| C-Ç... |

- ÇEKİRGE ile CADI ÇEKİRGESİ

( ... İLE Dünyanın, en uzun böceğidir. [25 cm.] )

- ÇEKİRGE ile ÇEKİRGE KUŞU ile ÇEKİRGE ŞALVAR ile ÇEKİRGE ÖTLEĞENİ

- ÇEKİRGE ile CIRCIR BÖCEĞİ / CIRLAK

( Çekirgenin kulakları, dizlerinde bulunmaktadır. )

- ÇEKİRGE ile JAPON YAPRAK ÇEKİRGESİ

- ÇEKİRGE ile KIR ÇEKİRGESİ

- ÇEKİŞME ile ÇEKİŞMELİ ile ÇEKİŞMESİZ

- ÇEKİŞME ile ÇELİŞME

- [ne yazık ki]
ÇEKİŞME
ile/ve/<>/< İNATLAŞMA

- ÇEKİŞME değil/yerine/>< UYUM

- ÇEKİŞMEK ile ÇEKİŞİLMEK ile ÇEKİŞTİRMEK ile ÇEKİŞEBİLMEK ile ÇEKİŞTİRİLMEK ile ÇEKİŞ ile ÇEKİŞLİ


- ÇEKİŞMEK" ile "SİDİK YARIŞTIRMAK"

( Akıllı kişi, kimseyle yarışmaz. Böylece, kimse, onunla yarışamaz. )

- BOŞANMA:
ÇEKİŞMELİ
ile/değil/yerine/>< ANTLAŞMALI

- ULTIMATE TENSILE STRESS[İng.] ile/değil/yerine/= ÇEKME DAYANIMI SINIRI

- TENSION DE RUPTURE À LA TRACTION[Fr.] / ZUGFESTIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKME DAYANIMI

- PULLING FIGURE[İng.] / FIGURE DE TRACTION[Fr.] / ZUGWERT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKME DEĞERİ

- TENSILE TEST[İng.] / ESSAI DE TRACTION[Fr.] / ZUGVERSUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKME DENEYİ

- ZUGSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKME GERİLİMİ

- ZUGBEANSPRUCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKME GERİLMESİ

- ZIEHSTEIN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKME KALIBI

- ZUGKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKME KUVVETİ


- CAZİBE[Osm.] / LEACHING, PULLING[İng.] / ANZIEHUNG, LAUGEN, LAUGUNG, AUSLAUGEN, ZUG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKME, YIKAMA VE ÖZÜTLEME

- ZIEHVERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKME YÖNTEMİ

- ÇEKME ile/||/<> ÇEKME DEĞERİ ile/||/<> ÇEKME DİRENCİ / ÇEKME SINIRI

( Bir elektronik sinyal üreteci, bağımsız sinyal üreten başka bir devreyle çiftlenim yaptığında ilk üreteç frekansının bağımsız üreteç frekansına doğru değişme eğilimi göstermesi. İki frekans arasındaki fark küçükse bu eğilim çok güçlüdür. İLE/||/<> Yük empedansı yansıma kat sayısının fazı 360 derece değişliğinde bir sinyal üretecinin frekansının uc değerleri arasında ısıl etkiler dışında oluşan fark. [Bu yansıma kat sayısının mutlak değeri 0.20'dir.] İLE/||/<> Bir nesnenin kopuncaya kadar dayanabildiği, birim kesiti başına düşen çekme gücüyle ölçülen zorlanma. )

- ÇEKMECE KÖPRÜSÜ ve BOSTANCI KÖPRÜSÜ ve ÇOBANÇEŞME KÖPRÜSÜ

- ÇEKMECE KÖPRÜSÜ ile MİMAR SİNAN

( Mimar Sinan'ın, tek, imzasının bulunduğu yapıtıdır. )

- ÇEKMECE ile PEŞTAHTA[Fars.]

( ... İLE İş masası gibi kullanılan çekmece. | Sarrafların, üzerinde para saydıkları tahta. )

- ÇEKMECE/KUTU = KOYACAK

( İçine öteberi koymaya yarayan nesne. )

- ÇEKMEK ile ALIKOYMAK

- ÇEKMEK ile ÇEKMEN ile ÇEKMECE ile ÇEKMELİ ile ÇEKMELİK ile ÇEKME KAT ile ÇEKMECELİ ile ÇEKME KAPI ile ÇEKMECESİZ ile ÇEKME DEMİR ile ÇEKME HALATI ile ÇEKMELİ VAGON

- ÇEKMEKAT

( Apartmanlarda ya da evlerde, dört yanı teras olarak bırakılan en üst kat. )

- ÇEKOSLOVAKYA ile ÇEKOSLOVAK

- ÇEKREK = TEK
[<

( Tek kat. )

- ÇEKTİRİ ile/= ÇEKTİRME

( Yelkenleri olmakla birlikte, kürekle de yol alan, eskiden kullanılmış olan gemi. İLE/= Çekme eylemini yaptırmak. | Büyük, yelken kayığı. )

- ÇEKTİRME ile ÇEKTİRME AĞI

- ÇEKTİRMEK ile ÇEKTİRTMEK ile ÇEKTİRİLMEK ile ÇEKTİREBİLMEK ile ÇEKTİRİ ile ÇEKTİRİCİ/LİK

- ÇEKÜL/ŞAKUL

( Ucuna bir ağırlık bağlanmış iple oluşturulan, yerçekiminin doğrultusunu belirtmek için sarkıtılarak kullanılan bir araç. )

- PLUMB LINE[İng.] ile/değil/yerine/= ÇEKÜL TELİ

- ŞÂKUL[Osm.] / PLUMB BOB[İng.] / FIL À PLOMB[Fr.] / LOTBLEI, SENKBLEI[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKÜL

- ÇEKÜN ile GELİNCİK
[<

( Gelincik yavrusu. İLE Gelincik. )

- CELÂDET[Ar.] ile NEFÂZ[Ar.]


- CELAL ile CELAL ABAD ile CELAL TALEBANİ

- CELÂL ile/ve/<> CEMÂL

( Kişinin yüzünde hem Celâl, hem Cemâl gizli. Suratı astın mı Celâl, güldün mü Cemâl... )
( İçte[bâtın]. İLE/VE/<> Dışta/n[zâhir]. )
( ... İLE/VE/<> İkram edilen. )
( Batırır. İLE/VE/< Çıkarır. )

- CELÂL ile GADAP

- CELÂLET[Ar.] ile HEYBET[Ar.]

- CELALLENMEK ile CELALLENEBİLMEK ile CELAL ile CELALİ/LİK ile CELALLİ/LİK ile CELALLİCE

- CELÂLLENMEK değil/yerine/= ÖFKELENMEK

- CELB (ETMEK) ile/ve/||/<> CEZB (ETMEK)

( Kendi üzerine çekmek. | Getirtmek, davet etmek, çağırtmak. İLE/VE/||/<> Kendine çekmek. | Etkileyerek kendine bağlamak. )

- CELP/CELB[Ar.] ile ÇAĞRI

- CELBETMEK ile CELBE

- CELB-İ MENÂFİ değil/yerine/>< DEF-İ MEFÂSID

( Yanlışları önlemek ve işlememek; çıkarları, iyilikleri getirmek ve işlemekten öncelik kazanır. )
( Def-i mefâsıd, celb-i menâfiden evlâdır. )

- CENTIGRADE SCALE[İng.] ile/değil/yerine/= CELCİUS (SANTİGRAT) EŞELİ

- CELCIUS ile/=/||/<> FAHRENHEIT ile/=/||/<> KELVIN

( °C = 1 ile/=/||/<>  °C x 1.8 + 32 ile/=/||/<> °C + 273.15 )
( 100 °C ile/=/||/<> 212 °F ile/=/||/<> 373 K [Suyun kaynama noktası]

0 °C ile/=/||/<> 32 °F ile/=/||/<> 273 K [Suyun donma noktası]

-78 °C ile/=/||/<> -109 °F ile/=/||/<> 195 K [Karbondioksitin donma noktası]

-183 °C ile/=/||/<> -298 °F ile/=/||/<> 90 K [Oksijenin donma noktası]

-196 °C ile/=/||/<> -321 °F ile/=/||/<> 77 K [Azotun donma noktası]

-273 °C ile/=/||/<> -460 °F ile/=/||/<> 0 K [Mutlak sıfır noktası] )
( image )
( 1 Celsius [°C] = 274.15 kelvin [K]

1 Fahrenheit [°F] = 255.9277777778 kelvin [K]

1 Rankine [°R] = 0.5555555556 kelvin [K]

1 Reaumur [°r] = 274.4 kelvin [K] )

- ÇELDİRMEK ile ÇELDİREBİLMEK ile ÇELDİRİCİ

- CELEB[Ar.]/İÇOĞLANI/İZLATKO ile CELEB[Ar.]

( ... | İstanbul sarayında ilk işe başlamış acemi. İLE Orospu, fahişe. | Çan. )

- ÇELEBİ ALİ PAŞA CAMİİ

( Sultan II. Osman döneminde (1618 - 1622) Kaptan - ı Derya ve Sadrazam Güzelce Ali Paşa tarafından yaptırılan bu camiye Çelebi Ali Paşa Camii de deniliyordu. Bu cami 1958'de yol yapım çalışmaları sırasında yıkıldı. )

- ÇELEBİ, ERDOĞAN (İST. 1940)

( İ.Ü. Edebiyat Fakültesinden mezun oldu. Galatasaray, Yeşildirek ve Kasımpaşa kulüplerinde futbol oynadı. 5 defa genç milli takım formasını giydi. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )

- ÇELEBİ ile Çelebi

( Bektaşî ve Mevlevî pirlerinin en büyüklerine verilen unvanç | Hristiyan tüccar. | Görgülü, terbiyeli, olgun kişi. | Sultanların erkek çocuklarına verilen ad. İLE Kırıkkale iline bağlı ilçelerden biri. )

- ÇELEBİ ile/>/<> ŞEHZÂDE[Fars.] ile/>/<> VELİAHD

( Görgülü, terbiyeli ve olgun. | Bay. | Bektâşî ve Mevlevî Pîr'lerinin, en büyüklerine verilen san. İLE/||/<> Sultanların ve oğullarının erkek çocuklarına verilen san. İLE/||/<> Bir hükümdarın ölümünden ya da tahttan çekilmesinden sonra tahta geçmeye aday olan kişi. | Herhangi bir göreve ya da makama geleceği beklenilen kişi. )

- ÇELEBİÇ, SEAD (VİSEGRAD, YUGOSLAVYA, 1956)

( Yugoslavya'nın Banya Lca Baroc kulübünden transfer edildi (1982). Beş sezon (1982 - 1987) tescilli kaldı. 134 Lig, 12 Kupa, 2 turnuva olmak üzere 148 resmi ve 28 özel maçla birlikte toplam olarak 176 kez Sarıyer forması giydi. Lig maçlarında 49, Kupa maçlarında 5 ve özel maçlarında 11 olmak üzere toplam olarak takımına 65 gol kazandırdı. Futbolu Sarıyer'de bıraktı. )

- ÇELEBİLMEK ile ÇELEBİLEŞMEK ile ÇELEBİ/LİK ile ÇELEBİCE


- CELEBRATE :/yerine KUTLAMAK

- CELEBRATION vs. CONGRATULATION

- CELEBRATION :/yerine KUTLAMA

- CELEBRITY :/yerine ÜNLÜ

- ÇELEN ile ÇELENK

- CELEP/CELEB[Ar.] değil/yerine/= İÇOĞLANI

( Saraylarda, çeşitli devlet hizmeti için aday olarak yetiştirilen gençlere verilen ad. )

- CELEP/LİK ile CELEPÇİ/LİK

- CELESÂT-I ÂTÎ değil/yerine/= GELECEK OTURUMLAR

- CELESTIAL değil/yerine/= GÖK,GÖKÇE, GÖK İLE İLGİLİ

- CELÎ[Ar.]

( Hat sanatında, iri ve büyük yazı. | Kalın ve okunaklı, her çeşit yazı. )

- CELİ ile CELİL ile CELİ YAZI

- CELÎD[Ar.] ile CELÎD[Ar.]

( Fazla celâdetli[yiğit/kahraman] olan. İLE Kırağı, çiy, şebnem. )

- ÇELİK GÜLESOY PARKI

( Büyükdere Mahallesindedir. 1.867,15 m²lik bir alan üzerindedir. 470,84 m²lik yeşil alanı ve 152,51 m²lik değişik amaçla kullanılan tesis bulunmaktadır. )

- ÇELİK TRANS TERSANESİ

( Büyükdere, Çayırbaşı arasında bulunan iki tersaneden biridir. Uzun yıllar taka, çektirme, gulet, balıkçı tekneleri ve küçük boyutlu saç teknelerin çekilip bakımının yapıldığı bir tersane idi. 1980'li yıllarda kıyı düzenlemeleri nedeniyle kaldırıldı. Bu tersanenin bir ismi de "Hami Bey Tersanesi" idi. Yerlerine Belediye binası ve park yapıldı. )

- ÇELİK ÜRETİMİ (WOOTZ) ile/||/<> AVRUPA ÇELİK ÜRETİMİ

( Hint Wootz çeliği yüksek karbonlu çelik İLE Avrupa çeliği sonradan geliştirildi. )
( Hint Demirciler tarafından -300 yılında keşfedildi/formüle edildi. )

- ÇELİK YAPI ile (DEMİRLİ) BETON YAPI(KARKAS[Fr. < CARCASSE]

- ÇELİK, A. İLKER (İST. 1954)

( Boluspor'dan kaleci olarak transfer edildi (1984). Dört sezon (1984 - 1988) tescilli kaldığı Sarıyer'de 74 Lig 7 Kupa ve 3 Turnuva maçı olmak üzere 84 resmi ve 21 özel maçla birlikte toplam 105 maçta forma giydi. Lig maçlarında 83, Kupa maçlarında 8, Turnuva maçlarında 2 ve özel maçlarda 12 olmak üzere 105 gol yedi. )

- ÇELİK, AV. NURETTİN (SİVAS, 1956)

( İlkokul ve Ortaokuldan sonra Sivas İmam Hatip Lisesine devam etti ve bu okuldan 1977 yılında mezun oldu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdikten sonra bir süre serbest avukatlık yaptı. 1994 yerel seçiminde Fazilet partisinden Sarıyer Belediye Meclis Üyeliğine seçildi ve 5 yıl Başkan Yardımcısı olarak görev yaptı. Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP)'nin Sarıyer'de kuruluş çalışmalarına katıldı ve İlçe Başkanı olarak 2009 yılı başlarına kadar görev yaptı. 2014 yerel seçimlerinde Belediye Başkanlığı içini aday adayı oldu. Aday yapılmayınca Belediye Meclisine seçildi. Serbest avukatlık yapmaktadır. )

- ÇELİK, GÜLDEREN ()

( Sarıyer Belediyesi Karate takımı sporcusu olup; 2004'te İtalya'da Uluslararası Karate Şampiyonasında; 2004 Almanya'da Uluslar arası Karate Şampiyonasında, 2004'te Moskova'da Avrupa Şampiyonasında; 2004'te Belgrad'da Üniversiteler Arası Şampiyonada; 2004'te Meksika'da yapılan Dünya Şampiyonasında; 2005'te İtalya'da Uluslararası Karate Şampiyonasında birincilik;. 2005 Amerika'da da Milletlerarası Karate Şampiyonasında ikincilik, İspanya'da üçüncülük ve 2009'da Tokyo/Japonya'da yapılan Dünya Tekvando Şampiyonası'nda üçüncülük gibi başarılı dereceler yaptı. Ayrıca 16. Akdeniz Oyunlarında Karate dalında 50 kiloda Altın birinci olarak altın madalya kazandı. Ayrıca Takım birinciliklerinde takım kadrosunda yer aldı. )

- ÇELİK, ÖZGÜR (BULANIK, 1986)

( Defans adamı olarak transfer edildi ve iki sezon (2018/2019 ve 2019/2020) Sarıyer'de tescilli kaldı. Lacivert beyazlı forma altında 45 lig ve 1 kupa olmak üzere 45 kez remzi maçta oynadı ve takımına 8 gol kazandırdı. 2019/20209 sezonu bitmeden serbest bırakılan bu futbolcu İnegöl, Turanspor, Küçükköy, Selçuklu, Kocaeli Birlik, Hatay ve Bandırmaspor'da oynadı. )

- ÇELİK, TEKİN (KARS, 1962)

( Zeytinburnuspor'dan transfer edildi (1987). Dört Sezon (1987 - 19919 tescilli kaldı. Bu süre içinde 58 Lig ve 7 Kupa maçı olmak üzere 65 resmi ve ayrıca 46 özel maçla birlikte 111 maçta forma giydi. Takımına lig maçlarında 1 gol kazandırdı. )

- ÇELİK ile ÇELİK

( Su verilerek çok sert ve esnek bir duruma getirilebilen, bileşiminde az miktarda karbon bulunan demir ve karbon alaşımı. | Çelikten yapılmış. İLE Kısa kesilmiş dal. | Kök salmak amacıyla yere dikilen dal. | Çocukların çelikçomak oyununda, ucuna çomakla vurarak havaya kaldırdıkları, iki tarafı sivri, kısa değnek. | Gemilerde, üzerine halat ya da ip geçirip tutturmaya yarayan ağaç ya da metalden yapılmış kısa değnek. )

- ÇELİK ile/ve/||/<> ÇELİK YÜNÜ

- ÇELİK ile GRAFEN

( )

- ÇELİK ile PASLANMAZ ÇELİK

( ... İLE Çeliğe %10-30 krom katılarak. )

- STEEL, CARBON STEEL[İng.] / ACIER[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇELİK

- ÇELİKHAN ile ÇELİKHANE

- ÇELİKKOL, NECDET (ANK. 1927 - 1983)

( Memuriyet hayatına İstanbul Belediyesinde Zabıta memuru olarak başladı ve Zabıta Müdürlüğünden emekli oldu. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )

- ÇELİKKOL, ŞEVKET (ERZURUM, 1933 - 2002)

( Sarıyer'in hem amatörlük hem de profesyonellik döneminde takımda yer aldı. 14 Lig ve 1 Özel maçta yer aldı. Lig maçlarında takımı hesabına 5 gol kaydetti. )

- ÇELİKLEMEK ile ÇELİK ÇOMAK ile ÇELİKLEŞMEK ile ÇELİKLEŞTİRMEK ile ÇELİKLEŞEBİLMEK ile ÇELİK ile ÇELİKLİ ile ÇELİKSİZ ile ÇELİK KAPI ile ÇELİK KASA ile ÇELİK HALAT ile ÇELİK METRE ile ÇELİK YELEK ile ÇELİK BAŞLIK ile ÇELİK KALEMİ ile ÇELİK MACUNU ile ÇELİK PAMUĞU ile ÇELİK ÇEMBER


- ÇELİKPAMUĞU

( Verniklenmiş yüzeyleri düzeltmeye ya da matlaştırmaya yarayan, uzun ve keskin kenarlı, çelik tel tomarı. )

- CELİLÜ'L-KELÂM ile DAKİKÜ'L KELÂM

( İtikad. İLE Aklî felsefe [varlık, doğa, kişi, toplum vs...]. )

- ÇELİM ile ÇELİMLİ ile ÇELİMSİZ/LİK ile ÇELİMSİZCE

- ÇELİŞİK OLAN ile/ve/değil/||/<>/< ÇELİŞİK GÖRÜNEN

- ÇELİŞİK ile/ve/değil BARIŞMAMIŞ

- ÇELİŞİK" ile/değil ÇELİŞKİ OLDUĞUNU İDDİA EDENİN BİLGİSİZLİĞİ/YETERSİZLİĞİ

- ÇELİŞİK = MÜTENAKIZ = CONTRADICTORY[İng.] = CONTRADICTOIRE[Fr.] = KONTRADIKTORISCH, WIDERSPRECHEND[Alm.] = CONTRADICTORIUS[Lat.] = CONTRADECIR[İsp.]

- ÇELİŞİK/LİK ile ÇELİŞİKLİK İLKESİ

- ÇELİŞKİ ile/||/<> AÇMAZ

- ÇELİŞKİ ile/ve/değil/||/<>/< ANA ÇELİŞKİ


- ÇELİŞKİ ve/||/<> BÜTÜNÜN PARÇASI

- ÇELİŞKİ ile/ve ÇATIŞKI

( Düşündürür. İLE/VE Güldürür ya da ağlatır.[öfkeden] )
( Goes to think. WITH/AND Goes to laugh or cry.[by the anger] )

- ÇELİŞKİ ile ÇELİŞKİLİ/LİK ile ÇELİŞKİSİZ/LİK

- ÇELİŞKİ ile/değil/< DAYANÇ/SABIR

- ÇELİŞKİ ile/ve/değil/yerine EYTİŞİM

- ÇELİŞKİ ile/ve/||/<> İKİRCİK

- ÇELİŞKİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İLİŞKİ

- ÇELİŞKİ ile/değil/yerine/>< İLİŞKİ

- [ne yazık ki]
ÇELİŞKİ
ile/ve/||/<> KISIR DÖNGÜ

- ÇELİŞKİ ile/ve/||/<> TUTARSIZLIK


- ÇELİŞKİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< UYUMSUZLUK

- ÇELİŞKİ ile/ve YANILSAMA

- ÇELİŞKİLİ ile/ve/<> ÇEKİCİ/CÂZİBELİ

- ÇELİŞKİLİ ile/ve/değil FARKLI

- ÇELİŞKİLİ ile/ve/değil/<> ÖZENSİZ

- ÇELİŞKİYE/ÇATIŞKIYA İŞARET (ETMEK) ile/ve/değil/<> SERZENİŞ

- ÇELİŞME ile ÇELİŞMELİ ile ÇELİŞMESİZ ile ÇELİŞMEZLİK ile ÇELİŞMEZLİK İLKESİ

- ÇELİŞME/ÇELİŞKİ = TENAKUZ = CONTRADICTION[İng., Fr.] = WIDERSPRUCH[Alm.] = CONTRADICTIO[Lat.] = CONTRADECIR[İsp.]

- ÇELİŞMEK ile ÇELİŞTİRMEK ile ÇELİŞEBİLMEK

- ÇELİŞMEZLİK ile/ve ÇOKLUK


- CELL :/yerine HÜCRE

- CELLAT[Ar. < CELLAD] değil/yerine/= ÖLDÜRMEN

- CELLULAR İLE MOLECULAR İLE SYSTEMİC İLE EVOLUTİONARY ile/||/<> YAŞLANMA KURAMLERİ

( Yaşlanmanın farklı seviyeleri. )
( Formül: Hayflick limit ~50 )

- ÇELME ile ÇELGİ

( Yolundan çevirmek, engel olmak, engellemek. | Düşürme. | Birini yere düşürmek için ayağının önüne ayak uzatma. | Örtünüp iki ucunu bağlamak. Arkadan, hafifçe bağlanan başörtüsü. | Bir şeyin kenarını, verev ya da çapraz kesmek, çalmak. | Düşüncenin/sözün, birbirini tutmaması, birbirine ters düşmesi. İLE Çene altından bağlanan başörtüsü. )

- DİKKATİNİ:
"ÇELMEK"
değil ÇEKMEK

- ÇELMEK ile ÇELMELEMEK ile ÇELMELENMEK ile ÇELMELEYEBİLMEK ile ÇELMECE

- CELP ile CELP KAĞIDI

- CELSE[Ar.] değil/yerine/= DURUŞMA/OTURUM

- CELSIUS DEGREE[İng.] / DEGRÉ CELSIUS[Fr.] / CELCIUS-GRAD[Alm.] ile/değil/yerine/= CELSİUS DERECESİ

- CELSIUS DERECESİ ile/ve/<> CELSIUS SICAKLIK ÖLÇEĞİ

( Sıcaklık aralığı ya da farkının, 1 kelvin'e ve Celsius ölçeğindeki sıcaklık aralığının 1/100'üne eşit sıcaklık birimi. [simgesi: °C] İLE/VE/<> Normal koşullarda, suyun donma sıcaklığını 0 derece ve kaynama sıcaklığını da 100 derece kabul eden ve kelvin olarak mutlak sıcaklığa, °C = °T-273.15 ile bağlı olan ölçek. )

- CELSIUS SCALE[İng.] ile/değil/yerine/= CELSİUS ÖLÇEĞİ

- ÉCHELLE THERMOMÉTRIQUE CELSIUS[Fr.] / CELCIUS-THERMOMETERSKALA[Alm.] ile/değil/yerine/= CELSİUS SICAKLIK ÖLÇEĞİ

- CELSİUS ile/||/<> FAHRENHEİT

( Celsius suyun donma-kaynama 0-100 İLE Fahrenheit 32-212 )
( Formül: °C = (°F - 32) × 5/9 )
( Anders Celsius tarafından 1742 yılında keşfedildi/formüle edildi. )

- CELSIUS SKALA[Alm.] ile/değil/yerine/= CELSİYUS (SANTİGRAD) EŞELİ

- ÇELTİK ile/ve/> PİRİNÇ ile/ve/> PİLAV

( Kabuğu ayıklanmamış pirinç. İLE/VE/> Kabuğu ayıklanmış çeltik. İLE/VE/> Bu pirinçlerden yapılan yemek. [Ayıklanmış/kabuksuz, "beyaz pirinç", besin değerlerinden yoksun, neredeyse posa olarak mideyi şişiren özelliğinden öte pek bir etkisi/katkısı olmayan bir gıdadır. Çeltiği yeğlemekte yarar vardır!] )

- ÇELTİK/LİK ile ÇELTİKLİ ile ÇELTİKÇİ/LİK ile ÇELTİKSİZ ile ÇELTİK TARLASI

- CELVET

( YERİNİ YURDUNU TERK ETMEK )

- CEM ETMEK ile BİRLEŞTİRMEK / İLÂÇ HAZIRLAMAK

( İLÂÇ HAZIRLAMAK )

- CEM[Ar.] ile CEM'[Ar. çoğ. CUMÛ] ile CEMM[Ar.]

( Hükümdar, şah. | Şark söylencesinde/mitolojisinde şarap ve içkinin mucidi. | Süleyman Peygbamber'in takma adı. İLE Toplanma, yığma. | Birden fazla kişi, hayvan ve eşyayı gösteren ad. | Çoğul. [Ar. dilb.] İLE Büyük sayı, çokluk, kalabalık. )

- CEM ile CEMİ ile CEM AYİNİ


- CEM'[Ar.] ile ECMA'U[Ar.]

- CEM'[Ar.] ile HAŞR[Ar.]

- CEM ile İCMAL

- CEM ile/></< İRTİFÂ[< REF]

( ... İLE/>< İki şeyin birarada olamazlığı. )

- CEM'[Ar.] ile KÜLL[Ar.]

- CEM ile/||/<> TEFRÎK ile/||/<> DARB ile/||/<> TANSÎF

( Toplama işlemi. İLE/||/<> Çıkarma işlemi. İLE/||/<> Çarpma işlemi. İLE/||/<> Yarıya bölme işlemi. )

- CEM[Ar.] ile TE'LÎF[Ar.]

- CEM ve/<> TERTİB

- CEM ile/ve/değil TEVHİD

- CEMÂ'AT[Ar.] ile BEVŞ[Ar.]


- CEMÂAT[Ar. < CEM] ile CEMÂÂT[Ar. çoğ. CEMÂAT] ile CEMÂD[Ar.]

( İnsan topluluğu. | İmamın arkasında namaz kılanlar. İLE İnsan toplulukları. | İmamın arkasında namaz kılanlar. | Bir mezhepten olan topluca halk. | Yeniçeri teşkilâtında birkaç odadan oluşan bölüm. İLE Taş gibi cansız olan şey. )

- CEMAAT ile/ve CEMİYET

- CEMÂ'AT[Ar.] ile FERÎK[Ar.]

- CEMÂ'AT[Ar.] ile FERÎK[Ar.]

- CEMÂ'AT[Ar.] ile FEVC[Ar.] ile SÜLLE[Ar.] ile ZÜMRE[Ar.] ile HİZB[Ar.]

- CEMÂ'AT[Ar.] ile Fİ'E[Ar.]

- CEMAAT ile İHVÂN

- CEMÂ'AT[Ar.] ile MELE'[Ar.]

- CEMÂ'AT[Ar.] ile ŞİRZİME[Ar.]

- CEMÂ'AT[Ar.] ile TÂİFE[Ar.]


- CEMAAT ile TARİKAT

- CEMAATLEŞMEK ile CEMAATLEŞTİRMEK ile CEMAAT ile CEMAATLİ ile CEMAATSİZ/LİK

- CEMÂDAT(CANSIZLAR) ve/</>/ve NEBÂDAT(BİTKİLER) ve/</>/ve HAYVANAT(CANLILAR)HAYVAN-I NÂTIK(BEŞER/İNSAN)

- CEMÂDÂT ile/ve/||/<>/> NEBÂTÂT ile/ve/||/<>/> HAYVANÂT ile/ve/||/<>/> BEŞERİYET > İNSAN

( Donmuş akıl[/logos]. İLE/VE/||/<>/> Yukarı doğru yönelebilen. İLE/VE/||/<>/> Hareket eden. ["canlı" anlamına ge(tiri)l(e)mez!] İLE/VE/||/<>/> Düşündüğünü, düşünebilen. > Düşünerek hareket edebilen. )

- CEMÂH[Ar.] ile CENÂH[Ar.]

( Atın baş sertliği, harınlık. İLE Kanat, kuş kanadı. | Kol, pazı. | Yan, kol. | Âhiret. )

- CEMÂL GÖRMEK ve/||/<> KEMÂL BULMAK ve/||/<> RIZÂ DEVŞİRMEK

- CEMAL:
GÜZELLİK
ile/ve YÜZ

- CEMÂL:
İNSAN YÜZÜ
ile/ve/değil/||/<>/< İNSAN SÖZÜ

- CEMAL PAŞA (MİDİLLİ/YUNANİSTAN, 1872 - 1922)

( Boyacıköylü'dür/Sarıyer). Osmanlı Devleti'nin asker ve siyaset adamlarındandır. İttihat Terakki Fırkası'nın önemli üç paşasından biridir (Enver Paşa, Talat Paşa ve Cemal Paşa). İttihat Terakki İkinci Meşutiyet'i olayını takiben iktidara gelince kurulan kabineye "Üç Paşalar" iktidarı denildi. Balkan Savaşlarına, Sarıkamış Harekâtına, Birinci İkinci Kanal harekâtına katıldı. Kanal Harekâtı sırasında sert tutumu, aydın Araplara karşı sert davranması ile dikkat çekti. Her iki Kanal harekâtı da üst üste yenilgiler alınması üzerine önve Birinci Ferikliğe yükseltildi (Org.) sonra da yeni kurulan Suriye, Filistin, Hicaz ve Yemen Asir Bölgesi Komutanlığına getirildi. Aslına bu geri hizmetti. Yerine ise Alman Von Falkenhein getirildi yeni kurulan Yıldırım Orduları Grubunun komutanı oldu. İttihat Terakki Fırkası Hükümetlerinde Nafia (Bayındırlık) ve Bahriye (Donanma) Bakanlığı gibi siyasi görevlerde bulundu. 1917'de İttihat terakki Fırkası'nın Merkezi Umumi azalığına seçildi. Birinci Dünya Savaşı yenilgisi üzerine Talat Paşa Hükümeti istifa ettikten sonra 1 - 2 Kasım 1918'de İttihat terakki yedi önemli ismi ile birlikte bir Alman denizaltısı ile Odessa'ya kaçtılar. Buradan Almanya'ya giderek çalışmalarını devam ettirdiler. Bilahare değişik yerlere gittiler. İstanbul'daki Sıkıyönetim tarafından Osmanlıda yaşayan Arap unsurlarının isyanına neden olduğu için gıyabında idama mahkûm edildi (05.07.1919). Tiflis'e geçen ve burada çalışmalarına devam eden Cemal paşa 21.0.1922'de Tiflis'de arabasının içinde Ermeni bir komitacı tarafından öldürüldü. )

- CEMAL SÜREYA/CEMALETTİN SEBER ile/||/<> SEZAİ KARAKOÇ


- CEMÂL[Ar.] ile BAHÂ'[Ar.]

- CEMÂL ile/ve/değil CEMÂL'İNİN NÛRU

- CEMÂL ve/||/<> KEMÂL

( Seyr eylenir. VE/||/<> Tahsil edilir. )

- CEMÂL[Ar.] ile NEBL[Ar.]

- CEMÂL[Ar.] ile SERV[Ar.]

- CEMÂLULLAH

( İNSANIN YÜZÜ, ALLAH'IN İNSANA VERDİĞİ KİTABIN ÖN SAYFASI, YANİ FATİHA'SI )

- CEMAN ile CEMAN YEKÜN

- ÇEMÂN[Ar.] ile ÇEMEN[Erm.]

( Naz ile salınarak yürüyen. | Şarap kadeni. | Çemen. İLE Yeşil ve kısa otlarla örtülü yer, çimen. | Ağaç ve çiçeği olan çayır, yeşillik. )

- ÇEMBER ile/değil ÇEPER

- ÇEMBER ile DAİRE

( ... İLE Bir noktaya eşit uzaklıktaki noktaların toplamı. )

- ÇEMBERCİ, ÇİĞDEM (İST. 1973)

( Edirne Tıp Fakültesinden doktor olarak mezun oldu. SSK Göztepe hastanesinde doktor olarak meslek hayatına devam etmektedir. Antrenör Dursun Tepeyurt tarafından yetiştirildi. Sarıyer Spor Kulübü atletizm takımında yarışırken kendisini kabul ettirdi. Bilahare Enka Spor Kulübüne geçti ve başarılı spor hayatını burada devam ettirdi. 100 m. engelli yarışmalarında pek çok birincilikleri vardır. Defalarca Milli formayı giymek başarısını gösteren Sarıyer'den yetişmiş sporculardan biridir. )

- ÇEMBERİN:
ÇEVRESİ
ile/ve/<> ALANI

( )

- ÇEMBERLEMEK ile ÇEMBERLENMEK ile ÇEMBERLETMEK ile ÇEMBER ile ÇEMBERLİ ile ÇEMBERSİZ ile ÇEMBER KAYIK ile ÇEMBER SAKAL ile ÇEMBER MAKASI ile ÇEMBER SAKALLI/LIK ile ÇEMBERSEL BÖLGE

- ÇEMBERLİTAŞ ile KIZTAŞI[< MARKIANOS SÜTUNU]

- CEMBİYE ile CEMBİYELİ ile CEMBİYESİZ

- ÇEMENLEMEK ile ÇEMENLENMEK ile ÇEMEN ile ÇEMENLİ ile ÇEMENSİZ

- CEMİ ile/ve/||/<> KESİR ile/ve/||/<> MEBZUL[Ar. < BEZL] ile/ve/||/<> CÜMLE

( Toplam. İLE/VE/||/<> Çok. İLE/VE/||/<> Bol, çok, ucuz. | Tıka basa. İLE/VE/||/<> Ne var, ne yok ise hepsi. | O andaki hepsi. )

- CEMÎ[Ar.] ile/ve/||/<> KÜLLÎ[Ar.]

- CEMİL EFENDİ

( Büyük Sarıyer Selini bildiren heyette muhtarı - sani olarak ismi geçiyor. )

- CEMİL TOPUZLU ve/||/<> CEMALETTİN EFENDİ

( )

- CEMİL ile CEMİLE

- CEM'İN:
ÖNCESİ
ile/ve SONRASI

( "Musevî'lik". İLE/VE "Muhammedî'lik". )

- CEMİYET ile CEMİYETLİ

- CEMİYET değil/yerine/= DERNEK

- CEMİYETÇİ BAKIŞ/ANLAYIŞ ile/ve/<> STRATEJİK BAKIŞ/ANLAYIŞ ile/ve/<> FARKLI BAKIŞ/ANLAYIŞ

- ÇEMKİRMEK ile ÇEMKİRMEK

( Birine karşı gelmek, sert yanıt vermek.İLE Köpeğin kesik kesik havlaması. )

- ÇEMKİRMEK ile ÇEMKİRTMEK ile ÇEMKİREBİLMEK ile ÇEMKİRİVERMEK

- CEMM[Ar.] ile KESÎR[Ar.]

- ÇEMOSFER = TERMOSFER

- ÇEMREMEK ile/ve/||/<> ÇEMRENMEK

( Kol, paça, etek gibi şeyleri sıvamak. İLE/VE/||/<> Kendi kol, etek ya da paçalarını çemremek. | Bir işe girişmek için hazırlanmak, paçaları sıvamak. )

- ÇEMREMEK ile ÇEMRENMEK ile ÇEMREK

- ÇEN ÇEN (ÇENE ÇALMAK, GEREKSİZ/FAZLA KONUŞMAK)

- CEN/COMİTÉ EUROPÉEN DE NORMALISATION, EUROPEAN COMMİTTEE FOR STANDARDIZATION değil/yerine/= AVRUPA STANDARTLAR KURULU

- CENÂB-I[: Taraf, yön. < Hazret. ] HAKK ile ALLÂH-Ü TEÂLÂ (olarak tanımlamak)

- CENÂH ile/||/<> CENÂB ile/||/<> ZIMN

( Yan taraf. İLE/||/<> Evin yan tarafı, avlu (hürmet bildirilen sıfat olarak da kullanılır). İLE/||/<> İç taraf. )

- CENAH ile/||/<> CEPHE ile/||/<> MİLNE HATTI

( Savaş düzenindeki ordunun merkeze göre iki yanından her biri. İLE/||/<> Üzerinde savaşın sürdüğü bölge. İLE/||/<> İzmir'in işgalinden sonraki ilk Yunan ilerlemesinde fiilen kurulan Yunan duraklama cephesi.[Ayvalık Kozluca'nın kuzeyinde, Soma, Akhisar, batısından Ödemiş ve Aydın'ın doğusundan geçerek Büyük Menderes Irmağı boyunca uzanan çizgi] )

- CENÂH ile VECHE[aslı VİCHE]

( Kanat, kuş kanadı. | Kol, pazı. | Yan, kol. | Âhiret. İLE Yüz. | Yan, taraf, semt. )

- CENÂH-I ZÜBÂB[Ar.]

( Sinek kanadı. )

- CENÂZE NAMAZINDA:
4 SELÂM
ve/<> 4 UNSUR

- CENAZE ile CENAZE ALAYI ile CENAZE DUASI ile CENAZE NAMAZI ile CENAZE TÖRENİ ile CENAZE MERASİMİ ile CENAZE LEVAZIMATI


- CENAZE ile CENAZE ALAYI ile CENAZE HİZMETİ ile CENAZE TÖRENİ

- CENAZE ile GÖMÜLÜ ile GÖMÜLÜ HAZİNE

- CENAZEYE GİDİYORUM ile/değil/yerine AĞLAMAYA GİDİYORUM

( Lazlar ve Mingreller, cenazenin adı yerine halini ifade etmeyi tercih ederler. )

- ÇEMBER/ÇENBER[Fars.] değil/yerine/= DÖNGE

- CENDERELEŞMEK ile CENDERE

- [ne yazık ki]
CENDEREYE ALMAK SOKMAK
ile/ve/<> KISKACINA ALMAK

- ÇENE:
ALTI
ile/ve/<> ÜSTÜ

( Ya dişil, ya eril. İLE/VE/<> Hem dişil, hem eril; ne dişil, ne eril. )
( Gövde[beden/vücut]. İLE/VE/<> Baş. )

- JAW OIL[İng.] ile/değil/yerine/= ÇENE YAĞI

- ÇENE ile ÇÂH-I ZENAHDÂN[Fars.]

( Çene çukuru. )

- ÇENE ile ÇİNCE


- ÇENE ile GABGAB/SAKAK

( Çene altı, gıdı. )

- ÇENEK, KOTİLEDON = FİLKA = COTYLÉDON

- ÇENEK ile ÇENET

( Tohumda, embriyonu kaplayan etli bölüm. | Kuşların gagasını oluşturan alt ve üst bölümlerden her biri. | Böceklerde, ağzın iki yanında bulunan, parçalayıcı, sert örgen. İLE Açıldığında tohumların ortaya çıktığı kabuk. | İstiridye gibi ikiçenetli yumuşakçalarda, kolsuayaklılarda, kavkının iki parçasından her biri. )

- ÇENELEŞMEK ile ÇENE ile ÇENEK ile ÇENET ile ÇENELİ/LİK ile ÇENEKLİ ile ÇENESİZ/LİK ile ÇENETLİ ile ÇENEKSİZ ile ÇENE KAVAFI ile ÇENE YARIŞI ile ÇENE ÇUKURU ile ÇENE YARIŞTIRMA

- ÇENESİ DÜŞÜK/LÜK ile ÇENESİ KUVVETLİ

- ÇENESİ DÜŞÜK/LÜK ile ZEVZEK/LİK

- ÇENESİZ OMURGALILAR[İng. JAWLESS VERTEBRATES] ile/||/<> GERÇEKÇENELİLER[İng. GNATHOSTOMES]

( En ilkel omurgalılardır (yaklaşık 500 milyon yıl önce evrimleşmişlerdir). Hagfish ve lamprey, soyu tükenmemiş olan temsilcileridir. @@ Çeneli omurgalılar, çenesiz omurgalılardan evrimleşmişlerdir. Günümüzde yaşayan en eski çeneli omurgalı canlı kıkırdaklı balıktır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ÇENEYİ "ÇALIŞTIRMAK" değil/yerine ELİNİ "ÇALIŞTIRMAK"

- ÇENEYİ KULLANMADA:
(FAZLA) KONUŞMAK İÇİN
ile/ve/değil/yerine ÇİĞNEMEK İÇİN

- ÇENG ve FLÜT


- CENGAVER/LİK ile CENGAVERCE

- ÇENGELKÖY'DE:
AYVA
ve/||/<> ŞEFTALİ ve/||/<> SALATALIK)

- ÇENGELLEMEK ile ÇENGELLENMEK ile ÇENGEL ile ÇENGELLİ ile ÇENGEL ATIŞ ile ÇENGEL İĞNESİ ile ÇENGEL SAKIZI ile ÇENGELLİ İĞNE ile ÇENGEL ÇENELİLER

- ÇENGİ/LİK ile ÇENGİ KOLU ile ÇENGİ TAKIMI

- CENGİZ. KÜBRA (İST. 1991)

( Sporcu. Marmara Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Yöneticiliği Bölümünden mezun oldu. Sarıyer Belediye Spor Kulübünde Judo sporu yapmaktadır. 16 - 17.12.2010 tarihleri arasında Yeni Delhi (Hindistan) yapılan Judo Turnuvasında Judo Kurash dalında 52 kiloda şampiyon oldu. Milli takıma seçildi ve gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında dereceler yaptı (2011 itibariyle 52 madalya kazandı). 1 Dünya, 3 Avrupa şampiyonluğunu ve bir de Dünya üçüncülüğü vardır. )

- ÇENİLEMEK ile ÇENTMEK

( Canı yanan köpeğin, ağlama gibi ses çıkarması. İLE Bir şeyin kenarında kertik açmak. | Soğan, salatalık, kabak gibi sebzeleri ya da nesneleri, küçük ve ince parçalar biçiminde doğramak. )

- CENİN[Ar.] değil/yerine/= DÖLÜT/DÖL