ikileminin ötesindedir. )

( Gerçek, ŞU AN'da ve BURADA olandır. )

( Gerçeği bilmek, onunla uyum içinde olmak demektir. )

( Gerçeği bilmeye uğraşmayalım. Çünkü zihin yoluyla edinilen bilgi, gerçek bilgi değildir. )

( Gerçeğe varış, bizim bir kişi olmadığımız olgusunun fark edilmesidir. )

( Gerçeğe varmış olan kişiler, çok sessizdir. )

( Gerçeği bir formüle bağlama isteğimiz, onu inkâr demek oluyor, çünkü o sözcüklere sığdırılamaz. )

( Gerçek, bir şeyi ister gibi istenemez. )

( Gerçek, herkes için birdir, ancak sahte olan kişiseldir. )

( Gerçeğin deneyimi diye bir şey yoktur. Gerçek, deneyim ötesidir. )

( Gerçeğin zihinde yansıması için zihnin berraklığı ve sessizliği gereklidir. )

( Ancak, hayrette olduğumuz zaman, gerçeği bilebiliriz. )

( Ancak, gerçeğin kendi olduğumuzda, gerçeği bilebiliriz. )

( Gerçek, keşiftedir, keşfedilmişte değil. )

( Eğer anlatabilirsek, o, gerçek olan değildir. )

( Sözler, sözleri yaratır; gerçek ise sessizdir. )

( Gerçek olmayanı yaratan, zihindir ve sahtenin, sahte olduğunu gören de zihindir. )

( Zaman ve uzay ile sınırlı ve bir tek kişi için geçerli olan, gerçek değildir. )

( Gerçek, sahtenin reddi ve inkârı ile ifade edilebilir -eylemle. )

( Neyin gerçek olmadığını bilebiliriz -ki bu da sahte olandan kurtulmamıza yeter. )

( Gerçeğe varmış kişi, egosuzdur. )

( Neyle aşırı meşgulseniz, onun gerçekliğine inanırsınız. )

( Gereksiniminiz olan tek şey, gerçeğe duyulan samimi özlemdir. )

( Gerçeğin bilinmesi için "ben" ve "benimki" fikirleri gitmelidir. )

( Gerçeğin, zihinde yansıması için zihnin berraklığı ve sessizliği gereklidir. )

( Gerçeği keşfettiğimi ne zaman anlarım? "Bu doğru", "Bu doğru değil" fikri ortaya çıkmadığı zaman. )

( Gerçeği bulmak için günlük yaşamımızın en küçük eylemlerinde gerçek olmalıyız. )

( Gerçeği aramak, üstlenilen tüm işler arasında en tehlikeli olandır, çünkü o içinde yaşadığımız dünyayı yıkar. )

( Gerçeğin aranışında, yalan ve hile olamaz. )

( Eğer amacımız gerçek sevgisi ve yaşam sevgisi ise korkmamıza gerek yoktur. )

( Kendinizi yeterli ve emin hissettiğiniz sürece, gerçek, sizin ulaşamayacağınız yerdedir. )

( Söylenilecek yalan bulamayanların başvurduğu son çözüm, gerçektir. )

( Hakiki olmayanın hakiki olmadığını fark eder ve onu atarsınız. )

( Hakiki olan, zarın hem içinde, hem de dışındadır. )

( Hakikat, gerçekliğin ardında duran dayanakçadır. )

( Hakikat, olguları birliğe getiren ilkedir. )

( Hakikat, "betimlenemez" olduğu ölçüde kendini ortaya koyar; karmaşıktır, anlamı belirsizdir, varlığını karşıtların buluşmasına dayalı olarak sürdürür ve ancak erginleme vahiyleri yoluyla dile getirilebilir. )

( Hakikatin üzerindeki perdelerden biri, dildir. )

( Adâlet, ancak hakikatten; saadet, ancak adâletten doğabilir. )

( HODOS TES ALETHEIA: Hakîkate götüren yol. )

( Hem, hem de. İLE/VE Ne, ne de. )

( Olduğu biçimde. İLE/VE Etkisi itibariyle. )

( The unexpected and unpredictable is real.
What is pure, unalloyed, unattached is real.
The real is bliss supreme.
Even to talk of real is happiness.
The real is inconceivable.
The fact is always non-verbal.
The real sees the real in the unreal.
What remains when the false is no more, is real.
Transiency is the best proof of unreality.
Reality is beyond the duality of the knower and the known.
The real is for all and forever.
Reality is beyond the duality of the knower and the known.
The real is, what is RIGHT NOW and RIGHT HERE.
To know reality is to be in harmony with it.
Do not try to know the truth, for knowledge by the mind is not true knowledge.
Realisation is of the fact that you are not a person.
Realised people are very quiet.
Your very desire to formulate truth denies it, because it cannot be contained in words.
The real cannot be wanted, as a thing is wanted.
Reality is common to all. Only the false is personal.
There is no such thing as the experience of the real. The real is beyond experience.
Clarity and silence of the mind are necessary for the reflection of reality to appear in the mind.
You can know reality only when you are astonished.
You know the real by being real.
Truth is in the discovery not in the discovered.
If you can convey, it is not the real thing.
Words create words, reality is silent.
It is the mind that creates the unreal and it is the mind that sees the false as false.
What is limited in time and space, and applicable to one person only, is not real.
Truth can be expressed only by the denial of the false -in action.
You can know what is not true - which is enough to liberate you from the false.
The realised man is egoless.
Whatever you are engrossed in you take to be real.
All you need is a sincere longing for reality.
For reality to be, the ideas of 'me' and 'mine' must go.
Clarity and silence of the mind are necessary for the reflection of reality to appear in the mind.
When do I know that I have discovered truth? When the idea 'this is true', 'that is true' does not arise.
To find reality you must be real in the smallest daily action.
The search for reality is the most dangerous of all undertakings for it will destroy the world in which you live.
There can be no deceit in the search for truth.
If your motive is love of truth and life, you need not be afraid.
As long as you feel competent and confident, reality is beyond your reach.
You can see the unreal as unreal and discard it.
The real is both within and without the skin. )

( 1- Gözlemleyebilsek de, gözlemleyemesek de varolanların, varoluşu.
2- Tutarlı gözlemlerden ya da deneylerden, genel sonuçlar çıkarmanın meşrû olduğu.
3- Hiçbir etkinin, ışık hızından daha hızlı yayılamayacağı.[YERELLİK/LOCALITY]

[Bernard D'Espagnat] )

( Kendinde olan. | Evrensel. | Yalansızlık. )

( Gerçekliğin ötesine ulaşmaya cesaret edemeyen, hakikati fethedemez. )


- GERÇEK = HAKİKİ, VAKİ = REAL[İng., İsp.] = RÉEL[Fr.] = REAL, WIRKLICH[Alm.] = REALIS, VERUS[Lat.]


- GERÇEKLİK = TRUTH[İng.] = VÉRITÉ[Fr.] = WAHRHEIT[Alm.] = VERITAS[Lat.]


- GERMANIUM DIODE[İng.] / DIODE AU GERMANIUM[Fr.] / GERMANIUMDIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= GERMANYUM DİYOT


- GERMANIUM TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR AU GERMANIUM[Fr.] / GERMANIUMTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= GERMANYUM TRANSİSTÖR


- GERMANIUM[İng.] / GERMANIUM[Fr.] / GERMANIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= GERMANYUM


- GESAMTSSTRAHLUNGSSPYROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPLAM IŞIN PİROMETRESİ


- GESÄTTIGTEAKTIVITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= DOYMUŞ ETKİN/AKTİFLİK


- GESCHWINDIGKEITSGRADIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= HIZ GRADİVENTİ


- GEZEGEN = SEYYARE[Ar.] = PLANET[İng.] = PLANÈTE[Fr.] = PLANET[Alm.] = PIANETA[İt.] = PLANETA[İsp.]


- GIANT PULSE LASER[İng.] / LASER À IMPULSIONS GÉANTES[Fr.] / RIESENIMPULSLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= DEV DARBELİ LAZER


- GIBBS ELASTICITY[İng.] / ÉLASTICITÉ DE GIBBS[Fr.] / GIBBS-ELASTIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= GİBBS ESNEKLİĞİ


- GIBBS FUNCTION[İng.] / FONCTION DE GIBBS[Fr.] / GIBBS-FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= GİBBS İŞLEVİ/FONKSİYONU


- GIBBS PARADOX[İng.] / PARADOXE DE GIBBS[Fr.] / GIBBS-PARADOXON[Alm.] ile/değil/yerine/= GİBBS PARADOKSU


- GIBBS PHASE RULE[İng.] / RÈGLE DES PHASES DE GIBBS[Fr.] / GIBBS-PHASENREGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= GİBBS FAZ KURALI


- GIBBS-ADSORPTIONSGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GİBBS YÜZEY TUTUNMA DENKLEMİ


- GIBBS-DUHEM EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE GIBBS-DUHEM[Fr.] / GIBBS-DUHEM-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GİBBS-DUHEM DENKLEMİ


- GIBBS-HELMHOLTZ-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GİBBS-HELMHOLTZ DENKLEMİ


- GIBBS-POYNTING EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE GIBBS-POYNTING[Fr.] / GIBBS-POYNTING-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GİBBS-POYNTİNG DENKLEMİ


- GIBBS-SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= GİBBS SİSTEMİ


- GIBBS[İng.] / GIBBS[Fr.] / GIBBS[Alm.] ile/değil/yerine/= GİBBS


- GIFTIG[Alm.] ile/değil/yerine/= ZEHİRLİ


- GIGA ELECTRONVOLT[İng.] / GIGAELECTRONVOLT[Fr.] / GIGAELEKTRONENVOLT[Alm.] ile/değil/yerine/= GİGAELEKTRONVOLT


- GIGA-[İng.] / GIGA-[Fr.] / GIGA[Alm.] ile/değil/yerine/= GİGA-


- GIGAHERTZ[İng.] / GIGAHERTZ[Fr.] / GIGAHERTZ[Alm.] ile/değil/yerine/= GİGAHERTZ


- GIGAWATT[İng.] / GIGAWATT[Fr.] / GIGAWATT[Alm.] ile/değil/yerine/= GİGAVAT


- GILBERT[İng.] / GILBERT[Fr.] / GILBERT[Alm.] ile/değil/yerine/= GİLBERT


- GILBERTSCHER KREISPROZESS[Alm.] ile/değil/yerine/= GİLBERT ÇEVRİMİ


- GIPS[Alm.] ile/değil/yerine/= PARİS PLASTERİ


- GİZEM = SIR = MYSTERY[İng.] = MYSTÈRE[Fr.] = MYSTERIUM, GEHEIMNIS[Alm.] = MYSTERION[Yun.] = MISTERIO[İsp.]


- GİZEMCİLİK = TASAVVUF = MYSTICISM[İng.] = MYSTICISME[Fr.] = MYSTIZISMUS[Alm.]


- GİZLİ = SECRET[İng.] = SECRET[Fr.] = GEHEIM[Alm.] = SEGRETO[İt.] = SECRETO[İsp.]


- GLADSTONE-DALE LAW[İng.] / LOI DE GLADSTONE-DALE[Fr.] / GLADSTONE-DALE-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= GLADSTONE-DALE YASASI


- GLASDOSIMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= CAM DOZİMETRE


- GLASPLATTENKONDENSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= CAM LEVHALI SIĞAÇ


- GLASS ELECTRODE[İng.] / ELECTRO VERRE[Fr.] / GLAS ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= CAM ELEKTROT


- GLASS FIBER[İng.] / FIBRE DE VERRE[Fr.] / GLASFASER[Alm.] ile/değil/yerine/= CAM ELYAF


- GLASS INSULATOR[İng.] / GLASISOLATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= CAM YALITKAN


- GLASS PAPER[İng.] / GLAS PAPIER[Alm.] ile/değil/yerine/= CAM KÂĞIDI


- GLASS RESISTOR[İng.] / RÉSISTANCE EN VERRE[Fr.] / GLASWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= CAM DİRENÇ


- GLASS[İng.] / VERRE[Fr.] / GLAS[Alm.] ile/değil/yerine/= CAM


- GLASSY TRANSITION TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE DE TRANSITION VITREUSE[Fr.] / GLASÜBERGANGSTEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= CAMSI GEÇİŞ SICAKLIĞI


- GLASSY TRANSITION[İng.] / TRANSITION VITREUSE[Fr.] / GLASÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= CAMSI GEÇİŞ


- GLAUBERITE[İng.] / GLAUBERITÉ[Fr.] / GLAUBERIT[Alm.] ile/değil/yerine/= GLAUBERİT


- GLEICHER VEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞ VEKTÖR


- GLEICHFÖRMIGE GERADLINIGE BEWEGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜZGÜN DOĞRUSAL DEVİNİM


- GLEICHFÖRMIGE KREISBEWEGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜZGÜN DAİRESEL DEVİNİM


- GLEICHVOLUMENÄNDERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞİT HACİM DEĞİŞİMİ


- GLEICHWERTIGE ENERGIEQUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞDEĞER ENERJİ KAYNAĞI


- GLOW DISCHARGE[İng.] / DÉCHARGE INCANDESCENTE[Fr.] / GLIMMENTLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞILDAMALI BOŞALMA


- GLÜHELEKTRONENEMISSION, THERMISCHE ELEKTRONENEMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL ELEKTRON SALIMI


- GLÜHKATHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL KATOT


- GLUON[İng.] / GLUON[Fr.] / GLUON[Alm.] ile/değil/yerine/= GLUON


- GLYCERIN, GLYCEROL[İng.] / GLYCÉRINE[Fr.] / GLYCERYL[Alm.] ile/değil/yerine/= GLİSERİN


- GLYCERYL[İng.] / GLYCÉRILE[Fr.] / GLIMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= GLİSERİL


- GOGGLES[İng.] / SCHUTZBRILLE[Alm.] ile/değil/yerine/= KORUYUCU GÖZLÜK


- GÖKBİLİM = ASTRONOMY[İng.] = ASTRONOMIE[Fr., Alm.] = ASTRONOMIA[İt.] = ASTRONOMÍA[İsp.]


- GÖKBÖRİ/KÖPEKYILDIZI/SİRİUS[Fr., Alm., Rusça]/SOTHIS[Mısır]/SEIRIOS[Yun.]/İŞVARA[Hintçe]/ŞİRA[Ar.]:
A ile/ve/||/<> B


- GOLD[İng.] / GOLD[Fr.] / GLYZERIN[Alm.] ile/değil/yerine/= ALTIN


- GOLDBERG-MOHN FRICTION[İng.] / FROTTEMENT DE GOLDBERG-MOHN[Fr.] / GOLDBERG-MOHN-REIBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GOLDBERG-MOHN SÜRTÜNMESİ


- GOLDSCHMIDT'S LAW[İng.] / LOI DE GOLDSCHMIDT[Fr.] / GOLDSCHMIDTSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= GOLDSCHMİDT YASASI


- GÖMÜT[Alm.] = GÖNÜL


- GONIOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇIÖLÇER


- GOOCH CRUCIBLE[İng.] / CREUSET DE GOOCH[Fr.] / GOLD[Alm.] ile/değil/yerine/= GOOCH KROZESİ


- GÖRELİ = İZAFÎ = RELATIVE[İng.] = RELATIF[Fr.] = RELATIV[Alm.] = RELATIVUS[Lat.] = RELATIVO[İsp.]


- GÖRELİLİK = İZAFİYET = RELATIVITY[İng.] = RELATIVITÉ[Fr.] = RELATIVITÄT[Alm.]


- GÖREV = VAZİFE, ÜFULE = FUNCTION[İng.] = FONCTION[Fr.] = FUNKTION[Alm.] = FUNCTIO[Lat.] = FUNCIÓN[İsp.]


- GÖRMEK (BAKMAK) = REGARD[İng.] = CONSIDÉRER[Fr.] = BETRACHTEN[Alm.] = CONTEMPLOR[Lat.]


- GÖRÜ = HADS, TEHADDÜS = INTUITION[İng., Fr.] = ANSCHAUUNG[Alm.] = INTUITIO, INTUITUS < INTUERI[Lat.] = INTUICIÓN[İsp.]


- GÖRÜNGÜ = HADİSE = PHENOMENON, APPEARANCE[İng.] = PHÉNOMÈNE[Fr.] = ERSCHEINUNG[Alm.] = PHAINOMENON[Yun.] = FENOMENO[İsp.]


- GÖRÜNGÜBİLİM = PHENOMENOLOGY[İng.] = PHENOMÉNOLOGIE[Fr.] = PHÄNOMENOLOGIE[Alm.] = PHAINOMENON[Yun.]


- GÖSTERGE = İŞARET = SIGN[İng.] = SIGNE[Fr.] = ZEICHEN[Alm.] = SIGNUM[Lat.] = SENAL[İsp.]


- GÖSTERGEBİLİM = SEMIOTIC[İng.] = SÉMIOTIQUE, SÉMIOLOGIE[Fr.] = SEMIOTIK[Alm.] = SEMA, SEMEION[Yun.]


- GOTO PAIR[İng.] / PAIRE DE GOTO[Fr.] / GOTO-PAAR[Alm.] ile/değil/yerine/= GOTO ÇİFTİ


- GOUTTELETTES D'ÉLECTRONS ET DE TROUS[Fr.] / ELEKTRON-LOCH-TRÖPFCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON-DEŞİK DAMLACIĞI/DAMLACIKLARI


- GÖVDE = BEDEN = BODY[İng.] = CORPS[Fr.] = DAS LEIB, DER KÖRPER[Alm.] = IL CORPO[İt.] = EL CUERPO[İsp.] = CORPUS[Lat.] = TO SOMA, HO KHROS[Yun.] = CİSM, CESED, CURM[Ar.] = BEDEN[Fars.] = HET LICHAAM[Felm.] = DEHA[Sansk.]


- GÖZLEM = MÜŞAHEDE = OBSERVATION[İng., Fr.] = BEOBACHTUNG[Alm.] = OBSERVAR, MIRAR[İsp.]


- GÖZÜPEK = DARING[İng.] = AUDACIEUX[Fr.] = KÜHN[Alm.] = AUDAX[Lat.]


- GÖZÜPEKLİK = DARING, AUDACITY[İng.] = AUDACE[Fr.] = KÜHNHEIT, TOLLKÜHNHEIT[Alm.] = AUDACIA[Lat.]


- GRAD CELSIUS[Alm.] ile/değil/yerine/= SANTİGRAT DERECE


- GRAD[Alm.] ile/değil/yerine/= DERECE


- GRADIENT DE DIFFUSION[Fr.] / DIFFUSIONSGRADIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON GRADYANI


- GRADIENTENKOPPLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EĞİM ETKİLEŞMESİ


- GRAETZ NUMBER[İng.] / NOMBRE DE GRAETZ[Fr.] / GRAETZ-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= GRAETZ SAYISI


- GRAETZ PROBLEM[İng.] / GRAETZ-PROBLEM[Alm.] ile/değil/yerine/= GRAETZ SORUNU


- GRAHAMSCHES DIFFUSIONSGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= GRAHAM YAYINIM YASASI


- GRAM-ATOM[İng.] / ATOME-GRAMME[Fr.] / ATOM-GRAM[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM GRAM


- GRAM-NEGATIVE, -POSITIVE[İng.] / GRAM-NÉGATIF[Fr.] / GOOCHRIEGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= GRAM-NEGATİF, -POZİTİF


- GRAM[İng.] / GRAMME[Fr.] / GRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= GRAM


- GRANDEUR CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE GRÖSSE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK BÜYÜKLÜK


- GRANULE[İng.] / GRANULE[Fr.] / GRAM-NEGATIV[Alm.] ile/değil/yerine/= TANE


- GRAPE SUGAR[İng.] / TRAUBEN ZUCKER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜZÜM ŞEKERİ


- GRAPH[İng.] / GRAPHIQUE[Fr.] / ABBILDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GRAFİK


- GRAPHIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SİYAH GRAFİT


- GRAPHITE[İng.] / GRANUL[Alm.] ile/değil/yerine/= GRAFİT


- GRASHOF FORMULA[İng.] / FORMULE DE GRASHOF[Fr.] / GRASHOF-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= GRASHOF FORMÜLÜ


- GRASHOF NUMBER[İng.] / NOMBRE DE GRASHOF[Fr.] / GRASHOF-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= GRASHOF SAYISI


- GRATING[İng.] / GRILLE[Fr.] / VERGITTERUNG, GRÄTING[Alm.] ile/değil/yerine/= IZGARA


- GRÄTZ RECTIFIER[İng.] / REDRESSEUR DE GRÄTZ[Fr.] / GRÄTZ-GLEICHRICHTER[Alm.] ile/değil/yerine/= GRÄTZ DOĞRULTUCUSU


- GRAVIMÉTRIE ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE GEWICHTSMESSUNG, GEWITCHMESSER MIT DER ELEKTRIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKLE AĞIRLIK ÖLÇÜMÜ


- GRAVIMETRY[İng.] / GRAPHIT SCHWARZE[Alm.] ile/değil/yerine/= GRAVİMETRİK ÇÖZÜMLEME/ANALİZ


- GRAVITATION[İng.] / GRAVITATION[Fr.] / GRAVITATION[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜTLEÇEKİM


- GRAVITATIONAL CONSTANT[İng.] / CONSTANTE GRAVITATIONNELLE[Fr.] / GRAVITATIONSKONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜTLEÇEKİM SABİTİ


- GRAVITATIONAL FIELD[İng.] / CHAMP GRAVIFIQUE/GRAVITATIONNEL[Fr.] / GRAVITATIONSFELD[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜTLEÇEKİM/YERÇEKİMİ ALANI


- GRAVITATIONAL POTENTIAL ENERGY[İng.] / ÉNERGIE POTENTIELLE GRAVITATIONNELLE[Fr.] / GRAVITATIONSPOTENTIELLE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜTLEÇEKİM POTANSİYEL ENERJİSİ


- GRAVITATIONAL POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL DE GRAVITÉ[Fr.] / GRAVITATIONSPOTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜTLEÇEKİM POTANSİYELİ


- GRAVITATIONAL RADIATION[İng.] / GRAVITATIONSSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜTLEÇEKİM IŞINIMI


- GRAVITATIONSABSTOSSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜTLEÇEKİMSEL İTME


- GRAVITATIONSINSTABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜTLEÇEKİMSEL KARARSIZLIK


- GRAVITE[Alm.] ile/değil/yerine/= SINIR POTANSİYELİ ES


- GRAVITON[İng.] / GRAVITON[Fr.] / GRAVITON[Alm.] ile/değil/yerine/= GRAVİTON


- GRAY[İng.] / GRAY[Fr.] / GRAY[Alm.] ile/değil/yerine/= GRAY


- GRENTZ POTENTIAL, E_S[Alm.] ile/değil/yerine/= SINIR AKIMI, İ


- GRENZ TUBE[İng.] / TUBE DE GRENZ[Fr.] / GRENZSCHE RÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= GRENZ TÜPÜ


- GRENZFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SINIR FREKANSI


- GRENZSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SINIR IŞINIMI


- GRENZWERT[Alm.] ile/değil/yerine/= SINIR DEĞER


- GRID VOLTAGE[İng.] / TENSION DE GRILLE[Fr.] / GITTERSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= IZGARA GERİLİMİ


- GRIEBE-SCHIEBE METHOD[İng.] / MÉTHODE DE GRIEBE-SCHIEBE[Fr.] / GRIEBE-SCHIEBE-METHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= GRİEBE-SCHİEBE YÖNTEMİ


- GRIFFITHS' METHOD[İng.] / MÉTHODE DE GRIFFITHS[Fr.] / GRIFFITHS-METHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= GRİFFİTHS YÖNTEMİ


- GRILLE D'ÉCRAN[Fr.] / SCHIRMGITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= EKRAN IZGARASI


- GROSS ERROR[İng.] / GROSSE PROBE[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜYÜK HATA


- GROSS SAMPLE[İng.] / GRENZSCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜYÜK NUMUNE


- GROTRIAN DIAGRAM[İng.] / DIAGRAMME DE GROTRIAN[Fr.] / GROTRIAN-DIAGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= GROTRİAN ÇİZGESİ/DİYAGRAMI


- GROUND NUT OIL, ARACHIS OIL, PEANUT OIL[İng.] / ERDE, BODEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YER FISTIĞI YAĞI


- GROUND STATE[İng.] / ÉTAT FONDAMENTAL[Fr.] / GRUNDZUSTAND, GRUND MOLARE VISKOSITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= TEMEL DURUM, TABAN DURUMU


- GROUP VELOCITY[İng.] / VITESSE DE GROUPE[Fr.] / GRUPPENGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= GRUP HIZI


- GROUPE DOUBLE[Fr.] / DOPPELGRUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT GRUP


- GRUND[Alm.] ile/değil/yerine/= TEMEL


- GRÜNEISEN'S CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE GRÜNEISEN[Fr.] / GRÜNEISENSCHES KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= GRÜNEİSEN SABİTİ


- GRÜNEISEN'S LAW[İng.] / LOI DE GRÜNEISEN[Fr.] / GRÜNEISENSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= GRÜNEİSEN YASASI


- GRÜNEISEN'S RELATION[İng.] / RELATION DE GRÜNEISEN[Fr.] / GRÜNEISENSCHES BEZIEHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GRÜNEİSEN BAĞINTISI


- GÜÇ = KUVVET = POWER[İng.] = FORCE[Fr.] = KRAFT[Alm.] = FORTITUDO/VIS[Lat.] = PODER[İsp.]


- GUDDEN-POHL EFFECT[İng.] / EFFET GUDDEN-POHL[Fr.] / GUDDEN-POHL-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= GUDDEN-POHL ETKİSİ


- GÜDÜ/İTKİ = SAİK[Ar. < SEVK] = MOTIVE[İng.] = MOTIF[Fr.] = MOTIV[Alm.] = MOVERE[Lat.] = MOTIVO[İsp.]


- GÜDÜMBİLİM/SİBERNETİK = CYBERNETICS[İng.] = CYBERNÉTIQUE[Fr.] = KYBERNETIK[Alm.] = KYBERNETIKE, KYBERNETES[Yun.]


- GUIDE D'ONDES DIÉLECTRIQUE[Fr.] / DIELEKTRISCHE WELLENQUIDES, DIELEKTRISCHER WELLENLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK DALGA KILAVUZU


- GUIDE WAVELENGTH[İng.] / FÜHRUNGSWELLENLÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= KILAVUZ DALGA BOYU


- GUIDED WAVE[İng.] / ONDE GUIDÉE[Fr.] / GEFÜHRTE-WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= KILAVUZLANMIŞ DALGA


- GUILLEMIN EFFECT[İng.] / EFFET GUILLEMIN[Fr.] / GUILLEMIN-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= GUİLLEMİN ETKİSİ


- GUILLEMIN-NETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= GUİLLEMİN ŞEBEKESİ


- GUINIC ACID, QUINIC ACID, KINIC ACID[İng.] / ACIDE QUINIQUE[Fr.] / CHINASÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KİNİK ASİT


- GUKHMAN NUMBER[İng.] / NOMBRE DE GUKHMAN[Fr.] / GUKHMANSCHES ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= GUKHMAN SAYISI


- GULDIN'S RULE[İng.] / GULDINSCHE THEORY[Alm.] ile/değil/yerine/= GULDİN KURAMI


- GÜLMEK = SMILE/LAUGH[İng.] = RIRE[Fr.] = LACHEN[Alm.] = RIDERE[İt.] = REÍR[İsp.]


- GÜNCEL = FİİLİ = ACTUAL[İng.] = ACTUEL[Fr.] = AKTUELL[Alm.] = REAL[İsp.]


- GÜNDELİK DENEYİM/YAŞAYIŞ ile/değil/yerine ÖZGÜN DENEYİM/YAŞAYIŞ


- GÜNEK | ESKİNÇ = TARİH[Ar.] = HISTORY[İng.] = HISTOIRE[Fr.] = GESCHICHTE[Alm.] = HISTORI < HISTOREIN:BİLMEYE ÇALIŞMAK, BİLMEK, ANLATMAK[Yun.] = HISTORIA[İsp.]


- GUNN DIODE[İng.] / DIODE DE GUNN[Fr.] / GUNNSCHE DIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= GUNN DİYOTU


- GUNN EFFECT[İng.] / EFFET GUNN[Fr.] / GUNN-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= GUNN ETKİSİ


- GUREVICH EFFECT[İng.] / EFFET GUREVICH[Fr.] / GUREVICH-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= GUREVİCH ETKİSİ


- GURUR = GLORY, SELF-EXALTATION[İng.] = GLOIRE[Fr.] = EHRE[Alm.] = GLORIA[Lat.]


- GÜVEN = CONFIDENCE[İng.] = SÉCURITÉ[Fr.] = ZUVERSICHT[Alm.] = SECURITAS[Lat.]


- GÜZEL = GÖZ-EL = BEAUTIFUL[İng.] = BEAU[Fr.] = SCHÖN[Alm.] = KALOS[Yun.] = HERMESO/SA, BELLO[İsp.]


- GÜZELLİK = BEAUTY[İng.] = BEAUTÉ[Fr.] = SCHÖNHEIT[Alm.] = PULCHRITUDO[Lat.]


- GYPSUM CEMENT[İng.] / GUSSSTÜCK, ABGUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= JİPS ÇİMENTOSU


- GYPSUM, CALCIUM SULFATE[İng.] / GYPSÉ, PLOTRE, SULFATE DE CALCIUM, PLÂTRE[Fr.] / GIPS, KALZIUMSULFAT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALÇI TAŞI, KALSİYUM SÜLFAT


- GYRATIONSTENSOR[Alm.] ile/değil/yerine/= JİRASYON TENSÖRÜ


- GYRATIONSVEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= JİRASYON VEKTÖRÜ


- GYRATOR FILTER[İng.] / FILTRE À GYRATEUR[Fr.] / GYRATORFILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= JİRATÖR SÜZGEÇ


- GYRATOR[İng.] / GYRATEUR[Fr.] / GYRATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= JİRATÖR


- GYROMAGNETIC EFFECT[İng.] / EFFET GYROMAGNÉTIQUE[Fr.] / GYROMAGNETISCHES EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= JİROMANYETİK ETKİ


- GYROMAGNETIC RATIO[İng.] / GYROMAGNETISCHER QUOTIENT, GYROMAGNETISCHES VERHÄLTNIS[Alm.] ile/değil/yerine/= JİROMANYETİK ORAN


- GYROMAGNETIC[İng.] / GYROMAGNÉTIQUE[Fr.] / GYROMAGNETISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= JİROMANYETİK


- H-BAR[İng.] / RAIE H[Fr.] / H-LINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= H ÇİZGİSİ


- H-BRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= H-KÖPRÜSÜ


- H-H-REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= H-H TEPKİMESİ


- HABBE[Osm.] / BUBBLE[İng.] / BULLE[Fr.] / BLASE[Alm.] ile/değil/yerine/= KABARCIK


- HADİD[Osm.] / IRON[İng.] / FER[Fr.] / EISEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DEMİR


- HADİSE[Osm.] / VORGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= OLAY


- HADRON[İng.] / HADRON[Fr.] / HADRON[Alm.] ile/değil/yerine/= HADRON


- HADRONIC ATOM[İng.] / ATOME HADRONIQUE[Fr.] / HADRONISCHES ATOM[Alm.] ile/değil/yerine/= HADRONİK ATOM


- HAFNIUM[İng.] / HAFNIUM[Fr.] / HACKMESSER FÜR STRAHLE[Alm.] ile/değil/yerine/= HAFNİYUM


- HAGEN-POISEUILLE LAW[İng.] / LOI DE HAGEN-POISEUILLE[Fr.] / HAGEN-POISEUILLESCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HAGEN-POİSEUİLLE YASASI


- HAIDINGER FRINGES[İng.] / FRANGES DE HAIDINGER[Fr.] / HAIDINGER-FRANSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HAİDİNGER SAÇAKLARI


- HÂİL, PERDE[Osm.] / ÉCRAN[Fr.] / BILDSCHIRM, SCHIRM[Alm.] ile/değil/yerine/= EKRAN


- HAK = RIGHT[İng.] = DROIT[Fr.] = RECHT[Alm.] = JUS[Lat.]


- HÂL-İ MUVAKKAT[Osm.] / STATE[İng.] / ÉTAT[Fr.] / ZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= DURUM


- HALAZONE[İng.] / HALOZONE[Fr.] / HAFNIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= HALAZON


- HALBERWERTSDICKE[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI TABAKA KALINLIĞI


- HALBWERTZEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI GÖZELER/HÜCRELER


- HALF REACTION[İng.] / HALBDURCHLÄSSIGE WAND[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI TEPKİME


- HALF WAVE ANTENNA[İng.] / ANTENNE DE LA DEMI-VAGUE[Fr.] / HALBWELLENANTENNE[Alm.] ile/değil/yerine/= YARIM DALGA ANTEN


- HALF WAVELENGTH[İng.] / LONGUEUR D'ONDE DEMI-ONDE[Fr.] / HALBWELLENLÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= YARIM DALGA BOYU


- HALF-LIFE, HALF-PERIOD[İng.] / PÉRIODE DE DEMI-VIE[Fr.] / GYPSUM ZEMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI ÖMÜR, YARILANMA SÜRESİ


- HALIDE, HALOGENIDE[İng.] / HALOGÉNURE[Fr.] / HALOGENID[Alm.] ile/değil/yerine/= HALOJENÜR


- HALÎTA[Osm.] / ALLOY[İng.] / ALLIAGE[Fr.] / LEGIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAŞIM


- HALITE, ROCK SALT[İng.] / HALITE[Fr.] / HALBZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYA TUZU


- HALKERKİ = HÜKÜMET-İ AMME = DEMOCRACY[İng.] = DÉMOCRATIE[Fr.] = DEMOKRATIE[Alm.] = DEMOKRATIA, DEMOS:HALK, KRATOS:ERK, EGEMENLİK[Yun.] = DEMOCRACIA[İsp.]


- HALL ACCELERATOR[İng.] / HALL-BESCHLEUNIGER[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL HIZLANDIRICISI


- HALL EFFECT ISOLATOR[İng.] / ISOLATEUR À EFFET HALL[Fr.] / HALL-EFFEKTTISCHE ISOLIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL ETKİLİ YALITICI


- HALL EFFECT MULTIPLIER[İng.] / MULTIPLICATEUR À EFFET HALL[Fr.] / HALL-EFFEKTTISCHER MULTIPLIKATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL ETKİLİ ÇOĞALTICI


- HALL EFFECT[İng.] / EFFET HALL[Fr.] / HALL-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL ETKİSİ


- HALL GENERATOR[İng.] / GÉNÉRATEUR DE HALL[Fr.] / HALL-GENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL ÜRETECİ


- HALL PROCESS[İng.] / PROCÉDÉ HALL[Fr.] / HALLOYSIT[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL İŞLEMİ


- HALL-SPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL VOLTAJI


- HALLETMEK[Osm.] / TO DISSOLVE[İng.] / LÖSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZMEK


- HALLOYSITE, HALLOYLITE[İng.] / HALLOYSITE[Fr.] / HALIT, STEINSALZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HALLOYSİT


- HALLWACHS EFFECT[İng.] / EFFET HALLWACHS[Fr.] / HALLWACHS-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= HALLWACHS ETKİSİ


- HALO-[İng.] / HALO-[Fr.] / HALL-VERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= HALO-


- HALOGEN ACIDS[İng.] / HALOGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HALOJEN ASİTLERİ


- HALOGEN LAMP[İng.] / LAMPE HALOGÈNE[Fr.] / HALOGEN-GLÜHLAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= HALOJEN LAMBA


- HALOGEN[İng.] / HALOGÉN[Fr.] / HALO-[Alm.] ile/değil/yerine/= HALOJEN


- HALOGENERIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HALOJENLEME


- HALOGENS[İng.] / HALOGÉNES[Fr.] / HALOGEN SÄUREN[Alm.] ile/değil/yerine/= HALOJENLER


- HÂMİL[Osm.] / CARRIER[İng.] / PORTEUR, PORTEUSE[Fr.] / TRÄGER[Alm.] ile/değil/yerine/= TAŞIYICI


- HAMILTON'S PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE D'HAMILTON[Fr.] / HAMILTONSCHES PRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= HAMİLTON İLKESİ


- HAMILTONIAN EQUATIONS[İng.] / ÉQUATIONS D'HAMILTON[Fr.] / HAMILTONSCHE GLEICHUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HAMİLTON DENKLEMLERİ


- HAMILTONIAN FUNCTION[İng.] / HAMILTONSCHE FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= HAMİLTON İŞLEVİ


- HAMİZ[Osm.] / ACID[İng.] / ACIDE[Fr.] / SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= ASİT


- HAMMERMÜHLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİČKİ KŘİVCİ


- HAMÛLE[Osm.] / CHARGE, LOAD[İng.] / CHARGE[Fr.] / LADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜK


- HANUS SOLUTION[İng.] / HANUS LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HANUS ÇÖZELTİSİ


- HARÂRET MUHAVVİLİ[Osm.] / HEAT EXCHANGER[İng.] / ÉCHANGEUR DE CHALEUR[Fr.] / WÄRMEAUSTAUSCHER[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI DEĞİŞTİRİCİ


- HARARET MUHTEVASI[Osm.] / ENTHALPY[İng.] / ENTHALPIE[Fr.] / ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ENTALPİ, ISI İÇERİĞİ


- HARÂRET-İ İHTİRÂK[Osm.] / HEAT OF COMBUSTION[İng.] / CHALEUR D'INCENDIE[Fr.] / BRENNENDE-HITZE[Alm.] ile/değil/yerine/= YANMA ISISI


- HARÂRET-İ TEMEYYÜ, ZEVEBAN HARARETİ[Osm.] / MELTING HEAT, HEAT OF FUSION[İng.] / CHALEUR DE LA FONTE, CHALEUR DE FUSION[Fr.] / SCHMELZWÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= ERGİME ISISI


- HARD WATER[İng.] / HARTES WASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= SERT SU


- HARD X-RAYS[İng.] / HARTE X-STRAHLEN, HARTE RÖNTGEN STRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SERT X-IŞINLARI


- HARDENING[İng.] / DURCISSEMENT[Fr.] / VERHÄRTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SERTLEŞTİRME