SON HARFİ ...E'LERDE

KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
( SÜREKLİ AYIRDINDA VE FARKINDA OLUNMASI GEREKENLER!!! )

 



Doğrudan, bu bölüm/sayfa içeriğinde
arama yapmak için...

( Klavyenizde "Ctrl + F" tuşlarıyla[önce "Ctrl" tuşu ve basılı tutarken "F" tuşuna basarak] ve/veya(^/v) fareyle[mouse] sol üst köşedeki "Düzenle/Edit" kısmında "Bul/Find"'ı tıklayarak aradığınız sözcüğü yazarak aramanızı yapabilirsiniz. )* ( Windows için geçerlidir. )
* ( Linux ve Macintosh kullanıcıları nasıl arama yapacaklarını biliyorlardır. )



AÇIKLAMALAR/ÖNSÖZ
[Mutlaka okuyunuz!!!]

- Bazı sözcüklerin, hem sözlüklerdeki karşılığına yer verilmekte, bazılarına da özellikle yer vermeyip psikolojik, felsefi, bilimsel, sanatsal, göreceli, uygulayımsal, belirli bir sınırlılık ve yaklaşımlardan yararlanılarak parantezler açılmıştır.

- Bu çalışmada, başlıkların altlarındaki bilgilere/açıklamalara (parantezlere), kişilerin, kendilerinin düşünmelerine fırsat verebilme amacıyla ve özellikle pek fazla yer verilmemektedir. Zihinlerce/kişilerce uygun bulunmayabilecek bilgiler/parantezler, gözardı edilebilir.
[ Kavramların yanında bulunan ( ) parantezler, ek bilgi ya da açıklama olarak, [ ] köşeli parantezler ise ayrıntı/teknik bilgi vermek üzere kullanılmıştır. ]

- Çoğu sözcüğe, özellikle ve belirli bir yaklaşımla yer verilmemiştir. Hayır! / Evet!

- Bu çalışmada, çoğu sözcüğün/kavramın altında, bazılarında “açıklama/ları” bulunmakta, bazılarında da -özellikle ve çeşitli nedenlerden dolayı- bulunmamaktadır.

- Bazı başlıkların altına, veri/bilgi girmemizin çeşitli nedenlerinden biri ise ulaşım/erişim kolaylığı sağlamak üzere, hazır veri/bilgi karşılıklarını sunmak üzeredir! [Dolayısıyla sizin de FaRkLaR Kılavuzu'na destek olabilmek amacıyla üyeliğinizi şimdi başlatmanızı dileriz! Teşekkür ederiz!] )

- Bu çalışmanın, sadece sözlük olarak algılanmamasını ve kullanılmamasını da sağlamak amacıyla ve özellikle “:”[iki nokta üst üste] ya da “...dır!” şeklinde belirtilmemiştir!

- Bu çalışmada, başlıkların [kavram ya da olguların], ne olduklarından çok, ne olmadıklarına işaret etme çabası güdülmektedir. [ Bir DEĞİL’leme çalışması olarak değerlendirilmelidir! ]

- Bu çalışmada bulunan tüm karşılaştırmaların, tanımlan(a)mayan, sözcük olarak karşılığı/adı tam olarak oluşturul(a)mamış, fakat zihinlerimizde karşılığı bulunan/bulunabilen “3.” anlamları ve/veya ara anlamları düşünülebilir.

- Bu kılavuz/sözlük, dil(d)e/kavramlar(d)a/sözcükler(d)e ilginizin daha da artması ve sözlük/ahit kullanımını artırmayı amaçlamaktadır.

- İngilizce’ye ve öteki dillere yer verme nedenimiz, öteki dillerle karşılaştırmalı yaklaşımla belirli bir bilince sahip olmanıza, aracı olabilmektir.

- Çoğu sözcüğün, zaman içinde, kökenbilimsel(etimolojik) derinliklerine ve öteki dillerdeki karşılıklarına da yer verilecektir. (Bu konuda her türlü destek ^v(ve/veya) katkınızı görmekten mutluluk duyarız!)

- Bu kılavuzdaki bilgiler, SDP(Sinir Dili Programlası)(NLP) üzerine de kılavuzluk edebilir.

- Bu kılavuz, soru sorma/sorgulama, yoğun/derin düşünme aracı/vesilesi olarak kullanılabilir.

- Bu kılavuz/sözlük üzerine olan tüm katkı/destek/uyarı/yorum ve önerilerinizi görmek ve değerlendirmekten mutluluk duyarız! Ayrıca burayı tıklayarak, dille ve buradaki içerikle ilgilenebileceğini düşündüğünüz kişilere tavsiye edebilirsiniz.



"... ile/ve/değil/yerine ..."
[bağlaçların kullanımı/okunuşu...]

- Kavramların aralarında kullanılan/bulunan
"... ile/ve/değil/yerine ..."
bağlaçları, ilgili satırı 2/3/4 kez ve ayrı ayrı şekilde okumanız ve satırları tekrarlamamak içindir.
( - UCLAR ile FARKLAR [karıştırılmamalı!]
- UCLAR ve FARKLAR [ayrı olmalarının yanısıra birlikte de düşünülebilir/kullanılabilir!]
- UCLAR değil FARKLAR [dır!]
- UCLAR yerine FARKLAR [düşünülmeli/kullanılmalıdır!] )



... ile ...
[ÖNCESİ | SONRASI]

- Sözcükleri dizerken ya da "... ile" öncesiyle "ile ..." sonrası arasında bir öncelik/fark/özellik/tercih/vurgu yoktur. Her ikisini de kesinlikle birbirine karıştırmamak, her ikisinin de derinliğine/önemine ve ciddiyetine yer/destek verilmesi gerekmektedir.

- Belirlemelerin/karşılaştırmaların daha da oturması/derinleşmesi için, "ile"den sonraki sözcüğün yanına tekrar "ile"den önceki sözcüğü düşünerek/koyarak değerlendiriniz.
( "- BÜTÜN ile TÜM" ise "- BÜTÜN ile TÜM (ile BÜTÜN)" gibi. )



( "- ARADA ile AKIŞTA" ise "- ARADA ile AKIŞTA [ile ARADA]" gibi. )

EN SON YAPILMIŞ OLAN EKLEMELER
[ 06 Mart - 12 Mayıs 2021 arasında... ]



 

 

 

Bugün [12 Mayıs 2021] itibariyle
Son harfi ...E'ler bölümüne yapılmış olan eklemeler, aşağıdaki gibidir.
[ 06 Mart - 12 Mayıs 2021 arasında... ]
( 11 yeni ekleme, 11 katkı )



-[ne yazık ki]
ÖFKE ile/ve/||/<> İFRİT[Ar.]

( ... İLE/VE/||/<> Doğu masal ve efsanelerinde kötü, korkunç yaratık. | Öfkeli, ortalığı birbirine katan kişi. | İçini kemiren, meşgul eden şey. )


-AHFEŞ:
ABDÜLHAMÎD ile/ve/||/<> SAİD BİN MES'ADE ile/ve/||/<> ALİ BİN SÜLEYMAN

( AHFEŞ[Ar.]: Küçük gözlü. | Zayıf bakışlı. | Yalnız gece gören kişi. | Bu üç büyük Arap âliminin takma adı. )


-ÇEKME ile/||/<> ÇEKME DEĞERİ ile/||/<> ÇEKME DİRENCİ / ÇEKME SINIRI

( Bir elektronik sinyal üreteci, bağımsız sinyal üreten başka bir devreyle çiftlenim yaptığında ilk üreteç frekansının bağımsız üreteç frekansına doğru değişme eğilimi göstermesi. İki frekans arasındaki fark küçükse bu eğilim çok güçlüdür. İLE/||/<> Yük empedansı yansıma kat sayısının fazı 360 derece değişliğinde bir sinyal üretecinin frekansının uc değerleri arasında ısıl etkiler dışında oluşan fark. [Bu yansıma kat sayısının mutlak değeri 0.20'dir.] İLE/||/<> Bir nesnenin kopuncaya kadar dayanabildiği, birim kesiti başına düşen çekme gücüyle ölçülen zorlanma. )


-ÇEKİM / ÇEKİM KUVVETİ ile/||/<> ÇEKİM KÜTLESİ / KÜTLE

( Nesnelerin çekim(gravitasyon), elektrik, manyetik ve nükleer nitelikli güçlerle birbirini çekmesi. )


-COULOMB / KULOMB ile/||/<> COULOMB ALANI ile/||/<> COULOMB ÇEKİMİ ile/||/<> COULOMB ENGELİ ile/||/<> COULOMB ETKİLEŞMESİ ile/||/<> COULOMB İTMESİ ile/||/<> COULOMB KURAMI ile/||/<> COULOMB KUVVETİ ile/||/<> COULOMBMETRE ile/||/<> KULOMBMETRE ile/||/<> COULOMB POTANSİYELİ ile/||/<> COULOMB SAÇILMASI ile/||/<> COULOMB SÜRTÜNMESİ ile/||/<> COULOMB UYARILMASI ile/||/<> COULOMB YASASI



-CIVA ile/||/<> CIVA BUHARLI DOĞRULTUCU ile/||/<> CIVA BUHARLI LAMBA ile/||/<> CIVA HAZNELİ KATOT ile/||/<> CIVA LAMBASI ile/||/<> CIVALI ALAŞIM ile/||/<> CIVALI ARK ile/||/<> CIVALI BAROMETRE ile/||/<> CIVALI DOĞRULTUCU ile/||/<> CIVA BUHARLI DOĞRULTUCU ile/||/<> CIVALI MANOMETRE ile/||/<> CIVALI PİL ile/||/<> CIVALI SICAKLIKÖLÇER ile/||/<> CIVALI TERMOMETRE



-DİKİŞ:
EL İLE ile/ve/değil/yerine/||/<>/> MAKİNE İLE



-BAŞARILI OLMAK İÇİN...:
YUMUŞAK ile/ve/||/<>/> MÂKUL ile/ve/||/<>/> DERİN ile/ve/||/<>/> ile/ve/||/<>/> YETERİNCE ile/ve/||/<>/> ŞIK ile/ve/||/<>/> KORKUSUZ ile/ve/||/<>/> SABIRLA ile/ve/||/<>/> FARKLI ile/ve/||/<>/> HOŞGÖRÜLÜ ile/ve/||/<>/> DÜRÜST ile/ve/||/<>/> DÜZENLİ ile/ve/||/<>/> AKILLI

( Konuş. İLE/VE/||/<>/> Ye. İLE/VE/||/<>/> Soluk al. İLE/VE/||/<>/> Uyu. İLE/VE/||/<>/> Giyin. İLE/VE/||/<>/> Hareket et. İLE/VE/||/<>/> Çalış. İLE/VE/||/<>/> Düşün. İLE/VE/||/<>/> Davran. İLE/VE/||/<>/> Kazan. İLE/VE/||/<>/> Biriktir. İLE/VE/||/<>/> Tüket. )


-YAŞAM DERSİ ALMA:
AÇ BİR MİDEDE ile/ve/||/<> BOŞ BİR CEPTE ile/ve/||/<> KIRIK BİR KALPTE



-REMAKE vs. REMASTERED

( Bir şarkının tamamen yenilenmesi ya da başka müzik aletleriyle tekrar çalınması. [cover'ı yapılmış tüm şarkılar] İLE Bir şarkıdaki küçük düzenlemeler. )


-ENTEGRASYON[Fr./İng.] değil/yerine/= BÜTÜNLEŞME

 

 



 

 

 


 

 

( Bugün [12 Mayıs 2021] itibariyle
Son harfi ...E'lerde,
5807 yeni ekleme, 6560 katkı
)



-!BÖLÜCÜLÜK ile/ve/||/<> !ÖTEKİLEŞTİRME



-!CEHÂLET ve/<> !BAĞNAZLIK ve/<> !ÖFKE ve/<> !YEGİNLİK/ŞİDDET



-!ESİR ile !KÖLE



-!HARBİYE ile Harbiye ile Harbiye

( Savaş işleri. İLE Subay yetiştiren yüksekokul, Harp Okulu. İLE Elmadağ - Taksim ile Pangaltı - Nişantaşı arasındaki bölgenin adı. )


-!HARP ile/ve/değil !MUHAREBE

( Bütünü. İLE/VE/DEĞİL Çarpışma. )


-!İŞKENCE ile/değil/yerine CEZA



-!KÖLE ile/değil/yerine !GULÂM



-!KÖLE ile !KAMBER[Ar. < KANBER]

( ... İLE Sadık köle. )


-!KÖLE ile !MEVÂLİ

( ... İLE Âzâdlı köle. )


-!KÖLE ile !SERF[Lat.]

( ... İLE Derebeylik toplum düzeninde, toprakla birlikte alınıp satılan köle. )


-!KÖLE ile/değil/<>/< İŞÇİ



-!MEYHÂNE ile/ve/||/<> !BOZAHÂNE[Fars. < BÛZEHÂNE(BİRAHÂNE)] ile/ve/||/<> !KAHVEHÂNE



-!MİSİLLEME ile/ve/ne yazık ki/> !SAVAŞ



-!ÖFKE ile/ve/ne yazık ki/> !SALDIRI



-!SİNDİRME ile SİNDİRME



-!TEPİK = !TEKME



-... GİBİ ile ...'YA GÖRE



-... İÇİN ile ... ÜZERE



-... KADARIYLA ile/ve/değil ... İTİBARİYLE



-... KERE ile/ve/||/<>/> "AŞK KERE"



-... OLDUĞUNDA / GEREKTİĞİNDE ile/değil ... OLURSA / GEREKİRSE



-... PEŞİNDE ile/ve/değil/<> ... DERDİNDE



-... ÜZERİNDEN ile/ve/değil/yerine ... SAYESİNDE



-... ÜZERİNE ile/ve/değil/||/<>/< ... ÜZERE



-... değil KÖREBE



-'INDE ile MA'A



-'İBÂRE ile KELÎME ile KAVL



-" ' "(KESME İMİ) ile " - " HECE BÖLME



-"ADAMINA GÖRE" ile/değil/yerine ADÂBINA GÖRE



-"ADAMINA GÖRE" ile/değil/yerine MUHATABINA GÖRE



-"AİLECEK" değil AİLECE



-"ALALADE" değil ALELÂDE



-"ANLAYACAĞINIZ BİÇİMDE" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ANLATABİLECEĞİM BİÇİMDE



-"AŞAĞI GÖRME" ya da "YUKARI GÖRME" | ile/ve/değil/yerine EŞ GÖRME



-"AŞK YÜZÜNDEN" değil/yerine AŞK SÂYESİNDE



-"AYIP" OLMAZ/ARANILMAZ!:
TIPTA ile/ve/||/<> HUKUKTA ile/ve/||/<> SÖZLÜKTE ile/ve/||/<>
FELSEFEDE ile/ve/||/<> BİLİMDE ile/ve/||/<> SANATTA ile/ve/||/<> SPORDA ile/ve/||/<>
DOĞADA ile/ve/||/<> HAYVANLARDA ile/ve/||/<> BİTKİLERDE ile/ve/||/<>
NESNELERDE ile/ve/||/<> DİRİMBİLİMDE ile/ve/||/<>
ANLIKTA(ZİHİNDE) ile/ve/||/<> USTA(AKILDA) ile/ve/||/<> TARİHTE ile/ve/||/<>
RIZÂDA ile/ve/||/<> GÜVENLİKTE ile/ve/||/<> İKİ KİŞİ ARASINDA ile/ve/||/<>
EŞEYSELLİKTE ile/ve/||/<> DÖRT DUVAR ARASINDA ile/ve/||/<> BATTANİYENİN ALTINDA



-"AYNI PARALELDE" değil AYNI YÖNDE ya da PARALELDE



-"BALKON" değil ŞEREFE

( Yazarım diye geçinene! )


-"BATI'LILAŞMA" ile/ve/değil/yerine MODERNLEŞME



-"BENDEN/SENDEN" ile/yerine BENİMLE/SENİNLE



-"BENZERSİZ"LEŞTİRME ile/ve/<> "BİRİCİK"LEŞTİRME



-"BERABERCE" değil BİRLİKTE



-"BİR MUKABELE" değil BİL-MUKABELE



-"BİRBİRİNLE(N)" değil BİRBİRİYLE



-"BİRBİRLERİNİZE" (ANLATIN/GÖSTERİN) değil BİRBİRİNİZE



-"BÜYÜK BURUN/LULUK" ve/||/<>/> BURNUNUN DİBİNDEKİ FIRSATLARI/GERÇEKLERİ GÖREMEME



-"ÇALINMASIN DİYE" değil/yerine SAHİP ÇIKMAK ÜZERE



-"ÇIKARLAR/IMIZ GEREĞİNCE" değil/yerine İLİŞKİLER GEREĞİNCE



-"ÇOK DÜŞÜNME" ile/ve/değil/yerine İYİ/DOĞRU/YETERLİ/NİTELİKLİ DÜŞÜNME

( Çok düşün(ül)memeli, iyi/doğru/yeterli/nitelikli düşün(ül)meli! )


-"ÇOK YAŞA":
KÜLTÜRDE/ÜLKELERDE ile/ve/||/<>/> İSPANYA'DA

( Sağlık ve yaşam dileği. İLE/VE/||/<>/> 1. hapşırmada: Sağlık[Salud] | 2.'de: Para[Dinero] | 3.'de: Aşk[Amor]. dileği. )


-"DEDİMSE DE" değil DEDİYSEM DE



-"DELİRTME" değil/yerine/>< BELİRTME

( Zihnin başedemediği tek şey belirsizliktir. Eğer yakınlarımızı "delirtmek" istemiyorsak, ancak zihnimizden/düşünce(ler)mizden/niyetimizden/yaklaşımımızdan ve/ya da durumumuzdan çevremizi haberdar ederek buna engel olabiliriz. Konuşmayarak, "susmayı"/"az konuşmayı" bir "beceri/fark" görerek iletişim ve paylaşım içinde olamaz, ortak alanda, birlikte hareket edemeyiz. )


-"DEVEKUŞUNA":
"UÇ!" DENİLİNCE ve/||/<> "KOŞ!" DENİLİNCE

( Ben, "deveyim" demiş. VE/||/<> Ben, "kuşum" demiş. )


-"DEVEKUŞUNA":
"UÇ!" DENİLİNCE ve/||/<> "KOŞ!" DENİLİNCE

( "İşimize geldiği gibi yaşama"nın, zavallılık seviyesindeki yansıması. )


-"DOĞAL OLARAK" ile/değil/yerine ARAYA, ZAMANIN GİRMESİ NEDENİYLE



-"DÜŞÜNEN ADAM" HEYKELİ:
TÜRKİYE'DE ile/>< DÜNYADA

( [ne yazık ki]
"Bakırköy akıl hastahanesinde". İLE/>< Üniversitelerde. )


-"DÜZELTME" ile/değil/yerine ZENGİNLEŞTİRME



-"ENTİVİ" değil NE-TE-VE



-"ESKİ DÖNEM DÜŞÜNCEYE("AKADEMİSYENLERE") GÖRE":
ÖLÇÜLEBİLİRSE ile ÖLÇÜLEMEZSE

( "Bilim." İLE "Şiir." )


-"EŞİTLEME" ile İNDİRGEME



-"EVVELSİ" SENE değil EVVELKİ(ÖNCEKİ) YIL/SENE



-"FASÜLYE" değil FASULYE



-"GERİ ADIM" ile/değil GERİLEME



-"GÖRÜNÜRDE" değil GÖRÜNÜŞTE



-"HABERLER KÖTÜ GELSE DE" ile/değil KÖTÜ HABERLER GELSE DE

( Haberlerin, "kişinin algısına/yorumuna göre değişebilir" anlamına gelmesi/getirilebilmesi. İLE/DEĞİL Haberlerin, kötü/olumsuz haberler olduğunu bildirmesi. )


-"HAK YEME" ile/değil ÜZERİNE GİTME



-"HANGİLERİNLE/N" değil HANGİLERİYLE



-"HER BİRİSİNE" değil HER BİRİNE



-"HESAP" ile/ve GEREKÇE



-"HISTORICALESSNESS" vs. INDIFFERENCE



-"HOŞLANIP HOŞLANMAMA" ile/ve/değil/||/<>/< GÜDÜLENİP GÜDÜLENMEME



-"ISITMA" ile SEVDİRME



-"İSYANDA":
BAŞ EDEMEME ile/ve/değil/||/<>/< ALT EDEMEME



-"İYİCENE, GÜZELCENE" değil İYİCE, GÜZELCE



-"KABUL" ile/değil/yerine TEMELLENDİRME



-"KALDIRMAK" ile/değil/yerine YAY(IL)ARAK GÖSTERMEME/GÖRÜNMEME



-"KARIŞMAK":
NE YAPMAYACAĞI/NA / SÖYLEMEYECEĞİ/NE ile/değil
NE YAPTIĞINA/SÖYLEDİĞİNE

( Birine, ne yapmayacağını söylemek/anlatmak/göstermek karışmak değildir! ["Karışmak", yapılacak yanlış ya da doğru olan eylem/söz için kullanılabilir ancak.] )


-"KARIŞMAK":
NE YAPMAYACAĞI/NA / SÖYLEMEYECEĞİ/NE ile/değil
NE YAPTIĞINA/SÖYLEDİĞİNE

( Kişilerin ne söyleyeceğini ya da yapacağını söylemeye, "müdahale" ya da "karışmak" denilebilir (belki ve çoğu şey için). Fakat ortak olan kavram, ifade, durum, davranış ve tutumlarda, toplumsal birlik, düzenlilik ve sürekliliğin sağlanması için gerektiğinde, hepimizin, birbirimize neyi yapamayacağını/yapmayabileceğini söylemesi kabalık ya da karışmak değildir! )


-"KASITLI" (OLARAK) ile/ve/değil/yerine ÖZELLİKLE



-"KAYBETMEK":
(")YENİLİNCE(") değil VAZGEÇİNCE



-"KENDİ KENDİNLE" değil KENDİNLE



-"KERÂMÂT-I" DİNNİYE ile/ve/değil/yerine/<>/> "KERÂMÂT-I" FENNİYE



-"KESİN DÜŞÜNCE" ile/değil/yerine TEMEL DÜŞÜNCE



-"KESME" ile/ve/||/<> KETLEME



-"KESME" ile/ve/||/<> KETLEME



-"KIRILMA" ve/> DEĞİŞİM ve/> GÜÇLENME ve/> UMURSAMAMA



-"KISALTMA" ve/veya "HIZLANDIRMA" ile/> GENELLEME ve İNDİRGEME



-"KÖRLÜK":
ZİHİNSEL ile/ve/||/<> İŞLETME ile/ve/||/<> BENCİL

( Kendi eksiklerini "görememe". İLE/VE/||/<> Şirketinde tekrarlayan yanlışlara karşı oluşan "görememe". İLE/VE/||/<> Dost eleştirisine, "niyet okuyarak", inanmamak. )


-"KUSURSUZLUK" ile/değil/yerine BÜTÜNLENME



-"MEKANİZMA" ile/ve/||/<> İLKE



-"MERÂTİB" ile/ve/değil/||/<>/< VETÎRE



-"MIZMIZ/LIK ("FELSEFE")" ile/değil/yerine FELSEFE



-"MODERNLİK" ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> ÇARPIK KENTLEŞME



-"NEZLİNDE" değil NEZDİNDE



-"NOEIN ESTIN EINAI"!:
( DÜŞÜNCE ve/||/<>/= OLMAK )



-"NOKTA KOYMAK":
TÜMCENİN SONUNDA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İKİRCİKTE



-"O ZAMAN" ile/ve/değil/yerine O TAKDİRDE



-"OLA DA BİLİR, OLMAYA DA BİLİR" değil OLABİLİR DE, OLMAYABİLİR DE



-"OT" ile/ve/değil SEBZE



-"OYUN" ile/ve/değil CİLVE



-"ÖZ TÜRKÇE" ile/ve/değil/yerine/||/<> TAM TÜRKÇE



-"PARTNER" ile KAVALYE



-"PAZARTESİ'NE" değil PAZARTESİ'YE



-"RAHAT" ile ÇOLPA/MELEME

( Rahatına düşkün. )


-"SADECE" ile/ve/değil/yerine ÖNCELİKLE



-"SADELİ" değil(/olmaz) SADE



-"SAĞ/SOL BEYİN" değil SAĞ/SOL YARIMKÜRE



-"SAV/İDDİA"YA KARŞI, KANIT ORTAYA KOYMA SORUMLULUĞU:
GÜMRÜKTE ve/||/<> KİŞİ(İNSAN) HAKLARINDA ve/||/<> KİŞİSEL VERİ İŞLEMEDE

( Kişiye aittir.[Bunların dışındakilerde, "sav/iddia" sahibinindir.] )


-"SESLENDİRME" ile SÖYLEME

( Aktarım. İLE Kendinden. )


-"SESLİ DÜŞÜNME" ile/<>/ne yazık ki SÖYLENME



-"SIRTTA TAŞINAN GİYSİ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YÜZDE TAŞINAN İFADE



-"SİZ" KULLANIMINDA:
SAYGI ile MESAFE ile ÇOĞUL



-"SONSUZLUK":
NİCELİKTE ile/değil NİTELİKTE

( Yoktur. İLE/DEĞİL Vardır. )


-"SONUÇTA" değil ...'NIN SONUCUNDA / SONUÇ İTİBARİYLE



-"SUYUN ÜSTÜNDE YÜRÜMEK" değil HAVADA KOŞMA/İLERLEME

( Yürünemez! DEĞİL Hız ile elde edilen ve yanılsama/çarpıtma ile "çıkarsanılan"/indirgenilen. )


-"SÜREÇ/YOL":
SABIR İLE ve/||/<>/> NİYAZ İLE



-"SÜRÜKLENME" ile GECİKME



-"TEK BAŞINA" ile/değil/yerine SADECE



-"TİVİ" yerine TE-VE



-"TİVİ" değil TE-VE



-"TO GIVE COLOR" vs./and TO COMPLETE



-"TO MAKE WAY FOR" vs. TO CAUSE



-"TUTTURMADA":
ÜZÜNTÜ ile/ve/||/<>/> ÖFKE



-"UĞRAŞMAK":
AKLINDAKİLERLE ile/ve/||/<> GÖNLÜNDEKİLERLE

( Gündüzleri. İLE/VE/||/<> Geceleri. )


-"UYANDIRMA" ile TETİKLEME



-"ÜSTÜNDE DURMAMA" ile GEÇİŞTİRME



-"VEHÇE" değil VECHE



-"YARGI" ile/değil/yerine/>< BİLME



-"YAZGI" ile/değil/yerine SALT, ÖZGÜR İSTENÇ/İRÂDE



-"YEMEK":
ACIKINCA ile/ne yazık ki ÜZÜLÜNCE ile/ne yazık ki KIZINCA

( Sofradakileri. İLE/NE YAZIK Kİ Kendimizi. İLE/NE YAZIK Kİ Birbirimizi. )


-"YENİLGİ":
"KAYBETTİĞİNDE" değil VAZGEÇTİĞİNDE



-"YORUM"(KEYFİYET / LÂF | KÜFÜR | HERZE) ile/değil/yerine/>< DÜŞÜNCE



-"YUMUŞATMA" ile/ve/<> DENGELEME



-"ZAMLI SÛRE" değil ZAMM-I SÛRE

( "Zamm-ı Sûre okunur." DEĞİL Zamm-ı Sûre yapılır. )


-"ZORLUK" ile/değil GELİŞİM/GELİŞME



-(!)ÖLDÜRME ile !KIYA/!CİNAYET

( )


-(... AÇISINDAN) ÖNEMLİ ile (... İTİBARİYLE) YERİNDE



-(")AKLA BÜRÜME(") ile/ve/değil/||/<> SORUMLULUK ALMAYI REDDETME



-(")AŞIRI(") ile/değil/yerine/<> ÖTE



-(")AŞK("):
ESKİDEN ile/ne yazık ki/>/>< GÜNÜMÜZDE

( "Korku". İLE/NE YAZIK Kİ/>/>< "Kaygı". )


-(")AŞK("):
ESKİDEN ile/ne yazık ki/>/>< GÜNÜMÜZDE

( "Elâlem görür" diye. İLE/NE YAZIK Kİ/>/>< "Herkes görsün" diye. )


-(")DÜNYA(") ile/ve/=/||/<>/> ÇEVRE



-(")DÜZELTME(") ile/ve/değil/yerine/||/<>/< CESÂRET VERME



-(")GÜLE GÜLE(") ile/değil/yerine GÖRÜŞMEK ÜZERE

( Ayrılıkta. İLE Buluşmada/uyuşmada. )


-(")HASTALIK("):
KİŞİLERDE ile/ve/değil/||/<>/< İLİŞKİLERDE



-(")İÇ(") ve/=/<> ZİHİN/DÜŞÜNCE



-(")KENDİLİK("):
(")KAYITLARIMIZDA(") ile/ve/||/<>/< BELLEĞİMİZDE



-(")ÖLMEK("):
GÖVDEDE ile/ve/değil/yerine/<>/< KENDİNDE



-(")SANSÜRLEME(") ile/değil/yerine DÜZENLEME



-(")ZORLAMA(") ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖNERİDE/TEKLİFTE CİDDİYETİ VURGULAMA/PEKİŞTİRME



-(BİRŞEYE/ŞEYLERE) KARŞI OLMAK İÇİN/ÜZERE ile/ve/değil/yerine (BİR/BİRÇOK) YANLIŞA İŞARET ETMEK İÇİN/ÜZERE



-(ÇOĞUNLUKLA) TÜM DÜNYADA/KÜLTÜRLERDE ile/ve İSLÂM'DA ile/ve HRİSTİYANLIK'TA ile/ve YAHUDİLİK'TE



-(DAHA) ("ÜST") GÜCE[OLANAKLARA/KİŞİLERE] TAPARLIK ile/ve/değil/yerine/||/<> ÖYKÜNME

( Düşük bilgi/bilinç seviyesindeki ya da çıkarcı kişilerin(zihinlerin), iyiliğ(in)e yönelimde, güdülenmesini ve kötülüğ(ün)e başvurmada da kendini tutmasını sağlatan en etkili/etkin iki durum/tutum. )


-(KENDİ KENDİNE) HÜKÜM VERMEK değil/yerine İSTİŞÂRE



-(KUSA'LI) NICOLAUS CUSANUS ile/ve/||/<>/> GIORDANO BRUNO ile/ve/||/<>/> HENRY MORE

( 1401 - 11 Ağustos 1464 İLE/VE/||/<>/> Ocak 1548 - 17 Şubat 1600 İLE/VE/||/<>/> 12 Ekim 1614 - 01 Eylül 1687 )


-(not ACCORDING TO ME) TO ME



-(not ADVICES) ADVICE



-(not ASK TO SOMEONE) ASK SOMEONE



-(not COMPRISE OF) COMPRISE



-(not GO TO HOME) GO HOME



-(not HEADACHE) A HEADACHE



-(not IN AVERAGE) ON AVERAGE



-(not INSIDE OF) INSIDE



-(not MAKE NOISE) MAKE A NOISE



-(not ONE TIME) ONCE



-(not RESEMBLE TO) RESEMBLE



-(not TWO TIMES) TWICE



-(ONUN) İÇİN ile (ONDAN) DOLAYI ile (O) NEDEN(İY)LE



-(SÖZ/SORU)
"YÖNLENDİRME" ile YÖNELTME



-(ŞER'Î) ADLÎ DELİL:
MADDENİN VUCUDA GETİRDİĞİ ile/ve/||/<> KANUN TESİS ETMİŞ BULUNAN ile/ve/||/<> ŞAHADET ile/ve/||/<> KARİNE ile/ve/||/<> YEMİN



-(TO) DECREASE vs./and (TO) INCREASE



-["not"] ADVERTISEMENT vs. NEWS/MESSAGE



-[Alm.] GEIST ile GEMÜT ile SEELE



-[Ar., Fars.] FAKÎR-ÂNE ile FAKÎR-HÂNE

( Fakire yakışacak biçimde/sûrette. | Fakircesine. | Nezâket olarak "ben" zamirinin karşılığı. İLE [alçakgönüllülükle] Söz söyleyenin evi. )


-[Ar.] ÂNE ile BETRE

( Dişil ve yabanî eşek. İLE Dişil eşek. )


-[Ar.] AŞVE ile AŞY

( Akşam karanlığı. | Akşam yemeği. İLE Akşam yemeği. )


-[Ar.] BEHÎM ile BEHÎME

( Düz siyah şey, alacasız hayvan. İLE ... )


-[Ar.] BEHKEN ile BEHKENE/BEHKELE ile BEHNEKE

( Güzel ve gösterişli genç eril. İLE Nârin, ince ve güzel gövdeli dişil. İLE Şişmanca ve gövdesi güzel dişil. )


-[Ar.] BETÎL ile BETÎLE

( ... İLE Ayrılmış hurma fidanı. )


-[Ar.] BEYN ile BEYYİN ile BEYYİNE

( Ara, aralık. | Arada, araya, arasında. İLE Açık, âşikâr. İLE Delil, tanık/şahit. )


-[Ar.] CÜSSE ile/ve HEYBET

( Gövde, kalıp, çelim. İLE/VE Korku ile saygı duygularını birden uyandıran durum ya da gösteriş. )


-[Ar.] MIZRAK ile HARBE

( Uzun saplı ve sivri demir uclu silah. İLE Kısa mızrak. | Harbi. )


-[Ar.] ZİRÂ ile ZİRÂ-İ A'ŞÂRÎ ile ZİRÂ-İ AMME ile ZİRÂ-İ KİRBÂSÎ ile ZİRÂ-İ KİSRÂ/MELİK ile ZİRÂ-İ MESAHA ile ZİRÂ-I Mİ'MÂRÎ ile ...



-[Fars.] ÂB-RÂNE ile ÂB-ENDÂZ

( Su yollarına ve borularına bakan mühendis. İLE Su mühendisi. )


-[Fars.] ÂBİST/E ile ÂYİŞNE, ÂYİŞTE/NE

( Gebe. İLE Casus. | Dalkavuk. )


-[Fars.] BÂDÂM ile BÂDÂME

( Bâdem. | Sevgilinin güzel gözü. İLE İpek kurdu. | Nazarlık, nazar boncuğu. | Et beni. | Zincir halkası. | Eski püskü hırka. | Süslü nesne. )


-[Fars.] BÂFTE ile BÂFTE

( Sıfat. İLE Ad. )


-[Fars.] BÂFTE ile BÂFTE

( Dokunmuş. İLE Büyük renkli leke. | Oyma levha. | Parça. | Büyük bir haritayı oluşturan parçalardan her biri, pafta. )


-[Fars.] BÂHTE[< BÂHTEN] ile BAHTE

( Oynamış, oyunda yutulmuş/ütülmüş kişi. İLE Besili, semiz koyun. | Burulmuş, üç yaşında koç. )


-[Fars.] BÂŞÂM ile BÂŞÂME/BÂŞÛME

( Perde, örtü. İLE Hanımların örtündükleri yaşmak, bürümcük, tülbent, başörtüsü, namaz bezi. )


-[Fars.] BENDENE ile/ve BENDÎME/BENDÎNE

( Giysinin bazı yerlerine dikilen düğme, kopça. İLE/VE Düğme, ilik. | Giysi yakasına ve kollarına açılan ufak delik. )


-[Fars.] BERBÂR/E ile CİHÂN-NÜMÂ

( Çardak, sundurma. | Tahtaboş. | Kameriye. | Evin damında bulunan oda. İLE Çatının üstünde her yanı gören taraça. | Dünyayı gösteren harita. | Kâtip Çelebi'nin kaleme aldığı Asya coğrafyası.[1654] [basım 1732, İbrahim Müteferrika] )


-[Fars.] BERVÂZE ile BESÎM

( Gezinti için tertiplenen yemek. İLE Hazırlık, yol/sefer hazırlığı. | Yol azığı. )


-[Fars.] BÛS/E ile -BÛS

( Öpme, öpücük, öpüş. İLE Öpen. [DÂMEN-BÛS: Etek öpen.] )


-[Fars.] CÂVİDÂN-NÂME ile CÂVİDÂN-NÂME

( Kur'an'ın, Esterâbâd'lı Fazlullah tarafından, Hurûfiye tarikatının inancına göre yapılmış tefsiri. İLE Baba Efdâl-i Kâşânî tarafından yazılmış ahlâk ve felsefe kurallarını derleyen Farsça eser. )


-[Fars.] ÇÛBÎN/E ile ÇÛBÎN

( Ağaçtan yapılan şey. Değnek gibi kuru nesne. İLE Nûşirevân'a karşı ayaklanmış olan, Hürmüz'ün seraskeri Behrâm'ın takma adı. )


-[Fars.] DÂS ile DÂSE

( Orak. İLE Orak. )


-[Fars.] DÎDE ile -DÎDE

( Göz. | Gözcü. | Gözbebeği. | Gözucu. | Gözün nuru. İLE Görmüş, görülmüş.[LÜTUF-DÎDE: Lütuf/incelik görmüş.] )


-[Fars.] DÜMBÂL/E ile DÜNB/E

( Kuyruk. İLE Kuyruk. )


-[Fars.] EFŞÜRDE ile EFŞÜRE

( Sıkılmış, posası çıkarılmış şey. İLE Öz, uşâre. )


-[Fars.] FAHTE ile FAHTE

( Makam. İLE Güvercin/üveyik. )


-[Fars.] FAŞÂFEŞ ile FEŞFEŞE

( Atılan okun havada çıkardığı ses. İLE Hışırtı. )


-[Fars.] GAZE["ga" uzun okunur] ile GÂZE

( Allık. İLE Çocuk salıncağı. )


-[Fars.] HASTE ile HÂSTE ile HÂSTE

( Hasta, rahatsız, sayrı. İLE Ayağa kalkmış. | Uzanmış. İLE İstenilmiş, istenilen. )


-[Fars.] HÛRDE ile HÛRDE

( Yemiş, yenilmiş. İLE Ufak, değersiz şey, kırıntı. | Nükte, dakika. | Yazıya ayrıntı/nüans veren bir tarz. )


-[Fars.] KÂLÂ ile KÂLE ile KAL'A[Ar. çoğ. KILÂ']

( Kumaş. | Anamal, sermaye. | Ev eşyası. İLE Kumaş. | Kelek, ham kavun. İLE Kale, hisar. | Bir şeyin aslının, temelinin, güvenliğinin sürdürüldüğü nesne.[O eser, ilmin kal'asıdır.] )


-[Fars.] KÂLÂ ile KÂLE ile KAL'A[Ar. çoğ. KILÂ']

( SUIDAS[Σοῦδα]/SOUDA(SUDA):

10. yüzyılda Bizans'ta yazılmış Antik Akdeniz dünyası ile ilgili bilgi veren dev ansiklopedidir. 30.000 tanım içerip, ansiklopedik sözlük biçiminde yazılmıştır; pek çok eskiz kaybolmasına rağmen kimi kısımlar Ortaçağ Hristiyan derleyicileri tarafından muhafaza edilmiştir. Suda isminin kökeninin muhtemelen[1] Bizans Yunancasında "kale", "hisar" manasına gelen souda kelimesinden geldiği düşünülmektedir. )


-[Fars.] KİRM ile/ve GÜRG-ZÂDE

( Kurt. İLE/VE Kurt yavrusu. )


-[Fars.] MÂR-İ HAM-BE-HAM ile MÂR-İ SERMÂDÎDE

( Kıvrım kıvrım, çöreklenmiş yılan. İLE Kışın soğuğundan uyumuş ve uyuşmuş yılan. )


-[Fars.] MİNE ile MİNE

( Metal eşya üzerine vurulan renkli cam katmanı. | Saat kadranı. | İnce, parlak nakış. İLE Dişlerin taç kısmını kaplayan, beyaz ve sert doku. )


-[Fars.] NAKARE["ka" uzun okunur] ile NÂ-KÂRE

( Davul, kös. | Dümbelek. İLE İşe yaramaz, yararsız. | Tembel, üşengen, uyuşuk. )


-[Fars.] NÂME ile -NÂME

( Mektup. | Sevgiye ve aşka dair yazılmış mektup. | Kitap, dergi/mecmûa. İLE "Yazılı/yazılmış, küçük kitap" anlamlarına gelerek birleşik/mürekkep sözcükler oluşturur.[EMİR-NÂME, KÂNUN-NÂME, KARAR-NÂME] )


-[Fars.] PÂRE ile -PÂRE

( Parça. | Tane, adet. | Sayı, bölük. | Para. İLE "parça" anlamıyla bileşik sözcükler yapar.[SEMS-PÂRE: Güneş parçası, güzel. | YEK-PÂRE: Tek/bir parça.] )


-[Fars.] PE



-[Fars.] PELE ile PELLE

( Terazi kefesi. | Merdiven basamağı. | Çark dişi. İLE Pele. | Derece. | Merdiven basamağı. )


-[Fars.] PELE ile PELLE

( Terazi kefesi. | Merdiven basamağı. | Çark dişi. İLE Pele. | Derece. | Merdiven basamağı. )


-[Fars.] PERVÂZ ile -PERVÂZ ile PERVÂZE ile PERVÂZÎ

( Uçma, uçuş. | Saçak. | Göze/hücre. | Ayna. | Dolap. | Aynalı, ince ve uzun tahta. İLE "Uçan, uçucu" anlamlarıyla birleşik sözcük yapar.[BÂLÂ-PERVÂZ: Yüksekten uçan. | BÜLEND-PERVÂZ: İddialı, inatçı.] İLE Kır, gezinti için hazırlanan yemek. | Gece eğlencesi ışığı. | Altın ve gümüş yaprakların kırıntısı. İLE Divân-ı Hümâyün ve Defter-i Hâkânî kalemlerine devam ve hizmet etmeden ve de hâcegândan olmadan, yolunu bularak bu kalemlerden birinde ketebeden olduğuna dair kayıtlarına şerh verilen kişi. )


-[Fars.] PERVERENDE ile/ve/||/<>/> PERVERDE[PELVERDE değil!] ile/ve/||/<>/> PERVERD/-PERVER[çoğ. PERVERÂN]

( Yetiştirici, terbiye edici. | Besleyici, büyütücü. İLE/VE/||/<>/> Beslenmiş, büyütülmüş, yetiştirilmiş. | Üzüm şırasından yapılan bir çeşit tatlı. İLE/VE/||/<>/> "Besleyen/besleyici, büyüten, yetiştiren/yetiştirici, koruyan, terbiye eden" anlamlarıyla birleşik sözcükler yapar.[DEHÂ-PERVER: Dâhî yetiştiren. | FUKARÂ-PERVER: Yoksul besleyen.] )


-[Fars.] PERVERÎ / PERVERİŞ / PERVERÎŞ-ÂMÛZ / PERVERÎŞ-YÂB / PERVERİŞ-YÂFTE

( Besleyicilik, büyütücülük, terbiye. | Seçme. | Sevme. İLE Besleyiş, besleme, beslenme. | İlerleme, terakkî. İLE Mânen yetiştiren, filozof. İLE Beslenen. | Yetiştirilen, terbiye gören, terbiye edilen. İLE Büyütülmüş, bakımlı, terbiyeli, terbiye edilmiş. )


-[Fars.] PES Ü DÎVÂR ile/ve/değil/||/<>/< PES Ü PERDE

( Duvarın arkası. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Perdenin arkası. )


-[Fars.] PÎŞE[çoğ. PÎŞE-GÂN] ile PÎŞE

( Sanat/zanaat, meslek. | İş. | Huy, tabiat, alışkanlık, âdet. | Kaval. İLE "alışmış, huy edinmiş" anlamlarına gelerek bileşik sözcükler oluşturur.[FESÂD-PÎŞE: Kötülük peşinde olan.] )


-[Fars.] SEPÎDE ile/ve SEPÎDE-DEM



-[Fars.] ÜŞKÛFE ile ÜŞKÜFTE

( Çiçek. İLE Açılmış çiçek. )


-[Fars.] ZER-İ DEH-PENCÎ ile ZER-İ KAMER-TÂB ile ZER-İ KÂMİL ile ZER-İ MAHBÛB ile ZER-İ MAKLÛB ile ZER-İ SÂV/SÂVE ile ZER-İ ŞEŞ-SERÎ/VÎJE

( Yarısı bakır olan altın.[onda beşi] İLE Üzerinde ay simgesi bulunan bir altın para. İLE Tam, hâlis, ayarı tamam altın. İLE Yirmibeş kuruş değerinde bir altın para.[1787'de 3,5 kuruş değer konulmuş ve II. Mustafa devrinde çıkarılmıştı.] İLE Kalıp altın. İLE Ayarı tam altın ya da kırıntısı. İLE Hâlis altın. )


-[FELSEFEDE/TASAVVUFTA] (BAZI/ÇOĞU) (ÖZEL ŞEY["AYRINTI/İÇERİK/DERİNLİK/YOĞUNLUK/KABALIK/İNCELİK"]):
"BAYIL" DİYE değil/yerine "AYIL!" DİYE



-[Fr. < Yun.] METRE ile/ve/<>/< MİKRON

( ... İLE/VE/<>/< Bir metrenin milyonda biri, milimetrenin binde biri. )


-[Fr.] FASON ile FASONE

( Kesim. İLE Çözgü ya da atkının kumaş yüzeyi üzerinde, kendiliğinden bir desen oluşturduğu her tür kumaş. | Bu tür kumaşları oluşturan desen örneği. )


-[Fr.] MİLİMETRE ile MİNİMETRE

( Metrenin binde birine eşit uzunluk ölçü birimi. [mm.] İLE Silindir biçimindeki nesnelerin iç çaplarını denetlemekte kullanılan ölçü aygıtı. )


-[Fr.] POLARİTE ile POLARİZASYON ile POLARMA ile POLAROİT

( Bir elektrik üretecinin kutuplarını birbirinden ayırt etmeyi sağlayan nitelik. İLE Kutuplanma. İLE Doğrudan doğruya, kendi kaynağından çıkan bir ışığın, yansıdıktan sonra ya da kırıldıktan sonra gösterdiği özelliklerin tümü. | Kimyasal tepkimeler dolayısıyla bir pildeki gerilimin düşmesi. İLE Geçirdiği ışığı polaran saydam yaprak. | Çekim ve baskı işlemlerini çok çabuk ve otomatik olarak yapan fotoğraf makinesi. )


-[Fr.] SANTİAR ile/ve/<> SANTİGRAM ile/ve/<> SANTİGRAT ile/ve/<> SANTİLİTRE ile/ve/<> SANTİM ile/ve/<> SANTİMETRE

( Bir ar'ın, yüzde biri, bir metrekare. İLE/VE/<> Bir gramın, yüzde biri, bir desigramın onda biri. İLE/VE/<> Suyun, buz olma noktasını sıfır, buharlaşma noktasını 100 sayarak, arası, derece olarak adlandırılan yüz eşit kısma bölme yoluyla bulunan ısı ölçeği. İLE/VE/<> Bir litrenin, yüzde biri. İLE/VE/<> Herhangi bir birimin, yüzde biri. İLE/VE/<> Bir metrenin, yüzde biri. )


-[hem] ŞİFRELEME ile/ve/değil/yerine/hem de/<>/>/< VERİYİ/BİLGİYİ GİZLEME



-[İNANÇ +] İLİM ile/ve/||/<> İRFAN ile/ve/||/<> HÜZÜN ile/ve/||/<> NEŞE ile/ve/||/<> [bunlar yoksa]

( Hikmet. İLE/VE/||/<> Rahmet. İLE/VE/||/<> Zarafet. İLE/VE/||/<> Muhabbet. İLE/VE/||/<> Şiddet. )


-[İt.] MODERATO ile ANDANTE

( Tek başına kullanıldığı zaman, orta hızda bir tempoyu belirtir. | Başka bir terimle birlikte kullanıldığında, gösterilen temponun biraz yavaşlatılması gerektiğini anlatır. İLE Yarı yavaş, adagio ile andantino arası. )


-[ne yazık ki]
!"BENCİLLEŞME" ile/değil/yerine/||/<>/< BİREYLEŞME



-[ne yazık ki]
!İRTİKÂB ile/değil/yerine/= !YİYİCİLİK, RÜŞVET[Ar. < RİŞVET] YEME

( Bekleme, gözleme. | Kötü bir iş işleme. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/= Yaptırılmak istenilen bir işte yasa dışı kolaylık ve çabukluk sağlanması için birine mal ya da para olarak sağlanan çıkar. )


-[ne yazık ki]
!İRTİKÂB ile/değil/yerine/= !YİYİCİLİK, RÜŞVET[Ar. < RİŞVET] YEME

( MÜRTEKİP[Ar.]: Kötü, uygunsuz işler çeviren. | Rüşvet yiyen/yiyici. )


-[ne yazık ki]
!İSTİSHÂR değil/yerine/= !ALAY ETME, EĞLENME



-[ne yazık ki]
!İŞKENCE ile/ve/<> !İNSANLIK DIŞI "UYGULAMA"



-[ne yazık ki]
!KÖTÜLEME ile/ve/değil/||/<> !"YAKIŞTIRMA"



-[ne yazık ki]
!MÜSTEMLEKE[Ar.] değil/yerine/= SÖMÜRGE



-[ne yazık ki]
!ÖTEKİLEŞTİRME ile/ve/||/<>/> !DÜŞMANLAŞTIRMA



-[ne yazık ki]
!TEHDİT ile/ve/||/<> TEHLİKE



-[ne yazık ki]
"ÇEVREDEKİLER İÇİN" AŞK ÜZERİNE YANLIŞ "SÖZLER":
GENÇLİKTE ile OLGUNLUKTA/YAŞLILIKTA

( "Henüz yaşın erken". İLE "Bu yaştan sonra". )


-[ne yazık ki]
"İŞİNE GELDİĞİNDE" ile/değil/yerine/>< YERİ GELDİĞİNDE



-[ne yazık ki]
AYRIŞ(TIR)MA ile ÖTEKİLEŞ(TİR)ME



-[ne yazık ki]
AZ BİLME ve/||/ne yazık ki/<>/> ÇOK SAVUNMA



-[ne yazık ki]
BAĞIMLILIKTAKİ EN YAYGIN SAVUNMA MEKANİZMALARI:
İNKÂR ETME ile BAHANE BULMA ile YANSITMA



-[ne yazık ki]
BAĞNAZ ile/ve/||/<> AHMAK ile/ve/||/<> KÖLE

( [Mantık ...] Yürütmeyen. İLE/VE/||/<> Yürütemeyen. İLE/VE/||/<> Yürütmekten korkan. )


-[ne yazık ki]
CEBR ve/||/<> HİLE



-[ne yazık ki]
ÇEKİŞME ile/ve/<>/< İNATLAŞMA



-[ne yazık ki]
FARKINDA OLMAMA ile/ve/<> KABUL ETMEME



-[ne yazık ki]
GENELLEME ile/ve/||/<>/< "İDDİA"

( [ne yazık ki] Ne kadar çok "genelleme" yapı(lı)yorsa, o kadar çok iddia edilir/eder. )


-[ne yazık ki]
GENELLEME ve/||/<>/< BİLGİSİZLİK



-[ne yazık ki]
GENELLEME ile/ve/||/<>/< GELİŞİGÜZEL



-[ne yazık ki]
GENELLEME ile/ve/ya da/||/<>/= İNDİRGEME ile/ve/ya da/||/<>/= ÖZDEŞLEŞTİRME ile/ve/ya da/||/<>/= KÖKTENCİLİK ile/ve/ya da/||/<>/= TOPTANCILIK ile/ve/ya da/||/<>/= SONUÇ ODAKLILIK

( Tüm genelleme ya da indirgemeler, tamamen yanlıştır! )


-[ne yazık ki]
GENELLEME ile/ve/ya da/||/<>/= İNDİRGEME ile/ve/ya da/||/<>/= ÖZDEŞLEŞTİRME ile/ve/ya da/||/<>/= KÖKTENCİLİK ile/ve/ya da/||/<>/= TOPTANCILIK ile/ve/ya da/||/<>/= SONUÇ ODAKLILIK

( )


-[ne yazık ki]
HAKSIZLIK ve/||/<>/>/< ÖFKE

( Haksızlık etme. öfkenle hareket etme! )


-[ne yazık ki]
HAYRANLIK DUYANI ve/||/<> GÖRMEMEZLİKTEN GELENE

( Görmemezlikten geliyoruz. VE/||/<> Hayranlık duyuyoruz. )


-[ne yazık ki]
İDDİA ile/ve/||/<>/< ÖFKE



-[ne yazık ki]
İNDİRGEME ile/ve/değil/||/<> YOK SAYMA



-[ne yazık ki]
İNSANLIK SUÇLARI:
SOYKIRIM ile/ve/||/<> İŞKENCE/ŞİDDET ile/ve/||/<> TERÖR ile/ve/||/<> NEFRET/DÜŞMANLIK ile/ve/||/<> IRKÇILIK ile/ve/||/<> KÖLELEŞTİRME ile/ve/||/<> İNSAN KAÇAKÇILIĞI ile/ve/||/<> ORGAN TİCARETİ ile/ve/||/<> BAĞIMLILAŞTIRMA

( Bağımlılaştırma - İnsanlık Suçu İlişkisi - Muharrem Balcı )


-[ne yazık ki]
İNSANLIK SUÇLARI:
SOYKIRIM ile/ve/||/<> İŞKENCE/ŞİDDET ile/ve/||/<> TERÖR ile/ve/||/<> NEFRET/DÜŞMANLIK ile/ve/||/<> IRKÇILIK ile/ve/||/<> KÖLELEŞTİRME ile/ve/||/<> İNSAN KAÇAKÇILIĞI ile/ve/||/<> ORGAN TİCARETİ ile/ve/||/<> BAĞIMLILAŞTIRMA

( * Kasten öldürme
* Kasten yaralama
* İşkence, eziyet ya da köleleştirme
* Kişiyi, özgürlüğünden yoksun kılma
* Bilimsel deneylere tâbi kılma
* Eşeysel saldırıda bulunma, çocukların eşeysel istismarı
* Zorla gebe bırakma
* Zorla fuhşa sevketme )


-[ne yazık ki]
İŞGAL ile/ve/||/<>/> ÇÖLLEŞTİRME



-[ne yazık ki]
KAZF-İ ...:
Bİ-TARÎK-İL KİNÂYE ile MUALLAK ile MUZÂF ile SARÎH

( Birine, kinâyî bir tâbir ile zinâ isnâd etmek.[Hadd cezasını gerektirmez.] İLE Bir koşula talik sûretiyle gerçekleşen hakaret.[Hadd cezasını gerektirmez.]["şuraya giden zânîdir" denilmedikçe] İLE Bir vakte izâfe sûretiyle gerçekleşen hakaret.[Hadd cezasını gerektirmez.]["şu hâneye girerse zânîdir" denilmedikçe] İLE Sarâhâtten zînâya müşir bir söz ile gerçekleşen hakaret.["Şu kişi, zânîdir" gibi.] )


-[ne yazık ki]
MÜDÂRÂ[T][< DERY] ile İKİYÜZLÜLÜK | YÜZE GÜLME, DOST GİBİ GÖRÜNME



-[ne yazık ki]
OTORİTER/LEŞME ile/ve/||/<>/> TOTALİTER/LEŞME



-[ne yazık ki]
ÖFKE ile/ve/||/<> İFRİT[Ar.]

( ... İLE/VE/||/<> Doğu masal ve efsanelerinde kötü, korkunç yaratık. | Öfkeli, ortalığı birbirine katan kişi. | İçini kemiren, meşgul eden şey. )


-[ne yazık ki]
ÖĞRENMEME ve/||/<>/> ÖĞRENİLEN YANLIŞLARDAN VAZGEÇMEME ve/||/<>/> YENİDEN ÖĞRENMEME



-[ne yazık ki]
ÖTEKİLEŞTİRME ile/ve/<> TEKTİPLEŞTİRME



-[ne yazık ki]
SAHTE[Fars.] değil/yerine/= YAPAY/YAPMA, DÜZMECE

( Sahte olan, zaman ve uzay ile sınırlıdır ve koşulların ürettiğidir. )


-[ne yazık ki]
SAHTE[Fars.] değil/yerine/= YAPAY/YAPMA, DÜZMECE

( Bir an gerçek gibi görünmek, sahte olanın doğasıdır. )


-[ne yazık ki]
SAHTE[Fars.] değil/yerine/= YAPAY/YAPMA, DÜZMECE

( Sahte olanı yıkamazsınız, çünkü onu durmadan yaratıyorsunuz. )


-[ne yazık ki]
SAHTE[Fars.] değil/yerine/= YAPAY/YAPMA, DÜZMECE

( Sahtenin sahteliği anlaşıldığında, o, kendi kendine erir gider. )


-[ne yazık ki]
SAHTE[Fars.] değil/yerine/= YAPAY/YAPMA, DÜZMECE

( Sahte olanı sahte olarak görmek ve sahte olanı terk etmek, gerçeği getirecektir. )


-[ne yazık ki]
SAHTE[Fars.] değil/yerine/= YAPAY/YAPMA, DÜZMECE

( Sahte olduğunu gördüğünüz her ne ise o eriyip kaybolur. )


-[ne yazık ki]
SAHTE[Fars.] değil/yerine/= YAPAY/YAPMA, DÜZMECE

( Sahte olandan vazgeçin, doğru olan kendi yerini bulacaktır. )


-[ne yazık ki]
SAHTE[Fars.] değil/yerine/= YAPAY/YAPMA, DÜZMECE

( Sahte olanın zamana gereksinimi olduğunu ve zamana gereksinimi olanın sahte olduğunu bir kez anlarsanız, zaman ötesi ve hep şimdi'de olan Gerçek'e yakınlaşmış olursunuz. )


-[ne yazık ki]
SAHTE[Fars.] değil/yerine/= YAPAY/YAPMA, DÜZMECE

( Gerçeğin görülmesini o kadar zorlaştıran, sahte olana tutunup ondan kopamamaktır. )


-[ne yazık ki]
SAHTE[Fars.] değil/yerine/= YAPAY/YAPMA, DÜZMECE

( Gerçek, sahtenin reddi ve inkârı ile ifade edilebilir -eylemle. )


-[ne yazık ki]
SAHTE[Fars.] değil/yerine/= YAPAY/YAPMA, DÜZMECE

( Gerçek, herkes için birdir, ancak sahte olan kişiseldir. )


-[ne yazık ki]
SAHTE[Fars.] değil/yerine/= YAPAY/YAPMA, DÜZMECE

( Sahte olanı fark edip onu reddetmek, gerçeğe giden yolu açar. )


-[ne yazık ki]
SAHTE[Fars.] değil/yerine/= YAPAY/YAPMA, DÜZMECE

( Sahte olanlar gittiğinde, geride kalan, gerçek olandır. )


-[ne yazık ki]
SAHTE[Fars.] değil/yerine/= YAPAY/YAPMA, DÜZMECE

( Doğru kendini öne sürmez, o sahtenin sahte olarak görülmesi ve reddedilmesinde yatar. Zihin, sahte olan tarafından kör edilmişken, doğruyu aramak yararsızdır. Doğru olanın sezilebilmesi için önce sahtenin tamamen temizlenip yok edilmesi gerekir. )


-[ne yazık ki]
SAHTE[Fars.] değil/yerine/= YAPAY/YAPMA, DÜZMECE

( Sahte olanın keşfedilip terk edilmesi, gerçek olanın zihne girişini sağlar. )


-[ne yazık ki]
SAHTE[Fars.] değil/yerine/= YAPAY/YAPMA, DÜZMECE

( Sahte olanın yıkımı, şiddet değildir. )


-[ne yazık ki]
SAHTE[Fars.] değil/yerine/= YAPAY/YAPMA, DÜZMECE

( Sahte olanın reddi, özgürleştirici ve enerji vericidir. )


-[ne yazık ki]
SAHTE[Fars.] değil/yerine/= YAPAY/YAPMA, DÜZMECE

( Sahte olan "Ben-im" duygusu değil, fakat kendinizi ne sandığınızdır. )


-[ne yazık ki]
SAHTE[Fars.] değil/yerine/= YAPAY/YAPMA, DÜZMECE

( The false is limited in time and space and is produced by circumstances.
It is the nature of the false that it appears real for a moment.
You cannot destroy the false, for you are creating it all the time.
To see the false as false and abandon the false brings reality into being.
It is the discarding the false that opens the way to the true.
What you see as false, dissolves.
Once you understand that the false needs time and what needs time is false, you are nearer the Reality, which is timeless, ever in the now.
It is the clinging to the false that makes the true so difficult to see.
Reality is common to all. Only the false is personal.
The false dissolves when it is discovered.
The discovery and abandonment of the false remove what prevents the real entering the mind.
The destruction of the false is not violence.
Renunciation of the false is liberating and energizing.
It is not the "I am" that is false, but what you take yourself to be. )


-[ne yazık ki]
SAVSAKLAMA ile/ve/||/<> BOŞVERME



-[ne yazık ki]
SİYASET İLE ve/||/<> DİN İLE ve/||/<> FUTBOL İLE ve/||/<> SAVAŞ İLE

( Yanıltılırız. VE/||/<> Avutuluruz. VE/||/<> Uyutuluruz. VE/||/<> Korkutuluruz. )


-[ne yazık ki]
ŞİDDETİN MEŞRÛLAŞTIRILMASI ile/ve/<> ÖTEKİLEŞTİRME



-[ne yazık ki]
TERZİL[Ar.] değil/yerine/= KÜÇÜK DÜŞÜRME



-[ne yazık ki]
TEZYÎF[Ar. < ZEYF] değil/yerine/= DEĞERSİZ GÖSTERME | ALAY ETME



-[ne yazık ki]
YEMEĞİN "YANMASI":
ATEŞ İLE ile/ve/||/<> TUZ İLE ile/ve/||/<> ACI BİBER İLE

( Yemekler, sadece ve doğrudan ateş ile değil fazla kullanılan tuz ya da acı biber, baharat vb. ile de yenilmez duruma düştüğünde kullanılan deyim. )


-[ne yazık ki]
"FAYTON":
"NOSTALJİ" değil ATLARI KÖLELEŞTİRME



-[ne yazık ki]
VEFÂ:
ÇIKARA ile/değil/yerine/>< KİŞİYE



-[ne] İNCİNME ile/ve/||/<>/ne de GÜCENME



-[not] "PULL/INFLUENCE" vs./and TO GIVE (HIS/HER/ITS) DUE



-[not] "TO SHOW OFF" vs. TO SHARE



-[not] ACCEPTANCE vs./and GAME



-[not] AFFRAID vs. TO GET IN DEFENSE



-[not] ALLWAYS vs. TWO (TIMES)/TWICE



-[not] AVERAGE vs. APPROXIMATE



-[not] CAUSE OF vs. CAUSES OF ONE



-[not] CRITIQUE vs. TO DETERMINE



-[not] DISHONOR but/>< ENDORSE/INDORSE

( Çekin arkasını yaz(dır)mak. DEĞİL/YERİNE/>< Ciro etme. )


-[not] FAST vs./and ACTIVE



-[not] GENERALIZATION vs. SIMILE



-[not] GOODNESS/KINDNESS vs./and/but TO GIVE TO THE BUSINESS IT'S DUE



-[not] LIE vs. MISTAKE



-[not] NO TALKING vs. TO TALK IN RIGHT PLACE/APPROPRIATE/REASONABLE



-[not] NOT ABLE TO KNOW/AGNOSTIC vs. UNKNOWN/INDEFINITE



-[not] NOT TO UNDERSTAND vs./and LAZINESS/INDOLENCE



-[not] TO BLAME vs. TO CRITICIZE



-[not] TO FACILITATE vs./and TO ESCAPE



-[not] TO GIVE vs. TO GIVE IN RIGHT TIME



-[not] TO SHOW vs./and TO LIVE/VALUE



-[not] TO TALK vs./and TO PROVE



-[ON] EVERYTHING/PLACE vs. [ON] NOTHING/PLACE



-[simge] DAĞ:
BİREYDE ile/ve/||/<> TOPLUMDA

( Nefs. İLE/VE/||/<> Devlet. )


-[ya] TÖVBE ile/ve/ya da/||/<>/> AFFETME



-[yerbilim] İNEÇ = TEKNE



-[Yun.] DEKAGRAM ile DEKALİTRE ile DEKAMETRE

( Bir kilonun yüzde biri.[dag] İLE On litrelik oylum ölçü birimi.[dal] İLE On metre uzunluğunda bir ölçü birimi.[dam] )


-[Yun.] MİDYE ile PİNES

( Yassısolungaçlı yumuşakçalardan, kavkıları birbirine eşit, denizlerin kayalık yerlerinde, kümeler durumunda yaşayan, kabuklu bir deniz hayvanı. iLE Yumuşakçalardan, midye biçiminde, ondan daha büyük kavkılı bir deniz hayvanı. )


-[Yun.] POLİMNİA ile/<> MELPOMEN ile/<> KALYOPE ile/<> KİLYO ile/<> ÖTERP ile/<> TERPSİGOR ile/<> ERATO ile/<> TALİA

( DOKUZLUKLAR[Yun. ENNEADLAR]
[simgelerdi...]
Ruhların, metafizik ve kehanet bilimlerinin sanatını.
İLE/<>
Yüzünde taşıdığı trajik maske ile Yaşam ve Ölümü.
İLE/<>
Bilimin tekrar doğuş sürecini.
İLE/<>
Tıp bilimini.
İLE/<>
Maji bilimini.
İLE/<>
İnsan ve psikolojik yapısının bilimini.
İLE/<>
Taşlar bilimini.
İLE/<>
Bitkiler bilimini.
İLE/<>
Hayvanlar Bilimini. )


-[Yun.] POLİMNİA ile/<> MELPOMEN ile/<> KALYOPE ile/<> KİLYO ile/<> ÖTERP ile/<> TERPSİGOR ile/<> ERATO ile/<> TALİA

( )


-ΔE= ΔU + ΔKE + ΔPE

( m(u2 - u1)
1/2 m(V²2 - V²1)
mg(Z2 - Z1) )


-| (")KÜLTÜRLÜ(") ya da (")HOCA(") |
ile/değil/yerine/<>/>
BİLGE

( | Öğrenmeyi seven. YA DA Öğretmeyi seven. |
İLE/DEĞİL/YERİNE/<>/>
Hem öğrenmeyi seven, hem de öğretmeyi seven. )


-| KARMAŞIKLIKTA ve/||/<> UYUŞMAZLIKTA ve/||/<> ZORLUKTA | ve/||/<>
SÜREKLİLİKTE

( Yalınlığı bulmak. VE/||/<> Uyumu bulmak. VE/||/<> Çözümü bulmak. VE/||/<> Kendini bulmak/tanımak! )


-| KORKU ile/ve/||/<> KIZMA ÖFKE ile/ve/||/<> ÜZÜNTÜ/ÜZÜLME ile/ve/||/<> UTANMA/UTANÇ[>< AÇGÖZLÜLÜK] ile/ve/||/<> İĞRENME/TİKSİNTİ | ile/ve/||/<> SEVİNÇ(NEŞE)/COŞKU ile/ve/||/<> ŞAŞIRMA/ŞAŞKINLIK/HAYRET

( Farklı coğrafyalarda yaşayıp farklı dilleri konuşsa da, yeryüzünde yaşayan tüm bireyler, şu 6 duygu-durum için aynı yüz ifadesi ve mimikleri kullanıyor. )


-| KORKU ile/ve/||/<> KIZMA ÖFKE ile/ve/||/<> ÜZÜNTÜ/ÜZÜLME ile/ve/||/<> UTANMA/UTANÇ[>< AÇGÖZLÜLÜK] ile/ve/||/<> İĞRENME/TİKSİNTİ | ile/ve/||/<> SEVİNÇ(NEŞE)/COŞKU ile/ve/||/<> ŞAŞIRMA/ŞAŞKINLIK/HAYRET

( )


-1. CEMRE ile/ve 2. CEMRE ile/ve 3. CEMRE

( Havaya düşer. [20 Şubat] İLE/VE Suya düşer. [27 Şubat] İLE/VE Toprağa düşer. [06 Mart] )


-1. CEMRE ile/ve 2. CEMRE ile/ve 3. CEMRE

( CEMRE: Yanmış kömür parçası[kor], ateş. | Ufak çakıl taşı. | İltihaplı çıban, kara kabarcık. | Toprakta 7'şer gün arayla meydana gelen sıcaklık yükselmesi. )


-112'Yİ[1-1-2'yi] ARAMA:
YETİŞKİNDE ile/ve/||/<> ÇOCUKTA

( Kalp masajına başlamadan önce.[Solunum yolunu açtıktan sonra.] İLE/VE/||/<> Beş kere soluk verme ve kalp masajı yaptıktan sonra. )


-2 YIL ÖNCE ile/değil 2. YIL/SENE



-23 NİSAN ve/<>/||/= NEŞE

( Bugün, 23 Nisan! Neşe doluyor insan! :) )


-3 BOYUT/İMTİDAD-I SELÂSE

( * UZUNLUK/BOY
* GENİŞLİK/EN
* DERİNLİK )


-5 VAKİT:
SABAH ve/ ÖĞLE ve/ İKİNDİ ve/ AKŞAM ve/ YATSI



-7 TEPE ve 7 MAHKEME/NOTER



-70'LERDE



-80'LERDE



-A FEW vs. A LITTLE



-A LOT vs. ABUNDANCE



-A'YÂN-I SÂBİTE

( ŞEKLE BÜRÜNMEDEN ÖNCEKİ ÂLEM )


-A(N) vs. ONE



-á=Acute accent ile à=Grave accent ile â=Circumflex ile ä=Umlaut ile ã=Tilde ile å=Aring



-ABARTMA ile/ve/değil/||/<> FAZLA ÖNEMSEME



-ABARTMA ile/ve/||/<> GÜZELLEME



-ABARTMA ile İDEALLEŞTİRME



-ABASH vs. SHAME



-ABATE vs. DECREASE



-ABDEST ve TERBİYE



-ABET vs. ENCOURAGE vs. ENTICE vs. INCITE vs. INDUCE vs. LURE vs. PROVOKE vs. URGE



-ÂBİDE değil/yerine ANIT



-ÂBİDE ile NUMÛNE



-ABONMAN/ABONE değil/yerine/= SÜRDÜRÜM/CÜ



-ABSOLUTE vs./and JUSTICE



-ABSTRACT vs. CONCRETE



-ACCORDING TO ME vs. FOR ME



-ACCORDING TO YOU vs. ACCORDING TO ME



-ACCUSATION/TO BLAME vs. TO DETERMINE



-ACCUSE vs. BLAME



-ACEM-KÜRDÎ ile ACEM-PÛSELİK ile ACEM-RAST ile ACEM-UŞŞAK ile ACEM-ZİRKEŞÎDE

( Türk mûsikîsinde kullanılan birleşik(mürekkeb) makamdır. İLE Tahminen iki yüzyıllık bir birleşik(mürekkeb) makamdır. Acem mürekkebine, bir pûselik beşlisinin eklenmesinden doğmuştur. İLE Adına Kırşehir'li Yusuf'un edvarında rastlanılan makam. [XV. yy.] İLE Adına Müstakimzâde Süleyman'ın dergisinde rastlanılan makam. [XVII. yy.] İLE Adına Kırşehir'li Yusuf'un edvarında rastlanılan makam. [XV. yy.] )


-ACEMCE = FARSÇA

( Bu dille yazılmış olan. )


-ACI ÇEKTİĞİMİZDE ve/||/<> KORKTUĞUMUZDA ve/||/<> BAZI ŞEYLER, YOLUNDA GİTMEDİĞİNDE

( Kendimize kızmayalım. VE/||/<> Kendimizi aşağılamayalım. VE/||/<> Kendimizi suçlamayalım. )


-ACTION AT A DISTANCE ile/ve/||/<>/> BUTTERFLY EFFECT



-ACUZE ile/değil/yerine YAŞLI

( Huysuz, yaşlı kadın. İLE/DEĞİL/YERİNE ...[Yaşının/bıkkınlığının getirdiği olumsuzlukları görmemezlikten gelerek!] )


-AÇIK ARTIRMA ile/ve/<> AÇIK EKSİLTME



-AÇIK E ile KAPALI E

( Ben, sen, pembe, yelken, semt, kent.
İLE
Benzin, rende, önemli, cem, mendil, eldiven, pencere, kendi, elbise, tencere, renk, genç, elli, zengin. )


-AÇIK E ile KAPALI E

( Edebi, edepsizden öğren!
Bir elin nesi var, iki elin sesi var.
İLE
Penceredeki benekli tekir kedi, kendi tenceresindeki eti yedi. )


-AÇIK E ile KAPALI E

( - Kenya Büyükelçiliği, genç hakemlere, renkli kalem verdi.
- Hem Cem, hem öteki Cem, hem de Emre, mühendistir.
- Beni en beğenen, hep benim; beni, en beğenen, hep kendimim.
- Sendikanın pembe mendillerini, kendi elbisesine ekledi. )


-AÇIK KÜME ile KAPALI KÜME



-AÇIKLAMA ile EĞRETİLEME



-AÇILMAYAN MEYVE = SİMÂR-I GAYR-İ MÜNFETİHA = FRUIT INDÉHISCENT



-AÇIMLAMA ile/ve/<> GÖSTERME



-AÇLIK ÇEK(TİR)EREK EĞİT(İL)MEK:
MİDENİZE değil/yerine "NEFRETİ(Nİ)ZE/KİNİN(İZ)E"



-AÇMAZ/PARADOKS:
["GÖRÜNÜŞTE"]
KABUL EDİLEBİLİR ÖNCÜL ile/ve/+/||/<>/> KABUL EDİLEBİLİR AKIL YÜRÜTME ile/ve/+/||/<>/> KABUL EDİLEMEZ SONUÇ



-AD(İSİM):
VAROLANLARA VERİLİŞİNE GÖRE ile/ve/<> VAROLANLARIN SAYISINA GÖRE

( Özel ad. | Tür adı. İLE/VE/<> Tekil ad. | Çoğul ad. )


-AD/İSİM ve/<> İMGE

( Dışarıdan. VE/<> İçeride/zih(n)inde. )


-ADA ile/ve/değil/< BATMAYAN (KÜÇÜK/BÜYÜK) DAĞ/TEPE



-ADÂLET-İ MAHZA ile/ve/||/<> ADÂLET-İ İZÂFİYE



-ADÂLET:
DIŞARIDA/UZAKTA ve/değil/yerine/||/<>/>/< KENDİNDE

( Adâleti, dışarıda/uzakta aramak. VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Kendinde başlatmak ve oluşturmaktır, asıl ve öncelikli olan. )


-ADÂLET:
SEVGİ ve/||/<> DÜŞÜNCE



-ADÂLET/HUKUK değil/yerine/= TÜZE



-ADÂLET=KUTUP YILDIZI:
GÖĞE ve/||/<>/> GÖNÜLE

( Doğar. VE/||/<>/> Işığını saçar/yayar. )


-ADÂLET ve/||/<> KARE

( 2+2=4 VE/||/<> İki üçgen alanın biraradalığı. )


-ADANMA ve/<>/> DERİNLEŞME



-ADEQUATE vs. AMPLE



-ÂDETÂ değil/yerine/= NEREDEYSE



-ADHERENT vs. ADHESIVE



-ADIM ile VİDA ADIMI/HATVE

( ... İLE Bir vidanın, bir dönüşte aldığı yol. )


-ADJECTIVE vs. ATTRIBUTE



-ADJUST vs. ARRANGE vs. ORGANIZE



-ADLANDIRMA ile/ve/<> NİTELENDİRME



-ADLANDIRMA = TESMİYE = ACTION DE NOMMER



-ADLÎ TATİL SÜRESİNCE:
AVRUPA'DA ile/>< TÜRKİYE'DE

( [Süreler] İşler. İLE/>< İşlemez. )


-ADMISSION vs. ADMITTANCE



-ADVANCE vs. DEVELOPMENT vs. CHANGE



-ADVERSE vs. AVERSE



-ADVICE vs. ADVISE



-AFEREZ:
UYGULANAN KİŞİYE GÖRE
ile/||/<>
AYRIŞTIRILAN KAN BİLEŞENİNE GÖRE

( Uygulanan kişiye göre...
Tedavi edici. VE Bağışçı aferezi.
[Eğer bir hastalığı düzeltmek için yapılıyorsa "tedavi edici aferez" denilir. Örneğin, bir kas hastalığı olan Myastania Gravis gibi hastalıklarda uygulanan yöntem bu bölüme girer.
VE
Bağışçı aferezi, genelde kan bankacılığı ve kök hücre uygulamalarında kullanılır. Örneğin, kan bankasında, bağışçılardan, isteğe göre kan pulcukları (trombosit-platelet), plazma, kırmızı küre(eritrosit) ve kemik iliği aktarımı bağışçısından, kök hücre toplanması, bu bölüme girer.]

İLE/||/<>

Ayrıştırılan kan bileşenine göre...
A. Sitaferez[herhangi bir bileşenin uzaklaştırılması]
1) Lökaferez[Beyaz kürelerin uzaklaştırılması]
Granülosit Aferezi
Lenfosit Aferezi
Kök Hücre Aferezi

2) Tromboferez[kan pulcuklarının uzaklaştırılması]

B.Komponent Değişimi
Tedavi edici(terapötik) Plazma Değişimi
Tedavi edici(terapötik) Eritrosit Değişimi

C. Seçici Aferez
Cascade Filtrasyonu (Çift Filtrasyon)
LDL Aferezi (Lipid Aferezi)
Fotoferez
Yapay Karaciğer Desteği (KC Diyalizi)
Sepsis Uygulamaları )


-ÂFETLERDE ENGELİN/SORUNUN/ÖLÜMÜN:
"AZALTILMASI" ile/ve/değil/||/<>/< ARTMASINI ENGELLEME

( )


-AGENT/FACTOR vs. REASON/CAUSE



-AĞAÇ SAKIZI/REÇİNE ile AKGÜNLÜK

( ... İLE Tütsü olarak yakılan bir ağaç sakızı türü. )


-AĞLI ODUN BORULARI = EV'İYE-İ ŞEBEKÎYE = VAISSEAUX RÉTICULAIRES, VAISSEAUX RÉTICULÉS



-ÂHEK-İ[Fars.: Kireç.]:
SİYAH ile TEFTE

( Neme dayanıklı bir çeşit çimento. İLE Sönmemiş kireç. )


-AHESTE AHESTE



-AHFEŞ:
ABDÜLHAMÎD ile/ve/||/<> SAİD BİN MES'ADE ile/ve/||/<> ALİ BİN SÜLEYMAN

( AHFEŞ[Ar.]: Küçük gözlü. | Zayıf bakışlı. | Yalnız gece gören kişi. | Bu üç büyük Arap âliminin takma adı. )


-ÂHİR ile BA'DE



-ÂHİZE ile AVİZE

( Telefon alıcısı. İLE Tavana asılan süslü aydınlatıcı. )


-AHLÂK-I FÂZILA ile AHLÂK-I HAMÎDE ile AHLÂK-I HASENE ile AHLÂK-I ZEMÎME ile !AHLÂK-I REZÎLE

( Erdemli huylar. İLE Övülecek huylar. İLE Güzel huylar. İLE Kötü/lenecek huylar. )


-AHLÂK değil/yerine/= AKTÖRE



-AİLE ile/ve/||/<>/> OKUL

( Sayın Şerif Mardin'in çalışmalarını, çeşitli yerli ve yabancı kaynakları (da) okumanızı salık veririz... )


-AİLE ile ZODRUGA

( ... İLE Bazı Balkan ülkelerinde rastlanan büyük aile tipi. Kırk ilâ seksen kişiyi kapsayan dört kuşağı içine alan topluluklar. [Aynı ekonomik düzene bağlılardır.] [Aile içindeki en yaşlı erkek ya da kadın, aile önderidir.] )


-AKÇA ile AKÇA/AKÇE

( Oldukça beyaz. İLE Akçe. )


-AKÇE ile KUŞGÖZÜ AKÇE

( ... İLE Ele zor gelen ufaklık ve incelikte gümüş para birimi. [X - XIII. yy. arası, Osman Gazi dönemindendir.] )


-AKIL YÜRÜTME ile/ve/||/<> NEDENDEN, NEDENE GEÇİŞ



-AKIL:
SESİN YÜKSEKLİĞİNDE değil SÖZÜN İNCELİĞİNDE



-AKIL ve/||/<> GÖRME ve/||/<> DUYMA ve/||/<> KONUŞMA

( CAMİ: CEBRAİL ve/||/<> AZRAİL ve/||/<> MİKAİL ve/||/<> İSRAFİL )


-AKIL ve/<> MUHAYYİLE ve/<> İMAN

( Zihnin yetilerine doymadıkça, muhayyile alanına (pek) geçilemez. )


-AKÎDE ile AKİDE

( İlke, iman, dini inanış. | [Padişahlar, bayramlarda akîde şekeri kestirirmiş. Yeniçeri ağalarına gönderirmiş ve şeker kabul edilirse sorun olmadığı fakat padişaha geri gönderilirse "sorunlarımız var" anlamına gelirmiş.] İLE Şekerin kaynatılarak katılaşması yolu ile yapılan, renkli ve kokulu, ağızda güç eriyen şeker, akide şekeri. )


-AKİTTE:
TASAVVUN SURETİYLE BEYİ ile/ve/||/<> TEVLİYET ile/ve/||/<> TERÂBUH ile/ve/||/<> TEHASSÜR ile/ve/||/<> ŞİRKET ile/ve/||/<> İKÂLE ile/ve/||/<> MÜBÂDELE ile/ve/||/<> SARF ile/ve/||/<> TEVEHHÜP ile/ve/||/<> SULH ile/ve/||/<> BORÇ ile/ve/||/<> TEATİ ile/ve/||/<> HIYAR ile/ve/||/<> SELEM ile/ve/||/<> MEŞRÛİYET KEYFİYETİ ile/ve/||/<> RIZÂ VE MUVAFAKAT >< FUZÛLÎ



-AKL-I SÂLİM ile/ve/> KALB-İ SELÎM ile/ve/> SEKÎNE



-AKLI GELİŞTİRME ile/ve/||/<>/>/< FELSEFE



-AKLİYE ile/ve/||/<> ASABİYE



-AKLİYE ile HİSSİYE

( - Evveliyât; - Fıtriyât. İLE - Müşahedât[- Akliye, - Hissiye]; - Mücerrebât[tecrub]; - Hadsiyât; - Mütevatirât. )


-AKONT[Fr. < ACOMPTE] değil/yerine/= KISMÎ ÖDEME

( Bir borca karşılık, hesabı daha sonra görülmek üzere yapılan kısmî ödeme. )


-AKS-ÜL-AMEL/TEAMÜL[Ar.]/REAKSİYON[Fr./İng. < REACTION] değil/yerine/= TEPKİ/TEPKİME

( Birbirini etkileyen nesneler arasında ortaya çıkan durum. )


-AKSELEROMETRE değil/yerine/= İVMEÖLÇER



-AKSİNE/BİL-AKİS[Ar.] değil/yerine/= TERSİNE



-AKSİYOM ile GENELLEME



-AKŞAM ile/ve/> GECE



-AKTARMA ile YÖNLENDİRME



-AKTİVİTE değil/yerine/= ETKİNLİK



-AKVE

( Evin önündeki açık meydan, avlu. )


-ÂL ile 'ITRE



-ALÂ ile ALÂ, ALE ile A'LÂ ile ÂLÂ[Ar. < EYL] ile ÂLÂ[Fars.]

( Rütbece yükseklik, büyüklük, şeref, şan. İLE Üst, üzere. İLE [daha/çok/pek] Yüksek. İLE İhsanlar. İLE Kirleten. )


-ALÂLÂDE ile HERHANGİ



-ALÂMET ile EMÂRE



-ALAN ile/ve/< ÂLEM ile/ve/< ŞUBE ile/ve/< SINIF ile/ve/< TAKIM ile/ve/< AİLE ile/ve/< CİNS ile/ve/< TÜR

( ZÜMRE[Ar.]: Alttakım. )


-ALAN ile/ve/< ÂLEM ile/ve/< ŞUBE ile/ve/< SINIF ile/ve/< TAKIM ile/ve/< AİLE ile/ve/< CİNS ile/ve/< TÜR

( DOMAIN ile/ve/< REGNUM ile/ve/< FILUM ile/ve/< CLASSIS ile/ve/< ORDO ile/ve/< FAMILIA ile/ve/< GENUS ile/ve/< SPECIES )


-ALAN ile/ve/< ÂLEM ile/ve/< ŞUBE ile/ve/< SINIF ile/ve/< TAKIM ile/ve/< AİLE ile/ve/< CİNS ile/ve/< TÜR

( LEOPAR: Eukarya alanının, Hayvan/Animalia âleminin, Chordata şubesinin, Memeli/Mammalia sınıfının, Etobur/Carnivora takımının, Felidae ailesinin, Panthera cinsinin, Panthera Pardus türündendir. )


-ALAVERE DALAVERE

( ALAVERE: Bir şeyin elden ele geçmesi. | Bir şeyi elden ele vererek aktarma. | Kargaşalık. | Vapurlarda bu biçimde taşıma işi için bordalarda kurulan basamaklı iskele. )


-ALÇI:
ADİ/STÜK ile ANHİDRİT ile DÖŞEME ile GÖZENEKLİ ile İNCE İNŞAAT ile KABA İNŞAAT ile KALIP ile KATKILI ile MERMER ile PARİS ile PİYASA ile SIVA ile ŞAPLI ile YÜKSEK DİRENÇLİ

( ANHİDRİT[Fr. < ANHYDRITE]: Genellikle kaya tuzu ve alçı taşıyla birlikte bulunan doğal, susuz kalsiyum sülfat. )


-ALDATMA:
1 KERE ve/||/<> 2 KERE

( Aydınların aydınlat("a")madığı bir toplumu, şarlatanlar aldatır. )


-ALDATMA:
1 KERE ve/||/<> 2 KERE

( Yazıklar olsun ona. VE/||/<> Yazıklar olsun bana. )


-ALEL UMUM[Ar.] değil/yerine/= GENEL OLARAK, GENELLİKLE



-ALELÂDE ile FEVKALÂDE ile HARİKULÂDE

( Bayağı, sıradan; olağan, görülegelen. İLE Olağanüstü; güzel, duyulmadık, görülmedik. İLE Olağandışı, eşi görülmemiş; çok güzel, eşsiz. )


-ÂLEM ile/ve/<> DİSİPLİN ile/ve/<> İLKE



-ALEM ile REMZ ile NİŞÂNE

( Bayrak. İLE Simge. )


-ALEXANDER FRIEDMANN ve/||/<> GEORGES LEMAITRE

( Einstein'in denklemlerini, kozmolojik sabit olmadan çizen ve evrenin genişlediğini, kuramsal olarak kanıtlayan ilk kişidir. VE/||/<> Einstein'ın genel görelilik kuramından yararlanarak evrenin genişlediğini söyledi. )


-ALEXANDER FRIEDMANN ve/||/<> GEORGES LEMAITRE

( 16 Haziran 1888 - 16 Eylül 1925 VE/||/<> 17 Temmuz 1894 - 20 Haziran 1966 )


-ALFABE yerine ABECE



-ALGARİNA[İt. < ARGAGNO] değil/yerine/= VİNÇLİ TEKNE

( Ağır bir şeyi denizden çıkarma ya da denize indirme işinde kullanılan büyük vinçli deniz teknesi. | Bazı gemilerin baş ya da kıç tarafından eğik olarak uzatılmış bulunan makaralı, kısa ve kalın dikme. )


-ALGILAMA SÜRECİNDE:
BELİRGİNLİK ile/ve/> KONUM ile/ve/> ŞİDDET ile/ve/> SÜRE



-ÂLİM/MÜTEBAHHİR ile ALLÂME

( Bir bilim dalında uzman. İLE Birçok bilim dalında derin bilgi sahibi olan. )


-ÂLİM/MÜTEBAHHİR ile ALLÂME

( ... İLE Hem aklî, hem naklî ilimleri bilen. )


-ALLÂH İLE ile/ve ALLÂH İÇİN ile/ve ALLÂH'TAN



-ALLÂH ile ALLÂHUMME



-ALLÂM ile ALLÂME



-ALLÂME ile FERİŞTAH



-ALLIGATOR vs. CROCODILE



-ALNAÇ/CEPHE

( Bir şeyin ön tarafı/yüzü. )


-ALT ÇENE ve ÜST ÇENE

( CÂM-I SÎM[gümüş kadeh][mecaz]: Sevgilinin çenesi. )


-ALT ÇENE ve ÜST ÇENE

( )


-ALT DEĞİŞKE ile/ve ÜST DEĞİŞKE



-ALT DUDAK = ŞEFE-İ SÜFLÂ = LÈVRE INFÉRIEURE



-ALT KISIM = KIT'A SÜFLÂ = PARTIE INFÉRIEURE



-ALT SINIF ile ALT ŞUBE ile ALT TAKIM ile ALT TÜR



-ALTA SIRALAMA / ALT DİZİNLEME

( SUBORDINATION )


-ALTERNATE vs. ALTERNATIVE



-ALTERNATIVE vs. CHOICE



-ALTIGEN ile/ve/<> DAİRE



-ALTIN KAPLAMA ile LAKE



-ALTIPLANO ve/<> VALLES ve/<> ORIENTE

( Bolivya'nın, üç yerleşim bölgesi.[Dünyanın en yüksek yerleşim alanı.][3600 - 3800 m.] )


-ALTİMETRE değil/yerine/= YÜKSEKLİKÖLÇER



-ÂM ile SENE



-AMAZON ile/ve/<> GOOGLE ile/ve/<> FACEBOOK ile/ve/<> MICROSOFT ile/ve/<> APPLE ile/ve/<> ORACLE

( )


-AMBIGUOUS vs. DIM vs. OBSCURE vs. UNLUCID VAGUE



-AMBLEM[Fr. < EMBLEME] değil/yerine/= SİMGE, BELİRTGE/BELİRTKE



-AMELE ile FAİL



-AMELİYAT:
DA VINCI İLE ile/değil/yerine OLAĞAN

( "Robotik Cerrahi Gerçekten Üstün mü? - Ahmet Rasim Küçükusta" yazısını okumak için burayı tıklayınız... )


-AMELİYAT:
GÖVDEDE ile/ve/<> ZİHİNDE

( Uyutmak gerek. İLE/VE/<> Uyandırmak gerek. )


-AMENTIFÈRES = SEBLÎYE



-AMORE ve/||/<>/< MORE ve/||/<>/< ORE ve/||/<>/< RE

( Sevgi/Aşk. VE/||/<>/< Ahlâk. VE/||/<>/< Söz. VE/||/<>/< Eylem. )


-AMPLITUDE

( Genlik, dalganın en yüksek noktası~sıfır noktası arasındaki nicelik. )


-AN'ANE ile/değil ANNEANNE

( Gelenek. İLE/DEĞİL Annenin annesi. )


-ANA TÜMCE



-ANA/ESAS ÖRGENLER, ÇİÇEKTEKİ ÜREME ÖRGENLERİ = A'ZÂ-İ ASLÎYE = ORGANES ESSENTIELS



-ANALİZ[İng.] yerine ÇÖZÜMLEME



-ANÂNE ile AN'ANE[çoğ. AN'ANÂT]

( Bir bulut. İLE Gelenek, rivâyet. | Açıklamalar, tafsîlât. )


-ANDROJİNİ/HÜNSÂ(ERSELİK)/HERMAFRODİT/MİZVÂCE

( Bir bireyde, hem erile, hem dişile özgü özelliklerin bulunması durumu. )


-ANEMOMETRE değil/yerine/= YELÖLÇER

( Yelölçer. )


-ANEROİT[Fr. < ANEROIDE] = KADRANLI BAROMETRE

( Cıva yerine maden bir kutu kullanmak temeline dayanan kadranlı barometre. )


-ANGEL vs. ANGLE



-ANGUT ile/ve SÜNE

( Yaban ördeği. İLE/VE Bir tür yaban ördeği. )


-ANIMSA(YA)BİLMEDE:
ÖNCELİK ve/||/<> YOĞUNLUK ve/||/<> PEKİŞTİRME



-ANIMSAMA ile/ve/||/<> ÖĞRENME

( Günlük dilde kullandığımız ve düşüncemizdeki gibi gerçekleşmeyen öğrenme işlevi ve sürecinin, öğrenme çeşitlerini bilmenin de kaygının nedeni/kaynağı ve sürecinde, kaygı duygu-durum bozukluklarında, hem doğru tanımlamak, hem de tersine çevirmek üzere ne kadar işe yarayacağını anımsamak durumundayız.

Bilindiği üzere, psikoloji araştırma ve deneylerinde, hayvanlardan ve özellikle de çeşitli nedenlerden dolayı sıçanlardan da yararlanılır. Kişinin, zihinsel ve bu doğrultuda, davranışsal ve tutumsal çözümlemelerinde, anımsamanın ve öğrenmenin sürecini de sıçanlar üzerinden şöyle ilginç bir deneyle anla(t)ma olanağımız bulunuyor.

Anımsama ile Öğrenme arasındaki farkları değerlendirebileceğimiz en verimli örnek ve deney ise Su Labirenti[Water Mase]'dir.

Sıçanın, sıçrayarak dışarı çıkamayacağı, ancak yüzerek bir çıkışa ulaşabileceğini düşündüren, 50 - 60 cm. derinliğindeki ve birkaç metre çaptaki, görüş mesafesi sıfır olan, boyalı bir suyla dolu havuzu, yüzeyinde, dörde böldüğümüzü varsayalım.

Havuzun bir çeyreğinde bulunan ve su üzerinde, sıçanı, batmadan taşıyabilecek bir mantarın çaprazındaki bir noktadan da sıçanı havuza bıraktığımızda, havuzun tamamında, suyun içinde ve herhangi bir yerinde yüzerken mantarı keşfetmesi ve üzerine çıkması, sıçan için bir çıkış kapısı ve bir kayıt olarak yerini almıştır.

Sıçan, yine aynı havuzun bambaşka bir noktasından tekrar havuza bırakıldığında, aynı çeyrekte bulunan mantarın, birkaç saniye daha hızlı keşfedilmeye başlandığı gözlemlenmektedir. Bu süreç ve tekrar sayısı arttıkça, sıçan, havuzun neresinden suya bırakılırsa bırakılsın, sürenin kısalmasıyla ve doğrudan bulunduğu çeyreğe ve noktaya yüzme şeklinde bir sonuca ulaşmaktadır. Bu durum, sıçanın, mantarın bulunduğu çeyreği ve yeri, öğrenmiş olması değil anımsaması ile ifade edilmektedir.

İkinci aşamada, mantar, havuzun içinden alınır ve sıçan, tekrar farklı çeyreklerden havuza bırakılır. Hangi çeyrekten ve kaç kere suya bırakılırsa bırakılsın, doğrudan, mantarın bulunduğu aynı çeyreğe yüzmekte ve mantarın bulunduğu noktanın etrafında yüzmektedir. Bu daha kapsamlı durum, süreç ve sonuç ise öğrenme ile ifade edilmektedir.

Kaygının ortadan kaldırılması için bilginin yanı sıra, zihnin işleyişinin de bilinmesi, çok belirleyici ve kolaylaştırıcı bir katkı sağlamaktadır. )


-ANIRMA ile/<> KİŞNEME

( Eşeğin çıkardığı yüksek ses. İLE/<> Atın çıkardığı yüksek ses. )


-ANKARA GEMİSİ:
SOLACE ile/ve/değil/< IRAQUOIS

( Ankara gemisinin ilk adı, "Solace" değildir. 1927 yılında, New Port News'te yapılan geminin, kızaktan, denize inen gövdesinde, "Solace"den önce, Altı Uluslar diye bilinen, Amerika Yerlisi kabilelerinin ortak adı olan, "Iraquois" yazılıydı. )


-ANLAK/ZEKÂ ile DENEYİM/TECRÜBE



-ANLAM ARAYIŞI ile/ve/<> ANLAM ÇOKLUĞUNA YÖNELME



-ANLAM ARAYIŞI ile/ve/||/<> ANLAM VERME



-ANLAM SANATLARI'NDA:
İLHAM ile/ve/<> TEVRİYE[< VERÂ] ile/ve/<> İSTİHDAM ile/ve/<> MUGALATA-İ MANEVİYE ile/ve/<> TENÂSÜB[< NİSBET] ile/ve/<> LEFF Ü NEŞR ile/ve/<> TECÂHÜL-İ ÂRİF[/ÂNE/ÎN] ile/ve/<> HÜSN-İ TA'LÎL[< İLLET] ile/ve/<> SİHR-İ HELÂL ile/ve/<> İRSÂD ile/ve/<> MÜBALAĞA ile/ve/<> TEZAD ile/ve/<> İSTİĞRÂK[< GARK][GULÜVV] ile/ve/<> TEKRÎR[< KERR] ile/ve/<> RÜCÛ ile/ve/<> TEFRÎK[< FARK] ile/ve/<> KAT' ile/ve/<> TERDÎD[< REDD] ile/ve/<> İLTİFÂT ile/ve/<> TELMİH ile/ve/<> İRSÂL-İ MESEL

( İki ya da ikiden fazla anlamı olan bir sözcüğü, bir mısra ya da beyitte tüm anlamlarıyla kullanma sanatı. İLE/VE
Bir mısra ya da beyitte, birden fazla anlamı olan bir sözcüğü, anlamlarından sadece yakın anlamını söyleyip uzak anlamını kastetme sanatı. İLE/VE
Bir mısra ya da beyitte, bir sözcüğü hem gerçek, hem mecaz anlamlarını kastederek kullanma sanatı. İLE/VE
Anlamı birden fazla olan sözcük ve deyimleri beyitin anlamını değişik biçimlerde açıklanabilecek biçimde kullanma sanatı. İLE/VE
Bir konuyla ilgili birden fazla sözcüğü bir mısra ya da beyitte sıralama amacı gütmeden kullanmak. İLE/VE
Bir beyitte yer alan, birbirleriyle ilgili sözcüklerin sıralanmasıyla yapılan edebî sanat. İLE/VE
Bir anlam inceliği yaratmak ya da bir lâtife yapmak amacıyla, bilinmiyormuş ya da başka türlü biliniyormuş gibi gösterme sanatı. İLE/VE
Nedeni bilinen bir olayı, düşsel ya da gerçekdışı ve güzel bir olaya bağlama yoluyla yapılan edebî sanat. İLE/VE
Bir sözcüğü ya da söz öbeğini hem kendinden önceki sözcüklerin sonunda, hem sözcüklerin başında anlamlı olacak biçimde kullanma. İLE/VE
Bir mısranın secî ya da uyağını bir iki sözcükle ima etme sanatı. İLE/VE
Bir sözün etkisini güçlendirmek için bir şeyi abartılı biçimde az ya da çok göstererek ve lâtifeli bir biçimde anlatma. İLE/VE
İki duygu/düşünce/hayal arasındaki birbirlerine karşıt özellikleri birarada söyleme. İLE/VE
Över gibi görünerek yermek, yerer gibi görünerek övme sanatı. İLE/VE
Söyleyişi güçlendirmek için belirli bir anlamdaki sözcüğü ya da söz öbeğini yineleme sanatı. İLE/VE
Bir sözün anlamını, bir kavramın gücünü pekiştirmek için, o sözden/kavramdan cayar gibi görünüp cayılmış görünen sözü/kavramı daha güçlü biçimde belirtmek. İLE/VE
İki şey arasındaki farkı belirtmek. İLE/VE
Söyleyişin gücünü artırmak için, sözü [mısrayı, satırı] yarıda kesmek. İLE/VE
Sözü, beklenmedik, çarpıcı bir sonuca bağlama sanatı. İLE/VE
Şiirde bir duygulanma ya da duygu değişikliğiyle şiirdeki konuyu değiştirmeden seslenilen kişiyi ya da varolanı değiştirmek. İLE/VE
Bilinen bir olay, kişi ya da nükte, fıkra, atasözünü dolaylı biçimde anlatma, ima etme sanatı. İLE/VE
Bir düşünceyi pekiştirmek amacıyla bir atasözü ya da o değerde bir söz öbeğini alıntılamak/kullanmak. )


-ANLAM:
ALGI/DÜZEN ve/||/<> İMGE



-ANLAM:
PARÇADA ile/ve/değil/||/<>/> BÜTÜNDE



-ANLAM ile/ve/<> ANLAM VERME



-ANLAMA ile/ve/=/||/<>/> SOYUTLAYABİLME



-ANLAMA ile/ve/değil/yerine ZEVK ETME



-ANLAMAYI:
"UZATMAK" değil BİR AN ÖNCE/EN KISA SÜREDE



-ANLAŞILMAMA ile/değil KABUL EDİLMEME/GÖRMEME



-ANLATIM/AKTARIM:
YASALARLA ile/ve/<>/> MESELLERLE ile/ve/<>/> MİSALLERLE ile/ve/<>/> MASALLARLA ile/ve/<>/> KAVRAMLARLA

( Hz. Musa ve döneminde/dilinde. İLE/VE/<>/> Hz. İsa ve döneminde/dilinde. İLE/VE/<>/> Hz. Muhammed ve döneminde/dilinde. İLE/VE/<>/> Âriflerin dilinde. İLE/VE/<>/> Filozofların dilinde. )


-ANLATIM/AKTARIM:
YASALARLA ile/ve/<>/> MESELLERLE ile/ve/<>/> MİSALLERLE ile/ve/<>/> MASALLARLA ile/ve/<>/> KAVRAMLARLA

( Tevrat'ın dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> İncil'in dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> Kur'ân-ı Kerîm'in dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> Âriflerin dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> Filozofların dili/usûlü/üslûbu. )


-ANLATIM/AKTARIM:
YASALARLA ile/ve/<>/> MESELLERLE ile/ve/<>/> MİSALLERLE ile/ve/<>/> MASALLARLA ile/ve/<>/> KAVRAMLARLA

( Herkese, herkes için. İLE/VE/<>/> Yetişkinlere, yetişkinler için. İLE/VE/<>/> Gençlere, yetişkinlere, yetişkinler için. İLE/VE/<>/> Çocuklara, gençlere, yetişkinlere, sanatçılara. / Yetişkinler ve sanatçılarla. İLE/VE/<>/> Bilgelik aşkı olan herkese, bilgelerle, filozoflarla. )


-ANLATMAK ile/ve/değil/yerine DEĞİLLE(TTİR)ME

( Anlamasını sağla(t)mak. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Kavramasını sağla(t)mak. )


-ANLATMAK ile/ve/değil/yerine DEĞİLLE(TTİR)ME

( Yok. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Var değil. )


-ANNE ile/ve/<>/< ANNEANNE



-ANNE ile/ve/ya da/||/<> BAKICI



-ANNE ile/ve/> MÜREBBÎ ile/ve/> RAB

( [bebeği/çocuğu] 1 yaşına kadar. İLE/VE/> 18 yaşına kadar. İLE/VE/> Ömrünün sonuna kadar. )


-ANNE ile/<> SÜTANNE/SÜTNİNE



-ANNE ve/||/<> YAVRUSU

( Ayrı kaldıkları takdirde, hangisi tamdır? Yan yana geldiklerinde hangisi fazladır? )


-ANNEANNE ile "ANNE" ANNEANNE ("ANNE" OLAN ANNEANNE)

( Bu durum, daha çok, anneannelerin yetiştirdiği çocuklar için geçerlidir. )


-ANNEDEN ...:
AYRILIRKEN ile/ve/||/<>/> GERİ DÖNÜNCE

( Kaybolma kaygısı. İLE/VE/||/<>/> Yutulma kaygısı. )


-ANTICIPATE vs. EXPECT vs. HOPE



-ANTİLOP ile TESEBE

( ... İLE İri bir antilop. )


-ANTLAŞMA ile KESENE

( ... İLE Sözleşme, yazılı antlaşma. | Götürü ya da toptan satış. )


-APHELION değil/yerine/= GÜNÖTE



-APNE ile ASFİKSİ

( Solunumun durması. İLE Oksijen yetersizliğinden dolayı boğulma. )


-APOGEE değil/yerine/= YERÖTE



-APPETITE vs. DESIRE



-APPRECIABLE vs. APPRECIATIVE



-APPROPRIATE vs. CONVENIENT vs. EXPEDIENT vs. PROPER vs. SUITABLE



-AQUEDUCT vs. BRIDGE



-ARAÇ ile/ve ÖĞE

( Köprü yalnızca bir tek işe yarar - üstünden geçmeye. )


-ARAKIYE ile ARAKIYE/MEY

( Dervişlerin giydiği, tiftikten yapılmış ince külâh. İLE Küçük zurna. [Doğu Anadolu'da kullanılır.] )


-ARANJMAN[Fr./İng. < ARRANGEMENT] değil/yerine/= DÜZENLEME



-ARAPÇA ile/ve/||/<> FARSÇA ile/ve/||/<> TÜRKÇE

( Felsefe/bilim dili. İLE/VE/||/<> Sanat dili. İLE/VE/||/<> Eylem dili. )


-ARAPÇA ile/ve/||/<> FARSÇA ile/ve/||/<> TÜRKÇE

( Fasîh. İLE/VE/||/<> Lâtif. İLE/VE/||/<> Zarif. )


-ARAŞTIRMA-GELİŞTİRME[AR-GE] ile/ve/||/<>/> ÜRÜN GELİŞTİRME



-ARAŞTIRMA ile İNCELEME ile ÇÖZÜMLEME/ANALİZ

( TA'MÎK[Ar. < UMK | çoğ. TA'MÎKÂT]: Derinleştirme, derin kazma. | Esasına varacak biçimde araştırma, inceleme. )


-ARGUE ile DISAGREEMENT



-ARGUMENT vs. SQUABBLE



-ARIN(DIR)MA'DA:
| SU İLE / ATEŞ İLE / SIYIRARAK |
ile/değil/yerine/<>/>/<
DÜŞÜNCE/ZİHİN İLE



-ARINDIRMA ile/ve KESİNLEŞTİRME



-ARINMA ile/ve/> MÜŞÂHEDE



-ÂRİF ile ARRÂFE



-ARİFE değil/yerine/= ÖNGÜN



-ARİYYE ile İFKÂR



-ARKADAŞ:
BAŞARIDA ile/ve/||/<> ÜZÜNTÜDE

( Sayısını öğreniriz. İLE/VE/||/<> Niteliğini öğreniriz. )


-ARKE ile/ve/değil/yerine İLKE

( Doğada. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Zihinde. )


-ARMAĞAN ile SÜRRE

( ... İLE Osmanlı sultanlarının, her yıl, Mekke ve Medine'ye gönderdikleri para ve armağanlar. )


-ARROGANCE vs. PRIDE



-ARŞ ve/<> BEYN | BEYYİNE

( Beyin. VE/<> İki yan/ı. )


-ARŞIN/ENDÂZE ile BİTEMİ/PİTHAMİ[Yun.]

( ... İLE Arşın ve endâze tarzında, bez ölçmek için kullanılan ölçü birimi. | Bez ölçmede kullanılan, 48 cm.lik bir ölçü. | Osmanlı döneminde, keten ölçmek için kullanılan, 34.29 cm. uzunluğunda ölçü birimi.[20 bitemi=1 asma | 1 asma=10 arşın] | Karış uzunluğu. )


-ARŞIN/ENDÂZE ile BİTEMİ/PİTHAMİ[Yun.]

( "Bitemi" sözcüğü üzerine - Fethi Gedikli )


-ARTICULATE vs. DEFINE vs. ENUNCIATE vs. EXPATIATE vs. EXPLAIN vs. EXPRESS vs. EXPLICATE vs. NARRATE vs. STATE



-ARTIRMA ile/ve İLERLEME



-ARTVİN =/< LİVANE



-ARZU ile/ve DÜŞÜNCE

( Öznelerini ya da nesnelerini tahrip eden ya da doyurulduklarında yatışmayan arzular kendileriyle çelişen arzulardır ve onlar tatmin edilemezler. )


-ARZU ile/ve DÜŞÜNCE

( Ancak sevgi, iyi niyet ve şefkatle harekete geçirilmiş arzular hem özne hem nesne için yararlılardır ve tamamıyla doyurulabilirler. )


-ARZU ile/ve DÜŞÜNCE

( Arzuladığınız şeyi hak ediyor musunuz? )


-ARZU ile/ve DÜŞÜNCE

( Arzudan kaçınmayın, sadece onun doğru kanallardan akmasına dikkat edin. )


-ARZU ile/ve DÜŞÜNCE

( Siz ortak iyiliği (bütünün hayrını) arzu ettiğinizde tüm dünya sizinle birlikte arzu eder. )


-ARZU ile/ve DÜŞÜNCE

( Şefkat ve merhametten doğan bir arzuyu yerine getirmek için tüm evren harekete geçer. )


-ARZUHAL[Ar.] değil/yerine/= DİLEKÇE

( Bir dileği/isteği bildirmek için resmî makamlara sunulan, imzalı ve adresli, pullu ya da pulsuz yazı. )


-AS IF vs. LIKE



-AS vs. LIKE



-ÂS(İ)TÂNE

( BÜYÜK TEKKE | MERKEZ | PAYİTAHT | EŞİK )


-ASÂLAR:
KAŞAĞ ile MU'ÎN/İTTİKÂ ile DESTECÛB ile ŞEŞBER ile MÜTTEKÂ ile ZERDESTE ile CEVGÂN



-ASALE ile ASÂLÉ

( Çok zehirli bir yılan. İLE Bal peteği. )


-ASCRIBE vs. ATTRIBUTE vs. IMPUTE



-ASHAB/ESHÂB/SAHÂBE ile İHVÂN



-ASIL ile/değil ÖNCELİKLE



-ÂSÎ[Ar. < ESER] ile ASÎ ile ASÎ, ASİYE ile ÂSÎ[< İSYÂN, çoğ. USÂT] ile ÂSÎ ile ÂSÎ[Fars.]

( Ahlâkı bozuk, ahlâksız, çapkın. İLE Uygun, elverişli. İLE Çok isyancı. İLE Karşı gelen. | Haydut, şakî. | Günahkâr. İLE Hekim, cerrah. İLE Kederli, mahzûn. )


-ASİMİLASYON[Fr. < ASSIMILATION] değil/yerine/= ÖZÜMLEME

( Özümleme. | Benzeşme. | Farklı kökenden gelen azınlıkları ya da etnik öbekleri, bunların kültür birikimlerini, kimliklerini baskın doku ve yapı içinde eriterek yok etme. )


-ÂSİR ile ÂSİR/ÂSİRE ile ÂSİR/ÂSİRE ile ASÎR ile ASÎR ile ASÎR[< USRET]

( Bir söylenceyi/efsaneyi aktaran/nakleden. İLE Ayağı kayan. İLE [Üzüm ve benzerleri gibi şeyleri] Şırasını ya da yağını almak üzere sıkan. İLE Bitişik komşu. | Karmakarışık, dolaşık. İLE Şırası ya da yağı alınmak üzere sıkılmış şey, usâre. İLE Zor, güç, zahmetli. | Titiz. )


-ÂSİRE ile ASÎRE, SECÎR

( ... İLE Posa, cibre. )


-ASİT/ASİDİTE ile NÖTRAL ile ALKALİ/BAZİKLİK

( 1-2-3-4-5-6 ile 7 ile 8-9-10-11-12-13-14 )


-ASİT/ASİDİTE ile NÖTRAL ile ALKALİ/BAZİKLİK

( 2[Mide sıvısı, limon suyu], 3[Sirke, bira, şarap, kola], 4[Domates suyu], 5[Sade kahve, yağmur suyu], 6[Sidik] İLE 7[Saf su, insan kanı] İLE 8-9[Deniz suyu], 10-11[Magnezyum hidroksit sıvısı], 11-12[Amonyaklı temizlik sıvısı], 12-13[Çamaşır suyu], 13-14[Yağ çözücü temizlik maddesi] )


-ASİT/ASİDİTE ile NÖTRAL ile ALKALİ/BAZİKLİK

( [H+] > [OH-] ile [H+] = [OH-] ile [H+] < [OH-] )


-ASİT/ASİDİTE ile NÖTRAL ile ALKALİ/BAZİKLİK

( )


-ÂSİYE ile ÂSİYE ile ÂSİYE

( Sütun, direk, kolon. | Kederli, üzüntülü [kadın]. İLE Hz. Mûsâ'yı, Nil'den çıkararak büyütüp yetiştiren Firavun'un eşinin adı. İLE İsyancı kadın. )


-ASPARAINEAE = HELYÛNÎYE



-AŞ "ERME" değil AŞ YERME



-ÂŞIK PAŞA ile/ve ÂŞIK PAŞA-ZÂDE

( 1272 - 1333 ile 1303 - 1481 )


-ÂŞIK PAŞA ile/ve ÂŞIK PAŞA-ZÂDE

( En önemli kitabı, Garîb-nâme'dir. İLE En önemli kitabı, Âşık Paşa-zâde Tarihi'dir. )


-ÂŞIKLAR ARASINDA:
VE ile/değil/yerine İLE

( Bireysellik. İLE/DEĞİL/YERİNE Birliktelik. )


-ÂŞIKLAR ARASINDA:
VE ile/değil/yerine İLE

( Batı'da. İLE/DEĞİL/YERİNE Doğu'da. )


-ÂŞIKLAR ARASINDA:
VE ile/değil/yerine İLE

( Romeo ve Juliet. İLE/DEĞİL/YERİNE Leylâ ile Mecnun. )


-AŞILAMA ile/ve/<> ÇELİKLEME



-AŞILAMA ile KÜLTÜRLEME



-AŞILAMA ile ŞEKİLLENDİRME



-AŞILANMA/MAYALANMA:
SÖZLE ile/ve/değil/|| SES İLE



-AŞIRI DERECE yerine İLERİ DERECE



-ÂŞİKÂRE ile/ve/değil ÂŞIK-ÂNE



-AŞÎRÂN ile AŞÎRÂN-MÂYE ile AŞÎRÂN-PÛSELİK/PÛSELİK-AŞÎRÂN ile AŞÎRÂN-ZEMZEME

( Hüseynî-aşîrân perdesinin ve makamının adının kısaltılmış şeklidir. İLE Nasır Abdülbakî'nin, tetkik ve tahkikinde adı geçen makam. İLE Türk mûsikîsinin en eski makamlarındandır. Aşirân'da uşşak ve pûselik makamlarından mürekkeptir. İLE Sâdullah Ağa'nın düzenlediği bir makamdır. Bu makam, pûselik-aşîrân mürekkebine, mi'de bir kürdî dörtlüsü eklenmesiyle oluşmuştur. )


-AŞİRET ile KABİLE

( Devlet örgütünün geri ve etkisiz olduğu toplumlarda insanların korunma ve yaşama gereksinimiyle bir şefin yönetimi altında birleşerek meydana getirdikleri küme. İLE ... )


-AŞK:
KAVUŞMADAN(VUSLATTAN) ÖNCE değil/yerine/<> KAVUŞMADAN(VUSLATTAN) SONRA



-AŞK ile/ve/değil ÇEKİM/CÂZİBE



-AŞK ve MUHABBET ve CEZBE

( Allah'a duyulan. VE İnsan'a duyulan. VE ... )


-AŞKIN YAKIŞTIĞI:
"CANI SENİ/ONU ÇEKENE" değil KENDİNDEN/CANINDAN GEÇENE



-AŞKLA ve/||/<> SEVGİYLE ve/||/<> MUHABBETLE

( Doğ(ur)mak. VE/||/<> Büyü(t)mek. VE/||/<> Geliş(tir)mek. )


-AŞKTA ve İŞTE ve DOSTTA

( Vasatından, uzak duralım! VE Kesatından, uzak duralım! VE Fesatından, uzak duralım! )


-AŞMA ile/ve/||/<> DÖNÜŞTÜRME



-AŞMA ile/ve İLERLEME

( İlerleme engellemeleri, gerilemeyse övgüleri beraberinde getirir. )


-AŞNA FİŞNE = GİZLİ DOST/LUK



-AŞÛRE ile/ve/<> ANAŞABUR/ANUŞABUR

( ... İLE/VE/<> Bakliyat kullanılmaz. Tatlı değildir. )


-AŞÛRE ile/ve/<>/|| EBRÛ



-AŞÛRE ile SARAY AŞÛRESİ



-AŞVE

( Akşam karanlığı. )


-AT:
ŞEHİRDE değil/yerine TAŞRADA



-ATASÖZÜ ile/ve BERCESTE

( ... İLE/VE Kolayca hatıra geliveren ve yüksek bir anlam taşıyan mısra ya da beyit. | Sağlam ve lâtif. | Seçme. )


-ATELYE/ATÖLYE değil/yerine İŞLİK

( Zanaatçıların ya da resim, yontu gibi sanatlarla uğraşanların çalıştıkları yer. | Gömlek. )


-ATEME

( Atâlet, işsizlik; üşengeçlik, tembellik. | Gecenin ilk üçte biri. )


-ATEŞ ile MEŞALE



-ATEŞ = ÖFKE



-ATİYYE ile CÂİZE



-ATİYYE ile NİHLE



-ATLAS[İlk omur]:
İNSANDA ve TARİHTE/MİTOLOJİDE

( Kafatasını taşır. VE Aklı taşır. )


-ATMACA ile/değil DELİCE



-ATOM ALTI/NDA ve/<> BÜTÜNLÜK/TE

( Belirsizliğin yaşandığı alanlar. )


-ATOM:
FİZİK'TE ile/ve/değil FELSEFE'DE

( Bölünmüş olduğu kabul edilir. İLE/VE/DEĞİL Felsefede bölünemeyen anlamını karşılamaya devam eder. )


-ATOM:
FİZİK'TE ile/ve/değil FELSEFE'DE

( Fizikte bölündüğü düşünülen şey bölünmüştür fakat o atom değildir. En son bölünemeyendir atom. )


-ATOM ile ZERRE



-ATTRIBUTION vs./and TO GET SHARE



-AUGUST COMTE ve/||/<>/> GEORGE SARTON ve/||/<>/> AYDIN SAYILI



-AUGUST COMTE ve ST. SIMON



-AVİZE ile LAMBA



-AVOKADO:
FUERTE ile/||/<> HASS ile/||/<> ZUTANO ile/||/<> ETTINGER ile/||/<> BACON ile/||/<> PINKERTON ile/||/<> WURTZ

( Türkiye'de daha çok yeğlenen. İLE/||/<> Dünyada daha çok yeğlenen. İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... )


-AVOKADO:
FUERTE ile/||/<> HASS ile/||/<> ZUTANO ile/||/<> ETTINGER ile/||/<> BACON ile/||/<> PINKERTON ile/||/<> WURTZ

( Eylül, Haziran arası olan bu cinslerin hepsinin hasat zamanları farklıdır. )


-AVOKADO:
FUERTE ile/||/<> HASS ile/||/<> ZUTANO ile/||/<> ETTINGER ile/||/<> BACON ile/||/<> PINKERTON ile/||/<> WURTZ

( )


-AVUNMA ile/ve NEŞE



-AYÂL = AİLE



-ÂYÂN-I SÂBİTE ile ARKETİP



-ÂYÂN-I SÂBİTE ile İLÂHİ İSİMLER



-AYAR BABA ile/ve/||/<> LEYLÂ ANNE



-ÂYÂT-I İLMÎYE/KAVL ile/ve ÂYÂT-I KEVNÎYE

( Peygamberlere Cebrail aracılığıyla indirilmiş ayetler. İLE/VE Tüm âlem. Kainattaki herşey Allah'ın tüm ayetleridir. [Okuyabilene aşk olsun!] )


-AYDINLANMIŞ ile BİLGE

( Kendini tanıyan. İLE Kendini tanımakla birlikte/öte başkalarını da tanıyan. )


-AYDINLANMIŞ ile BİLGE

( Bir bilge, şeylerin, olduklarından farklı olmalarını istemez/beklemez. )


-AYDINLANMIŞ ile BİLGE

( Mutlu olmak için kendimizi(özümüzü) bilmek dışında, hiçbir şeye gereksiniminiz olmadığını bilmek, bilgeliktir. )


-AYDINLANMIŞ ile BİLGE

( Bilge, şu dört zaaftan tamamıyla korunmuş olan kişidir:
* Benlik
* Bencillik
* Önyargı
* İnat )


-AYDINLANMIŞ ile BİLGE

( Bilge, iç deneyimler ile sezgiyi yansıtmaktan âciz kalan kavramlarla elden geldiğince az iş görmeye bakar. )


-AYDINLANMIŞ ile BİLGE

( BİLGE: Seni, sana bildiren. )


-AYDINLANMIŞ ile BİLGE

( MERKEZ EFENDİ )


-AYDINLANMIŞ ile BİLGE

( Knows the self. VS. Knows the self with all others.
A wise/saint does not want things to be different from what they are.
To know that you need nothing to be happy, except self-knowledge, is wisdom. )


-ÂYET ve/||/<>/< SİMGE



-AYIKLAMA ile/ve GÖZARDI ETME



-AYIKLAMA ile/ve/<>/> İŞLEME



-AYIRDINDALIK ile/ve/<> İÇSELLEŞTİRME



-AYIRICI PERDE = HİCÂB-I FÂSIL = CLOISON



-AYIRMA ile ŞİFLEME

( ... İLE Pamuğu, kozasından ayırmak. | Mısırı, koçanından ayırmak. )


-AYIRT EDİLEMEZLİK:
DÜŞÜNCEDE ile/ve/||/<> DÜŞÜNMEDE



-AYNEN ile/ve/||/=/<> KESİNLİKLE



-AYNI ANDA ile/ve/değil/||/<> MİLİSANİYELER İÇİNDE



-AYNI YÖNDE ile/ve/||/<> PARALEL



-AYNI ile/ve/değil/<> İÇ İÇE



-AYRI PETALLİ KOROLLA, DIALIPETAL KOROLLA, KORİPETAL KOROLLA = TÜVEYC-İ KESÎRÜ'L-EVRÂK = COROLLE POLYPÉTALE, COROLLE DIALYPÉTALE



-AYRI SEPALLİ KALİKS, DİALİSEPAL KALİKS, KORİSEPAL KALİKS = KE'S-İ KESÎRÜ'L-EVRÂK = CALICE POLYSÉPALE, CALICE DIALYSÉPALE



-AYRILIKTA:
[SEVGİLİNİN, ...]
HÜZNÜNÜN YARALAMASINA ve/||/<> KARANLIĞININ ÜŞÜTMESİNE

( Dayanılmaz. VE/||/<> Alışılmaz. )


-AYRILMA ile/ve/||/<>/> BİREYLEŞME ile/ve/||/<>/> GERÇEK(LİK)LE İLİŞKİ

( WINNICOTT > STERN > MAHLER )


-AYRILMA ile/ve/değil/yerine DÖNME



-AYRIM ile/ve/<>/||/değil ÖTEKİLEŞTİRME



-AYRIMSAMA ile/ve/||/<> YENİDEN ÜRETME ile/ve/||/<> TANIMA



-AYRIŞMA/AYRILMA ile/değil/yerine FARKLILAŞMA ile/değil/yerine BİREYLEŞME

( Gölgeden çıkma. İLE Benliğinin ve ötekinin farkındalığıyla yaşayabilme. İLE Tek başına yaşayabilme, tek başına karar alabilme. )


-AYRIŞMA ile/ve İNCELME



-ÂZÂDE ile HÜRRİYET



-AZARLAMA ile/değil SÖYLENME



-AZİZ ile YÜCE



-AZOTOMETRE değil/yerine/= AZOT ÖLÇER



-BA'DE ile BÂDE[Fars.]

( Sonra. İLE Şarap, içki. | Aşk, Allah sevgisi. | Halk öykülerinde Hızır'ın kahramanlara ve bazı saz şairlerine rüyalarında sunduğu içki. )


-BÂB-ÜS-SAÂDE ile/ve BÂB-ÜS-SELÂM

( Topkapı Sarayı'nın üçüncü kapısı/dış kapısı. İLE/VE Topkapı Sarayı'nın ikinci kapısı. )


-BABAANNE ile/ve ANNEANNE



-BADEM = LEVZE = AMANDE, NOYAU



-BÂDİHE = ÂNİ İLHAM



-BAGL[çoğ. BİGAL] ile/ve BAGLE

( Eril katır. İLE/VE Dişil katır. )


-BAĞ:
ÖZERKLİK ve/<> HAZIR OLMA ve/<> GÖNÜLLÜLÜK/RIZÂ ve/<> HAREKETE GEÇME/GEÇEBİLME ve/<> KURABİLME(SÜRDÜREBİLME/SÜREKLİLİK) ve/<> PAYLAŞIM ve/<> GÜÇ



-BAĞDAŞTIRMA ile ÖZDEŞLEŞTİRME

( Romantizme kapılma ya da saçma amaçları kendininkilerle özdeşleştirme tehlikesi vardır. )


-BAĞDAŞTIRMA ile ÖZDEŞLEŞTİRME

( Arzuladığınız, korktuğunuz ve kendinizi duygularınızla özdeşleştirdiğiniz zaman, keder ve tutsaklığı yaratırsınız. )


-BAĞDAŞTIRMA ile ÖZDEŞLEŞTİRME

( Sizi mutlu ya da mutsuz eden sadece kendinizi zihninizle özdeşleştirişinizdir. Zihninizin kölesi oluşunuza başkaldırın, tutsaklığınızı kendiniz yaratmış olduğunuzu görerek bağımlılık ve nefret zincirlerini kopartın. Özgürlük amacınızı zihninizde sürekli tutun, ta ki, özgür olduğunuz, özgürlüğün uzak bir gelecekte ve acı verici çabalarla kazanılacak bir şey olmadığı fakat onun her zaman sizin için, kullanmanız için hazır olduğu gerçeği içinize doğuncaya dek! )


-BAĞDAŞTIRMA ile ÖZDEŞLEŞTİRME

( Tek sorununuz, her algıladığınız şeyle kendinizi özdeşleştirme hevesinde oluşunuzdur. )


-BAĞDAŞTIRMA ile ÖZDEŞLEŞTİRME

( When you desire and fear, and identify yourself vs. your feelings, you create sorrow and bondage.
It is only your self-identification vs. your mind that makes you happy or unhappy. Rebel against your slavery to your mind, see your bonds as self-created and break the chains of attachment and revulsion. Keep in mind your goal of freedom, until it dawns on you that you are already free, that freedom is not something in the distant future to be earned vs. painful efforts, but perennially one's own, to be used!
Your only problem is the eager self-identification vs. whatever you perceive. )


-BAĞIL ile/ve/||/<> BAĞILLIK/İZÂFİYET/RÖLATİVİTE

( Görece. | Kendine özgü bir kımıldanışı olduğu hâlde başka bir nesneye uyarak sürüklenen nesnenin görünürdeki kımıldanışının niteliği. İLE/VE/||/<> Görece olma durumu. )


-BAĞIMLILIK SÜRECİ VE SONUCU:
HASTAHANE ve/||/<>/> CEZAEVİ/KODES[Yun.] ve/||/<>/> MEZAR



-BAĞINTILARDA:
YANSIMA ile BAKIŞIM(SİMETRİ) ile TERS BAKIŞIM ile GEÇİŞME

( xRx İLE xRy ise yRx İLE ... İLE xRy ^[ve] yRz ise xRz )


-BAĞIŞ/HİBE ile/ve/değil/yerine HEDİYE



-BAĞIŞ ile/<> İHSÂN ile/<> LÜTÛF ile/<> HİMMET ile/<> KEREM ile/<>
İNÂYET ile/<> İLTİFAT ile/<> ATÂ ile/<> ATIFET ile/<> HÎBE



-BAĞLAMLARDA DÜŞÜNCE ve/||/<>/> BİLME-İNANMA ve/||/<>/> EYLEME-YAŞAMA



-BAĞLANTILANMA ile/ve/||/<> LEHİMLENME



-BAHÂ ile/değil/yerine BAHÂNE



-BAHÂNE ile "İTİCİ GÜÇ"



-BAHÂNE yerine ÇÖZÜM/ÇÂRE

( [bir işi] Yapmak istemeyenin "tutumu". YERİNE Yapmak isteyenin tutumu. )


-BAHÂNE yerine ÇÖZÜM/ÇÂRE

( "Çareler" yazısı için burayı tıklayınız... )


-BAHANE <> GÜZELLİK



-BAHÂNE ile MAZERET



-BAHÂNE ile/ve/değil VESÎLE



-BAHARİYE ile/ve BAHARİYE

( Eyüp'te.[Bostan İskelesi - Silâhtarağa arasında] İLE/VE Kadıköy'de.[Altıyol - Küçük Moda arasında] )


-BAHARİYE ile/ve/||/<> ŞITAİYE

( Baharı anlatan şiirler. İLE/VE/||/<> Kışı anlatan şiirler. )


-BAHÇE ile ASMA BAHÇE

( ... İLE Ayak ve kemerler üzerine kurulan teraslardan yapılmış bahçe. )


-BAHÇE ile ÇEPER

( ... İLE Çit. | Ahlâksız, huysuz, geçimsiz kişi. | Bağ çubuğu, çalı çırpı. | Sebze bahçesi. | [dirimbilim] Zar. )


-BAHÇE ile/ve HADİKA

( ... İLE/VE Ağaçlı bahçe. )


-BAHÇE ile HARIM

( ... İLE Sebze ve meyve bahçesi. | Tarla ve bahçe çevresindeki çit. )


-BAHÇE ile/ve KELE/KELEME

( ... İLE/VE Bakımsız bahçe. | Sürülmemiş tarla. )


-BÂHİRE ile BÂHİRE ile BAHÎRE

( Dikenli ağaç. | Çok koşan cins deve. İLE Vapur. İLE İslâm'dan önceki dönemde, Araplar'ın, kulağını keserek işaretleyip biraktıkları dişil deve ya da koyun. )


-BAKI = DENETLEME

( Özellikle dağlık yörelerde bir yamacın güneş ışınlarına, güneye ya da kuzeye karşı konumunu belirleyen, bunun sonucu olarak da doğal koşullarını tespit eden durumu. | Denetleme. | Fal. )


-BAKIŞIM/SİMETRİ ile/ve/||/<> KÜTLE



-Bâkî'ye



-BAKKA, KÜÇÜK ÇEKİRDEKLİ ETLİ MEYVE = SİMÂR-I TUFFÂHÎYE-İ MATMÛRETÜ'N-NEVÂT = MÉLONIDE À PÉPINS, BAIE



-BAKLİYE MEYVESİ, LEGÜMEN = SİMÂR-I BAKLÎYE = GOUSSE, LÉGUME



-BAKMAK:
KAÇIRDIKLARINA değil/yerine YAKALAYABİLECEKLERİNE



-BÂKURE["ku" uzun okunur] ile BÂKÛRE

( Sığır sürüsü. | Yararı, zararı ayıramayan sersem, budala. İLE Önce yetişen, turfanda yemiş. )


-BALANS[Fr., İng. < BALANCE] değil/yerine/= DENGE



-BALE'DE:
5 AYAK DURUŞU ile/ve/||/<> PLIE ile/ve/||/<> ÇARPMA ADIMI(BEATEN STEP) ile/ve/||/<> KEÇİ SIÇRAYIŞI(CAPRIOLLES/CAPRIOLA[İt.])

( AYAK DURUŞU:
1. Ayaklar yanlara doğru düz bir çizgidedir. ve topuklar birbirine değer.
2. Birinci duruşun bir adım boyu kadar yanlara açılmış durumudur ve ayaklar yine yanlara doğru düz bir çizgidedir.
3. Bir ayak ötekinin önündedir ve öndeki ayağın topuğu arkadaki ayağın orta çukuruna değmektedir.
4. Bir ayak, bir adım boyu ötekinin önündedir ve ayaklar dışa dönüktür.
5. Bir ayak, hemen ötekinin önünde ve ona tümüyle dokunacak biçimde ve dışa dönük olarak yerleşir. [Bu duruşta ön ayağın arkasından sadece arka ayağın başparmağı görülür.]

İLE/VE/||/<>

PLIE:
Dizlerin kırılması hareketidir. [Bir zıplama hareketine başlamadan önce ya da bitirdikten sonra dizler mutlaka plie ile yanlara eğilir.] | Günlük bale derslerinde dansçının kaslarının ve tendonlarının yumuşaması ve dengeyi güçlendirmesi için ayaklar dışa dönük biçimde dizleri yavaşça kırarak balenin 5 duruşunda yapılan dersin açılış hareketidir.

İLE/VE/||/<>

ÇARPMA ADIMI(BEATEN STEP):
Bir bacağın ötekine çarpması ya da havada iken iki bacağın karşılıklı çarparak geçişmesi hareketine verilen ad.

İLE/VE/||/<>

KEÇİ SIÇRAYIŞI(CAPRIOLLES/CAPRIOLA[İt.]):
Her yöne yapılabilen bu harekette, sıçradıktan sonra iki bacak yere paralel olacak kadar yükselir ve birbirine çarpar. )


-BAMYA ile AMBERİYE



-BAR ile BAROMETRE ile BAROSKOP

( C.G.S. sisteminde, basınç birimi. [1 bar= 1 din/cm²=0,1000 Pa.] İLE Atmosfer basıncını ölçen aygıt. İLE İçinde sıvı bulunan, bir U tüpü şeklinde olan ve hava basıncındaki değişimleri kaydeden bir aygıt. )


-BARBUNYA ile FASULYE



-BARBYSOS değil/yerine/= KÂĞITHANE



-BARINAK ile GÜME/GÜMELE

( ... İLE Bostanda kurulan bekçi barınağı. )


-BARINMA ile/ve BÜRÜNME

( MELCE'[Ar.]: Barınak, sığınak. )


-BARIŞ:
KENDİNLE ve/||/<> DÜNYAYLA

( Kendiyle barışmayan, dünyayla barışamaz.
Kendinde, dünyayla barışmayan, kendiyle barışamaz. )


-BARİSFER/PİROSFER[Fr.] değil/yerine/= AĞIR KÜRE

( Dünyanın ateş halindeki çekirdeği. )


-BAROMETRE



-BARYE



-BASİT BAŞAK/SPİKA = SÜNBÜLE-İ ÂDÎYE = ÉPI SIMPLE



-BASİT KAPİTULUM = KIMMÎYE-İ ÂDÎYE = CAPITULE



-BASİT SALKIM = ANKÛD-I ÂDÎ = GRAPPE



-BASİTLEŞTİRME ile DEĞERSİZLEŞTİRME



-BASİTLEŞTİRME ile/ve/değil DÜŞÜNCE



-BAŞAK, SPİKA = SÜNBÜLE = ÉPI



-BAŞARI:
SABIR ve/+/x/||/<>/> ÇALIŞMA ve/+/x/||/<>/> İSTİKRAR ve/+/x/||/<>/>
DENEME ve/+/x/||/<>/> KOŞULLAR ve/+/x/||/<>/> ZAMAN, ZEMİN



-BAŞARILARDA ve/||/<> FELÂKETLERDE

( Gururu yenmek. VE/||/<> Ümitsizliğe direnmek. )


-BAŞARILI OLMAK İÇİN...:
YUMUŞAK ile/ve/||/<>/> MÂKUL ile/ve/||/<>/> DERİN ile/ve/||/<>/> ile/ve/||/<>/> YETERİNCE ile/ve/||/<>/> ŞIK ile/ve/||/<>/> KORKUSUZ ile/ve/||/<>/> SABIRLA ile/ve/||/<>/> FARKLI ile/ve/||/<>/> HOŞGÖRÜLÜ ile/ve/||/<>/> DÜRÜST ile/ve/||/<>/> DÜZENLİ ile/ve/||/<>/> AKILLI

( Konuş. İLE/VE/||/<>/> Ye. İLE/VE/||/<>/> Soluk al. İLE/VE/||/<>/> Uyu. İLE/VE/||/<>/> Giyin. İLE/VE/||/<>/> Hareket et. İLE/VE/||/<>/> Çalış. İLE/VE/||/<>/> Düşün. İLE/VE/||/<>/> Davran. İLE/VE/||/<>/> Kazan. İLE/VE/||/<>/> Biriktir. İLE/VE/||/<>/> Tüket. )


-BAŞCIK, KÖMEÇ, KAPİTULUM = KIMME = CAPITULE

( Papatya ve ayçiçeğinde olduğu gibi, sapın yassılaşmış ve genişlemiş ucu üzerinde çiçeklerin yan yana toplanmasıyla oluşan çiçek durumu. )


-BAŞKA ile/ve/||/<>/> ÖZGÜRLEŞME



-BAŞKALAŞTIRMA ile/ve/değil/yerine DÖNÜŞTÜRME



-BAŞKASININ, BİZİ KEŞFETMESİ ile/ve/>/değil/yerine KENDİNİ KEŞFETME

( Beşer. İLE/VE/>/DEĞİL/YERİNE İnsan. )


-BAŞLANGIÇ ile ÖNCE



-BATI AVRUPA'DA AYDINLAR:
KİLİSE ile/ve/<> RAHİPLER

( Aydınlar, Batı Avrupa'da, dinî–ilmî-felsefî-siyasî bir dizge olarak Kilise'nin yerini alan kapitalist-emperyalist–pozitivist yaşam görüşünün rahipleri olarak yükselmişlerdir. )


-BATİK ile ÇİTENGE

( ... İLE Zambiya'da, 2 m.'lik, göz alıcı renklerle yapılan tek parçalı, pamuk batik. )


-BATTANİYE ile PİKE[Fars.]

( ... İLE Kabartmalı pamuklu kumaş. | Bu kumaştan yapılan yatak örtüsü. | Bu kumaştan yapılan eşya. | Yüksekten, hedef üzerine büyük bir açı ile inme, yüksekten, hederin üzerine dik olarak saldırma. )


-BATTANİYE ile YORGAN



-BAYILMA ile KENDİNDEN GEÇME



-BAYRAM:
ÂRİF OLMAYANLARA ile/ve/değil/||/<>/< ÂRİFLERE

( Seyran. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Bayram. )


-BAZEN ile/ve/değil/yerine YERİ GELDİĞİNDE



-BE-HEME[Fars.]-HÂL[Ar.] değil/yerine/= MUTLAKA, ELBETTE

( MUTLAKA, ELBETTE )


-BE ile BE ile Be

( Türk abecesinin ikinci harfinin adı, okunuşu. İLE Ünlem. İLE Berilyum öğesinin simgesi. )


-BEAT vs. BITE



-BEAUTY vs. FEATURE



-BEBEK BESLENMESİNDE:
BİBERON ile/değil/yerine EMZİRME

( Annenin zanları ile. İLE/DEĞİL/YERİNE Bebeğin gereksinimi kadarı ile. )


-BEBEK/LİK EVRELERİ/NDE:
OTİSTİK ile/ve/> SİMBİYOTİK ile/ve/> AYRIŞMA VE BİREYLEŞME

( 0-2 ay. İLE/VE/> 2-5 ay. İLE/VE/> 6-30 ay. İLE/VE/> 30 ay sonrası. )


-BEBEK/LİK EVRELERİ/NDE:
OTİSTİK ile/ve/> SİMBİYOTİK ile/ve/> AYRIŞMA VE BİREYLEŞME

( [bkz.] Margaret Mahler )


-BEDEN değil/yerine/= GÖVDE



-BEDENE ile HEDY



-BEDÎHE ile NAZAR



-BEDÎHE ile REVİYYE



-BEDRE ile BEDRİ[Fars.]

( Kuzu, oğlak derisi. | İçi altın dolu kese. İLE İçi altın dolu kese. )


-BEGIN(ING) vs. START(ING) vs. PRELUDE



-BEGINNING vs. BEFORE



-BEĞENİ ile/ve/<> TERBİYE



-BEHAVIOUR vs. ATTITUDE



-BEHREME ile BEHREME[Fars.]

( Çiçeğin göz alıcı güzelliği ve parlaklığı. | Hindlilerin ibâdeti. | Saç ve sakalı kına ile boyama. İLE Burgu. )


-BEHV/BEHVE ile BEHV[Fars.]

( Misafir odası. | Yer altında hayvan ağılı. | Geniş meydan, yer. | Göğsün içi, boğazdan mideye kadar olan aralık. | Rahim ile mahrecinin/çıkışının arası. İLE Köşk. | Sofa. | Salon. | Cumba. | Çardak. )


-BEKLEMEK ve/= TERBİYE



-BEKLEMEK ve/= TERBİYE



-BEKLENTİ SIRALAMASI:
"YÖNETİCİLERE GÖRE" ile/değil/yerine/>/>< ÇALIŞANLARA GÖRE

( )


-BEKLETME ile YADSIMA



-BELÂ' ile NİKME



-BELGE ile/ve/||/<> BİLGİ



-BELGE ile/ve KAYIT



-BELIEF vs./and STRUGGLE



-BELIEF/FAITH vs./and LIFE



-BELİRGİNLEŞTİRME ile/ve/||/<> AÇIĞA ÇIKARMA



-BELİRLE(N)ME ile/ve/||/<> ETKİLE(N)ME



-BELİRLEME, OLUMSUZLAMADIR ile/değil/yerine OLUMSUZLAYARAK BELİRLEME

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Olumsuzlama, kendini de olumsuzlayabildiğinden dolayı. )


-BELİRLEME, OLUMSUZLAMADIR ile/değil/yerine OLUMSUZLAYARAK BELİRLEME

( SPINOZA ile HEGEL )


-BELİRLEME ile/ve/> BİRARADA TUTMAK



-BELİRLEME ile/ve/>/<> DEĞİLLEME



-BELİRLEME ile/ve İLİŞKİLER



-BELİRLEME ile/ve SINIRLAMA



-BELİRLEME ile/ve/>/<> SONSUZ DEĞİLLEME



-BELİRLEME ile TARİF



-BELİRLEME ile TARİF



-BELİRLEME ile YADSIMA



-BELİRLENİM ile/değil İLKE

( ... İLE/DEĞİL Farklılıkları birliğe getirici olan. )


-BELİRLENİM ile/değil İLKE

( Birliğe getiren herşey ilkedir. )


-BELİRLİ BİR:
SÜREYLE ile/ve/||/<>/>/< SIRAYLA



-BELİRLİ OLMA ile/ve/||/<> FİLİZ VERME



-BELİRME ile/ve/<> TAŞMA



-BELİRSİZ SÖZ/MUĞLAK İFADE ile/değil/yerine KAVRAM



-BELİRTEÇ ile GÖSTERGE



-BELİRTİLERİ BASKILAMA ile/değil/yerine/>< İYİLEŞTİRME



-BELİRTKE ile BELİTKE

( Bir özlü sözle birlikte kullanılan im. | Soyut bir şeyin, bir kavramın simgesi olan varolan ya da eşya. AMBLEM | Gösterge. İLE Belitler dizgesi. [BELİT/AKSİYOM: Kendiliğinden, apaçık olan ve böyle olduğundan dolayı öteki önermelerin ön dayanağı olan temel önerme.] )


-BELİRTME ile BİLDİRME



-BELİRTME ile ORTAYA KOYMA



-BELLEK SİLME ile/ve PROPAGANDA



-BELLEK-GÖVDE(/NEDENSEL-GÖVDE) ile/ve/değil/yerine/< GÖVDE



-BELLEME(EZBERLEME) ile/yerine ÖĞRENME



-BELLEME ile BELLEME

( Öğrenip akılda tutmak. | Sanmak. İLE Bel denilen araçla toprağı işlemek. )


-BEN İSTEDİM DİYE değil SEN İSTER İSEN



-BEN-İM:
BENLİK ile/ve/değil ÖZNE

( Kendini merkeze koymak. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Başkalarından/ötekilerden ayrı olan. )


-BENCE ile/değil/yerine "BANA ÖYLE/ŞÖYLE GELİYOR Kİ ..."



-BENCE ile/ve/değil/yerine BENİM/SENİN İÇİN, BANA/SANA GÖRE



-BENDE

( KUL, KÖLE, BAĞLI [bkz. ABD] )


-BENİMSEME ile/ve/değil/yerine/<> İÇSELLEŞTİRME



-BENİMSEME ile KİŞİSELLEŞTİRME



-BENLE(N) değil BENİMLE



-BENZER ile BENZEŞEN ile BENZEŞİM ile BENZEŞLİK ile BENZEŞME ile BENZETİ ile BENZETME ile BENZEYİŞ



-BENZERSİZLEŞTİRME ile/ve/değil/yerine "FARKLILIK"/"ÖZGÜNLÜK" ATFETMEK



-BENZEŞME ve AYRIŞMA



-BENZETME ile "BENZETME"



-BENZETME değil YAKIŞTIRMA/N



-BERBAH[Ar.]/ÉPIDIDYME

( Erbezi üstü. )


-BERDE ile BERDE/BENDE[Fars.]

( Mide dolgunluğu. İLE Tutsak, esir, köle, karavaş. )


-BERE ile BERE[Fars.] ile BERE[Fr. < BERET]

( Vurma ve incitme sonucunda, gövdenin herhangi bir yerinde oluşan çürük. | Herhangi bir şeyde görülen çizik, ezik. İLE Kuzu. İLE Yuvarlak, yassı ve sipersiz başlık. )


-BERE ile BERTİK

( Vurma ve incitme sonucunda, gövdenin herhangi bir yerinde oluşan çürük. | Herhangi bir şeyde görülen çizik, ezik. İLE Yara, bere. | İncinmiş, burkulmuş. | Deride mor leke, çürük. )


-BERE ile ŞAPKA



-BERİT/MENZİL ile/ve MERHALE

( 4 Fersah. İLE/VE 2 Berit.[8 Fersah] )


-BERİYYE

( ÇÖL, KIR, SAHRÂ | HALK, BİREYLER )


-BERİYYE ile NÂS



-BESİDOKU, ENDOSPERMA = SÜVEYDÂ = ENDOSPERME



-BESLE(N)ME ile/ve/||/<>/> SESLE(N)ME



-BESLENME VE ÇİĞNEME SÜRESİ/SAYISI:
YANLIŞSA/EKSİKSE değil/yerine/>< DOĞRUYSA/YERİNDEYSE/YETERİNCEYSE

( [İlâcın] Yararı yok. DEĞİL/YERİNE/>< Gerek yok. )


-BESLENME ile/ve/||/<> DEMLENME



-BESLENME = NUTRITION[İng.] = NOURRIR[Fr.] = VERPFLEGEN[Alm.] = NUTRIRE[İt.] = NUTRIR[İsp.]



-BESLENME ve/> SESLENME

( Ancak, hem zihinsel, hem fiziksel olanakları karşılanan kişi bir şey söylemeye, seslenmeye, hakkını aramaya olanak(güç/fırsat) bulur. )


-BESLENME = TAGADDİ, TAĞDİYE, İGTİDÂ'[< GIDÂ] = NUTRITION



-BESLENME ve/||/<> TRİGLİSERİT



-BESLEYİCİ MADDELER, GIDA MADDELERİ = ECZA-İ GIZÂÎYE = PRINCIPES ALIMENTAIRES



-BESMELE:
113 SUREDE ile/ve/<> 1 SUREDE



-BESMELE ile/ve/<> HAMDELE ile/ve/<> SALVELE



-BESMELE ile/ve/değil/> ZAMAN/FIRSAT/BOŞLUK

( Herhangi bir eylem öncesinde kullanılan Besmele sadece bir söz değil, günlük hayattaki (zihinsel) koşuşturmanın içinde küçük aralar vererek kontrollü/farkındalıklı olmayı, kendine/zihnine ve olaya/olguya [birkaç salise/saniye olsa bile] fırsat/zaman/boşluk sunmayı sağlar. )


-BESTE ile FÜG

( ... İLE Çoksesli müzikte bir beste. )


-BESTE ve/<>/> OPUS[Lat.]

( ... VE/<>/> Besteleniş sırasına göre numaralanmış müzik yapıtı. )


-BESTE ile/ve/değil/||/<>/< SÖZ



-BEŞPARMAK/BEŞPENÇE ile BEŞPARMAKOTU

( Derisidikenlilerden, beş ışınlı yıldız biçiminde bir deniz canlısı. | Beş renkte dokunmuş, çubuklu kumaş. İLE Gülgillerden, yol kıyılarında ve çayırlarda yetişen, sürgüne karşı kullanılan bir bitki, kurtpençesi. )


-BETİM, BETİMLEME = TASVİR, TAVSİF = DESCRIPTION[İng., Fr.] = BESCHREIBUNG[Alm.] = DESCRIPTIO[Lat.] = DESCRIPCIÓN[İsp.]



-BETİM, BETİMLEME = TAVSÎF = DESCRIPTION



-BETİMLEME ile/ve BEKLENTİ



-BETİMLEME ile/ve/||/<> DEĞER VERME/YÜKLEME



-BETİMLEME ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TANIMLAMA



-BETİMLEMELİ/TASAVVURLU DÜŞÜNME ile BETİMLEMESİZ/TASAVVURSUZ DÜŞÜNME



-BEYÂN ile FÂİDE



-BEYÂNNAME değil/yerine/= BİLDİRİ/BİLDİRGE



-BEYAZ KARE ile SİYAH KARE



-BEYHÛDE değil/yerine/= BOŞUNA



-BEYHUDE ile NÂFİLE



-BEYİN ile/ve/<> BOZMADDE

( ... İLE/VE/<> Sinir gözelerinden oluşan, beyinde dış, omurilikte iç tabaka. )


-BEYNE ile VASAT



-BEYNİN RENGİNDE:
PEMBE ile/ve/||/<> GRİ

( Yaşam süresince, oksijenli taze kan ile pembe renktedir. İLE/VE/||/<> Öldükten sonra ya da çıkarıldığında, griye döner. )


-BEYNİN/ZİHNİN GELİŞİMİNDE:
SAĞ YARIMKÜRE ve/||/<>/> SOL YARIMKÜRE (ÖZELLİKLERİ)

( İlk iki yılda. VE/||/<>/> İkinci iki yılda. )


-BEYZÂR ile BEYZÂR/E

( Tenâsül âleti, penis. İLE Geveze, çalçene. )


-BEZ BEZE ile BEZBEZE

( Zafer, üstünlük, galebe. İLE Hızlı yürüme, kaçma. | Şiddetli sarsma, depretme. )


-BEZ ile BEZE



-BEZE ile BEZE[Fars.] ile BEZE ile BEZE

( Fakir, miskin. İLE Günah, hata, suç, kabahat. İLE Hamur topağı, pazı. İLE Yara ya da çıban nedeniyle gövdenin herhangi bir yerinde oluşan şişkinlik. )


-BEZE ile BEZECİK

( Kolda bir çıban çıksa, koltuğumuzun altında bir beze meydana gelir. Bu beze, gövdenin kendini korumak için oluşturduğu kaledir. Beze ya da bezeler mikropları tutup onların kana karışmasını ve tüm gövdeyi işgal etmesini engellemeye çalışır. )


-BEZELYE ile ARAKA

( [Bazı kültürlerde] En dış kabuğuyla birlikte yenene verilen ad. İLE Bezelyenin tanelerine verilen ad. | İri taneli bezelye. )


-BEZELYE ile DELİ BEZELYE



-BEZLİ MİDE ile/ve TAŞLI MİDE

( TAŞLIK, KONSA, KATI: Kuşların sindirim kesesi. )


-BEZME ile BEZME[Fars.]

( Gündüz yenilen bir öğün yemek. İLE Sohbet ve muhabbet meclisinin bir köşesi. )


-BÎ-ÇÂRE değil/yerine/= ÇARESİZ, ZAVALLI



-BÎ-GÂNE değil/yerine/= KAYITSIZ, İLGİSİZ



-BİÇİMLENDİRME ile/ve/<> İLİŞKİLENDİRME



-BİÇİMLENME ile/ve/<> BELİRLENME



-BİD'AT HASENE ile BİD'AT-I KERAHA



-BİD'AT-I KABÎHA ile/değil/yerine BİD'AT-I HASENE



-BİD'AT-I SEİYYE ile/ve/değil/yerine BİD'AT-I HASENE



-BİD'AT ile HURÂFE



-BİLÂD-I AŞERE ile BİLÂD-I ERBAA ile BİLÂDI-I İSNÂ AŞER

( 10 şehir. [İzmir, Eyüp, Kandiye, Halep, Selânik, Sofya, Trabzon, Galata, Kudüs, Lârisa] İLE 4 şehir. [Edirne, Bursa, Şam, Kahire] İLE 12 şehir. [Adana, Erzurum, Bağdat, Beyrut, Diyarbakır, Rusçuk, Bosnasaray, Sivas, Maraş, Trablusgarp, Antep, Çankırı] )


-BİLÂD-I AŞERE ile BİLÂD-I ERBAA ile BİLÂDI-I İSNÂ AŞER

( 10 şehir. [İzmir, Eyüp, Kandiye, Halep, Selânik, Sofya, Trabzon, Galata, Kudüs, Lârisa] İLE 4 şehir. [Edirne, Bursa, Şam, Kahire] İLE 12 şehir. [Adana, Erzurum, Bağdat, Beyrut, Diyarbakır, Rusçuk, Bosnasaray, Sivas, Maraş, Trablusgarp, Antep, Çankırı] )


-BİLÂD-I SELÂSE ile VİLÂYAT-I SELÂSE

( Üç şehir. İLE Üç vilâyet. )


-BİLÂD-I SELÂSE ile VİLÂYAT-I SELÂSE

( * Üsküdar, Galata, Eyüp.
* İstanbul, Edirne, Bursa.
İLE
Selânik, Manastır, Yanya. )


-BİLDİRGE ile/ve/değil PAYLAŞIM



-BİLDİRME ile/değil/yerine ÇEKME/ÇEKİM(CÂZİBE)



-BİLDİRME ile/ve/değil/yerine/<> ÖNERME



-BİLE ile BÎLE[Fars.]

( Birlikte. | Aynı zamanda. | Üstelik. İLE Ada. | Yanak. | Yan. | "Kesme" denilen küçük bahçıvan beli şeklindeki ok temreni. | Kayık küreği, gönderi. )


-BİLE değil/yerine/= İLE



-BİLEREK/BİLE BİLE ile İNADINA



-BİLEREK ile BİLE BİLE



-BİLEREK ile BİLE BİLE



-BİLEREK ile BİLE BİLE



-BİLEŞEN ile BİLEŞİK ile BİLEŞİM ile BİLEŞKE

( Fizikte ve dilde. İLE Kimyada, doğada, dilde, felsefede. İLE Kimyada. İLE Fizikte. )


-BİLEŞEN ile BİLEŞİK ile BİLEŞİM ile BİLEŞKE

( Bir bileşke oluşturan kuvvetlerin her biri. | Bileşim yoluyla bir sözcüğün yapısına giren sözcük. [Sivrisinek] İLE Bileşerek oluşmuş, basit olmayan, mürekkep. | Kİmyasal tepkimeler sonucunda, iki ya da daha çok öğeden oluşan ve bunlardan bağımsız, fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren özdek/madde. [Su] | Ses ve görüntünün birlikte yer aldığı film parçası. İLE İki ya da daha çok öğenin biraraya gelerek yeni bir öğe oluşturması, terkip. | Bir maddenin, hangi kimyasal türlerden oluştuğun belirleyen verilerin tümü. | Bileşme sonucu oluşan cisim. İLE Bir cisme uygulanan birkaç kuvvetin toplam etkisine eşit olan tek kuvvet. )


-BİLEŞEN ile PARAMETRE



-BİLEŞİK ÇİÇEK DURUMU, KAPİTULUM = EZHÂR-I MÜREKKEBE = CALATHIDE, CAPITULE



-BİLEŞİK ŞEMSİYE/UMBELLA = EZHÂR-I SAYVÂNÎYE-İ MÜREKKEBE = OMBELLE COMPOSÉE



-BİLET ile DAVETİYE



-BİLGE ve/||/<> ALÇAKGÖNÜLLÜ

( Herkesten farklı olduğumuzu kavrayabilecek kadar. VE/||/<> Kimseden daha iyi olmadığımızı sürekli anımsayabilecek kadar. )


-BİLGE ile/ve İLERİ GELEN



-BİLGİ ve/||/<> BİLİM ve/||/<> DAYANÇ(SABIR) ve/||/<> YETİNME

( Anamal/sermaye. VE/||/<> Silah. VE/||/<> Giysi. VE/||/<> Kazanç. )


-BİLGİ ile/ve/<> BİLME

( Dışarıdan. İLE/VE/<> İçeriden. )


-BİLGİ ile/ve/<> BİLME

( Hem desteklenebilen hem çürütülebilen iki yaklaşım vardır. [İkisinden birini tercih etmek değil ikisinin de aynı anda ve ayrı ayrı etkin olabileceği ve değerlendirilmesi gerektiği üzerinden yaklaşılmalıdır.] 1. Bilginin dışarıdan alınarak edinildiği. [TABULARASA] 2. Dışarıdan almaya gerek olmadan tüm bilgilerin kişide/özde [çekirdek/tohum gibi] bulunduğu. )


-BİLGİ ile/ve DÜŞÜNCE

( Rasyonel akıl. İLE/VE Entellektüel akıl. Amaçlı, evrensel düşünme. )


-BİLGİ ile/ve DÜŞÜNCE

( Geçmişte tutar. İLE/VE Gelecekte tutar, geleceğe yöneliktir. )


-BİLGİ ile/ve DÜŞÜNCE

( Bilgi olmadan fikir olmaz/olmamalıdır. )


-BİLGİ ile/ve/||/<> GÜÇ/İKTİDAR ile/ve/||/<> ÖZNE



-BİLGİÇ ile BİLGİN ile BİLGE

( Bildiğini zannetme, gereksiz/yararsız/yersiz bilgi sahibi olma, zamansız/bağlantısız paylaşma çabası. Bilgi obezi.[Malûmat-füruş/luk] İLE Âlim. Derin ve geniş bilgilere sahip olan. )


-BİLGİÇ ile BİLGİN ile BİLGE

( [Söz(cük)lerin...] Gerçek anlamlarını kullanarak anlaşırlar. İLE Mecaz anlamlarıyla anlaşırlar. İLE Kinâye yoluyla anlaşırlar. )


-BİLGİÇ ile BİLGİN ile BİLGE

( Bilge olmaya cesaret et![Sapere aude!] )


-BİLGİLEN(DİR)ME ile/ve/<> EĞİTİM

( Kanuni Sultan Süleyman döneminde eğitim bütçesi toplam bütçenin dörtte biri kadardı. )


-BİLGİLEN(DİR)ME ile/ve/<> ÖĞREN(/T)İM

( Düşünmeden öğrenmek, yitirilmiş bir emektir. )


-BİLGİLEN(DİR)ME ile/ve/<> ÖĞREN(/T)İM

( Öğrenensiniz, yapansınız, öğretensiniz. )


-BİLGİLENME ile/ve/> AİDİYET



-BİLGİLENME ve ÖZGÜRLÜK



-BİLGİN ile/ve/değil/<>/> BİLGE

( Âlim. İLE/VE/DEĞİL/<>/> Ârif. )


-BİLGİN ile/ve/değil/<>/> BİLGE

( Bilge, kendi bilincinde, insan doğasının sezgisel bilgi ve uygulayımsal bilgisini birleştirmiş kişidir. )


-BİLGİN ile/ve/değil/<>/> BİLGE

( Bilge kişi yaşamını, bir çiçeğin özünü alıp onun kokusuna ve güzelliğine zarar vermeksizin uçup giden bir arı gibi sürdürür. )


-BİLGİN ile/ve/değil/<>/> BİLGE

( Bilge kişi tedbirli, içine kapanık ve ölçülüdür. )


-BİLGİN ile/ve/değil/<>/> BİLGE

( Su yolları yapan kişiler o suları kontrolleri altına alırlar, marangozlar ağaçlardan nasıl yararlanacaklarını bilirler; bilge kişiler de aynı biçimde kendi zihinlerini kontrol ederler. )


-BİLGİN ile/ve/değil/<>/> BİLGE

( Karşılaştığı konuları bir acelecilik içinde değerlendirmeye ve çözümlemeye çalışan kişi, doğruluk yolunda değildir. Bilge kişi, herşeyi acele etmeden huzur içinde düşünür ve değerlendirir. Bu kişi, Gerçek'i korur, Gerçek de onu. )


-BİLGİN ile/ve/değil/<>/> BİLGE

( Çok konuşan kişiye değil, huzur içinde korkusuzca konuşan kişiye "Bilge" adı verilir. )


-BİLGİN ile/ve/değil/<>/> BİLGE

( BİLGE: Seni, sana bildiren. )


-BİLGİN ile/ve/değil/<>/> BİLGE

( Bilgin ol ki, kişileri, "büyük" görme. İLE/VE/DEĞİL/<>/> Bilge ol ki, kişileri, "küçük" görme. )


-BİLİM DEĞERLERİNDE:
GÖZLEM/VERİ/OLGU ÖBEĞİNDE DESTEKLENME ve/||/<>/> DENEYE DUYARLILIK ve/||/<>/> KURAMA DUYARLILIK ve/||/<>/> MATEMATİKSELLİK ve/||/<>/> YARARLILIK-İŞLEVSELLİK ve/||/<>/> GERÇEKLİĞİ BETİMLEYEBİLME ve/||/<>/>



-BİLİM ile/ve/<> FELSEFE

( Şey üzerine düşünme. İLE/VE/<> Düşünme üzerine düşünme. )


-BİLİM ile/ve/<> FELSEFE

( Şeylerin/eşyanın zihinde/akılda oluşan sûreti/bilinci. İLE/VE/<> Bilincin bilinci. )


-BİLİM ile/ve/<> FELSEFE

( Dış/zahir. İLE/VE/<> İç/bâtın. )


-BİLİM ile/ve/<> FELSEFE

( Açık-seçik kavramların bilinci[< bilgisi]. )


-BİLİM ile/ve/<> FELSEFE

( Nesne, olay/olgu ya da durumlara, nesnelerle bakar. İLE/VE/<> Kavramlara, kavramlarla bakar. )


-BİLİM ile/ve/<> FELSEFE

( FELSEFE: Varolanı açıklama bilimi. )


-BİLİM ile/ve/<> FELSEFE

( Uygulayıcı. İLE/VE/<> Sorgulayıcı. )


-BİLİM ile/ve/<> FELSEFE

( Süreci araştırmak. İLE/VE/<> Başı, süreci ve sonu araştırmak. )


-BİLİM ile/ve/<> FELSEFE

( [başlangıç] Vardır. İLE/VE/||/<>/>< Yoktur. )


-BİLİM ve/||/<> FELSEFE ve/||/<> DİN

( Zihnin yürüyüşü. VE/||/<> Aklın yürüyüşü. VE/||/<> Özün/ruhun yürüyüşü. )


-BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( İnsan olmayan herşeyden bahseder. İLE/VE/||/<> İnsanı anlatır. İLE/VE/||/<> Kişinin varoluşunu anlatır. )


-BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( Varolan. İLE/VE/||/<> Var olması gereken. İLE/VE/||/<> Hayal ettiğini/n gerçekleştir(il)me(si). )


-BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( Herhangi bir işi: Bilimsellikle başlat, sanatsallıkla destekle, felsefeyle tamamla! )


-BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( Sanatın özü, içsel bir deneyimi iletebilmek için dış formları kullanmaktır. )


-BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( Sanatı olmayan millet, her zaman dilencidir. )


-BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( Sanat: Mekânı/zamanı iyi kullanmak. | Görüp göstermek. )


-BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( Birleştirmek/birlikte tutmak gerekiyor. )


-BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( MİFTÂHÜ'S-SAÂDE ve MİSBÂHÜ'S-SİYÂDE )


-BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( FELSEFE: Aklı kullanma sanatı. )


-BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( The essence of art is to use the outer form to convey an inner experience. )


-BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( Sanat, dekoltedir. )


-BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( Sanatın yolu, sanattır. )


-BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( SANAT: Ben'in, yaratıcı gücünü keşfetmek. )


-BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( Sanat, bir şeyi, başka bir şey olarak görme çabasıdır. | Başka bir şey olma olanağı tanımaktır. )


-BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( Felsefe, kimsenin, itibar edip etmemesine, itibar etmeyendir/etmemektir. )


-BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( Felsefe, olan ile olması gereken arasındaki kavramsal düzendir. )


-BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( Felsefe, düşüncenin merdiveni ve mirâcıdır. )


-BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( Felsefe, ekinin/kültürün bilincine varmaktır. )


-BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( ya, ya da[0 / I] İLE/VE/||/<> hem, hem de İLE/VE/||/<> hem, hem de | ne, ne de )


-BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( "Öğrenilmiş sanat" olmaz! )


-BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( Felsefenin en büyük özelliği, hakikat dışındaki herşeyden uzak tutabilmesidir. )


-BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( Felsefe, üçlülük üzerinedir/üzerindendir. )


-BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( Felsefe, mantık bilimidir. )


-BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( FELSEFE = MUHABBET'ÜL/İSÂR'ÜL HİKMET )


-BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( BİLİM~FELSEFE~SANAT )


-BİLİMCİ ile/ve/<>/> ÖKE ile/ve/<>/> BİLGER ile/ve/<>/> BİLGEN ile/ve/<>/> BİLMEN ile/ve/<>/> YETİLBEY ile/ve/<>/> BİLİMBEY

( Biliminsanı, akademisyen. İLE/VE/<>/> Doktor. İLE/VE/<>/> Yardımcı doçent. İLE/VE/<>/> Doçent. İLE/VE/<>/> Profesör. İLE/VE/<>/> Dekan. İLE/VE/<>/> Rektör. )


-BİLİMDE ve ADÂLETTE

( Doğrulanabilirlik değil yanlışlanabilirlik esastır. VE Şüpheden, sanık yararlanır. )


-BİLİMSEL BİLDİRİ ile MAKALE



-BİLİMSEL DEVRİM:
KOPERNİK ve/<> BRAHE ve/<> KEPLER ve/<> GALILEO ve/<> NEWTON

( KOPERNİK: "Modern astronominin ilk temsilcisi" DEĞİL Antik evren anlayışının son temsilcisi. )


-BİLİMSEL DEVRİM:
KOPERNİK ve/<> BRAHE ve/<> KEPLER ve/<> GALILEO ve/<> NEWTON

( KEPLER YASALARI (EPITOME | 1618 - 1621) )


-BİLİMTEY = MEDRESE = UNIVERSITY[İng.] = UNIVERSITÉ[Fr.] = UNIVERSITÄT[Alm.] = UNIVERSITÀ[İt.] = UNIVERSIDAD[İsp.]



-BİLİNÇ'TE:
SÖZCÜK ve/<> İMGE

( Bilinç, sözcüklerle imgenin buluşmasıdır. )


-BİLİNÇ ile/ve/<> DENEYİM/TECRÜBE



-BİLİNÇLENME ile/ve KORUNUM/KORUMA



-BİLİNÇLENME ve VAROLUŞ



-BİLİŞME ve/=/<> BULUŞMA



-BİLKUVVE ile/ve BİLFİİL

( DUNAMEIS ile/ve ENERGEIAI )


-BİLME/"BİLEBİLME":
(")UYKUDA(") DA ile/ve/||/<> "HAYVANSAL DÜRTÜLERDE(") DE



-BİLME ve/> ANLAMA ve/> YORUMLAMA

( Yapabilmek. VE/> Varolmak. VE/> ... )


-BİLME ve/> ANLAMA ve/> YORUMLAMA

( ... VE/> Kişiye, tarihe, topluma, kültüre ait herşeye bakarak, kişiden hareketle kişiye/kişilere bakarak kavrama yöntemi. VE/> ... )


-BİLME ve/> ANLAMA ve/> YORUMLAMA

( Bilen kişi, varolanı savunur; cahil kişi, cesur olur. )


-BİLME ile/ve/||/<>/>/< DENEYİMLEME



-BİLME ile/= EYLEME ile/= SEYİR(TEMÂŞÂ)

( Tanrı'yı seyir = İrfan; - Evren'i seyir = Estetik )


-BİLME ile/ve/||/<>/> ÖRTÜK BİLME/SEZGİ



-BİLMECE ile/ve/değil/yerine/<> BULMACA



-BİLMEK:
FİZİK'TE ile/ve MANTIK'TA

( Nedenleri bilmek. İLE/VE Orta terimi bilmek. )


-BİLMEK:
FİZİK'TE ile/ve MANTIK'TA

( Nedenleri bilmek. İLE/VE Orta terimi bilmek. )


-BİLMEK(İLİM):
DİL ile/ve/||/<> KALP ile/ve/||/<> GÖVDE

( Zikreden. İLE/VE/||/<> Şükreden. İLE/VE/||/<> Sabreden. )


-BİLMEK ve/||/<>/>< MESAFE



-BİLMEME BİLGİSİ = DOCTA IGNORANTIA[Lat.] (SCIO ME NIHIL SCIRE = EN İYİ BİLDİĞİM ŞEY, HİÇBİR ŞEY BİLMEDİĞİM)



-BİNYE ile TE'LÎF



-BİR DE ile HEM DE



-BİR KERE/DE ile BİR ÇIRPIDA



-BİR KEZ DE ile BİR KEZ DAHA



-BİR NEBZE ile/ve/<> NİSPETEN



-BİR ŞEYİ ...:
YAPARKEN ile/değil YAPMADAN ÖNCE



-BİR(1) TANE ile/değil TEK



-BİR ile SADECE



-BİRBİRLERİYLE ile/değil BİRBİRİYLE



-BİRDEN BİRE ile/değil BİRDENBİRE/ANSIZIN/TINGADAK/FÜC'ETEN, Fİ-L-HÂL[Ar.]



-BİRDENBİRE

( FÜC'EH, FÜCÂEH )


-BİRDENBİRE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ZAMANLA

( Çok az şey. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Çoğu şey. )


-BİREŞİM/TEVHİD:
AMAÇTA ile/ve/||/<> KİMLİKTE ile/ve/||/<> EYLEMDE

( Sıfat. İLE/VE/||/<> Zât. İLE/VE/||/<> Ef'al. )


-BİREŞİM/TEVHİD ve İLKE



-BİREŞİM ile/ve/||/<> DENGE



-BİREYSELLEŞME ile/ve/değil/<> BİREYLEŞME

( Toplumda. İLE/VE/DEĞİL/<> Psikolojide. )


-BİREYSELLEŞME ile/ve/değil/<> BİREYLEŞME

( Bütünden/toplumdan/idealden pay alarak. İLE/VE/DEĞİL/<> Kişide[parçada]. )


-BİRİKTİRME ile/yerine AKIM



-BİRKAÇ SAATLİĞİNE ile/değil BİRKAÇ SAAT İÇİN



-BİRLEŞ(TİR)ME ile/ve/değil/||/<> KAVUŞ(TUR)MA



-BİRLEŞİK PETALLİ KOROLLA, GAMOPETAL KOROLLA, SİNPETAL KOROLLA = TÜVEYC-İ ÂHÂDÎYÜ'L-VARAK = COROLLE MONOPÉTALE, COROLLE GAMOPÉTALE



-BİRLEŞİK SEPALLİ KALİKS, GAMOSEPAL KALİKS, SİNSEPAL KALİKS = KE'S-İ ÂHÂDÎYÜ'L-VARAK = CALYCE MONOSÉPALE, CALICE GAMOSÉPALE



-BİRLEŞİK TÜMCE

( COORDINATE SENTENCE )


-BİRLEŞME



-BİRLEŞME ile/ve BAĞDAŞMA



-BİRLEŞME ve/||/<> ORTAKLAŞMA



-BİRLEŞME ile/ve/> YOĞUNLAŞMA



-BİRLEŞTİRME ve/||/<>/> AYDINLATMA



-BİRLEŞTİRME ile/değil BİRLİK



-BİRLEŞTİRME ile/ve/<> OLUŞTURMA



-BİRLİK:
DİLDE ve/||/<> DÜŞÜNCEDE ve/||/<> İŞTE



-BİRLİK ile/ve CEZBE



-BİRLİKTE ÇÖKME ile BİTİM NOKTASI

( Aslında çözünür olan türlerin, çökmekte olan katının yüzeyinde ya da onunla birlikte sürüklenerek taşınması. İLE Titrasyonda son bir damlanın tepkimeyi tamamladığı, fiziksel değişmelere bakılarak titrasyonun son erdirildiği durum. )


-BİRLİKTE OLMAYALIM!:
SEVMEDİKLERİMİZLE ve/||/<> "UNUTAMADIKLARIMIZLA"



-BİRLİKTE ile/ve BİRLİK'TE



-BİRLİKTE ile/ve/değil KARŞILIKLI



-BİSİKLET ve/<> AİLE



-BİSİKLET ve/<> DENGE



-BİSİKLET ve/<> DİL/ABECE



-BİSİKLET ve/<> EĞLENCE



-BİSİKLET ve/<> GÜLÜMSEME



-BİSİKLET ve/<> HABERLEŞME



-BİSİKLET ve/<> YÜRÜME



-BİSİKLETTE:
AYNA ile/ve RUBLE

( Göbekte/pedalların yanında bulunan büyük vites çark(lar)ı. İLE/VE/<> Arka tekerleğin üzerinde bulunan küçük vites çark(lar)ı. )


-BİT yerine KEHLE



-BİT ile KENE/SAKIRGA/SAKARGA ile MAYT ile GÜVE

( Bilinen, 866 tür kene vardır. )


-BİT ile/ve/değil SİRKE

( ... İLE/VE/DEĞİL Bit yumurtası. )


-BÎTE ile BÎTET

( Geceleme, geceleyiş. )


-BİTEK ile BİTELGE

( Bol ve iyi bitki yetiştiren, verimli toprak. İLE Toprağın bitki yetiştirme gücü. )


-BİTKİ ile MÜGE

( ... İLE Bir tür süs bitkisi. İnciçiçeği. )


-BİTKİ = NEBÂT = PLANTE



-BİTKİBİLİM = BOTANİK = BOTANIQUE



-BİTKİLER:
AVRUPA'NIN TAMAMINDA ile/ve/||/<> TÜRKİYE'DE

( 12.000 tür. ile/ve/||/<> 9.000 tür. )


-BİTKİLER = NEBÂTÂT = BOTANİK = BOTANIQUE



-BİYO-NESNE ile/ve/<> NANO-NESNE



-BİZİM:
GOETHE ve/||/<> YUNUS



-BİZLE ile BİZLE/BEZLE[Fars.]

( Gündelik giysi. İLE Şaka, lâtife. )


-BİZSİ YAPRAK = VARAK-I MIHSAFÎ = FEUILLE SUBULÉE



-BODRUM ile/ve/<> ÇEŞME



-BOĞULMALARDA:
DİL KÖKÜNÜN GERİYE KAYMASI[BAYILMA VE BİLİNÇ KAYBI SONUCU] ile/ve/||/<> SOLUK BORUSUNA SIVI DOLMASI ile/ve/||/<> SOLUK BORUSUNA YABANCI NESNE KAÇMASI ile/ve/||/<> ASILMA ile/ve/||/<> AKCİĞERLERİN ZEDELENMESİ ile/ve/||/<> GAZLA ZEHİRLENME ile/ve/||/<> SUDA

( Gövdedeki dokulara yeterli oksijen gitmemesi sonucu dokularda bozulma oluşmasıdır.
[Belirtileri]
- Soluk almada güçlük.
- Gürültülü, hızlı ve derin solunum.
- Ağızda balgam toplanması ve köpüklenme.
- Yüzde, dudaklarda ve tırnaklarda morarma.
- Genel sıkıntı hali, yanıtlarda isabetsizlik ve kararsızlık.
- Bayılma. )


-BOĞULMALARDA:
DİL KÖKÜNÜN GERİYE KAYMASI[BAYILMA VE BİLİNÇ KAYBI SONUCU] ile/ve/||/<> SOLUK BORUSUNA SIVI DOLMASI ile/ve/||/<> SOLUK BORUSUNA YABANCI NESNE KAÇMASI ile/ve/||/<> ASILMA ile/ve/||/<> AKCİĞERLERİN ZEDELENMESİ ile/ve/||/<> GAZLA ZEHİRLENME ile/ve/||/<> SUDA

( [İlk yardım.]
- Boğulma nedeni ortadan kaldırılır.
- Bilinç kontrolü yapılır.
- Hastanın yaşamsal bulguları değerlendirilir.
- Temel yaşam desteği sağlanır.
- Derhal tıbbî yardım istenir[112]
- Yaşam bulguları izlenir. )


-BOĞULMALARDA:
DİL KÖKÜNÜN GERİYE KAYMASI[BAYILMA VE BİLİNÇ KAYBI SONUCU] ile/ve/||/<> SOLUK BORUSUNA SIVI DOLMASI ile/ve/||/<> SOLUK BORUSUNA YABANCI NESNE KAÇMASI ile/ve/||/<> ASILMA ile/ve/||/<> AKCİĞERLERİN ZEDELENMESİ ile/ve/||/<> GAZLA ZEHİRLENME ile/ve/||/<> SUDA

( [Suda Boğulmalar]
- Suda boğulmalarda, soluk borusu girişi kasıldığından dolayı, çok az miktarda su, akciğerlere girer.
- Özellikle soğuk havalarda, 20-30 dakika geçse bile yapay solunum ve kalp masajına başlanmalıdır.
- Suya atlama sırasında, genel gövde yaralanması/omurga kırıkları olabileceği öngörülerek, başın, çok fazla geriye itilmemesi gerekmektedir.
- İlk yardımcı yalnız ise 112 aranırken temel yaşam desteğindeki sıralamaya uygun olarak aramalıdır. )


-BOĞUMLU GÖVDE = SÂK-I UCZÎ = TIGE NOUEUSE



-BOLİVYA <> VELLAGRANDE

( Adını, İspanyollar'a karşı verdiği bağımsızlık mücadelesinin önderi olan Simon Bolivar'dan almıştır. <> Bu kasaba, adını, 1967'de, Bolivya dağlarında öldürülen Che Guevara için, yaklaşık 8.000 kişinin yaşadığı Vellagrande'de, ölümünün 30. yılında düzenlediği törenlerle, tüm dünyaya duyurmuş oldu.[Vellagrande sakinleri, evlerinin duvarlarını Che'nin portresi ve "Che yaşıyor!" sözüyle kaplamışlar.] )


-BOLOMETRE

( Siyah bir nesnenin iletkenliğindeki değişimlerden çok az miktardaki radyasyon enerjisini ölçebilen elektrikli bir aygıt. )


-BOLOMETRE değil/yerine/= IŞINIMÖLÇER



-BORCUNU ÖDE(YE)MEMEYE:
"BAHANE" değil/yerine/>< ÇARE

( Onursuz kişinin "davranışı". DEĞİL/YERİNE/>< Onurlu kişinin tutumu. )


-BORCUNU/"VERGİNİ":
"ÖDEMEME" ile/değil/yerine ÖDEYEMEME



-BORDERLINE ile BIPOLAR

( )


-BOREAN değil/yerine ÖN-TÜRKÇE



-BORULAR, ODUN BORULARI = EV'İYE = VAISSEAUX



-BORUMSU UZANTI, STİLUS = İSTİTÂLE-İ ÜNBÛBÎYE = PROLONGEMENT TUBULAIRE, STYLE



-BOŞ DÜŞÜNCE ile/ve/<> KÖR TUTUM/DAVRANIŞ



-BOŞ SANDALYE ile/ve/||/<> ÇİFT SANDALYE



-BOŞLUK ile/ve/<> KÜTLE



-BOŞLUK ile/ve/değil/||/<> MESAFE



-BOT ile ÇİZME



-BOTERO'NUN RESİMLERİNDE:
ŞİŞMAN/LIK ile/değil OYLUM/HACİM VERME

( ... İLE/DEĞİL Abartır, büyütür, genişletir. Sanatçının abartılı bakışına/tutumuna işaret eder. )


-BOYKOT ile/ve/<> ZARAR ETTİREREK KARŞILIK VERME



-BOYUNCUK, STİLUS = İBRE = STYLE



-BOZMA değil/yerine/>< DÜZELTME



-BOZULMA/TAGAYYÜR[Ar. < GAYR] ile/ve/değil ÇÜRÜME



-BÖBREKSİ YAPRAK = VARAK-I KİLYEVÎ = FEUILLE OBLONGUE



-BÖKE

( Kahraman, güçlü kişi. | Ulusal ya da uluslararası bir yarışmada ilk dereceyi alan, birinci olan, şampiyon. )


-BÖLGE ile/ve/<> İÇBÖLGE

( ... İLE/VE/<> Bir limanı, dışalım ve dışsatım etkinlikleri bakımından besleyen, ona çeşitli ulaşım yollarıyla bağlı, dar ya da geniş bölge. )


-BÖLGELERİNE GÖRE ile/ve KONULARINA GÖRE ile/ve TEKNİK YAPILARINA GÖRE ile/ve İCRADA KULLANILIŞ TÜRÜNE GÖRE



-BÖLME/BÖLÜMLEME ile/ve FARKLILAŞTIRMA



-BÖLME ile BÖLÜK



-BÖLME ile/ve BÖLÜMLEME



-BÖLME ile/ve/||/<> PAYLAŞTIRMA



-BÖLÜM ile BÖLME



-BÖLÜMLEME ile/ve/<> KÜMELEME



-BÖLÜMLEME ile/ve SINIFLANDIRMA

( Nesneleri, ilişkilendirdiğimiz belirli amaçlara göre düzenleme. İLE/VE Nesnelerin, kendilerine özgü özellikleri üzerine kurulur. )


-BÖLÜNEBİLME ile/ve BAŞKALIK



-BÖLÜNEBİLME ile/ve BAŞKALIK



-BÖLÜNME ile/ve/<>/değil/yerine AYRIŞMA

( Belirleyici olan, bölünme ya da birleşme değil ayrışmadır. )


-BÖLÜNME ile/ve/<>/değil/yerine AYRIŞMA

( Hücreler, bölündükleri gibi, ayrılarak ve ayrışarak çoğalmaktadır. Daha sonra biraraya gelen bütünlük görüntüsü ise ayrışmışların biraradalığıdır.[Sperm de yumurtaya ulaşarak önce birleşir ve daha sonra ikiye bölünerek ayrılan ve ayrılan her bir hücrenin de ikiye bölünerek ayrışmasıyla ve daha sonra yanyanalığıyla/biraradalığıyla "organ/hayvan/insan" dediğimiz bir bütün oluştururlar. Parmakların arasında da deri/et vardır fakat zamanı gelince hücreler bütünden ayrılarak, parmaklara parmak olma özelliklerini kazandırmış olur.] )


-BÖLÜNME ile DAĞILMA



-BÖLÜNME ile KATLANMA



-BÖYLE ve/||/<>/> BU DA VAR
ve/||/<>/>
GİBİ ve/||/<>/> OLABİLİR ve/||/<>/> DEĞİL ve/||/<>/> BİLE DEĞİL

( VARLIK - YOKLUK
[ l - O ]


Herhangi bir şeyden bahsedebilmemizin olanaklılığı ve/ya da tüm koşulları, ancak, varoluşla ve varolanların bilgisi ile başlar/başlatılabilir. Herhangi bir verinin de bir değer ya da nitelikli bilgi olabilmesi için varoluş kaynağına ve ilkesine yönelmiş olma zorunluluğu söz konusudur. Varoluştan bağımsız bir bilgi de söz konusu değildir.

Varolan/bilimi[ontoloji] olmadan, bilgi/bilim[epistemoloji] olmaz!

Varolanların değerinin bilinmesi ve anımsanması ise ancak o durumun, olanağın, nesnenin ya da kişinin kaybında ve/ya da yokluğunda söz konusudur. Fakat yaşamımızdaki, gövdemizdeki ve zihnimizdeki varolanların değerini bilmek içinse sahip olduklarımızın ya da ötelediğimiz ilişkilerin kaybını beklememiz gerekmemektedir.
"El duası olmadan, dil duası olmayacağını" anlayarak ve anımsayarak, bir şeylerin yaşanmasında ya da sahip olunmasında, kaygı duymanın anlamsızlığını da fark etmemizi, zamanında, araç ve olanaklarımız yerindeyken harekete geçmemiz sağlar.
İnsanın, kendini tanıma, gelişme ve gerçekleştirme sürecinde, aile, çevre, okul aracılığıyla edindiği eğitim ve öğrenim aşamaları bulunmaktadır. Bu süreçteki tüm bilgi, kayıt ve deneyimlerimizi, ekmek/sandöviç arası malzemesine benzetip, tüm bu süreç boyunca, bu malzemenin, yani bilgi ve deneyimlerimizin etrafında olmazsa olmazlarımız bulunmaktadır.
Bu olmazsa olmazlarımızın, kullanılagelenleri olarak en değerli ve öncelikli olanı, Sağlık ve Özgürlük'tür. İkinci sırada, Zaman ve Enerji'mizdir. Üçüncü sırada da, Bilgi ve Farkındalık'tır.
Uygulanagelenleri olarak, en değerli ve öncelikli olanı, Doğa ve Doğallık, ikinci sırada, Uyum ve Bütünlük'tür. Üçüncü sırada da, Gelişim ve Değişim'dir.

Bunların hepsinin temelinde, kaynağında, kökeninde ise
KOŞULSUZ SAYGI ve SEVGİ
bulunmaktadır.

Büyük çoğunluk için yaşamın tamamı, bu dönemle sınırlı kalmış, bilgi ve (b)ilim süreci olarak, az ya da çok bilgi, kayıt, yorum ve deneyimle tamamlanmış ya da tamamlanacak olmasının yanı sıra, bu süreci aşmak isteyenler için bir sonraki ve üst aşaması/dönemi olan, (d)olgun insan olma ve kendini gerçekleştirmek üzere, bilgelik(irfan/hikmet) ile sürdürme bilincine ve dönemine girilir.

Bilgi ve bilim bilinci ve dönemi, dört şeyi bilme süreci içinde devam eder. Bir şeyin, içini ve dışını, öncesini ve sonrasını [zâhir, bâtın, evvel, âhir] bilmekle tanımlanır. Bilgelik dönemi ise bu dörde ek olarak, iki şeyi daha bilmekle, bilinen her bir şeyin, zaman ve zeminini bilmekle ve İlm-i Siyâset ile gerçekleşir.
[ İlim ile İrfan arasındaki FaRkLaR için...
www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7688 ]


Bu, dönemsel deneyimlerin ve donanımların temelinde, içinde ve/ya da dışında, paralelinde, ötesinde düşünülmeye ve yaşanmaya çalışıldığında ise ortada, ancak tek bir bilgi ve bilinç söz konusudur. VAR(OLAN) Bilinci ve Deneyimi.

Varolan[mevcud] bilinci, iki ve dört kavramdan oluşan düşünce, bakış, algılama, yorumlama, değerlendirme sürecinde bulunarak, bilinç ve yoğunlaşma isteğine göre değişmek üzere belirlenen ilk iki [Böyle ve Bu da var] ve sonraki dört sözcük/kavram [... gibi. | ... olabilir. | ... değil. | ... bile değil.] aracılığıyla, yaklaşık 3 ilâ 6'şar aylık sürede ve süreçte gerçekleşebileşecek işler kadar, ayrı ayrı çalışılarak gerçekleşebilir.

Zihnin, bu bilince alışması ve yeniden yapılandırılması için 3 ilâ 6 boyunca, gördüğümüz tüm nesnelere ve kişilere, tüm olaylara; duyduğumuz, bildiğimiz ve düşündüğümüz tüm olgu ve kavramlara, sadece, "Böyle" gözlüğü takılarak, Böyle'nin yanına, önüne, ardına, başka hiçbir düşünce, bilgi, sözcük yanaştırılmadan düşünülmesi ve çalışılması gerekmektedir. Çalışılan "Böyle" sözcüğü ve döneminden sonra, yine herşeye, sadece, "Bu da var" gözlüğü takılarak bakılması, düşünülmesi ve çalışılması gerekmektedir.

Bu çalışmalar sonrasında ise dört kavrama daha geçilebilecektir. Öncelikle, gördüğümüz, duyduğumuz, bildiğimiz ve düşündüğümüz her bir şey, kişi, durum, süreç, imge, simge, kavram ya da ad/etiketin yanına, sadece, "... gibi." gözlüğü takılarak çalışılması gerekecektir. Sonrasında ise yine aynı koşullar ve süreyle, "... olabilir." gözlüğü takılarak çalışılması gerekecektir. Bu iki sözcükten sonra yine aynı koşullar ve süreyle fakat daha farklı bir zihin oluşturabilecek olan değilleme sürecinde, herşeyin yanına/sonuna "... değil." gözlüğü takılarak bakılacaktır. Bu sürecin dengelenmesi içinse dördüncü kavram olan "... bile değil." gözlüğü takılarak çalışılacaktır.

Varoluş bilincinin kapsayıcılığının yanı sıra, yetersizliği ya da sınırlılığı da söz konusudur. İşleyişi, "ya, ya da" "0 l" "mantığı/algısı" ya da "Newton Fiziği" ile düşünülebilen varoluş bilinci, doğa, fizik, matematik ve laboratuvarda geçerlidir.

OLuş bilincinde ise bir şeyin, ne ve ne kadar olduğundan çok ve ötesinde, şu/bu/o koşulda/biçimde olabilmesinin yanı sıra, hem belirli bir koşul, zaman ve zeminde olmakla birlikte, hem de belirli bir koşul, zaman ve zeminde olmayarak, ne belirli, ne de belirsiz bir koşul, zaman ve zeminde de bulunmadığı bilgisi ile "hem, hem de | ne, ne de" "mantığı/algısı" ya da "Kuvantum Mekaniği" ile tanımlanmaktadır. Bu bilinçte, sadece, "OLmak, OLan ya da OLuş" söz konusudur.

Tüm varoluşun, insanın, bilincin, süreçlerin ve sonuçların, herşeyin karşısında, Yokluk [O] alanı ve durumu söz konusudur. Dolayısıyla, herşeyin başında ve sonunda, yokluğu düşünmek, yok olmayı, bulun(a)mamayı, göz önünde tutmak durumundayızdır. Fakat bu bilgi ve bilinçle de bunu bilmenin ötesine geçmek zorunda olduğumuzdan dolayı, yokluğu da hem bilip, hem gözardı edebilecek kadarıyla "yok etmek", ne tek bilgi, ne de tüm bilgi ya da gerçeklik olarak kabul etmek isabetli olmayacağından dolayı, yok'un, yokluk ile ilişkisini, kendiyle sağlayamayacağımızdan dolayı da burada, elimizde kalan ve kullanılabilecek tek bilgi, "bile değil" kavramı ve sözcüğüdür. "Bile değil" bile olsa, onu kullanıyor olmak da bir varoluş alanı ve durumu oluşturacağından dolayı, "bile değil"i de "bile değil" ile devam ettirmek, bunları da yine ancak tekrar "bile değil" ile devam ettirmek ve sonsuza kadar, azalarak ve küçülerek, yok olarak gidebilecek tek kavram olan "bile değil", devam ettirilerek ve doğada, durabilerek; insanda ise susabilerek, tüm "süreç ve sonuç", "algı", "yorum", "kavramsallık", "ilkesellik", "evrensellik", "birlik" ve "bütünlük" deneyimlenir.
[Durmayabilmek ve susmayabilmek ise hâlâ insana özgülüğüyle ve ayrıcalığıyla, düşündüğünü düşünebilen, kuvantumsal ve sabit olmayan bir bilinç olmasından dolayı, insanın, zihninde, dilinde ve elinde olmaya, kısır döngü ya da nereye doğru ilerlediği bilinemeyecek eliptik bir döngü şeklinde devam eder durur.]


YOK(LUK)
[ xOx ] [ bile değil ]>[ bile değil ]>[ bile değil ] >[ bile değil ] >[ bile değil ]>[ bile değil ] ~ ]
^
|
|
OL(UŞ)[ hem O[yok] l[var] , hem de l[var] O[yok] ve ne O[yok] , ne de l[var] "mantığı/algısı" ]
( Şu/bu/o, şöyle/böyle/öyle, şu/bu/o kadar, şu/bu/o zamanda, zeminde, koşulda/biçimde, sınırlan(dır)madan ve çerçevelen(dir)meden,
herhangi bir şey(le) olmadan ve olmayan!
Sadece OLMAK, OLAN ya da OLUŞ! )
^
|
|
VAR(OLAN)
[ ya O ya da l "mantığı/algısı"]
[- BÖYLE | BU DA VAR ]
||/>
[ ... GİBİ >
... OLABİLİR >
... DEĞİL >
... BİLE DEĞİL ]

------------------------------------------------
(D)OLGUN/KÂMİL İNSAN
S~ KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME ~S
[OLGUNLUK/KEMÂL]

--------------------------------------
^
|
|

İNSAN
| KENDİNİ TANIMA SÜRECİ |
(GELİŞİM)


-------------------------------------
[OLMAZSA OLMAZLAR]

[Kullanılagelenler]

1.) SAĞLIKÖZGÜRLÜK

2.) ZAMAN ve ENERJİ

3.) BİLGİ ve FARKINDALIK

----------------------------------
| TÜM BİLGİ ve DENEYİMLER |
----------------------------------
[Uygulanagelenler]

1.) DOĞA ve DOĞALLIK

2.) UYUM ve BÜTÜNLÜK

3.) GELİŞİM ve DEĞİŞİM
-------------------------------------------------
|KOŞULSUZ SAYGI ve SEVGİ|
-------------------------------------------------
)


-BÖYLE ve/||/<>/> BU DA VAR
ve/||/<>/>
GİBİ ve/||/<>/> OLABİLİR ve/||/<>/> DEĞİL ve/||/<>/> BİLE DEĞİL

( Sigorta Sözcükler/Kavramlar İLE/VE/||/<>/> Varoluşsal Sözcükler/Kavramlar )


-BÖYLE ile/ve/değil BU KADARI



-BÖYLECE ile BÖYLELİKLE

( Tam böyle, bu biçimde. | Sonunda, böylelikle. İLE Bu yolda yürüyerek, sonunda. )


-BRAND vs. MAKE



-BREAK vs. BRAKE

( Ara (vermek). İLE Fren (yapmak). )


-BREATH vs. BREATHE



-BU'RE ile BÛRE[Fars.]

( Çukur. | Çölde çukur biçiminde yapılan ocak. İLE Kuyumcuların kullandıkları, tuza benzer bir madde. | Nebat şekeri.[TEBERZED] )


-BU ile/ve BÖYLE



-BUĞDAY ile GÖCE

( ... İLE Dövülmüş, kabuksuz buğday. Tarhana, bulgur yapmak için kullanılan, kabuğu soyulmuş ve kırılmış buğday. )


-BUHARÎ'DE:
YUNUNİYE ile



-BUHARLAŞMA ile LÂTİFLEŞME



-BUHTE ile HECÎN

( Çift hörgüçlü deve. İLE Çift hörgüçlü ve çok hızlı koşan cins deve. | Tek hörgüçlü deve. )


-BUHTE ile HECÎN

( Develer hörgüçlerinde su değil, yağ depolar. Suyun depolandığı yer gövdeleridir, özellikle de kan dolaşım sistemleridir. )


-BUHTE ile HECÎN

( Develer, gövde ağırlıklarının %40'ını kaybedene kadar su kaybından zarar görmezler ve su içmeden 7 gün boyunca yaşayabilirler. İçtiklerinde bir kerede 225 litre kadar içerler. )


-BUHTE ile HECÎN

( Develer kızdıklarında, deve bakıcısı deveyi sakinleştirmek için ceketini deveye verir. Deve, elbisenin üzerinde tepinir, ısırır, parçalara ayırır. Kızgınlığı geçtiğinde bakıcısı ile tekrar uyum içinde yaşayabilirler. )


-BUHTE ile HECÎN

( Gebelik süreleri 345-375 gündür. İLE ... )


-BUHTE ile HECÎN

( Deve, kini simgeler. )


-BUHTE ile HECÎN

( Develerin gözlerini kuma karşı koruyan tam üç katlı bir göz kapakları vardır. )


-BUHTE ile HECÎN

( Çok hızlı giden atı, deve geçer. )


-BUHTE ile HECÎN

( VESÎC[Ar.]: Hızlı yürüyen deve. )


-BUHTE ile HECÎN

( MENHÛS[Ar.]: Kuyruğunun yanları uyuz olan deve. )


-BUHTE ile HECÎN

( BAHBAHA[Ar.]: Develerin çıkardığı ses, kükreme. )


-BUHTE ile HECÎN

( NEHEM[Ar.]: Deve homurtusu. )


-BUHTE ile HECÎN

( BEVÂNÎ[Ar.]: Deve ayakları. )


-BUHTE ile HECÎN

( İBLÂN[Ar.]: İki sürü deve. )


-BUHTE ile HECÎN

( EBÛ EYYÛB: Deve. )


-BUHTE ile HECÎN

( KUSVÂ/KASVÂ: Hz. Muhammed'i taşıyan deve. )


-BUHTE ile HECÎN

( ŞİKÂL[Ar.]: Devenin ayağının bağlandığı ip, bukağı, köstek; el ve ayak zinciri. | Devenin palanını bağlayan ip. )


-BUHTE ile HECÎN

( Deve ile Hecin )


-BUKLE değil KUPLE[< COUPLE(İng.)] [bunların yerine ÇİFT/BEYİT]



-BULUNÇ/VİCDAN:
DIŞARIDA ile/değil/yerine/>< İÇERİDE

( İlâh. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Ölçü. )


-BULUNDURMA ile BİRİKTİRME



-BULUŞMAK:
NESNE(SİN)DE ile NESİNDE/NEDENİNDE



-BURÇ değil GENELLEME

( Kişileri, burçlarına göre ayırmak ve tanımlamak, ciddi bir karşılığı bulunmayan, gerçekliklerden, yaşamın ayrıntılarından ve/ya da kendinden kaçışlara hizmet eden genellemelerdir. )


-BURÇAK ile HÜRLE

( ... İLE Bir cins burçak. )


-BURUN/ZİRVE ile KEREMPE

( ... İLE Denize doğru uzanan taşlık burun. | Dağın en yüksek yeri. )


-BÛSE ile ÖPÜCÜK



-BUSINESS LIFE vs. PRIVATE LIFE



-BUTOMANCEAE = KÜLÂNÎYE



-BUTON değil/yerine/= DÜĞME



-BUY vs. PURCHASE



-BUZ ile/ve/||/<> KÖREŞE

( ... İLE/VE/||/<> Yerdeki karın yüzünde buz tutmuş olan tabaka. )


-BUZAĞI ile/<>/> DANA ile/<>/> TOSUN ile/<>/> BOĞA/KELE

( Yeni doğmuş, ana sütüyle beslenen sığır yavrusu. İLE/<>/> İneğin, sütten kesildikten sonra 15 aylığa kadar olan yavrusu. İLE/<>/> Danalıktan yeni çıkmış 15 - 24 ay arasındaki genç boğa. | [mecaz] Sağlıklı, tıknaz delikanlı. İLE/<>/> 2 yaş ve üzeri erkek boğa/sığır. )


-BÜK(ÜL)ME ile BURK(UL)MA



-BÜRDE ile -BÜRDE[Fars.]

( Arapların giydiği bir çeşit aba, hırka. İLE Adlara eklenerek "götürülmüş, götürmüş, götüren" anlamlarına birleşik sözcükler yapar.. )


-BÜREYDE

( SERİNLİK )


-BÜRÜNME ve/<>/> GÖRÜNME



-BÜRÜNME ile/ve/değil/yerine ÖRTÜNME



-BÜRÜNME ile/ve/||/<> SARINMA



-BÜSLE ile HULVÂN ile RİŞVET



-BÜST ve/<> ANIT-KİTÂBE

( Şili'nin başkenti Santiago'da da,
bir ATATÜRK anıt-kitabesi vardır.

ATA'mızın anıtı, Las Condes Belediyesi tarafından dikilmiş ve
Apaquindo Caddesi'nde yer alıyor.
Anıt, 3 - 3.5 m. yüksekliğindeki bir duvar üzerinde bulunan
ATATÜRK büstü ve yanındaki ay-yıldızdan oluşuyor.

Anıt üzerindeki kitabenin çevirisi...

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu,
Vatanının fedâkâr ve sadık hizmetkârı,
Benzeri olmayan kahraman,
İnsanlık idealinin canlı timsali.

Tüm hayatını, Türk milletine vakfetmiş,
Milletine, kendi ruhunun ateşini vermiştir.

Anısı, milletinin ruhunu ateşli tutan,
Sönmez bir meşale olarak yaşamaktadır. )


-BÜST ile HERME



-BÜŞRÂ, MÜJDE değil/yerine/= SEVİNÇLİ HABER



-BÜTÇE ile/ve BÜTÇELENDİRME



-BÜTÜNLENME ile/ve/||/<> TAMAMLANMA



-BÜTÜNLENME ile/ve/||/<> TAMLANMA



-BÜTÜNLEŞME ile BÜTÜNLENME



-BÜTÜNLEŞME ile/ve FARKLILAŞMA



-BÜTÜNLÜK ile ESRİME

( ... İLE Esrime, duyulur olanlardan, bir başka deyişle tikel şeylerden başlayıp derece derece iç algıya ve iç algıdan da geçip bir an için bile olsa yokluğa dalmak, aslına kavuşmak demektir. )


-BÜTÜNSELLEŞTİRME ile İNDİRGEME



-BÜVELEK/EĞRİLCE ile CIZSİNEĞİ

( ... İLE Bir tür büvelek. )


-BÜYÜK SELÇUKLU YÖNETİMİ'NDE

( * VEZİR(SAHİB) / BAŞBAKAN
(ULEM KÖKENLİ, BÜROKRAT GİBİ VE GENELLİKLE İRAN'LI, BÜTÇENİN %10'UNU ALIRDI)

* DİVÂN-I A'LÂ / BAKANLAR KURULU

* DİVÂN-I İSTÎFÂ / MÂLİYE BAKANLIĞI
MÜSTEVFÎ / MÂLİYE BAKANI

* DİVÂN-I İŞRÂF - SAYIŞTAY
MÜŞRİF

* DİVÂN-I ÂRZ - SAVUNMA BAKANLIĞI
ÂRIZ - SAVUNMA BAKANI

DİVÂN-I İNŞÂ VE TUĞRA / DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI
MÜNŞÎ/TUĞRÂÎ - KÂTİPLER/DEBÎR

İNŞÂ: YAZIŞMA/DİPLOMASİ
----------
ATABEG - LALA/LIK (DAR ANLAMDA) (DİVAN'A KATILIRDI)
NÂİBU'S-SALTANA / SULTAN VEKİLİ
( TÜRKİYE SELÇUKLULARI'NDA )


-BÜYÜLTME

( AUGMENTATIVE )


-BÜYÜME ile/ve/değil ÇOĞALMA



-BÜYÜME ile ÇOĞALMA



-BÜYÜME ile/ve/<> GELİŞME



-BÜYÜME ile/ve/değil/||/<> GENLEŞME



-BÜZ(ÜL)ME ile/ve/||/<> BURK(UL)MA



-CA'D ile CÂDD/E

( İLE )


-CÂBE ile CA'BE[< BEYT]

( İLE )


-CADDE değil/yerine/= ANAYOL



-CÂDDE ile CADDE[Ar.]/ŞÂH-RÂH[Fars.]

( İLE )


-CAHİLLİKTE ile/değil/yerine/></> BİLGELİKTE

( Bilgisizlik/deneyimsizlik, bir yerlere düşürür ya da "çıkarır/taşır". İLE/DEĞİL/YERİNE/> Varolmak, tek başına ve sürekli olarak yeterlidir. )


-CAHİLLİKTE ile/değil/yerine/></> BİLGELİKTE

( [Gösterge] Kavrayamadığın şeyin "doğruluğuna inanmak". İLE/DEĞİL/YERİNE/> Kavrayamadığı şeyin cahili olduğunu bilmek. )


-CAHİLLİKTE ile/değil/yerine/></> BİLGELİKTE

( Kin çoğalır. İLE/DEĞİL/YERİNE/> Sevgi çoğalır. )


-CAİZE

( Lâyık olana vermek. )


-CAJOLE vs. CANVASS vs. COAX vs. CONVINCE vs. PERSUADE vs. WHEEDLE



-CAMİ ile/ve/değil/||/<>/= KÜLLİYE



-CANCEL/DELAY vs. POSTPONE



-CÂNİB ile NÂHİYE ile CİHET



-CANLILAR SINIFLANDIRMASI'NDA:
EUBACTERIA ve ARCHAEBACTERIA ve ARCHAEZOA ve PROTISTA ve CHROMISTA ve FUNGI ve PLANTAE ve ANIMALIA



-CAROTENE

( Karotin, A vitaminin ana maddesi. )


-CÂRÛ/CÂRUB[Fars.] değil/yerine/= SÜPÜRGE



-CARYOPHYLLACEAE = KARANFİLÎYE



-CAYAMBE ile/ve SARA URCU ile/ve ANTISANA ile/ve COTUPAXI ile/ve CHIMBARAZI ile/ve TUNGURAHU ile/ve EL ATAR ile/ve SANGAY

( Yanardağlar ülkesi Ekvador'da bulunan etkin yanardağlar. )


-CÂZİBE ile NÂMİYE ile HASSÂSE ile MÜDRİKE



-CE'BE ile CEBE

( Göbek bölgesi. İLE Zincirden ya da halkadan örme zırh. )


-CEB(İ)R[Ar.] değil/yerine/= ZOR, ZORLAMA | DÜZELTME, TAMİR ETME



-CEBERÛT ile CİRİYYE ile KİBR



-CEBÎRE ile CEBÎRE[Fars.]

( Kırık/çıkık olan bir örgene sarılan tahtalar. İLE Halkın bir işe hazırlanması. )


-CEBR-ÜL es-SÂM:
MATEMATİKTE ile/ve/<> MANTIKTA ile/ve/<> ŞİİRDE

( İrrasyonel [sonu olmayan, aşkın] sayı. İLE/VE/<> Açmaz/çıkmaz[paradoks]. İLE/VE/<> Aşk. )


-CEBR-ÜL es-SÂM:
MATEMATİKTE ile/ve/<> MANTIKTA ile/ve/<> ŞİİRDE

( CEBR: Kök/köken. | SÂM: Duymak/işitmek. )


-CEBRİYE ile KADERİYE



-CEHADEHU ile CEHADE ile BİHİ



-CEMÂ'AT ile FEVC ile SÜLLE ile ZÜMRE ile HİZB



-CEMÂ'AT ile Fİ'E



-CEMÂ'AT ile ŞİRZİME



-CEMÂ'AT ile TÂİFE



-CENK/NÂME ile/değil ÇENG/NÂME



-CENNET'TEN:
"KOVULMA" değil İNDİRİLME



-CENTER/CENTRE vs. MIDDLE



-CEPHE ile/ve/||/<> MANZARA



-CERBEZE

( Güzel konuşma. | Kurnazlık. )


-CERDE ile CERDE[Fars.]

( Mekke'de, hacılara eşlik eden atlı koruma görevlisi. | Tüysüz, dazlak. İLE Sarı renkli, donu sarı, kuladan açık olan at. )


-CERİD/E, CERDÂ ile CERÎDE ile CERÎDE[Fars.]

( Verimsiz, çorak yer. İLE Gazete, tutanak, zabıtnâme. İLE Yalnız, tenha. )


-CESET/CESED ile/ve/değil/||/<>/> CENÂZE

( Hayvanlarda ve insanda. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> İnsan için. )


-CEVİZ/BADEM ve/<> ÇİĞE

( ... VE/<> Ceviz ya da badem içi. )


-CEVİZ ile ÇİĞE

( Ceviziçi. )


-CEZ' ile CEZ/CEZÎRE

( Ağaç kökü. İLE Ada. )


-CEZÂ TÜZESİNDE/HUKUKUNDA ile/ve İCRÂ TÜZESİNDE/HUKUKUNDA ile/ve CEZÂ USÛLÜNDE ile/ve DÜŞMAN CEZÂ TÜZESİNDE/HUKUKUNDA

( Güneşin batmasından bir saat sonra başlar ve güneşin doğmasından bir saat öncesine kadar devam eder. [TCK 502] İLE/VE Güneşin batmasından doğmasına kadar süren zaman. [İc. İf. K. 51] İLE/VE Nisan ayı başından 30 Eylül'e kadar saat 21.00'den sabahın 04.00'üne; 01 Ekim'den 31 Mart'a kadar saat 21.00'den sabahın 06.00'sına kadar devam eden süre. [CMUK 96] )


-CEZA değil ERİŞEMEME



-CEZÂ ile MUKÂBELE



-CEZBE

( Tarikat ehlinin kendinden geçme hâli. )


-CEZBE/CAZİBE ile/ve TAHRİK



-CEZBE ve/<> HİZMET



-CHANCE vs./and HOPE



-CHARLES DARWIN ve/<>/> ALFRED RUSSELL WALLACE

( 12 Şubat 1809 - 19 Nisan 1882 ve/<> 08 Ocak 1823 - 07 Kasım 1913 )


-CHECK and BALANCE



-CHECKING vs. COMPARE



-CHOKE vs. DROWN vs. STRANGLE vs. SUFFOCATE



-CILIZ/ENEZE/İNEZE ile SISKA



-CIRCULATION vs. CYCLONE



-CIVA ile/||/<> CIVA BUHARLI DOĞRULTUCU ile/||/<> CIVA BUHARLI LAMBA ile/||/<> CIVA HAZNELİ KATOT ile/||/<> CIVA LAMBASI ile/||/<> CIVALI ALAŞIM ile/||/<> CIVALI ARK ile/||/<> CIVALI BAROMETRE ile/||/<> CIVALI DOĞRULTUCU ile/||/<> CIVA BUHARLI DOĞRULTUCU ile/||/<> CIVALI MANOMETRE ile/||/<> CIVALI PİL ile/||/<> CIVALI SICAKLIKÖLÇER ile/||/<> CIVALI TERMOMETRE



-CİBİLLE ile NÂS



-CİBRİYYE ile KİBR ile CEBERÛT



-CİDDİYET:
SURATSIZLIKLA ile/değil İLKELERLE



-CİDDİYET ve/<> NEŞE

( Riyasız neşe. VE/<> ... )


-CİDE ile GINÂ ile YESÂR



-CİLTTE:
YEK-ŞAH ile/ve/||/<> YAZMA ile/ve/||/<> GÖMME(ŞEMSE)[SOĞUK ve MÜLEMMÂ] ile/ve/||/<> CİHAR ile/ve/||/<> EBRU ile/ve/||/<> ZER-DUA ile/ve/||/<> SİM-DÜZ ile/ve/||/<> LAKE ile/ve/||/<> ZİLBAHAR[BAKLAVA] ile/ve/||/<> MEMLÛK(KAHVERENGİ) ile/ve/||/<> SELÇUK



-CİLVE ile FİNGİRDEMEK



-CİNÂS/TECNİS ile/ve KALB ile/ve İŞTİKAK[< ŞAKK] ile/ve AKİS ile/ve İADE ile/ve TARSÎ'/TERSÎ'

( Söylenişleri ve yazılışları aynı, anlamları farklı iki sözcüğü birarada kullanmaya bağlı bir sanat. İLE/VE Bir sözcükte harflerin yerleri değiştirilerek yapılan cinas. [anlamlı olma koşuluyla] İLE/VE Aynı kökten türemiş sözcükleri aynı mısra ya da beyitin içinde kullanma sanatı. [teslîm, selâmet, selâm] İLE/VE Bir mısranın söz sırasını anlamlı bir biçimde değiştirerek yineleme sanatı. İLE/VE Bir şiirde her beyitin son sözcüğünü (ya da sözcük öbeğini), ondan sonraki beyitin ilk sözcüğü olarak kullanmak. [her beyitin ilk sözcüğü aynı beyitin son sözcüğü olarak yinelenirse ve şiirin uyağını oluşturursa mukaddem ü muahhar[< te'hîr] adını alır.] İLE/VE Bir şiirin mısralarındaki sözcükleri sayı, uyak ve ölçü bakımından birbirine denkleştirme sanatı. [bu sanatın kullanıldığı şiirlere murassa' denilir] )


-CİNS = CİNS = GENRE



-CİSİM ile/ve/<>/< MEKÂN ile/ve/<>/< HEY'ET ile/ve/<>/< SÛRET-İ VEHMİYE(CİSM-İ MEVHUM) ile/ve/<>/< TEŞEKKÜL/TAHAYYÜL/TAŞAHHUS ile/ve/<>/< SÛRET-İ NEV'İYE(İSTİDAD/TAAYYÜN İSTİDADI) ile/ve/<>/< SÛRET-İ CİSMİYE ile/ve/<>/< UNSUR(TAHAYYÜL) ile/ve/<>/< HEYULA



-CİVCİV/CÜLLE ile PİLİÇ



-CİZYE ile HUMUS ile FEY



-CİZYE ile MAKTÛ' CİZYE

( Müslüman olmayan teb'adan alınan vergi. İLE Fetih sırasında, ahâlîsi Müslüman olmayan yerlerin halkından sulh yoluyla tâyin olunan maktû bedel, vergi. )


-CLASH vs. COINCIDE



-COARSE vs. COURSE



-COMMENT vs. CRITIQUE



-COMMISION vs. BRIBE



-COMMODORE ile AMIGA



-COMMON POINT vs. COMMON SENSE



-COMO GÖLÜ:
İSVİÇRE ve/||/<> İTALYA ALPLERİ(NİN BULUŞTUĞU NOKTADA)



-COMPARATIVE vs. COMPARABLE



-COMPARISON vs. SIMILE



-COMPLETE vs. IN A SINGLE PIECE



-COMPOSITAE = FASÎLE-İ EZHÂR-I MÜREKKEBE



-COMPOSITION vs. COMPOSITE



-COMPREHENSIBLE vs. COMPREHENSIVE



-COMPREHENSION/UNDERSTANDING vs. TOLERANCE



-COMPREHENSION/UNDERSTANDING vs./and PLEASURE



-CONCENTRATED vs. TO CONCENTRATE



-CONCEPT vs./and LIFE



-CONGENITAL vs. INBORN vs. INBRED vs. INHERENT vs. INNATE



-CONIFÈRES = SANEVBERÎYE



-CONTEMPLATION vs. CONTEMPLATION IN WHICH TURNS TO THE BASE



-CONTRAST vs. OPPOSITE vs. ANTONYMOUS vs. REVERSE vs. INVERSE



-CONVERSION vs. CONVERTIBLE



-COŞKU ile DİDİŞME



-COŞKU ve ŞİMDİ/LEŞTİRME



-COŞKUNLUK ile CEZBE



-COULOMB / KULOMB ile/||/<> COULOMB ALANI ile/||/<> COULOMB ÇEKİMİ ile/||/<> COULOMB ENGELİ ile/||/<> COULOMB ETKİLEŞMESİ ile/||/<> COULOMB İTMESİ ile/||/<> COULOMB KURAMI ile/||/<> COULOMB KUVVETİ ile/||/<> COULOMBMETRE ile/||/<> KULOMBMETRE ile/||/<> COULOMB POTANSİYELİ ile/||/<> COULOMB SAÇILMASI ile/||/<> COULOMB SÜRTÜNMESİ ile/||/<> COULOMB UYARILMASI ile/||/<> COULOMB YASASI



-COVER vs. ESSENCE



-CREDO UT INTELLIGAM ile/ve/||/<> NOVETIM TE, NOVETIM ME ile/ve/||/<> TE INVOCO, DEUS VERITAS ile/ve/||/<> DEUS SAPIENTIA ile/ve/||/<> DEUS BEATITUDO



-CRIME vs. MISTAKE



-CRISIS vs. SYNDROME



-CRUCIFÈRES = SALÎBÎYE



-CUICUILCO ile/ve STONEHENGE ile/ve AVEBURY ile/ve CASTLERIGG ile/ve NEWGRANGE

( Meksika. İLE/VE İngiltere'de. İLE/VE İngiltere'de. İLE/VE İngiltere'de. İLE/VE İrlanda'da. )


-CUMHUR MÜEZZİNLİĞİ'NDE:
HAYYE ALE'S-SALÂH'A KADAR ile/ve HAYYE ALE'S-SALÂH'LA BİRLİKTE

( Bir müezzin. İLE/VE Tüm müezzinler ayakta olmak üzere, cemaatle birlikte. )


-CUMHUR MÜEZZİNLİĞİ'NDE:
HAYYE ALE'S-SALÂH'A KADAR ile/ve HAYYE ALE'S-SALÂH'LA BİRLİKTE

( Genellikle, Hüseynî makamında okunur. )


-CURCUNA ile DEBDEBE

( Musikîde hızlı bir usûl. İLE ... )


-CURRENT vs. DISCIPLINE



-CÜBBE

( Nefs ile ilişkisizliği simgeler. Siyahtır. )


-CÜMLE/TÜMCE ile KAZİYE

( Dilbilimde. İLE Mantıkta. )


-CÜMLE yerine TÜMCE



-CÜMLETEN yerine HERKESE



-CÜZ'Ü MİNE'L-CÜMLE ile SEHMÜ MİNE'L-CÜMLE



-ÇAĞRIŞTIRMA ile/ve/<> DÜŞÜNDÜRME



-ÇAKIŞ(TIR)MA ile/ve/değil/||/<>/< ÖRTÜŞ(TÜR)ME



-ÇALIŞMALARI:
YOĞUNLAŞTIRMA ile/ve DERİNLEŞTİRME



-ÇALKANTI ile GULGULE



-ÇALMA ile/değil ÖYKÜNME



-ÇAN BİÇİMİNDE/ÇANSI KOROLLA = TÜVEYC-İ CERESÎ = COROLLE CAMPANULÉE



-ÇANAK, KALİKS = KE'S = CALICE



-ÇANSI KALİKS, ÇAN BİÇİMİNDE KALİKS = KE'S-İ CERESÎ = CALICE CAMPANULÉ



-ÇAP ile/ve ÇEVRE



-ÇAR ile ÇARİÇE ile ÇAREVİÇ[< Rusça < Lat.]

( Rus imparatorlarına ve Bulgar krallarına verilen san. İLE Çarın karısına ya da kadın Çar'a verilen san. İLE Çar'ın oğlu. )


-ÇARDAK ile KAMERİYE

( ... İLE Bahçelerde yazın oturulmak için yapılan, kafes biçiminde, kubbeli, üstü yeşilliklerle sarılan süslü çardak. )


-ÇARE değil/yerine/= ÇÖZGE



-ÇARE değil/yerine/= UMAR



-ÇARŞAF ile YELDİRME

( ... İLE Kadınların, çarşaf yerine kullandıkları, başörtüsü ile birlikte giyilen hafif üstlük. )


-ÇATAL ÇEŞME

( Bâbıâli'dedir. )


-ÇATAL ÇEŞME ile/ve ÇATAL ÇEŞME

( Bâbıâli'de, Molla Çelebi Sokağı'nda, cami karşısında. [1881] İLE/VE Bağdat Caddesi'nde. [1767][1947'de yeri kaydırılmıştır] )


-ÇATIŞMA ile/değil ÇEKİŞTİRME



-ÇATIŞMA ile/ve/<> DİDİŞME



-ÇAYIR MANTARI ile HOROZ MANTARI ile KAV MANTARI ile KEÇİ MANTARI/AK MANTAR ile KUZU MANTARI ile YER MANTARI/KEME/KARAKEME/DOMALAN[Lat. TUBER MELANOSPORUM] KARA KEME

( KAV MANTARI: Bazitli mantarlardan, ağaçların gövdesinde ya da dallarında yetişen ve kurusu kav olarak kullanılan bitki.[Lat. FOMES FOMENTARIUS] )


-ÇEKİM / ÇEKİM KUVVETİ ile/||/<> ÇEKİM KÜTLESİ / KÜTLE

( Nesnelerin çekim(gravitasyon), elektrik, manyetik ve nükleer nitelikli güçlerle birbirini çekmesi. )


-ÇEKİNCE ile SAKINCA



-ÇEKİNCE ile/değil/yerine SAYGI



-ÇEKİNCE ile SIKINTI



-ÇEKİNME ile EMPATİ



-ÇEKİRGE ile BÜRKAN/BİRKAN[Ar.]



-ÇEKİRGE ile CADI ÇEKİRGESİ

( ... İLE Dünyanın, en uzun böceğidir. [25 cm.] )


-ÇEKİRGE ile CIRCIR BÖCEĞİ / CIRLAK

( Çekirgenin kulakları, dizlerinde bulunmaktadır. )


-ÇEKİRGE ile JAPON YAPRAK ÇEKİRGESİ

( Ayrıntılarını okuyabilmeniz için burayı tıklayınız... )


-ÇEKİRGE ile KIR ÇEKİRGESİ



-ÇEKİŞME ile ÇELİŞME



-ÇEKİŞME değil/yerine/>< UYUM



-ÇEKME ile/||/<> ÇEKME DEĞERİ ile/||/<> ÇEKME DİRENCİ / ÇEKME SINIRI

( Bir elektronik sinyal üreteci, bağımsız sinyal üreten başka bir devreyle çiftlenim yaptığında ilk üreteç frekansının bağımsız üreteç frekansına doğru değişme eğilimi göstermesi. İki frekans arasındaki fark küçükse bu eğilim çok güçlüdür. İLE/||/<> Yük empedansı yansıma kat sayısının fazı 360 derece değişliğinde bir sinyal üretecinin frekansının uc değerleri arasında ısıl etkiler dışında oluşan fark. [Bu yansıma kat sayısının mutlak değeri 0.20'dir.] İLE/||/<> Bir nesnenin kopuncaya kadar dayanabildiği, birim kesiti başına düşen çekme gücüyle ölçülen zorlanma. )


-ÇEKMECE ile PEŞTAHTA[Fars.]

( ... İLE İş masası gibi kullanılan çekmece. | Sarrafların, üzerinde para saydıkları tahta. )


-ÇEKTİRİ ile/= ÇEKTİRME

( Yelkenleri olmakla birlikte, kürekle de yol alan, eskiden kullanılmış olan gemi. İLE/= Çekme eylemini yaptırmak. | Büyük, yelken kayığı. )


-ÇELME ile ÇELGİ

( Yolundan çevirmek, engel olmak, engellemek. | Düşürme. | Birini yere düşürmek için ayağının önüne ayak uzatma. | Örtünüp iki ucunu bağlamak. Arkadan, hafifçe bağlanan başörtüsü. | Bir şeyin kenarını, verev ya da çapraz kesmek, çalmak. | Düşüncenin/sözün, birbirini tutmaması, birbirine ters düşmesi. İLE Çene altından bağlanan başörtüsü. )


-ÇEMBER ile DAİRE

( ... İLE Bir noktaya eşit uzaklıktaki noktaların toplamı. )


-ÇENE ile ÇÂH-I ZENAHDÂN[Fars.]

( Çene çukuru. )


-ÇENE ile GABGAB/SAKAK

( Çene altı, gıdı. )


-ÇEPEÇEVRE



-ÇERÇEVE ile DÖNGÜ



-ÇERÇEVE ile/ve EREK



-ÇERÇEVE ile GERGEF[Fars.]

( ... İLE Üzerine kumaş gerilerek, nakış işlemeye yarayan, çoğunlukla dikdörtgen biçiminde olan çerçeve. )


-ÇERÇEVE ile KASNAK



-ÇERÇEVE ile SÖVE/SÖĞE ile SÖVE[Fr. SEUIL]

( ... İLE Kapı ve pencerenin yerleştiği kasa, çerçeve. | Eşik. | Avlu kapısının iki yanına konan uzun taşlar. İLE Pencere ve kapı kenarlarındaki süs kalıpları. )


-ÇERÇEVE ile/ve/değil/||/<> ÜST SINIR



-ÇERÇEVE ile/ve/<> YÖRÜNGE



-ÇERÇEVELENDİRME ve/||/<>/> TANITILABİLİRLİK



-ÇERGE = ÇADIR HAMAM



-ÇEŞİTLEME ve/<> EŞİTLEME



-ÇEŞİTLENME/DEĞİŞKE ile/ve/||/<> ÇEVİRİ



-ÇEŞİTLENME ve/<> VAHDET



-ÇEŞME ile MUSLUK/BURMA

( )


-ÇEŞME ile/ve SEBİL



-ÇEŞME ile/değil/< ŞADIRVAN/ŞÂDURVÂN[< Fars. ŞÂDÂB-I REVÂN: Akıcı, çok su. (REVÂN: Akıcı.)]

( ... İLE/DEĞİL Daha çok cami avlularında bulunan, etrafı çok musluklu duvarla çevrili su haznesi. )


-ÇETERE değil ÇETELE

( Çizilerek ya da oyularak açılan kertik. | Esnafın, uzunlamasına ikiye bölüp üzerine kertikler çenterek hesap tuttukları ağaç dalı. )


-ÇEVİRİ AMAÇLI METİNDE:
ÇÖZÜMLEME ile/ve/||/<> YORUMLAMA



-ÇEVİRİ:
SPONTANE değil SİMULTANE



-ÇEVİRİ ile/değil ÇEVİRME



-ÇEVİRİ ile/ve/yerine TÜRKÇELEŞTİRME



-ÇEVRE ile/ve/<> ÇEPER



-ÇEVRE ile/ve ÇERÇEVE



-ÇEVRE ile ETRAF



-ÇEVRE = MUHİT[Ar. < HAVT] = ENVIRONMENT[İng.] = MILIEU[Fr.] = MITTEL, MILIEU[Alm.] = MEDIO AMBIENTE[İsp.]



-ÇEVREL ÇİÇEK DURUMU, VERTİSİLASTER = EZHÂR-I HALKAVÎYE = VERTICILLE



-ÇEVRİNME ile ÇEVRİNTİ

( ... İLE Bir şeyin, kendi ekseni çevresinde, sürekli dönmesi. | Su ve hava çevrisi. | Çeşitli tahıl karışımı. )


-ÇIKAR ile/değil/yerine İLKE



-ÇIKARIM ile/değil/yerine (SADECE) DÜŞÜNME



-ÇIKIŞTA ile İNİŞTE

( Estağfirullah. İLE Elhamdülillah. )


-ÇIKIŞTA ile İNİŞTE

( Elhamdülillah. İLE Estağfirullah. )


-ÇIKMAZ/AÇMAZ = GAYR-İ KABİL-İ HAL MESELE = APORIA[İng.] = APORIE[Fr.] = APORIE[Alm.] = APOROS[Yun.]



-ÇINGIRAK BİÇİMİNDE/ÇINGIRAKSI KOROLLA = TÜVEYC-İ CÜLCÜLÎ = COROLLE URCÉOLÉE



-ÇINGIRAKSI KALİKS, ÇINGIRAK BİÇİMİNDE KALİKS = KE'S-İ CÜLCÜLÎ = CALICE URCÉOLÉ



-ÇİÇEĞİN ESAS ÖRGENLERİ, ERKEK VE DİŞİ ÖRGENLER = ÂLÂT-I ASLÎYE-İ ZEHRÎYE = ORGANES ESSENTIELS DE LA FLEUR



-ÇİÇEĞİN ORTASI = MERKEZ-İ ZEHRE = CENTRE DE LA FLEUR



-ÇİÇEK DURUMU = EVZA'-İ EZHÂR = INFLORESCENCE



-ÇİÇEK DURUMU = KEYFİYET-İ VAZ-I EZHÂR = INFLORESCENCE



-ÇİÇEK ÖRTÜSÜ, PERİANT = GILÂF-I ZEHRE = PERIANTHE



-ÇİÇEK SAPI = ZENEB-İ ZEHRE = PÉDONCULE, PÉDICELLE



-ÇİÇEK TABLASI (BİLEŞİKGİLLERDE) = HÂMİL-İ ÂMM = RÉCEPTACLE



-ÇİÇEK TABLASI, RESEPTAKULUM = HÂMİL-İ ZEHRE = RÉCEPTACLE



-ÇİÇEK = ZEHRE = FLEUR



-ÇİÇEKLENME = TEZEHHÜR = FLORAISON



-ÇİÇEKLENME = TEZEHHÜR = FLORAISON



-ÇİFTLEŞ(TİR)ME/AŞIM ile/ve/değil BİRLEŞME

( Hayvanlarda. İLE/VE/DEĞİL İnsanda. )


-ÇİFTLEŞ(TİR)ME/AŞIM ile/ve/değil BİRLEŞME

( DENİZ YILDIZI: Etkin olmayan eşlere verilen ad. )


-ÇİFTLEŞ(TİR)ME/AŞIM ile/ve/değil BİRLEŞME

( MİKSOSKOPİ: Birleşmeyi seyretmekten hoşlanma/hoşlanan. )


-ÇİFTLEŞ(TİR)ME/AŞIM ile/ve/değil BİRLEŞME

( PORNO/GRAFİ: Açık, apaçık olan. [Eşeyselliğin tekelinde bir terim/sözcük değildir. (Güneşin görünürlüğü/varoluşu kadar açık/kesin/net olanlara da "pornografik" denilebileceği gibi)] )


-ÇİFTLEŞ(TİR)ME/AŞIM ile/ve/değil BİRLEŞME

( MEVSİM-İ SİFÂD[Ar.]: Hayvanların çiftleşme mevsimi/dönemi/zamanı. )


-ÇİFTLEŞ(TİR)ME/AŞIM ile/ve/değil BİRLEŞME

( VENERYEN/VENEREAL[İng.]: Eşeysel ilişkiyle ilgili, zührevî. )


-ÇİLE ile ÇİLE

( Dervişlerin, kırk gün süre ile kendilerine uyguladıkları perhizli dönem. | Zahmet, sıkıntı. İLE Pamuk gibi her türlü iplik kangalı. | Yay kirişi. )


-ÇİLE ile KELEP

( Pamuk gibi her türlü iplik kangalı. İLE Büyük iplik çilesi. | Bağlam, demet. )


-ÇİLE ile PEYGAMBER ÇİLESİ



-ÇİLE değil/yerine/= SIKINTI



-ÇİLECİLİK = ZÜHDİYE = ASCETISM[İng.] = ASCÉTISME[Fr.] = ASKESE, ASKETIK[Alm.] = ASKEIN[Yun.]



-ÇİMLENME, ŞEKİLLENME = İFRÂH = GERMINATION



-ÇİN'DE değil İÇİNDE!



-ÇİNCE ile JAPONCA

( SİNOLOG: Çince bilen/öğreten. )


-ÇİNGENE ile DENİZ ÇİNGENESİ(BAJAU/BADJAU)



-ÇİNTE/BOZ KİRAZ KUŞU ile ALACA ÇİNTE/KAR KİRAZ KUŞU ile MAHMUZLU ÇİNTE ile AK KAŞLI ÇİNTE ile BATAKLIK ÇİNTESİ ile KÜÇÜK ÇİNTE

( image )


-ÇİNTE/BOZ KİRAZ KUŞU ile ALACA ÇİNTE/KAR KİRAZ KUŞU ile MAHMUZLU ÇİNTE ile AK KAŞLI ÇİNTE ile BATAKLIK ÇİNTESİ ile KÜÇÜK ÇİNTE

( Arktik Okyanusu kıyıları yaşam alanıdır. Bazı kışlar, soğuklardan kaçmak için Türkiye'ye kadar güneye iner. 2016 kışında İstanbul Karaburun sahilinde tek bir birey olarak görülmüştür.[Fot. Alper Tüydeş] )


-ÇİVİ ile/ve/||/<> RAPTİYE



-ÇİZME ile SOKMAN

( ... İLE Bir çeşit, uzun konçlu çizme. )


-ÇOBANÇEŞME ile/ve ÇOBAN ÇEŞMESİ

( Havaalanı sapağı öncesinde bulunan çeşme ve semt. İLE/VE Alibeyköy Deresi ve Kemerburgaz yolunda. [Silâhtar Yusuf Ağa - 1595] )


-ÇOCUK GELİŞİMİNDE:
OTİSTİK EVRE ile/ve/||/<>/> SİMBİYOTİK EVRE

( bkz. MAHLER )


-ÇOĞALMA ile/ve/değil/||/<>/< EŞLEME



-ÇOĞALTMA ile/ve ZENGİNLEŞTİRME



-ÇOĞUNLUK/AZINLIK değil/yerine HEP BİRLİKTE



-ÇOK DALLANMIŞ PANİKULA, TİRSUS = ANKÛD-I HERAMÎ = THYRSE



-ÇOK KİŞİYLE ile/ve/||/<> AZ KİŞİYLE ile/ve/||/<> TEK BAŞINA

( Konuş. İLE/VE/||/<> Düşün. İLE/VE/||/<> Karar al. )


-ÇÖKEK ile ÇÖKELGE

( Çukur yer. | Bataklık, sazlık. İLE Bataklık, su kenarı, balçık. )


-ÇÖKELGE ile ÇÖNGÜL

( Bataklık, su kenarı, balçık. İLE Ufak bataklık, çamurlu küçük göl. )


-ÇÖKME ile DAĞILMA



-ÇÖKME ile/ve GÖÇME



-ÇÖLYAK ile/değil TROPİKAL SPRUE

( ... İLE/DEĞİL Bu hastalık, çölyak hastalığını taklit ederek bazen doktorları yanıltsa da tropik bölgelerde yaşayan ya da geziye çıkan kişilerin kaptığı bir bulaşımdan kaynaklanır. Belirtiler arasında, şiddetli ishal, kuvvet kaybı, ateş, gece körlüğü ve besin emilimi yetersizliği görülür. Hastalığa neden olan bakteri, kesin olarak bilinmemekle beraber antibiyotik ve vitaminlerle tedavi edilebilmektedir. İyi haber şu ki, dünya çapında artan hijyen ve sağlık koşulları ile antibiyotik sağlanabilirliği sayesinde, bu hastalık giderek azalmakta. )


-ÇÖMÇE ile/ve MABLAK/MİL'AKA

( Tahta kepçe. İLE/VE Hamur, merhem, boya gibi şeyleri ezip karıştırarak yoğurmak için kullanılan ve bir ucu ele alınacak biçimde saplı, öbür ucu yassı olan araç. | Aşure kazanlarını karıştırmada kullanılan, uzun saplı ve yayvan uclu tahta kepçe. )


-ÇÖPE değil/yerine GERİ DÖNÜŞÜME



-ÇÖREK ile KETE

( ... İLE Yağlı, mayalı ya da mayasız hamurdan yapılan çörek. )


-ÇÖTELE

( Tehlikeyi belirtmek için dikilen değnek. )


-ÇÖZME ile ÇÖZÜNME ile ÇÖZÜNÜRLÜK ile ÇÖZÜNME ENTALPİSİ ile ÇÖZÜNMEYEN MADDE

( Bir katının, çözeltiye geçirilmesi. İLE Katı, sıvı ya da gaz durumundaki maddelerin, molekül ya da atomlarını birarada tutan güçleri yenerek bir başka madde içinde tek faz oluşturacak biçimde dağılmaları olayı. İLE Bir maddenin çözünmesine eşlik eden entalpi değişimi. İLE Bir maddenin, belirli bir sıcaklıktaki doygun çözeltisindeki derişimi. İLE Belirli bir çözücüde çözünmeyen madde. [Aksi belirtilmemişse çözücünün su olduğu anlaşılır.] )


-ÇÖZÜLME ile/değil ÇÖZÜMLEME



-ÇÖZÜLME ile/ve/||/<> DAĞILMA/DAĞILIM ile/ve/||/<> ERİME

( İki ya da daha fazla nesnenin bağdaşık moleküler karışımı. İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> Bir gaz, sıvı ya da katının, başka bir gaz, sıvı ya da katı içinde kimyasal bir değişikliğe uğramadan bağdaşık olarak dağılması. | İki ya da daha fazla nesnenin bağdaşık moleküler karışımı. )


-ÇÖZÜM ile ÇARE

( Genel ya da kavramsal bir olguya işaret eder. İLE Belirli bir olgu ya da soruna işaret eder. )


-ÇÖZÜM ile ÇARE

( Çare/ler...
Bbiledegil.blogspot.com.tr/2015/02/careler.html )


-ÇÖZÜM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÇÖZÜMLEME

( Çözümleme/sorgulama(analiz), her durum/konu/ayrıntı için söz konusuyken; ("kökten/toptan") "çözüm", her durum için olanaklı değildir.

Sorumluluğumuz ve önceliğimiz de çözmek değil çözümlemektir.

Çözümleme varsa çözüm ya da ara çözüm de yakınında bir yerde bulunacaktır. )


-ÇÖZÜM ile/ve/||/<> DÜZENLEME



-ÇÖZÜMLEME ile ETKİLE(N)ME



-ÇÖZÜMLEME ve/> GELİŞTİRME



-ÇÖZÜMLEME ile/ve ÖZGÜRLEŞTİRME



-ÇÖZÜMLEME ile/ve RAHATLATMA



-ÇÖZÜMLEME ile/ve SERİMLEME



-ÇÖZÜMLEME = TAHLİL[Ar.] = ANALYSIS[İng.] = ANALYSE[Fr.] = ANALYSE[Alm.] = ANALYSIS < ANALYEIN[Yun.] = ANALIZAR[İsp.]



-ÇÖZÜMLEME ile/ve/||/<>/> TRANSAKSİYONEL ÇÖZÜMLEME



-ÇÜRÜME ile/ve/||/<> ARDAK

( ... İLE/VE/||/<> Ağaçlarda, mantarların oluşturduğu bir tür çürüme başlangıcı. )


-ÇÜRÜME ile/ve/<>/değil PÖRSÜME



-ÇÜTRE ile BAYAĞI ÇÜTRE

( image )


-DABNE ile/ve/<> MERAK

( Büyükayının sonundaki iki parlak yıldız. )


-DAĞ ile TEPE

( ŞİMRÂH: Dağ tepesi. )


-DAĞ ile TEPE

( BÎSÜTÛN: Âşık Ferhad'ın, sevgilisi Şîrîn'in emriyle Kermanşah civarında deldiği dağ. | Gökyüzü. )


-DAĞ ile TEPE

( Sevgili Ersin Alok'un çektiği dağ fotoğraflarını görmek için burayı tıklayınız... )


-DAĞ ile TEPE

( )


-DAĞ ile TEPE

( )


-DAĞ ile TEPE

( En yüksek dağlar:
Mauna Kea (Hawaii) 10.200 m.
Everest (Nepal) 8848 m.
K2 (Kaşmir) 8611 m.
Kangchenjunga (Nepal) 8600 m.
Makalu (Nepal) 8481 m.
Dhaulagiri (Nepal) 8172 m.
Nanga Parbat (Kaşmir) 8126 m.
Annapurna (Nepal) 8078 m.
Gasherbrum (Kaşmir) 8068 m.
Gosainthan (Tibet) 8013 m. )


-DAĞILMA ile/ve/> İNCELME



-DAĞILMA ile/ve/> SEYRELME



-DAHA "İYİ"/"KÖTÜ" değil/yerine NEŞE



-DAHA ÇOK İNANAN:
CAMİLERDE ve/değil/||/<> HASTAHANELERDE



-DAHA ÇOK SARILMA:
DÜĞÜNLERDE ve/değil/||/<> OTOGARLARDA



-DAHA ÖTE ile/ve/değil/yerine DAHA FARKLI



-DAHA ile/yerine KERE



-DAİRE ile/ve OLANAK/KAPASİTE



-DAİRE ile/değil/=/||/<>/< SONSUZ/ÇOK KÖŞELİ/LİK / SONSUZ KENARLI ÇOKGEN



-DAİRE ile/ve ÜÇGEN ile/ve KARE

( Hareketli. İLE/VE Etkin. İLE/VE Durağan. )


-DAİRESEL YÖRÜNGE ile/ve ELİPTİK YÖRÜNGE



-DAKTİLODA/KLAVYEDE:
A KLAVYE ile F KLAVYE ile Q KLAVYE

( Klavyede, harflerin bulunduğu sol üst köşeye göre ad alırlar. )


-DAKTİLODA/KLAVYEDE:
A KLAVYE ile F KLAVYE ile Q KLAVYE

( Hiyeroglif klavyesi... http://discoveringegypt.com/egyptian-hieroglyphic-writing/hieroglyphic-typewriter )


-DAKTİLODA/KLAVYEDE:
A KLAVYE ile F KLAVYE ile Q KLAVYE

( Marcin Wichary'nin, "Sadece Türkçe bir daktiloya bakarak diller hakkında öğrendiklerim" yazısı için burayı tıklayınız... )


-DAKTİLODA/KLAVYEDE:
A KLAVYE ile F KLAVYE ile Q KLAVYE

( )


-DAKTİLODA/KLAVYEDE:
A KLAVYE ile F KLAVYE ile Q KLAVYE

( What I learned about languages just by looking at a Turkish typewriter )


-DAKTİLODA/KLAVYEDE:
A KLAVYE ile F KLAVYE ile Q KLAVYE

( İHSAN SITKI YENER KİMDİR?

Liseyi, 1942 yılında, İzmir Ticaret Lisesi'nde bitirdi. Ortaokul yıllarında, daktiloda on parmak yazı yazmaya başlayan İhsan Sıtkı Yener, 1940'lı yıllardan itibaren standart klavye konusunda çalışmaya başladı.

Yüksek öğrenimini, 1946 yılında, İstanbul'da Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nde tamamladı. Aynı yıl, Sultanahmet Lisesi'nde daktilografi öğretmenliği yaptı. Yüksek Lisans için ABD'ye giderek New York Üniversitesi'nde “Ölçme ve Değerlendirme” konusunda yüksek lisans yaptı ve aynı yıl doktorasını tamamladı.

Yener, 1946 yılında öğretmenliğe başladığı sırada, Türk dilinin özelliklerine göre yapılmış bir daktilo icat etme çalışmalarına başladı. "On parmak için ideal Türk Klavyesi"ni, 1955 yılında kabul ettirdi ve 1974 yılında tüm daktiloların F klavye olmasını sağladı. )


-DAKTİLODA/KLAVYEDE:
A KLAVYE ile F KLAVYE ile Q KLAVYE

( Ümit Kıvanç'ın, "F klavye, Türkiye'de yapılmış tek düzgün iştir" yazısı için burayı tıklayınız... )


-DAKTİLODA/KLAVYEDE:
A KLAVYE ile F KLAVYE ile Q KLAVYE

( )


-DAKTİLODA/KLAVYEDE:
A KLAVYE ile F KLAVYE ile Q KLAVYE

( Bilgisayarınızda klavyeler tanımlanmışsa "Alt + Shift" komutu ile direkt olarak geçiş yapabilirsiniz. Aynı klavyeyi ister F, ister Q olsun, hem F, hem Q olarak kullanabilirsiniz. )


-DAKTİLODA/KLAVYEDE:
A KLAVYE ile F KLAVYE ile Q KLAVYE

( F klavyenin mucidi İhsan Sıtkı Yener, yaşamını kaybetti - 02 Eylül 2016 )


-DAKTİLODA/KLAVYEDE:
A KLAVYE ile F KLAVYE ile Q KLAVYE

( )


-DAKTİLODA/KLAVYEDE:
A KLAVYE ile F KLAVYE ile Q KLAVYE

( )


-DAKTİLODA/KLAVYEDE:
A KLAVYE ile F KLAVYE ile Q KLAVYE

( Q klavyeyi oluşturan: Christopher Latham Sholes (1867) )


-DALEVERE değil DALAVERE

( OROSTOPOLLUK[argo]: Kurnazca iş, dalavere, dolap. )


-DALGALAR:
DÜZLEMSEL ile/ve/||/<> AKIŞKAN ile/ve/||/<> RAYLEIGH YÜZEY ile/ve/||/<> ENİNE

( )


-DALLANMIŞ BAŞAK, PANİKULA = SÜNBÜLE-İ MÜTEFERRİ'A = PANICULE



-DALLI KÖK = CEZR-İ MÜTEŞA'İB = RACINE RAMEUSE



-DAMAR AĞLARININ GELİŞİMİ:
BİTKİDE ve/=/||/<> HAYVANDA

( Açıklamalarını okumak için burayı tıklayınız... )


-DARALTMA ile İNDİRGEME



-DARALTMA ile/ve/<> İNDİRGEME



-DARB ile/ve PEKİŞTİRME



-DARRÂ ile DARRE

( Mihnet, keder. Şiddet. Belâ. İLE Kuma. )


-DÂRÜSSAÂDE ile/ve DÂRÜSSAÂDE

( İstanbul'un "Mutluluk Evi" anlamına gelen eski bir adı. İLE/VE Topkapı Sarayı'nda, Dârüssaâde ağalarının [Padişahların özel işlerine bakan] oturduğu daire. "Saadet Yeri ve Saray" anlamına gelmektedir. )


-DARÜŞŞİFA:
FATİH ile/ve/||/<> HASEKİ ile/ve/||/<> SÜLEYMANİYE ile/ve/||/<> ATİK VÂLİDE SULTAN ile/ve/||/<> SULTAN AHMED ile/ve/||/<> TOPKAPI SARAYI ENDERUN



-DAVAR/SELLE

( Keçi/koyun sürüsü. )


-DAVET:
SÖZ İLE ile/ve/değil/||/<>/< HÂL İLE



-DAVETİYE değil/yerine/= ÇAĞRI KÂĞIDI, OKUNTU



-DAVUL ile CEMBE

( ... İLE Mali'de kullanılan bir davul. )


-DAYANÇ/SABIR:
SÜREYE ile/ve/değil SÜRECE



-DAYATMA değil/yerine ESİNLENME



-DE JURE ile DE FACTO

( Yöntem ve kurallara dayanır. İLE Ötekilerinin inancına dayanır. )


-DECISION and DIRECTIVE and OPINION and RECOMMENDATION and REGULATION and RESOLUTION

( Karar. VE Yönerge. VE Görüş. VE Tavsiye kararı. VE Tüzük. VE İlke kararı. )


-DECLINE vs. OBJECT vs. REFUSE vs. REJECT vs. RESIST vs. REPUDIATE



-DEDİKODU/GIYBET:
SÖZLE ile/ve HAREKETLE ile/ve DİNLEYEREK



-DEF ile/ve TEF/DAİRE ile/ve MAZHAR/MIZHER/BENDER/BENDİR

( ... İLE/VE Etrafında ziller olan. İLE/VE Tekkelerde zikir esnasında kullanılan ve bazılarının kenarlarında halkalar bulunan, kasnağı çifte kirişli, zilsiz, kasnak çapı 50-60 cm. civarında, def biçimindeki ritim sazı. )


-DEFICIENT vs. DEFECTIVE



-DEFINITION vs. DOMINANT FEATURE



-DEFINITION vs./and CONSISTENCE



-DEFINITIVE vs. DEFINITE



-DEGAS ile CEZANNE



-DEGRADE ile GRADYEN



-DEĞER/İNİ BİLMEK:
SAHİP OLMADAN ÖNCE ile SAHİP İKEN ile KAYBETTİKTEN SONRA

( )


-DEĞER/İNİ BİLMEK:
SAHİP OLMADAN ÖNCE ile SAHİP İKEN ile KAYBETTİKTEN SONRA

( )


-DEĞER/İNİ BİLMEK:
SAHİP OLMADAN ÖNCE ile SAHİP İKEN ile KAYBETTİKTEN SONRA

( )


-DEĞER/İNİ BİLMEK:
SAHİP OLMADAN ÖNCE ile SAHİP İKEN ile KAYBETTİKTEN SONRA

( )


-DEĞER ile/ve/<> SİMGE



-DEĞERLENDİRME ile/ve/> ANLAMLANDIRMA



-DEĞERLENDİRME ile DEĞER-LENDİRME



-DEĞERLENDİRME ile HESAPLAMA



-DEĞERLENDİRME ile NİTELENDİRME



-DEĞİL ile/ve/değil/yerine YERİNE



-DEĞİLLEME ve/> AŞKINLIK



-DEĞİLLEME ve BÜTÜNLÜK



-DEĞİLLEME ve DEĞİLLEYEREK



-DEĞİLLEME = NEFİY, İNKÂR, SELB = NEGATION[İng., Fr., Alm.] = NEGATIO[Lat.] = APOPHASIS[Yun.]



-DEĞİŞİM ve GELİŞİM:
DOĞADA ile/ve/||/<>/> EKİNDE ile/ve/||/<>/> DEVLETTE ile/ve/||/<>/> ALTYAPIDA ile/ve/||/<>/> TİCARETTE ile/ve/||/<>/> MODADA ile/ve/||/<>/> TEKNOLOJİDE

( Milyonlarca yılda. İLE/VE/||/<>/> Binlerce yılda. İLE/VE/||/<>/> Yüzyıllarda. İLE/VE/||/<>/> Onlarca yılda. İLE/VE/||/<>/> Yıllarda. İLE/VE/||/<>/> Aylarda. İLE/VE/||/<>/> Günlerde. )


-DEĞİŞİM:
KARARDA ile/ve/||/<> YAŞAMDA ile/ve/||/<> KİŞİDE

( Bir sözcükle. İLE/VE/||/<> Bir duyguyla. İLE/VE/||/<> Bir kişiyle[seninle/onunla]. )


-DEĞİŞİM:
KIRILINCA ile/ve/||/<> KANDIRILINCA ile/ve/||/<> ÇOK FAZLA ŞEY ÖĞRENİNCE ile/ve/||/<> ÂŞIK OLUNCA



-DEĞİŞKEN/LİK ile/ve/||/<> NEDENSEL/LİK ile/ve/||/<> UZAKLIK/MESAFE



-DEĞİŞME ile/ve/değil BİR BAŞKA OLMA

( Sizi, eskisi gibi kullanamadıklarında, değiştiğinizi "söylerler". )


-DEĞME ile/değil GERİ TEPME



-DEJENERE ile DEFORME



-DEJENERE değil/yerine/= YOZ

( Doğada olduğu gibi kalarak işlenmemiş olan. | Kaba, adi, bayağı. | Yozlaşmış. | Kısır. )


-DELÂLET-İ LAFZİYE ile DELÂLET-İ GAYR-I LAFZİYE

( Sesli/Sözlü delâlet. İLE Sessiz/Sözlü delâlet. )


-DELÂLET-İ LAFZİYE ile DELÂLET-İ GAYR-I LAFZİYE

( Tabii | Vazî | Aklî İLE/VE Tabii | Vazî | Aklî )


-DELÂLET-İ LAFZİYE ile DELÂLET-İ GAYR-I LAFZİYE

( İkisi de; Tabiiye, Akliye, Vaz'iye olarak 3'e ayrılır. )


-DELÂLET-İ LAFZİYE ile DELÂLET-İ GAYR-I LAFZİYE

( Delâlet-i Gayr-ı Lafziye'ye örnekler; * Tabiiye(Aşık, maşuku rüyet zamanında(gördüğünde), vech-i aşıkta zuhur eden kırmızılık) * Akliye[Kardaki (ayak/dal vs.) iz(i)] * Vaz'iye[ (-Duman işaretleri, -Trafik lambaları) (uylaşım(sal)) (muvadaa/karşılıklı konmak) (dil) (mantık)] )


-DELÂLET-İ LAFZİYE ile DELÂLET-İ GAYR-I LAFZİYE

( Delâleti(rehberi) olmayan, dalâlete düşer. )


-DELÂLET ile EMÂRE



-DELÂLET ile ŞÜBHE



-DELAY vs. LATE



-DELIVERANCE vs. TO BECOME FREE



-DELİ ile DÎVÂNE

( Dîvan'dan, bir söz çıkar, âleme sığmaz. Dîvâne'den bir söz çıkar, Dîvân'a sığmaz. )


-DELİ ile DÎVÂNE

( Ârifim ben! diye hiçbir kimseye ta'n etme sen,
Defter-ü-divâna sığmaz söz gelir, dîvâneden!
[ Bâyezîd-i Bistâmî, bir tımarhanenin önünden talebeleriyle birlikte geçiyormuş.

Onlara ders vermek üzere hekime sorar:
"Sen akıl hastalıklarına çare buluyorsun, günah derdine de bir çâre var mı?"

Hekim, başını kaşıya dursun,
bir deli yanıt verir:
"İstiğfar kökünü tövbe yaprağıyla karıştırmalı,
gönül havanına koyup tevhid tokmağıyla dövmeli,
insaf eleğinden eleyip gözyaşıyla hamur etmeli,
aşk ateşinde pişirip muhabbet balıyla karıştırmalı
ve kanaat kaşığıyla da gece gündüz yemeli!"

Delinin bu sözü bittikten sonra, Bâyezid-i Bistâmi şöyle der:

Ârifim ben! diye hiçbir kimseye ta'n etme sen,
Defter-ü-divâna sığmaz söz gelir, dîvâneden!] )


-DELİ ile DÎVÂNE

( Harabât ehlini hor görme şâkir
Defîneye mâlik vîrâneler var )


-DELİ ile DÎVÂNE

( Defter-i irfâna sığmaz söz gelir divâneden - İsmail Güleç )


-DELİCE

( Buğdaygillerden, genellikle buğday tarlalarında yetişen, tohumu zehirli, yabani bir bitki. [Lat. LOLIUM TEMULENTUM] )


-DELİL ile/ve GEREKÇE



-DEMİR KİLİSE:
İSTANBUL'DA ile/ve/<> ARJANTİN'DE ile/ve/<> AVUSTURYA'DA



-DEMLENME ile "TATLANMA"



-DENDENE ile DENDENE[Fars.]

( Sözü, açık söyleme. İLE Ağır ağır, dudak kıpırtısıyla söylenilen söz, mırıltı, homurdanma. )


-DENDİĞİNDE ile DENİLDİĞİNDE



-DENEME ile DENETLEME



-DENEME ile/değil DENEYİM



-DENEME ile/ve/değil SAĞLAMA



-DENETLEME

( CONTROL )


-DENETLEME ile/ve TEKRAR



-DENEY ile/ve/değil DENEME



-DENEY = TECRÜBE = EXPERIENCE, EXPERIMENT[İng.] = EXPÉRIENCE[Fr.] = ERFAHRUNG[Alm.] = EXPERIENTIA[Lat.] = EMPEIRIA[Yun.] = EXPERIENCIA[İsp.]



-DENEYCİLİK = İHTİBARİYE = EMPIRICISM[İng.] = EMPIRISME[Fr.] = EMPIRISMUS[Alm.]



-DENEYİMLEME ile İÇSELLEŞTİRME



-DENGE ve ADÂLET



-DENGE ile/ve/<> DİNGİNLİK



-DENGE ve/=/< DÖNGÜ



-DENGE ile EŞİTLİK



-DENGE ve/<> HUZUR



-DENGE ve/||/<>/> KONFOR[=> ÇÜRÜME] ve/||/<>/> SORUN ve/||/<>/> KARMAŞA ve/||/<>/> ÇÖZÜMLER/ÇARELER

( En "dengeli" ya da eşit durum, ölümdür. VE/||/<>/> En konforlu durum, çürümedir ve mezarlıktadır. VE/||/<>/> En büyük/ciddi "sorunlar" ile harekete geçilir. VE/||/<>/> En hareketli ortamlarda karmaşa ve kargaşa oluşur. VE/||/<>/> Daha iyi/nitelikli/isabetli çözümler oluş(tur)maya başlarız. )


-DENGE ve/||/<> SÜKÛNET



-DENİZ KAPLUMBAĞALARI ALT SINIFLARINDA:
SİNİ ile D.KAPLUMBAĞASIGİLLER ile ZEYTİN RENKLİ ile ARCHELON ile PROTOSTEGA ile TOXOCHELYIDAE ile THALASSEMYDIDAE ile PROTOSTEGIDAE

( İki yılda bir çiftleşirler.[Altı yuvaya kadar, her yuvaya yüzden fazla yumurta bırakabilir.][Yavrular, yaklaşık altmış günde yumurtalarından çıkarlar.] İLE ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE ... )


-DENİZ TAŞITLARINDA:
SANCAK ile/ve İSKELE



-DENİZLİ ile/ve VAN ile/ve MALATYA ile/ve NİĞDE ile/ve UŞAK ile/ve ISPARTA



-DER-UHDE[Fars.] değil/yerine/= ÜSTÜNE ALMA, YÜKLENME



-DERDEME

( YEDİ GEZEGEN )


-DERE ile/ve/<> ÇATAK

( Genellikle, yazın kuruyan küçük akarsu ve bunların yatağı. | İki dağ arasındaki uzun çukur. | Damlarda, yağmur sularını toplayarak oluğa veren çinko ya da kiremit yol. İLE/VE/<> İki dağ yamacının kesişmesi ile oluşmuş dere yatağı. | Yapışık, ikiz meyve. | Kavgacı. )


-DERE ile ÇAY ile IRMAK



-DERE ile/ve/<> IĞIL

( ... İLE/VE/<> Belirli olmayacak kadar yavaş akan su. )


-DERE ile KÜÇÜK DERE



-DERECE ile/ve DEĞER/LENDİRME



-DERECE ile/ve DEREKE



-DERECE ile/ve/değil EŞİK



-DERECE ile GRADO[İt.]

( ... İLE Bir sıvının içindeki alkol derecesi. )


-DERECE ile KERE/KEZ



-DERECE ile KERTE/RADDE[Ar.]



-DERECE ile SEVİYE



-DERİN DÜŞÜNME ve/<> TAHAMMÜL



-DERİNLEŞME ile/ve/||/<> KALICILAŞMA



-DERİNLEŞTİRME ile/ve/||/<> DUYARLILAŞTIRMA



-DERİNLİK ile/ve/değil EVRE



-DERLEME ile KOLAJ



-DERS[Ar.] değil/yerine/= ÖĞRENCE



-DERT ile/ve/yerine NEŞE

( Paylaştıkça, azalır. İLE/VE Paylaştıkça, artar. )


-DERTLEŞME ile/ve "DERS" (ÇIKARMAK)



-DERZLEME ile/ve/değil/||/<> İNCE DERZLEME



-DESCARTES ile/ve/||/<>/< VIETE

( ... İLE/VE/||/<>/< Descartes'in hocası. )


-DESEN ile/ve DAİRE/GEOMETRİ/NESNE

( NOKTA-ÇİZGİ ile/ve NOKTA-ALAN )


-DESTE ile DÜZİNE

( 10 ile 12 )


-DESTEKLEME ile/ve/||/<>/> BÜTÜNLEŞTİRME



-DESTEKLEME ile/ve/||/<> DENGELEME



-DESTEKLEME ile ÖNCELLEME



-DESTEKLEME ile/ve/||/<> PEKİŞTİRME



-DESTINY vs./and COINCIDENCE



-DEŞİFRE değil/yerine/= GİZİ ÇÖZÜLMÜŞ



-DETAIL vs. NUANCE



-DETERIORATE vs. DEGENERATE



-DETERMINATION vs. INSISTENCE



-DETONE ile/ve/değil SURTONE

( Eşik altına düşürmek. İLE/VE/DEĞİL Eşik üstüne çıkarmak. )


-DEVAM ETMELİ!
YAŞAMAYA ve/||/<>/> SEVMEYE ve/||/<>/> GÜLMEYE :)



-DEVAM ETTİRME ile SÜREKLİLİK



-DEVE ile ÂNİS[Ar.]

( ... İLE Büyük ve şişman deve. [Yaşlı kız. | Yaşlı bekâr.] )


-DEVE ve AT



-DEVE ile BERCÎS[Ar./Fars.]/BİRCÎS[Ar.]

( ... İLE Sütü çok olan deve. | Müşterî[Sakıt, Erendiz, Jüpiter, Mars] denilen yıldız. )


-DEVE ile DEHN

( ... İLE Az süt veren deve. )


-DEVE ile ENBÜRE

( ... İLE Tüyü dökülmüş deve. )


-DEVE ile GUNAKO

( ... İLE Patagonya devesi. )


-DEVE ile/ve/değil HALAT



-DEVE ile KAYGIN

( ... İLE Gebe deve. )


-DEVE ile LÛK[Fars.]

( ... İLE Kısa tüylü, yük devesi. )


-DEVE ile/ve MUT

( 20 Teneke. İLE/VE 20 Kile. 50 şiniklik[8 kilo] tahıl ölçeği. )


-DEVE ile/ve MUT

( ... İLE/VE MÜDD: Mut, kara mut, batman türünden bir ölçek. )


-DEVE ile NÂB[Ar.]

( ... İLE Yaşlı deve. )


-DEVE ile SÂİBE[Ar.]

( ... İLE Başıboş bırakılmış hayvan, dişil deve. )


-DEVE ile SAMBURU DEVESİ



-DEVE ile TÜLÜ

( ... İLE Güreşçi eril deve. )


-DEVE ile TÜLÜ

( Afrika ve Arap çöllerinin simgeleri olsa da deve, Amerika kökenlidir. Atlar ve köpekler gibi, develer de 20 milyon yıl önce Amerika'nın otlaklarında evrildi. Bu hayvanlar, o zamanlar, bildiğimiz haliyle hörgüçlü yük hayvanları olmaktan çok zürafaya ya da ceylana benziyordu. Bering kara köprüsünden Asya'ya 4 milyon yıl önce geçtiler. )


-DEVICE vs. DEVISE



-DEVİR/DEVRE değil/yerine/= ÇEVRİM

( ... DEĞİL/YERİNE/= Sürekli ve düzenli değişme, devir. | Bir elektrik akımının, iletken üzerinde aldığı yol, devre. )


-DEVİR ile SİLSİLE



-DEVİRLER:
GELİŞME ve OLGUNLUK ve ORTA YAŞLILIK ve YAŞLILIK

( Yaklaşık 30 yaşa kadar olan devir. VE Yaklaşık 35'lerden 40'a kadar olan devir. VE Yaklaşık 60 yaşlarına kadar uzanan devir. VE Hayat merkezlerinin tedricen zayıflamaya başladığı ölüme kadarki devir. )


-DEVLET-İ OSMÂNİYE ile/ve/||/<> KAVÂİD-İ OSMÂNİYE

( Osmanlı Devleti. İLE/VE/||/<> Osmanlı Türkçesi dilbilgisi. )


-DEVLET ile/ve/<> BAHÇE



-DEVLET ile/ve/||/<> YÖNETİM/İDARE



-DEVRE-İ ARŞİYE ile DEVRE-İ FERŞİYE



-DEVRE-İ FERŞİYE ile DEVRE-İ ARŞİYE

( Topraktan toprağa. İLE Manâdan manâya. )


-DEVRİK TÜMCE/CÜMLE ile/ve/yerine (DÜZGÜN/DOĞRU) TÜMCE/CÜMLE



-DEVRİLE DEVRİLE ile/değil/yerine/||/<>/> EVRİLE EVRİLE



-DEVRİM ile/ve/değil DARBE



-DEVRİYE değil/yerine GEZGE



-DIFFERENCY vs. PRIVILEGE



-DIFFERENT vs. ASSERTIVE



-DIFFICULT vs. IMPOSSIBLE



-DIMINISH vs. MINIMIZE



-DIRÂSE

( Bir konu hakkında, birincil ve ikincil kaynaklara başvurarak yapılan bilimsel araştırma. )


-DISCUSS vs. ARGUE



-DISTRUSTFULNESS/LACK OF CONFIDENCE vs. LACK OF SURE



-DISUSE vs. MISUSE



-DIŞ DÜNYADAKİ KÜRE ile/ve KUSURSUZ KÜRE



-DIŞAVURUM = İFADE = EXPRESSION[İng., Fr.] = AUSDRUCK[Alm.] = EXPRESIÓN[İsp.]



-DIŞKI(FEÇEZ/GAİTA/KAZÛRÂT/ÇÖMÜK/BOK) ile GÜBRE

( )


-DIŞLAMA ile ÖTEKİLEŞTİRME



-DIVINE vs./and ABSOLUTE



-DİADELF, İKİ DEMET HALİNDE BİRLEŞİK = SÜNÂİYÜ'L-IHVE = DIADELPHE



-DİCLE ile FIRAT



-DİDİNME ile/ne yazık ki DİDİŞME

( Kendi içinde. İLE/NE YAZIK Kİ Kişilerle, olanlarla, geçmişle. )


-DİDİŞME ile DİDİŞİM

( El ya da sözle birbirini hırpalamak. | Geçimini sağlamak amacıyla güç koşullarda çalışmak, uğraşmak. İLE Konuşma ve tartışmayı, bir araç değil bir amaç sayan felsefe yöntemi. )


-DİK GÖVDE = SÂK-I MÜSTAKÎM = TIGE DROITE



-DİK ÜÇGEN ile/ve/||/<>/> CEBİRSEL DÜŞÜNME



-DİKİŞ:
EL İLE ile/ve/değil/yerine/||/<>/> MAKİNE İLE



-DİKKAT ÇEKME ile/ve/||/<> SORUMLULUK



-DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN:
HAVADA ile/ve/||/<> KİŞİDE

( Sislisine. İLE/VE/||/<> Sinsisine. )


-DİKKAT:
KENDİMİZE ile/ve/||/<> SÖZÜMÜZE

( Yalnızken. İLE/VE/||/<> Yalnız değilken. )


-DİL ÖĞRENME ile/ve/||/<>/> YABANCI DİL KONUŞMA

( )


-DİL'DE:
BİÇİMCE ile/ve SOYCA



-DİL/TÜRKÇE ile GÜNLÜK DİL



-DİL ve/< AKIL ve/< DENEYİM/TECRÜBE

( Dil, akıl ve deneyimde temellenir. )


-DİL ile/ve/<> BİLİNÇLENME



-DİL ve/<>/= DÜŞÜNCE

( Düşünceyi sınırlandırarak gelişir ve kişiyi geliştirir. VE/<>/= Dili geliştirerek gelişir ve kişiyi geliştirir. )


-DİL ve/<>/= DÜŞÜNCE

( Birlikte tutmak/birleştirmek gerekiyor. )


-DİL ve/<>/= DÜŞÜNCE

( Zihin - Dil, Beyin - El ilişkisi! )


-DİL ve/<>/= DÜŞÜNCE

( Dilin tıkandığı yerde düşünce, dili, düşüncenin tıkandığı yerde dil, düşünceyi geliştirir. )


-DİL ve/<>/= DÜŞÜNCE

( Dil, düşünceyi, geliştirir de, ketler de. )


-DİL ve/<> DÜŞÜNCE ve/<> KÜLTÜR

( Birbirinden ayrılamaz bir bütündür. )


-DİL ile/ve/<>/= DÜŞÜNME



-DİL ile/ve/<> FELSEFE

( Aklın dilbilgisi. İLE/VE/<> Dilin dilbilgisi. )


-DİL ile/ve/<> FELSEFE

( STOACILIK/REVÂKİYE )


-DİL ile/ve GÖSTERGE



-DİL ve ÖZNE



-DİL ile/ve/<>/= SİMGE



-DİL ile/ve/||/<> SÖZCÜK/KELİME

( Sözcükler, anlamları taşıyan at gibidir. )


-DİL ile/ve/||/<> SÖZCÜK/KELİME

( Küçücük bir sözü/kelâmı bile küçümsemeyeceksin! )


-DİL ile/ve/||/<> SÖZCÜK/KELİME

( Sözün/Kelâmın değerini bilmek, duymakla olur. )


-DİL ile/ve/||/<> SÖZCÜK/KELİME

( Sözcükler, işaret eder ama açıklayamaz. )


-DİL ile/ve/||/<> SÖZCÜK/KELİME

( Words indicate, but do not explain. )


-DİLBİLİM ve/>/ve/> DİL ve/>/ve/> TÜMELLER ve/>/ve/> TANIM ve/>/ve/>
ÖNERME ve/>/ve/> YARGI ve/>/ve/> ÇIKARIM ve/>/ve/> TASIM/KIYAS



-DİLİM/PARÇA ile LOKMA/TİKE



-DİLLENME ile/değil DİLLENDİRME



-DİLSİ KOROLLA, DİL BİÇİMİNDE KOROLLA = TÜVEYC-İ LİSÂNÎ = COROLLE RUBANÉE, COROLLE LIGULÉE



-DİMNE ile Dimne

( Süprüntülük. İLE Çakal adı.["Kelîle ve Dimne" adlı öykü kitabındaki] )


-DİN:
[<> Lat.] LIGARE ile/ve/> RE-LIGARE :
RELIGION

( İlk bağ.[göbek bağı] İLE/VE/> İkinci bağ. > )


-DİN:
[<> Lat.] LIGARE ile/ve/> RE-LIGARE :
RELIGION

( Anneden. İLE/VE/> Babadan/senden. > )


-DİN:
[<> Lat.] LIGARE ile/ve/> RE-LIGARE :
RELIGION

( Nur bağı. İLE/VE/> Ruh bağı. > )


-DİN:
[<> Lat.] LIGARE ile/ve/> RE-LIGARE :
RELIGION

( Ancak, kendiyle ve tüm çevresindekilerle bağ kuran/kurabilen, din sahibi olur. )


-DİN:
TAKVÂ ve/||/<> TÖVBE

( Koruma. VE/||/<> Dönüşme. )


-DİN ile/ve ASKERİYE



-DİN ile/ve EFSANE



-DİNAMOMETRE değil/yerine/= KUVVETÖLÇER

( Güçleri/kuvvetleri ölçmeye yarayan araç. )


-DİNGİNLİK ve DENGE



-DİNÎ TERBİYE ile/ve TASAVVUFÎ TERBİYE



-DİNLENME:
GÖVDEDE ile/ve/||/<> BEYİNDE ile/ve/||/<> GÖNÜLDE

( Uzanarak. İLE/VE/||/<> Uyuyarak. İLE/VE/||/<> Paylaşarak![Aynı zaman ve mekânda, aynı durumları paylaşarak!] [Söyleşerek DEĞİL susuşabilerek!] )


-DİRENME ile/ve/değil/||/<>/< EN AZ EYLEM



-DİRETME ile/ne yazık ki DAYATMA



-DİRİĞ/ESİRGEME ile KAYIRMA

( Anneler/babalar, tüm çocukları esirger ve fakat kendi çocuklarını (çoğunlukla/bazen) kayırırlar. )


-DİRİĞ/ESİRGEME ile KAYIRMA

( Herkesi esirger ve fakat bazı kişileri, bazı durum ve koşullarda kayırır.[o kişiyi korumak ve o durumun/koşulun genelleşmemesini sağlamış olmak, sürdürmek üzere/için!] )


-DİSİPLİN:
GÖVDEDE ve/||/<> AKILDA ve/||/<> DUYGUDA

( Spor. VE/||/<> Felsefe. VE/||/<> Sanat. )


-DİSİPLİN ile DİZGE

( Ana ilke altındaki ayrımlar. )


-DİSK, DAİREMSİ TABLA, ÇİÇEK TABLASI = KURS = DISQUE



-DİŞİ ÇİÇEK = ZEHRE-İ MÜENNES = FLEUR FEMELLE



-DİVAN DÜZYAZILARINDA:
TEZKİRE ile/ve TARİH ile/ve SEFARETNAME ile/ve SEYAHATNAME ile/ve SİYASETNAME ile/ve MÜNAZARA ile/ve MÜNŞEAT ile/ve EVLİYÂ TEZKİRESİ ile/ve KISAS-I ENBİYÂ



-DİVÂN EDEBİYATI DÖNEMLERİ'NDE:
KURULUŞ ile/ve/> GEÇİŞ ile/ve/> KLASİK ile/ve/> SEBK-İ HİNDÎ ile/ve/> YERLİLEŞME

( [Yaklaşık olarak] 1250 - 1451 ile/ve/> 1451 - 1512 ile/ve/> 1512 - 1603 ile/ve/> I. Ahmed - IV. Mehmet [dönemi] ile/ve/> III. Ahmet - Tanzimat )


-DİVAN ŞİİRİ TÜRLERİ [DİNSEL OLMAYAN/LAR]:
BAHÂRİYE ile/ve/<> CEMREVİYE ile/ve/<> FAHRİYE ile/ve/<> IYDİYE ile/ve/<> MEDHİYE ile/ve/<> MERSİYE ile/ve/<> HİCVİYE ile/ve/<> GAZAVATNÂME ile/ve/<> SAKİNÂME ile/ve/<> HAMAMNÂME ile/ve/<> SAHİLNÂME ile/ve/<> KIYÂFETNÂME ile/ve/<> SURNÂME ile/ve/<> LÛGAZ ile/ve/<> MUAMMÂ ile/ve/<> HEZLİYÂT ile/ve/<> TARİH DÜŞÜRME ile/ve/<> ŞEHR-ENGİZ ile/ve/<> DÂRİYE

( XIII. yy.'dan, XIX. yy.'a kadar, 3182 Dîvân Şairi vardır. )


-DİVAN ŞİİRİ TÜRLERİ [DİNSEL OLMAYAN/LAR]:
BAHÂRİYE ile/ve/<> CEMREVİYE ile/ve/<> FAHRİYE ile/ve/<> IYDİYE ile/ve/<> MEDHİYE ile/ve/<> MERSİYE ile/ve/<> HİCVİYE ile/ve/<> GAZAVATNÂME ile/ve/<> SAKİNÂME ile/ve/<> HAMAMNÂME ile/ve/<> SAHİLNÂME ile/ve/<> KIYÂFETNÂME ile/ve/<> SURNÂME ile/ve/<> LÛGAZ ile/ve/<> MUAMMÂ ile/ve/<> HEZLİYÂT ile/ve/<> TARİH DÜŞÜRME ile/ve/<> ŞEHR-ENGİZ ile/ve/<> DÂRİYE

( Bahar nitelemeleriyle başlanarak birini övmek için yazılan kasîde. | Baharın gelişiyle doğanın uyanışını, değişimini, güzelleşmesini konu edinen kasîdeler. İLE/VE/<>
Bayramlar, baharlar gibi cemre vesilesiyle, dönemlerindeki önemli kişiler için yazılan şiirler. İLE/VE/<>
Bir kişinin[devletli, bir başka şair ya da şairin kendinin] övüldüğü şiirler. İLE/VE/<>
Dönem büyüklerinden birini bayramın gelişi dolayısıyla öven kasîde türü. İLE/VE/<>
Bir kişiyi [devlet ya da tasavvuf ileri gelenlerini] övmek için yazılan manzum yapıtlar. İLE/VE/<>
Bir ölenin/vefâtın ardından duyulan acıyı anlatmak, öleni övmek için yazılan manzum yapıtlar. İLE/VE/<>
Bir kişiyi, kurumu, toplumsal olayı, geleneği yeren/taşlayan manzum türü. [Siham-ı Kaza - Nef'î] İLE/VE/<>
Savaşları, kahramanlıkları, zaferleri anlatan manzum ya da mensur yapıtlar. [İlk gazavatnameler XV. yy.'da yazılmaya başlanmıştır] İLE/VE/<>
İçki ve içki âlemlerinin övülerek anlatıldığı manzum yapıtlar. İLE/VE/<>
Hamamları, hamam eğlencelerini ve hamamdaki güzelleri betimlemek üzere yazılan manzum yapıtlar. [ilki: Deli Birader - Gazalî] İLE/VE/<>
İstanbul kıyıları ile buralardaki yerlerinin anlatıldığı şiirlerin genel adı. [Fennî] İLE/VE/<>
Kişilerin karakterlerini, fiziksel görünümlerini [göz rengi, boy uzunluğu/kısalığı vb.] temel alarak açıklamaya çalışan yapıtlar. İLE/VE/<>
Sarayın mutlu günlerini [evlenme, doğum şenlikleri vb.] anlatann manzum yapıtlar. İLE/VE/<>
Hece vezniyle yazılmış manzum bilmece. İLE/VE/<>
Belirli kurallara göre düzenlenip çözülebilen manzum bilmece. İLE/VE/<>
Alaylı bir dille yazılmış manzum türü. [zarif bir nükte ya da güzel bir mazmun kadar kaba şakalara, taşlamalara ve sövgülere de yer verilir] İLE/VE/<>
Önem verilen bir olayın ya da bir yapının kuruluş yılını bildiren bir tümce, bir mısra ya da beyit yazmak. İLE/VE/<>
[Fars.: "Şehir karıştıran"] Bir kenti, o kentin güzelliklerini, doğal ve sosyal özelliklerini anlatan manzum yapıtlar. İLE/VE/<>
Yeni yaptırılmış saray, köşk, yalı benzeri binalar için yazılmış kasîdeler. )


-DİVAN ŞİİRİ TÜRLERİ [DİNSEL]:
TEVHÎD ile/ve/<> MÜNÂCÂT[< NECV] ile/ve/<> NAAT ile/ve/<> MİRÂCİYE ile/ve/<> MAKTEL-İ HÜSEYİN ile/ve/<> HİLYE ile/ve/<> MEVLİD ile/ve/<> KIRK HADİS ile/ve/<> MENÂKIBNÂME ile/ve/<> KISSA ile/ve/<> SİYER

( Tanrı'nın birliğini ve ululuğunu anlatan şiir/ler. İLE/VE/<>
Allah'a dua etme, yalvarma. | Allah'a dua konulu şiirler/manzûme. İLE/VE/<>
Hz. Muhammed'i övmek, ona yakarma, şefaat dileme amacıyla yazılmış şiir/ler. İLE/VE/<>
Hz. Muhammed'in mirâcını anlatan şiirler. İLE/VE/<>
Hz. Hüseyin'in Kerbela'da şehit edilişini konu alan ve acıklı bir üslûpta yazılan yapıtlar. İLE/VE/<>
Hz. Muhammed'in fiziksel ve kişisel özelliklerini, örnek davranışlarını konu alan yapıtlar. İLE/VE/<>
Hz. Muhammed'in doğumunu ve kısaca yaşamını övgüyle anlatan yapıtlar. İLE/VE/<>
Hz. Muhammed'in kırk sözünden oluşan yapıtlar. İLE/VE/<>
Din büyüklerinin, tarikat kurucularının, ermişlerin olağanüstü yaşamlarını anlatan yapıtlardır. İLE/VE/<>
Öğüt verici ve öğretici öykü, fıkra, masal, menkıbe türü yapıtlar. İLE/VE/<>
Hz. Muhammed'in yaşamını anlatan yapıtlar. )


-DİYAFRAM ile ENSTANTANE



-DİYALEKT değil/yerine/= LEHÇE



-DİZEK/PORTE ile FORTE

( Notaların, üzerinde ya da arasında yazıldığı, beş koşut çizgi. İLE Parçanın, güçlü çalınacağını gösterir. )


-DİZGE ile/ve/<> BÜTÜNLÜK

( Aslında her biri öbürüdür. )


-DİZGE ile/ve/<> BÜTÜNLÜKLÜ DİZGE



-DİZGE ile/ve ÇIKARSAMA



-DİZGE ile DİSİPLİN



-DİZGE ile DİZİLİM



-DİZGE ile/yerine/değil DÜZEN

( Küçük zihinliler, kişileri; orta zihinliler, olayları; ileri zihinliler; düzenleri/sistemleri konuşurlar/tartışırlar. )


-DİZGE ile/yerine/değil DÜZEN

( Olgun kişi, kurulu düzene karşı çıkmaz. )


-DİZGE ile/yerine/değil DÜZEN

( Başkalarıyla iyi ilişkileri koruyup, düzensizliğin içinde düzen arayın. )


-DİZGE ile KURGU



-DİZGE ile SIRA



-DİZGE = SİSTEM, MANZUME, MESLEK = SYSTEM[İng., Alm.] = SYSTÈME[Fr.] = SYSTEMA[Yun.] = SISTEMA[İsp.]



-DİZGE ile/ve SÜREÇ



-DİZGE ile SÜREKLİLİK



-DİZGEYE SIĞMAMA ile/ve/||/<> DENKLEME GELMEME



-DİZGİ ile DİZGE



-DİZİ ile/ve DİZGE



-DİZİN ile DİZGE



-DOĞA ve/<> DENGE



-DOĞA ve/<> İLKE ve/<> İNSAN



-DOĞA ve/>/ve/<> İMGE ve/>/ve/<> SİMGE



-DOĞAL BESLENMEDE:
MESAFE ile/ve/||/<> ZAMANLAMA ile/ve/||/<> TOHUM ile/ve/||/<> KAYNAK ile/ve/||/<> İŞLEME ile/ve/||/<> SAĞLIK ile/ve/||/<> CANLILAR

( Yakın. İLE/VE/||/<> Döngüsel. İLE/VE/||/<> Yerli. İLE/VE/||/<> Aracısız. İLE/VE/||/<> Organik/zehirsiz. İLE/VE/||/<> Dirimsel çeşitlilik. )


-DOĞAL KÜRESELLEŞME ile/ve/||/<> YÖNLENDİRİLEN KÜRESELLEŞME



-DOĞAL NESNE ile/ve YAPAY NESNE



-DOĞAL SEMERE ile MEDENÎ SEMERE

( Doğal. İLE Antlaşma ya da yasalar ile belirlenmiş. )


-DOĞAL SEMERE ile MEDENÎ SEMERE

( SEMERE: Meyve. | Yarar, verim. | Sonuç. | Bir şeyden elde edilen gelir. )


-DOĞAL/TABİÎ SİSTEM = KAİDE-İ TABÎÎYE = SYSTÈME NATUREL



-DOĞRU DÜŞÜNME ile/ve/<> DOĞRU İSTEME

( Kazandığın zaman pişman olacağın, kaybettiğin zaman üzüleceğin şeyleri isterken dikkatli olmak gerek. )


-DOĞRU DÜŞÜNME ile/ve/<> DOĞRU İSTEME

( Bir şey iyi olduğu için istenmez, istendiği için iyidir. )


-DOĞRU/UYGUN BESLENME ve/<> BİSİKLET KULLANIMI



-DOĞRU/YANLIŞ ile İYİ/KÖTÜ ile GÜZEL/ÇİRKİN/YÜCE

( Genelde kötü ve iyi, bir âdet ve gelenek meselesidir ve sözcüklerin nasıl kullanıldıklarına göre, ya sakınılır, ya da hoş karşılanırlar. )


-DOĞRU/YANLIŞ ile İYİ/KÖTÜ ile GÜZEL/ÇİRKİN/YÜCE

( Mükemmel olmayanı mükemmel olan uğruna seve seve feda edin, o zaman iyi ve kötü tartışmaları artık hiç olmayacak. )


-DOĞRU/YANLIŞ ile İYİ/KÖTÜ ile GÜZEL/ÇİRKİN/YÜCE

( Kötülük hiçbir zaman hem iyiliği, hem kendini tanıyamaz; iyilikse, eğitildikçe zamanla hem kendine hem de kötülüğe ilişkin bilgilerle donanır. )


-DOĞRU/YANLIŞ ile İYİ/KÖTÜ ile GÜZEL/ÇİRKİN/YÜCE

( YÜCE: Fizik ya da metafizik güçlerden koruyan. )


-DOĞRU/YANLIŞ ile İYİ/KÖTÜ ile GÜZEL/ÇİRKİN/YÜCE

( Usually the bad and the good are a matter of convention and custom and are shunned or welcomed, according to how the words are used. )


-DOĞRU/YANLIŞ ile İYİ/KÖTÜ ile GÜZEL/ÇİRKİN/YÜCE



-DOĞU ile/ve KIBLE

( Kiliselerin yönü. İLE/VE Camilerin yönü. [GÜNEY GÜNEYDOĞU] )


-DOĞUM VE ÖLÜM:

1'ER KERE ile/ve/değil/<>/> 2'ŞER KERE

( [doğum] Anadan. İLE/VE/DEĞİL/<>/> Babadan. )


-DOĞUM VE ÖLÜM:

1'ER KERE ile/ve/değil/<>/> 2'ŞER KERE

( [ölüm] Ölünce. İLE/VE/DEĞİL/<>/> Ölmeden önce. )


-DOĞUM VE ÖLÜM:

1'ER KERE ile/ve/değil/<>/> 2'ŞER KERE

( Beşer. İLE/VE/DEĞİL/<>/> İnsan. )


-DOĞUM ve/> BÜYÜME ve/> GELİŞİM

( Aşk ile. VE/> Şevkât ile. VE/> Muhabbet ile. )


-DOĞUM ve/> BÜYÜME ve/> GELİŞİM

( İSTİHLÂL[Ar. < HİLÂL]: Çocuğun doğar doğmaz ağlamaya başlaması. )


-DOĞUM ve/> BÜYÜME ve/> GELİŞİM

( TELAHHUM[Ar. < LAHM]: Semirme, etlenme. )


-DOĞUM ve/> BÜYÜME ve/> GELİŞİM

( TERBİYE[Ar.< RÜBÜV]: Besleyip büyütme, beslenip büyütülme. | Eğitim. | Görgü. | Alıştırma. | Hafif cezalandırma. | Bazı yemeklere konulan limon, sirke, salça gibi şeyler. | Alıştırma.[hayvan] | Tavsiye, kayırma, koruma. )


-DOĞUM ile TÜREME



-DOKTOR değil/yerine/= ÖKE



-DOKUNMA!:
ÖZELİNE ve/||/<> ÖZÜRÜNE ve/||/<> KUTSALINA



-DOKÜMAN["DÖKÜMAN" da değil!] değil/yerine/= BELGE



-DOLAPDERE

( Akağalar Kavşağı - Ergenekon Caddesi arasındaki semt. )


-DOLAYISIYLA ile/ve/değil/yerine ARACILIĞIYLA/VESİLESİYLE



-DOLAYISIYLA ile BU/O NEDENLE



-DOLAYISIYLA ile ÖYLE İSE



-DORUK ile TEPE



-DOYURMAK ÜZERE ile/ve/değil/yerine HAREKETE GEÇİRMEK



-DOZ[İng. DOSE] ile SEVİYE



-DÖLLENME ile ÇİÇEKLERDE DÖLLENME



-DÖLLENME = İLKÂH = FÉCONDATION



-DÖLLENME ile MAYALANMA



-DÖNDÜRME ile YUVARLAMA



-DÖNEM ile ANTİKİTE

( Antik devir, ilkçağ. )


-DÖNGÜ ile DÜZEN/DİZGE



-DÖNME ile "DÖNME"



-DÖNME ile MÜHTEDÎ



-DÖNÜŞ ile/değil DÖNÜŞTÜRME



-DÖNÜŞTÜRME ile DEVŞİRME



-DÖNÜŞTÜRME ve/||/<>/< DÜŞÜNME



-DÖNÜŞTÜRME ile/ve/değil/yerine/||/<> UYARLAMA



-DÖRT İSTEK:
AÇGÖZLÜLÜK ile/ve/||/<>/> ÇEKİŞME ile/ve/||/<>/> GÖSTERİŞ ile/ve/||/<>/> GÜÇ TUTKUSU



-DÖRT YETİ:
CÂZİBE ve/> MÂSIKA ve/> HÂZIMA ve/> LÂMİA



-DRAWBACK vs. INCONVENIENCE



-DRINKABLE vs. POTABLE



-DROP vs. LEAVE



-DRUPA, TEK ÇEKİRDEKLİ ETLİ MEYVE = SİMÂR-I TUFFÂHÎYE-İ MÜLTEZİKATÜ'N-NEVÂT = MÉLONIDE À NUCULES, DRUPE



-DUA TEPE değil/< KEKİK TEPE



-DUÂ' ile MES'ELE



-DUA ve/||/<> YÖNELME



-DUALİTE ile DİKOTOMİ

( İkilik. İLE Çatışan ikilik. )


-DUALİTE değil/yerine/= EŞLEKLİK



-DUALİTE ile HİYERARŞİ



-DUDAK, DUDAKSI PETAL = ŞEFE = LÈVRE



-DUDAKLI KOROLLA = TÜVEYC-İ ŞEFEVÎ = COROLLE LABIÉE



-DURAK ile/değil İSKELE



-DURDURMA ile/ve/||/<> BERTARAF ETME



-DURUM ile BADİRE

( ... İLE Birdenbire ortaya çıkan tehlikeli durum. )


-DURUŞMA ile/ve/||/<> TENSİB DURUŞMASI/İSTİNÂBE

( ... İLE/VE/||/<> Davanın görülmekte olduğu mahkemeye gönderilmek için başka bir yerde bulunan bir tanığın, oradaki mahkemece ifadesinin alınması. )


-DUST vs. SMOKE



-DUŞAMBE

( Pazartesi. )


-DUYARLILIK ile/ve/<> İÇSELLEŞTİRME



-DUYARLILIK ile/ve/||/<> İRKİLME ile/ve/||/<> ÜREME



-DUYGU ODAKLI TERAPİDE:
DUYGU ŞEMALARI ile/ve/||/<> DUYGU DEĞERLENDİRME ile/ve/||/<> DUYGU DEĞİŞİM İLKELERİ



-DUYGU ile/ve/=/||/<> BULANIK DÜŞÜNCE



-DUYGULARI:
ANLAMA BÜRÜME ile/ve/||/<>/> ANLAMLANDIRMA ile/ve/||/<>/> HUZUR



-DUYGUYU DÜZENLEME ile/ve/||/<>/> KİŞİYİ/DANIŞANI, DUYGUYA GETİRME



-DUYU ve/||/<>/> ALGI ve/||/<>/> BETİMLEME ve/||/<>/> TASARIM



-DUYU = HASSE = SENSE[İng.] = SENS[Fr.] = SINN/E[Alm.] = SENSUS[Lat.] = SENTIDO[İsp.]



-DUYURU ile/ve ÜSTLENME



-DÜĞME ile/ve BENDENE[Fars.]



-DÜĞME ile/ve ÇITÇIT



-DÜĞME ile KOPÇA[Bulgarca]/AGRAF[Fr. < AGRAFE]



-DÜĞÜN ÇİÇEĞİ/TURNAAYAĞI/SÜTLÜCE ile AVCI OTU

( Düğün çiçeğigillerin örnek bitkisi. İLE Düğün çiçeğigillerden, kokusuz, parlak zehirli bir bitki. )


-DÜĞÜN ÇİÇEĞİ/TURNAAYAĞI/SÜTLÜCE ile AVCI OTU

( DÜĞÜNÇİÇEĞİGİLLER: İki çeneklilerden, bazı türleri süs bitkisi olarak kullanılan bir aile. )


-DÜMDÜZ ile/ve/||/<> TEKDÜZE



-DÜNYA ve/ TÜRKİYE ve/ İSTANBUL ve/ FATİH

( Gövde. VE Yüz. VE Göz. VE Gönül. )


-DÜNYANIN DÖNÜŞ HIZI:
KENDİ ÇEVRESİNDE ile/ve/||/<>/> GÜNEŞİN ÇEVRESİNDE

( [saatte] 1670 km. İLE/VE/||/<>/> 107.627 km. hızla [yılda 2.6 milyon km.] )


-DÜRÜSTLÜKTE:
KOLAY İNCİNME ile/ve/||/<> KOLAY İNCİTME



-DÜŞ(ÜR)ME ile/değil DEVİRME/DEVRİLME



-DÜŞKÜNLÜK:
GÜZELLİĞE ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< DÜRÜSTLÜĞE



-DÜŞUNCE ile EDİM



-DÜŞÜNCE ile/ve/<> DUYGU



-DÜŞÜNCE

( 10¯³¹ jul )


-DÜŞÜNCE/DÜŞÜNME ve/<> İMGELEM YETİSİ



-DÜŞÜNCE ve/||/<> BİLGİ ve/||/<> BELLEK



-DÜŞÜNCE ile/ve/||/<>/>/< DİKKAT

( Düşünceler dedikleriniz, zihnin yüzeyindeki dalgacıklardır ancak. )


-DÜŞÜNCE ile/ve/||/<>/>/< DİKKAT

( Yaşamınızdaki en önemli şeye -kendinize-, bölünmez dikkatinizi verin. )


-DÜŞÜNCE ile/ve/||/<>/>/< DİKKAT

( Zorlamasız, kendi benliği ile kısıtlanmamış bir dikkat ve ilgi gerekir. )


-DÜŞÜNCE ile/ve/||/<>/>/< DİKKAT

( Olgun kişi, dikkatini içine yönelterek, meziyetlerini geliştirir. )


-DÜŞÜNCE ile/ve/||/<>/>/< DİKKAT

( Dikkat, Şimdi'ye geri getirir. )


-DÜŞÜNCE ile/ve/||/<>/>/< DİKKAT

( Dikkat, özgürleştirir. )


-DÜŞÜNCE ile/ve/||/<>/>/< DİKKAT

( Dikkatsizlik, tutsaklaştırır. )


-DÜŞÜNCE ile/ve/||/<>/>/< DİKKAT

( Dikkatsizlik, köreltir; dikkat, berraklaştırır. )


-DÜŞÜNCE ile/ve/||/<>/>/< DİKKAT

( Öteye ulaşmak için uyanık bir sükûnete ve sessiz dikkate gereksinimimiz vardır. )


-DÜŞÜNCE ile/ve/||/<>/>/< DİKKAT

( Dikkatsizliğiniz yüzünden kendi çevrenizde inşâ etmiş olduğunuz hapishaneyi inceleyin. )


-DÜŞÜNCE ile/ve/||/<>/>/< DİKKAT

( Başparmağınız işaret parmağınıza dokunuyor. İkisi de dokunuyor ve dokunuluyor. Dikkatinizi başparmağınızda topladığınız zaman başparmak hissedendir ve işaret parmağı da nesne. Dikkat odağını değiştirin, ilişki de tersine döner. )


-DÜŞÜNCE ile/ve/||/<>/>/< DİKKAT

( Attention liberates. )


-DÜŞÜNCE ile/ve/||/<>/>/< DİKKAT

( Inattention obscures, attention clarifies. )


-DÜŞÜNCE ile/ve/||/<>/>/< DİKKAT

( It needs effortless, un-self-conscious attention.
To go beyond, you need alert immobility, quiet attention.
Attention brings you back to the present.
Study the prison you have built around yourself by inadvertence.
Your thumb touches your forefinger. Both touch and are touched. When your attention; is on the thumb, the thumb is the feeler and the forefinger - the self. Shift the focus of attention and the relationship is reversed. )


-DÜŞÜNCE ile/ve/||/<> DUYGU ile/ve/||/<> DAVRANIŞ/TUTUM ile/ve/||/<> DENEYİM ile/ve/||/<> DEĞER ile/ve/||/<> DİL

( Akıl[doğru bağ/lar] ve ilim ile yapılandırılır. İLE/VE/||/<> Çeşitli fizyolojik ve psikolojik isteklerle ve eğlencelerle doyurulur. İLE/VE/||/<> Çalışarak, iş yaparak, kazanarak ve kazandırarak dengelenir. İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... )


-DÜŞÜNCE ile/ve/||/<> DUYGU ile/ve/||/<> DAVRANIŞ/TUTUM ile/ve/||/<> DENEYİM ile/ve/||/<> DEĞER ile/ve/||/<> DİL

( Düşünceler, duygulardan önce gelir. )


-DÜŞÜNCE ile/ve/||/<> DUYGU ile/ve/||/<> DAVRANIŞ/TUTUM ile/ve/||/<> DENEYİM ile/ve/||/<> DEĞER ile/ve/||/<> DİL

( %80 İLE/VE/||/<> %20 İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... )


-DÜŞÜNCE ile/ve/||/<> DUYGU ile/ve/||/<> DAVRANIŞ/TUTUM ile/ve/||/<> DENEYİM ile/ve/||/<> DEĞER ile/ve/||/<> DİL

( Duygu yok fakat [çeşitli oranlarda/yoğunluklarda] etkisi olabilir. İLE/VE/||/<> Düşünce var. İLE/VE/||/<> Düşünce ve duygu var. İLE/VE/||/<> Öncenin, kendimizin ve başkalarının düşünceleri var. İLE/VE/||/<> Tümü var. )


-DÜŞÜNCE ile/ve/||/<> DUYGU ile/ve/||/<> DAVRANIŞ/TUTUM ile/ve/||/<> DENEYİM ile/ve/||/<> DEĞER ile/ve/||/<> DİL

( Saniyelerde. İLE/VE/||/<> Milisaniyelerde. İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... )


-DÜŞÜNCE ile/ve/||/<> DUYGU ile/ve/||/<> DAVRANIŞ/TUTUM ile/ve/||/<> DENEYİM ile/ve/||/<> DEĞER ile/ve/||/<> DİL

( Zihnimizin konuşma dili. İLE/VE/||/<> Gövdemizin konuşma dili. İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... )


-DÜŞÜNCE ile/ve DÜZEN



-DÜŞÜNCE ile/değil/yerine FARKLILIKLARI BİRLİĞE GETİREN DÜŞÜNCE

( En ufak bir fark gördüğün müddetçe sen gerçeğe yabancısın demektir. )


-DÜŞÜNCE ile/değil/yerine FARKLILIKLARI BİRLİĞE GETİREN DÜŞÜNCE

( Kederin nedeni, farklılıklar ve ayrımlar değildir. )


-DÜŞÜNCE ile FARKLILIKLARI BİRLİĞE GETİREN DÜŞÜNCE



-DÜŞÜNCE ile/ve/<> FELSEFE

( ... İLE/VE/<> Düşüncenin hesabını verebilmek. )


-DÜŞÜNCE = FİKİR, MİSAL = IDEA[İng.] = IDÉE[Fr.] = IDEE[Alm.] = IDEA < IDEIN[Yun.]



-DÜŞÜNCE = FİKİR = THOUGHT[İng.] = PENSÉE[Fr.] = GEDANKE[Alm.] = PENSAMIENTO[İsp.]



-DÜŞÜNCE ile/ve/değil/yerine HESABINI VEREBİLECEĞİN DÜŞÜNCE

( Her düşündüğünü seslendirmemeli/söylememelisin! )


-DÜŞÜNCE ve/||/<> IŞIK ve/||/<> KİŞİ ve/||/<> İLİŞKİ

( Her zaman, zemin ve koşulda, her yöne ilerleyebilirler. )


-DÜŞÜNCE ile/ve/> İNANÇ

( İnandığınızı yapın ve yaptığınıza inanın. Başka her şey enerji ve zaman savurganlığıdır. )


-DÜŞÜNCE ile/ve/> İNANÇ

( İNANÇ: Değişimi engelleme. )


-DÜŞÜNCE ile/ve/+/<> İNANÇ ile/ve/+/<> İMAN

( Bilgi ve/+ yorum. [D] İLE/VE/+/<> Düşüncenin karesi. [D²] İLE/VE/+/<> Düşüncenin küpü. [D³] )


-DÜŞÜNCE ile/ve/+/<> İNANÇ ile/ve/+/<> İMAN

( [Kanıt gereksinimi] Vardır. İLE/VE/+/<> Daha çoktur. İLE/VE/+/<> Hem vardır, hem yoktur; ne vardır, ne de yoktur. )


-DÜŞÜNCE ile/ve/||/<>/> İZLENİM

( David Hume )


-DÜŞÜNCE ile/ve/değil/yerine KENDİNİ OLUŞTURAN DÜŞÜNCE



-DÜŞÜNCE ve/||/<>/> KİP



-DÜŞÜNCE ile MİSAFİR-İ GAYBÎ

( ZAMAN ZAMAN İNSANIN AKLINA GELEN KÖTÜ DÜŞÜNCELER [GELİP GEÇİCİDİR!] )


-DÜŞÜNCE ile/ve TANRI



-DÜŞÜNCE ile TEKLİF



-DÜŞÜNCE ile/ve TUTKU



-DÜŞÜNCE ile/değil/yerine TÜREYEBİLİR/TÜRETİLEBİLİR DÜŞÜNCE

( İyi düşünceler, hormonların dengeli salgılanmasını sağlar. )


-DÜŞÜNCE ile/değil/yerine TÜREYEBİLİR/TÜRETİLEBİLİR DÜŞÜNCE

( Yüksek düşünceler örnek kullanılmadan, hoşnut edici bir biçimde anlatılamazlar. )


-DÜŞÜNCE ile/değil/yerine TÜREYEBİLİR/TÜRETİLEBİLİR DÜŞÜNCE

( Kötü düşünce, döner-dolaşır, ne yapar-eder size ulaşır! )


-DÜŞÜNCE ile/ve/||/<> VARLIK

( ... İLE/VE/||/<> En temel düşünce. )


-DÜŞÜNCE ile/ve VARSAYIM



-DÜŞÜNCEDE ile/ve/||/<>/>/< EĞİTİMDE ile/ve/||/<>/>/< BİLİMDE

( Özgürlüğü. İLE/VE||/<>/>/< Çağdaşlığı. İLE/VE||/<>/>/< Evrenselliği. [yeğleyelim!] )


-DÜŞÜNCENİN, GELİŞİGÜZEL "KULLANILIŞI" ile/değil/yerine/>/>< FELSEFE



-DÜŞÜNME ile/ve AYIK DÜŞÜNME



-DÜŞÜNME ve/||/<>/= AYIRMA



-DÜŞÜNME ile/ve BÖLÜMLEME



-DÜŞÜNME ile/ve/<> DENETLEME



-DÜŞÜNME ile/ve/<> DİL

( Düşünme, sözcüklerle gerçekleşmez. İLE/VE/<> Düşünme, sözcükleri kullanır! )


-DÜŞÜNME ile/ve/<> DİL

( Beyin-el ilişkisi ve zihin-dil ilişkisi sürekli akılda tutulmalı! )


-DÜŞÜNME ile/ve/<> DİL

( Bir şey ki, söylemesen de olur! SÖYLEME! )


-DÜŞÜNME ile/ve/<> DİL

( Düşünme/düşünce, dil kullanımıdır. )


-DÜŞÜNME ile/ve/<> DİL

( Kişi, dilinin ardında gizlidir. )


-DÜŞÜNME ile/ve/<> DİL

( İNTÂK[< NUTK]: Dile getirme, söyletme. | Akledilen şeyleri idrak etmek. )


-DÜŞÜNME ile/ve/<> DİL

( Türk dilinin kökenlerini araştırmanın birinci koşulu sağlıklı bir dil felsefesi bilgisi edinmek, bu felsefenin ışığında yürümeyi bilmek, araştırılan sorunlara bu felsefenin yöntemiyle yaklaşmaktır.

Bir topluluğun dilinde, o topluluğun yaşama anlayışını, yaşama biçimini, olaylara, doğaya bakışını yansıtmayan sözcüklerin hepsi yabancı kökenlidir.

Kavramlarının üretirken somuttan soyuta yönelmeyi başaramayan bir toplumun dilinde soyut varlıkları içeren sözcüklerin bulunması bir olasılıktan öteye geçemez.

Bir toplumun düşünce ortamında bulunmayan şeyin kavramı da yoktur.

Kavramlar düşünsel içeriklerin taşıyıcısıdır.

Dilcinin bilge olması kaçınılmazdır.

Dilin gerçeğini ancak bilge dilci kavrayabilir.

Bir aydın başka dillerden aldığı kavramlarla düşünemez, üretemez, ancak aktarır, bellekten belleğe gönderir.

Doğal yapısı ağacın yetişmesine elverişli olmayan bir ülkede orman ürünleriyle ilgili kavramlar üretilebilir mi? Kişi bilmediği bir nesneye bildiği bir adı verebilir mi?

Düşünsel alanda yeri olmayan bir kavram içeriğinin sözcüğe girmesi sözkonusu değildir.

Soyut varlıklar üretemeyen bir topluluğun dilinde soyutu yansıtan kavramın yeri yoktur.

Anlamsal içerik, o sözcüğü konuşan topluluğun düşünsel çevresiyle bağlantılıdır.

Bir dille konuşup yazmak o dili bilmek değildir, önemli olan o dille düşünmek, üretmek, düşünsel bir alan yaratmaktır.

Dilin yüzeysel özellklerine bakarak kökenine inmeye çalışmak yanıltıcıdır, saptırıcıdır. Kökte bulunmayan anlamı sözcükte aramak da dil bilincinden yoksunluk demektir.

Dilin ayakta durmasını, yaşamasını, yayılmasını sağlayan yazıdır.

Dil insanla, insan dille vardır.

Dili yaşatan, geçmişten geleceğe taşıyan yazıdır. )


-DÜŞÜNME ile/ve/değil DOĞRU DÜŞÜNME

( Aklın bilinmeyenden bilinene doğru yaptığı hareket. İLE/VE/DEĞİL Aklın bilinenden bilinmeyene doğru yaptığı hareket. )


-DÜŞÜNME ile/ve/değil DOĞRU DÜŞÜNME

( Aklın bilinenle bilinmeyen arasındaki hareketi. İLE/VE/DEĞİL ... )


-DÜŞÜNME ile/ve/değil DOĞRU DÜŞÜNME

( Düşündüğün şeye bürünürsün/bulaşırsın. )


-DÜŞÜNME ile/ve/||/<>/>/< DUYUMSAMA



-DÜŞÜNME ile/ve/<> DÜŞÜNCE

( Yaşam. İLE/VE/<> Yaşam(/a/k). )


-DÜŞÜNME ile/ve/<> DÜŞÜNCE

( Düşünce damlacıklarıyla doldurulan havuzda yüzmek. İLE/VE/<> Kişinin[düşünenin/düşünmesi gerekenin], suyun üstünde (yaşamda) kalmasını sağlayan kaldırma gücünü sağlayan yasa/zorunluluk/gereklilik. )


-DÜŞÜNME ile/ve/<> DÜŞÜNCE

( Bilinenleri, bilinmeyenlere götürebilecek biçimde düzenlemek. )


-DÜŞÜNME ile/ve/<> DÜŞÜNCE

( Sonsuz olanaklılıklar. )


-DÜŞÜNME ile/ve/<> DÜŞÜNCE

( Her şey düşünce ile başlar. )


-DÜŞÜNME ile/ve/<> DÜŞÜNCE

( Düşün-ce: Yukarıdan düşünce/inince sende ortaya çıkan. )


-DÜŞÜNME ile/ve/<> DÜŞÜNCE

( Bir yerini/dizini incitmeyen düşünmeye başlamaz kolay kolay. )


-DÜŞÜNME ile/ve/<> DÜŞÜNCE

( Düşünme ifade edilerek düşünce haline getirilmiş olur. )


-DÜŞÜNME ile/ve/<> DÜŞÜNCE

( Aklın bilinen ile bilinmeyen arasındaki hareketidir. )


-DÜŞÜNME ile/ve/<> DÜŞÜNCE

( Düşünme süreci tamamlandığında, yani anlamlı bir bütünlük oluşturulduğunda, soruya yanıt verilir. )


-DÜŞÜNME ile/ve/<> DÜŞÜNCE

( Düşünmeyi kesmek zorunda değilsiniz, sadece ilgilenmeyi kesin. )


-DÜŞÜNME ile/ve/<> DÜŞÜNCE

( Düşüncelerinizi gözleyin, düşüncelerinizi gözlemekte olan kendinizi gözleyin. )


-DÜŞÜNME ile/ve/<> DÜŞÜNCE

( Düşüncelerinizi sokak trafiğini seyreder gibi seyredin. )


-DÜŞÜNME ile/ve/<> DÜŞÜNCE

( Rüyanızda bir çölde susuzluktan ölmekte olduğunuzu görürken, başucunuzda duran bir bardak suyun size yararı olmadığı gibi. )


-DÜŞÜNME ile/ve/<> DÜŞÜNCE

( Düşüncelere sarılmayın yeter. )


-DÜŞÜNME ile/ve/<> DÜŞÜNCE

( Zihin fukara olunca, fikir ukala olur! )


-DÜŞÜNME ile/ve/<> DÜŞÜNCE

( Tefekkür, müşâhede ile olur. )


-DÜŞÜNME ile/ve/<> DÜŞÜNCE

( Kendi düşünce berraklığınıza, amaçtaki safiyetinize ve eylemdeki dürüstlüğünüze güvenin. )


-DÜŞÜNME ile/ve/<> DÜŞÜNCE

( Düşünmenin hakkını verirsen, düşünme de senin hakkını sana teslim eder. )


-DÜŞÜNME ile/ve/<> DÜŞÜNCE

( Düşünmek için sükûnete gereksinim vardır. )


-DÜŞÜNME ile/ve/<> DÜŞÜNCE

( el-NAZAR: Düşünmek, aklın, bilinmeyenden bilinmeyene doğru yaptığı harekettir. )


-DÜŞÜNME ile/ve/<> DÜŞÜNCE

( Watch your thoughts and watch yourself watching the thoughts.
You need not stop thinking. Just cease being interested.
Watch your thoughts as you watch the street traffic.
Just like the glass of water near your bed if of no use to you, when you dream that you are dying of thirst in a desert.
Don't hold on, that is all.
Rely entirely on your clarity of thought, purity of motive and integrity of action. )


-DÜŞÜNME ile DÜŞÜNCE

( Hayat. İLE Yaşam. )


-DÜŞÜNME ile DÜŞÜNCE

( Düşüncenin nesnesi düşüncenin içindedir. )


-DÜŞÜNME ile DÜŞÜNMEYİ DÜŞÜNMEK



-DÜŞÜNME ile/ve/||/<>/> EYLEM



-DÜŞÜNME ile/ve/<> HESAPLAMA

( Düşünmeyi, yeteri kadar ve ancak gerektiği/gerektirdiği kadar sürdürmek gerek. )


-DÜŞÜNME ile/ve/<> HESAPLAMA

( Ya hesap bilmiyorsun, ya da dayak yememişsin! )


-DÜŞÜNME =/<> İÇ KONUŞMA

( İKİ BEN: İç konuşma, düşünme.
KONUŞMA: RUBÛBİYET )


-DÜŞÜNME ile/ve/değil İÇGÜDÜ

( Dolayımlı. İLE/VE/DEĞİL Dolayımsız, doğrudan. )


-DÜŞÜNME ile/ve/değil İÇGÜDÜ

( Düşünmekten daha fazla olan neye sahibiz/sahip olabiliriz? )


-DÜŞÜNME ile/ve/||/<>/> İLERLEME



-DÜŞÜNME ile/ve/||/<> İNANMA



-DÜŞÜNME ile/ve/<> SİMGESEL DÜŞÜNME

( ... İLE/VE/<> Sayın Metin Bobaroğlu'nun, Simgesel Düşünme adlı kitabını okumanızı salık veririz. )


-DÜŞÜNME ile/ve TEFEKKÜR

( ... İLE/VE Gördüğü şey üzerinden fikrini derinleştirmek. )


-DÜŞÜNME = TEFEKKÜR = THINK[İng.] = PENSÉE[Fr.] = DENKEN[Alm.] = COGITARE, COGITATIO[Lat.] = NOEIN, DIANOIA[Yun.] = PENSAR[İsp.]



-DÜŞÜNME ile/ve/<> YANSIMALI DÜŞÜNME



-DÜŞÜNME ile YOĞUNLAŞMA/KONSANTRASYON



-DÜVE ile GEVSÂLE[Fars.]

( Bir yaşını geçmiş, doğurmamış dana[dişi inek yavrusu]. İLE Bir yaşını geçmiş dana. )


-DÜZ (DOKUNMUŞ) ile/ve SUMAK ile/ve CECİM/CİCİM ile/ve ZİLİ ile/ve HEYBE

( ... İLE/VE ... İLE/VE Nakışlı ve ince. Sivas/Divriği bölgesinde. İLE/VE Ağrı/Patnos, Çanakkale bölgelerinde. İLE/VE Urfa bölgesinde. )


-DÜZ ÇİZME ile/ve/yerine KÖRÜKLÜ ÇİZME



-DÜZELTME ile (")ÜTÜLEME(")



-DÜZELTME ile (YENİDEN) DÜZENLEME



-DÜZELTME ile/ve/değil BİLGİLENDİRME



-DÜZELTME ile/ve/değil/<>/> GELİŞTİRME



-DÜZEN ile/ve DENGE ile/ve UYUM

( Düzenli bir hayat yaşayın ama onu kendi içinde bir amaç haline getirmeyin. )


-DÜZEN ile DİZGE



-DÜZEN ile/ve/<> İLERLEME

( BREZİLYA ve TÜRKİYE )


-DÜZEN ile/ve İLKE

( Olgun kişiler, ilkesiz davranmaktan vazgeçerek kendilerine olan güveni ve meziyetlerini sağlamlaştırırlar. )


-DÜZEN ile İRÂDE



-DÜZENLEME ve/+/||/<>/> ANLAMA ve/+/||/<>/> DÖNÜŞTÜRME



-DÜZENLEME ile TOPARLAMA



-DÜZEY ile DERECE



-DÜZGÜ = KAİDE, NUMUNE = NORME[İng., Fr.] = NORM[Alm.] = NORMA[Lat.]



-DÜZİNE ve GROSA

( Oniki. İLE Oniki düzine. )


-DÜZLÜK ENGEBE



-DÜZÜŞME ile/ve/=/<> (ENERJETİK) SPOR



-DÜZÜŞME ile GİDİP GELME



-DYNAMO vs. LOCOMOTIVE



-E ile -E

( Elif harfinin üstün ve ince okunan şekli. İLE Arapça sözcükleri dişil/müennes yapmaya yarar. )


-E = mc²

( Enerji = Kütle[m] - Işık hızı[c]'nın karesi [3 x 1010 cm s-1] )


-EBAD-I SELÂSE değil/yerine/= ÜÇ BOYUT



-EBTALE ile EDHAZA



-EBÜLYOSKOP[Yun. EBULLIRE

( Kaynamak. | SKOPEIN ile ABCDEF ( Gözetlemek.] ile ABCDEF ( Cisimlerin kaynama sıcaklığını saptamaya yarayan aygıt. )


-ECE

( Kraliçe, melike. | Güzel kadın. )


-ECİRGAT ile AMELE



-ECLIPTIC PLANE and TILT

( %23,5 and % 22 - 24,5 )


-ECZANE ile/değil APOTHEKE[Yun.]

( ... İLE/DEĞİL Eski Yunan ve Roma evlerinde, yiyecek ambarı ve özellikle şarap mahzeni. )


-ED'İYE[< DUÂ] ile/ve/<>/> HEDİYE

( Yalvarmalar, yakarmalar. İLE/VE/<>/> Armağan. )


-EDB ve/||/<>/> İAE

( Elinde, diline ve beline sahip olmak. VE/||/<>/> İşine, aşına ve eşine sahip çıkmak. )


-EDGE ile/ve/||/<> FRINGE

( Eşik. İLE/VE/||/<> [Kuantum] Işık/parçacık yansımalarının arasındaki [0 | arasındaki] eşik. )


-EDİMSELLİK:
DOĞADA ve/||/<>/> TİNDE

( İkisinde de kuvvettir. )


-EDİN(İL)ME ile/ve/<> ERİŞ(İL)ME



-EDİSYON/EDİT yerine DÜZENLEME



-EDMUND HALLEY ile/ve/||/<> ROBERT HOOKE ile/ve/||/<> CRISTOPHER WREN



-EFEMİNE ile METROSEKSÜEL



-EFFECTIVE vs. IMPRESSIVE



-EFRÂD-I ZİHNİYE ile EFRÂD-I HARİCİYE



-EFSANE[Ar.] değil/yerine/= GÜZELLEME



-EFSÂNE ile ESÂTİR

( Güzelliğin ileri derece etkileyici niteliği. İLE ... )


-EFSANE ile MASAL



-EFSANE değil/yerine/= SÖYLENCE



-EGEMENLİK ile/ve/değil/yerine ÇEKİM/CAZİBE/CEZBE



-EĞE

( Göğüs kafesini oluşturan kemiklerden her biri. )


-EĞE ile EĞE

( Göğüs kafesini oluşturan, arkadan omurgaya, önden de göğüs kemiğine eklenen, uzun, yassı ve eğri kemiklerden her biri, kaburga. İLE Madenleri, tahtayı vb. yontmak, düzeltmek, perdahlamak için kullanılan, sert, ensiz, çelik araç. )


-EĞİP BÜKME



-EĞİTİM ve/> ÇİLE

( Şekillenmesi üzerine. VE/> Kalıcılığı/pişmesi üzerine. )


-EĞİTİM ve/> ÇİLE

( Topraktan/kilden yapılan ürünlerin oluşumu gibi. )


-EĞİTİM = TERBİYE = EDUCATION[İng., Fr.] = ERZIEHUNG[Alm.] = EDUCAIÓN[İsp.]



-EĞİTİM ile/ve/<> YÖNLENDİRME



-EĞLENCE ile/ve/değil/yerine EYLEMCE



-EĞLENCE ile/ve/<> HEYECAN



-EĞLENCE ile TOY

( ... İLE Yemekli eğlence. )


-EHLİLEŞTİRME ile EVCİLLEŞTİRME

( Seçici çiftleştirme. İLE İnsanla birlikte hareket ettirebilme/yaşatma ve insana zarar vermeyecek biçimde eğitmek. )


-EHLİLEŞTİRME ile EVCİLLEŞTİRME

( * REN GEYİĞİ: M.Ö. 12.000 [yaklaşık olarak] * KÖPEK [Avrasya ve Kuzey Amerika'da]: 12.000 [yaklaşık olarak] * KOYUN [Güneybatı Asya'da]: 8.000 [yaklaşık olarak] * AT [Türkistan'da]: M.Ö. 6000 - 8000 [yaklaşık olarak] * SIĞIR [Güneybatı Asya, Hindistan, Kuzey Afrika'da]: M.Ö. 6000 [yaklaşık olarak] )


-EK/İLÂVE ile/ve AÇILIM



-EKİDNE ile KISA GAGALI EKİDNE

( ... İLE Avustralya'da en yaygın dağılım gösteren memelidir. )


-EKİDNE ile KISA GAGALI EKİDNE

( ... İLE Tüm memeliler arasında kan sıcaklığı en düşük olan hayvandır. [Gövde sıcaklıklarını 4°C'ye düşürerek ve sadece 3 dakikada bir soluk alıp vererek enerji tasarrufu yapabilirler.] )


-EKİDNE ile KISA GAGALI EKİDNE

( ... İLE 50 yıl yaşayabilirler. )


-EKİDNE ile UZUN GAGALI EKİDNE

( ... İLE Yeni Gine'de yaşarlar. )


-EKİDNE ile UZUN GAGALI EKİDNE

( ... İLE Gövdesinin ve burunlarının büyüklüğü akrabalarının iki katıdır. )


-EKİDNE ile UZUN GAGALI EKİDNE

( ... İLE Dillerindeki özel dikenleri saplayarak öldürdükleri yersolucanlarıyla beslenirler. [Geceleri avlanırlar.] )


-EKİDNE ile UZUN GAGALI EKİDNE

( ... İLE 50 yıl yaşayabilirler. )


-EKİN/KÜLTÜR ve/> TÖRE

( Temeli/altyapıyı sunar. VE/> Sürekliliği sunar/sağlar. )


-EKİZ ÇEKİMİNDE:
DİYAFRAM ile/ve/||/<> ENSTANTANE ile/ve/||/<> ISO

( )


-EKLEMLİ/MAFSALLI GÖVDE = SÂK-I MAFSALÎ = TIGE ARTICULÉE



-EKLEŞTİRME



-EKONOMİDE:
ÜRETMEDEN, BÜYÜME değil ŞİŞ(İR)ME

( Üretimin ve sürekliliğin olmadığı hiçbir ekonomide, büyümeden bahsedilemez. Olsa olsa, ancak bir iğne ucu kadarlık bir etki ile patlayacak, şişmiş bir balon söz konusudur. )


-EKSİK ÇİÇEK = ZEHRE-İ NÂKISA = FLEUR INCOMPLÈTE



-EKSİNTİ/FİRE ile/ve/<> PAÇAVRA



-EL ELE, GÖZ GÖZE



-EL-ENSE



-ELBETTE ile/ve/||/<> GÖRÜNDÜĞÜ/BİLİNDİĞİ GİBİ



-ELDE EDİL(E)MEZ < ELİNDEKİLERE ŞÜKRETMEDİKÇE



-ELDEN-AYAKTAN DÜŞME ile ELİNİ-AYAĞINI ÇEKMEK



-ELEMENT vs. ABSOLUTE



-ELEMENT vs. BASE



-ELEŞTİRİ ile/ve/değil/yerine DEĞERLENDİRME

( Eleştiri, bulunduğun durumu tespit ile başlamalıdır. )


-ELEŞTİRİ ile/ve ELEME



-ELEŞTİRİ ile REDDETME



-ELİBBÂ[< LEBÎB] ile ELİFBÂ/ELİFBE

( Akıllı, olgun, kâmil kişiler. İLE 33 harften oluşan Osmanlı abecesi. | Bir şeyin başlangıcı. | Bir örgü motifi. )


-ELİF:
GÖVDE değil AKIL



-ELİNE ile/ve DİLİNE ile/ve BELİNE SAHİP ÇIKMAK



-ELİPTİK YAPRAK = VARAK-I YÜBSÎ = FEUILLE ELLIPTIQUE



-ELKAB-I RESMİYYE

( Resmî unvanlar. )


-ELLERİ YIKAMADA:
YEMEKTEN ÖNCE ve UYUMADAN ÖNCE

( ... VE Uyku/rüya sırasında -düşük de olsa- parmağınızı gözünüze değdirme olasılığından dolayı gözün mikrop kapmaması için uyumadan önce elleri temiz tutmakta yarar vardır! )


-ELMA değil HABBE



-ELUSIVE vs. ILLUSIVE



-EMÂRE ile EMMÂRE



-EMÂRE ile REMZ



-EMBED vs. INTEGRATE



-EMBEDDING PRINCIPLE değil/yerine/= İÇEYERLEŞTİRME İLKESİ



-EMED ile GÂYE



-EMEKLEME ve/||/<>/>/< MEMEYE EMEKLEME

( İlgili yazı için burayı tıklayınız... )


-EMEKLEME ve/||/<>/>/< MEMEYE EMEKLEME

( )


-EMEL/GAYE değil/yerine/= İSTEK/ÜMİT/UMUT/ÜLKÜ



-EMERGE SUBMERGE



-EMÎHE

( Koyunlarda meydana gelen uyuzluk. )


-EMİNA ile/ve İZE

( Tahıllar için eski bir ağırlık ölçüsü. İLE/VE Bir tahıl ölçüsü. )


-EMPATİ ile/ve/||/<> DÖNÜŞTÜREREK İÇSELLEŞTİRME



-EMPATİK:
ANLAYIŞ ile/ve/||/<> DOĞRULAMA ile/ve/||/<> İRDELEME ile/ve/||/<> KATILIM ile/ve/||/<> YORUMLAMA



-EMRE

( DERVİŞ, İSTEYEN/TALEB EDEN )


-EMSÂL ile NUMUNE

( BENZER ile ÖRNEK )


-EMZİRME:
ERİLDE ile/ve DİŞİLDE

( 24 aydır. İLE/VE 18 aydır. )


-EMZİRME:
ERİLDE ile/ve DİŞİLDE

( NİFÂS[Ar.]: Lohusalık. )


-EN BÜYÜK HAZİNE

( MEMNUN OLMAYI BİLMEK )


-EN ÇOK İNTİHAR EDİLEN ÜLKE

( LİTVANYA [2003'te Yüz binde 42][Dünya ortalamasının 3 katıdır.] )


-EN GÖZDE ÇEŞME

( KÜÇÜKSU ÇEŞMESİ [ 1806, III. Selim tarafından yaptırılmıştır. ] )


-EN KISA GECE ile EN UZUN GECE

( 21 - 22 Haziran İLE 21 - 22 Aralık )


-EN KISA GECE ile EN UZUN GECE

( Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkit ne bilür
Mübtelâ-yı gama sor kim geceler kaç saat

Sâbit )


-EN KISA GECE ile EN UZUN GECE

( Şeb-i yeldâda uzar fecre kadar kıssa-i aşk
Ta ki Mecnûn bitirir nutkunu Leylâ söyler

Yahya Kemal Beyatlı )


-EN ÖNEMLİ MÜZE

( ARKEOLOJİ MÜZESİ )


-EN UZAK MESAFE

( İKİ KİŞİ ARASINDA )


-EN ÜNLÜ VE GÖRKEMLİ HASTAHANE

( BASILIAS [Kapadokya'da][369 yılında] )


-EN YAKIN MESAFE

( İKİ KİŞİ ARASINDA )


-EN'LER:
DÜNYADA ve/||/<>/>/< EVRENDE

( İçerik için burayı tıklayınız... )


-ENÂT ile TU'EDE



-ENBERİ ile ENÖTE

( Çiftyıldızlarda, bileşenlerin kütle merkezine göre çizdikleri elips yörüngede, kütle merkezinin bulunduğu odağa en yakın nokta. İLE Çiftyıldızlarda, yoldaşın, başyıldıza göre çizdiği bağıl yörüngenin, başyıldıza en yakın noktası ya da her bir üyenin kendi yörüngelerinin kütle merkezine en yakın noktası. )


-ENDÂZE

( TAHMİN, TAKDİR | ÖLÇEK | MERTEBE, DERECE | 60/65/68 cm.lik, eski bir uzunluk ölçüsü. )


-ENDİŞE ile/ve HAYRET



-ENDİŞE ile/ve/<> KARAMSARLIK



-ENDİŞE ile/ve/> SIKINTI

( Geçmiş ıstırabın anısı ve onun yinelenmesi korkusu, kişiyi, gelecek hakkında kaygılandırır. )


-ENDİŞE ile SIKINTI



-ENDİŞE ile/ve/<> TELÂŞ



-ENDODERM ile/ve/<> EDEME

( İç deri. İLE/VE/<> Alt deri. )


-ENDOKARP = GILÂF-I DAHİLÎ-İ SEMERÎ = ENDOCARPE



-ENE ile/ve/değil/yerine/||/<>/> İNNÂ



-ENE ile/yerine NAHNÜ

( Ben. İLE/YERİNE Biz. )


-ENERJİ MADDE



-ENERJİ ile/ve/ya da/<> KAPASİTE

( Çabalamanın yararı olmadığında, enerjinizi harcamamaya bakın. )


-ENGEL ile BESLENME



-ENGEL ile PERDE

( Engeller yaratmayabilirsiniz. )


-ENGEL ile PERDE

( Engeller aşılabilir. )


-ENGEL ile PERDE

( Engellerin en yıldırıcısı kişinin kendidir. )


-ENGEL ile PERDE

( Engeller bir ölçüde kalktığında, O, bir anda içinize doğar. )


-ENGEL ile PERDE

( Onu tümüyle alın! Buradadır, istemeniz yeter. Fakat istemezsiniz. İsteseniz bile almazsınız. Almanızı engelleyen nedir, onu bulun. )


-ENGEL ile PERDE

( Obstacles can be overcome. )


-ENGEL ile PERDE

( You can avoid creating obstacles.
It will dawn on you suddenly, when the obstacles are removed to some extent.
Take the whole of it! It is here for the asking. But you do not ask. Even when you ask, you do not take. Find out what prevents you from taking. )


-ENGELLEME/ENGELLENME ile/ve/||/<> DAĞITMA/DAĞILMA



-ENGELLEME ile/değil ÖTELEME



-ENGELLİLER:
GÖVDESEL ile/ve/ne yazık ki/||/<> DUYUSAL ile/ve/ne yazık ki/||/<> İŞİTME ile/ve/ne yazık ki/||/<> KONUŞMA ile/ve/ne yazık ki/||/<>
ZİHİNSEL ile/ve/ne yazık ki/||/<> GEÇİCİ ile/ve/ne yazık ki/||/<> YAŞLILAR



-ENÎSE ile ENÎSE[Fars.] ile ENÎŞE[Fars.]

( Ateş, od. İLE Donmuş, pekişmiş nesne. İLE Hafiye. | Câsus. | Dalkavuk. )


-ENJOYMENT vs. LIKE



-ENJOYMENT vs. PLEASURE



-ENKERE ile NAKAME



-ENS A SE



-ENTARİ ile/ve/||/<> KEFİYE

( [Arap ülkelerinde] Erkeklerin ya da kadınların giydiği uzun ve düz üstlük/giysi. İLE/VE/||/<> Omuzları da örten, kenarları püsküllü bir erkek başörtüsü. )


-ENTEGRASYON[Fr./İng.] değil/yerine/= BÜTÜNLEŞME



-EPİKARP = HARİCEN KIŞR-I SEMERE = ÉPICARPE



-EPİSTEME ile SOPHIA



-EQUIVALENT OF INTENTION vs. EQUIVALENT OF IGNORANCE



-ERDEM:
EĞİTİMLE ile/ve/||/<>/< ALIŞKANLIKLARLA ile/ve/||/<>/< DOĞAL



-ERDEM < SEKÎNE



-EREK = GAYE = PURPOSE, END[İng.] = FIN[Fr.] = ZWECK[Alm.] = FINIS[Lat.] = TELOS[Yun. < TELEUTE]



-EREKSİYON[İng. ERECTION] değil/yerine/= SERTLEŞME



-ERGEN/YENİYETME ile/ve/<>/> YETİŞKİN ile/ve/<>/> BİLGE

( Yetişkinlerin, mükemmel olmadığını anladığımız gün. İLE/VE/<>/> Yetişkinleri affettiğimiz gün. İLE/VE/<>/> Kendini affettiğimiz gün. )


-ERGİME ile AŞIRI ERGİME

( Sıcaklığı artırılmak yoluyla bir nesnenin katı durumdan sıvı duruma geçmesi, zeveban etmesi. İLE Erime noktasından daha aşağı bir sıcaklık derecesine düşmesine karşın birtakım koşullar altında bir sıvının katılaşmaması durumu. )


-ERİK ile TÜRBE



-ERİME ile ÇÖZÜNME ile YAYILMA



-ERİME ile/ve/değil/<> DAĞILMA



-ERİME ile/ve/değil/||/<> ERGİME

( Katı/sıvı yağda. İLE Buzda. )


-ERİNME ile UTANMA



-ERK ile ERKE



-ERKE = KUDRET = ENERGY[İng.] = ÉNERGIE[Fr.] = ENERGIE[Alm.] = ACTUS[Lat.] = ENERGEIA[Yun.] = ENERGÍA[İsp.]



-ERKEK ÇİÇEK = ZEHRE-İ MÜZEKKER = FLEUR MÂLE



-ERKEK ÖRGEN, STAMEN = UZV-I TEZKÎR = ÉTAMINE



-ERKEK ÖRGENLER, STAMENLER = ÂLÂT-I TEZKÎRÎYE = ÉTAMINES



-ERKİNCİLİK = SERBESTİYE = LIBERALISM[İng.] = LIBÉRALISME[Fr.] = LIBERALISMUS[Alm.] = LIBERALIS[Lat.] = LIBERACIÓN[İsp.]



-ERMENİCE ile/ve/değil/<> KRAPAR ERMENİCESİ

( ... İLE/VE/DEĞİL/<> Kilise mensuplarının ya da "Aristokrat"ların bildiği/kullandığı Ermenice. )


-EROS ile/ve/||/<>/> STORHI ile/ve/||/<>/> PHILOS ile/ve/||/<>/> AGAPE

( Eşeysellikteki sevgi. İLE/VE/||/<>/> Akraba sevgisi. İLE/VE/||/<>/> Dostluk sevgisi. İLE/VE/||/<>/> Tanrısal/Aşkın sevgi. )


-ERTELEME ile/ve/||/<>/< ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK



-ERTELEME ile BASKILAMA ile PLÂNLAMA ile İZLEM/STRATEJİ



-ERTELEME ile/ve GECİKTİRME



-ERTELEME değil/yerine/>< ONUR



-ERTELEME ile/ve/değil ÖTELEME



-ERZE

( Çam ağacı. )


-ERZE ile ERZE[Fars.]

( Çam ağacı. İLE Samanlı sıva çamuru. | Çamdan çıkarılan zift. | Eski yönteme göre yeryüzünün bölündüğü yedi iklim.[yedi parçadan birinci iklim, ekvatora yakın olan bölge.] | Çam. )


-ESENTEPE ile ESENTEPE

( Mecidiyeköy - Zincirlikuyu arasında bir semt. İLE Silâhtar - Yıldız Tabya arasında bir semt. )


-ESHÂB-I YEMİN ile MEYMENE



-ESÎNE ile ESİNNE[< SİNÂN]

( Kirişin bir katı. | Yalın kat tasma. İLE Kılıçlar. | Süngüler. | Bileği taşları. )


-ESKEF[çoğ. ESÂKİF] ile ESKEFE

( Eskici, kunduracı, köşker. İLE Eşik, kapının basamağı. )


-ESKİ EŞYA ve/||/< ESKİ DÜŞÜNCE

( At! VE/||/<> At! )


-ESKİ TÜRKÇE ile/ve GÜNÜMÜZ TÜRKÇESİ

( Yakut/Saka Türkçe'si, eski ile günümüz Türkçe'si arasında bir köprüdür. )


-ESKİME ile YIPRANMA



-ESNÂN-I HİLM ile ESNÂN-I KATIA ile ESNÂN-I NÂBİYE

( Akıl dişi, yirmi yaş dişi. İLE Kesici dişler. İLE Küçük azıdişleri. )


-ESNEME ile/ve/||/<> ESNEME

( Ağızla olan. İLE/VE/||/<> Gövdemizle olan. )


-ESRE ile ESRE ile ÖTRE

( Arap yazısında/harflerinde bir ünsüzün, dar, düz ve kısa okunacağını gösteren im. İLE Eski zamanlardan söylenilegelen bilgi ve haberlerin sonucu. İLE Arap yazısında, bir sesin yuvarlak, dar ve kalın[u], Türkçe'de de yuvarlak[o, ö, u, ü] okunacağını gösteren im. )


-ESRİME = VECİT[Ar.] = ECSTASY[İng.] = EXTASE[Fr.] = EKSTASE[Alm.] = EKSTASIS[Yun.] = ÉXTASIS[İsp.]



-ESSENCE vs./and NATURE



-ESTETİK NESNE ile/ve ESTETİK ÖZNE



-ESTETİK ÖZNE ile/ve/> ESTETİK NESNE ile/ve/> ESTETİK TAVIR ile/ve/> ESTETİK HAZ ile/ve/> ESTETİK YARGI ile/ve/> DEĞER



-ESTETİK ile ESTETİZE



-ESTETİK ile ESTETİZE



-EŞE ve/<> NEŞE



-EŞEK ve/<> DEVE

( İkisi de birbirini takip eder/miş. :) )


-EŞEYSEL ENGELLENME ile/ve/değil VAROLUŞSAL ENGELLENME



-EŞİT OLAMAMA ile/ve/||/<> TAYİN EDİLEMEME



-EŞLEME ile/ve/||/<> EŞLEŞTİRME ile/ve/||/<> EŞİTLEME



-EŞLEME ile/ve/||/<>/> ROL DEĞİŞTİRME ile/ve/||/<>/> AYNA ile/ve/||/<>/> YARDIMCI TEKNİKLER



-EŞLEŞTİRME ile/değil/yerine İLİŞKİLENDİRME



-EŞLEŞTİRME ile/değil/yerine KIYASLAMA



-ET'İME-İ LEZÎZE ile/ve ET'İME-İ NEFÎSE

( Lezzetli yemekler. İLE/VE Çok hoş yemekler. )


-ETEK GİYMEK:
İSKOÇYA'DA ve YEMEN'DE



-ETİKET değil/yerine/= EDERCE



-ETKEN ile VESİLE



-ETKİ/LEME ile ENGEL/LEME

( Engeller bir ölçüde kalktığında, O, bir anda içinize doğar. )


-ETKİ/LEME ile ENGEL/LEME

( Sana engel olmaya çalışanlar, başaracağına, en çok inananlardır. )


-ETKİ/LEME ile ENGEL/LEME

( It will dawn on you suddenly, when the obstacles are removed to some extent. )


-ETKİLEŞME ile/ve KAYNAŞMA



-EULER ve LAGRANGE ve KANT

( Klâsik mekaniğin matematiğini üretmiştir. VE Klâsik mekaniğe en mükemmel biçimini vermiştir. VE Klâsik mekaniğin felsefesini yapmıştır. )


-EULER ve LAGRANGE ve KANT

( Euler sayısı, topolojik değişmezdir. )


-EULER ve LAGRANGE ve KANT

( )


-EUNICH ile/değil UNIQUE

( Hadım.[YU:NİK | U'yu uzatarak] İLE/DEĞİL Tek.[YUNİ:K | İ'yi uzatarak] )


-EUPNE ile APNE

( Solunumun normal hali. İLE Solunumun durması. )


-EV ve/||/<>/> EVRE



-EV ile/ve HANE



-EVALUATE vs. ASSESS vs. APPRAISE

( Değerlendirmek, takdir etmek. İLE Değerlendirmek, takdir etmek. İLE Değerlendirmek, değer biçmek. )


-EVAZE

( Etek ucuna doğru genişleyen giysi. )


-EVCİLLEŞME ile/ve/||/<>/>< YABANİLİK



-EVERYBODY vs. PEOPLE



-EVET ile HE



-EVHAM ile VESVESE



-EVİRME = AKİS = CONVERSION[İng., Fr.] = KONVERSION[Alm.] = CONVERSIO[Lat.]



-EVLİLİK:
GELECEĞİN TAAHHÜDÜ değil İLİŞKİ SÜRESİNCE SÖZLEŞME

( Birlikteliğin toplumsallığı, kurumsallığı ve kuramsallığı olan "evlilik", [dişil ya da eril fark etmeksizin] İNSAN için, koşullara/olanaklara bağlı, itibarî olan ve [doğal koşullarda olmayanlar için ve özellikle kentlerde yaşayanlarda] zorunlu olmayan bir süreç ya da kabul olarak değerlendirilmektedir.

Eşeysel birlikteliğin, kentlerde, eskisi gibi belirleyici/bağlayıcı olması ise pek fazla devrede olmayabilmektedir. )


-EVRENSEL FELSEFE ile EGEMEN FELSEFE

( Evren simgelerden, simgeler de noktalardan oluşur. )


-EVRENSEL FELSEFE ile EGEMEN FELSEFE

( Tanrısal görü evrensellerle olanak bulur. )


-EVRENSELLEŞTİRME ile/ve SONSUZLAŞTIRMA



-EVRENSELLEŞTİRME ile/ve SONSUZLAŞTIRMA



-EVRİLME ile/ve/değil ÇEVRİLME



-EVRİM ile/ve/<> ESKİME



-EVRİM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İLERLEME



-EVVEL ile KABLE



-EXCEPTIONAL vs. EXCEPTIONABLE



-EXCITEMENT vs./and HASTE



-EXISTENCE vs. PRESENCE



-EXISTENCE vs. QUANTITY OF EXISTENCE



-EXPENDITURE and PUBLIC EXPENDITURE and TAX EXPENDITURE

( Gider, harcama, masraf. VE Kamu giderleri. VE Vergi gideri. )


-EXPERIMENT vs. EXPERIENCE



-EXPORT PROMOTION and EXPORT RESTRICTIONS and EXPORT SUBSIDY and EXPORT VOLUME and TEMPORARY EXPORT

( İhracatın teşviki. VE İhracat sınırlamaları. VE İhracat sübvansiyonu. VE İhracat hacmi. VE Geçici ihracat. )


-EXTERNALIZE vs. TO CONCRETIZE



-EXTREME DEVOTION vs. SELF-SACRIFICE



-EYE vs. FACE



-EYLEM ile/ve/değil/||/=/<>/< DİRENME



-EYLEM ve/<>/>< DÜŞÜNME



-EYLEME = ACT, OPERATE[İng.] = AGIR[Fr.] = HANDELN[Alm.] = AGERE[Lat.] = OBRAR[İsp.]



-EYLEMSİZ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE ile/değil/yerine EYLEMLİ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE

( El duası olmadan, dil duası olmaz. )


-EYLEMSİZ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE ile/değil/yerine EYLEMLİ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE

( Yaparak başarırsınız, tartışıp çekişerek değil. )


-EYLEMSİZ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE ile/değil/yerine EYLEMLİ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE

( Kalbi değiştiren eylemdir. )


-EYLEMSİZ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE ile/değil/yerine EYLEMLİ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE

( Herşey yapıldığında zihin sessiz kalır. )


-EYLEMSİZ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE ile/değil/yerine EYLEMLİ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE

( Sağlam bir anlayışa sahip bir kişi, eylemden sakınmaz. )


-EYLEMSİZ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE ile/değil/yerine EYLEMLİ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE

( İnandığınızı yapın ve yaptığınıza inanın. Başka her şey enerji ve zaman savurganlığıdır. )


-EYLEMSİZ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE ile/değil/yerine EYLEMLİ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE

( Evinizin eşiğini temizlemeden, komşunuzun damındaki kardan şikâyet etmeyiniz. )


-EYLENCE değil EĞLENCE



-EZBER değil/yerine/= BELLEME



-EZELDE ve/||/<>/> GÜZELDE

( Nokta. VE/||/<>/> Saklı. )


-EZGİ/NAĞME[Ar.]/MELODİ[Fr. < MÉLODIE] ile ARA NAĞME

( Güzel, uyumlu ses. | Birinin yalandan ve nazlanarak söylediği söz. İLE Şarkı, türkü, köçekçe vb. küçük güfteli bestelerde, güftenin iki kıtası arasına ya da başına, sonuna da gelebilen, sözsüz çalınan parça. | Sık sık söylenilen söz ya da açılan sorun. )


-F. NIETZSCHE ve/||/<> S. FREUD ve/||/<> K. MARX



-FABL değil/yerine/= ÖYKÜNCE



-FACEBOOK ile TWITTER ile YOUTUBE ile LINKEDIN ile INSTAGRAM ile PINTEREST ile BLOG ile FOUR SQUARE

( Kurabiye yemeyi seviyorum. İLE Kurabiye yiyorum. İLE Bakın nasıl da yiyorum kurabiyeyi. İLE Nasıl kurabiye canavarı oldum? İLE Buyurun, kurabiye yerkenki fotoğrafım. İLE Kurabiye tarifimi de paylaşayım. İLE Kurabiye yapma/yeme anılarım. İLE Şurada, kurabiye yiyorum. )


-FACEBOOK ile TWITTER ile YOUTUBE ile LINKEDIN ile INSTAGRAM ile PINTEREST ile BLOG ile FOUR SQUARE

( I like eating cookie. VS. I'm eating cookie. VS. This is how I eat my cookie. VS. My skills include eating cookie. VS. Here's a photo of the cookie I eat. VS. Here's my recipe for the cookie. WITH Here's my cookie eating experience. VS. This is where I am eating the cookie. )


-FÂCİR ile FÂCİRE

( Kadınlara düşkün eril kişi. İLE Baylara düşkün, çapkın dişil kişi. )


-FÂCİRE ile NEMFOMANİK

( HÜYÂM-İ RAHM[Ar.], NYMPHOMANIA[İng.], NYMPHOMANIE[Fr.] )


-FAGOSİT değil/yerine/= YUTARGÖZE

( Organik ya da inorganik cisimcikleri içine alıp sindirebilen kan gözesi. )


-FAHİŞE ile GEYŞA



-FÂİDE ile BEYÂN



-FAKR ile HALLE



-FAKÜLTE ile/ve/||/<>/> ÜNİVERSİTE

( Bilim dalları. ile/ve/||/<>/> Felsefe. )


-FALL IN LOVE vs. LOVE



-FAMİLYA = FASÎLE = FAMILLE



-FANİLA ile/ve VELENSE



-FARE

( 5200 metre rakıma kadar yaşayabilirler. )


-FARE ile AMERİKAN FARESİ



-FARE ile ANADOLU FARESİ



-FARE ile/ve BANDİKUT FARESİ



-FARE ile/ve BEYAZ ÇÖL FARESİ



-FARE ile/ve BİŞ-MÛŞ[Fars.]

( ... İLE/VE Bıldırcın otu ile beslenen bir fare. | Bıldırcın otu ile birlikte yetişen safran kökü.[bıldırcın otunun panzehiri] )


-FARE ile BÜYÜK KAFALI KÖSTEBEK FARESİ



-FARE ile CÜCE FARE



-FARE ile ÇEKİRGE FARESİ



-FARE ile ÇIPLAK, KÖR FARE

( ... İLE Kansere en dirençli/dayanıklı hayvan. )


-FARE ile/ve DİKENLİ FARE



-FARE ile/ve EV FARESİ



-FARE ile FINDIK FARESİ



-FARE ile FİL FARESİ

( ... İLE Afrika'da yaşarlar. )


-FARE ile FİL FARESİ

( image )


-FARE ile FİLFARESİ

( ... İLE Burun bölümü hortum gibi uzun olan, uzun kuyruklu, kanguru gibi sıçrayabilen bir fare. )


-FARE ile GELENİ/TARLA FARESİ



-FARE ile/ve GERBİL



-FARE ile GÜMÜŞ, PİRİNÇ FARESİ



-FARE ile HAMSTER



-FARE ile/ve HUŞFARESİ



-FARE ile JERBOA



-FARE ile KALEMİS

( ... İLE Bir tür misk faresi. )


-FARE ile/ve KESEĞEN



-FARE ile KIR FARESİ/SİVRİ FARE/SOREKS

( ... İLE Uzun burunlu, hortum gibi burnu olan bir fare. Bir numaralı ölüm makinası. Her dakika bir canlı yemek zorundadır. )


-FARE ile KÖR KÖSTEBEK FARESİ

( )


-FARE ile/ve KUŞFARESİ



-FARE ile LAĞIM FARESİ



-FARE ile/ve LEMMING



-FARE ile MEEKAP/FİRAVUN FARESİ

( ... İLE Afrika'da, özellikle Mısır'da yaygın, kedi büyüklüğünde bir hayvan. )


-FARE ile MİSK FARESİ/KALEMİS



-FARE ile/ve ORMANFARESİ



-FARE ile/ve PAMUKFARESİ



-FARE ile PLANTIGALE



-FARE ile SIÇAN

( Fareler, tüm kıtalarda yaşarlar. [5200 rakıma kadar] )


-FARE ile SIÇAN

( Gebelik süreleri 22-24 gündür. [Doğumdan 24 saat sonra gebeliğe uygun duruma gelir.][Yılda 60 kadar yavru doğurabilmektelerdir.] İLE ... )


-FARE ile SIÇAN

( [Sans.] MUSH[< MUSHKA: Küçük fare. | Haya/testis. > MUSK (Misk geyiğinin erbezi benzeri salgı bezinden) > MUSCLE(< derinin altında fare/sperm gibi hareket etmekten)]: Fare. | Çalmak. [Fare için 40 ayrı sözcük kullanılır.] )


-FARE ile SIÇAN

( Fare ile ... )


-FARE ile/ve SIÇRAYAN



-FARE ile SİVRİFARE

( ... İLE Kurt, fare gibi hayvanları yiyen ve bu bakımdan, tarıma yararlı sayılan, küçük bir memeli. )


-FARE ile/değil UZUN KULAKLI ARAP TAVŞANI

( ... İLE Moğolistan'da, Gobi Çölü'nde yaşarlar. [İlk 6 haftalarını, yerin altında, ailesinin korumasında geçirerek büyür ve yaşarlar.] )


-FARE ile/değil UZUN KULAKLI ARAP TAVŞANI

( NTV - Yaşam Öyküsü 1. Bölüm (İlk Adımlar)[41:00 - 44:20 arası] )


-FARE ile YABAN FARESİ

( [Fars.]
MÛŞEK: Fare yavrusu.
MÛŞ-İ DESTÎ / MÛŞ-İ DESTÎ-İ SAHRÂ: Tarla faresi, köstebek.
MÛŞ-İ DÜ-PÂ[Fars.]: Kuzey Afrika'da yaşayan ve uzun iki arka ayağı üstünde sıçrayan bir kır faresi.
MÛŞ-İ HURMÂ[Fars.]: Hurma sıçanı.[kediden biraz daha küçüktür]
MÛŞ-İ KÛR[Fars.]: Körsıçan, köstebek.
MÛŞ-İ PERENDE[Fars.]: Yarasa. | Sincap. | Avustralya'da bulunan, keseli bir hayvan.
MÛŞ-İ SULTÂNİYE[Fars.]: Sincaba benzeyen, küçük bir fare.
MÛŞ-GÎR[Fars.]: Sıçan tutan çaylak kuş.
MÛŞ-HÂR[Fars.]: Sıçan yiyen çaylak kuş. )


-FARE ile YELELİ FARE



-FARK'TA KALMA ile ÖZDEŞLEŞME

( Eminliğin oluşmamasına düşürür. İLE Aklın, askıya alınmasına neden olur. )


-FARK ile/ve MESAFE



-FARKINDALIK ve/||/<>/>/< DENEYİMLEME



-FARZ-I AYN ile/ve/<> FARZ-I KİFÂYE

( Herkes için geçerli olan durumların/konuların bilinmesi gerekli/zorunlu bilgiler/ilimler. İLE/VE Bazı kişilerin bilmesi yeterli olan bilgiler/ilimler. )


-FARZ ile FARZ-I KİFÂYE



-FARZ ile NÂFİLE



-FASİT DAİRE değil/yerine/= KISIR DÖNGÜ



-FASULYE/BEZELYE ile HİNTBEZELYESİ

( ... İLE Baklagillerden, sıcak ülkelerde yetişen, tohumları fasulyeye benzeyen bir bitki. )


-FASULYE ile SOYA[Mançu dilinden]

( ... İLE Yağ çıkarılan, bir cins fasulye. )


-FATE FAITH DESTINY



-FAVORİ değil/yerine/= GÖZDE



-FAVOUR vs. SPECIAL PRIVILEGE



-FAZ değil/yerine/= EVRE



-FÂZA ile SÂLE



-FAZLA ile ÖTE



-FAZLA ile/ve/yerine/değil YETERİNCE



-FEASIBLE vs. POSSIBLE



-FEATURE vs. FUTURE



-FEELING LIKE vs. BEING THAT



-FELÇ/C[Ar.] değil/yerine/= İNME



-FELSEFE:
BETİMLEME > KAVRAM

( Felsefe, betimlemeden, kavrama geçiştir. )


-FELSEFE:
EĞİTİM ile/ve/değil/||/<>/> YETKİNLEŞTİRME



-FELSEFE ile "FELSEFE"

( Kavramsal matematik. | Anlamanın, anlaşılmasının çabası. | Biçimselleştirilmiş mantığın doruğu. İLE ... )


-FELSEFE ile "FELSEFELER"



-FELSEFE ile/ve TASAVVUF

( Akla, biçim verir. İLE/VE Nefse, biçim verir.["Akıl kârı" değildir.] )


-FELSEFE ile/ve/<> TARİH



-FELSEFE ile/ve İSTATİSTİK



-FELSEFE ile/ve MÜZİK ile/ve FİZİK



-FELSEFE ile/ve ZEN

( Zen is not about eliminating thoughts but illuminating them. )


-FELSEFE ile/ve ZEN

( ZEN KİTAPLARI

ZEN BUDİZMİ
( İLHAN GÜNGÖREN - YOL )

ZEN
( ARMAĞAN BİRGİL - OKYANUS )

ZEN YOLU / TASAVVUF YOLU
( OSHO - BHAGWAN SHREE RAJNEESH
ÇEVİRİ:SERTAÇ KARTAL - OKYANUS )

ZEN ETİ, ZEN KEMİĞİ
( PAUL REPS - ÇEV: NEVZAT ERKMEN - YOL )

LİDERLİK SANATI ZEN DERSLERİ
( THOMAS CLEARY - ÇEV: ŞEN SÜER KAYA - ANAHTAR )

ZEN YOLU VE ZEN BUDİZM'İN İLKELERİ
( ALAN WATTS - ÇEV: SENA UĞUR - )

TAOCULUK, ZEN VE BATI KÜLTÜRÜ
( ALAN WATTS - ÇEV: İLHAN GÜNGÖREN - YOL )

GÜNDELİK YAŞAMDA ZEN
( ADELHEID MEUTES, JUDITH BASSERT - ÇEV: SEDA TOKSOY - OKYANUS )

ZEN BUDİZMİ YOLU
( PROF. EUGENE HERRIGEL - BİLYAY VAKFI )

ZEN VE NEY-ZEN
( ÖMER TULGAN - YOL )

ZEN ZİHNİ BAŞLANGIÇ ZİHNİDİR
( SHUNRYU SUZUKI - ÇEV: CEM ŞEN - DHARMA )

ZEN VE OKÇULUK
( EUGEN HERRIGEL - ÇEV: O. CEMAL GÜNGÖREN - YOL )

ZEN KAÇIKLARI
( JACK KEROUAC ÇEV: NEVZAT ERKMEN - SÖZ )

ZEN VE ÇİÇEK YOLU
( GUSTIE L. HERRIGEL - ÇEV: O. CEMAL GÜNGÖREN - YOL )

ZEN VE MOTOSİKLET BAKIM SANATI
( ROBERT M. PIRSIG - ÇEV: SÜHA SERTABİBOĞLU - AYRINTI )

DOLMUŞA BİNME VE DOLMUŞTAN İNME SANATINDA ZEN
( CEM ŞEN - DHARMA )

ZEN VE YARATICI YÖNETİCİLİK
( ALBERT COW - ÇEV: AHMET FETHİ - ETİ )

ZEN VE SAVAŞ SANATLARI
( JOE HYAMS - ÇEV: CEM ŞEN - YOL )

ZEN BAHÇESİ
( MUSTAFA YILAMAZER - DOST )

İKEBANA ZEN VE ÇİÇEK YOLU
( GUSTIE L. HERRIGEL - ÇEV: CEMAL GÜNGÖREN - YOL )

KARETEDE ZEN
( C.W. NICOL - ÇEV: CEMAL GÜNGÖREN - YOL )

TAOCULUK, ZEN VE BATI KÜLTÜRÜ
( İLHAN GÜNGÖREN - YOL )

KEDİLER İÇİN ZEN
( ALFRED BIRNBAUM, RIKU KANMEI - DHARMA )

BÜYÜK ZEN DÜĞÜNÜ
( CHARLES BUKOWSKI - ÇEV: AVİ PARDO - METİS )

ZEN WISDOM
( WIZARD & GENIUS, CHEERFUL JOYS )

)


-FELSEFE ile/ve/< AMAÇ

( Amacı bilinmeyen şey, felsefeye konu olamaz. )


-FELSEFE ve/||/<> ANAHTAR KAVRAMLAR



-FELSEFE ile/ve ANLAMBİLİM(SEMANTİK)



-FELSEFE ve ANTROPOLOJİ

( Felsefe, insanı tanıma çabasıdır. )


-FELSEFE ve/||/<> AŞK ve/||/<> SANAT

( "Evet!" diyememektir. VE/||/<> "Hayır!" diyememektir. VE/||/<> Soruyu anımsayamamaktır. )


-FELSEFE ve AYRIM



-FELSEFE ile/ve BELAĞAT



-FELSEFE ile BENGİ BİLGELİK

( ... İLE HİKMET-İ HÂLİDA, CÂVİDÂN-I HIRED, PHILOSOPHIA PERENNIS )


-FELSEFE ve BİLDİRİŞİM



-FELSEFE ve/||/<> BİLGE

( Gölgelerin, renkleri olduğunu öğretir. VE/||/<> Gölgelerin renklerini görebilir. )


-FELSEFE ile/ve BİLGELİK



-FELSEFE ve/=/||/<>/>/< BÜTÜN/LÜK



-FELSEFE ile DEMAGOJİ



-FELSEFE ve/||/<> DEVLET

( Aklın/düşüncenin, gelişmişlikteki son seviyesi. VE/||/<> Kurumların/toplumun, gelişmişlikteki son seviyesi. )


-FELSEFE ile/ve/<> DİL

( Dilin dilbilgisi. İLE/VE/<> Aklın dilbilgisi. )


-FELSEFE ve DİLİN EVRENSELLEŞTİRİLMESİ



-FELSEFE ve DİN

( Kişinin [ve evrenin] sorularına aklın sınırları içinde kalarak yanıt vermeye çalışmak. VE Anlama ilişkin soruların akıl ile değil kurguyla yapılacağına yönelik yaklaşımı felsefenin soruları içinde kalarak yanıtlamaya çalışmak. )


-FELSEFE ve DİN

( GAZALİ ve KANT )


-FELSEFE ile DİSKUR



-FELSEFE ile DOKTRİN

( Her bir kişinin sürekli düşünme ve eylemde olmasını destekler. İLE Her doktrin kabul bekler. )


-FELSEFE ile/ve DURUŞ



-FELSEFE ile/ve DÜŞÜNCE

( Düşünce, düşünce başlar. [yere/aşağı düşünce!] )


-FELSEFE ile/ve DÜŞÜNCE

( Bir yerini/dizini incitmeyen, düşünmeye başlamaz kolay kolay. )


-FELSEFE ile/ve DÜŞÜNCE

( Dilin dilbilgisi. İLE/VE/<> Aklın dilbilgisi. )


-FELSEFE ile/ve DÜŞÜNCE

( Yunan ökesi/dehası. VE Roma ökesi/dehası. )


-FELSEFE ile/ve DÜŞÜNCE

( Aristoteles. İLE/VE Büyük İskender. )


-FELSEFE ile/ve DÜŞÜNCE

( Tekillerden, tümeli görmeye çalışmak. İLE/VE Tekilde, tümeli görmek esastır. )


-FELSEFE ile/ve DÜŞÜNCE

( Felsefe, matematiğin çalışma odasını, röntgen ışığıyla yansıtmaya çalışır. )


-FELSEFE ile/ve DÜŞÜNCE

( Birleştirmek/birlikte tutmak gerekiyor. )


-FELSEFE ile/ve DÜŞÜNCE

( Hayranlık. VE Hayret. )


-FELSEFE ile/ve DÜŞÜNCE

( Zanaat. VE Teknokrasi, işçilik. VE İdeoloji. )


-FELSEFE ile/ve DÜŞÜNCE

( İdeoloji. İLE/DEĞİL/YERİNE Felsefe. )


-FELSEFE ile/ve DÜŞÜNCE

( Hayret. VE/<> Hayranlık. VE/<> Aşk. )


-FELSEFE ile/ve DÜŞÜNCE

( Hikmet, teolojik; illet, metafizik; sebep, fizik nedenleri aramaktır. )


-FELSEFE ile/ve DÜŞÜNCE

( Hikmet: Nasıl ise onu o biçimde bilmek. )


-FELSEFE ile/ve DÜŞÜNCE

( Hikmet: Varolanları, nasılsa o biçimde ve tâkatı kadar bilmek. )


-FELSEFE ile/ve DÜŞÜNCE

( Hikmet: Olgunlaşmayı istemek. )


-FELSEFE ile/ve DÜŞÜNCE

( Hikmet: Doğada ve zamanda illetlendirmek. )


-FELSEFE ile/ve DÜŞÜNCE

( Hikmet: Gizil durumda, tüm erdemleri içerir. )


-FELSEFE ile/ve DÜŞÜNCE

( Hikmet Tanrısı: ENKİ )


-FELSEFE ile/ve DÜŞÜNCE

( Hikmet: İstikmal el-Nefs. )


-FELSEFE ile/ve DÜŞÜNCE

( Hikmet: "En Yüksek Hikmet". Onu kazanmış olmaya(onun iktinâ'ına) "'İlm", o ilme meleke kazanmış olmaya "Felsefe". )


-FELSEFE ile/ve DÜŞÜNCE

( Hikmet'in, 36 tür tarifi! )


-FELSEFE ile/ve DÜŞÜNCE

( FELSEFE: KAVLÎ HİKMET )


-FELSEFE ile/ve DÜŞÜNCE

( PHIL0-SOPHOS ile/ve SOPHOS )


-FELSEFE ile/ve DÜŞÜNCE

( el-Hikmet: ilmun bi-a'yan'il-mevcudât alâ ma hiye fi'nefs'il emr bi-kaderi takat'il-beşeriyye )


-FELSEFE ile/ve DÜŞÜNCE

( Fikir üretir. İLE/VE Tedbir üretir. )


-FELSEFE ile/ve DÜŞÜNCE

( Nazarî hikmet. VE Amelî hikmet. )


-FELSEFE ile/ve DÜŞÜNCE

( ... İLE HİKMET-İ HÂLİDA, CÂVİDÂN-I HIRED, PHILOSOPHIA PERENNIS )


-FELSEFE ile/ve DÜŞÜNCE

( Genel felsefe eserlerinin adı olarak bu ad kullanılır. İLE/VE İlm-i mantık'ın başka bir adıdır. Pek çok mantık kitabı bu adı taşır. İLE/VE Abdurrahman Hazinî'nin eserinin adıdır. Eser, çekim ve cisimlerin özgül ağırlıklarından bahseder. Modern döneme kadar konuyla ilgili en önemli çalışmadır. İngilizce çevirisi de vardır. )


-FELSEFE ile/ve DÜŞÜNCE

( Kişinin [ve evrenin] sorularına aklın sınırları içinde kalarak yanıt vermeye çalışmak. VE Anlama ilişkin soruların akıl ile değil kurguyla yapılacağına yönelik yaklaşımı felsefenin soruları içinde kalarak yanıtlamaya çalışmak. )


-FELSEFE ile/ve DÜŞÜNCE

( GAZALİ ve KANT )


-FELSEFE ile/ve DÜŞÜNCE

( Kişinin, kendine soru sormaya başlamasıyla devreye girer. )


-FELSEFE ile/ve EDEBİYAT

( Zihne/akla hitap/etki eder. İLE/VE Kalbe hitap/etki eder. )


-FELSEFE ile/ve EDEBİYAT

( Edebî olmayanı, kalbe hitap/etki etmez. İLE/VE Felsefî olmayanı, zihne/akla hitap/etki etmez. )


-FELSEFE ile/ve/değil/<> EROSEFE



-FELSEFE ile FANTAZİ



-FELSEFE ile/ve FELSEFE ÜZERİNE FELSEFE



-FELSEFE ile/ve/değil FELSEFE-BİLİM



-FELSEFE ile FELSEFENİN BİLGİSİ



-FELSEFE ile FELSEFÎ ÖYKÜ



-FELSEFE ile/ve/<> FİLOZOF

( Felsefe, filozofla konuşmaktır. )


-FELSEFE ile/ve GELENEK



-FELSEFE ile/ve/= HİKMET

( Hikmet teolojik, illet metafizik, sebep fizik nedenleri aramaktır. )


-FELSEFE ile/ve/= HİKMET

( Hikmet: Nasıl ise onu o biçimde bilmek. )


-FELSEFE ile/ve/= HİKMET

( Hikmet: Varolanların kendini nasılsa o biçimde tâkatı kadar bilmek. )


-FELSEFE ile/ve/= HİKMET

( Hikmet: Olgunlaşmayı istemek. )


-FELSEFE ile/ve/= HİKMET

( Hikmet: Doğada ve zamanda illetlendirmek. )


-FELSEFE ile/ve/= HİKMET

( Hikmet: Gizil halde, tüM erdemlerin hepsini içerir. )


-FELSEFE ile/ve/= HİKMET

( Hikmet Tanrısı: ENKİ )


-FELSEFE ile/ve/= HİKMET

( Hikmet: İstikmal el-Nefs. )


-FELSEFE ile/ve/= HİKMET

( Hikmet: "En Yüksek Hikmet". Onu kazanmış olmaya(onun iktinâ'ına) "'İlm", o ilme meleke kazanmış olmaya "Felsefe". )


-FELSEFE ile/ve/= HİKMET

( Hikmet'in, 36 tür tarifi! )


-FELSEFE ile/ve/= HİKMET

( FELSEFE: KAVLÎ HİKMET )


-FELSEFE ile/ve/= HİKMET

( PHIL0-SOPHOS ile/ve SOPHOS )


-FELSEFE ile/ve/= HİKMET

( el-Hikmet: ilmun bi-a'yan'il-mevcudât alâ ma hiye fi'nefs'il emr bi-kaderi takat'il-beşeriyye )


-FELSEFE ve/||/<>/> İDEOLOJİ ve/||/<>/> TÜZE

( Başlar. VE/||/<>/> Deneyimlenir. VE/||/<>/> Düzenlenir. )


-FELSEFE ile/ve/||/<> İNSAN



-FELSEFE ve/<> İNSAN-İNSAN İLİŞKİSİ



-FELSEFE ile İZLEM/STRATEJİ



-FELSEFE ve KİŞİSEL YÖNETİM



-FELSEFE ile/ve KURAMSAL/TEORİK AKIL



-FELSEFE ile/değil/>< KUŞKU

( Felsefe, kuşkuyu yok eder/edendir. )


-FELSEFE ile/ve KÜLTÜR



-FELSEFE ile/ve MACERA



-FELSEFE ile/ve MATEMATİK

( Tekillerden tümeli görmeye çalışmak. İLE/VE Tekilde tümeli görmek esastır. )


-FELSEFE ile/ve MATEMATİK

( Felsefe, matematiğin çalışma odasını röntgen ışığıyla yansıtmaya çalışır. )


-FELSEFE ile/ve MATEMATİK

( Kavramlarla ilgili etkinlik. İLE/VE Kavram inşâ etmek. )


-FELSEFE ile/ve METAFİZİK ile/ve MİSTİSİZM

( ... İLE/VE Metafizik sözü ilk defa Peripatos'culardan Rodos'lu Andronikos (M.Ö. I. yy.) tarafından kullanıldığı öne sürülür. İLE/VE ... )


-FELSEFE ile/ve METAFİZİK ile/ve MİSTİSİZM

( METAFİZİK: BİLGİ - VARLIK - AHLÂK )


-FELSEFE ile ÖĞRETİ



-FELSEFE ile ÖLÜ FELSEFE



-FELSEFE ve/||/<>/> ÖZBİLİNÇ



-FELSEFE = PHILOSOPHY[İng.] = PHILOSOPHIE[Fr., Alm.] = PHILOSOPHIA(PHILIA:SEVGİ, SOPHIA:BİLGELİK)[Yun.] = FILOSOFIA[İsp.]



-FELSEFE ve PSİKOLOJİ



-FELSEFE ve SANAT ve GÖRELİLİK



-FELSEFE ve/||/<> SANAT ve/||/<> KEŞİF

( Soyutlayarak[tenzih ederek]. VE/||/<> Benzeterek[teşbih ederek]. VE/||/<> Bireştirerek[tevhîd ederek]. )


-FELSEFE ve/||/<> SANAT ve/||/<> KEŞİF

( Akıl ile. VE/||/<> Hayal ile. VE/||/<> Kalp ile. )


-FELSEFE ile/ve SAVAŞ TARİHİ

( Aristoteles. İLE/VE Büyük İskender. )


-FELSEFE ve SEVGİ



-FELSEFE ile/ve SOHBET



-FELSEFE ile SPEKÜLASYON



-FELSEFE ile/ve/<> SÜREÇLİ FELSEFE



-FELSEFE ile/ve/||/<>/< ŞAŞMA/HAYRET

( Felsefenin başlangıcı, şaşmadır/hayrettir. )


-FELSEFE ile/ve/||/<>/< ŞAŞMA/HAYRET

( )


-FELSEFE ile/ve ŞİİR



-FELSEFE ve/<> TASAVVUF

( Aklın hikmetli dilidir. VE/<> Ahlâkın hikmetli dilidir. )


-FELSEFE ile TEFELSÜF



-FELSEFE ve/<> TIP ve/<> TARİH

( Tabakât Literatürü Üzerine Bir İnceleme
[ www.klasikyayinlari.com/ebooks/default.aspx?kitapid=123 ] )


-FELSEFE ve/<> TUTKU

( Kişi, felsefeyi, ancak tutkuyla yaşama katar. )


-FELSEFE ile/ve/||/<> TÜMEL/LİK

( FELSEFE: Tümel anlama ve açıklama. )


-FELSEFE ve TÜZE(HUKUK)

( Yunan ökesi/dehası. VE Roma ökesi/dehası. )


-FELSEFE ile VARLIK



-FELSEFE ile/ve/||/<> YORUMBİLİM

( Toplumu yapılandırır. İLE/VE/||/<> Bireyi yapılandırır. )


-FELSEFENİN GEÇMİŞİ ile GEÇMİŞTEKİ FELSEFE



-FELSEFESİZ SANAT ve FELSEFESİZ BİLİM ve FELSEFESİZ FELSEFE

( Zanaat. VE Teknokrasi, işçilik. VE İdeoloji. )


-FELSEFÎ SORU/SORGULAMA ile/ve/= DEĞERLENDİRME



-FERÂCE ile TENNÛRE

( =KİSÂ=HIRKA=ABÂ=HULLE=BÜRDE=FERACÂ ile =KAMÎS=GÖMLEK=ENTÂRİ )


-FERÂCE ile TENNÛRE

( ... İLE Mevlevî dervişlerinin, semâ âyini sırasında giydikleri geniş eteklik. )


-FERÂSE ile FERÂŞE/PERVÂNE[Fars.]/USKUR[< İng.]

( Kısrak. İLE Geceleri, ışığın etrafında dönen küçük kelebek. Fırıldak. | Çark. | Haberci, kılavuz. | Şems-i Tebrizi. )


-FERDA[Fars.] ile FERDE

( Gelecek zaman, yarın. İLE Küçük denk, top. )


-FERDINAND DE SAUSSURE



-FERDİYET-İ SELÂSE:
ZÂT ve/||/<>/> İHTİYÂR/İRÂDE ve/||/<>/> SÖZ/EYLEM



-FERÎD/E ile FERÎDE[Fars.]

( Tek, eşsiz, eşi olmayan. Tasım/kıyas kabul etmez, ölçüsüz. Üstün. İLE Kendi oyuyla hareket eden, kibirli, gururlu. )


-FERZÂNE ile FERZÂNE

( Hâkim, bilgili, filozof kişi. İLE Nefsânî bağlantılardan sıyrılmış olan derviş. )


-FETHA ile/ve KESRE



-FEVER vs. TEMPERATURE



-FEVKÂLÂDE ile/ve HARİKULÂDE

( FEVK' el-ÂDE(T) ile/ve HARİK'UL ÂDE(T) )


-FEVKÂLÂDE ile/ve HARİKULÂDE

( Doğanın ötesi. İLE/VE Doğanın dışı. )


-FEYZ ile İSTİFÂDE



-FIGHT vs. ARGUE



-FIKRA değil/yerine/= BÖLÜMCE



-FIRKA-İ NÂCİYE ve/<> NECÂT



-FIRSAT VERMEK:
KENDİNE ve/||/<>/> ÖTEKİLERE ve/||/<>/> YAŞAMA ve/||/<>/> GELECEĞE



-FIRSAT ile/ve/||/<> BAHANE



-FIRSAT ile/ve VESİLE



-FIRTINA DERE ve İKİZDERE

( Sal Yaylası - Çamlıhemşin - Rize )


-FIRTINA DERE ve İKİZDERE

( Rafting yapılabilir. VE ... )


-FIRTINA DERE ve İKİZDERE

( 6 km.lik güzergâh [herkese yönelik] VE 12 km.lik güzergâh [uzmanlara yönelik] )


-FIŞKIR(T)MA/ATTIRMA ile/ve/değil PÜSKÜR(T)ME



-Fİ'E ile CEMÂ'AT



-FİDANLIK ile/ve KERDE

( ... İLE Sebze fideliği. )


-FİDE ile FİLİZ

( Yastıklarda tohumdan yetiştirilip başka yerlere dikilmek üzere hazırlanan sebze ya da körpe çiçek. İLE Yeni sürmüş körpe ve küçük dal ya da yaprak. )


-FİGAN değil/yerine/= ÇIĞLIK/HAYKIRIŞ; İNLEME



-FİĞ ile BEZELYE

( Hayvanlara yedirilir. İLE Kişiler yer. )


-FİĞ ile BEZELYE

( Baklagillerden, hayvan yemi olarak yetiştirilen bir bitki. İLE ... )


-FİKİR değil/yerine/= DÜŞÜNCE



-FİLİZLEMEK ile FİLİZLENME ile FİLİZLENMEK ile TOMURMAK

( Bitkilerin, gereğinden çok olan filizlerini kırmak. İLE Yumruların üzerinde, ince uzun filizlerin belirmesi biçiminde görülen patates hastalığı. İLE Filiz vermek. | Gelişmeye, büyümeye başlamak. İLE Ağacı dibinden kesmek. | Ağaç ve asmalarda filiz vermek üzere gözler kabarmak, tomurcuklanmak. | Şişip kabarmak. )


-FİLOZOF ile BİLGE



-FİLTRE ile/ve/değil EŞİK



-FİNCAN ile PİYALE

( ... İLE Kulpsuz, büyük fincan. )


-FİRE değil/yerine/= EKSİNTİ



-FİSKİYE değil FISKIYE



-FİTNE ile/ve CEHALET



-FİTNE ile İHTİBÂR



-FİTNE ve KİBİR



-FİTNE ile/ve TEŞVİŞ



-FİTRE ile/ve SADAKA

( Ramazan ayı boyunca. [Bayram namazına kadar] İLE/VE Ramazan ayı dışında. )


-FİTRE ile/ve SADAKA

( ... İLE/VE Tüm nesne/bitki/hayvan ve hizmetler. )


-FİZİBİLİTE değil/yerine/= YAPILABİLİRLİK/UYGULANABİLİRLİK



-FİZİK YASALARI:
BİRİNCİ DERECE ile/ve/||/<>/> İKİNCİ DERECE

( "İleri-geri gitmenin" yanıtı yoktur. )


-FİZİKÖTESİ = MABAD-ET-TABİİYE = METAPHYSICS[İng.] = MÉTAPHYSIQUE[Fr.] = METAPHYSIK[Alm.] = META TA PHYSIKA[Yun.]



-FLAIR vs. FLARE



-FLAME vs. FIRE



-FOG vs. SMOKE



-FOLE

( Kum saati. )


-FOLİKÜL = SİMÂR-I CERÂBÎYE = FOLLICULE



-FOREWORD vs. PREFACE



-FORGET vs. LEAVE



-FORTE ile FORTEPİYANO

( Parçanın, güçlü çalınacağını gösterir. İLE F.P. harfleriyle gösterilen, parçanın, önce güçlü çalınıp söylenileceğini, hemen sonrasında, hafifletileceğini belirten terim. )


-FORTE ile FORTİSSİMO

( Parçanın, güçlü çalınacağını gösterir. İLE Bir müzik yapıtında, bazı bölümlerin çok güçlü çalınması gerektiğini belirtir. )


-FOSİLLEŞME değil/yerine/= TAŞILLAŞMA



-FREE(DOM) vs./and FREE



-FREKANS ile DERECE



-FREUD ile/ve NIETSZCHE ile/ve MARX

( Bilinçdışı. İLE/VE İçgüdü. İLE/VE Yabancılaşma. )


-FRIEDRICH WILHELM NIETZSCHE



-FRIEDRICH WILHELM NIETZSCHE ve/||/<> ARTHUR SCHOPENHAUER

( 15 Ekim 1844 - 25 Ağustos 1900 VE/||/<> 22 Şubat 1788 - 21 Eylül 1860 )


-FRIEDRICH WILHELM NIETZSCHE ve/||/<> RICHARD WAGNER

( 15 Ekim 1844 - 25 Ağustos 1900 VE/||/<> 22 Mayıs 1813 - 13 Şubat 1883 )


-FROM OUT vs. FROM THERE



-FULL vs. COMPLETE



-FULL vs. DENSE



-FULL vs. DENSE



-FULTAYM değil/yerine/= TÜM GÜN/TÜM SÜRE



-Fuzûlî'ye



-FUZÛLÎ ve/<> İSMAİL EMRE



-FÜZYOMETRE

( Ergime ısısını ölçmeye yarayan aygıt. )


-G-SYNC ile G-SYNC COMPATIBLE



-GAİP | GAİBE ve MUHATAP | MUHATABA ve MÜTEKELLİM

( Serçe Parmak | Yüzük Parmağı VE Orta Parmak | İşaret Parmağı VE Baş Parmak )


-GAİP | GAİBE ve MUHATAP | MUHATABA ve MÜTEKELLİM

( Müzekker | Müennes VE Müzekker | Müennes VE Ben. )


-GAİP | GAİBE ve MUHATAP | MUHATABA ve MÜTEKELLİM

( Sağ elin avuç içine bakar biçimde )


-GALEBE

( GALİP GELME, YENME, ÜSTÜNLÜK | ÇOKLUK, KALABALIK | ZAPTOLUNMAYACAK DERECEDE AZGIN )


-GALEBE ile KAHR



-GALEBE ile KUDRET



-GALETE değil GALETA



-GALILEO GALILE



-GALOP/GALOPPADE

( 2/4'lük bir ölçüde, dönülerek sıçranılan, çok hızlı tempodaki bir dans. [1820 sonlarında, Duchesse de Berry tarafından] )


-GALVANOMETRE değil/yerine AKIMÖLÇER



-GAMZE ile/ve/değil GAMZE

( Yanaktaki çukur. İLE/VE [Divan edb.] Sevgilinin süzgün bakışı. | Birkaç anlama gelebilen bakış. )


-GAYE değil/yerine/= AMAÇ/EREK



-GAZEL/KASİDE ile MÜŞATTAR

( ... İLE Dizeleri arasına ek olarak ayrıca dizeler getirilmiş gazel ya da kasîde, teştîr edilmiş. )


-GAZETE değil/yerine/= ÇAĞIM



-GAZETE ile/ve/||/<> RESMÎ GAZETE



-Gd ile Ge

( Gadolinyum'un simgesi. İLE Germanyum'un simgesi. )


-GEBE ile AKUK[Ar.]

( Gebe hayvan. )


-GEBREOTU ile/ve/<>/> GEBRE/KEBERE

( Gebreotugiller ailesinin, çalıya benzer örnek bitkisi. İLE/VE/<>/> Gebreotunun yemişi. )


-GECE ve DİNGİNLİK ve DİNLENMEK



-GECE ve/<> İÇ ÂLEM



-GECE ile/ve KARANLIK GECE



-GECE ile/ve MUHAK



-GECİKME ile/ve/<> "FİJİ ZAMANI"

( ... İLE/VE/<> Fiji'lilerin randevuya geç kaldıklarındaki mazeretleri ve sözleri. )


-GECİKME ile "SÜRÜNCEME"

( ... İLE Bir işin, sonuçlanıncaya kadar boş yere uğradığı gecikmelerin tümü. )


-GECİKME ile HİSTEREZİS[Fr. < Yun.]

( ... İLE Doğa olaylarının gelişmesindeki gecikme. )


-GECİKTİRME ile/ve/değil/yerine/<> ÖTELEME



-GEÇE ile GEÇE ile GECE

( Herhangi bir saat başını geçerek/geçerken. İLE Karşılıklı iki yandan/yakadan her biri. İLE Güneşin batmasıyla oluşan karanlık. [>< GÜNDÜZ] )


-GEL-GİT/MED-CEZİR:
DÜNYADA ile/ve/<> GÜNEY ÇİN DENİZİ'NDE

( ... İLE/VE/<> Her 6 saatte bir gerçekleşmektedir. Borneo Adası'ndaki, Malezya'nın Sarawak eyaletindeki Sarawak Irmağı'nın akış yönünün bile değişmesine neden olmaktadır. )


-GELENEK ile/ve DİZGE



-GELENEK ile/ve/<> MODERNİTE



-GELENEKSELLEŞME ile/ve/||/<>/< KURUMSALLAŞMA



-GELİRİNİ KULLANMA/TÜKETME:
YAŞAMAK ÜZERE ve/||/<>/> HAYIR İŞLEMEK ÜZERE ve/||/<>/> "HAYIR!" DİYEBİLMEK ÜZERE



-GELİŞ(TİR)ME ile/ve/değil/yerine/||/<> İYİLEŞ(TİR)ME



-GELİŞİGÜZEL ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< KENDİNCE



-GELİŞİM ile/ve/<> DERİNLEŞME



-GELİŞİM ile/ve/> İLERLEME

( Yaptığı işi iyi yapan kişi ilerleyecektir. )


-GELİŞİM ile/ve/> İLERLEME

( İlerleme ancak hazırlık aşamasında olur. )


-GELİŞİM ile/ve/> İLERLEME

( Kişinin daha da ilerlemesi için olanca cesârete gereksinimi vardır. )


-GELİŞİM ile/ve/> İLERLEME

( Sessizlik ve Sükûnet içinde, gelişirsiniz. )


-GELİŞİM ile/ve/> İLERLEME

( Nasıl ilerlemeli? İki kâse pirinç feda edilerek. )


-GELİŞİM ile/ve/> İLERLEME

( Doğru yönde ilerlediğimi nereden bileceğim? Göreviniz hakkında gösterdiğiniz azim, kararlılık, berraklık ve sadakatte ilerleyişinizle. )


-GELİŞİM ile/ve/> İLERLEME

( Olgun kişi, atalarının bilgelik ve deyişlerini inceleyerek kişiliğini geliştirir. )


-GELİŞİM ile/ve/> İLERLEME

( İlerlemenin işaretleri nelerdir? Tüm endişelerden kurtulmuşluk, bir rahatlık ve sevinç hali, içte derin bir huzur, dışta bol enerji. )


-GELİŞİM ile/ve/> İLERLEME

( Yükselen güneş, ilerlemeyi simgeler. )


-GELİŞİM ile/ve/> İLERLEME

( Senden ileride olanlara gelişmek için, geride olanlara da rahatlamak için bak. )


-GELİŞİM ile/ve/> İLERLEME

( One needs all the courage to go further.
In Silence and Peace, you grow.
How shall I know that I am moving in the right direction? By your progress in intentness, in clarity and devotion to the task.
What are the signs of progress? Freedom from anxiety; a sense of ease and joy; deep peace within and abundant energy without. )


-GELİŞİP BÜYÜME = NEŞV Ü NEMÂ = DÉVELOPPEMENT



-GELİŞME ile/ve/<> DÖNÜŞME



-GELİŞME ile/ve GENLEŞME

( Hi, You probably get a ton of emails about "getting on the first page of Google." Too bad most of them are SCAMS. If you REALLY want to rank higher, you absolutely need to get this one part right: https://moreseotraffic.top/wal/?=farklar.net It's backed by data from thousands of SEO campaigns, across all industries. Just imagine what it could do for your business. Crystal DeMatio 964-2055 E. Badillo St Covina, CA 91724 If you prefer not to receive commercial messages regarding seo for your business, please remove yourself here: https://www.moreseotraffic.top/out.php/?site=farklar.net )


-GELİŞME ile/ve/değil/yerine/||/<> OLGUNLAŞMA



-GELİŞME ile/ve/<>/> YAYGINLAŞMA



-GELİŞMİŞ ÜLKE:
FAKİRLERİN BİLE ARABAYA BİNDİĞİ ÜLKE
değil/yerine/><
ZENGİNLERİN BİLE OTOBÜSE BİNDİĞİ ÜLKE



-GELİŞTİRME ile/ve/<> GÜÇLENDİRME

( Güç ve hayırlar herkes içindir ve isteyen herkese hazırdır. )


-GELİŞTİRME ile/ve/<> GÜÇLENDİRME

( Power and grace are for all and for the asking. )


-GELİŞTİRME ile/ve/<> ÖNÜNÜ/ÖTESİNİ AÇIK TUTMAK



-GELİŞTİRME ile/ve/<> PEKİŞTİRME



-GEMİ ile KALİTE

( ... İLE Osmanlılar'da bir tür gemi. )


-GENÇ GÖVDE, GÖVDECİK = RÎŞ = TIGELLE



-GENE-LİKLE değil/< GENELLİKLE

( Vurgu ve harfi tam/doğru seslendirerek! [Dudak ve bilgi tembelliği yapmadan!] [Harfleri biraraya getirerek değil kulak dolgunluğuyla, doğrusu nasıl söyleniyorsa o biçimde söyleyerek!] )


-GENE değil/yerine/= YİNE



-GENEL ile GENELDE



-GENELDE ile/ve/değil TEMELDE



-GENELGE ile/ve/||/<>/> YÖNERGE

( Bağlayıcılığı vardır. İLE/VE/||/<>/> Bağlayıcılığı yoktur. )


-GENELLEME ile/ve "BÜYÜLTMEK"



-GENELLEME ile/ve/değil "SIÇRAMA"



-GENELLEME ile/ve/değil ABARTMA



-GENELLEME ile/ve/> AYRIMCILIK



-GENELLEME ile/değil BENZETME/TEŞBİH



-GENELLEME ile ÇIKARIM



-GENELLEME ile/ve/değil/yerine DEĞİLLEME



-GENELLEME ile/ve EKSİK TÜMEVARIM

( Her şeyi genelleştirmeyi seven kişi, çoğunlukla yalan söyler. )


-GENELLEME ile/değil/yerine/>< EMİN OLARAK



-GENELLEME ile/ve/<> EZBERİNİ SÖYLEMEK



-GENELLEME ve/||/< GENELLEMENİN FARKINDALIĞI



-GENELLEME ile/ve/||/<>/> HATA



-GENELLEME ile/ve/<>/|| KABUL



-GENELLEME ile/ve/<> ÖTEKİLEŞTİRME



-GENELLEME ile/ve/değil SINIRLAMA



-GENELLEME ile TOPTANCI TUTUM



-GENELLEME ile/ve/değil YUVARLAMA



-GENELLEŞTİRME ile/ve MUTLAKLAŞTIRMA



-GENELLEŞTİRME ile/yerine OLASILIK OLARAK (DEĞERLENDİRME)



-GENELLEŞTİRME ile/değil ÖRNEKLENDİRME



-GENELLEŞTİRME ile/ve SOYUTLAŞTIRMA



-GENELLEŞTİRME ile/ve SOYUTLAYARAK GENELLEŞTİRME



-GENELLEŞTİRME = TAMİM = GENERALIZATION[İng.] = GÉNÉRALISATION[Fr.] = GENERALISATION[Alm.] = GENERALIS[Lat.]



-GENELLİKLE ile/ve/değil/||/<>/< BÜYÜK/YÜKSEK OLASILIKLA



-GENELLİKLE ile ÇOĞUNLUKLA



-GENELLİKLE ile GENEL-GEÇER



-GENELME ile GENELEME ile GENELLEME

( Genişleme. İLE Bir düşüncenin, farklı sözlerle, yeniden/tekrar anlatılması. İLE Bir ya da birkaç özel/tekil veriyi/durumu, herşeyi/herkesi katarak ve tek bir şeye indirgeyerek açıklamaya çalışma "iddiası"/zayıflığı.[Tüm genellemeler, yanlıştır! Bu bile!] )


-GENERAL vs. EXTENSIVE



-GENERAL vs. WHOLE



-GENERALIZATION vs. INFERENCE



-GENERALIZATION vs. WHOLENESS ATTITUDE



-GENEROSITY vs. EXTRAVAGANCE



-GENİŞ ZAMAN ile/ve/<> GENELLEŞTİRME



-GENİŞLEME ile/ve FERAHLAMA



-GENİŞLEME ile/değil GENLEŞME



-GENİŞLEME ile/ve/<> SEYRELME



-GENİŞLEME ile/ve YAYILMA



-GENİŞLETME ile GENLEŞTİRME



-GENİŞLETME ile/ve SAĞLAMLAŞTIRMA



-GENLEŞME ile YOĞUNLAŞMA



-GEOMETRİ/HENDESE ile/ve/||/<> MÜSELLESAT[Ar.]/TRİGONOMETRİ[Fr./İng.]

( Trigonometri, bağımsız bir bilim olarak, Meraga'da kurulmuştur. )


-GEOMETRİ/HENDESE ile/ve/||/<> MÜSELLESAT[Ar.]/TRİGONOMETRİ[Fr./İng.]

( Nokta, çizgi, açı, yüzey ve nesnelerin birbirleriyle ilişkilerini, ölçümlerini, özelliklerini inceleyen matematik dalı. | Bu konu ile ilgili olan kitap ya da ders. İLE/VE/||/<> Üçgenleri hesaplamayı konu edinen matematik dalı. )


-GERÇEK ile/>< SAHTE

( İlk/en başta küçük/düşük. İLE İlk/en başta büyük/yüksek. )


-GERÇEK ile/>< SAHTE

( İlerledikçe/derinleştikçe yüce/ulaşılmaz. İLE İlerledikçe/derinleştikçe değersiz. )


-GERÇEK ile/>< SAHTE

( ZAVALLILAR ile/değil/yerine/>< KİŞİLER:
Sadece, güc(ün)e/olanaklar(ın)a "saygı gösterirler". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Herkese saygı gösterirler.
Çoğunlukla dedikodu yaparlar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Düşüncelerini açıkça paylaşırlar.
Sadece, çıkarları olduğunda yardımseverlerdir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kibar ve her zaman yardımseverlerdir.
Gösterişin hastalarıdır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Gösterişi sevmezler.
Kolay söz verir, nadiren tutarlar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Verdikleri sözü tutmak için çabalarlar.
İlgi manyaklarıdır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Alçakgönüllülerdir. )


-GERÇEKLEŞ(TİR)ME ile/ve/<> KAZANIM



-GERÇEKLEŞME ile/ve/||/<> EKSİKSİZLEŞME



-GERDAN ile GERDANLIK ile GERDANİYE

( Gövdenin, omuzlarla, baş arasında kalan bölümü. | Şişmanlarda, çenenin altındaki tombulluk. İLE Çoğu değerli taş ve madenlerden ya da altın paradan yapılmış, boyna takılan takı. İLE Türk müziğinde, ince sol notasını andıran perde ve bir makam adı. )


-GEREĞİNDE ile/ve YERİNDE



-GEREKÇE ile/ve DAYANAK/ÇA



-GEREKÇE ile/ve MEŞRÛİYET ZEMİNİ



-GEREKÇE ile ZORLAYICI GEREKÇE



-GEREKİRSE yerine YERİ/ZAMANI GELDİĞİNDE



-GEREKSİNİM ile/ve İLERLEME



-GERGİNLİĞİN BÖLGELERİNDE:
BOYUN ile/ve/||/<> OMUZ ile/ve/||/<> ÜST SIRT ile/ve/||/<> ORTA SIRT ile/ve/||/<> ALT SIRT ile/ve/||/<> MİDE

( [psikolojik nedenleri] "Kendini tanımlamada korku ve bastırılmışlık." İLE/VE/||/<> "Zorunluluk ve sorumluluk." İLE/VE/||/<> "Üzüntü, keder." İLE/VE/||/<> "Güvensizlik ve güçsüzlük." İLE/VE/||/<> "Utanç, suçluluk, değersizlik." İLE/VE/||/<> "Duyguları yönetmede yetersizlik." )


-GERİ ÇEKİLMEME ve/||/<> AÇIKLAMA GETİRMEME



-GERİ TEPME ile/ve/||/<> TERS TEPME



-GERİLİM ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DENGE



-GERİLİMDE:
GERİLEME ile/değil/yerine İLERLEME



-GERİLME ile GERİNME



-GERİNME ile KASILMA



-GEVŞEME ile/ve/<> MAYIŞMA

( ... İLE/VE/<> Çok yemekten, sıcaktan ya da zevkten gevşemek. )


-GIPTA değil/yerine/= İMRENME



-GIŞÂ-İ HÜCREVÎ ile GIŞÂ-İ KİLYE ile GIŞÂ-İ MUHÂTÎ ile GIŞÂ-İ MÜSTEBTIN-ÜL-BATN

( Mukoza zarı. İLE Böbrek zarı. İLE Gövdenin tüm iç boşluklarını kaplayan/örten ince deri. İLE Karın zarı, periton. )


-GİDE GİDE

( Bir olay ya da olgunun artması ya da eksilmesinde. )


-GİDERME ile/ve/değil/||/<>/< HAFİFLETME



-GİRİŞ ile/ve/||/<>/> GELİŞME ile/ve/||/<>/> SONUÇ



-GİRME ile YANSIMA



-GİTAR ile/değil UKULELE/UKE



-GİTGİDE



-GİZLİ ile/değil İÇTE



-GLANCE vs. GLIMPSE



-GLOBAL/LEŞ(TİR)ME değil/yerine/= KÜRESEL/LEŞ(TİR)ME



-GLOBE değil/yerine/= YUVAR



-GOETHE ve/||/<> HERDER



-GOETHE ve/||/<> SCHILLER



-GOOD vs. EFFECTIVE



-GOOGLE ile/ve/<>/yerine 6D



-GÖBEK:
TANE ile KAFES ile RULMAN



-GÖBEKLİTEPE ve/||/<> ANU ve/||/<> MARDUK



-GÖBEKLİTEPE ile/ve EŞİK



-GÖBEKLİTEPE ve/||/<>/>/< JERF AL AHMAR

( Tapınak. VE/||/<>/>/< Yerleşim alanı/merkezi. )


-GÖÇEBE ile GÖÇMEN



-GÖÇEBE ile HORDA

( ... İLE Göçebe ve ilkel olarak yaşayan, yağmacı ve sataşkan topluluk. )


-GÖÇME ile (")GÖÇME(")

( Mekânlarda/"insanda"[bölge/yer değiştirme]. İLE/VE/<> Nesnelerde/"insanda[yaşlanma, sağlığını kaybetme].". )


-GÖÇME ile GÖÇÜRME



-GÖK CİSİMLERİNİ TANIMLAMA BİLİMİ ile/ve GÖK HARİTASI, YILDIZ UZAKLIKLARINI ÖLÇME



-GÖK TERİKE

( Henüz biçilmemiş ekin. )


-GÖKADALAR/GALAKSİLER'DE:
SIRIUS ile/ve/< POLLUX ile/ve/< ARCTURUS ile/ve/< RIGEL ile/ve/< ALDEBARAN ile/ve/< BETELGEUSE ile/ve/< ANTARES



-GÖLGE ile EĞLEK

( ... İLE Öğle sıcağında, sürünün dinlendiği gölgelik. | Yolcuların, geceyi geçirdikleri yer, han, konak. )


-GÖLGE ile/ve/değil/yerine/=/||/<>/< GÖVDE

( Gölgeyi takip edersen güneşi de bulursun! )


-GÖLGE ile/ve/değil/yerine/=/||/<>/< GÖVDE

( Gölgeni göremiyorsan, gölgeye kaç! )


-GÖLGE ile/ve/değil/yerine/=/||/<>/< GÖVDE

( "Bilgi/episteme(loji)". İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/=/||/<>/< Varolan/onto(loji). )


-GÖLGE ile İZDÜŞÜM



-GÖLGE ile/ve KUZ

( ... İLE/VE Gölgede kalan yan. )


-GÖLGE ile TAM GÖLGE

( Gölge, varolanı gösterir. )


-GÖLGE ile/değil YANSIMA



-GÖLGE ile YARIGÖLGE

( ... İLE Bir ışık kaynağı önüne konulan, saydam olmayan bir cismin gerisindeki ekran üzerine vuran gölgesinin çevresinde görülen, çok koyu karanlık olmayan bölümü. )


-GÖMLEĞİN KOL DÜĞMELERİNDE

( BİLEK İLE DİRSEK ARASINDA KALAN DÜĞMEYİ KAPALI TUTMAK )


-GÖNDERGE ile GÖSTEREN ile GÖSTERİLEN

( ... İLE Biçim. İLE Anlam. )


-GÖNDERGE ile GÖSTEREN ile GÖSTERİLEN

( Görüntü/simge. ile Harflerle. [E.V] ile Sözcük olarak[EV] )


-GÖNDERME ile/ve/değil/yerine/<> KATKI



-GÖNDERME ile ORTADAN KALDIRMA



-GÖNDERME ile/yerine UĞURLAMA



-GÖNÜLLÜLÜK ile/ve/||/<> NEŞE



-GÖRELİ ile/ve/||/<> DURUMA GÖRE



-GÖREV = VAZİFE, ÜFULE = FUNCTION[İng.] = FONCTION[Fr.] = FUNKTION[Alm.] = FUNCTIO[Lat.] = FUNCIÓN[İsp.]



-GÖRME ile/ve/<> NÜFÛZ ETME



-GÖRME >< ŞİZOFRENİ

( Doğuştan görme engelli olan kişiler, şizofreni hastalığına yakalanmıyor. )


-GÖRÜMCE ile BALDIZ



-GÖRÜNGÜ = HADİSE = PHENOMENON, APPEARANCE[İng.] = PHÉNOMÈNE[Fr.] = ERSCHEINUNG[Alm.] = PHAINOMENON[Yun.] = FENOMENO[İsp.]



-GÖRÜNME ile/ve YAKIŞMA



-GÖRÜRSEM ile GÖRDÜĞÜMDE



-GÖSTERGE ile/ve BELİRTİ



-GÖSTERGE ile/ve GARANTİ



-GÖSTERGE = İŞARET = SIGN[İng.] = SIGNE[Fr.] = ZEICHEN[Alm.] = SIGNUM[Lat.] = SENAL[İsp.]



-GÖSTERGE ile/değil/||/<>/> KANA[İt. < CANNA]

( ... İLE/DEĞİL/||/<>/> Geminin çektiği suyu göstermek için baş ve kıç bodoslamaları üzerine konulan işaretler. )


-GÖSTERGE ile/ve/||/<> PARAKETE[İt.]

( ... İLE/VE/||/<> Geminin saatteki [deniz mili] hızını anlamak için kullanılan araç. )


-GÖSTERGE ile/ve/değil UZANTI



-GÖSTERME ile/ve/değil/yerine İMLEMEK/İŞARET (ETME)



-GÖSTERME ile/ve/değil/yerine YAŞAMAK



-GÖVDE

( STEM )


-GÖVDE GELİŞTİRME ile/değil/yerine FITNESS

( )


-GÖVDE ile/ve ben



-GÖVDE ve/||/<> ANLIK(ZİHİN) ve/||/<> TİN

( Çap/çeper. VE/||/<> Yarıçap. VE/||/<> Merkez. )


-GÖVDE ve/||/<>/> ANLIK ve/||/<>/> BİR/LİK



-GÖVDE = BEDEN = BODY[İng.] = CORPS[Fr.] = DAS LEIB, DER KÖRPER[Alm.] = IL CORPO[İt.] = EL CUERPO[İsp.] = CORPUS[Lat.] = TO SOMA, HO KHROS[Yun.] = CİSM, CESED, CURM[Ar.] = BEDEN[Fars.] = HET LICHAAM[Felm.] = DEHA[Sansk.]



-GÖVDE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BEN

( Gövde ve gövdeyle özdeşlik duygusu var oldukça, düş kırıklıkları kaçınılmazdır. )


-GÖVDE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BEN

( Gövde olmadığında siz gövdeden ayrılmış değilsiniz - sadece Siz'siniz. )


-GÖVDE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BEN

( Gövde, üzerinde aşırı konsantrasyon kendi amacına ters düşer ve aksi sonuç verir. )


-GÖVDE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BEN

( Kendinin, gövde ve zihin olmadığını bilen bir kişi, bencil olamaz. Çünkü, bencillik nedeni olabilecek bir şeye sahip değildir. )


-GÖVDE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BEN

( Benlik, öylesine kendinden emindir ki, cesâreti tümüyle kırılmadıkça vazgeçmez. )


-GÖVDE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BEN

( Bir gövdede odaklanmış sonsuz olansınız. )


-GÖVDE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BEN

( "Ben Gövde'yim" düşüncesini yok edin, o zaman iç ve dış bir olacak. )


-GÖVDE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BEN

( "Ben Gövde'yim" düşüncesinin ötesine geçin. )


-GÖVDE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BEN

( Gövde ve zihin sınırlılardır, onun için de incinmeye açıklardır, onların, korunmaya gereksinimleri vardır ve bu da korkuya yol açar. )


-GÖVDE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BEN

( Gövde ve zihin içinde olmadığınızı, fakat her birinin de farkında olduğunuzu bilmek, kendini-biliştir. )


-GÖVDE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BEN

( Sükûnet ve sessizlik içinde "Ben" kabuğu erir ve iç ile dış bir olur. )


-GÖVDE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BEN

( Her kim, varoluşu hakkında bir yanıt arayarak düşünürse ve kendi kaynağını bulmayı içtenlikle isterse, her zaman mevcut olan "Ben-im" duygusunu kavrayabilir ve zihni karartan bulutlar dağılıp, varlığın özü tüm ihtişamıyla görününceye dek onun üzerinde büyük dikkatle ve sabırla durabilir. )


-GÖVDE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BEN

( As long as there is the body and the sense of identity vs. the body, frustration is inevitable.
Without the body you are not disembodied - you Just are.
The self is so self confident, that unless it is totally discouraged, it will not give up.
Go beyond the I-am-the-body idea.
The body and the mind are limited and therefore vulnerable; they need protection which gives rise to fear.
Whoever is puzzled by his very existence as a conscious being and earnestly wants to find his own source, can grasp the ever-present sense of I am and dwell on it assiduously and patiently, till the clouds obscuring the mind dissolve and the heart of being is seen in all its glory. )


-GÖVDE ile/ve/<> BİLİNÇ

( Zuhur. İLE/VE Tecelli. )


-GÖVDE ile/ve/<> BİLİNÇ

( Kişi, önce gövdesine bakmalıdır. )


-GÖVDE ile/ve/<> BİLİNÇ

( İnsan gövdesi, doktoru, eczanesi kendinde olan bir yapıya sahiptir. )


-GÖVDE ile/ve/<> BİLİNÇ

( MENZİL-İ CÂN: İnsan gövdesi. | Ulvî âlem. )


-GÖVDE ile/ve/<> BİLİNÇ

( TENÂVÜR[Ar.]: İri gövdeli kişi. )


-GÖVDE ile/ve/<> BÜNYE[Ar.]



-GÖVDE ve/||/<> EV ve/||/<> EVREN

( Bilinç. VE/||/<> Kişi. VE/||/<> Yaşam. )


-GÖVDE ve/||/<> EV ve/||/<> EVREN

( Tohum. VE/||/<> Ağaç. VE/||/<> Meyve. )


-GÖVDE ile KONGÖVDE

( ... İLE Palmiyelerde olduğu gibi, üzerinde yaprak kalıntıları, izleri bulunan dalsız, budaksız gövde. )


-GÖVDE ve/<> MÂBED

( Mâbedine[gövdesine] bakmayan, mâbâdına[kıçına] bakmak zorunda kalır. )


-GÖVDE ve/<> MÂBED

( Akılsız başın cezasını, ayaklar çeker. )


-GÖVDE = SÂK = TIGE



-GÖVDE ile/ve/<> ZİHİN

( Gövde ile gövdede barınan bilinç arasında zihin yer alır. )


-GÖVDE ile/ve/<> ZİHİN

( Gövde, ölçüsünü bilir, ama zihin bilmez. )


-GÖVDE ile/ve/<> ZİHİN

( Gövde ve zihin sınırlılardır, onun için de incinmeye açıklardır, onların, korunmaya gereksinimleri vardır ve bu da korkuya yol açar. )


-GÖVDE ile/ve/<> ZİHİN

( Gövde, dış varlığı, bilinç iç varlığı tanımlar, saf farkındalık halinde ise En Yüce Olan'la temas kurulur. )


-GÖVDE ile/ve/<> ZİHİN

( Gövdenin ötesine geçmek için sağlıklı olmalısınız; zihnin ötesine geçmek için ise zihniniz kusursuz bir düzen içinde olmalı. )


-GÖVDE ve/||/<> ZİHİN ve/||/<> KALP ve/||/<> HİÇ

( Deneyim aradığımızda. VE/||/<> Bilgiyi aradığımızda. VE/||/<> Tanrı'yı aradığımızda. VE/||/<> Hakikati aradığımızda. )


-GÖVDEMİZ:
OKSİJEN ve/||/<> KARBON ve/||/<> HİDROJEN ve/||/<> NİTROJEN ve/||/<>
KALSİYUM ve/||/<> FOSFOR ve/||/<> + 54 ÖĞE

( %65 ve/||/<> %18 ve/||/<> %10 ve/||/<> %3 ve/||/<> %1.4 ve/||/<> %1.1 ve/||/<> + %0 - 0.99 )


-GÖVDENİN ANATOMİK YAPISI = SÂKIN İNTİSÂC-I TEŞRÎHÎSİ = STRUCTURE ANATOMIQUE DE LA TIGE



-GÖZ HÜCRESİ ile/ve/<> ÇUBUK HÜCRE

( ... İLE/VE/<> Retina tabakasında bulunan, ışığa duyarlı iki hücreden biri. )


-GÖZDEN DÜŞME ile/ve/<>/>< YÜCELME

( İkisi de, kişiyi eşit şaşırtır. )


-GÖZDEN GEÇİRME ile KOLAÇAN ETME

( ... İLE Herhangi bir amaçla çevreyi dolaşıp pek belirli etmeksizin gözden geçirme. )


-GÖZE/HÜCRE ile TURGOR

( ... İLE Gözenin çok su çekerek şişmesi, özsuyunun kıvamının azalması. )


-GÖZE ile LENFOSİT[Fr.]

( ... İLE Kanda, kemik iliğinde, lenfte bulunan, tek ve çok iri çekirdekli, küçük, renksiz bir kan gözesi. )


-GÖZE ile ZOOSPOR[Fr. < Yun. ZOON: Hayvan. | SPOROS: Tohum.]

( ... İLE Suda yaşayan mantarlarda ve suyosunlarında bulunan, selüloz zardan yoksun, üzerindeki iki ya da daha çok titrek tüyle devinen üreme gözesi. )


-GÖZLEM = MÜŞAHEDE = OBSERVATION[İng., Fr.] = BEOBACHTUNG[Alm.] = OBSERVAR, MIRAR[İsp.]



-GÖZLEME ile BAZLAMA/Ç

( ... İLE Sacda pişirilmiş, yuvarlak pide. | Tatlısı bol, kalın gözleme. )


-GÖZTEPE ile/ve GÖZ TEPE

( Kadıköy, Çifte Havuzlar'dan sonraki semt. İLE/VE Kanlıca'nın 4 km. doğusunda bulunan bir tepe ve su. )


-GÖZYAŞI:
KEDERDE ile BOZULMADA ile SOĞANDA ile GÜLÜŞTE

( )


-GRAFİK değil/yerine/= ÇİZGE



-GRAIN vs. PIECE



-GRAMINEAE = NECÎLÎYE



-GRANT ile/ve/||/<>/>< REVOKE



-GRAVE ile LARGO ile LARGETTO ile LENTO ile ADAGIO ile ALLEGRO ile ALLEGRETTO ile ANDANTE ile ANDANTINO ile ANIMATO ile APPASIONATO ile VIVACE ile PRESTO ile PRESTESSIMO

( ... İLE Bir parçanın, ağır ve görkemli çalınacağını/söylenileceğini anlatır. | Bu ağırlıkta çalınan müzik parçası. İLE Bir parçanın, largodan çabuk ve hafif çalınacağını anlatır. | Bu biçimde çalınan müzik parçası. İLE Bir parçanın, ağır çalınacağını anlatır. | Bu tempoda çalınan parça. İLE Yavaş, ağır olarak. | Bu biçimde çalınan beste. İLE Bir parçanın, canlı, neşeli ve hızlı çalınacağını anlatır. İLE Bir parçanın, allegrodan biraz daha ağır çalınacağını anlatır. Yarı yavaş, adagio ile andantino arası. İLE Andanteden daha canlı, daha hızlı. İLE Bir parçanın, canlı çalınacağını anlatır. İLE Bir parçanın, coşkunca çalınacağını anlatır. İLE Canlı ve hızlı. İLE Çabuk, çok çabuk bir tempo ile. | Bu tempo ile çalınan müzik parçası. İLE Çok çabuk, aşırı hızlı. )


-GREED vs. APPETITE



-GREED vs. INSATIABLE



-GRİ MADDE ile/ve/<> BEYAZ MADDE

( Nöronun hücre gövdesi. İLE/VE/<> Akson. )


-GRİ MADDE ile/ve/<> BEYAZ MADDE

( Yaşayan bir beynin yaklaşık %40'ı gri madde, %60'ı beyaz maddeden oluşur. )


-GRİ MADDE ile/ve/<> BEYAZ MADDE

( Gerçek bilgi işlemesinin yapıldığı hücreleri içerir. Beyinde kullanılan oksijenin yaklaşık %94'ünü kullanır. İLE/VE Akson ve aksonu saran yağlı bir protein olan myelin'dir. Hücrelerin dışına doğru uzayan dendrit ve aksonları sararak birbirinden ayırmaya yarar. Farklı gri maddeleri birbirine ve gri maddeyi gövdenin öteki taraflarına da bağlayarak beynin iletişim ağını oluşturur. )


-GRİ MADDE ile/ve/<> BEYAZ MADDE

( [Bilgisayar benzetmesiyle] İşlemci (CPU). İLE/VE Kablo bağlantısı.[Zekâ, hem birlikte, hem de hızlı çalışmayı gerektirir.] )


-GROUND vs. SUBSTRUCTURE



-GRUP/GRUBU yerine ÖBEK/ÖBEĞİ, KÜME



-GÜBRE ile/ve FIŞKI

( Tarımda kullanılılabilen hayvan dışkısı. İLE/VE Taze gübre. )


-GÜBRE ile/ve ŞERBET



-GÜÇ/KUVVET ile/ve/<> İVME

( ... İLE/VE/<> Birim zamandaki hız değişimi. )


-GÜÇ ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> TEKELLEŞME



-GÜÇLENDİRME ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< SAĞLAMLAŞTIRMA/BERKİTME



-GÜÇLEŞTİRME ile/değil GÜÇLENDİRME



-GÜDÜ ile CEZBE

( İtim. İLE Çekim. )


-GÜDÜLENME ve/>/< DAYANÇ/SABIR ( ve/>/< GÜDÜLENME)

( Yaşam, Güdülenme ve Sabır üzerine işlemektedir. )


-GÜDÜLENME ve/>/< DAYANÇ/SABIR ( ve/>/< GÜDÜLENME)

( Herhangi bir işe başlarken çeşitli nedenlerle zihinsel hareketlilik başlatılır fakat uzun süren/sürecek işlerde ancak bir yere kadar yeterli olur. Güdünün tükenmeye başladığı noktada sabır devreye girer/girmelidir. İşin süresine, zorluğuna göre sabrın da yetmeyeceği noktaya gelinir. Sabrın tükendiği noktada da işin tamamlanması noktasına yaklaşılmıştır ve sona yaklaşmış olmanın güdülemesiyle de süreç/iş tamamlanır. )


-GÜDÜLENME ve/> KATILIM



-GÜDÜLENME ve/> VERİMLİLİK



-GÜDÜLENME ile/ve/> YÖNELME/YÖNLENME



-GÜDÜLENMEDE:
ALGI ve/||/<>/> SEÇME ve/||/<>/> ÖZERKLİK ve/||/<>/> ÖZYETKİNLİK



-GÜFTE değil/yerine/= YAZAN, YAZIM



-GÜĞÜM ile DEBBE



-GÜHERÇİLE ile/ve/<> ŞİLİ GÜHERÇİLESİ

( ... İLE/VE/<> Şili'nin kuzeyinde, zengin, güherçile yatakları bulunmaktadır. )


-GÜHERÇİLE ile/ve/<> ŞİLİ GÜHERÇİLESİ

( GÜHERÇİLE: İlaç olarak kullanılan, barut gibi patlayıcı maddeler yapımına yarayan, beyaz renkte ve ince billurlar durumunda, bileşik bir madde. Potasyum nitrat[KNO3] )


-GÜLME:
ŞAŞIRMA ve/||/<>/< DÜŞÜNME



-GÜLME ile KİKİRDEME



-GÜLSÜ KOROLLA, GÜL ÇİÇEĞİNDEKİ GİBİ BİR KOROLLA = TÜVEYC-İ VERDÎ = COROLLE ROSACÉE



-GÜNAH ile/değil GÜBRE



-GÜNAH ile ZELLE

( Cüzzî irade ile. İLE Küllî irade ile. )


-GÜNBERİ >< GÜNÖTE

( Yer'in, Güneş'e en yakın bulunduğu nokta. >< Yer yörüngesinin, Güneş'e en uzak bulunduğu nokta. )


-GÜNBERİ >< GÜNÖTE

( 147.300.00 km. >< 152.100.000 km. )


-GÜNBERİ >< GÜNÖTE

( 03 Ocak >< 04 Temmuz )


-GÜNCEK/ŞEMSİYE ile/ve YAĞMURLUK

( [kökeni/etimolojisi] [Ar.] ŞEMS: Güneş. > ŞEMSİYYE: Güneşlik, güneşle ilgili. İLE/VE ... )


-GÜNEŞ İLE OLAN MESAFE

( 149 milyon.[Işığın, Güneş'ten, Dünya'ya ulaşması, yaklaşık 8 dakika 20 saniye sürüyor.] )


-GÜNEY KORE ve/<> SEUL

( ... VE/<> Güney Kore'nin başkenti. )


-GÜNEY KORE ve/<> SEUL

( Türk Şehitliği, Birleşmiş Milletler bölgesinde, güneydeki liman kenti Pusan'dadır. )


-GÜNEY KORE ve/<> SEUL

( ... VE/<> Han Irmağı, kenti, ikiye bölmektedir. )


-GÜNEY KORE ve/<> SEUL

( Budist tapınaklarında, her sabah saat 06:00'da, 10:00'da ve 18:00'de, 4 ayrı davul çalınır. Bunlardan ilk 3'ü, sırası ile hava, su ve karadaki canlılar içindir ve sonuncu vuruş ise tüm evren içindir. )


-GÜNEY KORE ve/<> SEUL

( Tekvando'nun anavatanıdır. )


-GÜNEY YARIM KÜREDE ile/ve KUZEY YARIM KÜREDE

( [Dünyanın, ekseni çevresindeki hareketinden dolayı:] Sağa doğru saparak. İLE/VE Sola doğru saparak. )


-GÜVE ile ATLAS GÜVESİ/KELEBEĞİ

( ... İLE Böceklerin en büyüğüdür. )


-GÜVE ile ATLAS GÜVESİ/KELEBEĞİ

( ... İLE Ancak, bir haftadan biraz fazla yaşarlar. )


-GÜVE ile ATLAS GÜVESİ/KELEBEĞİ

( ... İLE Büyürlerken, dört kez deri değiştirirler. )


-GÜVE ile ATLAS GÜVESİ/KELEBEĞİ

( ... İLE Kanat uzunlukları, 30 cm.'yi bulabilir. )


-GÜVE ile ATLAS GÜVESİ/KELEBEĞİ

( ... İLE Kanat ucları, kobranın başına benzer. )


-GÜVE ile ATLAS GÜVESİ/KELEBEĞİ

( ... İLE Ağızları olmadığından dolayı, tüm enerjilerini, eş bulmak için kullanırlar. )


-GÜVE ile AY GÜVESİ

( Kurtçuğu, yapağı, kumaş ve dokuma yiyen, pulkanatlılardan bir böcek. İLE ... )


-GÜVE ile/ve/<> TEMBEL HAYVAN/BRADIPUS GÜVESİ



-GÜVEN!:
GÜLÜŞÜN ARDINDAKİ KEDERE ve/||/<> ÖFKENİN ARDINDAKİ SEVGİYE ve/||/<> SESSİZLİĞİN ARDINDAKİ NEDENE



-GÜVENCE ile/ve DAYANAKÇA



-GÜVENCE ile GARANTİ



-GÜVENEN/E ve/||/<> YALAN SÖYLEYEN/E

( Yalan söyleme! VE/||/<> Güvenme! )


-GÜVENLİK / GÜVENCE

( Bir şeyin doğruluğu, gerçekliği konusunda kanaat verici belge, delil, iz, argüman. | Anlaşmazlık konusu olan şeyde, yargıcın kanılarını oluşturan şey, delil. | Sonurguya ulaşan bir uslamlamanın dayandığı gerçek, delil. )


-GÜVERTE ile PALAVRA[İsp.]

( ... İLE [eskiden] Genellikle posta vapurlarında, üst güvertenin altındaki güverte. | [argo] Herhangi bir konuda, gerçeğe aykırı, uydurma söz ya da haber. Uzun ve boş konuşma. )


-GÜZELLİK:
MANTIK'TA ile ESTETİK'TE

( Doğruluk. İLE Güzellik. )


-GÜZELLİK:
MANTIK'TA ile ESTETİK'TE

( GÜZEL: Amacı olmayan amaçlılık. )


-GÜZELLİK ile/ve/değil/yerine CÂZİBE



-GÜZÎDE değil/yerine/= SEÇİLMİŞ, SEÇKİN, BEĞENİLMİŞ



-HABB/E

( TÂNE/LER, TOHUM )


-HABBE

( DERVİŞLERİN GİYDİĞİ HAYDÂRİYE'NİN YAKASINA TAKILAN İKİ YUVARLAK TAŞ. BU TAŞLAR NECEF YA DA AKİK OLUR. [HASENEYN'İN MUHABBETİNE NİŞÂNE] )


-HABER/SAVA ile MÜJDE



-HABER ile NEBE

( ... İLE Önemli haber. )


-HABERLEŞME ile İLETİŞİM



-HACC:
NİYET ve/<> TERBİYE



-HACC'TA:
ARARAT ile/ve/||/<>/> MEŞAR ile/ve/||/<>/> MÜZDERİFE ile/ve/||/<>/> MİNA



-HACC ile/ve UMRE



-HACI ile/ve/değil HÂCE

( HACE BEKTÂŞÎ VELÎ )


-HAÇSI KOROLLA, HAÇ BİÇİMİNDE KOROLLA = TÜVEYC-İ SALÎBÎ = COROLLE CRUCIFORME



-HADDE değil/yerine/= SÜZGEÇ, İMBİK



-HADDİNİ BİLMEK ve/||/<> VAROLMA/VAROLABİLME



-HADEME ile AVADANCI

( ... İLE Osmanlı sarayında, bir sınıf hademe. )


-HADEME ile/ve GÜLLABİ/Cİ

( ... İLE/VE Akıl hastahanelerinde. )


-HÂDİNE

( Çocuğu besleyip büyütme hakkına sahip kadın. )


-HÂDİSE ile/ve GÖSTERGE



-HÂDİSE değil/yerine/= OLAY | DURUM



-HÂDİSE ile VAK'A

( Genele dayalı ve etkisi [geniş] olan/olabilen. İLE Bir/kaç kere ve olumsuzluklarda. )


-HAFIZA ile/ve HAYALHÂNE

( Tekil anlam deposu. İLE/VE Tekil biçim deposu. )


-HÂFIZLIK:
3/5/10 SAYFA(DA/SI) OLMAK/KALMAK ve/<> HER CÜZ'DE

( Mushafın, tamamının baştan hıfz edilmiş olduğundan hareket edilir. )


-HAFL/HAFLE ile HAFR/HAFŞ

( Kederlenme, tasalanma. | Toplanma, toplantı. İLE Kazma, kazılma. )


-HAİNLEŞTİRME ile/ve/<> ÖTEKİLEŞTİRME



-HAK GÖZETME ile VİCDAN



-HAK ile/ve/<> GÜVENCE



-HAKİKAT >< HURÂFE ile/ve/<> TARİHÇİ

( Hakikat gibi, hurâfelerin de, tarihçinin işine geleni vardır, gelmeyeni de. )


-HAKİKAT-İ KÂBE ve HAKİKAT-İ KIBLE



-HAKİKAT ve DİZGE



-HAKİKAT ile MECÂZ ile KİNÂYE

( Kök.(Mutabakat). İLE İkinci anlam yüklemek.(Tazammun/Akıl). İLE Hakikat ile mecâz arasında bırakmak.(İltizam). )


-HAL ile/ve MELEKE

( Geçici. İLE/VE Kalıcı. )


-HALA ile/ve TEYZE

( Babayla kardeşlik bağlantısı olan dişil gövdeli kişi. İLE/VE Anneyle kardeşlik bağlantısı olan dişil gövdeli kişi. )


-HALAT'LARDA:
BRAGA/MARSPET/PATRISA ile/ve GOMANA ile/ve KANDİLİSA ile/ve İSTRUMAÇA ile/ve VARAGELE ile/ve YOMA

( Gemilerde kullanılan halat. İLE/VE Gemi demirinin bağlı olduğu halat. İLE/VE Gemideki serenleri kaldırmaya yarayan halat. İLE/VE Birbirine takılmış halat. İLE/VE Bir şeyi bir yerden başka bir yere çekmek için kullanılan halat. İLE/VE 3-4 kat kol bükülmüş halat. )


-HALAT ile VARAGELE

( ... İLE Bir şeyi bir yerden başka bir yere çekmek için kullanılan halat. )


-HÂLE ile HÂLE[çoğ. HÂLÂT]

( Bazen ay ve güneşin etrafında görülen parlak daire, ay ağılı. İLE Annenin kızkardeşi, teyze. | Meme çevresinde bulunan koyu renkli daire. )


-HALF/HALFE ile HALF

( Yemin etme. | Yemin. İLE Art, arka. | Kötü evlât. )


-HÂLİD/E ile HALÎDE[Fars.]

( Sonsuz, ebedî, daim. | Bir yıldan çok yaşayan ot/ağaç. İLE Dürterek bastırılmış, saplanmış. )


-HALİFE ve/<> HANİFE



-HALİFE ile/ve KUL



-HALİYYE[çoğ. HALİYYÂT] ile HÂLİYYE

( Bekâr bayan. İLE İbâdet sırasında raks etme, el şaklatma gibi durumları helâl sayan bir tarikat. )


-HALK MECLİSİ ile/ve BULE



-HALK YÖNETİMİ ile/ve/||/<> ÜNİVERSİTE ile/ve/||/<> TİYATRO ile/ve/||/<> SPOR

( İyonya'lıların, insanlığın gelişimindeki önemli katkı eşikleri. )


-HALKALI ODUN BORULARI = EV'İYE-İ HALKAVÎYE = VAISSEAUX ANNULAIRES, VAISSEAUX ANNELÉS



-HALKERKİ = HÜKÜMET-İ AMME = DEMOCRACY[İng.] = DÉMOCRATIE[Fr.] = DEMOKRATIE[Alm.] = DEMOKRATIA, DEMOS:HALK, KRATOS:ERK, EGEMENLİK[Yun.] = DEMOCRACIA[İsp.]



-HALTER'DE:
SİLKME ile/ve KOPARMA



-HAM ile/ve/||/<> KEKRE

( ... İLE/VE/||/<> Tadı acımtırak, ekşimsi ve buruk olan. )


-HÂME ile HÂME[Fars.]

( Başın üst bölümü, tepesi. Kafatası. İLE Kalem. )


-HAMLİYYE ile ŞARTIYYE

( Yüklemli[sözcük, ya edat, ya isim, ya fiil.].(Basîta). İLE Koşullu[şartlı]. )


-HAMMADDE ile SERMAYE



-HAMMADDE ile ÜRÜN



-HAMSİ ile/ve/değil/||/<>/< HAMSE



-HANÇER ile CENBİYE/CEMBİYE

( ... İLE Yemenli'lerin, genç yaşlarından ölünceye kadar bellerinde taşıdıkları bir hançer. )


-HANDSOME/BEAUTIFUL vs. LIKABLE



-HANE ve/> KÖY ve/> NÂHİYE ve/> KAZÂ



-HAPPYNESS vs./and PEACE



-HARABE değil/yerine/= ÖREN/YIKI

( Eski yapı ya da kent kalıntısı. )


-HARARET-İ GARÎZİYYE değil/yerine/= DOĞAL ISI )



-HAREKET-İ MÜSTAKÎME ile HAREKET-İ UFKİYE ile HAREKET-İ MENKÛSE



-HAREKET:
CEVHER'DE ile NİCELİK'TE ile NİTELİK'TE ile MEKÂN'DA



-HAREKET:
SABİT HIZLA DÜZ ÇİZGİDE ile DAİRESEL



-HAREKET'TE:
İŞÂRÂT-I HİSSİYE ile/ve MAKSADÜ'L HAREKET



-HAREKET ve/||/<> DUYGULANIM ve/||/<> BENZETME

( İki kişi arasındaki tüm ilişkilerde ve temelinde, anne ile çocuğun ilişkisinde, yerli yerinde ve yeterince bulunması gerekenler... )


-HAREKET ve MADDE



-HAREKET ile NUKLE



-HAREKET ile/ve SÜRÜKLENME



-HAREKET ve/> TİN/PSİŞE ve/> ZEKÂ

( Değiştirir. VE/> Birleştirir. VE/> Dönüştürür. )


-HAREKETİ-İ İRÂDİYE ile İRÂDE-İ AKLİYE

( Hayvan/da. İLE İnsan'da. )


-HAREKETSİZLİK ve/||/<>/> ÇÜRÜME



-HAREM ile MAKSÛRE

( Herkesin girmesine izin verilmeyen, saygıdeğer ve kutsal yer. | Hac zamanında ihrâma girilen yerden itibaren Kâbe'ye doğru olan bölüm. | Önceleri, saraylarda ve büyük konaklarda bulunan hanımlar dairesi. | Nikâhlı hanım, zevce. İLE Camilerde, parmaklıklarla çevrilmiş yer. | Bir evin, yabancıların girmesine izin verilmeyen bölümü. )


-HARF ile/ve/<>/> HECE ile/ve/<>/> CÜZ ile/ve/<>/> TEFİLE ile/ve/<>/> VEZİN ile/ve/<>/> BAHRİ



-HARF ile/ve/<>/> SESLEM/HECE



-HARİKULÂDE ve/<> MÛCİZE



-HARÎRÎ/HARÎRİYYE ile Harîriyye

( İpekle ilgili, ipekten yapılmış. İpek gibi yumuşak. | Güzel sanatlarda kullanılan ve Semerkand'da ipekten yapılan bir kâğıt cinsi. İLE Seyyit Ahmet-ür-Rufâî tarafından kurulan Rufâiyye tarikatının şubelerinden biri.[kurucusu: Ebü-l-Hasan Aliy-ül-Harîrî'dir.] )


-HARMONY vs./and RESONANCE



-HARR[çoğ. HARÛR] ile HÂRR/E

( Sıcaklık, sıcak, harâret. İLE Kızgın, sıcak, yakıcı, harâretli. )


-HASEN ile HASENE



-HASLET ile HASLET-İ CEMÎLE

( Huy. İLE İyi huy. )


-HASSATEN[Ar.] değil/yerine AYRICA, ÖZELLİKLE



-HASTAHANE ve OKUL



-HASTAHANE değil/yerine ŞİFÂHANE



-HASTALIK GECİKTİRME ile/ve HASTALIK ÖNLEME



-HASTALIKLARI TEDAVİDE:
DURDURMA ile/ve/||/<>/>/< GERİLETME



-HAŞERE değil/yerine/= BÖCEK



-HÂŞİYE ile/ve HÂŞİYETÜ'L-HÂŞİYE ile/ve HÂŞİYETÜ'L-HÂŞİYETÜ'L-HÂŞİYE



-HAŞNE-FİŞNE



-HATA ve/||/<>/< DENEME

( Hata yapmış olman, denediğin anlamına gelir. Denemeden, vazgeçme! )


-HATÎ'E ile İSM



-HAVAİ değil/yerine/= YELEME

( Ciddi olmayan, ciddi işlerle uğraşmayan, ciddi işler yapmayan. )


-HAVALE ile/<> EFT ile/<> SWIFT

( Hesaplararası para/fon aktarımı. İLE/<> Bankalararası, elektronik para/fon aktarımı[Electronic Funds Transfer]. İLE/<> Uluslararası Bankaların Finansal Haberleşme Kurumu[İng. Society for Worldwide Interbank Financial Telecommunication] )


-HAVALE ile/<> EFT ile/<> SWIFT

( Banka içinde. İLE/<> Bankalar arasında. İLE/<> Uluslararası bankalar arasında. )


-HAVALE ile/<> EFT ile/<> SWIFT

( [ne yazık ki] Pahalı. İLE/<> Daha pahalı. İLE/<> Çok (daha) pahalı. )


-HAVALE ile/<> EFT ile/<> SWIFT

( Hiçbirindeki ücretlendirme, uygun oranda ve âdil değil! Devletler, vatandaşlarının hakkına sahip çıkmadığı ve bireyler, sustuğu, bilinçlenip ortak tepki göstermediği sürece de bu fırsatçılar, sömürülerine ve gasplarına devam edeceklerdir ne yazık ki. Bu konuda, en sesi çıkmayıp rahatı, kârı/primleri ve çıkarları yerinde olanlar ise bilinçli ya da bilinçsiz, bankaların yönetici ve çalışanlarıdır. Bu tıkanık ve yanlış düzenin, elbet ve umarız yakın bir gelecekte düzeleceğini ümit ediyoruz ve ilgilileri, "yetkilileri" uyarıyoruz. Her birimizin tepkisiyle, katılımı ve desteğiyle tabii! )


-HAVALE ile/<> EFT ile/<> SWIFT

( [onaylanma süresi] Çok kısa sürededir. İLE/<> Daha uzun sürer. İLE/<> Daha uzun sürer. )


-HAVALE ile/<> EFT ile/<> SWIFT

( [kişisel bilgi] Daha çok. İLE/<> Daha az. İLE/<> ... )


-HAVALE ile/<> EFT ile/<> SWIFT

( 7/24 gerçekleştirilebilir. İLE/<> Sadece hata içi ve mesai saatleri içinde yapılabilir. İLE/<> ... )


-HAVALE ile İHALE



-HAVALE ile SARA

( Gövdenin kas yapısında kontrol edilemeyen kasılmalarıdır. Sinir merkezindeki bir tahriş yüzünden beyinde gerçekleşen elektriksel boşalmalar sonucu oluşur. İLE Herhangi bir hastalık sonucu gövde sıcaklığının 38 °C'nin üzerine çıkmasıyla oluşur. Genellikle 6 ay ve 6 yaş arasındaki çocuklarda rastlanır. )


-HAVALE ile SARA

( Beyinde yaralanma/enfeksiyon, yüksek ateş nedeniyle oluşan ve sara[epilepsi] olmak üzere ikiye ayrılır. )


-HAVALE ile SARA

( [Ateş nedeniyle oluşan havalelerde İlk Yardım]
- Öncelikle hasta ıslak havlu yada çarşafa sarılır.
- Ateş, bu yöntemle düşmüyorsa oda sıcaklığında bir küvete sokulur.
- Tıbbî yardım istenir[112].

[Sara krizinde İlk Yardım]
- Öncelikle, olayla ilgili güvenlik önlemleri alınır.
[Örneğin kişi yol ortasında kriz geçiriyorsa olay yerindeki trafik akışı kesilmelidir].
- Kriz, kendi sürecini tamamlamaya bırakılır.
- Hasta bağlanmaz, kilitlenmiş çene açılmaya çalışılmaz.
- Yabancı madde koklatılmaz, ağızdan yiyecek içecek verilmez.
- Başın altına, yumuşak bir malzeme konulur.
- Etrafın güvenliği sağlanır.
- Sıkan giysiler gevşetilir, kusmaya karşı tedbirli olunur.
- Yaralanma varsa gerekli işlemler yapılır.
- Tıbbî yardım istenir[112]. )


-HAVF ile REHBE



-HAWAII ADALARI'NIN OLUŞUMU:
5 MİLYON YIL ÖNCE ile/ve/<>/> 60.000 YIL ÖNCE

( İlk oluşan ada. İLE/VE/||/<>/> Son oluşan ada. )


-HAY-HÛ:
İSTESEN DE ve/<> İSTEMESEN DE



-HAYAL KIRIKLIĞI ile ENGELLENME



-HAYALHÂNE ile/ve/<> HÂFIZA



-HAYALHÂNE ile/ve/<> HAFIZA/BELLEK

( bkz. İÇ DUYULAR )


-HAYAT ve/>/ve/> İLİM ve/>/ve/> SEMİ ve/>/ve/> BASAR ve/>/ve/>
KUDRET ve/>/ve/> İRÂDE ve/>/ve/> KELÂM ve/>/ve/> TEKVİN



-HAYATÎ GÖREV = Fİ'L-İ HAYÂTÎ = FONCTION VITALE



-HAYME ile/ve MİŞKAN

( Çadır. İLE/VE Mâbed. )


-HAYME ile/ve MİŞKAN

( Çadır. İLE/VE Mâbed. )


-HAYRANLIK ile CEZBE



-HAYRANLIK ile/ve/||/<>/> İÇSELLEŞTİRME



-HAYRANLIK ile/ve/<> ÖYKÜNME



-HAYRANLIK ile/ve ÜRKME



-HAYRET ile/ve/||/<>/> DİKKAT ile/ve/||/<>/> MERAK ile/ve/||/<>/> BİLME



-HAYVAN ile BEHÂİM/BEHÎME

( Canlı. İLE İnsan dışındaki tüm hareket edebilen canlılar. | Dört ayaklı hayvan. )


-HAYVAN ile KÜKRE

( ... İLE Öfke ya da eşeysel istek yüzünden saldırıcı bir durum alan hayvan. )


-HAYVANLAR:
"BİZİM İÇİN" değil BİZİMLE BİRLİKTE



-HAZIM değil/yerine/= SİNDİRİM/SİNDİRME



-HAZIR CEVAP ile BAHÂNE



-HAZÎNE

( MUHABBET İLE DOLU OLAN GÖNÜL )


-HAZİNE ile DEFİNE

( Divan şiirinde birçok güzellik unsuru hazineye benzetilmiştir. )


-HAZİNE ile MÎRÎ[Ar.]

( ... İLE Hükümetin, hazinenin malı olan, beylik. | Devlet hazinesi. )


-HAZİNE ile/ve/<> SUAL

( Sandık. İLE/VE/<> Anahtar. )


-HAZİNE ile/ve/<> SUAL

( Dışarıda. İLE/VE/<> Sende. )


-HAZÎRE ile/ve/değil HÂMÛŞÂN

( ... İLE/VE/DEĞİL Sessizler, susmuşlar. [Mevlevî mezarlıkları] )


-HECE ile/ve/değil/yerine/=/||/<> OCAK



-HECE ve/||/=/<> SADÂ



-HECELEME ile BÖLME



-HECELEME ile İMÂLE

( ... İLE Heceyi uzun okuma. | Meylettirme, bir tarafa doğru eğme. )


-HEDİYE ile ÖRTÜLÜ RÜŞVET



-HEDİYE ile RÜŞVET



-HEDİYE ile/ve/||/<> SEVGİ

( Kendinden çok, onun gereksinimi olan önceliği[nesneyi/olanağı], ona veriyorsan. İLE/VE/||/<> Ondan çok, kendi gereksinimin olan önceliği[nesneyi/olanağı], ona veriyorsan. )


-HEDY ile BEDENE



-HELEZONLU ODUN BORULARI = EV'İYE-İ HELEZONÎYE = VAISSEAUX SPIRAUX, VAISSEAUX SPIRALÉES



-HELKE ile/değil/yerine BAKRAÇ

( Bakraç, kova. İLE/DEĞİL/YERİNE Çoğunlukla bakırdan yapılan küçük kova. | Bir bakracın alabildiği miktar. )


-HELVA ile SABUNİYE

( ... İLE Bir tür nişasta helvası. )


-HEM, HEM DE ve NE, NE DE:
[İkisi birlikte kullanılır!/kullanılmalıdır!]



-HEMM ile İRÂDE



-HEP ile/ve/<> SADECE



-HER BİÇİMDEN/GÖRÜNÜŞTEN ÇÖZÜLME/UZAKLAŞMA ve/||/<>/> YENİ VE YENİDEN BİÇİMLENME



-HER HAFTA ile AYDA DÖRT KERE



-HER KOŞUL ALTINDA GEÇERLİLER ile/ve/||/<>/> MÜKEMMELLEŞME



-HER YERDE ile/ve/<> DİLDE, GÖNÜLDE



-HER YERDE ve/<> HER KOŞULDA



-HERCAİ MENEKŞE ile YABANİ HERCAİ MENEKŞE



-HERDER ve/||/<>/> GOETHE ve/||/<>/> SCHILLER

( 25 Ağustos 1744 - 18 Aralık 1803 VE/||/<>/> 28 Ağustos 1749 - 22 Mart 1832 VE/||/<>/> 10 Kasım 1759 - 09 Mayıs 1805 )


-HEREKE ile/ve KAYSERİ ile/ve BÜNYAN ile/ve YAHYALI ile/ve TAŞPINAR ile/ve SİVAS ile/ve KARS ile/ve BERGAMA ile/ve LADİK ile/ve MİLAS ile/ve ISPARTA



-HEREKE ile/ve SİVAS



-HERHALDE değil/yerine BÜYÜK OLASILIKLA



-HERHALDE ile/yerine/değil SANIRIM



-HERITAGE and LEGACY



-HERKELE ile HERGELE[Fars.]

( İnce, zarif, hoş. | Hoşluk, incelik. İLE Eşek sürüsü. | Binek ve taşıta alışmamış [akıllı] hayvan. | Terbiye ve görgüden uzak, bayağı, aşağılık kişi. )


-HERMES = İDRİS(Terzi) = ERMİŞ(Anadolu Türkçe'si) = HİRAMUS = HERMESE = HERMESÜ'L-HİRAMİSE(Araplarca) = THOT(Mısır'da) = HERMİS

( )


-HERŞEY ilefakat HERKES/TE

( Olabilir. İLE/FAKAT Olamaz. )


-HERŞEYİN DÜZELECEĞİNE ve/||/<> HERŞEYİ DÜZELTEBİLECEĞİNE ve/||/<> HERŞEYİN BİTECEĞİNE

( İnanarak dileyelim! VE/||/<> İnanarak çabalayalım! VE/||/<> İnanarak sabredelim! )


-HEVESKÂR ile TALEBE

( İsteme(/eğilimli). İLE Gayret eden, İsteyen(talep eden). )


-HEVESKÂR ile TALEBE

( İsteme[/eğilimli]. İLE Gayret eden, İsteyen[talep eden]. )


-HEY'ET:
HEYULA ve/ SÛRET-İ CİSMİYE ve/ SÛRET-İ NEV'İYE ve/ ŞEKİL/BİÇİM ve/ SÛRET-İ VEHMİYE



-HEYBE ile HURÇ

( ... İLE Genellikle yelken bezinden yapılmış büyük heybe. )


-HEYECAN ile/ve ACELE



-HIFZ ile HIRÂSE



-HIFZ ile HİMÂYE



-HIFZ ile KİLÂE



-HIFZ ile Rİ'ÂYE



-HIPOPNE ile/>< HIPERPNE

( Solunum derinliğinin azalması[yüzeysel solunum]. İLE/>< Solunum derinliğinin artması. )


-HIRABE[Ar. harbe/savaşa giderken] değil/yerine/= YOL KESME



-HIRKA/BÜRDE[Fars.] ile/ve LİBÂDE

( ... İLE/VE Kısa hırka. )


-HIRLAMA ile HAVLAMA/ÜRÜME



-HISTORY vs. TIME



-HISTORY vs. TIME



-HISTORY vs./and HISTORY OF CULTURE



-HIYAR ile HİNTHIYARI/HIYARŞEMBE

( ... İLE Baklagillerden, siyah renkte olan meyvelerinin içinde çekirdeklerden başka, hekimlikte kullanılan bir öz bulunan bitki. )


-HIZÂNE ile HIZÂNET

( Medresede verilen sütanalık dersi. İLE Sütninelik, tayalık. )


-HIZLI ÖRGÜTLEN(EBİL)ME ile/ve/değil/<> NİTELİKLİ ÖRGÜTLENME



-HİBE değil/yerine/= BAĞIŞ



-HİBE ile HEDİYE



-HÎBE değil HİBE



-HİBE ile İ'TÂ'

( Mülk olarak vermek. İLE Vermek, bir şeyi, alıcısına ulaştırmak. )


-HİBE ile MİNHA



-HİBE ile Nİ'MET



-HİÇBİRİMİZ ile HİÇKİMSE



-HİÇKİMSE ile/ve/<>/> HERHANGİ BİRİ ile/ve/<>/> BELİRLİ BİR KİŞİ

( Çırak. İLE/VE/<>/> Kalfa. İLE/VE/<>/> Usta. )


-HİÇKİMSE ile/ve/<>/> HERHANGİ BİRİ ile/ve/<>/> BELİRLİ BİR KİŞİ

( Bebek. İLE/VE/<>/> Çocuk/genç. İLE/VE/<>/> Yetişkin. )


-HİÇKİMSE ile/ve/<>/> HERHANGİ BİRİ ile/ve/<>/> BELİRLİ BİR KİŞİ

( 0-1 İLE/VE/<>/>1-18 İLE/VE/<>/> 18 - ~ )


-HİÇKİMSE ile/ve/<>/> HERHANGİ BİRİ ile/ve/<>/> BELİRLİ BİR KİŞİ

( Konuşmaya başlayana kadar. İLE/VE/<>/> Yetkinleşene[rüşte] kadar. İLE/VE/<>/> Olgunlaşana[kemâline] kadar ve sonrası. )


-HİÇKİMSE ile/ve HERKES

( Kimse beni sevmek zorunda değil fakat ben herkesi sevmek durumundayım. )


-HİÇKİMSE ile/ve HERKES

( Herkes, er ya da geç, bazı düşünce ve tutumlarından dönüş yapar. )


-HİDROMETRE değil/yerine/= SU ÖLÇER



-HİKÂYE ile ÖYKÜ



-HİKMET-İ AMELİYE ile/ve HİKMET-İ ÂLİYE



-HİLÂFET-İ KÂMİLE ile HİLÂFET-İ NÂKISA



-HİLE ile/ve/<> DESİSE

( ... İLE/VE/<> Hile, oyun, el altından yapılan iş. )


-HİLE ile/ve HESAP



-HİLE ile MEKR

( ... İLE Hakikate götürmek için yapılan "hile". )


-HÎLE ile MEKR



-HÎLE ile TEDBÎR



-HİLYE ile HEY'ET



-HİLYE ile HZ. MUHAMMED

( Hz. Muhammed'in vasıflarını öven yapıt. )


-HİMALAYA TUZUNDA:
BEYAZ ile/ve/<> PEMBE

( Yemeklerde kullanılır. İLE/VE/<> Banyo ve tuz lambalarında kullanılır. )


-HİMALAYA TUZUNDA:
BEYAZ ile/ve/<> PEMBE

( Hem beyaz, hem pembede, 83 nitelikli mineral bulunmaktadır. İLE/VE/<> Demiroksit ve bakır oranı daha yüksektir. )


-HİMALAYA TUZUNDA:
BEYAZ ile/ve/<> PEMBE

( 70 - 80 m. derinlik ve kayalık bölgelerden çıkarılır. İLE/VE/<> Yüzeye yakın yerlerden ve bataklık altından çıkarılır. )


-HİMÂYE ile/değil/yerine İDÂRE



-HÎN ile SENE



-HİS ile/ve/değil KUVVE



-HİSBE ve NİSBE



-HİSSE ile MAHFÛZ HİSSE

( ... İLE Miras bırakanın isteğiyle bile ortadan kaldırılamayan pay/hisse. )


-HİSSE ile NASÎB



-HİTÂBE değil/yerine/= SÖYLEV



-HİYEROGLİF ile/ve ABECE

( Temsil. İLE/VE Çözümleme. )


-HİYEROGLİF ile/ve ABECE

( Abece hiyerogliften daha üst bir aşamayı temsil eder. Temsil etmekten çok çözümler. )


-HİYEROGLİF ile/ve ABECE

( Abece, seyahat etmek ve değişik diller zorunda olan tüccar halklar tarafından bulunmuştur. )


-HİYEROGLİF ile/ve ABECE

( ŞAMPOLYON: 1822 yılında, hiyeroglifleri başarılı bir biçimde çözen kişi. [1790-1832] )


-HİYEROGLİF ile/ve ABECE

( Hiyeroglif abecesi... http://discoveringegypt.com/egyptian-hieroglyphic-writing/hieroglyphic-typewriter )


-HİZMET:
AŞK İLE değil SEVGİ/MUHABBET İLE



-HİZMET ile/ve/<> KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME

( Hizmet ederek kendini gerçekleştirir, kendini gerçekleştirirken/gerçekleştirmek için de hizmet edebilirsin/etmelisin. )


-HİZMET ile/ve/<> KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME



-HİZMETÇİ ile BESLEK/BESLEME



-HO CHI MINH VILLE ve/değil/<> NGUYEN THAT THANH

( Vietnam'da, Saygon ırmağının sağ kıyısında bulunan Ho Chi Minh Ville kenti, adını, Birleşik Vietnam kurulduğunda, 1975 yılında almıştır.
[MINH: Aydınlatan., adını, 1945'te Viet-Minh kurulduğunda almıştır.] )


-HOR GÖRME ve/<> KISKANMA

( Fakirsen. VE/<> Zenginsen. )


-HOUSE vs. HOME



-HUDUS ile/ve/||/<> ZAMAN ile/ve/||/<> NİSAP ile/ve/||/<> GÜN ile/ve/||/<> RES ile/ve/||/<> KÂBE ile/ve/||/<> NEŞV-Ü-NEMÂ ile/ve/||/<> KAST VE NİYET ile/ve/||/<> HÜKÜMLER ile/ve/||/<> BEKÂ ile/ve/||/<> MEŞRÛ TASARRUF



-HUKUK:
BAŞLANGIÇTA ile/ve/değil/||/<>/> GÜNÜMÜZDE



-HULLE ile SADÂKAT



-HUMHÂNE

( Meyhane. | Şarap fıçısı. )


-HUNİ BİÇİMİNDE/HUNİMSİ KOROLLA = TÜVEYC-İ KAM'Î = COROLLE INFUNDIBULÉE, COROLLE INFUNDIBULIFORME



-HUSÛSEN değil/yerine/= ÖZELLİKLE



-HUTBE ile HUTBE İRÂD ETME



-HUZUR/BARIŞ/BİRLİK/DİRLİK SAĞLA(T)MAK:
SÖZLERLE ile/ve/<>/> YAPILANLARLA ile/ve/<>/> VAROLUŞLA

( Ne söylemeyeceğini bilerek. İLE/VE/<>/> Ne yapmayacağını bilerek. İLE/VE/<>/> (hiçbir şey söylemesen ve yapmasan bile) Varoluşun, yeterlidir![ve de bunu sürekli anımsayarak!] )


-HUZUVÂNE ile NAHVE



-HÜCRE[Ar.] değil/yerine/= YUVAR, GÖZE



-HÜCRE/BEYİN/ZİHİN ile/ve/||/<>/> GÖVDE



-HÜCRE = HÜCRE = CELLULE



-HÜCRELERİ SIKICA BİTİŞİK BİR KÜTLE = HACM-I MÜTELÂSIKA = MASSE COHÉRENTE



-HÜLLE ile HÜLLE[Ar.]

( Haller, durumlar. İLE/DEĞİL Yurttaşlar Yasası'nın kabulünden önce, kocasından üç kez boşanan kadının, yine eski kocasıyla evlenebilmesi için yabancı bir erkeğe, bir günlüğüne nikâh edilmesi. )


-HÜNSÂ/AMPHOTERIC/HERMAPHRODITE[İng.]/MİZVÂCE

( HEM DİŞİLİK, HEM ERİLLİK ALÂMETİ BULUNAN (HÜNSÂ-Yİ RECÛLÎ/HÜNSÂ-Yİ NİSÂÎ) )


-HÜVE

( ALLAH | ÜÇÜNCÜ TEKİL(MÜFRET) ŞAHIS ZAMÎRİ [bkz. HÛ] )


-HÜVE ile HÜVE

( O İLE ...dır. )


-HÜZÜN ve/<> HAZİNE



-HYLE

( ŞEY | BİÇİMİ OLMAYAN ŞEY )


-HYPERICACEAE = HUFÂFİKÛNÎYE



-HZ. MUHAMMED ile/ve HAKİKAT-İ MUHAMMEDİYE

( MUHAMMED: ÖVGÜYE LAYIK [HİÇKİMSEYİ/ŞEYİ DIŞARIDA BIRAKMAYAN ÖVGÜ] )


-HZ. MUHAMMED ile/ve HAKİKAT-İ MUHAMMEDİYE

( ALİ KAPISINDAN GİRMEDEN, HAYÂ KAPISINA UĞRAMADAN, ADÂLETİ BİLMEDEN, SIDDIKİYET SÜTUNUNA MÜRACAAT ETMEDEN KUBBE-İ MUHAMMEDİYE OLMAZ )


-I HAVEN'T vs. I DON'T HAVE



-I vs. ME



-I vs. ME/TOOL/VEHICLE



-I. el-AKAİDU'N-NESEFİYYE



-IGNORANCE vs./and HATRED/SPITE/GRUDGE



-IGNORANCE vs./and TRADE/COMMERCE



-ILLEGIBLE vs. ELIGIBLE



-ILLUSTRE ile/ve CARDINALE ile/ve REGALE ile/ve CURIALE

( Işık saçan dil. İLE/VE Kılavuz ve kural işlevi gören dil. İLE/VE Ulusal bir hükümdarlığın sarayında yer almaya lâyık dil. İLE/VE Hükümetin, yargının, bilgeliğin dili. )


-IMAGINARY vs. IMAGINATIVE



-IMMIGRATE vs. EMIGRATE



-IMPORT and DISCOUNTED IMPORTS and IMPORT LEVY and IMPORT REGIME and IMPORT SUBSTITUTION and SAFETY CONTROLS ON IMPORTS and SUBSIDISED IMPORTS

( İthalat. VE Dampingli ithalat. VE İthalat prelevmanı. VE İthalat rejimi. VE İthalat ikâmesi. VE İthalattaki güvenlik kontrolleri. VE Sübvansyonlu ithalat. )


-IMPORTANT vs. SPECIAL/PRIVATE



-IN FUTURE vs. IN THE FUTURE



-IN THE BALANCE vs. ON BALANCE



-IN THE TERM OF CHANGE vs./and NOT IN THE TERM OF CHANGE



-IN TIME vs. ON TIME



-INCAPABLE vs. UNABLE



-INCITEMENT vs. PROVOKE



-INCOME vs. INCREMENT vs. PROFIT vs. REVENUE



-INCREDIBLE vs. IMPLAUSIBLE vs. UNBELIEVABLE



-INFIXATION değil/yerine/= İÇEKLEME



-INNER EXISTENCE vs. EXTERIOR EXISTENCE



-INSIDE vs. OUTSIDE



-INSURANCE vs. REINSURANCE



-INTEGRATED vs. SAME



-INTELLIGENCE vs. EXPERIENCE



-INTELLIGENCE vs./and NATURE



-INTENTION vs. PURPOSE



-INTEREST vs./and INTELLIGENCE



-INTERNAL STRUCTURE değil/yerine/= İÇYAPI



-INTUITION vs. DIVINE



-INVALUABLE vs. UNVALUABLE



-INVALUABLE vs. VALUABLE



-IONOSPHERE değil/yerine/= YÜKÜNYUVAR



-IRIAN JAYA ADASI'NDA:
PAPUA YENİ GİNE ile/ve/<> ENDONEZYA

( Sınırları 820 km. fakat herhangi bir sınır kapıları yok.
[Endonezya bölümünün başkenti, Jaiya-Pura] )


-IRIDACEAE = SÛSENÎYE



-IRKÎ ŞUUBİYE ile/değil LİSÂNÎ ŞUUBİYE



-IRREVOCABLE ile/ve/||/<> NON-RETROACTIVITY OF LAW

( Geri dönülemez. İLE/VE/||/<> Geriye/geçmişe yürümemezlik. )


-ISI(SICAKLIK) ve/||/<> SÜRTME



-ISLÂH değil/yerine/= DÜZELTME/İYİLEŞTİRME



-ISRÂR değil/yerine/= DİRENME; ÜSTELEME



-ISTIRAP ile/ve/> ÇİLE

( ... İLE/VE/> Kemalâta erdiren ıstırap. )


-IŞIK ile/ve/<> ANTİ MADDE

( ... İLE/VE/<> Işık hızından daha hızlıdır. )


-IŞILKÜFLER ile IŞILKÜFLÜCE

( Çeşitli türleri, insan ve hayvanlarda, asalak yaşayan tatlıbitkiler takımı. İLE Evcil hayvanlarda, özellikle sığırlarda, ışılküflerden ileri gelen ve insana da bulaşabilen ilkel mantar sayrılığı. )


-IŞINSAL ÇİÇEKLER = KAPİTULUMDAKİ DİLSİ KENAR ÇİÇEKLER = EZHÂR-I ŞUÂ'ÎYE = RAYONS, FLEURS RAYONNÉES, RUBANÉES, FLEURS LIGULÉES



-IYDİYE ile/ve KASÎDE



-İ'ADE ile TEKRÂR



-İ'ÂNE ile NUSRET



-İ'ÂNE ile TAKVİYE



-İ'TİMÂD ile MUSÂKKE



-İADE ve/> İKÂME



-İADE ile/değil SINIRDIŞI ETME

( GERİ GÖNDERMEME İLKESİ[NON REFAULEMENT] )


-İÂLE ile İÂNE

( Çocuğun nafakasını sağlama. İLE Yardım için toplanan para, yardım parası. )


-İÂNE ile İÂRE ile İÂŞE ile İBÂTE

( Yardım. | Yardım amacıyla toplanan para. İLE Eğreti verme, ödünç verme. İLE Yedirip içirme, besleme, bakma. İLE Barındırma. )


-İBÂ' ile MUZÂDDE



-İBÂDET YERLERİ'NDE:
CAMİ/MESCİD ile/ve CEMEVİ ile/ve KİLİSE(< EKLESIA | BÎA[Ar. çoğ. BİYÂ'], DEYR[Fars.] ) ile/ve HAVRA[İbr.]/SİNAGOG[Yun.]/TABERNACLE ile/ve BURKAN EVİ/PAGODA[< OHATAGORBA/DATUGARBA (< GORBA/GARBA[< RAHİM/UTERUS])], VİHARA ile/ve ŞRAYN/SHRINE ile/ve PRASADA ile/ve ZİGURAT ile/ve (DOĞA) ile/ve FU YUN-SE ile/ve GÜNEŞ MÂBEDİ

( İslâm'da. İLE/VE Alevilik'te. İLE/VE Hristiyanlık'ta. İLE/VE Yahudilik'te/Kabala'da. İLE/VE Burkancılık'ta/Budizm'de. İLE/VE Şintoculuk'ta. [Buda heykeli bulunmaz] Mezopotamya'da, Sümerler'de ilk tapınaklardır. İLE/VE Hind mâbedi. İLE/VE Şamanlık'ta. İLE/VE Şamanlık'ta.[Çinlilerin verdiği addır.] İLE/VE Dünyadaki 7 güneş mâbedinden 4'ü Türkiye'de, Fırat'tadır. )


-İBÂDET YERLERİ'NDE:
CAMİ/MESCİD ile/ve CEMEVİ ile/ve KİLİSE(< EKLESIA | BÎA[Ar. çoğ. BİYÂ'], DEYR[Fars.] ) ile/ve HAVRA[İbr.]/SİNAGOG[Yun.]/TABERNACLE ile/ve BURKAN EVİ/PAGODA[< OHATAGORBA/DATUGARBA (< GORBA/GARBA[< RAHİM/UTERUS])], VİHARA ile/ve ŞRAYN/SHRINE ile/ve PRASADA ile/ve ZİGURAT ile/ve (DOĞA) ile/ve FU YUN-SE ile/ve GÜNEŞ MÂBEDİ

( HOCA/DRUİT/MAKA[Tatarca] ile/ve DEDE/DEDE-BABA ile/ve PAPAZ ile/ve HAHAM ile/ve GURU, LAMA ile/ve ... ile/ve ... ile/ve "BÜYÜCÜ/ARRÂFE" ile/ve ... ile/ve KAM ile/ve ... )


-İBÂDET YERLERİ'NDE:
CAMİ/MESCİD ile/ve CEMEVİ ile/ve KİLİSE(< EKLESIA | BÎA[Ar. çoğ. BİYÂ'], DEYR[Fars.] ) ile/ve HAVRA[İbr.]/SİNAGOG[Yun.]/TABERNACLE ile/ve BURKAN EVİ/PAGODA[< OHATAGORBA/DATUGARBA (< GORBA/GARBA[< RAHİM/UTERUS])], VİHARA ile/ve ŞRAYN/SHRINE ile/ve PRASADA ile/ve ZİGURAT ile/ve (DOĞA) ile/ve FU YUN-SE ile/ve GÜNEŞ MÂBEDİ

( SANAL CAMİLER )


-İBÂDET YERLERİ'NDE:
CAMİ/MESCİD ile/ve CEMEVİ ile/ve KİLİSE(< EKLESIA | BÎA[Ar. çoğ. BİYÂ'], DEYR[Fars.] ) ile/ve HAVRA[İbr.]/SİNAGOG[Yun.]/TABERNACLE ile/ve BURKAN EVİ/PAGODA[< OHATAGORBA/DATUGARBA (< GORBA/GARBA[< RAHİM/UTERUS])], VİHARA ile/ve ŞRAYN/SHRINE ile/ve PRASADA ile/ve ZİGURAT ile/ve (DOĞA) ile/ve FU YUN-SE ile/ve GÜNEŞ MÂBEDİ

( GELENEKTEN GELECEĞE CAMİLER - SÜLEYMAN FARUK GÖNCÜOĞLU, ZELİHA KUMBASAR )


-İBÂDET YERLERİ'NDE:
CAMİ/MESCİD ile/ve CEMEVİ ile/ve KİLİSE(< EKLESIA | BÎA[Ar. çoğ. BİYÂ'], DEYR[Fars.] ) ile/ve HAVRA[İbr.]/SİNAGOG[Yun.]/TABERNACLE ile/ve BURKAN EVİ/PAGODA[< OHATAGORBA/DATUGARBA (< GORBA/GARBA[< RAHİM/UTERUS])], VİHARA ile/ve ŞRAYN/SHRINE ile/ve PRASADA ile/ve ZİGURAT ile/ve (DOĞA) ile/ve FU YUN-SE ile/ve GÜNEŞ MÂBEDİ

( Hünkâr(Padişah) Mahvil'lerinin girişi Kıble'dedir. )


-İBÂDET YERLERİ'NDE:
CAMİ/MESCİD ile/ve CEMEVİ ile/ve KİLİSE(< EKLESIA | BÎA[Ar. çoğ. BİYÂ'], DEYR[Fars.] ) ile/ve HAVRA[İbr.]/SİNAGOG[Yun.]/TABERNACLE ile/ve BURKAN EVİ/PAGODA[< OHATAGORBA/DATUGARBA (< GORBA/GARBA[< RAHİM/UTERUS])], VİHARA ile/ve ŞRAYN/SHRINE ile/ve PRASADA ile/ve ZİGURAT ile/ve (DOĞA) ile/ve FU YUN-SE ile/ve GÜNEŞ MÂBEDİ

( Yüreğinde bir tapınağı olmayan, hiçbir tapınakta bulamaz yüreğini! )


-İBÂDET YERLERİ'NDE:
CAMİ/MESCİD ile/ve CEMEVİ ile/ve KİLİSE(< EKLESIA | BÎA[Ar. çoğ. BİYÂ'], DEYR[Fars.] ) ile/ve HAVRA[İbr.]/SİNAGOG[Yun.]/TABERNACLE ile/ve BURKAN EVİ/PAGODA[< OHATAGORBA/DATUGARBA (< GORBA/GARBA[< RAHİM/UTERUS])], VİHARA ile/ve ŞRAYN/SHRINE ile/ve PRASADA ile/ve ZİGURAT ile/ve (DOĞA) ile/ve FU YUN-SE ile/ve GÜNEŞ MÂBEDİ

( CAMİLERİN İLGİNÇ ÖYKÜLERİ... )


-İBÂDET:
GÖZ İLE ve/||/<>/< DİL/LİSAN İLE ve/||/<>/< KONUŞMA/KÂL İLE

( Belleyerek, hıfz ile. VE/||/<>/< Sadakat/sıdk ile. VE/||/<>/< Düşünce/fikir ile. )


-İBÂHE ile İBÂHE/T

( Ateşi söndürme. İLE Mubah kılma, helâl kılma, bir işin yapılıp yapılmamasını serbest kılma. )


-İBN HALDUN ile/ve AUGUST COMTE



-İBRE değil/yerine/= GÖSTERGE/İĞNE



-İBRE ile/ve İBRE

( Ölçü aletlerinde sayı ya da im göstermeye yarayan devingen iğne. İLE/VE Çam, ardıç, sedir gibi ağaçların yaprağı. )


-İBRÎ ile İBRÎ/İBRİYYE

( İbrânî, Yahudi. İLE İbresi, iğnesi olan. | [hayvanlarda] İğneliler.[İng. STYLOID | Fr. STYLOÏDE] | İğne yapan, satan. )


-İCÂBEN ile ALÇAKGÖNÜLLÜLÜKLE



-İCÂBET ile KABÛL ile ECÂBE ile İSTECÂBE



-İCÂZE ile/ve TEKBİRLEME



-İCÂZE ile/ve/||/<> TEVKÎ



-İCBÂR/CEBRETME değil/yerine/= ZORLAMA/ZORLANMA



-İCMÂ'[< CEM]:
TOPLAMA, BİRARAYA GETİRME



-İCRÂ[Ar.] değil/yerine/= YÜRÜTME



-İCTEZE'E ile BİH ile İKTEFÂ BİH



-İÇ İÇE ile ARKA ARKAYA



-İÇERLEME = INDIGNATION[İng., Fr.] = ENTRÜSTUNG[Alm.] = INDIGNATIO[Lat.]



-İÇERME ile/ve/<> KAPSAMA

( Ayrıştırıcı/ayrıştırılmış. İLE/VE/<> Birleştirici/birleşik. )


-İÇERME ile/ve/<> KAPSAMA

( İçine almak, içinde bulundurmak. | Bir şeyin, başka bir şeyin varoluşunu gerektirmesi, birinin ötekini ister istemez düşündürmesi. İLE/VE/<> Sınırları içine başka konuları ya da anlamları alma durumu. )


-İÇERME ile/ve/<> KAPSAMA

( Bir kümenin/öbeğin/başlığın altında, belirli olan bir parçayı/üyeyi işaret etmek. İLE/VE/<> Bir kümenin/öbeğin/başlığın altında, olası dışarıda kalmış/kalabilecek parçalarına/üyelerine işaret etmek. )


-İÇERME ile/ve/<> KAPSAMA

( İçtekileri işaret eder. İLE/VE/<> Dıştaki çerçeveleyenin sınırlarını işaret eder. )


-İÇERME = TAZAMMUN = IMPLICATION[İng., Fr.] = IMPLIKATION[Alm.] = IMPLICATIO[Lat.]



-İÇİN ile ÜZERİNE



-İÇİNE GİRİLEMEZLİK / NÜFÛZ EDİLEMEZLİK[İng. IMPENETRABILITY]:
ÂN'A ve/||/<> NESNEYE



-İÇSELLEŞTİRME ile/ve/||/<> "İYİ-KÖTÜ" BİRLEŞTİRMESİ



-İÇSELLEŞTİRME ve/||/<> COŞKU



-İÇSELLEŞTİRME ve/+/||/<>/> İŞSELLEŞTİRME



-İÇSELLEŞTİRME ile ÖZÜMSEME



-İÇSELLEŞTİRME ile/ve SAHİP ÇIKMAK



-İÇSELLEŞTİRME ile/> SÜREKLİLİK/SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK



-İÇSELLEŞTİRME ile/ve YAŞAMA YANSITMA



-İDÂDE ile İDÂDE

( Usturlabın sırtı üzerine konulmuş, mihver ya da meyil etrafında dönen bir nişan cetveli olup, yıldızların yüksekliğini ölçmeye yarar. İLE Kol bağı. )


-İDÂRE değil/yerine/= YÖNETİM/YÖNETME



-İDDİA ile/ve/||/<>/> GEREKÇE



-İDDİA değil/yerine NEŞE



-İDE ile IDEEFIXE



-İDEALİZM = MEFKÛRECİLİK, İFTİKÂRİYE = IDEALISM[İng.] = IDÉALISME[Fr.] = IDEALISMUS[Alm.]



-İDEOLOJİDE ile/ve/değil/yerine TİNDE

( Destek. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Zevk ediş. )


-İDRAK:
DERK ile/ve/<> EDREKE

( Kovayı, suya atıp su almak. İLE/VE/<> Koşarak ulaşıp elde etmek. )


-İFÂ[< VEFÂ] değil/yerine/= YERİNE GETİRME | BİR İŞİ YAPMA | İŞ GÖRME



-İFÂDE ile/ve/<> İBÂRE



-İFADE ve/<> İÇGÖRÜ



-İFADE ile/ve/değil İDDİA



-İFÂDE ile İFŞÂ



-İFÂDE ile/ve/||/<>/> İSTİFÂDE



-İFTARA YAKINKEN ile/ve SON RÜKÛ VE SECDE ile/ve İHRAM

( Allah'a en yakın olunan anlar/zamanlar. )


-İĞAĞACI ile İĞDE

( Anayurdu, Asya'nın dağlık bölgeleri olan, bazı türlerinde yaprakları kışın dökülen, odunu, tornacılık ve kaplamacılıkta kullanılan, kömürü ile karakalem resim yapılan küçük bir ağaç. İLE İğdegillerin örnek bitkisi olan bir ağaç. | Bu ağacın, zeytin biçiminde, kabuğu kırmızıya çalan, sarı renkte, beyaz unlu, tadı mayhoş yemişi. )


-İĞBİRAR[Ar.] değil/yerine/= GÜCENME



-İĞDE

( SÜZEN )


-İĞDE ile/ve ÇİLA

( ... İLE/VE Büyük, kurutulmuş iğde. [Urumçi] )


-İĞNE ile/ve/||/<>/> AKUPUNKTUR[Fr./İng. < ACUPONCTURE/ACUPUNCTURE]

( ... İLE/VE/||/<>/> Gövdenin belirli noktalarına genellikle altın iğne batırılarak yapılan tedavi. )


-İĞNE ile BİZ

( ... İLE Meşin gibi şeyler dikilirken iğneye yol açmak için kullanılan, bir sapa çakılmış ince çivi gibi, kalın iğne. )


-İĞNE ile/değil/< ÇUVALDIZ[< Fars. CÜVÂL-DÛZ, BENDERZ]

( Dikim sağlayan alet. İLE/DEĞİL Çuval gibi şeyleri dikmekte kullanılan büyük iğne. )


-İĞNE ile/değil/< ÇUVALDIZ[< Fars. CÜVÂL-DÛZ, BENDERZ]

( İğneyi, başkasına; çuvaldızı, kendimize batırmalıyız! )


-İĞNE ile/ve/değil/yerine/||/<> İBRE

( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Ölçü aygıtlarında, sayı ya da im göstermeye yarayan, devingen iğne. | Çam, ardıç, sedir gibi ağaçların yaprağı. )


-İĞNE ile KIYIK

( ... İLE Kalın yorgan iğnesi. )


-İĞNE ile KLİPS[Fr. < CLIPS]

( ... İLE Yaylı bir pensle tutturulmuş küpe, iğne vb. )


-İĞNE ile RAFİT[Fr. < Yun.]

( ... İLE Bazı hayvan ve bitki gözelerinde bulunan, iğne biçiminde billur madde. )


-İĞNE ile TOPLU İĞNE



-İĞSİ KÖK = CEZR-İ MİĞZELÎ = RACINE FUSIFORME



-İHBÂRÎ ÖNERME ile İNŞÂÎ ÖNERME



-İHLÂS ve/||/<> SEKÎNE



-İHTİLÂC[Ar.] değil/yerine/= ÇARPINTI | ÇIRPINMA | SEĞİRME



-İHTİYÂR-LAMA ve/> GENÇLEŞME

( İhtiyarlayan, yani ne yapmayacaklarını bilen kişi, gençleşmeye de başlar. )


-İHTİYÂR ve/||/<> EDEBİ KORUMA/MUHAFAZA, SÜRDÜRME



-İKÂME ETME değil/yerine/= ORNATMA

( Bir türün yerine onun değişik bir biçiminin geçmesi. | [kimya] Molekülün geri kalan bölümünde değişikliğe yol açmadan, bir atom ya da bir kök yerine bir başka atom ya da kökün geçmesi. | [mat.] Bir cebirsel ifadenin yerine bir başkasını koyma işlemi. )


-İKÂME ile/ve/<> İDÂME



-İKİ/LEME ile TEKRAR/LAMA



-İKİCİLİK = SÜNAİYE = DUALISM[İng.] = DUALISME[Fr.] = DUALISMUS[Alm.] = DUALIS[Lat.]



-İKİDEN FAZLA DEMET HALİNDE BİRLEŞİK, ÇOK DEMETLİ = KESÎRÜ'L-IHVE = POLYADELPHE



-İKİLEM/DUALİTE ile/ve PARADOKS



-İKİNCİL KAYNAKLARLA:
ÇÖZÜMLEME değil/yerine BETİMLEME

( İkincil kaynaklarla, belki betimleyici(tasvirî) çalışmalar yapılabilir fakat çözümleyici(tahlilî) çalışmalar yapılamaz! )


-İKİNCİL/ESAS OLMAYAN ÖRGENLER = A'ZÂ-İ REDÎFE = ORGANES ACCESSOIRES



-İKİNCİLLEŞTİRME ile/ve/<> TARİHSELLENDİRME



-İKİRCİK ile ÇEKİNCE



-İKİSİ DE ile/ve/değil/yerine İKİSİ BİRLİKTE



-İKİYE YARIK YAPRAK = VARAK-I SÜNÂÎYÜ'Ş-ŞUKÛK = FEUILLE BIFIDE



-İKİYE YARIK YAPRAK = VARAK-I ZÛŞIKKAYN = FEUILLE BIFIDE



-İKSÂ'[< KİSVET]:
GİYDİRME, GİYDİRİLME



-İKTİFA'[Ar. < KİFÂYET] değil/yerine/= YETİNME



-İKTİSÂB[< KESB] değil/yerine/= KAZANMA, EDİNME



-İLÂHİ ile NEVBE

( ... İLE Bayramlarda ve kandillerde, dergâhlarda, halîle, kudüm, mazhar çalınarak ilâhî okuhması. )


-İLE ile/ve/yerine ÜZERİNE



-İLE yerine/değil VE



-İLERİ SÜRME = İDDİA = ASSERTION[İng., Fr.] = BEHAUPTUNG[Alm.] = ASSERTIO < ASSERERE[Lat.]



-İLERİ SÜRME ile KABUL ETME



-İLERİDE/GERİDE ile İYİ/KÖTÜ



-İLERİDE ile ARADA



-İLERİDE ile SONRA



-İLERLEME ile ÇOĞALMA



-İLERLEME ile DERİNLEŞME



-İLERLEME ile/ve/<> DEVAMLILIK

( Devam etmek şans getirir. )


-İLERLEME ile/ve/<> DEVAMLILIK

( Gökgürültüsü ve rüzgâr, devamlılığı simgeler. )


-İLERLEME ile/ve/<> DEVAMLILIK

( Genellikle, gerçek devamlılık görünüşten anlaşılır. )


-İLERLEME ile/ve/<> DEVAMLILIK

( Yalnızca dikkatli, hassas ve becerikli çabalar devamlılık gösterecek sonuçlara ulaşır. )


-İLERLEME ile/ve/<> DEVAMLILIK

( Kişi yolunda devam ederse iyiye belirtiler oluşur. )


-İLERLEME ile GELİŞME ile DEĞİŞME

( İlerlemenin yolu sakin bir ısrarlılıkta yatar. )


-İLERLEME = TERAKKİ = PROGRESS[İng.] = PROGRÈS[Fr.] = FORTSCHRITT[Alm.] = PROGRESSUS < GRESSUS:YÜRÜME, ADIM. PRO:ÖNDE, İLERİYE[Lat.] = PROGRESO[İsp.]



-İLERLEME ile/ve/değil YOL ALIŞ



-İLGİLENME ile/ve/||/<> İLİŞKİLENME



-İLHÂM ile MA'RİFETU'Z-ZARÛRİYE



-İLHAM ile VESVESE



-İLHÂMAT ile VESVESE



-İLİM-İRFAN ve FİKİR-FELSEFE ve GÜZEL SANATLAR



-İLİM ve İRÂDE ve KUDRET



-İLİŞKİ-ÇELİŞKİ-İLERLEME



-İLİŞKİ ile/ve VE



-İLİŞKİLENDİRME ile/ve/<> ESİNLENDİRME



-İLİŞKİLENDİRME ile/ve ORANLAMA



-İLİŞKİLİ ile/ve/<> BÜTÜNLÜKTE



-İLK ERGİNLEŞME ile/ve/||/<>/> İKİNCİ ERGİNLEŞME ile/ve/||/<>/> ERGENLİK ile/ve/||/<>/> ERİŞKİNLİK ile/ve/||/<>/> YETİŞKİNLİK ile/ve/||/<>/> OLGUNLUK

( 4 yaşında. İLE/VE/||/<>/> 9 yaşında. İLE/VE/||/<>/> 13-15 yaşında. İLE/VE/||/<>/> 18-21 arasında. İLE/VE/||/<>/> 21-24 sonrasında. İLE/VE/||/<>/> 40 yaş