Üç(3) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 17.938 başlık/FaRk ile birlikte,
17.938 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(18/73)
- DEK ile DEK[Fars.] ile DEK/TEK
( "...ya kadar" gibi, bir eylemin sona erdiği noktayı ya da zamanı anlatır. Bir işin, bir durumun sona erdiği zamanı ya da yeri gösteren bir söz; kadar, değin. | Belirtilen zamanı, yeri vb.ni içine almayacak bir biçimde; kadar, değin. İLE Düzen, hile, desise, entrika. | Dilenci. | Tokuşma, çatışma. | Sağlam. İLE Tek. )
- DECA-[İng.] / DÉCA-[Fr.] / DEKA[Alm.] ile/değil/yerine/= DEKA-
- DEKAT/DECADE[İng.] değil/yerine/= ON YIL
- DEKOVİL[Fr. < DECAUVILLE] değil/yerine/= KÜÇÜK DEMİRYOLU
( Ray aralığı 60 santimetre ya da daha az olan, araçları buhar ya da insan gücüyle yürütülen küçük demiryolu. )
- DEKSTER/DEXTER[İng.] değil/yerine/= SAĞ
- DELÂLET:
AKLÎ/ZÂTÎ ile/ve TABİÎ ile/ve VAZ'Î
( Lafzî. | Gayr-ı lafzî. İLE/VE Lafzî. | Gayr-ı lafzî. İLE/VE Lafzî. | Gayr-ı lafzî. )
- DELİ BEKİR AĞA CAMİİ :
( Maden Mahlallesindedir. İnşaa tarihi 1900 olup yaptıran kişinin adı ile anılmaktadır. Cami 1971 yılında büyük onarım gördü. )
- DELİ ile VELÎ ile ÖLÜ
( Kendini kurtarmış. İLE Kendini kurtarmışlıkla birlikte bir başkasını daha kurtarabilme olanağı/kudreti bulunan. İLE ... )
( [Sürekli] Anlaşılmaya çalışan. İLE/VE Anlamaya çalışan. İLE Anlayabileceği bir şeyi kalmayan. )
( ... İLE Ermiş, seven, dost, sahip. | Tüm işlerini, Allah'a sunan kişi. İLE ... )
( Akıl, baştan çıkarsa. İLE Dünya, senden çıkarsa. İLE Sen, dünyadan çıkarsan. )
- DELİLLER [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]
- DELİOTU ya da KUDUZOTU
( Turpgillerden, bahçelere süs olarak dikilen bir bitki. )
( ALYSSUM )
- DELTA RAY/RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DELTA[Fr.] / DELTA-STRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DELTA IŞINIMI/IŞINLARI
- DEM[Ar. çoğ. DİMÂ'] ile DEM'[Ar.] ile DEM[Ar.]
( Kan. İLE Gözyaşı. Gözyaşı dökme. İLE Soluk/nefes. | İçki. | An, vakit, saat, zaman. )
- DEM ile DEHR
- DEM ile/ve DEHR
( An. İLE/VE An. | Gökkubbenin tamamı. | Felek. | Çağ. )
- DEM[Ar.] ile DEM[Fars.]
( Kan. İLE An. | Zaman, çağ. | Soluk/nefes. | İçki. | Hazırlanan çayın renk ve koku bakımından, istenilen durumu. | Koku. | Pişirilen yemeklerin, yenilecek kıvama gelmesi. )
- DEM ile DEME ile DEMO
- DEM ve/||/<> GAM ve/||/<> SERENCÂM[Fars.]
( Olsun! VE/||/<> Olmasın! VE/||/<> Hayrolsun! )
- DEME!
"TARLADA HASADIM VAR" ve/||/<> "EVLÂDIM VAR"
( Eline geçmedikçe. VE/||/<> El koynuna girmedikçe. )
- NOYAU DE FER[Fr.] / EISENKERN[Alm.] ile/değil/yerine/= DEMİR ÇEKİRDEK
- DEMİR, TEOMAN (İST. 1947) :
( Orta ve Liseyi Ata Kolejinde okudu. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinden mezun oldu. 1970'de Deri İhracatı işi ile ticaret hayatına atıldı. 1971'de firması olan Teodem'i kurdu. Türkiye Deri Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı. Galatasaray ve Sarıyer Spor Kulübü üyesidir. Sarıyer Spor Kulübü'nde 5 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı, Sarıyer S. Kulübü Divan Kurulu Üyesidir. )
- DEMİR, TUNCAY (İST, 1947) :
( Sarıyerlidir. İş hayatına Gümrük memuru olarak başladı, bilahare Sarıyer Belediyesine geçti ve Gelirler bölümünden emekli oldu. Sarıyer Spor Kulübünde futbol oynadı. Sarıyer Spor Kulübünün kongre üyesi olup aynı zamanda Divan Kurulu üyesidir. Sarıyerliler Derneği (SA - DER), Sarıyer Spor Kulübü ve Sarıyer yeni Merkez Camii Derneği üyesidir. Sarıyerliler Derneği'nde (SA - DER) yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )
- HADİD[Osm.] / IRON[İng.] / FER[Fr.] / EISEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DEMİR
- DEMİR ve/||/<> TÂV[Fars.]
( ... VE/||/<> İşlenecek bir nesnede bulunması gereken ısının, nemin yeterli olması durumu. | Semizlik. | En uygun durum ve zaman. | Hazır olma. )
( Demir, tavında dövülür. )
- DEMİRDEN KORKAN, TRENE BİNMESİN/BİNMEZ ile ALIŞMAMIŞ GÖTTE, DON DURMAZ
- DEMİRTAŞ, HAMDİ (İST. 1972) :
( Rumelikavağı altyapısında yetişti ve bu kulüpte oynadı. Bilahare Gençlerbirliği, Adanaspor, Adana Demirspor ve Türk Telekom kulüplerinde oynadı. Antrenörlük kurslarını tamamlayarak antrenör lisansı aldı ve pek çok kulüpte antrenör olarak görev yaptı. )
- DEMOKAN, MİTHAT (İST. 1949) :
( Manisaspor'dan transfer edildi (1974) ve 2 sezon (1974 - 1976) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 41 lig, 3 kupa ve 13 özel maç olmak üzere 60 maçta Sarıyer forması giydi, takımı adına 2 gol kaydetti. Galata'ya transfer olarak Sarıyer'den ayrıldı. )
- DEMOKRATİK TOPLUMUN GEREĞİNDE:
ÖLÇÜLÜLÜK ve/||/<> ZORLAYICI TOPLUMSAL GEREKSİNİM ve/||/<> SON ÇÖZÜM İLKESİ
- DEMORALİZASYON değil/yerine/= ÖZCÜL GÜÇ YİTİMİ
- DEN A'SI" değil DNA'SI
- DEN- ile/||/<> DENT-/DENTA-/DENTİ-/DENTİA-/DENTO-
( Diş. İLE/||/<> Diş, dişlerle ilgili. )
- DENDRİMER İLE KALİXAREN İLE SİKLODEKSTRİN ile/||/<> SUPRAMOLEKÜLER YAPI TAŞLARI
( Host molekül platformları. )
( Formül: α-CD (6) İLE β-CD (7) İLE γ-CD (8) )
- DENDRİMER İLE STAR İLE BRUSH ile/||/<> CLİCK POLİMERLER
( Click ile polimer mimarileri. )
( Formül: G4-dendrimer )
- TRIAL AND ERROR[İng.] / TA TONNEMENTS[Fr.] / VERSUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= DENEME, YANILMA
- CONTROL ROD VALUE[İng.] / VALEUR DE LA BARRE DE CONTRÔLE[Fr.] ile/değil/yerine/= DENETİM ÇUBUĞU DEĞERİ
- CONTROL ROD[İng.] / BARRE DU CONTRÔLE[Fr.] ile/değil/yerine/= DENETİM ÇUBUĞU
- DENEYİM [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]
- DENEYİM YAŞAYAN BENLİK ile/ve/<> GÖZLEMLEYEN BENLİK
( Gerçek benliğin bulunabilmesi için sahte olanın terk edilmesi zorunludur. )
( Düşüncelerinizi, duygularınızı, sözlerinizi ve eylemlerinizi gözleyin. )
( A man who is intense in his experience will radiate confidence and courage.
The false self must be abandoned before the real self can be found.
Watch over your thoughts, feelings, words and actions. )
( Yoğun bir deneyim yaşayan kişi, güven ve cesâret yayar. )
( SELF IN EXPERIENCE vs./and/<> SELF IN OBSERVATION )
- DENEYİM ile/ve/<> ANI
- DENEYİM ile İLM-İ LEDÜN
( Kendi öğrendiğin. İLE Allah'ın öğrettiği. )
- Denge için SUS!!!
- DENGELİ ile/ve/||/<> İYİLEŞTİRİCİ
- DENİZ ASLANI/FOK ile DENİZ AYISI/İNEĞİ (MANAT)
( Gebelik süreleri 11 aydır. Her seferinde tek bir yavru doğurur. Doğurunca hemen bir yenisine gebe kalır. İLE 1.5 - 2 m. boyunda, bitkiyle beslenen bir deniz memelisi. )
( SEA LION/SEAL vs. SEA COW )
( PHOCA cum TRICHECHUS MANATUS / ARCTOCEPHALUS URSINUS )
- DENİZ FOKU ile/ve GÖL FOKU
( ... İLE/VE Sadece Baykal Gölü'nde yaşar. )
- DENİZ/GÖL/IRMAK ile/ve/||/<> BALIKLAVA
( ... İLE/VE/||/<> Deniz, göl ve ırmaklarda balık yatağı olan yer. )
- DENİZ KAPLUMBAĞALARI ALT SINIFLARINDA:
SİNİ ile D.KAPLUMBAĞASIGİLLER ile ZEYTİN RENKLİ ile ARCHELON ile PROTOSTEGA ile TOXOCHELYIDAE ile THALASSEMYDIDAE ile PROTOSTEGIDAE
( İki yılda bir çiftleşirler.[Altı yuvaya kadar, her yuvaya yüzden fazla yumurta bırakabilir.][Yavrular, yaklaşık altmış günde yumurtalarından çıkar.] İLE ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE ... )
- DENİZ KIZI ile/değil MANATİ
( ... İLE/DEĞİL Deniz kızı söylencesine ilham veren balık. [Surinam'da görülebilir.] )
- DENİZ ile ARA DENİZ
( ... İLE Okyanuslardan dar ve az derin boğazlarla ayrılan, karaların arasına sokulmuş deniz. )
- DENİZ ile/ve/||/<> TER ile/ve/||/<> GÖZYAŞI
( Bu üç tuzlu su, çoğu durumu değiştiren, çoğu sorunu "çöze(bile)n" durum ve nesnedir. )
- DENİZALTININ:
SOL KANADI ile/ve/||/<> SAĞ KANADI
( Dışbükey. İLE/VE/||/<> İçbükey. )
( Ön tarafta bulunan sol kanat açılarak, basıncın, alttan itmesi ve motor/pervâne desteğiyle yüzeye çıkılır. İLE/VE/||/<> Ön tarafta bulunan sağ kanat açılarak, basıncın, üstten bastırması ve motor/pervâne desteğiyle dalış yapılır. )
- DENİZASLANI ile FOK
( Daha kalın kürkü vardır. İLE Daha yağlıdır. )
( Kulakları gözle görülür. İLE Arka kanatları arkaya doğru bakar. )
( Fokların gözleri deniz altında bulanık görmez. )
(
)
( Alttaki. İLE Üstteki. )
( SEA LION vs. SEAL
ile
)
( ZALOPHUS CALIFORNIANUS cum PHOCA )
- DENİZATI ile KÜÇÜK/CÜCE DENİZATI
( Denizatlarının dişileri, sırtlarındaki şeritlerden anlaşılmaktadır. )
( ... İLE Endonezya resiflerinde yaşarlar. )
- DENİZATI ile YAPRAKSI DENİZ EJDERİ
- DENİZATI ile YOSUN BİÇİMİNDE DENİZATI
( SEA HORSE vs. SEA HORSE IN THE SHAPE OF MOSS )
( HIPPOCAMPUS HIPPOCAMPUS cum ... )
- DENİZAYGIRI/MORS[Laponca] ile FOK
( ... İLE Tüm memeliler arasında, sütü, en yağlı olandır. [Yavrusunun hızlı büyümesinin zorunluluğundan dolayı][Birkaç hafta içinde sütten kesilirler] )
(
ile
)
( ... ile FUKME )
( WALRUS vs. SEAL[< Sami dilinden] )
( ODOBENUS ROSMARUS cum PHOCA )
( LA MORSA con ... )
- DENİZFİLİ ile GÜNEY DENİZFİLİ
( ... İLE Erilleri, dişillerinden 6 kat daha büyüktür.[4 ton ağırlığındalardır.] )
( Suyun altında, 2 saat kalabilirler. [1.5 km. derine inebilirler.][Vurgundan kaçınabilmek için ciğerlerindeki tüm havayı boşaltırlar ve damarlarındaki emilmiş olan oksijeni kullanırlar.][Daldıklarında, kalp atışları dakikada 94'e kadar düşer.] )
( Gövdelerinde, çoğu memelinin 2 katı kadar kan vardır. )
( ELEPHANT SEAL vs. SOUTH ELEPHANT SEAL
ile
)
( ... cum MIROUNGA LEONINA )
- DENİZLİ[< DONGUZLU] ile/ve VAN ile/ve MALATYA ile/ve NİĞDE ile/ve UŞAK ile/ve ISPARTA
- ŞUÂ-İ MUDÂDİL[Osm.] ile/değil/yerine/= DENK VEKTÖR
- DENKLEM ile/ve ÇOK BİLİNMEYENLİ DENKLEM/LER
( EQUATION vs./and POLYNOMIAL EQUATION/S )
- DENSITY vs./and SHARING
- DEOXYRIBONUCLEIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= DEOKSİRİBONÜKLEİK ASİT, DNA
- DEPARTMAN değil/yerine/= BÖLÜM | ANA BİLİM DALI
- DEPLASMAN/DISPLACEMENT[İng.] değil/yerine/= YER DEĞİŞTİRME
- DEPO değil/yerine/= YIĞ
- DEPRESSION vs./and DISTRESS/BOREDOM
- DERDEST[Fars.] (ETMEK) ile BERTARAF[Fars. BER + Ar. TARAF] (ETMEK)
( Tutma, elde etme. | Elde olan, yapılmakta olan. İLE Kaldırılmış, giderilmiş. )
- DER[Fars.] ile -DER[Fars.] ile DERR[Ar.]
( -de, içinde.[DER-ANBAR: Anbarda. | DER-HÂTIR: Hatırda.] | Kapı.[DER-SAADET: İstanbul.] | Mağara. | Kere, defâ. | Cins, çeşit, kısım, nevi. İLE "Yırtan, yırtıcı, yaran, delen" anlamlarına sözcükleri sıfatlaştırır.[PERDE-DER: Perde yırtıcı, edepsiz.] İLE Kimse, kişi. | Güzel iş/eser. )
- DER-/DERO- ile/||/<> CERVİC-/CERVİCO- ile/||/<> TRACHEL-/TRACHELO- ile/||/<> OM-/OMO- ile/||/<> PHARYNG- ile/||/<> CLEİD-/CLEİDO-
( Boyun. İLE/||/<> Boyun, boyunla ilgili, bir organın serviksi ile ilgili. İLE/||/<> Boyun ya da boyuna benzer yapı ile ilgili. İLE/||/<> Omuz. İLE/||/<> Boğaz. İLE/||/<> Köprücük kemiği, Klaviküla ile ilgili. )
- DERE ile ÇAY ile IRMAK
( BROOK vs ... vs. RIVER )
- DERECE İLE RADYAN İLE GRADYAN ile/||/<> AÇI ÖLÇÜ BİRİMLERİ
( Açı ölçüm sistemleri. )
( Formül: 1 rad = 180°/π )
- DERECE ile KERE/KEZ
( DEGREE vs. TIMES )
- [ne yazık ki]
DERE/IRMAK SELLERİ ile/ve/||/<> DAĞLIK ALAN (KURU VADİ) SELLERİ ile/ve/||/<> KENT SELLERİ ile/ve/||/<> KIYI SELLERİ ile/ve/||/<> BARAJ SELLERİ
- DERELİ, HAYRETTİN (İST. 1967) :
( Büyükdereli, mali müşavir ve siyasetçidir. Özel Yıldız koleji ve aynı kolejin Lisesinden mezun oldu. İ.Ü. İşletme Fakültesinde eğitimini tamamladı ve iş hayatına Mali Müşavir olarak atıldı. CHP saflarında siyasete atıldı. İki dönem Sarıyer Belediyesi Meclis Üyesi (2014 - 2019 ve 2019 - 2024) görev yaptı. Engelliler Derneği Başkanlığı görevlerinde de bulundu. Sarıyer Belediyesi Spor Kulübü Başkanlığı Yönetim Kurulu üyesi olarak görevler aldı. )
- DERHÛR[Fars.] ile DER-HÛR[Fars.]
( Uygun, lâyık, münasip. İLE Lâyık. )
- DERİ ALT TABAKASI -ile
( SUBCUTANEOUS LAYER )
- DERİ KIRIŞIKLIĞI ile YAŞ
( ÂJENG[Fars.]: Yaşlılıktan ya da öfkeden dolayı beliren kırışıklık. )
( WRINKLE vs. AGE )
- DERİ ile/ve/değil PUL
( ... ile/ve/değil SEFAT )
- DERİN BİR SOLUK ve/||/<> DERİN BİR ŞÜKÜR
- DERİNLEŞMEK ile KÖK SALMAK
- DERİNLİK ile BİR İPLE ÖLÇÜLEN DERİNLİK ile DERİNLİK ÖLÇÜMÜ ile DERİNLİKLER
( DEPTH vs. DEPTH MEASURED BY A ROPE vs. DEPTH MEASURING vs. DEPTHS )
( ژرفا ile ژرفي ile ژرف ile مغ ile عمق ile گودي ile غور ile طناب خور ile ژرف سنجي ile اعماق ile قعر )
( ZHERFA ile ZHERFY ile ZHERF ile MOGH ile OMGH ile GODY ile غور ile TANAB KHOR ile ZHERF SANJY ile EMAGH ile GHER )
- DERİNLİK ile/ve/||/<> ÇOK ANLAMLILIK
- DER-MİYÂN[Fars.] ile DER-NİYÂM[Fars.]
( Ortada, arada. İLE Kında, kılıfta, kına sokulmuş. )
- DERNEK, EROL (İST. 1937 - 1987) :
( Büyükderelidir. Sarıyer Ortaokulunu bitirdikten sonra gazeteciliğe başladı. Pek çok gazetede çalıştı. Magazin gazetecisi olarak büyük başarılar kazandı. )
- DERNEKLER [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]
- DERNEKLER [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]
- DERPİŞ ETMEK değil/yerine/= ÖNGÖRMEK/GÖZ ÖNÜNDE TUTMAK/USUNDAN GEÇİRMEK
- DERS ile/ve DERS-İ AAM
- DERT HALİ ile ZEVK HALİ
- DERTLERİ "ÇOK/BÜYÜK" OLAN ve/||/<>/> GÜLÜŞÜ SICAK OLAN :)
- Dervişçe sus, dervişçe KONUŞ!!!
- DERVİŞ'İN:
DIŞI ile/ve/||/<>/< İÇİ
( Şeriat. İLE/VE/||/<>/< Hakikat. )
- Dervişlik için SUS!!!
- DERVİŞ/LİK ve/||/<>/> KENDİNİ "YOK ETMEK"
- Dervişlikte SUS!!!
- DESCARTES İNKİŞÂR KANÛNU[Osm.] / DESCARTES' REFRACTION LAW[İng.] / LOI DE LA RÉFRACTION DE DESCARTES[Fr.] / DESCARTESSCHES BRECHUNGGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= DESCARTES KIRILMA YASASI/KANUNU
- DESCRIPTION vs./and EXPECTATION
- DESCRİPTİVE SET THEORY ile/||/<> CLASSICAL SET THEORY
( Descriptive set theory Borel ve analytic kümeleri incelerken İLE classical set theory genel küme aksiyomlarını inceler )
( Formül: Projective hierarchy )
- DESEM ile DE(EEE)RMİŞİM
- DESERT :/yerine ÇÖL
- DESERVE :/yerine HAK ETMEK
- DECI-[İng.] / DÉCI-[Fr.] / DECI[Alm.] ile/değil/yerine/= DESİ-
- DESİBEL İLE FON İLE SON ile/||/<> SES ŞİDDETİ BİRİMLERİ
( Ses şiddeti ölçüm birimleri. )
( Formül: dB = 10 log(I/I₀) )
- DECIBELMETER[İng.] / DÉCIBELMÈTRE[Fr.] / DEZIBELMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= DESİBELÖLÇER
- HOLE MOBILITY[İng.] / MOBILITÉ DES TROUS[Fr.] / LÖCHERBEWEGLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= DEŞİK DEVİNİRLİĞİ/HAREKETLİLİĞİ
- HOLE CONDUCTION[İng.] / CONDUCTION PAR TROU[Fr.] / DEFEKTLEITUNG, LOCHLEITUNG, LÖCHERLEITUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DEŞİK İLETİMİ
- DEST-GÂH -ile
( Tezgah, dokuma alet, atölye. | Zenginlik. )
- DESTINY vs./and COINCIDENCE
- DESTROY :/yerine YOK ETMEK
- det.[Lat. < DETUR] değil/yerine/= VERİLSİN
- DETERMINATION vs./and OBLIGATION
- DETERMİNİZM İLE İNDETERMİNİZM İLE OLASILIK ile/||/<> FİZİK FELSEFİ SORUNLARI
( Fiziğin temel felsefi soruları. )
( Formül: Hidden variables? )
- GIANT PULSE LASER[İng.] / LASER À IMPULSIONS GÉANTES[Fr.] / RIESENIMPULSLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= DEV DARBELİ LAZER
- DEV KAPLUMBAĞA ile ALDABRA KAPLUMBAĞASI
( 20 türü bulunur. [Yok olma tehlikesi altındalardır.] [1750'lerde ise 250 tür bulunuyordu.] İLE Toplam dev kaplumbağa nüfusunun %90'ıdır. [Günümüzde 152.000 civarındalardır.] )
( ... İLE Her 10 yumurtadan sadece biri erişkinliğe ulaşır. )
( ... İLE Eşeysel olgunluğa ulaşmaları 30 yıldır. )
( ... İLE 250 kg. ağırlıkları vardır. )
( ... İLE "Adwaitya" adlı Aldabra kaplumbağası, 2006 yılına kadar 255 yıl yaşamıştır. )
( COLOSSOSCHELYS ATLAS cum GEOCHELONE GIGANTES )
- DEVE ile LÛK[Fars.]
( ... İLE Kısa tüylü, yük devesi. )
- DEVE ile/ve MUT
( 20 Teneke. İLE/VE 20 Kile. 50 şiniklik[8 kilo] tahıl ölçeği. )
( ... İLE/VE MÜDD: Mut, kara mut, batman türünden bir ölçek. )
- DEVE ile NÂB[Ar.]
( ... İLE Yaşlı deve. )
- DEVEKUŞU ile EMU
( Dünyadaki en büyük kuştur. Erilleri, 2,7 metreye kadar ulaşabilir. İLE ... )
( Ceviz büyüklüğünde olan beyinleri, göz yuvalarından küçüktür. İLE ... )
( Saatte, 65 km.'ye kadar, 30 dakika boyunca koşabilirler. İLE ... )
( Devekuşları, kafalarını kuma gömmezler! [Yuvaları, genelde yere kazılmış sığ bir delik biçimindedir.] ["Kafalarını kuma gömmeleri" yanlış/kötü örneği, boyunlarını, yere dümdüz uzatıp görüş alanında bir tehlike olup olmadığını yokladıkları için ortaya çıkmış olabilir.] )
( Sindirime yardımcı olması için yuttukları taşın yanısıra demir, bakır, tuğla ve cam da yiyebilirler. )
( Namibya'daki devekuşları, elmas yemeleriyle ünlüdür. )
( Devekuşu, en küçük yumurtayı yumurtlar. )
( ... İLE Günde 6 lt. su içmeleri gerekmektedir. )
( NEÂME[çoğ. NEÂİM, NEÂMÂT] ile ... )
( ŞÜTÜR-MÜRG/ÜŞTÜR-MÜRG ile ... )
( OSTRICH vs. EMU )
( STRUTHIO CAMELUS[: Serçe deve.] cum ... )
( HO MEGAS STROUTHOS(: Büyük serçe) ile ... )
- DEVEKUŞU ile FİL KUŞU
( ... İLE XIII. ve XVII. yy. arasında yaşamış, XIX. yy.'da fosilleşmiş olarak bulunmuştur. Şimdiye kadar yaşamış en büyük kuş türüdür. Keşfedilmiş kuşların arasında en büyük yumurtaya sahip olan kuştur.[Tavuk yumurtasının 120 katı büyüklüğündedir.] [Fosilleri ve yumurtaları, Madagaskar'da bulunmuştur.] )
( ... İLE
)
- DEVEKUŞU ile MOA
(
)
- DEVEKUŞUNA:
UÇ! DENİLİNCE ve/||/<> KOŞ! DENİLİNCE
( Ben, "deveyim" demiş. VE/||/<> Ben, "kuşum" demiş. )
( "İşimize geldiği gibi yaşama"nın, zavallılık seviyesindeki yansıması. )
- DEVELİLİOĞLU, TANER E. (İST. 1940) :
( İzmit'ten kaleci olarak transfer edildi ve iki sezon (1961 - 62) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 38 lig, 2 kupa olmak üzere 40 resmi ve 8 özel maçla birlikte 48 maçta yer aldı ve lig maçlarında 31, kupa maçlarında 6 ve özel maçlarda 8 olmak üzere 45 gol yedi. Teknik eleman olarak görev yapmaktadır. )
- DEVELOPMENT vs./and FORMATION/CONSTITUTION
- DEVİM/HAREKET:
NESNEDE ile/ve/||/<>/> ZİHİNDE ile/ve/||/<>/> HEM, HEM DE | NE, NE DE (NESNEDE/ZİHİNDE)
- DEVİNİM ile/ve HIZ
( MOVEMENT vs./and SPEED )
- DEVİR/ASIR değil/yerine/= ÇAĞ/DÖNEM
- DEVİR[Ar.] değil/yerine/= ÇAĞ/DÖNEM
- DEVLETİN/DİN'İN:
SAĞLADIKLARI VE KORUDUKLARI
ve/+/||/<>/>/<
TEMEL GÜVENCELERİ
( * CAN GÜVENLİĞİ
* AKIL SAĞLIĞI
* NESİL SÜREKLİLİĞİ
* MAL GÜVENLİĞİ
* DİN GÜVENCESİ
ve/+/||/<>/>
* SAĞLIK GÜVENCESİ
* EĞİTİM GÜVENCESİ
* GÜVENLİK GÜVENCESİ
* YARGI GÜVENCESİ )
( Giderdim, gönülden kini,
Kini olanın, olmaz dini! )
( ZARÛRİYÂT-I DİNİYYE / MAKÂSID-I HAMSE )
- DEVRE-İ ÛLÂ 1 - 1. SINIF
- DEVRİLMEK ile DEV ile DEVA ile DEVE/LİK ile DEVECİ/LİK ile DEVELİ ile DEVASIZ/LIK ile DEV ANASI ile DEV DALGA ile DEVE DİŞİ ile DEVE KİNİ ile DEVE KOLU ile DEVE KUŞU/LUK ile DEVE TÜYÜ ile DEVE YÜKÜ ile DEV AYNASI ile DEVE DÖŞLÜ ile DEVE DİKENİ ile DEVE HAMURU ile DEVE TIMARI ile DEVE YÜREKLİ/LİK ile DEVECİ ARMUDU ile DEV KÖPEK BALIĞIGİLLER
- DEYİNMƏK[Azr.] = SÖYLENMEK[Tr.]
- DƏRMAN[Azr.] = İLAÇ[Tr. < Ar.]
- DFT İLE MD İLE MONTE CARLO İLE PHASE FİELD ile/||/<> HESAPLAMALI MALZEME
( Malzeme modelleme yöntemleri. )
( Formül: E[ρ] = T[ρ] + V[ρ] + U[ρ] )
- DFT ile/||/<> HARTREE-FOCK
( DFT elektron yoğunluğu, HF dalga fonksiyonu. )
( Formül: ρ(r) İLE Ψ )
- DHYANA[Sansk.] = CH'AN[Çince] = ZEN[Jap.]
- DHYANA ile/||/<> CHAN ile/||/<> ZEN
( [Sansk.] İleri seviyede meditasyon uygulamasında erişilen bir zihin hâli. @@ [Çince] Aynı kavramın Çince karşılığı. @@ [Japonca] Hatalı düşüncelerin giremeyeceği derin saflık, temizlik, soyutlama. )
- DHYANA[Sansk.](CH'AN[Çince], ZEN[Jap.]) -ile
( İleri seviyede meditasyon uygulamasında erişilen bir zihin hâli. Hatalı düşüncelerin giremeyeceği derin saflık, temizlik, soyutlama. )
- DİA ile DİA-
( Saydam [fotoğraf]. İLE İçinden, arasından. )
- DİADELF, İKİ DEMET HALİNDE BİRLEŞİK = SÜNÂİYÜ'L-IHVE = DIADELPHE
- DIALECTIC vs./and DYNAMIC
- DİAMANYETİK İLE PARAMANYETİK İLE FERROMANYETİK ile/||/<> MANYETİK MALZEMELER
( Malzemelerin manyetik alan karşısındaki davranışları. )
( Formül: B = μ₀(H + M) )
- DİASTOLIC BLOOD PRESSURE[İng.] değil/yerine/= GEVŞEM KAN BASINCI
- DİATOM ile İKİ ATOMLU
( DIATOM vs. DIATOMIC )
( گمزادان ile دواتمي )
( گمزادان ile دواتمي )
- DİB ile FİDE KAZIĞI
( DIB vs. DIBBER )
( قاپ بازي ile ريگ بازي ile بيل تخمکاري ile بذر کار )
( GHAP BAZY ile RYG BAZY ile بيل تخمکاري ile BEZAR KAR )
- DİBAGAT/ANTİLOP ile DEMİRKIR
- DICOM/DIGITAL IMAGING AND COMMUNICATIONS IN MEDICINE[İng.] değil/yerine/= TIPTA SAYISAL GÖRÜNTÜLEME VE İLETİŞİM
- DICTIONARY vs./and ENCYCLOPEDIC DICTIONARY
- DÎDÂR ile YÜZ, ÇEHRE
( YÜZ, ÇEHRE )
- DİDİM ile/<> TAÇ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Gerdek gecesi gelinin giydiği taç. İLE/<> ... )
- DIE vs. DICE
( Zar. VS. Zarlar. )
- DIE :/yerine ÖLMEK
- dieb. alt.[Lat. < DIEBUS ALTERNIS] değil/yerine/= GÜN AŞIRI
- dieb. secund.[Lat. < DIEBUS SECUNDIS] değil/yerine/= İKİ GÜNDE BİR
- dieb. TERT.[Lat. < DIEBUS TERTIIS] değil/yerine/= ÜÇ GÜNDE BİR
- FACTEUR DE PUISSANCE DIÉLECTRIQUE[Fr.] / DIELEKTRISCHE LEISTUNGSFAKTOR/POTENZFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK GÜÇ ETMENİ/FAKTÖRÜ
- DIETERICI EQUATION OF STATE[İng.] / ÉQUATION D'ÉTAT DE DIETERICI[Fr.] / DIETERICISCHES ZUSTANDES GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DİETERİCİ HAL DENKLEMİ
- DİFAZİK/DİPHASİC[İng.] değil/yerine/= İKİ EVRELİ
- DİFAZİK değil/yerine/= İKİ DEVRELİ
- FRÉQUENCEMÈTRE DIFFÉRENTIEL[Fr.] / DIFFERENTIAL-FREQUENZMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL FREKANSÖLÇER
- GALVANOMÈTRE DIFFÉRENTIEL[Fr.] / DIFFERENTIAL-GALVANOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL GALVANOMETRE
- THERMOMÈTRE À AIR DIFFÉRENTIEL[Fr.] / DIFFERENTIAL-LUFTTHERMOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL HAVALI SICAKLIKÖLÇER/TERMOMETRESİ
- DİFERANSİYEL İLE KISMİ TÜREVLİ İLE İNTEGRAL İLE STOKASTİK İLE NÜMERİK ile/||/<> DENKLEM TÜRLERİ
( Farklı denklem tiplerinin çözüm yöntemleri ve uygulamaları. )
( Formül: ∂²u/∂x² = (1/c²)∂²u/∂t² )
- DIFFERENCE vs. THE OTHER
- (not DIFFERENT THAN) DIFFERENT FROM
- DIFFICULT :/yerine ZOR
- DERİ KARARMASI/DİFTERİ[Fr. < Yun.] değil/yerine/= KUŞPALAZI
( Çoğunlukla çocuklarda görülen, boğaz, yutak çeperine yerleşen mikropların yol açtığı bulaşıcı hastalık. )
- DİFÜZYON İLE OSMOZ İLE AKTİF TRANSPORT ile/||/<> HÜCRE TRANSPORTU
( Madde geçiş mekanizmaları. )
( Formül: 3Na⁺ out İLE 2K⁺ in )
- DİFÜZYON ile/ve/<> DİFÜZYON SAYISI ile/ve/<> DİFÜZYON KAT SAYISI
( Bir düzeni oluşturan taneciklerin rastgele hareketler yaparak, düzenin bir bölgesinden, başka bir bölgesine taşınması. | Bir ışık demetinin pürüzlü bir yüzeyin yansımada ya da belirli madde içinden geçişte saçılması. | Ses dalgalarının ilerleme doğrultularının bir yansıyan ses şiddetine göre değişme derecesi.
İLE/VE/<>
Kararlı bir çözelti içinde çözünen bir maddenin difüzivitesinin, karakteristik bir süreyle çarpımının, katının merkezinden yüzeyine olan uzaklığının karesine bölümüne eşit olan ve kütle transferiyle ilgili çalışmalarda kullanılan boyutsuz sayı. [Simgesi ß]
İLE/VE/<>
Bir birim derişim gradiyentindeki, bir saniyede bir cm²'lik bir alanı, dik olarak geçen bir maddenin, gram cinsinden ağırlığı. | Homojen bir yarı iletkendeki difüzyon akım yoğunluğunun akım taşıyıcıları derişiminin, grandiyentine oranı. )
- DIG :/yerine KAZMAK
- DİĞER TARAFTAN değil/yerine/= ÖTE YANDAN
- DİĞER değil/yerine/= ÖTEKİ/ÖTE/ÖBÜR/BAŞKA
- DİH[Fars.] ile -DİH[Fars.] ile DÎH[Fars.]
( Köy, karye. | Tek renkli, kenarları gümüş ya da altın motifli kumaş. İLE Veren, verici.[ÂRÂM-DİH: Rahatlık veren. | HACLET-DİH: Utanç verici.] İLE Köy, karye. )
- DİJİTALİN değil/yerine/= YÜKSÜKOTU
( Sıracagillerden, kalp sayrılıklarında kullanılan bir alkaloit veren, çiçekleri yüksük biçiminde olan bitki. )
- DİJKSTRA İLE BELLMAN-FORD İLE FLOYD-WARSHALL ile/||/<> EN KISA YOL
( Graf üzerinde mesafe algoritmaları. )
( Formül: O(V²) İLE O(VE) İLE O(V³) )
- ORTHOGONAL ANTENNAS[İng.] ile/değil/yerine/= DİK ANTENLER
- VECTEURS ORTHONORMÉS[Fr.] ile/değil/yerine/= DİK BİRİM VEKTÖRLER
- DİK GÖVDE = SÂK-I MÜSTAKÎM = TIGE DROITE
- DİK KAFALI ile BÜYÜK KALPLİ
( BIGHEADED vs. BIGHEARTED )
( پرافاده ile گشاده دل )
( پرافاده ile GOSHADEH DEL )
- ORTHOGONAL MATRIX[İng.] / MATRICE ORTHOGONALE[Fr.] ile/değil/yerine/= DİK MATRİS
- DİK ÜÇGEN ile/ve/||/<>/> CEBİRSEL DÜŞÜNME
- DİK ÜÇGEN ve/<> HİPOTENÜS[Yun.]
( ... VE/<> Bir dik üçgende, dik açının karşısında bulunan kenar. )
- DÎK[Ar. çoğ. DİYEKE, EDYÂK] ile DÎK[Ar.] ile DİK[Tr.]
( Horoz. İLE Dar olma, darlık. İLE Yatay bir düzleme göre yerçekimi doğrultusunda bulunan, eğik olmayan. | Yatık durmayan, sert. | Sert, kalın, tok selen. | Sert bakış. | Ters, aksi söz. | Kaba, yersiz davranış. | Birbirine dikey olan doğrulardan oluşmuş. )
- DİK ile DİKİCİ/LİK ile DİKİLİ ile DİK AÇI ile DİK ALASI ile DİK BİÇME ile DİK YAMUK ile DİK ÜÇGEN ile DİK RÜZGAR ile DİKİLİ TAŞ ile DİK AÇIKLIK ile DİK DURUŞLU/LUK ile DİK SİLİNDİR
- DİK ile DİKİLMİŞ ile EREKSİYON
( ERECT vs. ERECTED vs. ERECTION )
( افراشتن ile سيخ ile منتصب ile شق شدگي ile نعوظ )
( AFRASHTAN ile SYKH ile MONTESB ile SHGH SHODEGY ile NAUZ )
- ORTHOGONAL[İng.] ile/değil/yerine/= DİK
- DİK ile/ve YÜKSEK
( PERPENDICULAR vs./and HIGH )
- DİKEN YARASI ile/ve/||/<>/> GÜL KOKUSU
( Ayağında. İLE/VE/||/<>/> Göğsün[d]e. )
( Olmayan. İLE/VE/||/<>/> Süremez. )
- DİKEN ile BARBAR ile BARBARLIK ile BARBAR ile BARBARLIK ile BARBARLIK ile BARBARLIK ile BARBARLAŞTIRMAK ile BARBAR ile DİKENLİ ile DİKENLİ TEL ile BERBER ile KIZAMIK ile BERBERLİK
( BARB vs. BARBARIAN vs. BARBARIANISM vs. BARBARIC vs. BARBARISM vs. BARBARITY vs. BARBARIZATION vs. BARBARIZE vs. BARBAROUS vs. BARBED vs. BARBED WIRE vs. BARBER vs. BARBERRY vs. BARBERY )
( پيکاندار کردن ile بي تمدن ile بربريت ile بربري ile وحشيگري ile بي رحمي ile قساوت قلب ile توحش ile وحشي کردن ile غير مصطلح ile خاردار ile سيم خاردار ile سلماني ile سرتراش ile آرايشگر ile زرشک ile ريش تراشي )
( PEYKANDAR KARDAN ile BEY TAMDAN ile بربريت ile بربري ile وحشيگري ile BEY RAHAMY ile GHSAVAT GHALAB ile TAVAHSH ile VAHSHY KARDAN ile غير مصطلح ile KHARDAR ile SYM KHARDAR ile سلماني ile SARTARASH ile ARAYSHGAR ile ZARSHK ile RYSH TARASHY )
- DİKENLEŞMEK ile DİKEN/LİK ile DİKENCE ile DİKENLİ ile DİKENSİZ ile DİKENLİCE ile DİKEN DUTU ile DİKEN DİKEN ile DİKENLİ TEL ile DİKENLİ YOL ile DİKENLİ BALIK ile DİKENLİ MEYAN ile DİKENLİ SALYANGOZ ile DİKENLİ BALIKGİLLER ile DİKENLİ YÜZGEÇLİLER
- DİKER, MAHZAR ORD. PROF. DR. (MUT/İÇEL, 1899 - 1952) :
( İlk ve orta öğrenimini Akhisar ve Antalya'da yaptı. 1915'te girdiği Orman Mektebi Âlisi'nden 1917'de mezun oldu. Mezuniyetini takiben Almanya'ya gönderildi ve Tubingen Üniversitesi Ormancılık bölümüne devam etti fakat I. Dünya Savaşı'nın sona ermesi ile 1919 yılında yurda döndü. 1919 - 1921 yılları arasında İstanbul'da Orman Ameliyat Mektebinde öğretmen olarak çalıştı, daha sonra askerlik görevini yaptı. 1923 - 1927 yılları arasında Orman Genel Müdürlüğünde çalıştı ve 1927 yılında ikinci defa Orman Genel Müdürlüğü tarafından Almanya'ya gönderildi. 1929 yılında yurda döndükten sonra Yüksek Orman Mektebine Amenajman Hocası olarak atandı. 1930'da aynı okulda dekan oldu ve dekanlık görevini okulun kapatıldığı 29.10.1934 yılına kadar sürdürdü. 1934 - 1937 yılları arasında Yüksek Ziraat Enstitüsüne bağlı Orman Fakültesinin İstanbul'da Bahçeköy'deki kısmında doçent olarak çalıştı ve 21.10.1937 tarihinde profesör oldu. 1945 yılında Ordinaryüs Profesörlüğe yükseltildi. İki yıl süre ile Orman Genel Müdür vekili olarak görev yaptı. Yüksek Ziraat Enstitüsünün kaldırılması ve Orman Fakültesinin İstanbul Üniversitesine bağlanması üzerine Orman Genel Müdürlüğündeki görevini bıraktı ve tekrar Orman Fakültesindeki görevine döndü. 1951'de İ.Ü. Senatosuna üye seçildi ve 09.08.1952 tarihinde trafik kazası sonucunda hayatını kaybetti. Sarıyer'deki sosyal her faaliyetin içine girdi ve ilçe gençlerinin eğitimi, spora teşviki ile yakından ilgilendi. 1938'de kapatılan Sarıyer Gençlik Mahfilin de başkanlık görevini uzun süre devam ettirdi. )
- DİKER, ORD. PROF. DR. MAZHAR (MUT, 1899 - 1952) :
( Üniversite Öğretim Üyesi. Asıl adı Mehmet'tir. İlk ve orta tahsilini 1915 yılına kadar Akhisar ve Antalya'da yaptı. 1915 yılı Eylül ayından 1917 yılı Ağustos ayına kadar İstanbul'da Orman Mektebi Alisinde okudu ve bu okuldan mezun oldu. Mesleki incelemelerde bulunmak üzere Almanya'ya gönderildi. Bir yıl Berlin'de kaldı. Tübingen Ünivesitesinin Ormancılık kısmına devam etti. Savaş nedeni ile yurda döndü. 1919 - 1921 yılları arasında İstanbul'da Beykoz Ameliyat Mektebinde muallim olarak görev yaptı. 1921 den 1922 ye kadar Ankara‘da Yedek Subay okulunda okudu. İstihkâm Yedek Teğmeni olarak İstiklal Savayşına katıldı ve 1923 yılı eylül ayına kadar orduda hizmet etti. Askerliğini takiben çok çeşitli görevlerde bulundu. 1927 de ikinci kez yurtdışına gönderildi. Almanya ve İsviçre de kaldı.1929 da Yüksek Ziraat Mektebine Amenajman Müderrisi oldu. Bir süre sonra Bu okulun Rektörlüğüne önce vekâleten sonra da asaleten tayin edildi. Buradaki görevi 1934 yılına kadar devam etti.1934 - 1937 yılları arasında Ankara Yüksek Ziraat Enstitüsüne bağlı Orman Fakültesinin İstanbul Büyükderedeki kısmında Doçent olarak görev yaptı. 1937 de ikinci sınıf profesör, 1940 da birinci sınıf profesör ve aynı zamanda Orman Amenajmanı ve Amenajman Enstitüsünün Müdürü oldu. 1934 - 1936 yılları arasında Yüksek Ziraat Enstitüsü Rektörlüğünün Bahçeköy'deki Orman Fakültesinde Temsilciliğini ve 1936 - 1940 yılları arasında da Fakültede vazife gören Alman Dekanların idari sahada yardımcılığını yaptı. 1940 - 1942 yılları arasında Fakültenin Dekanı oldu. 1845 yılında Ordinaryüs Profesörlüğe terfi etti. 1946 - 1948 yıllarında Ankara'da Orman Umum Müdür Veakilliği yaptı. 1938 de kapatılar Sarıyer Gençlik Mahfelinde başkanlık yaptı. 1951 de İstanbul Üniversitesi senatörlüğüne seçildi ve 11.08.1952 de vefât etti. )
- DİKİŞ:
EL İLE ile/ve/değil/yerine/||/<>/> MAKİNE İLE
- DİKİŞTE:
OVERLOK ile/değil/yerine LOK
- DİKKATE ALMAK ile/ve/<> GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURMAK
- DİKKATE ALMAK ile ÖNEMLİ OLDUĞUNU DÜŞÜNMEK ile HATIRI SAYILIR ile DÜŞÜNCELİ ile DÜŞÜNCE ile DİKKATE ALINAN ile GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURARAK
( CONSIDER vs. CONSIDER IMPORTANT vs. CONSIDERABLE vs. CONSIDERATE vs. CONSIDERATION vs. CONSIDERED vs. CONSIDERING )
( درنظر گرفتن ile دانستن ile رعايت ile مراعات کردن ile درنظر داشتن ile در نظر گرفتن ile در نظر داشتن ile منظور کردن ile مرععي داشتن ile مد نظر داشتن ile با اهميت خواندن ile معتني به ile کلي ile قابل ملاحظه ile محتاط ile باملاحظه ile ملاحظه ile مراعات ile مطالعه ile تامل ile توجه ile ملحوظ ile مرعي ile مطرح شده ile با توجه به اين که ile با توجه به ile با ملاحظه به )
( DARNAZAR GARAFTAN ile DANSTAN ile ROAYT ile MARAAT KARDAN ile DARNAZAR DASHTAN ile DAR NAZAR GARAFTAN ile DAR NAZAR DASHTAN ile MANZUR KARDAN ile MORAEAY DASHTAN ile MAD NAZAR DASHTAN ile BA HAMYT KHANDAN ile MOTANY BAH ile KELY ile GHABEL MOLAHEZEH ile MOHTAT ile باملاحظه ile MOLAHEZEH ile MARAAT ile MOTALEH ile TAMEL ile TOJEH ile ملحوظ ile مرعي ile MOTRH SHODEH ile BA TOJEH BAH AYNE KEH ile BA TOJEH BAH ile BA MOLAHEZEH BAH )
- DİKMEN, ORHAN (İST. 1922 - 1997) :
( Turizm Bakanlığından emekli oldu. Sarıyer Spor Kulübü'nde iki dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Kulübün Divan Kurulu Üyesiydi. )
- DİKSİNMƏK[Azr.] = İRKİLMEK[Tr.]
- DİL -ile
( SÖZLÜ DÜŞÜNME | KAVRAM | ÖNERME | ÇIKARIM | GÖNÜL, YÜREK, KALP | MEKÂN )
- DİL AİLELERİ ile/ve ANTROPOLOJİ
- DİL (BİLGİSİ) YAZIP KONUŞMAK ile/ve/değil KONUŞUP, DİL (BİLGİSİ) YAZMAK
( TASHÎF[Ar. < SAHF | çoğ. TASHÎFÂT]: Yazı yazarken sözcüğü yanlış yazma, yanılıp yanlış sözcük yazma. )
- DİL BİLİM(db.) ile/ve/<> DİL BİLGİSİ(dbl.)
( Dil konularında inceleme yoluyla toplum kültürünü araştırma bilimi. İLE ... )
( DİLBİLİM: * Dilin ne olduğu. * Dilin işleyişi. * Dilin edinimi. * Eğitim-Öğretim. İLE/VE/<> DİLBİLGİSİ: * Kuralcılık. * Doğru/yanlış kullanım. * Eğitim-Öğretim. )
( PHILOLOGY vs. GRAMMAR )
- DİL BURNU -ile
( Büyükada'dadır. )
- DİL ÇIKARMAK ile/ve/||/<>/> DİL ATMAK
- dil.[Lat. < DILUE] değil/yerine/= SULANDIR, SEYRELT
- DİL, DOĞRU KULLANILMAZSA... -ve
( Öğrenciler, bir gün, hocasına sorar...
- Eğer elinizde, ülkenin işlerini düzeltecek bir güç ve olanak bulunsaydı, işe nereden başlardınız?
Hoca, düşünmeden, şu yanıtı verir:
- Dilin, doğru kullanılmasına çalışırdım.
Öğrenciler, hocalarının yüzüne şaşkın şaşkın bakar:
- Fakat bu küçük bir şey. Niçin çok önemli olduğunu söylüyorsunuz?
Bilge hoca, başını sallar ve şöyle devam eder:
- Eğer dil doğru kullanılmazsa, ağızdan çıkan sözcükler, ifade edilmek istenilenleri vermez. Söylenilen sözler ve kullanılan sözcükler, ifade edilmek istenilen amacı anlatamayınca da, yapılması gereken işler yapılamaz. Yapılması gereken işler yapılamayınca da ahlâk ve sanat, soysuzlaşır. Ahlâk ve sanat soysuzlaşınca da adâletsizlik başlar. Bu durumda, halk ne yapacağını bilemez ve çaresizlik içinde bocalar, durur... )
- DİL FELSEFESİ'NDE:
NAHİV ile/ve/||/<> MANTIK ile/ve/||/<> BELÂGAT ile/ve/||/<> USUL-Ü FIKIH
- DİL:
GÖNÜL "KARIŞTIRAN" ile/ve/||/<> ZİHİN KARIŞTIRAN
- DİL [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]
- DİL [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]
- Dil konuşur, insan dile uyduğu kadar konuşur. -ile
- DİL KULLANIMINDA:
BİLGİ ile/ve/<> BECERİ
( TO USE THE LANGUAGE: KNOWLEDGE vs./and/<> SKILL/ABILITY )
- DİL - NESNE İLİŞKİSİ!
- DİL ÖBEKLERİNDE:
KENGER ile/ve/<> KHEIN ile/ve/<> KHOISAN
( 15.000 yıl önce. )
- DİL ÖBEKLERİ'Nİ(GRUPLARI'NI)
( KÖKEN BAKIMINDAN:
* HİNT-AVRUPA DİLLERİ
A. AVRUPA KOLU
1. Cermen Dilleri: Almanca, Felemenkçe, İngilizce, İskandinav dilleri.
2. Roman Dilleri: Bu grubun ana dili Lâtince'dir. Bugün yaşayan kolları Fransızca, İspanyolca, Portekizce, İtalyanca ve Rumence'dir.
3. İslâv Dilleri: Rusça, Bulgarca, Sırpça ve Lehçe.
4. Yunanca, Arnavutça, Keltçe.
B. ASYA KOLU
Hint - İran Dilleri(Arî Dilleri)
a. Hintçe(Eski-Orta, Yeni Hintçe). Bu alt kol, Sanskrit ve bugünün başlıca Hint dilleri olarak da gösterilebilir.
b. Farsça: Ölü dil olan Avesta, Eski, Orta ve Yeni Farsça.
c. Ermenice: Eski, Orta ve Yeni Ermenice.
d. Eski Anadolu: Hititçe (ölü dildir)
e. Toharca: Asya kolunun en doğuda kalan dalıdır ve ölü dildir.
* HAMİ - SAMİ DİLLERİ
Bu dil ailesinde Akkadça, Aramca, İbranice, Arapça ile Libya-Berber dilleri yer almaktadır. Akkadça ölü bir dildir.
* BANTU DİLLERİ
Orta ve Güney Afrika'da konuşulan Bantu dillerini içine alan geniş bir dil ailesidir.
* ÇİN - TİBET DİLLERİ
Çin ve Tibet dilleri bu aile içinde yer alır.
* KAFKAS DİLLERİ
Bu gruba giren başlıca diller Kartvel koluna giren Gürcüce ile Abhaz - Çerkeş, Lezgi - Çeçen kollarıdır. Bu diller fonem sistemleri ve iç yapıları bakımından öteki dil ailelerine göre büyük ayrılıklar taşır.
* ALTAY DİLLERİ
Bu aile, Ural - Altay dil grubunun Altay kolunu oluşturmaktadır. Türkçe, Moğolca, Mançuca ve Tunguzca Altay Dil Ailesi içindedir.
* URAL DİLLERİ
Ural - Altay dil grubunun Ural kolunu oluşturmaktadır.
a. Fin - Ugur Kolu
b. Samoyet Kolu
2. YAPI BAKIMINDAN:
A. TEK HECELİ DİLLER
(Yalınlayan Diller, Ayrımlı Diller)
(Isolating Languages, Monosyllabic Languages)
B. EKLEMELİ DİLLER
(Bağlantılı Diller, İltisaklı Diller)
(Agglutinative Languages)
C. ÇEKİMLİ DİLLER
(Bükümlü Diller, Tasrifli Diller)
(Inflected Languages)
)
- DİL ÖĞRENME ile/ve/||/<>/> YABANCI DİL KONUŞMA
( )
- DİL OLUŞTURMAK ile/değil DİLİN, DİLBİLGİSİNİ(GRAMERİNİ) OLUŞTURMAK
- DİL OYNAMAZ ile/ve DUDAK OYNAMAZ
- DİL OYUNLARI ile/||/<> YAŞAM BİÇİMİ
( Dil felsefesi )
( Ludwig Wittgenstein tarafından 1953 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1889-1951) (Ülke: Avusturya) (Alan: Felsefe) (Önemli katkıları: Dil felsefesi, mantıksal pozitivizm) )
- DİL [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
- DİL [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
- DİL SÜRÇMESİ/LÂĞZ[Ar.] ile GAF
- DİL SÜRÇMESİ" ile "AYAK TAKILMASI"
( Bir sözcüğü, istemeden, yanlış söyleme durumu. İLE Yürürken, yanlış adım atıp dengeyi yitirmek. | Dalgınlıkla yanlış bir iş yapmak, yanılmak. )
- DİL/TÜRKÇE ile GÜNLÜK DİL
- DİL ile/ve/||/<>/= AKIL
( LANGUAGE vs./and/||/<>/= REASON/MIND )
- DİL ile/ve/<> AKIL
( Lâl. İLE/VE/<> Mat. )
( LANGUAGE/TONGUE vs./and/<> REASON/MIND )
- DİL ve/< US/AKIL ve/< DENEYİM/TECRÜBE
( Dil, akıl ve deneyimde temellenir. )
- DİL ile/ve İNSANBİLİM(ANTROPOLOJİ)
( LANGUAGE vs./and ANTHROPOLOGY )
- DİL ile/ve/<>/değil ARAÇ
- DİL ile/ve AYNA
- DİL ve/||/<> BELLEK ve/||/<> YAŞAM
- DİL ile/ve BİÇİM
- DİL ile/ve BİLDİRİŞİM
- DİL ve/<> BİLİNÇ
( TONGUE and/<> CONSCIOUSNESS )
- DİL ile/ve/<> BİLİNÇLENME
- DİL ve/<> BİRLİK
- DİL[Azr.] = DEV[Tr.]
- DİL ile "Dİ:L"[< DEĞİL]
- DİL ile/ve/<> DİL ile/ve/<> DİL[Fars.]
( Ağızdaki, tad alma örgeni/aracı. İLE/VE/<> Konuşma(sesli aktarım/paylaşım) aracı. İLE/VE/<> Gönül/kalp. )
( "Dildir, dilârâyı eyler, dilber...
Dildir, dilârâyı eyler, vîrân.
Gül, güldür; gül, dalında iken...
Yoksa dikenlik.
Bülbül, bülbüldür; dil, onda iken...
Yoksa serçe." )
- DİL[Fars.] ile DÎL[Fars.] ile | [Tr.] DİL[Fars.] ile DİL[Fars.]
( Gönül, yürek/kalb. İLE Nokta. | Gönül, kalb. | Mandıra, ağıl. İLE | Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan, etli, uzun, hareketli örgen. Tat alma örgeni. İLE Kişilerin, düşündüğünü ve duyduğunu bildirmek için sözcüklerle ya da işaretlerle yaptıkları anlaşma. Lisan. )
- DİL ile DİLCİK
( ... İLE Buğdaygillerde, yaprak ayası ile yaprak kınının birbirinden ayrıldığı yerde bulunan, sivri uclu, küçük, saydam çıkıntı. | Böceklerin ağzında, küçük dilin önünde bulunan bölüm. | Üflemeli çalgılarda ya da org borularında, kamış, tahta ya da metalden, yassı parça. )
- DİL ile DİLLER
( LANGUAGE vs. LANGUAGES )
( زبان ile لسان ile گويشي ile السنه )
( ZABAN ile LESAN ile GOYSHY ile OLSANEH )
- DİL ile/ve DİN
( Dilini kaybeden, dinini de kaybeder. )
( Who loose the language, loose the religion, either. )
( LANGUAGE vs./and RELIGION )
- DİL ve DİN ve MUSİKÎ
- DİL ve/||/<> DİŞ
( DİL VE DİŞ
“Dişler, tüm organların aynasıdır” sözünü anımsayarak, “Dil neyin aynasıdır?” sorusuna bir yanıt arasak, hepimizin buluşma noktası “ÖZ” olacaktır.
“Dil, özümüzün aynasıdır”
“ÖZ <–> GÖZ <–> SÖZ” bağlantısı, nereden hareket edecek olursak olalım, üzerinde en çok durulması gereken ilişkidir. “Öz”ün üzerine fazla eğilmeye gerek kalmaksızın bizleri nereye ulaştırdığını biliyoruz. “Göz” üzerine de aynı ortak duygu ve düşüncelere sahip olarak, özümüzün kapısı olduğu noktasına ulaşıyoruz. “Söz” ise geçmiş, şimdi ve geleceğin; usumuzun, bilimin, felsefenin ve sanatın; iş ve özel yaşamın ve günlük yaşamdaki tüm sürecin en büyük aracıdır. Simge diliyle “Söz”, yazı diliyle “Söz”, sözün diliyle “Söz”, günlük yaşamımızın, düşünce ve duygularımızın ve tüm ilişkilerimizin aracı “Söz”.
Keleci[sözü] bilen kişinün yüzünü ağ[ak] ede bir söz,
Sözü pişirip diyenin işini sağ ede bir söz.
Söz ola kese savaşı, söz ola kese başı,
Söz ola ağılı[zehirli] aşı bal ile yağ ede bir söz.
Psikoloji, 3D/6D temelli, "Düşünce, Duygu ve Davranışlar"ımızı anlamaya, incelemeye ve altında yatan nedenleri bulmaya çalışan bir bilim dalıdır. Hiçbiri birbirinden bağımsız olmadığı gibi ayrı ayrı düşünmek de pek olanaklı değildir. Bu doğrultuda, son zamanlarda çok yoğun ilgi gören Sinir Dili Programlaması(SDP ya da NLP), çalışmalarının da en büyük aracı olan söz -ve her bir sözcük- ile, tüm hücrelerimizin ve beynimizin programlanabilmesi yoluyla yaşamımıza katacağı gelişmişliği, derinliği, kolaylığı ve rahatlığı sağlatan bir disiplin. SDP tüm eylemlerimiz ile ağzımızdan çıkan her sözün nasıl ve ne kadar bağlantısının olabileceğini anlatır. Ayağını sürüyerek yürüyen bir kişinin, sözlerinin de ağzından uzata uzata, yayılarak çıktığını görebilirsiniz (ya da tam tersi). Yüzü asık birinin, her ne kadar hoş sözler kullansa bile sesinden psikolojik durumunu anlayabilirsiniz. Aynı bağlantılar dilimiz ve dişimize verdiğimiz önem için de geçerlidir. Diş fırçalama alışkanlığımız ile kullanacağımız sözcüklerin de bağlantısı vardır ve de dile, sözlerimize gösterdiğimiz özen ile diş fırçalama alışkanlığımızın. Dişimizin ne kadar önemli olduğunu biliriz fakat maalesef yeteri kadar özeni göstermeyiz.
Dile ve sözlerimize verdiğimiz önem ve duyarlılığımız nedir? Dilimizin de durumu aynı mı acaba? Aynı mı olmalı? Olmamalı mı? Peki nasıl? Bu durumu ne, kim, nasıl değiştirebilir? Tüm bu sorular ve benzerleri gibi daha birçok soruya verebileceğimiz yanıt aynıdır! KENDİMİZ!
Yaşamımızda pek dikkat edilmeyen, çok fazla karıştırılan fakat hiçbir zaman karıştırılmaması gereken bazı noktalar vardır. Bunların en çok yaşandığı altı hassas nokta ve şu oniki kavramın da ayrıntılarına sahip olmalı ve önemine çok dikkat etmeliyiz.
- BİRİNCİL OLAN(/Olma[ma]sı Gereken) ile
İKİNCİL OLAN (/Olma[ma]sı Gereken);
- AMAÇ ile ARAÇ;
- SÜREÇ ile SONUÇ (Merkezlilik);
- KURAM(TEORİ) ile UYGULAMA(PRATİK);
- KORGU ile KAYGI
Konuşmalarımız, değerlerimiz ve tutumlarımız bazen Genel'den hareket ederek Özel'e, bazen de Özel'den hareket ederek Genel'e giderek devam eder. Fakat farkında olunması gereken bu ikisinin arasındaki geçiştir. Geçişteki dikkatsizlikler çok büyük sorunlara dönüşebilirler. Konu ve kavramları ele alışımızdaki sıralamada neyin öncelikli olduğu ve olmadığı bilinci, durumun ya da konunun bir Araç mı, Amaç mı? olduğu sorusunun her an farkındalığımızda olması en dikkat edilmesi gereken noktalardandır. Süreç ve Sonuç’un birbirinden ayrı olmadığı, dengeli bir durumda olması, herhangi birinin üzerinde yoğunlaşmama gerekliliği de üzerinde titizlikle durulması gereken noktalardır. Kuram ile uygulamanın arasındaki farkların ve derecelerinin atlanmaması gerekir. Korku ve Kaygı arasındaki farkların (Belirginlik, Şiddet ve Süre) da bilincinde olarak korku ve kaygı yönetiminin elde tutulması, geleceğin olumsuzu “YA … [olursa]” üzerine değil olumlu gelecek “… [’nın olmasını] İSTİYORUM” üzerinde durulması gerekmektedir.
Doğru, yerinde ve zamanında kullanım için yeğlenebilecek her sözcüğün değeri çok yüksektir. Kişisel ve toplumsal birliğimiz olan sözlükleri daha çok kullanmak, kitap okumak, düşünmek, araştırmak; sözcüklerin, terimlerin günlük hayatımızda, dilimizde yer almasını sağlamak en önemli sorumluluklarımızdandır. Toplumların en büyük serveti dilleri olduğu gibi, kişinin de en büyük değeri ve serveti dilidir.
Dil ile, söz ile başlayan serüvenin çeşitli dönüşümler ile yaşamımızın en büyük parçası ve kaderimize bile dönüşebileceğini vurgulayan şu sözleri sürekli anımsamak gerekir!
düşüncelere dönüşür...
Düşüncelerinize dikkat edin,
duygularınıza dönüşür...
Duygularınıza dikkat edin,
davranışlarınıza dönüşür...
Davranışlarınıza dikkat edin,
alışkanlıklarınıza dönüşür...
Alışkanlıklarınıza dikkat edin,
değerlerinize dönüşür...
Değerlerinize dikkat edin,
karakterinize dönüşür...
Karakterinize dikkat edin,
Kaderinize dönüşür...
( TONGUE and/||/<> TOOTH )
- DİL ile/ve DOĞA
( Yorumlanmış varolan. VE Verili varolan. )
( Akıl, dil ve doğadır. )
- DİL ile/ve DOĞANIN DİLİ
( Doğada varolan hiçbir şey yoktur ki, dışsal olarak içsel biçimini göstermesin. )
- DİL ve/<>/= DÜŞÜNCE
( Düşünceyi sınırlandırarak gelişir ve kişiyi geliştirir. VE/<>/= Dili geliştirerek gelişir ve kişiyi geliştirir. )
( Birlikte tutmak/birleştirmek gerekiyor. )
( Zihin - Dil, Beyin - El ilişkisi! )
( Dilin tıkandığı yerde düşünce, dili, düşüncenin tıkandığı yerde dil, düşünceyi geliştirir. )
( Dil, düşünceyi, geliştirir de, ketler de. )
( TONGUE and/<>/= THOUGHT )
- DİL ve/<> DÜŞÜNCE ve/<> KÜLTÜR
( Birbirinden ayrılamaz bir bütündür. )
- DİL ile/ve/<>/= DÜŞÜNME
( LANGUAGE vs./and/<>/= TO THINK )
- DİL ve/=/||/<>/>/< EDEB
- DİL ve/<> EGEMENLİK
- DİL ile/ve/<> FELSEFE
( Aklın dilbilgisi. İLE/VE/<> Dilin dilbilgisi. )
( STOACILIK/REVÂKİYE )
( TONGUE vs./and/<> PHILOSOPHY )
(1996'dan beri)