(KOŞULSUZ) SEVGİ

- İLİŞKİ ile/ve/<> İLGİ

- İLİŞKİ ile/ve/> SÜREKLİ İLİŞKİ

- İLİŞKİDE/SEVGİDE/AŞKTA:
TUTTURGAÇ/ATAŞ
ile/ve/değil/yerine/||/<> DELGEÇ/ZIMBA

- İLİŞKİDE/EVLİLİKTE:
İKİ KİŞİNİN "BİR KİŞİ OLMASI" (VE BEKLENTİSİ)
ile/değil/yerine/>< BİR KİŞİNİN İKİ KİŞİ OLABİLMESİ

- İLİŞKİLENDİRME ile/ve ORANLAMA

- İLİŞKİLEN(DİR)MEK ile/ve/||/<>/> DOKUMAK

- İLİŞKİLERİN:
AÇIK ANLAMLARI
ile/ve/||/<> ÖRTÜK ANLAMLARI

- [ne yazık ki]
İLİŞKİLERİN/EVLİLİKLERİN BİTİŞİ:
AŞKIN BİTMESİNDEN
ile/ve/||/<>/< ARKADAŞLIĞIN OLMAMASINDAN

- İLİŞKİLİ ile/ve/<> BÜTÜNLÜKTE

- İLİŞKİNİN/TOPLUMUN:
KAYNAŞMASI
ile/ve/||/<>/> YAŞAMASI ile/ve/||/<>/> SÜRDÜRÜLMESİ

( Sevgiyle. İLE/VE/||/<>/> Adâletle. İLE/VE/||/<>/> Dürüst çalışmayla. )

- İLİŞKİYİ:
YÜRÜYÜŞ GİBİ SÜRDÜRMEK
ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DANS GİBİ SÜRDÜRMEK

- İLK ARMAĞAN

- İLK AŞK/SEVDA

- İLK BİRLİKTELİK

- İLK FARKINDALIK

- İLK) FIRSAT/TA ile/ve/||/<> (İLK) BOŞLUK/TA

- İLK GÜLÜCÜK

- İLK:
ÖZÜR DİLEYEN
ve/<>/|| AFFEDEN ve/<>/|| UNUTAN

( En cesurdur. VE/<>/|| En güçlüdür. VE/<>/|| En mutludur. )

- İLK TANIŞTIĞIMIZ GÜN değil TANIŞTIĞIMIZ GÜN

- İLKE ile/ve/||/<>/< İSTİKRAR[Ar.]


- İLKE ile/ve/||/<> KURUM

- İLKEL DİNLER ile/ve AHLÂK DİNLERİ ile/ve KOZMİK DİNLER

- İLKE/LER ile/ve/<> KAVRAM/LAR

( Olmayanı oldurmak üzere/için. İLE/VE/<> ... )
( İlkelerle düşünürüz. İlkeler bizi birliğe getirir. )
( İlke'li düşünmek, niyettir. )
( Niyet, davranışları birleştiriyorsa ilkedir. )

- İLKELERİN:
VAROLMA SORUNSALI
ile/ve İŞLEVSELLİĞİ ile/ve DEĞİŞİMİ ile/ve OLMAMASI ile/ve BİRLİĞİ ile/ve İNKÂRI

- İLKENİN:
GERÇEKLEŞTİRİLMESİ
ile/ve/değil/||/<>/> DÜZENLEYİCİLİĞİ

- İLKESEL/İLKEYİ DÜŞÜNMEK/KONUŞMAK ile/ve İLKEYLE DÜŞÜNMEK/KONUŞMAK

( Anlayışı konuşmak, aklı anlamak. İLE/VE Şeyi, olayı anlamak. )
( Varlıksal. İLE/VE Varoluşsal. )

- İLTİFAT DEĞİL!:
[ya] KİNÂYE
ile/değil/ya da GERÇEK

- İLTİFAT[Ar. < LÜTÛF[çoğ.] < LÂTİF(< L-T-F)(< LETÂFET)] ile/ve/||/<> TALTİF[Ar. < LÜTÛF < T-L-F]

( Sözel ya da duygusal bir övgü ve ilgi gösterme biçimi. | Birine güler yüz gösterme, hatırını sorma, tatlı davranma. | İlgi gösterme, rağbet etme. | Söz söylerken, daha çok etki sağlamak için beklenmedik bir anda sözü, konu ile çok yakından ilgili birine ya da bir şeye yöneltme. | Yüzünü çevirerek bakma. İLE/VE/||/<> Daha çok, somut bir ödül ya da onurlandırma anlamı taşır. | Birini ödüllendirmek, takdir etmek. Birine lütûf ve ikramda bulunmak. | Yumuşatma, güzelleştirme. | | İyi ve güzel davranarak gönül almak. | Birini nişan, madalya, aylık artırma vb. şeylerle ödüllendirme. )
( Kişiye/kişilere, (beklentisiz/karşılık beklemeksizin ve incelerek) gülümsemek/tebessüm, yüz/bakış, dans, müzik, ses, şiir, ince sözcük, selen/sedâ ve/ya da soluk/nefes(konuşma/yanıt) ikram etmek... )

- İLTİFAT[Ar. < İLTAFAT] değil/yerine/= İLGİKAYRI(/DÖNMEK/İLGİLENMEK/YÖNELMEK)

- İLTİFAT ile/ve/||/<>/>/< İTİBAR


- İLTİFAT ile/ve ONAY

- İLTİFAT ile/ve/değil/yerine/<> ŞÜKRAN

- İLTİMAS ile ŞEFAAT ile İSAR ile TAFDİL[< FADL]

( Haksız yere, yasa ve kurallara uymaksızın kayırma, arka çıkma. | Birine herhangi bir konuda öncelik ve ayrıcalık tanıma. İLE Birinin suçunun bağışlanması ya da dileğinin yerine getirilmesi için o kişiyle Tanrı arasında, peygamberin yaptığı aracılık. İLE İkram; bahşiş. | Cömertlikle verme. | Dökme, saçma, serpme. | Kişinin, kendi, gereksinim duymasına karşın bahşiş vermesi. | Seçme. İLE Birini, ötekilerden üstün tutma. | En üstünlük. )

- İLTİSÂK[Ar. < LÜSÛK] ile İRTİBÂT[Ar. < RABT]

( BİTİŞME, KAVUŞMA, YAPIŞMA, BİRLEŞME | İKİ ORGANIN BİRBİRİNE YAPIŞMASI )

- İMAN:
BİLGİ
ve/+ SEVGİ

( Birbirimizi sevmedikçe eminlik/imân sağlanamaz!
Emin olmadıkça da hiçbir adım atamayız! )

- İMAN ve/||/<> EF'AL ve/||/<> İTMİNÂN

- İMAN ve/||/<>/> ÖZGÜRLÜK

( Etkileşim durumunda olduğumuz ne varsa/oluyorsa, onlardan emin olduğumuz/olabildiğimiz oranda özgürüzdür/özgürleşiriz.[İman, dinsel ya da dinin sınırları/tekeli altında bir kavram değil emin olmaktır.] )

- İMAN ve/||/<> ÜMİT ve/||/<> ŞEFKÂT

- İMDAT[< İMDAD]/İSTİMDÂT[Ar. < MEDED/MEDD] değil/yerine/= YARDIM İSTEME

- İMLÂ ile/ve/||/<> İHYÂ


- İMLÂ[Ar. MELV] ile/ve/||/<> İMLÂ[Ar. < MEL]

( Yazım (kuralları).[< Söyleyip yazdırmak.] | Bir yapıtı ya da bir ezgiyi notaya alıp yazma. İLE/VE/||/<> [boşluğu/çukuru] Doldurmak. )

- İMTİHAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İMKÂN

- İMTİNÂ (ETMEK) ile/ve/||/<>/>/< İHTİYÂR (ETMEK)

- İMTİNA ETMEK değil/yerine/= KAÇINMAK/SAKINMAK/GERİ DURMAK

- İMTİNA ile/ve/||/<>/< HAYÂ

- İN'ÂM[< Nİ'MET | çoğ. İN'ÂMÂT] ile NÎMET VERMEK, İYİLİK ETMEK

( NÎMET VERME, İYİLİK ETME )

- İNAN ile İMAN

- | "İNANAN" ile/ve/>< "KUŞKULANAN" |
değil/yerine/>
BAKMAYI BİLEN

( | "Mutludur." ile/ve/>< (")Bilgilidir.(") | DEĞİL/YERİNE Anlayandır. )

- İNANÇ(İTİKAT) ile/ve/değil/yerine/<>/>< MÜŞÂHEDE

- İNANÇ ile/ve/<> İBÂDET ile/ve/<> AHLÂK


- İNANÇ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İNSANLIK

( Sadece kişiyi ilgilendiriyor. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Herkesi ilgilendiriyor. )
( )

- İNANÇ ile/ve/<> SEVGİ ile/ve/<> BİLGİ

( Toplumsal yönetimde, kişiler üzerinde oynanan alanlar. )

- İNANMA +/+/+ BİLME +/+/+ DÜŞÜNME +/+/+ GÜZELLİK

( Din. + Bilim. + Felsefe. + Estetik. )

- İNANMADAN AİT OLMAK" ile/değil AİT OLMADAN İNANMAK

- İNANMA(MA)K ve/<> SEVME(ME)K

- İNANMAK ve/<> ÜMİT ETMEK

- İNANMAKLA değil İNANARAK

- İNANMA/MA ile/ve/||/<> İTİBAR/SIZ

- İNANMAYI BAŞARMAK ile/ve/değil/||/<> BAŞARMAYA İNANMAK

- İNAT ETMEK ile/ve/||/<> PES ETMEMEK ile/ve/||/<> VAZGEÇMEMEK


- İNAT değil/yerine/>< İNCELİK

( İnat gördüğümüzde, ince/lâtif olalım.
[Keskin kılıç, yumuşak ipliği kesmez.] )

- İNÂYET ile/ve/||/<> İHTİRÂ[çoğ. MUHTERİAT]

( Dikkat, çaba, özenme. | İyilik, ihsan, lütûf. İLE Benzeri görülmemiş bir şey yaratma, vucuda getirme/getirilme. )

- İNCE ve/||/<> İNCİ

- İNCELİK ile/ve/||/<> DOĞRULUK ile/ve/||/<> GÜZELLİK

( Belde değil dilde. İLE/VE/||/<> Sözde değil özde. İLE/VE/||/<> Yüzde değil yürekte. )

- İNCELİK ile/ve/||/<>/> İYİLİK

- İNCİTMEMEK ile/ve/||/<>/> İNCİNMEMEK

( Dilin susturulmasıyla. İLE/VE/||/<>/> Zihin ve kalbin susmasıyla. )

- İNDİRGEME ile/ve/değil/yerine/>< DAYANDIRMA

- İNEKSİZ KALMAK ile/değil/yerine/>< İNEĞİ KAZANMAK

( Gelenekten kopmak, ilâhî feyzin kesilmesi. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Tanrılarla yeniden bağ kurmak. )
( )

- İNFÂK ile/ve/||/<> KİŞİ

- İNFİRÂT[Ar. < FERD] ile İNHİSÂR[Ar. < HASR]

( Topluluktan ayrı durma. İLE Tekel. | Tek başına sahip olma. )

- İNHİMAK[Ar.] ile İPTİLÂ[Ar.]

( Bir şeye, aşırı düşkünlük gösterme, kapılma. İLE Düşkünlük, tiryakilik. )

- İN'İSÂM[Ar.] ile/değil/yerine/>< İN'İSÂR[Ar.]

( Sıkılma. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Koruma. )

- İNİSİYATİF ile/ve/<> GÖNÜLLÜLÜK

( Hem bireysellikte, hem/ve de toplumsallıkta. )

- İNKÂR ETMEK ile ANLAMAK

- İNKÂR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İNSAN

- İNKÂR ile/değil İTİRAF

- İNSÂF[Ar.] ile İNSÂF[Ar. < NISF]

( Yaprak yaprak, lîme lîme olma, dağılma. İLE Merhamete, vicdana ya da mantığa dayanan adâlet. | Ortalama davranış. )

- İNSAF/LI değil/yerine/= DUYUŞ/LU

- İNSAN KAYNAKLI YARALANMA/TRAVMALARDA:
KAZAYLA OLANLAR
ile/ve/ne yazık ki/||/<> KASITLI/AMAÇLI OLANLAR

( )

- İNSAN/KİŞİ ve/<>/= BİLİNÇ/FARKINDALIK

( İNSAN: Varolmayanın, varlaştırılma süreci. )

- İNSAN OLANLARIN DÜŞÜNEBİLİYOR OLMASI ile/değil DÜŞÜNEBİLEN HERKESİN, İNSAN OLMASI

- İNSAN ve/||/<> EMEK

- İNSAN[Ar.]/ZÂT[Ar.] =/||/<>/< GÖZBEBEĞİ

- İNSAN ve/||/<> GÜVEN

( İNSAN: Kendine, insan emânet edilebilen. )

- İNSAN ve/||/<>/> MECZUB

( Ne kadar insan olunabilirse, toplumun dilinde, o kadar "meczub" olunur. )

- İNSANA/KİŞİYE SIĞABİLEN/SIĞAMAYAN ve/=/||/<> EVRENE SIĞABİLEN/SIĞAMAYAN

( Evren. VE/=/||/<> İnsan. )

- İNSANCILIK = HUMANISM[İng.] = HUMANISME[Fr.] = HUMANISMUS[Alm.] = HUMANUS[Lat.]

- İNSANDAN/KİŞİ(LER)DEN:
"KONUŞMAK"
değil SÖZ ETMEK/BAHSETMEK

- İNSANI İNSAN YAPAN" değil KİŞİYİ, İNSAN YAPAN ...DIR

- İNSANÎ KONULAR/DURUMLAR/OLAYLAR:
AŞILMASI GEREKEN
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ANLAŞILMASI GEREKEN


- KİŞİNİN AHLÂKI ile/ve HERHANGİ BİR ŞEYİN/NESNENİN "AHLÂKI"

- İNSANIN "DOĞASI" değil (BİR/ÇOK) NİTELİĞİ, DOĞASI KILMAK

( Kişi, belirli bir doğa ile doğmaz. Bir niteliği, doğası durumuna getirebilir.[TETABBU] )

- İNSAN'IN/KİŞİNİN DÜŞÜNMESİ ile/ve TANRI'NIN DÜŞÜNMESİ

( [mâhiyetçe değil derece olarak!] Bilkuvve'den bilfiil'e doğru. İLE/VE Bilfiil. )

- İNSANIN/KİŞİNİN:
SÖZÜ
ile/ve BAKIŞI ile/ve SUSMASI

( )
( Gerek yok, her sözü, lâf ile beyâna
Bir bakış, bin söz eder, bakıştan anlayana... )
( Hikmet olmalı. İLE/VE İbret olmalı. İLE/VE Ders olmalı. )

- İNSANIN/KİŞİNİN:
TENSEL VAROLUŞ/U
ile/ve/<> TİNSEL VAROLUŞ/U

( Belirlilik. İLE/VE Ereklilik. )
( Belirleyici olan, zemindir/koşullarındır. )

- İNSANLAŞMA ve/||/<>/>/< "DERTLİLİK"

- İNSANLIĞIN:
KARDEŞLİĞİ
ve/||/<> BİRLİĞİ ve/||/<> ÖZGÜRLÜĞÜ

- İNSANLIK İÇİN ile İNSANLIK ADINA

- İNSANLIK OLARAK ile/ve/||/<> TOPLUMSAL OLARAK

- İNSANLIK:
"SAHİP OLDUKLARIMIZ"
değil PAYLAŞTIKLARIMIZ


- [ne yazık ki]
İNSANLIK SUÇLARI:
SOYKIRIM
ile/ve/||/<> İŞKENCE/ŞİDDET ile/ve/||/<> TERÖR ile/ve/||/<> NEFRET/DÜŞMANLIK ile/ve/||/<> IRKÇILIK ile/ve/||/<> KÖLELEŞTİRME ile/ve/||/<> İNSAN KAÇAKÇILIĞI ile/ve/||/<> ORGAN TİCARETİ ile/ve/||/<> BAĞIMLILAŞTIRMA

( * Kasten öldürme
* Kasten yaralama
* İşkence, eziyet ya da köleleştirme
* Kişiyi, özgürlüğünden yoksun kılma
* Bilimsel deneylere tâbi kılma
* Eşeysel saldırıda bulunma, çocukların eşeysel istismarı
* Zorla gebe bırakma
* Zorla fuhşa sevketme )

- İNSAN/LIK ve/<>/= GÜZEL AHLÂK

- İNSAN/LIK ve/<>/= GÜZEL AHLÂK

( İNSAN: Doya doya, insanlığını yaşayan. )

- İNTİKAM ALMAK" ile/değil/yerine/>< GÖNÜL ALMAK

- İNTİKAM ile/değil/yerine ADÂLET

( "Öfke", "kıskançlık" ve "nefret" "kaynaklıdır". İLE/DEĞİL/YERİNE Gücünü, sevgiden alır. )

- İNTİKAM değil/yerine/>< AFFETMEK

( En etkili/büyük intikam, affetmektir. )

- İNTİKAM ile/ve/değil/yerine/<> DENGE

- İNZİVA ile/ve/||/<>/> HALVET

( Yalnız, tenha kalma, tenhaya çekilme. | Halktan ayrılıp Hakk ile tenha kalmak. İLE/VE/||/<>/> Issız yerde, tenhada yalnız ya da birlikte olma/kalma. )

- İRÂDE[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/> İDÂRE[Ar.]

- İRÂDE ile/ve/||/<>/> SAVAŞ

( Bireyde. İLE/VE/||/<>/> Topluluklar/toplumlar arasında. )

- İRÂDEYE HÂKİM OL(A)MAMAK değil İHTİYÂRI/NI DEVREDE TUTMAK/TUT(A)(MA)MAK

- İRÂDÎ ERDEMLER ile GAYRİ İRÂDÎ ERDEMLER

( Varlık[Vucud]'a yönelik. İLE Varolan[Mevcud]'a yönelik. )
( Kendini bulduran. İLE Allah'ı bulduran. )

- İRONİ > ALAY ALIŞKANLIĞI

- İRŞÂD HİLÂFETİ ile/ve HİZMET HİLÂFETİ

- İŞ YAPMAK ve/||/<>/> YAPTIĞIMIZI, İYİ YAPMAK

- İŞ YAŞAMINDA:
ÖZVERİ
ile/ve/yerine PROFESYONELLİK

- İŞ ile ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK/TEVÂZÛ

- İŞ ile/ve/||/<>/> BEN YAPMAZSAM HİÇKİMSENİN YAP(A)MAYACAĞI İŞ

- İS ile İZ

- İŞ ile/ve/||/<> ZAMAN

( Çok. İLE/VE/||/<> Az.["Yok" değil!] )

- İŞÂRÂT ile/ve/<> İBÂRÂT

- İŞARET PARMAĞI ile/ve/değil/||/<>/< ÖTEKİ ÜÇ PARMAK

( Bir yanlışın/eksiğin savunması olarak kendimizi hatasız/suçsuz göstermek için başka bir şeyi/kişiyi işaret ettiğimizde, işaret ettiğimiz parmağımız, işaret edilen şeyle ilgili olsa bile olayların/olguların kökenindekinin, kaynağının ve ağırlığın bizim "düşünce/davranış" ve "yorumumuz" olduğunu, öteki üç parmağımız bizi gösterir. )
( %25. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< %75. )
( İyi birini gördüğünüzde, onu taklit etmeye çalışın. Kötü birini gördüğünüzde, onun kusurlarını, kendinizde de arayın. )

- İŞBİRLİĞİ ve/<> AMAÇ BİRLİĞİ

- İŞBİRLİĞİ ile/ve/<> GÜÇ BİRLİĞİ

- İŞBİRLİĞİ ile/ve/<> İŞBÖLÜMÜ

( ... İLE/VE/<> Kendiyle ilgili her işi yapmamak. )

- İŞBÖLÜMÜ ile/ve/> İŞBİRLİĞİ

- İŞÇİLİK ile/ve HİZMET

- İŞE/ÇALIŞMAYA BAŞLAYAMAMAK ile/ve/<>/değil İŞİN/ÇALIŞMANIN BÖLÜNMESİ/KESİLMESİ KAYGISI

( Her iş/çalışma, başlayana, elin değene kadardır. )

- İŞİ:
BİLMEK
ile/ve/||/<>/> TUTTURMAK

- İŞİ:
BİLMEYEN
ile/değil/yerine/>< BİLEN

( "Hocası". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yapıcısı. )

- İŞİ/İŞLERİ:
DELEGE (ETMEK) / TEVDİ (ETMEK)
değil/yerine/= YÜKLEMEK/YÖNLENDİRMEK

- ISI ve IŞIK...:
OLSUN
ile/ve/||/<>/> DOLSUN

- IŞIĞI HAYAL ETMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KARANLIĞI ANLAMAK

- İSİGLİK ile İSİGLİK
[<

( Sıcaklık .İLE Aşk, sevgi. )

- IŞIK:
ÇELİŞİK BİRLİK

( Hem parça, hem dalga | Ne parça, ne dalga )

- İŞİMİZ/UĞRAŞIMIZ/HİZMETİMİZ:
| "YIKMAK" ve/ya da "YAKMAK" İLE |
değil YAPMAK İLE

- İŞİNE GEL(ME)MEK/GELEN ile/ve/||/<> DEĞER BİLMEZLİK

- İŞİNE GEL(ME)MEK/GELEN ile/ve/||/<> İŞİNE YARAMAK/YARAYAN

- İŞİNE GELMEMESİ ile/ve/<> UĞRAŞMAK İSTEMEMEK

- İŞİ/Nİ İYİ YAPMAK ve/||/<>/> HELÂLİNDEN KAZANMAK


- ISITMA ile SEVDİRME

- İSKAT/ISKAT[< SUKUT | çoğ. ISKATÂT]["ka" uzun okunur] ile İSKÂT[< SÜKÛT]

( Düşürme/düşürülme. | Yok etme. | Hükümsüz bırakma. | Ölünün azapsız kalması için dağıtılan sadaka. İLE Susturma, sükût ettirme. | Tartışmada yanıt veremeyecek duruma getirme, ağzını kapattırma. | Kandırma, râzı etme. )
( ISKAT-I CENÎN: Çocuk düşürme. )

- İSLÂM/MÜSLÜMANLIK:
TEK TANRI DİNİ
değil AŞKIN TANRI DİNİ

- İSLÂM/MÜSLÜMANLIK ve/<> KAVRAMAK

- İŞLEMEK ile/ve/||/<>/> GELİŞTİRMEK

- İŞLEMEK ile/ve/<> İZLEMEK

- İŞLENİLEN/İŞLENİLMEYECEK HALT ile YENİLEN/YENİLMEYECEK NANE

- İŞLERİ(MİZİ)/GEREKSİNİMLERİ(MİZİ)(EŞİMİZE/YAKINLARIMIZA/ÇALIŞANLARA/BİRİLERİNE/TOPLUMA/ÖTEKİNE):
"YIKMAK(/YIKILMAK)"
ile/değil/yerine/>< (HER KOŞULDA) KONUŞMAK/KONUŞABİLMEK

- İŞLET FİİLİN, DUYSUN KULAĞIN ve/||/<> NE VERİRSEN ELİNLE, O DA GELİR SENİNLE ve/||/<> SADECE İŞİNİ YAP, BIRAK ULUSUNLAR

- İŞLEV ile/ve/<> BİÇİM ile/ve/<> NİTELİK


- İŞLEVSELLİK ve/||/<> İŞE YARARLIK

- İSMET ve/||/<>/< ÂDEMİYET

- İSMET ve/<> İFFET

- İŞRAK[Ar. < ŞARK] ile İŞTİRAK[Ar. < ŞARK]

( Aydınlanma, güneşin doğuşu. | Ortak koşma. İLE Ortaklık. | Katılım/katılmak. )

- ISRAR ETME! ile/ve/||/<>/> (FAZLA) DİRENÇ GÖSTERME!

- ISRÂR ile ISNÂ'

( Ayak direme. İLE Yardım etme. | Anla(ya)mayan birinin, gerektiği gibi öğrenmesi. )

- İSTANBUL ile/ve/||/<> (ÜSKÜDAR/LI) HOCA ALİ RIZA EFENDİ

( )

- İstanbul'u

- İŞTE:
"GÖNÜL EĞLENDİRMEK"
ile/ve/değil/yerine/||/></< GÖNÜLLÜLÜK

- İSTEDİĞİNİ:
ALMAK
ile/ve/değil/<> ALDIKTAN SONRA HÂLÂ İSTİYOR OLMAK


- İSTEK/HEVES ile/ve/değil/||/<>/>/</>< OLANAK/KOŞUL/ARAÇ/PARA

( Varken, olanak olmayabilir. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/>/< Varken, istek olmayabilir. )
( )

- İSTEK/TALEP değil/yerine ADÂLET

- İSTEK ile/ve/<> DÜŞÜNME

- İSTEK ile/ve/<> GAYRET

( YISA[İt.]: Gayret vermek için söylenilen söz. )

- İSTEK ile/ve/||/<>/> GEREKSİNİM(İHTİYAÇ) ile/ve/||/<>/> HİZMET

- İSTEMEDEN ..." ile YANLIŞLIKLA ...

- İSTEMEK/İSTEMEMEK" / "SEVMEK/SEVMEMEK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/> KARAR (VERMEK)

- İSTEMEK ile/ve/<> İNANMAK

( İnan ya da terk et! )
( Believe it or leave! )

- İSTEMEK ile/ve İNANMAK

- İSTEMEK ile/ve/||/<>/> KARAR VERMEK


- İSTEMEMEK ile/ve/<>/değil/yerine GEREK GÖRMEMEK

- İSTENÇ/İRÂDE ile/ve AŞKINLIK

( ... ile/ve GULÜV )

- İSTENÇ/İRÂDE ile/ve NİYET

- İSTENÇ/İRÂDE ve/||/<>/> SİYÂSET

( Bireydeki yapma isteği. VE/||/<>/> Toplumdaki yapma isteği. )

- İSTER İSTEMEZ (DÜŞÜNMEK)

- İSTİ'DÂD[Ar.] değil/yerine/= AKILLILIK | ANLAYIŞLILIK | DOĞAL EĞİLİM, BECERİ/KABİLİYET

- İSTİFA ETMEK ile/ve/||/<> AFFINI İSTEMEK

- İSTİFÂ[Ar.] ile/ve/değil ÇEKİLME

( Görevden. İLE/VE/DEĞİL Önderlikten. )
( Siyasette. İLE/VE/DEĞİL Dinde. )

- İSTİFA ile/||/<> FERAGAT

- İSTİFA ile/ve/||/<>/> İSTİĞFAR

( Affını isteme. | Bir işten, kendi isteğiyle çekilme. İLE/VE/||/<>/> Tövbe. | Allah'tan günahın bağışlanmasını isteme. | Estağfirullah. )

- İSTİFÂDE ile/ve/||/<>/< İSTİFÂ

( İstifâ etmediğimizden, istifâde edemeyiz. )

- İSTİĞASE[Ar.] değil/yerine/= YARDIM İSTEMEK

- İSTİKLÂL MARŞI ve/||/<>/< MEHMET ÂKİF ERSOY

( Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim, milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl!
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl...
Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklâl!

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
"Medeniyet!" dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın.
Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.
Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın...
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri "toprak!" diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı;
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ?
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüdâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüdâ.

Ruhumun senden, İlâhi, şudur ancak emeli:
Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.
Bu ezanlar -ki şahadetleri dinin temeli-
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım,
Her cerihamdan, İlahi, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruh-ı mücerred gibi yerden na'şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklâl!

Mehmet Âkif ERSOY )

- İSTİKRAR ve/||/<>/< TUTARLILIK

- İSTİLÂ[Ar.] ile/ve/||/<> İSTİSMÂR[Ar.]

- İSTİMAL[Ar.] ile/ve/||/<> İSTİFÂDE[Ar.]

( Kullanım. İLE/VE/||/<> Yararlanma. )

- İŞTİRÂK[Ar. < ŞİRKET] ile/ve/<>/< İŞTİYÂK[Ar. < ŞEVK]

( Ortaklık, ortak olma, paydaşlık. | Bir işte yer alma, paydaşlık etme. | Bir işe, bir düşünceye katılma, katılım. | İktisadi devlet teşekküllerinin ya da kamu iktisadi kuruluşlarının ya da bağlı ortaklıklarının, sermayelerinin en az yüzde onbeşine, en çok yüzde ellisine sahip bulundukları anonim şirketler. | Bir ortaklık ile işletme arasında, sözkonusu ortaklığın yönetimine ve ortaklık politikalarının belirlenmesine katılma anlamında sürekli bir bağ yaratan, doğrudan ya da dolaylı sermaye ve yönetim ilişkisi. İLE/VE/<>/< Şevklenme, göreceği gelme, özleme. )

- ISTIRAP ÇEKTİĞİMİZDE ve/||/<> KORKTUĞUMUZDA ve/||/<> BAZI ŞEYLER, YOLUNDA GİTMEDİĞİNDE

( Kendimize kızmayalım. VE/||/<> Kendimizi aşağılamayalım. VE/||/<> Kendimizi suçlamayalım. )

- [ne yazık ki]
ISTIRAP:
HAFİF
ile DERİN

( Konuşulabilir. İLE Konuşulamaz, dile gel(e)mez/getiril(e)mez. )

- ISTIRAP:
SAĞLIKSIZ/KİRLİ
ile/değil/yerine/>< SAĞLIKLI/TEMİZ


- İSTİŞÂRE ile/ve/<> İSTİFÂDE

- İSTİSKAL[< SIKLET] değil/yerine/= SOĞUK DAVRANMA

( Ağır görme, huzurundan hoşlanmama. | Soğuk davranışlarla hoşlanmadığını belirginleştirme. Yüz vermeme, kovarcasına davranma, kovma. )

- İSTİSNA ile KAİDE

( İstisnalar kaideyi bozmaz, kuvvetlendirir! )
( İstisnalar bilinmedikçe, kaide bilinmiyor demektir. )

- İSTİYÂK[Ar.] ile İŞTİYÂK[Ar. < ŞEVK]

( Misvak kullanma. İLE Şevklenme, göreceği gelme, özleme. )

- İŞTİYÂK[< ŞEVK] değil/yerine/= ÖZLEM, HASRET | YOĞUN İSTEK/ARZU

- İSYAN (MECLİSİ) değil/yerine İSTİŞARE (MECLİSİ)

- İSYAN ile İTİRAZ

- İSYAN ile/ve/||/<> ŞİKÂYET

- İŞYERİNE, ÖZELLİKLE EVE YENİ GELMİŞ EŞİNİZE/BİRİNE GİRER GİRMEZ BİRŞEY SÖYLEMEK ile/yerine 5-10 DAKİKA SONRA SÖYLEMEK

- İTAAT ile/değil/yerine/>< İTTİHAT


- İTAAT" ile/ve/||/<>/> "RAHAT"

- İTAAT[Ar.] ile/ve/||/<> SADAKAT/SIDK[Ar.]

- İTAAT ile/ve/değil/<> TESLİMİYET

- İTİBAR ETMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SAYGI GÖSTERMEK

- İTİBAR[Ar.] ile/ve/||/<>/> İBRET[Ar.]

( Başta. @@ Sonda. )

- İTİBAR ile/ve/||/<>/> İTİMAT

- İTİBAR ile/ve/||/<> TAHAMMÜL

- İTİBÂRÎ[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İHTİYÂRİ[Ar.]

- İTİBARÎ[Ar.] değil/yerine/= SAYMACA

- ÎTİDAL ve/<> FAZÎLET


- İTİDAL/Lİ[Ar.] ile/ve/değil TEMKİN/Lİ[Ar.]

- İTİNÂ ile/ve/||/<>/> İMTİNÂ

- İTİNÂ ve/||/<>/> İTİBAR

- İTİRAF ile/ve/değil/ne yazık ki TEHDİT

- İTİRAF ile/ve/||/<> TÖVBE

( Hristiyanlık'ta. İLE/VE/||/<> İslâm'da. )

- İTİRAZ (ETMEK) ile/ve/<>/değil/yerine SORU (SORMAK)

- İTTİHÂD[< VAHDET] değil/yerine/= BİR OLMA, BİRLEŞME, BİRLİK | AYNI OLMA, AYNI ANLAMI TAŞIMA | ALLAH VARLIĞINDA YOK OLMAK

- İYİ AHLÂK ve DOĞRU DÜŞÜNME

- İYİ ANLAMAK ile/ve/||/<>/< YALIN ANLATABİLMEK

( Yalın anlatamıyorsak, yeterince / iyi anlamamışız demektir. )
( If we cannot explain simply, we don't understand it enough well. )

- İYİ BİR YÖNETİCİ OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İYİ BİR KİŞİ OLMAK

( AKIL ve/<> ADÂLET ve/<> SİYASET ve/<> DOĞRULUK ve/<> AHLAK BİLGİ

İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/ )

- İYİ EĞİTİM ile/ve/||/<>/< İYİ ÖĞRETMEN/EĞİTİMCİ

( Bazı şeyleri (yüksek oranda) değiştirebilir. İLE/VE/||/<>/< Herşeyi (tamamen) değiştirebilir. )

- İYİ (GÖRÜNMEK) ile/ve/değil/||/<>/< BAKIMLI (OLMAK)

- İYİ HİSSETMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İYİCE HİSSETMEK

- İYİ İŞ ve/||/<>/>/< USTA

- İYİ NİYET ile/ve/değil/||/<>/>/< ADÂLET

- İYİ NİYET(Lİ YAKLAŞIM) ile/ve/<>/değil/yerine ÇÖZÜMCÜ (VE YAPICI) YAKLAŞIM

( İyi niyet, bir şeyleri çözmekte/aşmakta yeterli değildir/olmayabilir. )

- İYİ NİYETLİLİK ile/ve/<> ANLAYIŞ GÖSTERMEK

- İYİ OLMAK ile/ve/değil ADAM OLMAK/OLABİLMEK

( Ne yaptıklarımızla/yapabileceklerimizle orantılıdır/biçimlenir. İLE/VE/DEĞİL Ne yapmadıklarımızla/yapmayabileceklerimizle orantılıdır/biçimlenir. )
( Koşulları çeşitlidir. İLE/VE/DEĞİL Koşulları belirlidir. )
( Yorum/değer ve değerlendirmelere göre değişebilir. İLE/VE/DEĞİL Yorum gerektirmeyecek kadar sabit ve ortaktır. )
( Her zaman ve her koşulda kişi ve çevresi için iyi olmayabilir. İLE/VE/DEĞİL Her zaman ve her koşulda iyidir/gereklidir. )
( Bazen, bazı artıları ya da eksileri olabilir. İLE/VE/DEĞİL Çok büyük oranda olumludur. )
( Herkes için geçerli olabilir fakat yeterli değildir/olmayabilir. İLE/VE/DEĞİL Herşeyde geçerli ve yeterlidir. )
( Her türlü noktaya/konuma ulaşılabilir belki fakat adam olamadıktan sonra hiçbir anlamı/değeri kalmayacaktır. ["Vali olmuşsun fakat adam olamamışsın!" öyküsü] )