Almanca karşılıkları olan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 16.977 başlık/FaRk ile birlikte,
16.977 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(64/69)
- TRANSLASYON | ÖTELENME ile/||/<> ÖTELENME
( Basınç altında bulunduğu zaman kristallerinin ana eksenine dik düzlemler boyunca kırılarak buzulun plastik akmasını sonuçlayan nitelik Özdeğin konum değiştirme devinimi 1 genel uygulayım Bir nesnenin aynı doğrultuda yer değiştirmesi 2 matematik Matematik bir uzayı ya da uzay içindeki nesneyi aynı doğrultuda bir yerden başka bir yere götürme işlemi 3 bilişim Bir çizeylemin istenen yere yüklenebilmesi için gerekli olan bütün adresleri yeniden değerlendirme işlemi Bir nesnenin aynı doğrultuda yer değiştirmesi Bir cismin ya da dizgenin tüm noktalarının koşut doğrultuda ve eşit tatarda kakması )
- TRANSLATION, SHIFT[İng./Fr.] / TRANSLATION, SCHIEBUNG, VERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYMA, ÖTELE(N)ME
- TRANSLATIONSBEWEGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖTELEME HAREKETİ
- TRANSLITERATION[İng.] ile/||/<> TRANSLITÉRATION[Fr.] ile/||/<> TRANSLITERATION[Alm.] ile/||/<> HARF ÇEVİRİSİ
( Bir metindeki harflerin başka bir alfabedeki karşılıklarıyle gösterilmesi oldı öldi olır vb )
- TRANSLUCENT, SEMITRANSPARENT[İng.] / TRANSLUCIDE[Fr.] / DURCHSCHEINEND[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI SAYDAM
- TRANSMISSION COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE LA TRANSMISSION[Fr.] / DURCHLÄSSIGKEITSFAKTOR, LEITUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= İLETİM KATSAYISI
- TRANSMISSION ELECTRON MICROSCOPE (TEM)[İng.] / MICROSCOPE ÉLECTRONIQUE À TRANSMISSION[Fr.] / ÜBERTRAGUNGSELEKTRONENMIKROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= GEÇİRMELİ ELEKTRON MİKROSKOBU
- TRANSMİSYON ile/||/<> TRANSMISSION[İng.] ile/||/<> TRANSMISSION[Fr.] ile/||/<> TRANSMISSION[Alm.] ile/||/<> GEÇİRİM
( Bir ortam ya da nesnenin bir yüzeyine gelen ve karşı yüzeyinden çıkan ışınım ya da erke yeğinlikleri arasındaki oran )
- TRANSMITTANCE[İng.] / BEFÖRDERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İLETİCİLİK
- TRANSMUTATION[İng.] / TRANSMUTATION[Fr.] / TRANSMUTATION[Alm.] ile/değil/yerine/= TRANSMÜTASYON
- TRANSPARENT[İng./Fr.] / DURCHSICHTIG, TRANSPARENT[Alm.] ile/değil/yerine/= GEÇİRGEN, SAYDAM
- TRANSPLANTATION[Fr.] / TRANSPLANTATION[Alm.] ile/değil/yerine/= DOKU NAKLİ
- TRANSPORT CROSS SECTION[İng.] / TRANSPORTQUERSCHNITT[Alm.] ile/değil/yerine/= TAŞIMA TESİR KESİTİ
- TRANSPORT FACTOR[İng.] / TRANSPORTANTEIL[Alm.] ile/değil/yerine/= TAŞIMA KESRİ
- TRANSPORT MEAN FREE PATH[İng.] / TRANSPORT-MITTLERE FREIE WEGLÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= TAŞIMA ORTALAMA SERBEST YOLU
- TRANSPORT PHENOMENA[İng.] / PHENOMÈNE DE TRANSPORT[Fr.] / TRANSPORTATION PHÄNOMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TAŞIMA OLAYLARI
- TRANSPORTASYON | TAŞINIM ile/||/<> TAŞINIM
( Kimyasal tepkimeler ya da fiziksel olaylarda özdeğin uzay içinde bir konumdan bir başka konuma götürülmesi Kütle kıvıl yük ya da erkenin genellikle özdecik çarpışmaları sonucu ortamın bir yerinden ilgili değişkenleri daha düşük bir yerine aktarılması )
- TRANSPORTATION[İng.] / TRANSPORTATION[Fr.] / TRANSPORTATION[Alm.] ile/değil/yerine/= TAŞIMA
- TRANSPOSITION DE BECKMANN[Fr.] / BECKMANNSCHE UMLAGERUNG DER KETOXIME[Alm.] ile/değil/yerine/= BEKMAN DÜZENLENMESİ
- TRANSURANIC ELEMENTS[İng.] / ÉLÉMENTS TRANSURÉS[Fr.] / TRANSURANCE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRANSURANİK ELEMENTLER, TRANSURANUM ELEMENTLERİ
- TRANSURANIUM ELEMENTS[İng.] / ÉLÉMENTS TRANSURANIENS[Fr.] / TRANSURANE[Alm.] ile/değil/yerine/= URANYUM ÖTESİ ELEMENTLER, TRANSURANYUM ELEMENTLERİ
- TRANSVERSALE ELEKTRISCHE SCHWINGUNGSFORM[Alm.] ile/değil/yerine/= ENİNE ELEKTRİK SALINIM BİÇİMİ
- TRANSVERSALELEKTRISCHER MODUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ENİNE ELEKTRİK MODU
- TRANSVERSALELEKTROMAGNETISCHER MODUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ENİNE ELEKTROMANYETİK MOD
- TRANSVERSALER MAGNETISCHER WIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ENİNE MANYETİK DİRENÇ
- TRANSVERSALMAGNETISCHER MODUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ENİNE MANYETİK MOD
- TRANSVERSE DOPPLER EFFECT[İng.] / EFFET DOPPLER TRANSVERSE[Fr.] / TRANSVERSALER DOPPLEREFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ENİNE DOPPLER ETKİSİ
- TRANSVERSE ELECTRIC WAVE[İng.] / ONDE ÉLECTRIQUE TRANSVERSE[Fr.] / TRANSVERSALELEKTRISCHE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ENİNE ELEKTRİK DALGASI
- TRANSVERSE ELECTROMAGNETIC WAVE[İng.] / ONDE ÉLECTROMAGNÉTIQUE TRANSVERSE[Fr.] / TRANSVERSALE ELEKTROMAGNETISCHE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ENİNE ELEKTROMANYETİK DALGA
- TRANSVERSE MAGNETIC WAVE[İng.] / ONDE MAGNÉTIQUE TRANSVERSE[Fr.] / TRANSVERSALMAGNETISCHE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ENİNE MANYETİK DALGA
- TRANSVERSE MASS[İng.] / MASSE TRANSVERSALE[Fr.] / QUERMASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ENİNE KÜTLE
- TRANSVERSE WAVES[İng.] / ONDES TRANSVERSALES[Fr.] / QUERWELLEN, TRANSVERSALWELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ENİNE DALGALAR
- TRAPATT DIODE[İng.] / DIODE TRAPATT[Fr.] / TRAPATT-DIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRAPATT DİYOTU
- TRAPEZ ile/||/<> TRAPEZ[Fr. < TRAPÈZE]
( İki ucundan iple yere koşut olarak asılı demir ya da sağlam ağaçtan yapılmış asılma aracı yamukkas Uçlarına bir çubuk bağlanmış bulunan iki düşey ipten yapılmış bir jimnastik ve gösteri salıncağı trapèze 1 geometride yamuk 2 trapez 3 sırttaki bir kas R τράπεζα trapeze )
- TRAPEZE ARTIST[İng.] ile/||/<> TRAPÉZISTE[Fr.] ile/||/<> TRAPEZ-KÜNSTLER[Alm.] ile/||/<> TRAPEZCİ
( Trapez üstünde çeşitli tehlikeli gösteriler yapan sanatçı )
- TRAS/TRASS[Alm. < TRASS] ile/||/<> TÜF/TUF[Fr. < TUF] ile/||/<> BENTONİT/BENTONİTE[İng. < BENTONITE]
( Volkanik tüf )
- TRASS[Alm. < TRASS] ile/değil/yerine/=/||/<> TRAS
( Volkanik tüf )
- TRAVELİNG | KAYDIRMA ile/||/<> KAYDIRMA ile/||/<> KAYDIRMAK
( Sinema TV Alıcının herhangi bir araç üzerinde çeşitli yönlere devindirilmesi özellikle öne geriye yanlara aşağıya yukarıya sürekli devinimi Karşı namlu üzerinden kaydırılarak yapılan doğru dürtüş Savunmanın belirli bir anında oyunun güç noktasını birden bire değiştirmek Bir bilgi birimindeki öğeleri ikilleri sayamakları damgaları sola ya da sağa doğru taşıma aritmetiksel kaydırma mantıksal kaydırma Bir şeye özgü olan adın onunla benzerliği ya da herhangi bir ilgisi bulunan başka bir şeye de ad olarak verilmesi masanın ayağı dağın eteği makinenin kolu gibi gaydırma Evlerin bitişiğine araba kağnı odun vb şeyler koymak üzere yapılmış kulübe Özgüney Yalvaç Isparta gaydırma Yukarıtırtar Yalvaç Isparta Kadın fesi Çallı Burhaniye Balıkesir Söz sanatı terimi Bir şeye özel olan adın onunla benzerliği veya herhangi bir ilgisi bulunan başka bir şeye de ad olarak verilmesi Masanın ayağı Dağın eteği Makinenin kolu gibi 1 Bir yatırımın satışından elde edilen nakit paranın bir başka yatırımda kullanılması 2 Bir ülkenin uluslararası para piyasasına müdahale ederek ülkesinden para çıkışını durdurması 3 İki ülke arasında yapılan ticarette ödeme bedellerinin satıcı veya alıcı tarafından kabul edilebilen başka bir para birimine çevrilmesi )
- TRAVELİNG | KAYDIRMA ile/||/<> VİNÇ
( Sinema/TV. Alıcının herhangi bir araç üzerinde çeşitli yönlere devindirilmesi; özellikle öne, geriye, yanlara, aşağıya, yukarıya sürekli devinimi. @@ Karşı namlu üzerinden kaydırılarak yapılan doğru dürtüş. @@ Savunmanın belirli bir anında, oyunun güç noktasını birden bire değiştirmek. @@ Bir bilgi birimindeki öğeleri (ikilleri, sayamakları, damgaları) sola ya da sağa doğru taşıma, bk. aritmetiksel kaydırma, mantıksal kaydırma. @@ Bir şeye özgü olan adın, onunla benzerliği ya da herhangi bir ilgisi bulunan başka bir şeye de ad olarak verilmesi (masanın ayağı, dağın eteği, makinenin kolu gibi). @@ [gaydırma]: Evlerin bitişiğine araba, kağnı, odun vb. şeyler koymak üzere yapılmış kulübe. (Özgüney *Yalvaç -Isparta) [gaydırma] : (Yukarıtırtar *Yalvaç -Isparta) @@ Kadın fesi. (Çallı *Burhaniye -Balıkesir) @@ (Söz sanatı terimi) Bir şeye özel olan adın, onunla benzerliği veya herhangi bir ilgisi bulunan başka bir şeye de ad olarak verilmesi. Masanın ayağı, Dağın eteği, Makinenin kolu gibi. @@ 1. Bir yatırımın satışından elde edilen nakit paranın bir başka yatırımda kullanılması. 2. Bir ülkenin uluslararası para piyasasına müdahale ederek ülkesinden para çıkışını durdurması. 3. İki ülke arasında yapılan ticarette ödeme bedellerinin, satıcı veya alıcı tarafından kabul edilebilen başka bir para birimine çevrilmesi. @@ @@ )
- TRAVELLING COMPANY[İng.] ile/||/<> THÉÂTRE AMBULANT[Fr.] ile/||/<> WANDERTHEATER[Alm.] ile/||/<> GEZİCİ TOPLULUK
( 1 Belli bir yeri olan ama gidebileceği yerlere sık sık geziler yapıp oyunlar veren tiyatro 2 Belli bir yeri olmayıp özel araçlarla her yana gidip oyunlar veren topluluk )
- TRAVELLING THEATRE[İng.] ile/||/<> THÉÂTRE AMBULANT[Fr.] ile/||/<> WANDERTHEATER[Alm.] ile/||/<> GEZİCİ TİYATRO
( Belli yerleşik bir düzeni olmayan kentten kente köyden köye gezerek oyunlar oynayan tiyatro )
- TRAVERS | TABANLIK ile/||/<> TABANLIK
( tabanlık I tabanlık II )
- TRAVESTIE[Alm.] ile/||/<> TRAVESTİ[Fr. < TRAVESTI] | GÜLÜNÇLEME
( Özü değiştirmeden biçimini değiştirip gülünç yapan yazın türü Bunun için çoğu kez tanınmış konular ele alınmıştır örnekler çokça güldürür Örn Nestroy komedyalarında Richard Wagnerin operaları travestileri gülünçleme )
- TREE SPARROW[İng.] ile/||/<> MOINEAU FRIQUET[Fr.] ile/||/<> PASSER MONTANUS[Lat.] ile/||/<> FELDSPERLING[Alm.] ile/||/<> AĞAÇ SERÇESİ
( Kuşlar Aves sınıfının ötücü kuşlar Passeriformes takımının serçegiller Passeridae familyasından 14 5 cm kadar uzunlukta sırtı kahverengi karnı kül rengi ak Avrupa ve Asyada orman ve bahçelerde yaşayan bir tür Dağ serçesi )
- TREMPE, EXTINCTION[Fr.] / LÖSCHUNG, ABSCHRECKEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜM
- TRI-[İng.] / TRI-[Fr.] / TRI-[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİ-
- TRI-N-HEKSALAMINIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİ-N-HEKZİLAMONYUM
- TRIACETATE[İng.] / TRIACÉTATE[Fr.] / TRI-ACETAT, AZETAT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİASETAT
- TRIACETIN, GLYCEROL TRIACETATE[İng.] / TRIACÉTINE[Fr.] / TRIASETIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİASETİN, GLİSERİN TRİASETAT
- TRIACETONAMINE[İng.] / TRIACÉTONAEMINE[Fr.] / TRIACERONAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİASETONAMİN
- TRIACONTANE[İng.] / TRIACONTANE[Fr.] / TRIAKONTAN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAKONTAN
- TRİAD[Osm.] / TRIADE[İng.] / TRIADE[Fr.] / TRIADE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAD
- TRIAKONTANOL[İng.] / TRIAKONTANOL[Fr.] / TRIAKONTANOL[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAKONTANOL
- TRIAL AND ERROR[İng.] / TA TONNEMENTS[Fr.] / VERSUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= DENEME, YANILMA
- TRIALKYLALUMINIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİALKİL ALÜMİNYUM
- TRIALKYLAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİALKİLAMİN
- TRIAMCINOLONE ACETONIDE[İng.] / TRIAMCINOLONE ACÉTONIDE[Fr.] / TRIAMCINOLON ACETONID[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAMSİNOLON ASETONİD/ASETONÜR
- TRIAMINE[İng.] / TRIAMINE[Fr.] / TRIAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAMİN
- TRIAMINOBENZENE[İng.] / TRIAMINOBENZOL[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAMİNOBENZEN
- TRIAMORPHA[İng.] / TRIAMORPHE[Fr.] / TRIAMORPH[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAMORF
- TRIATHOXYHEXAN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİETOKSİHEKZAN
- TRIAZANE[İng.] / TRIAZANE[Fr.] / TRIAZAN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAZAN
- TRIAZANO-[İng.] / TRIAZANO-[Fr.] / TRIAZANO[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAZANO
- TRIAZENE[İng.] / TRIAZÉNE[Fr.] / TRIAZEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAZEN
- TRIAZINE[İng.] / TRIAZINE[Fr.] / TRIAZINE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAZİN
- TRIAZINYL[İng.] / TRIAZINYLE[Fr.] / TRIAZINYL[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAZİNİL
- TRIAZOLE[İng.] / TRIAZOL[Fr.] / TRIAZOL[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAZOL
- TRIAZOLONE[İng.] / TRIAZOLONE[Fr.] / TRIAZOLONE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAZOLON
- TRİAZOLYL[Osm.] / TRIAZOLYLE[İng.] / TRIAZOLYLE[Fr.] / TRIAZOLYL[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAZOLİL
- TRIBASIC[İng.] / TRIBASIQUE[Fr.] / DREIBASISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİBAZİK
- TRIBENZOYLMETHANE[İng.] / TRIBENZOYLMETHANE[Fr.] / TRIBENZOYLMETHAN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİBENZOİLMETAN
- TRIBENZYL[İng.] / TRIBENCIL[Fr.] / TRIBENZYL[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİBENZİL
- TRIBO-[İng.] / TRIBO-[Fr.] / TRIBO-[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİBO-
- TRIBOELEKTRIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİBOELEKTRİK
- TRIBOLOGY[İng.] / TRIBOLOGIE[Fr.] / TRIBOLOGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİBOLOJİ
- TRIBOLUMINESCENCE[İng.] / TRIBOLUMINESCENCE[Fr.] / TRIBOLUMINESZENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRTÜNME IŞILDAMASI, TRİBOLÜMİNESANS
- TRIBROMIDE[İng.] / TRIBROMURE[Fr.] / TRIBROMIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİBROMÜR
- TRİBÜN | SEKİ | TARAÇA | TARAÇA, SET | SEKİ ile/||/<> SEKİ
( Sinema TV Alıcı ile alıcı yönetmeni ve yardımcısının yüksek görüş noktasında çalışabilmelerini sağlamak için yapılmış ayaklı dört köşe yüksekçe kürsü Kapalı ya da açık oyun alanlarının çevresinde seyircilerin oturup karşılaşmaları izleyebilmeleri için yapılan basamak basamak yer açık seki kapalı seki Mimarlık 1 Ağaç direklerin toprağa gömülmemesi için alt başlarına konulan taş direk altlığı a sütun altlığı 2 Odalarda oturmak için yapılmış yüksekçe set Akarsu koyaklarının iki yamacı üzerinde göl ve deniz kıyılarında görülen kimi kez birbiri üzerine belli aralıklarla sıralanmış az eğimli asılı düzlükler I Nallama sırasında atın ayağının üzerine konduğu üç bacaklı araç Mudurnu Bolu II sekü Balkon Kamanlar Güdül Ankara sekü Küplüce Gümüşhacıköy Amasya III Nem yapmaması için sidiği aşağı geçiren aralıklı tahta ahır döşemesi Yeniköy inönü Eskişehir IV 1 Tahta sedir Kırçiçeği Susuz Kars Meyvebükü Kamanlar Akçakese Güdül Ankara 2 Karyola Kars coğrafya jeoloji tarım Atlarda bacaklarda genellikle beyazlıklar şeklinde görülen nişaneler )
- TRIBUTYLAMINE[İng.] / TRIBUTYLAMINE[Fr.] / TRIBUTYLAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİBÜTİLAMİN
- TRICAPROIN[İng.] / TRICAPROINE[Fr.] / TRICAPROIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKAPROİN
- TRICAPRYLLIN[İng.] / TRICAPRYLLINE[Fr.] / TRICAPRYLLIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKAPRİLİN
- TRICE, TRIS-[İng.] / TRIS-[Fr.] / TRIS-[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİS-
- TRICHLORÄTHYLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKLORETİLEN
- TRICHLORBUTYL ALCOHOL[İng.] / TRICLORBUTYL ALCOOL[Fr.] / TRIKLORBUTYL ALKOHOL[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKLOROBUTİL ALKOL
- TRICHLORIDE[İng.] / TRICHLORURE[Fr.] / TRICHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKLORÜR
- TRICHLORISOCYANURSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKLOROİSOSİYANÜRİK ASİT
- TRICHLORMETHYLDITHIO[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKLOROMETİLDİTİYO
- TRICHLORMETHYSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKLOROMETİK ASİT
- TRICHLORO-[İng.] / TRICHLORO-[Fr.] / TRICHLOR-[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKLORO-
- TRICHLOROACETIC ACID[İng.] / TRICHLORESSIGSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKLOROASETİK ASİT
- TRICHLOROACETIC ALDEHYDE[İng.] / TRICHLOROACÉTIC ALDÉHYDE[Fr.] / TRICHLORAZETALDEHYD[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKLOROASET ALDEHİT
- TRICHLOROACETYL CHLORIDE[İng.] / TRICHLOROACETYLCHLORURE[Fr.] / TRICHLORACETYLCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKLOROASETİL KLORÜR
- TRICHLOROBENZENE[İng.] / TRICHLOROBENZÉNE[Fr.] / TRICHLORBENZOL[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKLOROBENZEN
- TRICHLOROETHANE[İng.] / TRICHLOROÉTHANE[Fr.] / TRICHLORÄTHAN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKLORETAN
- TRICHLOROETHANOL[İng.] / TRICHLORÄTHANOL[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKLORETANOL
- TRICHLOROFLUOROMETHANE[İng.] / TRICHLOROFLUOROMÉTHANE[Fr.] / TRICHLOROFLUOROMETHANE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKLOROFLOROMETAN
- TRICHLOROHYDRIN[İng.] / TRICHLOROHYDRINE[Fr.] / TRICHLORHYDRIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKLOROHİDRİN
- TRICHLOROHYDROQUINONE[İng.] / TRICHLOROHYDROQUINONE[Fr.] / TRICHLORHYDROCHINON[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKLOROHİDROKİNON
- TRICHLOROMÉLAMINE[Fr.] / TRICHLORMELAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKLOROMELAMİN
- TRICHLOROMETHYL CHLOROFORMATE[İng.] / CHLOROFORMMIATE DE TRICHLOROMÉTHYLE[Fr.] / TRICHLORMETHYL CHLOROFORMIAT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKLOROMETİL KLOROFORMAT
- TRICHLOROPHENOXYACETIC ACID[İng.] / TRICHLORPHENOXYESSIGSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKLOROFENOKSİASETİK ASİT
- TRICHLOROPROPANE[İng.] / TRICHLOROPROPANE[Fr.] / TRICHLOROPROPAN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKLOROPROPAN
- TRICHLOROQUINONE[İng.] / TRICHLOROQUINONE[Fr.] / TRICHLORCHIMON[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKLOROKİNON
- TRICHLOROTHIO[Fr.] / TRICHLORTHIO[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKLOROTİYO
- TRICHLOROTRIETHYLAMINE[İng.] / TRICHLOROTRIÉTHYLAMINE[Fr.] / TRICHLORTRIÄTHYLAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKLOROTRİETİLAMİN
- TRICHLORTOLUID[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKLOROTOLUİDİN
- TRICHROMATIC ANALYSIS[İng.] / FARBENSKALA[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKROMATİK ÇÖZÜMLEME/ANALİZ
- TRICHROMATIC[Fr.] / FARBENMESSAPPARAT, FARBENMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKROMATİK
- TRICK-RIDER[İng.] ile/||/<> VOLTIGEUR À CHEVAL[Fr.] ile/||/<> VOLTIGEUR[Alm.] ile/||/<> AT CAMBAZI
( At üstünde çeşitli tehlikeli gösteriler yapan cambaz )
- TRIDECANE[İng.] / TRIDÉCANE[Fr.] / TRIDECAN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİDEKAN
- TRIDECYL ALCOHOL[İng.] / ALCOHOL TRIDECYLIQUE[Fr.] / TRIDECYLAKOHOL[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİDESİL ALKOL
- TRIDECYL AMINE[İng.] / AMINE DE TRIDECYLE[Fr.] / TRIDECYLAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİDESİL AMİN
- TRIDECYL PHOSPHATE[İng.] / PHOSPHATE DE TRIDÉCLYLE[Fr.] / TRIDECYLPHOSPHIT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİDESİL FOSFİT
- TRIDÉCYL[Fr.] / TRIDESYL[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİDESİL
- TRIETHANOLAMINE[İng.] / TRIÉTHANOLAMINE[Fr.] / TRIATHALONAMINE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİETANOLAMİN
- TRIETHOXYMETHOXYPROPANE[İng.] / TRIETHOEXYLMÉTHOXYPROPANE[Fr.] / TRIATHOXYMETHOXYPROPAN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİETOKSİMETOKSİPROPAN
- TRIETHYL BORANE[İng.] / TRIÉTHYL BORANE[Fr.] / TRIETHYL BORAN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİETİL BORAN
- TRIETHYL CITRATE[İng.] / CITRATE DE TRIÉTHYLE[Fr.] / TRIETHYL CITRAT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİETİL SİTRAT
- TRIETHYL PHOSPHATE[İng.] / PHOSPHATE DE TRIÉTHYLE[Fr.] / TRIETHYL PHOSPHAT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİETİL FOSFAT
- TRIETHYL PHOSPHITE[İng.] / PHOSPHATE DE TRIÉTHYLLE[Fr.] / TRIETHYL PHOSPHIT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİETİL FOSFİT
- TRIETHYL-[İng.] / TRIÉTHYL-, TRIÉTHYLE[Fr.] / TRIETHYL-[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİETİL-
- TRIETHYLAMINE[İng.] / TRIÉTHYLAMINE[Fr.] / TRIETHYLAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİETİLAMİN
- TRIETHYLARSINE[İng.] / TRIÉTHYLARSINE[Fr.] / TRIETHYLARSIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİETİLARSİN
- TRIETHYLENE GLYCOL DIDECANOATE[İng.] / DIDÉCANOATE DE TRIÉTHYLÉNEGLYCOL[Fr.] / TRIETHYLENGLYKOL DIDECANOAT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİETİLEN GLİKOL DİDEKANOAT
- TRIETHYLENE GLYCOL[İng.] / TRIÉTHYLENEGLYCOL[Fr.] / TRIETHYLENGLYKOL[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİETİLEN GLİKOL
- TRIFLUOROACETIC ACID[İng.] / TRIFLUOROESSIGSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİFLOROASETİK ASİT
- TRIFLUOROSTYRÉNE[Fr.] / TRIFLUOROSTROL[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİFLOROSTİREN
- TRIGATRON[İng.] / TRIGATRON[Fr.] / IMPULSMODULATIONSRÖHRE, TRIGATRON[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİGATRON
- TRIGLYCERIDE[İng.] / TRIGLYCERIDE[Fr.] / TRIGLYCERID[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİGLİSERİT
- TRIGLYCOL DICHLORIDE[İng.] / TRIGLYKOLDICHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİGLİKOL DİKLORÜR
- TRIGONAL[İng.] / TRIGONAL[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİGONAL
- TRIHEXYLEN GLYKOL BIOBARAT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİHEKZİLEN GLİKOL BİOBARAT
- TRIHEXYLPHOSPHIT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİHEKZİL FOSFİT
- TRIHYDRIC ALCOHOL[İng.] / TRIALCOOL[Fr.] / DRIWETTER ALKALOID[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİHİDRİK ALKOL
- TRIHYDROXYETHYLAMINE OLEAT[İng.] / OLÉATE DE TRIHYDROXYÉTHYLAMINE[Fr.] / TRIHYDROXYÄTHYLAMIN OLEAT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİHİDROKSİETİLAMİN OLEAT
- TRIHYDROXYETHYLAMINE STEARATE[İng.] / STÉARATE DE TRIHYDROXYÉETHYLAMINE[Fr.] / TRIHYDROXYÄTHYLAMIN STEARAT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİHİDROKSİETİLAMİN STEARAT
- TRIISOBUTYLALUMINIUM[İng.] / TRIISOBUTYLALUMINIUM[Fr.] / TRIISOBUTYLALUMINIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİİZOBUTİLALÜMİNYUM
- TRIISOBUTYLENE[İng.] / TRIISOBUTYLENE[Fr.] / TRIISOBUTYLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİİZOBUTİLEN
- TRIISOOCTYL PHOSPHATE[İng.] / PHOSPHATE DE TRIISOOCTYLE[Fr.] / TRIISOOCTYLPHOSPHIT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİİZOOKTİL FOSFİT/FOSFAT
- TRIISOOCTYL TRIMELLITATE[İng.] / TRIISOCTYLTRIMELLITATE[Fr.] / TRIISOOCTYLTRIMELLITAT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİİZOOKTİL TRİMELLİTAT
- TRIISOPROPANOLAMINE[İng.] / TRIISOPROPANOLAMINE[Fr.] / TRIISOPROPANOLAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİİZOPROPANOLAMİN
- TRIISOPROPYL BORATE[İng.] / BORATE DE TRIISOPROPYL[Fr.] / TRIISOPROPYL BORATE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİİZOPROPİL BORAT
- TRIISOPROPYL PHOSPHATE[İng.] / PHOSPHATE DE TRIISOPROPYLYLE[Fr.] / TRIISOPROPYLPHOSPHIT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİİZOPROPİL FOSFİT/FOSFAT
- TRIKESRYL[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKREZİL
- TRIKESRYLPHOSPHAT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKREZİL FOSFAT
- TRIKESRYLPHOSPHIT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKREZİL FOSFİT
- TRILAURYL AMINE[İng.] / TRILAURYLAMINE[Fr.] / TRILAURYLAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİLAURİL AMİN
- TRILAURYL PHOSPHATE[İng.] / TRILAURYLPHOSPHITE[Fr.] / TRILAURYLPHOSPHIT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİLAURİL FOSFİT/FOSFAT
- TRILAURYLTRITHIOPHOSPHITE[Fr.] / TRILAURYLTRITHIOPHOSPHIT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİLAURİL TRİTİYOFOSFİT
- TRILLION[İng.] ile/||/<> TRILLION[Fr.] ile/||/<> TRILLION[Alm.] ile/||/<> TRİLYON[Fr. < TRILLION]
( 1012 sayısı )
- TRİLOJİ | ÜÇLEME ile/||/<> ÜÇLEME ile/||/<> TRİLOGYA
( trilogya Üç dizeli parçalardan oluşan koşuk Halk edebiyatı terimi Üç dizeli bentlerden meydana gelmiş koşuk Aynı kökten veya gövdeden kurulan bir ikilemeyle aynı kökün veya gövdenin eylem biçiminin birlikte kullanılması Sürüm sürüm sürünmek inim inim inlemek ezim ezim ezilmek didik didik didiklemek vb Aynı konunun üç aşamasını üç ayrı oyunla geliştiren oyunların tü müne verilen ad Aynı kök veya gövdeden yapılan bir ikilemenin aynı kök veya gövdeden kurulmuş bir fiille birlikte kullanılması sızım sızım sızlamak kurum kurum kurulmak didik didik didiklemek inim inim inlemek tir tir titremek süzüm süzüm süzülmek vb )
- TRIMER[İng.] / TRIMÉRE[Fr.] / TRIMER[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİMER
- TRIMETHOXYBOROXINE[Fr.] / TRIMETHOXYBOROXIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİMETOKSİBOROKSİN
- TRIMETHYLADIPIC ACID[İng.] / ACIDE TRIMÉTHYLADIPIQUE[Fr.] / TRIMETHYLADIPINSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİMETİL ADİPİK ASİT
- TRIMETHYLALUMINUM[İng.] / TRIMÉTHYLALUMINIUM[Fr.] / TRIMETHYLALUMINIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİMETİLALÜMİNYUM
- TRIMETHYLAMINE SULFUR TRIOXIDE[İng.] / TRIOXYDE SULFURIQUE DE TRIMÉTHYLAMINE[Fr.] / TRIMETHYLAMIN SCHWEFELTRIOXYD (TRIMETHYLBENZYL) DODECYL-DIMETHYL-AMMONIUM CHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİMETİLAMİN KÜKÜRT TRİOKSİT
- TRIMETHYLAMINE[İng.] / TRIMÉTHYLAMINE[Fr.] / TRIMETHYLAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİMETİLAMİN
- TRIMETHYLBORATE[İng.] / BORATE DE TRIMÉTHYLE[Fr.] / BORSÄUREMETHYLESTER[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİMETİL BORAT
- TRIMETHYLCHLOROSILANE[İng.] / TRIMÉTHYLCHLOROSILANE[Fr.] / TRIMETHYLCHLORSILAN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİMETİLKLOROSİLAN
- TRIMETHYLEN BROMIDE[İng.] / BROMURE DE TRIMÉTHYLÈNE[Fr.] / TRIMETHYLENBROMID[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİMETİLEN BROMÜR
- TRIMETHYLENE GLYCOL[İng.] / TRIMÉTHYLÈNE GLYCOL[Fr.] / TRIMETHYLEN GLYKOL[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİMETİLEN GLİKOL
- TRIMETHYLENECHLOROHYDRIN[İng.] / TRIMÉTHYLÉNECICHLOROHYDRIN[Fr.] / TRIMETHYLENCHLORHYDRIN, TRIMETILEN KLOROHIDRIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİMETİLEN KLOROHİDRİN
- TRIMETHYLENGLYKOSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİMETİLEN GLİKOZİK ASİT
- TRIMETILAMINIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİMETİLAMONYUM
- TRIMETILESTERIK ASIT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİMETİL ESTERİK ASİT
- TRIMETOKSELER REAKSIYONU[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİMETOKSİL REAKSİYONU
- TRIODE LASER[İng.] / LASER TRIODE[Fr.] / TRIODENLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİYOT LAZER
- TRIODE TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR TRIODE[Fr.] / TRIODENTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİYOT TRANSİSTOR
- TRIODE TUBE[İng.] / TUBE TRIODE[Fr.] / TRIODENLAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİYOT LAMBA
- TRIODE[İng.] / TRIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİYOT
- TRIODENKLEMME[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİYOT KLEMP
- TRIODENKLEMMSCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİYOT KLEMP DEVRESİ
- TRIOKSAN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİOKSAN
- TRIOXIDE[İng.] / TRIOXIDE[Fr.] / TRIOKSIT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİOKSİT
- TRIPEOD[İng.] / TRÉPIED[Fr.] / DREIFUSS, DREIFUSSGESTELL[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜÇ AYAK
- TRIPHTHONG[İng.] ile/||/<> TRIPHTHONGUE[Fr.] ile/||/<> TRIPHTHONG[Alm.] ile/||/<> ÜÇÜZ ÜNLÜ
( Tek bir hecede yanyana bulunan üç ünlü beaucoup çok fauteuil koltuk quitude huzur sessizlik contagious bulaşıcı sarî contentious kavgacı münazaacı gibi )
- TRIPLE POINT[İng.] / POINT TRIPLE[Fr.] / DREIFACHER PUNKT, TRIPELPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜÇLÜ NOKTA
- TRIPLET STATE[İng.] / ÉTAT TRIPLET[Fr.] / TRIPLETTZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜÇLÜ DURUM
- TRISAZO DYE[İng.] / TRISAZOÏQUE COLORANT[Fr.] / TRISAZO BOYASI[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİSAZO BOYASI
- TRISILAIT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİSİLAT
- TRISTEIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİSTEİN
- TRITIUM[İng.] / TRITIUM[Fr.] / TRITIYUM[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİTYUM
- TRITIUM[İng.] ile/||/<> TRITIUM[Fr.] ile/||/<> TRITIUM[Alm.] ile/||/<> TRİTYUM[Fr. < TRITIUM]
( Atom numarası 1 atom ağırlığı 3 0171 olan Hidrojen izotopu T )
- TRİTON ile/||/<> TRİTON[Fr. < TRITON]
( kimya Bir proton ve iki nötrondan oluşan trityum H3 çekirdeği )
- TROMMEL[İng.] / CIBLE ROTATIF[Fr.] / SIEBTROMMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEK
- TROPICAL MONTH[İng.] ile/||/<> RÉVOLUTİON TROPİQUE (DE LA LUNE) MOİS TROPİQUE[Fr.] ile/||/<> TROPISCHER MONAT[Alm.] ile/||/<> DÖNENCEL AY
( Ayın ilkbahar noktasından geçen saat dairesinden art arda iki geçişi arasındaki süre 27gün 7sa 43dk 4 7sn )
- TROPİZM ile/||/<> TROPİZM[Fr. < TROPISME]
( trope dönüş Bir organizmanın ya da bir parçasının otomatik olarak ya da belirli uyartılara karşı vermiş olduğu isteğe bağlı olmayan cevap taksi taksi Hareketsiz bir organizmanın dış bir uyarana karşı göstermiş olduğu pozitif veya negatif yönde üreme doğrulama yönelme veya gelişme cevabı )
- TROPOSPHERE[İng.] / TROPOSPHÈRE[Fr.] / TROPOSPHÄRE[Alm.] ile/değil/yerine/= TROPOSFER
- TROPOSPHERE[İng.] ile/||/<> TROPOSPHÈRE[Fr.] ile/||/<> TROPOSPHÄRE[Alm.] ile/||/<> TROPOSFER[Fr. < TROPOSPHÈRE]
( trophe besin sphaira küre İnsan dahil tüm canlıların yaşadığı ve tüm hava olaylarının geçtiği Ekvatorda 16 km kutuplarda 6 km kadar olan atmosfer tabakasının en alt katmanı )
- TROU DE FERMI[Fr.] / FERMI-LOCH[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ DELİĞİ
- TROUTON'S RULE[İng.] / TROUTON KURALI[Alm.] ile/değil/yerine/= TROUTON KURALI
- TRÜB[Alm.] ile/değil/yerine/= BULANIK
- TRÜK, TRÜKAJ, TRİK, SİNEMA HİLESİ | HİLE ile/||/<> HİLE[Ar. < HİLE]
( Sinema 1 Olağan çevirim uygulayımlarıyla gerçekleştirilmesi güç pahalı tehlikeli zaman alıcı ya da olanaksız bulunan işlemlerin optik mekanik kimyasal bazı özelliklerden yararlanılarak yapılanı bu yolla elde edilen olağandışı olağanüstü sonuçlar TV 2 Sinemadakine benzer sonuçların televizyonda elektronik yöntemlerle elde edileni Bir çıkar nedeniyle hayvanın kusurlarını gizlemek veya daha iyi nitelikte göstermek için yapılan işlemler )
- TRUMPETERS[İng.] ile/||/<> AGAMIS[Fr.] ile/||/<> PSOPHIDAE, PSOPHIA: BORAZAN KUŞU[Lat.] ile/||/<> TROMPETENVÖGEL[Alm.] ile/||/<> BORAZAN KUŞUGİLLER
( Kuşlar Aves sınıfının bataklık kuşları Grallae takımından Güney Amerikada yaşayan kanatları ve kuyrukları kısa boyunları ve bacakları uzun kuşları içine alan bir familya )
- TSARINA, TSARITZA[İng.] ile/||/<> TSARINE[Fr.] ile/||/<> ZARIN[Alm.] ile/||/<> ÇARIÇE[Rus.]
( imparatoriçesine verilen san )
- TSUNAMI[İng.] ile/||/<> RAZ DE MARÉE[Fr.] ile/||/<> FLUTWELL, TSUNAMI[Alm.] ile/||/<> TSUNAMI[Jap.]
( Denizin yüzünde çok büyük ölçüde karışıklıkların ya da denizaltı depremlerinin ortaya çıkardığı çok uzun deniz dalgası Japon terimi )
- TUBE À DÉCHARGE DE DEUTÉRIUM[Fr.] / DEUTERIUM-ENTLADUNGSGEFASS/ENTLADUNGSRÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= DÖTERYUM BOŞALMALI TÜP
- TUBE À DOUBLE FAISCEAU CATHODIQUE[Fr.] / DOPPELBÜNDELKATHODENRÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT DEMETLİ KATOT TÜPÜ
- TUBE ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONENRÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON TÜPÜ
- TUBE NIXIE[Fr.] / NIXIE-RÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= NİXİE TÜPÜ
- TUBE NOSED SWIMMERS[İng.] ile/||/<> PÉTRELS[Fr.] ile/||/<> HYDROBATIDAE[Lat.] ile/||/<> STURMVÖGEL[Alm.] ile/||/<> FIRTINA KUŞUGİLLER
( Omurgalı hayvanlardan kuşlar Aves sınıfının fırtına kuşları Procellariiformes takımından gagaları kısa ve burun delikleri boru biçiminde kanatları sivri denizlerde yaşayan ve deniz hayvanlarını yiyen bir familya Fırtına kırlangıcı Hydrobates pelagicus iyi bilinen türüdür )
- TUBE OF FLUX[İng.] / TUBE DE FLUX[Fr.] / FLUSSES GEFÄSS[Alm.] ile/değil/yerine/= AKI TÜPÜ
- TUBE[İng.] / TUBE[Fr.] / ROHR, RÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜP, LAMBA
- TUBERCULOSIS[Lat.] ile/||/<> TÜBERKÜLOZ | MİKOBAKTERİOZ
( Mikobakterioz )
- TÜBERKÜLOZ ile/||/<> VEREM | MİKOBAKTERİOZ
( Mikobakterioz. )
- TÜF[Fr. < TUF] ile/||/<> YIĞIŞIM
( İçinde yanardağ külü ve kum gibi ince bileşenler bulunan, katılaşmış bir yanardağ kırıntı taşı. @@ Yanardağ küllerinin yine yanardağsal kimi kırıntılarla birlikte çimentolaşması ya da yığılıp sıkışmasıyla oluşan yeğni, gözenekli kayaç. @@ (tuf) (coğrafya, jeoloji) )
- TÜF ile/||/<> TÜF[Fr. < TUF]
( İçinde yanardağ külü ve kum gibi ince bileşenler bulunan katılaşmış bir yanardağ kırıntı taşı Yanardağ küllerinin yine yanardağsal kimi kırıntılarla birlikte çimentolaşması ya da yığılıp sıkışmasıyla oluşan yeğni gözenekli kayaç tuf coğrafya jeoloji )
- TUFEYL | TUFEYLÎ | TUFEYLİ | ASALAK ile/||/<> ASALAK
( Eski Roma Komedyasında ve Commedia dellarte türünde görülen başkasının sırtından geçinen açıkgöz tip Bir canlının içinde veya üzerinde sürekli ya da geçici olarak besin ve yer sağlama amacıyla yaşayan başka canlı ekti yelmeşik parazit biyoloji botanik zooloji coğrafya tarım Önce Roma Palyata komedyasında sonra da on altıncı yüzyılın ortasında gelişmeye başlayan İtalyan halk doğaçlama tiyatrosunda ortaya çıkan başkalarının sırtından geçinmeye çalışan açıkgöz tipi para yanında sitos besin Başka bir organizmanın içinde ve üzerinde kendisine besin ve barınak temini için kendi yararına fakat o organizmaya zarar vererek yaşayan canlı Parazit Önümlü seslere denir Önüm Bir canlının içinde veya üzerinde sürekli veya geçici olarak besin ve yer sağlamak amacıyla yaşayan diğer canlı organizma parazit Parazit asalak ekdi uslu uysal evcil OT iktü ekti elde beslenen hayvan Eski Türkçe igiδ beslemek fiilinden geldiği anlaşılıyor )
- TUFEYLİYET | ASALAKLIK ile/||/<> ASALAKLIK
( Asalak yaşama durumu ektilik yelmeşiklik botanik zooloji biyoloji para yanında sitos besin 1 Bir ortak yaşama tipi olup bir arada yaşayan iki farklı organizmadan birinin diğerinin zararına ortaklıktan yararlanması herhangi bir konak üzerinde yaşama 2 Organik bileşik yapma yeteneğini kaybetmiş bazı bitkilerin besin ihtiyaçlarını emeçleri ile üzerinde yaşadıkları konak bitkiden sağlaması Parazitlik Bir ortak yaşama tipi olup bir arada yaşayan iki farklı organizmadan birinin diğerinin zararına ortaklıktan yararlanması herhangi bir konak üzerinde asalak yaşama durumu parazitlik parazitizm Parazitizm asalaklık )
- TUFEYLİYET | ASALAKLIK >< ÖZGÜR
( Asalak yaşama durumu; ektilik, yelmeşiklik. @@ (botanik, zooloji, biyoloji) @@ (Yun. para: yanında; sitos: besin) 1. Bir ortak yaşama tipi olup bir arada yaşayan iki farklı organizmadan birinin diğerinin zararına ortaklıktan yararlanması; herhangi bir konak üzerinde yaşama. 2.Organik bileşik yapma yeteneğini kaybetmiş bazı bitkilerin besin ihtiyaçlarını emeçleri ile üzerinde yaşadıkları konak bitkiden sağlaması. Parazitlik. @@ Bir ortak yaşama tipi olup, bir arada yaşayan iki farklı organizmadan birinin diğerinin zararına ortaklıktan yararlanması, herhangi bir konak üzerinde asalak yaşama durumu, parazitlik, parazitizm. @@ Parazitizm.@@bk. asalaklık. )
- TUFTED DUCK[İng.] ile/||/<> CANARD MORILLON[Fr.] ile/||/<> AYTHYA FULIGULA[Lat.] ile/||/<> REIHERENTE[Alm.] ile/||/<> TEPELİ PATKA
( Kuşlar Aves sınıfının kazlar Anseriformes takımının ördekgiller Anatidae familyasından 43 cm kadar uzunlukta erkeklerde baş ve boyun mor parıltılı siyah renkte olan Türkiyenin her tarafında kışlayan kuluçka zamanı durgun ve ağır akan sularda göç zamanı donmayan bütün tatlı sularda görülen göçmen bir tür Patka )
- TÜKETİCİ = CONSUMER[İng.] = CONSOMMATEUR[Fr.] = KONSUMENT[Alm.] = CONSUMATORE[İt.] = CONSUMIDOR[İsp.]
- TÜKÜRÜK ile/ve BALGAM
( TAKAŞŞU'/TEKAŞŞU'[Ar. < KAŞ]: Balgam çıkarma. )
( TEKAŞŞU'-İ DEM[Ar.]: Kan tükürme. )
( [İt./İsp.] SALIVA con/y/e ... )
- TÛL | BOYLAM ile/||/<> BOYLAM
( Bir küre üzerindeki herhangi bir noktadan geçen öğlenin başlangıç öğleninden açısal uzaklığı Seçilen temel düzleme göre ad alır Coğrafya boylamı tutulma boylamı gökada boylamı şekil B 44 Yeryuvarlağı üzerinde herhangi bir noktadan geçen öğlen çemberi ile başöğlen çemberi arasındaki yay parçasının açısal değeri Yeryuvarının ucaylarından geçen düzlemlerle ara kesit çemberlerinin başlangıç olarak alınan biriyle olan açısal aralığı astronomi coğrafya )
- TÛL | BOYLAM ile/||/<> ENLEM
( Bir küre üzerindeki herhangi bir noktadan geçen öğlenin başlangıç öğleninden açısal uzaklığı. Seçilen temel düzleme göre ad alır: Coğrafya boylamı, tutulma boylamı, gökada boylamı (bk. şekil B. 44) @@ Yeryuvarlağı üzerinde herhangi bir noktadan geçen öğlen çemberi ile başöğlen çemberi arasındaki yay parçasının açısal değeri. @@ Yeryuvarının ucaylarından geçen düzlemlerle ara kesit çemberlerinin, başlangıç olarak alınan biriyle olan açısal aralığı. @@ (astronomi, coğrafya) @@ @@ ( ) )
- TÜL | SÜZEK ile/||/<> SÜZEK
( Sinema Işığın önüne konan ince kumaş ya da tülden yarı saydam yayındırıcı süsgü Süt sağma sırasında süt içine pislik girmemesi için kullanılan tel süzgeç ya da astar Kemalpaşa İzmir süsgü Yukarıdinek Şarkikaraağaç Isparta )
- TÜL | SÜZEK ile/||/<> SÜZGEÇ
( Sinema Işığın önüne konan ince kumaş ya da tülden yarı saydam yayındırıcı. @@ [süsgü] Süt sağma sırasında, süt içine pislik girmemesi için kullanılan tel süzgeç ya da astar. (*Kemalpaşa -İzmir) [süsgü] : (Yukarıdinek *Şarkikaraağaç -Isparta) )
- TUL | TÛL | UZUNLUK ile/||/<> UZUNLUK
( Sinema Bir filmin uzunluk birimiyle metre ya da ayak belirtilen boyu boy Bir doğru üzerinde bulunan bir noktalar kümesinin kapsamı matematik fizik )
- TUL-İ MEVC | TUL-Ü NEVÇ | DALGA BOYU ile/||/<> DALGA BOYU
( Devirsel bir dalganın yayılma doğrultusunda salınımı aynı evrede olan ve birbirini izleyen iki noktası arasındaki uzaklık Dalganın ardışık iki eş evreli noktası arasında kaynaktan çapsal olarak ölçülen uzaklık Yan yana iki dalga sırtı arasında kalan ve uzunluğu yerine göre birkaç metreden birkaç yüz metreye kadar ulaşabilen yatay uzaklık Dalganın ardı ardına iki eş evreli noktası arasındaki uzaklık Bir dalganın eşit evreli ardışık noktaları arasındaki uzaklık fizik )
- TUL-İ MEVÇ, MEVCE TULÜ, MEVCE BOYU, DALGA BOYU ile/||/<> WAVELENGTH[İng.] ile/||/<> LONGUEUR D'ONDE[Fr.] ile/||/<> WELLENLÄNGE[Alm.] ile/||/<> DALGA UZUNLUĞU
( Sinema TV 1 Bir dalganın eşit evreli noktaları arasındaki uzunluk Dalga uzunluğu dalga deviniminin hızının yinelenimine bölünmesiyle bulunur Buna göre dalga uzunluğu yinelenimle ters orantılıdır Dalga uzunluğu arttıkça yinelenim azalır yinelenim yükseldikçe dalga uzunluğu azalır TV 2 Bir elektromıknatıs dalganın birbirini izleyen iki uç noktasının metreyle belirtilen uzunluğu 3 Bir verici dalgalığın ürettiği birbirini izleyen iki elektromıknatıs dalga arasındaki uzunluk )
- TULLE[Fr. < TULLE] ile/||/<> TÜL ile/||/<> TÜL[Fr. < TULLE]
( Çoğu kez düşçül oyunlarda sahnedeki görüntüye uçuculuk gerçek dışı düşsel ya da anısal bir hava vermek ereğiyle kullanılan tül perde Tiyatro dekorunda kullanılan ince gözenekli pamuk ya da ipek dokuma )
- TULÜ | DOĞMA ile/||/<> DOĞMAK
( Güneş Ay ve yıldızların gözerimi üstüne çıkması Doğma eylemi )
- TULUMLULAR ile/||/<> TULUMLULAR
( Ascidiacea askidion küçük tulum Kordalılar Chordata alyfilumunun gömelkliler Tunicata dalının bir sınıfı Kendilerini bir yere bağlayarak yaşarlar Solungaç yarıkları çoktur Gelişmelerinde başkalaşma vardır Ya tek yaşarlar ya da koloniler yaparlar Tulumlu Ascidia siyona Ciona iyi bilinen cinsleridir zooloji Kordalılar Chordata alt filumunun gömlekliler Tunicata dalından kendilerini bir yere bağlayarak yaşayan solungaç yarıkları çok fazla olan gelişmelerinde başkalaşım görülen tek ya da koloniler hâlinde yaşayan tulumlu Ascidia ve siyona Ciona cinsleri iyi bilinen bir sınıf Kordalılar Chordata alt filumunun gömlekliler Tunicata dalından kendilerini bir yere bağlayarak yaşayan solungaç yarıkları çok fazla olan gelişmelerinde başkalaşım görülen tek veya koloniler halinde yaşayan bir sınıf )
- TÜM BAŞLILAR ile/||/<> TÜM BAŞLILAR
( holos tüm kephale baş Balıklar Pisces sınıfının keski solungaçlılar Elasmobranchii alt sınıfından iskeletleri kıkırdaktan oluşmuş solungaç yarıkları bir deri kıvrımı ile örtülmüş bir takım ya da yeni sınıflandırmalara göre bir sınıf Kıkırdaklı balıklar Chondrichthyes sınıfından iskeletleri kıkırdaktan oluşmuş solungaç yarıkları bir deri kıvrımıyla örtülmüş bir alt sınıf )
- TÜMDENGELİM = TÂLİL = DEDUCTION[İng.] = DÉDUCTION[Fr.] = DEDUKTION[Alm.] = DEDUCTIO[Lat.]
- TÜMEL = KÜLLİ = UNIVERSAL[İng., Alm., İsp.] = UNIVERSEL[Fr.] = UNIVERSALIS[Lat.] =
- TÜMEVARIM = İSTİKRÂ = INDUCTION[İng., Fr.] = INDUKTION[Alm.] = INDUCTIO[Lat.] = EPAGOGE[Yun.]
- TÜMTANRICILIK = VÜCUDİYE = PANTHEISM[İng.] = PANTHÉISME[Fr.] = PANTHEISMUS[Alm.] = PAN:HERŞEY, HEP, TÜM. THEOS:TANRI[Yun.]
- TUNGSTEN FILAMENT LAMB[İng.] / WOLFRAM FILAMENT LAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= TUNGSTEN FİLAMENT LAMBA
- TUNGSTEN[İng.] / TUNGSTEN[Fr.] / TUNGSTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TUNGSTEN
- TUNİK ile/||/<> TUNİK[Fr. < TUNIQUE]
( Antik tragedyada oyuncuların giydikleri uzun kollu ayaklara dek uzanan ve göğüs hizasında kemeri olan giysi Dansçıların giydikleri gömleğe verilen ad 1 Bir yapıyı saran kılıf 2 Ergin tunikatların vücudunu çevreleyen tunisin denilen ve selüloza benzeyen bir polisakarit kapsayan bazen jelâtinimsi bazen de katı sert ve ağır olan kalın kılıf )
- TUNING FORK[İng.] / DIAPASON[Fr.] / STIMMGABEL[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYAPAZON
- TUNNEL DIODE, ESAKI DIODE[İng.] / DIODE ESAKI (TUNNEL), DIODE DU TUNNEL[Fr.] / ESAKI DIODE, TUNNELDIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜNEL DİYOTU
- TUNNEL EFFECT[İng.] / EFFET TUNNEL[Fr.] / TUNNELEFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜNEL ETKİSİ
- TUNNEL[İng.] ile/||/<> TUNNEL[Fr.] ile/||/<> TUNNEL[Alm.] ile/||/<> TÜNEL[Fr. < TUNNEL]
( Şose demiryolu gibi ulaşım yollarına geçit sağlamak amacıyla çok kez dağlık yörelerde yapılan yeraltı geçenekleri )
- TÜP BOYNU, LAMBA BOYNU ile/||/<> BOYUN
( TV Almaç ışıtacının koni biçimindeki bölümünden sonra gelen ve tarayıcı demetin oluşmasını sağlayan artıuç elektron topu Wenhelt borusunun yer aldığı ince bir boruyu andıran bölümü Genç dağlık kümelerde dorukları birbirinden ayıran yüksek ve kimileri ulaşıma elverişli olmayan geçitler Bir hayvanın baş ve gövdesini birleştiren bölge biyoloji zooloji coğrafya Bir hayvanın baş ve gövdesini birleştiren bölge 1 Baş ve gövdeyi birleştiren kısım 2 Birçok sestod da skoleksle strobila arasında halkalanmanın olmadığı kısım boyun Az boyun boyun muyın muyın moyın moyun Hal bōyan moyın moyın moyun moy mōy moyun măy Eski Türkçeden başlayarak kullanılır boyın Orta Türkçede boyın biçimi geçer Eski Kıpçakçada boyun olarak kullanılır Türkçe boy kökünden geldiği açıktır boy boń n eki Räsänen LTS 207 V 80a boŋ moŋ biçiminden yola çıkmıştır RónaTas ChuvSt 139 boyun moyun un boń kökünden çıktığını dile getirmiştir Türkçe boyun biçimindeki n eki bilimsel yayınlarda sıklıkla açıklanmıştır Németh KCsA 3 109 bu yolda birtakım örnekler saymıştır Bu örnekler arasında boyun boy türevi de göze çarpar Doerfer TMEN 652 n ekinin burun taban bıkın karın erin alın yağrın yelin gibi birtakım organ adlarında kullanıldığını açıklamıştır Doerfer örnek olarak boyun türevini de vermiştir Son olarak Doerfer KhalMat 295 boyunun etimolojisi üzerinde durmuştur Diyalektlerde boyun yanında geçen moyun biçimi benzeşme assimilation yoluyla oluşmuştur )
- TÜR = NEVİ = SPECIES[İng., Lat.] = ESPÈCE[Fr.] = ART[Alm.] = EIDOS[Yun.] = ESPECIE[İsp.]
- TÜRÂB[Osm.] / SOIL, ERBIUM[İng.] / TERRE, TERRAIN, ERBIUM[Fr.] / ERBIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPRAK, ERBİYUM
- TÜRÂB ile/||/<> TOPRAK
( Kayaçların ufalanıp ayrışmasından oluşan ve içine organik kalıntılar karışmış olan yeryüzünün en üst katmanı Başka yerlerden taşınıp biriktirilen ya da yerli kayaların fiziksel kimyasal ve dirimsel yollarla dağılıp çözülmeleriyle oluşan türleri kalınlığı sürekliliği ve tarım bakımından değerleriyle ayrımlı yüzeysel örtü Bir halı türü Yağcılar Yalvaç Isparta yer jeoloji tarım Kimyasal fiziksel ve biyolojik faktörler etkisiyle oluşmuş organik ve mineral maddelerin değişim ve karışımından meydana gelmiş olan litosferin gevşek kısmı Az torpag toprak Türkmenler topur biçimini de kullanırlar bir gısım topur bir avuç toprak tuprak tuprak topırak topırak topurak Ağızlarda topur olarak da geçer tuprok dovurak 1 toprak 2 toz 3 çamur toburax tăpra Eski çağlardan başlayarak kullanılır Uygurcada toprak biçimi geçer Orta Türkçede toprak olarak kullanılır Eski Kıpçakçada da toprak biçimi geçer topur a k küçültme eki Topur kökü çağdaş diyalektlerde toprak olarak saklanmıştır Clausona göre ED 443a 444a topra kurumak kökünden k ekiyle yapılmıştır Ligeti MNy 34 7576 toprakı Ana Altayca yoluyla toz biçimine bağlamıştır Ona göre Ana Türkçeye toprak ve toz olarak geçmişlerdir toz Moğolcaya geç çağlarda toprak olarak geçmiştir Kara Hamilton Arm 114 Daha sonra Ligeti I OK 266 VJa 3 1971 24 ResAltL 104 Türkçe toprak biçimini Moğolca tobrağ toburağ toğurağ biçimleriyle karşılaştırmıştır Doerfere göre TMEN 948 Türkçe top kökünden rak ekiyle kurulmuş bir türevdir Ramstedt NyK 42 71 Türkçe toprak sözünü Moğolca towusun toz biçimiyle birleştirmiş daha sonra KWb 404b Moğolca tobrağın Türkçe topraktan geldiğini yazmış Moğolca toğuraġ biçimini de Türkçe toprak sözüyle karşılaştırmıştır KWb 405a Poppe Lautlehre 47 Moğolca toğosun towārsun topārsun toz biçimlerini saymıştır )
- TURAÇ ile/||/<> TURAÇ[Ar. < DURRÂC]
( anlamdaş çil kuşu Francolinus francolinus Tavuksular Galliformes takımının sülüngiller Phasianidae familyasından bir kuş türü Uzunluğu 34 cm Soyu azalmıştır Doğu Asya Toroslar ve Kıbrısda yaşar Tavuksular Galliformes takımının sülüngiller Phasianidae familyasından 34 cm kadar uzunlukta Asya Toroslar ve Kıbrısta yaşayan nesli tükenmekte olan bir tür )
- TÜRBE ile/||/<> TÜRBE[Ar. < TURBE]
( İçinde çoğu kez ünlü kişilerin gömülü bulunduğu yapı anıtsal sin Mimarlık İçinde din ve devlet büyüklerinin mezarları bulunan yapı turba 1 toprak yer 2 mezar mezarlık Poppenin türbeyi Türk diyalektlerinde kullanılan türme Gefӓngnis biçimiyle birleştirmesi yanlıştır Marr Arm 334 Räsänen V 506b Farsça turbadan geldiğini açıklamıştır Eski ve yeni diyalektlerde Gefӓngnis olarak geçen türmeye ilişkin bilgi almak için Räsänen NM 1946 114 V 506507 )
- TÜRBİDİTE | BULANIKLIK ile/||/<> BULANIKLIK
( Bir çözeltinin içerdiği katı asıltılar nedeniyle saydamlığını yitirmesi durumu Bir ölçme aracındaki soru ya da sınarlarda kullanılan bir kavram ya da anlatımın açık seçik bir anlamdan kolay kavranır bir içerikten yoksun oluşu Çözünmemiş asıltının ışığı saçtırarak sıvıyı saydam göstermemesi Su içerisindeki asılı partiküller nedeniyle berraklığın bozulması turbidite 1 Berrak durumda bulunan ve içinde gözle görülen herhangi bir partikül var olmayan içeceklerin herhangi bir hata sonucunda berraklığını yitirmesi 2 Gıda maddelerinde tanı ölçütü turbidite )
- TÜRBİN ile/||/<> ÇARK ile/||/<> ÇARK[Fars. < ÇARH]
( 1 Üst değirmen taşının dönmesini sağlıyan tekerlek Mudurnu Bolu 2 Çıkrık Gedikli Şarkikaraağaç Isparta 3 Ayakla kullanılan bileyleme aracı Kasımpaşa İzmir İnönü Eskişehir Güdül Ankara Hızlı akan su ve basınçlı uçukla dönen tekerlek biçimli işlerge Yüz geriye dönük olarak biten çark gibi dönülerek takla atma biçimi Az çarx çarx wheel spinningwheel Avest çaxra )
- TURBİYER | TURBALIK ile/||/<> TURBALIK
( Orta kuşağın serin ve nemli akıntısı az suya doymuş düz yörelerinde gelişen bataklık yosunları gibi yosunların alttan zamanla değişmesiyle kalorisi az bir kömür durumuna dönüştüğü yerlere verilen ad botanik )
- TÜRBÜDIMETRI[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRBİDİMETRİ
- TURBULENT CURRENT/FLOW[İng.] / FLUX TURBULENT[Fr.] / TURBULENTE STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRBÜLANSLI AKIŞ/AKIM
- TURBULENT LEWIS NUMBER[İng.] / NOMBRE DE LEWIS TURBULENT[Fr.] / TURBULENTE LEWIS-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRBÜLANSLI LEWİS SAYISI
- TURBULENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRBÜLANS
- TÜREME ÜNLÜ ile/||/<> TÜREME ÜNLÜ
( Derleme takma vokal katma vokal Sözcüğün aslında bulunmayan ve önseste veya içseste beliren ünlü Rum Urum stosyon istasyon skala iskele hükm hüküm azm azim sapsağlam sapasağlam gepgenç gepegenç vb Asıl kelimede olmadığı hâlde çeşitli nedenlerle kelime başında veya içinde türeyen ünlü urus steam istim lazım ilazım grup gurup gencecik gençecik sabr sabır keşf keşif vb ünlü türemesi )
- TURİST[Fr.] ile/||/<> TURİZM
( Dinlenme, eğlenme, görme, tanıma, vb. amaçlarla geziye çıkan kimse, gezgin, seyyah: § 'Bugün yabancı uyruklu oldukları tespit edilen ve memleketimizde turist olarak bulunan bazı kimseler bir bankayla bir dükkânı soymuşlardır.' -Adalet Ağaoğlu, Toplu Oyunlar-Kozalar, 322; § 'Peki İzmire neden gelmiş? Turist midir?' -Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, 90; § 'Millî kütüphanelerimize girmeyen, girerse bir turist gibi, raflara, duvarlara ve tavana bakıp giden cahil kişidir.' -Peyami Safa, Din, İnkılâp, İrtica, 116; § 'Evvelki gün Amerikan turistlerinin bindikleri otomobiller katarına rastladım.' -Ahmet Rasim, Muharrir Bu Ya, 428; § 'Bu otellerde turistler kalıyorlar.' -Yavuz Bülent Bakiler, Üsküpten Kosovaya, 8; § 'Avrupalı, bir turist, kartpostallık manzaralar dışında iç hayatınıza nüfuz etmek imkânını bulabilir mi?' -Necip Fazıl Kısakürek, Aynadaki Yalan, 176; § 'İki savaş arası dönemin bütün karikatürlerinde, Amerikalı turist, zevksiz giyinen tuhaflık meraklısı, zengin bir görgüsüzdü. ' -Attila İlhan, Aydınlar Savaşı, 59; § 'Bir gün sokakta bir Amerikalı turiste rastladım.' -Halikarnas Balıkçısı, Ötelerin Çocuğu, 34; § 'Sonra o yaşlı turistler için acımasızca düşündüklerimi anımsayıp kendi kendime şöyle diyorum.'-Aziz Nesin, Ah Biz Ödlek Aydınlar, 38; § 'Selim turistlerin arasına saklanıp dışarıya çıkmış.'-Yaşar Kemal, Allahın Askerleri, 175; § 'Turistler ta nerelerden gelmiş öle bayıla kapışıyorlar Türk halısı Türk halısı diye.' -Nezihe Meriç, Toplu Öyküleri 2, 104; § 'Turist rehberleri uluslararası iş adamlarından oluşan koro sahnedeki yerini çoktan almıştı.' -Tomris Uyar, Yaza Yolculuk, 19; § 'Turist acentalarından söz edildiğini işitmişti' -Selim İleri, Ölünceye Kadar Seninim, 71; § 'Antalyaya turist gelir mi?' -Oğuz Özdeş, Şebnem, 97; § 'İflah bulmaz esrarkeşle snob aydın, sırıtık turistle karamsar sanatçı burada dirsek dirseğe kafa cilalardı.' -Haldun Taner, Ölür İse Ten Ölür Canlar Ölesi Değil, 225; § 'Genç bir turist rehberi, yabancı bir turisti Arıburnu Anzak Koyuna doğru götürmekteydi.' -Buket Uzuner, Uzun Beyaz Bulut (Gelibolu), 15; § 'Dış ülkelere ancak turist olarak gitmek istiyor.' -Ayşe Kulin, Bir Varmış Bir Yokmuş, 68; § 'Arabasını St. Germain meydanında park edip giden İtalyan turistin hali örneğin.' -Pınar Kür, Yarın Yarın, 108; § 'Ancak zengin turistlere müyesser olur.'-Refik Halid Karay, Kadınlar Tekkesi, 370; § 'Bu adam turist değil, dedi birisi.' -Oğuz Atay, Korkuyu Beklerken, 17. )
(1996'dan beri)