| S/Ş... |
- MUACCELİYET değil/yerine/= SÜREV GELİMİ
- MUAHHAR[Ar.] değil/yerine/= SONRAKİ
- MUAYENE[Ar.]/MÜAYİNƏ ETMEK[Azr.]/MOAYENE KARDAN[Fars.]/TEKSERU[Kazak.]/EXAMINATION/EXAMINING[İng.] :/yerine , SINAV
- MUAZZEZ[Ar.] değil/yerine/= SAYILAN, SAYGI DUYULAN/GÖSTERİLEN
- MUBAYAA[Ar. < BEY] değil/yerine/= SATIN ALMA
- MÜCÂDELE değil/yerine/= SAVAŞIM/GÜREŞ
- MÛCİBE[İCAB] ile SÂLİBE[SELB]
- MÜCRİM[Ar.] değil/yerine/= SUÇLU
- MÜDÂFAA[Ar.]/DEFANS[İng. < DEFENCE] değil/yerine/= SAVUNMA/SAVUNU
- MÜDÂFAA ETMEK değil/yerine/= SAVUNMAK
- MÜDÂFİ değil/yerine/= SAVUNCU
- MÜDAHALE ile/ve/<> SINIRLAMA
- MÜDDEA değil/yerine/= SAVLANAN
- MÜDDEÎ-İ UMÛMÎ[Ar.] değil/yerine/= SAVCI
- MÛDİ/MÜSTEVDİ değil/yerine/= SAKLATAN
- MÜEBBET[Ar.] değil/yerine/= SONU OLMAYAN, YAŞAM BOYUNCA
- MÜEBBET[Ar.] değil/yerine/= SÜRESİZ
- MÜEMMEN[Ar.] değil/yerine/= SAĞLANMIŞ, GÜVENİLİR
- MUGANNÎ[Ar. < GINÂ][Fr. CHANTEUR] değil/yerine/= ŞARKICI
- MUGUZGAK/MUGUZGAQ[Argu] ile SİNEK
[<
- MUHABBETİN/AŞKIN DERECELERİ'NDE:
MEYL ile/||/<>/> ARZU ile/||/<>/> SAHÂBET ile/||/<>/> GARÂM ile/||/<>/> VEDÂD ile/||/<>/> ŞEGAF ile/||/<>/> TEFÎN ile/||/<>/> TEABBÜD ile/||/<>/> HULLET ile/||/<>/> IŞK
Muhabbeti; sevgi, aşk, sevdâ, dostluk, bağlılık, sohbet, yârenlik etmek anlamlarında kullanıyoruz. Birini sevdiğimizde ona muhabbet besleriz. Sevdiğimizle oturup konuştuğumuzda muhabbet etmiş oluruz. Bir erkek ile bir kadının birbirini tanımasına ve sevmesine vesile olanlara "muhabbet tellâlı" deriz. Ama konu tasavvuf olunca sözcük farklı anlamlar kazanmaya başlar.
Eskiler, muhabbeti, şiddetine göre on dereceye ayırmış. Öncesi ilgi duymak, sonrası muhabbetin şiddetiyle yok olmak olan muhabbet olmaz ise yolculuk da olmaz. Sırayla açıklayalım...
1. MEYL: Sözlükte bir yöne doğru yönelmek, eğilmek, eğik duruma gelmek anlamı verilmiş. Biz ise birine ya da bir şeye yönelmek, sevgi, ilgi göstermek, istek ve arzu duymak anlamlarında kullanıyoruz. Tasavvufta yolun en başındakilere muhib deriz. Muhib, ilgi duyan kişidir. Yolun başı ise ilgi duymaktır. O yüzden;
Âşık oldur kim kılar cânın fedâ cânânına
Meyl-i cânân itmesin her kim ki kıymaz cânına
(Fuzûlî)
İlgi duymaya başladığımız anda yolculuğumuz başlar. Çünkü meyl ile başlayan yolculuğun sonu bu uğurda canını vermektir.
2. ARZU: Meyl, irâdeye yükselirse arzu adını alır. İrâdeye yükselmesi ise yâri istemek ile olur. Ama bunun da bir bedeli vardır.
Cân la’lin eyler arzû yâr içmek ister kanımı
Yârâb ne vâdîdir bu kim cân teşne cânân teşnedir
(Bâkî)
3. SAHÂBET: Benimseyip koruma, kayırma suretiyle sâhiplenme, sâhip çıkma anlamlarında kullandığımız sözcük, Arapça olmasına karşın anlamını Türkçe'de kazanmış. Kişinin arzu ettiği kişiye karşı, gönlünden bir akış, bir eğilim peyda olması sonucunda da korumaya, sahiplenmeye başlar.
4. GARÂM: Olağanüstü sevgi, şiddetli arzu ve iştiyâk, büyük aşk anlamına gelen garâm, sevginin gönle âdeta yapışmasıdır.
Cenap Şehabeddin;
Uyan ey bister-i sînemde yatan tıfl-ı garâm
derken âşık olmaya başladığını ya da âşık olmak arzusunu dile getiriyordu.
5. VEDÂD: Sevgi, dostluk, muhabbet anlamlarına gelen vedâd, muhabbetin saf ve katıksız durumu. Gönülden öteki eşya ve kişilere olan ilginin atılması durumu. Aynı sözcükten türeyen vedûd ise “Kullarını çok seven, onları lûtfa, ihsâna gark eden; sevilmeye lâyık ve müstahak yalnız kendi olan” anlamında Allah’ın adlarındandır.
6. ŞEGAF: Sevginin kalbi istilâ etmesi, aşırı sevgi, mecnûnca, çılgınca sevme. Kalp, sevilen şey dışındakilerden temizlenince bu sefer sevgi coşmaya başlar, kalbin tamamını fetheder, istilâ eder.
7. TEFÎN: Örümcek ağı demek olan tefîn, aşkın bir üst derecesi. Kalbin her yanını istilâ eden sevgi, kalpten taşmaya başlar. Kalpten taşmaya başlaması ise kontrolün aşk sahibinin elinden çıkıp aşkın eline geçmeye başlamasıdır. Öyle ki aşk, örümceğin ördüğü ağ gibi kişinin her tarafını kapsar, örer, onu âdeta sıkı sıkı bağlar.
8. TEABBÜD: Kul köle olmak, tapınmak anlamındaki teabbüd, kişinin artık aşkın elinde oyuncak olduğu haldir. Bu durumdaki âşığı, Hayretî şöyle anlatır:
Gam yeriz kan yutarız kûşe-i mihnette müdâm
Sanma biz kevser-i cennât-ı naîmin kuluyuz
9. HULLET: Gerçek dostluk anlamındaki hullet, sevgiliden başka kimsenin kalmadığı durumu açıklamak için kullanılır. Hullette iki özellik bulunur. Biri sadâkât yani doğruluk, öteki de samimiyet. Aşkın sondan bir önceki durumudur. Artık aşkın gerçek olduğundan, heves ya da yanılsama olmadığından emin olunmuştur.
10. IŞK: Muhabbetin en son hali ve en aşırı derecesidir. Halkanın tamamlandığı son zincir. Zât, sıfata meylettiğinde, kalpte ortaya çıkarak tüm damarlarda akıp tüm organlara yayılan aşırı muhabbet. Hallâc’ın her tarafı kesildiğinde, kanının yerlere Allah Allah diyerek akmasının nedeni de Züleyha’nın kanının Yusuf diye diye akmasının nedeni de budur. Işk öyle bir durumdur ki kişinin nazarında, sevdiğinden başka bir şey olmaz ve tüm ilgisini sevdiğine gösterir. Sadece gözleriyle ve gönlüyle değil baştan ayağa tüm âzâsıyla sevdiğini müşâhede eyler.
Tasavvuf, meyl ile başlayıp ışk ile biten bir yolculuktur. O yüzden,
Muhabbet bir kef-i Dâvud’dur pûlâdı mûm eyler
(Suzî-i Prizrenî)
ve
Muhabbet öyle bir sırdır ki bin setr et nihân olmaz
(Îzzet Molla)
Işk sahipleri nerede olursa olsun hemen bilinir.
Son sözü de Fuzûlî söylesin:
Aşk imiş her ne vâr âlemde
Muhabbetiniz daim, aşkınız bâkî ve dâim olsun.
İsmail Güleç (Prof.Dr.) | www.ismailgulec.net )

6. Basamak: Aşkın kendine duyulan aşktır. Kişi, güzelliği kendi biçiminde görür ve aşkın güzelliğini olduğu gibi sever. Her özel ve güzel olan, bu biçimle bağlantısı nedeniyle güzeldir.
5. Basamak: Genel olarak bilgiye duyulan aşktır.
4. Basamak: Yasalara ve kurumlara duyulan aşktır.
3. Basamak: Nefs sevgisidir. Bu, fiziksel özelliklerin bir kenara bırakıldığı, manevi ve ahlâkî güzelliğin sevgiyi tetiklediği aşamadır. Bu adımda, kişi, nitelikli zihinlere âşık olacaktır.
2. Basamak: Tüm güzel gövdelerin sevgisidir. Kişi, tüm gövdesindeki güzelliği görür ve farkları sevmeyi öğrenir.
1. Basamak: Tek bir gövdenin sevgisidir. Bu aşk, belirli bir gövdeye duyulur. Fiziksel özelliklere duyulan bir istektir. )
- MUHABERE SINIFI değil/yerine/= SÜEL İLETİŞİM
- MUHÂCİM[Ar. < HÜCUM] değil/yerine/= SALDIRAN/SALDIRICI
- MUHÂFAZA[< HIFZ] < SAKLAMA, KORUMA, KAYIRMA
- MUHALEFET:
"SİLAHLI" ile/değil/yerine/>< SİYASAL
- MUHÂRİP[Ar.]/CENGÂVER[Fars.] değil/yerine/= SAVAŞÇI
- MUHASEBE/ACCOUNTING değil/yerine/= SAYMANLIK
- MUHASEBE/Cİ, MUHASİP değil/yerine/= SAYMAN/LIK
- MUHAYYERLİK değil/yerine/= SEÇİMLİK ÜLEV
- MUHDESÂT, MUHDESÛN[< MUHDES] değil/yerine/= SONRADAN MEYDANA GELMİŞ, ESKİDEN OLMAYAN, YENİ ŞEYLER, MODERN, İHDÂS EDİLMİŞ
- MÜHENDİS[Ar. < HENDESE] değil/yerine/= SAYIŞMAN
- MUHİBB[< HUBB] ile SEVEN, SEVGİ BESLEYEN, DOST
- MÜHİMMAT (DEPOSU) değil/yerine/= SAVAŞGEREÇ (SAKLAĞI)
- MUHİP[Ar.] değil/yerine/= SEVEN
- MUHKEM[Ar.] değil/yerine/= SAĞLAM/LAŞTRILMIŞ
- MÜHLET/VÂDE değil/yerine/= SÜRE/SÜREV
- MÜHR-Ü HÜMÂYÛN ile/||/<> TUĞRA ile/||/<> SERİR
- MUHTEREM[Ar. < İHTİRÂM/HÜRMET] değil/yerine/= SAYGIDEĞER/SAYIN
[En'ler, uc'lar, tek'ler, peşinde koşulacak, hedef tutulacak noktalar değildir! Neyin müşterisi olup olmadığın ise en önemli eşiktir.] )
- MÜKADDİME ve 3 MAKALE ve SONUÇ
Metin-Çeviri-İnceleme: Hüseyin Sarıoğlu - İz Yayıncılık )
- MUKASSİ[Ar.] değil/yerine/= SIKINTILI, BUNALTICI
- STRENGTH[İng.] / PUISSANCE, TENEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= MUKAVEMET
- MÜKEMMEL/LİK ile/değil/yerine/||/<>/< SÜREKLİ/LİK / KESİNTİSİZ/LİK
- MUKTEZÎ ile/ve ŞART ile/ve ADEMÜ'L-MANİA
- MÜLAHHAM[Ar.] değil/yerine/= ŞİŞMAN
- MÜLÂKAT[Ar. < LİKA] değil/yerine/= SÖYLEŞİ/GÖRÜŞME
- MÜLÂKAT[Ar.]/RÖPORTAJ[Fr. < REPORTAGE]["ROPÖRTAJ" değil!] değil/yerine/= SÖYLEŞİ/GÖRÜŞKÜ
- MÜLTECİ ile ŞARTLI MÜLTECİ
- MÜLTECİ[Ar.] değil/yerine/= SIĞINAN / SIĞINMACI / SIĞINIK
- MUM ile MUM YAPIMCISI ile ŞAMDAN
- MUMLA ARAMAK ile/ve SAMANLIKTA İĞNE ARAMAK
- MÜMTAZ ŞAHSİYET değil/yerine/= SEÇKİN KİŞİLİK
- MÜNTAHAP[Ar.] değil/yerine/= SEÇİLMİŞ, SEÇME
- MÜNTAHİP[Ar.] değil/yerine/= SEÇMEN
- MÜPHEM[Ar.] ile/ve/||/<> ŞAİBE/Lİ[Ar.]
- MURABBA'[< RUB] ile ŞARKI ile TERBİ'
- MURAT[Ar. < MURAD] ile/ve/||/<> ŞAE[Ar.]
- MÜREKKEPBALIĞI ve/||/<> GELİNCİK ve/||/<> SALYANGOZ
- MÜREKKEPTE:
BEYAZ ile/ve/||/<> SİYAH ile/ve/||/<> KIRMIZI
- MÜREN ile ŞERİT MÜREN
- MUSALLAT değil/yerine/= SARKINTI
- MUSANNİF/CİLBENT[Fars.]/KLASÖR[Fr. < CLASSEUR] değil/yerine/= SIRALAÇ
- MÜŞFİK["MÜŞVİK" değil!] değil/yerine/= SEVECEN
- MUSHAF ile SUHUF[< SAHİFE]
- MÜSİLAJ değil/yerine/= SÜMÜKSÜ
- [ne yazık ki]
!MÜSKİRAT[Ar. < SEKR] değil/yerine/= SARHOŞ EDEN ŞEYLER
- SCHLEIMSAURE[Alm.] ile/değil/yerine/= MÜSLİK ASİT
- MUSLUK (OLMAK) değil/yerine SU (OLMAK)
- MUSLUK değil/yerine/= SUVEREÇ
- MÜSRİF[Ar.] değil/yerine/= SAYPAK/TUTUMSUZ/SAVURGAN
- MUSTAKÎM[Ar.] ile SAHÎH[Ar.] ile SAVÂB[Ar.]
- MÜSTANTİK[Ar.] değil/yerine/= SORGU YARGICI/HAKİMİ
- [ne yazık ki]
!MÜSTEMLEKE[Ar.] değil/yerine/= SÖMÜRGE
- MÜSTEVLÎ[Ar. < VELY] değil/yerine/= SALGIN
- MÜSTEZÂD ile/ve/||/<>/> SERBEST MÜSTEZÂD
- MÜSTEZAT ile/ve/||/<>/> SERBEST MÜSTEZAT
- MÜSVEDDE ile/ve SEVAD ile/ve RİSÂLE ile/ve FEVAİD ile/ve ŞUKKA ile/ve TAİRE ile/ve KÜLLİYET ile/ve MECMUA ile/ve SEFİNE ile/ve KEŞKÜL ile/ve CÖNK ile/ve DİVÂN ile/ve MURAKKA
- MUTEBER değil/yerine/= SAYGIN
- [ne yazık ki]
!MÜTECÂVİZ[Ar.] değil/yerine/= SALDIRGAN/SALDIRICI/SATAŞKAN
- MÜTEHÂLLİD[Ar. < HULD] ile SÂKİN[Ar.]
- MÜTENÂDİM[Ar.] ile SÂKÎ[< SAKY | çoğ. SUKAT]
- MÜTENAVİP[Ar.]/ALTERNATİF[İng.] değil/yerine/= SEÇENEK, ALMAŞIK
- MÜTEŞEBBİH:
"BENZER" ile/ve/değil/||/<>/< ŞÜPHE
- MÜTESELSİLEN[Ar.] ile SIRA İLE, BİRBİRİ PEŞİ SIRA, ZİNCİRLEME
- MÜTEVELLİ HEYETİ değil/yerine/= SORUMLU KURUL/GÖZETME KURULU
- MUTILASYON/MUTILATION[İng.] değil/yerine/= SAKATLAMA
- BAĞIŞIKLIK:
MUTLAK ile/değil/yerine/<>/>< SINIRLI
- MUTLAK DEĞER ile/||/<> SAYI DEĞERİ
- MUTLAK MUVAZAA değil/yerine/= SALT DANIŞIK
- MUTLAK[Ar.] değil/yerine/= SALT/SALTIK
- MUTLU OLMAK:
"HERŞEYİN YOLUNDA OLMASIYLA" değil SORUNLARI, GÖRMEMEZLİKTEN GELEREK
- MUTLULUK ADASI ve/||/<>/< SIRADANLIK DENİZİ
- MUTLULUK = SAADET = HAPPINESS[İng.] = BONHEUR, FELICITÉ[Fr.] = GLÜCK[Alm.] = FELICITAS[Lat.] = FELICIDAD[İsp.]
- MUTLULUK ile/ve/||/<>/>/< SÜKÛN
- [ne yazık ki]
MUTSUZLUK:
"SAHİP OLAMADIKLARIMIZA ULAŞAMADIĞIMIZDAN DOLAYI" değil SAHİP OLDUKLARIMIZI UNUTMAKTAN DOLAYI
- MUTUALİZM İLE KOMMENSALİZM İLE PARAZİTİZM ile/||/<> SİMBİOZ TÜRLERİ
- MUTUALİZM İLE KOMMENSALİZM İLE PARAZİTİZM ile/||/<> SİMBİYOZ TÜRLERİ
- MÜZE değil/yerine/= SERGİLİK
- MÜZİK ile/ve SU SESİ, ŞIRILTI/ŞIRLAMA
- MÜZMİN[Ar.]/CHRONIC[İng.]/KRONİK[Fr.] değil/yerine/= SÜREĞEN/SÜREGEN
- MY-/MYO- ile/||/<> MİO-/MEİO- ile/||/<> -STALSİS ile/||/<> TEN-/TENDO-/TENO-/TENONT-/TENONTO- ile/||/<> SARC-/SARCO- ile/||/<> SPLANCHN-/SPLANCHO-
- SEMI-CONDUCTEUR DE TYPE N[Fr.] / N-TYP-HALBLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= N TİPİ YARI İLETKEN
- SELTENERDMETALLE[Alm.] ile/değil/yerine/= NADİR TOPRAK METALLERİ
- SOLVENT NAPHTHA[İng.] / SOLVANT NAPHTA[Fr.] / NAPHTA LÖSUNGSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= NAFTA ÇÖZÜCÜSÜ
- NAHİV[Ar.]/SENTAKS[Fr., İng.] değil/yerine/= SÖZ DİZİMİ
- NAHİV[Ar.] ile SÖZ DİZİMİ
- NAHL[Ar.] ile ŞİMRAH[Ar.]
- NAİL OLMAK:
ZEVK ve/<> SEVİNÇ
- NAKIŞ ile SAVAT[Ar.]
- NAKIŞ ile SÜZENİ[Fars.]
- NAMAZI EDÂ ETMEK ve ŞÜKRÜNÜ EDÂ ETMEK
- NÂ-MÜTENÂHÎ[Fars., Ar.] değil/yerine/= SONSUZ
- NANE ile SU/YABAN NANESİ/YARPUZ
- NANO TEKNOLOJİ ile/ve/<> SÜPER İLETKEN/LER
- NARBÜLBÜLÜ/ARDIÇKUŞU(TURDUS PILARIS[Lat.], ROBIN[İng.], Avrupa ve Asya ormanlarında yaşar.) ile/ve BAYIR KUŞU ile/ve ÇALI KUŞU ile/ve ÇAMURCUN ile/ve DALGIÇ KUŞU ile/ve DEVEKUŞU ile/ve FIRTINA KUŞU ile/ve GELİNKUŞU[Lat. OTOCORIS PENCILLATUS] ile/ve İNCİRKUŞU[Lat. ANTHUS TRIVIALIS] ile/ve İSHAK KUŞU/BATAKLIKBAYKUŞU[Fars. ŞEB-ÂVÎZ][ayağından asılarak başaşağı sarkar ve öter] ile/ve KARDİNALKUŞU ile/ve KARİYAMA(Güney Amerika'da) ile/ve KAŞIK GAGA ile/ve KAŞIKCI KUŞU ile/ve KEDİKUŞU ile/ve KELAYNAK[Sadece bu üç yerde: BİRECİK-URFA, FAS, PALMİRA ÇÖLLERİ-SURİYE][Lat. GERONTICUS EREMITA]17 Şubat, Birecik'te, Kelaynak Günü'dür! ile/ve KUYRUKKAKAN[Afrika ile/ve Asya'da][Lat. SAXICOLA] ile/ve MALURUS[Avustralya'da] ile/ve MAMO[Hawaii'de] ile/ve MANAKİN[Amerika'da] ile/ve MİNO[Asya'da] ile/ve MOA ile/ve MOHO ile/ve MUHABBET KUŞU ile/ve ÖRÜMCEK KUŞU[Lat. LANIUS] ile/ve TARLA KUŞU ile/ve YAĞMUR KUŞU ile/ve ALICI KUŞ ile/ve BOĞMAKLI KUŞ ile/ve MAKARALI KUŞ ile/ve SAKSAĞAN(AK'AK[Ar.], PÎSE[Fars.], PICA PICA[Lat.]) ile/ve SAKARMEKE ile/ve SIĞIRCIK(MÜRG-İ ZÎREK/ZÎREK-SÂR, LÂLESAR[Fars.], STURNUS VULGARIS[Lat.]) ile/ve İBİBİK, ÇAVUŞ KUŞU, HÜDHÜD[çoğ. HEDÂHİD][HÛC-I HÜDHÜD:
İbibik ibiği.](EBÜRREBÎ', UPUPA EPOPS[Lat.]) ile/ve ÖZKUŞU ile/ve PAPUÇGAGA[Afrika'da] ile/ve POTU(Güney Amerika'da) ile/ve POYRAZKUŞU ile/ve SUBAKALI ile/ve TORGU ile/ve TURAKO/MUZCUL(Afrika'da yaşar.) ile/ve UZUNBACAK ile/ve ÜVEYİK(TURTLE DOVE[İng.], STREPTOPELIA TURTUR[Lat.]) ile/ve YEŞİLBAŞ
- NARSİSİZM/NARSİSİST ile SOLİPSİZM/SOLİPSİST
- NASYONALİZM ile/||/<>/> KONSERVATİZM ile/||/<>/> LİBERALİZM ile/||/<>/> SOSYALİZM
- NAVIER ve/||/<> STOKES (DENKLEMLERİ)
- NAZ ile/değil ŞIMARIKLIK
- NE DESEM/SÖYLESEM, ANLATAMAM (SANIRIM) ile/değil/yerine/||/<>/< SÖZCÜKLER, ANLATMAYA YETMİYOR
- NE OLURSA OLSUN ile SOLUNAMAZ ile SORUMSUZ
- NE YAPARSAN YAP değil SEN BİLİRSİN
- [ne yazık ki]
ATSAN ile/ve/||/<> SATSAN
- [ne yazık ki]
SALDIRI SAVAŞI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SAVUNMA SAVAŞI
- [ne] "YERELCİLİK" ne de SALT "EVRENSELCİLİK"
- NECVÂ[Ar.] ile SIRR[Ar.]
- NEDEN/AÇIKLAMA:
ŞU ile/ve/<> ŞÖYLE
- NEDEN OLMAK ile SAĞLAMAK
- NEDEN OLMAK ile SAĞLAMAK
- ... NEDENİYLE ile ... SONUCUNDA
- NEDENSEL ile NEDENSELLİK ile NEDEN ile KAYBA NEDEN OLMAK ile SEBEP VE SONUÇ ile RAHATSIZLIĞA NEDEN OLMAK ile GECİKMEYE NEDEN OLMAK ile ZORLUK ÇIKARMAK ile ANLAŞMAZLIĞA NEDEN OLMAK ile RAHATSIZLIĞA NEDEN OLMAK ile RAHATSIZLIK NEDENİ ile RAHATSIZLIK NEDENİ ile İLİŞKİLENDİRMEYE NEDEN OLMAK ile DANS ETMEYE NEDEN OLMAK ile ÇÜRÜMEYE NEDEN OLMAK ile ORTADAN KAYBOLMASINA NEDEN OLMAK ile KAÇMASINA NEDEN OLMAK ile UÇMAYA NEDEN OLMAK ile VEBAYA NEDEN OLMAK ile GÖÇ ETMEYE NEDEN OLMAK ile GEÇMESİNE NEDEN OLMAK ile SALLANMASINA NEDEN OLMAK ile AYAKTA DURMAYA NEDEN OLMAK ile AĞLAMAYA NEDEN OLMAK ile SORUN ÇIKARMAK ile CAUSER ile NEDENLERİ ile ŞÖHRETİN NEDENLERİ ile SEBEP OLMAK ile SORUN ÇIKARMAK ile CAUSİNG TROUBLES
- NEDİM/E[Ar.] ile/ve/||/<> SAĞDIÇ
- NEFES NEFESE değil/yerine/= SOLUK SOLUĞA
- NEFESLİ SAZLAR değil/yerine/= SOLUKLU SAZLAR
- NEFRET ile/değil/yerine/>< SEVGİ
- NEFSÂNÎ ile/ve/||/<>/< ŞEHVÂNÎ/ŞEHVETLİ
- NEFSANİYE/T ile ŞEYTANİYE/T
- NEFS'İ TERK ve/||/<> SABIR ve/||/<>
ZİKİR ve/||/<> TEFEKKÜR
- NEGATİF SEÇİLİM[İng. NEGATIVE SELECTION] ile/||/<> SAFLAŞTIRICI SEÇİLİM[İng. PURIFYING SELECTION]
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- NEMLİ ile NEMLENDİRMEK ile SÖNÜMLEMEK ile NEM
- NEOLİTİK DEVRİM ile/||/<> SANAYİ DEVRİMİ
- NEPHELAUXETİC ETKİSİ ile/||/<> SPEKTROKİMYASAL ETKİ
- NEPTUNIUM SERIES[İng.] / SÉRIE DU NEPTUNIUM[Fr.] / NEPTUNIUMREIHE, NEPTUNIUMSERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= NEPTÜNYUM DİZİSİ/SERİSİ
- NERVUS[İng.] değil/yerine/= SİNİR
- NEŞE[Ar. NEŞVE] değil/yerine/= SEVİNÇ
- NESEB ASABİYESİ ile/değil/yerine SEBEP ASABİYESİ
- NESNE:
BİLİMDE ile/ve/<> SANATTA
- NESNE:NE İSE NE = ŞEY = OBJECT[İng.] = OBJET[Fr.] = OBJEKT, GEGENSTAND[Alm.] = OBJECTUM[Lat.] = OBJETO[İsp.]
- MADDE[Osm.] / MATTER[İng.] / MATIÈRE[Fr.] / STOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= NESNE
- NESNE ile/ve/değil SERT NESNE
- NESNE ile/ve/||/<>/< SÜPERNOVA
- NESNELER'DE:
TARİH ile/ve/<>/değil SÜREÇ
- NESNELERDE, TEMEL VE ORTAK ÖĞELER:
KARBON ile/ve/||/<> OKSİJEN ile/ve/||/<> HİDROJEN ile/ve/||/<> AZOT ile/ve/||/<> FOSFOR ile/ve/||/<> SÜLFAT
- STATES OF MATTER[İng.] ile/değil/yerine/= NESNENİN DURUMLARI/HALLERİ
- NESNENİN DURUMLARINDA:
KATI ile/ve AMORF KATI ile/ve SIVI ile/ve GAZ ile/ve PLAZMA ile/ve SÜPER AKIŞKAN ile/ve SÜPER KATI ile/ve DEJENERE KATI ile/ve NÖTRONYUM ile/ve GÜÇLÜ SİMETRİK NESNE ile/ve ZAYIF SİMETRİK NESNE ile/ve KUARK-GLUON PLAZMA ile/ve FERMİYONİK YOĞUNLAŞTIRMA ile/ve BOSE-EINSTEIN YOĞUNLAŞTIRMASI ile/ve ACAYİP NESNE
- NETİCE[Ar.] değil/yerine/= SONUÇ
- NEVROTİK[Fr. < NÉVROTIQUE] değil/yerine/= SİNİRSEL
- NEVROTİK değil/yerine/= SİNİRCELİ
- NEWTONIAN SYSTEM[İng.] / SYSTÈME NEWTONIEN[Fr.] ile/değil/yerine/= NEWTON DİZGESİ
- NEY/NÂY/MİZMÂR[Ar.] [akordlarına göre]:
BOLÂHENK/NISF/NISFİYE ile/ve SÜPÜRDE ile/ve MÜSTAHSEN ile/ve KIZ NEYİ ile/ve MANSUR ile/ve ŞAH ile/ve DÂVUT
- NEZLE ile/||/<> SAMAN NEZLESİ/HAY FEVER
- NİCEL GENETİK[İng. QUANTITATIVE GENETICS] ile/||/<> SEÇİLİM TEPKİSİ[İng. SELECTION RESPONSE]
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- NİDÂ[Ar.] ile SIYÂH[Ar.]
- NIELS HENRIK ABEL ve/||/<> EVARISTE GALOIS ve/||/<> ŞÂNİZÂDE ATÂULLAH EFENDİ
- NİHAÎ HEDEF değil/yerine/= SON KESİN EREK
- NİHÂYET/ÂKIBET değil/yerine/= SONUNDA/ÖNÜNDE SONUNDA
- NİHÂYETE ERDİRMEK yerine SIRLAMAK
- NİHÂYETE ERDİRMEK yerine SIRLAMAK
- NİHAYETSİZ değil/yerine/= SONU GELMEZ/BİTİP TÜKENMEZ/BİTMEZ TÜKENMEZ
- NİKAHTA:
TANIKLIK/ŞEHÂDET ve/||/<>/> İHİTİYÂR/RIZÂ ve/||/<>/> SÜRESİZLİK
- ...'NIN ...:
"BİTECEĞİ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SÜRMEYEBİLECEĞİ
- ...'NIN SANATI ile ... SANATI
- NİRVANA[Sansk.] = NİBBAHA[Palice] = SATORİ[Zen, Jap.]
- NİRVANA[sansk. MOKSHA] ile SATORİ
- NİRVİKALPA >< SAVİKALPA
- SPIRITS OF HARTSHORN[İng.] ile/değil/yerine/= NİŞADİR RUHU
- NİSARGA ile/||/<> SAMKHYA ile/||/<> NAMA RUPA
- STARCH[İng.] / AMIDON[Fr.] ile/değil/yerine/= NİŞASTA
- NİSYÂN[Ar.] ile SEHV[Ar.]
- NİTELİK:
OLUMLU ve/||/<> OLUMSUZ ve/||/<> SONSUZ
- NİTELİKLİ YAŞAM İÇİN ...:
YARISI ile/ve/||/<> 2 KATI ile/ve/||/<> 3 KATI :) :) :) ile/ve/||/<> SINIRSIZ ve KOŞULSUZ
- NİTELİKLİ ile/ve/<>/değil SEÇKİN
- NİYET ile/ve/||/<> ŞİBAK NİHALİ
- NMES/NÖROMÜSKÜLER ELEKTRİKSEL STIMÜLASYON NEUROMUSCULAR ELECTRICAL STIMULATION[İng.] değil/yerine/= SİNİRKAS ELEKTRİKSEL UYARIMI
- no.[Lat. < NUMERO] değil/yerine/= SAYI, ADET
- NOBLE GAS[İng.] değil/yerine/= SOY GAZ
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- POINT SOURCE[İng.] / SOURCE PONCTUELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= NOKTA KAYNAK
(1996'dan beri)