Paralel'lik bulunan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 16.083 başlık/FaRk ile birlikte,
16.083 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(21/66)
- EMPEDANS[İng. IMPEDANCE] ile/||/<> ADMİTTANS[İng. ADMITTANCE] ile/||/<> ENDÜKTANS[İng. INDUCTANCE] ile/||/<> KAPASİTANS[İng. CAPACITANCE]
( Bir elektrik devresinde ya da elektronik bileşende alternatif akıma (AC) karşı gösterilen toplam direnci ifade eder. Daha basitçe ifade etmek gerekirse, bir devrenin AC akımına karşı koyma miktarıdır. Direnç gibi empedans da voltajı akıma böler, ancak dirençten farklı olarak sadece saf dirençli devre elemanlarında değil, aynı zamanda endüktans ve kapasitans gibi reaktif bileşenleri de içeren devrelerde de ortaya çıkar. Dolayısıyla, empedans kompleks bir büyüklüktür ve hem büyüklüğü (genlik) hem de faz açısını içerir. Birimi ohm (Ω)'dur. @@ Elektrik devresinin ya da elemanın alternatif akım (AC) karşısında gösterdiği toplam kolaylığı ifade eden ölçü. İletkenlik (İng. "conductance") ve süseptans (İng. "susceptance") bileşenlerinden oluşur. Birimi siemens (S) ya da mho (℧)'dur ve karmaşık sayı olarak ifade edilir. Y ile gösterilir. Admittans ile empedansın çarpımı 1'e eşittir. @@ Elektrik devrelerinde bir iletkenin, içinden geçen elektrik akımının değişimine karşı gösterdiği direnç. Bu özellik; bir iletkenden geçen akımın değişmesiyle iletken etrafında oluşan manyetik alanın, bu değişime karşı koyacak bir elektromotor kuvvet (EMK) üretmesi sonucu ortaya çıkar. Birimi "Henry (H)" olarak adlandırılır ve genellikle "L" harfi ile gösterilir. @@ Bir elektronik devrede iletkenlerden herhangi biri üzerindeki elektrik yükü miktarının iletkenler arasındaki potansiyel farka "oranıdır. Başka bir ifadeyle, bir cismin elektrik yükü depolama yeteneğidir. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere elektrikle yüklenebilen her cismin belirli bir kapasitansı vardır. Kapasitansın formülü C=q/V şeklindedir. Bu formüldeki C kapasitansı, q elektrik yükünü, V ise iletkenler arasındaki potansiyel farkı ifade etmektedir. Kapasitansın SI birim sistemindeki birimi Faraddır. Ancak elektronik devrelerde kullanılan sığaçların kapasitansı genellikle faraddan daha düşük büyüklüğe sahiptir, bu yüzden faradın alt birimleriyle ifade edilirler. Kapasitansın günümüzde kullanılan en yaygın alt birimleri mikrofarad (mF), nanofarad (nF) ve pikofaraddır (pF). Buna ek olarak sığaçlarda depolanan enerji aşağıdaki formülle hesaplanır:
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EMPEDANS ile/||/<> DİRENÇ (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( Empedans AC devrede, direnç DC devrede zorluktur )
( Formül: Z=√(R²+(XL-XC)²) İLE R )
- EMPEDANS ile/||/<> REAKTANS
( Empedans toplam AC direnci (Z) İLE reaktans sadece L ve C kaynaklı kısmıdır. )
( Formül: Z = √(R² + X²) İLE X = X_L - X_C )
- EMPERYALİZM ile/ve/||/<>/< "İLERLEMECİ TARİH"
- EMPRİZM:
DUYUCULUK ile/ve/değil/||/<>/< GÖRGÜCÜLÜK
- [önce] (NEHY-İ ANİ'L) MÜNKER[Ar.] ile/ve/sonra/||/<>/>/>< (EMR-İ) BİL MÂRUF[Ar.]
( Günah ve kötü şeyler[in yapılmaması]. İLE/VE/||/<>/>/>< Herkesçe bilinen, tanınan, belirli, sanlı. | Şeriatın uygun gördüğü, beğendiği ve buyurduğu[nun yapılması]. )
- EMSAL ile/ve/||/<> HABERCİ
- EN AZ ENERJİ ile/ve/||/<> EN YÜKSEK DÜZENSİZLİK
- [ne yazık ki]
EN BÜYÜK BİLGİSİZLİK/CEHÂLET:
YAKINLARIMIZIN VE SEVDİKLERİMİZİN DEĞERİNİ BİLMEME/ANIMSAMAMA/"AZIMSAMA" ile/ve/||/<>/> BİZİ SEVENLERİN DEĞERİNİ BİLMEME/ANIMSAMAMA/"AZIMSAMA"
- EN BÜYÜK SORUNLAR:
KENDİNDEN MEMNUN OL(A)MAMA ile/ve/||/<> TATMİN OL(A)MAMA
- [ne yazık ki]
EN BÜYÜK YANILGILARDAN BİRİ(/İKİSİ):
DİZİLERİ, GERÇEK SANMAK ile/ve/||/<>/> GERÇEK YAŞAMI, DİZİ SANMAK
( 44 yaşında...
Komedyen...
Ülkenin en çok seyredilen dizisinin başrol karakteriydi.
Dizinin adı “Halkın Hizmetkarı”
Başkan rolünde o vardı.
Dizi ekrana geldiği gece tüm Ukrayna nefesini tutuyor televizyona yapışıyordu.
Ahali kahkahadan yerlere seriliyordu.
Genç komedyen çok sevildi.
Dizi çok tuttu.
Adı Volodomir Zelenski'ydi.
***
Dizi o kadar çok tuttu ki...
Sonra siyasi partiye dönüştü.
Evet... Gülmeyin... Vallahi öyle oldu.
“Halkın Hizmetkarı Partisi” kuruldu.
Komedyen abimiz Volodomir Zelenski partinin kurucusu oldu.
Her şey bir komedi dizisi tadında ilerliyordu.
Seçimler geldi çattı.
Komedyen Zelenski, girdiği ilk seçimde oyları silip süpürdü.
450 sandalyelik Ukrayna Parlamentosu'nun yarıdan fazlasını kazandı.
Başkanlık seçiminde ise 2. Turda oyların yüzde 73.22'sini aldı.
***
Ukrayna'nın artık genç bir komedyen başkanı vardı.
Geldik bugüne...
***
Bir komedyenle bir istihbaratçı karşı karşıya gelirse...
Sizce savaşı kim kazanır?
Gülümsediğinizi görüyorum... Cevaba gerek yok.
Ukrayna Rusya geriliminin giriş sahnesini hep beraber yaşadık.
Bir yanda bir dizinin pop rüzgarıyla kendini başkanlık koltuğunda bulmuş tecrübesiz bir genç adam...
Karşısında KGB disiplini ve kurmay zekasıyla yetişmiş duygusuz tavizsiz bir istihbaratçı kurt...
Çok fazla düşünmeye gerek yok sanırım.
***
Artık güvenlik ülkelerin vazgeçilmez şartıdır.
Dünya'da bu işe uyanan devletler işi şansa bırakmıyor.
İstihbarat kökenli liderlere yönetimi veriyorlar.
***
Putin'i anlatan 4 bölümlük belgesel var.
İzleyin derim...
Adı “Putin İnterviews”
O belgeselde yönetmen Oliver Stone, Putin'in korumalarını merak ediyor...
Diyor ki “Sizin kişisel güvenliğinizi kim sağlıyor?”
Putin “Castro'dan bana kalan nasihat şuydu. Sakın kendi güvenliğini başkasının kontrolüne bırakma. Ben de o yüzden tüm koruma ve güvenliğimle bizzat ilgilenirim. Bu sayede halen ayaktayım. Ne dersin?”
Putin bir devlet başkanı ama halen bir istihbaratçı gibi yaşıyor.
Tıpkı KGB yıllarındaki gibi az konuşan, duygusallığa asla prim vermeyen ve hedefine doğrudan odaklı.
Tabi biraz da acımasız.
Yeni kuramlar geliştiriyor... Artık adıyla anılan bir doktrin var.
Güvenlik ve savunma konusunda eşi benzeri görülmemiş bir konsept geliştirdi.
Kendinden kat be kat güçlü düşmanını onun gücünü kullanarak yenme...
Judodan esinlendim diyor.
Judoda karşındaki rakibin sıkletini avantaja çevirebilirsin...
Önce imkansız gibi gözüken bu doktrinin nasıl çalıştığını gördük.
Koca NATO çaresiz kaldı.
***
Şimdi... Almanya çılgın bir deneye hazırlanıyor.
Merkel sonrası kurulan yeni hükümette Dışişleri bakanlığı görevine Annalena Baerbock geldi.
Yeşiller partisinden... Aktivist...
Düşünün... Karşısında Lavrov... Arkasına almış Gerasimov'u, Şoyguyu... Bermuda şeytan üçgeni gibi bir üçlü...
Onlarla mücadele edecek, oyun kuracak kişi Baerbock...
İyidir... Hoştur... Nitelikli bir siyasetçi olabilir.
Kabul ederim.
Ama onun yeri burası değil. Yani Dışişleri Bakanlığı değil....
Kurtlar sofrası kurulmuş.
Ülke için ölüm kalım mücadelesi başlıyor.
Hümanist kimlikli bir siyasetçiden, şeytani bir kurmay akıl bekleyebilir miyiz?
Umarım ben yanılırım...
Ama hayat öncelikleri... Hayata bakış tarzı bambaşka olan Annalena Hanım Ukrayna benzeri bir tablo yaşatabilir Almanya'ya...
***
Uzun sözün kısası...
Günümüzde bir halkın düşeceği en büyük yanılgı... Tv dizilerini gerçek, gerçek hayatı ise dizi sanmasıdır.
“Halkın Hizmetkarı” komedisine yıllarca Ukrayna Halkı güldü.
Şimdi sıra Ruslarda... )
- EN BÜYÜK ile/ve/değil/yerine/||/<> TEK
- EN CESUR ve/||/<> EN GÜÇLÜ ve/||/<> EN MUTLU
( İlk özür dileyen. VE/||/<> İlk affeden. VE/||/<> İlk unutan. )
- [ne yazık ki]
EN ÇOK KONUŞULANLAR:
MAAŞ ve/||/<> MAÇ ve/||/<> MAGAZİN
- EN HIZLI OLAN:
| SES HIZI ve IŞIK HIZI | ile/ve/değil/||/<>/>/< DÜŞÜNCE HIZI
( | [ a0 = 340 m/s ] VE [ c0 = 300.000 km/s ] | İLE/VE/DEĞİL/||/<>/>/< Sınırsız ve en hızlı. )
( | [ a0 = 1/√K0 g0 ] [ a0 = √ m . Y ] VE [ c = 1/√e0 μ0 ] | İLE/VE/DEĞİL/||/<>/>/< ... )
- EN İYİ TEKNE ve/||/<> EN İYİ ARKADAŞ
( Arkadaşın teknesi. İLE/VE/||/<> Teknesi olan. )
- EN KESTİRME YOL, BİLDİĞİN YOLDUR ile/ve/||/<> BİLDİĞİN CEHENNEM. BİLMEDİĞİN CENNETTEN İYİDİR
- [ne yazık ki]
EN KÖTÜ HUY ile/ve/||/<> EN BÜYÜK HATA ile/ve/||/<> EN BÜYÜK SAFLIK
( Bazılarının karşısında bile iyi olmaktan vazgeçememek. İLE/VE/||/<> Herkesi, kendimiz gibi zannetmek. İLE/VE/||/<> Her bir kişiye güvenmek. )
- EN ÖLÜMCÜL HASTALIK TAŞIYICILARI -ile/ve/||/<>
(
)
( Soldan sağa ve yukarıdan aşağı sırasıyla...
1. Sarı Humma Sivrisineği[Lat. Aedes aegypti]
Hastalıklar: Sarı Humma ve Deng Ateşi
Etkilediği Kişi Sayısı: Yılda 50 - 528 milyon
Ölüm: Yılda 100.000 kişi
2. Güney Ev Sivrisineği[Lat. Culex quinquefasciatus]
Hastalıklar: Batı Nil Virüsü, filariyaz
3. Sıtma Sivrisineği[Lat. Anopheles gambiae]
Hastalıklar: Sıtma
Etkilediği Kişi Sayısı: Yılda 220 milyon kişi
Ölüm: Yılda 1 Milyon insan
4. Oryantal Sıçan Biti[Lat. Xenopsylla cheopis]
Hastalıklar: Veba, Sıçan Humması
Etkilediği Kişi Sayısı: Günümüze kadar milyarlarca
Ölüm: Günümüze kadar yüz milyonlarca kişi
5. Kara Sinek[Lat. Simulium erythrocephalum]
Hastalıklar: Onkosersiyazis (River-körlüğü)
Etkilediği Kişi Sayısı: Günümüze kadar 37 milyon kişi
Sonuç: Günümüze kadar 300.000 kalıcı körlük
6. Kum Sineği[Lat. Lutzomyia longipalpis]
Hastalıklar: Layşmanya
Etkilediği Kişi Sayısı: Toplamda 22 milyon, her yıl 2 milyon kişi
7. Öpücük Böceği[Lat. Rhodnius prolixus]
Hastalıklar: Chagas hastalığı
Etkilediği Kişi Sayısı: Toplamda 10 milyon, her yıl 400.000 kişi
8. İnsan Gövde Biti[Lat. Pediculus humanus]
Hastalıklar: Epidemik tifus ve Siper humması
Ölüm: Her yıl 200.000 kişi
9. Dermacentor variabilis
Hastalıklar: Rocky Dağları Benekli Ateşi, Tularemi
10. Siyah Bacaklı Kene[Lat. Ixodes scapularis]
Hastalıklar: Laym hastalığı, babesiyoz, anaplazmozis
Etkilediği Kişi Sayısı: Her yıl on binlerce kişi
11. Çeçe Sineği[Lat. Glossina morsitans]
Hastalıklar: İnsan Uyku Hastalığı
Ölüm: Her yıl 9000 kişi [bugüne kadar 2 milyon]
12. Asya Kaplan Sivrisineği[Lat. Aedes albopictus]
Hastalıklar: Batı Nil Virüsü, Sarı Humma, St. Louis Ensefaliti, Dang Humması, Chikungunya humması
Ölüm: Bugüne kadar on milyonlarca kişi. )
- EN ÖNEMLİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİRİNCİ
- EN ÜST ve/||/= BAŞLANGIÇ
- EN UZUN YÜZYIL:
1800 ve/||/<> 1900
- EN YÜKSEK MAKAM ve/||/<> EN YÜKSEK HÂL/DURUM
( Bilgi. VE/||/<> Sevgi. )
- EN ile/ve/||/<> TAM
( WIDTH vs./and/||/<> COMPLETE/FULL )
- ENANTİYOMER ile/||/<> DİASTEREOMER
( Enantiyomer ayna görüntüsü İLE diastereomer değildir )
( Formül: R/S İLE farklı stereo )
- [ne yazık ki]
ENAYİ[Ar.] ile/ve/||/<> SERSERİ[Fars.]
( Kendini düşünen. | Fazla bön, avanak, budala. İLE/VE/||/<> Başı, başında[ser: baş > ser-seri]. | Kendinden başkasını dikkate almayan, önemsemeyen, saygı göstermeyen. Kendince ve ölçüsüzce davranan ve/ya da konuşan. )
- ENDEMİK ile/||/<> KOZMOPOLİT
( Endemik bölgeye özgü İLE kozmopolit yaygındır )
( Formül: Yerel İLE küresel )
- ENDEMİK ile/||/<> YERLİ
( Endemik sadece oraya İLE yerli orada doğal. )
( Formül: Restricted İLE native )
- ENDERÛN ile/ve/||/<> DEHTERÛN
- ENDERUN ile/||/<> ENDERÛN MEKTEBİ
( Devlet görevlilerini yetiştiren okul. İLE/||/<> Osmanlı Devleti'nde devlet görevlilerini yetiştirmek için sarayda açılan ve sadece devşirmelerin alındığı okul. )
- ENDOFİT[İng. ENDOPHYTE] ile/||/<> ENDOSİMBİYONT[İng. ENDOSYMBIONT] ile/||/<> ENDOSİMBİYOZ[İng. ENDOSYMBIOSIS]
( Bitki dokularının göze içi boşluklarında yaşayan mantarlar; bazıları otçulları caydırmada kullanılan kimyasal toksinleri üretirler. @@ Bir organizmanın içinde yaşayan diğer bir organizmaya verilen isim. @@ Bir organizmanın diğer bir organizmanın içinde yaşaması biçiminde olan ortak yaşam türüdür.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ENDOKRİN ile/||/<> EKZOKRİN
( Endokrin kana İLE ekzokrin kanala salgıdır )
( Formül: Hormon İLE enzim )
- ENDOPLAZMATİK RETİKULUM ile/||/<> GOLGİ CADCİĞİ
( ER protein sentez/modifikasyon, Golgi paketleme/sevk. )
( Formül: Pürüzlü/düz ER İLE cis/trans )
- ENDOSİTOZ ile/||/<> EKSOSİTOZ
( Endositoz içe alma İLE eksositoz dışa verme. )
( Formül: Fagositoz/pinositoz İLE sekresyon )
- ENDOSİTOZ ile/||/<> EKZOSİTOZ
( Endositoz göze içine alma İLE ekzositoz dışarı çıkarmadır )
( Formül: Fagositoz İLE sekresyon )
- ENDOSKOPİ ile/ve/||/<> KOLONOSKOPİ
- ENDOTERMİK (ETKİLEŞİMLER) ile/||/<>/>< EKZOTERMİK (ETKİLEŞİMLERDE)
( Enerji emer. İLE/||/<>/>< Enerji salınır. )
( Isı alan tepkime. İLE/||/<>/>< Isı veren tepkime. )
- ENDOTERMİK İLE EKZOTERMİK İLE İZOTERMİK ile/||/<> REAKSİYON ISI DEĞİŞİMLERİ
( Kimyasal reaksiyonlardaki ısı akışı yönleri. )
( Formül: ΔG = ΔH - TΔS )
- ENDOTERMİK ile/||/<> EKZOTERMİK
( Endotermik ısı alır İLE ekzotermik ısı verir )
( Formül: ΔH>0 İLE ΔH<0 )
- ENDÜSTRİ 1 - 4:
BUHAR ve/||/<>/> ELEKTRİK ve/||/<>/> OTOMASYON ve/||/<>/> NESNELERİN İNTERNETİ
- ENE ile/ve/değil/yerine/||/<>/> İNNÂ
- ENERGIA ile/ve/||/<> KINESIS
( Bilfiil. İLE/VE/||/<> Hareket. )
- ENERJİ AKIŞI ile/||/<> MADDE DÖNGÜSÜ
( Enerji tek yön kaybeder, madde döngüsel geri döner. )
( Formül: Termodinamik İLE konservasyon )
- ENERJİ DEPOLAMA ile/||/<> ENERJİ ÜRETİMİ
( Depolama batarya/pompalı talep, üretim anlık arz. )
( Formül: Zaman kaydırma İLE anlık )
- ENERJİ[İng. ENERGY] ile/||/<> AKTİF GÜÇ[İng. ACTIVE POWER] ile/||/<> AKTİF TAŞIMA[İng. ACTIVE TRANSPORT] ile/||/<> ALICI[İng. RECEPTOR] ile/||/<> ANABOLİZMA[İng. ANABOLISM] ile/||/<> GÖRÜNÜR GÜÇ[İng. APPARENT POWER] ile/||/<> REAKTİF GÜÇ[İng. REACTIVE POWER]
( İş yapabilme becerisi. Isı, ışık, elektrik gibi çeşitli formlarda bulunur. Türkçe karşılığı "aktivite, operasyon, aksiyon" anlamlarına gelen Yunanca "energeia" sözcüğünden türemiştir. @@ Almanca
Wirkleistung
Fransızca
Puissance active
Elektrik enerjisi sistemlerinde, alternatif akım (AC) devrelerinde, iş yapabilen ve faydalı enerjiye dönüşen güç bileşeni. Elektrik motorları, lambalar, ısıtıcılar gibi yüklerin enerji tüketimini ve iş üretimini temsil eder. Birimi watt (W)'tır. @@ Az yoğun ortamdan, çok yoğun ortama geçen büyük moleküllerin enerji harcanarak taşınması olayıdır. @@ Belirli türden enerjiye tepkide bulunan uzmanlaşmış duyu sinir gözesidir. @@ Canlı gözelerde basit maddelerden karmaşık moleküller sentezlendiği, enerji gerektiren biyokimyasal reaksiyonlar serisidir. @@ Almanca
Scheinleistung
Fransızca
Puissance apparente
Elektrik enerjisi sistemlerinde, alternatif akım (AC) devrelerinde bulunan bir kaynağın, hem aktif güç (P) hem de reaktif güç (Q) bileşenlerini içeren toplam güç miktarı. Birimi volt-amper (VA)'dır. Görünür güç, devredeki gerilim (V) ve akım (I) bileşenlerinin çarpımıyla hesaplanır ve şu formülle ifade edilir: @@ Almanca
Blindleistung
Fransızca
Puissance réactive
Elektrik enerjisi sistemlerinde, alternatif akım (AC) devrelerinde endüktif ve kapasitif yüklerin sebep olduğu, enerji aktarımı olmaksızın elektrik alan ya da manyetik alan oluşturup yok ederek salınan enerji. Birimi volt-amper-reaktif (VAR)'dır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ENERJİ VERİMLİLİĞİ ile/||/<> ENERJİ YOĞUNLUĞU
( Verimlilik çıktı/girdi, yoğunluk enerji/GDP. )
( Formül: η = W/Q İLE kWh/$ )
- ENERJİ(") ile/ve/değil/||/<>/>/< (")ELEKTRİK(")
- ENERJİ ile/ve/||/<> GÜÇ
( İş yapabilme kapasitesi. İLE/VE/||/<> Birim zamanda yapılan iş. )
( ENERGY vs./and/||/<> POWER )
- ENERJİNİN/BESİNİN:
KAYNAĞI ve/||/<>/> ARACI ve/||/<>/> TAŞIYICISI ve/||/<>/> TÜKETİCİSİ
( Güneş. VE/||/<>/> Toprak. VE/||/<>/> Bitkiler. VE/||/<>/> Hayvan/İnsan. )
- ENFLASYON["ENFLANSYON" değil!] ile/ve/||/<>/> STAGFLASYON
( ... @@ Ekonominin, durgunluk zamanındaki enflasyon. )
- ENFLASYON ile/||/<> STANDART BİG BANG
( Enflasyon ilk 10^(-32)s üstel, standart yavaş genişleme. )
( Formül: Horizon/flatness çözümü )
- ENGEL(") ile/ve/değil/yerine/||/<> ENGEBE
( Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen neden. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Deprem, yel, sel vb. iç ve dış etmenlerin etkisiyle oluşan yayla, ova, koyak, çukur, dağ vb. biçimlerin bütünü, yüzey biçimleri. )
- [hem, ne] ENGEL ile/ve/değil/yerine/hem de/ne de/||/<>/> KAYNAK
( [hem, ne] Kendimizden başka yoktur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/HEM DE/NE DE/||/<>/> Kendimizden başka yoktur. )
- ENGEL ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLANAK
- ENGELİN:
"YOKLUĞU" ile/ve/değil/||/<>/< BULUNMAMASI
- ENGELLEME/ENGELLENME ile/ve/||/<> DAĞITMA/DAĞILMA
- ENGELLEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ENGELLEMEYİ ENGELLEMEK
- ENGELLERDE/MÂNİ:
ŞER'Î MÂNİ ile/ve/||/<> TABİÎ'Î MÂNİ ile/ve/||/<> ÖRFE DAYANAN MANİÎ ŞER'Î
- ENGELLİLERE:
"ACIMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DESTEK/YARDIM
- [ne yazık ki]
ENGEL OLMAYA ÇALIŞANLAR ve/||/<>/>/< BAŞARACAĞIMIZA EN ÇOK İNANANLAR
- ENGİNEERİNG MATHEMATICS ile/||/<> APPLİED MATHEMATICS
( Engineering mathematics mühendislik problemlerine özgü matematik çözümler sağlarken İLE applied mathematics daha genel uygulama alanları kapsar )
( Formül: Differential equations )
- ENHANCER ile/||/<> SİLENCER
( Enhancer gen ifadesini artırırken İLE silencer gen ifadesini baskılar )
( Formül: Transkripsiyonel düzenleme )
- ENİS ile/ve/||/<> KURBİYET
- ENKAZ ile/değil/||/<> METRUK
- ENO ile/||/<> OBOKU ile/||/<> BASSO
( Çin'li Zen ustalarından 6. Pîr Hui-neng'e (637-713) Japonya'da verilen ad. @@ Çinli Zen Ustası Huang-po'ya (ölümü 850) Japonca'da verilen ad. @@ Çinli Zen ustası Ma-tsu'ya (709-788) Japonya'da verilen ad. )
- ENSEMBLE METHOD ile/||/<> SINGLE MODEL
( Ensemble çoklu model, single tek model. )
( Formül: Multiple İLE single model )
- ENTANGLEMENT ENTROPY ile/||/<> THERMAL ENTROPY
( Entanglement entropy kuantum dolanıklık ölçüsüyken İLE thermal entropy termal karışıklık ölçüsüdür )
( Formül: Von Neumann entropy )
- ENTARİ ile/ve/||/<> KEFİYE
( [Arap ülkelerinde] Erkeklerin ya da kadınların giydiği uzun ve düz üstlük/giysi. İLE/VE/||/<> Omuzları da örten, kenarları püsküllü bir erkek başörtüsü. )
- ENTER-/ENTERO- ile/||/<> COL-/COLİ-/COLO- ile/||/<> İLE-/İLEO-
( Bağırsak. İLE/||/<> Kalın bağırsak/kolon (ile ilgili), kolonik. İLE/||/<> İnce bağırsağın son bölümü ile ilgili. )
- ENTEROTİP 1 ile/||/<> ENTEROTİP 2
( Enterotip 1 Bacteroides dominant İLE enterotip 2 Prevotella dominanttır. Enterotip protein/hayvansal yağ tüketimi ile ilişkili İLE enterotip 2 karbonhidrat tüketimi ile ilişkilidir. )
- ENTHALPY İLE ENTROPY İLE GİBBS ile/||/<> TERMODİNAMİK FONKSİYONLAR
( Enerji ve düzensizlik ölçüleri. )
( Formül: ΔG = ΔH - TΔS )
( Josiah Willard Gibbs tarafından 1876 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1839-1903) (Ülke: ABD) (Alan: Kimya, Fizik) (Önemli katkıları: Kimyasal termodinamik, Gibbs serbest enerjisi) )
- ENTROPİ ile/||/<> ENTALPİ
( Entropi düzensizlik İLE entalpi toplam enerji ölçüsüdür )
( Formül: S İLE H=U+PV )
( Rudolf Clausius tarafından 1850 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1822-1888) (Ülke: Almanya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Termodinamik, entropi) )
- ENTROPİ ile/ve/||/<> ENTALPİ
( Düzensizlik ölçüsü. [Bir yapının/sürecin düzensizliğini ölçer.] İLE/VE/||/<> Isı enerjisi değişimi. Bir yapının/sürecin toplam enerji içeriği. [Bir yapının/süreçteki toplam enerji miktarını tanımlar.] )
- ENÜREZİS ile/||/<> İNKONTİNANS
( Sidik kaçırma.[Genellikle çocuklarda görülür.] İLE/||/<> Sidik ya da dışkı denetiminin kaybı. )
- ENÜREZİS ile/||/<> İNKONTİNANS
( Sidik kaçırma ya da yatağı ıslatma. İLE/||/<> Sidik ya da dışkı denetiminin kaybı. )
- ENVİRONMENTAL GENOMICS ile/||/<> LABORATORY GENOMICS
( Environmental genomics doğal çevre örneklerinden genom analizi yaparken İLE laboratory genomics kontrollü laboratuvar koşullarında genom analizi yapar )
( Formül: Metagenomics )
- ENZİM[İng. ENZYME] ile/||/<> AKTİF BÖLGE[İng. ACTIVE SITE] ile/||/<> ALOSTERİK PROTEİN[İng. ALLOSTERIC PROTEIN] ile/||/<> ALOZİM[İng. ALLOENZYME] ile/||/<> AMİLAZ[İng. AMYLASE]
( Enzim, canlı organizmalarda katalizör görevi gören ve bu süreçte bozulmadan kalan ve kimyasal reaksiyonların ilerleme hızını düzenleyen bir maddedir. @@ Bir enzimin kendisine ait substratına spesifik olarak bağlanmasını sağlayan bölgedir. @@ En az iki farklı konformasyonu benimseyebilen ve bir ligandın bir bölgesine bağlanmasıyla meydana gelen konformasyonel değişikliğin proteinin ikinci bir bölgesindeki protein aktivitesini değiştirdiği proteinler. Bu proteinler, bir gözedeki bir molekülün başka bir türdeki bir molekülün kaderini etkilemesine izin verir ve bu mekanizma enzim düzenlemesinde yaygın olarak kullanılır. @@ Aynı lokusta bulunan farklı alellerden salgılanan farklı özellikteki enzimlerdir. @@ Tükürük bezlerinde bulunan ve nişastanın hidrolizini katalize eden bir sindirim enzimidir. Kimyasal sindirim sürecini başlattığından sindirimde önemli bir yeri vardır. Tükürük bezlerinde ve pankreasta salgılanır. Amilaz çoğunlukla pankreasta üretilmesine karşın alfa-amilaz (α-amilaz) formunda bulunan amilaz tükürük bezlerinde üretilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ENZİM ile/||/<> ETKİN/AKTİF BÖLGE
( ... İLE/||/<> Bir enzimin kendisine ait substratına özel olarak bağlanmasını sağlayan bölge. )
- ENZİM ile/||/<> HORMON
( Enzim kimyasal reaksiyonu hızlandırır İLE hormon düzenleyici habercidir )
( Formül: Amilaz İLE insulin )
- EOSEN[İng. EOCENE] ile/||/<> EOSEN DÖNEM[İng. EOCENE EPOCH] ile/||/<> NÜKLEOSENTEZ[İng. NUCLEOSYNTHESIS] ile/||/<> OLİGOSEN[İng. OLIGOCENE]
( Eosen (56-34 myö) bir jeolojik zaman dilimidir. Yaklaşık olarak 56 milyon yıl önce ile 33.9 milyon yıl önceki zaman dilimini kapsamaktadır. Paleojen'in orta kısmıdır. Non-avian dinozorların soyunun tükendiği K/T Yok Oluşu'ndan sonra geldiği için Yunanca "yeni şafak" anlamını taşır. Öncesinde Paleosen, sonrasında ise Oligosen gelmektedir. @@ Günümüzden 54 ila 38 milyon yıl önce yaşanmış dönemdir. Memeli canlılar bu çağda baskın kara hayvanları haline gelmiştir. İlk olarak İngiliz jeolog Charles Lyell tarafından 1833 yılında tanımlandı. Eosen Dönemi'nin sınırları kitlesel yok oluşlar ve diğer kronolojik olaylar ile belirlenmez, daha esnektir. İsmini, Yunancada "şafak" anlamına gelen ἠώς ("eos") ve "yakın zaman" anlamına gelen καινός ("koinos") kelimelerinden almaktadır. @@ Hazır bulunan proton ve nötronlardan yeni atomik çekirdeklerin oluşmasıdır. Nükleosenteze yönelik teoriler, izotop miktarı hesaplamalarının sonuçlarıyla gözlemlerden elde edilen sonuçların karşılaştırılması ile incelenir ve test edilir. @@ Oligosen (34-23 myö) bir jeolojik devre ismidir. Yaklaşık olarak 33.9 milyon yıl önce ile 23 milyon yıl önceki zaman dilimini kapsamaktadır. Oligosen'den önce Eosen, sonrasında ise Miyosen gelmektedir. Paleojen'in üçüncü ve son zaman dilimidir. Kendi içinde Şattiyen ve Rupeliyen olmak üzere iki küçük zaman diliminde incelenir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EOZİNOFİLİ ile/||/<> BASOFİLİ
( Kanda eozinofil adı verilen beyaz kan gözelerinin artışı. İLE/||/<> Kanda bazofil adı verilen beyaz kan gözelerinin artışı. )
- EOZİNOFİLİ ile/||/<> NÖTROFİLİ
( Kanda beyaz kan gözelerinin[eozinofil] artışı. İLE/||/<> Kanda beyaz kan gözelerinin[nötrofil] artışı. )
- EOZİNOFİLİK ÖZOFAJİT ile/||/<> GASTROÖZOFAGEAL REFLÜ (GERD)
( Özofagusta eozinofil birikimi ile yutma güçlüğü ve ağrı. İLE/||/<> Mide asidinin yemek borusuna geri kaçması ile yanma ve ağrı. )
- EOZİNOFİLİK ÖZOFAJİT ile/||/<> GASTROÖZOFAGEAL REFLÜ SAYRILIĞI (GERD)
( Yemek borusunda eozinofil birikimi. İLE/||/<> Mide asidinin yemek borusuna geri kaçması. )
- EPİDERMİS ile/ve/||/<>/< DERMİS
( Derinin dış tabakası, üst deri. İLE/VE/||/<>/< Derinin alt tabakası, alt deri. )
- EPİDURAL HEMATOM ile/||/<> SUBDURAL HEMATOM
( Kafatası ile dura mater arasında kan birikmesi. İLE/||/<> Dura mater ile beyin arasında kan birikmesi. )
- EPİDURAL ile/||/<> ANESTEZİ[İng. ANESTHESIA] ile/||/<> SIRT[İng. BACK]
( Özellikle karın ya da pelvik bölgesinde duyu kaybı yaratmak amacıyla, alt sırt bölgesinde omuriliğin dura materinin dışındaki boşluğa uygulanan lokal anestezik enjeksiyondur. @@ Ameliyat gibi tıbbi işlemler sırasında ağrı hissetmenizi önlemek için anestezik adı verilen ilaçların kullanımıdır. Anestezikler, tıbbi işlem yapılan bölgede sinirlerinizden beyninizdeki merkezlere giden duyusal sinyalleri geçici olarak bloke eder. @@ Bir hayvanın ya da hayvanın bir parçasının üst yüzeyi; yerde yatay duran bir canlının üst yüzeyi.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EPİFİZ BEZİ[İng. PINEAL GLAND] ile/||/<> HABENULAR ÇEKİRDEKLERİ[İng. HABENULAR NUCLEI] ile/||/<> MELATONİN ile/||/<> RETİNA ile/||/<> TEKTUM[İng. TECTUM OF THE MIDBRAIN]
( Beynin arka ucunda, mercimek tanesi büyüklüğünde bir bezdir. Epifiz başlangıçta ışık duyumlu iki organ iken sonradan tek kalmıştır. Omurgalıların birçoğunda silik bir retina yapısında iken, memelilerde ise salt bir salgı yapısındadır. Epifiz bezleri salgıladığı hormon ile eşey bezlerinin vaktinden önce gelişmesini engeller. Uyku ve uyanıklık periyodunu ayarlar. Dokuz yaşından sonra işlevini kaybetmeye başlar. Melatonin denen salgı uyku düzeninde etkin rol oynar. @@ Memelilerde medial ve lateral çekirdeklerden oluşan ve dorsal diensefalonda (ara beyin) yer alan habenular çekirdekler; korku, kaygı, isteksizlik, ödül, ağrı, uyuşturucu bağımlılığı, uyku, üreme ve saldırgan davranışlar gibi durumları modüle eder. Habenular çekirdekler, nöromodülatör sistemler, özellikle dopamin ve serotonin sitemleri üzerindeki etkileri yoluyla davranışsal seçimlerde önemli rol oynar. Epifiz bezi ile gelişen bu yapının uyku benzeri durumlarda vücut hareketlerini baskılayarak enerji tüketimini en aza indirmeye yardımcı olduğu düşünülür. @@ İnsan vücudunda doğal olarak bulunan ve uyku-uyanıklık döngüsünü düzenleyen bir hormon. Bu hormon beynin hemen altında bulunan pineal bez ya da diğer adıyla epifiz bezi tarafından salgılanır. Kimyasal formülü C13H16N2O2 olan melatoninin moleküler kütlesi ise 232.278 g/mol'dür. @@ Işığa duyarlı gözelerin bulunduğu göz sinir dokusu tabakası. Beynin bir uzantısıdır ve embriyonik olarak sinir dokusundan oluşur. @@ Tektum, serebral akuadukt arkasındaki orta beyin bölgesidir. Bu bölge üst ve alt koliküllerin çekirdeklerini içerir. Üst kolikül, talamusun altında ve epifiz bezinin çevresinde bulunur, görsel bilgilerin işlenmesinde yer alır. Alt koliküller üst kolüküllerden daha küçüktür ve işitsel bilgilerin işlenmesinde rol oynar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EPİFİZ BEZİNDE:
MELATONİN ile/ve/||/<> SEROTONİN["SERATONİN" değil!] ile/ve/||/<> DMT
( )
- EPİGENETİK İMZA ile/||/<> GENETİK MUTASYON
( Epigenetik imza DNA metilasyonu gibi kalıtsal değişiklikken, genetik mutasyon DNA dizisi değişikliğidir )
( Formül: CpG metilasyonu )
- EPİGENETİK ile/||/<> GENETİK
( Epigenetik gen ifadesi İLE genetik gen dizisidir )
( Formül: Metilasyon İLE DNA dizisi )
- EPİGENOME EDİTING ile/||/<> GENOME EDİTİNG
( Epigenome editing DNA metilasyon gibi epigenetik işaretleri değiştirirken İLE genome editing DNA dizisini doğrudan değiştirir )
( Formül: dCas9-DNMT )
- EPİK ile/ve/||/<> TRAJİK ile/ve/||/<> KOMİK
- EPİKONDİLİT ile/||/<> KARPAL TÜNEL BELİRGESİ/SENDROMU
( Dirsek ekleminde tendon yangısı. İLE/||/<> El bileğinde sinir sıkışması. )
- EPİLEPSİ ile/||/<> KATAPLEKSİ
( Beyinde olağandışı elektriksel etkinlik nedeniyle nöbetlerle ilişkili bir durum. İLE/||/<> Ani kas tonusu kaybı. )
- EPİLEPSİ ile/||/<> MİGREN
( Beyinde olağandışı elektriksel etkinlik ile nöbetlerle ilişkili bir sayrılık. | Yineleyen nöbetlerle ilişkili bir nörolojik sayrılık. İLE/||/<> Şiddetli baş ağrıları, bulantı, ışığa duyarlılık ve öteki belirtilerle ilişkili bir nörolojik sayrılık. )
- EPİLEPSİ ile/||/<> NARKOLEPSİ
( Beyinde olağandışı elektriksel etkinlik ile nöbetler. İLE/||/<> Aşırı gündüz uykululuğu ve ani uyku atakları ile ilişkili bir uyku bozukluğu. )
- EPİSTAKSİS ile/||/<> HEMOPTİZİ
( Burun kanaması. İLE/||/<> Ağızdan kan tükürme. )
- EPİSTASİS ile/||/<> EPİSTEMİK OTORİTE[İng. EPISTEMIC AUTHORITY] ile/||/<> EPİSTEMİK SUÇ[İng. EPISTEMIC FAILURE]
( Bir gen çiftinin anlatımının, ifadesinin; başka bir gen çiftini maskelemesi ya da değiştirmesi durumu. @@ Bu yaklaşımı ele almadan önce iki önerme ileri sürelim: @@ Epistemik suç, epistemik deontoloji gibi içselci yaklaşımların ön plana çıkarttığı bir kavramdır. Gerekçelendirmenin deontolojik bir unsur olduğunu savunanlara göre öznenin, bir inancın doğruluğuna ilişkin kanıtlara inanma yükümlülüğü vardır. Başka bir ifadeyle bilen özne, p önermesine, kanıtlar doğrultusunda inanabilir. Yani öznenin, kendi inançlarına yönelik bir sorumluluğu vardır. Öte yandan öznenin kanıtlanmamış bir inanca inanması ve kanıtlanmış bir inanca inanmaması epistemik suç işlediği anlamına gelmektedir. Dolayısıyla epistemik suç, epistemik sorumluluğun yerine getirilmemesine de işaret etmektedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EPR(DOLANIKLIK) AÇMAZI(PARADOKSU):
EINSTEIN ve/+/||/<> POTENSKI ve/+/||/<> ROSEN
( 1935 )
( )
- EPR G-FAKTÖR ile/||/<> NMR CHEMICAL SHİFT
( g-faktör elektron ortam, chemical shift çekirdek perdeleme. )
( Formül: ge = 2.0023 İLE δ ppm )
- ER İLE GOLGİ İLE LYSOSOME İLE PEROXISOME ile/||/<> HÜCRE ORGANELLERİ
( Ökaryotik hücre kompartmanları. )
( Formül: ER → Golgi → PM/Lysosome )
- ER ile/ve/||/<>/> ONBAŞI ile/ve/||/<>/> ÇAVUŞ ile/ve/||/<>/> YÜZBAŞI ile/ve/||/<>/> BİNBAŞI ile/ve/||/<>/> AĞA ile/ve/||/<>/> BAŞ AĞA[> PAŞA]
- ERATOSTHENES ve/||/<>/> STRABON
( M.Ö. 276 - 194 ve/||/<>/> M.Ö. 63 - M.S. 23 )
( Ἐρατοσθένης VE/||/<>/> Στράβων )
- ERBAA ile/||/<> ETRÂF-I ERBAASI
( Dört. İLE/||/<> Dört tarafı. )
- DOMATESTE:
ERCİK ile/ve/||/<> YUMURTALIK ile/ve/||/<> STİGMA ile/ve/||/<> DİŞİCİK
( Polen üreten eril üreme örgenidir. Domates çiçeklerinde altı eril örgeni bulunur. İLE/VE/||/<> Yumurta gözesi üreten dişil üreme örgenidir. Domates çiçeklerinde tek bir yumurtalık bulunur. İLE/VE/||/<> Yumurtalığın tepesinde bulunan ve poleni yakalayan yapıştırıcı bir yüzeye sahip bölümüdür. İLE/VE/||/<> Yumurtalığı ve stigmayı içeren dişil üreme örgenidir. )
( Domates çiçeği tozlaştığında, eril örgenlerden gelen polenler, dişil örgenlerdeki stigmaya yapışır. Polen tanesi, stigmaya yapıştıktan sonra polen tanesinden çıkan bir tüp, yumurtalığa kadar uzanır ve yumurta gözesiyle döllenme gerçekleşir. Bu döllenme sonucunda tohumlar oluşur.[Tohumlar, domatesin meyvesinin içinde bulunur. Tohumlar, domatesin yeni kuşağını oluşturmak için kullanılır.] )
- ERDEM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DEĞER
( [not] VIRTUE vs./and/but/||/<>/< VALUE
VALUE instead of VIRTUE )
- ERDEM ile/ve/||/<> ÖVGÜ
- ERDEM ve/||/<> TÜZE(HUKUK)
( Erdemin ölçüsü, tüze'dir. )
- ERDŐS-KO-RADO TEOREMİ ile/||/<> SPERNER TEOREMİ
( Erdős-Ko-Rado teoremi kesişen aileleri incelerken İLE Sperner teoremi antichain yapılarını inceler )
( Formül: Intersecting family )
- EREK ile/ve/||/<>/> GEREK
- EREK ile/ve/||/<> POTANSİYEL
- ERGEN(İN) ELEŞTİRİSİ ile/ve/değil/yerine/||/<> ERGİNİN(/YETKİN) ELEŞTİRİSİ
- ERGODİC ile/||/<> STATIONARY
( Ergodic zaman ortalaması uzay ortalaması İLE stationary dağılım değişmez. )
( Formül: Time equals space average İLE time-invariant )
- ERGUVAN ile/||/<> JAKARANDA/MAVİ JAKARANDA/SİYAH POUİ/EĞRELTİ AĞACI
( Baklagiller ailesinden, on metreye kadar boylanabilen, tek gövdeli, yaprak döken, çalı görünümünde bir ağaççık. İLE/||/<> Güney-Orta Güney Amerika'ya özgü, çekici ve uzun ömürlü, soluk çivit çiçekleri nedeniyle başka yerlerde yaygın olarak ekilen alt tropikal bir ağaç. )
(
ile
)
( CERCIS SILIQUASTRUM cum JACARANDA MIMOSIFOLIA )
- ERİK ile/ve/||/<>/> ÜZÜM ile/ve/||/<>/> CEVİZ/KOZ
( [Yenilebilen] Dışı. İLE/VE/||/<>/> Hem dışı, hem de içi. İLE/VE/||/<>/> İçi. )
( Ekşi/tatlı. İLE/VE/||/<>/> Tatlı. İLE/VE/||/<>/> [ince zarı/kabuğu soyulmazsa] hem acı, hem de tatlı | Ne acı[ince zarı/kabuğu soyulursa], ne de tatlı. )
( Şeriat. İLE/VE/||/<>/> Tarikat. İLE/VE/||/<>/> Hakikat. )
( Çıktım erik dalına
Anda yedim üzümü
Bostan ıssı kakıyıp
Der ne yersin kozumu
Yunus Emre )
( Niyâzî Mısrî'nin şerhini (de) okumanızı salık veririz. )
- ERİK ile/ve/||/<> YÖRÜK
( Bahçeden uzak. İLE/VE/||/<> Kentten uzak. )
- ANLAK/ZEKÂ:
ERİLLİKTE ile/ve/||/<>/> DİŞİLLİKTE
( Bilgelik/hikmet. İLE/VE/||/<>/> Anlayış. )
- ERİME ile/ve/||/<>/> BUHARLAŞMA
( Katıdan sıvıya geçiş. İLE/VE/||/<>/> Sıvıdan gaz haline geçiş. )
- ERİME ile/ve/değil/||/<> ERGİME
( Katı/sıvı yağda. İLE Buzda. )
- ERİN ve ERİŞKİN ile/ve/||/<>/> ERGİN
( 13-15 yaş civarına gelmiş, bülûğa ermişler. VE 18-21 yaşlarını doldurmuşlar. İLE/VE/||/<>/> İhtiyârını devrede tutanlar, nelere, ne kadar HAYIR! diyeceğini ve istencini/irâdesini neye, ne kadar yönelteceklerini bilenler/uygulayanlar. )
- ERİNÇ/HUZUR ve/||/<> BARIŞ
( İç/içte. VE/||/<> Dış/dışta. )
- ERİNME ile/ve/||/<> GÖRÜNME
( Çağrıldığın yere [gitmek için]. İLE/VE/||/<> Çağrılmadığın yere. )
- ERINNERUNG[Alm.] ile/ve/+/||/<>/> ER-INNERUNG[Alm.]
( Anımsama. İLE/VE/+/||/<>/> İçselleştirme. )
- ERİŞİLEBİLİRLİK[İng. ACCESSIBILITY] ile/||/<> ERİŞKİN KÖK GÖZELERİ[İng. ADULT STEM CELLS]
( Erişilebilirlik, doğru inançların bilgiyi meydana getirebilmesi için gerekli olan kanıtlara, nedenlere ve gerekçelere öznenin ulaşabilmesi anlamına gelmektedir. Başka bir ifadeyle erişilebilirlik, Hasan Yücel Başdemir’in de kitabında belirttiği gibi, öznenin, inancının gerekçelendirmesini yaparken kullandığı gerekçeleyicilere (justifiers) [gerekçelendirmeyi sağlayan kanıtlara anlamına gelir ve bu ifadeyi ilk kez Alston kullanmıştır] ulaşabilmesini ve bu gerekçeleyicilerin bilinebilir olmasını ifade eder. Ancak buradaki temel nokta, öznenin erişimine açık olan gerekçeleyicilerin, içsel süreçlerle ilgili olmasıdır. Bu bakımdan erişilebilirlik, öznenin kendi içsel süreçlerine erişebilmesi, bu süreçlerin farkında olması ve bilmesi anlamına gelmektedir. Bilen öznenin, bir inancının gerekçeleyicilerine ya da kanıtlarına erişebiliyor olması demek, aynı zamanda bu gerekçeleyicilerin ya da kanıtların sorumluluğunu alması ve onlara inanıyor olmasını gerektirmektedir. Dolayısıyla bu kavram, içselciliğin gerektirdiği şartlardan birini ifade etmektedir. @@ Erişkin kök gözesi, farklılaşmış bir dokuda ayrışmamış halde bulunan ve kendini yenileyip köken aldığı organın spesifik gözesine dönüşebilen gözelerdir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ERİŞMEK ile/ve/||/<> YETİŞMEK
- ERİTROBLAST/ERYTHROBLAST ile/||/<> ERİTROSİT/ERYTHROCYTE
( Alyuvar öncüsü. İLE/||/<> Alyuvar. )
- ERİTROSİT İLE LÖKOSİT İLE TROMBOSİT ile/||/<> KAN HÜCRELERİ
( Kan elemanları ve görevleri. )
( Formül: 4-6 milyon RBC/μL )
- ERİTROSİT ile/||/<> ERİTROPOİETİK
( Alyuvar. İLE/||/<> Alyuvar yapımı. )
- ERKEKLERDE BEHÇET ile/||/<> KADINLARDA BEHÇET
( Erkeklerde Behçet daha şiddetli seyir İLE kadınlarda daha hafif seyreder. Erkeklerde vasküler ve nörolojik tutulum sık İLE kadınlarda mukokütanöz bulgular baskındır. Hastalık başlangıç yaşı iki cinste 20-30 yaş arası. )
( Hulusi Behçet tarafından 1937 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1889-1948) (Ülke: Türkiye) (Alan: Dermatoloji, İmmünoloji) (Önemli katkıları: Behçet hastalığını 1937 yılında tanımladı. Üçlü semptom kompleksini (ağız yaraları, genital yaralar, göz iltihabı) bir hastalık olarak ortaya koydu. İsmini taşıyan ilk Türk doktor.) )
- ERKEN ...:
(")BOŞANMA(")K ile/ve/değil/||/<>/< BOŞALMAK
- ERKEN TAŞ DEVRİ[İng. EARLY STONE AGE] ile/||/<> ERKEN ULAŞMA[İng. EARLY ACCESS]
( Yaklaşık 2,6 milyon yıl önceden başlayıp 400.000 ila 250.000 yıl önceye kadar süren ve Oldowan ve Acheulean denen taş alet kullanımını içeren bir zaman aralığıdır. Afrika’daki Erken Taş Devri yaklaşık olarak Avrupa ve Asya’daki İlk Yontma Taş Devri denen döneme denk gelir. @@ Gerek avlayarak gerekse de leş yiyerek ölü hayvan gövdesini tüketmede erken sıralarda (genellikle ilk sırada) yer alarak kaynak elde etme.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ERKENDEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/> GENÇ YAŞTA
- ERKİN KORAY ve/||/<>/> ZÜLFÜ LİVANELİ ve/||/<>/> HALUK LEVENT |
ve/||/<>/>
YAŞAR
( www.FaRkLaR.net/YASAR | www.yasaronline.net )
( )
( )
( )
( )
- EROS ve/||/<> LİBİDO
ile/ve/||/<>/<
TANATOS ve/||/<> DESTRUDO
( Eşeysel ve varoluş yönünde dürtü ve güdü. İLE/VE/||/<>/< Varoluşsal dürtü ve güdü. )
( SIGMUND FREUD ile/ve/||/<>/< EDOARDO WEISS )
- SEVGİDE:
[Yun.] EROS ile/ve/||/<>/> PHILOS ile/ve/||/<>/> STORGE ile/ve/||/<>/> LUGUS ile/ve/||/<>/> MANIA ile/ve/||/<>/> PRAGMA ile/ve/||/<>/> PHILAUTIA ile/ve/||/<>/> AGAPE
( Eşeysellikteki sevgi. İLE/VE/||/<>/> Etkileyici sevgi, dostluk sevgisi. İLE/VE/||/<>/> Aile/akraba sevgisi. İLE/VE/||/<>/> Oyun sevgisi. İLE/VE/||/<>/> Takıntılı sevgi. İLE/VE/||/<>/> Kalıcı sevgi. İLE/VE/||/<>/> ["]Benlik["] sevgisi. İLE/VE/||/<>/> Tanrısal/Aşkın sevgi. )
- ERTELEME ile/ve/||/<>/< ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK
- EŞ ANLAMLAR: ARKEOZOOLOJİ[İng. ZOOARCHAEOLOGY] ile/||/<> ARKEOLOJİ[İng. ARCHAEOLOGY] ile/||/<> ZOOLOJİ[İng. ZOOLOGY]
( Arkeolojik kazılarda bulunan hayvan kemiklerini arkeolojik bir bakış açısı ile değerlendiren; arkeoloji, zooloji, antropoloji ve ekoloji ile ortak çalışmalar disiplinler arası çalışmalar yürüten bilim dalıdır. @@ Çeşitli maddi kalıntılar aracılığıyla eski insan yaşamını ve aktivitelerini inceleyen bilim sahasıdır. Kelime, köken olarak Yunancada eski şeyler anlamına gelen archaia ve bilim ya da mantık anlamına gelen logos kelimelerinden türemiştir. Bu alanda çalışmalar yapan bilim insanlarına arkeolog adı verilir. @@ Hayvanların sınıflandırılması, dağılımı, davranışı, yapıları ve görevleri ile ilgili bilim dalı.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EŞ ile/||/<> EŞHÂS
( Onun. İLE/||/<> Şahıslar. )
- EŞ ile/ve/||/<> EŞİT
- EŞ ile/ve/değil/||/<>/< GİBİ
- EŞ ile/ve/değil/||/<>/< TAMAMLAYACI/TAMAMLAYAN
- ESÂME ile/||/<> ESÂMİLER ile/||/<> PURUZ
( Yeniçerililer'in kayıtlı olduğu kütük defter. İLE/||/<> Ana kütük defterine adı ve ücreti yazılmış yeniçeriler ve öteki görevlilere verilen ad. İLE/||/<> Rumeli'de tutulan tevzî defterlerine verilen ad. )
- ESÂMİ ile/||/<> MEZKÛR ile/||/<> MUTEBER
( Adlar. İLE/||/<> Zikredilen, sözü edilen. İLE/||/<> İtibar edilen, kabul gören. )
- ESARETİN BEDELİ(SHAWSHANK REDEMPTION) ile/ve/||/<>/> LA CASA DE PAPEL
(
ile/ve/||/<>/>
)
( TUTUKEVİ(HAPİSHANE)
ESARETİN BEDELİ (SHAWSHANK REDEMPTION) (1994)
THE OZ (dizi)
PRISON BREAK (dizi)
PAPILLON (1973)
ESCAPE FROM PRETORIA (2020)
TUTUKLULAR (PRISONERS) (2013)
SON KALE (THE LAST CASTLE) (2001)
ALCATRAZ
İLK KIYIM (MURDER IN THE FIRST) (1995)
YARGIÇ (THE JUDGE) (2014)
ZİNDAN ADASI (SHUTTER ISLAND) (2010)
SUÇ ÇIKMAZI (FELON) (2008)
UN PROPHÈTE (2009)
CELDA 211 (2009)
HUNGER (2008)
PRZESLUCHANIE (1989)
BIRDMAN OF ALCATRAZ (1962)
IN THE NAME OF THE FATHER (1993)
LE TROU (1960)
LA CASA DE PAPALLE (dizi) (2017-2020)
BİR TÜR/BÖLÜM TUTUKLULUK/TUTSAKLIK
YEŞİL YOL (GREEN MILE) (1999)
YEDİ (SEVEN) (1995)
12 YILLIK TUTSAKLIK (12 YEARS A SLAVE) (2013)
TİBET'TE YEDİ YIL (SEVEN YEARS IN TIBET) (1997)
YENİ YAŞAM (CAST AWAY) (2000)
TRUMAN SHOW (1998)
HÜCRE NO:7 MUCİZESİ (MIRACLE IN CELL NO:7) (2013)
KÜP (CUBE) I, II, III (1997, 2002, 2004)
DENEY (THE EXPERIMENT) (2010)
OYUN (THE GAME) (1997)
BUGÜN, DÜNDÜ (GROUNDHOG DAY) (1993) :)
SOFİ'NİN SEÇİMİ (SOPHIE'S CHOICE) (1982)
ÇİZGİLİ PİJAMALI ÇOCUK (THE BOY IN THE STRIPED PAJAMAS) (2008)
SCHINDLER'İN DİZİNİ (SCHINDLER'S LIST)(1993)
PİYANİST (2002)
THELMA VE LOUISE (1991)
GİZLİ SAYILAR (HIDDEN FIGURES) (2016)
BİRKAÇ İYİ ADAM (A FEW GOOD MEN) (1992)
TERMINAL (2004)
BİZ MELEK DEĞİLİZ (WE ARE NOT ANGELS) (1989)
ÇAŞIT OYUNU (SPY GAME) (2001)
SÜREKLİ GENÇ (FOREVER YOUNG) (1992)
KIRILMA NOKTASI (POINT BREAK) (1991)
TANGO VE CASH (1989)
DÖVÜŞ KULÜBÜ (FIGHT CLUB) (1999)
127 SAAT (127 HOURS) (2010)
GELECEĞE DÖNÜŞ (BACK TO THE FUTURE) I, II, III (1985)
YAŞLI DELİKANLI (OLDBOY) (2003)
JUMANJİ (1995) )
- ESARETİN BEDELİ(SHAWSHANK REDEMPTION) ile/ve/||/<>/< RASHOMON
(
)
( )
- ESAS ile/ve/||/<> İRÂDE ile/ve/||/<> SONUÇ"
( Usûl/yöntem, esastan önce gelir/gelmelidir. İLE/VE/||/<> İhtiyâr[< Hayır!][yapmama bilgisi/isteği], irâdeden[yapma bilgisi/isteği] önce gelir/gelmelidir. İLE/VE/||/<> Süreç, sonuçtan önce gelir/gelmelidir. )
- ESAS/ASIL ile/ve/||/<> DAYANAK
- ESASINDA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ESNASINDA
- ESBÂB ile/||/<> ERBÂB
( Sebepler. İLE/||/<> Sahipler, malikler. )
- EŞCÂR ile/||/<> EŞCÂR-I MÜSMİRE ile/||/<> EŞCÂR-I GAYR-İ MÜSMİRE
( Ağaçla. İLE/||/<> Meyveli Ağaçlar. İLE/||/<> Meyvesiz ağaçlar. )
- EŞDEĞERLİLİK ile/ve/||/<> BÜTÜNLÜK
- ESEDÎ ile/||/<> EŞREFÎ ile/||/<> FLORİ ile/||/<> MECİDİYE ile/||/<> LARİN ile/||/<> SULTANÎ ile/||/<> DUKA ALTINI ile/||/<> MANGIR ile/||/<> GANİMET
( Üzerinde aslan görseli bulunan Osmanlı parası. İLE/||/<> XVI. yy.dan sonra çıkarılan para. İLE/||/<> Osmanlı devletinde de kullanılmış Floransa parası. : İLE/||/<> 1840 yılında basılmış 20 kuruş değerinde gümüş sikke. İLE/||/<> Basra'da kullanılan bir gümüş para. İLE/||/<> Mısır Trablus ve Cezayir darphanelerinde basılan Osmanlı altını. İLE/||/<> Venedik altını. İLE/||/<> Bakırdan yapılmış iki buçuk para değerinde sikke. İLE/||/<> Savaşta düşmandan ele geçirilen mal. )
- EŞEK BAŞI (DEĞİLIM/Z) ile/ve/değil/yerine/||/<> BOSTAN KORKULUĞU (DEĞİLIM/Z)
- ESEME/MANTIK ve/||/<> BİLGİ
- ESER ile/ve/<>/=/|| ÖĞRENCİ
- ESER ile/ve/<>/|| ŞAH-ESER
- EŞEYE BAĞLI KALITIM[İng. SEX-LINKED INHERITANCE] ile/||/<> HEMOFİLİ[İng. HEMOPHILIA]
( Cinsiyeti belirleyen kromozomların (X ve Y) üzerindeki genlerin bir sonraki nesle aktarılması olayı. Canlının cinsiyeti ve cinsiyetler arası anatomik farklar gibi özelliklerinin oluşmasını sağlar. X ve Y kromozomları arasında homolog olan ve homolog olmayan kısımlar bulunur. Cinsiyet ve ona bağlı olan diğer özellikler kalıtılabileceği gibi hemofili, kulak kıllılığı, balık pulluluk gibi genetik hastalıklar da yavruya aktarılabilir. Dişi insanların eşey kromozomlarında X-bağlı gen olarak bilinen yaklaşık 1100 gen, erkek insanların eşey kromozomlarında ise Y-bağlı gen olarak bilinen 78 gen bulunur. Y kromozomunda çok az gen bulunduğundan babadan oğula çok az genetik hastalık geçmektedir. @@ Bir ya da birden fazla kan pıhtılaşma etmenlerinin oluşmadığı X'e bağlı genetik çekinik rahatsızlık. En küçük kesiklerde bile devam eden kanama görülür. İç kanamadan dolayı şişen eklemler sık rastlanan bir sorundur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EŞEYSEL ÖRGEN:
"İKİ BACAK ARASI/NDA" ile/ve/değil/||/<>/< İKİ KULAK ARASI/NDA (ZİHİNDE/DÜŞÜNCEDE)
- KARIN/EŞEYSEL ÖRGEN/LER:
ARKA/DA ile/ve/değil/||/<> ÖN/DE
( Dört ayak üstündeyken/üstündeyse. İLE/VE/DEĞİL/||/<> İki ayak üstündeyken/üstündeyse. )
( Hayvanda ve insan gövdesinde. İLE/VE/DEĞİL/||/<> İnsan gövdesinde. )
- EŞEYSEL SEÇİLİM[İng. SEXUAL SELECTION] ile/||/<> BATEMAN EĞİMİ[İng. BATEMAN GRADIENT] ile/||/<> CİNSİYETLER ARASI SEÇİLİM[İng. INTERSEXUAL SELECTION] ile/||/<> İYİ GENLER HİPOTEZİ[İng. GOOD GENES HYPOTHESIS] ile/||/<> KAÇAK SEÇİLİM HİPOTEZİ[İng. RUNAWAY SELECTION HYPOTHESIS] ile/||/<> ÜREME BAŞARISI[İng. REPRODUCTIVE SUCCESS]
( Belirli bir fenotipe sahip bireylerin, diğer bireylere göre bu fenotipten ötürü üreme başarısının daha yüksek olması ve buna bağlı olarak bireyler arasında bir seçme ve elemenin oluşmasıdır. Genellikle bir cinsiyetin, karşıt cinsiyeti üreme öncesinde belirli özelliklere göre seçmesi olarak bilinir. @@ Üreme başarısının, eş bulma başarısıyla olan ilişkisini gösteren grafikteki en uyum doğrusunun (best fit line) eğimidir. Cinsel seçilimin gücünü ölçer. @@ Cinsel seçilimin alt başlıklarından biridir. Bir tür içerisinde, cinsel seçilimin etkisinin türün farklı cinsiyetleri arasındaki etkileşime bağlı olması durumudur. Birçok kuş türünde dişiler, erkekleri farklı tonlarda şarkı söyleme yetisi, simetrik ve düzgün yuvalar inşa etme kabiliyeti, vb. durumlara göre seçerler. Burada, farklı cinsiyetlerin cinsel seçilim ile olan ilişkisi görülmektedir. Yani bahsedilen, cinsiyetler arası seçilimdir. @@ Cinsel seçilim sürecinde dişi bireyin, evrimsel süreçte kendisine avantaj sağlayabilen genlere sahip olan erkekleri seçtiğini ileri süren açıklama. Bu açıklamaya göre dişiler, genetik kalitesi yüksek erkeklerle çiftleşmeyi tercih eder. Bunun sebebi erkek bireyin genetik kalitesinin yüksek olmasının oluşacak yavruların genetik kalitesinin de yüksek olmasını sağlaması ve dişinin üreme başarısını artırmasıdır. @@ Cinsel seçilim sürecinde dişi bireyin, diğer dişi bireylerin ilgisini çekebilecek özellikteki erkek bireyleri seçmesinden dolayı eşeyler arası bir cinsel görünüm farkının ortaya çıktığını ileri süren açıklama. Bu hipoteze göre dişi birey, diğer dişilerin ilgisini çekebilecek özellikteki erkekleri seçer, oluşan yavrulardan erkek olanlar bu özellikleri sergiler, dişi olanlar ise bu özellikleri seçer. Eşeyler arası görünüm ve davranış farkı giderek artar. Bu da zamanla çeşitli eşeysel farklılıklara neden olur. Görünüm ve davranış farklılıklarını açıklamak amacıyla Fisher tarafından ortaya atılmıştır. @@ Bir birey tarafından üretilen yaşayabilir ve verimli döl verebilir yavruların sayısıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EŞEYSELLİK/SEKS ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SARILMAK
( ... ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KOÇA )
- EŞEYSELLİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ARKADAŞLIK/DOSTLUK
( BAHNÂME: Eşeysellik ilminden bahseden kitaplardır. [Daha önceleri tıp kitabı olarak çalışılmıştır.] )
(
ARKADAŞ-SEVGİLİ OLABİLMEK
Kişi, bazen arkadaşlarına sevgili gibi davranıyor. Sahipleniyor, kıskanıyor ama gırtlağına çökmeden. Tatlı tatlı flört ediyor ama sınırları aşmadan. Birlikte gülmekten ölüyor, çok ama çok eğleniyor, dağıtıyor, yerlere düşüyor, gecenin cılkını çıkarıyor ama o arkadaş ya, sevgili değil ya, hiç sorun olmuyor. Her şeyi konuşuyorlar, pek fazla sansür uygulamıyor, sürekli anlatıyorlar, fazlasıyla ilgili oluyor; kulaklarını kocaman kocaman açıp, dinliyor. En önemlisi de büyük bir coşkuyla sonsuza kadar yapılan işler üzerine konuşabiliyorlar, çünkü iş paylaşılabiliyor, birlikte benzer işler üretiliyor. Müthiş bir "zevkle" dedikodu yapabiliyor, hatta kendi karısını, kocasını, sevgilisini bile çekiştirebiliyor. Arkadaşlık, bu açıdan kişinin yaşamını sürdürebilmesi için büyük bir avantaj oluyor.Ama kişiler, sevgilisine her zaman arkadaş gibi davranamıyor. Bir kere, eleştiriler, haliyle bu kadar net dile getirilemiyor. Sevgiliyle bir arkadaşla konuşulduğu gibi her zaman rahat da konuşulamıyor. Tehlikeli sularda dolaşmaktan kaçınmak gerekiyor. Çünkü sonuçları var bunun, bedelleri var bunun, ödemek gerekiyor, burnundan fitil fitil getirebilir, dikkatli olmak gerekir, çünkü sevgililik onuru yaralanıyor. Kişiler, sevgiliyken, evliyken çok daha duyarlılaşıyor. En küçük davranışa bile "Bana bunu nasıl yapar?" oluyor. Oysa arkadaşının kaldırabileceği sınırlar çok daha geniş. Kişi, her zaman sevgiliyi dinlemek de istemiyor. Tüm gün başkalarını dinlemiş olduğundan sıkılmış oluyor, gına gelmiş oluyor. Ya da öteki, seni dinlemek istemiyor. Eve bir sessizlik çöküyor, "Tetiği ilk kim çekecek?" diye gergin bir bekleyişe giriliyor. Bir de tabii sevgiliyle ya da kocayla sabahlara kadar zıplanıp eğlenilemiyor. Kalabalık içinde işin içine baskalarının ne düşüneceği girdiğinden gerilim artıyor, "biz"i düşünmekten "ben" karambole gidiyor.
Sevgiliyle başka bir koza yaratılıyor, o koza içine giriliyor. Hiç itirazım yok, o da güzel ama ayrı kategorilerdeki ilişkiler gibi sanki: Arkadaş olunca başka şeyler paylaşılıyor, sevgili ya da evli olunca başka şeyler paylaşılıyor. Bana daha iyisi, bu iki kategoriyi birleştirebilmek gibi geliyor. Bunun ideal bir şey olduğunu düşünüyorum: Arkadaş-sevgili olabilmek. Hem arkadaşın, hem de sevgilin gibi olabileceğin biri, hem arkadaşlığı, hem de sevgililiği paylaşabileceğin biriyle üretmek, gülmek, ağlamak, konuşmak, çekiştirmek çok daha heyecan verici geliyor. Kolay bir şeyden söz etmiyorum tabii. Arkadaş gibi zamanı geldiğinde geri çekilebilmek, uygun düştüğünde de sevgili gibi saldırabilmek, bu iki rolü birbirine karıştırmadan oynayabilmek her baba yiğidin harcı değil. Ama yapabilenler de yok değil. Yapabilenler mutluluğu ve güzellikleri yakalayabiliyor.
DEĞERİNİ/Zİ BİLİN!
Kırlangıç, birine âşık olmuş.Penceresinin önüne konmuş, tüm cesaretini toplamış, tüylerini kabartmış, güzel durduğuna ikna olduktan sonra....
Küçük sevimli gagasıyla cama vurmuş.
Tık...tık...tık...
Adam, cama bakmış. Ama içeride kendi işleriyle ugraşıyormuş. Bir meşgulmüş, bir meşgulmüş! Kimmiş onu işinden alıkoyan?
Minik bir kırlangıç!
Heyecanlı kırlangıç, telâşını bastırmaya çalışarak, deriiin bir nefes almış, şirin gagasını açmış, sözcükler dökülmeye başlamış:
- Hey adam! Ben seni seviyorum. Nedenini, niçinini sorma! Uzun zamandır seni izliyorum. Bugün cesaret buldum konuşmaya. Lütfen pencereyi aç ve beni içeri al. Birlikte yaşayalım.
Adam, birden parlamış.
- Yok daha neler?
- Durduk yerde sen de nereden çıktın şimdi? Olmaz alamam! demiş.
Gerekçesi de sersemceymiş:
- Sen kuşsun! Hiç kuş, insana âşık olur mu?
Kırlangıç, mahçup olmuş. Başını önüne eğmiş. Ama pes etmemiş, bir süre sonra tekrar pencereye gelmiş, gülümseyerek bir kez daha denemiş:
- Adam, adam! Haydi aç artık şu pencereni. Al beni içeri! Ben sana dost olurum. Hiç canını sıkmam.
Adam kararlı ve ısrarlı:
- "Yok, yok! Seni içeri alamam" demiş. Biraz da kabaymış, sözü kısa kesmiş:
- İşim gücüm var, git başımdan!
Aradan bir zaman geçmiş, kırlangıç, son kez adamın penceresine gelmiş:
- "Bak soğuklar da başladı, üşüyorum dışarıda. Aç şu pencereyi al beni içeri. Yoksa, sıcak yerlere göç etmek zorunda kalırım. Çünkü, ben ancak sıcakta yaşarım. Pişman olmazsın, seni eğlendiririm. Birlikte yemek yeriz, bak hem sen de yalnızsın! Yalnızlığını paylaşırım..." demiş.
Bazıları, gerçekleri duymayı sevmezmiş. Adam bu yalnızlık sorununa içerlemiş. Pek sinirlenmış.
- Ben yalnızlığımdan memnunum demiş. Kuştan onu rahat bırakmasını istemiş. Düpedüz kovmuş. Kırlangıç, son denemesinden de başarısızlıkla çıkınca, başını önüne eğmiş, çekip gitmiş.
Yine aradan zaman geçmiş. Adam, önce düşünmüş, sonra kendine itiraf etmiş:
- "Hay benim akılsız başım!" demiş.
- Ne kadar aptallık ettim! Beklenmedik bir anda karşıma çıkan bir dostluk fırsatını teptim. Niye onun teklifini kabul etmedim? Şimdi böyle kös kös oturacağıma, zevkli vakit geçirirdik birlikte.
Pişman olmuş olmasına ama iş işten geçmiş. Yine de kendi kendini rahatlatmayı ihmal etmemiş:
- Sıcaklar başlayınca, kırlangıcım nasıl olsa yine gelir. Ben de onu içeri alır, mutlu bir yaşam sürerim.
Ve çok uzunca bir süre, sıcakların gelmesini beklemiş. Gözü yollardaymış. Yaz gelmiş, başka kırlangıçlar gelmiş. Ama... Onunki hiç görünmemış!
Yazın sonuna kadar penceresi açık beklemiş ama boşuna. Kırlangıç yokmuş!
Gelen başka kırlangıçlara sormuş ama gören olmamış. Sonunda danışmak ve bilgi almak için bir bilge kişiye gitmiş.
Olanları anlatmış. Bilge kışi, gözlerini adama dikmiş ve demiş ki:
- Kırlangıçların ömrü altı aydır...
* * * * *
Yaşamda bazı fırsatlar vardır, sadece bir kez elimize geçer ve değerlendiremezsek uçup gider.
Yaşamda bazı kişiler vardır, sadece bir kez karşımıza çıkar, değerini bilemezsek kaçıp gider. Ve asla geri gelmez. )
( [not] SEXUALITY vs./and/but/||/<>/< FRIENDSHIP
FRIENDSHIP instead of SEXUALITY )
- EŞGÜDÜM ile/ve/||/<> İŞBİRLİĞİ
- ESHAM[Ar.] ile/||/<> KAMBİYO[İt. < CAMBIO]
- EŞİĞE YATMAK ve/||/<>/>/< YOKLUĞA TALİP OLMAK
- EŞİK:
SEÇİCİ/LİK ile/ve/||/<>/> YÖNLÜ/LÜK ile/ve/||/<>/> KENDİNİ SÜRDÜRME EĞİLİMİ ile/ve/||/<>/> VERİ TAŞIMA KAPASİTESİ
- EŞİK ile/ve/||/<> AD
- EŞİK ile/ve/||/<> ARALIK
- EŞİK ile/ve/||/<> AYRIT
( ... İLE/VE/||/<> İki düzlemin arakesiti. )
- EŞİK ile/ve/||/<> BEŞİK
- EŞİK ile/ve/||/<> BEŞİK
- EŞİK ile/ve/||/<> KIRILMA NOKTASI
- EŞİK ile/ve/||/<> KURUCU UNSUR
- ESİN ve/||/<>/> BESİN
- ESİNLENME ile/ve/değil/||/<>/< ÇAĞRIŞIM
- ESİNLENME ile/ve/||/<> ÖYKÜNME
- EŞİT HAK ile/ve/||/<>/>/< EŞİT PAYLAŞIM
- EŞİT OLAMAMA ile/ve/||/<> TAYİN EDİLEMEME
- EŞİT OLMA ile/ve/||/<> EŞİT OLMAMA
( Yaşamda. İLE/VE/||/<> Doğa(l)da. )
- EŞİT OLMASINA YAKIN TUTMAYA ...:
ÇALIŞMAK ve/||/<> ÇABALAMAK
- EŞİT ile/ve/||/<>/> REŞİT
- EŞİT/DENK ile/ve/değil/||/<>/> AKRAN
- EŞİT/LEME ile/değil/||/<>/> EŞ/LEME
- EŞİTLİK ADÂLETİ ve/||/<> ONUR ADÂLETİ
- EŞİTLİK ile/ve/değil/||/<>/< EŞİTLEYEN
- EŞİTLİK ile/ve/||/<>/> FIRSAT EŞİTLİĞİ
- EŞİTLİK ile/ve/değil/||/<> FIRSAT/OLANAK/KOŞULLAR EŞİTLİĞİ
- EŞİT/LİK ile/ve/değil/||/<>/< ORTAK/LIK
- EŞİTLİK ve/=/||/<>/>/< SAVAŞÇILARI
( Özellikle hukuk mantığı ve tarihi açısından, "Eşitlik Savaşçısı[On The Basis of Sex]"'nı izlemenizi öneririz... )
(
)
- EŞİTSİZLİK ile/ve/||/<>/> BAŞKALDIRI
- EŞİTSİZLİK ile/||/<> EŞİTLİK
( Eşitsizlik <,>, eşitlik = ilişkisidir )
( Formül: x>3 İLE x=3 )
- ESKATOLOJİK ile/ve/||/<>/> ONTOLOJİK
- EŞKENAR ile/||/<> İKİZKENAR
( Eşkenar tüm kenarlar, ikizkenar iki kenar eşittir )
( Formül: 3 eşit İLE 2 eşit )
- ESKİ ÇAĞ ile/ve/||/<>/> ANTİK ÇAĞ ile/ve/||/<>/> ORTA ÇAĞ ile/ve/||/<>/> YENİ ÇAĞ
( Eski zamanlarda başlayıp yazının bulunuşuna kadar geçen süre. İLE/VE/||/<>/> Eski Yunan ve Roma uygarlıklarının gelişip yayıldığı çağ. İLE/VE/||/<>/> Batı Roma İmparatorluğu'nun çöküşünden [476] 1453'e ya da 1492'ye kadar süren çağ. İLE/VE/||/<>/> Orta Çağın bitiminden [1453 ya da 1492'den] Fransız İhtilali'ne [1789] kadar süren çağ. )
- ESKİ EŞYA ve/||/</<> ESKİ DÜŞÜNCE
( At! VE/||/<> At! )
- ESKİ KÖYE, YENİ ÂDET GETİRMEK ve/değil/yerine/||/<> EZBER BOZMAK
- ESKİ ile/ve/||/<>/< ESKİMEYEN ESKİ
- ESKİ ile/ve/||/<> YAŞLI
- EŞKİNCİ ile/||/<> EŞKİNCİ BİRLİKLERİ
( Osmanlı sultanı ya da serdar ile savaşa giden ve ordunun vurucu gücünü oluşturan yeniçeri askerleri. İLE/||/<> II. Mahmut'un gönüllü yeniçerilerden kurduğu, yeni ordu. )
- EŞLEME ile/ve/||/<> EŞLEŞTİRME ile/ve/||/<> EŞİTLEME
- EŞLEME ile/ve/||/<>/> ROL DEĞİŞTİRME ile/ve/||/<>/> AYNA ile/ve/||/<>/> YARDIMCI TEKNİKLER
- EŞLERİN ÖRTÜŞMEZLİĞİ AÇMAZI(PARADOKSU)'NDA:
LEIBNIZ ve GEOMETRİ ile/ve/||/<> EŞLER ve ÖRTÜŞMEZLİK ile/ve/||/<> YERLERİN, UZAYDA FARKLILAŞMASI(1768)
( IMMANUEL KANT )
- EŞ/LİK ile/ve/||/<> DOLANIK/LIK
- ESMÂ ile/ve/||/<> EŞRÂ/T
- ESNAF[Ar.]/ARTİZAN[Fr. < ARTISAN] ile/ve/||/<> EŞRAF
( Küçük sermaye ve zanaat sahibi. | Başlıca düşüncesi, mesleğinin tüm inceliklerinden yararlanıp bunları karşısındakinin zararına kullanarak ve meslekte kötü örnek oluşturarak çok para kazanmak olan kişi. İLE/VE/||/<> Bir yerin zenginleri, ileri gelenleri, sözü geçenleri. )
- ESNEKLİK ve/||/<>/> SAĞLAMLIK/GÜÇ ve/||/<>/> BİLGELİK/İRFAN/HİKMET
( Çocuk gibi. VE/||/<>/> Demir gibi. VE/||/<>/> Bilge gibi. )
- ESNEME ile/ve/||/<> ESNEME
( Ağızla olan. İLE/VE/||/<> Gövdemizle olan. )
- ESPRİ/Sİ" ile/ve/değil/||/<>/< BAĞLAM/I
- ESSENTIAL SINGULARITY ile/||/<> REMOVABLE SINGULARITY
( Essential Laurent sonsuz terim, removable tanımlanabilir. )
( Formül: Infinite Laurent İLE definable )
- ESTER ile/||/<> ETER
( Ester RCOOR' İLE eter ROR' yapısındadır )
( Formül: C=O var İLE C=O yok )
- ESTETİK ile/ve/||/<> BAKIŞIM(SİMETRİ)
- ESTETİK ve/||/<>/> ESNEKLİK
- ESTETİK ile/ve/||/<> TARİH
- EŞYA[çoğ. < ŞEY] ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< KİŞİLER
( Kullanılması için. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Sevilmesi için.
[fakat ne yazık ki...] "Dünyadaki kargaşanın nedeni, eşyaların sevilmesi, insanın kullanılmasıdır." )
- EŞZAMANLI/LIK ile/ve/||/<> KOŞUT/LUK
- EŞZAMANLILIK ile/||/<> MUTLAK ZAMAN
( Eşzamanlılık görelidir, farklı gözlemciler farklı sıralama görebilir. )
( Formül: Göreliliğin göreliliği )
- ET-TIRNAK ile/ve/||/<> "ET-KEMİK"
- ÉTALE ile/||/<> FİNİTE
( Étale yerel izomorfizm İLE finite sonlu derece. )
( Formül: Local isomorphism İLE finite degree )
- ETEK ile/||/<> ANVELOP[Fr.]
( ... İLE/||/<> Üst üste katlanmış parçalardan oluşan bir etek biçimi. )
- ETENELİLER[İng. PLACENTAL MAMMALS] ile/||/<> TEK DELİKLİLER[İng. MONOTREMES]
( Plasentalı Memeliler. Memeliler Sınıfının alt sınıflar.(diğer alt sınıflar tek delikliler ve keseliler). Embriyo ve fetus plasenta ile beslenir. Bu hayvanlar doğurucudurlar. (Yumurta bırakmak yerine çocuklarını doğururlar). Uzun bir gebelik dönemi geçirirler ve çocuk, tam olarak gelişmemiş doğar.İnsanlar, köpekler, balinalar. @@ Tek delikliler oldukça değişik hayvanlardır. Sadece iki tip tek delikli vardır; ekidna ve ornitorenk. Sıcak kanlı, tüylüler ve memeliler gibi yavrularını sütle beslerler. Onları değişik kılan yavruları doğurmak yerine yumurtlarlar. Memeliler'in Sürüngenler'den evrimleştiğinin en net, yaşayan kanıtlarıdırlar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ETİK ile/ve/||/<> ETİĞİN ETİĞİ
- ETİM (NE?) ile/ve/||/<>/> BUDUM (NE?)
- ETİMOLOJİ/Sİ ile/ve/||/<> ARKEOLOJİ/Sİ
- ETİO- ile/||/<> RHİZ-/-RHİZA/RHİZO- ile/||/<> CARY-/CARYO-/KARY-/KARYO-
( Neden. İLE/||/<> Kök. İLE/||/<> Tane çekirdek. )
- ETİYOLOJİ[İng. ETIOLOGY] ile/||/<> ETİYOPİK BÖLGE[İng. ETHIOPIAN REGION]
( Bir hastalık ya da durumun nedeni, nedenler dizisi ya da neden olma şekli; hastalıkların ya da durumların nedenlerinin ya da kökenlerinin incelenmesi. @@ Büyük Sahra, Habeşistan ve güneyinde kalan ülkelerden meydana gelen bölge.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ETİYOLOJİ ile/||/<> PATOJEN/PATOGENEZ
( Sayrılığın nedenlerini inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Sayrılığın gelişim sürecini inceleyen bilim dalı. )
- ETKEN ile/ve/değil/yerine/||/<> BİLEŞEN
- ETKEN ile/ve/değil/||/<> DEĞİŞKEN
( [not] FACTOR vs./and/||/<>/but/< VARIABLE
VARIABLE instead of FACTOR )
- ETKİ ETMEK ile/ve/||/<>/> DÖNÜŞTÜRMEK
- ETKİ ile/ve/||/<> GEÇİŞ
- ETKİ ile/ve/||/<> GERÇEKLİK
- ETKİ ile/ve/||/<> İTKİ
( Dışarıda/n. İLE/VE/||/<> Dışarıda/n ve/ya da içeride/n. )
( Nesnelerde/n. İLE/VE/||/<> Hayvan ve insanda/n. )
- ETKİ ile/ve/||/<>/> İZ
- ETKİ ile/ve/değil/||/<>/< KARŞILIK
- ETKİ ile/ve/||/<> REHBİNDER ETKİSİ
- ETKİ ile/ve/||/<> YAPI
- ETKİ/TESİR[Ar.] ile/ve/değil/||/<>/< YARAR/FAYDA[Ar.]
- ETKİ/DÖNGÜ:
KUZEY KUTBUNDA ile/ve/||/<>/>< GÜNEY KUTBUNDA
( www.facebook.com/video.php?v=592603574202831 )
- ALE ETKİSİ ile/||/<> ALLEE ETKİSİ ile/||/<> BULMER ETKİ ile/||/<> POZİSYON ETKİSİ ile/||/<> TETRİS ETKİSİ ile/||/<> WAHLUND ETKİSİ ile/||/<> YANLIŞ ORTAKLIK ETKİSİ
( Bireylerin kendi türünden bireylerin varoluşundan sağladığı kazancı. İLE/||/<> Tür içindeki bireylerin, aynı türde olanların çevresinde olmasından dolayı kazandığı avantaj.[İlk olarak, 1930 yılında, Warder Clyde Allee tarafından ileri sürülmüştür.] İLE/||/<> Seçilim sürdükçe genetik çeşitlilik azalır, çünkü çeşitlilik doğa tarafından seçilip azaltılır. Bu azalma, ebeveynlerin populasyona göre fenotip çeşitlilik miktarı ile doğru orantılıdır. Çeşitliliğin artışı ise genetik mekanizmalar aracılığıyla sağlanır. İLE/||/<> Genin dışavurumuna [ve fenotipe olan etkisinin] genellikle komşu genlerle olan etkileşiminden etkilendiği ve genlerin mekansal yerleri değiştiğinde (translokasyonda olduğu gibi) ekpresyonunun da değiştiği genetik etki. İLE/||/<> Bireylerin bir etkinliğe çok fazla zaman harcaması sonucu bu etkinliğin düşüncelerini, zihinsel imajını ve düşlerini etkilemesi. İLE/||/<> Bir popülasyon içinde bulunan alt popülasyonlardaki alel frekansının dağılımından ötürü, popülasyon genelinde heterozigotluğun kuşaklar içinde azalması.[1928 - Sten Wahlund] İLE/||/<> Başka kişilerle davranış, tutum, inanç bakımından benzerliklerinin abartılması. )
- ETKİLEŞİM[İng. INTERACTION] ile/||/<> ASTROKİMYA[İng. ASTROCHEMISTRY] ile/||/<> BENCİLLİK[İng. SELFISHNESS] ile/||/<> BENLİK BİLİNCİ[İng. SELF-AWARENESS] ile/||/<> CİNSİYET İÇİ SEÇİLİM[İng. INTRASEXUAL SELECTION]
( Genetik biliminde, bir alelin fenotip üzerindeki etkisinin, aynı ya da farklı lokuslardaki diğer alellere bağlı olması durumudur. İstatistikte ise, bir yaklaşımın etkisinin, diğer yaklaşımlara bağlı olmasıdır. @@ Evrendeki molekülleri, Dünya dışında bulunan kimyasal elementleri, kimyasal maddeleri ve bunların etkileşimlerini geniş alanlarda, özellikle moleküler gaz bulutlarında inceleyen bilim dalı. Astronomi ve kimyanın ortak çalıştığı bir alandır. @@ Bir bireyin uyum başarısının arttığı, diğerinin ise azaldığı, bireyler arası etkileşimlerdir. @@ Kendimizle ilgili bütün düşünceler, algılamalar, duygular ve değerlendirmelerin tümünün etkileşiminin sonucunda doğan algıdır. @@ Cinsel seçilimin alt başlıklarından biridir. Bir türün üzerine etki eden cinsel seçilimin, türün aynı cinsiyetten bireyleri arasındaki ilişkilere ve etkileşime bağlı olması durumudur. Birçok türde erkekler, dişilere kendilerini beğendirebilmek için birbirleriyle dövüşürler ya da yarışırlar. Bu, üzerlerinde bir cinsiyet içi seçilim baskısı oluşturur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ETKİLEŞİM ile/ve/||/<>/> EYTİŞİM
- ETKİLEŞİMLİ ve/||/<> DEVİNGEN
- ETKİLEŞME ENERJİSİ ile/ve/||/<> TEPKİME HIZI
( Kimyasal etkileşimin başlaması için gerekli olan enerji miktarı. İLE/VE/||/<> Birim zamanda gerçekleşen kimyasal değişim hızını tanımlar. )
- ETKİLEYİCİ ile/ve/||/<> "ÇARPICI"
- ETKİLİ POPÜLASYON BÜYÜKLÜĞÜ (NE)[İng. EFFECTIVE POPULATION SIZE] ile/||/<> GENETİK VARYASYON[İng. GENETIC VARIATION]
( Gerçek, gözlenen bir popülasyondakiyle aynı hızda genetik varyasyonu sürüklenmeye bağlı olarak yitirecek olan, rastgele çiftleşmenin var olduğu (seçilimin, mutasyonun ya da göçün olmadığı) popülasyonun ideal büyüklüğüdür. Ne ile gösterilir. @@ Genotipteki farklılıklardan ötürü popülasyon içerisindeki bireylerde oluşan farklılıklardır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ETKİN/AKTİF İMMÜNİTE ile/||/<> ETKİN/AKTİF İMMÜNİZASYON ile/||/<> ETKİN/AKTİF TRANSPORT ile/||/<> AKTİVASYON ile/||/<> AKTİVATÖR ile/||/<> AKTİVE ETMEK ile/||/<> AKTİVE OLMAK ile/||/<> AKTİVİTE
( Uyarılmış bağışıklık, etkin bağışıklık. İLE/||/<> Uyarılmış bağışıklama, etkin bağışıklama. İLE/||/<> Etkin taşınım. İLE/||/<> Etkinleşme, etkinleştirme, alevlenme. İLE/||/<> Etkinleştirici, tetikleyici. İLE/||/<> Etkinleştirmek. İLE/||/<> Etkinleşmek. İLE/||/<> Etkinlik. )
- ETKİN TAŞIMA ile/ve/||/<>/>< EDİLGEN TAŞIMA
( Enerji tüketerek nesne geçişi. İLE/VE/||/<>/>< Enerji tüketmeden nesne geçişi. )
- ETKİN/AKTİF METAL ile/||/<>/>< SOY METAL
( Kolay tepkimeye girer. İLE/VE/||/>< Zor tepkimeye girer. )
(1996'dan beri)